﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7787703-07e7-4ad9-afdb-d9e0b0301191.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep Peşimde</image:title>
            <image:caption>“Mutfakta arkamda, Salonda arkamda, Zıplarken arkamda, Düşerken arkamda.” 
 Kedicik nereye giderse gitsin, onu gizemli bir şey takip ediyor. Acaba ne olabilir? 
 
                                                                     Ödüllü yazar Sheri Radford yazdı. Gareth Llewhellin resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7029fa3-2d3a-4243-b0f3-36fb7170ad70.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Yazın Şarkısını Söyle</image:title>
            <image:caption>“Bana yazın şarkısını söyle Bak, ışıl ışıl deniz Kumlarda kovalarımız, küreklerimiz.” 
Bir mevsimden diğerine geçerken, bize dört mevsimin türküsünü söyleyen bu sevimli kitabı kaçırma. Jane Godwin’in ışıltılar saçan metnini Alison Lester’ın uçarı sulu boyalarıyla birleştiren Bana Yazın Şarkısını Söyle, günlerimizi renklendiren ve bir daha belleğimizden hiç silinmeyen değerli anları vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692ae745-a8b4-437b-afde-076620349875.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik İkna</image:title>
            <image:caption>Herkes sürekli olarak bizi bir konuda ikna etmeye çalışıyor: politikacılar, reklamcılar, medya ve en önemlisi de yakın çevremiz. Retorik sanatını doğru öğrendiğiniz takdirde konuşmaların yönünü belirleyebilir, tartışmaları kendi lehinize çevirebilirsiniz.
Terfi alırken, satış yaparken, müşteri kazanırken, bir topluluğu sizinle taraf olmaya teşvik ederken, seçimlerinizi kabul ettirirken kısacası bu kitabı hayatın her alanında kullanabileceksiniz.
Bu kitapta;
Manipüle olduğunuzu anlamayı kolaylaştıran yalan dedektörlerini
İnsanları onlarla aynı çizgide olduğunuza inandıracak şifreli dili
Farklı ikna durumlarında cümlelerin hangi zaman formunda (geçmiş-şimdiki-gelecek) ifade edilmesi gerektiğini
ve çok daha fazlasını bulacaksınız.
Dünyanın en güçlü şirketlerinde, Amerika’nın hatırı sayılır üniversitelerinde, NASA’da ve Pentagon’da ikna üzerine seminerler veren Jay Heinrichs, bu kitabında güncel ve gerçek örneklerle ikna psikolojisinin derinliklerine iniyor. Ünlü düşünürler, konuşmacılar ve hatta kurgu karakterlerle, öfkeye yer vermeden tartışırken nasıl ikna edici olabileceğinizi açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc255a9-0a38-43a0-bd79-38a69e1571f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Düşünce Dergisi Sayı 103 - Yaz 2021</image:title>
            <image:caption>“Bir Şey” İken “Her Şey” Olmak: Üniversitelerin Yerel, Bölgesel, Ulusal ve Küresel Arasında “Evrensel” Kalma Çabaları 
From Being “One Thing” to Being “Everything”: Efforts of the Universities to Keep “Universal” Among Local, Regional, National, and Global 
Metin Uçar 
 
Barış Çalışmalarında Sosyal Temsiller Kuramı: Gruplararası Farklılıklar ve Bağlamsal Etkiler 
Social Representations Theory in Peace Studies: Intergroup Differences and Contextual Effects 
Kübra Özkan Demir 
 
Nicolai Hartmann’ın Yeni Ontoloji Perspektifinden Ahlâkî Özgürlük Yorumu ve Kant Eleştirisi 
The Interpretation of Moral Freedom and a Critique of Kant from Nicolai Hartmann’s New Ontology Perspective 
Ziya Yavuz 
 
Kamusal Alanı Dijitalleşme Çerçevesinde Yeniden Okumak 
Re-Reading Public Sphere Within the Frame of Digitalisation 
Ceren Avcil 
 
Irkçılığın Avrupa’daki Gelişimi ve Uluslararası Hukuka Etkisi: James Lorimer Örneği 
Development of Racism in Europe and Its Effect on International Law: The Case of James Lorimer 
Murat Saraçlı 
 
Alman Anayasa Hukuku Sisteminde Dini Cemaatlerle Yapılan Din- Devlet Sözleşmeleri: Religionsverfassungsrechtliche Staatsvertraege 
Religion – State Contracts with the Religious Communities in the German Constitutional System: Religionsverfassungsrechtliche Staatsvertraege 
Muhterem Dilbirliği 
 
Bir Türk Siyaseti Okuma Biçimi Olarak Gelenekçi Yaklaşım 
Traditionalist Approach As A Way of Reading Turkish Political History 
İbrahim Buldur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/568e14a2-4fcd-4fac-97a6-ed67803233ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoppala Cumbala Tumbala, Bütün Hayırlar Buraya</image:title>
            <image:caption>“Hayır!” demekten çekinen bir çocuk olan Ada, bir sabah kendini çok hasta hissedince eve doktor gelir. Doktorun teşhisine göre Ada’da “hayır tıkanması” vardır ancak birkaç kez “Hayır!” derse bu sorun kolayca çözülebilir. Ve böylece, 
doktorun çantasından çıkan çizgili pijamalı bir fille birlikte, 
Ada’nın “Hayır!” deme yolculuğu başlar! 
İstemediğini ifade etmek ve hayır diyebilmek üzerine rengârenk, 
sımsıcak bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d9b0e67-043d-4587-80d6-157ccad62741.jpg</image:loc>
            <image:title>Cup Çiş Kaka</image:title>
            <image:caption>Bebek beziyle daha fazla rahat edemeyince, 
Annem oturttu beni koltuk gibi komik bir yere. 
Böylece başladık tuvalet eğitimine. 
Yaşasın çiş yaptım tuvalete! 
Bazen hemen gelmese de, 
Annemin çıkardığı komik seslerle Kakam da cup diye düştü içine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5d7080b-07d1-47c4-bc0b-1fc7eecc171e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Bilgi üretim yolculuğuna çıkan araştırmacılara, başlangıç noktasından varış noktasına kadar tüm araştırma süreci boyunca sistemli bir şekilde adımadım rehberlik eden bu çalışma, başta lisans ve lisansüstü öğrencilerine faydalı bir kaynak olmak üzere, aslında nitel araştırma yapan tüm araştırmacılar için hazırlanmıştır. Günümüzün değişen ve gelişen ihtiyaçları da göz önünde tutularak nitel araştırma hakkındaki pek çok konu, oldukça kapsamlı bir şekilde ve zengin güncel örneklerle desteklenerek, okuyucuyu mümkün olduğunca teorik tartışmalara boğmadan, sade ve anlaşılabilir bir dille verilmeye çalışılmıştır. Tüm nitel araştırmacılar için bir başucu kitabı niteliğindeki bu çalışma, alandaki önemli birçok güncel kaynaktan yararlanılarak mevcut bilgi teknolojisine uygun olarak hazırlanmış ve konuların ilgili tüm kesimlerce rahatlıkla anlaşılabilmesi hedeflenmiştir.
On yedi bölümden oluşan bu kitapta temel olarak araştırma problemi, veri toplama, veri analizi ve raporlama gibi nitel araştırmanın tasarımıyla ilgili tüm süreçlerin kuramsal çerçevesi ve alandaki uygulamaları güncel örneklerle tanıtılmaktadır. Ayrıca kitapta, sıklıkla kullanılan nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik araştırma, etnografi, gömülü teori, durum çalışması, anlatı araştırması ve eylem araştırması örneklerle detaylı olarak ele alınmaktadır. Kitaptaki konuların daha iyi pekiştirilmesine ve anlaşılabilmesine yardımcı olmak amacıyla da her bölümün sonunda özet yapılmaktadır.
Sosyal Bilimlerde Araştırma
Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma
Nitel Çalışmalarda Araştırma Problemi / Örnekleme / Veri Toplama /    Veri Analizi / Raporlama
İçerik Analizi
Bilgisayar Destekli Nitel Veri Analizi
Fenomonolojik Araştırma
Etnografi Araştırması
Gömülü Teori
Örnek Olay Araştırması
Anlatı Araştırması
Eylem Araştırması
Nitel Araştırmada Kalite: Geçerlilik Ve Güvenilirlik
Nitel Araştırmalarda Etik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/845ab827-dee6-45b1-8759-2797b26e088d.jpg</image:loc>
            <image:title>Resim Heykel Müzesi</image:title>
            <image:caption>Resim ve Heykel Müzesi, Türkiye’nin ilk ve tek modern sanat müzesi olarak 1937 yılında kuruldu. Güzel Sanatlar Akademisi’ne bağlı olarak Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi’nde bulunan müze, Halil Edhem’in tasarımının vücuda gelmiş haliydi. Kurum, kısa sürede ilk ivmesini kaybetti, kimi zaman yeniden canlandı, kimi zaman görünmez oldu. Ama hiçbir zaman ortadan kaybolmadı. 1990’lara kadar Cumhuriyet dönemi sanatının en önemli teşhir ve temsil alanı oldu. Bu kitap, kurulduğu günden itibaren, varlıkla yokluk arasında gidip gelen Resim ve Heykel Müzesi’nin varoluş mücadelesini anlatmaktadır. Bu müzeyi yaşatabilme yolunda bir çabadır. Bu konudaki girişimler için bir kılavuzdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/375dbffe-d9ca-43a7-a248-aecc5fff15ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir - Mimarlık</image:title>
            <image:caption>Özellikle Rönesans’tan beri, mimarlığın binayla, inşayla ilişkilendirilmesini reddeden ve onu sanat olarak, şiir olarak, hatta felsefe olarak tasavvur edenler olmuş. Bu retçi görüşler, mimarlığın işleve, faydaya indirgenmesine karşı çıkmışlar. Onlara göre mimarlık, birtakım ritüellerdir, kutsal ruhlarla efsunlanarak canlanan heykellerdir, kozmik yaratıklara ev sahipliği yapan labirentlerdir, semiyotik mabetlerdir, altın çağın ütopyalarıdır... Sonsuz bir hayal ve arzu âlemidir. Dolayısıyla mimarlık, ancak binayı ihlal ederek mimarlık olabilir. Mimarlığın kökeni bina-olmayandadır. Bahar Avanoğlu, önce mimarlığı şiir ve eleştiri olarak kavrayan bu geleneğin kapsamlı bir arkeolojisini yapmakta, ardından da onun çağdaş ifadesi olan Unbuilt düşüncesine ilişkin dört metin sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7a60bd-bd07-4ef1-930f-ccb04477a2d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Olanı Arayabilmek</image:title>
            <image:caption>“Her arayan bulamaz ama bulanlar arayanlardır...” 
– Bayezid Bestami 

Arayışçının ruhsal dönüşümü içsel heyecanı hissetmesiyle başlar. Bu da onu bir yolculuğa sürükler, tehlike ve tuzaklarla dolu bir arayışa... Uzun süre aradığı “Kutsal Olan”la bir araya geldiğindeyse yeni bir bilinç seviyesine yükselir. Arayışçı aradığını bulduğunda, parçaların toplamından daha büyük olan o ilahi hazineye kavuşur. 

Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Guy Finley bu kez evrensel hakikatin kapılarını aralıyor. Antik Yunan’dan Uzakdoğu’ya, Mevlana’dan Buda’ya 5000 yıllık bir arayışın, ruhun kendini keşfetme yolculuğunun bir manifestosunu sunuyor. Bu kitap doğuştan var olan hakkınıza sahip çıkmanız ve anlatılmış en güzel hikâyenin yolculuğunda kendi yerinizi bulmanız için size ilham olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2577fc7-aae4-4955-9cae-5566ad48800d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İçin Varsan Onun İçin Yaşa</image:title>
            <image:caption>“Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” 
-Tolstoy 
 
Demirden keskin bir düdük sesi yükseldi o sırada. Ayrılığın ciddiyeti buz gibi sardı bedenimi. Kapılar kapandı sonra... Çantam sağımda, yalnızlık karşımda... 
 
Gidiyorum! 
Hayır bir saniye! 
Filmlerde böyle olmazdı ki... Son anda muhakkak bir kalma sebebi yazardı senarist. Tam hareket etmek üzereyken trenden atlayıverirdi esas adam. 
Oysa şimdi rayların üzerinde kaymaya başlamıştı bile tren... Ayrılığın göğsüme oturan ağırlığıyla camdan dışarı bakıp el sallayan insanlarla dolu peronu izledim. 
Beni uğurlamaya gelmeyen herkese teşekkür eder gibi bir damla gözyaşı bıraktım oraya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b9e72c-64f9-4686-b922-4217ec347a0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Link - Hayvanlar Bağlantı Kurma Oyunu</image:title>
            <image:caption>Hayvan dostlarımızın yaşam alanlarını ve yedikleri besinleri resimler arası ilişki kurarak öğrenmeye  ne dersiniz ? Yeni Nesil Bağlantı Kurma Oyunu ile eğlenerek bağlantı kurun! Hem hayvanları hem yaşam alanlarını hem de besinleri kolaylıkla öğrenin. Bu oyun dikkarti artırır, mantık ve muhakemeyi geliştirir, motor kas koordinasyonunu sağlar, karar verme yetisini ilerletir... Hepsinden öte bütün bunların keyifle yapılmasını sağlar. Haydi, Link&apos;e...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b61ab42-74d4-4d9c-bbba-e9fb5dc035f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Link - Taşıtlar Bağlantı Kurma Oyunu</image:title>
            <image:caption>Araçları, araçların türlerini, araçların yol aldıkları yerleri ve renkleri resimler arası ilişki kurarak öğrenmeye ne dersiniz? Yeni Nesil Bağlantı Kurma Oyunu Link ile eğlenerek bağlantı kurun! Hem araçları hem araç yollarını  hem de renkleri kolaylıkla öğrenin.  Bu oyun dikkarti artırır,mantık ve muhakemeyi geliştirir, motor kas koordinasyonunu sağlar, karar verme yetisini ilerletir... Hepsinden öte bütün bunların keyifle yapılmasını sağlar. Haydi, Link&apos;e...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d87f8574-d2f7-4e45-8cc9-c423d611ee73.jpg</image:loc>
            <image:title>Viking Köyü - Korsan Maviparmak 2</image:title>
            <image:caption>Korsan Maviparmak öyle sizin bildiğiniz korsanlardan değil. Diğerleri gibi çil çil altınlardan oluşan bir hazine aramıyor. Onun derdi evrenin sırrını bulmak. Entel korsanın hâli de bir başka oluyor.
Maviparmak, aradığı sırrı bulabilmek için diyar diyar geziyor. Gittiği yerlerde yeni insanlarla, farklı kültürlerle tanışıyor. Her yerde yeni bir şey öğreniyor. Öğrendiği her yeni şey onu evrenin sırrına biraz daha yaklaştırıyor. Buraya kadar her şey kulağa güzel geliyor, değil mi? Gezmek, görmek, öğrenmek... Bu kadar olsa iyi ama bu seyahatlerin aksiyon dozu da biraz yüksek oluyor her seferinde. Eee, yok öyle evrenin sırrını tereyağından kıl çeker gibi bulup gitmek. Nazik ve kültürlü bir korsan olsan da, evrenin sırrını arasan da maceradan kaçamıyorsun.
Bu kez istikamet soğuk rüzgârlarıyla, turuncu saçlı insanlarıyla meşhur bir Viking köyü... Bilirsiniz Vikingleri, değişiklerdir ama bu köyde daha büyük bir gariplik var. İnsanlar hep aynı yemekleri yiyor, aynı kıyafetleri giyiyor, aynı kitabı okuyor, aynı şeyleri yapıyor. Maviparmak ve arkadaşları Alfa, Dudu, Hipatya bu duruma anlam veremiyor. Hep birlikte evrenin sırrından önce bu gizemi çözmeye çalışıyorlar. Bir köy dolusu insan neden ve nasıl birbirinin kopyası hâline gelmiş olabilir ki?
 

Korsan Maviparmak-Viking Köyü; korkular, önyargılar ve hiç sorgulamadıkları kurallar yüzünden birbirinin fotokopisi haline gelmiş insanlarla dolu bir yerde geçiyor. Farklılıkların bir toplumu ne kadar zenginleştirebileceğini sürükleyici bir macera ile anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5e7848-140d-4520-8062-6961e1570ed9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Odadaki Çocuk</image:title>
            <image:caption>Kim olduğunu bilmiyor, nerede olduğunu bilmiyor, kime güveneceği hakkında 
hiçbir fikri yok!
Manuel zihni gibi boş, beyaz bir odada gözlerini açar. Kim olduğu ve oraya nasıl geldiği hakkında hiçbir şey hatırlamaz. Kendisiyle iletişim kuran tek kişiyse bilgisayar tarafından oluşturulmuş Alice adlı yapay bir ses. Manuel yavaş yavaş başına gelenleri çözmeye başlar: Kaçırıldı mı yoksa olduğu yer evi mi? Dünyada gerçekten yapayalnız mı, bir ailesi var mı? Alice&apos;ten öğrendikleri doğru mu?
Manuel aslında kim?
 
Çoksatan gençlik kitapları yazarı Karl Olsberg’in yapay zekâyı ve teknolojiyi sanal bir dünyada, kavislerle dolu bir olay örgüsüyle yoğurduğu bilim kurgu türündeki bu eşsiz eseri elinizden bırakamayacaksınız.
 
&quot;Şaşırtıcı derecede büyüleyici olması bir yana, felsefi derinliğe sahip bir eser. Ömür boyu hafızanızda yer edecek kitaplardan biri.&quot;
Andreas Eschbach, Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06400475-99fa-46c2-8af7-4cf4991b4434.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Öğretmen</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayatta en büyük şans küçükken iyi bir öğretmene rastlamaktır.&quot;
 
İsmail, geleceğe dair hayalleri olan bir köy çocuğu. Okula yeniden başlamayı ümitle bekliyor. 
 
İsmail&apos;in hayatı okula gelen yeni öğretmen ile değişiyor. Mustafa Öğretmen, İsmail’in tanıdığı diğer öğretmenlere hiç benzemiyor. Yeşil karavanının camları siyah filmle kaplı ve tekerleri her zaman çamur içinde. Tüm bunlar yetmezmiş gibi okulun sevimli köpeği Reçel de sürekli karavanı kokluyor. 
 
Arkadaşları daha ilk günden öğretmenlerinin karanlık yanları olduğunu düşünüyor. İsmail uzun zamandır beklediği yeni öğretmeni kaybetmemek için arkadaşlarının şüphelerini boşa çıkarmalı.
 
Peki, &quot;İsmail&quot; öğretmenin okulda kalmasını sağlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/269e82c8-8336-4f94-80a0-a9d3facfdff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kışın Şarkısını Kim Söyleyecek?</image:title>
            <image:caption>Eğlendiren, düşündüren, sorgulatan ve meraklandıran öykülerle hayalin sınırlarına bir yolculuk!
 
Üç apartman büyüklüğünde serçe mi?
Cevap alamadığı soruları bulut rengi balonlara dönüşen çocuk mu?
Balıklı sostan şapka mı?
Ağaç yapraklarından bir dede mi?
Karların Beyi’nden şehre neden gelmediğine dair bir açıklama mı?
Bir gün okula gelip çocuklara sitem eden kış mevsimi mi?
Yıkık evlerin duvarlarını okşayan iki kafadar kız arkadaş mı?
 
Abdullah Harmancı&apos;nın kaleminden birbirinden tuhaf on üç öykü… Sular seller gibi akıp gidecek bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88cff9e4-f967-4410-a8e7-4d0387c193d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Dokun Hisset Kitabım Çiftliğe Dokun</image:title>
            <image:caption>İLK DOKUN HİSSET KİTABIM ÇİFTLİĞE DOKUN 

Çiftliğin koruyucusu cesur bir köpek,ot yemeyi seven benekli bir inek, kırt kırt havuç yiyen yumuşak tüylü bir tavşan ve diğer çiftlik dostlarımız bu kitapta hayat buluyor. Çiftlikte pofuduk bir gezinti seni bekliyor! 

Minik parmaklar bu çiftliğe tekrar tekrar dokunmak isteyecek!  

Merak, keşif ve dokunsal deneyim içerir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2d6b66-196e-4eac-9e53-2a3862b2ee3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeri Siyaset</image:title>
            <image:caption>13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın ilk yarısında yaşayan İbn Teymiyye, kaleme aldığı eserlerle İslam düşünce tarihini büyük ölçüde etkilemiş isimlerden biridir. İbn Teymiyye’nin es-Siyâsetü’ş-Şer’iyye fî Islâhi’r-Râî ve’r-Raiyye isimli bu en kıymetli eseri, Yöneticinin ve Yönetilenin İyiye Yönlendirilmesine Dair Şer’î Siyaset başlığıyla okuyuculara sunulmaktadır. 

Bu çalışma, İslam siyaset düşüncesi alanında kaleme alınan eserler arasında en önemlilerinden biridir. Eseri ayrıcalıklı kılan hususlardan birisi yazarın kendi döneminde rastladığı yönetimler, gruplar, farklı devlet görevlerini üstlenmiş memurlara dair yaptığı tespit, tasnif ve taksimlerdir. Özellikle din-siyaset ilişkisi, siyasîlerin olumlu ve olumsuz davranış tarzları, kamu görevi üstlenenlerin ahlakî vasıfları konusunda yazarın orijinal tespit ve değerlendirmeleri bulunmaktadır. Eserinde ideal siyasetten bahseden İbn Teymiyye, yeri geldikçe kendi döneminde rastladığı olumsuzluklara temas etmekte, bunlardan hareketle “imkân ölçüsünde sorumluluk” konusuna vurgu yaparak reel siyasete bu bağlamda temas etmektedir. 

İslam siyaset düşüncesinin önde gelen isimleri arasında bulunan İbn Teymiyye’nin bu eseri, bir bütün hâlinde bakıldığında bu alanda farklı bir perspektiften nassların ve tarihî uygulamanın nasıl görüldüğünü tespit konusunda değerli bir birikim sunmaktadır. Bu yönüyle, eser, konuya ilişkin araştırma yapanlar için önemli metinlerin başında gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66dd7a83-5236-4c7c-ac92-cf127681d3b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Dedektifi Çınar (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Doğada fantastik bir yolculuk yapmaya hazır mısın? Doğa Dedektifi Çınar, seni bekliyor. Çınar&apos;la birlikte mevsim mevsim gezecek, hangi mevsimde hangi meyvenin yetiştiğini öğreneceksin. Üstelik meyveler hakkında hiç tahmin etmediğin bilgiler de edineceksin.
Elmadan eriğe, portakaldan çileğe tüm meyveler kendilerini anlatmak için sabırsızlanıyor. Doğa Dedektifi Çınar da sana eşlik ediyor. 
Hadi macera başlasın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f19cd30-d97e-4580-a57f-7ea5b139b2c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Meşe Palamudu Avı</image:title>
            <image:caption>Fiyuvvv!
 
Sincap, tüm hızıyla sonbahar yapraklarının arasından havalanır.

Bu yıl da Altın Meşe Palamudu onun olacak. Fakat küçük bir sorun var: Bu yıl Altın Meşe Palamudu Avı’nda herkes takım hâlinde yarışacak. Sincap, arkadaşlarını isteksizce takımına alsa da tek başına kazanacağını düşünüyor. Günün sonunda Sincap, rekabetçi ruhunu mu ortaya koyacak yoksa bir takım oyuncusu olmayı öğrenebilecek mi?

Altın Meşe Palamudu Avı, takım olmayı, takım ruhunu yaşamayı ve keyifli vakit geçirmenin güzelliğini anlatan komik ve eğlenceli bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5147412-587d-4c79-a54c-bd0a1649952a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmed Cevdet Paşa</image:title>
            <image:caption>İmparatorluğun en uzun yüzyılı olarak adlandırılan 19. yüzyılda, devletin üst düzey kadrolarında görev alıp ömrünü Tanzimat hükümlerinin uygulanarak Osmanlı Devleti&apos;nin ayağa kaldırılmasına adayan bir devlet adamı ve aynı zamanda önemli bir tarihçi olan Ahmed Cevdet Paşa&apos;nın bürokratik ve siyasi hayatı, bu çalışmanın ana eksenini oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, yazar Kübra Fettahoğlu, Ahmed Cevdet Paşa&apos;nın bir başka yönüne, tarihçiliğine de değinmektedir.

Kaleme aldığı tarih metinleriyle kendinden sonraki dönemde Osmanlı tarihinin ana kaynaklarından biri hâline gelen ve olayların ele alınışına ve yorumlanmasına kendi bakış açısına göre yön vermeyi başaran Ahmed Cevdet Paşa, 20. yüzyılda son dönem Osmanlı tarihi hakkında çalışmalar yapan araştırmacıların üzerinde oldukça etkili olmuştur. 

Kübra Fettahoğlu, Bir Tanzimat Bürokratı Ahmed Cevdet Paşa isimli bu kapsamlı çalışmasında önemli bir devlet adamı ve tarihçi olan Ahmed Cevdet Paşa&apos;yı ezber bozacak bilgiler ve yorumlar eşliğinde ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır. Fettahoğlu’nun değerlendirmeleri, Türkiye’de Osmanlı tarih yazıcılığının pek çok noktada yeniden ele alınması gerektiğini ayrıntılı örneklerle ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d87a67d2-124f-4caf-8f23-a473d902537e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihçilik ve Yöntem Üzerine</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihi üzerine yaptığı dikkat çekici çalışmalarla ön plana çıkan Prof. Dr. Ali Akyıldız, Tarihçilik ve Yöntem Üzerine adını verdiği ve tarihçilik mesleği ile tarihçiliğin yöntemine dair yazdığı makalelerini bir araya getirdiği bu eseriyle tarih öğrencileri ve genç tarihçiler için bir rehber oluşturmaktadır. Osmanlı tarihi araştırmaları sırasında karşılaşılan bazı problemler ve bunlara dair ileri sürülen çözüm yollarını içeren bu makaleler, tarih araştırmacıları için ufuk açıcı analizler içermektedir. 

Tarih yazımında yükselen trendlerden biri olan biyografi yazıcılığının Osmanlı dünyasındaki kısıt ve imkânları, hanedan tarihi çalışmanın problem ve tuzakları, tarih araştırmalarına temel teşkil eden belgelerin niteliği, güvenilirliği ve neyi söyleyip neyi söylemediği, Hicri takvimin zaman zaman tarihi yanlış göstermesi ve bu sorunu aşmak için önerilen çözüm yolları, Yakınçağ Osmanlı sosyo-ekonomik tarihinde karşılaşılan kaynak sorunları gibi konular bu kitapta üzerinde durulan başlıklardan birkaçıdır.

Bu eser, tarihçilerin ve tarihçiliğe adım atan genç araştırmacıların bu uzun ve meşakkatli yolda karşılaşacakları problemlere dikkat çeken bilgi ve analizlerle dolu bir el kitabı mahiyetindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/becf2fb0-c707-4480-9e2c-09426379475b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Havuçlar Benim</image:title>
            <image:caption>Tavşan havuçları SEVER.
 
Onları o kadar çok sever ki evine sığamaz, uyuyacak yeri kalmaz artık. Arkadaşları ona yardım teklif ettiğinde Tavşan seve seve kabul eder. Peki bir sürü havuç, Tavşan ve arkadaşlarının başına nasıl dertler açacak?
 
Bütün Havuçlar Benim, arkadaşlığın ve paylaşmanın her şeyi güzelleştirdiğini anlatan komik ve eğlenceli bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd6fa5d-6fab-4470-b7c3-f31302f020d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürültülü Bir Kış Uykusu</image:title>
            <image:caption>TOSBAĞALAR KIŞI SEVMEZLER!

Neden mi? Sadece sevmezler.

Evet, evet, hem de hiç sevmezler! Çünkü onun uyumak ve ısınmak için sakin bir yere ihtiyacı var. Fakat kimse onu kendi hâline bırakmaz. Yoksa Tosbağa uyanık kalıp kışla yüzleşmek zorunda mı kalacak?
 
Gürültülü Bir Kış Uykusu, ön yargıyla yaklaştığımız durumların aslında eğlenceli olabileceğini gösteren, yeniliklere açık olmanın önemini fark ettiren komik ve eğlenceli bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1146a4e-8535-4d9e-aa41-25e34a4506a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Umutlar Şehri</image:title>
            <image:caption>Yıllanmış bir kan davası uğruna kararan hayatlar...
Aşk adı altında meşru görülen cinayetler... 
Ve intikam ateşiyle kavrulan yürekler...

Pınarbaşı Beldesi’nin yağız delikanlısı Efruz, tanık olduğu menfur bir suçun ağırlığı altında ezilmektedir. En yakınlarının eliyle işlenen bu günah ruhunda derin yaralar açar. Geçmişin kirinden arınarak hakikatin izini sürmek isteyen Efruz için uzaklarda yeni bir yaşam filizlenecektir. Peki ya türlü suçun, günahın ve intikam hırsının kararttığı hayatlarda gerçekler gün yüzüne çıkacak mı? 

Aşk, dostluk, vefa ve sadakat gibi kavramların yanı sıra türlü insani haslete dikkat çeken, toplumsal ve ferdi meselelere mercek tutan, ibret dolu bir Ahmed Günbay Yıldız romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a8d919e-347d-4ff5-b566-cf1d1654b2c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nun Kapısı</image:title>
            <image:caption>Nun Kapısı adlı bu eser, H. Nur Artıran Hanımefendi’nin sosyal medyada paylaşmış olduğu Mesnevî beyitlerine ve tasavvuf büyüklerine ait vecizelere dair getirdiği kısa izahlardan oluşmaktadır. 140 karaktere sığdırılan bu mühim beyitler ve sözler, paylaşıldığı sırada büyük rağbet görmüş ve paylaşım rekorları kırmıştı. Muhtereme Artıran Hanımefendi, gelen yoğun istek üzerine bu kez bahsi geçen vecizeleri ve beyitleri kısa izahlarla şerh etmek suretiyle bu paylaşımları özlü hakikatlerden oluşan güzel bir kitaba dönüştürdü.  İyi ahlak sahibi ve toprak huylu olmak, “düşmana” bile dua etmek, kusurları örtmek, kötülüğün ağlaması; iyiliğin gülmesi, aşkta fani olmak, er kişilik, bela ve musibetlerden alınacak ibretler gibi pek çok önemli konu başlığı Mevlevîlik mektebinin esaslı öğretileri eşliğinde sunulmakta. Çok veciz, kısa ve ibretamiz tespitler içeren bu kıymetli eser, bunalım ve stresten şikâyet edenlere adeta manevi rehberlik etmekte. Zamanın darlığından müşteki, kitap okumaya fırsat bulamayan, hayatın keşmekeşliği içerisinde yaratılış gayesini unutmuş biçare ve âciz insanoğluna seslenen “Nun Kapısı”, eskilerin deyimi ile söylenmesi mümkün olmayan kelimeleri en kolay surette bir araya getirmek demek olan “sehl-i mümteni” zarfı içerisinde okura takdim etmekte. Her bir güne bir söz ve bir şerhini okumak bile, kişiyi tefekküre ve düşünceye sevk etmek suretiyle özünden koparılmış âdemoğluna maveradan kudsi soluklar üflemekte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df38640-05a6-4480-9ca6-bc84a124fe73.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Öldü Yaşasın Kral</image:title>
            <image:caption>“Âşık-ı sâdıkda dîl birdir olur mu yâr iki
Hiçbir taht üstünde mümkün müdür hünkâr iki”
II. Selim
Kral Öldü, Yaşasın Kral / Osmanlı’da Cülus, Veraset ve Meşruiyet kitabı, Osmanlı tarihi alanında özellikle birinci el kaynaklara dayanarak yaptığı emsalsiz çalışmalarla tanıdığımız Prof. Dr. Ali Akyıldız’ın uzun yıllar emek verdiği bir çalışmanın ürünü…
Osmanlı padişahlarının tahta çıkışlarıyla buna bağlı olarak gerçekleştirilen uygulama, tören ve ritüellerin incelendiği bu kitap, konuyu devletin kuruluşundan itibaren bir bütünlük içerisinde ele alan yegâne çalışmadır. Konunun bu şekilde bütüncül ve uzun periyotlu olarak incelenmesi, devletin 600 yılı aşan tarihi boyunca teşrifat kurallarıyla müesseselerin gelişimine paralel olarak cülûs ve cülûs ritüellerinde ortaya çıkan değişim ve dönüşümün daha rahat görülmesini sağladığı gibi problemi anlama ve anlamlandırma açılarından da uygun bir yöntemdir. Öte yandan konuyu ana hatlarıyla ele alan bu eserin bundan sonra yapılacak daha derinlikli akademik çalışmalara zemin hazırlama potansiyeline sahip olduğu söylenebilir.
Bu eser, Osmanlı padişahlarının tahta çıkışlarını ifade eden “cülûs” kavramı bağlamında Osmanlı tarihine farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27624116-86b7-44c3-bc04-f4e9bafb90ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Süryani Tarih Yazıcılığında - Türkler</image:title>
            <image:caption>Türkler, Asya’nın engin bozkırlarından Orta Avrupa’ya uzanan geniş yaşam alanları ve uzun geçmişleriyle, kendilerine has kültürleri ve tarihe yön veren birçok hadisedeki rolleriyle, farklı tarihçilik geleneklerine mensup eski yazarlarca birçok eserde anlatılmışlardır. Bu geleneklerden biri de Süryani tarih yazıcılığıdır. Süryani tarihçiler, özellikle 6. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar geçen süreçte, Türk tarihinin birçok yönüne ışık tutmuşlardır; hatta bazen başka kaynaklardan bilinmeyen özgün kayıtlar nakletmişlerdir. Ne var ki bu kayıtlar Türkiye akademisinde nadir çalışılmıştır. Üstelik az sayıdaki bu çalışmalarda Türk tarihinin İslam sonrası dönemi genellikle ön planda yer almıştır.
Umut Var’ın Süryani Tarih Yazıcılığında Türkler adlı eseri, bu açıdan özgün içeriğe sahiptir. Çünkü Türk tarihi, burada, Süryanice tarih metinlerindeki izdüşümleri bağlamında ve 6-9. yüzyıllar arası dönem özelinde, yani Türk tarihinin İslam öncesi süreci açısından ele alınmaktadır. Eserde, söz konusu bu dönemde farklı coğrafyalarda farklı siyasi yapılar halinde varlık gösteren Türk toplulukları, Bizans ve Sasaniler gibi devletlerle ilişkileri, Doğu Kilisesi gibi dinî kurumlarla etkileşimleri açısından anlatılmaktadır.
Gelecek vadeden genç tarihçi Umut Var, akıcı üslubunu derinlikli analizleriyle birleştirerek hem akademiye hem genel okur kitlesine ilgi çekici bir eser sunuyor. O, bu titiz çalışmayla Türk tarihinin mühim bir evresine ışık tutuyor. Okunması ve kütüphanede bulundurulması gereken bu eser, gerçekten önemli bir boşluğu dolduruyor.
Doç. Dr. Zafer Duygu
Dokuz Eylül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b55b07a-54d2-466e-91c0-1b7cc325c994.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçi Amca ve Oldukça Meşgul Köstebek</image:title>
            <image:caption>Hey, hey! O da ne! Çok meşgul bir köstebek mi o? Çalışkan, hiçbir işten kaçmayan, her durumdan kendine bir vazife çıkaran. Onun çok işi var çünkü o, çiftçi amcanın en sadık yardımcısı ve dostu. 

Ya da o öyle sanıyor. Her zaman çiftçi amcasının iyiliği için çalışan ama o sırada çiftçi amcaya türlü sıkıntılar çıkaran bir köstebek o. Üstelik çıkardığı zorlukların farkında bile değil. Dostluklar bazen hiç ummadığımız şekillerde ortaya çıkar. Acaba oldukça meşgul köstebeğimiz ve çiftçi amca gerçekten dost olabilecekler mi? Çiftçi Amca ve bahçesindeki köstebeğin yanlış anlamalarla dolu hikayesini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5275ccb-290f-411b-984c-edfa3bfef5d8.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihatçı Bir Fedai - Mülazım Atıf Kamçıl</image:title>
            <image:caption>“Eğer hükûmet bunu sağlamazsa millet meşrutiyeti zorla alacaktır.” diyerek isyan eden Resneli Niyâzi gözünü karartmış, Sultan’a karşı büyük bir ittifak sağlamıştı. II. Abdülhamid’in son kozu olan Şemsi Paşa Resneli Niyâzi Bey’i durdurmaya kararlıydı. İttihat ve Terakki Cemiyeti ise Meşrutiyet’in ilanı için Şemsi Paşa’yı durduracak bir fedai bulmaya mecburdu. Herkesin suikast görevinden kaçındığı bir dönemde görevi üstlenen tek bir kişi vardı: Mülâzım Atıf Bey.

İttihatçı Bir Fedai: Mülâzım Atıf Kamçıl, Şemsi Paşa’yı öldüren gözü kara fedai Atıf Bey’in hayatını anlatan emsalsiz bir biyografi çalışması. Arşiv belgelerinin yanı sıra Mülâzım Atıf Bey’in şahsi evrakına ve fotoğraflarına da erişen Talha Burak Ünlü, II. Abdülhamid döneminin en kritik safhalarını sürükleyici bir üslupla anlatıyor. Kitapta II. Meşrutiyet’in ilanında hayati bir rol oynayan, Enver Paşa’nın kurduğu Teşkilat-ı Mahsusa’da başkan yardımcılığı yapan, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin merkez-i umumisinde yer alan, Malta sürgününe gönderilen, Meclis-i Mebûsan’da mebusluk, TBMM’de milletvekilliği yapan Atıf Bey’i bu eserle yakından tanıyacak; yalnızca Mülâzım Atıf’ın değil dönemin aktörlerinin faaliyetlerine de şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6d40fbf-d2d2-454b-a5fe-ea07b9c42306.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Susunca</image:title>
            <image:caption>Bilim dışındaki tüm bilgi kaynaklarını reddetmek, bilimi din ile doğası gereği çatışan bir uğraş olarak sunmak ve bilimin idealize edilmiş, gerçekçi olmayan bir tarifini kabul etmek dolaylı olarak bilime zarar verir. Otoritelerin bilimi kullanarak toplumu manipüle etmesinin, bilimin geniş halk kitleleri üzerindeki imajının zedelenmesi ve toplumda bilim karşıtı görüşlerin daha çok alıcı bulması gibi kaçınılmaz sonuçlarını tarihte ve farklı disiplinlerde gözlemlemek mümkündür.

Alper Bilgili, Bilim Susunca’da bilimin toplum, dinler ve ideolojiler ile ilişkisini geçmişten ve günümüzden örneklerle ortaya koyarak okuru alışılmış kalıpların dışında keyifli ve doyurucu bir okumaya davet ediyor, bilimle ilgili daha gerçekçi bir resim çizilmesine katkı sağlıyor.

Kurucu ideolojisi, on dokuzuncu yüzyıl vülger materyalizminin “kaba bilimcilik”i üzerine inşa edilmiş olan Türkiye’de, Tom Sorell’in dile getirdiği gibi, “bilimsel ile bilimsel olmayanı ayırt etmek”ten ziyade “bilimsel olanın olmayandan çok daha değerli olduğu”nu iddia eden aksiyomatik bilimcilik, toplum ve dünyanın geçirdiği değişimlere karşılık entelektüel egemenliğini sürdürmektedir. Böylesi bilimciliğin “bilim” değeri kazandığı, onun eleştirilmesinin, “bilim düşmanlığı” olarak yaftalandığı bir toplumda küresel ölçekte değişik ideolojik amaçlar çerçevesinde işlevselleştirilen bir yaklaşım fazla sorgulanmamaktadır. Alper Bilgili, bunu yapabilen az sayıda bilim insanının önde gelenlerinden birisidir. Tarihî bağlamları derinliğine analiz ederek güncel gelişmelerle bağlantı kuran titiz çalışmaları, bilimcilik eleştirisinin “dünyanın düz olduğunu iddia etmek” olmadığını göstermenin ötesinde, onun ideolojik tasavvurlara hizmet amacıyla işlevselleştirilmesinin doğurduğu sorunlara da ışık tutmaktadır.  

Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu, Princeton Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/939d710c-7d85-4da4-b69b-09d3a5c024a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıda Sanatçılar ve Çılgın Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli bir sanat ve tarih yolculuğuna çıkmaya hazır mısın? Haydi, Osmanlı döneminin en yetenekli sanatçıları ve muhteşem eserleri seni bekliyor! Bir tarafta Şeker Ahmet Paşa ve ünlü &apos;Karaca&apos;sı, diğer tarafta kulaklarımızın pasını silen harika bestelerin mucidi Itri, öte yanda minyatürleriyle her döneme damga vurmuş Matrakçı Nasuh ve daha kimler kimler! &quot;Osmanlı&apos;da Sanatçılar ve Çılgın Yöntemleri&quot; kitabında; resimden çiniye, besteden minyatüre, tezhipten ebruya kadar çok sayıda sanat dalı ve onların ustalarıyla tanışacaksın. Belki kendi sanat yeteneğini de keşfedeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c292a36-73af-400c-83d7-349164bd995e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Kuru Yemiş Yemez</image:title>
            <image:caption>“Bir hayvanat bahçesi, küçük bir çocuk tarafından yeniden inşa edilecek olsa nasıl olurdu?”
Eski, köhne ve yıpranmış hayvanat bahçesinde tüm hayvanlar mutsuzdur. Bir gün hayvanat bahçesini ziyaret eden küçük bir çocuk, bu sessiz ve neşesiz yeri düzenlemek için bir serüvene atılır. Onun hayvanat bahçesi; eğlenceli, mutlu, rengârenk ve neşe dolu olacaktır. Dünyanın dört bir yanından getirdiği hayvanlarla kurar hayvanat bahçesini. Peki, gerçekten tüm hayvanlar ve çocuk mutlu mudur?
Dinozorlar Kuru Yemiş Yemez, hayvanların doğal yaşam alanlarında var olmalarının onları kafesler ardına kapatmaktan daha heyecan verici olduğunu anlatan eşsiz bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4641a5b2-ad3d-4669-bf7a-89c3acadf430.jpg</image:loc>
            <image:title>Balfour Deklerasyonu</image:title>
            <image:caption>İsmail Ediz’in kaleminden, Orta Doğu’da bir Yahudi devleti kurma düşüncesinin nasıl şekillendiğini Neoklasik Realizm teorisiyle açıklayan alanında öncü bir çalışma: Balfour Deklarasyonu: Yahudi Devletinin Kökenleri. 1917 Balfour Deklarasyonu’nu İngiliz hükümetinin ortaya çıkardığı bir karar olarak incelemeye alan eser, konuyu hem tarih hem de uluslararası ilişkiler perspektiflerinden değerlendiriyor. İngiliz arşiv belgelerini mercek altına alan kitap, günümüz araştırmalarında ihmal edilmiş yönleri, ara değişkenleri, İngiliz iç siyasetini ve dünyanın durumunu gözler önüne seriyor.

Filistin’in jeostratejik konumu, İngiltere’nin savaş sırasındaki değişken durumu, Yahudilerin Çarlık Rusyası karşıtı tutumu, uluslararası ekonomik kriz, Amerikan-Yahudi sermayesine duyulan ihtiyaç, gizli ve sözlü yürütülen görüşmeler, nihayetinde kökünden değişen uluslararası dengeler… 

Balfour Deklarasyonu: Yahudi Devletinin Kökenleri, Orta Doğu’yu çıkmaza sürükleyen ve Yahudi devletini adım adım inşa eden Balfour Deklarasyonu’nun tarihi. Geçmişi uluslararası ilişkiler metodolojisiyle okuyup çok boyutlu bir nedensellik kurgusu görmek isteyen okurlar için vazgeçilmez bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc12a8a6-6319-4c28-aabf-2c46911a5b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Devekuşu Oteli</image:title>
            <image:caption>Köyceğiz’in en tenha köşesinde, hayvanlarla ve ilginç misafirlerle dolu Devekuşu Oteli’ne hoş geldiniz!

Sadece iyi niyetli ve sembolik bir güvenlik kulübesiyle korunan bu otel, 21 numaralı odasında işlenen cinayetle dünyanın en trajikomik soruşturmasına ev sahipliği yapmak zorunda kalır. Tek hobisi depresyondaki rakunuyla ilgilenmek ve otelin arka bahçesinde yaşayan zebradan papağana çeşit çeşit hayvanla sohbet etmek olan bahtsız resepsiyonist İpek, bu cinayete şahit olunca kendini olayların tam ortasında bulur. Ardından İstanbul’dan gelen yirmi dört yıllık komiser Serim Düğüm, bütün “deneyimleriyle” cinayeti aydınlatmak için kolları sıvayınca işler iyice çığırından çıkar ve İpek’in talihsiz serüveni daha da “acıklı” bir hal alır.

İpek kargaşanın, yanlış anlaşılmaların ve komedinin dinmediği hayvanlarla dolu bu otelde kendini içine düştüğü kördüğümden kurtarabilecek midir?

İlk romanı Yıldızlar Arası Dinlenme Tesisi’yle okurların ilgisini kazanan genç yazar Elif İşleyen, Devekuşu Oteli’nde okuru dünyanın en absürt cinayet soruşturmasının bir parçası olmaya davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45d4d8fe-a81e-4d01-8ad0-b5d147275f85.jpg</image:loc>
            <image:title>Aykanat Sare - Korkusuz Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>Saklı bir pusula ile gelen çok gizli bir mesaj... Tehlikeli ve mühim bir görev onları bekliyor...

Aykanat Sare, Delifişek Yusuf, Karınca Halil ve Yılankıran Mehmet... Şehri düşmandan korumak için bu gençlerin canlarını ortaya koymaları gerekiyor.
Kurtuluş Savaşı, Anadolu topraklarında tüm hızıyla sürerken Güney Cephesi’nde Nusret Bey ve İhsan Paşa, milis kuvvetlerin başındaki Binbaşı Rıza ile birlikte gizli bir karargâh kurarlar. İngiltere ve Fransa gibi güçlü devlere karşı yürüttükleri zorlu mücadelede bir yandan da istihbarat oyunları dönmektedir.

Anadolu’nun cesur ve iyi yetişmiş gençlerinden seçilmiş bir ekip oluşturulacaktır.  ‘Onbeşlikler Takımı’ Arş Hoca’nın da yardımıyla düşmanın istihbarat şebekesini çökertmek için birlikte işe koyulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6d0c06-93f2-459c-96a1-04398630edf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Shadowghast - Karakasvet</image:title>
            <image:caption>Kasvet Gecesi’nde gözler gölgelerin üstünde!
Tuhaf Deniz Kasabası’nda sular hiç durulmuyor. Kasaba halkını bu kez korkutan şey gölgelerinin peşine düşen acımasız bir canavar: Shadowghast, yani Karakasvet! 
Diğer kasabalar bilindik festivallerle oyalanadursun, Tuhaf Deniz Kasabası eşi benzeri görülmemiş bir festivale hazırlanıyor. Kasvet Gecesi, Karakasvet’in şanına yaraşır şekilde kutlanmalı. Mumlar yanmalı, şovmenler iskelede benzersiz kukla gösterileri sunmalı. Yoksa… Karakasvet hak ettiği saygıyı görmezse kasaba halkının gölgeleri tehlikede demek!
Kasvet Gecesi için kasabaya gelen festival ekibinden biri, Herbie’nin geçmişinin gölgesini de yanında getirir. Kasaba halkının gölgeleri bir bir ortadan kaybolmaya başladığındaysa Herbie ve Violet için karanlık labirentlerden geçip tiyatro sahnesine çıkan bir maceranın kapıları aralanır. 
Geçmişi sırlarla dolu Tuhaf Deniz Kasabası’nda geçen bu macera, ödünüzü kopartacak!
“Yaratıcı kurgusu, ürkütücü atmosferleri ve ilginç mizahı, okurları kitabın başından sonuna kadar sürekli eğlendirmeye devam ediyor… Okurlar tüyleri ürperirken mest olacaklar.”
-Kirkus Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19d5e652-4429-48f3-bebf-e53922bac0b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Dedektifi Çınar - Kış Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Kış gelmiş, her taraf bembeyaz olmuştu. Çınar&apos;ın aklında ise sadece meyveler vardı. Kış meyveleri... Bir gün Çınar bahçedeki nar ağacının yanına giderken bir ses duydu: &apos;Pişt, pişt! Çınar!&apos; Ona seslenen nar ağacının kendisiydi. Nasıl olmuştu bu? Ağaçlar konuşur muydu? Nar ağacı Çınar&apos;a neler  söyleyecekti? Doğa Dedektifi Çınar-Kış Günlüğüm&apos;de kışın hangi meyvelerin yenilmesi gerektiğini öğrenecek, kış meyveleri hakkında çok ilginç bilgiler edineceksin. Üstelik meyvelerin dünyasına yapacağın bu fantastik yolculukta çok eğleneceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a89a59-6023-44e6-bc26-4d674c050cf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarından Memnun Olmayan Taş</image:title>
            <image:caption>Fatma Aksu’nun duvarından memnun olmayan taş kitabında halk edebiyatından divan edebiyatına, Batılı yazarlardan Şark klasiklerine kadar geniş bir imge dünyası ve mecaz kullanımı gözlemleniyor.
Bunun günlük kullanılan dilin yalınlığı ve her kesimden okur için anlaşılabilir bir üslup bütünlüğü ile yapılmış olması da eseri emsallerinden farklılaştırıyor. 
Sadelik içinde soyut düşünceyi Türkçenin imkânlarıyla güçlendiriyor. Yeni Türk şiirine farklı kapılar aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd457988-4b13-4468-a6a4-ba91c5f68d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalar ve Oğullar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rusya’da yayımlanmış ilk modern roman olarak kabul edilen, kuşaklar arası çatışmayı merkeze alan Babalar ve Oğullar romanı yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandırmıştır. Romana duyulan tepki o kadar büyümüştü ki Turgenyev ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Romanın başkarakteri olan Doktor Bazarov bilimi önceleyen tavrıyla mutaassıp aile bireylerine meydan okumakla kalmaz tüm geleneksel kurum ve otoriteye de başkaldırmaktadır. Hem dönem Rusyası’ndaki devrimci düşüncenin gelişimini ve yakıcı hoyratlığını hem de son dönemlerini yaşayan katı muhafazakarlığın çözülüşünü gözler önüne seren roman belki Turgenyev’in vatanını terk etmesiyle sonuçlanan olaylar silsilesini tetiklemiş yazarın Paris’te memleket hasretiyle hayata gözlerini yummasına sebep olmuştu fakat aynı zamanda Turgenyev’in dünya çapında haklı bir şöhrete sahip olmasını ve  Rus yazarlarının da en önemlilerinden birisi olarak kabul görmesini sağlamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0d79d07-b4be-4a30-82f8-923b87ce447e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarafet Budalaları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Les précieuses ridicules [Zarafet Budalaları] ilk defa olarak 18 Teşrinisani [Kasım] 1659 tarihinde “Petit Bourbon” sahnesinde temsil edildi. O tarihte “Préciosité” hastalığı Fransız cemiyetini yarım asra yakın bir zamandır ifsat edip duran bir illet vaziyetinde idi. Bu gülünç dert efkârıumumiyeyi artık usandırmıştı. Onun için bu bir perdelik piyes Molière’in hayalinden bile geçmemiş bir muvaffakiyet kazandı. İhtiyar bir seyirci:
“Cesaret, Molière! İşte hakiki komedi!” diye bağırdı. Tiyatronun hasılatı birdenbire iki buçuk misline çıktı. Bununla beraber, yukarıda iki eserinden bahsettiğimiz Somaize’in rivayetine nazaran, nüfuzlu bir Précieux’nün el altından yaptığı tesir üzerine eserin temsili bir müddet menedildi.
 
Bu memnuniyet, gene o senenin 2 Kânunuevveli’ne [Aralık] kadar ancak on beş gün sürdü ve bu ikinci temsilin muvaffakiyeti, birincisini gölgede bıraktı. Molière fiyatları iki misline çıkardığı hâlde bütün yerler doldu; aynı sene içinde iki defa da kralın huzurunda temsiller verildi; müellifin 1673 tarihine tesadüf eden vefatına kadar bu güzel piyes 56 defa halka ve beş defa da krala gösterilmek suretiyle 61 defa temsil edilmiş oldu.
 
Sonradan, 1680 tarihinden 1933 tarihine kadar da yalnız Paris’in “Comédie française” sahnesinde bin on bir defa temsil edildi.
Molière’in bütün eserlerinde olduğu gibi bu piyesinde de tehzil ettiği dert, yalnız Fransa’nın on yedinci asır hayatına mahsus bir dert değil, her devirde ve her yerde tesadüf edilen umumi ve beşerî bir dertti. Zaten bu çok büyük dâhinin eserlerini daima taze bırakan, hiç eskitmeyen hususiyet de işte budur. Eski Roma’dan, Yunanistan’dan itibaren orta ve yeni zamanların muhtelif Avrupa ve Asya memleketlerine kadar her yerde her zaman “Préciosité” cereyanları olmuş ve belki de beşeriyet hiçbir zaman bu dertten kurtulamamıştır.”
 
İsmail Hami Danişmend</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af92d30-9c0b-4ffd-a6c6-baadd24a197a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkurt ve Ergenekon Destanı</image:title>
            <image:caption>Destanların kendisine mahsus özellikleri vardır. Onlar, bir milletin hayatta kalmayı sürdürebilmesi veya yok olmak ile yüz yüze gelmesi ya da çok büyük güçlerle mücadelelerini anlatır. Bunları anlatırken mensubu olduğu milletin tarihini, kültürünü ve dilini önceki nesillerden sonraki nesillere taşır. Bozkurt Destanı ve Ergenekon Destanı, çok kısa metinlerine rağmen, bu bahsettiğimiz unsurların hepsini birden bünyesinde bulunduran ilgi çekici iki Türk destanıdır.  Bozkurt Destanı ve Ergenekon Destanı aslında aynı destandır.  Yani Ergenekon Destanı, Bozkurt Destanı’nın devamıdır. Bir başka söyleyişle konunun İslamiyet öncesinde yazıya geçirilen ve Çin kaynaklarında yer alan metinlerine Bozkurt Destanı adı verilmiş, İslamiyet’in kabulünden sonra yazıya geçirilen (Reşideddin tarafından Farsça olarak kaleme alınan Cami’ü’t-Tevarih, Çağatay Türkçesi ile kaleme alınmış Şecere-i Terâkime ile Yazıcıoğlu Ali tarafından kaleme alınmış Tevarih-i Âl-i Selçuk) rivayetlere de Ergenekon Destanı denilmiştir. Farklı zamanlarda farklı bilim adamları tarafından tespit edilip adlandırıldığı için ortaya böyle  bir ayrım çıkmıştır.   Bozkurt Destanı ve Ergenekon Destanı, Türk toplum hayatının  temel unsurları arasında yer almıştır. Kurdun tarih boyunca  kutsal sayılması ve bu hayvanın Türkler arasındaki saygınlığı, demircilik ve demirin tarih boyunca önemli hatta kutsal görülmesi, zor zamanlarda toplum dayanışması ve iş birliği, Köktürklerin kurttan türeyişinin üçüncü destanında dünyanın günümüzde kullandığı takvimin temelinin atılışı, hepsinden ötesi Türk’ün tarih boyunca karakterindeki  tam bağımsızlık ve özgürlük tutkusu bunlara örnek olarak verilebilir. Dolayısıyla Bozkurt ve Ergenekon konusu, aradan binlerce yıl geçmesine rağmen, Türk’ün ve Türklüğün hafızasındaki yerini korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce7c8785-8bd5-446b-a644-005ea126d32e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik Türküsü</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının tanınmış ve kıymetli yazarlarından Tarık Buğra sadece romanlarıyla öne çıkmış bir isim değildir. O, kalemini gerek hikâye gerek tiyatro ve senaryo gerekse fıkra ve deneme çalışmaları için de usta bir şekilde kullanmıştır. 
Fıkralarından derlenen Gençlik Türküsü isimli bu kitap da onun, çoğunluğu Yeni İstanbul’dan alınan yazıların bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmıştır. İlk kez Milliyetçiler Derneği Neşriyat tarafından 1964’te yayımlanan kitap, Buğra’nın kaleminin kıvraklığını ve diğer türlerde olduğu gibi, fıkra-deneme türündeki ustalığını da okuyucuya göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0391828c-ab3b-4be1-a8c3-1f33f1b59d24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahrar - Hace Ubeydullah</image:title>
            <image:caption>Değerli kardeşim Çınar Ata’nın ele almış olduğu Hâce Ubeydullah Ahrâr romanı, hepimizin ortak değeri olan atamızın manevi hazinesini daha yakından hissetmek, ahlak pınarının önemli kaynaklarından birinin hayat yolu ve ideallerini kavramak bakımından son derece önem arz etmektedir.
Böylesi güzel bir eserin Hâce Ubeydullah Ahrâr’ın yaşadığı tarihi bölgeleri kapsayan Özbekistan Cumhuriyeti’nin 30. Bağımsızlık Yıl Dönümü’nde yayınlanıyor olması bizleri ayrıca mutlu etmektedir.
Bu vesileyle eserin yazarını bu güzel çalışmasından ötürü kutluyor, bütün okurların mezkûr kitaptan istifade edeceklerini umuyor, herkesi güzel Hâce Ubeydullah Ahrâr’ın vatanı Özbekistan’a davet ediyorum.
 
Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi
Alişer Azamhocayev</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5beb83-ce53-4056-b14f-da7993bff433.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Zeki Velidi Togan, 1927’den itibaren İstanbul Üniversitesi’nde verdiği Umumi Türk Tarihi derslerine “Türk tarihinin ancak Asya ve Avrupa milletleri tarihiyle birlikte öğrenileceği” sözleriyle başlar. Yıllarca üzerinde çalıştığı Asya tarihinin ders olarak üniversitede okutulabilmesi ise uzun uğraşılarının sonucu ancak 1968- 1969 döneminde mümkün olabilmiştir. “Asya Tarihine Bir Bakış” başlığıyla başladığı derslerde, üç gruba ayırdığı Asya devletlerinden Türk tarihi açısından çok önemli olduğunu vurguladığı Çin, Japonya ve Hindi-Çini’yi en eski devirlerinden güncel konularına kadar ele alır. Metot olarak tarih eğitimi konusunda kaynak niteliği taşıyan Asya Tarihi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi 1968-1969 ders yılı notlarına resimler ve haritalar eklenerek yayına hazırlanmıştır. Asya Tarihi, Zeki Velidi Togan’ın her biri ayrı konularda bir kitap olacak şekilde düşündüğü 1960-1970 yıllarına ait ders notlarından yayına hazırlanan ilk eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8007e50a-0ed6-434c-b1df-75bee4166372.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçiş Ayinleri - Deniz Üçlemesi 1</image:title>
            <image:caption>“Denizde insanın erkeklik onuru kırılır.” Geçiş Ayinleri, Golding’in Deniz Üçlemesi dizisinin ilk kitabı olup Booker Ödülü’ne layık görülmüştür. Genç bir İngiliz aristokratı olan Edmund Talbot, Avusturalya’ya giden eski bir savaş gemisinin yolcuları arasına katılır. Vaftiz babası için tuttuğu günlüklerinde gemide subaylar, sanatçılar, göçmenler ve elbette denizcilerden oluşan küçük evrenin nasıl sosyal, kültürel statüleri sarsacak şekilde evrildiği ince ince betimlenir. Golding, Sineklerin Tanrısı’ndan itibaren bütün çarpıcılığıyla işlediği temayı, insanın şiddet ve akıldışılığa yatkın doğasını bu yapıtta bir adım ileriye taşır. Geçiş Ayinleri okura bu doğanın hem gülünç hem vahşi, hem gerçekçi hem fantastik bir tablosunu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/937a94a5-d9e4-44f3-b901-e3a4f2ad1ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Aborijinler</image:title>
            <image:caption>“En tehlikeli dünya görüşü, dünyayı hiç görmemiş olan insanların dünya görüşüdür...” 
                                                                                                       Alexander von Humboldt 
Avustralya yerlileri genel olarak Aborijin diye anılır. Latincede, bir yerin asıl sahibi, ilk orijin veya “yerli” anlamına gelen ve beyazların yakıştırdığı bir sözcüktür bu. 
En az 40 bin yıldır Avustralya kıtasında yaşayan ve dünyada varlığını sürdüren en eski insan toplulukları olan Aborijinler, bu nedenle, insanın en eski geçmişini, inançlarını, geleneklerini, yaşam ve üretim biçimini, özetle her şeyini gözler önüne seren canlı tarih sayılırlar... 
Eser Coşkun’un on yılı aşkın araştırma ve saha çalışmasının ürünü olan Düşzamanı ve İnsanın Yaşayan Geçmişi kitaplarının gözden geçirilmiş versiyonu olan Son Aborijinler. En Eski Doğa ve Evren Anlayışı bizi sadece insanın en eski geçmişine götürmüyor, aynı zamanda bir kesişme noktasında madalyonun diğer yüzü olan uygar insanla karşılaştırıyor. Büyük emek verilmiş bu sosyal antropoloji çalışması, “Tarih”, “İnsan”, “Teknik” ana başlıkları altında Aborijinleri mercek altına alırken; keşifler çağını izleyen kolonizasyon ve “uygarlaştırma” döneminin Avustralya’nın yerli halkının yaşamı ve kültürü üstündeki yıkıcı, yok edici etkilerini de sahadan tanıkların sözleriyle, anılarıyla aktarıyor. Aborijinlerin inançlarına ve ritüellerine olduğu kadar ekonomik etkinliklerine, gündelik yaşamlarına, mitlerine ve efsanelerine de yer veren Son Aborijinler. En Eski Doğa ve Evren Anlayışı, ritüelleri, kutsal mekânları, gündelik yaşamdan sahneleri, sanat eserlerini belgeleyen çok sayıda fotoğraf ve resimle o dünyayı yakınımıza getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d1d32c2-11b6-45a9-af26-dcb44ea34c3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm ve Oğlum</image:title>
            <image:caption>Üşüyor mu deniz üstüne boşandıkça yağmur? 
Ondan mı dersin tüyleri böyle ürperiyor? 
Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta 
Alı al moru mor bir sandal gibi acaba 
Yıllar sonra yılmayıp yine 
Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine? 
 
* Baharla Ölüm Konuşmaları *Al Bir Uzun Hava *Bayramlık *Aslandan Al Haberi! *Menapoz *Cankurtaranla *Anayasası İnsanın *Epigram *Taksim Mitinginden İzlenim *Değişim *Cansuyu *Ukte *Ay! Ay! Ay! *Bi Damlacık *Küçük Kızım Su’ya *Akis *Dostum Samaripa’ya Mektup *Muhabbet *Bir Ölüm İlanı *Arkamdan Konuşmasınlar Diye *Güler Yüzümle *Ve Komiser Kolombo *Şiir-Şair-Dünya *Sonsöz *Ölüm ve Oğlum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6ce8910-28cc-446f-ad2b-9e4bf6f364a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Katledilen Şair</image:title>
            <image:caption>Guillaume Apollinaire (1880-1918): Polonyalı bir göçmenle İtalyan bir subayın oğlu olması dışında çocukluğu hakkında fazla bilgi yoktur. 20 yaşındayken geldiği Paris’te avantgarde hareketlerin ortasında bulunmuş, şiire yön vermiştir. Katledilen Şair, şiir, tiyatro gibi değişik türlerin yer yer öne çıktığı, hem biçim hem de içerik olarak Apollinaire’in yenilikçi ruhunu yansıtan öykülerden oluşur. 1910-1915 yılları arasında yazılan bu hikâyeler, şairin I. Dünya Savaşı’nda yaralanıp Paris’e getirildiği sene, 1916’da yayımlanmıştır. 
 
*Katledilen Şair *Ay-Kral *Giovanni Moroni *Gözde *Gölgenin Gidişi *Ölümden Sonraki Nişanlı *Mavi Göz *Tanrısallaşan Sakat *Azize Adorata *Geveze Anılar *Karma Kulüpte Karşılaşma *Küçük Modern Büyü Tarifleri *Kartal Avı *Arthur, Geçmişin ve Geleceğin Kralı *Dostumuz Méritarte *Maskeli Asker, Yani Dirilen Şair Vakası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4e14b0b-8921-4556-8948-265d1e7378d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Günü</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil, edebiyatımızın tahtındadır, başımızın tacıdır. O, ‘Tuhaf Bir Kadın’… ‘Karanlığın Günü’nü aydınlattı. En güzel ‘Mektup Aşkları’nı yazdı. ‘Eski Sevgili’leri yeniden âşık etti. ‘Gecede’ ve gündüzde okurlarını yüceltti. Kötülükleri ve haksızlıkları ‘Hallaç’ pamuğu gibi attı. Kendini dev sanan nice yazarlar, onun yanında ‘Cüce’ kaldı. Aklımızdan ve kalbimizden uçurduğu ‘Zihin Kuşları’ için minnettarız ona…” 
                                                                                                                                   Talât Sait Halman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f52634-cc25-487a-a13e-eafbfeb1c388.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Süreci ve Toplumsal Yapı</image:title>
            <image:caption>1.      PANDEMİ SÜRECİ VE DİNİ HAYAT 
2.      PANDEMİ KRİZİNİN İŞLETMELER ÜZERİNDEKİ FİNANSAL ETKİLERİ 
3.      COVID SALGINI SÜRECİNDE TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI ÜZERİNE YAPILAN ÇALIŞMALARA İLİŞKİN BİR ULUSAL YAZIN TARAMASI 
4.      COVID-19 SALGINININ HANEHALKI FİNANSI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: OLTU İLÇESİ ÖRNEĞİ 
5.      PANDEMİDE SOSYAL HAYAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cb1d8b2-2af9-4beb-bc93-6b81d97039a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Pazarlaması ve İletişimi</image:title>
            <image:caption>1.      SPOR ENDÜSTRISI 
2.      SPOR PAZARLAMASI: FELSEFESI, GELIŞIMI, KAVRAM VE ÖZELLIKLERI 
3.      SPORDA PAZARLAMA KARMASI 
4.      SPORDA PAZARLAMA İLETIŞIMI 
5.      BİR İLETİŞİM ARACI OLARAK SPOR PAZARLAMASI VE SPORDA SPONSORLUK 
6.      SPORDA GERILLA PAZARLAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3335f32-3ae6-41c0-96bd-13d3dbb7e6b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şefkat Korkaklara Göre Değil</image:title>
            <image:caption>“Hazırlanan bu kitap, yeni bakış açıları sunarak, günlük hayatımızın manzaraları arasında gezinirken bize rehberlik ediyor. Bizi okumaya, sonrasında üzerine düşünmeye ve daha sonra da uygulama yapmaya davet ediyor. Yaşam içerisindeki alışkanlıkları nasıl tersine çevirebileceğimizi adım adım keşfetmemize ve hem dışarıya, başkalarına, hem de tazelenmek ve yenilenmek amacıyla kendi içimize olmak üzere her iki yöne doğru şefkat geliştirmemize yardımcı oluyor.” 
– Mark Williams, Oxford Üniversitesi, Klinik Psikoloji Profesörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e840efa0-7ec4-4ff7-8700-10e3f3aa4b57.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygı Döngüsünü Kırmak</image:title>
            <image:caption>SPOİLER;
Bu kitapta “Spor yapın, papatya çayı için, 
bulmaca çözün” gibi öneriler yok! 
Kendinizi bunalmış ve kontrolden çıkmış hissediyor; yeme bozukluğu, erteleme alışkanlığı, stres gibi günlük hayatınızı derinden etkileyen irili ufaklı ataklar yaşıyor; sosyal medyada gördüğünüz herhangi bir içerikle kaygı denizinde boğulduğunuzu düşünüyorsanız yalnız değilsiniz… 
Dr. Judson Brewer, kişisel sorunlardan tüm ulusların yaşadığı zorluklara kadar her alanda kaygının hayatlarımızı nasıl etkilediğini çarpıcı bir dille anlattığı Kaygı Döngüsünü Kırmak ile bağımlılıklarınıza farklı bir açıdan bakmanızı sağlıyor. Bu bağımlılıkların yarattığı kaygı döngüsünün basit ve düzenli alıştırmalarla üstesinden gelebileceğinizi danışanları üzerinden örneklerle aktaran Brewer, tetikleyicileri keşfetmeyi ve çözüme giden yolda kaygıyı haritalandırmayı başarmanız için ışık tutuyor. Laboratuvarında gerçekleştirdiği uygulamalar aracılığıyla beyin temelli teknikler kullanmanızın ve bilinçli farkındalık egzersizleri yapmanızın hayatlarınızı nasıl iyileştireceğini gözler önüne seriyor. 
 
Bakkaldan aldığımız tuzlu fıstık paketini bize sabunlu suyla yıkatmış bir dünyada kaygıdan uzak kalabilmek bir seçenek olmaktan çıkmış gibi görünüyor. Dr. Judson Brewer’ın yirmi yılı aşkın kaygı uzmanlığını sığdırdığı bu kıymetli çalışması, bu boğucu zamanlarda kaygı döngüsünden çıkış yolunu bizlere göstermekle kalmıyor, kaygının tüm kılcal damarlarına nüfuz etmemizi ve böylece “düşmanımızı” tanımamızı da sağlıyor. Uzakdoğu restoranına gittiğimde “Ya son seferden bu yana vücudum deniz ürünleri alerjisi geliştirdiyse?” düşüncesi eşliğinde panik atak geçirmişliğim olmasa da anksiyeteden iyi kötü çekmiş biri olarak bir daha, baştan sona, altı çizilerek okunacaklar listeme girdi bile. 
-Erkam Evlice, Editör</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e25e66-6a21-40c6-8d38-4293109e3dc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sürecinde Ekonomi ve Sosyal Bilimlerde Yeni Eğilimler</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1 – Dede Korkut Hikâyelerinde Coğrafi Unsurların İncelenmesi 
2.      BÖLÜM 2 – Geçmişten Günümüze İklim Değişmeleri ve Bitki Örtüsü Üzerindeki Etkisi 
3.      BÖLÜM 3 – Türk Sigortacılık Sektöründe Sigortasızlığıa Karşı Garanti Sunan Güvence Hesabının Kurumsal Kapasitesinin ve Etkinliğinin Artırılmasına İlişkin Politika Önerileri 
4.      BÖLÜM 4 – Sigortacılık Sektöründe Marka Yönetimi ve Pazar Performans İlişkisi 
5.      BÖLÜM 5 – Haddehaneler Ölçeğinde Karabük’te Sanayinin Desantralizasyonu 
6.      BÖLÜM 6 – Covid-19 Pandemi Döneminde Değişen Tüketim 
7.      BÖLÜM 7 – Türkiye’de Göç Yönetiminin Kurumsallaşma Süreci 
8.      BÖLÜM 8 – Yirminci Yüzyıl Sanatında Temsil Krizi 
9.      BÖLÜM 9 – Fergana Sorunu - Kırgızistan ve Tacikistan Çatışması 
10.  BÖLÜM 10 – Metinsellik Açısından Yusuf Atılgan&apos;ın “Ekmek Elden Süt Memeden” Öykülerinden Korkut’a Masal 
11.  BÖLÜM 11 – Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Kullanarak Karabük Merkez İlçesi Zamansal Arazi Kullanım Analizi 
12.  BÖLÜM 12 – Covid 19 Pandemi Sürecinde Kadın Çalışanların İş Yaşam Dengesi 
13.  BÖLÜM 13 – Oğuz Lehçelerinde İsim Durumu 
14.  BÖLÜM 14 – İpek Yolunda Bir Orta Çağ Yapısı: “Kayalık Hamamı” Üzerine Bir Değerlendirme 
15.  BÖLÜM 15 – Pandemi Sürecinin İşletmelerin Sermaye Yapılarına Etkisi 
16.  BÖLÜM 16 – Tahıl Tarımı (Buğday, Mısır, Çeltik) İle Nüfus ve Beslenme İlişkisi 
17.  BÖLÜM 17 – Atölye Tip İmalat Açısından Safranbolu Lokumları Üzerine Bir Durum Çalışması 
18.  BÖLÜM 18 – Eski Anadolu Türkçesi Metinlerinde İyelik ve Hâl Ekli İsim Unsuruyla Birleşen Çekim Edatları Üzerine Bir İnceleme 
19.  BÖLÜM 19 – Sermaye Kazançları Vergilemesinde Kullanılan Vergi Tekniği ve Olası Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e092bd8b-568f-48e6-8c15-b756f9d869c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Fare</image:title>
            <image:caption>Fare</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93886</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fda3f7c-1dfb-4dee-83f7-307c59932b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızları Hesaplamak</image:title>
            <image:caption>HUGO EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ 
NEBULA EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ 
LOCUS EN İYİ BİLİM KURGU ROMANI ÖDÜLÜ 

Pilot, Fizikçi ve Eş Takvimler 1952’yi gösterirken devasa bir göktaşı Dünya’ya düştü ve Washington DC de dâhil olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu kıyılarını harap etti. Bu yıkıcı darbenin ardından bilim insanları, yakın gelecekte Dünya’nın yaşanamaz derecede soğuk bir gezegene dönüşeceğini hesapladı. Artık insanlığın önünde varlığını sürdürebilmek için uzayı kolonileştirmekten başka bir yol kalmamıştı.

Deneyimli bir pilot ve kıvrak zekâlı bir matematikçi olan Elma York, hızlandırılmış uzay programına katılarak üstün becerilerini insanlığın hizmetine adadı. Aklında ise tek bir şey vardı: İlk kadın astronot olabilmek. Ancak bu ideali onu, bir yandan kısıtlı imkânlarla bir yandan da erkek egemen yapıyla amansız bir mücadeleye itecekti. 

Astronot Kadın serisinin Hugo, Nebula ve Locus ödüllü ilk romanı Yıldızları Hesaplamak, bir kadının hem doğaya hem de topluma karşı verdiği savaşın hikâyesi. 

“Yıldızları Hesaplamak, olayların başka nasıl gelişebileceğinin harikulade ve bilime uygun bir anlatımı. Bu alternatif tarih macerasında, Kowal hem bilimdeki hem de tarihteki ustalığını konuşturuyor.” 
Andy Weir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08177911-c395-4331-80eb-9ad2f31a3fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Manşet - Türkiye Konuşuyor</image:title>
            <image:caption>Bazı mülakatlar zaman ve koşullar ne kadar değişse de, kalıcı metinler olarak belleklerde, literatürde, arşivlerde yerini alır. Bu gruptaki mülakatlar daha sonra yapıldıkları dönemleri anlamak açısından tarihçiler, araştırmacılar, toplumbilimciler açısından önemli referans metinler oluştururlar. İpek Özbey’in mülakatlarını bu grupta değerlendirmemiz gerekir. 
Sedat Ergin - Eski Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni 
 
İpek Özbey’in birçok röportajcıdan farkı hayatını gazeteciliğe vermiş olmasıdır. Bu kitabı okurken karşınızda mesleğin her mecrasında uzmanlaşmış, çilesini çekmiş, fedakâr ve usta bir ismin olduğunu hatırlayın. Türü tükenmekte olan gerçek bir gazetecinin… 
Çınar Oskay - Eski Hürriyet Yan Yayınlar Yönetmeni 
 
İpek Özbey, Hürriyet’te birlikte çalıştığımız dönemde her hafta önceden iyi çalışılmış 
2-3 farklı öneri ortaya koydu. O hafta için karar verdiği kişi ve konuda en doğru 
sorularla röportajını yaptı. Röportajları sıklıkla Hürriyet’te manşette yer aldı. 
Vahap Munyar - Eski Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni 
 
Neredeyse her sabah Cumhuriyet’in kapısından ilk giren isimdir İpek Özbey. 
Türkiye’nin gündemini değiştiren soruların altında günler öncesinden başlayan 
hazırlık, çalışma ve emek gizlidir. Manşet’te değerli bir basın emekçisinin büyük 
alınteri var. 
Aykut Küçükkaya - Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9734900a-8258-425a-8b63-a43be56cef99.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yıllık Umut</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet kuşağının yaşayan en önemli temsilcilerinden Nermin Abadan Unat. 
Göç, kamuoyu, kadın araştırmaları gibi alanlarda yaptığı, uluslararası ölçekte literatüre giren çalışmalar, kaleme aldığı eserler, yetiştirdiği isimlerle Türkiye’nin yetiştirdiği en kıymetli bilim insanlarından. Kısaca “Hocaların Hocası”. 
Yüzüncü doğum gününü kutlarken, bütün bir ömrün bilançosunu çıkarıyor Yüz Yıllık Umut adlı kitabında. Anne-baba sevgisi görmediği ebeveynleri ve hayat boyu örnek aldığı öğretmeninden anlatarak başlattığı çizgiyi torun ve öğrencilerine kadar getiriyor. Kendi deyimiyle aklının erdiği günden itibaren bütün bir ömrü, yaşadıkları ve yaşadıklarından çıkardığı dersleri, her konuda edindiği tecrübeleri, meslek hayatını, bilimsel çalışmalarını, ona hocaların hocası dedirten akademik hayatını, kendi hocalarını, yakın dostlarını, öğrencilerini, tanıdıklarını ve elbette kuruluşundan bugüne Türkiye&apos;nin geçtiği dönemeçleri de beraberinde anlatıyor. Bilançonun sonunda, asla ödün vermediği düşünceleri ve inandığı değerleri yazıya döküyor... 
Azmini ve umudunu hiç yitirmemenin gururuyla! 
 
“Kitabın, bazı kısımlarını yeniden düzenleme gereği duyduğum, yeni eklemeler yaptığım, 25 yıl sonra gerçekleştirilen bu yeni baskısında, yaşama ilişkin ve bazı özel dostluklarla ilgili anılarımı ekledim. 
Bugün tüm dileğim, Atatürk izinde giden, laik ve demokratik bir Türkiye’ye veda edebilmektir.” 
Nermin Abadan Unat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13cb9437-676e-46f5-9bf0-d71c3071a222.jpg</image:loc>
            <image:title>Minnina Işıkları Kapama</image:title>
            <image:caption>Sen… Sen, evet… Bu kitabı elinde tutan… Hayatının rutin işlerle örülü olduğunu düşünen. Kötülükten korkup hayatın kıyısında köşesinde yaşayan. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derken yılanlarla aynı yatakta yatan. Sen, bakıp da görmeyen, duyup da düşünmeyen, hayatı yiyip içtiklerinin toplamı sanan. Ruhun inceliğini zayıflık, iyileri aciz gören. Kendi özünü sistem içinde eritip kaybeden. Yüzleşmeye hazır mısın?
Sen, kadınlığınla ve erkekliğinle, annenin rahmine düştüğün yalnızlığınla, karanlıktan gelen korkularınla, kocaman adamların kendini bilmez oyunlarıyla, düşler bahçesinde oynarken, masal prensesinin yırtılan eteğiyle…
Peki ya sen, bu romanın neresindesin? Ece, çocukluğunda ailesi tarafından istismara uğramış genç bir kadındır. Adile ile karşılaşması hayatının dönüm noktasını oluşturur. Adile, Ece’yi büyütür, okutur fakat ruhundaki yalnızlığa merhem olamaz.
Bu yalnızlığın çaresi Ece’nin kendisindedir; bunun farkına varması için kendisiyle yüzleşmesi gerekir. Bir gece, geçmişi ve geleceği arasında seçim yapmak zorunda kalır. Bu seçiminde geleceğine yönelir, kendisinden başlayıp topluma uzanan bir savaşı başlatır. Kendisi ve toplum ile… Cinsel kimlik arayışı içinde kadınlığını bulan Ece, kızına kendi bedeninden utanmamayı öğütlüyor.
Özge Doğar, annelik kavramını irdelediği Minnina Işıkları Kapama adlı romanında kadının toplumsal rolünü de sorguluyor.
Minnina! Kendine, topluma, insana, geleceğe, dostluğa, barışa, kardeşliğe ışıklarını kapama…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d159bf0-0070-4950-94e7-6bfab27015fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazıları Isırgan Sever</image:title>
            <image:caption>Her böceğin ağız tadı farklıdır ama bazı böcekler ısırgan sever. 
 
Birbirlerine karşı artık herhangi bir tutku beslemeyen Kaname ve Misako’nun evliliği çatırdamış, can sıkıcı bir belirsizliğe sürüklenmiştir. Ayrılık kaçınılmaz olsa da başkalarının kollarında tutku ve tatmin aramaya, durumu oğullarına açıklamayı ertelemeye, boşanmanın ağırlığından kaçınmaya devam ederler. Kızının evliliğinin yeni ve yabancı bir kültürün etkisiyle zarar gördüğüne inanan Misako’nun babası ise, çifti klasik Japon sanatlarına yönlendirerek onları bu çıkmazdan kurtaracağını düşünür. Böylece, eski ve yeni, genç ve yaşlı, Doğu ve Batı arasındaki çatışma büsbütün görünür olur. 
 
Bazıları Isırgan Sever, başarısız bir evliliği anlatırken Batı kültürünün değerleri ile geleneksel Japon kültürü arasındaki gerilimi de açığa çıkaran, Japon toplumundaki kültürel krizin yansıması olarak da okunabilecek etkileyici bir roman. 
 
