﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c6d60c9-5fd8-4f90-b218-657a767cf17a.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 Astrolojisi</image:title>
            <image:caption>Gahl E. Sasson tarafından yazılmıs olan bu temel astrolojik rehberi kullanarak, gelecek 12 aya hazırlanın, yılı simdiden planlayın. Kitap; Kabala, Astroloji, Psikoloji, Tarot ve Mitolojiyi birleştiriyor. Kitabın ilk bölümü, 2022 yılına genel bir bakış sunarken, ikinci bölüm ise her burç için astrolojik eğilimleri detaylandırıyor. Finansal girişimler için hangi günler iyidir? Aşk ve ilişkiler açısından hangi tarihler daha uğurlu? Sağlığınıza ne zaman dikkat etmelisiniz? Merkür retrosu ne zaman gerçekleşecek? Tutulmalar ne zaman yaşanacak ve her burç için ne anlama geliyor? 2022 yılı neden numerolojide 6 sayısıyla ilişkilendirilir ve neden sevgi adına fedakârlığı ifade eder? Ouroboros (Kuyruğunu Yiyen Yılan) önümüzdeki yılla ne şekilde bağlantılı? 2022&apos;nin astrolojik sularında zahmetsizce gezinmenize yardımcı olacak bu yıldız rehberini kaçırmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01f9bb44-3b6a-417d-aea4-552f6fdc5e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Sana Rağmen Motivasyon</image:title>
            <image:caption>“Ben bir yaşam sanatçısıyım; benim sanat eserim yaşamımdır.”
Robin SHARMA
“İnsan olmak çok zor. Doğduğu andan itibaren kendi türünün kurduğu dünyada ayakta kalıp, bu dünyada anlamlı bir hayat sürüp, kendinden başkaları için de faydalı olup, en azından ailesi için bir farklılık yaratıp ahir ömrünü huzur ve hedeflerini tamamına erdirmiş olmak hiç kolay değil. Hatta milyonlarca insan bunu yapamadığından, bir türlü akıl listesindeki en azından birkaç maddenin üzerini çizemediğinden şikâyetçi. Kimi bir ömür boyu üniversiteye gitmediği için hayıflanıp, kırk yaşından sonra sınavlara girene özenip, bir gün sınavlara girmeyi düşlüyor. Kimi İstanbul’da yaşadığı halde, “Ben hiç Burgazada’yı görmedim,” deyip bir vapurla kırk dakika sonra ulaşılabilecekken hayıflanarak bir sonraki seneye bırakıyor. Ya da çoğu insan her pazartesi diyete başlamak, her tatilde sosyal medya detoksuna girmek, her yılbaşı hazırlanan hedef listelerini o sene tutturmak istiyor. Ama çoğunlukla olmuyor. Bu arzularını gerçekleştiremeyen ve sürekli dilinde olan insanlara neden olmadığını, yapamadıklarını sorsak aşağıdaki cevaplardan birini ya da birkaçını almamız olası:
“Yaş kırk oldu, benden geçti artık.”
“Çoluk çocuk var, onların ihtiyaçları var, bu saatten sonra zor artık.”
“Millet beni ayıplar.”
“İşten güçten vakit mi kalıyor, eve yorgun argın geliyorum.”
“Bende şans mı var!”
“Şöyle kenarda bir para olsa, her şeyi bırakıp bunun peşinde koşarım ama neredeee!”
“İradem zayıf, kendimi tutamıyorum, odaklanamıyorum.”
“Anam/babam/eşim engel oldu.”
“Hep talihsizlikler beni buldu.”
Peki, yapanlar nasıl yapıyor?..”
İşte bunun cevabını bulacağınız bu değerli eser, siz kıymetli okurlara bunun yollarını gösteriyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278d7492-9cf1-44c2-b654-b1afea604237.jpg</image:loc>
            <image:title>Lysistrata</image:title>
            <image:caption>“…Borcum var benim bu memlekete borcum! 
 
İşte bu yüzden bu kent için fikrimi söylerim! 
 
Mevcut durumdan daha iyisini söylüyorsam susturma beni! 
 
Erkek doğmamış olmak mı sorun? 
 
Erkekleri doğuran benim!..” 

Milattan önce 431-404 yılları arasında gerçekleşen Peloponnessos Savaşının Atina için en sıkıntılı dönemlerinden birinde yani 412’de kaleme alındığı düşünülen ve Eski Yunanca aslından Türkçeye ilk kez çevrilen bu eser, Atina demokrasisini kurtarma endişesini ve savaş ortamında kadının gücünü ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f99c9747-012d-42c8-9f62-f164be84d67c.jpg</image:loc>
            <image:title>Lakhes</image:title>
            <image:caption>Lakhes, Platon’un cesaret üzerine bir diyaloğudur. Esere ismini veren ünlü Atinalı general Lakhes başta olmak üzere tartışmaya katılanlar, cesareti tanımlamaya çalışırlar ve pek tabii bu tanımlar Sokrates’in itirazlarıyla karşılaşır. Tartışma aynı zamanda belirli ahlaki erdemleri ifade etme amacı da taşır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b776f69-8215-4344-bb75-3f06ab540b5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Çizmeleri Annesi Zanneden Kaz</image:title>
            <image:caption>Pafki doğduğunda gördüğü ilk şey kırmızı çizmeler! Pafki kırmızı çizmeleri annesi zannediyor. Kırmızı çizmeler bahçeye çıkınca peşinden bahçeye çıkıyor, kırmızı çizmeler durunca duruyor. Pafki’nin kardeşleri uçmaya başladı. Ama kırmızı çizmeler uçmuyor ki! Pafki şimdi ne yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94356</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fb52088-ad00-45e2-bcfa-84386655a0ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinderella Elbise Tasarımcısı Oluyor</image:title>
            <image:caption>Sinderella evinde değil başka bir yerde hizmetçilik edip kendi parasını kazanmak istiyor. İyilik Perisi, Sinderella’nın başka bir evde hizmetçi olmasına neden karşı? Sinderella üvey ablalarının kraliyet balosunda güzel görünmek istemesinden rahatsız değil. Niye olsun ki? Ama İyilik Perisi, Sinderella’nın baloya eğlenmek için gitmesini neden istemiyor? Sinderella üç saat dans ettikleri halde yüzünü bile hatırlamayan prensten etkilenmedi. Baloda tanıştığı terziyle harika elbiseler dikecek! Bu yeteneğini kimse elinden alamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a20cf2a-226c-4cad-9dff-f608f5cca59b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kodlama Akademisi</image:title>
            <image:caption>Yazılımcıların robotları kontrol edebildiğini, şoförsüz araba programladığını ve uzaya roket gönderebildiğini biliyor muydun? Programlama akademisinde, başarılı bir yazılımcı olmak için ilk adımlarını atacaksın. Müzik, oyunlar, internet siteleri ve animasyon yaratmayı öğreneceksin. Bilgisayarların nasıl düşündüklerini, onlara nasıl talimatlar vereceğini, Scratch’i nasıl kullanacağını, HTML yazmayı ve daha pek çok fazlasını öğrenmeye hazır mısın? O zaman, bilgisayarını aç ve programlamaya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f52b8a9-86b2-4be7-b23c-592681afc1a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pilot Akademisi</image:title>
            <image:caption>Çocukların helikopter, jet ve ticari uçak uçurmayı öğrendiği Pilot Akademisi’nde sınır gökyüzüdür! Harika resimler, eğlenceli bilgiler ve zorlayıcı aktivitelerle dolu kitapta çocuklar uçakla kalkış yaptıkları, yön verdikleri ve iniş yaptıkları büyüleyici bir yolculuğa çıkacaklar. Pratik projeler okuyucuların temel bilgileri eğlenceli ve uygulamalı olarak öğrenmelerine yardımcı olacaktır. Rotokopter, telsiz ve uçurtma yapmaktan uçuş güvertesini bilmek ve uçuş rotasını hazırlamaya kadar birçok şey içeren bu kitap genç uçak meraklıları için olmazsa olmazdır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94589716-898c-472b-8f6d-a7947edcf54a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayy Bin Yakzan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Muhammed ibn Tufeyl el-Kaysî (ö. 1185): XII. yüzyıl başlarında Endülüs’te, Granada’nın Vâdîâş beldesinde dünya gelmiştir. Arapların Kays kabilesine mensuptur. Ünlü bir hekim, filozof, matematikçi ve şairdir. İbn Sînâ’yı takip eden İşrâkıyye düşüncesinin mensubu sayılmaktadır. Ortaçağ Avrupası’nda Abubacer adıyla tanınmıştır. 1130-1269 yılları arasında Endülüs’te hüküm sürmüş olan Muvahhidler döneminde yaşamıştır. Granada’da hekimlik yapmış, ardından bölge valisine kâtip olmuştur. 1147’de Fas’ı ele geçiren Muvahhid hanedanının kurucusu Abdülmü’min’in Sebte ve Tanca valisi olan oğluna sır kâtibi olarak tayin edilmiştir. Sonunda Muvahhid halifesi Ebû Ya’kûb Yûsuf’un sarayında kadı ve hekimlik görevlerini üstlenmiştir. Kendi kendini eğiten insanın hikâyesi olan Hayy bin Yakzân Ortaçağ’ın en önemli dinî-felsefî eserlerinden biri sayılmaktadır. İbranice, Latince, Flamanca, Fransızca, Almanca, İngilizce çevirileriyle XVII. ve XVIII. yüzyıl Avrupası’nın en popüler eserlerinden biri olmuş, Avrupa edebiyatında azımsanmayacak bir iz bırakmıştır. İbn Tufeyl 1185’te Merrâküş’te ölmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0372a155-5969-44f9-b30a-9e48e73ffd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Gibi</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk, şüphesiz son yüzyılın en büyük dehası. Atatürk, büyük bir komutan ve devlet adamı olmanın yanı sıra; sanat, spor, hukuk ve pek çok alana hâkim bir aydındı. Ama o bir zamanlar benim ve senin gibi bir çocuktu. Kimi zaman çimlere uzanıp bulutlara bakıp hayaller kurar, kimi zaman en sevdiği dondurmanın peşine düşerdi. 
 Büyüdüğünde merakı, azmi ve mücadelesi bir ülkenin kaderini değiştirdi. Şimdi sen de onun gibi hayallerinin peşinden gitmeye, öğrenmeye ve mücadele etmeye var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba98d242-2310-4f76-8f4d-21d8651f8212.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgün Günlükleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çağdaş dünya edebiyatının en önemli şairlerinden Yannis Ritsos Sürgün Günlükleri’ni yazmaya İç Savaş’tan sonra 1948 sonbaharında toplumcu siyasal görüşleri yüzünden gönderildiği Limnos Adası’ndaki Kondopuli Kampı’nda başladı, 1949 yılının sonlarında aktarıldığı Makronisos Kampı’nda devam etti. Zorlu kamp koşullarında hayatın kaydını tutmak üzere yazdığı şiirler bu dönemde yaşananları bütün dünyaya ilan eden bir günlüğe dönüştü. Kamplarda dayatılan pişmanlık dilekçesini inatla imzalamayan Ritsos Sürgün Günlükleri ile sadece yol arkadaşlarının değil, umudunun ve inancının da sesini yıllar ötesine taşıdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7274095-3a6d-45e7-96a5-be69fbfdd4a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaniyeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızda realist-natüralist akımın önemli kalemlerinden Selahattin Enis, başyapıtı Zaniyeler’de I. Dünya Savaşı yıllarının İstanbul’unu bir zaniyenin –hayat kadınının– günlüğünden anlatır. Zaniyeler’de iki sınıf insan vardır: Bir tarafta halktan insanlar savaş yılları boyunca sefalet ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi vermekte; öbür tarafta bakanlar, paşalar, sonradan görme savaş zenginleri, vurguncular, edebiyatçılar ve gazetecilerden oluşan kodamanlar Şişli’de, Moda’da ve Adalar’da kâh zaniyelerin kucağında kâh salonlarda vur patlasın çal oynasın eğlenceler düzenlemektedir. Savaş yıllarında İstanbul’da ihtiyat zabitliği yapan yazar gözlemlerine dayanarak kurguladığı Zaniyeler’de bu iki sınıfın hayatını oldukça açık ve cesur bir şekilde, zaman zaman da ironik tasvir ve diyaloglarla gözler önüne seriyor, tabii okuru dönemin İstanbul sokaklarında ve sosyete salonlarında gezdirerek... 

Selahattin Enis (Atabeyoğlu) (1892-1942) Matbuat emekçisi, eleştirmen, hikâye ve roman yazarı Selahattin Enis, Antalya’da doğdu. Jandarma albayı olan babası Ahmet Enis Bey’in görevi gereği çocukluk yılları Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde geçti. Rüştiye ve idadi eğitimini İstanbul’da tamamladı. İlk yazıları 1909 yılında Haftalık Resimli İstanbul dergisinde yayımlandı. 1911’de Tanin’le matbuat âlemine girdi. Rübab dergisinin yazar kadrosunda yer alarak edebiyatçılar ve edebiyat çevreleriyle tanıştı. Tıbbiye’yi bırakarak Darülfünun’da hukuk eğitimi almaya başladı, ancak I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ihtiyat zabiti olarak askere alındığından eğitimini tamamlayamadı. Savaştan sonra Ekim 1919’da Kaplan dergisini çıkarmaya başladı. Dergi ikinci sayısında yoğun sansüre uğrayınca kapattı. Şebab mecmuası ve Payitaht gazetesinde çalıştı, ardından İkdam gazetesine geçti. Memur olarak Seyr-i Sefain İdaresi’nde, geceleri de İkdam’da çalışmaya devam etti. Ömrünün gündüzlerini memuriyette, gecelerini ise gazete ve dergi bürolarında ve matbaalarda geçiren Selahattin Enis, bu yoğun çalışma temposuna rağmen ardında yüzü aşkın hikâye ve yazıyla, Neriman, Zaniyeler, Sara, Orta Malı, Cehennem Yolcuları, Ayarı Bozuklar, Endam Aynası, Mahalle adında sekiz roman bıraktı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa0be785-e823-4506-889a-d2ae8bbae83a.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaanne Göçmen Kuş’tan Kartlar</image:title>
            <image:caption>Merhaba!
Çok seyahat ederim ve kartpostal göndermeyi severim. Dünyanın farklı yerlerinden torunum Cıvıl’a yazdığım kartpostalları okumak ister misin? Resimlere bakarak belki nerede olduğumu tahmin edebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc083510-ab78-450f-8b90-6395941a175c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Bi Çocuk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tasvir gibi bakma öyle yüzüme Bakar gibi gökyüzüne Mahzun mahzun Mazlum, Mazlum!.. Ölmekle silinir mi sandın, Silinir mi, bre hâyin, İnsanları sevme suçun?.. 
(…)    
*Oktay’a *Tansık Gerçekliği * İntizar *Bir Enik İçin Çin Şiiri *Miraç *Canhavliyle *Akşamla İntihar *Bir Resmin Karşısında *Bir Söylenti *Sisley’den *Aşk Çocuğu *Konuş *Bahar Yazısı *Rezistans *Takaza *Acel *İdris’in Şu İşi! *Düşe Durduk Bir Eyyam *Allah Kabul Etsin ki...*Poetika *Fotofiniş *Çok Bi Çocuk *Başsağlığı *Alttan Almayan Altan&apos;a *Çalındı *Yaz Hoşgörüleri *Güz *Sone *Rest Makamından Şarkı *Bir Evliyaya *Rübai *Tavuk-Karası *Davetsiz Misafir *Kışlık *Gagalı Agalara *Althusser’in İzinden *Hoşâmedi *Yazdan Kalma *Orhan Veli’nin Kulağıyla *Aynanın Karşısında *Mesafeli *Yunani Bir Sone *Çiftesöz *Feminizma *No:16 *Cığara Bırakma Kampanyası *Poetika</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94365</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/571ba09d-e294-4edf-9843-0bfcdc5dda81.jpg</image:loc>
            <image:title>Elanko</image:title>
            <image:caption>Bazı tanışmalar farklıdır.
Yağmurun dinmesini beklerken, hiç aklında yokken, gözleri usul usul kapanmaya hazırlanırken bir ses duyar Elanko. Biri ağaçtan, yaprakların arasından ona seslenmektedir. Derken gizemli sesin sahibi ve Elanko sohbet etmeye başlar, birbirlerini tanımaya çalışırlar. Ağaçtaki ses, ilginç sorularıyla Elanko’yu şaşırtır. Acaba “kimdir” bu sesin sahibi?
Kendini tanımak üzerine, Elanko gibi minicik, ağaçtaki ses gibi meraklı, soruları seven bir hikâye…
***
Minik fil Elanko’dan yetişkin okurlara:
Adını, gittiği okulları, mesleğini bildiğimiz ama en sevdiği rengi, kokuyu, şarkıyı, oynadığı oyunları bilmediğimiz birini tanıdığımızı söyleyebilir miyiz?
Kendimizi tarif ederken toplumsal roller, biçim ve hedeflerden sıyrılmak mümkün mü?
Eğer sıyrılabilirsek geriye ne kalıyor?
Kendini bilme yolculuğu, kendine soru sormakla başlıyor…

“Fıstık yer misin?” diye sordu bir ses.
Koca ağacın o kadar çok yaprağı vardı ki Elanko sesin kimden geldiğini anlayamadı.
Gözlerini yaprakların arasında dolaştırırken, “Hayır, teşekkür ederim” diye yanıt verdi.
Bu kez de “Adın ne?” diye sordu ses.
“Elanko…”
“Anlatsana Elanko, kimsin sen?”
“Afrika filiyim.”
“Nerelisin diye sormadım ki” dedi ağaçtaki ses gülerek.
“Aşağı gölün kenarında yaşayan fil sürüsü var ya, işte onların en küçük yavrusuyum.”
“Bu kadar mı?”
“Hayır” dedi gururla Elanko. “Dimya’yı tanıyor musun? Onu buralarda herkes tanır. Ben Dimya’nın kardeşiyim.”
“Peki, ya sen? Seni tanırlar mı?”
 
***
 
“Filler böyle yapar” dedi Elanko sıkılarak. “Peki, sen ne yaparsın?” diye sordu ağaca doğru.
“Tırmanabildiğim en yüksek dala sarılırım her sabah. Önce aşağıyı izlerim uzun uzun, sonra gördüklerimle ilgili düşünürüm. Beni bir dalda durup düşünürken görenler, etrafı izliyorum zannederler ama aslında öyle değildir. Düşünürken yalnızca düşünürüm, başka bir iş yapmam.”
“Düşünmek iş midir?” diye şaşkınlıkla sordu Elanko.
“Sen ne düşünüyorsun? İş midir?”
Tembelhayvan yanıt verirken bile soru soruyor, aklını karıştırıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94366</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9062b46c-e1c7-476d-be3f-05ed4c9d5506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“kimim ve nasıl biriyim 
hayatımın neresindeki yaşantıdayım sorarım kendime her gün 
sen hangi bilinçtesin lahzen 
hangi göklerin bulutlarından yağdın 
bu çorağa söyle 
son bilinç ölüm olacağına 
ölüm anındaki bilincin bilinci yazılamayacağına göre 
hangi kavşağındasın tinsel gerçekliğin” 
bu soruların eşliğinde iniyoruz hep birlikte 
tıka basa şüpheyle doldurulmuş kuyudan çıkmak için çocukluğa 
daha da dibe 
toprağın altına ve orada arıyor lahzen 
hakikatinin özünü 
ve leylâ erbili’in kaleminde devleşiyor edebiyat, şölene dönüşüyor kalan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/324d8612-6bc5-42a9-b357-a0a8583482bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliyet Düğünü Felaketi</image:title>
            <image:caption>Kraliyet Nedimesi, Kıymetli Prenses Hazretleri, Prenses Olivia Grace Clarisse Mignonette Harrison’ın bu en yeni (hem de resimli!) günlüğünde Genovia Kraliyet Düğünü’ne davetlisiniz!
Olivia’nın kraliyet soyundan geldiğini öğrendiği ilk kitabı okumadan geçmeyin!
“Genovia ulusu bu komik seri sayesinde yeni bir sakin kazanıyor... Cabot’ın siyah-beyaz çizimleri, Olivia’nın eğlenceli ve samimi günlük notlarına iyice hayat verirken okurlar bundan sonraki maceraları dört gözle bekliyor.”
(Publishers Weekly)
“Cabot esprili ve bol ayrıntılı üslubuyla olumlu etki yaratmayı başarıyor... Cabot büyüsüne yeni katılanlar gerçekten efsunlanacaklar. Hem eğlenceli hem de son derece doyurucu bir tatlı düş.”
(Kirkus Reviews)
“Bu eğlenceli, okuru hızlıca içine çeken kitap, okurlara devamı için gün saydıracak.”
(Booklist)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94368</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/856d9847-b432-4c93-ab6d-bf92885347f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Japon Aynasından Resimli Türkiye Gözlemleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yamada Torajirō ticaret, politika ve romantizm macerası arayışında dünyayı dolaşan pek çok kişinin Osmanlı İstanbul’unu cazibe merkezi kabul ettiği bir kuşağın parçasıydı. 1892’den itibaren faal olarak yer aldığı İstanbul’un ticari ve toplumsal yaşamından, 1890’lı ve 1900’lü yılları kapsayan izlenimlerini aktardığı kitabı Resimli Türkiye Gözlemleri’ni (Toruko Gakan) 1911’de Japonya’da bastırdı. Japon tarzı sumie yani siyah mürekkep ve fırça ile yapılmış hatlar, resimler ve çizimlerin de ayrı bir estetik değer kattığı eseriyle Yamada Torajirō, Japon aynasından Türkiye’yi anlatırken bizleri Bâb-ı Cihan’a geri götürmektedir. 

Prof. Dr. Selçuk Esenbel’in dönemi ayrıntılarıyla ele aldığı önsözü ve metin içi açıklamalarıyla zenginleştirdiği çevirisi, Yamada’nın ve Meiji Japonlarının perspektifinden Türkiye-Türkler-İstanbul algısını öğrenmek için bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f19fda21-e7c9-4c63-88cf-3a87f5734e75.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Keşfet - Enerji ve Elektrik</image:title>
            <image:caption>Eğlendirerek öğreten bu heyecan verici seride, kendi ellerinle yapacağın deneyler sayesinde bilime pratik bir yaklaşım geliştirmeni sağlayacak çok sayıda etkinlik yer alıyor. 
Enerji ve Elektrik kitabında keşfedeceklerin arasında: 
• Kendi buhar türbinini yapma 
• Güneş enerjisini biriktirme 
• Rüzgâr enerjisiyle çalışan bir vinç yapma 
• Ve daha neler neler var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01415075-8e8c-4d1a-9ab5-bbee69964e01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Keşfet - Doğa Tehlikede</image:title>
            <image:caption>Eğlendirerek öğreten bu heyecan verici seride, kendi ellerinle yapacağın deneyler sayesinde bilime pratik bir yaklaşım geliştirmeni sağlayacak çok sayıda etkinlik yer alıyor. 
Doğa Tehlikede kitabında keşfedeceklerin arasında: 
• Bir besin zincirini kendi gözlerinle görme 
• Su kirliliği testleri 
• Bir doğal koruma alanı inşa etme 
• Ve daha neler neler var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8223b090-8d58-4028-9744-8c73bd1fb221.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Hediye</image:title>
            <image:caption>Minik ayı Bozi ile babası, babaanne ayıyı ziyaret edecekler. Bozi,babaannesine bir hediye götürmek istedi. Her yere baktı. Önce bir çiçek buldu, sonra mavi bir tüy, sonra muhteşem bir kar tanesi... Bozi, her seferinde en güzel hediyeyi bulduğuna emindi. Peki, babaannesi için hediyelerin en güzeli neydi dersiniz? Bu sevgi dolu öyküyü çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0957439f-db80-4b33-907c-825720b88987.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurbağa Olmanın Hafifliği</image:title>
            <image:caption>Nereye saklandı bunlar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd5d7006-cabf-4c20-b3aa-cb81b5a09809.jpg</image:loc>
            <image:title>Bezelye Bozo İle Havuç Havi</image:title>
            <image:caption>Bezelye taneleri ile bir havuç dilimi arkadaş olabilir mi? Neden olmasın! 
Minikler, farklı olmanın güzelliği ve arkadaşlığın önemini anlatan bu şirin öyküyü çok sevecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d263677-ac82-4fd0-8feb-1215ef79321f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Zamanda eğlenceli bir yolculuk yapmaya ne dersin? Kükreyen T-rexler, göklerde hüküm süren Pterosaurlar, suların hakimi Plesiosauruslar, görkemli Triceratopslar ve dost canlısı Sauropodlar seni bekliyor. Boyalarını al ve dinozorlar çağının eğlenceli maceralarına sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94375</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4c0f7d3-cb5b-4ae8-bd8b-79021ec09fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Müthiş Hayvanlar Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Boyalarını al ve harika doğa maceralarına hazırlan. Evcil hayvanlardan yağmur ormanı hayvanlarına, çiftlik sakinlerinden deniz canlılarına kadar birçok arkadaş canlısı hayvanla tanışıp, harika manzaralar yarat.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be8542c-b633-4fcf-862e-76caf853c6f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Gözlemciler - Çiftlikte (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çiftlik, görmeye değer ilginç ve güzel şeylerle doludur. 
Küçük Gözlemciler, “Kukuriku!” diye ortalığı çınlatan horozlardan kuzulara ve yarasalara, ekim ve hasat zamanından traktörlerle sürülen tarlalara varıncaya kadar, çevrelerindeki dünyanın şaşırtıcı güzelliğini keşfetmeye bayılacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94377</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/995f6abb-3b58-42f8-b773-18ccb5b11fa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Amerika ve Küba</image:title>
            <image:caption>Tülin Uygur’un Güney Amerika ve Küba (GeziYorum) kitabı, benzeri çalışmalardan, bu kıtanın varlığına damgasını vuran sömürüyü, sömürgecilere ve emperyalizme karşı mücadeleyi de yansıtan boyutuyla ayrılıyor.

“Dünyadaki hangi ülke coğrafyası, toplumu, tarihi olmaksızın anlatılabilir ki? Biz, Küba, Peru, Bolivya, Uruguay, Brezilya, Arjantin’de attığımız her adımda bu ülkelerin verdiği mücadeleyi hissettik. Duvar resimlerinde, yol kenarlarındaki panolarda, yerli halkın onurlu duruşunda bu mücadelenin izlerini gördük. Engizisyon fetihçisi Pizarro’nun soykırımından, Castro’yu kitaplarıyla etkileyen bağımsızlık tutkunu Jose Marti’ye kadar hepsi bu coğrafyanın kılcal damarlarına işlemiş. Müthiş bir renk cümbüşü ve doğa eşliğinde güler yüzlü insanların ülkelerinde çok keyifli zamanlar geçirdik” diyen Uygur, gezdiği şehirlerdeki ayrıntılı gözlemlerini, okuduğu kitaplar kadar kişisel düşünceleriyle ve duygularıyla harmanlıyor.

Elinizdeki kitap, hem keyifle ve çok şey öğrenerek okuyacağınız gezi izlenimlerini hem de özgün bir inceleme-araştırma notlarını içeriyor.
“Yediğin içtiğin senin olsun, bize gördüklerin anlat derler ya ben de gördüklerimi ve okuduklarımı, siyasi tarihin süzgecinden geçirerek sizlerle paylaşmak istedim.”
(Tülin Uygur)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37fef1b3-3b6b-431d-bdbd-e5c814ed6496.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişe Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Kaderin ayrı düşürdüğü orta yaşlı kadınla genç yöneticinin aşk hikâyesi...
Mütevazı bir geçmişi olan Ludwig, çalışkan ve işinde yükselmeye azimli bir gençtir. Kariyerinde adım adım ilerlerken zengin işvereninin karısına âşık olur. Aşkı karşılık bulur ancak Ludwig iş gereği bir süre kalmak üzere Meksika’ya gönderilir. Bu arada, I. Dünya Savaşı patlar. Uzun yıllar geri dönüş ve hatta haberleşme imkânı kalmaz. Yeni Dünya’da kendine bir hayat kuran Ludwig, yıllar sonra bir iş için Almanya’ya geri döndüğünde eski işvereninin karısını arar ve tekrar buluşurlar. Acaba aradan geçen yıllar hiçbir şeyi değiştirmemiş midir?
Zweig, Geçmişe Yolculuk adlı bu yapıtında, araya uzun zaman, savaş, ihanet girse de, aşkın her şeye rağmen devam edip edemeyeceğini sorgular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94379</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18c8e0f5-9497-431a-8a03-7f2a584cc40a.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Sayılar - Canım Kitabım 1</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların  ince motor ve bilişsel gelişimlerini  desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitapta;
- görsel dikkat
- kısa süreli hafıza
- sayı tanıma
-labirent
- boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94380</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4eb9885-5edc-43d2-94f0-42f3ec98ffc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Canavarlar Okulda - Canım Kitabım 2</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların  ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitapta;
- görsel dikkat
- kısa süreli hafıza
- sayı tanıma
-labirent
- boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94381</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34137d2f-91c2-449f-b10e-e879a29c1361.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Macerası - Canım Kitabım 3</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış  bu kitapta;
- görsel dikkat
- kısa süreli hafıza
- sayı tanıma
-labirent
- boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aacbaa09-91b7-428e-b364-91cc0be79e02.jpg</image:loc>
            <image:title>Bunu Sen De Yaşadın</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, günlük hayatta senin de sıklıkla karşılaştığın normal görünümlü iletişimlerin sahteliği ve taklitçiliği, biraz aşk, biraz iş ve biraz da yaşam amacı üzerine farklı bakış açıları, daha çok hızlı trenin demir kokusu üzerinde yazılmış, elbet senin de bir gün karşılaştığın ve kıyaslama yapabileceğin konular üzerine kaleme alınan yazılara şahit olacaksın. 
Manevi bir ölüm ile yüzleşmenin arafından uzak kalabilmek için treninin yavaşlamasına, tamamen durmasına asla izin verme. Bu yaşandığında fiziksel ölümü daha yeğ göreceksin. Sence hayat dinamizmi sürekli ayakta tutabilme çabası olabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94383</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d2c8cce-5561-41f8-b1b7-9ef191ee697e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Robotlar - Canım Kitabım 4</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitapta;
- görsel dikkat
- kısa süreli hafıza
- sayı tanıma
-labirent
- boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94384</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb7448e7-3adf-46b4-87af-107ed15e71ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Burçlar Kuşağı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İçimizdeki gökyüzü Uluslararası sanatçı Can Göknil Burçlar Kuşağı&apos;nda, Doğu mitolojisinden beslenerek, kültürümüzü derinden etkileyen burçların kökenine eğiliyor ve çağlar boyu yıldızlara emanet ettiğimiz kaderlerimizin öyküsünü ele alıyor.   Dünden bugüne varlığını koruyan zodyak inancını efsane ve söylencelerle bezeli görsel bir kitap hâline dönüştüren Göknil, yıllardır mitoloji bilimi üzerine sürdürdüğü araştırmalarını özgün bir yorumla birleştiriyor, yaratılış ve burçlara dair on iki mit anlatıyor. Hangi burç Dünya&apos;ya özlem duyduğu için Burçlar Kuşağı&apos;ndan ayrılmak istemiş? Neden Boğa burcunun fırtına tanrısı olabileceğine inanılmış? Süt gölünün her bir damlası hangi kudretli burca şifa olmuş? Güneş ve Ay&apos;ı korumak ve onların tutsaklığını önlemek kimin göreviymiş? Yeraltı dünyasının kötücül ve kıskanç ruhları ortalığı nasıl karıştırmış?   Can Göknil geceleri ışıldayan yıldızlara çok daha farklı bir gözle bakmamızı sağladığı bu kitabında, her yaştan okuru dünyamızın düş gördüğü evvel zamanlara götürüyor; gökyüzünün yedi kat, on yedi kat, hatta otuz üç kat olduğu dönemlerde atalarımızın inanç sisteminde önemli yeri bulunan Burçlar Kuşağı&apos;nın kalbinde sakladığı gizleri birer birer açığa çıkarıyor.   Ciltli baskısı ve etkileyici resimleriyle sanatseverler için anlamlı bir hediye alternatifi olarak da değerlendirilebilecek Burçlar Kuşağı, içimizdeki gökyüzüne ışık tutan nadide bir koleksiyon kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94385</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d0bebee-2913-460c-8b0d-c65aa6e1e1cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Hayvanlar - Canım Kitabım 5</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların ince motor ve bilişsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitapta;
- görsel dikkat
- kısa süreli hafıza
- sayı tanıma
-labirent
- boyama egzersizleri bulunmaktadır.
Çocuklar kitaptaki etkinlikleri yaparken hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94386</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d36ab98d-db71-45af-96d7-ac50d418c7f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırın Yemekleri</image:title>
            <image:caption>Mutfakta el altında bulunması gereken bir rehber. Fırında hazırlanabilecek fazla zaman ya da enerj gerektirmeyen, lezzetli ve gösterişli yemekler: 
• Deniz ürünleri
• Et yemekleri 
• Kümes hayvanları 
• Hamur işleri 
• Makarna 
• Sebze
• Tatlı Tür 
• Kek, tart pasta ve bisküvi çeşitleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94388</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47764842-21e6-416d-ba01-d4dc159bc3a2.jpg</image:loc>
            <image:title>14 Yaşında Bir Genç Kızım Ben 2 - Sürpriz Tatil</image:title>
            <image:caption>İşte Özge&apos;nin hayatı! Bazen sıkıcı, sıradan, korkunç, karmakarışık ve aşırı derecede berbat; bazen de eğlenceli, heyecanlı, şaşırtıcı, tuhaf ve süper havalı! Onu çok iyi anlıyorsun değil mi? Bak mesela, Özge&apos;yle ilgili bir soru: Yarıyıl tatilinde hızlandırılmış kursa gitmek zorunda olan Özge’yi aşağıdakilerden hangisi neşelendirebilir? 
 
a) Hızlandırılmış kursa Ankara’da gidip yarıyıl tatilini eğlenceli bir geziye dönüştürmek. 
b) Kurs çıkışları onu kapıda bekleyecek halasının akıl almaz sürprizleriyle karşılaşmak. (Bizimkinin halası en sıkıcı olayları bile eğlenceli hâle getiriyor.) 
c) Ankara’nın bohem hayatıyla onu tanıştıracak olan Olgu’yla takılmak. (Bu çocuk hiç fena sayılmaz.) 
d) Kurs sonunda gireceği sınavdan herkesin dudağını uçuklatacak kadar iyi bir sonuç almak. 
 
Kabul, bu soru alıştığın testlerdekine hiç benzemiyor. Ama rahatlıkla çözebileceğine eminim. 
Sonuçta 14 yaşındayız, cevabı bizden iyi kim bilebilir ki… Cevap anahtarı mı? Kitabın sayfalarında seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/359f5e77-1d2a-444a-9ae0-86429122a6a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Güvenen Sam</image:title>
            <image:caption>Küçük yaş çocuklar, genellikle özgüven eksikliği sorunlarıyla boğuşurlar. Örneğin yürümekten, yüzmekten, okumaktan ya da bisiklete binmekten korkarlar. Özgüven eksikliği çocukların, yaşamın en basit sorunları karşısında dahi bocalamalarına neden olur. Onların hayallerini gerçekleştirmek için adım atmalarını engeller. Oysa çocukların özgüven kazanmaları öğretilebilir. 
 
Filozof Kedi, yaşamın içinden anlattığı hikâyelerle çocuklara nasıl özgüven kazanacaklarını öğretiyor.  
Kendine Güvenen Sam  kitabını okurken eğlenecek ve özgüveninizi kazanacaksınız. 
 
ÖZGÜVEN, işe yarayacağını bildiğin için korkmadan, başarıp başaramayacağını sorgulamadan bir şey yapmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94390</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72dd5f1-3d48-4113-8946-1769a19f21e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakal Sokağı Çocukları 3 - Uzay Yolcuları</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünden düşen taş, Portakal Sokağı’nda oturan Kuzey, Erdem ve Güneş’e yeni maceralar yaşatmaya devam ediyor. Uzayda savrulan bir uzay aracını ve astronotlarını kurtarmak için kolları sıvayan çocuklar, gökyüzündeki metal kirliliğine rağmen görevlerini başarıyla tamamlayabilecekler mi? 
 
2017 Gülten Dayıoğlu Vakfı Edebiyat Ödülü’nün sahibi Gamze Pat’tan çok sevilen Portakal Sokağı Çocukları serisinin üçüncü kitabı Uzay Yolcuları, bizi dünyamızın geleceğini sorgulamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04d2f8b5-ee98-4f4f-b7cc-0e9be0d8a5ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapa Çeneni ve Dinle!</image:title>
            <image:caption>“Ne yaptığınızı bildiğinizi düşünüyor olabilirsiniz fakat ben size bilmediğiniz şeyler göstereceğim.” 
 
Kapa Çeneni ve Dinle! girişimciler, büyük şirket liderleri, yöneticiler ve her seviyede idareciler için net, öğren ve uygula türünde prensipler içeren, sizi başarılı bir kariyerin ve mutluluğun zirvesine çıkarabilecek birkaç gerçek liderlik yol haritasından biri. 
İş insanları ya da hevesli girişimciler; bu kitap şirketinizi bir üst düzeye taşıyacak. Tecrübeli bir yönetici de olsanız, yolun başında da olsanız, bu kitabı bitirdiğinizde neleri doğru neleri yanlış yaptığınızı bileceksiniz. 
 
Tilman Fertitta, ağırlama ve eğlence imparatorluğuna otuz yıl önce yalnızca tek bir restoranla başladı. Bu nedenle işletme sahiplerinin yüzleştiği zorlukları da, genellikle düşülen hataları da biliyor. Yıllar boyunca işini büyütürken ona yardımcı olan prensiplerinden asla vazgeçmedi; şu an yüzlerce restoran, beş kumarhane ve kırk milyar doları aşkın hasılatıyla Amerika’nın en büyük tek hissedarlı şirketinin sahibi olduğuna inanılıyor. Ayrıca NBA takımı Houston Rockets’ın da tek sahibi. Fertitta, bu kitabında bütün bunları mümkün kılan ilkeleri ve tecrübelerini paylaşıyor. 
 
“Tilman’ın işletme sahipleri için ortaya koyduğu her döneme uyan dersleri sık sık yeniden okumak ve gözden geçirmek isteyeceksiniz.” Tom Brady 
 “Tilman’ın tarzı her sayfada güçlü ve net bir şekilde kendini belli ediyor. Tilman, size başarılı olmak için yapmanız gereken şeyleri anlatıyor.” James Harden 
 
“İster küçük bir işletmeyi, ister milyarlarca dolar değerindeki bir spor takımını yönetiyor olun, Tilman son derece rekabetçi bir piyasada nasıl başarılı olunacağına dair sırlarını paylaşıyor.” Adam Silver</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94392</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/396e5b6f-7054-47f6-8bf7-f67396845934.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkuyu Bekleyenler</image:title>
            <image:caption>Hakan Balcı ve Zeynep Çolakoğlu, derin bir karanlıkta aralanan kapıdan, içeriyi merak ettiren öyküleri birlikte yazdılar. 
Karanlık sadece kendi varlığına saygısı olan bir yaratık mı? Kâbuslar ve öldürme isteğini kim kamçılıyor?  Düş ile evrenin kardeş olduğu bu öykülerde çağrışımların, kimi zaman çok sessiz dokunuşlarına, kimi zaman da gürültüyle akan ürpertisine tanıklık edeceksiniz. Karanlık, sessizlik, kuşku üçgeninde yaratılan boşluklarla, ölümün kime yakıştığını düşünürken bulacaksınız kendinizi. Birdenbire gerçeğe dönmek istediğinizde de ecelin yüzü olmayan gölgesinin, gözlerinize baktığını hissedeceksiniz. İçinde yaşanan zamanın gizemli boyutlarını, kilitsiz dev binaların sonu olmayan odalarında dolaşarak fark edeceksiniz. 
Gerçekle düşün çatıştığı, bilinmeyene yolculuktur “Korkuyu Bekleyenler.” Mine Ömer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caff12f6-01bd-4d69-a7d7-6b743b0850ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplum, Tarih ve Siyaset Üzerine Yazılar - Prof. Dr. Cemil Oktay&apos;a Armağan</image:title>
            <image:caption>1.      Fatmagül BERKTAY - Bir Politika Kavramı Olarak Dostluk 
2.      Boğaç EROZAN - Türk Siyasal Geleneği, “İslam Siyaset Üslubu” ve Arketipler 
3.      M. İnanç ÖZEKMEKÇİ - Siyaset Bilimi Alanında Siyasal Kültür Yaklaşımının ‘Serencamı’ 
4.      Ali Yaşar SARIBAY - Demokrasi ve Siyasal Temsil: İlişkisel Bir Bakış 
5.      Simten COŞAR &amp; Aylin ÖZMAN - Türkiye’de Rejim Değişikliğinin Tarihsel Dinamikleri Üzerine Bir Çözümleme: Merkez Siyaset ve İktidar – Muhalefet Pratikleri 
6.      Fulya ATACAN - Mısır’da Müslüman Kardeşler ve Parti Örgütlenmesi 
7.      S. Gülden AYMAN - Kültürel Milliyetçilik Kıskacında Hindistan 
8.      Murat ÖZYÜKSEL - Osmanlı Devleti’nin Grevlere Karşı Tutumu Üzerine Bazı Gözlemler 
9.      Ayşen MÜDERRİSOĞLU - Reform Politikaları Karşısında Son Dönem Osmanlı Uleması 
10.  Namık Sinan TURAN - Ad Hoc’tan Sürekli Temsile Geçiş Sürecinde Osmanlı Diplomasisinin Modernleşmesi: III. Selim ve II. Mahmud Dönemleri 
11.  A. Dinç ALADA - Poulantzas’ın Yorumuyla Karl Marx’da Tutunum (Cohésion) Faktörü Üzerine Mukayeseli Bir Not 
12.  Şirin TEKELİ - Başkanlarının Gözünden KA-DER: Bir Derneğin 15 Yılı; Sorunlar, Başarılar, Başarısızlıklar, Umutlar 
13.  İnci ÖZKAN KERESTECİOĞLU - Sabiha Sertel’in “Tercüme-i Hâli”: Cinsiyetlendirilmiş Bir Okuma Denemesi 
14.  Serpil ÇAKIR - 124 Yaşındaki Feminist Kız Kardeşle Sohbet 
15.  Barbara PUSCH - Üç Kadın, Üç Kimlik: Türkiye’de Göçmenlik ve Vatandaşlık Üzerine Notlar 
16.  E. Zeynep SUDA - 1930 ve 1940’larda İstanbul’da Modernleşme ve Kentsel Planlamaya Dair Düşünceler: “Güzelleşen İstanbul” 
17.  Bulut GÜRPINAR - Devlet ve Egemenlik Çerçevesinde Güvenliğin Dönüşümü 
18.  Sinan YILDIRMAZ - 93’ler Manifestosu ya da “Savaş İçin Akademisyenler”: Kultur ve Zivilization Ayrımı Üzerinden Entelektüellerin Savaşı 
19.  H. Birsen HEKİMOĞLU - “Haklı Savaş” Kavramının Dönüşümü: Geleneğin Yasallaştırılması ve Kuramsallaştırılması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94395</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d044b29f-f0a8-45e8-8ebf-f13ed0c975ee.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Dilli Toplumlarda Değinim Kaynaklı Dil Aşınması - İran&apos;da Türkçe-Farsça İki Dilliliği Üzerine</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM 
1.1.   Giriş 
2.      İKİNCİ BÖLÜM 
2.1.   Dil Aşınması 
2.2.   Dil Aşınması ve İki Dillilik 
2.3.   Dil Aşınması ve Dil Etkileşimi 
2.4.   Dil Aşınması Çalışmalarında Kullanılan Kuramlar ve Denenceler 
3.      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
3.1.   ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE BULGULARI 
3.2.   Ana Çalışmanın Veri Toplama Yöntemi 
3.3.   Ana Çalışmanın Veri Çözümleme Yöntemi 
3.4.   Verinin Sayısal Çözümlemesi 
4.      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
4.1.   DEĞERLENDİRME 
5.      BEŞİNCİ BÖLÜM 
SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94396</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beb3f516-e599-4263-a0b1-51730f8d533e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Hatırla</image:title>
            <image:caption>Beni Hatırla, ülkemizin yakın tarihi için önemli bir metin. Tarihsel bir bakış… Fakat dönemin politik ve toplumsal etkilerinden ziyade, yaşananlara yakından şahit olanların devam eden hayatlarına ilişkin. Bir mücadelenin parçası olmak, kazanmak, kaybolmak, yaşamak döngüsünde gidip gelen, geçmiş ile gelecek; vazgeçmek ile umut arasında sıkışmış Kemal’in hikâyesi… 
 
Yaşananların üzerinden çok zaman geçmemesine rağmen biri iyileşmeden diğeri açılan yaralar ile yaşamaya alışmış bir toplumda yazar, Beni Hatırla ile okuru yakın geçmiş ile yüzleşmeye davet ediyor.  
“Beni Hatırla” her tür koşula rağmen insan kalabilme mücadelesinin öyküsü. 

Yeniden, bir kez olsun görebilseydim, yıllardır karşısına çıkmamamın nedenini ona anlatabilir miydim? Belki artık içeri giren o genç adam olmadığımı rahatlıkla fark edebilirdi. İçinden, “Ne yaptılar sana böyle?” diye geçirir ama elbette bunu yüzüme söyleyemezdi. En çok korktuğu şeydi bir insanı üzmek. Peki ya o aynı kalabilmiş miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3860bc0b-edf9-4280-b0f7-be50f7633bf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmaz Günler</image:title>
            <image:caption>Hava gittikçe kararmaya başlamıştı. Zaten güneş kaybolalı çok oluyordu. Ulaş, bir su toplamış ellerine bakıyor, bir de gökyüzünün muhteşem tonlarına. Ufkun alt kısımları sapsarı, orta kısımları pembemsi, üst kısımları ise koyu maviydi, tam da Ulaş’ın görmek istediği gibi. 

Nohut toplamaktan yıpranmış ellerinin üstünde ise şeffaftan bir tabaka vardı. Bu tabaka, dış kısımlara doğru biraz pembeleşiyordu ama bu görüntü, gökyüzünün güzelliğinin aksine, Ulaş’ın hiç de görmek istemediği bir manzaraydı. Ne yazık ki tarladaki bütün çocukların elleri bu durumdaydı. Bazısınınki daha iyi durumda, bazısınınki ise daha kötü. Buna karşın, nohut toplama esnasında hiçbiri ağzını açmamış, içinde bulundukları durumdan yakınmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94398</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa61c990-6626-40f9-b608-eda00857ced9.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Ülkelerindeki Sorunların Siyasal Analizi</image:title>
            <image:caption>Orta Doğu semavi dinlerin çıkış yeri olması nedeniyle eşsiz bir öneme sahiptir. Orta Doğu’da başlatılan etnik ve mezhepsel ayrılıklara dini farklılıkların da eklenmesiyle bölge karmaşık bir yapıya dönüşmüştür. Bu durum yüzyıllardır devam eden dinsel mücadelelerin daha fazla insan hayatına mal olmasına neden olmuştur. Bu çalışmayla emperyalizm ile dinler arası mücadelelerden doğan sorunların yarattığı katliamlar incelenmiştir. Bu çalışmada, günümüzde İslam ülkelerinde yaşanan siyasi olayların nedenleri ve sonuçları, görsel ve yazılı belgeler ile değerli okuyucularımıza aktarılmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ae2838-3682-43cf-b44d-543bce4cb003.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Kıskandığı Lider</image:title>
            <image:caption>Selanik’te halktan biri olarak doğdu… Adı, Mustafa’ydı… Mustafa Kemal oldu… Gazi Mareşal Mustafa Kemal oldu… Türk Milleti’nin en büyük evladıydı… Mazlum uluslar ve Türk Milleti O’na Atatürk dedi… 34 yaşında, Çanakkale’de Truva’nın intikamını aldı… 40 yaşında, 1683’te İkinci Viyana ile başlayan Türk çekilmesini, 238 yıl sonra Sakarya’da durdurdu… Evliliği, fırtınalı denizde bir yolculuktu… Savaşta yendiği düşmanının, O’nun önünde saygı duruşu tarihte bir ilkti… “Bunalıyorum çocuk, büyük bir acı içinde bunalıyorum…” dediği günler oldu… “Beni hatırlayınız…” sözcükleri, hüzünlü bir veda gibiydi… “Ölüm demek böyle olacak kızım...” dediğinde, sona yaklaştığının farkındaydı… Son anı, ulu bir çınarın köklerinin sökülmesi misali, devlerin savaşında son perdeydi… Türk gençliğine emaneti, çok sevdiği milletine vasiyeti oldu… Tarihin kıskandığı bir lider… Ama bir insan… Savaşın ve barışın efendisi… İşte O’nun hikâyesi… Belgelere ve kendi sözlerine bağlı kalarak… Siz, çocuklarınız ve gelecek kuşaklar için yazılmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3558d4d1-5fb3-4307-8340-95157a88863f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahreden ve Yaratan ki Onlardır Anılar</image:title>
            <image:caption>Köyden ziraat teknisyenliğine, oradan köy öğretmenliğine, oradan astsubaylığa, oradan maden işçiliğine, oradan temizlik işçiliğine, oradan Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) yöneticiliğine... Sonra Kaçaklık... Ülke dışı... Yine işçilik...
Ali Kar, Cem Karaca’nın şarkısındaki “işçisin sen, işçi kal” çağrısına uymuş gibi sanki bütün hayatı boyunca. Ama o işçi “kalmakla” yetinmemiş, nerede olursa olsun boyun eğmez bir işçi olarak kalmıştır. Nâzım Hikmet’in dizeleriyle “kahreden ve yaratan” bir sınıfın kendi içinden çıkardığı bir işçi önderinin özyaşamöyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a79654e-996f-464a-89f6-1df1a21393e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıya Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap 1932 yılında Malatya’nın Pötürge kasabasında doğan ve köyünde ilkokul olmadığı için 16 yaşındayken ilkokulu hariçten bitirerek öğrenimine devam eden sosyalist öğretmen Hasan Basri Aydın’ın mücadelesini anlatıyor.
Tanrının, kullarının iyiliğini düşündüğüne hükmedip, başına gelen sürgün, açığa alınma ve hapis gibi cezalandırılmaları anlamaya çalışıyor. Sonunda tanrıya yazdığı altmış üç mektupta başına gelenlerin nedenlerini ve tanrının kötüleri neden cezalandırmadığını sorguluyor.
“Tanrı kötücül kullarını öbür dünyada cezaladırırken iyi ve yoksul kullarına neden bu dünyada yardım etmiyor?” Mizahi bir dille aktarılan bu ve benzeri soruların karşılığını alamasa da yazar yeni yeni sorular sormaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc514d93-01ef-4919-8a39-f72dca2fbf48.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Edebiyatı ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Çocukların hayata dair soruları ve mantık yürütmeleri, anlamlandırma çabaları sonsuzdur. Dikkatli zihinlerin radarına takıldığında yetişkin dünyasına yeni kapılar açan çabalardır bunlar. Öte yandan son yıllarda oldukça ilgi gören çocuklar için felsefe çalışmaları, çocukların bu yaratıcı anlamlandırma çalışmalarına değerli katkılar sunarak, soruların ve akıl yürütmelerin çocuk zihninde kalıcı ve zevkli bir işleme girmesini sağlıyor.
Yılmaz Murat Bilican ve Nurşah Yılmaz’ın hazırladığı Çocuk Edebiyatı ve Felsefe başlıklı bu çalışma içinde barındırdığı 40 çocuk edebiyatı kitabını felsefe çalışmaları penceresinden ele alıyor ve alanda çalışma yapan P4C eğitmenlerine ve uzmanlarına değerli bir kaynak sunuyor.
Çocuklar İçin Felsefe çalışmalarını yürütmek için Türkçede hâlen kaynak ihtiyacı var. Elinizde bulunan bu kitap bu ihtiyaca cevap vermek üzere hazırlanmış bir çalışma. “Çocuk Edebiyatı ve Felsefe” birlikte düşünmeye, sorgulamaya ve eleştirel düşünmeye alan açacak, bu ortamı besleyecek bir kaynak. Öğretmenlerin derslerini soruşturma temelli bir zihniyetle yürütmelerine yardımcı olacağını düşünüyorum.
Umarım öğretmenlerin sınıflarında P4C (Çocuklar için Felsefe), uygulamaları için teşvik edici ve ilham verici bir kaynak olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b01221-aeb1-4c1f-8641-124776d6f118.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitler - Führer ve Naziler</image:title>
            <image:caption>30 Nisan 1945 saat 13.10’da, intihar etmelerinden 50 dakika önce; Hitler, yanında Eva Braun olduğu halde, sığınağındaki toplantı salonuna geldi. Çalışma arkadaşları kadın ve erkeklerin ellerini tek tek sıkarak onlara veda etti. 

Frau Goebbels altı çocuğunu öldürttükten sonra hayatına son verecekti. Hitler, Frau Goebbels’in önüne gelince, kendisinin cesaretine hayran kaldığını söyledi. Göğsünde bulunan Nasyonal Sosyalist Parti’nin altın madalyasını çıkardı ve kadının bluzuna taktı. 

Sonra yaveri Heinz Linge’ye dönerek kesin bir dille şunları söyledi: “Allahaısmarladık Linge. Belki de beni hayatta sizin kadar kimse tanımadı. 1935 yılından beri yanımdasınız. Gölgem oldunuz. Yaşamanızı, mutlaka yaşamanızı istiyorum. Hakkımda çok kötü şeyler anlatacaklar. Galip devletler, hakkımda en kötü şeyleri söyleyeceklerdir. Bütün yaptıklarımı, bütün eserlerimi ortadan kaldırmak isteyeceklerdir. Bu uğurda ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını biliyorum...” 

Hitler ve Linge’nin yanına gelen Eva Braun da Linge’den bir ricada bulundu: “Allahaısmarladık Linge. Sizden büyük bir hizmet isteyeceğim. Eğer buradan çıkarsanız ve kız kardeşimi görürseniz, kocasının kurşuna dizildiğini söylemeyin. Yalnızca ona, kocasını Rus askerlerinin öldürdüğünü söyleyin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cc02406-4d4a-4f70-9a5f-e6d87619bc2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mussolini - Duçe ve Faşistler</image:title>
            <image:caption>Mussolini, 1939’da tüm faşist yetkilileri Roma’da toplayarak, şu konuşmayı yaptı: “Bir araya geldiğimiz şu saatlerde, bir fırtına sadece Avrupa haritasını karıştırmakla kalmıyor, aynı zamanda kıtaları da birbirine katıyor. Bu olaylardan etkilenmememiz mümkün değil, İtalyan halkı fırtınada dümeni tutan kişiye soru sorulmaması gerektiğini iyi bilir. Balkona çıkmamı bekleyin. Balkona çıktığımda ve beni dinlemesi için İtalyan halkını topladığımda bilin ki durum değerlendirmesinde bulunmayacağım, aksine herkese tarihi kararlarımı açıklayacağım.” Halk, Benito Mussolini’yi Shakespeare’in Romeo ve Jülyet oyunundaki Jülyet’e benzetti ve fısıltılar başladı: “Kaderimiz Jülyet’e bağlı.” “Jülyet kim?” “Hani Romeo’nun balkona çıkmasını beklediği Jülyet var ya!” Savaşın üç ila dört ay süreceğini hesaplayan Mussolini, balkona çıktı ve savaş ilanı konuşması, sadece on dakika sürdü… Savaş dört yıl devam etti ve Mussolini’nin trajik bir şekilde öldürülmesine sebep oldu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94405</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6de3319-d3cd-4484-9fbd-cf86a6d7cc47.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemeğin Psikopolitikası</image:title>
            <image:caption>... Deleuze ve Guattari, makinesel bir asamblaj içinde “bedenlerin zorunlu, kaçınılmaz ya da izin verilen alaşımını düzenleyen şeyin, her şeyden önce bir beslenme rejimi ve cinsellik rejimi” olduğunu ileri sürer. Bu görüş, neoliberal simgesel düzende şef figürünün merkeziyeti açısından argümanımıza katkıda bulunmaktadır. Bedenlerin birbirine karışmasının benliklerin birbirine karışmasıyla ayrışmaz bir şekilde ilintili olduğunu göz önünde tutacak olursak, çağdaş beslenme rejiminde kilit bir role sahip sahip olan şef figürünün psikopolitik açıdan da önemli bir role sahip olduğunu söylemeye lüzum yoktur. Foucault’ya bakacak olursak bu durum daha da açık hale gelir. Foucault modern dünyanın kontrollü diyet kaygısının cinsellikle ilgili bir takıntıya dönüştüğü savının artık geçerli olmadığı görüşündedir. Doğrusunu söylemek gerekirse bugün artık yemek ve dolayısıyla da beslenme rejimi, ahlak kurallarının bölgesi, bilimsel araştırma konusu, bireyselleşmeci düşünümsellik anlamında ayrıcalıklı bir konum elde etme iddiasındadır ve dolayısıyla neoliberal asamblajın yeniden şekillenişinde daha önce olduğundan çok daha büyük bir öneme sahiptir. Bir başka deyişle, ne yediğimiz, nasıl ve ne miktarda yediğimiz, kiminle ve nerede yediğimiz, kim olduğumuzu belirlemede cinsel faaliyetlerimizden daha önemli (ya da en azından eşit) bir konuma yerleşmiştir... 

Mihalis Mentinis bu kitapta yemeğin ve yemek yapmanın psikopolitik fonksiyonunu eleştirel bir şekilde incelerken konuyu farklı coğrafyalar ve disiplinler bağlamında ele almaktadır. Gastronomik faaliyetleri ünlü “şef” ikonundan ekonomik krizlere, anoreksiyadan yamyamlığa geniş bir çerçevede ele alan Mentinis çağdaş mutfak kültürünün, neoliberal gelişme süresince bir aşamadan başka bir aşamaya geçişi işaret eden bir ritüeller dizisi olarak anlaşılabileceğini ileri sürmektedir. Bu kitap, sunduğu kapsayıcı teorik ve analitik çerçeveyle yemeğe ve yemek yapmaya dair farklı bakış açıları sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3a726b0-ef07-4e39-9644-b249d010efec.jpg</image:loc>
            <image:title>Napolyon - İmparator ve General</image:title>
            <image:caption>Napolyon; İskender, Hannibal, Sezar’ın toplamından daha fazla savaş yönetmiştir ve Avrupa’nın (Batı’nın) gelmiş geçmiş en büyük generalidir. Napolyon’la aynı dönemde yaşayan ünlü Alman şair ve filozofu Goethe’nin Bourrienne’in Hatıraları eserinden: “Gazetecilerin, tarihçilerin ve şairlerin Napolyon’un etrafında oluşturdukları tüm bu şöhret bulutu, tüm bu hayal âlemi, bu kitabın korkutucu gerçekliği karşısında yok oluyor; fakat kahraman burada hiçbir şekilde küçülmüş olmaz; tam tersine büyür. Bundan öğrendiğimiz şey, herhangi bir kişi bunu söylemeye cesaret ettiği zaman, gerçeğin ne kadar muhteşem bir şey olduğudur. Napolyon’un hayatı kaderin eliyle yazılmış büyük bir destandır; bunun tüm anlamı kendisini, hayal gücünü başıboş bırakan kişiye değil, fakat kadere inanan kişiye açıklanabilir. Böylece, aynı şekilde, ölümlü bir insanın bin yılda sadece bir kez gerçekleştirdiği trajedi, bu sayfaların okuru için yeniden oluşturulmalıdır. O, bir insanın özgüven ve cesaret, tutku ve hayal gücü, çalışkanlık ve iradeyle elde edebileceği her şeyi elde etti. Bugün en yetenekli insanlara mümkün olan her yolu açmakta olan devrimler çağında, Avrupa’nın ateşli gençleri önlerinde hem örnek hem de uyarıcı olarak, Batı’daki tüm insanlar arasında en şiddetli olayları yaratan ve bunların ıstırabını çeken bu kişiden daha büyük bir adam bulamaz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12fafdb2-9938-4a7a-8dce-b68d66b37f5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Dünya Tarihleri - Çin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Çinliler, çok erken dönemlerde kayıtlar tutmaya başlamışlardır. Bu kayıtlar sayesinde tarihlerini ayrıntılı olarak öğrenebildiğimiz Çin’i anlamak için de onun binlerce yıllık geçmişine vakıf olmak lazımdır. Çin tarihinden Türkleri çıkarmak mümkün değildir. Çinlilerin siyasi, toplumsal ve ekonomik dönüşümlerinde kuzeyden gelen Türklerin ve diğer konar-göçerlerin büyük etkisi vardır. Üstelik Çin’deki hanedanlıkların çoğu da Türkler, Moğollar ve Tunguz-Mançular tarafından kurulmuştur. Haliyle Çin tarihi, Türk tarihinin ve hatta dünya tarihinin bilinmesi açısından çok önemlidir. Çalışmada başından sonuna kadar Çin siyasi tarihi ele alınmış, gerekli yerlerde ekonomi, toplum, din gibi bahisler üzerinde durulmuş ve bilhassa toplum ve ekonomideki dönüşümlerin siyasete ve devlete ne tür etkiler yaptığı vurgulanmıştır. Ana kaynaklara ve araştırma eserlerine göre kaleme alınan bu kitapta, konular bir Türk tarihçisinin bakış açısıyla tarafsız ve önyargısız olarak işlenmiş, metnin yazımında genel okuyucu seviyesi de göz önünde bulundurulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fb929ea-cca5-4ab6-a89f-5b9260296348.jpg</image:loc>
            <image:title>Felaketin Hatırası</image:title>
            <image:caption>“Ölümden korkuyor musun?” 
“Ölüm korkumu öldürdüm ben.” 
“Nasıl?”
“Çünkü onun, bir odadan diğerine geçmek kadar basit olduğunu biliyorum artık.” 

Betül Kılıç, politik ve mistik ögelerle bezeli yeni romanında bir on üçüncü yüzyıl aşk hikâyesi anlatıyor. Felaketin Hatırası, Venedikli tüccar Lorenzo ve onun hayatına yön veren aşkından hareketle farklı dinlerden ve devletlerden olma hallerine, aşk uğruna göze alınanlara, insanın sınırlarından varlık-hiçlik tartışmalarına uzanan masalsı bir anlatı sunuyor. 

Felaketin Hatırası, Anadolu tarihindeki egemenlik çatışmaları ve işgaller, saray entrikaları ve bu entrikaların halka yansımaları hakkında gerçeğe dayalı kesitler sunarken; dönemin hâkim inanışlarına, sufiliğe, büyü ve büyücülere dair de pek çok anekdot aktarıyor.

Elinizdeki roman, bir yandan aşkın ve fedakârlığın en güzel örneğini veriyor, diğer yandan ise insanın nefsi ile imtihanına, sabır savaşına dair çok şey söylüyor. Felaketin Hatırası, Betül Kılıç’ın güçlü kalemiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faa20bea-01d4-4021-823b-0a73a1294f96.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Hayatım Benim Bedenim</image:title>
            <image:caption>Kendisini “sosyalist-anarşist-feminist” olarak tanımlayan ödüllü yazar Marge Piercy, Benim Hayatım, Benim Bedenim adını verdiği kitabında denemelerini, şiirlerini, anılarını, söyleşilerini, inişlerini çıkışlarını okurları için bir araya getiriyor. İşçi sınıfına ait bir feminist olarak kendisinin gelişim hikâyesini, TV kültürünün artılarını eksilerini, bir yazarın hayatındaki ego danslarını, evsizleri ve ev kadınlarını, Allen Ginsberg’i ve Marilyn Monroe’yu, feminist ütopyaları, kurmacanın neden fizik olmadığını ve elbette ki şöhreti, seksi, parayı –tam olarak bu sırayla olmasa da– tartışıyor. Kişisel olduğu kadar politik olan bu çalışmayla Piercy, okurlarını feminist ve politik aktivizmin derin kuyularına götürüyor, susuz getirmiyor. 
 
“Marge Piercy çağımızın politik romancılarından biri. 
Daha da fazlası: O vicdanın ta kendisi.” 
Marilyn French 
“Piercy’nin kalemi her zamanki gibi tutkulu, kolay anlaşılır, 
aydınlatıcı ve dikkat dolu bir canlılıkta.” 
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d57e114-e5c3-45d1-94dc-9d0e9aa66585.jpg</image:loc>
            <image:title>Grimm Masalları 1 (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Külkedisi’nden Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’e, Rapunzel’den Bremen Mızıkacıları’na, Hansel ve Gretel’den Uyuyan Güzel’e, Parmak Çocuk’tan Fareli Köyün Kavalcısı’na, Kurbağa Prens’ten Çizmeli Kedi’ye… büyülü bir dünyanın kapılarını açmaya hazır olun. 

Grimm Kardeşler olarak da bilinen Jakob Grimm (1785-1863) ve Wilhelm Grimm (1786-1859), bir yandan Alman dilinin tüm mahalli lehçelerini incelerken bir yandan da köy köy, kasaba kasaba dolaşıp yüzyıllardır anlatılagelen eski şiirleri, efsaneleri ve masalları derlediler ve 1806’da Des Knaben Wunderhorn (Büyülü Boynuz), 1812-1814’te Kinder und Hausmärchen (Çocuk ve Yuva Masalları), 1816-1818’de Deutsche Sagen (Alman Efsaneleri) adlarıyla yayınladılar. Orijinal kitabın 6. baskısı esas alınarak hazırlanan ve iki ciltten oluşan bu eser, okurları hayal gücü denizinde sürükleyecek birbirinden güzel masalların eşsiz atmosferine davet ediyor. 

Alman edebiyatının en önemli eserlerinden biri kabul edilen, onlarca dile çevrilmiş ve yüzlerce baskı yapmış Grimm Masalları’nı Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96aeb4de-f240-4fa4-9967-b0cd73b8de34.jpg</image:loc>
            <image:title>Grimm Masalları 2 (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Külkedisi’nden Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’e, Rapunzel’den Bremen Mızıkacıları’na, Hansel ve Gretel’den Uyuyan Güzel’e, Parmak Çocuk’tan Fareli Köyün Kavalcısı’na, Kurbağa Prens’ten Çizmeli Kedi’ye… büyülü bir dünyanın kapılarını açmaya hazır olun. 
Grimm Kardeşler olarak da bilinen Jakob Grimm (1785-1863) ve Wilhelm Grimm (1786-1859), bir yandan Alman dilinin tüm mahalli lehçelerini incelerken bir yandan da köy köy, kasaba kasaba dolaşıp yüzyıllardır anlatılagelen eski şiirleri, efsaneleri ve masalları derlediler ve 1806’da Des Knaben Wunderhorn (Büyülü Boynuz), 1812-1814’te Kinder und Hausmärchen (Çocuk ve Yuva Masalları), 1816-1818’de Deutsche Sagen (Alman Efsaneleri) adlarıyla yayınladılar. Orijinal kitabın 6. baskısı esas alınarak hazırlanan ve iki ciltten oluşan bu eser, okurları hayal gücü denizinde sürükleyecek birbirinden güzel masalların eşsiz atmosferine davet ediyor. 
Alman edebiyatının en önemli eserlerinden biri kabul edilen, onlarca dile çevrilmiş ve yüzlerce baskı yapmış Grimm Masalları’nı Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5444e5d1-a918-4aa0-a2fb-55c8fecaa7e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Kent (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kalabriyalı Dominiken rahip Tommaso Campanella’nın sınıfsız, ayrıcalıksız, dayanışma ve dirlik içinde bir toplum hayalini yansıtan ütopyası Güneş Kent’in ilk versiyonu 1602 yılında, yazarın Napoli Krallığını devirmek üzere komplo kurmak suçuyla hapishanede kaldığı dönemde İtalyanca olarak yazıldı. Campanella hapishaneden çıktıktan sonra hazırlanan eserin Latince versiyonları 20.yy. ortalarına kadar kültür tarihinde özgün eseri yansıtan örnekler olarak yer aldı. Güneş merkezli bir evren tasarımıyla doğanın düzenini kentin kuruluşuna yansıtmak isteyen Campanella mevsimler, beslenme, üreme ve sağlık gibi konularda ağırlıklı olarak daha önceki çevirilerde sansürlenen astrolojik döngülerden yararlanmıştır. Eserin bu baskısı yazarın sınıfsız bir ortaklığa dayalı barışçıl toplum düşünü, ilk tasarlandığı hâliyle yüzyılların ve ara dillerin yükünden mümkün olduğunca kurtarılarak sansürsüzce sizlere ulaştırma niyetiyle hazırlandı. 
Koşulsuz ortaklığa dayalı bir toplum hayalini ve insanoğlunun bitmek bilmez barışçıl ve huzurlu yaşam umudunu yansıtan bu eseri Betül Parlak’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5291cfc5-1935-4133-a82c-af88fcc0a247.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku</image:title>
            <image:caption>Uykunun seyir defterine hoş geldiniz! 
• Neden uyuyoruz, nasıl uyanıyoruz? 
• Verimli bir uyku için ne yapmak gerekiyor? 
• Uykuda öğrenme olur mu? 
• Sınav başarısına giden yolda uyku zamanı ve süresi ne olmalıdır? 
• Uyku ile kanser, obezite ve kalp krizi oluşumu arasında nasıl bir ilişki var? 
• Gündüz uykusu yararlı mı, zararlı mı? 
• Uykuda yürüme, konuşma ve karabasan nasıl oluşuyor? 
• Daha az uyku ile daha fazla performans mümkün mü? 
• Uyku ile iyi hissetmek arasında bir ilişki var mı? 
• Uykumuzun bozuk olduğunu nasıl anlarız? 
• Uyku, cinsel yaşamı nasıl etkiliyor? 

Bütün bu soruların cevaplarını bilimsel dayanaklarıyla alacağınız bu kitabın uykunuza iyi gelmesi dileğiyle, iyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a28d728-39cb-4a3a-a44c-1d1a276f6ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü (Kuşlu)</image:title>
            <image:caption>Kitap tutkunlarının yeni okuma günlüğü...

Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir?

Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük.

İzmirli sanatçı Gülçin Günaydın&apos;ın imzasını taşıyan göz alıcı kapak tasarımıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, kitap tutkunları için hoş bir armağan seçeneği olarak da düşünülebilir. 
Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor.

Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla ayrışan Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94415</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5f65234-dbae-43e3-89af-3b35b1a873bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsan için tüm amaçlarını susuzluktan çatlamış dudaklara ve tüm yaşamı bir çeşmeye dönüştüren bir armağandan daha büyüğü yoktur kuşkusuz. Benim şerefim ve ödülüm işte bu armağanda yatıyor. Ne zaman içmek için çeşmeye gelsem, diri suyun kendisini susamış bulmamda…”
Yıllar boyu kendisine yurt olan kentten ayrılırken, Ermiş’ten geride bıraktığı halka hitap etmesi istenir. Kent halkı ona aşk, evlilik, suç, ölüm, güzellik ve daha pek çok konuda sorular yöneltir. Aldıkları karşılık, hoşgörü ve sevginin biçimlendirdiği bir insan yaşamı üzerine hazine değerindeki öğütlerdir. Haklıyla haksızın, suçluyla suçsuzun, dimdik ayakta duranla düşmüşün aslında aynı insan olduğu bir yaşamdır bu… 
*Geminin Gelişi *Aşka Dair *Evliliğe Dair *Çocuklara Dair *Vermeye Dair *Yemeye ve İçmeye Dair *Çalışmaya Dair *Sevinç ve Kedere Dair *Evlere Dair *Giysilere Dair *Almaya ve Satmaya Dair *Suç ve Cezaya Dair *Yasalara Dair *Özgürlüğe Dair *Akıl ve Tutkuya Dair *Acıya Dair *Kendini Bilmeye Dair *Öğretmeye Dair *Dostluğa Dair *Konuşmaya Dair *Zamana Dair *İyiye ve Kötüye Dair *Duaya Dair *Hazza Dair *Güzelliğe Dair *Dine Dair *Ölüme Dair *Veda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f8cf04f-b343-4773-846b-8a2a45fb1cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jules Verne’in 1870 yılında yayımlanan ve en sevilen yapıtlarından biri olan bu klasik bilimkurgusunun kahramanı denizdir. Yazar dostu George Sand’dan gelen bir mektup onu bu romanı yazmak üzere harekete geçirmiş, edebiyatın en unutulmaz isyankârlarından Kaptan Nemo’yu yaratmasına vesile olmuştu. George Sand, “Bizi yakın zamanda okyanusun derinliklerine götüreceğinizi umut ediyorum” diyordu mektubunda ve karakterlerin Verne’in bilimsel öngörüleri ve imgelemiyle geliştirdiği dalış giysileriyle dolaştığı bir yolculuk beklentisinden söz ediyordu. 

1866 yılında dünya denizlerinde çeşitli gemiler tarafından gözlemlenen bir deniz canavarı peyda olur. Kimi deniz kazalarından, bazı gemilerin kayboluşundan sorumlu tutulan ve “bir balinadan katbekat büyük ve hızlı bir nesne” olarak tarif edilen bu muazzam deniz hayvanı bilim dünyasında da hararetli tartışmalara yol açar. Bunun üzerine harekete geçen Birleşik Devletler, Abraham Lincoln adlı fırkateyni canavarın peşine düşmek üzere bir sefer için hazırlar. Paris Doğa Tarihi Müzesi’nden Professör Aronnax, sadık hizmetkârı Conseil ve Kanadalı zıpkıncı Ned Land de bu sefere katılırlar. Onları gizemli Kaptan Nemo’nun eline düşmeleriyle başlayan olağanüstü maceralar beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18287f7c-f385-457d-8a15-c8e3d76fb1f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Camanchaca</image:title>
            <image:caption>Diego Zúñiga, Camanchaca’da ömür boyu sürecek bir kederi eşsiz mükemmellikteki üslubuyla anlatıyor.

Şili’deki Atacama Çölü’nü katetmek için yola çıkan bir araba, bir ailenin dağılışındaki kırılma noktalarına tek tek uğrayan bir güzergâhı takip ediyor. Genç bir adam tekdüze hayatıyla, babasının aniden kaçıp gitmesiyle, amcasının muamma dolu ölümüyle boğuşuyor yol boyunca. Hayattaki her şey onun için bulanık bir hal almışken, bu uzun yolcuğu yapbozun en zor parçalarını bir araya getirmek ve yeni bir hayata başlamak için bir vesile yapmaya çalışıyor.

Denizden şiddetle bastıran, tüm çölü kaplayan, kopkoyu bir sis Camanchaca ve Diego Zúñiga bu sisin ardından büyük bir çöl fotoğrafı çekiyor... 

