﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8375cd5a-011b-4644-bfc5-1cfcf148ceb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Weekly: Hayatım ve Diğer Uyduruk Hikayelerim</image:title>
            <image:caption>Selam, Ben Tom Weekly. Garipliklerle dolu hayatımı soluk soluğa okuyabilirsiniz.
Bu kitaba aklımdaki her şeyi boca ediyorum.  Maceraya susamış bir saksağanın bana saldırmasından, kız kardeşimin ayağından ezme yememe kadar. On dakikada altmış yedi sosisli yediğimi de unutmadan ekleyeyim. Bazen çok tuhaf olaylar geliyor başıma ama işte benim hayatım da böyle renkleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0455a8e2-4dd4-44ae-af06-7012261504fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Weekly: Hayatım ve Ters Giden Diğer Olaylar</image:title>
            <image:caption>Ben Tom Weekly. Hayatımda neyin ters gittiğini merak ediyorsanız bu kitabı okuyun ve eğlenin.
En gizli sırlarımı öğrenecek, müthiş sinirli büyükannemle ve insan olmayan en iyi arkadaşımla tanışacaksınız. Fare Rarnald. Diğer çocukların beni nasıl kandırıp dışladıklarını anlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d00dad7f-e97a-4bd8-a86e-771f3c3f900f.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Ki Varsın Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>Eğitim uzun ve büyük bir yolculuktur, etkili bir süreçtir. Öğretmen, uzun bir yolculuğun vazgeçilmez kılavuzudur. Bu kitap öğretmenin kılavuzu niteliğinde size ışık tutacaktır. Öğretmen hedef belirler, öğrenci hedefi görür ve hedefe yürür. Öğrenci mihman, öğretmen mihmandardır. Eğitim ekip işidir. Öğretmen ekibin parçası orkestranın en gürbüz sesidir. 
Öğretmenlerin başarıya inancına, meslek bilgisine, çalışma isteğine, öğretme azmine bakarak eğitimin kalitesi hakkında yeteri bilgiye sahip oluruz. Eğitimde çok ileride olduğu halde ekonomisi zayıf bir ülke yoktur. Ögretmen vizyon sahibidir. Değişime uymaz, değişime yon verir. 
Öğretmen: değişimi ve gelişimi önceden fark edip çağa yön veren, insanlığa her dem çağrısı olan kişidir. Ümit kaynağı sabır küpü, gönül mimarı, adam sarrafıdır öğretmen. İyi ki varsın öğretmenim, yarınlarımız günümüzden, bugünümüz dünümüzden iyi olsun diye kaleme alınmış bir kitap. 
İyi ki varsın öğretmenim, ülkemin başkahramanı sensin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/047d402f-428f-4815-847f-7e1ce2ea0620.jpg</image:loc>
            <image:title>47 Hadisesi</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın çınarlarından, yazınımızın usta kalemlerinden Osman Şahin, doğup büyüdüğü Arslanköy&apos;ün tarihini, Toroslar&apos;ın eteğindeki bu köydeki Yörüklerin gündelik yaşamlarını, gelenek ve göreneklerini öyküsel bir dille anlatıyor. Ayrıca Türk siyasi tarihine &quot;1947 Hadisesi&quot; olarak geçen &apos;Arslanköy Sandık Olayı&apos;nı en ince ayrıntılarıyla, olayın en yakın tanıklarının anlatımıyla aktararak sözlü bir tarih çalışması sunuyor okurlarına. Bu kitap, 1946 yılından beri, kendi yalanlarını gerçeğin yerine koymaya çalışanlar için yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/534400eb-95c5-4889-a754-bfb4bf1fd2c3.jpg</image:loc>
            <image:title>18. Yüzyıl Dünya Edebiyatında Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>Gürsel Aytaç’a göre edebiyatta “klasik” bir seçkinlik, âdeta bir ölümsüzlük, yani her zaman, her yerde değerlilik anlamını taşır. Aydınlanma ile kastedilen, insanın Ortaçağı belirleyen, “akla aykırı olduğu için inanmak” anlayışının yapılandırdığı bir hayat tarzıdır. Gürsel Aytaç’ın kaleminden; 18’inci yüzyıl edebiyatına ayrıntılı bakış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d547563-e6f7-4201-9006-a346786fa01a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Fenomenolojisi</image:title>
            <image:caption>Düşünme ve felsefe her zaman, daha en baştan, sessizlik–olmayan bir şeyin düşünmesi ve felsefesi olmuştur. Bu sessizlik–olmayan ifadesi şimdilik, ve en başta, söz ve yazı’nın bir karşılığı olarak kullanılıyormuş gibi görülebilir. Zira hem genellikle yazılı metinler üzerinden ilerleyen felsefe tarihi, hem de sözsel, anlatısal, kulaktan kulağa aktarılan ve felsefe tarihine eklemlenebilen kültürel ve düşünsel tüm öğeler, bir anlamda sessizliğin orada olmadığı, sessizliği olanaksız kılan bir olanağın gerçekleşmiş olmasını imler. İlk bakışta sanki “yazının ve sözün olduğu yerde sessizlik olmaz”, ve “sessizliğin olduğu yerde de yazı ve söz olmaz” gibi bir “ya / ya da” durumu mutlak ve mantıksal bir zorunluluğa sahipmiş gibi gözükür. Ama aslında durum bundan oldukça farklıdır. Hiçbir şey yazmayan yazılar, hiçbir söz söylemeyen sözler olabildiği gibi, işin aslı, hem felsefe hem de düşünce tarihi, çok şey yazıp, çizen, söyleyen sessizliklerle doludur, hatta bu sessizlikler üzerine kurulan daha fazla sessizlikler ile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaa45bf0-4330-4a0d-9467-e6f992f58d08.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Londra Tarihi</image:title>
            <image:caption>İstila, işgal, göç, Büyük Yangın, Nazi saldırıları gibi çeşitli karışıklıklarla şekillenen Londra Tarihi eşsiz bir çeşitlilik sunmaktadır. David Long’un bu inanılmaz hikâyeyi en iyi anlatan 100 yeri seçtiği bu kitap Roma tapınaklarını, Sakson mezarlarını, Beyaz Kule’yi, donmuş Thames Nehri üzerinde kurulan fuarları, yel değirmenlerini, Karındeşen Jack’in ilk cinayetini işlediği yeri, Thames Tüneli’ni, Highbury Stadı’nı keşfetmenizi sağlıyor. 
En güzeli, bunların büyük bölümü genellikle ücretsiz olarak gezilebilmektedir ve okurlar, böyle ziyaretlerde bu kitabın yararlı bir rehber olduğunu göreceklerdir. 
Bu büyüleyici ve şaşırtıcı kısa kitap ünlü yerler ve içindeki gizli hazineler arasında genellikle gözden kaçan mücevherleri ortaya çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f21d376-da98-49b5-8fa2-7ae919beae7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza</image:title>
            <image:caption>Tanrı veya Doğa dışında, der Spinoza, hiçbir şey başka şeylerin müdahalesinden muaf değildir. Böylece insan için hayat bir maruz kalmalar serüvenidir. Bu serüven ölümler, ayrılıklar, doğumlar, savaşlar, barışlar, hastalıklar, şifa bulmalar vs ile sürer gider. Bizi önüne ya da ardına katıp akar gider. Değişiriz. Dönüşürüz. Unuturuz. Hatırlarız. İnsanız. Aynı kalırız. 
Felsefe, yeryüzünde, sloganlaştırılmaya en çok direnen şeydir ve Spinoza bunun bir timsalidir. Spinoza, her türlü indirgemeye darbe indiren bir düşünüşün failidir. Tam bir philo-sophostur. 
“Kötü olduğunu söylemiş olduğum alay etme ile gülme arasında büyük bir farklılık saptıyorum; çünkü gülme ve şaka sadece neşedir ve bu yüzden, aşırı olmamak kaydıyla, kendilerinden ötürü iyidirler. Zalim ve kederli batıl inanç dışında hiçbir şey bize zevki yasaklamaz.” 
“Özgür bir insan, hiçbir şeyi ölümden daha az düşünmez ve onun bilgeliği, ölüm üzerine değil, hayat üzerine derin bir düşünmedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/517c975d-6e26-475c-91f4-863e3ad2b1af.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşırı Metalaşma Çağında Konutu Savunmak</image:title>
            <image:caption>Günümüzde dünyanın bütün büyük kentlerinde konut krizi yaşanıyor. 

Buraya nasıl gelindi ve bu konuda neler yapabiliriz? 

Konut herkesin ihtiyacı ve hakkıdır. Fakat bugün, yuvamız olan konutlar birer metaya dönüştürülmektedir ve bu durum, kentlerdeki eşitsizliği daha da ağırlaştırmaktadır. Gayrimenkul kârları, toplumsal ihtiyaç olarak konuttan daha önemli hale gelmiştir. Yoksullar daha kötü konutlar için daha fazla ödemek zorunda kalmakta, mahalle toplulukları kentsel yenileme yoluyla seçkinleştirmenin ve yerinden edilmenin şiddetine maruz kalmaktadırlar. İnsana yaraşır konut sahibi olmak ya da böyle bir konutta yaşamak, bugün ancak ekonomik gücü buna yetenlerin erişebileceği bir toplumsal ayrıcalığa dönüşmüştür Konutu Savunmak önde gelen kent planlamacılarından Peter Marcuse ile sosyolog David Madden’in konut krizini mercek altına aldıkları kapsamlı bir çalışmadır. Marcuse ve Madden, konut krizinin nedenlerini ve sonuçlarını inceleyip ilerici alternatiflere olan ihtiyacı ayrıntılarıyla ortaya koyuyorlar. Konut krizinin palyatif politika değişiklikleriyle çözülemeyeceğini ileri sürüyorlar. Konut krizinin derin siyasi ve ekonomik kökenleri vardır. Bu yüzden de çözüm, krize verilecek radikal bir karşılığı gerekli kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34c9728e-b2f4-474e-baba-6c228d6e2af8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu - Türk Kentinde Fiziksel Yapının Değişimi</image:title>
            <image:caption>Anadolu’da Türkleşme sürecinin erken evresini oluşturan 11.-15. yüzyıl aralığındaki kentsel değişim süreçleri üzerinde hala az sayıda çalışma var. Böyle bir girişimde başvurulabilecek özgün kaynaklar çok kısıtlı sayıdadır. 7-8 yüzyıl önceki mekânlar üzerinde alan gözlemleriyle yargılar verme imkânları yok dene - bilecek kadar azdır. Arşiv belgeleri erken dönemlere doğru uzanıldığında iyice seyrelir ve hiçe kadar düşer. Anadolu kentlerinin radikal değişimler yaratacak geç 19. yüzyılı öncesinde yapılmış haritalarına rastlama olasılığı da yok gibidir. Dolayısıyla, fiziksel yapı konusunda olsa olsa erken 20. yüzyıl kent planlarını kullanarak düşünme imkânı bulunabilir. Başka bir açmaz, dönemi aydınlatabilecek kent arkeolojisi araştırmalarının da azlığıdır. Halen iskân edilmekte olan Ortaçağ kentleri üzerinde kapsamlı araştırma yapma niyetiyle neredeyse karşılaşılmaz. O yüzden arkeolojik fiziksel verilere dayanarak Londra veya Viyana Ortaçağı üzerine konuşmak Kayseri, Sivas, Erzurum veya Konya üzerine konuşmaktan çok daha kolaydır. Türkiye’de kent merkezlerinde inşa edilen hemen her yeni yapı önceki arkeolojik katmanları düpedüz tahrip eder. Alttakiler merak edilmez, görülse de çoğu zaman kayda geçmez ve silinip giderler. Bu kitap söz konusu kısıtlılıklar çerçevesinde, önceki araştırmacıların vardığı sonuçlara katılmaktan çok, onların eleştirisiyle düşünebilme arayışıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a79fb75a-286a-466e-8475-eafc0eec4868.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Mimarlık Dilinin Yeniden Üretimi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, sizi düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. Düşüncelere, kavramlara ve terimlere bugün yüklediğiniz anlamları geçmişin her anında aramamanızı belirtiyor. Söz, yazı, dil, roller ve mekân üretimi gibi her kültürel pratiğin tarihsel olduğunu ileri sürüyor. Her pratikle, bugünden “tekinsiz” bir ilişki kurulması gerekliliğini öneriyor. Tanzimat’tan erken Cumhuriyet yıllarına, “Osmanlı mimarlık dilin”nin yeniden üretilme biçimlerini tartışmak için, farklı “doğa”lara sahip tarihsel kaynakları biraraya getiriyor. Genel ve teknik terim sözlükleri, mekân üretimine ilişkin hukuki metinler, matbu üretimler ve süreli yayınlardan oluşan kaynakların içinde dolaşarak, kavramların izini sürüyor. Mesleki öznelerden “kalfa, mühendis ve mimar”, disiplinlerin imalatını örnekleyen “fen, sanayi ve sanat”, mekân ve mülkiyet krizi olarak “mîrî, mülk ve umumî”den oluşan dokuz kavramın tarihi, araştırmanın çerçevesini oluşturuyor. Anadolu kültür evreninde, Tanzimat’tan sonra değişen mimarlık bilgisiyle, yeniden biçimlenen mesleki alanla, dönüşen tarih kavrayışlarıyla, oluşmaya başlayan mimarlık ve sanat tarihleriyle, mekân özelinde “kamusal” düşüncenin doğuşuyla ve sezgisel bir üretim olarak sanatın icadıyla beraber, bir “mimarlık dili”nin nasıl dönüştüğünü inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a743956b-5f87-44b7-8abf-6c0ebbd33b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalga</image:title>
            <image:caption>Cesetler mi? O şeyler hakkında cevap verme yetkim yok. Benim için onlar artık ceset falan değiller: hoş kokulu uçucuları buharlaştıran mumlar, porselen buhurdanlıklarda kullanılan alüminyum kenarlı yuvarlak mumlar. Onlar artık bundan ibaret. 

Sakin bir balıkçı kasabası olan DF’nin yazgısı, yaşlı balıkçı Ventimiglia’nın denizde bir ceset bulmasıyla kâbusa evrilir. Daha ilk cesedin kimliği teşhis edilemeden kasabanın kıyılarına başka cesetler sürüklenir. Her açıdan birbirinin tıpatıp benzeri cesetlerin sayısı kısa sürede on binleri geçtiğinde hükümetten destek göremeyen DF, sorunu kendi yöntemleriyle çözmeye karar verir. Ve başlangıçta toplum sağlığının korunması amacıyla yürütülen eylem planı zamanla çığırından çıkar... 

Giulio Cavalli’nin kurduğu bu distopya, kriz anlarında tanık olunan insanlık durumlarına tedirgin edici benzerlikleriyle dikkat çekerken kışkırtıcı anlatımıyla insanı ve değerlerini sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b77765fc-a4a9-41b9-97bf-8226a98110a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühürnameyi Caferi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Derviş Muhammed Yemînî’nin Fazîletnâmesi’nin muhtelif nüshalarında tesadüfen bulunmuş Mühürnâme-yi Caferî adlı kısa bir mesneviyi barındırmakla birlikte üzerinde yapılan ilk disiplinli çalışma olması bakımından da önem arz etmektedir. 
 
 Hz. Muhammed tarafından bir kadına emanet edilen mühürlenmiş bir taşın önce Hz. Ebubekir’e götürülmesi, sonrasında Hz. Ali’den başlayarak On İki İmam sırasına göre fantastik bir kurguyla İmam Cafer’e ulaşması ve nihayette bu taşın bir Caferîlik sembolü hâline gelmesi hadisesi eserin muhtevasını oluşturmaktadır. Ayrıca çalışmada, bu hikâyeye bağlı kalmak suretiyle yapılan objektif değerlendirmeler dışında metnin yapı unsurlarına da değinilmekte; tespit edilen nüshalar üzerinden metin tenkidiyle birlikte bağlamlı sözlüğün de eklenmesiyle söz konusu eserin daha anlaşılır olması hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cabff41e-e71a-48b1-8299-4f180fcab006.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlılıktan Bağımlılığa Hangimiz?</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın esas amacı; alkol kullanımı ile şiddet arasındaki ilişkiyi anlamak ve anlatmaktır. 
Alkol kullanımı sözünün geçtiği yerde akla genellikle erkekler geliyor; ama bu erkeklerin ilişkileri var. Bu ilişkileri görünür yapmak bu çalışmadaki bir diğer amacımızdır. 
Bununla beraber, kadın bağımlı yok gibi bir algıya müdahale etmek, cinsiyet rolleri bağlamında bunu anlamak, değerlendirmek ve kadın bağımlıları öyküleriyle beraber görünür yapmak istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb68f4eb-add0-4d41-b797-b33e58abab48.jpg</image:loc>
            <image:title>Güz Esintisi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sanat galerisinde gördüğü bir tablo Hare Güz’ün oldukça ilgisini çeker. Tabloyu dikkatli bir şekildeincelerken hayatındaki dengeleri alt üst edecek adamla tanışacağından bihaberdir. Genç kadının hüzünlübakışlarını fark eden adam, tabloyu hediye olarak Hare Güz’e gönderir ve hikâye başlar. 
 
İkisini bir araya getiren kader, tesadüf sanılan karşılaşmalarla daha da düğümlenir. Hare Güz, ilgisini cesurbir şekilde belli eden adamdan uzak durmaya çalışır çünkü korkuyordur. Korktuğu karşısındaki adam değil;o adamı sevmek, en önemlisi de sevdikten sonra onu kaybetme ihtimalidir. 
 
Aklı ve kalbi arasında yaşanan savaşın ortasında kalan Hare Güz, en mutlu olması gereken günde acımasızbir gerçekle karşı karşıya kalır. O gerçek; inancını, kalbini, yaralarını ve çocukluğunu sular altındabırakacaktır. 
 
“İnsanların yaraları çocukluğundan başlar. 
Gel biz seninle yeniden başlayalım, bu kez yaramız yokken tanışalım.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/676493fb-80cb-4685-8f16-6ec4a8662fbd.jpg</image:loc>
            <image:title>1984 (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Parti’nin resmî ideolojisine göre gerçekliğin belirlenip kurgulandığı Hakikat Bakanlığı’nda düşük rütbeli bir memur olarak çalışan Winston Smith, 1984 yılının bir bahar günü eskici dükkânından bir defter alıp, teleekranın onu görmediği bir kör noktada günlük tutmaya başlar. Temel amacın İngsos Partisi’ne hizmet ve Büyük Birader’e itaat etmek olduğu, özgürce düşünmenin pratikte imkânsızlaştığı Okyanusya’da, gizliden gizliye düzeni sorgulamakta ve bir çıkış yolu aramaktadır. Bu sırada ona gizli bir mesaj ulaştıran Julia ile hayatı bambaşka bir yöne ilerleyecektir. 
 
Totaliter yönetimlerin gerçek dünyayı algılama yetisini körelterek kitleleri nasıl sürüleştirip yönlendirdiğini anlatan bu kült eseri Aslı Biçen’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e505628c-ab4b-4ce7-a9b6-7a4053de87b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Robot</image:title>
            <image:caption>Ya en iyi arkadaşın bir robot olsaydı?

Benim Adım Hiç Kimse kitabından tanıdığımız bol ödüllü yazar Frank Cottrell-Boyce&apos;un kaleme aldığı Kaçak Robot, yapay zekâ çağında robot-insan ilişkilerine matrak bir parantez açıyor; imkânsız gibi görünen bir dostluğu müthiş bir hikâyeyle buluşturuyor. 

Vazifesi uğruna şövalyeye bile dönüşebilen asırlık bir robot ile geçmişteki bazı olayları hatırlamaktan ısrarla kaçınan yarı-mekanik bir çocuğun dedektiflik filmlerini aratmayan maceralarını konu edinen roman, hem eğlendiren hem de düşündüren satırlarıyla okura bambaşka duygular yaşatıyor. 

Bedensel engelliliği bir yoksunluktan ziyade ayırt edici bir fiziksel özellik olarak tanımlayan yazar, insan vücudunu bütünlemeye yarayan yapay uzuvları “normalleştirerek” zihinlerdeki engelli kavramını yeniden şekillendiriyor. 
Alfie insanlara elini verdi. Hayır hayır, elini uzatmadı; elini çıkarıp verdi. İnsanlar o ele bakakaldı, çünkü Alfie&apos;nin eli Uzuv Lab&apos;da üretilen kusursuz bir protezdi! Son teknoloji harikası yapay bir elin pek çok mahareti olsa da Alfie&apos;nin hafızasındaki boşluklar, bileğine sıkı sıkı tutturduğu bu avantajı tam tersine çevirmek üzereydi. Ta ki bir gün kibarlık timsali, hakiki bir robotla yolları kesişene dek. Fakat robot Eric&apos;in eksikleri Alfie&apos;ninkinden de büyüktü: bir adet sol bacak, yerine getirilmesi gereken mühim bir vazifenin yoksunluğu, zihnindeki devasa karışıklık ve yitirilmiş bir hayat amacı... Alfie ile Eric, muhteşem bir maceraya atılmak zorundaydı. 

Frank Cottrell-Boyce Kaçak Robot&apos;ta zorlu bir göreve girişiyor ve kaybedilmiş şeylerin arasına umut tohumları serpiştirerek dokunaklı bir kader arkadaşlığının temellerini atıyor. 

Savaş karşıtlığı hususunda da önemli çıkarımlarda bulunan eser; savaşların sadece, insanlara verdiği zarar sona erdiğinde biteceği gerçeğine vurgu yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf64dd4d-85e8-42a1-91c7-ded1c1428f6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Kapanı</image:title>
            <image:caption>Şükrederek çaba harcamak en gizli hazinesiydi… 
 
Koşuyordu. Küçücük bedeni ne kadar hızlı koşabilirse o da o kadar hızlıydı. Birbiri ardına yere vuran ayaklarının sesi tüm benliğini kapladı. Nereye gittiğini bilmiyordu. Tek bildiği, kaçması gerektiğiydi. Aldığı her nefeste yanan ciğerlerinden ve yerinden fırlayacak gibi atan kalbinden başka bir şey hissetmiyordu. Sendeledi, ama düşmedi. Sert bir el, onu tuttuğu gibi bu kâbusun başrolü olmaya mahkûm etti. 
 
Bazılarının hayatı soluksuz bir sınav gibidir. Gece gündüz dur durak bilmeden, annesizlikte, babasızlıkta, sevgisizlikte, ayrılıkta ve istenmeyen kavuşmalarda, istenmeyen buluşmalarda sınar durur insanı. Bunların nerede biteceğini bilmeden, bitip bitmeyeceğini bilmeden, güç yeterse elif gibi dik durmaya çalışarak verirsin sınavını. Ve sabredenler için ılık meltemler vardır. 
 
Yaşadığı her şeyin bir dengesi, bir nedeni vardı. Şikâyet etmek yersizdi. Bir yanda sabrın, diğer yanda şükrün tartıldığı terazi gibiydi onun hayatı. 
 
&quot;Gerçekten biz Eyüp’ü sabırlı (bir kul olarak) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah&apos;a yönelirdi.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eb4f736-d65f-4066-bbd6-85b9a6123c5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırrını Biliyorum</image:title>
            <image:caption>Akıp giden satırların sözcüsü Nehir Yarar, ceplerinde sırlarla kapımızı çalıyor. Büyük küçük tüm karakterlerin el ele verip ilmek ilmek, rengârenk işlediği bu roman yine çok sevilecek. 
 
Sırlara hazır kulaklar ile satırları seven gözler yeterince yaklaştıysa buyurun şenliğimize. Tanımadıkları birini mutlu etmek için birleşen eller, şimdi de size uzanıyor. Haydi! 
 
*** 
Her şey Tuğçe ve ailesinin yeni bir apartmana taşınmasıyla başlar. Tuğçe’nin önünde alışması gereken yeni bir ev, okul ve arkadaşlar varken bir de babannesi, oda arkadaşı olmak üzere çıkagelir. Üstüne üstlük Tuğçe dairelerine ulaşan esrarengiz bir mektupla da ilgilenmelidir. Bu sahipsiz mektup, içindeki sırlarla apartman sakinlerini hiç ummadıkları yerlere götürür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f4e5a53-a1e0-4715-8c93-a75ac0ffc8ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Dickens&apos;tan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ölüm Hiç Birimizi Çok Bekletmez 
 
 
Bu kitabın sayfalarında keskin zekâsı, nüktedanlığı ve muhteşem hayal gücünün süslediği eserleriyle 19. Yüzyılın en güçlü ve en sevilen yazarlarından İngiliz romancı Charles Dickens’ın yaşam öyküsünü ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız. 
 
* 
Sonunda suya atlanacaksa kıyıda oyalanmanın anlamı yok. 
 
* 
Kendi kendilerini dolandıranların yanında dünyanın başkaca tüm dolandırıcıları hiç kalır. Ben de bu tür yutturmacalarla kendimi aldattım. 
 
* 
Hastalıkla üzüntü nasıl bulaşıcıysa neşe, iyimserlik ve kahkaha da öyle, 
insandan insana geçer. 
 
* 
Eğer bilgi yalnızca beyni geliştirmeye hizmet ederse sınırlı bir etkisi vardır. 
Fakat kalbi de aynı ölçüde geliştirirse o zaman yaşama ve ölüme, 
ruha ve bedene hâkim olarak tüm dünyayı fetheder. 
 
* 
Her günün ölen umudundan ertesi gün yaşayacak olan yeni bir umut doğuyordu. 
 
* 
İçten gelen bir söz bir nutka bedeldir. 
 
* 
Herkes kendi kendinin en yakın dostudur. Dünyada hiç kimsenin kendisi kadar yakın dostu yoktur. Yalnız bazen de insanlar kendi kendilerinin en büyük düşmanı olurlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3120dedf-149e-4ea1-97dd-0fbd9e9cd136.jpg</image:loc>
            <image:title>Orwell&apos;den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Batan Bir Gemideyseniz Batan Gemileri Düşünürsünüz 
 
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, Hayvan Çiftliği gibi romanları ve denemeleriyle 20. yüzyılın yazın dünyasına damgasını vuran George Orwell’in zorlu yaşam öyküsü ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, usta kalemin sıra dışı dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
* 
Mizah olsa olsa erdeme karşı geçici bir başkaldırıdır ve amacı insanı aşağılamak değil, 
zaten aşağılanmış olduğunu ona hatırlatmaktır. 
 
* 
Irkçılık bambaşka bir şeydir. Fethedilmiş ulusların değil, fetheden ulusların buluşudur. Sömürülenlerin insan olmadığını varsayarak sömürüyü normalde uygulanabileceği sınırın ötesine taşımanın bir yoludur. 
 
* 
İnsanoğlu yapıp denize attığı iyilikleri, garip yerlerde tekrar karşısında bulabiliyor. 
 
* 
Yalnızca sizinkinden farklı bir kültüre sahip bir insanla karşılaştığınız zaman, 
kendi inançlarınızın esasen ne olduğunun farkına varmaya başlayabilirsiniz. 
 
* 
İntikam, güçsüz olduğunuzda ve güçsüz olduğunuz için kalkışmak istediğiniz bir eylemdir; acizlik hissi geçer geçmez intikam arzusu da onunla birlikte buharlaşır. 
 
* 
Geliriniz belli bir seviyenin altına düşer düşmez insanların kendilerinde 
size vaaz verme ya da sizin adınıza dua etme hakkını bulmaları çok ilginç.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbd13ac6-fd93-4aef-9398-1c71541e9e1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Oscar Wilde&apos;dan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Sahici Aşk Sükûnet İçindedir 
 
 
Bu kitabın sayfalarında “Sanat sanat içindir.” Anlayışını benimsemiş, parlak ve renkli üslubuyla kaleme aldığı roman, hikâye, şiir ve oyunlarıyla edebiyat dünyasında derin bir iz bırakan İrlandalı kurgu üstadı Oscar Wilde’ın sıra dışı yaşam öyküsünü ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız. 
 
* 
Attığı yalanı desteklemek için bir de kanıt sunacak denli hayal gücünden yoksun birisi, 
lafı hiç uzatmadan doğruyu söylese daha iyidir. 
 
* 
Kadın için utanç kaynağı olanı erkek için de alçaklık addedene kadar 
asla adil olamayacaksınız. 
 
* 
Nice felaket vardır ki ilkten öyle görünse bile, Tanrı’nın gizliden lütfudur bize. 
 
* 
Yaşamak dünyada en ender bulunan şeydir. Çoğu insan “vardır”, işte o kadar. 
 
* 
Bir dostun çektiği acılara herkes üzülebilir ama bir dostun başarısına sevinmek 
çok soylu bir kişilik yapısı gerektirir. 
 
* 
Orta yaşlılar hayata ipoteklidir. Yaşlılar hayatın tavan arasındadır. 
Ama gençler hayatın efendisidir. Gençliği bekleyen bir krallık vardır. 
 
* 
Sanat o ince seçici ruhu ve tercihlerinde kullandığı o zarif sezgisi ile hayatı bizim için saflaştırıp ona anlık bir mükemmellik vermeseydi hepimiz bu dünyadan sıkılırdık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f1a08bb-6b25-4545-934b-f3a0da96c199.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltının Gücü</image:title>
            <image:caption>“Düşüncelerinizi değiştirirseniz kaderinizi de değiştirirsiniz.” 

Kimsenin sizin için düşünmesine izin vermeyin. Kendi düşüncelerinizi seçin ve kendi kararlarınızı verin. Her zaman seçme kapasitesine sahip olduğunuzu hatırlayın. Hayatı seçin! Aşkı seçin! Sağlığı seçin! Mutluluğu seçin! Bilinçli zihniniz neyi düşünür ve neye inanırsa, bilinçaltı zihniniz kabul eder ve hayata geçirir. 

‘Yeni Düşünce’ ve onaylayıcı düşünme felsefesinin öncülerinden biri olduğu düşünülen Murphy, bu klasiğinde bilinçaltınızın gücünü keşfetmenizin önemini ve anlamını açıklıyor. 

PEN ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94896</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb9f193-1103-4a4e-8b85-5e90a6a4a273.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Kanatlarımın Kalemi</image:title>
            <image:caption>Meğer gönlüm bir kuş, tenim kafes, kalemimse kuşun kanatlarıymış… 
Ne zaman kalem yazsa, kuş kanat çırpar, kafesi aşarmış… 
Gönlümün kanatlarından dökülenler, kaleme mürekkep olup, kâğıda düşermiş… 
Gönül kanatlarımın kalemi aşka geldiyse eğer, güneş vecde, gece şevke gelirmiş…

Gönlüm berrak 
Kanatlarım parlak 
Kalemim çağlayan bir ırmak 
Ne güzel şey yazmak 
Anlamak 
Anlatmak 
Coşkun sular gibi çağlamak 
Paylaştıkça güzel yaşamak… 
 
Şimdi kalbimden kâğıda dökülenler, bir kitap satırlarında ulaşıyorsa başka gönüllere, 
Gönül kuşum, kendine yoldaş bulmuş demektir… 
Yüreğini delip, kanatlarındaki kaleme mürekkep diye akıtmış demektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72948d2-6537-4891-96b6-ad73dab0d5d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Suskun Kadın</image:title>
            <image:caption>Çok konuştum 
Dinleyenim olmadı 
Anlayanım hiç olmadı 
Şimdi anlatma sırası sende 
Çok dinleyeceğim, 
Sen anlat, ben 
Sustum, kadın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d7f4062-5850-4eeb-81f7-8c34362d9126.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Musikisi Temel Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Hepiniz milletvekili
olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz… Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkâr olamazsınız.
Sanatkâr, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alanında ışığı ilk duyan insandır. Bir millet
sanattan ve sanatkârdan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz. Bir milletin sanat yeteneği,
güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2db3b2e2-d828-42c1-8f28-50fd41cb9364.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan ve Piyade</image:title>
            <image:caption>Bu hatıramızı yazarken kendimizi övme amacımız olmadığı gibi, en doğruyu kendimizin yaptığını da asla söylemiyoruz. 
 
Aciz, sıradan ve piyade bir kul olduğumuzu itiraf ederek, rızasını kazanacak hizmet etmeyi Allah bu fakire nasip etsin diyoruz. 
 
Bu hatıralar, hayırla anılmaya vesile olsun… 
Lokman Abbasoğlu 
 
*** 
 
Gençlik yıllarımızda İlahiyat Fakültesi öğrencisi Lokman Abbasoğlu gençlere moral verip coşturuyor, öbür yandan da dini bilgiler aktarıyor, şehitlerimizin başında dualar edip konuşmalar yapıyordu. 
Aradan 50 yıl geçti. 
Lokman Abbasoğlu dostlarının yanında olmaya devam ediyor. 
Osman Oktay                                                             
    *** 
 
Bir güzel insanı hep güzel gördüm ve hep güzel işlerin içinde gördüm…  Tanıdığım ilk günden bugüne kadar Ülküdaşlığından, arkadaşlığından, samimiyetinden tek kelime ile insanlığından ziyadesiyle memnuniyet duydum. 
    Cevat Saraç                                                                                       
*** 
Anıları okurken o yılları yeniden yaşadım… Gerçekten bu anlatılanları yaşamış mıydık?  Masal mıydı, efsane miydi ya da biz deli miydik bilemedim. Yaşanılanlar inanılası bir şey değildi. Kitabı kelime kelime incelerken anıların hepsini yeniden yaşadım, yüreğim o günlerdeki gibi coştu. İyi ki Ülkücüler olarak o devrin adsız kahramanları içinde olmuşuz. 
İyi ki acıları bal eyleyip, vatan sağ olsun diye ülkemizi bölücülere teslim etmemişiz. 
Mukadder Hatipoğlu Altaylı 
*** 
 
Nice Lokman Abbasoğulları’nın çoğalması dileğimle! 
Hüseyin Başaran 
 
***</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9200934-138b-4f6f-85cf-028fed7708ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlam Çocuklar Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Kaygı çağında yaşıyoruz. Hayat hepimiz için eskisinden daha zor. Çocuklarımız için daha da zor olacak. Peki onları hayata nasıl hazırlayacağız? Duygusal olarak sağlıklı, cesur ve bağımsız olmaları için neler yapabiliriz? Hayatın kötü sürprizleriyle ve kaçınılmaz yenilgilerle nasıl baş edecekler? 
 
Dünyaca ünlü psikiyatrist Dr. Harold S. Koplewicz Sağlam Çocuklar Yetiştirmek’te hayatın irili ufaklı türlü zorluklarıyla başa çıkabilen, sağlam, kendi ayakları üstünde durabilen çocuklar yetiştirmek için stratejiler sunuyor, bilimsel araştırma sonuçlarına dayanan İskele Kuramı&apos;nı anlatıyor, pratik uygulamalar, örnek durumlar ve rehber ilkelerle önümüzü aydınlatıyor. 
 
Bu stratejileri ne kadar erken öğrenirseniz ileride o kadar sağlam, mutlu ve başarılı çocuklarınız olacak. 
  &quot;Ebeveynler çocuğa yapı ve destek sunan iskelelerdir. Korumak ve rehberlik etmek için vardırlar, öğrenmeyi ve risk almayı engellemezler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5066e09-63ed-4316-8e89-63d422e4cfcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King 2. Cilt - Şaman Kral</image:title>
            <image:caption>500 yılda bir düzenlenen Şaman Turnuvası için dünyanın her tarafından seçilip gelen en iyi şamanlar toplanmaya başladılar. Büyük Ruh’la birleşmeyi başarıp Şaman Kral olmaya hak kazanacak şamanın belirleneceği bu büyük müsabaka, bu kez Tokyo’da gerçekleştirilecek. Bu turnuvaya katılacak olanların, şamanlık yetenekleriyle birlikte kendilerine bağladıkları ruhların yeteneklerini de en üst seviyede kullanmaları gerekiyor. Diğer taraftan henüz bu turnuvadan haberi bile olmayan Yoh, Ren’le giriştiği dövüşün ardından gözlerini hastane yatağında açar. Fakat Yoh’u orada tüm kaderini değiştirecek büyük bir sürpriz beklemektedir.
Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4fedd43-420f-4223-a907-f33c89949cd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoğu Zarar Azı Karar</image:title>
            <image:caption>İnsanın barındırdığı farklı imkânların çağlar içinde büyük bir şiddetle bastırılmasıyla vardık bu çöküş ânına — karşı karşıya olduğumuz ekolojik krizi yaratan sınıfsız, tahakkümsüz, arı haliyle soyut insanlık değil.
Bu çöküşte en büyük sorumluluğu taşıyan kesimler ise bedeli hâlâ en az sorumluluğu olanlara yıkmaya çalışıyor.
 
“Yüksek gelirli ülkelerin aşırı enerji ve malzeme kullanımını azaltması gerekiyor, hızla yenilenebilir enerjiye geçmemiz gerekiyor, kesintisiz büyümedense insanların mutluluğuna ve ekolojik kararlılığa odaklanan bir post-kapitalist ekonomiye geçmemiz gerekiyor.
Ama bundan fazlasına ihtiyacımız var, yaşayan dünyayla ilişkimizi düşünmenin yeni yollarını bulmalıyız,” diyor Jason Hickel.
 
“Küçülme, karşımızdaki zorluğa yaklaşmanın bir yolunu sağlıyor. Toprağın, halkların, hatta zihinlerin sömürülmekten kurtarılması anlamına geliyor.
İnsanların şeyleştirilmemesi, işin ve yaşamın gereksiz yüklerinden arındırılması, ekolojik krizin dindirilmesi anlamına geliyor. Küçülme, daha az almakla başlayan bir süreç.
Ama sonunda çok geniş bir ihtimaller denizine açılıyor. Bizi kıtlıktan bolluğa, kaynak sömürüsünden yenilenmeye, tahakkümden mütekabiliyete, yalnızlıktan ve ayrılmadan yaşam dolu bir dünyayla bağ kurmaya doğru götürüyor.
Cesaretimizi toplayabilirsek farklı bir gelecek yazmak ellerimizde. Ya her şeyi kaybedecek, ya bir dünya kazanacağız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d69f94f-b5af-44bd-8cc7-b520dcfa2e0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Bir Açıdan</image:title>
            <image:caption>Farklı Bir Açıdan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca54d511-74e9-4d00-b83d-3f7184473e3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalk Yerine Yat</image:title>
            <image:caption>Babamın nerede olduğunu bilmiyorduk, bir akşam valizini alıp çekip gitmişti. Hâlâ da görmedim. Belki ölmüştür.
Ölmediyse de kendi bilir, biz onu öyle bildik. Annem günlerce evden dışarı çıkmadı. Kocası onu terk ettiği için kendinden utanıyordu. Onu teselli edebilecek, akıl verecek kimsemiz yoktu. Babamın gidişinden bir hafta sonra dolapta yiyecek hiçbir şey kalmadı. Hiçbirimiz ne yapacağız diye düşünmedik. Düşünmenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyorduk. Düşünmenin ne olduğunu bilsek babam da düşünürdü, ben olmazsam ne yapar arkamdakiler der, gitmezdi. Arkadakiler bilmiyorlardı demek ki. Düşünmenin sadece kendine yanmak olduğunu sanıyorlardı. Babam kendi hayatını kurtarmak için basıp gitmişti, annem de evde kendine yanıyordu.
Şermin Yaşar’dan sağda solda uyuyakalmaktan tutulup kalmış, günün birinde uyanıp yerini bulmuş insanların sıradan ve bir o kadar da olağanüstü öyküleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19060437-7453-4f5a-9446-9db467828494.jpg</image:loc>
            <image:title>Katır Kutur</image:title>
            <image:caption>İşte karşınızda Katır Kutur! Omuzlarında kuş kanadı, yüreğinde katır inadı... Hikâyesiyle göz göze gelenin, anlattıklarını işitenin bir türlü tadına doyamadığı; yazarının, çizerinin, yayımlayanının küçük katırı, tatlı hayallere doğru dörtnala koşanı… 
 
Kahramanımız Katır Kutur (Müdür Karayel’in ona verdiği ad tam da budur), bir katır olduğu için her yıl düzenlenen Tay Koşusu’na katılamayacağını öğrenir. Sorar durur, bu haksızlık değil midir? İş başa düşer, Katır Kutur gizli planlar yapar, kendi yolunu kararlılıkla çizer. 
 
Bir katır için fotofiniş gerçekten o kadar uzakta mıdır? Yanıtı, doludizgin akan rengârenk sayfalarımızda sizleri bekleyecek. Tıpkı Katır Kutur gibi, hiç vazgeçmeyerek… 

*** 

Bu, ne hızlı bir atın ne de sevimli bir eşeğin hikâyesi. Pek bilinmeyen bir katırdır size anlatacağımız, hem hızlı hem sevimli. Oyuncu mu oyuncu, Truva Atı gibi… 
 
Aman dikkat! Yel gibi esip geçerken sayfaların içinden, şöyle seslendiğini duyabilirsiniz: 
 
“İnadım inat, omzumda kanat!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aab4bdf-c1ab-44c4-8a91-e3fba9edc7a4.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiklal Marşımızı Anlamak</image:title>
            <image:caption>İstiklâl Marşı’mız, bütün Türk milletinin ortak mutabakat metnidir. Bizi millet yapan temel bileşenlerimizden biridir. Marşımız, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin üzerinde kurulduğu toprakların savaşla tekrar vatan yapılmasının bir belgesidir, devlet ve vatanımızın tapusudur. Zira bu metin, Türk milletinin var olma yok olma mücadalesinin en kızıştığı bir dönemde, Türk’ün tarihe karşı direniş kararlılığının zirvede olduğu bir sırada üretilmiş Türk millî ruhunun ortak heyecanının, ortak iradesinin, ortak hassasiyetinin bir ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d371a8-d90f-4c6a-9ba0-d059857b4e16.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Yıl Yeni Hayat</image:title>
            <image:caption>Kitapları tüm dünyada onlarca dile çevrilen ve satış
rekorları kıran New York Times çoksatan yazarı
Debbie Macomber’dan yürekleri ısıtacak bir kış romanı.
 
Cesur adımlar atarak kendini aramaktan vazgeçmeyenlere...
 
Debbie Macomber&apos;in, aşkın, değişmesi en zor hayatları bile nasıl değiştirip güzelleştirdiğini ve güçlü aile bağlarının dönüştürücü etkisini anlattığı yeni romanı okurlarıyla buluşuyor. Başarılı bir iş insanı olan Everly çalıştığı şirkette stresli günler geçirmektedir. Ortağı Jack onu bu stresten kurtarmak ister ve yılbaşı öncesinde bir aylığına izin alıp Everly&apos;i tatile gitmesi için ikna eder. Jack, asistanı Annette’e Everly için sıcak ülkelerden birinde lüks bir gemi yolculuğu ayarlamasını söyler. Ancak Annette’in gizli bir intikam planı vardır. Everly için ayarladığı tur, lüks bir gemi turu değil, Amazon ormanlarında bir eğitim gezisidir ve yetişkinlerin yaz kampından farksızdır: İnternet yok, telefon yok, kamaralarda kilit yok. Everly bir kâbus gibi başlayan on beş günlük bu yolculuğun hayatını tamamıyla değiştireceğinden habersizdir.
 
Yeni Yıl Yeni Hayat, Amazon ormanlarının muhteşem doğasından Indiana’daki sıcacık bir aile ortamına uzanan aşk, umut ve macera dolu bir yeniden doğuş hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0279d095-851b-4195-b470-f53cd70c199c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar Serisi Set (Ciltli) 4 Kitap</image:title>
            <image:caption>İçindekiler;
- Yaralasar 1 (Ciltli)
- Yaralasar 2 (Ciltli)
- Yaralasar 3 (Ciltli)
Yaralasar 4 (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4694cbb9-47f5-4856-b884-a8b091e79d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kayıkta Üç Kafadar (Kısaltılmış Metin)</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların sonu. İngiltere salgınların ve yoksulluğun pençesinde. Türlü çeşit hastalıkla mücadele eden üç İngiliz beyefendisi (ve bir de köpek), bir değişikliğin kendilerine iyi geleceğini düşünüp Thames Nehri’nde geziye çıkmaya karar verirler. Fakat bu gezi planladıkları gibi dinlendirici olmaz: Gürültücü balıkçılar, kendini beğenmiş buharlı tekneler, güvenilmez hava tahminleri, berbat kokan peynirler, 
bir türlü açılmayan konserveler, talihsizlikler ve maceralarla karşı karşıya gelirler. 
 
Yayımlandığı ilk yirmi yıl içinde dünya çapında bir milyondan fazla okura ulaşan, filmlere, oyunlara ve müzikallere uyarlanan Bir Kayıkta Üç Kafadar, genç okurlar için hazırlanan özel baskıyla tekrar tekrar dönüp okumak isteyeceğiniz bir mizah başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4cdcbcd-6acd-490a-9bfa-c64e728ae47a.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Robin Hood Ortaçağ’ın yozlaşmış yöneticilerine başkaldıran ve bu yüzden kanun kaçağı ilan edilen efsanevi İngiliz halk kahramanı. Gerçekten yaşadı mı yoksa halkın umut sembolü müydü, kimse bilmiyor. 
 
Genç okurlar için uyarlanan bu özel baskıda kahramanımız dolambaçlı yollarda, Sherwood Ormanı’nın gizli köşelerinde çetesiyle düşmanlarına türlü tuzaklar kuruyor, okçuluk yarışlarına katılıyor, Nottingham şerifine haddini bildiriyor ve cesur 
Kral Richard’la tanışıyor… 

Hayal ya da gerçek, Robin Hood’un maceraları bize ilham vermeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25cf4458-7620-4093-b5f0-7c2602a83188.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Doktorun Anıları (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tıp Fakültesi’nden dereceyle mezun olmuş, çiçeği burnunda bir doktor adayı olan Bomgard, şark hizmeti için ülkenin ücra bir bölgesine gönderilir. Rusya yeni bir devrime ve iç savaşa doğru sürüklenirken genç doktoru taşrada önyargılara, kaderciliğe ve batıl inançlara karşı zorlu bir mücadele beklemektedir. Tüm acemiliği, korkuları, kararsızlıkları ve heyecanına rağmen Bomgard’ın, omuzlarına binen yükün altından büyük bir gayretle kalkışını ve çeşitli psikolojik evrelerden geçişini okurken Bulgakov’un eşsiz üslubuna hayran olmaktan kendinizi alamayacaksınız. 
 
