﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b92d51d-936f-492b-b6e2-471713ef9470.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Toprağı</image:title>
            <image:caption>İnsanlar hayatlarında engebeli yollarla karşı karşıya kalırlar ve bu yolları zor da olsa aşma gayretinde bulunurlar. Ferhat da yaşadığı bir duygu karmaşası içerisinde büyük bir çıkmaza girmiş ve bir arayışa girmek zorunda kalmıştı. Bu arayışını ise kendi ruhsal yolculuğunun yanında, yıllarca sürecek olan bedensel yolculuğu ile de sürdürmek istemişti. Ferhat bu arayış içerisinde geçen yıllarının ardından Nâil Baba ile karşılaşmış, onun hayat tecrübelerinden ve öğretilerinden istifade etmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f75b779d-dfd2-4966-9db8-f9e09e0da2c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla II. Dünya Savaşı Tarihi</image:title>
            <image:caption>II. Dünya Savaşı, dünyanın en kanlı ve iz bırakan savaşı olmuştur. Tüm dünyayı derinden etkileyen savaş, birçok cephede çoğu kez eş zamanlı olarak acımasızca yaşanmıştır.  
II. Dünya Savaşı öncesi dünyada yaşanan olaylardan başlayarak, Polonya’nın işgali, Atlantik Muharebeleri, Nazi Almanyası’nın Avrupa’da yayılması, İtalya’nın savaşa dahil olup cephe genişletmesi, Hitler’in Barbarossa Harekatı, Rommel’in Kuzey Afrika Cephesi’ne atanması, Pearl Harbor’un bombalanmasıyla ABD’nin savaşa dahil olması gibi konuların da cevaplarını bulabilirsiniz. 
Devletlerin siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda arayışları, silah teknolojisi, uygulanan savaş taktikleri, savaşta kurulan kamplar, kadınların rolü, casusluk faaliyetleri gibi ilgi çeken konular kitapta verilirken önemli karakterler de tanıtılmıştır.  
Aynı zamanda kitapta -savaşın kaderini belirleyen- müttefikler tarafından yapılan toplantılar, alınan kararlar da yer almaktadır. Savaşın sonuna doğru müttefiklerin güçlenmesi, Nazi Almanyası’nın geri çekilmesi, Japonların kamikazeleri, atom bombaları ve savaş sonu kazananların adaleti; savaş suçlularının yargılanması kitabın içerikleri arasındadır.   
Elinizdeki kitapta, II. Dünya Savaşı’na dair önemli ve dikkat çekici konular okuyucuya sunulmuş, savaşın genel yapısı ortaya konmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d36f21d0-f29c-4b4c-aa18-affab5e3ae40.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Harbinden Sonra Şarkta Almanya</image:title>
            <image:caption>Alman yazar ve akademisyen Dr. Ernst Jäckh, Balkan Harbinden Sonra Şarkta Almanya başlıklı bu eserde büyük ölçüde Osmanlı Devleti’ni ve Türkleri ele almaktadır. 20. yüzyılın başında Türkler hakkında uluslararası kamuoyunda maksatlı, yıpratıcı, yıkıcı politika ve propagandanın etkin olduğu bir süreçte böylesine bir eserin kaleme alınmış olması çok önemlidir. Balkan Savaşları’nda yazarın ifadesi ile “bir millet yok edilirken” büyük devletlerin buna sessiz kalması hatta haçlı bayrağı altında her türlü zulüm ve katliamı gerçekleştiren ordulara ve çetelere destek vermesi 20. yüzyıl medeniyetinin içyüzünü göstermektedir.  

Ülkemizde Balkan Savaşları hakkında çok sayıda akademik çalışma yapılmış olmasına rağmen böylesine önemli bir eserin hemen hemen hiçbir çalışmada değerlendirilmemiş olması büyük bir eksiklikti. Zira çok kıymetli vesikalara dayalı olarak hazırlanmış olan bu eser, 20. yüzyılın başında Balkan Müslümanlarına uygulanan mezalimin bir yabancı tarafından dünya kamuoyuna duyurulması açısından önemli bir anlam ifade etmektedir. 

Bununla birlikte eserde; 19. yüzyılın sonlarında Almanya’nın dünya ekonomisindeki yerine değinilerek nüfus, üretim ve siyaset açısından nasıl önemli bir güç haline geldiği dolayısıyla dengeleri ve ittifakları sarsacak bir iktisadi siyaset takip etmeye çalışması ve küresel bir aktör olan İngiltere’nin takip etmiş olduğu yayılmacı politikasının etkileri ele alınmıştır. Bu kapsamda Bağdat Demiryolu hattı üzerinde Almanya-İngiltere çekişmesi ve bu konuda yapılan askerî, siyasi ve ekonomik politikalar ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28f4b462-ac04-4ed0-830f-ef572dfa0fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Ekonomistle Ekonominin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Sermaye, yaşamak için vampir gibi iş gücünün kanını emen ölü iş gücüdür ve ne kadar çok yaşarsa o kadar çok iş gücü kanı emer.

Karl Marx 
 50 Ekonomistle Ekonominin Kısa Tarihi fikirleriyle insanlığı kökten değişime uğratmış olan Locke, Marshall, Marx ve Keynes gibi düşünürler üzerinden en önemli iktisadi hareketleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9d3f941-6529-477b-a5d6-a381d31aa758.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Dünyayı Oluşturan 50 Konuşma</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca, büyük konuşmalar büyük değişimler getirmiştir. Şiddete teşvik eden ve kontrol sağlamaktan, barışı tesis edip özgürlüğü güvenceye almaya kadar, hiçbir şey doğru yer ve zamanda, doğru içerik ve hitabetle verilen bir konuşmanın, saf, duygusal gücüne sahip değildir. 
 
Modern Dünya’yı Oluşturan 50 Konuşma, yaşadığımız dünyayı şekillendiren en etkili ve kışkırtıcı konuşmaları bir araya getiriyor. Geniş kapsamlı ve kronolojik şekilde dünyanın dört bir köşesinden alınan konuşmalar 1908’de Emmeline Pankhurst’un erkeklerin, kadınların hayatını geliştirmekteki başarısızlığını ısrarla sorgulayıp onları haksız bulduğu konuşmadan başlayarak Vladimir Lenin, Albert Einstein, Fidel Castro, Nikita Kruşçev, Ernesto “Che” Guevara, Malcolm X, gibi isimlerin nutuklarını içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbe41830-ad14-485f-9e06-f6a2b4e8cd82.jpg</image:loc>
            <image:title>Casusu Yakalamak</image:title>
            <image:caption>Casusu Yakalamak: Karşı İstihbarat Sanatı’nda, CIA&apos;in eski karşı istihbarat şefi James M. Olson, Amerikan halkı için bir uyandırma çağrısı niteliğinde olan ve aynı zamanda ülkesinin ulusal güvenliğini korumak için nasıl daha iyi bir iş çıkarılabileceği konusunda meslek sırlarını paylaşmaktadır. 
Olson, okuyucuyu CIA&apos;deki otuz yıllık kariyeri boyunca deneyimlediği karşı istihbaratın gizemli dünyasına götürmektedir. Çin, Rus ve Küba casus servislerinin Amerika Birleşik Devletleri&apos;ne ne yaptığına dair bir genel bakışın ardından, karşı istihbarat ilkelerinin ve yöntemlerinin esasını açıklamaktadır. 
Bu kitapta okuyucular, karşı istihbaratın çifte ajanlı operasyonları ve gözetleme gibi belirli yönleri hakkında bilgi edineceklerdir. Ayrıca kitapta, insanların neden ülkelerine karşı casusluk faaliyetleri yürüttüğünü ve bunun ardındaki ticareti açıklayarak karşı istihbaratın nerede bozulduğunu veya başarılı olduğunu göstermek için on iki gerçek vaka çalışmasını analiz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef8da3e9-3d76-4c16-8a1b-09978b869551.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöl Panteri Baybars</image:title>
            <image:caption>üç çeşit insanla doludur; tarih yazanlar, tarih yazanları yazanlar ve tarih okuyanlar. Kadı
Muhiddin, bir vakanüvistti. Yani bir tarih yazarıydı ve ona Türk Tarihi’nin en büyük
kahramanlarından olan Sultan Rükneddin Baybars’ı ve başarılarını yazmak nasip oldu. Ercan
Yılmaz’ın kaleme aldığı bu eserde Sultan Baybars’ı, kendisi de tereddütsüz bir kahraman olan
Kadı Muhittin’in gözlerinden tanıyoruz.

Sultan Baybars, adı sadece Türk Tarihi’ne değil Dünya tarihine de geçmiş büyük bir komutan ve
hükümdardır. Dest-i Kıpçak Bozkırları’ndan koparılıp, Sivas’ta bir köle olarak satıldığında on beş
yaşlarında bir delikanlıydı. Kendini bildiğinden beri kendine verdiği bir söz vardı ve hayatı bu sözü
tutmak için mücadele etmekle geçti ve sözünü tuttu. O “Vakti geldiğinde hükümdar olacağım.”
Demişti. Ve yeryüzünün görüp göreceği en iyi hükümdarlardan biri oldu.

O, Türklerin ezeli düşmanları Moğollar ve Haçlılara karşı sayısız zaferler kazanmış ve tarihe “Çöl
Panteri” lakabıyla geçmiş büyük bir liderdir. Elinizdeki eserde, sadece bu büyük kahramanın
yaptıklarını değil, onun nasıl bu kadar büyük olduğunu okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9538ebfc-f806-4952-9783-38276a783951.jpg</image:loc>
            <image:title>Asri Rüyalar, Fetiş Rejimler</image:title>
            <image:caption>Vâlâ Nureddin ‘Vâ-Nû’, günümüzde sadece Nâzım Hikmet’in yakın dostu ve biyograficisi olarak hatırlanıyor. Oysa çok uzun yıllar “Türkiye’nin bir numaralı fıkracısı” kabul edilmiş, hem inanılmaz genişlikteki ilgi alanıyla hem de kıvrak Türkçesiyle özellikle kendinden genç birkaç kuşak aydının büyük bir zevkle takip ettiği iyi bir yazardı. Fıkracılık mesaisini, 1920’lerin ikinci yarısından 1960’ların ortalarına kadar kesintisiz olarak, belli bir dünya görüşü etrafında sürdürmüş istisnai bir kalem adamıydı. Hep şu kaygıyı gözetmişti: Yeni kurulan Cumhuriyet’in yurttaşlarını modern, seküler bir kamusal ahlak ve bu ahlakı kurumsallaştıracak bir örgütlülük geliştirmeye teşvik etmek; toplumsal kültürümüzün bu ahlakın geliştirilmesine engel olan yanlarını tatlı bir dille ama kıyasıya eleştirmek. 
 
Çok farklı türlerde “iki kamyon” dolusu metin üreten Vâ-Nû en çok fıkra yazarlığını önemsiyordu; çünkü ileriki yılların araştırmacılarının onun tanıklık ettiği olağanüstü dönemi anlamak istediklerinde mutlaka fıkra yazarlarına başvuracağını düşünüyordu. Biz de onu günümüz okurlarına tanıtmak için on binlerce yazısı arasından üç yüz kadar fıkrasını iki cilt halinde sunuyoruz. Fikir ve Sanat Âlemimize Bu Hürriyet Kâfi Değildir cildi edebiyat, dil, din ve ahlak, fikir ve sanatla ilgili yazılarından, Asri Rüyalar, Fetiş Rejimler cildi ise gündelik hayatı ve toplumsal kültürümüzü eleştiren yazılarıyla çalışma hayatı ve siyasetle ilgili yazılarından bir seçki niteliğinde. 
 
Haldun Taner, Vâ-Nû’yu şöyle anlatır: “Onun sütunu bize hocalarımızın açamadığı ne pencereler açtı. Köklü bir İstanbul terbiye ve görgüsünden gelen çelebiliği, Galatasaraylılığın verdiği ince bir esprisi, çok sevdiği Viyana’nın hayat üslubundan edindiği zarif bir Avrupalı gustosu ve nihayet Moskova günlerinin anısı bir diyalektikten örülme, kendine özgü, çok ilginç bir kültürü vardı.” 

Bu yazılar, eminiz, günümüz okurları için de yeni pencereler açacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31b78d7d-334b-4ba6-ba49-c36268fab1c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikir ve Sanat Alemimize Bu Hürriyet Kafi Değildir</image:title>
            <image:caption>Vâlâ Nureddin ‘Vâ-Nû’, günümüzde sadece Nâzım Hikmet’in yakın dostu ve biyograficisi olarak hatırlanıyor. Oysa çok uzun yıllar “Türkiye’nin bir numaralı fıkracısı” kabul edilmiş, hem inanılmaz genişlikteki ilgi alanıyla hem de kıvrak Türkçesiyle özellikle kendinden genç birkaç kuşak aydının büyük bir zevkle takip ettiği iyi bir yazardı. Fıkracılık mesaisini, 1920’lerin ikinci yarısından 1960’ların ortalarına kadar kesintisiz olarak, belli bir dünya görüşü etrafında sürdürmüş istisnai bir kalem adamıydı. Hep şu kaygıyı gözetmişti: Yeni kurulan Cumhuriyet’in yurttaşlarını modern, seküler bir kamusal ahlak ve bu ahlakı kurumsallaştıracak bir örgütlülük geliştirmeye teşvik etmek; toplumsal kültürümüzün bu ahlakın geliştirilmesine engel olan yanlarını tatlı bir dille ama kıyasıya eleştirmek. 
 
Çok farklı türlerde “iki kamyon” dolusu metin üreten Vâ-Nû en çok fıkra yazarlığını önemsiyordu; çünkü ileriki yılların araştırmacılarının onun tanıklık ettiği olağanüstü dönemi anlamak istediklerinde mutlaka fıkra yazarlarına başvuracağını düşünüyordu. Biz de onu günümüz okurlarına tanıtmak için on binlerce yazısı arasından üç yüz kadar fıkrasını iki cilt halinde sunuyoruz. Fikir ve Sanat Âlemimize Bu Hürriyet Kâfi Değildir cildi edebiyat, dil, din ve ahlak, fikir ve sanatla ilgili yazılarından, Asri Rüyalar, Fetiş Rejimler cildi ise gündelik hayatı ve toplumsal kültürümüzü eleştiren yazılarıyla çalışma hayatı ve siyasetle ilgili yazılarından bir seçki niteliğinde. 
 
Haldun Taner, Vâ-Nû’yu şöyle anlatır: “Onun sütunu bize hocalarımızın açamadığı ne pencereler açtı. Köklü bir İstanbul terbiye ve görgüsünden gelen çelebiliği, Galatasaraylılığın verdiği ince bir esprisi, çok sevdiği Viyana’nın hayat üslubundan edindiği zarif bir Avrupalı gustosu ve nihayet Moskova günlerinin anısı bir diyalektikten örülme, kendine özgü, çok ilginç bir kültürü vardı.” 

Bu yazılar, eminiz, günümüz okurları için de yeni pencereler açacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8612adef-0014-4958-9947-5e4accb3af4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Arabalarımız Salacak İskelesi’ne doğru iniyordu. Başımı kaldırdım. Müsadif-i nazarım olan dehşetli bir köprü tüylerimi ürpertti çünkü ömrümde bu kadar azametli, bu derece dehşetli bir şey görmemiştim. Bu köprü üç kat olarak inşa edilmiş. En üst katında insanlar karıncalar gibi kaynaşıyorlardı. Şimendifer, araba, otomobil gibi vesait-i nakliye köprünün birinci ve ikinci katından gelip gidiyorlardı. 
 
“Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet tahayyül ettiği ideal toplumu ince ve hayli ilginç ayrıntılarla betimleyen, bugünden o güne nasıl ulaşıldığını/ulaşılacağını açıklama çabası gösteren, yazıldığı dönemde görülmemiş kimi uygulamaları ayrıntılandıran ve okurlarında böyle bir toplum yaratma yönünde arzu uyandırma kaygısı güden bir eser ve bu yönleriyle döneminde yazılan benzer eserler arasında ‘en ütopik’ anlatılardan biri olarak nitelendirilebilir.” 
Engin Kılıç 
 
Yüzyıllar sonrası… Köprülerle, fabrikalarla, geniş bulvarlarla, dev binalarla dolmuş, on milyon nüfuslu bir İstanbul… Herkesin sadece daha verimli olmaya çalıştığı, tembelliğin, olumsuz düşüncelerin tamamen ortadan kalktığı bir cennet hayali. İlk olarak 1913’te basılan Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet, edebiyatımızın ilk ütopyalarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/085b6709-6624-4b86-a727-5c49f81c19b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kadın</image:title>
            <image:caption>Arzu. Bizi büyülüyor ve avucuna alıyor. Düşüncelerimizi kontrol ediyor, hayatlarımızı yönlendiriyor, bazen sadece onun için yaşıyoruz. Yine de hakkında neredeyse hiç konuşmuyoruz. Ve derinlerde yatan bir güç olarak arzu, büyük ölçüde keşfedilmeden kalıyor. 
 
Gazeteci Lisa Taddeo’nun, farklı geçmişlere ve yaşam tarzlarına sahip kadınlarla konuşmak için Amerika’yı altı kez baştan başa kat ettikten sonra kaleme aldığı Üç Kadın, kadın arzusunun kırılganlığına, karmaşıklığına ve eşitsizliğine ışık tutan, çığır açan bir kitap. Unutulmaz üç kadının deneyimlerini okudukça yalnız olmadığımızı hatırlayacağımız, büyük bir gazetecilik başarısı. 
 
Üç Kadın, karşılanmayan ihtiyaçların, dile getirilmeyen düşüncelerin, hayal kırıklıklarının, umutların ve amansız takıntıların bir kaydı. Çekici, rahatsız edici, çok katmanlı, güçlü ve güzel. 
 
“İçimize işleyen, yakıp yıkan, büyüleyen bir kitap. Bir kitap bundan fazlasını yapabilir mi emin değilim.” 
The Sunday Times 
 
“Cesur, güncel, yüz yılda bir denk gelinebilecek bir kitap. Her evde bir tane olmalı… çok geçmeden olacaktır da.” 
New Statesman 
 
“Nefes kesici, kendinden emin ve tamamen kendine has.” 
Dave Eggers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a5f9a23-266a-4bf0-af6e-4f2fc3a4ad78.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Arabalarımız Salacak İskelesi’ne doğru iniyordu. Başımı kaldırdım. Gözüme çarpan dehşetli bir köprü tüylerimi ürpertti çünkü ömrümde bu kadar görkemli, bu derece dehşetli bir şey görmemiştim. Bu köprü üç kat olarak inşa edilmiş. En üst katında insanlar karıncalar gibi kaynaşıyorlardı. Tren, araba, otomobil gibi ulaşım araçları köprünün birinci ve ikinci katından gelip gidiyorlardı. 
 
“Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet tahayyül ettiği ideal toplumu ince ve hayli ilginç ayrıntılarla betimleyen, bugünden o güne nasıl ulaşıldığını/ulaşılacağını açıklama çabası gösteren, yazıldığı dönemde görülmemiş kimi uygulamaları ayrıntılandıran ve okurlarında böyle bir toplum yaratma yönünde arzu uyandırma kaygısı güden bir eser ve bu yönleriyle döneminde yazılan benzer eserler arasında ‘en ütopik’ anlatılardan biri olarak nitelendirilebilir.” 
Engin Kılıç 
  Yüzyıllar sonrası… Köprülerle, fabrikalarla, geniş bulvarlarla, dev binalarla dolmuş, on milyon nüfuslu bir İstanbul… Herkesin sadece daha verimli olmaya çalıştığı, tembelliğin, olumsuz düşüncelerin tamamen ortadan kalktığı bir cennet hayali. İlk olarak 1913’te basılan Rüyada Terakki ve Medeniyet-i İslamiyeyi Rüyet, edebiyatımızın ilk ütopyalarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1057ce6-6827-4c26-8b38-61fb0491df9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsalı Yeniden Toplama</image:title>
            <image:caption>Toplum nedir? “Toplumsal” kelimesi ne anlama gelir? Neden bazı faaliyetlerin “toplumsal bir boyut”u olduğu söylenir? 
 
Toplumsal olanı özel bir alan, belirli bir âlem ya da tikel bir tür şey olarak değil; yalnızca hayli kendine özgü bir yeniden ortaklık kurma ve yeniden bir araya toplama hareketi olarak tanımlayan Bruno Latour, Toplumsalı Yeniden Toplama’da “toplumsal”ın başlangıçtaki anlamına dönerek ve tekrar bağlantıları izleyebilmesini sağlayarak toplumsal nosyonunu yeniden tanımlamayı amaçlıyor. 
 
Toplumsalı Yeniden Toplama, “aktör-ağ teorisi”ni ve onun en etkili taraftarlarından Bruno Latour’un fikirlerini merak edenler için önemli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc494896-dd5e-48e0-960a-a04c8c18214a.jpg</image:loc>
            <image:title>Trajedi</image:title>
            <image:caption>Seçkin edebiyat kuramcısı Terry Eagleton, bu büyüleyici çalışmasında Batı kültüründeki trajedinin nüanslarını araştırıyor. Trajedinin insanlık durumu üzerine bir tefekkür olarak değil, uygarlıkların kendilerini kuşatan çatışmalarla mücadele ettiği siyasal katılım anlarında ortaya çıktığını iddia eden Eagleton, trajedinin insan deneyimi ve kültürü için temel olduğunu gösteriyor. 
 
Nietzsche, Walter Benjamin ve Slavoj Žižek&apos;in yanı sıra Sophokles, Aiskhülos, Shakespeare ve Ibsen gibi pek çok önemli yazar ve düşünürün eşlik ettiği Trajedi, edebiyat ve tiyatronun yanı sıra politikaya ve felsefeye de kafa yoran okurlar için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85b89767-5f45-43df-9353-04ef08370f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Balonun Peşinden</image:title>
            <image:caption>Güneşin ışıl ışıl parladığı bir yaz sabahı Yıldız Hanım kaplumbağa gibi yavaş yavaş merdivenleri tırmanıp evinin çatı katına çıktı. Yıllardır dokunmadığı tozlu kutuları açtı. Varlığını bile unuttuğu, çocukluğunda elinden hiç düşürmediği atlası görünce mutluluktan uçacaktı. Atlasının içine çizdiği resim bile silinmemişti: Balonla dünyayı dolaşan bir çocuk. “Neden olmasın ki?” diye haykırdı. Kıymet Ergöçen, okuru, tıpkı bir dondurma gibi bitmesini istemeyeceği bir dünya seyahatine çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f5a086d-4e49-41af-bfe3-566245ad32c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kora ile Kelebek</image:title>
            <image:caption>Duygu tarlanda ne yetiştiğini öğrenmek ister misin?

Sözcüklere yaptığı küçük mizahi dokunuşlarla kendine has bir üslup yakalayan Hanzade Servi&apos;nin, Gülten Dayıoğlu İlkgençlik Roman Ödüllü Kora ile Kelebek&apos;i, nostaljik aile filmlerine şapka çıkartan bir anlatı...
 
Dünyaya bambaşka gözlerle bakan iki genç kızın kaderlerini sürpriz bir evlilik bağı ile kesiştiren yazar; biriyle iyi anlaşmak için illa ki birbirine benzemek gerekmediğine, farklı şeyleri aynı dilde sevmenin güzel ilişkiler kurmak için yeterli olacağına vurgu yapıyor.
 
Zamanın getirdiklerine ve götürdüklerine önyargıyla yaklaşmanın yarardan çok zarar vereceğine işaret eden eser, ilkgençlik çağında hissedilen duygusal dalgalanmaların sosyal yaşantı üzerindeki yansımalarını de ustalıkla resmediyor.  
 
“Bizim Aile filminde bile, Münir Özkul&apos;la Adile Naşit&apos;in çocukları hemen kaynaşmamıştı.”

Yurt dışında yatılı okulda büyüyen, rahatlığına düşkün Kora ile kurallara sıkı sıkıya bağlı, takıntılarla örülü bir yaşam süren Kelebek&apos;in, on üç yaşında olmaktan başka hiçbir ortak noktaları yoktur. Ta ki, anne babaları hayatlarını birleştirme kararı alana dek. Aniden kardeş olan iki gencin dünyası bir daha asla eskisi gibi dönmeyecektir. Bir yanda türlü çeşit tehdide karşı önlem almaktan kendini alıkoyamayan, düzen timsali Kelebek; öte yanda kimin ne diyeceğine hiç aldırış etmeden gönlünün her istediğini yapan, keyfine düşkün Kora... Zıt kutuplardaki karakterlerimiz için geçmişle hesaplaşama ve geleceğe bakma vaktidir. Ürkek ama emin adımlarla birbirlerine yakınlaşmaya çalışırken karşılarına çıkan umulmadık olaylar, Kora ile Kelebek&apos;i hayal bile edemeyecekleri çok özel bir dostluğa sürükler. Hem de kardeşlikten bile öte bir bağla...  

Hayatı yaşamaya değer kılan “an”lara ve “anı”lara temas ederek ruhumuzun derinlerine akan bu duygu yüklü kitap, hem aile birliğinin önemine değiniyor hem de müthiş bir kardeş dayanışması inşa ediyor.    
 
Hüzünle eğlenceyi harmanlayan hikâyesinin satır aralarında toplumun huzurunu bozan kimi sorunlara karşı farkındalık yaratmayı hedefleyen Kora ile Kelebek, okurların duygu tarlasını sevgiyle yeşertmeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a735f38b-463a-47b4-927e-2419a15c47ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaptan Ne Zaman ve Nasıl Çıkılır ?</image:title>
            <image:caption>Bir kitabın içinden nasıl çıkarsınız? 
Kapağını kapatırsınız. İşte bu kadar kolay. 
Bazen içeri girmek, okumaya başlamak daha zordur. Ama sonunda bir kitabın içine girdiğinizde kaybolabilirsiniz. 
 İŞTE O ZAMAN DIŞARI ÇIKMAK EPEY ZORDUR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/357d1a80-59c5-49e5-bccb-640e9c6cb1b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Semra</image:title>
            <image:caption>“Serçem, sen dalamazsın sulara 
Senin kanatların ancak göğü yarabilir; 
Mavi suları değil...” 
 
Semra, kayıp giden zamanın izinde çocukluğun masumiyetini ve ilk aşkın heyecanını aramanın hikâyesi… 
 
Şiirlerin gölgesinden, okul bahçesindeki ağaçların arasından “merhaba” diyen rüzgârın ve ışığın şarkısından, Ceyhan’ın 
tozlu yollarından, boş duvarlara yazılmış sloganlardan süzülüp gelen bir sevda.... 
 
Mazlum Vesek, 1990’ların Adana’sını ve günün kaotik siyasi ortamını arkaplan edinen romanında Semra’nın bıraktığı izlerin peşine düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9df83a65-9724-41d7-acf6-cf1b75926fe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Para Teorisi&apos;ne Giriş</image:title>
            <image:caption>Ekonomik ve politik tartışmalar çok uzun bir süredir ödeme gücü, kemer sıkma, kıtlık ve damlama kuramının (trickledown) dar sınırları içinde şekillendi. Sosyal güvenlik iflasa gidiyor; kamu borçları gelecek kuşakların sırtına yükleniyor; işsizlik kötü ama fiyat istikrarını sağlamak için gerekli; sosyal yardımlar zenginden çalarak finanse ediliyor; son olarak, “kamu parası gibisi yok” anlayışı, tartışmaların ve politika tercihlerinin kapsamını kısıtlaması gereken su götürmez bir gerçek olarak gösteriliyor. Bu ön kabullerin artık değişmesi gerekiyor. 
  MPT, yukarıda bahsedilen sorunlara çözüm ararken, parasal hükümranlığın önemini vurguluyor: Devletler kamu parası yaratabilirler ve yaratıyorlar; sadece bunları doğru kanallara aktarmaları gerekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f376df6-978c-4e8a-880c-42cd15ebb495.jpg</image:loc>
            <image:title>Notalar Apartmanı</image:title>
            <image:caption>Notalar Apartmanı sizleri hem sevimli bir öyküye hem de notaları öğrenmeye davet ediyor.
 
 
Her katında bir notanın yaşadığı Notalar partmanı’nın birbirinden farklı sakinleriyle tanışmaya hazır mısın?
 
Ağzında kalemiyle dolaşan Do Dede, dişleriyle övünerek “reee”leyen Re Nine, kedi ve telefon bağımlısı Mi Hanım, dağınık Fa Çocuk, yönetici Sol Teyze, hayat dolu La Kız, arılardan bunalan Si Kardeş ve Do Dede’nin kitapkurdu torunu İnce Do Kardeş…
 
Sen de tıpkı Kurabiyeci Kız gibi Notalar Apartmanı’na konuk olup birbirinden sevimli notaları tanımak ve bu renkli hikâyeye ortak olmak ister misin?
 
“Şöhret Doğruyol Sağbaş, Notalar Apartmanı’nda müzik bilgisinin alfabesi sayılan ‘Do Majör Ton Gamı’nı her kata bir ses kişiliği vererek ustalıkla kurgulamış. Minik okurlarına çok yönlü bir ufuk açacağından hiç şüphem olmayan bu seçkin eseri, tüm çocuklara tavsiye ederim.”
Prof. Dr. Mesut İKTU/Opera Sanatçısı/ Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5f0a77-8b83-4427-b98d-1ba5b926abe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zinde Bir Yaşlılık İçin Beyin Kuralları</image:title>
            <image:caption>Anahtarlarımı neden bulamıyorum? Neden eskisi gibi uyuyamıyorum? Arkadaşlarım aynı hikâyeleri neden tekrar tekrar anlatıyor? Beynimi canlı tutmak için ne yapabilirim? Biliminsanlarının tüm bu sorulara verecek mantıklı yanıtları var.
 
Moleküler biyolog Dr. John Medina, Zinde Bir Yaşlılık İçin Beyin Kuralları’nda yaşlanma ile ilgili gerçekleri ve iyi yaşlanma reçetesini kendine özgü ilgi çekici tarzıyla anlatıyor.
 
Medina, Zinde Bir Yaşlılık İçin Beyin Kuralları adlı kitabında bize beynimizin nasıl çalıştığını ve neden ev, işyeri, okul gibi yaşam alanlarımızı yeniden tasarlamamız gerektiğini açıklıyor. Yaşlanma sürecini verimli ve sağlıklı bir şekilde nasıl geçirebileceğimize dair püf noktalarından bahsediyor. Medina, aynı zamanda büyüleyici hikâyeleri ve mizah anlayışı sayesinde yaşlanmanın tamamen bir çöküş anlamına gelmediğini de vurguluyor.
 
Yaşlanma sürecinin hoş olmayan etkilerini yaşıyorsanız ya da sevdikleriniz için endişeleriniz varsa Zinde Bir Yaşlılık İçin Beyin Kuralları tam size göre.
 
Unutmayın, bardağın dolu tarafını görebilme yeteneğiniz yaşlandıkça artar ve stres azalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ada9cb-ab38-4a5b-91f0-f723c36f84af.jpg</image:loc>
            <image:title>Entegre Kurumsal Performans Değerlemesi Çoklu Sermaye Temelli Bir Model Önerisi</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
2.      KURUMSAL PERFORMANS, TEORİ VE DEĞER YARATMA 
3.      FİNANSAL OLMAYAN BİLGİ AÇIKLAMA VE RAPORLAMA GİRİŞİMLERİ 
4.      DEĞER YARATMA TEMELLİ BİLGİ VE ENTEGRE RAPORLAMA 
5.      ENTEGRE KURUMSAL PERFORMANS DEĞERLEMESİ: TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜ UYGULAMASI 
6.      SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a671b654-d3f9-4614-9e18-9ce37e9f081e.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolda Maç İçerisindeki Bir Takım Performans Parametreleri İle Yüklenme Göstergelerinin Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>1.      ÖZET 
2.      ABSTRACT 
3.      GİRİŞ VE AMAÇ 
4.      GENEL BİLGİLER 
4.1.   ENERJİ SİSTEMLERİ 
4.2.   ANAEROBİK EŞİK KAVRAMI 
4.3.   ANAEROBİK EŞİK BELİRLEMEK İÇİN KULLANILAN TESTLER 
4.4.   MAKSİMAL OKSİJEN TÜKETİMİ VE MAKSİMAL AEROBİK HIZ KAVRAMI 
4.5.   MAKSİMAL AEROBİK HIZIN BELİRLENMESİNDE KULLANILAN TESTLER 
4.6.   MAKSİMAL AEROBİK HIZ ANTRENMAN YÖNTEMLERİ 
4.7.   FUTBOLDA GPS KULLANIMI 
5.      GEREÇ VE YÖNTEM 
5.1.   ARAŞTIRMA TİPİ: 
5.2.   ARAŞTIRMANIN YERİ VE SÜRESİ 
5.3.   ARAŞTIRMANIN EVRENİ VE ÖRNEKLEMİ 
5.4.   ARAŞTIRMA HİPOTEZLERİ: 
5.5.   BAĞIMLI VE BAĞIMSIZ DEĞİŞKENLER 
5.6.   VERİ TOPLAMA ARAÇLARI: 
5.7.   VERİ TOPLAMA YÖNTEMİ: 
5.8.   VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ 
5.9.   ARAŞTIRMANIN SINIRLILIKLARI: . 
5.10.                   ARAŞTIRMANIN ETİK YÖNÜ 
6.      BULGULAR 
7.      TARTIŞMA 
8.      SONUÇ VE ÖNERİLER 
9.      KAYNAKLAR 
10.  EKLER 
11.  ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8103607c-2dc9-4cc0-bc92-795b8b3966fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Amin Maalouf&apos;un Penceresinden Göç ve Kimlik</image:title>
            <image:caption>1.      GÖÇ OLGUSUNUN TARİHSEL VE KURAMSAL ÇERÇEVEDE DEĞERLENDİRİLMESİ 
2.      KÜRESEL DÜNYADA GÖÇ ULAMLARI 
3.      AMIN MAALOUF’UN BAKIŞ AÇISINDAN GÖÇ OLGUSU 
4.      KİMLİK OLGUSUNUN TARİHSEL VE KURAMSAL ÇERÇEVEDE DEĞERLENDİRİLMESİ 
5.      AMIN MAALOUF’UN BAKIŞ AÇISINDAN KİMLİK OLGUSU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da3b4dc-cf0c-46ee-8967-089b7907b9c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okçu&apos;nun Yolu</image:title>
            <image:caption>Her okun uçuşu farklıdır. Bin ok atarsan, bini de sana farklı bir yol gösterecektir: Okçunun yolu işte budur. 
 
Ülkenin en mahir okçusu Tetsuya bir köyde mütevazı bir marangoz olarak yaşamını sürdürmekteyken bir gün uzak diyarlardan gelen bir okçu ona meydan okur... Tetsuya bu meydan okumayı kabul ederek okçuluk felsefesini hem yabancı okçuya hem de köyün delikanlılarından birine aktaracaktır. 
 
Paulo Coelho’nun Okçu’nun Yolu’nda dile getirdiği öğreti sadece okçuluğa değil hayatın her alanına uygulanabilecek, yolu nice erdemden geçen bir ilkeler bütünü. 
 
“Kaleme aldığım bu metinde yay, ok, hedef ve okçu aynı gelişim ve sınama mekanizmasının bütünleyici birer parçası.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd1454a-6d66-4e5d-9e0b-b655f4eef59f.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Çatışma ve Dış Müdahale Kıskacında Afganistan</image:title>
            <image:caption>Yakın dostumuz, uzaktaki komşumuz Afganistan. Kadim medeniyetlerin kavşağında emperyal güçlerin dövüş alanı. Büyük İskender&apos;den İngiliz İmparatorluğu&apos;na, SSCB&apos;den ABD&apos;ye kadar hiçbir güç buraya hakim olamamış. Ama direniş kültürünün timsali olan bu onurlu halk, savaşları kazansa da barışı hep kaybetmiş; ülkesini iç çatışmaların yıkım ve sefaletinden, şiddet ve bağnazlık sarmalından kurtaramamış. Şimdi de ABD ve müttefikleri kaçarcasına ülkelerine dönerlerken, Afgan halkı bir kez daha makisıs talihiyle baş başa bırakılıyor. Geçmişte Afganistan&apos;a kan ağlatmış Taliban örgütü ikinci kez iktidara yürüyor. Türkiye başta olmak üzere Batı ülkeleri yeni bir mülteci akınıyla karşı karşıya.

Bu eserde Afganistan&apos;ın tarihi, sosyal ve siyasal yapısı, çatışma dinamikleri, iktidar kavgaları, dış müdahaleler ve barış formülleri bilimsel olarak inceleniyor. Dr. Ali Rıza Kuğu, Afganistan&apos;da dışarıdan dayatılan hegemonik bir barış yerine, ülkenin toprak bütünlüğü ve üniter yapısı içinde, ortak kimliği güçlendiren ancak çoğulcu, güvenlik ve özgürlük dengesini tutturmuş, sivil toplumu destekleyen yerli bir barışın kalıcı olabileceğinin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/802a3114-508a-4e6d-856e-f0d0030b08ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Girit&apos;i Kaybetmenin Bitmeyen Acısı</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın 1669’da Girit’i fethetmesinin ardından Ada halkından İslamiyet’i seçenlerin bir kısmı, başlayan Yunan isyanlarının yarattığı korkunun etkisiyle zaman içinde Hıristiyanlığa geri dönmüş; Müslüman kalanlar ise Yunanlar tarafından Türk olarak görülmüştür. Göçe zorlanan Türklerin malları çok ucuza ya da zorla ellerinden alınmış, satışa yanaşmayan Türklerden bazıları köy meydanlarında çırılçıplak soyulup direklere bağlanarak yakıcı güneşin altında günlerce aç ve susuz bırakılmıştır. Mübadele ile Ada’dan ayrılanlar ise evlerinin kapılarını ‘Belki döneriz’ düşüncesiyle kapatıp anahtarları sakladılar. Ancak gemilere binip Anadolu kıyılarına yaklaştıkça, geri dönüşü olmayan yola girdikleri düşüncesi ağır basınca anahtarları denize attılar. Bu kitabı hazırlamama neden olan, uzun yıllardır tanıdığım ve kendisine “Anneanne” dediğim Girit göçmeni Nilüfer Erbil’in ailesinin yaşadıkları da diğer Giritli göçmenlerin kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyelerinden farklı değildir.

“Gidemem Girit’ten gidemem
Ben gidemem uzaklara
Yolluyorlar beni uzaklara
Ben gidemem uzaklara…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c707c37-937f-4c3e-95cc-bcab93cbe38a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Serüveni ve Vasiyetleriyle Zeki Müren</image:title>
            <image:caption>Her ülkenin kendine özgü yaşayan ve yaşatılan sanat değerleri vardır. Zeki Müren de bu ülkenin yetiştirdiği kıymetli sanat değerlerinden biridir. Bu değerlerin yaşatılması, toplum nezdinde unutturulmamısı o ülkenin sanata verdiği değerin açık bir göstergesidir. Elinizdeki bu kitap, Türk musikisinde bir fenomen olan, Türk milletinin gönlünde taht kurmuş «Paşa» ve «Sanat Güneşi» lakaplarıyla kendisine toplum tarafından yüksek düzeyde kıymet verilen sanatkâr Zeki Müren’i anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b26b2f03-e04d-4433-a274-6fa849e59c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılcık Şerbeti</image:title>
            <image:caption>Kızılcık Şerbeti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/448c2458-c84f-445e-a9eb-90d38459b4f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devletinde Bürokrasi Ve Tebaa</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devletinde Bürokrasi Ve Tebaa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b961ea2-e50f-4749-bd57-bd075c169f77.jpg</image:loc>
            <image:title>Anksiyete Terapisi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Bu kitapları okumak, yaptığınız işte daha iyi olmanızı sağlayacaktır. Klinik örneklerle, somut öneriler kombine edilerek yalnızca ne yapılacağının değil, nedeninin de anlaşılmasına olanak verilmektedir. Bu dizi, psikoterapötik ve psikiyatrik teknikler üzerine yeni standartlar getirerek açık ve ustaca yazılmış klinik yazıları içermektedir.”
David Speigel, M.D.
Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri ve Davranışsal Bilimler Profesörü

Anksiyete Terapisi;
• Tanısal Değerlendirme
• Maruz Bırakma Teknikleri
• Bilişsel Terapi Teknikleri
• Progresif Relaksasyon (KADEMELİ Gevşeme)
• Otojenik Eğitim
• Psikodinamik Terapiler
• Tıbbi Tedavinin Rolü
• Agorafobinin Eşlik Ettiği Panik Bozukluğu İçin Bir Bilişsel-Davranışçı Tedavi Paketi
• Sosyal Anksiyete İçin Bir Bilişsel-Davranışçı Tedavi Paketi
başlıklarından oluşan her bir bölümüyle panik atak, agorafobi ve sosyal fobiler gibi birçok anksiyete bozukluğunun klinik tedavisine yönelik kapsamlı ve güncel bir rehberdir. Alanlarındaki uzman kişiler tarafından yazılan Anksiyete Terapisi, bir dizi etkili klinik etkinlik ve müdahale hakkında yararlı bilgiler sunmaktadır. Hem sağlık profesyonellerine hem de konuyla ilgili okuyucuya hitap eden kitapta, birçok vaka öyküsünün yanı sıra, ilacın rolü incelenmekte ve maruz kalma terapisi, bilişsel-davranışsal terapi, progresif relaksasyon ve psikodinamik psikoterapi gibi spesifik teknikler ele alınmaktadır. Yazarlar, bu tekniklerin pratikte nasıl işlediğinin açıkça anlaşılması için klinisyenlerle danışanlar arasındaki diyalog metinlerini de yazılarına dahil etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5031e5aa-6de7-447e-890f-a2b1fc078713.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsel Terapi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Nihayet! İster fiziksel ister psikolojik olsun cinsel bozukluklarla ilgili sorunların hemen hemen hepsine yer veren çarpıcı bir eser. Yazarların üslubu gerçekten etkileyici ve doyurucu, çok sayıda vaka örneği yer alıyor, empati ve anlama derecesi sıra dışı, psikologların, jinekologların, aile hekimlerinin ve tecrübeli tecrübesiz tüm psikiyatrların, bu kitaptan çok yararlanacağını düşünüyorum.”
Dr. Avodah K. Offit
Seks Terapisti

Cinsel Terapi;
• Cinsellik Hakkında Konuşmak Ve Düşünmek
• Cinsel Yanıtın Fizyolojisi Konusunda Terapistin Rehberi
• Cinsel Bozuklukların Değerlendirilmesi
• Cinsel İşlevin Tıbbi Değerlendirmesi
• Tutku Ve İçtenlik
• Cinsel Bozukluklarda Çiftlerin Tedavisi
• Arzu Bozuklukları
• Uyarılma Ve Orgazm Bozukluklarının Tedavisi
• Parafililerin Tedavisi
bölümlerinden oluşan, klinik uzmanları ve hastaları için büyük bir bilgelikle ve empatiyle yazılmış bir başucu eseridir. Hem yolun başındaki klinik uzmanlara, hem de tecrübeli terapistlere hitap etmeyi başaran bu kitap, işe yararlılığı kanıtlanmış tavsiyeler ve vaka örnekleriyle doludur. Her bir bölüm, cinsel sorunların tedavisinde elde ettiği tecrübeleri sunan, deneyimli terapist yazarlar tarafından ele alınmıştır. Okuyucu, bu kitapta cinsel bozukluklara sahip hastaların tedavisi süreci boyunca rastlanılan özel sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik terapötik yöntemlerle ilgili doyurucu bilgiler bulacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2b3c2d-e995-4cd5-879b-4bedd64ab7a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergen Terapisi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Ergen Terapisi, ergenliğin biyopsikososyal biyopsisini vermektedir ve insan yaşamının bu en kafa karıştırıcı gelişim aşaması sırasında meydana gelen majör psikopatolojilerin tedavisindeki önemli konuları anlatan açık ve kapsamlı bir kitaptır.”
Lawrence Stone, M.D.
Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi Başkanı

“Ergenlikte ortaya çıkan psikopatolojiler konusunda canlı vaka örnekleri veren klinik bilgeliği damıtıp toparlayan tutkulu bir çalışma. Bu mükemmel kitap, psikiyatrik problemi olan gençlerle çalışmanın heyecanını ve meydan okuyan yanlarını da başarıyla aktarıyor.”
Gregory K. Fritz, M.D.
Brown Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Profesörü ve Direktörü

Ergen Terapisi;
• Genel Prensipler Ve Özel Problemler
• Yıkıcı (DİSTRUPTİF) Davranış Bozuklukları
• Madde Kullanımı Ve Suistimali
• Depresyon
• Anksiyete Bozuklukları
• Yeme Bozuklukları
• Klinik Hastalıklar Ve Somatizasyon
• Şizofreni Ve Psikotik Bozukluklar
• Psikiyatrik Travma Ve İlişkili Psikopatolojiler
başlıklarında ergen gelişimi üzerine özlü ve güncel bilgiler vermenin yanı sıra anksiyete bozuklukları, depresyon, yeme bozuklukları, somatizasyon, davranım bozukluğu ve psikoz gibi rahatsızlıkların etkili klinik tedavisi konusunda da adım adım rehberlik etmektedir. Yazarların her biri, ergen tedavisi konusunda uzmanlığa sahiptir ve alanlarındaki en son bilgiler ve klinik teknikleri sunmaktadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2108af4-688e-461a-a5f5-807cd27383b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Terapisi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Bu kitap, tedavi masraflarını en aza indirmek için çocukların ruhsal ağrısını minimize etme modasını izlemez, bunun yerine en iyiyi başarmaları için klinisyenlere yardım eder.”
John E. Schowalter E., M.D.
Yale Üniversitesi Çocuk Psikiyatri ve Pediatrisi Profesörü

Büyük bir hassasiyet ve anlayışla yazılan Çocuk Terapisi, okula başlama yaşı ile erken ergenlik dönemi arasındaki çocuklar için etkili ve yetkin müdahaleler sunmaktadır. Uzman yazarlar, bu yaş grubuna özgü problemlerin değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi için ön saflarda yer alan klinisyenlere ve okuyuculara;
• Genel Prensipler Ve Tedavi
• Obsesif-Kompulsif Bozukluk, Fobiler Ve
Travma
• Depresyon
• Yıkıcı Davranışsal Bozukluk
• Konversiyon Ve Somatoform Bozuklukları
• Ağrı Ve İlişkili Problemler
• Çocuk Tacizi
• Yeme Bozuklukları
başlıklarından oluşan sekiz bölümde doyurucu bilgi ve araçlar sağlamaktadır. Çocuk Terapisi, hem yaratıcılığı hem de esnekliği cesaretlendirerek; gelişimsel sorunların ve hiperaktivite, depresyon, anksiyete, obsesyon, kompulsiyonlar, fobiler, yeme bozuklukları ve travma ilişkili problemlerin tedavisi üzerine spesifik önerilerde bulanmaktadır. Elinizdeki kitap, altı-on iki yaş arasındaki çocukların tedavisindeki zorlukları çözmede çok yararlı bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5faa1972-1265-42f8-9d03-77be86405299.jpg</image:loc>
            <image:title>Çift Terapisi</image:title>
            <image:caption>Psikoterapide Güncel Klinik Yaklaşımları Dizisi
“Çift Terapisi”, psikolog, psikiyatr, sosyal hizmetli, danışman ve din adamı gibi geniş bir profesyoneller grubu için rehber niteliğindedir. Alanlarındaki uzmanlar tarafından yazılan “Çift Terapisi”, etkili çift tedavisi konusunda daha etik, esnek ve yaratıcı yaklaşımları sergileyerek değerlendirme, hüküm verme, hipotez kurma ve test etmede paha biçilmez bir kaynak olacaktır. Bu kitabı hem profesyoneller hem de bu alana ilgi duyanlar için çok yararlı buluyorum.
Dr. Ellyn Bader
California, Menlo Park The Couples Institute
Direktör Yardımcısı
“Çift Terapisi”nde, özel terapi kılavuzları, klinik örneklerin bolca kullanıldığı somut öneriler ve ayrıntılı hasta hikâyeleri sunulmaktadır. Niyetimiz okuru etkilemek, büyülemek ya da gizli akademik tartışmalara dipnot koymak değildir. Bunun yerine;
• Çift Terapisinin Temelleri
• Çift Terapisinde Mitler
• Irklar, Etnik Gruplar Ve İnançlar Arası İlişkiler
• Homoseksüel Çiftler
• Çift Terapisinde Sağlık Konuları
• Zor Çiftler
• Ev İçi Şiddet
• Ebeveyn Çiftler
başlıklarından oluşan her bölüm, pratik içindeki klinisyene pragmatik değer taşıyan bir temel sunmak üzere tasarlanmıştır. Aslında genel editör, cilt editörleri ve bölüm yazarları olarak amacımız tektir. Hastalarımızın hayatlarına önemli, acil ve somut katkılar yapmak.
Irvin D. Yalom, M.D.
Psikiyatri Profesörü
Stanford Üniversitesi, Tıp Fakültesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2109dd8a-016e-4364-9d46-2865b423fd39.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgece Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, sizin isteyip de elde edebileceğiniz bir duygudur. İnsan, mutlu olmayı arzu ediyorsa bunun için girişimlerde bulunmalıdır. Rastlantısal olarak mutlu olmak da mümkündür ama planlı bir biçimde mutlu olmak, mutluluk duygusunu her zaman yaşamak için insanlara olanak tanır.

Bu kitapta okurlara, mutluluğu tesadüflerle elde etmeyi beklememeleri, mutluluğu elde etmek için birtakım çabalar içinde olmaları önerilmiştir. Bazen kolay bazen de zor bir biçimde yakalanan bu duyguyu elde etmek isteyenler hiç şüphesiz mutluluğu ellerinde tuttuklarını fark edeceklerdir. Umuyoruz ki bu kitap, mutluluk arayışında neşeli bir yol arkadaşı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/383d84c8-3a97-4536-a3ab-3c2e9624e93b.jpg</image:loc>
            <image:title>5000 Yıllık Sümer-Türkmen Bağları</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya’nın esrarengiz tepeleri ve onların eteklerinde kalan paha biçilmez hazineler  

12. yüzyıldan başlayarak Avrupalı tüccarların ve ardından bilim adamlarının ayağını bu uçsuz bucaksız çöllere çekmiştir. Bu ilginç tepelerin uzun çağlardan beri sinesinde sakladığı geçmişi günümüze getiren yazılarının okunup sırlarının çözülmesini sağlayan Sümeroloji bilimi yüz elli yaşındadır. Şimdiye kadar çok şeyin üstü açılmış olmasına rağmen bu konuda hala kesinleşmemiş birçok sırrın var olduğu kabul edilmektedir. Örneğin Sümerler Mezopotamya’ya nereden gelmişlerdir? Onların doğdukları yerler nerelerdir? Dilleri günümüzdeki dillerin hangisi ile akrabadır? Gibi soruların cevapları hala kesin olarak verilememiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2578278f-d5d7-4e79-8b27-766b05f7d077.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Türk Part Devleti</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın konusu Part (Parlar, Parfıya, Ersaklar) devletidir,ancak Anev medeniyeti ve onun dünyanın diğer kültür merkezleri ile ilişkileri, bunun gibi de Anev medeniyeti ile İ.Ö. 2407. yılda temeli atılan Ersaklar devletinin aralığındaki dönemle kısaca tanış olmayı konumuza bir giriş hükmünde gerekli bulduk. Çünkü Part devleti ve uygarlığı boşlukta ortaya çıkmamıştır veya başka bir yerden gelme medeniyet de değildir. Tam tersine o,Türkmenistan’ın kendi ürünü ve Anev, Altıntepe ve Marı medeniyetlerinin yasal gelişme ve mükemmelleşme sürecinin parlak bir bölümü ve devamıdır. Biz Türkmenistan’ın ve Türkmen Ulusu’nun tarihini en eski çağlardan günümüze kadar bir bütünlükte ve devamlılıkta ele almalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26667e9c-a857-4470-a6b5-ca5cc6685f44.jpg</image:loc>
            <image:title>Sancılı Ana/Dolu</image:title>
            <image:caption>Şiirleri, Afşin’in Sesi, Yeşil Afşin ve Elbistan’ın Sesi mahalli gazetelerde ve Çıngı, Berceste, Vesselam, Sözün Ustaları, Se­rencam, Somuncu Baba, Yarpuz, Hece Taşları gibi bir birçok dergide yayımlandı. 
 
Bir kamu kuruluşundan emekli olan şair, evli ve beş çocuk babasıdır. Afşin’de ikamet etmektedir. 
 
*** 
 
Koklayınca çiçek sandım kendimi, 
Şimdi niye kaçıyorsun bir tanem? 
Deli poyraz esintisi dindi mi? 
Engindeyim uçuyorsun bir tanem. 
 
Gün gelecek ak olurum saçında, 
Rahmetle an bu garibi göçünde, 
Boğulurken çıkmazların içinde, 
Yaşamayı seçiyorsun bir tanem. 
 
Düşündükçe kaleleri yıkarım, 
Ateş olur oylumumu yakarım, 
Kara toprak seni kokar bakarım, 
Ne hoş kucak açıyorsun bir tanem. 
 
Sular bile sen akıyor akarken, 
İncilerin demiyor mu takarken, 
Beraberdik yol yokuştu çıkarken, 
Çok kılçıktan biçiyorsun bir tanem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f898b56-a7ab-423f-b630-7732f7e5bd5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağlar ve Aşklar</image:title>
            <image:caption>Bir çiçeğin intiharını 
Düşleyebilir misin Tanrım? 
Aklına yatıyor mu, 
Ona verdiğin toprağı reddedişi? 
Sen daha çağırmadan 
O narin gövdesiyle ölüme gidişi? 


Ölülerimiz diyorum Tanrım, 
Ölülerimiz, 
Acaba toprağın altında da şarkılar söylüyor mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77fb59e4-a640-4486-91e8-ba0266a9a8d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Dünyanın Kişisel Defteri</image:title>
            <image:caption>Modern dünya, modern sorunları birlikte getirdi. Çözümsüzlük… Anlamsızlık… Her şeyin mümkün ama aynı zamanda ulaşılamaz olması… Hatta elde edilen kazanımların dahi sanki elde edilmemiş gibi, bizim değilmiş gibi durması… Modern dünyanın modern sorunu ne peki? Modern yaşam mı? Yoksa modern insan mı? 

Sorunları çözememek mi? Sorunları anlamamak mı? Merak ettiniz mi siz de hiç: Nasıl yeneceğiz? Ya da nasıl yenileceğiz? Yani nasıl üstesinden geleceğiz? Dünün, bugünün, yarının, kendimizin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77616d65-bf02-497f-8fe3-600a3a125e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolaj</image:title>
            <image:caption>Önceden güneş sarısı olan saçları, şimdi siyahlar... Ona ‘mutsuz kadınlar saçlarını boyar, sen mutsuz musun?’ diye sormak istiyorum, fakat çok geçmeden vazgeçiyorum bundan. Belki de bugün işe gelmeden önce ağlamıştı. Elleriyle yüzünü saklamış, avuçlarının içine ağlamıştı. Belki de bugün her şey bitmişti onun için. Kırmızı rujlu dudaklarına sıkıştırdığı sigarasını yakacak çakmağının gazı ve koltuğunda oturduğu masanın, biraz önce çekmecesinden çıkarıp şakağına sıkı sıkıya dayayarak hiç düşünmeden tetiğini çektiği silahın mermisi bile belki... Belki de bugün ağlamıştı. Duraksız, nefes nefese ve bir çocuk gibi hıçkıra hıçkıra belki... Belki ilk kez varlığının böylesine farkındaydı. Ve kahretsin! Bu güzel değildi... 

Sonuç belliyken nedenin önemi var mıydı, bilmiyorum. Onu anlamak, düşüncesinin her kıvrımına dokunmak istiyordum. Kimse kendi hayatını yaşamıyordu ve ölümlerimiz de buna dâhildi. Bizden öncekilerin öğretileri üzerine kurulu olan dünyada, istikrardan başka şey almıyor ve yine istikrardan başka şey bırakmıyorduk. 

Dolu bir silah gibiyiz 
Mermi namluya sürülmüş 
Emniyeti açıkta 
Ve tetikte parmak 
Planlı bir intihar gibi... 
Ve mutluluğumuz elbise gibi sökük 
Yalan haberler yazan gazeteler gibiyiz... 
Yanımdasın, yatakta 
Sırtın bana dönük 
Çığlık gibi dökülüyor susuşundan 
Tüm yenilgilerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1ccfbb2-9687-4a18-ac23-977d9b3d976c.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluşun Sesi</image:title>
            <image:caption>Varlığının amacını önce bir salıncakta arayan küçük Simay’ın büyüdükçe anlam arayışını devam ettirmesinin hikâyesidir yazılanlar. 

 Simay, anlamı bazen kehribar sarısı bir yaprakta, bazen gecenin sessiz çığlığındaki yakamoz esintisinde, bazen kabuğundan yeni çıkmış bir carettanın umudunda, bazen kehribar sarısı çürümüş yaprakların zaman hafızasında, bazen bir deniz kabuğunun altın rengi çizgileriyle güneşten depoladığı enerjisinde, bazen de gece sabaha varırken ortaya çıkan kızıl şeritte arar. 

Varış nedir ve nereye götürecektir onu bu yolculuk? 

Doğum, ölüm, umut, zıtlık, nefes, nefs, arınma ve varlık felsefesine dair daha nice kavram, yazarın derin ve sarsıcı bakış açısıyla okura meydan okuyor adeta. 

“Hafızamızın kodlarında diğer varlıkları da kodlamamızın nedeni, mikrokozmos olarak her şeyin, evrenin hafıza kodlarına sahip olmasından kaynaklıydı. Bütün canlılar döngünün parçasıydı. Hepsi birbirine bir şeyler öğretmenin peşindeyken, insanın bu aymazlığı niyeydi? ‘İşte bilinç!’ dedi kendi kendine.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e61d9bb3-5c37-4b1e-ac66-f02ca9ab5d7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpten Kaleme Dökülenler</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir çığlıktı, yüreğime bastırdığım sevgi 
Tonlarcaydı ağırlığı sinemde 
Haykırmak istiyordu dilim, 
Neydi bu hissettiklerim&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6281ea91-e116-47db-ab13-d70b0fd1149b.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Mum</image:title>
            <image:caption>Kara deliğe düşenler doğada zorlu günler geçirdi. Vahşi hayvanlar ve sert iklim koşulları ile mücadele etmek zorunda kaldılar. Tekrar boşluğa düştüklerinde yeniden kendilerini aynı gezegende buldular. 
 
Yalnız bir farkla: Başka bir çağda. 
 
Hayat ve İskender bu seyahatin ardında yatan nedenleri az çok anlamaya başlıyor. İhtiyaçlarını karşılamayı, tehlikeden korunmayı biliyorlar. Hem birbirlerini hem de kendilerini daha iyi tanıyorlar. 
 
Hedefleri daha belirgin. Hayatta kalma umutları daha büyük. Yürüyecekler, çünkü tufanın eli kulağında. Karalar bütünüyle sular altında kalacak. Eğer Nuh’un Gemisi’ni bulamazlarsa, onlar da…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac553507-36b1-43ef-822a-8b16565a27d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Parlayan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cesaret ve kahramanlık bulaşıcıdır.

Tuba Kumaş&apos;ın sözcükleri ve Ahmet Uzun&apos;un çizgileriyle karanlığı aydınlığa kavuşturan Gece Parlayan, okuru önce göklerin hâkimi Ay&apos;ın huzuruna çıkarıyor, ardından engin bir hayal âlemine sürüklüyor. 


Ortak bir hedef uğruna sırt sırta veren iki kafadarın dayanışmasını sayfalarına taşıyan kitap; saklanmaktan ve sakınmaktan vazgeçenlerin yoluna ışık saçıyor, özgüvenlerini artırmaları için miniklere ve pek tabii ki yetişkinlere cesaret aşılıyor.


2019 Tudem Edebiyat Ödülleri&apos;nde üçüncülüğe değer görülen bu ışıltılı eser, kararlılık ve azimle her türlü engelin üstesinden gelinebileceğine inandırıyor, kendi hikâyemizin kahramanı olmak için müthiş bir motivasyon sağlıyor. Karanlıktan korkan Duman&apos;ın en büyük dayanağı, saçtığı ışıkla odasını aydınlatan Ay&apos;dır. Duman, penceresinden gökyüzünü seyrettiği puslu bir gecede, Ay&apos;ın etrafındaki bulutları kurda benzetir. Kurdun kapkara tüyleri Ay&apos;ı sardıkça Dünya zifiri karanlığa gömülür. Duman kendini karanlıktan, Ay&apos;ı da kurtlardan korumak için yola çıktığında hem en büyük korkusuyla yüzleşmiş hem de en yakın arkadaşıyla tanışmış olacaktır... Tuba Kumaş&apos;ın şiirsel üslubu ve Ahmet Uzun&apos;un göz alıcı resimleriyle daha ilk sayfalarından gönülleri çelen Gece Parlayan, Ay kadar parlak ve görkemli bir büyüme hikâyesi anlatıyor. Başarıya giden yolun kendine inanmaktan geçtiğini hatırlatan kitap, korkunun yerine cesareti koyanların rehberliğinde okurlarını karanlığa karşı adım atmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/153ea506-dc52-47c2-9437-225a90867d90.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokullar İçin Yaratıcı Drama İle Masallara Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Hepimiz çocukluğumuzda büyüklerimizden masallar dinledik. Kimi zaman kendimizi masal kahramanlarının yerine koyarak hayallere daldık. Fark etmeden masallardan hayatı öğrendik. İşte bizde bu projede yaratıcı drama ile masallarımızı hem benimsemek hem geleceğe aktarmak hem de öğrencilerimizin hayatı öğrenmelerine katkı sağlamak istedik. 
 
Bir varmış diyeceğiz bir anda var olacağız. Kendimize masalsı bir dünya kuracağız. 
 
Hayaller diyarının yolunda birlikte yürüyecek, gizli geçidin kapısını aralayıp, zihnimizin derinliklerine dalacağız. Oyunlar oynayıp, hayaller kurarak, birlikte hissedecek, paylaşacak, fark edecek ve masal halinde buluşacağız. 
 
Birlikte masallar ile maceradan maceraya atılmaya var mısın? 
 
Masallar ile yola çıkalım. Birlikte hayaller kuralım. 
 
Kitabımız Yazarları: Gülşen YALÇIN, Büşra ÇAKMUR, Burcu ALTUNOK, Sibel CAKCAK, Ayşe OLGUN, Özge ÇANGIRI AYDIN, Alev ÖZBEY, Yaprak BALKU HEZER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c98a31d-55ff-4b3f-8448-bf9305ab8b62.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Asılı Kalan Top</image:title>
            <image:caption>“Biz çocukken dünya da çocuktu!”
Behiç Ak, çocuk edebiyatımızın köşe taşlarından sayılan roman koleksiyonunun yeni kitabında, mizahla yoğurduğu katmanlı kurgusuyla yine konuşulmayan şeylerin evreninde dolanıyor. Unutmaya şartlanmış, alışkanlıklarına bağımlı bir kasaba halkının üzerindeki gizem bulutunu, çocukların merakıyla ve yaratıcılıkla dağıtan kitap, umut ve cesaret veriyor. Çocuk oyunlarının bir tür tiyatro olduğunu, 23 Nisan’ın anlamını, doğal afetlerin toplumsal etkilerini, alışkanlıkların ürkütücü gücünü, anadilin sözcük üretme neşesini ve yetişkinlerin içinde gömülü kalan çocukluğu düşündüren roman, çocukluğa güzelleme niteliğinde.
Konusu
Sualtına sevdalı Serkan, yeni atanan kaymakamı merak eder. Kaymakam, kasaba halkının özensiz yaşam alışkanlıklarını eleştirince yetişkinler suspus olurken, çocuklar sözcük üretme ustası arkadaşları Zekiye’ye başvurmuş ve nedenlerin peşine düşmüşlerdir bile. Depremde sulara gömülmüş heykelli park, “şom ağızlı” yaftasıyla küstürülen Bal ve aile tarihçeleri ortaya çıkmaya başlar. 23 Nisan günü, görevliler makamlarını çocuklara bıraktığında, işler hepten karışır. Bir futbol maçında düğümlenen geçmişin sırları kasabayı değiştirecek gibidir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c6ce780-d4c8-4e6f-9631-47a985738104.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kış</image:title>
            <image:caption>Kışın ilk günüydü ve yavru tilki uyuyamıyordu. 
“Neden bütün ağaçlar kıyafetlerini çıkarmış?” diye sordu yavru tilki. “Yapraklarla oynayabilmemiz için!” diye yanıtladı annesi. 
Yavru tilkinin kışla tanışma öyküsünü çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/862d848b-1edc-4e1f-8d50-2e31f689d7bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşkın Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ah, sana ne söyleyeyim Necip… Saadetin hikâyesi olmaz derler, o kadar doğrudur ki…” Kitaba adını veren uzun öykü ile altı kısa öyküden oluşan Bir Aşkın Tarihi evlilik, aşk, namus gibi konuları hem toplumsal hem bireysel düzlemde ele alıyor. Mehmet Rauf her zamanki gibi kişilerin iç dünyalarına derinlemesine bakışıyla saadetin de hüsranın da hikâyesini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18b7c5d6-4c84-4085-a44a-b86d95e544ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Günü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil, edebiyatımızın tahtındadır, başımızın tacıdır. O, ‘Tuhaf Bir Kadın’… ‘Karanlığın Günü’nü aydınlattı. En güzel ‘Mektup Aşkları’nı yazdı. ‘Eski Sevgili’leri yeniden âşık etti. ‘Gecede’ ve gündüzde okurlarını yüceltti. Kötülükleri ve haksızlıkları ‘Hallaç’ pamuğu gibi attı. Kendini dev sanan nice yazarlar, onun yanında ‘Cüce’ kaldı. Aklımızdan ve kalbimizden uçurduğu ‘Zihin Kuşları’ için minnettarız ona…” 
                                                                                                                                   Talât Sait Halman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11e8dbe2-fecf-47c2-9ba0-0e0b67e1308b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm ve Oğlum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Üşüyor mu deniz üstüne boşandıkça yağmur? 
Ondan mı dersin tüyleri böyle ürperiyor? 
Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta 
Alı al moru mor bir sandal gibi acaba 
Yıllar sonra yılmayıp yine 
Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine? 
 
* Baharla Ölüm Konuşmaları *Al Bir Uzun Hava *Bayramlık *Aslandan Al Haberi! *Menapoz *Cankurtaranla *Anayasası İnsanın *Epigram *Taksim Mitinginden İzlenim *Değişim *Cansuyu *Ukte *Ay! Ay! Ay! *Bi Damlacık *Küçük Kızım Su’ya *Akis *Dostum Samaripa’ya Mektup *Muhabbet *Bir Ölüm İlanı *Arkamdan Konuşmasınlar Diye *Güler Yüzümle *Ve Komiser Kolombo *Şiir-Şair-Dünya *Sonsöz *Ölüm ve Oğlum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08915619-4baa-4b77-b45e-110e3890ce18.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçiş Ayinleri - Deniz Üçlemesi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Denizde insanın erkeklik onuru kırılır.” Geçiş Ayinleri, Golding’in Deniz Üçlemesi dizisinin ilk kitabı olup Booker Ödülü’ne layık görülmüştür. Genç bir İngiliz aristokratı olan Edmund Talbot, Avusturalya’ya giden eski bir savaş gemisinin yolcuları arasına katılır. Vaftiz babası için tuttuğu günlüklerinde gemide subaylar, sanatçılar, göçmenler ve elbette denizcilerden oluşan küçük evrenin nasıl sosyal, kültürel statüleri sarsacak şekilde evrildiği ince ince betimlenir. Golding, Sineklerin Tanrısı’ndan itibaren bütün çarpıcılığıyla işlediği temayı, insanın şiddet ve akıldışılığa yatkın doğasını bu yapıtta bir adım ileriye taşır. Geçiş Ayinleri okura bu doğanın hem gülünç hem vahşi, hem gerçekçi hem fantastik bir tablosunu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a632249-e438-4c12-9eaa-34b628e36084.jpg</image:loc>
            <image:title>Katledilen Şair (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Guillaume Apollinaire (1880-1918): Polonyalı bir göçmenle İtalyan bir subayın oğlu olması dışında çocukluğu hakkında fazla bilgi yoktur. 20 yaşındayken geldiği Paris’te avantgarde hareketlerin ortasında bulunmuş, şiire yön vermiştir. Katledilen Şair, şiir, tiyatro gibi değişik türlerin yer yer öne çıktığı, hem biçim hem de içerik olarak Apollinaire’in yenilikçi ruhunu yansıtan öykülerden oluşur. 1910-1915 yılları arasında yazılan bu hikâyeler, şairin I. Dünya Savaşı’nda yaralanıp Paris’e getirildiği sene, 1916’da yayımlanmıştır. 
 
*Katledilen Şair *Ay-Kral *Giovanni Moroni *Gözde *Gölgenin Gidişi *Ölümden Sonraki Nişanlı *Mavi Göz *Tanrısallaşan Sakat *Azize Adorata *Geveze Anılar *Karma Kulüpte Karşılaşma *Küçük Modern Büyü Tarifleri *Kartal Avı *Arthur, Geçmişin ve Geleceğin Kralı *Dostumuz Méritarte *Maskeli Asker, Yani Dirilen Şair Vakası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64874bcc-114e-4bd3-9dd2-6cba05a84c0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Üç Aylık Kültür Sanat ve Edebiyat Ortak Kitabı Sayı - 9</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk sekiz sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 9. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
 
            Mehmet Pesen Refik Durbaş Doğan Hızlan Ergin Sander Eugenio Montale Cevat Çapan Ahmet Telli Cemil Kavukçu Gündüz Vassaf A. Ömer Türkeş Ali Cengizkan William Carlos Williams Sinan Fişek Hüseyin Ferhad Selim İleri Ayşe Sarısayın Akif Kurtuluş İsmail Mert Başat Mahmut Temizyürek Haydar Ergülen Sarojini Naidu Bora Ercan Faruk Duman Neslihan Önderoğlu Miguel Hernandez Gilabert Ayşe Nihal Akbulut Pablo Neruda Wicente Aleixandre Jorge Guillén Tozan Alkan Mevlânâ CelâleddÎn–î Rûmî Mehmet Kanar Aleksandr Yevsükov Uğur Büke Semiramis Yağcıoğlu Jean–Theodore Brutsch Kenan Sarıalioğlu Prafull Shiledar Özge Cengiz Levent Turhan Gümüş Turgut Toygar Ozan Öztepe Murat Ertel Barış Önder Mihail Arkadyeviç Svetlov Esra Erdoğan Tamer Gülbek Halil Şahan Hrisa Spiropulu Tanos Zarangelis Aydanur Saraç Serkan Türk Ayça Erdura Bircan Çelik Zehra Görgel Tunç Kurt Oğuz Demiralp Tamer Levent Evrim Altuğ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cba99ae-b02c-4ca6-a9f9-ad8d48c3d744.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Tarihi</image:title>
            <image:caption>“İşte alandaki güncel gelişmeleri içerecek biçimde genişletilmiş akıcı bir klasik. Bütün kültür tarihi araştırmacıları için olmazsa olmaz bir kitap, bir şefin hazırladığı bir ziyafet.” (Prof. Dr. Jay Winter / Yale Üniversitesi) 
 
“Peter Burke yine yapacağını yaptı! Bu kolay anlaşılır kitap, kültür tarihini anlamak isteyen her okuru memnun edecektir.” (Prof. Dr. Natalie Zemon Davis / Toronto Üniversitesi) 
 
“Bu yeni giriş kitabı, sadece İngilizce konuşulan dünyada değil, Kıta Avrupası’nda, Asya’da, Güney Amerika’da ve başka yerlerde uygulandığı haliyle, kültür tarihinin geçmişi, şimdiki durumu ve geleceği üstüne kaynaklara erişmek için bir kılavuzdur. 
 
Burke, kültür tarihinin Jacob Burckhardt ve Johan Huizinga’nın adlarıyla çağrıştırılan ‘klasik’ dönemini ve Frederick Antal’dan Edward Thompson’a kadar, buna karşı çıkan Marksist tepkiyi tartışmakla başlıyor. Sonra, çoğu kere ‘Yeni Kültür Tarihi’ diye adlandırılan yeni kuşağın çalışmaları üstünde odaklanarak, kültür tarihinin yakın zamanlardaki yükselişinin haritasını çıkarıyor. Kültür tarihini kendi kültürel bağlamına yerleştirirken, tarihsel düşünme ve yazıma yeni yaklaşımlarla, feminizmin ortaya çıkışı, sömürgecilik–sonrası incelemeleri ve içinde kültür fikrinin gitgide daha büyük bir rol oynadığı gündelik söylem arasındaki bağlantılara dikkati çekiyor. Kültür Tarihi kültür, antropoloji ve edebiyat incelemeleri için olduğu kadar bütün tarih öğrencileri için de temel bir ders kitabıdır. 
 
Düşünce tarihinde bir ‘kitaplar’, bir de ‘kitaplar’ hakkında yazılmış kitaplar vardır. Bu ikinci tür kitaplar, ancak asıl ‘kitaplar’ın okunmasına yardımcı olarak anlam ve önem taşırlar; ama onların yerine konulmamalı, yalnız bunların okunmasıyla yetinilmemelidir. Burke’ün bu değerli çalışması, sözünü ettiğim ikinci türdendir; onun yol göstericiliğiyle, değindiği metinler okunup incelenmelidir.” (Mete Tunçay)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cdcf7e9-2367-480a-b3c7-16683c377fb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gutenberg&apos;den Diderot&apos;ya - Bilginin Toplumsal Tarihi 1</image:title>
            <image:caption>“Peter Burke’ün araştırmacı ellerinde bilginin toplumsal tarihi kavramı, felsefi kışkırtıcılığını etrafa saçıp makul, ihtiyatlı ve tarihsel olarak zengin bir hal alıyor. Çok güzel yazılmış, herkesin okumasına uygun bir tarih sentezi.” (Prof. Dr. Steven Shapin / Kaliforniya Üniversitesi) 
 
             Peter Burke bu kitapta, matbaanın icadından Encyclopédie’nin yayımlanışına kadar geçen zamanda, Avrupa’da bilginin örgütlenmesindeki değişimleri incelemek üzere sosyokültürel bir yaklaşım benimsiyor. Mannheim’dan Foucault’ya, değişik bilgi sosyolojilerini değerlendirdikten sonra bir toplumsal grup olarak aydınları ve düşünsel yaratıyı destekleyici ya da engelleyici bir konumda olabilen toplumsal kurumları  –özellikle de üniversiteleri ve akademileri– ele alıyor. 
 
Kitapta çeşitli bölümler halinde bilgi coğrafyası, antropolojisi, siyaseti ve ekonomisi üzerinde duruluyor. Bilginin toplanmasında, sınıflandırılmasında, yayılmasında ve bazen de gizlenmesinde şehirlerin, akademilerin, devletlerin ve pazarın oynadığı roller tartışılıyor. Son olarak okuyucu, dinleyici, izleyici ya da tüketicinin bilgi karşısındaki konumu değerlendiriliyor ve bu bağlamda 17. yüzyılda hararetli tartışmalara konu olan, bilginin güvenilirliği sorunu inceleniyor. 
 
Peter Burke, bilgiyi çoğul olarak yani farklı biçimleriyle inceliyor. Özellikle basılı, diğer bir deyişle akademik bilgi üzerine yoğunlaşsa da matbaanın icadı ve Avrupa dışındaki dünyanın keşfiyle birlikte yaşanan bilgi “patlaması”nın tarihini kadın–erkek, teorik–pratik, üst–alt, Avrupalı–Avrupa dışı gibi farklı bilgiler arasında yaşanan karşılıklı bir etkileşim süreci olarak ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a36cf09-b194-441c-8919-601e8b8b02f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Sözlüğü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Akademide neoliberalizmin uzun sürmüş yazı rüzgârlara direnirken, mikroiktisat ve ekonometri öğrencileri “çalışma yaşamı”na daha iyi hazırlarken, dijital para reklamları sokak panolarına iniyor ve “oyuncu”larla birlikte kavramlar, terimler çeşitleniyor… 
 
Bilim olarak iktisat, ahlâk felsefesi olarak başladığı yolculuğunda fizik, biyolojiden başlayarak sosyoloji, tarih, siyaset gibi disiplinlerden bağımsızlığını kazanırken; bugün tekrar bütün bilimlerin kavram ve terimleri, ortaklaşmadan anlamsız olmaya başlıyor… 
 
Ekonomi Sözlüğü, bu kavram ve terimleri, tarihsel ve toplumsal süreç ve olgular içine yerleştirirken, biyografi, kuram ve okullarla da paralellik ve bütünselliğini göstermeye çalışan değerlendirmelerden sakınmıyor ve okura da önayak oluyor. 
 
Ekonomi Sözlüğü’nün genişletilmiş bu yeni baskısı, eleştirel, özenli ve özgün diliyle, kuşatıcı bakışıyla, şaşırtıcı kapsamıyla, derinliğiyle ve aynı zamanda da alanının temel bir başvuru kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/354da8ba-fa0e-4d25-8269-2cbf99dca1fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Toplumsal Kuram</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap Peter Burke’ten beklenecek eşsiz bir sentezden çok daha fazlası.   Tarihyazımı hakkında bir anlatı olduğu kadar, toplumsal teoriye yönelik de esaslı bir katkı. Tarihsel gidişatı etkileyen toplumsal aktörleri bizzat sosyologların çoğundan daha güçlü bir biçimde bağlamına koyan bir eser. Son derece yararlı ve klasikleşecek bir başyapıt.” (Prof. Dr. John Hall / McGill Üniversitesi) 
 
“Sosyologların daha fazla tarihsel düşünmesi, tarihçilerin de daha fazla teorik düşünmesi gerek. Peter Burke iki grup için de harika bir rehber.” (Prof. Dr. Stephen Mennell / University College of Dublin) 
 
Tarih ve Toplumsal Kuram, tarih metodolojisinin kilit metinlerinden biri. Kilit, kitabın açılış cümlesindeki soruda gizli: “Toplumsal kuramın tarihçilere faydası nedir ve tarihin toplumsal kuramcılara faydası nedir?” 
 
Peter Burke’ün bu çalışması, tarih disiplinini “açmaya” bir çağrı. Tarih ile sosyal bilimlerin diğer alanları arasındaki sınırları sorgulayan; tarihi daha fazla sosyal bilimsel, sosyal bilimleri de daha fazla tarihsel olmaya davet eden bir çağrı... 
 
Tarih ve Toplumsal Kuram; her türlü teoriden, model kurma çabasından, kavramsal analizden, karşılaştırmalı tarihsel çalışmalardan kaçma eğiliminin maalesef hâlâ hüküm sürdüğü Türkiye’de gerek profesyonel tarihçiler gerekse de tarih öğrencileri için temel bir başvuru kaynağı. 
 