“Umulmadık bir ses, daha önce karşılaşmadığımız bir manzara; gösterişsiz, risk alan, huzursuz edici ve şaşırtıcı bir kitap.” 
Alejandro Zambra “

İnsanı derinden etkileyen ve kendine bağlayan bu kısacık kitap, yumruğu midenize indiriyor.” 
Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c167f59b-4521-4bff-9548-ad3918719bf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Spiritüel Arayışlar</image:title>
            <image:caption>“Özellikle de son yıllarda Türkiye’de ateizmin ve deizmin yaygınlaştığına ilişkin bazı heyecan verici tartışmaların yapıldığı; Diyanet İşleri Başkanlığı’nın oldukça angaje bir aktör olarak eşcinsellikten yogaya kadar iç siyasete sürekli müdahalede bulunarak açıklamalar yaptığı; camilerden her gün rutin dışı selaların okunduğu bir dönemde Türkiye’de la-diniliğin (nonreligion) ya da la-dini inanç ve pratiklerin analizinin toplumsal değişmenin anlaşılması açısından daha da önemli hale geldiğini düşünüyoruz.” Türkiye’de 2010’ların sonlarından itibaren, uzun süredir üzerinde durulan dindarlaşma-muhafazakârlaşma eğilimine paralel veya ona karşıt olarak, dinden uzaklaşma eğilimlerinden söz edilir oldu. Bu eğilimlerin bir yüzü, ateizme veya yine üzerine çok konuşulan deizme açılıyor. Bir yüzü ise alternatif manevi arayışlara açılıyor. Birçok insan, Budizm, meditasyon, yoga, reiki, taichi gibi pratik ve ritüellere yöneliyor – bazen bunları sufilikle de bağ- daştırarak... Bazen, sağlık ve şifa arayışıyla da bağdaştırarak. Türkiye’de Spiritüel Arayışlar kitabında Kurtuluş Cengiz, Önder Küçükural, Hande Gür, kapsamlı bir saha ve gözlem birikimine dayanarak bu arayışların rengârenk haritasını çıkartıyorlar. Bu arayışın arkasındaki bireysel, ruhsal, sınıfsal ve toplumsal cinsiyete ilişkin özgül dinamiklere hassasiyetle eğiliyorlar. Türkiye toplumunun manevi dünyasının karmaşalarını gerçekten anlamak için kıymetli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6f791cf-8e26-46ab-9b87-03be4c1a25d5.jpg</image:loc>
            <image:title>İmdat, Öğretmenim Havalandı</image:title>
            <image:caption>Felix neler olduğunu çözemiyordu. Her şey yolunda giderken bir anda
okulda tuhaf şeyler olmaya başlamıştı. Sınav kâğıtları ortadan kaybolmuş,
geceleyin bahçe duvarına yazılar yazılmaya başlanmış, derken matematik
öğretmeni çukura düşüp bacağını kırmıştı. Her fırsatta uçma hayalleri
kuran, biraz tuhaf yaradılışlı yeni biyoloji öğretmeninin tüm bu olan bitenle
ilgisi var mıydı, yoksa her şey tesadüf müydü? Felix’in bu sorunun cevabını
mutlaka bulması gerekiyordu…
Çok sevilen İmdat, Öğretmenim Küçüldü’nün en az onun kadar eğlenceli
devam macerası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d590d49-7fc8-46d8-aa30-c97c936f70ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Tanımadım Hiç Unutmadım</image:title>
            <image:caption>“Stüdyonun karanlık tarafına hangi cümlelerin saklandığını, saçlarımın rüzgâra nasıl kapıldığını benden dinleyin istedim.”

Buket Güler, Hiç Tanımadım Hiç Unutmadım&apos;da ekranlarda sabun köpüğü gibi kaybolan hikâyelere içtenlikle dahil oluyor. Zihninde yer eden haberlerin öncesinde ve sonrasında olabilecekleri akıcı bir üslupla ele alıyor.

Hiç Tanımadım Hiç Unutmadım, satır aralarında kalan kâğıt işçilerinin umutlarına, yarış atlarının özgürlüğe koşuşlarına, işsiz bir babanın dertlerine, kadınların korkularına, ormanların çığlığına, mülteci çocukların hayallerine, hızlıca bakıp geçtiğimiz haberlerin arkasındaki dramlara, insani öykülere şiirsel bir dille dokunuyor.
...
Sanmam, biz de bir sestik belki
Birileri için yıllar önceki
Şaşırtıcı karşılaşmada. 
Melih Cevdet Anday</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9066c8ca-3a6e-471d-a1c4-97fb0e32b4a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Büyüten Deniz</image:title>
            <image:caption>Coşkun Irmak, Bizi Büyüten Deniz adlı romanında yaşamın imbiğinden damıtılmışçasına derin, içli bir hikâyeyle sesleniyor okuruna. 
 
Orhan ve Sonat, ruhlarına coşku ve yaşama sevinci veren doğal güzelliklerin ortasında, acıyı ve kederi de yaşadılar. Çocuk dünyaları içinde yeşeren aşk, çam ağaçlarının, kekiklerin ve adaçaylarının kokusunu taşıyan sert rüzgârlarla sarmalandı, beyaz köpüklerle taçlanmış lacivert bir denizin içinde büyüdü. 
 
Geçen yıllar insanları değiştirir. Ama o deniz hâlâ orada, Orhan ve Sonat’ın çocuk zamanlarında olduğu gibi. İçimizde ölümsüzleşen ve zor anlarımızda bize güç veren bir anı gibi: “Ben bu iğde ağacının üzerinde sonsuza kadar sallanırdım. Rüzgâr hep essin isterdim. İğde ağacının yaprakları hep parıldasın, hışırtıları hep kulaklarımda olsun...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db8ad3ef-1818-4928-b541-f3676a32e5f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküş</image:title>
            <image:caption>Yerin altına yüzlerce yıl önceden hapsedilmiş olan ölüm, yeryüzüne çıkmak için bugünü seçti. Son çağın başlangıcını... 
 
 İnsanoğlunun sonunu getirmek için görevlendirilmiş bir ordu ve ölümle ölümsüzlük arasında geçecek çetin bir mücadele!  
 
Kaptan Halein&apos;in gemisi bilinmezliğe doğru yola çıkarken okuyucuları da kelimeleriyle peşinde sürükleyecek. Hazırsanız limandan ayrılma vakti! 
 
 
“Kitabı okurken gözünüzün önünden Don Kişot’un mücadelesi, Robinson’un keşfi,  Yediuyurlar’ın uyandıktan sonra parayla olan durumu gelip geçebilir. Mağara ve kuş gibi motiflerle ara ara mitolojik bir atmosfer hâkim de olacak. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen usta bir kaleme sahip olduğu muhakkak. Hiç şüphesiz bir okur olarak kitabı elinize aldığınızda algılarınızın bütünüyle açık olması gerekiyor.” 
Editör Özlem Tanrıverdi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23def024-1249-4d70-b529-d777f0564c22.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda</image:title>
            <image:caption>Hayatınızdaki en mutlu anlar kendinizi en zengin hissettiğiniz anlardır. En büyük zenginlik ise aile bağının verdiği huzurdur. 
 
Veda, yaşam mücadelesi veren iki hayatın zorlu yollarının kesişmesini ve bu zor yolda birbirlerine yoldaş olan sevgi dolu yürekleri anlatıyor. 
 
Bu uzun hayatın kısa öyküsü bitince mutsuz olmak için bahane aradığınız yaşamınızı daha keyifli geçirmenin yollarını arayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94426</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b418e85-0cea-4fb9-ac9a-235869b41915.jpg</image:loc>
            <image:title>Travmaya Duyarlı Okullar</image:title>
            <image:caption>Eğitim alanında kritik bir kavşaktan geçiyoruz. Öğrencilerin sınıfla bağ kuramaması, öğrenme ortamındaki yetersizlikler, sınıfa eğitmen olarak daha önce ayak basmamış kişiler tarafından hazırlanan eğitim politikaları vb. birçok zorluk günümüzde öğretmenlerimizi ve eğitim alanında faaliyet gösteren uzmanlarımızı tükenmişliğe ve umutsuzluğa sürüklüyor hatta en iyi öğretmenlerimizden bazılarının mesleği terk etmesine neden oluyor. 
Travmaya Duyarlı Okullar kitabında Susan E. Craig, travma hakkında bilgili ve travma geçiren çocuklara uygun bir yaklaşımla eğitim verilen okullarda mucizeler gerçekleştiğini aktarıyor. Öğretmenler, öğrencilerin davranışlarına tepki vermek yerine onları anlamaya başladığında çok daha verimli bir eğitim modelinin ortaya çıktığını belirterek ülke çapındaki tüm okulların bu modeli yürürlüğe koyabilmesi adına müdürlerin ve öğretmenlerin neler yapabileceğini ele alıyor. Değişen dünyadaki yeniliklere ayak uydurmanın en verimli yolu yeni bilgilerin ışığında eğitim yöntemlerini gözden geçirmek ve geleceğin nesillerini değişen dünyaya adapte olabilecekleri şekilde yetiştirmektir. Ve bu da eğitimcilerin sorumluluğundadır. Tek bir çocuğun hayatına dokunmak dahi nicelerinin hayatını değiştirecektir. Travmaya Duyarlı Okullar kitabı ise bu değişimin bir parçasına katkıda bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/758280f0-2866-4f9f-b41a-12130fc2cb4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Süt Dişleri</image:title>
            <image:caption>“Kendi günahlarımızı tekinsiz bir şekilde yansıtan ‘şeytani’ çocukların anlatıldığı klasik eserlerin yanına koyabileceğimiz sert bir gerilim romanı.” –Paul Tremblay 
 
“Kevin Hakkında Konuşmalıyız; Kayıp Kız ve The Omen ile tanışıyor… Çarpık ve delirtici bir kitap. Aralarındaki bağ giderek parçalanırken iki karaktere olan sempatinizi sürekli sorgulayacaksınız.” –Entertainment Weekly  
 
Hanna ile tanışın: Yedi yaşındaki Hanna, sevgi dolu babası Alex’in gözünde tatlı mı tatlı, sessiz sakin, melek gibi bir kızdır. Hanna için onu anlayan tek kişi babasıdır. Annesi Suzette ise babasıyla ilişkisinde yoluna çıkan bir engelden başka bir şey değildir ve ondan kurtulmak için aklına gelen her numarayı deneyecektir. 
 
Suzette ile tanışın: Suzette elbette kızını seviyordur, ancak Hanna’nın her girdiği okuldan atılması ve hareketlerinin giderek değişmesi zaten çok da iyi olmayan sağlığını günden güne zayıflatır. Kocası Alex sorunlu aile dinamiklerine karşı kör kalırken, Hanna’nın küçük oyunları Suzette’i giderek daha fazla korkutmaktadır. Suzette sözde masum kızlarının uğursuz bir plan yaptığını, hedefinde de kendisinin olduğunu kavramaya başlamıştır. 
 
Ödüllü oyun yazarı ve film yapımcısı Zoje Stage heyecan dolu psikolojik gerilim romanı Süt Dişleri’nde anne ve kızı arasındaki irade savaşını, aile bağlarının aslında ne kadar kırılgan ve görünüşün ne kadar da aldatıcı olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94428</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07d8d29-2840-42dc-a911-c1993ccfeb6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dehliz</image:title>
            <image:caption>Yasemin Alptekin 
  İstanbul’da doğdu. Atatürk Kız Lisesi’nde ortaokulu, Amerikan Robert Lisesi’nde liseyi bitirdi. Boğaziçi Batı Dilleri Edebiyatı’ndan mezun oldu. Indiana Üniversitesinden master, Ohio State Üniversitesinden doktora derecelerini aldı.1998-2016 arasında yurt içinde ve yurt dışında, çeşitli üniversitelerde öğretim üyesi olarak dersler verdi. Edebiyatla  olan ilgisini okuyarak ve yazarak sürdürüyor. 2017&apos;den bu yana bağımsız yazar ve çevirmen. İlk kitabı Gitmek mi Zor Kalmak mı? 2018 yılında yayımlandı. Çevirisini yaptığı Çölün Gelini Palmira ise 2019&apos;da Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlandı. Güncel konularda düşündüklerini Yurtseverlik.com’a yazıyor.  ‘Küreselleşme, uluslararası eğitim, eğitim politikaları ve reformlar,’ ilgi alanları arasında. 

 
“Öğretmen öğrenci ilişkisine, ebeveyn çocuk ilişkisine, en önemlisi de akran ilişkisine yardımcı olacağını düşündüğüm Dehşetengiz Dehliz; yazarın, “Asperger Sendromu” üzerine uzun ve meşakkatli araştırma ve incelemelerin ardından Aspergerli bir öğrencinin günlüklerinden yola çıkarak kaleme alınmıştır.  Hem ele alınan konu neticesiyle toplumsal açıdan önemli farkındalıklar barındıran hem de konunun işleniş biçimi itibarıyla edebi bir boyut kazandırılan bu kitap, 7’den 70’e tüm okurların istifade edebileceğini bir nitelikte.” 
Editör Özlem Tanrıverdi    
 
 “Günümüzde çeşitli alanlarda yaşıtlarına oranla daha yüksek performans gösteren üstün yetenekli çocukların aile hayatında pek çok sorunla karşılaştığı kaçınılmaz. Eğitim sürecinde yaşıtlarından farklı oldukları için dışlandıkları; üstün yetenekleri olduğu için fazladan bir eğitime gereksinim duymadıkları ise su götürmez bir gerçek. Böyle bir konuyu ele alan Dehşetengiz Dehliz, yayınevimizin kitapları arasında yer almasından memnuniyet duyduğum önemli bir kitap. Yazarın başarılı bir eğitimci olması ise konu üzerinde titiz ve ayrıntılı bir şekilde çalışılan bir kitabı da beraberinde getirmiş. Eminim ki ayrıcalıklı çocuklarımızla ilgili göz ardı edilen toplumsal sorunun bilincine varılmasına yardımcı olacaktır.” 
Yayıncı Servet Selçuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4afdd206-3914-4745-99ba-26c6f3fec6bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Komintern Dönemi TKP Tarihi 2 - Türkiye Komünist Partisi&apos;nin Bolşevikleşmesi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin en eski partisinin belgelere dayalı kapsamlı tarihi... Geçmişten bugüne düşürülen eşitlik ve özgürlük ışığıyla günümüzü ve geleceğimizi aydınlatan bir tarih yolculuğu… 
Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) kuruluş süreci, Birinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları içinde başlar ve 1925 Şubat’ında Akaretler’de toplanan kongreyle tamamlanır. Modern Türkiye’nin biçimlenişi sırasında ortaya çıkan çelişkiler, çatışmalar, sancılar ve akıp giden siyasal olayların izlerini taşıyan bir süreçtir bu.  Dünyanın değişen dengeleri, dengeler oluşurken meydana gelen devrimler ve karşıdevrimler, yeni baştan kurulan bir ülkenin yaşadığı sarsıntılar, etnik ve dinsel yapısı hızla değişen bir coğrafyada sınıf mücadelesinin ve sosyalizmin tabanını oluşturan kitlelerin ülkeden ayrılışı TKP’nin oluşumunun içsel ilişkileridir. 
TKP’nin kuruluş sürecinin tamamlandığı 1925 Akaretler Kongresi, Şeyh Sait İsyanı’nın patlak vermesiyle “ulusal mesele”nin çetrefil hale geldiği günlerde toplanmış, Mart 1925’te başlayan Takrir-i Sükûn dönemi TKP üzerinde büyük bir baskı yaratmış, bu baskıcı ortam TKP raporlarında “terörcü diktatörlük” olarak nitelendirilmiştir. 
TKP, kavurucu bir tarihsel kesitte kurulur ve yurdunda ağır bir baskı altında tutulurken Komintern çatısı altında ona ilişkin tartışmalar yaşanmaktadır. Bu tartışmalar, Komintern’in Temmuz 1924 tarihli 5. Kongresi’nde benimsenen ve tüm komünist partilere önerilen Bolşevikleşme yöneliminin yansımalarıdır. 
TKP’nin 1919-1925 dönemi, Türkiye Komünist Partisi’nin Kuruluşu başlıklı birinci ciltte ele alınmıştı. Bu cilde konu olan 1925-1928 döneminde, TKP, bir iç tartışmalar ve fikir ayrılıkları sürecinden geçmektedir. TKP içindeki tartışmaların odağında onun Komintern çizgisiyle uyumlu bir kitle partisine dönüşmesi ve Kemalizm ile kuracağı ilişkinin niteliği yatar. 
Türkiye Komünist Partisi’nin Bolşevikleşmesi, 1925-1928’de önemli simalara, olaylara, toplantılara, eylemlere, yayınlara ve yargılamalara ilişkin tarihsel belgeler ve mektuplar bulacaksınız. Kitabın önemli yönlerinden biri de TKP’nin karmaşık tarihini anlamayı kolaylaştıracak bir yol haritası ve kronoloji içermesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94430</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b7f896-eb24-4465-aab4-6907ef15239c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yük</image:title>
            <image:caption>Üstünü çizdiğimiz, kaçıp uzaklaştığımız, yutup çiğneyemediğimiz her şey ödenecek bir bedel gibi bekliyor bizi tahtında. Korku, damarlarımızda teri kurumamış bir küheylan, şahlanıyor. Ne yapsak bineceğiz ona, nereye gitsek yalayacak o rüzgâr yüzümüzü. Ölüm ağırlığıyla bize hazırlayacak kendini hep. Boynumuzun borcu bilip kendini, sefasını sürecek kalbimizde o yük. 

 
Halil Tekeş, ikinci romanı Yük ile yeni ve üzerine uzunca düşünülmesi gereken bir kahraman armağan ediyor okura. Etiyle kemiğiyle, derdiyle tasasıyla, sözüyle bakışıyla gerçek ve karmaşık. Kusursuz kurgusu, sahici diyalogları, yalın dili ve hissettirdikleriyle Yük tam olarak duygu romanı. 

 
“Babam beni öldürecekti. Bir gün muhakkak. Öldürecek, sonra da bu beyaz oğlan kendi kendine öldü diyecekti. Anam böyle zamanlarda ne düşündüğümü anlıyor, beyaz başımı göğsüne yatırıp en dokunaklı, en ince sesiyle türküler söylüyordu. Bir kusurdum. Arazıydım babamın. İnsan arazını kimselere göstermek istemezdi. Ama ben kefen gibi ortada duruyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94431</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0c9897a-8774-4a7b-ae57-280fd1a8fe34.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Pedagojisi</image:title>
            <image:caption>Ezilenlerin Pedagojisi, Özgürlüğün Pedagojisi ve Kültür İşçileri Olarak Öğretmenler gibi eserleriyle eğitim yazınına damgasını vuran Paulo Freire, Umudun Pedagojisi’nde bir eğitimci olarak kendi serüvenine ve başyapıtı olarak kabul edilen Ezilenlerin Pedagojisi’nin yazılış sürecine odaklanıyor. 

Avukatlık mesleğini bırakıp bir eğitimci olmaya karar vermesiyle başlayan ve Brezilya’nın içinden geçtiği politik çalkantılarla birlikte Şili ve İsviçre gibi ülkelerde bir göçmen olarak devam eden mesleki yaşamını keskin gözlem gücü ve canlı anekdotlarla okurla buluşturan Freire, Umudun Pedagojisi’nde bizi ‘‘halk eğitimi’’ mücadelesinin yirminci yüzyıldaki parlak başarılar ve acı yenilgilerle dolu tarihine götürüyor. 
Freire yer kendisiyle de söyleştiği bu kitabında, bir yandan Ezilenlerin Pedagojisi başta olmak üzere çalışmalarının yarattığı tartışmalara dönerek kendisine yöneltilen eleştirileri yanıtlama fırsatı bulurken, diğer yandan da yine kendi deyişiyle Ezilenlerin Pedagojisi’ni yeniden yaşıyor. 

Ontolojik bir ihtiyaç olarak umudun mücadele ve pratikle ilişkisine yaptığı özel vurguyla Umudun Pedagojisi sadece Freire’yi ve onun eğitim anlayışını daha derinden kavramak isteyenler için değil, daha eşit ve özgür bir toplum mücadelesinin etik boyutlarının ne denli tayin edici olduğunu fark edenler için de vazgeçilmez bir rehber niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94432</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b361e26-32e3-4a0b-8554-92b3f34121ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Biyosfer</image:title>
            <image:caption>Büyük Sovyet bilim insanı Vladimir İvanoviç Vernadski’nin temel eseri Biyosfer, yayınlanışının 95. yılında ilk kez Türkçede! 
Bugün bilim tarihi açısından önemi rahatlıkla Darwin ile kıyaslanan ve modern mineraloji, jeokimya ve ekoloji bilimlerinin kurucusu sayılan Vernadski’nin az tanınmışlığı, antikomünizmin bilim dünyası üzerindeki sansürünün üzücü örneklerinden biridir. Fakat Vernadski’nin fikirleri de, kendisine atfedilmese dahi farklı kanallardan yaygınlaşmış ve kabul görmüştür. Biyosfer terimi farklı bilim insanları tarafından farklı anlamlarda kullanılmış olsa da, terimin bugün kabul edilen tanımı Vernadski’nin Biyosfer kitabında inşa edilmiştir. 
Vernadski, bilim, teknoloji ve enerjinin evrensel, barışçı ve uygarlaştırıcı gücüne vurgu yaparken materyalizmi savunmuş, insan merkezci biyosfer tasarılarına karşı, doğanın işleyişinde yaşam merkezci ve holistik bir yönelimi temsil etmiştir. İlk olarak Biyosfer’de ifadesini bulan pek çok bilimsel kavram ve yöntem, insanlığın ve misafiri olduğu gezegenin ortak geleceğini anlamlandırmak için hâlâ temel bilimsel kaynak niteliğindedir. 
İklim krizinin ve ekolojik yıkımın giderek derinleştiği dünyamızda yaşamın ilişkiselliğine, canlıların bütünselliğine, ekolojik bağlara dair yeniden düşünmeye çağıran bu kitap, tarihsel öneminin yanı sıra güncele de sıkı sıkıya bağlanıyor. Son kısmında Vernadski’nin yaşamına dair bir kronoloji de sunan Biyosfer, yalnızca ekoloji, jeoloji, bilim tarihi ve felsefesi ile ilgilenenler için değil, gezegenimizin güncel ve yakıcı sorunlarına yönelik politik bir arayış içerisinde olanlar için de temel bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94433</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4c541f5-d3b2-46e1-9349-8440d2fa7c19.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Cephesi</image:title>
            <image:caption>Gök Cephesi, Vietnam edebiyatının öncü yazarlarından Nguyen Dinh Thi’in kaleme aldığı, benzeri dünya edebiyatında ender görülen romanlardandır. 

Kendisi de bir asker olarak Vietnam Kurtuluş Ordusunda çarpışan yazar, tanık olduğu savaşı ve kahramanca direnen halkını tevazuyla anlatır. Çünkü “Vietnam’da kahramanlık bir efsane olmaktan çıkmıştır artık. Kutsal efsane kişilerine rastlamak için yazarın evinin kapısından şöyle bir iki adım dışarı atması yetmektedir. Savaş da zafer de günlük olaylardan herhangi biri olmuştur bu ülkede; kadınlar ve çocuklar dâhil, bütün bir halkın içinde bulunduğu küçük ve herhangi bir olaydır kahramanlık”. 

Nguyen Dinh Thi bir şair, bir yazar ve bir müzisyendir. Bu açıdan lirik bir şiir, bir kahramanlık destanı ve dev bir koronun söylediği devrimci bir halk şarkısıdır. Amerikan askerlerinin işgal çabalarına pilotlarının verdiği insanüstü cevap, kâh mizahi kâh romantik unsurlarla anlatılır. Bir yandan savaşırken bir yandan hayretle şu soruyu sorduğuna tanık oluruz bir pilotun: “Ne korsanlar, haydutlar gelmiştir buralara, ama sonra da tabanları yağlayıp sessizce çıkıp gitmişlerdir. Nasıl anlatmalı bunu Amerikalılara? Bu tuğla yığınlarının ve kırık kiremitlerin her birinde yenilmez bir ruh, çelikten dayanıklı bir çekirdek bulunduğunu nasıl anlatmalı?” 
Anlattılar. Herkes anladı. 
Okurunu değiştirecek kitaplardan biridir. Hem de Cemal Süreya çevirisiyle, hele Cemal Süreya çevirisiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85738810-31dc-4be4-a052-796d12f5c416.jpg</image:loc>
            <image:title>Therese Raquin</image:title>
            <image:caption>Thérèse Raquin 1867 yılında yayımlandığında edebiyat dünyasında büyük bir gürültü koparır. Aslında Emile Zola’nın üçüncü romanıdır ama yazar adını esasen bu romanla duyurur. 
On dokuzuncu yüzyıl Paris’inin esnaflık ve küçük memurlukla geçinen sıradan insanları arasında yaşanan bir yasak aşkın ve cinayetin romanıdır Thérèse Raquin. 
Zola’nın, arzularının peşinde ihanet eden ve cinayet işleyen kahramanlarının davranışlarına yön veren nedenleri ele alma biçimi öyle büyük bir öfke yaratır ki hem yazar hem de romanı ahlaksızlıkla suçlanır. Zola bu tepkileri, “Eleştirmenler bu kitabı sert, kızgın bir sesle karşıladılar. Birtakım ahlaklı kişiler, kendileri kadar ahlaklı gazetelerde, yüzlerini buruşturarak, bu kitabı ateşe atmak üzere maşayla tuttular,” sözleriyle anlatır. 
Romanın aldığı bu tepkiler üzerine Zola, Thérèse Raquin’in ikinci baskısına bir önsöz yazar. Bu önsözde, romanının güçlü bir savunusunu yapmakla kalmaz, nasıl bir edebiyat yapmak istediğini de anlatır: “Thérèse Raquin’de ben birtakım kişileri değil, insan yaradılışındaki fizyolojik etkenleri incelemek istedim. Hareket noktam çevrenin, koşulların baskısı altında organizmanın tepkileri, uğradığı derin değişikliklerdir. Cerrahların ölüler üzerinde yaptıkları inceleme işini ben canlı vücutlar üzerinde yaptım, o kadar.” 
Zola’nın bu ilk büyük romanını ve bu önemli önsözü, değerli çevirmen Adnan Cemgil’in dilinden okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94435</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b23b432-9976-4dbf-bb39-ca04520b3a75.jpg</image:loc>
            <image:title>Alacakaranlık Kavşağı - Zaman Çarkı 10</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Yenidendoğan Ejder Rand al’Thor risk almış ve Gerçek Kaynak’ın eril yarısından Karanlık Varlık’ın bıraktığı lekeyi silerek her şeyi değiştirmişti. Ama Rand’ın –kendisini tehlikeye atarak– oynaması gereken bir kumar daha vardı ve en yakın arkadaşları da dahil kim dost kim düşman emin olamıyordu. 
 
Andor’da Elayne Trakland, hakkı olan Altın Taht’ı almak için savaşıyordu ama düşmanlar ve Karanlıkdostları etrafını sarmış, onu yıkmak istiyorlardı. Eğer başarısız olursa hem Andor hem de Yenidendoğan Ejder, Karanlık’a mahkûm olabilirdi. 
 
Bu arada Perrin Aybara, eşi Faile’i Shaido’nun elinden kurtarmak için çabalıyordu ama bunun için tek çaresi düşmanla işbirliği yapmak olabilirdi. Perrin, dostu Rand’a sadık kalabilecek miydi? 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Kendini ayrıntılı bir fantastik dünyada kaybetmeyi sevenler için Zaman Çarkı serisi birebir.” –Locus 
 
“Robert Jordan’ın eseri, bir nesil fantastik edebiyat yazarı için ilham veren, ufuk açıcı bir etkiye sahip.” –Brent Weeks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b3e9d00-b539-403d-a3cb-a136e0898191.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Hançeri - Zaman Çarkı 11</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Zamanın rüzgârları fırtınaya dönüşmüştü. Ölüler yürüyordu. Gerçeklik, artık istikrarsız bir hâl almıştı. Bunların hepsi yaklaşmakta olan Tarmon Gai’don’un, Son Savaş’ın işaretleriydi. İnsanlığın nihai umudu Yenidendoğan Ejder Rand al’Thor, Karanlık Varlık’ı Son Savaş’ta alt etmek zorundaydı. 
 
Perrin, Rand’dan habersiz Seanchanlarla anlaşma yapmıştı. Onun gözünde bu, Karanlık Varlık’la anlaşmakla birdi ama Perrin, eşi Faile’i kurtarmak ve Shaidoları yok etmek için her şeyi yapmaya hazırdı. 
 
Caemlyn’de Elayne hem Aslan Tahtı’nı elde etmeye hem de doğacak bir iç savaşı engellemeye çalışıyordu. Artık Beyaz Kule bile güvenilir değildi.  
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Robert Jordan, kadim fantastik edebiyat geleneğinde yapılacak daha çok şey olduğunu gösteriyor.” –Orson Scott Card 
 
“Zaman Çarkı kitapları hayatımda bir dönüm noktası.” –Robin Hobb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94437</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce729ac-444f-4a34-a00b-ebd6e6f5ab26.jpg</image:loc>
            <image:title>Lekeli Taç</image:title>
            <image:caption>Her şeyi senin için yaptım 
 
Gideon Royal, ailesi gözlerinin önünde parçalanırken geri dönüşü olmayan bir hata yapmıştı ve hayatının kadını ellerinden kayıp gitmişti. O günden beri pişmanlıklarıyla boğuşuyordu. Üniversiteye gittiğinde geçmişinden kaçabileceğini sansa da kaderin onunla işi henüz bitmemişti. 
 
Savannah Montgomery, kâbus gibi geçen günleri unutamayacağını biliyordu. Bazı yaralar asla iyileşmezdi. Ancak Gideon pes etmemeye kararlıydı. 
  İhanetle lekelenmiş aşkları küllerinden doğarken, çok daha tehlikeli bir düşman peşlerindeydi ve bu sefer yalanların ardına sığınamazlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94438</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0afca308-c8af-47a7-b55d-ce35b2ae931e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıt Kuğu</image:title>
            <image:caption>Hayatını cehenneme çeviren bir adamı sevebilir misin? 
 
Önde gelen işadamlarından birinin kızı Skye Sedgewick, doğum gününde kaçırılır ve kendini namlunun ucunda bulur. Her an öldürücü darbenin gelmesini bekler ama bunun yerine açlığı, küçük düşürülmeyi, korkuyu ve acıyı en saf hâliyle deneyimler. Kurtarılma umudu gitgide tükenirken, çocukluk arkadaşı Esteban’dan ve onunla geçirdiği günlerin hatıralarından güç alarak hayata tutunur. 
 
Ancak günler geçtikçe ortaya daha güçlü, daha karanlık bir şey çıkar. Kendisini kaçıran Damian’la aralarında tehlikeli bir yakınlaşma başlamıştır. Skye bu yaşananların ardındaki gerçekleri öğrenip geçmişiyle yüzleşmek ve başkalarının günahlarının bedelini ödemek zorunda kalacaktır. 
 
“Büyüleyici ve merak uyandırıcı. Muhteşem bir kitap.” —Claire Contreras, Kaleydoskop Kalpler’in yazarı 
 
“Kâğıt Kuğu duygusal anlatımı ve tutkulu konusuyla gönlümü fethetti.” —Gail McHugh 
 
“Tüyler ürpertici, yıkıcı, eğlenceli, alev alev ve tatlı.” —Maryse’s Book Blog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1c50b04-309a-488a-af5b-fe272fae8082.jpg</image:loc>
            <image:title>Pungfincim</image:title>
            <image:caption>Kalbindeki ışığın farkında olanlar ve onu hatırlamaya ihtiyaç duyanlar için, 
bulutların üzerinde, ışıl ışıl bir hikâye... 
  Kayra o gün okuldan eve geldiğinde çok üzgündü. Annesiyle babasını konuşurken duymuş ve bir kardeşi olacağını öğrenmişti. Artık onu eskisi kadar sevmeyeceklerinden çok endişeleniyordu. Dışarıda lapa lapa yağan kara bakıp iç geçirirken birden pencerenin önünde avuç içi büyüklüğünde, kahverengi bir şey gördü. İçeri aldığı bu küçük şey, sönmüş bir gün ışığıydı ve kaybolmuştu... Sonsuza dek yok olmamak için ait olduğu kalbi bulmalı ve parıltısına yeniden kavuşmalıydı. Gün ışığının anlattıklarını şaşkınlıkla dinleyen Kayra, onunla birlikte gökyüzünde, bulutların arasında bir yolculuğa çıkmayı kabul etti. Bu yolculukta ikisinin sorunlarına da çözüm ararken Kayra, Ay Işığı Parıltısı ile tanışacak ve hayata dair çok kıymetli bir şey öğrenecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94440</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/009f7f58-f5c1-4273-8c1e-d5ba02742865.jpg</image:loc>
            <image:title>Gucci Hanedanı</image:title>
            <image:caption>DÜNYACA ÜNLÜ BİR LÜKS MARKA, FİNANSAL KURUNTULAR, BİTMEK BİLMEYEN AİLE KAVGALARI, SANSASYONEL BİR CİNAYET… 
 
The Economist tarafından yılın en iyi kitaplarından biri seçilen ve Riddley Scott&apos;ın filme uyarladığı Gucci Hanedanı, bir moda devinin parıltılı, entrika dolu yükselişini, düşüşünü ve yeniden dirilişini ayrıntılı bir şekilde işlerken, Gucci ailesinin trajedilerle dolu hikâyesini de gözler önüne seriyor. 
 
1993 yılında bu lüks marka Maurizio Gucci&apos;nin kötü kararları ve savurganlık aşkıyla körüklenen bir iflasın eşiğindeydi. İki yıl sonra, efsanevi moda hanedanının vârisi Milano’da öldürüldü. 1998’de, basının “Kara Dul” adını taktığı eski eşi Patrizia Reggiani Martinelli cinayeti azmettirmekten 29 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 
 
Patrizia, eski kocasını harcamaları kontrolden çıktığı için mi öldürmüştü? Bunu Maurizio, göz kamaştırıcı eski sevgilisiyle evlenmeye hazırlandığı için mi yapmıştı? Yoksa bu cinayete hiç karışmamış olma ihtimali var mıydı? 
 
&quot;Gucci Hanedanı, büyük ve başarılı aile şirketlerinin bile profesyonel yönetim ve yabancı sermaye olmadan nasıl ayakta kalamayacağını ve şirketin satışının sadece mantıklı değil, aynı zamanda kaçınılmaz olabileceğini açıkça gösteren bir aile şirketi tarihi.&quot; 
–Wall Street Journal 
 
“Roman gibi okuyacağınız bir iş kitabı... Forden, aile dramı ve yüksek finans karışımını lezzetli ve karmaşık bir anlatıya dönüştürdü.” –The Economist “Yılın En İyi Kitabı” 

&quot;Maurizio Gucci&apos;nin imparatorluğu ve cinayeti hakkındaki bu sürükleyici kitap... modanın en muhteşem ailesinin ardındaki çirkin gerçeği ortaya koyuyor.&quot; –Glamour 
 
“Dünyanın en büyük lüks eşya imparatorluklarından birini inşa eden yaratıcı kaosun ve onu neredeyse yok eden bencillik, şiddetli aile çatışması ve beceriksizliğin sürükleyici hikâyesi.” –Bloomberg 
 
&quot;Moda hiç bu kadar dramatik ve tehlikeli olmamıştı. Gucci ailesinin üç neslinin destanı Milano&apos;da infaz tarzı bir cinayetle başlıyor ve zamanımızın en sıcak moda etiketlerinden birinin dünyasına giriyor. Bir grup açgözlü, didişen Gucci&apos;nin, GG&apos;yi mokasenle eşanlamlı hale getiren imparatorluğun kontrolünü nasıl kaybettiğinin hikâyesi.&quot; –Teri Agins, The End of Fashion&apos;ın yazarı 
 
&quot;Cazibe, açgözlülük, stil ve çok, çok iyi deri ürünler – daha ne isteyebilirsiniz (yüzde 30 indirim dışında)?&quot; –Michael Gross Model ve 740 Park kitaplarının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94441</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a52e5fb-b798-4ace-8b33-bb177413aefe.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Ajandası 2022 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mevlana,  
“Her gün bir yerden göçmek ne iyi,   
Her gün bir yere konmak ne güzel 
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş, 
Dünle beraber gitti cancağızım 
Ne kadar söz varsa düne ait 
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım,” der. 
 
Şu anda ellerinde, 
2022’de hayallerini ve hedeflerini gerçeğe dönüştürebilecek eşsiz bir rehber var. 
 
Bu yıl senin yılın olsun. 
Bu yolda ajandam rehberin olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94442</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da1ce56-5963-4867-b6d0-7c9010deb571.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Etme İstanbul (Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Bu şehir bize kaç kere ateş etti...
Uzun süredir bir vaka almadığı için artık paslanmakta olduğunu düşünen Dedektif Remzi Ünal’ın kapısı nihayet çalındığında, karşısında onun bütün “şartlarını” koşulsuz olarak kabul eden bir müşteri adayı vardır. Bu kişi, kayıp hemşire sevgilisini arayan genç doktor Kemal Arsan’dır. Bir hafta önce sırra kadem basan hemşire Begüm Kalyon ne telefonlara cevap vermektedir ne de onu bir gören olmuştur. Evinde ise in cin top oynamaktadır.

Araştırmalarına kayıp hemşirenin yakın çevresini sorgulayarak başlayan Remzi Ünal, onun bir şeylerden çok korktuğuna kanaat getirir ve samimi arkadaşlarından birinin evinde saklandığından şüphelenerek oraya gider. Karşısında sıradan bir kayıp vakasını planlı bir cinayet davasına dönüştüren alışılmadık bir manzara vardır: kalbinden tek kurşunla vurularak öldürülmüş genç bir adamın cesedi. Gördüğü bu manzaradan daha da şaşırtıcı olan şey ise maktulün kimliğidir...

Polisiye edebiyatın usta kalemi Celil Oker, Ateş Etme İstanbul romanıyla okurları insan zekâsının sınırlarının test edildiği, sürprizlerle dolu bir maceraya sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94445</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee014482-a090-4982-a745-1861031704e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hançer Yolu - Zaman Çarkı 8</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Yenidendoğan Ejder Rand al’Thor, Illian’ı ele geçirmiş, Terkedilmiş Sammael’i mağlup etmiş ve Seanchan ordularını ezip geçmişti. Nynaeve, Aviendha ve Elayne ise Karanlık Varlık’ın hava üzerindeki hâkimiyetini kırmış ve Andor tahtını yeniden almaya hazırlanıyordu. Ve Egwene al’Vere, sürgün Aes Sedailerin lideri, ordularını Beyaz Kule’ye sürüyordu. 
 
Fakat Rand ve takipçisi Asha’man, erkek Tek Güç kullanıcılarının kaderi olan deliliğe kapılıyordu. Karanlık Varlık’ın Gerçek Kaynak’taki lekesini ortadan kaldıramazlarsa Karanlık’a karşı verilecek Son Savaş’ı göremeyebilirlerdi. 
 
Rand akıl sağlığını korumaya çabalarken Seanchan karşı saldırı için hazırlanıyordu. Salidar’daki Egwene al’Vere ise Tar Valon’u geri almak ve Aes Sedai’yi birleştirmek için bir ordu toplamaktaydı. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Jordan’ın kalemi çok sağlam! Karakterleri, ince ince işlediği tüm o detaylar!” –Clint McElroy 
 
“Dünyası geniş, detayları yoğun, karakterleri ikna edici muazzam bir kahramanlık fantazyası.” –L. Sprague de Camp</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94446</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72ca517-fc4e-478f-a072-5ac63d031761.jpg</image:loc>
            <image:title>Otobiyografi</image:title>
            <image:caption>John Stuart Mill (1806-1873): İngiliz düşünür, iktisatçı ve siyaset adamı. Babası James Mill tarafından evde eğitildi. Hukuk bilimci John Austin’den dersler aldı. Bir süre Montpellier’de Faculté des Sciences’ta kış kurslarına katıldı, Oxford ve Cambridge’e girmek için şart koşulan dinsel yemine babası ve kendisi itiraz ettiği için üniversiteye gitmedi. İlk yazıları 1822’de Traveller gazetesinde çıktı. 1823’de Doğu Hindistan Şirketi’nde kâtip olarak işe başladı. 1831’de Çağın Ruhu adlı ilk eseri yayımlandı. 1865’te liberal üye olarak parlamentoya girdi. İşçi sınıfının haklarını destekledi ve kadınların oy hakkı için mücadele etti. Başlıca eserleri Bir Mantık Sistemi, Siyasal İktisadın İlkeleri, Özgürlük Üzerine, Parlamento Reformu Üzerine Düşünceler, Temsili Yönetim Üzerine Düşünceler, Faydacılık ve Kadınların Köleleştirilmesi’dir. Otobiyografi ve Sosyalizm Üzerine Bölümler ölümünden sonra üvey kızı Helen Taylor’ın çabalarıyla yayımlandı. Mill Otobiyografi’de çocukluğundan, aldığı eğitimden, Harriet Taylor ile evliliğinden, parlamentodaki günlerinden söz ederken, aynı zamanda eğitim, edebiyat, felsefe, din, siyaset ve iktisada dair görüş ve eleştirilerini de aktarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94447</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a7e1d58-4744-49dd-8c35-ea40b0b94939.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahkeme Kapısı</image:title>
            <image:caption>Sait Faik bu kez bir ay boyunca izlediği adliye mahkemelerindeki “tutukluların” öykülerini yazıyor. Bu kişiler Sait Faik’in bildik evreninin bildik yüzleri: kimsesizler, yoksullar, işsizler, balıkçılar, oyun olsun diye hırsızlık yapan çocuklar... Ve öte yanda yargının soğuk yüzünü yansıtmaktan uzak, iyicil yargıçlar çıkar karşımıza. Suçlu olarak mahkemede bulunan çoğu kişiyi, önce insan olduğunu anımsatan ayrıntılarla, onların önce bir oğul ya da bir baba olduğunu vurgulayarak anlatır Sait Faik. Aslında ona göre ortada suç da yoktur, suçlu da. Okura da hepsini tahliye etmek düşer... 
 
*Seylan Çayı Hırsızları *Modern Bir Karı Koca *Bursa’dan Cesur Bir İhtiyar Geldi” *İki Buçuk Liralık Bir Rüşvet *Bir Peri Masalı mı? İpekli Kumaş Hırsızlığı mı? *Üç Bayan Bir Bay *Koltuk Değnekli Adam *Pişmanlık *Nüfus Tezkeresiz Adam *Sultan Mahmut Türbesi’nin Kurşunları *Altmış Liralık Bir Kadın Çantası *Bıçakla Oynanmaz *Yüze Yakın Basamak *Çamaşır İpleri ve Don Gömlek Hayaletleri *Üniversiteliler ve Bir Bayan *Artistler Turneye Çıkarlarken *Bu Senenin Meşhur Karakışı Cinayeti *Dayının Ceketi *H. Soğukpınar *Yerli İskoç Kumaşından Spor Ceket *100.000 Marsilya Kiremiti *Meryem Ana Kandili Ampülünün Kordonu *Davacıya Göre:Bir Muharebe *Başkalarının Derdiyle Dertlenen Bayan *Mahkemeye Verilen Mektuplar Kimin? *Portakal Ezmelerinde Boya Var mı, Yok mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94448</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6deab88-115b-4388-ab0c-1d7d8dd15873.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Amerikalı</image:title>
            <image:caption>Saygon’da yaşayan İngiliz gazeteci Fowler, 1950’lerin başında Vietnam’da sömürgeci Fransa’nın komünistlerin liderliğindeki güçlerle sonu gelmeyen savaşını izlemektedir. Washington’ın gizemli bir görevle şehre gönderdiği Pyle adlı genç Amerikalı’yla tanışır. Ülkesinin bölgede sömürgecilik ile komünizm arasında bir “üçüncü yol” bularak yararlı olabileceğini düşünen bu “sessiz ve masum” Amerikalı’nın faaliyetlerinin yol açtığı felaket büyük olur. Graham Greene, masumiyet ve idealizmin de bazen son derece yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine işaret eder. Capcanlı sahnelerle olağanüstü bir Vietnam atmosferi yaratırken, ülkedeki karmaşık politik durumu, Fowler ile Pyle’ın Vietnamlı bir kadın için girdikleri rekabetle iç içe geçirir. Sessiz Amerikalı, ABD’nin hakkında hiçbir şey bilmediği bir ülkenin iç işlerine karışmasına yönelik sert eleştirisiyle dikkat çeker. Greene, Vietnam Savaşı’ndan önce yazdığı 1955 tarihli romanında, ABD’nin dünyanın “demokrasi bekçisi” olduğuna inanılan bir dönemde, çok geçmeden Vietnam’da kendini içinde bulacağı çıkmazı da öngörmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94450</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46eabb67-2ed6-45a9-be96-540a2d55a67f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Sevişme Vakti</image:title>
            <image:caption>Şimdi Sevişme Vakti Çıplak heykeller yapmalıyım, Çırılçıplak heykeller Nefis rüyalarınız için Ey önümden geçen ak sakallı kasketli, Yırtık mintanından adaleleri gözüken Dilenci Sana önce Şiirlerin tadını Aşkların tadını Kitaplardan tattırmalıyım Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden.. 
(...) 
*Şimdi Sevişme Vakti *Yeis *Sicilya Ormanları *Ceylânı Bahri *Arkadaş *O ve Ben *Napoli *Mektup I *Mektup II *Bir Zamanlar *Şarap İçerek *Deli Çay *Bir Masa *Köprü *Marikula Doğur *Karlı Hava *Söyliyemiyorum *Yarı Belimiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94451</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c581229-266c-45a8-976f-c051cd7092de.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Allah&apos;ın Emri</image:title>
            <image:caption>“…sonu en evvel söyleyeceğim. Ama diyeceksiniz ki bu halde hikâyeden hiçbir lezzet çıkmaz. Maşallah, niçin çıkmasın? Hikâyeye lezzeti yazar verecek değil mi? Bakın ben lezzet vereyim de çıkar mı çıkmaz mı?” Ensesi Yamalı Kanlı Mustafa Paşa’nın Eyüp’teki konağında ve bu konağın kalabalık kadrosu arasında geçen hikâyede, bir kadının saplantı derecesindeki karşılıksız aşkı uğruna çevirdiği entrikalar konu edilir. Kendisinden on yaş küçük Sıtkı’ya âşık olan Behice’nin karşısına bir rakip çıkar: Paşanın genç ve gözde cariyelerinden Sinesaf. Edebiyatımızda pek çok ilkin kalemi olan Ahmet Mithat, Ölüm Allah’ın Emri’nde, zaman akışını tersine çevirerek hikâyenin sonunu başta yazar. Buna rağmen merak unsurunun baştan sona canlı kaldığı eserde, arzularını çekinmeden ortaya koyan Behice’nin ağzından kadın erkek ilişkilerini şekillendiren yaygın örf ve âdetler de mercek altına alınır. 

Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Gazetecilikle başladığı yazı hayatına hikâye ve roman yazarlığını da ekleyerek çeşitli alanlarda sayısı yüz elliyi bulan eser kaleme almıştır. Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla daima diyalog halindedir. Sofya’da Tuna gazetesinde önce yazar, daha sonra başyazar olarak gazeteciliğe adım atar. Mithat Paşa’yla gittiği Bağdat’ta ressam Osman Hamdi Bey, Muhammed Zühavi ve Şirazlı Bakır Can Muattar gibi isimlerin de bulunduğu oldukça geniş kültürlü bir çevreye girerek Batı ve Doğu kültürleri üzerine bilgisini derinleştirir. Tahtakale’deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayımlamaya başlar. Bir yandan da yayımladığı Devir, Bedir, Dağarcık, Kırkambar gibi gazete ve dergilerle gazeteciliğe devam eder. Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. İstanbul’a döndüğünde çeşitli memuriyetlerde bulunur ve Türk basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat’i kurar. Hemen her konuda, üstelik yeni tekniklerle de yazan Ahmet Mithat’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94452</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/317c022c-f7cb-4495-9516-941a9f999908.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenik ve Yalnız (Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Remzi Ünal... Şu Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir ‘frequent flyer’ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf charter şirketlerinde bile tutunamayan, MS Flight Simulator’ün yüklü olduğu bilgisayarı dört ayrı kutuya dağılan, eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal.” Dedektif Remzi Ünal, bir süredir telefonuna bırakılan sesli mesajların sahibiyle sonunda karşılaşır, hem de tam mesleği bırakıp evlenmek üzereyken. “Müşterisi” Hülya Çakır, bir oto galerisinin sahibi olan eşinin işyerindeki masasına bir zarf bırakılmasını istemektedir. Görüntüde oldukça basit bir işle kariyerine nokta koymaya ikna olan dedektifimizin, aslında karmaşık bir hikâyenin ortasına düştüğünü anlaması için bir cinayetin işlenmesi yeterli olacaktır. Polisiye edebiyatımızın usta ismi Celil Oker’den yüksek tempolu, heyecanlı ve yetkin bir roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94453</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7330c762-b85d-4a6f-9ac1-e1d5c68fc1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Locarno Dilencisi</image:title>
            <image:caption>Heinrich von Kleist, klasik Alman edebiyatının sıra dışı yazarı olarak bilinir. Eserleri gizemli motifler üzerinde yükselir, kurguladığı yazgılar geniş dramatik kavisler çizer. Bir esrar perdesi ardına gizlenen gerçeklerin doğurduğu gerilimden beslenen öykülerine, adalet ve hakikat arayışına çıkan karakterler eşlik eder. Oysa Kleist’ın öykülerinde adalet çoğu zaman ulaşılabilir bir menzil değildir. Hakikat ise kendini beklenenin aksi yönde tesis eder ve yerini şiddete bırakır. 
 
Kullandığı imgelerin şiddeti ve karakterlerine yaşattığı duygusal patlamaların aşırılığıyla çağının yazınsal geleneklerinin dışına çıkan Heinrich von Kleist’ın öyküleri, Locarno Dilencisi’nde bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94454</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68777287-a5f9-49d7-85d2-eda6cc86c9c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Aile</image:title>
            <image:caption>Ayşe ölüyor, verem, verem! O güzelliğe âşık katil! O gençlik düşmanı canavar! Verem bir yırtıcı hayvandır ki hurilerin dinlenme yeri olan cennet ovasında bulunur. Sinsi sinsi gezer, hunhar gözüne merhamet ışığı, gaddar çehresine masumiyet anlamı verir de o hurilerden hangisi daha güzel, tabiatına daha uygun bulunursa yanına yaklaşanlar ayaklarının altında yuvarlanmaya başlar. Kaplanken güvercin kadar küçülür; hayatı yutacağı halde cana can katacak kadar güzelleşir. 
 
 
“Bu neslin ortak özelliği farklı edebî türlerle ilgilenmeleri, şiiri hikâyeye yaklaştırmaları, hatta Fikret örneğinde olduğu gibi şiire diyaloğu sokmalarıdır. Bu sayede şiir dili, gündelik olanın realitesine yaklaşarak toplumla edebiyat aracılığıyla yeni bir iletişime geçmektedir. Yoksulluğun, hastalığın ve çaresizliğin şiirdeki çizimi, hikâyeyle birleşerek daha önce Hamid’in kulağına ilahî sesler gelen şairinden farklı olarak bir gözlemciye dönüşmektedir. Dahası daha önce kulağına ilahî sesler gelen şairin duydukları da değişmiştir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94455</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60443c63-be07-43a9-a385-8b2b39eab453.jpg</image:loc>
            <image:title>Seviş Yolcu</image:title>
            <image:caption>Aşık olduğumuzda da, 
Bir şehri çok özlediğimizde de, 
İşler sarpa sardığında da, 
Enseyi kararttığımızda da, 
Üzüldüğümüzde de, 
Yeniden ayağa kalktığımızda da 
Bu seçki bizimle birlikte yürüsün, 
‘günyenisi’ gibi ışısın isterim. 
 
  Birhan Keskin, Cemal Süreya’nın çok sevilen aşk şiirlerinin yanı sıra, onun “bu memlekete, şehirlere, insanlarına dair yazdığı” şiirleri Seviş Yolcu’da bir araya getiriyor. Kitaptaki elli dört şiire, Cemal Süreya’nın defterlere, armağan ettiği şiir kitaplarının üzerine, mektuplara eklediği desenler eşlik ediyor. Seviş Yolcu çağdaş bir Cemal Süreya seçkisi, bir armağan ve ömürlük bir yol arkadaşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94456</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3deaf501-aba7-488d-8f33-6f8f812d2361.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırgız Milli Spor ve Oyunları</image:title>
            <image:caption>1.      MİLLİ SPOR OYUNLARININ NİTELİĞİ 
2.      GELENEKSEL SPOR ÇEŞİTLERİ 
3.      ULUSAL OYUNLAR 
4.    MİLLİ (GELENEKSEL) SPORLARIN OLUMLU VE OLUMSUZ TARAFLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94458</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb18594e-b5eb-4003-9e2b-6bab06e8c0c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Melun</image:title>
            <image:caption>Kalp gerçekte ne için atar, beynimizin lobları ne ile dolup taşıyor, Aşk normal mi yoksa Psikozun bir başka safhası mı? Sahi Aşk nedir? 
 
Sevgi, seks, cinsellik, kıskançlık, evlilik, ayrılık, yalnızlık, aldatma, aldanma, flört, kur, efektif alış ve efektif satış üzerine (!) birbirinden apacayip, comic, trajikomik, fantastik ve dramatik 57 çizgi öykü ile; Çizgili Anti Aşk Hikâyeleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94459</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b452cb9-5b09-4297-9c6e-87e714099955.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaybozan</image:title>
            <image:caption>Zeynep Tuğçe Karadağ, Alaybozan ile okurun zihnine sızmak ve uzun süre orada kalmak niyetinde. Her bir öykü; özenli dili, güçlü kurgusu ve şaşırtıcı finaliyle cesaret edip yanıt veremeyeceğimiz sorular yöneltiyor bize. 
 
Şiirleriyle tanıdığımız yazar, kurduğu sinematografik evren ve dert edindiği meselelerle öykü türünde de kalıcı bir iz bırakmayı vadediyor. 
 
“Kas, yağ ve kemik dokularının altında saklanan sözleri görebilseydim, üzülebilirdim belki. Karnımızı şişiren hisler, doğru sözcükleri kuşanıp açığa çıksaydı, mezarlıklar hesaplaşma yeri olmazdı böyle. Evlere gömülen sandıklar, açılmak için tabutların kırılmasını beklemezdi. Ölümün sağlaması olmazdı yaşamak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94460</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c36f0a72-1433-4424-bf96-fe9dc9fff2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kışın Kahverengi Çocuğu</image:title>
            <image:caption>annemi sorarsanız iyi, topuklarına kadar mavi 
kendini ikinci bir dile hazırlıyor 
sığırcıklar yuva yaparken karnının altına 
kimsesiz bir dağı öpmenin türkçesi 
şalvarın üstüne dağılmış renkler gibi 
komşularına dağıttı bütün kederini 
ve içimizdeki komşu halklara üzüldü en çok 
şimdi herkes onu geceye eklenmiş bir saat sanıyor 
büyüdü tohum, uykuma kunduzlar uğradı 
nereye adım atsam, uçurum hep orada başladı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94461</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5036664-d3ec-4232-8ac1-57b7c2042e2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Kılıç - Drizzt Efsanesi 11. Kitap</image:title>
            <image:caption>Kristal Parçası’nı yok etmenin peşinde olan Drizzt, rahip Cadderly’yi aramaktadır. Ancak Kristal Parçası, kara elf Jarlaxle ile müttefiki Artemis Entreri’nin eline düştüğünde Drizzt’in en büyük korkuları gerçekleşecektir. 
 
Dost. Bu sözün manasını sık sık düşünürüm. Dostluk çok açık bir kavrammış gibi görünmesine rağmen çoğunlukla son derece karmaşık bir hâl alır. Yürümesi için kendisine ait bir yolu olduğunu bilip anlamış olsam da Wulfgar’ı durdurmalı mıydım? Yoksa onunla mı gitmeliydim? Ya da dördümüz birden onu gölge gibi takip edip ona göz kulak mı olmalıydık?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94462</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630f3c55-b2ab-4ab7-857d-a5dc1972aa69.jpg</image:loc>
            <image:title>İstila</image:title>
            <image:caption>Kutsal ego… Kartonpiyer dünya… İllüzyonlarla yaşamak… 
 
Bir sabah uyandın ve emsalsiz bir keder hissediyorsun. Pencereden bakıp güneşle o ilk kez göz göze gelinen anda hayata lanet etmek geliyor içinden. Yüzünü yıkamak için banyoya yöneliyorsun ve işte karşında ayna. Dünyanın en acımasız dostu. Suratına tükürse yeri var. Öyle bir tipsizlik, öyle bir biçimsizlik, öyle bir yorgunluk, delicesine bir keder gömülmüş yüzüne. Her an bu dünyadan göçecek gibi duran ama her şeye rağmen yaşama olasılığı da yüksek bir beden var aynada. Peki ruhtan ne haber? Ruh göçmüş bile. Ruhun yerine, canı olsa da canı çok sıkılan bir şey gelmiş. 
 
Ne bunun adı? Bunun adı yok. Durumun adı var: gerçekliğin kaybı... 
 
Haberler, reklamlar, enformasyon… Like, follow, fav ve sosyal medya vatandaşlığımız… Dünya bin bir çeşit ayartmayla, oyuncakla üzerimize çullanıyor ve hepimiz az ya da çok kaybolmuş hissediyoruz…  Kendimizi nerede kaybettiğimizi, nasıl bulacağımızı bilmiyoruz… Kitapları The Profesyonel ve Fabrika Ayarlarına Dön ile kurumsal dünyanın ipliğini pazara çıkaran, Mima ile bize yaşadığımız hayatın distopik gerçekliğini gösteren Yüce Zerey, İstila ile bu kez adeta bir teselli rehberi bırakıyor elimize. Gelmiş geçmiş en önemli filozoflardan, yazarlardan, çağdaş isimlerden destekle kendimizi hatırlamanın, merkeze dönmenin rotasını çiziyor… 
Gerçek bir bibliyofilden bir “bibliyoterapi kitabı” olarak da okunabilir bu kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94463</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/331e3bcc-d949-4a09-867c-48d8b542a39d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Omurgası - Drizzt Efsanesi 12. Kitap</image:title>
            <image:caption>Abis’in işkence odalarında bir gün geçirmek bile en sağlam iradeli insanları delirtmeye yeter. Buzyeli Vadisi’nden Wulfgar orada tam altı yıl geçirmişti. Errtu’nun elinden kurtulmasına rağmen kâbuslarından kaçmayı başaramayan Wulfgar kendini Luskan’da bulur. Burada savaş çekicini kaybeden, cinayetle suçlanan Wulfgar, kefaret yolculuğundaki ilk adımı atacaktır. 

Özgürlüğe duyulan ihtiyacı pek az kişi yalanlayabilir; tanıştığım herkes özgür irade sahibi olmayı arzuluyor ya da öyle olduğunu sanıyor. Ne gariptir ki, birçoğu özgürlüğün geri yansıyan hâli olan bedelini kabullenmeyi reddediyor: Sorumluluğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94464</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f23f4745-d021-43e5-940c-d7d91b787bce.jpg</image:loc>
            <image:title>Devböcek</image:title>
            <image:caption>Dünya genelinde on iki yaşından küçük mucitler arasında en iyisi olan Sally Tinker, yeni bir icat peşinde! Boyutlandıratör adını verdiği yeni aletiyle herhangi bir nesneyi istediği kadar büyütüp küçültebiliyor! Fakat kazara bir bokböceğini devasa boyutlara getirdiğinde, büyük bir problemle karşı karşıya kalıyor! Acaba Sally ve yanındakiler, yaşadıkları şehri, bokböceğinin yaptığı devasa bir top tarafından ezilmekten kurtarabilecekler mi? 
Sally Tinker A. Ş.’nin çılgın fikirlerle başına iş açmadan duramayan kurucusu Sally Tinker’ın heyecan dolu ikinci macerasına siz de katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94465</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98d46f7-1fef-46ea-a6c1-bb49545d5c9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoldaş - Siyasi Aidiyet Üzerine Bir Deneme</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılda dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan birbirine “yoldaş” diye hitap etti. Şimdiyse solda daha yaygın olarak “müttefik”lerden bahsediliyor. Yoldaş’ta Jodi Dean işte bu değişimin çağdaş solun temel sorununa işaret ettiğini söylüyor: inşa edilip sürdürülmesi, savunulması gereken bir siyasi aidiyet ilişkisinin yerine siyasi kimliklerin geçmesine… 
 
Dean bir yoldaşlık kuramı ortaya koyuyor. Yoldaşlar bir siyasi mücadelenin aynı safında yer alan eşitlerdir. Adalet mücadelesi için gönüllü olarak bir araya gelen yoldaşların ilişkisi, disiplinin, sevincin, cesaretin ve coşkunun damgasını taşır. Dean yoldaşlığın eşitlikçiliğini ırk ve cinsiyet farklılıkları ışığında değerlendirirken Harry Haywood, C.L.R. James, Alexandra Kollontay ve Doris Lessing gibi pek çok tarihi ve edebi ismin deneyimlerine başvuruyor. Ve eğer “Sol” olacaksak, yoldaş olmamız gerektiğini savunuyor. 

“Yoldaş ayakta kalmayı bilen bir mücadeleciden de, müttefikten de fazlasıdır. Yoldaşlar, özgür ve eşitlikçi bir dünya için verilen mücadelede aynı safta duran insanlardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94466</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1188768-0ba5-4e85-9207-916ea85d2502.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıçlar Denizi - Drizzt Efsanesi 13. Kitap</image:title>
            <image:caption>Dostu Wulfgar’ın yardıma ihtiyacı olduğunu anlayan Drizzt, yanına Catti-brie, Regis ve Bruenor’u da alıp Wulfgar ve savaş çekici efsanevi Aegis-fang’i kurtarmak için yola düşer. Bu esnada, Wulfgar da Aegis-fang’in peşindedir. Wulfgar’ın ruhu ve kalbi için verilecek son savaşta, Salon’un Yoldaşları bir araya gelebilecekler midir? 
 
Hepimiz ölüyoruz, her geçen günün her geçen ânında ölüme gidiyoruz. Bu, varoluşun kaçınılmaz gerçeği. Bizi korkuyla felç edebilecek, ya da bize sabırsızlıkla enerji verebilecek, bizi keşfedip deneyimleme arzusuyla, her hareketten bir hatıra çıkartma umuduyla –hayır, demirden bir iradeyle– doldurabilecek bir gerçek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94467</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84873fbe-7b31-445b-bcd5-adb6a362b198.jpg</image:loc>
            <image:title>Yokluğumdan Aklımda Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Kadınların sessiz kalmasını tercih eden bir toplumda kadın bir yazarın kendi sesini bulma öyküsü, sanatçının genç bir kadın olarak portresi… 

Yokluğumdan Aklımda Kalanlar’da Rebecca Solnit 1980’lerin San Francisco’sunda, kadına yönelik şiddetin hem sokakta hem de toplumun tüm tabakalarında yaygın olduğu, kadınların kültürel arenadan kolayca dışlandığı bir ortamda yazar olarak ortaya çıkışını anlatıyor. En büyük öğretmenim dediği kentteki savruluşlarını, fakirliği ve ümidi; on dokuz yaşındayken kişisel dönüşümüne ev sahipliği yapmaya başlayan küçük apartman dairesini; punk rock’ın hem öfkesine hem de içindeki patlayıcı enerjiye nasıl biçim ve ses kazandırdığını tarif ediyor. Kadınları küçümseyen, onların sözüne inanmayan otorite figürlerinden bahseden Solnit, geriye dönüp baktığında tüm bunları hem geçmişte hem de bugün hâlâ kadınların olağan durumu olan sessizleştirilmişliğin sonuçları olarak görüyor ve bizlere de yazarlığa, kadın hakları savunucusu olmaya giden yolda bununla nasıl mücadele ettiğinin öyküsünü anlatıyor.

Kendisini hem insan hem de yazar olarak özgürleştiren güçleri; yani kitapları, cinsiyet, aile ve sevincin ne gibi farklı görünümlere bürünebileceği konusunda kendisine başka başka bakış açıları kazandıran etrafındaki gey erkekleri ve sonunda Amerikan Batısı’nın o uçsuz bucaksız topraklarına varışını, o toprakların öteden beri göz ardı edilen çatışmalarına dahil oluşunu irdelerken bir yandan da bütün bu etkilerin kendisine özgün bir yazar olmayı nasıl öğrettiğine ve pek çok başka insana hitap eden, onlara güç kazandıran bir sese nasıl kavuşturduğuna değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94468</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6237c837-e2ee-43ab-ae9e-3581fbd29268.jpg</image:loc>
            <image:title>Kışın Yüreği - Zaman Çarkı 9</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.” 
 
Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Yenidendoğan Ejder Rand al’Thor, Karanlık Varlık’ın lekelediği saidin’e, Gerçek Kaynak’ın eril yarısına yenik düşüyordu. Asha’man takipçileri de daha önce Kahramanlar Çağı’na son veren deliliğin belirtilerini gösteriyorlardı. 
 
Rand bocalarken savaştan mustarip bir yere Karanlık çöküyordu. Ebou Dar’da Seanchan güçleri acımasız saldırılarını sürdürüyordu. Shayol Ghul’deyse Ejder’i yok etmek için Terkedilmişler güçlerini birleştirmekteydi. 
 
Rand’ın tek şansı imkânsızı denemek ve saidin’deki lekeyi ortadan kaldırmaktı. Fakat bunu becermek için daha önce hiç kimsenin kendini riske atmadığı, Kahramanlar Çağı’ndan kalma bir güçte uzmanlaşması gerekiyordu; Yaratılış’ı ortadan kaldırabilecek ve Zaman’ın kendisine son verebilecek bir güç. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Robert Jordan’ın fantastik edebiyatın kültürümüzde yer edinmesindeki etkisi muazzam.” –Guy Gavriel Kay 
 
“Robert Jordan öyle büyük bir romancı ki ben dahil bir jenerasyonu kökünden etkiledi. Ona ne kadar teşekkür etsem az.” –Peter V. Brett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94469</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f55d8afe-9162-4dd6-b54f-4eacb925609e.jpg</image:loc>
            <image:title>Padişahın Amirali - Barbaros Hayreddin</image:title>
            <image:caption>Barbaros Hayreddin bir amiral, deniz kahramanı, korsan ve savaşçıydı. Yunanistan’ın Midilli Adasında doğup, Osmanlı donanmasının kaptanıderyası, Cezayir sultanı, Kanuni Sultan Süleyman’ın dostu ve danışmanı oldu. Cesareti ve başarılarıyla 16. yüzyıl Akdeniz dünyasını kasıp kavurdu. Kardeşi Oruç’la birlikte Kuzey Afrika kıyısına yerleştikten sonra, Akdeniz’deki yaşamın ve ticaretin seyrini ebediyen değiştirdi. Osmanlı donanmasını yeniden inşa etti ve tüm Avrupa’yı tehdit eden Osmanlı İmparatorluğunun genişlemesine yardımcı oldu. Öldüğü zaman, o yıla ait Türk kayıtları “Denizlerin Sultanı öldü” diye duyurdu. 

Bu eksiksiz biyografide Ernle Bradford, Barbaros’un olağanüstü yaşamını, tarihin bu nefes kesici anında Osmanlı ve Akdeniz dünyalarının canlı bir portresiyle birlikte yeniden yaratıyor. 
“Türk denizcilik tarihinin en önemli şahsiyetinin yayımlanmış yegâne biyografisi ve korsan masallarının heyecanını hatırlatan hareketli bir öykü.” 
–John Freely</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94470</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a4b93f7-a7e7-440d-a273-b616f91b2c12.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzünü Sıyır Karanlığından</image:title>
            <image:caption>Ülke geçmişinden bir zaman dilimi… Siyasi kavgalar, ideolojik kamplaşmalar bütün keskinliğiyle almış başını gidiyor... Sokaklar kan gölü. İnsan her yönden kayıp… Sosyal patlamalar, ekonomik krizler, gizli kalmış siyasi cinayetler. 
İhanetler, tutkular, kırık aşklar… Ve baş döndürücü olaylar. 
Siyasi masada görevli bir istihbaratçı bir tren yolculuğunda aniden ölür. 
Hayatta kalan oğlu ilerleyen yıllarda, babasının tam karşı siyasi cephesinde kendini konumlar. Ancak onunla arasında hâlen çözüme kavuşmamış, 
eksikliğini hissettiği bir şey vardır. 
İhanetlerin tutkuyla yarıştığı geçmişte kırık, saklı aşklar da yaşanmıştır. 
Üniversitede sosyoloji hocalığı yapan ve romanlar yazan kahramanımız, parçaları birleştirip içindeki eksikliği gidermek istemektedir. 
Bu süreçte öğrendiği şaşırtıcı bilgilerle, yolculuğu bambaşka bir evreye dönüşür. Yasak aşklar, tuhaf yakınlıklar, düşmanlıklar, nefretler, insanların birbirlerini kullanması… Çözülmek istenen bulmacaya yeni yeni sorular ve 
sorunlar eklenmektedir. 
İnsan gerçeğinin derinlerdeki duyarlı tellerine vuran yüzleşmeler, 
yıllarca saklanan sırların ifşa olduğu andan itibaren insanı geri 
dönülemez yollara itmesi… 
Yüzler aydınlandıkça ülke gerçekleri günışığına çıkıyor… 
Sevinç Çokum’un yine bir farklılık örneği romanıyla tanışıyoruz. 
Yüzünü Sıyır Karanlığından, karakterlerin canlılığı, içsel dünyalara 
derinlemesine bakış ve ironik şiirsel anlatımıyla Çokum’un nitelikli 
roman örneklerinin en yenisi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94471</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26d2db3-97c0-49c6-9442-f4a614cf1156.jpg</image:loc>
            <image:title>Pençe</image:title>
            <image:caption>Afrika’da uzayan sesi aldım kucağıma
Kulağıma değil asla kucağıma
Derimin yırtılmasını bağırıyor
Bir başkası bana Afrika’da
Ona beni bırak diyeceğim
Bırak ben başka çığlıklara gebeyim
 
Gözbebeğimde gölgelerin sıcaklığı yürüyor
Yandıkça yana yakıla bir telaş yürüyor
Aklımda hep aynı soru
Biz yeryüzünde ne hakla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94472</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c10d365e-0cbc-4e26-a46f-1d523bd36c27.jpg</image:loc>
            <image:title>Süperozorlar 3 - Tiranozorların çarpışması (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DİNOZORLARIN DÖRTNALA KOŞTUĞU BİR VAHŞİ BATI HAYAL EDİN, RODEO İÇİN HAZIR MISINIZ? 

Kovboy şapkalarınızı sıkı tutun çünkü macera tüm hızıyla devam ediyor! Bea ve Carter&apos;ın macera tutkusu onları yeni bir kıtayı daha keşfetmeye sürüklüyor. Amerika’da yaşayan Cash Amca’nın çiftliğine yaptıkları ziyarette geçmişten gelen bir isim de onlara eşlik edecek: Vikont Lamprecht Knútr. Bu sefer yanında karısı Anya da var. Bea ve Carter’ın yolları Bea’nın Anya ile San Francisco’ya gitmesi üzerine ayrılırken Theodore da yeni bilinmezliklerin ardından kendi macerasına atılıyor. Peki, tüm bunlar olurken Buster’ın masumiyet mücadelesi ne olacak? Hâlihazırdaki sırlar çözülecek mi yoksa kahramanlarımızı yeni serüvenler mi bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94473</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca8e5634-d4c1-415d-9af3-748b0b76a580.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinokyo - Sen de Oku (Klasikler)</image:title>
            <image:caption>İtalyan yazar Carlo Collodi&apos;nin hiç eskimeyen sihirli anlatısı Pinokyo, çocuk edebiyatımızın usta kalemi Mavisel Yener&apos;in ellerinde şekilleniyor; herkes okuyabilsin diye “Sen de Oku Klasikler” koleksiyonunda hayat buluyor!

Gerçek bir çocuğa dönüşebilme hayaliyle türlü serüvenlere atılan ve her defasında başına olmadık şeyler gelen bir kuklanın düş dünyasına açılan bu içtenlikli masal, okuru hayatın getirdikleri ve götürdükleri hakkında düşündürüyor. 

Önyargılı davranmamayı öğütleyen bu klasik eser, yaşamın sürprizlerle dolu olduğunu vurgularken herkesin ikinci bir şansı hak ettiğini hatırlatıyor. 
Evvel zaman içinde, henüz sadece sihirli bir odunken onu güzel bir masa ayağı olmaktan kurtaran Marangoz Gepetto&apos;ya çok şey borçludur Pinokyo. Gepetto onu “oğlum” diye sevdikçe Pinokyo&apos;nun kalbi bir başka çarpar. Öte yandan, dışarıdaki dünyanın cazibesi de her geçen gün artmaktadır. Nihayetinde Gepetto Usta, ele avuca sığmaz delidolu Pinokyo&apos;yu evde tutmayı başaramaz. Pinokyo hayatı görmeye kararlıdır bir kere. Ah, bir de en büyük hayali olan gerçek bir çocuğa dönüşebilse...

Yüzyıllık serüveninde gazete tefrikalarına sığmayan ve önce kitaplara, sonra çizgi filmlere, sinemaya ve hatta sahne sanatlarından dijital dünyaya kadar sayısız uyarlamaya konu olan Pinokyo, gündelik yaşamda kullandığımız objelerde bile kendini göstererek yaşamlarımızda yer edinmeyi sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94474</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bff88ea1-5dff-4fee-8737-8ef717c98fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hortlak Kimyası</image:title>
            <image:caption>Salamis Yayınları’nın yeni kitabı büyük küçük herkese hitap edecek bir fantastik roman. Yayınevinin ilk gençlik romanı Anthony Douglas Cooper’dan. Kanadalı yazar İngilizce konuşulan ülkelerde çok ünlü. Biz de ilk roman olarak onu ve fantastik eserini ülkemizde tanıtalım dedik. Amazonda bir numaraya yükselen ve Financial Times’ın çoksatanlar listesine giren romanın konusu kısaca şöyle: 
 
Milrose Min’in başı derttedir. Okul İdaresi onu kendi kendiyle konuştuğu için “Profesyonel Yardım” 
almaya gönderir. Ama onların bilmediği bir şey vardır. Milrose kendi kendiyle değil okulu mesken 
tutan hayaletlerle konuşmaktadır. Hem sadece konuşmak de değil; bazılarıyla sıkı fıkı dost da 
olmuştur. Öyle olunca da “Profesyonel Yardım” adı altında dayatılan tuhaf, hatta tehlikeli terapi 
seanslarından kurtulmak için yine hayalet dostlarına sığınır. 

İnsanı bir kalıba sokmaya çalışan, farklı renklere tahammülü olmayan eğitim sistemine eleştirel bir 
bakış sunan Hortlak Kimyası aynı zamanda akıcı ve mizahla yoğrulmuş diliyle de bir solukta okunacak eğlenceli bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94475</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a466804-3cb9-47d9-a9b1-2f279b18764e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünbatımı Defterleri</image:title>
            <image:caption>Dünbatımı Defterleri, İbrahim Yıldırım’ın kaleminden, alışılmışın dışında, zihin gıdıklayıcı, bol oyunlu, roman türünün sınırlarını darmadağın eden “Edebî, İçtimaî, Cinaî, Tıbbî Bir Kolaj”. Yıldırım, bu kez, 16-18 Nisan 2017’de “elli saatlik” bir zaman diliminde yaşananları anlatıyor…  

Yıllar evvel yazdığı Mâlûmatnâme adlı eseri yüzünden edebiyat dünyasından aforoz edilmiş bir yazarın, hayata veda eden son dostunun ardından, bütün bir ömrün beyhudeliği üzerine kaleme aldığı çığlık çığlığa bir “nisan” ağıtı! 

Zeyrek’teki bir muayenehane ile Şişli’deki bir binanın zemin katında yaşananlar ve anlatıcının art arda gerçekleştirdiği sorgulamalar! Salinger’dan Oğuz Atay’a, Anthony Burges’ten Peyami Safa’ya, Mihri Hatun’dan Sylvia Plath’a, Yusuf Atılgan’dan Gonçarov’a nice yazarın konuk olduğu, oyunbaz bir geçit resmi.  

Dünbatımı Defterleri, Yıldırım’ın bugüne değin yazdıklarının sınırlarınıgenişletiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94476</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6e72158-f1a2-4fb5-b747-d2a48c5479c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ud ve Yara İzleri</image:title>
            <image:caption>Yaşamının son yıllarını Paris’te geçiren ve hayata orada veda eden Sırp asıllı (Yugoslav) yazar Danilo Kiš’ten can yakacak öyküler toplamı Ud ve Yara İzleri. 
Eserlerinde, kimi zaman özyaşamöyküsel izlekler barındıran, yer yer kurgu ile gerçeği anlatıları içinde ustalıkla bir araya getiren Kiš, bu kitabında da aynı güzergâhtan ilerliyor. Bu kez edebiyatın en önemli temalarını işliyor. Yersizlik, yurtsuzluk, salt olduğu gibi veya alegorik biçimiyle ölüm ve elbette yazı, hatta yazmak ediminin kendisi… Kiš, “köklerinden” uzakta yaşamını sürdüren / sürdüremeyen kahramanları aracılığıyla yazı ile ölümün nasıl birbiriyle ilişkili olduğunu gözler önüne seriyor. 
Ud ve Yara İzleri’nde Danilo Kiš’in soğuk demir yakıcılığında bir kalemi olduğunu bir kere daha göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94477</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/061d5bd1-bf3f-4d22-bd9b-0edae4a0da72.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamlet Makinesi</image:title>
            <image:caption>Hamlet Makinesi, çağdaş Alman tiyatrosunun en önemli yazarlarından Heiner Müller’in tiyatroya bakışı hakkında genel bir izlenim oluşturacak oyunlarından bir seçki. 
Doğu Almanya’da yaşamış, ölümünden altı yıl önce iki Almanya’nın yeniden birleşmesine tanık olmuş ve Duvar’ın yıkılmasını sevinçle karşılayan, “kırk yıl önce mülk edindiği bir doğruya karşı çıkan” yurttaşlarına, “hangi mezar beni gençliğimden koruyacak” diye sormuş bir yazarın oyunlarını bir araya getiriyor Hamlet Makinesi… 
Sırasıyla Philoktetes, Horatialı, Mavzer, Germania - Berlin’de Ölüm, Savaş, Hamlet Makinesi, Görev, Kuartet ve Resim Tasviri oyunlarından oluşan, ihanetin ve pragmatizmin, kardeş katlinin “antik” örnekleriyle başlayan seçkide Müller son oyunda artık rolleri bile ortadan kaldırıyor! İlk sahnesinden son kelimesine kadar, her hamlesinde etkisini daha da “sert” biçimde gösteren bir yazarın oyunları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94478</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c509379-4e58-4921-9a06-6491242b59bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kedinin Dertleri</image:title>
            <image:caption>KEDİLER VE İNSANLAR HAKKINDA YAZILMIŞ EN GÜZEL KİTAP. 