Yazarın kendi deneyim, gözlem ve birikimlerine dayanarak insanlığa dair muazzam tespitlerle donattığı ve hayati sorunları mizahi bir dille aktardığı bu yarı otobiyografik eseri Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8807001-ed60-4699-b2cc-205df318ea7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Kumbarası 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Öykü Kumbarası’na yazarlardan birer öykü atmalarını istedik. Yazarlarımız kendine has üslupları ile yazdıkları öykülerini attılar içine. Her biri birbirinden farklı, bambaşka dünyalarından çıkageldiler kumbaraya. Farklı bakış açılarının harmanlandığı, birbirinden keyifli öyküler okurunu bekliyor şimdi. 
 
Kumbaranın kırılmasının, biriktirdiğimiz öykülerin okurla buluşmasının vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5781d215-a788-4a97-9e15-bcb5255656ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Kumbarası 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Öykü Kumbarası’na yazarlardan birer öykü atmalarını istedik. Yazarlarımız kendine has üslupları ile yazdıkları öykülerini attılar içine. Her biri birbirinden farklı, bambaşka dünyalarından çıkageldiler kumbaraya. Farklı bakış açılarının harmanlandığı, birbirinden keyifli öyküler okurunu bekliyor şimdi. 
 
Kumbaranın kırılmasının, biriktirdiğimiz öykülerin okurla buluşmasının vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138991b6-99d3-4385-94af-98c4c5f1c23c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Evde Fare Var</image:title>
            <image:caption>Hey! O da ne! Bir fare mi? Bu fare de nereden çıktı şimdi? Peki, bu durum evde nasıl karşılanacak? Sizce ev halkı bu duruma alışacak mı yoksa işler daha da mı karışacak? Maceraya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e719744-47ea-4145-9a02-da44aa65f7da.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Dünyaların Çocukları</image:title>
            <image:caption>Üçüncü Dünya ülkelerindeki çocuk işçilerin hâli, bundan iki yüzyıl önce yurtlarından zorla kaçırılan köle
akranlarınınkinden pek farklı değil: ‘Ecel tezgâhlarında’ karın tokluğuna tükeniyor, sakatlanıyor, ölüyorlar.
Eğlence sektöründe istismar edilip Körfez ülkelerinde deve jokeyleri olarak çalıştırılmak üzere kaçırılıyorlar.
Cinsel tacize uğrayıp satılıyor, kapatılıyorlar. Charles Dickens’ın betimlediği kasvetli ve hoyrat Britanya
manzaralarını, başka bir güneşin, başka renklerin hâkim olduğu, başka bir dünyada yeniden yaşıyorlar.
Çocuk işçilerin çoğunluğu Güney ülkelerinde olmasına rağmen, konuyla ilgili tartışmalar genellikle Batı’da ve
eğitim-iş ikilemi ekseninde yapılıyor. Dahası, Batı‘nın suçluluk duygusuyla sunduğu çözüm önerileri ‘kaş
yaparken göz çıkarabiliyor’ ve başka değer yargılarına, başka aile yapılarına, başka iklimlere sahip
toplumlarda yaşayan çocuk işçilerin hayatlarında öngörülmeyen yıkımlara neden oluyor. Bu kitap işte bu
çelişkiyi gözler önüne serip yoksulluk içinde çalışmak zorunda olan çocukların dünyasını bir de onların
gözlerinden görmemize vesile oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94917</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c1326b8-d89b-41ae-8874-e840c06a943d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Teorisi ve Mantık</image:title>
            <image:caption>Varlık, düşünce ve dil arasındaki bağlantıları ‘haritalandırmak’ felsefenin başlıca hedeflerinden biri olagelmiştir.
Yirminci yüzyılın istikrarsız, yeniliklere ve değişimlere gebe düşünsel coğrafyasında böyle bir harita çıkarmanın
öncelikle güvenilir ve istikrarlı düşünme araçlarına sahip olmaktan geçtiği düşüncesi, yüzyılın ilk yarısından
itibaren mantık ve bilgi teorisinin felsefede öne çıkması ve rağbet görmesi için yeterli olmuştur.
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünde on iki yıl (1936-1948) boyunca öğretim üyeliği yapmış Alman
filozof Ernst von Aster’in 1941 ile 1945 yılları arasında sistematik felsefe dalında verdiği ders notlarının
Macit Gökberk tarafından çevrilip kitaplaştırılmasıyla ortaya çıkmış bu eser, bilgi teorisi ve mantığın en temel
kavramlarının bir dökümünü çıkarıyor. Bilginin neliği, mantık ve bilgi arasındaki ilişki, tümevarım, görecilik
ve yöntem sorunu gibi bilgi teorisinin en çetrefil problemlerini, felsefeyle kıyısından köşesinden ilgilenen
herkesin anlayabileceği berrak bir dille irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94918</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff762afe-eb10-447d-b24c-890371443eb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin Öncüleri</image:title>
            <image:caption>Dünya tarihi bir bakıma büyük insanların tarihidir. Bu kitap, bilimin tarihini büyük mimarları üzerinden ele
alıyor. Arşimet’ten Öklid’e, Leoanardo’dan Kopernik’e, Darwin’den Newton’a, Einstein’dan Heisenberg’e
bilimin görkemli yolculuğuna katılmaya davet ediyor.
Kitap, bilim etkinliğinin anlam ve yöntemine ilişkin sağlam bir kavrayış oluşturma yanında, bu etkinliği
çalışmalarıyla örnekleyen öncü bilim insanlarının özgün yanlarını ve bilim tarihindeki yerlerini göstermeyi
amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30f2dc7-5c1d-4abf-b158-987d3ec51ff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil İtaatsizliğe Çağrı</image:title>
            <image:caption>Mitolojiden çağdaş siyasete kadar, insanın olduğu her yerde baskı, baskının olduğu her yerde direniş vardır.
Prometheus, tanrıların buyruğuna itaatsizlik edip insanlığa ateşi verdi. Alman kadınlar, Naziler tarafından
gözaltına alınan Yahudi eşlerinin ve çocuklarının salıverilmesi için günlerce eylem yaptılar. Gandhi, namlunun
ucunda, ‘Tuz Yürüyüşü’ne çıktı. Martin Luther King, hayal ettiği eşitlikçi dünyaya ulaşmak için yollara
düşmekten çekinmedi. Rosa Parks, beyazların tüm aşağılayıcı bakışlarına ve öfkesine rağmen oturduğu yerden
kalkmadı. Kadınlar özgürlüklerini kazanabilmek için ataerkine başkaldırdılar.

‘Sivil itaatsizlik’, meşruluğunu yitirmeyen ve tarihin akladığı şiddetsiz bir direniş biçimi olageldi. Baskılardan
bunalan, kuralların keyfiliği ve haksızlıklar karşısında vicdanına kulak verenlerin başvurduğu, tarihin seyrini
değiştirebilen sarsıcı bir güç olduğunu defalarca kanıtladı. Bu kitap, uygarlaşma serüveninin en görkemli
olaylarının bazen en mütevazıları olabildiğini gösteriyor. ‘Başka bir dünya’ hayalinin, silahlardan, sopalardan
ve kaba güçten çok daha etkili olabildiğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee3bece-5b00-4d94-9092-0aec96f14ae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaf Dağı&apos;na Bakan Ayna</image:title>
            <image:caption>Kaf Dağı’na Bakan Ayna, edebiyatımızda örneğine ender rastladığımız türden tam bir poem. Masalların ve destanların bu efsanevi dağı, şiirde, “hakikati gören masal” ile “Hakikatsiz kalan gerçek” in sembolü olarak ele alınır. Şair adeta Kaf Dağı’na dev bir ayna tutarak, kendi küçük masallarımızdan insanlığın büyük masalına giden o çetin yolu aydınlatıyor. 

Şiirde çok baskın ve güçlü bir leitmotif olarak yer alan Kaf Dağı, varlığı ile insanî değerler hazinesini, yokluğu ile kaos ve boşluğu simgeler. Varlığı gerçek bir zenginlik, yokluğu kendimize ait bir masalımızın olmayışı anlamına gelir ki, bu da çok büyük bir maddi ve manevi yoksulluktur şaire göre… 

En iyisi Mehmet Çetin’in Kaf Dağı’na tuttuğu aynaya bakarak kendi gerçeğimizi ve kendi masalımızı seyretmek... Buyurun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94921</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb9e72dc-9808-4e79-b780-b6bf75c0a678.jpg</image:loc>
            <image:title>Alya&apos;nın Dünyası - Gizemli Duvar</image:title>
            <image:caption>Alya her gün evlerinin önündeki duvarın tepesinde saatlerini geçiriyordu. Annesi, babası ve en yakın arkadaşı, Alya&apos;nın neden o duvarın üzerinde saatlerini geçirdiğini merak edip duruyorlardı; neden, niçin, kimin yüzünden?.. Bir tek Alya durumundan memnundu; heyecanla bir yeri, bir şeyleri gözlüyordu, belki orada neler olup bittiğini görebilir umuduyla. En sonunda o gün geldi ve Alya hayalini dahi kurmadığı bir serüvenin eşiğinde buldu kendini. Üstelik bir başına da değildi; en yakın arkadaşı ve &quot;o&quot; da bu inanılmaz maceranın ortağıydı... Seda Öğretir bilimin, sanatın, edebiyatın ve var olmanın temel duygusundan, “merak etmek”ten yola çıkarak rengârenk, duygu ve umut dolu bir öyküyle tekrar karşımızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/266c6a13-4100-4b82-95ea-2b9208088057.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nokta İle Başla</image:title>
            <image:caption>Bir nokta yapabiliyorsanız maceralara atılmaya hazırsınız demektir. İster çekingen bir acemi ister yenilenmek ve enerjiyle dolmak isteyen deneyimli bir profesyonel olun, bu defter tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a741f0c7-9adb-48eb-b944-fa8c755a888f.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Gönül Uçtu Yine - Karacaoğlan</image:title>
            <image:caption>KARACAOĞLAN 
Türk halk şiiri, başlangıçtan beri âşıkların / ozanların “ilden ile beyden bey”e kopuzları / sazları eşliğinde icra ettiği geleneksel mahsuller olmasından ötürü Türk dilinin en önemli ve canlı unsurlarından birini teşkil etmiştir. Âşık-ozanlar da Türk dilinin Anadolu coğrafyasındaki en mühim taşıyıcıları olmuştur. Nitekim Yunus Emre, Abdal Musa, Kaygusuz Abdal ve benzeri şair-dervişlerin yanı sıra Öksüz Dede, Kayıkçı Kul Mustafa, Köroğlu gibi çok sayıda halk şairi de Türkçenin mühim köşe taşlarını oluşturan isimlerdir. Karacaoğlan ise bu kervanın içinde hatta başında yer alan çok önemli bir halk şairimizdir. Özellikle doğa, aşk, sevgili unsurlarını halk diliyle çok sade şekilde sazının eşliğinde terennüm etmesi onu yedi iklim üç kıtada tanınan ve sevilen bir halk şairi yapmıştır. Sade Türkçeyle söylediği deyişleri yanı sıra ezgileri de takipçileri tarafından icra edilmiş ve günümüze kadar getirilmiştir. Bundan mütevellit Güney Anadolu illerimizde “Karacaoğlan çığırmak” tabiri ortaya çıkmıştır. Bugün bile çoğumuzun hafızasında Karacaoğlan deyişlerinden bir dörtlük, bir beyit bulunması veya kulağımızda ezgilerinin yankılanması onun ne kadar şöhretli bir “âşık / ozan” olduğunun delilidir. 
BİYOGRAFİ 
 
Van’ın köklü ailelerinden Arvasîlere mensup olan yazar, 25 Mayıs 1982’de Hakkâri’de dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini aynı şehirde tamamladı. Çukurova Üniversitesinden mezun oldu (2002). Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında, “Van Âşıklık Geleneği / Metin ve İnceleme” adlı çalışmasıyla yüksek lisansını (2005) ve “Dede Korkut Destanı ve Kıpçak Sahası Epik Destan Geleneği” adlı teziyle doktorasını tamamladı (2009). Millî Eğitim’de 2002 - 2007 yıllarında vazife yapan Arvas, 2007’de Gaziosmanpaşa Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. Yazar, 2008 - 2011 yılları arasında Kırgızistan - Türkiye Manas Üniversitesinde okutman ve doktor öğretim görevlisi olarak vazife yaptı. 2011’de Çankırı Karatekin Üniversitesine yardımcı doçent olarak atandı. 2014’te doçent unvanını aldı. 2013 - 2014 yıllarında Hakasya Özerk Cumhuriyet’inde “Hakas Türklerinin Şamanizmi” başlıklı TÜBİTAK projesini yürüttü. Çok sayıda makalesi, kitap bölümü, tebliği ve ansiklopedi maddesi yayımlanan Arvas, üç yıl (Güz / 2014 - Güz / 2017) süreyle Karatekin Edebiyat Fakültesi Dergisinin fiilen editörlüğünü yürüttü. 2019 senesinde profesörlüğe yükseltilen Arvas’ın altısı telif, ikisi çeviri olmak üzere yayımlanan 8 eseri mevcuttur. 
Hâlen Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışan Prof. Dr. Abdülselam Arvas İLESAM üyesi, evli ve üç çocuk babasıdır. 
 
ESERLERİ 
Geçmişten Günümüze Van Âşıklık Geleneği, Kitab-ı Dedem Korkut ve Kıpçak Sahası Epik Destan Geleneği, Kırgız Folklor Tarihi / Manas Destanı Üzerine Bir İnceleme (Kırgızcadan Çeviri), Bir Halk Kitabı Olarak Mevlidü’n-Nebi, Tarih ve Folklor Bağlamında Hacı Murad-ı Veli Üzerine Bir Araştırma, Geleneksel Hongoray Şamanlığı (Rusçadan Çeviri), Kırgız Destanları 17 / Kurmanbek Destanı, Hat Sanatında Kırk Besmele Kırk Hadîs, (Emrullah Tekin ile)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7c0c98-bd94-4fb1-ac79-59d5832978cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennette Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Önümde bir kapı göremiyordum. Kapı olsa bile, binlerce kapı olsa bile, hepsi sımsıkı kapalı olsa bile, korku ve endişenin kokusu sızamazdı yanıma, gam ve kederin nefesi sokulamazdı ân’ıma. Öyle yumuşak, öyle sıcak, öyle kucaklayıcı, öyle onaylayıcı ki o ses... 
 
Âşina bir çağıltı gibi serince aktı kalbime. Yakın, çok yakın bir çocuk dokunuşu gibi yanaklarıma. Halıya dokunur dokunmaz kadifeleşen kedi patisi sesi gibi. Ak köpüklü dalgaların ayağımın altında dolanışı gibi. Yakınlıkların hepsini çağıran hırka kokusu gibi. Akşamüzerleri esen ıhlamur kokulu meltemler gibi. 
Sesin avuçlarına döktüm gizli gözyaşlarımı. Yumuşacık kucağına koydum korkudan çizgilenmiş alnımı. Sevdanın göğüne saldım kalbimin kırık kanatlarını. Sormadı suçlarımı. Hatırlatmadı kaçamaklarımı. 
Fısıldadı serince: 

“Sen cennet olsan, kapatır mısın kapını?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1f86287-bf32-49a6-9756-c8da731fde26.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya&apos;nın Sırları</image:title>
            <image:caption>“Bir keresinde bir kitabın içine düştüm. Yok yahu! Düşündüğünüz gibi değil. Gerçekten bir kitabın sayfaları arasına düştüm…” 
Elinizde tuttuğunuz bu kitap,  
farklı mı farklı öykülerden oluşuyor: 
 
Cezayir’den Bursa’ya kadar uçan güvercinlerden, bir balığın karnında yaşayan inci avcısından, kötü insanlara karşı birlik olan leyleklerden, sorduğunuz sorulara cevap veren ağaçlardan, yanmayan halılardan, boşlukta bekleyen sütunlardan bahsediyor bu öyküler. 
  Abdullah Harmancı’nın, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinden ilhamla kaleme aldığı Evliya’nın Sırları sizi çok katmanlı, çok farklı, çok eğlenceli bir okuma serüvenine davet ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94926</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d4b3772-e097-4464-81da-cec07a1c0397.jpg</image:loc>
            <image:title>Hak Yol İslam Yazacağız - Hasan Aksay Hatıratı</image:title>
            <image:caption>Millî Nizam Partisi’nin kurucuları arasında yer alan Hasan Aksay, yıllardır beklenen hatıratında tek partili yıllardan günümüze, Türkiye’nin siyasi ve sosyal hayatına dair bir projeksiyon sunuyor. 
 
On iki cumhurbaşkanıyla reel siyasette çalışmış, iletişimde bulunmuş bir isim Hasan Aksay. Hem ülke siyasetinde önemli bir yeri var hem de dindarların siyaset tecrübelerine dair izlerde ilkler arasında. Doğumundan önceki yıllarda olup bitenleri büyüklerinden dinleme imkânı bulması ve sonraki dönemlerde yaşanan sosyal, ekonomik ve siyasî olayları bizzat deneyimlemesi onun hatıratını daha da önemli kılıyor. 
 
Hak Yol İslam Yazacağız geçmişten feyz alıp günümüze ayna tutan gerçek bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f26a72-d762-42cb-bb93-56c7f6d1d784.jpg</image:loc>
            <image:title>Köyde Bir Ay (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. Köyde Bir Ay Turgenyev’in en tanınmış tiyatro oyunlarındandır. 1848-1850 yılları arasında Fransa’da “Öğrenci” adıyla yazılan eser Rusya’da sansür tarafından yasaklanmış, siyasi olmaktan çok ahlaki gerekçelerle yapılması istenen değişikliklerin ardından 1855’te “Köyde Bir Ay” adıyla yayımlanmıştır. Oyun zengin bir toprak sahibinin oğluna ders veren üniversite öğrencisinin evin hanımı ve ailenin evlatlık kızı arasında kaldığı üçlü bir aşk hikâyesini anlatır. Oyunun yazar tarafından gözden geçirilmiş son ve sansürsüz hali ancak 1869’da yayımlanabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee17978d-c3e0-4c14-84c2-403d0fe28b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Acıyı Bal Eyledik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>(…) ekmeği bol eyledik 
acıyı bal eyledik 
sıratı yol eyledik 
geldik bugüne 
ekilir ekin geliriz 
ezilir un geliriz 
bir gider bin geliriz 
beni vurmak kurtuluş mu 
kör olasın demiyorum 
kör olma da 
gör beni 
*Ne Güzel Ne Güzel *Acıyı Bal Eyledik *Nehirler Aka Aka… *Tortu *Zor Nakış *Birdenbire Özlemek *Amado’lu Ağustos *Hani Ya Nerdesiniz *Köprü *Tay *Kerbela Uzak Değil *Çoğaltan Acı *Şükrü Baba Açıklaması *Pis Bir Akşam *Heryerde Birden Olmak *Mutluluk Benim Şirin’imdir *Susan Su *Benden Bilmeyin *Bir Başka Tepeden *Duraktaki Işık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6980cf85-7b1e-44f9-ad67-8c0009ea6b20.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert - Okul Konseri</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Okulda bir konser düzenlenecek. Mert, solo şarkı söylemeyi çok istiyor ama önce seçmelerde başarılı olması gerekiyor. Üstelik, en yakın arkadaşı Beren de seçmelere katılacak. Bakalım neler olacak? 
Cesaret ve özgüvenin önemini anlatan, çok eğlenceli bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/050f6528-136c-4d76-9664-49a1d2f2699e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekleyiş</image:title>
            <image:caption>Bir askeri hastanede doktor olan Lin Kong, yaşlı anne-babasının ısrarıyla, iyi huylu ama sıradan bir kız olan Shuyu ile evlenir ancak karısıyla paylaşacak pek bir şey bulamamaktadır. Lin başka bir şehirdeki askeri hastaneye tayin olunca, evinden ayrılır ve ailesini yılda sadece on gün ziyaret edebilir. Genç adam işi ve kitaplarıyla doldurduğu hayatından şikâyetçi değildir. Ancak hemşire Manna’ya âşık olunca karısından ayrılıp onunla evlenmek ister. Karısını boşanmaya razı etmek için köyüne gider ama Shuyu yılda ancak on gün görebildiği kocasından vazgeçmek istemez. Lin ile Manna on sekiz yıl boyunca, komünist rejimin baskısı altında Shuyu’nun boşanmaya razı olmasını beklerler. Sonunda aşkın gücünün zamanın acımasızlığına karşı kazandığı zafere rağmen, hayat başka bir bekleyişe mi dönüşecektir?
 
Ha Jin şiirsel bir yalınlıkla, ustaca aktardığı öyküsünün arka planında, Çin gelenekleriyle komünist devrimin koşullarını kara mizaha varan bir yorumla sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b06cc044-22a1-436b-8323-8a979d848635.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Hayvanlar - Süper Hayvanlar Boyama Serisi</image:title>
            <image:caption>Boyalarını al ve birbirinden şirin hayvanlarla eğlenceli maceralara sen de katıl. Kuşlar, balıklar, kara hayvanları ve daha birçok arkadaş canlısı hayvanla tanışıp, harika manzaralar oluştur. Çocuğunuz bu eğitici kitapla, hayvanları tanırken, renk ve odaklanma becerilerini, el göz koordinasyonunu geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37a98f1d-dfbe-4367-bd14-b42565165672.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Hayvanlar - Süper Hayvanlar Boyama Serisi</image:title>
            <image:caption>Boyalarını al ve birbirinden şirin hayvanlarla eğlenceli maceralara sen de katıl. Kuşlar, balıklar, kara hayvanları ve daha birçok arkadaş canlısı hayvanla tanışıp, harika manzaralar oluştur.
Çocuğunuz bu eğitici kitapla, hayvanları tanırken, renk ve odaklanma becerilerini, el göz koordinasyonunu geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e312668-aff5-4a4d-a59c-8c3880758736.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğayı Öğreniyorum - Süper Hayvanlar Boyama Serisi</image:title>
            <image:caption>Boyalarını al ve birbirinden şirin hayvanlarla eğlenceli maceralara sen de katıl. Kuşlar, balıklar, kara hayvanları ve daha birçok arkadaş canlısı hayvanla tanışıp, harika manzaralar oluştur.
Çocuğunuz bu eğitici kitapla, hayvanları tanırken, renk ve odaklanma becerilerini, el göz koordinasyonunu geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56c0d81f-c70a-402e-9e5b-22fd144a1452.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekinsiz Kadınlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya Fantezi Ödüllü yazarlardan eşsiz bir öykü antolojisi! 
 
George R. R. Martin, Jim Butcher, Diana Gabaldon, Lev Grossman, 
Sherrilyn Kenyon, Brandon Sanderson, Sharon Key Penman, Joe 
Abercrombie ve Carrie Vaughn gibi birçok tanınmış yazar, Gardner 
Dozois’in çağrısına kulak verip “tekinsiz kadınlar” temasına özel, yalnızca bu kitapta okuyabileceğiniz novella ve öyküleri yarattılar. 
 
Peki, okuru nasıl bir dünya bekliyor? 
 
Bu sorunun yanıtını projenin yaratıcıları versin: 
 
Bu kitapta erkek kahraman, canavarlarla ya da kötü adamlarla savaşıp kılıç sallarken yanı başında korkuyla dikilip ağlayan talihsiz kadınları bulamazsınız. Aksine, bu kitabın kadınlarını tren raylarına bağlamaya kalktığınızda kendinizi gerçek bir dövüşün içinde bulabilirsiniz. Burada kılıç erbabı savaşçı kadınlar, gözü kara kadın pilotlar, astronot kadınlar, amansız kadın seri katiller, ürkütücü süper kahraman kadınlar, sinsi ve baştan çıkarıcı femme 
fatale’ler, büyücü kadınlar, zor şartlar altında hayatta kalmaya çalışan kötü kızlar, kadın haydutlar ve asiler, kıyamet sonrası hayatta kalmayı başaran kadınlar, özel kadın dedektifler, adamı gözünü kırpmadan ipe gönderen kadın yargıçlar, halklara hükmeden, kıskançlık ve ihtiras duygularına kapılarak binlerce insanı tüyler ürpertici şekilde ölüme sürükleyen mağrur kraliçeler, 
cesur ejderha binicileri ve çok daha fazlası var. Keyfini çıkarın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/680a6cea-daf3-472f-a946-602b2a487a63.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğayı Keşfediyorum - Süper Hayvanlar Boyama Serisi</image:title>
            <image:caption>Boyalarını al ve birbirinden şirin hayvanlarla eğlenceli maceralara sen de katıl. Kuşlar, balıklar, kara hayvanları ve daha birçok arkadaş canlısı hayvanla tanışıp, harika manzaralar oluştur.
Çocuğunuz bu eğitici kitapla, hayvanları tanırken, renk ve odaklanma becerilerini, el göz koordinasyonunu geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bebfb898-cdf3-4040-bf87-3d6383cbfbe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Kitabım - Renkler Öğreniyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>4-5 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış bu boyama kitabı çocukların renkleri ve birçok farklı objeyi öğrenmesine yardım ederken, el göz koordinasyonlarını da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce848ea1-ca27-45ab-ab7f-9846b78644b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Kitabım - Renkleri Öğreniyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>5-6 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış bu boyama kitabı çocukların renkleri ve birçok farklı objeyi öğrenmesine yardım ederken, el göz koordinasyonlarını da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0da03447-41f4-4e85-9110-59ed672c9bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Kitabım - Renkleri Öğreniyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>3-4 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış bu boyama kitabı çocukların renkleri ve birçok farklı objeyi öğrenmesine yardım ederken, el göz koordinasyonlarını da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43b02ef7-a25c-42ec-b951-effd95e81a48.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Kitabım - Renkleri Öğreniyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>3-4 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış bu boyama kitabı çocukların renkleri ve birçok farklı objeyi öğrenmesine yardım ederken, el göz koordinasyonlarını da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/536c8db3-4277-4be8-91bd-5397ed15f0da.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle Sağ Beyin Sol Beyin Geliştirme (7 yaş) 6’lı Set</image:title>
            <image:caption>İster matematikte ister sanatta olsun hem sağ hem sol beynini güçlendirmiş ve dengede kullanabilen çocuklarımız eğitim yaşamlarında çok daha başarılı olacaktır.
Beyinde; özellikle dil, görme- işitme, duygusal kontrol, sosyalleşme gibi yetilerin daha üst düzeye çıkarılması, çocuğa verilen eğitimle yakından ilişkilidir; beyin ve onun nöral bağlantıları zorlanarak ve çalıştırılarak güçlendirilebilir. Beyinde uyarılmayan ve kullanılmayan kısımlar ise zayıflar ve yok olur.
Etkinliklerle Sağ Beyin Sol Beyin Geliştirme 7 Yaş setimiz:
Çocuklarımızın; erken çocukluk döneminden çıkıp mantıksal çıkarımlarla analitik düşünmeye başladıkları, odaklanma becerilerinin arttığı, duygusal tepkilerini meraka ve öğrenmeye yönlendirdikleri bu çok önemli sürece; yeni başlangıçlar dönemine yönelik hazırlanmıştır.
Görsel ve Sesli Beyin Egzersizleriyle; Sağ Beyni,
Sözel-Sayısal Egzersizlerle; Sol Beyni geliştirecek çalışmalara yer verilmiştir.
Bir kerede birden fazla unsura dikkat etme ve odaklanma gerektiren çalışmalar;
Algısal Dikkat
Odaklanma ve Konsantrasyon Artırımı
Görsel Algı - İşitsel Dikkat Gelişimi
Dil Gelişimi
Dinlediğini Kavrama-Anlama Becerileri
Odaklanma ve Konsantrasyon Artırımı
Duyduğunu Kısa Süreli Belleğe Kolay Kaydetme
Akıl Yürütme
İşlem Becerileri
Neden-Sonuç İlişkisi
Muhakeme gibi alanlarda gelişimlerini üst düzeye çıkararak yaşamlarına en iyi şekilde başlangıç yapmalarına ve sürdürmelerine önemli katkılar sağlayacaktır.
Kitaplardaki etkinlikler, beynin en çok hangi alanını etkiliyorsa tablolarla belirtilmiştir. Bu sayede çocuğun gözlemlenmesi ve yönlendirilmesine yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10fa590f-d9e8-4e21-927a-006f4ce090ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantoine ile Agapa Arasında</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın sayfaları arasında Kmer tanrıları da çıkabilir karşınıza, bütün bir kenti istila eden hıyarlar da; Krallar Kralı Artaserhas’ın vasiyetnamesini okuyabilirsiniz ya da Laurent de Medicis’nin yeni Floransa sevdasını; Mathusalem adlı bir papağanın akıl almaz hikâyesini, “Kellik ehliyeti alma yasağı” pankartının ne anlama geldiğini! 
Fantoine ile Agapa Arasında Robert Pinget’nin kısa öykülerinden oluşuyor. Robert Pinget, kimselere benzemez, avangard bir yazar. Okuru şaşırtan, rahatsız eden, güldüren, realizmle dalga geçen öyküler, tuhaf kişilikler ve kelimelerin gücü… 
 
“Zorlu şeylere tanjanttan yaklaşmak gerekir. O bunu bilmiyordu. Erdemin karşı koymak olduğu kararına çok çabuk vardı. Yıllar geçimsizliğin, hiçe sayılan tutkunun, bayağılığın dehşeti içinde geçip gitti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54b2d4d-9426-466a-8721-bbd539a747cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Meyveler</image:title>
            <image:caption>Altın Meyveler’in kahramanı bir roman, bu romanı tartışanlar, beğenenler, beğenmeyenler, beğenmediğini saklayanlar, şevkle savunanlar… 
Geleneksel romanın kalıplarını kıran Nathalie Sarraute’tan, edebiyat ürünüyle edebiyat eleştirisinin, okur kitlesinin ilişkilerini yer yer hicivle harmanlayan bir kitap içinde kitap. 
“Edebiyatın kutsal bir yer olduğu –ah, işte bu çok zor, değil mi– bir avuç seçilmişe, ancak alçakgönüllü bir çıraklık döneminin, ustaların sabırlı öğretisinin giriş izni vereceği kapalı bir çevre olduğu öğretilecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c50b71b0-b406-4086-8645-d64e25a5bd12.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöl mü Cennet mi?</image:title>
            <image:caption>Tehdit altındaki çevrenin yeniden doğallaştırılmasından 
sağlıklı gıda yetiştiriciliğine, su kültüründen kent bahçeciliğine değin bilmemiz gereken her şey. 
 
Çöl mü Cennet mi? neyi berbat ettiğimize dair çok önemli bilgiler içeren oldukça derinlikli ve ilgi çekici bir kitap. Permakültürün öncülerinden olan ve “tarım âsisi” olarak bilinen Avusturyalı çiftçi Sepp Holzer Çöl mü Cennet mi?’de tarımda, ormancılıkta yapılan yanlış uygulamalardan kaynaklı çevresel felaketlere dikkat çekerek kurtuluşumuzun reçetesini sunuyor. 
 
Çocukluğundan beri doğayla iç içe olan ve tabiattaki tüm canlıların simbiyotik bir bağla nasıl birbirlerine bağlı olduğunu çok erken yaşlarda yaptığı gözlemlerle fark eden dahi köylü Sepp Holzer, geçmişten günümüze devam eden doğadaki insani yıkıma karşı alternatif yaratarak yeni bir bakış açısı oluşturmayı başarıyor. 
 
Suyu kullanmanın hayati önemini, hatalı toprak yönetiminin yarattığı yıkımı, hayvanların yanlış yöntemlerle otlatılmasından kaynaklı meraların çölleşmesini, monokültüre dayalı ormanların hastalanmasını ve çevresel felaketlere neden olan tüm yanlışları inceleyerek, farklı bir tarım ve çevre yaratmanın metotlarını buluyor. Uzun yıllar üzerinde çalışarak geliştirdiği ve farkındalık yarattığı aşikâr olan sistemiyle (Holzer Permakültürü) o kadar başarılı oluyor ki çoraklaşan, çölleşen bölgeleri adeta cennete çeviriyor. 
 
Sepp Holzer, toprakla olan yaşamın yenilenmesi, çiftçilerin tekrardan saygınlık kazanması ve doğal bir tarım yönteminin benimsenmesiyle birlikte dünya gıdası stratejisinin müthiş bir değişim yaşayacağını ve çevreyle bütünlük içinde yeni stratejiler oluşturulacağına inanıyor. Bu alanda ciddi çalışmalar yapan Holzer çözümler üreterek kendi kendine yeterliliğin (doğru yöntemlerle) her yerde mümkün olduğunun altını çiziyor, bunu yaptığı öneli çalışmalarla tüm dünyaya gösteriyor. Hayvanları mal olarak değil, çalışan olarak görmenin kıymetine dikkat çekerek bu bağlamda hayvancılığın yeniden ele alınıp gözden geçirilmesi konusundaki düşüncelerini kitapta etraflıca anlatıyor. Balkon bahçeleri, asma ve dikey bahçeler vb. gibi en küçük alanlarda &quot;kentsel bahçecilik&quot;te yaratıcı fikirler de dahil olmak üzere permakültüre giriş niteliğindeki alanlarda neler yapılacağını adım adım gösteriyor. 
 
Dünyanın farklı coğrafyalarında (Portekiz’den Sibirya’ya, Brezilya’dan İspanya’ya, Türkiye’den Ukrayna’ya kadar) denenmiş uygulanmış ve başarıya ulaşmış “Holzer Permakültürü”yle kurulan bahçeler/çiftlikler artık herkes tarafından biliniyor ve takdir topluyor. Kurduğu sistem kimi çevrelerce eleştirel yaklaşılsa da bilim insanlarının hayranlıkla inceleyip akademilerde anlattıkları model haline gelmiş vaziyette. 
 
Sepp Holzer Çöl mü Cennet mi?’de tüm deneyimlerini, tekniğinin püf noktalarını, dünya çapında ses getiren, çığır açan önerilerini bizlerle paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01bb2bf3-8cb1-4b53-a04a-8b36a085d92c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas</image:title>
            <image:caption>Fotoğrafların açıkladığı metinlerden ya da fotoğrafları açıklayan cümlelerden oluşan bir kitap değil bu. Her bir bölümün içeriğini meydana getiren, imgelerle sözcüklerin uyumlu birliği. Bilinmeyeni keşfetme hevesi Sinbad’a, Kızıl Erik’e ya da Kopernik’e özgü değil. Dünyada keşfetmeye meraklı olmayan tek bir insan bile yoktur. Her şey acıyı, tuzluyu, eğriyi, düzü, pürüzü, gökkuşağının rengini ve alfabenin yirmi küsur harfini keşfetmekle başlar; ardından sıra simalara, haritalara, hayvanlara ve yıldızlara gelir; en sonunda insan ya kuşkuyla dolar ya imanla, üstelik önceden ne kadar cahil olduğu sonucuna ulaşması da neredeyse kaçınılmazdır. 
 
 
İki Borges içinde rüya gören gerçek olan olsa gerek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09adec36-e842-41a7-8970-9538495a4eaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Alçaklığın Evrensel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı meydana getiren anlatı türündeki düzyazı çalışmaları 1933 ve 1934 yıllarında gerçekleştirildiler. Köklerinin Stevenson ve Chesterton’dan yaptığım yeniden okumaların yanı sıra Von Sternberg’in ilk filmlerine, hatta belki Evaristo Carriego’nun belli bir biyografisine kadar uzandığı kanısındayım. Birbiriyle alakasız şeyleri de bir arada sıralama, devamlılığı sağlamak adına anlık çözümler üretme ya da bir insanın yaşamının iki-üç sahneye indirgenmesi (“Pembe Köşedeki Adam” öyküsünü biçimlendiren de bu görsel niyet) gibi yöntemleri kendi amaçlarına alet ettiklerini söylemeliyim. Psikolojik metinler değiller ve öyle olmaya da çalışmıyorlar. 
 
 
Borges, edebiyatın evrensel tarihindeki en iyi hikâyelerden bazılarını yazdı. Aynı zamanda Alçaklığın Evrensel Tarihi’ni de yazdı. 
Julio Cortázar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d48f5c3-f753-4401-8db3-9935ed3a9d7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabani Ot Toplayıcısı</image:title>
            <image:caption>“Deli naneler nasıl güzel kokuyor.
Ta uzaklardan gelip gıdıklıyor, burnumu, kalbimi. Suyun şifasıyla, güneşin ışığıyla, en önemlisi de dışarıdan gelen müdahaleyle değil, kaynağı içte olan bir coşkuyla büyüdükleri için abartılı bir albeniden çok hakiki bir güzellik içindeler. 
Fukuoka; bitkileri ellememek, büyüme ritimlerine karışmamak, çapalama, ilaçlama, sulama gibi insani müdahalelerde bulunmamak gerektiğini söyler. 
Konvansiyonel tarımın yaban hayata çomak sokmak olduğunu anlatır. 
Gerçekten de bugün en çok yediğimiz sebze ve meyveler; patlıcan, domates, muz, fasulye, biber gibi besinler, insan eliyle ehlileştirilmiş, yabanda büyüyen kuzenlerinden bambaşka suretlere bürünmüş, gerçeğini bilen için tatsız tuzsuz şeylerdir. 
Doğada kendiliğinden yetişen mantarlara, tadı genelde acımtırak olan ve dil buran otlara, görünüşü itibariyle makbul bulunmayanlara gönül vermek aslında yiyeceğin hakikisini, hücresel hafızamızda kayıtlı şifayı yeniden hatırlamaktır.” 
Elif Türkölmez, Anne Kız, Harikasın’daki öykülerinde “sadece mutlu olmak” isteyen insanları anlatmış; Her Şey Geçer’de biricik yaşamlarımızı koşuşturmalara feda etmemize isyan etmişti. Türkölmez, Yabani Ot Toplayıcısı’nda bizi doğanın büyüleyiciliğine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f9f87e7-3a1c-47bd-aa7b-2fdd92d6c796.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluğun Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu sayfalara adını veren o sıra dışı “sonsuzluğun tarihi” hakkında çok az şey söyleyeceğim. Zaman bizim açımızdan bir sorundur; sarsıcı ve talepkâr bir sorun, belki de metafiziğin en can alıcı sorunu; sonsuzluksa bir oyun ya da yıpranmış bir umut. Farklı anlarda farklı yerlerin işgal edilmesi –yani hareket– zaman olmaksızın kavranamaz. Aynı şekilde, farklı anlarda, aynı yeri işgal etmek anlamına gelen hareketsizlik de öyle. Sayısız şairin özlemle yanıp tutuştuğu sonsuzluğun bizi en azından kaçamak tarzda olsa da ardışıklığın baskısından kurtaran maharetli bir aygıt olduğunu nasıl hissedemedim? 
 
Borges’in sanattaki zaferi entelektüel bir çıkmazı kendisiyle savaştırarak insanlık adına yeni bir ürün ortaya koyması. 
 
John Barth</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ed841b-4ef4-47b4-bcf2-e71a782ed476.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mutluluklar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Gerçekten ne istediğini bilenlerin, 
sabırlı ve kararlı olanların, 
sadeliği seçenlerin karşısında mutluluk, 
bir tercih değil tavırdır. 
 
Aşkım Kapışmak, Küçük Mutluluklar Kitabı’nda kendini arayan bireye adeta sırdaş oluyor. Mutluluğun kendini sevmekle başladığını söyleyen yazar, insanın en iyi arkadaşının da kendisi olabileceğini vurguluyor.  
 
 “Yaşamın iyi kadar kötü, kolay kadar zor, mutluluk kadar acı, neşe kadar hüzün, cesaret kadar korkulu yanlarına da tutunup kabul edebilmeliyiz.” 
 
 Bu kitapta özünden uzaklaşıp mutsuzluğa sürüklenenlerin hikâyelerini bulacaksınız. Hayatın içinden gerçekçi örneklerle yenilenen ve genişletilen Küçük Mutluluklar Kitabı belki de sizin geçmiş, bugün, gelecek arasında bir denge sağlamanıza ve akışa saygı duymanıza vesile olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb3d34e-d71c-4f63-ab4b-4049b0948f14.jpg</image:loc>
            <image:title>İpek Yolu</image:title>
            <image:caption>İpek Yolu bildiğiniz tüm tarihi gerçekleri altüst edecek. 
 
Dünya tarihine yön veren İpek Yolu tam olarak nedir?
Akla hemen çöl kumlarının üzerinde, Çin&apos;den Roma&apos;ya yol alan bir deve kervanı geliyor. Ama gerçek bundan daha farklı ve ilgi çekici. İpek Yolu&apos;nda Valerie Hansen bereketli ticaret rotalarına, kültürlerarası etkileşime, İpek Yolu ekonomisine ve arkeolojik şaheserlere dair bilinmeyenlere ışık tutuyor. Hansen, seyahat güzergâhında yer alan sekiz arkeolojik kazı alanını inceliyor. Çangan’dan Semarkand’a kadar uzanan bu coğrafi araştırmada tüccarların, hacıların, gezginlerin iç içe geçtiği kozmopolit toplulukların izini sürüyor. Kültürel çeşitliliğin yanı sıra
dini zenginliklere de değiniyor.

İpek Yolu, ortaçağ Çin keşişlerinin günlüklerinden, hukuki belgelerden, kadınların kaleme aldığı mektuplardan, kasaba tasvirlerinden, yasal ve dini dökümanlardan oluşan zengin bir arşivden besleniyor.


İpek Yolu’nun Moğol hâkimiyetinde olduğu döneme dair belgelerle desteklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbe56683-3679-4e6d-ab44-8c4202fbe87d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedikoducu Beyin</image:title>
            <image:caption>Şaşırmaya, Öğrenmeye Hazır Olun!
İlk bilinç nasıl ortaya çıktı?
Vücudun patronu kalp mi yoksa beyin mi?
Nasıl karar veriyoruz?
Bilgiler nereye kodlanıyor?
Hafıza nasıl geliştirilir?
Beynimiz zamanı nasıl algılıyor?
Anılar nasıl kaydediliyor ve anımsanıyor?
Beynimiz hacklenebilir mi?
Âşık insanın beyni nasıl çalışır?
Sinirbilimci, yazar, senarist ve oyuncu Uzm. Dr. Timur Yılmaz Dedikoducu Beyin’de geçmişten günümüze beynin gelişimini ve çalışma mantığını anlatıyor.
Bu kitabı okurken şaşıracak ama en önemlisi beyinle ilgili çok şey öğreneceksiniz. Duygulardan, davranışlardan, beynin odacıkları ve gerçeklik algısından, başlangıçtan günümüze beynin gelişiminden izler bulacaksınız. Hikâyelerden dedikoduya, aşktan anı, hafıza ve belleğe uzanan geniş bir çerçevede ele alınan ve Uzm. Dr. Timur Yılmaz’ın deneyim ve birikimiyle ortaya çıkan Dedikoducu Beyin’den sonra beyniniz aynı kalmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7a24e19-d621-4c44-8313-139d238dbcb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahmi Bey</image:title>
            <image:caption>Yazar Naşide Gökbudak, Sıdıka Hanım ve Asıl Adı Atiye’den 
sonra yine gerçek bir hikâyeyle, amcası Rahmi Bey’in etkileyici 
yaşamıyla okuru selamlıyor.


Sert bir mizaca sahip olan Rahmi Bey, birbirinden ilginç olaylarla dolu fırtınalı bir hayat sürmüştür. Taviz vermez yapısı ve çelik gibi görüntüsüyle tanınsa da yüreğinin derinliklerinde büyük bir aşk gizlidir. Arkadaşının ona emaneti olan Iraz’a karşı duyduğu tutkulu aşk, bir türlü vazgeçemediği Tevhide’nin içini saran yakınlığıyla karmaşıklaşır. Bir de bunlara Rahmi Bey’in haksızlığa karşı sessiz kalamayan yapısı eklenince, başı dertten hiç kurtulmaz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fea686-1e37-4484-b22e-bf071e802c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Geceleri</image:title>
            <image:caption>Önceki görevinde yaralandığı için kısa süreliğine tehlikeden uzak durması gereken Lucas, tanıdığı en ateşli, en zeki ve en güçlü kadın olan Molly’nin ilk davasında onu korumak ister. Ancak bu zorlu bir görevdir. Genç kadının başını beladan uzak tutmak ile kendini kanıtlamasına müsaade etmek arasında kalan Lucas, hayatını sonsuza dek değiştirebilecek bir karar vermek zorundadır. 
 
Molly’nin hayaliyse sorumluluğun tamamen ona ait olacağı ilk davasını almaktır. Bu dava sayesinde kendini kanıtlayacak ve her zaman istediği geleceğe bir adım daha yaklaşacaktır. Üstelik aklını işle meşgul etmek, geceyi gizli aşkı Lucas’la geçirdiğinden bu yana daldığı hayallerden uzaklaşmasını sağlayacak tek şeydir. Çünkü aralarındaki duvarların yıkılmaya başladığı o gecenin ardından, aşkın alev alması için minik bir kıvılcım yeterlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9959fa51-0fc5-47dc-ae0f-093f02c18886.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliyet Mürebbiyesi</image:title>
            <image:caption>Sunday Times çoksatan yazarı Wendy Holden, dünyanın en ikonik figürlerinden biri olan Kraliçe II. Elizabeth&apos;in bilinmeyen çocukluk yıllarını anlatırken kraliçeyi bir hükümdara dönüştüren 
mürebbiyeyi de sahneye davet ediyor. 
 