 
“Tanizaki en sevdiğim yazarlardan biri. Aşkın kendisi kadar çoğu zaman sapkın yönlerini de kaleme alıyor.” Henry Miller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b05869cc-bcaf-4be2-bfa7-058b1032f628.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Garip Diyar</image:title>
            <image:caption>Altı yıldır devam etmekte olan acımasız bir savaşın ortasında Petrus adlı, meçhul bir adam çıkagelir ve iki komutanı, şiirin hüküm sürdüğü, büyülü çayların içildiği, elflerin yaşadığı, sislerle kaplı bir garip diyara götürür. İnsanların ve elflerin kaderini belirleyecek nihai savaş yaklaşmaktadır. 
Zamanların ötesinden seslenen diliyle, gerçekle olağanüstü arasında gidip gelen Bir Garip Diyar, lirik, sembolik, şiirsel, mizahi, gizemli dünyasıyla hem bir macera romanı hem efsanevi bir anlatı; bir yandan hayal gücüne ve rüyaya bir çağrı, bir yandan insanlığın kendi kendini yok etmekte olduğu dünyamıza dair bir tefekkür. 
Kirpinin Zarafeti’nin yazarı Muriel Barbery’den, Elflerin Yaşamı ile de akraba yarı mitolojik bir roman… 
 
“Savaş tüm şiddetiyle ortalığı kasıp kavurur ve canlar yitip giderken kimin büyük Kitapları düşünecek vakti olur ki? Yine de onların sayfaları yerin ve göğün ezgisine karışır ve savaşın ortasında dahi seslerini duyurur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62bb5d6a-7c92-49da-bb85-85ec4d844b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Müfettiş</image:title>
            <image:caption>Gogol’ün, dönemin yozlaşan bürokrasisine serzenişte bulunan Puşkin’in sözlerinden esinlenerek yazdığı, resmî kurumların çatıları altında gayriresmi durumların yaşandığı bir güldürü Müfettiş. 
 
Çarın ıslahat planları gereği teftişler artırılınca adeta birer tanrıya dönüşen müfettişler, bürokrasinin kaderini belirlemeye başlar. Kimi fırsatçıların bu durumu fark etmesiyle, gerçek bir müfettiş olmak ya da yalnızca müfettişe benzemek arasında bir fark kalmaz. Kentteki iyi giyimli, zengin bir toprak ağasının kumarbaz oğlunu müfettiş sanan kaymakam, posta müdürü, memurlar ve kent sakinleri, teftiş etmekle uzaktan yakından alakası olmayan bu adama ikramlar, hediyeler yağdırmaya başlar. Sözde müfettişe de durumun keyfini sürmek kalır... 

Çarlık Rusya’sını sarsan Müfettiş, Gogol’ün kariyeri için kısa vadede bir tehdit, uzun vadede bir başyapıt haline geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b51e4d79-1e5b-47bd-bb0b-0bf6eda75f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Toparlak</image:title>
            <image:caption>Toparlak, iki rahibe, bir aristokrat, bir tüccar, bir burjuva çift, bir demokrat ve bir fahişenin aynı arabada seyahat ettiği karlı bir yolculuğun hikâyesi. Maupassant’ın Fransa halkının yaşantısına, ikiyüzlülüğüne ironiyle yaklaştığı bu öykü, yazarın külliyatında ayrı bir öneme sahip. 
 
Fransa-Prusya Savaşı’nın sürdüğü bir kış gecesi yola çıkan bu küçük topluluğun doluştuğu araba saatlerce karda gömülü kalınca, fahişe Elisabeth Rousset, piknik sepetindeki birbirinden lezzetli atıştırmalıkları ve şarabı yol arkadaşlarıyla paylaşmaya karar verir. Ancak bu fedakârlığının karşılığını pek de beklediği gibi alamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d959fd2-cd07-402b-9efb-9b8022e90e7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Küresiyle Yolculuk - Barselona</image:title>
            <image:caption>Çağdaş çocuk edebiyatının sevilen yazarı Burcu Bahar’dan Türkiye’den başlayıp İspanya’ya uzanan macera ve gizem dolu bir roman.   
Yaz tatilinde annesinin işlettiği bakkalda çıraklık yapan Doruk’un en sevdiği şey, mahallelinin, “Dünyalı Teyze” adını taktığı komşularına sipariş götürmektir. Çünkü Dünyalı Teyze’nin evindeki çeşit çeşit kar kürelerine bakmak, farklı ülkeleri tanımak Doruk’un ilgisini çekmektedir. Ama o gün, hiç beklenmedik bir şey olur. Doruk’un tuttuğu kar küresi onu Barselona’ya götürür. Üstelik yanında, mahallenin zorba çocuğu Efe, tepelerinde de kocaman, simsiyah bir kuş vardır. Efe ve Doruk’u Barselona’da neler beklemektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217115ac-6f18-4c54-aa61-0f4b64b6df0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Meçhul Kuvvetlere Kurban</image:title>
            <image:caption>Görgü tanıklarıyla dolu bir evde, kimsenin olmadığı kilitli bir odada işlenen “timsahlı iğne cinayeti”... Meçhul kuvvetler tarafından işlendiği düşünülen, polis teşkilatının çözemediği bu gizemli cinayeti Sultan’ın emriyle görevlendirilen İhsan Avni çözebilecek midir?

Selim Nüzhet Gerçek’in 13 Kasım-7 Aralık 1922 tarihleri arasında İleri gazetesinde 24 tefrika olarak yayımlanan Meçhul Kuvvetlere Kurban romanı Mısır uygarlığı, meçhul kuvvetler gibi unsurlarla bir taraftan fantastiğe göz kırpar, diğer yandan esrarlı bir cinayetin çözüm sürecinin aktarılmasıyla polisiye türünün özelliklerini taşır. Selim Nüzhet Gerçek’in Ahmet Kâmil takma adıyla yayımladığı bu romanı, ilk kez kitap olarak basılıyor.

&quot;Meçhul Kuvvetlere Kurban; &apos;Türk matbuatının ilk tarihçisi&apos;, &apos;ilk derleme müdürü&apos; olarak anılan; basın ve tiyatro tarihi alanlarında öncü çalışmaları olan Selim Nüzhet Gerçek’in edebiyat tarihlerinde adı geçmeyen, onunla ilgili yazılan makalelerde de yer almayan, dolayısıyla &apos;meçhul&apos; kalmış bir romanıdır. (...) Meçhul Kuvvetlere Kurban’ın bugüne kadar gözlerden kaçması şaşırtıcıdır. Oysaki Selim Nüzhet Gerçek’in yapıtı hem kurgusu, karakterleri hem de popüler bir tür olan polisiyenin iyi bir örneği olması açısından edebiyat araştırmacılarının ve günümüz okurunun ilgisini ve beğenisi kazanacak bir romandır. Selim Nüzhet Gerçek gibi çok yönlü bir entelektüelin şimdiye kadar keşfedilmemiş bu romanının kitap olarak yayımlanmasının Türk edebiyatını zenginleştireceğine inanıyoruz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261d449b-ef7b-4641-a834-21d27b2a9ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıcaya İlk Adım</image:title>
            <image:caption>Osmanlıcaya İlk Adım
El-hutva el-oula ile el-osmaniye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3124d5-dc9e-4844-9a02-64dcad4d1859.jpg</image:loc>
            <image:title>Selam Söyle O Günlere</image:title>
            <image:caption>“Minnettar ol her gelene kim gelirse gelsin. Çünkü bunların her birisi öte taraftan bir kılavuz olarak gönderildi.” 
– Mevlana 
 
“Bir günde ne kadar şey kaybedebilirsiniz? Kariyeriniz, sağlığınız, servetiniz... Peki size bir günde ailenizi bile kaybedebilirsiniz desem ne derdiniz? İnanamazdınız değil mi? Ben de öyle ama hayat böylesi sadece filmlerde olur dediğimiz olayları bize yaşatıyormuş meğer... 
Ben annemi, kardeşimi ve babamı aynı gün kaybettim. 
Her şey bir günde, size anlatacağım o gecede oldu.” 
 
SELAM SÖYLE O GÜNLERE 60’lı yıllardan bugüne uzanan varlıklı bir ailenin trajedilerle dolu güçlü ve dokunaklı bir anlatısı. Zeki Müren’li yemek masalarında başlayan ve dünyanın her köşesine uğrayarak görkemli anılarla örülen iki kardeşin büyüme hikâyesiyle kader, zenginlik, ölüm, kadın erkek ilişkileri, evlilik, anne babalık kavramlarını sıra dışı bir bakış açısıyla okuyacaksınız. Bu kitap hayatın zorluklarını aşmak isteyen herkesi yüreklendirecek bir çağrı niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd0f31b4-13a3-4c97-abe7-bc6c2a4e8312.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Kodlama</image:title>
            <image:caption>“Kodlama, günümüzün yaratıcılık dilidir. 
Çocuklarımız, bilgisayar biliminin tüketicileri yerine yaratıcıları olma şansını hak ediyor.” 
— Maria Klawe 
 
Bu kitap programlama bilmeyen ama öğrenmeye başlamak isteyenler için. 
Kitapta kodlamaya ait temel yapılar ve kavramlar anlatılıyor. 
Python ve C# gibi farklı yapıdaki iki dil ile örneklerle anlatımlar yapılıyor. Programlamaya ait, dilden bağımsız, ortak, genel bir bakış açısı; yeni programlama dillerinin öğrenimini kolaylaştıracak bir anlayış sunuluyor. 
Kitabı bitirdiğinizde C# ve Python dillerini başlangıç seviyesinde öğrenmiş olacaksınız, bunun yanında diğer programlama dillerini de kolayca öğrenebileceğiniz bir yaklaşım edineceksiniz. 
Yaygın kullanılan uygulama platformlarının da tanıtıldığı, basit uygulamaların geliştirildiği bu kitapta aynı zamanda günümüz programcılığında yaygın olarak kullanılan araç ve servisler de anlatıyor. 
Günümüzde kodlama öğrenmek çok önemli bir beceri, bu kitap sayesinde kodlama dünyasına girmek için büyük bir adım atmış olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3768caa6-be74-4e07-bacc-96a293b514ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekandan Zamana Metaforik Transferler</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu ilk düşünme pratiklerinde, çevresini anlama ve tanımlama işini, içinde bulunduğu mekân ile ilişkilendirerek gerçekleştirmiştir. Çevresindeki dünyaya ait her şeyi mekâna bağlı olarak tanımlamıştır. Bu durumun en belirgin ipuçlarını ise kendi dilinde saklamıştır. Zaman gibi soyut bir kavramı ise, yine mekânın özelliklerinden yararlanarak anlamış ve ifade etmiştir. Dünyanın, yani içinde bulunulan mekânın bütün özelliklerini zaman boyutuna taşımıştır. Bu yüzden dünya dillerindeki zamansal ifadelerin büyük bir kısmının mekânı işaretleyen veya niteleyen dil formlarından oluşturulduğu gözlemlenmektedir. Literatürde “metaforik” bir transfer olarak nitelendirilen bu durumun evrensel ve sistemli dil ilkeleri olduğu anlaşılmaktadır. 

Elinizdeki kitap, Eski Türkçe sınırlarında mekândan zamana doğru gerçekleşen metaforik transferleri teorik düzlemde ele alan bir çalışmadır. Eski Türkçedeki zaman kavram alanına sahip çeşitli formlar, gramerleşme ve buna bağlı olarak ortaya çıkan morfolojik ve semantik ilişkiler ışığında yeniden değerlendirilmiştir. Böylece, Türkçenin en erken örneklerindeki zaman işaretleyicilerinde görülen metaforik transferlerin hangi yollarla ortaya çıktığı tespit edilerek Türkçenin zaman işaretleme stratejileri belirlenmiştir. Çalışma, tipolojik ve evrensel sonuçlarla birlikte, Türkçe için farklı bir yaklaşımı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28ee35a0-d82d-428e-b054-2a4530f78f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Eğitimine Giriş</image:title>
            <image:caption>Araştırmacılar erken dönemde kaliteli bakım ve eğitim alan çocukların hem çocukluk hem de yetişkinlik döneminde diğerlerine göre her yönden daha sağlıklı olabileceğini bildirmektedirler. Diğer bir deyişle kaliteli okul öncesi eğitim, çocukların fiziksel, dilsel, zihinsel, sosyal, duygusal gelişim alanlarını pozitif yönde etkilemektedir. Beynin hızla geliştiği bu dönemde kaliteli okul öncesi eğitimden mahrumiyet çocukların kendi potansiyellerini eksiksiz olarak gerçekleştirmelerini engelleyebilmektedir. Küçük çocukların okul öncesi eğitimden beklenen yararı üst düzeyde yakalayabilmeleri için okul öncesi öğretmenlerinin bu konuda donanımlı olmaları gerekmektedir. Diğer bir anlatımla okul öncesi eğitimde kalitenin yakalanması öğretmen faktörüne bağlıdır. Bu bağlamda öncelikle geleceğin öğretmenleri olan öğretmen adaylarının kendi alanlarıyla ilgili iyi bir eğitim almaları zorunludur. 
Bu nedenle öğretmen adaylarının alanları ile tanışma fırsatını yakalayabileceklerini düşündüğümüz Okul Öncesi Eğitime Giriş isimli bu kitabı yazmaya karar verdik. Bu kitap okul öncesi  öğretmen adaylarının yanında okul öncesi öğretmenleri, okul öncesi eğitimine ilgi duyan herkese katkı sağlayabilecek nitelikte bir kaynaktır. 
Kitap 12 bölümden oluşmakta olup her bir bölüm farklı üniversitelerin ilgili bölümlerinde çalışan akademisyenler tarafından yazılmıştır.  
Emeği geçen bütün arkadaşlarıma tek tek teşekkür ederim. Okul öncesi öğretmen adayları ve öğretmenler başta olmak üzere kitabın tüm ilgililere faydalı olması dileği ile….
Editör
Zarife SEÇER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d1952d-e1f3-45f9-9658-1fd5d1add493.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim&apos;in Arabaları Vardı</image:title>
            <image:caption>Bana arabasıyla çarpan kadın sık sık hastaneye ziyaretime geliyordu.   Son ziyaretinde, cinayeti ne zaman ve nasıl işleyeceğini üstelik yerini de söylemişti. Eğer bunu yapmazsa hayali olan Devrim&apos;in Arabalarının yapılamayacağına inanıyordu. 
 
Devrim&apos;in Arabaları vardı; bir elinde otomobil, diğer elinde uçak. 
 
Devrim kimdi, bu arabaları yapmak cinayeti bile göze alacak kadar    neden bu denli önemliydi? Nedeni, Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda yaşanmış tarihi bir olaya dayanıyordu. 
 
Bir yangın sonucunda yapılan bir tren yolculuğuna… 
 
Atatürk&apos;ün çağrısıyla o trene binen bir profesörün, bu yolculuktan yıllar sonra, o kadının annesine verdiği iki oyuncak ve o oyuncaklara yüklenen bir hayal ile başlamıştı her şey. 

Atatürk döneminde kurulan hatta seri üretime de geçen, ölümünden sonra ise kapatılan uçak fabrikaları ile 1960 Askeri Darbesinin ürünü olan ancak seri üretiminin yaptırılmadığı otomobil... Onlar Devrim&apos;in Arabalarıydı. Bu arabaların yaptırılmaması emperyalizmin ülkemize sayısız dayatmalarından sadece iki örnekti. Bu roman; emperyalizmin etkisine nasıl girdiğimizi, nasıl aldatıldığımızı, Devrim&apos;in Arabalarını neden hâlâ yapamadığımızı bir aşk hikâyesi içerisinde anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0857c68f-9601-44d5-8941-ca2fdb5d89e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Norm</image:title>
            <image:caption>Kendin olmak adına yaptığın onca binayı yıkmanı istemiyorum. Yıkmak doğru değildir. Binanın pencerelerini çiçeklerle süsleyerek başlayalım. Gri olması gerektiği söylenen duvarları boyamakla başlayalım. Mobilyalar gibi düşüncelerimizin üzerine geçirdiğimiz kılıfları sökmekle başlayalım. Üzerine oturunca eskir, bir şeyler dökülür diye sakındığımız koltuklar gibi sakladığımız kalbimizi açmakla başlayalım. Burası bizim evimiz ve gösterişli bir hayatın getirisi olan kendini salonumuz gibi büyük görme huyunu bırakarak başlayalım. 
 
“Ben çok kırıldım buna bir daha izin vermem.” diye başlayan büyük sözlerimizi, bize iyi gelecek olan ilaçlar gibi yutmakla başlayalım. Kendimize koyduğumuz sınırları kaldırmakla başlayalım. Başlamak, bitirmekle kardeştir. Uzun bir sobeleme oyunu oynayan iki kardeşin birbiriyle yarışına girelim. Yolumuzun nereye gideceğini görmeden yaşadığımız onca zamana rağmen binanın aydınlatmasını değiştirir gibi yolumuzu çizerek ışıkla donatalım. Bilmeden yaptıklarımızı, yaptıktan sonra bildiklerimizi bir misafiri evimize kabul eder gibi kabul ederek başlayalım. Bizi yenebilecek olanın sadece biz olduğunu, bizi yıkabilecek olanın da sadece biz olduğunu görelim. Eski bir hatırayı sakladığımız yerden çıkarır gibi vazgeçtiklerimizin arasından önce kendimizi çıkaralım. 

“Kendini bulan kişi aramaya başlamış demektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8455d8a8-e6f0-4a3f-8755-4ec8b2daf44a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Kusur</image:title>
            <image:caption>Thomas Pynchon yalnızca yazdıklarıyla değil, münzevi yaşam tarzıyla da yirminci yüzyılın en büyük edebiyat figürlerinden. Paranoya, ırkçılık, kolonyalizm, komplo teorileri, eşzamanlılık ve entropi gibi çeşitli konularda verdiği postmodernist eserlerle edebiyat tarihini değiştirmekle kalmayıp kendinden sonra gelen yazarları da derinden etkileyen Pynchon’ın, çağımızın en mühim yönetmenlerinden Paul Thomas Anderson tarafından sinemaya da uyarlanan romanı Gizli Kusur ise yazarın yakın dönem alameti farikalarından biri. 
 
Yıl 1970, çiçek çocukların çağı bitiyor. Dünya değişirken kendisi aynı kalan bir özel dedektif olan Doc Sportello, eski sevgilisi Shasta bir gece kapısını çalıp ondan yardım isteyince hayır diyemiyor. Ancak bu mevzu epey dolambaçlı. Ya da Doc’un dikkati fazla dağınık. Üstelik peşindeki yarı zamanlı aktör ve polis Kocaayak Bjornsen da tam bir bela. 
 
Thomas Pynchon’dan Gizli Kusur, müteahhitlerin, mafya ile devletin, sahte sloganların ve eski aşkın yemyeşil bir sis bulutunda dans ettiği bir roman, paranoyanın kutsal kitabı. 
 
“Pynchon paranoyaya dair algımızı değiştirdi, onu sapkın bir psişik uzantıdan, kurumsal bürokrasi ağının merkezi parçasına dönüştürdü.” –David Foster Wallace 

“Thomas Pynchon, öyle bir yazım üslubuna sahip ki bizim bilmediğimiz şeyleri bildiğini düşündürüyor insana.” –Paul Thomas Anderson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d3a1d0c-8226-4289-b1b7-1ea6fe0516af.jpg</image:loc>
            <image:title>Silsile - Bilimkurgu Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Sınırları belki ancak uzayın sınırlarıyla kıyaslanabilecek hayal güçlerinden doğmuş, bazısı fazlasıyla “tanıdık” bazısı ise olabildiğince “yabancı” metinler... 
 
“Hiçbir görgü kuralı, hiçbir nezaket, hiçbir şeye saygı yok bu dünyada. Yalnızca oluk oluk akan para, yalnızca zehirli neon ışıklar, yalnızca kaçış ve kovalamaca. Gölgelerin sardığı pazarlar, naylonla sarılmış bedenler, gizemli şeylerin ticareti. Kaybolursun çoğu zaman. Orada hayat kovalar seni, bazen arzular, bazen de ismini bilmediğin bir düşman.” 
 
Türkiye Bilişim Derneği Bilimkurgu Öykü Yarışması’nda 20162020 yılları arasında derece alan öykülerden yapılmış bir seçki, bir silsile... 
 
  Faruk Ayvazoğlu, Funda Özlem Şeran, Furkan Malkoç, Gökçe Mehmet Ay, İsmail Yamanol, İsmail Yiğit, Kadri Kerem Karanfil, Mehmet Kardaş, Meryem Demirli, Murat “duraladam” Dural, Nur İpek Önder Mert, Özgür Hünel, Ruken Asya Çiftci, Serdar Yıldız, Serkan Köybaşı, Şehriban Genç, Tuğrul Sultanzade</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6caa9aad-3d11-4e89-8843-11777ab940da.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yürekli Yaşlı Adam ile Güzel Kızın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>“Svevo’nun mizacı Çehov’unkiyle benzerdi: İnsan ve hayvan sefaletine karşı yoğun duyarlılığını gizlediği zarif bir gözlemciliğe sahipti, ‘entelektüel’ gibi davranmak ya da düşünmeye ve şairane olana karşı isteksizdi.” –James Wood 
 
Italo Calvino, Cesare Pavese ve Umberto Eco’yla birlikte İtalya’nın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli isimlerden sayılan, James Joyce’un en sevdiği yazar ve yakın dostu Italo Svevo, İyi Yürekli Yaşlı Adam ile Güzel Kızın Öyküsü’nde yaşla beraber gelen kaygıları ve aşkın altında yatan, sürekli bir mazeretle temize çekilen çıkarcı hisleri, varlıklı ile yoksulun sınıfsal farklarını da hesaba katarak anlatıyor. 
 
Yaşlı bir adam, tramvayda vatmanlık yapan genç, güzel bir kadına gönlünü kaptırır. Bu yaşta, böylesine genç biriyle, böyle şehvetli hislere kapılarak ilgilenmesi ahlaken doğru mudur peki? Belki ona maddi ve manevi anlamda yardım ederse içi rahatlayacaktır. Sonuçta olgun, varlıklı biridir yaşlı adam. Gençlerle yaşayabileceği çok şey, onlara verebileceği bir dolu öğüdü vardır. Peki, bedeni bu kadar heyecanı kaldırabilecek midir? 
 
Italo Svevo’dan İyi Yürekli Yaşlı Adam ile Güzel Kızın Öyküsü tünelin diğer ucuna daha yakın olan erkeğin, hayatının ilkbaharındaki kadınla karşılaştığında yüzleştiği sorulara dair bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a37f51c-62cf-42d1-90f6-2975d7ce1182.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğün Ateşleri - Zaman Çarkı 5</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyat devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri, Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Karanlığın Yüce Efendisi’ni tutan kilitler yavaş yavaş kırılsa da hapishanesi hâlâ ayaktaydı. On üç Terkedilmiş’ten biri olan Rahvin, Ejder’e karşı nihai bir galibiyet için diğer üç yoldaşıyla bir araya gelecekti. Terkedilmişler, yakın zamanda efendilerinin serbest kalacağından emindiler ve insanların diyarında etkilerini artırmak niyetindeydiler. 
 
Yenidendoğan Ejder, düşmana karşı harekete geçmesi gerektiğini biliyordu ama emrindeki güçler ihanet ve hırs yüzünden bölünmüştü. Işığın kadim koruyucuları Aes Sedai dahi iç savaşla parçalanmış durumdaydı. Rand, müttefiklerinin ihanetine, düşmanlarının bitmeyen saldırılarına ve Tek Güç’ü yöneten erkeklere gelen deliliğe karşı durup göğün ateşleri dünyayı kemirirken ayakta kalabilecek miydi? 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Robert Jordan’ın fantastik edebiyatın kültürümüzde yer edinmesindeki etkisi muazzam.” –Guy Gavriel Kay 
 
“Robert Jordan, Tolkien’in ortaya çıkardığı türe hükmetmek için burada.” –The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bad7b011-fe6d-4896-8bd8-b2e87a02934f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Tam Tersi</image:title>
            <image:caption>TAM DA OLMAKTAN KORKTUĞUN YERDESİN 
 
Manhattan’da yaşayan yirmi dokuz yaşındaki başarılı avukat Emily Haxby, hayatında bir şeylerin yanlış gittiğine karar verdi – hem de erkek arkadaşı ona evlenme teklif etmek üzereyken. En yakınları bile kusursuz sevgilisini neden terk ettiğini anlayamazken, Emily&apos;nin yıllardır taktığı cesur kadın maskesi parçalanmak üzereydi. 
 
Uğruna yıllarını verdiği kariyeri ahlaksız patronu tarafından baltalanmakta, çok sevdiği büyükbabasının sağlığı gitgide bozulmakta ve annesinin bıraktığı boşluğu doldurmak için çaba bile sarf etmemiş babası onu bir kez daha yüzüstü bırakmaktaydı. 
 
Bir kere daha kırılmaya gücü olmayan Emily, ya geçmişiyle barışmanın bir yolunu bulacak ya da içine düştüğü kuyuya bile isteye hapsolacaktı. 
 
 
“Ellerinden kayıp giden hayatla ve aşkla başa çıkmaya çalışan bir kadının masalı.” —Publishers Weekly 
 
“Julie Buxbaum, Emily karakteriyle tipik bir annesiz kız yaratmış: Samimiyetin rahatlığını arayan ama bunun sürmesinden korkan bir kadın. Aşkın Tam Tersi kaybın, romantizmin ve aşka düşüp orada kalışımızın pürüzlü, kusurlu, son derece gerçekçi bir portresini çiziyor.” —Hope Edelman 
 
“Duygusal gerçekler yönünden zengin, zekice yazılmış ve dokunaklı bir ilk roman. Julie Buxbaum’un düşünceli, genç kahramanıyla ve onun kayıplarla ve aşkla dolu yolculuğuyla bağ kuracaksınız.” —Emily Griffin 
“Buxbaum, bize kusurlu oldukları kadar merak uyandırıcı ve canlı karakterler sunmuş. Bu tatlı ve zekice yazılmış romanı okurken sanki yeni bir arkadaş grubuna dahil olmuşum gibi hissettim.” —Leah MCLaren 
 
“Her şeye aynı anda sahip olan genç bir kadının gerçekçi ve iyi yazılmış bir portresi.” —Booklist 
  “Bütün gece okumak isteyeceksiniz.” —Library Journal, Starred Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e45c4e0-f724-4570-ab75-a6238169182c.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Journal Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt - 4 Sayı 3</image:title>
            <image:caption>Bu sayımızda: 
 
Pigouvian Exploitation, Informality and Economic Growth: Theory and Evidence – Ceyhun Elgin 
 
Fintech And Blockchain in Islamic Finance: A Bibliometric Analysis – Ahmet Faruk Aysan, İbrahim Musa Ünal 
 
New Paths in the Thorny and Endless Mexico-USA Relationship – Alicia Puyana Mutis, Karla Villalobos Cruz 
  Türkiye İçin Optimal Para Alanı: Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Örneği – Ahmet Kasap, Salih Barışık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f9b4d9c-589f-48c7-af25-c5934dfbc88b.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğe Yükselen Çınar</image:title>
            <image:caption>Hatıralarınız arasında çocukluğunuza dair neler var? 
Çocuk yaşta bir hayal kurup çocukça duygularla onu gerçekleştirmeye çalıştınız mı? 
Bütün bir yılı, kurduğunuz hayalin gerçekleşeceği günü beklemekle geçirdiğiniz oldu mu? 
Hayalinizin peşinde koşarken yeni şeyler keşfettiğinizde neler hissettiniz? 
Hiç keklik yuvası gördünüz mü? Tarhana, pekmez ve nişasta yapımına şahit oldunuz mu? Arılıkduruluk nedir, bilir misiniz? 
Doğa ile iç içe olmaktan duyduğunuz sevinci göğe yükselen dev çınarın dallarından yüce dağlara haykırdınız mı? 
Cevabınız “hayır” ise sıcacık ve gerçek bir öykünün akışına kendinizi bırakmaya ne dersiniz… 
Haydi! Bir çocuğun yaz tatili macerasına ve hayalini gerçekleştirmesine birlikte şahitlik edelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0993363b-d931-4caa-80ca-e1c29ccee701.jpg</image:loc>
            <image:title>Nadirane Gönül Sözü</image:title>
            <image:caption>Bir evladın babasının ölümünden sonra babasına atfen bir şiir kitabı yazması şiirin tacı, acının vicdanıdır. 
Bir baba ölümü nasıl kanar insanda? Mısra mısra koparak ve sonrasında alev alev yanarak… 
Rukiye Nazarlouy, inim inim destanlar söylemeyi başararak, baba kaybından bir şaheser çıkarmıştır. 
Ali Uğur Gündem 
* * * * * 
Baba, ruhun çırasıdır. 
Baba, karakterimizin aynasıdır. 
Baba, idrakimizi giydiren İdris’tir. 
Baba, ocağımızı söndürmeyen güven ateşidir. 
Baba, sığınışlarımızın en büyük ve büyülü surudur. 
Baba, bitmeyen derin okuludur. 
Baba, her duygumuzun bayrağıdır. 
Baba, duruş, asalet, gelenek, hayata bakıştır. 
Bu bayrak altında dalgalanır ömrümüz… 
Babam, şiirimdir. 
Babam, yarım kalmış hasret şiirimdir. 
Babam, her dizemde kutsal bir çınardır. 
Ben bu çınarın dalında hüzünlü kuştum. 
Şiirlerimle babama yuva yaptım. 
Hayata tutunuş kanadım böyle dizelerle aktı.   
Hayrettin Taylan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0683a9ee-26eb-4d04-a85a-b433d995d778.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafızasını Kaybeden Fil</image:title>
            <image:caption>&quot;Hatıralar kim olduğunu sana daima hatırlatır.&quot;
Ako bir gün yolda yürürken ağlayan bir file rastlar. Filin çok büyük bir derdi vardır. Hiçbir şey hatırlamıyordur. Ako ona yardım etmeye çalışır, acaba fil her şeyi tekrar hatırlayabilecek mi? Hafızasını Kaybeden Fil hafızanın, anıların, ailenin önemine dair dokunaklı bir resimli kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4c0cae2-f5cd-4750-8999-be183ab6853b.jpg</image:loc>
            <image:title>İyiler Büyükler Modernler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Pound genel prensipleri tekrar ele alıyor, yeterince dikkat çekmemiş yazarları ve edebiyatları tekrar tedavüle sokuyor veya yeni yazarların yetkinliğinin reklamını yapıyor olsa da esas gaye temelde aynıdır: Günümüz edebiyatını tazelemek, canlandırmak ve “yeniden yapmak”tır. 
- T. S. Eliot

Tamamdır. Yaptım işte. Söyleyeceklerim bu kadar. 
- Ezra Pound

Pound’un iyi edebiyatın, iyi şiirin, iyi eleştirinin ve iyi çevirinin doğasına dair keskin sözler söylediği, klasikten moderne Batı edebiyatlarını biraz kibirli, çokça cesur bir biçimde mihenge vurduğu bu makaleler derlemesi aslında modernist Batı şiiriyle muhatap olmak için bir hazırlık rehberi. Pound modernist bir hız tutkusu ve bilimsellik iddiası ile okurları, şairleri, eleştirmenleri ve çevirmenleri yine modernist şiirin evrenine en kestirmeden yaklaştıracak patikaları açmaya girişiyor. Aynı zamanda okurlarına yolluklar hazırlıyor: Bir cebe “iyi”yi ölçmeyi sağlayacak eleştirel enstrümanlar koyarken diğer cebi “iyi”nin tarihsel ve güncel örneklerinden seçmeler ile dolduruyor. Modernist tavrın temel karakteristiğini taşıyan bu makaleler aynı zamanda “büyük” bir şairin dünya şiirinin gelişimine sunduğu eleştirel katkıları, şiirin önde gelen isimlerinden birinin nasıl bir edebiyat evreni hayal ettiğini de gözler önüne seriyor.

“İyi olana dair düşünce haritası” sunma iddiasındaki bu derleme modernist şiire hazırlık için bir rehber olmanın ötesinde Ezra Pound şiirinin dönemsel gelişimini anlamak için de bir elkitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37c196eb-24f6-4e02-bf16-160ec03089d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirde Bir Şekavet - Seçme Öyküler</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan seçme öyküler Şehirde Bir Şekavet 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 84 öyküsünün yer aldığı Kadınlar Vaizi, Namusla Açlık Meselesi, Katil Puse, İki Hödüğün Seyahati, Tünelden İlk Çıkış, Gönül Ticareti, Melek Sanmıştım Şeytanı, Eti Senin Kemiği Benim adlı kitapların ilk baskılarından seçilerek bugünün Türkçesine uygun biçimde hazırlanan Şehirde Bir Şekavet kitabında 13 öykü var. Murat Yalçın tarafından hazırlanan kitaptaki öykülerin adları şöyle: “Ada Vapurunda”, “Bugün Ne Yiyeceğiz?”, “Misafir”, “Mırnav… Mırnav”, “Şehirde Bir Şekavet”, “Eşkıya Oyunu”, “Hatt-ı İstiva”, “İlk Orucum”, “Çocuklara Yasak”, “Müslüman Mahallesinde Bu İş Olur mu?”, “Ecir ve Sabır”, “Kırço”, “Kedim Nasıl Öldü?”. 
 
“Ben niye beklendiğini bilmeden yahut çocukluk iştahımı bastıramadığımdan olmalı ki, parmağımı en yakın reçel tabağına teklifsizce banıverdim. Babam derhal elime sertçe bir kaşık tersi indirdi. Bunun ne demek olduğunu anlamak için döndüm. Annemin yüzüne baktım. Onun şefkatli gözlerinden iki iri damla yuvarlandığını gördüm. Terbiye dayağını ben yedim, fakat anneciğim benden evvel ağlıyordu. Onun bu acıklı yaşları elimin acısından çok beni sarstı. Babamın yaptığı fenalığın benim kabahatimden daha büyük olduğunu anladım. İşte o zaman yüzüm buruştu. Dudaklarım büküldü. Ayaklarımla siniyi döverek çığlığı kopardım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f827b31a-7508-4dea-b162-b1c4762dd2c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tebeşir Tozu</image:title>
            <image:caption>O, sınıflarından melodiler yükselen idealist bir öğretmen...
Asla pes etmeyi düşünmedi...
İlham verici projeleri tezlere konu oldu...
Yaptığı çalışmalar belgeselleştirildi...
Pek çok ödüle layık görüldü...
İşte Sezer Ortadağ’ın ufkun ötesine uzanan öğretmenlik hikâyesi...

Tebeşir Tozu bir eğitimcinin kendi öğrencilik yıllarından başlayarak devam eden öğretmenlik hayatı boyunca yaşadıklarının kısa bir özetini sunuyor. Türkiye’nin ücra köylerinden yola çıkarak dünyaya açılan serüveninde Sezer Ortadağ, kendi hikâyesi üzerinden birçok insanın eğitim hayatına da ayna tutuyor. Her koşulda mazeretlere değil, maharetlere odaklanmanın gücünü vurguluyor.

Bu ilham verici sayfaları, kimi zaman gülümseyerek kimi zaman da hüzünlenerek çevireceksiniz. Mesleğini tutkuyla yapan bir öğretmenin öğrencileriyle nasıl derin bir bağ kurduğunu, nasıl her birinin yüreğine dokunarak içindeki ışığı alevlendirdiğini ve nasıl fark yarattığını göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93918</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a807e17-44bf-48f0-8815-bbad49fc8e91.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe İz Bırakan Olaylar</image:title>
            <image:caption>Dünyada var olduğumuz günden beri, gelişimimizi etkileyen birçok olay yaşadık. İşte bu kitapta insanlığın tarihini değiştiren bazı olaylara ve dönemlere tanık olacaksınız. Tarihe İz Bırakan Olaylar’a hazır olun! 
Birazdan yazıyı bulacak, şehirleri ele geçirecek, seferler düzenleyecek, 
keşiflere çıkacak ve uzaya gideceğiz... 
 
§  Yazının icadından 
§  İstanbul’un fethine 
§  Matbaanın kullanımından 
§  Aşının icadına 
§  Uzay yolculuklarından 
§  Berlin Duvarı’nın yıkılışına 
kadar uzanan serüvenlere katılmaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35678c0-3f6b-479c-98bb-bc5a3dba6bff.jpg</image:loc>
            <image:title>Menajer - Transferin Gizli Yüzü</image:title>
            <image:caption>Mustafa Açıkgöz menajerlik kavramının ne olduğunu ve bilinmeyen yönlerini Menajer: Transferin Gizli Yüzü kitabında anlatıyor. Sözleşme süreçlerinde yaşananlar ve transfer dönemlerindeki kritik kararlar gibi yeşil sahanın dışında da devam eden önemli anlar 
 gün yüzüne çıkıyor. 
 
Oyuncusunun her anında, iyi gününde de kötü gününde de yanında olan, her ihtiyacını karşılayabilen menajer, futbolun olmazsa olmaz parçalarından biridir. 

Nihat Kahveci

Daha olumlu olup bu karamsarlığı bırakır ve güzel hikâyelerle yola çıkarsak futbol kalitemizi, kültürümüzü artırırız. 

Hamit Altıntop

Menajer olmanın metodolojisinden bahseden pek kitap yok ve bu, gerçekten akıllıca bir fikir. Futbol bilgi, iletişim ve dürüstlükle 
başarıya ulaşabilir. 

Victor Orta - Leeds United Sportif Direktörü

Futbol tek bir kişinin yönetebileceği durumdan çıkıp ekip işi haline geldi. Menajerlerin de bu ekibin bir parçası olması 
 gerektiğini düşünüyorum. 

Rüştü Reçber</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/355ac16e-e15c-4678-b9b6-0f2be0cbe2f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşizm Tarihi ve Teorisi</image:title>
            <image:caption>Ne oldu, nasıl oldu da faşist bir iktidar kitleleri önüne katarak devasa bir soruna dönüştü? Bu soru hâlâ güncelliğini  koruyor. David Renton, cevapların peşine düşerken faşizmin öncelikle neden bir hareket sonra da neden bir siyaset biçimi olduğunu açıklamaya çalışıyor. Faşizmle ilgili oluşturulan teorileri, iddiaları ve geçmişte yaşananları anlamlandırmak için akıl yürütüyor. 
 
Faşizm: Tarihi ve Teorisi, Hitler ve Mussolini dönemlerindeki faşist yükselişi, ona karşı çıkan Marksist tepkileri ve faşist söylemlerin ne zaman başladığı konusunu geçmişten günümüze taşıyor. Troçki ve Gramsci’nin yazıları ile çağdaş teorisyenlerin öne sürdükleri savların çeşitliliği okurun kafasındaki 
sorulara netlik kazandırıyor. 
 
Faşizm: Tarihi ve Teorisi  geçmişi anlamak ve  günümüzde yaşananları yorumlamak isteyenler için bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da512898-0bb5-44e1-8c71-613bcb34d74d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Avlusu</image:title>
            <image:caption>Dominique Eddé’nin bu sürükleyici romanı, intikam ve iktidar uğruna birbirinin arkasından entrikalar çeviren, yok olmaya mahkûm Can ailesinin öyküsünü anlatıyor. 
New York’ta başarılı bir avukat olan Kemâl Can’ın, dışarıdan bakanların çoğunun göremediği sorunlu bir geçmişi vardır. Suriye İstihbarat Teşkilatı’nın başındaki amcası Seyfeddin Can, Kemâl’in babasını ve annesini öldürterek onun daha on iki yaşında öksüz kalmasına neden olmuş, sonra da eğitim masraflarını karşılayarak bugünkü başarısına ulaşmasını sağlamıştır. Manhattan’da yaşayan Kemâl, amcasının Paris’te bir terör saldırısı planladığını ve bunu Kemâl’in cihatçı kardeşi Murad’a yaptıracağını öğrenir.
Aile ilişkileri zayıfladıkça ittifaklar, hasar görmüş yaşamlar, imkânsız aşklar ve derin ihanetler birer birer ortaya çıkar. Ortadoğu’da ülkeleri paramparça eden çatışmaların birer yansıması gibidir her biri. Eleştirmenler tarafından hem evrensel hem de geleceği öngören bir yapıt olarak nitelendirilen bu roman, Suriye’nin bugünkü durumunu ve Ortadoğu’yu anlamanıza yardımcı olacak.
 
“Doğruluk mürekkebine batırılmış bir kalem tarafından özenle yazılmış, güzel bir kitap... Bakış açısı doğru, kalemi tutan el yetenekli ve altta yatan düşüncenin karmaşıklığından hiçbir ödün verilmiyor. Bu güçlü duvar resmi; iktidar ve aile, yozlaşma ve baskı arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Suriye ve Ortadoğu hakkında bildiğinizi düşündüğünüz gerçeklere yepyeni bir ışığın önderliğinde bakmaya hazır olun!”
Georgia Makhlouf
The Huffington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91987b61-5953-4fb2-b84e-36b4e86dec83.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Kardeş Şehirleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin kardeş şehir ilişkilerini ulusal ve uluslararası ölçekte bir bütün olarak ele alan araştırmaların eksikliği nedeniyle, bu çalışmada Türkiye’nin kardeş şehirleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak, kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi hedeflenmiştir. 

Kitap, giriş ve sonuç bölümü dışında dört bölümden oluşmaktadır. Kitabın ilk bölümünde kardeş şehir olgusunun dünyada ortaya çıkışı ve gelişimi, Türkiye’de kardeş şehir ilişkilerinin aşamaları ile birlikte açıklanmaktadır. İkinci bölümde ise kardeş şehir bağlantılarındaki dönemsel ve mekânsal özellikler, bazı perspektiflere (tarihsel, kültürel, coğrafi, ekonomik ve politik) göre ele alınarak, konuyu açıklayıcı haritalar, grafikler ve tablolar eşliğinde sunulmuştur. Kitabın üçüncü bölümünde, Türkiye’deki belediyelerin kardeş şehir anlaşmalarında tercihlerini belirleyici faktörler değerlendirilmektedir. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde ise sonlandırılan ya da verimsiz kardeş şehir ilişkileri üzerinde etkili olan faktörler değerlendirilmiş; Türkiye’nin kardeş şehir potansiyeline dikkat çekilerek, kardeş şehir ilişkilerinden etkin ve verimli yararlanma hedefi için öneriler sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d47a753e-3de9-4292-9e50-0fad1de8ddc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Dante</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu... Görünen dünyanın hükümdarı! Şimdi kendisini çevreleyen havadan, görünmezden, son derece küçük olandan, hiçbir şey yapamayacağı tehlikelerden korunmak zorundadır. İçeriye kapatabilir kendisini, bunun gibi odalarda güvende kalabilir. Ve en nihayetinde hayaletimsi, sönük bir ışık yayan, boyut olarak birbirinden farklı, çok sayıda ekrandan oluşan bir labirentte yaşarken benden çok daha “hayalet” olabilir. Zira kendisini ekranları arasına hapseden biri artık güneşi ve rüzgârı, dalgaları ve yıldızları bilmez. Hakikatsiz, özsüz görüntüler arasında yaşar. Ona sahip olduğunu düşünmesine, ona iyi bakmasına ve onu elinden geldiğince giydirmesine rağmen artık bir bedene sahip değildir. Kafatası ayan beyan seçilse de artık kendisine ait bir beyni yoktur; duyguları ve anıları da. Oysa ben bütün bunlara sahibim, bir gölge olsam bile.
 
14 Eylül 1321 tarihinde, yüreğinde kavuşulmayan aşkın ıstırabıyla bu dünyadan göçen Dante’nin hâli Kutsal Efendi’yi bile incitir. Cennetin kapılarına dayandığında kendisine bir teklif sunulur: Bundan sonra her ölüm yıldönümünde bir gölge hâlinde de olsa, günbatımından şafağa dek yeryüzüne gönderilecektir. Fanilerin et, kan ve kemikten bedenine sahipken bulamadığı aşkla karşılaşmayı başarır, onu görüp duyan olmasa da makûs talihini bir şekilde alt edebilirse, yeryüzünde yeni bir şansı olacaktır.
 
Dante, tam altı yüz doksan dokuz gece, aynı tarihte, Floransa’da o çok sevdiği katedralin önünde bulur kendini ve etrafını saran kalabalıkta aşkın suretini seçmeye çalışır. Ne yazık ki günün ilk ışıkları hayal kırıklığıyla birlikte söker ufuktan ve öte âleme mutsuz bir geri dönüş başlar. Ta ki yedi yüzüncü geceye kadar...
 
İtalya’nın yaşayan en önemli şairlerinden biri olan Giuseppe Conte,
Dante’nin 700. ölüm yıldönümünü onun yerine düşünüp konuştuğu
bu muhteşem hayalet hikâyesiyle onurlandırıyor. Romanın sonuna
geldiğindeyse yeni bir bölüm açıp Dante ve “kutsal şiiri”ne dair notlarını paylaşmaktan da geri durmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a4687b-b23d-4675-b14a-f90875f957ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid 19 Pandemisi ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Devletler; salgın hastalıkların neden olduğu tehlikeler karşısında etkileri tüm topluma yayılmadan önce erken tedbir almak zorundadır. DSÖ her ne kadar üst bir örgüt olarak pandemi ilan etse de alınacak önlemler konusunda her ülkenin kendi otoriteleri yetkilidir. 2020 yılında pandemi olarak ilan edilen Covid-19, tüm dünyayı etkisi altına almış bulaşıcı bir salgın hastalıktır. 

Covid-19 salgınının Türkiye’de de etkilerini göstermesi üzerine ülke çapında alınan önlemler tüm bakanlıkların harekete geçmesi ile ortak bir politika alanı bulmuştur. Öncelikle Sağlık Bakanlığı’nın salgına karşı aldığı önlemler ile süreç başlatılmıştır. Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda Cumhurbaşkanının direktifleri ile seyahat ve sokağa çıkma yasakları, karantina uygulamaları, alışveriş merkezleri ve eğlence mekânlarının kapatılması gibi hızlı ve kararlı yanıtlar, salgının etkilerinin sınırlandırılmasını desteklemiştir. Pandemi ile mücadelede sağlık politikalarının biçimlendirilmesinde başta İçişleri ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere diğer bakanlıklar faaliyet alanları ile ilgili konularda politikalar geliştirmiştir. Merkezde geliştirilen politikalar doğrultusunda taşradaCovid-19 mücadelesini güçlendirmek için illerde valinin, ilçelerde kaymakamın başkanlığı ve koordinesinde kararlar alınmış, uygulamaya aktarılmış ve denetlenmesi sağlanmıştır. 

Salgının etkilerini azaltmak için hızlı ve etkili bir şekilde politika geliştiren Türk kamu yönetimi bu yönüyle diğer ülkeler tarafından da örnek gösterilmektedir. İşte bu kitap içerik itibariyle pandemiye karşı mücadele politikasını bütüncül bir bakış açısı ile sergilemektedir. Çalışmada Covid-19 pandemisine karşı Türk kamu yönetiminin geliştirdiği mekanizmalar/önlemler, uygulanan politikalar ve stratejiler başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere ele alınan her bir bakanlık nezdinde ve sistematik bir şekilde değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93926</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd02cd59-7979-452b-a27f-5539a26f97e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozart</image:title>
            <image:caption>Fide Serisi, geleceğin minikleri için Vivaldi ve Bach&apos;ın yanı sıra Wolfgang Amadeus Mozart&apos;ın yaşam öyküsünü paylaşıyor. 
 
Gözünüz kapalı enstrüman çalmayı denediniz mi? Peki hiç şarkı yazdınız mı? Müziğin dehası Mozart bunları küçükken yapıyordu! 

Dünyanın en ünlü müzisyenlerinden Mozart&apos;ın serüvenine katılın. Eğer yeterince isterseniz, bir gün siz de büyük bir sanatçı olabilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff204624-4719-42a2-afbb-3fd321852da9.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Güz Ateşi</image:title>
            <image:caption>M.S. 1082; Alamut Kalesini ele geçiren Hasan Sabbah Selçukluların iki büyük saldırısını atlattıktan sonra geniş bir ülkenin topraklarına göz dikmiştir. Bu ülke bugün İran sınırları içerisinde olan Kir- man’dır. 
 
Kirman’a dai ve fedailerini yığarak ülkeyi ele geçirme yolunda epey mesafe kat eden Hasan Sabbah’ın kimseye acımaya niyeti yoktur. Bu yüzden Hasan Sabbah’a karşı koymak için örgütlenen halk ile Haşhaşiler arasında kanlı bir hesaplaşma kaçınılmaz gözükmektedir. 
 
Kirman korkunç sona doğru hızla giderken, acaba kahramanımız Berdesirli Arslan ve dostları bu gidi- şata dur diyerek, vatanını kurtarabilecekler mi? 
 
Bu sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız. 
 
M.S. 1082 ve 1101 yılları arasında Kirman ülkesinde yaşanan gerçek olaylardan yola çıkılarak hazır- lanan bu kitap tarihe ışık tutacak önemli bilgiler taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/605c207d-1175-4ce5-8bd7-4e1963e82601.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşe&apos;nin Almanya Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Hikayenin finali müthiş... Sizin de okuyunca bana katılacağınızı düşünüyorum. 
Gurbeti yaşayan birisi Orhan Erdoğan. Kendisinin de yaşadığı gurbeti çok iyi anlamış ve anlatmış. 
Derin bir hikayedir gurbet. Ayrıca gurbet umuttur, gurbet maceradır, gurbet yaşamdır, son olarak gurbet dramdır. Ve Ayşe&apos;nin yolculuğunda bunların hepsi mevcut! 
Ayşe&apos;nin Yolculuğu “içerden gelmiş” ve içerlerde yaşanmış bir öykü. Dedim ya! İçer- den gelirse kalite tescillenir. 
Tebrikler sevgili hemşehrim Orhan Erdoğan... 
 
ERDAL SARIOĞLU 
Yeşil Banaz Gazetesi Sahibi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d49d073-1d12-4b9b-8abc-997b5352b86f.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Kalır Bir Başına</image:title>
            <image:caption>gençlik bir gökkaldıran portakalı 
dalıp gidip turuncusuna 
yollar dürerdin aşkla sen bir zaman 
akdenizden ığdır ovasına değin 
karlı dağ titreyişi sıcakta 
sarıp sarmalardı kar çiçeği sözcüklerini senin 
 
sevdiklerinin yaşlılığına da erdin 
gökte güneş kararmış portakal 
ölüm mü o yaklaşan 
sanırsın dizlerinin dibine yayılmış bir duman 
 
asıl böyle sevdada kal 
incitmesin son üzümün ezilişi ağzında 
bir soyulmamış portakal gibi yuvarlanıp dursun aramızda zaman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36693875-56a2-48f5-876b-3d38e248118a.jpg</image:loc>
            <image:title>Göktürklere Kalan Miras</image:title>
            <image:caption>MÖ 7 - MS 7. yüzyıllar arasında Çin geleneksel siyaset dilini belirleyen birincil tarih kaynaklarının çeviri ve değerlendirmesinden oluşan bu eser, söz konusu resmî dilin “eski Çin’in ötekisi” olarak gördüğü kuzeyli toplulukların, Batı dillerinde yanlış bir genellemeyle “barbar” olarak karşılanan yabancıların, değişen tarihî, siyasi ve kültürel koşullar bağlamında gerçekte ne şekilde algılandığını ortaya koymaya, siyaset terminolojisi içinde onları tanımlayan sözcüklerin yüklendikleri anlamları tasnif etmeye girişmektedir. Çalışmanın öncelikli değeri, Batı biliminin genellemelerinden uzaklaşarak Uzak Doğu coğrafyasının karşılıklı ilişkilerin ağında biçimlenen kavramlarını kötü çağrışımların dışında ele almasından kaynaklanmaktadır. Bu sofistike bakışın haricinde, MS 2. - 3. yüzyıllardan itibaren Göktürklere kadar uzanan süreçte Türkçenin ilk formu olarak ele alınan dil ve tarih malzemesi içerisinde şekillenen sözcüklerin de izini süren kitap, sadece Sinoloji araştırmaları açısından değil, Türkoloji araştırmaları açısından da özgün çıkarımlarıyla önemli bir akademik verim olarak okurların takdirine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b9675a6-d798-4291-b585-98477a10c185.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Olduklarını Sanıyorlardı</image:title>
            <image:caption>“ÖZGÜR OLDUKLARINI SANIYORLARDI” RAFLARDA YERİNİ ALDI! 
 
Frankfurt Üniversitesi’nde araştırma profesörü olan Milton Mayer, Kronenberg adındaki küçük bir kasabada yaşadığı sırada on Alman ve onların 1933-1945 yıllarındaki hayatları üzerine bir çalışma yapar. Mayer bu insanları Nazi yapan şeyin ne olduğunu merak etmiştir ve bu kişilerle yaptığı savaş sonrası röportajları temel alan bir kitap yazar. Onlarla Nazilik, Nazi Almanya’sının güç kazanması, kötülüğün kitlesel yükselişi üzerine yaptığı söyleşiler bu kitabın temelini oluşturmaktadır. 
 
“Nazi denen bu korkunç canavar ruhlu adamı hep görmek istedim. Onunla konuşmak ve onu dinlemek istedim. Onu anlamaya çalışmak istedim. İkimiz de insandık neticede.” 
  İlk kez 1955’te basılan Özgür Olduklarını Sanıyorlardı, değişimin yavaş bir şekilde kendini hissettirmesini, kötülüğün sessiz yükselişini, ahlaki otoritenin ortadan kalkmasını basit ama açıklayıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fc6606-c161-4efc-98f6-26cd109dc380.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Benimle Bırak</image:title>
            <image:caption>Türk pop müziği tarihinde Ermeni müzisyenlerin ve aranjörlerin öncülüğü yadsınamaz. 

Bu isimlerin başında kuşkusuz Cenk Taşkan (Majak Toşikyan) geliyor. Onno Tunç, Garo Mafyan gibi isimlerden önce piyasaya dahil olan Taşkan; Nükhet Duru’dan Ajda Pekkan’a, Sezen Aksu’dan, Neco ve Hümeyra’ya kadar Türk pop müziği tarihine damgasını vuran pek çok önemli starla çalıştı. 

Yetmişli yılların sonuna doğru Nükhet Duru besteleriyle zirveye ulaşan Taşkan, piyasanın en çok aranan isimlerinden biri oldu. Ardında yüzlerce beste bıraktı. Günümüzde, eserlerinin pek çoğu klasikler arasında… 

Taşkan, seksenli yıllarda yaşanan askeri darbenin ardından, azınlıklara yönelik baskılar nedeniyle ülkeden göç etmek zorunda kaldı. Dönemin önde gelen yayın organları yaşananları görmezden gelerek “Cenk Taşkan Arjantin’e kaçtı,” manşetleri attılar. Oysa Taşkan, gitmek zorunda kalmıştı… 

1998 yılında ülkeye yeniden geri dönene değin Kanada’da yaşadı. Türkiye’de büyük bir üne sahip olan Taşkan, göç ettiği Kanada’da büyük çıkmazlarla karşı karşıya kaldı. Sıradan bir adama dönüşüverdi. 

Geçmişe ait anılarını, şarkılarını hatırlamamak adına yaklaşık yirmi yıl boyunca kendisini bir odaya hapsetti. Ne tam anlamıyla Cenk Taşkan olabildi ne de Majak Toşikyan… İki kimlik arasında yıllara yayılan büyük bir savaş verdi. 

Majak Toşikyan olarak yaptığı bir besteyle Sovyet Ermenistan’da ünlendi. Fakat hayatta olmadığı sanıldığı için bu gerçeği ancak yıllar yıllar sonra öğrenebildi… 

Kitabımıza, Nükhet Duru’nun ölümsüz yorumuyla hafızalara kazınan “Beni Benimle Bırak” adını verdik. Unutulmayan eserin bestecisi Taşkan’ın kendisidir. 

Bu kitapta, Cenk Taşkan’ın yaşamından yola çıkarak Türk pop müziği tarihinde Ermeni bestekârlar ve aranjörlere odaklanacağız. Kitabımızda okuyucu daha pek çok sürpriz bekliyor olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af8e0bf-f3b8-49e3-b4e1-cdaa78bb35e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyografiniz Nasıl Biyolojiniz Haline Gelir?</image:title>
            <image:caption>Çocukluk dönemi deneyimleri, siz onları bilinçli olarak hatırlamasanız bile hayatınızın diğer dönemlerine nasıl damgasını vuruyor?

Aynaya baktığınızda gördüğünüz yetişkin bir zamanlar çocuktu; o çocuğun hikâyesine kulak verin; çünkü çocukluk deneyimleri yetişkinliği şekillendiriyor.

Çocukken karşılaştığınız stres faktörleri, kayıplar ve olumsuzluklar, biyolojinizi şekillendiriyor, yetişkinlikteki sağlığınızı ve ilişkilerinizi belirliyor.

Neden üç kez evlendiğinizi veya hiç evlenmediğinizi, neden sigarayı bırakamadığınızı, neden fazlaca içtiğinizi, neden doktorların size yardımcı olamadığı birçok fiziksel sorununuz olduğunu ya da “başarılı” olmanıza rağmen neden neşeli ve mutlu hissetmediğinizi anlamak ve nasıl iyileşeceğinizi bilmek istiyorsanız bu kitap sizin için.

Yetişkin yaşamınızda boğuştuğunuz sorunların birçoğunun köklerinin çocukluğunuzda yaşadığınız olumsuzluklarda bulunduğunu göreceksiniz.

Bu kitap, olumsuz çocukluk deneyimlerinin ardından acı çeken herkes için bir umut ve ilham kaynağıdır.

Aynaya tekrar bakın ve bir zamanlar olduğunuz o çocuğa onu iyileştirmek için bir yolculuğa çıkacağınıza söz verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cfe1345-b29c-4ff8-bdcd-3013f05e5c70.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Hayatının Sefaleti - Ekonomik, Politik, Psikolojik, Cinsel ve Özellikle Entelektüel Veçheleriyle</image:title>
            <image:caption>Bütün dünyayı kasıp kavuracak &apos;68 olayları öncesinde Strasbourg Üniversitesi&apos;nde dağıtılan ve bir doğrudan demokrasi çağrısı niteliği taşıyan Öğrenci Hayatının Sefaleti manifestosu sayısız korsan baskıyla kısa süre içinde binlerce öğrenciye ulaşır.

Başlığını Guy Debord&apos;un koyduğu ve Tunuslu sendikacı Mustapha Khayati&apos;nin kaleme aldığı, Sitüasyonist Enternasyonal&apos;in bu çağrısı; hem tüketim ve gösteri toplumu entelijansiyasının hem de sendikal ve politik bürokrasilerin yergisi olarak, öğrencileri iktidar çarkları içinde oyalanmayıp devrim umuduna şenlikli bir hava katmaya davet etmektedir: &quot;Sıkıntı karşıdevrimcidir!&quot;

Dünyayı kapitalizmin ötesine taşıyacak özne, yeni bir &quot;hayatın bilinçli yönetimini&quot; şekillendirecek yapı ve ortaya çıkacak bu yeni dünyanın kategorilerine dair sorulara verdiği cevaplarla Öğrenci Hayatının Sefaleti, üniversitenin kurumsal bir cehalet örgütü haline geldiği, profesörlerin seri üretiminin ritmine uyumlanan yüksek kültürün çözülüp dağıldığı, akademik uzmanlık kisvesi altında bütünsel bakışın önüne set çekildiği günümüzde de güncelliğini koruyor.

Ferda Keskin&apos;in önsözüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f61f398-0873-488c-994c-cf40b88fcdcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekim - Uzun Pazar</image:title>
            <image:caption>Bir adam. Artık yok...


Yayınlandığı günden bu yana büyülü gerçekçiliğin ve modern Avrupa edebiyatının gizli başyapıtlarından biri olarak kabul edilen Ekim: Uzun Pazar, benliğini adım adım yitiren bir adamın öyküsüdür. Kayıp giden yaşantısını kayıtsız, dingin bir su gibi izlerken istediği tek şey, zamanın ve kaderin girdabında boğulmamaktır. Artık hareket etmeyi de bırakarak bir çeşit uyuşukluğa, belki de Antik Yunan filozoflarının mutluluk diye adlandırdığı o edebi istirahate kavuşmayı bekler ve bu gündüz düşlerinin ortasında karşısındakiler ondan kim olmasını isterse ona dönüşerek, &quot;yaşamaktan ziyade başkaları tarafından yaşanıp yaşanmadığını&quot; sorgular durur.


Cortázar&apos;ın &quot;Okurken boğulacak gibi oldum, nefes almaya çabalarken, geçmişi gözlerinin önünden geçen, geleceğiyse un ufak olup küle ve sessizliğe bürünen, neredeyse ölmek üzere olan birinin yaşayacağı nostalji hissinin altında ezildim. Bu his saatlerce beni tutsak etti ve kral kanı taşıyan bir yazar keşfettiğim düşüncesiyle dehşete kapılarak dondum kaldım,&quot; satırlarıyla selamladığı Guy Vaes&apos;ten, Ulysses&apos;in, varlığını ardında en ufak iz bırakmamacasına ortadan kaldıran o hummalı, içsel yolculuğuna atıfta bulunan ödüllü bir mücevher...


&quot;Ekim düşüş demektir. Baudelaire&apos;in de korktuğu soğuk karanlıklara dalışın habercisidir. Benim gibi iflah olmaz bir tedirgine varlığın sarsılmasını, benliğin marazi bir şekilde çözülüp dağılmasını çağrıştırır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7211c5-5cfe-4bf6-868c-5e2ad23b6d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Shadowghast - Karakasvet (Bez Cilt-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Deniz Kasabası Efsaneleri’nin üçüncü macerasında, kasabanın geleneksel festivali Kasvet Gecesi için hazırlıklar devam ederken bir fenerin içine sıkışmış antik bir ruh olan Karakasvet tüm kasabayı ele geçirmek için pusuda bekliyor.

Serinin üçüncü kitabında, yıllar önce ailesini kaybettiği bir gemi kazası geçiren Herbert Limon, geçmişindeki karanlık gölgelerle yüzleşirken kasabayı tehdit eden bir yaratığın peşine düşer. Diğer kasabalar bilindik festivallerle oyalanırken, Tuhaf Deniz Kasabası’nda işler her zamanki gibi tam tersi işler. Efsaneye göre, kasaba halkı Kasvet Gecesi’nde mum yakmaz ve hiçbir şovmen iskelede kukla gösterisi sergilemezse hakarete uğramış hisseden Karakasvet, kasaba halkının gölgelerini yakalayıp yutar.

Bu yıl festival için kasabaya davet edilen profesyonel tiyatro ekibinden biri de Herbie’nin geçmişi hakkında şaşırtıcı haberler veren kuzgun saçlı sihirbaz Caliastra’dır. Tiyatrocular otele girer girmez Herbie’nin en yakın arkadaşı Violet’in koruyucusu da dahil olmak üzere kasaba halkı bir bir ortadan kaybolmaya başlar. Gerçeği kurnazlıktan ayırmak ve karanlık herkesi yutmadan önce Karakasvet’in gizemini çözmek yine Herbie ve Violet’e kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b23b18ed-e0e1-4b7f-a088-3ccb03e4ec96.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Galaksinin Koruyucuları - Paralel Evren (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yıl 2189. Yer; evrenin her köşesi. Macera üretimi; çocuk zihni. Yaşananlar; heyecan, macera, hareket, spor, çekişme, kahramanlık. Malzemeler; yapay zekâlı robot, süper bisiklet ve kaykay, süper teknoloji ürünü bir saat, uçan arabalar, uzay ve ışık hızı.   Kahramanlar; bütün çocuklar.   Eksikler; vücut savunma sistemi ve sen…  Bütün hayatını odasından çıkmadan geçiren bir çocuk. Daha 10 yaşında. Canlı kimseyle temas edemiyor. En büyük zevki camdan dışarıyı seyretmek. Tek-noloji gelişmiş, çağlar açılıp kapanmış, samanyolu galaksisinde koloniler kurul-muş. Uzayda ayak basılmamış yer yok. Ama bu çocuk sadece evde. Bütün geliş-meleri hologramdan takip ediyor. Teknoloji son sürat ama hâlâ hastalığına çare bulunamamış. İşte, bu benim sevgili dostum. Yaşadığımız evreni artık tanıyoruz. Fakat paralel evrenler hakkında hiçbir fikrimiz yok!  Teknolojimiz gelişmiş, kendimize güvenimiz tam, takım ruhumuz harikulâde.  Anlayacağınız her şey hazır.  Peki, paralel evrende neler var?  Solucan deliği ne işe yarar? Hiçbirisi rüya değilmiş, hepsi gerçekmiş.   Siz, siz olun sözlerinize dikkat edin. Astropsikologların tedavi için neden çocukluğumuza indiğini hiç düşündümüz mü? Çünkü problemlerin çözümü çocuklarda. Diğer galaksiden gelenler bunun farkında. O yüzden herkes çocukların peşinde. Her zaman dediğim gibi,  Dünyayı Çocuklar Kurtaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2482734-0358-4030-8d18-71f016f06974.jpg</image:loc>
            <image:title>Plüton&apos;un Dünya Umurunda Değil</image:title>
            <image:caption>Güneş Sistemi sınıfında Plüton bayılıyor dansa 
Diğerlerine göre hem yavaş hem de kısa 
Bunu gören Dünya aniden fırladı ayağa 
“Artık gezegen değilsin,” dedi Plüton’a. 
 
En yakın arkadaşı Neptün ağlamak üzereydi 
Merkür üzüntüsünden o gün de gitti geri 
“Haydi Plüton, sen de gayret et, hızlan,” dediler 
Ne yapsalar da Plüton’u ikna edemediler. 
 
Plüton’un Dünya Umurunda Değil her yaştan çocuk ve yetişkin için bir farkındalık kitabı, kendimizi olduğumuz gibi sevmeyi öğrenmenin eğlenceli rehberi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41fd8aa6-73bf-4c00-98aa-6a913a16d7ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kimin Cesedi?</image:title>
            <image:caption>Şakacı, zeki ve soylu Lord Peter Wimsey, ilk cinayet davasındaki düğümleri çözmenin peşinde... 
 
Küvette iriyarı bir adamın cesedi uzanıyor. 
Ortada bir cinayet varsa bu alışılmadık değil. 
Peki ya cesede özenle yerleştirilmiş o şık, altın monokl? 
Grotesk bir zarafetle ölümle dalga geçiliyor sanki. 
 
Lord Peter Wimsey olay yerine geldiğinde 
hayatının bilmecesiyle karşılaştı. 
Polis cinayetten küvetin sahibini sorumlu tutsa da 
dedektifin araştırması çok daha tuhaf bir şeyler olduğunu ortaya çıkaracak. 
 
Şimdi tek yapması gereken 
banyodaki cesedin kimin olduğunu bulmak. 
İlk cinayet davasında Lord Peter, 
küvetteki cesedin sırlarını tek tek çözebilecek mi? 
 
 
“Lord Peter kaleme alınmış en iyi dedektifler arasında kendine yer edinmeyi başarıyor.” 
– The New York Times 
 
“En başarılı cinayet romanlarından biri.” 
– Saturday Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2fc65cb-5c8b-49f5-bb8e-3eb63f501d55.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadaki Son Beyaz Gergedan</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar binlerce beyaz gergedan, Afrika’da özgürce dolaşıyordu. Ta ki onların değerli boynuzları kaçak avcılar tarafından keşfedilene kadar... Sonra beyaz gergedanlar ortalıkta görünmez oldu. 
 
Acımasız avcılar, dünyadaki son beyaz gergedanın da peşine düştü ama o yalnız değildi artık. Dünyadaki son tekir kedi onun yardımına koştu. 

Tekir kedi dünyadaki son kedi değildi.  Kim bilir belki de son gergedan gelecekteki ilk gergedan olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2066257f-b53c-4dbd-8aaf-e233198da972.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkıma Takılanlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap size “nasıl şöhret olunur” sorusunun cevabını sunmuyor. Aksine başarısızlıkların, şanssızlıkların, hayal kırıklıklarının, isyanların hikâyesini anlatıyor. Ve en önemlisi fark etmenin nasıl büyük bir mucize yarattığını… Çünkü bu kitaptaki her bir kelime samimiyetle ve inanarak yazıldı. 

Hepimizin hayatında iyi olduğu kadar olumsuz hikâyeler de vardır. Ve çoğu zaman o hikâyeleri, içinde bulunduğumuz anda değerlendiremeyiz. Sahnede olmayı, insanların hayatına dokunmayı çok seven oyuncu Hakan Bilgin, “Fark”ıma Takılanlar kitabını bunun için kaleme aldı. Daha erken fark edip hayatın tadını çıkaralım ve yaşayacağımız güzel günlere küsmeyelim diye. 
 
Hakan Bilgin gibi usta zihinlere ihtiyacımız var. Fark yaratsınlar, bizi ileriye taşısınlar diye. Bu kitap da böyle bir zihnin düşünce kırıntıları. İyi yazmış, iyi ki yazmış! 
- Uğur Batı 
 
Okurken dedim ki içimden Hakan’a “İyi ki ‘topu’ değil de ‘güneşi’ seçmişsin; bak o sayede hep birlikte daha bir aydınlık, daha bir neşeliyiz!” Hakan’ı tanımak büyük keyif; hem şahsen hem zihnen. Siz de tanışın! 
- Sinan Canan 
 
Gençlere verdiği mesajlarda, ülkenin yaşadığı bölünmüşlük duygusu yerine cesaret ve umut var. Hakan’ın bu ülkeye çok şey katacağını biliyorum, şimdiden harika bir hikâyesi var hayatta. Avuçlarınızda, sizi arkanızda hikâyeler bırakmak için yüreklendirecek bir kelebek var. 
- Ahmet Şerif İzgören</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d25a4d-2dd3-4588-99cd-a419d4bfb22b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Çağ&apos;da ve Yakın Çağ&apos;da Avrupa - Enteresan Dünya Tarihi 5</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: — Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, — Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir, — Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, — Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09c0341c-bf59-4c28-9cff-00ef1e59149d.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi 2 - Enteresan Dünya Tarihi 4</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: 
— Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, 
— Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir,
— Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, 
— Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e1a70b9-81a6-48e4-9b6f-725371907081.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi 1 - Enteresan Dünya Tarihi 3</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: 
— Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, 
— Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir, 
— Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, 
— Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. 

Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6c2835-8047-4c8c-9330-ad05cab1d466.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ&apos;da Avrupa - Enteresan Dünya Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: 
— Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, 
— Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir, 
— Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, 
— Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. 

Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/069c62c3-f5e7-47c5-b986-3b875368c708.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Çağ Medeniyetleri - Enteresan Dünya Tarihi 1</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: 
— Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, 
— Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir, 
— Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, 
— Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. 
Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/074fddc7-4242-499d-aa05-febe1182fd55.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşağıdaki Yangın - Deniz Üçlemesi 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü yazar William Golding, Deniz Üçlemesi dizisinin bu üçüncü kitabında karakterleri ve olay akışını beklenmedik kırılmalarla süslüyor. Alcyone’dan gemiye gelen Benét ile Summers’ın çatışmaları, Bay Prettiman’in hümanist dönüşümü, şimdiden çatışmalı, gizemli bir toplum haline gelmiş gemideki başka pek çok karakter, genç İngiliz aristokratı Edmund Talbot’ın gözünden incelikle betimleniyor. Golding, Talbot’ın giderek bir kabusa dönen Avustralya yolculuğunda duyarlılık ve gaddarlık arasında salınan insanı en yalın haliyle okura sunuyor. Talbot Avustralya’ya ulaşabilecek midir? Onu nasıl bir yaşam beklemektedir? Deniz Talbot’ı ve yolcuları nasıl dönüştürmüştür? Deniz Üçlemesi’nin yanıtları bu kitapta saklı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0df583e-08af-4f26-bd7f-4eefe73d8d59.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, Güzide Sabri’nin en çok ses getiren romanıdır. Fikret’in kızı Nedret’e bıraktığı günlüklerden oluşan yapıt, toplumsal değer yargılarını kadınların deneyimlerini merkeze alarak, “hastalık” ve “yasak aşk” etrafında eleştirmektedir. Erken 20. yüzyılda edebiyatımıza “melankolik” dünya görüşüyle özgün bir katkıda bulunan Güzide Sabri’yi, özellikle içinden geçtiğimiz salgın hastalık çağında, günümüz okuruyla buluşturmak, “hastalık”, “keder”, “yas”, “elem” gibi duygulara bakmak için farklı bir pencere sunacaktır. 

Güzide Sabri (Aygün) (1883-1946) Güzide Sabri İstanbul, Fındıklı’da doğdu. Babası Salih Reşat Bey, Adliye Nezareti memurlarındandır. Annesi Nigâr Hanım, şair Koniçeli Kâzım Paşa’nın yeğenidir. Evde aldığı özel eğitimde, hocası Tahir Efendi’den gördüğü edebiyat, en sevdiği derstir. On altı yaşındayken, arkadaşının yaşamından izler taşıyan ilk romanı Münevver’i yazacak, yapıt dönemin kadın kalemlerine kucak açan, Osmanlı kadın hareketinin ilk ve en uzun süreli dergisi, Hanımlara Mahsus Gazete’de tefrika edilecektir. Erken yaşta Beyoğlu Birinci Noteri Ahmet Sabri Aygün’le evlendirilir. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi adlı ikinci romanını, eşi tarafından yazması kısıtlandığı bir dönemde, Bursa’da yazmaya başlar. Yapıt yayımlandığında, büyük ses getirir. Böylece edebiyat dünyasında artık tanınan bir yazar olmuştur. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’nin devam romanı Nedret ise yapıtları içinde en sevdiği olacaktır. Güzide Sabri’nin, ses getiren bu üç romanıyla birlikte, birçoğu filme alınan Yaban Gülü, Hüsran, Gecenin Esrarı, Hicran Gecesi, Necla, Mazinin Sesi adlı yapıtları bulunmaktadır. “Güzide”, “Güzide Osman” müstear adlarıyla Hanımlara Mahsus Gazete, Süs, Kadınlar Dünyası, Perşembe Mecmuası dergilerinde şiir, öykü ve makaleler yayımlamış, yaşamı boyunca üretken bir yazar olmuştur. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd249497-93e9-43c3-9b91-b77abd5861fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Ansiklopedik Sözlük</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, mikro-dünyanın yüz yılı aşan bilimsel incelenişinin hızlı gözden geçirilişini tarihsel bir görünüm içine yerleştirmeyi amaçlıyor. Ansiklopedik bir sözlük şeklinde düzenlenen kitapta tüm teknik terimler alfabetik sırasıyla eksiksiz açıklanmakta. İlk tanışılan atomaltı parçacık olan elektronun 1897’deki keşfinden  günümüzdeki Parçacık Fiziğinin Standart Modeline kadar kuantum mekaniğini meydana getiren tüm bileşenlerin yer aldığı kitap günümüzdeki fizik problemlerini de özetliyor. 

“Kuantum, Latincede “kemiyet, miktar” anlamına gelen quantum kelimesinin, 

Max Planck tarafından ışık için önerdiği enerji “topakları”ndan genelleyerek (ana metnin ilgili maddelerinde de açıklandığı şekilde) açısal momentum, enerji ve eylem gibi fiziksel niceliklerin bir sistemde yalnızca belli yalınık değerler alışını niteleyen ve Batı dillerinde aynen kullanılan terimin “Türkçeleştirilmişi”dir. Latince çoğulu 
(İngilizcesi de) quanta’dır.”  
–R. Ömür Akyüz (çevirmen) 
 
“Gribbin yüz yıllık parçacık fiziği kuramlarını A’dan Z’ye anlatmakta.” 
–Natural History 

“Bu kitap, kuarkları anlamakta güçlük çekenler ve fizikteki önemli olayların kısa bir özetini arayanlar için muhteşem bir referans çalışması sunuyor.”  
–Scientific American 

Pek çok popüler bilim kitabı yazmış olan ünlü İngiliz fizikçi Gribbin’in parçacık fiziğinin karmaşık dünyası üzerine yazdığı bu eser, sıradan okurlar için yazılmıştır. Kitap, konuyu tarihsel perspektife yerleştiren bir giriş makalesinin ardından kapsamlı bir ansiklopedik sözlük ve kısa bir kaynakçayla birlikte, bilim ve tarihteki önemli tarihleri gösteren zaman çizelgelerini de içerir.” 
–Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff83cdba-b230-4017-8273-f4a2a373db43.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Zamanı</image:title>
            <image:caption>“Uyku zamanı!” diye seslendi kapıda duran Anne Tavşan. “Ama biz uyumak istemiyoruz!” diye söylendi minik tavşanlar. “Biraz daha oynamak istiyoruz!” 
Bakalım Anne Tavşan, beş yavru tavşanı nasıl uyutacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c5d889-245b-4c13-9f3c-02ae331b43ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Mumi’nin ormanda bir gününe sen de katılmak ister misin? 
Küçük maymuna eşlik ederken arkadaşlarıyla tanışabilir, kahkahalar atabilir ve sorduklarına cevap verebilirsin. 
Çocukları gülümsetecek sevimli bir uyku öncesi kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e836e03a-df39-4422-860b-376d48546a9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Fil Zencefil</image:title>
            <image:caption>Küçük Fil Zencefil, uzun hortumunu sevmiyordu. Çünkü hortumu, arkadaşlarıyla oynadığı tüm oyunları bozuyordu. Acaba Zencefil, bu durumla barışabilecek mi? Kendini olduğu gibi kabul edip sevmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3a15797-b0ab-4044-8a86-ca83f547222b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Sevgiyle Güzel</image:title>
            <image:caption>Sevgi her yerde! 
Dünyanın dört bir yanından sevimli karakterler için sevgi ne anlama geliyor, bilmek ister misiniz? Peki; penguenlerin kucaklaşmalarını, sincapların birbirine sokulmasını ve koalaların öpücüklerini görmek ister misiniz? Çevremizde o kadar çok sevgi var ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56d2cc7e-3601-48a7-866b-e76f32379a02.jpg</image:loc>
            <image:title>Fındık Kimselere Benzemeyen Köpek</image:title>
            <image:caption>Fındık diğer köpeklere hiç benzemezdi. Genellikle de kendisini dışlanmış hissederdi. Sonra bir gün, aralarında yüzmeyi sevmeyen bir ördeğin ve artık ot yemek istemeyen bir ineğin de olduğu birkaç yeni arkadaş buldu. Fındık, yeni arkadaşlarının da yardımıyla, kendine özgü olmanın güzelliklerini keşfedecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07c90b1-4602-4fad-b4d4-6ea60191948b.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Resimli Sözlüğüm - Küçük Kaşifler İçin</image:title>
            <image:caption>İlk Resimli Sözlüğü, çocuğunuzun dil gelişimine katkı sağlarken kavrama ve ifade etme becerisini de destekler. 
*Çocukla ilgili 15 konu: Ev, aile, anaokulu, duygular, doğa, hayvanlar, mevsimler, ilk sayılar, ilk renkler… 
*Yaş grubuna uygun 250’den fazla sözcük ve kavram. 
*Çocuğun dikkatini çeken ve onu konuşmaya teşvik eden resimler. 
*konuyla ilgili çocuğa okunabilecek ilk kısa hikâyeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53d631c8-5d8a-4a86-8e5f-7baa3764130a.jpg</image:loc>
            <image:title>Popüler Kültürü Anlamak</image:title>
            <image:caption>Popüler kültür nedir, ne değildir? Kitle kültüründen nasıl farklılaşır? Popüler kültür metinleri bir toplumdaki sınıf, ırk ve toplumsal cinsiyet dinamikleri hakkında neler söyler? John Fiske’ye göre, kapitalizmin kültür endüstrisi tarafından üretilen kültürel ürünler anlamına gelen kitle kültürü ile halkın bu ürünleri kullanarak kendi anlamlarını yaratmalarını ifade eden popüler kültür arasında önemli bir farklılık söz konusudur. Fiske bu kitabında, kitle kültürünün tahakküm kurma ve türdeşleştirme girişimleri üzerine odaklanmak yerine, popüler kültürün bu girişimleri boşa çıkarma yolları üzerinde durmayı yeğlemektedir. Kitabın elinizdeki İkinci Edisyonu’nda, Fiske’nin güncelliğini nasıl olup da hâlâ koruyabildiğini açıklamak adına, bir sonraki kuşağın iletişim bilimcilerinden Henry Jenkins’in “Fiske Neden Halen Önemli?” başlıklı yazısı ile Kevin Glynn, Jonathan Gray ve Pamela Wilson’ın “Fiske’yi Okumak ve Popüleri Anlamak” başlıklı söyleşisine de yer verilmiş. Türkçede uzun süredir baskısı bulunmayan kitabı, genişletilmiş haliyle ve gözden geçirilmiş çevirisiyle yeniden siz okuyuculara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98e5585c-466d-4c7b-9998-4603c0b98535.jpg</image:loc>
            <image:title>Bach</image:title>
            <image:caption>Dün olduğu gibi bugün de, daima Bach’ın müziğini çalıyoruz. 
 
1685&apos;in ılık bir bahar günü, Almanya&apos;nın ufak bir köyünde bir çocuk dünyaya geldi. Ailesi müzisyendi. Bir değirmenci olan büyük büyük dedesi, değirmen çarkındaki suyun gürültüsünü dinleyerek kitara çalardı ona. Bu çocuk, büyüdüğünde dünyanın görüp göreceği en büyük bestecilerinden biri olacak Johan Sebastian Bach&apos;ın ta kendisiydi. 
 
Bir müzisyen nasıl yetişir? Bir beste nasıl yazılır ve büyük sanatçı olmanın incelikleri nelerdir? Bach, yalnızca yaşam öyküsü değil. Aynı zamanda klasik müziğin özüne dair pek çok öğretici kavramın yer aldığı bir müzik kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/116c467a-9778-450b-a7c5-9650b25099d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ters Lale</image:title>
            <image:caption>Selimiye’ye gidiyorum. 
 