Sen kendini bahtsız mı sanıyorsun şimdi? Kendini bir günlüğüne benim yerime koyup hayatıma pati uydurmaya çalış bakalım. Bana ödül maması vermeye mi geldin? Yoksa boynumu mu kaşıyacaksın? Belki de ıslak mama koyacaksındır? Ya da hem ödül maması hem de ıslak mama vereceksindir, ayrıca boynumu kaşıyıp bir de kuru mama koyacaksındır, üstüne üstlük daha çok ödül maması verip bir de sırtımı kaşıyacaksındır ha? Bu arada sana kedi olduğumu söylemiş miydim? Evet, kediyim. Hatta ve hatta pek çok derde sahip bir kediyim. Mesela haftada bir falan ortaya çıkan şu elektrikli süpürge canavarı. Sonra camın arkasından sürekli benimle alay eden o sincap. Bak, doğruya doğru: Biraz gerginim. Dolayısıyla şimdi azıcık şekerleme yapmam lazım, ardından da bir kedi banyosuna ihtiyaç duyacağım ve bunların hepsi birikecek birikecek ve sonunda tekrar şekerleme yapmam gerekecek. Bu kedi olma olayı çok yorucu. Hakikaten. Sen kendini bahtsız mı sanıyorsun şimdi? Kendini bir günlüğüne benim yerime koyup hayatıma pati uydurmaya çalış bakalım. Ah Ah…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94479</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fba9247f-d305-409f-a6e5-e593c0a1b357.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşün, Söyle, Çiz, Boya</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, sosyal, duygusal ve ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitapta; 
 
• Aynı ve farklı olanı bulma 
• Eksik bulma 
• Görsel ve işitsel dikkat 
• Kısa süreli hafıza 
• Kavramlar ve uzamsal algı 
• Tane kavramı, sayı tanıma ve yazma 
• Örüntü tamamlama, olay sıralama ve ritim 
• Labirent 
• Yaratıcılık, düşünme, çağrışım, neden-sonuç ilişkisi kurma ve problem çözme 
• Simetri 
• Sosyal muhakeme ve duyguları tanıma 
• Parça bütün ilişkisi 
• Boyama, kâğıt katlama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
 
Bu kitaptaki etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecekler hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94480</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1d3b2a-caaa-41b5-aa26-6e40dae9a19d.jpg</image:loc>
            <image:title>Heredotus&apos;tan Günümüze Siyasal Düşünceler Tarihi</image:title>
            <image:caption>Batı siyasal düşüncesi hakkında kaleme alınmış dev bir eserle karşı karşıyayız. Büyük Britanya’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde uzun yıllar siyaset felsefesi dersleri veren Alan Ryan, Anglosakson literatürde George Sabine ve John Plamenatz’dan beri rastlamadığımız bir girişime imza atıyor. Herodotos’tan Rawls’a kadar, siyasal düşüncenin iki bin beş yüz yıllık serüvenini, toplumların en iyi nasıl yönetileceği sorusuna verilen yanıtları, dönemleri ve akımları, çağını ve günümüzü etkileyen düşünürlerin geliştirdiği kavram ve çözümlemeleri, tarihsel, entelektüel ve ahlaki bağlamları içinde, tek tek ve özenle irdeliyor. Ryan, yirmi yedi bölüm olarak hazırladığı bu hacimli eserinde, sırasıyla, Klasik Dönem’i, Hristiyan Dünyası’nı, Modern Dönem’i ve Marx’tan Sonraki Dünya’yı ele alıyor. Kitapta Platon, Aristoteles, Augustinus, Aquinium’lu Thomas, Machiavelli, Hobbes, Locke, Rousseau, Mill, Hegel ve Marx gibi ünlü düşünürlere bağımsız olarak yer verilirken, Klasik Roma, Ortaçağ Dünyası, Hümanizm, Reformasyon, Amerika’nın Kuruluşu, Fransız Devrimi, Sosyalizm, İmparatorluk ve Emperyalizm, Faşizm, Modern Dünya’da Demokrasi ve Küresel Barış gibi başlıklar altında Polybius, Cicero, Salisbury’li John, Dante, Padova’lı Marsilius, Bartolus, Ockham’lı William, Erasmus, More, Montaigne, Montesquieu, Burke, Kant, Madison ve diğer birçok düşünüre değiniliyor.  Otuz yıllık emek ve birikimin ürünü olan bu muazzam eser, şüphesiz ki, alanında önemli bir boşluğu dolduracaktır. Bu çerçevede, Alan Ryan’ın Siyasal Düşünceler Tarihi, siyasal düşünce tarihi derslerimizde ders kitabı olarak okutulabilecek nitelikte olduğu kadar, siyasal düşünce alanına meraklı, düşünürler ve akımlar hakkında bilgisini derinleştirmek isteyen okura da hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94481</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ba992cf-0687-48eb-a371-adfe1fd7f46b.jpg</image:loc>
            <image:title>Senso</image:title>
            <image:caption>Bir yanlış anlaşılma sonucunda, birbirini hiç tanımayan iki insanın kendilerini alakadar etmeyen bir düğünde karşı karşıya gelmesinin hikâyesi. Güney İtalya’da, eski bir otelin etrafındaki devasa park, Germano ve Elena’nın birbirine tutunma mekânı oluyor. Kendilerini gecenin kollarına bırakan çift, hayatın anlamıyla yüzleşiyor. Kendinden kaçamayanların kaçamak öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94482</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e75e87-c349-43eb-8313-5b55af069a51.jpg</image:loc>
            <image:title>3-7 Yaş Seti (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>İyi Geceler
Silgi  Bilim Tavşanı Şarlot
Minik Balina
Bu Kitabın Ortasında Duvar Var</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94483</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b28f5a0c-2d9d-4dbe-bfda-9acddd85d907.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklayakın Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Aklayakın serisi, mühim fikirler/zamanlar üzerine, önemli zihinler tarafından kaleme alınmış kısa ama tesirli kitaplardan oluşuyor.
Setin içindeki kitaplar:
Politika - Aklayakın 1
Her Şeyin Teorisi - Aklayakın 2
Antik Dünya - Aklayakın 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94484</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9395fe80-aa9d-4cb2-a055-d31e5a8b471c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Baba Sihri Set (2 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Ünlü psikolog ve aile terapisti Hedvig Montgomery, 23 dilde yayımlanıp büyük beğeni toplayan Anne Baba Sihri’nde uyumlu, kendine güvenen, bağımsız ama aidiyet duygusu gelişmiş çocuklar yetiştirebilmek için öncelikle çocuğunuzu ve kendinizi daha iyi tanımanızın, birlikte bir biz yaratmanızın neden sihrin ön koşulu olduğunu gösteriyor. Ve yeri geldiğinde kendi ailevi deneyimlerini açık yüreklilikle paylaşarak bu güvenli bağı nasıl inşa edebileceğinizi anlatıyor. Çünkü bu bağ bir kez doğru kurulduğunda, yaşanacak bütün sıkıntılara, hastalıklara, uykusuz gecelere direnecek ve yaşam boyu çocuğunuzun yanında olacak.

Anne Baba Sihri serisinin ikinci kitabı Hoş Geldin, bebeklik dönemine, o büyülü ve fırtınalı 24 aya odaklanıyor. Hayatın ilk yılları sevgiyi büyütmek içindir. Diğer her şey bundan sonra gelir. O sizin çocuğunuz. Sizin mucizeniz. Şimdi kollarınızın arasındaki bu varlık bir gün kendi ayakları üzerinde yürüyecek... O güne kadar birlikte bir ritim yakalamalı, beraber olmaktan mutlu olacağınız bir aile yaratmalı, çocuğunuzun kabul gördüğü ve ihtiyaç duyduğu her an dönebileceğini bildiği bir alan inşa etmelisiniz: Bir yuva.

Serinin üçüncü kitabı Keşif Yılları, 2-6 yaş dönemini kapsayan kreş ve anaokulu yıllarına odaklanıyor. Montgomery bu kitabında, çocuğun öğrenme sürecine eşlik etme, teknolojik alet kullanımı, dönemsel krizler, kardeş ve akran ilişkileri, inatlaşma, çocuğun duygularını görme, sınır koyma ve rehberlik etme gibi zorlayıcı pek çok alanda ebeveynlere ışık tutacak önerilerini yalın ve içten bir dille sunuyor. 

Setin içerisindeki kitaplar:
Anne Baba Sihri
Hoş Geldin - İlk İki Yaşın Sihri
Keşif Yılları - Kreş ve Anaokulu Dönemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94485</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f6f2e3-cdfa-46fe-97ac-d39058085836.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Serisi - Gizli Hayatlar Seti (3 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Büyük Yönetmenlerin Gizli Hayatları

Büyük Yazarların Gizli Hayatları

Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94486</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c53298-02b0-48b5-8394-d5d881ae5922.jpg</image:loc>
            <image:title>Harikalar Dünyası Seti</image:title>
            <image:caption>Göz alabildiğine Dünya: Atlas,
Göze görünmez dünya: İlk Kuantum Fiziği Kitabım 
ve içimizdeki dünya: İnsan Vücudu Tiyatrosu
Üçünü bir araya getirip adını Harikalar Dünyası koyduk.
 
Setin içerisindeki kitaplar:
İnsan Vücudu Tiyatrosu
İlk Kuantum Fiziği Kitabım
Atlas - Kıtalar, Denizler ve Kültürler Arası Yolculuk Rehberi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94487</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60749649-9e12-4785-9387-e20be77947c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Jeffrey Eugenides Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Middlesex
Bakir İntiharlar
Evlilik Meselesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94488</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efbc5396-85d7-4cbc-af18-09fbf0109711.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepsi Sana Miras Çocuk Klasikleri Seti (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Peki ya bugünün büyük yazarları, tüm zamanların en büyük hikayelerini, sana yeniden anlatsa.
Unutulmakta olan klasikleri, bugünün büyük yazarlarının yardımıyla çocuklarla buluşturmak. İşte HEPSİ SANA MİRAS serisinin amacı bu. Ünlü İtalyan yazar Alessandro Baricco&apos;nun dünyanın dört yanındaki yazar dostlarını yardıma çağırması ile ortaya çıkmış bir &quot;kurtarma botu&quot;. Umberto Eco&apos;dan Jonathan Coe&apos;ya, Dave Eggers&apos;tan Nobel ödüllü Mario Vargas Llosa&apos;a, günümüzün önemli yazarları birer klasik seçip, bunları sanki kendi çocuklarına anlatırmış gibi, etkileyici ama kolay anlaşılır bir dille yeniden hikayelendirdi. Üstelik zaman zaman kendi hayal güçleriyle zenginleştirmekten de kaçınmayarak. Ve yine günümüzün önemli çizerleri bu metinleri resimlediler.
HEPSİ SANA MİRAS (özgün isim: Save The Story) serisinde anlatım dilinden görsel tasarıma kadar her şey klasikleri çocuklara sevdirmek amacıyla tasarlandı. Ama yetişkinler de okurken büyük keyif alacaklar. Hele bir de dizlerinde onları dinleyen (mümkünse 6 yaşından büyük) bir çocuk varsa...
Instagram&apos;da kitap hakkındaki okur yorumlarını sizin için derledik, okumak için #hepsisanamirasdomingo etiketiyle arama yapabilirsiniz.
Set içindeki kitaplar:
Hepsi Sana Miras - Antigone
Hepsi Sana Miras - Burun
Hepsi Sana Miras - Cyrano de Bergerac
Hepsi Sana Miras - Denizler Altında Yirmi Bin Fersah
Hepsi Sana Miras - Don Juan
Hepsi Sana Miras - Gılgamış
Hepsi Sana Miras - Gulliver
Hepsi Sana Miras - Kral Lear
Hepsi Sana Miras - Nişanlılar
Hepsi Sana Miras - Suç ve Ceza</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94489</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb5cbfe1-4506-44be-afb1-1e66199b7105.jpg</image:loc>
            <image:title>Katherine Rundell Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Kâşif
Feo ve Kurt
Gökyüzü Çocukları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94490</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0225e74-c779-4bef-8c35-9f84c7d205d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonardo Da Vinci Seti (2 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Artık her yaşa bir Leonardo’muz var.
Setin içerisindeki kitaplar:

Leonardo da Vinci
Dâhiler Sınıfı - Leonardo da Vinci: Zamanın Ötesinde Bir Beyin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94491</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f810516-325a-44d0-a213-fa1383e1eedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Nevermoor Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Waterstones Çocuk ve Gençlik Kitabı Ödülü’nü kazanan; Amazon, Times, Bookseller tarafından yılın kitabı seçilen ve 38 dile çevrilen NEVERMOOR serisi.
“Tam gaz keyif; eğlenceli, sürükleyici ve çılgınca yaratıcı.”
Katherine Rundell, GÖKYÜZÜ ÇOCUKLARI, KAŞİF ve FEO ve KURT&apos;un yazarı


&quot;Ustalıkla kurgulanmış. Hep daha fazlasını merak ettiriyor.&quot;
New York Times
Setin içerisindeki kitaplar:
Nevermoor – Morrigan Crow&apos;un Büyük Sınavı
Wundersmith – Morrigan Crow&apos;un Gerçek Kimliği
 
Ruhkoparan – Morrigan Crow&apos;un Peşinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94492</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d6eac82-4a93-493a-8c7c-558b53fe4a59.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarah Bakewell Seti (2 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Nasıl Yaşanır ya da Bir Soruda Montaigne’in Hayatı ve Cevaplamak İçin Yirmi Teşebbüs
Varoluşçular Kahvesi: Özgürlük, Varoluş ve Kayısı Kokteylleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94493</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/850c0db1-2271-4471-9c16-a87da79b3a77.jpg</image:loc>
            <image:title>Teresa Hala’nın Soruşturmaları Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Teresa Hala&apos;nın Soruşturmaları - Venedik&apos;te Kayıp Köpek Vakası
Teresa Hala&apos;nın Soruşturmaları - Limanda Hırsızlık 
Teresa Hala&apos;nın Soruşturmaları - Müzedeki Sahte Tablo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94494</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/142d400c-44f6-41bd-9c15-afcb16c6e024.jpg</image:loc>
            <image:title>Walter Isaacson Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Leonardo da Vinci
Steve Jobs
Geleceği Keşfedenler – Dijital Çağın Biyografisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94495</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bb7e9cb-3491-47ca-a06f-489b6bf4bc83.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yapar? Serisi Seti (Kutulu, 10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Büyüyünce ne olsam? 
Çocuklardan sık sık işittiğimiz bu soruya ünlü Belçikalı çocuk kitabı yazar ve çizeri Liesbet Slegers’in pek çok yanıtı var. 12 dilde yayımlanan 10 kitaplık NE YAPAR? serisi sevimli tasarımı ve eğlenceli metinleriyle çocuklarla buluşuyor.
Çocuklar, aşçıların yeni lezzetler yarattıkları mutfaklarını ziyaret ediyor, hepimizin kahramanı olan itfaiyecilerle tanışıp pilotlarla gökyüzüne çıkıyorlar. İsterlerse çiftçi olup süt sağıyor, sebze meyve yetiştiriyor, isterlerse arkeolog olup havalı aletlerle tarihin gizemli derinliklerine iniyorlar.
Kitabın sonunda ise onları eğlenceli sürprizler bekliyor: Hazinelerini gömebilir, doğru hortumu bulup itfaiyecilere yangını söndürmelerinde yardım edebilir ya da daha önce denemedikleri yeni tatları keşfedebilirler.
Instagram&apos;da kitap hakkındaki okur yorumlarını sizler için derledik, okumak için #hepsisanamirasdomingo etiketiyle arama yapabilirsiniz.
Set içindeki kitaplar:
Arıcı Ne Yapar?
Balerin Ne Yapar?
Doktor Ne Yapar?
Astronot Ne Yapar?
Otomobil Yarışçısı Ne Yapar?
Aşçı Ne Yapar?
Arkeolog Ne Yapar?
Çiftçi Ne Yapar?
İtfaiyeci Ne Yapar?
Pilot Ne Yapar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94496</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee49482e-fa28-43cd-ac15-1202961f0b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Ticareti (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Dünya ne kadar büyük inkılaplarla altüst olursa olsun, dünyada erkek daima hâkim, kadın daima onun emirberidir. Kocan, kardeşin, oğlun tepende birer küstah âmirdirler. Hayat piyasasında kadının değeri düşüktür. Her gün sokaklarda kıskançlık vahşetiyle kocaları, amant’ları tarafından bıçaklanarak cesetleri kaldırımlara serilen kadınların fela- ketlerini gazetelerde okumuyor musunuz? Bu sayısız vakalara mukabil hiçbir erkeğin sehpada cinayetinin cezasını çektiğini işittiniz mi? 
 
“Onun yaşayan yanı; romancı yeteneği, kahramanlarını kişileştirmedeki ustalığı, Türk dilini nefis bir halk mizahıyla yoğurabilişi, Türk sokağını, Türk mahalle konuşmalarını ilk defa şaşılacak bir yoğunlukla Türk romanına getirebilmiş olmasıdır. Toplumun geçiş döneminde rastlanan bütün aksaklıklara parmak basmayı bilmiştir. Alafrangalaşmakta olan bir ortamın sivrilikleri, batıl inançlar, aile uyumsuzlukları, kuşak çekişmeleri romanlarının başlıca temalarını teşkil eder. Hüseyin Rahmi, tipik bir İstanbul yazarıdır.” 
Haldun Taner 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar, romanlarındaki kıvrak anlatımı öykülerine de ustaca taşımayı başarmış bir yazar. Romanlarında sıkça karşılaştığımız aile içi hesaplaşmalar, karıkoca anlaşmazlıkları, Gönül Ticareti’ndeki öykülerde de bolca işleniyor. Yazarın 1930’ların sonlarında yazdığı öykülerle bu tarihten otuz-otuz beş sene önce yazdığı öykülerin bir araya getirildiği bu kitap, Hüseyin Rahmi öykücülüğündeki geçişleri, aşamaları göstermesi bakımından da önemli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94497</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e8bd2d3-6f8e-4051-a5e1-647633081d62.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Seçimin Seti (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>DÜNYADA BİR MİLYONDAN FAZLA SATAN SENİN SEÇİMİN SERİSİ
Pippa Goodhart’ın (kendisi Laura Owen mahlasıyla Sakar Cadı Vini serisinin de yazarı) dünyada 1 milyondan fazla satan Senin Seçimin serisi, 3-7 yaş arası çocuklara kendi öykülerini uydurmalarını sağlayacak bir alet çantası sunuyor. İçindeki yüzlerce görsel ve yönlendiren ama kısıtlamayan basit sorular sayesinde çocuklar her açtığında yepyeni masallar, maceralar, hikâyeler hayal ediyorlar. 
“Konuşmayı ve dinlemeyi geliştirmek için harika.” Times Eğitim Eki
“Çocukları hayal etmeye, düşünmeye ve kendi hikâyelerini yaratmaya itiyor.” Booktrust

Setin içindeki kitaplar:
Senin Seçimin
Senin Seçimin Senin Uzayın
Senin Seçimin Senin Masalın
Senin Seçimin Senin Hayalin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94498</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b17aab0e-6c4e-4a83-8e3c-dc1daf1d7ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Patti Smith Seti (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Çoluk Çocuk
Hayalperestler
M Treni
Adanmışlık
Maymun Yılı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94499</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a626af2-606b-4ee0-a093-2dfafbb7a9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Fısıltı Adam</image:title>
            <image:caption>“SON ON YILIN EN İYİ GERİLİM ROMANI.” -Steve Cavanagh
GOODREADS EN İYİ GERİLİM KİTABI ADAYI
 
Karısının ani ölümünden sonra Tom Kennedy’nin tüm hayatı yerle bir olmuştur. Yeni bir başlangıcın kendisine ve küçük oğlu Jake’e iyi geleceğine inanır. Yeni bir hayat, yeni bir ev, yeni bir şehir…
 
Ancak taşındıkları Featherbank kasabasının karanlık bir geçmişi vardır: Yirmi yıl önce, bir seri katil beş kişiyi kaçırıp öldürmüştür. Frank Carter yakalanana kadar, hikâyesi gazeteleri etkisi altına almış, gece vakti kurbanlarını pencerelerinden fısıldayarak tuzağa düşürdüğü için ona “Fısıltı Adam” lakabı takılmıştır.
 
Seneler sonra, Tom ve Jake’in yeni evlerine yerleştikleri sırada bir çocuk ortadan kaybolur. Frank Carter’ın cinayetleriyle ürkütücü bir benzerlik taşıyan bu olayla birlikte eski söylentiler yeniden alevlenir. Ve sonra Jake tuhaf davranmaya başlar…
 
Alex North, babalar ve oğullarının yürek burkan ilişkisini, birkaç nesle yayarak küçük bir kasabada avlanan bir seri katil ve onu yakalamak için yürütülen soruşturmanın merkezine oturtuyor.
 
İlmek ilmek örülmüş karanlık ve sürükleyici bir gerilim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94500</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d0ef92-d0f8-4044-83fe-898ac2ac5d88.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Ağaç Evi Serisi Kutulu Set (8 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Sihirli Ağaç Evi ile sen de macera dolu bir dünyaya dal!
Tıpkı dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca çocuk gibi.
İçi kitaplarla dolu sihirli bir ağaç evi sayesinde zaman yolculuğuna çıkan Tim ve Lea&apos;nın maceraları küçük okurları hem okumanın keyfiyle hem de tarihteki farklı kültürlerle tanıştırıyor. Sihirli Ağaç Evi serisi bu yönüyle sadece dünyanın dört bir yanındaki çocukların değil, anne babalar ve eğitimcilerin de gözdesi oldu.
New York Times çoksatanlar listesinde bir numaraya kadar çıkan ve beş yıldan uzun bir süre bu listede kalmayı başaran bu ödüllü seri 33 dilde 130 milyondan fazla sattı.

Setin içindeki kitaplar:
Sihirli Ağaç Evi 1 – Dinozorlar Vadisinde
Sihirli Ağaç Evi 2 – Gizemli Şövalye
Sihirli Ağaç Evi 3 – Piramidin Sırrı
Sihirli Ağaç Evi 4 – Korsanların Hazinesi
Sihirli Ağaç Evi 5 – Ninjaların Gecesi
Sihirli Ağaç Evi 6 – Amazon Macerası
Sihirli Ağaç Evi 7 – Kurtar Bizi Mamut
Sihirli Ağaç Evi 8 – Ay&apos;a Seyahat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94501</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a449cb48-5895-48a3-a08c-9b87994eb586.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakka Sığındık (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Yangın gündüz yandı, gece yandı, ertesi günü oldu, hâlâ yanıyordu. Biz İstanbul’da hiç ev kalmadı zannettik. Çünkü etrafımız göz alabildiği kadar virane olmuştu. Yalnız bacalar gözüküyor, her yandan dumanlar tütüyordu. Bilmiyoruz kaç saat olmuştu, biz hiçbir şey yememiştik. Evde babamızın getirdiği pastırmalar, peynirler, tereyağları, kuru üzümler, incirler vardı. Hepsi, hepsi yandı efendim. 
 
“Çocukluğumu, delikanlılığımı ve kırkına merdiven dayayan yaşımı kitaplarında toplayan bir yazıcı olduğu için onu, şu veya bu düşüncenin dışında tabiatın bir görünüşünü sever gibi severim... Bugün kaç yaşındadır, bilmiyorum. Ancak bir büyük yazıcının ara sıra kutlulanması yaşına bağlıysa, bu yaşa nasıl olsa çoktan gelmiş olduğunu sanıyorum. Ve yine sanıyorum ki halkın en çok okuduğu bir büyük artisti kutlulamakta geç bile kalınmıştır.” 
Nâzım Hikmet 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın polisiye ve gizem unsurlarını başarıyla birleştirdiği büyük romanı Hakka Sığındık, savaşların, yangınların, İspanyol gribi salgınının ve savaş fırsatçılarının ortasında kalmış çare- siz bir halkın hikâyesi. Yazarın hep gülümseyen ve gülümseten satırlarının ardına dikkatli baktığımızda, orada hep bir dramın da saklı olduğunu görürüz. Hakka Sığındık’ta bu dram saklanmıyor, en gerçek haliyle yüzümüze çarpıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94503</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e07a6f2-b069-436e-8503-6417838d6d81.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Ticareti (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Dünya ne kadar büyük devrimlerle altüst olursa olsun, dünyada erkek daima hâkim, kadın daima onun emir eridir. Kocan, kardeşin, oğlun tepende birer küstah âmirdirler. Hayat piyasasında kadının değeri düşüktür. Her gün sokaklarda kıskançlık vahşetiyle kocaları, amant’ları tarafından bıçaklanarak cesetleri kaldırımlara serilen kadınların felaketlerini gazetelerde okumuyor musunuz? Bu sayısız vakalara karşın hiçbir erkeğin sehpada cinayetinin cezasını çektiğini işittiniz mi? 
 
“Onun yaşayan yanı; romancı yeteneği, kahramanlarını kişileştirmedeki ustalığı, Türk dilini nefis bir halk mizahıyla yoğurabilişi, Türk sokağını, Türk mahalle konuşmalarını ilk defa şaşılacak bir yoğunlukla Türk romanına getirebilmiş olmasıdır. Toplumun geçiş döneminde rastlanan bütün aksaklıklara parmak basmayı bilmiştir. Alafrangalaşmakta olan bir ortamın sivrilikleri, batıl inançlar, aile uyumsuzlukları, kuşak çekişmeleri romanlarının başlıca temalarını teşkil eder. Hüseyin Rahmi, tipik bir İstanbul yazarıdır.” 
Haldun Taner 
 
 
Hüseyin Rahmi Gürpınar, romanlarındaki kıvrak anlatımı öykülerine de ustaca taşımayı başarmış bir yazar. Romanlarında sıkça karşılaştığımız aile içi hesaplaşmalar, karıkoca anlaşmazlıkları, Gönül Ticareti’ndeki öykülerde de bolca işleniyor. Yazarın 1930’ların sonlarında yazdığı öykülerle bu tarihten otuz-otuz beş sene önce yazdığı öykülerin bir araya getirildiği bu kitap, Hüseyin Rahmi öykücülüğündeki geçişleri, aşamaları göstermesi bakımından da önemli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94505</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff0d7d75-7524-4220-b2f1-5a9be4d209cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratma Tehlikesi</image:title>
            <image:caption>Sanat salt estetik bir mesele değil, aynı zamanda bir direniştir. 
 
Camus’nün 1957’de gerçekleştirdiği Nobel konuşması ile Uppsala Üniversitesi’nde verdiği konferansı bir araya getiren bu kitap, eserlerini 20. yüzyılın büyük tarihî değişimleri sırasında inşa eden sanatçıların karşı karşıya geldiği güçlükleri ve onların toplumdaki yerini tartışıyor. Yaratma Tehlikesi, “sanat için sanat” ve gerçekçi sanat yaklaşımlarını irdeleyen, her çağın sanatçısına yönelik yankı uyandırıcı bir direniş çağrısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94506</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd889159-54d0-47aa-a053-15480630e046.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunay İki Gece Sürer</image:title>
            <image:caption>Geleceğin mühendisi başarılı öğrenci Gamze ile köy enstitüsü mezunu babası emekli öğretmen İhsan Sami Bey… Bu ikili arasında uzanmakta olan fay hattı, Gamze’nin annesi Feriha Hanım’ın vefatından beri hayli aktiftir. 
 
Gamze’nin üniversitede tanıştığı misafir öğrenci Stavros’la muhabbeti ilerletmesiyle baba-kız çatışması iyice şiddetlenir. Zira kabına sığmaz Gamze Yunan sevgilisinin kollarına, Girit’in koylarına kaçacak, böylece İhsan Sami Bey’in neşrettiği gayriresmi milli mücadele tarihinin gölgesindeki bu cesur girişim, kaçınılmaz olarak umutla dehşet arasında gidip gelen heyecan dolu bir maceraya evrilecektir. Çünkü ne İhsan Sami Bey’in pes etmeye niyeti vardır ne de aşkın, tutkuların ve tarihin dip akıntılarının öngörülebilir bir seyri… 
 
Yunus Nadi Roman Ödülü sahibi Başar Başarır imzalı Dolunay İki Gece Sürer, 2000’li yılların hemen başında yaşanan beklenmedik bazı aksaklıkların büyük fırsatlara, hüsranların diri umutlara, zıtlıkların muhabbete, her türlü çılgınlığın da hayırlara vesile olduğu, tabiri caizse “ters köşe”lerle dolu muzip, hınzır, capcanlı bir roman. Akdeniz’in suları gibi sıcak, tılsımlı, sürprizlerle dolu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94507</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a202810e-464b-45f6-aebe-b426c5833844.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatı Klasikleri 1 - Sabahattin Ali</image:title>
            <image:caption>Sabahattin Ali’nin öykülerini yıllar sonra yeniden okurken, zihnimde acıtan gerçekçilik sözcükleri oluştu.
Bütün öykülerinde değil, fakat özellikle köy, köylü, yoksulluk ve yanı sıra da kadın konularını işlediği öykülerinde acıtan bir gerçekçiliği var. Bunlar okuru keşke öyle olmasa diye düşündüren, fakat kaçınılmaz olarak da adım adım acıtıcı sona hazırlayan öykülerdir.
Sabahattin Ali büyük yeteneğinin evrensel boyutlara ulaştığı bir olgunluk çağında, 41 yaşında, hiç kuşkusuz dönemin siyasi polisinin alçakça tuzağına düşürülerek katledildi.
Toplumsal yaşamımızın en kanlı, en karanlık bir sayfası olmasının yanı sıra edebiyatımızın bu onulmaz acısının hesabı, üzerlerinde bu cinayetin laneti olanlardan her zaman sorulmaya devam edilecektir.
Ataol Behramoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94508</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b4d3101-7dca-4bfd-a79a-c2e3f3268d3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Vatan Evladının Notları</image:title>
            <image:caption>Bu dünya artık beyaz değil, hiçbir zaman da tekrar beyaz olmayacak. 
 
Baldwin’in, 1940’larda ve 1950’lerin başında, henüz yirmili yaşlarındayken yazdığı ve bu kitapta bir araya getirilen denemeler, Sivil Haklar Hareketi’nin şafağında, Harlem’deki gündelik yaşamdan muhalif romana, filmlere ve yurtdışındaki Afro-Amerikanların deneyimlerine kadar ABD’de siyah olmanın karmaşık durumunu araştırıyor ve sanatçının siyah bir adam ve bir Amerikalı olarak kimlik arayışının da samimi bir portresini ortaya koyuyor. 
 
Otobiyografi türünün klasiklerinden biri kabul edilen Bir Vatan Evladının Notları, Baldwin’in başta ABD olmak üzere, tüm dünyaya yönelttiği toplumsal ve kültürel bir eleştiri çalışması ve bugün, Black Lives Matter çağında, ilk yazıldığı zamanki kadar güçlü. 
 
“Yakıcı bir berraklık ve alışılmadık bir zarafetle yazılmış.” 
Time</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94509</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b8db841-2911-4bba-8ff5-d45eb7d240af.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyküler</image:title>
            <image:caption>İstasyonda kimsecikler yoktu. Sokağın öbür yanında, badem ağaçlarının gölgelediği kaldırımda bir bilardo salonu açıktı sadece. Köy, sıcağın içinde dalgalanıyordu. Kadınla kızı trenden indiler, aralarında çıkan otlar yüzünden döşeme taşları yer yer çatlamaya başlamış bomboş istasyondan çıkıp karşıdaki gölgeli kaldırıma doğru sokağı geçtiler. 
 
Gabriel García Márquez’in Hanım Ana’nın Cenaze Töreni, İyi Kalpli Eréndira ve On İki Gezici Öykü derlemelerinden seçilerek resimlendirilen bu altı öykü, çocukken anneannesinin anlattığı masalların üzerinde bıraktığı etkiyi her fırsatta dile getiren Kolombiyalı yazarın zengin imgelemini yansıtıyor. 
 
Öyküler’e eşlik eden resimlerin yaratıcısı Carme Solé Vendrell, eserlerini resimlendirmek için Márquez’in izin verdiği tek sanatçı olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94510</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8493922c-a73c-45c6-933f-32bdb4587ea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahar</image:title>
            <image:caption>Dünyanın En Hızlı Büyüyen Çocuklarının Hikâyesi
Yetimhanede büyümek zorunda kalan çocuklar için anne ve baba kelimeleri, içi boş birer kavramdan ibarettir sadece. Ne sıcaklığını bilirler ne de onları zihinlerinde resmedebilirler.
İşte, henüz küçücük bir bebekken o soğuk yetimhane koridorlarında kaderine terk edilen bu çocuklardan biri Mahar, diğeri de Ali’ydi. Aynı anne-babadan olmamalarına rağmen kader birliği yapmış, daha sonra aralarına Merve’yi de alarak kardeşten öte can dostları olmuşlardı. Ta ki o kara gün gelip çatana dek…
Yaşları büyüyüp de akılları her şeye yettiğinde, artık yetimhane müdürünün zulmüne katlanamayacaklarını anlayan çocuklar, Merve’nin tüm itirazlarına rağmen Mahar’ın yaptığı plana uyarak kendilerini hiç bilmedikleri bir dünyanın kucağına atıverirler. Şimdi, gerçek hayatın ne olduğunun ayrımına varıp zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalacaklardır. Ne gidecek kimseleri ne de yiyecek tek lokmaları olduğunu fark ettiklerinde ise her şey için çok geçtir. Geri dönülmez bir yolculuğa çıkmışlardır ve artık eskisinden daha çok kenetlenip tehlikelere göğüs germeleri gerekecektir. Peki, bu mücadeleyi bırakıp giden ilk kim olacaktır? Sonunda hayallerine kavuşacaklar mı, yoksa hayatın karmaşası içinde kaybolup gidecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94511</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19963b8a-a725-4f5f-be50-3628939e8d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Alfabe</image:title>
            <image:caption>Çocukları yeryüzü canlılarıyla birlikte hayal kurmaya ve yazmaya özendiren, onlara özel sayfalar ayıran bir tür doğa kitabı Eksik Alfabe. 
 
Eksik Alfabe’de Süreyya Berfe çocukları hayvanlar dünyasına davet ediyor. Alfabetik, şiirli, bilmeceli ve sonunda da “Eksik Alfabe Masalı” bulunan bir dünya bu. Her harfte ipuçlarıyla dolu, bilmeceli bir hayvan şiiri var. Bir hayvan kendini tanıtıyor, sorunlarını dile getiriyor. 
 
Ü harfini üzme. 
Ona da bir hikâye bul. 
Ülkenin birinde diye başlasın istersen hikâye 
ya da üveyik kuşunu anlat. 
Ya da sen neyi istiyorsan onu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94512</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a37f3cb-a116-4ffa-a50e-a4e33f09f406.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Büyülü Ortamda</image:title>
            <image:caption>Orhan Duru’nun öykü kitapları yeni bir editörlükle ve ayrı basımlarla Yapı Kredi Yayınları’ndan yayımlanmaya devam ediyor. 
 
Bir Büyülü Ortamda, klasik öykünün kalıplarını bozarak başka bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru, güncel olayları, siyasi ve toplumsal olguları, bireyi köşeye sıkıştıran gelişmeleri bir bilimkurgu atmosferi içinde bilinmez, şaşırtıcı ve gülünç yönleriyle ele alıyor. Onun kaleminde gerçekler fantastik biçimler alıyor, inançlar saçma sapanla yer değiştiriyor, büyük kentlerin insanları büyük yanılsamalara uğruyor. 
Güncel gerçek o kadar gereksiz ayrıntılarla dolu, o kadar yavan ki; ister istemez bir düş kurarak bir büyülü ortama ulaşmaya çalışıyoruz. Benim öykü yazışımın genel kuralları da bu söylediklerimin arasında saklı. Bir illüzyonist nasıl silindir şapkasının içinden beklenmedik şeyler çıkarıyorsa, ben de öykülerimin içinden güvercinler ve tavşanlar çıkarıp şaşırtmak istiyorum!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94513</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b2b2926-f554-4355-9bef-8eaa2d2b45b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Üzerine Yazılar</image:title>
            <image:caption>Orhan Pamuk’un Kar adlı romanının çevirileri 2004 yılından başlayarak yayımlandığı her ülkede en çok satan kitap oldu. Aynı yıl New York Times gazetesinin kitap eki bu karmaşık siyasal romanı “Yılın En İyi 10 Kitabı”ndan biri ilan etti. Roman Birleşik Amerika’da “Laiklik, Modernleşme, Batılılaşma, İslam ve Siyasal İslam” konularında üniversitelerde en çok okutulan metinlerden biri oldu. Kar özellikle Avrupa’da pek çok kereler sahneye de uyarlanarak tiyatrolarda oynatıldı ve yayınevlerinin “modern klasik” dizilerinde yeniden yayımlandı. 
Pamuk’un geçen yüzyılın son günlerinde yazarken Türk okurundan başka kimsenin ilgilenmeyeceğini düşündüğü romanı 53 dile çevrilerek dünyada “Türkçe yazılmış en çok okunan kitap” niteliği kazandı. 
Türk okur ve edebiyat tarihçilerinin romana ilgisi ise yazarının 2006 yılında Nobel Ödülü almasıyla yoğunlaştı. Kısa sürede “dünya okuru” ile “yerli” okurun ilgileri ve yorumları arasında çok ilginç koşutluklar, çelişkiler ve tartışmalar çıktı ortaya. Kar, Orhan Pamuk’un hakkında en çok yazı yazılmış, karşılaştırmalı edebiyat âlimleri tarafından defalarca yeniden yorumlanmış kitabıdır. New York Üniversitesi profesörlerinden Sibel Erol bu yazı ve yorumların en ilginçlerini ve en çarpıcı sayfaları yazarlarıyla görüşerek yeniden ele aldı ve sekiz yıllık bir çabanın sonunda elinizdeki kitabı ortaya çıkardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94514</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/980a9998-36d6-4971-8e3b-d6b126eb03e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaplık 218 Kasım - Aralık 2021</image:title>
            <image:caption>Gustave Flaubert 200 Yaşında 
Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta olan kitap-lık dergisinin 218. sayısında dosya konusu Gustave Flaubert. Flaubert’in 200. doğum yıldönümü için hazırlanan dosyada Mehmet Rifat, Jean Bruneau, Sema Rifat ve Ayşenaz Cengiz’in yazılarının yanı sıra Flaubert’in mektuplarından seçmeler, yazarın biyo-bibliyografyası ve Türkçedeki çevirileri yer alıyor. 
Nihat Ziyalan-Ferhan Şensoy, Hüseyin Peker, İsmail Uyaroğlu, Yücel Kayıran, Mehmet Can Doğan, Serhat Uyurkulak ve Emrullah Alp şiirleri; Cem Akaş, Haydar Ergülen, Selçuk Erez, Engin Özkol, Çağla Çinili, Göksu N. Çakır, Alp Türkol ve Yalın Gündüz öyküleri; Mehmet Ergüven, Abdullah Uçman, Engin Soysal, Banu Gürsaler Syvertsen, Mukadder Özgeç ve Orçun Üçer yazılarıyla; Abdullah Ezik ise Ethem Baran ile yaptığı söyleşiyle kitap-lık dergisinin 218. sayısında. 
kitap-lık 29 yıldır iyi edebiyatın adresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94515</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a4201f8-f9b9-40ae-b86d-457ab5d8b903.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukça</image:title>
            <image:caption>Sizlerle birlikte ders çalışmak kolaydır, oyun oynamak kolaydır, gülmek, söylemek kolaydır. Fırsat olursa uçurtma uçurmak kolaydır. Sizlerle anlaşmak da kolaydır. Ama sizlere yazmak ya da sizler için yazmak zordur” diyen Berfe’nin bu kitaptaki şiirlerini çocuklar kırk yıldır okuyor. 
 
Pencereden giren uslu rüzgâr 
çağırır denizlere beni. 
 
Yavaş yavaş giden bulutlar 
çıkarır dağlara beni. 
 
Uzaklardan el sallayan uçurtma 
uçurur göklere beni. 
 
Uykuma giren yol 
götürür kırlara beni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94516</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6a82056-5927-43cf-b38f-1328b007dc64.jpg</image:loc>
            <image:title>Harezmşahlar Döneminde Diplomasi Ve Elçilik Faaliyetleri</image:title>
            <image:caption>Hârezmşâhlar zamanında devlet siyasetini oluşturan faaliyetlerin başında diplomasi gelir. Bu döneme ait ana kaynaklarda yazışma, mektup, anlaşma, haberleşme ve elçiliğe dair pek çok bilgi bulunur. Çeşitli belgelerde ve tarihi kayıtlarda yer alan bu malumat Hârezmşâhların diplomatik ilişkilerinin gelişimi açısından oldukça önemlidir. Tüm bu bilgiler dönemin siyasetinin nasıl şekillendiğini ve tarihi hadiselerin nasıl gerçekleştiğini gösterir. Hârezmşâhlar ile münasebette bulundukları devletlerin aralarındaki haberleşmenin en önemli unsurlarından birisi olan elçiler bu göreve uygun ve ehil kişilerden seçilirlerdi. Onlar kendilerine verilen görevi ifa ederken aynı zamanda siyasette büyük rol oynarlardı. Bu çalışmada, Hârezmşâhlar döneminde diplomasi ve elçilik faaliyetleri ana kaynaklar ve araştırma eserler göz önünde bulundurularak ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94517</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69a55135-ae82-4030-be41-0ec91e118d7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşü Yoktu Ayrılığın</image:title>
            <image:caption>Dönüşü Yoktu Ayrılığın isimli roman, Selçuk Özyurt’un ilk ve en çok sevilen romanı… 
 
Özyurt bu romanla edebiyat dünyasına girdi ve bir daha hiç çıkmadı. 
 
*** 
 
1979 ile 2002 yılları arasında geçen romanın içeriği, insanı farklı bir ruh haline sokuyor. Her satırında hayatın bir hüznü ve sorumluluğu var. 
 
Babasız büyümenin sıkıntısını yazıya döken bir yazarın hem hayatla boğuşması, hem çelişkili karamsarlıkları yaşaması… Belki de edebiyatı insanın içinde var eden en önemli bir olgu yapıyor. 
 
Acı, ızdırap, sevinçler hep yarım kalır. 
Her gülüşün sonu bir duruş, her hüznün sonu bir sevinç olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94518</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6185a118-a2a9-4d18-b913-2260bb374428.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Türkçesi Lügatı - Lügatı Fahri K - N</image:title>
            <image:caption>Sözlük bir milletin hafızasıdır. Dil, kültür, medeniyet ve varlığının teminatıdır. Nesiller arasındaki en güçlü ve somut bağdır. Sözlüklerin kelime zenginliği, düşünecek olan ve düşünen insanların kelime dağarcığıdır. Bir lisanda yaşatılmak istenen otuz, kırk bin kelime ile ne kadar düşünüleceği ortadadır. Bilim insanı, ulemâ zengin kelime ortamında doğar. Bu sebeple sözlüklerin önemi açıktır. 

Elinizdeki sözlüğün tamamlanması için on yılı aşkın bir zamanda titizlikle, günbegün üstünde çalışılmıştır. Artık klasikleşmiş sözlüklerdeki kelimelerle yetinilmemiş; günlük hayatta kullanılan, eski Türkçe metinlerde karşımıza çıkan ama sözlüklerde anlamı verilmeyen veya farklı verilen, dolayısıyla kaybolmaya yüz tutmuş binlerce kelime yeniden okura sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94519</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3605788-6fa1-4786-876f-54947db57681.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizm - Kardeşimle Aramdaki Görünmez Bağ</image:title>
            <image:caption>&quot;Bisikletini nasıl sürdüğünü, rüzgara karşı gülümseyişini görseniz, asla anlayamazsınız. Rengi solmuş kotu ve ters taktığı şapkasının altından sarkan karamel rengi dağınık saçlarıyla Ezra da herhangi bir altıncı sınıf çocuğundan farksızdır. Anlayacağınız, kardeşim de on bir yaşında herhangi bir çocuk gibi görünür ancak öyle değildir…&quot; 
 
Jenny ile tanışın: Kendinden yaşça küçük otizmli erkek kardeşi Ezra ile yaşamanın nasıl bir şey olduğunu ve dünyanın “en çıldırtıcı, en olağanüstü, en hayranlık uyandıran ve en şaşırtıcı” kardeşiyle geçirdiği hayatı sadece günlüğü ile paylaşan bir genç kız. Ezra ile yaşamanın zorlukları yetmezmiş gibi, Jenny bir de okuldaki zorbalarla, kaba saba sınıf arkadaşlarıyla ve hassasiyet gerektiren kırılgan arkadaşlıklarıyla uğraşmak zorundadır. Fakat yaz okulu, yazarlık kursu vaadi ve ilham kaynağı Ezra olan bir proje sayesinde Jenny kendisinde sadece “Ezra’nın ablası, koruyucusu, en iyi ve tek arkadaşı” olmaktan çıkma cesaretini bulur ve aralarındaki görünmez bağı gevşeterek kendi hayallerinin peşine düşer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94520</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77466178-dcf6-4608-89ca-630ded1d3302.jpg</image:loc>
            <image:title>Enteresan Dünya Tarihi Seti (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>1- Antik Çağ Medeniyetleri
2- Orta Çağ&apos;da Avrupa
3- İslam Tarihi-1 (Peygamber Efendimiz (sav) ve Dört Halife Dönemi)
4- İslam Tarihi-2 (Emeviler, Abbasiler, Endülüs Emevileri, Selçuklular, Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar)
5- Yeni Çağ&apos;da ve Yakın Çağ&apos;da Avrupa 

Şimdiden söyleyelim, uyarımızı yapalım. Enteresan Dünya Tarihi Serisi’ni okumanın olası yan etkileri: 
— Tarih derslerinde parmak kaldırmaktan parmağınız ağrıyabilir, 
— Kendinizi fena kaptırıp yolda izde okumaya devam ederken kafanız küt diye elektrik direğine çarpabilir, 
— Enteresan Kitap Serisi’nde öğreneceğiniz müthiş bilgileri içinizde tutamayıp eşe dosta anlatınca çokbilmişlikle suçlanabilir, 
— Kitap serisini bir an önce bitirmek için uykusuz kalabilir, kedinize mama vermeyi unutabilir, sevdiğiniz diziyi kaçırabilirsiniz. 
Bizden söylemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94521</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ec2a0fd-2029-4095-88b0-a32a457fcfd2.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiklal Marşı</image:title>
            <image:caption>İstiklâl Marşı bizim için bir nostalji, bir hatıra değil. Bizi yaşatan, bizimle yaşayan, bizimle dalgalanan bir bayrak. Bu bayrağı bu millet oluşturdu, Mehmet Âkif dile ve kaleme getirdi. Aslında bu aziz marş, ancak o güzel şaire nasip olabilirdi ve öyle de oldu.
Olan ve bitmeyen bir süreci halen yaşıyoruz. Bizim için bitmeyen ve bitmeyecek olan, marşın yücelttiği ruh, ruhun yücelttiği marştır.
İç ve dış, açık ve gizli bütün düşmanlara karşı göğsümüzdeki siperdir o. Hakkın sesi, milletin özgürlüğüdür.
Bütün iyi ve kıymetli hadiselerin bir süreci olduğu gibi istiklâlimizin ve marşımızın da bir süreci oldu. Gün gün, adım adım, şehir şehir, kalp kalp, mısra mısra dokundu ve hep bir yürekten okundu o marş. Bugün de böyle okunuyor.
Mustafa Özçelik, marşımızın tarihçesini, anlamını ve yorumunu rahatça anlaşılacak bir şekilde kaleme aldı. O günü bugüne taşıdı. O zamanı bu zamanda yaşattı. O günlere gittik, bugünleri de anladık.
Ayrıntıda boğulmadan hem marşı hem o günleri hem de bu kutlu marşın şairi Mehmet Âkif’i adeta bir tablo gibi getirdi, sundu bize.
Bugünleri yaşamak o günü, yarınları görebilmek için o günü, özgür kalabilmek için o günü belki de hiç unutmamalıyız.
Tarihçesi, anlamı ve yorumuyla İstiklâl Marşımızı anlatan ve bizleri çepeçevre kuşatan bir kitapla karşı karşıyayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94522</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cea553bb-337a-4e0d-85a0-128e6b557950.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Geçerken</image:title>
            <image:caption>Muhit Kitap günümüz Türk şiirinin önemli isimlerinden Arif Ay’ın eserlerini yayımlamaya devam ediyor.
Geleneğin yansımalarıyla şekillenen Arif Ay şiiri, istikrarlı bir bilinci taşır. Şiirlerinde derin şahsiyetinden de izler bırakan Arif Ay, temel kaynaklardan beslenerek duyarlı bir ahengi yakalar. Onun şiiri, olup biten karşısında kayıtsız kalamayan, kadim ve modern söylemlerin ustaca harmanlandığı bir çizgide yer alır.
Sen geçerken
Yıldızlar kaydı her yere
Armağan olsun diye gökyüzü
Dilini bilmediğim sabahlara çıktım
Ne bildimse kalbimden öğrendim
Sen geçtin ya sevgilim
Umudun gölgesi düştü her yere</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94523</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f5bbbd9-9c1c-4242-ba1d-b80026b6bd6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Süpermen Türk Olsaydı</image:title>
            <image:caption>İlk baskısını 2010 yılında yapan ve Ahmet Şerif İzgören’in en beğenilen kitapları arasında yerini alan Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı yenilendi. İçeriği gözden geçirilen ve güncellenen kitabın ismi de Süpermen Türk Olsaydı olarak değiştirildi. Girişimcilik, is kalitesi, dürüstlük, yurt sevgisi ve  hosgörü başlıklarında okura seslenen İzgören, kitabında hem anılarına hem de gözlemlerine yer veriyor. 
…. 
Ülkedeki eğitim sorunu çözülürse işte o zaman bu ülke daha farklı olacak. Sevgili Ahmet Şerif İzgören, bu ülkenin doğru yapamadıklarına ve değiştiremediklerine benim gibi kızmayı sürdürmekle beraber, küsmeden mücadele etmeyi başarıyor. İzgören ve onun gibi eğitime gönül verenlerin yolları açık olsun. 
Alphan Manas 
Fütürist, Mensa Türkiye Başkanı 

 
Süpermen Japon olsaydı pelerinini bağlamayı öğretirlerdi. On yedi yıl yaşadığım ve çalıştığım Türkiye’de, kısmet olursa daha yapabileceğim nice işler olduğunu masal gibi anlatımıyla hatırlatan dostum Şerif İzgören’e minnettarım. 
Mitsuru Horiguchi 
Japonya’nın Türkmenistan Başkonsolos Vekili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94524</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a3fea7b-9188-4a77-a037-60d501e8400f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Saat</image:title>
            <image:caption>&quot;Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.”
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
İlk yazım 1910’da çıktı. 1914’e kadar Servet-i Fünun kalıplarında taklit nesir döktüm. Top oynar gibi kelime oynadım. Bir sevdiğim öldüğü zaman, nasıl yazacağımı düşünürdüm. Bütün hırsım, ismimi gazete sayfalarına geçirebilmekten ibaretti. Kitabıma bu çıkartmalardan hiçbirini almadım. Kafam 1914’te uyandı. Bir iki sene yazımı fikirleştirmeye uğraştım. Ancak 1918’e doğru kendimi bulabildim. O zaman da bozgun ve inkıraz geldi çattı.
İmparatorluk bir kerpiç, bir çardak, bir çadır gibi çöktü. İhtiraslı, fakat şaşalamış, vurulmuş bir genç böyle bir kaos içinde acı ve usançtan başka ne ses çıkarabilir?
Kitabın başında bu yazıları bulacaksınız.
Mütarekenin ilk yılında, ben de, sihirden, tılsımdan başka bir şey beklemiyordum. Akşam’daki ilk yazılarım, Bab-ı Âli Caddesi’nin ahlak ve ruh çirkefi içinde birtakım sızlanışlardır.
Kitabın ortalarına doğru bunları okuyacaksınız.
Anadolu’dan Mustafa Kemal’in sesi geldiği zaman, o zaman, kalbim doğrulup kalktı. Kuru dala yeniden özsu yürüdü; tomurcuk kurusu üzerinde kırmızı gül açtı.
Akşam’ın üçüncü sayfasının baş sütununu siper gibi kazıp içine yerleştim. Hainlik, tehlike, ıstırap, korku, orada göğüs göğüse bir kavganın bütün acılarını tattım; yalnız bir acı nedir bilmem: Ümitsizlik duymadım. Günün fıkraları onlardır.
Sonra ne geliyor? Zafer ve sevinç... 1917’de ihtiyardım; 1922’de ilk gençliğe kavuştum.
Ve genç ölmeye, yirmi beş yaşımı ölüm dakikasına kadar dinç, gürbüz ve temiz götürmeye yemin ettim.
Kitabın son yazılarında işte bu ant vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94525</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56353d13-7b90-4647-89e2-cb50ea328901.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ile</image:title>
            <image:caption>Bindik refref denen aşk aracına 
Şükürle menzile vardık aşk ile 
Gönülden yol bulduk Hâk miracına 
Hakikat sırrına erdik aşk ile 
 
Sakine&apos;yim gizden geldim ayana 
Sağıra saygım var sözüm duyana 
Ölmeden ölüp de kefen giyene 
Ayn-ül cemde nişan verdik aşk ile 
 
*** 
 
Şiirlerimde; aşk, sevda, özlem konularının yanı sıra toplumsal unsurlara da atıfta bulundum. Çoğu eserim değerli ozanlar ve bestekârlar tarafından bestelenerek türkü severlerin yüreğine emanet edilmiştir. 
 
Türkü nakışlı gönül kalemiyle yazdığım şiirlerimi satır satır yüreklerinize bölüyorum. Payınıza düşeni alırken sizi en güzel sevdalara emanet ediyorum. 
 
Aşk ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94526</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f74cd81-2919-4ee0-88ef-c8fd0253e020.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık</image:title>
            <image:caption>“Açlıktan ölecek gibi olmanın nasıl bir şey olduğunu bilemezsin. Büyük bir acıdır. İçini bomboş yapar. Düşünebildiğim tek şey bu. Kanım bile aç.”
 
Tamsen Donner bir cadı olmalıydı. Donner Grubu adıyla bilinen göçmen konvoyunun başına art arda gelen kötü olaylar ancak bu şekilde açıklanabilirdi. Tükenen erzaklar, insanlar arasında çıkan kavgalar ve küçük bir çocuğun gizemli ölümü göçmenleri deliliğin kıyısına kadar sürükledi. Birinin ‒ya da bir şeyin‒ kendilerini takip ettiği hissinden bir türlü kurtulamıyorlardı. 
 
Sebebi, güzel Tamsen’ın peşinde dolanan bir lanet mi yoksa sadece grubun kötü şansı mı bilinmiyordu ama Batı’ya gitme hayaliyle evlerinden ayrılan Donner Grubu’ndaki doksan erkek, kadın ve çocuk, Amerikan tarihindeki en büyük felaketlerden biriyle yüzleşmek üzereydi.
 
Talihsiz grup, düştükleri yollarda güvenilmez dağları, sıcaktan kaynayan çölleri ve besi hayvanlarını donduran soğuk karları aşmak için uğraşırken kötülük etraflarında dolanıyor, içlerinde büyüyordu. Grup üyeleri tek tek kaybolmaya başladığında insanlar kendilerine tek bir soru sormaya başladı: “Ya dağlarda bizi bekleyen bir şey varsa? Huzur bozucu, hastalıklı ve de aç bir şey?” 
 
Tarihteki en karanlık ve ürkütücü trajedilerden biri, Alma Katsu’nun doğaüstü unsurlar ve sarsıcı detaylarla zenginleştirdiği özgün ve dehşet verici bir başyapıta dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94527</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f4fe813-f275-4b2b-bf76-f7a26748c543.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrat Parti İktidarında Kürt Meselesi</image:title>
            <image:caption>Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte gerçekleşen elit değişimi ile çevrenin talep ve öznelerinin merkeze akması, o zamana kadar uygulanagelmiş birçok politikanın değişimini de tetiklemiştir. Laisist politikanın esnemesi, iktisat politikalarındaki değişim, çevre ile kurulan ilişki biçimi gibi birçok temel davranış kalıbında farklılaşma gözlenir hale gelmiştir. Bu dönemin Türkiye tarihi açısından ciddi değişimleri gösterdiği bir vakıadır. Bu değişimden, elbette genelde kimlik politikaları, özelde ise Kürt Meselesi münezzeh değildir.
Bu çalışmada on yıllık Demokrat Parti dönemi boyunca, Kürt Meselesi özelinde, imparatorluk mirasının üzerinde şekillenen ve Tek Parti döneminde inşa edilip uygulanmış olan devlet politikasındaki değişim ve devamlılıklar açıklanmaya çalışılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94528</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39263c08-cec4-4321-96f9-aedde70d03bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Medya İstihbaratı</image:title>
            <image:caption>Terör ve terörizm, günümüz dünyasında önemli güvenlik sorunlarından birisi olarak gündemdeki yerini koruyor. Asimetrik karakteri, şiddet içermesi, farklı motivasyonla hareket eden gruplara/bireylere eşsiz taktikler ve fırsatlar sunması, icra maliyetinin düşük, önlenmesinin ise pahalı olması bu metodu daha uzun yıllar gündemde tutacaktır. Fırsat alanlarını görme konusunda, bürokrasiden-devletlerden daha yetenekli, hızlı ve elastiki olabilen terör örgütlerinin sosyal medyayı keşfetmeleri de uzun sürmedi. Sınırsız propaganda imkânı sunan, bilgiyi çarpıtmaya, yalan haber üretmeye müsait, maliyeti az, anlık müdahaleye imkân veren bu mecra sadece terör örgütlerinin değil, şirketlerin ve devletlerinde ilgi alanında bulunuyor. Nitekim bu alanda şirketler ürettikleri bilgileri pazarlarken, istihbarat örgütleri de “sanal alanda” terörist ve fikir avındalar.

Bu kitap da, bir yandan terörizm konusunda sosyal medyada veri toplama, analiz etme ve “sosyal medya istihbaratı” üretme faaliyetlerinin nasıl olması gerektiğini örnekleri ile ortaya koyarken, bir yandan da PKK özelinde veriyi okumayı ve ne gibi sonuç çıkartılabileceğini ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94529</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91da7f2b-4e0f-49b7-9df0-65e5a0df94ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat&apos;ın Yurtluk Ocaklık ve Hükümet Sancaklarda Uygulanması</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu 700 yıllık süreç içerisinde, değişen şartlara karşı pek çok müessesesinde yeniliklere gitmiştir. Taşrada temel idarî birimi olan sancakların idaresi de sürekli değişim içerisinde olmuştur. Çalışmamızda esas olarak, 1845 yılından, İmparatorluk sathında yeni bir idarî düzenlemeye, vilayet esasına geçilen 1864 yılına kadar geçen süredeki gelişmeler ele alınmıştır. Tanzimat’ın Diyarbekir, Erzurum ve Trabzon Eyaletlerinde uygulanmaya başlanmasını müteakiben karşılaşılan zorluklardan kısaca bahsetmiş ve zorlukların kaynağının genel olarak vergi ve asker meselesi olduğunu, ancak bahsedilen eyaletlerde yurtluk-ocaklık suretiyle toprak tasarruf edenlerin de sahip oldukları hakları korumak gayesi ile karşı çıktıkları tespit edilmiştir.
Bu kitapta “mahalli beylikler”, “Kürt beylikleri” gibi adlandırmalarla tanımlanan “yurtluk-ocaklık” ve “hükümet” sancaklarda Tanzimat ile uygulanan yenilikler anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94530</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9950002-c4c9-4231-81ca-1890ebe25b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Devrinde Öğretmen Yetiştirme</image:title>
            <image:caption>Yeni Türk devleti, milli bekayı güvence altına almak ve milleti ileri ülkelerin refah seviyesine çıkarmak için topyekûn bir yenileşme ve kalkınma seferberliğine girmiştir. Bu seferberlikte eğitim stratejik bir öneme sahiptir. Eğitimin “aslî unsuru” öğretmenlerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e göre öğretmenler bir milletin hür ve müreffeh bir insan topluluğu haline gelebilmesi için olmazsa olmazdır. O eğitime ve öğretmene verdiği önemi, 1921 yılında düşmanın top seslerinin Ankara’da duyulduğu günlerde bir Maarif Kongresi toplayarak göstermiştir.
Mustafa Kemal Atatürk’e göre bir milletin iki ordusu vardı; bunlardan ilki “asker ordusu”, ikincisi ise “irfan ordusu”. Türk ordusunun cephede elde ettiği zaferin kazanımlarının kalıcı olması, “irfan ordusu” tarafından kazanılacak zafere bağlıydı. Öğretmene verilen görev Cumhuriyet’i yerleştirmek ve yaşatmaktı. Bu görevi ancak yeterli sayı ve nitelikte öğretmenler başarabilirdi.
Elinizdeki kitap, 1920-1938 yıllarında işte bu görevi başaracak öğretmenleri yetiştirme çabasını ortaya koyma gayretinin neticesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94531</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0d19a8-d63d-420c-93dd-52a02769f0fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeki Olduğunu Düşünüyor Musun</image:title>
            <image:caption>Çoğu zaman pek düşünmeden hayatın akışını sürdürürüz. Öyle fazla düşünmeye gerek de yoktur aslında, otomatik tepki vermeyi sağlayan bilgi ve deneyim dağarcığımız iş görür. Ama bu kitaptaki sorular, merak uyandırıcı, garip, saçma, hatta kimi zaman basbayağı asap bozucu görünürler, yine de hepsinin ortak yanı sizi düşünmeye yöneltmeleridir: 
•  Uzay gemisinde niçin mum yakılamaz? 
•  Mutluluğun anlamı nedir? 
•  Bir kâğıdı kaç defa katlarsam Ay&apos;a ulaşırım? 
•  Feminizm öldü mü? 
•  Dünyayı bir uçtan öbür uca deldikten sonra bu delikten aşağıya atlarsan ne olur? 
•  Sence Başkan Mao bugünkü Çin’i görseydi gurur duyar mıydı? 
•  Bir inekte dünyadaki suyun kaçta kaçı bulunur? 
Bu sorulara cevap vermek zeki olmayı gerektirir; şaşırtıcı, eğlendirici, ufuk acıcı, sinsi, muzip, derin, parlak bir zekâ. Bu ne bilgiyle ne de eğitimle ilgilidir. Her türlü ilginç yolla düşüncelerinizi eğip bükmeyle ilgilidir. Unutmayın, gerçek akıllılığın önünde kendini beğenmişlikten daha büyük bir engel yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94532</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a62946-f5a4-4e6b-a485-afde5d7e91c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hala Zeki Olduğunu Düşünüyor musun</image:title>
            <image:caption>Çoğumuz düşünmeyi severiz. Bizi afallatan, merakımızı harekete geçirip beyin kıvrımlarımızın pasını alan sorularla uğraşmaktan zevk alırız. Akla aykırı görünen, şaşırtmacalı sorular söz konusu olduğunda ise herhalde hiç kimse Oxford ve Cambridge’in dillere destan zorluktaki sorularının eline su dökemez. 
•  Ay, lor peynirinden mi yapılmıştır? 
•  Bir termostat düşünebilir mi? 
•  Wittgenstein her zaman haklı mıdır? 
•  Birini polise yakalanmadan nasıl zehirlersin? 
•  Bir yelkenli, rüzgârdan nasıl daha hızlı gider? 
•  Ovidius’un kız tavlama yöntemi işe yarar mı? 
•  VIII. Henry ile Stalin’i nasıl karşılaştırırsın? 

Satış rekorları kıran “Zeki Olduğunu Düşünüyor musun?” kitabının yazarı John Farndon, böyle “alengirli” soruların açtığı yolda bizi yeni bir gezintiye davet ediyor. Eğlenceli ve mizahi üslubuyla, kalıpların dışına çıkarak düşünmenin neden insanlığın itici gücü olduğunu, soruların arka planını irdeleyerek gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94533</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ce5f5e4-c3d5-4492-8f33-9f00849e4de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarasa Olmak Neye Benzer</image:title>
            <image:caption>“Hepimizin yarasaların deneyim sahibi olduğuna inandığımızı varsayıyorum. Ne de olsa onlar memelidir ve farelerin, güvercinlerin veya balinaların deneyimlerinden daha fazla deneyime sahip olduklarından şüphe yoktur. Yarasalar bizimle diğer türlere göre daha yakın akraba olmalarına rağmen, yine de bizimkinden o kadar farklı bir faaliyet yelpazesi ve duyusal aygıt sunarlar ki, ortaya koymak istediğim sorun son derece canlıdır (ancak kesinlikle başka türlerle de ortaya çıkabilirdi). Felsefi düşüncenin faydası olmadan bile, telaşlı bir yarasayla kapalı bir alanda biraz zaman geçirmiş olan herkes, temelde yabancı bir yaşam biçimiyle karşılaşmanın ne olduğunu bilir.” 

Eğitimini Harvard, Oxford, Cornell gibi saygın üniversitelerde tamamlamış, halen New York Üniversitesi’nde felsefe ve hukuk profesörü olan Thomas Nagel bu kitapta ölümden cinsel davranışlara, toplumsal eşitsizlikten, savaş ve katliamlara karşı tutumumuza, bilinç, özgürlük ve değerle ilgili felsefi problemlere kendi özgün ve yalın üslûbuyla hem teorik hem de kişisel bir anlayış sunmayı amaçlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94534</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b53934cc-8569-4a8e-b927-55b97c844a4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizlenen Ufo Temasları</image:title>
            <image:caption>Uzaylılar dostumuz mu yoksa dünyamızı ele geçirmeye çalışan düşmanlar mı?  
UFO’larla yaşanan temaslar neden örtbas ediliyor?  
Devlet başkanlarının UFO’larla yaptıkları toplantıların amacı neydi? 
UFO’ların dünya ziyaretleri hakkında bizden saklananlar neler? 
Kaçırılma hikâyeleri ve melez ırk yaratmaya dair teoriler gerçek mi? 
 
Kitabın yazarı Timothy Good, UFO ve dünya dışı yaşam konusunda dünyanın en saygın otoritelerinden biri olarak kabul ediliyor. Gizlenen Ufo Temasları: UFO’larla Yaşanan Karşılaşmalar ve Örtbas Edilen Gerçekler, yakın zamanda yaşanan ve halka açıklanmayan temaslara, tanık ifadelerine ve dünya dışı varlıklarla ilgili yürütülen çok gizli programlara dair detaylara odaklanıyor. Uzaylılar ve araçlarının gerçek fotoğrafları, özel bir alanda saklanan UFO cesetleri, Başkan Eisenhower ve Kennedy ile dünya dışı varlıkların temaslarına dair sizi şaşırtacak birçok detay, Timothy Good’un özenli çalışması aracılığıyla gün yüzüne çıkıyor.  
 
Uzay araştırmaları konusunda hem Türkiye’de hem dünyada akla gelen ilk isimlerden olan Haktan Akdoğan’ın önsözüne ve kitabın yazarı Timothy Good ile özel fotoğraflarına yer verdiğimiz, çok özel bir kitap sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94535</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37c9c7b0-bec9-4147-ad90-c8f382d572f0.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Hayvanla Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>BİLİYOR MUSUNUZ? 
Arıları evcilleştiren ilk insanlar Antik Mısırlılardır ve ballarını mumya yapımında kullanmışlardır. 
 
Dünya yörüngesine çıkan ilk hayvan, Rus köpek Laika’dır. 
 
Avustralya Ordusu 1932’de geniş bir emu sürüsüne karşı savaş açmıştır. 
 
Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerikalılar, 6 kuş içeren kendi güvercin hizmetlerine sahipti; en ünlü üyesi Cher Ami’dir. 
 
Eylül 1855’te, Kırım Savaşı sırasında İngiliz-Fransız kuvvetleri, on bir aylık yorucu bir kuşatmanın ardından Rus kale şehri Sivastopol’u ele geçirdi. Harap olmuş şehirde erzak ararken bir İngiliz subay enkazın ortasında bir kedi fark etti, onu sahiplenerek ona Tom adını verdi. 
 
50 Hayvanla Dünya Tarihi, tarih boyunca yaşamış ve dünyayı şekillendirmiş olan olağanüstü hayvanlara bir bakış atıyor. Balta girmemiş ormanlardan çöllere, okyanuslardan gökyüzüne, dünyanın her köşesine eğiliyor. 
 
Bu kitap, muhteşem elli hayvanın hikayesini anlatıyor ve önemli tarihi olaylardaki rollerine değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94536</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98f67d4e-9132-4018-93b2-d7463ecd6059.jpg</image:loc>
            <image:title>Baden-Baden&apos;de Yaz</image:title>
            <image:caption>“Bu romanı ben hiç kuşku duymadan, yüzyılın kurmaca ve kurmaca ötesi yazınının en güzel, seçkin ve orijinal kazanımları arasına dahil edebilirim.” 
Susan Sontag 

Leonid Tsıpkin Rus edebiyatının değeri bilinmemiş klasik yazarlarından. Eserleri gerçek anlamıyla ünlü yazar ve filozof Susan Sontag’ın Baden-Baden’de Yaz romanına yazdığı “Dostoyevski’yi Sevmek” isimli önsözünden sonra anlaşılmıştır. Romanın büyüleyici ritminde iki anlatım, iki seyahat bir araya gelmektedir. İlkinde 1970’lerde anlatıcının Moskova’dan Leningrad’a giderken Dostoyevski’ye olan edebî sevgisi işlenirken; ikincisinde 1867 yılında Fyodor ve Anna Dostoyevskilerin St. Petersburg’dan Almanya’ya doğru yolculukları anlatılıyor. Dresden, Baden-Baden, Basel, Frankfurt, Paris… Bu yolculukları esnasında Dostoyevskileri hiç beklemediğimiz hâllerde görüyoruz. Mali durumlarının doğurduğu boğucu, aşağılayıcı karamsarlıklar, beklenmedik kişisel kaprisler ve fırtınalı heyecanlar yüzünden sürekli asabi ruh hâli içinde yaşayacaklardır. Sonrasında kumar, ahlaki illetler, humma, kıskançlıklar, pişmanlıklar, korkular... Ve bütün bunların karşısında Anna’nın Fedya’sına karşı her şeyi affedici ama her zaman ağırbaşlı sevgisi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94537</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61a49cd9-32b0-46cf-8d72-b39d171d0b28.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben: Altı Konferans-Olmayan</image:title>
            <image:caption>“Sözde medeniyetimiz nereye giderse gitsin, var olmama için her türlü ödülün olduğunun ve hiçbir cezanın olmadığının çok iyi farkındayım. Ama eğer hedefiniz şiirse, cezalar, ödüller ve kendi kendinize biçtiğiniz yükümlülükler, görevler ve sorumluluklar ve sonsuzca diğer şeyler hakkında her şeyi unutmalı ve sadece bir tek şeyi hatırlamalısınız: kaderinizi belirleyen ve geleceğinize karar veren sizsiniz başka kimse değil. Başka hiç kimse sizin için yaşayamaz; siz de başkası için yaşayamazsınız. Sanatçının sorumluluğu vardır; bu da dünyadaki en korkunç sorumluluktur. Alabilirseniz bu sorumluluğu alın ve var olun. Alamazsanız, avunup başkalarının işine bakın ve ölene kadar onu yapın (veya yapmayın).”

Modernist şiirin en büyük şairlerinden E. E. Cummings&apos;in Norton Konferansları olan ben: Altı Konferans-Olmayan&apos;da şairin sanat, şiir, aşk, tarih ve hayat üzerine düşüncelerini, tecrübelerini ve duygularını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94538</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca849016-f96a-485c-b437-43172738a154.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşüncenin Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılda Türk sosyal düşünce tarihine kafa yoran tarihçi, edebiyatçı, felsefeci ve sosyologlar eksik olmadı. Fuat Köprülü ve Ahmet Hamdi Tanpınar, Hilmi Ziya Ülken ve Şerif Mardin bu isimlerden bazıları. Kurtuluş Kayalı da bu silsile içinde, Cumhuriyet dönemine odaklanan zirvelerden birini teşkil ediyor.

Kayalı’nın düşünceye bütüncül bir bakışı var. Düşünceyi sosyalizm, liberalizm, milliyetçilik ya da İslamcılık gibi bir ideolojiye hapsetmiyor. Onun için düşünce sadece akademi değil, akademi dışı da demek. Sadece tarih ve sosyoloji ya da bilim değil, edebiyat ve sinema, sanat da demek. 

Kayalı düşüncenin sosyal tarihini yazıyor. Ona göre düşünce tarihi toplumsal şartlardan etkilenmeden, dâhiler eliyle üretilip kendi içinde birikerek ilerleyen soyut bir süreç değil. Kültürel, iktisadi, siyasi, hatta toplumlararası gelişmelerle ilişkilendirilmesi; tarihsel-toplumsal bağlamına oturtularak incelenmesi gereken somut bir şey. 

Kayalı’ya göre düşünce bir ortamın ürünü. O ortamda sadece büyük isimler yok, adı sanı unutulmuş entelektüeller, dergilerde kalmış tartışmalar, yayıncının reddettiği kitaplar, değişen vurgular da var. Entelektüellerin ilişkileri, gazete, dergi, yayınevi çevreleri, üniversite ve dernekler, okullar/ekoller de var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94539</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb6c0d1-5723-4b96-a077-1f6a9336eba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski ile Yeniye Bakmak - Bir Alimin Gözünden Modern Astronomi</image:title>
            <image:caption>18. yüzyılda Osmanlı topraklarında, bir tarafta medrese ile temsil edilen klasikten kopamayan, yeniliklere kapalı geleneksel eğitim kurumları ve müderrisler, diğer tarafta mühendishaneler çevresinde hayat bulan Batı tarzı eğitime ve düşünceye kapılarını sonuna kadar açmış modern eğitim kurumları ve hocaları vardır. Çağdaş anlatıda birbirinin rakibi olarak gösterilen bu iki kurumsal yapı, dünya görüşleri zıt iki farklı zihniyetin de temel taşıyıcıları olarak kabul edilmektedir. Bu teze göre, Batı’dan bilgi aktarımı modern eğitim kurumları tarafından yapılmaktadır ve hızı da çok yüksek değildir. 

Bu çalışmada, Abbaskulu Ağa tarafından Arapça kaleme alınan Esrâri’l-melekût adlı eserin Hayâtîzâde Seyyid Şeref Halil tarafından 1848 tarihinde basılan Efkâru’l-ceberût fî tercemeti Esrâri’l-melekût isimli tercümesinden hareketle yukarıda sözü edilen anlatının yanlış olduğunun gösterilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle geçmişten bugüne entelektüel zeminde yaşanan gerilimlerin ve toplumsal tartışmaların hemen hemen tamamının odak noktasında bulunduğuna inandığımız Osmanlı ve bundan ayrı düşünülemeyecek Cumhuriyet modernleşmesine dair geleneksel tezlerin gözden geçirilmesi çabalarına küçük de olsa bir katkı sağlanması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94540</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51043815-1703-4f39-a2e1-8826027c6d2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasta Değil Susuzsunuz</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, insanların su ile ilgili en temel sorularına cevap veriyor: Hangi su iyi, temiz ve sağlıklı? Hangi suyu içmeli, hangilerinden de uzak durmalı? Çocuklarımıza hangi suyu içirmeli? Sıhhî suyu hangi zamanda ve ne kadar içmeli? Su içmemenin yol açtığı hastalıklar neler? Suları kirleten unsurlardan nasıl korunuruz? 