Marion Crawford, kraliyet ailesinin mürebbiyesi olmayı kabul ettiğinde hayatı hiç beklemediği bir şekilde değişir. Ailenin genç kadından tek isteği, prenseslerin korunaklı ve ayrıcalıklı hayatlarına bir miktar normallik getirmesidir. İngiliz monarşisinin kalbinde yer bulan Marion, tahttan çekilmekten ayaklanmalara, taç giyme töreninin cazibesinden saray dramalarına kadar İngiliz tarihinin en önemli olaylarına tanıklık eder. Fakat kraliyet ailesinin sevgili mürebbiyesi ve sırdaşı olmanın bir bedeli vardır. 
  Kraliyet Mürebbiyesi aşk, fedakârlık ve bağlılığın görkemli hikâyesiyle Kraliçe II. Elizabeth&apos;in tahta çıkmasından önceki yıllara büyüleyici bir ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ecf338a-f26d-4d41-ad21-04d58beeeba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Robin</image:title>
            <image:caption>Sıcacık bir aile öyküsü 
Çocukların bayıldığı ünlü Robin Robin müzikalinden uyarlanan bu harika öyküde minik bir kızılgerdan olan Robin’in maceraları anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee96ee64-532a-4219-8590-0a2073716265.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Şirin, eski ama çok güzel bir bez bebek. Yıllar boyu pek çok serüven yaşamış ama şimdi bir kenara atılmış. Erdem ve ablası, Şirin’e rastladı. Onu evlerine götürmeye karar verdiler. Birlikte macera dolu bir hafta yaşayacaklarından habersizler! 
 
                                                                                                                   Times Yılın Çocuk Kitabı Ödülü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b71504-8960-4fcf-885a-486733ec9cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Boncuk İle Böö</image:title>
            <image:caption>Davetsiz bir misafir aniden çay keyfini böldüğünde Boncuk hiç mutlu olmamıştı. Can sıkıcı bir alışkanlığı olan bu minik yaratık kalmaya karar verdiğinde ise dostumuz dehşete kapıldı. 
İstenmeyen misafiri bütün gün ayağının altında dolaşırken, Boncuk’un bölgede bir ayının görüldüğüne ilişkin işaretleri gözden kaçırması pek kolaydı. Boncuk, ayıdan nasıl kurtulacak? 
Arkadaşlık, hoşgörü ve sürpriz sonuçlar hakkında çok sevimli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8648b116-db91-4024-87dd-91af8d57f6f1.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Dostum</image:title>
            <image:caption>Dostluk gibisi yok! 
En iyi arkadaşlar, birlikte eğleniyor, gülüyor, birbirine yardım ediyor. 
Hadi, sen de bize katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e37582b-2c9c-4668-850c-07bc10e35b06.jpg</image:loc>
            <image:title>Konya Hatıratı</image:title>
            <image:caption>Hz. Mevlâna’nın Konya’yı düşünce dünyasına mekân olarak seçmesi, sâdece Selçuklu Sultanı’nın dâveti olarak izâh edilebilmez. Hâdise bu kadar sâde değildir. Hz. Yesevî mektebinden feyz ve vazife almış birçok Horasan Erinin, Alperenin hâtırasında Konya, “Diyar-ı enbiyâ vü âsfiyâ” olarak, hayret ve hayranlık hânesinde kayıtlıdır. 
“Gel ve dergâhımı ziyaret et 
Aşkın nuru buradan yayılır 
Semerkand’a ve Buhara’ya, 
Buradan Konya’dan, bir an..” 
 
Hakikatte yok olmanın en üst mertebelerine yükselmiş bir ulunun, Hz. Mevlâna’nın bu terennümü hikmetlerle de doludur. Hz. Mevlâna ile Konya, hemdem olduklarından bu yana hep birlikte anıldılar. Biri bülbül iken diğeri ona Gülistan oldu. Biri aşktan, hasretten yanıp kavrulurken, diğeri ona “gâh vâhâ, gâhi sahrâ” oldu. Birbirlerinin sırrını hep aziz bildiler ve hiç ayrılmalıdır. 
* * * 
Kitap, Selçuklu’nun pâyitahtı bu olağanüstü şehrin yirminci asrından ilginç hatırlamalar, hâtıralar sunmaktadır. Kurgu olmadığı için belge değeri de taşıyan bu kısa ve renkli notları keyifle okuyacağınızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a23bd0c-9d14-49c7-9916-52acb39affe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. İsa&apos;nın Nüzulü</image:title>
            <image:caption>İslam dünyasında nüzûl-i İsâ meselesi kimi zaman bir kurtarıcı beklentisiyle, kimi zaman hatm-i nübüvvetle ilişkili olarak gündeme gelmiştir. Özellikle XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Hint alt kıtasında çokça tartışılan bu konuda geniş bir literatür ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine dönemin âlimleri ümmeti yanlış fikirlerden korumak için pek çok eser telif etmişlerdir. Bu amaçla telif edilen önemli eserlerden birisi de bu kitaptır.
Hz. İsâ’nın yeryüzüne yeniden geleceği dönemin Kıyamet’in yaklaştığı bir zamana denk gelmesinden dolayı bu kitapta kıyametin büyük alametlerine dair pek çok rivayet ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc91d1e-abca-40a5-99e8-cf18f2b19391.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulemanın Soru Sorma Yöntemi</image:title>
            <image:caption>Eski ulemanın kitaplarına bakıldığında görüşlerini net biçimde aktardıkları görülür. Onların sözleri daha veciz, ilimleri daha doğru, kitap ve sünnet anlayışları daha derin, şeriatın amaçlarını kavrayışları ise daha samimi idi.
Zaman geçtikçe, bağlılığın, amelin, ilmin azalması ve ilim tahsilindeki ciddiyetin kaybolmasıyla birlikte; eski âlimlerin sözlerinden pek çok ifadeyi anlamak zorlaştı. Bu yüzden son dönemde kitap sayıları ve bu kitaplardaki sözler arttı. İlim adamları Bu kitap, eski ulemanın ilimde ilerlemek için nasıl soru sorduklarını örneklerle göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99e87a9e-c197-4c1c-9a99-24be70b8cfb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Alim Olmanın Yolu</image:title>
            <image:caption>Büyük âlimlerin büyük olmalarının sebebi nedir? İlki, onların kendi şahsiyetlerinden/dehalarından kaynaklanır. Diğeri ise ortam, muhit ve kendi elde ettikleri şeyler sebebiyledir.
Bazen insanı hayra götürüp, onu ısrarla hayra çeken durumlar olur. Bazen de insanı hayırdan uzaklaştıran şeyler olur. Büyük âlimler kendilerini hayra sımsıkı çekip götüren bir muhite eriştiler. Bu hayırlara güzellikle icabet ettikleri için olağanüstü başarılara imza attılar. Büyük âlimlerin hayatını öğrendiğimiz zaman, doğru kaynaklardan ulaşan enteresan ve harikulade bilgiler buluruz. Onların ilim öğrenirken karşılaştıkları bazı şeyler, günümüzde neredeyse efsane olarak görülmektedir. Hâlbuki bunlar efsane olmayıp, gerçeğin ta kendisidir. Bu eser, büyük âlimlerin niçin büyük olduklarının cevabını aramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/349740c2-d3ea-400e-b267-9873ed28834a.jpg</image:loc>
            <image:title>Misvak Risalesi</image:title>
            <image:caption>Diş ve ağız temizliği için bütün peygamberlerin misvak kullandığı sabittir. Misvak kullanımının peygamberlerin yaşamış oldukları beldelerde görülüp, diğer kentlerde izine rastlanmaması misvak kullanmanın vahiy ile bildirilen bir emir olduğunu desteklemektedir.
Peygamberimiz (s.a.v.) yüzyıllar önce “Misvak (kullanmak), ağzı temizler ve Rabbi razı eder” ve “Misvak (kullanmak), ağız kokusunu güzelleştirir ve Rabbi razı eder” buyurmuştur. Nebî (a.s.) temizliği ve görünüşü güzelleştirmeyi, Müslümanın alamet-i farikası ve İslam’a müntesip olmanın bir işareti saymıştır.
Bu kitap, Peygamber Efendimizin misvakla ilgili cevâmiu’l-kelim olan hadis-i şerifinin ne gibi anlamlar ifade ettiğini veciz biçimde ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0751b06-b6cd-4e57-8bcb-eae5689296fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış Soruları</image:title>
            <image:caption>Günümüzde gençlerin zihinlerini karıştıran onlarca soru dolaşıyor: 
* Ben kimim, niçin yaşıyorum? 
* Bu âlem kendiliğinden mi oluştu, yoksa bir yaratıcısı var mı? 
* “Allah Var!” diyorlar. Peki, Allah varsa nerede, nasıl yaşıyor? 
* Kaderimizi Allah önceden yazarmış. Öyleyse bizim suçumuz ne? 
* Bilim çağında doğrular akılla bulunur. Peygamberlere ve kitaplara ne lüzum var? 
* Ahiret, cennet, cehennem varmış. Kim gitmiş, görmüş? 
* Mezarda çürümüş, dağılmış kemikler yeniden nasıl dirilecek? 
* Melek, cin, şeytan, ruh… Ben görmediğim şeylere inanmam. 
* Madem Allah hiçbir şeye muhtaç değilse, o zaman ibadetlerimize ne ihtiyacı var? 
* Allah neden zalimlere izin veriyor da mazlumları korumuyor? 
* Allah kullarını seviyorsa felaket ve hastalıkları niçin gönderiyor? 
* Madem Allah çok merhametliyse kullarını neden cehennemde yakmakla korkutuyor? 
* Allah insanlara cinsellik duygusu vermiş. O zaman zinayı niçin yasaklıyor? 
Ve daha onlarca sorunun cevabını merak edenler; Z kuşağından Elif kuşağına uzanan bu yolculukta hiç duymadığınız hakikatlerle yüzleşmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e31508e-bcbd-4e7f-b275-cf0272c0faba.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Özelim</image:title>
            <image:caption>İnsanlık onurunu koruyabilme adına mahremiyet çok önemli bir yere sahiptir. Şimdilerde her zamankinden daha da önemli hâle geldi.  Her geçen gün de bu önem kendini iyiden iyiye hissettiriyor. Mahremiyet bilinci, esasında insan olma lütfunun en temel vasıflarından biridir. Hatta fıtratın korunmasıdır. 
Toplum olarak doğrusunu en az bildiğimiz konudur mahremiyet. Yaşadığımız çağda çocuklar mahremiyetlerini daha öğrenemeden kaybediyorlar. İstismara uğrayan bir çocuğu korumaya çalışırken bile mahremiyetine zarar veriliyor.   
Mahremiyet, belirli bir dönem verilen bir eğitim değil, hayat boyu sürecek bir insan olma farkındalığıdır. Bu bilinç var olduktan sonra ister teknoloji çağı isterse uzay çağı olsun fark etmez. Robotlarla da olsa, Mars’ta da olsa yaşamın kendisine göre kaidesi, kuralı, ölçüsü olmak zorundadır. 
Çünkü her şey değişse de insan aynı insandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b27ef387-f6c4-43e2-b71a-b0268ccaf124.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçecek</image:title>
            <image:caption>Zor olan zordur önce bunu kabul etmekle başlayalım. Zorlanıyor olmana da fırsat vermenin kıymetli olduğunu düşünüyorum. Kendine eziyet çektirmeden, zorlandığını fark etmek, hemen geçmesini beklemeden, bununla mücadele etmek ne kıymetlidir. Çünkü biz hemen geçsin isteriz. Hemen geçemeyebilir. Bazen bazı zorluklar diğerlerine nazaran daha uzun sürebilir. Fakat hiçbir zorluk sonsuza dek aynı yoğunluğuyla devam etmez, edemez. Mutlaka azalır, bazen artar, bazen biri bitip, diğeri başlar ama mutlaka azalır. 
Her nerede ve nasıl hissediyorsan bil ki geçecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d947548-5071-451f-9429-9c0efb80b211.jpg</image:loc>
            <image:title>Asr-ı Saadet İkliminde Çocuk Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Asr-ı saadet ikliminde büyümek Peygamber (sav) ikliminde büyümektir. 
Peygamber (sav)’in elinde ve gönlünde büyümektir. 
Peygamber (sav)’den selam ve dua almaktır. 
En güzel dualarını Peygamber’e ayırmaktır. 
Biz de O’nun gibi bir çocuğun elinden tutsak, onlara selam versek ve sonra karışsak oyunlarına… 
Yavru kedisini kaybetmiş bir çocuğun hüznüne karışsak… 
Yaralı bir kuşa su versek… 
Bir kelam etsek çocuklara, Peygamber’in dilinden… 
İşte o vakit asr-ı saadet iklimini yaşatırız çocuklarımıza. 
Bu kitapta; asr-ı saadet döneminde çocuklara nasıl davranıldığının cevaplarını aradık. Yaşadığımız dönem, o yıllardan çok uzak olsa da çocuklar her daim aynı; hüzünler, sevinçler, fıtratlar aynı. 
Ve Peygamber (sav)’in örnekliğinde sürdürdüğümüz hayat ise her daim saadet asrı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96a8a2fb-3055-4e4f-b083-6efcbe86eaaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzüm Buğusu</image:title>
            <image:caption>Ruhunu dinlendirmek için ara sıra çocukluk hatıralarının gölgesinde oturanlar, kısa süreliğine de olsa görülen geçmiş zaman gelgitlerine kapılıp beyaz geçmişin köpüklü dalgalarına karışıp huzuru bulurlar. 
Görülen geçmiş zamanlar, benim için öngörülen gelecek zamanlardır; kimi geçmişe bakarak geleceği anlamaya çalışır, ben geleceğe baktıkça geçmişe daha farklı anlamlar katıyorum. 
İzninizle, yeraltında yatanların yeryüzünde bıraktığı zenginliklerden arta kalanları yâd ederek; yaşadıklarımı ve şahit olduklarımı yeniden kurgulayıp hikâyeleştirerek, değerlerini bir kere daha haykırmak istiyorum!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b8faec7-1da0-4f80-9278-cc29252d87c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yası Tutulamayan Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Tunus’ta başlayan Arap Baharı, “Ey Doktor, şimdi sıra sende…” sloganları ile Suriye sokaklarında halk ayaklanmasına dönüşerek kısa sürede ülkeyi iç savaşa sürükledi. Zalimlikte sınır tanımayan Devlet terörü, her an ve her yerde patlayabilecek varil bombalarıyla savrulan bedenlerin masumiyetini kızıla boyadı. Bazen elma kokusuyla geldi ölüm, sağanak sağanak yağdı tüm şehirlerin üzerine. Ekilen kötülük tohumları, rüşvet bataklığına dönüşüp hayatta kalan ailelerin de sonunu getirdi. 
Evlerini, işlerini terk eden insanlar; en çok da namuslarını korumak için Suriye kırsalında bir kaçış mücadelesi verdi. Geride kalanların sonu ya gözaltında ölmek ya da insanlığın giremediği hapishanelerde ölünceye kadar işkence görmek oldu. Ölmek için dua etti korkusu ölmek olmayan esir kadınlar. Yine de “Sizi Allah’a şikâyet edeceğim.” diyen bir genç kızın ahında boğuldu merhamet. 
Zalimlerin zulmüne ve kumpaslara karşılık mazlumların tek silahı arşa ulaşan dualardı. Yan yana değil can cana dostluklar merhem sürdü yaralara. Gecenin karanlığına doğan bir bebek çığlığı tutunacak bir dal oldu bazen. Yine de çok çetin imtihanlardan geçti Esma ve Ahmet’in sevdaları. 
Gözümüz önünde yaşanan dramları, arşı titreten ahları ve yası tutulamayan hayatları bir de bizim kalemimizden okumak istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f153e9fd-d517-4f01-872b-cd6505b039c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Begonvil Rüyası</image:title>
            <image:caption>Hadi biraz maziye gidelim. 
Yok yok, o kadar eskilere değil; tutalım anılarımızın elinden, filmimizi geriye saralım ve geçmişimize bi bakalım. 
Dijital esaretin olmadığı, sokakların bizim seslerimizle çınladığı çocukluğumuza… Belli ki en güzel çocukluk, bizim çocukluğumuzdu. 
Yazarın, bu iki kapağın arasına koyduğu aynayla bakalım mazimizin tatlı yapraklarına… 
Arkadaşlarımızla misket oynayıp bilyeli arabaya binelim, bisikletlerimize atlayıp bahçelere dalalım, naylonlardan kızak yapıp anılarımızı sobeleyelim. Ambalaj kağıtlarından elbise yapıp oyuncak bebeklerimizi süsleyelim. 
Saklanalım begonvillerin arkasına; elma derse çıkalım, armut derse çıkmayalım. Patlatalım çanağı çömleği. 
İçinden çocukluğumuzun geçtiği, o her zaman burnumuzda tüten, özlemini her daim dile getirdiğimiz masum geçmişimizden tadımlık hikayeler dinleyelim. 
Buyurun, hep beraber…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8397d1b-824a-4323-8cb6-afa70938b069.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyun Fısıltısı</image:title>
            <image:caption>Suyun moleküler yapısı çok önemli. Suyun her bir hafıza hücresinde 440.000 bilgi hücresi var. Ve her bir bilgi hücre, etrafındaki bütün bilgileri depoluyor. Dağın zirvesindeki kaynak suyu, enerjisel açıdan normal çeşme suyundan kırk bin kat daha güçlü. Böyle bir su, insan vücudunu ve bütün sistemini canlandırmaz mı? 
Çocukluğumda iskeleye oturup saatlerce dalgaların sesini dinleyip ruhumun ağırlıkları dalgalara dökerek geçirdiğim zamanlarda içimde biriken pozitif enerjinin kaynağı bu muydu acaba? 
***** 
Suyun Fısıltısı; ruh ve beden uyumundan hareketle hissedilenleri aşk ve sevgiye dönüştüren ve suyun mucizevi gücünü kullanarak okuruna seslenen bir hikâye… 
Suyun Fısıltısı; insan vücudunun ortalama %60’ını oluşturan suyun yaşamımız üzerindeki etkisini, suyun moleküler yapısı ile mutluluk arasındaki ilişkiyi roman tadında anlatan ve keyifle okuyacağınız bir hikâye… 
Kendi farkındalığınızı yaratmaya ve hayatınıza pozitif yön vermeye hazır mısınız? 
Suyun fısıltısına kulak vermeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd38a40-7172-4e71-ac82-8a2f686d39ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Bir şarkı dinliyorum, beni eskiye götürüyor; dünden razıyım. Keşke hiç dönmesem “geçmiş” denen ülkeden. Ne deniyor şimdi benim bu ruh halime? Melankoli mi? “Melankoli, hüzünlü olma mutluluğudur.” demiş Victor Hugo. Geçmişe duyduğum özlemle hüzünlenmeye, o hüzünle mutlu olmaya gönüllüyüm sanırım. Nasıl olmayayım? 
Bildiğin eskimişim, kendimi hiç de ait hissetmediğim bu devirde. Kaybolmak, bir hikâye olarak kalmak istiyorum çoğu zaman. Başka ne hikâyeler de vardır kim bilir? Ne dersiniz? Bir zaman sonra müzayedede sergilenir mi bu hayatlar? Kaça satılır ya da? “Kendini Geçmişte Bulma Sergisi” olsun adı. Haraç mezat satılsın hikâyelerimiz günümüz insanına. Ama ne kimsecikler bulabilsin bizleri ne de anlayabilsin. Bir kırık plak olalım en kuytuda. 
Ne diyor bir şiirinde Özdemir Asaf? “Seni saklayacağım inan. Yazdıklarımda, çizdiklerimde, şarkılarımda, sözlerimde…” Böyle saklanabilsek keşke, yazıda çizide. Kimse bilmese, görmese. 
Bir şarkı dinliyorum. Adı “Gölge Çiçeği”. Nakaratı daha güzel ve anlamlı. Artık merak edip de dinlerseniz anlarsınız ya da tam tersi. 
Nasılsa açamaz gölge çiçeği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be353fc7-a8d6-4961-a13c-72be9e942311.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Resmi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta zorluklar, hayal kırıklıkları ve umutsuzluğun umuda dönüştüğü bir hikâye var. 
Ruhu yıpranan, zor bir dönem geçiren, kendi kendinin doktoru olmaya çalışan… 
Kendi kozasını örmeye çalışan, yaptığı kozada açık pencere bırakıp pencereden dışarıyı seyrederek çıkmasını bilen bir kelebeğin hikâyesi belki de. 
Yedi günlük ömrün ne kadar olacağını bilmeden hiç ölmeyecekmiş gibi çalışmayı ilke edinen bir insanın hikâyesi... 
Bu hikâyede belki de her insanın yaşadığı zorluklardan bir demet var. 
Bu hikâyede umudun resmi var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/982868c7-9939-4c82-98e1-36fb23432210.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır Perdesi</image:title>
            <image:caption>Bazen kendi gerçeğinden kaçmak iyi gelebiliyor. Her zaman duygularımızı kontrol edemiyoruz. İnsanız sonuçta… Ama ben evrende başımıza gelen şeylerin sebepsiz olmadığına inanıyorum. 
Aşkın da sebepsiz olmadığını düşünüyorum. Bazen ondan çıkarmamız gereken dersler olabiliyor. Kimisi hata kimisi de gülümseyerek anabileceğimiz bir hatıra... Kimisi ise geleceğimiz... 
Hangisinin bizim geleceğimiz olabileceğini bilmediğimiz için duygularımızın peşinden gidiyoruz. Ama siz kaçmayı tercih ediyorsunuz. 
Ama neden? 
Cevabını aradığın sorular uykularını kaçırıyor mu? 
Yıllarca sır perdesinin aralanmasını beklemeye dermanın var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b61a5e-e25c-4b62-a182-777313938dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Türkiye&apos;sinde 1990&apos;larda İrtica Ve Terör</image:title>
            <image:caption>Atatürk Türkiye&apos;sinde 1990&apos;larda İrtica Ve Terör</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84a871dc-21aa-4eab-a0b6-73ee3d8d3383.jpg</image:loc>
            <image:title>Karapınar</image:title>
            <image:caption>Ben Karapınarlıyım…

İnsanların doğdukları ve doydukları yerlere minnet duymaları ve memleketlerine olan gönül borçlarını bir şekilde ödemeleri gerektiğine inanırım.

Gelecek, geçmiş üzerine kurulur. Geçmişle gelecek arasında köprü kurmak bizlerin asli görevi olmalıdır. Bu çalışma böyle bir düşüncenin ürünüdür.

Kuşaklararası iletişim, anlatım ve anlayış eksikliklerini gidermek, eski ile yeniyi kaynaştırmak, genç nesil ile atalarının irtibatını koparmamak, köyde yaşayan ile şehre göç edenin birbirini anlamalarını sağlamak; geçmiş âdet, gelenek ve göreneklerle yeni yaşam tarzını harman etmek, kırsal yaşamın gerekleri olan tarım ve çiftçilik hayatı ile modern hayatın bütünleşmesine katkıda bulunmak temel amacımdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c5a4d64-45f2-47e0-b633-8266a55c8b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah-ı Şiirler 3</image:title>
            <image:caption>Biz sevdanın gücüne, azmin zaferine, inancın azametine sığındık ve yıllar önce adına AKSED dediğimiz bir yola çıktık. Bu yolda bizle olan dostların sadakatine sığındık. Bugüne kadar birçok başarılı proje içinde yer alan Aksed olarak, bugüne kadar birçok sosyal çalışmayı başarıyla nihayete erdirmiş Aksed olarak, bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanında programlar yapmış ve Türkiye’nin her yerinde üyeleri olan Aksed olarak 3. Kez ŞAH-I ŞİİRLER Antolojisi ile sizlerin karşısındayız. 40 şairden seçilen yüzlerce güzel şiir. Kimisi Ali’nin Ayşe’ye yangını, kimisi Yunus’un Tapduk’a hasreti, kimisi kulun Allah’a yakarışı, kimisi bitmeyecek vatan sevdası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b49182df-52fe-4ac6-bb4d-979f9eedd90f.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Anısı - Zaman Çarkı 14</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Son Ulusların hükümdarları Merrilor Meydanı’nda toplanmıştı. Ya Yenidendoğan Ejder Rand al’Thor’a katılacaklar ya da Karanlık Varlık’ın zindanının mühürlerini kırma planını engelleyeceklerdi. Rand’ın nihai planı deliliğinin bir işareti de olabilirdi, dünyanın son umudu da. Egwene ise bunun delilik olduğunu düşünüyordu. 
 
Andor’da, Trolloclar Caemlyn’i ele geçirmişti. Perrin Aybara kurt düşünde Katil’le savaşıyordu. Ebou Dar’a yaklaşan Mat’in planı artık Seanchan İmparatoriçesi Fortuona olan karısı Tuon’u ziyaret etmekti. 
 
Dünyanın akıbeti Shayol Ghul’de belli olacaktı. Çark dönüyordu, dokuyordu ve Çağ’ın sonu geliyordu. Son Savaş herkesin kaderini belirleyecekti. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Robert Jordan, kadim fantastik edebiyat geleneğinde yapılacak daha çok şey olduğunu gösteriyor.” –Orson Scott Card 
 
“Zaman Çarkı kitapları hayatımda bir dönüm noktası.” –Robin Hobb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b7c0e0-b18e-4459-a5f7-a39fe0e37adb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarmaşık</image:title>
            <image:caption>2021 LAMBDA EDEBİYAT ÖDÜLÜ FİNALİSTİ


Chana Porter ilk romanı Sarmaşık’ta uygarlığa zarardan çok faydası dokunacak gibi görünen bir uzaylı istilasının şekillendirdiği yeni ve tuhaf bir dünyanın keşfine çıkıyor. Toplumsal eleştiri ile spekülatif kurgu iç içe geçerken, ütopya edebiyatında yeni bir sayfa açılıyor. 
 
Sarmaşık adı verilen uzaylı varlığın gelişiyle birlikte dünya yeni bir çağın eşiğine varmıştır. Kapitalizm çöker, sınırlar kalkar, artık bir şeyin gerçekleşmesi için düşlenmesi yeterlidir. Trina ve eşi Deeba bu ütopik dünyanın tadını çıkardıktan bir süre sonra Deeba yeniden doğup hayata bir bebek olarak gelmenin hayalini kurar. Bu, ölümsüzlüğün de ötesinde bir durumdur ve Sarmaşık teknolojisiyle gerçekleşmesi mümkündür ama Deeba’nın yeniden doğması aynı zamanda onun öleceği anlamına da gelir. Deeba, bu yepyeni varoluş fırsatını değerlendirirken, geride kalan Trina onun yokluğuyla baş etmekte zorlanacaktır. 
 
Yeni dünyanın şartlarını sorgulamaya başlayan Trina’nın karşısına bu istiladan kurtarılması gereken gizemli bir çocuk çıktıktan sonra, Trina’nın kendi hayatında da yeni bir adım atması ve bir şeyleri değiştirmesi icap edecektir. 
Sarmaşık, pembe düşler ile kâbuslar arasındaki çizginin bir görünüp bir kaybolduğu, kıyamet sonrası değil, saadet sonrası bir hayatta kalma öyküsü. 
 
“Eşsiz bir uzaylı istilası öyküsü.” –Jeff VanderMeer 
 
“Ütopyaların sıkıcı, didaktik ve kurgusal anlamda yetersiz olduğuna dair yanlış bir kanı mevcut. Neyse ki Chana Porter var da bu etkileyici kitabıyla o safsatayı yerle bir ediyor.” –China Miéville 
 
“Porter’ın bize gösterdiği gibi, dünyanın sonu kolay geliyor, asıl mücadele yeni bir dünya kurmakta yatıyor.” –Rachel Pollack</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b74652-ab9b-42a8-828a-e2b43c309afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler</image:title>
            <image:caption>“O yılın bir sonbahar gününde Saburou birini öldürdü. Bir oyun arkadaşını Kototoi Köprüsü’nden Sumida Nehri’ne itti. Kişisel bir sebebi yoktu. Tabancayı kendi başına dayayıp ateş etmek isteyen birinin dürtüsüne tamamen benzer bir dürtü tarafından ele geçirilmişti.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, “sıradışı” hayatıyla da meşhur Osamu Dazai, Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler’de Japon masallarındaki tipik su perilerini, denizkızlarını ve intikamcı hayaletleri kendine has üslubuyla yorumlayarak fantastik bir alegori, çarpık bir masal dünyası ortaya çıkarıyor. 
 
Bu öykü kitabında bir denizkızı peşinde helak olan samuray Çûdô Konnai’dan onurlu yoksulluğunun altüst olmaması için elinden geleni ardına koymayan krizantem sevdalısı Sainosuke’ye, para peşindeki yalancı Saburou’dan kız peşinde kendini yakışıklı birine dönüştürmek isteyen sihirbaz Tarou’ya kadar hiç kimse, Dazai’nin acımasız ve mizahi kaleminden kurtulamıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439af9af-cc21-48f8-b443-e3d48f070bb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk 5 Vakittir</image:title>
            <image:caption>Gelirken getirmediğin, giderken de gitmelerine mâni olamadığın hiçbir şeye benim diyemezsin. Benim diyemediğin şeyden hak talep edemezsin. Hak talep edemediğin şeyden şikâyet edemezsin. Ama aldandın bir kere. Damarlarına kadar işlemiş haram sevdaya mukabil, sana şah damarından daha yakın olduğunu söyleyen bir Rabbin vardı. Duymadın! Kimse bilmez diye derinlere gömdüğün dertlerine mukabil, yarattığı kalbin atomlarına kadar işiten Rabbin vardı. Anlamadın! Onların batıp giden sevgilileri çiçek alırken, bizim Sevdiğimiz (c.c.) tüm çiçekleri yarattı. Görmedin! Şimdi hüzünlü yüreğine şöyle söyle dostum: Geçmez sandığın ne varsa geçiyor. İçin geçiyor önce. Sonra anıların gözlerinin önünden geçiyor. Geçmez sandığın kabuk tutan yaraların da geçiyor. Ben de gidiyorum artık, gözümün önünden kabrim geçiyor. Kestiğim elimi ispat olsun diye gözlerimin önünde tamir eden Allah’ım!  Kırık gönlümü başka cerrahlara götürdüğüm her gün için affet! Tırtıl öldüm demiş, Allah kelebek yaratmış... Kitapları ve videolarıyla milyonlarca insana ulaşan Mehmet Yıldız, Aşk 5 Vakittir&apos;te de akıcı ve keyifli üslubuyla Allah&apos;ı, ibadeti ve namazı anlatmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d218f740-d52d-4c66-9d51-7f5f592d4bfc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Adımlar</image:title>
            <image:caption>Geçmişimizin hikâyesini ve insanın evrimine bakış açımızı değiştiren yeni keşifleri derinlemesine inceleyerek, dik yürümenin bu gezegendeki tüm türlerin üzerinde yükselmemize nasıl yardımcı olduğunun çarpıcı ve ilgi çekici hikâyesi. 
 
Dört ayak yerine iki ayak üzerinde yürüyen, yani bipedal olan tek memeli insandır. Bipedalizm, insanı gezegendeki en tehlikeli, büyüleyici ve baskın tür kılan, kısacası insanı insan yapan özelliğidir. Hepimiz dik duran bireyler olmaya uğraşırız, eğilip bükülmeden yaşayanları onurlandırırız. Birbirimizin izinden gider ve bir çocuğun attığı ilk adımları kutlarız. Peki ama ilk adımlarımızı tam olarak neden ve nasıl attık? Ve ne pahasına? 
 
İlk Adımlar’da Paleoantropolog Jeremy DeSilva, okuru insan soyunun kökenlerine 7 milyon yıllık bir yolculuğa çıkararak dik yürümenin konuşmamızdan teknolojik becerilerimize kadar birçok niteliğimize açılan bir kapı olduğunu, dahası türümüzün şefkatli, empati sahibi ve fedakâr olmasının temelini atmış olabileceğini gösteriyor. DeSilva, gelişim psikolojisi laboratuvarlarından, Afrika ve Avrasya’daki antik fosil alanlarına, iki ayak üzerinde yürüme maceramızı gözler önüne seriyor. 
 
“Dik yürümek, el becerimizden tüysüz bedenlerimize ve büyük beyinlerimize kadar, insanın eşsizliğini garanti altına aldı. DeSilva bunun nasıl gerçekleştiğini büyüleyici ve kolay anlaşılır bir dille anlatıyor.” 
–Ian Tattersall, Gezegenin Efendileri kitabının yazarı 
 
“DeSilva, belirli bir hareket biçiminin bizi dünyanın en harika, tehlikeli ve büyüleyici türlerinden biri haline getirmeye nasıl yardımcı olduğunu anlatmak için okuru tarih, anatomi ve evrimin derinliklerinde harika, eğlenceli ve bilimsel olarak bir gezintiye çıkarıyor.” 
–Agustín Fuentes, Princeton Üniversitesi’nde Antropoloji Profesörü 

“DeSilva, insan ve kuyruksuz maymunların evrimi konusunda uzman geçmişiyle sağlam bir bilimsel vaka ortaya koyuyor… Erişilebilir, değerli popüler antropoloji.” 
–Kirkus Review 
 
“DeSilva, önemli ama çoğu zaman gözden kaçan gözlemleri tespit etme yeteneğine sahip… İnsanın evrimi konusu –özellikle de kuyruksuz maymun ve hominin ataları arasındaki ilişkilerle ilgili tartışmalar– göz korkutucu olsa bile, DeSilva cana yakın bir dil kullanıyor ve her zaman ilgi çekici kalmayı başarıyor.” 
–Library Journal  
 
“Bipedalizmin tarihinde hızlı bir gezinti... DeSilva’nın anatomik kanıtları, odaklı bir insan evrimi hikâyesine dönüştürme yeteneği ve araştırma hevesi, okurları hem bilgilendirecek hem de keyiflendirecek.” 
–Publishers Weekly 
 
“Saha ve laboratuvar çalışmalarından edinilen anekdotlar ile bilimsel bulguları, kültürel referanslarla harmanlayan, popüler bilimin en iyi hali.” 
–Science News</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff8e035-dade-4cbf-b320-4b3935251b7f.jpg</image:loc>
            <image:title>İvan İlyiç&apos;in Ölümü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi gerektiği şekilde yaparken, gerektiği gibi nasıl yaşamam.” 
 
İvan İlyiç, herkesin kaderi iki dudağının arasında olan yüksek rütbeli bir yargıçtır. Mutlu aile tablosu çizmekte ve dışarıya refah içinde yaşadığı izlenimini vermekte ise üstüne yoktur. Ancak hayatının nasıl olması gerektiğine o kadar kafa yorar ki ölümün kendini göstermesi, fiziksel çöküşü beraberinde getirecek bir ruhsal bunalımı tetikler. Ölümün kaçınılmazlığı karşısında, insanlarla olan ilişkilerinin yüzeyselliği ve başkaları için yaşadığı hayatının anlamsızlığıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fbdad3a-b406-4218-9ae4-f37bf84432b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Çırağı</image:title>
            <image:caption>“Sayın Savcı Tsuchida, bir katil zanlısı olarak burada tutuluyorum. Fakat belki de aslında katil ben değilim. Evet. Belki. Böyle söylemek zorunda kaldığım için üzgünüm.” 
 
Japon polisiyesinin temellerini atan yazarlardan biri olan ve Japonya’nın en ünlü polisiye yazarı Edogava Ranpo’yu da etkileyen Şiro Hamao, Şeytanın Çırağı’ndaki iki kısa romanda iki farklı cinayetin portresini tüyler ürpertecek şekilde çiziyor.  
 
İlk kısa roman “Şeytanın Çırağı”nda yazdığı günlük yüzünden genç bir kadının ölümünden sorumlu tutulan anlatıcı, davanın savcısına gönderdiği sarsıcı mektupta hem başka suçları için günah çıkarıyor hem de yaptıkları için çocukluk arkadaşı olan savcıyı suçluyor. İkinci kısa roman “Onları Öldürdü mü?”de genç bir avukat, herkes tarafından cinayeti işlediğine kesin gözüyle bakılan ve suçunu kabul de eden bir adamın masum olma ihtimalinin peşinden gidiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22cd8e49-8fd6-45e6-a388-e3632f57ac4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıda Paradoksları Sürdürülebilirliğin Zorlukları ve Alternatif Perspektifler</image:title>
            <image:caption>1.      1. BÖLÜM: KÜRESEL GIDA SİSTEMLERİNE GİRİŞ: KAVRAMSAL BİR ÇERÇEVE 
1.1.   Küresel Gıda Sistemlerinin Dönüşümü: Genel Bir Bakış 
1.2.   Aktör Perspektifiyle Gıda Sistemlerine Bakmak: Türkiye Gıda Perakende Şirketleri Örneği 
1.3.   Alternatif Tedarik Zincirleriyle Sürdürülebilir Bir Gıda Sistemi Mümkün Mü? 
2.      2. BÖLÜM: GIDA GÜVENLİĞİ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE KAMU POLİTİKALARI 
2.1.   Ortak Geleceğimiz İçin Balıkçılıkta Yaşanan Trajedilerin Analizi ve Çözümler 
2.2.   Türkiye’de Gıda Ürünlerine Uygulanan YDA Çalışmalarının Ekolojik Açıdan Değerlendirilmesi ve Eleştirisi 
2.3.   İklim Değişikliği Karşısında Gıda Güvenliğini Konuşmak: AfB Deneyimi Üzerine Bir Değerlendirme 
3.      3. BÖLÜM: GIDA SİSTEMLERİ VE KENTSEL-KIRSAL BAĞLANTILAR 
3.1.   Kentsel Tarımı Planlama İle İlişkilendirmek: Sorunlar, Politikalar ve Uygulamalar 
3.2.   Sürdürülebilir Gıda Sistemlerinde Kentsel Tarım 
3.3.   Küresel Gıda Pazarında Yöresel-Yerel Gıdalar ve Coğrafi İşaret Sistemindeki Gelişmeler 
4.      4. BÖLÜM: KÜRESEL GIDA SİSTEMLERİNİN GELECEĞİ: ZORLUKLAR VE FIRSATLAR 
4.1.   Tarımsal Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Kalkınma İçin Tarım 
4.2.   Sürdürülebilir ve Adil Bir Gıda Sistemine Geçiş Mümkün Olabilir Mi? 
4.3.   Küçülme (Degrowth) Yaklaşımının Tarım Sektörü Açısından Değeri ve Potansiyeli Ekolojiye Duyarlı Tarım Uygulamaları: Dünyadan Örnekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/923711bc-3ecc-475e-b3a2-848cb257ca15.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Perspektiflerden Endüstri 4.0 Yazıları II</image:title>
            <image:caption>1.      Mahkemelerde Hâkim Robotların Kullanılması ve Hukuki Sorumluluk 
2.      Endüstri 4.0 Sürecinin Eğitime Yansımaları 
3.      İktisadi Boyutlarıyla Endüstri 4.0 
4.      Dijital Muhasebe: Kavramlar ve Güncel Gelişmeler 
5.      Kamu Sektörü ve Endüstri 4.0 
6.      Endüstri 4.0 ve Değişen Örgüt Yapıları 
7.      Etik Liderlik ve Endüstri 4.0 
8.      Yeniliklerin Yayılımı: Endüstri 4.0 
9.      Lojistik 4.0: Yeni Teknolojilerin Sağladığı Avantajların Sektör Uygulamaları İle Değerlendirilmesi 
10.  Endüstri 4.0 ve Turizm Sektörüne Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac05971c-9950-45e0-9682-6ea8def9fd74.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticaret ve Büyüme Teoriler ve Ampirik Alanyazından Kanıtlar</image:title>
            <image:caption>1.      DIŞ TİCARET TEORİLERİ EKSENİNDE DIŞ TİCARET VE BÜYÜME ETKİLEŞİMİ 
1.1.   Büyümenin Ticaret Hacmi Üzerindeki Etkileri 
1.2.   Büyümenin Dış Ticaret Hadleri Üzerindeki Etkileri 
1.3.   Faktör Donatımında Artış ve Dış Ticaret 
1.4.   Teknolojik Gelişme ve Dış Ticaret 
1.5.   İçsel Büyüme ve Dış Ticaret 
2.      AÇIK EKONOMİ MAKRO İKTİSADI EKSENİNDE DIŞ TİCARET VE BÜYÜME ETKİLEŞİMİ 
2.1.   Keynesgil Çarpan Mekanizması 
2.2.   İkiz Açık Modeli 
2.3.   İkili Açık Modeli 
2.4.   İhracata Yönelik Büyüme 
2.5.   Büyüme ve Ödemeler Bilançosu 
3.      AMPİRİK ALANYAZINDAN ÖRNEKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17883a90-de08-4e32-a5b9-67059d82e6ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Irkçılık</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
2.      IRKÇILIK KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ 
3.      SPORDA IRKÇILIK 
4.      SPOR ORTAMINDA DİNSEL AÇIDAN IRKÇILIK 
5.      ULUSLARARASI KAMUOYUNUN VE KURULUŞLARIN IRKÇILIĞA DAİR TUTUMLARI 
6.      SPORDA IRKÇILIKLA İLGİLİ ÖRNEKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b7a026-09ee-4c55-8f4d-9848fdc63fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sonrası Ekonomik ve Politik Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>1.      COVID-19’UN EKONOMİ POLİTİĞİ 
2.      COVID-19 SALGINININ İLK DÖNEMİNDE ÇEŞİTLİ ÜLKELERDE UYGULANAN SAĞLIK POLİTİKALARI İLE İLGİLİ GENEL BİR DEĞERLENDİRME 
3.      COVID 19 SALGINI, TURİZM VE ÖNE ÇIKAN TURİZM EĞİLİMLERİ 
4.      COVID-19 PANDEMİSİNİN PETROL FİYATLARI ÜZERİNE ETKİSİNİN EKONOMETRİK BİR ANALİZİ 
5.      COVID-19 PANDEMİSİNİN ALTIN PİYASASI ÜZERİNE ETKİSİNİN EKONOMETRİK BİR ANALİZİ 
6.      KÜRESEL SALGIN VE BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİ 
7.      COVID-19 PANDEMİSİNİN EV EKSENLİ ÇALIŞAN KADINLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: KAYSERİ/ KOCASİNAN ÖRNEĞİ 
8.      COVID-19 SALGINININ TÜRKİYE’DE GENÇ İŞGÜCÜ PİYASASINA ETKİLERİ 
9.      COVID-19 PANDEMİSİNİN TÜRKİYE’DEKİ YOKSULLUK ÜZERİNE ETKİSİ 
10.  COVID-19 PANDEMİSİ, KAPİTALİZM VE KÜRESELLEŞME 
11.  COVID 19 VE AŞI KARŞITLIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a0189d-cae6-4ee0-bd52-c033c0c8e753.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadelede Özdemir Bey ve Güney Akıncıları Kolları</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM ÖZDEMİR BEY’İN SURİYE-FİLİSTİN CEPHESİNDEKİ FAALİYETLERİ 
2.      İKİNCİ BÖLÜM HATAY MİLLİ MÜCADELESİNİN İLK DEVRESİ 
3.      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM BÖLGENİN FRANSIZ HȂKİMİYETİNE GİRMESİ VE ERMENİLERLE İLİŞKİLER 
4.      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM SURİYE İLE İŞBİRLİĞİ POLİTİKALARI VE KUSEYR KONGRESİ 
5.      BEŞİNCİ BÖLÜM KUSEYR KONGRESİ SONRASI HATAY MİLLİ MÜCADELESİNDE ARAP ETKİSİNİN SONA ERMESİ VE ÇETECİLİK FAALİYETLERİ 
6.      ALTINCI BÖLÜM ÖZDEMİR BEY’İN ANTEP MİLLİ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI VE FAALİYETLERİ 
7.      YEDİNCİ BÖLÜM ÖZDEMİR BEY ÖNCESİ HATAY MİLLİ MÜCADELESİ’NDE ANKARA’NIN ETKİSİ VE YÜZBAŞI YAVER BEDRİ BEY 
8.      SEKİZİNCİ BÖLÜM GÜNEY AKINCI KOLLARI (CENUP AKINCILARI) 
9.      DOKUZUNCU BÖLÜM ÖZDEMİR BEY’İN HATAY MİLLİ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI VE FAALİYETLERİ 
10.  ONUNCU BÖLÜM MUSUL-KERKÜK HAREKÂTI VE BÖLGEDEKİ TÜRK DİRENİŞLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/761ec481-f0fb-4790-b805-676d8d5466dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Çalışanlarının Tasarruf Eğilimleri - TRA1 Bölgesi Örneği</image:title>
            <image:caption>1.      TASARRUF KAVRAMI VE TASARRUFU ETKİLEYEN FAKTÖRLER 
1.1.   TASARRUF KAVRAMI 
1.2.   TASARRUF ÇEŞİTLERİ 
1.3.   TASARRUFU ETKİLEYEN FAKTÖRLER 
1.4.   TASARRUFLA İLGİLİ KURAMLAR 
1.5.   TÜRKİYE’DE TASARRUF HACMİNİN SEYRİ 
2.      LİTERATÜR TARAMASI 
2.1.   MATERYAL VE METOT 
2.2.   TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER 
2.3.   İLİŞKİ ANALİZLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a25af16d-9e64-43b2-8a9f-84a3276fe7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Lisesi Öğrencilerinin Temel Kişilik Özellikleri ile Psikolojik Sağlamlık Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM I GİRİŞ 
2.      BÖLÜM II KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
3.      BÖLÜM III YÖNTEM 
4.      BÖLÜM IV BULGULAR 
5.      BÖLÜM V TARTIŞMA VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b846394-6d35-4c5a-8305-fb9067f51447.jpg</image:loc>
            <image:title>Lise Öğrencilerinin Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Davranışlarını Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1.      ATIK YÖNETİMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 
1.1.   Atık ve Atık Yönetimi Kavramı 
1.2.   Atık Yönetiminin Temel İlkeleri 
1.3.   Atıkların Sınıflandırılması 
1.4.   Sürdürülebilirlik Kavramı 
1.5.   Sürdürülebilirlik Kavramının Tarihsel Gelişimi 
1.6.   Sürdürülebilirlik Kavramının Boyutları 
1.7.   Sürdürülebilirlik Yaklaşımının Hedefleri 
1.8.   Sürdürülebilir Atık Yönetimi 
2.      GERİ DÖNÜŞÜM VE GERİ DÖNÜŞÜM DAVRANIŞI 
2.1.   Geri Dönüşüm Kavramı 
2.2.   Geri Dönüşümün Önemi ve Faydaları 
2.3.   Geri Dönüşüm Davranışı 
2.4.   Geri Dönüşüm Davranışını Açıklamada Kullanılan Modeller 
3.      METODOLOJİ VE UYGULAMA 
3.1.   Araştırmanın Amacı, Kapsamı ve Kısıtları 
3.2.   Araştırmadan Beklenen Yararlar 
3.3.   Araştırmanın Değişkenleri 
3.4.   Araştırma Modeli 
3.5.   Araştırma Hipotezleri 
3.6.   Örnekleme Süreci 
3.7.   Veri Toplama Yöntem ve Aracı 
3.8.   Verilerin Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94993</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5befd871-cafe-447e-b245-9bd4ea111019.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Öğrenciler ve Sosyal Dışlanma Durumlar, Yaklaşımlar ve Boyutlar</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM GENEL ÇERÇEVE: KAVRAMLAR, YAKLAŞIMLAR VE DURUMLAR 
1.1.   ULUSLARARASI ÖĞRENCİLİK 
1.2.   SOSYAL DIŞLANMA 
2.      İKİNCİ BÖLÜM ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER VE SOSYAL DIŞLANMA: SİYASİ, SOSYO-KÜLTÜREL VE EKONOMİK BOYUTLAR 
2.1.   SOSYAL DIŞLANMANIN SİYASİ BOYUTU VE ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER 
2.2.   SOSYO-KÜLTÜREL DIŞLANMA VE ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER 
2.3.   EKONOMİK BOYUTUYLA SOSYAL DIŞLANMA VE ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc320742-7499-4c54-b2d1-5b8d6fd55cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Marksist Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsangillerin bilinen ilk üyesi “Lucy”den günümüzün Büyük Resesyon’una kadar insanlık tarihinin analiz edildiği bu yetkin eserde, geçmiş Marksist tarihçi kuşaklarının içgörüleri ile tarihsel süreç hakkındaki radikal yeni fikirler bir araya getiriliyor. 
Tarihi alışılagelen bakışın dışına çıkarak okuyan Neil Faulkner, geçmişte yaşananların önceden belirlenmiş şeyler olmadığını ortaya koyuyor. İnsanın önüne hep çok sayıda seçenek çıkmıştı. Öyle ki kurtuluş ve barbarlık gibi farklı sonuçların gelişmesi çoğu zaman mümkündü. Geleneksel tarihçiliğin yukarıdan aşağı yaklaşımını reddeden Faulkner, büyük olayların yönünü belirleyen ana etmenin sıradan insanların kitlesel eylemi olduğunu ileri sürüyor. 
Ekonomik yıkıma, savaşa, iklim felaketine ve derin sınıfsal bölünmelere sahne olan 21. yüzyılın başında insan türü, belki de uzun tarihinin en büyük kriziyle karşı karşıya bulunuyor. Marksist Dünya Tarihi’nden çıkarılacak en önemli ders şudur: Geçmişimizi yaratan biz olduğumuza göre daha iyi bir gelecek yaratmak da yine bizim ellerimizde. 
Yazar tarafından Türkçe basım için yazılan Gezi isyanı üzerine önsözle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be3e8fc6-3830-470d-8e84-5e41e5e51118.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkların Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Chris Harman, insanlığın, Taş Devri’nden Büyük Roma İmparatorluğu’na, Orta Çağ’dan Aydınlanma’ya, Sanayi Devrimi’nden 21. yüzyıla uzanan büyük yürüyüşünü halklar açısından, “aşağıdan” bir tarih çalışmasıyla anlatıyor. Yoğun ve akıcı bu kitap, insanlık tarihinin belli başlı aşamalarını, toplum biçimlerini, siyasal yapılanmaları, savaşları ve sınıf çatışmalarını parlak bir şekilde özetliyor. Tarihin izlediği yolu, sıradan insanların ortak insani hedefler peşinde koşarken karmaşık toplumlar kurmasının ve yeniden kurmasının hikâyesi olarak ele alıyor. Chris Harman, hayranlık uyandırıcı eserinde, günümüz kapitalizminin kayıtsızlığını da gözler önüne seriyor ve daha önce hiç olmadığı kadar acılar ve eşitsizliklerle bölünmüş günümüz dünyasında kapitalizmin neden daha uzun süre ayakta kalmaması gerektiğinin kanıtlarını sunuyor.  İddialı, kışkırtıcı ve çarpıcı bir kitap olan Halkların Dünya Tarihi, geleneksel tarih anlayışının yanlışlarını düzeltirken, iktidarların oluşturduğu köpükleri aşan dip akıntıya, derin insanlık dalgalarına dair güçlü bir fikir veriyor. Bu yetkin çalışma, toplumdaki değişimle, gelişimle ve kökten değişim olasılıklarıyla ilgilenen herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. 
“Pek çok insan bana, ABD Halklarının Tarihi kitabıma benzer bir dünya tarihi bulunup bulunmadığını soruyor. Onlara her zaman, bu zor işi başarmış olan tek bir kitap olduğu cevabını veriyorum: 
Bu, Chris Harman’ın Halkların Dünya Tarihi kitabıdır.”  Howard Zinn</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9baaf558-c089-47ed-9b02-136480092a97.jpg</image:loc>
            <image:title>Karga Feramuz&apos;un Aşkı</image:title>
            <image:caption>Ağaçtan düşen günlüğü okuyan Nazlı, seksenlik Karga Feramuz’un, köşkün sahibesine sevdalı olduğunu öğrenir. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin bekçisiyle ve Firavun İskelet’le arkadaşlık eder. Özgür olmak isteyen Venüs, Mısırlı köle ve öteki heykeller, İstanbul’da yaşamak isteğiyle müzeyi terk etmeye karar verirler. Ağlayan Kadınlar Lahti’nden Agrippina da, Erenköy’deki köşkte kendine iş bulmuştur. Heykeller müzeye dönecek mi, Nazlı kalbi kırık Karga’ya yardım edebilecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227eb31d-5e6b-415f-aabd-5b30fb6969e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Örneklerle Çocuklarda Ve Ergenlerde Hipnoterapi Uygulamaları Kitap 3</image:title>
            <image:caption>Çocuklar yetişkinlere göre daha kolay hipnotize olurlar ve bir yöntem olarak hipnoterapi, çocukların hayal güçlerini ve yeteneklerini ele alarak çocukların genel gelişimsel ihtiyaçlarına cevap verir. Hipnoterapi ve kendi kendine hipnoz, koruyucu faktörleri değerlendirmek, geliştirmek ve olumlu uyumu artırmak için kullanılan araçlardır. Meta-analizler ve incelemeler, hipnoterapinin pediatrik bozukluklarda ve kanser hastalarında prosedüre bağlı sıkıntıda olumlu etkisini ortaya koymuştur. 
 