Caminin kubbesinde, duvarlarında, büyük mimarın sesi çınlıyor: 
 
“Ters lale istedim ki herkesin dikkatini çeksin, Selimiye için nazarlık olsun, buraya gelenlerin keskin nazarlarını üzerine çeksin. Öyle meşhur olsun ki bu muhteşem eseri bile gölgede bıraksın. Selimiye Camisi’ni görmeye gelen, ilk önce ona koşsun. Koşmakla kalmayıp ona dokunsun. Zaman içinde o dokunmalar sebebiyle mermere kazınmış ters lale silinecek hale gelsin. Kaybolmaması için muhafaza altına alsınlar. Koca cami, parmak büyüklüğündeki bir ters lalenin gölgesi, şöhreti altında kalsın.Böylelikle benim âcizliğim, Allah’ın garip bir kulu olduğum meydana çıksın. Aynı zamanda ters lale, O’nun emirlerinin, doksan dokuz isminin ima ettiği anlamın dışına çıkıldığı ölçüde dünyanın yaşanılmaz hale geleceğine ve tersliğin, nefsin tabiatına uygun olduğu için çok ilgi göreceğine işaret etsin…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee9a312-0d4e-40da-8a8d-2cde6aa641ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Taştan ve Kemikten</image:title>
            <image:caption>Bir gece aniden kırılan bir buz kütlesi, genç bir İnuit kadınını ailesinden ayırır. Bir başına kalan Uqsuralik’in yaşama tutunmak için yola devam etmekten, soğukla, geceyle, açlıkla yüzleşmekten başka çaresi yoktur. Engin kutup coğrafyasında fiyortlardan tundraya, buzdağlarından falezlere zorlu koşullar altında yolculuk ederek verdiği yaşam savaşı, ona iç dünyasını keşfetmesini sağlayacak kapılar da aralayacaktır. 
 
Sade ve şiirsel diliyle, farklı bir coğrafyada, dünyanın diğer ucunda fakat aynı dünyayı paylaşan insanların gündelik yaşamını anlatan Bérengère Cournut, bizlere ezberimizde bulunmayan, alternatif bir dünya sunuyor. 
 
“Okuru içine çeken bir habitatın ve kültürün içine doğmuş bir kadının hayatını anlatan bu hikâye beni derinden etkiledi. Uqsuralik’le duygudaşlık kurmama neden olan onun duyumları ve bedensel deneyimleri, fakat tüm bunlar orada yaşayan canlıları, anlamlı bir evrende, güzellik ve saygıyla çevreliyor. Ezgiler, hem kurgu hem şiir hem de antropolojiyle doğallıkla iç içe geçiyor.” 
Annie Ernaux</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278bc59a-ba56-4247-9464-7a6ee9b5b41a.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tarihi 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Klasik tarihçi Theodore Mommsen 1854-1856 yılları arasında Roma Tarihi isimli eserini yayınladı. Çalışmaları bilim camiası ve okuyucular tarafından büyük beğeni toplayan Mommsen 1902 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve “tarihsel yazma sanatının yaşayan en büyük ustası” olarak onurlandırıldı. 

Roma’yı yücelten Aydınlanma yaklaşımını reddeden Mommsen bunun yerine yeni ve titiz bir kaynak eleştirisinin rehberliğinde Roma tarihinin mitolojiden arındırılmasını sağladı. Canlı ve ilgi çekici bir tarzda, klasik fikirleri ifade etmek için modern terimleri kullanan Mommsen on dokuzuncu yüzyıl ile Antik Roma arasında paralellikler ortaya koymayı başardı. 
Roma’nın kökenlerinin açıklanmasıyla başlayan birinci cilt din, hukuk, adalet, tarım, ticaret, ulaşım, ölçü sistemi, yazı ve sanat gibi geniş bir yelpazede sunduğu doyurucu bilgilerle okuyucuları muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93dedc41-6f2a-4a5e-aff9-30580c67e562.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Nedir Sokrates?</image:title>
            <image:caption>Aşk, insanlık tarihi boyunca bizi hep büyüledi. Peki, felsefi bakış açısıyla aşk ne anlama geliyor? Nora Kreft bu soruya cevap vermek için ilginç bir yola başvuruyor: Hayali bir akşam yemeğinde sekiz ünlü filozofu bir araya getirerek aşk, dostluk ve arzu hakkında tartışmalarını sağlıyor. Sokrates, Søren Kierkegaard ve Iris Murdoch gibi düşünürler bu kitabın içinde kafa kafaya veriyor; aşk ve bilgelik hakkında fikir alışverişinde bulunuyor, flört uygulamalarının gerekliliğini tartışıyor ve aşkın kişisel özerkliği kısıtlayıp kısıtlamadığını sorguluyorlar. Diyalogları hem eğlenceli hem de öğretici olan Aşk nedir Sokrates? aşk felsefesinin en sıra dışı düşüncelerine dair mükemmel bir içgörü kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70144004-87fa-421e-9899-0b02289051d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Jürgen Klopp</image:title>
            <image:caption>“Mesele futbolun gücü, Liverpool’daki insanların ve hatta tüm dünyadaki Liverpool taraftarlarının futbolla yaşıyor olması. Burası sıradan bir kulüp değil, çok özel bir camia.” 
Jürgen Klopp 
 
Karizmatik Alman teknik direktör Jürgen Klopp, tek başına Alman futbolundaki kabullenilmiş müesses nizamı yıktı, Borussia Dortmund’u yoktan var ederek yeniden Bundesliga şampiyonluklarına ve Şampiyonlar Ligi finaline taşıdı. Bununla da yetinmedi; dünyanın en gözde futbol arenası olan İngiltere Premier Ligi’ne de ismini altın harflerle yazdırdı ve Liverpool’a kazandırdığı iki dev kupayla, kulübü o eski şanlı günlerine döndürüp Kop tribününün gözdesi haline gelmeyi başardı. 
Kendi eşsiz oyun felsefesine sahip olan Klopp, artık usta bir taktisyen olarak dünya çapında büyük bir saygı görüyor. Futbola dair tutkusu ve insanları yönetmekteki becerileri sebebiyle oyuncuları tarafından çok seviliyor; ayrıca cazibesi, zekâsı ve sahada oynattığı heyecan verici futbol, onu taraftarların ve futbolseverlerin gönlünde çok ayrı bir yere koyuyor. 
Elinizdeki bu eser, ‘sıradan ve normal olan’ Jürgen Klopp’un ve futbol tarihine damga vuran dehasının tüm öyküsünü her açıdan sizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ee6b7b-8d36-4429-b1a9-96fb65191e2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Muslims in History (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu eser Tarihte Müslümanlar adlı 8 ciltlik eserin özü mahiyetindedir. Müslümanların, tarihte kırılma noktası oluşturmuş yaklaşık 150 önemli olayını ele almaktadır. Bu eser için uzman akademisyenlerden yaklaşık on kişilik editöryal ekip oluşturuldu. Yoğun bir çalışmayla önemli olaylar tek tek belirlendi. Yüzyıl değerlendirmeleri, kendine has içerik yapısı ile okurların en sade biçimde yararlanmaları için hazırlandı. Metinlerde selis bir üslup kullanıldı.“Tarihte Müslümanlar –Yüzyıl Değerlendirmeleri–”, İslam tarihinin kırılma noktalarını merak eden okuru iz sürmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea0233f-8220-47cd-9149-60c4fdf925f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Teoloji</image:title>
            <image:caption>Dine karşıtlığın zirvesine ulaştığı dönem olan 19. yüzyılda varlığı salt pozitivist bir bakış açısıyla değerlendirme saplantısı insanlığın şahit olduğu en büyük kırılmalardan birini gerçekleştirdi. Dinlerin resmettiği ‘Tanrı’ tasavvurunun yanlış aktarılması ve insanın önüne kendisine rakip bir ‘Tanrı’nın konulması da bu kırılmayı şiddetlendirdi. Sosyal teoloji Allah, insan ve bu iki varlığın ortak eylem süreci olan tarih (toplumsal süreç) arasındaki ilişkiyi yeniden kavramsallaştırmayı hedeflemektedir. Elinizdeki kitapta Tanrı’ya, İnsana ve Tarihe/Topluma bakış açımızı sakatlayan paradigmanın üzerine oturduğu zeminin kayganlığı ve dayandığı argümanların tutarsızlığı ortaya konulmakta ve bunların yerine geliştirilecek yeni bir bakış açısı teklif edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b612cd8-6bb7-4205-87ca-0a7f6b959780.jpg</image:loc>
            <image:title>Arab Hakimiyeti, Şia ve Mesih Akideleri</image:title>
            <image:caption>Batılı siyasiler, İslam’ı kendi ilim adamlarından öğrenerek hareket etmektedir. İslam hakkında Batılılarca yazılmış ilmî değerdeki çalışmaları tanımak ve tedkik etmek, Müslüman dünyaya bakış açılarını öğrenmek açısından önemlidir.

Bu kitap, Emevi hanedanının yıkılışını hazırlayan siyasi ve dinî âmillerin tam bir değerlendirmesini yapmaktadır. Emevi Devleti içerisindeki farklı milletlerin durumunu ve onların hâkim sınıfla olan sorunlu ilişkilerinin Şii fikirlerin oluşumuna etkisini araştırmaktadır. Bununla beraber yazar, mesih inancının, Abbasi dâvasına yaptığı tesiri de göz önüne sermektedir.

Mehmed Said Hatiboğlu’nun notlar ve tercümesiyle sunulan bu eser, İslam dünyasının yaşadığı sıkıntıların kökeni hakkında okuyucuya ciddi bir fikir verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/737ac2d4-26a6-428b-b3f3-af22b275f39c.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam Maturidi ve Maturidilik</image:title>
            <image:caption>Maturidi, İslam düşüncesinde ortaya çıkan farklı din anlayışları içerisinde akılcı hadari din anlayışının en önemli şahsiyetlerinden birisidir. Bu anlayışın temelleri, her ne kadar Ebu Hanîfe tarafından ortaya atılarak geliştirilmeye çalışılmışsa da, epistemolojik, teolojik ve felsefi olarak temellendirilmesi Maturidi tarafından yapılmıştır.
Maturidi, bu bakış açısından hareketle kendi döneminde ortaya çıkan dini problemlere çözüm bulmaya çalışmış, pek çok öğrenci yetiştirmiş ve çeşitli bilim dallarında ilk olma özelliğini taşıyan önemli eserler bırakmıştır. O, hayatında olduğu gibi ölümünden sonra da, büyük ilgi görmüş, geniş bir coğrafyayı etkilemiş ve adına nispetle Maturidilik diye bilinen bir düşünce ekolü teşekkül etmiştir. Bu ekol, Hanefilik-Maturidilik olarak dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Müslümanların geneli tarafından benimsenerek günümüze kadar yaşamaya devam etmiştir. Ancak, bazı sebeplerden dolayı, geçmişte ve günümüzde, onun şahsiyeti, yetiştiği ortam, fikirleri, din ve dünya görüşü, etki alanları ve eserleri hak ettiği ölçüde araştırma ve incelemelere konu edilmemiştir.
Elinizdeki eser, Türkiyede Mâturîdî ve Maturidilik konusundaki bilgi boşluğunu doldurmak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2caf98f-2c02-40c8-b931-74c4ddceaed0.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Medeniyeti Tarihi</image:title>
            <image:caption>Şimdiye kadar İslâm Medeniyeti hakkında çeşitli kitaplar yazılmış, herkes bu medeniyetin bazı yönlerine önem vermiştir. Bu medeniyet içinde Türklerin rolünü ikinci plana atmıştır. Biz tarafsız bir tutumla her milletin bu medeniyetteki rolünü göstermeye çalıştık. İslâm tarihini siyasî, ilmî, ekonomik, ahlâkî, dinî, sanat ve askerlik yönleriyle özetlemeye çalıştık. Bu medeniyetin tarihini Birinci Dünya Savaşı’na kadar getirdik. İslâm Medeniyeti uzun müddet dünyada medeniyetlere liderlik yapmış, çeşitli milletlerin tarihlerine yön vermiştir. Türkler de bu medeniyette etkili rol oynamışlardır. Çin’den Atlas Okyanusu’na kadarki yerlerde çeşitli devletler kurmuşlardır. Kültürlerini geliştirmişler, Türkçeyi bir ilim ve edebiyat dili hâline getirmişlerdir. Uzun müddet dünyada siyasî liderlik rolünü üstlenmişlerdir. Biz bu eseri konusunda yazılan kitaplara göre bir ileri noktaya taşımaya, İslâm medeniyetini tümüyle anlatmaya çalıştık. Her eserde olduğu gibi bu kitapta da bazı eksik noktalar olabilir. Bununla beraber elimizden gelenin en mükemmel şeklini meydana getirmeye, okuyuculara faydalı olmaya çalıştık. Muvaffakiyet Allah’tandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f069245-a7b6-49cf-a134-033ea5cccf12.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyahatname - İlk Geometri Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki…
Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak.
Bebebiyat serisinin “ilk geometri kitabı” Seyahatname, Evliya Çelebi&apos;nin ölümsüz eserini, bebeklerin de “okuyabileceği” hale getiriyor. Bebebiyat&apos;ın Seyahatname kitabında, Evliya Çelebi&apos;nin gezip gördüğü ülkelerdeki meşhur yapıların her biri, farklı geometrik şekillerle niteleniyor. Bu kitapta bebekler hem Evliya Çelebi&apos;yi hem dünyanın meşhur mimarlık harikalarını hem de temel geometrik şekilleri tanıyor. Seyahatname, ilk kez bebek kitabı olarak raflarda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fae7465c-1565-4009-a0b9-71271201cb43.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;u Dinliyorum - İlk Şiir Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki…Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak. 
Bebebiyat serisinin “ilk şiir kitabı” İstanbul&apos;u Dinliyorum, Türk şiirinin ölümsüz şairi Orhan Veli&apos;nin meşhur yapıtını bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. İstanbul&apos;u Dinliyorum&apos;un her sayfasında bebekler, İstanbul&apos;un farklı bir semti ile tanışacaklar. Kapalıçarşı&apos;dan Gülhane Parkı&apos;na, Sultanahmet Camii&apos;nden Arnavutköy sokaklarına kadar; vapuruyla, Galata Kulesi&apos;yle, yalılarıyla ve köprüsüyle güzel İstanbul ilk kez bir bebek kitabının sayfaları arasında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cad2ee8-9242-4df3-b6fc-1c86c6830c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Toplumlar ve Zayıf Devletler</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın bir bölgesinde köylülerin akşam duaları uzun zaman şu satırı içermekteydi: “Bizi bütün kötülüklerden ve adaletten koru.” Elbette Fransa’nın köylüleri “adalet” ve adalet kurallarını temsil eden devletle olan belirsiz ve düşmanca ilişkilerinde yalnız değillerdi. 

Bu kitabın sayfalarında, insanlar ile onların hayatlarını yönetmek için adalet kuralları oluşturmaya çalışan devletler arasındaki bir takım merkezî ilişkileri tanıma fırsatını yakalayacaksınız. Neden bazı liderlerin vizyonlarını gerçekleştirmede daha çok, bazılarının ise daha az başarılı olduğuna ilişkin doyurucu cevaplar bulacaksınız. Birçok Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkesi, ellerindeki kaynaklara rağmen, toplumlarının davranışlarını yönlendirmede neden bu kadar zorlanıyor? Buna karşılık, neden çok az sayıda başka devlet böyle bir kontrolü kolayca oluşturabiliyor? Başarısız yasaların ve sosyal politikaların devletin kendisi üzerinde nasıl bir etkisi var? Bu soruları yanıtlarken Migdal, Üçüncü Dünya’da devletin rolüne daha önce bakılmamış bir perspektiften bakıyor. Güçlü Toplumlar ve Zayıf Devletler, devlet-toplum ilişkilerine ve Üçüncü Dünya’daki ekonomik, siyasal reform olanaklarına yönelik yeni bir yaklaşım sunuyor: Devletin diğer sosyal örgütlerle mücadelesini öne çıkaran bir devlet-toplum ilişkileri modeli ve devletlerin bu mücadelelerde üstünlük kurmasını sağlayan özelliklerini ele alan bir teori.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/733df82d-c2a7-4640-9f34-5fb06aa22ae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Halka</image:title>
            <image:caption>Bu topraklarda bizim mensup olduğumuz kültür nasıl bir nazarî düşünce tecrübesi yaşamıştır? Bu kültüre mensup insanlar ne düşünüyorlardı, nasıl düşünüyorlardı, niçin düşünüyorlardı? Başka bir deyişle, ne tür soru ve sorunlara sahiplerdi; dertleri ne idi; bu sorunları, dertleri nasıl kavramsallaştırıyorlardı; hangi yöntemleri kullanıyorlardı ve çözümlerini üretirken ne tür bir kendilik bilincinin içinde hareket ediyorlardı? Muhtelif zamanlarda kaleme alınmış altı makaleden oluşan bu kitap işte bu soruların yanıtı için genel bir çerçeve çizmeye, bir kılavuz oluşturmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4da450-039d-42c6-b70a-4720b4873f8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Örgütsel Davranış</image:title>
            <image:caption>Örgütsel davranış, disiplinlerarası bir çalışma alanıdır. Eğitim hizmetini yerine getirmek üzere ortaya çıkan okullar, verimlilik ve etkililik açısından araştırılan ve incelenen örgütler arasında yer almaktadır. Bu bağlamda kitap; örgütsel davranış alanında yer alan temel kavramlar olan örgüt, yönetim, liderlik, örgüt kültürü, motivasyon, güç ve politika konuları ekseninde yapılandırılmıştır. Bununla birlikte bu temel kavramlar küreselleşme, öğretmen yetiştirme, tutum, örgütsel stres ve okul içi ilişkiler gibi konularla desteklenmiştir. Tüm bunlara ek olarak, günümüzde önemi daha iyi fark edilen duygusal emek, acil durum yönetimi, 21. yüzyıl becerileri, eleştirel düşünme, okul yönetiminin bilgi ve iletişim teknolojileri ile örgütsel davranışta çağdaş eğilimler konularına değinilerek zengin bir içerik oluşturulmuştur. 

Kitap, ele aldığı örgütsel davranış konularını okullar açısından inceleyerek okul geliştirme süreçleri için paydaşlara yol göstermektedir. Bu kapsamda kitabın amacı; örgütsel davranış alanında ele alınan geleneksel ve güncel konuları eğitim örgütleri açısından incelemek ve politika geliştiricilere, öğretmenlere, eğitim yöneticilerine ve akademik çalışma yapanlara katkı sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ccddae-db0e-4818-8a01-4105ebc9cf50.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkgen</image:title>
            <image:caption>O an… Alevlenen minik kıvılcım… Damarlarında akan kandan beyninin en ücra sinirine kadar değişim başlatan o kaçamak bakış... 
Uzun kirpiklerin arasında bir mücevher gibi saklanan ela gözlere hayran hayran bakarken, tüm kâinatın bu ela yörüngede döndüğü düşüncesine kapıldı. Her canlıya musallat olan, üç harfli büyülü kelime çarpmıştı onu da. Bundan sonrası heyecandı artık. Tutkuydu, meraktı… 
Ta ki aşk, aşkgene dönüşene kadar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/110b321e-ea1b-48a9-b0b5-16186b291519.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Vuruş</image:title>
            <image:caption>Zulmün, işkencenin, ölümün bir bedeli var mıydı? Herkes, bir şekilde masum insanlara çektirdiği acıların bedelini ödeyecek miydi? Keşke dünya da, bu hikâyenin ütopik havasından beslense ve tüm zalimler, zulümlerini sonlandırabilmek için böyle canhıraş çabalasalardı... Kaklu ne zamandır bu mağaradaydı, ne zamandır bu işkencelere maruz kalıyordu, kimdi, ne iş yapıyordu? Bunların hiçbirinden haberi yoktu. Onunla birlikte mağaraya hapsedilmiş diğerlerinin de... Ta ki hepsi ayrı ayrı ve birlikte, insanlara çektirdiklerini dışarıdan bir göz olarak görme şansına erişene kadar. Ta ki paranın, şöhretin, ihanetin ve güzelliğin gözlerini diğer her şeye nasıl kör ettiğini görene kadar... Sonrası buhrandı. İnkâr etmek ile kabullenmek arasında geçen gelgitler sonucunda, hepsi nasıl kötücül ruhlara sahip olduklarını gördüler. 

“Artık Kaklu ve arkadaşları kendilerini, birbirlerini daha iyi tanıyorlardı. Ama şu bir gerçekti ki mağara arkadaşlarının, gittikleri yerdeki kendi yaşamlarına aynı haltları yiyerek devam ettiklerini biliyorlardı. Kendileri bir şekilde diğer hayatlarında kısa bir süreliğine gözlerini açtıklarındaki farkındalıkları, tekrar mağaraya döndüklerinde diğer yaşamlarında siliniyordu. Yani mağaradan haberi olmayan bir Kaklu vardı ve o kötülükleri yapmaya devam ediyordu. Şimşa yine terör estiriyordu çiftlikte. Ukata yine insanların duygularıyla oynayıp onlara ihanet etmeyi sürdürüyordu. Fink yine dünyanın güçlü ailelerine ve zalimliklerine hizmet ediyordu. Zinto yine para uğruna ne hayatlar söndürüyor ne hayalleri toprağa gömüyordu, kaybetmeyi kazanarak.” 

Bir yolu olmalıydı. Çektikleri acıları dindirecek bir yol bulmak zorundalardı. Çok uzun zaman sonra, çektikleri birçok acıdan ve yaşadıkları gerçek kâbuslardan sonra tek yolun, hayatlarında ve kalplerinde olan zalimliği ortadan kaldırmak olduğunu öğrenmişlerdi. Kaklu’nun, Ukata’nın, Şimşa’nın, Fink’in ve Zinto’nun buna bir son vermek, gerçekten iyi insanlar olabilmek için kusursuza yakın bir plan yapmaları gerekiyordu. “Altın Vuruş” adını verdikleri bu plan, onları bu işkence mağarasından çıkarıp acılar içinde bıraktıkları insanların yüzünü güldürebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1736be7-4d61-4ce7-9b12-b9cc7c8398aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığ</image:title>
            <image:caption>“Eğer beni tanımak istiyorsan, mezarlığa bakmalısın, beni anca realistliğe kavuşmuş kavukların içinde bulursun. Doğduğum memleket, hiç istemediğim bir yalandan ibaret, yüzümde beliren çizgiler, hatta sahteyle kaplanmış boyalarım, hayatıma karşı çıkan düşüncelerim de benim realistliğe örnek, hayalperestliği seviyorum, bunun sebebi Tanrı ya da beni tinselliğe iten insanlar, o yüzden, tavsiye istersen, gözlerini karanlığa çevir; çünkü ben, ulaşamayacağınız ayın içerisinden erişiyorum karanlıklara, aslında herkese gösteriyorum doğruluğu; ama hatırlayacağınız günü yazın bir kenara dediklerimi; çünkü sizin varacağınız gün beni mumla da bulamayacaksınız. Bundan dolayı sizden çok ben istiyorum gerçeklerle yüzleşmenizi, taşların başında konuşmanızı, merak etmeyin, sizleri göremeyeceğimi sanmayın, ben sizi karanlıkta avlanan bir kartal gibi görür, bir Tanrı gibi izliyor olacağım. Belki de başrol tekrar ben olacağım; fakat bilmiyorum ne zaman tekrardan adım atacağım hiçliğe?” derken, öyle mağrur ve öyle korkusuz ki Koşpınar, insanı tedirgin ediyor kelimeler arasında bir ipin üstündeki cambaz misali gezinmesi. Bana sesleniyor, sana, size, bize... Her birimizin üstüne alınacağı tehditkâr cümlelerini hoyratça savuruyor dünyaya. İsyanı var içinde, acısı, hüznü, umudu. Öğretmek istedikleri var, sesiyle ve kalemiyle ulaşmak istedikleri... 

“Karanlıklar içerisinde yaşattığım umut ışıklarımla sesleniyorum adlarınızı, kısa ve yolcu taşıyan bir taşıtın içerisindeyim, yönüm yok, pusulam yok, yıldızlara ağıt yakacak gücüm yok, düşlerimde büyüttüğüm çocuksu güvenimi ve gülüşlerimden uzak olan Yüce Tanrı’nın sadakatini beklemekten yanayım.” yıldızlara ağıt yakacak gücü kalmamış herkesin, kendinden bir şey bulacağı denemeler bekliyor sizi bu gizemin içinde. Kâh hüznü kâh sitemi kâh umudu kâh acıyı göreceksiniz kelimelerin gözlerinde, seslerinde ise mükemmelliğe tutkun olmanın getirdiği hissi tadacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b285aff8-ff47-4f4c-a1fe-6dd99051931f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ağustos Tereddüdü</image:title>
            <image:caption>&quot;...Salondan hiddetli bir kırbaç gibi uzanan şarkı sözleri, sertçe kulaklarında patlıyordu: &apos;Açmadığın dalda sözün geçer mi?..&apos; Fotoğraftaki kadının solgun gözlerine bakarak bir heyulanın ortasına dalıp karanlık suretli tereddütlerin arasında koşmaya ve düşünmeye başladı: &apos;Bazen bazı işler yolunda gitmez... Bazen yolunda gitmeyenler, yolunda gidenlerden fazlaymış gibi hissedilir. Böyle zamanlarda daha da belirginleşir; bu sözün parlak ve kesici gerçekliği.&apos;&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d09945b4-0824-4637-a289-f3c5cb62abb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Başka Türlü Anlatmaktır</image:title>
            <image:caption>Nitelikli yazar, kitap kurdu okur, sanatçı, öğretmen, öğrenci, eleştirmen veya yazmak isteyen geleceğin yazar adayları, Edebiyat Başka Türlü Anlatmaktır’ı okuduktan sonra, okuma edimlerinin artık eskisi gibi olmadığını ayırt edip okuyacakları tüm kitaplara daha farklı, eleştirel ve kısmen uzmanlaşmış bakış açılarıyla bakabilecekler. 
 
Roman kuramı üzerine yazılan bölümler, kimseye ders vermeden yazarının görüşlerini sunarken, yüzyıl önce ve günümüzde yazılan yerli ve yabancı yazarların romanlarını, yazarlarıyla birlikte inceliyor. 
 
Edebiyatın diğer türleri; deneme, öykü, şiir yazarları, birer yapıtlarıyla birlikte anlatılırken, deneme türünün doğuşu ve özellikleri, öykü çeşitleri ve ustaları, şiir akımları ve amaçları hakkında yazılmış bölümler, kararsız okurlara ve yazar adaylarına ahkâm kesmeden yol göstermeyi amaçlıyor. 
Necdet Özkaya, bu kez edebiyat için yazmıyor; Edebiyat Başka Türlü Anlatmaktır’la edebiyatın kitabını yazıyor. 
 
Bir algoritma uygulanarak yazılan bu kitap, okuyanın düzenli bir sıralamayla ilerlemesini ve keyifle okumasını sağlıyor; Roman Kuramı / Eski Türk Romanı ve Yazarı / Şiir Kuramı, Şiir ve Şair / Yeni Türk Romanı ve Yazarı / Deneme ve Yazarı / Yabancı Roman ve Yazarı / Öykü ve Yazarı… 
 
Bu kitabı okuyanların, 100. ve son bölümden sonra söyleyecekleri veya yazacakları tek cümlenin, aşağıdaki kitap adı olduğunu biliyoruz. 
 
Edebiyat Başka Türlü Anlatmaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2445b37e-91ec-4fc5-abaf-577ea8f6cf71.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Diyarı</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir kız, Peri Diyarı’nın kayıp prensesi olduğunu keşfediyor. Artık iki dünya ve iki aşk arasında kalacağı büyük bir sınav onu bekliyor. 
 
Anita sıradan bir hayat yaşıyordu. Ta ki zarif bir yabancı onu başka bir dünyanın içine çekene dek. Genç kız, burada aslında Peri Diyarı’nın kayıp prensesi Tania olduğunu keşfetti. O, beş yüzyıl önceki düğününden hemen önce gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğundan beri Peri Dünyası karanlığa gömülmüştü. Şimdi onun dönüşüyle her şey yeniden hayat bulmaya başlıyordu. Ama Tania, Anita’nın dünyasını ya da orada sevdiği genci bir türlü unutamıyordu. İki aşk ve iki dünya arasında kalan Tania uzun zaman önce neden ortadan kaybolduğunu çok geçmeden keşfedecekti. Artık herkesin kaderi onun elindeydi. Tania sadece kendisinin sahip olduğu sihirli yetenekle hem kendisini hem de bütün Peri Dünyası’nı tehdit eden hain planı durdurmak zorundaydı. 
 
Ölümlüler dünyasında sıradan bir hayat süren Anita’nın tüm bildikleri bir günde değişecekti. Çünkü genç kız Peri Diyarı’nın kayıp prensesi Tania olduğunu keşfetti. Beş yüzyıl önce ortadan kaybolup tüm dünyasını karanlığa boğan Tania’nın evine dönüşü Peri Dünyası’nı ve hiç hatırlamadığı ailesini sevince boğdu. Ancak Tania, artık iki dünya ve iki aşk arasında sıkışıp kalmıştı. Ve sadece kendisinin sahip olduğu özel bir yetenekle herkesi kurtarması gerekiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d99f52ee-f91a-430c-acb2-f66ba81abf42.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgalar</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf’un 1931 yılında basılmış en deneysel romanı Dalgalar, modernist yazının bilinç akışı tekniğiyle, şiirle düzyazı arasındaki sınırda geziniyor. Woolf’un en cesur ve yenilikçi eserleri arasında sayılan roman, üç erkek ve üç kadın karakterin etrafında yaşam, dostluk, gençlik ve ihtiyarlık, umut ve korku, aşk ve nefret sorgulamalarıyla ilerliyor. Apayrı karakterlere sahip altı sesten dinlediğimiz geçmişe ve bugüne dair anlar ve anılar, tıpkı bir okyanusun yüseklip alçalan dalgaları gibi okuyucunun algısıyla oynuyor. Monologlarla akan metin, her bir karakterin zihinsel ve ruhsal dünyasına pencereler açarken aynı zamanda sessiz bir ortak bilinç yaratıyor. Yazarının “oyunşiir” olarak tanımladığı bu yapıt, bir şiirin dalgaları anımsatan ritmi ve bir oyunun değişken sahneleriyle okurunu zaman ve mekânlar arasında gezdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03ea781-44f4-4724-b53c-c09dac6a197c.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçilik</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda İngiltere’de çeşitli fikir ve inanışların birleşiminden filizlenen ulus olma duygusu, yeşerdiği topluma katkılarıyla kısa zamanda komşu ülkelerin de dikkatini çekti. Bu duygunun neticesi olan milliyetçilik, Fransız ve Amerikan devrimlerine, uzun yıllar varlığını sürdüren faşist ve otoriter komünist rejimlere ve dünyada dengeleri yerinden oynatan birçok meseleye ön ayak oldu. Kültürden kültüre biçim değiştirse de milliyetçilik, Çin ve Japonya örneklerinde gördüğümüz üzere hemen her coğrafyaya nüfuz etti. Geçmişten günümüze dünya siyasetine yön veren en temel etkenlerden milliyetçilik, ülkelerin çağdaş politikalarına kök salmaya, yayılmaya hâlâ devam ediyor. 
 
Milliyetçilik konusunda dünya çapında otorite kabul edilen Liah Greenfeld Milliyetçilik Bir Kısa Tarih isimli kitabında okurunu tarihte, coğrafyalar ve kültürler arasında entelektüel bir yolculuğa çıkarıyor; milliyetçiliğin sebep olduğu tüm olumlu ve olumsuz gelişmeleri son derece nesnel ve akılcı bir tarzda aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a08acc8-a827-4d65-8406-aa4b817dca6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanunsuz</image:title>
            <image:caption>Kaçak bir kızın sürükleyici yolculuğu, gizemli bir soyguncular çetesi ve Vahşi Batı’yı değiştirmek için kalkışacakları tehlikeli macera, klasikleşecek, sıra dışı bir modern masalın izlerini taşıyor. 
 
1894 yılında bir kanunsuz oldum. 
 
Evlendiği gün on yedi yaşındaki Ada’nın hayatı güzel görünüyordu. Kocasını seviyordu, saygı duyulan bir ebe olan annesinin yardımcısı olarak çalışmaktan memnundu. Ama evliliğinde bir yılı geride bırakırken hâlâ hamile kalamamıştı. Çocuğu olmayan kadınların cadı kabul edilip asıldığı bir kasabada hayatta kalmasının tek yolu, sevdiği her şeyi geride bırakıp kaçmaktı. 
 
Ada, bir süre sonra herkesin Kid diye tanıdığı bir haydudun liderlik ettiği meşhur Duvardaki Delik Çetesi’ne katıldı. Karizmatik, görkemli, ruh hali değişken Kid, toplumdan dışlanan tüm kadınlar için güvenli bir cennet yaratmaya kararlıydı. Ama bu rüyayı gerçekleştirmek için akıl almaz bir plan uygulamaları gerekiyordu ve sonunda hepsi canından olabilirdi. Ada yeni bir gelecek ihtimali için hayatını riske atabilecek miydi? 

Karşı konulmaz derecede akıllı, cesur ve kararlı bir kahramana sahip olan Kanunsuz, eski Batı efsanesinin tozunu alıyor ve insancıl, feminist bakış açısıyla pırıl pırıl, yeni bir klasik vaat ediyor. Anna North ölümün kıyısında umudu ve dar görüşlülükle korku ikliminde gerçeği aramak üzerine sürükleyici bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/294eb16d-f08d-4e59-b70a-afec75ea1f71.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıllandıkça Ballananlar</image:title>
            <image:caption>Bizim halkımızda gülmece duygusu kendiliğinden var. Bunu görmek için, -bir üzüntünün yaşanmakta olduğu anlar dışında- bir kişinin birkaç kişiye birden bir şeyler anlatışına tanık olmak yeter. Anlatanın yüzüne dikkatli bir bakış, onun bir yandan anlatırken bir yandan da son derece ustalaşmış, uyanık bir sezgiyle, dinleyenlerini ne ölçüde güldürebildiğini gözlemlemekte olduğunu da yakalayabilir.

Bizdeki halk anlatıcılığının doğal kaynağıdır bu. Halka yabancılaşmamış yazarlığın, ozanlığın da...
Tuncer Uzun, düşünürken, anımsarken tek başına yasadığı iç gülmelerini bu ilk kitabında, okuruyla birlikte gülmelere, gülümsemelere dönüştürmüş. Tümü gerçek olaylardan kaynaklanan bu anı damlalarının, ilk sayfadan şöyle bir okumaya başlayan okuru nasıl olduğunu anlamadan son sayfaya dek getirebilmesi, o halk anlatıcılığının büyüsünden besleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a7f763-4734-4267-89e9-9500ad26a09a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fuji-Yama</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov, Kaltay Muhammedcanov ile birlikte kaleme aldığı tiyatro oyunu Fuji-Yama’da “insan olma meselesi”ne dair güçlü ve sarsıcı sorular üzerine düşünmeye davet ediyor bizi. 
Adalet, hak, güven, sevgi ve dostluk gibi kavramların sorgulandığı Fuji-Yama ile hem kendileri hem de birbirleriyle yüzleşen bir arkadaş grubunun “insan” olmaya dair içsel arayışına ortak olurken Sabur’un vaktiyle dile getirdiği soruyu bir kez de biz soruyoruz kendimize: İnsan, nasıl bir insan olmalıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e3db8cf-8aed-4a38-bfd1-1e0a786fef2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk, Varoluş ve Sen</image:title>
            <image:caption>Hayatta neden var olduğunu anlamaya çalışan mutsuz bir adam… 
 
Mutsuzluğunu sadece karşısındakinde arayan bir kadın… 
 
Tesadüfen karşılaştığı kadın hayatını sorgulatmaya başlıyor adamın. 
 
Aşk, felsefe, ironi… 

Sidar&apos;ın varoluşunu sorgulayan serüvenine siz de katılmalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/187b6ab1-4e28-4ba3-abdb-7b00ed31fa72.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafa Parlatan Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Bir yıldız sisteminden diğer yıldız sistemine geçerken, onu gördüğünde sapsarı saçlarıyla, bizim genç Dünya&apos;nın Stratosfer&apos;i titredi birden. Termosfer&apos;i soğudu aniden. 
 
Daha önce hiç böyle hissetmemişti. Gecelik aşkları, duygusuz sevişmeleri bir anda tamamen anlamsızlaştı. Elips şeklini daha önce hiç kafasına takmamıştı. Bütün yıldızlar onu böyle seviyordu. Özgüveni hep tavanındaydı evrenin. İlk defa beğenilmeme korkusu yaşadı onu görünce. Bu sapsarı saçlarıyla bir ateş topunu andıran harika yıldız parçası dilini lal etmişti. Masmavi gözleri kamaştı. 
 
İlk defa böyle hissediyor, yüzeyindeki köklü değişikliklere anlam veremiyordu. Onsuz bir ışık saniyesi dahi geçiremeyeceğini fark etti bir anda. Hemen tanışmalıydı onunla. Biliyordu ki bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Biliyordu ki bundan sonraki bütün hayatı boyunca bu yıldızın sisteminde kalacaktı. 

Adının daha sonra Güneş olduğunu öğreneceği bu ihtişamlı yıldıza utanarak da olsa yaklaşmayı başardı ve Evren&apos;in en büyük aşkı böyle başladı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc94503e-59b6-4d99-a480-29e5aeade17d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinle Yüzleşme</image:title>
            <image:caption>“Bir hikâyesi olmalı insanın. 
Ne olursa olsun o hikâyeyi yaşatabilmeli. Anlaşılmayı beklemeden önce kendini anlayabilmeli. Hangi yöne yürüyeceğini, ne zaman duracağını, ne zaman akışına bırakacağını bilmeli. 
Sadeliği, dinginliği içselleştirmeli. 
Eli nasır tutsa da bırakamayacağı hayalleri, çıkmaz sokaklara denk gelse de bulacağı başka yönleri, savaşacaksa da değeceğine inandığı emelleri için savaşmalı. Gerekirse “Çok yoruldum” diyebilmeli. Şöyle bir arkasına yaslanıp nefes alabilmeli. 
Bilmeli. 
Kendisini neyin mutlu edeceğini, neyin kendisine iyi geleceğini yani kendini bilmeli. Her şey üst üste geliyor gibi hissettiğinde, her şey çok çetrefilli göründüğünde, işin içinden çıkamadığında, durup bir sakinleşebilmeli. 
Her şeyden önce insan, kendine yetebilmeli. Çok sıkıldığı, fayda görmediği yerden ise “Kalk gidiyoruz.” diyebilmeli. 
Hikâyesindeki her şeyi, yakından iyi ve net görebildiği gibi uzaktan da aynı şekilde görebilmeli. Ve öyle güzel yazmalı ki o hikâyeyi, gururla; “Bu benim hikâyem!” diyebilmeli.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/770a7164-4e29-4ea4-8eda-8af0a1f709c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Delişmenlik Çağı</image:title>
            <image:caption>İnsan hayatının belirleyici dönemlerinden biridir ergenlik, hayatla başa çıkmayı öğrendiğimiz dönemdir bir bakıma. Bu yüzden de zor bir süreçtir; yaşadığımız fiziksel değişime eşlik eden ruhsal çalkantılar nedeniyle hem yetişkinlerle hem de kendi içimizde çatışmalar yaşarız sık sık. Peki, insanlar için bu kadar önemli bir süreç olan ergenlik diğer hayvanlarda nasıl geçer? Onlar da bizimkilere benzer tecrübeler yaşar mı? 
 
“Vücudumuz ister deriyle kaplı olsun ister pullar ya da tüylerle, ister koşarak hareket ediyor olalım ister uçarak, yüzerek veya sürünerek, erişkinliğimizi inşa eden ve biçimlendiren biyoloji hepimizde ortaktır,” diyen Barbara Natterson-Horowitz ve Kathryn Bowers, Delişmenlik Çağı’nda çocuklukla yetişkinlik arasındaki dönemin evrenselliğini inceliyor. İnsana özgü olduğunu düşündüğümüz ergenlik çağı deneyimlerinin hemen hepsinin bütün hayvanlarda gözlemlendiğini ilginç örneklerle açıklayan yazarlar, “bu ortak tecrübelerden aktarılan kadim mirasın, yetişkinliğe geçerken hayatta kalmak ve büyümek için modern bir yol haritası oluşturabileceğine” inanıyor. 
 
Ergenlerde sık gözlenen riskli davranışlardan zorbalık ve kaygıya, ebeveyn-çocuk çatışmasından akran baskısı ve cinsel rızaya pek çok konuyu evrimsel bakış açısıyla açıklayarak bunlara yepyeni bir gözle bakmamızı sağlayan bu kitabı, ergenlik çağındaki insan ve hayvanları daha iyi anlamak isteyen tüm okurlarımıza tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/729ce503-5b4f-4a2c-b200-0e51d9dfd7b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Picasso&apos;nun Gözleri</image:title>
            <image:caption>Hayata, Picasso&apos;nun gözleriyle bakmak...

Asuman Portakal&apos;ın imzasını taşıyan Picasso&apos;nun Gözleri, çok yönlü sanatçı kişiliği ile adını sonsuzluğa yazdıran “dâhi” ressam Pablo Picasso&apos;nun yaşamından ve başyapıtlarından izler taşıyan öykülerden oluşuyor.

Picasso&apos;yu, bir kitap kahramanı olarak kurguya yerleştiren ve ona ait özgün sözlerle edebî anlatımını güçlendiren eser; ünlü sanatçının esin kaynakları ve yaratım süreci hakkında değerli paylaşımlarda bulunuyor.

“O an anladım ki Guernica, hiç susmayan bir resimdi.”

Picasso&apos;nun Gözleri renklerden sözcüklere uzanan bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını; sevginin, dostluğun, barışın yüceltildiği resimleri naif öykülerde buluşturuyor... Yazar Asuman Portakal, Picasso&apos;nun değişik sanat dönemlerine ait tablolarından esinlenerek kaleme aldığı öykülerinde, insana dair değerleri satırlara döküyor. Havada devamlı takla atan oyunbaz bir güvercin, modellik yapmaya çalışan genç bir palyaço, el emeği bir Afrika maskesi, tuvale yapışıp kaldığı için resimle âdeta bütünleşen bir fırçanın kılı, küçük bir çocuğun sevinci olan tahta bir at öykülerde dile geliyor. Onlar konuştukça sözcükler renklere bürünüyor; sanatçının resimleri hem gözlerde hem de zihinlerde canlanıyor.

Dünya sanat tarihine yön veren Pablo Picasso&apos;yu günümüz çocuklarına tanıtmak amacıyla hazırlanan bu özel çalışma, gelmiş geçmiş en önemli ressamlardan birinin sanat anlayışı ve sanatsal ifade biçimleri hakkında fikir vermekle kalmıyor, anlattıklarıyla okurların dünya görüşünü renklendiriyor.  
 
Kitabın son bölümünde yer verilen kronolojik biyografi ise Picasso&apos;nun yaşamına ve yapıtlarına daha yakından bakma fırsatı sunuyor, keşiflerle dolu yeni okumalara kapı aralıyor.  
 
“İlham da neymiş... Ben Picasso&apos;yum!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fee0f123-f927-4590-9bd1-0f37c5f84841.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Özeldir</image:title>
            <image:caption>Ben Meri. 
Sizce bir güne ne kadar şekerleme sığar? 
Bence, bir sürü sığar! 
Bildiğiniz şekerlemelerden bahsetmiyorum tabii ki. 
Bu şekerleme, başka şekerleme. 
Bu şekerleme, 
yalnız kaldığım zamanları eğlenceli hâle getirmenin 
harika bir yolu! 
Ben bu şekerlemeyi bulduğumdan beri, 
güne harika fikirlerle başlıyorum ve çok eğleniyorum. Nasıl mı? Gelin, anlatayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07a86fb7-ca56-4cca-8d49-06c682275bd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Papi ve Denizyıldızı Macerası</image:title>
            <image:caption>Güzel bir bahar sabahı mışıl mışıl uyuyan Papi mutfaktan gelen tik tak tiki taki tok, tik tiktikzillllll sesleri ile uyandı. Annesi ve babası pikniğe gideceklerini söyleyince koşarak kız kardeşi Paçi’nin odasına gitti. Kapıyı beş kez çaldı “takkıdı tak tak, tak tak.” Bu melodi Papi ve Paçi’nin özel kapı çalış sesiydi. 
Sahilde ilerlerken Papi birden olduğu yerde donup kaldı. Papi’nin gözleri kocaman olmuş ve kalbi hızla atmaya başlamıştı. Acaba Papi ne görmüştü? Papi kendisini neden bir süper kahraman gibi hissetmişti? 

Papi’nin bu rengârenk ve heyecan dolu macerasında birlikte yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
 
 
Hikâyede özgüven, cesaret, özsaygı, empati kurabilme becerisi, aile birliği, sevgi, mutluluk, doğaya ve diğer canlılara saygı, mahremiyet, teknolojinin doğru kullanımı, arabada güvenli yolculuk yapma kuralları, gibi çocukların sağlıklı kişilik gelişiminde katkı sağlayacak değerler yer almaktadır. Hikâyenin sonunda yer alan fark bulmaca, boyama ve soru etkinlikleri ile çocuğun hayal gücünü ve yaratıcı düşünme becerisini, bilişsel ve motor becerisini geliştireceğine inandığım Karakter ve Değerler Eğitimi Uzmanı Seray Çiçek Demir tarafından hazırlanan bu hikâye kitabını tavsiye ederim. 
Psikolog Emre ALPARSLAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b443c07-412f-45f1-be6d-a2351ad03905.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Fizik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Fizik Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5d96e5b-b5dd-42cd-879a-b8dbe213ec2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatin Anlamı</image:title>
            <image:caption>William James (1842-1910): Pragmatik felsefe okulunun kurucusu olan William James, aynı zamanda bir psikolog ve eğitimciydi. Öğrenimini Avrupa’da Almanca ve Fransızca yaptı. 1869 yılında Harvard Üniversitesi’nden tıp doktoru olarak mezun oldu, ancak doktorlukla uğraşmadı. Daha sonra aynı üniversitede psikoloji dersleri vermeye başladı. Epistemoloji, eğitim, metafizik, psikoloji ve din konularıyla ilgilendi. Ders kitabı olarak yazmaya başladığı Psikolojinin İlkeleri 1890 yılında yayımlandığından beri hem psikoloji hem de felsefe alanının anıtsal eserleri arasında yer aldı. James’in kendi deyimiyle “hakikat sorunuyla doğrudan alakalı” yazılarının hepsini topladığı Hakikatin Anlamı ölümünden bir yıl önce, 1909’da yayımlandı. Hakikatin Anlamı’nda James’in Pragmatizm eserinden önce kaleme aldığı aynı konudaki dokuz makalesiyle, Pragmatizm’e yönelik eleştirilere cevap mahiyetindeki altı yazısı kronolojik sırayla yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dd34b99-ed3f-44ac-bdb1-8c3af7b613a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yan Yana - Deniz Üçlemesi 2</image:title>
            <image:caption>Yan Yana, Nobel ödüllü yazar William Golding’in Deniz Üçlemesi dizisinin ikinci kitabı. Genç İngiliz aristokratı Edmund Talbot artık bambaşka bir toplum haline gelmiş geminin Avustralya yolculuğunu kaydetmeyi sürdürüyor. Talbot bu kez kendisi için yazmakta ve savaş, aşk, doğa karşısındaki kırılganlığını gizlemeden ortaya koymaktadır. Herkesçe bilinen sırların inşa ettiği bu yeni toplumu dışarıdan gözleyen bir ayrıcalıklı değil, o toplumun yavaş yavaş yükselen bir üyesidir. Toplumun yaşantısı ise okyanus ortasında rastlanan beklenmedik bir komşunun gelişiyle bambaşka bir ritim kazanacaktır. Yazar Golding, denizcilik konusundaki bilgisini insanın en çetin koşullarda benimsediği stratejilerle harmanlayarak gerilimi artırıyor bu yapıtında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abf7cd03-5e84-458a-b78f-6bcd7f04e0e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Bu eserin edebiyatımızda ve bütün hayatımızda devam edip giden neticeleriyle karşılaştığımız hissî edebiyata yol açtığını bir daha tekrarlayalım.” 
                                                                                                                                                  Ahmet Hamdi Tanpınar 
Namık Kemal’in Magosa’da sürgündeyken yazdığı Zavallı Çocuk, dönemin popüler konularından gençlerin rızaları dışında evlendirilmelerini, ailelerin çocuklarının hayatlarına müdahale etmelerinin acı neticelerini ele alır. İlk kez 1874’te Güllü Agop’un Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenen Zavallı Çocuk, birbirini seven iki gencin trajik hikâyesiyle ve taşıdığı duygusal yoğunlukla sonradan yazılacak pek çok eser için de ilham kaynağı olmuştur. 

Namık Kemal (1840-1888) Gazeteciliğiyle toplumun fikirlerine yön veren, yazarlığıyla yeni edebiyatın kapılarını açan, mücadelesiyle Meşrutiyet’e ivme kazandıran fikir adamı, yazar ve en bilinen yönüyle vatan şairidir. Onda her şey hürriyet fikri ve vatan sevgisiyle başlar, neredeyse bütün uğraşları bu ikisi üstüne kurulmuş ve gelişmiştir. Erken yaşta annesini kaybedince çocukluk ve ilk gençliğini büyükbabasıyla ve onun görevi nedeniyle –Sofya’dan Kars’a– yurdun çeşitli yerlerinde geçirir. İstanbul’a geldiğinde edebiyat çevrelerinde dikkat çeker ve dönemin ünlü şairleriyle tanışır, özellikle Şinasi’nin fikirlerinden etkilenir. Tasvir-i Efkâr’la başladığı gazetecilik hayatı Hürriyet, İbret, Diyojen gibi yayınlarda devam eder. Siyasetten hukuka, felsefeden edebiyata pek çok alanda yazdığı makaleleriyle fikir dünyasına; roman, şiir, tiyatro ve tarihi biyografi türlerindeki eserleriyle yeni edebiyata öncülük eder. İstanbul’dan defalarca uzaklaştırılıp sürgüne gönderilir. Yine de yazmaya; mektuplarıyla, gazete yazılarıyla, eserleriyle çağdaşlarına yol göstermeye ve halkına ulaşmaya devam eder. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec886f4b-1e11-4529-b126-072347bf9281.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sana Mecburum</image:title>
            <image:caption>Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi… Kendini anlatıyor, ama dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. “Bize ait olanı” duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi o üç kelimeye sığdırıveriyor: “Ben sana mecburum!” 
Attilâ İlhan şiirinin tek teması aşk değil elbette; bu kitapta beş bölümde topladığı şiirlerinde, dönemin siyasi havasını, çalkantılarını, gerilimi, direnişi, başkaldırıyı, imkânsız aşkları ve özgürlük özlemini bulacaksınız. 
 
*Askıda Yaşamak *Tension à Smyrne *Memleket Havası *İmkânsız Aşk *Cehennem Dairesi *Ortadoğu’dan Gece Telgrafları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af55ca30-dc83-4e0d-ab45-3eb3d4c37ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Jeff Bezos - Amazon Hissedarlarına Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en büyük şirketlerinden
biri olan Amazon’un başarı sırlarını
öğrenmek ister misiniz?
 
 
 
En önemli adım risk almak… Ancak bunu kendi yararınıza nasıl kullanacağınızı bilmiyorsanız, &quot;risk almak&quot; maliyetli (hatta felaket) olabilir.
 
Amazon CEO&apos;su Jeff Bezos&apos;un hissedarlara yazdığı; neden, ne zaman, nasıl risk aldığını ve başarıya ulaşma yollarını anlattığı yıllık inceleme mektuplarının analizi olan bu kitapta Amazon&apos;da büyümenin kapısını açan anahtarın ne olduğunu öğreneceksiniz. Bezos’un son yirmi yıldır, her yıl yazdığı &quot;Hissedar Mektupları&quot; her işletme sahibine bir yol haritası olabilir. Bu mektuplar sayesinde onun gördüklerini görecek, düşündüklerini düşüneceksiniz ve sonra bunları daha önce aklınıza getirmediğiniz şekillerde kendi işinize uygulayacaksınız.
 
Yıllardır iş ve teknoloji dünyasındaki eğilimleri araştıran Steve Anderson, Jeff Bezos: Amazon Hissedarlarına Mektuplar’da Bezos’un Amazon hissedarlarına yazdığı mektupları derinlemesine inceliyor ve 14 Büyüme Prensibi&apos;ni analiz ediyor. Eşzamanlı olarak kolaylıkla kavranacak ve neredeyse her iş alanına veya kuruluşa uyarlanabilecek bir dile çeviriyor.
 
Bu kitapta anlatılan Anderson’ın 14 Büyüme Prensibi’ni işinize uyguladığınızda, işinizi Amazon gibi büyütmek için ihtiyacınız olan her şeye sahip olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78cf3dc1-50a6-4619-92f0-f4d164cd3f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra</image:title>
            <image:caption>“Hayaller alanında ileri bir adım daha atarak kendisini arzu ettiklerinin gerçekleşmesi noktasına yaklaşmış gördü. Yalnız kendisini o mutluluk kucağına atıvermekten başka bir şeye lüzum kalmamıştı. Fakat kendisiyle o vefa kucağı arasındaki mesafe daima sabit kalmakta, bu yaklaştıkça o uzaklaşmaktaydı.” 
 
Yüzbaşı olarak mezun olduktan sonra askeri okulda öğrencilere topografya, cebir gibi dersler veren, iki yıl boyunca Suriye’de keşif çalışmaları yapan, yazdığı şiirler ve divan şairleri üzerine incelemeleri Tercüman-ı Hakikat gibi gazetelerde yayımlanan Nabizade Nâzım otuz bir yaşında, evlendikten kısa bir süre sonra kemik vereminden hayatını kaybetti. Zehra ise yazarın vefatından sonra, Servet-i Fünûn’da 1895 yılında tefrika edildi. 
 
Küçük yaşta öksüz kalan Zehra, bir tüccar olan babasının kâtibi Suphi ile evlenir. Ancak bu evlilik zaman geçtikçe kâbusa dönüşecek, Suphi’nin annesinin eve bir cariye getirmesiyle beraber Zehra’nın intikam hikâyesi başlayacaktır. 
 
Nabizade Nâzım’dan Zehra, aşkın ve kıskançlığın çaresizliğine dair sarsıcı bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ffb1454-8104-46ec-92e5-7b02a4ca6f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>“Şüphesiz, daima geride kalan bir hukuk tekniği ile hukukun belli bir şekilde devingen mevcudiyeti arasında çatışma yaşanması, ilk defa bizim devrimizde meydana gelmiş bir şey değildir. Fakat daha önceki devirlerde -örneğin on yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda- bu gibi çatışmaları yatıştırmak ve hukuk tekniğini hukuk gerçekliğine uydurmak üzere doğal hukuka başvuruluyordu. Oysa salt akıldan çıkarıldığı iddia olunan bu doğal hukuk, gerçekte soyut formüller içine hapsedilmiş olan hukuka karşı isyan hâlindeki yaşayan hukuktan başka bir şey değildi. Günümüzde, hukuk gerçekliğinin bu muazzam karmaşıklığı karşısında, aynı şekilde aklın istikrarını, tekliğini veya somut içerikler yaratma yeteneğini kabul etmeyen bir felsefi atmosfer ve nihayet sosyolojik bilginin bugünkü gelişimi karşısında bazı hukukçuların hâlâ başvurdukları bu ‘doğal hukuk’ icadı, problemi çözmek için yeterli olamaz. Bugünkü şartlar altında, hukukçulara, hukukbilimin sorunlarına yönelik tatmin edici bir çözümü yalnızca hukuk sosyolojisi sunabilmektedir.” 

Hukuk Sosyolojisi disiplininin Kıta Avrupa’sındaki kurucularından Georges Gurvitch, bu disiplinin en önemli kitaplarından biriyle Türkçede… Her paragrafı hem ders niteliğinde hem de okuru tartışmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b628a55-3714-4218-beae-f6b323de27ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Refet</image:title>
            <image:caption>“Refet artık on dokuz yaşındaydı. Onun hayalleri o yaştaki diğer genç kızların hayallerine benzemiyordu. Kazanacak, evini idare edecek, annesini rahat ettirecek, birçok çocuk okutup vatan evlatlarının eğitim ve öğretiminde bulunacak, o çocukların hepsi buna hürmet edecek, ‘Hocamız’ diye sevecekler! İşte Refet’in hayalleri hep bundan ibaretti.” 
 
Türk edebiyatının ilk kadın romancısı Fatma Aliye’nin 1896 yılında yayımladığı, döneminin çok ilerisinde bir roman olan Refet, henüz kadının adının olmadığı bir toplumda kadının öğrenim ve çalışma haklarını, sosyal hayattaki konumunun artırılmasını savunan güçlü bir eser. Aynı zamanda dönemin taşra ve şehir yaşantısına gerçekçi bir bakış. 
 
Babasının ölümünden sonra annesiyle bir başına kalan Refet’in tek istediği öğretmen olmak ve annesine rahat bir hayat sunmaktır. Erkek egemen bir toplumda genç bir kızın başarılı olmasının yegâne onurlu ve kaçınılmaz yolunun çalışmaktan geçtiğini bilen Refet hem cinsiyetinin hem de alt sınıfta olmanın güçlüklerine karşı mücadele verir. 
 
Refet, Türk edebiyatında kadının gücü üzerine yazılmış en önemli eserlerden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c13cfa6-08fc-49d4-9b5e-b03a1399b4ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Güçlendirici Eşleştirme Oyunu</image:title>
            <image:caption>İthaki Çocuk ekibinden hepinize merhaba! 
Elinizde tuttuğunuz bu kartlar, hafıza güçlendirici bir eşleştirme oyunu. Kutunun içinde kitaplarımıza ait 30 görsel olan kartlardan iki tane mevcut. Siz istediğiniz adette çift kart ile bu oyunu oynayabilir, yaş grubunuza göre zorlaştırabilir ya da kolaylaştırabilirsiniz. Örneğin 3 yaşındaki bir okurumuz 3 adet çiftle, yani 6 kartla oynarken 9 yaşındaki bir okurumuz 15 çift ile, 16 yaşındaki ya da yetişkin okurlarımız bütün kartlarla oynayabilir, tamamen size kalmış! İsterseniz tek başınıza, isterseniz aileniz ya da arkadaşlarınızla birlikte de oynayabilirsiniz. İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f7f747-1b9e-42c1-a3da-15f76149e8ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaya&apos;nın Kitabı</image:title>
            <image:caption>2006’da NASA, Neil Armstrong’u Keşif Elçisi ilan etti ve ona Ay’dan getirdiği küçük bir taş parçasını hediye etti. Sunumu sırasında Neil, Kaya’nın Ay’daki konumundan görmüş olabileceği olağanüstü şeyleri ve Apollo 11 görevindeki maceralarını hikâyeleştirdiği bir konuşma yaptı. Grahame Baker Smith de bu hikâyeyle, elinizde tuttuğunuz resimli kitabı oluşturdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b3136d7-ff2b-491c-933f-2abccec528a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Azizeler ve Hırsızlar Şehri</image:title>
            <image:caption>Sangui Şehri’nin gölgelerinde,
Var olmayan bir kız yaşardı. 
 
Tina ve annesi yeni bir hayat kurma umuduyla Kongo’dan Kenya’ya mülteci olarak kaçmışlardı. Fakat annesinin zengin bir adam olan Bay Greyhill’in malikânesinde bulduğu iş onu önce bir yasak aşka, ardından da ölüme sürüklemişti. Tina ise tüm bunların arkasındaki kişiyi mahvetmeye yemin etmişti. 
 
Bu trajik olayın ardından dört yılı, planlarını gerçekleştirebilmek için Serseriler adlı yerel bir çetenin usta hırsızı olarak geçirdi. Fakat Greyhill malikânesine döndüğünde karşılaştığı eski bir arkadaşı, onu bunca zaman inandığı tüm gerçekleri sorgulamaya itecekti. Annesine gerçekten ne olduğunu bulmak için onun izlerini adım adım takip etmesi ve kendini tehlikenin tam ortasına atması gerekiyordu. Geçmişe karşı verilen bu savaştan sağ çıkabilecek miydi? 
 
• Amazon Ayın En İyi Kitabı — Ocak 2017 • Barnes &amp; Noble Yeni Büyük Yazarları Keşif Ödülü
• Barnes &amp; Noble 2017’nin En Çok Beklenen Genç Yetişkin Çıkış Kitabı
•  Teen Vogue En İyi Genç Yetişkin Kitabı — Ocak 2017 • Bustle En İyi Genç Yetişkin Kitabı — Ocak 2017
• Chicago Public Library 2017’nin En İyi Gençlik Kitabı • Seventeen Magazine 2017’nin En İyi Kitabı
•  Barnes &amp; Noble 2017’nin En İyi Genç Yetişkin Kitabı • NPR 2017’nin En İyi Kitabı 
• Bank Street 2018’in En İyi Kitabı 
 
 
“Azizeler ve Hırsızlar Şehri, o kadar heyecanlı ki nefes almayı bile unutacaksınız.” —New York Times 
 
“Ters köşelerle dolu bu hikâye hiçbir şeyin göründüğü kadar siyah beyaz olmadığını kanıtlıyor.” —Kirkus 
 
“Heyecan dolu bir intikam yolculuğu.” —US Weekly 
 
“Bu hız kesmeyen macerada Natalie C. Anderson, Tina’nın dünyasına hayat verirken yazım dilini ustalıkla kullanıyor ve kahramanının geçmişini şok edici bir gerçeği ortaya çıkarmak üzere adım adım takip ediyor.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Bir cinayetin muhteşem şekilde dolambaçlı bulmacası.” —Booklist, starred review 
 
“Bir tutam aşkla örülmüş, çok sağlam bir şekilde kurgulanmış, hız kesmeyen bir uluslararası cinayet hikâyesi.” —School Library Journal, starred review 
 
“Hız kesmeyen bir suç dramını bu zorlu bölgedeki merak uyandıran karakterlerle kurgulayan Anderson, süregelen insan çatışması ve bölgenin insanlarının devamlı çektiği trajik zorluklar konusunda genç okurların ilgisini çekmede çok iyi bir iş çıkarıyor.” —BCCB, starred review 
 
“Natelie C. Anderson’ın nefes kesen romanı derin, karanlık ve zaman zaman  –konuya rağmen hayranlık uyandıracak derecede– komik de.” —Shelf Awareness, starred review 
 
“Kongo’nun ormanlarından siber ortamın ulaşılmaz köşelerine kadar bir katilin izini sürüyor ve bunu yaparken de aile ve arkadaşlığın önemine ışık tutuyor.” —Tara Sullivan 
 
“Vahşi ve güzel bu dünyada tek kural hayatta kalmak, var olan tek silah ise bir genç kızın cesareti ve sevgisi.” —Francisco X. Stork 
 
“Anderson’ın gerilimi yüksek hikâyesi, gizemlerini politik, risklerini yüksek tercih eden ve siyah beyaz çözümlerdense grinin tonlarında sonuca vardığını hisseden okurlar için birebir.” —The Horn Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a6660f-1a29-4c38-b263-56dc13a15b78.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatlaklar</image:title>
            <image:caption>Seksenlerden kalma oturma takımı salonun bej duvarlarını hüzünlendiriyor, fiskos masasının üzerindeki sigara paketleri ve kristal kâsenin içindeki şekerler, bakanı zamanda seyahate davet ediyordu… “Benim baktığım yerden hiç bakmamışlardır salona” dedi belli belirsiz. “Benim gördüğüm gibi görmemişlerdir hiç.” Bir süre olduğu yerde kaldı ve öylece salonu izledi.  
 
Camlı vitrinin karşısına geçip elleri belinde içerideki biblolara, kahve fincanlarına, üzeri desenli tabaklara baktı. Kapakları açıp alt raflardaki minik geyik biblosunu cebine attı. İçtiği kahve fincanını dolaptakilerden biriyle değiştirip aldığını ceketinin sağ cebine yerleştirdi. Acele etmeden, sakince kapakları kapatıp askılığa yöneldi ve şeffaf şemsiyeyi kemerine takıp aynadaki aksine gülümsedi. “Bunlar da yaşadıklarını sanıyorlar” dedi.  
 
Odalar, apartman boşluğu, asansör, otopark, kazan dairesi… Apartmanın her köşesini sinsice mesken tutan tekinsiz öyküler... Göktuğ Canbaba’dan mekânların ve zihinlerin çatlaklarında tuhaf ve keyifli bir yolculuk…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/100ef24d-9a9e-4c89-adfb-9e197140deab.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Kalan</image:title>
            <image:caption>Herkes kendi kuyusunu kalbinde taşır, biliyordun. 
 
Karşısına çıkan her şeyi yakarak üzerine gelen, sinsice etrafını kuşatan bir hayat yangınında korku içinde ne yapacağını düşünürken gördün onu ilk defa. Kaçmaktan bitap düşmüş bir haldeyken yüzüne baktın, sana elini uzattı, elini tuttun. Korkutucu şimşeklerle yüklü gri bulutların kuşattığı yasaklı gökyüzünden elini uzatan asi bir melekti. Yedi kat göğün ötesinden usulca uzandı zarif eli, bulutların arasından, alevlerin arasından uzandı, yavaşça göğsünü yarıp, delice çarpan kalbine dokundu. Dokunduğu yer sızladı. Açık yara.  
 
Yalnızlık ve varoluş ağrısı. Bir aşkı, bir kadını ve bir mucizeyi yitirmek. Kaybettiği kadını şehrin sokaklarında, hafızasının karmaşık dehlizlerinde ve kendi içindeki karanlık kuyusunda arayan yalnız bir adam. Bir yandan evini terk eden bir annenin geride bıraktığı kapanmaz çocukluk yaraları diğer yandan erken vedalaşan dostların hüznü. Bir terapi koltuğundaki sayıklamalar.  
 
Geç Kalan; kendine özgü diliyle, edebiyatıyla, güçlü duygu dünyasıyla okurları büyüleyen Tarık Tufan’ın en şiirsel metinlerinden biri. Parçaları tamamladığınızda yüreğinizde derin bir iz bırakacak sarsıcı bir eser ve unutamayacağınız bir arayış hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48f7a95c-5a56-45de-9df7-aec62fbf91fc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Hayat Bilgisi 1</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c0738c-e7fd-42d3-bc2f-1fedb227f077.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Hayat Bilgisi 2</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f43efd-65cc-4a51-8ac8-2c55f6b9527e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Hayat Bilgisi 3</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95ee226-3648-4812-8408-f4b814a4d6c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Fenbilimleri 4</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64959a53-9403-487e-ae50-9010d783c66c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Sosyal Bilgiler 4</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45898e3a-6584-4d84-8f89-ab68d2f18128.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Fenbilimleri 3</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d41ade5-2218-4f7b-b380-762fac6512fe.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul 4.Sınıf Matematik - Sayı Kumbaram 4</image:title>
            <image:caption>Sayı Kumbaram 4</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cbc3eaf-d261-4a69-92e0-0c61fe53fcce.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul 2 .Sınıf Matematik - Sayı Kumbaram 2</image:title>
            <image:caption>İlkokul 2 .Sınıf Matematik
- Sayı Kumbaram 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d1996bf-ef71-49d7-80fc-beb09d27453d.jpg</image:loc>
            <image:title>Puff The Little Cloud</image:title>
            <image:caption>Are you one of those children who are afraid of lightning? 
Do you wonder how it rains and how the rainbow appears? 
Have you ever looked at the clouds and thought they resemble something else? 
Do you know where the sun sometimes goes or why it suddenly gets dark? 
 
Come on and follow Puff the Little Cloud and his mother through the pages to learn about what happens 
in the sky. 
 
You will enjoy this story with a lovely happy ending and also remember Puff the Little Cloud whenever it rains. 
 
Kahramanımız küçük bulut Puf’un hikâyesini Ela Elçi Başgül yazdı, Cansu Dinç resimledi. “Gökyüzü ve Küçük Puf” ismiyle Türkçe de yayınlanan “Puf The Little Cloud” öykümüzü Melis Akdoğan Gündoğdu, İngilizceye çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a469db07-02df-4d4d-a385-c0e2d130ae5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında - Salvador Dali&apos;nin Resimleriyle</image:title>
            <image:caption>Salvador Dali’nin gerçeküstücü resimleriyle Alice&apos;in fantastik dünyasını buluşturan eşsiz bir kitap. Dünya edebiyatının en önemli klasiklerinden olan, edebiyattan sinemaya, müzikten tiyatroya sanatın her alanında birçok esere ilham veren Alice Harikalar Diyarı’nın, dahi ressam Salvador Dali’nin Alice için özel olarak yaptığı büyüleyici resimlerle birleştiği bu versiyonu sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de keyifli ve nitelikli bir okuma deneyimi sunuyor. Bu büyük boy renkli baskıyla kitaplığınıza özel bir kitap eklenirken, çocuklar da Alice’in fantastik yolculuğu eşliğinde Dali’nin yaratıcı dünyasıyla, sınır tanımayan bir hayal gücüyle tanışacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7a725e3-b064-4618-9a2b-772047d6437d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Ansiklopedik Sözlük (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, mikro-dünyanın yüz yılı aşan bilimsel incelenişinin hızlı gözden geçirilişini tarihsel bir görünüm içine yerleştirmeyi amaçlıyor. Ansiklopedik bir sözlük şeklinde düzenlenen kitapta tüm teknik terimler alfabetik sırasıyla eksiksiz açıklanmakta. İlk tanışılan atomaltı parçacık olan elektronun 1897’deki keşfinden  günümüzdeki Parçacık Fiziğinin Standart Modeline kadar kuantum mekaniğini meydana getiren tüm bileşenlerin yer aldığı kitap günümüzdeki fizik problemlerini de özetliyor. 
“Kuantum, Latincede “kemiyet, miktar” anlamına gelen quantum kelimesinin, 
Max Planck tarafından ışık için önerdiği enerji “topakları”ndan genelleyerek (ana metnin ilgili maddelerinde de açıklandığı şekilde) açısal momentum, enerji ve eylem gibi fiziksel niceliklerin bir sistemde yalnızca belli yalınık değerler alışını niteleyen ve Batı dillerinde aynen kullanılan terimin “Türkçeleştirilmişi”dir. Latince çoğulu 
(İngilizcesi de) quanta’dır.”  
–R. Ömür Akyüz (çevirmen)   
“Gribbin yüz yıllık parçacık fiziği kuramlarını A’dan Z’ye anlatmakta.” 
–Natural History 
“Bu kitap, kuarkları anlamakta güçlük çekenler ve fizikteki önemli olayların kısa bir özetini arayanlar için muhteşem bir referans çalışması sunuyor.”  
–Scientific American 
Pek çok popüler bilim kitabı yazmış olan ünlü İngiliz fizikçi Gribbin’in parçacık fiziğinin karmaşık dünyası üzerine yazdığı bu eser, sıradan okurlar için yazılmıştır. Kitap, konuyu tarihsel perspektife yerleştiren bir giriş makalesinin ardından kapsamlı bir ansiklopedik sözlük ve kısa bir kaynakçayla birlikte, bilim ve tarihteki önemli tarihleri gösteren zaman çizelgelerini de içerir.” –Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989467fb-7c4c-4941-abc9-b996441ae596.jpg</image:loc>
            <image:title>Irak&apos;ta Türkçe Öğretiminin Tarihsel Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Yaşayan diller içerisinde dünyanın en eski yazı dillerinden Türkçenin yeşerdiği ve yüzyıllarca yaşadığı coğrafyalardan biri de Türkmeneli’dir. Türklerin Anadolu’ya geldikleri 11. yüzyıldan itibaren yurt tuttukları Türkmeneli coğrafyası 1000 yıllık kadim Türkmen toprağıdır. Özellikle Osmanlı döneminden itibaren başta Kerkük olmak üzere, en güneyden kuzeye doğru, Berde, Mendeli, Hanekin, Kifri, Tuzhurmatu, Altun Köprü, Erbil, Musul, Telafer gibi şehirlerde yaşayan Türkmenlerin konuştuğu ve yazdığı dilleri olan Türkmence bu coğrafyanın âdeta hücrelerine kadar işlemiştir. Gerek konuşma dili olarak gerekse yazı dili özelliğiyle Irak’ta Türkmen kimliğinin varlığının tescili durumundaki Türkmence, son yüzyılda pek çok problemle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle I. Dünya Savaşından sonra Türkmeneli bölgesinin Lozan Barış Anlaşmasıyla Misak-ı Millî sınırlarının dışında kalmasıyla âdeta öz yurdunda pek çok yasakla karşılaşmıştır. Ancak, başta horyatlarıyla/hoyratlarıyla, türküleriyle ve yetiştirmiş olduğu şairleri-yazarlarıyla sözlü kültür mirasının çok önemli değerlerini bünyesinde taşıyan zengin Türkmen edebiyatını yok saymak mümkün değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f0c061-fd04-4f28-9e2b-28e8301be9ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Gizleyen İnsan</image:title>
            <image:caption>“Bir insanı anlamak bilinçdışını anlamaktır.” 
Ruhsal rahatsızlıkların bir yönü, bilinçdışında kaygının denetlenememesi sonucu oluşan kendini cezalandırmalardan başka bir şey değildir. Ben de merak eden ve ilgilenen herkesin anlayabileceği bir dille bilinci, bilinçdışını, bilinçdışı çatışmaları, bilinçdışı cezalandırmayı ve bu cezalandırmaların neden olduğu ruhsal bozuklukları anlatmayı amaçladım. Verdiğim örneklerde zaman zaman kendinizi, zaman zaman çevrenizdekileri, yakınlarınızı gördüğünüzde ve kitap bittiğinde kendinizle çevrenizdeki herkesi çok daha iyi anladığınızda sakın şaşırmayın… 
 
Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan 
 
 
Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan psikiyatri alanındaki tecrübe ve birikimlerini aktardığı bu eşsiz kitapta, okuyucuyu bilinçdışında bir yolculuğa çıkarıyor. Kendini Gizleyen İnsan günlük hayatta her zaman yaptığımız basit bir hareketin bile bilinçdışımızda köklü bir geçmişi olduğunu vaka örnekleri ve gerçeğe dayanan hikâyelerle anlatıyor. Kendini Gizleyen İnsan anne ve baba adaylarının, evlilik hayali kuranların, ruhsal yönden sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek isteyenlerin başucu kitabı olacak nitelikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b3eccce-ed86-42ac-9e30-eca714b2e4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğada Huzur Bulan Kirpi</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63203a21-67e5-4389-8abe-c530f3126d63.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Beslenebilen Hemstır</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e2d3580-e7e6-431b-be85-1098403d6b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Mucidi Ara</image:title>
            <image:caption>Geleceğin mühendislerine hayallerini gerçekleştirmeleri için ilham veren bir bilişim hikayesi! 
 
Yıldız Mühendisi Ara, hayallerini gerçeğe dönüştürme yolculuğuna devam ediyor. 

Ara’nın hayalleri var, BÜYÜK hayalleri! Rüyasında gördüğü hayalleri çözmek ve saklayabilmek için kendine bir rüya dekoderi tasarlıyor. Peki ama ya onun gibi büyük hayalleri olan diğer çocuklar? Ara, çok daha büyük bir rüya dekoderi yapmak için insansı robotu DiDi’yle süper problem çözücülerden yardım alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a5c4d8-7bdb-4710-8980-9dd0e91f7d3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Güzel Müziği</image:title>
            <image:caption>&quot;Hiç düşündün mü kalbini ısıtan o sesleri? Sence insan en güzel melodiyi nerede bulur?&quot; 

Hiçbir şey aynı kalmaz, her şey dönüşür. Eşyalar, insanlar ve doğa... Peki farkında mısın bu dönüşümün? Dinle! İçini ısıtan o müziği dinle ve başka bir açıdan yeniden bak etrafına. İşte o zaman sonsuz gökyüzüne kanat açan bir kuş gibi hissedeceksin. 

Sesleri dinlemek, kendini dinlemek, sevdiklerini dinlemek ve yaşam döngüsü hakkında bir farkındalık öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3ddcf7-2598-4a64-afb1-5c13b2a6a61c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinleme ve Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap dinleme becerisini tanıtmayı ve bu becerinin nasıl geliştirileceği konusunda belli bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır. Kitabın ilk bölümlerinde dinlemenin hangi bileşenlerden oluştuğu, ne tür bir işleyişinin olduğu, nasıl bir gelişim gösterdiği açıklanmıştır. Sonraki bölümlerde dinleme modelleri tanıtılmış, dinleme metinlerinin ve araçlarının nitelikleri üstünde durulmuştur. Dinleme öğretiminin nasıl yürütüleceği, dinleme izlemleri, dinleme yetisini değerlendirme biçimleri bilimsel çalışmaların bulguları eşliğinde örneklerle ve somutlaştırılarak ele alınmıştır. Akıcı dinleme kavramına ilişkin geniş bilgi verilmiş ve dinleme alanında yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir. Kitapta dinleme ve eğitimine ilişkin geniş ve tutarlı bir çerçeve oluşturulmuş, öğretmen adaylarının ve araştırmacıların dinlemeye yönelik çalışmalarına katkı sunmak amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7de47f8-f276-4ed0-b34e-b6f33f6e8231.jpg</image:loc>
            <image:title>Budala (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski’nin 1868 yılında Russki Vestnik dergisinde tefrika edilen romanı Budala iyilik timsali nesli tükenmiş bir adam olan Prens Mışkin’in hikâyesini anlatmaktadır. Sık sık sara nöbetleri geçiren hastalıklı Prens Mışkin her ne kadar zekâdan yoksun bir karakter olmasa da saflık derecesindeki iyi niyeti yüzünden çevresindekiler tarafından “budala” olarak görülmektedir. Eser Dostoyevski’nin mutadı olduğu üzere kendi hayatından da izler taşımaktadır. En güçlü romanlarından biri olarak kabul edilen Budala’da Dostoyevski Prens Mışkin karakteriyle idealize ettiği insanı okurlarına sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b0c5ab6-0191-4b0d-bbbc-0050872804a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nikomed (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Corneille’in kahramanları muhtelif milletlere mensuptur ve muhtelif devirlerde yaşamışlardır. Onun için hemen her piyesinin mevzusu başka bir memlekette geçer. Tıpkı Abdülhak Hamit’te olduğu gibi, Corneille külliyatında da hem şark vardır hem garp... Birçok milletler Corneille’in külliyatında kendi kahramanlarından birini yahut bir ikisini bulabilirler.  Mesela La Cid İspanya’da, Cinna Roma’da, Polyeucte Malatya’da ve bugün neşrettiğimiz Nicoméde de İzmit’te geçen bir vaka tasvir eder.
 
Corneille, Nikomed’in mevzusunu ikinci asır Latin müverrihlerinden Justin’in tarihinden almış. Bunu piyesin mukaddimesinde kendisi söylüyor ve hatta istinat ettiği birkaç satırlık fıkrayı aynen derç ediyor. İşte o fıkra:
 
Bitinya Kralı Prüsyas oğlu Nikomed’i öldürtüp onun yerine başka bir kadından olan ve Roma’da yetişen öteki oğullarını geçirmek istedi; fakat kralın bu tasavvuru, tatbikine memur ettiği adamlar tarafından genç prense ifşa edildi; bu adamlar yalnız bununla kanaat etmeyip Prens Nikomed’i o zalim babaya karşı mukabele-i bi’l-misile ve kendi kurduğu tuzağa kendisini düşürmeye teşvik edip prensi kolayca kandırdılar. Bunun üzerine Prens Nikomed kendisini yanına çağıran babasının davetine icabetle onun ülkesine girer girmez kral ilan edildi; tahtından indirilen Prüsyas’a hizmetçileri bile yüz çevirdi; her ne kadar gizlenmeye çalıştıysa da nihayet yakalanıp oğlu tarafından öldürüldü ve kendisinin oğlunu öldürtmek için verdiği emir ağırlığında bir cinayetle hayatına nihayet verilmiş oldu...
 
Corneille i̇şte bu baba katili prensin manevi heykelini eline aldı. Uzun uzadıya yontup işledi; bütün pürüzleri ile kabalıklarını, bütün cinayetlerini yonttu, bütün kan lekelerini kazıdı, kalbindeki vahşeti çıkarıp yerine faziletle merhamet doldurdu ve nihayet bir barbardan ideal bir kahraman çıkarmış oldu!
 
Nikomed, Corneille’in yirmi birinci piyesi ve on yedinci asır sahnesinde kendisine zafer alkışları temin eden şaheserlerinin sonuncusudur.  Bu eser ilk defa olarak 1651 senesi Kanunisani’sinde o zamanki Hotel de Bourgogne Tiyatrosu’nda temsil edilmiştir. Bu ilk temsilinden itibaren pek çok beğenilen bu nefis eseri Moliére, de Louvre Sarayı’nda kralının huzurunda oynamış ve üçüncü perdesinin sonunda krallık şekli hakkında biraz dokunaklı imalar bulunduğu halde, kral tarafından bile alkışlanmıştır!
Zaten Corneille’in en sevdiği eserlerinden biri de budur. Kendisi bu fikrini şöyle anlatır:
“Bu oyunun en sevdiğim oyunum olduğu gerçeğini saklayamam.”
 