Bu sorular son derece mühim, çünkü sularımız gözle görülemeyen çok tehlikeli maddelerle kirletiliyor. Ev ve endüstriyel çöplerin yanı sıra özellikle yoğun ve yaygın olarak kullanılan tarım zehirleri, bazı maden faaliyetleri toprağı, su kaynaklarını kirletiyor. Bitkileri ve hayvanları dolayısıyla insanları toksik maddelere mâruz bırakıyor. Bunlar yetmezmiş gibi ister şehir şebeke suları, isterse de ambalajlı ticari sular olsun hem tehlikeli maddelerle dezenfeksiyon işlemlerine tabi tutuluyor, hem de ambalajlarında BPA ve fitalat yüzünden başta insan olmak üzere tüm canlıları kanser olmasına, kısırlaşmasına ve engelli doğumlara yol açıyor. Evet, SU sadece okulda öğretilen H2O formülünden ve pH değerinden ibaret değil. SU, organik ve inorganik maddelerde ihtiva eden bir hayat membaı. Yâhut da hastalık üreten bir silah… Ayrıca su kodlanabilen ve kodlanarak şifa veya derde yol aça bilen bir madde. Bu nedenle suların biyolojik, kimyevî ve radyolojik kirlilik taşımaması gerekir. Öte yandan besin cevherleri yani mineraller açısından da zengin olması şart. 

İşte bu eser, zemzemden musluk suyuna, ambalajlı sulardan mâden sularına kadar tüm su çeşitlerini bu yönleriyle ele alıyor, en sıhhî suyu tarif ediyor. Zemzemi dünyanın en mükemmel suyu kılan nedenleri ve iyileştirici gücünü sıralıyor. İbn-i Sina’dan Muhammed Şirvânî’ye İslam ve Osmanlı hekimlerin suya dair görüşlerini aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94541</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147239d7-bd41-4cf5-b7fb-e098d779bfad.jpg</image:loc>
            <image:title>Kassandra Damgası</image:title>
            <image:caption>Kötülük; bir adımda, kolayca aşabileceğimiz bir eşik midir? Yoksa doğuştan gelen bir haslet, kişiyi tutsak eden bir miras mıdır? 

Peki insanlık olarak hızla sürüklendiğimiz yıkımın önüne geçmek mümkün mü? 

Kötülüğün alametlerinin izini süren bir Rus bilim insanı, yörüngedeki uzay istasyonunda yaptığı keşifle dünyayı değiştireceğini umar. Kendisine Kozmik Keşiş Filofey adını veren Andrey Krıltsov; uzayda kötülüğün genetik kodlarını çözerken, yeryüzünde ise ünlü fütürolog Robert Bork’un trajik kaderine istemeden de olsa yön verecektir. Her biri kendi kaçınılmaz kıyametine sürüklenen milyonlarca insanın neden olduğu trajedilere sahne olan; iyiliğin kötülüğe mağlup edildiği, umudun günden güne azaldığı bir dünyada Filofey’in keşfi bizleri kurtarmaya yetecek mi? Yoksa insanlık, kendi kötülüğü ile yüzleşme fırsatını bencilce harcayacak mı? 

Büyük Kırgız yazar Cengiz Aytmatov, bilimkurgu unsurlarını ustaca kullandığı romanı Kassandra Damgası’nda insanlığın akıbeti ve kötülüğün doğası üzerine cevaplaması güç sorular sorarken; hırsları, tutkuları, zaafları ve erdemleriyle insanı, yani bizleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94542</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bcb0997-acbf-461f-9b66-b3a166c9baf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı</image:title>
            <image:caption>Tüm yolları düğümlemeye niyet edenlerden Mehmet; hayat da aldırmıyor, gözlerini kamaştırıyor durmadan. Babasından kalan birkaç satırla ne kadar dayanabilirse o kadar yürüyor yolları; Kumkapı’yı, Samatya’yı, Paşa’yı. Geçmişin, altı harfli bir sözcük olmadığını, şu anına rengini veren kelime olduğunu fark ederek, elini tutmak isteyen elleri naifçe iterek, dahası kendini başka eller tarafından cezalandırarak Lena’nın, yaşlı teyzesinin yanına varıyor her akşam. 

Şehrin, ıssızlığın ve kalabalığın, merhametin ve azabın kapılarına doğru ilerlerken buluyor kendini Çiğdem; hatırladıkça güç bulduğu insanların gölgelerinden, seslerinden, sözlerinden geçerek. 

Güray Süngü, Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı’nda; günlerin birbirine, geçmişin şimdiye, hikayenin gerçeğe dolaştığı düğümü; Mehmet’in göz göze geldiği kar tanesiyle, Çiğdem’in attığı adımlarla, Faruk’un şiirleriyle bir bir aydınlatıyor. Aydınlandıkça fark ediyoruz biz de: yağmurun açtığı yaraların kapanmadığını, çocuklarda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94543</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95fabe69-0025-4172-99ba-be2b847e5a76.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl ve Neden Okumalıyız</image:title>
            <image:caption>“Yalnızlığın sağladığı büyük zevklerden biri de iyi okuyabilmektir. Bu da benim tecrübeme göre en sadra şifa zevklerden biridir. Okuma sizi öteki kılar. Bunu içinizde, arkadaşlarınızda veya arkadaşınız olabileceklerde bu şekilde yapabilir. Hayalden beslenen edebiyat öteki olmaktır ve böylece yalnızlığı da yükseltir. Sadece yeterince insan tanıyamayacağız diye değil, aynı zamanda dostlukların etkiye açık olması, azalmaya veya yok olmaya temayül etmesi, zaman, mekân ve kusurlu sempatilere yenilmesi ve ailevi veya tutkulu hayatın kederleriyle dolması ihtimalinden dolayı da okuruz.” 
Harold Bloom, elli yılı aşkın okuma tecrübesi ışığında edebi metinleri okumanın işlevlerini ve faydalarını, kitapların nasıl okunması gerektiğini sade bir dille anlatıyor. Nasıl ve Neden Okumalıyız?, okuma eylemi üzerine rehber bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94544</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af3508a5-3145-4013-a12e-347d45de228c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluğu Kaybettiğin Yerde Arama</image:title>
            <image:caption>Güçsüz değilsin, sadece insansın.
Her şeyle savaşamazsın.
Her konuda en iyisini yapamazsın.
Her zaman mantıklı davranamazsın.
Bazen akışına bırakmak gerekir.
Bazen savaşmak ve kazanmak yerine yenilgiyi kabul etmek gerekir. Çünkü dünya, yapmak istediklerimizden, kontrol edebileceklerimizden ve gücümüzün yetebileceğinden daha fazlasını içerir.
Sonuç değişmese de birçok insan hep aynı yöntemi denemeye devam eder. Sen de bunu yaparsan her seferinde kendini daha öfkeli, daha mutsuz hissedeceksin.
Bu kitapta, mutluluğunun kaybettiğin yerde olmadığını anlatmaya çalıştım. Eğer yeterince uğraştığını düşünüyorsan ve sonuç alamıyorsan, artık yola çıkma zamanı gelmiştir.
İşte bu yola çıkma sürecine kabullenme diyorum.
Zayıflıklarını, insanları, dünyayı ve duygularını kabullendikçe güçleneceksin.
Hafifledikçe ağırlaşacaksın.
Bu kitabın anlatmaya çalıştıklarını tek cümleyle özetle deselerdi şöyle cevap verirdim: “Olan oldu şimdi ne yapabilirim?”
Kabullenerek nasıl güçleneceğini keşfedeceğin bir yolculuğa var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94545</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4586eb74-2e16-41b5-ae4f-95df7c69924a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Elması</image:title>
            <image:caption>Düşündük taşındık, günümüzde bir Tahir olsa, onların öyküsü, Tahir ile Zühre diye yeniden nasıl anlatılır, nasıl iletilir, dedik.
Hemi dünden, hemi bugünden yeller estirip güller alarak yaşayan Tahir&apos;le, yaşayan Zühre&apos;nin masalını Sevgi Elması&apos;ndan anlatalım dedik.
Elmanın yarısı dün, yarısı bugün, her ikisi birleşe, okuyanlar bağışlaya.
Ceyhun Atuf Kansu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94546</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a48f847f-325e-4bb7-9825-3a881cd0c8c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca ile Timur</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, dünyaya çocuklar kadar temiz bir gözle bakanlar; gülümsemek, iki insan arasındaki en kısa mesafedir. Mizah, en çok akılda kalan anlatım tarzıdır.
Nasreddin Hoca yüzyıllardır hem güldürüyor hem düşündürüyor.
Mustafa Balbay, Türkçemizin bütün zenginliklerini kullanarak Nasreddin Hoca’nın derslerini bugüne taşıyor.
İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94547</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58542327-242c-440f-9a0b-83eb56f52512.jpg</image:loc>
            <image:title>AB&apos;nin Kalbinden Biz(siz) Onlar</image:title>
            <image:caption>“Yurt dışında” yaşamak isteyenlerin sayısının her geçen gün daha çok arttığı bu günlerde, uzunca bir süre &quot;yurt dışında&quot; yaşamış biri olarak, Avrupa Birliği’nin başkenti Brüksel’in sosyal ve siyasal renklerinden söz etmek gerekiyordu diyor Çimen Turunç Baturalp.
“AB’nin kalbinde Biz(siz) Onlar’da, giderken kurduğu “Türkiye’de huzur yok!” cümlesinin “Türkiye’de huzuru sağlamayı beceremiyoruz biz!” cümlesine evriliş sürecini bir gazeteci olarak radarına takılan birbirinden çok farklı örnek ve gözlemlerle aktarıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94548</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff4ad48-b90b-44ac-9070-194abd5feac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Emre Büyüyor - Diş Bakım Günü</image:title>
            <image:caption>Bir Yukarı Bir Aşağı, Fırçala Dişleri! 
 
Emre, dişlerini fırçalaması gerektiğini biliyor. Ama bazen unutuyor. Doğrusu üşendiği de oluyor... 
Bir gün, dişi ağrımaya başlıyor. Peki, Emre ne yapıyor? 
 
Öz bakım becerilerini destekleyen bu güzel hikâye,
diş fırçalama ile ilgili tüm sorulara yanıt veriyor: 


Düzenli diş fırçalamak neden önemlidir? 
Dişler doğru bir şekilde nasıl fırçalanır? 
Günde kaç defa diş fırçalanmalıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94549</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f603859-846e-4295-91c3-90c259e24da5.jpg</image:loc>
            <image:title>Emre Büyüyor - Eşya Saklambacı</image:title>
            <image:caption>Derle Topla Düzenle, Her Şey Yerli Yerinde! 
Emre, oyuncaklarıyla oynamayı çok seviyor. Ama bazen etrafı çok dağıtıyor. Doğrusu eşyalarını hiç toplamıyor… Bir gün, annesi işteyken aradığını bulamıyor. Peki, Emre ne yapıyor? 
 
Öz bakım becerilerini destekleyen bu güzel hikâye ile çocuğunuz,
günlük yaşam becerileri kazanacak! 
  Aynı zamanda sosyal duygusal gelişim alanını destekleyen
bu kitap sayesinde çocuğunuzla keyifli zaman geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94550</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/260d2881-d517-4540-b295-6b33414a0ff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Emre Büyüyor - Kahramanlar Uykuyu Sever</image:title>
            <image:caption>Akşam Yatmaz, Sabah Kalkmaz! 
Emre, oyun oynamayı çok seviyor. Ama bazen uykusunu alamıyor. Doğrusu oyun yüzünden geç yatıyor… Bir gün, Gün Perisi onu uyandırıyor. Peki Emre ne yapıyor? 
 
Öz bakım becerilerini destekleyen bu güzel hikâye ile çocuğunuz, uyku alışkanlığı kazanacak! 
  “Vakitlice yatıp vakitlice kalkmanın” neden önemli olduğunu fark ettiren bu kitap sayesinde çocuğunuzla keyifli zaman geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94551</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8861a01-06f9-4afc-8e5e-f21b2b45e636.jpg</image:loc>
            <image:title>Emre Büyüyor - Kumbaram Nasıl Dolar?</image:title>
            <image:caption>Damlaya Damlaya Dolar Kumbara! 
Emre, atıştırmalıkları çok seviyor. Ama bazen parası yetmiyor. Doğrusu hiç hesap yapmıyor… Bir gün, kumbarasının boş olduğunu görüyor. Peki, Emre ne yapıyor? 
 
Sosyal duygusal gelişim alanını destekleyen bu güzel hikâye ile çocuğunuz,
tutumlu olma davranışını kazanacak! 
  Aynı zamanda öz bakım becerilerini destekleyen
bu kitap sayesinde çocuğunuzla keyifli zaman geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94552</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9840808-9e5a-445a-9ef9-e8782e9e31bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Emre Büyüyor - Ressamlık Macerası</image:title>
            <image:caption>Sorumluluk Alma Vakti! 
Emre, resim çizmeyi çok seviyor. Ama bazen resim defteri ona yetmiyor. Doğrusu duvar da deftere benziyor… Bir gün, annesinin sesini duyuyor: “Hayır, Emre!” 
Peki, Emre ne yapıyor? 
 
Sosyal duygusal gelişim alanını destekleyen bu güzel hikâye ile çocuğunuz,
sorumluluk alması gereken durumları fark edecek. 

Aynı zamanda çocuğunuzun öz bakım becerilerini destekleyen bu kitap çocuğunuzla keyifli zaman geçirmenize de yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94553</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f0b7bb8-4875-46c2-b031-695fb589cdef.jpg</image:loc>
            <image:title>Emre Büyüyor - Sebze Canavarı</image:title>
            <image:caption>Sebze Yemeyi Kim Sevmez ki! 
Emre, yemek seçmemesi gerektiğini biliyor. Ama bazen her yemeği yemiyor. Doğrusu sebzeler pek de güzele benzemiyor… Bir gün, annesi sadece sebze pişiriyor. Peki, Emre ne yapıyor? 
 
Öz bakım becerilerini destekleyen bu güzel hikâye ile çocuğunuz,
sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanacak! 
  “Sebzelere karşı ön yargılı olmamak” gerektiğini fark ettiren bu kitap sayesinde çocuğunuzla keyifli zaman geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94554</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf89872-dcb4-4808-9512-5803a6d35443.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlantis Canlıları Hakkında Her Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Nitelikli Deniz Canlıları Muhafızları İçin El Kitabı! 
Atlantis canlıları hakkında ne biliyorsunuz?


Genç ve hevesli bir deniz yaşamı öğrencisi olan Karen,
sizi denizde yaşayan bu fantastik canlıları keşfetmeye davet ediyor. 
 
Bu atlasta birbirinden eşsiz su altı canlıları, gizemli Atlantis’in keşfi, su altı yaşamının püf noktaları, okyanusların temiz tutulmasının önemi gibi ilginç ve eğlenceli bilgiler yer alıyor. 
Atlantis canlıları hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısınız? 
  Kitap; çocuğun hayal gücüne katkı sağlamasının yanında
birçok bilişsel beceriyi geliştirmesine de yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94555</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d000675-ad90-4642-9d4b-34d8ab3ec7d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Hakkında Her Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Geçmişe Ait Dev Canlıları Eğitebilecek misin?
Dinozorlar hakkında ne biliyorsunuz? 
 
Uzun yıllar dinozorlar üzerine çalışmalar yapan Mark,
sizi bu dev canlıların dünyasını keşfetmeye davet ediyor. 
 
Bu atlasta en ünlü dinozorların özelliklerini, dinozor yavrularının nasıl idare edileceği, nasıl besleneceği, nasıl eğitileceği gibi ilginç ve eğlenceli bilgiler yer alıyor. 
Dinozorlar hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısınız? 
 
Kitap; çocuğun hayal gücüne katkı sağlamasının yanında birçok bilişsel beceriyi geliştirmesine de yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94556</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fed475f-1db0-4cdb-824c-9ad44a1a0734.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhalar Hakkında Her Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gelmiş Geçmiş En İyi Ejderha Eğitmeni Olmak İçin Değerli Bir Rehber!
Ejderhalar hakkında ne biliyorsunuz? 
 
Ejderha yetiştiriciliği konusunda tecrübeli olan Peter,
sizi ejderhalar hakkında her şeyi öğrenmeye davet ediyor. 
 
Bu atlasta ejderhaların yumurtalarından nasıl tanınacağı, evcil ejderhalara nasıl bakılacağı, kaç tür ejderha bulunduğu gibi ilginç ve eğlenceli bilgiler yer alıyor. 
Ejderhalar hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısınız? 
  Kitap; çocuğun hayal gücüne katkı sağlamasının yanında birçok bilişsel beceriyi geliştirmesine de yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94557</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ca6576-b53f-4e27-936e-7479ebc28799.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantastik Canavarlar Hakkında Her Şey (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fantastik Canavar Bakım Klavuzu!
Fantastik Canavarlar hakkında ne biliyorsunuz? 
 
Büyüleyici canavarlar hakkında çalışan ve genç bir çırak olan Ann;
sizi fantastik canavarları keşfetmeye davet ediyor. 
 
Bu atlasta en ünlü fantastik canavarların özellikleri, onların bakımının nasıl sağlanacağı, canavarların sınıflandırılması gibi ilginç ve eğlenceli bilgiler yer alıyor. 
Fantastik canavarlar hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısınız? 
  Kitap; çocuğun hayal gücüne katkı sağlamasının yanında birçok bilişsel beceriyi geliştirmesine de yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94558</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e878c01-167c-4e37-abfa-9408896d882c.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Yatma Vakti</image:title>
            <image:caption>Uyumadan Önce Oyalanan Tüm Çocuklar İçin Eğlenceli Bir Kitap! 
 
Siasi’nin yatma vakti geldi ama dişlerini fırçalamak ya da oyuncaklarını kaldırmak istemiyor. Çünkü hayvanlarla oynamak çok daha eğlenceli! 
 
Herkes yatmak yerine kutup ayısıyla dans etmeyi,
kurtlarla ulumayı ve balıklarla yüzmeyi tercih etmez mi? 
  Bu büyüleyici yatma vakti hikâyesinde, Siasi neden yatmaya tam olarak hazır olmadığına dair bahaneler peşinde koşarken okuyucular onu bir gece macerasında takip ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94559</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed66722f-6a56-489b-bec4-cc52d4b9b9bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavarlar Annemden Korkar</image:title>
            <image:caption>Karanlıktan Korkan Tüm Minikler İçin Sıcacık Bir Kitap! 
Hale, ışıklar kapanınca tek yatmak istemiyor çünkü karanlıktan çok korkuyor. 
Aslında karanlıktan değil, kendisini bekleyen canavarlardan korkuyor. 
Zengin hayal gücünün ürettiği rengârenk canavarlardan korkulur mu hiç? 
Ama Hale korkuyor işte… Neyse ki annesi onu canavarlardan koruyacak kadar güçlü. 
 
Bu sevimli uyku hikâyesi, anne ve çocuk arasındaki güvenli bağlanmayı güçlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94560</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e1f99b2-649c-4844-85e7-225fb7025bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçacak Mıyım?</image:title>
            <image:caption>Asla Pes Etme, Hayallerinden Vazgeçme! 
 
Horoz, Kartal’ın kanatlarına hayrandı. En büyük hayali onun gibi uçmaktı. 
Uçabilmek için pek çok yolu deneyen Horoz, pes edecek mi dersin? 
  Bu eğlenceli hikâyede, Horoz’un bir kartal gibi göklerde süzülebilmek için
neler yaptığına şahit olacak, yaratıcı fikirlerine hayran kalacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94561</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fadbec6-255c-47b7-bbbd-f48a7cd7bfb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ördek Mi Tavuk Mu?</image:title>
            <image:caption>Hepimizin Öne Çıkan Farklı Yönleri Var! 
Ördek ve tavuk, biçim olarak benzese de sesleri ve dilleri bakımından farklılık gösterirler. 
Peki, tavuğun sesi hoşuna gittiğinde bir ördek ne yapar? 
  Bu eğlenceli hikâyede, kafası karışık ördek kendini keşfedecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94562</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2abdd6ad-fcb2-418e-9449-8e27146e5ba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslan Gibi Kızgın</image:title>
            <image:caption>Öfke Yönetimi ile İlgili Güzel Bir Hikâye! 
 
Leo, kızgın bir aslandır; çakıl taşına bile kükrer.
En ufak olayda bile öfkesi hemen açığa çıkar. 
 
Ama bir gün, Leo’nun öfkesi tam anlamıyla ortaya çıkar ve Leo onunla yüzleşmek zorunda kalır. 
  Bu harika resimli hikâye; duyguları kabullenme, karşılaşılan zorlukları
olumlu bir şekilde yönetmeye yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94563</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6d35525-5bad-4573-a9c4-d2e7b8100105.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Farklı Mıyım?</image:title>
            <image:caption>Farklı Olsak da Aynıyız! 
 
Küçük Tahtacık, başlıyor okula! Heyecanı dorukta! 
Kendilerinden farklı olan Tahtacık’a yeni arkadaşları nasıl davranacak acaba? 
Farklı olduğu için ona nasıl yaklaşacaklar okulda? 
  Bu hikâyede farklılıklara saygı, akran zorbalığı ile birlikte ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94564</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2e3392a-c984-495d-8782-5530de3d1f39.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Gücüm Ne?</image:title>
            <image:caption>Herkesin Özel Bir Gücü Vardır! 
Süper kahramanları seven Nalvana, bir gün kendi süper gücünü merak eder.
Özel gücünü keşfetme yolculuğunda, tüm arkadaşlarının bir tür süper güce sahip olduğunu görür. Kendi gücünü bulamayan Nalvana, süper gücü olmadığını düşünürken gücünün başından beri içinde olduğunu fark eder. 
  Öz saygıya yönelik bu muhteşem hikâye,
okuyucuyu kendini keşfetme yolculuğuna çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94565</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8c98a76-a312-4f2b-9d37-fdb5c4d2e672.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenim Nerede?</image:title>
            <image:caption>Hayal Gücünün Sınırlarını Zorlayan Bir Hikâye! 
 
Öğretmeni sabah derse vaktinde gelmeyince,
Dilek’ in aklından çılgınca düşünceler geçmeye başlar! Uzaydan başlayıp karanlık mağaralara kadar öğretmeninin nerede olabileceğini hayal edip durur. 
  Bu eğlenceli kitapta; Gollum, E.T., Kırmızı Kraliçe ve daha pek çok modern kahraman yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94566</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a676bc5f-be96-45c3-8eeb-739ebad9f143.jpg</image:loc>
            <image:title>Masonluk ve Osmanlı Masonları (-1935)</image:title>
            <image:caption>Masonluk; Âdem’den başlatılmış, Mısır ve Musa ile karıştırılmış, Yahudi ve Hristiyan kültürü üzerinden kurgulanmış, Haçlı Seferleri ve şövalyelik ile harmanlanmış, mistik efsanelerle beslenmiş, evrensel değerlerle makyajlanmış İngiliz ve Avrupa menşeli bir örgütlenmedir. Diğer gizemli örgütlerde olduğu gibi çok bilinmeyenli ezoterik kurguları içermektedir. Kadim geçmişten günümüze birçok komplo teorilerine malzeme yapılmıştır. Bilinen ve görünenlerden çok daha fazla miktarda, teyit edilmeye muhtaç birçok sorunun muhatabıdır. Böylesine karmaşık kurgulara sahip bir örgütün ya da anlayışın, sadece evrensel ve insani değerleri savunan kurumsal bir yapı olarak açıklanması yeterli değildir. Üyelerine açık ve dışa kapalı ketum bir örgütlenmedir. İnsanlık adına sosyal, kültürel, ekonomik vb. evrensel gelişmeleri nasıl yerine getireceği konusu oldukça muğlaktır. Önceleri Hristiyan ve duvarcı olmayanların kabul edilmediği bu yapının, sonraki dönemlerde kararını değiştirdiği görülmektedir. Bu değişikliklerle farklı inançlar ve kültürlere kapılar açılmıştır. Böylelikle uluslararası masonik ağlar oluşturularak küresel mutlak otoriteler kurulmuştur. Bu yapılanmalar özel hiyerarşik sistemleri içermektedir. Ancak geleneksel ritüeller aynen devam ettirilmiştir. Sonradan yapılan dinsel bazı değişikliklerin dışında, aslında masonik felsefenin özü ile kadim uygulamaları korunmuştur. Kullandıkları masonik dil ve sembollerinde, şövalyelik ile Yahudi ve Hristiyan kültürünün etkisi açıkça görülmektedir. 
 
Dış kaynaklı ve farklı bir felsefeye sahip bu anlayışı, Müslüman Osmanlı vatandaşlarının kabullenmesi ve mason olması hayli ilginç bir durum oluşturmaktadır. Dönemi itibarıyla Osmanlı elitinin neredeyse tamamına yakınının bu oluşumun içerisinde veya yakınında olduğu görülmektedir: Hanedan, İslamcı, Yeni Osmanlıcı, dindar, ittihatçı, itilafçı, şeyh ve din adamları, üst düzey yöneticiler ile diğerleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94567</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd1151c8-398b-453e-bd44-80d63a3f17f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Paylaşmak Güzeldir - Mila ve Sarp&apos;ın Matematik Öyküleri 4</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
Bu öykümüzde, Mila ve Sarp paylaşmayı öğreniyorlar. Mesela, sen çok sevdiğin bir yiyeceği arkadaşınla nasıl paylaşırsın? Hadi, bunu birlikte bulalım. 
Serinin 4.kitabında Mila ve Sarp, paylaşma temasıyla kesirleri öğreniyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94568</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db1c71b5-3bf7-46e4-afee-fd36a45c8cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Where Is 3 Frann?</image:title>
            <image:caption>- Hey Frann! Let’s count to ten. 
- 1-2-4-5-6-7-8-9-10. 
- What happened to 3 Frann, where has it gone? 
Shall we turn the pages of this book and find out where 3 has gone? 
 
Kitabımız, kısa ve uyaklı metinleri, büyük ve rengârenk resimleri ile 2 yaş ve üzeri çocuklar için hazırlandı. Yazarı Senem Dicle Özler tarafından İngilizceye çevrilen kitabı Nazlı Tunalı harika çizimleriyle renklendirdi. Öykümüz, “3 Nerede Çastara?” ismiyle Türkçe olarak da yayınlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94569</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d001f55b-7b5e-4dc1-86fc-17c43566020c.jpg</image:loc>
            <image:title>Harikalar Karnavalı - Sihirci Çırağı 2.Kitap</image:title>
            <image:caption>Bol Ödüllü SİHİRCİ ÇIRAĞI Macerası 
 
HİÇBİR YER DÜKKANI ÇALINDI. 
Hiçbir yerden gelen dükkân, hiçbir iz bırakmadan kayboldu. Bir daha ortaya çıkacak mı acaba? 
Daniel ve Ellie kayıp dükkânı ararken sihirli kitapçılarla, terk edilmiş adalarla, kimi ölü kimi diri envaiçeşit sihirciyle karşılaşacak. Bu kadarı yetmezmiş gibi bir de dükkâna içeriden saldırıp serbest kalmaya çalışan tehlikeli bir güç var. 
Bol ödüllü Sihirci Çırağı’nın merakla beklenen bu devam kitabı, sizi hayal gücünün gerçek güç olduğu büyülü bir HARİKALAR DİYARI’na ışınlıyor. Unutmayın, burada HER ŞEY MÜMKÜN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94570</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23656a46-c4b4-467a-b878-f0493c458403.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Nasıl Çalışır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uzay nasıl bir şekle sahip? Kara delikler her şeyi yutabilir mi? Uzay yolculuklarının zararı var mı? 
En yeni uzay görevlerinden ve yepyeni teleskoplardan elde edilen bilgilerle hazırlanan bu kitapta kütleçekim dalgalarından kozmik boşluklara kadar pek çok bilgi bulacaksanız. 
 
Anlaşılması kolay şemalarla ve insanı hayrete düşüren gerçeklerle dolu Uzay Nasıl Çalışır kitabı hem astronomiyi büyüleyici bulanlar hem de muhteşem bilimsel keşiflere merak duyanlara yönelik kusursuz bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94571</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d33acfa5-ada1-438b-90e0-5aacfdbb1831.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Düşün Sayı 17 - Felsefe ve Bilim</image:title>
            <image:caption>Ş. Halil TURAN 
SUNUŞ 
 
MAKALELER 
 
Majid BENI 
Yapıların Katlanması ve Modalite Kuralı 
Çeviren Gökhan MURTEZA 
 
The Folding of Structures and the Rule of Modalities 
 
* 
Samet BÜYÜKADA 
Doğa Yasaları ve Bilimsel Özcülük Üzerine 
 
* 
Eylem CANASLAN 
Bilim Felsefesine Ekolojik Bir Yaklaşım: Bruno Latour’un Çoğulcu Kavramları 
 
* 
Ezgi Ece ÇELİK 
Bilim ve Tinsellik: Feminist Bilim Tasarımlarında Doğa ve İnsan 
 
* 
Barışcan DEMİR 
Bilimin Ateş Hırsızları: Hume, Saussure ve Kuhn 
 
* 
Musa DUMAN 
Varlık ve Zaman’da Mekansallık Üzerine 
 
* 
Elife KILIÇ 
Bilim Felsefesinde Theoriadan Tekniğe Geçiş Üzerine Genel Bir Değerlendirme 
 
* 
Furkan Yasin KÖZ 
Rudolf Carnap ve Thomas S. Kuhn: Bilimsel Devrim Üzerine İki Görüş 
 
* 
Mahmut ÖZER&amp; Ayhan SOL 
İhtiyatlı (Değer Yüklü) Bilim: Gerçek Bilim veya Bilim Dışı 
 
* 
Seda ÖZSOY SOMUNCUOĞLU 
Bilgide Nesnellik ve Gerçeklik Sorunu: 3 Dünya Kuramı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94572</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3441f6ce-d625-4236-a880-481953b1adef.jpg</image:loc>
            <image:title>One Punch Man - Tek Yumruk 17</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. 

Canavarlar Birliği, Bang Kardeşler’in ezici gücüyle boy ölçüşemeyen Garou’yu ölümden kurtardı ve Bang Kardeşler’in üzerine Yaşlı Kırkayak’ı saldı. Hiç şüphe yok ki, Bang Kardeşler, afet seviyesi ejderha olan Yaşlı Kırkayak için kolay bir rakip değil. 

Bu arada, olan bitenden uzak kalmak istemeyen Genos da tüm cesaretiyle dövüşe katılmaya can atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94573</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/596de714-d9f8-4ce1-81f8-b75cbf74ddc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal - Aşk-ı Hakikat</image:title>
            <image:caption>Aşk ateşi kavurmasın gönlünüzü, aklınızı, benliğinizi... Sevdanın yoldaşı olmanın menzilinde LÂL sizi bekliyor.

Yana yana, düşe kalka, kör topal yuvarlanıp gidiyoruz hayatın içinde. Elimizde ateşten bir top olmuş &quot;ilişkiler&quot;... Yandıkça topu yanımızdakine fırlatıyoruz.
Saygının yitirildiği diyarlara aşk ve sevda köyü kurmaya çalışıyoruz. Kendi hakikatimize körleşiyoruz, kalbimize batan dikenlere nasırlaşıyor, almadan vermenin, vermeden almanın karanlığında uçuruma doğru ilerliyoruz.

İlişkilerimiz üzerine kurulan hayatlarımızda suçluluk duygusu, acizlik, eksiklik, yetersizlik, değersizlik, kibir, kanaatsizlik, öfke, kin, gurur, kıskançlık ve daha nice zehirli duygu kol geziyor. &quot;Aşk aşk&quot; diye aşka eziyet ediyor, aşkın itibarını yerle bir ediyoruz.

Küllerinden yeniden doğmuş, yaşamını insanı anlamaya, incelemeye, insan da derinleşmeye adamış bir yazar olan Pınar Boylu Gogulan, &quot;ilişkiler sanatını&quot; önümüze seriyor. Yalnız değil elbette; ona Lacivert, Mor, Siyah ve Lâl eşlik ediyor.

Hepsi de Ask-ı Hakikat’e davet ediyor bizi. Uzak olduğunu sanmayın; dibimizde, yanı basımızda duruyor, üstelik adresi belli:
Araz Mahallesi. Huzur Sokak. Vicdan Lokantası..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94574</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b79400c-f796-4688-aad4-318959ffcb1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Link - Renkler Şekiller Bağlantı Kurma Oyunu</image:title>
            <image:caption>Temel geometrik şekilleri, renkleri,  renkler  ve resimler arası ilişki kurarak öğrenmeye ne dersiniz? Yeni Nesil Bağlantı Kurma Oyunu Link ile eğlenerek bağlantı kurun! Hem geometrik şekilleri hem de renkleri kolaylıkla öğrenin.  Bu oyun dikkati artırır, mantık ve muhakemeyi geliştirir, motor kas koordinasyonunu sağlar, karar verme yetisini ilerletir... Hepsinden öte bütün bunların keyifle yapılmasını sağlar. Haydi, Link&apos;e...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94575</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f1151bc-cd55-400f-b86d-0d9ca2a2c818.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Dünyamızdan Manzaralar</image:title>
            <image:caption>Yol uzun, ömür kısa olduğuna göre, hayatı güzelleştiren sırları çözmek gerekiyor. Bunun için de kültür hazinelerinin kapılarını açmak, mücevherleri ortaya saçmak icap ediyor. Unutmayalım ki, medeniyetimizin pırlantaları, dün olduğu gibi, bugün de hem gözlerimizi hem gönüllerimizi dinlendiriyor.
Kültür tarihçisi Dursun Gürlek’in hazırladığı bu kitap Osmanlı medeniyetinden ve İstanbul kültüründen kesitler sunuyor. Evliya Çelebi’den anekdotlar, eski kitapların tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutan latifeler, Süleyman Nazif’ten fıkralar, hediyelik altınlar, camilerimizi süsleyen şaheser tablolar, eli öpülecek insanların özellikleri, Mehmed Âkif’in gözünü yaşartan sahneler, Şair Haşmet’ten haşmetli sözler, şifalı tozlar, Mevlevi medeniyetinden ibretler, uyuyanları uyandıracak fıkralar Kültür Dünyamızdan Manzaralar’ı oluşturuyor.
Cana can, yüreklere heyecan katacak, enikonu okunacak birçok konu sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94576</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e082d23-215b-4743-a671-869ea5aacd1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cümlelerin Gücü Adına - Dil Bilgisinin Sırları</image:title>
            <image:caption>Dil bilgisi kâbusun mu oldu? Cümleler, kelimeler, ekler ve kökler üstüne üstüne mi geliyor? Artık rahat bir nefes alabilirsin. Bu kitap tam sana göre! “Cümlelerin Gücü Adına” ile müfredattaki dil bilgisi konularını eğlenerek öğreneceksin. İşte bir çırpıda öğreneceğin ve etkinliklerle pekiştireceğin konu başlıkları:

·         Sözcükten Anlam
·         Sözcük Yapıları
·         Ses Olayları
·         Cümlede Anlam
·         Söz Sanatları
·         Metin Türleri
·         Atasözleri ve Deyimler
·         Ekler ve Kök
·         Konu-Ana Fikir
Haydi, yolculuk hazırlıklarına başla ve Türkçenin sırlarını keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94577</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e8392a8-7bdf-4edf-b2c0-13d8117d5de3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Fencinin Deneyler Kitabı - Pratik Sıvı Deneyleri</image:title>
            <image:caption>Deneylerin esrarengiz dünyasına hoş geldiniz! Muhteşem sıvı deneyleri için Profesör Kaos’un patlamaya hazır laboratuvarında bekleniyorsunuz! Profesör, yardımcısı Yuto ile birlikte maceradan maceraya, deneyden deneye koşacak, Eğlenceli Bilgi Okulu’nun ‘Çılgın Fenci’si ile en keyifli fen bilimleri dersini işleyeceksin. Evinde kolayca yapabileceğiniz deneylerle sen de bilim insanı olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceksin. Dikkat, bu deneyler derslerinde de seni çok havalı yapacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94578</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19dd454f-ecad-4950-a312-7f9f212e553d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış Odaları</image:title>
            <image:caption>&quot;Odalar sizin için burada ve siz de odalar için buradasınız. Olmanız yere gitmek için odalardan geçmeniz gerekiyor. Tek tek... Her defasında bir oda.&quot;

Jack, panayır alanında bungee-jumping yaptığında kendini akla hayale sığmayacak tuhaflıktaki odalarda bulur. Cally adındaki gizemli bir kız, eve dönüş yolunu bulmaya çalıştıkları bu macerada ona eşlik etmektedir.

Jack ve Cally, girdikleri odalarda yüzleşmek kaçtıkları korkularıyla karşılaşırlar. Odalardan kaçmak için talimatları izlemeli, soruları yanıtlamalı, zorlukları aşmalı ve bilmeceleri çözüp anahtarları bulmalıdırlar. 
 
Birbirlerine zıt karakterler olan Jack ve Cally’nin, sevdikleri birinin kaybıyla başa çıkmayı öğrendikleri komik ve ürkütücü bir maceraya hazır olun!
 
“Hayal gücünü ateşleyen güzel ve heyecan verici bir macera.&quot; - Edith Bowman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94579</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56211d7f-7a28-4d04-890b-4d9e8149ac91.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaller Bir Baloncuğa Sığar mı?</image:title>
            <image:caption>Hayal gücüne dair ilham verici ve seni sayfadan sayfaya uçuracak bir hikaye! 
Özgürce,doya doya soracağın sorular ile Ela&apos;nın hikayesinde düşünmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94580</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32d3d8e9-cfbc-43b2-9952-ace22de6a790.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulurum Seni Ormanda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ormanda bulurum seni, bu hiç kolay değil ki! Karanlıkta gizlenen birileri var. Sincap Simsim&apos;i takip et, ormanı keşfet! Feneri hiç bırakma, ipuçları yardım edecek sana!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94581</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7e3e6fa-e3a2-44c2-95d4-029c2e595119.jpg</image:loc>
            <image:title>Oburcuk Kitap Canavarı</image:title>
            <image:caption>Emma Yarlett&apos;in en sevilen, beş kıtada 1,5 milyondan fazla satan, birçok ödül alan Nibbles serisi, Oburcuk ismiyle şimdi Türkçe. Kitap içinde kitaplarla, şaşırtıcı, delikli, eğlenceli, bambaşka bir okuma serüveni! Oburlukta üstüne olmayan Oburcuk&apos;un kitap aşkı, bakın başına ne işler açtı! OBURCUK, sayfaları kemire kemire kendi hikayesinden çıkıp &quot;Kırmızı Başlıklı Kız, Altın Saçlı Kız ve Üç Ayı, Jack ve Fasülye Sırığı&quot; masallarına kaçtı! Akıl almaz bir macera başladı, bu masallar artık çok farklı! Bu kitabın içinde bir de okuyucular için harika bir okuma listesi saklı! Ara, Bul ve Oku! Daha fazla masal değişmeden yakala Oburcuk&apos;u.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94582</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd4d2fe6-c861-4fb0-aaa5-f8a6393ad71b.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent İz Peşinde 6 Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Komik, saf, deli dolu Levent&apos;in, haylaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla birlikte &quot;İz Peşinde&quot; koştuğu, kılıktan kılığa girip başına türlü işler açtığı maceraları hız kesmeden devam ediyor. 
Bambaşka bir macera serisine hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94583</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289debba-641e-474f-9083-4c649a74eab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94584</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bd68663-f6db-4618-a286-6892bb04acbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Havlock Holmes - Büyük Kaplan Sirkindeki Gizem</image:title>
            <image:caption>Julia ve Diego&apos;nun bu zamana kadar en tuhaf sirkin sahibi, birilerinin şovunu mahvetmek istediğinden şüpheleniyor. Tabii buna şov denebilirse...
BİLİNENLER:
Kimin sirki sabote ettiğini bulmak için Julia ve Diego sirk çalışanı gibi davranmak zorundalar. 
İPUÇLARI:
Sert darbeler ve top atışları bizim için geliyor. 
SANKİ BURADA BİR GİZEM KOKUSU VAR… NE DERSİN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94585</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aee3866b-4bdc-4623-952e-c88142b5a2df.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamam mı? Tamam mı? - Uçuk Ailemle Kaçık Maceralar</image:title>
            <image:caption>Tam hayatımızda her şey normalleşti derken yine bir şey oldu… Kırk dört yıl önce dedeme gönderilmiş bir mektup ve içinden çıkan garip bir harita ortalığı karıştırıverdi. Üstelik bu kez işin ucunda çil çil altınla dolu bir define olabilirdi.
 
Dedem heyecandan belindeki fıtık ağrısını bile unuttu. Babam hemen bir küpün içine kaç altın sığacağını hesaplamaya başladı. Dayım cep telefonundan yol tarifine baktı. Annemse her panik durumunda yaptığı gibi mutfağa gidip çay koydu.
 
Ertesi gün ailecek arabaya doluşmuş, sıkış tepiş bir vaziyette dedemin köyüne doğru yola koyulmuştuk bile. Ellerimizde kazma, küreklerle define aradığımızı düşündükçe acayip gülesim geliyordu. Ama köye varıp da define arayacağımız arsanın üzerine bir hamam kurulmuş olduğunu görünce… İşte, asıl olanlar o zaman oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94586</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bafe69c-8a80-48a6-8fc4-29f92101c9ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlarla Dolu Bir Kitap - Tılsımlı Serüvenler</image:title>
            <image:caption>“Şimdi yaklaş!” dedi. Yaklaştım.
Elini kalbimin üstüne koydu. “Gözlerini kapat!” Kapattım.
Ne yaptı, ne okudu, bilmiyorum. Kalbimde bir hafifleme hissettim.Tatlı bir huzur sarmıştı ruhumu. Biraz daha bekledikten sonra gözlerimi açtım. O yoktu. Sırrolmuştu!
...
Hadi bırak, aklının kapıları gıcırdayarak ardına kadar açılsın. Çünkü hep merak ettiğin o gizemli konuların sırrı, bu kitabın içindeki gıcırtılarda saklı...
Şimdi, kitabın kapağını aç, sayfaları çevir ve sarmaşıklarla çevrili eski bir evin bahçesinden içeri gir. Çünkü sadece bu kitapta yaşayan sırlarla dolu bir adam, sallanan sandalyesinde oturmuş seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94587</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bb57119-9013-4bfc-91ad-68c5312f1d7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Payitahtta Bir Şazeli</image:title>
            <image:caption>Beşiktaş’tan Balmumcu’ya doğru çıkarken sağdaki metruk ve harap haldeki binayı görmeyenimiz yoktur. Buradan gelip geçenler acaba bir zamanlar bu büyük konakta Trablsugarp’tan İstanbul’a davet edilmiş ve çeyrek asır burada padişahın daimî misafiri olmuş bir Şâzelî şeyhinin kaldığını bilirler mi? 1903 yılında Dâr-ı Bekâ’ya irtihal eden bu meşhur şeyh, konağın az aşağısında Osmanlıların kurucu ismi adına kendisine tahsis edilen tekke ve caminin haziresinde zarif bir türbede ebedi istirhatgâhındadır şimdi. Şeyh Muhammed Zâfir el-Medenî; Sultan II. Abdülhamid’in son derece hürmet ettiği ve arada sırada Cuma selamlıklarına katılmak suretiyle ziyaretine geldiği bir Şazelî-Medenî şeyhidir. Libya, Tunus, Fas ve Cezayir bölgelerinde muteber bir isim ve haklı şöhrete sahip bu âlim ve fâzıl şeyh adına kurulan tekkede 1925’e kadar Şâzelî usûlü ile zikirler yapıldı ve virdler okundu. Mağrip ve Maşrık Arap bölgelerinden gelen; Cemaleddin Efgânî, Muhammed Abduh, Muhyiddin el-Cezâyirî ve Mekke Şerifi Abd-i İlah Paşa gibi daha nice önemli şahsiyet burada misafir edildi… Mağrip memleketlerinde Fransız sömürgesine karşı Şâzelî-Medenî tarikatı mensupları aktif bir direnişi organize etti, Tunuslu Hayreddin Paşa gibi İslam âleminde şöhret bulmuş ilim ve siyaset adamı bir zât Şeyh Zâfir sayesinde İstanbul’a geldi ve kısa sürse de Osmanlı payitahtının en zirve noktasına; sadrazamlık makamına getirildi. Siyaseten bu derece önemli misyonlara sahip olan şeyh, mistik şahsiyeti ile sarayı da etkilemiş ve saygın bir konum kazanmıştı. İşte, Şâzelî şeyhi Zâfir Efendi ve Osmanlı hizmetindeki faaliyetleri hakkındaki Neslihan A. Kaya’nın bu kitabı konu hakkındaki ilk kapsamlı monografi olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94588</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f382e560-9d91-4e5b-92cd-407c47c9b995.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Gerçekleri 3</image:title>
            <image:caption>KAYI serisi ile 7’den 70’e yüz binlerce okurun beğenisini kazanan Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, OSMANLI GERÇEKLERİ serisinin üçüncü kitabında Osmanlı’daki sosyal meselelerle ilgili akla takılan pek çok soruya temel kaynak referanslarıyla cevap veriyor. Şimşirgil bu çalışmasında kadınların Osmanlı’daki sosyal, kültürel ve politik konumlarını; kuruluş döneminden son döneme kadar Osmanlı donanmasının durumunu; tarikatların ve tasavvufun teşekkülünü; casusluk ve istihbaratı; iskân siyasetini ve Ermeni tehcirini detaylarıyla inceliyor. Osmanlı kadınlarının evlilikte ve boşanmada söz hakları var mıdır? Osmanlı’da taciz, tecavüz ve şiddete verilen cezalar nelerdir? Dünyada biyolojik silah kullanılarak yapılan ilk saldırı Osmanlılarda hangi padişah döneminde gerçekleşmiştir? Neden Batı’da Müslüman yerine Türk kelimesi kullanılmaktadır? II. Abdülhamid Han nasıl bir istihbarat ağı kurmuştur ve bu teşkilatın çalışma şekli nedir? Osmanlı elçilerinden hakarete uğrayanlar veya öldürülenler olmuş mudur? Şehir ve kasabalara sistemli iskânlar yapılmasının nedeni nedir? Barbaros Hayreddin Paşa korsan mıdır? Amerika kıtasını aslında kim keşfetmiştir? Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve yükselişinde tasavvufun rolü nedir? Osmanlı Gerçekleri - III Osmanlı Devleti’yle ilgili zihinleri kurcalayan daha pek çok soruya verdiği cevaplarla bütün okurların beğenisini kazanacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94589</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff3dd3f4-8136-49ef-a073-6a2f027ce515.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlılarda Kitap Ticareti - Sahaflar ve Kitapçılar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kitap kültürü konusunda ülkemizin yetiştirdiği en önemli isimlerden İsmail E. Erünsal’ın yıllar süren yoğun bir kütüphane ve arşiv mesaisinin ürünü olan bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nda kitap ticareti ile geçimlerini sağlayan meslek erbabını konu edinmiştir. Osmanlı kültür hayatında sahafların önemli bir payı olmasına rağmen bugüne kadar sahaflara dair monografik bir çalışma yapılmamıştır. Dolayısıyla da sahaflığın ve kitap ticaretinin tarihî gelişimi, kitap kültürünün oluşmasındaki rolü ve bu kültürün yaygınlaşmasındaki önemi yeterince aydınlatılmamıştır. Elinizdeki eser, Osmanlı İmparatorluğu’nda sahafların kimlikleri, nitelikleri, sosyal statüleri, bir meslek örgütü olarak sahaf loncasının yapısı ile kitap ticaretinin nasıl yürütüldüğü, kitapların isimleri, maddi değerleri, nerelerden ve nasıl temin edildiği gibi konular ele alınmıştır.

Sahaflık mesleği XIX. asırda büyük bir değişime uğramış, geleneksel sahafların çoğu yerini sahaf-matbaacıya ve sahaf-kitapçıya bırakmıştır. Her ne kadar bu asırda geleneksel sahaflar, sayıları azalarak varlığını sürdürmüşse de kitap ticaretine artık matbaacılar ve kitapçı sahaflar hâkim olmaya başlamıştır. Elinizdeki kitabın Osmanlılarda Sahaflık ve Sahaflar isimli daha önceki baskılarında ele alınan bu meseleler, kaynakların yeniden değerlendirilmesi ve yeni araştırmalar neticesinde ilave edilen bölümlerle geliştirilmiş, bu durum ise eserin muhtevasını yansıtan yeni bir isimlendirmeye muhtaç olduğunu göstermiştir. Bu nedenle Osmanlılarda Kitap Ticareti: Sahaflar ve Kitapçılar ismiyle yeni bir edisyon olarak okurlara sunulan bu eserin, daha önceki baskılarda olduğu gibi orijinal tespit ve bulgularıyla alandaki yeni çalışmalara rehberlik edeceği ve Osmanlı kitap tarihi çalışmalarında kült bir eser olarak yer edineceği şüphesizdir. Sizleri Osmanlı’da kullanılan kâğıt türlerinden mürekkep terkiplerine, kitap fiyatlarından sahaf/kitapçı kültürüne kadar pek çok konuyu keyifle okuyacağınız bir belgesele davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94590</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20633c08-3b9f-4a9d-bf4e-d572b3f6607c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeterince İyi Ebeveyn Olmak</image:title>
            <image:caption>Her çocuk, kendine has potansiyeliyle dünyaya gelir ve bu potansiyel ancak yeterince uygun bir ortam bulduğunda filizlenip ortaya çıkabilir. Aksi takdirde bu potansiyel çürüyerek ortaya çıkma imkânını sonsuza dek kaybeder.

Çocuklarımıza, kendi kimliğini bulup tesis etmesini ve bireyselliğiyle biricikliğini kaybetmeden toplumun aktif, düşünüp üretebilen, sevip oynayabilen bir üyesi olmasına imkân tanıyacak bir çevre verebilmek en büyük toplumsal görevimiz.

Doç. Dr. Veysi Çeri, Yeterince İyi Ebeveyn Olmak kitabında hem mesleki pratiğinden hem de yaptığı araştırma ve gözlemlerden yola çıkarak “yeterince iyi bakım” tarzını ve çocuklar için ideal ortamı ortaya koyuyor. Ebeveynlere modern dünyanın dayattığı mükemmellik kaygısı ve baskısı altında ezilmeden, hem kendilerini hem de çocuklarını yıpratmayacak ve yeterince iyi bireyler yetiştirmelerini sağlayacak yolları gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94591</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85145745-0057-448d-a823-d4d37035043f.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Adaya Yolculuk - Levent İz Peşinde 6</image:title>
            <image:caption>Adada çiğ köfteci bulamadığı için surat asan Kâmil, balık tutmaya karar verir. Kısa zamanda bulduğu tekneyle tayfayı da geziye çıkarır. Tayfa, ufak bir adayı keşfederken hiç beklemedikleri bir şeyle karşılaşır: Ölü balıklar… Bu çevre felaketine kimin sebep olduğunu bulmaya çalışan tayfa, kötü adamların peşine düştü.
Acaba Levent ve tayfası, hem çevre felaketini önleyecek hem de kötü adamları yakalayabilecekler midir?
Komik, saf, deli dolu Levent’in, haylaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla birlikte “İz Peşinde” koştuğu, kılıktan kılığa girip her zamanki gibi başına türlü işler açtığı bu maceraya bayılacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94592</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b016b44a-2d8f-4287-8d16-8301ae1f6d80.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Ahlakı Öğreniyorum - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı 1</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.
Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.
“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.
Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?
Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94593</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44be9edb-3599-40f3-a0f2-6fde561e8a42.jpg</image:loc>
            <image:title>Disk Dünya 25 - Gerçek</image:title>
            <image:caption>Yazıyor! Ankh-Morpork Times yazıyor!
Yalnızca “gerçekleri” yazıyor!.. 

Efsane yazar Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı “Diskdünya” serisinin ilk kez Türkçeye çevrilen yeni kitabı Gerçek, derin siyasi komploların düğümünü zekâyla çözmeye ant içmiş idealist muhabirlerin aydınlattığı yoldan giden, yazı ve söz dolu bir macera.


Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi beşinci halkası olan kitap, “Sanayi Devrimi” alt serisinin de ikinci serüveni.


Tarihe izi bırakan hakiki olaylardan beslenen kurgusunu, kültleşmiş siyasi entrika filmlerine yaptığı enfes göndermelerle renklendiren yazar; “dördüncü kuvvet” medyanın en kudretli günlerine saygı duruşunda bulunuyor. 

“Halk haber duymak istediğini zanneder ama asıl istediği, kendi bildiği şeyleri tekrar duymaktır...”

Hazır olun, Disk&apos;in büyülü atmosferi yepyeni bir meslekle tanışıyor: Gazetecilik!


William deSoze sıradan, küçük haberlerini postalamaktan pek memnundu. Bu sayede aylık geçimini sağlıyor, kitaplarını okuyor, keyfine bakıyordu. Fakat kaderin -ve elbette hikâye anlatma tanrılarının- isteğiyle yolu bir gün, “icat çıkarmaya” bayılan birkaç cüceyle kesişti ve işte o andan itibaren Ankh-Morpork&apos;un yaşantısı da tümden değişti. Dördüncü kuvvet, görev başındaydı...


Medya ve özellikle gazetecilik tarihini aydınlatmakla kalmayıp âdeta şenlendiren satırlarıyla Gerçek, ideal bir dünyada yaratılmaya çalışılacak siyasi komploların başarıya asla ulaşamayacağını gösteriyor. 


Nüktedan anlatımıyla, Diskdünya&apos;yı daha önce hiç ziyaret etmemiş okurları bile kıskıvrak avucuna almayı başaran Terry Pratchett, “araştırmacı gazetecilik” damarından yürüdüğü bu kitabıyla gerçekleri kahkaha ile buluşturuyor. 


“Haberse, gazeteye yazılır. Gazetedeyse haber sayılır. İşin gerçeği bu, bu kadar basit...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94594</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a76c48-2c3a-404b-81cc-b0feecea6a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi’nin Gücü Günlüğü</image:title>
            <image:caption>“Ben insan bilincinin çok derin bir değişim ve dönüşümünden söz ediyorum. Bu hemen şimdi gerçekleştirebileceğiniz bir olasılıktır” Bu günlük, Şimdi’nin Gücü’nden bazı içgörü dolu ve yaşam değiştirici alıntılar üzerinde düşünmeniz ve sonra bu sayfalara kendi düşüncelerinizi yazmanız için harika bir yol sunmaktadır. “Bir simyacı haline gelin. Adi metali altına, ıstırabı bilince, felâketi aydınlanmaya dönüştürün.” “Bu günlük, yüksek nitelikli bir Şimdi’nin Gücü gereci. Her sayfa sanatsal bir biçimde oluşturulmuş ve okuru Şimdi’ye girip ortaya çıkan şeyi yazmaya yönlendiren alıntılar sunuyor. Bu kitabı kuvvetle tavsiye ederim.” “Bu günlüğe onun ilham ettiği kendi düşüncelerimi yazmak çok hoşuma gidiyor. Bu, kendini arayan ve Şimdi’de kalmaya çalışan herkes için mükemmel bir rehber.” “Bu kitaptaki alıntılar ve resimler beni zihnen ve ruhen rahatlatıyor ve olağanüstü bir ilham veriyor.” “Bu beni zihin faaliyetimin dışına çıkaran ve birçok kişiye hediye ettiğim ilham verici bir kitap.” “Bu günlüğü çok sevdim. Resimler olağanüstü güzel ve sözler de Şimdi’nin Gücü’nün derinden hissedilen gerçeğini yansıtıyor.” “Bu kitabı başucumda tutup her gün okuyorum. O bize yaşadığımız anda mevcut olmayı, Şimdi’de yaşamayı harika bir biçimde hatırlatıyor.” “Bu günlük, Şimdi’nin Gücü’nün anahtar noktalarını etkili bir biçimde vurguluyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94595</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c04cb69a-077a-4123-8604-996802013a7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tin Ten Tını</image:title>
            <image:caption>Müzik ve dans tarih boyunca ve her kültürde ruhsal dünyamızı zenginleştirmek veya iyileştirmek için, sihir ve şifa için kullanılmıştır. Sevdiğin, dinlediğin şarkılar seni sana anlatan aynalardır. O aynaların yansımasından sen sandığın senleri fark edebilir, gerçek seni keşfedebilir ve yaşamını yeniden yaratabilirsin.

Bu kitap müziği ve dansı farkındalıkla kullanma rehberidir. Yeni bir farkındalıkla ve bilimin ışığında onlara bakmaya, onlarla yeniden tanışmaya, müziği, şarkıları yeni bir bakış açısıyla dinlemeye, kendini ve hayatını daha yakından tanımak, keşfetmek, dönüştürmek, iyileştirmek ve yeniden yaratmak için onları kullanmaya hazır mısın?

Sihir ve şifa kaynakları olarak müzik ve dans kendine doğru çıktığın yolculuğu kolaylaştıracak ve zevkli hale getirecek. Yeter ki neyi, nerede, nasıl dinleyeceğini ve açığa çıkan duygularla ne yapacağını bil.

Bir şarkısın Sen! 
Sana anlat kendini desem, 
Sen olduğun şarkıyı çalsan söylesen 
Ve kendi müziğinle dans etsen! 
Nasıl bir şarkı, nasıl bir dans ortaya çıkar dersin senden? 
Yeniden besteleyebilirsin kendini istersen! 
Sonsuzluktan yeni sözler, ahenkli melodiler... 
Seç seçebilirsen!

Bu kitap seçimini kolaylaştırmak için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94596</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e307f04f-8e4e-476b-a150-603530efcf74.jpg</image:loc>
            <image:title>İbadet Ediyorum - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı 3</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94597</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64910ba-4dd2-4dd0-bc4e-727a520f91b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İman Ediyorum - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı 2</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94598</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fe1c73e-9111-466a-9016-fec6270bd378.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabım Kuran - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabım 4</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94599</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41b548ce-3439-4f20-9092-ffb164279165.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimin Hayatı - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı 5</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94600</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ca1ee0f-4f9e-493c-9fac-cab7053b35d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Avcılık Sanatı</image:title>
            <image:caption>Ksenophon, avcılık yapmak için gerekli olan her unsuru ve avcılığın nasıl yapılması gerektiğini tüm detaylarıyla açıklamaya çalışır. Avcılığın erdem kazanma konusunda en önemli uğraş olduğunu düşünen Ksenophon, metnin sonunda bu işe gönül vermiş olan gençlerin hem kendilerine hem de yurtlarına sağladığı faydalardan bahsederken, sofistlere ve avcılığı göz ardı ederek yalnızca kendi çıkarları uğruna siyaset işleriyle ilgilenenlere ağır eleştiriler getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94601</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae93418-cff5-43f1-8fe5-1955d1051823.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin - Şu Acayip Güneş</image:title>
            <image:caption>Güneş, Dünya gibi dağlardan taşlardan, kıtalardan oluşmaz. O dev boyutlarda bir gaz kütlesidir. Sürekli fokur fokur kaynayan, bir yandan da akıl almaz şiddette patlamalarla etrafa enerji saçan bir gaz topu! 

Bu gaz topunun merkezinde her saniye 500 milyon ton hidrojen, helyuma dönüşür. Bu sırada % 3 oranında bir kayıp olur. Bu kayıp, ısı ve ışık olarak açığa çıkar. 

İşte bu enerji, Güneş’ten savrulup dalga dalga uzayın karanlıklarına doğru yayılır. Hem de saniyede 300 bin kilometre gibi bir hızla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94602</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e65d60-45ae-4eae-99c8-153519517272.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin - Şu Acayip Atmosfer</image:title>
            <image:caption>Dünya’yı çepeçevre kuşatan bu mavi gök kubbe, yani atmosfer tabakası sadece onu, Güneş sistemindeki öteki gezegenlerden daha güzel ve alımlı yapmakla kalmaz, yeryüzünde; kelebeklerden fillere, mantarlardan sekoya ağaçlarına kadar; tek hücreli, çok hücreli, omurgalı, omurgasız, yumurtadan çıkan, annesinden doğan, uçan, yüzen, koşan ne kadar canlı varsa, hepsinin rahatça yaşayabileceği güvenli bir yuva olmasını sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94603</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf97cab5-11f4-4af5-9329-60f8696be03b.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin - Şu Acayip Gezegenler</image:title>
            <image:caption>Burada Güneş, bu ihtişamlı yuvanın lambası ve sobası; burada Ay, bu muhteşem sarayın bir gece kandilidir... Burada yıldızlar, her gece üzerimizi örten koyu lacivert kadifeden battaniyenin inciden süsleridir... Burada her şey insan için ve insana göre yaratılmıştır... Piknik mi yapmak istiyordunuz? Haydi çıkarın yaygılarınızı, kilimlerinizi ve serin şu görkemli ceviz ağaçlarının altına...
Burası Dünya’dır, Rabbimizin rahmet eserleriyle kuşatılmış sımsıcak ve şipşirin bir yuvadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94604</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffbc719-0790-4dbc-bbbb-121094569064.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Bıraktığın Kadar Varsın</image:title>
            <image:caption>NE KADAR İZ BIRAKIRSANIZ O KADAR VAZGEÇİLMEZ OLURSUNUZ. 
 
Kusursuz bir bütün için harikulade parçalar gerekir. Tıkır tıkır işleyen bir sistem ancak böyle yürür, bir kovandaki arıları ya da devasa bir karınca yuvasını düşünün. İlişkiler de böyledir, hiçbir şey tek başına tüm ilişkiyi ayakta tutmaya yetmez. Fırtınaya yakalanmış bir tekneye yelkenler tek başına yardımcı olamaz, sağlam bir motor, belki devreye girmesi gereken kürekler ve güvertede teknenin seyrini sağlayan hünerli birkaç insan lazımdır. 
Bu bir keşif yolculuğu olacak, yelkenlerinizi ayarlayın, birazdan rüzgâr onları şişirecek ve gitmeye korktuğunuz yabancı kıyılara sürükleneceksiniz. Korkmayın, bu yabancı topraklar aslında şimdiye dek ayak basmadığınız kendi kıyılarınız olacak... 
Uzman Psikolog Esra Ezmeci bu kez cinsellikten çapalamaya, eril ve dişil enerjilerden iletişime iz bırakmanın ve vazgeçilmez olmanın yollarını anlatıyor. İlişkilerde cesaretin ve özgür doğanızı hissettirebilmenin fark yaratan, devrimci yollarını incelikle tarif ediyor. 
Tarih nice korkak insan hikâyesiyle doludur ama biz hiçbirinin adını duymamışızdır. Cesur olduğunuz kadar iz bırakırsınız ve iz bıraktığınız kadar yaşarsınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94605</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcde29c4-35e7-4227-bb52-afcfd6a306cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Geliştiren Anne Baba</image:title>
            <image:caption>ÇOCUĞUNUZ BİR KEZ ÇOCUKLUK YAŞAYACAK;
BU DÖNEMİ ONUNLA DOYA DOYA YAŞAYIN. 

Bir anne, bana yolladığı mektupta şöyle diyor; “Çok yorgun ve sorumlulukların altında ezilmiş hissediyorum. Annem kendi dönemlerinde böyle bir yılgınlık hissetmediklerini, bu kadar sabırsız ve öfkeli olmadıklarını, bizi seyrederken bile yorulduğunu söylüyor.” 

Bir başkası da şöyle yazmış; “Otuz yaşında yaklaşık 4,5 ay sonra baba olacak bir baba adayıyım. Bugüne kadar geçen süre içinde baba olacağım düşüncesi üzerinde çok durmadığım için birçok şeyin farkında değildim. Ancak bugün bu düşünce üzerinde ilk adımımı attım ve daha ilk adımımda büyük bir eksik ile yola çıktığımı fark ettim. Bu sanki kutuplara keşfe giden kâşifin yanında soğuktan koruyucu kıyafetlerini almaması gibi bir hisse benziyor.” 

Yetişen her yeni kuşakla birlikte, onları yetiştiren anne ve babalardan da beklentiler artıyor. Toplumun gelişmesi için öncelikle ailede demokratik bir yapı kurulması şart. Bunun yolu da anne ve babaların geçmişten gelen korku kültürü kalıplarından kurtulmaları ve onur eşitliğine inanan sağlıklı gelişmiş bireyler yetiştirmeleri… 

Geliştiren Anne-Baba olmak için kendinizi ve çocuğunuzu tanımanız, beklentilerinizi, niyetinizi keşfetmeniz; değerlerinizi ve aile ilişkinizi sağlıklı tutmanız önemli. Bilen, anlayan, seven gözlerle yaşama bakmak kendi elinizde… 

Güler yüzlü, sakin, güvenen, hayata, ailesine şükür duygusu içinde bakan bir anne, bir baba olmak çocuklarınıza verebileceğiniz en büyük armağandır. Çocuklar böyle bir armağanı hak ediyorlar. 
DOĞAN CÜCELOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94606</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ec03f6-ee1c-4019-a64c-0d9fe3f5d653.jpg</image:loc>
            <image:title>Havuz Başı</image:title>
            <image:caption>“Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum. Üsküdar’dan Beykoz’a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti: ‘Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın?’ Anadoluhisarı İskelesi’nin yanında küçük bir kahve vardır. ‘Haydi’ dedi, ‘mademki hikâyecisin, şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir, söyle bakalım?’ Baktım üç dört kişi oturmuş, kâğıt oynuyor, kahve içiyor, duvarda birtakım basma resimler… İran şahının, Atatürk’le resmi falan. ‘Bu resimleri belirtirim’ dedim. Kızdı birden, ‘Ulan!’ dedi, ‘o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya? İşte asıl hikâye o be?’ ” 
                                                                                                                                 Oktay Akbal, Şair Dostlarım, 1964 
 
*Havuz Başı *Kumarbaz Hayri Efendi *Çatışma *İyilik Unutulmaz *Bir Sonbahar Akşamı *Bir Ev Sahibi *Bayan Gülseren *Yüksekkaldırım *On Milyonerle On Metresi *Jimnastik Yapan Adam *İnsan Gibi Bir Şey: Huy *Su Basması *Mektup *Sur Dışında Hayat *Serseri Çocukla Köpek *Sonbahar *İnsanlar, Türküler, Masallar *Parkların Sabahı, Akşamı, Gecesi *Cezayir Mahallesi *Simitle Çay *Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri *Şehrâyin *Güğüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94607</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2328607f-66d2-4731-a238-4b44a5632ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Havuz Başı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum. Üsküdar’dan Beykoz’a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti: ‘Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın?’ Anadoluhisarı İskelesi’nin yanında küçük bir kahve vardır. ‘Haydi’ dedi, ‘mademki hikâyecisin, şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir, söyle bakalım?’ Baktım üç dört kişi oturmuş, kâğıt oynuyor, kahve içiyor, duvarda birtakım basma resimler… İran şahının, Atatürk’le resmi falan. ‘Bu resimleri belirtirim’ dedim. Kızdı birden, ‘Ulan!’ dedi, ‘o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya? İşte asıl hikâye o be?’ ” 
                                                                                                                                 Oktay Akbal, Şair Dostlarım, 1964 
 
*Havuz Başı *Kumarbaz Hayri Efendi *Çatışma *İyilik Unutulmaz *Bir Sonbahar Akşamı *Bir Ev Sahibi *Bayan Gülseren *Yüksekkaldırım *On Milyonerle On Metresi *Jimnastik Yapan Adam *İnsan Gibi Bir Şey: Huy *Su Basması *Mektup *Sur Dışında Hayat *Serseri Çocukla Köpek *Sonbahar *İnsanlar, Türküler, Masallar *Parkların Sabahı, Akşamı, Gecesi *Cezayir Mahallesi *Simitle Çay *Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri *Şehrâyin *Güğüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94608</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56b4c7a3-e699-496d-ab65-6edf8bd70607.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiviyazılı Mektuplar - Samuel Noah Kramer&apos;den Muazzez İlmiye Çığ&apos;a</image:title>
            <image:caption>“Prof. Samuel Noah Kramer yaşamımda önemli bir yer tuttu. 1950’den itibaren Sumer edebi metinleriyle ilgili çalışmalarına katıldım. Bu kitapta yer alan Prof. Kramer’le yazışmalarım da bu ortamda doğdu, bilimsel üretimimiz dayanışmaya ve dostluğa dönüştü. Kitapta yer alan bu mektuplar da söz konusu bilimsel üretimin birer kanıtıdır. Sonuç olarak bu kitap, bilim insanlarının dayanışmalarının hangi tarihsel köklerden beslendiğini ortaya koyarak, arşivde ölü gibi duran mektuplara ve belgelere can suyu vermektedir.” 
Muazzez İlmiye Çığ 

Türkiye’de Sumeroloji çalışmaları denince akla ilk gelen isimlerdendir Muazzez İlmiye Çığ. İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde Hatice Kızılyay’la birlikte bilimsel ölçütlere göre düzenledikleri Çiviyazılı Tabletler Arşivi, çalışmalarını sürdürdükleri 33 yıl boyunca dünyanın sayılı Sumer ve Hitit uzmanı tarafından ilgi görür ve akademik bir ortama dönüşür. 

Çığ ve Kızılyay için, 1930’lardan itibaren arşivde çalışmak üzere 11 kez İstanbul’a gelen Kramer’in ayrı bir yeri vardır. Özellikle Çığ, 1951’den Prof. Kramer’in yaşamının sonuna dek bilimsel üretimini onunla düşünce alışverişi içinde sürdürür. 

Prof. Dr. Firdevs Gümüşoğlu’nun, Çığ’ın arşivinde yer alan Kramer’in mektuplarına ve Çığ’la yaptığı görüşmelere dayanarak hazırladığı Çiviyazılı Mektuplar, uygarlık tarihinin “ilk”lerine katkı yapan iki bilim insanının dostluk hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94609</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce32c73-2878-44a8-ae9b-70bbae5a9e5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Keşfet - Çevre Kirliliği ve Atıklar</image:title>
            <image:caption>Eğlendirerek öğreten bu heyecan verici seride, kendi ellerinle yapacağın deneyler sayesinde bilime pratik bir yaklaşım geliştirmeni sağlayacak çok sayıda etkinlik yer alıyor. 
Çevre Kirliliği ve Atıklar’da keşfedeceklerin arasında: 
• Hava kirliliği testleri 
• Küresel ısınmayı kendi gözlerinle görme 
• Bir petrol sızıntısını temizleme 
• Ve daha neler neler var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94610</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1587228a-4aab-4cde-980d-d65e8a1bc78d.jpg</image:loc>
            <image:title>İzler</image:title>
            <image:caption>İzler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94611</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f61671a-4a6f-4bdf-931b-0fbc3e6ac2d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Zaman Yanında Olacağım</image:title>
            <image:caption>Fare bir gün merak eder: Başlarına ne gelirse gelsin panda hep yanında olacak, elini tutmaya devam edecek midir? 
En zor zamanlarda bile süren sevgi dolu arkadaşlıklar hakkında insanın moralini yükselten, güçlü bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94612</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/345ee4d3-7925-4813-bf64-2a01d23829ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Dilek</image:title>
            <image:caption>Güzel bir günün sabahında ormana ağaç kesmeye giden oduncu, tam baltasını kaldırmış ki ağaçtan bir ses geldiğini duymuş. Bu ses ağaçta yaşayan periye aitmiş. Peri, ağacı kesmezse oduncunun üç dileğinin gerçekleşeceğini söylemiş. Oduncu ağacı kesmekten vazgeçmiş ve başlamış ne isteyeceğini düşünmeye. 

Dünyaca ünlü İngiliz masalı, Axel Scheffler’in çizimleriyle buluştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94613</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d9c147d-dc37-4cb3-8cff-d5fb44436546.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan İle Kirpi</image:title>
            <image:caption>Tavşan o kadar hızlı koşuyordu ki, kulakları sağa sola uçuşuyordu. Başlama noktasına vardığında kirpiyi orada buldu. Kirpi, “Ben çoktan geldim bile!” dedi. 
Dünyaca ünlü masal Tavşan ile Kirpi, Axel Scheffler’in çizimleriyle buluştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94614</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f2bfa1c-d5a4-4a4c-b3e7-8765aa7c83e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaletler ile Randevularım</image:title>
            <image:caption>&quot;Tabii haklı olarak, &apos;Neler saçmalıyor?&apos;, diyorsundur. Oysa sen beni, rüyalarından tanıyorsun. Bense, ezelden beri tanıyorum seni. Senin sezgilerin çok güçlü ki; benim mektubumla karşılaştın. Senin gibi hisleri güçlü olan insanlar, başkalarıyla derin bir şekilde bağlantı kurarlar. Ayrıca düşünce gücümüz ve hislerimizle, hayatımızda olmasını arzuladığımız tüm değişiklikleri yapabilme imkânına sahibiz. Sen beni duymayı istedin, bense her daim sana fısıldayıp durmaktaydım zaten. Düşünce güçlerimize sağlık! İstersen şimdi hemen buradan kaçabilirsin ama korktuğun için gideceksen sana engel olacağım. Gayet şuurlu bir şekilde burayı terk etmek istersen de seni özgür bırakacağım. Şimdi sakinleşmeye çalış ve okuduklarını iyi düşün! 
... 
&quot;Şimdi sakinleyebildin mi? Ayaklarının, seni buraya kadar neden sürüklediğini anlayabildin mi? Sen, karanlık güçlerin etkileri altına alamadıkları ve özgürleştirilecek ruhlardansın. Sen iyilerdensin. Ve biliyorum, beni hissettin. Sen, bu mektubu okumaya ihtiyaç duymaktaydın. Belki beni yakından tanımak istemiştin. Mektubum burada bitiyor. Bundan sonra bu mektupla ne yapacağın, tamamen sana kalmış. Buyur, şu antika koltuklardan birine otur istersen! Yaslan arkana ve bilinmezlerin heyecanına teslim ol. Korkunla yüzleş. Bana odaklanıp, beni hayatına çek. Sana, bir bulut içinde geleceğim elbet. Tekrar görüşmek dileğiyle!&quot; 
&quot;Bugün de ölmezsem yarın görüşürüz sevimli hayalet!&quot; 
Hayal ile gerçek, uyku ile uyanıklık rüya ile yaşam... Gece-gündüz gibi zıt kavramlar birbiriyle iç içe geçerken, Zafón okuyor gibi bir ürperti hissedecek, kahramanın nefesini ensenizde hissedeceksiniz. Kâh ölümü kâh ölüme bakışınızı sorgulayacak ve hatta sorgulamakla kalmayıp biraz olsun ısınacaksınız. &quot;Sen bu kitabın sesini duymayı istedin, o ise her daim sana fısıldayıp durmaktaydı zaten...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94615</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f438a4cb-8f3e-4ceb-a816-ed545434b29b.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkleri Öğrenelim Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Renkleri öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı. 
Bu harika boyama kitabının ilk 18 sayfasında, aynı resmin boyanmış ve boyanmamış hali yer almaktadır. Bu şekilde çocuğunuz resimleri hangi renklere boyayabileceğini, renkleri nasıl kullanabileceğini öğrenir. Kitabın devamında yer alan resimlerde de hangi renkleri kullanacağına kendi karar verebilir. Çocuğunuz birbirinden şirin hayvanları boyarken renkleri öğrenmenin yanı sıra el göz koordinasyonunu da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94616</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb1bb56e-1688-458e-9fcb-b104152da2b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesela Kelimeler Vardır</image:title>
            <image:caption>Hepimizin kalbinde birikmiş korkular var; neresinden bakar, neresinden tutarsanız. Ve üzerimize yakışsın ya da yakışmasın biçilmiş roller... Çoğunlukla bu rolleri kendimizin seçtiğini ve kendimizin oynadığını zannederiz. Oysa kurulmuş bir duvar saati gibiyizdir. Çok az insan bunu fark eder ve isyan eder. Şiir de bizim için bir isyan ediş biçimi, varlığını ortaya koyma şeklidir. 
&quot;Şiir bazen belirli kalıplar ve kafiye örgüsü içerisinde de olsa da, aslında kendimizi özgür hissettiğimiz büyülü bir atmosfer, kelimelerin sihirli bir şekilde hizaya geçtiği derin bir yolculuk gibidir&quot; diyor Uğur Sarı, şiire ta ortaokul yıllarında başlayan saf aşkını anlatırken. Bir isyan nidası gibi dokuduğu şiirleriyle kâh Divan şairleri gibi salınıyor, kâh modern bir şair üslubuyla ters köşe yapıyor. Şiirini birden fazla teknikle kaleme alan şair aşkı da anlatıyor, acıyı da, hüznü de, kederi de. Fakat bildiğimiz aşk, acı, hüzün, keder değil bunlar. Şairin aşkı, onun kederi, acısı, hüznü. Okuduğunuz her yeni mısrada damağınızda kalan tadın kekremsileştiğini, yer yer tatlı, yer yer acı bir tat aldığınızı hissedeceksiniz. Bu tat cümbüşünün etkisi ise tahmin ettiğinizden çok daha uzun sürecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94617</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e4ec1a5-2f11-4aa2-bab9-6779c0ee9e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Civcivin Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Minikler, bu eğlenceli boyama kitabıyla renklerin harika dünyasını keşfederken, harika zaman geçirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94618</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af2e577-f21d-4e4e-93e7-64469a30d400.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Gözlemciler - Kampta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kamp alanı görmeye değer ilginç ve güzel şeylerle doludur. 
Küçük Gözlemciler, doğada iz sürmekten böceklere, sincaplardan gece ay ışığında yakılan kamp ateşlerine varıncaya kadar, çevrelerindeki dünyanın şaşırtıcı güzelliğini keşfetmeye bayılacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94619</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c653248e-a9ec-4af3-be87-93c834f0914f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Gözlemciler - Plajda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Plaj görmeye değer ilginç ve güzel şeylerle doludur. 
Küçük Gözlemciler, ışıltılı deniz kabuklarından kovalara ve küreklere, sahilde kırılan dalgalarda kaynaşan canlılara varıncaya kadar, çevrelerindeki dünyanın şaşırtıcı güzelliğini keşfetmeye bayılacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94620</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2893a7d4-903d-4a39-8a64-7df118b7f098.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferah Cerbe Fetihnamesi</image:title>
            <image:caption>Orhan Şaik Gökyay tarafından hazırlanan bu kitap, Türk denizcilik tarihi için çok önemli olan ve hem karada hem de denizde yapılmış ünlü bir savaşın hikâyesidir. Zekeriyyazâde isimli bir tersane kâtibinin kaleminden çıkmış ve yazarının Ferah adını verdiği eserde yazar bizzat savaşa katılmış bir şahsiyettir. Leventlerin maaşları başta olmak üzere çeşitli hesap kitap işleri için Piyale Paşa komutasındaki donanmayla birlikte Akdeniz’e açılan yazar, seferin başından İstanbul’a dönünceye kadar başından geçen maceraları, savaşın türlü zorluklarını bu kitapta anlatmıştır. Dolayısıyla eser bugün Cerbe fethi ile ilgili önemli bir kaynak hüviyetine de sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94621</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8958239-1628-4281-8737-c225bd930959.jpg</image:loc>
            <image:title>İste ve Zirvede Ol</image:title>
            <image:caption>UYARI: BU KİTAP, ZİRVEYE OYNAMAK İSTEYENLER İÇİNDİR, SIRADAN BİR YAŞAMI AMAÇLAYANLARA GÖRE DEĞİLDİR!