Bulgular, hipnoterapinin çok çeşitli bozukluklar ve problemler için faydalı olabileceğini ve özellikle anksiyete bozukluklarının ve travma ile ilgili durumların terapisinde değerli olabileceğini göstermektedir. 
 
Bu kitap, çocukların, bu sorunların besleyici ve yatıştırıcı bir şekilde üstesinden gelmelerine hipnoz ile nasıl yardımcı olunabileceğini açıklamak üzere özel olarak tasarlanmıştır. Kitap, çocuklarda ve ergenlerde hipnoz kullanımının geniş kapsamlı uygulamalarını incelemek için alanın en seçkin katkılarından bazılarını bir araya getirdi. 
 
Çocuklar ve gençlerde hipnoterapi kullanılırken ihtiyaç duyulabilecek her şeyi içeren bir el kitabı olması amaçlanan bu eser, ele alınan problemlerle ilgili bilimsel araştırma sonuçlarını da elden geldiğince okuyucuya sunmayı da hedeflemiştir.  
 
Çocuklar ve ergenler için son derece kullanışlı hipnotik senaryo örnekleri sunmanın yanı sıra, bir diğer hedefi de alanda çalışanlar için, terapi seanslarının yapılandırılmasına yönelik takip etmesi kolay, çözüm odaklı bir yol da işaret etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b7ba09-3a2f-48a9-a9ea-4bcb599a8bef.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Örneklerle Çocuklarda Ve Ergenlerde Hipnoterapi Uygulamaları Kitap 2</image:title>
            <image:caption>Çocuklar yetişkinlere göre daha kolay hipnotize olurlar ve bir yöntem olarak hipnoterapi, çocukların hayal güçlerini ve yeteneklerini ele alarak çocukların genel gelişimsel ihtiyaçlarına cevap verir. Hipnoterapi ve kendi kendine hipnoz, koruyucu faktörleri değerlendirmek, geliştirmek ve olumlu uyumu artırmak için kullanılan araçlardır. Meta-analizler ve incelemeler, hipnoterapinin pediatrik bozukluklarda ve kanser hastalarında prosedüre bağlı sıkıntıda olumlu etkisini ortaya koymuştur. 
 
Bulgular, hipnoterapinin çok çeşitli bozukluklar ve problemler için faydalı olabileceğini ve özellikle anksiyete bozukluklarının ve travma ile ilgili durumların terapisinde değerli olabileceğini göstermektedir. 
 
Bu kitap, çocukların, bu sorunların besleyici ve yatıştırıcı bir şekilde üstesinden gelmelerine hipnoz ile nasıl yardımcı olunabileceğini açıklamak üzere özel olarak tasarlanmıştır. Kitap, çocuklarda ve ergenlerde hipnoz kullanımının geniş kapsamlı uygulamalarını incelemek için alanın en seçkin katkılarından bazılarını bir araya getirdi. 
 
Çocuklar ve gençlerde hipnoterapi kullanılırken ihtiyaç duyulabilecek her şeyi içeren bir el kitabı olması amaçlanan bu eser, ele alınan problemlerle ilgili bilimsel araştırma sonuçlarını da elden geldiğince okuyucuya sunmayı da hedeflemiştir.  
 
Çocuklar ve ergenler için son derece kullanışlı hipnotik senaryo örnekleri sunmanın yanı sıra, bir diğer hedefi de alanda çalışanlar için, terapi seanslarının yapılandırılmasına yönelik takip etmesi kolay, çözüm odaklı bir yol da işaret etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7428f7-11c1-491c-9a9e-bdb011a5c0b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Örneklerle Çocuklarda Ve Ergenlerde Hipnoterapi Uygulamaları Kitap 1</image:title>
            <image:caption>Çocuklar yetişkinlere göre daha kolay hipnotize olurlar ve bir yöntem olarak hipnoterapi, çocukların hayal güçlerini ve yeteneklerini ele alarak çocukların genel gelişimsel ihtiyaçlarına cevap verir. Hipnoterapi ve kendi kendine hipnoz, koruyucu faktörleri değerlendirmek, geliştirmek ve olumlu uyumu artırmak için kullanılan araçlardır. Meta-analizler ve incelemeler, hipnoterapinin pediatrik bozukluklarda ve kanser hastalarında prosedüre bağlı sıkıntıda olumlu etkisini ortaya koymuştur. 
 
Bulgular, hipnoterapinin çok çeşitli bozukluklar ve problemler için faydalı olabileceğini ve özellikle anksiyete bozukluklarının ve travma ile ilgili durumların terapisinde değerli olabileceğini göstermektedir. 
 
Bu kitap, çocukların, bu sorunların besleyici ve yatıştırıcı bir şekilde üstesinden gelmelerine hipnoz ile nasıl yardımcı olunabileceğini açıklamak üzere özel olarak tasarlanmıştır. Kitap, çocuklarda ve ergenlerde hipnoz kullanımının geniş kapsamlı uygulamalarını incelemek için alanın en seçkin katkılarından bazılarını bir araya getirdi. 
 
Çocuklar ve gençlerde hipnoterapi kullanılırken ihtiyaç duyulabilecek her şeyi içeren bir el kitabı olması amaçlanan bu eser, ele alınan problemlerle ilgili bilimsel araştırma sonuçlarını da elden geldiğince okuyucuya sunmayı da hedeflemiştir.  
 
Çocuklar ve ergenler için son derece kullanışlı hipnotik senaryo örnekleri sunmanın yanı sıra, bir diğer hedefi de alanda çalışanlar için, terapi seanslarının yapılandırılmasına yönelik takip etmesi kolay, çözüm odaklı bir yol da işaret etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91786305-de0e-43d7-b3b6-93c17dbd1a64.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilda Ve Olmayan Yer</image:title>
            <image:caption>Mavi saçlı, iyi kalpli kızımız Hilda, bir yandan Trolberg’de şehir hayatına alışırken bir yandan da annesi gibi bir Serçe İzcisi olmak için rozet kazanmaya çalışır. Kampçılık rozeti onun son şansıdır. Üstelik çok zor bir görev de sayılmaz. Çadır kurup ormanda bir gece geçirmek ne kadar zor olabilir ki? Tabii etrafta gezinen canavarımsı yaratık Kara Tazı’yı hesaba katmazsak. Hilda bir rozete sahip olmayı çok istese de kendini ev ruhlarının, Kara Tazı’nın, marraların, orman devlerinin serüven dolu dünyasında bulur ve olanlar olur. 
 
Hilda yeni maceralarında bilinmedik, görülmedik ve olmayan bir evrenin içine dalar. Kimi zaman korkularıyla yüzleşir, kimi zaman eski bir dost yüzle karşılaşır kimi zamansa yenilgilerin de aslında bir çeşit zafer olduğunu fark eder. Netflix orijinal yapımı Hilda’nın üçüncü kitabı Hilda ve Olmayan Yer, gözü kara Hilda’nın evsiz bir ev ruhunun peşinden maceradan maceraya koştuğu heyecanlı hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1bf3303-3264-430c-a827-f943baf2f5a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Sinema Tarihi ve Kemal Film</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Türk Sinema Tarihi’nin yeniden yazılması gerekliliğini savunur ve izlenecek yol üzerine önermelerde bulunur. Çünkü Türk sinema tarihimizin en mühim kısımları yanlış bilgiler ve hatalı tarih ve isimlerle doludur, değiştirilmesi ve yeniden yazılması zorunlu hale gelmiştir. 

Kitapta, ilk kez göreceğiniz orijinal belgeler yer almaktadır. Bugüne kadar doğru zannedilen birçok bilginin yanlış olduğunu, somut delillerle ortaya koyarak doğru belgelerle ispat etmekteyiz. Kitabımız, geçtiğimiz dönemlerde sinemamızdaki hataları ayıklamaya çalışan tarihçilerimizden de alıntılar yapmakta ve kıymetli çalışmalarına destek misyonu taşımaktadır. 

Ünlü sinema tarihçilerinin kitaplarında, cümlelerin virgülü dahi değişmeden kopyala-yapıştır yapıldığı, bu nedenle hatalı bilgilerin birçok kaynakta tekrar edildiği, tüm sinema tarihi kitapları aynı anda okunmadığı için bu hataların şimdiye dek pek fark edilmediği, bu kitapla ortaya çıkarılmaktadır.  

Filhakika önerimiz şudur ki; acilen Türk sinema tarihçileri arasında bir heyet kurulmalı ve Türk Sinema tarihimiz yeniden yazılmalıdır.  

Bu kitabın bir özelliği de, usta yönetmen Osman F. Seden’in ilk kez “Osman Fahir Seden’le Türk Sineması’nda Düet” kitabımda yayınlanan kendi el yazısıyla kaleme aldığı hatıratından alıntıların olmasıdır. Seden, bu hatıratında Kemal Film ve Türk Sineması’nın ilk yıllarının bilinmeyen yönlerini anlatmaktadır.

İlgiyle okuyacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/571c41e2-63c5-4e0f-9231-e2e708139b3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Milletin Şairi Mehmet Akif</image:title>
            <image:caption>Mehmet Âkif, her geçen gün bu milletin aziz hatırasında hürmetle, rahmetle anılan bir şair. Sadece İstiklâl Marşı değil, şiirleri, mücadelesi ve hepsini bütünleyen ömrü onu her geçen gün daha bir diri, daha bir canlı kılıyor. Hakkında ne söylense ne yazılsa sanki yine hep bir eksik kalacak.
Arkasından koca bir millet isim olarak da fikir olarak Âkif ve Asım adlarıyla adeta yeniden doğdu. Bunlar hep onun aziz hatırı, aziz hatırasıdır.
Prof. Dr. Cemal Kurnaz, bu eserinde bilhassa bir başka kıymetli şair Osman Yüksel Serdengeçti’nin yazılarından, şiirlerinden ve en mühimi mücadelesinden hareketle hem kendi nesli hem de sonrakiler için Âkif’in yüreklerde oluşturduğu samimiyeti ve sıcaklığı gün yüzüne çıkarıyor. 
Âkif, her dem yeniden doğan ve hiç usanılmayan bir isimdir. Kendisinden sonra nice büyükler, fikir ve dava adamları, şairler ve yazarlar gelmiştir, geçmiştir ve gelecektir. Hepsi de, o büyük inanmış adamın, o büyük millet mistiğinin, o ulu şairin gölgesinde serinlik ve esenlik bulmuşlardır.
Yarınlar için de Âkif bir rehberdir; onu anlatan, onun sevgisiyle dolan eserler de birer kandil. Daima yol göstermesi, daima yanması ümidiyle.
Prof. Dr. Cemal Kurnaz’ın anlattığı Âkif, hayatın içinde, milletin yanında, mücadelenin ve fikrin önündedir. Ona bir adım daha yaklaşabilmek için bu kitap kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a64988e5-c67b-481f-9c6f-a08e0301e2a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Varlık Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Kripto para dendiğinde aklınıza ne geliyor?
Ayı piyasası ne demek?
Peki ya balinalar?
Boğa pazarı, BNB, Parachain, Stablecoin?
Zengin olmak, dolandırıcılık, internetin geleceği, balon, lale spekülasyonu...
Herkesin fikri var ama kimsenin pek de fikri yok. Ortalık tam bir toz bulutu.
Peki bu tabloyu nasıl daha berrak hale getireceğiz?
Buğra Ayan, “Bitcoin mevzusu” olarak ünlenen ama arka planında önemli bir teknolojiyi de barındıran konuyu masaya yatırıyor.
A’dan Z’ye bu rehberde, Web 3.0 ve onun doğuracağı dijital varlık devrimine dair yüzlerce kavram ve açıklamayı bulacaksınız.
Dijital Varlık Sözlüğü, kripto paralar ve çok daha fazlası için bilmeniz gerekenleri barındıran bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4d236c-c479-43a1-b9c6-be07076add88.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Topraklarında</image:title>
            <image:caption>“OrtalIk toz duman oldu.
Ben öldüm.”
Sağlık devrimi adı altında insanlığa yaşatılanlar, esrarengiz bir cinayet, iki arkadaşın yaşam mücadelesi ve fedakârlıkları...
Acımasız yöneticiler, suç örgütleri, korkunç cezalar ve ölümcül yasaklar... Bu kitapta anlatılan dünyanın sınırları yok.
Zeynep Kahraman Füzün, tedavisi olmayan hastalıkların ve her tarafı abluka altına almış salgınların çıkışsızlığında klostrofobik bir anlatı koyuyor ortaya.
Fantastikle olağanın iç içe geçtiği bıçak sırtı bu metinde okur, insan sonrası dünyanın manzaralarıyla karşı karşıya kalıyor.
2019 yılında yazılan ve küresel salgını da öngören Dünya Topraklarında, “bugünden sonrası” için bir ihtimaller repertuvarı.
Yaşamı ve ölümü sorgulatan bu hikâyeyi romanın kahramanıyla birlikte öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5deed0aa-5217-4155-b5cc-bd53841697ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“Bütün Hayvanlar Eşittir. Ama Bazıları Diğerlerinden Daha Eşittir.”
İnsanlardan arındırılmış, hayvanların kontrolündeki bir çiftlik.Kâğıt üzerinde mükemmel görünen sloganlar ve bir fikir: Tüm hayvanlar eşittir.Adaletin ve eşitliğin olduğu ideal bir dünya…
George Orwell, 1945 yılında yayımlanan ve zamana meydan okuyan romanında, distopik bir dünyanın kapılarını aralıyor.
“Büyük Birader” kavramını dünyaya tanıtan Orwell, bu kısa ama güçlü fablda, dünyaya ve çağına dair çok şey söylüyor. Hayvan Çiftliği, bir fikrin kötü ellerde yıkıma dönüşmesinin hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bfcd057-99cf-48c6-bf3c-08aa9100e23a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabil&apos;in Torunu</image:title>
            <image:caption>“Hamile bir kadının karnı gibi şişmiş mezarlar.
Her kabir kendi ölüsünü doğuruyor.”
Darbe dönemlerinde Atatürk heykelleri yaparak
köşeyi dönen bir adamın oğlu olan tutkulu, kötücül ve entelektüel mirasyedi Barbaros, hamile karısını bir uçak kazasında kaybeder. Seyir halindeki bir şehirlerarası otobüste şoförü kafasından vurup intihar etmeyi düşünürken bu fikrinden ansızın vazgeçer.
Yeni hedefi, müstesna bir ulus yaratmaktır.
İç sesi Mümtaz’ın itirazlarına rağmen ülkeyi kökten değiştirmek amacıyla masum insanların canına kasteden terör eylemleri planlar. Bu eylemler, bütün roman kahramanlarının hayatını değiştirecektir;
istihbaratın altın çocuğu Ateş, derin devletin yengesi Şahika, kâğıt toplayıcılığından MİT yöneticiliğine yükselmiş Mithat, popüler aydın Fuat Akis, onun,
meşhur olduğu gün ölen ağabeyi talihsiz yazar
Fatih Akis ve daha nicelerinin…
Ferhat Ünlü, iyilikle kötülüğün kadim savaşını yeniden yorumladığı bir Habil-Kabil öyküsü anlatıyor.
Yaşam-ölüm, aşk-sanat, kahramanlık-ihanet, adalet-güç, birey-devlet çatışması gibi önemli temaları derin bir hayal gücü ve çarpıcı imgelerle işliyor.
Kabil’in Torunu, psikolojik, toplumsal ve politik gerilim unsurlarını ironiyle birleştiren bir kurmaca şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c164a711-d7e3-4375-b8fa-ee5bfc4da83f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaka</image:title>
            <image:caption>“Her zaman bir parça mutluluk vardır.”
Daniele Mallarico ünlü bir çizer.Başarılı olduğu yılların geride kaldığını düşünüyor.
Mario dört yaşında.Her çocuk gibi açık sözlü. Her çocuk gibi yaramaz.Her çocuk gibi şaka yapmayı seviyor.
Torununa bakmak için bir zamanlar yaşadığı eve gelen Daniele,hem geçmişiyle hem torunuyla bir mücadele içine giriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb6c0719-a170-4b21-a1de-c076917fd41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalığın Kitabını Yazanlar</image:title>
            <image:caption>Baba kelimesinin içini doldurabilen sanatçılardan babalığa dair…
Bu kitapta yirmi sanatçının babalık öyküsünü bulacaksınız.
Baba olacaklarını öğrendikleri an hissettiklerini, bebeklerini ilk kucaklarına aldıklarında akıllarından geçenleri, onlarla ilgili sevinçlerini, korkularını, hayallerini öğreneceksiniz.
Çocuklarının dünyalarını keşfedebilmek için neler yaptıklarına ve kendi babalarıyla olan ilişkilerine tanıklık edeceksiniz.
İlker Gezici’nin kaleminden yirmi sanatçının baba olma öyküsünü içeren
Babalığın Kitabını Yazanlar’da her ebeveyn kendinden bir parça bulacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77d3307f-9439-4c94-9d9d-549a8c8d8689.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“Dedem Korkut boy boyladı, soy soyladı.
Bu Oğuzname’yi düzdü, koştu, söyledi.
Görelim hanım, ne söyledi!”
Sözlü edebiyatımızın en eski ve önemli eserlerinden Dede Korkut Kitabı, Oğuz Türklerinin yaşam biçimi, giyinişleri, aile ilişkileri, örf ve âdetleri üzerine benzersiz bir kaynaktır.
Çocuk edebiyatımızın değerli kalemlerinden H. Salih Zengin, on iki hikayeden oluşan bu eserin en güzel hikayelerini günümüz çocukları için seçip sadeleştirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558300ff-ab61-40d6-b352-78a629e1d3f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıskançlık ve Haset</image:title>
            <image:caption>Talat Parman’ın yönetiminde hazırlanan bu sayı kıskançlık ve haset konusunu ele alıyor. Birbiriyle ilişkili olan ve karıştırılan bu iki kavram psikanalizin kuruluşundan beri ilgi gösterdiği başlıca kavramlardan. Yazarlar konuyu kardeş kıskançlığı, babanın oğluna olan hasedi, arkadaşlık ilişkilerindeki kıskançlık gibi çok çeşitli veçheleriyle ele alıyor. Bu sayıda psikanalitik roman analizleri de her zamankinden çok yer kaplıyor. Söz gelimi Yavuz Erten’in yazısı tamamen Nahit Sırrı Örik’in Kıskanmak romanına ayrılmış. Kerime Camadan’ın yazısında Musil’in ilk romanı Genç Törless inceleniyor. Bernateau ise Proust romanlarını aşk ve kıskançlık nesnesi bağlamında irdeliyor.
Haset konusunu ilk kez kendi kavramlaştırdığı ve büyük tartışma yaratan “penis hasedi” çerçevesinde ele alan Sigmund Freud’un da bir yazısı var.

Sigmund Freud
Kıskançlık, Paranoya ve Eşcinsellikte Bazı Nevrotik Düzenekler
Talat Parman
Freud ve Lacan’da Kıskançlık ve Haset
Daniel Marcelli
Çocuklarda Kıskançlık ve Haset: Söylence mi, Gerçek mi?
Bianca Lechevalier
Çocuk ve Annebabanın Psikanalitik Tedavi Sürecinde Kıskançlık veya Haset
Alper Şahin
Baba’nın Hasedi
Bernard Penot
Evlat Edinme Kökene Tuzak Kurduğunda
Pınar Kanlıkılıçer
Yakan, Yok Eden, Parçalayan Duygular
Yasemin Cengiz
Haset Kavramı ve Yorumlanma Farklılıkları
Ayla Yazıcı
Kıskançlık ve Hasedin Sınadığı Arkadaşlık
Meltem Narter
Ayna Ayna Sen de Kimsin? Sosyal Psikoloji Açısından Ergenlik Krizi, Kıskançlık ve Haset
Kerime Camadan
Baharın Buhranlı Uyanışı
Yavuz Erten
Nahid Sırrı Örik’in Kıskanmak Romanı Üzerine
Isée Bernateau
Proustçu Kıskançlık ya da Aşk Nesnesini Bütünüyle Ele Geçirme Düşlemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615c242a-597a-4d04-bbb8-5077dbef913c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans’ın Entelektüel Tarihi - Seçme Makaleler</image:title>
            <image:caption>Bizans’ın Entelektüel Tarihi, Geç Antikçağ’dan 15. yüzyıla uzanan dönemde, Bizans’ta düşünce dünyasına odaklanarak entelektüel uğraşın güvenilir bir tarihini ortaya koy­maktadır. Çalışmanın özünü Yunan, Hıristiyan ve Bizans düşüncesi ile kavramları­nın aktarımı, dönüşümü ve değişimi oluşturmaktadır.
Bizans, Yunan klasikleri kanonunu muhafaza ederek bir seçki haline getirmiş ve bi­çimlendirmiş, bir yandan Antik Yunan düşünce dünyasıyla ilk temas noktasını oluş­tururken, bir yandan Ortodoks geleneği yaratmıştır.
Seçme makalelerden oluşan bu kitap, Bizans’ta bilginin yayılmasından başlayarak retorik, edebiyat, sanat ve hukuk gibi sözcük bilimlerine; astronomi ve tıp gibi dünya bilimlerine; Erken, Orta ve Geç Bizans’ta felsefe ve teoloji ile politika ve tarih alanla­rına dair geniş bir perspektif sunmaktadır.
Bizans, kendi döneminin önemli aktörlerinden biri ve entelektüel geleneklerin büyü­leyici ve eşsiz bir bileşimidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e4e2a0b-73c5-439f-9bc2-aa2851e8b1d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Triceratops Baskını</image:title>
            <image:caption>Sarsıntılı bir uçak yolculuğu, bıyıklarımı tir tir titreten bir paraşüt atlayışı ve korkudan tüylerimi diken diken eden bir yere inişten sonra kendimi Dinozorlar Adası’nda buldum. Hem de ne uğruna? Gayet pis kokulu bir görevim var: Profesör Sevda Fosilzade’nin isteği üzerine Triceratops dışkısı toplayacağım… 
Buralarda canının sıkılmasına hiç fırsat olmuyor… 
Size kemirgen sözü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c3e7d9-18a3-4340-9b88-7bce2a22c698.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerde Ne Var Ne Yok - Profesör Çokbilmiş İle Memo 2</image:title>
            <image:caption>Profesör Çokbilmiş, bu kitapta sizi 
Meraklı Memo’nun sorularıyla masmavi sularda keşfe çıkarıyor! 
En korkunç deniz canlılarıyla tanışıyor, 
deniz fenerlerini inceliyorlar. Okyanusların dibindeki volkanları görüyorlar. 
Kristof Kolomb gibi yeni kıtalar keşfediyor, batmış adaları ortaya çıkarıyor, açık denizlere sürükleniyorlar. Profesör Çokbilmiş ile Memo’nun 
  heyecan dolu deniz serüveni sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ddd9f2-913c-414a-a399-ae2fd2cf5cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif&apos;in Kabukları</image:title>
            <image:caption>“ Ormanla denizin buluştuğu tatlı mı tatlı bir kasabada, dedesiyle birlikte yaşıyor Elif. Ilık yaz esintisiyle birlikte salıncak sallanıyor, koşup oynuyor. En çok da sevimli arkadaşı Dost’la gezintilere çıkmayı seviyor.
Fakat deniz kabukları toplamak için kumsala gittikleri bir gün… Elif, dizinde bir yara ile eve dönmek zorunda kalıyor.Elif’in Kabukları, kabuk bağlayan yaralarımızın sevgi ve dostlukla nasıl iyileştiğini bizlere gösteren, sımsıcak bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c8aadf-766a-423a-8326-117d8642f77b.jpg</image:loc>
            <image:title>Huckleberry Finn&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Huckleberry Finn’in Maceraları, uyumsuz Huck’ın kendi gibi bir kaçak olan siyahi dostu Jim’le atıldığı maceraları anlatıyor. Büyük hiciv ustası Twain, Amerikan edebiyatının en önemli eserlerinden biri sayılan romanında dönem Amerika’sını güçlü bir şekilde yansıtırken, ırkçılığa karşı da sağlam bir eleştiri ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58c486ca-4262-4d86-860c-3ebabd8f2476.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıtkıt&apos;ın Az Çok Gerçek Maceraları</image:title>
            <image:caption>Henk’in evcil hayvanı Kıtkıt’ın hayatı basit ve sessizdi...Ta ki Henk’in kardeşi Kıtkıt’ı uzaktan kumandalı bir uçağa bindirip kontrolü kaybedene kadar!
O artık pek rahat ettiği ayakkabı kutusunda yaşamıyor!
Ormanda kayboldu, eve dönüş yolunu bilmiyor ve bir de tehlikeli düşmanı var. Neyse ki ormanda karşılaştığı bir grup yeni arkadaş, uçağını bulup tamir etmesine yardımcı olacak, Kıtkıt da böylece eve dönmeyi deneyebilecek.
Ama... Bakalım her şey yolunda gidecek mi?
Dünyaca ünlü çok satan çocuk kitaplarının yazarı Henry Cole’un kaleme aldığı, sevimli hayvan karakterler,heyecan verici bir macera ve aksiyon dolu bu muhteşem kitabı elinizden bırakamayacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cf77c0c-7274-4b6c-886d-775b1ca32e3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kardeş İstemiyorum! - Ne Zormuş Büyümek</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz için resimli bir hikâye, sizin için ise yavrunuzun, çocuk olmanın getirdiği küçük ya da büyük zorlukları aşmasına yardımcı bir rehber.

Yeni bir bebek tüm aile üyeleri için bir alışma süreci gerektirir, özellikle de büyük çocuğunuz için. 3 ile 6 yaş arasındaki bir çocuk, artık ailenin tek çocuğu olmadığını kabullenmekte zorlanabilir, anne babası tarafından eskisi kadar sevilmeyeceği korkusuna kapılabilir. Ne Zormuş Büyümek serisinin ikinci kitabı Küçük Kardeş İstemiyorum! bol resimli ve kafiyeli anlatımıyla çocuğunuzun küçük kardeşiyle ilgili endişelerini giderirken, etkinlikler önerileriyle bu süreçte onunla doğru iletişim kurmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54b67e3f-6db2-45db-863a-59cb10ea4574.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun okuması gereken Antoine de Saint-Exupéry’nin ölümsüz eseri Küçük Prens, Barış Tut’un özenli çevirisi ve özel etkinlik dosyasıyla okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b683e91-5e0a-47d0-8514-66cc0d895a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüdai</image:title>
            <image:caption>Devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde iz bırakan bir devrimcinin yaşamı söz konusu olduğunda; nasıl devrimci olduğu, kimlerden etkilendiği, kendi kulvarında nasıl yürüdüğü, hangi yol ayrımlarından geçtiği ve ondan geriye nelerin kaldığı önemlidir. Bu kitapta Mahir’lerin cezaevi firarından itibaren İstanbul’da başlayan örgütsel ayrışmayı, bölünmeyi, Ankara üzerinden Karadeniz’e gidiş sürecini ve özellikle de Ünye eylemini ve Kızıldere Direnişi’ni yeniden irdelemeye çalıştım. Çünkü Kızıldere’de ölen yoldaşlar bu tarihsel sürecin yeniden ve yeniden anlatımını geride kalanlardan daha fazla hak ediyorlardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c4bdb96-b051-4eab-9db8-9773367270e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Panço Kendine İnsan Arıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir köpek insan “sahiplenmeye” kalkarsa...

Avustralyalı sanatçı Gabriel Evans&apos;ın yazıp resimlediği Panço Kendine İnsan Arıyor, insan-hayvan ilişkisindeki rollerin tersine çevrildiği, sevimli mi sevimli bir anlatı. 

Hayvanların insanlar hakkındaki düşüncelerinden yola çıkarak bambaşka bir arayış öyküsü betimleyen Evans, kadim dostlarımızın kendi istedikleri gibi bir yaşam sürebilme hakları üstüne zihinleri soru işaretleriyle dolduruyor.   

Bireysel farklılıklar üzerinden insanlar arasındaki çeşitliliğe vurgu yapan kitap, miniklerin dünyaya bir de hayvanların gözünden bakmaları için fırsat tanıyor. 
Yalnızlık canına tak eden Panço, bir insan edinmeye karar verir. Ama işi bir hayli zor! Çünkü insan beslemek, büyük sorumluluk gerektirir. Üstelik etrafta bu kadar çok insan varken birini seçmek hiç de kolay değil. Büyük, hızlı, gürültücü, huysuz ve hatta kendisi gibi bol tüylü... Ah, herkes birbirinden ne kadar da farklı! Gel gör ki gerçekte hiçbiri Panço&apos;nun istediği gibi değil. Sevimli dostumuz aradığı o mükemmel insanı bulabilecek mi dersiniz? Kim bilir, belki de onun tek eksiği, kendisine ihtiyaç duyan bir insanla yaşamaktır.

Hikâyesini “Aramaktan vazgeçme!” özdeyişi üstüne şekillendiren Panço Kendine İnsan Arıyor; dünyamızda hayvanların da insanlar kadar hak sahibi olduğunun altını çiziyor, yaşamı tüylü dostlarımızla paylaşmanın güzelliklerini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efba291-cd3b-4bc9-a4cf-d2cf7fe4bf3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehribar Geçidi</image:title>
            <image:caption>Kusurlu bir sikke elden ele, keseden keseye geçerek bütün Roma’yı nasıl dolaşır?
Hikâyeyi hikâyeye, yolu yolcuya, rüyayı rüyete, yedi kişiyi erdemli bir köpeğe nasıl bağlar?
Gölgelerin mağarasına dönen haberci her defasında niye taşlanır?
Kehribar Geçidi, MS 300’lü yıllarda İmparator Diocletianus Roma’sında bu sorulara cevap arıyor.
Okuyucularını Forum’un, Colosseum’un, Senato’nun, Tiber ırmağının, Şifa Tapınağı’nın, sonradan kaybedilmiş veya hiç edinilmemiş özgürlüklerin, hitabetin, yazmaların, lâhitlerin, şifalı otların, kurtların kuşların, dağların, en dehşetli dövüşlerin, toga picta’nın ve dikenli deniz salyangozlarının arasında uzun bir yolculuğa davet ediyor.
Berrak fakat derin dili, karakterlerinin canlılığı, olaylarının sürükleyiciliği, dönemsel detaylarının zenginliği, can yakıcı meselelerinin her daim geçerliliği ile tarihin özel bir noktasından çekip çıkarılmış olsa da evrensel insanlık hallerine dair söyleyecek sözü olan destansı bir başyapıt. Sekiz yıllık bir emeğin sonucu.
“Sanki ölmüşüz de bu dünyadaki günlerimizi anarak konuşuyoruz seninle. Sanki bu dünyadaki yaşamımız bitmiş de biri, bütün dertlerimize dönüp şöyle bir bakalım diye omuzumuzu okşar gibi. Bitti artık, geçti, der gibi.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc8485d-3b38-4586-b35b-1c7dd59db914.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçülüğün Esasları - Makaleler</image:title>
            <image:caption>Türkçülüğün Esasları - Makaleler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eefb160f-1a65-457f-b226-ab1055402045.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Türk&apos;lerle Başlar - Bilinmeyen Türk Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tarih Türk’lerle Başlar Bilinmeyen Türk Tarihi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c44ea0c1-349b-40b7-bcc3-2649fa87ca53.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözün Belleği</image:title>
            <image:caption>Habibe Şentürk fotoğraflarını çeker ve uzamı, eş deyişle “dünya”yı görsel bir sunuma dönüştürür. Bu sunumun içerisinde “dünya”da var olan insan ve onun ürettiği her şey de vardır. Çünkü “dünya ve uzam”, var olmaya çabalayan insanla ve onun müdahalesiyle biçimlenir. Fotoğraf yüzeyinde göze gelen ise fotoğrafçının “gördüğü an”a içkindir ve uzamdan kadrajlanarak ayrıştırılmış bir görünürlük parçası olarak fotoğrafın biricikliğini işaret eder. Çünkü özdeş iki an yoktur! Kadrajın göze getirdiği görünürlüğü başka hiç kimse aynı şekilde göremez ve somutlayamaz. Fotoğraf algıya açıldığı an ise algılayıcı, yani “öteki özne”, sunulan görselliği anlamlandıracaktır.

Belki de algılayıcının kalbine ve ruhuna yönelmiş bir çağrıdır her fotoğraf; uzama eklen, dünyaya ve hayata katıl diyen...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15ab32ed-43c8-4b9b-812c-93034bd5c2f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sen Olmalıydın Yanı Başımızda</image:title>
            <image:caption>MUKADDİME
Bir sen olmalıydın yanı başımızda
Yel yel esip gelen
Gölgeli
Rüyaların ardından.
Bir sen olmalıydın yanı başımızda,
Yeşil, yemyeşil
Bahçeler deniz
Kalbimizle buluşurken,
Çiçekler gözlerimizde
Uçuşurken
Renk renk;
Aşk meydanlarında,
Aşk divânlarında;
Candan yana,
Sevdadan yana
Bir sen olmalıydın şimdi yanı başımızda.
Bir sen...
Kıymetli Dostlar!
Gene bir şiir bahçesinde sizlerle beraberiz. Bu has bahçede taze şiirlerin leblerinden yükselen nağmeler, tadlar ve füsun dolu renklerin ufkumuza, gönüllerimize şevk ve şirin hisler sunacağından eminim.
Yüreklerimiz şiir bahçelerinden ırak kalmasın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b3496a-9fe3-403d-852d-4d2ae43aeb3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Define - Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Hocam! Mutluluk kimine göre para, kimine göre aşk, kimine göre sevgi, kimine göre çocuktur. Bu insanların sayısı ve arzusuna göre çoğalır gider. Her bir iddianın kendisine göre haklılık payı olabilir. 
 
Bana mutluluk nedir? Diye sorarsanız 
 
Ben büyük yazar veya filozof değilim. Ama cevabımı merak ediyorsanız size şöyle bir cevap vereyim. Her dakika her saniye onu duymak o bizim altımızda, üstümüzde, içimizde, solumuzda, sağımızda, her çiçekte, her insanda, her şeydeki güzelliktir. Onu görmek, duymak, tatmak, kabiliyetimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be348296-9e83-4890-87d3-e2cc438bdeb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşlerine Gül Bıraktım</image:title>
            <image:caption>Ölümüne Sevdim

Bu gönül hep seni görmek istiyor
Ölümüne sevdim nazlı yar seni
Yüreğim bir seni sarmak istiyor
Ölümüne sevdim nazlı yar seni

Elini elimden salmak istemem
Senden asla ayrı kalmak istemem
Sensiz rüyalara dalmak istemem
Ölümüne sevdim nazlı yar seni

Vefanı ömrüme vefa eyledim
Cefanı boynuma cefa eyledim
Sefanı gönlüme sefa eyledim
Ölümüne sevdim nazlı yar seni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849b5a22-22c0-4f13-8f42-cba76fea3767.jpg</image:loc>
            <image:title>Can&apos;a Gül Değdi</image:title>
            <image:caption>Hasret, sitem, hüzün, sevinç, kahır, nefret, mutluluk, kin, pişmanlık, yeis, umut… Bir bakışa yüklenebilecek onlarca duygu varken son anda ipten alınmış intihar müteşebbisinin ruhundaki karmaşaya ait boşluk vardı Gül’ün gözlerinde.

Hastaneye kadar dizlerini yastık ettiği adama, şakağını okşarken, kanıyla kınalanan avuç içlerini iki yanından yapıştırdığı duvara omuzlarından çivilenmişçesine gözlerini bir an olsun kırpmadan bakıyordu. Tam karşısında bilinci kapalı, iki dünya arasındaki o ince çizgide mekik dokuyan bu adam, karanlıkların ak göğsünden emzirip büyüttüğü mısralara gün yüzü gösterecek pusulanın ibresine tutunabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c08adea-5b70-4329-ba0d-2747b22ffb67.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Görelilik Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Einstein’ın görelilik teorisi, uzaya ve zamana dair bildiğimiz ne varsa 
ters yüz etti. Hiç şaşmadan akıp geçtiğini sandığımız zamanın yavaşlayıp hızlanabildiğini, uzayın bükülebildiğini, cisimlerin hareket ederken ağırlaştığını öğrendik! Hatta bir rokete atlayıp ışık hızında seyahat edebilsek dünyadaki yüz yıllık sürenin bize birkaç saatmiş gibi geleceğini…  
Bunların çok uçuk şeyler olduğunu mu düşünüyorsun? Neyse ki yol bulmak için kullandığımız GPS cihazlarını yapanlar böyle düşünmüyor. Zamanın uzaydaki uydu için başka, dünyada yaşayan bizler için başka aktığını bilmeseler o cihazlar bizi olduğumuzdan kilometrelerce uzakta gösterecekti. 
Peki daha fazla zaman kaybetmeden böylesine müthiş bir fikri anlamaya ne dersin?  
Eğer sen de evrenin nasıl işlediğini, uzay ile zaman arasında nasıl bir bağlantı olduğunu ya da ışık hızında yolculuk yapabilsek nelerle karşılaşacağımızı merak ediyorsan, Dr. Albert’ın liderliğindeki bu  
heyecan verici ve eğlenceli turu kaçırma! 
 
İlk Görelilik Kitabım, tıpkı ödüllü İlk Kuantum Fiziği Kitabım gibi, 10 yaş ve üstü çocuklara (ve tüm meraklı yetişkinlere) karmaşık görünen fizik konularını en basit ve en eğlenceli biçimde açıklamak için harika bir başlangıç kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30d202c5-c6d3-49b6-a785-ef329e68e97d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Açık</image:title>
            <image:caption>Kahverengi ve grilerin arasında yaşayan çakıltaşı, dünyanın renklerini merak eder. Zaman zaman yanına gelen kuşlar ona maviyi, sarıyı, kırmızıyı, yeşili anlatırlar. Derken bir gün, bir devenin toynağına takılan çakıltaşı, renkli bir yolculuğa çıkar. Yol açıktır, yola çıkar. Hayalini kurduğu tüm renkleri keşfedecektir…

Judith Malika Liberman “Şarkılı Masallar” serisinde geleneksel masalları yeniden yorumluyor. Kitabın arka kapağındaki karekodu telefon ya da tabletinize okutarak, serinin diğer iki kitabı Önce Hayal ve Taş Çorbası’nda olduğu gibi Yolaçık’ı da Liberman’ın anlatımı ve şarkıları ile dinleyebilir, böylece masal anlatımı konusunda rehberliğinden ilham alabilirsiniz. Zeynep Özatalay’ın resimleri kitabın renkliliğine renk katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/320d70fe-383c-46fa-95e3-8a83d5213891.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn rüşd ve ibn Rüşdcülük</image:title>
            <image:caption>Hiç kuşkusuz Renan’ın din, bilim, felsefe ve diller üzerine yaptığı çalışmalar kendi zamanında büyük tartışmalara yol açmıştı. Renan’ı diğer Batılı aydınlardan ayıran en temel husus, fikirlerini açık ve net bir biçimde ifade etmesidir. Çünkü “hakikat” samimiyet olmadan kendini göstermez! 