İsmail Hami Danişmend</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1da1971b-604a-48be-b0af-dcc4e254102d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülükan - Şiirler</image:title>
            <image:caption>doğrudur 
ne rakı sarhoş eder şişesini 
ne de ocağını yakar ateş 
ama yakındır, göstereceğiz ateşi de yakar ateş 
 
Halis Yıldırım 
 
*** 
 
 
Bir hukukçunun, yaşam savunucusu birinin yaralarından ne şiirler akmış meğer. 
Aşk olsun sana Halis Yıldırım! 
Aşk olsun! 
Bir kıyıdan bütün denizlere, bir tepeden bütün insanlara kardeş yüreğini gördüm şiirlerini okuyunca. 
Yaşamını şiire, şiirine yaşamını tanık göstermişsin. 
Gülükan ne güzel bir kitap adı öyle. 
Bir ömrü sırtlanmış şiirlerden oluşturmuşsun Gülükan’ı. 
Şiirler yaşamdan, yaşamın tüm hallerinden sağılmış sevinç şarkıları. 
Ayazlara tutmuşsun şiirlerine aldığın sözcükleri… Dağ esintilerine, uzayıp giden yolların özlemine, ırmakların hızına, dalgalarına denizlerin… 
Bu yüzden derelerin kardeşliği kokuyor şiirlerin. 
Ve de ağaçların, kurdun kuşun, börtü böceğin ve sincapların diliyle söyleşmişsin bir güzel. 
Kimi yerde çocukluğuna yaklaşmış, şehirle şiir arasına aşklar serpiştirmişsin. 
Mümkün hayatlara, mümkün insan ilişkilerine sürtünmüşsün sözcüklerin içinden geçerken. 
Duyarlıklar kazmışsın; insanlık, insanlıktan düşmesin diye… 
Yaşanmamış aşklara, kurulmamış dünyalara ilişmiş gözün. 
Aklın bilinenlerin, görülenlerin ötelerine sarkmış. 
Bir yolcusun belli ki… 
Arka çıkılmamış düşüncelere arka çıkmak için bir yolculuk başlatmışsın kendinde bu yüzden. Ta kalbinden beri… 
Zaten insanın en uzun yolculuğu kendine değil mi? 
Hiç bitmeyen… 
İddia ediyorum ki çölü yeşertecek kuyunun yerini de biliyorsun sen! 
Şiirlerine ilişkin bir şey daha: Özgürlüğün, kaynağını başkalarının yaşam hakkını ve doğayı savunmaktan alıyor. 
Yaşamınla ve şiirlerinle kanıtın odur ki insan olmak doğuştan kazanılan bir edim değil. 
Gülükan’ı şiirseverler de çok beğenecek. 
Hatta hiç şiir karalamamış olanlar bile bir şeyler yazmayı geçirecek içinden. Sözcüklere sığınmaya kalkacak belki de. 
Şiirde, yaşamda, aşkta ve kavgada ustalaşmış olanlar da çok şey bulacak Gülükan’ın labirentlerinde gezinirken. 
Dedim ya! 
Aşk olsun sana Halis Yıldırım! 
Aşk olsun! 
 
Hayrettin Geçkin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1cc112b-bbf5-460c-993d-66005403fe1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Şekiller - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3fd01cc-63df-4cbe-aefc-c11ae43427ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yuva - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Yuva - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fefe278a-06a4-4250-9ebf-961361a35221.jpg</image:loc>
            <image:title>Hava Durumu - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Hava Durumu - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d063c865-7174-4a99-b587-9dc4f2031383.jpg</image:loc>
            <image:title>Araçlar - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Araçlar - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/199652ed-5223-4e06-a2b9-238eb1719d51.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Aile - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5336e433-c5d7-400a-8577-32132b29536b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortam 5</image:title>
            <image:caption>En telmaşa adam: Ortam, Penguen ve Uykusuz dergilerinin usta çizeri Sönmez Karakurt’un yarattığı efsane bir karakter. 

Bunalımlar ve çaresizlikler dünyasının efendisi, görkemli bir kaybeden, ibretlik bir anti kahraman. Her sayfası muhteşem tespitlerle ve detaylarla dolu maceraları bu seride bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a04985-e8ea-426a-a7e4-f3472830fcb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpan Avı</image:title>
            <image:caption>“Carroll’ın muhteşem absürtlükteki Köpan Avı şiiri kelime oyunlarıyla, mantıksal paradokslarla ve matematiksel zırvalıklarla dolu.” –Martin Gardner 
 
Lewis Carroll’ın hayatında Alice Liddell’dan sonra en önemli yere sahip çocuklardan olan Gertrude Chataway için kaleme aldığı ve arkasındaki gerçek anlama dair bir fikri olmadığını söylese de mutluluk arayışını anlattığına dair teorileri de reddetmediği şiiri Köpan Avı yazarın en gizemli, en oyunlu eserlerinden biri. 
 
Mürettebatında, Tellal, Dava Vekili, Bilardo Sayıcısı, Kasap, Banker, Simsar, Çerçi, Fırıncı ve Kunduz olan bir gemi açıldı denize. Hep beraber Köpan avındalar, pek tehlikeli bir Böğhörk de olabileceği düşünülen şu efsanevi canlının peşinde.   
 
Lewis Carroll’ın önce başka bir kitabında kullanmayı düşündüğü ama son hâlini aldıktan sonra ayrıca yayımlamaya karar verdiği Köpan Avı sadece aklın pusulasını kenara atanların yolunu bulabileceği acayip mi acayip bir şiir. 
 
Çevirisinin yanında özgün metinle beraber. 
 
Henry Holiday’in çizimleriyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc76e7ef-292f-420a-9628-a1b17f12c69c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şey Veya Şeyler</image:title>
            <image:caption>Baktığımız ne varsa eriyip yok oluyor sanki. Öyle hızlı değişiyor ki her şey, ne dur diyebiliyoruz ne de dokunup bir iz bırakabiliyoruz. İnsan çaresini aradığının zehri oluyor zamanla. Dünyaya karışıp yaptığımız bu. Renk almak değil de kirimizi bulaştırmak içiniz sanki. O değişimin bir ucunda olup payımızı beklemekle ilgili değiliz hiçbirimiz. Yalnız, güçsüz ama nasılsa hep muktedir. Hem de sürekli aynı kalarak. 
 
Atakan Boran, ilk öykü kitabı Şey veya Şeyler ile insanı, onun karanlığını ve çürüklerini anlatıyor bize. Avucunun içindeki, kimi olağan kimi sıra dışı karakterleri eğip bükmeden anlatmayı yeğliyor. Yarattığı sahici atmosferler ve olaylarla uzun zaman akıldan çıkmayacak dünyalar sunuyor okura. 
 
“Seni tanıyorum. Tanımıyorum. Yokluğunla huzurluyum. Huzursuzum. Tıpkı senin gibi Tanrı’nın da bir adı var, biliyorum. Ama siz ormanda devrilip hiç işitilmeyen o ağaç gibisiniz. Varsınız desem bundan emin olamıyorum. Yoksunuz desem böylesi daha iyi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff66ae15-1aed-452c-87ee-4cdc968ae528.jpg</image:loc>
            <image:title>Neli Buzgibi ve Büyük Bela - 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Kutuplar arası, buz gibi bir macera!

Tüm penguenler soğuk hava koşullarında yaşar, bir kuş türü oldukları için uçabilir ve pek tabii ki yüzemezler diye düşünüyorsanız; penguenler hakkındaki bilgilerinizi yeniden gözden geçirmenizde yarar var.
 
Doğru bildiğiniz yanlışlar, belki de dünyanın en ünlü kâşif pengueni Neli Buzgibi ile henüz karşılaşmadığınız için olabilir...

Neli, gözlerinin üzerinden saçak saçak fışkıran sarı tüyleri ile hemen fark edilebilecek bir makaroni pengueni. O da nasılmış diye sorduğunuza göre; yeryüzünde yaşayan tam on yedi değişik penguen türü olduğunu da bilmiyorsunuz anlaşılan.

O hâlde Neli Buzgibi ile tanışmanın vakti geldi de geçiyor bile... Neli, hem ÇOK ilginç hem de BENZERSİZ bir penguen! Söylesenize, hangi penguen yaşadığı Güney Kutbu&apos;ndan tam olarak, yirmi bin beş yüz kilometre uzağa, ta Kuzey Kutbu&apos;na yolculuk yapabilir ki!?

İngiltere&apos;de eserleri 200 binden fazla satan ve pek çok ödüle değer görülen Jeremy Strong&apos;un, &apos;&apos;Sen de Oku&apos;&apos; koleksiyonuna eklenen üç kitaplık &apos;&apos;Neli Buzgibi&apos;&apos; serisi, küçük okurlarına katıksız bir kahkaha tufanı vadediyor, çevreye karşı duyarlılıklarını artırıyor. 

Ve belki en önemlisi; küçük bir penguenin korkularıyla yüzleştikçe ve karşısına çıkan engelleri aştıkça (bazen tesadüfen bile olsa!) geçirdiği hızlı değişimi ve nasıl da gözü pek bir cesaret timsaline dönüştüğünü gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a75866a6-6c48-4e2c-b0c2-ae343dc9ec86.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;un En Esrarengiz Hikayeleri - Cevri Çelebi</image:title>
            <image:caption>Cevri Çelebi başlığı altında bir araya getirdiğimiz altı öykü polisiye edebiyat türü içinde ele alınabilir. Çünkü hırsızlık, cinayet, insan kaçırma gibi olaylarla şekillenir her biri. Karakullukçu, asesbaşı, subaşı, bostancıbaşılar, hasekiler dolaşır satır aralarında. Yani bir yanda suçlular diğer yanda güvenliği sağlamakla görevli olanlar var. Bunlar Osmanlı’nın polisiye öyküleri. Polisiye edebiyat meraklılarına duyurulur. Divan Edebiyatı’ndaki sergüzeştnamelerden Ahmet Mithat Efendi’nin Esrarı Cinayat romanına giden yolda bu öykülerden de bahsetmek gerekir. 
 
“İstanbul şehrinde, Yedikule yakınında bulunan Narlıkapı’da, Evhad Çelebi adında meşhur bir ayakkabıcı vardı. Oldukça maharetli ve usta biriydi. Diktiği ayakkabıları elden ele gezdirip dükkânını ziyaret ederlerdi. Evhad Çelebi’nin denize nazır bir fakirhanesi vardı. Ve annesinden başka kimsesi yoktu. Henüz evlenmemiş mert bir yiğitti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1792e883-e8a4-41a3-8390-eef7fc6b3529.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bakışta Tarih (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir Bakışta Tarih, tarihten önemli anları tek ciltte bir araya getiriyor. Her sayfa, bilmeniz gereken en önemli gerçekleri bir bakışta konuya hâkim olabilmeniz için küçük parçalar halinde sunuyor. 
 
İkinci dalga feminizmden Stalinizme, arabanın icadından Somme Savaşı&apos;na ve Rus Devrimi&apos;nden Sanayi Devrimi&apos;ne kadar her önemli olay, kişi veya dönüm noktası kısa ve öz olarak dikkat çekici metin ve grafiklerle açıklanıyor. 
 
Bilgiye aç ve zamanı kısıtlı olanlar için mükemmel olan bu görsel odaklı koleksiyon, tarihi ilginç ve erişilebilir kılıyor. Bilmeniz gereken her şey –ve daha fazlası– tek ciltte toplandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef058df-bad2-441e-a658-767b7306df85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bakışta Psikoloji (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir Bakışta Psikoloji, tüm önemli psikolojik bilgi ve düşünceyi bir ciltte bir araya getiriyor. Her sayfa, bilmeniz gereken en önemli gerçekleri bir bakışta konuya hâkim olabilemeniz için küçük parçalar halinde sunuyor. 
 
Freud, Rorschach testi ve Stanford hapishane deneyinden bilişsel önyargı, uyku ve ulaşılabilirlik höristiğine kadar her önemli kişi, keşif veya fikir kısa ve öz olarak dikkat çekici metin ve grafiklerle açıklanıyor. 
 
Bilgiye aç ve zamanı kısıtlı olanlar için mükemmel olan bu görsel odaklı koleksiyon, psikolojiyi ilginç ve erişilebilir kılıyor. Bilmeniz gereken her şey burada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630b5112-7630-45e6-aea7-0eb95f9d49af.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Ölmek Üzere - Birimiz Yalan Söylüyor 2. Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bayview Lisesi’nde yeni bir dönem başlıyor. Artık kimsenin sırrı güvende değil. 
 
Yeni bir oyuna hazır mısın, Bayview? 
 
Simon’ın ölümünden sonra bir sürü taklitçi türese de, Bayview Lisesi’nin dedikodu açlığı bitecek gibi değildi çünkü kimse gerçek sırlara ulaşamıyordu. Ta ki gizli numaradan okuldaki herkese bir mesaj gelene kadar: 
 
DOĞRULUK MU CESARET Mİ? 
 
Phoebe ilk hedefti. Eğer oyuna katılmayı reddederse bir sırrı açıklanacaktı ve onunki asla gün yüzüne çıkmamalıydı. 
 
Sonraki mesaj Maeve içindi ve yaşananlardan ders çıkardıysa mutlaka cesareti seçmeliydi. 
 
Sıra Knox’a geldiğinde, işler çoktan tehlikeli hâle gelmişti. Önceki yıl zor yoldan öğrendikleri gibi, yardım asla polisten gelmeyecekti. 
 
İntikam almaya yeminli biri vardı ve bu oyunun kurallarını o koyduğu sürece zaman herkes için azalıyordu: 
 
TİK TAK TİK TAK… 
 
“Kimse Karen McManus gibi gençlik gizem romanı yazamaz.” —Entertainment Weekly 
 
“Okurların bayılacağı ters köşelerle dolu bir gizem.” —Booklist 
 
“Her sayfada yeni bir sürpriz sizi bekliyor.” —Paste 
 
“McManus hayranları, intikam ve dostlukla örülü bu hikâyeyi soluksuz okuyacak.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Sıradan bir polisiye romandan çok daha fazlası. Hem gerçekçi hem de şaşırtıcı.” —USA Today 
  “Bir oturuşta bitireceğiniz, bağımlılık yapacak bir gerilim.” —Kara Thomas</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0236bded-d191-4a42-9166-e71a95a2758b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Ya da Bir Günden Daha Az</image:title>
            <image:caption>“Bir varmış bir yokmuş…” diye başlıyordu çocukken okuduğumuz tüm masallar. İnsan yaşadıkça görüyor ki aslında hayatın özetiymiş bu ifade. 
Bu kitap varlık ve yokluk arasındaki ince çizgide hayata, iletişime, çocukluğa ve evliliğe dair yazarın ardında bıraktığı kırıntılardan oluşuyor. Çünkü anlamlı bir hikâye en yakınlarımızla kurduğumuz bağla yazılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a139c8-1bea-4dc5-9c7e-dd6576b1a346.jpg</image:loc>
            <image:title>Duam Neden Kabul Olmuyor?</image:title>
            <image:caption>“Dua ediyorum ediyorum bir değişiklik görmedim.” 
“Benim duam kabul olmuyor sanırım.” 
“Dua edince ne değişecek ki?” 
“Dua etmesem de Allah istediklerimi vermez mi?” 
“Dua etmenin ne önemi var?” 
“Dua edeceğim ama günahkârım, kabul olur mu?” 
“Benim de duama da cevap verilir mi?” 
* * * 
Bu soruların cevabını merak ediyorsan, elindeki kitabı okumalısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7c7c413-8341-4d58-b8c6-9920d20199a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Sen</image:title>
            <image:caption>GEÇMİŞ DENEYİMLERİMİZDE, GELECEK FARKINDALIĞIMIZDA GİZLİDİR. 

Her bireyin sonunda Maslow teorisinin en üst basamağı olan “Kendini Gerçekleştirme” seviyesine ulaşmasına yol açacak gelecek teknolojileri arasındaki sinerjiye muhteşem bir bakış.
 – Jerome Glenn
Fütürist, Gelecek Senaryoları-Milenyum Projesi kurucu ortağı Global Geleceğin Durumu Raporu başyazarı UNESCO ve Dünya Bankası bağımsız danışmanı

Gelecekle ilgili hem tahmin etmeye hem de keşfetmeye devam ederken, bize rehberlik edecek çalışmalara, bize rehberlik edecek insanlara ihtiyacımız var. Bu çalışmanın bize geleceği tahmin denemelerimizde yardımcı olacağına inanıyorum. 
 Prof. Dr. Emre Alkin 
Ekonomist

Çok şanslıyız! İnsanlık tarihindeki gelişmeye ve değişmeye en elverişli zamanda yaşıyoruz. Teknolojinin insan ile olan ilişkisi, gelecekte insanlığın daha anlamlı hayatlar yaşamasını hiç bu kadar mümkün kılmamıştı.

Bu kitap, gelecekte bizi nelerin beklediğini haberdar etmekten çok, bilinmeyen bir gelecek senaryosunda, farkındalıkla birlikte geleceğimizi nasıl tasarlayabileceğimizi konuşmak ve içinde bulunduğumuz çok hızlı değişen dünyamızda, değişimle değişebilmeyi benimsetmek amacıyla yazıldı. 

Daha önce hiç tanımadığımız, hiç deneyimlemediğimiz bu gelecekte siz kim olmak isterdiniz? Başkaları tarafından tasarlanan geleceğin sıradan bir tüketicisi mi yoksa bilinmeyenlerle dolu bir geleceği farkındalıkla kucaklayan, kendi geleceğini tasarlayan, merak eden, deneyimleyerek öğrenen, öğrendikçe değişen ve değiştikçe evrilen olağanüstü bir dünya vatandaşı mı? Karar sizin. Geleceğinizi önemseyin.

Eksponansiyel insan olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fae465f-d60f-4931-8949-839b8ad2a0bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağırlıksız</image:title>
            <image:caption>“Seçim, güçlülerle güçsüzler arasında yaratılmış bir illüzyondur.” 
 
Bizlerden daha zeki olan bir cansızın yani Yapay Zekâ ve Kuantum Bilgisayar birleşiminin karşısında durabilmek ancak onlardan çok daha etkin bir şekilde yazılım teknolojilerini, büyük veriyi ve enerji kaynaklarını yönetmekten geçiyor. Eksilen ve ele geçirilen her bir kalenin tekrar eski haliyle yerine konabilmesi artık maalesef mümkün olamayacak. Sanal Ok, çoktan olmayan yayından çıktı bile... 
AĞIRLIKSIZ, kurulmak istenen bu yeni oyun düzenini deşifre ederken, yayından çıkan sanal okun kalplerinizi bulmasını hedefliyor. Bu kalpler ne kadar çok yan yana gelebilirse insan olmanın erdeminin götürdüğü içsel yol, bizleri kemirmeye çalışan yeni teknolojiler karşısında görünmeyen zırhlarla –içimizde kalan son iyilik kırıntıları adına– hepimizi koruyacaktır. 
O halde uykuların içindeki uykulardan uyanmanın, gerçekleri bilmenin tarifsiz hafifliğini hissetmenin yani AĞIRLIKSIZ olabilmenin tam vaktidir! 
Şimdi kartlarımızı yeniden kararak, kurallarını bizim koyduğumuz bir oyunla, dünyayı hep birlikte yeniden tasarlamamız gerekiyor. 
 
“Uyan Neo! 
&amp; 
Beyaz tavşanı izle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/378d2465-cd45-41a8-8d61-5d174fdfa79c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Terapiste Gittiğinde</image:title>
            <image:caption>“Şeytanın en büyük hilesi, bizi var olmadığına inandırmasıdır.” 
– Charles Baudelaire 
 
Yeryüzüne sürgün edilen asi bir melekti Azazel. 
Dünya’ya “düştükten” sonra artık tek bir amacı vardı: Cennetin kötü bir kopyası olarak gördüğü bu mavi gezegeni kötülüğe boğmak. 

Evinden kovulmasına sebep olan insanı ve ona dair var olan her şeyi yok etmeye ant içen şeytan, yeryüzünde binlerce yıl kötülüğün kaynağı olur. Fakat 20. yüzyılın başında işler tersine döner ve Azazel hâkimiyetini kaybetmeye başlar. Zira insanın kötülük için artık ona ihtiyacı kalmamıştır. 

Tüm yaratılanların üstünde sayılan insan, kötülükte de şeytanı geçer ve onu işsiz bırakır. Varlığını sorgulamaya başlayan Azazel, çaresiz tarihin gelmiş geçmiş en ünlü terapistlerinin kapısına gider. Freud’dan Jung’a, Frankl’dan Fromm’a birçok eşsiz beyinle görüşen şeytan ne yazık ki varoluşsal bunalımlarına çözüm bulamaz ve tarihte en başarılı olduğu yerlerden biri olarak gördüğü Konstantin’in topraklarına, İstanbul’a dönmeye karar verir. 

ŞEYTAN TERAPİSTE GİTTİĞİNDE, bizleri “gerçek kötü”nün kim olduğu sorusunu düşünmeye davet ediyor. Kötülüğün kaynağına dair bakış açımızı altüst eden bu kitap, aynı zamanda tarihin kanlı sayfalarından sıra dışı kötülükleri ve onların karşısında cesaretle duran “gerçek iyileri” de anlatıyor. 

Kötülüğün efendisi her an size yaklaşıp, bir anlaşma teklif edebilir. Peki, siz onu reddetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53524e34-dcd1-4eaf-a05a-11ed61645376.jpg</image:loc>
            <image:title>Charles Bukowski - Pis Moruk Diriliyor</image:title>
            <image:caption>“Zaman unutturmaz dostlarım, sadece uyuşturur.” 
– Charles Bukowski 
 
Entelektüel zümre tarafından yazdıkları ciddiye alınmasa da yaşadığı dönemin en orijinal ve üretken yazarlarından biriydi Bukowski. 

Emektar daktilosunun başına oturduğunda engin hayal gücünden hep faydalandı ama esasında yazdığı her cümlenin sırtı kendi çileli yaşamına yaslıydı. Gençlik yıllarından kırklı yaşlarının başına kadar sayısız işte çalıştı. Tek amacı biraz daha içmek, biraz daha sevişmek ve sızana kadar yazmaktı. 

Hayatında dinmeyen bir tutku ve azimle yaptığı tek şey daktilosunun başına oturmak ve yazdıklarını yayınevlerine göndermekti. Nihayetinde şöhret, para ve kadınlar elli yaşında onu buldu ama o hayatı anlamak ve anlamlandırmak için yazmaya devam etti. Ünü, yaşadığı kıtayı aşıp Avrupa’ya, ardından tüm dünyaya ulaştı. Bukowski’nin yaşam terazisinin bir ucunda varlık, diğer ucundaysa ölümüne bir yokluk vardı. “Pis Moruk”, teraziyi dengede tutmayı asla beceremedi, buna rağmen kaleme aldıkları, okurlarını ilk günkü gibi etkilemeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd85ffc-b233-44dc-ba87-e845e3adfc50.jpg</image:loc>
            <image:title>Herakleitos - Bir İnsanın Karakteri Onun Yazgısıdır</image:title>
            <image:caption>“İnsanların en bilgesi Tanrı karşısında maymundur. 
Maymunların en güzeli insan soyuyla karşılaştırıldığında çirkindir.” 
 
Antik Yunan’ın karanlık filozofu Herakleitos felsefe tarihine gizemli fragmanlarıyla damgasını vurmuştur. Yalnızlığı seven, asık suratlı, somurtkan Herakleitos’a sözleri anlaşılamadığından dolayı yurttaşları “Karanlık” adını takmıştır. Ona göre evrende var olan her şey ateşten oluşmuştur, ateş her şeyin ilkesidir ve yine onda çözülür. Şeylerin sürekli değişimi, karşıtların birliği, kozmik ateş, genesis, logos, nemli ve kuru ruhların hermeneutiği onun derinlikli felsefesinde değindiği başlıca konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c0d69b-2d91-48b1-8dbd-0576127e2a3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel ve Çirkin</image:title>
            <image:caption>Dünyanın belki de en çok okunan, uyarlanan ve anlatılan masallarından biri Güzel ve Çirkin. 
 
Bir zamanlar çok zengin bir tüccar vardı. İyi kalpli adam eve dönüş yolunda ormanın derinliklerinde kayboldu ve kendisini muhteşem bir şatoda buldu. Şatodan ayrılırken yaptığı hata belki de onun sonu olacaktı. 
 
Madame Leprince de Beaumont&apos;un imzasıyla ünlü olan, ailesi için her fedakârlığı yapmaya hazır “Güzel” ile içindeki iyiliği gösteremeyen “Çirkin”in hikâyesi, 18. yüzyıldan beri kuşaklar boyu okunan klasik dünya masallarından biri olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de7aeaee-d0f1-4519-b4b1-01f1cfb0d78b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Düşünen toplum, düşünen insan ve eğitim felsefesi o toplumun kaderinin belirleyicisi olmaktadır. Bunun için eğitim politikalarının belirleyicilerine ve eğitim felsefecilerine büyük görev düşmektedir. Toplumun ihtiyaçlarını iyi analiz ederek bu doğrultuda oluşturulmuş eğitim politikaları o toplumun kalkınmasına öncülük edecektir. Ayrıca toplumun ihtiyaçlarının belirlenmesinin yanı sıra diğer toplumların da genel durumu takip edilmeli ve onlardaki gelişmelerin nedenleri veya geri kalışlarının sebepleri analiz edilmelidir. Böylece belirlenecek eğitim felsefesi ve politikalarına bunlar da yansıtılmalıdır. Elinizdeki eser, toplumun eğitim politikalarının belirlenmesi ve istenilen bireyin yetiştirilmesi adına bilimsel kitap olarak çok boyutlu olarak hazırlanmış ve eğitim politikalarını belirleyiciler başta olmak üzere, öğretmenler ve öğretmen adaylarının ihtiyaç duydukları konuları bir arada sunmayı hedeflemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da3f2cf-6ace-4d35-aee0-c79c876665ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Emerging Practices And Insights İn Language Teaching And Language Teacher Education</image:title>
            <image:caption>This book exemplifies and presents a collection of current teaching practices and insights in language teaching, foreign language teaching, and language teacher education. In alignment with the changing demands of the world of education, the  practices of language teachers are also constantly changing.  This edited volume is invaluable in that it serves the function of bringing forward diverse issues that require a designer look in language teaching and  language teacher education.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ade895c-0e47-4565-9f74-440b7c4b8d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaokul Programı (Matematik - Fen Bilimleri - Bilişim Teknolojileri)</image:title>
            <image:caption>Kitabın birinci, ikinci ve üçüncü kısımlarında sırasıyla; Matematik Dersi Öğretim Programı, Matematik Uygulamaları (Seçmeli) Dersi Öğretim Programı, Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı, Çevre Eğitimi (Seçmeli) Dersi Öğretim Programı, Bilim Uygulamaları (Seçmeli) Dersi Öğretim Programı, Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersi Öğretim Programlarına yer verilmiştir. Dördüncü kısımdaki ilgili mevzuat ve açıklamalar olarak; Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, İlköğretim Okulları Haftalık Ders Çizelgesi, Belirli Gün ve Haftalar çizelgeleri, Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim ve Öğretim Çalışmalarının Plânlı Yürütülmesine İlişkin Yönerge ve Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslara İlişkin Çizelge, Belirli Gün ve Haftalar ile Öğrenci Kulüpleri Çizelgesi’ne yer verilmiştir.

Kitabın benzerlerinden farklılığı, program geliştirilmesinde temele alınan yaklaşım ve modellere ilişkin açıklamalara ve eğitimcilerin ihtiyaç duyabileceği temel mevzuata yer vermiş olmasıdır. Kitabın, öğretmenler, eğitim yöneticileri ve eğitim fakültesinde okuyan öğretmen adaylarına yararlı olacağı ve mesleki gelişimlerine katkı sunacağı düşünülmektedir. Kitabın derlenmesinde görüşlerine başvurduğumuz ve kitabın danışmanlığını yapan Prof. Dr. Kazım ÇELİK’e ve özverili çalışmaları için Anı Yayıncılık çalışanlarına teşekkür ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dc3b854-33c7-4a99-8ed2-fbba22807758.jpg</image:loc>
            <image:title>Casus ve Hain</image:title>
            <image:caption>1985 yılının bir Temmuz akşamı Moskova’nın merkezindeki işlek bir caddenin kaldırımında orta yaşlı bir adam elinde bir plastik poşetle bekliyordu. Görünürde diğer Sovyet vatandaşlarından farkı olmayan bu adam kıdemli KGB subayı Oleg Gordievsky idi. Oysa ki Gordievsky on yıldan uzun süredir MI6 için Sovyet istihbarat makinesinin derinliklerinden paha biçilmez sırlar taşıyordu. Hiçbir casus KGB’ye zarar vermek için daha fazlasını yapmamıştı. Elindeki poşet ise Sovyetler Birliği’nden kaçışı için bir işaretti. 

Böylece casusluk tarihindeki en sıra dışı ve cesur olaylardan biri başladı. Casus ve Hain’de Ben Macintyre, Soğuk Savaş’ın gidişatını sonsuza dek değiştiren bir ihanet ve ikiyüzlülük hikâyesi ortaya koyuyor. 
“Okuduğum en iyi gerçek 
 casusluk hikâyesi. “ 
John LeCarrÉ 
 
“Yılın en iyi kitabı. “ 
The EconomIst</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c74fd61-14e6-44b6-9ce2-afe5446bdb85.jpg</image:loc>
            <image:title>Aileler İçin Otizm Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Çocuğuma otizm tanısı kondu. Şimdi ne yapmayalım?” 
*** 
Otizm, aileler için çoğu zaman uzun soluklu bir yolculuktur. Ailelerin bu yolcuğunda bir rehbere, doğru yönlendirmeler yapacak bir kılavuza ihtiyacı vardır. Aileler İçin Otizm Rehberi adlı kitabımızda ailelere bilimsel verileri, onların anlayabileceği dilde bir rehber olarak sunmak istedik. Sadece tıbbi bilgiler değil, özel eğitim ve diğer alanlarla ilgili bilgiler de verdik. Oldukça geniş bir yazar grubuyla, otizmle ilgili A’dan Z’ye her şeyi anlattık.  

Bu kıymetli eserde otizmin belirtilerini, nedenini, tanısını, tedavi sürecini, evde yapılabilecekleri konuştuk. Otizm ile ilgili olarak ailelerin aklını sıklıkla karıştıran sorulara cevap verdik. Multidisipliner bir ekiple, bilimsel veriler ışığında ailelere rehber olmaya çalıştık.  

Ülkemizde az sayıda benzeri olan bu çalışmanın bir başucu kitabı olacağını umuyoruz. 

 
Prof. Dr. Cem Gökçen ve Doç. Dr. Ümit Işık editörlüğünde, kolayca okunmak üzere hazırlanan bu kitabın hedefi, ailelere biraz olsun yardım etmek, onlara OTİZM yolcuğunda REHBERLİK yapmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b7eae3-37d9-455e-b0a6-d8214f8c2b44.jpg</image:loc>
            <image:title>Riske Övgü</image:title>
            <image:caption>“Hayat biz canlıların pervasızca aldığı bir risktir.” 
 
Fransız filozof ve psikanalist Anne Dufourmantelle’in bu usta işi eseri, tedbir ve güvenliğin temel değer kabul edildiği modern dünyada risk almaya bir övgü. Dufourmantelle özenle ördüğü metninde felsefi düşünceyle bir psikanalist olarak biriktirdiği zengin vaka örneklerini harmanlayarak son derece özgün ve eleştirel bir dünya kuruyor. Bağımlılık, dil, unutuş, aileyi terk etme, yalnızlık, kayıp, kaygı ve itaatsizlik gibi hayatımızın önemli bahislerine bakışımızı sarsacak sorular yöneltiyor. Yazara göre risk dışımızdaki bir tehditten ziyade hayatın içinde bilinmedik bir alan açan, tutumlarımızı, varoluş tarzımızı belirleyen bir dönüşüm ânı, şimdide olma imkânı. 
 
Artırılmış güvenlik önlemleri, sınır duvarları, tetiklenen kötü hatıralar ve sonu gelmez davalarla kendini gösteren bir çağda Dufourmantelle, “Yaşamı riske atmak, yani sahiden yaşamanın riskini almak ne demektir?” sorusunun peşinden gitmeyi öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a7c9e0-ee29-49f7-84ef-63a8a22b2702.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Kaplı</image:title>
            <image:caption>Semra Bülgin, istihzadan kaçınan kalemiyle okuru kapı duvar gerçeklerin, kapanmamış hesapların, bastırılmış arzuların ve utkuların gizlendiği sırrı dökük aynalarda kendini görmeye davet ediyor.
Kaçak oynadıkça kabul görme, ilendikçe kazanma, kaybettikçe hırçınlaşmaya meyleden karakterlerin ayakta ve hayatta kalma çabasının yüksek perdeden sesleri kadar, kırılgan iç çekişleri de doluyor kulaklara.

Kara Kaplı: Ânın değil başka bir hayatın izlerini taşıyan bedenlerdeki yara berelerin haritası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b83bbcc7-8d3d-4ae6-9402-d4edb92922ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim Bir İmdat Frenidir</image:title>
            <image:caption>Michael Löwy, Walter Benjamin&apos;in eserleriyle ilk temasını, entelektüel güzergâhına yön veren bir milat, Marksizmin Avrupa ve Latin Amerika&apos;daki heterodoks formları üzerine araştırmalarını derinden sarsan bir keşif olarak değerlendirir. Devrimleri, ilerleme bağlamında dur durak bilmeden yol alan dünya tarihinin lokomotifi olarak gören Marx karşısında kendi ilerleme ve gelişme eleştirisini ortaya koyan Benjamin ise &quot;imdat freni&quot; olarak tanımladığı bir devrim modeli sunar. Peki insanlık, söz konusu freni çekmeyi başarabilecek midir?

Ekososyalist Manifesto&apos;nun yazarlarından Michael Löwy&apos;nin &quot;ekososyalizmin öncüsü&quot; ilan ettiği Benjamin&apos;in eserlerinin devrimci boyutuna dikkat çekerken, dogmatik olmayan tarihsel materyalizmden ilham alan yaklaşımlarla teolojik kaygılardan ileri gelen görüşlerini ustalıkla bir araya getirdiği bir derleme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7928247d-1bee-4aa0-a3e2-0391ad7aa06c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilince Dönüşen Zorunluluk</image:title>
            <image:caption>Bilimsel sosyalizm öğretisinin temellerini atan Karl Marx ve Friedrich Engels, Komünist Manifesto&apos;yu yazdıklarında Avrupa&apos;da bir hayalet dolaşıyordu... Üretim ilişkilerinin kökten değişimine paralel yaşanan toplumsal dönüşümler ve kabaran tepki dalgasının birleşik bir Avrupa devrimiyle taçlanacağını öngörmüşlerdi.
Ancak tarihin tekerleği beklenildiği gibi dönmedi: Devrim, Ekim 1917&apos;de Rusya&apos;da gerçekleşti ve proletarya, nüfusun ezici çoğunluğunu köylülerin oluşturduğu geri kalmış bir tarım ülkesinde iktidarı ele geçirdi.
Yollarını el yordamıyla açmak zorunda kalan Rus komünistleri, son derece çetin geçen yılların ardından, ufukta bir Avrupa devriminin görünmediğine kanaat getirdikleri 1925 sonrasında, tek ülkede sosyalizmi inşaya yöneldiler. Bu adım, Marksist harekette yüz yılı aşkın bir süredir devam eden keskin bir saflaşmayı da beraberinde getirdi. Başlangıçta Bolşevik Parti içinde iktidar savaşımı veren kanatlar arasında yaşanan tartışma, çok geçmeden hem ideolojik mücadele sınırlarını aştı hem de enternasyonal bir nitelik kazanarak düşman kamplar üretti.
1936 ve 1956 gibi kritik dönemeçlerden geçerek 1989&apos;da çöken SSCB deneyimi ve onun değerlendirilmesi, dünde kalan ya da kalması gereken bir olgu değildir; aksine, zihinlerde sosyalizmle özdeşleşen (ve nihayetinde yıkılan) bir tahayyülü temsil etmesi bakımından bugün hâlâ günceldir.
Kapitalizmin insanlığın ve doğanın üzerinden tüm yıkıcılığıyla geçtiği, dahası tarihsel sınırlarına dayandığı bu kesitte dahi sosyalizmin ve sınıfsız bir dünya düşü olarak komünizmin bir alternatif olarak görülmemesi, arkaik, bürokratik ve denetimden ibaret bir sistem anıştırmasının ötesine geçememesi bağlamında da günceldir.
H. Selim Açan, Sovyet deneyimini kalıplaşmış ve ezberlenmiş hatta servis edilen bilgiler ışığında değil, kuşkusuz tarafgir ancak nesnel bir değerlendirmeye tâbi tutuyor. Bugün bütün sonuçlarıyla değerlendirme ve eleştirebilme konforuna sahip olduğumuz, gurur veren başarılar kadar utanç tablolarını da içeren bir tarihi, bir gelecek projeksiyonuna dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a45bf3c5-1137-420a-b140-06553fe1087e.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemek Sapmak - Çekmeceler Kitabı II</image:title>
            <image:caption>Sesler ve görüntüler, kalıcı izler mi? Büyük, baş edilmez bir korku bana onları toplattırıyor öteden beri. Toplamaktan vazgeçebilecek ölçüde dinginlik bulacağım bir eşik çizeceğim, umudum beni hırpalıyor, yoruyor. Beklemekse, içeride bir yerde, ola ki henüz uzakta, kendimin bekçisi, korkuluğu, totemi olabilirim de. Kendimin maketi, taşlaşmış gövdesi, hareketsizliğinde kıpır kıpır ifadesi. Bir tek bilgi yetiyor ama, dik tutmaya çalıştığım duyguları yıkmaya: Nöbeti devraldım, devredeceğim, bunu yadsısam bile: Birikmiş imgelere kattığım imgeler: Burada daha önce bunlar yoktu, onları ben üstüste, yanyana, içiçe dizdim. Benim yazım bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7811a17-bf22-4a92-b67f-922d8f94c167.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Her cesaret gösterisinde, duymak isteyenler için derinlerden tiz bir feryat yükselir: Korkuyorum, korkuyoruz!
Yirmi yaşındaki Jean Dartemont, cephede savaşmak üzere orduya katılmaya karar vermiştir, zira kimsenin dilinden düşürmediği bu &quot;maceradan&quot; uzak kalmak istememektedir. Gerçeğe gözlerini kapatan, belki de başka çaresi olmayan; tamtamların sağır edici gürültüsünde süslü sözlerin inkârcılığına sarılan toplum için bir tür maceradır bu; adını ise ağır masaların ardında oturan beyler koyar. Oysa hakikat tüm dehşetiyle ortadadır: &quot;Tüm savaşların sonunu getirecek o savaş&quot;, amansız bir kıyım, hiç bitmeyecek gibi görünen bir çiledir. Cephe gitgide genişleyen bir mezarlık halini alır, halk ve devlet büyükleri kahramanlarıyla övünüp dururken Jean, kendisinden beklenenden farklı bir cüretkârlık gösterir ve yasaklanmış o duyguyu dile getiren neredeyse tek kişi olur: Korkuyorum, korkuyoruz!
Gabriel Chevallier&apos;nin savaşın yıkıcı içyüzünü anlatan antimilitarist romanı Korku, John Berger&apos;ın önsözünde belirttiği gibi: &quot;Bu bir kitap ama sayfasız. Neden oluşuyor peki? Bir sesler korosu; öfkenin, acımanın ve ertelenmiş umutların insanın üzerine çığ gibi düşen bir korosu.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e844151-5cf7-436c-8343-5b0bb9fee086.jpg</image:loc>
            <image:title>Noel Domuçu ile Jack’in Müthiş Maceraları</image:title>
            <image:caption>Kaybolan şeylerin gittiği bir yer hayal edin, 
Sevginin nesneleri hayata döndürdüğü bir yer, 
Ve kaybolanların her an bulunabildiği bir yer… 
Cesur bir çocuk ve oyuncağı her şeyi değiştirmek üzere… 
 
Dünyanın en iyi hikâyecilerinden birinin kaleminden, bir çocuğun en sevdiği oyuncağını bulmak için ne kadar ileri gidebileceğine dair, içinizi ısıtacak bu sürükleyici maceraya ünlü illüstratör Jim Field göz alıcı resimleriyle eşlik ediyor. Noel Domuçu ile Jack’in Müthiş Maceraları ailedeki herkesin çok seveceği bir klasik olmaya aday. 
 
Jack çocukluk oyuncağı Domuç’u çok sever. Jack’in iyi gününde de kötü gününde de Dom hep onun yanında olmuştur. Ta ki bir Noel arifesine dek: Ne yazık ki korkunç bir şey olmuş ve Dom kaybolmuştur. 
Ama Noel arifesi mucizelerin gerçekleşip kaybolan umutların geri döndüğü, her şeyin canlanabildiği bir gecedir – oyuncakların bile. 
 
Böylelikle Jack ile Noel Domuçu (Dom’un yerine alınan sinir bozucu yedek oyuncak) sihirli Kaybolanlar Diyarı’nda nefes kesici bir yolculuğa çıkarlar. Konuşan Beslenme Çantası’nın, cesur bir Pusula’nın ve Umut adındaki kanatlı bir dostun yardımıyla, hep beraber Jack’in en yakın arkadaşını, oyuncakları hapır hupur yiyen korkunç Kaybeden’in elinden kurtarmak için yola koyulurlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b3ae48c-3ece-47c9-a107-6fc48134760e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinden Hesap Yapalım 3-4 Yaş</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın aritmetik işlemleri yaparken parmakları yerine zihinden hesap yapabilmeleri onların matematiksel muhakeme yeteneğinin gelişmesinde temel basamaktır. Örgün eğitimde karşılaşacakları aritmetik dersini ürküp kaçınılan bir ders olmaktan çıkarıp, zihinden hesap yapabildikçe keyif alınan bir oyun haline getirmek için çocukların zihinsel gelişim evresine (3-4 yaş; 4-5 yaş ve 5-6 yaş) göre üç ayrı kitap hazırlanmıştır. Bu kitap serisi bir bütün olarak tasarlanmıştır. İlkinden başlanarak serinin takip edilmesi, işlenmesi önerilir. Kitap serisini sırayla uygulayınca çocuklarımızın muhakemeleri gelişecek, zihinden 20 sayısı içinde toplama, çıkarma yapmayı öğrenmiş olacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58122a7b-f057-499a-a8ff-792cdcfee990.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın 100&apos;ü</image:title>
            <image:caption>Değerli yazar, hikâye ve şiir dostu Sayın Ali K. Şahin Bey’in nazik jestiyle ve kendine yakışır temennileriyle yollamış olduğu Hayat, Şehir, İnsan ve Uzaktaki Türkler kitapları için kendisine bir kez daha gönül selamıyla teşekkür ediyorum. 

Herkesin bir hikâyesi vardır. Kimseye anlatamadığı sevdaları, hayat kırıklıkları ve yanılgıları… Unutulmaya maruz kalan saf ve temiz duyguları… İnsani duyguların kayboluşuyla yalnızlığa sarılışları… Bunlar sadece birer hikâye değil; bu, yaşanmışlıkların yolculuğunda kendinizi gördüğünüz, soluk soluğa okuyacağınız; birçoğumuzun unuttuğu masum, saf, kıyımsız; yazarımızın kendinden bile sakındığı, sarıp sarmaladığı gerçek hikâyelerdir. 

Bazen bizlerin de dualarımıza kattığımız, bazen de yalnızca Yaradan’dan isteğimiz, sessiz cümlelerimizle “Amin…” diyebileceğimiz hikâyelerimiz yok mu? İşte bütün bu hikâyelerin toplandığı bu kitap için Sayın Ali K. Şahin Bey’e alın teri, göz nuru güzel eserleri için sevgi ve şükranlarımı sunuyorum. 

Otomotiv Mühendisi 
-Sevda Catalano 
 
Bir kitap bitmesin diye bu kadar mı istenir… Her insanda yaşamı bir defa daha sorguladım… Ellerinize sağlık. 
-Ahmet Cengiz 
 
Yine umuda dokunmuşsun, okudukça “Ne hayatlar yaşanmış dünyada ve yaşanıyor…” dedim kendi kendime. Sabırsızlıkla bekliyorum yeni kitabını. 
-İsmail Demirseçen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e65e1820-bd9d-40dc-8ba6-df5a6955d44f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannenin Gizemli Odası</image:title>
            <image:caption>Tatil günlerini yalnız ve can sıkıntısıyla geçiren Efe, kendini hiç beklemediği bir anda büyük bir maceranın içinde bulur. Üstelik bu serüven ona üzüldüğü her şeyi değiştirme fırsatı sunacaktır. Büyükannenin herkesten sakladığı o gizemli odada, Efe’yi hem eğlendiren hem de hayatına sihirli bir dokunuş yapan şey ne acaba? Efe’ye bu serüvende eşlik edecek kişi kim peki? Sen olabilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8652ee8d-a176-4ffd-bbcb-27ed1372b633.jpg</image:loc>
            <image:title>Halife Abdülmecid Efendi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın son halifesi Abdülmecid Efendi, ölümünün üzerinden geçen 70 küsur yıla rağmen hâlâ yaşamının birçok yönüyle konuşulmaya devam ediyor. Lale Uçan bu çalışmasıyla bizlere yalnızca bir şahsiyet olarak Abdülmecid Efendi’yi değil, aynı zamanda Topkapı’dan Beşiktaş’a taşınan Osmanlı Sarayı’nı, oradaki hayatı ve ilişkileri, Harem maiyetindeki çalışanları, onlar arasındaki alt-üst dengelerini, değişen algıları da anlatıyor. Saray hayatının yanında, çalkalanan siyasi hayatla hem içli dışlı hem de ondan bağımsız olarak gelişip büyüyen sanat çevrelerine, entelektüel topluluklara ve onları oluşturan dinamiklere de önemli bir yer verilen bu kitapta görüyoruz ki Abdülmecid Efendi, bu sanat muhiti ile oldukça samimi bir ilişki içerisinde olup hatta bu muhit tarafından dönüşmektedir. Halifenin eğitimi, arkadaşları, dostları, okuduğu eserler ortaya çıkarılırken kurmuş olduğu ilişki ağı kültürel ve çevresel dinamikler çözümlenerek ele alınmıştır. Tüm bunların yanında çalışmada, Abdülmecid Efendi ve ailesinin diğer tüm Hanedan üyeleri gibi vatanlarından hazin ayrılışları; veliahdın ardında bıraktığı eşyalarına, resim ve müzik icra ettiği malzemelerine, bir anda sessizleşen Harem odalarına kadar tüm detayıyla anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/132e24d5-c894-4758-9908-38f38d29afc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Siroziler</image:title>
            <image:caption>Bugünkü Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Siroz beş asır Osmanlıların elinde kalmış ve Rumeli’de tipik bir Osmanlı kentine dönüşmüştür. Çandarlıların ve Gazi Evrenosların fethettiği ve imar ettiği bu kadim şehrin son bir buçuk asrına ise “Siyavuşpaşazâdeler” damgasını vurmuştur. Osmanlılara hem tâbi hem de şerik olarak hareket eden bu ailenin en şöhretli âyânlardan biri olan Sirozî İsmail Bey 1808’de ordusuyla Davud Paşa sahrasına gelmiş ve Sened-i İttifak metnine imza atmıştı. “Asilzâde” yaşantısı ile dikkat çeken Sirozî İsmail Bey’in vârisi Yusuf Muhlis Paşa ise Tanzimat Fermanı okunduğunda İstanbul’dadır. Devletin merkezî otoritesinin arttığı ve yerel hanedanlıklarının gücünün azaldığı bir ortamda Sirozîler kendi bölgelerinde etkinliğini devam ettirmiştir. Sultan II. Abdülhamid’in devrilmesine yol açan II. Meşrutiyet’in ilanı için Yıldız Sarayı’na telgraf çekenler arasında Sirozîlerin torunları olan Müftüzâdeler de vardır. Bölgedeki İttihat ve Terakki oluşumu içerisinde güçlü bir damar olan Sirozîler ve Müftüzâdeler, Balkan Harbi sonrasında yurtlarını terk ederek payitahta göç etmiş ve faaliyetlerine burada devam etmiştir. Dr. Muharrem Varol tarafından kaleme alınan bu çalışma, tamamen birincil kaynaklara dayanmakta olup Osmanlı’dan Cumhuriyet’e evrilen sosyo-politik ve kültürel süreçlerin içerisinde aktif olan bu yerel hanedanlığa dair çok yeni ve orijinal bilgiler sunmakta ve Osmanlı tarihine bir de çevreden bakılmasının ne derece önemli olduğunu vurgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac889fbf-a629-44e2-ada9-def228373ccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti</image:title>
            <image:caption>Kızılay / Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’nin kurulduğu ilk günden bu yana diğer cemiyetler ve sivil toplum kuruluşları arasında farklı bir yeri olduğunu; iç işleyişi, millî tarihimizdeki yeri, yaptığı kapsamlı faaliyetler ve hâlâ milletin gönlünde değişmeyen konumu itibariyle önemini koruduğunu söylemek mümkündür. Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’nin tarihini okumak; gerek modernitenin Osmanlı/Türk deneyiminin izlenmesi, gerekse Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devamlılığın takibi gibi temel tarihsel problematikler için adeta bir laboratuvar ortamı sağlamaktadır. Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’nin, kuruluş döneminde yurt dışında kendisine muadil birçok cemiyete öncülük etmiş olması, bu cemiyetlerin Hilâl-i Ahmer ile karşılaştırmalı incelenerek farklı toplumlardaki sivil toplum ve devlet arasındaki ilişkilerin farklı ve ortak noktalarını yakalayabilme imkânı da sunmaktadır.
 
Günümüzde hâlâ yurt içi ve yurt dışı faaliyetleriyle vazgeçilmez bir yere sahip olan Kızılay’ın köklü tarihi bugüne kadar farklı araştırmalara konu olmuş olsa da, tüm araştırmaların ortak noktası olarak 1911 öncesi dönemin kaynak yetersizliğinden dolayı yeterince aydınlatılamadığını söylemek gerekir. Bu kitap, işte kurum tarihindeki bu boşluğu doldurma gayesi taşımaktadır. Kitapta ATASE Arşivi, Uluslararası Kızılhaç Komitesi Arşivi, Başbakanlık Osmanlı Arşivi gibi arşivler başta olmak üzere birçok birincil kaynaktan elde edilen incelikli veriler titiz bir çalışma ile ortaya konmuştur.
 
Bir sivil toplum kuruluşundan daha fazlası olan Kızılay’ın, yine bir kurum tarihinden daha fazlası olan tarihini Dr. Hüsnü Ada’nın kaleminden bu kitapla okuyarak gerek Osmanlı’nın ve Cumhuriyet’in kritik dönemlerine gerekse günümüze uzanan toplumsal dinamiklerimize aydınlatıcı bir bakış açısı edineceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80420fcc-b727-4db8-8bf0-c803ce878535.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Yol Permakültür</image:title>
            <image:caption>Sürdürülebilir Bir Dünya İnşa Etmek İçin 
Pratik Adımlar 
 
Permakültür nedir? Neye hizmet eder? Permakültür’e nasıl başlanır? Ne gibi kazanımlar elde edilir? Tüm bu sorulara ve daha pek çok konuya dair yanıtlar bulacağınız, pratik çözümler üreten kapsamlı bir eser Tek Yol Permakültür. 
 
Elinizdeki eser, bir yaşam biçimi olarak Permakültür’ü ve sonuçlarını anlatıyor. İsrafı en aza indiren, çevreye zarar vermeden zenginlik yaratan, kaynakları maksimum düzeyde kullanırken doğayı da bozmayan, gezegeni onararak geleceğe umutla bakmamızı sağlayan yöntemler sunuyor. Tek Yol Permakültür’ün en önemli vurgusu ise her birimize dünyayı kendi evimizden bahçemizden değiştirme gücünün olduğunu göstermesi. Permakültür’ün, her şeyden uzaklaşmak değil, aksine bulunduğumuz noktada hayatımızın kontrolünü elimizde tutmak anlamına geldiğini; her kültürde, her iklimde herhangi bir beceriye sahip bir bireyin kolayca yapabileceği bir sistem olduğunu ve dolayısıyla küresel etkilere sahip bir uygulama olduğu gerçeğini hatırlatıyor. 
 
Permakültür’ün öncülerinden olan Graham Bell Tek Yol Permakültür’de kendimiz, doğamız ve geleceğimiz için neler yapmamız gerektiğini adım adım gösteriyor bizlere. Örnekler veriyor, modeller sunuyor ve Permakültür’le inşa edilecek bir hayatın her aşamasını en ince ayrıntısına dek planlayarak anlatıyor. 
 
Tüketimci yaşam tarzından uzaklaşmak istiyorsanız; hayatınızı daha kalıcı değerlerle inşa etmek istiyorsanız, “Dünyamızı iyileştirmek için ne yapabilirim?” sorusuna yanıt arıyorsanız, doğayla daha uyumlu yaşamanın yollarını sorguluyorsanız, &quot;kötülüğün zaferi için gerekli olan tek şey iyilerin hiçbir şey yapmamasıdır&quot; şiarına katılıyorsanız; o zaman aradığınız kitap Tek Yol Permakültür’dür. Bu eser, daha iyi bir dünya inşa etmek isteyen herkesin kütüphanesinde çoktan yerini almış vaziyette. Şimdi sıra sizde! 
 
“Sürdürülebilir bir gelecek yaratma konusunda bize düşen görev aslında hayli küçük. Az bir çabayla ve benimseyeceğimiz etik değerler bütünüyle toplum ve toprağı iyileştirmemiz mümkün. Graham bizi ileri götürecek yolu gösteriyor…” 
Bill Mollison 
 
“Lütfen bu kitabı alın, kitaplığınıza ya da sehpanıza koymayıp ilkelerini gündelik yaşamınızda kullanın. Barındırdığı bilgelikle çocuklarınızı eğitin ve yerel, ulusal, uluslararası yönetimlerin kararlarını etkilemeye çalışın.” 
David Bellamy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a474a95-41ec-459a-81c0-97d16172f5c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Şans Durağı</image:title>
            <image:caption>Hayat maçında umut sayısı!
Edebiyatımızın her yaştan okura seslenebilen çok ödüllü şair ve yazarlarından Çiğdem Sezer, kayıplar ve yoksunluklarla büyüyen bir grup gencin hayata tutunma serüvenini dillendiriyor, onların hayat yürüyüşüne sıcak bir dayanışma hikâyesiyle eşlik ediyor. Umutsuzluk bürümüş, ruhu yaralı liseli gençlerin hayatına bir öğretmenin, sporun ve sanatın sihirli dokunuşlarını resmediyor. İnce ayrıntılar, gerçekçi karakterler ve sürpriz patikalarla bezeli roman, gelecek umudunu ve yeni yollar aramanın cesaretini duyumsatıyor.
Konusu
İstanbul’un kenar mahallelerinden birinde babası ve üvey annesiyle birlikte yaşayan Sefa, meslek lisesi öğrencisidir. Yoksul ve parçalanmış ailelerden gelen gençlerin buluştuğu okulda, müdür bile çoktan onlardan umudu kesmiştir. Ama yeni beden eğitimi öğretmeni hentbol takımı kurmak isteyince işler değişir. İlk kez karşılaştıkları bu spor için bir araya gelen gençler, “umut” sayısı uğruna deli gibi çalışırlar. Erken yaşlarında hayatla çarpışmaktan örselenmiş olsalar da, önlerindeki kapılar, spor ve sanat sayesinde açılabilecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a0d1549-f7f3-4bec-8fc7-4e048973f6e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarak Yaşadım</image:title>
            <image:caption>Kemalettin Tuğcu, yazmaya başladığı 1930’lardan vefat ettiği 1996 yılına kadar kendi kuşağının en çok okunmuş yazarlarından biridir. Edebiyat kamusunun görmezlikten geldiği Tuğcu, birkaç vicdanlı kalem dışında savunulmamış ve dünyaya hüzünle veda etmiş bir yazardır. 
 
Türkiye’de Kemalettin Tuğcu’nun çok eleştirilmesinin arkasında iki önemli neden yatmaktadır: Yazarlığında ideoloji sözcülüğünden uzak bir tutum izlemiş, kendini edebiyatçı kabul etmediğini itiraf etmekten de çekinmemiştir. Yoğun eleştirilere rağmen Tuğcu, birkaç kuşak tarafından okunmuş ve çocuklara okumayı sevdiren bir yazar olarak tanınmıştır. 
 
Kemalettin Tuğcu kimdir ve nasıl bir yazardır? Niçin aile, çocuk ve gençliğe yönelik kitapları ilgi görmüş ve çok okunmuştur? Çocuk edebiyatı tarihimizde yeri nedir ve nasıl bir çocuk yazarıdır? Bir dönem yazarı olan Tuğcu’nun bugün hâlâ okunuyor olması nasıl açıklanabilir? 
Kitaplarından birkaçını çocukluğunda okuyan ve sonraki yıllarda yazarla dost olan Mustafa Ruhi Şirin, yazarın kronolojisinden yola çıkarak bir vefa kitabı hazırladı. Kitabın adı, Tuğcu’nun kendini savunduğu iki kelimeden oluşuyor: “Yazarak Yaşadım.” Yazarlığının ve çok okunmasının şifreleri bu iki kelimede saklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/749e856f-3bb9-486b-8637-c38fd981a2c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyattaki Tren, Şu Bildiğimiz Tren mi?</image:title>
            <image:caption>Tren, yeryüzünün görünümünü hızla değiştirdi. Yeryüzünün somut görünümünü değiştirmekle kalmadı, insanların ruhsal yapısını da değiştirdi. Tren, ya da buhar makinesi de diyebiliriz, küreselleşmeyi de böylece başlatmış oldu. Zaman, uzaklık, yolculuk, disiplin, dakiklik ve belki de en önemlisi uygarlık anlayışımız evrildi. 

Bu çalışmada, önce tren olgusunun getirdiği somut değişikliklere kısaca bakmak, sonra da bunların kültüre nasıl yansıdığını, yani edebiyattaki trenin neyi simgelediğini araştırmak istedim. İncelenen metinler, Türk edebiyatından seçildi: Cumhuriyet’ten bugüne geçen süre içinde yazılmış 12 roman ve 43 kısa öykü. Yöntem olarak Bahtin’in kronotop yöntemine ve kısmen Foucault’nun heterotopya konusundaki görüşlerine başvuruldu. 

Treni bir kültür göstergesi olarak nitelemek mümkün, ancak çözümlemelerin sonunda bu göstergenin (hem gösteren hem gösterilen temelinde) oldukça değişken olduğu görüldü. İlk başlarda Cumhuriyet’in demiryolu projesiyle birlikte yol alan edebiyat trenleri, son dönemlerde paralel dünyaların taşıyıcıları olmaya başladılar. İşte asıl can alıcı soru da burada karşımıza çıkıyor: Neden, çok daha gelişmiş ulaşım araçları ortaya çıkmışken, hâlâ tren simgesine başvurulmakta?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60976fde-821e-4ec1-b554-27945788ec44.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlik, Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Savaşların arttığı, rekabetin iyice kızıştığı, ittifak ve ihtilafların her gün yeniden şekillendiği, on yılda gerçekleşebilecek olayların bir yılda konsantre olarak yaşandığı oldukça karmaşık, izlenmesi ve anlaşılması zor bir uluslararası panoramayla karşı karşıya bulunmaktayız. ABD’nin önemli ölçüde güç kaybettiği, uluslararası kurum ve kuruluşların işlevsizleştiği ve Çin gibi bir süper gücün dünya üzerinde hükümranlık iddiasında bulunduğu bir zaman diliminden geçmekteyiz. Özellikle son on yılda görünürlük kazanmaya başlayan güç dengesindeki bu kayma, eski defterlerin yeniden açılmasına, yüz yıllık donmuş ihtilafların derin dondurucudan çıkartılmasına ve önümüzdeki yüzyılı belirleyecek stratejik hamlelerin birbiri ardınca atılmasına yol açmaktadır. 

Tüm bu analizler bağlamında kitabımız, uluslararası güvenlikle dünya düzeni tartışmaları arasında güçlü bir korelasyonun mevcudiyeti varsayımından hareketle, günümüzde ABD-ÇİN-RUSYA arasında, merkezinde Doğu Akdeniz’in yer aldığı hâkimiyet mücadelesi neticesinde yeni bir dünya düzeninin inşa edileceğini, oluşacak yeni düzenin tek bir hegemon güç tarafından yönetilemeyeceğini, yeni dünya düzeninin tek bir küresel/süper/hiper güç yerine teknoloji ve dijitalleşme açısından iki kutba ayrılmış bir çoklu liderlik mekanizması yaratacağını ve bu yeni kurulacak dünyada Türkiye’nin etki ve nüfuzunu artırarak bölgesel güç olmaktan küresel bir aktör olma istikametine doğru ilerleyeceğini iddia etmektedir.  

Suriye’den Libya’ya, Karabağ’dan Afganistan’a Türk nüfuz alanında olup biteni farklı coğrafyalara dair derin bir sosyolojik, jeopolitik ve siyasi analiz eşliğinde anlatan Uluslararası Güvenlik, Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye, yeni bir dünya düzeninin inşasında yer alan aktör ve süreçler arasında korelasyon kurarak uluslararası güvenlik kavramına oldukça farklı ve özgün bir perspektif kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a043ac8-9b4d-4582-b767-cf729ddaff8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Clara&apos;nın Yolculuğu - Günlerin Sisi</image:title>
            <image:caption>Sezgi gücüyle seyahat edebilen Clara’nın masalsı macerası ikinci kitapla sürüyor. Perilerin ışıltısıyla kâbusların tekinsizliğini bir arada barındıran Günlerin Sisi, Clara’nın keşfedeceği sırlarla dolu… 

Sezahat ve Günlerin Sisi kitaplarından oluşan Clara’nın Yolculuğu serisiyle genç yetişkin dalında Fransa’nın en prestijli ödüllerinden Le Grand Prix de l&apos;Imaginaire’i (Büyük Hayal Gücü Ödülü) kazanan Anne Fakhouri, aynı zamanda bir büyüme hikâyesi olan Günlerin Sisi’nde karanlık ışıltılarla bezeli nefes kesici bir dünya yaratarak Clara’nın destansı yolculuğunu tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f20368e6-f5da-4e01-b950-eb56cb0837d7.jpg</image:loc>
            <image:title>13. Bölüm - Bir Tembel Teneke Romanı</image:title>
            <image:caption>Suç Dehaları, Yetenek[siz], Süper Yetenekli, Tembel Teneke ve Bilgisavarlar’ın çoksatan yazarından kahkahalarla güleceğiniz bir roman… 

Tembel tenekeler kralı Cameron Boxer, zaman harcamaya değer bir şey bulmuştur. Seyirciler karşısında çevrimiçi oyun oynayarak –üstelik de yanında, bilgisayar oyunlarından kendisi kadar keyif alan kunduz Elvis varken– hem şöhret hem de servet kazanabilecektir. 

Fakat bir sorun vardır. Cam’in önüne durmadan bir şeyler çıkmaktadır. Neler mi? Okul! Yanlışlıkla kurduğu kulüp! Ve kunduzların bilgisayar oyunu oynamaması gerektiğini düşünen insanlar! 

Amacına, yani meşhur 13. Bölüm’e ulaşmak için Cam’in bir parça düzenbazlığa başvurması, zor durumlardan sıyrılması ve tembelliğe kendini adaması gerekecektir. Bunu başarabilecek bir tembel teneke varsa o da Cam’dir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1c5ec30-8073-4814-bb39-442399a93597.jpg</image:loc>
            <image:title>Melodi Merdiven</image:title>
            <image:caption>Müziğin dilinden anlayan, notaları bilen ağustosböceği, bildiklerini acemi çobana öğretmeye hazır. Böylece acemi çoban, koyunlarıyla iletişim kurarken müzikten faydalanabilecek. 
Onlar melodi merdivende adım adım notaları tanıyıp şarkılarını oluştururken, bizler de sayfalardaki karekodları okutarak bu yolculuğa eşlik edebiliriz. 
 
Yaşam boyu en yakın dostlarımızdan biri olan müziğin dilini öğrenmeyi kim istemez… 
Müzik öğretmeni Özlem Yurteri Gürevin ve yazar-çizer Ece Zeber’in birlikte yazdıkları, her sayfası müzikle dolu Melodi Merdiven, çocukları notaların büyülü dünyasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0a96db5-83b0-46d5-845a-c829467af235.jpg</image:loc>
            <image:title>Platform</image:title>
            <image:caption>Pazarlama artık kalabalık bir pazarda bağırmaktan ibaret değil; diğer yol arkadaşlarıyla diyaloğa girmekle ilgili. Pazarlama artık işlem yapmakla ilgili değil; ilişki kurmakla ilgili. Pazarlama artık bir pazarın kendi menfaatiniz için kullanılması ile ilgili değil; tutkularınızı paylaşanlara hizmet etmekle ilgili.
 
New York Times çoksatan yazarı Michael Hyatt, hızla değişen dijital çağımızda bir ürünü veya fikri büyütmenin yollarını sade ve pratik şekilde ortaya koyuyor. Platform, söz konusu, bir iş kurmak ve onu öne çıkarmak olduğunda yapmanız gerekenleri listeleyen teknik bir kitap değil, iş dünyasının dinamiklerini ve gerçek hayat tecrübesini tüm samimiyetiyle sunan bir rehber. CEO, girişimci, yazar ve podcast yayıncısı olarak çok yönlü kimliğiyle tanınan Michael Hyatt, iş dünyasında sesinizi duyurmanız için gerçekten ihtiyacınız olan tüm ipuçlarını Platform’da bir araya getiriyor.
 
 
“Platform&apos;u okumanız kesinlikle şart. Michael Hyatt&apos;ın büyük bir hayranı olarak bunu sizinle paylaştığı için çok heyecanlıyım. Sizin işiniz? Bunu öğrenin ve uygulayın. Başarınız buna bağlı.”
 
-          CHRIS BROGAN, New York Times Çoksatan Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ef1b9c4-36ac-4d92-ab0d-e117a8d74589.jpg</image:loc>
            <image:title>Ona Ne Danışacağız Ki?</image:title>
            <image:caption>Bir Şirket Danışmanı Ne Yapar... “Profesyonel yöneticilik yaşantımın ardından danışman olarak çalışmaya başladığım ilk şirketlerden birinde karşılaştığım soruydu bu. Oysa boyutları ne olursa olsun, şirketlerin bir dış gözün bakış açısına ihtiyaçları var diye düşünüyorum. 

Elinizdeki kitapta bu dış gözün şirketlerde neler yapabileceğini, nasıl faydalı olacağını anlatmaya çalıştım. Danışmanlardan faydalanabilmek için onların ne yaptıklarını bilmek de önemli. 

“Ona Ne Danışacağız ki?” deki hemen hemen her konu iş hayatında bire bir yaşadığım, gördüğüm şeyler. Bu gerçek hayat deneyimlerinin teorik bilgilerle kesiştiği noktalardan yola çıkarak şirket yönetimiyle ilgili konularda da bazı yorumlar yapıp öneriler getirmeye gayret ettim.” 

-S. Can Karaşıklı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c296cfbd-f453-4f94-823e-7ec3a2bc748f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynaya Bakma Cesareti</image:title>
            <image:caption>Psikoterapiden Yansıyan Değişim Öyküleri... Kaygılarının üstesinden kontrolsüzce yemek yiyerek gelmeyi deneyenler... Kimi zaman anne, kimi zaman baba ilgisizliğini hastane koridorlarında, çoğunlukla bir krizin eşiğinde aşmaya çalışanlar... Sevdiklerinin kaybıyla birlikte kaybolmuş hissedenler... Güçlü görünmek isterken panik ataklarına yenik düşenler... İnsanlara fazla güvenirken özgüvenlerini yitirenler... Ya da kimseye güvenemedikleri için yalnızlıklarını kendilerini uyuşturarak törpüleyenler… Hepsinin ihtiyaç duydukları şey aynı. Aynalarındaki gerçek benliklerini bulmaları gerek. Henüz kendilerini tanımadıkları yıllarda, onları yetiştirenlerin tecrübeleri, korkuları ve arzularının yansımalarıyla dolmuş bu aynada kendi güçlerini derinlemesine görebilmeliler. Bu kez, yaptığı işe duyduğu sevgi her satırına yansıyan bir psikolog tutuyor onların elinden. Kendi sorularına kendi yanıtlarını verebilecek gücü kazanmaları, potansiyellerini keşfedip korkularına karşı artık dirençli olmaları için destek veriyor onlara. Nazende Öksüz Özdemir şefkatli kelimeleriyle, su gibi akan diliyle hikâyeler anlatırken bir yandan da okurun kendi aynasını bulması için ihtiyaç duyduğu zemini oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23c4c44c-2329-4d09-bb4e-0c1083ade7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgede Kalan Yıllar</image:title>
            <image:caption>Nazım&apos;ın Piraye&apos;sinin oğlu Memet Fuat&apos;ın 65 yıllık anıları. &quot;Bu satırları yazarken altmış dokuz yaşındayken doğurmuş. Arada ondan uzak kaldığım, dedemin yanında oturduğum yıllar oldu,ama bana hiç ayrılmamışsınız gibi geliyor. En eski anım üç ya da dört yaşımdayken yaptıklarıma kadar gittiğine göre, demek ki altmış beş yıl onun çevresinde birtakım anılar biriktirerek yaşamışım.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f090de5-de99-47a5-a619-18f49ac42e06.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyon Kartlarım - Hava</image:title>
            <image:caption>Öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!.. Dünyadaki ülkelerden dinozorlara, soyu tükenmekte olan hayvanlardan insan vücuduna kadar, birbirinden ilginç 10 farklı temada oyun kartları setleri. Her bir sette 50 kart ve seviyeye göre toplamda 150 soru ve cevap bulunuyor. Çocuklar arkadaşlarıyla, aileleriyle hatta kendi kendilerine oynayabilir, oynarken öğrenir. Oyunun sonunda ise kimin “şampiyon” olduğu ortaya çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4895f92f-b197-4f61-a512-bc0f378e166f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hıhıcık</image:title>
            <image:caption>“Hıhı.” 
“Iı ıh.” 
“Ihıhıhıhı….” 
“Hı?” 
 
Ah, zavallı Hıhıcık! Onun evinde işte sadece bu sesleri duyabilirsiniz. Çünkü anne babası konuşmayı hiç sevmiyor. Hıhıcık da yalnızca bu iki harfi kullanarak büyüdü. Ta ki okula başlayana dek... Sonra okulda öyle çok kelimeyle karşılaştı ki: güzel kelimelerle, yeni kelimelerle ve bazen kötü kelimelerle de. O artık kelimelerin zengin dünyasında yaşayan mutlu bir çocuktu. Peki ya evdeki sessizliğe ne olacaktı? Sizce? 
 
Edebiyatımızın çok sevilen yazarı Şermin Yaşar içten anlatımı, çocuk dünyasını özgün ve derin kavrayışıyla çocuk edebiyatını özgürleştirmeye devam ediyor. Hıhıcık’ı okuduğunuzda onu hemen tanıyacak; çok ama çok seveceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e41b84cf-0008-41dd-acbc-d29c18612aad.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyon Kartlarım - Çiftlik Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!.. Dünyadaki ülkelerden dinozorlara, soyu tükenmekte olan hayvanlardan insan vücuduna kadar, birbirinden ilginç 10 farklı temada oyun kartları setleri. Her bir sette 50 kart ve seviyeye göre toplamda 150 soru ve cevap bulunuyor. Çocuklar arkadaşlarıyla, aileleriyle hatta kendi kendilerine oynayabilir, oynarken öğrenir. Oyunun sonunda ise kimin “şampiyon” olduğu ortaya çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d3eb09d-95d7-4ff8-a7f6-82285a79a123.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahacık</image:title>
            <image:caption>“Daha hızlı koşabilirdin Dahacık.” 
“Daha başarılı olabilirdin Dahacık.” 
“Daha güzel çizebilirdin Dahacık.” 
“Daha mükemmel olmalısın Dahacık.” 
“Daha daha daha Dahacık!” 
 
Ah, zavallı Dahacık! Babası onun dünyanın en mükemmel çocuğu olmasını istiyor. Adını neden Dahacık koydu sanıyorsunuz! Her şeyi “daha” iyi yapmasını istediği için. Oysa Dahacık kendini mükemmel olmaya zorlamalı mı? Mükemmel çocuk ya da mükemmel anne baba var mıdır? Sevdiklerimizle geçirdiğimiz güzel anlar yeterince mükemmel değil midir? Sizce? 
 
Edebiyatımızın çok sevilen yazarı Şermin Yaşar içten anlatımı, çocuk dünyasını özgün ve derin kavrayışıyla çocuk edebiyatını özgürleştirmeye devam ediyor. Dahacık’ı okuduğunuzda onu hemen tanıyacak; çok ama çok seveceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf27b285-fb12-4bfd-9d4a-db9cb1f9be6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pekicik</image:title>
            <image:caption>“Pekicik, bana su getir!” 
“Peki babacığım.” 
“Pekicik odanı topla!” 
“Peki anneciğim.” 
“Pekicik yemeğini ye.” 
“Peki anneciğim.” 
 
Ah, zavallı Pekicik! Anne babası onu dünyanın en uslu çocuğu olarak yetiştirdi. Adını neden Pekicik koydular sanıyorsunuz! Her şeye “Peki” demesi için. Oysa Pekicik istemediği şeyleri her zaman yapmak zorunda mı? Kendi ihtiyaçlarının ve isteklerinin farkında değil mi? Onun da kalbinde pıt pıt atan heyecanları ve hayalleri yok mu? Sizce? 
 
Edebiyatımızın çok sevilen yazarı Şermin Yaşar içten anlatımı, çocuk dünyasını özgün ve derin kavrayışıyla çocuk edebiyatını özgürleştirmeye devam ediyor. Pekicik’i okuduğunuzda onu hemen tanıyacak; çok ama çok seveceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e736550-688c-4e68-9577-2de5301de6d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Haklarını Yitirenler Çin&apos;de Endüstriyel Yurttaşlığın Yükselişi ve Çöküşü</image:title>
            <image:caption>1949’da iktidarı ele geçiren Çin Komünist Partisi sınıfsal eşitlik sağlamak amacıyla iktisadi, kültürel ve siyasal sermayeyi hedef alan bir dizi kampanya başlattı ve 1949 devrimini takip eden onyıllarda, Çinli işçiler iş güvenceli kadrolu çalışma ve fabrikalarda meşru paydaşlık anlamına gelen bir “endüstriyel yurttaşlık” elde ettiler.

1990’ların ortalarından itibaren sürekli kadrolu çalışma sisteminden büyük ölçüde esnek, güvencesiz çalışmaya dayalı bir sisteme geçilmesiyle birlikte, Çin’de endüstriyel yurttaşlık radikal bir değişime uğradı.

Bu komünist projenin başarısızlığının sebeplerini anlamak için nüfusun yönetildiği temel mekân olan işyerindeki hiyerarşik yapılara odaklanan ve araştırmasını o dönemde fabrikalarda çalışmış kisilerle yaptığı görüşmelere dayandıran Joel Andreas, dünya çapındaki en uzun süreli endüstriyel yurttaşlık deneyiminin yükseliş ve düşüşünü kayıt altına alıyor. Bunun Çin Komünist Partisi açısından ne anlama geldiğini, işçiler arasında nasıl yankı bulduğunu, Maocu dönem boyunca ne yönde gelişim gösterdiğini ve 1990’lardaki yapısal reformun işçilerin yoğun muhalefetine rağmen hangi yollardan uygulandığını belgeleriyle ve tanıklıklarla ortaya koyuyor.

Haklarını Yitirenler, Çin’in yirminci yüzyılda giriştiği sosyalist deneylerin tarihine, mirasına ve geleceğine ilgi duyanların okuması gereken bir çalışma. Ayrıca, 2017’den bu yana faaliyette olan Koç Üniversitesi Asya Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi KUASIA (Koç University Center for Asian Studies) işbirliğiyle yayımlamaya başladığımız “Asya Çalışmaları” serisinin de ilk kitabı... “Asya Çalışmaları” serisi, alanın klasikleşmiş eserleri ile önemli güncel çalışmaları nitelikli çeviriler ile Türkçeye kazandırmanın yanı sıra, Türkçe ve İngilizce dillerindeki telif eserleri de okurlarla buluşturacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2f13e12-5b06-4dc6-9471-41cf4191f5d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Ordu Süvarisi Trabzonlu Hacı Hasan ve Yedinci Oğlu</image:title>
            <image:caption>Bir babanın yaşadığı inanılması güç, acı dolu büyük serüvenin, yedinci oğul tarafından zirveye taşınışıdır kitapta anlatılan.
Yarım yüzyıldır evrensel boyuttaki emeğine tanık olduğum sevgili dostum Hakkı Keskin, sıra dışı örgütleme yeteneğiyle Almanya’daki Türk toplumunun hakları için sonu gelmeyen bir savaşım içinde. Onun bu savaşımında; son elli yılda yaşanan göç ve göçmenlikle birlikte, uyum politikalarını,Türkiye-Almanya, Türkiye-Avrupa ilişkilerinin iç ve dış politikalarında yaşanan değişim sürecini çok yakından izleriz.
Kitabın önemi, kişisel bir biyografi olmanın çok ötesinde… Yüzyılı aşkın zaman diliminden çekilip alınan bu toplumsal gerçeğin, büyük bir ilgiyle karşılanacağına inanıyorum.*
Yüksel Pazarkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5560b43e-a748-4165-9fca-0b6128e359fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Bir Yanım Gökkuşağı</image:title>
            <image:caption>&quot;Neden böyle yapıyor insanlar?
Neden parayı en büyük değer görüyor?
Neden sağlığı önemsemiyor?
Neden çocukları, ağaçları, kuşları, Kedileri, atları düşünmüyor?&quot;

Eren Aysan, çocuklarla paylaştığı uzun, şiirsel masalıyla doğanın değerini bir kere daha anımsatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c175b839-8e26-4c34-bd4f-7ba13d539af1.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgecan, Dilan ve Leyla...</image:title>
            <image:caption>Af yoktur bizim hayatımıza, af çıkarılmaz hiçbir zaman biz hayatsız kadınlara.
Siz, hiç sizin olmayan bedeni taşıdınız mı? Bilir misiniz, aşksız, sevgisiz başka bedenlerin altında ezilen onuru taşımanın yükünü, dayakla imza attırılan satış kâğıtlarını, yaptırılan sahte evlilikleri? Loş ışıkların altında çökmüş somyalar, kirli yataklar, kanlı çarşaflar, irinli geceler, iltihaplı hastalıklar, kanamalar hayatınızın bir parçası oldu mu sizlerin hiç?&apos; dedi, geri çekilerek titreyen sesini yuttu...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f702840-3c86-4cf9-aa5d-0a5da5a8c1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemde Bir Yusuf</image:title>
            <image:caption>“Burası Terzela. Terzela’da basamaklar bile çıkmazlardan oyulma.” 
Türk öykücülüğünde, “kendine ait ada”yı hece hece, harf harf inşa etmiş bir imza Feyyaz Kayacan. 
Şişedeki Adam’la “gerçeküstücü ruh hali”nden bir dünya yaratan Kayacan, Cehennemde Bir Yusuf’ta o dünyayı daha belirgin hale getiriyor. Bu kez sadece söz ve anlam yönünden değil, eli artırıp, şekil olarak da sınırları zorluyor. Hatta yok ediyor! 
Terzela’dan sesleniyor anlatıcı “size”. Konuşuyor, anlatıyor, sayıklıyor, içini döküyor belki. Belki de bir adamın başını dinlemesinin dökümü bunlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caefa785-c948-46e3-be5c-fd117a5cd828.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Tuhaf Evlilik Gelenekleri</image:title>
            <image:caption>Günümüzdeki ilke ve kuralları belirlenmiş evlilik kavramı yaklaşık dört bin yıllık bir geçmişe sahip. Genel kanıya göre, evlenmenin ve aile kurmanın tarih boyunca temelde üç işlevi vardır: çocuk sahibi olmak, sosyal, ekonomik vb. konularda destek bulmak ve elbette sevgiyle gelen duygusal tatmin. 
Nedeni ne olursa olsun evlilik, dini kurumlar ve devlet tarafından da desteklendiği gibi toplum açısından da önemli bir dönemeçtir. Sonuç olarak bu kadar kutsanan ve üzerine titrenen bir kurumun oluşum aşamaları da özel ritüellerini yaratmıştır. 
Ancak özellikle 20. yüzyıl boyunca tüm dünyayı etkisi altına alan modernleşme, büyük toplumsal dönüşümleri de beraberinde getirdi. Dolayısıyla evlilik kurumu da bütün bu dönüşümlerden payını aldı ve geleneksel kökleriyle olan bağları ya yok oldu ya da zayıfladı. 
Dünyada Tuhaf Evlilik Gelenekleri adlı kitabında Gönül Bakay, dünyadaki geleneklere eğiliyor ve Çin’den Fiji’ye, Afganistan’dan Latin Amerika’ya, Hasidik Yahudilerden Avustralya Aborijinlerine kadar pek çok ülkedeki ve toplumdaki evlilik ritüellerini mercek altına alıp okuru, unutulmaya yüz tutmuş gelenek ve göreneklerin toplumsal, dini ve siyasal temellerine doğru ufuk açıcı bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65a2fe73-1b38-4033-8b5d-5321359277f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de İlginç Evlilik Gelenekleri</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin her bölgesi çok farklı ve zengin geleneklere sahip. Bu zenginlikte evliliğe ilişkin ritüeller ve âdetler önemli bir yer tutuyor. 
Türkiye’de evlilik gelenek ve görenekleri, bölgelere göre benzerlik göstermekle beraber, pek çok farklı unsuru da barındırdığından hayli zengin. İnsanların bağlı bulundukları kültürlerin yapısına göre gelişen ve değişim gösteren bu geleneklerin bazıları varlığını sürdürürken bazıları çağın gereği yok olmaya yüz tutmuş durumda. 
Dünyada Tuhaf Evlilik Gelenekleri kitabının yazarı Gönül Bakay bu kez Türkiye’deki evlilik geleneklerini mercek altına alıyor. Hem yazılı kaynaklara hem de yüz yüze görüşmelere, sözlü kaynaklara ve sahaya dayanan bu çalışma, eski Türklerden itibaren günümüze dek değişen aile yapısına bağlı olarak değişen evlilik alışkanlıklarına ve bu değişimlerin toplumsal kaynaklarına odaklanıyor. 
Türkiye’de İlginç Evlilik Gelenekleri, ülkemizin kültürel hazinesine değerli bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d09a8798-9b7e-43a3-a4c9-0de5d4e36ac7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağzımda Laf Varken Konuşamıyorum</image:title>
            <image:caption>Birkaç sözle geçiyor ilişkiler, sözleniyoruz 
Shakira’yı çamaşır yıkamaya çağırıyorum 
Ve herkesin aklını yıkıyorum otomatikman 
Dışarda hayat devam ediyor sit-com kıvamında 
Arkamızda kahkahası eksik bir hayat 
Benimi aldırmamı söylüyor doktor 
Ve bensiz kalıyorum bir anda seninle 
 
Oturduğum yerde kalıyorum çöreklenip 
Kafasını çıkarmayan yılan pozunda 
Bir Dark alabilir miyim? barmen 
Jan Dark öldü, diyor yanımdaki adam 
Ya da öyle sanıyorum sırıttığı için 
Hayır gece uzaklaşıyor içtiğim için 
Bizi getiren trenlerde kabahat 
 
Buraya üç gün yağmur yağdı ve dizeler o yüzden aktı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdca5c67-6132-4de7-88fa-27847071306b.jpg</image:loc>
            <image:title>İkna Sanatı</image:title>
            <image:caption>Guiguzi (MÖ 4. yüzyıl): İsmini inzivaya çekildiği “Hayaletler Vadisi”nden aldığı söylenen Guiguzi. “İttifaklar Okulu” veya “Diplomasi Okulu” adlarıyla bilinen felsefe akımının kurucusu olarak kabul edilmektedir. Bu akımın ilk yazılı eseri olan İkna Sanatı da Çin tarihinin ilk retorik eseridir. Aristoteles’in Retorik eserinin Doğu Asya’daki muadili sayılabilecek eser aynı zamanda strateji, insan ilişkileri, psikoloji, ikna etme, müzakere ve diplomasi alanında da Çin’in en eski ve önemli eserlerinden biri sayılmaktadır. Antik dönem Çin yöneticileri, sıradan insanlara ve astlarına yönetenleri anlama konusunda yol gösterdiğini düşündükleri için İkna Sanatı’nı tehlikeli bir kitap saymışlardır. Bu “tehlikeli” içeriği ve yazarının Konfüçyanizm’in temel değerleriyle çelişen öğretileri yüzünden uzun süre resmî koleksiyonlara dâhil edilmeyen İkna Sanatı, özgün dili Çinceden yapılan çevirisiyle Türkçede ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff667df-4bf9-4ea7-9851-126507b094dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşağıdaki Yangın - Deniz Üçlemesi 3</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü yazar William Golding, Deniz Üçlemesi dizisinin bu üçüncü kitabında karakterleri ve olay akışını beklenmedik kırılmalarla süslüyor. Alcyone’dan gemiye gelen Benét ile Summers’ın çatışmaları, Bay Prettiman’in hümanist dönüşümü, şimdiden çatışmalı, gizemli bir toplum haline gelmiş gemideki başka pek çok karakter, genç İngiliz aristokratı Edmund Talbot’ın gözünden incelikle betimleniyor. Golding, Talbot’ın giderek bir kabusa dönen Avustralya yolculuğunda duyarlılık ve gaddarlık arasında salınan insanı en yalın haliyle okura sunuyor. Talbot Avustralya’ya ulaşabilecek midir? Onu nasıl bir yaşam beklemektedir? Deniz Talbot’ı ve yolcuları nasıl dönüştürmüştür? Deniz Üçlemesi’nin yanıtları bu kitapta saklı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/260a65a8-7a59-48f4-ad9e-3a2f257ec8e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Kur&apos;an Okumaları 3</image:title>
            <image:caption>Sosyolojik Kur&apos;an Okumaları 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e42a8df7-b336-435c-9ba1-e2b10535f665.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamir</image:title>
            <image:caption>Yeni bir binyılın arifesinde, Birinci Dünya Barışı Vakfı’nda çalışan Zamir’in görevi ne pahasına olursa olsun savaşları durdurmaktır. Baş döndüren barış senaryoları, komplolar ve mücadeleler içinde Zamir şu soruya yanıt arar: İnsan nasıl barışır? 
 