              Bir yandan mesleğin evrensel ölçütlerini merkeze alan, diğer yandan da disiplinlerarası bir tarihyazımının olanaklarını ve zenginliklerini gösteren bu kitapta okur; toplumsal cinsiyetten sınıfa, iktidardan hegemonya ve direnişe, zihniyetten sözlü tarihe kadar bir dizi kilit kavramın, önemli bir tarihçinin perspektifinden açımlanmasını da izleyebilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f682cec2-a851-446a-a4f9-044af72e62a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplama ve Çıkarma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemi çocukları yaş olarak kendilerine ne verilirse onu çabucak öğrenmeye hazırdır. Eğer bu dönemde iyi bir şekilde matematik temelleri atılmazsa, ilköğretim hayatında çocuklarımız zorluklarla karşılaşırlar. Sayı saymayı erken yaşta öğrenen çocuklar, aileleriyle birlikte zevkle yapacakları “Toplama ve Çıkarma Alıştırmaları” kitabıyla geleceğe de hazırlanmaya başlayacaklar. Toplama ve çıkarma işlemleri ile eğlenceli etkinlikler, problemler, rengârenk sayfalar, yavrularımız için hazırlandı onları bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99256531-7dbc-40f9-a671-0b8b66e93a1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıları Tanıma ve Yazma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız için hazırlanmış harika bir kitap sizlerle. Çocukları erken dönemde eğitim hayatına hazırlayarak, okuldan alacağı bazı bilgileri daha hızlı bir şekilde öğrenmesine yardımcı olabilirsiniz. “Sayıları Tanıma ve Yazma Alıştırmaları” kitabı ile okul döneminde lazım olacak temel konulara erkenden başlayabilir, yapılan alıştırmalar ile eğlenceli vakit geçirerek gelişimlerine katkıda bulunabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72971a06-52e9-49d7-8600-39b38876260e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlarla Okuma Yazma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul ile yeni tanışan yavrularımız için harika bir kitap hazırladık. “Oyunlarla Okuma Yazma Alıştırmaları” kitabı, evde çocuklarınızla şahane etkinlikler yapacağınız ve çok güzel vakit geçireceğiniz bir kitap. Alfabetik şekilde verilen harfler ve onlarla yapılan çalışmalarla, çocuklarımız öğrendiklerini pekiştirecek ve daha başarılı bir okul hayatına adım atacaklar. Harfleri tanıyan ve okumaya yeni başlayan miniklerin, dikkat ve algılarını da geliştirecek bu etkinlikler kolaydan zora doğru sıralanmıştır. Eğlenerek öğrenmeye “Oyunlarla Okuma Yazma Alıştırmaları” kitabı ile başlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98a4f22-1cdb-4cb1-8d5b-2a102ca0c38c.jpg</image:loc>
            <image:title>Harfleri Tanıma Yazı Yazma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimi alan çocukların almayanlara oranla ilköğretimin ilk yıllarında sosyal, duygusal, bilişşel, dil gelişimi ve özbakım becerileri bakımından daha başarılı olduğu bilinen bir gerçektir. O yüzden bu dönemin verimli şekilde geçirilmesi çok önemlidir. “Harfleri Tanıma Yazı Yazma Alıştırmaları” kitabı ile çocuklarımız harika bir kaynakla tanışacak. Kalem kullanma becerileri arttıkça ve harfleri düzgün yazmaya başladıkça mutlulukları artacak. Renkli ve resimli bu alıştırmaları çocuklarımız çok sevecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c1b959-d715-4999-bbfb-b03637f19364.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızlı Okuma Kolay Yazma Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemi çocukları yaş olarak kendilerine ne verilirse onu çabucak öğrenmeye hazırdır. Tekrarlar ve okul dışında yapılan çalışmalarla bu dönem çok verimli hâle getirilebilir. “Hızlı Okuma Kolay Yazma Alıştırmaları” kitabı tam da aradığınız kaynak. Kitapta alfabetik olarak verilen alıştırmalar ile harfler iyice pekişecek, boşluk doldurma, eşleştirme, boyama ve dikkat egzersizleriyle öğrenme çok zevkli bir hâle dönüşecek. Alıştırmalarda verilen harfler görsellerle destekleniyor, çocuklarımız öğrenmenin renkli dünyasında bir yolculuğa çıkıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed412b52-d5c3-44c6-bffb-2a16abc3a052.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpma ve Bölme Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Çocukların öğrenim hayatlarını etkileyecek en önemli zaman dilimidir okul öncesi dönemi. Okula başlamadan çok daha erken yaşlarda öğrenilen sayıların pekiştirilmesi de bu dönemde olur. “Çarpma ve Bölme Alıştırmaları” kitabıyla onları sıkmadan, oyun yoluyla eğlenceli vakit geçirmelerini sağlayarak gelişimini destekleyebilir ve can sıkıntılarını da giderebilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken öncelikli şey, çocuklarda baskı kurmadan sevebilecekleri yöntemlerle bir şeyler öğretmek olmalıdır. Matematiğin büyülü dünyasına adım atacakları bu rengârenk kitapları çocuklarımız çok sevecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3ae6dca-1fda-46a5-b365-6c028a760338.jpg</image:loc>
            <image:title>Geometri ve Örüntü Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemi çocukları yaş olarak kendilerine ne verilirse onu çabucak öğrenmeye hazırdır. Tekrarlar ve okul dışında yapılan çalışmalarla bu dönem çok verimli hâle getirilebilir. Merak ve ilgi içindeki çocuklarımızın bu dönemlerinde yapılacak etkinliklerle matematik dersi de eğlenceli hâle gelecek. Çocuklarımız “Geometri ve Örüntü Alıştırmaları” kitabındaki rengârenk ve resimlerle dolu sayfalar hiç bitmesin isteyecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558f88fc-e9db-4a10-aa20-49248a822155.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Yazmaya Hazırlık Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitim artık günümüzün olmazsa olmazlarından. Kaliteli bir okul öncesi eğitimi alan çocukların da ilkokulun ilk yıllarında daha başarılı oldukları da ortada. Biz de çocuklarımızın başarılarına katkıda bulunmak için “Okuma Yazmaya Hazırlık Etkinlikleri” kitabını sizlere sunuyoruz. Kitap ve kalemle yeni tanışan yavrularımız, kitapta bulacakları çizgi, boyama, tamamlama, harf ve eşleştirme çalışmalarını eğlenerek yapacak ve geleceğe daha iyi hazırlanacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a31d8dd-ecee-43d1-8a44-612a174bb434.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Geldin Gönlüme</image:title>
            <image:caption>Merhaba sevgili şiirsever dostlar, yahut duyguya, hissiyata, sevgiye, aşka, özleme, ayrılığa, her hisse derin bir yürekle bakan dostlar. Ben Ahu Kazan, öyle bakıyorum tüm yaşanılanlara... 
 
Gören siz, görülmeyenin içinde ben... Ruhumun ayrı bir odası var sanki kendine ait. 
Şiir benim o odaya girip, kendimle konuştuğum yer gibi. Yaşanılan ya da yaşanılmayan fark etmez. Şiir bende bir ağacın yaprağında aşkı hatırlatan ya da bir toprakta memleketi...
 
Gözlemlediğim, hissettiğim, duygulandığım her şey-den yüreğim muhakkak bir cümle kurar. Sonra kalemim konuşmaya başlar. Bazen bu derinlik ruhumu yorar bazen coşku ile uçar... Dediğim gibi kendine has, doğal, ansızın sadece kalemim yazar. 
 
Ve bu benim ilk kitabım, heyecanımın ve hislerimin buluştuğu an. Ben hayatta en çok duyguya önem vermeye çalışıyorum. Olduğu gibi kabul ediyorum geleceği... 
Hissederek yaşanılan her şeyin güzelliğe kavuştuğunu düşünüyorum. Heyecanı olan her emeğin kıymetli olduğunu bilerek ilerliyorum. 
Şu an bu satırları yazarken bile heyecanım tarifsiz... 
Kitabım naçizane yürek dilim... 

Lütfen sevgiyle kabul edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4811b4b5-8947-4169-8a83-b51028fc3065.jpg</image:loc>
            <image:title>Püsküllü Deve</image:title>
            <image:caption>Tahran’da başıma nelerin geldiğini tümüyle anlatmaya kalksaydım, sanırım ciltler dolusu kitap olurdu ve siz o kitapları okurken yorgun düşerdiniz. Bu nedenle sadece son yirmi dört saatte yaşadıklarımı anlatacağım. Düşünüyorum da bu çok yorucu olmayacaktır. Elbette sizlere babamla Tahran’a neden geldiğimi anlatmam gerekiyor öncelikle. 
Babam birkaç aydır işsizdi. Sonunda annemi ve kardeşlerimi geride bırakarak, elimi tuttu ve beraber Tahran’a gittik. Birkaç tanıdık kişi ve hemşerilerim daha önce Tahran’a gidip iş güç sahibi olmuşlardı; biz de onları örnek alarak oraya gittik. Örneğin bir tanıdığımızın şehirde bir dükkânı vardı ve buz satardı. Bir diğeri kullanılmış kıyafetler alıp satıyordu. Bir diğeri ise portakal satmaktaydı. 
Babam da ne yapıp edip kendine bir tahta manav arabası bulmuş ve seyyar satıcılığa başlamıştı. Soğan, patates, salatalık ve daha başka sebzeler satıyordu. Ancak sadece karnımızı doyurmaya yetecek kadar para kazanabiliyor, köydeki anneme de bir şeyler gönderi- yordu. Ben bazen babamla beraber işe çıkıyor, bazen de sokaklarda tek başıma boş boş geziyor, akşam olunca da babamın yanına dönüyordum. Bazen bir liralık çiklet, hafız falı ve buna benzer şeyler sattığım da oluyordu. 
Şimdi Tahran’daki son yirmi dört saatimde neler olduğuna dönelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6203f581-2bbe-4925-affa-66edc419fbdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>Kışın en uzun gecesinde, denizin derinliklerinde yaşayan yaşlı bir balık, çocukları ve torunlarından oluşan on iki bin balığı toplayıp onlara şu hikâyeyi anlatmaya başladı: 
“Çok eski zamanlarda, annesiyle birlikte bir dağ kıyısındaki küçük bir ırmakta yaşayan küçük bir Kara Balık varmış. Evleri, geceleri altında uyudukları, yosunlarla kaplı, siyah bir kayanın arkasındaymış. Küçük Kara Balık, ay ışığını bir kez bile olsa evlerinde görmenin özlemiyle yaşarmış. 
Anne ve Küçük Balık sabahtan akşama kadar birlikte yüzerlermiş. Bazen diğer balıklara katılır, küçük yarıklara girip çıkarlarmış. Küçük Balık annesinin bıraktığı on bin yumurtadan hayatta kalan tek yavruymuş.

Küçük Balık günlerdir çok düşünceliymiş, neredeyse hiç konuşmuyormuş. Annesinin peşine takılıp sakince yüzüyor ama diğer balıklarla hiç oynamıyormuş. Anne balık yavrusunun hasta olduğunu ve yakında iyileşe- ceğini düşünmüş ama işin aslı öyle değilmiş, Küçük Kara Balığın derdi başkaymış&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d272afd8-f598-4e55-978f-6c39284327d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Masalı</image:title>
            <image:caption>Eski zamanların birinde bir padişahla altı yedi yaşlarında bir kızı vardı. Bu kızın çok sayıda cariyesi ve hizmetçileri vardı. Koç Ali adında kendisinden biraz büyük bir de uşağı vardı. Yemek esnasında kızın peçetesi yere düşse, Koç Ali hemen alıp ona verirdi. Top oynarken top eğer uzaklara gitse, Koç Ali gidip getirirdi. Bazen kızın canı çelik çomak oynamak isterdi. Onun çelik çomağı ise altın ve gümüştendi. Kız uyuduğunda cariyelere, hizmetçiler, uşaklar gelip bir şey sormasın ve kızı rahatsız etmesin diye Koç Ali kapıda yatıp uyurdu, bekçilik ederdi. Padişah kızının bir emri olsa, Koç Ali seve seve koşardı. İşleri öyle düzenli yapardı ki kız elini bile kaldırmazdı. Ama Koç Ali padişah kızına âşık olmuştu. Tertemiz bir sevgiyle seviyordu onu. Koç Ali’ye göre her şey normaldi ve bu işte bir kusur yoktu. Sevmenin de ayıbı kusurumu olurmuş hiç? Padişah kızıyla bahçede beraberken, kız kelebek yakalarken, çelik çomak oynarken Koç Ali kendini ne kadarda çok mutlu hissederdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3a4a9b9-c3f9-4cc6-979c-315eb9ff190e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayışığı&apos;nın Gökyüzü Atlası</image:title>
            <image:caption>Gökyüzüne bakışınızı değiştirecek, keşif dolu bir anlatı...

Aslanın gücü, sonsuza dek hatırlansın diye nereye taşındı? Avcı bir prensesi büyük bir ayıya çevirme fikri kimden çıktı? Pegasus yıldızlara kadar nasıl yükseldi?

Ayışığı&apos;nın Gökyüzü Atlası takımyıldızlarının insanlığın en eski çağlarına uzanan hikâyelerini hem gözlerde hem de zihinlerde canlandırıyor.  

Her gece, yıldızları seyre dalan Ayışığı, bir gece denizin çağıran sesini duyar ve sahile gitmeye karar verir. Tam da o sırada Aydede, cebinden çıkardığı haritayla yıldızların hiç bilinmeyen hikâyesini anlatmaya hazırlanıyordur... 

Eski çağlara uzanan efsane ve söylenceleri astronomiye merak duyan bir kız çocuğunun düş dünyası üzerinden resmeden Gözen Kamaz, bu eseriyle gökyüzünün bilinmeyenlerini birer birer açığa çıkarıyor.   

Okuruyla tamamlanan bir hikâye anlatan Ayışığı&apos;nın Gökyüzü Atlası, araştırmaya sevk eden etkileşimli sayfalarıyla hem eğlendiriyor hem de Ay&apos;ın engin bilgileri ışığında benzersiz bir göksel seyir haritası çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd71bb29-7449-4fce-9de3-dac566b585d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Günümüzde örgün eğitim kurumları başta olmak üzere eğitim çevrelerinde felsefe ve eğitim felsefesi alanlarına giderek artan bir ilgi söz konusudur. Elinizdeki bu kitap da eğitim felsefesi dersi için kaynak oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır.
Kitabın öncelikli amacı, felsefe ve eğitim alanlarındaki sıkça karşınıza çıkabilecek kavramları, ilkeleri, ekolleri vb. argümanları eğitimle ilişkilendirerek tanımlamaktır. Kitabın bir diğer amacı ise düşünürlerin eğitim ve felsefe konularındaki görüşlerini değerlendirmek ve bunların günümüz eğitim sistemlerinde uygulanabilirliğini analiz etmektir.
Kitap, altı ana bölümden ve bu bölümlere ait alt başlıklardan oluşmaktadır. Giriş niteliği taşıyan ilk bölümden sonuç niteliği taşıyan son bölüme kadar kitapta bir bakış açısı kazandırılmak istenmiş, ayrıca eğitim sistemini oluşturmada eğitim felsefesinin rollerine değinilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39aae337-7489-4116-8de7-2304e9ab82f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçecek Zaman</image:title>
            <image:caption>Mektupçuyum ben. Yaşayan ve yaşayacak olan herkese, bugüne ve gelecek zamanlara mektuplar gönderiyorum. Mektuplarımın kimlere ulaşacağını, hangi bulmacanın hangi zamanda, nerede çözüleceğini bilmiyorum. Ama birilerinin bu zarfları açmayı akıl edeceğini ve hitabını üstüne alacağını biliyorum. 
Orada olduğunu biliyorum. 
 
Mustafa Çevikdoğan, Geçecek Zaman’da huzursuz dünyalar kuruyor okurun gözü önünde: şifreli bulmacalar, bir ormanın derinliklerinde kurulmuş gizli ve tahrip gücü yüksek bir yazarlar köyü, komşu daireye dadanmış bir orman cini. Bildiğimiz dünyaya daha çok benzeyen öykülerde bile –taşrada aşk acısı çeken bir akademisyen, sahaftan alınan bir kitaba düşülmüş bir not− bu huzursuzluğun “içevurum”unu izlemek mümkün. Çevikdoğan’ın kahramanları, geçeceğini bilseler de tutsağı oldukları bu zamanın içinde nasıl var olmaları gerektiğini bulmaya çalışıyor. 

Bazı edebî tatların unutulmaya yüz tuttuğunu düşünüp üzülenler için Geçecek Zaman renkli müjdeler barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e35639-4900-4756-a6e8-652974314592.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Keşiş</image:title>
            <image:caption>Çoğunlukla bir edebiyatçı olarak tanınsa da, Çehov aynı zamanda başarılı bir hekimdir. Tedavi ve ilaçların, hastalığın her zaman yegâne çözümü olmayabileceğini vurgulayan Kara Keşiş, Çehov külliyatında özel bir yere sahiptir. 
 
Müstakbel felsefe profesörü Andrey Kovrin, deha sandığının aslında bir akıl hastalığı olabileceği ihtimalini sorgulamaya başlayınca, yaşamı halüsinasyonlarla dolu bir kâbusa dönüşür. Sadece kendisine görünen siyahlar içindeki keşiş sureti, onu anlayan tek kişidir artık. Belki de söylenenin aksine bir akıl hastası değil, insanlığa büyük faydaları dokunacak bir felsefe dehasıdır… Çöküşünün sonlarına doğru nerede hata yaptığını sorgulayan Kovrin için, yazgısını değiştirecek zaman kalmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f02c95f0-1014-4e4c-8802-69638b1b5ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold ve Mor Tebeşir</image:title>
            <image:caption>Harold bir akşam ay ışığında yürüyüşe çıkmaya karar verir. 
Yanında yalnızca mor tebeşiri olan küçük Harold, 
kendine heyecan dolu, sihirli bir macera çizer. 
 
Harold ile sadık mor tebeşiri, ormanlarda gezinir, 
denizleri aşar ve ejderhaların arasından geçer. 
 
Sürprizlerle dolu bu büyüleyici hikâye, 
hayal gücümüzün bizleri ne kadar uzağa 
götürebileceğinin en güzel örneği! 
 
Crockett Johnson’ın yazdığı ve resimlediği 
Harold ve Mor Tebeşir 
her çocuğun kitaplığında olması gereken eskimeyen bir klasik!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9aedba-8b8a-46b4-b1fa-d43348bb4f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold&apos;ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Harold ve Mor Tebeşir’in yaratıcısı 
Crockett Johnson’dan yepyeni bir Harold macerası! 
 
Bir gece, uykuya dalmakta zorlanan Harold, 
mor tebeşirini kullanarak kaleler, periler, uçan halılar ve 
büyülü bir bahçe çizerek kendi uyku öncesi masalını yaratır. 
 
“Elinde mor tebeşiriyle yürüyüşe çıkan küçük 
bir çocuğun kendine harika maceralar çizdiği, 
ustaca ve özgün bir resimli hikâye.” 
The Horn Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de34c0b3-a744-488a-82d9-12946b9cb6cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold&apos;ın Göğe Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Harold ve Mor Tebeşir’in 
sevilen yazarı Crockett Johnson’dan sihirli bir 
Harold macerası daha: Harold’ın Göğe Yolculuğu. 
 
Harold bir gece sadık mor tebeşiriyle Mars’a bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Gezegenlerin,yıldızların ve hatta Ay’ın yanından uçar. Peki ya Harold kahvaltı için tam zamanında Dünya’ya güvenli bir biçimde dönmeyi başarabilecek midir? 
 
“Harold yine yola koyuldu. Bu defa Mars’a doğru. 
Becerikli Harold’ın delidolu maceraları.” Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5894f4cf-c888-470b-88a0-2a739240d682.jpg</image:loc>
            <image:title>Selin Püsküllü Bela</image:title>
            <image:caption>Selin’le mutlaka karşılaşmışsındır. Okulun bahçesinde, koridorlarında, sınıfta ya da sokakta… Benzer şakalar yapmış, ortak kahkahalar atmış, oyun arkadaşı bile olmuşsundur. İşte onun başından geçenler var bu kitapta. Yok canım, onun bir hikâye kahramanı olduğunu da nereden çıkarıyorsun! Selin, bizim Selin işte...  
 
Doğan Gündüz önceki kitaplarından farklı olarak, bu kez kahramanına bir isim veriyor. Selin her hikâyede okuyucunun merak ziline muzipçe basıyor ama kaçmıyor, “Hınzırlıklarımla işte karşınızdayım,” diyor. Doğan Gündüz’ün duru bir o kadar da sürükleyici anlatımıyla bizle tanıştırdığı Selin, illüstratör Nuray Çiftçi’nin yalın ve güçlü çizgileri eşliğinde gülümsüyor hepimize. Anlatacağı yepyeni hikâyeler de cebinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa59ec1-ff1c-48a0-99a9-69705af7644d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkinler</image:title>
            <image:caption>Pek hatırda kalmayacak türden silik tipli bir teknoloji muhabiri olan Ray Morris, can sıkıcı tavırlarına karşın küçük ama sadık bir arkadaş çevresine sahiptir. Hamile karısı Garthene’le birlikte yaşayan Ray, boynundan şehvetle hiç öpülmemiş, hiç zina işlememiş –en azından bedenen–, herhangi bir ayaklanmaya karışmamış, hiç tutuklanmamış, devlet tarafından fişlenmemiş ya da herkesin nefretini kazanan bir figüre dönüşmemiş adamın tekidir. Ya da tekiydi demek daha doğru olacak. En azından 2011 yılına dek. Huzursuzluk hem sokaklarda hem de evliliğinde bir ayaklanmaya dönüşünceye kadar...
Şayet başkahramanı Ray Morris, otuz üç yaşında olduğunu bir an için unutabilseydi, Yetişkin-ler’den bir ergenlik çağı öyküsü çıkabilirdi. Yaşanan bir dizi facia süresince duygusuz anti-kahramanımız ve onun çevresindeki insanlar üzerinden insani kusurları ve zayıflıkları, modern kentsel hayatın değişimini; internet trollerini, yatırımlık mülk sahiplerini, açık evlilikleri, çarpık ilişkileri eleştiren Yetişken-ler’in asıl mucizesi, başına gelen her şeyi müstahak gördüğümüz Ray’e yine de arka çıkma isteğini hissettirmesi olsa gerek.
“Joe Dunthorne’un sayesinde, kurmacayı yeniden sevmeye başladım.”
Nick Hornby
“Modern hastalıklarımıza eğlenceli teşhisler koyan roman, bir yandan kalbimi kırarken bir yandan kahkahalara boğulmamı sağlıyor.”
Paul Murray
“Her kayıp neslin kendine özgü bir anıta ihtiyacı vardır ve nihayet bizim de Yetişkin-ler’imiz var. Üzücü ama bir o kadar da komik. Şeytani bir masumiyetle yazıldığını söylemek yalan olmayacaktır.”
Adam Thirlwell, Lurid &amp; Cute’un yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32390fdf-519a-4de1-a8fe-50a8012bd13f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi</image:title>
            <image:caption>Ben, manevi mirasım olarak hiçbir ayet,
hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve
kalıplaşmış kural bırakmıyorum.
Benim manevi mirasım, ilim ve akıldır.
Zaman süratle ilerliyor, milletlerin,
toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir dünyada,
asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur.
Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim ve
başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra, beni benimsemek isteyenler,
bu temel mihver üzerinde, akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.

Mustafa Kemal Atatürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42952b8e-5c8f-4c46-8045-0a94fedc1072.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıkıcı Film</image:title>
            <image:caption>“Anahtar Sözcükler, umuda esin veren kavramların neredeyse Borgesçi bir karnavalı. Bu sayfalar, en parlak ve en tutkulu düşünürlerin ve düşçülerin sahici bir toplumsal değişim aracı olarak eleştirel muhayyilenin rolünü övmek için toplandıkları bir şenlikte olmaya benziyor.” 
James Schamus, Oscar’a aday gösterilmiş senarist ve 
Profesör, Columbia Üniversitesi 
“Anahtar Sözcükler, radikal estetik ve filme dair harikulade bir sohbet sunuyor. Kitap, hem keyifli hem bilgilendirici bir entelektüel deneyimin içinde olağan coğrafi ve disipliner sınırları çaprazlamasına kesen yüzlerce aydınlatıcı kavram ve filmsel örnek üzerinden görünüşte zahmetsiz bir bilgelikle okura kılavuzluk ediyor. Yıkıcı bir üstün başarı.” 
Stephen Duncombe, Doçent Doktor, 
New York Üniversitesi 
“Bu çarpıcı kitabın heyecan verici bir şekilde geniş bakış açısı, kültürel ve tarihsel dönemi nihai hedefi tam da sanat ve sinema üzerinden büyük bir toplumsal değişim projesinin parçası olarak bir araya getiriyor.” 
Girish Shambu, sinema blog yazarı ve 
Doçent Doktor, Canisius Üniversitesi 
Yıkıcı Film – Medya Estetiğinde Anahtar Sözcükler, politik olarak adanmış sanat ve sanatsal olarak adanmış politikanın birbiriyle örtüşen alanları üzerinden etkileşimli bir yolculuk. Aynı anda hem bilimsel hem de eğlendirici olan kitap, yıkıcı estetik üzerine büyük bir anlatımı, radikal film stratejilerinin incelenişini ve kapsamlı kavramlar sözlüğünü birleştiriyor. 
ROBERT STAM 
Yazar New York Üniversitesi Sinema Çalışmaları Bölümü’nde öğretim üyesidir. Birçok kitabı arasında Tropical Multiculturism: A Comparative History of Race in Brasilian Cinema and Culture (1997), Ella Shohat ile birlikte yazdıkları ve Katherine Singer Kovocs “En İyi Sinema Kitabı Ödülü” kazanan Unthinking Eurocentrism: Multiculturalism and the Media (1994) ve Subversive Pleasures: Bakhtin, Cultural Criticism, and Film (1992) yer almaktadır. Blackwell Yayınları’ndan basılan A Companion to Film Theory (1999) ile Film and Theory: An Anthology (1999) kitaplarının da editörlüğünü Toby Miller ile birlikte üstlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68702bcd-c866-484e-a3b5-2137221bdf8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvah Dijital Kimliğim Çalındı</image:title>
            <image:caption>Dikkat! Dikkat! 
Şehre yeni kahramanlar geldi! 
 
Bilgisayar kurtları çetesi 
 
Aşırı zeki, her daim çevrim içi ve çok bilinçli bir çete! 
İnternetteki haksızlıklara son vermek, siber zorbaları durdurmak, 
Düzeni ve adaleti yeniden sağlamak için burada! 
 
Ya sen? 
Sen de bilinçli, dikkatil ve sorgulayan bir bilgisayar kurdu musun? 
Hikâyeyi oku ve kendini sına!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/593a1d0f-7172-4e54-a5ad-d05b619f94f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrıntı Dergisi 38. Sayı - Güz 2021</image:title>
            <image:caption>Salgın, savaş, depremler, orman yangınları, su baskınları… Felaket üstüne felaket yaşıyoruz. Her felaket beraberinde büyük kayıplar, büyük bir yıkım yaratıyor. 

Karşı karşıya geldiğimiz her durumda olduğu gibi, felaketler söz konusu olduğunda da ülkemizde toplumun refleksi ile devletin refleksi birbiriyle ayrışıyor. Felaketin türü ve boyutu ne olursa olsun, toplumun geniş kesimleri büyük bir atılganlıkla felaketin toplumsal sonuçlarını hafifletecek, felaketten zarar gören kesimlerle dayanışma geliştirecek bir duyarlılık ve seferberlik içerisine giriyor. Devlet ise risk yönetimi konusunda tümüyle hazırlıksız olduğu gibi, olanaklarını doğru biçimde seferber edebilme konusunda da büyük bir zafiyet yaşıyor. 

Felaketin sonuçlarını daha da ağırlaştıran bu zaafı bastırabilmek içinse kalabalık olay yeri ziyaretleri, abartılı halkla ilişkiler şovları ve kenarda bekliyormuşçasına hızla ortaya çıkartılan TOKİ projeleri yürürlüğe sokuluyor. Bu durum öyle bir kampanyaya ve ekonomik çevrime dönüştürülüyor ki, felaketler siyasi iktidar açısından arzu edilen, çağrılan olaylar haline dönüşüyor. Ayrıntı Dergi’nin bu sayısında, sıklığı ve tahribatı giderek artan felaketler ve kapitalizmin bu felaketleri kendisi açısından nasıl “kullanışlı” haline getirdiği üzerine tartışma yürütüyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5dba6a-a07e-4142-8469-0b1a23488010.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Gezgini</image:title>
            <image:caption>Kelime Gezgini bizleri sözcüklerin peşine takıp kültürlerarası bir seyahate davet ediyor. 
Bir taraftan uzayda gezegenden gezegene macera dolu heyecanlı bir yolculuk yaparken bir taraftan da metnin içine ustalıkla yerleştirilmiş kelimelerin kökenlerini öğreniyoruz. 
Macera boyunca Atatürk’ün dilimize kazandırdığı kelimelerden, gezegenlere, jelibondan köfteye kadar uzanan geniş yelpazedeki sözcüklerin etimolojik açıklaması ile baş başa kalıyoruz. 
Dertlerini uzun uzun konuşmak yerine kısaltılmış kelimeler ve emojilerle anlatan çocuklarımız ve gençlerimizin toplumla doğru bir iletişim kurabilmesi için dilimizi bilmesi çok kıymetli. Etimoloji alanına ilgi duyan çocuk ve yetişkinler için ilk kaynak sayılabilecek olan eser, aynı zamanda bir başucu ve başvuru kitabı olma özelliğine de sahip. 
Eğlendirirken öğretme yönteminin başarılı bir örneği olan Kelime Gezgini, sürükleyici bir kurgu içinde ustaca işlenmiş kelimelerin kökenleri, bulmacaları ve göz alıcı çizimleriyle ailece elinizden bırakamayacağınız bir eser. 
 
Döndü İçöz 
Çocuk Gelişim Uzmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/660e69f2-b715-41de-8810-378a9d98f4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitime Çözüm</image:title>
            <image:caption>Geçmişten günümüze zeki ve başarılı insanların, hayatlarını, aldıkları eğitim ile kökten değiştirdiğini bilirsiniz. Kitabı okuduktan sonra dünyanızı değiştirecek en büyük fikrin ne olacağına siz karar verin! 

İletişim çağını yaşadığımız bu zaman diliminde 19. yüzyıl eğitim anlayışımızla çağı yakalama şansını kaybediyoruz. Özü itibariyle bize ait olmayan dünyevileştirme projesiyle birlikte sıradan bir insanın dünya tasavvuru ve algısı büyük ölçüde değişti. Bu dejenerasyonun etkisiyle &quot;köşeyi dön de nasıl dönersen dön&quot; zihniyeti hâkim kılındığı için eğitimin özündeki güzel ahlaklı olabilmeyi büyük ölçüde kaybettik. 

İradenizle karar vererek yaptığınız işler beyninizi özgür sizi de mutlu kılar. Allah insanoğlunu, mutluluğu anlayabilecek kıratta yaratmıştır. Beyninizin anahtarı sizin elinizde, alacağınız &quot;mesleki eğitim&quot; ile düşünce yapınız biçimlenecektir. Çünkü olumlu veya olumsuz tercih kişinin kim olduğunu belirler. Verdiğiniz kararlar zihninizin büyüklüğünü ortaya koyar. 

Kitap içeriğinde dünyamızı güzelleştirmeye yönelik, &quot;Deryaya Bir Damla Su&quot; babında değişik fikirler var. Bilirsiniz, fikirler tohum gibidir. Her tohum her yerde yeşermez. Zaman ve zemini oluşunca da bir an için yeşermek ve tomurcuk vermek için de beklemez. Bu kitabın yayımlanmasındaki amaç da eğitim dünyasına bir nebze olsun ışık tutabilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d7dc3c6-b091-40bf-9320-a519a299496e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;yi Gezen Mavi Balonlu Öyküler</image:title>
            <image:caption>Mavi bir uçan balon Ege Bölgesi’nden havalanıyor, başlıyor güzel ülkemizde gezmeye. Kaz Dağı’nın zeytinliklerinde, Göbeklitepe’de, Ihlara Vadisi’nde…
Gökyüzünde süzülen ipine de Türkiye’nin yedi bölgesinden yedi çocuğun öyküsü takılıyor…
Türkiye’nin pek çok şehrinde çocuklarla buluşmuş olan usta yazar Mavisel Yener okurlarını ilginç bir yolculuğa davet ediyor. Kitaptaki yedi öyküyle hem Türkiye’nin farklı yerlerinde yaşayan çocuklarla tanışabilir hem de o bölgelere özgü neler varmış keşfedebilirsiniz.
Yedi bölgenin kültürünü, coğrafi güzelliklerini, tarihi zenginliğini yansıtan ve Bige Doğu’nun resimleriyle renklenen öykülerin sonunda, hikâyenin geçtiği bölgenin haritası yer alıyor. Kitabın sonunda ise haritalar birleşiyor ve meraklı okurların, detaylarını keyifle inceleyeceği bir Türkiye haritasına dönüşüyor.
Kitabın arka kapağındaki karekodu telefon ya da tablete okutarak ulaşılabilecek olan etkinlik kitapçığı da, okuduklarını pekiştirmek isteyen okurları bekliyor.
Sınıf Seviyesi: 2. ve 3. Sınıf</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb3b571-afe1-4210-91d5-accc4ddaebf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava</image:title>
            <image:caption>İşinde gücünde saygın bir banka şefi olan Josef K., bir gün umulmadık bir biçimde iki muhafız tarafından tutuklanır. Bu durumun başına neden geldiğini bilmiyordur, ona bu konuda tatmin edici bir açıklama da yapılmaz ve ardından kendini dolambaçlı ve boğucu bir yargılama sürecinin içinde bulur. 
Yirminci yüzyılın edebiyat tarihine damga vuran Franz Kafka’nın en önde gelen yapıtlarından olan Dava, birçok yazara esin kaynağı olduğu gibi, sayısız yorumlama ve çözümleme çabasının da konusu olmuştur. Bürokratik ve totaliter yapılarca kuşatılan modern insana dair bu eşsiz roman, gücünü ve güncelliğini bugün daha da yakıcılıkla sürdürmektedir. 
“Ama ben suçlu değilim” dedi K., “Ortada bir yanlışlık var. Hem biri ne zaman suçlu sayılır ki? Sonuçta hepimiz insanız, birimizin ötekinden ne farkı var?” “Haklısın” dedi rahip, “Ama bütün suçlular böyle konuşur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33c1fe01-0eaf-4bb5-a044-108f2eb05bf0.jpg</image:loc>
            <image:title>39 Basamak</image:title>
            <image:caption>İskoç yazar John Buchan’ın iflah olmaz seyyah ve maceraperest Richard Hannay karakterini okurla tanıştırdığı 39 Basamak, Birinci Dünya Savaşı’na günler kala yaşanan soluk soluğa, uluslararası bir casusluk yarışını konu alıyor. Hannay, Ada’nın kuzeyine yaptığı çetin yolculuk boyunca, kendi yeteneklerini de keşfediyor. Dönemin siyasi tartışmalarını ustalıkla örülmüş polisiyeye arka plan olarak yerleştiren Buchan’ın eseri, 1935’te Alfred Hitchcock tarafından sinemaya da uyarlanmıştı... “O mayıs öğleden sonrası saat üç sularında şehirden döndüğümde hayattan oldukça bıkmıştım. Üç aydır memleketteydim ve bunalmıştım. Eğer bir yıl önce biri bana böyle hissedeceğimi söyleseydi ona gülerdim fakat hakikat buydu. Hava sinirlerimi bozuyordu, sıradan İngilizlerin konuşmaları beni hasta ediyordu, yeterince egzersiz yapamıyordum, Londra’nın eğlence hayatı da güneşin altında beklemiş soda kadar tatsızdı. ‘Richard Hannay’ deyip duruyordum kendi kendime, ‘yanlış çukura düştün dostum, kendini kurtarsan iyi edersin.’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55645acf-95c3-4f7b-b088-3601123ce660.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları</image:title>
            <image:caption>26 Mart 1928’de İkdam’da “Bize Göre” başlığı altında yazılarını yayımlayan Ahmet Hâşim, 1928 yılının Eylül ayı içinde Paris’e yaptığı seyahate dair izlenimlerini de aynı gazetede “Seyahatte” başlığı altında yayımlar. Şair, bu yazılardan yaptığı bir seçkiyi 1928 yılının sonlarına doğru Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları adıyla kitaplaştırır. İki bölümden oluşan kitabının ilk bölümü günlük meselelere eğilen yazılardan oluşurken, ikinci bölüm isminden de anlaşılacağı üzere şairin Paris’e yaptığı seyahatle ilgili izlenimlerini anlattığı yazılardan oluşur. Bu bakımdan çoğu gündelik mevzulara değgin bu yazıların satır aralarında şairin keskin zekâsı, çoğu zaman iğneli ve alaycı bir üslupla belirir. Görsellerle zenginleştirilmiş ve “eleştirel basım” olarak hazırladığımız Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları, Hâşim’in sadece modern şiirimize yön veren kudretli bir şair değil, aynı zamanda üslup sahibi bir nesir yazarı olduğunu bir kere daha ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce978293-de60-40c5-b2aa-d7723ffbc0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Romeo ve Juliet</image:title>
            <image:caption>Birbirine düşman iki güçlü aile olan Montagueler ve Capuletlerin çatışması dillere destan bir aşkın da zeminini hazırlayacaktır. Bu kan davası, Romeo ile Juliet’in birbirlerine derin bir tutkuyla bağlanmalarını engelleyemez. Ne var ki bağlılıkları trajik bir imtihandan geçecektir. 
Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından William Shakespeare’in en tanınan eserlerinden biri olan Romeo ile Juliet, aşka düşen insanın kendini içinde bulduğu açmazın akıllardan çıkmayan bir örneğidir.
Bu tiyatro klasiğini Ferit Burak Aydar’ın yeni çevirisiyle sunuyoruz. 
“Ah kavgacı aşk! Ah sevgi dolu nefret! 
Ah hiçlikten yaratılan şey! 
Ah ağır hafiflik, ciddi aptallık, 
Güzel biçimlerin doğurduğu ucube kaos, 
Tüy gibi kurşun, parlak duman, soğuk ateş, hastalıklı sağlık, 
Her zaman uyanık bir uyku; aşk ne değilse tam da o!” 
 
“Kendi idealizmi ve yoğunluğu sebebiyle mahvolan tavizsiz bir aşk vizyonu olarak Romeo ile Juliet’in dünya edebiyatında eşi benzeri yoktur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b478c5a6-53d4-4e68-8ace-9724df4fa3c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemal</image:title>
            <image:caption>Kemal Sunal, bu toprakların yetiştirdiği, yediden yetmişe herkesin yüzünü güldüren en büyük “fenomen”lerden biri! KEMAL - Hadi gel, bi kahve içelim… kitabında eşi Gül Sunal, o fenomenin “ev hali”ni anlatıyor. 
İlk bakışta aşka düştükleri andan Kemal Sunal’ın ölümüne, bu ağır kaybın yarattığı boşluktan onsuz hayatın nasıl özlemle dolu olduğuna, çocuklarının doğumundan başarılı bireyler olmasına, en zorlu günlerden en mesut sofralara… o evin bütün unsurlarını birlikte aktarıyor. Sıcak, samimi, hiçbir  kalıba girmeyecek bir anlatımla. 
 
“Aslında ikimiz de kahve sevmezdik. Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi. Araya giren duygusal ayrılıkların son bulması dileğiydi. Vazgeçememek, kıyamamak, pişman olmak, KAVUŞMAK demekti. 
Evimizdeki sıcaklığı korumak demekti… Sonuçta BİZİ hep korudu bu sihirli cümle… Hadi gel, bi kahve içelim…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/698f8bb6-a403-41cd-a037-c54310424c15.jpg</image:loc>
            <image:title>Çay Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Çayın tadında, onu karşı konulmaz yapan ve idealleştiren sinsi bir cazibe vardır. Onda ne şarabın kibri vardır ne kahvenin bencilliği ne de kakaonun yapmacık masumluğu.” 
 
Çay, önce ilaç olarak kullanılmaya başladı, zaman içinde içeceğe dönüştü. On sekizinci yüzyılda asaletin zarif keyiflerinden biri olarak şiirsel bir ülke olan Çin’e girdi. On beşinci yüzyılda Japonya ona “çayizm” diyerek estetik bir ibadet tarzı kazandırdı. Okakura Kakuzo, Çay Kitabı’nda “insanlığın fincanı”nı dolduran çayın doğuşunu, okullarını, Zen ve Tao felsefesiyle, mimari ve sanatla ilişkisini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c787c5e-351b-41fd-9d40-85d3673002ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs Dalloway</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl edebiyatının ve feminizminin öncü isimlerinden Virginia Woolf’un birçoklarınca en iyi romanı olarak görülen Mrs. Dalloway, üst sınıf bir Londralı olan Clarissa Dalloway’in tek bir gününde geçer. Mrs. Dalloway, akşam ev sahipliğini yapacağı bir davetin hazırlıkları içindedir, ama roman boyunca yakından tanık olduğumuz üzere, hatıraları ve düşünceleriyle çok daha geniş bir âlemin parçasıdır aslında. Bilhassa I. Dünya Savaşı’ndan sonra yeni insanın darmadağın gerçekliğini anlatmaya koyulan Woolf, hikâyeleri iç içe geçen karakterlerin perspektiflerine başvurmuş ve bilinç akışı tekniğini mükemmelleştirmiştir. Mrs. Dalloway’i Ferit Burak Aydar’ın bu modernist üslubun hakkını vermeye girişen çevirisiyle sunuyoruz. “O ne gailesizlik! O ne dalış! Zira ona hep öyle gelmişti, menteşelerin şimdi de işitebildiği hafif bir gıcırtısıyla Fransız pencerelerini ardına kadar açıp Bourton’da temiz havaya daldığında.” “Yirminci yüzyılın en dokunaklı, en devrimci sanat eserlerinden biri.” Michael Cunningham</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9912a29f-70bb-4f23-a36b-63f096c04c68.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazma - Kürek, Defter - Kitap</image:title>
            <image:caption>“Köy Enstitüleri’ndeki romantik milliyetçilik, ‘tabiat anayla köylü babanın’
arasının düzelmesi, aynı zamanda köyün cumhuriyet rejimini içselleştirmesi
ile doğru orantılı olmuştur. Romantik milliyetçilikteki, doğa ve tarihsellik
vurgusu cumhuriyetin ulus-devlet inşasıyla bu orantıyla bütünleşmiştir.
Toplumların eğitildikçe uluslaşması ile toprakların işlendikçe yurtlaşması,
tabiata hâkim olan ve ileri cemiyetler yaratmayı amaçlayan Köy
Enstitüleri’nin en önemli söylemi olmuştur.”
Emre Ateş, cumhuriyet tarihinin en tartışmalı konularından birinin, Köy
Enstitüleri’nin gerçekliğine taze bir bakışla eğiliyor. Hem “Enstitü nostaljisine”
kapılmadan, hem bu özgün tarihsel deneyimin hakkını vererek… Kitaba
adını veren Kazma-Kürek, Defter-Kitap beraberliği, Enstitüler’in “iş içinde
eğitim” (ve “imece”) yöntemlerine verdiği asli önemi anlatıyor. Köylünün
çalışarak öğrenmesini ve bu deneyim içinde vatandaşlaşmasını öngören
bir aydınlanma ve kalkınma projesi... Bu işlevselci yaklaşımın, “vazife
aşkı” ile “vatan aşkını” birleştirerek, ulus-devlet inşasında toplumsal
motivasyonu artıran bir tür “seküler din” oluşumunu temellendirdiğini
görüyoruz. Bu seküler din, tarihsel geçmişe reddiye, entelektüalizmle
boğuşma, köy-şehir ikiliği ve pastoral kooperativizme dayanan bir romantik
söylemle şekilleniyor. Bu söylem, yazarın Bertrand Russell’dan aktardığı,
“Aydınlanmanın rasyonalizmini, faydacıların pratikliğini, pozitivistlerin
materyalizmini ve bilimciliklerini, sosyalistlerin kolektivizmini ve ekonomik
determinizmini” yansıtan bir ufka açılıyor. Köy Enstitülüler’le yapılan
görüşmelerle de zenginleşen, titiz ve canlı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49b03155-8599-434d-9f4f-21e1a738793f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Politikasına Giriş</image:title>
            <image:caption>Kültür Politikasına Giriş: Kavramlar, Modeller, Tartışmalar’da Füsun Üstel, öncelikle kültür politikasının bir kamu müdahalesi olarak tarihsel süreç içinde ortaya çıkışını, gelişimini, kapsamını, belli başlı politika modellerini ve alandaki güncel tartışmaları ele alıyor. Ardından çağımızın önemli meselelerinden biri olan kültür hakkı ve kültürel hakların, ülkelerin iç hukukunda ve uluslararası insan hakları hukukundaki yerini tartışıyor. Üstel, alandaki modellerin ideal-tipik örnekleri kabul edilen Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya’da benimsenen kültür politikalarını ayrıntılı ve çok yönlü bir biçimde ele aldığı diğer bölümlerde, bu örnekleri destekleyen kuramsal bakış açısıyla, Avrupa dışı coğrafyalarda hayata geçirilen kültür politikalarını yorumlamak için de bir genel çerçeve çiziyor. Son olarak Avrupa Birliği’nde sürdürülen, ancak kapsayıcı ve sistemli bir politikaya dönüşemeyen çabaları ve her birinin sorunlarını değerlendiriyor. Alanda önemli bir boşluğu dolduracak olan bu kitap, sadece kültür politikası öğrenmek isteyen lisans ve lisansüstü öğrencileri için değil, devlet-toplum ilişkilerini kültür ışığında incelemek isteyen tüm sosyal bilimciler için de değerli bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee200353-49b0-4f84-9dd1-1f9a5bb14cd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürlerarası İletişim</image:title>
            <image:caption>İletişim sürecinde kültürel karşılaşmalar özel zorluklar barındırır. Kültürlerarası iletişim de özellikle yanlış anlamalarla, anlamamalarla, çatışmalarla yüklüdür. Ancak diyalog kanallarını açmak, iki kültürel evren arasında köprüler kurmak, “öteki”nin varlığını kabul etmek her zaman mümkündür. Bu çatışmalar da, kabulleniş de kendini öncelikle dilde gösterir. Kültürlerarasılık durumunda karşı karşıya gelen iki insan değil, iki kültür, iki dil dünyasıdır. İletişimin ilk koşulu da sözcelerden söylenmeyen sözlere, yüz ifadelerinden beden hareketlerine kadar iletişimin tüm unsurlarının, iki farklı dünyanın yorumlama çerçevelerinin karşı karşıya gelişiyle biçimlendiğini anlamaktır. Kültürlerarası iletişimi dil düzeyinden başlayarak ve göstergebilimi temel alarak yorumlayan, uzlaşma kadar çatışmayı da iletişimin temeline yerleştiren Michel Bourse ve Halime Yücel, açık bir iletişimin olanaklarını ve zorluklarını ele alıyorlar. Kimliklerin çoğullaştığı, değişen bir dünyanın iletişim yöntemini yeni bir kozmopolitizmle tanımlıyorlar. 

Kültürlerarası İletişim: Kullanım Kılavuzu, iletişim bilimleri, dilbilim, kültür araştırmaları, sosyoloji, siyaset bilimi gibi pek çok sosyal bilim araştırmacısı için ufuk açıcı bir başvuru kaynağı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e167bd5-87dc-41dd-89fe-bbc5a93118f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Agroekoloji Başka Bir Tarım Mümkün</image:title>
            <image:caption>Bir bilim, uygulama ve hareket olarak 1980’lerde dünya sahnesine çıkan agroekoloji günümüzde, endüstriyelleşmiş, tek tip ürüne dayanan, doğaya zarar veren, kâr rasyonalitesini temel alan şirket tipi üretim karşısında güçlü bir alternatif haline gelmektedir.
 
Agroekoloji organik tarım, permakültür, onarıcı tarım, doğal tarım gibi değişik yaklaşımları bir araya toplar ama bunlardan daha fazlasıdır: Ayırt edici hedefleri arasında çiftçilerin girdi bağımlılığını ortadan kaldırmak, gıda üretimine bir ekonomi-politik meselesi olarak bakarak gelir dağılımının daha adil hale gelmesine çalışmak, zararlıların ve hastalıkların polikültür, doğal şeritler, doğal tarla sınırları vb. uygulamalarla kontrol altına alınması, çiftçiden çiftçiye bilgi aktarımını hayata geçirmek, tarımsal sorunların çözümü için geleneksel kadim bilgiyi günümüzün bilimsel tarım bilgisiyle bütünleştirmek, genel geçerli reçeteler yerine, yerele odaklanan bir bilgi birikimini ve paylaşımını teşvik etmektir.
 
İyi haber: Dünya çapındaki gıda şirketlerinin bütün baskılarına rağmen günümüzde gıda üretiminin %70’i hâlâ küçük çiftçilikle yapılıyor. Bunun anlamı, sağlıklı gıdalar için hâlâ çok geç değil. Bu kitapta söz alan yazarlar agroekolojinin çeşitli veçhelerini –yaygınlaşmasının önündeki engeller ve imkânlar da dahil– ele alırken bu ümidi korumaya ve geliştirmeye çalışıyorlar: Başka bir tarım mümkün, başka bir dünya mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/885b2efd-6fa5-4e22-80ae-03d4c09b1384.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah, Virginia</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf, Mart 1941&apos;de son kitabını yeni bitirmişti. Alman askerlerinin başka bölgelerde saldırılarına devam etmesiyse felaketin bir nefes kadar yaklaştığının işaretiydi. Üstelik Woolf’un Güney İngiltere’de bulunan kır evinin üzerinden bombardıman uçakları geçiyordu. Eşi Leonard ile birlikte bu acı günlere şahitlik eden yazar bir ırmakta hayatını sonlandırmaya karar vermişti.

Michael Kumpfmüller romanında Virginia Woolf’un bu son günlerini kaleme alarak okuyucuyla farklı anıları paylaşıyor. Kitapta ünlü yazarın önemsediği insanlara, eserlerinin seslerine, hayatını sonlandırma kararından doğan sorulara rastlayacaksınız.

Ah, Virginia, Virginia Woolf’un hayatının son on 
gününü anlatan cesur bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c1e3b5-8d73-4325-9b45-d42bc134b670.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Bu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de pek de sıradan olmayan bir yaşam...
 
Türkçe ve İngilizce baskıları eşzamanlı yayımlanan Kim Bu / Lady Who, 1959&apos;da henüz yirmi iki yaşındayken Galler&apos;den ayrılıp, önce İstanbul&apos;a sonra Aydın&apos;a yerleşen Joan Kim Erkan&apos;ın Türkiye&apos;deki altmış yıllık hikâyesine odaklanıyor. 
 
Yabancı gelin olarak geldiği ve hiç tanımadığı bir ülkede büyüleyici bir hayat süren Erkan&apos;ın kişisel anılarına dayanan eser; Avrupa ve Asya&apos;nın kavşağındaki Türkiye&apos;nin geçirdiği hızlı değişimi, siyasal ve kültürel dönüm noktalarını da incelikle yansıtıyor.

Büyük bir aşkla, fedakârlıkla ve adanmışlıkla mutluluğunu sağlam temeller üzerine inşa eden Kim, sevdiği adam uğruna ailesini geride bırakıp binlerce kilometre ötedeki yeni yuvasına ulaştığında içi içine sığmayan bir çocuktan farksızdır. Hiç alışık olmadığı kültür, örf ve âdetlere hızlıca ayak uydursa da; kişiliğinden asla taviz vermeyecektir. Kendisini şefkatle bağrına basan Türkiye&apos;deki yaşantısından ziyadesiyle hoşnuttur. Oysa zaman hep de onun hayal ettiği gibi tozpembe akıp gitmeyecektir...
 
Kalbi her daim “bizimle” birlikte çarpan Galli bir kadının refah içinde geçen günleri kadar kıtlıklarla, kaos ve askerî darbelerle sarsılan zor günlerini de anlatan Kim Bu / Lady Who, anılarda yaşayan ve belleklerden hiç silinmeyen nostaljik bir Türkiye panoraması çiziyor.  

Kitap ayrıca, Erkan&apos;ın geçtiğimiz altmış yılda kültür, sanat, siyaset ve iş dünyasından tanıştığı önemli kişilerle yaşadığı anılarını samimi bir dille paylaşıyor.

 
“Yirminci yüzyılın ikinci yarısında Türkiye&apos;deki yaşamı anlatan bu kitap bir hazine değerinde. Bence eşi benzeri yok. Kitaptaki bakış açısı dışarıdan bir gözlem gibi dursa da birçok bölüm, karakter ve olay aslında içeriden birinin gözlemi olarak aktarılıyor.”
Roger Norman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5a3b58-89b8-481f-a6bf-ca61d46def15.jpg</image:loc>
            <image:title>Lady Who (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lady Who</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fb0aea7-bb21-4d47-a7e8-4518f2358156.jpg</image:loc>
            <image:title>Moonwalk</image:title>
            <image:caption>Daha önce &quot;Koşan Ay&quot; ismiyle yayımlanan &quot;Moonwalk&quot; şimdi de İngilizce olarak yayımlanmıştır. Yazarın 1950&apos;li yıllarda yaşadığı hoş anılar öyküler şeklinde anlatılmıştır kitapta. Rojan Mevsim Özkan&apos;ın çevirisiyle İngilizce seviyesi 2&apos;den itibaren herkese uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690291f3-1e84-4324-8040-820045f1910b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatçılar ve Düşünürler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ele aldığım konular sanat ile felsefe arasındaki sınır aralığından devşirilmiştir. Heykel, müzik ve drama gibi oldukça değişik sanat dallarında büyüklüğünü kanıtlamış Rodin, Wagner ve Maeterlinck gibi üç sanatçıyı ve birbirlerinden oldukça farklı ve epey tipik üç düşünürü, Tolstoy, Hegel ve Nietzsche’yi seçtim. Bu insanların hepsi sanat hakkında çok şey söyledi; özel konuları irdeleyip genel kuramlar geliştirdiler. Bu kuramların çoğu hayali, dayanıksız ve acemicedir. Kayda değer düşünceler sunan kuramlara da yer verdim. Bu arada bir kuramın doğruluğuna değinip o kuramı tarihsel açıdan değerlendirebilirdim ama bu kitabın asıl meselesi bu değil.

Asıl meselemiz sanat ile felsefe arasındaki etkileşimin, sanatçıdaki düşünürün ve düşünürdeki sanatçının izini sürmektir. Bu mesele en genel hatlarıyla şöyle ortaya konulabilir: Sanatçı aslında bir düşünür, düşünür de bir sanatçı mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29922e66-437d-48ad-aa76-06fe3b591ce5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindistan&apos;da Kabileler</image:title>
            <image:caption>Eski Hint Tarihi anlatılırken her zaman İndus Vadisi Uygarlığından ve Ārilerden başlamak genel kabul görmüş bir tutumdur. Oysaki Hindistan’ın yerlileri olan Ādivāsīler kayıt tutmuş olsalardı farklı bir Hint Tarihi ortaya çıkabilirdi. Hindistan’da birçok kabilenin başlangıcı İndus Uygarlığından bile daha eski, belirsiz zamanlara kadar geri gider. Altı yüzden fazla kabilesi olan alt kıtanın kabilelerinin toplam nüfusu, yüz milyondan daha fazla bir sayı yapar ki bu rakam dünyadaki birçok ülkenin nüfusundan fazladır. Bu kitapta Asur, Bancara, Baiga, Bhil, Gond, Munda, Naga, Oraon, Santal, Toda gibi çok bilinen belli başlı kabileler tanıtılırken, onların yaşam tarzları, gelenek-görenekleri, dilleri, inançları hakkında bilgiler verilmiş, bazılarının halk hikâyelerinden örnekler sunulmuştur. Çingenelerin kökeni Bancaralar, haklarında “Encyclopedia Mundarica” diye cilt cilt kitaplar yazılmış olan Mundalar, yok olmaktayken İndus Vadisi Uygarlığından kaçıp kurtulanların torunları olma olasılığı yüksek olan Gondlar, sütü hemen hiç bilmeyen kafatası avcısı Nagalar, sütsüz yaşayamayan ve onu kutsallaştıran Todalar, başka kabilelere şamanlık yapan Baigalar, ok atma uzmanı, savaşçı Bhiller, dilleri Türkçe gibi eklemeli olan ve kendi alfabelerini yaratmış, eğitim düşkünü Santaller, Hinduizm’dekine ters olarak Dūrgā yerine Mahishāsura’ya inanan demirci Asurlar ve daha niceleri bu kitapta anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma, Ādivāsī inançlarının Hint dinlerindeki yeri, kabile sanatı, müziği ve dansları, Birsa Munda, Rani Durgavatī, Tilka Majhi gibi özgürlük savaşçısı Hint yerlileri, Hint halk hikâyeleri ve hikâyeciliği, Gandhi kadar değerli bir isim olan Bhimrao Ambedkar, Naksalizm gibi derinlemesine incelenip işlenecek birbirinden değerli pek çok konuya da işaret etmektedir. Hindoloji, Hint Sosyal Antropolojisi, Hint Halk Bilimi gibi konularda bilgilenmek isteyenler için bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b88d0701-7ac0-4f1a-a777-d208795543d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilsiz&apos;in Dile Gelişi</image:title>
            <image:caption>Susmak, dile getirmeden konuşmak demektir. Konuşmak fıtriyse susmak tercihtir.
Murat Pay’ın Dilsiz’i, bu anlamda tercih edilmiş bir söze dökmeyiştir. Susmak derinleştikçe hikâye geri çekilmeye; metaforlar, simgeler, remizler öne çıkmaya başlar.
Dilsiz’in Dile Gelişi’nde, bir yandan senaryosuyla, yönetmenin film hakkında tuttuğu notlarla, söyleşileriyle Dilsiz’in mutfağı okura açılırken, diğer yandan da film üzerine yapılan çözümlemelerle dilsizlik hâli dile getirilmeye çalışıldı.
Bu kitap görsel dille yazısal dilin birbirini açma, birbirinde saklı kimi imkânları mümkün kılma gayretidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4124770-87de-4850-9ff1-b0f32ae3d4d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ticarete Giriş - Tacirler ve Ticari Mallar</image:title>
            <image:caption>Türkçede ilk defa yayınlanan Dımeşkî’nin bu klasik eseri, Orta Çağ İslam ticaret anlayışını yansıtması bakımından zengin bir içeriğe sahiptir. Eser her ne kadar dönemin Müslüman tacirleri için pratik bir el kitabı olarak düşünülmüş ve hazırlanmış olsa da Akdeniz havzasındaki ticaretin altın çağının ayrıntılı bir tasvirini sunması açısından da büyük önem taşımaktadır.
İki ana bölümden oluşan eserin ilk bölümünde tacir ve ticaret türlerinden bahsedilmekte, ikinci bölümde ise mal kavramı incelenmektedir. Tacirleri istifçi (hazzân), gezgin (rekkâz) ve ihracatçı (mücehhiz) şeklinde tasnif eden Dımeşkî, malı ucuzken alıp depolayan ve fiyatlar yükselince piyasaya süren ilk türden tacire, siyasi iktidarın muhtemel müdahaleleri veya başka sebeplerle oluşan fiyat dalgalanmaları konusunda nasihatlerde bulunmaktadır. Malın tanımı, korunması, depolanması, paketlenmesi ve piyasaya sürülmesi konularını ikinci bölümde ele alan yazar, konuya tam bir işletmeci ve pazarlamacı mantığıyla yaklaşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57d74de4-ef98-484d-9c43-d0b2b52bed0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şey Olduğu Yok</image:title>
            <image:caption>Fang Ailesi&apos;nin Yazarından 
 
Yılın En İyi Kitabı seçkilerinde 
New York Times * Washington Post *  People * Time *  Buzzfeed 
 
Lillian ve Madison’ın yatılı okulda başlayan beklenmedik dostlukları, Lillian’ın olaylı bir şekilde okulu terk etmesiyle mektuplara kalmıştı. Ta ki yıllar sonra yine bir mektupla gelen yardım çağrısına kadar. 
Madison, Lillian’dan üvey ikizlerine bakıcılık yapmasını istiyor. Ama bir detay var: İkizler kızıp üzülünce alev alıyorlar. Gerçekten, alev alıyorlar. Kendilerine zarar vermeyen ama etraflarında ne varsa yakıp yıkan, korkutucu ve bir o kadar da göz alıcı alevler. 
Bocalamakla geçen hayatında kaybedecek pek de bir şeyi olmayan Lillian, yazı çocuklarla geçirmeyi kabul ediyor. Üçü artık birbirlerine güvenmeyi, başkalarını umursamamayı –ve Madison’ın politikacı kocasından uzak durmayı– öğrenmek zorundalar. Peki ama Lillian gece uykusunda bile onlar yüzünden yanabileceği gerçeğiyle ne yapacak? Bir an önce onlardan uzaklaşmanın yollarını mı arayacak yoksa bu tuhaf güzellikteki çocuklarla el ele verip dünyanın karşısına mı dikilecek? 
Birbirlerini anlamaya, dünyadaki küçük yerlerini bulmaya çalışan sıra dışı karakterlerin buluştuğu bu tuhaf, yumuşak ve eğlenceli roman, Kevin Wilson&apos;ın olağanüstü ile olağanı aşılamadaki muazzam becerisini bir kez daha doğruluyor. 
 
“Bu kitabın güzelliğini aklım almıyor. Her şeyiyle özgün, bir o kadar da muhteşem.” Taffy Brodesser-Akner, New York Times 
 
“Benzerini okumuştum diyeceğiniz tek bir satır yok. O kadar taze bir ses.” Entertainment Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55471678-40d4-465c-80ee-d2f3237f0f70.jpg</image:loc>
            <image:title>Papatya Köyü&apos;nde Unutulmaz Yarış</image:title>
            <image:caption>Mis gibi çiçek kokan Papatya Köyü, o bahar unutulmaz bir yarışa ev sahipliği yapacaktı. Köyün genç spor öğretmeni tazı Fişek, hepsi birbirinden yetenekli öğrencilerini sıkı antrenmanlarla koşuya hazırlamıştı. Diğer köy sakinleri de şenlikler, eğlenceler ve ziyafet için tüm eksikleri tamamlamıştı. Nihayet yarış günü gelip çattığında yaşanan kazalar ve beklenmedik şekilde gerçekleşen bir birincilik Fişek’i de diğer herkes gibi şaşırtmıştı. Bir haksızlık olduğundan şüphelenen genç spor öğretmeninin olayın peşini bırakmaya niyeti yoktu. Ancak ortaya çıkan gerçekler, pek Fişek’in düşündüğü gibi olmayacaktı. Öğrencilerinden en sessiz, en içine kapanık olanının anlattığı hikâyeyle birlikte Fişek, her şeye bambaşka bir açıdan bakmaya başlayacaktı. 
Papatya Köyü’nde Unutulmaz Yarış kitabı; masal gibi bir köyde, içten ve erdemli karakterleriyle bizleri, çeşitli hayvanlardan oluşan bir köy halkının sımsıcak hikâyesine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ec5770-4877-4503-a148-d364982ab948.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateizm - Deizm</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; küresel güçlerin ateizm, deizm, Türk - Kürt - Arap, Alevi - Sünni – Şii, laik – anti laik, sağsol vb. konularda ektikleri fitne tohumlarıyla; FETÖ, DAEŞ, PKK, PYD, YPG, DHKP-C gibi kurdukları terör örgütleriyle, bizi biz yapan toplumsal harcımızın çimentosu olan milli değerlerimizi yok ederek; Ülkemizi ve İslam coğrafyasını parçalama, bölme, sömürme hedeflerinin bertaraf edilmesine, mazlum coğrafyalarda akan kan ve göz yaşlarının dinmesine, barış ve huzurun tesisine, özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın sembolü olan bayrağımızın vatan topraklarımız üzerinde dalgalanmasına, insanlarımızın edebiyen huzurlu ve mutlu bir hayat sürmelerine katkıda bulunması amacıyla yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c968394-526f-4acd-ac82-98184823981e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Solunun Kıbrıs Çıkmazı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, 1950-1980 yılları arasında Türkiye solunun Kıbrıs sorununa bakışı konu edilmektedir. 
 
Türkçede Kıbrıs sorununu farklı perspektiflerden ele alan çalışmalar yer alsa da Türkiye’deki sol hareketlerin bu konuya yönelik tutumlarına dair derli toplu bir çalışma bulunmamaktadır. 
 
Bu anlamda elinizdeki kitap 1950’lerde Kıbrıs sorununun ortaya çıkışından itibaren Türkiye’deki sol örgüt ve hareketlerin konuya dair tutum ve yaklaşımlarını değerlendirmeye yönelik ilk çalışmadır. 
Daha önce Kıbrıs’ta Türkçe ve Yunanca olarak yayınlanan  kitap, Kıbrıs sorununun özel bir boyutuna derinlikli bir bakış sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e5cb82-1b07-4213-87de-225468378e05.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Kalbim</image:title>
            <image:caption>“Sana kötü bir haberim var benim. 
Virgüllerim bitti artık, noktasını koymaya direniyorum.” 
 
 
Gözlerim son düzlükte ilerlerken mehtabına, içindeki çocuğa kıyamadım ben. 
İsterdim ki sen de gönlümün mabedinde öylece kalakalsaydın. Sevgi sözcüklerimle ısıtırdım içini. Kalbin ısınırdı başka ellere titremeden. Sarılırdım kokunu ellere hapsetmeden. Gözlerinin içine bakardım, bilirdim sen sözcüklerle sevgini anlatamazdın, gözlerinden anlardım gurbetini. Saçlarını okşardım çölde suya hasret kalmak gibi. Kaşlarına dokunurdum, bilirdim gideceğin yolun habercisi idi. Göğsüne yaslanırdım kalbinin o muazzam ritmini yakalayabilmek için. Gülüşüne gizlenirdim mutlu ol der gibi… 
Sevgimi ellerinle nasıl itebildin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a75ee39d-ce94-4b6f-883b-4b3259d7ea66.jpg</image:loc>
            <image:title>Moskova 80 Soğuk Savaş&apos;ın Doruk Noktası</image:title>
            <image:caption>Ülkelerin sportif olduğu kadar sporun ardında gizlenen muazzam politik rekabetine de sahne olan bir organizasyon: Olimpiyat oyunları. Sporun dünya siyasetiyle iç içe geçtiği, dünyanın her gün yeni bir şokla dalgalanmaya aşina olduğu yetmişli yılların kapanışı için de 84 yıllık modern olimpiyat tarihinde komünist bir ülkede gerçekleştirilen ilk oyunlar olan 1980 Moskova Olimpiyatları’ndan daha iyi bir gösteri bulunamaz. 
 

Sovyetlerin Afganistan’a müdahalesi ve Dètente döneminin zora girmesinin gölgesinde gerçekleşen ve geniş bir boykota hedef olmanın yanında birçok ilke de vesile olan Moskova Oyunları, hem spor hem de siyaset bağlamında derin bir incelemeyi hak ediyor. Siyaset bilimi ve spor sosyolojisi üzerine araştırmalarıyla tanınan Selim Rumi Civralı, geniş bir tarihsel perspektif ve politik çözümleme üzerinden özelde Moskova Olimpiyatları’nı, daha genelde ise Sovyet rejiminin spor politikalarının etkilerini, sporsiyaset ilişkisini ve süpergüçlerin bu ilişki üzerinden yürüttükleri diplomasiyi konu ediniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/200fe1e5-e34f-409c-bc07-fabbc939be3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Yükseliyor - Zaman Çarkı 4</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyat devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri, Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Tear Taşı denen efsanevi kale düşmüştü. Aiel, kehanetin çağrısıyla ortaya çıkmış ve Işık’ın yolunda yürümeye başlamıştı. Ve yalnızca Yenidendoğan Ejder’in tutabileceği kılıç Callandor, Rand’ın elindeydi. 
 
Fakat Karanlık Varlık’ın tutsak olduğu Shayol Ghul’un gücü azalıyor ve Terkedilmişler gittikçe güçleniyordu. Rand karşı koyacaksa Karanlık Varlık’ın yozlaştırdığı Gerçek Kaynak’ın eril yarısını kontrol etmeyi öğrenmeliydi… ama bu gücü kontrol edebilecek miydi? 
 
İki Nehir’in tehlikede olduğunu öğrenen Perrin ise Faile Bashere’yle köylerine geri dönecekti. Elayne, Nynaeve al’Meara, Juilin Sandar ve Thom Merrilin’in ise tehlikeli bir görevi vardı: Kara Ajah’ı avlamak.  
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Robert Jordan, kadim fantastik edebiyat geleneğinde yapılacak daha çok şey olduğunu gösteriyor.” –Orson Scott Card 
 
“Zaman Çarkı kitapları hayatımda bir dönüm noktası.” –Robin Hobb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16b9b36e-b81e-4a06-a424-a8c317e069ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygunuşluk</image:title>
            <image:caption>bile masada su olmasa sen olsan ben olsam 
soda şişesi tütse alman birasında buzlansak 
bile alnımızdan sivilce yaralarını evlat edinsek 
huzur evlerinde gebersek 
bile samimiyetime inanmasak 
ikimiz inanmasak eski kitaplarımıza değsek 
bile tırnaklarımıza adam gibi davransak 
medeniyet törpüsünde yuvarlansak 
bile şifonyerin adını kıskansak böyle kırsak kırsak kırsak 
bunu en az üç defa daha söylesek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb7e729f-d6a9-47db-80f1-4815196866c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Kişilik Yaz</image:title>
            <image:caption>Sen benim sadece kötü taraflarımı gösteren aynamsın. 
 
Harper Frost, insanların onun hakkında ne düşündüğünü umursamazdı. Üzerine ne bulduysa geçirir, barlarda sabahlar ve yanlış kişilerle takılırdı. Babasının vefat etmesiyle Martha’s Vineyard’daki evi ona kalmıştı ama son kaçamağının ardından artık ne işi gücü vardı ne de adada selamını alacak bir tanıdığı. 
 
Tabitha Frost ise ikizinin tam tersiydi. Sadece kaliteli şaraplar içer ve modacı annesinin özel tasarımlarını giyerdi. Herkesin fikirlerine gereğinden fazla önem vermesine rağmen, ergenlikle boğuşan kızı Ainsley’yi yetiştirmek konusunda çok da becerikli olmadığını kabul etmek istemezdi. Annesinin ufak bir kaza geçirmesi ise hiç de sandığı gibi biri olmadığını ortaya çıkaracaktı. 
 
Onları yıllar önce ayıran ebeveynlerinin döktüklerini toparlamak ne yazık ki on yıldır konuşmayan kardeşlere kalmıştı. Adaları, hayatları, yalanları ve sırları değiş tokuş eden Harper ve Tabitha, mevsim dönmeden kinlerini bir kenara bırakıp küllerinden doğabilecek miydi? 
 
 
“Elin Hilderbrand, tatil kitaplarının kraliçesi.” —Entertainment Weekly 
 
“Karmaşık aile ilişkileri ve capcanlı mekân tasvirleri sayesinde keyifli bir okuma deneyimi yaşayacaksınız.” —Library Journal 
 
“Karakterleri o kadar sevdim ki adada onlarla kalabilmek isterdim.” —Sam Anderson 
 
“Elin Hilderbrand, yine bir oturuşta bitireceğiniz bir romana imza atmış.” —Elisabeth Egan 
 
“Yakıp kavuran bir hikâye.” —Kim Hubbard 
 
“Eğlenceli ve elinizden bırakamayacağınız bir tatil romanı.” —Brenda Janowitz 
 
“Ada yaşantısını başarıyla yansıtmış.” —Georgea Kovanis 
 
“Gerçeklerden uzaklaşmak için birebir.” —Jane Henderson 
 
“Elin Hilderbrand’ın uçsuz bucaksız bir hayal gücü var.” —Vivian Payton 
 
“Yazar bu kitapla yepyeni hayranlar kazanacak.” —Joe Meyers</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b32f4a50-5172-41ff-966f-24ccd4539090.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Giden Saat</image:title>
            <image:caption>“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz 
 
“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey 
 
“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi. 
 
Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır. 
 
Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı. 
 
Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız. 
 
Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be5b6a79-477b-4f2d-b91a-920bdc1e19b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şoför Mustafa</image:title>
            <image:caption>“Bir makine adam gibi... Sabah kalkıyor, garaja… Garajdan otomobili alıyordum ve artık büyük bir çarkın bir dişi gibi oluyordum. Şehrin içinde gürültü, kalabalık, kavga ve dert içinde... Müşteriyle atışarak, trafik memurlarıyla çatışarak, yayalarla, başka şoförlerle kavga ederek... Günde en aşağı dört beş kere ölüm tehlikesi atlatarak bir tek gaye için yaşıyordum. Bu gayem benimkilerin rızkını temindi. Onu düşünüyordum.” 
 
Mustafa evli, iki çocuk babası bir şoför. Ancak karısı ve çocuklarıyla pek de mutlu olduğu söylenemez. Tatminsiz bir hayatı var. Üstelik ekmek teknesi, arabası dökülüyor. 
 
Mustafa’nın hayatındaki yegâne heyecan Kemeraltılı Zerrin. Zerrin bir seks işçisi ve ne hikmetse her seferinde kancayı şoförlere takıyor. Hatta yakın geçmişte iki şoför onun için birbirine girmiş, biri mezarı, diğeri kodesi boylamış. 
 
Mustafa, Zerrin’in kendisine olan ilgisinin farkında. Ama onun varlığından derin bir ıstırap da duyuyor. Çünkü Mustafa’nın kız kardeşi Melek de Zerrin gibi bir seks işçisi. Onun en büyük öfkesi, nefreti ve en derin utancı, vicdan azabı bu. 
 
Şoför Mustafa, Suat Derviş’in bir zanaatkâr gibi yıllar içinde ustalaştığını kanıtlayan, daha önce farklı romanlarında ele aldığı, aklını ve ruhunu kurcalayan meselelerin, çatışmaların âdeta billurlaştığı bir roman. 
 
Serdar Soydan’ın, Suat Derviş’in kariyeri boyunca tekrar tekrar ele aldığı konuları, benzer karakterleri irdelediği “Birbirinden Doğan Kadınlar ve Romanlar” başlıklı yazısıyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/922606b2-7984-4d19-b89a-496a89850a0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır Masalları</image:title>
            <image:caption>Masalların işlevi, içinde doğdukları kültürel dokunun şifrelerini taşıyor olmalarındandır. Her ne kadar olağanüstü yaratıklar, canavarlar, yarı insan yarı hayvan canlılardan kurulmuş bir dünyayı anlatsalar da, sonuçta, anlatıldıkları toplumun ruhunu yansıtırlar. 

Mısır Masalları, Nil Deltasının verimli topraklarından çölün kumlarına uzanan bir coğrafyadaki sayısız tanrının, firavunun, büyücülerin dünyasına götürüyor bizi. Kâmuran Şipal’in dilimize kazandırdığı bu masallar, edebiyat meraklılarının yanı sıra, Mısır mitolojisine ilgi duyanları da mutlu edecek bir kitapta bir araya getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc6792e4-cdf2-432f-a09a-d7a78a1ad9c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Eskimo Masalları</image:title>
            <image:caption>Masalların işlevi, içinde doğdukları kültürel dokunun şifrelerini taşıyor olmalarındandır. Her ne kadar olağanüstü yaratıklar, canavarlar, yarı insan yarı hayvan canlılardan kurulmuş bir dünyayı anlatsalar da, sonuçta, anlatıldıkları toplumun ruhunu yansıtırlar. 

Eskimo Masalları’nda, Kuzey Kutbu’nun zor koşullarıyla savaşım veren insanların yaşamları, inançları ve korkularını bulacaksınız. Bu masalları dilimize kazandıran Kâmuran Şipal, edebiyat meraklılarının yanı sıra toplumsal bilimlerle ilgilenenlerin de dikkatini çekecek bir toplam oluşturmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4be69f2-26c7-49b8-a21f-4aa35222ee7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Masalları</image:title>
            <image:caption>Masalların işlevi, içinde doğdukları kültürel dokunun şifrelerini taşıyor olmalarındandır. Her ne kadar olağanüstü yaratıklar, canavarlar, yarı insan yarı hayvan canlılardan kurulmuş bir dünyayı anlatsalar da, sonuçta, anlatıldıkları toplumun ruhunu yansıtırlar. 
Çin Masalları’nda bu zengin kültürün kökeninde yer alan halk masallarını bulacaksınız. Çin kültürüne dair ipuçları veren bu masalları Kâmuran Şipal dilimize kazandırmıştır. Bu kitabın edebiyat meraklılarının yanı sıra, toplumsal bilimlerle ilgilenenlerin de dikkatini çekeceğini umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffac9bfd-fb9e-4935-85f4-8e3a16db4e20.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğol Masalları</image:title>
            <image:caption>Masalların işlevi, içinde doğdukları kültürel dokunun şifrelerini taşıyor olmalarındandır. Her ne kadar olağanüstü yaratıklar, canavarlar, yarı insan yarı hayvan canlılardan kurulmuş bir dünyayı anlatsalar da, sonuçta, anlatıldıkları toplumun ruhunu yansıtırlar. 
Moğol Masalları, uçsuz bucaksız Orta Asya çöllerinde yaşayan göçebelerin kültürlerine dair ipuçlarını sergilemektedir. Kâmuran Şipal’in dilimize kazandırdığı bu masallar, edebiyat meraklılarının yanı sıra toplumsal bilimlerle ilgilenenlerin de dikkatini çekecek önemdedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c89e291-bd2e-4fc2-8595-2dedc5d861c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Otel</image:title>
            <image:caption>“Lanetli Otel, dramatik bir dehşet gösterisi.” –Peter Ackroyd  
 
Lord Montbarry’nin İtalya’da gizemli ve ürkütücü eşi Kontes Narona’yla balayındayken ani ölümünden bir süre sonra lordun ailesi tatil için Venedik’e gider. Orada kalacakları otel ise lordun balayında hayatını kaybettiği ve uşağının ortadan kaybolduğu eski konaktır. 
 
Otelde kalmaya başladıklarında birçoğu paranormal olaylar yaşamaya başlar. Tuhaf bir koku, uyutmayan kâbuslar ve hatta tavanda süzülen bir kafa... Lordun huzursuz ruhunun musallat olduğundan şüphelenen yakınları onun ölümünün ardındaki sır perdesini aralamak istediklerinde korkunç bir vakayla karşılaşacaklardır. 
 