İnsanın tarihindeki kırılmalar nehir yataklarının yön değiştirmesine benzer. Yönün değişmesi ise ne nehirden ne de nehirde akan suyun doğasından bağımsızdır. Söz konusu İbn Rüşd olunca nehrin doğası Aristoteles’tir. Onun hızlı, sert ve samimi hakikat arayışının her dönemde kendine dost bulamaması bu bakımdan anlaşılırdır. Ne Aristoteles Atina’da dostça karşılandı ne İbn Rüşd Kurtuba’da alkışlandı. 1277 yılında kilise tarafından kınanan 219 tezin tamamına yakını Aristotelesçi-İbn Rüşdcü felsefeye ait düşüncelerden oluşuyordu. Paris’te İbn Rüşdcü felsefenin lideri Brabantlı Siger en yakın arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Renan ise, tıpkı Aristoteles gibi, Akademi’den kovuldu. Kilise İbn Rüşd’ün Aristotelesçi evren ve insan anlayışına 1513 yılına kadar karşı çıkmayı ve onu kınamayı sürdürdü. Bunun asıl nedeni ne idi? Aristoteles’in ve onun büyük Şarihinin varlığın kaotik değil kozmetik, yani iyi, güzel ve bilinebilir bir yapıda olduğunu söylemesiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cfa6730-0394-4076-992a-23c3a30a306a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Tekdüzeleşmesi</image:title>
            <image:caption>Nereye bakarsak bakalım, ister doğaya ister insanlara ve onların kültürlerine, daha az çeşitliliğe doğru bir eğilim olduğu gözlemlenebilir. Bunların sebepleri arasında kentleşme, daha fazla hareketlilik, küreselleşme, sanayileşmiş tarım, iklim değişikliği, büyük gıda şirketlerinin tekelleri ve genel olarak kapitalist ekonomi gibi bir dizi neden sayılabilir. 
 
Bununla birlikte Thomas Bauer’in elinizdeki kitabı etrafımızdaki çeşitliliğin varlığını göstermekle ilgili değildir, kitap daha ziyade, çeşitliliğin tüm tezahürlerine katlanma konusundaki arzumuz veya çekincemiz hakkındadır. Kitapta bir yanda etnik çeşitlilik veya farklı yaşam tarzları gibi, dış çeşitlilikle olan ilişkilerimiz, diğer yanda muğlak bir dünyanın çeşitli hakikatleriyle olan ilişkilerimiz tartışılmaktadır. Yazara göre insanlar sürekli olarak farklı yorumlara izin veren, belirsiz görünen, net bir anlam ifade etmeyen, birbiriyle çelişen, zıt duyguları tetikleyen vs. izlenimlere maruz kalırlar. Kısacası dünya müphemliklerle doludur ve çağımızın hâkim kültürünü bu müphemliklere karşı alacağımız tavır belirleyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0c6dfb8-2196-4cfe-9d60-7770388efb30.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatı İktisadı</image:title>
            <image:caption>İnternetin artık seçim kampanyaları vasıtasıyla ülkelerin geleceklerini dahi etkisi altına almaya başladığı bir dünyada, viral hikâyelerin ekonomileri etkileme gücünü görmezden gelebilir miyiz? Nobel Ödüllü ekonomist Robert Shiller, bu çığır açan kitabında ekonomi ve ekonomik değişim hakkında bize yeni bir düşünme yöntemi öneriyor. Zengin bir dizi tarihsel örnek ve veriyi kullanan Shiller, bireysel ve kolektif ekonomik davranışı etkileyen popüler hikâyeler hakkında yapılacak araştırmaların, krizler söz konusu olduğunda, önceden tahmin etme, hazırlık yapma ve muhtemel zararı minimuma çekme yeteneğimizi büyük ölçüde geliştireceğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d3fa33-4432-4397-bf48-8aaef5ec3aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Delaletu&apos;l Hairin</image:title>
            <image:caption>İbn Meymûn, Yahudilik dini açısından önemli bir şahsiyet olup “İkinci Musa” olarak anılmaktadır. Müslüman bir coğrafyada yetişen ve hatta Eyyubî Sarayı’nda saray hekimi olarak görev yapan İbn Meymûn; Fârâbî, İbn Sîna, Gazâlî, İbn Bâcce ve İbn Rüşd gibi Müslüman filozofların yanı sıra özellikle Mutezilî kelamından oldukça etkilenmiş ve bu etki onun eserlerine yansımıştır. Delâletu’l-hâirîn adlı eseri okunduğunda bu etki bariz bir şekilde görülebilir. Bu etkiden dolayı İbn Meymûn’u -Frank Griffel’in de belirttiği gibi- İslam Düşüncesi’nin bir tilmizi olarak nitelemek yanlış olmayacaktır.

Eseri önemli kılan diğer bir husus ise İslam Düşüncesi’nin Batı’ya aktarımında Delâletu’l-hâirîn’in bir köprü vazifesi görmüş olmasıdır. 1220’li yıllarda, Palermolu John tarafından Latinceye çevrilen Delâletu’l-hâirîn başta Thomas Aquinas, Albertus Magnus, Duns Scotus, Romalı Giles olmak üzere Orta Çağ’daki birçok düşünürün kaynakları arasında yer almıştır. Nitekim bu düşünürler Rabbi Moses ismi ile sık sık İbn Meymûn’a referansta bulunmakta ve gerek felsefi gerekse teolojik meselelerde onun görüşlerine yer vermektedirler. Dolayısıyla İslam düşüncesinin etkisiyle kaleme alınan bu eserin, Batı’ya yön veren metinlerden biri olduğunu söylemek mümkündür.

Felsefe ve teoloji gibi konuları ele alan eser genelde düşünce tarihi, özelde ise Felsefe Tarihi, İslam Felsefesi, Din Felsefesi, Kelam, Dinler Tarihi, Tefsir ve Fıkıh gibi disiplinlerle yakından ilişkilidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aa864fe-704e-4581-941f-1b1ef5a88e32.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefs ve Akıl Risalesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu çalışma, birçok alanda eser vermekle birlikte özellikle ahlak felsefesinde öne çıkan İbn Miskeveyh’in el-Makâle fi’n-nefs ve’l-akl (Nefs ve Akıl Risalesi) isimli risalesinin hem yeni bir edisyonunu hem de Türkçe tercümesini sunmaktadır. Söz konusu risale, İbn Miskeveyh’in açıkça adını zikretmeği bir şahsın, nefs ve aklın varlığı ve mahiyetiyle ilgili ona yönelttiği toplamda on soru/itiraz ve onlara dair kendisinin verdiği cevapları ihtiva eder. Soruların/itirazların içeriğinden, materyalist bir deneyci olduğu anlaşılan bu kişi, nefs ve aklı devamlı olarak sıcaklık, ışık ve nura indirgeme çabası içindedir ve duyu idraklerini aşacak şekilde cisim veya cisimsel olmayan bir nefs ve akıl düşüncesine karşıdır. Zira ona göre duyu idrakine dayanmayan her türlü düşünce/fikir, kuruntu/ham hayal (melancholy) olmaktan kurtulamaz. Bu durum karşısında İbn Miskeveyh bilgi kaynaklarının sadece duyu idrakleriyle sınırlı olmadığını, bilakis onların da üzerinde hükümde bulunan bir akıl ve nefsin bulunduğunu, dahası bunların maddi de olmadığını temellendirerek itiraz sahibinin şüphelerine cevap üretmeye çalışır. Dolayısıyla bu çalışma, nefs ve aklın ontolojisiyle ilgili kıymetli değerlendirmeler içermekle birlikte, özellikle epistemolojik açıdan materyalist ve deneyci bir gelenek ile Yeni Platoncu geleneğin iki önemli mensubunun karşı karşıya geldiği bir diyalektiği serimlemesi açısından son derece önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9254c45-d7c5-4168-a48c-c9d5e603b130.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşifler Çağında Hint İran Seyahatleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; Hindistan, İran ve Orta Asya ile ilgili Farsça kaleme alınmış seyahatnamelerin ayrıntılı ve incelikli okumalarına dayanan çığır açıcı bir çalışmadır. Önemli bir dönüşüm ve kültürel temas çağında üretilmiş ve Bâbürlüler, Safevîler ve Orta Asya’yı birbirine bağlayan bu ihmal edilmiş edebiyat türünün (sefernâme) ilk kapsamlı incelemesidir. Kitabın yazarlarının bu seyahatnamelere dair yaptıkları yakın okuma, bu kıymetli anlatıları üreten Müslüman ve gayrimüslim yazarların zihinsel ve manevi dünyalarına nüfuz etmemize yardımcı olmaktadır. Bu metinler, onları Asya bağlamında üretilen diğer anlatıların yanı sıra erken modern Avrupa seyahat anlatıları ile de yan yana getiren ve kültür tarihi ile materyal tarih içerisinde oldukça zengin ve umulmadık bir bakış açısının kapısını aralayan karşılaştırmalı bir çerçevede sunulmaktadır. Bu kitap, sadece erken modern karşılaşmaların doğasını daha iyi anlamak için değil, aynı zamanda sadece yeni bir dünyaya adım atmanın verdiği keyif için de okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/319344b0-79aa-4771-8e64-ed2754f85494.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Tufeyl&apos;in Modern Batı Düşüncesi Üzerindeki Etkisi</image:title>
            <image:caption>İbn Tufeyl’in Modern Batı Düşüncesi Üzerindeki Etkisi, 12. yüzyılda Endülüs’te yaşamış bir Müslüman filozof olan İbn Tufeyl’in önde gelen Avrupalı ​​düşünürler üzerindeki etkisini ele alan bir makaleler derlemesidir. Yazara göre, İbn Tufeyl’in felsefi romanı Hayy bin Yakzan, Bilim Devrimi’ni müjdeleyen en önemli kitaplardan biri olarak kabul edilebilir. Bu çerçevede İbn Tufeyl’in düşünceleri, Thomas Hobbes, John Locke, Isaac Newton ve Kant gibi filozofları derinden etkilemiş ve söz konusu filozofların kitaplarında farklı şekillerde yer almıştır. Yine yazara göre, İbn Tufeyl&apos;in felsefesi Avrupa yazınında yüzyıllar boyunca benimsenmiş, eleştirilmiş ve sürekli yeniden icat edilmiştir. Ancak böylesine etkili bir roman yazmış olmasına rağmen, İbn Tufeyl’in hatırası zaman içinde unutulmuş, tarihin tozlu raflarında kaybolmuştur. Elinizdeki kitap, İbn Tufeyl’in son derece önemli felsefi romanının modern Batı düşüncesi üzerinde günümüzde de devam eden etkisini ele almaktadır. Bu ilgi çekici çalışma, karşılaştırmalı edebiyat alanında çalışan okurlara da hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ae9f1d8-43af-4ac5-be68-d5bce6fbc494.jpg</image:loc>
            <image:title>Geyşa</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr saklı bulutlar geçiyordu 
Ağlamaklı yağmurlar eşliğinde 
İçimde bir hüzünlü bir çocuk 
İçimde bir mavilikti senden kalan 
Düşler umutsuzdu ölüm kokulu mevsim 
Kerpiç evlerin yankısına düşüyordu ağıtlar 
Arzularımda bir hayat bir mavi gökyüzü 
Sakla zulanda ne olur 
Yaşam direncimi Myra</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55d6ce7c-112e-4959-825b-22ee7b154af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Walden</image:title>
            <image:caption>Kendim kadar iyi tanıdığım başka biri olsaydı 
kendim hakkında bu kadar çok konuşmazdım. 
“Bazı şeyleri diğerlerine tercih ettiğimden -özellikle de özgürlüğüme değer verdiğimden- zar zor geçinsem bile iyi yaşayabildiğim için zamanımı pahalı halılar, güzel mobilyalar, lezzetli yemekler ve Yunan ya da Gotik stilinde evler satın alacak parayı kazanmak için harcamak istemiyordum. Kısacası, nasıl daha sade ulusların uğraşları daha yapmacık olanların sporuysa, basit ve bilgece yaşadığımız takdirde bu dünyada kişinin geçimini sağlamasının bir güçlük değil, hoş bir meşgale olduğuna hem inanarak hem de deneyimleyerek buna ikna oldum.” diye açıklıyor sade ve insanlardan görece uzak yaşamı seçen yazar Walden’da. Ve kendisine “Yalnız olmaktan sıkılıyorsundur.” gibi aslında onu hiç tanımadan yapılan yorumlara cevap veriyor: 
“Nasıl bir mesafe bir insanı arkadaşlarından ayırıp onu yalnız bırakabilir? Hiçbir adımın iki zihni birbirine yaklaştıramayacağını öğrendim.” PEN ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d945814-1d94-400b-8cb7-bf6f779ebf42.jpg</image:loc>
            <image:title>Benjamin</image:title>
            <image:caption>Son zamanların en sevilen çocuk kahramanlarından Benjamin’in maceraları devam ediyor. Benjamin bir Kızılderili, bir teleferik operatörü ve bir kaplumbağa uzmanı. O artık haftanın beş günü okula giden kocaman bir çocuk! Hayatında birçok yenilik ve heyecan var. Bir kere, sınıfın en küçüğü olarak kendini sınıfın en büyüğüne karşı kollaması lazım. Neyse ki yanından hiç ayrılmayan dostları var: kaplumbağaları Bay Sowa ile Bayan Lea ve Kızılderili arkadaşı Ina. Boş okul binasına girmek, bir doğum günü pastası savaşına katılmak birlikte atılacakları bir dolu maceradan sadece birkaçı. Benjamin’le birlikte büyümeye hazır mısınız? … Oliver Scherz’in derin bir zeka ve insanın içine işleyen kavrayışıyla yazdığı öyküleri, çocukların bakış açısını yakalayan harikulade anlatımıyla sesli okumak ve birlikte düşünmek için birebir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d003bab8-e044-4371-a650-6c00c8d16e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Dünya Tarihleri - Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Avrupa’yı oluşturan milletlerin ve bugünkü devletlerin, tarihin çeşitli dönemlerinde bulundukları coğrafi konumlar ve hanedan ilişkilerinin karmaşıklığı sebebiyle, günümüzde elli ülkenin yer aldığı Avrupa kıtasının tarihini yazmak hem metot hem de içerik açısından oldukça zordur. Bu sebeple Avrupa Tarihi isimli bu eserde, Avrupa kıtasında var olan devlet ve kavimlerin ürettikleri ortak değerler üzerinden bir tarih yazımı tercih edilmiş, Avrupa kıtasının mekânsal ve tarihsel değişimi ile siyasal gelişmeler üzerinde durulmuştur. 
Eser, tam bir siyasi tarih olmanın ötesinde, Avrupa zihniyetinin doğuşu ve ortak Avrupa kültürünün ortaya çıkması üzerine yoğunlaşmıştır. Ayrıca okuyucunun zihnini hanedanlar arası kavga ve siyasi çekişmeler ile yormak yerine, Avrupa uygarlığının oluşumuna zemin hazırlayan olaylar ve onların altında yatan nedenler özetlenmiştir. Olayların sonuçlarından yola çıkarak, bunların Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı tesirler ve gerçekleşen değişimler ön planda tutulmuştur. Haliyle bu çalışma, yalnızca tarihçilerin değil tarihe ilgi duyan okuyucuların da istifade edeceği şekilde kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dad11345-b77a-4e5e-b018-d97faae1aa13.jpg</image:loc>
            <image:title>Avcunuzdaki Kelebek Hayat Defteri</image:title>
            <image:caption>Hayalleriniz, hedefleriniz, gelecek planlarınız neler? Eğer henüz bir planınız yoksa bu defter sizi geleceğiniz konusunda motive edecek ve harekete geçirecek. 


Ahmet Şerif İzgören’in kitaplarından tadımlık cümlelerin yer aldığı, Vizgo Akademiden mikro eğitimlerin bulunduğu Avcunuzdaki Kelebek Hayat Defteri raflardaki yerini aldı. Yeni bir başlangıç yapmak isteyenler, defter arayışında olanlar, yazmayı ya da planlama yapmayı sevenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4785fb55-676c-4e08-a66a-8bd9ff798a6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçlu Mu? Suçsuz Mu?</image:title>
            <image:caption>Önceki metinlerde farklı farklı mahlas isimlerle karşımıza çıkan Kierkegaard, bu kez Frater Taciturnus kişiliğiyle sahne alıyor; derin bir aşka tutulmuş ama bu tutkudan da kurtulmak zorunda hissediyor. Çektiği ıstırabı anlatmadan duramıyor, ve bu anlatı psikolojik bir deneye dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a57deeb3-0a31-4056-b689-1ba9fd8c75d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanskrit - Türkçe Sözlük</image:title>
            <image:caption>On se­ki­zin­ci yüz­yı­lın son­la­rı­na doğru Av­ru­pa­lı bilim adam­la­rı­nın Sansk­rit di­li­ni keş­fet­me­si hem kar­şı­laş­tır­ma­lı dil­bi­lim ça­lış­ma­la­rı­nı baş­lat­mış hem de dil­bi­li­min ge­liş­me­si­ne büyük katkı sağ­la­mış­tır. Ait ol­du­ğu dil gru­bu­nun “Hint-Av­ru­pa” ola­rak ad­lan­dı­rıl­ma­sı­na neden olan bu dil, Av­ru­pa dil­le­ri­nin bir­ço­ğuy­la ak­ra­ba ol­ma­sı­nın yanı sıra, Hi­tit­çe, La­tin­ce, Grek­çe ve Pers­çe gibi eski dil­ler­le de ak­ra­ba­dır. Es­ki­li­ği­ne oran­la çok ge­liş­miş bir yapı gös­ter­me­si ve çok geniş bir ede­bi­ya­tı­nın ol­ma­sı, bu dili gel­miş geç­miş dil­ler ara­sın­da çok ay­rı­ca­lık­lı bir yere koy­mak­ta­dır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95eed5b0-40b1-43d0-8c5e-743fc40c94ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Edebiyatı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İslâmiyet, VII. yüzyıl ortalarında İranlılar tarafından kabul edildikten sonra İran topraklarında hızla yayıldı; gerçek bilginlerini ve destekçilerini de bu topraklarda buldu. Aynı dönemlerde yerel edebiyatlar doğal gelişimlerini sürdürürken, yerel lehçeler de Arapçanın yoğun etkisinde köklü bir değişime uğradı. Bu lehçeler arasında hızla gelişerek alabildiğine yaygın bir edebiyatın dili olmayı başaran, bağımsız bir dil halini alan “Fârsî-yi Derî: Yeni Farsça” günümüze kadar İran&apos;ın resmi, siyasi ve edebî dili olarak varlığını sürdürdü. VIII. yüzyılın sonlarına doğru başlayan ve her geçen gün etkisini artıran birtakım siyasal, askeri ve edebi gelişmelerin de desteğiyle özellikle doğu İran’da Arapçanın nüfuzu azalmaya; ulusal dil “Yeni Farsça”nın yıldızı parlamaya başladı. Araplardan ülkelerinin önemli bölümünü geri alan ve kendi yönetimlerini oluşturan Saffari ve Samani hanedanları Farsça söyleyen şairleri teşvik ettiler. Fars edebiyatının alabildiğine hızla gelişim ve yükseliş sürecine girdiği bu dönemde, Yeni Fars şiirinin öncüleri, yaşadıkları çağa damga vuran büyük söz ustaları ortaya çıktı. Abbâs-i Mervezî, Hanzala-yi Badğisî, Şehîd-i Belhî, Rûdekî-yi Semerkandî, Ebû Şekûr-i Belhî, Dakikî-yi Tusî, Moncîk-i Tirmizî, Kisaî-yi Mervezî… bu dönemlerin önde gelen şairlerinden sadece birkaçıdır.  İslam sonrası ilk üç yüzyılın edebi gelişmelerine yer veren İran Edebiyatı  (İslâmiyetten Gaznenilere) Arap egemenliği altındaki İran Edebiyatı, Tahiriler, Saffariler ve Samaniler dönemi edebiyatlarını konu almakta, Yeni Farsçanın egemen olduğu coğrafyalarda Fars Edebiyatının izlerini sürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03baef8c-2e87-45b6-b32f-3e5600bd6d35.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan İnsana</image:title>
            <image:caption>YAŞAMAK, HALEN DİK DURABİLECEK HAFİFLİKTE OLANLARIN İŞİDİR. 
 
Hayatımızda karşılaştığımız hiçbir olay kaynağını dışarıdan almaz. İçimizde karşılık gelen yanlarımız olduğu için yolumuzda görünür olurlar. Her birini bizim bir parçamız kabul edip bütünümüzün o parçaların toplamından farklı olduğunu görmek, ancak içeriden dışarıya doğru bir geçiş sürecine teslim olmakla mümkün olabilir. 

Elinizdeki kitap da işte bu teslimiyetin sonunda bulunacak o değerli hazineye kavuşma umuduyla yazılmıştır. 

İNSAN İNSANA, okuyucunun zihninde bir kapı aralamak amacıyla, satırların ardında gizlenen “Ben kimim?” sorusunun etrafında şekillenmiş, avangard beş ayrı hikâyenin bir araya getirdiği bir bütündür. 

Ölümle başlayıp, doğumla biten bir yolculuğa var mısınız? 

Fakat yolun sonuna vardığınızda bulduğunuz şeyin yok oluştan varlığa kavuşmak ya da olmuşluktan hiçliğe dönmek olması, satır aralarında ne gördüğünüzle ilgili olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9ff5bb0-2f7b-4a5f-9f73-bb27caac04b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Benedictus de Spinoza - Hakikat Kendisinin Ölçüsüdür</image:title>
            <image:caption>“İnsan insanın tanrısıdır.” 

Spinoza, felsefesi ve yaşamıyla düşünce tarihinin en önemli ve en kritik eşiklerinden birisi olmuştur. Zira o, dışlanma pahasına, Tanrı’ya dair genel kavrayışı köklü biçimde eleştirmiş ve Tanrı’yı zorunluluk gereği yer kaplayan bir töz olarak kavramıştır. Onun engin düşünce dünyası Marx, Nietzsche, Kant, Hegel, Goethe, Einstein ve daha pek çok kişiye ilham vermiştir. 

Kendi krizini yaratan, çabuklaştıran, kendi kendisini yıkan ve böylece kendisini özgürce ve özüne en yakın biçimde yeniden inşa eden; kendisini sınırlayan her şeyi –yazgısını, bedenini, arzularını, ötekilerin varlığını, içine doğduğu tüm belirlenimleri– kabul ederek, hatta yücelterek aşan bir felsefeyi ve bu felsefenin neredeyse bire bir izdüşümü olan bir yaşamöyküsünü anlamaya niyetlendiğimiz bir yolculuğa çıkıyoruz. 

Şeylerin görünüşlerini değil, onları kendileri kılan şeyleri kovalayan; ötekileri kucaklayan, onların varlığından hoşnutluk duyan, incelikli, uyumlu, tutarlı ve sarsılmaz bir düşünce sistematiği ile tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8af1bb-8573-4c10-8020-e39f5ce08a63.jpg</image:loc>
            <image:title>Niyet Ettim</image:title>
            <image:caption>“AMELLERİN MÜKÂFATI NİYETLERE GÖREDİR...” 
“Niyetler hasıl olurken, kalbimizdeki sarmaşıkları, acıları temizlemek, kilitlediğimiz kapıları açabilmek, kabul etmek, izin vermek; sevginin, sevilmenin, hak ettiklerimizin, layık olduklarımızın hissine ve hazzına varmak, bu duygularla barışmak, dönüştürmek temel unsurlardan biri.” 
 
Unutmayın, elinizdeki kitap bir kerede okuyup bitireceğiniz bir eser değil! 
Her gün gözlerinizi kapatıp bir niyet seçeceksiniz, her gün bu kitapla beraber yeniden doğacaksınız, her gün gülümseyerek yeniden başlayacaksınız. Zor günlerinizde yüreğiniz her daraldığında bu kitaptan bir sayfaya sarılacaksınız. 

Şu an yaşamınızın hangi noktasında olursanız olun, o noktaya huzur ve sevgi katmak, yorgunluklarınızı kenara koymak ve şimdiye kadar yaptığınız bütün çalışmaların meyvelerini toplamak için, taş ustaları gibi taşı kırmak üzere son çekiç darbelerini indireceğiniz niyetlerle, bulutların arasından doğan güneşi izleyeceksiniz. 

Evet, bu kitap başucunuzda yoldaşınız olacak, “Bugün bana ne mesaj gelmiş?”, “Bugün neyi hatırlamam gerekiyor?”, “Bugün neyi şifalamam gerekiyor?” diyecek, gözlerinizi kapatacak ve kalbinizin sesinin size ne söylediğini öğreneceksiniz. 

Niyetleriniz hasıl, yolunuz ışık olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89009916-9557-4ce6-97de-4d9539f14691.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Kaplan - Yaz Sil (Kalemli)</image:title>
            <image:caption>Evde, okulda, tatilde… 
Kısacası her yere götürebileceğiniz şahane bir kitap hazırladık. 
“Yaz-Sil” olarak adlandırdığımız bu etkinlikleri çocuklarımız defalarca yapabilecek, eğlenerek öğrenmenin tadına varacaklar. 
Yeni Okul Öncesi Programına uygun olarak hazırlanan etkinlikleri, kalemle yeni tanışan çocuklarımız severek yapacaklar. 
Kalem ve çizgileri doğru kullanmayı öğrenen okul öncesi çağındaki çocuklarımız, ilkokul için gerekli olan temel becerileri kazanmış olacaklar. 
Minik parmaklarla tanışacağımız için çok heyecanlıyız. 
Haydi yaz-sil etkinliklerle tanışmak için acele et minik öğrenci…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08715901-fb85-4ad9-a64c-5168753cd559.jpg</image:loc>
            <image:title>Becerikli Maymun - Yaz Sil (Kalemli)</image:title>
            <image:caption>Evde, okulda, tatilde… 
Kısacası her yere götürebileceğiniz şahane bir kitap hazırladık. 
“Yaz-Sil” olarak adlandırdığımız bu etkinlikleri çocuklarımız defalarca yapabilecek, eğlenerek öğrenmenin tadına varacaklar. 
Yeni Okul Öncesi Programına uygun olarak hazırlanan etkinlikleri, kalemle yeni tanışan çocuklarımız severek yapacaklar. 
Kalem ve çizgileri doğru kullanmayı öğrenen okul öncesi çağındaki çocuklarımız, ilkokul için gerekli olan temel becerileri kazanmış olacaklar. 
Minik parmaklarla tanışacağımız için çok heyecanlıyız. 
Haydi yaz-sil etkinliklerle tanışmak için acele et minik öğrenci…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79392b52-603a-462b-8c92-877beaa4ab4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Kaplumbağa - Yaz Sil (Kalemli)</image:title>
            <image:caption>Evde, okulda, tatilde… 
Kısacası her yere götürebileceğiniz şahane bir kitap hazırladık. 
“Yaz-Sil” olarak adlandırdığımız bu etkinlikleri çocuklarımız defalarca yapabilecek, eğlenerek öğrenmenin tadına varacaklar. 
Yeni Okul Öncesi Programına uygun olarak hazırlanan etkinlikleri, kalemle yeni tanışan çocuklarımız severek yapacaklar. 
Kalem ve çizgileri doğru kullanmayı öğrenen okul öncesi çağındaki çocuklarımız, ilkokul için gerekli olan temel becerileri kazanmış olacaklar. 
Minik parmaklarla tanışacağımız için çok heyecanlıyız. Haydi yaz-sil etkinliklerle tanışmak için acele et minik öğrenci…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a768a80-947f-4a80-91d7-665502024709.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetenekli Panda - Yaz Sil (Kalemli)</image:title>
            <image:caption>Evde, okulda, tatilde… 
Kısacası her yere götürebileceğiniz şahane bir kitap hazırladık. 
“Yaz-Sil” olarak adlandırdığımız bu etkinlikleri çocuklarımız defalarca yapabilecek, eğlenerek öğrenmenin tadına varacaklar. 
Yeni Okul Öncesi Programına uygun olarak hazırlanan etkinlikleri, kalemle yeni tanışan çocuklarımız severek yapacaklar. 
Kalem ve çizgileri doğru kullanmayı öğrenen okul öncesi çağındaki çocuklarımız, ilkokul için gerekli olan temel becerileri kazanmış olacaklar. 
Minik parmaklarla tanışacağımız için çok heyecanlıyız. 
Haydi yaz-sil etkinliklerle tanışmak için acele et minik öğrenci…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2738ce20-b82c-411f-a1d0-f9a2978ff9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramdan Sonra - Çağdaş Sanatın Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Çağdaş sanat, abartılı ve birbirinden çok farklı iddiaların nesnesidir. Peki ne tür bir söylem ona eleştirel bir anlam vermemiz konusunda bize yardımcı olabilir? 
 
Osborne gerek felsefi, tarihsel ve sosyal açıdan, gerekse sanat eleştirisi açısından yeni bir yaklaşımla yerleşik fikirlere meydan okuyor. “Çağdaş sanat post-kavramsal sanattır” iddiasını ortaya koyan Osborne; Navjot Altaf, The Atlas Group, Amar Kanwar, Sol LeWitt, Gordon Matta-Clark, Gerhard Richter ve Robert Smithson’ın eserlerinin bir dizi kavramsal inşasını ve yorumunu detaylandırıyor; ayrıca “sanat uzamı” ve “sanat zamanı”nın kurumsal ve varoluşsal karmaşıklıklarına dair yeni açıklamalarda bulunuyor. 
 
Küresel kapitalizm çağında hem eleştirel hem de çağdaş olan bir sanat için kavramsal alanın haritasını çıkaran Kavramdan Sonra: Çağdaş Sanatın Felsefesi, sanat teorisine büyük bir felsefi müdahale. 
 
“Bu gecikmiş çağdaş sanat felsefesi, bize hem çağdaş sanat tarihini hem de sanat eleştirisi felsefesini yeniden düşünmek için kavramsal araçlar sağlıyor. Tutkulu ancak analitik bir yaklaşım benimseyen Osborne, yalın ve zevkle okunan anlatımıyla politik açıdan ferasetli bir söylem sunuyor. Bu eser, çağdaş sanat veya onun felsefesiyle ciddi olarak ilgilenenler için temel bir okumadır.” 
 
Ruth Noack, documenta 12’nin küratörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668d6701-0126-484e-b0c7-768a12c53f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Bunu Yiyebilir Miyim?</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuza besin alerjisi, hassasiyeti ya da intoleransı teşhisi mi kondu? Bu tam olarak ne anlama geliyor? Bundan sonra neler yapmalı, çocuğunuzun hangi gıdaları yemesine izin vermeli, hangilerinden kaçınmalısınız? Alerji zaman içinde iyileşebilir mi? 
 
Alerjik bir çocuğa sahip olan birçok aile, her gün bunlara benzer onlarca sorunun cevabını arıyor. Uzun yıllardır çocuklarla ve aileleriyle çalışan ödüllü fonksiyonel beslenme uzmanı Christine Bailey, bu kitapta tüm bu sorulara ve çok daha fazlasına cevap verirken, evde ya da dışarıda, her zaman, her yerde mümkün olduğunca keyifli bir yaşam sürebilmeniz için birbirinden değerli ipuçları da paylaşıyor. 
 
Bu kitap sayesinde alerjik reaksiyonların nedenlerini, çocuğunuzun bedeninde olup bitenleri kolaylıkla anlarken, hem alerji ve besin intoleranslarına karşı bütüncül ve etkili bir bakış açısı geliştirecek hem de birbirinden lezzetli, sağlıklı tariflerle alerji dostu sofralar kurabileceksiniz. Bir uzmanın gözünden anne sevgisiyle yoğrularak kaleme alınan Anne Bunu Yiyebilir Miyim? sağlıklı nesiller yetiştirmek isteyen herkesin baş ucunda olmalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925b87aa-aed6-47e6-bcec-9168cdfe46c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekler Yalnızlıklar</image:title>
            <image:caption>Bu seçki erkeklere, erkeklik dünyasına ilişkin yalnızlıkları konu edinen, “erkek yalnızlığının” evrensel ölçekte paylaşılabilir yanlarına değinen öykülerden derlendi. Kendisine öğretilmiş erkekliğin içinde tutuklu kalmış, bir türlü bunun dışına çıkamayan erkeklerin farkındalık bilinci taşımayan yalnızlığı en yaygın yalnızlık çeşitlerindendir. Bu nedenle seçkide erkeklerin içine kıstırıldıkları koşullara izdüşümler içeren öyküler bulunmasına özen gösterdim. 
Erkekler Yalnızlıklar’da farklı kuşaklardan yazarların farklı sosyal kesimlerden ve sınıflardan erkeklerin kendilerine özgü dünyalarına ışık düşüren öykülerini okuyacak, bunlar arasında yatay ya da dikey koşutluklar kurabileceğiniz yalnızlık durumları bulacaksınız. 
— Murathan Mungan 
 
Kitaptaki hikâyeciler: 
Kadri Öztopçu, Melisa Kesmez, Sibel K. Türker, Mehmet Günsür, Tarık Buğra, Ayşegül Çelik, Pınar Kür, Başar Başarır, Ayfer Tunç, Behçet Çelik, Türker Armaner, Neslihan Önderoğlu, Murat Gülsoy, Türker Ayyıldız, Polat Özlüoğlu, Murat Özyaşar, Vüs’at O. Bener, Memduh Şevket Esendal, Ahmet Büke, Oktay Akbal, Selim İleri, Mehmet Bilâl Dede, Ömür İklim Demir, Cemil Kavukçu, Necati Cumalı, Ayşegül Devecioğlu, Uğur Nazlıcan, Ahmet Güntan, Doğu Yücel ve Onur Çalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f7b4ead-cd1f-40be-80a3-02e666a23699.jpg</image:loc>
            <image:title>Görenler Olmuştur</image:title>
            <image:caption>Varoluşlarını sürdürmek için yer değiştirenler, ormana kaçanlar, uçurumların ve büyük umutların peşine düşenler, deliliğe varan bir tutkuyla sanatın izini sürenler... Felsefeciler, ressamlar, şiir avcıları, akademisyenler, çıkışı arayan üniversiteliler, âşıklar, eski devrimciler... Vuslat Çamkerten, Görenler Olmuştur’da yer alan öykülerinde büyülü sonlar yaratıyor. Hayat sıradan bir şekilde ilerlerken, bu akışı toz duman edenleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4997e64-e379-44d5-87f9-81867f88c77c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hicret, Din ü Devlet</image:title>
            <image:caption>“1856-1908 arası ‘dîn ü devlet’ kaygısı ‘muhacir’ politikasını belirlerken; 1912- 1923 arası ‘mülk ü millet’ kaygısı ‘mülteci’ politikasını; 1923-1998 arası ‘millet ve devlet’ kaygısı ‘göçmen’ politikasını ve 2011 sonrası ‘mülk ve din’ kaygısı ise ‘sığınmacı’ politikasını belirledi.”

1856-1908 arası göçen Türk, Tatar, Çerkes, Nogay, Boşnak, Gürcü ve Girit müslümanlarına yönelik Osmanlı politikasını ele alan Hicret, Dîn ü Devlet, göç yönetiminin, bu ülkede devletin modernleşme sürecinin kilit bir parçası olduğunu gösteriyor. Kırım, Kafkasya ve Balkanlar’dan gelen göçler; Müslümanların İslâmın hâkimiyetindeki topraklara sığınmasını anlatan “hicret” kavramının çerçevesi içinde, bir yandan da göçmenlerin etnik “cinslerine” göre kaydedildiği bir rejime evriliyor. Dönemin göç rejiminin, boş arazileri muhacirlerle “şenlendirmekten” öte, muhacirleri, kendi üretim olanaklarını geliştirmeye sevk eden iktisadi bir boyutu var. Müslüman nüfusu artırma önceliğiyle ve doğrudan doğruya bununla bağlantılı askerî boyutu var. Batı’yla ve Rusya’yla ilişkiler üzerinden, önemli bir uluslararası siyaset boyutu var.

Fuat Dündar, modern Türkiye’nin oluşumunda nüfus siyasetinin belirleyici önemini gösteren incelemeler zincirine bu kitapla değerli bir halka daha ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b940008-9e87-4702-9e5a-17fdb410857d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Tarihi ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Yüzlerce yıldır verili gerçeklik olarak kabul edilen Batı modernliğinin “evrenselliği”, Batı merkezli dünya tarihi anlayışları artık tartışmaya açılmış durumda: Dünyadaki güç dengelerinin de değişmesiyle gerek siyasi gerek akademik alanda farklı ülkelerin, bölgelerin dünya tarihindeki yeri, Batı’ya hiç de benzemeyen gelişim çizgileri, modelleri ele alınıyor. Öteden beri tarihteki süreğenliğe dikkat çeken Huricihan İslamoğlu da alışılagelmiş Batı merkezli modernleşme söylemine karşı eleştirel bir bakış açısı geliştiriyor.

Dünya tarihinin bütünlüğü, liberalizmin bitmek bilmeyen “devlet” meselesi, serbest piyasacı yaklaşımın açmazları, İslâmiyetin yaygın olduğu coğrafyayı dünya tarihi içinde konumlandırma çabaları, hukuk-mülkiyetmeşruiyet ilişkisi kitaptaki yazıların temel izlekleri. Çin, Osmanlı ve Babür imparatorlukları örneklerinin kapsamlı bir değerlendirmesini, Batı’yla karşılaştırılmasını da sunan İslamoğlu, Dünya Tarihi ve Siyaset’te paylaşılan bir dünya tarihi anlayışından yola çıkarak ortak bir gelecek tahayyülünün imkânlarını araştırıyor.

Tarihe farklı bir gözle bakmak isteyenler için yol gösterici nitelikte bir kitap...

“(...) altını çizmek istediğim husus, modern dönüşümün –Batı veya Doğu merkezli– bir şablona, bir reçeteye indirgenemeyeceği, onun tarihselliğidir. Aynı zamanda modernlik bir bilinci, üretilen çözümlerin sürekli değişime açıklığını, yani arıziliklerinin, geçici olduklarının bilincini temsil etmektedir; tüm çabalarımızın zamana kurban olacağını bilsek de bütün gücümüzle yaşadığımız gerçekliği Sisifosvari değiştirme iddiasıdır. Bu bağlamda özne, tarihin özneleri, onların iradeleri önem kazanıyor. Tarihsel olarak devlet yönetimleri de bu öznelerden biriydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b47c7f67-acbf-4261-b09b-3990efc30e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Köylülüğün Sosyal Tarihi (1945-1960)</image:title>
            <image:caption>“Siyasi alan söz konusu olduğunda, köylüler siyasette pasif unsurlar olmaktan ziyade, siyasetin daha aktif bileşenlerine dönüştüler. Köylüler, çok partili sistemin ortaya çıkardığı yeni araçları kullanarak açıkça siyasallaştılar. Buna göre, hem siyasette hem de toplumsal hayatta, köylülerin sesi giderek daha fazla duyulabilir hale geldi. Daha önce büyük ölçüde görmezden gelinen köylüler ve diğer alt sınıflar, siyasetin kendi çıkarları için dönüştürücü bir güç olabileceğini fark ettiler ve böylece seslerini giderek yükselttiler.”

Geçiş diye tanımlanan dönemlere genellikle güçlü bir belirleyicilik atfedilir ve bir toplumun tarihi, ağırlıkla, söz konusu “geçiş” dönemlerine referansla düşünülür. 1945-1960 yılları arası da -çok partili siyasal hayata geçiş, Demokrat Parti’nin iktidara gelişi ve 1960 Darbesi- Türkiye tarihi için böyle bir dönemi ifade eder.

Bazen “geçiş” momentlerinin belirgin nitelikleri, dönemin birtakım kritik gelişmelerini görmeyi zorlaştırabilir. Sinan Yıldırmaz, Türkiye’de Köylülüğün Sosyal Tarihi’nde “köylülük” üzerinden bu zorluğun üzerine gidiyor. Köylülerin siyasi bir güç haline gelmesini, siyasal alanda artan görünürlüklerini, siyasi tartışmalarda “hesaba katılmalarını” köy edebiyatından, köylülerin “karıştığı” olaylardan, kırsal alanın dönüşümü, kente göç, gecekondulaşma gibi gelişmelerden hareketle anlamaya çalışıyor.

İhmal edilmiş bir alanı doldurmakla birlikte müstakbel çalışmalara da davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4566103b-5632-4653-bf87-5f283be92a66.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Bir Sorun Olarak İslamcılık</image:title>
            <image:caption>“Menderes Çınar&apos;ın bu kitabı, siyasetin konjonktür, mekan ve ajan üçlüsünün eklemlenmesi ile yarattığı ivmeyi 40 yıl öncesine giden Milli Görüş hareketinden başlatarak son
19 yılın siyasal ve sosyal evrenini tamamen kaplayan İslamcı bir siyaset özelinde tartışmakta. Demokratik siyasete taraf olmakla övünerek yaptığı analizler, son dönem iktidarlarının siyasete indirdiği ağır yaralayıcı darbelerin ülke insanında yarattığı umutsuzluğu bile, tabiri caizse, tersi bir ışıltıyla aşan, açıklayıcı tartışmalara başvuruyor. Prof. Çınar yas tutmuyor, karanlığı deliyor.”

ÜMİT CİZRE

Menderes Çınar, bir yandan İslamcılığın 1960&apos;lardan bu yana Türk siyasal hayatında bıraktığı izlere odaklanırken, diğer yandan bu izlerin siyasal İslamcılıkta yarattığı değişimleri de ele alıyor. Çınar, İslamcılığın son 20 yıldaki ana temsilcisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi&apos;ni de güncel demokrasi sorunları çerçevesinde inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eb10060-14cc-451f-927e-8f300e6c2dec.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor ve Şu Lanet Sayı</image:title>
            <image:caption>Çocukken deniz kenarında karatahta yerine kumu kullanarak aldığı dersler, Akdeniz&apos;de yaptığı yolculuklar, Yakındoğu’nun kadim medeniyetleriyle tanışma, Tales gibi bilginlerle kurulan dostluklar, Polykrates ile anlaşmazlıklar... Ve tabii ki büyük fikirleri... Batı’da “filozof” kabul edilen ilk kişi Pisagor olmuştu ve matematiği “bilimin kraliçesi” mertebesine ulaştıran öncüler arasında yer alıyordu. Hakkında akıl sır ermez hikâyeler dolaşıyordu. Hem sevildi hem de nefret edildi, bir yandan takdir diğer yandan zulüm gördü. 
 
Olimpiyat şampiyonu, filozof, müziksever ve büyük matematikçi... İşte bu, tarih ile efsane arasında gidip gelen ve kitapta bizzat kendi ağzından anlattığı hayatı. Kitabın sonundaki “Genç Pisagorcular İçin Minik Sözlük” ise metinde karşılaşılan kavramların derinlemesine anlaşılmasına yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b9ddf5d-63c1-47ad-ba52-a7ffa8ef9d8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer&apos;in Çocukluğu</image:title>
            <image:caption>“Hırkayı sırtımdan çıkardım. Biçarenin haline baktım. Gözlerimden yeniden yaş boşandı. Ne hazin manzara! Ne büyük üzüntü!  Hırka koltuğumun altında olduğu halde eve ulaştığım zaman ağlamanın devamı olarak içimi çekmekteydim. Valide beni o durumda görünce telaşla, ‘Sana ne oldu oğlum? Ne ağlıyorsun? Hırkanı niye çıkardın? Vah vah! Nedir bakayım söyle!’ diye üzüntüsünü göstermeye başladı. Hırkayı koltuğumun altından aldığı sırada dedim ki: ‘Köşe başında kuyruksuz bir köpeğe rast geldim de... Üzerime atladı.’ Valide daha fazla üzülmüş görünerek beni kucakladı. İşte asıl o vakit ağlamaya başladım. Bir felaketzedeyi en fazla teselli verenleri ağlatır.” 
 
Muallim Naci’nin, sekiz yaşına kadarki anılarını son derece içten bir dille anlattığı Ömer’in Çocukluğu, yayımlandığı 1890’dan beri tüm okurlarını gülümsetmeye devam ediyor. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f44f5531-4a7e-4d3c-90c7-2ab78be36d11.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik</image:title>
            <image:caption>“Ah, o mukaddes oda! Ah o mübarek bizim pencereler. Üç seneden beri karşıdan bu odaya bakar, zevk alırken şimdi bizzat odaya girmeyi başardım. Lakin ne çare, evvelki saadet daha büyüktü. Çünkü karşıda hayali istediğim gibi eder, hangi taraf ruhumun zevk alışını artırırsa o şekilde tahayyül ve tasavvur ederdim. 
Lakin şimdi o saadet geçti. Şu anki duruma bağlılığa mecburiyet gerekti. Durum da fena! Arada bir beyle karşı karşıya ağlamaktan başka bir şey yok. 
Bari ağlamak da birbirimizin derdine ortak olarak ağlamak olsa yine yüreğim yanmaz. O kendi derdine ağlar, ben de kendi derdime yanarım.” 
 
Modern edebiyatımızın kurucularından Ahmet Mithat Efendi’nin büyük eseri Letaif-i Rivayat’ın en acıklı öykülerinden “Evlilik” ile on beş kıssadan hisse bir arada. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efd9f8b4-4bf5-4ab3-9e10-c0aac2227dc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik</image:title>
            <image:caption>“Beni evlendirmeye kalkıştılar. Çok zorladılar. Lakin ben çocuksam da süt kuzusu da değilim ya. Oldukça aklım başımda ve bilhassa fikirlerim pek büyük ve pek ziyade. Kaleme yeni çırak oldum. Elde dört para yok. Zaten pederden almakta bulunduğum haftalığı dahi tam bir tiksintiyle almaktayım. Hevesim kendim kazanıp kendim yemekte. Şimdi şu fikir ve iddiayla beraber evlenmek ve fazla olarak pedere bir de evin masrafları için muhtaç olmak akıl kârı mıdır? Kısacası pederin teşvik ve nasihatlerinden çok kendi aklımın ve anlayışımın tavsiyesine uydum, evlenmedim.” 
 
Modern edebiyatımızın kurucularından Ahmet Mithat Efendi’nin en eğlenceli öykülerinden “Gençlik” ile toplumun dışladığı karakterlere odaklandığı “Mihnetkeşan”, yazarın anlatım gücünü gösteren kısa ama güçlü iki metin. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0bdb263-f8d5-41c7-a82f-74a7a8502d07.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Sensin (8 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Dedektif Sensin İki Seri Bir Arada… 
 
Acele et! Bu macerada dedektif sensin! 
Her kitapta üç soruşturma ve her soruşturmada on bir şüpheli… 
Masumları aklamanı sağlayacak ipuçlarına teker teker ulaş. 
Suçu işleyip on masumun arasına gizlenen kişiyi bul ve maskesini düşür! Acele et! Bu soruşturmada dedektif sensin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d054ff-1959-4de4-aeac-e9b93741849a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Sensin 2 (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Dedektif Sensin 2. Serisi Çıktı… 
Acele et! Bu macerada dedektif sensin! 
 