Zirveye çıkmak için Sıranızı beklemeyin!

Zirveye oynayanlar; herkes gibi düşünmeyen, farklı düşünceleri olan, kimsenin kimsenin göremediği şeyleri gören kimselerdir.Onlar eğer sıradan olmayı tercih etselerdi, büyük düşünceler içinde olmaları da mümkün olmazdı.

Bayram Taşçı’nın yazdığı, içerisinde samimi tecrübeler ve eşsiz tespitler bulunan bu kitapta ısrarın başarıyı getirdiğini, küçük bir çabanın uzun vadede getireceği birikimsel etkisini görecek ve “Zirvedeki yerini almanın altın kuralı, kendini sürekli geliştirmektir.” düsturuyla eyleme geçerek kişisel gelişiminize devasa katkıda bulunacaksınız.

İnsan yaşamı üzerinde bu kadar yararı olan bir alanı ihmal etmek hiç de akıllıca olmaz değil mi?

Unutmayın ki...

“Eylem yoksa büyümek de yok, zirve de yok!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94622</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd753ba1-798c-41c4-ba89-8f6b3b74233a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Haçlının Rüyası</image:title>
            <image:caption>Haçlı seferleri neydi ve nelere yol açmıştı? gibi sorular her zaman kafamızı meşgul eder. Çünkü bazen anlamlı bazen de anlamsız olan pek çok olguyu içinde barındır. Genel olarak Haçlı seferlerinin en büyük motivasyon kaynağı, Doğu topraklarında başarı elde edebilmekti. Tam da bu noktada Akka’nın fethi, bazı Hristiyanlar için bir son değil, aslında yeni bir başlangıç olarak görülüyordu. Bu amaçla çeşitli Haçlı seferi projeleri tasarlanmaya başlanmıştı. Kutsal Toprakları kurtarma fikrinden yola çıkan ve çabalayan son hevesli temsilcilerden biri de Philippe de Mézières olup bu ideali için son bir girişimde bulunmaya karar vermişti. Ama bütün çabaları boşunaydı. Çünkü Haçlı ruhu, artık bireysel bir hale bürünmüştü ve çoğu Hristiyan için kişisel çıkarlarının önünde olmayıp önemini yitirmeye başlamıştı. Bu, onun ya geç anladığı ya da hiç kavrayamadığı bir gerçekti. Çünkü bir rüyanın peşine düşmüştü. Burada kesin 
olan ise büyük rüyasının gerçekleşmeyecek olmasıydı. İşte hem farklı hem de gerçekçi bir bakış açısıyla Murat Çaylı’nın kaleminden Philippe de Mézières’in rüyası ve Orta Çağ dünyasındaki etkisi… 
Prof. Dr. Pınar ÜLGEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94623</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6effbcd-b3d1-48ac-89d7-37d6c38dbab1.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamın İlk Mareşali Hz. Muhammet</image:title>
            <image:caption>Hiçbir büyük adam boşuna yaşamaz. Dünya tarihi büyük adamların tarihinden başka bir şey değildir. 
Carlyle, On Heroes 
 
Hz. Muhammed’in muharebelerindeki savaşların sayısı asla birkaç bini geçmez, ancak önem bakımından dünyanın en belirleyici savaşları içinde yer alır. 
Alfred Guiilaume, Islam 
 
Bu kitapta Richard A. Gabriel Hz. Peygamber’in iyi bir komutan olarak başarılı bir şekilde tatbik ettiği, kararlılık, istişareye önem verme, taktik, istihbarat, strateji, yanlıştan dönme, doğru ve deneyimli komutan görevlendirme gibi askerî alandaki uygulamalarını yeni bir bakış açısıyla ortaya koymuştur. Diğer bir deyişle Allah’ın elçisinin bu sahada gerçekleştirdiklerini günümüzün siyasî ve askerî diline aktarmıştır. Bunları yaparken siyer ve megāzî kaynaklarında genellikle de bunlara dayalı yapılan çalışmalarda dağınık bir şekilde var olan açıklamaları askerî terminolojiyle birleştirerek taktik ve stratejilerin arkasındaki nedenlere ışık tutarak günümüzle ilişkilendirmiştir.  
Mustafa Sabri Küçükaşcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94625</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d16d558-3727-478f-9eb6-d46824940f89.jpg</image:loc>
            <image:title>Sponsorluk Yönetimi</image:title>
            <image:caption>1.      SPONSORLUK GENEL YAKLAŞIMI 
1.1.   Sponsorluk Kavramı 
1.2.   Sponsorluğun Gelişimi 
1.3.   Sponsorluğun Amaçları 
1.4.   Sponsorluk Türleri 
1.5.   Sponsorluk Faaliyetinin Yararları 
2.      SPONSORLUK SÜRECİ 
2.1.   Sponsorluk Planlama Süreci 
2.2.   Sponsorluk Organizasyon Süreci 
2.3.   Sponsorluk Faaliyetinin Uygulama Süreci 
2.4.   Sponsorluk Değerlendirme Süreci 
3.      SPONSORLUK DOSYASI VE ANLAŞMASI 
3.1.   Sponsorluk Dosyası 
3.2.   Sponsorluk Görüşme Süreci 
3.3.   Sponsorluk Anlaşmasının Hazırlanması 
4.      MARKA 
4.1.   Marka ve Marka ile ilgili Temel Kavramlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94626</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1063abb-562e-4b83-8fa7-45243864c049.jpg</image:loc>
            <image:title>Antrenör Davranışlarının Sporcuların Değer Gelişimine Etkisi</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
2.      GENEL BİLGİLER 
2.1.   Değerler 
2.2.   Sportif Değerler 
2.3.   Değerler ve Davranış 
2.4.   Antrenör Davranışları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94627</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed3b8e2-b6f5-4612-936d-1837a0259fbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Hizmetlerinde Endüstri 4.0 ve Yenilikçi Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1. ENDÜSTRİ 4.0 NEDİR? 
2.      BÖLÜM 2. NESNELERİN İNTERNETİ VE SAĞLIK 
3.      BÖLÜM 3. SAĞLIK 4.0 İLİŞKİLİ SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ 
4.      BÖLÜM 4. SAĞLIK 4.0’DA PROJE ÖRNEKLERİ 
5.      BÖLÜM 5. TÜRKİYE’DE E-SAĞLIK UYGULAMALARI VE FAYDALARI 
6.      SAĞLIK YÖNETİMİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94628</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dbf2787-ebb8-4255-9333-0fb1e9d81a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesyonel Kadın Voleybolcularda Sezon Öncesi Zihinsel Hazır Oluş Düzeylerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ ve AMAÇ 
2.      GENEL BİLGİLER 
3.      GEREÇ ve YÖNTEM 
4.      BULGULAR 
5.      TARTIŞMA ve SONUÇ 
6.      ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94629</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a449604-4a68-4349-8e1a-cfcdba38ee6d.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 Nesin Vakfı Duvar Takvimi</image:title>
            <image:caption>On yıldır yayımladığımız Nesin Vakfı Duvar Takvimi`ne gösterdiğiniz ilgiden ötürü teşekkür ederiz.
 
Takvimimiz size ilk bakışta günü, haftayı, ayı hatırlatıp, ayrıca yılın kaçıncı günü, haftası ve ayında olduğunuzu gösterecek. Her yapraktan gün doğumu, gün batımı gibi diğer destekleyici zaman bilgilerini de öğrenebilecek, ayın hangi evrede olduğunu kolayca görebileceksiniz.
 
Takvimde diğer takvim sistemlerine de yer verdik. Ay döngüsünü temel alan Hicri takvim öncelikle dini günleri göstermesi bakımından önemini sürdürüyor. Güneş döngüsünü temel alan Rumi takvim 13 günlük farkla şu an kullandığımız takvimle çakışıyor. Rumi takvimin zaten birkaçı hariç güncel takvimle aynı olan ay adları yerine, Anadolu`da kullanılagelmiş ama unutulmaya yüz tutan 12 aylık halk takvimi ay adlarını kullandık. Öte yandan yılı yaz (Hızır) ve kış (Kasım) olarak ikiye ayıran, yine güneş döngüsünü izleyen halk takvimi sistemini de takvim yapraklarına ekledik. Bu takvimlerin günleri meteorolojik olaylar ve tarımsal etkinliklerle yakından ilintili. 
 
Günü geldikçe resmî ve dini tatilleri, özel gün ve haftaları da takvim yapraklarında bulacaksınız. Tabii Aziz Nesin`in seçilmiş sözleri, şiirleri ve hayatından kesitleri de. Üstelik &quot;arkası yarın&quot; halinde en güzel Aziz Nesin öykülerini de okuma fırsatınız da olacak.
 
Sizlere bu yıl da yeniliklerle dolu geleneksel bir takvim sunuyoruz. Umarız beğenir, düşüncelerinizi bize iletirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94630</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62f4f6a4-1408-427d-b80c-c9028f8ce382.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Yapma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kitap yapma sanatının inceliklerini keşfetmeye hazır mısınız?

Yazarın aklına gelen harika bir fikir, nasıl adım adım kitaba dönüşüyor?
Bir kitabın yayın yolculuğunda, kim hangi görevleri üstleniyor? 
Baskı aşamasına gelen bir kitap, ne tür teknik uygulamalardan geçiyor?  
Satışa sunulan bir kitabın yayın hakları, denizaşırı ülkelere nasıl ulaştırılıyor? 

Biri yazdı, biri editledi, biri resimledi, biri tasarladı, biri bastı, biri tanıttı, biri de sattı...
Peki her şey bu kadar basit mi? Tabii ki değil! O hâlde gelin, bir kitap baskıya nasıl hazırlanır, hep birlikte görelim!


Kitap Yapma Sanatı, bir kitabın okura ulaşma serüveninde başından geçenleri açıklayıcı kısa bilgiler ve eğlenceli görseller eşliğinde paylaşan, yayıncılık dünyasını tüm çarklarıyla okura tanıtmaya çalışan bir kaynak.  


Ufacık bir fikrin, işinin ehli ellerde nasıl filizlenip olgunlaştığını örneklerle gösteren Becky Davies-Patricia Hu ikilisi; yayıncılığı sektörel boyutta ele alıyor, bir kitaba emek veren tüm paydaşların işkollarını anlaşılır bir dille tanımlıyor.


Kitap yapmayı bir sanata benzeterek (evet, hem de ince işçiliklisinden bir sanata benzeterek!) her yaştan okurun merak duygusunu kabartan bu renkli çalışmayı, başta yayıncılık dünyasına emek verenler olmak üzere, kitaplara ilgi duyan herkes severek, beğeniyle okuyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94631</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/671344ee-425b-49d9-b2e1-81d4918f5f0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed</image:title>
            <image:caption>Bir siyaset bilimcinin gözüyle şekillenen elinizdeki kitap, Peygamberimiz (sas.) dönemindeki yönetim tarzını, ilişki biçimlerini ve stratejileri bugünün kavram setiyle anlamlandırmaya çalışmaktadır. 
• Hz. Peygamber’in kurduğu siyasi yapıya devlet demek mümkün müdür? 
• Hz. Peygamber’in yöneticilik vasfıyla  Peygamberliği ayrılabilir mi? 
• Hz. Peygamber’in liderlik özelliklerinden hangileri örneklik teşkil eder? 
•Resûlullah’ın ortaya koyduğu siyaset tarzı bize ne tür mesajlar vermektedir? 
• Asr-ı Saadet dönemi uygulamalarının hangileri zaman ötesi ve bağlayıcı olarak görülebilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94632</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d150f9c1-afaf-4d97-afd0-72cde2c0b3fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Azizler ve Dahiler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Ortaçağda bilim ve felsefenin sekülerizm ve iktidarla ilişkisini ele alıyor. Ortaçağı açan ve kapatan iki bilim insanı, Hypatia ve Galileo üzerinden aklın, din ve iktidarla savaşını anlatıyor. 
•  Cadılıkla suçlanarak öldürülen bilim kadını ve filozof  İskenderiyeli Hypatia yalnızca bir efsaneden mi ibaretti? 
•  Hypatia’nın katli ve Galileo’nun yargılanması din ile bilimin çatışmasının mı ürünüydü? 
•  Bilim ve felsefenin, teolojinin hizmetçisi olduğu öğretisi iktidar için araç olarak mı kullanıldı mı? 
•  Antik bilim ve felsefenin çöküşüne neden olan Kilise’nin yükselişi miydi? 
Kısacası bu kitap, Azizlerin ve Dâhilerin bitmek bilmez mücadelesinin öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94633</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/586179ca-ff6b-48b2-8873-2f506d201a66.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir ?</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar verem hastalarının iyileşmek için ziyaret ettiği Davos, birçok önemli kültür ve bilim insanının yer aldığı konferans dizilerine tanıklık etti. Bu kitap da 1929 baharında Heidegger ve Cassirer arasındaki tartışmanın ürünüdür. 
Üç hafta kadar süren kongrenin büyük olayı bu karşılaşmadır. Toplantıda kimler yoktur ki Levinas, Leo Strauss, Carnap ve daha birçok önemli isim. Tartışmayı önemli kılan diğer bir konu daha vardır: Bu, eski ile yeninin karşılaşması olmakla birlikte, anti-semitist bir parti taraftarı filozof ile Yahudi bir filozofun da karşılaşmasıdır. Tartışma sorusu “İnsan nedir?” olsa da tartışma, felsefede yeni bir çağ açan Kant üzerinedir. 
Ayrıca bu kitapta geniş bir yer tutan Sonsöz’de, bu kongrenin tarihsel detayları, siyasal konjonktür içerisindeki yeri ve tartışmanın felsefi arka planı hakkında önemli açıklamalar sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94634</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2525f8da-5a4b-4a46-a580-40b99bc21edf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant’tan Hegel’e Alman İdealizmi</image:title>
            <image:caption>Schelling bir mektubunda Hegel’e ‘büyük Kant’ hakkında şöyle diyordu: “Kant bize sonuçları verdi, ancak öncüller hâlâ eksik.” Bu kitap, bu öncülleri arayış çabasının felsefe tarihinin gördüğü en büyük düşünce sistemlerinden birinin ortaya çıkmasına nasıl yol açtığını göstermeyi amaçlıyor. 
Bu kitap, Alman İdealizmine filozoflar, kavramlar ve temel tartışmalar üzerinden giriş yapmaktadır. Alman İdealizminin kökeni olarak Kant felsefesi; Kant sonrası felsefenin en önemli isimleri Jacobi, Reinhold, Schulze, Maimon felsefelerinin anlamı; Fichte’nin diyalektik ve mülkiyet anlayışı, Schelling’in özdeşlik ve doğa felsefesi, Hegel’in bilinç, devlet ve din felsefesi kitapta ele alınan temel konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94635</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ead27a66-3356-48bf-be26-d4f153621851.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Prenses Cesaret ve İyilik Masalları 2</image:title>
            <image:caption>Disney’in dünya çapında başlattığı Büyük Prenses Kutlaması’na 3 kitaptan oluşan özel ve yepyeni bir masal dizisiyle katılmaya hazır mısınız? Elsa, Anna, Mulan, Sindirella, Moana, Pocahontas, Pamuk Prenses, Ariel, Merida, Aurora, Tiana, Bella, Yasemin ve Rapunzel... Disney’in çok sevilen on dört prensesi, bu yepyeni maceralarında zor durumların üstesinden cesaret ve iyilikle gelmeyi öğreniyor. Disney çizerlerinin illüstrasyonlarıyla süslenen Cesaret ve İyilik Masalları dizisi, iyilik ve cesaretle şekillenen “daha iyi bir dünya için” ilhamınız olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94636</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f637288-72b5-4c64-86f9-199049786416.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı Ağladığında (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erin serbest bıraktığı gücün büyüklüğünden bihaberdir. Aslına bakılırsa tüm cadılar neyle karşı karşıya olduklarını gerçekte bilmiyordur. Oysa baksalar tanrısal varlıkların tir tir titreyişine kıyametin kopacağını anlayabilirler.
İki Titaniçe, aralarındaki savaşı taraflarına başka Tanrıları çekerek büyütecektir. Bu artık sadece cadıların değil, tüm dünyaların kaderini belirleyecek büyüklükte bir mücadeledir.
Deniz Kızı Ağladığında gök karşılık verir O’na. Yırtılır cennet, cam kırıkları gibi yağar insanlığın üstüne. Tanrılar haykırır öfkesini. Ve dillendirir Titaniçe şarkısını, boğazındaki tüm şelalelerle.
Vhartlox Cadı Akademisi Serisi, Hekate&apos;nin Kızları&apos;ndan sonra Deniz Kızı Ağladığında ile hız kesmeden devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94638</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f7007e-aa17-4810-8ce8-5d333265f229.jpg</image:loc>
            <image:title>Patrik Bartholomeos</image:title>
            <image:caption>Patrikliğinin 30. yılında Patrik Bartholomeos’la özel bir nehir söyleşi... 
 
Prof. Dr. Elçin Macar, bu yıl ruhaniliğinin altmışıncı, patrikliğinin ise otuzuncu yılını kutlayan Patrik Bartholomeos’a yaşamına, eğitimine, din adamlığına ve Ortodoks dünyaya ait sorular sordu. Patriğin İmroz’da başlayıp Heybeliada Ruhban Okulu’nda devam eden eğitimi, İtalya’daki kilise hukuku doktorası, Patrikhane’deki görevleri ve 1991’de Ekümenik Patrik seçilmesi söyleşinin ana eksenini oluşturuyor. Patrikhane’nin Ortodoks dünyadaki anlamını ve yerini Patrik Bartholomeos kendi sözcükleriyle anlatıyor.  
 
Dinler arası diyaloğa, Vatikan’la ilişkilere verdiği önem, Patrikhane’yi ulaştırdığı konum, bugün Yeşil Patrik diye anılmasını sağlayan çevreci kimliği gibi öne çıkan birçok konunun yanı sıra, enerjik ve esprili kişiliğiyle Patrik Bartholomeos’u tanımaya yönelik kıymetli bir katkı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94639</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fead4093-02c6-4850-8720-0e5dac8614a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunuş</image:title>
            <image:caption>Karanlık bır yola çıktığimizda tökezlememek. düşmemek ve doğru yöne gitmek için ışığa ihtiyaç duyarız. Hayat serüveninin karanlık yolarında ışığa ihtiyaç duyduğumuz anda öğelmenler çıkar karşımıza. Bazı öğretmenler vardır ki anlam tuttuğu ışık yalnızca o anın değil, tüm ömrün yol göstericisi oluverir. İşte o öğelmenlere rastlayanlar hayatı boyunca gidecekleri istikameti iyi bilirler. öğretmen aslında kendisinden çok başkaları için yaşayan ve onlara yön verenlerdir. Küçücük çocukların gönüllerine bıraktğı sıcaklık ile hiç unutulmayan. ve başkalan için yaşamayı kendisine şair edinmiş bi Öğretmen hayal edin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94640</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9088b1-0610-49ff-93df-1589284c701d.jpg</image:loc>
            <image:title>Senbahar</image:title>
            <image:caption>Senbahar
İbrahim Erdem Hayatı - Eserleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94641</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6180dd7d-133e-49ca-9ea8-3601c2b9371d.jpg</image:loc>
            <image:title>Heli</image:title>
            <image:caption>Heli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94642</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7083329-f8c6-479e-aefa-2fd271886366.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Zaman Ambarı</image:title>
            <image:caption>Hatırlayamadığı çocukluğunun izini süren bir genç kız, çevrelerinde olup bitenleri anlamlandırmaya çalışan çocuklar, ikizinin ardından otobiyografi yazmaya çalışan bir kardeş, mezar taşı arayan bir öğretim üyesi. Çatışan anne oğul, gelin kaynana, kendiyle yüzleşemeyen bir avukat. Yaşanmamış ya da her şeye rağmen yaşanan aşklar. 

Kırsalın basit gibi görünen karakteristiğinin altındaki çetrefilli yapı, ilişkilerin ve rollerin karmaşık boyutları üzerinden anlatılıyor. Geçmiş gündeliğin telaşında karakterlerin hayatına sızıyor. 

Geçmiş Zaman Ambarı bir yandan köyün ve taşranın gerçekliğini karakterlerin düşünme biçimleri ve ruh durumları üstünden anlatırken bir yandan da şimdiki zamana gölgesini düşüren geçmişin izini sürüyor. 

Oyun yazarlığından yetişen Cihan Çakan’ın güzel bir Türkçesi var. Karakterlerinin kişilik özelliklerini ayrıntıları kullanarak canlandırmayı iyi biliyor. İlk bakışta fark edilmeyenleri görüp gösterebilen bu öyküler iyi bir öykü yazarının geleceğinin habercisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e5cb536-d604-473e-b8d4-3ab5914d4f32.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Tekil Şahıs</image:title>
            <image:caption>Belki de bir anlamda gerçek aşktı bu. Ya da gerçek yalnızlık… 
 
Hepimiz öyle ya da böyle maske takarak yaşıyoruz. Bu vahşi dünyada maske takmadan yaşanamaz çünkü. Kötü ruhların maskesinin altında meleklerin gerçek yüzü, meleklerin maskesinin altında kötü ruhların gerçek yüzü vardır. Sadece biri olması mümkün değildir. 
 
Birinci Tekil Şahıs’ta sıra dışı kahramanların sıra dışı öykülerini anlatıyor bize Haruki Murakami. Ölüm ve aşk üzerine şiirler yazan bir genç kız, kadınlara evet kadınlara âşık olan ve onların isimlerini çalan bir maymun, çok çirkin ama tuhaf bir çekim gücüne sahip bir kadın, uydurduğu bir yazıyla bir caz sanatçısının yeniden “doğmasını” hatta albüm yayınlamasını sağlayan bir genç adam… 
 
Murakami’nin yazmak ve koşmak dışındaki üçüncü büyük aşkı beyzbol da var bu öykü seçkisinde. 
 
Ve yazarın sizi gülümsetecek, şaşırtacak, beyzbol üzerine yazdığı muzip şiirler de…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94644</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee6bc0d4-86cc-4fef-aa62-05e88115d066.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkunç General</image:title>
            <image:caption>Rosa ile Fico sıradan çocuklar değil, Costa Banana’nın başkanı Fernando’nun çocuklarıdır. Başkan Fernando, kendisi öldüğünde yerine geçecek oğlu Fico’ya bir hayli düşkündür fakat kızı Rosa’yı hafife almaktadır. Bir gün Rosa, General Sjasliek’in iktidarı ele geçirip bir savaş başlatacağını öğrenir, fakat kimseyi buna inandıramaz. Rosa kardeşini nihayet ikna ettiğinde ikisi vakit kaybetmeden harekete geçerler. Fakat Korkunç General’i ve savaşı durdurmak mümkün olacak mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e7bfbd2-28c3-4317-a9c4-b23af6683249.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısasa Kısas</image:title>
            <image:caption>Kısasa Kısas, yasaların katılığına rağmen ahlaki bir çürümenin başladığı Viyana’da, Dük’ün aceleyle kentten ayrılmasıyla görevi devralan Vali Angelo’nun icraatlarını ve bunların toplumun en küçük biriminde bile hissedilen etkilerini ele alır: Bu yeni ve epey katı yönetici, kenti çöküşe sürükleyen adi suçları, zina ve yozlaşmışlığı bitirmeye kararlıdır ve göreve gelir gelmez kentin soylu gençlerinden Claudio’yu, evlilik dışı birlikteliğini cezalandırmak üzere idama mahkûm eder. Valinin kendi ahlaki sınavıysa Claudio’nun kız kardeşine duyduğu hislerle başlayacaktır. 

Kısasa Kısas, Shakespeare’in insanın doğasını ne denli ustalıkla tahlil ettiğini kanıtlar nitelikteki oyunlarından. Kişisel çıkarlar ve ahlaki değerlerin çatışmasından beslenen güldürü; toplumsal sarsıntılar, kontrolsüz yetkiler, yitirilen ahlaki değerler gibi günümüzde de toplumları düşündüren sorunlara, hatta tabulara dokunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94646</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edfa2bfc-8be6-4dda-8a60-6acd28d34bef.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;dan Ne Haber</image:title>
            <image:caption>Bizde zengin olmanın pekçok yolu var. Ama bu yolların hiçbiri de çalışarak 
zengin olmak değildir. Zaman zaman zengin olmanın modaları çıkar. &quot;Nüfuz 
ticareti&quot; bunların en başında gelir. Siyasi nüfuzu olan biriyle kız alıp vererek 
akraba olmak; iktidara alkış tutmak; hiçbir ilkesi olmamak; &quot;partiden partiye 
salla yemeni ... &quot; Daha bisürü zengin olma yolu vardır. Günümüzde en yaygın 
olanı, bir arsa sahibi olmaktır. Nerde &quot;imar&quot; yapılacağının kokusunu alıp da 
orda ucuza arsa kapatmak, az kazançlı iş midir? 
Şimdi biz, hiçkimse duymadan Boğaz köprüsünün ayaklarının nerelere 
atılacağını gizlice öğrenebilseydik de, oralarda üçer-dörder liradan arsa 
kapatıverseydik ... Efendim? Milyoner olmuş gitmiştik. Hem memleket &quot;imar&quot; 
olur, hem biz &quot;mamur&apos;&apos; olurduk. 
&quot;Cennetin Anahtarı&quot; adlı yazıdan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbfd6b5-a92e-401b-953a-122a0a455791.jpg</image:loc>
            <image:title>İhmal Edilen Anahtar</image:title>
            <image:caption>“İyileşmenin, hayattaki neşeyi, yaratıcılığı ve huzuru yeniden kazanmanın anahtarı, Alice Miller&apos;ın ikna edici bir şekilde açıkladığı gibi, çocukluğun koşulsuz ifşasında yatar.” 

Alice Miller İhmal Edilen Anahtar&apos;da, binlerce yıldır gerçeği örtmek için titizlikle örülmüş olan perdeyi kaldırmaya her zamanki gibi kararlı. O perdeyi bir kenara ittiğinde, şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkıyor. Nietzsche, Picasso, Kathe Kollwitz, Buster Keaton hakkında yaptığı analizlerle gerçekleri gözler önüne seriyor. Pek çok kişi tarafından uzun süredir rafa kaldırılan anahtarla (çocukluk) paslı kilitleri açıyor ve okuyucularına beklenmedik zengin bir bakış açısı sunuyor. 
 
Picasso Guernica’da ne anlattı? Buster Keaton neden hiç gülümsemedi? Nietzsche neden kadınlara ve dine bu kadar çok hakaret etti? Niçin aklını yitirdi? Hitler ve Stalin neden zalim ve katil oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58042485-268d-4a39-baf5-1c79c45a088f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştiri Üzerine Yedi Söyleşi</image:title>
            <image:caption>Fatma Barbarosoğlu Eleştiri Üzerine Yedi Söyleşi kitabında edebiyat, kültür ve eleştiri tarihimizde kendine özgü bir dil, tarz ve üslup geliştiren isimlerle eleştirinin temel çerçevesini çiziyor. Tarık Buğra, Memet Fuat, Fethi Naci, Tahsin Yücel, Gürsel Aytaç, Ayşe Şasa ve Mustafa Kutlu  eleştirinin tüm yönlerini ortaya koyarken eleştirimizin yakın/uzak tarihini de yeniden düşünme imkânı sunuyor. Türk edebiyatındaki, dolayısıyla kültür dünyamızdaki süreklilik ve kopuşları kapsamlı bir şekilde kavrama fırsatı veren çalışma okura, edebiyat ortamından eleştiri geleneğine, iz bırakan dergilerden anlama ufuklarına değin geniş bir alanda rehberlik ediyor. 
Eleştiriyi anlamak, bilmek, keşfetmek odaklı söyleşiler 1990’ların edebî kamusunun bugüne kıyasla pek de kırılgan olmayan yapısına dair ipuçları verdiği gibi soruyu soranın bireysel tarihine dair işaretler de taşıyor. Sorular aşağı yukarı aynı frekansa sahip iken cevaplayanların meşreplerini ve mizaçlarını ortaya koyan “farklı frekanslar” okuyucunun dikkatinden kaçmayacak nitelikte. 
Eleştiri Üzerine Yedi Söyleşi, sadece eleştiri yordamlarıyla değil; kültürle, düşünce tarihiyle, sosyoloji ve sinemayla ilgilenenlerin de dikkatini çekecek derinlikte tartışmalar barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94649</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c1b47b-68a8-49ae-98e2-deff4dc74028.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgün Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Çağdaş dünya edebiyatının en önemli şairlerinden Yannis Ritsos Sürgün Günlükleri’ni yazmaya İç Savaş’tan sonra 1948 sonbaharında toplumcu siyasal görüşleri yüzünden gönderildiği Limnos Adası’ndaki Kondopuli Kampı’nda başladı, 1949 yılının sonlarında aktarıldığı Makronisos Kampı’nda devam etti. Zorlu kamp koşullarında hayatın kaydını tutmak üzere yazdığı şiirler bu dönemde yaşananları bütün dünyaya ilan eden bir günlüğe dönüştü. Kamplarda dayatılan pişmanlık dilekçesini inatla imzalamayan Ritsos Sürgün Günlükleri ile sadece yol arkadaşlarının değil, umudunun ve inancının da sesini yıllar ötesine taşıdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94650</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3102703-e87a-4e64-bab1-ac2d007aad5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaniyeler</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızda realist-natüralist akımın önemli kalemlerinden Selahattin Enis, başyapıtı Zaniyeler’de I. Dünya Savaşı yıllarının İstanbul’unu bir zaniyenin –hayat kadınının– günlüğünden anlatır. Zaniyeler’de iki sınıf insan vardır: Bir tarafta halktan insanlar savaş yılları boyunca sefalet ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi vermekte; öbür tarafta bakanlar, paşalar, sonradan görme savaş zenginleri, vurguncular, edebiyatçılar ve gazetecilerden oluşan kodamanlar Şişli’de, Moda’da ve Adalar’da kâh zaniyelerin kucağında kâh salonlarda vur patlasın çal oynasın eğlenceler düzenlemektedir. Savaş yıllarında İstanbul’da ihtiyat zabitliği yapan yazar gözlemlerine dayanarak kurguladığı Zaniyeler’de bu iki sınıfın hayatını oldukça açık ve cesur bir şekilde, zaman zaman da ironik tasvir ve diyaloglarla gözler önüne seriyor, tabii okuru dönemin İstanbul sokaklarında ve sosyete salonlarında gezdirerek... 

Selahattin Enis (Atabeyoğlu) (1892-1942) Matbuat emekçisi, eleştirmen, hikâye ve roman yazarı Selahattin Enis, Antalya’da doğdu. Jandarma albayı olan babası Ahmet Enis Bey’in görevi gereği çocukluk yılları Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde geçti. Rüştiye ve idadi eğitimini İstanbul’da tamamladı. İlk yazıları 1909 yılında Haftalık Resimli İstanbul dergisinde yayımlandı. 1911’de Tanin’le matbuat âlemine girdi. Rübab dergisinin yazar kadrosunda yer alarak edebiyatçılar ve edebiyat çevreleriyle tanıştı. Tıbbiye’yi bırakarak Darülfünun’da hukuk eğitimi almaya başladı, ancak I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ihtiyat zabiti olarak askere alındığından eğitimini tamamlayamadı. Savaştan sonra Ekim 1919’da Kaplan dergisini çıkarmaya başladı. Dergi ikinci sayısında yoğun sansüre uğrayınca kapattı. Şebab mecmuası ve Payitaht gazetesinde çalıştı, ardından İkdam gazetesine geçti. Memur olarak Seyr-i Sefain İdaresi’nde, geceleri de İkdam’da çalışmaya devam etti. Ömrünün gündüzlerini memuriyette, gecelerini ise gazete ve dergi bürolarında ve matbaalarda geçiren Selahattin Enis, bu yoğun çalışma temposuna rağmen ardında yüzü aşkın hikâye ve yazıyla, Neriman, Zaniyeler, Sara, Orta Malı, Cehennem Yolcuları, Ayarı Bozuklar, Endam Aynası, Mahalle adında sekiz roman bıraktı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ba1904-7cd0-4c39-9446-5e07ef0c3192.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Bi Çocuk</image:title>
            <image:caption>Tasvir gibi bakma öyle yüzüme Bakar gibi gökyüzüne Mahzun mahzun Mazlum, Mazlum!.. Ölmekle silinir mi sandın, Silinir mi, bre hâyin, İnsanları sevme suçun?.. 
(…)           
*Oktay’a *Tansık Gerçekliği * İntizar *Bir Enik İçin Çin Şiiri *Miraç *Canhavliyle *Akşamla İntihar *Bir Resmin Karşısında *Bir Söylenti *Sisley’den *Aşk Çocuğu *Konuş *Bahar Yazısı *Rezistans *Takaza *Acel *İdris’in Şu İşi! *Düşe Durduk Bir Eyyam *Allah Kabul Etsin ki...*Poetika *Fotofiniş *Çok Bi Çocuk *Başsağlığı *Alttan Almayan Altan&apos;a *Çalındı *Yaz Hoşgörüleri *Güz *Sone *Rest Makamından Şarkı *Bir Evliyaya *Rübai *Tavuk-Karası *Davetsiz Misafir *Kışlık *Gagalı Agalara *Althusser’in İzinden *Hoşâmedi *Yazdan Kalma *Orhan Veli’nin Kulağıyla *Aynanın Karşısında *Mesafeli *Yunani Bir Sone *Çiftesöz *Feminizma *No:16 *Cığara Bırakma Kampanyası *Poetika</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef2df60d-bf2e-48b3-87c3-7ec95e4d487d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayy Bin Yakzan</image:title>
            <image:caption>Muhammed ibn Tufeyl el-Kaysî (ö. 1185): XII. yüzyıl başlarında Endülüs’te, Granada’nın Vâdîâş beldesinde dünya gelmiştir. Arapların Kays kabilesine mensuptur. Ünlü bir hekim, filozof, matematikçi ve şairdir. İbn Sînâ’yı takip eden İşrâkıyye düşüncesinin mensubu sayılmaktadır. Ortaçağ Avrupası’nda Abubacer adıyla tanınmıştır. 1130-1269 yılları arasında Endülüs’te hüküm sürmüş olan Muvahhidler döneminde yaşamıştır. Granada’da hekimlik yapmış, ardından bölge valisine kâtip olmuştur. 1147’de Fas’ı ele geçiren Muvahhid hanedanının kurucusu Abdülmü’min’in Sebte ve Tanca valisi olan oğluna sır kâtibi olarak tayin edilmiştir. Sonunda Muvahhid halifesi Ebû Ya’kûb Yûsuf’un sarayında kadı ve hekimlik görevlerini üstlenmiştir. Kendi kendini eğiten insanın hikâyesi olan Hayy bin Yakzân Ortaçağ’ın en önemli dinî-felsefî eserlerinden biri sayılmaktadır. İbranice, Latince, Flamanca, Fransızca, Almanca, İngilizce çevirileriyle XVII. ve XVIII. yüzyıl Avrupası’nın en popüler eserlerinden biri olmuş, Avrupa edebiyatında azımsanmayacak bir iz bırakmıştır. İbn Tufeyl 1185’te Merrâküş’te ölmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94654</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f357cdc-b3cd-438b-bab6-e6c4b7986d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalan</image:title>
            <image:caption>“kimim ve nasıl biriyim 
hayatımın neresindeki yaşantıdayım sorarım kendime her gün 
sen hangi bilinçtesin lahzen 
hangi göklerin bulutlarından yağdın 
bu çorağa söyle 
son bilinç ölüm olacağına 
ölüm anındaki bilincin bilinci yazılamayacağına göre 
hangi kavşağındasın tinsel gerçekliğin” 
bu soruların eşliğinde iniyoruz hep birlikte 
tıka basa şüpheyle doldurulmuş kuyudan çıkmak için çocukluğa 
daha da dibe 
toprağın altına ve orada arıyor lahzen 
hakikatinin özünü 
ve leylâ erbili’in kaleminde devleşiyor edebiyat, şölene dönüşüyor kalan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8654dfdb-757b-42e6-afd4-1ce1411efdea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostoyevski Politikasının Sorunları</image:title>
            <image:caption>&quot;Fransızların dediği gibi her şey mistik olarak başlar, politik olarak sona erer. Bunu doğrularcasına gizemli bir tutkuyla bağlı olduğum sanatçı dostu Dostoyevski&apos;den yola çıkıp felsefeye, siyaset bilimine, edebiyat eleştirisine ve sosyolojiye gönül vermiş olanlara sesleniyorum. İncelemeyi bitirdikten sonra elinize (yeniden) bir Dostoyevski eseri almaya heves duymanızsa en büyük temennim. Çünkü Dostoyevski tüm karanlığı ve ışıltısı ile kaldırıldığı kitap rafından bize bakmaya devam ediyor.&quot;

Elinizdeki kitap, Platon&apos;un sempozyumundan Aristotelesçi politika ve Bahtinyen karnavaleske; kapitalizm, modernite, ilerleme sarmalından isyan ve ütopyaya; cinsellik söyleminden keşişler, soytarılar ve budalalara Dostoyevskiyan bir yolculuğa davet. Raskolnikov, Nastasya Filippovna, Ivan Karamazov, Yeraltı Adamı, Gruşenka, Prens Mişkin, Stavrogin ve daha nice karakterin oluşturduğu dünyalar içinden modern sorunları okumaya bir çağrı.


&quot;İlle de dekadans&quot; diyordu Yeraltı Adamı. Dekadans çağında edebiyat ve siyasetin yaratıcı yıkımına atfen, eserin hem Dostoyevski severleri hem de siyaset sosyolojisi ve tarihle ilgilenen okurları buluşturacağını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/570c5613-cec5-4b30-8129-ded35eeddaa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititler</image:title>
            <image:caption>MÖ 14. yüzyılda Hititler Yakın Doğu’da büyük bir siyasi ve askeri güç haline gelmişlerdi. Üstünlüklerini nasıl elde ettiler? Sürdürmekte ne kadar başarılı oldular? Çöküşlerinin ve orta­dan kaybolmalarının nedeni neydi? 19. yüzyılın önemli Asuro­loglarından Archibald H. Sayce yaşadığı dönemde Hitit yazısı ve hiyeroglifleri çözülememiş olsa da bu önemli sorulara yanıt bulmaya çalışıyor. 

Hititlerin yaşadığı önemli bölgenin keşfi, “kadim tarihin öy­küsü” olarak tanımlanır. Hiçbir şey Eski Ahit’le yakın ilişkisi bulunan, seçkin bir ırktan gelen bu unutulmuş halkın yeniden canlandırılması kadar ilginç olamaz. Bu kitabın sayfalarında bu canlandırmanın Mısır ve Asur yazıtlarının, Küçük Asya’daki ga­rip görünümlü anıtların ve hâlâ tam çözümlenememiş hiye­rogliflerin değerlendirilmesiyle nasıl başarıldığı sergilenecek. On yıl öncesine kadar bu “öykü” dile getirilemiyor ve Hititle­rin dünya tarihinde oynadığı rol bilinmiyordu. Ama artık bizler İbrahim’in dostları ve Uriya’nın mensup olduğu ırk konusunda daha fazla bilgi sahibiyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d62c6d9b-3752-4371-a212-394e5de5d248.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanıt</image:title>
            <image:caption>Becker&apos;in uzun yıllarını alan bir emeğin ürünü olan bu kitabı, bir araştırma yapma ve anlama kılavuzu olmanın ötesinde gündelik hayatımızın hakikatini aramada bize rehberlik eden bir eserdir. ‘Hakikat sonrası’ bir çağda yaşadığımıza dair pervasız iddiaların yükselişi ve bunların yalnızca bilimi değil aynı zamanda demokrasiyi ve ortak insanlığımızı itibardan düşürmesi karşısında hiçbir sosyal bilimci, beşeri bilimci ya da felsefeci bu kitabın zamanlaması için daha iyi bir an tahayyül edemezdi.   
Michael Joyce, Foucault in Winter, in the Linnaeus Garden kitabının yazarı 
 
Kanıt, sosyal bilim araştırmasının nasıl yapılması gerektiğine dair incelikli bir değerlendirmedir. Becker, veri toplarken ve bu veriyi kanıta dönüştürürken yöntemin pratik yönlerine dair düşünmenin önemini gösteriyor. Sahte haberlerin ve aşı karşıtı retoriğin hakim olduğu günümüz dünyasında bu ve benzeri konular hakkında nasıl düşünmemiz gerektiğini gösteren, tam da bu dönemde çıkmış daha iyi bir kitap yok.  
VoegelinView (Voegelin Derneği Yayını) 
 
Becker yaklaşık yetmiş senedir kanıt meselesi üzerine düşünmektedir. Becker’e göre, sosyal bilimciler, verilerinin, öne sürdükleri fikirleri için kanıt olarak ne kadar kullanışlı oldukları konusundaki soruları yeterince ciddiye almamaktadırlar. Kanıt, pek çok örnekten yola çıkarak, hiçbir veri toplama yönteminin tümüyle güvenilir bir bilgi üretmeyeceğini, bu nedenle araştırma işinin büyük bir kısmının hatalardan kurtulmak olduğunu güçlü bir şekilde vurguluyor. Okurlar Becker’in bu son kılavuz kitabının her türden sosyal bilimci için kullanışlı bir araç sunduğunu görecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7fe4e8f-9ba2-40cd-9fe0-fab3638b9e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Okumak Yolda Olmaktır</image:title>
            <image:caption>“Cahilliği ancak okumakla yenebiliriz.” 
 
Fakir Baykurt - Eşekli Kütüphaneci 
 
 
Köy öğretmenleri Eşekli Kütüphaneci’nin hikâyesinden ilham alarak gezici bir kütüphane oluşturmaya karar verirler. Hurdalıktan aldıkları minibüsü imkânsızlıklarla tamir ettirdikten sonra içini kitaplarla doldurup köy okullarına doğru yola çıkarlar. Topyekûn bir çalışmayla çığ gibi büyüyen proje çocukları, gençleri ve hatta yaşlıları çeşitli bilim, sanat atölyeleri, okuma etkinlikleriyle buluşturur.

Okumak Yolda Olmaktır fotoğraflar, hatıralar, çocukların yazdıkları mektuplarla okura içtenlik ve umut dolu bir dünya sunuyor. Doğup büyüdüğü şehirden uzakta kırsala atanan iki öğretmenin duygularını, yaşadığı zorlukları ve bu zorlukları aşma mücadelesini şiirsel bir 
 dille aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94659</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e01612f9-0e3b-497d-9241-e713e41703e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa&apos;nın Entelektüel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın iki asırlık entelektüel güzergâhını ele alan bu çalışma, yazarların, yayınevlerinin, çevirmenlerin, dergi çevrelerinin ve bilim insanlarının, kısacası kıtanın düşünsel manzarasını biçimlendiren isimlerin üretimlerini ve karşılaşmalarını anlatıyor. Düşünce geleneklerinin fikir alışverişleriyle, aktarımlarla ve zengin temaslarla nasıl gelişip serpildiğini aktarıyor. Konferansların, sergilerin, bilim toplantılarının, edebiyat ve felsefe kitaplarının, çevirinin, üniversitelerin Avrupası’nı olduğu kadar savaşın ve yıkımın Avrupası’nı da aydınlara odaklanarak irdeliyor. Faşizm ve Soğuk Savaş gibi büyük tarihsel olayların yanı sıra Marksizm, Hıristiyanlık ve çoğulculuk gibi büyük temalar etrafındaki tartışmaları ele alıyor. François Chaubet’nin Avrupa’nın Entelektüel Tarihi, karşılaşmalar, aktarımlar ve yan yana gelişler üzerinden özel bir düşünsel tarih okuması öneren, fikirler tarihine giriş niteliğinde bir kaynak kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94660</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a79b3cde-995c-4e1e-8ffa-d99bca1127f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aceleci Sincabın En Güzel Günü - Öykü Çemberi 9</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94661</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a76df6-3284-4ccc-ade6-9c32f68673da.jpg</image:loc>
            <image:title>Badem Gözlüm - Öykü Çemberi 10</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94662</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb8f8cf-5fff-4c18-83fe-a31090e4dfcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dans Eden Arılar - Öykü Çemberi 6</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94663</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fde9eb9-def0-4713-8063-a3b6bea31081.jpg</image:loc>
            <image:title>Nadide Bir Goncadır Enginar</image:title>
            <image:caption>Aslında bir çiçek olan enginar hakkında ne biliyoruz? Peki, neredeyse tüm medeniyetlerde, mitolojilerde kutsal görülen nar hakkında? Domates sosuyla yatıp kalkan İtalyanların domatesle ancak Osmanlı’dan sonra tanışabildiklerini biliyor muydunuz? Sağlık için tehlikeli olduğu düşünüldüğünden patlıcan ekiminin ve yenmesinin İngiltere’de bir süre yasaklandığını? Sırf bir sineğin yokluğu yüzünden incirin her yerde meyve vermediğini? Kıtlık zamanı kurtarıcı haline gelen patatesin uzun süre şekli şemali yüzünden mutfaklara giremediğini? Artun Ünsal, Nadide Bir Goncadır Enginar’da meyve ve sebzelerin renkli dünyaları arasında keyifli bir yolculuk yapıyor: Etimolojiden ve mitolojiden yararlanarak âdeta bir dünya tarihi panoraması sergiliyor, doğru bilinen yanlışları düzeltiyor, yepyeni bilgiler sunuyor, aralara lezzetli tarifler serpiştiriyor. Ayrıca Türkiye’de zeytinciliğe ve zeytinyağı üretimine de yakından bakıyor. Tüm bunların yanında okuru elinden tutup bir çarşı pazar turuna çıkararak, geçmişten günümüze buralardaki rengârenk ortamları sergiliyor. “(...) yiyeceklere dair çeşitli gazetelerde ve dergilerde yayımlanmış (...) yazılarım da bir araya gelmek için bir kenarda beni bekleyip duruyordu yıllardır. Sadece onlar mı? Katıldığım çeşitli toplantılarda sunduğum bildiriler, raporlar da şöyle bir gözden geçirilmeyi, genişletilip ya da kısaltılıp, sonuçta bir kitap donunda daha kalıcı bir hale gelmeyi de hak ediyorlardı sanırım.” ARTUN ÜNSAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94664</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb09e2c-2bf4-42f3-aef0-1d396d8cb4c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dinozor Resim Yapmak İstemiyor - Öykü Çemberi 5</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94665</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df5fe413-12f6-468c-8926-d0c17d86c3c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile İçinde</image:title>
            <image:caption>Evlerimizde bir arada ama yalnızız. Birbirimizin dertleri karşısında sağır, hakikat karşısında körüz. Aile olmayı unutmuşuz. Dünya ve ahiret saadetinin kaynağı olabilecek yuvalarımızdan çatırtılar geliyor fakat dönüp bakmıyoruz yaranın, hasarın nerede olduğuna. Modern çağın uğultusu bastırıyor tüm sesleri. Aile ocağımızı ihmal edip lüzumsuz pek çok şeyin peşinde vakit ve nakit harcıyoruz. 
Her şeyin fiyatını öğreniyoruz da değerini pek bilmiyoruz sanki. Oysa en değerli şeyler para ile ölçülemeyenlerdir; huzur, ahlak, mutluluk, sevgi ve aile ortamı gibi. 
Gelin, biraz düşünelim, Aile İçinde hep beraber. Nefsimize mağlup olup kaybetmeyelim en kıymetlilerimizi. Tam aksine onların değerini idrak edelim. 
Başka kimimiz var ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94666</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8338e362-0bf7-4a47-8edf-20b5a8d69a19.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatil Bitti Kırlangıçlar Nereye Gitti - Öykü Çemberi 8</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94667</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c467267e-f274-4189-85c2-4b92d70df3fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusufun Çiçekleri - Öykü Çemberi 7</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94668</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f0b8715-38d6-42c7-9af7-82281273865f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıplamaktan Yoruldum - Öykü Çemberi 4</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94669</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fa086e6-2c4c-49b1-978e-ffe99ceb0ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Otu - Öykü Çemberi 2</image:title>
            <image:caption>İki köyün halkı önce kavga etmiş, sonra da birbirlerine küsmüş. Hem küsmüş hem de aralarına duvarlar örmüş. O duvarların arasında bir Canavar Otu büyümüş.
Defne, büyük bir dikkatle Tepeköylüleri izliyordu. Ovaköylülerle aralarında pek bir fark yoktu. Naziktiler... Çalışkandılar... Onları sevmişti.
Ovaköylüler ve Tepeköylüler, ayrılığın değil birliğin, kavganın değil sevginin hakim olduğu bir dünya kurabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94670</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7225bd30-9280-49b3-a9d7-3c83dda2496c.jpg</image:loc>
            <image:title>Evim Evim Güzel Evim - Öykü Çemberi 1</image:title>
            <image:caption>Kaplumbağa, bir sabah uyandığında çevresinde bir tuhaflık olduğunu fark etti. Kunduz ailesinin yanına gidince anladı ki dün gece bir deprem olmuştu. &quot;Vah, vah, vah! Kunduzlar yaz boyunca nasıl da canla başla çalışmıştı… Şu hale bakın, bir anda nasıl da her şey değişti.&quot; Ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlardı ve umutlarını yitirmek üzereydiler ki... Kahramanlarımızın bu sorunu nasıl çözümlediklerini keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94671</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f76612-4582-48d1-b24a-5e52137295d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpicik ve Farecik - Öykü Çemberi 3</image:title>
            <image:caption>Kirpicik, bahçeye çıkmak için can atıyor ve kediden hiç korkmuyordu. Farecik ise kediden çok korkuyor ve yuvasındaki emanetleri düşünüyordu.
&quot;Aa! Farecik! Neden böyle titriyorsun?&quot;
&quot;Su içmeye gidecektim ama... Şu kediye baksana!&quot;
Bahçe günlerce sulanmadı, Farecik&apos;i bir düşüncedir aldı. Peki ama sorun kedi değilse neydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94672</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb32be80-3a2e-4078-92f5-a3a038f130f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş</image:title>
            <image:caption>Hepsi hayatta kalmak içindi… 
 
Beş yaşında küçücük bir beden kanserin pençesine yakalanmış, yavaş yavaş ona teslim olmaktadır. 1980’li yılların ikinci yarısı... Tıp, teknoloji bugünkü kadar gelişmiş değil. Üstelik Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeyseniz, üstelik bir kasabada çok sınırlı imkânlarla yaşayan bir anne babaysanız, evladınızı bu amansız pençeden nasıl kurtaracaksınız? 
 
Mehmet Gani Bey ve Miyase Hanım, yaralar kalbine ve diline dahi ulaşmasına rağmen asla Allah’a isyanda bulunmayan, sadece, “Seni anamam” kaygısıyla hastalıktan kurtulmak için dua eden Eyüp Peygamber’i ve onun sabrını önlerine koydular. Bu ağır sınavı canla başla kabul ettiler, “Emanet Allah’ın” diyerek evlatlarını başlarının üzerinde taşıdılar. 
 
On dört yıl süren bu uzun yolda dostları, akrabaları, iş arkadaşları, mahallenin esnafı, hemşerileri, tanıdık tanımadık herkes var güçleriyle onların yanında olacak, bu küçücük bedene ellerinde avuçlarında olan her şeyle, dostluklarıyla sahip çıkacaklardı. 
 
Dostluğu, dayanışmayı, zor zamanda birbirinin yanında olmayı, samimiyeti, kendinden başkalarına da değer verebilmeyi, inancı özellikle günümüzde, içinde bulunduğumuz koşullarda yeniden hatırlayacağınız bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94673</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c214d6-2e7a-44a7-a503-9116873ddff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Efe</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin’in günümüzde bile eskimeyen, edebiyatımıza önemli katkılar sunan Aleko, Nasihat, Yalnız Efe, Antve Topuzadlı öyküleri sizler için tek bir kitapta topladık. Okurken güzel vakit geçirecek ve aynı zamanda hem tarihimizle hem de bugünlerimizle ilgili bilgiler edineceksiniz. 
 
Ömer Seyfettin, 28 Şubat 1884 tarihinde Balıkesir&apos;in Gönen ilçesinde doğdu. Öğrenimine Gönen&apos;de başladı. İzmir&apos;de (1903-1910) teğmen, sonra Rumeli&apos;de (1908-1910) üsteğmen olarak görev yaptı. Askerlikten ayrılıp Selanik&apos;e geldi. Genç Kalemler dergisinde yazmaya başladı. Yunanlıların elinde bir yıl esir kaldı. Esareti sırasında öykü yazmaya devam etti. Bunları Halka Doğru, Türk Yurdu gibi dergilerde yayınladı. Eserlerinden bazıları şunlardır: Kahramanlar, Bomba, Harem, Yüksek Ökçeler, Pembe İncili Kaftan, Kaşağı, Yüzakı, Yalnız Efe, Falaka, Aşk Dalgası, Beyaz Lale, Gizli Mabet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94674</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec9647ac-9971-4e8d-890e-1a252cf3803a.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Bir Mert</image:title>
            <image:caption>Okyanusun ortasında; uzayan harflerle, kocaman hecelerle 
boğuşan bir çocuk kaptanın hikâyesi… 
Okyanusun ortasında; uzayan harflerle, kocaman hecelerle 
boğuşan bir çocuk kaptanın hikâyesi… 
 
 
“Ben acayip bir çocuğum. Öyle değil mi?” 
Birden oluverdi. Birden söyleyiverdi. Bu gerçekten olmuş muydu? 
Çok utanıyordu. Gözlerini lülelerinin arkasına sakladı. 
“Evet, sen çok acayipsin.” dedi babası. 
“Sen acayip güzel resim çiziyorsun!” 
“Acayip iyi bisiklet biniyorsun!” 
“Acayip sevgi dolu bir çocuksun!” 
“Hatta acayip komiksin, beni çok güldürüyorsun!” 
“Acayip güçlüsün, sarılınca beni düşürüyorsun.” diye ekledi annesi “Pekiii,” dedi Mert, “Acayip de tembel miyim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94675</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7a923ef-eb68-44c2-b75f-2fa93c788b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kibarlık Budalası</image:title>
            <image:caption>Kibarlık Budalası, ( Le BourgeoisGentilhomme) Molière’inoyun ile baleyi karıştırarak yazdığı, beş perdelik, seyirlik bir tiyatro oyunudur. Bu oyunun yazılmasını, XIV. Louis istemiştir. Molière bu oyununun ilk temsilini 14 Ekim 1670 yılında, Fransa Kralı XIV. Louis’in önünde yapmıştır.  Molière; oyunun baş karakteri olan “Mösyö Jourdain” rolünü canlandırmıştır.
 
1670 yılında kaleme alınan bu oyun; gülmece türünde olup, başta Paris olmak üzere,  Fransa’nın bir çok bölgesinde yaşanan; hem sosyal alanda asilzadeliğe yükselmeye çalışan burjuva sınıfını, hem de çevrelerinde kendileri gibi olmayan insanları hor gören asilzade sınıfını hiciv etmektedir. Her ne kadar oyun nesir olarak yazılsa da bale kısımlarının başlarında şiir türüne de geçişler yapılmıştır. 

Varlıklı bir orta sınıf adamı olan Mösyö Jourdain’in tek hedefi bir asilzade olmaktır. Soyluların bulunduğu statüye geçmek için elinden geleni yapar. Ayrıca, hedeflerinin arasında; soylu ve dul bir kadın olan Markiz’i baştan çıkarırken, aynı zamanda kızını da bir asilzade ile evlendirmektir. Olaylar Jourdain, dostu Kont, karısı, kızı ve hizmetçisi arasında, gülünç bir şekilde meydana gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94676</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5109a761-931c-4ba8-b2fc-579ab1cb4260.jpg</image:loc>
            <image:title>Antigone</image:title>
            <image:caption>Polyneikes ve Eteokles’in taht kavgasında her iki kardeş de ölmüştür. Tahta geçen amcaları Polyneikes’in gömülmesini ve onun için yas tutmasını yasaklar. Antigon, buna karşı çıkar ve amcasının yasağını tanımaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94677</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14dccf5-9923-41a7-bf6a-438bba02d93e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Dili</image:title>
            <image:caption>Beden Dili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94678</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb9d686-f348-4f2b-9627-5b52931787ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri</image:title>
            <image:caption>Cimri (L’Avare); Fransız komedi yazarı Molière tarafından 1668 yılında yazılmış 5 perdelik bir oyundur. 

Molière, Cimri adlı eserinde, Paris burjuvasının para tutkusunu öne çıkarmaya çalışmak istemiştir. Parisli zenginlerin, para hırsları üzerine yazılmış olan oyun, kara mizah şeklindeki ağır bir hicivdir.  Para karşısında özgürlüğünü yitirip kendisine bile yabancılaşan insanlar konu edinir.  Harpagon karakteri de; cimri bir adamın para hırsı yüzünden düştüğü gülünç durumları biraz da ders çıkarılacak şekilde anlatmaktadır. 

1668 yılında PalaisRoyal’de oynanan ilk oyundur ve Molière bu ilk sahnede HArpagon rolünü oynamıştır. Cimri; Türk Edebiyatı’na çevrilen ve adaptesi yapılan ilk batılı eserlerden biridi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94679</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d4aae66-2421-45f6-acc9-2c704cc4a1e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe İncili Kaftan</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin’in günümüzde bile eskimeyen, edebiyatımıza önemli katkılar sunan Primo: Türk Çocuğu, Pembe İncili Kaftan, Başını Vermeyen Şehit, YüzakıveZeytin Ekmekadlı öyküleri sizler için tek bir kitapta topladık. Okurken güzel vakit geçirecek ve aynı zamanda hem tarihimizle hem de bugünlerimizle ilgili bilgiler edineceksiniz. 
 
Ömer Seyfettin, 28 Şubat 1884 tarihinde Balıkesir&apos;in Gönen ilçesinde doğdu. Öğrenimine Gönen&apos;de başladı.İzmir&apos;de (1903-1910) teğmen, sonra Rumeli&apos;de(1908-1910) üsteğmen olarak görev yaptı. Askerlikten ayrılıp Selanik&apos;e geldi. Genç Kalemlerdergisinde yazmaya başladı.Yunanlıların elinde bir yıl esir kaldı. Esareti sırasında öykü yazmaya devam etti. Bunları Halka Doğru, Türk Yurdu gibi dergilerde yayınladı. Eserlerinden bazıları şunlardır: Kahramanlar, Bomba, Harem, Yüksek Ökçeler, Pembe İncili Kaftan, Kaşağı, Yüzakı, Yalnız Efe, Falaka, Aşk Dalgası, Beyaz Lale, Gizli Mabet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94680</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a72ba79-56de-4dbe-8f86-3859694f8b04.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşağı</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin’in günümüzde bile eskimeyen, edebiyatımıza önemli katkılar sunan Bahar ve Kelebekler, Kaşağı, Kurbağa Duası, Antiseptik, Bir Hatıra, Külah ve Kütük adlı öyküleri sizler için tek bir kitapta topladık. Okurken güzel vakit geçirecek ve aynı zamanda hem tarihimizle hem de bugünlerimizle ilgili bilgiler edineceksiniz. 
 
Ömer Seyfettin, 28 Şubat 1884 tarihinde Balıkesir&apos;in Gönen ilçesinde doğdu. Öğrenimine Gönen&apos;de başladı. İzmir&apos;de (1903-1910) teğmen, sonra Rumeli&apos;de (1908-1910) üsteğmen olarak görev yaptı. Askerlikten ayrılıp Selanik&apos;e geldi. Genç Kalemler dergisinde yazmaya başladı. Yunanlıların elinde bir yıl esir kaldı. Esareti sırasında öykü yazmaya devam etti. Bunları Halka Doğru, Türk Yurdu gibi dergilerde yayınladı. Eserlerinden bazıları şunlardır: Kahramanlar, Bomba, Harem, Yüksek Ökçeler, Pembe İncili Kaftan, Kaşağı, Yüzakı, Yalnız Efe, Falaka, Aşk Dalgası, Beyaz Lale, Gizli Mabet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94681</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d844b71-862d-4588-a342-48eb9f8e2b2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimin Sesi Yeter Bana</image:title>
            <image:caption>Aslında ; 
Hepimiz aynı şeyi istiyoruz ve bekliyoruz. 
Ne mi? 
Bir yudum sevgiyi, saygıyı 
SEVGİ sözcüğünü, güzel sözcükleri çok görüyoruz, bazen okuyoruz. Ama ego mudur nedir, sevgi sözcüğünü kullanmıyoruz, saygıyı bilmiyoruz. PAYLAŞMAK zaten hak getire, onu da bilmiyoruz. Nedir öyleyse? 
Ne istiyoruz birbirimizden? 
Beklentimiz ne bu yaşamdan? 
Birbirimize can, yoldaş, arkadaş, kardeş olamadığımız, birbirimize ihanet ettiğimiz sürece neyi bekliyoruz? 
Neyin peşindeyiz? 
Hepimiz aynı şeyi diliyoruz. UMUTLA bekliyoruz. Ama hep karşıdan... 
...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94682</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203fcdcc-092e-4dd5-b892-2f92ccbad95b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Berkyaruk Devri Selçuklu Tarihi</image:title>
            <image:caption>Selçuklu tarihçileri, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun tarihini; Kuruluş Devri (945-1040), Birinci İmparatorluk Devri (1040-1092), Fetret - İntikal Devri (1092-1118) ve İkinci İmparatorluk Devri (1118-1157) şeklinde dört döneme ayırırlar. 

Bu çalışmada Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun, Sultan Melikşah’ın ölümünden Muhammed Tapar’ın cülûsuna kadar devam eden ve Fetret Devri olarak bilinen Sultan Berkyaruk Dönemi tetkik edildi. Nizâmülmülk ve Sultan Melikşah’ın art arda vefatıyla başlayan taht kavgalarının bütün şiddetiyle devam ettiği, Hasan Sabbâh’ın fedaileri vasıtasıyla gerçekleştirdiği Bâtınî cinayetlerinin yaygınlaştığı, Haçlıların Anadolu, Suriye ve Filistin şehirlerinde siyasî hâkimiyet tesis ettiği, emîrlerin  ve atabeglerin sonu gelmeyen ihtirasları ve diğer bazı sebeplerle merkezî otoritenin sarsıldığı bu dönemin önemli siyasî, içtimaî ve iktisadî hadiseleri yanında Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nu inhitat ve inkıraza sürükleyen sebepler, devlet teşkilatı, Sultan Berkyaruk devrinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun Abbâsîler, Karahanlılar, Gazneliler, Harezmşahlar ve Türkiye Selçukluları ile olan münasebetleri Arapça - Farsça  orijinal kaynaklara dayanarak ve daha önce bu konuda  yapılmış  çalışmalar da değerlendirilmek suretiyle ele alınmıştır.           

Türkiye’de Sultan Berkyaruk hakkında yapılmış ilk monografi olma özelliğine sahip bu eserin Selçuklu tarihçiliğine önemli katkı sağlayacağını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94683</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea2cc99d-b753-451a-b4b3-209ce0fc3f54.jpg</image:loc>
            <image:title>Hristiyan Dünyası ve Moğollar</image:title>
            <image:caption>Cengiz Han’ın liderliğinde Asya’yı ve İslam dünyasının önemli bir kısmını yerle bir eden Moğollar, Hristiyan Avrupa için hem gün geçtikçe yaklaşan bir tehdit unsuru hem de ezeli düşman Müslümanlara zarar vermeleri nedeniyle önemli bir müttefik haline gelmişlerdi. Hristiyan dünyanın liderleri “Düşmanımın düşmanı dostumdur” prensibiyle Moğolları hem siyasi hem de dinî anlamda kendi yanlarına çekmeye çalışmışlardır. Bu çalışmaları en çok misyoner Hristiyan keşişler vasıtasıyla yapmışlardır.

Misyoner Hristiyan keşişler; Moğollarla nasıl diplomatik ilişkiler kurduklarını, bu ilişkileri canlı tutmak için ne gibi faaliyetlerde bulunduklarını ve bu çabaların sonuçlarını kaleme aldıkları seyahatnamelere kaydetmişlerdir. Orta Çağ’da Doğu ve Batı medeniyetlerinin etkileşimi üzerine yaptığı çalışmalarla göz dolduran Doç. Dr. Murat Tural, Hristiyan Dünyası ve Moğollar adlı eserinde, bu seyahatnameleri ve diğer birincil tarihî kaynakları detaylı bir araştırmayla harmanlayarak tarihin hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz bu döneminin üzerindeki sis perdesini aralamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94684</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d103b5-ed22-4ea5-825a-b7d86a9f7602.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Muhtıranın Son Yaprakları</image:title>
            <image:caption>“Geçen gün sabahleyin, baharın en güzel göründüğü bir zamanda kırlara çıktım. Öteden beri bana güzel olarak tavsiye ettikleri ağaçları hoş bulmaya, toprakların üzerinde güneş ışığından doğan buharların havai girdaplar oluşturarak oynaştığını bir güzellik düşkünü gibi seyretmeye çalıştım. Şairlerin çiylerle süslü buldukları otları oynaşarak koparan keçileri, kuzuları uzun uzun seyrettim. 
 
Kısaca doğayı süsleyen her şeyi beğenmek, onları seyretmekten tat almak üzere saatlerce oyalandım; ama insanların bunlara niçin hayran olduklarını anlayamadım. Şaşıyorum. İnsanlar mı hayallerine aldanmışlar yoksa ben mi çıldırıyorum?” 
 
Halid Ziya’nın 1888’de “Küçük Kitaplar” üstbaşlığıyla müstakil olarak yayımladığı “Bir Muhtıranın Son Yaprakları” ve 
 
“Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası”, dönemin sanatçı dünyasına ve aile hayatına dair ustaca gözlemler içeriyor. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, 
 
iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94685</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6040de1-4ddf-4621-b116-422908d5aa48.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadigarlarım</image:title>
            <image:caption>“Derler ki sevda insanın ahlakını düzeltir, 
 
yanıltsa bile sevelim: Mademki insanız! 
 
Of! Böyle boş işlerle uğraşmak da 
 
hoşa gitmiyor ama zamanın mecburiyetlerine uymak lazım geliyor. 
 
Bir gün olur da şu arzular defterimi bir gözden geçiren bulunursa, insanın değilse bile, benim insani hissiyatımın suretini görmüş olur. O okurdan şunu rica ederim ki yazılarımı düşünmeye layık bulursa gerçekleştireceği değerlendirmede vereceği kararı sırf kendi vicdanı olarak kabul etsin... Kendi vicdanında bulduğu hükmü benim vicdanımda da beyhude aramasın...” 
 
Zehra ve Karabibik yazarı Nabizade Nâzım&apos;ın bu kitabı, modern edebiyatımızda eşcinselliğin görünür olmaya başladığı en önemli ve etkileyici metinlerden biri. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, 
  iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94686</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc8e5b31-78f7-4ee8-b67a-803d31ac458c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kira Sözleşmelerine Dayalı Tarımsal Faaliyetlerin Muhasebeleştirilmesi</image:title>
            <image:caption>1.      TARIM, TARIM İŞLETMELERİ VE TARIMSAL FAALİYETLER 
2.      TARIMSAL FAALİYET MUHASEBESİNE GENEL BİR BAKIŞ 
3.      VERGİ USUL KANUNU’NA GÖRE TARIM ÜRÜNLERİNİ VERGİLEME VE MUHASEBELEŞTİRME ÖZELLİKLERİ 
4.      BOBİ FRS’YE GÖRE TARIM ÜRÜNLERİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ ÖZELLİKLERİ 
5.      KİRA SÖZLEŞMELERİNE DAYALI TARIMSAL FAALİYETLERİN BOBİ FRS VE VERGİ MEVZUATINA GÖRE MUHASEBE ÖZELLİKLERİ VE MUHASEBE KAYITLARI 
6.      KİRA SÖZLEŞMESİNE DAYALI MEYVECİLİK SEKTÖRÜNE YÖNELİK BİR ÖRNEK UYGULAMA: BOBİ FRS VE VUK KARŞILAŞTIRILMASI 
7.      SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94687</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f52c6a4-fc44-4c6d-8475-c64bd56f3c66.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli İbram Divanı</image:title>
            <image:caption>Fabrikanın bacasının tüttüğü ilk gün başladılar can almaya. Dişlerine kan değmiş kurt sürüsü gibi denize daldılar. Yaş almış demediler, küçük demediler, yavrulama zamanı demediler. Köstence’nin göğü yağ kokusuyla doldu. İnsanlar öğürerek gezer oldu. Süngüyle vurmak başka ama tüfekle avlanmak dayanılır değildi. O tarraka, o gümbürtü! Dağlara kaçtım kaç defa. Mağaralara girdim. Solucanlarla çıyanlarla geçirdim günlerimi. Ama sabah olup gün doğunca o sesler yine her yanı tutuyordu. 
 
 
Deli İbram Divanı, öykücülüğümüzün yaşayan büyük ismi Ahmet Büke’nin romanda da ne kadar mahir olduğunu gösteren, uzun yıllar akıllarda kalacak, konuşulacak bir eser. Ege insanının doğayla, tarihle, efsanelerle beslenen hayatı, coğrafyamızın kangren olmuş adaletsizlik, gelir eşitsizliği sorunlarıyla harmanlanıyor, bir ada ve deniz hikâyesi olarak biçimleniyor. İzmir’in de yer yer karakter olarak belirdiği bir dönem romanı olan Deli İbram Divanı, deniz edebiyatımızın klasikleri arasına girmeye aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94688</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7651b70-8c3b-417b-aec1-7d995e5796d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansal Macera</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, yirminci yüzyıla kadar felsefe tarihinde çok da önemsenmeyen, kenarda bırakılan hadise meselesine derin bir yaklaşım sunar. Beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan, âniden başa gelen, vukuundan sonra farkına vardığımız, öznelliğin tahakküm edemediği, bizi sarsan ve dünyamızı yeni baştan kuran hadiseler… Geçmişte genellikle nesne veya olgu kategorilerinde düşünülmüş ve bu şekilde kendilerine özgü fenomenlikleri yok sayılmıştır. Son yüzyılda Nietzsche ile başlayarak birçok düşünürün elinde çağdaş felsefenin asli bir konusu haline gelen hadise, ayrıca tarih ve antropoloji gibi beşerî bilimlerin de temel mevzularından birisi olmuştur. Claude Romano’nun eserleriyle fenomenolojinin merkezinde de önemli bir yer tutmaya başlamıştır. Hadiseyi fenomenolojinin içinde hermeneutik bir bakış açısıyla ele alan Romano, hadisenin ışığında dünya, zaman, öznellik ve varoluşu yeni bir biçimde anlamaya girişiyor. Hadisenin tecrübesinin Husserl ve Heidegger’in çizdiği fenomenoloji içinde anlaşılamayacağından yola çıkarak fenomenolojiyi transendental çerçeveden uzaklaştırıp fenomenolojinin içinde “betimsel realizm” dediği bir yere varıyor. “Fenomenoloji transendental perspektifi terk ettiği takdirde neye dönüşebilir?” sorusunun peşinden giden kitaptaki üç makalenin ilk ikisi Romano’nun hadise kitaplarının birer özeti niteliğindeyken, son makale daha güncel bir eserindeki düşüncesini yansıtıyor. Kitabın son kısmında Romano’yla bu çeviri için yapılmış bir söyleşi yer alıyor. Ayrıca, “Sunuş” yazısıyla Cemal Kafadar hadiseye dair zihin açıcı ve özgün bir yaklaşım ortaya koyuyor. Çağdaş Fransız düşüncesinin önemli bir sesi olan Claude Romano kaleme aldığı ondan fazla kitabından dolayı 2020 yılında Felsefe Büyük Ödülüne (Académie française Grand prix de philosophie) layık görülmüştür. 

“Hadise/vak’a felsefesinin ne kadar çok boyutlu ve düşündürücü olduğuna dair bu ipuçları, meselenin dar anlamında felsefe-içi bir irdelemeyle sınırlı kalmaması, tarihçilerin ve sosyal/doğal bilim insanlarının da merak, ilgi ve tartışma alanına girmesi gerektiğini gösterir kanaatimce… Romano’dan bu çevirinin ne kadar büyük bir hizmet olduğunu söyleyerek durayım. Felsefe okurları kadar tarih okurları için de bu ufuk açıcı bir hadise. Yorucu ve eğlendirici okumalar dilerim.” 
Cemal Kafadar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94689</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bedb20a8-f4f4-4443-b4ca-441ecc11943d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Dünya adlı otelin lobisindesin. Valizin transfere hazır. Ağzı açık şimdilik. Ölüm Meleği, o yakışıklı bellboy gelince çekilecek fermuarı. Eylemler alta, niyetler üste kondu. İcabet ettiğin davetler ön gözde. Bak şurada gizli bir bölme var, rıza gömleğini oraya yerleştir, şükür yelpazeni bir de. Helal ettin tüm haklarını. Aferin, yoksa ağırlık yapacaktı sana. Var vaktin hâlâ, düşün ne koyabilirsin daha… 
 
Nuriye Akman’dan yaşlanmaya, yaş almaya dair bir dertleşme Yaşlı Şarkılar…Bahçedeki çınar ağacından başlayıp edebiyattan, sanattan beslenen ve en sonunda günlük hayatın gerçekliğine konan derin bir sohbet…Hüzünlü olduğu kadar da ağırbaşlı bir karşılama…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94690</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82c0c3e-ed10-4f68-8ac1-608b37a84187.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Tırmanış</image:title>
            <image:caption>“23 Mayıs 2019 tarihinde, Everest’in zirvesine ulaşabilen birkaç bin şanslı insandan biri oldum. Dünyanın en yüksek dağının zirvesinde durmak, doğanın hayranlık uyandıran kuvvetine şahit olmak insana kibrini unutturan bir tecrübe. 
 