Geceyi sakın 14 numaralı odada geçirme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c175b627-7ac2-433c-8ec4-20f78abc3db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mübarek Mahluk Efendi</image:title>
            <image:caption>Bu metni bir sahaf gezisine borçluyuz. Üsküdar’da bir sahafta küçük bir sandık içerisinde karşımıza çıkan, elyazısıyla yazılmış sayfalar, müsveddeler, not kâğıtları, defterlerden oluşan “evrak-ı metruke” ve bazı eşyalar bizi sıra dışı bir yolculuğa çıkardı... Ya genel çerçevesi iyi düşünülmüş, gerçekle hayalin iç içe geçtiği “fantastik” bir anlatıyla karşı karşıyayız ya da inanılması güç görünse de kazı yapmayı gerektirecek kadar önemli doğaüstü bir vakanın ipuçlarıyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f124b10e-8297-4f41-8b8b-410db732598c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Köy</image:title>
            <image:caption>“Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz; hayatın gerçek trajedisi, insanların ışıktan korkmasıdır.” 
– Platon 
 
Karadeniz’in karanlık ormanlarında, iki yüksek dağ arasında, yüzyıllar öncesinden kalma, pek bilinmeyen eski bir Rum köyü... Yaşlıların “Karanlık Köy” dedikleri, içinde uğursuz bir enerji barındırdığına inanılan ve kimselerin gitmediği, gitmekten korktukları, kendi tarihine hapsolmuş gölgeler içinde bir hayalet... Geçmişte, soğuk bir kış gecesinde nedeni anlaşılamayan bir cinnet ve çılgınlıkla birbirini öldüren köylüler... Ve tüm bu gizemi çözmek için bin bir zorlukla dağları aşıp köye ulaşan belgeselci iki maceraperest... 
Peki köyden çıkabilecekler mi? 
Gerçeklerden kaçtığımızda neler olur? Ya korkularımıza inanmaya başladığımızda? 
Oyuncu ve yazar Gürgen Öz, hayalle gerçeğin birbirine karıştığı bir zaman-mekânda geçen KARANLIK KÖY’de okurlarını insan psikolojisinin karanlık ormanlarına götürüyor. Sıkışıp kalan insan zihninin kendi kendiyle oynadığı satrançta neyin galip geleceğini ustalıkla gözler önüne seriyor. 
Gizli gerçekler, batıl inançlar ve toplumsal travmalar üzerine soluk soluğa okuyacağınız psikolojik bir gerilim... 
 
“Oraya gitmeyin abi... O köye gidip dönemeyenler var...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e12e3e6c-13a9-43a6-9a59-93a142ebaf47.jpg</image:loc>
            <image:title>Metin Kurt - Devrim Atağında Yalnız Bir Futbolcu</image:title>
            <image:caption>“Parsel parsel eylediler, oyun bile oynayacak yerin kalmadı.” 
 
Metin Kurt, yıldız bir futbolcuydu. Başını önüne eğerek sadece topuyla ilgilenseydi, efsane bir futbolcu olduğu gibi, efsane bir teknik direktör de olabilirdi pekâlâ. Ama o, futboldaki bozuk düzene başkaldırdı. Başta futbolcular olmak üzere tüm sporcular için sendikal mücadele verdi. Bu uğurda şöhretini, malını mülkünü, dostlarını kaybetti. 
Aklın üstünlüğüne haddinden fazla inanan, inatçı ve uslanmaz bir hayalperestti. İsyanıyla bir Spartaküs, düşleriyle bir Don Kişot’tu o. Ve bir Che Guevara’ydı. 
Fikir de üretti, eyleme de geçti. En aşağıdan en yukarıya, bilimsel ve özgür bir spor için hayatını harcadı. Yeşil sahalardaki devrimci ataklarında takım arkadaşları tarafından yalnız bırakılsa da yılmadı, yenilmedi. 
Tarih onu, birçok kupası olan ancak boyun eğenlerden daha çok anacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972890ba-cf97-4afd-8e5c-be07e44944ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşın Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Savaşı engellemenin ve verdiği zararları en aza indirebilmenin ilk yolunun onu anlamaktan geçtiğini düşünüyorum ve bu yüzden savaş üzerine çalışmalar yapılmasına yönelik önyargılara karşı durabiliyorum. Savaşla ilgili elinizde tuttuğunuz seriyi hazırlayan Prof. Dr. Erhan Büyükakıncı ve buna katkı veren kıymetli araştırmacılar savaşı açıklama ve anlatma konusunda dirayet gösteriyorlar ve durmaksızın çalışmalarına devam ediyorlar. Bir gün mutlak barışa ulaşabilirsek veya savaşları tam anlamıyla engelleyebilirsek, şüphesiz savaşı anlamak adına çalışanların buna büyük bir katkısı olacaktır. 

Sanayi Devriminin getirdiklerini yaşayan bir toplumun komutanı için savaş alanında düşman durumu, arazi ve çeşitli ihtimaller gibi faktörlerin ortaya çıktığı sonsuz değişkenli belirsizlik veya Clausewitz’in tabiriyle “Savaşın Sisi” mevcuttur. Oysa ki “yapay zeka” sistemlerini ve insansız araçları kullanacak Bilgi Devriminin ileri safhalarındaki bir toplumun komutanı için savaş alanlarında artık ne “sis” ne de “sürtünme” bulunacaktır. Dolayısıyla geleceğin savaşlarının kuramlarını oluştururken Mekanik Biliminin “sürtünme”lerini kuramına yansıtan Clausewitz yerine Bilgisayar Bilimlerinin ürettiği yazılımların ve robotların hüküm sürdüğü bir toplumun komutanı için hasım tarafa üstün gelmesini neyin sağlayabileceğini henüz bilmiyoruz. Ama bu sorunun yanıtını verme uğraşının savaş üzerine yeni bir kuram yaratacağını hissediyorum. Bu kitabın Türkçe yazında bahse konu sorunsalı çözmek adına atılan sorumlu bir adım olduğunu düşünüyorum. Hatta bunun da ötesine geçecek şekilde akademik literatürün ilerleyeceğini ve bu sayede savaşları engelleyebileceğimizi düşünüyorum. Bu kitabı okuyanların aynı düşüncede olmalarını temenni ederim. 
Prof. Dr. Haldun YALÇINKAYA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3e4da0-1e43-447b-8ad0-f4d1b1cc5d62.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal İletişim</image:title>
            <image:caption>Medyatikleşme ve popülizmin yükselişiyle siyasetin siyaset dışı içeriklerle yürütüldüğü bir kısır döngü içinde yaşıyoruz. Bir yandan sağ popülist liderler dünyanın pek çok ülkesinde yükselişe geçmişken diğer yandan kitleler sinik bir ruh haline bürünüyor. Öte yandan yeni medya hem popülist söylemlerle mücadele olanakları yaratıyor hem de onu besleyen ve doğru bilgiye ulaşmanın zorlaştığı bir ortam yaratıyor. Tüm bu gelişmeler yaşanırken siyasal iletişim hem teorik hem pratik olarak seçim kampanyalarından ibaret görülen bir alana dönüşüyor. Siyasetin kendisinden/“politik olandan” uzak salt teknik bir uzmanlık alanı olarak görülmesi siyasetin işleyişinde hegemonik hale gelirken, alanın verili koşulları pratikte tek doğruymuş gibi siyaset alanının içindeki tüm eyleyenlere kendisini bu haliyle dayatıyor. Siyasal iletişimin teorik olarak bir tür kampanya iletişimine, üstelik de “kazandıran/başarılı” kampanyaların yollarının öğretildiği bir iletişime indirgenmesi de pratikte yaşananları destekleyen bir işlev görüyor.

İşte bu kitap, halihazırdaki bu işleyişe karşı hem teorik hem de pratik anlamda siyasal iletişim alanının farklı bir perspektifle sahiplenilerek çalışılmasına, kitabın tüm yazarlarının duyduğu ihtiyaçla ortaya çıktı. Kitap, böyle bir dertle hem alandaki teorik çalışmaların değerlendirilmesini hem de eklenmesi gereken yeni bakış açılarını, söylenmesi gereken yeni sözleri alana kazandırmak için atılmış bir adımdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81e08bae-c817-4d09-9494-f13b615cdd67.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütlerin Karanlık Yüzü</image:title>
            <image:caption>Yönetim ve örgütsel araştırmalar yazınında Klasik Dönemin ardından Neoklasik ve devamında gelen modern yönetim yaklaşımlarıyla birlikte beşeri sermaye ve insana önem vurgusu artmıştır. Örgütün sahip olduğu en önemli kaynağın insan olduğunun anlaşılmasıyla birlikte, bahse konu örgüt üyesi bireylerin işletme içerisinde işlerini icra ederken sergileyecekleri her türlü olumlu ve olumsuz davranış da işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi ve günün sonunda rekabet üstünlüğü elde etmesinde karşılaşılan en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireylerin sergiledikleri olumlu ve olumsuz her tür davranışın bütüncül bir bakış açısıyla birlikte ele alınmasının gerekliliği ve insan doğası gereği sergilenen davranışların her zaman olumlu olmayacağı ve bu olumsuz tutumların da örgütleri ve örgüt üyesi diğer bireyleri farklı alanlarda etkileyeceği yadsınamaz bir olgudur. Bahse konu olumsuz tutum ve tavırlar örgütsel alanın ya da daha özelde örgütsel davranış alanının karanlık yüzünü temsil etmektedir. Örgütlerin karanlık yüzünü oluşturan bazı temel konuların ele alındığı bu kitapta, anılan davranışların öncülleri, sebepleri ve örgütsel alandaki yansımaları üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b8d925-4686-40af-94da-873fa27b807f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Düşünme Zamanı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; strateji, liderlik ve pazarlamanın ne olduğunu ve aile şirketlerinin sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesi için bu üçlünün tek hedefe yönelik nasıl odaklanacağını anlattım. Bu odaklanmanın aile şirketleri için yaşamsal olduğu inancındayım.
Tüfek ile ateş ederken, göz-gez-arpacığı üst üste çakıştırmanız gerekir. Başka türlü hedefi vuramazsınız. Tüfeğin birçok başka parçası da vardır ama hedefi vurmak hepsinden önce, “göz-gez-arpacıktan” geçer. Şirketin başarısında da etkili olan birçok konu vardır. Ancak bunların hiçbirisi; strateji, liderlik ve pazarlamanın üst üste aynı hedefte çakıştırılması kadar önemli değildir. Bu üçlü tek bir noktaya odaklanmazsa, hedefi vuramazsınız. Aile işletmenizi nesiller boyu büyüyen bir rotaya sokmak istiyorsanız “Strateji-Liderlik-Pazarlama” üçlüsünü bütünsel yönetip, tek bir hedefe doğrultmalısınız.
Size bu kitapta önerdiklerim az ya da çok değişmenizi gerektirir. Bu değişim size zorlayacak bir yolculuktur. Bedel ödeyeceksiniz. Değişimin ilk adımı, kendi öz disiplininizi artırmak olacaktır.
Jack Welch diyor ki, “İş-yaşam dengesi diye bir şey yoktur. İş ve yaşamda tercihler ve bu tercihlerin sonuçları vardır”. Siz de ya hakkını vererek yönetin ya da bunu yapabilecek olanlara yer açın, öğretin ve destekleyin.
Şirketlerinizin Türkiye’nin size emaneti olduğunu unutmayın. Para kazanmak işinde değilsiniz, herkesin evlatlarının yarınını kurmak işindesiniz. Bunu yapmanın karşılığı olarak bu ülke size kazandırıyor. Şirketinizin en büyük hissedarı, en önemli paydaşı Türkiye’dir.
Dr.Yusuf Soner
Yönetim Bilimleri Fakültesi
Sabancı Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3120e4-afde-4f30-8539-2c52e8885931.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlat Dedi Hayat</image:title>
            <image:caption>Sofra hazırdı. Kocası gelmek üzereydi. Antredeki aynada kırmızı rujunu sürdü. Saçlarını düzeltti. “Boşanmakmış!” dedi kendi kendine. Kim sokuyordu bu fikirleri oğlunun aklına merak etti. Sonra gençliğine, tecrübesizliğine yordu sözcüklerini. Bugünlere kolay mı gelmişlerdi; evliliklerinin üstüne çöken nice bulutlar geçip gitmiş, nice badireler atlatmışlardı... 
 
Bazı hikâyeleri kendinize saklamak istersiniz. 
Anlat Dedi Hayat’ta Müge Arbak hayatın ona fısıldadığı bu hikayeleri keyifli, akıcı bir dille ve alabildiğine yaratıcı bir kurguyla anlatıyor. Nakış gibi ince ince işlediği sahnelerde ilişkileri, değişenleri, değişemeyenleri, umutları, geçmişte sıkışanları, geleceğe doğru hareket edenleri ve daha nicelerini kendine has üslubuyla, ustalıkla ele alıyor. 
 
Anlat Dedi Hayat, fırından çıkan sıcak bir poğaçanın yanında bir bardak soğuk üzüm hoşafını ağız tadıyla içmek gibi. Aynı renkmiş gibi görünen, oysa sıra dışı bir gün misali üçe beşe bakmadan yaşanan pek çok hayatın temsili... “Paylaşmak güzel şey” fikrinden hareketle, defterler dolusu yazılmış öyküler arasından seçildi her biri. Bazen yüzünüze kocaman bir gülümseme yayılırken bazen de “Ev gibisi yok.” diye düşünürken bulacaksınız kendinizi. Zaman zaman çıkmaz sokaklarda kovalayacaksınız delik deşik bir geçmişi. Siz karar vereceksiniz “Deli mi ne?” diyenler mi kabahatli yoksa dedirtenler mi… Yaşananlar sadece kader kısmet meselesi mi yoksa Basri Bey yaşadıklarını hak etti mi, doğru olan neydi? Sinsi dünür kendi kazdığı kuyuya düşmeli miydi? Kesin olan bir şey var ki, asla bir yabancı gibi hissetmeyeceksiniz kendinizi. Artık hazırsınız okumaya hayatın içinde görüp de anlatamadığınız o hikâyeleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11879628-5092-4305-a7c2-77d3ea1f21f6.jpg</image:loc>
            <image:title>White Fang</image:title>
            <image:caption>Growth is life, and life is for ever destined to make for light. 
 
The journey of White Fang, a wolf-dog, shows the meaning of civilization at the end of the 19th century through his experiences with humans and wild animals. 
The loss of his family teaches him the first rule of survival - kill or to be killed. 
After having tough times with his cruel master and man- gods, he accepts that he should obey their laws.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18800b03-b442-45a5-9456-70735c626ff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaya Mektup (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kafka’nın babası Hermann Kafka’ya Kasım 1919’da yazdığı bu mektup, alıcısına hiçbir zaman ulaşmadı. Yazarın yapıtlarına ve esin dolu dünyasına adım atmak için mükemmel bir giriş metni olan mektup, aynı zamanda 20. yüzyıl edebiyat tarihinin büyük itiraflarından biri sayılabilir. 
Kafka, suçlayıcı bir tonla hafif bir ironinin birbirine karıştığı mektubunda, babası tarafından kabul görme talebini dillendirir. Aslında babasıyla arasındaki yabancılaşma ve iletişimsizliği, yapıtlarının çoğunda kendine mesele edindiği daha geniş kapsamlı varoluşsal bir açmazın parçası olarak görüyordu. Yazar evliliğe ve yetişkin bir erkek olmaya hazırlanan Georg Bendemann adlı karakterinin babası tarafından ölüme mahkûm edildiği Yargı adlı öyküsünde olduğu gibi, evlenememesinden ve yetişkin olamamasından babasını sorumlu tutuyordu. 
Başarılı bir işadamı olan Hermann Kafka’nın oğluyla ilişkisinde, işlerini devam ettirecek tek erkek evladına yönelik geleneksel beklentisi belirleyici olmuştu. Bu, yeni oluşmuş ataerkil Yahudi orta sınıfının yaşadığı tipik baba-oğul çatışmasının yaygın bir örneğiydi aslında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c5a1b75-3dff-4640-8401-63dd6d089d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Emily - Başarı Yolunda</image:title>
            <image:caption>Başarı yolunda tutku ve azimle ilerleyen bir genç kızın ilham veren hikâyesi 
 
Babasının ölümünün ardından akrabalarının yanına yerleşen Emily Starr yıllar geçse de yazma tutkusundan hiç vazgeçmez. Bu, gelip geçici bir çocukluk hevesi değildir ve yazdıkları hâlâ en iyi yoldaşıdır. Elizabeth teyzesi hiç onaylamasa da Emily, defterlerini doldurmaya devam eder. Yazdıkları yavaş yavaş kabul görmeye başlar. 
 
Diğer arkadaşları gibi eğitimine devam etmek üzere liseye gitmek isteyen Emily’nin karşısında kuralcı ve disiplinli Elizabeth teyze engeli vardır. Emily en tepeye tırmanıp o ışıltılı listeye bir kadının adını yazdırmanın hayalini kursa da başarı yolunda ilerlerken karşısına çıkan engelleri aşmak ve fırsatları değerlendirmek başlı başına bir sınavdır. Emily’nin, önünde uzanan bu yolu yürürken bazı kararlar vermesi ve aile büyüklerinin koyduğu şartlara uyması gerekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c475ec58-727e-4637-aef5-cf538654a54c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğiyle Konuşanlar</image:title>
            <image:caption>Yüreğin dili samimiyettir. 
Herkesin yüreği yetmeyebilir. 
 
Kâinatın sırlı kapılarını açabilecek tek anahtar vardır: 
Samimiyet... 
Binlerce yıldır herkesten gizlenen o büyük sır, gözler önünde apaçık bekliyordur aslında. Samimiyet, arayıp da bulunamayan büyük sırrın tam da kendisidir. 
Kâinatın düzenini aldatamaz insan. Bu kusursuz düzenle pazarlık edemez, oyun oynayamaz. Kâinatın konuştuğu tek dil samimiyettir ki buna da ancak yüreği olanların gücü yeter. 
YÜREĞİYLE KONUŞANLAR, bir farkındalığa uyanışın rehberidir. Kâinatla aynı dili konuşan yüreklere, unuttuğu samimiyet dilini hatırlatmak içindir. 
Şikâyet halindeyken başarı peşinde koşmak, komşusu aç uyurken bereket bulmaya çalışmak, dil kötü konuşurken gerçek bir aşk yaşamayı umut etmek, sosyal medyada sahte profillerle başkalarını zalimce yargılarken, dürüst ve adil bir dünyada yaşamayı dilemek samimiyetsizlik değildir de nedir? 
Yüreğiyle konuşanlar şikâyet etmeden kazanır, komşusu doyduğunda uyur, aşka düşmek için gönlünü terbiye eder, iradesini yargıçlıktan arındırır. Çünkü bilir ki samimiyet dünyayı iyileştirmeye de yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/385a4b30-b84f-4a35-b12b-50464070960c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın İsterse Asla Yenilmez</image:title>
            <image:caption>KENDİNİZİ “FEDA” EDEREK “KÂR” ELDE EDEMEZSİNİZ. 
 
Bir sabah uyandım ve yapayalnız olduğumu anladım. Tıpkı suya yazılan bir yazıydı hayatım, geride ben de dahil olmak üzere hiçbir şey kalmamıştı. Hayatım altüst olmuş, her şey bir tarafa savrulmuştu. Tıpkı kuru yapraklar gibi... 

Sonra gönlüme Şems’in  sözleri düştü: “Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?” İşte o an hayatımda oluşan boşluğun ne kadar kıymetli olduğunu fark ettim. Yeni tohumlar serpebileceğim topraklarım vardı artık, yeni insanlar, yeni bakış açıları sokabilecektim o boşluğa. O gün başka bir “ben”e  yolculuğum başladı. 

İkinci doğumum o sabah böyle gerçekleşti. Şimdi sıra sizde... 

Astrolog Nuray Sayarı bu kitapta korkularınızla nasıl yüzleşeceğinizi, karma zincirini kırma yollarını, nefsin tuzaklarından kurtulmayı, ruhsal tekâmülün aşamalarını ve ruhsal dönüşümünüzü tamamlamak için kendi hikâyenizi nasıl kabulleneceğinizi anlatıyor. Astrolojinin, ritüellerin, meditasyonların, duaların, bitkilerin ve değerli taşların rehberliğinde kendi gücünüzü keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81765e6f-f493-4b58-a67a-8a232e5aaf60.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünür Bir Yerde</image:title>
            <image:caption>Eda İşler, öykülerinde, yemek masalarında ekmek kırıntıları gibi biriken sessizliklerden, hiçbir renge bürünmeden gelip geçen günlerden, mecburi mesailerde ufalanan saatlerden, kalabalıkların bir kenarında derinden derine büyüyen öfkelerden, bir başkasına aitmişçesine yabancılanan çocukluk resimlerinden kalan tortulara dokunuyor. Kayıp bir kolun ağrılı boşluğundan, ömrün her anını kırılganlıkla işaretleyen bir kamburun ağırlığından ya da dile gelmeyen korkulu arzulardan damıtılmış anların toplamı, kılı kırk yararak dokunmuş öykülere dönüşüyor.  
 
 
“Sırtımda kemiklerimi donduran soğuğu örten bir yelek; renginden, cümbüşünden iyice karardığım, görünmezlere karıştığım yedi Mehmet’in yeleği. Ellerim, kollarım, etimin göründüğü her yerim mıncıklanmaktan, patpatlanmaktan mosmor. Annem her sabah giydiriyor, gece olunca çıkarıp başucuma koyuyor. Gün doğar doğmaz tenime yedi ayrı insan, yedi farklı renk yapışıyor, akşam olup yelekten soyununca da benden başka kimsenin görmediği bir ben, benden dışarı sızıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/246a4333-c720-442c-b32e-c43b135f4e03.jpg</image:loc>
            <image:title>Gariplerden Bir Yolcu</image:title>
            <image:caption>Belki ya da belli ki bu kitapta yazılanlar size “garip” gelebilir. Kitaptakileri okudukça “olabilir mi” diyerek soracağınız belki de onlarca yer ve bölüm olacaktır. Kitaptaki konuşmaları, olayları ya da kahramanları da “garip” bulabilirsiniz. Normaldir. Zaten kitabımın adı,  “Gariplerden Bir Yolcu.” Adı üstünde, yani, bu kitaptakilerin size “garip” gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır. 
 
Bu yazdığım kitabım türünün hangi kapsamda sayılacağını bilmediğimi belirtmiştim. Edebi bir değer taşıyıp taşımayacağını da bilmiyorum. Esasında o husus çok da umurumda değil. Ben yalnızca bu kitapta geçen olayları, fikirleri ve mesajları niye yazdığımı ve neden böyle bir kitap çıkarttığımı çok iyi biliyorum. 
 
Maksadımız iyi ve ulvi. Netice de iyi ve ulvi olacaktır. Bundan sonsuza kadar eminim. Vesselam.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a1caec2-be86-4707-9617-29daf9610d4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dave&apos;in Mağarası</image:title>
            <image:caption>Mağara adamı Dave ile tanışın. 
Dave bir mağarada yaşıyor. 
Dave’in mağarası harika. 
Ama Dave hiç mutlu değil ve… 
Yeni bir mağara istiyor. 
Bakalım Dave yeni mağara arayışında nelerle karşılaşacak ve sonunda nereye yerleşecek? 
 
Frann Preston-Gannon’ın yazıp resimlediği Dave’in Mağarası’nı, Ayça Akın Hamarat Türkçeye çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9de5b8fc-78ff-4fd7-9516-f28deb666123.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırın Renkleri</image:title>
            <image:caption>Kupkuru, renksiz bir yer midir bozkır? Yeşili olmayan, ağacı olmayan? 
Yoksa kendine özgü nice bitkiler, hayvanlar, renkler saklayan bir diyar mıdır? 
Fadik&apos;le birlikte bir yolculuğa çıkmaya, bozkırı keşfedip daha yakından tanımaya sonra da bu kitabın şarkısını söylemeye var mısın? 
 
Fadik’in bozkırı keşfetme öyküsünü Büşra Demir yazdı ve Bengi Gençer resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e57a68b6-ab9d-4dd0-b7ba-bfdabd5010fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kum Saati</image:title>
            <image:caption>Tahayyülü kasvete sarınan bir yolculukta; yarım kalan aşkların, dilin ucunda soluklanan anıların, iki yabancının beraberce tutunduğu bir başına adsız bir duygunun öyküsü…

Kum Saati, Ege açıklarında başlayıp Akropolis&apos;in yansımalarında kendini arayan “yabancılık” kavramını dostlukla sınayarak iki farklı milletten insanı güçlü bir duyguda birleştiren bir anlatı.

Her sayfada, öykünün içindeki üçüncü kişi olarak olayları dinlediğinizi hissettiren içsel bir yolculuğun ortasında, insanlığa ait duyguları, tüm ölçütleri geride bırakarak yalnızca dostluk kavramında harmanlayan güçlü bir kalemden bir denizcinin hikâyesi…

“Eleni susmuştu, yıldızlar susmuştu, Akropolis susmuştu. Sessizlik, ustura ağzı gibi keskin gelip aramıza durmuştu. Dokunsan, derin bir yara açacak ve oluk oluk kan akacak gibiydi. Ve beni kan tutuyordu. Konuyu değiştirsem bir türlü, değiştirmesem bir türlü, ne diyeceğimi bilememek ayrı bir sıkıntıydı. Yalpalıyordum ve bu yalpalardan kurtulmak zorundaydım. Kolumu kaldırdım, Eleni&apos;nin arkasından dolaştırıp omzundan tutup yavaşça kendime doğru çektim. Sanki o da o anda başını koyacak bir omuz arıyormuşçasına itiraz etmeden başını omzuma koydu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0738f99a-73c1-4df1-9a7c-71cfca1af011.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Köpekleri</image:title>
            <image:caption>“Kollarınız dövüşmek, ayaklarınız koşmak, aklınız düşünmek için yeterince kuvvetli değilse; parça parça olursunuz sizi sevenlerin (!) ellerinde...” Elinizdeki roman okuyanları yaşamın en keskin noktalarında bir gezintiye çıkarıyor. Zaman-zamansızlık, korku-cesaret, merhamet-zulüm, hatırlama-unutma ikilemleri üzerine düşündüren Gece Köpekleri, dikkat çekici bir kurguya sahip. Okurlarını aile değerlerinden ahlaki baskılara kadar bıçak sırtı pek çok konuda korkusuz bir sohbetle karşılayan yazar, kimi zaman bir sanrı kimi zaman bir haberci gibi görünen Merek ile bizleri tanıştırıyor. Levent Karakoç, yazın dünyasına giriş yaptığı romanı Gece Köpekleri ile hepimizi insan ruhunun karanlık dehlizlerine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3764778-fc22-4aab-b085-ab9aa2b00b0e.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Biyoloji Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Biyoloji Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92ec13fc-30b9-4645-b51b-2202d36e28dd.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Coğrafya Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Coğrafya Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee0d73a3-7254-4407-b930-a57fbba0e851.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Geometri Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Geometri Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ef4002d-fd3f-44fa-8a16-af76acb2ab69.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Kimya Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Kimya Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e2e8bb-2702-4b86-8cce-0168f6750b97.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Tarih Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Tarih Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa70dd8f-4231-4cbc-896a-bbadb2405a84.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925db084-a1cf-402b-8652-13c7acbb071e.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Felsefe Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Felsefe Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c40e9b6-ac2d-4284-a8a4-fdb2096ecf24.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Türkçe Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Türkçe Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e156b392-232a-45b0-9376-89d6eeb99437.jpg</image:loc>
            <image:title>Ama O Zaman Elma Ağacı Büyür Müydü?</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar 
Bir babayla kızı varmış 
Bir de fide varmış 
Sonrasında… Onlara ne mi olmuş? 
Ama O Zaman Elma Ağacı Büyür müydü? çocukların rengarenk resimler eşliğinde çevrenin, insanların ve bir elma ağacının değişim hikâyelerine tanık olduğu bir sessiz kitap. 
Küçük bir kızın babasıyla birlikte bir elma ağacı yetiştirmesiyle başlayan hikâye, büyüyen elma ağacının yanında insanların, yaşam tarzlarının, çevrenin ve kentin zaman içinde nasıl değişip dönüştüğünü etkileyici görüntülerle anlatıyor. Çocuklar bu sessiz kitapta görselleri takip ederek yıllar içinde gerçekleşen değişimi ve bu değişim içinde kendi yerlerini fark edebilme olanağı buluyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04133aff-8d68-4ba1-afae-905caee33619.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ</image:title>
            <image:caption>Daha önce benzeri yapılmamış bir kitap,Dağ.Doğa yürüyüşüne çıkan iki arkadaş, yanlarından geçtikleri dağın onlara seslenmesiyle şaşırırlar. Dağ onlarla sohbet etmeye ve nasıl oluştuğunu anlatmaya başlar: Kafamızı kaldırıncakocamanağzınıgördük.Öncekorktukokocaağızdan.Amasonrahatırladık:Biz dedoğanınbirparçasıyız.Onunlauyumluyaşarsakdoğadanbizezarargelmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08b80b68-49f0-41bf-94f6-1a766195bab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Meslektaşıma Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Genç Meslektaşıma Mektuplar, yazarak gitmek duygusundan yola çıkılarak biçimlendi.
Hayatını yazıya adayan birinin yazan/yazmak isteyen birilerine ulaşan sesine büründü adım adım. Bu da, gene, okurken/yazarken kendini var etti.
Bu anlamda mektup, mektup yazma duygusu anlatabilmenin, iletişim kurabilmenin bir yolu olarak ne denli önem taşıdığını da gösterdi bana.Yayımlandığı mecrada da karşılığını yoğunca bulan mektuplar yalnızca yazıya / edebiyata değil hayata, sinemaya, müziğe, felsefeye, kentlere bizi taşıyan birer yolculuk metnine dönüştü.
Yazmak uğraşında yol alanlara çağrısı olan mektupların, sesinizi sözünüzü çoğaltabileceğini düşünerek, size yazıldığını söylemek isterim.
Yaşam var oldukça, insanlık yeryüzünde nefes aldıkça yazının da var olabileceğinin bir kanıtı mektup. Mektup yazın ki, mektupsuz kalmayasınız.
- Niçin yazıyoruz?
- Nasıl yazmalıyız?
- “İyi yazar”lar iyi okurlar mıdır?
- Yazı adası kurabilmek.
- Biriktirerek yazmak.
- Dindirerek yazmak.
- Kendi sesini yakalamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/467e017f-10fb-4c81-8d3b-a031af7623b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mavi Kulübe</image:title>
            <image:caption>Bir kızın büyüme yolculuğunu yazlık evinin gözünden anlatan Küçük Mavi Kulübe aile alışkanlıkları, nesillerarası değerlerin aktarımı, mevsim geçişlerinin ruhsallık üzerindeki etkilerinin yanı sıra beklemek, özlem duymak, kavuşmak ve aidiyet gibi temalar üzerine bizleri düşünmeye davet ediyor. 
 
İç ve dış dünyamız arasında geçiş alanı olan evlerimiz, bebeklikten yetişkinliğe tüm değişim ve dönüşüm dönemlerimize eşlik eden “güvenli üs” gibidir. Hepimiz için bazen keyif verici, bazen de hüzünlü deneyimlerle dolu olsa da kuşkusuz en değerli anılarımızın hafızalarımıza kaydolduğu ortak yaşam alanlarıdır aynı zamanda… Ev, kapsayıcı özelliği sayesinde düş kurabilmeye olanak sağlar. Küçük bir çocukken evin içinde oynanan oyunlarla gerçek hayattaki önemli karşılaşmalara ilk hazırlıklar yapılır. Gençlik yıllarında evin duvarları arzu nesnelerinin posterleriyle kaplanır, odaların içi kimlik arayışının sesi olan şarkılarla uğuldanır ve aynalar kendini keşfetmeye çalışan gencin beden yansımalarıyla dolup taşar. Yetişkinlikte ise önemli başlangıçların provalarının yapıldığı yere, aynı zamanda aile için de kıymetli bir habitata dönüşür. 
 
Bir de yazlık evler vardır… Kışlık evlere göre içerinin daha çok dışarı taştığı, dışarının da iç mekana katıldığı bu keyif veren yerler, yeni bir okul veya iş dönemine başlamadan önceki mola alanlarıdır. Ayrılırken hüzün veren ancak her yaz yeniden kavuşmanın heyecanın da kolay yitirilmediği bu iç ısıtan sığınaklar yaşamımızı gözden geçirebilmek adına bizlere her sene yeni şans verir. Tüm bu deneyimleri şiirsel hikayesinin içine sığdıran Küçük Mavi Kulübe, evlerimizle olan karşılıklı ilişkimizin farkına varmamıza yardımcı oluyor. Bir kızın büyüme yolculuğunu yazlık evinin gözünden anlatan bu sıradışı hikaye, kızın ve koydaki evinin birbirlerinden nasıl etkilendiklerini ve birbirlerinin gelişimlerine nasıl katkı sağladıklarını konu ediniyor. Bir evin bakışı ve hisleri üzerinden aile alışkanlıkları, nesillerarası değerlerin aktarımı, mevsim geçişlerinin ruhsallık üzerindeki etkilerinin yanı sıra beklemek, özlem duymak, kavuşmak ve aidiyet gibi temalar üzerine bizleri düşünmeye davet ediyor. 
 
Petek Halman Kara’nın önsözü ve Hayriye Selen İyicil’in şiirsel çevirisiyle bu kitap, kendi güvenli alanlarımız üzerine düşünmek ve bu konuda çocuklara farkındalık yaratmak adına değerli bir kaynak olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/903a4131-b215-4710-b505-43ba354d8ede.jpg</image:loc>
            <image:title>Viyana Çevresi</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinin önemli akımları, genellikle bilimsel düşüncenin önemli gelişmeleriyle birlikte yol almıştır. Platonculuk matematiğin ortaya çıkışına, Dekartçılık Galileo’nun astronomideki keşfine, Kantçılık Newton mekaniğinin sistemleştirilmesine bağlıdır. Viyana Çevresi de, 20. yüzyılın başındaki fiziğin krizi, mantığı yenileme ve matematiğin temellerini sorgulama çabalarının ortasında doğdu. 
Viyana Çevresi, Alman olan her şeye, Kant’ın a priori bilgi anlayışına, Alman dünyasında Kant sonrası ortaya çıkan Alman felsefi idealizminin metafiziğine, özellikle Hegel’in ve Heidegger’in temsil ettiği metafiziğe karşıdır. 
Bu kitap, Batı felsefesindeki en köklü dönüşümlerden birini gerçekleştiren Viyana Çevresi düşüncesine, kurucu düşünürleri Schlick, Carnap, Neurath ve Hahn’ın temel metinleri üzerinden bir giriş yapmaktadır. Çevrenin tarihi ve kökenleri, Viyana Çevresi manifesto yazıları, Wittgenstein’ın Çevre ile ilişkisi kitapta ele alınan diğer konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/308adabb-2413-403e-9892-6b075f3e00eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğmak -Yeni İnsanın Başlangıcı-</image:title>
            <image:caption>Doğar, yaşar ve ölürüz. Çoğu zaman yaşama derdinden doğmayı es geçeriz. Oysa doğum, derin bir aşkınlık içerir. Yanlış doğan insan yaşam iradesini geliştirmeden ölür. 
Dışarıdan dayatılan kurallar, insanı doğal kimliğinden ve dünyadaki ikametinden uzaklaştırır. İnsan doğadan uzaklaştıkça üretilmiş bir nesneye dönüşür. Oysa plasentanın yerini alan sosyokültürel temellerden ve aileden ‘kendimiz’ olarak çıkabilmenin yolu, ‘nefesimize başvurmak’tır. 
Bu kitapta filozof ve psikanalist Luce Irigaray, dünyayı, kadın ve erkek arasındaki arzu ve sevgi ilişkisinden yeniden inşa etmeyi öneriyor. Bizleri, köklerimize dair bir arayışa davet ediyor. Aldığımız ilk nefesten itibaren yaşamı aktif bir fail olarak sürdürerek kendi doğumumuzu gerçekleştirmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ec66979-1614-4701-ae45-d54a51f87aae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates&apos;ten Rousseau&apos;ya Politika Felsefesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Klasiklerin ‘zamansız’ oldukları söylenir, işte tam da bu yüzden ‘çok zamanlı’dırlar. Bu kitabın yapmaya çalıştığı gibi,  siyasal düşünce felsefesinin doğrudan bu çok zamanlı yapıtlara dayanılarak anlatılması gerçekten çok önemli.”       
Fatmagül Berktay 
 
Bu kitap politika felsefesinin serüvenine ‘klasikler’ üzerinden giriş yapmaktadır. Klasik yapıtlar bize temel soruları sormayı öğretir. Düşünce tarihindeki bütün kırılmaların bu ‘yeni soruları sorabilme’ yeteneğiyle ortaya çıktığını hatırladığımızda, klasikleri okumanın önemi bir kez daha ortaya çıkar. 
Bu kitap, okuru, politika felsefesinin antik ve modern dönem tarihinde bir yolculuğa davet etmektedir. Sokrates ve Savunma’sında ‘yasa’ ve ‘yurttaş’ fikrinden, Platon’un Devlet’inde ‘doğruluk’ ve ‘adalet’in anlamına ve Aristoteles’in Politikası’na politik düşüncenin kurucu düşünürlerini basit bir üslupla ele almaktadır. Aynı zamanda Makyavel’in Prens’i ve Hobbes’un Leviathan’ına adım atacağımız modern politika felsefesinin bu yolculuğu, Spinoza’nın Politik İnceleme’si ve Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi ile son bulacaktır. 
Politik düşünce tarihine giriş yapmak isteyen ve okumalarını derinleştirmek isteyen okur için bu kitap önemli bir izlek sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70dfa033-232e-4f88-b0b2-f129007ae343.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefret Söylemindeki Zarar</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap … modern hukuk felsefesi ve önde gelen davaların zarif bir sentezi olduğu kadar Ronald Dworkin, C. Edwin Maker gibi önde gelen hukuk teorisyenlerinin pozisyonlarını eleştirmektedir...” 
S. B. Lichtman, Choice 
 
“Bu kısa, anlamlı kitapta Waldron, okuyucudan –en azından– nefret söyleminin, hedef aldığı kişilerin gözünden nasıl hissedildiği üzerine düşünmelerini ister... Öyle ki bu şekilde, herkes ‘evinden çıktığında ayrımcılığa veya hakarete uğramayacağını veya terörize edilmeyeceğini bilebilsin.’” 
Kate Tuttle, The Boston Globe 
 
“Liderlerimizin nefret söylemini kullanmaktan kaçınmaları gerektiğini söylemekle birlikte nefret söylemini kullanan herkesi kınamaları gerektiğini de zarif ve ikna edici şekilde savunmaktadır...” 
 John Paul Stevens, The New York Review of Books 
 
“Waldron’un incelemesi öncelikli olarak nefret söylemi düzenlemelerinin felsefi bir savunmasıdır.” 
Daniel Townshend, The American Prospect 
 
“Bu müthiş bir kitap. Karmaşık düşünceleri ulaşılabilir ve ikna edici bir şekilde iletmektedir.” 
Katharine Gelber, Times Higher Education 
 
“Waldron’un nefret söylemi ve –kadının karalanması bakımından– pornografi arasında kurduğu benzerlik özellikle kayda değerdir.” 
Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf00f95-54fe-4cbb-9e82-120209c42b68.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Federasyonları İl Temsilcilerinin Yönetsel ve Mali Sorunlarına İlişkin Görüşleri</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
2.      GENEL BİLGİLER 
2.1.   Kavramlar 
2.2.   Türk Spor Örgütlenmesi 
2.3.   Spor Federasyonları 
2.4.   İl Spor Temsilcisi 
2.5.   Yönetsel Fonksiyonlar 
2.6.   Yönetsel Sorunlar 
3.      GEREÇ VE YÖNTEM 
3.1.   Araştırmanın Modeli 
3.2.   Çalışma Grubu 
3.3.   Görüşme Formunun Oluşturulması 
3.4.   Veri Toplama Araçları 
3.5.   Geçerlilik Güvenirlik 
3.6.   Verilerin Analizi 
4.      BULGULAR 
4.1.   Federasyon İl Temsilcilerinin Karşılaştığı İdari Sorunlar 
4.2.   Federasyon İl Temsilcilerinin Karşılaştığı İdari Sorunlar 
4.3.   Federasyon İl Temsilcilerinin Karşılaştığı Mali Sorunlar 
5.      TARTIŞMA 
6.      SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80a727d-9d78-40c5-9c28-70fa028b3def.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Milat - Covid 19 İktisadi, Finansal ve Kurumsal Yönleriyle</image:title>
            <image:caption>1.      Gelir Dağılımı ve ĠĢsizlik Temelinde COVID-19 Pandemisinin Makroekonomik Etkileri: Avrupa Birliği ve Türkiye Özelinde Salgının Ġktisadi Sonuçları 
2.      COVID-19’un Uluslararası Ticaret ve Diğer Temel Makro Göstergeler Üzerindeki Etkileri: G-20 Ülkeleri Analizi 
3.      COVID-19 Pandemi Krizinin Ekonomik ve Finansal Etkileri: G-7 ve Kırılgan BeĢli Ülkelerinin KarĢılaĢtırmalı Analizi 
4.      COVID-CDS-COVID (CCC) Döngüsü: Kalıntılarla ArtırılmıĢ (RALS) Koentegrasyon Testinden Kanıtlar 
5.      COVID-19 Pandemisinde Ülkelerin Ekonomik Özgürlükler Performansı Etkilendi Mi? Heritage Ġndeksi Üzerinden Bir KarĢılaĢtırma Denemesi 
6.      COVID-19 Sürecinin Denetim Üzerindeki Etkisi 
7.      COVID-19 AĢı GeliĢtirme ÇalıĢmalarının TMS, BOBĠ FRS ve KÜMĠ FRS Taslağı Çerçevesinde MuhasebeleĢtirilmesi 
8.      COVID-19 Pandemisi’nin Bankaların Finansal Performansına Etkisi: Türkiye Üzerine Uygulamalı Bir Analiz 
9.      Tarihsel BakıĢ Açısı ile COVID-19 Pandemisi Sürecinde Yatırım ve Kalkınma Bankacılığının Genel Durumu 
10.  COVID-19 Salgınının Demir-Çelik Sektörüne Etkileri: Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.ġ. Üzerine KarĢılaĢtırmalı Mali Analiz Örneği 
11.  COVID-19 Sürecinin Konya Ġlinde Faaliyet Gösteren Halka Açık ġirketlerin Finansal Tabloları Üzerindeki Etkilerinin Ġncelenmesi 
12.  Salgın Kontrolünde Sağlık Veri Kaynakları, Verilerin Gizliliği ve Güvenliği: COVID-19 Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87048b39-5d8a-4c87-b8aa-d0ed13a209da.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Olmayan Bilginin Raporlama Standartları ve Çerçeveleri</image:title>
            <image:caption>1.      KURUMSAL RAPORLAMA 
1.1.   Finansal Raporlama 
1.2.   Finansal Olmayan Raporlama 
2.      KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASI 
2.1.   Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Kalkınma 
2.2.   Kurumsal Sürdürülebilirlik 
2.3.   Sürdürülebilirlik Raporlaması 
3.      KÜRESEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMA STANDARTLARI VE ÇERÇEVELERİ VE DÜNYADA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINDAKİ YAKINSAMA ÇALIŞMALARI 
3.1.   Küresel Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ve Çerçeveleri 
3.2.   Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarının Yakınsaması 
4.      FİNANSAL OLMAYAN RAPORLAMADA “ÖNEMLİLİK” İLKESİNİN GEREKLİLİĞİ 
4.1.   Finansal Raporlamada Önemlilik 
4.2.   Finansal Olmayan Raporlamada Önemlilik 
4.3.   Finansal Olmayan Raporlamadaki Standartlar ve Çerçeveler Kapsamında “Önemlilik” Yaklaşımı ve Yakınsama Çalışmaları 
5.      TÜRKİYE’DE UYGULANAN FİNANSAL OLMAYAN RAPORLAMA STANDARTLARI VE ÇERÇEVELERİNİN ANALİZİ VE DEĞERLENDİRMESİ 
5.1.   Türkiye’deki Finansal Olmayan Raporlama Kapsamında Uygulanan Standartlar ve Çerçeveler 
5.2.   Türkiye’de GRI ve SASB’nin Birlikte Uygulanması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b661376-a164-417a-83ad-f96860865d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Değişimde Kamu Maliyesinin Rolü</image:title>
            <image:caption>1.      İKTİSADİ ANLAMDA KURUM KAVRAMI 
1.1.   Kurumsal İktisadın Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Gelişimi 
1.2.   Kurumsal Yapının Oluşumunda ve Değişiminde Ekonomik, Hukuki, Politik ve Toplumsal Etkenler 
2.      KAMU EKONOMİ POLİTİKALARI, MAKROEKONOMİK PERFORMANS VE KURUMLAR 
2.1.   Kurumsal Yapının Kamu Politikaları İle İlişkisi 
2.2.   Makroekonomik Performans 
2.3.   Ekonomik Büyüme ve Kurumsal Yapı 
2.4.   Kamu Ekonomi Politikaları İle İlişkili Makroekonomik Göstergeler ve Kurumsal Yapı 
3.      KAMU MALİYESİ VE KURUMSAL YAPI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN AMPİRİK YÖNTEMLER İLE ANALİZİ 
3.1.   Veri ve Yöntem 
3.2.   Sistem Gmm 
3.3.   Panel Hata Düzeltme Modelleri 
3.4.   Ampirik Analizlerin Bulguları Üzerine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/997023fc-a001-4433-9be0-200fcdf79a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sportif Organizasyonlar Sponsorluğu</image:title>
            <image:caption>1.      ÖZET 
2.      SUMMARY 
3.      GİRİŞ VE AMAÇ 
4.      GENEL BİLGİLER 
4.1.   Sponsorluk 
4.2.   Basketbol 
4.3.   Basketbol Ligleri 
5.      GEREÇ VE YÖNTEM 
6.      BULGULAR 
7. TARTIŞMA VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666bb923-2387-45d7-9175-94a873469a0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Humanitarian Diplomacy a Comparative Analysis of Turkey&apos;s Approach with the USA and Germany Through AFAD Case</image:title>
            <image:caption>1.      INTRODUCTION 
2.      THE CONCEPT OF POWER IN THE STUDY OF INTERNATIONAL RELATIONS 
2.1.   Foreign Policy 
2.2.   Concept and Types of Power 
2.3.   Soft Power Phenomenon in Foreign Policy 
2.4.   Soft Power Approaches of Countries 
2.5.   Soft Power Approach of Turkey 
3.      SOFT POWER TODAY: PUBLIC DIPLOMACY 
3.1.   Soft Power, Diplomacy and Public Diplomacy 
3.2.   The Role of Public Diplomacy in International Relations 
3.3.   Turkey‘s Approach to Public Diplomacy 
4.      HUMANITARIAN DIPLOMACY 
4.1.   History of Humanitarian Diplomacy 
4.2.   Actors, Practices and Arguments of Humanitarian Diplomacy 
4.3.   The Connection of Humanitarian Diplomacy with Public Diplomacy 
4.4.   Turkey‘s Approach to Humanitarian Diplomacy 
5.      AFAD CASE 
5.1.   AFAD, Since Its Foundation 
5.2.   Humanitarian Diplomacy Approach of AFAD 
5.3.   Examination of AFAD Works 
6.      CONCLUSIONS 
6.1.   Conclusion and a Comparative Analysis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ec448fc-6a6e-45c4-876c-d565bd74363d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“Akıllı telefonlardan önce kitaplar vardı. Kitaplardan önce ise mağara duvarlarına veya kutsal tapınaklara yapılmış resimler vardı ve bu resimlerin iletmek istediği mesaj, günümüze ulaşmayan sözlü kelimelerle pekiştiriliyordu. Gökyüzü de yaşamın anlamı hakkında hikâyeler anlatmak için öteden beri bir tuval vazifesi görmüştür. Erken dönemlerde insanlar gökyüzü ile yeryüzü arasında gizli benzerlikler aramış, yarattıkları göksel imgeler yoluyla da yukarıdaki bilinmezi aşağıdaki günlük yaşamlarıyla birleştirme umudu taşımışlardır. Gökyüzüyle temasımız bizi insanlaştırmış, kim olduğumuza dair hikâyeler anlatmak için hayal gücümüzü kullanmaya teşvik etmiştir.” 
 
Gökyüzünün farklı çağlarda ve farklı kültürlerde hayatın anlamı, kader ve gelecekle ilgili hikâyelerle birlikte anılması insanların ilgisini çekmeyi hep başarmıştır: Yunan ve Roma mitlerinden Çin mitolojisine, kadim kâhinlerden modern falcılara varıncaya dek, bilinmezi bilmenin başrolü olmuştur gökyüzü ve yıldızlar. 
Kozmoloji üzerine kültürel çalışmalarıyla tanınan Anthony Aveni, nesillerden beri sevilerek anlatılan hikâyeleri bir araya getirerek yıldızlarla dolu gökyüzünün sıra dışı bir haritasını çıkarıyor: Orion, Pleiadlar, Samanyolu’nun karanlık bulut takımyıldızları, Kutup takımyıldızları vb. 
Yıldız Hikâyeleri hayat karşısında yaşadığımız deneyimlerin gökyüzündeki yansı­ması üzerine olağanüstü bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68056dec-a532-480a-bf77-ff41e3b2273b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 103 - Komplo Teorileri</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito  Güz 2021 sayısını komplo teorilerine ayırdı. Komplo teorileri dosyası, kriz ve belirsizlik zamanlarında daha çok rağbet gören, sosyal medya aracılığıyla virüs gibi yayılan komplo teorilerinin günümüzde toplum ve insan ilişkisi hakkında, bilgiyle ilişkilenme ve iktidar ilişkileri hakkında neleri açık ettiğine odaklanan yazı ve söyleşilerden oluşuyor. 
 
Cogito’dan • Komplo Teorilerini Nasıl Okumalı? 
Kathleen Stewart • Komplo Teorisinin Dünyaları 
Türkay Salim Nefes • Dünyada ve Türkiye’de Komplo Teorilerini Anlamak 
Sinan Alper – Evren Balta 
Emre Erdoğan • Söyleşi: 21. Yüzyılda Komplo Teorileri 
Kerem Karaosmanoğlu • Marjinal – Ana Akım Ekseninde Komplo Teorileri, Teorisyenleri ve Zihniyeti 
İsmet Parlak &amp; Yağız Alp Tangün • Bir Bilme Hali Olarak Komplo Teorilerinin Serencamı: 
Komplocu Motiflerin Mübadelesi ve Sorumluluk Alma Pratikleri 
Michael Richmond • “Siyah Antisemitizm” ve Irkçılık Karşıtı Dayanışma Üzerine 
Erol Sağlam • Komplo Teorilerini Ciddiye Almak: Komplo Anlatılarını Günlük Siyaset, 
Özneleşme ve Toplumsal Etkileri Ekseninde İzlemeye Bir Davet 
Didier Fassin • Entrikalar ve İnsanlar: Komplo Teorilerinin Bulgulayıcılığı 
Andrew Woods • Sağcı Bir Komplonun Amerikan Kökenleri 
Kayıhan Pala – Osman Elbek • Söyleşi: Halk Sağlığı ve Komplo Teorileri Robyn Marasco • Komplocu Aklın Bir Eleştirisine Doğru</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcdf2f8a-0567-47b2-9174-92aa2c11ca0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Toplumunu Görünür Kılmak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Akademik yaşamı boyunca uzun yıllarını Türkiye&apos;de Bizans sanatı konusunda araştırmalarla geçirmiş olan Profesör Robert Ousterhout, yirmi beş yılı aşkın süredir Kapadokya bölgesinde çalışmaktadır. Bu bölgedeki çalışmaları, 1994-1998 yılları arasında Çanlı Kilise ve çevresinde gerçekleştirdiği kazı ve yüzey araştırmaları ile ilk meyvesini vermiş, A Byzantine Settlement in Cappadocia başlıklı kitabı 2005 yılında yayınlanmıştır. Profesör Ousterhout, Koç Üniversitesi&apos;nin sponsorluğunda 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği &quot;Cappadocia in Context&quot; başlıklı uluslararası yaz atölyeleri ile, özellikle son yıllarda bölgede çalışmalarını yoğunlaştırmış, kendi deyişiyle bu çalışmalara katılan akademisyen ve öğrenciler ile doğrudan alanda düşünce paylaşımı imkânını bulmuştur. Elinizde Türkçe çevirisi bulunan Visualizing Communities: Art, Material Culture, and Settlements in Byzantine Cappadocia kitabı ise, bütün bu uzun çalışmalarının bir ürünü olarak 2017 yılında yayınlanmıştır. Profesör Ousterhout bu kitabında, çoğunlukla tekil yapılar, duvar resimleri ve izole yerleşmeler olarak ele alınmış olan Kapadokya bölgesini, toplulukların maddi kültür yaratılarına odaklanarak, tarihsel, çevresel ve iklimsel süreçleri, inanç sistemlerini ve gündelik yaşantıları da göz önünde bulundurarak bütüncül bir yaklaşımla incelemekte, bölgede yaşayan toplulukları bir bakıma &quot;gözle görülebilir&quot; kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7656e748-ff64-4c29-ba2e-faa162dde891.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgargülü ile Uçurtma</image:title>
            <image:caption>Hayat, bildiğimizi sandığımız şeyleri bize hep yeniden öğretmekle meşguldür; okuduğumuzu sandığımız şiirleri de hep yeniden okutmakla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/389c6b55-797b-442b-ae6d-599afd8ab5cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kars İli Yerli Ağzı Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Kars ili yerli ağzı eski Anadolu Türkçesini günümüze taşıyan en önemli ağızlardan biridir. Günümüz Türkçe sözlüklerinde daha çok yazılı kaynaklarda geçen sözlere yer verilmektedir. Türk dilinin söz varlığı açısından; ağızlardan derlenen sözlerin de Türkçe sözlüklerde yer alması, Türkçemizin söz varlığının zenginleşmesi açısından çok büyük bir önem arz edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61cc3bcf-aaa1-4dea-a1c9-688d669b4d3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Canına Kuşlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vay canına kuşlar 
 
Tavuk bir kuş mudur? 
Peki ya penguen? 
Kuşların kalbi kaç odacıklıdır? 
Kuşlar terler mi? 
En fazla kuş türü nerede yaşar? 
Ülkemizde kaç kuş türü bulunur? 
Kişiliksiz kuşlar var mı? Kuşlar hangi renkleri göremez? 
Kuşların kemiklerinin içinde neden hava var? 
Hangi kuşun eti yenmez? 
Kuş sütü var mıdır sahiden? 
Bu kitapta kuşlar hakkında merak ettiğiniz pek çok şeyi bulacaksınız. 
Gülmekten bayılmaya hazır olun. Macera başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8727925c-ea0c-4a33-a118-8ce0374d530c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıcıkgiller Apartmanı 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Benim adım Yusuf Emre. Şu an çok büyük, çok gizli ve çok önemli bir görevim var. 
Kelimeleri kurtarmak. İlk olarak İNSANLIK kelimesinden başlayacağım. 
Çünkü gerçekten, insanlık çok zor bir durumda. 
Birbirine gülümsemeyen, saygı duymayan, selam vermeyen, yardım etmeyen insanların sayısı gittikçe artıyor. Merhametli kahramanlara ihtiyacı var dünyanın. 
Bu kahraman, bence sen olabilirsin. 
Elinde tuttuğun bu kitap seni hem gülmekten bayıltacak hem de düşündürecek. 
Bana katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc494dd9-e3df-485b-9557-569d3e982fd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Döner Renkler Kalır</image:title>
            <image:caption>Düşlerini ve renklerini kaybetmeyenlere... 
 
İnsanın düşlerini yitirmesinin kederi hiçbir şeye benzemez. 
 
Çanakkale’ye köprü yapılacağı söylentisiyle birlikte arsa simsarları ortalıkta fink atmaya başlayıp da orada yaşayanların bile varlığından haberdar olmadığı büyük dedelerden ve ninelerden kalan araziler ortaya çıkmaya başladığında bir ailenin de kaderi yeniden yazılacaktır... 
DÜNYA DÖNER RENKLER KALIR, aileyi, dostluğu, insanlığı, aşkı sorgularken, bir yandan bir avuç insanın doğanın katline karşı verdiği mücadelenin, bir yandan da geçmişten gelen acılar ve sırlarla nasıl baş etmeye çalıştıklarının hikâyesidir. 
*** 
“Herkes değişir, her şey değişir, geriye renkler kalır. 
Aşkın her girdiği ruhta farklı bir şekle büründüğünü anlarsın artık. 
Kendinden kaçmak isterken yolunu kaybedersin sonunda. 
Her şey ama her şey değişir, geriye sadece renkler kalır. 
Bu renkler bazen yıllardan beri çiçek açmaya devam eden bir sümbül ya da lale, bazen atadan kalan toprağın üzerindeki ağaçlar, bazen eksik kalmış bir aşk, bazen tutku, bazen sevgidir. Dünya döner renkler kalır. Her rengin kendine özgü bir anlamı vardır. Önemli olan bizden geriye hangi rengin kalacağıdır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca276b4-4cfe-4ebb-94ae-fd6622dcff24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüz Kardeşin Gözleri (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Kralına çok sadık ve büyük bir savaşçı olan Virata, krala karşı ayaklananları bozguna uğratmak üzere düzenlenen bir savaşta yanlışlıkla ağabeyini öldürür. Kente dönerken kılıcını nehre atar ve onu bir daha eline almayacağına yemin eder. Kral, kazandıkları zafer karşısında ona komutanlık teklif etse de Virata’yı ikna edemez ancak onu yargıçların başına getirir. Adaleti sağlamakla görevli Virata altı yıla yakın bir süre sarayın eşiğinden tek bir yanlış hükmün geçmesine izin vermeden yaşar, ne var ki yedinci yılında karşısına on bir kişiyi öldürmüş bir adam çıkarıldığında onun asi bakışlarında ölmüş kardeşinin bakışlarını görür. Virata’yı bir gölge gibi izleyen bu bakışlar ona özgürlüğün gerçek anlamını sorgulatacaktır.  
 
Zweig’ın Hint soylusu Virata’nın hikâyesinden yola çıkarak kaderin işleyişi üzerine düşünmeye sevk ettiği, eylemsizliğin de bir eylem olduğuna dikkat çektiği bu çarpıcı eseri Ahmet Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bb2b439-778c-4acc-a17e-8e4e8c1b12af.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşet Ertaş</image:title>
            <image:caption>İmkânım olsaydı, ben ilk âşık olduğum kız ile evlenirdim, verselerdi ama bize vermediler. Vermezler, bize Abdal derler, Bektaşi derler, şu derler, bu derler. Vermediler, ben de başımı aldım gittim.” 
Neşet Ertaş 

Gazeteci Yunus Ülger, 1990’dan 2000’lerin başlarına kadar ünlü halk ozanı Neşet Ertaş ile Almanya’da söyleşiler yaptı. Daha önce gazetelerde yayımlanmış ve ilk kez bu kitapta okuyacağınız söyleşileri bir araya getirdi. Yunus Ülger, ozanın sanat anlayışını betimleyen ve tartışan denemeleriyle kitaba eleştirel bir nitelik de kazandırdı. Evrensel dünya görüşü, sevgi dolu yüreği ve zorluklarla geçen ömrü ile Neşet Ertaş’ı artık çok daha yakından tanıyacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6492fc1-3997-42b6-bc1a-40dfdac5da78.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekoloji - Gezegen İçin 40 Aktivist</image:title>
            <image:caption>Her bir aktivist, yazar, bilim insanı veya çiftçinin kendi yolu ve mücadele etme şekli!
 Elisabeth Combres
Isère’e yerleşmeden önceki on yılı aşkın sürede Angers, Paris, Grenoble, Toulose ve Peru’nun Lima şehrinde yaşadı. Önce bağımsız bir gazeteci olarak Fransa’da, Latin Amerika’da ve Afrika’da söyleşiler gerçekleştirdi. Buna ek olarak Humanity &amp; Inclusion (Sivil Toplum Örgütü) için 1990 - 2004 yılları arasında Magreb’de soruşturmalara katıldı. Aynı zamanda Milan Presse’in 9-14 yaş grubuna hitap eden dergilerinden Mikado’nun baş editörlüğünü üstlendi. Florence Thinard ile birlikte savaş ve bilgi üzerine birden çok eser yazdı. Bugünlerde kendini gençler için savaş ve bilgi üzerine kitaplar yazmaya adayan yazarın Ruanda soykırımından hayatta kalan çocuklar üzerine yazdığı La Mémoire Trouée (Sorunlu Bellek) adlı bir romanı bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b7075ff-7876-4720-a242-215ba41dad15.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerfoziş</image:title>
            <image:caption>Ne çıkış sebebi ne de tedavisi üç yüz yıldan bu yana henüz bulunamayan ŞİZOFREN isimli akıl hastalığına şimdi de bir yenisi mi ekleniyor?
Yazar Samir Hamzaoğulları belki de tıp dünyasında hipotez olarak incelenecek yeni bir akıl hastalığı ihtimalinin romanını yazdı. Romandaki baş karakter Yakup öylesine acı dolu travmalara maruz kalıyor ki sonunda onun gerçekten “akılalmaz” bir hastalığa tutulduğunu düşünen Psikiyatr Prof. Dr. Nesrin Güven, bu sendromun adını NERFOZİŞ olarak kodluyor.
Aslında senarist olan yazar Samir Hamzaoğullları, bu ilk kitabının her paragrafında kurguladığı şaşırtıcı olaylar zincirini akıcı bir üslupla kaleme alıp, neredeyse okurun zihninde film kareleri oluşturmayı başarmıştır.
Kitaptan alıntı:
... “Muhtemelen size göremediğiniz şeyin, ne olduğunu söyleyene dek onu göremeyeceksiniz,” diyerek sustu Psikiyatr Prof. Dr. Nesrin Güven.
Gözlüğünü pencereye tutarak camlarını kontrol etti. Temiz olduklarından emin olunca zarif bir hareketle burnunun üzerine yerleştirdi. Öne düşen birkaç uzun saçı kulağının arkasına doğru bakımlı ve ojeli parmaklarıyla ittirdi. ̇İki taraf da birbirinden cevap beklerken sessizlik uzadı. Psikiyatr işaret parmağını tekrar gözlüğüne götürerek burnuna iyice yerleştirdikten sonra sessizliği bozdu.
“Biraz daha düşünmek ister misiniz yoksa cevabı söyleyeyim mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e03cd25-7d93-42d0-8dc2-b3a0b9f822d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunu Bi&apos; Düşün</image:title>
            <image:caption>Kurmacada devinim nasıl başlatılır? Muhteşem bir diyaloğun sırrı nedir? Anlatıda gerilim nasıl yaratılır ve sürdürülür? Chuck Palahniuk’in kitabevlerindeki etkinliklerde hayranlarına fırlattığı en tedirgin edici şey nedir? Yazarın “Guts” adlı hikâyesi okunurken kaç kişi baygınlık geçirmiştir? Palahniuk, anılarla sezginin iç içe geçtiği bu büyüleyici eserde, yazarlığı güçlendiren ve güçlü bir anlatıya yolu açan şeylere dair hikâyeler paylaşıp cömertçe tavsiyelerde bulunuyor. Titiz bir çalışma ve yoğun bir gözlemle geçen yıllardan aldığı güçle okura pratik tavsiyeler veriyor. Bunu yaparken de klasiklerden, kendi eserlerinden, sevilen yazarlarla sanatçılardan oluşan ve sürekli gelişen bir çevrenin bir araya geldiği “mutfak masalarında” edindiği güzel sanatlar eğitiminden yararlanıyor. Anekdotlar, yol hikâyeleri, dokunaklı methiyeler ve çok daha fazlasıyla bezeli Bunu Bi’ Düşün, Chuck Palahniuk’in hikâyelere ve hikâyecilere, kitaplara ve kitapçılara, yazarlara ve okurlara hitaben yazdığı zekâ, bilgi ve duygu yüklü bir aşk mektubu. Çetin okurlara ve çağdaş kurmacanın bıçak sırtında yazmaya dair canlı bir tefekkür sunan Bunu Bi’ Düşün, her yazarın alet çantasına ve her okurun koleksiyonuna mükemmel bir katkı aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23b2777c-c537-45f3-a10a-b7449879a9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezoterik Astroloji</image:title>
            <image:caption>ASTROLOJİ, İNSANLIĞIN KADİM BİLGİSİNİN BİR PARÇASIDIR. 
 
Astrolojiye karşı duyulan merak gün geçtikçe daha da artıyor. Astroloji artık internet sütunlarının ya da görsel medyanın bir eğlence unsuru olmaktan çıkarak büyük kitleler tarafından ciddi bir “bilim” dalı olarak ele alınıp inceleniyor. 
Yakın zamana kadar “fal” küçümsemesiyle ötelenen astroloji artık seçkin bir disiplin olarak kabul ediliyor. Kökenine olan ilgi de giderek büyüyor. Astrolojinin kökenine baktığımızda bütün gözlem ve hesaplamaların dışında büyük bir ezoterik bilgi ile karşılaşıyoruz. Astroloji hakkında az da olsa bilgisi olanların, ezoterik astrolojiye kolay bir giriş yapmaları ve temel prensipleri öğrenmeleri amacıyla yazılan bu kitapta Oğuzhan Ceyhan sizi bilgi dolu bir geziye çıkartıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9e4fa95-8d65-4362-8343-2d9134520ac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayakta Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Mohammed Harbi genç yaşta Kurtuluş Savaşına katılmış, mücadele içinde olgunlaşmış, geniş vizyonlu, özyönetimi, antikapitalizmi ve enternasyonalizmi savunan bir devrimciydi. Boumedien onları durdurduğunda dünya çapında Ulusal Kurtuluş hareketleriyle yakın ilişkileri olan insanlardı. Harbi 1973’te yeniden özgürlüğüne kavuşup fikirlerini ifade etme olanağına kavuşunca yenilgiyi zafere dönüştürmeyi bilmiş, Cezayirlilere kendisinin de oyuncusu olduğu çağdaş tarihlerini bütün açıklığıyla kazandıran en büyük tarihçi olmuştur. Ben onunla 1975’te Beyrut’ta görüştüm. Lübnan’da iç savaş başlamış, başkentte yoğun siyasi tartışmaların ve askeri hazırlıkların olduğu bir yıldı. O siyasi olayların gelişimi ve siyasi çevrelerle eski ilişkileri tazeleme turu yapıyordu. Bunların içinde Filistinliler de vardı. Harbi onları iyi tanıyordu. Çünkü iktidarda iken Filistin Kurtuluş Hareketini resmen tanımışlar, Cezayir’de bir büro açma dileğini ileten Yaser Arafat’a bu olanağı vermişler, onları resmen tanıyan ilk Arap ülkesi olmuşlardı. Daha sonra bu büroyu yöneten Abu Cihad (Halil Al-Wazir) oradan dünya kurtuluş hareketleriyle, Çin’le, Küba’yla, Che Guevara ile ilişki kurmuştu. Ayrılırken Sorbonne’da ne öğrettiğini sorduğumda “büyü” demişti. Büyünün iki türü olduğunu, birinin kara, diğerinin ise beyaz olduğunu, beyaz büyünün de siyaset olduğunu söylemişti. 
Ben onu ve onları tanımaktan onur duydum. Sanırım Cezayir halkı da böylesi devrimcilere sahip olmaktan gurur duyuyordur. 
Gülten Savaşçı (Çayan) / 21 Temmuz 2021</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e162dd80-d5b0-4c8c-84e2-dad43db19ea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Siyaset Teorisi</image:title>
            <image:caption>Demokrasi en iyi yönetim şekli midir? Özgür olmak ne anlama gelir? İnsanlar her anlamda eşit olmalı mıdır? Adil bir toplum yapısı nasıl ortaya çıkarılabilir? Mülkiyet hakkının doğurduğu adaletsizlik giderilebilir mi? Devlet yönetiminde etik yaklaşımlar göz ardı edilebilir mi? İnsan doğuştan iyi midir, kötü müdür? Kapitalizm, sosyalizm, faşizm nedir, kimlere hizmet eder? 

Yazar Pete Woodcock, siyaset teorisinin bu temel sorularını geçmişten günümüze dünya düşünce tarihine yön vermiş filozofların yaklaşımları çerçevesinde ele alıyor; Sokrates’i, Platon’u, John Locke’u, Thomas Hobbes’u, Jean Jacques Rousseau’yu, Nietzsche’yi ve daha nice büyük düşünürü birbirleriyle tartışmaya sokarak ve yaklaşımlarını temel unsurlarıyla aktararak bu soruların yanıtlarını ve siyasetin doğasını gözler önüne seriyor. 

Siyaset teorisini ve dünyanın bugün bulunduğu durumu anlamak ve yorumlamak açısından geçmişten günümüze temel kabul edilen siyasi öğretiler, bu kitapta sade, anlaşılır ve çarpıcı biçimde okura sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abfd39d7-352e-4cd1-928b-755eb9d63b41.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Hero Girls - Güç Kesintisi</image:title>
            <image:caption>Elektrik şebekesi ve Gotham’ın bulut bilişim teknolojisi aynı gecede çökünce Metropolis Lisesi sakinlerinin hayatı altüst oldu. Kantinde bile işler sarpa sardı. Düşünün ki yalnızca nakit para kabul eden bir kantin!? Kartlar çalışmadan yemek bile alamazsın! Üstelik bazı kızlar bu durumdan daha fazla etkilendi. Örneğin Batgirl, akıllı telefonu olmadan dersleri nasıl takip edecek? Bu arada arkadaşlarını güvende tutmayı kafaya koyan Green Lantern bunu başarabilecek mi? Sahi, Bumblebee’yi gören oldu mu, o nerelerde? Takımın yarısı “offline” olmuşken kızlar sorunun kaynağını bulabilecek mi? En önemlisi, Sweet Justice’teki tatlılar eriyip bitmeden problemi çözebilecekler mi? 

Amy Wolfram (Teen Titans, Teen Titans Go!) ve Agnes Garbowska (DC Super Hero Girls) serinin yeni macerasıyla karşımızda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6346f13f-cfe2-4811-8198-d471825fbc65.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardinalin Gizli Misyonu</image:title>
            <image:caption>Suriye’de henüz barış hâkim. İtalya’nın Şam Büyükelçiliği’ne zeytinyağıyla dolu bir fıçı getiriliyor, fıçının içinde bir kardinalin cesedi var. Vaka komiser Barudi’ye veriliyor; Roma’dan ona yardım etmesi için gönderilen meslektaşı Mancini arkadaşı oluyor. Kardinal hangi gizli misyondaydı? Kardinal, kendisini İsa’ya dayandıran Müslüman Dağ Azizi ile nasıl bir ilişki içerisindeydi? İki komiser soruşturmalar sırasında silahlı İslamcıların eline düşüyor. Rafik Schami’nin yeni romanı inanış, aşk, batıl inanç ve cinayeti anlatırken bizi Suriye toplumunun derin çatışmalarına ve dürüst bir komiserin mesleki akıbetinin ve aşkının içine sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d2c7806-528a-4576-b5b5-627694b5e53b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Şarkı Haiku</image:title>
            <image:caption>Siyah Sanatlar Hareketi’nin kurucuları arasında yer alan Sanchez, kişisel ve kolektif tinsel bölünmüşlüklerden sınıfsal çatışmalara, Vietnam Savaşı’ndan AIDS kurbanlarının dramına, yağmur ormanlarının katledilişinden küresel ısınmaya kadar birçok sorunu şiirlerinde, oyunlarında ve caz müzisyenleriyle gerçekleştirdiği sahne performanslarında cesurca işledi. Haiku, doğrudan sözellik, blues, balad, teatral epik gibi farklı şiirsel biçimler altında geniş okur, dinleyici ve izleyici çevrelerinin dikkatini üzerinde topladı, yeni kuşak şairleri ve müzisyenleri etkiledi. Maya Angelou’nun “Edebiyat ormanında bir aslan”, Toni Morrison’un “Bize şarkılar söylediniz, size borçluyuz” diye selamladığı Sonia Sanchez çok sayıda saygın ödülle onurlandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1ed47c4-a98d-4260-9008-b239e720a055.jpg</image:loc>
            <image:title>Devam Ağacı</image:title>
            <image:caption>Devam Ağacı, Murathan Mungan’ın çeşitli tarihlerde farklı mekânlarda yaptığı dokuz konuşmanın metinlerini bir araya getiriyor. Mungan’ın genel olarak hayatta ve sanatta kendine dert edindiği meselelere, temel ölçütlerine, yazı dünyasının temalarına ilişkin aydınlatıcı ipuçları taşıyan, sosyolojik bir kadraja alınmış metinler bunlar. 

Devam Ağacı metinleri okura kendi dünyasını oluşturabilmiş yaratıcı bir sanatçının yoluna devam ederkenki ısrarını gösteriyor; yıllara yayılmış hassasiyetlerin, dikkatlerin üzerinden geçiyor, bazen de bunların altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce794e3b-deef-4b5b-a1c6-b318ec21120f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojiye Giriş</image:title>
            <image:caption>Çağımızın önde gelen sosyologlarından Ritzer bu kitapla, öğrencilere ve sosyoloji hakkında fikir sahibi olmak isteyen herkese, toplumsal dünyaya sosyolojik bir perspektifle bakabilme fırsatı sunmaktadır. Kavramların ve teorilerin içini boşaltmadan, herkesin rahatça anlayabileceği şekilde sadeleştirilmiş bir dille okurun rahatlıkla sosyoloji alanına “giriş” yapmasına imkân vermektedir. Kitap boyunca verilen bilgiler, okurun kişisel ve toplumsal deneyimleriyle sorgulatılarak interaktif bir öğrenme süreci yaşatmaktadır. 

Kitabın genel akışının sosyolojinin en temel konuları üzerinden ilerlemesi, geleneksel sosyoloji teorileri ve erken sosyologlar ürettiği kavramlarla, güncel meseleler ve bu meselelere yönelik üretilmiş kavram ve teorilerin bütünlüklü bir şekilde sunulmasını sağlamaktadır. Bu sayede, bir yandan toplumun ve sosyolojinin sürekli değişen doğası, öte yandan bazı değişmeyen temel yapılar, antagonizmalar ve toplumsal ilişkiler sunulmaktadır. Kitabın başlıca konuları, hem günümüz sosyolojisinin hem de günümüz bireylerinin temel ilgi alanları olan küreselleşme, tüketim ve internettir. Ancak kitap boyunca, bireyin zihninden toplumsal yapılara, hatta küresel ölçekteki örgüt, yapı ve kurumlara kadar uzanan mikro-makro sürekliliği üzerindeki neredeyse her alana değinilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94de6fb9-30d6-4c5b-8c31-3c5e320df6b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsun</image:title>
            <image:caption>Dupduru, yer yer hüzünlü, yer yer coşkulu ama hep çağıldayan, insana kendini iyi hissettiren bir anlatım… Olanca ışıltılarıyla ilginç karakterler… Acının mizahla harmanlanışı… Üç kuşak boyunca anlatılan, sonunda mutlaka kapanacak olan bir hesap… İlmek ilmek dokunmuş, sürprizlerle dolu bir olay örgüsü… Çağdaş bir aşk hikayesi olarak da nitelendirilebilecek olan Efsun, Selahattin Demirtaş’ın artık iyice demini almış edebiyatçılığının son ürünü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cff10113-aeb3-487c-a577-6b8fe74ba8f4.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Hemşehri</image:title>
            <image:caption>“Emekli öğretmen olduğumu söylemiştim. Her türlü inanç ya da inançsızlığı,hayatım boyunca ne sorun ettim ne de bunu sorguladım. Rahat olabilirsin,”  dedim. Kalkıp, oltayı kontrol etti. Geri gelip, oturdu. Bana olan ya da olabilecek  ‘güven’ sorunu, sıkıntısı yüzünden bir ikilemde kaldığını anladım. Çünkü ağzı dolu dolu olmuştu. ’Söylesem patlarım, söylemesem çatlarım,’ gibi bir git-gel yaşadığını hissediyordum. Sigarasını yakıp bir nefes aldıktan sonra “Hemşerim,  vicdanım bana yeter diyerek, dinimi de, inançlarımı da tahliye olduğum gün,  cezaevinde bıraktım.” Çok kötü günler, ay, yıl ya da yıllar geçirdiğini, hatta dini anlamda var olan inançlarını yitirecek, bunları red edecek kadar etkilendiğini anladım. Bir anda ‘Cezaevi ve Din’ ilişki ya da çelişkisi kafamda şimşek gibi çaktı.  Eğer anlatırsa, çok şey var bu Nuri’de dedim, kendi kendime.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0014f319-d315-42d2-ace3-787c19b7902b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Gezgini (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir akademisyen meslektaşını öldürerek San Quentin Hapishanesi’ne düşen eski bir profesör, burada yaşam boyu hapis cezasını çekerken maruz kaldığı korkunç işkenceden kaçmak için zihinsel taktikler geliştirir. Acı çeken bedenini terk ederek, tarihin farklı dönemlerinde, farklı coğrafyalarda geçen önceki yaşamlarına geri döndüğü yolculuklara çıkar. 

Jack London’ın korkunç San Quentin’de beş yılını geçiren arkadaşı Ed Morrell’dan esinlenerek yazdığı Yıldız Gezgini ’nin anlatıcısının her bir geçmiş yaşam deneyimi, bağımsız birer öykü olarak da okunabilir. London bu en özgün yapıtında, astral seyahat ve yeniden doğuş çevrimi üzerine kafa yorar. Ancak insanlık durumunun bu dirayetli gözlemcisinin asıl derdi, ABD’nin gaddar ve çürümüş hapishane sistemini gözler önüne sermektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c61a0cb-91bc-46e6-b2f3-3d5edadb0eea.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Diyarı - Koca Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Minikler Diyarı’nda yapılacak işler, gidilecek yerler ve ziyaret edilecek arkadaşlar öyle çok ki! Miniklerin işleri ve eğlenceleri hiç bitmiyor! Bütün gün parkta, alışverişte, çiftlikte, şehirde gezmedik yer bırakmıyorlar. Ve çok yoruluyorlar! Okul öncesi çocuklar için özel olarak tasarlanmış harika bir ilk kelimeler kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c0f3191-b798-4656-9dd6-38e3e609bfa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Diyarı - Koca Bir Yıl</image:title>
            <image:caption>İlkbahar, yaz, sonbahar, kış fark etmiyor, Minikler Diyarı’nda eğlence hiç bitmiyor! Minikler Diyarı okul öncesi çocukların değişen mevsimleri kolayca öğrenmesi için tasarlandı. Kitaptaki 100’den fazla nesneyi bulun, eğlenceye ortak olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83b9665d-967c-4c8f-a8fe-6f5736bc16c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Minikler Diyarı - Koca Bir Tur</image:title>
            <image:caption>Minikler bu kez muhteşem bir maceraya atılıyorlar! Neler mi yapacaklar? Yeni yerler keşfedecek, ilginç hayvanlar gözlemleyecek, farklı lezzetlerin tadına varacaklar. Haydi, sen de onların arasına katıl ve dünyayı keşfet! Okul öncesi çocuklar için özel olarak tasarlanmış harika bir ilk kelimeler kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b75f9b59-eed6-48f2-8350-bfc8b3a296de.jpg</image:loc>
            <image:title>Prens Burnubüyük</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okuyanların notu 10 üzerinden 10!


Çocukların dünyaya “oyunbaz” bir mercekten bakmalarını sağlayan evrensel öyküleriyle tanınan Eva Furnari&apos;nin imzasını taşıyan Prens Burnubüyük, okurunu zamanda ve mekânda uçarı bir yolculuğa çıkaran, hem komik hem de düşündüren bir kitap.


Yarattığı nevi şahsına münhasır prens karakteri üzerinden toplumdaki yaygın düşünsel yanılgılara temas eden sanatçı, günlük hayatta sıkça karşılaşılan önyargılı fikirler ile buna bağlı olarak kendiliğinden gelişen ayrımcılığa da vurgu yapıyor.


“Uzun boylu, zayıf, sarışın, iyi giyimli, güzel kokulu ama kültürsüz, okumamış. Notu beş.”