Her kitapta üç soruşturma ve her soruşturmada on bir şüpheli… 
Masumları aklamanı sağlayacak ipuçlarına teker teker ulaş. 
Suçu işleyip on masumun arasına gizlenen kişiyi bul ve maskesini düşür! 
Acele et! Bu soruşturmada dedektif sensin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1537dbdf-3cc6-48af-9b54-5b3465223e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkmaz Aşk</image:title>
            <image:caption>Sadece aşk için dünyaya gelip gitmeye değerdi. 
 
Ne mutlu başlayan bir masalın kahramanlarıydılar 
ne de hikâyeleri mutlu sonla bitti… 
Onları bir araya getiren acı kavşakta umutsuzlukla tanıştılar. Çaresizliğin hapsinde, tutkunun kollarında, 
zamanın hiçliğinde… 
 
Aşk her şeye değer…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efb73d7d-44b7-4783-9cc4-9daa57797b58.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Çirpi 3 - Küçük Başımız Büyük Dertte</image:title>
            <image:caption>Hhhiiiiihhhhh… Olanlardan haberin var mı? Çilli Çirpi ve arkadaşları, başlarına bu sefer öyle bir dert açtılar ki... “Ne oldu?” dediğini duyar gibiyim. Kaybolan definecileri arayan ekibi gizlice takip ederlerken koca ormanın derinliklerinde kendileri de kayboldular. Dahası altı tünelli bir odacığın içine düştüler. Hem karanlık hem soğuk hem açlık yakalarına yapışmış hâldeyken hangi tünelin güvenli olduğunu keşfedip kurtulabildiler mi? Bütün bu hikâyeyi tek nefeste okuyacaksın. Acele et, çünkü onları ve seni tünelin sonunda bekleyen müthiş sürprizi hemen öğrenmelisin! Yıllar önce oraya saklanmış kıymetli bir hazine bulabilirler ya da belki bu tünelin ucu bambaşka bir maceraya çıkabilir! “Hayvan Pusulası” defterine Çilli Çirpi doğadaki yabani hayvanları yazıyor. Mesela erişkin bir ayının at kadar hızlı koştuğunu, minik burunlu tilkilerin bala bayıldığını, orangutanın “orman adamı” anlamına geldiğini, kangurunun doğan yavrusunu dokuz ay kesesinde taşıdığını, karıncayiyenin dişsiz olduğunu, zürafaların ses tellerinin olmadığını biliyor muydun? Çilli Çirpi ve arkadaşları maceraya hazır, eğer sen de hazırsan eğlence başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c2599aa-716e-43c9-a93f-2ce59d831975.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Çirpi 4 - Hadi Gel Konuşan Göle Gidelim</image:title>
            <image:caption>Ooooo... Vakit kaybetme katıl bize, bak göle açılan neşeli maceraya sıra geldi. Ekrem dedenin heyecanlı masalını dinlemeye bayılacaksın. Bu masaldaki Dört Kollu Şehzade, dış görünüşünden hiç memnun değil. Bilirsin bazen olur böyle şeyler… Bu durumu değiştirmeye kararlı. Sence başarabilir mi? Masaldan hemen sonra Çilli Çirpi ve arkadaşları kültür evinin açılışına gidecekler ama onları, orada da büyük ve güzel bir sürpriz bekliyor. Altı kahraman ilan edilecekler anlaşılan, ne dersin? Masallar, oyunlar, tatlı kekler, arkadaşlık ve mutlulukla dolu sayfalar arasında yüzerken birçok bilgiyle donanman için bu kitap bir harika. Çilli Çirpi “Hayvan Pusulası” adını verdiği defterine suda yaşayan hayvanları yazdı. Mesela ahtapotun üç kalbi olduğunu, balinanın yavrularını sütle beslediğini, denizatının renklerini çevreye göre düzenleyebildiğini, kirpi balığının tehlike anında çok güçlü çığlıklar attığını, torpil balığının elektrik ürettiğini, yunusların alt çenelerinin yardımıyla işittiğini daha önce biliyor muydun? Eeeee yeni arkadaşlarını daha fazla bekletme. Bak, maceralarına senin de katılmanı bekliyorlar. Belki birlikte inersiniz konuşan göle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4de76eb9-b747-4467-903d-a74a7d21d8d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Koğuş Türkiye Koğuş Dünya</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin toplumsal ve siyasi hayatını kökten bir değişime uğratan, toplumsal belleğimizde derin izler bırakan 12 Eylül dönemi, Remzi Çayır&apos;ın hayatında da yankılarını bulan bir özelliğe sahip.
Yazar, Koğuş Türkiye Koğuş Dünya’da bu dönemde yaşananları üniversiteden taze ümitlerle yeni mezun olmuş bir gençte şahsileştirerek sunuyor.
Bu dönem siyasetin artık hayatın tüm alanlarında belirleyici olduğu, gözaltına alınmaların, sebebini bilmeksizin ve belki de sebepsiz yere yıllarca mahpushanelerde yatmanın sıradanlaştığı bir dönem. İçerinin mi yoksa dışarının mı daha güvenli olduğu bilinmiyor.
Yazar eserinde soruyor bizlere: “Koğuş denen yer,insanı dört duvar arasında gökyüzüne hasret bırakan yer mi yoksa umutlara kelepçe takan acı gerçekler mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0686befb-8a99-4dc6-859b-996e4ac3401e.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar Diridirler</image:title>
            <image:caption>Bu eserin yazılması bana nasip oldu.
İlk yazıldığında, “Daha erken, ihtilal sahipleri bu eseri yasaklar, yayınlayanlar zor durumda kalır,” diyenler oldu. Doğrusu, eser dışarıya gönderildiğinde, dışarının puslu ve dumanlı havası ürkütücüydü.
Kimi dostların bu tür endişe taşıması da tabiiydi.
Evet, sözün burasında, o yiğitlerden ve mücadelelerinden de bahsetmek istiyorum.
Zira bu mücadele bizim nazarımızda “İslam’a hizmeti” amaçlıyordu.
Mücadele eden çoğunluğun kafasında ve yüreğinde bu niyet vardı. Bizler, saf manada İslam’ın iktidarını, Allah’ın hoşnutluğunu istiyorduk.
Şehitlerimizin son yolculukları, hâlleri bunun en büyük delilidir.
Ne var ki... Evet, üzülerek ve gözüm dolu dolu söylemek zorundayım ki, İslam diye bilinen bu davaya, bu mücadeleye ihanet edenler oldu.
İfadem ağır da olsa, bu hakikati gözler önüne sermek mecburiyetindeyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9fed48-a069-4a72-85a1-032b257a60a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamak Mahpushanesi</image:title>
            <image:caption>Mamak Mahpushanesi, adından da anlaşılacağı üzere bir hapishane romanı. Yazar Remzi Çayır, bizzat kendisinin de içinde bulunduğu, tanıklık ettiği bir dönemi, 12 Eylül askerî darbesi sonrası Mamak Askerî Cezaevi&apos;nde yaşananları roman hâline getirmiş. Yakın tarihimize dönüp baktığımızda, neredeyse her on yılda bir darbelerle kesintiye uğratılan siyasal ve toplumsal hayatımız, bugün için kimlerine pek de bir şey ilham etmeyebilir, kimleri için de o günleri yok saymak gerçek bir millî refleks hâlini almış olabilir. Ama yine de biz biz olalım o günleri idrakimize nakşetmeden geçmeyelim diyorsanız; dünyaya bakışı, siyasal kimliği, dinî inancı her ne olursa olsun, temelde &quot;insan&quot; olma ve &quot;insan&quot; kalma mücadelesinin verildiği o zamanlar bir daha yaşanmasın diye üzerinize düşeni yapmak istiyorsanız bu eseri okuyarak bir başlangıç yapabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/319a5516-31e1-4280-9ef8-35da7d03b4d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Yeşil</image:title>
            <image:caption>“Dünlerim yok anne. Ninem yok.
Mustafa yok, Ömer yok, Reis yok, Ercüment yok..
Ramazan Turhan öldü. Remzi Kütükçü öbür tarafta. Hasan Hüseyin Sanlı’nın nişanlısı, şimdi başkasının yavuklusu. Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunu okuduğu nişanlısı yitik...
Nerede olduğunu bilmemekteyim. Dursun Önkuzu’yu unuttu ülküdaşları. Mamak Mahpushanesinde dayaktan ölen Bekir Bağ on yedisindeydi anne...
On yedi yaşında, coplanarak öldürüldü. Duydun mu? Gece yarısı yatağından kaldırılıp
Ankara Ulucanlar Kapalı Cezaevi’ne götürülen Fikri’yi, A. Bülent’i ben unutmasam da, hep birlikte unutuverdik anne...
Unutmak iyidir, diyen psikiyatrın sözü doğru mu? Anne ne olur, elini alnımdan çekme.
Yüreğini yüreğime yasla, bırakma beni kahramanların yalnızlığında.”
Adım Yeşil, bir yakın dönem romanı.
İbretle, heyecanla, hüzünle, sarsılarak okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb529ca-a3a7-4e6d-bf1a-c8b40708b103.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ses, Son Nefes - Ölüm Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Son Ses, Son Nefes, Selahattin Enis’in 193742 yılları arasında kaleme aldığı 35 öyküyü bir araya getiriyor. Okuduğunuz zaman, neredeyse her birinin bir ölümle başladığını yahut bittiğini görecek, hayret edeceksiniz. Selahattin Enis baktığı her yerde ölüm görüyor, hayat verdiği her karaktere ölümlerden ölüm seçiyor. 
 
“Küçüğün ölümü pek ani ve sessiz olmuştu. Hiçbir baygınlık geçirmemişti. Hatta odayı dolduran ışığı görmek ihtiyacıyla –genellikle birçok ölülerde olduğu gibi– gözlerini son haddine kadar bile açmamıştı. Son nefesini, âdeta soluk alıp verir gibi yorgun ve çırpınmadan vermişti. Onun için küçüğün başucunda oturan baba hiçbir şeyin farkında olmamıştı. Küçüğün ayaklarını tutan anne, üşüdüğünü düşünerek onun minimini ayaklarını biraz ısıtmak ihtiyacıyla avucu içinde tutuyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a7dca8f-fb1f-46c2-a5c5-b3e25f89f8c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşyalarla Konuşmak</image:title>
            <image:caption>Reklamlarda gördüğü pek çok şeye sahip olmak isteyen Işıl, anneannesi ve babaannesi sayesinde bu istediklerine ulaşmayı her seferinde başarıyordu. Bu yüzden zamanla odası kullanılmayan kıyafetlerle, bir kere oynanıp kenara atılmış oyuncaklarla, kapağı bile açılmamış kitaplarla ve daha birçok şeyle dolup taşmaya başlamıştı. Işıl her ne kadar bu durumdan rahatsız olsa da eşyalarından bir türlü vazgeçemiyordu. 
Bir gün ailecek sahile indiklerinde, babasının aldığı haberle annesi ve babası yanından ayrılmak zorunda kalınca Işıl o günü sınıf arkadaşı Kiraz’ın evinde geçirdi. Arkadaşının toplu odasını gören Işıl, acaba o oda hakkında ne düşünecekti? Kendi fazla eşyalarından kurtulmak istese bile bunu nasıl yapacaktı? 
Işıl’la benzer yönleriniz olup olmadığını sorgulamaya ve odanızı sadeleştirmenin eğlenceli bir yolunu keşfetmeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ba3ee9-afb9-4421-8793-5dd273c2fdc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Aşkı</image:title>
            <image:caption>Kitap kurtları toplaşın! 
 
Sayfaları koklamaktan zevk alan, kitapları istiflemeden duramayan, kitabevleriyle kütüphaneleri ikinci yuvaları bellemiş kitap âşıklarının hikâyesine hoş geldiniz. Okurken bolca gülecek ve “Yalnız değilmişim,” diye düşüneceksiniz. 
 
Öyleyse hemen battaniyenizi kapıp rahat bir köşeye kurulun ve kitaplarla dolu bu büyüleyici yolculukta kaybolmaya hazır olun! 
 
“Tung’ın çizimleri, bir kitap kurdu olmanın zevkini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Kitap Aşkı  dünyanın her yerindeki kitapseverlerin kendini bulacağı, büyüleyici ve çok eğlenceli bir kitap.” —Bookish 
 
“Kitap Aşkı kitap kurtlarını güldürecek, heyecanlandıracak ve hafif bir tebessümle kendi kitaplıklarına bakmalarını sağlayacak.” —Book Riot 
 
“Eğer kendiniz ya da kitapsever bir arkadaşınız için esprili, eğlenceli, sizi gülümsetecek bir kitap arıyorsanız, Kitap Aşkı ihtiyacınız olan her şey.” —Sweatpants &amp; Coffee</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/addca39d-8086-4f0c-a9c8-6c82c41973e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Bir Yalnızlık Şarkısıdır</image:title>
            <image:caption>Ne zaman efkâr bassa içimi 
Karşıma iri gözlerin çıkar 
Sesin eski bir aşk şarkısı gibi 
Kulağımda çınlar 
 
İçim yaşanmamış bir öykünün, 
Özlemiyle dolar 
Mevsim sonbahara döner 
Rüzgâr hüzünlü bir ıslık çalar 
 
Hayat böyledir işte 
Her yakan yanar mı sanki 
Hep karşılık bekleriz aşka 
Ama aşkın adaleti olmaz ki 
 
Aşk bir yalnızlık şarkısıdır 
Söyledikçe yüreğini ısıtır 
Sevgili aşkın adresi değil 
Sadece aşkı yansıtır 
Yüreğin özlemi bir yudum su değil Yüreğin özlemi deryadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e578f242-3bfa-412f-9252-8c06d388a4c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İsimsiz Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bu kitap sizi Kaliforniya tarihindeki en ciddi çocuk istismarı vakalarından biriyle ve anne kavramının en şeytani boyutuyla yüz yüze getiriyor. 

Alkolik ve duygusal olarak dengesiz annesi tarafından vahşice dövülen ve ölesiye aç bırakılan Dave Pelzer’in bir çırpıda okunan ama akıllardan kolayca çıkmayan hikâyesi bu. Öyle bir anne düşünün ki öngörülemez ve dolambaçlı oyunlar oynuyor, çocuğuna türlü türlü işkenceler yapıyor ve onu her gün ölümle burun buruna getiriyor. Dave hayatta kalmak için annesinin bu oyunlarını kazanmak zorunda. Ne yazık ki annesi onu oğlu olarak değil, bir köle olarak görüyor. İsmiyle çağırmaya bile tenezzül etmediği bir köle... 

Dave evlerinin bodrum katında eski bir yatakta yatıyor, giysileri kirli ve yırtık pırtık. Annesi güzel bir şeyler yemesine izin verdiğinde de bu ancak bir köpeğin burun kıvıracağı türden şeyler oluyor. Dave’in yaşadığı kâbustan kimsenin haberi yok. Sevgisiz, çaresiz ve yapayalnız. Sahip olduğu tek şey hayalleri, onlar sayesinde ayakta kalabiliyor. Aslında tek isteği diğer çocuklar gibi olmak; doymak, sıcak bir yatakta uyumak ve sevilmek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c0d1524-b453-416f-81d1-9a4f77a660ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmamız Lazım</image:title>
            <image:caption>İşe gitmeye hazırlanırken ayırdığımız süre evliliğe hazırlık için ayırdığımız süreden çok daha fazla deseler inanır mısınız? 

Dünyaca ünlü evlilik danışmanı Gary Chapman yeni kitabıyla bu fikri kökten değiştirmeyi amaçlıyor. Otuz beş yıldır çiftlere danışmanlık hizmeti veren Chapman’a göre, hazırlıklar tam yapılmadığı ve birlikte bir takım gibi hareket edilmediği sürece mutsuz sonlar da kaçınılmaz olacaktır. Peki mutlu sondan ne anlıyoruz? 

Bu küçük ama mucizeler yaratabilecek kitapta sevgiyle beslenen, her iki tarafın da huzurlu olduğu ve birbirini desteklediği evliliklerin uzun ve sağlıklı bir şekilde sürmesini sağlayacak bilgeliğe ve ipuçlarına erişebilirsiniz. 

Bu kitabı bir çırpıda okumayı aklınızdan geçirmeyin. Her bir adımda deneyimlemek ve sonucunu görmek istediğiniz şeyler olacak. 

Gary Chapman, sevgiyi anlama ve gösterme biçimlerini beş ana noktada topladığı ve kişilerin sevgiyi algılama biçimini çözemediği takdirde iki farklı dil konuşup birbirini anlayamadığı ve uzaklaşmaya başladığını Beş Sevgi Dili adlı kitapta yazarak milyonlarca çiftin ilişkiye bakışını etkilemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a0ec290-a906-4a60-bdc5-b4dd2d3b52d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Evvel Zaman Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Evvel zaman içinde hayat bulan bu öyküler silsilesi, okuru farklı zamanlarda ve farklı hayatlarda unutulmaz bir seyrüsefere çıkarıyor. Yolu kâh Tuna’ya, kâh Konstantin’in Hipodrom’una, kâh Fatih’in İstanbul’una, kâh Tebriz’e, kâh Türkmen yaylalarına uğrayan Evvel Zaman Öyküleri bir atın yüreğinde, bir hükümdarın hayallerinde, bir eşkıyanın öfkesinde, bir devşirmenin nasibinde, bir sürgünün aşkında duruyor. Tarihi bir methiye malzemesi olmaktan çıkarıp insana odaklanan bu öykülerde ruhun amansız çelişkileri, tutkuların getirdiği sürüklenmeler, aşk çıkmazlarındaki dramlar, toplum şartlarının kişi üzerinde yarattığı çatışmalar çarpıcı kesitlerle ele alınıyor.
 
Tarihî roman sahasının parlak kalemi Hasan Erimez’den bu kez “Doğu öyküleri” literatüründe yer edinecek bir eser... Evvel Zaman Öyküleri; dinmeyen bir heyecanla farklı çağların, farklı insanların ve farklı duyguların içinde bir evvel zaman yolculuğuna akıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e20cfb00-bf33-46a3-86aa-9eb3206d6f43.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlayan Konak</image:title>
            <image:caption>Bu konak, kardeşlerimle yetişkin olmaya adım atmaya başlayana kadar, saydığım diğer evlerin çokluğuna rağmen uzun bir süre güzelliğini korumayı başardı. Gövdesinden saklambaç oynanmasına hiç kızmadı. Dalları ve yaprakları her zaman bu oyunları izlemekten büyük keyif aldı. Oyunlara dahil oldu. Elinden geldiğince diğer evlere komşuluk etti. Bahçesindeki çiçek kokularını kimseden esirgemedi. Tulumbasından çıkan su içilsin diye çoğu zaman avlusunun kapısını kilitlemedi. Duvarlarından dışarıya doğru sarkan meyvelerinin yenilmesine hiç ses çıkarmadı. Tüm bunları yaparken hasta ve yorgun yaşlı kadınların çıkardığı oflamalara benzeyen iniltiler yayıyordu. Derdini tasasını saklamaya çalışsa da feri sönmüş gözleri konağı ele veriyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfc6287e-249a-4ecf-87c8-43e325150245.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylüle İnanırım</image:title>
            <image:caption>Uyuyordum; mehtaba uyandırdın. 
Sustum, gözlerine baktım uzun uzun, 
Şurama dokunsan, 
İşte şu acıyan yerime, Neleri dinler, neleri duyarsın!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7559e4e6-becc-439d-81d4-9903df9800ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözcüklerin Büyüsü</image:title>
            <image:caption>SANSARYAN HAN 
Seksen darbesinden Can Yücel ile Ahmed Arif, Sansaryan Han’a alınırlar. Ağır işkencelerden geçerler. 
Ve Can Yücel o günleri şu cümlelerle anlatır; 
“Ahmed’in sesini duyuyorum, inlemelerini. Beni susturmak için dövüyorlar, onu konuşturmak için.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3286b610-dddd-4ab1-a3da-8872fab9c4ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Goca Cafer</image:title>
            <image:caption>Hepimize tanıdık gelen kahramanları, yanı başımızdaki yaşanmışlıkları duyarlı bir bakışla bizlere taşıyan içtenlikli öykülerle buluşmaya hazır mısınız? 
Okurlarına yaşadığı kentin değerlerini keşfetmeleri için ayak izleri bırakmayı sürdüren bir yazarla çoğaltan, hatırlatan, çağıran yepyeni yolculuklara yelken açıyorsunuz. 
Neler yok ki bu keyifli yolculukta? Aydın ve çevresinin kültürel zenginliği odağında; deve güreşlerinden isimsiz kahramanlara, çocukluk bahçesinden gündelik yaşam sürprizlerine ve daha neler neler! İsterseniz  eseriyle bir kültür elçisi olmayı başaran yazarımıza kulak verip, yollara düşelim şimdi. Belki bir yerlerde karşılaşırız, kim bilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/887a22cf-a0e8-4933-8842-99fcb753a3da.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Tekilliği Üzerine</image:title>
            <image:caption>İnsan beyninin içinde tıpkı bir makine gibi işleyen bilişsel bir sürecin varlığı anlaşılabilir, kabul edilebilir bir durumdur. Anlaşılması ve hatta kabul edilmesi olanaksız olan ise BEN&apos;dir, ruh kavramından farklı olarak. 
Ruh ve BEN aynı şey değil, iki ayrı şeydir. Dünyada pek çok ruh olabilir ama sadece TEK bir BEN vardır. O da benim BEN&apos;imdir. 
Bu moleküller bu bedende bir araya gelip kimyevi bir tepkimeye girdiler, diye bunun içinde BEN&apos;in (ya da bir başka deyişle, BEN&apos;imin) ortaya çıkması bilimsel bir açıklamanın çok ötesinde kalmaya tabiatı itibariyle mahkumdur, mahkum kalacaktır. Bu olgunun bilimsel hiç bir açıklaması yoktur, olamaz. 
BEN bu bedenin içinde yapayalnızdır ve hep yapayalnız kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99192f5d-9ddf-4000-b268-642e17333075.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi ve Uşak</image:title>
            <image:caption>Efendi ve Uşak, tüm zamanların en büyük yazarlarından biri sayılan Lev N. Tolstoy’un 1885’te yazdığı bir uzun öyküdür. 
 
Bu öyküde Vasili Andreyiç Brihunov adlı bir tüccarın soğuk bir kış günü uşağı Nikita ile birlikte kızakla yaptığı yolculuk anlatılır. Yolculuğun amacı yöredeki bir toprak sahibini ziyaret edip uzun zamandır pazarlığı yapılan bir koruyu satın almaktır. 
 
Vasili Andreyiç’in bu konuda acelesi vardır; aynı yeri satın almak isteyen başka tüccarlar da olduğu için koruyu onlara kaptırmak istememektedir. Bu nedenle, Rusya’nın sert kış koşullarına rağmen, yardımcısı Uşak Nikita ile yola çıkar. 
 
Efendi ve Uşak, insan ihtirasının ne denli dizginlenemez bir şey olduğunu gözlerimiz önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2365b639-99da-4bfa-adbd-e32ec0a4d23b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Gibi Dalga Gibi</image:title>
            <image:caption>Tutkunun doğası, yanılsama, hayal kırıklığının yaşamdaki rolü, kahramanlığı neyin oluşturduğu… Sahnenin büyük konulara ayrıldığı, büyüleyici bir mizahın arka plandan göz kırptığı, cezbedici bir yakınlıkla psikanalitik kavramların iç içe geçtiği Rüzgar Gibi, Dalga Gibi Stefano Bolognini’nin eşsiz anılarıyla hem bir öykü kitabı hem de psikanalitik değerlendirmeleri içeren bir yol gösterici. 
 
“Günümüzün Winnicott’u” yakıştırmasını tam anlamıyla hak eden Psikanalist Stefano Bolognini’nin hastalarıyla kurduğu ilişkiye benzer biçimde yazar olarak okurla derin bir yakınlık kurduğu on öyküden oluşan bu kitapla hem uzak bir İtalyan köyünde yaşananlara tanık olacak hem de hikaye anlatımıyla öznel bir sanat olan psikanalitik yazının buluştuğu satırları farklı bir bakış açısıyla değerlendireceksiniz. 
 
“Psikanalistlerin bilimsel araştırmalardan çok analizdeki hastalarını derinlemesine anlatan sunumlar yazdıkları bilinir. Rüzgar Gibi, Dalga Gibi’ye sevdiğim bir yazarın yeni bir kitabına duyabileceğim sıradan bir hevesle başladım. Ama daha ilk sayfalarda Bolognini’nin harika bir öykü anlatıcısı olduğunu anladım. Kitaba adını veren ikinci öyküden itibaren içimde bir başka duygu daha belirmeye başladı ve bu duygu kitabı okudukça daha da yoğunlaştı. Bolognini bu kitapta bir istisna dışında hastalarından değil, kendinden söz ediyor. Nelere dikkat ederek, hangi gözlemlerini nasıl yorumlayarak yazdığını okur umarım keyifle izleyecektir. Bir de öykülerin sonundaki kısa psikanalitik değerlendirmeler var ki bunların da okurların psikanalitik düşünme şekliyle tanışması için harikulade numuneler olduğunu söyleyebilirim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78c5e022-bdb8-4032-9398-849e5949274a.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrat Parti</image:title>
            <image:caption>Bir dönemin dramatik hikâyesi...

1946 seçimleri ile Türkiye çok partili hayata adım attı. Dört yıl sonra CHP’den ayrılanların kurduğu Demokrat Parti, 1950 seçimlerini kazanarak büyük bir çoğunlukla iktidara geldi.

Demokrat Parti bir tepki partisiydi. Plan ve programı olmadı. Günlük gelişmelere göre kararlar aldı. İktidarda kalabilmek uğruna hesapsız girişimlerde bulundu. Bu arada ekonomi zora girince “din kartı”nı kullanmaya başladı. Laiklik olgusunu zedeleyecek uygulamalar yapıldı. Bu uygulamalar, günümüzde yaşadığımız birçok sorunun başlangıcı oldu.

Araştırmacı yazar Turan Akıncı, 27 Mayıs darbesiyle sonuçlanan on yıllık Demokrat Parti dönemini ilginç siyasal ve sosyal gelişmeleriyle birlikte kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a89c853-91a4-4b2c-a845-b3b1cf0ba205.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızlı Okuyan Kurtçuk - Etkinlik Peşinde</image:title>
            <image:caption>Süper kahraman olmak sanıldığı kadar zor değil!
Minik kurtçuğumuz HOK bunu çoktan keşfetti.
Sihirli güçleriyle etkilediği Ali, hiç sevmeyeceğini sandığı kitap okumayı bile sevdi. Bu sevimli ikili şimdi Etkinlik Peşinde! Üstelik bu sefer yalnız da değiller.
Başka kimler mi var?

Kim bilir… Belki sizler de onların yanındasınız! Etkinliklerde onlara eşlik ederseniz hepiniz bu maceraya ortak olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59e6946c-b0b5-425f-aa14-83240bb91651.jpg</image:loc>
            <image:title>Para ve Devlet</image:title>
            <image:caption>Ekonomideki baskın görüşe göre para bir değişim aracından başka bir şey değildir ve ekonomi piyasanın “görünmez el”ine teslim edildiğinde en iyi sonuçlar elde edilir. Paranın “düzensizleşmedikçe” önem taşımadığı ve piyasaya devlet müdahalesinin genellikle işleri daha da kötüleştirdiği varsayımı makroiktisat politikalarında egemen görüş olagelmiştir. 
 
Oysa 1929-1932 Büyük Buhranı ortodoks ekonominin varsayımlarını boşa çıkarmıştı. Ardından devlet, işverenler ve sendikalar arasında oluşan istikrarsız güç dengesi, Keynesyen politikaların Batı dünyasının yeni iktisadi paradigması olarak ortaya çıkmasını sağladı. Ne var ki 1970’lerin stagflasyonu Keynesyen politikanın tümden reddine yol açtı. Yaklaşık 30 yıl sonra gerçekleşen 2008 mali çöküşünün yol açtığı küresel dramın başrolünde bu kez para ve devlet varken, iktisat onlara hak ettikleri başrolleri vermekten çok uzak kaldı. 2008’den beri yeni bir “büyük fikir” ortaya çıkmadığı gibi, ortodoks ekonomi bizleri anemik bir küresel ekonomiyle baş başa bırakan cezalandırıcı kemer sıkma politikalarını yasalaştırarak egemenliğini hâlâ sürdürüyor. 

  Günümüzün en seçkin politik iktisatçılarından Robert Skidelsky, okurları Keynes’in “büyük fikir”inin temel unsurlarıyla tanıştırmayı ve iktisadın katı bir bilim olmadığını göstermeyi; ayrıca gelecek nesil iktisatçıları kavramsal hapishanelerinden kurtulmaları ve para ve devlete hak ettikleri rolleri vermeleri için cesaretlendirmeyi amaçlıyor. Makroekonomiyi yeniden bir analiz birimi haline getirerek okurlara 2008-2009 ekonomik çöküşünün Keynesyen çözümlemesini sunan Para ve Devlet, iktisat biliminin geçmişine, geleceğine ve nasıl değişmesi gerektiğine dair eleştirel bir inceleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8df15d10-c2b5-4601-a7f9-f013a2dab2fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürün Evrimi</image:title>
            <image:caption>Popülasyon genetiği alanına büyük katkılar sağlamış ödüllü biliminsanı Luigi Luca Cavalli Sforza, Kültürün Evrimi’nde genetik biliminden biyolojiye, kültürel antropolojiden dilbilime uzanarak disiplinlerarası bir yaklaşımla insanlık tarihinin yüz bin yıllık serüvenini yeniden okuyor. 
 
Evrim kuramının anahtar kavramlarından hareketle, “yaklaşık yüz bin yıl önce, bugün yaşayan herkesin atası olan bir avuç insanın gündelik iletişim kurma becerisi geliştirmiş olması sayesinde” filizlenerek insanlığa eşlik etmiş kültürel gelişim süreçlerini mercek altına alan ve biyolojik evrim ile kültürel evrim arasındaki dinamiklerin örtüştükleri ve ayrıştıkları yanların izini süren Kültürün Evrimi, Homo sapiens’in evrimleşme sürecine çok boyutlu bir bakış sunarken nereden geldiğimizi, bugün nerede durduğumuzu, bundan sonra nereye gidebileceğimizi düşünmeye de teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cecc6836-849b-4265-993f-ba9486884985.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyılın Skandalı</image:title>
            <image:caption>Bu yazılardaki öncelikli amacım, ortalama okurlara her hafta bir şeyler öğretebilmek, beni asıl ilgilendiren onlar, ki öğrettiğim şeyler her şeyi bilen uzman okurlara apaçık ve çocukça gelebilir. Diğer amacımsa –ki bu en zoru– yazılarımı başkalarından yardım almadan düzgünce yazabilmek, çünkü ben hep iyi yazabilmenin başlı başına bir mutluluk kaynağı olduğuna inanmışımdır. 
 
Gabriel García Márquez gazeteciliğin “dünyanın en iyi mesleği” olduğunu her fırsatta usanmadan tekrarlar, yazardan önce gazeteci olduğunu söylerdi: “Ben özümde bir gazeteciyim. Yaşamım boyunca gazeteci oldum. Her ne kadar pek belli olmasa da kitaplarım bir gazetecinin kitapları.” 
 
1950 ile 1984 yılları arasında gazete ve dergilerde yayımlanan 50 metni bir araya getiren Yüzyılın Skandalı seçkisinin amacı, García Márquez’in kurmaca eserlerine aşina okurları, yazarın, eserlerine temel oluşturduğunu daima dile getirdiği gazete ve dergi çalışmalarıyla tanıştırmak. Okurlar bu metinlerin çoğunda tanıdık bir sesle karşılaşacak, bu anlatıcı sesin yazarın gazetecilik yıllarında şekillendiğine tanık olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab89f3ef-8032-4c22-b333-3fc80c2c9a4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler - Kısa Klasikler</image:title>
            <image:caption>Charlotte Perkins Gilman, yaşadığı dönemin çok ilerisinde fikirlere sahip ve bu fikirleri eserlerine yüksek empati kabiliyetiyle aktaran, feminist edebiyatın ilk ve önemli isimlerinden. Sarı Duvar Kâğıdı ve Diğer Öyküler yalnızca yazdıklarıyla değil aktivist kimliğiyle de tanınan Gilman’ın yedi öyküsünü bir araya getiriyor. 
 
 
 
Çalışmak yok. Sosyalleşmek yok. Yürüyüş yok. Yazmak yok. Sarı duvar kâğıdı var; saatler boyu bakmak serbest. Gilman, kadın hastaları dinlemek yerine ısrarla yatak istirahati öneren, dönemin cinsiyetçi tıp yaklaşımını topa tutuyor. Gilman’ın doğum sonrası deneyimlerinden de yararlanarak kaleme aldığı “Sarı Duvar Kâğıdı”, yeni doğum yapmış bir annenin tedavi adı altında deyim yerindeyse hapsedilerek deliliğe sürüklenişini anlatan, feminist edebiyatın değerli bir örneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20f655f2-d170-460e-aa6e-ecfeedfc04e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Buyurdu Zerdüşt</image:title>
            <image:caption>Friedrich Nietzsche’nin 1883-1885 yılları arasında kaleme aldığı Böyle Buyurdu Zerdüşt, filozofun en bilinen eseridir. Nietzsche’nin, yazılmış en derin eser olarak tanımlamaktan hoşlandığı bu kitap, şiirsel üslubuyla dikkat çeker ve edebiyat ile felsefenin sınırları arasında gezinir. Üstinsan ve ebedî dönüş kavramları üzerine kurulu olan Böyle Buyurdu Zerdüşt, Nietzsche felsefesinin temel taşıdır. Yeni değerlerin üretilebilmesi için halihazırdakilerin göz ardı edilmesinin gerekliliğini savunan eser, bu bakımdan bir kehanet niteliği taşır ve 20. yüzyıl felsefesini belirleyen eserlerden biri olarak öne çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f97953d0-1997-4747-9dd4-1392c8179e43.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya Siz Nasılsınız Dr. Sacks?</image:title>
            <image:caption>Gazeteci-yazar Lawrence Weschler, Oliver Sacks’la vakit geçirmeye, 80’lerin başlarında yeni işvereni The Times için bu nörologla ilgili bir profil yazısı hazırlamaya giriştiğinde başladı. Dr. Sacks yaklaşık on yıl öncesinde, Bronx’taki bir hastane koğuşunda yatan katatonik hastalarının hayata mucizevi ama aynı zamanda sorunlu dönüşlerini anlatan başyapıtı Uyanışlar’ı yayımlamıştı. Ama kitap çok duyulmamıştı ve Dr. Sacks hâlâ pek tanınmıyordu. İkili, izleyen dört yıl boyunca, Oliver Sacks’ın kişisel nedenleri öne sürerek profil yazısını bırakmasını rica etmesine kadar birlikte çalıştı. İşbirliği sonlansa da Dr. Sacks ve Weschler sonraki  otuz yıl boyunca yakın arkadaş kaldılar ve derken, Oliver Sacks ölüm döşeğindeyken Weschler’dan projeyi tekrar ele almasını istedi.
Bu kitap, o talebin sonucu.
Lawrence Weschler, Ya Siz Nasılsınız, Dr. Sacks?’ta kendini Don Kişot’un Sanço’su rolüne sokarak dâhi nöroloğun müthiş sofra sohbetleri ve muazzam kişiliğini capcanlı bir anlatıya yansıtıyor. Sacks’ın  kürek çekmesini, söylenmelerini ve derinlemesine önemseyişini, Karısını Şapka Sanan Adam’ı oluşturan denemeleri yazışını, uyuşturucu yüklü, çalkantılı gençliğini, hastalarına yardım edişini ve dostlarını çileden çıkarışını, bireyin ruhunun özgünlüğü meselesini ele almayı başaramayan tıp ve bilim dünyasına karşı büyük endişesini ve sonucundaki fikir savaşını izliyoruz. Ve tüm bu anlar boyunca, onu çağının en büyük hatiplerinden biri yapan müthiş, müstehcen, gülünç ve derin konuşmalar çağlıyor.
Karşınızda bütün çalışmaları, her hastasına özenle sorduğu “Nasılsınız?” sorusunun etrafında gelişmiş romantik bir bilim insanının, kendi deyişiyle bir “klinik ontolojist”in nihai portresi: Ya Siz Nasılsınız, Dr. Sacks?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18603fc6-6a38-48eb-82fc-017e6e1a0426.jpg</image:loc>
            <image:title>Firari</image:title>
            <image:caption>1910’lu yıllar, Hint edebiyat ve düşüncesinin büyük dehası Rabindranath Tagore’un, şiirlerinden kendi yaptığı İngilizce çeviriler sayesinde Batı dünyasında tanındığı yıllar olmuştu. W. B. Yeats ve Ezra Pound gibi şiir devlerinin aracılığıyla, Tagore’un yapıtları önce İngiltere’de boy gösterdi, ardından, André Gide, Boris Pasternak, Anna Ahmatova, Juan Ramón Jiménez, Victoria Ocampo gibi isimlerin çevirileri yoluyla dünyanın çeşitli dillerine aktarılarak bolca okundu. İlk İngilizce kitabı Gitanjali’nin yayımlanmasından henüz bir yıl sonra, 1913’te Nobel Ebebiyat Ödülü’nü alan şair, 1920’lerin sonuna kadar dünya çapında âdeta bir furya haline geldi. Böylece Tagore binlerce yıllık Hint şiir geleneğinin modern sözcüsü oldu. 1921 yılında yayımladığı, gene kendi çevirdiği şiirler ve tiyatro parçalarından oluşan Firari, şairin modern Batı şiirini diğer kitaplarına göre yer yer daha güçlü bir şekilde selamladığı geniş bir toplamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d89c940b-88de-44d7-881a-5d0c45669b77.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyve Hasadı</image:title>
            <image:caption>Hint şairi Rabindranath Tagore, kendi şiirlerinden İngilizceye yaptığı çeviriler sayesinde 1910’lu yılların başında bir anda müthiş bir popülarite yakaladı. Bu çizgideki ilk şiir derlemesi Gitanjali, 1912 yılında İngiliz edebiyat çevrelerine bomba gibi düştü, W. B. Yeats ve Ezra Pound’un övgülerine mazhar oldu; şair bundan bir yıl sonra Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Bunu izleyen yıllarda, aralarında André Gide, Gabriela Mistral, Victoria Ocampo, Juan Ramón Jiménez, Anna Ahmatova, Octavio Paz, Pablo Neruda ve Boris Pasternak’ın olduğu önde gelen Avrupalı, Rus ve Latin Amerikalı edebiyatçılar Tagore’un şiirinden etkilendiler, onun yapıtlarını kendi dillerine kazandırdılar. Şairin Avrupa, Amerika ve Asya’daki gezileri, entelektüel dostlukları ve verdiği konferanslar da 1930’ların sonuna kadar uzanan dönemde onun dünya çapında tanınmasında ve okunup sevilmesinde etkili oldu.
1916’da yayımlanan Meyve Hasadı, dünyaca tanındığı yıllarda olgun bir şiir üslûbuna sahip olan Rabindranath Tagore’un ünlü yapıtı Gitanjali ile aynı çizgide bir şiir toplamı; Tagore’u eşsiz bir Hint-İngiliz edebiyatçısı yapan kitap silsilesinden önemli bir halka.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e7b7934-5410-43bd-b7c1-95cbb511c1b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Korkuluk</image:title>
            <image:caption>Kargalar çok telaşlı. Mısır tarlasında bir nöbetçi var. Fakat o da ne? Bu gizemli nöbetçi tek başına kalmaktan sıkılmış, geveze ve korkak bir korkuluktan başkası değil. Kargalarla dostluk kuran bu sevimli, ürkek dostumuzun, gözü pek bir kahramana dönüşmesini yakından izlemeye ne dersiniz? 
Sizce kahraman olmak zor mu? Peki, yaşlı bir karga bizlere dostluğu, paylaşmayı, yardımlaşmayı, iyiliği öğretebilir mi? Cesaret doğuştan mı gelir?   
Tüm bu soruların cevapları ve daha fazlası sizleri bekliyor. 
 
Bu arada kitabın sonuna senin için bazı oyunlar koyduk. Hep beraber bulmacaları, soruları çözerek çok eğleneceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/117a9e58-80f7-4153-90fc-fa59052821ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Domuzlar</image:title>
            <image:caption>Çağdaş dünyanın aşırılıklarını zarifçe işleyen bir masal. 
 
Domuzlar bir alegori ya da bir Yunan tragedyasını andırıyor… Kitabın etkili ve samimi dili karmaşık gerçekleri aktarıyor… Çarpıcı ve umut dolu bu kitap, içten yükselen bir devrimi savunuyor. 
Mari Carlson 
 
 Dünyanın dört bir yanından atılan çöplerin son durağı olan bir adada yaşayan dört çocuk… Çöp gelir, çocuklar çöpü ayıklar ve çöpleri doymak bilmeyen domuzlara atarlar. Bu mükemmel işleyen bir sistemdir. Fakat sonra kıyıya içinde çocuk taşıyan bir fıçı vurur. Adadakiler karar vermek zorundadır: Bu oğlan dünyanın çöpü, yani domuz yemi midir yoksa onlardan biri midir? Aldıkları karar, hayatlarını ve sistemi geri dönülmez olarak değiştirecektir. 
 
 Domuzlar etkileyici, özenli ve sembolik diliyle gezegenimize, çocuklara ve aynı havayı soluduğumuz insanlara karşı sorumluluklarımızı ne kadar yerine getirebildiğimizi sorguluyor. Masum kalmanın mümkün olup olmadığına cevap arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56dc0448-291f-4487-a813-1a8949c6662d.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 Kırmızı Kedi Çocuk Ajanda - Çocuk Hakları</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, &quot;Benim de haklarım var!&quot; diyebilsin diye 
Kırmızı Kedi Çocuk&apos;un 2022 ajandasının teması: Çocuk Hakları. 
Bu ajandayı kullanan çocuklar hem haklarını öğrenecek hem de aylık çizelgelere programlarını yazabilecek, okudukları kitapları not edebilecek, yıl boyunca gezip gördükleri yerleri ve öğrendikleri ilginç bilgileri kayıt altına alabilecek. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi&apos;nin maddelerinin yer aldığı Çocuk Hakları Ajandası&apos;nda çocuklara özgü önemli günlerin açıklamaları da unutulmadı. 
 
Çocuk Hakları Sözleşmesi 
Madde: 2 
Çocuk Hakları, bütün çocuklar içindir. 
Doğum yerleri, konuştukları dil ne olursa olsun fark etmez. 
Büyüklerinin inançları ya da görüşleri nedeniyle 
hiçbir çocuğa ayrım yapılmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d8a9a42-6eab-4cb2-bcd8-75196058f010.jpg</image:loc>
            <image:title>Afili Mavallar</image:title>
            <image:caption>Argo, her dilin tarçını biberi. Doğru yerde ve kıvamında kullanılırsa anlatımı tatlandırır. Dil yanlışlarını saptayan, dilimizin doğru yazılıp konuşulması için çaba harcayan yılların dil emekçisi Sevgi Özel, Afili Mavallar’da diline değer verenler için önemli bir kaynak kitaba imza atıyor. Her zaman yanınızda taşıyabileceğiniz bu küçük argo sözlüğü ile sokağın, özel alanların dilini eksiksiz anlayacak, konuşurken taşı gediğine oturtacaksınız… 

“Kim üfürmüş bu Afili Mavallar’ı nağmesi atacaklara bakmayın ablalar, abiler... Her nanenin afilisi olur da mavalın, gır atmanın olmaz mı? Maksat, şu kavanoz dipli dünyada kıtırcıları az buçuk gırgıra almaktı, Afili Mavallar kitap oldu, iyi mi? Çevir çevir oku, yumul içine... Kiminin ağzı paça olacak, kiminin afyonunu patlatacak ya, olsun... İster entel, ister macera takılsın, cümle kıtırcılar bodoslamadan dalacak içine... Hayırlı dalmalar...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47e4f6b0-c9d8-4600-a8a0-64d2d149a3c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşe Mutsuzgil Okulda - İş Başa Düştü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dikkat! 
Birazdan Neşe Mutsuzgil’le tanışacaksınız.  
Adından ve soyadından anlayacağınız gibi o tam bir uyumsuzluk kraliçesi. Sorun çıkarmada da bir numara. Biraz deli biraz da şaşkın ama hepsinden çok yaratıcı… O sorunları çeken bir mıknatıs ve
eğlenceli bir mucit. 
Neşe Mutsuzgil’in ilk macerasını
okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/373c2431-bada-48da-8537-8176faf455e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Konu Çocuk Olunca</image:title>
            <image:caption>Çocuk konusunda yapılan çalışmalar sosyolojik ve teknolojik yenilikler, toplumsal değişiklikler ve olağanüstü yaşam deneyimlerine bağlı olarak değişiklikler göstermekte ve alanlar arasında bilgi akışı yeterince sağlanamayabilmektedir. Bu kitap; konu, çocuk olunca, özveri ile çalışan pek çok bilim alanından küçük bir ekiple ve konu, çocuk olunca, ortak hareket noktası olmayı hedefleyen bir anlayışla hazırlanmıştır. Konu, çocuk olunca, profesyonellerce birleşilen nokta, olası en yüksek yararı sağlamak için çocuğa bulunduğu çevrede verilecek disiplinler üstü hizmetlerin belirlenmesi, planlanması ve sunulmasıdır. Bu anlayışla, yeni doğan, bebek, erken çocukluk, okul çağı, ilk-orta-son ergenlik dönemlerini içeren 0-18 yaşları arasındaki çocukları kapsayan içerikte her biri kendi bilim alanında deneyimli akademisyenler, çocukluğun tarihsel süreci, dil gelişimi, işitme gelişimi, oyun, bibliyoterapi, bağlanma, beslenme, pozitif disiplin, davranış sorunları, dikkat eksikliği ve baş etme yolları, ölümün doğru şekilde anlatılması konularını olgu paylaşımları ile hazırlamışlardır. Konu, çocuk olunca, okuyucusu olan profesyonellere, ebeveynlere ve çocuk konusunda eğitim alan ve bilgi edinmek arzusunda olanlara, “çocuk” konusuna farklı bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f0511e7-2ab5-4a18-993b-7cde0611baa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçgen</image:title>
            <image:caption>Kaç tane var avuçlarında 
Hiçgen sevda 
Hiç olmadı mı? 
Öfkeni buluta bırak 
Kendini ona 
Sabahken köşelenirsin 
Geceyi hiç et 
E mi 
Geceyi hiç et...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c2f8b04-8f09-44c9-b4d6-abc1ae382157.jpg</image:loc>
            <image:title>On Bin Kapı</image:title>
            <image:caption>Hugo, Nebula, Locus, Dünya Fantazi ödülleri adayı 
 
Yedi yaşındayken, January bir Kapı keşfetti. Bambaşka bir dünyaya açılan bir Kapı.