Everest’e tırmanmak istememin birkaç sebebi vardı: iklim değişikliğinin yıkıcı etkisini göstermek için çevresel konulara odaklanmak, insanlara örnek olmak ve karşılaştığımız problemlere pratik çözümler aramak. 
 
Yaptığım yolculukla, doğaya verdiğimiz zararı gözler önüne sermek, kaleme aldığım bu kitapta ise hem zirveye çıkarken karşılaştığım zorlukları hem de gezegenimizi ve insanlığın geleceğini koruma konusunda hepimizin karşılaştığı zorlukları anlatmak istedim.” 
Hakan Bulgurlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94691</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0293c3-1d17-4ef9-96b7-c93b01fbe9de.jpg</image:loc>
            <image:title>Memluk Devleti&apos;nin Son Yılları</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Memluklar devri tarihçilerinden İbn İyas olarak bilinen Zeyneddin Muhammed bin Ahmed’in (öl. 1523 civarında) Bedâyiü’z-Zühûr fî Vekayi‘i’d-Dühûr adlı Mısır tarihinin dördüncü cildinin tercümesidir. Eser, Kansu Gavrî’nin saltanatı dönemine, 906-921/1501-1516 yılları arasında Memluklar Devleti’ne ışık tutmaktadır. Artık bu devirde Memluklar Devleti idarî, malî ve askerî bakımdan tam bir çöküntü içindedir. Sultan Gavrî, istemeyerek, ağlayarak sultan olmuştur. Defalarca memluklar tarafından isyanla tehdit edilmiştir. Ümit Burnu yolunun keşfi ve Portekiz tehdidi yüzünden baharat yolu işlememektedir. Devlet birkaç Portekiz gemisiyle baş edemez hâle gelmiş, Portekizliler Cidde’ye dayanmış, Kahire yönetimi Osmanlı Devleti’nden yardım istemek zorunda kalmıştır. Öte yandan Safevî Devleti, Memlukları da tehdit edecek şekilde hızla büyümektedir. Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasındaki rekabet, Sultan Gavrî’nin de kaderini tayin edecektir. 

İbn İyas, eserinde bütün bu siyasî ve askerî konuların yanı sıra, sultanın, büyük emirlerin, memurların günlük faaliyetlerini, tayin ve azilleri, idamları, insanların gündelik yaşantısını, emniyetle ilgili olayları, vergileri, fiyat hareketlerini, Nil’in taşma düzenini, hava durumunu, depremleri, salgın hastalıkları, hemen hemen tarihçileri ilgilendiren her şeyi nakletmektedir. Yazar, bir tarihçi olarak olaylara günü gününe yakından şahit olmuştur. Devri için en teferruatlı, sağlam kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94693</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/805ffe94-1bc4-4e8e-8c6a-6a6446f72af9.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Filozofla Felsefenin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Hesaba çekilmemiş bir hayat yaşamaya değmez. 
Sokrat 
 
Etikten Metafiziğe, Görecelikten Postmodernizme, binlerce yıllık felsefi düşüncenin elli kilit akımı bu kitapla ayağınıza geliyor. Klasik düşünürler ve en çağdaş teorisyenleri tanıyacak; Aristo, Nietzsche, Marx ve Marcuse gibi dünyanın en büyük dehalarının başarılarını, sanki onlarla aynı dönemde yaşamış gibi deneyimleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94694</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0b7383b-9295-4ec1-a7b8-4e6f3d99edd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End - Kıyamet Meleği Cilt 17</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı ve Japon İmparatorluğunun vampirlerle savaşan Ay Şeytanları Bölüğüne katıldı. Tek istediği intikam almaktı ve şimdi en ön saflarda vampirlerle savaşıyor. 

Ferid’in kurtarılmasının ardından Yuiçiro ve arkadaşları Guren’in çocukluk yıllarını geçirdiği evde yeniden bir araya geliyorlar. Guren’in onlarla paylaşacağı korkunç bir sır var ve bu da Yuiçiro ve arkadaşları için zorlu bir mücadelenin başlaması anlamına geliyor. Bütün bunlar olup biterken Krul da vampirlerin yöneticisi ve ikinci sıradaki atası olan Urd Geales’in huzuruna çıkarılıyor ve o da kendi sırlarını ifşa etmeye hazırlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94695</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0b61f0-5103-4cf6-b888-9d27682cfc63.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Şehrin Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Kadim şehrin sır perdesi aralanıyor... Ceren, Ateş ve Kaan sıradan bir okul gününün sabahında, kendilerini okullar arası düzenlenen bir hazine avının içinde bulurlar. Görevleri İstanbul&apos;u keşfetmektedir! Önceleri bilgiye ve akıl yürütmeye dayalı eğlenceli bir yarışma olduğunu düşünseler de çok geçmeden yarışmanın sonunda gerçek bir hazine olduğundan şüphelenmeye başlarlar. Çünkü yapmaları gereken yalnızca zamana ve rakip okullara karşı yarışarak gittikçe zorlaşan şifreleri çözmek değildir; peşlerine düşen tuhaf ve kimi zaman tehlikeli insanlarla da başa çıkmaları gerekmektedir. Birbirinden oldukça farklı olan bu üç çocuk, kitapların desteğiyle İstanbul&apos;u keşfederken, kendilerini, yardımlaşmanın ve arkadaşlığın anlamını da keşfeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94696</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74429729-941f-42ac-b081-64393fa52fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzüyle Barışmak</image:title>
            <image:caption>Yeryüzüyle barışmak, günümüzde yeryüzüne ve insanlara karşı açılan savaşlara şahitlik etmektir. Aynı zamanda bu şahitlik dünyanın, toprağın, suyun, ormanların, tohumların, biyolojik çeşitliliğin ve insanların haklarını savunmak için verilen mücadelelerin hikâyelerini anlatır. Dünya merkezli bir ekonomi, politika ve kültüre doğru bir paradigma değişiminin neden hayatta kalmak için tek şansımız olduğunu ana hatlarıyla açıklar. 
 
Neoliberal ekonomik küreselleşme modeli, başka bir alternatifin olmadığı varsayımına dayanır. Ancak alternatifler her yerdedir. Yerli kültürlerde ve yerel ekonomilerde, insanların hayatlarını tehlikeye atarak savundukları alternatifler bulunmaktadır. Petrol zirvesine ve iklim değişikliğine yanıt olarak, özellikle kapalı ekonomiyle karşı karşıya kalan yerlerde yeni alternatifler ortaya çıkmaktadır. 
 
Yeryüzüne karşı olan bu savaş, ekolojik ve etik sınırlara saygı duymayan, eşitsizliği, açgözlülüğü, adaletsizliği ve ekonomik toplanmayı ön planda tutan bir ekonomiden kaynaklanmaktadır. Doğaya olan bağımlılık ve sömürünün yoğunluğu artarken ve Oikos, yani evimiz, gezegenimiz hem ekonominin hem de ekolojinin temeliyken artık zihinlerimiz ekonomi ile ekolojiyi ne yazık ki birbirinden ayırmıştır. 
 
Yeryüzüyle barışmak bütün bu nedenlerle bir sonuç değil aslında dünyanın pek çok yerinde hayata geçmeye başlamış modellerle yeni bir başlangıçtır. Barış ancak ona tutunan, toprağına, tohumuna sahip çıkan, sömürüye direnen, adaletsizliği kabul etmeyen yeni dünya insanlarının omuzlarında yükselecektir. Bu mecburi bir harekettir. Yeryüzüyle barışmak bizim için köprüden önce son çıkıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94697</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9eb287d4-7eb4-4c83-891f-cdffef7ce2cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen İstedin</image:title>
            <image:caption>“Bedenim artık bana ait değil” 
 
Emma O’Donovan on sekiz yaşında, güzel, korkusuz ve mutlu bir kızdı. Bir gece arkadaşlarının evinde verilen bir partiye gitti. Etkilemek için ne gerekiyorsa yapacağı herkes oradaydı. Tüm gözler Emma’nın üzerindeydi ve… 
 
Ertesi sabah ailesi onu kendi evlerinin verandasında baygın hâlde buldu. Neler olduğunu, oraya nasıl geldiğini ya da niye bu kadar canının yandığını hatırlayamıyordu. Fakat fotoğraflar vardı. Kasabanın en sevilen kişilerinin de içinde olduğu, fazlasıyla ayrıntılı ve asla unutamayacağı fotoğraflar. 
 
Artık bir hiçti. Sürtüğün tekiydi. Utanç kaynağıydı. Tanıdığı herkesin Emma hakkında söyleyecek bir şeyleri vardı. Bu kâbustan asla uyanamayacaktı. 
 
“Sanki kalemle değil neşterle yazılmış.” —Jeanette Winterson 
 
“İnsanın acımasızlığının ve kadınların cinsiyetçi toplumsal davranışlarla desteklenen suçluluğu nasıl içselleştirdiğinin rahatsız edici bir açıklıkla çizilmiş portresi.” —Publishers Weekly 
 
“Cesur olun, yetişkinler. O’Neill’ın ikinci romanı korkutucu olabilir ama fazlasıyla gerekli. Gençler kitabın acımasız gerçekliğini anlayacak ve bir çırpıda bitirecekler – gerekirse size rağmen.” —Jeff Giles 
 
“Günümüzün tecavüz kültüründe mutlaka okunması gereken bu roman, O’Neill’ın ilk (ve aynı derecede feminist) romanı Kusursuzlar’ın izinden gidiyor.” —HelloGiggles 
 
“O’Neill’ın anlatımı, Emma’nın acısını tasvir ederken çok cesur, hassas, yürek parçalayıcı ve aşırı gerçek. Bu güçlü kitap konuşulmak istiyor. Bitirdikten çok sonra bile okurun aklından çıkmayacak.” —Worlds of Words 
 
“Zihinlere kazınacak görüntüler, zorlu bir konu ve ne yazık ki fazlasıyla gerçekçi bir son.” —Common Sense Media 
 
“Kim bu Louise O&apos;Neill? Bilgilerinizi tazeleseniz iyi olur çünkü yakında herkes onu konuşmaya başlayacak. Gerçekten bir şeyleri değiştirebilecek olan cesur, komik ve feminist yazar.” —Bustle 
 
“Louise O&apos;Neill yaşayan en iyi genç yetişkin kurgu yazarı.” —Guardian 
 
“Bu kitabın kapağını kapadığınızda mutlu değil öfkeli hissedeceksiniz ama öfke, çaresizlikten daha sağlıklı bir duygudur. Siz de benim gibi bir ebeveynseniz, kızlarınıza bu kitabı almanızı tavsiye edebilirim ama oğullarınıza almanız için yalvarmam daha iyi olabilir... Genç kadınlar bu kitapta olanları zaten biliyor. Asıl okuması gereken odadaki diğer insanlar.” —LitReactor 
 
“Cinsel rıza meselesine dair yürek parçalayan bir roman.” —Sarah Gilmartin 
 
“O&apos;Neill’ın anlatımı insanın içine işliyor ve size küçük, acımasız iğnelerle saldırıyor.” —The F Word 
 
“Heyecan verici bir roman… Sıradan bir kurgunun çok ötesinde.” —Deirdre Reynolds 
 
“Yetişkin okurlar kadar yetişkinliğe adım atmak üzere olan gençlerin de ilgisini çekecek güçlü bir uyarı hikâyesi.” —Booklist 
 
 
• Amerikan Kütüphane Derneği, 2017 Michael L. Printz Onur Ödülü 
• School Library Journal, 2017 En İyi Kitap 
• New York Halk Kütüphanesi, 2017 En İyi Kitap 
• Bustle, 2017 En İyi Genç Yetişkin Romanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94698</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b27a3fc2-2632-4553-80e3-3773c897f6e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Solo ve Fısıltı</image:title>
            <image:caption>Tuba Kumaş’ın sadeliğiyle büyüleyen anlatımı, Berk Öztürk’ün insanı içine çeken çizimleriyle Solo ve Fısıltı, yalnızlık, utangaçlık, suskunluk gibi konuları ele alan altı kısa öyküden oluşuyor. 
Gerçek ve gerçeküstünün iki elinden tuttuğu her bir öykü, çocukluk çağından başlayarak hayatın her alanında yüzleşebileceğimiz duygularla, bizi içimize döndüren bir yolculuğa çıkarıyor. 
Eşyayla dolu evlerin arasında kendi varlığımızı bulmaya, gülümsemeyi öğrenmeye, yalnız olmadığımızı hissetmeye ve diğer pek çok şeye dair umut aşılayan bu özlü öyküler, okumayı bilen herkes için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94700</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3274d6f-5ba0-4578-8fa2-6afdc7411731.jpg</image:loc>
            <image:title>Destpêka Edebiyata Kurdî</image:title>
            <image:caption>Welê dixuye û tê zanîn ku xebat û tevgerên edebî yên Mehmed Uzun, bi qasî romannivîseriyê di warê lêgerîn û lêkolînên edebiyat û çanda kurdî de jî berbiçav in. Destpêka Edebiyata Kurdî, di warê lêkolînên edebiyata kurdî de gaveke hûr û kûr û nûjen e.
Mehmed Uzun di vê kurtelêgerê de, li ser edebiyat, nivîskar û şahîrên herçar parçeyên kurdistanê yên xuyayî û nexuyayî ne radiweste û bi zimanekî sade û herikbar yê edebî qala wan, xebatên wan û berhemên wan dike. Edebiyata Kurdî mixabin ku gelekî wext her êş û azar kişandiye û bêgav maye, lê belê tevî vê yekê hemû kesp û kosp, keft û leftên hewçend dijwar dane pey xwe û heya roja me hatiye û hêviyeke xurt bi xwe re aniye.
Destpêka Edebiyata Kurdî, heye ku mîna berhemeke kin û kurt bixuye; lê belê ew bi naverok û agahiyên ku di nava xwe de hewandiye, hêja û balkêş û dagirtiye. Ew dê bi van taybetmendiyên xwe her tim rewacdar be û herweha ew dê rê li ber nivîsar û xebatên akademîk yên edebiyata kurdî veke.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3351dc38-c628-42f0-b418-8f07931f2060.jpg</image:loc>
            <image:title>5 Parasız Silikon Vadisi</image:title>
            <image:caption>Yıllar boyu çaresiz hissettim. Reddedildim. Suratıma kapandı kapılar. Beş parasız kaldım. Depresyonla cebelleştim. 

Dipteydim. 

Şimdi ise ‘Silikon Vadisi’nde keyif aldığım bir yaşam, anlamlı bulduğum bir kariyer sürdürüyorum ve Türkiye’de kurduğum marka milyonlarca kişiye ulaşıyor. 

Biliyorum ki hepimizin “dipte” hissettiği zamanlar oluyor veya olacak. Ama tünelin sonunda bir ışık var. İnanın bana. Gelin, birlikte yürüyelim bu tünelde. Birlikte ulaşalım o ışığa… 

Yazar Emre Şimdi’nin kariyer yolculuğunu anlattığı kitabında karşılaştığı zorlukları ve “bu artık” son dediğinde nasıl baştan başladığını okuyacaksınız. 

Elma Yayınevi son kitabıyla keyifli ve anlamlı bir yaşam isteyen herkese sesleniyor.

Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94702</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3bf9750-3172-4d28-9dc8-2e891e768566.jpg</image:loc>
            <image:title>Ninemin Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Demir ve Derin birbirini çok seven ama ara sıra çekişen sevimli iki kardeş. Yaz tatili maceralarına da her sene bir yenisi ekleniyor. Üstelik bu yaz Hacer Nine’nin enfes börekleriyle bir yemek yarışmasına katılmasıyla heyecan ikiye katlanıyor… 

Kalbinizi ısıtacak unsurlarla örülü bu hikâyede Demir ve Derin kardeşlerle her şeyin doğal olduğu köy yaşantısını ve Hacer Nine’nin mutfağını 
tanıma fırsatı bulacaksınız.

Arkadaşlık, yardımlaşma, saygı, sevgi, güven gibi erdemlerin yanı sıra şımarıklık, kendini beğenmişlik, karamsarlık, merak gibi kavramların neler getirip neler götüreceğini eğlenceli bir şekilde öğrenecek, kitabın sonunda sizi bekleyen bir de sürprizle karşılaşacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08ae0155-e36b-4df1-944c-a1cdc1dab431.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Yum Gözlerini (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uykusu gelmiş, birbirinden sevimli hayvanlarla dolu bu kitabın sonuna kadar gözlerinizi açık tutmanız çok zor. Gözlerinden uyku akan kuzucuğu, battaniyesine sarılmış minik maymunu, el ele tutuşup uyuyan su samurlarını görünce siz de gözlerinizi yumup şöyle güzel bir uyku uyumak isteyeceksiniz. 
 
Haydi Yum Gözlerini, Bir Sevgi Masalı&apos;nın yaratıcılarından, okuyana tatlı rüyalar gördürecek bir uyku masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94704</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b9020a-5ef5-4d10-98c1-93b767a98c9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tostos Dedesini Özlüyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Tostos’un en sevdiği arkadaşı dedesi, onunla oyunlar oynamaya ve keşiflere çıkmayı çok seviyor. Fakat bir gün, şiddetli bir fırtına çıkıyor ve dedesinden ayrı kalan Tostos onu çok özlüyor. Tostos, tıpkı şiddetli fırtına gibi, bu üzüntünün de hiç bitmeyeceğini hissediyor… 
Klinik psikolog Bahar Çakır’dan ölüm ve yas üzerine yazılmış iyileştirici bir hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7a85ce8-0122-47aa-ab00-a393b0ab00c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır Koymak, Huzur Bulmak</image:title>
            <image:caption>Mücadeleye son verin; ihtiyaçlarınızı dile getirin ve 
gerçekten kendiniz olmanın deneyimini yaşayın. 

Sağlıklı sınırlar. Hepimiz iş/hayat dengesini kurmak, zararlı insanlarla başa çıkmak, partnerlerimizle, ailemizle ve arkadaşlarımızla keyifli ilişkiler yaşamak için sağlıklı sınırlara sahip olmamız gerektiğini biliriz. Ama &quot;sağlıklı sınırların&quot; gerçek anlamı nedir? Nasıl ihtiyaçlarımızı başarıyla ifade edebilir, &quot;hayır&quot; diyebilir ve başkalarını gücendirmeden açık sözlü olabiliriz? 

Lisanslı bir danışman, popüler bir ilişki uzmanı ve Amerika&apos;nın en etkileyici terapistlerden biri olan Nedra Glover Tawwab, günümüz dünyasının bu karmaşık konusunu açıklığa kavuşturuyor. Kendinizle ilişkilendirebileceğiniz ve kapsayıcı bir dili olan Sınır Koymak Huzur Bulmak hayatın tüm alanlarında sağlıklı sınırlar koymanın basit ancak etkili yöntemlerini öğretiyor. Bilişsel davranış terapisiyle ilgili son araştırmalara temellenen ve bu terapinin en iyi uygulamalarını içeren bu kitapta öğretilen teknikler, ihtiyaçlarımızı açıkça tanımlamanın ve mahcup olmadan ifade etmenin yollarını gösteriyor. Karşılıklı bağımlılık, güç mücadeleleri, kaygı, depresyon, tükeniş ve daha birçok konunun ardındaki temel problemi ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6dfa696-0a0d-4c13-8f9f-aacbf178c614.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizlediğimiz Sırlar</image:title>
            <image:caption>OTUZDAN FAZLA DİLE ÇEVRİLEREK MİLYONLARCA OKURA ULAŞAN, SEKRETERLERİN CASUSA DÖNÜŞTÜĞÜ GERÇEK BİR HİKÂYE...
 
 
Aşk, görev duygusu ve büyük bir fedakârlık…
CIA, Sovyet Rusya&apos;da yaşayan insanların kalplerini ve zihinlerini
propagandayla değil, yirminci yüzyılın en büyük aşk hikâyesiyle, Boris Pasternak’ın şaheseri Doktor Jivago’yla etkiledi.
 
Soğuk Savaş&apos;ın zirvesinde, bir sekreter CIA&apos;deki daktilo ekibinden
çıkarıldı ve kendisine hayatının görevi verildi: Boris Pasternak’ın yazdığı Doktor Jivago kitabını, kimsenin yayımlamaya cesaret edemediği Sovyetler’den kaçıracak ve bu başyapıtın dünya çapında basılmasına yardımcı olacaktı. Bir yandan Amerika’da acemi Irina, gözalıcı ve sofistike Sally Forrester’ın kanatları altında casusluğun temellerini öğrenirken, başka bir tarihte Rusya’da Olga Ivinskaya, Pasternak ile fırtınalı bir ilişki yaşıyor, Jivago&apos;nun kahramanı Lara&apos;ya ilham oluyordu.
 
Bu iki kadının riskler ve entrikalarla dolu hayatı, Gizlediğimiz Sırlar’ın anlatısında örgü gibi birbirinin içine geçiyor. Lara Prescott ilk kitabında, sanat eserlerinin dünyayı değiştirebileceğine dair güçlü bir inanca sahip olduğunu gösterirken, edebiyat tarihinde Doktor Jivago gibi bir dönüm noktasının arka planına tarihi detaylara sadık kalarak ışık tutuyor.
 
“Kalbinizde derin izler bırakacak sekreterlerin yer aldığı
muhteşem ve romantik bir şölen.”
New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dd1d23f-3e7c-438d-b814-68d62c0f9c16.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bilim İnsanının Tutkulu Hikayesi - Bitkilerin Büyülü Dünyası</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar bitkilere benzer: Işığa doğru büyürler. Bilimi seçmemin nedeni, bana ihtiyaç duyduğum şeyi sunmasıydı. Bilim, bana kelimenin gerçek anlamıyla bir yuva sundu.”
 
Bir Bilim İnsanının Tutkulu Hikâyesi, Hope Jahren’ın hayatını adadığı çalışmalarını ve tüm çabasını anlamlı kılan sevgiye dair düşüncelerini içtenlikle paylaştığı, etkileyici bir otobiyografi. Yaşamını ağaçları, çiçekleri, tohumları ve toprağı inceleyerek geçiren bitkibilimci, tabiatın sunduğu büyüleyici güzellikleri keşfe çıkarken yüz yüze geldiği amansız hayatta kalma mücadelesini ve bu keşiflerden edindiği deneyimleri hikâyeleştirerek anlatıyor.
 
İnsanın doğayla olan bitmek bilmez mücadelesinde sıra, bitkilerin dilini öğrenmeye ve yeşil yaprakların, yüzyıllık ağaç gövdelerinin, toprağı kucaklayan köklerin anlatacaklarını dinlemeye geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fb1d96-806b-458f-af9e-5c51bb2a9edc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızların Sessizliği</image:title>
            <image:caption>Biz Ülkücüler belki birbirimizin yüzünü hiç görmedik. Fikirlerdi bizleri büyüten. Belki de hiç tanışmadık, Albayrak’tı bizleri yan yana koyan. Belki de isimlerimizi dahi yanımızdakilerini bilmenin ötesine gitmedi. Başbuğ Alparslan Türkeş’ti ortak adımız. Hissettiğimiz büyük aşktı ortak duygumuz; Vatan, Millet, Bayrak Aşkı... Aynı Ezandı doğduğumuzda kulaklarımıza okunan... Büyük bir huzurdu Şahadet şerbetini içmek için birbirimizle yarışmak ... Fedakârlığın en güzeliydi birbirimizin yerine Medreseyi Yusufiye’de çile doldurmak... Ulvi bir yüceliğin şiarındaydık “Komşusu aç iken tok gezen bizden değildir.” Hadis-i Şerif emri gereği yaşayarak... Bizi biz yapan bu hasletlerdi... Bu İmandı... Bu İnançtı... Bu Güvendi... Bu İdeal... Şeref ve Haysiyet duygusuydu... Bazen kişiler değil, anılar özlenir. Herkes zamanla yolculuk yapıyor aslında. Anılarıyla geçmişe, Hayalleri ile geleceğe... Kitabımda bahsedilen, Rahmet-i Rahman’a kavuşan isimsiz kahramanlara Cenab-ı Allah’tan rahmet ve mağfiret, yakınlarına sabr-ı cemil, halen yaşayan ve kitabımı onurlandıran saygıdeğer şahsiyetlere sağlıklı hayırlı ömürler diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5602fec4-416d-49ef-be2f-062989901adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekinsiz Garabet</image:title>
            <image:caption>&quot;Elleri, kulaklarına âdeta yapışmış gibiydi ve gördüğü manzara karşısında kıpırdayamaz hale gelmişti. Artık, nefes alıp verdiğinden bile emin değildi. Soğuk havaya aldırış etmeyen kalbi, sıcacık kanını bütün hızıyla pompalamaya devam ediyor; kalbinin her atışı, şah damarında ve şakaklarında kendini hissettirerek soğuktan titreyen bedeninde yankılanmalara yol açıyordu.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b0070a7-96ba-47ad-bc33-858fd855701b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzensiz Savaşlar</image:title>
            <image:caption>Günümüz düzensiz savaşlarında değişen değerler ve modern iletişim olanakları uluslararası sistemin mücadeleyi haklı görmesini; felsefi açıdan adil, siyasi açıdan etik, hukuki açıdan yasal, toplumsal açıdan meşru ve kamu vicdanına uygun, ahlaki açıdan ilkeler ve değerlerle uyumlu, bireysel psikoloji açısından insani ve vicdani bulunmasını gerektirmektedir. Üretilecek yeni stratejiler bu yüksek etkili parametreleri dikkate almak zorundadır. 

Bu kitap, doktrinleşme sürecindeki düzensiz savaşların kuramını anlatma çabası içinde olan didaktik bir eserdir ve üç maksatla kaleme alınmıştır: Siyasi, askeri ve akademik literatüre katkıda bulunmak; düzensiz savaş formlarına ilişkin kavram karmaşasına çözüm üretmek ve doğası gereği görece gizli ve örtülü yürütülen bu mücadele türü hakkında güvenlik kurumlarını, siyasi karar alıcıları, iç ve dış güvenlik bürokrasisi mensuplarını, akademisyenleri ve konuyla ilgilenen okurları anlaşılabilir bir dille bilgilendirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/784a0121-df3f-4a3e-82c1-5ac470d1606c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mübeşşirat - Müjdeli Haberler</image:title>
            <image:caption>İlahi azaptan kurtulacağımızı ümit etmek ya da ilahi adalet gereği azaba çarptırılmaktan korkmak. İşte ikisi arasında gidip gelen kişidir Müslüman.
Havf ve reca arasında bulunmak, inancımızın gereğidir.
Elinizdeki bu eser, &quot;Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, nefret ettirmeyin&quot; (Buhari-İlim,12) hadis-i şerifini rehber alarak; müjdeli haber aktarıp ümitvar olmanızı kolaylaştırmak, size huzur, saadet, şevk vermek, hayata daha güzel bir pencereden bakmanızı sağlamak, karamsar, kötümser olmaktan sizi uzaklaştırmak için hazırlandı.
Bu kitabı okuyunca, Allah Teâlâ&apos;nın sizi bağışlaması hususundaki ümidiniz daha da artacak, huzur bulacak, yüreğiniz ferahlayacak, Allah (cc)&apos;a ve Resûlü (sav)&apos;e olan sevginiz çoğalacak.
Öyle ya, cennetler biz Müslümanlar için yaratıldı.
&quot;Rabbinizden olan mağfirete, genişliği göklerle yerler kadar olan cennete koşun...&quot; (Ali İmran,133)
O hâlde size iyi okumalar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95063f9e-2a9b-487a-9353-a0b2e2be8bfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Turnikede Zaman</image:title>
            <image:caption>“Çaresizliğin, dibe vurmuş derinliğinde,
Çırpınan benim elim
Ama sen, nasıl bildin yüzmeyi?
Mil çekilmiş gözlerle,
Güneşi öksüz bakışlarda saklarken ben.”
Özden Ece, güneşi öksüz bakışlarda saklayan şair! Hem şiirleri hem de kısa öykülerini topladığı ilk kitabıyla bizlerle şimdi. Elinizde tutmuş olduğunuz kitap, yılların birikimine dayanıyor. Şayet sıcak bir dost selamına benzer öyküler, içinde hem isyanı hem aşkı, hem kavgayı hem umudu barındıran şiirler okumak istiyorsanız, doğru yerdesiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0e7d87-e62d-4e8e-9fb6-4351284cc360.jpg</image:loc>
            <image:title>Odamda İnek Var</image:title>
            <image:caption>Yunus Nadi Şiir Ödülü sahibi şair ve çevirmen Nazmi Ağıl, bu kez çocukların dilinden onların duygu dünyalarına sesleniyor. 
Gündelik hayatın içindeki muzip detayları, çocuksu merak ve neşeyle dizelerine yansıtan şair, çağdaş çocuk şiirine hınzır bir bakış atıyor. 
Yediden yetmişe her yaştan okurun keyifle okuyacağı şiirler, illüstratör Sezen Aksu Taşyürek’in resimleriyle neşesine neşe katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a61af668-5c19-4608-b0e7-e2a22b01e3fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Süpernova</image:title>
            <image:caption>THE 100 serisi ile NEW YORK TIMES’ın en çok satan yazarları arasına giren KASS MORGAN’ın 
yeni, heyecan verici ve romantik bilim kurgu serisinin ikinci kitabı. 
 
Savaşın eşiğindeki bir galaksi ve birbirlerine güvenleri sarsılan dört Quatro Filosu öğrencisinin dostluğu, en büyük tehlike yaklaşırken test edilecek. 
Casusluktan tutuklanan Orelia’nın geleceği umutsuz görünmektedir. Ta ki Quatro Filosu’ndan üst düzey bir yetkili, onun ve galaksideki herkesin hayatını kurtarabilecek şaşırtıcı bir teklif yapana kadar. 
İhanete uğrayan Arran, Loos’lu sempatik bir çocukta, kendini bulunduğu yere yabancı hissetmenin ne kadar zor olduğunu anlayan birinde teselli bulur. Ama bu, Arran’ın kalp kırıklığını unutmasına yetecek mi? 
Birisi, Cormak’ın büyük sırrını keşfeder. Şimdi, Cormak’ın uğruna savaştığı her şey tehlikededir. 
Ve Vesper, her zaman hayalini kurduğu yıldız subay olmanın eşiğindeyken Quatro Filosu’na duyduğu inancı kökünden sarsacak bir komployu ortaya çıkaracaktır. 
Dört genç, gizli entrikalar gün ışığına çıktıkça, farklılıklarının üstesinden gelmek ve dünyalarına barışı yeninden getirmek için bir araya gelmek zorunda kalacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acc62725-fb57-4d64-abe9-ca12770889f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kınalı Çiçekler</image:title>
            <image:caption>Hayallerin yükü ne kadar ağırdır bir kadının omuzlarında? 
 
1950’li yılların Hindistan’ındaki ücra bir köyde, daha çocuk yaşta sevmediği bir adamla zorla evlendirilen Lakshmi, ona hayatı zindan eden eşinden kaçmayı ve bir gün kuşlar kadar özgür olmayı aklına koymuştur. Annesine ve ondan önceki tüm kadınlara kader olan bu yıkıcı düzeni bozmaya kararlıdır. Nihayet bir gün, yanına sadece hayallerini alarak yalın ayak çekip gider ve kendini Jaipur’daki Pembe Şehir’de bulur. Kayınvalidesinden öğrendiği becerilerle hayat kadınlarına kına yakmaya, hasta kadınlara şifa olmaya başlar. Çok geçmeden de zengin ve soylu bir mimar olan Samir’le kesişir yolları. Bu yakışıklı adamın desteği sayesinde ünlü bir kına sanatçısı olarak namı sosyeteye kadar ulaşır. Üst sınıfa mensup tüm bu zengin ve gösterişli kadınların evlerine girip sırlarına vakıf olurken, kendi sakladığı sırlarla beraber Samir’e beslediği aşkı da daha derinlere gömmeye çalışır. 

Öte yandan ününe ün, servetine servet katarak hayalleriyle ördüğü merdivenleri çıkıyor olsa da kalbinin bir köşesinde ailesine yeniden kavuşabileceği günü hasretle beklemektedir. Ne var ki günün birinde kapısının önünde biten çok sevdiği annesiyle babası değil, en büyük kâbusu yani elinden canını zor kurtardığı kocası Hari’dir. Üstelik yanında Lakshmi’nin daha önce hiç görmediği ama kardeşi olduğunu iddia eden bir kızla çıkagelmiştir. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anlayan Lakshmi bildiği, alıştığı hayat ve kurduğu tüm hayaller parçalanmak üzereyken gerçek sevginin, bağlılığın ve kadın olmanın gücünün ne demek olduğunu yeniden keşfetmek zorunda kalacaktır. 

Alka Joshi’nin değerli kaleminde hayat bulan Kınalı Çiçekler, hayallerine yürekten inanan bir kadının güçlü mücadelesini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42921593-6d4e-4674-9848-88935f14a13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Koşucu</image:title>
            <image:caption>Elif Çokkoşar&apos;la tanışmaya... pardon, koşmaya hazır mısınız?
 
Ödüllü yazar Güzin Öztürk, “Tek Başıma Okuyorum!” koleksiyonuna eklenen Süper Koşucu&apos;da azmin, tutkunun ve kararlılığın bir hortum kadar etkili olabileceğini mizahın gücüyle ve kendine has ritmik üslubuyla anlatıyor.
 
Küçük Elif&apos;in büyük hayalini umut yüklü bir öyküye dönüştüren yazar, her çocuğun, yeteneklerini geliştirebilmesi için büyüklerinin yönlendirmesine ve yüreklendirmesine gereksinim duyacağını hatırlatıyor. 

Duygularını ve isteklerini ifade etmekte zorlananlara cesaret aşılayan kitap, kendini gerçekleştirme yolunda çocuklara müthiş bir güdülenme sağlıyor. 

Elif, gerçekten çok ama çok hızlı koşuyor. Öyle ki, babası izin vermese bile Elif kendini bu tutkusundan bir türlü alıkoyamıyor. Hatta ondan gizlice yarışmalara katılıyor ve önlenemez hızıyla kasaba sakinlerini de içine kattığı büyük hortumlar oluşturuyor. Büyüyünce olimpiyatlara katılmak arzusuyla yanıp tutuşan Elif&apos;in hayallerinden vazgeçmeye hiç ama hiç niyeti yok. Hem de sakinliği ve üşengeçliğiyle nam salmış babası Sakin Bey&apos;e rağmen. Ta ki bir gün...

Hedefe giden yolda irade gücünün ve kararlı duruşun önemine değinen Süper Koşucu, geleceğe dönük adımlar atan çocukların, ebeveynleri ile arasındaki uyuma ve karşılıklı saygıya dikkat çekiyor. 

Hızıyla yarattığı hortumlarda leziz çay partileri düzenlenen Elif&apos;in azim dolu öyküsü, koştura koştura okunacak kadar eğlenceli, hayallerinin peşinden koşacak çocuklara ilham verecek kadar da sevimli...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94717</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a21387d0-09bd-4c51-8501-a2ec7e484511.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Liderlik Sırları</image:title>
            <image:caption>Tüm insanların kişiliklerini belirleyen, düşünüş ve eylemlerine temel olan kimi özellikleri vardır. Kişiyi başkalarından ayıran bu özellikler, onun karakterini oluşturur. Hele ki bu kişi yurdunun sömürgeci işgalden kurtuluşunu sağlamışsa, ülkesinin ve ulusunun çağdaşlaşmasının yolunu açmışsa, onun karakter özelliklerini araştırmak ve anlamaya çalışmak daha da büyük önem kazanır. 
 
Prof. Dr. Hikmet Özdemir bu kitabında, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün tarihin gördüğü en büyük liderlerden biri olmasını sağlayan kişilik özelliklerini, liderlik sırlarını ve düşünce yapısını irdeleyerek, bütünlüklü bir Atatürk portresi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f794077c-560a-4499-a87a-136fe698c3cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Mekan Edebi Mekana Yolculuk</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
Birinci Bölüm EDEBİYAT VE MEKÂN 
 
İkinci Bölüm MEKÂNSAL ANLATI 
 
Üçüncü Bölüm EDEBİ MEKÂN VE JEOKRİTİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b614101b-1240-4dab-aed1-9a1ac574c4f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Multi Sportif Araştırmalar-3 : Spor Bilimleri Alanında Farklı Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı : 
 
 
 
İçindekiler 
 
1.      Bölüm 1 • FUTBOL HAKEMLERİ İLE İLGİLİ 2000 YILI VE SONRASI YAPILMIŞ LİSANSÜSTÜ ÇALIŞMALARIN ANALİZİ 
2.      Bölüm 2 • COVİD 19’UN SPOR ORGANİZASYONLARINA ETKİSİ 
3.      Bölüm 3 • PSİKOSOSYAL (PSİKOLOJİK VE SOSYOLOJİK) BECERİ ANTRENMANI: BİR KAVRAMSALLAŞTIRMA DENEMESİ 
4.      Bölüm 4 • SPORDA SANAL PAZARLAMA STRATEJİLERİ 
5.      Bölüm 5 • PARALİMPİK KIŞ OYUNLARININ TARİHSEL SERÜVENİ 
6.      Bölüm 6 • BAZI ÜLKELERİN BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİM PROGRAMLARININ TARİHSEL SÜRECİ 
7.      Bölüm 7 • SPOR EKONOMİSİ 
8.      Bölüm 8 • SPOR YÖNETİMİNE GENEL BİR BAKIŞ 
9.      Bölüm 9 • LİSE ÖĞRENCİLERİNDE FİZİKSEL AKTİVİTE YETERLİK DÜZEYİ VE VÜCUT KÜTLE İNDEKSİNİN İNCELENMESİ VE İLİŞKİLENDİRİLMESİ 
10.  Bölüm 10 • BEDENSEL ENGELLİLER İÇİN ALTERNATİF BİR SPOR: UYARLANMIŞ E-SPOR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cb04e7d-a9d0-4fa6-a435-2d050dfe1149.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilit Denetim Konuları Sermaye Piyasalarında Denetimin Riskli Alanlarının Raporlanması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      Birinci Bölüm – Bağımsız Denetim Kavramı ve Türkiye’deki Uygulamalar 
2.      İkinci Bölüm – Kilit Denetim Konularının Bağımsız Denetçi Raporunda Bildirilmesi Standardı 
3.      Üçüncü Bölüm – Borsa İstanbul’da Kilit Denetim Konularının Bildirilmesi 
4.      Sonuç ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94721</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10777413-5040-448f-83ef-e6a740a55256.jpg</image:loc>
            <image:title>Rohingya Refugee Crisis History of Persecution and Global Migration Governance</image:title>
            <image:caption>1.      FIRST CHAPTER 
1.1.   Introduction 
1.2.   Theoretical Framework 
2.      THIRD CHAPTER 
2.1.   Historical Background, Ethnic Identity and Religious Conflict of Rohingya People 
3.      FORTH CHAPTER 
3.1.   Global Migration Governance for Rohingya Refugee in the camps of Bangladesh 
4.      CONCLUSION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94722</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff33a29a-a47f-4d22-b70d-3022d458509f.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkbahar</image:title>
            <image:caption>Doğanın bütün canlılarının neşeyle başını uzattığı, mevsimlerin en göz alıcısı ve iyi hissettirenidir ilkbahar. 
 
Gözleri parlar bütün hayvanların, küçücük kuzular meler ve kırlar yeni doğan yavrularla dolar. 
 
Bitkiler en güzel çiçeklerini, nefis kokularıyla birlikte rengârenk açar. 
 
Bütün bu tanıdık atmosfere, şimdi çocuklara Çin&apos;de ilkbaharın nasıl karşılandığını, nasıl her yerin şenlikli hâle geldiğini enfes bir hikâyeyle anlatıyoruz. Mitolojik figürler, kadim saray bahçeleri, konuşan maymunlar ve ejderhalarla birlikte ilkbahar, ilk Çin&apos;e geliyor. 
 
Yeni İnsan Fide Serisi, yarının büyüklerini farklı kültürlerle tanıştırmaktan mutlu oluyor. 
Yayına Hazırlayan: The Department of Publicity and Education of the Palace Museum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f6ecd63-833f-4ed3-88c9-d3a4228f5292.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin</image:title>
            <image:caption>Analitik felsefenin en önemli isimlerinden olan John Searle’ün, zihin felsefesindeki tartışmaları sistematik biçimde ele aldığı Zihin, 20. yüzyıldan günümüze uzanan dönemde zihin hakkındaki kavrayışımız üzerinde etkili olmuş tüm önemli pozisyonları, argümanları ve düşünce deneylerini aktarmakla kalmıyor; ayrıca bu fikirlerin kökenlerinin Descartes ve Hume gibi Batı Felsefesindeki başat figürlere nasıl dayandığını da gösteriyor. Searle’ün amacı, okura zihin felsefesi hakkında kendi başına düşünebilmesini olanaklı kılacak düşünsel araçları sağlamak. Dolayısıyla kitap, günümüzde merkezî öneme sahip olduğu kabul edilen zihin kavramı ve etrafındaki entelektüel iklim hakkında bilgi edinmek isteyen her okur için eşsiz bir kaynak konumunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/967e1427-48d8-4d40-89b2-2fd19f742231.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Aklı</image:title>
            <image:caption>Yönetimin merkezine kaçınılmaz olarak güç unsurunu koyan Meinecke, Devlet Aklı eserinde bu kavramı modern çağ öncesi düşünce tarihindeki izlerine de temas ederek ele alırken Machiavelli’yi milat olarak belirler. Çünkü ilk kez Machiavelli’yle beraber, olan ve olması gereken arasındaki ayrımda ilkinin lehine bir tavır alınmaktadır. Böylelikle Machiavelli, kendinden sonraki tüm siyaset düşüncesini de uğraştıran bir tartışmayı fitillemiştir. Temeli kamu yararı ve çıkar olan “devlet aklı” ahlaki gereklerle teraziye konmuş, olan’ı tespit etme cesaretini gösteren Machiavelli de sırf bu tavrından ötürü eleştiri oklarını üstüne çekmiştir. Makyavelizmin Fransa, İtalya ve Almanya’da alımlanışındaki eleştirilerden Büyük Friedrich’e etkisine; Hobbes, Hegel ve Fichte gibi filozoflardan Ranke ve Treitschke gibi tarihbiliminde çığır açmış bilginlere kadar uzanan bir çizgide, düşünce tarihi yaklaşımının mimarlarından Meinecke devlet aklı kavramının tarihini, alanın köşe taşlarından sayılan bu çalışmasında olağanüstü bir üslupla okuyucuya aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca51288c-1460-4b30-b977-0606d72a2539.jpg</image:loc>
            <image:title>Analitik Felsefe Nedir?</image:title>
            <image:caption>Analitik felsefe yaklaşık yüz yaşındadır ve şu anda Batı felsefesindeki baskın güçtür. Tarihsel tekâmülüne olan ilgi artmasına rağmen, şimdiye dek analitik felsefenin hâlihazırda neye karşılık geldiğini ve “kıta” felsefesi denen şeyden hangi açılardan ayrıştığını açıklığa kavuşturma adına soluksuz bir teşebbüs vaki değildir. Bu zengin ve kapsamlı kitapta Hans-Johann Glock, analitik felsefenin [karşılıklı] etki bağları ve çeşitli “aile benzerlikleri” vasıtasıyla bir arada tutturulan serbest bir hareket olduğunu savunuyor. Analitik felsefenin çeşitli tanımlarının artı ve eksilerini göz önünde bulunduran Glock, bu tanımların neden olduğu yöntembilimsel, tarihsel ve felsefi meseleleri ele alıyor. Son olarak Glock, analitik felsefe ile kıta felsefesinin artık dillere düşen ayrılığının düşünsel ve kültürel neticelerini etraflıca araştırıyor. Glock’un bu kitabı, analitik felsefe ile onun nasıl yapıldığını anlamak isteyenler için çok değerli bir kılavuz olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3df580d-d2cf-4f08-9969-3e97cd05457b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhu İyileştirme Yolları</image:title>
            <image:caption>“Sevgili dostum; dünyaya gelirken hiçbirimiz sonsuz mutluluk, daimî huzur, baht açıklığı ya da maddi rahatlık için bir sözleşme imzalamadık. Kimseden işlerin yolunda gideceğine dair bir garanti ya da söz almadık. Sadece doğduk. Geldiğimiz bu dünyada mutluluk kadar mutsuzluğa da yer vardı, hem de fazlasıyla. Ama biz hep kolaya kaçıp mutlu olmak istedik. Gülmek, sevilmek, kazanmak, başarmak, iyi hissetmek, güzel görünmek istedik. Oysa dünyada ağlamak, sevilmemek, kaybetmek, başarısız olmak, kötü hissetmek, güzel görünmemek de vardı. Ve mutluluk kadar mutsuzluk da bu dünyaya aitti, bu dünyanın parçasıydı. Biz bu parçayı reddediyoruz. Dünyanın tamamını kabullenmek yerine karanlık ve zor kısmını görmezden gelip kendimizi sonsuz mutluluğun kollarında bulmak istiyoruz.” 
 
Ruhu İyileştirme Yolları’nda Klinik Psikolog Gökhan Ergür, terapi ve yaşam deneyimlerinden yola çıkarak, dünyanın ve insanların incittiği tüm kırgın ruhlara iyileşebilme tavsiyelerinde bulunuyor.  
 
Unutmayın: Başımıza gelenlerden her zaman biz sorumlu değiliz ama başımıza gelenlerle ne yapacağımız her zaman bizim sorumluluğumuzdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94727</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca55fd9-f323-4ec8-84e5-a96e7a955d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanoğulları&apos;nın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin ilk özgün tarih kaynaklarından biri olan bu Tevârîh-i Âl-i Osmân, bir Anonim tarih derleyicisi olan Muhyiddîn Mehmed b. Alâeddîn Ali el-Cemâlî tarafından derlenmiştir. Tevârîh-i Âl-i Osmânlar, nüvesi II. Murad (1421-1451) devrinde oluşan ve II. Bâyezîd (1481-1512) devrinde yazılmaya başlanan ilk devir Osmanlı kronikleridir. Osmanlı devlet geleneğinin şekillenmeye başladığı XV. yüzyılın ilk yarısında, halk üzerinde hayranlık uyandırmaya başlayan Osmanlı hanedan üyelerinin geçmişini öğrenmek amacıyla kaleme alınmışlardır. Bu kronikler, halkın tarih dinleme ihtiyacını gidermek amacıyla, ulema tarihçiliğinin dışında, halk için yazılmış popüler eserlerdir. Devletin kuruluşundan, XVI. yüzyılın ortalarına kadar, yaklaşık iki buçuk yüzyıllık bir dönemi içermektedir. Muhyiddîn Mehmed Cemâlî’nin derlediği bu Tevârîh-i Âl-i Osmân, Avrupa’da Osmanlı tarihi konusunda bilinen ilk eserlerden biri olup, ilk defa XVI. asrın sonlarında Almanca ve Latinceye çevrilmiştir. Osmanlı tarihinin ilk dönem kaynaklarından biri olan bu kıymetli eseri, Osmanlı tarihine ilgi duyan akademisyen, öğrenci ve her seviyeden okuyucunun hizmetine sunmaktan mutluluk duyduğumuzu ifade etmek isterim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff6b15a4-7e95-442e-8a99-1da139359796.jpg</image:loc>
            <image:title>Körebe</image:title>
            <image:caption>Bazen önündeki yola bakar, seni neyin beklediğini bilmeden harekete geçersin, 
merak edersin, 
heyecanlanır, yola koyulmaktan kendini alıkoyamazsın. 
Bazen de sonunu bile bile atarsın adımlarını. 
Neler yaşayacağını az çok hisseder, sonu olmayan bir hikâyenin bir parçası olacağını, özellikle o hikâyenin senden neler götüreceğini bilerek gene de yürürsün. 
Yolun sonunda seni bekleyen uçurum korkutmaz seni ama varlığından haberdarsındır. 
İçinde hissettiğin kıpırtı çeler aklını. 
Kendini kandırman hiç de zor olmaz. 
Ama emin ol, 
gün gelecek, 
o yola neden girdiğini gözlerinde yaşlarla kendine soracaksın ve verebileceğin hiçbir cevap kalbindeki acıyı dindirmeyecek. 
 
Ben sende yanacağımı bilerek kaldım, 
Sense öldüreceğini bilerek yaktın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87621aa0-27ab-4835-a87a-a26636d29df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Taliban&apos;ın Afganistan&apos;ı</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılda kolonyal yayılmacı ideolojinin saldırısına uğrayan Afganistan, 20. yüzyılda sosyalist ideolojinin tecavüzüne maruz kalmış ve nihayet 21. yüzyılda vahşi ve barbar kapitalizmin esiri hâline gelmiştir. Üst üste ve kesintisiz bir biçimde gerçekleşen bu dayatmacı ideolojilerin işgalleri yüzünden Afganistan’ın sosyoekonomik yapısı bozulmuş, siyasi istikrarsızlık farklı toplum kesimleri arasındaki diyaloğu kesintiye uğratmış ve silahların konuştuğu bir ortamda uzlaşma kültürü imkânsızlaşmıştır. Rusya’nın sıcak denizlere inme, ABD’nin bölgedeki enerji kaynaklarını kontrol etme, Çin’in Kuşak Yol Projesi’yle hegemon güç olma ve İran’ın akıl dışı Şiî fanatizmiyle bölgeyi terörize etme ideallerinin yarattığı rekabet ve meydan okumaya mukabil işgale direndiğini savunan temel aktörler, -mücahidler, Taliban, yönetici elit- işgalci güçlerin birer taşeronu/sözcüsü olmaktan öteye gidememiştir. Dolayısıyla dünyaya hâkim olmak isteyen tüm emperyalist güçlerin yolu Afganistan’dan geçmiş olmakla beraber bu güçlerin tamamı hezimete uğramaktan kurtulamamış ve istediğini alamadan bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Jeopolitik konumuyla her dönem uluslararası kamuoyunun gündeminden düşmeyen Afganistan, uluslararası dengelerin inşasında, ittifakların şekillenmesinde ve dünya düzenlerinin oluşumunda domino etkisi yaratmıştır. Elinizdeki kitap, tarihten bugüne devam eden güçlü ilişkiler ve ortak değerlerden hareket eden ve Afganistan’ın istikbali için içinde endişe taşıyan bir Türk, bir Afgan iki bilim insanının olup biteni anlama, Taliban yönetimindeki Afganistan’ın hangi istikamete doğru ilerleyeceğini kestirme ve devlet olma ve uluslaşma mücadelesinde yapılabilecekler üzerinde kafa yormasının bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Eser, bugünden geriye doğru bakarak Afganistan’ı Türk okuyucusuna yakından tanıtmayı ve bu sayede Türk-Afgan dostluğunun gelecekte de derinleşerek devam etmesine ve oldukça realist bir model teklif ederek Afganistan’ın yeniden istikrar, refah ve sükûnet bulmasına katkı sunmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94730</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16bb18d8-069a-4337-b95f-440f95efb602.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Kırığı</image:title>
            <image:caption>Akira Mizubayashi Can Kırığı’nda anımsama, köksüzleşme ve sonsuz yas gibi izlekleri klasik müziğin tınılarıyla buluşturuyor. 
Tokyo, 1938 yılı. Klasik müzik tutkunu dört amatör müzisyen –Japon İngilizce profesörü Yu ve üç Çinli misafir öğrenci– düzenli olarak toplanıp prova yapmaktadır. Japonya-Çin Savaşı’nın devam ettiği o dönemde, müziğin kurduğu bu dostluk köprüsü askerlerin provayı basıp dört müzisyeni İmparator’a karşı komplo kurmakla itham etmesiyle yıkılır. Askerlerden biri Yu’nun kemanını kırıp tüm müzisyenleri karargâha sorgulamaya götürecek ve bu anlar o esnada dolaba saklanan Yu’nun 11 yaşındaki oğlu Rei’nin babasını son görüşü olacaktır.  
Rei o günden sonra elinde babasından tek hatıra olan kırık bir kemanla babasının yasını tutmak ve hatırasını yeniden inşa ederek büyümek zorunda kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94731</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26ecebd2-7676-457a-8c90-c6281a0b5acb.jpg</image:loc>
            <image:title>Elin Üstünde Gezsin</image:title>
            <image:caption>İlhan Berk’le Memet Fuat arasında “şiir”le başlayan tanışıklık, uzun yıllara yayılan bir 
arkadaşlığa dönüşmüş; İlhan Berk, mektuplarında kendisi için bu denli çok şey yapan Memet Fuat’a duyduğu minneti göstermekten kaçınmamıştır. 
İlhan Berk’in Memet Fuat’a yazdığı mektup ve kartlardan oluşan Elin Üstünde Gezsin uzun bir yol arkadaşlığından geriye kalanlar olarak da okunabilir. 
 
“Bütün mesele şimdi senin için başlıyor. Ben elimden gelen her şeyi, ama her şeyi yaptım. Ne bir tümce, ne bir sözcük, ne de bir virgül üstünde oynayamam artık. Şimdi güzel elini sen üstünde gezdir, bu kardeşinin çektiklerini düşün. İyi ki bu dünyada sen varsın, ben senin olduğun bu dünyada dünyalar kadar mutluyum.” 
27 Haziran 89 tarihli mektuptan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94732</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e11fa4fc-0db1-4aa8-a8de-312fc7520fc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Plotinus Yeni Platonculuk</image:title>
            <image:caption>“Filozofun son amacı Tanrı’yla mistik bir birleşme olmalıdır.” 
Mısır’ın Likopolis şehrinde dünyaya gelen Plotinus, 28 yaşında felsefeye merak sarmış, pek çok filozofu incelemiş ama hiçbirini beğenmemiştir. Aradığı öğretiyi unvanı çuval hamalı olan Ammonius Saccas’ta bulan Plotinus, önceleri bir Hıristiyan olan ancak sonrasında Hıristiyanlıktan çıkıp ezoterik felsefeye yönelen öğretmeniyle 11 yılı birlikte geçirmiştir. 
Plotinus, Roma’da kurduğu felsefe okulunda Saccas’ın görüşlerini felsefe dizgesi haline getirmiş ve Platon’a olan hayranlığından öğretisine Yeni Platonculuk adını vermiştir. Roma’da tinsel direktör olarak anılan Plotinus, her türlü maddeciliği reddetmiş, saf ve idealist bir yaklaşımı benimsemiştir. Plotinus’un mistisizmi İslam tasavvufuna da derinden etki yapmıştır. 
“Bir bedenim olduğu için utanıyorum” diyen Plotinus, son nefesini verirken bile “İçimdeki Tanrısal tözü azat etmeye uğraşıyorum” diyecek kadar saf bir tinselliğe sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94734</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a967700f-de8d-4f20-a26d-e26a24529697.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksulların Savaşı</image:title>
            <image:caption>On altıncı yüzyıl Avrupa&apos;sı: Protestan Reformu Katolik Kilisesi&apos;ne, güçlülere ve ayrıcalıklılara karşı bir isyana girişir. Böylece, kendilerine yalnızca cennette eşitlik vaat edilen köylüler ve yoksullar, bu eşitliğe neden burada ve hemen sahip olmadıklarını sorgulamaya başlar. Bunun neticesinde, muktedirlerle aralarında kısa sürede alevlenen şiddetli bir mücadele patlak verir. Tarihe damgasını vuracak bu mücadeleye bir ilahiyatçı önderlik edecektir: Thomas Müntzer. Kendisi Almanya’yı ateşe verecek olan kişi. Ne Martin Luther’in ne de Katolik Kilisesi’nin yanında. Yoksulların Savaşı onun ve sıradan insanların hikâyesi. 
 
Eşitsizliğin uzun ve korkunç bir tarihi var. Ve henüz son bulmadı. Éric Vuillard, kurmacanın imkânlarından faydalanarak okuru bir kez daha tarihin yazıldığı anlardan birine götürüyor. Yaklaşık 500 yıl önce gerçekleşmesine karşın günümüze dek uzanan eşitsizliklerle ilişkisini hâlâ koruyan bu isyanı kendine özgü üslubuyla yeniden yorumluyor. 
 
“Yeniden tahayyül edilen tarihin, devrimci bir vaazın göz kamaştırıcı bir parçası, eşitsizliğin öfkeli bir ifşası.” 
Uluslararası Booker Ödülü Jürisi 
 
 
“Sanatsal… sinematografik… [Vuillard], &apos;iktidarın büyük safsataları&apos; üzerine güçlü, öfkeli bir yorumla örüyor hikâyesini.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94735</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b3f78e-65ed-4054-89ae-1032d83112bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopuk</image:title>
            <image:caption>Kopuk’un isimsiz ana karakteri bir foto muhabiri. Korku ve karmaşanın hâkim olduğu bir kente yolculuğa çıkar: Orada tanıştığı rehber, tek yol göstericisidir. 
 
Foto muhabirinin geçmişine dair varla yok arası, bölük pörçük anı parçaları vardır. Rehber ise aksine, kendisinin ve öncekilerin yaşadıklarının bilgisine sahip; kişisel ve toplumsal tarihinin bilincindedir. 
 
Foto muhabirinin kentteki cenazeye katılması ve çocuğunu arayan anneyle karşılaşmasıyla hayatında bir şeyler değişmeye başlayacaktır. Bu sırada çevrede olanlar nedeniyle dış dünya da baskısını gittikçe artıracak, onu art arda seçimler yapmaya zorlayacaktır. Kısa süre içinde kenti terk edecek, gittiği yerde yolunu bulması için önce onu oraya getiren yolu, yani geçmişini yeniden kat etmesi gerektiğini anlayacaktır. 
 
Kopuk, günümüzün herhangi bir coğrafyasında herhangi bir bireyin dünyasını konu alan, unutmak, anımsamak ve bellek üzerine bir roman. Sine Ergün bu kısa ve yoğun metinde, sistemin baskısı karşısında unutmayı seçmiş birinin öyküsünü anlatıyor. Okurlara varoluşumuzun gerçek dayanağının, bizi birbirimize bağlayan görünmez ağlarda yattığını anımsatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94736</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3fc3f2c-6928-4fca-a8fd-249b4c8cfb84.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Etik</image:title>
            <image:caption>Okullar, toplumsal, siyasal ve ekonomik işlevleriyle önemli işlevlere sahiptirler. Okulların bu işlevlerini gerçekleştiril­mesinde kurum içi ilişkilerin niteliği önem kazanmaktadır. Bu niteliklerden biri olan “ etik” konusu eğitim örgütlerin­de yeri ve önemi tartışılamaz. Özellikle, öğretmenlerin öğretmenlerin öğrencilerle ilişkilerinde “etik” konusu öğ­retme-öğrenme sürecinin etkililiği bakımından doğrudan etkisi olduğu unutulmamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94737</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b9ee47-9ca6-4996-b566-08f15ba96d46.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir 10 -On Numara Macera (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir! 
Olağanüstü olayların eksik olmadığı mahallemizde yepyeni hikâyelere hazır mısınız? 
On numara maceralarla yine karşınızdayız. Yağmurlu bir gecede mahallemize misafir 
olan salyangozlarla bakalım neler yaşayacağız. Normal başlayan bir okul gezisi, 
içinde biz olunca yine heyecan dolu bir serüvene dönüşüyor. Otobüsle yapılan Çin 
seyahati, kaybolan vanayı ararken başımıza gelen olaylar ve daha neler neler… Hazırsanız başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94738</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f825e129-77c3-4db6-81c4-c7c291daf7e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Şair</image:title>
            <image:caption>Deli Şair</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94739</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788079fe-a3b1-4d46-a028-7eac734e4dda.jpg</image:loc>
            <image:title>Perşembe Günü Cinayet Kulübü</image:title>
            <image:caption>PERŞEMBE GÜNÜ CİNAYET KULÜBÜ’NE HOŞ GELDİNİZ!
 
Huzurlu bir emekli köyünde yaşayan yetmişli yaşlardaki dört arkadaşın haftada bir Perşembe günleri toplanıp yaptıkları bir etkinlik vardır: Zihin jimnastiğiyle daha önce çözülememiş cinayetleri çözmek. 
 
Peki bu dört sıra dışı arkadaş kendilerini hemen yanı başlarında işlenen vahşi bir cinayet vakasının ortasında bulunca ne yapacaklar? Elizabeth, Joyce, İbrahim ve Ron seksenlerine merdiven dayamış olabilir ama hâlâ pek çok numaraları var. Bu aykırı ama harika çete çok geç olmadan katili yakalayabilecek mi?

Mizah dozu yüksek bir polisiye olan Perşembe Günü Cinayet Kulübü, Richard Osman’ın ilk romanı olmasına karşın yayımlandığı yıl İngiltere’de bir milyonun üzerinde satarak rekor kıran ilk kitap oldu, The Sunday Times’ın çoksatanlar listesinde 40 hafta boyunca 1 numarada kaldı, pek çok dile çevrildi. 
16 Eylül 2021&apos;de çıkan serinin ikinci kitabı İki Kez Ölen Adam da çıkar çıkmaz İngiltere&apos;de çoksatanlar listesinin ilk sırasına yerleşti.

Övgüler:
“Tam bir her şeyden kaçış kitabı.”
Guardian
 
“Dâhice, etkileyici ve iğneleyici bir mizah!”
Good Housekeeping
 
“Richard Osman’ın son derece başarılı ilk romanı, ender rastlanan bir kitap.
Komik bir gizem barındıran başarılı bir suç romanı.”
Irish Times
 
“Yılın en eğlenceli kitaplarından... İyi yazılmış, kahkaha dolu ve oldukça keyifli.”
Daily Express</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94740</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4331435-251f-4a3e-9e17-52a77ddb8bc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayısal Fil</image:title>
            <image:caption>Hayali bir zaman makinesi ile geçmişe ya da geleceğe gitseniz ve son elli yılın diğer dönemlerden ayrılan özelliklerini birkaç cümle ile özetleyecek olsanız hangi konuyu vurgulardınız? Bu soruyu yanıtlarken bilişim teknolojilerindeki gelişmeleri göz ardı etmek olanaksız. Günümüzde bilişim teknolojileri, Endüstri Devrimi ile karşılaştırılabilecek güçte etkiler gösteriyor ve modernitenin gelişmeye başladığı 16. yüzyıldan beri belki de ilk kez devlet ve hukuka ilişkin temel kuram ve kurumlar üzerinde yeniden düşünmemizi gerektiriyor.

Elif Küzeci, Sayısal Fil kitabında okuyucuyu modern devletin üç öğesi olan insan topluluğu, ülke ve siyasal iktidardan hareketle yeni çağın temel dinamiklerinin tartışılacağı bir yolculuğa davet ediyor. Bu yolculukta Aydınlanma Yüzyılı düşünürlerinin ve çağdaş yazarların rehberliğinde fiziksel olarak uzakta olan insanları buluşturan İnternet’i; Yapay Zekâ, otonom silah sistemleri, blokzinciri gibi teknolojileri ziyaret ediyor; siberalanın sınırlarında geziniyor; gözetim teknolojilerinin olası etkilerini ve Bilişim Devleri’nin siyasal konumunu tartışıyor. Edebiyat, resim ve müzik eserleri ise bu yolculuğun her durağında bizlere eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94741</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebf5490f-6d3b-4b20-9daa-9ec610bef590.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;u Dinliyorum Gözlerim Kapalı</image:title>
            <image:caption>Ben Orhan Veli, 
“Yazık oldu Süleyman Efendiye” 
Mısra-i meşhurunun mübdii.. 
Duydum ki merak ediyormuşsunuz
Hususi hayatımı, 
Anlatayım: 
Evvela adamım, yani 
Sirk hayvanı falan değilim. 
Burnum var, kulağım var, 
Pek biçimli olmamakla beraber. 

Evde otururum, 
Masa başında çalışırım. 
Bir anne ile babadan dünyaya geldim. 
Ne başımda bulut gezdiririm, 
Ne sırtımda mühr-i nübüvvet. 
Ne İngiliz kıralı kadar 
Mütevazıyım, 
Ne de Celâl Bayar’ın 
Ahır uşağı gibi aristokrat. 
Ispanağı çok severim. 
Puf böreğine hele 
Bayılırım. 
Malda mülkte gözüm yoktur. 
Vallahi yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94742</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e37126e-6ab7-4688-85bb-16359ea5ec86.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İdare Tarihinde Şehit Kaymakamlar</image:title>
            <image:caption>Türk idare tarihinde Kaymakamlık mesleği, devletin en yetiştirilmiş bürokratları arasındadır. Bu sebeple hem Osmanlı Devleti’nde hem de günümüzde çok önemli bir yere sahiptir. Kaymakamlar bugüne kadar görev aldıkları bölgelerde halk ile devlet arasında köprü olmayı başararak Türk idaresine geçmişten günümüze kadar çok önemli hizmetlerde bulunmuştur. Kaymakamlar Devletin en zor zamanlarında özellikle Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’na girmesinden, ülkenin işgal yıllarına kadar olan süreçte devlete ve millete çok önemli hizmetlerde bulunmuştur. Kaymakamlar sadece görev tanımına bağlı kalmamış aynı zamanda işgal yıllarında ülkesini savunmak için düşmana karşı cephede savaşmış ve bu ülkenin bağımsızlığı için canları pahasına mücadele etmiştir. Mülki idare perspektifinde esas olan devletin varlığını sürdürmesidir. Eğer devlet yoksa ya da varlığına teşebbüs ediliyorsa bunun karşısında durmak en önemli görevdir. 

Gerek Osmanlı Dönemi’nde gerek Cumhuriyet Dönemi’nde ve gerekse de bölücü terör örgütüyle mücadelenin yoğunlaştığı dönemlerde ilçede devletin temsilcisi olan ve vatandaş nezdinde devletin cisimleştiği figür konumundaki kaymakamların şehit edilmesi ülke tarihi açısından önemlidir. Kaymakamların şehit edilmeleri dönemleri açısından kırılma noktalarını oluşturmaktadır. Bu kırılmaların ortak noktası devletin ve milletin aynı amaç ve doğrultuda kenetlenmesidir. Osmanlı, Millî mücadele ve Cumhuriyet dönemlerinde kaymakamların şehit edilmesi, devletin ve milletin birlik ve beraberlik duygularını perçinlemiş ve varlığına karşı ortaya çıkan tehdidin tamamen ortadan kaldırılması için ihtiyaç duyulan azim ve kararlılığı ortaya çıkarmıştır. 
Göksu, O. (2021) Türk İdare Tarihinde Şehit Kaymakamlar, Ankara: TİAV Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94743</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0981d0b0-a877-4abb-9d0c-cdfabfb52b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Güvenliği ve İran</image:title>
            <image:caption>İran’ın enerji güvenliği daha önce farklı teoriler ve bakış açıları ile ele alınmış olsa da hiçbir çalışmada Kopenhag Okulu’nun sektörel analizi çerçevesinde bir yaklaşım ile analiz edilmemiştir. Bu çalışmanın amacı, İran’ın enerji güvenliğini ele almak yanı sıra bu güvenliği modern güvenlik yaklaşımlardan biri olan Kopenhag Okulu’nun ortaya koyduğu teoriler çerçevesinde analiz etmektir. 

Bununla birlikte çalışmanın üzerinde durduğu bir diğer önemli husus ise literatürde “enerji arz güvenliği” kavramının “enerji güvenliği” veya “pazar güvenliği”olarak ifade edilebilecek kavram ile yer değiştirmiş olmasıdır.  Özellikle dünya enerji sisteminin arz odaklı olmasından dolayı enerji güvenliği kavramı zaman içerisinde arz güvenliği kavramının özellikleri ile özdeştirilmiştir.Ancak enerjinin talep güvenliği boyutu göz ardı edilmiştir. Bu çalışmada özellikle enerji güvenliği kavramı içerisinde talep güvenliği boyutunun da önemli olduğu ve enerji ihraç eden ülkeler için de bir enerji güvenliği probleminin ortaya çıkabileceği fikrine odaklanılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94744</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c1629c4-d0aa-438c-9cdb-ad23f3f4154f.jpg</image:loc>
            <image:title>Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Mevzuat El Kitabı</image:title>
            <image:caption>2000 yılında kurulan Türk İdari Araştırmalar Vakfı, genelde kamu yönetimi, özelde mülki idare üzerinde yayınlara odaklanmaktadır. Bu bağlamda valilik ve kaymakamlık birimlerinde çok kullanılan mevzuatın bir araya geldiği bir yayının el kitabı olarak faydalı olabileceği düşünüldü. 2013 yılında ilk örneği çıkan çalışmanın son dönemde ortaya çıkan gelişmeler ışığında gözden geçirilmesi sağlandı. Bu bağlamda, konuyla ilgili temel mevzuatın yer aldığı bu çalışma ortaya çıktı. 
Çapar, S. ve M. Uyar (Ed.) (2021)Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Mevzuat El Kitabı (2021), Ankara: TİAV Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94745</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63973992-5869-44bf-986b-233f35d42863.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Gazeteciler Serisi Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Süper Gazeteciler Serisi Set (5 Kitap)
Süper Gazeteciler-1
Süper Gazeteciler-2 Parktaki Esrar
Süper Gazeteciler-3 Likörlü Çikolata
Süper Gazeteciler-4 Belalı Davetiye
Süper Gazeteciler-5 Son Baskı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94746</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b059fde5-afe1-4b46-b128-d775bb681093.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde ve Mülki İdarede Kurullar ve Toplantılar</image:title>
            <image:caption>Genel olarak yönetimde, özellikle de kamu yönetiminde kurul halinde çalışmalar önemli yer tutar. Bunun için geniş zaman ayrılmaktadır. Ülkemizde kurulların ve toplantıların sayısının çok olduğu da bilinen bir gerçektir. 
Daha önce mülki idare amirlerinin başkanlık ettiği kurullar konusunda çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Ancak güncel gelişmeleri içerecek biçimde ele alan çalışmaya her zaman ihtiyaç duyulmaktadır. 
Yerel yönetimler açısından belediye meclisi ve encümeni ile il genel meclisi ve il encümeni üzerine yazılmış birçok kitap ve makale bulunmakla birlikte kurulları bütün olarak ele alan fazla çalışma bulunmamaktadır. Mevzuattaki hızlı değişme, özellikle 2004 yılından sonra yerel yönetim reformu ve 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesi dolayısıyla güncel çalışmalara duyulan ihtiyaç ortadadır. 
Bu nedenle, kitapta hem yerel yönetimlerde hem de mülki idarede kurulların topluca incelenmesi amaçlanmıştır. Kurulların tarihsel geçmişinden ve kurul halinde çalışmaların kısa bir değerlendirilmesinden sonra halen yürürlükteki mevzuatta yer alan güncel kurullar tanıtılmakta ve açıklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94747</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2399595-36f5-4f6d-aced-33978547c9fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolistan Devlet ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Türkiye, Moğolistan için Üçüncü Komşu ülkedir.  Türkiye için ise Moğolistan, tarihsel kardeşlik yanında, ata toprağına evsahipliği yapan bir ülkedir. Türklerin ilk yazılı belgelerinin olduğu ve ilk Türk devleti olan Göktürklerin kurulduğu topraklar şimdiki Moğolistan’dadır. Bu açıdan, Türkiye Moğolistan ile duygusal bağları olan bir ülkedir. Ancak bu bağ sadece duygusal değil, stratejik olarak da görülmelidir. 

Moğolistan’ın “devlet ve toplum” yapısı üzerine Türkiye’de araştırma sayısı son derece azdır. Moğolistan üzerine Türkçe çalışmalar daha çok tarihsel bağlara ilişkindir. Bir bütün olarak Moğolistan’ın devlet ve toplum yapısını inceleyen araştırma ise hiç yoktur. Bu çalışma, bu boşluğu doldurmada öncüdür. Kitap analitik ve aynı zamanda betimsel bir yöntemle kaleme alınmıştır. Moğolistan’ın devlet ve toplum yapısını analiz etmek ve anlamak iddiasındadır. Aynı zamanda öncü bir çalışmadır. Ardından yapılacak çalışmalara iz açmak amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94748</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/798bfaf3-5ebc-4e59-9380-6faf22227908.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Devleti</image:title>
            <image:caption>Augustinus, Tanrı Devleti adlı eserini, Romanın Gotlar tarafından yağmalanmasından hemen sonra kaleme alır. Akdeniz dünyasının rakipsiz gözdesi, Batı medeniyetinin simgesi ve merkezi olan Roma’nın düşüşü yüzyıllar boyunca, Romalılara ve onun koruyucu gölgesi altında yaşamış olanlara çok büyük bir darbe vurmuştur. Roma’nın felaketi, kendilerini zafere ve egemenliğe götüren tanrılara yüz çeviren pek çok Romalının Hristiyanlığı kabul etmesinin bir sonucu muydu yoksa? Augustinus, Tanrı Devleti adlı eserinde işte bu soruya bir cevap vermeyi amaçlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94749</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e38a8a7-f279-4231-8fd0-656fbd25bfd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda “teknoloji sorunu” hem filozoflar hem teologlar hem de bilginler için önemli bir problem ve ilgi alanı olmuştur. Teknoloji, bir amaca ulaşmak için araçlar kullanır. Teknolojilerin basit ve küçük çaplı olduğu zamanlarda araçlar ve amaçlar arasındaki ilişkiyi anlamak çok zor değildi. Günümüzdeyse teknoloji artık bir yığın araç, gereç ve makineden çok daha fazlasıdır. Sosyal toplumsal cephesi de vardır; aslına bakılırsa teknoloji sosyal toplumsal yapıyı derinden etkilediği gibi bizim bu dünyadaki varlığımızı da etkiler. 

Bu kitap bu sorulara yanıt arayan bir yazılar derlemesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94751</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33a3fb8c-30f4-4283-aaf8-06b4799a488a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Said Nursi</image:title>
            <image:caption>Bu eserde yer alan ve uzun yıllara dayanan Bediüzzaman Said Nursi araştırmalarımız bir biyografi ve kronoloji çalışması değildir. Bu eserle yıllarca Bediüzzaman’ın hayatında bilinmeyen veya yanlış anlaşılan ve ezber bozan konuları işlemeye çalıştık. Özellikle yeni yetişen nesillere yıllarca yanlış bilinen doğruları bilgi ve belgeler ışığında aktarma gayreti ve arzusu ile bu eseri yayınlama sorumluluğunu üstlendik. Peşin hükümlü değiliz belgelere dayanan tenkit ve görüşlere her zaman açığız. Yeni araştırmacılar için bu çalışmanın ufuk açıcı ve yol gösterici olması temennisi ile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94752</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4b7e1dc-2bf9-43fc-afd6-1b709e1286c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişki Bağımlılığı ve Narsist Tuzağı</image:title>
            <image:caption>Bize zarar veren insanları neden seviyoruz? 
“Başlangıçta toz pembe görünen ilişkilerin neden bir kâbusa dönüştüğünü anlamamızı sağlayan kitap.” 
Sabırlı, cömert ve özverili insanlar neden genellikle bencil, değişime kapalı, otoriter insanlara bağlanır? Bizlere zarar veren ilişkiler döngüsünü nasıl sonlandırabilir ve duygusal manipülasyona karşı nasıl korunabiliriz? 
Medeniyetin başlangıcından beri erkekler ve kadınlar; gördükleri, hissettikleri ve düşündüklerinden çok görünmez güçler tarafından karşı konulmaz bir şekilde romantik ilişkilere çekilir. Psikoterapist Ross Rosenberg, ‘Mıknatıs İnsan Sendromu’ kavramını bu çekimi açıklayabilmek adına ortaya koymuştur. 