“Demek ki bu evrende her şey bir şarapnel. Ve genişlemekte olan, aslında bir şarapnel bulutu. Demek ki Samanyolu ve içindeki güneş ve etrafındaki dünya ve üzerindeki insan ve aklındaki her şey bir şarapnel. Düşüncesi, inancı, duygusu, icadı, hepsi. Demek ki insan insana saplanmak için var… Zaten öyle olmasaydı bu kitap olmazdı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/988f2511-fdbc-42e8-9a90-bf1e0c885233.jpg</image:loc>
            <image:title>Fairer World is Possible</image:title>
            <image:caption>“It ıs neıther moral nor faır for just fıve natıons to make decısıons on ıssues that could ınfluence the fate of the world. The world ıs bıgger than fıve countrıes.” 
 
 
 
“To make global peace fairer and more sustainable, 
we need the UN to reflect multiculturalism and multipolarism. The world is neither unipolar nor bipolar. Nor is it under the cultural hegemony of a dominant culture or a small number of privileged stakeholders. It is possible to make the world multipolar, multicentric, multicultural, more inclusive and fairer. The UN is the primary place to accomplish that goal. 
The UN reform is the path to peace, stability, 
justice and effective global governance. Reforming the United Nations and, especially, restructuring the Security Council obviously require a global consensus. 
 
Turkey has advocated a proposal to that effect for a long time 
and opened it up for discussion. Our proposed solution manifests itself in our motto: ‘The world is bigger than five.’ 
It calls for the implementation of a plan to restructure the Security Council. Updating the Council to represent all continents, faiths, backgrounds and cultures as fairly as possible would be a revolutionary step toward finding solutions and upholding global peace.” 
 
Recep Tayyip Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b2cc995-835e-4ea9-91f6-76f8aee08964.jpg</image:loc>
            <image:title>Rezilyans</image:title>
            <image:caption>Günümüzde her alanda zorluklarla boğuşan modern insanın, mutlu ve sakin kalabilmek için yapabileceği en güvenilir şey kendi içsel rehberlik sistemine yönelmesidir. Dr. Rick Hanson’ın, kırk yıllık klinik çalışmalarından yola çıkarak oluşturduğu bu kitabı, insanlara geçmişten gelen yaraları iyileştirme, şimdide olanlarla baş etme ve daha iyi bir gelecek inşa etme konusunda yol gösterecek on iki kritik rezilyans stratejisini anlatıyor. 
 
Rezilyans, zorluklar karşısında psikolojik olarak sağlam kalabilme ve hızlıca yeniden toparlanabilme becerisidir. Beynimiz, işlevlerini çok hızlı şekilde yürütür. Siz de rezilyansınızı ve iyi oluş halinizi gün içinde bir dakikadan daha az zaman ayırarak geliştirebilirsiniz. Beyninizle, geliştirmek istediğiniz bir kasınızla çalışır gibi çalışın. Küçük çabalar zamanla birikir ve çok daha anlamlı hale gelir. Bu içsel güçleri geliştirip rezilyansınızı artırdıkça kaygı, huzursuzluk, hayal kırıklığı, yalnızlık, incinme ve gücenme duygularınız azalacaktır. Hayatın dalgaları size çarptığında, bunları benliğinizin özünde bulunan huzur, rahatlık ve sevgi ile karşılayacaksınız. 
 
Psikolog Dr. Rick Hanson, UC Berkeley&apos;deki Greater Good Science Center&apos;ın kıdemli üyesidir. Kitapları 29 dile çevrilmiş olan Hanson, New York Times&apos;ın en çok okunan yazarlar listesinde yer almaktadır. Aynı zamanda NASA, Oxford, Stanford, Harvard ve daha birçok büyük üniversitede eğitimci ve konuşmacı olarak yer almıştır. 1974&apos;te meditasyon yapmaya başladıktan sonra çeşitli geleneklerin eğitimini almış ve dünya çapında ünlü meditasyon merkezlerinde liderlik yapmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b6229ee-54e0-4175-b031-1d8829f1a4c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir - Mikrop Avcıları 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir. Herkesin bildiği nam-ı diğer Kral Şakir! 
Yepyeni kitaplarla ve maceralarla tüm mahalle yine sizlerleyiz… 
Maceraya hazır mısınız? Çünkü Akbaba Kürşat ve Goril Ercan yine bir işler peşinde. Eğer koltuklarınıza oturup kemerlerinizi bağladıysanız, başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00ced402-9797-4a48-af29-b8d6ea794e97.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Mikrop Avcıları 2 - Cumburlop (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir. Herkesin bildiği nam-ı diğer Kral Şakir! 
Yepyeni kitaplarla ve maceralarla tüm mahalle yine sizlerleyiz… 
Öyle garip garip bakmayın bana. Evet biliyorum, kollarım ve bacaklarım yerine yüzgeçlerim var. Canan da aynı durumda. Hatta babam bir yengece dönüştü. Necati Ağabey’se… Hadi onu da siz tahmin edin. Üç kalbi, dokuz beyni ve sekiz tane kolu var. Cevabı söylediğinizi duyar gibiyim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47334166-83cf-40a2-8330-1a292bd561ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsel Dünyanın Tin Bilimlerinde Kurulumu</image:title>
            <image:caption>İnsan, dünyayı hayatın dışında kavramayı denedi. Oysa dünyayı anlamanın tek yolu hayatı anlamlandırmaktan geçiyordu. 

İnsan, sadece kendi eylemleri, yaşam ifadeleri ve bunların diğer insanlar üzerindeki etkileri yoluyla kendisini tanıyabilir. Anlam ve mana ilk olarak insanda ve onun tarihinde meydana gelir. Yaşantı, ifade ve anlam arasındaki ilişki her yerdedir ve Tin Bilimleri temelini bu ilişkide bulur. 

Bu kitap Alman filozof Wilhelm Dilthey’ın başyapıtıdır. Tarihsel insanın ürünü olarak tarihsel dünyanın Tin Bilimlerinde kurulumunun imkânını aramaktadır. Tin Bilimlerinin gerçekliğini meydana koymakta ve onu bilgi kuramsal açıdan temellendirmektedir. Tarihsel aklın eleştirisini kendisine görev bilen bu kitap, aynı zamanda Leibniz’den Kant’a, Hegel’den Schleichermacher, Schelling ve Fichte’ye dek özgün bir felsefe tarihi okuması sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76613f5a-b396-4d77-91b6-8bbbbb7f890d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim İş Başında</image:title>
            <image:caption>Kim demiş bilim tarihi sıkıcıdır diye! 
İngiliz fizik profesörü John Lenihan bu kitabında, bilim coşkusunu okurla paylaşıyor. 
• Radyasyon ayaklarımızı büyütür mü? 
• Neden döşemenin içinden aşağı düşmüyoruz? 
• Uçmak için kuşları taklit etmek ne kadar mantıklıydı? 
• Edison’un bulmadığına pişman olduğu şey neydi? 
• Dünyanın manyetik alanı tersine çevrilebilir mi? 
• İlk trafik kuralını koyan ve de uymayanı idam eden Kral kimdi? 
• Pascal neden kumarbazların azizidir? 
• Anneler bebeklerini neden hep sol kolunda taşır? 
• Einstein esir kuramına nasıl son verdi? 
• Bin yıl önce petrolü hamamlarında kullanan Türk şehri hangisiydi? 
• Disko sağırlığı diye bir şey olabilir mi? 
• Atom bombasını İngilizler mi buldu? 
• Yanardağları merkezî ısınmada kullanabilir miyiz? 
• San Franciscolu hippiler neden muz kabuğu içiyordu? 
• Dawkins’in dediği gibi gerçekten de genler evrenin efendileri midir? 
• İlk anatomi bilginleri katillerle işbirliği mi yapıyordu? 
Bu kitapta, tıptan siyasete; astronomiden matematiğe bilimin günlük hayatımızdaki tarihi anlaşılır bir dille anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dab236b-7b69-4a02-b629-addcecc96f6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazın ve Sanat Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Karl Marx ve Friedrich Engels’in sanat ve edebiyat üzerine yazı ve mektuplarından oluşmaktadır. Marx ve Engels’in sanat anlayışı, bilimsel ve devrimci dünya görüşleriyle uyumlu bir bütünlük oluşturur. Sanatın niteliği, tarihsel gelişimi, toplumsal hedefleri, toplumsal örgütlenmeyle ilişki içerisindedir. 

Toplumsal bilinç biçimlerinden biri olarak sanatın özü, kökeni ve toplumsal işlevi, toplumsal yapının analiziyle anlaşılabilir. Gerçekliğin yansıtılmasının biçimlerinden birisi olan sanatsal yaratıcılık, aynı zamanda onu kavramanın da bir yoludur. 

Marksist estetiğin kurucu fikirlerini barındıran bu kitap, aynı zamanda Antikçağdan Rönesansa, Thomas Moore’dan Cervantes’e dek bir sanat tarihi okuması sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7cf746-85ed-4415-ad1b-206ba21ff155.jpg</image:loc>
            <image:title>Avaz</image:title>
            <image:caption>Aslı’sını, kitaplarını, çay ocağındaki köşesini, sahildeki bankı, kordondaki çaycıyı, mahallenin çocuklarını, Osman amcasını yarım bırakıp gizemli 
bir şekilde ortadan kaybolan ve sevdasından vazgeçen Mert… 

“Yarım gülüşüme tanıklık ettiğin günden beri tebessümün adını unuttum. Özlemenin sevdaya dair bir şey olduğunu sende öğrendim.” diyen ve Şiir Adam’ın gidişiyle avaz avaz akıp giden acılarını hangi mihenge vuracağını bilemeyen Aslı… 

Gözü ne servette ne devlette, gözü marifette olan ve marifeti arayan Sancar… “Bir umudum var yalın avaza boyanmış; sana, bana, vatana, dair...” diyen bir sese kulak vermeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f193d7-e789-45e2-8e6b-6365a32f32a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İslam Ülküsü&apos;nün Işığı Hoca Ahmet Yesevi</image:title>
            <image:caption>751 Talas Savaşı ile İslamiyet’le tanışan ve sonrasında hızla Müslüman olan Türklerin, yaklaşık 450 yıl sonrasında milli bir kültür ve milli bir ülküye sahip olmaları sadece tevafuktan mı ibaretti? 

Türk Müslümanlığı ile Anadolu’yu yoğuran ve Türk İslam Ülküsü’nün temellerini atan Piri Türkistan Hoca Ahmet Yesevi’nin bu milli kültür ve ülküye katkısı neydi? 

Hoca Ahmet Yesevi’yi ve onunla bütünleşen Türk İslam Ülküsünü detaylı bir şekilde inceleyen bu kitap Yesevi ikliminde yeşeren Türk’ün din anlayışını ve insana bakışını farklı bir açılardan ele almakta, din ve dindarlık konusunda günümüz dünyasına ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94116</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d54524a-94bb-4360-b4bc-a2e78aacee02.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Geldin Sınav</image:title>
            <image:caption>Yeni bir çözüm üretilene kadar, akademik ve meslekî olarak istediğimiz hedeflere ulaşabilmek için öncelikle sınav aşamalarından geçmemiz gerekiyor. Maalesef farklı nedenlerden kaynaklı olarak; sınavlar, bir korku unsuruna dönüştürülmüş durumda. 

Sınavların bunalım nedeni olarak gösterilmesi, aşırı kaygı ve endişe uyandırıcı olarak sunulması; öğrencilerin psikolojisini ve hatta fizyolojisini bozuyor. Sadece öğrencilerin mi? Aileleri de olumsuz etkiliyor. 

Sınavın yegâne çare olduğunu zannetmek, kendini sürekli başkalarıyla kıyaslamak, uzman diye geçinen ve fakat alanla alâkası olmayan insanlardan medet ummak, medyanın abartmasına kulak vermek, çalışma sistemini bilmemek, gerçekçi hedefler belirleyememek, aile içi iletişime özen göstermemek… 

Öğrencilerimiz, velilerimiz ve danışanlarımız yoluyla bu sorunlara tanık olduğumuz için kendi tecrübe ve bilgilerimizden yola çıkarak bütün bu olguları evvela teatral bir biçimde sunmak istedik. Skeçlerin ardından “AnneBabalara Sesleniş” başlığıyla ebeveynlere; “Gençlere Sesleniş” başlığıyla da öğrencilere seslendik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/425da41a-73ac-433a-a3e2-bf6c9d73bac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap ve Okuma Bilinci</image:title>
            <image:caption>Bizi cehaletten kurtaracak imkân kitap, mekân kütüphane, zaman ise okuma anıdır. Bizi kurtaracak kişi de bu değerlerin farkında olup onları yerinde kullanan kişidir. Dün hep böyle olmuştur, bugün de yarın da böyle olacaktır; olmak zorundadır. 
Okumak; tazelenmek, yeniden kendine gelmek, kendini hatırlamak, kendini keşfetmektir. 
Okumak; Allah’ın ilk fermanı “Oku!” emrine “Lebbeyk” diye cevap vermektir. 
Okumak; hayatı anlamsızlaştırmaktan kurtarıp anlam dünyasında huzur ve mutluluk bulmaktır; 
Okumak; geçmiştir, andır, gelecektir. 
Bana “Okumak ne demektir?” diye sorsalar, cevabım sadece iki kelime olur: “Ne değildir ki?” Kitap ve okumaya dair detaylı bir okuma yapmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ecbd4db-4e05-4779-801a-4d2d020c1bf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenilmiş Çaresizlik, Psikolojik Güvenlik İlişkisi</image:title>
            <image:caption>1.      Öğrenilmiş Çaresizlik 
1.1.   Öğrenilmiş Çaresizliğe Yol Açan Faktörler 
2.      Psikolojik Güvenlik 
2.1.   Psikolojik Güvenliğin Tanımı 
3.      Sağlık Çalışanları Üzerinde Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849b669a-3a43-4743-8daf-04ccedf9dcfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Organizasyonel Etik</image:title>
            <image:caption>1.      TÜM YÖNLERİYLE ETİK - Dr. İnan KAYNAK 
2.      YÖNETIMDE ETIK - Öğ. Gör. Mehmet Şirin ÇETİN - Halil İbrahim YANAR 
3.      ARAŞTIRMA VE GELIŞTIRME YÖNETIMINDE ETIK - Doç. Dr. Erdem BAĞCI - Dr. Serkan KARADAĞ 
4.      PAZARLAMA YÖNETIMINDE ETIK - Dr. Erman AKILLIBAŞ 
5.      FINANSAL YÖNETIMDE ETIK - Doç. Dr. Erdem BAĞCI - Dr. Adnan DEDE 
6.      İNSAN KAYNAKLARI YÖNETIMI VE ETIK - Dr. Vedat ALMALI 
7.      HALKLA İLIŞKILERYÖNETIMINDE ETIK - Prof. Dr. Ebru Gülbuğ EROL - Öğr. Gör. Mustafa GÜLSÜN 
8.      MUHASEBE YÖNETİMİNDE ETİK - Dr. Serkan KARADAĞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94120</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4272f7b1-fae2-4e1d-b830-604462540bfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel İktisadi Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>1.      1. Kısım: Dış Borçlar, Finansal İstikrar ve Finansal Düzenlemeler 
1.1.   YÜKSELEN PİYASA EKONOMİLERİNDE ÖZEL SEKTÖR DIŞ BORÇLARININ FİNANSAL İSTİKRARA ETKİSİ 
1.2.   TÜRKİYE’NİN DIŞ BORÇ ORANININ HESAPLANMASI VE DİĞER ÜLKELERLE KARŞILAŞTIRILMASI 
1.3.   FİNANSAL İNOVASYON, KRİZLER VE FİNANSAL DÜZENLEMELERE İLİŞKİN BİR DEĞERLENDİRME 
1.4.   MERKEZİYETSİZ FİNANS ÇERÇEVESİNDE KRİPTO VARLIKLAR VE DÜNYA BORSALARI ETKİLEŞİMİ 
2.      2. Kısım: Dış Ticaret, İstihdam ve Fiyatlar 
2.1.   TR42 (MARKA) BÖLGESİNDE YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İHRACAT ARASINDAKİ İLİŞKİNİN PANEL FMOLS YÖNTEMİ İLE ANALİZİ 
2.2.   YEM FİYATLARININ KIRMIZI ET FİYATLARI ÜZERİNE ASİMETRİK ETKİSİ 
2.3.   REEL ÜCRET VE DIŞ TİCARETİN İSTİHDAM ÜZERİNE ETKİLERİ: SEKTÖREL DÜZEYDE TÜRKİYE ÜZERİNE PANEL ARDL ANALİZİ 
3.      3. Kısım: Teknoloji, Enerji ve Ulaştırma 
3.1.   ÖNCÜ TEKNOLOJİLER VE TÜRKİYE EKONOMİS 
3.2.   YENİLENEBİLİR ENERJİNİN TÜRKİYE’NİN ERİŞİLEBİLİR VE TEMİZ ENERJİ AMACINA KATKILARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME 
3.3.   TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAPISAL DEĞİŞİM, ENERJİ TÜKETİMİ, KENTLEŞME VE ÇEVRE KİRLİLİĞİNE İLİŞKİN AMPİRİK BULGULAR 
3.4.   TÜRKİYE’DE ULAŞTIRMA SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ VE EKONOMİDEKİ ÖNEMİ 
4.      4. Kısım: Ekonomik Büyüme, Gıda Ekonomisi ve Göç Olgusu 
4.1.   GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE ARAŞTIRMA &amp; GELİŞTİRME HARCAMALARI EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ 
4.2.   KÜRESEL GIDA SİSTEMİ VE TÜRKİYE GIDA SİSTEMİNİN EKONOMİ POLİTİĞİ ULUSLARARASI GÖÇ VE ÜLKE EKONOMİLERİNE ETKİLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/218c2422-2083-47a7-baae-cc05ea1f5867.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı, 1859-1878 yılları arasındaki Türk edebiyatının genel adıdır. Bu dönem, İslam öncesi Türk edebiyatı ve İslâm medeniyeti etkisinde gelişen Türk edebiyatı denilen iki ana devreden sonra Batı medeniyeti etkisinde gelişen üçüncü ana devresini teşkil eder. Bu eserde Tanzimat Dönemi’nde ortaya konan Türk edebiyatı faaliyetleri bir bütünlük içerisinde verilmiştir. Özellikle hem Batı’dan yeni gelen türler, konular ve şekil özellikleri hem de var olan türler üzerinde yapılan değişiklikler ve yenilikler üzerinde durulmuştur. Türk edebiyatı üzerindeki Batı edebiyatının, felsefesinin ve kültürünün etkileri incelenip Türk edebiyatının değişim ve gelişim çizgisi irdelenmiştir. Eser, özellikle üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri, sosyal bilimler alanında çalışma yapanlar ve konunun meraklılarının ihtiyaçlarına cevap vermek üzere tasarlanmış ve hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f47e482-7952-4293-bf78-e19a716961cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölgesel Kalkınma Politikalarındaki Dönüşüm - Yerel Ekonomik Kalkınma</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARINDAKİ DÖNÜŞÜM: YEREL EKONOMİK KALKINMA 
2.      TÜRKİYE’DE BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARI 
3.      TÜRKİYE’DE İBBS DÜZEY-2’YE GÖRE ALT BÖLGELERİN BÖLGESEL SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA ENDEKSLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a511f642-f7d2-422e-ad97-9047b204a0ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Reklamcılığın Evrimi Kavramlar, Süreç ve Yeni Yönelimler</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1: REKLAM KAVRAMI VE REKLAM ORTAMLARI 
2.      BÖLÜM 2: REKLAM PLANLAMA VE YAYIN SÜRECİ 
3.      BÖLÜM 3: REKLAM AJANSI SEÇİMİ 
4.      BÖLÜM 4: REKLAMDA YARATICILIK VE TASARIM 
5.      BÖLÜM 5: DİJİTAL REKLAMCILIK 
6.      BÖLÜM 6: KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ REKLAMCILIK 
7.      BÖLÜM 7: GERİLLA REKLAMCILIK 
8.      BÖLÜM 8: BİLİNÇALTI REKLAMCILIK 
9.      BÖLÜM 9: YEŞİL REKLAMCILIK 
10.  BÖLÜM 10: GLOKAL REKLAMCILIK 
11.  BÖLÜM 11: VİRAL REKLAMCILIK 
12.  BÖLÜM 12: MOBİL REKLAMCILIK 
13.  BÖLÜM 13: ETNİK REKLAMCILIK 
14.  BÖLÜM 14: REKLAMCILIKTA ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK UYGULAMALARI 
15.  BÖLÜM 15: REKLAMLARA YÖNELİK ALIMLAMADA (ALGI) KUŞAKLARARASI KARŞILAŞTIRMA 
16.  BÖLÜM 16: REKLAM ETKİNLİĞİNİN ÖLÇÜMÜ VE DEĞERLENDİRİLMESİ 
17.  BÖLÜM 17: REKLAM METNİ ÇÖZÜMLEMELERİ 
18.  BÖLÜM 18: REKLAM VE ETİK 
19.  BÖLÜM 19: REKLAMCILIĞIN COVID -19 PANDEMİSİ KARNESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68b09032-e383-4dc4-a6ff-9f50ce10c228.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek</image:title>
            <image:caption>Rafta oturan Pinokyo gibiyim. Acaba birileri benim de gerçek bir kalbim olduğunu ve kırılabileceğini anlayacak mı? 
 
On üç yaşındaki Charity’nin müthiş bir matematik yeteneği ve mükemmele yakın bir hafızası var ama konuşamadığı ve vücudunu kontrol edemediği için çoğu insan onun bir şey anlayıp öğrenemediğini düşünüyor. Beyni, otizmi yüzünden diğer insanlardan farklı çalışsa da o aslında komik, azimli ve de nazik bir kız. Peki, neden insanlar ona hastalıklıymış ya da yokmuş gibi davranıyor? 
 
Kötü muamele gördüğü bir özel eğitim merkezinden alınıp normal bir devlet okuluna gönderilen Charity’yi burada da yepyeni zorluklar bekliyor ama o, öğretmenlerinin ve yeni edindiği arkadaşlarının da yardımıyla, kendisine gerçek bir insan ve gerçek bir öğrenci gibi davranılması için mücadele etmeye kararlı. 
Yazar Peyton Goddard’ın gerçek yaşam öyküsünden esinlenilerek kaleme alınan Gerçek, okurlara tüm insanların hayata katılmaya değer olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b489afe-5fbe-49f2-919b-b684510f08bd.jpg</image:loc>
            <image:title>İlmek İlmek Hayaller</image:title>
            <image:caption>On dört yaşındaki Mehrigül’ün bir tek hayali vardır: çiftlik işleri yüzünden ayrı kaldığı okuluna geri dönebilmek. Böylece belki bir gün bir müzede iş bulabilecek ve ziyaretçilere, İpek Yolu’nun altın çağından beri oradan gelip geçenleri selamlayan Uygur atalarını anlatabilecektir. Okula dönemezse çok geçmeden o da diğer kızlar gibi, ailesinden ve sevdiklerinden uzağa, bir fabrikaya işçi olarak gönderilecektir. 
 
Derken bir gün Mehrigül’ün bu yegâne hayaline bir yenisi eklenir: usta bir zanaatkâr olan dedesinin izinden gidip kendi sepetlerini örmek ve aile geleneğini sürdürmek. Bu o güne dek kurmaya cesaret bile edemediği bir hayaldir çünkü zanaatkârlar erkek olur kadın değil. Ama pazarda dedesinin sepetlerini satarken biri onun yaptığı bir sepeti beğenmiş ve ona çok yüksek bir değer biçmiştir. Ve Mehrigül bir ay içinde yeni sepetler yapabilirse kazandığı parayla hem okuluna dönebilecek hem de sepet yapmaya devam edebilecektir. Taptaze bir umutla hemen işe koyulan Mehrigül’ün önüne her gün yeni bir engel çıkar. Acaba Mehrigül yeteneği ve azmiyle bu engelleri aşıp hayallerine kavuşabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/250853ba-2d5d-4bc2-9cf8-e2a52caf409a.jpg</image:loc>
            <image:title>Contemporary Issues in Economics, Public and Business Research</image:title>
            <image:caption>1.      PART I. CHAP 1 • TESTING THE FELDSTEIN-HORIOKA HYPOTHESIS FOR INDIA: RALS UNIT ROOT AND COINTEGRATION TEST 
2.      PART I. CHAP 2 • NATIVE MIGRATION FORCED BY IMMIGRATION: THE TURKISH CASE 
3.      PART I. CHAP 3 • NEW ARCHITECTURE OF THE GLOBAL FINANCIAL SYSTEM 
4.      PART I. CHAP 4 • ANALYZING EXTERNAL DEBT INDICATORS FOR FRAGILE ECONOMIES 
5.      PART I. CHAP 5 • THE SOCIO-ECONOMIC DETERMINANTS OF OUTPATIENT MENTAL HEALTH CARE SERVICES UTILIZATION IN TURKEY 
6.      PART I. CHAP 6 • GOVERNMENT CONSUMPTION EXPENDITURES AND EMPLOYMENT NEXUS: A CASE OF BRICS-T COUNTRIES 
7.      PART II. CHAP 1 • DIDEROT WAS RIGHT: AN ANALYSIS ON THE DETERMINATION OF GROWTH PREFERENCE OF TURKEY 
8.      PART II. CHAP 2 • RENEWABLE ENERGY CONSUMPTION AND ECONOMIC GROWTH IN OECD COUNTRIES: A PANEL DATA ANALYSIS 
9.      PART II. CHAP 3 • SUSTAINABILITY, CIRCULAR ECONOMY AND ECONOMIC GROWTH: THE NEW CHALLANGE 
10.  PART II. CHAP 4 • A DIALECTICAL ANALYSIS OF THE RELATIONSHIP BETWEEN CAPITALIST MODE OF PRODUCTION AND WAR 
11.  PART III. CHAP 1. • BUSINESS GROUP AFFILIATION AND FIRM PERFORMANCE: EVIDENCE FROM TURKEY 
12.  PART III. CHAP 2. • COULD STOCK MARKET RETURN BE CORRELATED WITH THE PREVALENCE OF ANXIETY DISORDERS? 
13.  PART III. CHAP 3. • SLOWDOWN IN THE CAPITAL ALLOCATION EFFICIENCY IN G7 COUNTRIES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04c57bc5-b9d9-474d-b583-4cef90216d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Çocukları</image:title>
            <image:caption>Ikal, Endonezya’nın Belitung Adası’ndaki en fakir köy okullarından birinde öğrencidir. Okulunun hâli içler acısıdır ama Ikal kendini yine de şanslı hisseder çünkü bu yoksul adada kıt kanaat geçinen işçi ailelerinin çocuklarını okula göndermeleri hiç de kolay değildir. Öğrencilerin ne okul üniformaları vardır ne de ayaklarına giyecekleri ayakkabıları; tuvaletleri,  hatta başlarının üzerinde bir çatıları bile yoktur. Ama hayatlarını öğrencilerinin eğitimine adamış iki tane sıra dışı öğretmenleri vardır. Ve de onlar sayesinde hiçbir zaman tükenmeyen umutları… 
  Andrea Hirata, kendi hayatından yola çıkarak kaleme aldığı bu ilk otobiyografik romanıyla belki de hiç bilmediğimiz bir coğrafyayı tüm canlılığı ile resmedip bizi hiç tanımadığımız insanların bir daha unutamayacağımız hikâyeleriyle buluşturuyor. Kitap boyunca gencecik bir öğretmenin yozlaşmış maden görevlilerine kafa tutmasına tanıklık ediyor, Ikal’in tebeşir alırken sadece elini görüp gönlünü kaptırdığı ilk aşkıyla tanışıyor ve sınıfın çıplak ayaklı matematik dehası Lintang’ın bir yarışmada imtiyazlı zengin çocuklarını alt etmesiyle keyifleniyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ee376f-57f5-4720-a1d0-0a2f9b1f65f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Avcıları - Korkusuzlar Takımı 1</image:title>
            <image:caption>Korkusuzlar Takımıyla Baştan Sona Heyecan Dolu Bir Serüven!
Gizemli bir anının peşini kovalayan Korkusuzlar Takımı’nın merak, heyecan ve korku dolu serüvenlerine ortak olmaya hazır mısın?
Sabri ve arkadaşlarının amacı, altı kuşak önce yaşayan Hamdi Çavuş’un bilinmeyen bir yere gömdüğü defineyi bulmaktır. Fakat defineye ulaşmak için Hamdi Çavuş’un gizlediği harita parçalarını bulmak ve bu harita parçalarındaki şifreleri doğru çözmek zorundadırlar. Bu amaçla çeşitli tehlikeleri göze alarak bilinmezlerle dolu bir yolculuğa çıkarlar.
Bakalım Korkusuzlar Takımı haritadaki şifreleri çözüp defineyi bulabilecekler mi?
Köydeki eski evlerde başlayan serüvenleri, nerede son bulacak?
Definenin peşinde olan kötü adamlar gerçekte kim?
Korkusuzlar Takımı’nın baştan sona heyecan ve macera dolu yolculuğu kitabın içinde seni bekliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eea9939-3594-4e09-a4fb-14fda8031098.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşikten Mezara</image:title>
            <image:caption>“Beşikten mezara Anamur ve Bozyazı’da Doğum, Evlenme ve Ölüm Gelenekleri” adlı bu çalışma, çok uzun bir tarihi geçmişe sahip olan Anamur ve Bozyazı’nın doğum, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerini, halk bilimi unsurlarını, inanışlarını ve uygulamalarını tespit etmek ve tanıtmak amacıyla hazırlanmıştır. 
 
 Günümüzde bazı kentlerde, o kentin tarihi ve kültürel değerleriyle ilgili çeşitli eserlerin yayımlanarak bir “Kent Kitaplığı”  oluşturma çabalarını görüyoruz. Halkbilimciler, bir şehrin kültür dokusunu anlayabilmek için önce halk kültürü araştırmalarına bakılması gerektiğini vurgularlar. 
 
Türk halk kültürü ürünleri, başta kitle iletişim araçları olmak üzere, teknolojinin getirdiği olumsuz etkilerle unutulma ve yok olma sürecine girmiştir. Süreçten en çok etkilenen de somut olmayan kültürel miras ürünlerimiz olmuş, nesilden nesle aktarım zinciri bozulmuş, adeta hafızalara hapsolmuştur.  Bunların hafızalardan silinmeden ve yaşayanlarla birlikte mezara gitmeden, gelecek kuşaklara aktarılması için derlenip yazılı ortama aktarılması gerekmektedir. Bu bağlamda Anamur ve Bozyazı’da unutulmaya yüz tutmuş olan doğum,  evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerine ait inanış ve uygulamalar ile sözlü kültür ürünleri derlenmiş, Türk halk kültürünün hizmetini sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79d8e074-df59-45ee-bd53-90fc50f524d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluğum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gorki’nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim’den oluşan üçlemesi, Rus dilinde yazılmış en güzel otobiyografilerden biridir. Çocukluğum’da babasını küçük yaşta yitirdikten sonra taşındığı dedesinin evinde geçirdiği yılları anlatır. Miras kavgaları, doğumlar, ölümler, küçük Aleksey’in tanık olduğu ve bizzat maruz kaldığı akıl almaz şiddet, bu evde gündelik hayatın akışı içinde sıradan olaylardır. “Herkesin herkese düşman” olduğu bu aile, 19. yüzyıl Rusya’sında hüküm süren acımasız ve hoyrat hayatın bir “küçük evreni”dir aslında. 
Neyse ki idealizmi ve tertemiz kalbiyle adeta bir halk filozofu olan ninesi hep Aleksey’in yanındadır. Bir de her biri hayatında iz bırakan çok sayıda capcanlı karakter vardır… Onlar sayesinde hayat zor olduğu kadar gizemli ve renklidir de. Hem Gorki’nin “kendi ülkelerinde bir yabancı gibi yaşayan, gerçekteyse o toplumun en iyileri olan” insanlardan ilkiyle tanışması da yine çocukluğuna rastlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8724bb7-a540-48d1-b926-8cb80da95822.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Üniversitelerim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Benim Üniversitelerim, Gorki’nin Çocukluğum’la başlayıp Ekmeğimi Kazanırken’le devam eden ve Rus dilinde yazılmış en güzel otobiyografilerden biri olarak kabul edilen üçlemesinin son kitabıdır. Gorki’nin üniversiteleri, ona kendi hayatlarının acımasız gerçekliğini öğreten gerçek insanlardır.. Toplum dışına itilmiş yersiz yurtsuz aylaklar ve serserilerdir… Açlığı, zulmü ve baskıyı ; devlet ve kiliseyle ilişkilerini sorgulayan devrimcilerdir… Kürek mahkûmları gibi sürekli çalışan, hayatlarını aklın rehberliğinde yaşamak isteyenlere düşman olan mujiklerdir… 
Devrime yol açan fikirlerin filizlenmeye başladığı bir dönemde yazarın sosyal çevresini bu kesimden insanlar oluşturu. Çocukluğundan itibaren yazgısı olan sefil ve hoyrat gerçekliği daha güzel, daha insani bir hayata dönüştürme çabasındaki Gorki, Rus toplumunun devrim öncesindeki umutlarının cisimleşmiş halidir adeta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e350a6a-239f-47b9-99e7-2ffa7acb0c4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilda ve Muhteşem Geçit Töreni</image:title>
            <image:caption>Hilda, yabani doğanın içindeki güzel evini bırakıp annesi ve çok sevdiği geyik tilkisi ile birlikte Trolberg şehrine taşınmak zorunda kalır. Ama burayı hiç sevemez çünkü burada ne tırmanacak dağ ne keşfedilecek mağara ne de arkadaş edinecek tuhaf yaratıklar vardır. Ortada hiç ilginç bir şey yoksa nasıl macera yaşayacaktır ki? Fakat Hilda’nın çok da kaygılanmasına gerek kalmaz çünkü kendini beklemediği bir serüvenin içinde bulur. Muhteşem Trolberg Sergisi için yapılacak grup çalışması, Hilda’nın yeni macerasının da başlangıcı olur.
Ejderler, su ruhları, hırçın elfler, geveze Alfur, yeni dostları Frida ve David, konuşan Kuzgun ve tabii okuldaki haylaz çocuklar… Hilda bu sefer alışkın olduğu yabani doğadan uzakta ve metropol yaşamının tam ortasında. Fakat metropolde de olsa yine etrafı fantastik yaratıklarla dolu. Netflix orijinal yapımı Hilda’nın ikinci kitabı Hilda ve Muhteşem Geçit Töreni, mavi saçlı cesur kızın büyük şehirdeki heyecanlı, komik ve sürprizlerle dolu öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d19f72bd-fa95-4158-a6cd-0f8d756cffea.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperest Takvim 2022</image:title>
            <image:caption>Hayalperest Takvim 2022 (Çıkartma Hediyeli)

Günlerini renklendirecek 200 eğlenceli çıkartması, her aya farklı bir yaratıcı etkinliğiyle Hayalperest Takvim 2022 çıktı! Bu takvimde neler mi var? Diyelim ki ülkenin okul kralı/kraliçesi sensin, okullarla ilgili her şeyi sen belirliyorsun. İstediğin derslerden oluşan bir ders programı hazırlasan neler olurdu programında? Uzaydaki gezegenlerde bir mahalle oluşturabilseydin, hangi gezegene ne koyardın? Dünya haritasında hiç sınır olmasa, nasıl bir dünyan olsun isterdin? Bir arboretum yapsan hangi ağaçları dikerdin? Annenle baban için bir karne hazırlasan, hangi özelliklerine nasıl notlar verirdin?

Hayalperest Takvim, sınır tanımayan hayalperestler için hazırlandı. Hayvanları, böcekleri, uzayı, ağaçları, yiyecekleri, renkleri, masalları her ay için neşeli bir etkinliğe dönüştüren bu rengarenk takvim, 2022’de de raflarda yerini alarak her yeni günle birlikte hayal gücünü geliştirmek isteyenlerin duvarının en eğlenceli köşesi olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f78ed8e-19e6-448e-8e2f-fcf9e1cd39ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykülerin İzinde Smyrna&apos;dan İzmir&apos;e</image:title>
            <image:caption>“Afacanlar Mahallesi” çocukları bir araya gelerek günümüze kadar ulaşan kalıntılarıyla İzmir’in ilk yerleşim yeri Yeşilova’dan Bayraklı Tepekule’ye, Kadifekale’den kent merkezine Homeros’un “gök kubbe altındaki en güzel şehir” olarak tasvir ettiği Smyrna’yı deneyimli rehber Sara Pardo eşliğinde tanıyorlar. Resimleriyle bir çizgi roman havasını taşıyan ve yer yer fotoğrafların da yer aldığı Öykülerin İzinde Smyrna’dan İzmir’e, kent tarihini eğlenceli bir şekilde ele alıyor.

Binlerce yıl öncesinden, güzel kıyılarına ve bereketli topraklarına farklı farklı kavimlerin gelerek yerleştiği, her kavimin kendi kültüründen izler bıraktığı, din, dil, ırk farkı gözetmeksizin çağlardan bu yana insanların bir arada yaşadığı İzmir’in binlerce yıllık hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94136</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9fb1996-9757-45c7-8238-efd9f4ba367d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöken İstanbul</image:title>
            <image:caption>“İri çınarların, iri servilerin süslediği sahili gösteren kayıkçı, ‘Buraları görüyor musunuz?’ diyor, ‘Eskiden burada kahveler, tiyatrolar vardı, Abdi oynardı, Kel Hasan oynardı. Buraları tıklım tıklım dolardı. Yalnız orası değil, bu derenin üstü de kayıktan görünmezdi. Kel Hasan’ın sahneye çıkacağını beliğ eden davul gürültüsü duyuldu mu yalnız içerdekiler değil, kayıklardaki insanlar da gülmeye başlarlardı.’” 
 
Suat Derviş bu sefer roman ya da öyküleriyle değil, hayalden hakikate yönelişinin milatlarından biri saydığı röportajları ile bizlerle. Çöken İstanbul’da yer alan, 1935-37 arasında yayınlanan bu röportaj dizileri İstanbul’u ve İstanbulluları merkeze alıyor. Suat Derviş, birkaç sene sonra İstanbul’un Bir Gecesi’yle çizeceği panoramanın eskizini yapıyor; bizi karanlık, yoksul ve hasta bir şehrin sokaklarında dolaştırıyor. 
 
Pınar Öğünç’se “Kalpli, Beyinli Bir Kayıt Cihazı” başlıklı yazısında, mümkün olsa, Suat Derviş’le zaman geçirmeyi ve onunla bir röportaj yapmayı arzu ettiğini söyleyip sormak istediklerini, merak ettiklerini anlatıyor. Öğünç’ün yazısı, Suat Derviş’i ve mirasını anlamak, anlamlandırmak için çok önemli, duygusal bir kılavuz metin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e065858-3159-4164-a01c-36ee4a894606.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabotaj - Anadolu&apos;da Hazin Bir Komplo Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Dünya artık komplo teorileri, kifayetsiz yöneticileri ve akıl almaz yöntemleriyle üzerimize çullananların oyun hamuru. Güç öyle bir sızıp kirletmiş ki ruhlarını ellerinden gelse devasa bir cımbızla söküp atacaklar bizi buradan. Kendi evimizde her an kapıya konacak misafirler gibiyiz. 
 

Selim Erdoğan, Sabotaj romanı ile “Güncel olanın edebiyatı nasıl yapılır?” sorusuna cevap veriyor. Fizikçi Gürler Gür’ün sabotajın yöntemini raporlamak için gönderildiği Konya’da başına gelenler, içinde olduğumuz politik atmosferin fotoğrafını çekerken bizi hem güldürüyor hem de öfkelendiriyor. Sadece bir roman değil, aynı zamanda insana, zaaflara ve ilişkilere tutulan bir ayna.  Sabotaj şaşırtıcı kurgusu ve sahici karakterleriyle bizi bu aynaya bakmaya davet ediyor. 
 

“Sayın Gürler Gür. Berhava İleri Teknolojik Araştırmalar Külliyesi’nde meydana gelen sabotajı araştırmak üzere kurulan komisyona atandınız. Göreviniz sabotajın nasıl gerçekleştirildiğini yerinde araştırmaktır. Yerinde incelemeler için en fazla on gün olmak üzere iki aylık bir çalışma süresi öngörülmüştür. Aşağıda komisyon koordinatörünün iletişim bilgileri mevcuttur. Görevi kabul etmemeniz durumunda lütfen derhal yazılı olarak bildiriniz. Özlük hakları ve masraflarla ilgili olarak sekreterlik tarafından aranarak bilgilendirileceksiniz. Şimdiden başarılar diliyoruz.  
Meclis Araştırma Komisyonları İletişim ve Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94138</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/042d3018-26ea-4ff2-945f-05e579bce2b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik</image:title>
            <image:caption>“Karabibik’in girdiği yer; kerpiç şeklinde çamur parçalarından meydana gelmiş dört duvar arasında sıkışmış; sekiz arşın boy, beş arşın en ve üç arşın yükseklikten ibaret bir yerin, üstü doğal çam gövdelerinden yapılmış çatı üzerine bir karış kalınlığında yağlı toprak çekilmekten ibaret bir çatıyla örtülmüş ahır gibi bir yer odasıydı. Pencere namına hiçbir deliği olmayıp, hava ve aydınlığı sadece duvarın birinde ocak maksadıyla açılmış olan geniş, isli, kurumlu bir büyük delikten almaktaydı.” 
 
Yüzbaşı olarak mezun olduktan sonra askeri okulda öğrencilere topografya, cebir gibi dersler veren, iki yıl boyunca Suriye’de keşif çalışmaları yapan, yazdığı şiirler ve divan şairleri üzerine incelemeleri Tercüman-ı Hakikat gibi gazetelerde yayımlanan Nabizade Nâzım otuz bir yaşında, evlendikten kısa bir süre sonra kemik vereminden hayatını kaybetti. Karabibik ise 1890 yılında yayımlandı ve Türk edebiyatının ilk köy romanı olarak kabul edilerek Kemal Tahir başta olmak üzere birçok usta ismi etkiledi. 
 
Eşini bir hastalığa kurban veren, babasından kalan tarlanın büyük bir kısmını satan ve kızıyla birlikte toprağını sürerek geçinmeye çalışan Antalyalı köylü Karabibik, bir yandan tarlasını başkalarına kaptırmamaya çalışırken bir yandan da kendisine gereken bir çift öküzün peşindedir. 
 
Türk edebiyatında köy hayatının gerçekçi bir şekilde yansıtıldığı ilk eser olan Karabibik, Anadolu insanının portresini de kusursuz bir şekilde resmediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94139</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c3fc52-1b05-420f-9084-116cfddc481f.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmen</image:title>
            <image:caption>“Bir bıçak alarak kolundaki ve bacağındaki adalelere saplamak ve böylece bir nehre atılarak yüzmek elinden geliyor mu? Bir şehrin adamlarını öldürmek cesareti sende var mı? Bir minareye çıkarak bütün dünyaya işittirecek kadar kuvvetle bağırabilir misin? Aşk sana bunları yaptırabilir mi? İşte o zaman sana seviyorsun derim…” 
 
Sabahattin Ali’nin 1927 ile 1934 yılları arasında, bazısı Atsız Mecmua, Resimli Ay, Varlık gibi dergilerde kendine yer bulan öykülerinin 1935’te derlendiği, üç ayrı kısma ayrılan Değirmen, genç bir şair ve yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor. 
 
Yazarın kitaba adını da veren ve büyük bir aşkı anlatan “Değirmen” öyküsüyle başlayan bu eserinde, “şaheserine” övgü bekleyen bir şairle tanışacak, sıcak bir sonbahar gününün akşamında geçen ürkütücü bir sohbetine şahit olacak, Sabahattin Ali’nin Aydın Hapishanesi’ndeki mahpusluk döneminde tanıştığı kişilerden yola çıkarak kaleme aldığı yaşamları ve çok daha fazlasını okuma şansı bulacaksınız. 
 
Sabahattin Ali’den Değirmen edebiyatımızda natüralizm akımının başarılı örneklerini içeren bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63dc470a-823f-461b-b63c-ff44c7d5ac2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağduyulu Yatırım Rehberi</image:title>
            <image:caption>Başarılı yatırım yapmak kolay değildir; disiplin ve sabır gerektirir. Ama basittir. Çünkü her şey sağduyuyla ilgilidir. Çeşitlendirilmiş bir hisse senedi portföyüne sahip olmak ve onu uzun vadede elinde tutmak, kazananın oyunudur. Borsayı yenmeye çalışmak teorik olarak sıfır toplamlı bir oyundur ve önemli yatırım maliyetleri düşüldükten sonraysa kaybedenin oyununa dönüşür. Sağduyu bize en basit ve en verimli yatırım stratejisinin finansal aracılık maliyetlerini önemli ölçüde azaltırken tüm pazara sahip olmak olduğunu söylüyor. Endeks yatırımının sizin için nasıl işe yarayacağını öğrenmek için Vanguard Group&apos;un kurucusu ve dünyanın ilk endeks yatırım fonunun yaratıcısı John C. Bogle’dan daha iyi bir akıl hocası olamaz. 
 
Bogle, finansal hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olurken dünyanın en iyi finansal beyinlerinden, sadece Warren Buffett’tan değil, Benjamin Graham, Paul Samuelson, Burton Malkiel, Yale&apos;den David Swensen, AQR’dan Cliff Asness ve diğerlerinden de destek alıyor. 
 
Derin içgörü ve pratik tavsiyelerle dolu olan Sağduyulu Yatırım Rehberi, bu kanıtlanmış yatırım stratejisini portföyünüze nasıl dahil edeceğinizi gösterirken, aynı zamanda yatırıma bakış açınızı da değiştiriyor: 
 
·         Bireysel hisse senetleri, yönetici seçimi veya sektör rotasyonu riskleri olmadan geniş ölçüde çeşitlendirilmiş, düşük maliyetli bir portföy oluşturun. 
·         Geçici hevesleri ve pazarlama heyecanını unutun, yerine gerçek dünyada neyin işe yaradığına odaklanın. 
·         Önümüzdeki on yılda hisse senedi getirileri için rasyonel beklentiler oluşturmak için hisse senedi getirilerinin üç kaynaktan (temettü verimi, kazanç artışı ve piyasa değerlemesindeki değişiklik) oluşturulduğunu anlayın. 
·         Uzun vadede, iş gerçekliğinin piyasa beklentilerini aştığını kabul edin. 
·         Bileşik maliyetlerin zorbalığından kaçınırken, bileşik getirilerin büyüsünden nasıl yararlanacağınızı öğrenin. 
 
  &quot;Amerikalı yatırımcılar için en çok şeyi yapan kişiyi onurlandırmak için bir heykel dikilirse, elle tutulur seçim Jack Bogle olmalıdır. Onyıllardır Jack, yatırımcıları ultra düşük maliyetli endeks fonlarına yatırım yapmaya çağırdı. Ancak bugün, milyonlarca yatırımcının birikimlerinden, aksi takdirde kazanacaklarından çok daha iyi getiri elde etmelerine yardımcı olduğunu bilmenin mutluluğunu yaşıyor. Onlar ve benim için bir kahraman. Büyük ya da küçük tüm yatırımcılar, yatırım yöneticilerinin sözlerine kulak asmaktansa, bunun yerine Sağduyulu Yatırım Rehberi’ni okumalılar.&quot; 
–WARREN BUFFETT 
 
&quot;Matbaa için Gutenberg, otomobil için Henry Ford ve İngiliz dili için Shakespeare ne ise, Jack Bogle da finans için odur. Sağduyulu Yatırım Rehberi, Bogle’ın süreçte herkes için devrim yaratmak uğruna harcadığı yaklaşık yetmiş yılın damıtılmış dehasını küçük bir kitaba sığdırıyor.&quot;
–WILLIAM J. BERNSTEIN, Yatırımın Dört Temel Taşı kitabının çoksatan yazarı 
 
&quot;Endeks fonları anlayışı ve gelişimi, hem bireyler hem de kurumlar için yatırım dünyasını değiştirdi. Başarılı yatırımcılar, endeks fonlarının gerekçesini destekleyen ilkeleri benimser ve bir yatırım planının etkili bir şekilde yürütülmesini engelleyen tuzakları anlar. Sağduyulu Yatırım Rehberi, kazanan bir portföy stratejisi uygulamak için gerekli araçları sunuyor. Okuyun ve kazanın.&quot; 
–DAVID F. SWENSEN, Yale Üniversitesi Başyatırım Sorumlusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/620d27f4-3143-48d6-a1e4-a10998942e2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Meclisi - Bayan Peregrine&apos;in Tuhaf Çocukları 5</image:title>
            <image:caption>Kuşlar Meclisi’nde, Bayan Peregrine’in vesayeti altındaki tuhaf çocuklar, gizemli bir kehanetin peşine düşüyorlar. 

 
Jacob Portman’ın dedesinin arkadaşı olan H, son nefesinde, Jacob’tan Noor’u kurtarmasını ve onu, sadece V olarak bilinen hayattaki son gölge avcısına götürmesini ister. Ancak Noor’un peşinde başkaları da vardır. Çünkü o, dünyanın sonunun geleceğini öngören bir kehanette bahsedilen kızdır. 

 
Pek az şey ifade eden birkaç ipucunun peşinde bu kehanetin gizemini çözmeye çalışan Jacob ve arkadaşları, bir yandan da V&apos;nin nerede olduğunu bulmak için canla başla çalışmaya başlarlar. Ne var ki V, Amerika’nın kanunsuz döngülerinden birinde saklanmaktadır ve bulunmak gibi bir niyeti yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa3b40e5-217e-472e-bd06-ff945eef4111.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şans Daha?</image:title>
            <image:caption>Hayat yapmam dediklerinizi yaptırır. Çünkü size açmak istediği başka kapılar vardır. Londra’da, çok satan yazarların ünlü editörü olan Jessica, kelimeleri ve metinlerdeki hayatların hatalarını düzeltip onlara yön verirken sıra kendi hayatına gelince, “Asla” dediği ne varsa yaşamıştı. Bazen bile isteye bazen de bilmeden hatalar yapmıştı. Her defasında önce direnmiş, sonra kendisine bir seçim hakkı daha doğurmuştu. 
Artık değişime ve dönüşüme tamamen hazırdı. Tek ihtiyacı olan bir şans daha vermekti, hem kendisine hem de… 
 
Bazen kendimizi bulmak için hatalara kucak açmak gerekir. 
Sonuç her zaman mutluluk getirmez ama size yeni bir siz yaratır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94143</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7766b16-a488-46e8-a1f5-45d77cb36413.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı&apos;ya Verdikleri Adlar</image:title>
            <image:caption>Ulusal Sanat Vakfı tarafından bursa layık görülen Anjali Sachdeva ilk kitabı Tanrı’ya Verdikleri Adlar ile 2018 yılında The Story Ödülü’nün uzun listesine girdi, 2019’da ise Chautauqua Ödülü’nü kazandı. Öyküleri The New York Times tarafından “bizimkinde başlayıp başka bir gerçekliğe öyle bir zarafetle ve fantastiği öyle iyi kullanarak geçiyor ki elimizde olmadan inanıyoruz onlara” diye tanımlandı. 
 
 Gittiği yerden dönmeyen eşini bekleyen bir kadın, keşfettiği bir mağarada kayboluyor. Ciğerlerine yerleşen cam parçacıkları nedeniyle güçten düşen bir adam, ona bakan kızının ardından Mısır’a, bir arkeoloji kazısına gidiyor. John Milton, Yitirilen Cennet’i yazarken meleklerle konuşuyor. Boko Haram’ın kaçırdığı iki kadın, erkekleri yönetmenin bir yolunu buluyor. Denizkızları akıl çeliyor ve insanlar mekanik ellerle çalışmak zorunda kalıyorlar. 
 
Anjali Sachdeva’dan Tanrı’ya Verdikleri Adlar her öyküsüyle bambaşka dünyalar kurmayı başaran, gerçekliğin bir adım ötesinden hayatımıza bakan bir kitap. 
 
“Öykülerinden birini bitirince eksiksiz bir hayat yaşamış gibi oluyorsunuz, ardından soluk soluğa bir başka hayatın içine doğuyorsunuz.” –Carmen Maria Machado 
 
“Okuduğum en iyi öykü kitaplarından biri. Her öykü ayrıca dikkat çekiyor.” –Roxane Gay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca1ee535-6994-4d79-83e4-049e6ac56a73.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar Boyu Göç</image:title>
            <image:caption>1.      COĞRAFYA KADER DEĞİLDİR: GÖÇ OLGUSU 
2.      BİR GÖÇ EDEBİYATI OLARAK KLASİK TÜRK ŞİİRİ 
3.      HORASAN’DAN TARSUS’A TÜRK GÖÇLERI (VIII.-X. YÜZYILLAR) 
4.      GÖÇEREVLİ NOGAYLARDA GÜNDELİK HAYAT 
5.      1828-1829 OSMANLI-RUS HARBİ’NDE OSMANLI TEBAASININ RUSYA’YA GÖÇÜRÜLMESİNE YÖNELİK PROPAGANDALAR 
6.      KIRIM TATARLARININ MARUZ KALDIĞI GÖÇ VE SÜRGÜNLER 
7.      OSMANLI DEVLETİ’NDE GÖÇ, İSKÂN VE ASAYİŞ (1861-1909) 
8.      ÇEÇENLERİN OSMANLI TOPRAKLARINA GÖÇÜ: SÜRGÜN VE İSKÂN 
9.      BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA BİTLİS MÜLTECİLERİ 
10.  AVUSTURYA ARŞİV BELGELERİNDE ERMENİ TEHCİRİ 
11.  BİR GÖÇÜN HİKÂYESİ: STRUMA (1942) 
12.  AVRUPA BİRLİĞİ GÖÇ POLİTİKALARI: YENİLİKÇİ, BÜTÜNLEŞİK VE İŞBİRLİKÇİ BİR YAKLAŞIM 
13.  GÖÇ HAREKETLERİ SÜRECİNDE DEĞİŞEN VE GELİŞEN İLETİŞİM EYLEMLERİ 
14.  GÖÇÜN GÜVENLİKLEŞTİRİLMESİ VE FRONTEX OPERASYONLARI 
15.  TÜRKİYE’DE GÖÇÜN YÖNETİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ 
16.  GÖÇ POLİTİKALARI AÇISINDAN SURİYELİ SIĞINMACILARIN ENTEGRASYONU ÜZERİNE BİR İNCELEME 
17.  ALMANYA’NIN VE TÜRKİYE’NİN “MİSAFİRLERİ” 
18.  CUMHURİYET’TEN GÜNÜMÜZE KİLİS’TE GÖÇ VE DİNAMİKLERİ 
19.  BİR SINIR KENTİNDE KİTLESEL GÖÇÜN TOPLUMSAL ETKİLERİ: HATAY DENEYİMİ 
20.  KADINLARIN SURİYE’DE YAŞADIKLARI ANTAKYA’DA DENEYİMLEDİKLERİ: GÖÇ, KAMUSAL ALAN, SAĞLIK VE TOPLUMSAL CİNSİYET 
21.  SURİYELİ BAYIR-BUCAK TÜRKMENLERİNİN YAYLADAĞI’NDA MEKÂNSAL DAĞILIŞLARI VE KÜLTÜREL ANALİZİ 
22.  SURİYELİ FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ BİYOLOJİ DERSİNİ ÖĞRENMEDE KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR: HATAY MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ SURİYELİ SIĞINMACILARIN ENTEGRASYONU ÜZERİNE BİR İNCELEME: ANTAKYA MESLEK YÜKSEKOKULU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94145</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d74f814-b449-47f8-aaba-35f4ae01391d.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Zekanın İş Performansı Üzerindeki Etkisi</image:title>
            <image:caption>1.      Birinci Bölüm 
1.1.   Duygusal Zekâ Kavramı ve Tarihsel Gelişimi 
2.      İkinci Bölüm 
2.1.   Duygusal Zekâ Modelleri ve Boyutları 
2.2.   Duygusal Zekânın Unsurları 
2.3.   Duygusal Zekânın Örgütsel Açıdan Önemi 
3.      Üçüncü Bölüm 
3.1.   Duygusal Zekâ ve İş Performansı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94146</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b641d41-7d99-457b-aa05-ffa61781a7b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İktisatta Güncel Sorunlara Yeni Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>1.      Avrupa birliği ülkelerinde yenilenebilir enerji tüketimi, finansal gelişme, ticari açiklik ve doğrudan yabanci sermaye girişi arasindaki nedensellik ilişkisi 
2.      Küresel inovasyon endeksi bağlaminda türkiye’nin büyüme ve diş ticaret performansi 
3.      Diş ticaret politikasi araci olarak menşe kurallari ve önemi 
4.      İklim değişikliği ve uluslararasi ticaret üzerine bir zaman serisi analizi 
5.      İktisadi dalgalanmalarin uluslararasi yayilimi 
6.      Covid-19 salgini ve regülasyon süreçlerinin uluslararasi ticarete etkileri: brics örneği 
7.      Covid-19 pandemi döneminde dijitalleşme uygulamalari ve uluslararasi ticaret: kolay ihracat platformu örneği 
8.      Enerji sektöründe rekabet gücü analizi: ab ülkeleri ve türkiye örneği 
9.      Türkiye’de cari denge, kredi genişlemesi ve ekonomik büyüme ilişkisi 
10.  Brics ülkeleri imalat sanayisinde dikey uzmanlaşma: girdi-çikti analizi 
11.  Asimetrik garch modeller ile oynaklik analizi: altin piyasasinda bir uygulama 
12.  Veri güdümlü ekonomi: genel bakiş 
13.  Küresel ekonomideki eksen kaymasinin büyük spor turnuvalarindaki sponsor firmalar üzerinden analizi 
14.  Döviz kurunun doğrudan yabanci yatirim girişleri üzerindeki etkisi: gelişmekte olan ülkeler için ampirik bir analiz 
15.  G7 ülkelerinin ihracat yoğunlaşma analizleri 
16.  Türkiye’nin medikal ürün ihracatinin coğrafi yoğunlaşma analizi 
17.  Asya kaplanlarinin açiklanmiş karşilaştirmali üstünlükleri ve rekabet gücü: 2000-2019 dönemi için bir durum çalişmasi Hizin krizinden yavaşlamaya: hizli moda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d873225-5044-4f5f-81ed-d036504d4eaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de İktisat Politikaları ve İstihdam</image:title>
            <image:caption>1.      Birinci Bölüm • İktisat Politikasi: Kavramsal Çerçeve, Amaçlar Ve Araçlar 
2.      İkinci Bölüm • İktisat Politikasinin Hedefleri, Çeşitleri, Seçimi Ve Uygulamalari 
3.      Üçüncü Bölüm • İktisat Politikasi Modeli Oluşturma Sorunu Ve İktisat Politikasinda Gecikmeler 
4.      Dördüncü Bölüm • Yeni Ekonomik Anlayiş: Bilgi Ekonomisi 
5.      Beşinci Bölüm • İstihdam, İşsizlik Kavramlari Ve İstihdam Teorileri İle Türkiye’de İstihdam Politikalari 
6.      Altinci Bölüm • Türkiye’de Uygulanan Para Politikasi Ve İstihdam Arasindaki İlişkinin Ampirik Analizi: 2011-2021 Dönemi 
7.      Yedinci Bölüm • Türkiye’de Maliye Politikasi Ve İstihdam (1990 – 2020) 
8.      Sekizinci Bölüm • Türkiye’de Doğrudan Yabanci Sermaye Politikasi Ve İstihdam (1990-2020) 
9.      Dokuzuncu Bölüm • Türkiye’de Fiyat İstikrari Politikasi Ve İstihdam 
10.  Onuncu Bölüm • Türkiye’de Sanayi Politikalari Ve İstihdam 
11.  On Birinci Bölüm • Tarim Politikalari Ve İsdihdam (1990-2020) 
12.  On İkinci Bölüm • Türkiye’de Hizmetler Sektörüne Yönelik Politikalar Ve İstihdam (1990-2020) 
13.  On Üçüncü Bölüm • Teknoloji Ve İstihdam İlişkisinin Analizi 
14.  On Dördüncü Bölüm • Sosyal Girişimcilik Kavrami Ve İstihdam 
15.  On Beşinci Bölüm • Türkiye’de Finansal İstikrar Politikalari Ve İstihdam (1990-2020) 
16.  On Altinci Bölüm • Türkiye’de 1990-2019 Arasi Dönemde Sağlikta İstihdam 
17.  On Yedinci Bölüm • Türkiye’de Kalkinma Politikalari Ve İstihdam (1990-2020) 
18.  On Sekizinci Bölüm • Türkiye’de Girişimcilik Politikalari Ve Kadin Girişimciliğin İstihdama Etkisi (1990-2020) 
19.  On Dokuzuncu Bölüm • Kovid-19 Salgini Başlangicinda Emek Piyasalarinin Refleksi: Güney Avrupa Ülkeleri Üzerine Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/885e10c0-42b3-4988-af4b-5175ee0bd979.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaramaz Uzaylı</image:title>
            <image:caption>Uzayın derinliklerinde, Bordabolos adındaki bir gezegende yaşayan haylaz Pobi, gezegenin son teknoloji uzay aracına binip Dünya’ya doğru bir yolculuğa çıkar. Melis ve ailesinin özenle hazırladığı yemek masasındaki cacığa cup diye düşmesiyle de macera başlar! 

Parmak kadar boyuyla istediği her nesnenin yerine geçip onları hareket ettirebilen Pobi, duş başlığından bisiklet tekerine kadar, önüne gelen pek çok nesneyi kontrol etmeye başlayınca işler karışır. Minik uzaylının yarattığı karmaşaya son vermek Uzay Polisi Zuziba, Melis ve ailesine düşecektir. Ama bunu başarmak hiç de kolay olmayacaktır... 

Çokça sevilen Bay Kaduf’un Acayip Makinesi kitabının yazarı Halil Fincan’dan eğlence ve heyecan dolu bir kitap daha... Yaramaz uzaylı Pobi’yle mutlaka tanışmalısınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94149</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a8d5cfc-a045-46c7-a425-121c5bf3b03d.jpg</image:loc>
            <image:title>Planetary Cilt 4 - Uzayzaman Arkeolojisi</image:title>
            <image:caption>“Çizgi roman tarihinin en iyi isimlerinden akıl almaz bir seri.” –SCI FI UNIVERSE 
 
Gizem ve macera dolu PLANETARY serisinde hikâye dördüncü cilt UZAYZAMAN ARKEOLOJİSİ ile şaşırtıcı bir şekilde sona eriyor. Elijah Snow, Jakita Wagner ve Davulcu’nun baş düşmanları Dörtlü’nün sırları ve Dünya gezegenine karşı yürüttükleri gizli plan açığa çıkıyor. Onlara karşı verilecek son savaş yaklaşırken kimsenin tahmin etmediği sürpriz bir karakter de oyuna geri dönüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c3ec965-850c-408e-b7e4-c8436544a316.jpg</image:loc>
            <image:title>Çukur</image:title>
            <image:caption>Gözlerini yummuş olmasına rağmen kendini dumanlı bir ışık içinde hisseden Ogi, her şeye rağmen yaşamayı isteyip istemediğini düşündü.                                             


Karısını kaybettiği trafik kazasından beri Ogi’nin bedeni kıpırdamıyor ama zihni gücünü yavaş yavaş topluyordu. Ona hayattaki tek yakını olan kayınvalidesi bakıyordu. Ogi, yattığı yerde eski günleri hatırlamaya başladı. Derken başucundaki telefon ortadan kayboldu, giden hastabakıcının yerine yenisi başlamadı, fizyoterapist hiç gelmez oldu, evin bahçesine bakan penceresini sarmaşıklar sardı… Ogi’nin içindeki boşluk büyüyordu. 
 
Çağdaş Kore edebiyatının önde gelen yazarlarından Pyun Hye-young’un 2017’de Shirley Jackson Ödülü’nü alan romanı Çukur, geçirdiği kazadan sonra yatağa bağımlı kalan bir profesörün yaşadıklarını, çevresindeki isimsiz kadınlarla ilişkileri aracılığıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4275c874-2e79-4594-b41a-c5bcff202e2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış Masalları</image:title>
            <image:caption>“Ben bir yol âşığıyım” diyen Arbil Çelen Yuca, dokuz masaldan oluşan bu kitapta, her biri biricik olan masallarının eşsiz kahramanlarının yolculuğuna sizleri de ortak ediyor. Masalların genişledikçe düğümlenen, düğümlendikçe efsunlanan evreninde kaybolmaya, kaybolduğunuz yerden yeniden doğmaya, daimi arayışınıza şifa bulmaya davetlisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265a2fee-57b8-4b23-b679-6bf07eb3b09f.jpg</image:loc>
            <image:title>Teşekkür Ederim Tanrım</image:title>
            <image:caption>Küs müyüz Tanrım? kitabıyla zamanın efendisi Satürn’ü anlatarak geniş kitlelere büyük bir farkındalık kazandıran Astrolog Olgu Ilgın, bu kez de şansın imparatoru, mutluluğun sihirbazı, bereket ve iyilik gezegeni Jüpiter’i yazdı.  
 
Bazen senin için zaman gelir. Sevinmenin, büyümenin, zenginleşmenin, âşık olmanın, başarının, bereketin, şenliğin, mutluluğun... Hep bekledin, hep istedin, hep inandın. İşte şimdi geldi. Zaman gelir, öyle bir gelir ki hayat bir festivale döner. Birden ışıklar yanar. İçinde ve dışında feraha doğru bir gelişme, büyüme olur. Gözlerin güler, kalbin kahkaha atar. Varlığın bir gül gibi açar. Yuvan çiçeklenir, cüzdanın bereketlenir, kalbin şükürle dolar. Şükret, şükret, şükret. Daha çok şükret. Şükür rızkı artırır. Şükrettikçe daha çok gelir. Çünkü şimdi senin zamanın geldi; bolluğun, bereketin, güzel şansın, iyimserliğin, ilahi adaletin vakti geldi. Şimdi iyi şans zamanı. Şükrettin, sabrettin, şimdi seyretme anı. Bolluk, iyi şans ve neşenin gezegeni Jüpiter sana bütün bunları vermek için kapını çalıyor. Artık hazırsın, şansını yakala, inan ve bir daha da bırakma.  
Jüpiter’in hangi burçta sana ne vaat ediyor? Jüpiter’i hangi evde ağırlıyorsun? Transit Jüpiter sana neler getirecek, şansın nasıl dönecek? Jüpiter bereketini artırmak için ne yapmalı? Hangi renkler, kokular, davranışlar Jüpiter’in getirdiği şansı büyütür? Sadece doğum yılına bakarak şansın ne zaman ve nerede kapını çalacağını, onu artırmak için neler yapacağını öğreneceksin. 
Şükrettin, sabrettin, geldi. Hadi yakala!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94153</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c6569f5-00d7-48ca-a9af-3a39f0410223.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzüm Gözlerinde Kaldım</image:title>
            <image:caption>“Hasretinden çatlasın 
Hüzzam şarkılar 
Suzinak çalsın akşamlar 
Sönsün sol yanımda yangınlar. 
Bir öpücük kondur 
Dağların ucundan 
Kemanın tellerine 
Ay aysın gönlüme.” 
 
Dürüst, yalın ve romantik anlatımıyla Fazıl Çolak, hayatın ve aşkın en güzel renklerini, yürek sızlatan acılarını, yârin gözündeki ışığı, Şiraz’daki sarhoşluğu en saf haliyle dizelere aktarırken ÜZÜM GÖZLERİNDE KALDIM, aynı zamanda aşkın naifliğine dair bir hatırlatma görevi görüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94154</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ea49849-e449-48d7-b0a5-f0f74d976a0d.jpg</image:loc>
            <image:title>İsmail&apos;in Hikayesi</image:title>
            <image:caption>İsmail, Kuzey Afrika&apos;da balıkçılık yapan, on beş yaşında bir genç. Babası denizin derinliklerinde kaybolduğunda yaşamı altüst oluyor. Bu yetmezmiş gibi deniz kirliliği nedeniyle yoksullaşıyorlar. 
İsmail, çok zor kararlar alması gereken, yetişkin bir erkek olmak zorunda kalıyor ve İtalya kıyılarına kadar uzanan bir yolculuğa çıkıyor. Ailesinin geçimini sağlamak umuduyla denizi aşmaya çalışan İsmail&apos;in hikâyesi, aynı umudu taşıyan binlerce göçmenin yaşamına ayna tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94155</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97148ff4-e062-4564-a6bc-799c5e8dfbd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer&apos;ın Maceraları</image:title>
            <image:caption>Tom Sawyer için doğan her yeni gün yepyeni bir macera demek.  Kâh bir korsan olup ıssız bir adada dilediği gibi yaşıyor kâh kazma kürekle define avına çıkıyor. Bir gün haydut oluyor, ertesi gün kahraman. Engin hayal gücü ve zekâsı sayesinde girdiği her kılığın hakkını veren Tom, bir an bile durup dinlenmeden yepyeni maceraların peşine düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b431884-b8db-42cc-bef8-a573382b1428.jpg</image:loc>
            <image:title>Pollyanna</image:title>
            <image:caption>Annesini ve babasını kaybedince teyzesinin yanına taşınıp onunla birlikte yaşamaya başlayan küçük Pollyanna, babasının ona öğrettiği “mutluluk oyunu” sayesinde olaylara hep olumlu tarafından bakıp mutlu olmayı bilir. Çevresindeki insanlara da bıkmadan usanmadan bu mutluluk oyununu öğreten Pollyanna acaba aksi teyzesinin yıllar içinde katılaşan kalbini de yumuşatmayı başarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94157</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5804d29f-cf45-40c0-8b32-564a5060aad4.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahiler Sınıfı - Pisagor</image:title>
            <image:caption>Antik Çağ’ın en büyük filozoflarından biri. Bilgin, öğretmen ve hatta antik olimpiyatlara katılmış bir sporcuydu. Bitmek bilmeyen merakı ve gözlem tutkusu sayesinde dünyanın en ünlü teoremini buldu. 
 
Büyük ilgi gören Dâhiler Sınıfı serisi PİSAGOR - VE DÜNYANIN EN ÜNLÜ TEORİMİ ile devam ediyor. 
 
Dâhiler Sınıfı Serisi Hakkında: 
Bunlar, her biri kendi yöntemiyle; kelimeleriyle, icatlarıyla, seçimleriyle ve hatta kaderleriyle dünyayı değiştirmiş kadınların ve erkeklerin hayat hikâyeleri; şaşkınlık ve hayranlık duymanızı sağlayacak, hayal gücü ve merak duygunuzu harekete geçirecek büyüleyici hikâyeler. Dâhiler Sınıfı serisi bu özel insanları çocuklarla (9 yaş ve üstü) tanıştırmak üzere tasarlandı. İlk olarak yayımlandığı İtalya’da büyük övgü toplayan ve ardından pek çok dile çevrilen Dâhiler Sınıfı, minik ebadı, renkli illüstrasyonları, bilgiyi heyecan ve macerayla birleştiren anlatımıyla çocukların kolay okuyacağı, zor unutacağı, onlara öğrendiklerinden daha da fazlasını merak ettirecek bir seri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94158</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64163a3-ccbd-4cbf-88d4-24f9fbefe5f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah</image:title>
            <image:caption>1866 yılında tüm dünya, denizlerde dehşet saçan bir yaratığa dair haberlerle çalkalanmaktadır. Denizlerin güvenliğini tehdit eden bu gizemli yaratığı etkisiz hâle getirmek için bir sefer düzenlenir. Sefere katılan Profesör Aronnax, onun sadık hizmetkârı Conseil ve zıpkıncı Ned Land geçirdikleri deniz kazasının ardından kendilerini Kaptan Nemo’nun muhteşem denizaltısı Nautilus’ta bulurlar. Onları eşsiz güzellikteki bu gizemli su altı dünyasında olağanüstü maceralar beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e962bb-c774-484f-aec5-12f7f57318e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinokyo</image:title>
            <image:caption>Dünya çocuk edebiyatının en ünlü kahramanlarından Pinokyo, babası Geppetto Usta’nın öğütlerine kulak asmayan, verdiği sözleri hemencecik unutuveren bir kukladır. Haylazlığı yüzünden başı dertten kurtulmayan Pinokyo gerçek bir çocuk olma hayalinin peşinde maceradan maceraya koşar. Yaramazlıkları yüzünden babasından ayrı düşen Pinokyo acaba bir gün bu hayaline kavuşabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94160</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a1d904-cc2b-4527-95b5-5c3d4a6d6c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar ile Kara</image:title>
            <image:caption>Güzel Sular Ülkesi’ni hiç duydunuz mu? Ya Sihirli Gölü? Peki Kar ile Kara adındaki ikiz sıpaları?.. Güzel Sular Ülkesi dünyanın en güzel ülkesidir, Kozman da dünyanın en kötü kalpli yöneticilerine sahip olan devleti. Bu devlet pek çok hileyle Güzel Sular Ülkesi’ni işgal eder. İnsanlar ve hayvanlar gizli bir geçitten geçerek hiç kimsenin görmediği bir yerde saklanırlar. Bir gün ülkelerini kurtaracaklarına inanırlar. Bunun için de insanların ve hayvanların iş birliğine ihtiyaçları vardır, özellikle farklı türlerdeki ikiz hayvanlara… Kar ile Kara da onlardan ikisidir. Ne var ki esir tutuldukları yerden kurtulup özgürlüklerine kavuşmaları için onları ciddi mücadeleler beklemektedir. &amp;O uml;düllü yazar Abdullah Ataşçı bu ilk gençlik romanıyla okurlara farklı dünyalar, zengin hayaller ve soluk soluğa bir macera vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18845ad4-7004-4d9d-b0e0-eb956b36bdee.jpg</image:loc>
            <image:title>Saatim Tik Ka Tik Ka</image:title>
            <image:caption>Duru, ablası İda’yı kütüphaneden çıkarken görünce çok şaşırır. İda okumayı sevmez ki! Öyleyse, neden belediyenin okuma yarışmasına katılıyor?
Yarışma için okunması gereken pek çok kitap var. İda bunu göze aldığına göre, ucunda çok büyük bir ödül olmalı. Belki de bu ödül, dünyanın bütün bilgisayar oyunlarıdır!
Duru, ablasına yardım etmek istiyor. Ama daha ikinci sınıfa gittiği için çok kalın kitaplar okuyamıyor. Neyse ki evde kitaplar dünyasının sihirli kapısını açabilen biri var: TİKKA!
Dilge Güney kitap sevgisi, kardeşlik, okul, rekabet, arkadaşlık ve aile ilişkileri üzerine güzel sözler söylüyor; keyifli bir anlatım, akan bir kurgu ve ezberbozan bir yaklaşımla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94162</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d211fdc-654f-424a-b075-b220ccd9cbb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Egemenlik Ulusundur - 23 Nisan</image:title>
            <image:caption>Düşman güçleri Türkiye topraklarına girmiş, Yunan askerleri İzmir’e çıkmış, Ankara’ya doğru ilerliyordu. Mustafa Kemal ve askerleri düşman güçlerini durdurmak, geriye püskürtmek için savaşıyordu. O, yola çıkarken söylemişti: “Geldikleri gibi giderler!” Mustafa Kemal ve Çocuk, el ele koşuyordu! Zafere, geleceğe, aydınlığa koşuyordu. Kazanacaklarını biliyorlardı çünkü onlar haklıydı! Türk halkı; çoluk çocuk, yaşlı genç, kadın erkek haklıydı. Çünkü onlar kendi yurtlarını savunuyorlardı! Bir ağızdan katılmışlardı ona: “Ya istiklal ya ölüm!” Çünkü onlar yeni bir Türkiye’nin hayalini kuruyorlardı. “Kadına, çocuğa yani insa na, insan haklarına saygılı, modern bir yurdumuz olacak.” diyorlardı. Mustafa Kemal ve yanındaki Çocuk bunun nasıl başarılabileceğini biliyordu. Bu ancak halkın iradesinin yeni kurulacak bir meclise yansımasıyla gerçekleşebilirdi. Başarmaktan başka seçenekleri yoktu. Peki, bu nasıl gerçekleşti? Bu kitap söyleyecek belki, anlatır o günleri! Bizimle böyle bir yolculuğa çıkmak ister misiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b38db75c-b15f-40e0-92e9-efd3f2cdf7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaannemin Sandığı</image:title>
            <image:caption>Yaz, okullar kapanınca her sene olduğu gibi babaannesinin yazlık evine gider. Ancak bu yıl onu çok farklı bir tatil beklemektedir. Babaannesinin odasında, kuytu bir köşede duran gizemli bir sandık Yaz’ın ilgisini çeker. Üstelik babaanne Mualla Hanım, sandığı bir sır gibi saklamakta ve sandığın bulunduğu odaya girilmesine dahi izin vermemektedir. Yaz, tatil arkadaşları Sıla ve Tan’la birlikte sandığın gizemini çözmeye çalışırken, kazı çalışmalarına katılmak üzere şehre gelen iki arkeolog, işleri daha da karıştırır. Yoksa bu iki yabancı gizemli sandığın mı peşindedir? Bu üç kafadarın macera dolu hikâyesini okurken siz de onlarla birlikte heyecanlanacak ve babaannenin sandığının sırrını merak edeceksiniz. Sahi bu sandık içinde nasıl bir gizem saklıyor olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67cd4e26-7236-4484-9804-30dd242434b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzde 25&apos;in Muz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Seni SEN yapan şeylerin ardındaki bilimi KEŞFETME zamanı...
 
Tavukların yüzde 60, farelerin yüzde 75, kedilerin yüzde 90, şempanzelerin ise yüzde 99 oranında insanlara benzediğini biliyor muydun?
 
ŞAŞIRDIN MI? Peki, ya yüzde 25&apos;inin muz olduğunu söylesek. Evet, muz! Eğer sarı bir kabuğun yoksa endişelenmene gerek yok, ama bil ki insan genlerinin dörtte biri bu lezzetli meyveninkiyle aynı.

Bizi BİZ yapan biyolojik “tarif”e, yani genlerimize odaklanan Yüzde 25&apos;in Muz, bitkilerin ve hayvanların dünyasından karşılaştırmalı örnekler sunarak doğadan öğrenecek ne çok ŞEY olduğunu hatırlatıyor. 