 
Bilmişya Krallığı&apos;nın biricik prensi Burnubüyük, türlü tuhaflıklarıyla yedi düvele nam salmış. Başkalarının kusurlarını saymak ve üstüne bir de onlara not vermekle günlerini geçiren ekselanslarının tek bir arkadaşı bile yokmuş. İçi bomboş, kocaman şatosunda canı sıkıldıkça sıkılmış. Ta ki yine yalnızlıktan bunaldığı bir gün, artık yeni bir arkadaş edinme vakti geldiğine karar verene dek. Peki, koskoca krallıkta müşkülpesent prensin kıstaslarına uyacak ve ondan geçer not almayı başaracak bir talihli bulunabilmiş mi dersiniz?..


Okurlarını, dünyanın en tuhaf prensiyle tanıştıran bu renkli öykü, insanları dış görünüşlerine göre yargılamanın ve belli kalıplara koyarak sınıflandırmanın yarattığı olumsuz sonuçlara değiniyor.


Önyargı ve kibirle örülen görünmez duvarları mizahın gücüyle yerle bir eden Eva Furnari, yalnızlığın hiç kimseye uygun olmadığını ve hayatın arkadaşlarla güzelleştiğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac22589d-519a-4bfc-aad6-fd318355bef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 70 - Kötülük Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Giriş: Kötülük Problemi -Özlem Duva 11 Radikal Kötülük ve Sorumluluk -Berrak Coşkun 29 Levinas Etiğinde Kötülük ve Sonsuz Sorumluluk Düşüncesi Teodise Ya Da Tanrının Adaleti; -Mustafa Kaya 53 Leibniz&apos;de Kötülük Problemi ve Mümkün Dünyaların En İyisi Teodisesi -Özgür Taburoğlu 79 Kötülük ve Sapkınlık: Müslümanlıkta Teodise Olanakları -Tuğba Torun 101 Teodise Problemine Farklı Bir Pencereden Bakmak -İsmail Şimşek 113 Kötülük Problemine İki Farklı Bakış: Teist ve Ateist Yaklaşım -Bahtinur Möngü 131 Josiah Royce: Kötülük Problemine Sadakat Merkezli Bir Yaklaşım Kötülük Şarkıları; -M. Mukadder Yakupoğlu 149 Kötülüğün Metafiziği ve İntihar -Serhat Soyşekerci 157 Çarmıhtaki Acı: Acının Değiştirilişine İlişkin Kötülük Meselleri -Kadir Pektezel 183 Epistemolojik Kriz ve Tinsel Suistimalden Paradoksal İsyana -A. Onur Aktaş 217 Aynılığın Tekrarından Biricikliğin Büyüsüne: Nietzsche ve Ahlâkın Soykütüğü Kötülük Çiçekleri; -Sadık Türkoğlu 227 Baudelaire&apos;in Şiirlerinde Kötülük Üzerine -Tülin Kartal Güngör 251 Baudelaire ve Kötülük Çiçekleri Kenz -Ürün Şen Sönmez 269 Türk Romanında Kötülük (Başlangıçtan 1950&apos;ye) (Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/974c7f4c-33df-436a-80be-bda9306a5f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 72 - Sinema Tutkusu 1</image:title>
            <image:caption>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 72 - Sinema Tutkusu 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23d98470-b18a-4c2a-a665-d802647602e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 73 - Sinema Tutkusu 2</image:title>
            <image:caption>Özlem Oğuzhan Bilimkurgu Sineması ve İlerleme İdeali: &quot;Di Lampedusa Stratejisi&quot;ni Yeniden Düşünmek Orhun Yakın Günah, Kefaret, Kurtuluş ya da Cehennem: Abel Ferrara&apos;dan Bad Lieutenant Hatice Karakuş Sinemanın Sessiz Çocuğu: Kim Ki Duk Oğuz Adanır Dünyanın En İyi Sineması ve En Güzel Filmleri (1950-1980) Aylin Özman &amp; İmge Tuğçe Bağır İtalyan Yeni Gerçekçiliği ve Francesco Rosi&apos;nin Politik Sineması Cristo Si è Fermato A Eboli Üzerine Notlar Merve Ertene Sonsuzluğun Olumsuzlanması: Berlin Üzerindeki Gökyüzü Üzerine Bir İnceleme Erdem Çolak Das Weisse Band Üzerine Fragmanlar Barış Kılınç Haneke ile Modern Uygarlığı Tartışırken… Asuman Susam Demirkubuz Sineması: Kötülük Üzerine Çeşitlemeler Tunç Yıldırım Türk Sinema Tarihyazımı ve Türler: Yeşilçam&apos;ın Standart Türlerine Giriş Tarihi Filmler - Komediler - Polisiyeler (1948-1959) (Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ae5d5a-5277-47e1-bb36-f6e74a88bb11.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 74 - Sinema Tutkusu 3</image:title>
            <image:caption>-Bülent Diken Kış Uykusu- Sosyal Bir Topoloji Olarak Yokoluş -Tunç Yıldırım Türk Sinema Tarihyazımı ve Türler: Yeşilçam&apos;ın Stand Türlerine Giriş Melodramlar - Köy Filmleri (1948-1959) -Zehra Cerrahoğlu Zıraman 1990 Sonrası Türkiye Sineması ve Reha Erdem Filmleri -Pınar Ferry Kanun Namına&apos;dan Eşkıya&apos;ya Türk Sineması&apos;nda Adalet Savaşçısı -Yasin Sofuoğlu Bir Yalınlık Olarak Varoluş, Bir Duygulanım Olarak Sinema -Alkan Avcıoğlu Görsel Haz Politikası Üzerinde Oyunlar: Suç Objesi Olarak Kadınlar -Eren Yüksel Kadın Yönetmenlerin Filmlerinde Erkeklik Temsilleri ve Şiddet -Esin Berktaş Yunan Yeni Dalga Sineması: Avranas&apos;ın Şiddet Güzeli Filminde Aile İçi Cinsel İstismarın Temsili -Özge Yalçın İtalya&apos;da Bir Don Kişot Esintisi: İtalyan Yeni Gerçekçiliği -Yunus Namaz Afrika Sinemasının Sömürgecilikle İmtihanı: Senegal&apos;de Sinema ve Senegalli İlk Yönetmenlere -Yusuf Ziya Gökçek Kolonyal Hafıza&apos;dan Dekolonizasyon Öforisi&apos;ne: Afrika Sinemasını Hikâyeleştirmek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7341797-ffc2-4e78-9f0a-bec071012be7.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Sayı 77 - Hınç</image:title>
            <image:caption>Doğu Batı Sayı 77 - Hınç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e846afcc-c019-4afb-8f81-117879717e04.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Düşünce Dergisi Sayı 76 - Rüyalar</image:title>
            <image:caption>&quot;Yaşam bir rüyadır uyanmak bizi öldürür&quot; İnsan rüyalarıyla ikinci bir yaşamın konusudur. İlk bakışta tuhaf, anlamsız gibi duran birbirine zıt sayısız resim ve görüntünün birleşmesiyle bambaşka bir dünyanın kapıları aralanır. Uykudayken bizi hayretler içerisinde bırakan sebepler çoktur. Nasıl olur da kımıltısız bir vaziyette irademizi teslim etmişken, bu kadar çok hikâye ve konuşmayı dinler, hareketsiz bir bedenin her uzvundan masal kahramanları, düşman ve canavarlar yaratırız? Bilincin ikiye bölünmüş yerleri, görünmez bir bölgede bekleyen eğilimler, engellenen dürtüler rüyalarda hiçbir koşula bağlı kalmaksızın -bir felaketin aniden patlak vermesi ya da gelen müjdeli bir haber gibi- birden beliriverirler. Bazen kendimizden doğan bir yetersizlik veya bir mükemmeliyet halinin yansımasıdır bu. Rüyalardaki açıklık, doğruluk ve kendiliğindenlik çoğu zaman şaşırtıcı gelebilir. Zira bilinçaltının ülkesi rüyalardır. Orada her türden arzu ve hevesler serbest kalmış, engeller yok edilmiş, sınırlar silinmiştir. Fakat çoğu gece bu renkli gölgelerin oynadığı oyun unutulup gider. Rüyalar yorumlanırken, bir başkasına aktarılırken bile sıkı bir denetim uygulanır. Bazen her şeyi teslim alabilecek bir kuvvete ve duygu yoğunluğuna erişmişken, âdeta üzerimize akın eden bu duyguları, kâbusları, korkuları, mutlulukları bir filtreden geçirir, sınırlı ölçülerde anımsayabiliriz. Acaba şimdiye kadar kaç gece hangi mutsuzluk denizlerinde boğulduk, ufku, toprağı belli olmayan hangi ülkelerde yolculuğa çıktık, rüyalarımızda kaç kişiyi öldürdük ve kaç meçhul sevgiliye âşık olduk? Rüyaları anlamak, yorumlamak ve daha doğrusu mükemmelen tabir etmek isteriz. Mitolojiler, dinler, farklı psikanaliz ekolleri rüyaları çeşitli boyutlarıyla görmüşlerdir. Rüyaların geçmişe mi yaslandıkları yoksa gelecekten mi haber verdikleri, bir doğa olayı mı yoksa inancın bir parçası mı oldukları tartışılmıştır. Bilim beynin bir işlevi olarak tanımladığı rüyaları fizyolojide temellendirir. Din için rüyalar gelecekten haber getiren bir gece bekçisidir. Psikanaliz ise özneyi çözümlemenin bir yöntemi olarak faydalanır rüyalardan. Felsefenin rüya tanımındaki güçlüğüne bir örnek vermek gerekirse, bir kimse rüyaların ne tür bir anlam taşıdığına ilişkin yanıtı merak ettiğinde bu kesinlik arayışında tüm varlığının da başlı başına bir rüyanın konusu olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmalıdır. Nitekim Descartes&apos;taki gibi benzer bir bakış açısı, rasyonel bir sistemin gerçekliğini kanıtlamak adına rüyaları karşıt bir yerde konumlandırır. Oysa rüyaların dilinde &quot;bir rüya gördüm ve uyandım&quot; sözüyle &quot;uyandım ve her şeyin bir rüya olduğunu anladım&quot; sözü birbirine tercüme edilebilir niteliktedir. Virginia Woolf&apos;a atfen yaşamın bir rüya olduğunu ancak uyandığımızda fark ederiz. Bir rüyaya dalar ve bu âlemde her şeyin içinde bulunduğumuz gerçekliğe göre şekillenmesini isteriz. Tıpkı bir filmdeki rüya sahnesinin gerçek olay örgüsüne dönüştüğünde, o an kahramanla birlikte rahatlayıp film dışındaki tüm gerçeklikleri unutmamız gibi rüyalar da kendi dışındaki gerçeklikleri unutturmayı başarabilirler. Her halükârda tüm yaklaşımlar çok geniş bir semboller ağına takılan rüya dilini çevirmekte zorlanmışlardır. Rüya bahsinde hangi kaygılar öne çıkarsa çıksın bu karmaşık dili anlamak ve gerçeklik düzlemine aktarmak geniş bir işaretler sistemini okumakla mümkündür. Bu sayımızda da rüyalarla ilgili her biri farklı bir yaklaşımı temsil eden çalışmalara yer verdik. Genelde sıklıkla karşılaşılan yanılgı, tek bir açıklama modelinin geçerli kılınmak istenmesidir. Halbuki özneyi temsil eden ve çok yoğun sembollerle dolu bu sahada kendilik arayışı psikolojik olduğu kadar, tarihsel, kültürel ve sosyolojik birçok sebeple, kaygıyla, beklentiyle, hayalle iç içedir. Ve bunun en güzel kanıtını da kendi rüyalarımızda buluruz. -Taşkın Takış-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c63f568-57d1-4170-a124-3de65c51b82c.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeye Giriş</image:title>
            <image:caption>Ciddi olan her eser, üzerine düşünülmeyi gerekli kılar. Hele ki bu eser felsefi geleneğin geniş külliyatını tanıtmak ve felsefi düşünmenin yollarını öğretmek amacındaysa, bu, başlı başına zor bir iştir. Columbia Üniversitesi felsefe profesörleri olan John-Herman Randall, Jr. ve Justus Buchler tarafından yazılmış olan bu eser, bu zor işi hakkıyla başaran önemli bir felsefeye giriş kitabıdır.  İlk kez 1982 yılında Ahmet Arslan’ın titiz çevirisi ile Türkçe’ye kazandırılmış olan kitap, aradan geçen 32 senenin ardından akıcılığından ve açıklayıcılığından hiçbir şey kaybetmeden yeniden okuyucusunun karşısına çıkmaktadır. 
 
Kitap üç bölümden oluşmaktadır: “Felsefi Düşüncenin İnsan Hayatındaki Rolü”, “Felsefenin Analitik İşlevi” ve “Felsefenin Kurgusal İşlevi.” Ahmet Arslan’ın da belirttiği gibi: “Her bölümde ele alınan belli başlı görüş veya kuramların, hemen arkasından gelen Eleştirel Düşünceler kısmı ilgili görüş veya kuramın başarı veya eksiklerinin daha iyi kavranmasında çok yardım edici niteliktedir. Gereken yerlerde filozofların kendi yapıtlarından yapılan alıntılar akıllıca seçilmiş olup, ölçülü ve aydınlatıcı niteliktedir. Belki bütün bunlardan daha da önemli olmak üzere yazarlar kendi görüş ve tercihlerinin nereye gittiğini açıkça belirtmekten kaçınmamakla birlikte, ele aldıkları her kuram veya görüşe aynı ciddilik, ölçülülük ve hakkaniyetle yaklaşma erdemini göstermekten geri kalmamaktadırlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bb1165a-7507-4e7a-bd90-8fe3acd9905d.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Batı Dergisi Sayı 84 - Boş ve Batıl İnançlar</image:title>
            <image:caption>Doğu Batı Dergisi Sayı 84 - Boş ve Batıl İnançlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e48930c-38c7-4e68-8159-eb59fcc3f713.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Kalp</image:title>
            <image:caption>“Adamın biri ölmüş,” dedi Sam, “ve kendisini dünyanın en güzel alabalık nehrinin kenarında bulmuş. Gökyüzü masmaviymiş ve adamın elinde en kalitelisinden bir de olta duruyormuş. Önünde bir nehir uzanıyormuş, mükemmel bir alabalık ırmağı, kimi yerde hızlı, kimi yerde yavaş akan bir su kütlesi. Adam bütün ömrü boyunca ‘ah balık tutacak biraz vaktim olsa,’ der dururmuş meğer. Cennet’te olduğunu düşünmüş. Nehre bir bakmış, dönen bir yer var, bir balık böcek için sıçramış. Tam olması gereken yere oltayı atmış, anında su dalgalanmış, kocaman bir balık suyun yüzüne çıkmış. Sıçradıkça etrafında sular dalgalanıyormuş. Balığın kuvveti ve rengarenk görüntüsü adamı korkuyla karışık bir hayranlığa sürüklemiş. Biraz mücadeleden sonra balığı yakalamış ve yere uzatmış. Herhalde 5-6 kg. varmış! Renkleri de ne kadar canlıymış. Balığı orada bırakıp yeniden nehre dönmüş. Yine balığın biri, bir böcek için havaya sıçramış. Adam yine tam isabetli bir olta atmış. Yine çok güzel başka bir balık yakalamış. Bu bir mucizeden başka bir şey değilmiş. Adam Allah’a şükretmek için dizleri üzerine çökmüş. Lâkin gün ilerleyip de adam her girişiminin sonunda balık üstüne balık destelemeye başlayınca, bilincinin kıyıcığından bir düşünce kendini hissettirmeye başlamış. Bir defa da bilerek kötü bir olta sallamaya karar vermiş. Aynı şekilde yine bir balık sıçramış ve adamın oltasına yakalanmış. Adam balığı korkutmak için başlamış bağırmaya ve üstüne su atmaya. Hiçbir şey fark etmemiş, her olta atışı garanti bir balık getiriyormuş. O anda anlamış ki, orası Cennet falan değil.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7256c541-cce1-4602-b5cd-53da87d93a60.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgili Hikaye</image:title>
            <image:caption>Dünyaya kaybolmuş bir zebranın gözlerinden bakmaya hazır mısınız? 
 
Küçük bir zebraysanız, üstelik annenizi markette kaybetmişseniz oldukça zor bir gün geçirebilirsiniz. 
 
Dikkat edin! Yolda karşılaştığınız her çizgili anneniz olmayabilir. 
 
Küçük Zebra yollarda annesini aramaya başlar. Tek bildiği, annesine benzeyen çizgilileri takip etmesi gerektiğidir. Fakat çok geçmeden çizgili olan her şeyin zebra olmadığını fark eder. 

Ödüllü yazar ve illüstratör Kęstutis Kasparavičius’un olağanüstü çizimleri, çocukları hayvanların çizgili dünyasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a782f05-8aa7-4c06-972a-196f43f7e32b.jpg</image:loc>
            <image:title>48 Saat</image:title>
            <image:caption>Nar Sahne ilk basılı yayını olan, Ahmet Kuşcu’nun 1974 yılında “Kıbrıs Barış Harekatı” sırasında bir can salı içinde geçen 48 saatlik hayatta kalma mücadelesini ve kurtulduktan sonra yaşadıklarını anlattığı “48 Saat” ile okuyucusuyla buluşuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daf62aa1-3798-4a55-ae6d-a636ccf399c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
Bu kitapta Anadolu’nun “Sevgi çiçeği” Yunus Emre’mizin örnek hayatı anlatılıyor.    
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’den alınmış derslerle “örnek bir insan” modeli hikâyeleştiriliyor.   
Sevgili Peygamberimizin hadislerinden esinlenilmiş Yunus Emre şiirleri ile güzel dinimizi öğrenme imkânı sunuluyor. 
Haydi değerli çocuklar, 
Bu güzel hikâyeyi hemen okuyalım. 
İyi okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0b0ad82-5a09-4fad-8ff8-be0d4119f600.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Adab-ı Muaşeret</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
Bu öykü kitabı size, güzel bir ahlâk, karakter ve değerler eğitimi sunuyor. “Nerede, nasıl davranmalıyım?” sorusunun cevabını veriyor. 
Çünkü Sevgili Peygamberimiz, 
“Sizin en hayırlınız, ahlâken en iyi olanınızdır.” buyuruyorlar. 
Bu kitap akıcı ve şiirsi anlatımıyla, sıkılmadan bir çırpıda, severek okuyacağınız güzel bir hikâye. 
Haydi öyle ise nezaket kurallarını öğreten, ölçülü ve nazik davranışları açıklayan ve eğlenceli etkinlikleriyle de size “en iyi bir dost” olmak isteyen bu kitabı hemen okuyalım. 
Böylece bu “Cennet vatanı” çok seven, erdemli, görgülü ve ahlaklı bir çocuk olalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d88f503-31cd-484e-8111-dd9422002ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Eriği Ağacında Gelen Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>Yaban Eriği Ağacında Gelen Aydınlanma adlı kitabında yazarımız Shokoofeh Azar, Fars hikâye anlatıcılığının büyülü gerçekçi tarzını kullanarak, 1979’daki İran İslam Devrimi sonrasında kargaşa ve acımasızlık burgacına kapılmış kadim bir ülke ile halkının yaşadıklarına odaklanıyor. Eğitimli bir ailenin devrim sonrası başına gelenleri merkeze alan eser okuyucuyu tam da İran tarih ve kültürünün kalbine götürüyor. Mükemmel bir hikâye anlatıcı olan yazar, görkemli Fars efsanevi ve mistik yaratıklarını ete kemiğe büründürerek, karakterlerinin dünyasına derin bir bakış, neşe, umut ve bilgece bir katlanma duygusuyla yaklaşıyor. 
…. 

Shokoofeh Azar, İslam Devrimi’nin yansımalarını hikâye ederken mitleri ve büyülü gerçekçiliği günlük sevinçlerin bezediği bir dokunaklılıkla kullanıyor... mitler, ölüp gitmiş aile atalarıyla yapılan tartışmalar ve diğer büyülü unsurlar, İran kültürünün zenginliğini ve Farsi hikâye anlatımının ipuçlarını veriyor. Sonlar, başlangıçlar ve aralarda da sihir duygusu var. Aralardaki hikayeler hem devrimin dehşetini maskelemek, hem de bu dehşeti daha etkili şekilde anlatabilmek için kullanılmış. Bazı durumlarda, ortaya çıkan sonuç insanın içini dağlıyor. 
−         Callie Steven, Planet Books 
Yaban Eriği Ağacında Gelen Aydınlanma, nihayetinde arapsaçına dönmüş bir ulusal kimlik, umutsuz kişisel ıstırap ve akla hayale sığmayan bir vahşet karşısında devam eden felsefi bir yaşam kutlamasıdır. Azar, insan olmanın belirleyicisi olan ikilemler karşısındaki kendine özgü anlayışıyla, kendisini izlemeye değer bir edebi yetenek konumuna yükseltiyor. 
  Anita Baset, Right Now</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e21ec38e-bc50-4e0b-8a7e-2cf06ce41344.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Bir Dünyaya Çocuk Getirmek</image:title>
            <image:caption>Böyle Bir Dünyaya Çocuk Getirmek 
Umut Nedir? 
Umutsuz muyuz? 
Umut Ne Yapabilir? 
Nasıl Daha İyi Umut Edebiliriz? 
Ne Umut Edebiliriz? 
Yetişkinlerin sık sık içine düştüğü bir ikilem vardır: “Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum” diyenler gerçekten haklı mıdır? Yoksa dünya tüm felaketlerine rağmen yaşanmaya değer bir yer midir?  
 
Yazar Tom Whyman’ın güncesinden satırlarla açılıyor kitap. “Bugün seni ilk kez gördüm.” Yıllar sonra evladına sunabileceği bir mektubu andıran satırları, can alıcı bir soruyla sonlanıyor: “Senin için, veyahut seninle birlikte doğanlar için, mutlu bir hayat mümkün olabilir mi?” Kolay bir soru değil bu. Zaten, tam da bu soruyla cebelleşmek için yazılan bir kitap var elinizde. Yazar bir yandan kendi içine dönerek ebeveyn olmanın ahlaki ve vicdani sorumluluklarıyla yüzleşirken; diğer yandan Immanuel Kant’tan Theodor Adorno’ya, Walter Benjamin’den Mark Fisher’a, Jean Rhys’den Kafka’ya kadar pek çok yazar ve düşünüre başvurduğu azametli bir soruşturma yürütüyor. Nihai olarak cevap aranan sorular sabit: Umut nedir? Umutsuz muyuz? Umut ne yapabilir? Nasıl daha iyi umut edebiliriz? Ne umut edebiliriz? 
 
Gelir adaletsizliğinin ve geçim sıkıntılarının eşi benzeri görülmemiş bir noktaya geldiği, iklim krizinin etkilerinin hiç olmadığı kadar hissedildiği, çekmecesinde nükleer füze fırlatma tuşu bulunan takım elbiseli boomer’ların dünya lideri olduğu bir çağda, kuşakların en çilelisi ve en anksiyetelisi olan milenyaller ve onların evlatları için umut var mı gerçekten? Günümüzde bir hayli kafa yorulan bu konu üzerine kulak mollalığından ibaret esnaf kitapları çokça yazılıyor. Ancak birinci elden, samimi ve dolu bir diyaloga denk gelmek nadiren mümkün olabiliyor. Elinizde tuttuğunuz kitap, şüphesiz onlardan biri.  
  Böyle Bir Dünyaya Çocuk Getirmek, çağın berbat hallerinin en can sıkıcı şekillerde tezahür ettiği ülkemiz sakinleri için kaçırılmaması gereken bir umut koşusu. Sadece potansiyel/yeni ebeveynlerin değil, herhangi bir genç ya da yetişkinin rahatlıkla okuyabileceği ve kendisi için bir şeyler bulabileceği bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c538beb4-d853-4cfb-a098-f8358c8f235e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, çocuk gelişim alanında teori ve güncel uygulamalar açısından iyi bir bakış açısı sunmaktadır. Kitap dili anlaşılabilirdir ve pratik örnekler, araştırma bulguları ve pratik, kullanıcı dostu örnekler arasındaki bağlantıyı yansıtmaktadır.
Joan Martlew, Strathclyde Üniversitesi
Bu kitap, çocuk gelişim alanının kapsamlı ve özlü bir anlatımıdır. Erişilebilir ve okunması kolay tüm önemli alanları kapsamaktadır.
Kathryn Nethercott, Eğitim Bilimleri, Bedfordshire Üniversitesi
Çocuk gelişiminin temel yönlerine hoş bir giriş sağlayan iyi yapılandırılmış bir metin.

Sharon Colilles, Carnegie Spor ve Eğitim Fakültesi, Leeds Beckett Üniversitesi

İlk yıllara (0-6) odaklanan bu çok satan kitabın yeni baskısı, çocuk gelişimi alanındaki araştırma, teori ve güncel uygulamalara kapsamlı bir genel bakış sunmaya devam ediyor.
Bu yeni baskı, mevcut politika mevzuatı kapsamında tamamen güncellenmiştir ve şunları içermektedir:
Her bölümde öğrencilerin teori ve pratiği birbirine bağlamasına yardımcı olan yeni “Araştırma Kutuları”,
Çocukların sosyal ve duygusal gelişimine yönelik arttırılmış kapsam,
SAGE dergi makalelerine ücretsiz erişim, açıklamalı ek okumalar, web
bağlantıları ve yararlı çevrim içi materyaller içeren yepyeni bir yardımcı web sitesi.
Bu kitap, çocuk gelişimi modülleri ve erken çocukluk eğitim kursları üzerine çalışanlar için veya çocukların ilk yıllarında nasıl öğrendikleri ve geliştikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkes için gereklidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9df09305-28a9-4648-854f-bfa9b8afd4f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Zaman İçinde</image:title>
            <image:caption>Zaman zaman içinde. İki afacan kız kardeş ve babaanneleri de zamanın içinde. Üçü de aynı yaştalar ve bir ormanda tüm dünyayı keşfe çıktılar. Birer masal kahramanı oldular; göllerde saraylara, yeraltında şehirlere konuk oldular; rüzgârlarla denizleri, uçan halılarıyla okyanusları aştılar. Balıklarla arkadaş, kentenkelelere yoldaş oldular.
Romanlarıyla Avrupa’da birçok ödüle değer görülen Letonyalı romancı Laima Kota artık Türkiye’de yaşıyor ve eserleri arasındaki tek masal kitabı olan Zaman Zaman İçinde, aynı zamanda Türkçe’ye çevrilen ilk kitabı.
İki şirin çocuğun bu iç içe olaylarla örülmüş sırlı yolculuğunda onlara eşlik etmeye var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe15502-7f4a-4423-8cf0-dabe9dc61fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerim ya da Zalim</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki derlemeyi oluşturan metinlerin hepsine; Osmanlı devlet ve toplum yapısı tartışmalarını yeniden sorunsallaştırmanın getirdiği, bir bütün olarak 1960’ların politik bağlamını yeniden sorunsallaştırmanın ya da tam tersine bu bağlama gark olmanın kokusu sinmiştir.

Osmanlı devlet ve toplum yapısı tartışmalarını gerekli olgunluğa erişemeden kesiliveren patikalar olarak görmek gerekir. Böyle bakıldığında, tartışmalar içerisinde kaleme alınan eserler, Cumhuriyet döneminde yaşanan politik, kültürel ya da sosyal sorunların kökenini Osmanlı toplumsal yapısında arama yönelimlerinden dolayı, ülkenin tarihsel sosyoloji literatürünün ilk örnekleri haline gelirler.

Açılan patikalar bir yanıyla büyük ölçüde kapanmış olup, bir diğer yanıyla önemli vukuflar içermektedir. Dolayısıyla bu metinlerle kurulacak eleştirel bir diyalog, tarihsel sosyolojinin kendini kuramsallaştırması ve kurumsallaştırması açısından elzemdir. Bu elzem mefhuma gerekli olan naçizane katkı -eğer varsa- elinizdeki kitapta yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7cdf655-d273-4e65-9217-8470e603876d.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluş, Kitleler, Gerçekler</image:title>
            <image:caption>“Ne dinlerin düşmanıyım, ne de dindarların, politikacıların ve inananların. Acı, haz, keyif, huzursuzluk, mutsuzluk gibi neye inanırlarsa onlar yaşanacaklardır.  Doğru olan eylem vesilesi; insanların gözlerini açmak ve doğal yapılarını keşfetmeleri için uyandırmaktır. Kimseyi koşullamak; mevcut inancından kurtarıp yenisini aşılamak peşinde değilim. Sadece bireysel olmanın doğal olduğunu; özgün ve özgür yaşamaya çabaladığımı sergiliyorum. Katı inançlardan, koşullanmış zihinden kurtulup sorgulamayı, aydınlığa kavuşmayı; zeka ve bilinci kullanmayı dile getiriyorum.

Bilindiği üzere toplumlar borç batağı, zenginlik ve yoksulluk kutupları arasında yaşarlar. Kapitalizm, neokapitalizm, emperyalizm insanları dinler benzeri modellerle yönetirler. Toplumsal kurallarla, dinlerle, resmi yasalarla birlikte kullanır, sömürürler. Emellerine adapte ettikleri din, politika, servet, mülkiyet birlikte işlev görür. Her girişim bir pişmanlık ve hüsrana gebedir; insanlar kaygı, korku, acı yaşarlar. Dolandırılır, sömürülür, tahrik ve tehditle boyun eğmeye zorlanırlar. Engelleri algılamak ve aşmak; varoluşun parçası olduğunu algılamak güçlerini açığa çıkarır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2fd493c-7a5a-4516-886b-d9c54dbe3618.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatın Ucubeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sınırlarda gezinen ötekilerin peşine düşmüştür. Zira ucubelik, bütün iktidar sahiplerinin politik tahayyülünü ve söylemini inşa eder. Ulus devletler, ucubeler ile sürdürülen hegemonik mücadeleler sayesinde var olurlar. Patriyarka ve heteronormativite de “makbul” olmayanları işaret eder önce. Nihayetinde cinsiyetleri, bedenleri, cinsel yönelimleri, etnisiteleri, sınıfları, dini inançları, politik aidiyetleri vb. kimlikleri ile “meşru” normların dışında kalanlar ucube imgesi altında birleşir. Bu çalışma, egemenlerin “ucube” ilan ettiği ötekilerin; İngiliz, Amerikan ve İrlanda edebiyatındaki politik konumlanışlarıyla ilgilenmektedir. Ucubelere dair hegemonik kodları deşifre etmesi ve bu imgenin edebiyata sirayetini göstermesi çalışmayı daha da özel kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289e8e19-9ca2-4b87-9754-c907c4b15ebc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer&apos;in Çocukluğu</image:title>
            <image:caption>Çocukluk, insanın kayıp cenneti gibidir. Muallim Naci için de öyle. Naci, Ömer’in Çocukluğu adlı anılarında, çocukluğunun Saraçhanebaşı Mahallesini; dergâhları, mezarlığı, okuluyla iç içe girmiş mütevekkil İstanbul halkını anlatır. Bu içli çocuğun gözünün önünden babası, annesi, kardeşi, komşuları, okulu bir film şeridi gibi geçer.
Eserde Naci, çocuk ruhunu ve dilini çok güzel yansıtmakta, devrin sosyal hayatına, aile ve komşuluk ilişkilerine, insanların giyim kuşamlarına ve bazı geleneklere dair önemli bilgiler de vermektedir.
Devrine göre Türkçe’ nin en sade ve güzel eserlerinden biri olan Ömer’in Çocukluğu, Naci’nin çocukluğu ve aile hayatına dair bilgiler içeriyor ve yaşadığı yılların çocuk ruhunu yansıtıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/646ec124-9be5-4f52-9571-ed4c0e638a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Safeviler Devrinde İran</image:title>
            <image:caption>“İran tarihini derinden etkileyen Safevîler önce bir tarikat olarak tarih sahnesinde yer aldılar, ardından siyaset arenasında boy gösterdiler. XVI. yüzyılın hemen başında Şah İsmail önderliğinde nihaî hedeflerine ulaşarak Tebriz’de Oniki İmam Şiîliğine dayalı devletin temellerini attılar. Kızılbaş ordusunun dinamizmi sayesinde on yıl gibi kısa bir sürede büyük zaferler kazanarak neredeyse tüm İran’a egemen oldular. İran’ın mezhebî yapısını kendi lehlerine çevirdiler. Ne var ki en büyük hezimeti Çaldıran Savaşı’nda Osmanlılar karşısında yaşadılar. Şah Tahmasb zamanında büyük çalkantılar yaşamalarına rağmen devleti daha da güçlendirdiler. Şah Abbas ile siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan zirve dönemlerine ulaştılar. Afganların başkent İsfahan’ı işgaliyle siyaseten zevale erdiler. 
Dünya tarihinde derin izler bırakmış Safevîlerin sıra dışı hikâyesini bu dönemin yetkin kalemlerinden Roger Savory’nin kaleminden okuyacaksınız. Bu eser İran’da otuzdan fazla baskı yapmış, Safevîlerle ilgili kült eserlerden biri hâline gelmiştir. Kuruluştan çöküşe, siyasetten sanata, mimariden düşünce tarihine kadar mükemmel bir üslupla kaleme alınmış roman tadındaki bu eseri Özgür Kolçak’ın çevirisiyle bir solukta okuyacaksınız.” 
⎼Şefaattin Deniz / Kocaeli Üniversitesi 
Safevîler Devrinde İran, Safevî hanedanı tarihini öğrenci ve tarih meraklılarına teknik terimlere boğmadan anlatmayı amaçlamaktadır. Prof. Savory, kitapta Safevî ailesinin kökenlerini, bu aileyi iktidara taşıyan ihtilalci hareketin seyrini ve 1501’de Safevî Devleti’ni kurduktan sonra Şah İsmail’i bekleyen meseleleri ele alıyor. 16. yüzyılda İran’ın çok milletli bir topluma dönüşmesini, Şah Abbas’ın Safevî Devleti’nin gücünün ve zenginliğinin zirvesine taşıyan politikalarını, 17. yüzyılın ikinci yarısındaki gerilemeyi ve nihayet Safevîlerin çöküşünü inceliyor. Kitap, dönemin siyasî tarihini işlemenin yanında Safevîlerin ekonomik ve toplumsal yapısı, bilim ve sanat hayatı ve Avrupa’yla ilişkiler bahislerinde başlıklar da ihtiva ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a8aa0a-b829-4536-b504-f71d715ff27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurafeler</image:title>
            <image:caption>“Atatürk’e Yönelik Kara Propaganda!”… çalışmaya bu başlığı vermek bizim için her ne kadar üzücü olsa da tarihî misyon, millî görev ve Ata’ya olan minnet borcumuz gereği bu propagandayı organize edenleri deşifre etmek adına elzem bir başlık olduğuna inanıyoruz. “Hurafeler” ise propagandanın sonucu ortaya çıkan efsaneler ve yalanlar yumağıdır. 

1940’lı yıllardan beri Atatürk’e karşı sistemli ve bilinçli şekilde yürütülen kara propagandanın temelinde; Ata’nın şahsiyetini, kimliğini, karakterini, ailesini, özel hayatını, inançlarını, mesleki hayatını ve ömrünü adayarak milleti için inşa ettiği Cumhuriyet’i ve Cumhuriyet devrimlerini; bilerek ve isteyerek “bel altından” vurmak suretiyle “itibarsızlaştırma, küçültme, yaşanan olayları çarpıtma, kişi ve kişileri olduğundan farklı gösterme” gayreti yatmaktadır. 

Üzücü olan şudur ki Atatürk’e yönelik algı operasyonu ve kara propaganda sonucunda üretilen efsanelere, uydurma hikâyelere, safsatalara ve hurafelere toplumun belli bir kısmı inanmaktadır. Atatürk döneminde camilerin ahır yapıldığı mevzusundan tutun Kur’an-ı Kerim okumanın yasaklandığına, Atatürk’ün İngiliz ajanı olduğundan validesi Zübeyde Hanım’a atılan iftiralara, Kurtuluş Savaşı diye bir savaş olmadığından şapka takmadığı için idam edildiği söylenen din adamlarına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayacak onlarca hurafe, onlarca yalan, onlarca iftira… 

Elinizdeki bu kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sistemli ve bilinçli bir şekilde sürdürülen psikolojik savaş ve kara propagandayı tek tek deşifre etmek amacıyla hazırlanmış, tamamı kaynaklara ve arşiv belgelerine dayalı bir deşifre çalışmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4ecc7f5-a834-478f-b55e-8ebabc0fb3ee.jpg</image:loc>
            <image:title>İskilipli Atıf Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet düşmanı odakların Atatürk ve devrimlerine saldırırken kullandığı en önemli argümanlardan birisi İskilipli Atıf’ın idamı meselesidir. Belli başlı çevreler, şehit mertebesine yükselttikleri İskilipli Atıf’ın Şapka Devrimi’ne kurban edilen masum bir din adamı olduğuna inanmakta ve bunun propagandasını yapmaktadır. Bu düşünceye göre İskilipli Atıf, Atatürk döneminin güya hocaları asmakla görevli İstiklal Mahkemeleri tarafından suçsuz yere idam edilmiş bir İslam şehididir. 

Nesilden nesile aktarılan bu hikâyenin peşine düşen Refah Partisi milletvekili Hasan Mezarcı, 1992 yılında TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna başvurup İskilipli Atıf&apos;ın yargılandığı mahkemenin tutanaklarını istedi. Komisyon, yapılan inceleme sonucunda arşivde bulunamayan dördüncü ve beşinci defterler eksik olmak üzere İskilipli Atıf’ın yargılandığı davaya ait toplam 13 defterden oluşan Ankara İstiklal Mahkemesi tutanaklarını Hasan Mezarcı’ya teslim etti. Tutanaklardan İskilipli Atıf’ın Şapka Devrimi’ne karşı tertip edilen isyanlarda kışkırtıcı rolü olduğu için Anayasa’yı değiştirmek suçundan idam edildiği belirtiliyordu. Teâli-i İslam Cemiyetinin başkanı olan İskilipli Atıf, işgalci Yunan ordusuyla değil Mustafa Kemal Paşa’yla savaşılması gerektiğini telkin eden kişiydi ve Kurtuluş Savaşı yıllarında Yunan uçaklarından atılan ihanet beyannamelerinden de sorumlu tutuluyordu. Tutanaklardan umduğunu bulamayan odakların propagandası sonucunca Hasan Mezarcı’ya verilmeyen eksik defterlerin nerede olduğu ve neden ortaya çıkartılmadığı tartışılmaya başlandı. Bazı çevreler, bu defterlerde İskilipli Atıf’ı aklayan bir şeyler olacağına inanıyorlardı. İskilipli Atıf gerçekten suçluysa defterler neden eksikti? Neden bir şeyleri gizleme ihtiyacı hissedilmişti? Defterlerin eksik olması bile yargılamada bir hukuksuzluk olduğunu göstermez miydi?

Bu gibi tartışmalara nihayet vermek adına kayıp olduğu söylenen dördüncü ve beşinci defterlere tarafımızca ulaşılmış ve elinizde tuttuğunuz bu kitap hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59883186-51a8-4a42-bc43-c2a9f9e7f0b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Şarlatanlık</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, şarlatanlar ile dâhilerin bitmek bilmez kavgasının öyküsünü anlatıyor. Neye ‘inanmanız’ değil, neye ‘inanmamanız’ gerektiğini bilim tarihinin en ‘özel’ örnekleriyle sunuyor. 
Şarlatan kimdir? Bir bilim insanı ile şarlatanı nasıl ayırt ederiz? Peki astronomlar; ne söyleseler inanmalı mı? Mars’ta hayat var mı? Ya dünya, gerçekten de düz olamaz mı? Burçlar ya da Venüs gerçekten de kalbimize yön verebilirler mi? Paranormal olaylar gerçek olamaz mı?
 
Pasteur’den Koch’a, Eric von Daniken’den Zakkumcu Doktora; alternatif tıp şarlatanlarından çubuk ile su bulmaya elinizdeki kitap; kökleri ve omurgası ile patolojik bir bilim tarihi okuması sunmaktadır. Şüpheci yaratılışa bir adım daha yaklaşmak ve dogmatik uykularımızdan uyanmamız bu kitabın en büyük dileğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/395c975e-bc19-4847-adfe-5b9295c33fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Yunan Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Alfred William Benn bu kitabında, Antik çağdaki Batı Anadolu bilgelerinden başlayarak, Doğa düşünürlerinin, Sofistlerin ve Sokrates’in çalışmalarının ana hatlarını vermektedir. Yazar, Antik dönem felsefi düşüncesini teknik olmayan yalın bir dille sunmaktadır. 
Miletli filozoflar Anaksimandros ve Anaksimenes’in arkhe anlayışları, Pythagoras Okulunda matematik ve doğa ilişkisi, Herakleitos’un ateş, akış ve logos öğretisi, Parmenides’in varlık anlayışı bu kitapta ele alınan bazı konulardandır. 

Thales’ten Sokrates’e Erken Yunan Felsefesi öğretilerine giriş yapmak isteyen okur için bu kitap kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0884fff-f809-4073-ad8b-e05d37302ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Felsefe</image:title>
            <image:caption>Bu kitap modern felsefeye kısa bir giriş niteliğindedir. Descartes’tan Comte’a uzanan modern felsefenin serüvenini yazar, açık bir üslupla okura sunmaktadır. 
Descartes’ın kuşku yöntemi; Malebranche’ın vesilecilik öğretisi; Spinoza’nın etiği ve panteizmi; Leibniz’in monadlar öğretisi; Locke’un epistemolojisi; Berkeley’in varlık ve bilgi yorumu; Hume’un  nedensellik anlayışı; Fichte’nin ben-olmayanı; Schelling’in özdeşlik felsefesi, Hegel’in tin felsefesi ve Schopenhauer’da isteme’nin anlamı, bu kitapta kısaca ele alınan konulardandır. 
Antik Yunan ve Ortaçağ felsefesinden modern felsefeye geçiş süreci ve felsefi rönesansın öncüleri Bruno Bauch, Francis Bacon ve Thomas Hobbes’un bundaki rolü, eserde ele alınan diğer konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71153e17-9657-464b-a699-268b70175069.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Ortaçağ felsefesine ve Skolastik düşünceye giriş niteliğindedir. Felsefenin bin yıldan fazla bir süre ‘karanlık çağlar’ı yaşadığına, hatta Aziz Augustinus’tan Francis Bacon’a kadar, bir trans halinde olduğuna inanıldı. Oysa bugün modern zihin kendi kalıplarından çıkarak bu çağlara yaklaşmayı öğreniyor. 

Modern düşünce hafife alsa da, bütün Ortaçağ felsefesi madde ve form arasındaki ayrıma dayanır. Ortaçağ düşünceSsine yön veren töz ve ilinek ayrımı, ilk madde, yeti psikolojisi ve bireyleşme ilkesi bu kitapta tartışılan konulardandır. 

Skolastik düşüncenin kökenleri, ortak özellikleri ve çöküşünü anlamak isteyen okur için bu kitap kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a79bfb7-8270-4e78-80f1-9b035626418b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sartre İkilemi</image:title>
            <image:caption>“Başlangıçta hiçbir şey bilmiyordunuz, inanırım; sonra şüphelendiniz. Şimdi her şeyi biliyorsunuz ama hâlâ susuyorsunuz.” 
Sartre 

Geçmişte ve günümüzde çok sayıda entelektüel, kökleri hayata bakışta yatan nedenlerle çağımızın acı gerçeklerine, idamlarına, katliamlarına, soykırımlarına göz yummakta, bunlar karşısında susmaktadır. Bu suskunluğu ise ‘mantıki’ argümanlarla izah etmekte, hatta ‘tarihî zorunluluklar’ veya kutsiyet atfettikleri yapı ve kurumları koruma adına savunmaktadırlar. Sartre da zamanının birçok emperyalist ve sömürgeci saldırısına cesaretle sesini yükselttiği hâlde, göz yumulması mümkün olmayan kimi olgular karşısında kısmen susmayı tercih etmiştir. 

Nasıl olmuştur da böyle büyük bir düşünür, Sovyet Rusya’daki toplama kampları (Gulaglar) gerçeği artık bütün dünyanın gözü önünde yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığı hâlde susabilmiştir? Hangi argümanlar onu böyle bir suskunluğa sürükleyebilmiştir? Toplama kamplarının bir gerçek olduğunu bile bile neden buna karşı açıkça sesini yükseltmekten imtina etmiştir? 

Tüm bu sorular üzerinden Sartre-Camus tartışmasını merkezine alan bu kitap, Merleau-Ponty ve Simone de Beauvoir’nın bu ‘ikilem’deki konumlanışını tarihsel arka planı ile beraber sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7444b06-2f8b-4bb0-9d50-05ce1dfc7848.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoacılık</image:title>
            <image:caption>Stoacılar, doğaya uygun bir yaşamı, insanın ulaşabileceği en yüksek yaşamla özdeşleştirir. Doğası gereği akıl sahibi bir canlı olan insanın yapması gereken akla uygun yaşamaktır. Doğanın yoluyla erdemin yolu ise birbirinden ayrı değildir. 

Stoacı düstur, erdemli bir yaşam sürmek, doğaya ve/veya akla uygun yaşamaktır. Aristoteles ve Platon için devletle ilgili olan mutluluk problemi, artık bireyle ilgilidir. Böylece felsefe de Stoacılar için ‘yaşama sanatı’ hâline gelir. 

Bu kitap Stoacılığa kısa bir giriş yapmaktadır. Zenon’dan Seneca’ya, Cicero’dan Epiktetus’a bu kitap, Stoacılığın etik, mantık, fizik ve retorik anlayışını ana hatlarıyla sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ff2e702-85ee-4546-b99d-8cdc6d85ccd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Borges ve Ben</image:title>
            <image:caption>“Borges’in zaten hayranı olan okurlar için bu anı-roman, lezzetli bir ziyafet. 
Henüz okumayanlar içinse pek çok kişinin edebiyata dair 
düşüncelerini değiştiren bir yazara mükemmel bir giriş kapısı.” 
NEW YORK TIMES 
 
“Harika bir kitap bu. Çok eğlenceli, zekice kotarılmış, duygulandırıcı, edebiyat sevgisiyle, manzara sevgisiyle ışıl ışıl parlıyor. Parini, Borges’i ve İskoçya’yı nefis betimlemiş, derin bir sevgiyle bakmış onlara, zaman zaman da hırçınlaşmış, ama gülünesi bir hırçınlık bu. O büyük adamın bu sayfalardan savrularak çıkıp bizi olağanüstü zeki, serbest çağrışımlı ve kurnaz felsefi konuşmaları ve edebi sohbetiyle tavlayıp büyülemesi için bir romancının bütün sanatını, gerçeği farklı gösteren bütün numaralarını kullanmış. Ya Borges’in o bitmeyen talepleri… bir solukta okudum. (Parini’nin Borges ile aynı yatakta yatmasını) gece okurken öyle güldüm ki, yanımda yatan eşim uyuyamadı. Ama sonunda, gözlerim yaşardı; kitaptaki karakterlerden ayrılmak üzdü beni. Yaşlı, kırılgan, kör bir adamda bu denli psikolojik güç, bu denli dünyevilikten uzak bir masumiyet olması anlaşılır gibi değil, başkaları üzerinde nasıl bu denli ıslah edici kontrol sahibi olduğu da; ama Jay Parini, kurmaca ile anıların üstün nitelikli, Borgesvari birleşiminde bizi buna müthiş inandırıyor.” 
IAN McEWAN 
 “Bu kitabı okumaya başlamadan önceki kişi değilsiniz artık. Bu söz herhalde bir romana yapılacak en büyük iltifattır ve bu roman bu iltifatı hak ediyor.” 
Kristeligt Dagblad / Danimarka</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/323a3e33-f9bd-4bdd-bbbe-dcebee99f37f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkaslar&apos;da Üç Firari - Gülsenemliler</image:title>
            <image:caption>“Dedem diyor ki atalarının adlarını, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanın nasıl biri olduğunu ne çocukları bilirmiş ne de çocuklarının çocukları…” 
 
 Cengiz Aytmatov 
 
 
İnsanların kadim köklerinin peşinden gitmesi bize aristokrasinin bıraktığı bir gelenek. Gerçi artık soyağaçlarının parşömenlerde yazılarak saklandığı dönemler geçti. Ayrıca insanlar soylu bir kana sahip olup olmadıklarını merak etmiyorlar pek. O dönemler tarihin uçsuz bucaksız geçmişinde yerini aldı. 
Atadan gelen kültür, gelenek örf ve adetlerimiz hâlâ yaşamımızın içinde önemli bir yer tutuyor coğrafyamızda. Çoğunlukla da atalarımızın, nenelerimizin yaşadığı dönemleri, ailemizin bize öğrettiği davranış kalıpları sözlü bir anlatım geleneğinden besleniyor. Kuşaktan kuşağa anlatılarak bizlere gelen soy hikâyelerimiz bazen efsanelerle ve mistik ögelerle karışsa da bugün bizi biz yapan bir temel de oluşturuyor. Gürsel Şamiloğlu da babasının anlatımlarından öğrendiği tarihi bizlere edebiyatın o güçlü diliyle aktarıyor. Hem de ne tarih! Kitapta anlatılan 1820-1920 dönemi, Çarlık Rusya’sının en hareketli yılları. Kafkasya da 150 yıl aralıksız süren bağımsızlık savaşları, Kafkas dağlarında Şeyh Şamil, ‘93 Harbi, 1. Dünya Savaşı, Allahuekber dağlarında 90 bin askerin kırdırılması, Güney Kafkasya ve Anadolu’da yaşanan göç, savaş, sürgün ve kıyımlar hep bu süreçte.  Şamiloğlu bize Karabağ’da başlayan ve tüm bu olayların arasında yolunu bulmaya çalışan ailesinin göçlerle, savaşlarla, hapishanelerle bezeli öyküsünü gerçek karakterler üzerinden şiirsel bir anlatımla sunuyor.
Üç çocuğu, karısı ve babası bir anda yok edilen Ermeni Hagop’un acısıyla, canından çok sevdiği bebeği Albine ve genç karısı Dina’yı Karadeniz’in karanlık sularına gömen Çerkez Abrek’in trajedisiyle, on beş yoldaşı ve karısı Maria ile ülkesini işgal edenlere karşı savaşmak için gelen ve pusuya düşürülen Mustafa Suphi’nin hayatlarıyla kesişen Gülsenemlilerin öyküsü bu! 
 
Hakan Tanıttıran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3246f8c5-7ef0-4d7b-80b4-cd05d119e7b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bukalemun - Çakal Avı</image:title>
            <image:caption>Tam on bir yıldır bugüne hazırlanmıştı. A&quot;lacağı intikamın ilk adımını bugün atacaktı. Bugünden sonra geri dönüşü olmayan bir yola girecekti. Aceleyle Ağrılı’nın elini öpüp başına koydu. Arkasını dönüp avluyu geçti, kapıda kendisini bekleyen araca binmeden önce başını kaldırıp, onlarla da vedalaşırcasına etrafı çevreleyen yüksek duvarlara baktı.
….Şimdi bambaşka bir dünyaya gidiyordu. Bir daha geri gelir miydi, kimse bir şey bilmiyordu... Bildikleri tek şey vardı; ölüme gidiyordu...
&quot; Ya ölecekti…Ya ölüm olacakti…&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b346b595-f421-495c-9586-358846a400ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Geldim İstanbul</image:title>
            <image:caption>Sana Geldim İstanbul, mesleğini kendi elleriyle kurduğu bir tıp merkezinde icra etmeye devam eden bir hekimin, Muzaffer Seçim Toklu’nun ömrünün çok sesli, çok renkli odalarında bir yolculuğa davet ediyor sizi.
 
Türkiye’nin güneyindeki küçük bir köyden İstanbul’a uzanan bir yaşam. Köy Enstitülü olma ruhunu tüm hücrelerinde taşıyan ve çocuklarına aşılayan öğretmen babanın altı çocuğundan birinin, küçük yaşlarda başlayan hayat mücadelesi. Kendi emeğine inancıyla ve çalışkanlıkla ayakta durmayı öğrenen bir çocuğun “büyüme” öyküsü... İçinden pazarda satılan maydanozlar, el emeği göz nuru domatesler, asmalar, sokak sokak dolaştırılan mısırlar, simitler, “yağlı ördekler”, dere kenarında kurulan yaratıcı oyunlar geçen rengârenk bir çocukluk.
 
Yılmaz Güney’in filmlerinin peşinde, elde eski bir valizle İstanbul’la teke tek karşılaşmayla başlayan bir gençlik. Ders aralarında İstanbul Hali’ne koşturan bir tıbbiyeli, daha öğrenciyken kendini acil koridorlarında EKG teknisyeni olarak bulan hekim adayı... 1960’ların Anamur’u, Gaziantep’i, 1970’lerin Ankara’sı, İstanbul’u, 1980’lerin Çorum’u... 1990’lardan bugüne ilmek ilmek örülen bir hekimlik kariyeri, kurtarılan hayatlar, tutkuyla sahiplenilen ömürlük bir mesai... Bu memleketin yetiştirdiği bir hekimin ilham veren deneyimleri, gülümseten, hüzünlendiren anıları...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7221a09e-fa57-409d-ab67-f65e0dfca098.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesur Kızlara Yol Arkadaşları 2</image:title>
            <image:caption>Çok okunanlardan olan
CESUR KIZLARA YOL ARKADAŞLARI
serisinin ikinci kitabına hoş geldiniz.
Bu kitapta da 30 benzersiz kadın kahraman var.

HEPSİ GERÇEK.
HEPSİ TÜRKIYE’DEN ÇIKTI
VE DÜNYAYA İZLERİNİ BIRAKTI.
Sen de hayalini büyük tutar, azimle çalışır,
asla pes etmezsen bu kahramanlardan biri olabilirsin.

ONLAR YAPTIYSA SEN DE YAPABİLİRSİN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68c5083a-2394-48ec-8149-3659840df48d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençliğin Anlam Arayışı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dijitalleşmenin beraberinde getirdiği bilgi kaosu ve yorum anarşisinin, genelde insanlığın, özelde gençliğin anlam arayışını bir krize dönüştürdüğü gerçeğinden hareketle, din ile ilişkilerdeki zorlukları aşacak, insanı beşeriyetten ademiyete, ademiyetten insaniyete yüceltecek bir yol haritası sunmaktadır. Bilhassa gençlerimize sanal ekran uygarlığında hayâ ile nasıl hayat bulanacağına dair bir usûl önermektedir. 
 
Ayrıca bu kitap, “Batı, İslam’a neden Peygamberimiz üzerinden saldırıyor? Din ve medeniyet açısından Kudüs ve Mescid-i Aksa bizim için ne ifade ediyor? Ayasofya’nın, İslam’ın mabet hukukunda nasıl bir yeri vardır?” gibi güncel meselelere derinlikli dinî bakış açıları getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a203675f-6ca6-4248-972c-1fc9f678417e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;da Zor Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, son salgınla hayatta kalabilme kaygısına kapılan, inanç dünyası derinden sarsılan topyekûn insanlık ailesinin, sadece salgını değil, genel olarak zor zamanları İslam’ın berrak hakikatleri ışığında anlama ve anlamlandırma çabasına, katkı sunmayı hedeflemektedir. 
 
Bu amaçla “musibetleri afet olarak değil, ayet olarak telakki etme; ayetleri ise ibareler üzerinden değil, ibretler üzerinden okuma” prensibini işler kılmayı önermektedir. Zor zamanlarda hüznümüzü sevince, mahrumiyetimizi rahmete, muhasaramızı muhasebeye dönüştürmenin yollarını aramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0e48d4e-705c-46f1-8c66-5318080357de.jpg</image:loc>
            <image:title>Hürriyet Gecesi</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin, öykücülüğümüzün kilometre taşlarından biri olarak kısa ömrüne yüz elliden fazla öykü sığdırmakla kalmaz, Türk edebiyatını halkın diliyle buluşturmanın mücadelesini de verir. Bilhassa Yeni Lisan manifestosundan sonra kaleme aldığı öykülerde, sav unduğu fikirlerin doğrultusunda bir dil anlayışı göze çarpar. “Bahar ve Kelebekler ” bu öykülerin ilkidir.

Ömer Seyfettin, döneminin tartışmalarını, çelişkilerini, yaşanan toplumsal değişimi ciddiye alır. Doğu ve Batı, alaturka ve alafranga, eski ve yeni çatışmasını kimi zaman Balkanlar’da bir askerin, kimi zaman İstanbul’da bir muharririn kimi zamansa taşrada bir memurun gözünden anlatır. Çocukluk, Balkan coğrafyasında yaşanan hadiseler, Türk kimliğinin inşası, kadın ve erkek münasebetleri, liyakatsiz tiplerin hicvedilmesi, taassup eleştirileri de Ömer Seyfettin öykülerinin izlekleri arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f005ea43-8e6f-4edf-8dc5-7c487477f090.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikmetü&apos;l İşrak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İşrâk felsefesinin fikrî-tarihî bağlamı şimdiye kadar tam olarak ortaya konulmuş değildir. İşrâkîlik, genelde Meşşâî ve özelde İbn Sînâ felsefesine bir tepki olarak görülmüş, kadim Farsî unsurlar içeren, mistik-sezgisel bir felsefe olarak tanımlanmıştır. Esasında bu unsurlar Sühreverdî’nin İşrâkî felsefesinde vardır, ancak bu unsurların İşrâkîliğin bütünlüğü içindeki yeri ve hakeza İşrâkîliğin genel İslâm felsefesi içindeki konumu henüz doğru şekilde tespit edilememiştir. 

İşrâk felsefesi Gazzâlî’nin felsefeye ve filozoflara yönelttiği eleştirileri itibara alan ve felsefenin fikrî, dinî ve ahlâkî yönünü ona göre reforme eden bir felsefedir. Gazzâlî’nin “yerlilik” içerikli eleştirilerine de yeterince cevap olduğu için, her ne kadar Sühreverdî’nin kendisi ilhad suçlamalarıyla dönemin Eyyûbî yönetimi tarafından öldürülmüş olsa da, felsefesi gerek açıkça ve kendi adıyla, gerek derinlerde ve başka isimler altında varlığını sürdürmüştür. 

İşrâk geleneğinde Sühreverdî’nin kendisi ve doğrudan öğrencileri birinci halkayı, Şehrezûrî ikinci halkayı, İbn Kemmûne (ö. 683/1284) üçüncü halkayı, Kutbüddîn Şîrâzî (ö. 710/1311) ise dördüncü halkayı oluşturur. Dolayısıyla Şehrezûrî, başta Hikmetü’l-İşrâk Şerhi olmak üzere yazdığı eserler aracılığıyla İşrâkî geleneği sonraki nesillere aktarmada önemli bir rol oynamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87baa6c-4670-4c0d-8c69-b8d2f4fd34f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstad Dedi ki</image:title>
            <image:caption>MÖ 551 ile 479 yılları arasında yaşamış olan Konfüçyüs (Kung-fu-tzu ya da Üstad Kung) önce filozof, sonra hoca ve ayrıca toplumsal yenilenmeyi sağlayan bir devlet adamıdır. Gerek teorik düşüncelerini gerekse de tecr übelerini aktararak halka önderlik etmiştir. Halkın sevgisini kazanmış, çok sayıda öğrencisi olmuştur.

Öğrencileri tarafından Konfüçyüs’ün sohbet ve konuşmalarından derlenen Üstad Dedi ki’de filozofun gündelik hayata, devlet yönetimine, geleneklere, ahlaka, erdemlere ve bugün de toplumsal yaşamın ayrılmaz parçası olan çeşitli konulara dair düşünceleri toplanmıştır.
Filozofun açık, sade ve güzel bir üslupla aktardığı öğretisinin günümüze de ışık tutacağı kuşkusuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a00fda-6406-49ce-8046-5f1b82063cd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Siyaset ve Kültürel Çeşitlilik</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de kültürel yapı, tarihselliğinin ürünü olarak çeşitli ve çok katmanlıdır. Cumhuriyet döneminin Kemalist siyaset anlayışı, bu çeşitliliği yansıtacak bir zemin inşa edemediği gibi, kendisine muhalif siyasal hareketlere de izledikleri yol bakımından ilham vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ad4a0fd-3df6-42ad-a209-5cef4c0f1b40.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kültürel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca, hayat tecrübemizin en soyut, geçici ve anlaşılması güç fenomenlerinden biri olan zamana bir düzen dayatıp ölçeklendirmeye yönelik karşı konulamaz bir ihtiyaç hissettik. Özellikle yeni binyılın başlangıcından itibaren, zamanın doğasına duyduğumuz hayranlık ve onu tanımlama girişimlerimiz yeni seviyelere ulaştı. Bedenlerimiz, makinelerimiz ve yıldızlarla ölçtük onu. Günümüzün modern dünyasında, doğanın algıladığı zamanı parçalara ayırdık, düz bir çizgi hâline getirdik ve anlaşılmaz bir hâl alana kadar uzattık.

Peki tüm bu çabaya rağmen takvimlerimiz ve saatlerimiz gerçekte neye hizmet ediyor? Takvimimizin antik ve “ilkel” halkların kullandıklarından ne farkı var? Bugün, yirmi birinci yüzyılda; zamanın doğallıkla atan nabzından, atalarımızın olduğundan daha mı uzaktayız?

Anthony Aveni, zamanı algılama, tanımlama ve ölçme biçimimizi; astronomiden biyolojiye, mimariden teolojiye çeşitli disiplinler çerçevesinde tarihsel bir bakış ile ele alıyor.

“Üst düzey bilim ve iyi üslubu bir araya getiren eşsiz bir eser. Hayatlarımız, hatta atalarımızın hayatları; ustalıklı takvimler tarafından düzenlendi. Yalnızca aynı zamanda antropolog ve arkeolog olan bir astronom, böyle karmaşık bir meseleyi bu derece iyi bir üslupla anlatabilirdi.”- Michael D. Coe (Antropoloji Profesörü – Yale Üniversitesi)

“Hiç kimse, bizlerin ve atalarımızın zamanın ipliğine bağladığı anlam düğümlerini çözme konusunda astronom Anthony Aveni’den daha donanımlı olamazdı. Bu kitap, tüm geçmişimizi ve akıp giden zamanın zihinlerimizde bıraktığı izi, bir kol saatinin saniyelik hareketinin ilgi uyandırıcılığı ve dijital bir okumanın netliği ile keşfediyor.” - E. C. Krupp (Griffith Gözlemevi ve Planetaryum Direktörü)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dec44e5-b580-4031-80c4-72f15daa079b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebaste - Phrygia (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sebaste (Phrygia)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe4dd22-7fab-494c-a2d3-ef946187a405.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkesin Şarkısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çok yüksekteki, küçücük bir pencereden yumuşacık bir nağme duyuldu. Bir melodi, bir şarkı, çok hoş bir ses. Rüzgâra karışıp şehre indi. Bu şarkı yaşlıları genç, yalnızları mutlu hissettirdi. Tüm kasabayı neşeye boğdu, iyilik yapmak için heveslendirdi. Şarkıyı kimin söylediğini kimse bilmiyordu, ancak bildikleri şey şarkının onlara iyi geldiğiydi. Ta ki bir gün şarkı susana dek. Kasaba halkı ne yapacaktı? Bunun kararını vermek yine onlara bağlıydı... Herkesin şarkısını kurtarmanın bir yolunu bulabilecekler miydi? 
 
Bu mükemmel, şiirsel hikâyeyle ilk resimli kitabını ortaya çıkaran Lucy Morris; müziğin getirdiği neşeyi, birlik olmanın önemini ve küçük inceliklerin güzelliğini herkese tanıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4392304e-eed2-4fba-a60e-71d0cb2e65b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamaklar</image:title>
            <image:caption>“Seni bağışladım. Artık sen de benim gibi yalnızsın. 
Seni affettim. Artık ben de senin gibi yalnızım.” 
 
 
Aynı düşüncelerle aynı yöne bakıp aynı şeyleri hissederken bile yalnızlığın ağırlığından kurtulamayan Kenan ve Füsun, geçmişin kırıklarını onarıp hayatın çatlaklarını kırılgan bir inançla doldurmaya çalışırken birbirinde teselli bulamamanın çaresizliğiyle yüzleşiyor. Berikinin hikâyesinden sızan acı ötekinin ayağına dolanıyor; ötekinin ruhunu kemiren hasret berikinin kanadını kırıyor. Sevmek yetmiyor; koca dünya bir ev, iki eksik bir tamam etmiyor: Her tanrı bir gün gömülüyor. 
 
Caner Almaz, beraber yürünen yolların, bugünün ilacını geçmişte arayanların, herkesten çok kendisiyle konuşanların, hevesleri korkularında boğulanların, mağdur edildikçe zalimleşip bağışladıkça kendine kalanların hikâyesine taze bir nefes katıyor ilk romanıyla: “Nasıl oluyor bu yaşamaklar, insanlar hayatı nasıl atlatıyor?” 
  “İçim ağrıyordu, bunu kimseye anlatamazdım. İş çıkışı anneme uğradım. Yatağında bir tüy gibi, öylesine narin yatıyordu. Baş ağrılarından şikâyet etti. ‘Anne,’ dedim, ‘Füsun gitti.’ Bana uzun uzun baktı. Öyle şefkatle baktı ki ağlayasım geldi. ‘Gitmemiştir oğlum, içinde bir yerlere saklanmıştır. Öyle kolay gidilir mi?’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e71c8e7c-fbc2-437b-8d37-155f88e63480.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutkunun Sessiz Çığlığı</image:title>
            <image:caption>&quot;Fedolya’ya ya da bir başka kümeye ait değildi. Kendine aitti ve bu, cesaret gerektiren bir durumdu. İzole edilmiş bir yaşam layık görülmüştü ona. Dayatılmıştı da. Tespitlerini, tutkularını bir kenara bırakması istenmişti. Bunun için zorlanmıştı. Tüm bu çabalara rağmen, ne yazık ki kendinden bekleneni verememiş, kümesel yaşama ayak uyduramamıştı.&quot; 

İlk romanı Hayal Avcısı ile edebiyat dünyasına adım atan yapan Cengiz Zıypak, ikinci romanı Tutkunun Sessiz Çığlığı ile bireysel bir çırpınışın nelere mal olabileceğini, nasıl zaferle sonuçlanabileceğini, her yaştan okurun beğenisini kazanacak bir anlatım diliyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94036dc1-9e5b-41a8-89e0-c980482d8e3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelleşiyorum</image:title>
            <image:caption>İnsanlık var olduğundan bu yana arayış içindedir. İnsanlık
hakikati arar ve içinde var olan bu arayış ölene dek
devam eder. Hakkı ve hakikati ararken yoldan çıkmak,
iyi ve kötünün yoldan ayrılmasına benzer. Bunu hırs ve
ve azim duygularına benzetebilirsiniz. İnsanlar azmettikleri
her şey için bir bedel öderler. Hırslarına gafil olan
hiç kimse bedel ödemez. Ödemedikleri her bedeli bir
başkası öder. Sonuçta da akıl ve ruh sağlığı, hatta birtakım
sağlıkta bozgunculuğa sebep olur.
Unutmayın, vücudunuzdaki tüm bakımları yapabilseniz
bile ruh sağlığınızdaki sıkıntıları çözebilmek için hayatı
farklı açılardan ve perspektiflerden görebilmek gerekir.
Belki de aradığınızı bulabilmek için başka yerlere
bakmanız gerekiyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d838975-f754-43aa-9508-3049b183c656.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlü Edebiyat Gözlemleri</image:title>
            <image:caption>Pertev Naili Boratav (1907 Gümülcüne, Darıdere [Zlatograd-Bulgaristan]-1998 Paris) 

P. N. Boratav&apos;ın bu kitabı, “Observations préliminaires (Littérature orale)” L’Épopée et la “ḥıkāye”; Le conte et la légande; Les proverbes; Les devinettes; La poésie folklorique; La Littérature des ‘āšïq başlıklı Fransızca yazılarının çevirisidir.  Kitaba, ilk yazının başlığının adı verilmiştir. 

“Türk halklarının sözlü edebiyatı, farklı türleri ve biçimleri çerçevesinde ve tüm karakteristik özellikleriyle, sadece, hâlâ varlığını sürdüren gelenekteki çağdaş örneklerine ve en erken geçen yüzyılın başlarında itibaren filologlar ve halkbilimciler tarafından derlenmiş, yazıya dökülmüş, çevrilmiş ve çözümlenmiş metinlere bakılarak incelenebilir. Ama bu durumda bile mesele, her zaman, düşünüldüğü kadar basit değildir. Masallar, atasözleri, bilmeceler, ninniler, tören veya iş türküleri gibi sıradan insanların ağzından derlenen metinler incelenmek istendiğinde, elbette hiçbir sorun yoktur.  Bir hikâye söz konusu olduğundaysa mesele karmaşıklaşır.... Sözlü halk edebiyatı -en azından ortaya çıkışlarının bir kısmında- bu doğal belirsizliği barındırırlar; sözlü halk edebiyatının bir ayağı folklorda bir ayağı da tam anlamıyla edebiyattadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/690acf55-e672-4a32-8695-f9a0caf48d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Monadoloji</image:title>
            <image:caption>Doksan paragraflık küçük bir kitapçık olan Monadoloji, bize, Leibniz felsefesinin özetini sunar. Descartes’la başlayan, varolanı töze indirgeyip sonra da tözden, tözün çeşitlerinden sözeden felsefe görüşleri, yerlerini, Leibniz’de bilmenin öne çıkmasıyla birlikte, tözü artık varlıkla değil bilmeyle ilgisinde ele alan felsefe görüşlerine bırakacaklardır. Monadoloji, felsefe tarihinde, töz kavramına ilişkin bu kırılma noktasının bulunacağı kitapçıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24228225-3f43-42f6-9feb-0fd1a9dbff7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kambriyen Patlaması</image:title>
            <image:caption>Başlangıcı günümüzden yaklaşık 540 milyon yıl öncesine uzanan Kambriyen dönemi, yeryüzündeki hayvan yaşamının olağanüstü biçimde çeşitlendiği bir zamana denk gelir. Bu dönemin başlarında gözlenen, daha önceki dönemlerdekilerle karşılaştırılmayacak denli morfolojik, anatomik yeniliklerle karakterize edilen bu olağanüstü çeşitlenme Kambriyen Patlaması olarak adlandırılmıştır. Jeolojik olarak son derece kısa bir zaman diliminde, 10-15 milyon yıllık süre zarfında gerçekleşen bu çeşitlenme ile günümüzdeki hayvan gruplarının hemen tamamının kök ataları evrimleşmiştir. 

Kambriyen Patlaması: Yaşamın Tarihindeki Büyük Devrim, gezegenimiz yaşam tarihindeki bu olağanüstü döneme odaklanıyor. Elinizdeki kitap kambriyen patlamasına ilişkin olguları özetle vermesinin yanı sıra, bu devrime ilişkin neden açıklamalarının jeoloji, paleontoloji, evrimsel gelişim genetiği ve ekoloji ile harmanlanan modern resmini de kısaca aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db95d7a-6731-40c3-a3e0-ec41919d1e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaten Yoktular</image:title>
            <image:caption>Yazar Oğuz İnel filozof Slavoj Žižek’in düşünce ve metinleriyle bir diyaloğa giriyor bu kurmaca söyleşide: Sorular, bağlantılar ve örneklerle hem Lacan düşüncesini hem kendi düşüncesini açmaya sevk ediliyor Žižek. İki oturum olarak tasarlanmış kitapta  ilk bölümde arzu, gerçek ve özgürlük gibi kavramlar üstünde durulurken, ikinci bölümde salgın, din, terör ve demokrasi gibi güncel ve siyasal meseleler ele alınıyor. 
 
Žižek’i okumak ve yeniden okumak isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffeaf8a2-e551-47ad-8987-059f1cff242c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik</image:title>
            <image:caption>Karabibik yalnızca “gerçekçilik” anlayışının Türk edebiyatındaki ilk başarılı örneklerinden biri olmasıyla değil, köyün ve köylünün konu edildiği ilk yapıtlar arasındaki ayrıcalıklı yeri ile de her zaman önemini koruyacak bir kitaptır. Kitabın başında yer alan önsöz, çoğu araştırmacı tarafından, realizm ve natüralizmin edebiyatımızdaki ilk bildirisi sayılmaktadır. Nabizade Nâzım’ım bu yapıtından önce de Anadolu’ya, köye ve köylüye yönelme denemesi sayılabilecek birkaç örneğe rastlansa bile yaşantısı, kültürü, birbirleriyle ilişki ve iletişim biçimleri, düşünce ve duygu dünyaları, sorunları ve elbette diliyle köylüyü, köyü asıl anlatan kitap Karabilik’tir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1938400b-e8a6-4a60-8b18-730d5379bb2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Senfonisi - Eylül</image:title>
            <image:caption>Aşk belleğimizde yer eden, bizi derinliklere iten duyguların büyüleyici serüveni. Yaşamın renk cümbüşünde aşka biz olmayı dâhil ederek sevinç ve hüzünlerde insani duygularla kanatlanmış sözcüklerin biricik dünyasında yolculuk. Saniye Gündüz Yıldırım’ın bu sanatsal çalışmasında aşkın yanı sıra bir kadının ince ruhuyla tabiat, çocuk, anne, yalnızlık, özlem ve emeğe dair enfes şiirlerinin de duygu dünyasına girme fırsatı bulacaksınız. Sanat eğer bir arınma/arındırma ve farklı bakabilme ve hissettirebilmeyse işte bu şiirler tam sizin ruh dünyanıza göre. “Aşk Senfonisi Eylül” okuyarak, düşünerek, ve hissederek anlam katmanlarını genişletmek üzere sizi edebiyat ve sanatın kendi eşsiz ve sonsuz dünyasına davet ediyor… 
                                                                                                                               Editör’den</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b4a24f-423a-4ac2-b2f6-635e748e4c46.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatında Batılı roman anlayışına uygun ilk edebî eserin İntibah olduğu, edebiyat tarihçileri ve eleştirmenler tarafından kabul edilmektedir. Namık Kemal’in Magosa’da sürgünde iken, 1873-1875 yılları arasında Son Pişmanlık adıyla yazdığı bu roman, sansüre uğrayarak İntibah yahut Ali Bey’in Sergüzeşti adıyla (“Ali Bey’in sergüzeştini hâvîdir” açıklamasıyla) 1876’da yayımlanır. Roman; konusunun bir ölçüde toplumsallığı, yer ve kişi ögeleri ile betimlemelerindeki gerçekçiliği, olay örgüsünde görülen inandırıcı olma çabası, kimi zaman psikolojik çözümlemelerin öne çıkması, teknik yönden modern anlayışa uygun yanlarının bulunması gibi özellikleriyle Türk romancılığında yeni bir yolun açılmasına öncülük etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61daf05f-d0b2-42d0-8172-f7290ee8d6fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Afganistan</image:title>
            <image:caption>Afganistan denilince, savaşa, çatışmalara ve işgalcilerine odaklanmak, ülkenin halkını ve tarihini gölgede bırakıyor. Bu ülke ve halkı, repliklerini başkalarının söylediği uzun soluklu uluslararası bir dramada, belli belirsiz bir dekora dönmüş durumda. Afganlar bu dramada sürekli yerleri ikame edilen, elleri silahlı bir koro gibi rol alıyorlar. Elinizdeki bu kitap dramayı farklı kurguluyor. Ülkeyi ve ülkenin siyasi dinamiklerini anlamak için Afganlar bu kitabın başrolünü oynuyor. 18. yüzyılın ortasında siyasi bütünlüğe kavuşan bu çileli ülkede yöneticilerin siyasi meşruiyeti nasıl elde ettikleri ve ülkeye nasıl düzen getirdikleri ya da getiremedikleri sorusu irdeleniyor. Boston Üniversitesi antropoloji profesörlerinden Thomas Barfield’in Afganistan’da geçirdiği uzun yıllardan sonra kaleme aldığı bu eserde, Afganistan’ın aşiret yapıları, yabancı istilalarının sebep ve sonuçları hakkında tahliller yaptığı gibi ülkenin geleceği hakkında öngörülerde bulunmaktan da imtina etmiyor. Türkiye’de Afganistan ve Orta Asya literatüründe yeni bir saha açacak Afganistan, Politik ve Kültürel Bir Tarih, bir kadim ülkenin nasıl İngiliz, Sovyet ve nihayetinde Amerikan imparatorluklarının “mezarına” dönüştüğünü merak eden her okur için önemli ve değerli bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e80544-cd13-432a-bcd9-26a68499120a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanehalkı Borçlarını Silin</image:title>
            <image:caption>Johnna Montgomerie, kendinden önceki borç eleştirilerinin aksine borcu ve krediyi bizatihi kötü bir şey olarak ele almamakta fakat doğru ve yerinde kullanımla iyiye hizmet edebileceğini öne sürmektedir. Dolayısıyla bu kitaptaki önerisi, yalnızca borçla cebelleşen insanlar için değil borca batmış ekonomi için bir rahatlama ortamı yaratmak adına finansal sistemin sunduğu mekanizmaların kullanılmasıdır. Hanehalkı borçlarının silinmesi ve kredinin kamu yararına uygun kılınması, ödül ve servet kadar risk ve zararın da borçlu ve alacaklılar arasında eşitçe paylaşıldığı yeni bir ekonomi inşa edecektir. Elinizdeki kitap, hanehalkı borcunun yakıcı bir toplumsal mesele hâline geldiği bir zamanda neler yapılabilir sorusuna radikal olduğu kadar somut bir çözüm önerisi sunmaktadır. Kitap, sade ve anlaşılır üslubu ile genel okuyucu kitlesine de hitap etmekte ve bugün hemen herkesin hayatında önemli bir iz bırakan borç meselesinin kara kutusunu açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9e39e20-7d40-454a-88f7-ed99e22526fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Pendname</image:title>
            <image:caption>Dünyada kimin itibarlı olduğunu bilir misin? Bakışı temiz olan kişi. Bu devran insana vefâlı olmaz; zulmeder, sevgiyle işi yoktur. Üzüntü gününde seninle beraber olanı sevinç gününde de sor, mutlaka. Nimet gününde biriyle alakadar olursan, dert gününde sana yardımcı olur.