January Scaller, kendini bildi bileli büyük bir malikânede, Cornelius Locke isimli zengin bir koleksiyonerin vesayeti altında yaşıyordu. Pahalı giysileri, hizmetçileri, görünüşte ayrıcalıklı bir hayatı vardı. Ancak January kendini hiç de evinde hissetmiyordu. Cornelius Locke için sanat eseri avcılığı yapan babası eve nadiren uğrar olmuştu. Hayatını katı kurallara uyarak yaşamak zorundaydı. Ve koyu renkli derisi, Bay Locke’ın koleksiyonunun egzotik bir parçası olduğunu hissettiriyordu ona. 


On yedi yaşındayken, January tuhaf bir kitap buldu. Akıl almaz hikâyeler anlatan bir kitap.


Bulduğu On Bin Kapı isimli kitap, January için hem çok tanıdık hem de hayal ettiği her şeyin ötesindeki şeylerden bahsediyordu. Başka dünyaların kokularını taşıyan, gizemli Kapıları ve imkânsız bir aşk hikâyesini anlatan bu kitabı okudukça January’nin içinde bir şeyler filizleniyordu. Kendisi, ailesi ve dünyası hakkındaki gerçekleri keşfedeceği bir yolculuğa çıkacak olan January’yi büyük tehlikeler bekliyordu.


“Büyümek ve büyürken sahip olduklarımızı korumaya çalışmak üzerine göz kamaştırıcı bir hikâye.” –Amal El-Mohtar 
 
“Cevaplara ulaşmak için sayfaları hızla çevirdim. Bu okuduğum en eşsiz kurgulardan biriydi.” –Tamora Pierce


“Hayal gücüne, maceraya ve sevginin birçok farklı gücüne yazılmış bir aşk mektubu.” –Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bdbf1d9-f550-455f-a42e-b267f4e0cf18.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Mekan Çin Mahallesi</image:title>
            <image:caption>2020 ULUSAL KİTAP ÖDÜLÜ KAZANANI


Time, Wall Street Journal, The New Yorker, Vice gibi yayınlara makaleleri ve öyküleriyle katkıda bulunan Charles Yu 2007 yılında Ulusal Kitap Vakfı tarafından gelecek vadeden beş yazar arasında gösterildi, Westworld ve Legion gibi televizyon dizilerinde hikâye danışmanlığı ve senaristlik yaptı, ikinci romanı İç Mekân Çin Mahallesi ise 2020’de Ulusal Kitap Ödülü’nü kazandı. 
 
Amerika Birleşik Devletleri’nin tamamı baştan sona bir film seti âdeta ve Willis Wu hayatının ana karakteri değilmiş gibi hissediyor kendini, sanki herhangi bir televizyon dizisinde figüran sadece. Her gün Altın Saray’a, sürekli aynı polisiye dizinin, Siyah ve Beyaz’ın çevrildiği o restorana çalışmaya gidiyor. Klişe Asyalı Adam değil, Kung Fu’cu Adam olmayı hayal ettiği, en sonunda göçmen ailesinin ve Çin Mahallesi’nin gerçek tarihini öğreneceği o yere. 
 
Charles Yu’dan İç Mekân Çin Mahallesi toplumsal önyargıların belirlediği sınırların ötesindeki göçmenlerin ve figüranların arasında, sahnenin gerisinde kalan ötekilerin romanı.


“Zekice ve çok komik… Irkçı hayal gücüyle dalgasını geçiyor ve insan yerine konulmamaya direnenlerin, bu dertten mustarip olanların insanlığının derinliklerine götürüyor bizi.” –Viet Thanh Nguyen 
 
“İç Mekân Çin Mahallesi, popüler kültürü, aidiyeti ve hepimizin nasıl da sürekli başka rollere büründüğümüzü takıntı yapan herkesin kesinlikle okuması gereken bir roman.” –Charlie Jane Anders</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0978daa-c760-4c7c-8399-05cbb1a4f6b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Sevgilim, o kadar gece ki neredeyse sabah...” 
 
Tehlikeli sular; 
Ancak sen yüzmeyi bilmiyorsun. 
Seni var eden her şeye sırtını dönüyorsun. 
Gece daha vahşi, güneş daha ölü şimdi... 
 
Hazan Yakut Demirkıran için hayat bir örüntüden ibarettir. Henüz küçük bir çocukken ayırdına vardığı ve teninde izlerini taşıdığı reddediliş onu tek kurtuluşu olan müziğe iter. Babasının kaybının ardından da hayatın onu annesi gibi bir kenara attığına emindir artık. Hayat tüm acımasız yüzlerini teker teker gösterirken Hazan, ruhunun el değmemiş çorak topraklarına adım atacak güneş saçlı çocuktan bihaberdir. 
 
Hazar Nikolai Baranov kaderinin henüz doğmadan çizildiğini bilerek içine doğduğu köklü Rus örgütünde büyümüş ve tek bir kaideye bağlı olarak yaşamıştır: Kan bağı her şeyden üstün gelir. Bu yüzden gördüğü en yalnız gözlere sahip alev saçlı kızla tanıştığında terazisi tehlikeli bir şekilde sallanmaya başlar. Zira kız beraberinde ikisinin de geleceğini tehlikeye atan bir sır taşıyordur. Ve içine düştükleri çıkmazda hayatları kadar kalplerini de birbirlerinden korumaları gerekiyordur. 
 
Çünkü bir Baranov daima kazanır. 
Sonunda her şeyini kaybedeceğini bilse bile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ace3621e-e8a3-48b3-b2fe-d327d4f0aa9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapanda Bir Hayal</image:title>
            <image:caption>Bir eksik bir fazla, fark ediyor artık. Kopan saç teli gibi kaybolup gidiyor insan, görülmüyor. Üstelik yerindeyken ne bir el değiyor ona ne de tarak. Bir şeyin içini mi dolduruyoruz yoksa üstünü mü kaplıyoruz belli değil. Bir nefes, sadece o kadar alıp verdiğimiz. Başka alacağımız yokmuş sanki dünyadan, bu kadarmış yaşamak. 
 
Burcu Ünlü, ilk kitabı Kapanda Bir Hayal ile insanın temiz kalmış yerini işaret eden öyküler armağan ediyor okura. Evi, yuva denen kapanı, insanın kendi içine sıkışıp kalmasını zaman zaman ironiyle zaman zaman da tokat gibi çarpan göndermelerle anlatıyor.


“Neler neler dediler bana… Milletin ağzı torba, çöp torbası, büzüverdim hepsinin ağzını, bunları kafama takmadım. Ama öksüzü, yetimi, işçiyi, düşkünü çok takarım kafama. Onların acılarını defterimde biriktiririm. Hem zaten bize en çok biriktirmek öğretilmedi mi? Acıyı, hüznü, eksikliği, sevgisizliği, gözyaşlarımızı, öfkemizi hep biriktirmedik mi? Bir türlü kesip açamadık o teneke kumbaranın ağzını. Saçamadık etrafa kinimizi, yürüyemedik üstüne üstüne hainin, kıramadık kalbini, bükemedik bileğini… İnsanlık bizde kalsın, nasılsa Allah verir belasını, dedik. İnsanız neticede, büyük bir felaket bu, diyemedik. Kırmızı bir isyandır bu, öyle bilinsin.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d6f8ad7-0b8c-43f5-9d89-a5a1bd3bf58d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bahar - Zaman Çarkı Başlangıç Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Son Yeni Bahar, Zaman Çarkı serisinin ilk cildi Dünyanın Gözü’ndeki olayların öncesini anlatan, hem bir başlangıç hem de bir devam kitabı. 
 
Tar Valon’un çevresinde, kışın ortasındaki savaş şiddetlenmişti. Şehirde bir kehanet ağızdan ağza dolaşıyordu. Ejderdağı’nın eteklerinde, dünyanın kaderini değiştirecek bir çocuk doğmuştu. Gölge’nin hizmetkârları onu bulmadan evvel bulunması gereken bir çocuk. 
 
Bir Kabuledilmiş olan, genç bir Aes Sedai adayı Moiraine Damodred ve asker Lan Mandragoran hayatlarını ve kaderlerini birleştirecek uzun bir yolculuğa çıkacaktı. Amaçları ise Yenidendoğan Ejder’i bulmaktı. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Zaman Çarkı serisi, ben ve pek çok kişinin fantastik edebiyat yazarı olmasını sağladı.” –Brandon Sanderson 
 
“Zaman Çarkı’ndan bahsetmeden fantastik edebiyattan söz etmek imkânsız. Tıpkı Tolkien gibi.” –Patrick Rothfuss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b10bf32-a57c-41bd-adef-7352ad3f4f13.jpg</image:loc>
            <image:title>Işık Hep Yansın Diye</image:title>
            <image:caption>“Ben olsaydım ne yapardım?” demekten kendinizi alamayacaksınız! 
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını bir kez daha anlatan, olay içinde olayların gerçekleştiği, bitti artık burası final dediğiniz yerde bambaşka bir yerden devam eden aşk, aile, ilişkiler etrafında dönen sanatla, sevgi ve özveri ile bezenen bir roman. 
 
GERÇEK AŞKTAN NE BEKLERSİNİZ? 
“Şimdi siz, düşünüyorsunuz. ‘Erdem bunun neresinde?’ diye soruyorsunuz kendinize biliyorum, anlatayım. Ama önce bir de şunu sorayım; gerçek ve aşktan beslenen bir ilişkide aradığınız üç kriter nedir diye sorsam size cevap verir misiniz?” 
Şaşırmıştı. Galiba bu odada, genellikle bu tip sorular ile karşı karşıya kalmıyordu. Şöyle bir düşündükten sonra, “Güven, dürüstlük ve sadakat sanırım,” deyiverdi. 
“İşte,” dedim. “bizim ilişkimizde bunların üçü de daima vardı.” Şaşkınlığını ve merakını artık gizlemediğini sezdim. “O beni terk etti çünkü benden şüphe duyarak bir aşkı yavaş yavaş öldürmeyi istemedi. Onun yerine evliliğimizi noktaladı ki bu acı ile özdeş dahi olsa, aşkı diri tutacaktı. Ben ona hiç yalan söylemedim, eğer geçmişinden gelen bu acı sırrı ona anlatmadan kendimi aklamak için çırpınıp dursaydım binlerce yalan söyleyecektim ona, bunu yapmadım. Üçüncüsü, biz birbirimize hep sadık olduk. Değil yatağımıza, kalbimizin kıyısına bile bir başkası hiç değmedi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dd3cda5-dbb4-4966-8648-f04c81c04200.jpg</image:loc>
            <image:title>Rakipler</image:title>
            <image:caption>Sophia Sterling ve Weston Lockwood arasındaki rekabet onlar doğmadan çok öncesine dayanıyordu. Büyükbabaları gençliklerinde yakın dost ve iş ortaklarıyken, paylaşamadıkları bir kadının aşkı uğruna tüm gemileri yakmışlardı. 
 
Bu savaştan galip çıkamayınca da kendi otel imparatorluklarını kurmuş ve ezeli rakipler hâline gelmişlerdi. Esas kadın Grace Copeland ise ilk göz ağrıları olan otele prestij katmakla meşguldü. 
 
Sterlingler ile Lockwoodlar arasındaki çekişme sonraki nesillere aktarılmış ve aradan geçen altmış yılda biraz olsun azalmamıştı. Ta ki Grace oteli iki düşman aileye miras bırakana kadar. 
 
Normalde Sophia, Weston’dan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışırdı. Fakat içine düştükleri bu yeni durumda, nefret etmeye yazgılı olduğu adamla aynı otelde kapana kısılmıştı ve birbirlerini gırtlaklayacak hâle gelmeleri uzun sürmeyecekti. 
 
Ancak ikisinin de bildiği üzere her kavgaları tek bir şekilde sonlanıyordu: Yatakta. Bu artık sadece bir hisse savaşı değil, geçmişin rövanşıydı. 
 
Ateş ve buzun savaşından hangisi sağ çıkacaktı? 
 
 
“Favoriler rafımın başköşesine yerleşti bile.” —TJ Loves to Read 
 
“Düşmanlıktan aşka dönen bu hikâyeyi okuduktan sonra soğuk bir duşa ihtiyacınız olacak.” —Miss Petite Brunette Book Blog 
 
“Yazarın en sevdiğim kitabı oldu. Her kelimesine bayıldım. Yüzümde şapşal bir sırıtışla okudum.” —Kitty Kat’s Crazy About Books 
 
“Elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.” —Book Addict Reviews 
 
“Her sayfası sizi mest edecek.” —CNC Bookish Vibes 
 
“Bu ikili arasındaki çekim resmen sayfalardan taşıyor.” —Cat’s Guilty Pleasure 
 
“Rakipler, bir romans kitabından isteyebileceğiniz her şeye sahip – sağlam bir hikâye, harika karakterler, yoğun bir çekim ve eğlence. Vi Keeland kitapları arasında en seksi olanı resmen bulduk.” —Kindle Crack Book Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3662e342-e8fb-4d0c-94b5-c5b0e278e479.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünlük - Bir Hatıra Ajandası</image:title>
            <image:caption>Bütün bir yıl boyunca sana eşlik edecek, anılarını not alırken aynı zamanda ondan yepyeni bilgiler öğrenebileceğin, hayal gücünün peşinde seni sınırsız yolculuklara çıkaracak tarihsiz bir ajandaya ne dersin? 
 
Yılın her haftası için hazırlanmış, kendini daha yakından tanımanı sağlayacak ilginç sorular, hiç duymadığın şeyler hakkında yepyeni bilgiler, keyifle vakit geçirebileceğin internet sitesi, film, belgesel önerileri ve daha neler neler… 
 
Yazarını Arayan Kitap isimli etkinlik kitabıyla çokça sevilen yazarımız Sevda Yücel Bali’nin ve etkileyici çizimleriyle ona eşlik eden Berk Öztürk’ün ortak çalışması olan bu ajanda, zamanın ve unutulmaz anların kaydını tutmak isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2463a903-e686-41c8-b8c6-fd575d222f63.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim - Oyuncaklar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun oyuncakları öğrenebilmesi için ilk kitabı.
Özenle seçilmiş görseller bebeğinizin 
*Farklı oyuncakları tanıyabilmesini,
* Kelime dağarcığının oluşmasını
* Gözlem yeteneklerinin gelişmesini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95116</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a094b85d-099e-42fd-b9a1-509aaebd21b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Dokuz Doğurdu</image:title>
            <image:caption>Her şeyin var olmak için bir isme ihtiyacı var. İnsanların, hayvanların, eşyanın... İşte bu da Özgür’ün var oluş hikâyesi. Hem de bir değil, iki değil, beş değil, tam dokuz Özgür. Dokuz kardeşin dokuzunun da adı aynı olunca,işler karıştı tabii birbirine. Günün birinde yola koyuldular, kendi isimlerinin peşinde... 
 
Sevilen yazar Nergis Seli, özgürlük kavramına çocukça bir bakışla yaklaşıyor: Kendi ismini seçme hakkı. Dokuz kardeşin isimlerini ararken kendilerini keşfetmesini de anlatan öykü, illüstratör Öykü Akarca’nın masalsı resimleriyle renkleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c1feeb-d5ef-468f-9300-085ba117cc6e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim - Meslekler</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun meslekleri öğrenebilmesi için ilk kitabı.
Özenle seçilmiş görseller bebeğinizin 
* Farklı meslekleri tanıyabilmesini
* Kelime dağarcığının oluşmasını
* Gözlem yeteneklerinin gelişmesini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91452b96-3282-4a5c-b7e1-5d71be181988.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim - İngilizce Alfabe</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun İngilizce alfabeyi öğrenebilmesi için ilk kitabı.
Özenle seçilmiş görseller bebeğinizin 
* Farklı harfleri tanıyabilmesini
* Kelime dağarcığının oluşmasını
* Gözlem yeteneklerinin gelişmesini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6478cc91-c081-46d4-98d3-45e58dddfbbc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim - Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun hayvanları öğrenebilmesi için ilk kitabı.
Özenle seçilmiş görseller bebeğinizin 
*Farklı hayvanları tanıyabilmesini,
* Kelime dağarcığının oluşmasını
* Gözlem yeteneklerinin gelişmesini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95120</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bdb90ea-8c75-443c-9866-77457878f39e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim - Alfabe</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun alfabeyi öğrenebilmesi için ilk kitabı.
Özenle seçilmiş görseller bebeğinizin 
*Farklı harfleri tanıyabilmesini,
* Kelime dağarcığının oluşmasını
* Gözlem yeteneklerinin gelişmesini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b90161c0-1758-4ab0-bbe5-1964dc73594b.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim - Zıtlıklar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun zıtlıkları öğrenebilmesi için ilk kitabı.
Özenle seçilmiş görseller bebeğinizin 
* Zıtlıkları tanıyabilmesini,
* Kelime dağarcığının oluşmasını
* Gözlem yeteneklerinin gelişmesini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/753ba5e4-f950-43d8-a4be-291028ee9877.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sözcüklerim - Benim Hakkımda</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun vücudunu, duygularını ve duyularını öğrenebilmesi için ilk kitabı.
Özenle seçilmiş görseller bebeğinizin 
* Kendini tanıyabilmesini
* Kelime dağarcığının oluşmasını
* Gözlem yeteneklerinin gelişmesini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e247cc3-4057-4d2e-9ade-83f3c5d22b64.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddetli Hazlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Işıltılı Şanghay’da Bir Canavar Uyanıyor…
Yıl 1926. Şanghay karmaşanın uğultularıyla çalkalanıyor.
İki çete arasındaki kan davası şehrin sokaklarını kırmızıya boyuyor, şehri kaosun elinde çaresiz bırakıyor.
Kanunun üzerinde bir güce sahip olan Kızıl Çete’nin vârisi Juliette Cai tüm bu karmaşanın kalbindedir. Tek rakipleri Beyaz Çiçekler’le aralarındaki mücadele yıllardır sürüyordur ve her hareketin arkasından da Juliette’in ilk aşkı, Beyaz Çiçekler’in vârisi Roma Montagov çıkıyordur.
İki çetenin üyeleri de kendi boğazlarını parçalamaya başladığında herkesin kafası karışır ve şehirde fısıltılar dolaşmaya başlar. İnsanlar delilikten, bir tür hastalıktan ve gölgelerin arasındaki bir canavardan bahsediyordur. Ölümler arttıkça Juliette ve Roma silahlarını, hırslarını, nefretlerini kenara bırakıp birlikte çalışmak zorunda kalır; çünkü eğer bu deliliği durduramazlarsa iki çeteye de yönetebilecekleri bir şehir kalmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a55f03d-d6ba-49d8-9a14-8d822f251c9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Naz ve Köşkteki Vampir</image:title>
            <image:caption>Küçük Naz’ın babaannesiyle yaşadığı köşkte birtakım tuhaflıklar baş göstermiştir. 
Fal bakılırken kahve fincanlarının içinden fırlayıp köşke gelenler, Gül Perisi’nin aşkıyla canlanan Romalı bir gladyatör heykeli, plaktan çıkıp konser veren Elvis Presley ve geceleri köşkte dolaşıp konukları ısıran bir vampir! 
Peki Naz, bahçedeki her şeyi gören Dut Ağacı’nın ve Hızır’ın yardımlarıyla bu esrarengiz olayları çözebilecek midir? 
 
Salon boşalmıştı. Pesent Hanım kahve ve çay fincanlarını, tabakları, peçeteleri topluyordu. 
Babaannem yerine geçmiş, koltuğuna oturmuştu. 
Hasan Bey, “Ben de kalkayım efendim,” dedi. 
“Siz geceyi nerede geçireceksiniz?” diye sordu babaannem. 
“Bir yer bulurum artık kendime.” 
“Tanrı misafirisiniz,” dedi babaannem. “Romanya’dan geldiniz, kahve fincanından çıktınız. Bu gece sizi köşkte misafir edelim. Odamız var üst katta.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05c69c02-9aee-4b4b-9832-8937d570c635.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık 4.0 Dijital Sağlık Hizmetleri ve Müşteri Memnuniyeti Yönetici Bakış Açısı</image:title>
            <image:caption>SAĞLIK 4. 0 KAVRAMI VE SAĞLIKTA DİJİTALLEŞME UYGULAMALARI
1.1. Dijital Hastane, HIMSS ve EMRAM
1.2. Sağlık 4. 0 Çerçevesinde Dijital Uygulamalar
2. SAĞLIK HİZMETLERİ KAPSAMINDA DİJİTAL UYGULAMALAR
2.1. Sağlığı Geliştirici- Koruyucu Sağlık Hizmetleri ve Dijital Uygulamalar
2.2. Tedavi Edici Sağlık Hizmetleri ve Dijital Uygulamalar
2.3. Rehabilite Edici Sağlık Hizmetleri ve Dijital Uygulamalar
3. SAĞLIK HİZMETLERİNDE DİJİTALLEŞME ve MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
4. YÖNTEM
5. BULGULAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c4e805f-3839-484d-94dc-74c40a7c959a.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası İletişim Kuram ve Yaklaşımları</image:title>
            <image:caption>I. KISIM
1.1. Chicago Okulu
1.2. Frankfurt Okulu
1.3. Birmingham Okulu
2. II. KISIM
2.1. Medya ve Kitle İletişim Kuramları
2.2. Popüler Kültür Kuramları
2.3. Kamusal Alan Kuramları
2.4. Ekonomi Politik Kuramlar
2.5. Feminist Kuramlar
2.6. Çatışma Kuramları
2.7. Kişilerarası İletişim Kuramları
2.8. Siyasal İletişim Kuramları
2.9. Diyalojik İletişim Kuramları 2.10. Argümantasyon Kuramlar 2.11. İkna ve Sosyal Etki Kuramları 2.12. Anlatı İletişiminde Kuram ve Yaklaşımlar 2.13. Pazarlama Yaklaşımları 2.14. Reklam Kuramları 2.15. Gazetecilik ve Basın Kuramları 2.16. Film Kuramları 2.17. Göstergebilim Kuramları 2.18. Sistem Kuramları 2.19. Etik Kuramları 2.20. Küreselleşme Kuramları 2.21. Dijital İletişim Kuramları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e6c9dc2-5746-4d2e-8018-e2071438b426.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimcilik Finansmanı</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM GİRİŞİMCİLERİN ERKEN AŞAMADA KARŞILAŞTIĞI FİNANSMAN
SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
2. 2. BÖLÜM GİRİŞİMCİLERİN BÜYÜME AŞAMASINDA KARŞILAŞTIKLARI
FİNANSMAN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
3. 3. BÖLÜM ÖZEL SERMAYE FONLARI
4. 4. BÖLÜM RİSK SERMAYESİ
5. 5. BÖLÜM MELEK YATIRIM/YATIRIMCILIK
6. 6. BÖLÜM KİTLESEL FONLAMA
7. 7. BÖLÜM BİRLEŞME AMAÇLI ORTAKLIKLAR
8. 8. BÖLÜM RİSK SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIKLARI
9. 9. BÖLÜM HALKA ARZA GİDEN GİRİŞİMLER
10. 10. BÖLÜM YATIRIMDAN ÇIKIŞ (EXIT) KARARLARI
11. 11. BÖLÜM MELEK YATIRIMCILARIN/MELEK YATIRIM AĞLARININ
ÖNEMLERİ/EKOSİSTEME KATKILARI 12. 12. BÖLÜM GİRİŞİM SERMAYESİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ 13. 13. BÖLÜM TÜRKİYE’DE KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ VE MİKRO KREDİ UYGULAMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54750123-65a6-4714-912f-51c23d09a047.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Türkçesinde Dilsel Boşluk</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM BOŞLUK KAVRAMI
1.1. Tanım ve İşlev
1.2. Mutlak Boşluk
1.3. Boşluk, Yokluk, Hiçlik, Sıfır
1.4. Karşıtlıklar
2. 2. BÖLÜM DİLSEL BOŞLUK
2.1. Dilsel Boşluğun Tespiti
2.2. Dilsel Boşluk Türleri
2.3. Dilsel Boşluğun Telafisi
3. 3. BÖLÜM TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE DİLSEL BOŞLUK
3.1. Akrabalık Adlarında Sözlüksel Boşluk
3.2. Evcil Hayvan Adlarında Sözlüksel Boşluk
3.3. Renk Adlarında Sözlüksel Boşluk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31a629b-e3d2-43f2-8b47-f6321f70f2ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bireylerin Serbest Zamanlarında Katıldıkları Aktivitelere Yönelik Doyum Düzeyleri ile Algıladıkları Sağlık Çıktıları Arasındaki</image:title>
            <image:caption>1.Giriş
1.1. Zaman Kavramı
1.2. Zaman Kullanım Bölümleri
1.3. Serbest Zaman Kavramı
1.4. Serbest Zaman Doyumu
1.5. Rekreasyon Kavramı
1.6. Sağlık Kavramı
1.7. Algılanan Sağlık Çıktıları
1.8. Rekreasyonda Algılanan Sağlık Çıktıları
2. Gereç ve Yöntem
2.1. Araştırmanın Modeli
2.2. Evren ve Örneklem 2.3. Veri Toplama Aracı 2.4. Verilerin Toplanması 2.5. Verilerin Analizi 3. Bulgular 4. Tartışma, Sonuç ve Öneriler 4.1. Tartışma 4.2. Sonuç 4.3. Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/707292ac-56d7-4791-9042-394309316133.jpg</image:loc>
            <image:title>Köyde Bir Ay</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. Köyde Bir Ay Turgenyev’in en tanınmış tiyatro oyunlarındandır. 1848-1850 yılları arasında Fransa’da “Öğrenci” adıyla yazılan eser Rusya’da sansür tarafından yasaklanmış, siyasi olmaktan çok ahlaki gerekçelerle yapılması istenen değişikliklerin ardından 1855’te “Köyde Bir Ay” adıyla yayımlanmıştır. Oyun zengin bir toprak sahibinin oğluna ders veren üniversite öğrencisinin evin hanımı ve ailenin evlatlık kızı arasında kaldığı üçlü bir aşk hikâyesini anlatır. Oyunun yazar tarafından gözden geçirilmiş son ve sansürsüz hali ancak 1869’da yayımlanabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4b60e7f-ba5a-45b6-9b2b-066b56088107.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepsini Okudunuz mu?</image:title>
            <image:caption>Başta tiyatro oyunları ve öyküleriyle edebiyatımızda biricik bir yere sahip olan Memet Baydur’un ilgi ve bilgi coğrafyasının genişliğini ortaya koyan denemeler toplamı Hepsini Okudunuz mu? 

Edebiyattan sinemaya, tiyatrodan müziğe, fotoğraftan tütüne, gündelik hayattan sanatın gündemine birçok konu, derinlemesine ve Baydurca yer alıyor kitapta. Okuruyla konuşuyor, onlara tavsiyelerde bulunuyor, neler okuduğunu ve okuduklarından neler çıkardığını aktarıyor. Okurun rolünü hatırlatıyor her satırında. Caz müziğinden yazdığı oyunlara, Beethoven’dan Truffaut’ya, Onat Kutlar’dan Ara Güler’e, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Nâzım Hikmet’e yazıya döktüğü her konu ve ismi kendine has yaklaşımıyla ele alıyor Baydur. 

Çağdaş edebiyatımızın en çalışkan oyun yazarından rengârenk denemeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a59539-231f-4946-ba36-3b3c25dbdb99.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Temas</image:title>
            <image:caption>üşüyor şimdi tüm eşyalar ama korkma 
korkma iyiyim ayla! 
koca dolabın içinde asılı tek bir ceket gibiyim 
açık yerlerimi kapıyorum, uzayan tüylerimi 
güneş nasıl da doğuyor yorulmadan her sabah ayla! 
sen her sabah aynı sıcaklıkta kalkabilir misin yataktan? 
 
hatta üç ayrı aşkı taşıyabilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8237cc8-a461-4597-b449-e88423c1d1e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaresiz Stratejiler</image:title>
            <image:caption>Bu tarihî çöküşü, bu tarihî koma durumunu, gerçeğin bu buharlaşıp yok olmasını engelleyebilecek önlemler alınabilir miydi? Biz ne gibi yanlışlar yaptık? Acaba insanlar geriye dönüşü olanaksız yanlışlar, birtakım sırları açığa çıkarmak gibi tamiri imkânsız hatalar mı yaptılar? Bütün bu sorular, bir kadın tarafından terk edilmiş bir erkeğe, bu kadın seni neden terk etti demek kadar anlamsız ve gereksizdir. Çünkü erkek hiçbir şekilde kadını bu kararından döndüremez. Bu olayda insanı rahatsız eden bir şey varsa o da geriye dönüşü olmayan o noktaya geri dönmek için harcanacak tüm çabaların hiçbir işe yaramayacağıdır. Burada önseziler bir işe yaramamıştır, zira her olay kendinden öncekini haklı çıkartmıştır. Dolayısıyla olayların gerçekleşmesini engelleyebilecek bahaneler üretmek pek de akıllıca bir iş değildir. Nedensiz bir olayın gerçekleşmesini hiçbir şey engelleyemez. Nedensiz bir olay yeniden üretilemezken, nedenli bir olay her zaman yeniden üretilebilir. Ama o zaman da bunun bir olay olmadığı ileri sürülecektir.
Bir sonuca varmayan olay(lar) organsız beden, belleksiz zaman ya da Robert Musil’in niteliksiz insanı gibi bir şeydir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eddbabfa-2191-4952-9a51-50f33f935e26.jpg</image:loc>
            <image:title>Acıyı Bal Eyledik</image:title>
            <image:caption>(…) ekmeği bol eyledik 
acıyı bal eyledik 
sıratı yol eyledik 
geldik bugüne 
ekilir ekin geliriz 
ezilir un geliriz 
bir gider bin geliriz 
beni vurmak kurtuluş mu 
kör olasın demiyorum 
kör olma da 
gör beni 
*Ne Güzel Ne Güzel *Acıyı Bal Eyledik *Nehirler Aka Aka… *Tortu *Zor Nakış *Birdenbire Özlemek *Amado’lu Ağustos *Hani Ya Nerdesiniz *Köprü *Tay *Kerbela Uzak Değil *Çoğaltan Acı *Şükrü Baba Açıklaması *Pis Bir Akşam *Heryerde Birden Olmak *Mutluluk Benim Şirin’imdir *Susan Su *Benden Bilmeyin *Bir Başka Tepeden *Duraktaki Işık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92aac57a-a021-4e98-bb26-dd9217bcd8cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanistik Bilimi&apos;ne Katkılar - Seçme Eserleri XVI</image:title>
            <image:caption>Her çalışmasında tarih yazıcılığının önemi üzerinde duran Halil İnalcık, Osmanistik Bilimi’ne Katkılar’da, Osmanlı kaynaklarının bilimsel yöntemlerle tespitinde ve kullanılmasında metin tenkidi metotlarıyla çalışılmasının ve bu metotların üniversitelerimizde ayrı bir öğretim birimi olarak yerleşmesi gereğinin üzerinde duruyor. Osmanlı tarihi araştırmalarının temel kaynağı olan arşivleri, belge araştırmaları ve yayınlanması metotları üzerinde duran çalışmaları ele alıyor. 

İnalcık kitabının ikinci bölümünü Ahmedî’nin yaşamı ve tarih alanındaki eserlerine ayırıyor. Şâir Ahmedî’nin Gazâvâtnâme ve Ahvâl-i Sultân Mehemmed vakâyinâmelerinin Theodor Menzel’e ait tıpkıbasım nüshası ile F.R. Unat-M.A. Köymen edisyonunun text-kritik yayını ve Menzel nüshasının Ahmedî’ye ait tarihleri içeren bölümlerinin tıpkıbasımları bu değerli çalışmada okura sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07284afe-6ba2-4416-9bf9-f5b4fe4b462b.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Fizikçiler - Galileo&apos;dan Yukava&apos;ya</image:title>
            <image:caption>“On dokuzuncu yüzyılın sonlarında kimi bilimciler fizik alanında yapılabilecek önemli hiçbir buluş kalmadığına inanıyordu. Ne var ki, yirminci yüzyılda kuantum kuramı ve görelilik kuramının doğuşuna tanıklık edildi. Modern fizik, klasik fiziğin içinden çıkmış olsa da öylesine eksiksiz ve kapsamlı bir süreksizlik söz konusudur ki devrim sözcüğünün kullanılması bir kez daha meşrulaşmıştır.” 

Ioan James bu önemli çalışmasında, günümüzden 450 yıl geriye uzanarak elli büyük fizikçinin biyografilerini kaleme alıyor. Kitap, fizikçilerin bilimsel başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de titizlikle duruyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, fiziğin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunuluyor. Bilimsel ve teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor. 

Büyük Fizikçiler’de aralarında Kepler, Newton, Franklin, Faraday, Curie, Maxwell, Einstein, Bohr, Schrödinger ve Oppenheimer gibi pek çok fizikçiye ait ilginç hayat hikâyelerini okurken bir yandan da fiziğin kendi yolunda nasıl ilerlediğine ve diğer bilim dallarıyla ilişkisine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95138</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/443c0e73-cdd1-4ec2-9ebb-b79f803c16ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Astrolojik Mucize Rehberi</image:title>
            <image:caption>Sen bir mucizesin! 
Astrolojinin ve kadim bilgilerin ışığında kendini keşfet… 
 
Hepimiz geleceğimizi merak ederiz. Acaba başımıza neler gelecek, neler yaşayacağız, bizi yaşam yolumuzda neler bekliyor, bir tür içgüdüyle önceden bilmek ve hazırlıklı olmak isteriz. İlkçağlardan günümüze kadar bu anlamda insanlık birçok yola başvurmuştur ve bunlardan biri de yıldızların kılavuzluğu olan astrolojidir. 
 
Bunun ötesinde gezegenlerin ve yıldızların rehberliğinde hayatımızda sürekli kendini tekrar eden kısır döngüleri kırmaya, yaşadığımız kaos dolu dünyada stresimizi atmamıza yardımcı olacak çalışmalarla ve yapacağımız ufak değişikliklerle yaşamımızın kontrolünü̈ elimize alabilir; zayıf yanlarımızı gerek taşlar, gerek kendimize uygun yoga duruşları ya da zorlu gezegen transitleri ve Retrolarında uygulayacağımız basit uygulamalarla güçlendirebilir; hem kendimiz hem de etrafımızdaki insanlarla uyum içinde ve dengede kalarak yaşayabiliriz. Böylece tekâmüle giden yolda da yıldızlarla aynı dili 
konuşarak farkındalığımızı artırarak daha derin bir bilinç seviyesine ulaşabiliriz. 
 
Elif Bozkurter, Astrolojik Mucize Rehberi adlı kitabında, yıldızların ve gezegenlerin rehberliğinde bizi kendi içimizde bir yolculuğa çıkararak, içimizdeki gücü̈ keşfetmeye ve kendimizden aldığımız güçle yaşamımızda gerçekleştireceğimiz sihirli dokunuşlarla gerçekleşecek mucizeleri kucaklamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95139</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6039edf0-31c3-45f7-8197-2014f5155604.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Yavaş Yavaş Gelir</image:title>
            <image:caption>Doğduğumuz andan itibaren dünyayı hikâyeler üzerinden anlamlandırırız. Derdimiz, sevincimiz, duygularımız hep hikâyelerin içinde anlam bulur. Geleceğe aktardıklarımız da hep hikâyelerdir, geçmişten miras aldıklarımız da.

Mutluluk Yavaş Yavaş Gelir, küçük yaştan itibaren hayatı hikâyeler üzerinden anlamlandırmaya çalışan bir gencin, Emre’nin yaşamından süzülenlerle içinde pek çok gözlem barındırıyor.
Edebiyatla psikolojinin yumuşak bir sentezi, bizi biz yapan değerlerin yer yer hüzünlü yer yer umut vadeden hatırlatıcısı...
Bu öykülerde insanın kendiyle, etrafındakilerle ve doğayla nasıl daha doyumlu, mutlu ilişkiler kurabileceğine dair sorgulamalar okuyacaksınız. Ve her bir hikâyede kendinizden bir parça bulacaksınız.

“Sevgili Emre’nin kitabını ilk okuyanlardan biri oldum. Ve inanın kitaba ve içindeki öykülere bayıldım. Bu kadar sade bir dille bunca duygu ve bilgiyi okuyucuya nasıl aktarabildin Emre… Seni gönülden kutluyor ve bu kitabı okuyanların da benim kadar keyifle okumalarını diliyorum.”
—Gülseren Budayıcıoğlu

“Sevgili Emre Pekçetinkaya yaşamı önce bir çocuğun, sonra da bir gencin gözlemleyen, düşünen, anlamaya çalışan meraklı ve masum gözleriyle aktarıyor. Ve o çocuğun, gencin gözlerinden yaşamın sıradanlığının ardındaki muhteşemliği görmek kimi zaman hüzünlü, kimi zaman neşeli ama baştan sona keyifli bir yolculuk…”
—Yıldız Hacıevliyagil

“Bu kitap, insan ve yaşama dair değerler bilinci öykülerinin ekibimizin güçlü gözlemcisi Emre’nin kaleminden ifade edilmiş halidir. Yaşamda iyi-kötü, doğru-yanlış hep bir arada; asıl mesele görüp fark edip bir seçim yapmakta. Sevgili Emre bizim yerimize bu gören göz oluyor. Eline gönlüne sağlık.”
—Polat Doğru

“Emre Pekçetinkaya’yı tanıdığınız anda onun dürüstlüğünü, kapsayıcılığını, olgunluğunu ve gerçekçiliğini derhal kavrarsınız. Kitabı okurken Emre’yi olduğu gibi yansıtan çok etkileyici öyküler buldum. Ufacık bir gözlemden yola çıkıp hepimize, bana, insanlara, toplumumuza çok güçlü bir ayna tuttuğunu gördüm. Çok büyük bir keyifle okudum. Bir sonraki kitabında neler yazacağını şimdiden merak ediyorum.”
—Nurdoğan Arkış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d41b8e96-5594-43c7-b8dc-0f81c70821cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Okumanın Alfabesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ümidim, artık okulda okumayanların, hiç okul okumamış olanların, keza üniversite sırasında benim neslimden çoğu kişinin çektiği dertleri çekenlerin ‘zevk alarak ve yararlanarak’ okuyabilecekleri bir ders kitabı ortaya koymak.” 

 Okumanın Alfabesi’nin girişinde bunları söyleyen Ezra Pound, ders kitabı olarak tanımladığı bu metinde şiire odaklanıyor. Dilin, edebiyatın ve şiirin “ne” olduğu sorusuyla başlayıp bir dizi “nasıl” sorusuyla devam ediyor: Şiire nasıl yaklaşılır? Şiir nasıl yorumlanır? İyi şiir nasıl ayırt edilir? 

Ezra Pound bütün bu sorulara cevap verirken tarihsel ve kavramsal bir arka plan veriyor, şiir ile müziğin ilişkisini irdeliyor ve en önemlisi edebiyatın gücünün “fayda”dan değil, bir araç olarak dilin “iyi” kullanımından kaynaklandığının altını çiziyor. Bununla kalmayıp okurlarının gücünü dilden alan “iyi” bir edebî metni ayırt edecek yetkinliğe erişmesi için elinden geleni yapıyor; örnek metinler sunuyor, yakın okumalara girişiyor, okuma önerileri veriyor, listeler çıkarıyor, mini testler hazırlıyor, yazma alıştırmalarından söz ediyor… 

 Okumanın Alfabesi sadece “iyi okur” olmak isteyenlere seslenmiyor, “iyi yazar” olmak isteyenlere de sunduğu pratik önerilerle bir zanaat olarak yazmaya nereden başlayacaklarını gösteriyor. Sıradan bir ders kitabı olmanın çok ötesindeki bu metin, okurluk ve yazarlık serüvenine atılanlar için bir yol arkadaşı hükmünde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65903783-b302-4f46-9456-98fbdf5c7e8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Projesi</image:title>
            <image:caption>Düşüncelerinizin esiri değil, veziri olun. 
 
Nerede ve ne zaman bir hata görseniz buna derhal müdahale edip düzeltiyor musunuz? 
Bir işin nasıl yapılacağını en iyi siz mi bilirsiniz? 
Ya hep ya hiç düşüncesine sahip misiniz? Herhangi bir şeyi mükemmel standartlarınıza uygun yapamıyorsanız yapmamayı tercih eder misiniz? 
Gittiğiniz yolda ne kadar iyi olursanız olun, başarılı bir sonuç alamazsanız mutlu olamıyor musunuz? 
Ufacık bir hatanızın içinden uzun süre çıkamayıp devamlı kendinizi suçlar mısınız? 
Devamlı yüksek standartlarınız ve beklentileriniz mi var? Tüm bunlar sizi strese sokuyor ve bunlara ulaşmak için devamlı çabalıyor musunuz? Başarı size asla yeterli gelmiyor mu? 
Haklılığınızdan emin olmaya ihtiyacınız mı var? Haklı olduğunuzu ispat etmek için devamlı tanık, ispat ve doğru zaman arıyor musunuz? 
Yapmak istediğiniz işleri bekletiyor veya bir türlü bitiremiyor musunuz? 
 
*** 
 
Eğer yukarıdaki sorulara evet yanıtını vermişseniz bir mükemmeliyetçi olabilirsiniz ve bu yolda tüm enerjinizi, zamanınızı boşa harcamaktasınız. Şayet mükemmeliyetçi davranış kalıplarına sahip olduğunuzu fark ettiyseniz ve değişmek istiyorsanız elinizdeki kitabı okuma zamanı gelmiş demektir. Bu kitap sizi özünüzle buluşmaya davet edecek, gerçek mükemmeli görmenizi sağlayacak ve sizi özgür kılacaktır. 

Kendinize bir şans verin ve özgürlüğü seçin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddb3fab1-5c2b-4882-83b9-356d8a5a6e7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayram Düğünleri</image:title>
            <image:caption>İngiliz şiirinin özgün seslerinden Philip Larkin’in ismini kanona kesin bir biçimde yazdıran şiir kitabı Bayram Düğünleri, Miray Çakıroğlu’nun çev irisi ile ilk defa dilimizde. Savaş sonrası İngiltere’nin toplumsal atmosferinde bir araya gelen edebi akım Hareket’ le birlikte anılan Larkin’in, şiirde evrensele dair keskin kavrayışı, bu topluluktan onu tartışmasız olarak ayırıyor. Larkin, yazdığı 1950’ lerin sıradan insanlarını ve gündelik nesnelerini, dünyaya açılan birer kapı haline getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95143</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9092d1a3-cd21-44ef-87db-912daa2f4990.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağın Kalbi</image:title>
            <image:caption>Parisli genç bir mimarlık öğrencisi olan Pierre, İsviçre’de bir dağın kalbinde bulunan Vals Kaplıcaları’na gider. Aynı zamanda tezinin konusu olan bu yapı, eşsiz çizgileriyle onu büyülemekte ve hayallere daldırmaktadır. Yapının dilden dile dolaşan gizemli bir öyküsü vardır ve Pierre bu öyküye ikna olup gerçeklerin kapısını aralamaya karar verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3092903f-fc3a-4de6-bb62-f80eb8dc6413.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmik Astroloji ve Ezoterizm Işığında 2022</image:title>
            <image:caption>Astroloji, karakteri ortaya çıkarır. 
Karakterini değiştirebilen insan, geleceği de değiştirmiş olur. 
 
İnsanlığın nereden gelip nereye gittiğini öğrenmek adına en kuvvetli referanslardan biridir astroloji... 
Doğum haritanızdaki eğilimler, hayatın hangi alanlarına doğru götürülebileceğinizi gösterir size. Bu eğilimler toplum kalıplarına göre olumlu veya olumsuz olabilir. İnsan iradesini kullanarak kadere hükmedebilir. Eğer hayatınızı akışa bırakmaya karar verdiyseniz, doğum haritanızda görünen eğilimler zamanı geldikçe etkilerini gösterir. Siz de buna “kader” dersiniz. 
Oysa bir devrim yaparak özgür iradenizi kullanmayı tercih edebilir, kaderinizi yazmaya başlayabilirsiniz. 
“Ne yapalım, kaderimiz buymuş işte!” diyemeyeceğimiz zorlu bir süreçten geçiyor dünya. Ezoterik astrolojinin uyarılarına kulak tıkama lüksüne sahip değiliz. Zorluklarla mücadele etmenin tek yolu, bilgiyi nasıl kullanmak gerektiğini bilmektir. 
2022 ile başa çıkmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83124ecb-7982-44bf-b2e2-ee727ebeb7c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetçi Olmak</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün en büyük kurumu olan Cumhuriyet, tüm karşıdevrimci ataklara karşın 100. yılına varmıştır.
Atatürk ile bir avuç aydının yarattığı devrim ise çok büyük bir tarihsel dönemeçtir ve dünyanın o güne dek yaşadığı atılımların hemen hemen hepsini içerir.
Usta gazeteci Işık Kansu, Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin içine düşürüldüğü açmazın çıkış yollarını gösteriyor, Cumhuriyetçilerin temel özelliklerinin umudu yitirmemek olduğunu vurguluyor ve şöyle sesleniyor:
“Cumhuriyetçilere teneffüs yok. Soluk almadan çalışacağız. Cumhuriyet için, Cumhuriyet devriminin sonsuzluğu için...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79f0276b-376b-4a91-b201-66522856f468.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Buzul Çağı</image:title>
            <image:caption>İklimbilimciler bilimsel ve teknolojik gelişmelerin yardımıyla son on yıl içinde, iklim koşullarının yaklaşık son bin yılda geçirdiği değişime dair net bir görüntü elde etmeyi başardılar. Bu keşif, uzun süredir duyulan birtakım kuşkuları doğrular nitelikteydi: Son Buzul Çağı yaklaşık 13.000 yıl önce sona ermesine karşın, MS 1300-1850 yılları arasında dünya bir soğuma döneminden geçmişti. Uzmanlar bu periyoda “Küçük Buzul Çağı” adını verdi. Fakat bu tespit bu kez daha büyük başka kuşkular doğurdu: Bu periyodun sonu neden Sanayi Devrimiyle, yani küresel ısınmaya giden yolun başlangıcıyla çakışıyordu? Yoksa... 