İçinden bilgi tomurcukları fışkıran “ansiklopedik” çalışmalarından tanıdığımız Susie Brooks&apos;un elinden çıkan bu eğlenceli kitabı okuduğunda; şarkı söyleme genlerinin kuşlara, beyin genlerinin ise yunuslara tıpatıp benzediğini öğreneceksin. Köpeklerle ve hatta bok böcekleriyle arandaki “akrabalık” ilişkisine hayret edecek, bir avuç pirincin genlerinin, seninkilerden daha fazla olduğunu keşfedeceksin. İddiaya gireriz tavukların, dinozorların yaşayan en yakın akrabası olduğunu da yine bu kitap sayesinde bilgi dağarcığına ekleyeceksin!

​Canlı türlerini yakından tanımaya çalışan miniklerin merak duygusunu harekete geçirecek ŞAŞIRTICI bilgilerle dolup taşan bu kitap, bizi farklılıklarımız üzerine düşündürmekle kalmıyor genetik bilimine küçük bir giriş yapmamızı da sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86155cee-38e2-4428-8967-2f4a0d3b0fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasi</image:title>
            <image:caption>DEMOKRASİ’nin iki hedef kitlesi var. İlki sosyal bilimler alanında çalışan öğrenciler. Diğeri demokrasi konusundaki bilgilerini derinleştirmek isteyen okurlar. Yani demokrasiyi merak edenler. 
Çağdaş demokrasinin temel ilkeleri dediğimizde ilk elde hemen halk egemenliğini, katılımı, genel oy hakkını, erkler ayrılığını, hukuk devletini, insan haklarını, eşitliği ve özgürlüğü sayıyoruz. Halkın halk tarafından halk için yönetimi diyoruz. Bunlar bilinen ilkeler. Bu ilkeler nerede, ne zaman ve nasıl oluştu? Bu soruların yanıtını arıyoruz bu kitapta. 
Cengiz Çağla’nın çalışması demokrasiyi hem toplumsal/siyasal tarih hem de siyasal düşünceler bakımından irdeliyor. Kitabın konu başlıkları arasında Antik Atina Demokrasisi, Roma Cumhuriyeti, Kartaca, Orta Çağlarda Demokratik Düşünce ve Pratikler, İtalyan Kent Cumhuriyetleri, Modern Temsili Demokrasinin Oluşumu, Fransa’da, Büyük Britanya’da, Amerika’da Demokrasinin Evrimi, Demokrasi Karşıtı Rejimler ve Demokrasi’ye Eleştirel Yaklaşımlar (Tocqueville, Elit Kuramcıları, Gramsci, Habermas ve diğerleri) yer almakta. 
*** 
CENGİZ ÇAĞLA, Galatasaray Lisesi’nde, Boğaziçi ve İstanbul Üniversitelerinde eğitim gördü. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde çalışıyor. Misafir öğretim üyesi ve araştırmacı olarak EHESS-Paris, Roma La Sapienza, SciencesPo Paris ve Paris 8 Üniversitelerinde bulundu. Siyaset bilimi ve siyaset teorisinin yanı sıra Fransız Yazın ve Uygarlığı ve Güney Kafkasya üstüne dersler de veriyor. 2007 yılında siyasal düşünceler doçenti oldu, 2013 yılında siyaset bilimi alanında profesörlüğe yükseltildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24d9b095-d554-472d-a4a0-20f5f2eb7c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeş</image:title>
            <image:caption>İnsanın yüreğini yıllarca sızlatan, beyninin şurasında, burasında, nihayet bir köşesinde unutulmaya bırakılmış bir anısına rastlarsınız. Ancak en ummadığınız, en yakınınızdan gördüğünüz bir aldatmacayı, sorun etmeyeyim diye çeyrek asır içinizden atmaya, unutmaya çalışıp dururken, yine yakınınızın kendisi tarafından gün yüzüne çıkarıldığında, “Ne halt ettim de onunla yine bir araya geldim?”  diye sorar durursunuz kendinize. 
 
En yakınınızdakileri bile derinlemesine tanımak, onun özüne inebilmek için geçen zaman, boşa harcanmışta olsa,  iyiyle kötüyü, ayırma konusunda vermiş olduğu ders fevkalade bir kazanç olarak yazılır hanene. Sürekli bir arayış içinde olunca, benzersiz bakış açısı, en iyi örneklerini ortaya çıkarıyor. 
 
Yıllarca üşenmeden, zorsunmadan, kahrını çektiğin en yakının, günün birinde kendine has yöntemlerle omzuna basarak belli imkânlara kavuşunca, hiç düşünmeden bir paçavra gibi atılan bir ağabeyin kaleme aldığı bir öykü. 

Yazan için durum bu kitaptaki gibiydi. O kadar hırsın, isteğin, birazda aile içinde çıkacak anlaşmazlığın, etraftan duyulması ile yapacağı yankının etkisinde kalan, ağabeyin bu zaafından faydalanarak, insafsızca yapılan haksızlığın sadece bir karesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3008b226-5120-43f6-b87c-70c06772baf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürk Mantolu Madonna</image:title>
            <image:caption>“Ben bu kadını yedi yaşımdan beri okuduğum kitaplardan, beş yaşımdan beri kurduğum hayal dünyalarından tanıyordum. Onda Halit Ziya&apos;nın Nihal&apos;inden, Vecihi Bey&apos;in Mehcure&apos;sinden, Şövalye Büridan&apos;ın sevgilisinden ve tarih kitaplarında okuduğum Kleopatra&apos;dan, hatta mevlit dinlerken tasavvur ettiğim, Muhammed&apos;in annesi Âmine Hatun&apos;dan birer parça vardı. O benim hayalimdeki bütün kadınların bir terkibi, bir imtizacıydı.” 

Raif Efendi’nin Berlin’den Ankara’ya dek yüreğinde taşıyıp asla unutamadığı Maria Puder’e duyduğu aşkın romanı, Kürk Mantolu Madonna, bir kez daha okurlarıyla buluşuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94168</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e138596b-d4ea-42c1-a7c0-9506a2b4d329.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>“Kafamda, hiçbir şeyle değişilmesi mümkün olmayan muazzam hayaller, bana her şeylerden daha kuvvetli görünen fikirler birbirini kovalıyor... Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birini arıyorum. Bütün bu beynimde geçen şeyleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. (…) Zannediyorum ki, tasavvuru bile baş döndüren bir süratle hiç durmadan koşup giden bu hayat ve bir avuç toprağının bile doğru dürüst esrarına varamadığımız bu karmakarışık dünya beni bir buğday tanesi, bir karınca gibi ezip geçiverecek...” 

Postane memuru Ömer’in çelişkilerle dolu hayatında kendine yer bulmaya çalışan Macide, genç bir kadın olarak kendini yeni baştan kuracaktır. İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali’nin eşsiz bir arkadaşlık ve yarım kalmış aşk romanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94169</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7532d94a-90e0-42af-8374-63765ca64ac7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Boyu Öğrenme</image:title>
            <image:caption>Dünyada eğitim alanındaki köklü değişikliklerden birisi de geçtiğimiz yıllarda öğrenci merkezli eğitimin benimsenmesiyle yaşandı. Okulların öğrenci merkezli eğitime geçmesinin hemen ardından, bireyselleştirilmiş eğitimsel faaliyetler ve bireyselleştirilmiş öğrenme yöntemleri hızlı bir şekilde eğitim alanında kullanılmaya başlandı. Bununla beraber eğitimin sadece okullarda gerçekleşmediği hayatın her aşamasının eğitimin içinde olduğu görüşünün yaygınlaşmasıyla beraber de toplumun her yaş grubuna hitap eden Yaşam Boyu Öğrenme felsefesi birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da benimsenmiş oldu. Yaşam Boyu Öğrenme felsefesi eğitimin ve öğrenmenin zaman-mekân yönünden sınırlandırılmadığı, öğrenme veya öğrenme isteğinin olduğu yer yerde gerçekleşebileceği tüm eğitim camiası tarafından kabul edildi. Yaşam Boyu Öğrenmenin erken çocukluk döneminde aileden öğrenilenleri, okul öncesi dönemi ve eğitimin diğer tüm aşamalarını, ileri yaşlılık dönemi boyunca kazanılan öğrenmeleri, kısacası bireyin beşikten mezara kadar olan tüm öğrenmelerini hatta hayat ve iş tecrübelerine dayalı öğrenmeleri de kapsadığı kabul edildi. Böylesine eğitimle iç içe ve bireyin hayatının her aşamasını etkileyen Yaşam Boyu Öğrenme yaklaşımı son yıllarda eğitim fakültelerinde seçmeli ders olarak da okutulmaya başlandı. Kitabın tüm akademisyen, öğretmen, öğrenci ve eğitime gönül vermiş herkese Yaşam Boyu Öğrenme ile ilgili faydalı olması ve fikir kazandırması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c47720c-7209-4595-bcd4-0d198ea939ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeç(me)mek</image:title>
            <image:caption>Vazgeçme - vazgeçmeme hâl ve pratiklerinin güncel ve tarihsel örneklerine, tercihleri doğuran koşullara, bunların ortaya çıkma biçimlerine ışık tutulan bu derleme, bu iç içe geçmiş ve bazen biri diğerinin yerine geçebilen ikili yönelimin çok katmanlı boyutlarının değerlendirildiği makalelerden oluşmuştur. Konu edilen tercihlerin nedenleri olduğu kadar bunları doğuran ortam ve koşulların da değerlendirildiği metin boyunca kolektif eylemden siyasal davranışın kültürel arka planını oluşturan geleneklere, yaygın kültürel eğilimlerden kişiye özel tutumlara kadar vazgeçme-vazgeçmeme süreçleri farklı deneyimler üzerinden incelenmiştir. Siyasal tarihin bir duygular tarihi olarak da okunabileceğinin, çoğunlukla kurumsal yüzleri öne çıksa da öfkenin, mücadele ve umudun, korkunun, neşenin ve iyimserliğin bu tarihin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeğinden hareket eden makalelerde vazgeçme ve vazgeçmenin nasıl ve nerelerde mümkün olduğu, bu iki tercihin temel dinamikleri ve kırılma anları tartışılmaktadır. Kadim bir mesele olan vazgeçme ve vazgeçmeme hallerinin çok katmanlı ve çoğunlukla karmaşık dinamikleri incelenirken, metinlerin arka planında direnmenin, dayanışmanın ve özgürlük alanları açma mücadelesinin bitmediği inancı yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94171</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b408d5f7-8059-423b-9149-583c6d65fc68.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Bir Uzay Tatili</image:title>
            <image:caption>“Harika Bir Uzay Tatili”, uzay insanları, gök taşları, dinozorlar, korsanlar ve bir mangal ile evreni keşfe çıkan şahane
bir çizgi roman!
Bilimsel bilgiye sadık, sade ve anlaşılır bir anlatım, incelikle işlenmiş siyah beyaz çizimler, yer yer sürpriz
renklendirmeler ve sevimli üç karakterle kurgulanan mizah dolu bir öykü…
Güzel bir akşamüstü, Orni ile kız arkadaşı Kunduz, arkadaşları Sıçan’ın muhteşem gözlemevinde konaklamak üzere yola
çıkarlar. Bir ağaca kurulmuş gözlemevi, harika keşifler yapmak için tüm araç gerece sahiptir: gökyüzü, yıldızlar, bizim
galaksimiz, sonsuzluk... Kısacası, gök bilimini ilgilendiren her şey!
Dünya nerede? Kutup Yıldızı ne işe yarar? Gökyüzünde parlayan şu şey yıldız mı gezegen mi? Gökte büyük bir ayı yaşar
mı? Göl kıyısındaki şu siyah çakıl taşı gökten düşmüş olabilir mi? Görünmez ışıklar var mıdır? Biz gökkuşağı yapabilir
miyiz? Evren bebekken nasıldı? Gökyüzünün de bir haritası var mı? Peki, gökyüzünü keşfetmek için bize neler
gerekiyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb5e7a65-8598-4d08-8506-7cc5b17cdc85.jpg</image:loc>
            <image:title>Genelci Sosyal Çalışma</image:title>
            <image:caption>Sosyal çalışma (diğer kullanımıyla sosyal hizmet) görece yeni bir meslek olarak gelişim sürecini; kendini inşa ve yeniden inşa sürecini sürdürmektedir.  Çoklu yöntemler döneminden 1960’larda başlayan “genelci ya da bütüncül” yönteme geçiş dönemi, mesleğin tarihinin en önemli dönemeçlerinden biridir. Genelci sosyal çalışmanın kuramla entegrasyonu ise bu dönüşümün en zorlu boyutudur. Bir uygulama mesleği olarak sosyal çalışma, uygulama ve kuram arasında sürekli mekik dokuyarak düşünümsel bir şekilde ilerlemektedir.  Pierre Bourdieu’ya atfedilen  &quot;ampirik araştırmadan yoksun teori boştur, teoriden yoksun ampirik araştırma kördür&quot; sözü bir uygulama mesleği olarak sosyal çalışma’nın sözünü ettiğimiz durumunu özetlemektedir adeta. Genelci sosyal çalışma pratiği ile meslek kuramlarla ilişkilenerek, kitapta da örnekleri verilen bir çok ‘uygulama kuramına’ dönüşmektedir. Yani eklektik bilgi temelli sosyal çalışma, kuramı bir uygulama bilgisine dönüştürürken, uygulamalardan da bilgiler üretmektedir. Böylece sosyal çalışmanın önünü açan ‘kuram’ bilgisiyle teçhiz edilmesini sağlamaktadır.  Kitapta bu sürecin somut hali tasvir edilmektedir.

Bu kitapta, genelci uygulamada yaygın olarak kullanılan &apos;uygulama kuramlarının&apos; sosyal çalışma pratisyenlerine nasıl yol gösterdiği, aydınlattığını gösteren vaka örnekleri her bölümde verilerek açıklanmıştır. Bu boyutuyla kitabın kuram ve uygulama arasındaki bağlantıları keşfetmenize ve kullanabilmenize yardımcı olacağı ifade edilebilir.

Türkiye’de sayısı oldukça artan sosyal hizmet okullarında kuram derslerinin daha etkin verilmesi ve alanda çalışan sosyal çalışmacıların kuramla daha fazla örnekle ilişkilenmeleri için bu kitap önemli bir katkı olacaktır. Kuramla pratiğin ilişkilenmesi gibi zor bir uğraşı uygulama örnekleri ile somutlaştıran kitap, sosyal çalışma mesleğinin ülkemizdeki uygulamacıları ve öğrencileri için önemli bir boşluğu dolduracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94174</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20892887-ec59-4352-962a-3b2b1b8df2ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolomb Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Efsanevi kâşif kolomb’un kaleminden bilinmezlerle dolu dünya’ya yolculuk…
Coğrafya, astronomi ve tarihle ilgili kitaplar okuyarak zihninde şekillendirdiği Dünya’nın sınırlarını zorladı. Genç yaşta denize açıldı, keşif tutkusu ve hırslarının peşinde ömrü denizlerde geçti. Eski Dünya’dan çıktığı yolculuğunu Yeni Dünya’nın sularında demirleyerek noktaladı. Tarihi yeniden yazdı. Mütevazı kökenine rağmen harikulade başarılarıyla şöhret ve servet sahibi oldu, hayatı boyunca âdeta bir peygamber ve “yeni bir havari” gibi takdir edildi. Ne var ki hayal kırıklıklarıyla hayata küsmüş hâlde yaşamını kaybetti.
Çoğumuz için bu önemli figür, Yeni Dünya’nın ona göründüğü kadar uzak ve gizemli olmaya devam ediyor. Kolomb nasıl biriydi? Çeşitli efsanelerin söylediği gibi gayretli bir Haçlı mı, doğrudan Tanrı’dan talimat/bilgi alan mistik bir elçi mi, yoksa burjuva kapitalizminin somutlaşmış hâli mi?
Bu kitap; Kolomb’un kendi kaleminden seyir defterleri, oğluna ve hükümdarlara yazdığı mektuplar ve vasiyetnamesi üzerinden ünlü kâşifi, dönemin atmosferini ve hem Eski Dünya’da hem de Yeni Dünya’da keşiflere nasıl yaklaşıldığını gözler önüne seriyor.
Felipe Fernández-Armesto popüler söylemin ötesine geçerek titiz bir çalışmayla Kolomb’un fikrî olarak kimlerden etkilendiğine dair iddialar, kitaplarının kenarına aldığı notlar, yazdıkları ve hakkında yapılan çalışmalardan kesitlerle derli toplu bir seyir haritası sunuyor. Daha önce yayımlanmamış birçok belge ve Bartolome de Las Casas’ınkiler başta olmak üzere Kolomb üzerine yapılan tüm kayda değer çalışmalardan bir sentezle zenginleştirilen bu kitap, Amerika’yı keşfeden Avrupalının keşfe çıktığı ilk günden son gününe okuru bir dünya seferine davet ediyor.
İllüstrasyonlarla zenginleştirilmiş Kolomb Seyahatnamesi, Kolomb ve yolculuklarına dair güncel bir rehber. Gerçekleri fanteziden ayırmak isteyenler için “alanında ilk” bir derleme, Kolomb’a ve seferlerine dair çok yönlü bir başucu kitabı.
Zorlu deniz yolculukları ve kararlı mücadelesiyle bezeli seyahatinde siz de Dünya üzerinde seyredecek ve karaya ayak basar basmaz yerlilerle kurduğu ilk temas anlarında siz de orada olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94175</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ee303b-d41a-4906-88bc-28b8e2edfb64.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Osmanlı Kuşağı ve Modern Ortadoğu&apos;nun Oluşumu</image:title>
            <image:caption>Modern ortadoğu’yu kuranlar

“Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasında Ortadoğu’daki Osmanlı kurumlarını ele alan muhteşem bir yeni tarih çalışması. İki savaş arası dönemin umutları ve hayal kırıklıkları Arap dünyasını bugüne dek şekillendirdi. Michael Provence’in merak uyandırıcı biçimde kaleme aldığı Son Osmanlı Kuşağı bugünün okurları için bu dönemi tekrar canlandırıyor.”
Eugene Rogan, St. Antony College, Oxford Üniversitesi

Michael Provence Son Osmanlı Kuşağı’nda Ortadoğu’nun 20. yüzyıl tarihini 100 yıl boyunca çeşitli milletlerin doğuşu veya birtakım fikirlerin yükselişi bağlamında yorumlayan basmakalıp görüşleri bir kenara koyuyor ve iki Dünya Savaşı arasında Ortadoğu’da yaşananları Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki eğitim faaliyetlerinin neticesi olarak ortaya çıkan bir kuşak çerçevesinde ele alıyor. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında sömürgeci ve mandater İngiliz ve Fransız devletlerinin Ortadoğu’ya dayattığı yönetime kıyasla kendilerine daha adil bir yaşam sunan Osmanlı sistemini kaybetmenin sıkıntısını çeken, bu sistemi tekrar tesis edebilmek için çaba gösteren askerlerin, siyasetçilerin ve entelektüellerin mücadelesini canlı bir şekilde aktarıyor.

Michael Provence bu hikâyeyi anlatırken Osmanlı hakimiyetinin son dönemi ile sömürge dönemi arasında, kargaşa ve bilinmezliklere gark olmuş bu topraklardaki mülki ve askeri devamlılığa vurgu yaparak milli kimliklerin ve Arap milliyetçiliğinin nasıl bir gelişim süreci içerisinde oluştuğunu ortaya koyuyor ve bugün için Ortadoğu’yla özdeşleşmiş anlaşmazlık tohumlarının nasıl atıldığını gösteriyor. Bütün bir coğrafyada Osmanlı eski subay ve idarecilerinin liderliğinde manda güçlerine karşı halk destekli yürütülen mücadelenin panoramasını çiziyor.

Son Osmanlı Kuşağı, modern Ortadoğu tarihini şekillendiren, Osmanlı okullarında eğitim almış son neslin ömürleri boyunca süren mücadelelerini canlı şekilde anlatan bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd87d6b1-ae42-4aca-bbdf-3673896d479a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yamamoto Isoroku</image:title>
            <image:caption>Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler…
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Yamamoto Isoroku ile devam ediyor…
II. Dünya Savaşı&apos;ndaki Japon komutanlar içinde kilit isim, şüphesiz Amiral Yamamoto Isoroku idi. Japon donanmasındaki kariyerine 20. yüzyılın ilk yıllarında başlayan Amiral, Rus-Japon Savaşı’nda görev almış ve 1904 tarihli Tsushima Muharebesi sırasında ağır yaralanmıştı.
Yamamoto Harvard Üniversitesi’nde İngilizce eğitim aldı ve savaş arasındaki dönemde deniz ataşesi olarak hizmet verdi. Bu tecrübesi onu Amerikan ruhuna benzersiz surette vâkıf kılmıştır. 1941’de Pearl Harbor’a yaptığı önleyici taarruzla Amerikan Pasifik Filosu’na hasar verip Pasifik Savaşı’nı başlattı ama bunun ardından Müşterek Filo’ya liderlik tarzının sorgulanması şarttır.
Yamamoto’nun komuta ettiği son harekât olan Guadalcanal savaşı, onun ne kadar mükemmel bir lider olduğuna dair efsaneleri tamamen çürütmüştür. Elindeki kuvvetler Amerikalı rakiplerinden sayıca önemli ölçüde üstün olsa da Yamamoto bu avantajı hiçbir zaman kullanamadı. Bunun neticesinde Japon donanması mahvedici bir yenilgi aldığı gibi Yamamoto da öldürüldü.
Resimler, fotoğraflar ve haritalarla desteklenen bu çalışma, İkinci Dünya Savaşı’nda Japon donanmasının en ünlü amirali olan Yamamoto Isoroku’nun hayatı ile liderliğini Pasifik Savaşı’nın Pearl Harbor baskınıyla başlayan ilk yıllarından ölümüne dek geçen dönem odağında mercek altına alıyor. Birçok yeteneğine karşın Yamamoto’nun Amerikan milli karakteri üzerine yaptığı yanlış değerlendirmeler, Midway yenilgisine yol açan karmaşık ve kifayetsiz planları ve savaş boyunca Japon donanmasının kusurlu sistemini aşamaması onun liderliğini sorgulanır kılmaktadır.
Yamamoto’nun fikirleriyle çoğu zaman taban tabana zıt olan eylemleri de kendisini Japon askeri tarihindeki en ilginç şahsiyetlerden biri kılıyor. Bütün bunlara rağmen Yamamoto Isoroku, II. Dünya Savaşı’nın en meşhur Japon komutanıdır ve ismi daima Pearl Harbor baskınıyla anılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17794a48-7e4f-4223-becf-7c3836bad81e.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Çalışmaları El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Savaşın insanlık tarihi kadar eski olduğu klişesi sıklıkla tekrar edilir. Bunun doğruluğu veya yanlışlığı son 500 yıldır tartışıl­maktadır. Ancak ilginç bir şekilde savaşın bilimin konusu haline gelmesi oldukça yenidir. I. Dünya Savaşı’nın bitişi ve uluslarara­sı ilişkiler disiplininin kurulmasıyla savaş bilimin konusu haline geldi. Bir başka büyük savaş II. Dünya Savaşı sayesinde fen bilim­leri dahil mevcut akademik disiplinlerin neredeyse tamamı sava­şı incelemeye hiç değilse yan etkileri ve tahribatıyla uğraşmaya başladı. Ancak Türkiye’de Savaş Çalışmaları alanı dünyadaki gelişmelerden geri kalmıştır.
Bu kitabın hazırlanmasının amaçlarından en önemlisi Türkçe literatürdeki boşluğun doldurulması ve yeni bir başlangıç yapılmasını sağlamaktır. “Savaş Çalışmaları El Kitabı” giriş niteliğinde bir referans eser­dir. Savaş ve askeri bilimlerle ilgili alt disiplinleri beraber ve bütünlük içinde tanıtmayı amaçlamaktadır. Aka­demisyenlere ve genel okuyucu kitlesine temel bilgi ve kavramla­rı rahatlıkla anlayabilecekleri şekilde sunmaktır. Bunun yanında savaşın ne kadar önemli ve karmaşık olduğunu ve bilimsel olarak incelenmesinin önemi göstermektir.
Kitapta askeri tarih, güvenlik çalışmaları, savunma çalışmaları, istihbarat çalışmaları, askeri sosyoloji, askeri etik, askeri harekât araştırması, askeri düşüncenin gelişimi, savaşta medyanın rolü ile savaş oyunları gibi alanın çok önemli konuları uzmanları tarafından yazılmıştır.

Askeri tarihle ilgili çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Mesut Uyar’ın editörlüğünde hazırlanan “Savaş Çalışmaları El Kitabı” alanında önemli bir boşluğu dolduracak ve okuyucuların savaşı bilimsel olarak incelemesini sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94178</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7196ca6-b5aa-4d4e-aef6-47c2eaf7d48f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşkıyalar ve Devlet</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’da eşkıyalık…
“Barkey’in analizi iki açıdan etkileyici. Bir, Osmanlı devlet merkezileşmesi problematiğini devlet gelişimi bağlamında daha geniş bir teorik tartışmaya taşıyor. Devlet dönüşümünü yapısal bir analize tabi tutarak, Osmanlı uzmanlarının yanı sıra bütün sosyal bilimcilere seslenebiliyor. İkincisi, Barkey 17. yüzyıl Osmanlı tarihine ilişkin mevcut yorumları boşa çıkaran yeni açıklamalar, anlatımlar ve yorumlamalar sunuyor.”
Turkish Studies Association Bulletin
“Eşkıyalar ve Devlet birincil arşiv malzemesini ikincil kaynaklarla birlikte ustaca okuyabilen zengin bir kitap. Köylülerin taraf olduğu mahkeme kayıtlarını kullanan eser, eşkıyalığın yükselişi ve çöküşünün ayrıntılı bir analizini sunuyor. Bütün bunlar klasik Osmanlı sistemi ve on yedinci yüzyılın başlarındaki dönüşümüne dair açık ve iyi yazılmış bir metinle birlikte veriliyor.”
American Journal of Sociology
Eşkıyalık nasıl ortaya çıktı? Osmanlı Devleti eşkıyalarla hangi yollarla pazarlık yaptı? Onları kendi konumu sağlamlaştırmada ve toplum üzerindeki hâkimiyetini sürdürmede nasıl kullandı? Savaşlar, vergiler ve idari yükümlülükler, Avrupa’da ve Osmanlı İmparatorluğu’nda devletin oluşumu konusunda ne tür sonuçlar doğurdu? Yaşanan olumsuzluklar karşısında Osmanlı köylüsü akılcı mı yoksa vurdumduymaz mı davrandı? Celalilerin asıl amacı neydi?
Karen Barkey bu ödüllü eserinde Osmanlı İmparatorluğu’nun en geniş sınırlarına ulaştığı, devlet kurumlarının yerleşmeye başladığı 17. yüzyıla odaklanıyor ve imparatorluğun bu dönemde karşı karşıya kaldığı en büyük sıkıntıyı, eşkıyalığı ele alarak merkezileşme metot ve sürecini irdeliyor. Devlet ve tımar sahipleri arasındaki gerilimi, yüksek rütbeli taşra görevlilerinin reaksiyonlarını, Osmanlı köylüsünün reflekslerini, eşkıyalığın ortaya çıkışını ve güçlenmesini, devletle eşkıyalar arasındaki ilişkileri çarpıcı bir bakış açısı ve oldukça akıcı bir üslupla ortaya koyuyor. Anadolu’da ortaya çıkan eşkıyalığın nedenlerini, seyrini ve Osmanlı İmparatorluğu’nun bu sorunla nasıl baş ettiğini hem arşiv belgeleri hem de ikincil literatürü harmanlayarak ele alıyor.
Eşkıyalar ve Devlet: Osmanlı Tarzı Devlet Merkezileşmesi tarih, sosyoloji ve siyaset bilim disiplinlerinin harmanlandığı, sadece tarihçilerin değil bütün sosyal bilimcilerin mutlaka okuması gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5db45610-b5b3-429c-a46c-254a2de996b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hammer</image:title>
            <image:caption>Joseph von Hammer-Purgstall ayakları Avrupa’ya basan, aklı ve ruhu Asya’da dolaşan; Doğu’nun rüyalarını görüp Batı’nın dilini ko­nuşan, yani Batı’ya söyleyecekleri olan birisidir. Avrupa literatüründe daha çok Doğu’nun kapılarını Batı’ya açan bir oryantalist olması yönüyle öne çıkan Hammer, Türk literatüründe bilhassa Osmanlı İmparatorluğu Tarihi eserinden dolayı tarihçilik yönüyle ün kazanmıştır.

Bir Avrupalı olarak Doğu’yu keşfetmek için ömrünü harcayan bu çok yönlü münevver bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji ve çalışma azmiyle yazdığı eserlerinde Doğu’nun kültürünü, edebiyatını ve tarihini bir bütün olarak ortaya koymak istemiştir. Müellifi olduğu siyasi tarih, edebiyat tarihi ve yönetim tarihi gibi eserlerin yanı sıra Hafız, Gazâlî, Kâtip Çelebi gibi isimlerin eserlerinin çevirisini yaparak Avrupa’ya tanıtmış, henüz Osmanlı’da baskısı yapılmamışken Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ni ilim dünyasının dikkatine sunmuştur.

Hammer Avrupa’da oryantalizm çalışmalarının profesyonel bir alana dönüşmediği dönemde Doğu’nun el değmemiş kaynaklarının arayışıyla ömrünü geçirmiş, bu kaynakları gerek telif eserleri gerek tercümeleriyle Avrupa’nın gündemine sokmuştur. Doğu’yu konu edinen ilk ciddi ilim dergisi olan Şark’ın Hazineleri’nin kurucusu ve yayımcısı olarak da mevcut ilginin ihtiyaç duyduğu ilmî ortamın devamlılığını sağlamıştır. O bir yandan Viyana Bilimler Akademisi’nin kurucusu, diğer yandan Osmanlı Sultanının çalışmalarından dolayı İftihar Nişanı’na layık gördüğü birisidir.

Tuğba İsmailoğlu Kacır’ın Almanca birincil kaynaklardan Hammer’in biyografisini, hayatı, eserleri ve çağdaşlarının şahitliklerini harmanlayarak yazdığı bu kitapla bir Avrupa entelektüelinin hangi arka planla ve ilgiyle Doğu’ya baktığını ve ne gördüğünü Hammer örneğinde okuyacak, Hammer’in hayatının yanı sıra eserlerinin serüvenini ve yarattıkları etkiyi de ayrıntılarıyla takip edebileceksiniz. Ayrıca bu çalışma Hammer’i merkeze alan ilk Türkçe mo­nografi olması hasebiyle literatürde önemli bir boşluğu dolduracaktır.

“Hammer: Doğu’nun Kâşifi”, büyük bir entelektüelin zihin haritasını ortaya çıkaran, her yönüyle ilham veren bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f64e40e-a9a2-4dfb-8b2b-b896fef3a2d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Rus Gazetecinin Gözünden Jön Türkler ve İstanbul</image:title>
            <image:caption>Rusya Çarlığı’nın oldukça çalkantılı ve karmaşık son döneminde gazeteci, yazar ve siyasetçi olarak yoğun faaliyet göstermiş olan Ariadna V. Tyrkova, 20. yüzyıl başı Rus entelejensiyasının benzersiz şahsiyetlerinden biridir. Onu özel kılan sadece savaşlar, isyanlar, iç çatışmalar, darbelerle dolu bir dönemde bir kadın olarak ön saflarda yer alması değil, inandığı değerlere olan bağlılığıdır. Düşünceleri uğruna hapse girmeyi, kovuşturmaya uğramayı göze alan Tyrkova, 1905 Devrimi’nden 1917 senesine, Çarlık rejiminin yıkılışına değin pek çok liberal ve meşrutiyet yanlısı gazetede yazılar yazmış, Anayasal Demokrasi (Kadet) Partisi’nin tek kadın üyesi olarak siyasette aktif faaliyet göstermiştir.

Çarlık rejiminin kovuşturmaları nedeniyle sık sık yurtdışına çıkmak zorunda kalan Tyrkova, 1911-12 yılları arasında İngiliz Morning Post gazetesinin muhabiri olarak aralıklarla Osmanlı topraklarında bulunmuştur. Tıpkı Rusya gibi son derece çalkantılı bir süreçten geçen Devlet-i ‘Aliyye’nin durumunu İstanbul’dan, içten gözlemleme fırsatı yakalayan Tyrkova, gerek üst düzey devlet adamları ve siyasetçilerle, gerek Türk yazarlarla, gerekse halktan kimselerle yaptığı görüşmelerle, yerinden aktardığı izlenimlerle gazetecilik becerisini göstermiştir.

II. Meşrutiyet Devri’nde iktidar-muhalefet ilişkilerindeki gerginliğe, Trablusgarp Savaşı’nın başkentteki yansımalarına, 1912 Meclis-i Mebusan seçimlerine birinci elden şahit olan ve ayrıntılı gözlemlerini kâğıda döken yazar, ayrıca dönemin önemli İttihatçı liderleri ve Türk aydınları olan Hüseyin Cahit Yalçın, Halide Edip Adıvar ile de görüşmeler, sohbetler yapmış, onları canlı bir şekilde tasvir etmiştir.

Tyrkova, Türkiye’ye dair tüm gözlem ve notları Rusya’daki çeşitli yayın organlarında basıldıktan sonra, 1916 senesinde, I. Dünya Savaşı sırasında tek bir kitap halinde birleştirmiştir. II. Meşrutiyet Devri’ne dair birinci elden bir kaynak olan Jön Türkler ve İstanbul, okuyucuya dışarıdan, bir Rus liberalinin gözünden Türk tarihinin bu kritik dönemini zengin, canlı bir anlatımla kavrama fırsatı verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0812fb10-f0dc-44ff-b356-e3913a798376.jpg</image:loc>
            <image:title>Trabzon&apos;un Yaşam Şekli ve Mutfak Kültürü</image:title>
            <image:caption>1.      TRABZON’UN YAŞAM ŞEKLİ VE MUTFAK KÜLTÜRÜ 
2.      HAMSİ BALIĞI 
3.      HAMSİ BALIĞI ÜRÜNLERİ 
4.      ÇORBALAR VE APARATİFLER HAKKINDA GENEL BİLGİ 
5.      BALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİ 
6.      HAMUR İŞLERİ HAKKINDA GENEL BİLGİ 
7.      TARIM ÜRÜNLERİ HAKKINDA GENEL BİLGİ 
8.      SEBZELER HAKKINDA GENEL BİLGİ 
9.      SALATALAR HAKKINDA GENEL BİLGİ 
10.  SEBZE KIZARTMALARI VE KAVURMALARI HAKKINDA GENEL BİLGİ 
11.  TATLILAR HAKKINDA GENEL BİLGİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aef1486e-c176-4abf-9351-040fc119ade1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmetik Kimyası ve Analizi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1: 
1.1.   KOZMETİKLERİN TARİHSEL GELİŞİMİ 
1.2.   KOZMETİK ÜRÜNLER 
1.3.   KOZMETİK ÜRÜNLERİN SINIFLANDIRILMASI 
2.      BÖLÜM 2: KOZMETİK ÜRÜNLERİN ÇEŞİTLERİ VE KULLANIMI 
2.1.   PARFÜM, DEDORANT ve ANTİPERSPİRANTLAR 
2.2.   BANYO VE DUŞ ÜRÜNLERİ 
2.3.   MAKYAJ ÜRÜNLERİ 
2.4.   TIRNAK ÜRÜNLERİ 
2.5.   CİLT ÜRÜNLERİ 
2.6.   AĞIZ VE DİŞ BAKIM ÜRÜNLERİ 
2.7.   SAÇ BOYALARI 
2.8.   GÜNEŞ ÜRÜNLERİ 
3.      BÖLÜM 3: KOZMETİKTE KULLANILAN PREPARATLAR VE FORMÜLLERİ 
3.1.   GENEL BİLGİLER 
3.2.   GÖZ İÇİN KULLANILAN PREPARAT FORMÜLLERİ 
3.3.   AĞIZ İÇİN KULLANILAN PREPARAT FORMÜLLERİ 
3.4.   DUDAK BOYASI (RUJ) FORMÜLLERİ 
3.5.   YÜZ İÇİN KULLANILAN PREPARAT FORMÜLLERİ 
3.6.   SAÇ İÇİN KULLANILAN PREPARAT VE ŞAMPUAN FORMÜLLERİ 
3.7.   VÜCUT İÇİN KULLANILAN PREPARAT ( EL KREMİ, YÜZ KREMİ, TRAŞ KREMİ) FORMÜLLERİ 
3.8.   AYAK VE TIRNAK HİJYENİ İÇİN PREPARAT FORMÜLLERİ 
3.9.   LOSYONLAR VE BANYO PREPARAT FORMÜLLERİ 
3.10.                   DEODORANTLAR VE TERLEMEYE KARŞI PREPARAT FORMÜLLERİ 
3.11.                   GÜNEŞ IŞIĞINA KARŞI KORUYUCU PREPARAT FORMÜLLERİ 
3.12.                   ODA HAVASI TEMİZLEYİCİ VE SİNEK KOVUCU PREPARAT FORMÜLLERİ 
3.13.                   KOLONYA FORMÜLLERİ 
3.14.                   SABUN FORMÜLLERİ 
3.15.                   TEMİZLEME MADDELERİ VE FORMÜLLERİ 
4.      4. BÖLÜM KOZMETİK ÜRÜNLERİN ANALİZ YÖNTEMLERİ 
4.1.   Kozmetik örnek çeşitleri 
4.2.   Analiz örneklerinin türler 
4.3.   Analitik Metotlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94183</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3440007a-26a2-4c14-8d80-95fb4a27743e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketimin Öteki Yüzü</image:title>
            <image:caption>1.      DEĞİŞEN TÜKETİM DAVRANIŞI 
2.      MATERYALİST TÜKETİM 
3.      GÖSTERİŞÇİ TÜKETİM 
4.      SEMBOLİK TÜKETİM 
5.      HEDONİK TÜKETİM 
6.      TAKINTILI TÜKETİM 
7.      ANLIK SATIN ALMA 
8.      DİDEROT ETKİSİ 
9.      SNOB ETKİSİ 
10.  BANDWAGON ETKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6561d69-5cfb-4ac9-9a76-76f407f536ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarıya Giden Yolda Prensipler</image:title>
            <image:caption>Başarıya giden yolda en önemli adım çalışmaktır. Gerçekten sistemli çalışma düzenini hayata geçirmeden, mücadele vermeden, ter dökmeden, uykusuz kalmadan, geçici eğlencelerden feragat etmeden, sadece rutin bir hayat döngüsü içinde kalarak başarılı olabilmek çok zordur. Her başarının ardında çok büyük emek ve fedakârlıklar vardır. Başarıyı bir bütün olarak ele almak gerekir. Herhangi bir işte, projede, derste veya günlük hayattaki basit bir faaliyette başarılı olabilmenin sırrı nedir? 
 
Bu kitapta, başarıya giden yolda izlenmesi gereken temel prensipler anlatılmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2aef4a4-2dd1-4b74-b605-f087ee4d80d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Feveran - Veda</image:title>
            <image:caption>Gözünden akan tek bir damla yaşa 
kıyamadığım kadın bana ihanet etti...&quot; 
 
Yaşanan tüm acılar ve mutluluklar 
tek kalemde silinebilir miydi?  
Yiğit Arslanoğlu, acı çekiyordu… 
Asya ise bir girdabın içinde savruluyordu. Bir yanda sevdiği adam  bir yanda kardeş bildiği kadın vardı. Birbirine gönülden bağlı iki insanın aşkı uğruna savaşmıştı. 
Ancak Yiğit, bu savaşta karşısındaydı. 
Yiğit ve Asya arasındaki koşulsuz aşk bu yalanı 
unutturabilir miydi? 
 
Asya Arslanoğlu… 
Masum, güzel ve bir o kadar da tutkulu bir kadın… 
Yiğit Arslanoğlu gururuna ve o derin feveranına rağmen 
bu küçük kadının aşkına bir kez daha yenilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd8efe02-5c4a-4abc-ae0f-b1444fed5091.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Masalda İki Kral Olmaz</image:title>
            <image:caption>Kitapta, Maksim’le birlikte Türkiye’nin yakın dönem Türkiye tarihini anlatmaya çalıştım. Bugün “eskiden Türkiye böyle değildi” gibi sözleri çok duyuyorum. Peki, bu beğenmediğimiz Türkiye son 15-20 yılda mı ortaya çıktı? Kültürel yozlaşma nasıl başladı? Bunun toplumsal temelleri neler? Bu sorulara sağlıklı cevaplar vermeden bugünkü Türkiye’yi anlayamayız. Ben bu kitabın merkezine bilerek kendimi değil, Maksim’i koydum. Çünkü Maksim, Türkiye’nin hem ekonomik hem de kültürel çöküşünü anlatabileceğimiz en güzel simge! Maksim’de bu ülkeyi bu hale getirenler de var, plansız ekonomiye bağlı olarak değişen kültürel yapı da var, ezileni de var, ezeni de… 

Bir anı kitabı yazmak istemedim, Türkiye’nin son 70 yılında değişen kültür-sanat hayatını nesnel bir biçimde genç kuşaklara aktarmaya çalıştım. Bu kitaptan genç kuşaklar özellikle de araştırmacılar faydalanabilir ve daha özgün eserler çıkarırlarsa ben amacıma ulaşmış olacağım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94187</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5bc438b-012f-4add-8c6e-35919b0e6da2.jpg</image:loc>
            <image:title>Talat Paşa - İttihat ve Terakki Tarihi</image:title>
            <image:caption>1908’de başlayan köklü siyasal, toplumsal ve ekonomik değişmeler bir devrimdir. 
Cumhuriyet, Talât Paşa’nın ve Atatürk’ün bizlere mirasıdır. 
Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli, Talât Paşa’nın önderliğinde İttihatçılar yani Jön Türkler tarafından atılmış; bina yine bir Jön Türk olan Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde Kemalistlerce tamamlanmıştır. Bu tarihi sürece damgasını vuran en önemli iki ad: Talât Paşa ve Atatürk’tür. Mustafa Kemal Atatürk bu temel tarihi gerçeği bir cümleyle belirtiyor: “Eğer Meşrutiyetler olmasa idi, Cumhuriyet olamazdı.” 
 
Talât Paşa bir örgüt ustasıdır. İttihat ve Terakki’nin beynidir. Simgesidir. Daha doğrusu her şeyidir. Talât Paşa, devrimci bir siyasi örgütü oluşturan, yöneten, geliştiren ve iktidar yolunu açan liderdir. Oluşturduğu örgütlenmeyle Milli Mücadele’ye yaygın bir destek sağlamış, dayanak olmuştur. Milli Mücadele’nin kadrolarının önemli bir kesimi Talât Paşa’yla omuz omuza mücadele etmiş, o ateş içinde pişmişlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fd8d32b-272f-4328-96cf-a28b1a070f07.jpg</image:loc>
            <image:title>Feveran</image:title>
            <image:caption>Asya Özkurt... 
Henüz yirmi yaşındaydı. Başına gelen bütün acılara boyun eğmişti. Onun acı dolu hikâyesi hayata gözlerini açtığı anda başlamıştı. Annesi doğum sırasında hayatını kaybetmiş, kızını kimsesiz bırakıp gitmişti... Öz babası tarafından annesinin ölümünden sorumlu tutulmuştu. Sonra, kendine bir şans tanıdı. Hayatın zorluklarıyla savaşmak istedi;  
derken karşısına bir fırsat çıktı. Asya başına gelecekleri bilmeden kendi ayaklarının üzerinde durabilmek için hayatın ona sunduğu bu fırsatı kabul etti. 
 
Yiğit Arslanoğlu… 
Sert, despot ama bir o kadar da hisli bir genç adam… 
Bir gün  masmavi gözleriyle denizi kıskandırabilecek bir güzelliğe sahip Asya’yı gördü. O mavi gözler bu sert adamın kalbiyle buluşmuş, yüreğine bir ışık gibi doğmuştu. 
 O heybetli adam, bu küçük kadına 
yenilebileceğini nasıl bilebilirdi? 
Bir gün büyük sır ortaya çıkacaktı… 
 
Ne var ki bu büyük sırrı, Yiğit saklıyordu. Ve o zaman kazanan;  ya aşk olacaktı ya da hicran…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94189</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21b2790c-6c95-4142-90c1-c7ac64a48482.jpg</image:loc>
            <image:title>Dereceler</image:title>
            <image:caption>Bir lise, bir öğrenci, aynı zamanda yeğen, bir enişte ve bir dayı, onlar da aynı zamanda öğretmen; içinden Kristof Kolomb, Gargantua, Latin edebiyatı, Titus Livius, Julius Caesar, Hannibal, Macbeth, Marco Polo, Odysseus geçen ağır bir müfredat ve okulda olup biten her şeyi hikâye etme çabası. Sahnenin bir diğer tarafındaysa akrabalık ilişkileri, ergen liseliler, Paris sokakları. 

Yeni Roman akımının en dikkate değer metinlerinden biri olan Dereceler, üç özneli, iç içe geçmiş, çok katmanlı bir anlatı. Metin boyunca okuru peşinden koşturan soru ise “Konuşan kim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94190</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d646f55-1070-4e8c-9c85-1f6bfa732286.jpg</image:loc>
            <image:title>Obur Mürekkepçik</image:title>
            <image:caption>Heyecan ve duygu dolu bir hikâyenin içine girmeye hazır mısınız? 
Unutmayın; okuduklarımız karakterimizi şekillendirir. 
Yaratıcılık, depresyon dostluk gibi  temalarla zenginleşen bu roman ve Sydney Smith’in çizimleri kitapkurtlarını besleyecek nitelikte! 
O gece olanları evin kedisi dışında kimse görmedi... 
Bir mürekkep lekesi, kendini eskiz defterinin sayfalarından koparıp çıkardı. Acıktıkça kitaplarla beslendi. Yalayıp yuttuğu roman karakterlerine benzedi. 
Obur Mürekkepçik’in önemli görevleri de vardı. Ethan’a nasıl çizim yapılacağını öğretmeli, Ethan’ın ünlü bir çizer olan ama ilhamını kaybeden babasına yardımcı olmalı ve her birinin kalp kırıklıklarını onarmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94191</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f19328ce-f1fc-419e-9a1b-18583adc15a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Proje X - Veni</image:title>
            <image:caption>GEÇMİŞİ DEĞİŞTİRME ŞANSIN OLSA, 
NELERİ DEĞİŞTİRİRDİN? 
 
“Yumruklarımız havada kalmayacaktı. Ama bir yere sertçe indirmenin bize bir faydası da yoktu. Bütün bu olanlara havaya kaldırıp kimseye vurmadığımız 
yumruklarımızla son verecektik.” 
 
2112 yılında insanlar ikiye ayrılmış ve sudan bulaşan bir salgınla uğraşmaktadırlar. Colony şirketinin önderliğinde yönetilen yeni dünya düzeni, gizli bir karargâhtaki beş kişi tarafından değiştirilmek istenmektedir. Salgında tüm sevdiklerini kaybeden Aron, başına geleceklere aldırmadan geçmişe giderek, bu düzeni değiştirmeye kararlıdır. 
Aron ve arkadaşları yaptıkları kader programı sayesinde geçmişe dönerek, 
 geleceğin kurtarıcısı olarak gördükleri Eva’ya ulaşırlar. Gelecekten geldiğini söyleyen dört arkadaş karşısında Eva, esir tutulduğu odadan kaçmak için onları bir fırsat olarak görecektir. Sorunu çözmek için daha uzak bir geçmişe gitmeleri gerektiğini öğrendiklerinde, işlerin daha da karışacağından hiçbirinin haberi yoktur. Olaylar ilerledikçe yeni bir takım olmuş, kendilerini bir direnişin ortasında bulmuşlardır. 
Ve kendileri asıl direnişin kurucularıdır. 
 
Onlarla birlikte düzeni değiştirmeye hazır mısın? Biz hazırız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94192</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb45831-7362-47c3-97ae-ca2697799d18.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Sen Kala 1 - Tehlikeli Düşler</image:title>
            <image:caption>“Ölümle dans ederken kendi ecelin olmayacaksın! 
Bırak ölüm seni bulsun, sen ölümü değil.” 
Kendini ondan nefret etmeye inandırırsa biricik tehlikesinden kurtulabilir miydi? Hâlbuki zifirî karanlıktan aydınlığa ulaşabilmek için önce tehlikeli sulardan geçmesi gerekiyordu. 
 “Sen benim içimdeki cehennemim, düşlerime musallat olan celladımsın!” 
 
Adım adım ölümünü bekleyen bir adamın karşısına, 
 yolunu kaybetmiş bir aşk çıkarsa ne olur? 
Mecburiyet üzerine kurulmuş bir evliliğin 
sahipleri olan iki genç... 
Hayatlarında tüm yaşanacaklar belirsizken, 
 birbirlerine verecekleri güven ve sevgileri tek çareleriydi. 
 
Aşk; öyle bir illettir ki, kabuk bağlayan yaralarını 
her defasında biraz daha kanatır. Yalnızca birkaç saniye 
durdurması için şeytanla bile pazarlık edersin. İçindeki 
kör sancıyı durdurması için ona verebileceğin her şeyini sunarsın;  yine de hiçbir şey acını dindirmeye yetmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94193</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65063f3f-2f34-4b60-ac4e-116e3cfe04e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Beynin Mutluluğa Ayarlanması</image:title>
            <image:caption>Pozitif psikolojinin en son verilerinin ışığı altında hazırlanan elinizdeki kitap, mutluluk yolculuğuna çıkmak isteyenlere, gerçekleşmesi mümkün bir vizyon sunuyor.
Yazar herkesin beynini bilgece kullanmasına katkı sunacak bir eserle karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda, mutlu olmaya karar verdiğimiz zaman, beynimizin mutlu olacak yolu bize gösterdiğine ve mutlu edecek şeyleri de arayıp bulduğuna dikkat çekiyor.
Beynimizin yenilik arayışında olan ve öğrenen sosyal bir organ olması nedeniyle bozulmaması için uyarılması gerekmektedir.
Beynin uyarılmasıyla ölçülebilir yapısal değişiklikler oluşur, yeni beyin hücreleri gelişir ve yeni nöron bağlantıları ortaya çıkar. Beyin paraşüt gibidir, açılmadıkça çalışmaz. Zihnimizden geçen her düşünce, duygu ve davranışlar beynimizi değiştirir.
“Beynin Mutluluğa Ayarlanması” kitabı yıllarını mutluluk çalışmalarına vermiş bir araştırmacının gözünden şu ana konuları içeriyor:
Mutluluk neden önemlidir?
Beyin mutluluğa nasıl programlanır?
Yüksek bilince nasıl ulaşılır?
Farkındalık kişiyi neden mutlu kılar?
Beynin esnekliği ve uyum sağlama yeteneği (Nöroplastisite) neden önemlidir?
Nörolojik bağlantı ve alışkanlıklar nasıl oluşur?
Üretici sevgiden mutluluğa nasıl ulaşılır?
Akış yaşantısı neden mutluluk üretir?
“Beynimizi mutlu olma yolunda eğitebiliriz. Öğrendiğimiz her yeni bilgiyle beynimiz değişir. Bu yüzden “Beynin Mutluluğa Ayarlanması” kitabını okuyup bitiren her kişinin beyni, okumadan önceki durumundan farklı olacak ve mutluluk oluşturacak şekilde yeniden yapılanacaktır,” diyor Zülfikar Özkan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94194</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/901c9e19-8c88-49c7-9f2c-fefa2f6c2ab3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sus Barbatus 3</image:title>
            <image:caption>“Ormanda her mevsimin bir kazananı olur… Bugün zayıf görünen çiçekler, sözgelimi papatyalar. Mevsimi geldikçe güçlenir. Güçlenince de o kötü kaba borazançiçeklerinin, çarkıfeleklerin gözünün yaşına bakmaz.” 
Sus Barbatus! 3’te mevsim dönüyor! 
Sus Barbatus!’un üçüncü ve son cildinde umutlu yarınlar için çalışan devrimci gençler pınarları kurumuş A. Dağları’nın eteklerinde örgütlenerek Ş. Mitingi için kente inerler. Kadir Ağa’nın gölgesi ve radyodan çalınan marşlar yeni bir kışın, ülkede Eylül darbesinin habercisidir. 
Faulkner, Yaşar Kemal gibi yazarların kaleminde destanlaşan modern romanın çağdaş bir çeşitlemesini sunuyor Faruk Duman. Gerçeküstünün dilini yaratarak siyasal, tarihsel, toplumsal gerçekleri ete kemiğe büründürüyor. 
Orhan Kemal Roman Armağanı ve Cevdet Kudret Roman Ödülü’nü alarak geniş bir yankı uyandıran Sus Barbatus! doğanın tahrip edilmediği, ütopyaların diriliğini koruduğu, emeğin ve adaletin saygınlığını yitirmediği, masumiyetin egemen olduğu zamanların romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94195</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/858de447-77e0-488e-b6ec-fd426ad5725d.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomasi Tarihi - 1 Küba Füze Krizi 1962</image:title>
            <image:caption>Açıklanmış ve erişime açılmış gizli yazışmalara, belgelere, istihbarat raporlarına ve bilgi notlarına dayanarak hazırlanan 20. Yüzyıl Diplomasi Tarihi dizisiyle diplomasi tarihinin ilk elden okumalarına farklı bir boyut getirerek önemli bir referans kaynağı sunmak amaçlanmıştır. 
 
Dış politika kararlarının, bir yandan tarihi şekillendirirken, diğer yandan tarihî deneyimlerden de etkilenmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Böylesi krizlerde ve karar anlarında geçmiş tecrübelere, olaylara yeniden dönülüp bakılması, ona göre stratejiler ve taktikler geliştirilmesi ihtiyacı daima hissedilmiştir. Karşılıklı niyet okumaları, propagandalar, tehditler, örtülü ya da açık ekonomik ya da askerî güç kullanımları, açık ve gizli müzakereler, hepsi diplomasinin çeşitli unsurlarıdır. Öte yandan dünya siyasetinin seyri liderlerin kararlarıyla şekillenmektedir ve liderlerin kişilikleri, ideolojileri, liderlik tarzı gibi karar alma süreçlerini doğrudan etkileyen unsurlara atıfta bulunmadan dış politika tercihlerinin, krizlerin veya savaşların anlaşılması mümkün değildir. 
 
Küba Füze Krizi dünya diplomasi tarihinde kriz yönetimi anlamında her aşaması ders niteliğinde birçok unsur barındıran Soğuk Savaş döneminde ortaya çıkan en büyük ve en tehlikeli krizdir. İki süper gücü nükleer savaşın eşiğine getiren bu krizde liderler seviyesinde iletişim-müzakere kanalları açık tutulmuş, burada edinilen tecrübe sonraki krizlerde ve diplomatik müzakerelerde önemli ölçüde belirleyici ve etkili olmuştur. Sonucu itibarıyla Türkiye’yi yakından ilgilendiren bu kriz aynı zamanda dünya çapında topyekûn bir nükleer hesaplaşmaya dair tek vaka incelemesi olmaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94196</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9956e4bc-c193-4130-8560-d4369d408780.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomasi Tarihi 2 - Arap İsrail Savaşı 1967</image:title>
            <image:caption>Diplomaside öncelikle, ulusal çıkarlara etki eden, tehdit oluşturan ya da zarar veren durumla ilgili olarak, sağlıklı bilgilerin toplanması, hedeflerin ve öncelik sırasının belirlenmesi, ulusal ve uluslararası konjonktürün değerlendirilmesi, izlenecek politika/stratejiyle ilgili tüm seçeneklerin tespit edilerek incelenmesi hayati bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda gücün, kapasitenin ve taktik becerilerin, stratejilerin doğru tahlil edilmesi gerekmektedir. 
 
Dahası bu süreç, birçok faktör tarafından şekillendirilmektedir. İmgeler ve inanç sistemleri, duygular, analojiler, liderlerin kişiliği, liderlik tarzı, hesap hataları ve yanlış algılamalar gibi kararları şekillendiren bir dizi psikolojik; kararların nispeten kısa bir zaman diliminde, stres ve belirsizlik altında alınması gibi çevresel; caydırıcılık, silahlanma yarışı, hasmın rejim tipi, stratejik sürpriz, ekonomik koşullar, kamuoyu ve seçim döngüleri gibi uluslararası ve yerel faktörlerin tamamı karar süreçlerini etkilemektedir. 
 

Bir yanda Arap dünyasının liderliğine soyunan Mısır’ın sempatik ve karizmatik lideri Cemal Abdünnâsır ve iktidarlarını korumaya çalışan Arap liderler, diğer yanda tarihsel ve teolojik ihtiraslarla dolu İsrailliler… İsrail için “Altı Gün Savaşı”, Araplar içinse “Felaket”… 

 
1967 Arap-İsrail Savaşı, modern Ortadoğu tarihinde tam anlamıyla bir dönüm noktasıdır. Adım adım tırmanan krizde gücünü ve kapasitesini doğru tahlil edemeyip zafer kazanma tutkusuyla kendinden emin bir şekilde ülkesini maceraya sürükleyen Nâsır’ın diplomatik hamleleri ile Ortadoğu’da etkileri ve mücadeleleri günümüzde de devam eden ABD ile Sovyet Rusya arasındaki nüfuz savaşı diplomasi tarihinde adeta bir ders niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94197</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f28afba0-d612-4c9a-b33d-d73a832f4701.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomasi Tarihi 3 - Kürt Dosyası 1972-1975</image:title>
            <image:caption>ABD’nin İran’la birlikte yürüttüğü ve İsrail’in de desteklediği 1972-75 gizli ve örtülü Kürt operasyonu, ABD’nin bölgede Kürt meselesine ilk güçlü müdahalesidir. Moskova’yla başlarda iyi ilişkileri olan, bir süre orada bulunan ve ABD istihbarat raporlarına göre “Kızıl Molla” lakaplı Molla Mustafa Barzani ilerleyen yıllarda başında olduğu Irak Kürt hareketini bölgede önemli bir aktör haline getirmiştir. 
 
1961-1970 yılları arasında Irak’ta etkili olan Barzani’nin liderlik yaptığı Kürt isyanı, 1970’te Irak Kürtleri ile Bağdat merkezî hükümeti arasında, Kürtler lehine ciddi siyasi kazanımlar içeren bir anlaşmayla sonuçlanmış olsa da, Irak Hükümeti bu anlaşmanın hükümlerini yerine getirmemiştir. Irak ile Sovyetler Birliği arasında 1972’de imzalanan antlaşmadan rahatsız olan, bölgede ABD’nin jandarması rolünü üstlenen İran Şahı Rıza Pehlevi’nin ABD’yi ikna etmesiyle, CIA-Savak ve Mossad’ın Irak Kürtlerine gizli ve örtülü operasyonu başlamıştır. Böylelikle, ABD’nin siyasi ve askerî desteğini kazanmak için yıllardır uğraşan Barzani bu amacına ulaştığını düşünmüş ve 1973’teki mülâkatında bir gazeteciye, “ABD’ nin 51. Eyaleti olmaya ve size petrol sağlamaya hazırız” açıklaması yapmış, bu cümle Barzani hareketinin bölgesel siyasetteki temel mottosu olmuştur. 
 
ABD ise  Barzani ve Kürtleri küresel ve bölgesel stratejide çok kullanışlı bir manivela olarak görmüştür ve “Kürtler Bağdat hükümetine karşı bir baş belası olarak kalmalıdır” derken Kissinger, ABD’nin Ortadoğu’daki politika ve operasyonlarının gelecekteki seyrinin de ipuçlarını vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94198</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8cdc87d-0289-4f12-9a93-becd081544a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Bin Abdülaziz</image:title>
            <image:caption>Herkeste bir umutsuzluk vardı. İç savaşlar dinmek bilmiyor, kardeş kavgaları son bulmuyordu. Her geçen gün bir öncekini aratır kasvetteydi. Mutluluk günleri çok gerilerde kalmıştı.

Kavga, savaş ve karışıklığın hüküm sürdüğü bir ortamda yetişti Ömer. Bütün olanlara tanıklık etti ve günün birinde imdada yetişti.

Ancak vaziyet çok zordu. Hırsla, ihtirasla, tamahla bağlanmış kalpler çelikten bir duvar gibi karşısına çıktı ve yol almasını engellemek istedi.

Ömer hedefini çizmişti. Savaşları sonlandırmalı, kardeşleri barıştırmalıydı. Hele haksızlıkların ezici baskısından inleyenler yok muydu? Onlar Ömer’in yüreğini dağlıyordu. Bir an önce rahata kavuşturmalıydı.Hedefine ulaşmalıydı Ömer. İsterse önüne çıkan ölüm olsun, hiç fark etmezdi. Onunla karşılaşmaya çoktan karar vermişti.


Ümmetin yüz yüze geldiği fitne ateşini söndüren ilk müceddid Ömer bin Abdülaziz’in nefes kesen mücadelesinin romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94199</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b17c936a-7288-4c6e-a4fb-e37b32186762.jpg</image:loc>
            <image:title>Yar-i Gar</image:title>
            <image:caption>“Dost ol kişidir ki yâr-i gârdır.” Dedi Feride.
“Mağara arkadaşıdır. Gömleğinden kestiği her parçayı bir deliğe tıkayandır. Kalan son deliğe ayağını koyandır.”
*
“Seninle birlikte ettiğimiz sohbetler;
Alışkanlıktan mıdır?
Unutkanlıktan mıdır?
Yoksa ataletten midir nedir?
Bilip de geri planda bıraktığımız çok bilgiyi hatırlatıp
Günlük yaşantımıza kazandırıyor.
Bu sebeple sana çok teşekkür ediyorum Feride.”
*
“Ne demek efendim vazifemiz, hem ne demişler:
Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94200</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45d37011-3bdd-445e-bbfa-36d5fa0efefd.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstün Yetenekliler Kulübü</image:title>
            <image:caption>Basın mensupları okuldaki başarının sırrını çözmek için sorular soruyordu. Gizli mahzendeki tarihî kano ve minibüsün keşfi gündeme bomba gibi düşmüştü. İcatlar, keşifler, madalyalar, podcastler herkesin dikkatini çekmişti. Okulun santralinin telefonları susmak bilmiyordu. Başarının mimarlarına ulaşmak için ülkenin her köşesinden okulu arıyorlardı. İlginin nedeni, bu okulda kurulan Üstün Yetenekliler Kulübü’nün (ÜYK) ortaya koyduğu büyük başarıydı. Bu başarı, yurdun dört bir yanında yankılanıyordu.
Sen de kendini keşfet!
Bu kitabın kahramanları gibi sen de üstün yetenekli bir çocuksun. Neden sen de kendini keşfetmiyorsun? İstiyor musun? Öyleyse hemen okumaya başla...
Sana küçük bir sır vereyim: Her insanın mutlaka üstün bir yeteneği vardır. Sen de çok başarılı bir öğrenci olabilirsin.
Haydi, şimdi sen de bu kitabı oku ve kendi okulunda ÜYK’nı kur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94201</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c282bf60-3823-4235-826b-4580f0c3be4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah&apos;ı Bildiren Bilmeceler</image:title>
            <image:caption>Şimdiki çocuklar eski çocuklar değil artık. Çünkü hepsi başka bir alemde büyümüş ve daha sonra dünyamıza ayaküstü uğrayarak: “Yeni bir şey var mı?” diye soruyormuş gibiler.
Kısacası işimiz öyle zor ki...
Bu akıllı varlıkları nasıl eğitir ve haklarını nasıl veririz bilmiyorum. Fakat bir mimar olarak üstüme düşeni yapıp sağlam bir temel atmayı planlıyorum. Bunun için de en kıymetli varlığımız olan evlatlarımıza bu evrenin Sahibini tanıtmak istiyorum.
Elinizdeki kitap, birbirinden güzel 11 bilmece ile bu hayırlı işe kapı açacaktır inşallah.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94202</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222ca0a0-05bb-4736-8755-fa1af3940fb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Peygamberler Tarihi</image:title>
            <image:caption>Yarattığı canlıların bütün ihtiyaçlarını eksiksiz karşılayan, insan olsun, hayvan olsun, hepsini bir nazlı çocuk gibi besleyen Allah, böylelikle kullarını ne kadar sevdiğini açıkça gösterdi. Ve onların en şereflisi olan bizleri, yine merhameti ile ebedi cennetlere davet etti.

Fakat en düz yolda bile şaşıran insanoğlu, cennete ulaşmak için takip edeceği yolu bilemiyordu. Çünkü o mukaddes yol, sadece peygamberlere bildirilmişti. Merhametli Rabbimiz, bunun için Hz. Adem’le başlayıp, onlara her asırda peygamber gönderdi. Sayıları yüz bini aşan bu elçiler, Peygamber Efendimizle sona erene kadar, o kıymetli yolculara doğrularla yanlışları göstermeye çalıştı. Ve o cennete ulaşmanın sadece Allah’ı bulup, onu razı etmekle mümkün olduğunu, bunun için gerekenleri tarif etti.

Fakat peygamberlik vazifesi ağırdı. Onlar bu vazife için herhangi bir ücret veya sevap beklemese de, çileler ve işkenceler onları bekliyordu. Bu yüzden pek çok peygamber taşa tutuldu, birçoğu yaralandı, bir kısmı da hayatını bu yolda kaybederek şehit düştü.

Elinizdeki kitapta o yüce peygamberlerin zorlu hayatlarından kesitler bulacaksınız.

Bu kitabı okurken ister istemez düşüneceksiniz: Günümüzde yaşananlar, peygamberler tarihinde yaşanan olaylara benziyor mu? Pandemi-Koronavirüs benzeri olaylar, peygamberler tarihinde yaşandı mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94203</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8fbfb1d-99b7-4ada-b791-7e60d36ea967.jpg</image:loc>
            <image:title>The Last Prophet Muhammad (4 Cilt Takım )</image:title>
            <image:caption>The Last Prophet Muhammad serisi, İngilizceyi yeni öğrenenler ve pratik yaparak okuma becerisini geliştirmek isteyenler için basit hikâye mantığıyla hazırlandı. Okuyanların anlama seviyesini arttırmak için de konu sonlarına alıştırma soruları eklendi. Her bir kitabın sonuna konulan sözlükle de okuyanların metinde anlamadıkları kelimeyi hızlıca bulup kavraması ve böylelikle kelime dağarcığını geliştirmesi hedeflendi.

Bu seri, ilköğretim-lise müfredatına ve CEFR (Common European Framework) standartlarına uygun olarak hazırlandı. Böylece öğrenciler, okulda öğrendikleri yapıların pratiğini yapma imkânı da bulacaklardır.

Sette yer alan kitaplar:
1. The Holy Birth
2. With His Wet Nurse Haleemah
3. Back to Amine and Abdulmuttalib
4. The Years with Abu Talib</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94204</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3952136-6679-45b1-8444-b41a0a08baa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Değerler Eğitimi Seti (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Gelecekte çocuklarımızın daha mutlu bir dünyada yaşamaları için evrensel değerleri içselleştirmeleri ve davranışlarına yansıtmaları gerekir. Çocuk Gelişimi Uzmanı Hayrünnisa Şen’in bu amaçla hazırladığı Değerler Eğitimi Seti, özgüven, sorumluluk, yardımlaşma, başkalarıyla alay etmemek, dostluk ve takım çalışması gibi değerleri, sevimli hayvan hikâyeleriyle ve çocukların hoşlarına gidecek resimlerle sunuyor.
Sette yer alan hikayeler:
• Minik Karınca
• Vatoz’un Üzüntüsü
• Kirpi ile Tavşan
• Tembel Arı Olur mu?
• Akkaz ve Arkadaşları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94205</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6730b9-bc18-40ad-af70-2f9405578d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Sözcükler Seti (5 Kitap Takım + Soru Kitapçığı)</image:title>
            <image:caption>Sözcükler sihirlidir. Neden mi? Bir söz bizi ağlatabilir, diğeri güldürebilir. Bazılarıyla kırılırız, bazılarıyla içimiz sevinç dolar.
Çocuklarımızın toplumda ilişkilerini iyi bir şekilde sürdürebilmeleri, mutlu ve başarılı olmaları açısından çok önemlidir. Bu bakımdan sözcüklerin hangisini, hangi durumda kullanmaları gerektiğini küçük yaştan itibaren öğrenmeleri gerekir.
İşte bu set, çocuklara sihirli sözcükleri eğlenceli hikayelerle öğretmeyi amaçlıyor.
Sihirli sözcüklerin her zaman mutluluk getirmesi dileğiyle, keyifli okumalar diliyoruz.
Sette yer alan hikayeler:
- Seni Seviyorum
- Teşekkürler
- Lütfen
- Merhaba
- Özür Dilerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94206</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8026e152-6e21-451f-a6d3-d003663786c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah&apos;ın İsimlerini Öğreniyorum (6 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Ev dışında, tabiatla iç içe oyun oynama özgürlüğü olan bir tatil beldesinde yaşanan güzel, bazen de ilginç olayların anlatıldığı bu hikâye seti çocukların çok hoşuna gidecek!
Mutlu bir ailede anne, baba ve kardeşlerin birbirleriyle olan ilişkileri ve davranışları eşliğinde öğrenilen Allah’ın isimleri, çocukların meraklarını giderecek ve Allah’ı tanıma çabalarına cevap olacak niteliktedir.
Altı kitaptan oluşan bu setle çocuklar hem eğlenecek hem de Allah’ın şu isimlerini öğrenecekler:
Câmi, Rezzak, Kadir, Nur, Şafi, Şekur, Settar, Kuddüs, Hakîm, Vedûd, Rahman
Sette yer alan kitaplar:
1. Bir Koli Karınca
2. Sebzeler Yemek Yer mi?
3. Yıldızlar Ay&apos;ın Yardımcısı mı?
4. Sevinçli Bir Gün
5. Bahçeyi Kim Temizledi?
6. Ailesine Doğru Uçan Kuş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94207</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dcd3c06-83af-4a60-968d-fd423ee30507.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluk ve Arkadaşlık</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş, dostların masalı çokmuş... Evvel zaman içinde, masal ustaları bir araya gelmişler ve birbirinden güzel masallar anlatmışlar. Gerçek dostluğu, dost olup dost kalmayı anlata anlata bitirememişler. Çünkü onlar anlattıkça dostluk çoğalmış, büyümüş. Büyüdükçe de güzelleşmiş. Bu masalları dinleyen dostlar da bu güzellikten nasibini almış.

Dostluk ve Arkadaşlık’ta Mevlâna, Sadi Şirazi, Ezop, Beydeba, Lao Tzu, Sokrat, Konfüçyüs, Feridüddin Attar, Friedrich von Schiller, Grim Kardeşler, Filozof Diyojen gibi dünyaca bilinen anlatı ustalarının birbirinden güzel ve merak uyandıran masalları yer alıyor. Minik okurlarımızı, dostluk ve arkadaşlığın renkli dünyasının resmedildiği masallar diyarına davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94208</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14314ad-cf66-4a60-b5b9-7f525cd973dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceyko Okumayı Seviyor (7 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Hey, çocuklar!

Sevimli mi sevimli ceylan yavrusu Ceyko’nun serüvenine katılmaya ne dersiniz?

Kahramanımız Ceyko, bir park keşfediyor. Fakat bu park öyle bildiğiniz parklardan değil! Adı da bir garip. Bilgi ve Eğlence diye bir park mı olurmuş?

Evet evet, yanlış duymadınız, Bilgi ve Eğlence Parkı. Hem çok bilgilendirici hem de çok eğlenceli!

Hadi hadi, gelin. Vakit kaybetmeden siz de katılın Ceyko’ya!

Bu parkta neler mi var? Neler yok ki! Aralayın parkın kapısını ve keşfe başlayın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94209</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca3144b-2550-4b38-9a74-e6861080d72b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dans Eden Oniki Prenses (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kral, her gece ayakkabıları paramparça olan oniki kızının sırrını çözen kişiye büyük bir ödül vaat etmiştir. Sırrı çözmeye gelen birçok prens de ertesi gün kayıplara karışmıştır.

Michael de prenseslerin sırrını çözmek için saraya doğru yola çıkar. Yolda karşısına çıkan ihtiyar kadının tavsiyesine uyarak sarayda bahçıvan olarak işe başlar ve prensesleri gözetlemeye başlar.

Prensesleri gizlice takip eden Michael, büyülü ormanlardan geçerek büyük bir saraya ulaşır. Prenseslerden Lina’ya âşık olan genç Michael, prensler gibi büyülenmeden sırrı çözmek ve sevdiği prenses ile evlenmenin yolunu bulmak zorundadır.

Ruth Sanderson, dünyanın en çok bilinen masallarından olan Dans Eden Oniki Prenses’i muhteşem sulu boya resimler eşliğinde yeniden yorumladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94210</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56ec8bce-e160-4411-b80a-323559bc621d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Prensesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kar Prensesi dünyayı görmek için izin istediğinde, Kış Baba ve Bahar Anne, ölümsüzlüğünü kaybetmemesi için onu asla âşık olmaması konusunda uyarır. Kar Prensesi, kalbinin soğuk kalmasını sağlayarak, birçok topraklarda yalnız yolculuk eder. Ama kendini Sergei adında yakışıklı genç çobanla arkadaşlık ederken bulur.
Kar Prensesi ona âşık olmaya başlar, ancak ebeveynlerinin uyarısı hayallerinin peşinde koşar. Kar Prensesi, Sergei&apos;nin hayatını tehdit eden güçlü bir kar fırtınasının kargaşasında kendi kaderini tayin etmelidir.
Ruth Sanderson, dünyanın en çok bilinen masallarından olan Kar Prensesi’ni muhteşem sulu boya resimler eşliğinde yeniden yorumladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94211</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e01dfe7-b3dc-449b-a2ae-fbc23ec2e149.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Orman (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yaşlı kral, tehlikeli Büyülü Orman’ın içindeki Dünyanın Kalbi’ni bulan ve ülkesini korkunç kuraklıktan kurtaracak olan oğluna, tacını bırakmayı vaat eder. Kardeşlerin her biri yolculuğa çıkar fakat yalnızca en küçük kardeşin kalbi, onu dileğine götüren yoldan saptırmayacak kadar saftır.
Genç prensi Dünyanın Kalbi’ne ulaştıran ve böylece ülkenin başındaki derdi sona erdiren aşk mıdır yoksa en sonunda o büyülü yere ulaşmış olmak mıdır? Bu sürükleyici hikâye, genç okuyuculara sihir, macera ve biraz da aşk sunmaktadır.
Ruth Sanderson, dünyanın en çok bilinen masallarından olan Büyülü Orman’ı yeniden yorumladı ve her sayfasını birer tablo değerindeki sulu boya resimler eşliğinde adeta bir şahesere dönüştürdü.
Büyülü Orman, anne babaların çocuklarına zevkle okuyabileceği ve okumayı sevdirme aşamasında kullanabileceği güzel bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94212</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b36e1a61-4748-4816-9d10-8ea22cf4660b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinderella (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tatlı Külkedisi, zalim kızkardeşleri ve üvey annesini memnun etmek için çırpınıyordu. Öyle ki neredeyse güzel bir genç kız olduğunu, güzel kıyafetleri ve tatlı bir uykuyu bile unutmuştu.
Külkedisi, üvey anne ve kızkardeşleri Prensin balosuna gidip evde bırakıldığında peri annesi fareleri atlara, balkabağını arabaya ve Külkedisini prensese dönüştürür. Muhteşem güzellikte baloya giden Sinderella, Prens&apos;in kalbini çalmayı başarır ama bu sadece gece yarısına kadar sürer. Külkedisi’nin mutluluğu Prens’in geride kalan cam ayakkabının gerçek sahibini bulmasına bağlıdır.
Ruth Sanderson, dünyanın en çok bilinen masallarından olan Sinderella’yı muhteşem sulu boya resimler eşliğinde yeniden yorumladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94213</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1532868b-6d8a-4b99-9ff5-9377b2931721.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Gül ile Kar Beyaz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İki kız kardeş olan Kırmızı Gül ve Kar Beyaz, birbirinden farklı özelliklere sahiptirler. Buna rağmen onlar birbiriyle çok iyi anlaşmakta ve anneleriyle birlikte ormanda güzel bir hayat yaşamaktadırlar.

Bir kış gecesi çalan kapıyı açan Kırmızı Gül karşısında uyumak için sıcak bir yer soran büyük bir tüylü ayı bulur! İlk başta büyük bir korku yaşayan anne ve kız çocukları, ayının zararsız olduğunu görünce onunla dostluk kurarak kış gecelerinde güzel oyunlar oynarlar.

Bahar geldiğinde, evden ayrılan sevimli ayı gitmeden önce onları hırsız bir cüceye karşı uyarır. Bir süre sonra ormanda geziye çıkan Kırmızı Gül ile Kar Beyaz, sakalını ağaca sıkıştıran bir cüce ile karşılaşırlar. Acaba bu cüce, ayı dostlarının gitmeden önce onları uyardığı küçük adam mıydı?

Ruth Sanderson, dünyanın en çok bilinen masallarından olan Kırmızı Gül ile Kar Beyaz’ı muhteşem sulu boya resimler eşliğinde yeniden yorumladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94214</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89d5c047-0620-4cc1-8aca-103f50cbcafc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Pulka ve Dostları</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan haylaz tavşan Pulka ve dostlarının sıra dışı maceralarının masalsı hikâyesi... Ünlü çocuk kitabı yazarı Valeri Kastryuçin’in bu kitabı piyasaya çıktığından beri pek çok kez tekrar basılmış, farklı dillere çevrilmiş ve genç okuyucular arasında büyük ilgi görmüştür.
Kitabı betimleyen eşsiz illüstrasyonlar eşliğinde, keyifli bir orman seyahatine çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94215</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bb1e038-c38c-4acc-a2dd-6285cb524127.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Karınca</image:title>
            <image:caption>• Amazon Karıncaları ile Kırmızı Orman Karıncaları’nın amansız savaşı...

• Yavru prenses karıncayı kurtarmak için tehlikelere atılan cesur karınca Lasius’un maceraları...

• Ormanda kaybolanların yardımına koşan yardımseverler...

• Ateş böceği ile karıncanın fedakarlık ve ibret yüklü yolculuğu...

• Ve daha birçok hikaye...

Kitabı betimleyen eşsiz illüstrasyonlar eşliğinde, böceklerin inanılmaz yaşamını seyretmeye hazır mısınız?

Cesur Karınca, küçük okurlarımızı keyifli bir okumaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94216</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b376541c-ff80-4b1a-a471-232a32703883.jpg</image:loc>
            <image:title>Kore Masalları</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatı, dünyadaki tüm halkların ortak hazinesi...

Özellikle çocukluk dönemimizde okuduğumuz kitaplar, canlı izlenimler bırakır üstümüzde. Hem masallar diyarında çıkılan büyülü bir yolculuktan daha güzeli var mıdır şu dünyada?

Minik okurlarımızı bugün Kore halk masallarının heyecan verici ve öğretici diyarına davet ediyoruz. İllüstrasyonlarla desteklenmiş bu derlemede, her birinde size ve çocuğunuza keyifli dakikalar yaşatacak ve birlikte güzel dersler çıkarabileceğiniz pek çok masal bulunuyor.
Masallar gerçek olmayabilir ama barındırdığı öğütler küçük kulaklara her zaman küpe görevi görür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94217</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ba243e3-b18e-4bdd-a004-7fbf18467bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Adası</image:title>
            <image:caption>Matti, Paris’te koruyucu ailesi ile yaşamaktadır. Gerçek ailesi, o henüz çok küçükken kaybolmuştur. Herkes onların öldüğünü söylemektedir ancak Matti’nin bu konudaki görüşü faklıdır. Büyüdüğünde ise onları aramaya kararlıdır.
Matti’nin Tink adında bir de arkadaşı vardır. Tink, ilginç ve maceralarla dolu bir yaşam hayal eden hayalperest birisidir. Fakat gizemlerle dolu dış dünyayla tanışma fırsatını ilk bulan Matti olacaktır.
Amcası Jussi, Matti’yi Drekar Mohoao Adası’na, Ejderha Süvarileri Yoldaşlığı’nın merkezine götürür. Matti, tüm bu ejderha saçmalığına inanmaz ve amcası Jussi ile dostlarını garipser. Ta ki gerçek bir ejderha ile burun buruna gelinceye kadar...
“Ejderha Süvarileri Yoldaşlığı” serisinin ilk kitabı olan Ejderha Adası, macera dolu bir dünyanın kapısını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94218</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61968098-5022-4acc-97f9-5702726f18a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Davut Masalları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bizden çok uzaklarda, uçsuz bucaksız Kazakistan bozkırlarının unutulmuş küçük bir köyünde, yalınayak hazine peşinde koşan, yılanlardan mucizevi bir şekilde kurtulan ve sadık, çocuksu dostluğun hatıralarıyla geçen bir çocukluk... Savaş sonrası zorlu dönemlere denk gelmesine rağmen, bir çocuğun deneyimleri acı gerçeklere aldırış etmeden, canlı tasvirleriyle ve yaşama sevinciyle dolu şekilde aktarılıyor bizlere.