Horasanlı meşhur şair ve mutasavvıf Ferîdüddîn-i Attâr’ın (ö. 1221) kaleme aldığı ve ülkemizde Pendnâme ve Pend-i Attâr adlarıyla anılan elinizdeki bu öğüt kitabı, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde büyük alaka görmüş klasik eserlerden biridir. Aslı Farsça olan Pendnâme, klasik bütün kitaplarımız gibi yüce Allah’a hamd u niyaz ve Peygamber Efendimizi övmekle başlayarak, özellikle genç yaşta öğrenilip hayat boyunca uygulanması gereken kuralları ve alışkanlıkları belirli başlıklar altında işlemektedir. Eserde olgun insan ve erdemli toplum hedefi için açıklanması gerekli görülen hususlar, dini kaynaklara ve geleneğe dayalı olarak sıralanmaktadır. Dokuz yüz kadar beyit içeren ve mesnevi nazım şekliyle kaleme alınan bu eser, aynı zamanda bir görgü kuralları kitabıdır. Bu özelliğiyle Pendnâme; nasîhatnâme, siyâsetnâme ve ahlak kitapları arasında anılmaktadır. Eser okunurken, geçmiş asırlardaki tercihler ve hayat şartları hatırda tutulmalıdır. Anadolu’dan Hindistan’a kadar İslam dünyasında asırlarca ellerde dolaşan; Türkçe başta olmak üzere Arapça, Hintçe/Urduca, Fransızca, Latince, İngilizce, Almanca ve bazı başka dillere de tercüme edilmiş olan Pendnâme, nasîhatnâmelerin İslâm kültür coğrafyasındaki en meşhur örneklerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60dc66c6-c1f0-4d57-af8d-9676e2df192f.jpg</image:loc>
            <image:title>Geveze</image:title>
            <image:caption>YILIN EN İYİ KİTABI seçkilerinde 
WASHINGTON POST • BBC • USA TODAY • CNN • KIRKUS • BEHAVIORAL SCIENTIS 
 
Benzersiz bir becerimiz var: iç sesimiz. Hedeflerimize ulaşabilmemizi, yaratabilmemizi, mutlu anlarımızı zihnimizde tekrar tekrar yaşayabilmemizi ve kim olduğumuzu tanımlayabilmemizi ona borçluyuz. Ama bu bilgelik kaynağı, en çok ihtiyaç hissettiğimiz anlarda en acımasız düşmanımıza dönüşebiliyor. Acı veren duyguları aklımıza sakız yapıyor, utanç dolu anlarımızı zihnimizde tekrar tekrar canlandırıyor, bizi düşüncelerimizin kıskacından kurtarmıyor, aksine sinsi bir şeyin doğmasına yol açıyor: dırdırcı iç ses. 
 
İç sesin hem yardımsever bir süper güç hem de bizi yaralayan yıkıcı bir kriptonit olmasının yarattığı kaçınılmaz gerilim, insan zihninin en büyük bilmecelerinden biri. Peki yok mu onu dizginlemenin bir çaresi?     
 
Ödüllü nörobilimci ve psikolog Ethan Kross büyük yankı uyandıran kitabı Geveze’de sayısız vaka ve araştırmadan yararlanarak, iç sesi dizginlemek için bir dizi araca sahip olduğumuzu gösteriyor. Aslında hep gözümüzün önünde olan ama farkında olmadığımız; kullandığımız sözcüklere, anlattığımız hikâyelere, sevdiklerimizle yaptığımız konuşmalara, alışkanlıklarımıza, hatta bazen tuhaf ritüellerimize gizlenmiş araçlar. 
 
Etkileyici, sürükleyici, aynı zamanda da özgün bakış açıları ve ipuçlarıyla dolu Geveze, kendinizle yaptığınız konuşmaları sonsuza dek değiştirecek ve daha mutlu, daha üretken bir yaşam sürmenize yardımcı olacak bir kitap. 
 
&quot;Çığır açıcı.&quot; 
Susan Cain 
 
&quot;Başyapıt.&quot; 
Angela Duckworth</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb44643-c1a3-4b6a-9387-5ba0513ca2e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılanbalığının Yolu</image:title>
            <image:caption>34 Dile Çevrilen Uluslararası Çoksatan 
 
2019 August Ödülü * 2020 Goodreads Okur Ödülleri Adayı * 2021 Carnegie Madalyası Adayı 
 
 
Patrik Svensson yılanbalığı tutmayı küçük yaşta babasından öğrenmişti. Baba oğul saatler bazen günlerce, birlikte ama sessizlik içinde, bilinen en gizemli yaratığın peşine düştüler. 
Doğabilimlerinde anıldığı şekliyle “yılanbalığı sorusu”, Aristoteles’ten Freud’a pek çok parlak zihnin çözmeyi deneyip başarısız olduğu, yaşama dair en büyük muammalardan biri. Bugüne dek hiç kimse yılanbalıklarını çiftleşirken görmedi ve hiç kimse onların neden sadece Sargasso Denizi’nde doğduklarını ve okyanuslar aşıp binlerce kilometre yaptıktan sonra neden ölmek için yine aynı denize döndüklerini öğrenemedi. 
Peki yılanbalığının bu döngüsel yolculuğu insanın anlam arayışı hakkında ne söyleyebilir? Ne kadarını bilmek mümkün: bir yılanbalığı veya bir insan hakkında? 
Svensson yıllar sonra babasıyla anılarının izini sürmeye karar verdiğinde, aralarındaki en kuvvetli bağın peşinden gitmesi gerektiğini anlıyor. Gizem dolu yılanbalığını incelerken bir taraftan da çocukluğuna dönüyor. Bu dolambaçlı yolda yılanbalığı sorusu hayatın ta kendisine dönüşüyor: Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Bütün bu yolculuğun anlamı ne? 
İsveç’te prestijli August Ödülü’nün kazandıktan sonra uluslararası bir yayıncılık hadisesine dönüşüp otuz dört dile çevrilen Yılanbalığının Yolu, sırlarla dolu bir hayvanın ve arayışla geçen bir yaşamın birbirlerine dolanarak oluşturdukları çarpıcı, büyüleyici bir masal. 
 
YILIN EN İYİ KİTABI seçkilerinde 
 Washington Post • Time • Amazon • Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f65c95c-101b-42c6-adcc-cf34c536f759.jpg</image:loc>
            <image:title>Neyse O</image:title>
            <image:caption>Yaşadığını ve gördüğünü tüm çıplaklığı ile şiire dönüştüren Asena Kahraman NEYSE O diyerek son noktayı koymuştur. 
 
Oldukça sade bir dille kaleme alınan şiirlerin kısa ve öz olması akıcılığı sağlamıştır. 
Kendi yorumunu fazla katmayan şaire bende katılıyorum ve NEYSE O diliyorum. 
Asena Kahraman’ın ilk denemesi olan bu kitabı zevkle okuyacağınızı umarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68aa2d16-a7dd-4d86-836f-26da15c00c60.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Mevsimde Üç Bahar</image:title>
            <image:caption>Hatıralar perde perde 
Yedi yirmi dört her yerde 
Dostlar çağırır gel der de 
Ben kayıtsız kalır mıyım 
 
Kalmadım tabii elbette 
İşi bağladım niyette 
Sıra şimdi harekette 
Ben sizlersiz olur muyum 
 
Sevgimiz bir saygımız bir 
Üzüntümüz kaygımız bir 
Düşüncemiz duygumuz bir 
Başka hava solur muyum 
 
Özledikçe gözüm seyer 
Ne çok özlemişim meğer 
Ölmez sağ çıkarsam eğer 
Bağlasalar durur muyum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ac249d6-3d16-439d-b785-174bc809b6e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrika Seyahatlerim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Hâlden anlamak için insanlığın hâllerine 
şahit olmak gerek. Yurt dışı yolculukları benim için, insanlık tecrübelerine şahitlik edip sorumluluklarımızı yeniden hatırlamak demek. 
 
Dünya üzerinde gidip gördüğüm her ülke, 
göz göze geldiğim her insan, bana aslında ‘öteki’yi değil, yakınlıkları anlattı. Yunus Emre’nin 
‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz’ diyerek tüm dünyaya miras bıraktığı öğüdün mahiyetini billurlaştırdı. 
 
Afrika seyahatlerim, benim için kapağı kapanmayacak, ömrüm vefa ettikçe yeni satırlar eklenecek bir defter. 
Bu defterin temiz sayfalarına, Afrika’ya dair huzur ve refah dolu satırların yazılmasını içtenlikle arzu ediyorum.” 

Emine Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5acc70d5-52d0-41a7-9085-d4728cbfd001.jpg</image:loc>
            <image:title>Etik, Hukuk ve İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap farklı tarihlerde ve farklı kurumlarda Hocanın öğrencisi olmuş, birçoğu onun danışmanlığında tez yazmış, kimileri bugün kendi alanlarının en iyileri arasına girmiş kişilerin yazılarından oluşuyor. Yazıların bir kısmı İoanna Kuçuradi’nin değerler, etik, sanat felsefesi ve insan haklarıyla ilgili görüşlerini inceleyen, bir kısmı onun görüşlerini başka filozofların görüşleriyle karşılaştıran, bir kısmı ise onun görüşlerinden hareketle günümüz teorik veya pratik sorunlarını ele alan özgün incelemelerdir. Hepsinde ortak olan şey ise, Hocanın felsefe yapma biçiminden veya onun görüşlerinden şu ya da bu biçimde etkilenmiş olmaları ve kendi uzmanlık alanlarında karşılaştıkları teorik veya pratik sorunların çözümünde onlardan yararlanmalarıdır. 
 
Etik, İnsan Hakları, Hukuk Felsefesi ve Sanat Felsefesi olarak dört bölümden oluşan bu kitap, Sevgi Şahintürk, Nebil Reyhani, Nazile Kalaycı, Berfin Kart, Zuhal Kişin Köseoğlu, Özge Yücel Dericiler, Elif Dilan Kara, Yunus Düger, Aris Abacı, Elif Şahin Hamidi, Gülriz Uygur, Nadire Özdemir, Zeynep İspir, Bülent Altun, Olcay Karacan, Damla Alver, Çetin Türkyılmaz, Türkân Soman Çelik ve Ozi Huntürk’ün yazılarını biraraya getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85633334-f1b4-4793-9dda-8322117ca310.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Geometri Föy Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Sevgili Öğrenciler, 

Soru bankamız geometri konularının öğrenilmesi ve pekiştirilmesi için adım adım hazırlanan föylerden oluşturulmuştur. 
Her föy konu bazlı hazırlanmış olup içinde 4 adet test bulunmaktadır. 
Her föyde &quot;Öğreten&quot; ve &quot;Kazandıran&quot; sorulara yer verilmiştir. 
&quot;Net Artıran Testler ’de yeni nesil sorular yardımıyla bölümlerin pekiştirilmesini amaçladık. 
Ayrıca bazı föylerde &quot;Sınavda Böyle Sorulur&quot; başlıklı çözümlü sorular yardımıyla çalışmalarınıza katkı sunulmuştur. Kitabınızı yanınızda bulundurmadan istediğiniz konuyla ilgili föyü alıp, çalışma kolaylığı sağlayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceff2157-4944-4684-ac14-936f2ee39536.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Matematik Föy Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Sevgili Öğrenciler, 
Soru bankamız matematik konularının öğrenilmesi ve pekiştirilmesi için adım adım hazırlanan föylerden oluşturulmuştur. 
Her föy konu bazlı hazırlanmış olup içinde 4 adet test bulunmaktadır. 
Her föyde &quot;Öğreten&quot; ve &quot;Kazandıran&quot; sorulara yer verilmiştir. 
Ayrıca bazı föylerde &quot;Sınavda Böyle Sorulur&quot; başlıklı çözümlü sorular yardımıyla çalışmalarınıza katkı sunulmuştur. Kitabınızı yanınızda bulundurmadan istediğiniz konuyla ilgili föyü alıp, çalışma kolaylığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ec41735-5bc8-448f-bd25-bc2a4f41bcf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatin Anlamı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>William James (1842-1910): Pragmatik felsefe okulunun kurucusu olan William James, aynı zamanda bir psikolog ve eğitimciydi. Öğrenimini Avrupa’da Almanca ve Fransızca yaptı. 1869 yılında Harvard Üniversitesi’nden tıp doktoru olarak mezun oldu, ancak doktorlukla uğraşmadı. Daha sonra aynı üniversitede psikoloji dersleri vermeye başladı. Epistemoloji, eğitim, metafizik, psikoloji ve din konularıyla ilgilendi. Ders kitabı olarak yazmaya başladığı Psikolojinin İlkeleri 1890 yılında yayımlandığından beri hem psikoloji hem de felsefe alanının anıtsal eserleri arasında yer aldı. James’in kendi deyimiyle “hakikat sorunuyla doğrudan alakalı” yazılarının hepsini topladığı Hakikatin Anlamı ölümünden bir yıl önce, 1909’da yayımlandı. Hakikatin Anlamı’nda James’in Pragmatizm eserinden önce kaleme aldığı aynı konudaki dokuz makalesiyle, Pragmatizm’e yönelik eleştirilere cevap mahiyetindeki altı yazısı kronolojik sırayla yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/256380c1-5a20-4bac-b31c-426e9793053c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yan Yana - Deniz Üçlemesi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yan Yana, Nobel ödüllü yazar William Golding’in Deniz Üçlemesi dizisinin ikinci kitabı. Genç İngiliz aristokratı Edmund Talbot artık bambaşka bir toplum haline gelmiş geminin Avustralya yolculuğunu kaydetmeyi sürdürüyor. Talbot bu kez kendisi için yazmakta ve savaş, aşk, doğa karşısındaki kırılganlığını gizlemeden ortaya koymaktadır. Herkesçe bilinen sırların inşa ettiği bu yeni toplumu dışarıdan gözleyen bir ayrıcalıklı değil, o toplumun yavaş yavaş yükselen bir üyesidir. Toplumun yaşantısı ise okyanus ortasında rastlanan beklenmedik bir komşunun gelişiyle bambaşka bir ritim kazanacaktır. Yazar Golding, denizcilik konusundaki bilgisini insanın en çetin koşullarda benimsediği stratejilerle harmanlayarak gerilimi artırıyor bu yapıtında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9249d234-fd3f-4859-bd74-8dc5b897c0e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bu eserin edebiyatımızda ve bütün hayatımızda devam edip giden neticeleriyle karşılaştığımız hissî edebiyata yol açtığını bir daha tekrarlayalım.” 
                                                                                                                                                  Ahmet Hamdi Tanpınar 
Namık Kemal’in Magosa’da sürgündeyken yazdığı Zavallı Çocuk, dönemin popüler konularından gençlerin rızaları dışında evlendirilmelerini, ailelerin çocuklarının hayatlarına müdahale etmelerinin acı neticelerini ele alır. İlk kez 1874’te Güllü Agop’un Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenen Zavallı Çocuk, birbirini seven iki gencin trajik hikâyesiyle ve taşıdığı duygusal yoğunlukla sonradan yazılacak pek çok eser için de ilham kaynağı olmuştur. 

Namık Kemal (1840-1888) Gazeteciliğiyle toplumun fikirlerine yön veren, yazarlığıyla yeni edebiyatın kapılarını açan, mücadelesiyle Meşrutiyet’e ivme kazandıran fikir adamı, yazar ve en bilinen yönüyle vatan şairidir. Onda her şey hürriyet fikri ve vatan sevgisiyle başlar, neredeyse bütün uğraşları bu ikisi üstüne kurulmuş ve gelişmiştir. Erken yaşta annesini kaybedince çocukluk ve ilk gençliğini büyükbabasıyla ve onun görevi nedeniyle –Sofya’dan Kars’a– yurdun çeşitli yerlerinde geçirir. İstanbul’a geldiğinde edebiyat çevrelerinde dikkat çeker ve dönemin ünlü şairleriyle tanışır, özellikle Şinasi’nin fikirlerinden etkilenir. Tasvir-i Efkâr’la başladığı gazetecilik hayatı Hürriyet, İbret, Diyojen gibi yayınlarda devam eder. Siyasetten hukuka, felsefeden edebiyata pek çok alanda yazdığı makaleleriyle fikir dünyasına; roman, şiir, tiyatro ve tarihi biyografi türlerindeki eserleriyle yeni edebiyata öncülük eder. İstanbul’dan defalarca uzaklaştırılıp sürgüne gönderilir. Yine de yazmaya; mektuplarıyla, gazete yazılarıyla, eserleriyle çağdaşlarına yol göstermeye ve halkına ulaşmaya devam eder. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38d7265e-112c-4f4c-9682-f8864010f207.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Öğretmen Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Arkadaşım Filiz Öğretmen, ilkokulda öğretmenlik yapıyor. Ben henüz anaokulundayım. Bugün Filiz Öğretmen’le birlikte okula gideceğiz. Tüm günü 2-A sınıfıyla geçireceğim. İlkokul hakkında sorup öğrenmek istediğim o kadar çok şey var ki! Çocuklar bu öyküde heyecan verici öğretmenlik mesleği ve ilkokulla ilgili ilk izlenimlerini edinecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ea4f54-43db-485f-af00-62e944e93001.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Konser</image:title>
            <image:caption>Benek şarkı söylemeyi çok seviyordu. Bütün gün şarkı söylüyordu. Aslına bakarsanız, sadece uyuduğu zaman şarkı söylemiyordu! 
Benek’in arkadaşlarına şarkı söylemek için çıktığı bu eğlenceli yolculuğa sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2398b40-2e1c-413a-984b-baac4a4d6a99.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Kaşifler - Bitki Avcısı Lola</image:title>
            <image:caption>KEŞFE ÇIKMAYA HAZIR MISIN? 
Kutup ayısı Lola balta girmemiş ormanlarda olağanüstü bir yolculuğa çıkıyor. Gezegendeki en nadir bitkilerin peşine düşen Lola’yı hiçbir zorluk durduramayacak. 
Sen de Lola’nın serüvenine katıl ve sonra gerçek bitki avcılarının insana ilham veren yaşam öykülerini oku. 
BAKALIM BU SERÜVEN SENİ NERELERE SÜRÜKLEYECEK?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1fbab49-248c-470f-b7d8-3566b94edad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Homurtu Tekneleri</image:title>
            <image:caption>Emma’nın suratı çok asık, homur homur homurdanıyordu. Kendisine bebek muamelesi yapılmasından hiç hoşlanmıyordu. O da ağabeyi Tom’la birlikte Korsanlar Partisi’ne gitmek istiyordu. Ama gidemedi. Hıh! Neyse ki Büyükanne, Emma’nın aksiliğini nasıl geçireceğini gayet iyi biliyor… Homurtu Tekneleri, doğanın ve büyükannelerin kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlamak konusunda ne kadar marifetli olduklarını harika bir öyküyle hatırlatıyor hepimize…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c234087-d207-470b-9997-d3a74e77cc06.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgili Zürafa</image:title>
            <image:caption>Minik Gofri’nin de küçük boynuzları var sürüdeki herkes gibi 
Burnu, uzun boynu, yelesi, kuyruğu, yerli yerinde hepsi. Fakat derisindeki şeritler karıştırıyor ortalığı, Çünkü herkes bilir zürafaların beneklidir derisi! İyi de Gofri zürafa değilse, başka ne olabilir ki? 
Yüksek sesle okunduğunda insanı çok güldüren bu sevimli ve bol resimli kitap, kendimizi olduğumuz gibi sevmenin keyfini paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7787703-07e7-4ad9-afdb-d9e0b0301191.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep Peşimde</image:title>
            <image:caption>“Mutfakta arkamda, Salonda arkamda, Zıplarken arkamda, Düşerken arkamda.” 
 Kedicik nereye giderse gitsin, onu gizemli bir şey takip ediyor. Acaba ne olabilir? 
 
                                                                     Ödüllü yazar Sheri Radford yazdı. Gareth Llewhellin resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7029fa3-2d3a-4243-b0f3-36fb7170ad70.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Yazın Şarkısını Söyle</image:title>
            <image:caption>“Bana yazın şarkısını söyle Bak, ışıl ışıl deniz Kumlarda kovalarımız, küreklerimiz.” 
Bir mevsimden diğerine geçerken, bize dört mevsimin türküsünü söyleyen bu sevimli kitabı kaçırma. Jane Godwin’in ışıltılar saçan metnini Alison Lester’ın uçarı sulu boyalarıyla birleştiren Bana Yazın Şarkısını Söyle, günlerimizi renklendiren ve bir daha belleğimizden hiç silinmeyen değerli anları vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692ae745-a8b4-437b-afde-076620349875.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik İkna</image:title>
            <image:caption>Herkes sürekli olarak bizi bir konuda ikna etmeye çalışıyor: politikacılar, reklamcılar, medya ve en önemlisi de yakın çevremiz. Retorik sanatını doğru öğrendiğiniz takdirde konuşmaların yönünü belirleyebilir, tartışmaları kendi lehinize çevirebilirsiniz.
Terfi alırken, satış yaparken, müşteri kazanırken, bir topluluğu sizinle taraf olmaya teşvik ederken, seçimlerinizi kabul ettirirken kısacası bu kitabı hayatın her alanında kullanabileceksiniz.
Bu kitapta;
Manipüle olduğunuzu anlamayı kolaylaştıran yalan dedektörlerini
İnsanları onlarla aynı çizgide olduğunuza inandıracak şifreli dili
Farklı ikna durumlarında cümlelerin hangi zaman formunda (geçmiş-şimdiki-gelecek) ifade edilmesi gerektiğini
ve çok daha fazlasını bulacaksınız.
Dünyanın en güçlü şirketlerinde, Amerika’nın hatırı sayılır üniversitelerinde, NASA’da ve Pentagon’da ikna üzerine seminerler veren Jay Heinrichs, bu kitabında güncel ve gerçek örneklerle ikna psikolojisinin derinliklerine iniyor. Ünlü düşünürler, konuşmacılar ve hatta kurgu karakterlerle, öfkeye yer vermeden tartışırken nasıl ikna edici olabileceğinizi açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce7d245-819e-427c-b19e-13f5eb48dcc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Utangaçlık ve Sosyal Kaygı Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sosyal Durumlar Korkunuz, İstediğiniz Hayatı Yaşamanızı Engelliyor mu?
Utangaç olmak kötü bir şey değildir. Ama sosyal kaygınız başkalarıyla ilişki kurmanızı, eğitim veya kariyerinizde ilerlemenizi ya da günlük işlevlerinize devam etmenizi engelliyorsa, keyifli, doyum verici bir yaşam için korkularınızla yüzleşmeniz gerekebilir. Utangaçlık ve Sosyal Kaygı Çalışma Kitabı’nın bu yeni baskısında, bunu yapmanızda size yardımcı olmak için kapsamlı bir program yer almaktadır.
Bu çalışma kitabındaki aktiviteleri tamamladığınızda:
• Kendi kendinizi değerlendirme ile güçlü ve zayıf yönlerinizi açığa çıkarmayı
• Korkularınızı keşfetmeyi ve incelemeyi
• Değişim için kişiselleştirilmiş bir plan yapmayı
• Sosyal durumların üstüne hafifçe ve yavaşça giderek, planınızı eyleme dönüştürmeyi öğrenebilirsiniz.
Tedavi, ilaç tedavileri ve diğer kaynaklar hakkında da bilgiye yer verilmiştir. Bu programı tamamladıktan sonra etrafınızdakilerle bağlantı kurmak için donanımlı hale geleceksiniz. Kısa bir süre sonra da sosyal dünyaya aktif şekilde katılmanın tüm avantajlarının keyfini çıkarmaya başlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc255a9-0a38-43a0-bd79-38a69e1571f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Düşünce Dergisi Sayı 103 - Yaz 2021</image:title>
            <image:caption>“Bir Şey” İken “Her Şey” Olmak: Üniversitelerin Yerel, Bölgesel, Ulusal ve Küresel Arasında “Evrensel” Kalma Çabaları 
From Being “One Thing” to Being “Everything”: Efforts of the Universities to Keep “Universal” Among Local, Regional, National, and Global 
Metin Uçar 
 
Barış Çalışmalarında Sosyal Temsiller Kuramı: Gruplararası Farklılıklar ve Bağlamsal Etkiler 
Social Representations Theory in Peace Studies: Intergroup Differences and Contextual Effects 
Kübra Özkan Demir 
 
Nicolai Hartmann’ın Yeni Ontoloji Perspektifinden Ahlâkî Özgürlük Yorumu ve Kant Eleştirisi 
The Interpretation of Moral Freedom and a Critique of Kant from Nicolai Hartmann’s New Ontology Perspective 
Ziya Yavuz 
 
Kamusal Alanı Dijitalleşme Çerçevesinde Yeniden Okumak 
Re-Reading Public Sphere Within the Frame of Digitalisation 
Ceren Avcil 
 
Irkçılığın Avrupa’daki Gelişimi ve Uluslararası Hukuka Etkisi: James Lorimer Örneği 
Development of Racism in Europe and Its Effect on International Law: The Case of James Lorimer 
Murat Saraçlı 
 
Alman Anayasa Hukuku Sisteminde Dini Cemaatlerle Yapılan Din- Devlet Sözleşmeleri: Religionsverfassungsrechtliche Staatsvertraege 
Religion – State Contracts with the Religious Communities in the German Constitutional System: Religionsverfassungsrechtliche Staatsvertraege 
Muhterem Dilbirliği 
 
Bir Türk Siyaseti Okuma Biçimi Olarak Gelenekçi Yaklaşım 
Traditionalist Approach As A Way of Reading Turkish Political History 
İbrahim Buldur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/568e14a2-4fcd-4fac-97a6-ed67803233ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoppala Cumbala Tumbala, Bütün Hayırlar Buraya</image:title>
            <image:caption>“Hayır!” demekten çekinen bir çocuk olan Ada, bir sabah kendini çok hasta hissedince eve doktor gelir. Doktorun teşhisine göre Ada’da “hayır tıkanması” vardır ancak birkaç kez “Hayır!” derse bu sorun kolayca çözülebilir. Ve böylece, 
doktorun çantasından çıkan çizgili pijamalı bir fille birlikte, 
Ada’nın “Hayır!” deme yolculuğu başlar! 
İstemediğini ifade etmek ve hayır diyebilmek üzerine rengârenk, 
sımsıcak bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d9b0e67-043d-4587-80d6-157ccad62741.jpg</image:loc>
            <image:title>Cup Çiş Kaka</image:title>
            <image:caption>Bebek beziyle daha fazla rahat edemeyince, 
Annem oturttu beni koltuk gibi komik bir yere. 
Böylece başladık tuvalet eğitimine. 
Yaşasın çiş yaptım tuvalete! 
Bazen hemen gelmese de, 
Annemin çıkardığı komik seslerle Kakam da cup diye düştü içine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5d7080b-07d1-47c4-bc0b-1fc7eecc171e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Bilgi üretim yolculuğuna çıkan araştırmacılara, başlangıç noktasından varış noktasına kadar tüm araştırma süreci boyunca sistemli bir şekilde adımadım rehberlik eden bu çalışma, başta lisans ve lisansüstü öğrencilerine faydalı bir kaynak olmak üzere, aslında nitel araştırma yapan tüm araştırmacılar için hazırlanmıştır. Günümüzün değişen ve gelişen ihtiyaçları da göz önünde tutularak nitel araştırma hakkındaki pek çok konu, oldukça kapsamlı bir şekilde ve zengin güncel örneklerle desteklenerek, okuyucuyu mümkün olduğunca teorik tartışmalara boğmadan, sade ve anlaşılabilir bir dille verilmeye çalışılmıştır. Tüm nitel araştırmacılar için bir başucu kitabı niteliğindeki bu çalışma, alandaki önemli birçok güncel kaynaktan yararlanılarak mevcut bilgi teknolojisine uygun olarak hazırlanmış ve konuların ilgili tüm kesimlerce rahatlıkla anlaşılabilmesi hedeflenmiştir.
On yedi bölümden oluşan bu kitapta temel olarak araştırma problemi, veri toplama, veri analizi ve raporlama gibi nitel araştırmanın tasarımıyla ilgili tüm süreçlerin kuramsal çerçevesi ve alandaki uygulamaları güncel örneklerle tanıtılmaktadır. Ayrıca kitapta, sıklıkla kullanılan nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik araştırma, etnografi, gömülü teori, durum çalışması, anlatı araştırması ve eylem araştırması örneklerle detaylı olarak ele alınmaktadır. Kitaptaki konuların daha iyi pekiştirilmesine ve anlaşılabilmesine yardımcı olmak amacıyla da her bölümün sonunda özet yapılmaktadır.
Sosyal Bilimlerde Araştırma
Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma
Nitel Çalışmalarda Araştırma Problemi / Örnekleme / Veri Toplama /    Veri Analizi / Raporlama
İçerik Analizi
Bilgisayar Destekli Nitel Veri Analizi
Fenomonolojik Araştırma
Etnografi Araştırması
Gömülü Teori
Örnek Olay Araştırması
Anlatı Araştırması
Eylem Araştırması
Nitel Araştırmada Kalite: Geçerlilik Ve Güvenilirlik
Nitel Araştırmalarda Etik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/845ab827-dee6-45b1-8759-2797b26e088d.jpg</image:loc>
            <image:title>Resim Heykel Müzesi</image:title>
            <image:caption>Resim ve Heykel Müzesi, Türkiye’nin ilk ve tek modern sanat müzesi olarak 1937 yılında kuruldu. Güzel Sanatlar Akademisi’ne bağlı olarak Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi’nde bulunan müze, Halil Edhem’in tasarımının vücuda gelmiş haliydi. Kurum, kısa sürede ilk ivmesini kaybetti, kimi zaman yeniden canlandı, kimi zaman görünmez oldu. Ama hiçbir zaman ortadan kaybolmadı. 1990’lara kadar Cumhuriyet dönemi sanatının en önemli teşhir ve temsil alanı oldu. Bu kitap, kurulduğu günden itibaren, varlıkla yokluk arasında gidip gelen Resim ve Heykel Müzesi’nin varoluş mücadelesini anlatmaktadır. Bu müzeyi yaşatabilme yolunda bir çabadır. Bu konudaki girişimler için bir kılavuzdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/375dbffe-d9ca-43a7-a248-aecc5fff15ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir - Mimarlık</image:title>
            <image:caption>Özellikle Rönesans’tan beri, mimarlığın binayla, inşayla ilişkilendirilmesini reddeden ve onu sanat olarak, şiir olarak, hatta felsefe olarak tasavvur edenler olmuş. Bu retçi görüşler, mimarlığın işleve, faydaya indirgenmesine karşı çıkmışlar. Onlara göre mimarlık, birtakım ritüellerdir, kutsal ruhlarla efsunlanarak canlanan heykellerdir, kozmik yaratıklara ev sahipliği yapan labirentlerdir, semiyotik mabetlerdir, altın çağın ütopyalarıdır... Sonsuz bir hayal ve arzu âlemidir. Dolayısıyla mimarlık, ancak binayı ihlal ederek mimarlık olabilir. Mimarlığın kökeni bina-olmayandadır. Bahar Avanoğlu, önce mimarlığı şiir ve eleştiri olarak kavrayan bu geleneğin kapsamlı bir arkeolojisini yapmakta, ardından da onun çağdaş ifadesi olan Unbuilt düşüncesine ilişkin dört metin sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a7a60bd-bd07-4ef1-930f-ccb04477a2d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Olanı Arayabilmek</image:title>
            <image:caption>“Her arayan bulamaz ama bulanlar arayanlardır...” 
– Bayezid Bestami 

Arayışçının ruhsal dönüşümü içsel heyecanı hissetmesiyle başlar. Bu da onu bir yolculuğa sürükler, tehlike ve tuzaklarla dolu bir arayışa... Uzun süre aradığı “Kutsal Olan”la bir araya geldiğindeyse yeni bir bilinç seviyesine yükselir. Arayışçı aradığını bulduğunda, parçaların toplamından daha büyük olan o ilahi hazineye kavuşur. 

Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Guy Finley bu kez evrensel hakikatin kapılarını aralıyor. Antik Yunan’dan Uzakdoğu’ya, Mevlana’dan Buda’ya 5000 yıllık bir arayışın, ruhun kendini keşfetme yolculuğunun bir manifestosunu sunuyor. Bu kitap doğuştan var olan hakkınıza sahip çıkmanız ve anlatılmış en güzel hikâyenin yolculuğunda kendi yerinizi bulmanız için size ilham olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2577fc7-aae4-4955-9cae-5566ad48800d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İçin Varsan Onun İçin Yaşa</image:title>
            <image:caption>“Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” 
-Tolstoy 
 
Demirden keskin bir düdük sesi yükseldi o sırada. Ayrılığın ciddiyeti buz gibi sardı bedenimi. Kapılar kapandı sonra... Çantam sağımda, yalnızlık karşımda... 
 
Gidiyorum! 
Hayır bir saniye! 
Filmlerde böyle olmazdı ki... Son anda muhakkak bir kalma sebebi yazardı senarist. Tam hareket etmek üzereyken trenden atlayıverirdi esas adam. 
Oysa şimdi rayların üzerinde kaymaya başlamıştı bile tren... Ayrılığın göğsüme oturan ağırlığıyla camdan dışarı bakıp el sallayan insanlarla dolu peronu izledim. 
Beni uğurlamaya gelmeyen herkese teşekkür eder gibi bir damla gözyaşı bıraktım oraya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b9e72c-64f9-4686-b922-4217ec347a0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Link - Hayvanlar Bağlantı Kurma Oyunu</image:title>
            <image:caption>Hayvan dostlarımızın yaşam alanlarını ve yedikleri besinleri resimler arası ilişki kurarak öğrenmeye  ne dersiniz ? Yeni Nesil Bağlantı Kurma Oyunu ile eğlenerek bağlantı kurun! Hem hayvanları hem yaşam alanlarını hem de besinleri kolaylıkla öğrenin. Bu oyun dikkarti artırır, mantık ve muhakemeyi geliştirir, motor kas koordinasyonunu sağlar, karar verme yetisini ilerletir... Hepsinden öte bütün bunların keyifle yapılmasını sağlar. Haydi, Link&apos;e...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b61ab42-74d4-4d9c-bbba-e9fb5dc035f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Link - Taşıtlar Bağlantı Kurma Oyunu</image:title>
            <image:caption>Araçları, araçların türlerini, araçların yol aldıkları yerleri ve renkleri resimler arası ilişki kurarak öğrenmeye ne dersiniz? Yeni Nesil Bağlantı Kurma Oyunu Link ile eğlenerek bağlantı kurun! Hem araçları hem araç yollarını  hem de renkleri kolaylıkla öğrenin.  Bu oyun dikkarti artırır,mantık ve muhakemeyi geliştirir, motor kas koordinasyonunu sağlar, karar verme yetisini ilerletir... Hepsinden öte bütün bunların keyifle yapılmasını sağlar. Haydi, Link&apos;e...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d87f8574-d2f7-4e45-8cc9-c423d611ee73.jpg</image:loc>
            <image:title>Viking Köyü - Korsan Maviparmak 2</image:title>
            <image:caption>Korsan Maviparmak öyle sizin bildiğiniz korsanlardan değil. Diğerleri gibi çil çil altınlardan oluşan bir hazine aramıyor. Onun derdi evrenin sırrını bulmak. Entel korsanın hâli de bir başka oluyor.
Maviparmak, aradığı sırrı bulabilmek için diyar diyar geziyor. Gittiği yerlerde yeni insanlarla, farklı kültürlerle tanışıyor. Her yerde yeni bir şey öğreniyor. Öğrendiği her yeni şey onu evrenin sırrına biraz daha yaklaştırıyor. Buraya kadar her şey kulağa güzel geliyor, değil mi? Gezmek, görmek, öğrenmek... Bu kadar olsa iyi ama bu seyahatlerin aksiyon dozu da biraz yüksek oluyor her seferinde. Eee, yok öyle evrenin sırrını tereyağından kıl çeker gibi bulup gitmek. Nazik ve kültürlü bir korsan olsan da, evrenin sırrını arasan da maceradan kaçamıyorsun.
Bu kez istikamet soğuk rüzgârlarıyla, turuncu saçlı insanlarıyla meşhur bir Viking köyü... Bilirsiniz Vikingleri, değişiklerdir ama bu köyde daha büyük bir gariplik var. İnsanlar hep aynı yemekleri yiyor, aynı kıyafetleri giyiyor, aynı kitabı okuyor, aynı şeyleri yapıyor. Maviparmak ve arkadaşları Alfa, Dudu, Hipatya bu duruma anlam veremiyor. Hep birlikte evrenin sırrından önce bu gizemi çözmeye çalışıyorlar. Bir köy dolusu insan neden ve nasıl birbirinin kopyası hâline gelmiş olabilir ki?
 

Korsan Maviparmak-Viking Köyü; korkular, önyargılar ve hiç sorgulamadıkları kurallar yüzünden birbirinin fotokopisi haline gelmiş insanlarla dolu bir yerde geçiyor. Farklılıkların bir toplumu ne kadar zenginleştirebileceğini sürükleyici bir macera ile anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d5e7848-140d-4520-8062-6961e1570ed9.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Odadaki Çocuk</image:title>
            <image:caption>Kim olduğunu bilmiyor, nerede olduğunu bilmiyor, kime güveneceği hakkında 
hiçbir fikri yok!
Manuel zihni gibi boş, beyaz bir odada gözlerini açar. Kim olduğu ve oraya nasıl geldiği hakkında hiçbir şey hatırlamaz. Kendisiyle iletişim kuran tek kişiyse bilgisayar tarafından oluşturulmuş Alice adlı yapay bir ses. Manuel yavaş yavaş başına gelenleri çözmeye başlar: Kaçırıldı mı yoksa olduğu yer evi mi? Dünyada gerçekten yapayalnız mı, bir ailesi var mı? Alice&apos;ten öğrendikleri doğru mu?
Manuel aslında kim?
 
Çoksatan gençlik kitapları yazarı Karl Olsberg’in yapay zekâyı ve teknolojiyi sanal bir dünyada, kavislerle dolu bir olay örgüsüyle yoğurduğu bilim kurgu türündeki bu eşsiz eseri elinizden bırakamayacaksınız.
 
&quot;Şaşırtıcı derecede büyüleyici olması bir yana, felsefi derinliğe sahip bir eser. Ömür boyu hafızanızda yer edecek kitaplardan biri.&quot;
Andreas Eschbach, Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06400475-99fa-46c2-8af7-4cf4991b4434.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Öğretmen</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayatta en büyük şans küçükken iyi bir öğretmene rastlamaktır.&quot;
 
İsmail, geleceğe dair hayalleri olan bir köy çocuğu. Okula yeniden başlamayı ümitle bekliyor. 
 
İsmail&apos;in hayatı okula gelen yeni öğretmen ile değişiyor. Mustafa Öğretmen, İsmail’in tanıdığı diğer öğretmenlere hiç benzemiyor. Yeşil karavanının camları siyah filmle kaplı ve tekerleri her zaman çamur içinde. Tüm bunlar yetmezmiş gibi okulun sevimli köpeği Reçel de sürekli karavanı kokluyor. 
 
Arkadaşları daha ilk günden öğretmenlerinin karanlık yanları olduğunu düşünüyor. İsmail uzun zamandır beklediği yeni öğretmeni kaybetmemek için arkadaşlarının şüphelerini boşa çıkarmalı.
 
Peki, &quot;İsmail&quot; öğretmenin okulda kalmasını sağlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/269e82c8-8336-4f94-80a0-a9d3facfdff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kışın Şarkısını Kim Söyleyecek?</image:title>
            <image:caption>Eğlendiren, düşündüren, sorgulatan ve meraklandıran öykülerle hayalin sınırlarına bir yolculuk!
 
Üç apartman büyüklüğünde serçe mi?
Cevap alamadığı soruları bulut rengi balonlara dönüşen çocuk mu?
Balıklı sostan şapka mı?
Ağaç yapraklarından bir dede mi?
Karların Beyi’nden şehre neden gelmediğine dair bir açıklama mı?
Bir gün okula gelip çocuklara sitem eden kış mevsimi mi?
Yıkık evlerin duvarlarını okşayan iki kafadar kız arkadaş mı?
 
Abdullah Harmancı&apos;nın kaleminden birbirinden tuhaf on üç öykü… Sular seller gibi akıp gidecek bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88cff9e4-f967-4410-a8e7-4d0387c193d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Dokun Hisset Kitabım Çiftliğe Dokun</image:title>
            <image:caption>İLK DOKUN HİSSET KİTABIM ÇİFTLİĞE DOKUN 

Çiftliğin koruyucusu cesur bir köpek,ot yemeyi seven benekli bir inek, kırt kırt havuç yiyen yumuşak tüylü bir tavşan ve diğer çiftlik dostlarımız bu kitapta hayat buluyor. Çiftlikte pofuduk bir gezinti seni bekliyor! 

Minik parmaklar bu çiftliğe tekrar tekrar dokunmak isteyecek!  

Merak, keşif ve dokunsal deneyim içerir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aead5c90-fc7e-4528-8921-371824e75194.jpg</image:loc>
            <image:title>Bul Beni Okyanusda Saklambaç</image:title>
            <image:caption>Renkli çizgileri ile aslan balığı okyanusta arkadaşlarını arıyor, eğlenceli bir saklambaç oyunu başlıyor. Kim,nerede saklanıyor bulabilecek misin? 

Her sayfada var bir ebe; aç-bak-sobele!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2d6b66-196e-4eac-9e53-2a3862b2ee3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeri Siyaset</image:title>
            <image:caption>13. yüzyılın ikinci yarısı ile 14. yüzyılın ilk yarısında yaşayan İbn Teymiyye, kaleme aldığı eserlerle İslam düşünce tarihini büyük ölçüde etkilemiş isimlerden biridir. İbn Teymiyye’nin es-Siyâsetü’ş-Şer’iyye fî Islâhi’r-Râî ve’r-Raiyye isimli bu en kıymetli eseri, Yöneticinin ve Yönetilenin İyiye Yönlendirilmesine Dair Şer’î Siyaset başlığıyla okuyuculara sunulmaktadır. 

Bu çalışma, İslam siyaset düşüncesi alanında kaleme alınan eserler arasında en önemlilerinden biridir. Eseri ayrıcalıklı kılan hususlardan birisi yazarın kendi döneminde rastladığı yönetimler, gruplar, farklı devlet görevlerini üstlenmiş memurlara dair yaptığı tespit, tasnif ve taksimlerdir. Özellikle din-siyaset ilişkisi, siyasîlerin olumlu ve olumsuz davranış tarzları, kamu görevi üstlenenlerin ahlakî vasıfları konusunda yazarın orijinal tespit ve değerlendirmeleri bulunmaktadır. Eserinde ideal siyasetten bahseden İbn Teymiyye, yeri geldikçe kendi döneminde rastladığı olumsuzluklara temas etmekte, bunlardan hareketle “imkân ölçüsünde sorumluluk” konusuna vurgu yaparak reel siyasete bu bağlamda temas etmektedir. 

İslam siyaset düşüncesinin önde gelen isimleri arasında bulunan İbn Teymiyye’nin bu eseri, bir bütün hâlinde bakıldığında bu alanda farklı bir perspektiften nassların ve tarihî uygulamanın nasıl görüldüğünü tespit konusunda değerli bir birikim sunmaktadır. Bu yönüyle, eser, konuya ilişkin araştırma yapanlar için önemli metinlerin başında gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66dd7a83-5236-4c7c-ac92-cf127681d3b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Dedektifi Çınar (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Doğada fantastik bir yolculuk yapmaya hazır mısın? Doğa Dedektifi Çınar, seni bekliyor. Çınar&apos;la birlikte mevsim mevsim gezecek, hangi mevsimde hangi meyvenin yetiştiğini öğreneceksin. Üstelik meyveler hakkında hiç tahmin etmediğin bilgiler de edineceksin.
Elmadan eriğe, portakaldan çileğe tüm meyveler kendilerini anlatmak için sabırsızlanıyor. Doğa Dedektifi Çınar da sana eşlik ediyor. 
Hadi macera başlasın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f19cd30-d97e-4580-a57f-7ea5b139b2c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Meşe Palamudu Avı</image:title>
            <image:caption>Fiyuvvv!
 
Sincap, tüm hızıyla sonbahar yapraklarının arasından havalanır.

Bu yıl da Altın Meşe Palamudu onun olacak. Fakat küçük bir sorun var: Bu yıl Altın Meşe Palamudu Avı’nda herkes takım hâlinde yarışacak. Sincap, arkadaşlarını isteksizce takımına alsa da tek başına kazanacağını düşünüyor. Günün sonunda Sincap, rekabetçi ruhunu mu ortaya koyacak yoksa bir takım oyuncusu olmayı öğrenebilecek mi?

Altın Meşe Palamudu Avı, takım olmayı, takım ruhunu yaşamayı ve keyifli vakit geçirmenin güzelliğini anlatan komik ve eğlenceli bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5147412-587d-4c79-a54c-bd0a1649952a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmed Cevdet Paşa</image:title>
            <image:caption>İmparatorluğun en uzun yüzyılı olarak adlandırılan 19. yüzyılda, devletin üst düzey kadrolarında görev alıp ömrünü Tanzimat hükümlerinin uygulanarak Osmanlı Devleti&apos;nin ayağa kaldırılmasına adayan bir devlet adamı ve aynı zamanda önemli bir tarihçi olan Ahmed Cevdet Paşa&apos;nın bürokratik ve siyasi hayatı, bu çalışmanın ana eksenini oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, yazar Kübra Fettahoğlu, Ahmed Cevdet Paşa&apos;nın bir başka yönüne, tarihçiliğine de değinmektedir.

Kaleme aldığı tarih metinleriyle kendinden sonraki dönemde Osmanlı tarihinin ana kaynaklarından biri hâline gelen ve olayların ele alınışına ve yorumlanmasına kendi bakış açısına göre yön vermeyi başaran Ahmed Cevdet Paşa, 20. yüzyılda son dönem Osmanlı tarihi hakkında çalışmalar yapan araştırmacıların üzerinde oldukça etkili olmuştur. 

Kübra Fettahoğlu, Bir Tanzimat Bürokratı Ahmed Cevdet Paşa isimli bu kapsamlı çalışmasında önemli bir devlet adamı ve tarihçi olan Ahmed Cevdet Paşa&apos;yı ezber bozacak bilgiler ve yorumlar eşliğinde ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır. Fettahoğlu’nun değerlendirmeleri, Türkiye’de Osmanlı tarih yazıcılığının pek çok noktada yeniden ele alınması gerektiğini ayrıntılı örneklerle ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915afcbc-f83e-4af9-85b7-f0ef91002921.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk, Son Hikâyeler’de insan için en evrensel, en temel gerçeği ele alıyor: Ölüm. Okurunu tanıştırdığı üç hikâye var bu kitapta, yakınlıkları ile rahatsız eden ve hayal gücüne giderek daha derinden hükmeden üç dünya, yalnız ve kendini arayan üç kadın. Uzun bir aradan sonra eve dönen ama tanıdıkların anılarıyla teselli bulmak zorunda kalan Ida; keçisiyle dağlarda yaşayan Pareskeva ve son olarak torun Maja. Başlangıçta bağımsız gibi gözüken bu üç hikâye, aslında üç kuşağın ruhunun en gizli köşelerini son derece renkli bir şekilde temsil ederler. Tamamen farklı üç dünya, tamamen farklı üç geçmiş ve kaçınılmaz bir gerçek. Son Hikâyeler, tanıdık, özgün ve sofistike kadın karakterleri üzerinden insan hayatını ve geçen zamanı incelikle sorguluyor. Olga Tokarczuk bu parçalı masalında insanı kendiyle çarpıştırıyor, gerçekle yüzleştiriyor ve yine kendiyle sağaltıyor.
 
“Işık ve gölgelerle oynayan yazar, olağanüstü bir beceriyle üç kadının hareketli portrelerini çiziyor —sonsuz hüzünlü bir manzaraya karşı portreler.” —Le Figaro

“Olga Tokarczuk, uzun zaman önce başarıya ulaştı, şöhret için çabalamıyor ve edebiyatı bir çeşit sohbet olarak ele alıyor. Ve konuştuğu odak okurlarını öyle etkiliyor ki. En zor olanı yapabiliyor: Gündelik yaşamdaki gizli cevheri ortaya çıkarıyor.” —Gazeta Wyborcza

“Rahatsız edici, ilgi çekici, dokunaklı hikâyeler.” —Focus

“Son Hikâyeler, ölümden bahsederken hayatı da anlatıyor. Olga Tokarczuk, şiirsel hayal gücü ve dilin güzelliğiyle şeylerin ve deneyimlerin kaybolmasına karşı çıkıyor.” —Die Tageszeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d87a67d2-124f-4caf-8f23-a473d902537e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihçilik ve Yöntem Üzerine</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihi üzerine yaptığı dikkat çekici çalışmalarla ön plana çıkan Prof. Dr. Ali Akyıldız, Tarihçilik ve Yöntem Üzerine adını verdiği ve tarihçilik mesleği ile tarihçiliğin yöntemine dair yazdığı makalelerini bir araya getirdiği bu eseriyle tarih öğrencileri ve genç tarihçiler için bir rehber oluşturmaktadır. Osmanlı tarihi araştırmaları sırasında karşılaşılan bazı problemler ve bunlara dair ileri sürülen çözüm yollarını içeren bu makaleler, tarih araştırmacıları için ufuk açıcı analizler içermektedir. 

Tarih yazımında yükselen trendlerden biri olan biyografi yazıcılığının Osmanlı dünyasındaki kısıt ve imkânları, hanedan tarihi çalışmanın problem ve tuzakları, tarih araştırmalarına temel teşkil eden belgelerin niteliği, güvenilirliği ve neyi söyleyip neyi söylemediği, Hicri takvimin zaman zaman tarihi yanlış göstermesi ve bu sorunu aşmak için önerilen çözüm yolları, Yakınçağ Osmanlı sosyo-ekonomik tarihinde karşılaşılan kaynak sorunları gibi konular bu kitapta üzerinde durulan başlıklardan birkaçıdır.

Bu eser, tarihçilerin ve tarihçiliğe adım atan genç araştırmacıların bu uzun ve meşakkatli yolda karşılaşacakları problemlere dikkat çeken bilgi ve analizlerle dolu bir el kitabı mahiyetindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/becf2fb0-c707-4480-9e2c-09426379475b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Havuçlar Benim</image:title>
            <image:caption>Tavşan havuçları SEVER.
 
Onları o kadar çok sever ki evine sığamaz, uyuyacak yeri kalmaz artık. Arkadaşları ona yardım teklif ettiğinde Tavşan seve seve kabul eder. Peki bir sürü havuç, Tavşan ve arkadaşlarının başına nasıl dertler açacak?
 
Bütün Havuçlar Benim, arkadaşlığın ve paylaşmanın her şeyi güzelleştirdiğini anlatan komik ve eğlenceli bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd6fa5d-6fab-4470-b7c3-f31302f020d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürültülü Bir Kış Uykusu</image:title>
            <image:caption>TOSBAĞALAR KIŞI SEVMEZLER!

Neden mi? Sadece sevmezler.

Evet, evet, hem de hiç sevmezler! Çünkü onun uyumak ve ısınmak için sakin bir yere ihtiyacı var. Fakat kimse onu kendi hâline bırakmaz. Yoksa Tosbağa uyanık kalıp kışla yüzleşmek zorunda mı kalacak?
 
Gürültülü Bir Kış Uykusu, ön yargıyla yaklaştığımız durumların aslında eğlenceli olabileceğini gösteren, yeniliklere açık olmanın önemini fark ettiren komik ve eğlenceli bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1146a4e-8535-4d9e-aa41-25e34a4506a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Umutlar Şehri</image:title>
            <image:caption>Yıllanmış bir kan davası uğruna kararan hayatlar...
Aşk adı altında meşru görülen cinayetler... 
Ve intikam ateşiyle kavrulan yürekler...

Pınarbaşı Beldesi’nin yağız delikanlısı Efruz, tanık olduğu menfur bir suçun ağırlığı altında ezilmektedir. En yakınlarının eliyle işlenen bu günah ruhunda derin yaralar açar. Geçmişin kirinden arınarak hakikatin izini sürmek isteyen Efruz için uzaklarda yeni bir yaşam filizlenecektir. Peki ya türlü suçun, günahın ve intikam hırsının kararttığı hayatlarda gerçekler gün yüzüne çıkacak mı? 

Aşk, dostluk, vefa ve sadakat gibi kavramların yanı sıra türlü insani haslete dikkat çeken, toplumsal ve ferdi meselelere mercek tutan, ibret dolu bir Ahmed Günbay Yıldız romanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a8d919e-347d-4ff5-b566-cf1d1654b2c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Nun Kapısı</image:title>
            <image:caption>Nun Kapısı adlı bu eser, H. Nur Artıran Hanımefendi’nin sosyal medyada paylaşmış olduğu Mesnevî beyitlerine ve tasavvuf büyüklerine ait vecizelere dair getirdiği kısa izahlardan oluşmaktadır. 140 karaktere sığdırılan bu mühim beyitler ve sözler, paylaşıldığı sırada büyük rağbet görmüş ve paylaşım rekorları kırmıştı. Muhtereme Artıran Hanımefendi, gelen yoğun istek üzerine bu kez bahsi geçen vecizeleri ve beyitleri kısa izahlarla şerh etmek suretiyle bu paylaşımları özlü hakikatlerden oluşan güzel bir kitaba dönüştürdü.  İyi ahlak sahibi ve toprak huylu olmak, “düşmana” bile dua etmek, kusurları örtmek, kötülüğün ağlaması; iyiliğin gülmesi, aşkta fani olmak, er kişilik, bela ve musibetlerden alınacak ibretler gibi pek çok önemli konu başlığı Mevlevîlik mektebinin esaslı öğretileri eşliğinde sunulmakta. Çok veciz, kısa ve ibretamiz tespitler içeren bu kıymetli eser, bunalım ve stresten şikâyet edenlere adeta manevi rehberlik etmekte. Zamanın darlığından müşteki, kitap okumaya fırsat bulamayan, hayatın keşmekeşliği içerisinde yaratılış gayesini unutmuş biçare ve âciz insanoğluna seslenen “Nun Kapısı”, eskilerin deyimi ile söylenmesi mümkün olmayan kelimeleri en kolay surette bir araya getirmek demek olan “sehl-i mümteni” zarfı içerisinde okura takdim etmekte. Her bir güne bir söz ve bir şerhini okumak bile, kişiyi tefekküre ve düşünceye sevk etmek suretiyle özünden koparılmış âdemoğluna maveradan kudsi soluklar üflemekte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df38640-05a6-4480-9ca6-bc84a124fe73.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Öldü Yaşasın Kral</image:title>
            <image:caption>“Âşık-ı sâdıkda dîl birdir olur mu yâr iki
Hiçbir taht üstünde mümkün müdür hünkâr iki”
II. Selim
Kral Öldü, Yaşasın Kral / Osmanlı’da Cülus, Veraset ve Meşruiyet kitabı, Osmanlı tarihi alanında özellikle birinci el kaynaklara dayanarak yaptığı emsalsiz çalışmalarla tanıdığımız Prof. Dr. Ali Akyıldız’ın uzun yıllar emek verdiği bir çalışmanın ürünü…
Osmanlı padişahlarının tahta çıkışlarıyla buna bağlı olarak gerçekleştirilen uygulama, tören ve ritüellerin incelendiği bu kitap, konuyu devletin kuruluşundan itibaren bir bütünlük içerisinde ele alan yegâne çalışmadır. Konunun bu şekilde bütüncül ve uzun periyotlu olarak incelenmesi, devletin 600 yılı aşan tarihi boyunca teşrifat kurallarıyla müesseselerin gelişimine paralel olarak cülûs ve cülûs ritüellerinde ortaya çıkan değişim ve dönüşümün daha rahat görülmesini sağladığı gibi problemi anlama ve anlamlandırma açılarından da uygun bir yöntemdir. Öte yandan konuyu ana hatlarıyla ele alan bu eserin bundan sonra yapılacak daha derinlikli akademik çalışmalara zemin hazırlama potansiyeline sahip olduğu söylenebilir.
Bu eser, Osmanlı padişahlarının tahta çıkışlarını ifade eden “cülûs” kavramı bağlamında Osmanlı tarihine farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27624116-86b7-44c3-bc04-f4e9bafb90ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Süryani Tarih Yazıcılığında - Türkler</image:title>
            <image:caption>Türkler, Asya’nın engin bozkırlarından Orta Avrupa’ya uzanan geniş yaşam alanları ve uzun geçmişleriyle, kendilerine has kültürleri ve tarihe yön veren birçok hadisedeki rolleriyle, farklı tarihçilik geleneklerine mensup eski yazarlarca birçok eserde anlatılmışlardır. Bu geleneklerden biri de Süryani tarih yazıcılığıdır. Süryani tarihçiler, özellikle 6. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar geçen süreçte, Türk tarihinin birçok yönüne ışık tutmuşlardır; hatta bazen başka kaynaklardan bilinmeyen özgün kayıtlar nakletmişlerdir. Ne var ki bu kayıtlar Türkiye akademisinde nadir çalışılmıştır. Üstelik az sayıdaki bu çalışmalarda Türk tarihinin İslam sonrası dönemi genellikle ön planda yer almıştır.
Umut Var’ın Süryani Tarih Yazıcılığında Türkler adlı eseri, bu açıdan özgün içeriğe sahiptir. Çünkü Türk tarihi, burada, Süryanice tarih metinlerindeki izdüşümleri bağlamında ve 6-9. yüzyıllar arası dönem özelinde, yani Türk tarihinin İslam öncesi süreci açısından ele alınmaktadır. Eserde, söz konusu bu dönemde farklı coğrafyalarda farklı siyasi yapılar halinde varlık gösteren Türk toplulukları, Bizans ve Sasaniler gibi devletlerle ilişkileri, Doğu Kilisesi gibi dinî kurumlarla etkileşimleri açısından anlatılmaktadır.
Gelecek vadeden genç tarihçi Umut Var, akıcı üslubunu derinlikli analizleriyle birleştirerek hem akademiye hem genel okur kitlesine ilgi çekici bir eser sunuyor. O, bu titiz çalışmayla Türk tarihinin mühim bir evresine ışık tutuyor. Okunması ve kütüphanede bulundurulması gereken bu eser, gerçekten önemli bir boşluğu dolduruyor.
Doç. Dr. Zafer Duygu
Dokuz Eylül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b55b07a-54d2-466e-91c0-1b7cc325c994.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçi Amca ve Oldukça Meşgul Köstebek</image:title>
            <image:caption>Hey, hey! O da ne! Çok meşgul bir köstebek mi o? Çalışkan, hiçbir işten kaçmayan, her durumdan kendine bir vazife çıkaran. Onun çok işi var çünkü o, çiftçi amcanın en sadık yardımcısı ve dostu. 

Ya da o öyle sanıyor. Her zaman çiftçi amcasının iyiliği için çalışan ama o sırada çiftçi amcaya türlü sıkıntılar çıkaran bir köstebek o. Üstelik çıkardığı zorlukların farkında bile değil. Dostluklar bazen hiç ummadığımız şekillerde ortaya çıkar. Acaba oldukça meşgul köstebeğimiz ve çiftçi amca gerçekten dost olabilecekler mi? Çiftçi Amca ve bahçesindeki köstebeğin yanlış anlamalarla dolu hikayesini çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5275ccb-290f-411b-984c-edfa3bfef5d8.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihatçı Bir Fedai - Mülazım Atıf Kamçıl</image:title>
            <image:caption>“Eğer hükûmet bunu sağlamazsa millet meşrutiyeti zorla alacaktır.” diyerek isyan eden Resneli Niyâzi gözünü karartmış, Sultan’a karşı büyük bir ittifak sağlamıştı. II. Abdülhamid’in son kozu olan Şemsi Paşa Resneli Niyâzi Bey’i durdurmaya kararlıydı. İttihat ve Terakki Cemiyeti ise Meşrutiyet’in ilanı için Şemsi Paşa’yı durduracak bir fedai bulmaya mecburdu. Herkesin suikast görevinden kaçındığı bir dönemde görevi üstlenen tek bir kişi vardı: Mülâzım Atıf Bey.

İttihatçı Bir Fedai: Mülâzım Atıf Kamçıl, Şemsi Paşa’yı öldüren gözü kara fedai Atıf Bey’in hayatını anlatan emsalsiz bir biyografi çalışması. Arşiv belgelerinin yanı sıra Mülâzım Atıf Bey’in şahsi evrakına ve fotoğraflarına da erişen Talha Burak Ünlü, II. Abdülhamid döneminin en kritik safhalarını sürükleyici bir üslupla anlatıyor. Kitapta II. Meşrutiyet’in ilanında hayati bir rol oynayan, Enver Paşa’nın kurduğu Teşkilat-ı Mahsusa’da başkan yardımcılığı yapan, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin merkez-i umumisinde yer alan, Malta sürgününe gönderilen, Meclis-i Mebûsan’da mebusluk, TBMM’de milletvekilliği yapan Atıf Bey’i bu eserle yakından tanıyacak; yalnızca Mülâzım Atıf’ın değil dönemin aktörlerinin faaliyetlerine de şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6d40fbf-d2d2-454b-a5fe-ea07b9c42306.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Susunca</image:title>
            <image:caption>Bilim dışındaki tüm bilgi kaynaklarını reddetmek, bilimi din ile doğası gereği çatışan bir uğraş olarak sunmak ve bilimin idealize edilmiş, gerçekçi olmayan bir tarifini kabul etmek dolaylı olarak bilime zarar verir. Otoritelerin bilimi kullanarak toplumu manipüle etmesinin, bilimin geniş halk kitleleri üzerindeki imajının zedelenmesi ve toplumda bilim karşıtı görüşlerin daha çok alıcı bulması gibi kaçınılmaz sonuçlarını tarihte ve farklı disiplinlerde gözlemlemek mümkündür.

Alper Bilgili, Bilim Susunca’da bilimin toplum, dinler ve ideolojiler ile ilişkisini geçmişten ve günümüzden örneklerle ortaya koyarak okuru alışılmış kalıpların dışında keyifli ve doyurucu bir okumaya davet ediyor, bilimle ilgili daha gerçekçi bir resim çizilmesine katkı sağlıyor.

Kurucu ideolojisi, on dokuzuncu yüzyıl vülger materyalizminin “kaba bilimcilik”i üzerine inşa edilmiş olan Türkiye’de, Tom Sorell’in dile getirdiği gibi, “bilimsel ile bilimsel olmayanı ayırt etmek”ten ziyade “bilimsel olanın olmayandan çok daha değerli olduğu”nu iddia eden aksiyomatik bilimcilik, toplum ve dünyanın geçirdiği değişimlere karşılık entelektüel egemenliğini sürdürmektedir. Böylesi bilimciliğin “bilim” değeri kazandığı, onun eleştirilmesinin, “bilim düşmanlığı” olarak yaftalandığı bir toplumda küresel ölçekte değişik ideolojik amaçlar çerçevesinde işlevselleştirilen bir yaklaşım fazla sorgulanmamaktadır. Alper Bilgili, bunu yapabilen az sayıda bilim insanının önde gelenlerinden birisidir. Tarihî bağlamları derinliğine analiz ederek güncel gelişmelerle bağlantı kuran titiz çalışmaları, bilimcilik eleştirisinin “dünyanın düz olduğunu iddia etmek” olmadığını göstermenin ötesinde, onun ideolojik tasavvurlara hizmet amacıyla işlevselleştirilmesinin doğurduğu sorunlara da ışık tutmaktadır.  

Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu, Princeton Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/939d710c-7d85-4da4-b69b-09d3a5c024a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıda Sanatçılar ve Çılgın Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli bir sanat ve tarih yolculuğuna çıkmaya hazır mısın? Haydi, Osmanlı döneminin en yetenekli sanatçıları ve muhteşem eserleri seni bekliyor! Bir tarafta Şeker Ahmet Paşa ve ünlü &apos;Karaca&apos;sı, diğer tarafta kulaklarımızın pasını silen harika bestelerin mucidi Itri, öte yanda minyatürleriyle her döneme damga vurmuş Matrakçı Nasuh ve daha kimler kimler! &quot;Osmanlı&apos;da Sanatçılar ve Çılgın Yöntemleri&quot; kitabında; resimden çiniye, besteden minyatüre, tezhipten ebruya kadar çok sayıda sanat dalı ve onların ustalarıyla tanışacaksın. Belki kendi sanat yeteneğini de keşfedeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c292a36-73af-400c-83d7-349164bd995e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Kuru Yemiş Yemez</image:title>
            <image:caption>“Bir hayvanat bahçesi, küçük bir çocuk tarafından yeniden inşa edilecek olsa nasıl olurdu?”
Eski, köhne ve yıpranmış hayvanat bahçesinde tüm hayvanlar mutsuzdur. Bir gün hayvanat bahçesini ziyaret eden küçük bir çocuk, bu sessiz ve neşesiz yeri düzenlemek için bir serüvene atılır. Onun hayvanat bahçesi; eğlenceli, mutlu, rengârenk ve neşe dolu olacaktır. Dünyanın dört bir yanından getirdiği hayvanlarla kurar hayvanat bahçesini. Peki, gerçekten tüm hayvanlar ve çocuk mutlu mudur?
Dinozorlar Kuru Yemiş Yemez, hayvanların doğal yaşam alanlarında var olmalarının onları kafesler ardına kapatmaktan daha heyecan verici olduğunu anlatan eşsiz bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4641a5b2-ad3d-4669-bf7a-89c3acadf430.jpg</image:loc>
            <image:title>Balfour Deklerasyonu</image:title>
            <image:caption>İsmail Ediz’in kaleminden, Orta Doğu’da bir Yahudi devleti kurma düşüncesinin nasıl şekillendiğini Neoklasik Realizm teorisiyle açıklayan alanında öncü bir çalışma: Balfour Deklarasyonu: Yahudi Devletinin Kökenleri. 1917 Balfour Deklarasyonu’nu İngiliz hükümetinin ortaya çıkardığı bir karar olarak incelemeye alan eser, konuyu hem tarih hem de uluslararası ilişkiler perspektiflerinden değerlendiriyor. İngiliz arşiv belgelerini mercek altına alan kitap, günümüz araştırmalarında ihmal edilmiş yönleri, ara değişkenleri, İngiliz iç siyasetini ve dünyanın durumunu gözler önüne seriyor.

Filistin’in jeostratejik konumu, İngiltere’nin savaş sırasındaki değişken durumu, Yahudilerin Çarlık Rusyası karşıtı tutumu, uluslararası ekonomik kriz, Amerikan-Yahudi sermayesine duyulan ihtiyaç, gizli ve sözlü yürütülen görüşmeler, nihayetinde kökünden değişen uluslararası dengeler… 

Balfour Deklarasyonu: Yahudi Devletinin Kökenleri, Orta Doğu’yu çıkmaza sürükleyen ve Yahudi devletini adım adım inşa eden Balfour Deklarasyonu’nun tarihi. Geçmişi uluslararası ilişkiler metodolojisiyle okuyup çok boyutlu bir nedensellik kurgusu görmek isteyen okurlar için vazgeçilmez bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc12a8a6-6319-4c28-aabf-2c46911a5b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Devekuşu Oteli</image:title>
            <image:caption>Köyceğiz’in en tenha köşesinde, hayvanlarla ve ilginç misafirlerle dolu Devekuşu Oteli’ne hoş geldiniz!

Sadece iyi niyetli ve sembolik bir güvenlik kulübesiyle korunan bu otel, 21 numaralı odasında işlenen cinayetle dünyanın en trajikomik soruşturmasına ev sahipliği yapmak zorunda kalır. Tek hobisi depresyondaki rakunuyla ilgilenmek ve otelin arka bahçesinde yaşayan zebradan papağana çeşit çeşit hayvanla sohbet etmek olan bahtsız resepsiyonist İpek, bu cinayete şahit olunca kendini olayların tam ortasında bulur. Ardından İstanbul’dan gelen yirmi dört yıllık komiser Serim Düğüm, bütün “deneyimleriyle” cinayeti aydınlatmak için kolları sıvayınca işler iyice çığırından çıkar ve İpek’in talihsiz serüveni daha da “acıklı” bir hal alır.

İpek kargaşanın, yanlış anlaşılmaların ve komedinin dinmediği hayvanlarla dolu bu otelde kendini içine düştüğü kördüğümden kurtarabilecek midir?

İlk romanı Yıldızlar Arası Dinlenme Tesisi’yle okurların ilgisini kazanan genç yazar Elif İşleyen, Devekuşu Oteli’nde okuru dünyanın en absürt cinayet soruşturmasının bir parçası olmaya davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45d4d8fe-a81e-4d01-8ad0-b5d147275f85.jpg</image:loc>
            <image:title>Aykanat Sare - Korkusuz Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>Saklı bir pusula ile gelen çok gizli bir mesaj... Tehlikeli ve mühim bir görev onları bekliyor...

Aykanat Sare, Delifişek Yusuf, Karınca Halil ve Yılankıran Mehmet... Şehri düşmandan korumak için bu gençlerin canlarını ortaya koymaları gerekiyor.
Kurtuluş Savaşı, Anadolu topraklarında tüm hızıyla sürerken Güney Cephesi’nde Nusret Bey ve İhsan Paşa, milis kuvvetlerin başındaki Binbaşı Rıza ile birlikte gizli bir karargâh kurarlar. İngiltere ve Fransa gibi güçlü devlere karşı yürüttükleri zorlu mücadelede bir yandan da istihbarat oyunları dönmektedir.

Anadolu’nun cesur ve iyi yetişmiş gençlerinden seçilmiş bir ekip oluşturulacaktır.  ‘Onbeşlikler Takımı’ Arş Hoca’nın da yardımıyla düşmanın istihbarat şebekesini çökertmek için birlikte işe koyulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6d0c06-93f2-459c-96a1-04398630edf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Shadowghast - Karakasvet</image:title>
            <image:caption>Kasvet Gecesi’nde gözler gölgelerin üstünde!
Tuhaf Deniz Kasabası’nda sular hiç durulmuyor. Kasaba halkını bu kez korkutan şey gölgelerinin peşine düşen acımasız bir canavar: Shadowghast, yani Karakasvet! 
Diğer kasabalar bilindik festivallerle oyalanadursun, Tuhaf Deniz Kasabası eşi benzeri görülmemiş bir festivale hazırlanıyor. Kasvet Gecesi, Karakasvet’in şanına yaraşır şekilde kutlanmalı. Mumlar yanmalı, şovmenler iskelede benzersiz kukla gösterileri sunmalı. Yoksa… Karakasvet hak ettiği saygıyı görmezse kasaba halkının gölgeleri tehlikede demek!
Kasvet Gecesi için kasabaya gelen festival ekibinden biri, Herbie’nin geçmişinin gölgesini de yanında getirir. Kasaba halkının gölgeleri bir bir ortadan kaybolmaya başladığındaysa Herbie ve Violet için karanlık labirentlerden geçip tiyatro sahnesine çıkan bir maceranın kapıları aralanır. 
Geçmişi sırlarla dolu Tuhaf Deniz Kasabası’nda geçen bu macera, ödünüzü kopartacak!
“Yaratıcı kurgusu, ürkütücü atmosferleri ve ilginç mizahı, okurları kitabın başından sonuna kadar sürekli eğlendirmeye devam ediyor… Okurlar tüyleri ürperirken mest olacaklar.”
-Kirkus Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19d5e652-4429-48f3-bebf-e53922bac0b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Dedektifi Çınar - Kış Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Kış gelmiş, her taraf bembeyaz olmuştu. Çınar&apos;ın aklında ise sadece meyveler vardı. Kış meyveleri... Bir gün Çınar bahçedeki nar ağacının yanına giderken bir ses duydu: &apos;Pişt, pişt! Çınar!&apos; Ona seslenen nar ağacının kendisiydi. Nasıl olmuştu bu? Ağaçlar konuşur muydu? Nar ağacı Çınar&apos;a neler  söyleyecekti? Doğa Dedektifi Çınar-Kış Günlüğüm&apos;de kışın hangi meyvelerin yenilmesi gerektiğini öğrenecek, kış meyveleri hakkında çok ilginç bilgiler edineceksin. Üstelik meyvelerin dünyasına yapacağın bu fantastik yolculukta çok eğleneceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9a89a59-6023-44e6-bc26-4d674c050cf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarından Memnun Olmayan Taş</image:title>
            <image:caption>Fatma Aksu’nun duvarından memnun olmayan taş kitabında halk edebiyatından divan edebiyatına, Batılı yazarlardan Şark klasiklerine kadar geniş bir imge dünyası ve mecaz kullanımı gözlemleniyor.
Bunun günlük kullanılan dilin yalınlığı ve her kesimden okur için anlaşılabilir bir üslup bütünlüğü ile yapılmış olması da eseri emsallerinden farklılaştırıyor. 
Sadelik içinde soyut düşünceyi Türkçenin imkânlarıyla güçlendiriyor. Yeni Türk şiirine farklı kapılar aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd457988-4b13-4468-a6a4-ba91c5f68d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalar ve Oğullar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rusya’da yayımlanmış ilk modern roman olarak kabul edilen, kuşaklar arası çatışmayı merkeze alan Babalar ve Oğullar romanı yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandırmıştır. Romana duyulan tepki o kadar büyümüştü ki Turgenyev ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Romanın başkarakteri olan Doktor Bazarov bilimi önceleyen tavrıyla mutaassıp aile bireylerine meydan okumakla kalmaz tüm geleneksel kurum ve otoriteye de başkaldırmaktadır. Hem dönem Rusyası’ndaki devrimci düşüncenin gelişimini ve yakıcı hoyratlığını hem de son dönemlerini yaşayan katı muhafazakarlığın çözülüşünü gözler önüne seren roman belki Turgenyev’in vatanını terk etmesiyle sonuçlanan olaylar silsilesini tetiklemiş yazarın Paris’te memleket hasretiyle hayata gözlerini yummasına sebep olmuştu fakat aynı zamanda Turgenyev’in dünya çapında haklı bir şöhrete sahip olmasını ve  Rus yazarlarının da en önemlilerinden birisi olarak kabul görmesini sağlamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0d79d07-b4be-4a30-82f8-923b87ce447e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarafet Budalaları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Les précieuses ridicules [Zarafet Budalaları] ilk defa olarak 18 Teşrinisani [Kasım] 1659 tarihinde “Petit Bourbon” sahnesinde temsil edildi. O tarihte “Préciosité” hastalığı Fransız cemiyetini yarım asra yakın bir zamandır ifsat edip duran bir illet vaziyetinde idi. Bu gülünç dert efkârıumumiyeyi artık usandırmıştı. Onun için bu bir perdelik piyes Molière’in hayalinden bile geçmemiş bir muvaffakiyet kazandı. İhtiyar bir seyirci:
“Cesaret, Molière! İşte hakiki komedi!” diye bağırdı. Tiyatronun hasılatı birdenbire iki buçuk misline çıktı. Bununla beraber, yukarıda iki eserinden bahsettiğimiz Somaize’in rivayetine nazaran, nüfuzlu bir Précieux’nün el altından yaptığı tesir üzerine eserin temsili bir müddet menedildi.
 
Bu memnuniyet, gene o senenin 2 Kânunuevveli’ne [Aralık] kadar ancak on beş gün sürdü ve bu ikinci temsilin muvaffakiyeti, birincisini gölgede bıraktı. Molière fiyatları iki misline çıkardığı hâlde bütün yerler doldu; aynı sene içinde iki defa da kralın huzurunda temsiller verildi; müellifin 1673 tarihine tesadüf eden vefatına kadar bu güzel piyes 56 defa halka ve beş defa da krala gösterilmek suretiyle 61 defa temsil edilmiş oldu.
 
Sonradan, 1680 tarihinden 1933 tarihine kadar da yalnız Paris’in “Comédie française” sahnesinde bin on bir defa temsil edildi.
Molière’in bütün eserlerinde olduğu gibi bu piyesinde de tehzil ettiği dert, yalnız Fransa’nın on yedinci asır hayatına mahsus bir dert değil, her devirde ve her yerde tesadüf edilen umumi ve beşerî bir dertti. Zaten bu çok büyük dâhinin eserlerini daima taze bırakan, hiç eskitmeyen hususiyet de işte budur. Eski Roma’dan, Yunanistan’dan itibaren orta ve yeni zamanların muhtelif Avrupa ve Asya memleketlerine kadar her yerde her zaman “Préciosité” cereyanları olmuş ve belki de beşeriyet hiçbir zaman bu dertten kurtulamamıştır.”
 
İsmail Hami Danişmend</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af92d30-9c0b-4ffd-a6c6-baadd24a197a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkurt ve Ergenekon Destanı</image:title>
            <image:caption>Destanların kendisine mahsus özellikleri vardır. Onlar, bir milletin hayatta kalmayı sürdürebilmesi veya yok olmak ile yüz yüze gelmesi ya da çok büyük güçlerle mücadelelerini anlatır. Bunları anlatırken mensubu olduğu milletin tarihini, kültürünü ve dilini önceki nesillerden sonraki nesillere taşır. Bozkurt Destanı ve Ergenekon Destanı, çok kısa metinlerine rağmen, bu bahsettiğimiz unsurların hepsini birden bünyesinde bulunduran ilgi çekici iki Türk destanıdır.  Bozkurt Destanı ve Ergenekon Destanı aslında aynı destandır.  Yani Ergenekon Destanı, Bozkurt Destanı’nın devamıdır. Bir başka söyleyişle konunun İslamiyet öncesinde yazıya geçirilen ve Çin kaynaklarında yer alan metinlerine Bozkurt Destanı adı verilmiş, İslamiyet’in kabulünden sonra yazıya geçirilen (Reşideddin tarafından Farsça olarak kaleme alınan Cami’ü’t-Tevarih, Çağatay Türkçesi ile kaleme alınmış Şecere-i Terâkime ile Yazıcıoğlu Ali tarafından kaleme alınmış Tevarih-i Âl-i Selçuk) rivayetlere de Ergenekon Destanı denilmiştir. Farklı zamanlarda farklı bilim adamları tarafından tespit edilip adlandırıldığı için ortaya böyle  bir ayrım çıkmıştır.   Bozkurt Destanı ve Ergenekon Destanı, Türk toplum hayatının  temel unsurları arasında yer almıştır. Kurdun tarih boyunca  kutsal sayılması ve bu hayvanın Türkler arasındaki saygınlığı, demircilik ve demirin tarih boyunca önemli hatta kutsal görülmesi, zor zamanlarda toplum dayanışması ve iş birliği, Köktürklerin kurttan türeyişinin üçüncü destanında dünyanın günümüzde kullandığı takvimin temelinin atılışı, hepsinden ötesi Türk’ün tarih boyunca karakterindeki  tam bağımsızlık ve özgürlük tutkusu bunlara örnek olarak verilebilir. Dolayısıyla Bozkurt ve Ergenekon konusu, aradan binlerce yıl geçmesine rağmen, Türk’ün ve Türklüğün hafızasındaki yerini korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce7c8785-8bd5-446b-a644-005ea126d32e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik Türküsü</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının tanınmış ve kıymetli yazarlarından Tarık Buğra sadece romanlarıyla öne çıkmış bir isim değildir. O, kalemini gerek hikâye gerek tiyatro ve senaryo gerekse fıkra ve deneme çalışmaları için de usta bir şekilde kullanmıştır. 
Fıkralarından derlenen Gençlik Türküsü isimli bu kitap da onun, çoğunluğu Yeni İstanbul’dan alınan yazıların bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmıştır. İlk kez Milliyetçiler Derneği Neşriyat tarafından 1964’te yayımlanan kitap, Buğra’nın kaleminin kıvraklığını ve diğer türlerde olduğu gibi, fıkra-deneme türündeki ustalığını da okuyucuya göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0391828c-ab3b-4be1-a8c3-1f33f1b59d24.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahrar - Hace Ubeydullah</image:title>
            <image:caption>Değerli kardeşim Çınar Ata’nın ele almış olduğu Hâce Ubeydullah Ahrâr romanı, hepimizin ortak değeri olan atamızın manevi hazinesini daha yakından hissetmek, ahlak pınarının önemli kaynaklarından birinin hayat yolu ve ideallerini kavramak bakımından son derece önem arz etmektedir.
Böylesi güzel bir eserin Hâce Ubeydullah Ahrâr’ın yaşadığı tarihi bölgeleri kapsayan Özbekistan Cumhuriyeti’nin 30. Bağımsızlık Yıl Dönümü’nde yayınlanıyor olması bizleri ayrıca mutlu etmektedir.
Bu vesileyle eserin yazarını bu güzel çalışmasından ötürü kutluyor, bütün okurların mezkûr kitaptan istifade edeceklerini umuyor, herkesi güzel Hâce Ubeydullah Ahrâr’ın vatanı Özbekistan’a davet ediyorum.
 
Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi
Alişer Azamhocayev</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce5beb83-ce53-4056-b14f-da7993bff433.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Zeki Velidi Togan, 1927’den itibaren İstanbul Üniversitesi’nde verdiği Umumi Türk Tarihi derslerine “Türk tarihinin ancak Asya ve Avrupa milletleri tarihiyle birlikte öğrenileceği” sözleriyle başlar. Yıllarca üzerinde çalıştığı Asya tarihinin ders olarak üniversitede okutulabilmesi ise uzun uğraşılarının sonucu ancak 1968- 1969 döneminde mümkün olabilmiştir. “Asya Tarihine Bir Bakış” başlığıyla başladığı derslerde, üç gruba ayırdığı Asya devletlerinden Türk tarihi açısından çok önemli olduğunu vurguladığı Çin, Japonya ve Hindi-Çini’yi en eski devirlerinden güncel konularına kadar ele alır. Metot olarak tarih eğitimi konusunda kaynak niteliği taşıyan Asya Tarihi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi 1968-1969 ders yılı notlarına resimler ve haritalar eklenerek yayına hazırlanmıştır. Asya Tarihi, Zeki Velidi Togan’ın her biri ayrı konularda bir kitap olacak şekilde düşündüğü 1960-1970 yıllarına ait ders notlarından yayına hazırlanan ilk eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8007e50a-0ed6-434c-b1df-75bee4166372.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçiş Ayinleri - Deniz Üçlemesi 1</image:title>
            <image:caption>“Denizde insanın erkeklik onuru kırılır.” Geçiş Ayinleri, Golding’in Deniz Üçlemesi dizisinin ilk kitabı olup Booker Ödülü’ne layık görülmüştür. Genç bir İngiliz aristokratı olan Edmund Talbot, Avusturalya’ya giden eski bir savaş gemisinin yolcuları arasına katılır. Vaftiz babası için tuttuğu günlüklerinde gemide subaylar, sanatçılar, göçmenler ve elbette denizcilerden oluşan küçük evrenin nasıl sosyal, kültürel statüleri sarsacak şekilde evrildiği ince ince betimlenir. Golding, Sineklerin Tanrısı’ndan itibaren bütün çarpıcılığıyla işlediği temayı, insanın şiddet ve akıldışılığa yatkın doğasını bu yapıtta bir adım ileriye taşır. Geçiş Ayinleri okura bu doğanın hem gülünç hem vahşi, hem gerçekçi hem fantastik bir tablosunu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/937a94a5-d9e4-44f3-b901-e3a4f2ad1ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Aborijinler</image:title>
            <image:caption>“En tehlikeli dünya görüşü, dünyayı hiç görmemiş olan insanların dünya görüşüdür...” 
                                                                                                       Alexander von Humboldt 
Avustralya yerlileri genel olarak Aborijin diye anılır. Latincede, bir yerin asıl sahibi, ilk orijin veya “yerli” anlamına gelen ve beyazların yakıştırdığı bir sözcüktür bu. 
En az 40 bin yıldır Avustralya kıtasında yaşayan ve dünyada varlığını sürdüren en eski insan toplulukları olan Aborijinler, bu nedenle, insanın en eski geçmişini, inançlarını, geleneklerini, yaşam ve üretim biçimini, özetle her şeyini gözler önüne seren canlı tarih sayılırlar... 
Eser Coşkun’un on yılı aşkın araştırma ve saha çalışmasının ürünü olan Düşzamanı ve İnsanın Yaşayan Geçmişi kitaplarının gözden geçirilmiş versiyonu olan Son Aborijinler. En Eski Doğa ve Evren Anlayışı bizi sadece insanın en eski geçmişine götürmüyor, aynı zamanda bir kesişme noktasında madalyonun diğer yüzü olan uygar insanla karşılaştırıyor. Büyük emek verilmiş bu sosyal antropoloji çalışması, “Tarih”, “İnsan”, “Teknik” ana başlıkları altında Aborijinleri mercek altına alırken; keşifler çağını izleyen kolonizasyon ve “uygarlaştırma” döneminin Avustralya’nın yerli halkının yaşamı ve kültürü üstündeki yıkıcı, yok edici etkilerini de sahadan tanıkların sözleriyle, anılarıyla aktarıyor. Aborijinlerin inançlarına ve ritüellerine olduğu kadar ekonomik etkinliklerine, gündelik yaşamlarına, mitlerine ve efsanelerine de yer veren Son Aborijinler. En Eski Doğa ve Evren Anlayışı, ritüelleri, kutsal mekânları, gündelik yaşamdan sahneleri, sanat eserlerini belgeleyen çok sayıda fotoğraf ve resimle o dünyayı yakınımıza getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d1d32c2-11b6-45a9-af26-dcb44ea34c3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm ve Oğlum</image:title>
            <image:caption>Üşüyor mu deniz üstüne boşandıkça yağmur? 
Ondan mı dersin tüyleri böyle ürperiyor? 
Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta 
Alı al moru mor bir sandal gibi acaba 
Yıllar sonra yılmayıp yine 
Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine? 
 
* Baharla Ölüm Konuşmaları *Al Bir Uzun Hava *Bayramlık *Aslandan Al Haberi! *Menapoz *Cankurtaranla *Anayasası İnsanın *Epigram *Taksim Mitinginden İzlenim *Değişim *Cansuyu *Ukte *Ay! Ay! Ay! *Bi Damlacık *Küçük Kızım Su’ya *Akis *Dostum Samaripa’ya Mektup *Muhabbet *Bir Ölüm İlanı *Arkamdan Konuşmasınlar Diye *Güler Yüzümle *Ve Komiser Kolombo *Şiir-Şair-Dünya *Sonsöz *Ölüm ve Oğlum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6ce8910-28cc-446f-ad2b-9e4bf6f364a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Katledilen Şair</image:title>
            <image:caption>Guillaume Apollinaire (1880-1918): Polonyalı bir göçmenle İtalyan bir subayın oğlu olması dışında çocukluğu hakkında fazla bilgi yoktur. 20 yaşındayken geldiği Paris’te avantgarde hareketlerin ortasında bulunmuş, şiire yön vermiştir. Katledilen Şair, şiir, tiyatro gibi değişik türlerin yer yer öne çıktığı, hem biçim hem de içerik olarak Apollinaire’in yenilikçi ruhunu yansıtan öykülerden oluşur. 1910-1915 yılları arasında yazılan bu hikâyeler, şairin I. Dünya Savaşı’nda yaralanıp Paris’e getirildiği sene, 1916’da yayımlanmıştır. 
 
*Katledilen Şair *Ay-Kral *Giovanni Moroni *Gözde *Gölgenin Gidişi *Ölümden Sonraki Nişanlı *Mavi Göz *Tanrısallaşan Sakat *Azize Adorata *Geveze Anılar *Karma Kulüpte Karşılaşma *Küçük Modern Büyü Tarifleri *Kartal Avı *Arthur, Geçmişin ve Geleceğin Kralı *Dostumuz Méritarte *Maskeli Asker, Yani Dirilen Şair Vakası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4e14b0b-8921-4556-8948-265d1e7378d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Günü</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil, edebiyatımızın tahtındadır, başımızın tacıdır. O, ‘Tuhaf Bir Kadın’… ‘Karanlığın Günü’nü aydınlattı. En güzel ‘Mektup Aşkları’nı yazdı. ‘Eski Sevgili’leri yeniden âşık etti. ‘Gecede’ ve gündüzde okurlarını yüceltti. Kötülükleri ve haksızlıkları ‘Hallaç’ pamuğu gibi attı. Kendini dev sanan nice yazarlar, onun yanında ‘Cüce’ kaldı. Aklımızdan ve kalbimizden uçurduğu ‘Zihin Kuşları’ için minnettarız ona…” 
                                                                                                                                   Talât Sait Halman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f52634-cc25-487a-a13e-eafbfeb1c388.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Süreci ve Toplumsal Yapı</image:title>
            <image:caption>1.      PANDEMİ SÜRECİ VE DİNİ HAYAT 
2.      PANDEMİ KRİZİNİN İŞLETMELER ÜZERİNDEKİ FİNANSAL ETKİLERİ 
3.      COVID SALGINI SÜRECİNDE TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI ÜZERİNE YAPILAN ÇALIŞMALARA İLİŞKİN BİR ULUSAL YAZIN TARAMASI 
4.      COVID-19 SALGINININ HANEHALKI FİNANSI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: OLTU İLÇESİ ÖRNEĞİ 
5.      PANDEMİDE SOSYAL HAYAT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cb1d8b2-2af9-4beb-bc93-6b81d97039a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Pazarlaması ve İletişimi</image:title>
            <image:caption>1.      SPOR ENDÜSTRISI 
2.      SPOR PAZARLAMASI: FELSEFESI, GELIŞIMI, KAVRAM VE ÖZELLIKLERI 
3.      SPORDA PAZARLAMA KARMASI 
4.      SPORDA PAZARLAMA İLETIŞIMI 
5.      BİR İLETİŞİM ARACI OLARAK SPOR PAZARLAMASI VE SPORDA SPONSORLUK 
6.      SPORDA GERILLA PAZARLAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3335f32-3ae6-41c0-96bd-13d3dbb7e6b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şefkat Korkaklara Göre Değil</image:title>
            <image:caption>“Hazırlanan bu kitap, yeni bakış açıları sunarak, günlük hayatımızın manzaraları arasında gezinirken bize rehberlik ediyor. Bizi okumaya, sonrasında üzerine düşünmeye ve daha sonra da uygulama yapmaya davet ediyor. Yaşam içerisindeki alışkanlıkları nasıl tersine çevirebileceğimizi adım adım keşfetmemize ve hem dışarıya, başkalarına, hem de tazelenmek ve yenilenmek amacıyla kendi içimize olmak üzere her iki yöne doğru şefkat geliştirmemize yardımcı oluyor.” 
– Mark Williams, Oxford Üniversitesi, Klinik Psikoloji Profesörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e840efa0-7ec4-4ff7-8700-10e3f3aa4b57.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygı Döngüsünü Kırmak</image:title>
            <image:caption>SPOİLER;
Bu kitapta “Spor yapın, papatya çayı için, 
bulmaca çözün” gibi öneriler yok! 
Kendinizi bunalmış ve kontrolden çıkmış hissediyor; yeme bozukluğu, erteleme alışkanlığı, stres gibi günlük hayatınızı derinden etkileyen irili ufaklı ataklar yaşıyor; sosyal medyada gördüğünüz herhangi bir içerikle kaygı denizinde boğulduğunuzu düşünüyorsanız yalnız değilsiniz… 
Dr. Judson Brewer, kişisel sorunlardan tüm ulusların yaşadığı zorluklara kadar her alanda kaygının hayatlarımızı nasıl etkilediğini çarpıcı bir dille anlattığı Kaygı Döngüsünü Kırmak ile bağımlılıklarınıza farklı bir açıdan bakmanızı sağlıyor. Bu bağımlılıkların yarattığı kaygı döngüsünün basit ve düzenli alıştırmalarla üstesinden gelebileceğinizi danışanları üzerinden örneklerle aktaran Brewer, tetikleyicileri keşfetmeyi ve çözüme giden yolda kaygıyı haritalandırmayı başarmanız için ışık tutuyor. Laboratuvarında gerçekleştirdiği uygulamalar aracılığıyla beyin temelli teknikler kullanmanızın ve bilinçli farkındalık egzersizleri yapmanızın hayatlarınızı nasıl iyileştireceğini gözler önüne seriyor. 
 
Bakkaldan aldığımız tuzlu fıstık paketini bize sabunlu suyla yıkatmış bir dünyada kaygıdan uzak kalabilmek bir seçenek olmaktan çıkmış gibi görünüyor. Dr. Judson Brewer’ın yirmi yılı aşkın kaygı uzmanlığını sığdırdığı bu kıymetli çalışması, bu boğucu zamanlarda kaygı döngüsünden çıkış yolunu bizlere göstermekle kalmıyor, kaygının tüm kılcal damarlarına nüfuz etmemizi ve böylece “düşmanımızı” tanımamızı da sağlıyor. Uzakdoğu restoranına gittiğimde “Ya son seferden bu yana vücudum deniz ürünleri alerjisi geliştirdiyse?” düşüncesi eşliğinde panik atak geçirmişliğim olmasa da anksiyeteden iyi kötü çekmiş biri olarak bir daha, baştan sona, altı çizilerek okunacaklar listeme girdi bile. 
-Erkam Evlice, Editör</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e25e66-6a21-40c6-8d38-4293109e3dc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sürecinde Ekonomi ve Sosyal Bilimlerde Yeni Eğilimler</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1 – Dede Korkut Hikâyelerinde Coğrafi Unsurların İncelenmesi 
2.      BÖLÜM 2 – Geçmişten Günümüze İklim Değişmeleri ve Bitki Örtüsü Üzerindeki Etkisi 
3.      BÖLÜM 3 – Türk Sigortacılık Sektöründe Sigortasızlığıa Karşı Garanti Sunan Güvence Hesabının Kurumsal Kapasitesinin ve Etkinliğinin Artırılmasına İlişkin Politika Önerileri 
4.      BÖLÜM 4 – Sigortacılık Sektöründe Marka Yönetimi ve Pazar Performans İlişkisi 
5.      BÖLÜM 5 – Haddehaneler Ölçeğinde Karabük’te Sanayinin Desantralizasyonu 
6.      BÖLÜM 6 – Covid-19 Pandemi Döneminde Değişen Tüketim 
7.      BÖLÜM 7 – Türkiye’de Göç Yönetiminin Kurumsallaşma Süreci 
8.      BÖLÜM 8 – Yirminci Yüzyıl Sanatında Temsil Krizi 
9.      BÖLÜM 9 – Fergana Sorunu - Kırgızistan ve Tacikistan Çatışması 
10.  BÖLÜM 10 – Metinsellik Açısından Yusuf Atılgan&apos;ın “Ekmek Elden Süt Memeden” Öykülerinden Korkut’a Masal 
11.  BÖLÜM 11 – Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Kullanarak Karabük Merkez İlçesi Zamansal Arazi Kullanım Analizi 
12.  BÖLÜM 12 – Covid 19 Pandemi Sürecinde Kadın Çalışanların İş Yaşam Dengesi 
13.  BÖLÜM 13 – Oğuz Lehçelerinde İsim Durumu 
14.  BÖLÜM 14 – İpek Yolunda Bir Orta Çağ Yapısı: “Kayalık Hamamı” Üzerine Bir Değerlendirme 
15.  BÖLÜM 15 – Pandemi Sürecinin İşletmelerin Sermaye Yapılarına Etkisi 
16.  BÖLÜM 16 – Tahıl Tarımı (Buğday, Mısır, Çeltik) İle Nüfus ve Beslenme İlişkisi 
17.  BÖLÜM 17 – Atölye Tip İmalat Açısından Safranbolu Lokumları Üzerine Bir Durum Çalışması 
18.  BÖLÜM 18 – Eski Anadolu Türkçesi Metinlerinde İyelik ve Hâl Ekli İsim Unsuruyla Birleşen Çekim Edatları Üzerine Bir İnceleme 
19.  BÖLÜM 19 – Sermaye Kazançları Vergilemesinde Kullanılan Vergi Tekniği ve Olası Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e092bd8b-568f-48e6-8c15-b756f9d869c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Fare</image:title>
            <image:caption>Fare</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fda3f7c-1dfb-4dee-83f7-307c59932b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızları Hesaplamak</image:title>
            <image:caption>HUGO EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ 
NEBULA EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ 
LOCUS EN İYİ BİLİM KURGU ROMANI ÖDÜLÜ 

Pilot, Fizikçi ve Eş Takvimler 1952’yi gösterirken devasa bir göktaşı Dünya’ya düştü ve Washington DC de dâhil olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu kıyılarını harap etti. Bu yıkıcı darbenin ardından bilim insanları, yakın gelecekte Dünya’nın yaşanamaz derecede soğuk bir gezegene dönüşeceğini hesapladı. Artık insanlığın önünde varlığını sürdürebilmek için uzayı kolonileştirmekten başka bir yol kalmamıştı.

Deneyimli bir pilot ve kıvrak zekâlı bir matematikçi olan Elma York, hızlandırılmış uzay programına katılarak üstün becerilerini insanlığın hizmetine adadı. Aklında ise tek bir şey vardı: İlk kadın astronot olabilmek. Ancak bu ideali onu, bir yandan kısıtlı imkânlarla bir yandan da erkek egemen yapıyla amansız bir mücadeleye itecekti. 

Astronot Kadın serisinin Hugo, Nebula ve Locus ödüllü ilk romanı Yıldızları Hesaplamak, bir kadının hem doğaya hem de topluma karşı verdiği savaşın hikâyesi. 

“Yıldızları Hesaplamak, olayların başka nasıl gelişebileceğinin harikulade ve bilime uygun bir anlatımı. Bu alternatif tarih macerasında, Kowal hem bilimdeki hem de tarihteki ustalığını konuşturuyor.” 
Andy Weir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6f373e6-8ae3-4775-a10f-be231599320f.jpg</image:loc>
            <image:title>Azın Bereketi</image:title>
            <image:caption>NAUTILUS KİTAP ÖDÜLÜ: YEŞİL YAŞAM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ALTIN ÖDÜLÜ 2017 Azın Bereketi, kentsel Japonya&apos;daki ana akım yaşamı doğa, sanat, arkadaşlar, lezzetli yemekler ve bol zaman gibi lükslerle çevrili bir yaşam için terk eden on erkek ve kadını anlatıyor. Geleneksel Doğu tinsel bilgeliği ve kültüründen yararlanan bu öncüler, modern yaşamın stresinden, tüketiminden, meşguliyetinden ve teknoloji bağımlılığından kurtulurken geçirdikleri derin kişisel dönüşümleri anlatıyor. Bu kitap, onların mutluluk ve geçimlerini sağlamakta kendilerine güvenen sanatçılar, filozoflar ve çiftçiler olarak tatmin dolu hayatlarını anlatıyor. Andy Couturier, okuyucuları bu bireylerin günlük yaşamlarının derinlerine girmeye davet ederek bizim de kendi yaşamlarımıza nasıl daha fazla anlam ve zenginlik getirebileceğimizi gösteriyor. “Bu büyülü kitabı okumak, dağların derinliklerindeki taze bir pınardan su içmek gibi; insanı yavaş yavaş akıl sağlığına kavuşturuyor.” – David Abram, The Spell of the Sensuous&apos;un yazarı “Fiziksel ve ruhsal olarak aşırı ısınmış bir dünyadayız. Bu dünyadan uzaya seyahat ederek değil, gerçeğe doğru yönelerek kaçmayı başaran insanları okumak son derece güçlü. Bu kitap olabilecek en iyi şekilde altüst edici.” – Bill McKibben, Doğanın Sonu&apos;nun yazarı, çevre aktivisti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08177911-c395-4331-80eb-9ad2f31a3fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Manşet - Türkiye Konuşuyor</image:title>
            <image:caption>Bazı mülakatlar zaman ve koşullar ne kadar değişse de, kalıcı metinler olarak belleklerde, literatürde, arşivlerde yerini alır. Bu gruptaki mülakatlar daha sonra yapıldıkları dönemleri anlamak açısından tarihçiler, araştırmacılar, toplumbilimciler açısından önemli referans metinler oluştururlar. İpek Özbey’in mülakatlarını bu grupta değerlendirmemiz gerekir. 
Sedat Ergin - Eski Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni 
 
İpek Özbey’in birçok röportajcıdan farkı hayatını gazeteciliğe vermiş olmasıdır. Bu kitabı okurken karşınızda mesleğin her mecrasında uzmanlaşmış, çilesini çekmiş, fedakâr ve usta bir ismin olduğunu hatırlayın. Türü tükenmekte olan gerçek bir gazetecinin… 
Çınar Oskay - Eski Hürriyet Yan Yayınlar Yönetmeni 
 
İpek Özbey, Hürriyet’te birlikte çalıştığımız dönemde her hafta önceden iyi çalışılmış 
2-3 farklı öneri ortaya koydu. O hafta için karar verdiği kişi ve konuda en doğru 
sorularla röportajını yaptı. Röportajları sıklıkla Hürriyet’te manşette yer aldı. 
Vahap Munyar - Eski Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni 
 
Neredeyse her sabah Cumhuriyet’in kapısından ilk giren isimdir İpek Özbey. 
Türkiye’nin gündemini değiştiren soruların altında günler öncesinden başlayan 
hazırlık, çalışma ve emek gizlidir. Manşet’te değerli bir basın emekçisinin büyük 
alınteri var. 
Aykut Küçükkaya - Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9734900a-8258-425a-8b63-a43be56cef99.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yıllık Umut</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet kuşağının yaşayan en önemli temsilcilerinden Nermin Abadan Unat. 
Göç, kamuoyu, kadın araştırmaları gibi alanlarda yaptığı, uluslararası ölçekte literatüre giren çalışmalar, kaleme aldığı eserler, yetiştirdiği isimlerle Türkiye’nin yetiştirdiği en kıymetli bilim insanlarından. Kısaca “Hocaların Hocası”. 
Yüzüncü doğum gününü kutlarken, bütün bir ömrün bilançosunu çıkarıyor Yüz Yıllık Umut adlı kitabında. Anne-baba sevgisi görmediği ebeveynleri ve hayat boyu örnek aldığı öğretmeninden anlatarak başlattığı çizgiyi torun ve öğrencilerine kadar getiriyor. Kendi deyimiyle aklının erdiği günden itibaren bütün bir ömrü, yaşadıkları ve yaşadıklarından çıkardığı dersleri, her konuda edindiği tecrübeleri, meslek hayatını, bilimsel çalışmalarını, ona hocaların hocası dedirten akademik hayatını, kendi hocalarını, yakın dostlarını, öğrencilerini, tanıdıklarını ve elbette kuruluşundan bugüne Türkiye&apos;nin geçtiği dönemeçleri de beraberinde anlatıyor. Bilançonun sonunda, asla ödün vermediği düşünceleri ve inandığı değerleri yazıya döküyor... 
Azmini ve umudunu hiç yitirmemenin gururuyla! 
 
“Kitabın, bazı kısımlarını yeniden düzenleme gereği duyduğum, yeni eklemeler yaptığım, 25 yıl sonra gerçekleştirilen bu yeni baskısında, yaşama ilişkin ve bazı özel dostluklarla ilgili anılarımı ekledim. 
Bugün tüm dileğim, Atatürk izinde giden, laik ve demokratik bir Türkiye’ye veda edebilmektir.” 
Nermin Abadan Unat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13cb9437-676e-46f5-9bf0-d71c3071a222.jpg</image:loc>
            <image:title>Minnina Işıkları Kapama</image:title>
            <image:caption>Sen… Sen, evet… Bu kitabı elinde tutan… Hayatının rutin işlerle örülü olduğunu düşünen. Kötülükten korkup hayatın kıyısında köşesinde yaşayan. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derken yılanlarla aynı yatakta yatan. Sen, bakıp da görmeyen, duyup da düşünmeyen, hayatı yiyip içtiklerinin toplamı sanan. Ruhun inceliğini zayıflık, iyileri aciz gören. Kendi özünü sistem içinde eritip kaybeden. Yüzleşmeye hazır mısın?
Sen, kadınlığınla ve erkekliğinle, annenin rahmine düştüğün yalnızlığınla, karanlıktan gelen korkularınla, kocaman adamların kendini bilmez oyunlarıyla, düşler bahçesinde oynarken, masal prensesinin yırtılan eteğiyle…
Peki ya sen, bu romanın neresindesin? Ece, çocukluğunda ailesi tarafından istismara uğramış genç bir kadındır. Adile ile karşılaşması hayatının dönüm noktasını oluşturur. Adile, Ece’yi büyütür, okutur fakat ruhundaki yalnızlığa merhem olamaz.
Bu yalnızlığın çaresi Ece’nin kendisindedir; bunun farkına varması için kendisiyle yüzleşmesi gerekir. Bir gece, geçmişi ve geleceği arasında seçim yapmak zorunda kalır. Bu seçiminde geleceğine yönelir, kendisinden başlayıp topluma uzanan bir savaşı başlatır. Kendisi ve toplum ile… Cinsel kimlik arayışı içinde kadınlığını bulan Ece, kızına kendi bedeninden utanmamayı öğütlüyor.
Özge Doğar, annelik kavramını irdelediği Minnina Işıkları Kapama adlı romanında kadının toplumsal rolünü de sorguluyor.
Minnina! Kendine, topluma, insana, geleceğe, dostluğa, barışa, kardeşliğe ışıklarını kapama…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d159bf0-0070-4950-94e7-6bfab27015fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazıları Isırgan Sever</image:title>
            <image:caption>Her böceğin ağız tadı farklıdır ama bazı böcekler ısırgan sever. 
 
Birbirlerine karşı artık herhangi bir tutku beslemeyen Kaname ve Misako’nun evliliği çatırdamış, can sıkıcı bir belirsizliğe sürüklenmiştir. Ayrılık kaçınılmaz olsa da başkalarının kollarında tutku ve tatmin aramaya, durumu oğullarına açıklamayı ertelemeye, boşanmanın ağırlığından kaçınmaya devam ederler. Kızının evliliğinin yeni ve yabancı bir kültürün etkisiyle zarar gördüğüne inanan Misako’nun babası ise, çifti klasik Japon sanatlarına yönlendirerek onları bu çıkmazdan kurtaracağını düşünür. Böylece, eski ve yeni, genç ve yaşlı, Doğu ve Batı arasındaki çatışma büsbütün görünür olur. 
 
Bazıları Isırgan Sever, başarısız bir evliliği anlatırken Batı kültürünün değerleri ile geleneksel Japon kültürü arasındaki gerilimi de açığa çıkaran, Japon toplumundaki kültürel krizin yansıması olarak da okunabilecek etkileyici bir roman. 
 
 
“Tanizaki en sevdiğim yazarlardan biri. Aşkın kendisi kadar çoğu zaman sapkın yönlerini de kaleme alıyor.” Henry Miller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b05869cc-bcaf-4be2-bfa7-058b1032f628.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Garip Diyar</image:title>
            <image:caption>Altı yıldır devam etmekte olan acımasız bir savaşın ortasında Petrus adlı, meçhul bir adam çıkagelir ve iki komutanı, şiirin hüküm sürdüğü, büyülü çayların içildiği, elflerin yaşadığı, sislerle kaplı bir garip diyara götürür. İnsanların ve elflerin kaderini belirleyecek nihai savaş yaklaşmaktadır. 
Zamanların ötesinden seslenen diliyle, gerçekle olağanüstü arasında gidip gelen Bir Garip Diyar, lirik, sembolik, şiirsel, mizahi, gizemli dünyasıyla hem bir macera romanı hem efsanevi bir anlatı; bir yandan hayal gücüne ve rüyaya bir çağrı, bir yandan insanlığın kendi kendini yok etmekte olduğu dünyamıza dair bir tefekkür. 
Kirpinin Zarafeti’nin yazarı Muriel Barbery’den, Elflerin Yaşamı ile de akraba yarı mitolojik bir roman… 
 
“Savaş tüm şiddetiyle ortalığı kasıp kavurur ve canlar yitip giderken kimin büyük Kitapları düşünecek vakti olur ki? Yine de onların sayfaları yerin ve göğün ezgisine karışır ve savaşın ortasında dahi seslerini duyurur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62bb5d6a-7c92-49da-bb85-85ec4d844b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Müfettiş</image:title>
            <image:caption>Gogol’ün, dönemin yozlaşan bürokrasisine serzenişte bulunan Puşkin’in sözlerinden esinlenerek yazdığı, resmî kurumların çatıları altında gayriresmi durumların yaşandığı bir güldürü Müfettiş. 
 
Çarın ıslahat planları gereği teftişler artırılınca adeta birer tanrıya dönüşen müfettişler, bürokrasinin kaderini belirlemeye başlar. Kimi fırsatçıların bu durumu fark etmesiyle, gerçek bir müfettiş olmak ya da yalnızca müfettişe benzemek arasında bir fark kalmaz. Kentteki iyi giyimli, zengin bir toprak ağasının kumarbaz oğlunu müfettiş sanan kaymakam, posta müdürü, memurlar ve kent sakinleri, teftiş etmekle uzaktan yakından alakası olmayan bu adama ikramlar, hediyeler yağdırmaya başlar. Sözde müfettişe de durumun keyfini sürmek kalır... 

Çarlık Rusya’sını sarsan Müfettiş, Gogol’ün kariyeri için kısa vadede bir tehdit, uzun vadede bir başyapıt haline geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b51e4d79-1e5b-47bd-bb0b-0bf6eda75f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Toparlak</image:title>
            <image:caption>Toparlak, iki rahibe, bir aristokrat, bir tüccar, bir burjuva çift, bir demokrat ve bir fahişenin aynı arabada seyahat ettiği karlı bir yolculuğun hikâyesi. Maupassant’ın Fransa halkının yaşantısına, ikiyüzlülüğüne ironiyle yaklaştığı bu öykü, yazarın külliyatında ayrı bir öneme sahip. 
 
Fransa-Prusya Savaşı’nın sürdüğü bir kış gecesi yola çıkan bu küçük topluluğun doluştuğu araba saatlerce karda gömülü kalınca, fahişe Elisabeth Rousset, piknik sepetindeki birbirinden lezzetli atıştırmalıkları ve şarabı yol arkadaşlarıyla paylaşmaya karar verir. Ancak bu fedakârlığının karşılığını pek de beklediği gibi alamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d959fd2-cd07-402b-9efb-9b8022e90e7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Küresiyle Yolculuk - Barselona</image:title>
            <image:caption>Çağdaş çocuk edebiyatının sevilen yazarı Burcu Bahar’dan Türkiye’den başlayıp İspanya’ya uzanan macera ve gizem dolu bir roman.   
Yaz tatilinde annesinin işlettiği bakkalda çıraklık yapan Doruk’un en sevdiği şey, mahallelinin, “Dünyalı Teyze” adını taktığı komşularına sipariş götürmektir. Çünkü Dünyalı Teyze’nin evindeki çeşit çeşit kar kürelerine bakmak, farklı ülkeleri tanımak Doruk’un ilgisini çekmektedir. Ama o gün, hiç beklenmedik bir şey olur. Doruk’un tuttuğu kar küresi onu Barselona’ya götürür. Üstelik yanında, mahallenin zorba çocuğu Efe, tepelerinde de kocaman, simsiyah bir kuş vardır. Efe ve Doruk’u Barselona’da neler beklemektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/051654ec-87d9-4ddb-aa10-21e8a23d811b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mini Bilim - Saklambaç</image:title>
            <image:caption>Virüsler ve bakteriler hayatımızı nasıl etkiler? 
Sis neden oluşur? 
 
Bilimle yeni tanışacak ailenin en küçük üyeleri için özel olarak hazırlanan “Mini Bilim” serisi çocukların gezegenimiz ve içinde bulunduğumuz evrene dair farkındalıklarını artırmak için tasarlandı. 
 
“Mini Bilim” serisinin ikinci kitabı Mini Bilim: Saklambaç dünya, vücudumuz, virüsler ve bakterilerle ilgili merak uyandıran sorular ve yanıtlar içeriyor. 

Minik araştırmacı Şıp bu yeni macerasında gezegenimiz, akyuvarlarımız ve virüslerle ilgili müthiş bir keşif yolcuğuna çıkıyor. Laura Ertimo’nun çocukları bilimle tanıştırmak için karmaşık konuları samimi bir dille anlattığı bu muhteşem kitaba ilgi çekici resimleriyle Sanna Peliccioni eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217115ac-6f18-4c54-aa61-0f4b64b6df0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Meçhul Kuvvetlere Kurban</image:title>
            <image:caption>Görgü tanıklarıyla dolu bir evde, kimsenin olmadığı kilitli bir odada işlenen “timsahlı iğne cinayeti”... Meçhul kuvvetler tarafından işlendiği düşünülen, polis teşkilatının çözemediği bu gizemli cinayeti Sultan’ın emriyle görevlendirilen İhsan Avni çözebilecek midir?

Selim Nüzhet Gerçek’in 13 Kasım-7 Aralık 1922 tarihleri arasında İleri gazetesinde 24 tefrika olarak yayımlanan Meçhul Kuvvetlere Kurban romanı Mısır uygarlığı, meçhul kuvvetler gibi unsurlarla bir taraftan fantastiğe göz kırpar, diğer yandan esrarlı bir cinayetin çözüm sürecinin aktarılmasıyla polisiye türünün özelliklerini taşır. Selim Nüzhet Gerçek’in Ahmet Kâmil takma adıyla yayımladığı bu romanı, ilk kez kitap olarak basılıyor.

&quot;Meçhul Kuvvetlere Kurban; &apos;Türk matbuatının ilk tarihçisi&apos;, &apos;ilk derleme müdürü&apos; olarak anılan; basın ve tiyatro tarihi alanlarında öncü çalışmaları olan Selim Nüzhet Gerçek’in edebiyat tarihlerinde adı geçmeyen, onunla ilgili yazılan makalelerde de yer almayan, dolayısıyla &apos;meçhul&apos; kalmış bir romanıdır. (...) Meçhul Kuvvetlere Kurban’ın bugüne kadar gözlerden kaçması şaşırtıcıdır. Oysaki Selim Nüzhet Gerçek’in yapıtı hem kurgusu, karakterleri hem de popüler bir tür olan polisiyenin iyi bir örneği olması açısından edebiyat araştırmacılarının ve günümüz okurunun ilgisini ve beğenisi kazanacak bir romandır. Selim Nüzhet Gerçek gibi çok yönlü bir entelektüelin şimdiye kadar keşfedilmemiş bu romanının kitap olarak yayımlanmasının Türk edebiyatını zenginleştireceğine inanıyoruz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261d449b-ef7b-4641-a834-21d27b2a9ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıcaya İlk Adım</image:title>
            <image:caption>Osmanlıcaya İlk Adım
El-hutva el-oula ile el-osmaniye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3124d5-dc9e-4844-9a02-64dcad4d1859.jpg</image:loc>
            <image:title>Selam Söyle O Günlere</image:title>
            <image:caption>“Minnettar ol her gelene kim gelirse gelsin. Çünkü bunların her birisi öte taraftan bir kılavuz olarak gönderildi.” 
– Mevlana 
 
“Bir günde ne kadar şey kaybedebilirsiniz? Kariyeriniz, sağlığınız, servetiniz... Peki size bir günde ailenizi bile kaybedebilirsiniz desem ne derdiniz? İnanamazdınız değil mi? Ben de öyle ama hayat böylesi sadece filmlerde olur dediğimiz olayları bize yaşatıyormuş meğer... 
Ben annemi, kardeşimi ve babamı aynı gün kaybettim. 
Her şey bir günde, size anlatacağım o gecede oldu.” 
 
SELAM SÖYLE O GÜNLERE 60’lı yıllardan bugüne uzanan varlıklı bir ailenin trajedilerle dolu güçlü ve dokunaklı bir anlatısı. Zeki Müren’li yemek masalarında başlayan ve dünyanın her köşesine uğrayarak görkemli anılarla örülen iki kardeşin büyüme hikâyesiyle kader, zenginlik, ölüm, kadın erkek ilişkileri, evlilik, anne babalık kavramlarını sıra dışı bir bakış açısıyla okuyacaksınız. Bu kitap hayatın zorluklarını aşmak isteyen herkesi yüreklendirecek bir çağrı niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd0f31b4-13a3-4c97-abe7-bc6c2a4e8312.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Kodlama</image:title>
            <image:caption>“Kodlama, günümüzün yaratıcılık dilidir. 
Çocuklarımız, bilgisayar biliminin tüketicileri yerine yaratıcıları olma şansını hak ediyor.” 
— Maria Klawe 
 
Bu kitap programlama bilmeyen ama öğrenmeye başlamak isteyenler için. 
Kitapta kodlamaya ait temel yapılar ve kavramlar anlatılıyor. 
Python ve C# gibi farklı yapıdaki iki dil ile örneklerle anlatımlar yapılıyor. Programlamaya ait, dilden bağımsız, ortak, genel bir bakış açısı; yeni programlama dillerinin öğrenimini kolaylaştıracak bir anlayış sunuluyor. 
Kitabı bitirdiğinizde C# ve Python dillerini başlangıç seviyesinde öğrenmiş olacaksınız, bunun yanında diğer programlama dillerini de kolayca öğrenebileceğiniz bir yaklaşım edineceksiniz. 
Yaygın kullanılan uygulama platformlarının da tanıtıldığı, basit uygulamaların geliştirildiği bu kitapta aynı zamanda günümüz programcılığında yaygın olarak kullanılan araç ve servisler de anlatıyor. 
Günümüzde kodlama öğrenmek çok önemli bir beceri, bu kitap sayesinde kodlama dünyasına girmek için büyük bir adım atmış olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3768caa6-be74-4e07-bacc-96a293b514ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekandan Zamana Metaforik Transferler</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu ilk düşünme pratiklerinde, çevresini anlama ve tanımlama işini, içinde bulunduğu mekân ile ilişkilendirerek gerçekleştirmiştir. Çevresindeki dünyaya ait her şeyi mekâna bağlı olarak tanımlamıştır. Bu durumun en belirgin ipuçlarını ise kendi dilinde saklamıştır. Zaman gibi soyut bir kavramı ise, yine mekânın özelliklerinden yararlanarak anlamış ve ifade etmiştir. Dünyanın, yani içinde bulunulan mekânın bütün özelliklerini zaman boyutuna taşımıştır. Bu yüzden dünya dillerindeki zamansal ifadelerin büyük bir kısmının mekânı işaretleyen veya niteleyen dil formlarından oluşturulduğu gözlemlenmektedir. Literatürde “metaforik” bir transfer olarak nitelendirilen bu durumun evrensel ve sistemli dil ilkeleri olduğu anlaşılmaktadır. 

Elinizdeki kitap, Eski Türkçe sınırlarında mekândan zamana doğru gerçekleşen metaforik transferleri teorik düzlemde ele alan bir çalışmadır. Eski Türkçedeki zaman kavram alanına sahip çeşitli formlar, gramerleşme ve buna bağlı olarak ortaya çıkan morfolojik ve semantik ilişkiler ışığında yeniden değerlendirilmiştir. Böylece, Türkçenin en erken örneklerindeki zaman işaretleyicilerinde görülen metaforik transferlerin hangi yollarla ortaya çıktığı tespit edilerek Türkçenin zaman işaretleme stratejileri belirlenmiştir. Çalışma, tipolojik ve evrensel sonuçlarla birlikte, Türkçe için farklı bir yaklaşımı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28ee35a0-d82d-428e-b054-2a4530f78f92.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Eğitimine Giriş</image:title>
            <image:caption>Araştırmacılar erken dönemde kaliteli bakım ve eğitim alan çocukların hem çocukluk hem de yetişkinlik döneminde diğerlerine göre her yönden daha sağlıklı olabileceğini bildirmektedirler. Diğer bir deyişle kaliteli okul öncesi eğitim, çocukların fiziksel, dilsel, zihinsel, sosyal, duygusal gelişim alanlarını pozitif yönde etkilemektedir. Beynin hızla geliştiği bu dönemde kaliteli okul öncesi eğitimden mahrumiyet çocukların kendi potansiyellerini eksiksiz olarak gerçekleştirmelerini engelleyebilmektedir. Küçük çocukların okul öncesi eğitimden beklenen yararı üst düzeyde yakalayabilmeleri için okul öncesi öğretmenlerinin bu konuda donanımlı olmaları gerekmektedir. Diğer bir anlatımla okul öncesi eğitimde kalitenin yakalanması öğretmen faktörüne bağlıdır. Bu bağlamda öncelikle geleceğin öğretmenleri olan öğretmen adaylarının kendi alanlarıyla ilgili iyi bir eğitim almaları zorunludur. 
Bu nedenle öğretmen adaylarının alanları ile tanışma fırsatını yakalayabileceklerini düşündüğümüz Okul Öncesi Eğitime Giriş isimli bu kitabı yazmaya karar verdik. Bu kitap okul öncesi  öğretmen adaylarının yanında okul öncesi öğretmenleri, okul öncesi eğitimine ilgi duyan herkese katkı sağlayabilecek nitelikte bir kaynaktır. 
Kitap 12 bölümden oluşmakta olup her bir bölüm farklı üniversitelerin ilgili bölümlerinde çalışan akademisyenler tarafından yazılmıştır.  
Emeği geçen bütün arkadaşlarıma tek tek teşekkür ederim. Okul öncesi öğretmen adayları ve öğretmenler başta olmak üzere kitabın tüm ilgililere faydalı olması dileği ile….
Editör
Zarife SEÇER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d1952d-e1f3-45f9-9658-1fd5d1add493.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim&apos;in Arabaları Vardı</image:title>
            <image:caption>Bana arabasıyla çarpan kadın sık sık hastaneye ziyaretime geliyordu.   Son ziyaretinde, cinayeti ne zaman ve nasıl işleyeceğini üstelik yerini de söylemişti. Eğer bunu yapmazsa hayali olan Devrim&apos;in Arabalarının yapılamayacağına inanıyordu. 
 
Devrim&apos;in Arabaları vardı; bir elinde otomobil, diğer elinde uçak. 
 
Devrim kimdi, bu arabaları yapmak cinayeti bile göze alacak kadar    neden bu denli önemliydi? Nedeni, Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda yaşanmış tarihi bir olaya dayanıyordu. 
 
Bir yangın sonucunda yapılan bir tren yolculuğuna… 
 
Atatürk&apos;ün çağrısıyla o trene binen bir profesörün, bu yolculuktan yıllar sonra, o kadının annesine verdiği iki oyuncak ve o oyuncaklara yüklenen bir hayal ile başlamıştı her şey. 

Atatürk döneminde kurulan hatta seri üretime de geçen, ölümünden sonra ise kapatılan uçak fabrikaları ile 1960 Askeri Darbesinin ürünü olan ancak seri üretiminin yaptırılmadığı otomobil... Onlar Devrim&apos;in Arabalarıydı. Bu arabaların yaptırılmaması emperyalizmin ülkemize sayısız dayatmalarından sadece iki örnekti. Bu roman; emperyalizmin etkisine nasıl girdiğimizi, nasıl aldatıldığımızı, Devrim&apos;in Arabalarını neden hâlâ yapamadığımızı bir aşk hikâyesi içerisinde anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0857c68f-9601-44d5-8941-ca2fdb5d89e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Norm</image:title>
            <image:caption>Kendin olmak adına yaptığın onca binayı yıkmanı istemiyorum. Yıkmak doğru değildir. Binanın pencerelerini çiçeklerle süsleyerek başlayalım. Gri olması gerektiği söylenen duvarları boyamakla başlayalım. Mobilyalar gibi düşüncelerimizin üzerine geçirdiğimiz kılıfları sökmekle başlayalım. Üzerine oturunca eskir, bir şeyler dökülür diye sakındığımız koltuklar gibi sakladığımız kalbimizi açmakla başlayalım. Burası bizim evimiz ve gösterişli bir hayatın getirisi olan kendini salonumuz gibi büyük görme huyunu bırakarak başlayalım. 
 
“Ben çok kırıldım buna bir daha izin vermem.” diye başlayan büyük sözlerimizi, bize iyi gelecek olan ilaçlar gibi yutmakla başlayalım. Kendimize koyduğumuz sınırları kaldırmakla başlayalım. Başlamak, bitirmekle kardeştir. Uzun bir sobeleme oyunu oynayan iki kardeşin birbiriyle yarışına girelim. Yolumuzun nereye gideceğini görmeden yaşadığımız onca zamana rağmen binanın aydınlatmasını değiştirir gibi yolumuzu çizerek ışıkla donatalım. Bilmeden yaptıklarımızı, yaptıktan sonra bildiklerimizi bir misafiri evimize kabul eder gibi kabul ederek başlayalım. Bizi yenebilecek olanın sadece biz olduğunu, bizi yıkabilecek olanın da sadece biz olduğunu görelim. Eski bir hatırayı sakladığımız yerden çıkarır gibi vazgeçtiklerimizin arasından önce kendimizi çıkaralım. 

“Kendini bulan kişi aramaya başlamış demektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8455d8a8-e6f0-4a3f-8755-4ec8b2daf44a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Kusur</image:title>
            <image:caption>Thomas Pynchon yalnızca yazdıklarıyla değil, münzevi yaşam tarzıyla da yirminci yüzyılın en büyük edebiyat figürlerinden. Paranoya, ırkçılık, kolonyalizm, komplo teorileri, eşzamanlılık ve entropi gibi çeşitli konularda verdiği postmodernist eserlerle edebiyat tarihini değiştirmekle kalmayıp kendinden sonra gelen yazarları da derinden etkileyen Pynchon’ın, çağımızın en mühim yönetmenlerinden Paul Thomas Anderson tarafından sinemaya da uyarlanan romanı Gizli Kusur ise yazarın yakın dönem alameti farikalarından biri. 
 
Yıl 1970, çiçek çocukların çağı bitiyor. Dünya değişirken kendisi aynı kalan bir özel dedektif olan Doc Sportello, eski sevgilisi Shasta bir gece kapısını çalıp ondan yardım isteyince hayır diyemiyor. Ancak bu mevzu epey dolambaçlı. Ya da Doc’un dikkati fazla dağınık. Üstelik peşindeki yarı zamanlı aktör ve polis Kocaayak Bjornsen da tam bir bela. 
 
Thomas Pynchon’dan Gizli Kusur, müteahhitlerin, mafya ile devletin, sahte sloganların ve eski aşkın yemyeşil bir sis bulutunda dans ettiği bir roman, paranoyanın kutsal kitabı. 
 
“Pynchon paranoyaya dair algımızı değiştirdi, onu sapkın bir psişik uzantıdan, kurumsal bürokrasi ağının merkezi parçasına dönüştürdü.” –David Foster Wallace 

“Thomas Pynchon, öyle bir yazım üslubuna sahip ki bizim bilmediğimiz şeyleri bildiğini düşündürüyor insana.” –Paul Thomas Anderson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d3a1d0c-8226-4289-b1b7-1ea6fe0516af.jpg</image:loc>
            <image:title>Silsile - Bilimkurgu Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Sınırları belki ancak uzayın sınırlarıyla kıyaslanabilecek hayal güçlerinden doğmuş, bazısı fazlasıyla “tanıdık” bazısı ise olabildiğince “yabancı” metinler... 
 
“Hiçbir görgü kuralı, hiçbir nezaket, hiçbir şeye saygı yok bu dünyada. Yalnızca oluk oluk akan para, yalnızca zehirli neon ışıklar, yalnızca kaçış ve kovalamaca. Gölgelerin sardığı pazarlar, naylonla sarılmış bedenler, gizemli şeylerin ticareti. Kaybolursun çoğu zaman. Orada hayat kovalar seni, bazen arzular, bazen de ismini bilmediğin bir düşman.” 
 
Türkiye Bilişim Derneği Bilimkurgu Öykü Yarışması’nda 20162020 yılları arasında derece alan öykülerden yapılmış bir seçki, bir silsile... 
 
  Faruk Ayvazoğlu, Funda Özlem Şeran, Furkan Malkoç, Gökçe Mehmet Ay, İsmail Yamanol, İsmail Yiğit, Kadri Kerem Karanfil, Mehmet Kardaş, Meryem Demirli, Murat “duraladam” Dural, Nur İpek Önder Mert, Özgür Hünel, Ruken Asya Çiftci, Serdar Yıldız, Serkan Köybaşı, Şehriban Genç, Tuğrul Sultanzade</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6caa9aad-3d11-4e89-8843-11777ab940da.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yürekli Yaşlı Adam ile Güzel Kızın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>“Svevo’nun mizacı Çehov’unkiyle benzerdi: İnsan ve hayvan sefaletine karşı yoğun duyarlılığını gizlediği zarif bir gözlemciliğe sahipti, ‘entelektüel’ gibi davranmak ya da düşünmeye ve şairane olana karşı isteksizdi.” –James Wood 
 
Italo Calvino, Cesare Pavese ve Umberto Eco’yla birlikte İtalya’nın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli isimlerden sayılan, James Joyce’un en sevdiği yazar ve yakın dostu Italo Svevo, İyi Yürekli Yaşlı Adam ile Güzel Kızın Öyküsü’nde yaşla beraber gelen kaygıları ve aşkın altında yatan, sürekli bir mazeretle temize çekilen çıkarcı hisleri, varlıklı ile yoksulun sınıfsal farklarını da hesaba katarak anlatıyor. 
 
Yaşlı bir adam, tramvayda vatmanlık yapan genç, güzel bir kadına gönlünü kaptırır. Bu yaşta, böylesine genç biriyle, böyle şehvetli hislere kapılarak ilgilenmesi ahlaken doğru mudur peki? Belki ona maddi ve manevi anlamda yardım ederse içi rahatlayacaktır. Sonuçta olgun, varlıklı biridir yaşlı adam. Gençlerle yaşayabileceği çok şey, onlara verebileceği bir dolu öğüdü vardır. Peki, bedeni bu kadar heyecanı kaldırabilecek midir? 
 
Italo Svevo’dan İyi Yürekli Yaşlı Adam ile Güzel Kızın Öyküsü tünelin diğer ucuna daha yakın olan erkeğin, hayatının ilkbaharındaki kadınla karşılaştığında yüzleştiği sorulara dair bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a37f51c-62cf-42d1-90f6-2975d7ce1182.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğün Ateşleri - Zaman Çarkı 5</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyat devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri, Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Karanlığın Yüce Efendisi’ni tutan kilitler yavaş yavaş kırılsa da hapishanesi hâlâ ayaktaydı. On üç Terkedilmiş’ten biri olan Rahvin, Ejder’e karşı nihai bir galibiyet için diğer üç yoldaşıyla bir araya gelecekti. Terkedilmişler, yakın zamanda efendilerinin serbest kalacağından emindiler ve insanların diyarında etkilerini artırmak niyetindeydiler. 
 
Yenidendoğan Ejder, düşmana karşı harekete geçmesi gerektiğini biliyordu ama emrindeki güçler ihanet ve hırs yüzünden bölünmüştü. Işığın kadim koruyucuları Aes Sedai dahi iç savaşla parçalanmış durumdaydı. Rand, müttefiklerinin ihanetine, düşmanlarının bitmeyen saldırılarına ve Tek Güç’ü yöneten erkeklere gelen deliliğe karşı durup göğün ateşleri dünyayı kemirirken ayakta kalabilecek miydi? 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Robert Jordan’ın fantastik edebiyatın kültürümüzde yer edinmesindeki etkisi muazzam.” –Guy Gavriel Kay 
 
“Robert Jordan, Tolkien’in ortaya çıkardığı türe hükmetmek için burada.” –The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bad7b011-fe6d-4896-8bd8-b2e87a02934f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Tam Tersi</image:title>
            <image:caption>TAM DA OLMAKTAN KORKTUĞUN YERDESİN 
 
Manhattan’da yaşayan yirmi dokuz yaşındaki başarılı avukat Emily Haxby, hayatında bir şeylerin yanlış gittiğine karar verdi – hem de erkek arkadaşı ona evlenme teklif etmek üzereyken. En yakınları bile kusursuz sevgilisini neden terk ettiğini anlayamazken, Emily&apos;nin yıllardır taktığı cesur kadın maskesi parçalanmak üzereydi. 
 
Uğruna yıllarını verdiği kariyeri ahlaksız patronu tarafından baltalanmakta, çok sevdiği büyükbabasının sağlığı gitgide bozulmakta ve annesinin bıraktığı boşluğu doldurmak için çaba bile sarf etmemiş babası onu bir kez daha yüzüstü bırakmaktaydı. 
 
Bir kere daha kırılmaya gücü olmayan Emily, ya geçmişiyle barışmanın bir yolunu bulacak ya da içine düştüğü kuyuya bile isteye hapsolacaktı. 
 
 
“Ellerinden kayıp giden hayatla ve aşkla başa çıkmaya çalışan bir kadının masalı.” —Publishers Weekly 
 
“Julie Buxbaum, Emily karakteriyle tipik bir annesiz kız yaratmış: Samimiyetin rahatlığını arayan ama bunun sürmesinden korkan bir kadın. Aşkın Tam Tersi kaybın, romantizmin ve aşka düşüp orada kalışımızın pürüzlü, kusurlu, son derece gerçekçi bir portresini çiziyor.” —Hope Edelman 
 
“Duygusal gerçekler yönünden zengin, zekice yazılmış ve dokunaklı bir ilk roman. Julie Buxbaum’un düşünceli, genç kahramanıyla ve onun kayıplarla ve aşkla dolu yolculuğuyla bağ kuracaksınız.” —Emily Griffin 
“Buxbaum, bize kusurlu oldukları kadar merak uyandırıcı ve canlı karakterler sunmuş. Bu tatlı ve zekice yazılmış romanı okurken sanki yeni bir arkadaş grubuna dahil olmuşum gibi hissettim.” —Leah MCLaren 
 
“Her şeye aynı anda sahip olan genç bir kadının gerçekçi ve iyi yazılmış bir portresi.” —Booklist 
  “Bütün gece okumak isteyeceksiniz.” —Library Journal, Starred Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e45c4e0-f724-4570-ab75-a6238169182c.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Journal Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt - 4 Sayı 3</image:title>
            <image:caption>Bu sayımızda: 
 
Pigouvian Exploitation, Informality and Economic Growth: Theory and Evidence – Ceyhun Elgin 
 
Fintech And Blockchain in Islamic Finance: A Bibliometric Analysis – Ahmet Faruk Aysan, İbrahim Musa Ünal 
 
New Paths in the Thorny and Endless Mexico-USA Relationship – Alicia Puyana Mutis, Karla Villalobos Cruz 
  Türkiye İçin Optimal Para Alanı: Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Örneği – Ahmet Kasap, Salih Barışık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f9b4d9c-589f-48c7-af25-c5934dfbc88b.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğe Yükselen Çınar</image:title>
            <image:caption>Hatıralarınız arasında çocukluğunuza dair neler var? 
Çocuk yaşta bir hayal kurup çocukça duygularla onu gerçekleştirmeye çalıştınız mı? 
Bütün bir yılı, kurduğunuz hayalin gerçekleşeceği günü beklemekle geçirdiğiniz oldu mu? 
Hayalinizin peşinde koşarken yeni şeyler keşfettiğinizde neler hissettiniz? 
Hiç keklik yuvası gördünüz mü? Tarhana, pekmez ve nişasta yapımına şahit oldunuz mu? Arılıkduruluk nedir, bilir misiniz? 
Doğa ile iç içe olmaktan duyduğunuz sevinci göğe yükselen dev çınarın dallarından yüce dağlara haykırdınız mı? 
Cevabınız “hayır” ise sıcacık ve gerçek bir öykünün akışına kendinizi bırakmaya ne dersiniz… 
Haydi! Bir çocuğun yaz tatili macerasına ve hayalini gerçekleştirmesine birlikte şahitlik edelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0993363b-d931-4caa-80ca-e1c29ccee701.jpg</image:loc>
            <image:title>Nadirane Gönül Sözü</image:title>
            <image:caption>Bir evladın babasının ölümünden sonra babasına atfen bir şiir kitabı yazması şiirin tacı, acının vicdanıdır. 
Bir baba ölümü nasıl kanar insanda? Mısra mısra koparak ve sonrasında alev alev yanarak… 
Rukiye Nazarlouy, inim inim destanlar söylemeyi başararak, baba kaybından bir şaheser çıkarmıştır. 
Ali Uğur Gündem 
* * * * * 
Baba, ruhun çırasıdır. 
Baba, karakterimizin aynasıdır. 
Baba, idrakimizi giydiren İdris’tir. 
Baba, ocağımızı söndürmeyen güven ateşidir. 
Baba, sığınışlarımızın en büyük ve büyülü surudur. 
Baba, bitmeyen derin okuludur. 
Baba, her duygumuzun bayrağıdır. 
Baba, duruş, asalet, gelenek, hayata bakıştır. 
Bu bayrak altında dalgalanır ömrümüz… 
Babam, şiirimdir. 
Babam, yarım kalmış hasret şiirimdir. 
Babam, her dizemde kutsal bir çınardır. 
Ben bu çınarın dalında hüzünlü kuştum. 
Şiirlerimle babama yuva yaptım. 
Hayata tutunuş kanadım böyle dizelerle aktı.   
Hayrettin Taylan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0683a9ee-26eb-4d04-a85a-b433d995d778.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafızasını Kaybeden Fil</image:title>
            <image:caption>&quot;Hatıralar kim olduğunu sana daima hatırlatır.&quot;
Ako bir gün yolda yürürken ağlayan bir file rastlar. Filin çok büyük bir derdi vardır. Hiçbir şey hatırlamıyordur. Ako ona yardım etmeye çalışır, acaba fil her şeyi tekrar hatırlayabilecek mi? Hafızasını Kaybeden Fil hafızanın, anıların, ailenin önemine dair dokunaklı bir resimli kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4c0cae2-f5cd-4750-8999-be183ab6853b.jpg</image:loc>
            <image:title>İyiler Büyükler Modernler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Pound genel prensipleri tekrar ele alıyor, yeterince dikkat çekmemiş yazarları ve edebiyatları tekrar tedavüle sokuyor veya yeni yazarların yetkinliğinin reklamını yapıyor olsa da esas gaye temelde aynıdır: Günümüz edebiyatını tazelemek, canlandırmak ve “yeniden yapmak”tır. 
- T. S. Eliot

Tamamdır. Yaptım işte. Söyleyeceklerim bu kadar. 
- Ezra Pound

Pound’un iyi edebiyatın, iyi şiirin, iyi eleştirinin ve iyi çevirinin doğasına dair keskin sözler söylediği, klasikten moderne Batı edebiyatlarını biraz kibirli, çokça cesur bir biçimde mihenge vurduğu bu makaleler derlemesi aslında modernist Batı şiiriyle muhatap olmak için bir hazırlık rehberi. Pound modernist bir hız tutkusu ve bilimsellik iddiası ile okurları, şairleri, eleştirmenleri ve çevirmenleri yine modernist şiirin evrenine en kestirmeden yaklaştıracak patikaları açmaya girişiyor. Aynı zamanda okurlarına yolluklar hazırlıyor: Bir cebe “iyi”yi ölçmeyi sağlayacak eleştirel enstrümanlar koyarken diğer cebi “iyi”nin tarihsel ve güncel örneklerinden seçmeler ile dolduruyor. Modernist tavrın temel karakteristiğini taşıyan bu makaleler aynı zamanda “büyük” bir şairin dünya şiirinin gelişimine sunduğu eleştirel katkıları, şiirin önde gelen isimlerinden birinin nasıl bir edebiyat evreni hayal ettiğini de gözler önüne seriyor.

“İyi olana dair düşünce haritası” sunma iddiasındaki bu derleme modernist şiire hazırlık için bir rehber olmanın ötesinde Ezra Pound şiirinin dönemsel gelişimini anlamak için de bir elkitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37c196eb-24f6-4e02-bf16-160ec03089d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehirde Bir Şekavet - Seçme Öyküler</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan seçme öyküler Şehirde Bir Şekavet 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 84 öyküsünün yer aldığı Kadınlar Vaizi, Namusla Açlık Meselesi, Katil Puse, İki Hödüğün Seyahati, Tünelden İlk Çıkış, Gönül Ticareti, Melek Sanmıştım Şeytanı, Eti Senin Kemiği Benim adlı kitapların ilk baskılarından seçilerek bugünün Türkçesine uygun biçimde hazırlanan Şehirde Bir Şekavet kitabında 13 öykü var. Murat Yalçın tarafından hazırlanan kitaptaki öykülerin adları şöyle: “Ada Vapurunda”, “Bugün Ne Yiyeceğiz?”, “Misafir”, “Mırnav… Mırnav”, “Şehirde Bir Şekavet”, “Eşkıya Oyunu”, “Hatt-ı İstiva”, “İlk Orucum”, “Çocuklara Yasak”, “Müslüman Mahallesinde Bu İş Olur mu?”, “Ecir ve Sabır”, “Kırço”, “Kedim Nasıl Öldü?”. 
 
“Ben niye beklendiğini bilmeden yahut çocukluk iştahımı bastıramadığımdan olmalı ki, parmağımı en yakın reçel tabağına teklifsizce banıverdim. Babam derhal elime sertçe bir kaşık tersi indirdi. Bunun ne demek olduğunu anlamak için döndüm. Annemin yüzüne baktım. Onun şefkatli gözlerinden iki iri damla yuvarlandığını gördüm. Terbiye dayağını ben yedim, fakat anneciğim benden evvel ağlıyordu. Onun bu acıklı yaşları elimin acısından çok beni sarstı. Babamın yaptığı fenalığın benim kabahatimden daha büyük olduğunu anladım. İşte o zaman yüzüm buruştu. Dudaklarım büküldü. Ayaklarımla siniyi döverek çığlığı kopardım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f827b31a-7508-4dea-b162-b1c4762dd2c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tebeşir Tozu</image:title>
            <image:caption>O, sınıflarından melodiler yükselen idealist bir öğretmen...
Asla pes etmeyi düşünmedi...
İlham verici projeleri tezlere konu oldu...
Yaptığı çalışmalar belgeselleştirildi...
Pek çok ödüle layık görüldü...
İşte Sezer Ortadağ’ın ufkun ötesine uzanan öğretmenlik hikâyesi...

Tebeşir Tozu bir eğitimcinin kendi öğrencilik yıllarından başlayarak devam eden öğretmenlik hayatı boyunca yaşadıklarının kısa bir özetini sunuyor. Türkiye’nin ücra köylerinden yola çıkarak dünyaya açılan serüveninde Sezer Ortadağ, kendi hikâyesi üzerinden birçok insanın eğitim hayatına da ayna tutuyor. Her koşulda mazeretlere değil, maharetlere odaklanmanın gücünü vurguluyor.

Bu ilham verici sayfaları, kimi zaman gülümseyerek kimi zaman da hüzünlenerek çevireceksiniz. Mesleğini tutkuyla yapan bir öğretmenin öğrencileriyle nasıl derin bir bağ kurduğunu, nasıl her birinin yüreğine dokunarak içindeki ışığı alevlendirdiğini ve nasıl fark yarattığını göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db4796ba-5219-4346-8d6e-20238fac555c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Kitap Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>Bugün modern Türk romanının klasiklerinden sayılan Kara Kitap, 1990’da yayımlandığında yadırganmış, şiddetli edebi tartışmaların, polemiklerin ve saldırıların konusu olmuştu. Bu benzersiz, yenilikçi ve “esrarlı” romanın biçimi, dili ve edebiyat anlayışı günün önde gelen eleştirmenleri tarafından sert bir şekilde eleştirilmiş, başka yazar ve eleştirmenler de bu yazılara cevap verip romanın modern ya da postmodern yanlarını savunmuşlardı. 
 
Orhan Pamuk’a Nobel ödülünü kazandıran eserlerin en önem­lilerinden Kara Kitap’ın edebiyatımızın başyapıtlarından biri olarak kabul edilmesi süreci bu ilk tartışmalarla başladı. Hem Kara Kitap’ın dünyasını, dayandığı diğer kitap ve metinleri ortaya koyan hem de kitabın kalbinde yatan “mana”ya yönelik bu tartış­malar aynı zamanda Pamuk’un çok katmanlı edebi dünyasına bir giriş niteliğinde. 
 
İlk basımlarında adı Kara Kitap Üzerine Yazılar olan bu kitap için Nüket Esen yeni bir düzenleme yaptı. Orhan Pamuk ise romanın yazılışı ve sert tartışmalar sırasında çok yakınında olan dostu Ahmet Işıkçı ile tartışmalar konusunda samimi bir söyleşi yapıp meraklı okura kitabın bazı sırlarını açıkladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a807e17-44bf-48f0-8815-bbad49fc8e91.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe İz Bırakan Olaylar</image:title>
            <image:caption>Dünyada var olduğumuz günden beri, gelişimimizi etkileyen birçok olay yaşadık. İşte bu kitapta insanlığın tarihini değiştiren bazı olaylara ve dönemlere tanık olacaksınız. Tarihe İz Bırakan Olaylar’a hazır olun! 
Birazdan yazıyı bulacak, şehirleri ele geçirecek, seferler düzenleyecek, 
keşiflere çıkacak ve uzaya gideceğiz... 
 
§  Yazının icadından 
§  İstanbul’un fethine 
§  Matbaanın kullanımından 
§  Aşının icadına 
§  Uzay yolculuklarından 
§  Berlin Duvarı’nın yıkılışına 
kadar uzanan serüvenlere katılmaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35678c0-3f6b-479c-98bb-bc5a3dba6bff.jpg</image:loc>
            <image:title>Menajer - Transferin Gizli Yüzü</image:title>
            <image:caption>Mustafa Açıkgöz menajerlik kavramının ne olduğunu ve bilinmeyen yönlerini Menajer: Transferin Gizli Yüzü kitabında anlatıyor. Sözleşme süreçlerinde yaşananlar ve transfer dönemlerindeki kritik kararlar gibi yeşil sahanın dışında da devam eden önemli anlar 
 gün yüzüne çıkıyor. 
 
Oyuncusunun her anında, iyi gününde de kötü gününde de yanında olan, her ihtiyacını karşılayabilen menajer, futbolun olmazsa olmaz parçalarından biridir. 

Nihat Kahveci

Daha olumlu olup bu karamsarlığı bırakır ve güzel hikâyelerle yola çıkarsak futbol kalitemizi, kültürümüzü artırırız. 

Hamit Altıntop

Menajer olmanın metodolojisinden bahseden pek kitap yok ve bu, gerçekten akıllıca bir fikir. Futbol bilgi, iletişim ve dürüstlükle 
başarıya ulaşabilir. 

Victor Orta - Leeds United Sportif Direktörü

Futbol tek bir kişinin yönetebileceği durumdan çıkıp ekip işi haline geldi. Menajerlerin de bu ekibin bir parçası olması 
 gerektiğini düşünüyorum. 

Rüştü Reçber</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/355ac16e-e15c-4678-b9b6-0f2be0cbe2f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşizm Tarihi ve Teorisi</image:title>
            <image:caption>Ne oldu, nasıl oldu da faşist bir iktidar kitleleri önüne katarak devasa bir soruna dönüştü? Bu soru hâlâ güncelliğini  koruyor. David Renton, cevapların peşine düşerken faşizmin öncelikle neden bir hareket sonra da neden bir siyaset biçimi olduğunu açıklamaya çalışıyor. Faşizmle ilgili oluşturulan teorileri, iddiaları ve geçmişte yaşananları anlamlandırmak için akıl yürütüyor. 
 
Faşizm: Tarihi ve Teorisi, Hitler ve Mussolini dönemlerindeki faşist yükselişi, ona karşı çıkan Marksist tepkileri ve faşist söylemlerin ne zaman başladığı konusunu geçmişten günümüze taşıyor. Troçki ve Gramsci’nin yazıları ile çağdaş teorisyenlerin öne sürdükleri savların çeşitliliği okurun kafasındaki 
sorulara netlik kazandırıyor. 
 
Faşizm: Tarihi ve Teorisi  geçmişi anlamak ve  günümüzde yaşananları yorumlamak isteyenler için bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7851a2ec-25a5-4fb4-80f7-5c48b3dddfac.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın?</image:title>
            <image:caption>Ben küçükken –masaların altına saklanabilecek, çekmecelere sığabilecek boyuttayken– bir çekmecenin içine tırmanır, çekmecenin
gemi, halının da deniz olduğuna inanırdım.

Pusulamı bir şişede buldum. Bir doğum belgesiydi bu. Üzerinde gerçek ebeveynlerimin adları vardı.

Bundan hiç kimseye söz etmedim.

Gerçek annemle babamı bulmaya hiç yeltenmedim; bir çift ebeveyn talihsizlikse, iki çifti tam bir yıkım olurdu.
 
Jeanette Winterson, Tek Meyve Portakal Değildir adlı eserinin ardına gizlenmiş sarsıcı, kalp kıran gerçekleri tek tek anlatıyor bu kitapta.
 
O, evlat edinilmiş bir çocuktu. Çatısı altına girdiği evi daima yadırgadığı gibi “Bayan Winterson” adıyla çağırdığı kadının annelik güdülerine de şüpheyle yaklaştı. Öyle ki, bir okul etkinliğinde onu yanında görüp “Bu annen mi?” diyenlere “Genellikle...” cevabını verebiliyordu ancak. Hayatın sırrını Kutsal Kitap’ın sayfaları arasında arayan kadına mutlu olmak istediğini söylediğindeyse, “Normal olmak varken niye mutlu olasın ki?” yanıtını almıştı.
 
Bayan Winterson, Jeanette’ın olduğu ve olmak istediği her şeyin zıddıydı. Ancak Jeanette yine de onu sevdi ve hep çocuk kaldı. Bu durumu en iyi izah eden de yine onun sözleri: “Anne bizim ilk gönül maceramızdır. Onun kolları. Onun gözleri. Göğsü. Bedeni. Ve daha sonra ondan nefret edersek, bu öfkeyi kendimizle birlikte diğer sevgililerimize taşırız. Ve eğer onu kaybedersek, bir daha nerede buluruz? Dünyada hiç ilgilenilmemiş, bu yüzden de bir türlü büyüyememiş bu kadar çok çocuk olduğu için üzgünüm. Yaşlanıyorlar ama büyümüyorlar. Bunun için sevgi gerek. Şanslıysan, sevgiyi daha sonra bulursun. Şanslıysan, sevginin suratına yumruğu yapıştırmazsın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da512898-0bb5-44e1-8c71-613bcb34d74d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Avlusu</image:title>
            <image:caption>Dominique Eddé’nin bu sürükleyici romanı, intikam ve iktidar uğruna birbirinin arkasından entrikalar çeviren, yok olmaya mahkûm Can ailesinin öyküsünü anlatıyor. 
New York’ta başarılı bir avukat olan Kemâl Can’ın, dışarıdan bakanların çoğunun göremediği sorunlu bir geçmişi vardır. Suriye İstihbarat Teşkilatı’nın başındaki amcası Seyfeddin Can, Kemâl’in babasını ve annesini öldürterek onun daha on iki yaşında öksüz kalmasına neden olmuş, sonra da eğitim masraflarını karşılayarak bugünkü başarısına ulaşmasını sağlamıştır. Manhattan’da yaşayan Kemâl, amcasının Paris’te bir terör saldırısı planladığını ve bunu Kemâl’in cihatçı kardeşi Murad’a yaptıracağını öğrenir.
Aile ilişkileri zayıfladıkça ittifaklar, hasar görmüş yaşamlar, imkânsız aşklar ve derin ihanetler birer birer ortaya çıkar. Ortadoğu’da ülkeleri paramparça eden çatışmaların birer yansıması gibidir her biri. Eleştirmenler tarafından hem evrensel hem de geleceği öngören bir yapıt olarak nitelendirilen bu roman, Suriye’nin bugünkü durumunu ve Ortadoğu’yu anlamanıza yardımcı olacak.
 
“Doğruluk mürekkebine batırılmış bir kalem tarafından özenle yazılmış, güzel bir kitap... Bakış açısı doğru, kalemi tutan el yetenekli ve altta yatan düşüncenin karmaşıklığından hiçbir ödün verilmiyor. Bu güçlü duvar resmi; iktidar ve aile, yozlaşma ve baskı arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Suriye ve Ortadoğu hakkında bildiğinizi düşündüğünüz gerçeklere yepyeni bir ışığın önderliğinde bakmaya hazır olun!”
Georgia Makhlouf
The Huffington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91987b61-5953-4fb2-b84e-36b4e86dec83.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Kardeş Şehirleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin kardeş şehir ilişkilerini ulusal ve uluslararası ölçekte bir bütün olarak ele alan araştırmaların eksikliği nedeniyle, bu çalışmada Türkiye’nin kardeş şehirleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak, kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi hedeflenmiştir. 

Kitap, giriş ve sonuç bölümü dışında dört bölümden oluşmaktadır. Kitabın ilk bölümünde kardeş şehir olgusunun dünyada ortaya çıkışı ve gelişimi, Türkiye’de kardeş şehir ilişkilerinin aşamaları ile birlikte açıklanmaktadır. İkinci bölümde ise kardeş şehir bağlantılarındaki dönemsel ve mekânsal özellikler, bazı perspektiflere (tarihsel, kültürel, coğrafi, ekonomik ve politik) göre ele alınarak, konuyu açıklayıcı haritalar, grafikler ve tablolar eşliğinde sunulmuştur. Kitabın üçüncü bölümünde, Türkiye’deki belediyelerin kardeş şehir anlaşmalarında tercihlerini belirleyici faktörler değerlendirilmektedir. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde ise sonlandırılan ya da verimsiz kardeş şehir ilişkileri üzerinde etkili olan faktörler değerlendirilmiş; Türkiye’nin kardeş şehir potansiyeline dikkat çekilerek, kardeş şehir ilişkilerinden etkin ve verimli yararlanma hedefi için öneriler sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d47a753e-3de9-4292-9e50-0fad1de8ddc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşık Dante</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu... Görünen dünyanın hükümdarı! Şimdi kendisini çevreleyen havadan, görünmezden, son derece küçük olandan, hiçbir şey yapamayacağı tehlikelerden korunmak zorundadır. İçeriye kapatabilir kendisini, bunun gibi odalarda güvende kalabilir. Ve en nihayetinde hayaletimsi, sönük bir ışık yayan, boyut olarak birbirinden farklı, çok sayıda ekrandan oluşan bir labirentte yaşarken benden çok daha “hayalet” olabilir. Zira kendisini ekranları arasına hapseden biri artık güneşi ve rüzgârı, dalgaları ve yıldızları bilmez. Hakikatsiz, özsüz görüntüler arasında yaşar. Ona sahip olduğunu düşünmesine, ona iyi bakmasına ve onu elinden geldiğince giydirmesine rağmen artık bir bedene sahip değildir. Kafatası ayan beyan seçilse de artık kendisine ait bir beyni yoktur; duyguları ve anıları da. Oysa ben bütün bunlara sahibim, bir gölge olsam bile.
 
14 Eylül 1321 tarihinde, yüreğinde kavuşulmayan aşkın ıstırabıyla bu dünyadan göçen Dante’nin hâli Kutsal Efendi’yi bile incitir. Cennetin kapılarına dayandığında kendisine bir teklif sunulur: Bundan sonra her ölüm yıldönümünde bir gölge hâlinde de olsa, günbatımından şafağa dek yeryüzüne gönderilecektir. Fanilerin et, kan ve kemikten bedenine sahipken bulamadığı aşkla karşılaşmayı başarır, onu görüp duyan olmasa da makûs talihini bir şekilde alt edebilirse, yeryüzünde yeni bir şansı olacaktır.
 
Dante, tam altı yüz doksan dokuz gece, aynı tarihte, Floransa’da o çok sevdiği katedralin önünde bulur kendini ve etrafını saran kalabalıkta aşkın suretini seçmeye çalışır. Ne yazık ki günün ilk ışıkları hayal kırıklığıyla birlikte söker ufuktan ve öte âleme mutsuz bir geri dönüş başlar. Ta ki yedi yüzüncü geceye kadar...
 
İtalya’nın yaşayan en önemli şairlerinden biri olan Giuseppe Conte,
Dante’nin 700. ölüm yıldönümünü onun yerine düşünüp konuştuğu
bu muhteşem hayalet hikâyesiyle onurlandırıyor. Romanın sonuna
geldiğindeyse yeni bir bölüm açıp Dante ve “kutsal şiiri”ne dair notlarını paylaşmaktan da geri durmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a4687b-b23d-4675-b14a-f90875f957ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid 19 Pandemisi ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Devletler; salgın hastalıkların neden olduğu tehlikeler karşısında etkileri tüm topluma yayılmadan önce erken tedbir almak zorundadır. DSÖ her ne kadar üst bir örgüt olarak pandemi ilan etse de alınacak önlemler konusunda her ülkenin kendi otoriteleri yetkilidir. 2020 yılında pandemi olarak ilan edilen Covid-19, tüm dünyayı etkisi altına almış bulaşıcı bir salgın hastalıktır. 

Covid-19 salgınının Türkiye’de de etkilerini göstermesi üzerine ülke çapında alınan önlemler tüm bakanlıkların harekete geçmesi ile ortak bir politika alanı bulmuştur. Öncelikle Sağlık Bakanlığı’nın salgına karşı aldığı önlemler ile süreç başlatılmıştır. Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda Cumhurbaşkanının direktifleri ile seyahat ve sokağa çıkma yasakları, karantina uygulamaları, alışveriş merkezleri ve eğlence mekânlarının kapatılması gibi hızlı ve kararlı yanıtlar, salgının etkilerinin sınırlandırılmasını desteklemiştir. Pandemi ile mücadelede sağlık politikalarının biçimlendirilmesinde başta İçişleri ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere diğer bakanlıklar faaliyet alanları ile ilgili konularda politikalar geliştirmiştir. Merkezde geliştirilen politikalar doğrultusunda taşradaCovid-19 mücadelesini güçlendirmek için illerde valinin, ilçelerde kaymakamın başkanlığı ve koordinesinde kararlar alınmış, uygulamaya aktarılmış ve denetlenmesi sağlanmıştır. 

Salgının etkilerini azaltmak için hızlı ve etkili bir şekilde politika geliştiren Türk kamu yönetimi bu yönüyle diğer ülkeler tarafından da örnek gösterilmektedir. İşte bu kitap içerik itibariyle pandemiye karşı mücadele politikasını bütüncül bir bakış açısı ile sergilemektedir. Çalışmada Covid-19 pandemisine karşı Türk kamu yönetiminin geliştirdiği mekanizmalar/önlemler, uygulanan politikalar ve stratejiler başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere ele alınan her bir bakanlık nezdinde ve sistematik bir şekilde değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd02cd59-7979-452b-a27f-5539a26f97e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozart</image:title>
            <image:caption>Fide Serisi, geleceğin minikleri için Vivaldi ve Bach&apos;ın yanı sıra Wolfgang Amadeus Mozart&apos;ın yaşam öyküsünü paylaşıyor. 
 
Gözünüz kapalı enstrüman çalmayı denediniz mi? Peki hiç şarkı yazdınız mı? Müziğin dehası Mozart bunları küçükken yapıyordu! 

Dünyanın en ünlü müzisyenlerinden Mozart&apos;ın serüvenine katılın. Eğer yeterince isterseniz, bir gün siz de büyük bir sanatçı olabilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff204624-4719-42a2-afbb-3fd321852da9.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Güz Ateşi</image:title>
            <image:caption>M.S. 1082; Alamut Kalesini ele geçiren Hasan Sabbah Selçukluların iki büyük saldırısını atlattıktan sonra geniş bir ülkenin topraklarına göz dikmiştir. Bu ülke bugün İran sınırları içerisinde olan Kir- man’dır. 
 
Kirman’a dai ve fedailerini yığarak ülkeyi ele geçirme yolunda epey mesafe kat eden Hasan Sabbah’ın kimseye acımaya niyeti yoktur. Bu yüzden Hasan Sabbah’a karşı koymak için örgütlenen halk ile Haşhaşiler arasında kanlı bir hesaplaşma kaçınılmaz gözükmektedir. 
 