İlişki Bağımlılığı ve Narsist Tuzağı’nı okuyanlar, ‘Mıknatıs İnsan Sendromu’ kavramı çevresinde gerçek aşkı bulma hayallerini yıkarak onları inciten partnerlere neden umutsuzca âşık olduklarını daha iyi anlayacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94753</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c639b714-a5bc-4ca9-81a5-f66cc88ab5bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Altı - Su Altı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya çapında ilgi uyandıran Atlas&apos;ın yaratıcıları Aleksandra Mizielińska ve Daniel Mizieliński&apos;den yine devasa ve yine göz alıcı bir kitap!  
 
YER ALTI SU ALTI ile yerin altına ve okyanusun derinliklerine gizlenmiş muhteşem yerleri göreceğiniz, devasa kalamardan mavi balinaya muazzam canlılarla tanışacağınız, gayzerlerin oluşumu ya da dünyanın en derin metro istasyonu gibi onlarca ilginç bilgiyle karşılaşacağınız heyecan verici bir keşif yolculuğuna çıkmaya hazırlanın!  
 
Akılalmaz (bu kelimeyi seçerek kullandık, lütfen örnek sayfalara bir göz atın) derecede detaylı çizimler eşliğinde dünyanın en derin madenine inecek, en yüksek volkanının içine girecek ve dev solucanlarla tanışacaksınız. İlk denizaltılardan derin sulardaki yaşama, kazıcı hayvanlardan insan yapımı tünellere... YER ALTI SU ALTI ile yeryüzüne bambaşka bir gözle bakmaya başlayacaksınız. 
 
Meraklı kaşife not: Çift yönlü bu kitabın belli bir ön ya da arka yüzü yok. İster YER ALTI tarafından başla ve arkeologlarla eski uygarlıkların ya da dinozor fosillerinin peşine düş, istersen kitabı çevirip SU ALTI&apos;na dal ve bilim insanlarıyla birlikte Titanik enkazının etrafında yüz. Seçimin ne olursa olsun, sana söz veriyoruz, her sayfada şaşıracaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94754</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/106cd387-db1a-4518-9f3a-37d6c56f72c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Duvardan Farkım Ne?</image:title>
            <image:caption>“Bir gün biri çıkıp bitmeyen bir hikâye yazacak.”

Kendine ‘Benim duvardan farkım ne?’ diye sordun mu hiç?

Dilek Yardımcı, Benim Duvardan Farkım Ne? kitabında çocukları düşünsel bir oyunda buluşturuyor; kendi hikâyelerini yazmaya ve ruh ikizlerini aramaya davet ediyor.  

Günlük hayat koşuşturmasında kaçırdığımız “anlara”, yitirdiğimiz “duygulara”, ertelediğimiz “ihtiyaçlara” dokunan yazar, birey merkezli “küçük” dünyalarımızın dışında kalan hemen her canlıyı nasıl da görmezden geldiğimizi fark ettiriyor.

Dostluğu ve dayanışmayı ön planda tuttuğu içten anlatısıyla okurları içsel bir yolculuğa çıkaran roman, sürpriz sonuyla düşündürüyor: Evet, bazen de öğretmenler öğrencilerinden öğrenirmiş... 

Ayliz, zengin düş gücüyle sınıf arkadaşlarından ayrışan bir kızdır. Kedilerden, karıncalardan, yapraklardan kurduğu renkli dünyası, bir gün otobüs durağında karşılaştığı “tip ikizi” ile daha da renklenir. Ayliz, hayatın keyifli yüzünü keşfetmiştir bir kere. Ne var ki mutluluğu uzun sürmez. Tip ikizi ortadan kaybolunca işler iyice sarpa sarar. Küçük kız onu bulmak için etrafa bakındıkça okula devamlı geç kalır. Bu durumdan rahatsız olan öğretmeni, çareyi yaratıcı bir cezada bulur. Başlarda sevimsiz gibi görünen bu ceza hiç beklenmedik bir şekilde Ayliz&apos;in, öğretmeni Engin Bey&apos;in ve sınıftaki tüm çocukların yaşama bakışlarını değiştirip onları ortak bir amaçta birleştirecektir...   


Eğitimci, yazar Dilek Yardımcı, ‘Bir insanı en iyi kim tanır?’ sorusuna yanıt aradığı bu kitabında, farklılıklarımıza vurgu yaparak hiç bilmediğiniz yönlerimizi keşfetmemiz için bizlere ilham veriyor.


Benim Duvardan Farkım Ne?, kalpleri ısıtan hikâyesiyle çocukların dünyasındaki “ben” egemenliğini “biz”e dönüştürmeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94755</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b579ebe-e167-42d4-95a2-3eee6216e6ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşime Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın ve fikir dünyamızın, soluğu hiç kesilmemiş, yankısı hiç eksilmemiş ve başlı başına ekol oluşturmuş isimlerinden Attilâ İlhan’ın, kardeşi Cengiz İlhan’a 1951-1953 yıllarında İstanbul ve Paris’ten yazdığı mektuplar, edebiyat tarihimize önemli bir katkı sunuyor.
Öncelikle, henüz 20’li yaşlardaki Attilâ İlhan’ın genç bir sanatçı olarak portresi çıkıyor karşımıza. “Kaptan” olarak fırtınalar ve sert dalgalar arasında alacağı, fırtına estirip yüksek dalgalar yaratarak ilerlediği uzun yolu; benzersiz bir aydın olarak yakın dönem Türkiye tarihine vuracağı damgayı, daha 1950’li yılların başlarında belirlediğini, estetiğini ve fikriyatını ortaya koyduğunu görüyoruz.
Sonradan çok başarılı bir avukat olarak parlak meslek yılları süren ve 1974-1978 arasında İzmir Barosu Başkanlığı yapan Cengiz İlhan’a (1927-2011) kardeşlik ve sıkı dostluk bağlarıyla seslenmesinin yanı sıra, sanata dair yol göstericiliğine, ısrarlı teşviklerine, önerilerine tanık oluyoruz.
Dönemin İstanbul ve Paris’inden aktarılan manzaralar, Attilâ İlhan’ın enerjisini, edebiyata dair kararlılığını, ilgi alanlarının genişliğini, irade gücünü ve etrafına hep hafiften gülümseyerek bakan çehresini belirginleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94756</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c28380e0-9bdb-4524-8913-776d314a6e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Gahiji</image:title>
            <image:caption>Akıl hocam dediği amcası Tarık Ani’nin izinden giderek başarılı bir antropolog olan Türkan Ani’nin hayatı, amcasının ölümünden sonra müthiş bir değişime uğrar. Cenazeye katılmak için Makedonya’ya giden Türkan, amcasının bahçesinde demir bir çubuk ve kendisine yazılan gizemli bir not bulur. Bu demir parçası, çok iyi tanıdığı amcasının hayatının nasıl özeti olabilirdi ki? Bir de kitap bırakır yeğenine Tarık Ani. Bu kitap, Kadim Mısırlıların yazmış olduğu ve içerisinde tılsımlı duaların yer aldığı Ölüler Kitabı’dır. 

Aﬀedilmek istediği için bu kitabı Türkan’a bırakan amcası nasıl bir kötülük yapmıştı da ruhunun acı çekeceğine inanıyordu? Amcasının odasında bulduğu kemik parçalarındaki izleri de incelemesiyle Türkan’ın içini merak, heyecan, korku kaplar ve amcasının mezarının açılması gerektiğine karar vererek dönüşü olmayan bir yola girer. 

Öğrendikleri ve yaptıkları neticesinde Türkan’ın hayatında hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94757</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ac2ac0-7995-499d-acac-a720cc9da991.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Gülü</image:title>
            <image:caption>Dağ başında bir evin var, radyo çekmiyor 
Cızırtının içinden duyduğun kelimeleri 
kendi kendine mırıldanıyorsun. 
Müziği kendi başına dinlerken 
bu sese doğru ilerlediğini sanıyorsun 
ama müziğine sepet dolusuyla itiraz dileyen 
paparazziler bir dağın tepesinden 
teleferikle iniyorlar. 
Konuyorlar evinin çatısına. 
Camlarını karartıyorlar makinalarıyla, 
kapandığını sandığın o hâlde basına çıkıyorsun. 
Yalnızlık dediğin bir döngüdesin ve dinleyen yok bu sefer. 
Bir gün pazara iniyorsun, suratında flaş patlıyor. 
Aynı şarkıyı duyuyorsun ilk defa, 
güveler cızırtıyla doldurduğun satırlardan kanatlanıyorlar haberi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94758</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a26e970-8b2a-47a8-a432-75380cc9388e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sperodea 2 - Sırlar ve Kabuslar</image:title>
            <image:caption>“Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.” 

Güneyin yöneticisi, kralın teklifini kabul ederek başkente dönüyor. Başkentte bulunduğu süre boyunca bir yandan kralın kendisine vermiş olduğu görevi yerine getirmeye çalışırken, diğer yandan atalarından miras kalan karanlık bir sırrı açığa çıkarıyor. Heyecan ve gizem ritminin sürekli yükseldiği bu hikâyeyi okurken hikâyeyi zihninizde yaşayacak, hayal gücünüzün hikâyeye eşlik ettiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94759</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3930c3b1-7d12-4ca2-aafb-8b5f0292f8f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Salgınının Yaşamımıza Etkileri</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada etkisini gösteren COVID-19 salgını politik, ekonomik, sosyo-kültürel, teknolojik, hukuksal değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Salgın döneminde bireyler, şirketler, sektörler ve genel olarak ülkeler ortaya çıkan sorunlarla mücadele etmek için çeşitli yol-yöntemler uygulamakta ve zararlarını azaltmaya çalışmaktadır. Bundan sonraki süreçte başta küresel iklim krizi kaynaklı olmak üzere, çeşitli nedenlerle COVID-19 benzeri salgınların olumsuz etkiler üretmesi potansiyel senaryolar arasında değerlendirilmektedir. Bu durum da göstermektedir ki bu türden salgınlar tek tek ülkeleri değil bütün dünyayı etkileyen sonuçlar üretmektedir. Salgın sırasında hangi eylemlerin gerçekleştiğini ve hangi önlemlerin doğru bir şekilde alındığını ve neyin yanlış gittiğini değerlendirmek, gelecekte herhangi bir salgın veya benzeri ani değişiklik durumunda işlerin daha verimli şekilde ele alınmasına hazırlıklı olunmasını sağlayacaktır. 
Bu çalışma, eğitim, politik, sağlık, ulaşım, iklim, uluslararası ilişkiler ve sivil toplum kuruluşları gibi çeşitli faktörlerin analiz edilmesine ve anlaşılmasına katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94760</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08c51327-da18-4f57-85d6-7b923bea13f9.jpg</image:loc>
            <image:title>14. Yüzyılda Anadolu’da Ermeniler</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Ermeniler üzerine yapılan çalışmalar 1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması’ndan sonra başlayan ve 1915 tehcirine kadar cereyan eden olaylarla sınırlı kalmıştır. Bu tarihten önce Ermenilerin yerleşim yerleri, nüfus ve sosyo-ekonomik durumları hakkında yapılan çalışmalar yok denecek kadar azdır. Oysa Türklerle Ermenilerin ilişkileri Anadolu’nun ilk fetih yıllarından başlar. Bu dönem içinde geniş bir kültür alışverişine ve yüksek bir birlikte yaşama tecrübesine örnek oluştururlar. Türkler ve Ermeniler sadece idare edenler ve edilenler değil, aynı mahalle veya köyde komşu, tarlada veya pazarda iş ortağı, değirmende veya atölyede usta çıraktırlar ta ki bu sihir bozulana dek.

Bu kitap, XVI. yüzyılda Anadolu coğrafyasında Ermenilerin sosyo-ekonomik yapıları, dağıldıkları sahalar, nüfus durumları, yerleşim yerleri ve bulundukları bölgelerde Müslüman nüfusa oranlarını incelemeye odaklanıyor. Çalışma yapılırken XVI. yüzyıla ait yüzlerce Tahrir Defteri, binlerce vesika gözden geçirildi. Yerli ve yabancı seyyahların eserleri, Türk ve Ermeni yazarların yayınları tarandı. Böylece ilk defa XVI. yüzyılda Anadolu Ermenilerine dair geniş bir değerlendirme ortaya konuldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94761</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28198066-416d-464e-9461-764baa84a955.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevat Paşa</image:title>
            <image:caption>Cevat Çobanlı Paşa; 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi&apos;nin kazanılmasını sağlayan Müstahkem Mevki’nin kahraman kumandanı ve mütareke devrinin en zor zamanlarında Osmanlı genelkurmay başkanıdır. Cevat Paşa&apos;nın Mustafa Kemal’in Anadolu&apos;ya gönderilmesindeki rolü ihmal edilmiştir. Millî Mücadele&apos;ye gizli ve açık desteğinden dolayı da Malta&apos;ya sürülmüştür. Yakın zamanlara kadar adeta unutulmuş olan Cevat Paşa&apos;nın hayatının aydınlatılması hem Çanakkale Muharebeleri&apos;nin hem de Millî Mücadele&apos;nin bilinmesi açısından önemlidir.
18 Mart&apos;ta İtilaf donanmasına karşı kazanılan zafer hangi planların neticesidir? Mustafa Kemal Paşa Samsun&apos;a giderken genelkurmay nasıl bir destek sağlamıştır? Cevat Paşa&apos;yla Mustafa Kemal Paşa arasında hangi konuşmalar geçmiştir? Tarihimiz için önemli olan bu sorulara cevaplar arayan elinizdeki kitap uzun bir çalışmanın ürünüdür. Arşivlere dayanılarak nesnel bir bakış açısıyla Cevat Paşa&apos;nın Osmanlı&apos;dan Cumhuriyete askerî ve siyasî faaliyetlerini gün yüzüne çıkarmaktadır.
Prof. Dr. Ali Satan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94762</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a2d439a-c440-477c-bac5-c8d2bc1e3544.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvar</image:title>
            <image:caption>Sedat Peker’in, kendisinin de içinde yer aldığı Susurluk skandalından 25 yıl sonra gelen ifşa ve itirafları, Türkiye’nin ‘mafya-siyaset-devlet’ üçgeni içinde dipsiz bir bataklığa dönüştürüldüğünü ortaya koydu. 
Dünya tarihinde görülmemiş bir skandallar zinciriydi. 
Gazeteci cinayetindeki tetikçi arayışları… 
Yüz milyonlarca dolarlık kara para transferleri… 
Kara para ile çökülmüş lüks otellerdeki siyasiler, bürokratlar, mafya babaları ve oligarklar… 
Satılık mahkeme kararları, adli tıp kurumu raporları… 
Milyonlarca dolarlık rüşvet görüşmelerinin ses kayıtları… 
Siyasetçi otomobillerinin bagajlarına yüklenen paralar… 
İstanbul sokaklarında kasalarla taşınan kalaşnikoflar… 
Devletin damarlarında gezen milyar dolarlık uyuşturucu… 
Sınır ötesine taşınan silahlar… 
Onlarca isim, saymakla bitmeyen suçlar… 
Ve sonuç: Mafyanın devletleştiği bir ülke. İktidar susarak ve susturarak kurtulmayı denedi. Tek adam rejiminde bütün denge ve denetleme organları yok edilmişti. Ne yargı ne de Meclis harekete geçti. Ne var ki; hayat boşluk tanımadı ve elinizde tuttuğunuz bu eserin müellifleri, Meclis’in yapmadığını yaptı. Deneyimli gazeteci ekibi titiz bir çalışmayla, Peker’in itiraflarını en ince ayrıntısına kadar inceledi, zikredilen olayların tarihsel köklerini ve ilişkilerini deşti. Sonunda ortaya, bir tuğla çekilse yıkılması muhtemel olan kirli, kanlı duvarın, hayli kapsamlı ve güncel bir portresi çıktı. Ve bu kitap sadece okuyup, birbirimize dert yanmak için değil, o tuğlanın çekilmesi için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94763</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a932eb-7cd6-4293-8969-ccaf7aedc49a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Meclis</image:title>
            <image:caption>“Terazi, sadece dükkanlarda ve çarşılarda asılı olan değildir. Terazi, Hakk’ın âyeti, Allah’ın sırrı ve bilginin ayırt ediciliğidir. İşte bu, rûhânî terazidir. Bu, dünyadaki bunca terazinin kaynağı olan semâvî tartıdır. Meyvenin ayrı, sözün ayrı terazisi vardır. Söz doğru mu yanlış mı, hak mı bâtıl mı, bilirsin böylece. Kıymeti nedir bilmen için insanın da ayrı bir terazisi vardır…” 

Klasik dönemde sohbetler, dinleyicilerden birisi tarafından yazıya geçirilir ve meclis adıyla anılırdı. Bu sohbetler bir kitap biçiminde düzenlenince kitaba genellikle mecâlis (meclisler) adı verilirdi. Yedi Meclis (Mecâlis-i Seb‘a), adından da anlaşılacağı üzere, büyük mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin yedi sohbetinden oluşmaktadır. Sohbetler, Mevlânâ’nın halifesi Hüsâmeddin Çelebi ya da oğlu Sultan Veled tarafından konuşma anında yazıya aktarılmıştır. Her sohbet (meclis) Allah’a hamd ve Hz. Peygamber’e dua ile başlar. Duanın ardından bir hadisin şerhi etrafında gelişen asıl sohbete geçilmektedir. Sohbette seçilen hadisin işaret ettiği hususlar, kimi ayet ve şiirlerle desteklenerek anlatılmakta ve zaman zaman da hikâyelerle konu pekiştirilmektedir. Klasik şark edebiyatında bir nesir türü olarak da nitelenen meclisin en önemli örneklerinden biri olan Yedi Meclis’i Hicabi Kırlangıç’ın akıcı Türkçesiyle zevkle okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94764</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d143b26-96e2-446d-9008-8eb9fb83b74a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sounder</image:title>
            <image:caption>“Sounder’ın sesine paha biçilemezdi. Bu ses, büyük göğüs kafesinden ve geniş çenesinden âdeta bir mağaranın içinden yankılanıp geliyormuşçasına çıkıyordu; daha dışarıya ulaşmadan yarı yankıya dönüşüyordu. Avını ağaca kaçmak zorunda bırakan Sounder’ın geceyi dolduran ani havlamasını duyan bir yabancı, ağacın altında bir değil, altı köpek olduğunu düşünebilirdi. Ama kırsalın tamamında, verandalarının direklerine yaslanmış veya kulübelerinin kapılarında dikilmiş olan komşular, bu sesin Sounder’a ait olduğunu biliyorlardı.” 

Ortakçılık, Amerika’da köleciliğin ardından gelen ve yaklaşık yüz yıl sürmüş bir tarım sistemidir. Toplumsal ilişkiler, bu tarım sistemi merkezinde ve ırkçılığın taşıdığı sorunları beraberinde getirerek oluşmuştur. Av köpeği Sounder’ın bağlandığı siyahî ailenin kaderi, işte bu ilişkiler ağına dolanmış ve beklenmedik bir olayla âdeta düğüm olmuştur. William H. Armstrong, bu ailenin 1930’lu yılların Amerika’sının zorlu şartlarıyla mücadelesini ve ortakçılık etrafında gelişen sosyal düzenin nasıl işlediğini, bir çocuk ve köpeğin arkadaşlığı üzerinden gözler önüne serer. Amerikan Çocuk ve Gençlik Edebiyatı için önemli bir ödül sayılan Newbery Madalyası’na sahip eser, 20. yüzyıl Dünya Gençlik Klasikleri listesindeki yerini tartışmasız bir şekilde korur ve dünya gençlik edebiyatında bir dönüm noktası olarak kabul edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94765</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbf133c4-b388-4adb-81a1-a81bbcf79da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Domino</image:title>
            <image:caption>Vasat bir mafya dizisinin bir bölümünde ortalama kaç cinayet işleniyor? Evet, cinayeti, insanı öldürmeyi sayılara indirgemek pek de iyi bir fikir değil. Çünkü hayat çoğu yönden, domino taşlarından kurulmuş karmaşık bir sisteme benzetilebilir. Bir cinayet sonsuz ihtimalin kapısını aralayabilir, pek çoğunun sebebi olabilir. Pek çok ölümün, tutsaklığın, karmaşık ilişkinin, aşkın, dostluğun… Bir cinayet, maktulü öldürürken pek çok yeni doğanın habercisiyse suçlu kimdir? Katil tek başına cinayet işlemez, işleyemez. Bütün bir domino sisteminde tek bir taştan ibarettir o. Yalnızca yere çakılmadan hemen önce dünyaya kanlı bir eser bırakmak ister. Tıpkı önceki taşın ona yaptığı gibi… 

Katillerin kurban olabildiğini anlamanın katilleri aklamayacağı gibi onları yalnız işledikleri cinayetle hatırlamak da taşların devrilişine ivme katmaktan başka bir işe yaramaz. Berrak zihinlerin temiz katilleri vicdan polisince yakalanmadıkça bedenin öldürülmesine sebep aramak nafile bir çabadan ibaret olacaktır. 

Bu fikirle kaleme alınan Domino, o ilk taşı devireni bulmanın polisiye bir ifadesi olarak toplumsal yıkımların tehlikeli faillerinden birinin kapısına dayanıyor. Yazarın mesajıysa oldukça açık ve gerçekçi: Cinayet, romanlarda okuduğumuz, dizilerde seyrettiğimiz kadar kolay olmamalı. Nitekim gerçekliğini her nefeste hissettiğimiz hayatlarımızda hiç de kolay değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94766</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13c0804d-42d2-4efb-8aa8-6f5538adedff.jpg</image:loc>
            <image:title>Vızıldayan İnsanlar, Güvensiz Sinekler</image:title>
            <image:caption>Zor olan şey yalnız olmak değildi; zor olan şey, odanın en uç köşesinde oturup, Allah’ın bir an için bile olsa bana kendini göstermesini beklemekti. Yalnız olmak kötü değildi ama tek başına kendini eğlendirmeye ya da güldürmeye çalışmak, enkazın altında kalmaktan daha zordu. Bu yüzden çoğu gece, hep Allah’ın bana kendisini göstermesini bekleyip onunla bir şeyler hakkında dertleşmek istemişimdir. Şunu bilmenizi isterim: Benim ihtiyacım olan şey insanlar değildi, çünkü biliyordum, onlar sadece işlerine gelenleri duymak istiyordu fakat Allah’ın beni anlayacağına ve daha samimi olacağına babamın üstüne yemin edebilirim. Onunla sabaha kadar konuşsam, içimdeki iyilikleri ya da birilerine kin güttüğümü anlatsam, yine de dinler ve yine de anlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94767</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8e1a565-9ac7-4e43-89c8-2c2bf25feff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıktan Aydınlığa</image:title>
            <image:caption>Işık için Kutsal Kitap, Tanrı’nın ilk buyruğudur diyor. 
Ben de şunu eklemek istiyorum: 
Işık, hayatın tüm alanları için karanlığa karşı 
çakan ilk kıvılcım, gerçeğe açılan yolun eşiğidir. 
Nitekim uzun yıllardır bu yoldaki arayışımı sürdürüyorum; 
hayatın, insanların, kitapların yaydığı ışıkla aydınlanmanın umudunu taşıyarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94768</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0534b62-58b1-414a-939d-ba493d270bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Kavanozlar</image:title>
            <image:caption>“Su gibi sonsuz olur balıkların hayalleri, En büyük hazinedir özgürlükleri!” 
Denizler altında hayat ne güzeldir... Masmavi ve tasasız…. Ama her gün öyle değildir. Beklenmedik bir kazanın yaşandığı talihsiz bir günün sonunda balıklar kendilerini cam kavanozların içinde buldular. Üstelik güvende olmak için bunu kendileri istediler. Uçsuz bucaksız denizlerde cam kavanozların içinde yaşamak… Peki nasıl bir hayat bekliyor onları? Çocuk edebiyatının sevilen yazarlarından Özge Bahar Sunar tüm okurlarını Öznur Sönmez’in rengârenk çizimleri eşliğinde hayallerin ve cesaretin gücünü keşfetmeye, hayatın sularında özgürce kulaç atmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94769</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ddde992-29e7-4e63-83b1-7e3e17f7d62d.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Denen Garip Hayvan</image:title>
            <image:caption>Turhan Selçuk&apos;tan insan doğasını hicveden karikatürler...

“Turhan Selçuk Seçkisi”, Türkiye&apos;de sözsüz karikatürün öncüsü olan Turhan Selçuk&apos;un mizahını genç nesillere tanıtıyor; büyük ustanın kendi zamanının çok ötesindeki çizgilerine farklı bir bakış imkânı sunuyor.

Üç ciltlik seçki, sanatçının yıllar içinde çeşitli kitaplarda ve mecralarda yayımlanan siyah beyaz karikatürlerini ayrıntılı bir kataloglama ve tematik düzenleme çalışmasının ardından yeniden gün yüzüne çıkarıyor.
 
İnsan Denen Garip Hayvan, Selçuk&apos;un 1951-2001 yılları arasında Türkiye&apos;nin ve dünyanın seçkin gazete ve dergilerinde kendine yer bulan, bazıları farklı dönem ve mecralarda tekrar tekrar yayımlanarak yankı uyandırmış 86 karikatürünü bir araya getiriyor. 

İnsan Denen Garip Hayvan&apos;da, gelmiş geçmiş en “yırtıcı” canlının kendini “daha insan” yapma çabasını çizgilere döken Turhan Selçuk, insan doğasının açgözlü ve şiddete meyilli yapısını incelikle hicvediyor. Kitaptaki seçki kadın-erkek ilişkilerindeki yozlaşmadan kültürün metalaşması ve sanatta yabancılaşmaya, bilim ve teknolojideki gelişmelerin toplumdaki yansımalarından sporun ve özellikle de futbolun siyasetle kesişmesine kadar, insana dair hemen her konuya eğiliyor. Seçki ayrıca plansız göçün körüklediği çarpık kentleşme, doğanın altüst olan dengesi, insanın uzayla imtihanı gibi meseleleri de gündeme alarak elli yıllık dünya düzeninde gerçekte çok az şeyin değiştiğini açığa vuruyor. 

Sanat yaşamı boyunca karikatürün ne olduğu ve ne olması gerektiği üstüne kafa yoran Selçuk, toplumsal öngörü yeteneği ve zamanının ötesindeki eserleriyle günümüz okurlarını şaşırtmayı sürdürüyor.

“İnsan Gülen Hayvandır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94770</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba200d44-4082-4ddb-9b40-39c83c56d5dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Öğretmenleri Meslek Etiği</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlunun sosyal bir varlık olması, tek başına yaşayamaması ve sosyal sorumluluklarının bulunması, onu varoluşu itibariyle ahlaklı olmasını zorunlu kılmaktadır. Zira insanlar hem mutlu olmak, hem de toplum içinde rahatça yaşayabilmek için bazı kurallara ihtiyaç duyarlar. Şayet bu kurallar olmasaydı sokakta dolaşmak bile güçleşirdi. Anlaşılıyor ki, insan davranışlarını ve ikili ilişkilerini belirleyen kurallar, yani ahlaki ilkeler bulunmaktadır.
Bu ahlaki ilkelerin temelini ise bir takım erdem ve değerler oluşturmaktadır. Yaşadığımız toplumu bir binaya benzetirsek, bireyler binanın yapı taşlarını, değerlerinse bu yapının çimentosu olduğunu söyleyebiliriz. Her değerin duygu, düşünce ve davranış boyutu bulunmaktadır. Bir değerin kabul edilebilir olması için ona duygu yüklemesi şarttır. Değerin anlam ve önemi, hatta sürdürülebilirliği taşıdığı duyguyla doğru orantılıdır. Bireysel ve
sosyal mutluluğun yakalanmasında da toplumsal değerlerin ve kişisel özelliklerin içselleştirilmesinin önemi tartışılamazdır. 
Bir toplumu toplum yapan belki de en önemli unsur o toplumun moral değerlerdir. Eğer bir toplumda bu ahlaki değerler iyi yerleştirilip oturtulmaz ise o zaman o toplumun işleyişinde
aksaklıklar hatta daha ileri safhasında toplumsal kaosların oluşması içten bile değildir. Dolayısıyla ahlaki değerler o toplumu ayakta tutar ve güçlü kılar. Ahlaki değerler ve kurallar toplumsal yaşayışın aslında her kesim ve kademesinde olmalıdır. Örneğin bu, mesleki açıdan ele alınırsa tüm meslek gruplarının kendine has ahlaki ilkeleri olmalıdır. Bu o mesleğin saygınlığı açısından da önemli ve gereklidir. Etik ilkeler olarak adlandırılan bu husus
o meslekteki aksaklıkları ve karmaşaları ortadan kaldırmak için mutlaka her meslek için oluşturulmalıdır.
Öğretmenlik meslek etiği ülkemizde çok ilgilenilmiş bir konu olmamakla birlikte günümüzde artık daha fark edilir bir boyuttadır. 
Ancak halen bu mesleğin kendine has etik ilke standartları oluşturulmamıştır. Bu kitapta da etik ve ahlaki değerlerden yola çıkılarak, meslek etiği ve okul öncesi öğretmenliği meslek etiği konusu irdelenmiştir. Ayrıca uzun yılları kapsayan çalışmalar sonucunda okul öncesi öğretmenlik mesleğine yönelik etik ilkeler ölçeği de yer almaktadır.
Kitap gerek içerik gerekse ölçek açısından öncelikle okul öncesi eğitim alanında çalışan akademisyenlerin ve eğitimcilerin yanında bu konuya ilgisi olan herkese yol gösterir niteliktedir.
Umuyoruz ki; hem öğretmenlik mesleği hem de okul öncesi eğitim alanına olumlu katkı sağlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94771</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6c8dc3-894e-46f8-b751-ee9635039080.jpg</image:loc>
            <image:title>Niyet ve Dilek Kartları</image:title>
            <image:caption>44 çok özel kartla; 
Niyete gir ve dileğini tut. Kartları karıştır. İçinden gelen bir kartı seç. Manevi mesajı oku, olumlamayı tekrar et, özel okumayı tamamla. İlahi rehberliği takip et…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94772</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da6c402d-d04e-43e2-b4d0-aed237bfe1a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayanlar Yaşadıklarını Anlatıyor Divriği</image:title>
            <image:caption>Yaşayanlar Yaşadıklarını Anlatıyor Divriği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94773</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd2ca7a6-bc9d-44b3-9c1e-a7700ff44c3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Venedik Taciri</image:title>
            <image:caption>Shakespeare külliyatının önemli parçalarından Venedik Taciri, yakın bir dostunun sevdiği kadına kavuşmasına yardım etmek için hırslı bir Yahudi tüccara borçlanan Antonio’nun trajikomik serüvenini anlatır. Açık denizlerdeki gemilerine güvenen Antonio, tüccar Shylock’un oldukça yüklü borç senedini imzalamıştır ve borcunu ödeyemediği takdirde vücudundan hatırı sayılır bir parça et koparılacaktır. Öte yanda Bassanio, dostu Antonio’nun yardımıyla genç ve güzel Portia’nın evine ulaşsa da burada onu zorlu bir sınav bekler. 
 
 
Birbirine paralel pek çok tema, karakter ve ilişki barındıran oyun, içerik zenginliği dolayısıyla ancak çok katmanlı bir olay örgüsüyle aktarılabilecek; kılık değiştirmeler, beklenmedik gelişmeler ve akla gelmeyecek hilelerle sürüp giden bir macerayı anlatır. Bu nedenle uzun yıllardır süren tartışmalarla trajedi ya da komedi gibi belli kalıplara sığdırılamamış, benzersiz bir oyundur. Haklı ve haksızın sürekli yer değiştirdiği Venedik Taciri, günümüzde hâlâ hukuk, adalet, din ve ahlak alanlarında okurda uyandırdığı etik sorular sayesinde güncelliğini korur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94774</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6940cbb2-c7f6-4f8a-8366-85b538bfa023.jpg</image:loc>
            <image:title>Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>Bu küçük derlemenin sonuna dek gelebilmiş olanlar, “Bu adam da amma kavgacıymış!” diyerek parçalı kişiliğime yeni bir parça daha ekleyebilirler. Vardıkları sonuç buysa, ne söyleyebilirim? Olsa olsa şunu: “Kim değil ki?” On iki yıldan fazla bir sürede on iki kavga yazısı. Çoğu da savunma. Çok mu gene de? Çok diyorsanız çok olsun. 
 
Bir kavga daha çıkarmayalım. 
 
Anlatının hiçbir zaman tek özneli bir edim olmadığı fikrini savunan Tahsin Yücel Tartışmalar’da her biri karşı-özneye yazılmış on iki tartışma yazısını topluyor. Tahsin Yücel, “çift yönlü anlatı izlencesi” olarak tanımladığı ve yer yer ağız kavgasıyla benzer özellikler gösterebildiğini kabul ettiği bu yazılarında edebiyat dünyasından tanıdığımız pek çok farklı isimle yazınsal bir tartışmaya giriyor. Farklı edebî figürlerin yapısalcılık akımına getirdiği eleştirilere, yazın ödüllerinin seçici kurullarında görev alan kişileri eleştiren Aziz Nesin’e ve Fethi Naci’nin Peygamberin Son Beş Günü incelemesine cevap veriyor, Türk Dil Kurumu&apos;nu savunuyor ve Kara Kitap’ı eleştiriyor. Bu yazılarda Tahsin Yücel dönemin yazınsal dünyasına bir bakış sunmakla kalmıyor, aynı zamanda her şeyin eleştirilebilir ve herkesin eleştirmen olduğu bir dönemde nasıl dürüst bir eleştirmen olunabileceğini hatırlatıyor okurlarına.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94775</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6641ebd7-a06a-4762-b511-12a840721b8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevremizdeki Eşyalar - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94776</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da2d9540-e1c3-4476-9885-474be1a009cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94777</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56242c84-554a-4516-b388-a1bdb7b78212.jpg</image:loc>
            <image:title>Yiyecekler - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94778</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf7b07a-ba5f-405e-83dd-543543334463.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar Meslekler - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94779</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3689c2e5-c61f-4877-9c87-7b14bbe01e05.jpg</image:loc>
            <image:title>Harfler Sayılar - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94780</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ceabb7-7d5a-45ae-ad33-f66f38059220.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçekimi - Bütün Şiirleri 6</image:title>
            <image:caption>Caddeler komada, ağaçlar sarhoş 
Kaybettim, gören yok çocukluğumu. 
Özüm alev alev, ellerim bomboş 
İsterim, veren yok çocukluğumu. 
 
Yıllar geldi geçti yağan kar gibi 
Nere baksam orda gurbet var gibi 
Bir tablo, bir halı, bir bahar gibi 
Ufkuma geren yok çocukluğumu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4adc364f-e564-49b5-97e2-cd9129d6b418.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Yazısı - Bütün Şiirleri 2</image:title>
            <image:caption>Gevşek durma, çaresine eğil ha! 
Aman hoca, Anadolu perişan. 
Ahmet Ağa, Çoban Osman değil ha! 
Bir koskoca Anadolu perişan. 
 
Düzenciler kambur dikti düzene; 
Canım kurban bu düğümü çözene 
Üç beş putlu mutlu olmuş bize ne! Uçtan uca Anadolu perişan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f979da76-7740-4773-b181-6536185994d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerdanlık 2 - Bütün Şiirleri 10</image:title>
            <image:caption>Gel... İster bahar olsun ister kış olsun 
Dört mevsim toprakla suda barış olsun 
Ta beşikten mezara kadar sürecek 
Hayırda ve hakikatte yarış olsun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0261fb52-a7b7-4270-8ce7-f6b53ab920a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmak İzi - Bütün Şiirleri 11</image:title>
            <image:caption>Dokuz aylık hasret geride kaldı 
Kavuştu oğluna Süleyman baba. 
Nazlı kızını da yanına aldı 
Yürüyor yoluna Süleyman baba... 
 
Görülmemiş siyasetin bezgini 
Eline alacak yine dizgini. 
Çağırıp yanına İsmet Sezgin’i 
Girecek koluna Süleyman baba...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94787</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27e03530-ec64-4c20-917c-05ac5850661a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerdanlık 4 - Bütün Şiirleri 13</image:title>
            <image:caption>Küfrün cümle kapısıdır cehalet 
Salon, sergi, penceresi rezalet 
Kendini kaybeder içine giren 
Filizlenir sapkınlıkla sefalet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be9fd29-499a-4995-98e5-413e428d777e.jpg</image:loc>
            <image:title>Limit - 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Mizuki ve arkadaşları, sınıfça çıktıkları bir gezi sırasında ciddi bir trafik kazası geçirdiler ve öğrencilerden büyük kısmı öldü. Geride sadece 5 kişi kaldı ve onlar da hem yaralı hem de medeniyetten uzakta, tüm zorluklara rağmen hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi gruptakilerin bir kısmı da birbirlerinden nefret ediyor ve bir yandan hayatta kalmak için çabalarken bir yandan da diğerleri üzerinde kendi tahakkümlerini kurma çabasındalar. 
 
Mizuki hayli zor bir durumda zira bu cehennemden kurtulması, çok kısa bir süre önce burun kıvırarak baktığı bazı arkadaşlarının yardımlarına bağlı. Vahşi doğada güçlü olanlar ayakta kalacak ve Mizuki de grubun fiziksel güç sahibi üyelerinden biri değil. Mizuki’nin hayatta kalabilmesi, kendisinden nefret eden üç kişinin güvenini kazanabilmesine bağlı ve bu güveni kazanması hiç de kolay olmayacak! 
 
Limit, bir grup gencin yaşadığı zorlu hayatta kalma mücadelesinin hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94789</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a26667-7b47-4a7e-abb4-f693f4118eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Coğrafya Dersleri</image:title>
            <image:caption>“annem zeytin babam kömürdü 
şimdi ikisi de kara toprak 
bir resim yaptım öğretmenime 
o resmime bakıyordu ağlayarak” 
Hidayet Karakuş&apos;un daha önce Kaynak Yayınları tarafından “Çakıl taşı” ismiyle basılan kitabını, yeniden düzenlenmiş ve yeni şiirlerle genişletilmiş olarak sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94790</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2202876d-da35-4844-a972-a8cd05f82011.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İçindeyiz Ne Dışında</image:title>
            <image:caption>·         İsmet İnönü’nün Damat Ferit Paşa hakkındaki düşüncesi neydi? 
·         Atatürk, Meclis’i neden kapatmak istedi? 
·         Bursa Nutku gerçek mi değil mi? 
·         Nâzım Hikmet’in Atatürk hakkındaki düşünceleri nelerdi? 
·         Celâl Bayar Yassıada’da idamdan nasıl kurtuldu? 
·         Johnson Mektubu’nun perde arkasında neler var? 
·         Sovyet Rusya’nın en güvendiği Türk siyasetçi kimdi? 
·         “Ortanın solu” sloganını ilk kim kullandı? 
·         AP’de bölünmeye yol açan 72’ler hareketi nasıl ortaya çıktı? 
·         12 Mart döneminde Nihat Erim, nasıl başbakan oldu? 
·         Elrom neden kaçırıldı? Elrom olayında neler yaşandı?  
Türkiye’de son yıllarda yakın tarihe olan ilginin arttığı yadsınamaz bir gerçek. Gittikçe artan bu ilgiye paralel olarak çok sayıda değerli araştırma veya hatırat kitapları rafları doldururken sözlü tarih alanında yapılan çalışmaların sınırlı kaldığı da bir başka gerçektir. Elinizdeki bu kitapta Cumhuriyet tarihine tanıklık etmiş birbirinden değerli insanlar Atatürk’ten İsmet İnönü’ye, Hasan Âli Yücel’den Nâzım Hikmet’e, Adnan Menderes’ten Celâl Bayar’a, Nihat Erim’den Bülent Ecevit’e ve Süleyman Demirel’e kadar paylaştıkları hatıra ve izlenimleriyle yüzyıla yaklaşan Cumhuriyet tarihimizden de kesitler sundular. 
 
Röportaj yapılan isimler: 
Altan Öymen 
Özden Toker 
Ferruh Bozbeyli 
Hüsamettin Cindoruk 
Hıfzı Topuz 
Orhan Birgit 
Bedii Faik 
Kurtul Altuğ 
Nermin Abadan Unat 
Alev Coşkun 
Erol Köse 
Bora Gezmiş 
Hasan Korkmazcan 
Güner Öztek 
Ali Sirmen 
Mustafa Timisi 
Işıl Önalp 
Akın Önalp</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94791</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3151fe87-dfa9-44cd-8775-617dd1727b35.jpg</image:loc>
            <image:title>Satürn Evleri 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Dünya koruma alanı ilan edilmiş ve terk edilmişti. İnsanlar artık 35 kilometre yukarıda, halka şeklinde inşa edilmiş bir yapıda yaşıyordu. Ortaokuldan mezun olan Mitsu’nun işi bu yapının, yani Satürn Evleri’nin camlarını silmekti. Mitsu, varlığının ve yaptıkları işin anlamını aramak için uzaya adım atacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94792</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf51f71-6bee-4b40-8bcd-716194fc8e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arıların Dişleri Yoktur</image:title>
            <image:caption>Sizce köpekler mama yerken patilerini kullanamadığı için zorlanıyor mudur? Ya da ağaçlar yerlerinden hiç hareket edemediği için çok sıkılıyor olabilir mi? Karınlarında birer cebi olan kangurular, acaba bu durumdan rahatsız mıdır? 
 
Haydi, başka ülkelerde yaşayan ve karşılarına çıkan diğer canlıları anlamaya, onlarla empati kurmaya çalışan İpek ve Ren’e siz de katılın! Fakat unutmayın, bazen birinin duygu ve düşüncelerini anlayabilmek için o kişinin yerinde olmak gerekebilir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d99e09f-fd4e-4410-bdca-3bdecfd41615.jpg</image:loc>
            <image:title>Günün Kahramanı Manfried</image:title>
            <image:caption>Kedilerin dostu kötülerin düşmanı Manfried! 
 
Steve Kedioğlu, en büyük ilham kaynağı olan evcil adamı Manfried sayesinde hayallerini gerçekleştirmeyi başarmıştı. Fakat sorumlulukları altında ezildiğini hissediyordu ve bu yüzden hem işi hem de ilişkisi kötüye gidiyordu. Kedirne Adam Barınağı’nın kapatılacağı haberi ise her şeye tuz biber ekmişti. Hem sevgilisi Henrietta’yla arasını düzeltmek hem de kendini kanıtlamak için önünde tek bir şans vardı: Tembel teneke Manfried’ın, Çiçekadam Adam Gösterisi’nde birincilik ödülünü kazanması. 
 
“Bastow ve Major ikilisinin yarattıkları bu dünyada daha okuyacak çok şeyimiz var. Bir kere başladığınızda durmak istemeyeceksiniz.” —Paste 
 
“Bastow’un çizimleri muhteşem.” —Foreword Reviews 
 
“Eğer evcil hayvanınız varsa, bu kitabı okuduktan sonra onunla zaman geçirme arzunuzu bastıramayacaksınız.” —Newsarama 
 
“Manfried’ın maceraları bu kitapla devam ediyor.” —Boyce McClain’s Collectors Corner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72e6f8fc-d450-4845-90d2-9e7ebed1161f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Tanesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Kalbine elini uzat, tutunup kalkmak için seni bekliyor.&quot; 
 
Karlı bir ormanın tam ortasında tanıdım seni. Orman acımasızdı. Orman ıssızdı. Orman soğuktu. Sen ise bir kar tanesi gibi eşsizdin.  Bir kar tanesi gibi erimeye mahkûmdun Eylül… Günler geçti, kış dindi… Güneş açtı, orman ısındı. Ve sen kar tanesi… Günün birinde milyonlarca kar tanesi gibi eridin… ve ben seni kurtaramadım. 
 
Eylül ve Merih’in Kar Küresi’nde başlayan maceraları serinin ikinci kitabı Kar Tanesi’yle kaldığı yerden devam ediyor. Bu sefer okuyanları çok daha soğuk, çok daha karanlık bir hikâye bekliyor.  
Eylül ve Merih’in hikâyesinde üşümeye ve onların kendilerini bulma yolculuğuna eşlik etmeye hazır mısınız? 
 
Merih, ismini “kırmızı gezegen” olarak bilinen, alev alev yanan Merih’ten alıyordu. Ben ise ona göre bir kar tanesiydim. 
Yanında erimeye mahkûm gibiydim... 
Bırak da senin yanın benim cennetim olarak kalsın, cehennemi tek başıma yaşıyorum zaten.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8290c677-c828-4b57-8d64-d91729aea36e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Tanesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Kalbine elini uzat, tutunup kalkmak için seni bekliyor.&quot; 
 
Karlı bir ormanın tam ortasında tanıdım seni. Orman acımasızdı. Orman ıssızdı. Orman soğuktu. Sen ise bir kar tanesi gibi eşsizdin.  Bir kar tanesi gibi erimeye mahkûmdun Eylül… Günler geçti, kış dindi… Güneş açtı, orman ısındı. Ve sen kar tanesi… Günün birinde milyonlarca kar tanesi gibi eridin… ve ben seni kurtaramadım. 
 
Eylül ve Merih’in Kar Küresi’nde başlayan maceraları serinin ikinci kitabı Kar Tanesi’yle kaldığı yerden devam ediyor. Bu sefer okuyanları çok daha soğuk, çok daha karanlık bir hikâye bekliyor.  
Eylül ve Merih’in hikâyesinde üşümeye ve onların kendilerini bulma yolculuğuna eşlik etmeye hazır mısınız? 
 
Merih, ismini “kırmızı gezegen” olarak bilinen, alev alev yanan Merih’ten alıyordu. Ben ise ona göre bir kar tanesiydim. 
Yanında erimeye mahkûm gibiydim... 
Bırak da senin yanın benim cennetim olarak kalsın, cehennemi tek başıma yaşıyorum zaten.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b14fff4-02b1-4652-83cf-b2360f3d9fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Sır</image:title>
            <image:caption>İlk basımı 1937’de yapılan Napoleon Hill’in Düşün ve Zengin Ol kitabı o zamandan bugüne milyonlarca kişinin hayatını değiştirmiştir. Yayıncılık tarihinin en çok basılan ve okunan kitapları arasında yer alan bu kitabın yayımlanmayan iki bölümünün olduğunu söyleyen Monica Main, bu sırrı aydınlatmak ve kayıp bölümleri yayımlamak üzere elinizdeki kitabı kaleme aldı. 1930’ların dünyasında yayımlanması sakıncalı bulunan bu bölümlerin de eklenmesiyle birlikte artık bu efsanevi kitap eksiksiz hale geliyor.

*** 

Napoleon Hill’in Düşün ve Zengin Ol kitabının kayıp bölümlerini size ulaştırabildiğim için onur duyuyorum. 

Bu kitaptaki sırları uygulamaya başladığınızda sizin komutanızda olacak sihirli, yepyeni geleceğiniz için de özellikle heyecanlıyım. Sihirli bir yolculuğa çıktığınızı biliyorum!
- Monica Main

Bu kitap büyük olasılıkla okuyacağınız kitapların en önemlisi olacak; çünkü Napoleon Hill’in bilgeliğinin özünü, 21. yüzyıldaki gelişmelere uygun bir şekilde aktarıyor. 1937’deki ilk basım esnasında yayımlanmayan “İki Kayıp Bölümün” eklenmesiyle, Düşün ve Zengin Ol’un eksiksiz baskısına sahip olacaksınız.
–Bob Proctor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94797</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a79a60b-1894-419f-a132-9226f4b70b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Yukarlarda En Uzaklarda</image:title>
            <image:caption>“Ne çalıyordu anımsamıyorum, ağır, hüzünlü bir şarkıydı. Kokusunu, saçının sıcağını yanağımda duydum. Elimi beline koyarak ince ipeğin üzerinden belinin çukuruna hafifçe dokundum. Elini omzuma bıraktı. Kollarımda tutuyordum onu, yavaşça dönüyorduk. Onu kucakladığım bütün yaşları, yaşanmış, kaybolmuş güzel günlerimizi bir an yeniden anımsadım. Başım dönüyordu. Bir daha doğmuştum. Bu hüzün ülkesinde ilk adımlarımı atıyor ve düşmekten korkmuyordum.” 
 
Ölüm, bir son mudur gerçekten? Dünyevi var oluş açısından değerlendirildiğinde, belki. Peki, ölüm nedir öyleyse? Somut yaşamın sona ermesi mi? Ya ölüm yeni bir başlangıçsa? Belki bu dünyada, belki başka bir boyutta... 

Türkiye’de sol siyaset içinde etkin biçimde rol aldıktan sonra Hollanda’ya iltica etmiş Fatih’in ve ailesinin hayatı, yirmi yaşındaki kızları Akdeniz’in “şüpheli” bir tramvay kazasında ölmesi ile altüst olur. Mutlu aile fotoğrafına kan damlamıştır. Eşi Müjgan ise Akdeniz’in ölümünün bir kaza olmadığını düşünür. Ona göre, Fatih de suçludur. Çünkü kitaplaştırdığı bir araştırma nedeniyle olaya mafyanın parmağı karışmıştır. Yıllar içinde dişleriyle tırnaklarıyla oluşturdukları mutlu yeni hayatları sona ermiştir… Ancak Fatih, eliyle gömdüğü kızını yıllar sonra kanlı canlı karşısında gördüğünde gerçeğin gizemini çözmeye girişecektir. 

İnci Aral, Yukarlarda En Uzaklarda adlı romanında okuru yaşam ve ölüm kavramlarını yeniden düşünmeye çağırıyor. Yapıtlarıyla Türkiye’nin yakın tarihinin kaydını tutan yazar, bu kez bilimkurgunun sınırlarında dolaşarak kendi yazın alanını da genişletiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/927ea084-d11d-4fa0-b52f-83e869fe4a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Tarih Oyunu 3.0 - Hitit Güneşi</image:title>
            <image:caption>Ufuk’un başı bu kez bir hacker’la derttedir. Kim olduğunu bilmediği biri, oyuna virüs gönderip tüm Hitit Güneşlerini Ra’nın Gözü’yle değiştirmektedir. Sınıf arkadaşları Ufuk’la dalga geçerken Gökçe, oyunu kurtarmak için elinden geleni yapmaktadır. Bu teknolojik savaşın kazananı kim olacaktır, Ufuk mu yoksa Dünyanın Lordu Aten mi? 

Gizemli Tarih Oyunu serisinin üçüncü ve son kitabı Hitit Güneşi, Ankara Anadolu Medeniyetler Müzesi’nden başlayıp kıtalar arası bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94799</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/856c06e7-2f00-4fbe-83d3-610f43ed133f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kullanımlı İspanyolca Türkçe Okul Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>spanyolca dünyada en çok konuşulan diller sıralamasında İngilizce ve Çinceden sonra üçüncü sırada geliyor. İspanya dışında 20 ülkenin resmî dili olarak dünyada yaklaşık 500 milyon insanın konuştuğu İspanyolcayı ayrıca ABD’de 48 milyon insan da konuşuyor. Bu zengin dilin son yıllarda ülkemizde orta öğretim okullarında seçmeli ders olarak okutulmaya başlanması, öğrencilere yönelik yepyeni bir sözlüğün hazırlanmasını gerekli kıldı. Sözlüğün giriş kısmında bazı temel dilbilgisi konularına yer verildi: İspanyol alfabesi ve harflerin Türkçe okunuşları, doğru telâffuzun koşulu olan vurgu, çift sesliler, hece bölünmesi, kurallı ve kuralsız fiillerin listeleri burada yer almakta. Sözlük bölümü, gündelik konuşmada en çok kullanılan yaklaşık 10.000 İspanyolca kelimeyi içermekte ve cümlenin en önemli ögesini oluşturan fiiller örnek cümlelerle pekiştirilmiş bulunmakta. En sondaysa çeşitli sayı listelerine, günün saatlerinin kullanımına, tarihlere, günlere ve aylara yer verildi. Dünya edebiyatına çok büyük katkıda bulunmuş bu zengin dili öğrenmek, öğrencilerimizin ufkunu genişletecek bir ayrıcalık. Kullanım cümleleriyle türünün ilk örneği olan bu sözlüğün gençlerimize yardımcı olacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a561157-e0e6-4a9c-b047-06b4ba246bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Koruyucuları: Kirpi Olayı</image:title>
            <image:caption>Hayvan Koruyucuları: Kirpi Olayı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94801</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144e0631-838f-4436-ab98-70c9ca5cc42b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Koruyucuları: Köpek Olayı</image:title>
            <image:caption>Köpek Olayı - Hayvan Koruyucuları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37add3d7-61e0-49c6-b3cb-bf68156b87f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold&apos;ın Sirki</image:title>
            <image:caption>Harold ve Mor Tebeşir’in yaratıcısı Crockett Johnson’dan yepyeni bir Harold macerası daha!
Harold bir gece kendini bir sirkte bulur. Mor tebeşiriyle ipte yürüyüşe çıkan Harold, bütün cambazlardan da yüksektedir. Aslanlar, filler ve palyaçolarla dolu bu sirkte Harold’ı heyecanlı bir macera beklemektedir.
Hayal gücü kuvvetli her çocuğun kitaplığında bulunması gereken bir kitap.
“Harold formunun zirvesinde!”
New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7178f53-5e91-4d23-b3ac-766504cda448.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzursuzluk</image:title>
            <image:caption>“Ustaca işlenmiş sürükleyici bir hikâye. Okurlara bir armağan.” Rafia Zakaria “Derin kesen ince bir hançer bu kitap.” Keija Parssinen Edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’den güçlü bir aşk ve inanç hikâyesi. Ünlü edebiyatçı bu kez kalemini sınırboylarında gezdiriyor. Ortadoğu’daki savaşın ve IŞİD zulmünün en çok etkilediği insanların, Ezidi kadınların ve çocukların yaşadıklarını cesurca aktarıyor. İstanbul’da gazetecilik yapan İbrahim, bir sabah, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümünü haber masasında buluyor. İşte bu ölüm, İbrahim’i neredeyse tüm bağlarını kopardığı köklerine, Mardin’e doğru bir yolculuğa çıkarıyor ve Meleknaz’la tanışmasını sağlıyor. İbrahim, ölmüş arkadaşının sevdasını devralır gibi Meleknaz’a âşık oluyor ve giderek Hüseyinleşiyor. Huzursuzluk, bir yandan Ortadoğu’nun en insafsız hallerini, savaşı, yokluğu, mülteci kamplarını ve kadın düşmanlığını gözler önüne seriyor; diğer yandan Mezopotamya topraklarının geçmişine ve bugününe empatik, sorgulayıcı bir bakış sunuyor. İnsan doğası üzerine destansı bir anlatı sunan Livaneli, asırlardır bu coğrafyada yaşayan halklara, tarihlere, inançlara ve hikâyelere ses veriyor. Türkiye’de yayımlandığı günden itibaren büyük yankı uyandıran, çevirileriyle dünya çapında okurlarla buluşan Huzursuzluk, son olarak İngilizceye çevrilerek yayınlandığı ABD’de büyük övgüler aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7915db-1ea1-4c00-b7db-4b4b984f6d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold&apos;ın Odasına Bir Resim</image:title>
            <image:caption>Odasının duvarına asmak için bir resim isteyen Harold, mor tebeşirini alır ve yepyeni bir dünya yaratmaya koyulur. Fakat Harold birden çok küçüldüğünü fark eder; artık bir papatyanın yarısı kadar küçüktür! Şimdi yalnızca çok zeki bir ressam eve dönüş yolunu bulabilir.
“Harold bir başyapıt!”
Maurice Sendak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df474669-298d-4da1-a42e-f8f2c778e3d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold Kuzey Kutbu&apos;nda</image:title>
            <image:caption>Harold’ın bir Noel ağacına, Noel Baba’nın da Harold’ın yardımına ihtiyacı vardır. Noel Baba’yı ve kocaman oyuncak çuvalını bütün gece taşıyacak neşeli ren geyiklerini çizmek Harold’a düşer. 
Harold Kuzey Kutbu’nda, eğlenceli ve yaratıcı dokunuşlarıyla unutulmaz bir kış macerası!
“Harold bir başyapıt!”
Maurice Sendak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67539f81-12cb-45e1-935d-6641766447f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Serenad</image:title>
            <image:caption>“Ömür boyu süren bir aşk üzerine harika bir kitap.” 
Frankfurter Allgemeiner Zeitung 

“Klasikler gibi okunan bir senfoni.” 
Neue Zurcher Zeitung

 “Serenad, Türk edebiyatında kalıcılaşacağı gibi, dünya edebiyatında da önemli bir yapıt olarak yerini alacaktır.” 
Prof. Dr. Onur Bilge Kula

 “Yılın Favori Kitabı” 
Boston Globe Okurları - 

“Yılın En İyi Kitabı” PopMatters 

II. Dünya Savaşı sırasında batırılan bir mülteci gemisinin hikâyesine dayanan bu etkileyici romanda, Almanya doğumlu yaşlı bir profesör, sevgili karısını en son gördüğü yeri ziyaret etmek için Amerika’dan İstanbul’a gelir. Maya Duran, İstanbul Üniversitesi’ndeki zorlu işi ile genç bir oğul yetiştirmenin zorluklarını dengelemeye çalışan bekar bir annedir. Maya, üniversitenin daveti üzerine gelen Prof. Maximilian Wagner’i ağırlamakla görevlendirilir. Başta, etrafında gelişen olaylara ve Profesör’e karşı kayıtsız görünse de altmış yıllık bu esrarengiz hikâye sayesinde kendi kökleriyle ilgili üstü kapatılan pek çok karanlık gerçeği yavaş yavaş öğrenir. 

Yaklaşık 800 Yahudi mültecinin kendilerini Filistin’e taşıyan geminin Türkiye kıyılarında torpidolanması sonucu hayatını kaybettiği 1942 Struma felaketinden esinlenen Serenad, hem dokunaklı bir aşk hikâyesi hem de krizdeki insan ilişkilerinin gücünün unutulmaz bir anlatısı. 

Pek çok dile çevrilen, özellikle İngilizce edisyonuyla dünyanın dört bir yanında okurlarıyla buluşan Serenad, müzik, edebiyat ve yakın tarihin iç içe geçtiği bir Livaneli romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/137713cd-7233-4992-8c4f-711f45975143.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Partili Hayata Geçiş Sürecinde Türkiye&apos;de Müzik Algısı ve Müzik Dergileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      CUMHURİYETİN KURULUŞUNDAN II. DÜNYA SAVAŞININ SONUNA KÜLTÜR VE MÜZİK POLİTİKALARI VE MÜZİK ALGISI (1923-1946) 
1.1.   Cumhuriyetin Yapılanma Sürecinde Türkiye‟de Müzik Algısı (1923-1938) 
1.2.   II. Dünya SavaĢı Yıllarında Türkiye‟de Müzik Politikaları ve Müzik Algısı (1938-1945) 
2.      ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE’DE MÜZİK POLİTİKALARI VE MÜZİK ALGISI 
2.1.   Çok Partili Hayata GeçiĢ Sürecindeki Hükümet Programlarında Kültür ve Müzik Politikaları (1946-1950) 
2.2.   İktidar ve Muhalefet İlişkisi Kapsamında Müzik Algısı 
2.3.   Çok Partili Hayata Geçiş Sürecinde Müzik Politikaları ve Toplum İlişkisi 
3.      ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE’DE MÜZİK DERGİLERİ (1946-1950) 
3.1.   Musiki Mecmuası (1948-1951) 
3.2.   Musiki Ansiklopedisi (1947-1948) 
3.3.   Filarmoni Dergisi (1948-1951) 
3.4.   Türk Musikisi Dergisi (1947-1950) 
3.5.   Müzik Görüşleri (1949-1950) 
3.6.   Bizim Yıldızlar (1950)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23686853-c351-4ba4-8b14-58685eac64ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Baraj Gölü Çevresi Set (2 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Baraj Gölü Çevresi Dokuma Sanatları
Pulur - Etnografya Ve Folklor Araştırmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f04b54b3-6753-44ac-9e47-183ebd2a3347.jpg</image:loc>
            <image:title>Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Projesi Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik ve Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi Seti (3 Kitap)
(1999, 2000, 2001)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac227595-2cb8-45c4-b419-bcf6c9f13244.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşağı Fırat &amp; Ilısu ve Karkamış Projesi Set (2 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Aşağı Fırat &amp; Ilısu ve Karkamış Projesi Set (2 Kitap)

- Aşağı Fırat Projesi 1978-1979 Çalışmaları
-Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi 1998 Yılı Çalışmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94811</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38b8218b-7b49-4984-bfde-cfe8c026f96f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititlerde Ritüel ve Büyü</image:title>
            <image:caption>Ritüeller, gündelik yaşamın sıradanlığı içinde kutsalın dünyasına açılan, onunla iletişim kurmayı sağlayan anlam kapılarıdır. Her ritüel kendi diliyle konuşur ve sembollerle vücut bulan bu dil, onu üreten topluma özgüdür. Bu yüzden, bir toplumun ritüellerini incelemek, aynı zamanda o toplumun kozmolojisine adım atmak demektir. Ritüeller katılımcılarını, inancın eyleme dökülerek somutlaştığı ve her şeyin yüksek bir anlamla yüklü olduğu kutsal bir zamana ve mekâna götürür. Yaklaşık 3600 yıl önce Anadolu topraklarında yaşamış olan Hititler için de ritüeller, sevinç ve felaketlerle yaşanan hayatı anlamlandırmanın ve tüm bunlara çareler bulmanın yolu sayılmıştır. Gündelik yaşama dair pek çok malzemenin büyüyle harmanlanarak kullanıldığı bu uygulamalar, Hitit toplumunu anlamada adeta bir veri deposudur. Sevgül Çilingir Cesur’un yeni bulgular ışığında güncel literatürü boydan boya tarayarak katettiği bu titiz çalışma, ritüelin toplumsal yaşamdaki anlamını sorgulayan teorilerden yola çıkarak Anadolu’nun 3600 yıl öncesine uzanıyor. Hititlerde Ritüel ve Büyü, okurlarını, Hitit inanç ve yaşam dünyasını semboller, büyüler ve ritüeller üzerinden yorumlayarak anlamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94812</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8156a8a-6f52-4b82-a85b-a9412f93a10f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Terliyordu Saatler</image:title>
            <image:caption>Fikir satanların,zikir satanların kazandığı 
Bir toplumda, fikirlerimi toprağa gömüyorum. 
 
                                                                  (T.K )</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69be09ec-9686-415b-8c4c-d3f46c87c28d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Günlüğümü Okuma</image:title>
            <image:caption>Zekâsı ve çalışkanlığı sayesinde kendi kaderini yazdığına inanan genç bir adam, Bora. Bora’nın kariyerine destek ve kusursuz bir eş olmayı kendine iş edinmiş bir genç kadın, Eda. Hayatın kontrolünün ellerinde olmadığını gösteren bir felaket. Sorduğu sorularla şüphelinin sadece verdiği bilgileri değil, tüm kişiliğini sorgulayan tecrübeli bir başkomiser. 
Eda, bilge kayınbiraderi, despot kayınvalidesi, yetersiz psikiyatrı, sessiz annesi, patavatsız arkadaşları, umutsuzca dost olmaya çalıştığı komşuları ve zayıflığından faydalanmak isteyen beklenmedik düşmanlar arasında geçen birkaç ay boyunca yaşadıklarını günlüğüne kaydetti. Bora’nın hayatını tekrar düzene sokacak cevaplar Eda’nın gizemli bir şekilde kaybolan günlüğünde gizli. 
Ayça Warner’dan heyecan dolu bir polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58e704db-b2d3-4844-87d0-b4b3fb9fcaf7.jpg</image:loc>
            <image:title>İnancınız Servetinizdir</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı: 
“Dünya bildiğim her şeyi büyüten aynadır.” 
Sadece ‘ayna’ olduğunu unutup onu değiştirmeye çalışmayın. İnsanın dünyayı zorla değiştirme girişimi, yüzünü değiştirebileceği umuduyla bir aynayı kırması gibi sonuç vermeyen bir girişimdir. Aynayı bırakın ve kendinize olan anlayışınızı değiştirin. O zaman yansıma tatmin edici olacaktır. 
Neville’in ismi, ondan fazla kitabında ve verdiği binlerce derste radikal bir ilkede yayıldı: İnsanın hayal gücü Tanrı’dır. Öyle ki deneyimlediğiniz her şey gücünü, düşüncelerinizden ve duygu durumlarınızdan alır. İnanmanın temel mesele olduğunu ve hiç kimseye ya da hiçbir koşula bağlı olmadığını; tamamen içinizden geldiğini en yalın dille aktaran İnancınız Servetinizdir’i çok seveceksiniz. PEN ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2895626-dd53-458c-960e-f56bf9a846fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavgalı Yıllar</image:title>
            <image:caption>KAVGALI YILLAR 
İki Darbe Arası Türkiye’de Milliyetçilik, Anti-Komünizm ve 1968 Olayları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b58b6f-4abc-49af-a7e0-ebce0d054a6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Neredeyse, Tanrı Oradadır</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’dan iyilik yapmanın erdemini vurgulayan üç öykü... “Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır”, “Üç Soru” ve “Bir Vaftiz Oğlunun Öyküsü”, dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Lev N. Tolstoy’un üç öyküsüdür. Bu öykülerde yazar, insanların dünyada yapması gereken en önemli şeyin iyilik olduğunu anlatır. “Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır”da öykünün kahramanı olan Martin Avdeyiç, dürüst ve işinde iyice ustalaşmış bir ayakkabı tamircisidir. Hayatta kalmış olan tek oğlu ölünce derin bir ümitsizliğe ve bunalıma kapılır, Tanrı’ya isyan eder. Bir gün ziyaretine gelen, doğduğu köyden yaşlı bir adam ona hayata yeniden sarılmasının yolunu gösterir. “Üç Soru” adlı öyküde, bir Kral’ın yanıtını bulmak istediği üç sorusu vardır: Bir işe başlamanın doğru zamanı nedir? Kulak vermesi gereken en doğru kişiler kimlerdir? Yapılması gereken en önemli iş hangisidir? “Bir Vaftiz Oğlunun Öyküsü”nde ise kötülüğün kötülükle cezalandırılarak değil, ancak iyilikle yok edilebileceği; insanın görevinin yanlış yapanlara doğruyu göstermek olduğu anlatılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebf1646e-81da-48f9-8f50-d2cc0906ae6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Poraymos</image:title>
            <image:caption>Üç farklı etnik köken, tek ülke, aynı acılar… Kalben ve ruhen mimarlığa bağlı Sefarad Yahudisi Oscar Baranon, Kemancı Çingene Ragib Şehovic ve Sırp Sava Dragosavljevic’in 1942’de Auschwitz toplama kampında birleşen hayatları… 
Poraymos, nasyonal sosyalizmin kendinden olmayanı dışladığı, işkencelerde öldürdüğü insanların hayatlarını anlatan bir roman. Üç Bosnalı, yaşadıkları yerler ve tanıdıkları ortak kişiler aracılığıyla kampta bir araya gelirler. Bu kampta iki seçenekleri vardır: Ya becerikli olacaklar ya da kül olup yok olacaklar. Her anları dayakla, kurşuna dizilmelerle, “kanlı şölen”lerle geçilen günlerden Ragib, sağ çıkamaz, yok olup gider; diğerlerinin ise normal bir insan gibi kaldığını söyleyebilmek pek mümkün değildir. Bu kitapta, her şeye rağmen umudun, bir nevi ılımlı bir inanç gibi hayatta tuttuğu insanların başından geçen acılara tanık olacaksınız. 
Oscar, “İşkencecilerin asıl amacı nedir?” sorusunun cevabını kendi kendine yanıtlamaya çalışıyordu. Herhalde, onlara göre, işkence güya ait olmadığı insan vücudu içinde gizlenmiş aşağılık canavarın kayıtsız şartsız öldürülmesi amacıyla yapılmaktaydı. Yok edilişten önce bir köpekten daha çok aşağılanmalıymış, üzerine buruşmuş bir deriyi giymiş çıplak, kolay yanan ve arkasından fazla kül bırakmayan bir iskelete indirgenmeliymiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828112f0-4b47-4303-b89b-9c4760e96c0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünyanın Cesur İnsanı</image:title>
            <image:caption>Merhaba Yeni Dünyanın Cesur İnsanı! 
 
Bu kitap senin için yazıldı. Burada tüm deneyimim, bilgim ve samimiyetimle, sana insan olarak hep unuttuğumuz ama her zamankinden daha çok hatırlamamız gereken temel konulardan bahsedeceğim. 
 
Artık yeni bir dünya, yeni dertler ve yeni imkânlar var. Bu yeni dünyada nasıl var olacağımızı yine bizler belirleyeceğiz. Yepyeni dertlerin çözümleri, yepyeni ve cesur bakış açıları istiyor. Bunun için ezberleri ve alışkanlıkları bir kenara bırakıp, her şeyi yeniden sorgulayıp, yeni farkındalıklar geliştirecek cesur insanlar gerek. İşte sen, Yeni Dünyanın Cesur İnsanı; kendini ve bizi “bu dertlerden” nasıl kurtaracaksın, bunun peşindeyim. 
 
Bu kitap, hayatında yeni ve kritik kararlar vereceğin zamanlarda sana destek olmak, unutmuş olabileceklerini hatırlatmak amacıyla kaleme alındı. Umarım katkısı olur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804eaeb8-a2df-4f5f-806e-0c6289cb3ba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelmek ve Gitmek</image:title>
            <image:caption>Görünüşe Bakılırsa &apos;&apos;gelmek ve gitmek&apos;&apos; çok kolay.Biz insanlar için kilometrelerce (uzak yada yakın)yolculuk yapmak çok daha kolay.Bacaklarımız ve ayaklarımız var amabiz bundan daha fazlasına sahibiz: arabalar, gemiler, uçaklar, bisikletler, motorsikletler, ve kamyonlar.Hepsi gelir  ve gider, varır ve ayrılır.Fakat, kendimizi ve dünyadaki şeyleri biryerdenbir yere götürmenin bazı sonuçları da var.Bu gezegende hareket eden Kutup sumrularının, Afrikaantiloplarının ve kelebeklerin nu durumdan pek memnun olduklarını düşünmüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ffef79e-d1ee-4425-901f-604686e58780.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Rönesans</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şey hayatımızı dijital devrimden daha fazla değiştirmedi. Ve artık yeni bir çağın tam da içindeyiz: Genç Rönesans Çağı! Yaratma özgürlüğünün zannedilenden daha kısıtlı bir bakış açısıyla ilerlediği bu yeni çağda, değişen argümanlarla beraber genç dijital yaratıcıların hayatta kalması nasıl mümkün olacak? 
Coca-Cola, L’oreal, Mastercard, Starbucks gibi global markaların reklam ve dijital pazarlama kampanyalarını yöneten; Mubi ve Les Benjamins gibi markaların global direktörlüğünü üstlenen; Türkiye’nin ilk punk filmi Arada’nın yönetmeni Mu Tunç, büyük bir samimiyet ve cesaretle deneyimlerini okurla paylaşıyor. 
Dijital film yaratıcıları, Youtuber’lar, Tik Tok fenomenleri… Instagram ve Twitter’da çevrimiçi kimliğimizin küratörlüğünü yapmak, hem gizliliğimize, hem güvenliğimize, hem de dijital her türlü eserimizin telifine karşı gelişebilecek tehditlere hazırlıklı olmak. Beklenmedik bir şekilde ve hızla oluşan, sınırları sürekli değişen dijital kast sisteminde yerimizi almak ve korumak. 
Bu baş döndürücü dijital Rönesans Çağı’na sıkı şekilde hazırlanmak isteyen yaratıcılar için kafa açıcı bir yol gösterici: 
GENÇ RÖNESANS dijital yaratıcıların hayatta kalma rehberi. 
 
OYUNU KAZANMANIZ ENGELLENİYORSA, ONLARIN KURALLARINI DEĞİŞTİRİN! 
Metro duraklarında panolar, sokak afişleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c74e962-cd8b-430e-abbb-8ad2e50a1c98.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanların Dünyası</image:title>
            <image:caption>“Sadece mal mülk için çalışarak, kendi hapishanelerimizi inşa ediyoruz.” 
Başka dünyaların mümkün olduğu inancını hayli derinden hisseden bir yazar ve pilottur Saint-Exupéry... Yazarın dünya çapında çok satan kült eseri Küçük Prens’in minik kahramanı, bilinmeyene duyduğu merakla başka gezegenlerin keşfine nasıl cesaret ettiyse bu kez İNSANLARIN DÜNYASI’nda aynı şeyi kendisi yapıyor Saint-Exupéry... 
Farklı şehirler, farklı insanlar, farklı kültürler, hayatlar, hikayeler ve ihtimaller üzerine gerçekleştirilen bir yolculuğun derinlikli sorgulamasıdır da bu kitap aynı zamanda. Yazarın en felsefi eseri olduğunu söylemek de mümkün. 
 