Dede Davut Masalları, bir çocuğun anıları içine parlak renkli iplerle işlenmiş büyülü masallardan dokunan muhteşem bir halı gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94219</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49df7ca2-e16b-4c88-b293-876075d504d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Halid Bin Velid</image:title>
            <image:caption>“Halid bin Velid Allah’ın ne iyi kuludur ve o ne iyi kardeştir! O, Allah’ın kâfirlere ve münafıklara karşı çektiği kılıçlardan biridir.”
Bu roman, bir yandan Cahiliye kasırgasının her şeyi savurduğu bir hengâmede tatlı bir esintiyle doğan ve ruhlara huzur üfleyen İslamiyet’in ilk yıllarını ele alırken, diğer yandan Halid bin Velid’in zaferleri çerçevesinde İslam’ın ilk fetihlerini anlatıyor.
Halid bin Velid, tarihin ilk defa kaydettiği pek çok savaş taktiğine sahip olan bir savaş dâhisinin ve kumandan olarak katıldığı küçük-büyük hiçbir savaştan zafer elde etmeden ayrılmayan eşsiz bir komutanın romanı...
gizle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94220</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45658e5f-4d82-499e-94c4-bcd315f74095.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Soytarı</image:title>
            <image:caption>“Bizim dünyamız sizinkine benzemez. Burada önemli olan, sizin hangi krom üyesi olduğunuzdur.”
Herkesin maske taktığı ve çok sayıda batıl inanç taşıdığı bir dünyada, kromunuzun rengi sizin kim olduğunuzu ve nerede yaşadığınızı belirler. Ve yaşayacağınızı...
Eğer hayatta kalabilecekseniz!
Kırmızı Soytarı serisi; efsanevi savaşların, trajik kırılmaların ve insafsız kötü adamların olduğu bir ortamda, mütevazı kahramanların ortaya atıldığı epik bir macerayı ve duygusal bir aşk hikayesini konu alıyor. Fakat kalbinde değişim ile ilgili ilham verici bir hikâye var. Hem de her okuyanın kendi kalbinde yankı bulacağı türden bir ilham...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94221</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173fa3ad-60df-4da9-909c-4a0f04d6dee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhamet</image:title>
            <image:caption>Menfaatçi duygular üzerine oturmuş bir modern yaşam felsefesi egemen günümüzde. Çekine çekine izlediğimiz haber programlarından şahit olduğumuz onca olaydan, bu felsefenin insan ruhuyla uyuşmadığını açıkça görüyoruz.

Oysa, karıncayı bile incitmekten çekinen bir geleneğin evladı olan bizlerin, merhamet üzerine bina edilmiş bir yaşam modeline ihtiyacımız vardı. Bu da ancak Esma’ül Hüsna’nın yaşamımıza yeniden girmesiyle, İlahî isimler çerçevesinde gelişmiş etkili ve evrensel bir kişilik portresinin oluşumuyla mümkün olacaktı.

Peki geç mi kaldık? Hayır!

Uzun yıllardır Emsa’ül Hüsna konusunda araştırmalar yapan Hatice Fahrunnisa Kaykı, bu çalışmasında “merhamet”i merkeze koyarak günümüz insanını ele aldı. “Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmanın” temel modelini oluşturan Esma’ül Hüsna’yı farklı boyutlarda tanıtarak bu isimlerin bireysel ve toplumsal gelişimimizi nasıl etkilediğini irdeledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94222</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4e27695-ef53-4ba5-876c-e3c39a33e395.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırın Hekimi Balca</image:title>
            <image:caption>Göktürkler, yere düşen törelerini kaldırmak, yıkılan illerini yeniden devlet yapmak adına tarihin tozlu sayfaları arasında büyük bir bağımsızlık mücadelesi başlatır. Ejderha Yılı’nın tüm göstergeleri bağımsızlığa işaret ederken Karluk boyunun yiğit insanları Çin’e başkaldıran herkesin yanında olacağına dair ant içmiştir. Kürşad’ın isyanından Aşina Fenzi’ye kadar geçen sürede akmayan kan, düşmeyen gözyaşı kalmaz. Umutların tükenmeye başladığı bir anda Çogay Kuz Dağları’ndan gelen gizli bir mektup, kuruyan kalplere umut olur. Kutluğ Bey’in örgütüne güç katacak halka ise Karluk boyunun otacısı Balca’da saklıdır.

Bozkırın Hekimi Balca ile Göktürkler’in bağımsızlık adına verdikleri akıl almaz mücadeleyi okuyacaksınız. Aynı zamanda pek çok Türk ananesinin çıkış noktasını ve Türk otacılığının, tıbbının ne derecede ileri olduğunu görerek hayretler içerisinde kalacaksınız.

Çin icadı olduğu sanılan pek çok icadın aslında Uygurlar’ın elinden çıktığını gördüğünüzde onların bugünkü bağımsızlık mücadelelerinin beyhude olmadığını anlayacak ve onların bağımsızlığının Türk kültürünün de bağımsızlığı anlamına geldiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94223</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c70d644-9619-4dc1-bcde-6de30917c407.jpg</image:loc>
            <image:title>Problem Çocuk Mu?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yazarın bizzat çocuk gelişimi ile ilgili yaptığı bilimsel çalışmaların ışığında hazırlanmıştır. Kitabın odak noktası çocuk ve doğal ihtiyaçlarıdır. Bu doğrultuda yetişkinlere çocukların günümüzde yaşadıkları sorunlar ve çözüm yolları konusunda en geçerli tavsiyeler sunulmuştur.
Nitekim, dünya baş döndürücü bir hızda değişim gösteriyor. Yeni gelişmelerin birçoğu aileyi ve çocukları tehdit edici sonuçlar doğuruyor. Ebeveyn olarak nasıl bir tavır takınacağımızı ve hangi rolleri benimsememiz gerektiği hususunda sürekli olarak kendimizi güncellemeye ihtiyacımız var. Ancak, bilgi çöplüğüne dönen kaynaklar içinde doğruyu nasıl bulabiliriz, bilemiyoruz. Prof. Dr. Serdal Seven’in Gelişimsel Bakış Açısıyla hazırladığı bu eser, çocuğun doğal ihtiyaçlarını kavrama noktasında ebeveynlerin başucu kitabı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94224</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1da7ceb-2888-436e-9661-c1243eac0e3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklımda Olduğun Aklında Olsun</image:title>
            <image:caption>Geldi Rüzgâr, tam içimde durdu.
Haydi, dedi, haydi!
Eğleşmek olmaz. Çok zaman kaybettik. Çok beklettik.
Özledik ve özlendik.
Kuytularda bekleyenlerimiz var. Tenhalarda toplaşanlarımız var.
Ve vakit erişti...
Kalem ve kelam ustası Uğur Canbolat, bu kitabıyla okuyucularını insanlığın farklı mevsimlerinde dolaştırıyor. Uğradığı her mevsimde karşılaştığı insanlığın farklı hava durumlarını, kendine has üslubuyla dile getiriyor, okuyucularıyla paylaşıyor. Olanla olması gereken arasına kalın bir halat çekerek aralarına kopmaz bir bağlantı kuruyor.
Yazar bu kitapla farklı bir tarz geliştiriyor. Roman ile denemeyi birleştirerek novella tarzında bir roman-deneme ile karşımıza çıkıyor. Edebiyat ile bilgiyi harmanlıyor. Elbette bize de alıp okumak ve bu yaşanmışlıkları yaşamak düşüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94225</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/848def6d-7e10-46fd-8ea9-1e2199d70e63.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinyata</image:title>
            <image:caption>Yatağı ve odası düzgün sayılır. Sabah çıkarıp yatağın üstüne attığı eflatun pijamalarını saymazsak, giysi adına da ortada bir şey görünmüyor. Küçük masadaki kitapların üstündeki not ise beni dehşete düşürüyor: “Sonun geldi T!”
İkimiz birden dehşetle bakıyoruz. Dünkü yazının üstüne koca bir çarpı çizilmiş. Altına ise “Sen yoksun artık,” yazılmış. Sağda solda, gözümüzün eriştiği hiçbir yerde bıçağa benzer bir nesne yok. Not ile kayıp bıçağın birbirleriyle alakalı olup olmadığını birbirimize soruyoruz.

Pİ-Çİ-Dİ ekibi olarak birimizin devam mecburiyeti olan okulu, birimizin burkulmuş ayağı, birimizin görmek zorunda olduğu hesabı!
Amfiye en son giren ben oluyorum galiba. Arkaya doğru aceleyle ilerlerken herkes dönüp bana bakıyor gibime geliyor. Yanımda taşıdığım çantaların ağırlığından diyeceğim de ondan fazlasının yüreğimde olduğunu bilmiyorlar. Bu ağırlığı bir bilseler! Ah bir bilseler!

“Bundan sonraki yüz senende, eğer önemli bir işin olmayacaksa doğum günlerinde yanında olmayı arzuluyorum. Doğum günün kutlu olsun İzmir’in Annesi.”

Çiçeklerle bezeli bir kalp... Ortasında da benim fotoğrafım... Aman Allah’ım! Ilgaz bu! Çıldırmış resmen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94226</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/149d6f16-b5c5-410f-9d97-cbeeec19b30d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Harfi Elif&apos;tir Son Harfi He</image:title>
            <image:caption>Kalbin 99 kapısı vardır derler.
Giriş kapısına ‘Allah’ ismi nakşedilmiştir. Ve Allah ile açılır kapılar.
Sonra ‘Vedud, Rahim’ diye diye 98 kapıya varılır.
Her kapının ayrı bir güzelliği ve sırrı vardır.
Her kapıda Allah, sevdiği kuluna başka başka tecelli eder.
Bundandır ki her kapının ayrı bir duası vardır.
Kalpler Esmaü’l-Hüsna ile açılır Allah’a.
Allah ile açılır kalpler sonsuzluğa. Ve Allah ile girilir kalplere...
Zira O, bütün sevgilerin, muhabbetlerin, aşkların, şevklerin kaynağıdır.
Bu kitapta, Esmaü’l-Hüsna’dan kalbe yansıyan tatlı esintiler hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94227</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b29e264a-254c-4ea5-9d85-07f9882e2e3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşi Bir Geçiyor</image:title>
            <image:caption>Beşi Bir Geçiyor: Eksik Şiirler, Emel Dereboylu Poulain’in gezip gördüğü yerlerde karşılaştığı olayların kendisinde uyandırdığı duygularla kaleme alınmış şiirlerinden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94228</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a6b16a1-6cbf-413f-8e1e-493f56f2f2f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşi İki Geçiyor</image:title>
            <image:caption>E.D. Poulain’in öyküleri, doğrudan doğruya onun gezilerine dayanır. Bazen yüksekçe bir binanın penceresinden mahalleleri/evleri gözlemler. Her tabakadan insanları öykülerine konu edinir. Bazen yolculuk, bazen toplumsal bir olay, bazen tek başına bir bireydir konuları. Sade bir dil kullanır. Okuyucuyu yormaz, anlatmak istediklerini akıcı bir dille anlatır. Türk öykü yazımına yeni bir soluk getireceği muhakkak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94229</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8c7134a-7a5b-4ba4-aee5-2bc0a31f4396.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Köy Öğretmeninin Anıları</image:title>
            <image:caption>Emekli ilkokul öğretmeni Abdullah Tan,  1950’lili yıllardaki köy hayatını ve öğretmen okuluna gidiş serüveniyle başlıyor anlatmaya. Ardından mağduriyet bölgelerinde okulsuz köylerde öğretmenlik süreci devam ediyor. Anadolu’daki yokluğu ve yoksulluğu dile getiriyor. Ardından Belçika’ya öğretmen olarak gidiyor. Türk-Belçikalı, Müslüman-Hıristiyan, yaşlı-genç… Birçok çatışmanın içinde var olmaya çalışıyor. Beş yıllık bir Avrupa deneyiminden sonra yurda dönüyor. Anadolu insanının ve öğretmeninin anıları devam ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94230</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51d9331a-3d4b-4683-987e-ddba5cdac8c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveynlere Balonlar</image:title>
            <image:caption>Dr. Nevzat Adil, “Şimdiye kadar edindiğim birikimimi genç ebeveynlerle paylaşarak &quot;mutlu ve özgür&quot; çocuklar yetiştirmelerine katkı sağlamak istedim” diye başlıyor kitabına. 

…Çocuklarınıza bilinçli tutum ve tavırlarla yaklaşabilirseniz hem kendinizin hem de çocuklarınızın hayatını kolaylaştırabilirsiniz. Burada &quot;Her şeyi bırakın, sadece çocuğunuza odaklanın&quot; gibi gerçekçi ve doğru olmayan bir mesaj vermek istemiyorum. Kusursuz ebeveyn olma çabaları beraberinde başka sorunlar getirebilir. Unutmayın, ebeveynlerin de hem kendileri hem de birbirleri için ayrılmış özel zamana ihtiyacı vardır. Bu da ailenin mutluluğunu ve dolayısıyla çocuğun gelişimini olumlu yönde etkileyecektir. 

Bir eğitimcinin deneyimlerini, gözlemlerini ve önerilerini bulacaksınız bu kitapta. Her biri yaşanmış örnekler ve yazarın bu konudaki yorumları sizlere yol gösterecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94231</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13991671-fb09-4846-9c50-5ac7233363f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Saatin Arka Yüzü</image:title>
            <image:caption>Zaman, kendini saatin ön yüzünde ne kadar gösterir? Orada akan zaman mıdır yoksa zamanın bir soyutlaması mı? Hiçbir zaman biriminin olmadığı, belirsiz bir rüzgârın tozları biriktirdiği, ışığın duvar boyasını soldurduğu, belki küçük bir örümceğin kendisine dünya kurduğu bir yerdir saatin arka yüzü. Gürültüsünü sadece sezebileceğimiz bir nehir gibi değişken hızlarda akar orada zaman. 
Saatin ön yüzünde guguk diyen bir kuş, saniye sektirmemeye çalışarak koşuştursa da, zamanı herkes için ortak ve anlaşılabilir birimlerle anlatmaya uğraşsa da, arka yüzünde her şeyin öznel olduğunu bilen bir Zaman’ın yazılarıdır bunlar. 

Merhaba... 

Mehmet Zaman Saçlıoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94232</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2385629d-9264-4bd0-84bc-a0c65cc0622f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Havacılığı</image:title>
            <image:caption>Dünya Havacılığının Doğuşu ve Havacılık Tarihinde Türkler…         
Türk Havacılık Tarihi ve Türk Havacılığı kuruluş çalışmaları…  
Milli Mücadele’de; İnönü Savaşları, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’da Türk Havacılığı… 
Türk Havacılığının temelini teşkil eden Türk Tayyare Cemiyeti, Türkkuşu ve Türk Hava Kurumunun Kuruluşu… 
Dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen’in  ilkleri ve rekorları… 
Kayseri, Eskişehir ve Etimesgut Uçak ve Motor Fabrikalarının Kuruluşu… 
Ankara Rüzgâr Tüneli… 
Milli Mücadele Kahramanı: Vecihi Hürkuş… 
İlk milli ve yerli uçağın üreticisi ve sivil uçuş okulu kurucusu: Nuri Demirağ… 
Türkiye’nin ilk uçak mühendisi: Selahattin Alan… 
Ürettiği planör ile dünya rekoru kıran; Emrullah Ali Yıldız… 
Ürettiği uçak bombasını ihraç eden; Şakir Zümre… 
Türkiye’de Sivil Havacılığın temelinin atılması… 
Türk Hava Yollarının kuruluşu... 
Ve Türk Havacılık Tarihine dair birçok bilinmeyen…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94233</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b9937bc-b5fb-49c3-9537-bbf69a105901.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat, Hareket ve İnşa</image:title>
            <image:caption>Bugün karmaşıklığın ve belirsizliğin hâkim olduğu; mücadelelerle, çelişkilerle karakterize edilen, her biriminde bölünmüşlüğün hüküm sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. Bu karmaşık yapı, olayları katı bir nedensellik ile açıklamayı ve yargılamayı imkânsız hale getirmektedir. Bu kaotik ortamda farklı olarak tanımlanan her birim (din, ırk, toplum, siyasal parti, vs.) kendini çoklu nedensellikler içinde bulmaktadır. Bu çoğulluk, bir yandan içine doğduğumuz kimliklere ek ‘bileşik kimlikler’ yaratmayı diğer yandan bu yeni durumu dikkate alan bir dil ve söylem geliştirmeyi gerektirmektedir. 

Bu kitap, fark edilmeyenleri fark edilir kılmak; etkisizleştirilenleri etkin birer kudret olarak yaşam ırmağına katmak isteyenlere yol rehberliği yapması için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94234</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9ba578c-b698-48b5-baae-8610a17f533e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı&apos;nın Gözbebeği İnsan</image:title>
            <image:caption>Kur’an, aklını kullanan, özgür iradesiyle seçimler yaparak mevcudu daha iyiye götürmeyi amaçlayan; herkesin yaşam hakkına, mutluluğu arama çabasına saygılı olan, toplumda var olan farklı kesimlerin yaşam ideallerine, beklentilerine saygı duyan insanı var kılma amacındadır. Böyle bir dinamizme kavuşturduktan sonra Allah insanı mevcut dünyayı ıslah etmeye davet eder. 

Bu ıslah, her şeyden önce yanlış algıların ıslahıyla başlamalıdır. Bağrında cennet potansiyelleri taşıyan yeryüzünü ‘seküler’ ilan ederek tahkir eden ve insanı, imar ve ıslah edeceği bu dünyaya, arzulara, maddi olana yabancılaştıran bir düşünce geleneğini ıslah bu çabanın mihverini oluşturmalıdır. Ezeli hikmetin dışavurumu olarak dünyamızın; Tanrı’nın gözbebeği olarak da insanın hak ettiği muamele budur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94235</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/107b97f4-0c41-4060-9a9b-c4e15e2661ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar - 4</image:title>
            <image:caption>“Geçerdi, aslında yaşadığımız her şey er ya da geç geçerdi. Bedenimize aldığımız yaralar geçerdi. Ruhumuza aldığımız yaralar da bir süre sonra eskisi gibi acıtmadığı için onlar da geçerdi. Kalbimize aldığımız yaralar iseasla geçmeyecek gibi hissettirse de zamanla onların da geçtiğini görürdük. Hangi acı geçmezdi, biliyor musunuz? Aklımıza aldığımız acılar geçmezdi. Beden iyileşir, ruh güçlenir, kalp tecrübe edinir ama akıl hep aynı kalırdı.” 
 
 
Damgacı için belki de yolun sonu görünmüştür ancak Sedef için çözülmesi gereken düğümler sadece bundan ibaret değildir. Yüzleşmesi gereken bir geçmişi, söylenmesi gereken sözleri ve hesabının sorulması gereken yenilmişlikleri vardır.Tüm bunlardan bir çırpıda sıyrılmak hiç de kolay değildir. Artık Sedef tek başınadır ve tüm yükleri tek başına omuzlamak zorundadır. Fakat hayat, hiç de onun planlarını uygulayacak gibi görünmemektedir. Başına geleceklerden habersiz, bir sona doğru adım adım yürümektedir. 
 
Peki, bu son Sedef’i nereye sürükleyecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94236</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18d778ce-dd21-4d9d-8a04-71b68ecaca3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirketi İçten Değiştirmek</image:title>
            <image:caption>Hırslısınız. Risk almaktan korkmuyorsunuz. Sosyal bir değişim yaratmak istiyorsunuz. Meslektaşlarınız arkalarında bir dizi başarısız şirket bırakmışken siz daha geniş kapsamlı, hatta küresel etkiye sahip olabilecek bir şirkette köklü bir değişim başlatmak istiyorsunuz. Ancak yetenekli, sosyal hayatı yakından tanıyan ve dünyayı değiştirme kararlılığına sahip biri olsanız dahi başarıya giden yol zorluklarla doludur. Bu durumda işe nasıl başlar ve başarı grafiğinizi nasıl yükseltirsiniz? 

Şirketi İçten Değiştirmek, sizin ve şirketinizin başarısı için gerekli inisiyatifleri hızlı bir şekilde almanız adına yepyeni araçlar sunmaktadır. Kitabın yazarları Gerald Davis ve Christopher White, etkili sosyal hareketlerden ve başarılı şirket içi girişimcilerin tecrübelerinden ilham alarak, kendi organizasyonunuzda olumlu sosyal değişimler yaratmanız için size rehberlik edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94237</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a00df0af-4e1e-4b00-96d9-7a85edbd678c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tevazu</image:title>
            <image:caption>Yapay zekânın öncülük ettiği “Akıllı Makine Çağı”nı idrak etmeye çoktan başladık. Akıllı makineler imalatta, ofis işlerinde, hizmet sektöründe ve daha birçok alanda milyonlarca işi üstlenecek gibi görünüyor. Edward Hess ve Katherine Ludwig’e göre bu makineler, bir insandan daha yüksek sayıda veri alıp bunları daha hızlı analiz etmekle kalmayacak, aynı zamanda insan düşüncesi için engel teşkil eden duygusal, psikolojik ve kültürel birtakım unsurları da ortadan kaldıracak. 

Bu yönüyle makineleri yenmemiz mümkün görünmüyor. Dolayısıyla farklı bir yolu takip etmemiz gerek. İşte bu kitap bize bu yol haritasının nasıl çizileceğini anlatıyor. Eleştirel, yaratıcı ve yenilikçi düşünmeye ek olarak başkalarıyla “gerçek bir ilişki” kurmak gibi makinelerin henüz tam anlamıyla yapamadıkları bazı işlemler noktasında bize bu yolları geliştirmenin anahtarını veriyor. Aslında bütün mesele, akıllı olmanın ne anlama geldiğine dair tanımımızı değiştirmek. Hess ve Ludwig buna “New Smart” [Yeni Zeki] diyor. Bu noktada eser, yeni gerçekliğe uyum sağlamamıza yardımcı olma noktasında bizim için ayrıntılı bir rehberlik teşkil ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94238</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c6992c-b855-43c4-8a3c-41e8a2b83be8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı&apos;nın Ayetlerinin Çözümlenmesi</image:title>
            <image:caption>İslam gibi, üzerinde çokça araştırmalar yapılmış, genellikle yanlış anlaşılmış ve bazen de din tarihçileri tarafından son derece iptidaî bir din olmakla suçlanmış bir dinin farklı yönlerine dair genel bir bakış sunmak zor görünebilir. Bununla beraber, son yıllarda İslam&apos;la ilgili bilimsel çalışmalar pek çok insanı kendisine çekmektedir. Bu çalışmalar, İslam dünyasındakiler kadar, Müslüman nüfusun gittikçe arttığı diğer bölgelerdeki siyasi gelişmeler tarafından da motive edilen çalışmalardır. Bu siyasi ve sosyolojik çalışmaların çoğunun, İslam’ın “manevi” değerleriyle çok az ilgili olduğunu belirtmeye gerek yoktur; bunun yerine bu çalışmalar, dinî otorite sorunlarından, çocukların Orta Çağ İslam toplumundaki konumlarına; Müslümanların Batı eğitim sistemine verdikleri cevaplardan, sufilerin değişen rolüne; Müslümanlığı seçme nedenlerinden, Kur’an’da biyosferin formasyon ve fonksiyonuna değin insan hakları ve bunların modern dünyada uygulanması meseleleriyle ilgilidir. 
Buna karşın Annemarie Schimmel, bu etkileyici eserinde İslam’ın bâtınî yönleri üzerinde durmaya, Kur’an’ın ifadesiyle, sonsuz çeşitlilikleriyle Tek Gerçeğe delâlet eden işaret ya da “ayet”lerin bir kısmını çözümlemeye çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94239</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb0e878-f579-443f-88f1-eca366036a6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sayı Tut</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sayıların büyüleyici dünyasına adım atmaktadır. Kozalakların gizemli örüntülerinden, gizli şifrelemelere, saat aritmetiğinden radyo astronomisine dek sayıların doğayla ve yaşamımızla kesişimlerine odaklanmaktadır. 
• Dünyaya bir seferde yağan doluların sayısı hesaplanabilir mi? 
• Naziler gizli yazışmalarını nasıl şifreliyordu? 
• Altın oranın Mısır piramitlerinde bulunması uzaylılara mı işaret? 
• Papatya falının Fibonacci sayılarının dağılımıyla işi ne? 
• Uzayın derinliklerinden gelen dalgaları nasıl ölçeriz?  

Eukleides’den Fibonacci Ailesine, Gauss’tan Duijvestijn’in kusursuz karesine, Lobaçevski’den Lorenz’in kaos ve Einstein’ın görelilik teorisine bu kitap, gündelik hayatın matematiğini anlamak isteyen okura kısa ve eğlenceli bir giriş sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94240</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c405120-3767-4195-905d-9f16e6ea6350.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kozmosun, yeryüzünün ve insanın muazzam yolculuğunu anlatmaktadır. Her bir parçası ilham verici ve birbirine bağlı bir yolculuktur bu.  Milyarlarca galaksinin içinde trilyonlarca yıldızdan sadece biri olan Güneş’in yörüngesinde dönen bir gezegende yaşıyoruz; üstelik aynı doku, aynı kumaş ve aynı yaratıcılık hikâyesinin içerisinde. 
Bugün biliyoruz ki evren, çok küçük bir parçacık olarak başlayıp zaman içinde galaksilere, yıldızlara, palmiyelere, pelikanlara, insanlara ve Bach’ın bestelerine dönüşen çok büyük bir enerji olayıdır. 

Böyle bir ihtişamla kuşatılmışken bu kitap basit birkaç sorunun ardına düşüyor: Evren nasıl oluştu? Peki ya yıldızlar? Nereden geldik, bir maymundan ya da bir balıktan mı? Yaşam nasıl beliriverdi? Kısacası bu, insanın ve evrenin yolculuğunun öyküsüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94241</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/370bbbf7-1a7a-4c78-9d56-0cc3fe4abae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi (3 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllarını siyasal düşünce tarihi üzerinde çalışarak ve ders vererek geçiren Doç. Dr. Ateş Uslu’nun on yıllık emeğinin ürünü olan Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi, okurları düşünce tarihinde beş bin yıllık heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Uslu, kimisi çoğunlukla “büyük” olarak addedilen, kimisiyse adı pek az kimse tarafından hatırlanan sayısız düşünürü ele aldığı üç ciltlik kapsamlı yapıtta, M.Ö. 3000’den başlıyor ve M.S. 20. yüzyıla kadar siyasal düşüncelerin izini sürüyor. Bunu yaparken yalnızca siyaset felsefesi metinlerini değil, şiir, destan, tiyatro oyunu ve söylev gibi başka pek çok türden metni de irdeliyor. 
Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi, her dönemin kendi içinde birtakım değişkenleri olmasıyla birlikte siyasal düşünceler tarihinin büyük bir etkileşimler dizgesi niteliği taşıdığını gösteriyor. Hem siyasal düşünce tarihi ve siyaset felsefesi gibi alanlarda ders alan öğrenciler hem de insanlığın uzun düşünce yolculuğu hakkında derli toplu bilgi edinmek isteyen okurlar için temel bir başvuru kaynağı. 

I. Cilt: 
“İktidarı Tanrılaştırmak” alt başlığını taşıyan ve Tunç Çağı’nın kutsal tanrı-krallarıyla anlatısına başlayan bu birinci cilt, Yunan polis’lerinden Roma res publica’sına, Asya imparatorluklarından Türk kağanlıklarına, İslam dünyasından Batı Avrupa’ya pek çok uğrağa ve tüm bu uğraklardaki sınıf savaşımlarına, halk isyanlarına ve devrimlere uzanan yolculuğunu M.S. 13. yüzyılda sonlandırıyor. 

II. Cilt: 
“Özgürlük, Güvenlik ve Birey” alt başlığını taşıyan ve 1300 yılından anlatısına başlayan bu ikinci cilt, Avrupa’dan İslam dünyasına, Birleşik Krallık’tan Doğu ve Güneydoğu Asya topraklarına pek çok uğrağa ve tüm bu uğraklarda gelişen düşüncelere, üretim ve yönetim biçimlerine uzanan yolculuğunu 1789’da sonlandırıyor. 

III. Cilt: 
“Soyut Evrenselciliğe Karşı Eşitlik Talepleri” alt başlığını taşıyan bu üçüncü cilt, anlatısına Fransız Devrimi’yle başlıyor. Avrupa’dan Asya ve Afrika’ya, Latin Amerika’dan Britanya ve ABD’ye pek çok uğrağa ve tüm bu uğraklardaki siyasal ideolojilere, devrimlere ve siyasal-toplumsal dönüşümlere uzanan yolculuğunu 20. yüzyılda sonlandırıyor. 

Sette Yer Alan Kitaplar: 
SİYASAL DÜŞÜNCELERİN TOPLUMSAL TARİHİ-1 
SİYASAL DÜŞÜNCELERİN TOPLUMSAL TARİHİ-2 SİYASAL DÜŞÜNCELERİN TOPLUMSAL TARİHİ-3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94242</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b548177-6298-43e0-bf46-7e851efb3979.jpg</image:loc>
            <image:title>Canlı Dersler ve Etkileşim</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM 
1.1.   GİRİŞ 
2.      İKİNCİ BÖLÜM 
2.1.   KURAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
3.      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
3.1.   YÖNTEM 
4.      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
4.1.   BULGULAR 
5.      BEŞİNCİ BÖLÜM 
5.1.   SONUÇ ve TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94243</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72b81b5-1cfe-4c18-b93c-11366201bb0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Politikasında Güncel Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>1.      PARASAL AKTARIM KANALLARININ ETKİNLİĞİNİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER 
2.      TÜRKİYE EKONOMİSİ AÇISINDAN PARA POLİTİKASININ SEKTÖREL ETKİLERİ 
3.      MERKEZ BANKASI BAĞIMSIZLIĞI VE ÖNEMİ 
4.      PARA POLİTİKASI VE MALİYE POLİTİKASI İLİŞKİSİ 
5.      PARA POLİTİKASI-DÖVİZ KURU-ENFLASYON 
6.      PARA POLİTİKASI, EMTİA FİYATLARI VE ENFLASYON İLİŞKİSİ 
7.      BÜYÜK ÜLKE PARA POLİTİKASININ KÜÇÜK AÇIK EKONOMİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: AVRUPA MERKEZ BANKASI-TÜRKİYE ÖRNEĞİ 
8.      FORWARD GUİDANCE -İLERİYE DÖNÜK REHBERLİK- SÖZLE YÖNLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94244</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/691f343a-a4ab-46c8-a824-263e2b944d3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Atletizmin Stres, Atılganlık ve Sportmenlik İle İlişkisi</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM: GİRİŞ ve AMAÇ 

2. BÖLÜM: GENEL BİLGİLER 
2.1.   Spor 
2.2.   Atletizm 
2.3.   Stres 
2.4.   Atılganlık 
2.5.   Sportmenlik 

3.      BÖLÜM: GEREÇ VE YÖNTEM 
3.1.   Araştırmanın Amacı 
3.2.   Araştırmanın Modeli 
3.3.   Araştırmanın Yapıldığı Yer ve Tarihi 
3.4.   Araştırmanın Evreni ve Örneklemi 
3.5.   Verilerin Toplanması 
3.6.   Veri Toplama Araçları 
3.7.   Verilerin Analizi 
3.8.   Çalışmanın Varsayımları 
3.9.   Çalışmanın Sınırlılıkları 
3.10.  Çalışmanın Hipotezleri 

4. BÖLÜM: BULGULAR 

5. BÖLÜM: TARTIŞMA VE SONUÇ 
5.1.   Tartışma Sonuçlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94245</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb6eb242-a955-4b6d-93f7-0f5cb70102e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kripto Varlıklar İle İlgili Uluslararası ve Ulusal Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>1.BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİ VE KRİPTO VARLIKLARA GENEL BAKIŞ 
1.1.   Blokzincir Teknolojisi ve Dağıtılmış Defter Teknolojisi Kavramları 
1.2.   Dijital Varlık Kavramı 
1.3.   Kripto Varlık Kavramı 

2. KRİPTO VARLIKLAR İLE İLGİLİ ULUSLARARASI YAKLAŞIMLAR 
2.1.   Ülkelerin Kripto Varlıklar İle İlgili Genel Yaklaşımları 
2.2.   Ülkelerin Kripto Varlıklar İle İlgili Vergilendirme Yaklaşımları 
2.3.   Uluslararası Denetime ve Finansal Sisteme İlişkin Düzenleyici Kuruluşların Kripto Varlıklar İle İlgili Yaklaşımları 
2.4.   Uluslararası Muhasebeye İlişkin Düzenleyici Kuruluşların Kripto Varlıklar İle İlgili Yaklaşımları 
2.5.   Yaklaşımların Analizi 

3.KRİPTO VARLIKLAR İLE İLGİLİ TÜRKİYE’DEKİ YAKLAŞIMLAR 
3.1Türkiye’deki Düzenleyici Kuruluşların Kripto Varlıklar İle İlgili Genel Yaklaşımları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94246</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c149c2f-a73e-4412-b2b3-29c8b682536a.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz Misyonerleri</image:title>
            <image:caption>“Misyonerler Afrika’ya geldiğinde bizim topraklarımız ve incilerimiz, onların İncilleri vardı. 
Dua edelim dediler. 
 
Gözlerimizi kapattık. 
Gözlerimizi açtığımızda bizim İncil’imiz, onların toprakları ve incileri vardı.” 

Jomo Kenyata 
Kenya Devlet Başkanı 


Misyoner Cemiyeti’nin görevi Hrıstiyanlığı yaymak gibi görünür. Gizli görevi ise İngiliz sömürgeciliğini sağlamaktır.

Sadece şiddetle işgal edilen yerlerde çok durulmaz. İngiltere işgal edeceği ülkeleri önceden inceleyerek öğrenir. Ondan sonra misyonerler sayesinde işgali hazırlar. Bir gün ansızın orayı istila eder ve o ülkeye girdiği zaman bir yabancı gibi değil, kendi ülkesine girer gibi girer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94247</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17315e1a-9c59-46d1-895b-57a504463aba.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Öğrencinin Günlüğü - Hiper Cemil 5</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlar, “Dertsiz baş olmaz.” diye bir deyim var, biliyorsunuz değil mi? Hah, işte o deyimi söyleyen kişi, kesin benim hâlime bakıp da söylemiştir. Çünkü bu aralar başım dertten kurtulmuyor. 
Sınıfımıza esrarengiz bir öğrencinin gelmesiyle okuldaki tüm dengeler bir anda değişti. Bilin bakalım bu esrarengiz öğrenci, okulda en çok kiminle uğraşmayı sevdi? Tabii ki benimle! 
Bu esrarengiz öğrenci yüzünden bir bilseniz başıma neler geldi neler! Garip davranışlarıyla sadece beni değil, okuldaki herkesi canından bezdirdi. İşin içine bir de Cingöz Şinasi eklenince, ortalık tam bir curcunaya döndü. 
En iyisi siz kitabı bir an önce okuyun. 
Bakalım, esrarengiz öğrencinin garip davranışlarının sırrını siz çözebilecek misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94248</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e79d8b6-f030-4f50-9309-d86b74517b34.jpg</image:loc>
            <image:title>Majanda 2022</image:title>
            <image:caption>2022 senin yılın olacak!

Majanda; bir günü, bir haftayı ve bütün bir ayı kapsayan etkileşimli içeriğiyle, çocuklara zaman yönetimi ve planlama becerisi kazandırmayı hedefleyen çok yönlü bir kişisel gelişim rehberi.
 
Klasik ajanda anlayışına kattığı artı değerlerle başarısı okurlarca tescillenen Majanda, genel kültür sayfaları ve dopdolu etkinlik seçkisiyle 2022 yılında da yine eğlenceyi garantiliyor!

Majanda 2022, “Anlat Kendini!” teması çerçevesinde oluşturduğu disiplinlerarası yaklaşımla yeni ifade araçları üzerine yoğunlaşıyor; renklerle, sözcüklerle, çizgilerle, yaratıcı fikirlerle hayatı kolaylaştırmaya ve güzelleştirmeye yönelik pek çok ipucu paylaşıyor.
Duman yerine, “Modern Hiyeroglif” ile haberleşmeye ne dersin? Ya da aklına gelen herhangi bir konuda rap sözleri yazmanın yollarını öğrenmeye? Peki ya, hareket etmeyen nesneleri stop-motion yoluyla canlandırabileceğini söylesek? Haftalık çılgın teklifler, aylık hedefler, serbest kürsü köşesi, birbirinden eğlenceli etkinlikler... Hepsi ve çok daha fazlası Majanda 2022&apos;de!

Majanda&apos;yla sadece zamanı verimli kullanmanın püf noktalarını öğrenmeyecek, kendini daha “etkili” bir biçimde anlatmanın inceliklerini de keşfedeceksin. İçine dönmeye, kendini tanımaya, ânı yakalamaya ve hayata dair daha nice şey için seni harekete geçmeye davet eden Majanda 2022; çalıp oynayarak, takıp takıştırarak veya çemberi tamamlayarak, kendine dışarıdan bakabileceğin şahane bir yıl vadediyor!

Ve kürsü senin! Hadi, şimdi keyfine bak ve hayatı Majandala!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94249</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbfba892-d847-4b80-a7eb-e31c6038b306.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratonikeia Çalışmaları 7 - Stratonikeia ve Lagina Hayvan Kabartmaları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stratonikeia antik kenti ve Lagina Hekate kutsal alanı Karia bölgesinin iç kısmında bulunan kentlerden birisidir. Antik kent ve kutsal alanda yürütülen çalışmalardan birisini de hayvan kabartmaları oluşturmaktadır. Bu kitap içinde kentte tespit edilen ve burada incelenen 35 adet blokta, 18 hayvan, 45 ayrı betimlemede ele alınmıştır. Bu kabartmaların 37 tanesi, Stratonikeia Augustus-imparatorlar tapınağı, kuzey şehir kapısı nymphaeumu, gymnasion, Latrina ve Lagina Hekate tapınağı altarı ile kuzey stoaya aittir. Ancak kabartmaların 8 tanesinin ait olduğu yapı şimdilik kesin olarak bilinmemektedir. İncelenen figürler Augustus Dönemi ile MS 3. yy arasına tarihlenmektedir. 

Betimlemeler bölgenin antik dönem faunası hakkında da bir bilgiler sunmaktadır. Burada ele alınan örnekler kentte yapılan fauna çalışmalarında tespit edilen türlerdir. Kabartması yapılan hayvanlar ustalar tarafından iyi bilinmekte ve bunların kente dışarıdan gelmediği, hali hazırda var olan türlerin sanatsal aktarımda yerini aldığı ve bölgede var olan faunanın yeni üslup arayışı içerisinde, yerel süsleme unsuru ile öne çıktığı anlaşılmaktadır.  

Figürlerin işlenişine göre birebir örneklerinin olduğunu söylemek çok güçtür. Figürlerde ideoloji ve propaganda dikkati çekmektedir. Kentte bu ideolojinin yerel malzeme, işçilik ve aktarım ile yapıldığı düşünülmüş ve Roma merkezli yapılarda görülen hayvanlar ile aynı düşüncenin ürünü oldukları tespit edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94250</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed57428-2ae1-4dda-aca5-58adaf26947b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Karanlığım</image:title>
            <image:caption>Sana düş getirecektim Şeyma
Ahir zamanın okyanus mavisinden
Kirli paslı bir elveda olmayacaktı hani
Hani tükenmişliğini yüreğimde arayacaktın
Ne sular öpecekti göğü
Ne mavisi düşecekti sulara göğün
Sen benim için
Yalınayak bir özlemdin kaldırım taşlarında
Geceyi bunun için seviyordum
Çünkü yitiktin bana biraz
Birazcık suskun
Bana mezar olacaktı günbatımı akşamlar
Sana şehir tükenecekti Şeyma
Bu sitem bu öfke sana Şeyma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94251</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7041e989-cb1e-4c74-97aa-44e2ee57df35.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadaka ve Şükrün Mucizesi</image:title>
            <image:caption>Yüce Allah takdir ederse, kaderin bile değiştiği güzel bir dine sahip olan Müslümanlar için müjdeler çoktur. Önemli olan ve dikkat edilmesi gereke tek şey, şu iki konuyu atlamamaktan geçmektedir. Allah’ın sevdiği ve şerefli bir kul olabilmek, aslında o kadar basittir ki, birincisi; haramları (bir daha yapmamak üzere) terk etmek ve ikincisi; şüpheli şeylerden (sürekli) uzak durmaktır. İşte bunları başaran ve bu şekilde bir hayat süren Müslümanın, dünya sınavı başarılıdır. Zaten bunu hem Kur’an ve hem de sevgili peygamberimiz (s.a.v.) müjdelemektedir. İşte bu açılardan sadaka ve şükür ifadelerine bakmamız ve kendimizi ona göre değerlendirmemiz gerekmektedir. Yüce Allah hiçbir şeyi zorlamadığına göre, o halde yapmamız gereken, bize bahşedilen muazzam aklı kullanıp, doğru yolu ve doğru olanı bulmaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94252</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6aab6513-04e3-4e62-b212-5dfdf4db6665.jpg</image:loc>
            <image:title>Judo Antrenörlerinin Öz Yeterlilik Algıları ve Rekreasyon Katılımını Etkileyen Faktörler</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1 KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
1.1.   Judo Sporu 
1.2.   Antrenörlük 
1.3.   Rekreasyon 
1.4.   Öz Yeterlilik Kavramı 
2.      BÖLÜM 2 MATERYAL VE YÖNTEM 
2.1.   Araştırmanın Modeli 
2.2.   Araştırmanın Çalışma Grubu 
2.3.   Veri Toplama Araçları 
2.4.   Verilerin Toplanması ve Analizi 
3.      BÖLÜM 3 BULGULAR 
4.      BÖLÜM 4 TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94253</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b59a11f-df01-4d3f-9079-9dccdc3ab43d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Aişe&apos;nin Sahabeye Yönelttiği Eleştiriler</image:title>
            <image:caption>İlk asırlarda yeterince metin tenkidi yapılıp yapılmadığı, günümüz hadis-Sünnet çalışmalarının en çok tartışılan konularından biridir. Geçmişte, genellikle isnad tenkidi yapıldığını ve metin tenkidinin ihmal edildiğini savunanlarla birlikte, bunun aksini savunan, hatta günümüzde yapılan metin tenkidi çalışmalarına ve eleştirel yaklaşımlara karşı çıkan kişiler de bulunmaktadır. Elinizdeki kitap, her iki düşünceyi savunanlara cevap niteliğindedir. 

Hz. Âişe’nin tenkidlerini içeren bu kitap, zikrettiği birçok misal ile Hz. Âişe’nin hadis ve Sünnetleri anlama-yorumlama yöntemine ışık tutmaktadır. Ayrıca, Hz. Âişe validemizin Kur’an’a, Sünnet’e ve akla dayalı yöntem ve yaklaşımı, Resul-i Ekrem’in hadis ve Sünnetlerinin doğru anlaşılmasına, tutarlı yorumlanmasına katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94254</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83edceec-cf3f-458c-a0f4-d414f9891ece.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik</image:title>
            <image:caption>Liderlikle ilgili hiçbir şey okumadıysanız buradan başlayabilirsiniz! İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Günümüzde bu değişimi yönetecek liderler daha da önem kazanıyor. Yepyeni kuruluş yapıları ve bunların getirdiği yeni iş yapma yollarını, bambaşka vasıflarla donatılmış çalışanları anlamak ve yönetebilmek, bambaşka vasıflarla donatılmış liderler gerektiriyor. Liderlik alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, yeni liderlik anlayışını uygulamak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94255</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb97ea00-a88c-48c0-b44a-16fdef7bab21.jpg</image:loc>
            <image:title>Alamut (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir tarafta Hasan Sabbah’ın yeryüzü cennetiyle yeni tanışan güzel köleler, diğer tarafta onun en güvenilir savaşçıları olan fedailer. Sabbah’ın yarattığı cennetin içinde gözleri açıldığında hepsinin hayatı hiç umulmadık bir şekilde değişir. 
 
Hikâye 11. yüzyıl İranı’nda, kendini peygamber ilan eden Hasan Sabbah’ın, seçilmiş bir grup insanı intihar suikastçısına dönüştürerek bölgede hâkimiyet kurmak için çılgınca ve aynı zamanda zekice bir plan tasarladığı Alamut Kalesi’nde geçmektedir. Güzel kadınların, yemyeşil bahçelerin, şarap ve haşhaşın göz boyadığı sanal bir cennet yaratan Sabbah, genç savaşçılarını emirlerine uydukları takdirde bu cennete gidebileceklerine inandırır. Kendilerini onun yoluna adayan, ölmeyi de öldürmeyi de göze almış olan bu küçük orduyla hükümdar sınıfına gözdağı verebileceğini düşünür. Sabbah kendi deyimiyle insanların saflığını kullanıp dine adanmışlığı politik emellerine alet eder. Artık kapılar onun için ardına kadar açılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94256</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/028f0ac5-f27b-4108-a61e-717b12aa9373.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlak</image:title>
            <image:caption>İngiliz filozof Bernard Williams, bu kitapta, ahlakın problemlerine ve sınırlılıklarına bir giriş olarak etiği tartışmaktadır. Etik hayatı sistematik bir teorinin talepleri doğrultusunda anlama ve yorumlama çabalarını kısır ve çarpık bulan Williams, çağdaş bir klasik hâline gelmiş olan bu ilk kitabında, ahlaki meselelere nasıl yaklaşılabileceğinin parlak bir örneğini sunmaktadır. 
Ahlaki yargının doğası nedir? Ahlaki bilgi mümkün müdür? ‘Ahlaki olan’ ile ‘ahlaki olmayan’ı nasıl ayırt ederiz? Tanrının varlığı ya da yokluğu ahlak anlayışımızı etkiler mi? ‘İyiliğin’ doğası bağlamında roller, standartlar ve sorumluluklar ne anlama gelir? Mutluluk ahlakla ilgili olmak zorunda mıdır? 

Tüm bu sorularla beraber yazar, amoralizm, öznelcilik, görecilik ve faydacılık gibi, farklı etik anlayışların özgün bir okumasını sunmaktadır. Bu kitap bizleri, felsefe ve etik aracılığıyla; söylemekte, düşünmekte ve hissetmekte olduğumuz şeyler konusunda daha keskin ve daha dürüst bir farkındalığa davet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94257</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e20f2ac-1c04-45cb-8e51-a18571879ca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpten Gelen Armağan</image:title>
            <image:caption>Yeterli Olana Dair Bilgece Bir Hikaye
Kurtlarla Koşan Kadınlar adlı kitabıyla tüm dünyada büyük bir okur kitlesine ulaşan Clarissa Pinkola Estés, hikâyeleri gündelik yaşamının parçası haline getirmiş, onların şifa verici bir güce sahip olduklarına inanan bilge insanlarla dolu kalabalık bir göçmen ailesinden geliyor. Hikâyelerini hem birbirleriyle paylaşan hem de nesilden nesile aktaran bu aileden iki kişiyle tanıştırıyor bizleri yazar: Irena Teyze ve Zovár Amca. Her ikisi de savaşın dehşetini en ağır biçimde yaşamış ve bir biçimde hayatta kalmayı başarmış yaralı ruhlar…
Yeni Tohumlar, Yeni Hayat’ta yazar, Zovár Amca’nın anlattığı hikâyeler ve ona dair anılarla “Asla Ölmeyecek Olan”ı keşfediyor. Nasıl ki bomboş bırakılmış bir toprak yeni tohumları ve yeni bir hayatı kendisine çekerse yaşamımız da öyledir, daima kendini yeniler diyor:
“…Hem de kaç kez delik deşik edildiğinin, çırılçıplak bırakıldığının, yerlere çalındığının, incitildiğinin, alaya alındığının, yok sayıldığının, küçümsendiğinin, horlandığının, işkenceye uğradığının ve çaresizliğe terk edildiğinin bir önemi olmaksızın…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94258</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ef750d-b4c1-436a-96ae-ee71b899b2de.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirbazların Tarotu</image:title>
            <image:caption>78 Kartlık Deste ve Rehber Kitap. 
 
Göz kamaştırıcı Sihirbazların destesiyle sihrinizin hakimi olun. 
Rider-Waite-Smith ekolüne dayanan bu karşı konulmaz deste ve rehber kitapla kılıcınızı kaldırın, asanızı savurun, 
kupanızı boşaltın ve paranızı çizin. Her bir kart canlı renklerle ve nefes kesen sihir patlamalarıyla hayat buluyor. 
Çeşitli alanlarda çalışanlar Barbara Moore’ın müthiş bilgeliğinden ve Mieke Janssens’in harikulade çizimlerinden 
yararlanarak becerilerini güçlendirebilir.  Hayranlık uyandıran ustalarla ve sihirli güçlere sahip ustalarla dolu olan 
bu inanılmaz deste çevirdiğiniz her bir kartla size keyif verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94259</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8281a0-0794-470c-805a-4fbb2941300f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakınlık</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, yirminci yüzyılın en büyük spiritüel ustalarından biri olan Osho, 
sevgi dolu ilişkiler kurma konusundaki bilgeliğini paylaşıyor. 
“Vur-kaç” ilişkileri, toplumumuzda son derece yaygın hale geldi. 
Artık daha köksüzler, geleneksel aile yapılarına daha az bağlılar ve gelişigüzel 
cinsel ilişkileri daha kabul ediciler. Ama aynı zamanda, bir şeylerin eksik olduğuna dair derin bir hisse sahipler: bir yakınlık niteliği. 


Bu niteliğin fiziksellik ile çok az ilgisi var; her ne kadar cinsellik kesinlikle olası bir kapı olsa da. Çok daha önemli olan, diğer kişinin onlara sevgiyle yaklaşacağına güvenerek en derin duygularımızı ve savunmasızlıklarımızı ortaya dökebilmektir. Nihayetinde, yakınlık riskini göze alma isteği, diğeri kapalı kalsa da, bu güvene ihanet etse de bundan kalıcı bir zarar görmeyeceğimizi bilen bir içsel güce dayanmalıdır. 

Nezaket ve şefkat temalarını işleyen bu rehberde Osho, yakınlık konusunda bizi nelerin korkuttuğunu, bu korkularla yüzleşip onların ötesine nasıl geçebileceğimizi ve daha fazla açıklık ve güven getirmek adına ilişkilerimizi nasıl besleyeceğimizi adım adım açıklıyor. 

Osho, bizleri hayatı tüm zenginlikleriyle yaşama kapasitemizi sınırlayan 
koşullu inanç sistemlerinden ve önyargılardan kurtulmaya davet ediyor. 
Kendisi, Sunday Times of London tarafından “20’nci Yüzyılın En Büyük 
1000 Kurucusu” listesine dahil edilmiştir. Ve Hindistan’da yayınlanan Sunday Mid-Day, Osho’yu Hindistan’ın tarihini değiştiren 10 insanın arasında olmaya layık görmüş, onu Gandhi, Nehru ve Buda gibi şahsiyetlerin arasına yerleştirmiştir. 1990’daki .lümünden bu yana Osho’nun öğretilerinin etkisi genişlemeye devam ediyor ve dünyanın hemen her ülkesinde her yaştan arayıcıya ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94260</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e796133-1f24-489c-a109-0c5d96f7550d.jpg</image:loc>
            <image:title>Olgunluk</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, yirminci yüzyılın en büyük spiritüel ustalarından biri olan Osho, ilerleyen yaşlarımızın bahşettiği yaşam niteliklerini benimsememiz için bizi teşvik ediyor. 

Gençliğe saplantılı bir şekilde tutunan ve her ne pahasına olursa olsun yaşlılıktan kaçınmaya kararlı olan bir kültürde bu kitap, Viagra ve kozmetik cerrahi çağında çoktan unutulmuş olan bir soruyu gündeme getirme cesaretini gösteriyor: Ölüm ânına kadar gençliğe ve onun hazlarına tutunmaya çalışmaktansa yaşlanma sürecini doğal olarak kabul etmenin ne gibi faydaları olabilir? 

Osho bizleri yaşlanmanın değil, büyümenin ne anlama geldiğinin köklerine götürüyor. Hem başkalarıyla olan ilişkilerimizde, hem de kendi bireysel kaderimizin gerçekleşmesinde, Osho bize yalnızca gerçek olgunluğun getirebileceği hazları hatırlatıyor. Bir çocuğun benmerkezli evreninden yaşlılıkta bilgeliğin ve şefkatin çiçek açmasına kadar, insan yaşamındaki on temel büyüme döngüsünü anahatlarıyla belirtiyor. 

Osho, tüm kitap boyunca ortaya koyduğu mizah anlayışı ile hayatımızın daha derin anlamından ve amacından ki kendi bireysel benzersizliğimize ve olgunluğumuza bir kutlama ve neşe tavrıyla çiçek açmaktır uzaklaşmanın ne kadar kolay olduğuna dair derin bir kavrayış sunuyor. 

Osho, bizleri hayatı tüm zenginlikleriyle yaşama kapasitemizi sınırlayan koşullu inanç sistemlerinden ve önyargılardan kurtulmaya davet ediyor. Kendisi, Sunday Times of London tarafından “20’nci Yüzyılın En Büyük 1000 Kurucusu” listesine dahil edilmiştir. Ve Hindistan’da yayınlanan Sunday Mid-Day, Osho’yu Hindistan’ın tarihini değiştiren 10 insanın arasında olmaya layık görmüş, onu Gandhi, Nehru ve Buda gibi şahsiyetlerin arasına yerleştirmiştir. 1990’daki ölümünden bu yana Osho’nun öğretilerinin etkisi genişlemeye devam ediyor ve dünyanın hemen her ülkesinde her yaştan arayıcıya ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94262</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/241c3727-64b5-463a-ae84-f23ff6553544.jpg</image:loc>
            <image:title>Şefkat</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en büyük spiritüel ustalarından biri olan Osho, bu kitapta hem başkalarıyla hem de kendimizle nasıl empati kurabileceğimizi araştırıyor. 

Osho, şefkatin doğasını tamamen farklı bir bakış açısıyla inceleyerek bu kelimenin kökünde “tutkunun” yattığını ortaya koyuyor ve ardından şefkatin gerçekte ne olduğuna dair yapılan varsayımlara meydan okuyor. Pek çok sözde şefkat eyleminin, ince bir öz-önem duygusu ve tanınma arzusuyla lekelendiğini söylüyor. Diğer eylemlerin ise başkalarına gerçekten yardım etmekten ziyade onları değişmeye zorlama arzusuna dayandığını açıklıyor. 

Osho, İsa’nın, Buda’nın ve Zen dünyasının yaşamlarından örnek hikâyeler sunarak gerçek şefkatin sadece kendi içimizden doğabileceğini ‒kendimize yönelik derin bir kabul ve sevgi ile başlayabildiğini‒ gösteriyor. İşte ancak o zaman, Osho’nun tabiriyle, diğerini olduğu gibi koşulsuz olarak kabul edebildiğimizde şefkat artık iyileştirici bir güce dönüşebilmektedir. 

Osho, bizleri hayatı tüm zenginlikleriyle yaşama kapasitemizi sınırlayan koşullu inanç sistemlerinden ve önyargılardan kurtulmaya davet ediyor. Kendisi, Sunday Times of London tarafından, “20’nci Yüzyılın En Büyük 1000 Kurucusu” listesine dahil edilmiştir. Ve Hindistan’da yayınlanan Sunday Mid-Day, Osho’yu Hindistan’ın tarihini değiştiren 10 insanın arasında olmaya layık görmüş, onu Gandhi, Nehru ve Buda gibi şahsiyetlerin arasına yerleştirmiştir. 1990’daki ölümünden bu yana Osho’nun öğretilerinin etkisi genişlemeye devam ediyor ve dünyanın hemen her ülkesinde her yaştan arayıcıya ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94263</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc5435f-1b17-4224-980c-11eae4ec0e03.jpg</image:loc>
            <image:title>Tercüman-ı Bektaşiye</image:title>
            <image:caption>Tercüman-ı Bektaşiye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94264</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb4d6a3f-2279-4a31-a475-2ce4d5233e10.jpg</image:loc>
            <image:title>Diplomasi Tarihi 4 - Sovyetler&apos;in Afganistan&apos;ı İşgali</image:title>
            <image:caption>“Her Peştun, kendisinin Büyük İskender olduğunu zanneder ve dünyanın bunu kabul etmesini ister. Sonuç, kuzen ile kuzen, kardeş ile kardeş ve çoğu zaman baba ile oğul arasında sürekli bir mücadeledir. Bu, çağlar boyunca mahvoluşunun hikâyesidir. Büyük bir millet olmayı başaramadılar… Zira, kardeşinin yönettiğini görmektense kendi evini yakmayı tercih ederdi.” 
 
Yirmi farklı etnik gruptan oluşan, aşiretçiliğin hüküm sürdüğü ve bir türlü millet olamayan, birlik kuramayan bir coğrafya için bundan daha güzel bir ifade olamazdı. Asya’nın kalbinde; Çin, Hindistan, Pakistan, İran ve Orta Asya bozkırlarının arasında, Herat ile bir zamanlar insanlık medeniyetinin en gözde örneklerinden birini vermiş olan Afganistan iki yüzyıldır süper güçlerin “Büyük Oyun” olarak adlandırılan stratejik mücadelesinin vahşi ve acımasız bir mücadele ve nüfuz alanı olarak yeryüzünün en geri kalmış bölgelerinden birine dönüşmüş durumda. 
 
Sovyetler Birliği, 1979’da Afganistan’ı işgal ederek, bir ülke sosyalist olduktan sonra Moskova’nın o ülkenin bir daha kapitalist kampa dönmesine asla izin vermeyeceğini savunan Brejnev Doktrini’ni uygulamıştır. ABD ise Pakistan’ın güvenliğini garanti altına almak, Sovyetler’in bölgeye daha fazla nüfuz etmesini engellemek ve Afganistan macerasını olabildiğince maliyetli hale getirmek, işgali sonlandırmak için kendi açısından oldukça etkin bir politika ve örtülü harekat yürütmüştür. 
 
Afganistan bir yandan ABD ile Sovyetler arasında rekabet alanı haline gelirken, diğer yandan radikal hareketler için verimli bir zemine dönüşmüştür. Afganistan’ı işgalin sonuçları, bugün bile başta Ortadoğu olmak üzere dünya politikasında radikal cihatçı hareketlerle bağlantılı olarak etkisini göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94265</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b01cd44-38ee-462b-9091-b47805af163e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs&apos;ın En Uzun Yüzyılı</image:title>
            <image:caption>Kitap tarihsel olarak 1878 ve 1960 yılları arasındaki dönemi işaret etmekte ve 1878’le birlikte ada yönetiminin değişmesinden sonra Batı sömürgeciliğiyle karşılaşan Kıbrıslı Türklerin yeni idareyle birlikte ne gibi dönüşümler yaşadıklarını, beden politikaları, kimlik, kolonyalizm gibi farklı konular üzerinden irdelemeye çalışmaktadır. Bir taraftan adalıların bu yeni duruma adaptasyonuna ve reaksiyonlarına bakarken diğer taraftan da yeni idarenin sömürgeci bakış açısını ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Kitap Batı Kolonyal mentalitesini irdelerken, sömürgeciliğin adaya ve özellikle Kıbrıslı Türklere olan kalıcı etkilerine de yoğunlaşmaktadır. Ayrıca, iki dünya savaşının yaşandığı bu “uzun” yüzyılda, Kıbrıs’ın dünyadaki küresel gelişmelerden nasıl etkilendiğine bakarken yaklaşık bir asır boyunca adadaki kimliklerin nasıl dönüştüğünü ve şekillendiğini de açıklamaya çalışmaktadır. Osmanlı’nın gitmesiyle birlikte Kıbrıslı Türklerin yoğun bir kimlik buhranı içerisine girdiklerini adeta “askıda kaldıkları” bu sürece karşı geliştirdikleri “varoluş mücadelesi” yanında mekân algılarının nasıl zamanla dönüştüğü ve toprağa bağlı siyasi bir toplum haline geldiği metnin ana konusudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94266</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69a13dc3-f34d-467a-a7da-65f83abc6151.jpg</image:loc>
            <image:title>Engizisyon Kıskacında - Katharlar</image:title>
            <image:caption>Orta Çağ’da “Kathar” ismi “saf, arınmış, pür, kusursuz, mükemmel” anlamlarında kullanılıyor. Ancak 
Katharlar’ın yaşadıkları çağda bu isimle anılmadıkları biliniyor. Latinceden çevrilen kilise ve 
engizisyon kaynaklarından edinilen bilgilere göz atıldığında, mahkeme sürecinde engizisyon 
sorgucularının bu insanları “Mükemmel Heretikler” (Sapkınlar) olarak kayıtlara geçirdiklerini 
görüyoruz. Yaşadıkları dönemde, bu isimle çağrılmış olabilirler. 
Katharlar’la ilgili yapılan ilk çalışmalarda, konuya Hristiyanlık içerisinde ortaya çıkan teolojik bir 
ayrılık olarak bakıldığı için etnik köklerinden daha çok, inanç anlayışlarının ayrıntıları üzerine 
yoğunlaşılmış. Daha sonraları Kathar anlayışında sıklıkla rastlanılan Hristiyan inanç ve gelenekleri 
dışındaki unsurlara dikkat çekilerek, inancın özünü şekillendiren kültür ve geleneklere daha fazla 
ağırlık verilmiş. Fransa’ya dışarıdan taşınmış bir inanç olabileceği de varsayılarak, Hristiyanlığın ilk 
ortaya çıkışı ve yayılmaya başlamasıyla oluşan teolojik farklılıkların yoğun olarak yaşanıldığı 
coğrafyalardaki, inanç ve kültürlere yönelinmiş ve Katharlar’ın Avrupa&apos;ya geldikleri coğrafyalar 
hakkında elde edilen bilgiler Balkanlar’ı öne çıkarmıştır. Balkanlar’da, Bogomiller’e dönüşmeden 
önce, Anadolu’dan sürgün edildikleri, inançlarındaki düalistliğin, Anadolu kökenli olduğu ve 
Anadolu&apos;dan Balkanlar’a taşındığı da bu dönemde öğrenilenler arasında. 
Balkanlar’a VIII. yüzyıldan itibaren taşınmış inançların birçoğunun, Anadolu&apos;dan taşındığı 
bilinmektedir. Katharlar kendilerini her ne kadar Hristiyan doğmaları içinde tanımlamışlarsa da, 
Hristiyanlık anlayışıyla örtüşmeyen ritüelleri bazı ayinlerinde açıkça görülmektedir. Kendilerini iyi 
insan olma arayışı içinde tanımlayan Katharlar yaşamı, aydınlık ve karanlık arasındaki mücadele 
olarak görmüşler. Gerçekte onlar, Orta Çağ karanlığının karşısına, inanç gerekçeleriyle dikilmiş ilk 
aydınlardır. İnsanın, yaptığı zulmü, Tanrı adına acımasızca öne çıkardığı bir çağda, insanlık onurlarını, 
acılarının önüne koyabilmiş ve yaşadıkları çağın kararlı direnişçileri olarak mücadele etmiş, 
inançlarından vazgeçmektense ateşlerde sonlanmaya razı gelmişlerdir. Haksızlıklara karşı tavır almayı, 
inançlarının gerçekliğine dönüştürmüşlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94267</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c1a1249-2f24-43d6-9e57-2a16e196bd59.jpg</image:loc>
            <image:title>Esaret</image:title>
            <image:caption>Bağırışlarım kayıtsız kalmıştı. Burnumdan aşağıya bir şeyin süzüldüğünü hissettim. Elimi burnuma götürdüğümde, burnumdan siyah renkte bir kan aktığını gördüm. Daha fazla dayanamadım. Gözlerim kararmaya başladı. En son hatırladığım vantilatörün sesiydi. 

Gözlerimi açtığımda hastanedeydim. Yanımda bir hemşire, koluma takmakta olduğu serumla ilgileniyordu. Uyandığımın farkında değildi. Bana ne olmuştu? Neden hastanedeydim? Murat iyi miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94268</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97ece22f-6cec-4864-bdf2-a72a498f79a5.jpg</image:loc>
            <image:title>İristu ile Ak Kağan</image:title>
            <image:caption>Koştum, koştum, 
Ak göle düştüm, 
Gölden bir kamış aldım, 
Kamışı yere vurdum, 
Yerden bir kök aldım, 
Kökü keçiye verdim, 
Keçiden süt aldım, 
Sütü İristu’ya verdim, 
İristu sütü içti, 
Kaval çalıp oynadı, 
Soy soyladı, boy boyladı, 
Masalı sen anlat deyip kaçtı, 
Görev gene bana düştü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94269</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f51a765-fffd-4e45-beb0-256b97e08705.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpekleri Seven Adam</image:title>
            <image:caption>Küba edebiyatının yaşayan en önemli yazarı sayılan Leonardo Padura, bu romanın örgüsünü devrimci lider ve komünist kuramcı Leon Troçki&apos;nin 1940 yazında, Meksiko kentinde NKVD ajanı Ramón Mercader tarafından öldürülmesi etrafında kurarken, 20. yüzyılın en büyük tarihsel dramlarından birine ve insanlığın en uzun süren ütopyasının ikilemlerine ışık tutuyor. Eleştirmenler tarafından yazarın en önemli eseri kabul edilen Köpekleri Seven Adam, Troçki&apos;nin Büyükada, Paris ve Meksika&apos;daki sürgün yılları hakkında az bilinen gerçekleri ortaya koymasıyla, tartışmalı konulara girme cesaretiyle ve sürükleyici bir polisiye roman tarzındaki kurgusuyla her tür okurun ilgisini çekebilecek bir okuma deneyimi sunuyor. 2015 yılında Asturias Prensesi Edebiyat Ödülü de dahil olmak üzere çok sayıda ödüle layık görülen Leonardo Padura&apos;nın Köpekleri Seven Adam romanı sürgündeki bir devrimcinin çalkantılı yaşamı ve peşindeki NKVD ajanının suikast planları ile ilerleyen muhteşem bir siyasi gerilim. Övgüler: &quot;Kitabın Rus romanlarını andırması yalnızca uzunluğundan ya da Moskova bağlantısından değil, aynı zamanda tarihi bilgilere Tolstoyvari bir tutkuyla yaklaşmasından ve karakterlerinin manevi dünyasını incelerken sergilediği Dostoyevskivari zevkten kaynaklanıyor.&quot; The New York Times &quot;Yüksek tempolu, felsefi, muhteşem bir düşünsel macera.&quot; Kirkus Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94270</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2588609-a745-4732-86e5-b54fd074336f.jpg</image:loc>
            <image:title>Keloğlan ile Kahkaha Hanım - Anadolu Masalları 7</image:title>
            <image:caption>“Türk masalları, Türk halkının yaşayışını, düşüncelerini, tenkitlerini anlatır; terbiye prensiplerini ele alır. Türk masallarının belirleyici ögelerine gelince: Örneğin Yücel Feyzioğlu’nun işlediği ’Keloğlan’, bu Türk masallarına özgü bir tiptir…” 
Prof. Pertev Naili Boratav 
Die Brücke dergisinde yayımlanan söyleşiden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94271</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be3453f3-0a6f-4220-b5db-fb9d04df2688.jpg</image:loc>
            <image:title>Lokman Hekim - Anadolu Masalları 6</image:title>
            <image:caption>Daha önce eczanelerin levhasındaki yılan resminin anlamını merak etmiş miydin? Şahmeran ile ilgili masal biliyor musun? Korkunç ya da zararlı olarak bildiğimiz hayvanların yararları nelerdir? Yılanların yararlarını araştırabilirsin... Yeni ilaçların bulunmasını etkileyen nelerdir? Lokman Hekim söylenceleri ve masalları ilaç icadını kolaylaştırdı mı? Örnekler biliyor musun? Neden çok çeşitli ilaç üretiliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94272</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7bd4a9f-a8ad-47f4-ad3e-a49825d8647c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Konuşmalar I - 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl dünya tarihindeki belki de en sarsıcı, en karmaşık ve en kanlı yüzyıldır. Bir yanda hayatı kolaylaştıran bilimsel ve teknolojik gelişmelerle insanlık adına devasa bir atılım çağı, ama öte yanda bu teknolojinin ürünü gelişmiş silahlarla gerçekleşen görülmedik ölçüde yıkıcı, kıyıcı, yok edici dünya savaşları, bölgesel savaşlar ve çatışmalarıyla tam anlamıyla bir felaketler çağı... 
 
Önemli tarihsel olaylarıyla birlikte, tarihin akışı içinde devletler ve devlet liderlerinin aldıkları ve uyguladıkları politikalar, stratejiler ve kararların etkileri ve sonuçları sadece geride bıraktığımız yüzyılda değil, günümüzde de kendisini hissettirmeye devam etmektedir. Günümüz dünyasını şekillendiren bu tarihî anlarda daima dönüm noktaları bulunmaktadır. Bu tarihsel eşikleri, dönüm noktalarını o ülke liderlerinin tarihî konuşmalarından takip etmek belki de bize o ânı yeniden canlandırabilir, hem de bir tarih kitabından daha fazla… Tam da o anlardır ki bir ulusun ruhunda kaynayan duygular, sinir tellerine dokunan hassasiyetler söz konusu ülke liderinin ses tellerinde titreşir ve her biri görkemli bir konuşmaya dönüşür. Gelecekteki zaferlerin ya da felaketlerin ipuçları bu konuşmalarda gizlidir… 
 
Bu bakımdan liderlerin görüş, düşünce, ideoloji, yaklaşım ve değerlendirmelerini içeren önemli konuşmaları dikkate alınmadan, ne sağlıklı bir siyasi tarih okumasının ne de uluslararası politik gelişmelerin gerçekçi bir analizinin yapılması mümkündür. Dolayısıyla bu kitapta yer verilen konuşmalar, 20. yüzyıl siyasi tarihini ve uluslararası politikasını okumak ve anlamak için önemli bir referans niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94273</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a271468b-927a-45a2-b9b6-00b9667b9e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilginin Temelleri</image:title>
            <image:caption>Günümüzde bilginin temelleri, Descartes, Locke, Hume ve Kant’ın anladıkları gibi, felsefenin de temelleri olmasa bile, felsefe için en önemli konular arasında yer almaktadır. Felsefenin edebiyatla iç içe girdiği kimi romantik kurgucu tutumlardan sıyrılıp, bilginin temellerini kendi temellerinin yakınlarına alması, sağlıklı düşüncenin yararına olmuştur. Sağlıklı düşüncenin yararına olan buna koşut başka bir gelişme, yeniçağda gene Descartes ile başlayan ve Kant’tan sonra büyük ölçüde yitirilen çözümsel; açık seçik ve uslamlamaya yer veren felsefe biçiminin yeniden kazanılmasıdır. Çözümsel felsefe düşüncenin dizgeselliğini dışlamaz. Dışladığı, dizgenin kurguya dönüşmesi, önerilen çözümlerin sağduyu ve deneyle ussal bağlantılarının koparılmasıdır. Felsefe, herhangi bir konunun ‘istenildiği gibi’ açıklanması değil, belirli sorunların, belirli konuların ‘temellendirilmiş’ çözüm ve açıklamasıdır. Kimi düşünürlere göre bilgi, insanı çevreleyen, ondan bağımsız bir evrenden gelir ve algıyla elde edilir. Oysa kuşkucu yöntemler bu görüşün bazı çelişkilere yol açtığını sergiliyor. Peki, elde ediliş biçimiyle kuşku uyandıran insan bilgisine güvenilebilir mi? Bu kitabın ilk amacı bilginin kaynağı konusundaki bu çelişkiyi çözmektir. İkinci amacı ise, gerek dış evrenin gerekse insan anlığının fiziksel olduğu görüşünü savunarak, bu dış evrenin bilgisiyle değişen ‘ben’in nasıl özdeş kaldığını araştırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94274</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4904b129-81e7-49fb-8a7b-4a0f74270ede.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Çocuk Zekidir</image:title>
            <image:caption>Zeki olmak sadece sorulara doğru cevaplar vermek değil, şekiller çizebilmek, “Merhaba! Nasılsın?” demek, denizkızı olmak ve hatta ejderhalara binebilmektir! 
Sevgi Şemsiyesi Altında ve Su Altında Süslü Kostüm Geçidi’nin yazarı Davina Bell, Her Çocuk Zekidir’de çocukların ne kadar özel ve zeki olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94275</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbf26bbd-8fea-47e8-b614-4047f227e08f.jpg</image:loc>
            <image:title>Otobiyografi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>John Stuart Mill (1806-1873): İngiliz düşünür, iktisatçı ve siyaset adamı. Babası James Mill tarafından evde eğitildi. Hukuk bilimci John Austin’den dersler aldı. Bir süre Montpellier’de Faculté des Sciences’ta kış kurslarına katıldı, Oxford ve Cambridge’e girmek için şart koşulan dinsel yemine babası ve kendisi itiraz ettiği için üniversiteye gitmedi. İlk yazıları 1822’de Traveller gazetesinde çıktı. 1823’de Doğu Hindistan Şirketi’nde kâtip olarak işe başladı. 1831’de Çağın Ruhu adlı ilk eseri yayımlandı. 1865’te liberal üye olarak parlamentoya girdi. İşçi sınıfının haklarını destekledi ve kadınların oy hakkı için mücadele etti. Başlıca eserleri Bir Mantık Sistemi, Siyasal İktisadın İlkeleri, Özgürlük Üzerine, Parlamento Reformu Üzerine Düşünceler, Temsili Yönetim Üzerine Düşünceler, Faydacılık ve Kadınların Köleleştirilmesi’dir. Otobiyografi ve Sosyalizm Üzerine Bölümler ölümünden sonra üvey kızı Helen Taylor’ın çabalarıyla yayımlandı. Mill Otobiyografi’de çocukluğundan, aldığı eğitimden, Harriet Taylor ile evliliğinden, parlamentodaki günlerinden söz ederken, aynı zamanda eğitim, edebiyat, felsefe, din, siyaset ve iktisada dair görüş ve eleştirilerini de aktarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94276</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cee4d55-61b5-4378-97b0-8ca533587208.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Amerikalı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Saygon’da yaşayan İngiliz gazeteci Fowler, 1950’lerin başında Vietnam’da sömürgeci Fransa’nın komünistlerin liderliğindeki güçlerle sonu gelmeyen savaşını izlemektedir. Washington’ın gizemli bir görevle şehre gönderdiği Pyle adlı genç Amerikalı’yla tanışır. Ülkesinin bölgede sömürgecilik ile komünizm arasında bir “üçüncü yol” bularak yararlı olabileceğini düşünen bu “sessiz ve masum” Amerikalı’nın faaliyetlerinin yol açtığı felaket büyük olur. Graham Greene, masumiyet ve idealizmin de bazen son derece yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine işaret eder. Capcanlı sahnelerle olağanüstü bir Vietnam atmosferi yaratırken, ülkedeki karmaşık politik durumu, Fowler ile Pyle’ın Vietnamlı bir kadın için girdikleri rekabetle iç içe geçirir. Sessiz Amerikalı, ABD’nin hakkında hiçbir şey bilmediği bir ülkenin iç işlerine karışmasına yönelik sert eleştirisiyle dikkat çeker. Greene, Vietnam Savaşı’ndan önce yazdığı 1955 tarihli romanında, ABD’nin dünyanın “demokrasi bekçisi” olduğuna inanılan bir dönemde, çok geçmeden Vietnam’da kendini içinde bulacağı çıkmazı da öngörmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94277</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab4418bf-84ce-4e49-9b48-cdf4eb96273b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Allah&apos;ın Emri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“…sonu en evvel söyleyeceğim. Ama diyeceksiniz ki bu halde hikâyeden hiçbir lezzet çıkmaz. Maşallah, niçin çıkmasın? Hikâyeye lezzeti yazar verecek değil mi? Bakın ben lezzet vereyim de çıkar mı çıkmaz mı?” Ensesi Yamalı Kanlı Mustafa Paşa’nın Eyüp’teki konağında ve bu konağın kalabalık kadrosu arasında geçen hikâyede, bir kadının saplantı derecesindeki karşılıksız aşkı uğruna çevirdiği entrikalar konu edilir. Kendisinden on yaş küçük Sıtkı’ya âşık olan Behice’nin karşısına bir rakip çıkar: Paşanın genç ve gözde cariyelerinden Sinesaf. Edebiyatımızda pek çok ilkin kalemi olan Ahmet Mithat, Ölüm Allah’ın Emri’nde, zaman akışını tersine çevirerek hikâyenin sonunu başta yazar. Buna rağmen merak unsurunun baştan sona canlı kaldığı eserde, arzularını çekinmeden ortaya koyan Behice’nin ağzından kadın erkek ilişkilerini şekillendiren yaygın örf ve âdetler de mercek altına alınır. 

Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Gazetecilikle başladığı yazı hayatına hikâye ve roman yazarlığını da ekleyerek çeşitli alanlarda sayısı yüz elliyi bulan eser kaleme almıştır. Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla daima diyalog halindedir. Sofya’da Tuna gazetesinde önce yazar, daha sonra başyazar olarak gazeteciliğe adım atar. Mithat Paşa’yla gittiği Bağdat’ta ressam Osman Hamdi Bey, Muhammed Zühavi ve Şirazlı Bakır Can Muattar gibi isimlerin de bulunduğu oldukça geniş kültürlü bir çevreye girerek Batı ve Doğu kültürleri üzerine bilgisini derinleştirir. Tahtakale’deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayımlamaya başlar. Bir yandan da yayımladığı Devir, Bedir, Dağarcık, Kırkambar gibi gazete ve dergilerle gazeteciliğe devam eder. Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. İstanbul’a döndüğünde çeşitli memuriyetlerde bulunur ve Türk basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat’i kurar. Hemen her konuda, üstelik yeni tekniklerle de yazan Ahmet Mithat’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94278</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b104eea-3af1-4ab9-a110-bfde3857fd2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Sevişme Vakti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şimdi Sevişme Vakti Çıplak heykeller yapmalıyım, Çırılçıplak heykeller Nefis rüyalarınız için Ey önümden geçen ak sakallı kasketli, Yırtık mintanından adaleleri gözüken Dilenci Sana önce Şiirlerin tadını Aşkların tadını Kitaplardan tattırmalıyım Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden.. 
(...) 
*Şimdi Sevişme Vakti *Yeis *Sicilya Ormanları *Ceylânı Bahri *Arkadaş *O ve Ben *Napoli *Mektup I *Mektup II *Bir Zamanlar *Şarap İçerek *Deli Çay *Bir Masa *Köprü *Marikula Doğur *Karlı Hava *Söyliyemiyorum *Yarı Belimiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94279</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f45be347-1f22-4946-906a-8a05f453c124.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahkeme Kapısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sait Faik bu kez bir ay boyunca izlediği adliye mahkemelerindeki “tutukluların” öykülerini yazıyor. Bu kişiler Sait Faik’in bildik evreninin bildik yüzleri: kimsesizler, yoksullar, işsizler, balıkçılar, oyun olsun diye hırsızlık yapan çocuklar... Ve öte yanda yargının soğuk yüzünü yansıtmaktan uzak, iyicil yargıçlar çıkar karşımıza. Suçlu olarak mahkemede bulunan çoğu kişiyi, önce insan olduğunu anımsatan ayrıntılarla, onların önce bir oğul ya da bir baba olduğunu vurgulayarak anlatır Sait Faik. Aslında ona göre ortada suç da yoktur, suçlu da. Okura da hepsini tahliye etmek düşer... 
 
*Seylan Çayı Hırsızları *Modern Bir Karı Koca *Bursa’dan Cesur Bir İhtiyar Geldi *İki Buçuk Liralık Bir Rüşvet *Bir Peri Masalı mı? İpekli Kumaş Hırsızlığı mı? *Üç Bayan Bir Bay *Koltuk Değnekli Adam *Pişmanlık *Nüfus Tezkeresiz Adam *Sultan Mahmut Türbesi’nin Kurşunları *Altmış Liralık Bir Kadın Çantası *Bıçakla Oynanmaz *Yüze Yakın Basamak *Çamaşır İpleri ve Don Gömlek Hayaletleri *Üniversiteliler ve Bir Bayan *Artistler Turneye Çıkarlarken *Bu Senenin Meşhur Karakışı Cinayeti *Dayının Ceketi *H. Soğukpınar *Yerli İskoç Kumaşından Spor Ceket *100.000 Marsilya Kiremiti *Meryem Ana Kandili Ampülünün Kordonu *Davacıya Göre:Bir Muharebe *Başkalarının Derdiyle Dertlenen Bayan *Mahkemeye Verilen Mektuplar Kimin? *Portakal Ezmelerinde Boya Var mı, Yok mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94280</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71560f85-4f5e-45d7-bd00-0ada9faea42d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Keşfet - Çöpler ve Geri Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Eğlendirerek öğreten bu heyecan verici seride, kendi ellerinle yapacağın deneyler sayesinde bilime pratik bir yaklaşım geliştirmeni sağlayacak çok sayıda etkinlik yer alıyor. 
Çöpler ve Geri Dönüşüm’de keşfedeceğiniz çok şey var: 
• Geri dönüşüm için çöpleri sınıflandırmak 
• Kendi doğal ayrıştırıcı hayvanlarını toplayıp beslemek 
• Kendi organik gübre öbeğini oluşturmak 
• Ve daha neler neler var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94281</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22959dae-1cbf-4379-9801-9c91faf68698.jpg</image:loc>
            <image:title>Bonbonlar</image:title>
            <image:caption>“Çok komik” 
Guardian 
 
Ben Bonbon. Bonbon BENİM! 
Bu kitap ikisi için yeterince büyük değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94282</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198f9a7a-e6e3-4867-85a7-c91f199867fc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzu boyama, kalemi doğru tutma ve odaklanma becerisiyle tanıştırmak için tam onlara göre tasarlanmış bu güzel kitabı kullanın. İlginç aktiviteler ve boyanacak basit sahnelerle dolu olan kitapta, minikler kendi muhteşem resimlerini yaratırken bolca da eğlenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94283</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfe608bf-2234-443c-9474-51db8c0ce067.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Gözlemciler - Parkta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Park görmeye değer ilginç ve güzel şeylerle doludur. 
Küçük Gözlemciler, ilkbaharda açan çiçeklerden arılara ve kelebeklere, sonbaharda dökülen yapraklardan yağmurlu havalara varıncaya kadar, çevrelerindeki dünyanın şaşırtıcı güzelliğini keşfetmeye bayılacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94284</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/085683df-a2f9-4bb5-870c-b43d8b08b5c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Değil, Böyle</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar, herkesin dilediğince yaşayabildiği bir ülke varmış. Bale yapan prenslerin, ağaç tepelerinde dolaşan prenseslerin, kız çocuğu oldu diye sevinçten deliye dönen kralların, üvey evlatlarını öz evlatları kadar çok seven kraliçelerin, akşam yemeklerinde prensleri yemeyen ejderhaların yaşadığı bir ülke…

Klasik masalların hayal edemediği kadar eşit, özgür ve mutlu bir ülke… Aslı Tohumcu bu kitabını, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi UN Women’ın “Awake Not Sleeping” (Uyandıran Masallar) girişimi kapsamında yayımlanmaya değer görülen “The Storyteller” (Masalcı) adlı öyküsünden uyarladı. Farklı bakışıyla, toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan yaklaşımıyla ve eğlenceli anlatımıyla kurguladığı “masalların masalı”nı, illüstratör Pelin Turgut karakterleriyle, renkleriyle, sahneleriyle canlandırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94285</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f1a5b7-5518-4e68-8423-0992156893af.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyarın İki Yüzü</image:title>
            <image:caption>Sahip çık geceye ve gündüze 
Aslında bu sorun bir bilmece 
Hem yaşayacak hem yazacaksın 
Sonunda güneşi kurtaracaksın 
Hazırsan bir sayfa daha çevir 
İlk odaya gir… 
 
Üç kafadar, iki diyar arasındaki dengeyi bulup barışı sağlamak için tüm taşları bir araya getirebilecek mi yoksa karanlık güçler buna engel mi olacak? 
Diyarın İki Yüzü’nü okurken hem doğa olaylarına tanıklık edecek hem de huzur içinde yaşamada birlik olmanın önemini kavrayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94286</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/392f8724-187e-4187-bd04-c78be770b171.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız 185 Kasım - Aralık 2021</image:title>
            <image:caption>“Sanat Dünyamız”  dergisinin 185. sayısı çıktı! 
 