Kirman korkunç sona doğru hızla giderken, acaba kahramanımız Berdesirli Arslan ve dostları bu gidi- şata dur diyerek, vatanını kurtarabilecekler mi? 
 
Bu sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız. 
 
M.S. 1082 ve 1101 yılları arasında Kirman ülkesinde yaşanan gerçek olaylardan yola çıkılarak hazır- lanan bu kitap tarihe ışık tutacak önemli bilgiler taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/605c207d-1175-4ce5-8bd7-4e1963e82601.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşe&apos;nin Almanya Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Hikayenin finali müthiş... Sizin de okuyunca bana katılacağınızı düşünüyorum. 
Gurbeti yaşayan birisi Orhan Erdoğan. Kendisinin de yaşadığı gurbeti çok iyi anlamış ve anlatmış. 
Derin bir hikayedir gurbet. Ayrıca gurbet umuttur, gurbet maceradır, gurbet yaşamdır, son olarak gurbet dramdır. Ve Ayşe&apos;nin yolculuğunda bunların hepsi mevcut! 
Ayşe&apos;nin Yolculuğu “içerden gelmiş” ve içerlerde yaşanmış bir öykü. Dedim ya! İçer- den gelirse kalite tescillenir. 
Tebrikler sevgili hemşehrim Orhan Erdoğan... 
 
ERDAL SARIOĞLU 
Yeşil Banaz Gazetesi Sahibi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d49d073-1d12-4b9b-8abc-997b5352b86f.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Kalır Bir Başına</image:title>
            <image:caption>gençlik bir gökkaldıran portakalı 
dalıp gidip turuncusuna 
yollar dürerdin aşkla sen bir zaman 
akdenizden ığdır ovasına değin 
karlı dağ titreyişi sıcakta 
sarıp sarmalardı kar çiçeği sözcüklerini senin 
 
sevdiklerinin yaşlılığına da erdin 
gökte güneş kararmış portakal 
ölüm mü o yaklaşan 
sanırsın dizlerinin dibine yayılmış bir duman 
 
asıl böyle sevdada kal 
incitmesin son üzümün ezilişi ağzında 
bir soyulmamış portakal gibi yuvarlanıp dursun aramızda zaman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75eccd33-309d-4c8b-be78-7ddf692801cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yar Pınarı</image:title>
            <image:caption>Bir akşam bir sabah gitmezsem olmaz 
Cana umut olsun yârin pınarı 
Su isterim gönül tasına dolmaz 
Cana umut olsun yârin pınarı 
 
Gücümü topladım fırsatım sondu 
Uçtu gönül yine zirveye kondu 
Diyemedim aşkı hayaller dondu 
Cana umut olsun yârin pınarı 
 
Gülüşünden belli aşk kokuyorsun 
Yüreğe sarılmış can dokuyorsun 
Söyle gözlerimde ne okuyorsun 
Cana umut olsun yârin pınarı. 
 
Yürek senin için yakıyor ağıt 
Derdimi yazmaya yetmedi kâğıt 
Göster gül yüzünü derdimi dağıt 
Cana umut olsun yârin pınarı 
 
Yaşlı gözlerimden ağu akmasın 
Hicran ateşini gönül yakmasın 
Haşim Can pınara küskün bakmasın Cana umut olsun yârin pınarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36693875-56a2-48f5-876b-3d38e248118a.jpg</image:loc>
            <image:title>Göktürklere Kalan Miras</image:title>
            <image:caption>MÖ 7 - MS 7. yüzyıllar arasında Çin geleneksel siyaset dilini belirleyen birincil tarih kaynaklarının çeviri ve değerlendirmesinden oluşan bu eser, söz konusu resmî dilin “eski Çin’in ötekisi” olarak gördüğü kuzeyli toplulukların, Batı dillerinde yanlış bir genellemeyle “barbar” olarak karşılanan yabancıların, değişen tarihî, siyasi ve kültürel koşullar bağlamında gerçekte ne şekilde algılandığını ortaya koymaya, siyaset terminolojisi içinde onları tanımlayan sözcüklerin yüklendikleri anlamları tasnif etmeye girişmektedir. Çalışmanın öncelikli değeri, Batı biliminin genellemelerinden uzaklaşarak Uzak Doğu coğrafyasının karşılıklı ilişkilerin ağında biçimlenen kavramlarını kötü çağrışımların dışında ele almasından kaynaklanmaktadır. Bu sofistike bakışın haricinde, MS 2. - 3. yüzyıllardan itibaren Göktürklere kadar uzanan süreçte Türkçenin ilk formu olarak ele alınan dil ve tarih malzemesi içerisinde şekillenen sözcüklerin de izini süren kitap, sadece Sinoloji araştırmaları açısından değil, Türkoloji araştırmaları açısından da özgün çıkarımlarıyla önemli bir akademik verim olarak okurların takdirine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b9675a6-d798-4291-b585-98477a10c185.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Olduklarını Sanıyorlardı</image:title>
            <image:caption>“ÖZGÜR OLDUKLARINI SANIYORLARDI” RAFLARDA YERİNİ ALDI! 
 
Frankfurt Üniversitesi’nde araştırma profesörü olan Milton Mayer, Kronenberg adındaki küçük bir kasabada yaşadığı sırada on Alman ve onların 1933-1945 yıllarındaki hayatları üzerine bir çalışma yapar. Mayer bu insanları Nazi yapan şeyin ne olduğunu merak etmiştir ve bu kişilerle yaptığı savaş sonrası röportajları temel alan bir kitap yazar. Onlarla Nazilik, Nazi Almanya’sının güç kazanması, kötülüğün kitlesel yükselişi üzerine yaptığı söyleşiler bu kitabın temelini oluşturmaktadır. 
 
“Nazi denen bu korkunç canavar ruhlu adamı hep görmek istedim. Onunla konuşmak ve onu dinlemek istedim. Onu anlamaya çalışmak istedim. İkimiz de insandık neticede.” 
  İlk kez 1955’te basılan Özgür Olduklarını Sanıyorlardı, değişimin yavaş bir şekilde kendini hissettirmesini, kötülüğün sessiz yükselişini, ahlaki otoritenin ortadan kalkmasını basit ama açıklayıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fc6606-c161-4efc-98f6-26cd109dc380.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Benimle Bırak</image:title>
            <image:caption>Türk pop müziği tarihinde Ermeni müzisyenlerin ve aranjörlerin öncülüğü yadsınamaz. 

Bu isimlerin başında kuşkusuz Cenk Taşkan (Majak Toşikyan) geliyor. Onno Tunç, Garo Mafyan gibi isimlerden önce piyasaya dahil olan Taşkan; Nükhet Duru’dan Ajda Pekkan’a, Sezen Aksu’dan, Neco ve Hümeyra’ya kadar Türk pop müziği tarihine damgasını vuran pek çok önemli starla çalıştı. 

Yetmişli yılların sonuna doğru Nükhet Duru besteleriyle zirveye ulaşan Taşkan, piyasanın en çok aranan isimlerinden biri oldu. Ardında yüzlerce beste bıraktı. Günümüzde, eserlerinin pek çoğu klasikler arasında… 

Taşkan, seksenli yıllarda yaşanan askeri darbenin ardından, azınlıklara yönelik baskılar nedeniyle ülkeden göç etmek zorunda kaldı. Dönemin önde gelen yayın organları yaşananları görmezden gelerek “Cenk Taşkan Arjantin’e kaçtı,” manşetleri attılar. Oysa Taşkan, gitmek zorunda kalmıştı… 

1998 yılında ülkeye yeniden geri dönene değin Kanada’da yaşadı. Türkiye’de büyük bir üne sahip olan Taşkan, göç ettiği Kanada’da büyük çıkmazlarla karşı karşıya kaldı. Sıradan bir adama dönüşüverdi. 

Geçmişe ait anılarını, şarkılarını hatırlamamak adına yaklaşık yirmi yıl boyunca kendisini bir odaya hapsetti. Ne tam anlamıyla Cenk Taşkan olabildi ne de Majak Toşikyan… İki kimlik arasında yıllara yayılan büyük bir savaş verdi. 

Majak Toşikyan olarak yaptığı bir besteyle Sovyet Ermenistan’da ünlendi. Fakat hayatta olmadığı sanıldığı için bu gerçeği ancak yıllar yıllar sonra öğrenebildi… 

Kitabımıza, Nükhet Duru’nun ölümsüz yorumuyla hafızalara kazınan “Beni Benimle Bırak” adını verdik. Unutulmayan eserin bestecisi Taşkan’ın kendisidir. 

Bu kitapta, Cenk Taşkan’ın yaşamından yola çıkarak Türk pop müziği tarihinde Ermeni bestekârlar ve aranjörlere odaklanacağız. Kitabımızda okuyucu daha pek çok sürpriz bekliyor olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af8e0bf-f3b8-49e3-b4e1-cdaa78bb35e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyografiniz Nasıl Biyolojiniz Haline Gelir?</image:title>
            <image:caption>Çocukluk dönemi deneyimleri, siz onları bilinçli olarak hatırlamasanız bile hayatınızın diğer dönemlerine nasıl damgasını vuruyor?

Aynaya baktığınızda gördüğünüz yetişkin bir zamanlar çocuktu; o çocuğun hikâyesine kulak verin; çünkü çocukluk deneyimleri yetişkinliği şekillendiriyor.

Çocukken karşılaştığınız stres faktörleri, kayıplar ve olumsuzluklar, biyolojinizi şekillendiriyor, yetişkinlikteki sağlığınızı ve ilişkilerinizi belirliyor.

Neden üç kez evlendiğinizi veya hiç evlenmediğinizi, neden sigarayı bırakamadığınızı, neden fazlaca içtiğinizi, neden doktorların size yardımcı olamadığı birçok fiziksel sorununuz olduğunu ya da “başarılı” olmanıza rağmen neden neşeli ve mutlu hissetmediğinizi anlamak ve nasıl iyileşeceğinizi bilmek istiyorsanız bu kitap sizin için.

Yetişkin yaşamınızda boğuştuğunuz sorunların birçoğunun köklerinin çocukluğunuzda yaşadığınız olumsuzluklarda bulunduğunu göreceksiniz.

Bu kitap, olumsuz çocukluk deneyimlerinin ardından acı çeken herkes için bir umut ve ilham kaynağıdır.

Aynaya tekrar bakın ve bir zamanlar olduğunuz o çocuğa onu iyileştirmek için bir yolculuğa çıkacağınıza söz verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cfe1345-b29c-4ff8-bdcd-3013f05e5c70.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Hayatının Sefaleti - Ekonomik, Politik, Psikolojik, Cinsel ve Özellikle Entelektüel Veçheleriyle</image:title>
            <image:caption>Bütün dünyayı kasıp kavuracak &apos;68 olayları öncesinde Strasbourg Üniversitesi&apos;nde dağıtılan ve bir doğrudan demokrasi çağrısı niteliği taşıyan Öğrenci Hayatının Sefaleti manifestosu sayısız korsan baskıyla kısa süre içinde binlerce öğrenciye ulaşır.

Başlığını Guy Debord&apos;un koyduğu ve Tunuslu sendikacı Mustapha Khayati&apos;nin kaleme aldığı, Sitüasyonist Enternasyonal&apos;in bu çağrısı; hem tüketim ve gösteri toplumu entelijansiyasının hem de sendikal ve politik bürokrasilerin yergisi olarak, öğrencileri iktidar çarkları içinde oyalanmayıp devrim umuduna şenlikli bir hava katmaya davet etmektedir: &quot;Sıkıntı karşıdevrimcidir!&quot;

Dünyayı kapitalizmin ötesine taşıyacak özne, yeni bir &quot;hayatın bilinçli yönetimini&quot; şekillendirecek yapı ve ortaya çıkacak bu yeni dünyanın kategorilerine dair sorulara verdiği cevaplarla Öğrenci Hayatının Sefaleti, üniversitenin kurumsal bir cehalet örgütü haline geldiği, profesörlerin seri üretiminin ritmine uyumlanan yüksek kültürün çözülüp dağıldığı, akademik uzmanlık kisvesi altında bütünsel bakışın önüne set çekildiği günümüzde de güncelliğini koruyor.

Ferda Keskin&apos;in önsözüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f61f398-0873-488c-994c-cf40b88fcdcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekim - Uzun Pazar</image:title>
            <image:caption>Bir adam. Artık yok...


Yayınlandığı günden bu yana büyülü gerçekçiliğin ve modern Avrupa edebiyatının gizli başyapıtlarından biri olarak kabul edilen Ekim: Uzun Pazar, benliğini adım adım yitiren bir adamın öyküsüdür. Kayıp giden yaşantısını kayıtsız, dingin bir su gibi izlerken istediği tek şey, zamanın ve kaderin girdabında boğulmamaktır. Artık hareket etmeyi de bırakarak bir çeşit uyuşukluğa, belki de Antik Yunan filozoflarının mutluluk diye adlandırdığı o edebi istirahate kavuşmayı bekler ve bu gündüz düşlerinin ortasında karşısındakiler ondan kim olmasını isterse ona dönüşerek, &quot;yaşamaktan ziyade başkaları tarafından yaşanıp yaşanmadığını&quot; sorgular durur.


Cortázar&apos;ın &quot;Okurken boğulacak gibi oldum, nefes almaya çabalarken, geçmişi gözlerinin önünden geçen, geleceğiyse un ufak olup küle ve sessizliğe bürünen, neredeyse ölmek üzere olan birinin yaşayacağı nostalji hissinin altında ezildim. Bu his saatlerce beni tutsak etti ve kral kanı taşıyan bir yazar keşfettiğim düşüncesiyle dehşete kapılarak dondum kaldım,&quot; satırlarıyla selamladığı Guy Vaes&apos;ten, Ulysses&apos;in, varlığını ardında en ufak iz bırakmamacasına ortadan kaldıran o hummalı, içsel yolculuğuna atıfta bulunan ödüllü bir mücevher...


&quot;Ekim düşüş demektir. Baudelaire&apos;in de korktuğu soğuk karanlıklara dalışın habercisidir. Benim gibi iflah olmaz bir tedirgine varlığın sarsılmasını, benliğin marazi bir şekilde çözülüp dağılmasını çağrıştırır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7211c5-5cfe-4bf6-868c-5e2ad23b6d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Shadowghast - Karakasvet (Bez Cilt-Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Deniz Kasabası Efsaneleri’nin üçüncü macerasında, kasabanın geleneksel festivali Kasvet Gecesi için hazırlıklar devam ederken bir fenerin içine sıkışmış antik bir ruh olan Karakasvet tüm kasabayı ele geçirmek için pusuda bekliyor.

Serinin üçüncü kitabında, yıllar önce ailesini kaybettiği bir gemi kazası geçiren Herbert Limon, geçmişindeki karanlık gölgelerle yüzleşirken kasabayı tehdit eden bir yaratığın peşine düşer. Diğer kasabalar bilindik festivallerle oyalanırken, Tuhaf Deniz Kasabası’nda işler her zamanki gibi tam tersi işler. Efsaneye göre, kasaba halkı Kasvet Gecesi’nde mum yakmaz ve hiçbir şovmen iskelede kukla gösterisi sergilemezse hakarete uğramış hisseden Karakasvet, kasaba halkının gölgelerini yakalayıp yutar.

Bu yıl festival için kasabaya davet edilen profesyonel tiyatro ekibinden biri de Herbie’nin geçmişi hakkında şaşırtıcı haberler veren kuzgun saçlı sihirbaz Caliastra’dır. Tiyatrocular otele girer girmez Herbie’nin en yakın arkadaşı Violet’in koruyucusu da dahil olmak üzere kasaba halkı bir bir ortadan kaybolmaya başlar. Gerçeği kurnazlıktan ayırmak ve karanlık herkesi yutmadan önce Karakasvet’in gizemini çözmek yine Herbie ve Violet’e kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b23b18ed-e0e1-4b7f-a088-3ccb03e4ec96.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Galaksinin Koruyucuları - Paralel Evren (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yıl 2189. Yer; evrenin her köşesi. Macera üretimi; çocuk zihni. Yaşananlar; heyecan, macera, hareket, spor, çekişme, kahramanlık. Malzemeler; yapay zekâlı robot, süper bisiklet ve kaykay, süper teknoloji ürünü bir saat, uçan arabalar, uzay ve ışık hızı.   Kahramanlar; bütün çocuklar.   Eksikler; vücut savunma sistemi ve sen…  Bütün hayatını odasından çıkmadan geçiren bir çocuk. Daha 10 yaşında. Canlı kimseyle temas edemiyor. En büyük zevki camdan dışarıyı seyretmek. Tek-noloji gelişmiş, çağlar açılıp kapanmış, samanyolu galaksisinde koloniler kurul-muş. Uzayda ayak basılmamış yer yok. Ama bu çocuk sadece evde. Bütün geliş-meleri hologramdan takip ediyor. Teknoloji son sürat ama hâlâ hastalığına çare bulunamamış. İşte, bu benim sevgili dostum. Yaşadığımız evreni artık tanıyoruz. Fakat paralel evrenler hakkında hiçbir fikrimiz yok!  Teknolojimiz gelişmiş, kendimize güvenimiz tam, takım ruhumuz harikulâde.  Anlayacağınız her şey hazır.  Peki, paralel evrende neler var?  Solucan deliği ne işe yarar? Hiçbirisi rüya değilmiş, hepsi gerçekmiş.   Siz, siz olun sözlerinize dikkat edin. Astropsikologların tedavi için neden çocukluğumuza indiğini hiç düşündümüz mü? Çünkü problemlerin çözümü çocuklarda. Diğer galaksiden gelenler bunun farkında. O yüzden herkes çocukların peşinde. Her zaman dediğim gibi,  Dünyayı Çocuklar Kurtaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2482734-0358-4030-8d18-71f016f06974.jpg</image:loc>
            <image:title>Plüton&apos;un Dünya Umurunda Değil</image:title>
            <image:caption>Güneş Sistemi sınıfında Plüton bayılıyor dansa 
Diğerlerine göre hem yavaş hem de kısa 
Bunu gören Dünya aniden fırladı ayağa 
“Artık gezegen değilsin,” dedi Plüton’a. 
 
En yakın arkadaşı Neptün ağlamak üzereydi 
Merkür üzüntüsünden o gün de gitti geri 
“Haydi Plüton, sen de gayret et, hızlan,” dediler 
Ne yapsalar da Plüton’u ikna edemediler. 
 
Plüton’un Dünya Umurunda Değil her yaştan çocuk ve yetişkin için bir farkındalık kitabı, kendimizi olduğumuz gibi sevmeyi öğrenmenin eğlenceli rehberi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41fd8aa6-73bf-4c00-98aa-6a913a16d7ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kimin Cesedi?</image:title>
            <image:caption>Şakacı, zeki ve soylu Lord Peter Wimsey, ilk cinayet davasındaki düğümleri çözmenin peşinde... 
 
Küvette iriyarı bir adamın cesedi uzanıyor. 
Ortada bir cinayet varsa bu alışılmadık değil. 
Peki ya cesede özenle yerleştirilmiş o şık, altın monokl? 
Grotesk bir zarafetle ölümle dalga geçiliyor sanki. 
 
Lord Peter Wimsey olay yerine geldiğinde 
hayatının bilmecesiyle karşılaştı. 
Polis cinayetten küvetin sahibini sorumlu tutsa da 
dedektifin araştırması çok daha tuhaf bir şeyler olduğunu ortaya çıkaracak. 
 
Şimdi tek yapması gereken 
banyodaki cesedin kimin olduğunu bulmak. 
İlk cinayet davasında Lord Peter, 
küvetteki cesedin sırlarını tek tek çözebilecek mi? 
 
 
“Lord Peter kaleme alınmış en iyi dedektifler arasında kendine yer edinmeyi başarıyor.” 
– The New York Times 
 
“En başarılı cinayet romanlarından biri.” 
– Saturday Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2fc65cb-5c8b-49f5-bb8e-3eb63f501d55.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadaki Son Beyaz Gergedan</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar binlerce beyaz gergedan, Afrika’da özgürce dolaşıyordu. Ta ki onların değerli boynuzları kaçak avcılar tarafından keşfedilene kadar... Sonra beyaz gergedanlar ortalıkta görünmez oldu. 
 
Acımasız avcılar, dünyadaki son beyaz gergedanın da peşine düştü ama o yalnız değildi artık. Dünyadaki son tekir kedi onun yardımına koştu. 

Tekir kedi dünyadaki son kedi değildi.  Kim bilir belki de son gergedan gelecekteki ilk gergedan olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2066257f-b53c-4dbd-8aaf-e233198da972.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkıma Takılanlar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap size “nasıl şöhret olunur” sorusunun cevabını sunmuyor. Aksine başarısızlıkların, şanssızlıkların, hayal kırıklıklarının, isyanların hikâyesini anlatıyor. Ve en önemlisi fark etmenin nasıl büyük bir mucize yarattığını… Çünkü bu kitaptaki her bir kelime samimiyetle ve inanarak yazıldı. 

Hepimizin hayatında iyi olduğu kadar olumsuz hikâyeler de vardır. Ve çoğu zaman o hikâyeleri, içinde bulunduğumuz anda değerlendiremeyiz. Sahnede olmayı, insanların hayatına dokunmayı çok seven oyuncu Hakan Bilgin, “Fark”ıma Takılanlar kitabını bunun için kaleme aldı. Daha erken fark edip hayatın tadını çıkaralım ve yaşayacağımız güzel günlere küsmeyelim diye. 
 
Hakan Bilgin gibi usta zihinlere ihtiyacımız var. Fark yaratsınlar, bizi ileriye taşısınlar diye. Bu kitap da böyle bir zihnin düşünce kırıntıları. İyi yazmış, iyi ki yazmış! 
- Uğur Batı 
 
Okurken dedim ki içimden Hakan’a “İyi ki ‘topu’ değil de ‘güneşi’ seçmişsin; bak o sayede hep birlikte daha bir aydınlık, daha bir neşeliyiz!” Hakan’ı tanımak büyük keyif; hem şahsen hem zihnen. Siz de tanışın! 
- Sinan Canan 
 
Gençlere verdiği mesajlarda, ülkenin yaşadığı bölünmüşlük duygusu yerine cesaret ve umut var. Hakan’ın bu ülkeye çok şey katacağını biliyorum, şimdiden harika bir hikâyesi var hayatta. Avuçlarınızda, sizi arkanızda hikâyeler bırakmak için yüreklendirecek bir kelebek var. 
- Ahmet Şerif İzgören</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d25a4d-2dd3-4588-99cd-a419d4bfb22b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Çağ&apos;da ve Yakın Çağ&apos;da Avrupa - Enteresan Dünya Tarihi 5</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: — Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, — Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir, — Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, — Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09c0341c-bf59-4c28-9cff-00ef1e59149d.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi 2 - Enteresan Dünya Tarihi 4</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: 
— Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, 
— Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir,
— Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, 
— Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e1a70b9-81a6-48e4-9b6f-725371907081.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihi 1 - Enteresan Dünya Tarihi 3</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: 
— Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, 
— Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir, 
— Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, 
— Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. 

Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6c2835-8047-4c8c-9330-ad05cab1d466.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ&apos;da Avrupa - Enteresan Dünya Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: 
— Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, 
— Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir, 
— Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, 
— Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. 

Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/069c62c3-f5e7-47c5-b986-3b875368c708.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Çağ Medeniyetleri - Enteresan Dünya Tarihi 1</image:title>
            <image:caption>Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: 
— Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, 
— Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir, 
— Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, 
— Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. 
Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/074fddc7-4242-499d-aa05-febe1182fd55.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşağıdaki Yangın - Deniz Üçlemesi 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü yazar William Golding, Deniz Üçlemesi dizisinin bu üçüncü kitabında karakterleri ve olay akışını beklenmedik kırılmalarla süslüyor. Alcyone’dan gemiye gelen Benét ile Summers’ın çatışmaları, Bay Prettiman’in hümanist dönüşümü, şimdiden çatışmalı, gizemli bir toplum haline gelmiş gemideki başka pek çok karakter, genç İngiliz aristokratı Edmund Talbot’ın gözünden incelikle betimleniyor. Golding, Talbot’ın giderek bir kabusa dönen Avustralya yolculuğunda duyarlılık ve gaddarlık arasında salınan insanı en yalın haliyle okura sunuyor. Talbot Avustralya’ya ulaşabilecek midir? Onu nasıl bir yaşam beklemektedir? Deniz Talbot’ı ve yolcuları nasıl dönüştürmüştür? Deniz Üçlemesi’nin yanıtları bu kitapta saklı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0df583e-08af-4f26-bd7f-4eefe73d8d59.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, Güzide Sabri’nin en çok ses getiren romanıdır. Fikret’in kızı Nedret’e bıraktığı günlüklerden oluşan yapıt, toplumsal değer yargılarını kadınların deneyimlerini merkeze alarak, “hastalık” ve “yasak aşk” etrafında eleştirmektedir. Erken 20. yüzyılda edebiyatımıza “melankolik” dünya görüşüyle özgün bir katkıda bulunan Güzide Sabri’yi, özellikle içinden geçtiğimiz salgın hastalık çağında, günümüz okuruyla buluşturmak, “hastalık”, “keder”, “yas”, “elem” gibi duygulara bakmak için farklı bir pencere sunacaktır. 

Güzide Sabri (Aygün) (1883-1946) Güzide Sabri İstanbul, Fındıklı’da doğdu. Babası Salih Reşat Bey, Adliye Nezareti memurlarındandır. Annesi Nigâr Hanım, şair Koniçeli Kâzım Paşa’nın yeğenidir. Evde aldığı özel eğitimde, hocası Tahir Efendi’den gördüğü edebiyat, en sevdiği derstir. On altı yaşındayken, arkadaşının yaşamından izler taşıyan ilk romanı Münevver’i yazacak, yapıt dönemin kadın kalemlerine kucak açan, Osmanlı kadın hareketinin ilk ve en uzun süreli dergisi, Hanımlara Mahsus Gazete’de tefrika edilecektir. Erken yaşta Beyoğlu Birinci Noteri Ahmet Sabri Aygün’le evlendirilir. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi adlı ikinci romanını, eşi tarafından yazması kısıtlandığı bir dönemde, Bursa’da yazmaya başlar. Yapıt yayımlandığında, büyük ses getirir. Böylece edebiyat dünyasında artık tanınan bir yazar olmuştur. Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’nin devam romanı Nedret ise yapıtları içinde en sevdiği olacaktır. Güzide Sabri’nin, ses getiren bu üç romanıyla birlikte, birçoğu filme alınan Yaban Gülü, Hüsran, Gecenin Esrarı, Hicran Gecesi, Necla, Mazinin Sesi adlı yapıtları bulunmaktadır. “Güzide”, “Güzide Osman” müstear adlarıyla Hanımlara Mahsus Gazete, Süs, Kadınlar Dünyası, Perşembe Mecmuası dergilerinde şiir, öykü ve makaleler yayımlamış, yaşamı boyunca üretken bir yazar olmuştur. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd249497-93e9-43c3-9b91-b77abd5861fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Ansiklopedik Sözlük</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, mikro-dünyanın yüz yılı aşan bilimsel incelenişinin hızlı gözden geçirilişini tarihsel bir görünüm içine yerleştirmeyi amaçlıyor. Ansiklopedik bir sözlük şeklinde düzenlenen kitapta tüm teknik terimler alfabetik sırasıyla eksiksiz açıklanmakta. İlk tanışılan atomaltı parçacık olan elektronun 1897’deki keşfinden  günümüzdeki Parçacık Fiziğinin Standart Modeline kadar kuantum mekaniğini meydana getiren tüm bileşenlerin yer aldığı kitap günümüzdeki fizik problemlerini de özetliyor. 

“Kuantum, Latincede “kemiyet, miktar” anlamına gelen quantum kelimesinin, 

Max Planck tarafından ışık için önerdiği enerji “topakları”ndan genelleyerek (ana metnin ilgili maddelerinde de açıklandığı şekilde) açısal momentum, enerji ve eylem gibi fiziksel niceliklerin bir sistemde yalnızca belli yalınık değerler alışını niteleyen ve Batı dillerinde aynen kullanılan terimin “Türkçeleştirilmişi”dir. Latince çoğulu 
(İngilizcesi de) quanta’dır.”  
–R. Ömür Akyüz (çevirmen) 
 
“Gribbin yüz yıllık parçacık fiziği kuramlarını A’dan Z’ye anlatmakta.” 
–Natural History 

“Bu kitap, kuarkları anlamakta güçlük çekenler ve fizikteki önemli olayların kısa bir özetini arayanlar için muhteşem bir referans çalışması sunuyor.”  
–Scientific American 

Pek çok popüler bilim kitabı yazmış olan ünlü İngiliz fizikçi Gribbin’in parçacık fiziğinin karmaşık dünyası üzerine yazdığı bu eser, sıradan okurlar için yazılmıştır. Kitap, konuyu tarihsel perspektife yerleştiren bir giriş makalesinin ardından kapsamlı bir ansiklopedik sözlük ve kısa bir kaynakçayla birlikte, bilim ve tarihteki önemli tarihleri gösteren zaman çizelgelerini de içerir.” 
–Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff83cdba-b230-4017-8273-f4a2a373db43.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Zamanı</image:title>
            <image:caption>“Uyku zamanı!” diye seslendi kapıda duran Anne Tavşan. “Ama biz uyumak istemiyoruz!” diye söylendi minik tavşanlar. “Biraz daha oynamak istiyoruz!” 
Bakalım Anne Tavşan, beş yavru tavşanı nasıl uyutacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c5d889-245b-4c13-9f3c-02ae331b43ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Mumi’nin ormanda bir gününe sen de katılmak ister misin? 
Küçük maymuna eşlik ederken arkadaşlarıyla tanışabilir, kahkahalar atabilir ve sorduklarına cevap verebilirsin. 
Çocukları gülümsetecek sevimli bir uyku öncesi kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e836e03a-df39-4422-860b-376d48546a9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Fil Zencefil</image:title>
            <image:caption>Küçük Fil Zencefil, uzun hortumunu sevmiyordu. Çünkü hortumu, arkadaşlarıyla oynadığı tüm oyunları bozuyordu. Acaba Zencefil, bu durumla barışabilecek mi? Kendini olduğu gibi kabul edip sevmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3a15797-b0ab-4044-8a86-ca83f547222b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Sevgiyle Güzel</image:title>
            <image:caption>Sevgi her yerde! 
Dünyanın dört bir yanından sevimli karakterler için sevgi ne anlama geliyor, bilmek ister misiniz? Peki; penguenlerin kucaklaşmalarını, sincapların birbirine sokulmasını ve koalaların öpücüklerini görmek ister misiniz? Çevremizde o kadar çok sevgi var ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56d2cc7e-3601-48a7-866b-e76f32379a02.jpg</image:loc>
            <image:title>Fındık Kimselere Benzemeyen Köpek</image:title>
            <image:caption>Fındık diğer köpeklere hiç benzemezdi. Genellikle de kendisini dışlanmış hissederdi. Sonra bir gün, aralarında yüzmeyi sevmeyen bir ördeğin ve artık ot yemek istemeyen bir ineğin de olduğu birkaç yeni arkadaş buldu. Fındık, yeni arkadaşlarının da yardımıyla, kendine özgü olmanın güzelliklerini keşfedecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07c90b1-4602-4fad-b4d4-6ea60191948b.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Resimli Sözlüğüm - Küçük Kaşifler İçin</image:title>
            <image:caption>İlk Resimli Sözlüğü, çocuğunuzun dil gelişimine katkı sağlarken kavrama ve ifade etme becerisini de destekler. 
*Çocukla ilgili 15 konu: Ev, aile, anaokulu, duygular, doğa, hayvanlar, mevsimler, ilk sayılar, ilk renkler… 
*Yaş grubuna uygun 250’den fazla sözcük ve kavram. 
*Çocuğun dikkatini çeken ve onu konuşmaya teşvik eden resimler. 
*konuyla ilgili çocuğa okunabilecek ilk kısa hikâyeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53d631c8-5d8a-4a86-8e5f-7baa3764130a.jpg</image:loc>
            <image:title>Popüler Kültürü Anlamak</image:title>
            <image:caption>Popüler kültür nedir, ne değildir? Kitle kültüründen nasıl farklılaşır? Popüler kültür metinleri bir toplumdaki sınıf, ırk ve toplumsal cinsiyet dinamikleri hakkında neler söyler? John Fiske’ye göre, kapitalizmin kültür endüstrisi tarafından üretilen kültürel ürünler anlamına gelen kitle kültürü ile halkın bu ürünleri kullanarak kendi anlamlarını yaratmalarını ifade eden popüler kültür arasında önemli bir farklılık söz konusudur. Fiske bu kitabında, kitle kültürünün tahakküm kurma ve türdeşleştirme girişimleri üzerine odaklanmak yerine, popüler kültürün bu girişimleri boşa çıkarma yolları üzerinde durmayı yeğlemektedir. Kitabın elinizdeki İkinci Edisyonu’nda, Fiske’nin güncelliğini nasıl olup da hâlâ koruyabildiğini açıklamak adına, bir sonraki kuşağın iletişim bilimcilerinden Henry Jenkins’in “Fiske Neden Halen Önemli?” başlıklı yazısı ile Kevin Glynn, Jonathan Gray ve Pamela Wilson’ın “Fiske’yi Okumak ve Popüleri Anlamak” başlıklı söyleşisine de yer verilmiş. Türkçede uzun süredir baskısı bulunmayan kitabı, genişletilmiş haliyle ve gözden geçirilmiş çevirisiyle yeniden siz okuyuculara sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98e5585c-466d-4c7b-9998-4603c0b98535.jpg</image:loc>
            <image:title>Bach</image:title>
            <image:caption>Dün olduğu gibi bugün de, daima Bach’ın müziğini çalıyoruz. 
 
1685&apos;in ılık bir bahar günü, Almanya&apos;nın ufak bir köyünde bir çocuk dünyaya geldi. Ailesi müzisyendi. Bir değirmenci olan büyük büyük dedesi, değirmen çarkındaki suyun gürültüsünü dinleyerek kitara çalardı ona. Bu çocuk, büyüdüğünde dünyanın görüp göreceği en büyük bestecilerinden biri olacak Johan Sebastian Bach&apos;ın ta kendisiydi. 
 
Bir müzisyen nasıl yetişir? Bir beste nasıl yazılır ve büyük sanatçı olmanın incelikleri nelerdir? Bach, yalnızca yaşam öyküsü değil. Aynı zamanda klasik müziğin özüne dair pek çok öğretici kavramın yer aldığı bir müzik kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/116c467a-9778-450b-a7c5-9650b25099d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ters Lale</image:title>
            <image:caption>Selimiye’ye gidiyorum. 
 
Caminin kubbesinde, duvarlarında, büyük mimarın sesi çınlıyor: 
 
“Ters lale istedim ki herkesin dikkatini çeksin, Selimiye için nazarlık olsun, buraya gelenlerin keskin nazarlarını üzerine çeksin. Öyle meşhur olsun ki bu muhteşem eseri bile gölgede bıraksın. Selimiye Camisi’ni görmeye gelen, ilk önce ona koşsun. Koşmakla kalmayıp ona dokunsun. Zaman içinde o dokunmalar sebebiyle mermere kazınmış ters lale silinecek hale gelsin. Kaybolmaması için muhafaza altına alsınlar. Koca cami, parmak büyüklüğündeki bir ters lalenin gölgesi, şöhreti altında kalsın.Böylelikle benim âcizliğim, Allah’ın garip bir kulu olduğum meydana çıksın. Aynı zamanda ters lale, O’nun emirlerinin, doksan dokuz isminin ima ettiği anlamın dışına çıkıldığı ölçüde dünyanın yaşanılmaz hale geleceğine ve tersliğin, nefsin tabiatına uygun olduğu için çok ilgi göreceğine işaret etsin…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee9a312-0d4e-40da-8a8d-2cde6aa641ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Taştan ve Kemikten</image:title>
            <image:caption>Bir gece aniden kırılan bir buz kütlesi, genç bir İnuit kadınını ailesinden ayırır. Bir başına kalan Uqsuralik’in yaşama tutunmak için yola devam etmekten, soğukla, geceyle, açlıkla yüzleşmekten başka çaresi yoktur. Engin kutup coğrafyasında fiyortlardan tundraya, buzdağlarından falezlere zorlu koşullar altında yolculuk ederek verdiği yaşam savaşı, ona iç dünyasını keşfetmesini sağlayacak kapılar da aralayacaktır. 
 
Sade ve şiirsel diliyle, farklı bir coğrafyada, dünyanın diğer ucunda fakat aynı dünyayı paylaşan insanların gündelik yaşamını anlatan Bérengère Cournut, bizlere ezberimizde bulunmayan, alternatif bir dünya sunuyor. 
 
“Okuru içine çeken bir habitatın ve kültürün içine doğmuş bir kadının hayatını anlatan bu hikâye beni derinden etkiledi. Uqsuralik’le duygudaşlık kurmama neden olan onun duyumları ve bedensel deneyimleri, fakat tüm bunlar orada yaşayan canlıları, anlamlı bir evrende, güzellik ve saygıyla çevreliyor. Ezgiler, hem kurgu hem şiir hem de antropolojiyle doğallıkla iç içe geçiyor.” 
Annie Ernaux</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278bc59a-ba56-4247-9464-7a6ee9b5b41a.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tarihi 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Klasik tarihçi Theodore Mommsen 1854-1856 yılları arasında Roma Tarihi isimli eserini yayınladı. Çalışmaları bilim camiası ve okuyucular tarafından büyük beğeni toplayan Mommsen 1902 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve “tarihsel yazma sanatının yaşayan en büyük ustası” olarak onurlandırıldı. 

Roma’yı yücelten Aydınlanma yaklaşımını reddeden Mommsen bunun yerine yeni ve titiz bir kaynak eleştirisinin rehberliğinde Roma tarihinin mitolojiden arındırılmasını sağladı. Canlı ve ilgi çekici bir tarzda, klasik fikirleri ifade etmek için modern terimleri kullanan Mommsen on dokuzuncu yüzyıl ile Antik Roma arasında paralellikler ortaya koymayı başardı. 
Roma’nın kökenlerinin açıklanmasıyla başlayan birinci cilt din, hukuk, adalet, tarım, ticaret, ulaşım, ölçü sistemi, yazı ve sanat gibi geniş bir yelpazede sunduğu doyurucu bilgilerle okuyucuları muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93dedc41-6f2a-4a5e-aff9-30580c67e562.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Nedir Sokrates?</image:title>
            <image:caption>Aşk, insanlık tarihi boyunca bizi hep büyüledi. Peki, felsefi bakış açısıyla aşk ne anlama geliyor? Nora Kreft bu soruya cevap vermek için ilginç bir yola başvuruyor: Hayali bir akşam yemeğinde sekiz ünlü filozofu bir araya getirerek aşk, dostluk ve arzu hakkında tartışmalarını sağlıyor. Sokrates, Søren Kierkegaard ve Iris Murdoch gibi düşünürler bu kitabın içinde kafa kafaya veriyor; aşk ve bilgelik hakkında fikir alışverişinde bulunuyor, flört uygulamalarının gerekliliğini tartışıyor ve aşkın kişisel özerkliği kısıtlayıp kısıtlamadığını sorguluyorlar. Diyalogları hem eğlenceli hem de öğretici olan Aşk nedir Sokrates? aşk felsefesinin en sıra dışı düşüncelerine dair mükemmel bir içgörü kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70144004-87fa-421e-9899-0b02289051d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Jürgen Klopp</image:title>
            <image:caption>“Mesele futbolun gücü, Liverpool’daki insanların ve hatta tüm dünyadaki Liverpool taraftarlarının futbolla yaşıyor olması. Burası sıradan bir kulüp değil, çok özel bir camia.” 
Jürgen Klopp 
 
Karizmatik Alman teknik direktör Jürgen Klopp, tek başına Alman futbolundaki kabullenilmiş müesses nizamı yıktı, Borussia Dortmund’u yoktan var ederek yeniden Bundesliga şampiyonluklarına ve Şampiyonlar Ligi finaline taşıdı. Bununla da yetinmedi; dünyanın en gözde futbol arenası olan İngiltere Premier Ligi’ne de ismini altın harflerle yazdırdı ve Liverpool’a kazandırdığı iki dev kupayla, kulübü o eski şanlı günlerine döndürüp Kop tribününün gözdesi haline gelmeyi başardı. 
Kendi eşsiz oyun felsefesine sahip olan Klopp, artık usta bir taktisyen olarak dünya çapında büyük bir saygı görüyor. Futbola dair tutkusu ve insanları yönetmekteki becerileri sebebiyle oyuncuları tarafından çok seviliyor; ayrıca cazibesi, zekâsı ve sahada oynattığı heyecan verici futbol, onu taraftarların ve futbolseverlerin gönlünde çok ayrı bir yere koyuyor. 
Elinizdeki bu eser, ‘sıradan ve normal olan’ Jürgen Klopp’un ve futbol tarihine damga vuran dehasının tüm öyküsünü her açıdan sizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ee6b7b-8d36-4429-b1a9-96fb65191e2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Muslims in History (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu eser Tarihte Müslümanlar adlı 8 ciltlik eserin özü mahiyetindedir. Müslümanların, tarihte kırılma noktası oluşturmuş yaklaşık 150 önemli olayını ele almaktadır. Bu eser için uzman akademisyenlerden yaklaşık on kişilik editöryal ekip oluşturuldu. Yoğun bir çalışmayla önemli olaylar tek tek belirlendi. Yüzyıl değerlendirmeleri, kendine has içerik yapısı ile okurların en sade biçimde yararlanmaları için hazırlandı. Metinlerde selis bir üslup kullanıldı.“Tarihte Müslümanlar –Yüzyıl Değerlendirmeleri–”, İslam tarihinin kırılma noktalarını merak eden okuru iz sürmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea0233f-8220-47cd-9149-60c4fdf925f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Teoloji</image:title>
            <image:caption>Dine karşıtlığın zirvesine ulaştığı dönem olan 19. yüzyılda varlığı salt pozitivist bir bakış açısıyla değerlendirme saplantısı insanlığın şahit olduğu en büyük kırılmalardan birini gerçekleştirdi. Dinlerin resmettiği ‘Tanrı’ tasavvurunun yanlış aktarılması ve insanın önüne kendisine rakip bir ‘Tanrı’nın konulması da bu kırılmayı şiddetlendirdi. Sosyal teoloji Allah, insan ve bu iki varlığın ortak eylem süreci olan tarih (toplumsal süreç) arasındaki ilişkiyi yeniden kavramsallaştırmayı hedeflemektedir. Elinizdeki kitapta Tanrı’ya, İnsana ve Tarihe/Topluma bakış açımızı sakatlayan paradigmanın üzerine oturduğu zeminin kayganlığı ve dayandığı argümanların tutarsızlığı ortaya konulmakta ve bunların yerine geliştirilecek yeni bir bakış açısı teklif edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b612cd8-6bb7-4205-87ca-0a7f6b959780.jpg</image:loc>
            <image:title>Arab Hakimiyeti, Şia ve Mesih Akideleri</image:title>
            <image:caption>Batılı siyasiler, İslam’ı kendi ilim adamlarından öğrenerek hareket etmektedir. İslam hakkında Batılılarca yazılmış ilmî değerdeki çalışmaları tanımak ve tedkik etmek, Müslüman dünyaya bakış açılarını öğrenmek açısından önemlidir.

Bu kitap, Emevi hanedanının yıkılışını hazırlayan siyasi ve dinî âmillerin tam bir değerlendirmesini yapmaktadır. Emevi Devleti içerisindeki farklı milletlerin durumunu ve onların hâkim sınıfla olan sorunlu ilişkilerinin Şii fikirlerin oluşumuna etkisini araştırmaktadır. Bununla beraber yazar, mesih inancının, Abbasi dâvasına yaptığı tesiri de göz önüne sermektedir.

Mehmed Said Hatiboğlu’nun notlar ve tercümesiyle sunulan bu eser, İslam dünyasının yaşadığı sıkıntıların kökeni hakkında okuyucuya ciddi bir fikir verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/737ac2d4-26a6-428b-b3f3-af22b275f39c.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam Maturidi ve Maturidilik</image:title>
            <image:caption>Maturidi, İslam düşüncesinde ortaya çıkan farklı din anlayışları içerisinde akılcı hadari din anlayışının en önemli şahsiyetlerinden birisidir. Bu anlayışın temelleri, her ne kadar Ebu Hanîfe tarafından ortaya atılarak geliştirilmeye çalışılmışsa da, epistemolojik, teolojik ve felsefi olarak temellendirilmesi Maturidi tarafından yapılmıştır.
Maturidi, bu bakış açısından hareketle kendi döneminde ortaya çıkan dini problemlere çözüm bulmaya çalışmış, pek çok öğrenci yetiştirmiş ve çeşitli bilim dallarında ilk olma özelliğini taşıyan önemli eserler bırakmıştır. O, hayatında olduğu gibi ölümünden sonra da, büyük ilgi görmüş, geniş bir coğrafyayı etkilemiş ve adına nispetle Maturidilik diye bilinen bir düşünce ekolü teşekkül etmiştir. Bu ekol, Hanefilik-Maturidilik olarak dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Müslümanların geneli tarafından benimsenerek günümüze kadar yaşamaya devam etmiştir. Ancak, bazı sebeplerden dolayı, geçmişte ve günümüzde, onun şahsiyeti, yetiştiği ortam, fikirleri, din ve dünya görüşü, etki alanları ve eserleri hak ettiği ölçüde araştırma ve incelemelere konu edilmemiştir.
Elinizdeki eser, Türkiyede Mâturîdî ve Maturidilik konusundaki bilgi boşluğunu doldurmak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2caf98f-2c02-40c8-b931-74c4ddceaed0.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Medeniyeti Tarihi</image:title>
            <image:caption>Şimdiye kadar İslâm Medeniyeti hakkında çeşitli kitaplar yazılmış, herkes bu medeniyetin bazı yönlerine önem vermiştir. Bu medeniyet içinde Türklerin rolünü ikinci plana atmıştır. Biz tarafsız bir tutumla her milletin bu medeniyetteki rolünü göstermeye çalıştık. İslâm tarihini siyasî, ilmî, ekonomik, ahlâkî, dinî, sanat ve askerlik yönleriyle özetlemeye çalıştık. Bu medeniyetin tarihini Birinci Dünya Savaşı’na kadar getirdik. İslâm Medeniyeti uzun müddet dünyada medeniyetlere liderlik yapmış, çeşitli milletlerin tarihlerine yön vermiştir. Türkler de bu medeniyette etkili rol oynamışlardır. Çin’den Atlas Okyanusu’na kadarki yerlerde çeşitli devletler kurmuşlardır. Kültürlerini geliştirmişler, Türkçeyi bir ilim ve edebiyat dili hâline getirmişlerdir. Uzun müddet dünyada siyasî liderlik rolünü üstlenmişlerdir. Biz bu eseri konusunda yazılan kitaplara göre bir ileri noktaya taşımaya, İslâm medeniyetini tümüyle anlatmaya çalıştık. Her eserde olduğu gibi bu kitapta da bazı eksik noktalar olabilir. Bununla beraber elimizden gelenin en mükemmel şeklini meydana getirmeye, okuyuculara faydalı olmaya çalıştık. Muvaffakiyet Allah’tandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f069245-a7b6-49cf-a134-033ea5cccf12.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyahatname - İlk Geometri Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki…
Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak.
Bebebiyat serisinin “ilk geometri kitabı” Seyahatname, Evliya Çelebi&apos;nin ölümsüz eserini, bebeklerin de “okuyabileceği” hale getiriyor. Bebebiyat&apos;ın Seyahatname kitabında, Evliya Çelebi&apos;nin gezip gördüğü ülkelerdeki meşhur yapıların her biri, farklı geometrik şekillerle niteleniyor. Bu kitapta bebekler hem Evliya Çelebi&apos;yi hem dünyanın meşhur mimarlık harikalarını hem de temel geometrik şekilleri tanıyor. Seyahatname, ilk kez bebek kitabı olarak raflarda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fae7465c-1565-4009-a0b9-71271201cb43.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;u Dinliyorum - İlk Şiir Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki…Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak. 
Bebebiyat serisinin “ilk şiir kitabı” İstanbul&apos;u Dinliyorum, Türk şiirinin ölümsüz şairi Orhan Veli&apos;nin meşhur yapıtını bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. İstanbul&apos;u Dinliyorum&apos;un her sayfasında bebekler, İstanbul&apos;un farklı bir semti ile tanışacaklar. Kapalıçarşı&apos;dan Gülhane Parkı&apos;na, Sultanahmet Camii&apos;nden Arnavutköy sokaklarına kadar; vapuruyla, Galata Kulesi&apos;yle, yalılarıyla ve köprüsüyle güzel İstanbul ilk kez bir bebek kitabının sayfaları arasında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cad2ee8-9242-4df3-b6fc-1c86c6830c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Toplumlar ve Zayıf Devletler</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın bir bölgesinde köylülerin akşam duaları uzun zaman şu satırı içermekteydi: “Bizi bütün kötülüklerden ve adaletten koru.” Elbette Fransa’nın köylüleri “adalet” ve adalet kurallarını temsil eden devletle olan belirsiz ve düşmanca ilişkilerinde yalnız değillerdi. 

Bu kitabın sayfalarında, insanlar ile onların hayatlarını yönetmek için adalet kuralları oluşturmaya çalışan devletler arasındaki bir takım merkezî ilişkileri tanıma fırsatını yakalayacaksınız. Neden bazı liderlerin vizyonlarını gerçekleştirmede daha çok, bazılarının ise daha az başarılı olduğuna ilişkin doyurucu cevaplar bulacaksınız. Birçok Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkesi, ellerindeki kaynaklara rağmen, toplumlarının davranışlarını yönlendirmede neden bu kadar zorlanıyor? Buna karşılık, neden çok az sayıda başka devlet böyle bir kontrolü kolayca oluşturabiliyor? Başarısız yasaların ve sosyal politikaların devletin kendisi üzerinde nasıl bir etkisi var? Bu soruları yanıtlarken Migdal, Üçüncü Dünya’da devletin rolüne daha önce bakılmamış bir perspektiften bakıyor. Güçlü Toplumlar ve Zayıf Devletler, devlet-toplum ilişkilerine ve Üçüncü Dünya’daki ekonomik, siyasal reform olanaklarına yönelik yeni bir yaklaşım sunuyor: Devletin diğer sosyal örgütlerle mücadelesini öne çıkaran bir devlet-toplum ilişkileri modeli ve devletlerin bu mücadelelerde üstünlük kurmasını sağlayan özelliklerini ele alan bir teori.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/733df82d-c2a7-4640-9f34-5fb06aa22ae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Halka</image:title>
            <image:caption>Bu topraklarda bizim mensup olduğumuz kültür nasıl bir nazarî düşünce tecrübesi yaşamıştır? Bu kültüre mensup insanlar ne düşünüyorlardı, nasıl düşünüyorlardı, niçin düşünüyorlardı? Başka bir deyişle, ne tür soru ve sorunlara sahiplerdi; dertleri ne idi; bu sorunları, dertleri nasıl kavramsallaştırıyorlardı; hangi yöntemleri kullanıyorlardı ve çözümlerini üretirken ne tür bir kendilik bilincinin içinde hareket ediyorlardı? Muhtelif zamanlarda kaleme alınmış altı makaleden oluşan bu kitap işte bu soruların yanıtı için genel bir çerçeve çizmeye, bir kılavuz oluşturmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4da450-039d-42c6-b70a-4720b4873f8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Örgütsel Davranış</image:title>
            <image:caption>Örgütsel davranış, disiplinlerarası bir çalışma alanıdır. Eğitim hizmetini yerine getirmek üzere ortaya çıkan okullar, verimlilik ve etkililik açısından araştırılan ve incelenen örgütler arasında yer almaktadır. Bu bağlamda kitap; örgütsel davranış alanında yer alan temel kavramlar olan örgüt, yönetim, liderlik, örgüt kültürü, motivasyon, güç ve politika konuları ekseninde yapılandırılmıştır. Bununla birlikte bu temel kavramlar küreselleşme, öğretmen yetiştirme, tutum, örgütsel stres ve okul içi ilişkiler gibi konularla desteklenmiştir. Tüm bunlara ek olarak, günümüzde önemi daha iyi fark edilen duygusal emek, acil durum yönetimi, 21. yüzyıl becerileri, eleştirel düşünme, okul yönetiminin bilgi ve iletişim teknolojileri ile örgütsel davranışta çağdaş eğilimler konularına değinilerek zengin bir içerik oluşturulmuştur. 

Kitap, ele aldığı örgütsel davranış konularını okullar açısından inceleyerek okul geliştirme süreçleri için paydaşlara yol göstermektedir. Bu kapsamda kitabın amacı; örgütsel davranış alanında ele alınan geleneksel ve güncel konuları eğitim örgütleri açısından incelemek ve politika geliştiricilere, öğretmenlere, eğitim yöneticilerine ve akademik çalışma yapanlara katkı sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ccddae-db0e-4818-8a01-4105ebc9cf50.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkgen</image:title>
            <image:caption>O an… Alevlenen minik kıvılcım… Damarlarında akan kandan beyninin en ücra sinirine kadar değişim başlatan o kaçamak bakış... 
Uzun kirpiklerin arasında bir mücevher gibi saklanan ela gözlere hayran hayran bakarken, tüm kâinatın bu ela yörüngede döndüğü düşüncesine kapıldı. Her canlıya musallat olan, üç harfli büyülü kelime çarpmıştı onu da. Bundan sonrası heyecandı artık. Tutkuydu, meraktı… 
Ta ki aşk, aşkgene dönüşene kadar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/110b321e-ea1b-48a9-b0b5-16186b291519.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Vuruş</image:title>
            <image:caption>Zulmün, işkencenin, ölümün bir bedeli var mıydı? Herkes, bir şekilde masum insanlara çektirdiği acıların bedelini ödeyecek miydi? Keşke dünya da, bu hikâyenin ütopik havasından beslense ve tüm zalimler, zulümlerini sonlandırabilmek için böyle canhıraş çabalasalardı... Kaklu ne zamandır bu mağaradaydı, ne zamandır bu işkencelere maruz kalıyordu, kimdi, ne iş yapıyordu? Bunların hiçbirinden haberi yoktu. Onunla birlikte mağaraya hapsedilmiş diğerlerinin de... Ta ki hepsi ayrı ayrı ve birlikte, insanlara çektirdiklerini dışarıdan bir göz olarak görme şansına erişene kadar. Ta ki paranın, şöhretin, ihanetin ve güzelliğin gözlerini diğer her şeye nasıl kör ettiğini görene kadar... Sonrası buhrandı. İnkâr etmek ile kabullenmek arasında geçen gelgitler sonucunda, hepsi nasıl kötücül ruhlara sahip olduklarını gördüler. 

“Artık Kaklu ve arkadaşları kendilerini, birbirlerini daha iyi tanıyorlardı. Ama şu bir gerçekti ki mağara arkadaşlarının, gittikleri yerdeki kendi yaşamlarına aynı haltları yiyerek devam ettiklerini biliyorlardı. Kendileri bir şekilde diğer hayatlarında kısa bir süreliğine gözlerini açtıklarındaki farkındalıkları, tekrar mağaraya döndüklerinde diğer yaşamlarında siliniyordu. Yani mağaradan haberi olmayan bir Kaklu vardı ve o kötülükleri yapmaya devam ediyordu. Şimşa yine terör estiriyordu çiftlikte. Ukata yine insanların duygularıyla oynayıp onlara ihanet etmeyi sürdürüyordu. Fink yine dünyanın güçlü ailelerine ve zalimliklerine hizmet ediyordu. Zinto yine para uğruna ne hayatlar söndürüyor ne hayalleri toprağa gömüyordu, kaybetmeyi kazanarak.” 

Bir yolu olmalıydı. Çektikleri acıları dindirecek bir yol bulmak zorundalardı. Çok uzun zaman sonra, çektikleri birçok acıdan ve yaşadıkları gerçek kâbuslardan sonra tek yolun, hayatlarında ve kalplerinde olan zalimliği ortadan kaldırmak olduğunu öğrenmişlerdi. Kaklu’nun, Ukata’nın, Şimşa’nın, Fink’in ve Zinto’nun buna bir son vermek, gerçekten iyi insanlar olabilmek için kusursuza yakın bir plan yapmaları gerekiyordu. “Altın Vuruş” adını verdikleri bu plan, onları bu işkence mağarasından çıkarıp acılar içinde bıraktıkları insanların yüzünü güldürebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1736be7-4d61-4ce7-9b12-b9cc7c8398aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığ</image:title>
            <image:caption>“Eğer beni tanımak istiyorsan, mezarlığa bakmalısın, beni anca realistliğe kavuşmuş kavukların içinde bulursun. Doğduğum memleket, hiç istemediğim bir yalandan ibaret, yüzümde beliren çizgiler, hatta sahteyle kaplanmış boyalarım, hayatıma karşı çıkan düşüncelerim de benim realistliğe örnek, hayalperestliği seviyorum, bunun sebebi Tanrı ya da beni tinselliğe iten insanlar, o yüzden, tavsiye istersen, gözlerini karanlığa çevir; çünkü ben, ulaşamayacağınız ayın içerisinden erişiyorum karanlıklara, aslında herkese gösteriyorum doğruluğu; ama hatırlayacağınız günü yazın bir kenara dediklerimi; çünkü sizin varacağınız gün beni mumla da bulamayacaksınız. Bundan dolayı sizden çok ben istiyorum gerçeklerle yüzleşmenizi, taşların başında konuşmanızı, merak etmeyin, sizleri göremeyeceğimi sanmayın, ben sizi karanlıkta avlanan bir kartal gibi görür, bir Tanrı gibi izliyor olacağım. Belki de başrol tekrar ben olacağım; fakat bilmiyorum ne zaman tekrardan adım atacağım hiçliğe?” derken, öyle mağrur ve öyle korkusuz ki Koşpınar, insanı tedirgin ediyor kelimeler arasında bir ipin üstündeki cambaz misali gezinmesi. Bana sesleniyor, sana, size, bize... Her birimizin üstüne alınacağı tehditkâr cümlelerini hoyratça savuruyor dünyaya. İsyanı var içinde, acısı, hüznü, umudu. Öğretmek istedikleri var, sesiyle ve kalemiyle ulaşmak istedikleri... 

“Karanlıklar içerisinde yaşattığım umut ışıklarımla sesleniyorum adlarınızı, kısa ve yolcu taşıyan bir taşıtın içerisindeyim, yönüm yok, pusulam yok, yıldızlara ağıt yakacak gücüm yok, düşlerimde büyüttüğüm çocuksu güvenimi ve gülüşlerimden uzak olan Yüce Tanrı’nın sadakatini beklemekten yanayım.” yıldızlara ağıt yakacak gücü kalmamış herkesin, kendinden bir şey bulacağı denemeler bekliyor sizi bu gizemin içinde. Kâh hüznü kâh sitemi kâh umudu kâh acıyı göreceksiniz kelimelerin gözlerinde, seslerinde ise mükemmelliğe tutkun olmanın getirdiği hissi tadacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b285aff8-ff47-4f4c-a1fe-6dd99051931f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ağustos Tereddüdü</image:title>
            <image:caption>&quot;...Salondan hiddetli bir kırbaç gibi uzanan şarkı sözleri, sertçe kulaklarında patlıyordu: &apos;Açmadığın dalda sözün geçer mi?..&apos; Fotoğraftaki kadının solgun gözlerine bakarak bir heyulanın ortasına dalıp karanlık suretli tereddütlerin arasında koşmaya ve düşünmeye başladı: &apos;Bazen bazı işler yolunda gitmez... Bazen yolunda gitmeyenler, yolunda gidenlerden fazlaymış gibi hissedilir. Böyle zamanlarda daha da belirginleşir; bu sözün parlak ve kesici gerçekliği.&apos;&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d09945b4-0824-4637-a289-f3c5cb62abb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Başka Türlü Anlatmaktır</image:title>
            <image:caption>Nitelikli yazar, kitap kurdu okur, sanatçı, öğretmen, öğrenci, eleştirmen veya yazmak isteyen geleceğin yazar adayları, Edebiyat Başka Türlü Anlatmaktır’ı okuduktan sonra, okuma edimlerinin artık eskisi gibi olmadığını ayırt edip okuyacakları tüm kitaplara daha farklı, eleştirel ve kısmen uzmanlaşmış bakış açılarıyla bakabilecekler. 
 
Roman kuramı üzerine yazılan bölümler, kimseye ders vermeden yazarının görüşlerini sunarken, yüzyıl önce ve günümüzde yazılan yerli ve yabancı yazarların romanlarını, yazarlarıyla birlikte inceliyor. 
 
Edebiyatın diğer türleri; deneme, öykü, şiir yazarları, birer yapıtlarıyla birlikte anlatılırken, deneme türünün doğuşu ve özellikleri, öykü çeşitleri ve ustaları, şiir akımları ve amaçları hakkında yazılmış bölümler, kararsız okurlara ve yazar adaylarına ahkâm kesmeden yol göstermeyi amaçlıyor. 
Necdet Özkaya, bu kez edebiyat için yazmıyor; Edebiyat Başka Türlü Anlatmaktır’la edebiyatın kitabını yazıyor. 
 
Bir algoritma uygulanarak yazılan bu kitap, okuyanın düzenli bir sıralamayla ilerlemesini ve keyifle okumasını sağlıyor; Roman Kuramı / Eski Türk Romanı ve Yazarı / Şiir Kuramı, Şiir ve Şair / Yeni Türk Romanı ve Yazarı / Deneme ve Yazarı / Yabancı Roman ve Yazarı / Öykü ve Yazarı… 
 
Bu kitabı okuyanların, 100. ve son bölümden sonra söyleyecekleri veya yazacakları tek cümlenin, aşağıdaki kitap adı olduğunu biliyoruz. 
 
Edebiyat Başka Türlü Anlatmaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2445b37e-91ec-4fc5-abaf-577ea8f6cf71.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Diyarı</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir kız, Peri Diyarı’nın kayıp prensesi olduğunu keşfediyor. Artık iki dünya ve iki aşk arasında kalacağı büyük bir sınav onu bekliyor. 
 
Anita sıradan bir hayat yaşıyordu. Ta ki zarif bir yabancı onu başka bir dünyanın içine çekene dek. Genç kız, burada aslında Peri Diyarı’nın kayıp prensesi Tania olduğunu keşfetti. O, beş yüzyıl önceki düğününden hemen önce gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğundan beri Peri Dünyası karanlığa gömülmüştü. Şimdi onun dönüşüyle her şey yeniden hayat bulmaya başlıyordu. Ama Tania, Anita’nın dünyasını ya da orada sevdiği genci bir türlü unutamıyordu. İki aşk ve iki dünya arasında kalan Tania uzun zaman önce neden ortadan kaybolduğunu çok geçmeden keşfedecekti. Artık herkesin kaderi onun elindeydi. Tania sadece kendisinin sahip olduğu sihirli yetenekle hem kendisini hem de bütün Peri Dünyası’nı tehdit eden hain planı durdurmak zorundaydı. 
 
Ölümlüler dünyasında sıradan bir hayat süren Anita’nın tüm bildikleri bir günde değişecekti. Çünkü genç kız Peri Diyarı’nın kayıp prensesi Tania olduğunu keşfetti. Beş yüzyıl önce ortadan kaybolup tüm dünyasını karanlığa boğan Tania’nın evine dönüşü Peri Dünyası’nı ve hiç hatırlamadığı ailesini sevince boğdu. Ancak Tania, artık iki dünya ve iki aşk arasında sıkışıp kalmıştı. Ve sadece kendisinin sahip olduğu özel bir yetenekle herkesi kurtarması gerekiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d99f52ee-f91a-430c-acb2-f66ba81abf42.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgalar</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf’un 1931 yılında basılmış en deneysel romanı Dalgalar, modernist yazının bilinç akışı tekniğiyle, şiirle düzyazı arasındaki sınırda geziniyor. Woolf’un en cesur ve yenilikçi eserleri arasında sayılan roman, üç erkek ve üç kadın karakterin etrafında yaşam, dostluk, gençlik ve ihtiyarlık, umut ve korku, aşk ve nefret sorgulamalarıyla ilerliyor. Apayrı karakterlere sahip altı sesten dinlediğimiz geçmişe ve bugüne dair anlar ve anılar, tıpkı bir okyanusun yüseklip alçalan dalgaları gibi okuyucunun algısıyla oynuyor. Monologlarla akan metin, her bir karakterin zihinsel ve ruhsal dünyasına pencereler açarken aynı zamanda sessiz bir ortak bilinç yaratıyor. Yazarının “oyunşiir” olarak tanımladığı bu yapıt, bir şiirin dalgaları anımsatan ritmi ve bir oyunun değişken sahneleriyle okurunu zaman ve mekânlar arasında gezdiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03ea781-44f4-4724-b53c-c09dac6a197c.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçilik</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda İngiltere’de çeşitli fikir ve inanışların birleşiminden filizlenen ulus olma duygusu, yeşerdiği topluma katkılarıyla kısa zamanda komşu ülkelerin de dikkatini çekti. Bu duygunun neticesi olan milliyetçilik, Fransız ve Amerikan devrimlerine, uzun yıllar varlığını sürdüren faşist ve otoriter komünist rejimlere ve dünyada dengeleri yerinden oynatan birçok meseleye ön ayak oldu. Kültürden kültüre biçim değiştirse de milliyetçilik, Çin ve Japonya örneklerinde gördüğümüz üzere hemen her coğrafyaya nüfuz etti. Geçmişten günümüze dünya siyasetine yön veren en temel etkenlerden milliyetçilik, ülkelerin çağdaş politikalarına kök salmaya, yayılmaya hâlâ devam ediyor. 
 
Milliyetçilik konusunda dünya çapında otorite kabul edilen Liah Greenfeld Milliyetçilik Bir Kısa Tarih isimli kitabında okurunu tarihte, coğrafyalar ve kültürler arasında entelektüel bir yolculuğa çıkarıyor; milliyetçiliğin sebep olduğu tüm olumlu ve olumsuz gelişmeleri son derece nesnel ve akılcı bir tarzda aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a08acc8-a827-4d65-8406-aa4b817dca6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanunsuz</image:title>
            <image:caption>Kaçak bir kızın sürükleyici yolculuğu, gizemli bir soyguncular çetesi ve Vahşi Batı’yı değiştirmek için kalkışacakları tehlikeli macera, klasikleşecek, sıra dışı bir modern masalın izlerini taşıyor. 
 
1894 yılında bir kanunsuz oldum. 
 
Evlendiği gün on yedi yaşındaki Ada’nın hayatı güzel görünüyordu. Kocasını seviyordu, saygı duyulan bir ebe olan annesinin yardımcısı olarak çalışmaktan memnundu. Ama evliliğinde bir yılı geride bırakırken hâlâ hamile kalamamıştı. Çocuğu olmayan kadınların cadı kabul edilip asıldığı bir kasabada hayatta kalmasının tek yolu, sevdiği her şeyi geride bırakıp kaçmaktı. 
 
Ada, bir süre sonra herkesin Kid diye tanıdığı bir haydudun liderlik ettiği meşhur Duvardaki Delik Çetesi’ne katıldı. Karizmatik, görkemli, ruh hali değişken Kid, toplumdan dışlanan tüm kadınlar için güvenli bir cennet yaratmaya kararlıydı. Ama bu rüyayı gerçekleştirmek için akıl almaz bir plan uygulamaları gerekiyordu ve sonunda hepsi canından olabilirdi. Ada yeni bir gelecek ihtimali için hayatını riske atabilecek miydi? 

Karşı konulmaz derecede akıllı, cesur ve kararlı bir kahramana sahip olan Kanunsuz, eski Batı efsanesinin tozunu alıyor ve insancıl, feminist bakış açısıyla pırıl pırıl, yeni bir klasik vaat ediyor. Anna North ölümün kıyısında umudu ve dar görüşlülükle korku ikliminde gerçeği aramak üzerine sürükleyici bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/294eb16d-f08d-4e59-b70a-afec75ea1f71.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıllandıkça Ballananlar</image:title>
            <image:caption>Bizim halkımızda gülmece duygusu kendiliğinden var. Bunu görmek için, -bir üzüntünün yaşanmakta olduğu anlar dışında- bir kişinin birkaç kişiye birden bir şeyler anlatışına tanık olmak yeter. Anlatanın yüzüne dikkatli bir bakış, onun bir yandan anlatırken bir yandan da son derece ustalaşmış, uyanık bir sezgiyle, dinleyenlerini ne ölçüde güldürebildiğini gözlemlemekte olduğunu da yakalayabilir.

Bizdeki halk anlatıcılığının doğal kaynağıdır bu. Halka yabancılaşmamış yazarlığın, ozanlığın da...
Tuncer Uzun, düşünürken, anımsarken tek başına yasadığı iç gülmelerini bu ilk kitabında, okuruyla birlikte gülmelere, gülümsemelere dönüştürmüş. Tümü gerçek olaylardan kaynaklanan bu anı damlalarının, ilk sayfadan şöyle bir okumaya başlayan okuru nasıl olduğunu anlamadan son sayfaya dek getirebilmesi, o halk anlatıcılığının büyüsünden besleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa5c989-ea43-47a5-a529-2aa671f371d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülerken Birdik Ağlarken Ayrı</image:title>
            <image:caption>Çok sevmesin kimse sizi, hatta çok fazla değer de vermesin. Sadece güzel sevmeyi bilsin, yeter. Böyle incitmeden, kırmadan, dökmeden, yormadan, yaralamadan... Emin olun ki o zaman sevgileri daha değerli kılacaktır sizi. Sizi sevecekse biri, siz olduğunuz için sevmeli. Renklerinize, ruhunuza, düşüncelerinize karışmadan ve sizi sorgulamadan sevgisini göstermeli, beyazınıza siyah olmamalı, ruhunuza kelepçe takmamalı ve uçmak için göğe doğru açtığınız kanatlarınızı kırmamalı. Sizi seven biri her hücresini, her hücrenizde bularak, hissederek sevmeli.

Sizi canı gibi seven, canına katan güzel insanlarla karşılaşmanız dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a7f763-4734-4267-89e9-9500ad26a09a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fuji-Yama</image:title>
            <image:caption>Cengiz Aytmatov, Kaltay Muhammedcanov ile birlikte kaleme aldığı tiyatro oyunu Fuji-Yama’da “insan olma meselesi”ne dair güçlü ve sarsıcı sorular üzerine düşünmeye davet ediyor bizi. 
Adalet, hak, güven, sevgi ve dostluk gibi kavramların sorgulandığı Fuji-Yama ile hem kendileri hem de birbirleriyle yüzleşen bir arkadaş grubunun “insan” olmaya dair içsel arayışına ortak olurken Sabur’un vaktiyle dile getirdiği soruyu bir kez de biz soruyoruz kendimize: İnsan, nasıl bir insan olmalıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e3db8cf-8aed-4a38-bfd1-1e0a786fef2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk, Varoluş ve Sen</image:title>
            <image:caption>Hayatta neden var olduğunu anlamaya çalışan mutsuz bir adam… 
 
Mutsuzluğunu sadece karşısındakinde arayan bir kadın… 
 
Tesadüfen karşılaştığı kadın hayatını sorgulatmaya başlıyor adamın. 
 
Aşk, felsefe, ironi… 

Sidar&apos;ın varoluşunu sorgulayan serüvenine siz de katılmalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/187b6ab1-4e28-4ba3-abdb-7b00ed31fa72.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafa Parlatan Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Bir yıldız sisteminden diğer yıldız sistemine geçerken, onu gördüğünde sapsarı saçlarıyla, bizim genç Dünya&apos;nın Stratosfer&apos;i titredi birden. Termosfer&apos;i soğudu aniden. 
 
Daha önce hiç böyle hissetmemişti. Gecelik aşkları, duygusuz sevişmeleri bir anda tamamen anlamsızlaştı. Elips şeklini daha önce hiç kafasına takmamıştı. Bütün yıldızlar onu böyle seviyordu. Özgüveni hep tavanındaydı evrenin. İlk defa beğenilmeme korkusu yaşadı onu görünce. Bu sapsarı saçlarıyla bir ateş topunu andıran harika yıldız parçası dilini lal etmişti. Masmavi gözleri kamaştı. 
 
İlk defa böyle hissediyor, yüzeyindeki köklü değişikliklere anlam veremiyordu. Onsuz bir ışık saniyesi dahi geçiremeyeceğini fark etti bir anda. Hemen tanışmalıydı onunla. Biliyordu ki bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Biliyordu ki bundan sonraki bütün hayatı boyunca bu yıldızın sisteminde kalacaktı. 

Adının daha sonra Güneş olduğunu öğreneceği bu ihtişamlı yıldıza utanarak da olsa yaklaşmayı başardı ve Evren&apos;in en büyük aşkı böyle başladı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc94503e-59b6-4d99-a480-29e5aeade17d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendinle Yüzleşme</image:title>
            <image:caption>“Bir hikâyesi olmalı insanın. 
Ne olursa olsun o hikâyeyi yaşatabilmeli. Anlaşılmayı beklemeden önce kendini anlayabilmeli. Hangi yöne yürüyeceğini, ne zaman duracağını, ne zaman akışına bırakacağını bilmeli. 
Sadeliği, dinginliği içselleştirmeli. 
Eli nasır tutsa da bırakamayacağı hayalleri, çıkmaz sokaklara denk gelse de bulacağı başka yönleri, savaşacaksa da değeceğine inandığı emelleri için savaşmalı. Gerekirse “Çok yoruldum” diyebilmeli. Şöyle bir arkasına yaslanıp nefes alabilmeli. 
Bilmeli. 
Kendisini neyin mutlu edeceğini, neyin kendisine iyi geleceğini yani kendini bilmeli. Her şey üst üste geliyor gibi hissettiğinde, her şey çok çetrefilli göründüğünde, işin içinden çıkamadığında, durup bir sakinleşebilmeli. 
Her şeyden önce insan, kendine yetebilmeli. Çok sıkıldığı, fayda görmediği yerden ise “Kalk gidiyoruz.” diyebilmeli. 
Hikâyesindeki her şeyi, yakından iyi ve net görebildiği gibi uzaktan da aynı şekilde görebilmeli. Ve öyle güzel yazmalı ki o hikâyeyi, gururla; “Bu benim hikâyem!” diyebilmeli.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28fa9d1a-909e-4e0d-ba1e-8eb09db95369.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Bahçe</image:title>
            <image:caption>- Arkadaşlarım sürekli saçma şeyler söyleyip, benimle alay ediyorlar, artık onlara inanmıyorum! 

- Kalbin bir bahçeye benzer, Ponpon. Orada, korkunun kaynağı olan yalan tohumlarını büyütmek de, doğru bilgiye ulaşmanı sağlayan gerçek tohumlarını yeşertmek de senin elinde. 

Mutluluğun sırrı içimizdeki bahçeyi yeşertmek olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/770a7164-4e29-4ea4-8eda-8af0a1f709c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Delişmenlik Çağı</image:title>
            <image:caption>İnsan hayatının belirleyici dönemlerinden biridir ergenlik, hayatla başa çıkmayı öğrendiğimiz dönemdir bir bakıma. Bu yüzden de zor bir süreçtir; yaşadığımız fiziksel değişime eşlik eden ruhsal çalkantılar nedeniyle hem yetişkinlerle hem de kendi içimizde çatışmalar yaşarız sık sık. Peki, insanlar için bu kadar önemli bir süreç olan ergenlik diğer hayvanlarda nasıl geçer? Onlar da bizimkilere benzer tecrübeler yaşar mı? 
 
“Vücudumuz ister deriyle kaplı olsun ister pullar ya da tüylerle, ister koşarak hareket ediyor olalım ister uçarak, yüzerek veya sürünerek, erişkinliğimizi inşa eden ve biçimlendiren biyoloji hepimizde ortaktır,” diyen Barbara Natterson-Horowitz ve Kathryn Bowers, Delişmenlik Çağı’nda çocuklukla yetişkinlik arasındaki dönemin evrenselliğini inceliyor. İnsana özgü olduğunu düşündüğümüz ergenlik çağı deneyimlerinin hemen hepsinin bütün hayvanlarda gözlemlendiğini ilginç örneklerle açıklayan yazarlar, “bu ortak tecrübelerden aktarılan kadim mirasın, yetişkinliğe geçerken hayatta kalmak ve büyümek için modern bir yol haritası oluşturabileceğine” inanıyor. 
 
Ergenlerde sık gözlenen riskli davranışlardan zorbalık ve kaygıya, ebeveyn-çocuk çatışmasından akran baskısı ve cinsel rızaya pek çok konuyu evrimsel bakış açısıyla açıklayarak bunlara yepyeni bir gözle bakmamızı sağlayan bu kitabı, ergenlik çağındaki insan ve hayvanları daha iyi anlamak isteyen tüm okurlarımıza tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/729ce503-5b4f-4a2c-b200-0e51d9dfd7b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Picasso&apos;nun Gözleri</image:title>
            <image:caption>Hayata, Picasso&apos;nun gözleriyle bakmak...

Asuman Portakal&apos;ın imzasını taşıyan Picasso&apos;nun Gözleri, çok yönlü sanatçı kişiliği ile adını sonsuzluğa yazdıran “dâhi” ressam Pablo Picasso&apos;nun yaşamından ve başyapıtlarından izler taşıyan öykülerden oluşuyor.

Picasso&apos;yu, bir kitap kahramanı olarak kurguya yerleştiren ve ona ait özgün sözlerle edebî anlatımını güçlendiren eser; ünlü sanatçının esin kaynakları ve yaratım süreci hakkında değerli paylaşımlarda bulunuyor.

“O an anladım ki Guernica, hiç susmayan bir resimdi.”

Picasso&apos;nun Gözleri renklerden sözcüklere uzanan bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını; sevginin, dostluğun, barışın yüceltildiği resimleri naif öykülerde buluşturuyor... Yazar Asuman Portakal, Picasso&apos;nun değişik sanat dönemlerine ait tablolarından esinlenerek kaleme aldığı öykülerinde, insana dair değerleri satırlara döküyor. Havada devamlı takla atan oyunbaz bir güvercin, modellik yapmaya çalışan genç bir palyaço, el emeği bir Afrika maskesi, tuvale yapışıp kaldığı için resimle âdeta bütünleşen bir fırçanın kılı, küçük bir çocuğun sevinci olan tahta bir at öykülerde dile geliyor. Onlar konuştukça sözcükler renklere bürünüyor; sanatçının resimleri hem gözlerde hem de zihinlerde canlanıyor.

Dünya sanat tarihine yön veren Pablo Picasso&apos;yu günümüz çocuklarına tanıtmak amacıyla hazırlanan bu özel çalışma, gelmiş geçmiş en önemli ressamlardan birinin sanat anlayışı ve sanatsal ifade biçimleri hakkında fikir vermekle kalmıyor, anlattıklarıyla okurların dünya görüşünü renklendiriyor.  
 
Kitabın son bölümünde yer verilen kronolojik biyografi ise Picasso&apos;nun yaşamına ve yapıtlarına daha yakından bakma fırsatı sunuyor, keşiflerle dolu yeni okumalara kapı aralıyor.  
 