Bilinmezliğin korkusunu aşmak, bilinirliğin güveninden kaçmak isteyenler için eşsiz bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc17854e-d8f3-428c-9672-62ec6297173e.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmeyeni Görebilmek</image:title>
            <image:caption>Bazen Başarırsın, Bazen Öğrenirsin 
Arkeolog Klaus Schmidt bir kireçtaşında henüz keşfedilmemiş olan tarihin sıfır noktası Göbeklitepe’yi gördü. Steve Jobs işletim sisteminin 10 saniye daha hızlı yüklenmesinin devasa etkisini gösterdi. Einstein zamanın göreceli aktığını fark etti. Atatürk, savaştan yeni çıkmış yorgun ve fakir bir halkın medeniyete kavuşabileceğine inandı. Eratosthenes 2200 yıl önce sadece bir sopa kullanarak Dünya’nın çevresinin ne kadar olduğunu hesapladı. Yetenek avcısı Scooter Braun bir Youtube videosunda izlediği 14 yaşındaki gençte dünya yıldızı Justin Bieber’ı keşfetti. 
Görünmeyeni görmek mümkündür. 
Herkesin göremediğini görmek bir potansiyel meselesidir. Ne var ki potansiyeli ortaya çıkarmayı bilmek gerekir. Bu sanıldığı kadar kolay değil. “Kendine inan, yapabilirsin, başarabilirsin” demekle olmuyor. Sadece motivasyonla zafer kazanılmaz. Sahaya da çıkmak lazımdır. Ancak sahada çaresiz hissetmemek için bilinmesi ve öğrenilmesi gereken şeyler var. 
İşte bu kitap tam da bu meseleyi aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22ebed6f-38e6-4ce8-abf9-5bb825bcd217.jpg</image:loc>
            <image:title>Afetlerde Risk Yönetim Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>1.      Afet Risk Yönetimi: Kuraklık Tehlikesi 
2.      Afetlerde Risk Değerlendirilmesi ve Analizi 
3.      Afet Risk Yönetimi Açısından Afet Alt Kültürü Kavramının İncelenmesi 
4.      Afetler ve Liderlik 
5.      Afet KuruluĢlarının Sosyal Medya Kullanımının Afet Farkındalığı Üzerindeki Etkisine Yönelik Uygulama 
6.      Afet Dirençliliği Kapsamında Üniversiteler 
7.      Afet Risk Yönetimi Çerçevesinde Hastane Afet Planları 
8.      Hastanelerin Afete Hazırlık Açısından Değerlendirilmesi (GümüĢhane Devlet Hastanesi Örneği) 
9.      Afet ve Acil Durumlarda HemĢirelerin Ġlk Yardım Bilgi Düzeyleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615eee3e-a8ee-424a-866f-ad615792a43d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Çalışmak Kötü Mü?</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ 
1.1.   PROBLEMİN TANIMLANMASI VE ARAŞTIRMA SORULARI 
1.2.   ARAŞTIRMANIN AMACI VE HEDEFİ 
1.3.   KAVRAMSAL MODEL 
1.4.   ARAŞTIRMA HİPOTEZLERİ 
1.5.   ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ 
1.6.   ARAŞTIRMA PLANI 
2.      İKİNCİ BÖLÜM KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
2.1.   ETİK DEĞERLER 
2.2.   . İŞKOLİKLİK 
2.3.   PSİKOLOJİK SÖZLEŞME İHLALİ 
3.      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ARAŞTIRMA 
3.1.   ARAŞTIRMA YÖNTEMİ 
3.2.   VERİ TOPLAMA YÖNTEMİ 
3.3.   VERİ TOPLAMA ARACI 
3.4.   ARAŞTIRMANIN UYGULANMASI 
3.5.   ANA KÜTLE VE ÖRNEKLEM 
3.6.   TEST İSTATİSTİKLERİNİN BELİRLENMESİ 
3.7.   VERİLERİN DAĞILIMI VE NORMALLİK TESTİ 
4.      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ANALİZ VE BULGULAR 
4.1.   KATILIMCILARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE İLİŞKİN İSTATİSTİKİ BULGULAR 
4.2.   AKADEMİK ETİK DEĞERLER ÖLÇEĞİNE İLİŞKİN BULGULAR 
4.3.   İŞKOLİKLİK ÖLÇEĞİNE İLİŞKİN BULGULAR 
4.4.   PSİKOLOJİK SÖZLEŞME İHLALİ ÖLÇEĞİNE İLİŞKİN BULGULAR 
4.5.   DEĞİŞKENLER ARASI İLİŞKİLERE İLİŞKİN BULGULAR 
4.6.   YAPISAL EŞİTLİK MODELİNE İLİŞKİN BULGULAR 
5.      BEŞİNCİ BÖLÜM SONUÇ, DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER 
5.1.   SONUÇ 
5.2.   BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 
5.3.   ARAŞTIRMANIN SINIRLILIKLARI 
5.4.   ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f279c22-b191-4333-ad5f-f9c5f9aee4b3.jpg</image:loc>
            <image:title>En Önemlisi…</image:title>
            <image:caption>En Önemlisi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94c3abdf-5ac2-49d9-8626-5b511e8c9864.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Sizin İçinizde</image:title>
            <image:caption>Bazı insanlar haklı çıkmayı mutlu olmaya tercih ederler. Hayat, her insana bir ömür armağan eder. Bu armağanı nasıl kullanacağınız tamamen size bağlı.
Biz doğanın bir parçasıyız. Moraliniz bozulduğunda bir çam kozalağını elinize alın, gözlerinizi kapatın ve size ne hissettirdiğini düşünün. İçinizdeki bilge size doğruyu söyleyecektir.
Size dayatılan güzellik standartlarını, kabul gören başarı anlayışını, özendirilen hayat tarzını yıkın! Kendinize özgün tanımlar geliştirin. &quot;Bana göre.&quot; diye başlayın ve kendi dilediğiniz gibi yaşayın.
Tek tipçi dayatmaların hepsini reddedin ve kendinizle savaşı bırakın çünkü aradığınız mutluluk zaten sizin içinizde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ef2c96-37d7-4506-a7c6-137fb380f1df.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Psikiyatristin Sinema Defteri</image:title>
            <image:caption>Filmlerin başlama anının, uykuya geçme anıyla eş olduğu söylenir. Işıklar kapandığında, karanlığın içinden bilmediğimiz bir dünyaya geçerek, kayboluruz. Görünmeyeni gösteren bu büyülü yolculuğun adı “film seyretmektir.”
Film boyunca yaşanan süreç aynı zamanda terapötik bir süreçtir. Çünkü filmler ruhsallığımızın en derinine inerek, onu değiştirme gücüne sahiptirler. İnsanın içinde duran ama fark etmediği şeyleri ortaya çıkartarak, “onunla yüzleştirirler.”
Bu yüzden her film seyircisi, seyrettiği her filmle sadece kendisine ait ve bir daha tekrarlanamaz, her seferinde yeniden tasarlanan özel bir ilişki kurar.  
Aslı Aktümen de iyi bir sinema izleyicisi. Üstelik bir hekim ve psikiyatrist. Bu kez kendisi uzanmış divana. Kapatıp gözlerini yavaşça, geçmişle gelecek arasında, hayalle gerçek arasında ve  ışıkla karanlık arasında gidip geliyor. Bize seyrettiği filmlerden söz ediyor.
Aktümen’in yazıları içimizdeki sinema hevesini ateşlemek ve yeni ilham kapılarını açmak için birebir.
Ercan Kesal

Uzun yıllar boyunca psikiyatri ve sanat alanında yapmış olduğu çalışmalarla adından söz ettiren Uzm. Dr. Aslı Aktümen’in kaleminden, insan ruhsallığında farklı izler bırakan on beş film ve dizinin psikolojik çözümlenmesi bu kitapta. The Truman Show&apos;dan Black Mirror’a, Masumiyet’ten Yozgat Blues’a, Umut Işığım&apos;dan Game of Thrones&apos;a kadar birçok yapımın psikolojik analizlerini merak ve ilgiyle okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0c484c5-d3a5-4b0f-a3ed-5c84685fcd47.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Şifa</image:title>
            <image:caption>Aklımızdan geçen her şey bizim oluşturduğumuz eserlerdir, ne hissediyorsak, hissettiğimiz şey bizim isteğimize bağlı olarak gerçekleşir. Şunu unutmayalım ki attığımız her adımın, söylediğimiz her sözün, nasıl yaşadığımızın, nasıl davrandığımızın senaryosunu yazan, yöneten ve baş rolünü oynayan kişi bizleriz.
Aklımıza gelen şeyler nasıl başımıza geliyor?
Korktuğumuz şeyler bizi nasıl buluyor?
Peki, biz bunları yönlendirebilir miyiz?
Biz istediğimiz bir şeyi kendimize çekip istemediğimiz şeylerden uzak kalabilir miyiz?
Bu soruların cevabını kuantum ile bulabiliriz.
Kuantum; düşünme, fiziğin kişisel gelişime katkı sunduğu bir alandır.
Albert Einstein “Evrende her şey enerjidir ve yalnızca bundan ibarettir. Sen sahip olmak istediğin gerçekliğin frekansına uyumlandığında, o gerçeklik sana ait olur ve yapacak bir şey yoktur.” demiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7e27f93-93ff-4c10-a1fc-d8d33a5f1177.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı günden bu yana milyonlarca eğitimcinin ve gencin baş ucu kitabı olan İrade Terbiyesi, adım adım tembellikle nasıl mücadele edileceğini anlatıyor. Kitabın yazarı Jules Payot, özellikle gençlere seslenirken gelişmemizi engelleyen tembel arkadaşlardan, dikkatimizi dağıtan olaylardan ve bizi yavaşlatan alışkanlıklardan nasıl kurtulabileceğimize dair öneriler sunuyor.

Edebiyatımızın usta kalemlerinden Cemil Meriç’in “Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim.” diyerek önemine vurgu yaptığı İrade Terbiyesi, kişisel gelişim yolculuğuna çıkan herkese iyi yol arkadaşı olmayı vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72fb5e12-67a4-49f8-85bb-6665f8c8e901.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Dosyalar</image:title>
            <image:caption>Dünya gün geçtikçe güvenilmez bir hâl almaktadır. Peki gerçekten ne kadar güvenilmez olduğunun farkında mıyız?
Yakın çevremizdeki insanların ihaneti ile canımızdan olma ihtimalimiz ne kadardır?
En yakın dostlarımız bizi kelimenin tam anlamıyla sırtımızdan bıçaklayabilirler mi?
Ya da bir çocuğun adeta bir canavara dönüşmesi mümkün müdür?
Mucizeler gerçekten var mıdır?
Suç dosyaları araştırmacısı Sezgi Aksu tarafından derlenen yaşanmış hikâyeler ile insanoğlunun masum görünen yüzünün ne kadar aldatıcı olduğuna şahit olacak, kendinizi güvende hissettiğiniz birçok durumu sorgularken bulacaksınız. Sayfaları çevirdikçe kimi zaman korkacak, kimi zaman insanlığı sorgulayacak, kimi zaman ise mucize kurtuluş hikâyelerini soluksuz okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db3c5a33-62a1-4616-9120-cea223c0de17.jpg</image:loc>
            <image:title>Haremde İktidar Savaşları</image:title>
            <image:caption>Üç kıtada hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’nun idari sistemi, Sokullu Mehmet Paşa’nın vefatıyla birlikte sarsılmış ve devlet bir duraklama dönemine girmiştir. 17. Yüzyılın ilk yarısında çocuk yaşta dört padişahın tahta çıkması, diğer padişahların da ehliyetsiz olmaları haremin iktidarı etkilemesini kolaylaştırmıştır.
Bu dönemde padişahların saltanatlarını, savaş meydanlarındaki kahramanlıkları değil annelerinin haremden yürüttüğü siyasi entrikaları belirlemektedir. Neredeyse yüz yıla süren haremdeki iktidar savaşları, Osmanlı’nın çöküş döneminin nasıl başladığına dair önemli bir bakış açısı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35c7430-a19d-4afe-a331-9ad1f6d25564.jpg</image:loc>
            <image:title>Çakabey</image:title>
            <image:caption>Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir’in kapısında. Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti, onların savunma hattını zayıflatması, atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı. Düşündüğü gibi de olmuş, okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı.

Güneş iyice yükselmiş, Çaka Bey ve yiğitleri İzmir’in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti, daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı. Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti.

Çaka Bey, teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu, esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu. Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu.

Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu, yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu. Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir’in girişine doğru, her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı. Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık. Kan dökmeye, can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey’e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü.

Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü. Çaka Bey hayaline kavuşmuştu, atından atayarak indi, İzmir’in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre. Her şey sanki rüya gibiydi, nefesinin kesildiğini hissediyor, sık sık ama güçlükle nefes alıyordu. Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692a8f4b-7bd8-47e9-b044-2bf8b81caa9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros Hayrettin Paşa</image:title>
            <image:caption>Malazgirt zaferi sonrasında Anadolu’nun kapılarını açan Türkler, XI. yüzyılda Antalya ve Sinop’un ele geçirilmesi ile denizle tanışmışlardır. Önceleri askeri denizcilik öne çıksa da zamanla ticari denizcilikte gelişmiştir.
Ege kıyısında yaptığı fetihlerle Türk denizcilik tarihinin mihenk taşı kabul edilen, ilk Türk amirali Çaka Bey’in açtığı yolda yürüyen Türk denizciliği XV. ve XVI. Yüzyılda altın yıllarını yaşamıştır.
Bu kitap, Türk denizcilik tarihini kapsamlı bir şekilde anlamanızı sağlarken Preveze Deniz Savaşı’nın fatihi Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın hayatını yakından inceleme sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b82b2ce-f281-42ab-9791-b2bbec7d8e38.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Diğer Mustafa</image:title>
            <image:caption>Bir Diğer Mustafa, günümüzde gün geçtikçe yitirmeye başladığımız ilişkilerden olan, dede-torun ilişkisini merkeze alan bir roman… Dedesini çok seven ve onu mutlu etmek için çeşitli girişimlerde bulunan kahramanımızın tek amacı, dedesinin yaşamının gölgede kalan taraflarını öğrenmektir. Bunun için dedesine Anıtkabir’de askerlik yaparken komutanı tarafından hediye edilen bir tahta bavulu gizlice inceler. Tahta bavulda dedesine ait bir defterle karşılaşır. Defterde, iç öykünün başkahramanı olan Mustafa dede askerlik döneminden itibaren yaşadığı birtakım hatıraları bulunmaktadır. Çerçeve öykünün kahramanı olan torun söz konusu defteri bulup da okumaya başladığında olaylar gelişir. Katmanlar şeklinde kurulan iç öykünün olay örgüsü, Mustafa dedenin göçebelik yaşamından yerleşik yaşama geçiş sürecini, aile ilişkilerini, evlilik yaşamını, muhtarlığa aday olup seçilmesini anlatır. Hikâyenin sonunda ise büyük bir sürpriz yaşanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/802ab0b2-375d-4a97-bd3c-4129edd2759e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Mülkünün Tarihi Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Mülkü’nün Tarihi Coğrafyası, 1. Dünya Savaşı sırasında Celal Nuri [İleri] tarafından Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış bir yapıt. Batı’da 1700’lü yıllarda tarihi coğrafya ismiyle verilmeye başlayan öncü eserlerin bu topraklarda, Devlet-i ‘Aliyye’nin son demlerinde aks-i seda bulmuş bir ifadesi. Bu eseri, çağının diğer çalışmalarından farklı kılan özelliği ise imparatorluğun tarihi coğrafyasına odaklanıyor olması. Özellikle Rum kavramı ile Osmanlı mülkünün egemenlik sahasının sınırlarını çizen yazar, Küçük Asya ve Anadolu’dan ziyade Suriye, Filistin, Irak, Arabistan, Kafkasya ve Kırım’a yer veriyor. Batıcı bir Osmanlı aydınının Kurtuluş Savaşı’na giden süreçte mâzîden ders alınarak hâle ve âtîye hitap edercesine son Osmanlı mülkünün tapu belgesini deklare ettiği bir metin. Bir yandan ilgili dönemdeki Osmanlıların zihin dünyasındaki egemenlik sahasına açıklık getirirken diğer taraftan dönemin siyasi ve ekonomik hususlarını alışılagelmişin dışına çıkarak mekân mefhumu üzerinden ele alıyor. Yazar, okuru zaman ve mekânda kısa ama derinlikli bir seyahate çıkarıyor: Kimisi binlerce yıl öncesine dağlar, bayırlar ve hatta çöller aşıp Ortadoğu coğrafyasında kadim bir medeniyete misafir olurken, kimisi de Anadolu’dan Kırım’a yelken almış bir gemide buluyor kendini...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14004aed-01c9-4eaa-875a-b99ac6ae6808.jpg</image:loc>
            <image:title>Memlüklerde Toprak Yönetimi İkta</image:title>
            <image:caption>Askeri iktâ‘ nizamı, Orta Çağ Türk-İslâm devletlerinde ordu-devlet düzenini tahkim eden ana unsurlardan birisidir. Bu noktada Memlûk Türk Devleti, toprağa bağlı ordu-devlet anlayışı ile teşkil edilen askeri iktâ‘ nizamı, Eyyûbî mirası olarak bölge ve dönem şartları dikkate alınarak yeniden inşa edilmiştir. Makrîzî’nin; “Ne Fatımiler devrinde ne de öncesinde, günümüz Türk Devleti’nde olduğu gibi Mısır ülke toprakları askerler için iktâ‘lar olarak tahsis edilmedi,” sözleri Memlûk askeri iktâ‘ nizamının mâhiyetini özetlemektedir.
Bu nizamı uygulayan Memlûk Türk Devleti Haçlı seferlerini ve Moğol istilâlarını akim bırakmış, Mısır ve Suriye’de üç asra yakın (1250-1520) hâkimiyet kurmayı başarmıştır. Bu çalışma, bir çeşit toprak yönetim biçimi olan iktâ‘ya dair yapılan tartışmalara yer vererek, dünden bugüne tarihçilerin konuya yaklaşım tarzlarını ve tezlerini irdeliyor, gelinen bu noktada aynı sistemin aynı kültür ve medeniyet geleneğinde farklı bir anlayışla tatbikinden bahsedip sistemin devlet çarkında işleyişi ve toplum hayatına yansımaları üzerinde duruyor. Selçuklulardan mülhem, Eyyûbîlerden miras bu sistemin Osmanlılara ilham kaynağı olduğu bir gerçektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3215358-6eca-4ac5-85b3-37c0a6be907c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap İzzet Paşa (1852-1924)</image:title>
            <image:caption>Arap İzzet Paşa, II. Abdülhamid dönemi (1896-1908) mabeyn ikinci katipliği yapmış ve Yıldız Sarayı’nda resmi bir görev elde etmiştir. Arap İzzet Paşa II. Abdülhamid’in hizmetinde sadık bir danışman olarak görev yapmış gibi görünse de hakkında ortaya çıkan usulsüz atamalar, haksız servet edinimi ve rüşvet gibi daha birçok iddianın önüne geçilememiştir. 1908 II. Meşrutiyet’in yani Kanun-i Esasi’nin tekrar ilan edilmesiyle Abdülhamid’in emri ile yurtdışına firar etmiştir. Bu olay ile Arap İzzet Paşa’nın tüm mal varlığına haciz gelmiş, madalyaları ve rütbeleri geri alınmıştır. Londra, Mısır ve Avrupa’da seyahat ettiği sürece İttihat ve Terakki İdaresi tarafından yaşantısı ve hareketleri sürekli gözlem altında tutulmuştur. Hakkında birçok itham bulunmasına rağmen, Arap bağımsızlığına 1914 yılı sonrasında destek vermiştir. 

Arap İzzet Paşa’nın biyografisi niteliğinde olan bu eser bir imparatorluğunun son dönemlerinde meydana gelen olayları, çürümeyi ve çöküşü gözler önüne sermektedir. Bu çalışma Saray yaşantısına, Abdülhamid dönemi olaylarına, İslam dünyasına ve Arap topraklarına yönelik politikalara ışık tutmasının yanında bugünü anlamak isteyenlere de kılavuzluk edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d5fbb4-85b5-4873-919a-2791e7575172.jpg</image:loc>
            <image:title>Fetihname-i Nami Der-Hakk-ı Gürcistan</image:title>
            <image:caption>Gürcistan; kuzeyinde Kafkas dağları ve Rusya, güneyinde Türkiye ve Ermenistan, doğusunda Azerbaycan, batısında Karadeniz&apos;in bulunduğu bir ülkedir. Gürcistan toprakları önemli ulaşım ve ticaret yolları üzerinde yer alması sebebiyle tarih boyunca birçok devletin ilgi odağı olmuştur. Roma, Bizans, İran, Arap, Türk ve Rus devletleri burayı idareleri altına almak için mücadele etmiştir.

Osmanlı Devleti&apos;nin Gürcistan topraklarındaki hâkimiyet mücadelesini anlatan birçok eser yazılmıştır. Bu eserlerden birisi de Nâmî Hasan Ağa&apos;nın kaleme aldığı Fetihnâme-i Nâmî Der-Hakk-ı Gürcistân isimli eserdir. Nâmî Hasan Ağa 17. yüzyılın ikinci yarısında Kars&apos;ta yaşamıştır. Kars Valisi Seyyid Yusuf Paşa, 1663&apos;te Gürcistan seferine çıkmakla görevlendirilince Nâmî Hasan Ağa&apos;dan maiyetinde bulunup seferin tarihçesini yazmasını istemiştir. Nâmî Hasan Ağa sefer sırasında Dadyan melikine gönderilen elçilik heyetinde de bulunmuştur. Bu vazifeyi icra ederken Dadyan meliki ve adamlarının yönelttiği sorulara verdiği cevaplarla kendisini göstermiştir. Nâmî Hasan Ağa Fetihnâme-i Nâmî Der-Hakk-ı Gürcistân isimli eserinde Gürcistan seferine ilişkin önemli bilgiler vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a794233-58bd-4268-9733-2b29350ebd44.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ’dan Kesitler</image:title>
            <image:caption>Orta Çağ 8. yüzyıldan başlayan ve 14. yüzyıla değin devam eden uzun bir dönemi kapsamaktadır. Bu kadar uzun bir dönem de akla birçok soru getirmektedir. “Avrupa Orta Çağ’da mı doğmuştu?” ya da “sonraki gelişmeler veya yenilgiler Orta Çağ’ın sonu muydu?”, “Doğu dünyası bu dönemde Rönesans yaşadı mı?”

Bu kitap, farklı başlıklar altında bu uzun döneme farklı pencerelerden yaklaşmaktadır. İlk başta Orta Çağ’ın ilginç yüzlerinden ittifak evliliklerinin, ünlü örneklerinden olan Otto Hanedanı dönemindeki prestij evlilikleri sosyal hayata kapı aralamaktadır. Tarihin her döneminin önemli bir kurumu olan ordu ve askerlik kurumu ise Condottieri denilen profesyonel paralı askerler ile feodal yapıda yerini almıştır. Orta Çağ Fransa’sının Bilge Bir Kral’ı 5. Charles’ın faaliyetleri ayrı bir önem taşımaktadır. Yemen’de ilk Şiî kadın hükümdar olan Melike Erva’ya gelince Doğu’daki mistik dünyanın çok bilinmeyen ama önemli kadın hükümdarı olarak kendini göstermektedir. 13. yüzyıldaki Ticaret devrimini de düşünerek “İngiltere Krallığı, halkı ve tüm tüccarlarına selam olsun” diyor ve Orta Çağ’daki yolculuğumuza başlıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a65b89-5b9b-4c6f-a0cb-57b39277c1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Avare Düşünceler</image:title>
            <image:caption>E. M. Cioran iflah olmaz, soluk kesen üslubuyla bütün fanatizmleri, inançları, dinsel ya da politik imanları yine yerden yere vuruyor: Kimi sayfalar bazı kaçış yollarını imlese de, ilerleme bir kurmaca sürüsüne, tanrı hastalığa, umut ise &quot;uçurumun kenarında körebe oynamaya&quot; dönüşüyor.


Cioran felsefeyi şeylerin &quot;nafileliğinin algısı&quot; olarak ortaya koyarak edebiyat dahil her türlü yanılsamaya karşı giriştiği mücadeleyi ölüm, çöküş, nafilelik, ıstırap, öznel varoluş üzerine aforizmalarla sürdürürken ilk sayfalardaki kişisiz biz ifadesine ben ve sen&apos;i ekliyor ve kitabın iki temel kozunu açıkça ortaya seriyor: maddi, manevi ve tarihsel çürüme ile imkânsız kuşkucu ideal.


Paris&apos;teki dilsel &quot;ikinci doğuş&quot;una tarihlenen ve aynı dönemeçte aldığı düşünsel viraja dair temel bir edebi belge niteliği taşıyan Avare Düşünceler&apos;de kalemini Baudelairevari bir koyuluğa doğru akıtarak nihayet intihar motifini öne çıkaran Cioran, insanlığı katiller ile intihar edenler olmak üzere ikiye ayırıyor: İntiharın varoluşun işkencesinde değerli bir kurtuluş kaynağına dönüştüğü satırlar ise, kendini Hiçliğe daha iyi teslim etmek için her türlü inançtan kurtulan &quot;şeylerin dışındaki insan&quot; olarak yazarın istisnai bir otoportresiyle tamamlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86813fc5-db6d-4b2c-8416-516daa57a676.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan İnsana</image:title>
            <image:caption>BİR İNSANIN İLİŞKİLERİNİN NİTELİĞİ, 
O İNSANIN YAŞAMININ KALİTESİNİ BELİRLER. 

İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak “yeniden tanımlanan” bir varlıktır. İnsan ilişkilerinin temelini ise iletişim süreçleri oluşturur. 

İki insan birbirinin farkına vardığı anda iletişim başlar. Aynı sosyal ortam içinde yer alan kişilerin söyledikleri sözler ve hareketleri kadar, hareketsizlikleri, susmaları, beden duruşları ve yüz ifadeleri, hepsi anlamlı birer mesaj oluşturur. İyi bir dinleyici, iletişim kurduğu kişinin yalnız söylediklerini değil, yüzü, eli, kolu ve bedeniyle yaptıklarını da “duyar.” 

Bir aracın sürücüsü, yolda kendinden başka araç yokmuş gibi davranırsa, trafik kazası olur. Bir kişi konuşurken, karşısındakini nasıl etkilediğini düşünmeden, kendi bildiği yönde istediğini söylerse “iletişim kazası” ortaya çıkar. İlişkilerimizde, verdiğimiz mesajların sorumluluğunun bilincinde olmamız, iletişim kazalarını önler. 

Bu varsayım toplumsal düzeyde de geçerlidir. Kişi farkında olsun ya da olmasın, toplumla da sürekli ilişki içindedir. Bir toplumda “Herkes benim gibi düşünmelidir, benim düşünce tarzım en doğrusudur,” tutumu ağır basarsa, akılcı tartışmalar yerine duygusal çatışmalar ortaya çıkar. 

İnsan hayatını mercek altına alıp, insana dair her hikâyeden bir anlam çıkarabilen bilgeliğiyle değerli Doğan Cüceloğlu, kimliklerin ötesinde, canların temas içinde olduğu “insan insana” bir ilişkinin mümkün olduğunu bize hatırlatıyor. Kalıpları tekrarlamaktan kurtulabilmeniz, insan ilişkilerine anlamsal zenginliği ve derinliği getirebilmeniz için iletişim süreçlerini uygun ve etkili bir biçimde uygulamanıza yönelik bilgi ve becerileri sunuyor. 

İletişim sorunlarını çözmeden doyumlu bir yaşam sürdürmenin olanaksız olduğunun ve insanın isterse kendini değiştirip geliştirebileceğinin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a060496-726c-4017-9567-a15988b1720e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzün Melikesi</image:title>
            <image:caption>Selçuklulara dair nitelikli çalışmalarıyla tanıdığımız Erkan Göksu’nun kaleminden bir tarihi roman: Hüzün Melikesi. Göksu bu kitabında bizleri 1242 yılı Anadolu’suna götürüyor ve Selçuklu Melikesi Hond Hatun’un hüzün ve umut dolu hikâyesini anlatıyor. 

Sultan Alaeddin Keykubad’ın şüpheli vefatı sonrasında Türkiye Selçuklu Devleti tahtına oğlu II. Gıyaseddin geçer. Onun tahta oturmasında etkili olan devlet adamlarından Sadeddin Köpek, genç sultanı kendi emellerine göre yönlendirmekte, devlet idaresinde geri dönülemez hatalar işlemesine sebep olmaktadır. Hond Hatun, kardeşi Gıyaseddin ve Sadeddin Köpek’in kötü yönetimine, cinayet ve zulümlerine şahit oldukça büyük üzüntü duyar. Bu arada kardeşi Gıyaseddin’in, babasının öldürülmesi olayına karıştığını öğrenir. Bunun üzerine Konya’da daha fazla kalamaz. 

Yaklaşan Moğol tehdidi, Babai İsyanı, başsız kalmış Harezmliler ve başka sıkıntıların gölgesi altında zor bir dönem geçiren Anadolu şehirlerini dolaşmaya başlar. Gittiği her yerde bir hayır müessesi kurmaya çalışsa da Anadolu’nun üzerinde dolaşan kara bulutlar, başlattığı hiçbir inşaatın tamamlanmasını görmesine izin vermez. Son durağı ise Erzurum olur. Burada Çifte Minareli Medrese’yi yaptırmaya başlar. Bu sırada Erzurum Sübaşılığına, Sinaneddin Yakut atanır. Sinaneddin’le Hond Hatun arasında eskiye dayanan dillenmemiş bir sevda vardır. Her ikisi de yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşarken, Moğol kasırgası Erzurum’a ulaşır. 

Bir Selçuklu melikesinin hüzünlü hikâyesini merkeze alarak Türkiye Selçuklu Devleti’ni yıkılışa götüren süreci anlatan Hüzün Melikesi, bir yandan Selçuklu tarihinin unutulmaya yüz tutmuş hatıralarını canlandırırken diğer yandan da zihinlerde doğru ve gerçek bir Selçuklu tasavvuru oluşmasına katkı sağlayan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e5bb0d-1a2e-40e2-a636-363fee12ff81.jpg</image:loc>
            <image:title>Antolojiya Edebiyata Kurdî - I</image:title>
            <image:caption>Heke meriv rewşa zimanê kurdî ya sedsala bîstemîn bîne ber çavan; hingê meriv dibîne û têdigihe ku pêrgî gelekî astengî, qedexe û zordariyê hatiye, tevî vê yekê jî meriv lê dinihêre ku nivîskar û şahîrên kurdî, di her şert û mercî de, bêrawest, di nava geremol û dijwarî; di bin gef û tehdîdên hewçend giran yên serdestan de her berhem afiandine û her weha nîşan dane ku zimanê kurdî bi qîma xwe tê û ew ne kêmî zimanên cîran û biyanan e.
Uzun, di destpêka sirgûniya xwe de, wextê ku yek ji gerînendeyên kovara Kurdistan Pressê ye, hewcedarî bi lihevkomkirina nivîskarên kurd yên her parçeyî û bi danasîna wan, berhem û xebatên wan yên edebî aniye û dest bi xebatê kiriye. Her ku çûye ev xebata danasînê qulipiye ser fikreke kûr û qehîmtir. Piştî tevlibûna xebata çend salên din, ev antolojî hatiye pê. Ev xebata dûr û dirêj, di tarîxa nêz ya Edebiyata Kurdî de, gav û tevgereke gelekî berbiçavtirîn e, ji bo ziman û edebiyateke kevnare dikare bibe hereketeke gelekî nû û nûjen.
Antolojiya Edebiyata Kurdî, ne bi tenê berhemên nivîskar û şahîrên kurd dide nasîn, her weha ew bi her awayî pirekê di navbera nivîskar, şahîr û xwendeyên kurd de ava dike û wan her nêzîkê hevûdu dike.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a80fb8-270e-4331-b90e-644274c651ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküş</image:title>
            <image:caption>“Nazi Almanyası’nın mücadeleyi topyekûn özyıkıma kadar niçin sürdürdüğünü açıklamaya yönelik şimdiye kadarki en iyi çaba.” 
Antony Beevor 
 
“Bir özyıkım destanı… Berlin düşer, Naziler fareler gibi kaçar ve Hitler ile yakın çevresi intihar mermileri, zehir, tutuklama ve yargısız infaz cehenneminde mahvolurken Çöküş âdeta soluk soluğa okunuyor.” 
David Laskin 
 
“Ustaca… Kershaw’ın bu sürükleyici ve zekice çalışmasının Nazi sisteminin o korkunç son safhasına ilişkin başucu eserlerinden biri olacağına şüphe yok.” 
Financial Times 
Alman Silahlı Kuvvetleri, İkinci Dünya Savaşı’nın son safhasında her ay 350.000 kayıp veriyor, tarihte eşine az rastlanır bir kıyımdan geçiyordu. Sivil kayıplar da yine bir o kadar korkunçtu: Dresden gibi pek çok kentin haritadan silindiği o son aylardaki Müttefik hava bombardımanlarında, 400.000 sivil alevlerin ve molozların arasında can verdi; milyonlarcası ise evsiz kaldı. Yine yarım milyon kişi, Kızıl Ordu’nun Almanya’yı istila ettiği süreçte hayatını kaybetti. 
Peki, modern tarihte savaşta yenilgiyle karşı karşıya kalan devletlerin yöneticileri, topyekûn yıkım ve işgal görmemek için genellikle bir noktada barış istemiş yahut Mussolini İtalyası örneğindeki gibi, postunu kurtarmak isteyen yönetici elitlerin veya ülke içindeki güç odaklarının tertiplediği bir iç kalkışmayla düşmanla müzakereye zemin hazırlamışken; Nazi rejimi yaşanan tüm facialara ve aldığı tüm darbelere rağmen devleti, orduyu ve halkı son ana kadar pençesi içinde tutup ülkeyi kendisiyle birlikte nasıl felakete sürükleyebildi? Mahşer gününü andıran o son aylarda Almanya’da Parti’nin, devletin, ordunun ve toplumun içinde neler oldu? Alman halkı Nazileri gerçekten son ana kadar destekledi mi, yoksa rejimin son kurbanları onlar mı oldu? 
Adolf Hitler ve Nazi Almanyası üstüne yaptığı çalışmalarla Wolfson Tarih Ödülü, Bruno Kreisky Yılın Politik Kitabı Ödülü ve British Academy Kitap Ödülü gibi pek çok ödül kazanan İngiliz tarihçi Ian Kershaw, “Çöküş” ile işte bu soruları masaya yatırıyor. Stauffenberg’in 20 Temmuz’daki başarısız suikast girişimi sonrasında Almanya’da Parti, devlet, ordu ve toplum içinde vuku bulan dönüşüm süreciyle başladığı çalışmasını, Dönitz hükûmetinin 23 Mayıs’taki tasfiyesiyle sonlandıran Kershaw; Albert Speer, Heinrich Himmler, Martin Bormann ve Joseph Goebbels’in belirgin bir rol oynadıkları bu 10 aylık süreçte Almanya’da yaşananları ve kaybedildiği neredeyse herkes için açık olan bir savaşa Almanların topyekûn işgal ve yıkıma kadar neden ve nasıl devam edebildiklerini devlet arşivlerinden, asker ve sivil mektuplarına kadar uzanan muazzam bir kaynakça ve sürükleyici bir anlatımla okuyucuya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed66ac9-2bcf-47c5-aa18-f24b3da01e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Antolojiya Edebiyata Kurdi - II</image:title>
            <image:caption>Antolojiya Edebiyata Kurdî, bi vî beşê xwe yê duwemîn, asoya Ziman û Edeba Kurdî berfirehtir dike. Di vî beşî de rengînî û pirdengiya edebiyata kurdî şênbertir dibe û yekcar vediguheze okyanûseke edebiyatê ya kûr û bêbinî; ji rohilatê welêt bigire heya roavayê welêt; çi bakur û çi jî başûr; rûpelên antolojiyê; bi nivîsên zaravayên kurdî yên, kurmancî, dumilî û soranî tên dagirtin. Agahiyên ku di navê de ne, me hildide ser milên xwe û me dibe li nav welêt û carina jî sirgûniyê vedinişîne; geh dike mêvanê xemgînî û endîşeyê, geh jî yê kêfxweşî û henekê.
Antolojiya Edebiyata Kurdî - II, jî dê mîna cildê yekemîn dewsa valahî û kêmaniyên ku hene tijî bike, dê qelîş û birînên ku li ser dilê ziman û edeba kurdî vebûne, bi hêza zanîn, nivîsar, çîrok, şihîr û pênûsşorên ku di nava xwe de hewandiye, bicebirîne.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/733a0cfb-180a-4c51-8b9f-c834a72a279e.jpg</image:loc>
            <image:title>Troya Savaşı</image:title>
            <image:caption>EFSANELER VE GERÇEKLER ARASINDA
TARİHİN EN DESTANSI SAVAŞI: TROYA

“Barry Strauss, büyük bir tarihçide aradığınız her şeyi size sunuyor. Troya Savaşı ihtirasları, en ham halleriyle ele alan tutkulu bir eser. Strauss, adamların ve kadınların onur ve aç gözlülük hikâyesi olan Troya Savaşı’nın kalbine inecek kadar cesur bir adam. Homeros’u uzun hikâyelerin bir anlatıcısı olarak değerlendirmekten ziyade, onu dünya tarihindeki en büyük olaylardan birisinin koruyucusu olarak ele alarak ozana hak ettiği saygıyı gösteriyor.” 
- Bettany Hughes (İstanbul: Üç Şehrin Hikâyesi ve Helen of Troy: Goddess, Princess, Whore eserlerinin yazarı)

“Barry Strauss, Troya Savaşı’nı mitoloji ya da şiirden ziyade, bir tarih olarak cesur bir şekilde ele alıyor. Yazar, Homeros destanları ve diğer Yunan kaynaklarına, başta Tunç Çağ ve dönemin somut materyalleri olmak üzere Hitit ve Mısır arşivlerinden yazılı kaynakları da ekliyor. Troya Savaşı, Homeros’un kahramanlarını ve yaşadıkları dünyayı canlı ve renkli bir hayata taşıyan akıcı bir üslup ile kaleme alınmış heyecan verici bir hikâye.” 
- Sterling Prof. Donald Kagan (Klasik Filoloji ve Tarih Bölümü, Yale Üniversitesi)

Troya’nın aşılmaz duvarlarının önünde, binlerce asker 2500 yıldır sanat eserlerine ilham olmuş, tarihçilerin aklında birçok soru işareti bırakan bir mücadeleye girişmiş miydi? 19. yüzyılın sonlarında Heinrich Schliemann’ın Çanakkale’deki kazılarına kadar yeri dahi bilinmeyen Troya, gerçekten de bu destansı savaşa, kahramanların kendilerini gösterdikleri bir çatışmaya ev sahipliği yapmış mıydı? Akhilleus, Hektor, Agamemnon, Menelaos ve Paris Troya Ovası’nda karşı karşıya gelmişler ve güzel Helene uğruna ölene dek çarpışmışlar mıydı? Yoksa bütün bu anlatılanlar bir ozanın, Homeros’un uydurmaları mıydı?

Elinizdeki kitapta tarihçi Barry Strauss efsaneler ile gerçekler arasında Troya Savaşı’nın izlerini sürüyor. Strauss, Troya Savaşı’nın yeni bir tarihini yazarken Homeros’un Ilias ve Odysseia destanlarından ve Tunç Çağ Yunan, Hitit, Mısır ve Assur metinlerinden yararlanarak arkeolojik buluntular ışığında Troya’da yaşananlara dair yüzyıllar boyunca tartışılan meseleleri yeni bir bakış açısıyla yorumluyor. 

Barry Strauss Homeros’un büyük destanının arkasındaki tarihi açığa çıkarıyor ve savaşın geçtiği yerlere, sahada gerçekleştirilen mücadelelere, meşhur karakterlerine canlı ve gerçekçi bir şekilde yeniden hayat veriyor. Troya Savaşı, destansı anlatımın şiirselliğinden ve ihtişamından ödün vermeden sizleri Antik Çağ’ın bu büyük mücadelesinin geçtiği topraklara, kahramanlarının arasına götürmeye aday güncel bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c178610b-92cd-4a6a-afb3-7d763baadde7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yapmalı?</image:title>
            <image:caption>Belli bir konjonktür içinde yaşanan gelişmeler karşısında olumsuz bulduğu bir gidişata müdahale etme ihtiyacı duyan ve buradan kendine görev ve ödevlerin yanı sıra birtakım payeler de çıkaran etkin hatta partizan bir filozof: Louis Althusser. İçinden çıkılmaz derece karmaşık, birbirini tutmaz adreslemelerle, kimisi var ki dile pelesenk olmuş birtakım kavramların yerini yurdunu saptamaya ve böylece metinleri okumanın yol yordamını bulmaya çalıştığımız uğrak bir mahalleye benzetebiliriz yazdıklarını.


SSCB tarihi kadar bütün bir Marksist hareket için de bir dönüm noktası niteliği taşıyan 1956&apos;daki 20. Kongre&apos;nin ardından, Stalin&apos;den arınma gayretiyle kendi içinde bir sorgulamaya giren Marksizm, &quot;her şey insan için&quot; şiarıyla, barış içinde birlikte yaşama üzerine sihirli sözlerle liberal bir savruluş yaşarken Althusser, &quot;Marx&apos;a dönüş&quot; iddiasıyla sahne almış ve Marx&apos;ın başlattığı bilimsel devrimi &quot;canlı ve etkin bir hakikat&quot;e dönüştürmeye soyunmuştur.


Bu dönemde Marksist düşünce etrafında yarattığı anaforda, dolaşıma soktuğu kavramlar ve alışverişe girdiği yapısalcılıktan psikanalize dışarlıklı düşünme tarzlarıyla sol&apos;a, etkileri bugüne uzanan entelektüel bir canlılık getirdiğini de söyleyebiliriz.


1978&apos;de kaleme aldığı, Ne Yapmalı? adıyla ölümünden sonra yayımlanan bu risale, Alain Badiou&apos;nun deyimiyle sınıf mücadelesindeki sismik hareketlerin içten kaydı olarak yürüttüğü felsefe uğraşı içinde, Althusser&apos;in maden bulduğu Machiavelli üzerine bir sondaj denemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f5243e-1a27-41fb-81c8-df0453b71ff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazınsal Metin Üstüne Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Metin odaklı eleştiri kuramının Türkçedeki ilk temel yapıtlarından biri olan Yazınsal Metin Üstüne Araştırmalar gözden geçirilmiş baskısıyla kırk beş yıl sonra yeniden okur karşısında...


Geleneksel Eleştiriden Yapı Kavramına – Yazınsal Göstergebilim ve Yazınsallık Sorunları – Metinsel Çözümleme ve Okuma Birimleri – Yazınsal Metinde Dil ve Çoğulanlamlama – Yazınsal Metinde Dış Gerçeği Arama Yüzeyselliği çevresinde biçimlenen çalışma göstergebilim terimleri açısından da yenilendi.
&quot;Özyaşamdan kaynaklanan yazınsal eleştirinin geçerliğini yitirip yitirmediği kimi çevrelerce tartışıla dursun, yazarın yaşamından esinlenerek yapıt çözümlemesine yönelenlerin sayısı giderek yok oluyor. Ne de olsa, XIX. yüzyıldan kalma köhnemiş tarihsel eleştirinin başvurduğu kaynaktır özyaşam. Yapıtı bir köşeye iterek yazarın soyu, ortamı, dönemiyle ilgili araştırmalara girişmek yapıtın yapısını açıklamaya götürmemiştir tarihsel eleştiriciyi. Özyaşamdaki olguların yapıtı etkilediğini bulmak, yapıtı çözümlemek değildir. Çözümlenecek metin için tek kaynak yine bu metnin kendisidir. Çözümleme, eleştiri ya da göstergebilimsel açıklama bekleyen yazarın metnidir artık. Her şey, bir bütün oluşturması gereken metinde aranır. Metin, yapısındaki yetkinliğe göre yargılanır. Yapıtın gerçekliği değil geçerliliğidir söz konusu olan.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d9f6eaa-b7a7-4d12-9762-a3ac992265ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenisey&apos;en Seyhun&apos;a Türkler</image:title>
            <image:caption>ORTA ASYA’NIN DERİNLERİNDEN
TÜRKLERİN KÖKENİNE YOLCULUK…

İslam-öncesi Türk Tarihi denildiğinde ilk akla gelenler genellikle Hunlar, Göktürkler ve Uygurlardır. Ancak bu dönemde önemli roller oynamış ve Türk tarihine damga vurmuş başka topluluklar da vardır. Büyük devletler kurmadıkları için yeterince ilgi görmeyen bu topluluklar arasında Kırgızlar, Türgişler, Karluklar ve Oğuzlar bulunmaktadır.

MÖ 3. yüzyılda Yenisey kıyılarında ortaya çıkan ve bilinen en eski Türk topluluklarından birisi olan Kırgızlar, aynı zamanda adlarını en uzun süre koruyan Türk halkı olmuşlardır. Tarihleri boyunca Hunlar, Göktürkler, Uygurlar ile Moğollara bağlanmışlar, bu devletlere karşı sıklıkla ayaklanmışlar ve 840’ta Uygur Kağanlığı’nı yıkarak Türk tarihinin akışını değiştirmişlerdir. Türgişler ise, 7. yüzyılda Batı Göktürk Kağanlığı’nın topraklarında yaşayan On Okların bir boyu olarak ortaya çıkmışlardır. 766’da yıkılana kadar Göktürklerle mücadele etmişler, Türkistan’daki Arap ve Çin ilerleyişlerini de durdurmuşlardır.

7. yüzyılın ilk yarısında Altayların batısında Göktürklerle akraba bir halk olarak ortaya çıkan Karluklar, Göktürklere ve Uygurlara bağlanmışlarsa da fırsat buldukça ayaklanmışlardır. Tarihte oynadıkları en önemli rollerden birisi, 751 yılındaki Talas Savaşı’nda Abbasîleri destekleyerek Çinlilerin Türkistan’daki yayılmalarını sona erdirmiş olmalarıdır. Karluklar, Müslüman olan ilk Türk topluluklarından birisidir. Oğuzlar, 8.-11. yüzyıllar arasında bir Yabguluk olarak Seyhun’un kuzeyinde yaşamış bir Türk halkıdır. Bugünkü Türkiye, Azerbaycan ile Türkmenistan gibi ülkelerde yaşayan Türklerin çoğunun ataları olan Oğuzlar, kalabalık boylardan oluşmuşlar ve komşularıyla yoğun çatışmalar yaşamışlardır. Bir bölümü Avrupa’ya göç ederken çoğu Müslüman olarak Selçukluların ve sonrasında Osmanlılar, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve Safevîler gibi devletlerin kuruluşunu sağlamıştır.

Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç, Yenisey’den Seyhun’a Türkler adlı bu kitabıyla Kırgızlar, Türgişler, Karluklar ve Oğuzların dünyasına Eski Türk yazıtları, Çin kaynakları ve İslamî kaynaklarla ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880fbb77-1877-4b94-bc8c-a4e4b1a3e1f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçenlerin Ardı Kapı Duvar</image:title>
            <image:caption>Ferhat Eroğlu, ilk öykü kitabı Göçenlerin Ardı Kapı Duvar&apos;da, yaşamları tarihin sayfalarına geçmeyen, kayboluşlarının izi dahi bulunmayan karakterlerin peşinde dolaştırıyor okuru. &apos;90 sonrası Türkiye&apos;sinde, Ankara&apos;nın varoşlarında, şehrin bağırsaklarında geçen bu öyküler, yazarın tarihçi yönünün de etkisiyle, tarihe ve yaşadığımız topraklara farklı aynalar tutuyor.


&quot;Ne yaşadıkları acı hayat hakkıyla anlaşılabildi, ne ölümleriyle ilgili tutulan evraklar önemsendi, ne de arkalarında palamut çarşafından gayri evrak-ı metruke kaldı.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/860cf50b-a41b-4e89-af47-b76585f1dadb.jpg</image:loc>
            <image:title>Güpegündüz Hırsız Gibi</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda, tekno-bilimsel ilerlemeler dünyamızı tümüyle dönüştürdü ve neredeyse tanınmayacak kadar değiştirdi. Büyük teknolojilerin cesur yeni dünyasında, her yenilik dalgasının ardından, kendimizi tuhaf bir biçimde, Marx’ın “katı olan her şey buharlaşıyor” şeklindeki meşhur öngörüsünün gerçekleşmesine doğru yaklaşırken buluyoruz. İşin otomasyonu, paranın sanallaştırılması, sınıf topluluklarının dağılması, maddi olmayan entelektüel emeğin yükselişi, cinsiyet kalıplarının altüst oluşu ve iklim krizi gibi süreçlerle birlikte küresel kapitalist yapı her zamankinden daha hızlı şekilde parçalanmaya başladı, ve artık tamamen yok olmanın eşiğinde. 

Peki ardından ne gelecek? Sonu gelmez toplumsal-teknolojik çalkantı zemininde, herhangi bir hakiki değişim nasıl gerçekleşebilir? Slavoj Žižek, böyle bir bağlamda, büyük bir toplumsal zaferin olamayacağını savunuyor. Kalıcı devrim, güpegündüz hırsız gibi, hemen gözümüzün önünde belirivermektedir. Yapmamız gereken uyanıp onu görmek. 

Güpegündüz Hırsız Gibi, günümüzün teknolojik ve bilimsel ilerlemelerinin ortaya çıkardığı radikal olasılıklarla tehlikeleri ve bunların hepimiz için heyecan verici etkilerini aydınlatıyor. 

“Slavoj Žižek’in mükemmel kitabı insanlığa sadece hakiki felsefenin yapabileceği şekilde hizmet ediyor.” 
Yanis Varoufakis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19cc6212-8c4b-4f13-9589-292903350ee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Haziran Kalsın</image:title>
            <image:caption>Gün doğumu efsunlu bir andır Yeldeğirmeni’nde. Kırdaki horozların vazifesini burada martılar üstlenir. Her daim aç olan karınlarını doyurmanın telaşından mıdır yoksa güneşe yaptıkları bir serenat mı bilinmez, çatıların üzerinde avaz avaz dönmeye başlarlar ilkin. Semtin yeni sakinlerine kalk borusu olan bu çığlıklar, zamanla sabah uykularını mayalayan tatlı bir ezgiye dönüşür. 

Güneşin ilk ışıkları denize çıkan sokaklara vurur önce. Suyun durgun yüzeyinden yansıyan parıltı binaları baştan aşağı yıkar, gecenin zifirinde işlenmiş günahları süpüren çöpçülerin önünü aydınlatır. Geceyi avlanarak geçirmiş kediler yorgun bedenlerini güneşin sıcağına bırakacakları bir köşe ararlarken, yeni uyanan köpekler kahvaltılarını yapmak üzere çöp tenekelerine doğru rahvan yürürler. “İçinden Monet resimlerinin geçtiği, gramofonda hüzünlü şarkıların çalındığı ve sayfalarda İstanbul, aşk ve sanatın hissedildiği incelikli bir ilk roman. Tarihi bir apartmanda yaşayan üç kuşak İstanbullunun dünyası… Bir tek güne ne çok ömür sığarmış meğer…” 
– Hülya Soyşekerci 

“Sinematografik bir anlatıma sahip olan Haziran Kalsın romanı hemen her satırda siyah beyaz bir Türk filmi izliyormuşuz havası yaratıyor.” 
– Serkan Parlak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c6fa5b3-08a6-4357-bae5-d0fbdcc29115.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikal</image:title>
            <image:caption>“Fakat bir gün, işte tam da bir gün, bir şey aniden değişiverecekmiş gibi oldu. 
Bir his ya da yepyeni bir gelecek gibi 
Ne olduğunu tam olarak kestiremiyor, ümit ediyordum sadece ve bunun da oldukça faydalı hatta belki de gösterişli bir his olarak iş göreceğini, bambaşka bir hayat yaratmakta değilse bile bu hayatı yaratacak insanı düşünmekte bir işe yarayacağını, küçük, çok küçük bir parça olarak muazzam büyüklükte bir başka hayale ekleneceğini ve nihayet saf bir arzudan ibaret kalacağını zannediyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b964f4-d307-4844-b115-8122b8f68c32.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeli Devletler</image:title>
            <image:caption>Devlet dışı silahlı örgütlerin başka ülkelerin hükümetleri tarafından desteklenmesi uluslararası ilişkilerde tarih boyunca önemli bir stratejik yaklaşım olarak uygulanmıştır. Devletleri buna iten sebepler nelerdir? isyancı gruplar bu devletlerle işbirliği içinde olmayı neden tercih eder? Belgin Şan Akca, kitabında kullandıgı Devlet Dışı Silahlı Örgütler (DDSÖ) veri seti yoluyla, devlet dışı silahlı örgütlerin, devletlerle kurduklan işbirliklennın hem örgütler hem de devletler tarafından yapılan karşılıklı seçme sürecinin sonucu ortaya çıktığını iddia ediyor. Devletler arası ilişkilerin ve ayrıca devletler, silahlı örgütler ve diger olası destekçiler arasındaki etnik, dini ve ideolojik yakınlıklann oynadığı rolü, 355 devlet seçim vakası ve 342 örgüt seçim vakası ile ortaya koyuyor.

Bu bağlamda, örgütlerin de uluslararası Ilişkilerde devletlerin tercil-dernıden bağımsız olarak kendi başlanna var olabilen ve dış politikayı derinlemesine etkileyen temel aktörler olduklannı gösteriyor. Maskeli Devletler, uluslararası ilişkilerin temel kuramlannın devlet-odaklı çalışmalanndan farklı bir yöntem sunuyor. Dünyadaki çalişmalann önemli bir kısmının yaşandığı Ortadoğu&apos;da konumlanan ve güvenlik konulannın öncelikli oldugu Türkiye için ayn bir önem taşıyan bu kitap, akademısyenler, siyaset yapıcılar ve konuya ilgi duyan tüm okurlar için bir başucu eser niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0971da8c-b27b-4439-8cbf-56e637080644.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger - Almanya&apos;dan Bir Usta</image:title>
            <image:caption>Martin Heidegger, 20. yüzyılın en etkili filozoflarının başında gelir. O olmaksızın Sartre’dan, Foucault’dan ya da Frankfurt Okulundan da bahsetmenin kolay olmayacağı, üzerinde hemfikir olunan bir görüştür. Buna karşılık, Hitler yönetimiyle kurduğu ilişki Heidegger’i aynı zamanda en sert eleştirilerin de merkezine oturtmuştur. 

Rüdiger Safranski’nin elinizde tuttuğunuz çalışması, Heidegger’in yaşamını onun felsefi gelişimi, dostlukları, hırsları, geri çekilmeleri ve yüzyılın olayları temelinde ortaya koyuyor. Kitapta Heidegger’in Herakleitos, Platon, Kant gibi filozoflar üzerinden gerçekleşen felsefi gelişiminin, Almanya’nın I. Dünya Savaşı yenilgisi sonrası muhafazakârlığa olan trajik yönelimi paralelinde anlatılması Heidegger’e ilişkin çok yönlü ve bütünsel bir kavrayış imkânı sunuyor. 

Safranski’nin çalışmasının belki de en özgün yanı, Heidegger’in hayatının ve felsefesinin âdeta Almanya’nın hikâyesinin, iyi ve kötü, ihtişam ve körlük gibi iç içe geçmiş özelliklerini taşıdığını yetkinlikle ortaya koyabilmesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/712f3f58-58b5-4a33-9894-b89e2449b048.jpg</image:loc>
            <image:title>Lusitanyalılar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>On altıncı yüzyıl edebiyatının en parlak siması Luís de Camões, Cemil Meriç’in büyük tarihçi Edgar Quinet’ten aktardığı ifadelerle Portekiz’in yarattığı tek büyük fatihtir: Bir kıtayı değil bütün kıtaları fetheden, mısraları kâh portakal çiçeği kâh tarçın kokan, okyanus kadar geniş ve derin kalbiyle iki kıtayı birleştiren bir fatih… Yine Quinet onun eserini devrimizin ilk ve tek gerçek destanı saymış, Voltaire, Cervantes ve İspanyol Altın Çağı şairlerinin hayranlığını celbeden Camões’i Homeros’a benzetmiş; O, Herder nezdinde Dante ve Milton’a denk tutulmuş, Puşkin tarafından bu kıyaslamalara Shakespeare ve Petrarca da dâhil edilmiştir. İşte şimdi “Portekizli Vergilius” olarak da taltif edilen bu büyük şairin, Vasco da Gama’nın Hindistan yolculuğu üzerine yazılmış, Eduardo Lourenço’nun “vatan İncili” olarak nitelediği destanı ilk defa Ötüken Neşriyat tarafından, İbrahim Aybek’in hayranlık uyandıran girişimi sayesinde özgün manzum düzenine yaklaşan bir ahenkle Portekizce aslından 70 sayfaya yaklaşan yüzlerce açıklayıcı notla birlikte çevrilerek yayımlandı. Portekiz’den Hindistan’a, antik tanrıların, Müslüman emirlerin, derin denizlerin ve insanların zaman zaman coşkun zaman zaman suhuletli dalgalar arasında birbirine karışan seslerinin eşliğinde Luís Reto’nun ön sözü, Adnan Özer’in son sözüyle takdim etmekten gurur duyarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f27e4b-25b7-4274-b7c4-b4cb1845dda2.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçebeler Diyarı</image:title>
            <image:caption>En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu Oscar Ödülleri’ni kazanan, Chloé Zhao’nun yönettiği ve Frances McDormand’ın oynadığı Nomadland filminin ilham kaynağı. 
 
Amerikan Ekonomisinin Karanlık Yüzünün Göçebe Kurbanları 
 
Hem Kuzey Dakota’nın şekerpancarı tarlalarında hasada katılan hem de Amazon.com’un Teksas’taki işçi kamplarında ürünlerin barkodlarını tarayan yeni bir emekçi türü var artık – işverenlerin hoşuna gidecek kadar düşük masraflı, çoğunluğu eski beyaz yakalı, göçebe ihtiyar Amerikalılardan oluşan bir işçi kabilesi. Büyük Durgunluk’un görünmez kurbanları olan bu insanların emeklilik güvenceleri yeterli değil, çoğu ipotek borcuna sahip. On binlercesi, karavanlarıyla, kamyonetleriyle, günbegün büyüyen bir göçebe topluluğunu oluşturuyorlar. 
 
Bu kitabın yazımı süresince aylarca kamplarda yaşayan ve odağına aldığı asıl kahramanıyla, eskiden kamyon şoförlüğü, kokteyl garsonluğu, müteahhitlik, sigortacılık, köpek kulübesi temizlikçiliği yapan Linda May’le tanışan Jessica Bruder sezonluk işlerde çalışanların arasında, kapitalist bir kıyamette hayatta kalmaya çabalayanları anlatıyor. Nomadland’e ilham veren Göçebeler Diyarı, “evsiz” değil, “evi olmayanların” gerçek hikâyesi. 

“2008 finansal çöküşünün üzerinden uzun zaman geçtiğini düşünenler, Jessica Bruder’ın bu yakıcı, zarafetle yazılmış, capcanlı, can acıtıcı (yer yer de acı bir mizaha sahip) kitabının yazımı sırasında tanıma fırsatı bulduğu kişilerle karşılaşmalılar.” 
–Rebecca Solnit 
 
“Çok önemli bir kitap. Hem dingince anlatılan bir çöküş öyküsü hem de nevi şahsına münhasır –saygıyı ve düzgün bir hayatı hak eden ilginç, cesur– insanlar hakkında sürükleyici bir hikâyeler koleksiyonu.” –Louise Erdrich</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c29d6316-0664-4153-875c-37fe590a6ba1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıllar - İspanyol Futbolunun Dünyayı Fethi</image:title>
            <image:caption>İspanya... Futbol kültüründen daha fazlası… 
 
İspanyol futbolu her zaman saygıdeğer bir kültüre sahipti. Ama milenyum sonrasında hem başta Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid ve Sevilla olmak üzere kulüplerin hem de milli takımın geldiği nokta, onları bir süreliğine sahanın tek hâkimi yaptı. 
 
Spor gazetecisi Jimmy Burns Kızıllar’la futbolun İspanya’yı nasıl bir araya getirdiğini ve İspanyol oyun tarzının dünyanın dört bir yanındaki taraftarların kalbini nasıl kazandığını göstermek için futbol tarihini araştırıyor. Kitap boyunca Franco yıllarından günümüze kadar ilginç anekdotlar; Cruyff, Guardiola, Aragonés, del Bosque, Messi gibi figürler; Barcelona ve Real Madrid arasındaki destansı mücadelenin ülke futbolunu ve günlük hayatı nasıl etkilediğine dair detaylar titizlikle inceleniyor. 
 
Yaklaşık 150 yıllık İspanyol futbolunun tarihini, köklerini, siyasetini, boğa güreşiyle bağlantılarını ve hatta Don Quijote’yle ortak kültürel mirasını eşsizce bir araya getiren Burns, konu üzerine şimdiye dek yazılmış en kapsamlı kitaba imza atıyor. 
 
“Tüm hayatını İspanyol tarihi ve futboluna adamış biri olarak bu kitabı Burns’ten daha iyi kimse yazamazdı.” 
–Simon Kuper</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99c96940-21f1-4ed8-a4f8-e99b251a3fe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağnı</image:title>
            <image:caption>“Üç sene evvel bizim ağa, dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu. Bağırdık çağırdık, fayda etmedi. Oğlan sakat, bende de derman yok, hakkımızı kendimiz arayamadık. Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye. İki sene mahkememiz sürdü. Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi. Bunu soran olmadı, ağa yalancı şahit dinletti, mahkemeyi kazandı…” 
 
Sabahattin Ali’nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı, daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini, hayatın alt katlarından insanlar, mahpuslar, düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor. 
 
Yazar Kağnı’da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın, hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın, ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının, biri başarılı biri başarısız iki firarın, emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok “gerçek” hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor. 
 
Sabahattin Ali Kağnı’yla, sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf’a varacak yolda ilk adımları atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71973f58-c449-4afd-bcf5-fc23d7823f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Yaşamlar için Olağandışı Kurallar</image:title>
            <image:caption>Aşk, eğitim, maneviyat, iş, mutluluk hakkında bildiğimiz her şey ya nesilden nesile aktarılan ve uzun zaman önce geçerliliğini yitirmiş saçma kurallara dayanıyorsa? Peki ya bu modası geçmiş kuralları unutabilseniz ve mutluluğun, bir amaca sahip olmanın ve başarının sizin için ne anlama geldiğini yeniden tanımlayabilseniz hayatınız ne kadar farklı olur? 
 
Mutluluk ve başarıya ulaşmak için hep yanlış yollardan ilerledik. Başarının zor kazanılması gerektiği gibi yanlış bir inanışı sahiplendik. Ve böylece hepimiz tükendik; hem profesyonel hem kişisel hem de fiziksel olarak, çünkü mutlu olmak çalışma şeklimizin tamamlayıcısı haline geldi. 
 
Bu kitap size çağımızın en bilge insanları gibi düşünmeyi, sorgulamayı, meydan okumayı ve hayatınız için yeni kurallar belirlemeyi, böylece başarıyı kendi koşullarınıza göre tanımlamayı öğretiyor. Egzersizler, meditasyonlar ve öğretici anekdotlar aracılığıyla zihniniz yeniden eğitilirken çalışmayı, sevmeyi, ebeveynliği bambaşka bir açıdan göreceksiniz. 
 
“Düşünce yapınızı irdelemenin yollarını gösteren, daha tatmin edici, anlamlı ve değerlere dayalı bir yaşama ulaşmak için size inançlarınızı değiştirmenin fırsatlarını sunan bir kitap. Okuyunca kim olduğunuza takılıp kalmak zorunda olmadığınızı, zihninizi olasılıklara açmaya istekliyseniz daha iyi bir alternatifin her zaman mevcut olduğunu anlayacaksınız.” –Forbes 

 “Vishen Lakhiani&apos;nin bilgi birikimi, bunu anlaşılır şekilde sunma ve uygulamaya koyma yeteneği, bu alanda gördüğüm herkesten fersah fersah üstün.” –Jack Canfield, New York Times çok satan Tavuk Suyuna Çorba serisinin ortak yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f53e9f-6163-4c7e-a7d6-dd2caac39a69.jpg</image:loc>
            <image:title>Fazla Mesai</image:title>
            <image:caption>İş kaynaklı stres ve tükenmişliğin artık salgına dönüştüğü, güvencesizlik ve düşük ücretlerin işgücü piyasasında kural haline geldiği günümüzde, açıktır ki istihdam meselesine yeni ve radikal bir tutumla yaklaşılması gerekiyor. 

Pek çok sektör, otomasyonun, iklim krizinin ve yaşlı nüfusun beraberinde getirdiği varoluşsal tehditlerle karşı karşıya. Fazla Mesai’de Kyle Lewis ve Will Stronge işte bütün bu kaygı verici eğilimlere güçlü ve uygulanabilir bir çözüm sunuyor: çalışma haftamızın kısaltılması. 

Bu önemli kitap çalışma süremizin kısalmasının kapitalist ekonomiler bağlamında ne ifade ettiğini göstererek bu fikrin tarihini ve siyasi içerimlerini irdeliyor. Siyaset ve ekonomi alanında söz söylemiş pek çok düşünürün fikirlerinden de yararlanan Lewis ve Stronge, çalışma haftamızın kısaltılmasının, kolektif özgürlüğü ve insanın potansiyelini temel alan, çoğunluğun çok daha mutlu ve tatmin edici hayatlar sürmesine alan açan daha adil ve eşitlikçi bir toplum oluşturabileceğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03a663b-acbc-499d-a38b-04b5d9b6a36e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Toplanıyor - Zaman Çarkı 12</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Tarmon Gai’don kapıdaydı ama insanlık bu savaşa hazır değildi. Rand, krallıkları ve birlikleri nihai savaşa karşı bir araya getirmeye çabalıyordu. Bu sırada Rand’ın çevresindekiler Yenidendoğan Ejder’in yüreğinde yayılmakta olan tehlikeli karanlığın farkındaydı. 
 
Seanchan saldırısının eli kulağında olduğunu bilen Egwene, bir yandan Aes Sedailerin parçalara ayrılmış fraksiyonlarını bir araya getirmeye, diğer yandansa artan umutsuzluğu ve güvensizliği bastırmak için liderliğini kanıtlamaya uğraşıyordu. Vereceği mücadele Beyaz Kule’nin geleceğini belirleyecekti – ve belki de, dünyanın geleceğini… 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Zaman Çarkı, fantastik edebiyatın yeniden tanımlanmasını sağladı.” –George R. R. Martin 
 
“Robert Jordan öyle büyük bir romancı ki ben dahil bir jenerasyonu kökünden etkiledi. Ona ne kadar teşekkür etsem az.” –Peter V. Brett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7cbc3f-660a-41c7-98aa-528e76b2c1dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceyarısı Kuleleri - Zaman Çarkı 13</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Son çok yakındı. Gölge’nin orduları Afet’ten çıkmaya başlamıştı. Rand al’Thor’un Karanlık Varlık’la vereceği nihai savaşta iki çocukluk arkadaşının yardımına ihtiyacı vardı, yoksa savaşı kaybedeceği kesindi. 
 
Geçmişin hayaletleri Perrin’in peşindeydi. Perrin’in bunlardan kurtulması için gereken ipuçlarını kurt hakkında gördüğü düşte araması ve içindeki kurda hâkim olması gerekiyordu. 
 
Bu sırada Mat kendini hayatının en zor mücadelesine hazırlıyordu. Aelfinn ile Eelfinn onun aklını karıştırmış ve zihnine başka insanların anılarından parçalar koymuştu. Mat yaratıklarla olan bu son yüzleşmesinde her şeyin biteceğini umuyordu fakat Çark’ın ne dokuyacağını bilmek imkânsızdı. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Dünyası geniş, detayları yoğun, karakterleri ikna edici muazzam bir kahramanlık fantazyası.” –L. Sprague de Camp 
 
“Zaman Çarkı kitapları hayatımda bir dönüm noktası.” –Robin Hobb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f887537-f5e9-41bf-a0a8-6f811bb9e253.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen İstedin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bedenim artık bana ait değil” 
 
Emma O’Donovan on sekiz yaşında, güzel, korkusuz ve mutlu bir kızdı. Bir gece arkadaşlarının evinde verilen bir partiye gitti. Etkilemek için ne gerekiyorsa yapacağı herkes oradaydı. Tüm gözler Emma’nın üzerindeydi ve… 
 
Ertesi sabah ailesi onu kendi evlerinin verandasında baygın hâlde buldu. Neler olduğunu, oraya nasıl geldiğini ya da niye bu kadar canının yandığını hatırlayamıyordu. Fakat fotoğraflar vardı. Kasabanın en sevilen kişilerinin de içinde olduğu, fazlasıyla ayrıntılı ve asla unutamayacağı fotoğraflar. 
 
Artık bir hiçti. Sürtüğün tekiydi. Utanç kaynağıydı. Tanıdığı herkesin Emma hakkında söyleyecek bir şeyleri vardı. Bu kâbustan asla uyanamayacaktı. 
 
“Sanki kalemle değil neşterle yazılmış.” —Jeanette Winterson 
 
“İnsanın acımasızlığının ve kadınların cinsiyetçi toplumsal davranışlarla desteklenen suçluluğu nasıl içselleştirdiğinin rahatsız edici bir açıklıkla çizilmiş portresi.” —Publishers Weekly 
 
“Cesur olun, yetişkinler. O’Neill’ın ikinci romanı korkutucu olabilir ama fazlasıyla gerekli. Gençler kitabın acımasız gerçekliğini anlayacak ve bir çırpıda bitirecekler – gerekirse size rağmen.” —Jeff Giles 
 
“Günümüzün tecavüz kültüründe mutlaka okunması gereken bu roman, O’Neill’ın ilk (ve aynı derecede feminist) romanı Kusursuzlar’ın izinden gidiyor.” —HelloGiggles 
“O’Neill’ın anlatımı, Emma’nın acısını tasvir ederken çok cesur, hassas, yürek parçalayıcı ve aşırı gerçek. Bu güçlü kitap konuşulmak istiyor. Bitirdikten çok sonra bile okurun aklından çıkmayacak.” —Worlds of Words 
 
“Zihinlere kazınacak görüntüler, zorlu bir konu ve ne yazık ki fazlasıyla gerçekçi bir son.” —Common Sense Media 
 
“Kim bu Louise O&apos;Neill? Bilgilerinizi tazeleseniz iyi olur çünkü yakında herkes onu konuşmaya başlayacak. Gerçekten bir şeyleri değiştirebilecek olan cesur, komik ve feminist yazar.” —Bustle 
 
“Louise O&apos;Neill yaşayan en iyi genç yetişkin kurgu yazarı.” —Guardian 
 
“Bu kitabın kapağını kapadığınızda mutlu değil öfkeli hissedeceksiniz ama öfke, çaresizlikten daha sağlıklı bir duygudur. Siz de benim gibi bir ebeveynseniz, kızlarınıza bu kitabı almanızı tavsiye edebilirim ama oğullarınıza almanız için yalvarmam daha iyi olabilir... Genç kadınlar bu kitapta olanları zaten biliyor. Asıl okuması gereken odadaki diğer insanlar.” —LitReactor 
 
“Cinsel rıza meselesine dair yürek parçalayan bir roman.” —Sarah Gilmartin 
 
“O&apos;Neill’ın anlatımı insanın içine işliyor ve size küçük, acımasız iğnelerle saldırıyor.” —The F Word 
 
“Heyecan verici bir roman… Sıradan bir kurgunun çok ötesinde.” —Deirdre Reynolds 
 
“Yetişkin okurlar kadar yetişkinliğe adım atmak üzere olan gençlerin de ilgisini çekecek güçlü bir uyarı hikâyesi.” —Booklist 
 
 
• Amerikan Kütüphane Derneği, 2017 Michael L. Printz Onur Ödülü 
• School Library Journal, 2017 En İyi Kitap 
• New York Halk Kütüphanesi, 2017 En İyi Kitap 
• Bustle, 2017 En İyi Genç Yetişkin Romanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a63847-adbe-461c-bc20-e548bf8c2188.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüleyici Bağırsak</image:title>
            <image:caption>Her konuda duyarlılık gösteren, her daim sorumluluk alan ve hiçbir zaman çalışmaktan kaçınmayan efsanevi organımız: Bağırsak. 

Kendisine iyi bakılması durumunda teşekkürlerini iletecek kadar da mütevazi. Ettiği teşekkür ise her insanda son derece olumlu etkiler yaratacak nitelikte; çünkü bağırsak, bağışıklık sistemimizin üçte ikisini çalıştırmakla yükümlü. 

Kendisi, ekmekten enerji üreterek, vücudumuz için gerekli olan enerji miktarını karşılıyor. Aynı zamanda vücudumuzun, beyinden sonra gelen, en büyük sinir sistemi de bağırsakta bulunuyor. Alerjiler, kilomuz, hatta duygularımız bile göbeğimizle son derece bağlantılı işlemekte olan mekanizmalar. Bu kitapta da genç bir bilim insanı olan Giulia Enders, mizahi ve çekici bir dil eşliğinde tıbbi araştırmaların bize sunduklarını ve bu araştırmaların sonuçlarını gündelik hayata nasıl uyarlayabileceğimizi anlatıyor. 

Organların arasındaki çirkin ördek yavrusu; bugüne dek insanlara rahatsızlık veren yegane konu. Fakat bu rahatsızlık verici imajın değişmesine oldukça az kaldı. Aşırı kilo, depresyon ve alerji, bağırsak florasıyla son derece bağlantılı konular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf2d75c-9944-4fab-a533-6b6f208a533b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tiridine Bandım - Zehra Bilir</image:title>
            <image:caption>Uzun ve güzel bir hayatı oldu Zehra’nın. Yetenekliydi, hayalleri vardı; kararlılığı, çalışkanlığı ve disiplini ile hayallerinin de ötesine ulaştı. Ülkenin ilk kadın türkü assolisti oldu; döneminin en tanınan, plakları en çok satan, bir gecede üç dört gazinoda birden sahne alan “Türkü Ana”ydı o. Anadolu’yu, Anadolu insanını ve türküleri çok sevdi. Türküleri kıyafetiyle, söyleyişiyle, hareketleriyle anlamlı ve uyumlu bir şekilde ortaya koyarak sahnelere mizanseni ve samimiyeti getirdi. Yüzlerce türkü, yörelerinden çıkıp onunla hayat buldu. Halkın sevgisini ve saygısını kazandı ve yaşadığı her an bunu hissedebilen şanslı insanlardan oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b4b2506-6bfa-46a6-8438-1b390e12a34a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozulan Fenerin Biraz Hüzünlü Hikayesi ya da Aşk Tutması</image:title>
            <image:caption>Olcay Mağden Ünal ve Ceylan Aran’dan tatlı mı tatlı, komik mi komik bir büyüme hikâyesi… 
 
Yerli fenerleri, kanguru keseleri ve insanın içine şüphe düşüren elma kurtları. Ya da buruş̧ buruş̧ babaanne elleri, eşi benzeri görülmemiş̧ korsan hazineleri ve kırmızı dudaklı yarasa balıkları... 
Merak etme, bu kitapta hepsiyle karşılaşacaksın. 
Çok sevecek, çok gülecek, çok şaşıracak, çok kızacak, çok oynayacak, çok özleyeceksin. Hep birlikte hayat denizinde küreklere asılacağız, kalp dolu dalgalarla boğuşacak, gözyaşı yağmurlarında ıslanacağız. Ama ne yaparsak yapalım, şunu sakın unutma: Kahverengi bir çift göz, kahverengi bir çift gözden çok daha fazlasıdır. 
Kırılan Saatin Hiç̧ de Hüzünlü Olmayan Hikâyesi ya da Uzayda Nasıl Çay İçilir? kitabının sürprizlerle dolu abisiyle geçmişe dönüp yola devam ediyoruz. Bakalım, tüm bildiklerini kimden öğrenmiş̧?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd37edae-9a2d-45ad-b491-48cad9591a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülerin Krallığı - Ciltli</image:title>
            <image:caption>İki kız kardeş. 
 
Bir vahşi cinayet ve intikam arayışı… 
 
Cehennem’in ta kendisi yeryüzüne inecek. 
 
Emilia ve ikiz kardeşi Vittoria, fark edilmeden hayatlarını sürdürmek zorunda kalan ve sıradan insanların arasında yaşayan cadılardır. Bir akşam Vittoria, aile restoranlarının servis saatini kaçırınca Emilia onu aramaya çıkar ve dehşet verici bir olayla karşılaşır. 
 
İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Emilia, karanlık büyülerin peşine düşmeye karar verir ve Cehennem Prensleri’nden Öfke ile tanışıp Cehennem’in kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır. 
 
Emilia, bu yolculuğunda, hiçbir şeyin kendisine anlatıldığı gibi olmadığını fark edecek, ailesi ve kendisi hakkındaki büyük sırları keşfedecektir. 
 
Unutmayın, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50f428d6-5a69-4a27-a0e8-465e74ac4638.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülerin Krallığı</image:title>
            <image:caption>İki kız kardeş. 
 
Bir vahşi cinayet ve intikam arayışı… 
 
Cehennem’in ta kendisi yeryüzüne inecek. 
 
Emilia ve ikiz kardeşi Vittoria, fark edilmeden hayatlarını sürdürmek zorunda kalan ve sıradan insanların arasında yaşayan cadılardır. Bir akşam Vittoria, aile restoranlarının servis saatini kaçırınca Emilia onu aramaya çıkar ve dehşet verici bir olayla karşılaşır. 
 
İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Emilia, karanlık büyülerin peşine düşmeye karar verir ve Cehennem Prensleri’nden Öfke ile tanışıp Cehennem’in kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır. 
 
Emilia, bu yolculuğunda, hiçbir şeyin kendisine anlatıldığı gibi olmadığını fark edecek, ailesi ve kendisi hakkındaki büyük sırları keşfedecektir. 
  Unutmayın, hiçbir şey göründüğü gibi değildir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:32+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae0127c5-8b67-4f8d-9a5d-b0560250390d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünsel ve Görsel Boyutlarıyla Kültür</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM I DÜŞÜNSEL BOYUT 
1.1.   Bilimsel Nesnellik, Kültür ve Protokol Önermeleri Tartışması: Carnap, Neurath ve Popper 
1.2.   İletişim Çalışmalarında Kültür Nosyonu 
1.3.   Türk Edebiyatında Sinema, Yeşilçam ve Seyir Kültürü 
1.4.   Kültür ve Değerlerin Bilimdeki Rolü: Popper ve Kuhn’un Bilimsel Nesnellik Anlayışı 
1.5.   Çokkültürcülük Bağlamında Değişen Diaspora Ağları ve Aidiyet Algısı 
2.      BÖLÜM II GÖRSEL BOYUT 
2.1.   Türk El Sanatlarının Halk Kültüründeki Yeri 
2.2.   Bir İnanç ve Kültür Nesnesi Olarak Kandil Kullanımı 
2.3.   Sinema Kültüründe Kadın Stereotipleri: Gupse Özay Filmleri Üzerinden Bir Değerlendirme 
2.4.   Heterodoks Türk Dervişi Olarak Yunus Emre’nin Geçmişten Günümüze Türk Sinemasındaki Temsillerine Kısa Bir Bakış 
2.5.   Bizans Kültür Tarihinde On İki Büyük Bayram: Pentekost 
3.      BÖLÜM III KÜLTÜREL ÇALIŞMALARDA ALAN ARAŞTIRMASI 
3.1.   Sosyal Bilimlerde Anket Hazırlama: Soru Tipi, Soru Seçimi ve Örneklem Büyüklüğü</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>