Sanat Dünyamız dergisinin 185. sayısı yayımlandı. Dergi, bu sayısında “Mesafenin Politikası” adlı dosyada mesafe sözcüğünün farklı anlamlarına bakan yazıları ve söyleşileri bir araya getiriyor. 
 
Bu kapsamda dergide Sezen Ünlüönen izleyici ve sanatçı arasındaki mesafeyi ele aldığı yazısıyla yer alıyor. Begüm Özden Fırat, Berfin Atlı, Çisel Karacebe ve Suzi Asa’nın dosyada yer verilen makalesi, 2020’nin Mayıs ve Haziran aylarında yapılan saha araştırmasından yola çıkarak, sessel deneyimlerin fiziksel mesafeleri aşan niteliklerini inceliyor. İlker Hepkaner’in dosyadaki yazısı, şarkı sözlerindeki mesafelere göçün müzik üzerindeki etkisi üstünden bakıyor. Nesli Gül Durukan ise sanatçı Belit Sağ’ın göçmen kadınların pandemi deneyimlerine eğildiği eserine odaklanıyor. Hisler / Karşılaşmalar / Kesişmeler söyleşi serisinin beşincisinde sanatçılar Hale Tenger ve Gülşah Mursaloğlu ‘mesafe’ kavramının işlerine etkisini anlatıyor. Sanatçı Dilek Winchester son çalışmaları ekseninde mesafe kavramı etrafında Naz Kocadere’nin gerçekleştirdiği bir söyleşisiyle dergide yer buluyor. Elif Kamışlı “Güneye Yürüyüş” başlıklı denemesinde mesafe kavramının farklı anlamları etrafında geziniyor. Şükran Çakmak ise yazısında sahne sanatlarının mesafelerin etkisiyle değişen pratiklerine dair örnekler veriyor. 
 
Dergide ayrıca Adorno’nun “Valéry, Proust, Müze” başlıklı makalesi dosyaya eşlik ederken, Süreyyya Evren Sarmal Senaryolar serisinin üçüncü yazısında bilinen ve bilinmeyen arasındaki açıklığa dair sorular soruyor. Derginin Ajanda bölümünde ise sanatçı Canan ajandasındaki sergi, müzik, kitap ve filmleri paylaşıyor. 
 
Derginin geçmiş sergilerin değerlendirmelerine yer verdiği +İz bölümünde Fatih Özgüven Galeri Nev Ankara’da gerçekleşen Selim Cebeci’nin “Mogambo” sergisini değerlendiriyor. Gürçim Yılmaz ise Protocinema’nın “Bir Zamanlar Kavranamayan” sergisi üzerine Barad’ın ilişkisel ontolojisi üzerinden bir okuma yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94287</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9afd94aa-07e4-49e8-8224-53e21f36e7fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlüklü Karga</image:title>
            <image:caption>Kargalarla dost olan Asu’nun hikâyesini okuduktan sonra, gökyüzüne bambaşka gözlerle bakacaksınız… 
 
Gökte uçan kuşlara hiç dikkat ettiniz mi? 
Onların davranışlarını gözlediniz mi? 
Onlarla dost olmayı denediniz mi? 
 
Gürsel Korat’ın yazdığı Gözlüklü Karga’ya Özge Tığlı Taşlı’nın resimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94288</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc63165b-c533-406a-9e55-5e816a362493.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramsal Ritimler</image:title>
            <image:caption>Felsefe edebiyatın yerini alamaz; edebiyat da felsefenin yerini tutamaz. Edebiyat bir şey yapar, etkileri vardır; bazı sonuçlar doğurur, felsefe bu sonuçların ne olduğunu, böylelikle edebiyatın ne olduğunu anlamak ve açıklamak ister. Fakat aslında bu, felsefenin daima önünde duran zor bir meseledir. Zira edebiyatın sonsuz evreninde hep keşfedilecek başka yollar, anlaşılmayı bekleyen başka sonuçlar var olacaktır. İnsana dair kavranabilir ve hissedilebilir olanı arayan bu iki faaliyet arasındaki bağlar, her zaman kavramların gücüyle eleştirel bir biçimde tartışılmayı bekleyecektir.

Elinizdeki derlemede, edebiyat ile felsefe arasındaki ilişkiler filozofların edebiyata yaklaşırken kullandıkları kavramlar merkeze alınarak tartışmaya açılmaktadır. Derlemede bir araya getirilen metinler, filozofların edebiyata yönelik tutumlarının ne olduğunu, kendi düşünceleriyle edebiyat arasında nasıl bir bağ kurduklarını ve bu bağın genel olarak felsefe ile edebiyata yönelik kavrayışları ya da kabulleri ne şekilde değiştirdiğini göstermektedir. 

Edebi Üretim Teorisi: Macherey ve Edebiyatta Spinozacılık  ÖMER KÜÇÜK • Dışarı Doğru: Edebiyatın Varlığı Üzerine Bir Deneme  SERCAN ÇALCI • Okumanın Parodisi: Metnin Niyetine Karşı Bildiğini Okumak BURCU CANAR • Minör Edebiyat Tamamlanmamış Bir Kavram mı?: Alternatif Bir Deleuze-Guattari Okuması  HAKAN YÜCEFER • Sır Tut(ul)an Edebiyat: Derrida, Sır ve Edebiyat  P. BURCU YALIM • Görünmeyenler ve Duyulmayanlar: Spivak’ta Entelektüelin Konumsallığı ve Madunun Tekilliği EMRE KOYUNCU • Edebiyatın Siyaseti: Başka Bir Gerçeklikte Bulunmak MUSTAFA DEMİRTAŞ • Edebiyat ve Melankoli: Mai ve Siyah’ta Semiyotik İşaretler  UĞUR ERMEZ ve ÖZGÜR TABUROĞLU • Anlatıdaki Başkaya Bağlanma Sanatı: Edebi Komünizm ZELİHA DİŞÇİ • Plastisite: Yazıdan Sonra Varlığın Şeması  YÜCE AYDOĞAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94289</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2a3dfe0-375f-430c-a230-4d848d12616a.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatın Ulusu Ulusun Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın Ulusu, Ulusun Edebiyatı, Ziya Gökalp’in betimlemesinden aldığı ilhamla 1923-1938 yılları arasında yayımlanmış romanların Türk ulusunun inşası doğrultusunda yüklendiği rolleri bir yandan ulus inşasına dair kuramsal tartışmalar diğer yandan romanın modernleşme ve milliyetçilikle olan karmaşık ilişkisi ışığında ele alıyor. Bir “hayali cemaat” olarak Türk ulusunun yaygınlaşmasında, bireyler için kurgulanan bir kimliğin okura ulaşmasında ve milliyetçiliğe ilişkin fikirlerin kitleselleşmesinde pay sahibi olan eserleri aynı zamanda edebi olan politiktir iddiasının dayanakları olarak tartışıyor. 

Kadir Dede, romanlarda yer bulan “biz” ve “öteki” kategorilerine kim ya da ne olduğunu bilmeyen bir kitleye “Türk” olduğunu göstermenin bir aracı olarak yaklaşırken, metinlerin nihai olarak ulus inşa süreçlerinin kritik ancak gölgede kalan bir boyutuna katkı sağladığını; bir hakikat etkisi yaratacak bir biçimde ulusun kökenini oluşturan “hikâye”yi vücuda getirdiğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94290</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/067fa675-31a2-4427-bc0c-e7668ba617f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünme Etiği</image:title>
            <image:caption>“Dünyayı sadece çağdaşlarımızla değil bizden sonrakilerle de paylaşıyoruz ve onu yaşanabilir bir yer olarak inşa etmek, korumak ve geleceğe bırakmak sorumluluğumuz var,” diyor Fatmagül Berktay. “Dünya sevgisi, ona ihtimam gösterme, özgürlük aşkı gibi kavramlar politik etkinliğin temelini oluştururlar. Eğer kişi politikayla ilgiliyse veya politika teorisiyle uğraşıyorsa neredeyse otomatik olarak bu değerlerle ilgilenmek ve seçimler yapmak zorunda kalır. Politik teorinin değeri, doğrulanabilir öngörülerde veya kesinliği kendinden menkul yargılarda bulunmasında değil, ortak dünyayı anlamaya çalışarak, değerlendirerek, yorumlayarak siyasal yaşama anlamlı biçimde bilgi sağlamasında yatar.” 

Bu kitaptaki yazılar, verili kavramları ve varsayımları sorgulayarak, onları eleştirel aklın süzgecinden geçirerek “zihnimizi genişletme” çağrısı yapıyor. “Yeni ilişkiler, yeni bağlar kurabilmek, yeni başlangıçlar yapabilmek” için sadece bilgiye erişmeyi değil, bu dünyada nasıl yaşanacağını, başkalarıyla nasıl etik bir ilişki kurulacağını da mesele edinmemiz gerektiğini söylüyor. “Hasmı ne pahasına olursa olsun mat etme” isteğinin tekbenci ve tahakkümcü bir tutum olduğunu, politik eylemin ancak çoğulluk olgusunu paylaşan insanlar arasında gerçekleşebileceğini hatırlatarak, tahakküme karşı çıkmaya çalışan herkesi düşünmeyi seçmeye, saygılı ve dürüst bir ortak düşünme sürecine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94291</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d8a3dac-01a9-4a5b-9bd6-8d4067fa5618.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahkumların Şafağı</image:title>
            <image:caption>Karıncaların Günbatımı, Yalnızlar, Meteliksiz Âşıklar romanları nihayet Türkçede de büyük bir heyecanla okunan Zaven Biberyan’ın özyaşamöyküsü, bir yazarın yaşamını ve yaşadığı zamanı en dürüst, en çıplak, en hakiki haliyle yansıtıyor. 1921 doğumlu Biberyan’ın 100. doğum yıldönümünde yayımlanan Mahkûmların Şafağı, Biberyan’ın ömrünün ilk yirmi beş yılına, çocukluğuna, gençliğine, 1930’ların ve 40’ların siyasi ve kültürel ortamına dair eşsiz bir tanıklık. İstanbul’da yaşama dair ayrıntılar ve insanlar, hatta toplumlar arasındaki ilişkilerin tasviri bakımından oldukça zengin olan bu anlatı, yazıyla ve edebiyatla daha çocuk yaşta tanışan Biberyan’ın usta bir yazara dönüşme serüvenini de görünür kılıyor. Türkiyeli bir Ermeni yurttaş olarak maruz kaldığı ayrımcılığın, özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında yıllar süren Nafıa askerliği esnasında çektiği ıstırabın, sonrasında Ermeni ve sol kimlikleri nedeniyle uğradığı kovuşturmaların hayatına, ruhuna nasıl damga vurduğunu ayrıntılarla anlattığı bölümler de, bu acıların Biberyan tarafından nasıl işlenerek edebiyat yoluyla benzersiz birer kara inciye dönüştüğünü düşündürüyor. Mahkûmların Şafağı’nı, edebiyatına hayran olduğumuz yazarımızın iç dünyasına, o çok katmanlı dünyanın kilitli kapılarına açılan bir kılavuz kitap olarak büyük bir sevinçle takdim ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94292</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be24144a-b324-43cf-90d8-2fd9beca2060.jpg</image:loc>
            <image:title>Mirabo Köprüsü</image:title>
            <image:caption>Mirabo Köprüsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94293</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de9ebcf0-1d25-485c-8a8e-75f4a146f621.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Güzel Yarınlar</image:title>
            <image:caption>Wumpuslar pek iyi savaşamıyordu. Değerlendirme işine yarayan insansız araçlardı onlar, avcı-katil robotlara benzemiyorlardı. Ana saldırı yöntemleri de benim onları ezebildiğimden daha hızlı bir şekilde yıkıntı binalardan kendi kopyalarını yaratmaktı. Pek spor sayılmıyorlardı gerçi ama olsun... 
 
Disney dünyasının hâkim olduğu bir gelecek... Bu dünyada insan-ötesi bir çocuk olan Jimmy Yensid’in evi wumpus adlı makineler tarafından yok edilir. Kırbaç gibi dokunaçlarının ucundaki ağızlarla her türlü varlığı öğütüp toprağa çeviren devasa makinelerdir bunlar. Jimmy kaçmak zorunda kalır yaşadığı yerden. Hayatta kalmak kadar bir başka amacı daha vardır: ölümsüzlüğüne çare bulmak. Jimmy’yi çıktığı bu yolda yeni maceralar, eski dostlar ve alternatif bir gelecek bekliyordur... 
 
CORY DOCTOROW 1971 Kanada doğumlu bilim kurgu yazarı, aktivist, gazeteci ve blog yazarıdır. Kurgu dışı, gençlik ve yetişkinlere yönelik kitapları da bulunan Doctorow, Elektronik Sınırlar Vakfı üyelerindendir ve Birleşik Krallık Açık Telif Hakları Grubu eş kurucusudur. Boing Boing isimli ünlü web günlüğü eş editörlerinden de olan Doctorow, Los Angeles’ta yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94294</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04826ccd-d790-428b-8dd3-54ca8027fdd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygularım - Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Fransa’da pozitif ebeveynlik yönteminde öncü psikoterapist Isabelle Filliozat ile psikoterapist ve çocuk terapisti Virginie Limousin tarafından kaleme alınan, Türkiye dahil yayımlandığı tüm ülkelerde büyük beğeni toplayan Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum serisi, her kitaptaki 100’den fazla etkinlik ve ebeveyn kitapçığıyla birlikte, çocukların içlerinde neler olup bittiğini anlayabilmeleri, “duygularının efendileri” olabilmeleri için hazırlandı.
“Duyguyu anlama ve aktarma becerisi için kıymetli bir kitap bu. Ebeveynlerin de mutlaka okumasını dilerim.” Psikiyatrist Dr. Gülcan Özer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94295</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd583b8-c8dc-43ea-b69b-619ac8fac011.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağına Aşık Olan Kadın</image:title>
            <image:caption>Bildiğim tek şey; bu adamın, parçaladığı ruhumu tek bir gülüşüyle onarabilecek güçte olduğuydu. Canı isterse kırıp döktüğü her şeyi tek bir hareketiyle toplama gücüne sahipti. Tek bir bakışıyla beni hayata döndürüp nefesim olabiliyordu. Ve bence, bunun farkında olduğu için benden kaçıyordu. Hayatında hiç sevilmemiş, duygularına karşılık alamamış, belki de gerçek anlamda sevmeyi bilmeyen bir adamdı o. Ben de öyleydim. Biz aynıydık, birdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94296</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/577d8f64-6b7d-40c2-82fa-b008e3c8ce39.jpg</image:loc>
            <image:title>Müstakil Efendi</image:title>
            <image:caption>Kim?
Ağaçlar mı kazanacak!
Yoksa aldanışımıza yol gösteren
Şu kör olası kibrimiz gibi
Göğe kafa tutan binalar mı 
Kim ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94297</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7944fabb-51bf-4dbc-b682-734872b9680c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahiler Sınıfı - Beatles</image:title>
            <image:caption>John, Paul, George ve Ringo. Bu dört İngiliz genç 5 Ekim 1962’de bir plak yayınladı. O gün bunu bilmiyorlardı ama çıktıkları bu yolculuk, dünyayı altüst edecek bir müzik ve kültür dalgasına sebep olacak, âdeta çılgınlığa dönüşecekti: Beatles çılgınlığı. 
 
Büyük ilgi gören Dâhiler Sınıfı serisi  BEATLES - EFSANE DÖRTLÜ ile devam ediyor. 
 
Dâhiler Sınıfı Serisi Hakkında: 
Bunlar, her biri kendi yöntemiyle; kelimeleriyle, icatlarıyla, seçimleriyle ve hatta kaderleriyle dünyayı değiştirmiş kadınların ve erkeklerin hayat hikâyeleri; şaşkınlık ve hayranlık duymanızı sağlayacak, hayal gücü ve merak duygunuzu harekete geçirecek büyüleyici hikâyeler. Dâhiler Sınıfı serisi bu özel insanları çocuklarla (9 yaş ve üstü) tanıştırmak üzere tasarlandı. İlk olarak yayımlandığı İtalya’da büyük övgü toplayan ve ardından pek çok dile çevrilen Dâhiler Sınıfı, minik ebadı, renkli illüstrasyonları, bilgiyi heyecan ve macerayla birleştiren anlatımıyla çocukların kolay okuyacağı, zor unutacağı, onlara öğrendiklerinden daha da fazlasını merak ettirecek bir seri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94298</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98feac1d-db90-4511-8591-0398898e63d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi 1</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllarını siyasal düşünce tarihi üzerinde çalışarak ve ders vererek geçiren Doç. Dr. Ateş Uslu’nun on yıllık emeğinin ürünü olan Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi, okurları düşünce tarihinde beş bin yıllık heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Uslu, kimisi çoğunlukla “büyük” olarak addedilen, kimisiyse adı pek az kimse tarafından hatırlanan sayısız düşünürü ele aldığı üç ciltlik kapsamlı yapıtta, M.Ö. 3000’den başlıyor ve M.S. 20. yüzyıla kadar siyasal düşüncelerin izini sürüyor. Bunu yaparken yalnızca siyaset felsefesi metinlerini değil, şiir, destan, tiyatro oyunu ve söylev gibi başka pek çok türden metni de irdeliyor. 

“İktidarı Tanrılaştırmak” alt başlığını taşıyan ve Tunç Çağı’nın kutsal tanrı-krallarıyla anlatısına başlayan bu birinci cilt, Yunan polis’lerinden Roma res publica’sına, Asya imparatorluklarından Türk kağanlıklarına, İslam dünyasından Batı Avrupa’ya pek çok uğrağa ve tüm bu uğraklardaki sınıf savaşımlarına, halk isyanlarına ve devrimlere uzanan yolculuğunu M.S. 13. yüzyılda sonlandırıyor. 


Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi, her dönemin kendi içinde birtakım değişkenleri olmasıyla birlikte siyasal düşünceler tarihinin büyük bir etkileşimler dizgesi niteliği taşıdığını gösteriyor. Hem siyasal düşünce tarihi ve siyaset felsefesi gibi alanlarda ders alan öğrenciler hem de insanlığın uzun düşünce yolculuğu hakkında derli toplu bilgi edinmek isteyen okurlar için temel bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94299</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a005fb7-7c7f-41ac-b8c6-5ea6227f099a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakkında Hiçbir Şey Bilmediğim Şeyler</image:title>
            <image:caption>“Patrick Ness&apos;in bu seçkisi yenilikçi ve cesur olmanın yanı sıra yaratıcılıkla bezeli.” Daily Telegraph


​İnsan ayrıksı çocuğu daha çok sever, değil mi?


Canavarın Çağrısı kitabından tanıdığımız Patrick Ness&apos;ten, absürtlüğün sınırlarında gezinen postmodern öyküler...


Edebî yetkinliğini birden fazla defa aldığı ödüllerle sürdüren yazar, uzun süre zihninizi meşgul edecek on bir sıradışı öykü anlatıyor.


Alışılmadık bir mizah anlayışının ve cesur bir hayal gücünün ürünü olan Hakkında Hiçbir Şey Bilmediğim Şeyler her satırında okurun ilgisini canlı tutmayı başarıyor.

İsa&apos;nın çift eklemli dirseklerinden, Nuh&apos;un gemisine almadığı dinozorlardan ya da Man Adası&apos;ndaki Amazonlardan haberdar mıydınız? İyi niyetli, dahası iyi giyimli yetişkinlerin kötü giyimli çocukları hayırseverlik adına alıkoydukları giyşirme trendi hakkında ne düşünüyorsunuz? Peki, telepazarlamayla öz savunma kursları satmak istemez misiniz? Endişelenmeyin haftalık kotayı doldurduğunuz sürece bu iş tam size göre. Şehir efsanelerinden eşsiz bir kurgusal gerçekliğe uzanan yaratıcılıkla dolup taşan öyküler...
 

Etkileyici eserlere imza atan Patrick Ness, bu kitabında kullandığı farklı tarzlarla her edebî türe ne kadar yatkın olduğunu gözler önüne seriyor. Öykülerin türüne göre değişen yazı tipi karakteri ve sayfa düzenlemesi ise okurun metinle bütünleşmesini destekliyor.  


“Bu hikâyelerin hepsini, kimsenin okumayacağını düşünerek yazmıştım; yani kimse okumayacaksa, diye düşünmüştüm, sırf kendimi eğlendirmek için yazabilir ve yanıma kâr kalıp kalmayacağına bakabilirdim.” P.N.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf8d5f01-bde4-4a97-8fe3-f7b296086125.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllarını siyasal düşünce tarihi üzerinde çalışarak ve ders vererek geçiren Doç. Dr. Ateş Uslu’nun on yıllık emeğinin ürünü olan Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi, okurları düşünce tarihinde beş bin yıllık heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Uslu, kimisi çoğunlukla “büyük” olarak addedilen, kimisiyse adı pek az kimse tarafından hatırlanan sayısız düşünürü ele aldığı üç ciltlik kapsamlı yapıtta, M.Ö. 3000’den başlıyor ve M.S. 20. yüzyıla kadar siyasal düşüncelerin izini sürüyor. Bunu yaparken yalnızca siyaset felsefesi metinlerini değil, şiir, destan, tiyatro oyunu ve söylev gibi başka pek çok türden metni de irdeliyor. 

“Özgürlük, Güvenlik ve Birey” alt başlığını taşıyan ve 1300 yılından anlatısına başlayan bu ikinci cilt, Avrupa’dan İslam dünyasına, Birleşik Krallık’tan Doğu ve Güneydoğu Asya topraklarına pek çok uğrağa ve tüm bu uğraklarda gelişen düşüncelere, üretim ve yönetim biçimlerine uzanan yolculuğunu 1789’da sonlandırıyor. Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi, her dönemin kendi içinde birtakım değişkenleri olmasıyla birlikte siyasal düşünceler tarihinin büyük bir etkileşimler dizgesi niteliği taşıdığını gösteriyor. Hem siyasal düşünce tarihi ve siyaset felsefesi gibi alanlarda ders alan öğrenciler hem de insanlığın uzun düşünce yolculuğu hakkında derli toplu bilgi edinmek isteyen okurlar için temel bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94301</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9ac49e-6032-4448-9d2a-6f8cc601ac73.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi 3</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllarını siyasal düşünce tarihi üzerinde çalışarak ve ders vererek geçiren Doç. Dr. Ateş Uslu’nun on yıllık emeğinin ürünü olan Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi, okurları düşünce tarihinde beş bin yıllık heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Uslu, kimisi çoğunlukla “büyük” olarak addedilen, kimisiyse adı pek az kimse tarafından hatırlanan sayısız düşünürü ele aldığı üç ciltlik kapsamlı yapıtta, M.Ö. 3000’den başlıyor ve M.S. 20. yüzyıla kadar siyasal düşüncelerin izini sürüyor. Bunu yaparken yalnızca siyaset felsefesi metinlerini değil, şiir, destan, tiyatro oyunu ve söylev gibi başka pek çok türden metni de irdeliyor. 

“Soyut Evrenselciliğe Karşı Eşitlik Talepleri” alt başlığını taşıyan bu üçüncü cilt, anlatısına Fransız Devrimi’yle başlıyor. Avrupa’dan Asya ve Afrika’ya, Latin Amerika’dan Britanya ve ABD’ye pek çok uğrağa ve tüm bu uğraklardaki siyasal ideolojilere, devrimlere ve siyasal-toplumsal dönüşümlere uzanan yolculuğunu 20. yüzyılda sonlandırıyor. 

Siyasal Düşüncelerin Toplumsal Tarihi, her dönemin kendi içinde birtakım değişkenleri olmasıyla birlikte siyasal düşünceler tarihinin büyük bir etkileşimler dizgesi niteliği taşıdığını gösteriyor. Hem siyasal düşünce tarihi ve siyaset felsefesi gibi alanlarda ders alan öğrenciler hem de insanlığın uzun düşünce yolculuğu hakkında derli toplu bilgi edinmek isteyen okurlar için temel bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321386df-8bad-41bd-a402-bfaf6bfe69c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğumun Aklından Neler Geçiyor?</image:title>
            <image:caption>“BAK N’APTIM!”
“DAHA UYKUM GELMEDİ Kİ!”
“BENİ UTANDIRIYORSUN.”

Çocuğun bu ve bunun gibi cümleleri sarf ederken aslında ne demek istiyor? Hislerini ifade edemeyip ağladığında, kendini yerden yere atıp öfke krizleri geçirdiğinde ve sen kendini çaresiz bir şekilde köşeye sıkışmış hissettiğinde çocuğunun aklından neler geçiyor? Ona nasıl yardımcı olabilir, nasıl “yeterince iyi” bir ebeveyne dönüşebilirsin? 

İşte bu kitapla her gün yaşanabilecek yüzden fazla olayı deneyimlerken çocuğunun davranışlarının ardındaki sebebi keşfetmekle kalmayacak, onun duygularına da anlam verebileceksin. Öte yandan, her an patlak verebilen ve bocalamana sebep olan sorunlar karşısında hem en iyi çözümü güvenle uygulayabilecek hem de kendi hislerini hiçe sayıp yalnızlık çekmek zorunda kalmayacaksın. 

Çocukların 2 ila 7 yaş arasında geride bıraktıkları dönüm noktalarını keşfederken öfke nöbetleri, kardeş çekişmeleri, uyku sorunları, çevrimiçi güvenlik ve çok daha fazlasıyla başa çıkmanın yollarını bulacaksın. Çocuğunun en derinlerde yatan düşüncelerini göz ardı etme ve hep olmak istediğin ebeveyne ulaş!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd901012-8e8a-41eb-a16c-5278001bb502.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuru Gürültü</image:title>
            <image:caption>Shakespeare ile aramızdaki kültürel, coğrafi, zamansal ve algısal mesafeleri kapatmanın bir yolu yok belki, ama onun dünya ile sahne arasında kurduğu dönüşüm mekânlarındaki yansımalar oyununa yeni bir çevirinin yer değiştiren kelimeleriyle katılmaya davet ediyoruz sizi. Bulduğu her aralıkta sonsuzca dönüşen ve yaratan saf şiirin dramla bedenlenmiş oyununa. 
 
Not till God make men of some other metal than earth. Would it not grieve a woman to be overmastered with a piece of valiant dust? 
To make an account of her life to a clod of wayward marl? 
 
Tanrı erkeğin hamurunu topraktan yoğurduğu müddetçe istemem, eksik olsun. Cesur da olsa bir parça sıkıştırılmış toprağa boyun eğmek bir kadının gücüne gitmez mi? Ya da hayatını şekilsiz bir kil topağına bağlamak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/493ffa6a-ce46-4f02-9a09-80d98f4528e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuru Gürültü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Shakespeare ile aramızdaki kültürel, coğrafi, zamansal ve algısal mesafeleri kapatmanın bir yolu yok belki, ama onun dünya ile sahne arasında kurduğu dönüşüm mekânlarındaki yansımalar oyununa yeni bir çevirinin yer değiştiren kelimeleriyle katılmaya davet ediyoruz sizi. Bulduğu her aralıkta sonsuzca dönüşen ve yaratan saf şiirin dramla bedenlenmiş oyununa. 
 
Not till God make men of some other metal than earth. Would it not grieve a woman to be overmastered with a piece of valiant dust? 
To make an account of her life to a clod of wayward marl? 
 
Tanrı erkeğin hamurunu topraktan yoğurduğu müddetçe istemem, eksik olsun. Cesur da olsa bir parça sıkıştırılmış toprağa boyun eğmek bir kadının gücüne gitmez mi? Ya da hayatını şekilsiz bir kil topağına bağlamak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee307f20-ba7a-475a-8806-fe0fa4f8f527.jpg</image:loc>
            <image:title>Mars&apos;ta Yaşam</image:title>
            <image:caption>Dünya, canlılara ev sahipliği yapan tek yer olabilir mi gerçekten? Öte yandan yaşamın, evrenin dört bir yanındaki yüz milyarlarca yıldızda da var olması olası. Yaşamın doğuşu için doğru ortam ve gerekli temel maddeler tam olarak sağlanıyorsa komşumuz olan Mars’ta da bazı yaşam biçimleri var olabilir. Üstelik Mars’ta keşfedilen yaşam, dünyadaki yaşamdan bağımsız bir kaynaktan geliyorsa, yaşamın evrende yaygın olduğu çıkarımını gönül rahatlığıyla yapabiliriz. 
Böyle bir keşif sıradışı olurdu. 
NASA, 2030’lara kadar Mars yörüngesine astronot göndermeyi planlıyor. 
SpaceX, 2024’e Mars’a kadar gitmek istiyor; Mars One ise 2032’de oraya kalıcı bir yerleşim kurmak istiyor. 
Çünkü Mars önemli. 
 
“Kapsamlı, anlaşılır ve yalın bir dille kaleme alınan bu kitapta, Kızıl Gezegen’de yaşam olup olmadığı sorusu tüm ayrıntılarıyla inceleniyor.” 
–Jeffrey Kluger, TIME 
 
“Weintraub, bu şaşırtıcı keşif hikâyesinin ayrıntılarını bir astronomi profesörünün otoritesi ve gerçek bir inananın coşkusuyla anlatıyor.” 
–Steve Donoghue, Christian Science Monitor 
 
“Mars’ın kapsamlı bir incelemesi olan bu kitap mutlaka okunmalı.” 
–Niamh Shaw, BBC Sky at Night</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7c912f9-485f-4f91-aeab-66425b041cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Günebakan</image:title>
            <image:caption>Aidiyet de hayalleri de insanı hayata bağlayan güçlü duygulardandır. Hayat dolu olan İpek, tutkuyla bağlı olduğu topraklarda tüm ömrünü burada yaşamanın hayalini kurarken yıllar sonra çiftliğin sahibinin hiç görmediği kızı ve çocukları geri döndüğünde çiftlik hayatının da hayallerinin de elinden alınacağını hisseder. 
İpek, duyguları, hayalleri ve değer yargıları için savaşmak durumunda kalırken okuru bazen günebakanların arasında, bazen şırıl şırıl akan bir derenin kıyısında gezdirecek. Birbirine bağlı sıcacık ailesinin olduğu eve de davet edecek, aile bağlarını kesen başka bir ailenin ödediği bedellere de şahitlik ettirecek. 
İpek ya kalıp hiç hoşlanmadığı bencil ve bir o kadar da yakışıklı bir adamla bu işi sürdürecek ya da tutkuyla bağlı olduğu topraklardan gidecekti. 
Tüm bunlar olurken sevgi, doğa, sadakat, aile, arkadaşlık ilişkilerinin ışığı ona yol gösterecek. Ve elbette aşk, en olmadık zamanda en olmadık kişilerin kapısını çalacak. Aşk, ya günebakanlar gibi güneşi seyrettirecek ya da akşam olduğunda boynunu büktürüp güneşin tekrar doğmasını bekletecek. 
Sonunda sevgisine de inandıkları değerlere de sahip çıkanlar kazanacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94307</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/178c6bdd-225a-44b0-bbc6-a4ec86dabed1.jpg</image:loc>
            <image:title>Topraktan Dönenler</image:title>
            <image:caption>Ray Bradbury 
Bram Stoker En İyi Roman Ödülü Adayı 
 
Dünya Fantazi En İyi Roman Ödülü Adayı 
 
“Ray Bradbury olmasaydı Stephen King de olmazdı.” –Stephen King 
 
Fahrenheit 451, Mars Yıllıkları ve Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana gibi kitaplarıyla spekülatif kurgunun her alanında ölümsüz klasiklere imza atan Ray Bradbury’nin 2001’de yayımlanan eseri Topraktan Dönenler, kısa öykülerin bir araya getirilmesiyle inşa edilmiş bir korku romanı. Bradbury, Sonbahar Ülkesi’yle de akraba metinlere ev sahipliği yapan bu kitabında, ruhumuzu donduran öyküleri kendine has sıcaklığıyla kaleme almaya devam ediyor. 
 
Önce “Ev” vardı, ardından asil kedi Anuba geldi. Onu, başka zihinlere, başka bedenlere yolculuk yapabilen Cecy izledi. Sonra bir örümcek ve bir fare. Ve elbette, o evdeki Aile üyelerine hiç benzemeyen, ölüm soluyan hortlak ahalisinin ortasına yaşam dolu bir aziz gibi düşen Timothy... Ardından anlaşıldı ki dünya değişiyordu, ölüm ve korkularla kurulan ilişkiler sarsılıyordu. Ölümsüz varlıkların bu hayattaki yeri neresi olmalıydı? 
 
Topraktan geldi insan, peki toprağa döndü mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c707625-42ed-4bae-8cf4-533f74edcc86.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Yarın</image:title>
            <image:caption>Hugo En İyi Roman Ödülü Adayı 
 
“Brackett’ın açık ara en iyi romanı… harika bir bilimkurgu eseri.” –The New York Times 
 
“Uzak Yarın muhteşem bir kitap. Türün gelişimi için inanılmaz bir sıçrama.” –Nicola Griffith 
 
“BABAM BANA ÖYLE BİR YERİN OLMADIĞINI SÖYLEMİŞTİ. BARTORSTOWN’UN SADECE BİR FİKİR OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİ.” 
 
Ray Bradbury’nin akıl hocası, Star Wars Bölüm V gibi klasikleşen birçok filmin senaristi, 1940’lar Amerika’sında kadınlara reva görülen hayatın çok ötesine geçerek hem Hollywood’da hem de bilimkurgu dünyasında adını kanıtlamaya çalışan Leigh Brackett, döneminin en cesur kalemlerinden. Uzak Yarın ise tasvir ettiği Amerikan pastoral kıyametiyle döneminin ruh hâlini ve nükleer korkusunu sayfalarında dolu dolu hissettiren bir kitap. 
 
Tüm dünyayı mahveden ve şehirleri yerle bir eden Yıkım’ın ardından insanlar iki nesildir toparlanmaya çalışmakta, savaştan aldıkları derslerle dindar bir hayat sürmektedirler. Teknoloji, özellikle de insanın kendi zanaatıyla üretemeyeceği teknoloji hem dinen hem de kanunen yasaklanmış, merak Tanrı’ya şirk koşmakla eşanlamlı hâle gelmiştir. 
 
Len ve kuzeni Esau Colter büyükannelerinden gizli gizli dinledikleri şehir hikâyeleriyle büyümüştür. Bir gün gözlerinin önünde yasaklı kasaba Bartorstown’dan olduğu gerekçesiyle bir adam recmedildiğinde, merakın, özgür düşüncenin ve özgürlüğün günah sayılan çekiciliğine kendilerini kaptırırlar. Önlerindeki uzun yol zorluklarla dolu olsa da hem yetişkinliğe hem de gerçeğe ulaşmak bu yoldan geçmektedir. 
 
Uzak Yarın, insani ikilemlerde sınırların nerede çizilmemesi gerektiğinin büyük bir hatırlatıcısı. 
 
Pat Cadigan’ın sunumuyla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94309</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa4d9714-9742-47c8-b0ab-7eff55415b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Düello</image:title>
            <image:caption>Adam Driver, Jodie Comer, Matt Damon ve Ben Affleck&apos;li kadrosuyla Ridley Scott&apos;ın aynı adla uyarladığı eser: Son Düello 
 
“Tüm düellolara son veren düello”nun nefes kesen hikâyesi! 
 
İngiltere ile Fransa arasındaki yıkıcı ve uzun Yüz Yıl Savaşları döneminde, 1386 yılında Paris’te büyük bir düello gerçekleşti. Bir tarafta tecavüze uğradığını iddia eden bir leydi ve bu iddianın haklılığı için dövüşecek olan eşi Şövalye Jean de Carrouges, diğer tarafta ise masum olduğunda direten şüpheli Jacques Le Gris. Kralın da aralarında bulunduğu kalabalık bir seyirci kitlesi önünde zırhları, silahları ve iddialarıyla karşı karşıya gelen dövüşçüler ise adalet sisteminde büyük değişikliğe yol açacak bir olayın içinde olduklarından habersizdiler. 
 
Son derece karmaşık bir sosyal düzende adaleti, parlamento ve kral onayıyla girişecekleri ölümüne bir düello yoluyla arayan bu üç karakterin hikâyesi gerçek bir suç anlatısı olmanın yanında ortaçağ Fransa’sında derebeylik sistemi üzerine de özgün bir bakış içeriyor.  
 
Ortaçağ edebiyatı üzerinde uzman Profesör Eric Jager elyazmaları ve sahadaki titiz araştırmalarına dayanan eseriyle bu son düelloyu, dövüşçüleri ve onları bu noktaya getiren olaylar zincirini eksiksiz bir değerlendirme ve kurguyla okura sunuyor.  
 
“Bu gerilimli, kanlı hikâye okuru tuzağa düşürüyor… Vahşet ve yüksek seviyede siyasi manevralar, popüler tarihin bu muhteşem parçasına enerji katıyor.” –Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94310</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/520a6c48-9a9e-45e4-aff8-2e2b80cf894d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Anlatılacak Korkunç Öyküler - Korkunç Öyküler 1</image:title>
            <image:caption>“Bunlar şahane atmosfere sahip, can alıcı öyküler!” –Guillermo del Toro 
 
Korkunç Öyküler serisinde halkbilimci Alvin Schwartz yüzyıllardır insanları her daim korkutan, dilden dile dolaşan ve farklı yerlerde farklı versiyonları bulunan tüyler ürpertici öyküler ile şehir efsanelerini kendine has tekinsiz üslubuyla yeniden anlatıyor.  
 
Üç cildin ilkinde, katilinden intikam alan bir hayalet, her gece bacasından aşağı kesik bir kafa düşen lanetli bir ev, bir katilin dadandığı bebek bakıcısı ve ormanda geceleyen kişileri kaçıran kötücül bir ruh ve daha fazla korkunç öykü anlatılıyor. 
 
Cesaretiniz varsa!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6679fddb-cd0c-4514-abb9-759be13427fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Eden&apos;ın Kaderi</image:title>
            <image:caption>Eğer gerekirse senin için şeytanla yüzleşirim 
 
Eden ile Calder, hayatlarını mahveden tarikattan kurtulmayı başarabilmişlerdi ancak her ikisi de diğerinin korkunç felakette can verdiğine inanıyordu. O zamana kadar tüm tehlikelerle el ele yüzleştikleri için, bu yeni dünyada kim olacaklarını bulmak artık her zamankinden daha zordu. 
 
Calder olanlar için kendini suçluyor ve daima ölümün kıyısında geziniyordu. Yaşama tutunmanın tek yolunu Eden’ın resimlerini yaparak onun hayaline sığınmakta bulmuştu. 
 
Eden ise ona evini açan varlıklı işadamının torununa piyano dersleri veriyor ancak tuttuğu yas onu içten içe yiyip bitiriyordu. Tam da yeni bir kayıpla sarsıldığı sırada, geçmişine dair en korktuğu sorunun cevabı kapısına dayanmıştı. 
 
Tüm mesafelere, aradan geçen yıllara ve kaderin hain oyunlarına rağmen daima aşklarına tutunan Eden ile Calder’ın önünde son bir sınav vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84dc3721-cce4-4a02-addc-646a8ccb7dd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Anlatılacak Bambaşka Korkunç Öyküler - Korkunç Öyküler 2</image:title>
            <image:caption>“Bu öyküler kâbuslarınıza giriyor.” –Victor LaValle 
 
Korkunç Öyküler serisinde halkbilimci Alvin Schwartz yüzyıllardır insanları her daim korkutan, dilden dile dolaşan ve farklı yerlerde farklı versiyonları bulunan tüyler ürpertici öyküler ile şehir efsanelerini kendine has tekinsiz üslubuyla yeniden anlatıyor.  
 
Üç cildin ikincisinde, mezarında rahat bırakılmayan ölüler, öldüğünün farkında olmayan hayaletler, genç bir kıza dadanan bir vampir, kesik bir el yüzünden deliren bir öğrenci, insan eti satan bir kasap ve daha fazla korkunç öykü anlatılıyor. 
 
Gece yarısından sonra okuma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56d8ce66-1715-4cbe-bfb7-30ab919f0d7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüylerinizi Ürpertecek Yepyeni Öyküler - Korkunç Öyküler 3</image:title>
            <image:caption>“Kesinlikle tüyler ürpertici bir antoloji.” –Publishers Weekly 
 
Korkunç Öyküler serisinde halkbilimci Alvin Schwartz yüzyıllardır insanları her daim korkutan, dilden dile dolaşan ve farklı yerlerde farklı versiyonları bulunan tüyler ürpertici öyküler ile şehir efsanelerini kendine has tekinsiz üslubuyla yeniden anlatıyor. 
 
Üç cildin sonuncusunda, otostop yapan bir hayalet, çalınan organlarının peşindeki bir ölü, kurda dönüşen bir kız, canlanan kötücül bir korkuluk, bir aileye musallat olan poltergeist ve daha fazla korkunç öykü anlatılıyor. 
 
Mezarlıktan gelen seslere kulak verme!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47bc37f0-4e0f-4af6-9374-e5f948f67e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaos Lordu - Zaman Çarkı 6</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Tar Valon’da, Amyrlin Elaida’nın emrindeki Beyaz Kule, Rand’ın hemen kontrol altına alınmasının elzem olduğuna karar vermişti; zorla ya da güzellikle… Salidar’da sürgünde olan Aes Sedailerden Egwene al’Vere ise diğer Aes Sedailerin kendisine engel olmak istediğinin farkındaydı. 
 
Nynaeve al’Maera ve Andor’un vârisi Elayne havayı normalleştirmeyi sağlamak için efsanevi ter’angreal’in peşindeydi. Bu arayış ise onları Aes Sedaileri avlamak isteyen Beyazpelerinlerle karşı karşıya getirecekti. 
 
Ve çok uzaklardaki Perrin, Rand’ın kendisini çağırdığını hissediyordu. Binlerce yıl sonra ilk kez İki Nehir’in okçuları savaşa yürüyecekti. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Bir yazar olarak beni Robert Jordan kadar etkileyen başka kimse olmadı.” –Tochi Onyebuchi 
 
“Zengin mi zengin bu hikâye dolambaçlı, derin bir macera içeriyor. Tavsiyemizdir.” –Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1828f40-4d19-4f28-990a-623d472734fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıçtan Taç - Zaman Çarkı 7</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.” 
 
Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
İnsanlığın kurtuluşu için verilecek savaş başlamıştı. 
 
Yenidendoğan Ejder Rand al’Thor, Beyaz Kule’nin tuzaklarından kurtulmuştu ve Aes Sedailerden bazıları onun arkasından yürümek için yemin etmişti. Karanlık’ın hizmetkârlarının saldırıları ve istilacı Seanchan’ın tehditleriyle karşılaşan Rand savaşı Terkedilmiş Sammael’in kalesi Illian’a taşıyacaktı. 
 
Ebou Dar’da Elayne, Aviendha ve Mat, Karanlık Varlık’ın gücünü kırabilecek ter’angreal’i elde etmek için çabalasalar da karşılarında kadim bir lanet bulacaklardı. 
 
Salidar’daki Egwene al’Vere ise Tar Valon’u geri almak ve Aes Sedai’yi birleştirmek için bir ordu toplamaktaydı. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Zaman Çarkı dışında aktif olarak içinde bulunduğum başka hiçbir hayran grubu olmadı.” –Marie Brennan 
 
“Zaman Çarkı, akla Tolkien’in şaheserlerini getiriyor.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94316</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f60e2cfb-54ba-4719-8d44-e4a816be607f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver&apos;in Gezileri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsan doğasını tatmin etmek kolaydır ve bütün buluşların anası ihtiyaçlardır. 
 
Jonathan Swift’in en başarılı eseri kabul edilen Gulliver’ın Gezileri, gemisi kaza yapınca bilmediği bir kıyıya vuran Lemuel Gulliver adlı doktorun dört farklı diyara yaptığı yolculukları konu alır. Her seyahatte insanın art niyetiyle, cehaletiyle, açgözlülüğüyle ve daha pek çok kötü yönüyle yüzleşilir. Macera ve mizahın kusursuz birleşimi olan bu roman, edebiyat tarihinin en unutulmaz ve zamansız eserlerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdb40f04-c2bf-4257-8d90-40a3e460c2b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaman Kehanet Kartları</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü̈ mistik ve şamanlar Collette Baron-Reid, Marcela Lobos ve Alberto Villoldo, içinde olduğumuz büyük değişim çağında, kutsal kehanetlerin herkesin kendisiyle ilgili değerli ve anlamlı bir kader oluşturmasına yardımcı olması için bu desteyi tasarladılar: Şaman Kehanet Kartları. 

Şamanlar günümüzde hâlâ semboller aracılığıyla ruhlar âlemiyle iletişim kuruyor. Semboller dünyasının özünde “hiçbir şeyin göründüğü̈ gibi olmadığı” anlayışı vardır. Her şeyin gizli bir boyutu ve iki tarafı vardır: Öz ve madde. Siz de Şaman Kehanet Kartları’nı kullanırken sıradan gerçeklikle, sembolleri bütünleştirmeyi öğrenecek ve böylece yaşamınızı dönüştürebileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ff0c10d-f182-44c1-a263-dbc1f6a3185e.jpg</image:loc>
            <image:title>1. Tekil</image:title>
            <image:caption>Hatayı hep başkalarında aradı Ela. 
En çok da ailesinde… Herkesin olmak 
istediği yerde olmak bir yüktü ona göre, 
sıfırdan başlama fırsatını elinden alan. 
Yeni bir şeye başlarken geride bırakacaklarının 
ağırlığı arttıkça cesareti daha da köreldi. 
Sebepler gibi çözümleri de başkalarında arar oldu. 

“Elini tuttum sonra. Aniden. 
Sonradan hatırladığımda bu anı, 
‘Elleriniz ne kadar soğuk’ diyen Raif Efendi’ye, 
‘Isıtın!’ diye ellerini uzatıveren 
Maria Puder’e benzetecektim kendimi. 
Hikâyenin diğer her yerinde Raif Efendi’ye 
ama burasında Maria Puder’e.” 

Ela hiç susmayan zihninde sorup durduğu 
soruların cevaplarını Berat’ın ona “bahşettiği” 
yeni hayatta mı bulacak, yoksa kendinde mi? 

“Ne kadar güzel olduğumu anladığımda, 
artık o kadar güzel değildim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4e4d098-64fe-4f13-b17a-7c3550dc25f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Kimse Kızdıramaz Ki!</image:title>
            <image:caption>Zorba da değilim kurban da... 
Çocuklar arasında sözel, fiziksel ve sosyal dışlanma ile sık karşılaşılır. 
Bazen de çocuğumuzun dış dünyadan, arkadaşlarından çıkarmak istediği hiç dinmeyen hırçınlığı ile baş etmeye çalışırız. Oysa biz, ne şiddete boyun eğmelerini isteriz ne de gelecekte öfkesini kontrol edemeyen bireylere dönüşmelerini. 
Aslında sorun iki yönlü olsa da çözüm bellidir: 
Erken çocukluk yaşlarından itibaren duygularını kontrol etmeyi öğrenenler, duygusal empatileri de gelişmiş kişilerdir. Bu gelişkinliği ise iletişim becerileri sağlar. 
Dagmar Geisler’in kitabında çocukların dünyasına dair empatik diyaloglar ve canlı görseller yer almaktadır. Amaç iletişim sorunlarının çözümlerini göstermektir. 
Alman Çocuk Edebiyatı’nın çağdaş yazarlarından Geisler, didaktizmden uzak, mizâhi anlatımı ve renkli çizimleri ile yine harika bir kitapla bizlerle. 
5+ yaş ve üzeri çocuklar için duygusal gelişim kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94321</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4dbb828-4151-4962-baa9-b044723978e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Casuslar Tugayı</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşının hemen arifesinde Avrupalı fizikçiler uranyum çekirdeğinin parçalanmasının mümkün olduğunu keşfederler. Fakat bu çok tehlikeli bilgiyi sır olarak saklamayı beceremezler. Sırrı öğrenen Amerikalılar, İkinci Dünya Savaşı patlak verince, Nazileri durdurmak için bir atom bombası yapmaya koyulurlar. Ancak Müttefik istihbaratçılar Almanların reaktör mimarisi ve uranyum zenginleştirme konusunda epey yol katettikleri kanısındadır.  

Hitler’in bir-iki kilo uranyumla savaşın seyrini değiştirme gücüne kavuşacağı düşüncesi Amerikalıları telaşlandırır. Hemen bilim adamları, komandolar ve ajanlardan oluşan özel bir birlik kurup Nazi atom bombası programını durdurmak üzere bir dizi operasyon başlatırlar. Bu elit birlik Nazilerin kontrolü altındaki bölgelere sızacak, casusluk, sabotaj yapacak ve mecbur kalırsa cinayet işleyecektir.  
Casuslar Tugayı sadece ABD ve Alman atom bombası programlarının yarışını esprili bir dille anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda radyoaktivitenin keşfi ile başlayıp Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasıyla sonuçlanan bilimsel gelişmeleri, bilim insanlarının merak ile ahlak daireleri arasında bocalayışlarını çarpıcı biçimde ele alıyor. 

Hem bilim hem de tarih okuruna  
keyifli saatler vaat eden bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcc0e1df-e936-44b0-9d01-5d39a00de555.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>1.      Genel Çerçeve: İletişim Tanımları 
2.      İletişimin İlk Aşaması: İç İletişim 
3.      Kişilerarası İletişim 
4.      İletişim Modelleri 
5.      Sözsüz İletişim ve Beden Dili 
6.      Örgütsel İletişim 
7.      Dinleme Hataları ve Etkin Dinleme 
8.      Etkili Sunum Becerileri 
9.      İletişimde Benlik Rolleri ve Transaksiyonel Analiz 
10.  Kültürel Farklılıklar ve İletişim 
11.  Etkin ve Etkili Bir İletişim İçin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94323</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbfdab02-827d-46b2-a149-fd44a0ddf250.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonominin Güncel Konuları</image:title>
            <image:caption>1.      TÜRKİYE EKONOMİSİNİN SEKTÖREL GÜNCEL EKONOMİK ANALİZİ 
2.      DİJİTAL EKONOMİ VE TEMEL GÖSTERGELERLE TÜRKİYE 
3.      COVİD-19 SALGINININ MAKROEKONOMİK ETKİLERİ 
4.      GELENEKSEL OLMAYAN PARA POLİTİKALARI VE COVİD19 KRİZİ 
5.      DİJİTAL PARA KULLANIMI VE EKONOMİK ETKİLERİ 
6.      DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLARIN EKONOMİK ETKİLERİ VE COVID 19 SALGINININ YABANCI YATIRIMLARA YANSIMASI 
7.      ÜÇÜZ AÇIK HİPOTEZİ: KARŞILAŞTIMALI BİR ANALİZ 
8.      KAPİTALİZM EN İYİ EKONOMİK SİSTEM MİDİR? 
9.      GELİR DAĞILIMI NE KADAR ADİL? YA DA GELİR ADİL DAĞILMALI MI? 
10.  TERÖRİZMİN SOSYO-EKONOMİK ETKİLERİ 
11.  BEŞERİ SERMAYE, TİCARET VE İŞÇİ DÖVİZLERİ BAĞLAMINDA ULUSLARARASI GÖÇ VE KALKINMA İLİŞKİSİ 
12.  DAVRANIŞSAL İKTİSAT TEMELİNDE PSİKOLOJİNİN EKONOMİDEKİ ROLÜ: TÜRKİYE ÜZERİNE DEĞERLENDİRME 
13.  YENİ TİCARET TEORİLERİ, BÜYÜME VE REFAH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94324</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/040452ac-71c6-48b4-9390-5788dae93624.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Konulara Davranışsal Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>1.      Teknostres Kompulsif Tüketimi Tetikleyebilir mi? 
2.      Müzik ve Tüketim Davranışlar: Deneysel Bir Uygulama 
3.      Nicel Önerilerin Davranışsal Karar Analizindeki Yeri ve Önemine İlişkin Bir Uygulama 
4.      Deneysel Çalışma Ekonomisi: İşgücü Arzı ve Hediye-Değişim Teorisi Üzerine Bir Literatür Taraması 
5.      Davranışsal İktisadın Gelişimi ve Günlük Yaşamdaki Yeri 
6.      Evlilik Üzerine Davranışsal İktisat Perspektifinden Bir Değerlendirme 
7.      Çalışma Ekonomisinin Davranışsal Boyutları 
8.      Aile İletişim Kalıplarının Finansal Okuryazarlık Düzeyine Etkisinin Belirlenmesine Yönelik Bir Uygulama 
9.      Kripto Paralarda Sürü Psikolojisi Manipülasyona mı Neden Oluyor? 
10.  Menkul Kıymet Pazarlarında Fiyat Oluşum Sürecine İlişkin Geleneksel Modeller ve Davranışsal Finans 
11.  Davranışsal Muhasebe: Teorik Bakış 
12.  Özgeciliğin Toplum Refahının Arttırılmasında Kullanılması 
13.  Muhasebede Davranışsal Etkilerin İncelenmesi: Davranışsal Muhasebe ve Nöromuhasebe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94325</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf4797ad-ae64-465d-b9b5-0e15e0b5d84f.jpg</image:loc>
            <image:title>Z Kuşağında Çevrimiçi Öğrenme ve Dijitalleşme</image:title>
            <image:caption>1.      Z KUŞAĞI VE ÇEVRİMİÇİ ÖĞRENME 
2.      ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ AÇISINDAN ÇEVRİMİÇİ SINAV SİSTEMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ 
3.      AKADEMİSYENLER AÇISINDAN ÇEVRİMİÇİ SINAV SİSTEMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ 
4.      OKURYAZARLIK 
5.      BİLİŞİM SİSTEMLERİ OKURYAZARLIĞI ÖLÇEĞİ GELİŞTİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e79c69ca-8443-4040-8a41-0ac4ffd7e415.jpg</image:loc>
            <image:title>Islamic Finance and Recent Developments</image:title>
            <image:caption>1.      CHAPTER 1 • EMERGENCE AND HISTORICAL DEVELOPMENT OF PARTICIPATION BANKING 
2.      CHAPTER 2 • GLOBAL ECONOMIC SYSTEM AND ISLAMIC FINANCE TODAY 
3.      CHAPTER 3 • SUKUK AS A METHOD OF FINANCING ISLAMIC BANKS 
4.      CHAPTER 4 • DETERMINANTS OF SUKUK ISSUANCE 
5.      CHAPTER 5 • INSURANCE APPLICATIONS UNDER ISLAMIC FINANCE: TAKAFUL 
6.      CHAPTER 6 • ISLAMIC FINANCIAL PRODUCTS IN TERMS OF MARKETING MIX ELEMENTS 
7.      CHAPTER 7 • ISLAMIC FINANCIAL INSTRUMENTS: SUKUK AND ACCOUNTING 
8.      CHAPTER 8 • COMPARATIVE ANALYSIS FOR MEASURING FINANCIAL DISTRESS LEVELS OF PARTICIPATION BANKS: EVIDENCE FROM TURKEY 
9.      CHAPTER 9 • CRITICISM ON ISLAMIC FINANCE IN THE INTERNATIONAL LITERATURE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94327</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c31e05-8098-4022-8cf0-3c69fb9a29c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinle Sebastian</image:title>
            <image:caption>Kâmile bir gün, bir Alman kadın arkadaşı ile spor yaptıktan sonra, erkek ve kadınların birlikte girebildikleri bir saunaya gitmiş. Uzanmış tahta banklara sere serpe. Siyah uzun saçları, hafif tombul oluşu ve esmer teninden yola çıkmış olsa gerek bir Alman erkek, Kâmile’nin Türkiyeli, daha doğrusu Müslüman olduğunu düşünmüş. Kısa bir süre sonra kendisiyle ufak ve terletici bir sohbete koyulmuş. Pek gecikmeden de asıl terleten soru gelmiş: 
“Başörtünüz nerede?” 
Anadili gibi Almanca konuşan arkadaşım da arkadaşı da şaşırmış ve soran gözlerle bakınca, Alman bir hata yaptığını anlamış, düzeltmeye çalışırken ise kelimenin tam anlamıyla kaş yaparken göz çıkarmış. 
“Şey! Yani dışarıda başörtüsü takıyor musunuz demek istedim...” 
 
Gazeteci Fulya Canşen’in birdenbire başlayan Almanya macerasını ve iki ülke arasında geçen, ne oralı ne buralı bir hikâyeyi anlattığı DİNLE SEBASIAN, gözlemci bir gazeteci gözüyle Almanlara, “Alman bürokrasisi”ne, Almanların Türklere ve “Alamancılar”a bakışına dair hoş ayrıntılar içeriyor. İçten, açıksözlü ve samimi anılarla bezeli DİNLE SEBASIAN, cesur bir kadının kimlikler ve etiketler düzlemine hiç bulaşmadan kendini gerçekleştirmesinin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/506a1a82-02f2-4494-ba83-4fd94dc5a78f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Tenhaları</image:title>
            <image:caption>SÖK ARKA BAHÇENDEKİ DEĞERSİZLİK OTLARINI VE HUZURSUZLUK TOHUMLARINI. ISRARLA VE İŞTAHLA YAŞA. 
 
Artık iyice eminim; insanı açlık veya çaresizlik değil, anlamsızlık yıkıyor. Zihinsel esneklik, çevik bir akıl sonucu teşkil olan bir birey, farklı ve çatışan fikirleri hoş gören bireysel basiretin ve erdemin temel koşuludur. Bunun sonucunda da bizi arındıran şey sınamadır ve sınavı bize ters gelen verir. Yani ne yapıyoruz? Arka bahçemizi temiz tutuyoruz! 
– Uğur Batı 
 
Edebiyata gönül vermiş genç kalemler insan ruhunun en tenha yerlerine gitti. Çünkü derinliklerin gösterecekleri ve uyandıracakları vardı. Sahici hikâyeler başka türlü nasıl yazılabilirdi? Bu çabanın kıymetini bilmek gerek. 
– Mario Levi 
 
Tersi zannedilmekle birlikte, nefes alan ve aldıran tenhalardır. Kalabalıklar sanılanın aksine, dibine kadar ıssızdır. Beyinler ve ruhlar kalabalıklarda değil ıssızlarda büyür. Cümbür cemaat düşünce, fikir, yazı, çizi üretilmez, âlem yapılır. Galip gelen tabiatıyla davul ve zurnanın gürültüsü olacaktır. 
– Osman Balcıgil 
 
Her insan yaşamının belli dönemlerinde değersizlik duygusu yaşar. Edebiyat, kazandırdığı yeni bir görme biçimiyle bu duygunun kurgu üzerinden keşfedilmesini sağlar. Yara, dil aracılığıyla kurgusal alana terk edilir. Bunu nitelikli bir biçimde yapmaya çalışan yazarların kaleminden çıkan bu metinlerin hedefi, okuyan için de bir karşılaşma alanı olmasıdır. Zira söylendiği üzere; nitelikli edebiyat nitelikli psikanalizdir. 
– Hakan Akdoğan 
 
Her insanın uğramaya pek heves etmediği bir arka bahçesi var. Her reddediliş, değer görmeyiş ve kırılışın heyelanıyla, yaban otları peyda oluyor orada... Arka dendiğine bakılmasın, aslında önde; lakin göğüskafesinin ta içinde, dağ gibi bir yığınla duruyor. Bir tek gören gözlerle ısrarla bakıldığında ve dahası duyulduğunda bağ oluyor oralar... 
– Sibel Algan 
 
Zordur insanın geriye bakması, geçmişine karanlık bir ayna tutması. Kendi olmasını sağlayan kendinden bağımsız çocukluğu ile yüzleşmek ise daha zor. Bu kitapta bu yüzleşmeyi cesur çarpışmalarla yapan derin öyküler okuyacaksınız işte. 
– Gülşah Elikbank 
 
Arka bahçeler dolusu yaşanmışlıklar ve itiraf edilemeyenler, tenhada kalmasın diye hayata ısrarla yaklaşanların kaleminden çıktı. Her biri ayrı bir dünyanın kapısını aralayan hikâyeler, şimdi okurları ile buluşmayı bekliyor. 
– Zuhal Gürçimen 
 
Bir insanı anlatan yegâne şey, arka bahçesinde büyüttükleridir. Bahçıvandır yazar kişi; eker, büyütür, açtırır ve soldurur. Elinizde tuttuğunuz bu kitapta, tohumları hayal olanların hikâyeleri yazılıdır. 
– Hasan Gümen 
 
Arka Bahçemiz, Değersizlik Duygusu, Israr. Bu üç kelimenin hakkını veren arkadaşlarımı gönülden tebrik ediyorum. 
– Selda Terek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14e3f196-dc9c-497d-8ca1-4c757492c2c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Çekirdekleri Kurtarmak!</image:title>
            <image:caption>Hemen hemen her gün tükettiğimiz ya da tüketmemiz gereken meyvelerin çekirdeklerine ne oluyor, hiç düşündünüz mü?
Peki, bu çekirdeklerin aynı zamanda birer tohum olduğunu biliyor musunuz?
Çekirdeklere hayvanların yardım ettiğini söylesem, ne dersiniz?
Bilenler bilmeyenlere anlatadursun, bilmeyenler kitabın sayfalarını karıştırmaya başlasın.
Bu büyük kurtarma görevinde sizin de payınız olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bccae9d5-c360-4ed8-9461-671362245646.jpg</image:loc>
            <image:title>Baykuş Elli’nin Oyun Arkadaşı</image:title>
            <image:caption>Elli seviyordu geceyi,
Tek tek yıldızların parladığı vakti.
Ay ışığının altında
Tek başına oturduğunda
Kurdu hayalini Elli:
“Keşke benim de bir oyun arkadaşım olsa!”
Baykuş Elli için hayvanların gece uyuması çok büyük bir şanssızlıktı! Gündüzleri bir arkadaş bulup tam eğlenceye dalmışken bu defa da Elli uyuyakalıyordu. Acaba Elli bir arkadaş bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68f22949-3029-486c-bef0-6066e783e9d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aramıza Katılan Bücürük</image:title>
            <image:caption>Ida zor durumda. Bir gün, anne ve babası yanlarında Bücürük’ü getirdi. Bücürük gece gündüz ciyak ciyak aglıyor, tükürükler saçıyordu. En kötüsüde bütün dünyanın sanki onun etrafında dönüyor gibi görünmesiydi. Sonunda Ida, Bücürük’ün ise yarayacagı bir konu fark etti.
Gerektiginde bütün suçu onun üzerine atabilirdi!
Mutfakta su savası mı? Duvarda sulu boya izleri mi? Hepsini o yapmıstı!
Bücürük’ü eve anne ve babası getirmisti, ama Ida Bücürük’le yalnız kaldıgında gülümsedigini gördü.
Belki de su Bücürük o kadar da kötü bir sey degildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94332</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b3e108-2351-464f-816c-c0fa05742a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurtma</image:title>
            <image:caption>Mutlu ile Mesut ne buluyorlarsa doğada, çeviriyorlardı onu bir oyuncağa. Minik tahta parçaları, dönüşüyordu hemencecik renkli bir uçurtmaya. Okuldan yorgun argın döndüklerinde bile fırlatıp çantalarını etrafa koşuyorlar paldır küldür odalarına, sarılıveriyorlar yaptıkları icatlara.

Sözcük Parkı’nda şimdi göklere uçma zamanı akıllara takılan hayallerle. Var mısın eğlenmeye ve oynamaya, hikâyede saklı ikilemelerle?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2022a2c3-bc62-483b-82fe-a21d9829d2d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Keman İçin Dizi Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Dizi çalışmaları, keman eğitiminin bir parçası olarak entonasyon çalışmaları kapsamında kullanılmaktadır. Sol el tekniğini geliştirmesinin yanında, işitsel olarak tonal duyumu geliştirmesi bakımından da modern keman eğitiminin önemli bir aracıdır. Parmakların tuşe üzerindeki konumunu öğretici işlevinin yanı sıra parmak acelitesini hızlandıran bu çalışmalar, günümüz metotlarında farklı birçok teknik beceriyi kavratmak üzere kullanılmaktadır. 
 
Tamamı renkli ve resimli olarak hazırlanan “Keman için Dizi Çalışmaları” kitabı, farklı teller üzerinde çeşitli parmak konumlarını kavratıcı egzersizlerinin, karışık çalışma kombinasyonlarının yanı sıra bir ve iki oktavlık basit dizi ve arpej çalışmalarını kapsamaktadır. Bu kitapta, dizi çalışmaları öncesinde verilen alıştırmalar sayesinde parmakların konumları kavratılarak seslerin tuşe üzerindeki yerlerinin öğretilmesi hedeflenmiştir. Dizi çalışmalarını oldukça basit bir seviyeye indirgemesi sebebiyle bu kitap hem mesleki ve hem de amatör keman eğitiminde yardımcı bir kaynak olarak, başlangıç düzeyindeki bütün öğrencilere yararlı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94334</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/097b7f31-b760-4e15-9d09-58a3f645b680.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Teorisi</image:title>
            <image:caption>&quot;1970&apos;lerde devlet tartışmalarını ileriye doğru götürenler Marksistlerdi, devletin biçimini ve fonksiyonlarını sermayenin doğası ve/veya sınıf çatışması ile ilişkilendirdiler. Marksist tartışma 1980&apos;1i yıllar boyunca ziyadesiyle bitkinleştiğinde, bayrağı devleti kendi koşulları içinde tahlil etmekle daha çok ilgilenen toplumbilimciler aldı. Ancak, devlete olan ilginin son 20 yıl içinde iki kez yeniden canlanması nedeniyle, bu tarihsel tekerrürünün alışılmış dramatik biçimine bürünmesine şaşırmamalıyız. Çünkü ilk tartışma trajedi ile bitti, ikincisi ise bir farsa dönüşüyor. Maalesef, Marksist sav izleyicisini yavaş yavaş kaybetmektedir, çünkü çoğu başlangıç noktaları ve hayatı algılamaları, muğlak formülasyonlar karmaşasında gözden kaybolmaktadır; Marksizmdeki ilgi kayması nedeniyle öne çıkan tezler ise bir miktar alkış almıştır, diğer yandan, &apos;devlet&apos; ve onu bilgilendiren &apos;toplum&apos; arasındaki yaygın ayrım, meseleye yüzeysel olduğu kadar yanlış yönlendiren bir cazibe de katmaktadır... Ne Marksizmin kendi içindeki krizi ne de Marksizmdeki ilgi kayması, Marksist devlet teorisinin artık bir önemi kalmadığını ima etmektedir.&quot;
Bob Jessop</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e438d500-5fc5-4f91-8c8f-563111037b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Coase ve Kurumsalcılık</image:title>
            <image:caption>Ronald Coase’un, modern hukuk ve iktisat disiplini arasındaki ilişkiyi keşfettiği söylenebilir. Bu kitap, Coase’un düşüncesinin neoklasik ve kurumsalcı yaklaşımlarla ilişkisini ele almaktadır. Kurumsalcıların ilk kuşağı, marjinalist analizle çıplak bireysel tercihlerin incelenmesinin, iktisat biliminin biricik yöntembilgisi olduğu biçiminde gelişen neoklasik inancı reddediyor ya da ciddi bir kuşkuyla karşılıyordu. Bu iktisatçılar, kaynakların kıt olduğu ve hareket ettirilmelerinin maliyetli olduğu bir dünyada, bireyleri kimi ödünleşmelere zorlayarak bu hareketlerin yönünü belirlemek için, bir dizi kurumun ortaya çıktığı inancına varmışlardı. Ancak “Kurumlar”, herhangi bir organizasyon içerisinde kararların nasıl alınacağını tanımlayan kurallar kümesidir. Gelenek, alışkanlık ya da karşılıklı benimseme yoluyla yasanın gücüne sahip olabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94336</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d9f76cc-9f59-45ec-b4bb-d81f81d9c5e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Köşe-i Bend (Tarz-ı Sefai)</image:title>
            <image:caption>Köşe-i bent/bu kitapta öz kaldı 
Bu kitapta/n okur isen bilirsin 
Öz/nakış desendir tadı 
Adı/ile dokur isen bilirsin 
 
 
Âşık Sefaî, hükümü hem düz, (ilk dizede), hem yukardan aşağı (dizelerin ilk kelimeleri) bir köşe meydana getiriyor. Buna Sefaî “Köşe-i Bend” diyor. Yani her dörtlüğü bend olarak kabul ederek bunu söylüyor. Hani halk şiirinde Vezn-i Aher ve Satranç dediğimiz biçimler var ya! Sefaî’nin bu tarzdaki dörtlüklerde uyguladığı hükümler ise yarı vezn-i aher, yarı satranç gibidir. Bu tarz, ilk defa halk şiirinde uygulanmaktadır. Âşık Sefaî bu biçime “Tarz-ı Sefaî” adı veriyor ki bence yerinde bir adlandırmadır. Bu uygulamayla ortaya konan ve hüküm içeren biçimlere köşe-i bend de denilebilir, tarz-ı Sefaî de denilebilir. Âşık Sefaî kendisine yakışanı yapıyor. Çünkü o âşık olarak yaşayan bir insan hazinesidir. Onun sevdiği ve emektarı olduğu bu sanatta, eski âşıkların yüzyıllar boyu yaptığı ve günümüze ulaştırdıkları tür ve biçimlerin çeşitlenmesine yaptıkları katkılarda olduğu gibi yenilikler getirmesi, bizler tarafından ancak takdir edilir ve teşvik edilir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dcd61f6-05bc-4b66-9233-54178427c34f.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Büyük - Küçük Harfler Nokta ve Kelime Tamamlama - İlk Bilgilerim</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi ve İlköğretim Eğitiminde 
Çocukların gelişimine katkı sağlayacak bu eser ile Harfler , Renkler, Kavramlar , Çizgi ve tamamlama çalışmaları yanı sıra Büyük ve küçük tanımlarını da öğrenerek el becerisi eğitimi yapabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94338</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29afd162-b59d-4c27-8bb1-9a7cce615bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Oyunları - İlk Bilgilerim</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi ve İlköğretim Eğitiminde 
Çocukların gelişimine katkı sağlayacak bu eser ile Eğelenceli Zeka Oyunları ile kaliteli ve eğitici zaman geçirebileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a794490e-d166-4388-a20e-5fccdca67103.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik - İlk Bilgilerim</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi ve İlköğretim Eğitiminde 
Çocukların gelişimine katkı sağlayacak bu eser ile Sayılar , Matematik işlemleri , Renkler ,Çizgi çalışmaları , Nokta ve çizgi tamamlama çalışmaları ile dakkat ve zeka becerinizin gelişimine katkı sağlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bde2e151-7e1e-43f8-b267-23aa707edcbb.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Sayılar ve Çizgi Çalışmaları - İlk Bilgilerim</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi ve İlköğretim Eğitiminde 
Çocukların gelişimine katkı sağlayacak bu eser ile El becerisi ile çizgi çalışması , Rakamları , Renkleri Nesneleri kavrama ve pekiştirme becerisine imkan bulacaksınız .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fabebba-3667-4d77-80e7-a92f476b47e7.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Alfabe - İlk Bilgilerim</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi ve İlköğretim Eğitiminde 
Çocukların gelişimine katkı sağlayacak bu eser ile Harf , Rakam , Alfabe gibi kavramları çizgi eğitimi ile pekiştirecek bu eğitim kitabı dikkat ve zeka gelişimine de katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94342</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35349d01-83bd-480f-af52-f23ddc9869cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizim Eğitimi - İlk Bilgilerim</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi ve İlköğretim Eğitiminde 
Çocukların gelişimine katkı sağlayacak bu eser ile Çizim aktiviteleri yapabilecek , bu konudaki yeteneğinizi temel oluşturabilecek şekilde geliştirebilecek imkan bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94343</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe65ba9-4a09-469c-9b9f-00f4a61e9e44.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller Çizgiler ve Noktalar - İlk Bilgilerim</image:title>
            <image:caption>Okul Öncesi ve İlköğretim Eğitiminde 
Çocukların gelişimine katkı sağlayacak bu eser ile Şekilleri , Renkleri el becerinizi geliştirerek çizgi ve noktaları birleştirme imkanı bulabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87af57e9-0253-4ca4-91df-8a2500aaac19.jpg</image:loc>
            <image:title>Jhon Thompson&apos;s Yetişkinler İçin Piyano Kursu 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Bu kitap piyano çalmak için bir hazırlık kitabıdır. Özellikle yetişkin öğrenciler için tasarlanmıştır ve esas amacı öğrenciye hızlıca fakat mükemmel bir şekilde piyano çalma öğelerini anlatmaktadır. Bunun sonucunda öğrenci Jhon Thopmson&apos;dan yetişkinler için piyano kursunun 2. kitabına geçebilir ve onun arkasından gelen piyano için modern kurs adlı kitapla devam edebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b8a0fa9-1abd-48c8-8c45-c766f16fa24a.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Eyre</image:title>
            <image:caption>“Genelde kadınların sakin olması beklenir ama onlar da erkeklerle aynı hislere sahiptir. Onların da becerilerini ortaya çıkarmaya, tıpkı erkekler gibi bir uğraş edinmeye ihtiyaçları vardır. Onlar da aşırı baskıdan ve sürekli sakinlikten erkekler kadar bunalırlar. Erkeklerin üstün yaratıklar olduğunu düşünerek, kadınların sadece yemek yapmak, çorap örmek, piyano çalmak ve çantalara nakış işlemekle yetinmesini söylemek bağnazlıktır. Cinsiyetleri için onlara yeterli görülenlerden çok daha fazlasını yapmak istediklerinde, onları kınamak veya onlarla alay etmek bencilliktir.” 
 
 
Küçük yaşta öksüz kalan Jane, tüm yaşantısı boyunca kendini dışlanmış hisseder. Edward Rochester’ın velayetindeki küçük Adèle’e mürebbiyelik yapmak için Thornfield Malikanesi’ne geldiğindeyse, yaşadığı aşk ve öğrendiği sırlarla birlikte cesareti bir kez daha sınanacaktır. 
Charlotte Brontë’nin yaşamından da izler taşıyan Jane Eyre, dinî baskının ve erkek üstünlüğünün egemen olduğu 19. yüzyıl İngiltere’sinde geçmekte ve kadın haklarına sahip çıkan ilk romanlardan biri olarak kabul edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77a533f2-a558-45be-979c-3caa947296cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Adavatan Girit&apos;ten Anavatana Çelebiler</image:title>
            <image:caption>Acılardan Umuda bir yolculuktur, Göç… 
Her göç, acıdan umuda giden bir sürecin tüm renklerini içinde barındırır. Öyle değil mi? acılar olmazsa insanlar niçin ata topraklarını terk edip yeni diyarlara yelken açsınlar. Terk edilen ata toprakları, evler, eşyalar değildir. Bir tarihtir arkada bırakılan. 
 
Göç denilen bu yolculuğun bir diğer adı umuda kaçıştır.  Hedeflenen topraklara varıldığında ise; ilk el yüz yıkanan su, ilk hasat edilen ürün, ata toprağında bırakılan tek şeyin eşyalar olmadığını haykırır göçerlere… hem de acı acı. Saklanır, gizlenir, çoğu kere kendi kendine bile itiraf edilmez. İşte arkada bırakılan, ata toprağındaki hayattır. 
 
Yeni topraklar umuttur, ancak bir o kadar da çetindir. Ağaca yapılan aşı gibidir yeni hayat, filiz vermesi, yeşermesi beklenir. 
 
“Dörtnala gelip uzak Asya’dan, Akdeniz&apos;e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleketin” yeşeren en güzel dallarından biri olan Girit Göçmenlerinin hikayesini anlatan bu kitap, gelecek kuşaklara ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94348</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1702cabe-eb2e-446d-8dda-12b2ea7eee6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Suya Gark Olmak</image:title>
            <image:caption>Gerçek bir hayat hikayesi olan elinizdeki bu Roman; zaman, mekan, an, mazi ve ati olarak, beş muazzam sihirli kavramla yoğrulmuş muhteşem gizemiyle, harflerin, hecelerin, kelimelerin, cümlelerin, duyguların, tasa ve  tebessümlerin, öfke ve özlemlerin sıkıştırıldığı beş efsunlu alem içinde akmaktadır. Zaman, sonsuzluğa akan upuzun nehirdir. Mekan, derinliğe ve enginliğe alabildiğine giden, uzaklıklardan ötelerde bir yerlerde, ıpızsız düzlemdir. An ise, kader, keder, kahır ve kıymet cenderesinde geçen, kavuşunca neticelenince, silinen, silikleşen ve anlamsızlaşan, olaya, oluşa, olguya ve vakıaya tam uygun, suda geçen sakin, serin, sessiz ve nefessiz berraklık misali; dopdolu bir anlatımla, gerçek bir hayat hikayesine dokunurcasına hissedeceğiniz bir sezişle, “Suya Gark Olmak” mükemmelliğinde  yazılmış duygu selidir. Takdir ve teveccühlerinize… 
 
*** 
  Sivas’ın Şarkışla ilçesi, Fakılı köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, İmam-Hatip Lisesini ilçede bitirdi. Ankara Hukuk Fakültesinden 1987 yılında mezun oldu. Ankara’da serbest avukatlık yaptı. Diyarbakır’da Hava Hakim Asteğmen olarak askerliğini tamamladı. Vatanın değişik yerlerinde C. Savcısı ve Başsavcı Vekili olarak görev yaptı. Eğitici olarak; Polis, Jandarma ile  Hakim ve Savcı meslektaşlarına, TCK-CMK ve İnsan Hakları konularında seminer, konferans ve eğitimler verdi. BAM Başsavcı Vekili olarak görev yapmaktadır. Evli ve 3 çocuk babasıdır. Ceza ve hukuk alanlarında, ayrıca hatırat, deneme ve şiir dallarında yayımlanmış 13 adet kitabı vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5abc57d9-0a1e-4551-a13a-17fd00bcb03d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokağın Ninnisi</image:title>
            <image:caption>Yırtık kazak içinde uykusuzdur gözler 
Beton bir yatak ve koynunda annesizlik 
İki büklüm kıvrılır ne kadar hohlasa da faydasız 
Bir türlü ısınmaz yalnızlıktan üşüyen elleri 
Melek yüzlü bir hayale sarılır buruk bir tebessümle 
Uyutmaz onu ne yorgun kirpikler 
Ne de sokağın ninnisi 
 
Işıklar söner uykuya bürünür lacivert gece 
Gölgeler bile inzivaya çekilir 
Donuk yüzünde solgun bir düş kırıklığı 
Hüznü yorgundur çığlığı suskundur 
Acıyı nakşeder gecenin gergefine 
Uyutmaz onu ne ağırlaşan göz kapakları 
Ne de sokağın ninnisi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94350</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f958bb6-9f17-416c-8a64-8935408adf78.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeş Mardeş Deme Bana!</image:title>
            <image:caption>Kardeşlik, kan bağının ötesinde bir mucize!
“Berk” dizisiyle sevilen yazar Kaan Elbingil, ilk çocuk romanında, İstanbul’un eski dokusuna dokunan, neşesi ve tasasıyla sevgi dolu bir aileyi anlatıyor. Paylaşmayı sevmeyen bir “tek çocuğun” ve ekonomik sıkıntılarla boğuşan ailesinin hayata tutunmasını, sürpriz bir konuğun dönüştürücü etkisini dillendiriyor. Roman, aile olmanın sadece kan bağı gerektirmediğini, paylaşmanın ve dayanışmanın sihrini eğlenceli bir üslupla resmediyor. Her yaştan okura komik ve umut dolu bir okuma sunuyor.
Konusu
Tek çocuk olmaktan memnun Salih Emre, yeni mahalleye ve okuluna alışmaya çalışır. Borçlardan bunalan ailesi, ona hem kardeş olsun hem de dil öğretsin diye, yabancı bir öğrenciyi evlerine davet eder. Çat pat Türkçe konuşan Hans’ın gelişi, Salih Emre’yi çileden çıkarır. Ancak, komşu kızı Elif’le sonunda konuşmayı başarması ve babasının çorbacı dükkânında işlerin beklenmedik biçimde yoluna girmesiyle, yaşamı değişmeye başlar. Ta ki bir gün evlerinin kapısı çalınına dek…</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>