“İlham da neymiş... Ben Picasso&apos;yum!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fee0f123-f927-4590-9bd1-0f37c5f84841.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Özeldir</image:title>
            <image:caption>Ben Meri. 
Sizce bir güne ne kadar şekerleme sığar? 
Bence, bir sürü sığar! 
Bildiğiniz şekerlemelerden bahsetmiyorum tabii ki. 
Bu şekerleme, başka şekerleme. 
Bu şekerleme, 
yalnız kaldığım zamanları eğlenceli hâle getirmenin 
harika bir yolu! 
Ben bu şekerlemeyi bulduğumdan beri, 
güne harika fikirlerle başlıyorum ve çok eğleniyorum. Nasıl mı? Gelin, anlatayım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07a86fb7-ca56-4cca-8d49-06c682275bd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Papi ve Denizyıldızı Macerası</image:title>
            <image:caption>Güzel bir bahar sabahı mışıl mışıl uyuyan Papi mutfaktan gelen tik tak tiki taki tok, tik tiktikzillllll sesleri ile uyandı. Annesi ve babası pikniğe gideceklerini söyleyince koşarak kız kardeşi Paçi’nin odasına gitti. Kapıyı beş kez çaldı “takkıdı tak tak, tak tak.” Bu melodi Papi ve Paçi’nin özel kapı çalış sesiydi. 
Sahilde ilerlerken Papi birden olduğu yerde donup kaldı. Papi’nin gözleri kocaman olmuş ve kalbi hızla atmaya başlamıştı. Acaba Papi ne görmüştü? Papi kendisini neden bir süper kahraman gibi hissetmişti? 

Papi’nin bu rengârenk ve heyecan dolu macerasında birlikte yolculuğa çıkmaya ne dersin? 
 
 
Hikâyede özgüven, cesaret, özsaygı, empati kurabilme becerisi, aile birliği, sevgi, mutluluk, doğaya ve diğer canlılara saygı, mahremiyet, teknolojinin doğru kullanımı, arabada güvenli yolculuk yapma kuralları, gibi çocukların sağlıklı kişilik gelişiminde katkı sağlayacak değerler yer almaktadır. Hikâyenin sonunda yer alan fark bulmaca, boyama ve soru etkinlikleri ile çocuğun hayal gücünü ve yaratıcı düşünme becerisini, bilişsel ve motor becerisini geliştireceğine inandığım Karakter ve Değerler Eğitimi Uzmanı Seray Çiçek Demir tarafından hazırlanan bu hikâye kitabını tavsiye ederim. 
Psikolog Emre ALPARSLAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b443c07-412f-45f1-be6d-a2351ad03905.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 TYT Fizik Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>2022 TYT Fizik Soru Bankası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=93999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5d96e5b-b5dd-42cd-879a-b8dbe213ec2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatin Anlamı</image:title>
            <image:caption>William James (1842-1910): Pragmatik felsefe okulunun kurucusu olan William James, aynı zamanda bir psikolog ve eğitimciydi. Öğrenimini Avrupa’da Almanca ve Fransızca yaptı. 1869 yılında Harvard Üniversitesi’nden tıp doktoru olarak mezun oldu, ancak doktorlukla uğraşmadı. Daha sonra aynı üniversitede psikoloji dersleri vermeye başladı. Epistemoloji, eğitim, metafizik, psikoloji ve din konularıyla ilgilendi. Ders kitabı olarak yazmaya başladığı Psikolojinin İlkeleri 1890 yılında yayımlandığından beri hem psikoloji hem de felsefe alanının anıtsal eserleri arasında yer aldı. James’in kendi deyimiyle “hakikat sorunuyla doğrudan alakalı” yazılarının hepsini topladığı Hakikatin Anlamı ölümünden bir yıl önce, 1909’da yayımlandı. Hakikatin Anlamı’nda James’in Pragmatizm eserinden önce kaleme aldığı aynı konudaki dokuz makalesiyle, Pragmatizm’e yönelik eleştirilere cevap mahiyetindeki altı yazısı kronolojik sırayla yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dd34b99-ed3f-44ac-bdb1-8c3af7b613a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yan Yana - Deniz Üçlemesi 2</image:title>
            <image:caption>Yan Yana, Nobel ödüllü yazar William Golding’in Deniz Üçlemesi dizisinin ikinci kitabı. Genç İngiliz aristokratı Edmund Talbot artık bambaşka bir toplum haline gelmiş geminin Avustralya yolculuğunu kaydetmeyi sürdürüyor. Talbot bu kez kendisi için yazmakta ve savaş, aşk, doğa karşısındaki kırılganlığını gizlemeden ortaya koymaktadır. Herkesçe bilinen sırların inşa ettiği bu yeni toplumu dışarıdan gözleyen bir ayrıcalıklı değil, o toplumun yavaş yavaş yükselen bir üyesidir. Toplumun yaşantısı ise okyanus ortasında rastlanan beklenmedik bir komşunun gelişiyle bambaşka bir ritim kazanacaktır. Yazar Golding, denizcilik konusundaki bilgisini insanın en çetin koşullarda benimsediği stratejilerle harmanlayarak gerilimi artırıyor bu yapıtında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abf7cd03-5e84-458a-b78f-6bcd7f04e0e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Bu eserin edebiyatımızda ve bütün hayatımızda devam edip giden neticeleriyle karşılaştığımız hissî edebiyata yol açtığını bir daha tekrarlayalım.” 
                                                                                                                                                  Ahmet Hamdi Tanpınar 
Namık Kemal’in Magosa’da sürgündeyken yazdığı Zavallı Çocuk, dönemin popüler konularından gençlerin rızaları dışında evlendirilmelerini, ailelerin çocuklarının hayatlarına müdahale etmelerinin acı neticelerini ele alır. İlk kez 1874’te Güllü Agop’un Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenen Zavallı Çocuk, birbirini seven iki gencin trajik hikâyesiyle ve taşıdığı duygusal yoğunlukla sonradan yazılacak pek çok eser için de ilham kaynağı olmuştur. 

Namık Kemal (1840-1888) Gazeteciliğiyle toplumun fikirlerine yön veren, yazarlığıyla yeni edebiyatın kapılarını açan, mücadelesiyle Meşrutiyet’e ivme kazandıran fikir adamı, yazar ve en bilinen yönüyle vatan şairidir. Onda her şey hürriyet fikri ve vatan sevgisiyle başlar, neredeyse bütün uğraşları bu ikisi üstüne kurulmuş ve gelişmiştir. Erken yaşta annesini kaybedince çocukluk ve ilk gençliğini büyükbabasıyla ve onun görevi nedeniyle –Sofya’dan Kars’a– yurdun çeşitli yerlerinde geçirir. İstanbul’a geldiğinde edebiyat çevrelerinde dikkat çeker ve dönemin ünlü şairleriyle tanışır, özellikle Şinasi’nin fikirlerinden etkilenir. Tasvir-i Efkâr’la başladığı gazetecilik hayatı Hürriyet, İbret, Diyojen gibi yayınlarda devam eder. Siyasetten hukuka, felsefeden edebiyata pek çok alanda yazdığı makaleleriyle fikir dünyasına; roman, şiir, tiyatro ve tarihi biyografi türlerindeki eserleriyle yeni edebiyata öncülük eder. İstanbul’dan defalarca uzaklaştırılıp sürgüne gönderilir. Yine de yazmaya; mektuplarıyla, gazete yazılarıyla, eserleriyle çağdaşlarına yol göstermeye ve halkına ulaşmaya devam eder. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec886f4b-1e11-4529-b126-072347bf9281.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Sana Mecburum</image:title>
            <image:caption>Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi… Kendini anlatıyor, ama dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. “Bize ait olanı” duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi o üç kelimeye sığdırıveriyor: “Ben sana mecburum!” 
Attilâ İlhan şiirinin tek teması aşk değil elbette; bu kitapta beş bölümde topladığı şiirlerinde, dönemin siyasi havasını, çalkantılarını, gerilimi, direnişi, başkaldırıyı, imkânsız aşkları ve özgürlük özlemini bulacaksınız. 
 
*Askıda Yaşamak *Tension à Smyrne *Memleket Havası *İmkânsız Aşk *Cehennem Dairesi *Ortadoğu’dan Gece Telgrafları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af55ca30-dc83-4e0d-ab45-3eb3d4c37ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Jeff Bezos - Amazon Hissedarlarına Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en büyük şirketlerinden
biri olan Amazon’un başarı sırlarını
öğrenmek ister misiniz?
 
 
 
En önemli adım risk almak… Ancak bunu kendi yararınıza nasıl kullanacağınızı bilmiyorsanız, &quot;risk almak&quot; maliyetli (hatta felaket) olabilir.
 
Amazon CEO&apos;su Jeff Bezos&apos;un hissedarlara yazdığı; neden, ne zaman, nasıl risk aldığını ve başarıya ulaşma yollarını anlattığı yıllık inceleme mektuplarının analizi olan bu kitapta Amazon&apos;da büyümenin kapısını açan anahtarın ne olduğunu öğreneceksiniz. Bezos’un son yirmi yıldır, her yıl yazdığı &quot;Hissedar Mektupları&quot; her işletme sahibine bir yol haritası olabilir. Bu mektuplar sayesinde onun gördüklerini görecek, düşündüklerini düşüneceksiniz ve sonra bunları daha önce aklınıza getirmediğiniz şekillerde kendi işinize uygulayacaksınız.
 
Yıllardır iş ve teknoloji dünyasındaki eğilimleri araştıran Steve Anderson, Jeff Bezos: Amazon Hissedarlarına Mektuplar’da Bezos’un Amazon hissedarlarına yazdığı mektupları derinlemesine inceliyor ve 14 Büyüme Prensibi&apos;ni analiz ediyor. Eşzamanlı olarak kolaylıkla kavranacak ve neredeyse her iş alanına veya kuruluşa uyarlanabilecek bir dile çeviriyor.
 
Bu kitapta anlatılan Anderson’ın 14 Büyüme Prensibi’ni işinize uyguladığınızda, işinizi Amazon gibi büyütmek için ihtiyacınız olan her şeye sahip olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78cf3dc1-50a6-4619-92f0-f4d164cd3f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra</image:title>
            <image:caption>“Hayaller alanında ileri bir adım daha atarak kendisini arzu ettiklerinin gerçekleşmesi noktasına yaklaşmış gördü. Yalnız kendisini o mutluluk kucağına atıvermekten başka bir şeye lüzum kalmamıştı. Fakat kendisiyle o vefa kucağı arasındaki mesafe daima sabit kalmakta, bu yaklaştıkça o uzaklaşmaktaydı.” 
 
Yüzbaşı olarak mezun olduktan sonra askeri okulda öğrencilere topografya, cebir gibi dersler veren, iki yıl boyunca Suriye’de keşif çalışmaları yapan, yazdığı şiirler ve divan şairleri üzerine incelemeleri Tercüman-ı Hakikat gibi gazetelerde yayımlanan Nabizade Nâzım otuz bir yaşında, evlendikten kısa bir süre sonra kemik vereminden hayatını kaybetti. Zehra ise yazarın vefatından sonra, Servet-i Fünûn’da 1895 yılında tefrika edildi. 
 
Küçük yaşta öksüz kalan Zehra, bir tüccar olan babasının kâtibi Suphi ile evlenir. Ancak bu evlilik zaman geçtikçe kâbusa dönüşecek, Suphi’nin annesinin eve bir cariye getirmesiyle beraber Zehra’nın intikam hikâyesi başlayacaktır. 
 
Nabizade Nâzım’dan Zehra, aşkın ve kıskançlığın çaresizliğine dair sarsıcı bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ffb1454-8104-46ec-92e5-7b02a4ca6f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>“Şüphesiz, daima geride kalan bir hukuk tekniği ile hukukun belli bir şekilde devingen mevcudiyeti arasında çatışma yaşanması, ilk defa bizim devrimizde meydana gelmiş bir şey değildir. Fakat daha önceki devirlerde -örneğin on yedinci ve on sekizinci yüzyıllarda- bu gibi çatışmaları yatıştırmak ve hukuk tekniğini hukuk gerçekliğine uydurmak üzere doğal hukuka başvuruluyordu. Oysa salt akıldan çıkarıldığı iddia olunan bu doğal hukuk, gerçekte soyut formüller içine hapsedilmiş olan hukuka karşı isyan hâlindeki yaşayan hukuktan başka bir şey değildi. Günümüzde, hukuk gerçekliğinin bu muazzam karmaşıklığı karşısında, aynı şekilde aklın istikrarını, tekliğini veya somut içerikler yaratma yeteneğini kabul etmeyen bir felsefi atmosfer ve nihayet sosyolojik bilginin bugünkü gelişimi karşısında bazı hukukçuların hâlâ başvurdukları bu ‘doğal hukuk’ icadı, problemi çözmek için yeterli olamaz. Bugünkü şartlar altında, hukukçulara, hukukbilimin sorunlarına yönelik tatmin edici bir çözümü yalnızca hukuk sosyolojisi sunabilmektedir.” 

Hukuk Sosyolojisi disiplininin Kıta Avrupa’sındaki kurucularından Georges Gurvitch, bu disiplinin en önemli kitaplarından biriyle Türkçede… Her paragrafı hem ders niteliğinde hem de okuru tartışmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b628a55-3714-4218-beae-f6b323de27ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Refet</image:title>
            <image:caption>“Refet artık on dokuz yaşındaydı. Onun hayalleri o yaştaki diğer genç kızların hayallerine benzemiyordu. Kazanacak, evini idare edecek, annesini rahat ettirecek, birçok çocuk okutup vatan evlatlarının eğitim ve öğretiminde bulunacak, o çocukların hepsi buna hürmet edecek, ‘Hocamız’ diye sevecekler! İşte Refet’in hayalleri hep bundan ibaretti.” 
 
Türk edebiyatının ilk kadın romancısı Fatma Aliye’nin 1896 yılında yayımladığı, döneminin çok ilerisinde bir roman olan Refet, henüz kadının adının olmadığı bir toplumda kadının öğrenim ve çalışma haklarını, sosyal hayattaki konumunun artırılmasını savunan güçlü bir eser. Aynı zamanda dönemin taşra ve şehir yaşantısına gerçekçi bir bakış. 
 
Babasının ölümünden sonra annesiyle bir başına kalan Refet’in tek istediği öğretmen olmak ve annesine rahat bir hayat sunmaktır. Erkek egemen bir toplumda genç bir kızın başarılı olmasının yegâne onurlu ve kaçınılmaz yolunun çalışmaktan geçtiğini bilen Refet hem cinsiyetinin hem de alt sınıfta olmanın güçlüklerine karşı mücadele verir. 
 
Refet, Türk edebiyatında kadının gücü üzerine yazılmış en önemli eserlerden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c13cfa6-08fc-49d4-9b5e-b03a1399b4ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Güçlendirici Eşleştirme Oyunu</image:title>
            <image:caption>İthaki Çocuk ekibinden hepinize merhaba! 
Elinizde tuttuğunuz bu kartlar, hafıza güçlendirici bir eşleştirme oyunu. Kutunun içinde kitaplarımıza ait 30 görsel olan kartlardan iki tane mevcut. Siz istediğiniz adette çift kart ile bu oyunu oynayabilir, yaş grubunuza göre zorlaştırabilir ya da kolaylaştırabilirsiniz. Örneğin 3 yaşındaki bir okurumuz 3 adet çiftle, yani 6 kartla oynarken 9 yaşındaki bir okurumuz 15 çift ile, 16 yaşındaki ya da yetişkin okurlarımız bütün kartlarla oynayabilir, tamamen size kalmış! İsterseniz tek başınıza, isterseniz aileniz ya da arkadaşlarınızla birlikte de oynayabilirsiniz. İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f7f747-1b9e-42c1-a3da-15f76149e8ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaya&apos;nın Kitabı</image:title>
            <image:caption>2006’da NASA, Neil Armstrong’u Keşif Elçisi ilan etti ve ona Ay’dan getirdiği küçük bir taş parçasını hediye etti. Sunumu sırasında Neil, Kaya’nın Ay’daki konumundan görmüş olabileceği olağanüstü şeyleri ve Apollo 11 görevindeki maceralarını hikâyeleştirdiği bir konuşma yaptı. Grahame Baker Smith de bu hikâyeyle, elinizde tuttuğunuz resimli kitabı oluşturdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b3136d7-ff2b-491c-933f-2abccec528a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Azizeler ve Hırsızlar Şehri</image:title>
            <image:caption>Sangui Şehri’nin gölgelerinde,
Var olmayan bir kız yaşardı. 
 
Tina ve annesi yeni bir hayat kurma umuduyla Kongo’dan Kenya’ya mülteci olarak kaçmışlardı. Fakat annesinin zengin bir adam olan Bay Greyhill’in malikânesinde bulduğu iş onu önce bir yasak aşka, ardından da ölüme sürüklemişti. Tina ise tüm bunların arkasındaki kişiyi mahvetmeye yemin etmişti. 
 
Bu trajik olayın ardından dört yılı, planlarını gerçekleştirebilmek için Serseriler adlı yerel bir çetenin usta hırsızı olarak geçirdi. Fakat Greyhill malikânesine döndüğünde karşılaştığı eski bir arkadaşı, onu bunca zaman inandığı tüm gerçekleri sorgulamaya itecekti. Annesine gerçekten ne olduğunu bulmak için onun izlerini adım adım takip etmesi ve kendini tehlikenin tam ortasına atması gerekiyordu. Geçmişe karşı verilen bu savaştan sağ çıkabilecek miydi? 
 
• Amazon Ayın En İyi Kitabı — Ocak 2017 • Barnes &amp; Noble Yeni Büyük Yazarları Keşif Ödülü
• Barnes &amp; Noble 2017’nin En Çok Beklenen Genç Yetişkin Çıkış Kitabı
•  Teen Vogue En İyi Genç Yetişkin Kitabı — Ocak 2017 • Bustle En İyi Genç Yetişkin Kitabı — Ocak 2017
• Chicago Public Library 2017’nin En İyi Gençlik Kitabı • Seventeen Magazine 2017’nin En İyi Kitabı
•  Barnes &amp; Noble 2017’nin En İyi Genç Yetişkin Kitabı • NPR 2017’nin En İyi Kitabı 
• Bank Street 2018’in En İyi Kitabı 
 
 
“Azizeler ve Hırsızlar Şehri, o kadar heyecanlı ki nefes almayı bile unutacaksınız.” —New York Times 
 
“Ters köşelerle dolu bu hikâye hiçbir şeyin göründüğü kadar siyah beyaz olmadığını kanıtlıyor.” —Kirkus 
 
“Heyecan dolu bir intikam yolculuğu.” —US Weekly 
 
“Bu hız kesmeyen macerada Natalie C. Anderson, Tina’nın dünyasına hayat verirken yazım dilini ustalıkla kullanıyor ve kahramanının geçmişini şok edici bir gerçeği ortaya çıkarmak üzere adım adım takip ediyor.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Bir cinayetin muhteşem şekilde dolambaçlı bulmacası.” —Booklist, starred review 
 
“Bir tutam aşkla örülmüş, çok sağlam bir şekilde kurgulanmış, hız kesmeyen bir uluslararası cinayet hikâyesi.” —School Library Journal, starred review 
 
“Hız kesmeyen bir suç dramını bu zorlu bölgedeki merak uyandıran karakterlerle kurgulayan Anderson, süregelen insan çatışması ve bölgenin insanlarının devamlı çektiği trajik zorluklar konusunda genç okurların ilgisini çekmede çok iyi bir iş çıkarıyor.” —BCCB, starred review 
 
“Natelie C. Anderson’ın nefes kesen romanı derin, karanlık ve zaman zaman  –konuya rağmen hayranlık uyandıracak derecede– komik de.” —Shelf Awareness, starred review 
 
“Kongo’nun ormanlarından siber ortamın ulaşılmaz köşelerine kadar bir katilin izini sürüyor ve bunu yaparken de aile ve arkadaşlığın önemine ışık tutuyor.” —Tara Sullivan 
 
“Vahşi ve güzel bu dünyada tek kural hayatta kalmak, var olan tek silah ise bir genç kızın cesareti ve sevgisi.” —Francisco X. Stork 
 
“Anderson’ın gerilimi yüksek hikâyesi, gizemlerini politik, risklerini yüksek tercih eden ve siyah beyaz çözümlerdense grinin tonlarında sonuca vardığını hisseden okurlar için birebir.” —The Horn Book</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a6660f-1a29-4c38-b263-56dc13a15b78.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatlaklar</image:title>
            <image:caption>Seksenlerden kalma oturma takımı salonun bej duvarlarını hüzünlendiriyor, fiskos masasının üzerindeki sigara paketleri ve kristal kâsenin içindeki şekerler, bakanı zamanda seyahate davet ediyordu… “Benim baktığım yerden hiç bakmamışlardır salona” dedi belli belirsiz. “Benim gördüğüm gibi görmemişlerdir hiç.” Bir süre olduğu yerde kaldı ve öylece salonu izledi.  
 
Camlı vitrinin karşısına geçip elleri belinde içerideki biblolara, kahve fincanlarına, üzeri desenli tabaklara baktı. Kapakları açıp alt raflardaki minik geyik biblosunu cebine attı. İçtiği kahve fincanını dolaptakilerden biriyle değiştirip aldığını ceketinin sağ cebine yerleştirdi. Acele etmeden, sakince kapakları kapatıp askılığa yöneldi ve şeffaf şemsiyeyi kemerine takıp aynadaki aksine gülümsedi. “Bunlar da yaşadıklarını sanıyorlar” dedi.  
 
Odalar, apartman boşluğu, asansör, otopark, kazan dairesi… Apartmanın her köşesini sinsice mesken tutan tekinsiz öyküler... Göktuğ Canbaba’dan mekânların ve zihinlerin çatlaklarında tuhaf ve keyifli bir yolculuk…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/100ef24d-9a9e-4c89-adfb-9e197140deab.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Kalan</image:title>
            <image:caption>Herkes kendi kuyusunu kalbinde taşır, biliyordun. 
 
Karşısına çıkan her şeyi yakarak üzerine gelen, sinsice etrafını kuşatan bir hayat yangınında korku içinde ne yapacağını düşünürken gördün onu ilk defa. Kaçmaktan bitap düşmüş bir haldeyken yüzüne baktın, sana elini uzattı, elini tuttun. Korkutucu şimşeklerle yüklü gri bulutların kuşattığı yasaklı gökyüzünden elini uzatan asi bir melekti. Yedi kat göğün ötesinden usulca uzandı zarif eli, bulutların arasından, alevlerin arasından uzandı, yavaşça göğsünü yarıp, delice çarpan kalbine dokundu. Dokunduğu yer sızladı. Açık yara.  
 
Yalnızlık ve varoluş ağrısı. Bir aşkı, bir kadını ve bir mucizeyi yitirmek. Kaybettiği kadını şehrin sokaklarında, hafızasının karmaşık dehlizlerinde ve kendi içindeki karanlık kuyusunda arayan yalnız bir adam. Bir yandan evini terk eden bir annenin geride bıraktığı kapanmaz çocukluk yaraları diğer yandan erken vedalaşan dostların hüznü. Bir terapi koltuğundaki sayıklamalar.  
 
Geç Kalan; kendine özgü diliyle, edebiyatıyla, güçlü duygu dünyasıyla okurları büyüleyen Tarık Tufan’ın en şiirsel metinlerinden biri. Parçaları tamamladığınızda yüreğinizde derin bir iz bırakacak sarsıcı bir eser ve unutamayacağınız bir arayış hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48f7a95c-5a56-45de-9df7-aec62fbf91fc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Hayat Bilgisi 1</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7c0738c-e7fd-42d3-bc2f-1fedb227f077.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Hayat Bilgisi 2</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f43efd-65cc-4a51-8ac8-2c55f6b9527e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Hayat Bilgisi 3</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95ee226-3648-4812-8408-f4b814a4d6c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Fenbilimleri 4</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64959a53-9403-487e-ae50-9010d783c66c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Sosyal Bilgiler 4</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45898e3a-6584-4d84-8f89-ab68d2f18128.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul Fenbilimleri 3</image:title>
            <image:caption>Kazanımlara Göre Testler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d41ade5-2218-4f7b-b380-762fac6512fe.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul 4.Sınıf Matematik - Sayı Kumbaram 4</image:title>
            <image:caption>Sayı Kumbaram 4</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cbc3eaf-d261-4a69-92e0-0c61fe53fcce.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokul 2 .Sınıf Matematik - Sayı Kumbaram 2</image:title>
            <image:caption>İlkokul 2 .Sınıf Matematik
- Sayı Kumbaram 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d1996bf-ef71-49d7-80fc-beb09d27453d.jpg</image:loc>
            <image:title>Puff The Little Cloud</image:title>
            <image:caption>Are you one of those children who are afraid of lightning? 
Do you wonder how it rains and how the rainbow appears? 
Have you ever looked at the clouds and thought they resemble something else? 
Do you know where the sun sometimes goes or why it suddenly gets dark? 
 
Come on and follow Puff the Little Cloud and his mother through the pages to learn about what happens 
in the sky. 
 
You will enjoy this story with a lovely happy ending and also remember Puff the Little Cloud whenever it rains. 
 
Kahramanımız küçük bulut Puf’un hikâyesini Ela Elçi Başgül yazdı, Cansu Dinç resimledi. “Gökyüzü ve Küçük Puf” ismiyle Türkçe de yayınlanan “Puf The Little Cloud” öykümüzü Melis Akdoğan Gündoğdu, İngilizceye çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a469db07-02df-4d4d-a385-c0e2d130ae5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında - Salvador Dali&apos;nin Resimleriyle</image:title>
            <image:caption>Salvador Dali’nin gerçeküstücü resimleriyle Alice&apos;in fantastik dünyasını buluşturan eşsiz bir kitap. Dünya edebiyatının en önemli klasiklerinden olan, edebiyattan sinemaya, müzikten tiyatroya sanatın her alanında birçok esere ilham veren Alice Harikalar Diyarı’nın, dahi ressam Salvador Dali’nin Alice için özel olarak yaptığı büyüleyici resimlerle birleştiği bu versiyonu sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de keyifli ve nitelikli bir okuma deneyimi sunuyor. Bu büyük boy renkli baskıyla kitaplığınıza özel bir kitap eklenirken, çocuklar da Alice’in fantastik yolculuğu eşliğinde Dali’nin yaratıcı dünyasıyla, sınır tanımayan bir hayal gücüyle tanışacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7a725e3-b064-4618-9a2b-772047d6437d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Ansiklopedik Sözlük (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, mikro-dünyanın yüz yılı aşan bilimsel incelenişinin hızlı gözden geçirilişini tarihsel bir görünüm içine yerleştirmeyi amaçlıyor. Ansiklopedik bir sözlük şeklinde düzenlenen kitapta tüm teknik terimler alfabetik sırasıyla eksiksiz açıklanmakta. İlk tanışılan atomaltı parçacık olan elektronun 1897’deki keşfinden  günümüzdeki Parçacık Fiziğinin Standart Modeline kadar kuantum mekaniğini meydana getiren tüm bileşenlerin yer aldığı kitap günümüzdeki fizik problemlerini de özetliyor. 
“Kuantum, Latincede “kemiyet, miktar” anlamına gelen quantum kelimesinin, 
Max Planck tarafından ışık için önerdiği enerji “topakları”ndan genelleyerek (ana metnin ilgili maddelerinde de açıklandığı şekilde) açısal momentum, enerji ve eylem gibi fiziksel niceliklerin bir sistemde yalnızca belli yalınık değerler alışını niteleyen ve Batı dillerinde aynen kullanılan terimin “Türkçeleştirilmişi”dir. Latince çoğulu 
(İngilizcesi de) quanta’dır.”  
–R. Ömür Akyüz (çevirmen)   
“Gribbin yüz yıllık parçacık fiziği kuramlarını A’dan Z’ye anlatmakta.” 
–Natural History 
“Bu kitap, kuarkları anlamakta güçlük çekenler ve fizikteki önemli olayların kısa bir özetini arayanlar için muhteşem bir referans çalışması sunuyor.”  
–Scientific American 
Pek çok popüler bilim kitabı yazmış olan ünlü İngiliz fizikçi Gribbin’in parçacık fiziğinin karmaşık dünyası üzerine yazdığı bu eser, sıradan okurlar için yazılmıştır. Kitap, konuyu tarihsel perspektife yerleştiren bir giriş makalesinin ardından kapsamlı bir ansiklopedik sözlük ve kısa bir kaynakçayla birlikte, bilim ve tarihteki önemli tarihleri gösteren zaman çizelgelerini de içerir.” –Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/989467fb-7c4c-4941-abc9-b996441ae596.jpg</image:loc>
            <image:title>Irak&apos;ta Türkçe Öğretiminin Tarihsel Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Yaşayan diller içerisinde dünyanın en eski yazı dillerinden Türkçenin yeşerdiği ve yüzyıllarca yaşadığı coğrafyalardan biri de Türkmeneli’dir. Türklerin Anadolu’ya geldikleri 11. yüzyıldan itibaren yurt tuttukları Türkmeneli coğrafyası 1000 yıllık kadim Türkmen toprağıdır. Özellikle Osmanlı döneminden itibaren başta Kerkük olmak üzere, en güneyden kuzeye doğru, Berde, Mendeli, Hanekin, Kifri, Tuzhurmatu, Altun Köprü, Erbil, Musul, Telafer gibi şehirlerde yaşayan Türkmenlerin konuştuğu ve yazdığı dilleri olan Türkmence bu coğrafyanın âdeta hücrelerine kadar işlemiştir. Gerek konuşma dili olarak gerekse yazı dili özelliğiyle Irak’ta Türkmen kimliğinin varlığının tescili durumundaki Türkmence, son yüzyılda pek çok problemle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle I. Dünya Savaşından sonra Türkmeneli bölgesinin Lozan Barış Anlaşmasıyla Misak-ı Millî sınırlarının dışında kalmasıyla âdeta öz yurdunda pek çok yasakla karşılaşmıştır. Ancak, başta horyatlarıyla/hoyratlarıyla, türküleriyle ve yetiştirmiş olduğu şairleri-yazarlarıyla sözlü kültür mirasının çok önemli değerlerini bünyesinde taşıyan zengin Türkmen edebiyatını yok saymak mümkün değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f0c061-fd04-4f28-9e2b-28e8301be9ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Gizleyen İnsan</image:title>
            <image:caption>“Bir insanı anlamak bilinçdışını anlamaktır.” 
Ruhsal rahatsızlıkların bir yönü, bilinçdışında kaygının denetlenememesi sonucu oluşan kendini cezalandırmalardan başka bir şey değildir. Ben de merak eden ve ilgilenen herkesin anlayabileceği bir dille bilinci, bilinçdışını, bilinçdışı çatışmaları, bilinçdışı cezalandırmayı ve bu cezalandırmaların neden olduğu ruhsal bozuklukları anlatmayı amaçladım. Verdiğim örneklerde zaman zaman kendinizi, zaman zaman çevrenizdekileri, yakınlarınızı gördüğünüzde ve kitap bittiğinde kendinizle çevrenizdeki herkesi çok daha iyi anladığınızda sakın şaşırmayın… 
 
Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan 
 
 
Prof. Dr. Ahmet Ertan Tezcan psikiyatri alanındaki tecrübe ve birikimlerini aktardığı bu eşsiz kitapta, okuyucuyu bilinçdışında bir yolculuğa çıkarıyor. Kendini Gizleyen İnsan günlük hayatta her zaman yaptığımız basit bir hareketin bile bilinçdışımızda köklü bir geçmişi olduğunu vaka örnekleri ve gerçeğe dayanan hikâyelerle anlatıyor. Kendini Gizleyen İnsan anne ve baba adaylarının, evlilik hayali kuranların, ruhsal yönden sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek isteyenlerin başucu kitabı olacak nitelikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b3eccce-ed86-42ac-9e30-eca714b2e4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğada Huzur Bulan Kirpi</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63203a21-67e5-4389-8abe-c530f3126d63.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Beslenebilen Hemstır</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8962fc60-5bd1-4893-8064-04f8285a9e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Adı İnsansı</image:title>
            <image:caption>“Şehirde gürültü, gümbürtü, patırtı, çatırtı, Evde horultu, hırıltı, zırıltı, vızıltı, Bütün bunlar seni, beni çileden çıkarttı! Baydı dostum, öf be baydı!” 

Birbirlerini çocukluklarından beri tanıyan Teo ile Ömer’in hayatına birdenbire büyük bir heyecan dalgası girer: YouTuber Yarışması! Teo’nun hiç ilgisini çekmese de Ömer bu yarışmayı kazanmaya azimli. Teo’ya da en yakın arkadaşına destek olmak düşüyor. İki arkadaş, Ömer’in yazdığı rap şarkısına danslı bir klip çekmek için soluğu Küstüm Koruluğu’nda alıyorlar. Her şeyin yolunda gittiğini sanmalarına rağmen çektikleri klip hiç de net görünmüyor. Videoyu netleştirmek için çalışan Teo tuhaf bir durumla karşılaşıyor: Klibi çekerken ortamda var olmayan ama şimdi görüntüde arka planda beliren gölgeler de neyin nesi? Bu gizemin peşine düşen Teo ve arkadaşları başka bir dünyayla, hatta uygarlıkla karşı karşıya olduklarını fark edecekler mi? Peki ya bu uygarlığın bazı sâkinlerinin aralarında yaşadığını? Çocuk edebiyatının en sevilen yazarlarından Koray Avcı Çakman sürükleyici bir kurguyla okurlarını yapay zekâ ve duygular üzerine düşünüp hayal kurmaya, sanal dünya ve insanlık kavramlarını sorgulamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e2d3580-e7e6-431b-be85-1098403d6b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Mucidi Ara</image:title>
            <image:caption>Geleceğin mühendislerine hayallerini gerçekleştirmeleri için ilham veren bir bilişim hikayesi! 
 
Yıldız Mühendisi Ara, hayallerini gerçeğe dönüştürme yolculuğuna devam ediyor. 

Ara’nın hayalleri var, BÜYÜK hayalleri! Rüyasında gördüğü hayalleri çözmek ve saklayabilmek için kendine bir rüya dekoderi tasarlıyor. Peki ama ya onun gibi büyük hayalleri olan diğer çocuklar? Ara, çok daha büyük bir rüya dekoderi yapmak için insansı robotu DiDi’yle süper problem çözücülerden yardım alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a5c4d8-7bdb-4710-8980-9dd0e91f7d3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Güzel Müziği</image:title>
            <image:caption>&quot;Hiç düşündün mü kalbini ısıtan o sesleri? Sence insan en güzel melodiyi nerede bulur?&quot; 

Hiçbir şey aynı kalmaz, her şey dönüşür. Eşyalar, insanlar ve doğa... Peki farkında mısın bu dönüşümün? Dinle! İçini ısıtan o müziği dinle ve başka bir açıdan yeniden bak etrafına. İşte o zaman sonsuz gökyüzüne kanat açan bir kuş gibi hissedeceksin. 

Sesleri dinlemek, kendini dinlemek, sevdiklerini dinlemek ve yaşam döngüsü hakkında bir farkındalık öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3ddcf7-2598-4a64-afb1-5c13b2a6a61c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinleme ve Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap dinleme becerisini tanıtmayı ve bu becerinin nasıl geliştirileceği konusunda belli bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır. Kitabın ilk bölümlerinde dinlemenin hangi bileşenlerden oluştuğu, ne tür bir işleyişinin olduğu, nasıl bir gelişim gösterdiği açıklanmıştır. Sonraki bölümlerde dinleme modelleri tanıtılmış, dinleme metinlerinin ve araçlarının nitelikleri üstünde durulmuştur. Dinleme öğretiminin nasıl yürütüleceği, dinleme izlemleri, dinleme yetisini değerlendirme biçimleri bilimsel çalışmaların bulguları eşliğinde örneklerle ve somutlaştırılarak ele alınmıştır. Akıcı dinleme kavramına ilişkin geniş bilgi verilmiş ve dinleme alanında yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir. Kitapta dinleme ve eğitimine ilişkin geniş ve tutarlı bir çerçeve oluşturulmuş, öğretmen adaylarının ve araştırmacıların dinlemeye yönelik çalışmalarına katkı sunmak amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7de47f8-f276-4ed0-b34e-b6f33f6e8231.jpg</image:loc>
            <image:title>Budala (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dostoyevski’nin 1868 yılında Russki Vestnik dergisinde tefrika edilen romanı Budala iyilik timsali nesli tükenmiş bir adam olan Prens Mışkin’in hikâyesini anlatmaktadır. Sık sık sara nöbetleri geçiren hastalıklı Prens Mışkin her ne kadar zekâdan yoksun bir karakter olmasa da saflık derecesindeki iyi niyeti yüzünden çevresindekiler tarafından “budala” olarak görülmektedir. Eser Dostoyevski’nin mutadı olduğu üzere kendi hayatından da izler taşımaktadır. En güçlü romanlarından biri olarak kabul edilen Budala’da Dostoyevski Prens Mışkin karakteriyle idealize ettiği insanı okurlarına sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b0c5ab6-0191-4b0d-bbbc-0050872804a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nikomed (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Corneille’in kahramanları muhtelif milletlere mensuptur ve muhtelif devirlerde yaşamışlardır. Onun için hemen her piyesinin mevzusu başka bir memlekette geçer. Tıpkı Abdülhak Hamit’te olduğu gibi, Corneille külliyatında da hem şark vardır hem garp... Birçok milletler Corneille’in külliyatında kendi kahramanlarından birini yahut bir ikisini bulabilirler.  Mesela La Cid İspanya’da, Cinna Roma’da, Polyeucte Malatya’da ve bugün neşrettiğimiz Nicoméde de İzmit’te geçen bir vaka tasvir eder.
 
Corneille, Nikomed’in mevzusunu ikinci asır Latin müverrihlerinden Justin’in tarihinden almış. Bunu piyesin mukaddimesinde kendisi söylüyor ve hatta istinat ettiği birkaç satırlık fıkrayı aynen derç ediyor. İşte o fıkra:
 
Bitinya Kralı Prüsyas oğlu Nikomed’i öldürtüp onun yerine başka bir kadından olan ve Roma’da yetişen öteki oğullarını geçirmek istedi; fakat kralın bu tasavvuru, tatbikine memur ettiği adamlar tarafından genç prense ifşa edildi; bu adamlar yalnız bununla kanaat etmeyip Prens Nikomed’i o zalim babaya karşı mukabele-i bi’l-misile ve kendi kurduğu tuzağa kendisini düşürmeye teşvik edip prensi kolayca kandırdılar. Bunun üzerine Prens Nikomed kendisini yanına çağıran babasının davetine icabetle onun ülkesine girer girmez kral ilan edildi; tahtından indirilen Prüsyas’a hizmetçileri bile yüz çevirdi; her ne kadar gizlenmeye çalıştıysa da nihayet yakalanıp oğlu tarafından öldürüldü ve kendisinin oğlunu öldürtmek için verdiği emir ağırlığında bir cinayetle hayatına nihayet verilmiş oldu...
 
Corneille i̇şte bu baba katili prensin manevi heykelini eline aldı. Uzun uzadıya yontup işledi; bütün pürüzleri ile kabalıklarını, bütün cinayetlerini yonttu, bütün kan lekelerini kazıdı, kalbindeki vahşeti çıkarıp yerine faziletle merhamet doldurdu ve nihayet bir barbardan ideal bir kahraman çıkarmış oldu!
 
Nikomed, Corneille’in yirmi birinci piyesi ve on yedinci asır sahnesinde kendisine zafer alkışları temin eden şaheserlerinin sonuncusudur.  Bu eser ilk defa olarak 1651 senesi Kanunisani’sinde o zamanki Hotel de Bourgogne Tiyatrosu’nda temsil edilmiştir. Bu ilk temsilinden itibaren pek çok beğenilen bu nefis eseri Moliére, de Louvre Sarayı’nda kralının huzurunda oynamış ve üçüncü perdesinin sonunda krallık şekli hakkında biraz dokunaklı imalar bulunduğu halde, kral tarafından bile alkışlanmıştır!
Zaten Corneille’in en sevdiği eserlerinden biri de budur. Kendisi bu fikrini şöyle anlatır:
“Bu oyunun en sevdiğim oyunum olduğu gerçeğini saklayamam.”
 
İsmail Hami Danişmend</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1da1971b-604a-48be-b0af-dcc4e254102d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülükan - Şiirler</image:title>
            <image:caption>doğrudur 
ne rakı sarhoş eder şişesini 
ne de ocağını yakar ateş 
ama yakındır, göstereceğiz ateşi de yakar ateş 
 
Halis Yıldırım 
 
*** 
 
 
Bir hukukçunun, yaşam savunucusu birinin yaralarından ne şiirler akmış meğer. 
Aşk olsun sana Halis Yıldırım! 
Aşk olsun! 
Bir kıyıdan bütün denizlere, bir tepeden bütün insanlara kardeş yüreğini gördüm şiirlerini okuyunca. 
Yaşamını şiire, şiirine yaşamını tanık göstermişsin. 
Gülükan ne güzel bir kitap adı öyle. 
Bir ömrü sırtlanmış şiirlerden oluşturmuşsun Gülükan’ı. 
Şiirler yaşamdan, yaşamın tüm hallerinden sağılmış sevinç şarkıları. 
Ayazlara tutmuşsun şiirlerine aldığın sözcükleri… Dağ esintilerine, uzayıp giden yolların özlemine, ırmakların hızına, dalgalarına denizlerin… 
Bu yüzden derelerin kardeşliği kokuyor şiirlerin. 
Ve de ağaçların, kurdun kuşun, börtü böceğin ve sincapların diliyle söyleşmişsin bir güzel. 
Kimi yerde çocukluğuna yaklaşmış, şehirle şiir arasına aşklar serpiştirmişsin. 
Mümkün hayatlara, mümkün insan ilişkilerine sürtünmüşsün sözcüklerin içinden geçerken. 
Duyarlıklar kazmışsın; insanlık, insanlıktan düşmesin diye… 
Yaşanmamış aşklara, kurulmamış dünyalara ilişmiş gözün. 
Aklın bilinenlerin, görülenlerin ötelerine sarkmış. 
Bir yolcusun belli ki… 
Arka çıkılmamış düşüncelere arka çıkmak için bir yolculuk başlatmışsın kendinde bu yüzden. Ta kalbinden beri… 
Zaten insanın en uzun yolculuğu kendine değil mi? 
Hiç bitmeyen… 
İddia ediyorum ki çölü yeşertecek kuyunun yerini de biliyorsun sen! 
Şiirlerine ilişkin bir şey daha: Özgürlüğün, kaynağını başkalarının yaşam hakkını ve doğayı savunmaktan alıyor. 
Yaşamınla ve şiirlerinle kanıtın odur ki insan olmak doğuştan kazanılan bir edim değil. 
Gülükan’ı şiirseverler de çok beğenecek. 
Hatta hiç şiir karalamamış olanlar bile bir şeyler yazmayı geçirecek içinden. Sözcüklere sığınmaya kalkacak belki de. 
Şiirde, yaşamda, aşkta ve kavgada ustalaşmış olanlar da çok şey bulacak Gülükan’ın labirentlerinde gezinirken. 
Dedim ya! 
Aşk olsun sana Halis Yıldırım! 
Aşk olsun! 
 
Hayrettin Geçkin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1cc112b-bbf5-460c-993d-66005403fe1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekiller - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Şekiller - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3fd01cc-63df-4cbe-aefc-c11ae43427ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yuva - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Yuva - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fefe278a-06a4-4250-9ebf-961361a35221.jpg</image:loc>
            <image:title>Hava Durumu - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Hava Durumu - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d063c865-7174-4a99-b587-9dc4f2031383.jpg</image:loc>
            <image:title>Araçlar - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Araçlar - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/199652ed-5223-4e06-a2b9-238eb1719d51.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile - Küçük Tavşancık</image:title>
            <image:caption>Aile - Küçük Tavşancık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5336e433-c5d7-400a-8577-32132b29536b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortam 5</image:title>
            <image:caption>En telmaşa adam: Ortam, Penguen ve Uykusuz dergilerinin usta çizeri Sönmez Karakurt’un yarattığı efsane bir karakter. 

Bunalımlar ve çaresizlikler dünyasının efendisi, görkemli bir kaybeden, ibretlik bir anti kahraman. Her sayfası muhteşem tespitlerle ve detaylarla dolu maceraları bu seride bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a04985-e8ea-426a-a7e4-f3472830fcb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpan Avı</image:title>
            <image:caption>“Carroll’ın muhteşem absürtlükteki Köpan Avı şiiri kelime oyunlarıyla, mantıksal paradokslarla ve matematiksel zırvalıklarla dolu.” –Martin Gardner 
 
Lewis Carroll’ın hayatında Alice Liddell’dan sonra en önemli yere sahip çocuklardan olan Gertrude Chataway için kaleme aldığı ve arkasındaki gerçek anlama dair bir fikri olmadığını söylese de mutluluk arayışını anlattığına dair teorileri de reddetmediği şiiri Köpan Avı yazarın en gizemli, en oyunlu eserlerinden biri. 
 
Mürettebatında, Tellal, Dava Vekili, Bilardo Sayıcısı, Kasap, Banker, Simsar, Çerçi, Fırıncı ve Kunduz olan bir gemi açıldı denize. Hep beraber Köpan avındalar, pek tehlikeli bir Böğhörk de olabileceği düşünülen şu efsanevi canlının peşinde.   
 
Lewis Carroll’ın önce başka bir kitabında kullanmayı düşündüğü ama son hâlini aldıktan sonra ayrıca yayımlamaya karar verdiği Köpan Avı sadece aklın pusulasını kenara atanların yolunu bulabileceği acayip mi acayip bir şiir. 
 
Çevirisinin yanında özgün metinle beraber. 
 
Henry Holiday’in çizimleriyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc76e7ef-292f-420a-9628-a1b17f12c69c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şey Veya Şeyler</image:title>
            <image:caption>Baktığımız ne varsa eriyip yok oluyor sanki. Öyle hızlı değişiyor ki her şey, ne dur diyebiliyoruz ne de dokunup bir iz bırakabiliyoruz. İnsan çaresini aradığının zehri oluyor zamanla. Dünyaya karışıp yaptığımız bu. Renk almak değil de kirimizi bulaştırmak içiniz sanki. O değişimin bir ucunda olup payımızı beklemekle ilgili değiliz hiçbirimiz. Yalnız, güçsüz ama nasılsa hep muktedir. Hem de sürekli aynı kalarak. 
 
Atakan Boran, ilk öykü kitabı Şey veya Şeyler ile insanı, onun karanlığını ve çürüklerini anlatıyor bize. Avucunun içindeki, kimi olağan kimi sıra dışı karakterleri eğip bükmeden anlatmayı yeğliyor. Yarattığı sahici atmosferler ve olaylarla uzun zaman akıldan çıkmayacak dünyalar sunuyor okura. 
 
“Seni tanıyorum. Tanımıyorum. Yokluğunla huzurluyum. Huzursuzum. Tıpkı senin gibi Tanrı’nın da bir adı var, biliyorum. Ama siz ormanda devrilip hiç işitilmeyen o ağaç gibisiniz. Varsınız desem bundan emin olamıyorum. Yoksunuz desem böylesi daha iyi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff66ae15-1aed-452c-87ee-4cdc968ae528.jpg</image:loc>
            <image:title>Neli Buzgibi ve Büyük Bela - 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Kutuplar arası, buz gibi bir macera!

Tüm penguenler soğuk hava koşullarında yaşar, bir kuş türü oldukları için uçabilir ve pek tabii ki yüzemezler diye düşünüyorsanız; penguenler hakkındaki bilgilerinizi yeniden gözden geçirmenizde yarar var.
 
Doğru bildiğiniz yanlışlar, belki de dünyanın en ünlü kâşif pengueni Neli Buzgibi ile henüz karşılaşmadığınız için olabilir...

Neli, gözlerinin üzerinden saçak saçak fışkıran sarı tüyleri ile hemen fark edilebilecek bir makaroni pengueni. O da nasılmış diye sorduğunuza göre; yeryüzünde yaşayan tam on yedi değişik penguen türü olduğunu da bilmiyorsunuz anlaşılan.

O hâlde Neli Buzgibi ile tanışmanın vakti geldi de geçiyor bile... Neli, hem ÇOK ilginç hem de BENZERSİZ bir penguen! Söylesenize, hangi penguen yaşadığı Güney Kutbu&apos;ndan tam olarak, yirmi bin beş yüz kilometre uzağa, ta Kuzey Kutbu&apos;na yolculuk yapabilir ki!?

İngiltere&apos;de eserleri 200 binden fazla satan ve pek çok ödüle değer görülen Jeremy Strong&apos;un, &apos;&apos;Sen de Oku&apos;&apos; koleksiyonuna eklenen üç kitaplık &apos;&apos;Neli Buzgibi&apos;&apos; serisi, küçük okurlarına katıksız bir kahkaha tufanı vadediyor, çevreye karşı duyarlılıklarını artırıyor. 

Ve belki en önemlisi; küçük bir penguenin korkularıyla yüzleştikçe ve karşısına çıkan engelleri aştıkça (bazen tesadüfen bile olsa!) geçirdiği hızlı değişimi ve nasıl da gözü pek bir cesaret timsaline dönüştüğünü gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a75866a6-6c48-4e2c-b0c2-ae343dc9ec86.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;un En Esrarengiz Hikayeleri - Cevri Çelebi</image:title>
            <image:caption>Cevri Çelebi başlığı altında bir araya getirdiğimiz altı öykü polisiye edebiyat türü içinde ele alınabilir. Çünkü hırsızlık, cinayet, insan kaçırma gibi olaylarla şekillenir her biri. Karakullukçu, asesbaşı, subaşı, bostancıbaşılar, hasekiler dolaşır satır aralarında. Yani bir yanda suçlular diğer yanda güvenliği sağlamakla görevli olanlar var. Bunlar Osmanlı’nın polisiye öyküleri. Polisiye edebiyat meraklılarına duyurulur. Divan Edebiyatı’ndaki sergüzeştnamelerden Ahmet Mithat Efendi’nin Esrarı Cinayat romanına giden yolda bu öykülerden de bahsetmek gerekir. 
 
“İstanbul şehrinde, Yedikule yakınında bulunan Narlıkapı’da, Evhad Çelebi adında meşhur bir ayakkabıcı vardı. Oldukça maharetli ve usta biriydi. Diktiği ayakkabıları elden ele gezdirip dükkânını ziyaret ederlerdi. Evhad Çelebi’nin denize nazır bir fakirhanesi vardı. Ve annesinden başka kimsesi yoktu. Henüz evlenmemiş mert bir yiğitti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1792e883-e8a4-41a3-8390-eef7fc6b3529.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bakışta Tarih (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir Bakışta Tarih, tarihten önemli anları tek ciltte bir araya getiriyor. Her sayfa, bilmeniz gereken en önemli gerçekleri bir bakışta konuya hâkim olabilmeniz için küçük parçalar halinde sunuyor. 
 
İkinci dalga feminizmden Stalinizme, arabanın icadından Somme Savaşı&apos;na ve Rus Devrimi&apos;nden Sanayi Devrimi&apos;ne kadar her önemli olay, kişi veya dönüm noktası kısa ve öz olarak dikkat çekici metin ve grafiklerle açıklanıyor. 
 
Bilgiye aç ve zamanı kısıtlı olanlar için mükemmel olan bu görsel odaklı koleksiyon, tarihi ilginç ve erişilebilir kılıyor. Bilmeniz gereken her şey –ve daha fazlası– tek ciltte toplandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ef058df-bad2-441e-a658-767b7306df85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bakışta Psikoloji (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir Bakışta Psikoloji, tüm önemli psikolojik bilgi ve düşünceyi bir ciltte bir araya getiriyor. Her sayfa, bilmeniz gereken en önemli gerçekleri bir bakışta konuya hâkim olabilemeniz için küçük parçalar halinde sunuyor. 
 
Freud, Rorschach testi ve Stanford hapishane deneyinden bilişsel önyargı, uyku ve ulaşılabilirlik höristiğine kadar her önemli kişi, keşif veya fikir kısa ve öz olarak dikkat çekici metin ve grafiklerle açıklanıyor. 
 
Bilgiye aç ve zamanı kısıtlı olanlar için mükemmel olan bu görsel odaklı koleksiyon, psikolojiyi ilginç ve erişilebilir kılıyor. Bilmeniz gereken her şey burada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630b5112-7630-45e6-aea7-0eb95f9d49af.jpg</image:loc>
            <image:title>Birimiz Ölmek Üzere - Birimiz Yalan Söylüyor 2. Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bayview Lisesi’nde yeni bir dönem başlıyor. Artık kimsenin sırrı güvende değil. 
 
Yeni bir oyuna hazır mısın, Bayview? 
 
Simon’ın ölümünden sonra bir sürü taklitçi türese de, Bayview Lisesi’nin dedikodu açlığı bitecek gibi değildi çünkü kimse gerçek sırlara ulaşamıyordu. Ta ki gizli numaradan okuldaki herkese bir mesaj gelene kadar: 
 
DOĞRULUK MU CESARET Mİ? 
 
Phoebe ilk hedefti. Eğer oyuna katılmayı reddederse bir sırrı açıklanacaktı ve onunki asla gün yüzüne çıkmamalıydı. 
 
Sonraki mesaj Maeve içindi ve yaşananlardan ders çıkardıysa mutlaka cesareti seçmeliydi. 
 
Sıra Knox’a geldiğinde, işler çoktan tehlikeli hâle gelmişti. Önceki yıl zor yoldan öğrendikleri gibi, yardım asla polisten gelmeyecekti. 
 
İntikam almaya yeminli biri vardı ve bu oyunun kurallarını o koyduğu sürece zaman herkes için azalıyordu: 
 
TİK TAK TİK TAK… 
 
“Kimse Karen McManus gibi gençlik gizem romanı yazamaz.” —Entertainment Weekly 
 
“Okurların bayılacağı ters köşelerle dolu bir gizem.” —Booklist 
 
“Her sayfada yeni bir sürpriz sizi bekliyor.” —Paste 
 
“McManus hayranları, intikam ve dostlukla örülü bu hikâyeyi soluksuz okuyacak.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Sıradan bir polisiye romandan çok daha fazlası. Hem gerçekçi hem de şaşırtıcı.” —USA Today 
  “Bir oturuşta bitireceğiniz, bağımlılık yapacak bir gerilim.” —Kara Thomas</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0236bded-d191-4a42-9166-e71a95a2758b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Ya da Bir Günden Daha Az</image:title>
            <image:caption>“Bir varmış bir yokmuş…” diye başlıyordu çocukken okuduğumuz tüm masallar. İnsan yaşadıkça görüyor ki aslında hayatın özetiymiş bu ifade. 
Bu kitap varlık ve yokluk arasındaki ince çizgide hayata, iletişime, çocukluğa ve evliliğe dair yazarın ardında bıraktığı kırıntılardan oluşuyor. Çünkü anlamlı bir hikâye en yakınlarımızla kurduğumuz bağla yazılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a139c8-1bea-4dc5-9c7e-dd6576b1a346.jpg</image:loc>
            <image:title>Duam Neden Kabul Olmuyor?</image:title>
            <image:caption>“Dua ediyorum ediyorum bir değişiklik görmedim.” 
“Benim duam kabul olmuyor sanırım.” 
“Dua edince ne değişecek ki?” 
“Dua etmesem de Allah istediklerimi vermez mi?” 
“Dua etmenin ne önemi var?” 
“Dua edeceğim ama günahkârım, kabul olur mu?” 
“Benim de duama da cevap verilir mi?” 
* * * 
Bu soruların cevabını merak ediyorsan, elindeki kitabı okumalısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7c7c413-8341-4d58-b8c6-9920d20199a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Sen</image:title>
            <image:caption>GEÇMİŞ DENEYİMLERİMİZDE, GELECEK FARKINDALIĞIMIZDA GİZLİDİR. 

Her bireyin sonunda Maslow teorisinin en üst basamağı olan “Kendini Gerçekleştirme” seviyesine ulaşmasına yol açacak gelecek teknolojileri arasındaki sinerjiye muhteşem bir bakış.
 – Jerome Glenn
Fütürist, Gelecek Senaryoları-Milenyum Projesi kurucu ortağı Global Geleceğin Durumu Raporu başyazarı UNESCO ve Dünya Bankası bağımsız danışmanı

Gelecekle ilgili hem tahmin etmeye hem de keşfetmeye devam ederken, bize rehberlik edecek çalışmalara, bize rehberlik edecek insanlara ihtiyacımız var. Bu çalışmanın bize geleceği tahmin denemelerimizde yardımcı olacağına inanıyorum. 
 Prof. Dr. Emre Alkin 
Ekonomist

Çok şanslıyız! İnsanlık tarihindeki gelişmeye ve değişmeye en elverişli zamanda yaşıyoruz. Teknolojinin insan ile olan ilişkisi, gelecekte insanlığın daha anlamlı hayatlar yaşamasını hiç bu kadar mümkün kılmamıştı.

Bu kitap, gelecekte bizi nelerin beklediğini haberdar etmekten çok, bilinmeyen bir gelecek senaryosunda, farkındalıkla birlikte geleceğimizi nasıl tasarlayabileceğimizi konuşmak ve içinde bulunduğumuz çok hızlı değişen dünyamızda, değişimle değişebilmeyi benimsetmek amacıyla yazıldı. 

Daha önce hiç tanımadığımız, hiç deneyimlemediğimiz bu gelecekte siz kim olmak isterdiniz? Başkaları tarafından tasarlanan geleceğin sıradan bir tüketicisi mi yoksa bilinmeyenlerle dolu bir geleceği farkındalıkla kucaklayan, kendi geleceğini tasarlayan, merak eden, deneyimleyerek öğrenen, öğrendikçe değişen ve değiştikçe evrilen olağanüstü bir dünya vatandaşı mı? Karar sizin. Geleceğinizi önemseyin.

Eksponansiyel insan olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fae465f-d60f-4931-8949-839b8ad2a0bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağırlıksız</image:title>
            <image:caption>“Seçim, güçlülerle güçsüzler arasında yaratılmış bir illüzyondur.” 
 
Bizlerden daha zeki olan bir cansızın yani Yapay Zekâ ve Kuantum Bilgisayar birleşiminin karşısında durabilmek ancak onlardan çok daha etkin bir şekilde yazılım teknolojilerini, büyük veriyi ve enerji kaynaklarını yönetmekten geçiyor. Eksilen ve ele geçirilen her bir kalenin tekrar eski haliyle yerine konabilmesi artık maalesef mümkün olamayacak. Sanal Ok, çoktan olmayan yayından çıktı bile... 
AĞIRLIKSIZ, kurulmak istenen bu yeni oyun düzenini deşifre ederken, yayından çıkan sanal okun kalplerinizi bulmasını hedefliyor. Bu kalpler ne kadar çok yan yana gelebilirse insan olmanın erdeminin götürdüğü içsel yol, bizleri kemirmeye çalışan yeni teknolojiler karşısında görünmeyen zırhlarla –içimizde kalan son iyilik kırıntıları adına– hepimizi koruyacaktır. 
O halde uykuların içindeki uykulardan uyanmanın, gerçekleri bilmenin tarifsiz hafifliğini hissetmenin yani AĞIRLIKSIZ olabilmenin tam vaktidir! 
Şimdi kartlarımızı yeniden kararak, kurallarını bizim koyduğumuz bir oyunla, dünyayı hep birlikte yeniden tasarlamamız gerekiyor. 
 
“Uyan Neo! 
&amp; 
Beyaz tavşanı izle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/378d2465-cd45-41a8-8d61-5d174fdfa79c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Terapiste Gittiğinde</image:title>
            <image:caption>“Şeytanın en büyük hilesi, bizi var olmadığına inandırmasıdır.” 
– Charles Baudelaire 
 
Yeryüzüne sürgün edilen asi bir melekti Azazel. 
Dünya’ya “düştükten” sonra artık tek bir amacı vardı: Cennetin kötü bir kopyası olarak gördüğü bu mavi gezegeni kötülüğe boğmak. 

Evinden kovulmasına sebep olan insanı ve ona dair var olan her şeyi yok etmeye ant içen şeytan, yeryüzünde binlerce yıl kötülüğün kaynağı olur. Fakat 20. yüzyılın başında işler tersine döner ve Azazel hâkimiyetini kaybetmeye başlar. Zira insanın kötülük için artık ona ihtiyacı kalmamıştır. 

Tüm yaratılanların üstünde sayılan insan, kötülükte de şeytanı geçer ve onu işsiz bırakır. Varlığını sorgulamaya başlayan Azazel, çaresiz tarihin gelmiş geçmiş en ünlü terapistlerinin kapısına gider. Freud’dan Jung’a, Frankl’dan Fromm’a birçok eşsiz beyinle görüşen şeytan ne yazık ki varoluşsal bunalımlarına çözüm bulamaz ve tarihte en başarılı olduğu yerlerden biri olarak gördüğü Konstantin’in topraklarına, İstanbul’a dönmeye karar verir. 

ŞEYTAN TERAPİSTE GİTTİĞİNDE, bizleri “gerçek kötü”nün kim olduğu sorusunu düşünmeye davet ediyor. Kötülüğün kaynağına dair bakış açımızı altüst eden bu kitap, aynı zamanda tarihin kanlı sayfalarından sıra dışı kötülükleri ve onların karşısında cesaretle duran “gerçek iyileri” de anlatıyor. 

Kötülüğün efendisi her an size yaklaşıp, bir anlaşma teklif edebilir. Peki, siz onu reddetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53524e34-dcd1-4eaf-a05a-11ed61645376.jpg</image:loc>
            <image:title>Charles Bukowski - Pis Moruk Diriliyor</image:title>
            <image:caption>“Zaman unutturmaz dostlarım, sadece uyuşturur.” 
– Charles Bukowski 
 
Entelektüel zümre tarafından yazdıkları ciddiye alınmasa da yaşadığı dönemin en orijinal ve üretken yazarlarından biriydi Bukowski. 

Emektar daktilosunun başına oturduğunda engin hayal gücünden hep faydalandı ama esasında yazdığı her cümlenin sırtı kendi çileli yaşamına yaslıydı. Gençlik yıllarından kırklı yaşlarının başına kadar sayısız işte çalıştı. Tek amacı biraz daha içmek, biraz daha sevişmek ve sızana kadar yazmaktı. 

Hayatında dinmeyen bir tutku ve azimle yaptığı tek şey daktilosunun başına oturmak ve yazdıklarını yayınevlerine göndermekti. Nihayetinde şöhret, para ve kadınlar elli yaşında onu buldu ama o hayatı anlamak ve anlamlandırmak için yazmaya devam etti. Ünü, yaşadığı kıtayı aşıp Avrupa’ya, ardından tüm dünyaya ulaştı. Bukowski’nin yaşam terazisinin bir ucunda varlık, diğer ucundaysa ölümüne bir yokluk vardı. “Pis Moruk”, teraziyi dengede tutmayı asla beceremedi, buna rağmen kaleme aldıkları, okurlarını ilk günkü gibi etkilemeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd85ffc-b233-44dc-ba87-e845e3adfc50.jpg</image:loc>
            <image:title>Herakleitos - Bir İnsanın Karakteri Onun Yazgısıdır</image:title>
            <image:caption>“İnsanların en bilgesi Tanrı karşısında maymundur. 
Maymunların en güzeli insan soyuyla karşılaştırıldığında çirkindir.” 
 
Antik Yunan’ın karanlık filozofu Herakleitos felsefe tarihine gizemli fragmanlarıyla damgasını vurmuştur. Yalnızlığı seven, asık suratlı, somurtkan Herakleitos’a sözleri anlaşılamadığından dolayı yurttaşları “Karanlık” adını takmıştır. Ona göre evrende var olan her şey ateşten oluşmuştur, ateş her şeyin ilkesidir ve yine onda çözülür. Şeylerin sürekli değişimi, karşıtların birliği, kozmik ateş, genesis, logos, nemli ve kuru ruhların hermeneutiği onun derinlikli felsefesinde değindiği başlıca konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6c0d69b-2d91-48b1-8dbd-0576127e2a3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel ve Çirkin</image:title>
            <image:caption>Dünyanın belki de en çok okunan, uyarlanan ve anlatılan masallarından biri Güzel ve Çirkin. 
 
Bir zamanlar çok zengin bir tüccar vardı. İyi kalpli adam eve dönüş yolunda ormanın derinliklerinde kayboldu ve kendisini muhteşem bir şatoda buldu. Şatodan ayrılırken yaptığı hata belki de onun sonu olacaktı. 
 
Madame Leprince de Beaumont&apos;un imzasıyla ünlü olan, ailesi için her fedakârlığı yapmaya hazır “Güzel” ile içindeki iyiliği gösteremeyen “Çirkin”in hikâyesi, 18. yüzyıldan beri kuşaklar boyu okunan klasik dünya masallarından biri olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de7aeaee-d0f1-4519-b4b1-01f1cfb0d78b.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Düşünen toplum, düşünen insan ve eğitim felsefesi o toplumun kaderinin belirleyicisi olmaktadır. Bunun için eğitim politikalarının belirleyicilerine ve eğitim felsefecilerine büyük görev düşmektedir. Toplumun ihtiyaçlarını iyi analiz ederek bu doğrultuda oluşturulmuş eğitim politikaları o toplumun kalkınmasına öncülük edecektir. Ayrıca toplumun ihtiyaçlarının belirlenmesinin yanı sıra diğer toplumların da genel durumu takip edilmeli ve onlardaki gelişmelerin nedenleri veya geri kalışlarının sebepleri analiz edilmelidir. Böylece belirlenecek eğitim felsefesi ve politikalarına bunlar da yansıtılmalıdır. Elinizdeki eser, toplumun eğitim politikalarının belirlenmesi ve istenilen bireyin yetiştirilmesi adına bilimsel kitap olarak çok boyutlu olarak hazırlanmış ve eğitim politikalarını belirleyiciler başta olmak üzere, öğretmenler ve öğretmen adaylarının ihtiyaç duydukları konuları bir arada sunmayı hedeflemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da3f2cf-6ace-4d35-aee0-c79c876665ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Emerging Practices And Insights İn Language Teaching And Language Teacher Education</image:title>
            <image:caption>This book exemplifies and presents a collection of current teaching practices and insights in language teaching, foreign language teaching, and language teacher education. In alignment with the changing demands of the world of education, the  practices of language teachers are also constantly changing.  This edited volume is invaluable in that it serves the function of bringing forward diverse issues that require a designer look in language teaching and  language teacher education.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32d13659-62bb-4a70-a5e1-3a94d28a1160.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan 3.0 Yeni İnsan</image:title>
            <image:caption>İnsan boyutundan İnsan 3.0 Yeni İnsan Arketip merhalesine geçmek üzere olduğumuz geleceğe doğru koşar adım ilerlerken fıtratımızı, bizi biz yapan her şeyi geride mi bırakacağız?
Transhüman, siborg, klonoid, genomik, animoid ve humanoid gibi çalışmalar, evrensel hayatı tehdit ettiklerinin ve hatta yok edeceklerinin farkında olmadan ya da olarak, ölümsüzlük şehveti gayesi ile normal biyolojik yapının ötesine geçme gayretleri içinde.
Hücre programlama, Gen Matematiği, Beyin Matematiği, organ marketleri, raflarda anne sütleri, kiralık rahimler ve çok daha fazlasının bizi beklediği bir gelecek… Ve bu gelecekte İnsan 3.0 Yeni İnsan Arketip…
İnsan 3.0’a Hazır Mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ade895c-0e47-4565-9f74-440b7c4b8d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaokul Programı (Matematik - Fen Bilimleri - Bilişim Teknolojileri)</image:title>
            <image:caption>Kitabın birinci, ikinci ve üçüncü kısımlarında sırasıyla; Matematik Dersi Öğretim Programı, Matematik Uygulamaları (Seçmeli) Dersi Öğretim Programı, Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı, Çevre Eğitimi (Seçmeli) Dersi Öğretim Programı, Bilim Uygulamaları (Seçmeli) Dersi Öğretim Programı, Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersi Öğretim Programlarına yer verilmiştir. Dördüncü kısımdaki ilgili mevzuat ve açıklamalar olarak; Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, İlköğretim Okulları Haftalık Ders Çizelgesi, Belirli Gün ve Haftalar çizelgeleri, Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim ve Öğretim Çalışmalarının Plânlı Yürütülmesine İlişkin Yönerge ve Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslara İlişkin Çizelge, Belirli Gün ve Haftalar ile Öğrenci Kulüpleri Çizelgesi’ne yer verilmiştir.

Kitabın benzerlerinden farklılığı, program geliştirilmesinde temele alınan yaklaşım ve modellere ilişkin açıklamalara ve eğitimcilerin ihtiyaç duyabileceği temel mevzuata yer vermiş olmasıdır. Kitabın, öğretmenler, eğitim yöneticileri ve eğitim fakültesinde okuyan öğretmen adaylarına yararlı olacağı ve mesleki gelişimlerine katkı sunacağı düşünülmektedir. Kitabın derlenmesinde görüşlerine başvurduğumuz ve kitabın danışmanlığını yapan Prof. Dr. Kazım ÇELİK’e ve özverili çalışmaları için Anı Yayıncılık çalışanlarına teşekkür ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dc3b854-33c7-4a99-8ed2-fbba22807758.jpg</image:loc>
            <image:title>Casus ve Hain</image:title>
            <image:caption>1985 yılının bir Temmuz akşamı Moskova’nın merkezindeki işlek bir caddenin kaldırımında orta yaşlı bir adam elinde bir plastik poşetle bekliyordu. Görünürde diğer Sovyet vatandaşlarından farkı olmayan bu adam kıdemli KGB subayı Oleg Gordievsky idi. Oysa ki Gordievsky on yıldan uzun süredir MI6 için Sovyet istihbarat makinesinin derinliklerinden paha biçilmez sırlar taşıyordu. Hiçbir casus KGB’ye zarar vermek için daha fazlasını yapmamıştı. Elindeki poşet ise Sovyetler Birliği’nden kaçışı için bir işaretti. 

Böylece casusluk tarihindeki en sıra dışı ve cesur olaylardan biri başladı. Casus ve Hain’de Ben Macintyre, Soğuk Savaş’ın gidişatını sonsuza dek değiştiren bir ihanet ve ikiyüzlülük hikâyesi ortaya koyuyor. 
“Okuduğum en iyi gerçek 
 casusluk hikâyesi. “ 
John LeCarrÉ 
 
“Yılın en iyi kitabı. “ 
The EconomIst</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c74fd61-14e6-44b6-9ce2-afe5446bdb85.jpg</image:loc>
            <image:title>Aileler İçin Otizm Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Çocuğuma otizm tanısı kondu. Şimdi ne yapmayalım?” 
*** 
Otizm, aileler için çoğu zaman uzun soluklu bir yolculuktur. Ailelerin bu yolcuğunda bir rehbere, doğru yönlendirmeler yapacak bir kılavuza ihtiyacı vardır. Aileler İçin Otizm Rehberi adlı kitabımızda ailelere bilimsel verileri, onların anlayabileceği dilde bir rehber olarak sunmak istedik. Sadece tıbbi bilgiler değil, özel eğitim ve diğer alanlarla ilgili bilgiler de verdik. Oldukça geniş bir yazar grubuyla, otizmle ilgili A’dan Z’ye her şeyi anlattık.  

Bu kıymetli eserde otizmin belirtilerini, nedenini, tanısını, tedavi sürecini, evde yapılabilecekleri konuştuk. Otizm ile ilgili olarak ailelerin aklını sıklıkla karıştıran sorulara cevap verdik. Multidisipliner bir ekiple, bilimsel veriler ışığında ailelere rehber olmaya çalıştık.  

Ülkemizde az sayıda benzeri olan bu çalışmanın bir başucu kitabı olacağını umuyoruz. 

 
Prof. Dr. Cem Gökçen ve Doç. Dr. Ümit Işık editörlüğünde, kolayca okunmak üzere hazırlanan bu kitabın hedefi, ailelere biraz olsun yardım etmek, onlara OTİZM yolcuğunda REHBERLİK yapmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b7eae3-37d9-455e-b0a6-d8214f8c2b44.jpg</image:loc>
            <image:title>Riske Övgü</image:title>
            <image:caption>“Hayat biz canlıların pervasızca aldığı bir risktir.” 
 
Fransız filozof ve psikanalist Anne Dufourmantelle’in bu usta işi eseri, tedbir ve güvenliğin temel değer kabul edildiği modern dünyada risk almaya bir övgü. Dufourmantelle özenle ördüğü metninde felsefi düşünceyle bir psikanalist olarak biriktirdiği zengin vaka örneklerini harmanlayarak son derece özgün ve eleştirel bir dünya kuruyor. Bağımlılık, dil, unutuş, aileyi terk etme, yalnızlık, kayıp, kaygı ve itaatsizlik gibi hayatımızın önemli bahislerine bakışımızı sarsacak sorular yöneltiyor. Yazara göre risk dışımızdaki bir tehditten ziyade hayatın içinde bilinmedik bir alan açan, tutumlarımızı, varoluş tarzımızı belirleyen bir dönüşüm ânı, şimdide olma imkânı. 
 
Artırılmış güvenlik önlemleri, sınır duvarları, tetiklenen kötü hatıralar ve sonu gelmez davalarla kendini gösteren bir çağda Dufourmantelle, “Yaşamı riske atmak, yani sahiden yaşamanın riskini almak ne demektir?” sorusunun peşinden gitmeyi öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a7c9e0-ee29-49f7-84ef-63a8a22b2702.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Kaplı</image:title>
            <image:caption>Semra Bülgin, istihzadan kaçınan kalemiyle okuru kapı duvar gerçeklerin, kapanmamış hesapların, bastırılmış arzuların ve utkuların gizlendiği sırrı dökük aynalarda kendini görmeye davet ediyor.
Kaçak oynadıkça kabul görme, ilendikçe kazanma, kaybettikçe hırçınlaşmaya meyleden karakterlerin ayakta ve hayatta kalma çabasının yüksek perdeden sesleri kadar, kırılgan iç çekişleri de doluyor kulaklara.

Kara Kaplı: Ânın değil başka bir hayatın izlerini taşıyan bedenlerdeki yara berelerin haritası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b83bbcc7-8d3d-4ae6-9402-d4edb92922ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim Bir İmdat Frenidir</image:title>
            <image:caption>Michael Löwy, Walter Benjamin&apos;in eserleriyle ilk temasını, entelektüel güzergâhına yön veren bir milat, Marksizmin Avrupa ve Latin Amerika&apos;daki heterodoks formları üzerine araştırmalarını derinden sarsan bir keşif olarak değerlendirir. Devrimleri, ilerleme bağlamında dur durak bilmeden yol alan dünya tarihinin lokomotifi olarak gören Marx karşısında kendi ilerleme ve gelişme eleştirisini ortaya koyan Benjamin ise &quot;imdat freni&quot; olarak tanımladığı bir devrim modeli sunar. Peki insanlık, söz konusu freni çekmeyi başarabilecek midir?

Ekososyalist Manifesto&apos;nun yazarlarından Michael Löwy&apos;nin &quot;ekososyalizmin öncüsü&quot; ilan ettiği Benjamin&apos;in eserlerinin devrimci boyutuna dikkat çekerken, dogmatik olmayan tarihsel materyalizmden ilham alan yaklaşımlarla teolojik kaygılardan ileri gelen görüşlerini ustalıkla bir araya getirdiği bir derleme...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7928247d-1bee-4aa0-a3e2-0391ad7aa06c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilince Dönüşen Zorunluluk</image:title>
            <image:caption>Bilimsel sosyalizm öğretisinin temellerini atan Karl Marx ve Friedrich Engels, Komünist Manifesto&apos;yu yazdıklarında Avrupa&apos;da bir hayalet dolaşıyordu... Üretim ilişkilerinin kökten değişimine paralel yaşanan toplumsal dönüşümler ve kabaran tepki dalgasının birleşik bir Avrupa devrimiyle taçlanacağını öngörmüşlerdi.
Ancak tarihin tekerleği beklenildiği gibi dönmedi: Devrim, Ekim 1917&apos;de Rusya&apos;da gerçekleşti ve proletarya, nüfusun ezici çoğunluğunu köylülerin oluşturduğu geri kalmış bir tarım ülkesinde iktidarı ele geçirdi.
Yollarını el yordamıyla açmak zorunda kalan Rus komünistleri, son derece çetin geçen yılların ardından, ufukta bir Avrupa devriminin görünmediğine kanaat getirdikleri 1925 sonrasında, tek ülkede sosyalizmi inşaya yöneldiler. Bu adım, Marksist harekette yüz yılı aşkın bir süredir devam eden keskin bir saflaşmayı da beraberinde getirdi. Başlangıçta Bolşevik Parti içinde iktidar savaşımı veren kanatlar arasında yaşanan tartışma, çok geçmeden hem ideolojik mücadele sınırlarını aştı hem de enternasyonal bir nitelik kazanarak düşman kamplar üretti.
1936 ve 1956 gibi kritik dönemeçlerden geçerek 1989&apos;da çöken SSCB deneyimi ve onun değerlendirilmesi, dünde kalan ya da kalması gereken bir olgu değildir; aksine, zihinlerde sosyalizmle özdeşleşen (ve nihayetinde yıkılan) bir tahayyülü temsil etmesi bakımından bugün hâlâ günceldir.
Kapitalizmin insanlığın ve doğanın üzerinden tüm yıkıcılığıyla geçtiği, dahası tarihsel sınırlarına dayandığı bu kesitte dahi sosyalizmin ve sınıfsız bir dünya düşü olarak komünizmin bir alternatif olarak görülmemesi, arkaik, bürokratik ve denetimden ibaret bir sistem anıştırmasının ötesine geçememesi bağlamında da günceldir.
H. Selim Açan, Sovyet deneyimini kalıplaşmış ve ezberlenmiş hatta servis edilen bilgiler ışığında değil, kuşkusuz tarafgir ancak nesnel bir değerlendirmeye tâbi tutuyor. Bugün bütün sonuçlarıyla değerlendirme ve eleştirebilme konforuna sahip olduğumuz, gurur veren başarılar kadar utanç tablolarını da içeren bir tarihi, bir gelecek projeksiyonuna dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:04:56+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a45bf3c5-1137-420a-b140-06553fe1087e.jpg</image:loc>
            <image:title>Denemek Sapmak - Çekmeceler Kitabı II</image:title>
            <image:caption>Sesler ve görüntüler, kalıcı izler mi? Büyük, baş edilmez bir korku bana onları toplattırıyor öteden beri. Toplamaktan vazgeçebilecek ölçüde dinginlik bulacağım bir eşik çizeceğim, umudum beni hırpalıyor, yoruyor. Beklemekse, içeride bir yerde, ola ki henüz uzakta, kendimin bekçisi, korkuluğu, totemi olabilirim de. Kendimin maketi, taşlaşmış gövdesi, hareketsizliğinde kıpır kıpır ifadesi. Bir tek bilgi yetiyor ama, dik tutmaya çalıştığım duyguları yıkmaya: Nöbeti devraldım, devredeceğim, bunu yadsısam bile: Birikmiş imgelere kattığım imgeler: Burada daha önce bunlar yoktu, onları ben üstüste, yanyana, içiçe dizdim. Benim yazım bu.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>