Arkeolog Brian Fagan bu eserinde Vikinglerin İzlanda, Grönland ve Kuzey Amerika’da kurdukları ilk kolonilerin kalıntıları üzerinde yapılan incelemelerden yola çıkıp özellikle Avrupa tarihindeki büyük olaylara mercek tutarak iklim değişiminin tarihin akışı üzerindeki etkisini inceliyor. 

Fagan, bilim, arkeoloji ve tarih okurlarının ilgisini çekmeyi başarıyor. 
 
“Fagan bu harikulade kitabında insan toplumunun iklim zikzakları karşısında ne kadar savunmasız olduğunu gösteriyor.” — New Scientist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95149</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84093cf9-fe24-4bd6-a78b-8f49fe391c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Lafın Kısası</image:title>
            <image:caption>Yıllar boyu ülkemde ve yurt dışında birçok savaş ve operasyonları izledim, tarihi olaylara tanık oldum. Yıllarca sahada bulundum. Yöneticilik yaptığım yıllarda, hep sahayı özledim. 

Masa başında değil, sahada insanı anlamaya çalışarak gazetecilik yapmaya çalıştım. Hem cumhurbaşkanlarıyla, başbakanlarla, bakanlarla, komutanlarla dost oldum hem de en garibanlarla… 

Dostlarımın nazik istekleriyle dizi yazılarımın bir kısmını, Uzun Lafın Kısası adıyla kitap haline getirdim.
Bu kitabı hazırlamakta maksadım, 30 yılı aşan tanıklığımızı yeni nesillere aktarmaktır. 
Rahmetli babam sık sık ‘kul olmak, en büyük payedir’ derdi. 

En büyük şöhretimizin, kulluk olsun temennisiyle… 

Yusuf Sancak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c31e0491-16ba-421f-88a5-fdeb773821a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Balaban ile Şakrak</image:title>
            <image:caption>İki dağın arasında, bir deniz kıyısında, güzel mi güzel bir ülke varmış. Bu ülkede, işini mutlulukla yapan Balaban adında bir de marangoz yaşarmış. Balaban, son günlerde çok mutsuzmuş çünkü işleri dağ gibi birikmiş: Prensese bir yatak, şaire masa, padişaha asa, soytarıya kayık... Ama Balaban’ın elinde bir parça bile ağaç yokmuş. Ağaç kesmeye kıyamayan Balaban, ne yapacağını kara kara düşünmeye başlamış. Ve bir gece gördüğü rüya sonrası ormanın derinliklerine doğru yola çıkmış. Duymasını bilenlere ormanın anlatacak çok şeyi varmış. Arslan Sayman’ın özgün kalemi, Deniz Üçbaşaran’ın eşsiz resimleriyle ormanın, kuşun, ağacın dilinden anlayan çağdaş bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4526f0e2-53a9-4a70-a797-a1f218ac0327.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Flüt</image:title>
            <image:caption>“…bu delikanlı, gecenin peçesini yırtmak ve tapınaktaki büyük kutsal ışığa bakmak istiyor. …Tamino kendisini bekleyen zor imtihanlarda muvaffak olabilecek mi? … Ya içine batacağı acılardan ruhu onu terk eder ve zorlu mücadeleleri bırakırsa. O bir prens! … Daha fazlası. O bir insan!” 
Kutsal ışığa bakmayı istemenin bedelini insanın güçlü ve zayıf yanlarını tanıyacağı imtihanlarla ödeyen Tamino’nun yolculuğunu anlatan Sihirli Flüt operası, okuru insan olmanın anlamı üzerine bir kez daha düşünmeye davet ediyor. Sevgi, dostluk ve erdem kadar, nefret, kin ve intikam duygularının da insana özgü olduğunu anlatan eser, insanın hakikatin muhafızı olma sorumluluğu ile söz konusu duyguları yönetebileceğine dair bir umudu paylaşıyor. VakıfBank Kültür Yayınları Müzik Klasikleri’nin ilk kitabı olan Sihirli Flüt, 1791 yılında Almanya’da yapılan ilk temsilinden itibaren büyük yankı uyandırmıştır. Emanuel Schikaneder tarafından şarkılı oyun (Singspiel) olarak kaleme alınan Sihirli Flüt operası, Goethe’yi ikinci bölümünü yazmayı düşündürecek kadar etkilemiş, ilk temsilinden bir ay sonra hayata gözlerini yuman Mozart’ın notaları ile ölümsüzleşmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278ed262-909c-45e8-b236-677b97df8821.jpg</image:loc>
            <image:title>Molla Nur</image:title>
            <image:caption>“Perverdigâr, Yüce Tanrı, hâlimiz perişan! Hayat kaynağımız bulutlar! Semavi sütü yeryüzüne indirin, toprağın yaralarını sarın, kuraklığı yok edin. Oklarınızı günahkârlara saplayın, günahsızları da sevindirin... Zira yeryüzündeki herkes günahkâr olmadığı gibi göğsünüzde yatan sadece şimşekler değildir. Hayat verici yağmurlarınız da vardır. Sadece korku değil, aynı zamanda umut da vardır.” 
Türkçeye ilk kez çevrilen Molla Nur gerçek bir hikâyeye dayanır ve Dağıstan’da küçük bir grubun susuzluğa çare aramak için Şahdağ’a yaptıkları zorlu tırmanışla başlar. Yüksek dağların yamaçlarından, Molla Nur himayesindeki eşkıyaların pusularına uzanan bu yolculuğun ödülüyse aslında herkes için başkadır: İskender Bey sevdiğine kavuşmayı, Fethali Bey itibar kazanmayı ve her biri Molla Nur gibi özgür olmayı istemektedir. Molla Nur, onlara bu özgürlüğün bedelini hatırlatacaktır. 1825 yılında St.Petersburg’taki Dekabrist ayaklanmasına katıldığı gerekçesiyle önce Sibirya’ya, ardından Kafkaslara sürülen Aleksandr Bestujev-Marlinski’nin sürgün dönemi eserlerinden olan Molla Nur, 1800’lerde Dağıstan bölgesindeki politik yapılanmayı, toplumun yaşam tarzını, geleneklerini, ahlaki ve manevi değerlerini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95153</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1d16dcc-e32c-427b-9787-55101e838fb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Hesaplama Kuramı</image:title>
            <image:caption>20’nci yüzyılın başlarında geliştirilen kuantum mekaniği, klasik fiziğin birçok prensibini sorgulatmış ve atom altı düzeyde çok ilginç tespitleri beraberinde getirmiştir. 
Kuantum fiziğinin prensiplerine dayanan yeni bir hesaplama olgusu geliştirilmiş ve buna literatürde kuantum hesaplama denmiştir. 
Kuantum Hesaplama Kuramı kitabında, kuantum hesaplamanın ve kuantum bilgisayarların matematiksel kuramı anlatılmıştır. 
Bu kitap en başta bilgisayar mühendisliği bölümü lisans son sınıfta okuyan ya da yüksek lisansa yeni başlamış öğrenciler içindir. 
Bilgisayar bilimleriyle ilgilenen matematik ve fizik bölümü öğrencileri, ayrıca bilgisayar sektöründe çalışan araştırmacılar da bu kitaptan faydalanabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95154</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a208a0a7-8f42-4d7b-9560-77d3826537dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkan Saylan</image:title>
            <image:caption>“Hastalarınıza dokunun. Dokunursanız sevgisini ve güvenini kazanırsınız… Hastanın morali düzelirse iyileşme şansı da artar.” 

Hekim, akademisyen, yazar, eğitimci ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği kurucusu Prof. Dr. Türkan Saylan yaşamı boyunca milyonlarca insanın hayatına dokundu. Türkan Saylan’ın önderliğinde ülkemizde binlerce cüzzam hastası tedavi edildi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Kardelenler projesi sayesinde 100 bini aşkın kız çocuğu okudu ve meslek sahibi oldu. 

“Ben sadece yüreği insan sevgisiyle dolu bir hekimim… Hayatım boyunca tek isteğim iyi ve dürüst bir insan olmaktı. İyi ve dürüst insanlarla birlikte yaşamaktı.” 
Prof. Dr. Türkan Saylan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95155</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d105fc96-5c7e-42a7-9afd-d06b06801db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Köşk’ün Esrarı</image:title>
            <image:caption>“Akıllara hayret verecek derecede harikulade vakalar, dünyada misali görülmemiş inceliklerle dolu, şeytani zekâların bütün kuvvetleriyle birbirleriyle çarpıştığı cinayetlere sahne milli romandır.” 
 
Anadolu yakasında bir köşk! Güzel, asil ve gizemli: Kırmızı Köşk! 
 
İzmirli bir tüccarın eline geçmesiyle birbirini takip eden bir sürü olay patlak veriyor. Cinayetler, hırsızlıklar, işi cinlere, perilere kadar götüren gizemli hadiseler... Bütün bunları aydınlığa kavuşturmak üzere vakayı üzerine alan Müddeiumumi Muavini Hüseyin Macit kendini bambaşka hikâyelerin içinde bulur. Olay giderek karmaşık bir hal alırken hikâyeye tanıdık bir sima dahil olur: Sherlock Holmes! 

KIRMIZI KÖŞK’ÜN ESRARI, Harf Devrimi’nden hemen önce, belki de Arap harfleriyle yayımlanmış en son polisiye romanlardan biri. Oldukça katmanlı ve heyecan verici hikâyesinin yanı sıra karakter çeşitliliği ve dilinin güzelliğiyle de yaklaşık 100 yıl sonra, Mahir Ünsal Eriş’in çevirisiyle, yeniden okurunu bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/877d18ac-fa90-4623-bb6c-4da179578da6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Yıldızı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayatın bir yolculuk olduğu söylenir, ki bu kesinlikle doğru. Ama insan bazen hangi yolu izleyeceğini bilemez çünkü tabelalar aynı anda bir sürü yönü gösterebilir.

Okurlar üzerinde büyük bir etki bırakan Kutup Yıldızı, dünyanın her yanından insanları bir araya getirerek onuncu yılını kutluyor. Kitap birçok sınıf çalışmasına, müzikale ve başka binlerce yolculuğa ilham oldu.

Peter H. Reynolds bir kez daha okurları gözlemlemeye, merak etmeye ve alışılan yollardan sapıp hayallerinin peşinden gitmeye teşvik ediyor; inançla, cesaretle, azimle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95157</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e631fc8-ee45-4dd2-9912-08b416b846ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulöncesi Eğitim Rehberi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, öğrenmenin ve gelişimin en yoğun gözlendiği okulöncesi yılların verimli ve dolu dolu geçmesi adına; uzun soluklu deneyimlerin, bilgi ve becerilerin, tutum ve değerlerin sentezlenmesiyle ortaya çıkan ve de sorgulama temelli eğitim için “Hayat boyu öğreniciyim,” diyenlere bir rehberdir.
 
 
• Takvim yaşı ne demek?
• Sosyal, duygusal ve motor alanda kazanımlar nasıl sağlanır?
• Çocukları ilkokula nasıl hazırlarız?
• Sorgulama, beceri ve deneyim nasıl kazandırılır?
• Okulöncesi yılları verimli geçirmenin yolları nelerdir?
 
Doğru yönlendirme, doğru kaynak kullanımı, takvim yaşına uygun etkinlikler... Her biri bir çocuğun okulöncesine hazırlığını kolaylaştıracak ve eğitim hayatı başladığında okula daha rahat adapte olmasını sağlayacak önemli adımlar. Peki ama bu adımları uygulayabilmek için ne yapılması gerekiyor? Nursel Uyar Dalkılıç, Okulöncesi Eğitim Rehberi’nde yaşa uygun etkinlik örneklerini sorgulama temelleriyle birlikte kullanılması gereken temalar eşliğinde detaylandırırken; eğitmen adaylarına, eğitimcilere ve çocuğunun okulöncesi eğitimde öğrendiklerini takip edebilmesi için anne-babalara detaylı bir kılavuz sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95158</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97f53b61-9811-40be-97b5-798a1d4c2a03.jpg</image:loc>
            <image:title>The Profesyonel</image:title>
            <image:caption>The Profesyonel… Powerpoint sunumlarının efendisi. Outlook&apos;un kraliçesi... Latte&apos;lerin light fındık şurubu... Plaza habitatının nadide organizması... İşte bu senin hikâyen... 
 
&quot;Tespitler, espriler, komiklikler nereye kadar?&quot; 
-Sarp (34, Kreatif Direktör)- 
 
&quot;İş hayatı ile gerçek hayat arasında, arafta kalmışları anlatıyor...&quot; 
Nedim (56, Kanaat Önderi) 
 
&quot;Travmalı bir çocukluk geçirdiği kesin.&quot; 
Bade (30, İç Denetim Uzmanı) 
 
&quot;@isim yazarak Twitter&apos;da takipçi mi bekliyor? Şaka gibi yani…&quot; 
-Selen (28, Müşteri Temsilcisi)-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb2584cf-884b-4d64-969f-09e566ca3a53.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kurtuluş Savaşı&apos;nda Kuvayımilliye Kahramanlarımız</image:title>
            <image:caption>Türk Kurtuluş Savaşı&apos;nda Kuvayımilliye Kahramanlarımız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95160</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b5f0863-bb16-4645-b665-82f857481c31.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinen Coğrafyalardan Bilinmeyen Hikayeler - Öğrendiklerim</image:title>
            <image:caption>İnsan, hayatını şekillendiren pek çok “şey” ile karşılaşır yaşamı boyunca: diğer insanlar, mekânlar, düşünceler, olaylar ve elbette sanat. Bunların hepsiyle bir alışveriş içinde olursunuz. Elbette öncelikle alırsınız ancak daha sonra vermeye başlarsınız. Ardından bu al-ver hızlanmaya başlar, sürekli olur. Bu etkileşim ile değişmeye, pişmeye başlarsınız. “Olduğunuzu” sandığınızda en iyi ihtimalle “farkında” olursunuz. Ama asla “tamam” olamazsınız. 
 
Yazar Hakan Özerol, daha önce yayımlanmış kitaplarından çok farklı bir konu ile karşımızda bu kez. Gezilerinde çektiği fotoğraflar eşliğinde, gördüğü yerlerin, sanat eserlerinin geçmişini anlatırken “olmaya çalışma” felsefesinden de bahsediyor. Kitapta, Shakespeare, Montaigne, Camus, Sartre, Schopenhauer, Voltaire, Platon, Herakleitos, Sokrates, Marcus Aurelius, Epikurus, Marx, Kafka, Rousseau, Dante, Atatürk, Adler, Goethe, Einstein, Clausen ve daha nicelerine kulak vereceksiniz.  Atina, Rotterdam, Colmar, Paris, Vilnius, Talinn, Hamburg, Roma, Manchester, Cenevre, Brugge, Brüksel, Trakai, Milano, Avignon, Salzburg, St. Paul de Vince ve Como’da gezeceksiniz. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe345932-d384-4d45-9c20-947fdb414e07.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara Anıtı</image:title>
            <image:caption>Roma’nın ilk imparatoru Augustus, 

İS 3 Nisan 13’te vasiyetini yazar ve ölümünden dört ay önce Vesta rahibelerine teslim eder. Üç rulo halindeki bu vasiyetin ikinci rulosu, Augustus’un şahsen gerçekleştirdiği hizmetleri anlatan belgedir. İmparator, Res Gestae olarak tanınan bu belgenin tunç levhalarla kazınıp kendi anıt mezarının girişine asılmasını emretmiştir. Ölümünden sonra bu vasiyet yerine getirilir, hatta bu levhalar çoğaltılıp imparatorluğun çeşitli eyaletlerine gönderilerek bütün yurttaşlarca okunması, böylece hem İmparatorun şahsına hem de onun döneminde altın çağını yaşayan imparatorluğa beslenen saygının kat kat artması beklenir. Ne var ki levhalar asıldığı yerde kalmaz ve zaman içinde kaybolur. 16. yüzyılda, Asia Minor’un Ankara kentinde, mermer üzerine Latince ve Yunanca olarak iki dilli yazılmış bir kopyası, Augerius Gislenius Busbequius tarafından keşfedilinceye ve bu keşif sonradan Monumentum Ancyranum (Ankara Anıtı) olarak adlandırılıp epigrafi ve klasik filoloji tarihinin en önemli keşifleri arasında yerini alıncaya değin büyük bir sessizliğe gömülür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95162</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa528f1c-8012-45e9-bcb0-8d7970df25c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kadını Serbest Bırakın</image:title>
            <image:caption>Kurtlarla Koşan Kadınlar adlı kitabıyla uzun süre çoksatan listelerini zorlayan Dr. Clarissa Pinkola Estés, yeni kitabı Güçlü Kadını Serbest Bırakın ile okurları, kimilerinin Meryem Ana, kimilerinin Kutsal Hanımefendi Guadalupe olarak tanıdığı ve daha birçok başka surete sahip olan Anne’nin koruması altında bir araya gelmeye davet ediyor. 
Hikâyeler, dualar, iyi dilekler ve takdislerden oluşan bu unutulmaz koleksiyonda Dr. Estés, “Ayyaş ve Hanımefendi”, “Guadalupe, Cennette Bir Kız Çetesi Lideridir”, “Kimse Çok Kötü, Çok Adi veya Umutsuz Değildir”, “Oklardan Gömlek” ve “Siyah Meryem Ana” başlıklı hikâyeler üzerinden okurları Lekesiz Sevgi’nin gücünü hissetmeye çağırıyor. 
 
“Kurtlarla Koşan Kadınlar’ın harikulade yazarı yine yapmış yapacağını! Güçlü Kadını Serbest Bırakın hem Kutsal Anamıza hem de dünya tanrıçalarına bir saygı duruşu niteliğinde.” 
Ana Castillo 
 
“Estés kısmen bir büyücü, kısmen bir bilge ve şifacı; ve Güçlü Kadını Serbest Bırakın’da tüm bu marifetlerini bizler için gözler önüne seriyor.” 
Geneen Roth 
 
“Bu harikulade kitabı okuyun ve Güçlü Kadın’ın sizi yüceltmesine, bir yerden bir yere taşımasına, korumasına, sarıp sarmalamasına, bir şeyleri görmenizi sağlamasına ve size ilham olmasına izin verin.” 
Dr. Jack Kornfield 
 
“Dünyamızın mevcut durumu, kutsal addettiğimiz gelenekler içerisinde Anne’nin girdiği sayısız kılığı görmemizi, anlamamızı ve hissetmemizi gerekli kılıyor. Dünyayı iyileştiren bu kitap, zihninizin perspektifini, gönlünüzün merhametini genişleterek sezgisel olarak bilen ruhunuzu ön plana çıkarıyor.” 
Haham Dr. Zalman Schachter-Schalomi 
CLARISSA PINKOLA ESTÉS 
Dr. Clarissa Pinkola Estés, uluslararası platformda tanınan ve ödül kazanmış bir şair, İsviçre, Zürih’teki International Association of Analytical Psychology (Uluslararası Analitik Psikoloji Kurumu) tarafından Jungcu Psikanalist Diplomatı seçilen bir psikanalist ve bir cantadora’dır (Latin geleneğinde eski öyküleri toplayıp saklayan kişi). Ayrıca bir dönem, Amerika Birleşik Devletleri’nde, C.G. Jung Center for Education and Research (C.G. Jung Eğitim ve Araştırma Merkezi) adlı kurumun başkanlığını yapmıştır. Doktorasını kültürlerarası araştırmalar ve klinik psikoloji üzerine yapmıştır. Estés, yirmi beş yıldır öğretmenlik yapmasının yanında, özel olarak kendi hastalarının tedavisiyle de ilgilenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a35121b-b280-4a67-9a1f-5ed36e2173ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpeğin Pençesi</image:title>
            <image:caption>İki kardeş, iki ortak. Gerçekten de öyleydiler. Hatta ortaktan daha fazlası, kardeşten de öteydiler.” 
 
1920’lerin Montana’sında geçen bu sürükleyici aile dramı, vadideki en büyük çiftliğin sahibi iki erkek kardeşin hikâyesini anlatıyor. Çiftliğe gelmeleriyle birlikte –zaten olmayan– huzuru bozan bir kadın ve bir delikanlının, bir anne ve oğlunun sarsıcı hikâyesi... Roman, Thomas Savage’ın ilk kelimesinden son kelimesine kadar okuru esir alan sesi, karakterlerin tutkusu ve zalimliğiyle sarmalanıyor. 
Köpeğin Pençesi, Amerikan edebiyatının en güçlü ve özgün kalemlerinden, güç teması etrafında şekillenen aile içi zorbalığa, acımasız maskulenliğe, ırkların üstünlüğüne, baskın olanın hegemonyasına, makineleşme ile doğanın mücadelesine karşı çarpıcı bir meydan okuma… 
“Bay Savage’ın tonu muazzam... Edebiyat piyasasında bir adaletten bahsedebilseydik Thomas Savage’ın onlarca romanından özellikle bu ya da herhangi biri son 30 yılın çoksatan listelerinden düşmezdi... Savage, daha fazla okur tarafından keşfedilmeyi sonuna kadar hak ediyor.” 
—Valerie Sayers, New York Times Book Review 
“Thomas Savage’ın sesi her daim keyif veriyor... Adeta Conrad, Ford ve aynı yüzyılın erken dönemlerindeki diğer önemli hikâye anlatıcıları gibi yazıyor... 
Köpeğin Pençesi modern Batı’ya dair okuduğum en iyi kitap.” 
—William H. Pritchard, Hudson Review 
“Thomas Savage nasıl hikâye anlatacağını, neyi dışarıda bırakacağını, nerede sürpriz yapacağını biliyor. Sizin her şeyi görmenizi, koklamanızı, işitmenizi ve tatmanızı mümkün kılıyor.” 
—Dennis Murphy, Tulsa Daily World 
“Güçlü bir hikâye anlatıcısı… Savage’ın kitapları daha fazla okunmayı hak ediyor.” 
—Roger Sale, New York Review of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7cd0da9-6d6f-4f5f-b29b-083157161e95.jpg</image:loc>
            <image:title>Tezgah Savaşı</image:title>
            <image:caption>Haklı olanla güçlü olanın mücadelesi bir insanlık mücadelesidir, hiç bitmez. İşte New York’un sokaklarında çiçekten sosisliye her türlü ürün satan tezgâh sahiplerinin devasa sevkiyat kamyonlarının şoförleriyle giriştiği mücadele de bu türden bir şeydir. Seyyar satıcılarının ne paraları vardır ne de arkalarında belediye... Tezgâh sahiplerinin kamyon şoförleriyle verdiği akıl dolu mücadele bu kitabı okuyanlar için tam bir siyaset dersi niteliğinde! Belki de bu tarihi mücadele sayesinde sokaklarımız hâlâ kışın ellerimizi ısıtan kestane, açlığımızı bir çırpıda gideren çıtır çıtır simit, sevdiklerimizin yüzünü sıcacık gülümsetecek çiçekler, mis kokusunu duyunca yemeden duramadığımız mısır  tezgâhlarıyla doludur, ne dersiniz? 
 
“Nihayet ebeveynler ve çocuklar için yazılmış, siyasetle ilgili en iyi kitap... Bu canlı ve sevimli roman, bir şeyleri değiştirebilme konusunda kemikleşmiş ve güçlü çıkarlar karşısında bile olsa umudu korumakla ilgili bir iddia.” 
Alyssa Rosenberg, The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fbf8a9a-b065-4a0f-844c-9cadc5cc6264.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 134. Sayı - Yeni Çıpa Avrupa Birliği</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Yuvarlak Masa: Ekonomi Yönetiminde Sorun Var 
Ömer Faruk Çolak, Mahfi Eğilmez, Serdar Sayan 
 
Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri: İşlevsel İş Birliği Bile Tehlikede mi? 
Nilgün Arısan Eralp 
 
Tarım Politikaları Bağlamında Türkiye-AB Açmazı 
Ahmet Şahinöz 
 
Ekonomi Politikalarının Dolaylı Etkileri: Kredibilite, Riskler ve Bekleyişler 
Aykut Kibritçioğlu 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: 
Hüseyin Özel 
 
Gelir, Harcama, Tasarruf ve Mutluluk İlişkisi: Türkiye Örneği 
Devrim Dumludağ 
 
İnşaat Ekonomisi Yükselirken, Sanayileşmeye Ne Oldu? 
Bayram Ali Eşiyok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a401665a-da60-4a36-a2a0-6986ec9ae8d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramdan Pratiğe Kimlik İnşası</image:title>
            <image:caption>Kavramdan Pratiğe Kimlik İnşası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48b88d37-b51f-44dd-a55d-588c9e0cd606.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Mickey Oyun Paketi</image:title>
            <image:caption>6 HARİKA EĞLENCE BU PAKETTE 
Eğlenceli Oyun Kitabı 
3D Mickey Maketi 
Muhteşem Poster 
Mickey Kulaklı Başlık 
Yepyeni Boyama Kitabı 
Çıkartmalı Duvar Yapbozu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95168</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e559e0c9-8317-4eea-aedc-f4b94ed42d9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekerlemeli Çarpım Tablosu Kartları</image:title>
            <image:caption>Çarpım tablosu, günlük hayatımızda sıkça kullandığımız hesaplamaları yaparken işimizi kolaylaştıran bir tablodur. Çarpım tablosunu ezberlemek ise genellikle sıkıcı ve uzun bir süreçtir. 
 
Tekerlemeli Çarpım Tablosu Kartları, çarpım tablosunu öğrenmeyi eğlenceli, kolay ve kalıcı hale getirmek için özel olarak tasarlanmıştır.  
 
Kartların ön yüzü; modelleme, ipuçları kullanma, ritmik sayma, gruplandırma, toplama, zihinden işlem yapma ve tahmin etme becerilerini harekete geçirerek, çarpma işleminin mantıksal temelini anlatmaktadır. Kartların arka yüzü ise, yapılan işlemleri kontrol etme ve değerlendirme imkânı sağlamaktadır. 
Resimli tekerlemelerle zenginleştirilen Tekerlemeli Çarpım Tablosu Kartları, çarpım tablosunu keyifle öğrenme olanağı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95169</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec338539-c2f7-45e7-8a79-dcfa9a38560b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlık</image:title>
            <image:caption>Ne denli ürkünç, sürüklemek tek başına 
Yaşamın ağır zincirlerini; 
Neşe paylaşmaya hazır herkes, 
Kimse paylaşmak istemez kederi. 
 
Yalnızım burada göklerin çarı gibi; 
Acılar yığılı yüreğimde, 
Boyun eğerek yılların kadere, 
Görüyorum, bir düş gibi geçişini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f3c6071-a5d3-4b5c-9843-92b944f65efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoga&apos;ya Dair Sezgisel Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Sisli hatıraların yoğun tesirindeki bir benlik &quot;olgunlaşamamış&quot; demektir. 


Gelişen, düşünen ve üreten zihninizin bir nilüfer çiçeği gibi temiz kalması mümkündür ancak kolay da değildir. Geçmişi hatırlıyor olmak çoğu zaman olumsuz gibi algılansa da, yaptığınız şeyi tekrar yapmaktan vazgeçirecek tek şey olanları unutmak değil, hatırlamaktır. Tam da bu nedenle, birbirinden bağımsız olmayan; geçmişin ataleti, şimdinin hareketi ve geleceğin dengesi birbirine dönüşürken el ele olmalıdır. 
 
“Yoga uygulamaları, alışılmış yaşamın gözle görülmeyen koşullanmalarına çomak sokar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95171</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d15df5a3-6c0a-49aa-ac18-8b849c2a7d45.jpg</image:loc>
            <image:title>Diş Hekimlerine ve Diğerlerine Fısıltılar</image:title>
            <image:caption>Dişçilik zanaatına (!) bulaşalı tam 43 yıl olmuş. Bu da (tersinden bakarsanız) ebced hesabıyla “deneyim”e denk gelir. …Bu kitapta söylediğim şeylerin doğruluğuna dair hiçbir iddiam yok. Ben, sadece kendi doğrularımı yazdım. Sizler bunları okuyacak, aklınızda tartacak, bir kısmını benimseyecek, bir kısmını sevmeyeceksiniz. Zaten amaç da bu. Sizlerin önünde belki de bildiğinizden farklı bir pencere açabilmek. 
 
Üniversite eğitimi de dahil olmak üzere 43 sene boyunca diş hekimliği mesleği içinde yer alan yazar, tüm deneyimlerini anlatıyor. Bu mesleği seçeceklere, yeni başlayanlara ve henüz eğitimini alanlara verdiği tavsiyeler, örnekler bir rehber niteliğinde. Diş hekimliğinin tüm incelikleri, zorlukları hepsi Diş Hekimlerine ve Diğerlerine Fısıltılar adlı kitapta buluşuyor okurla. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d3eec12-e4c3-4f17-90fe-32ea05c7d7de.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam ve Sanatım</image:title>
            <image:caption>Adıyaman Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Mehmet Alagöz (ressam) hocamızın yaşamı ve resim sanatına dair düşünceleri ve eserlerinin yer aldığı otobiyografik çalışma... 
 
“Genel anlamda resim sanatı salt eserler üzerinden okunup değerlendirilmez. Böyle yapılırsa bütüncül kavrama eksik kalır. Değerlendirmeyi tam yapabilmek için, o eserleri üreten sanatçıyı, duygularını, belli durumlarda almak zorunda kaldığı pozisyonları da bilmek gerekir. Ayrıca sanatçıyı ve eserini var edip şekillendiren, doğup büyüdüğü coğrafya, içinde olunan toplum ve koşullarda çok önemlidir. Bu anlamda sanatçı günlükleri, sanatçının sanat üzerine yaptığı söylemler, sanatçılar tarafından yazılmış anı ve biyografik hikâyeler bizlere önemli veriler sunar. Bugün genel anlamda her yerde yaygın olarak sunulan sanatçı özgeçmişleri ise pek çok istatistik veriler gibi kuru ve ruhsuzdur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95175</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0bbf0ac-cab9-48ed-bb11-fcfcec294aac.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailemde Huzur İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Ailemde Huzur İstiyorum… 
Çünkü; 
İnsan ailede var olur… 
Ailede anne-baba ve çocuklar vardır… 
Aile insanın büyüdüğü, beslendiği yerdir, kökleridir… 
Yuvanın sıcaklığı, nereye gidilirse gidilsin, aranan ve özlenen bir değerdir… 
Aile dünyaya gelmenin eşiği, insan olmanın beşiği ve insanlığın geleceğidir… 

* * * 

Her insan, içinde daha iyi bir insan saklar. Söz ve davranışlarımızla o iyi insanı açığa çıkarabiliriz. Bir insanın kendini iyi hissetmesi, dünyanın iyiye gitmesine katkıdır. Bir çift güzel söz, insanın dengesini yerine getirebilir. 

İnsanlar arası ilişkilerde sıkıntı çıkması kaçınılmazdır. Bu sıkıntılar aile bireyleri arasında yaşandığında tüm hayatımızı etkiler. Yaşanan sıkıntıların sebebini herkes önce kendinde aramalı, yanlışı varsa özür dilemeli ve yaşananlardan ders alarak yoluna devam etmelidir. Ayrıca, bir sorunun anlık çözülmesinden daha önemlisi, soruna sebep olan bakış açısını düzeltmektir. 

Eşler arasında doğru iletişim ve güzel geçimin oluşabilmesi ve devam edebilmesi için, her iki tarafın da kendi payına ne düştüğünü bilmesi ve elinden gelenin en iyisini yapabilmek için çaba sarf etmesi gerekir. Aksi hâlde, herkes ortaya çıkan sorundan karşısındakini sorumlu tutar. Bu ise çözümsüzlüğün ta kendisidir. Oysa bu, iki tarafın da katkısı olan bir sonuçtur ve çözümü de birlikte bulunmalıdır. Bu kitap; yaşanmış olaylardan yola çıkarak, ailelerde yaşanan sorunların tespitine ve sorunların çözümünü kolaylaştıracak değişik bakış açıları kazandırmaya yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f13ab1-49ac-4940-b54a-5a11c02b1aac.jpg</image:loc>
            <image:title>Taze Portakal Suyu</image:title>
            <image:caption>Bir gün başlıyor Ahmet’in evinde, tıpkı bizim evimizde başladığı gibi. Günün sürprizleri, heyecanları, kolaylık ve zorlukları onu bekliyor. O, sadece bir bardak portakal suyuyla çıkmayacak karşımıza. Çok sevdiği Peygamberimizin (s. a. v.) örnek davranışlarını da bizlere aktaracak.

O&apos;nun gibi gülümsemeyi,
O&apos;nun gibi çalışmayı,
O&apos;nun gibi komşularını düşünmeyi,
Onun gibi yardımsever olmayı, canlılara saygı duymayı, iyiliksever olmayı, sevgi dolu olmayı, azimli olmayı ...
O&apos;nun güzel davranışlarını öğrenip hayatımızda uygulamak, mutluluk ülkesine hepimizi ulaştıracaktır. Tıpkı kitabın içinde hikâyesini okuyacağınız portakal suyu satıcısı Ahmet&apos;i ulaştırdığı gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/569e5761-1774-4305-a99e-fa5fb98bcaa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Polivagal Teori</image:title>
            <image:caption>İnsanların ilk karşılaşmalarında birbirlerine karşı nasıl davranacağını belirleyen nedir? İlk 
tepkiyi kültür, aile deneyimleri, çevresel deneyimler ve öğrenme süreçleri mi belirler? Yoksa, 
türümüzün DNA’sına programlanmış nöro-biyolojik bir sürecin sonucu mudur? Eğer nöro- 
biyolojik bir temeli varsa, kişinin davranışının güvenlik, sevgi, rahatlık yada tehlike 
duygularını tetikleyen belirli özellikleri var mıdır? Niçin bazı çocuklar kucaklaşmaya sıcak 
bir şekilde uyum sağlarken, bazıları uzak durup, geri çekilir? Kitap boyunca detaylandırılacak 
Polivagal Teori’ye göre insanlar da dahil olmak üzere memeliler hem sosyal hem de savunma 
davranışlarını düzenleyen beyin yapıları geliştirmişlerdir; bu sayede tehlikeyi fark ediyor, 
güvenliklerini sağlıyor, ve sosyalleşmelerini sürdürürler. 

“Polivagal Teori psiko-somatik tıp ve beden-zihin terapileri alanlarının önde gelen 
uygulamalarından biridir. Psikologlar, analistler, doktorlar, alternatif tıp alanında çalışanlar ve 
eğitimcilere danışanlarının psiko-fizyolojik durumlarını izlemede ve danışanların nerelerde 
takıldıklarını fark edip iyileşmeleri ve yollarına devam etmelerine yardımcı olan önemli bir 
harita sağlamaktadır. Dr. Porges’un büyük katkısı şimdi müthiş kapsamlı tek bir kitap haline 
getirilerek derlenmiştir. Bu kaynak klinisyenler ve psiko-biyoloji alanındaki araştırmacılar 
için mutlaka okunması gereken bir kitaptır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abb11508-e73b-432c-94b7-b1e3fe7b31fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehir Kıyısı Kadınları</image:title>
            <image:caption>Rüşvet alıyorlar, füzeler yağdırıyorlar, ölüme tapıyorlar – bunların hiçbiri yeni değil. Yeni olan şu: Kendilerini suçlu hissetmiyorlar. 
 
Nobel Ödüllü yazar Heinrich Böll’ün son romanı okuru 1980’li yıllara, Bonn’da Ren Nehri kıyısındaki seçkin villalara götürüyor. Politikacıların, bankerlerin, aristokratların yaşadığı bu evlerde bu kez başroller ipleri elinde tutanlarda değil, iktidar oyunlarını ve entrikalarla dolu bir dönemi sorgulayan eşlerinde ve sevgililerindedir. İşledikleri suçları ve yolsuzlukları halktan büyük bir beceriyle saklayan aristokratlarla, geçmişteki suçlarının üstünü örterek liberal Almanya’ya uyum sağlayan eski Nazilerle, yozlaşmış bir düzenin maskeli aktörleriyle hesaplaşan Nehir Kıyısı Kadınları, savaş sonrası siyasetin karanlıkta kalan köşelerine ayna tutarken okuru etik bir hesaplaşmaya da davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2177c70-4561-42a1-a4f7-9d9764aa1899.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Etkileşim &amp; Toplumsal Güçler</image:title>
            <image:caption>Amerikan sosyolojisinin kurucu isimlerinden olan Robert E. Park, bu eserinde toplumsal etkileşime ve toplumsal güçlere odaklanıyor. Bu kavramların ve fikirlerin temellerini açıklıyor, yardımcı kavramlar aracılığıyla bağlamlarını aydınlatıyor, bunun yanında konuya dair okuma listeleri de sunuyor. Sosyoloji Bilimine Giriş dizisinin bir parçası olan bu metinler, kapsamı ve tarihselliği bakımından referans eser niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0598f65-2cdc-42d7-bae1-939742788105.jpg</image:loc>
            <image:title>Antika Ajanda 2022</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan dünyasını merkeze alan Antika Ajanda, 2022 yılında “Bilim” temasıyla çıkıyor. Fizikten mitolojiye, geometriden felsefeye, tıptan coğrafyaya keşfe çıkaran heyecanlı bir maceraya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/132e1b53-c889-43dc-bd5f-f48346bfa8fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Robit 3 - Gıcırtılı Bir Macera</image:title>
            <image:caption>Robit, bir zamanlar oyuncak bir robottu, ancak hurdaya atıldığından ve sadece iki buçuk kusurlu anı ile uyandığından beri çok yol kat etti. Robit, eskiden tanıştığı bir evcil hayvan robotu gördüğünde onu takip eder ve gökdelenlerle dolu şehrin tam ortasında evcil hayvan robotlarıyla dolu gizli bir park keşfeder. Kırılmış veya terk edilmiş evcil hayvan robotların yaşadığı bu park, aynı zamanda evcil hayvan robotları seven çocukların da oyun alanıdır. Robit, gıcırdayıp duran bu hasarlı robotlara yardım etmenin bir yolunu bulmalıdır. Ancak duyguları dikkatini dağıttığında üzüntü Robit’in kapısını çalar. Belki o da diğer robotlar gibi bozulmuştur. Robit, arkadaşlarının yardımıyla neyin yanlış olduğunu çözebilecek midir? Hafızalardan silinmeyecek bir dayanıklılık ve umut hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95183</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c4c3b7-9089-467e-a13c-7522447715a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılgı Saatleri</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.


Yürümekle yanıldım sana ey hummalı göl
Heyecana gömülmek ve gülmekle yanıldım
Can merhemiydi elem burcunda sessizliğin
Bilemedim ki cellat değildir yâr dediğin
Ey sarışın kahkaha, yeşil bakışlı ölüm
Aynaları sömüren bin bir nakışlı ölüm
Gir şimdi düşlerimin ebedî zindanına
Çünkü cinnetle girdin yüreğimin kanına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee96cad9-7479-4376-88ca-add97d26b04b.jpg</image:loc>
            <image:title>Oburcuk Canavar Avcısı</image:title>
            <image:caption>Bir Emma Yarlett kitabı daha çocuklarla buluştu. Serinin ilk kitabı Oburcuk Kitap Canavarı&apos;nı sevenler, bu kitabı daha çok sevecekler! 

&quot;Kitap okumayı severim. Kim sevmez ki! En çok da kitap canavarları hakkında olanları...&quot; diye başlayan, sıradan bir çocuk kitabını eline aldığını düşünen çocuklar, kıkır kıkır gülecekleri, eğlenceli bir kitap yolculuğuna çıkacak. Oburcuk, yine başka kitapların içine kaçıyor. Delikli, eğlenceli farklı bir kitap okuma serüveni başlıyor. &quot;Kitap içinde kitap&quot; fikrini biraz abartan bir kitap okumaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ab67c34-b39c-4ac2-8a44-b40b666e1ab0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zindandan Kaçış - Efsane Savaşçı</image:title>
            <image:caption>Danişmend Gazi’nin arkadaşı Artukî, kaçırılan eşi Efromiya Banu’yu kurtarmak için yanına Kara Tekin’i de alarak Çankırı zindanlarına doğru zorlu bir yolculuğa çıkar. Kaledeki muhafızları atlatıp yeraltındaki zindana ulaştıklarında hiç hesapta olmayan bir şeyle karşılaşırlar. Şimdi onları çetin bir vazife daha beklemektedir. Diğer tarafta ise Danişmend Gazi’nin azılı düşmanları Nestor ve Şaddat, hain bir plan çevirmek üzere harekete geçerler. Acaba efsane savaşçı, cesareti ve zekâsıyla yine düşmanlarının üstesinden gelebilecek mi? Peki, korkusuzca cenk meydanlarına atıldığı halde Gülnuş Banu ile aralarında filizlenen duygulara gem vurabilecek mi? Kılıç ve nal sesleri birbirine karışıyor. Macera hız kesmeden devam ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0157c765-3d4b-4b72-a2fc-5fc90eef8b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak Bul Sobe Gezgin Ayıcık</image:title>
            <image:caption>Gezgin ayıcık merak ediyor... Acaba rengarenk sayfaların arkasında kimler saklanıyor?  Bir çinçilla ya da bir alpaka; ipuçlarını takip edersen bulacaksın kolayca!  Gezgin Ayıcık ile saklambaç oyunu başlıyor,sevdiğin hayvanlar bu kitabın içinde saklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95187</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f81f171-ee94-45b0-bd0f-9103fe142897.jpg</image:loc>
            <image:title>Zafere Açılan Kapı</image:title>
            <image:caption>Memleket yangın yeriydi. Genç yaşlı, kadın erkek demeden yıllar süren bir savaşın içindeydiler. Çocuklar bile meydanlarda yiğitçe savaşıyorlardı. 

Düşman dört bir yanda, yıllarca komşu görünenler pusuda, asker yorgun, açlık kapıdaydı...

Tüm bunlara dur demenin vakti gelmiş de geçiyordu. Anneler, babalar, gençler, çocuklar ve yaşlılar millî mücadelenin korkmaz bir neferi olarak vatanı korumak, düşmanları ülkeden kovmak ve özgür bir gelecek uğruna o büyük önderin, Mustafa Kemal&apos;in peşinden gidiyordu.

Nice Mustafalar, Osmanlar, Aliler, Sarı Ayşeler, Kemaller, Gazi Dedeler, Hatice Kadınlar vardı bu mücadelenin kilometre taşlarında. Gencecik analar minik bebelerini sırtlarına bağlayıp kağnılarıyla silah taşıyorlardı cepheye. Kimisi yere yığılan öküzünün boyunduruğunu kollarıyla çekip yetiştiriyordu silahları cephedeki yiğitlere. Yeri geldi yakılan köylerde yaralara merhem oldular, yeri geldi yayan yapıldak vurdular kendilerini yollara. Yeri geldi atlarını dörtnala kaldırdılar. “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” komutuyla İzmir’in dağlarından aşıp ZAFERE AÇILAN KAPI’nın önünde doğan güneşi yorgun ama gururla kucakladılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b800dd33-598d-4f54-a05c-8728d6da8a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehzadenin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Şehzadenin Yolculuğu, yaşadığı ülkeyi ve halkının sıkıntılarını anlamaya, tanımaya çalışan bir şehzadenin, yanında ona rehberlik eden hocasıyla tebdilikıyafet yaptığı yolculuğu anlatıyor. 

Ancak bu öyle sıradan bir yolculuk değil. Bu aynı zamanda kendi içine doğru yapılan derin bir yolculuk. Pişmeye, olgunlaşmaya, hayatı anlamaya dair bir serüven...

Habib Bektaş, yılların birikimini akıcı bir anlatım ve mükemmel bir kurguyla yeniden gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95189</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/985e0210-e800-474f-9776-55a69946c2ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınav Bitti Eller Havaya</image:title>
            <image:caption>&quot;Sınav Bitti Eller Havaya!&quot; demenin bir yolu var... O yolu bulmanın anahtarı sizin elinizde...
Her sınav bittiğinde Bilge&apos;nin aklında tek bir soru olurdu; &quot;Acaba sınavda kaç yanlış yaptım?&quot;
Eli kalem tutmaya başladığından beri hayatının tek gerçeği, çalışma yaprakları ve cevap kâğıtlarıydı. Sonunda bir gün cevap kâğıdı onunla konuşmaya başladı ya da ona öyle geldi. Bilge&apos;ye en değerli şeyin hayatın kendisi olduğunu, içinden yükselen sesleri dinlemesi ve hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğini, bazen de bir şeyleri hayatın akışına bırakmanın insanı daha mutlu edeceğini mizahi bir yaklaşımla anlatıp durdu.
Bilge cevap kâğıdının bu sözlerine teslim oldu mu dersiniz? Orası meçhul. Belki de siz kitabı okuyunca bu sırra vakıf olacaksınız. Bir de Bilge&apos;nin en yakın arkadaşları olan Oğuz, Canan, Esat, Oktay ve Necdet...
Peki, sizce sınavları kazanmanın bir sırrı var mıdır? Bilge ve arkadaşları sınavların sırrını ve mutluluğun izini bulabilecekler mi?
Buket Çetin çocuğun dünyasına, sorunlarına, yaşadıklarına ve yaşamadıklarına farklı bir bakış açısı, yeni bir soluk getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95190</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62098b1c-86fa-4621-ab9f-01036d26231f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı&apos;nın Taşları</image:title>
            <image:caption>Dedesinin masallarıyla büyüyen Triks bir yolculuğa çıkar ve peş peşe yaşadığı inanılmaz olaylar sonucu Kafdağı’nın yerini bulur. Kafdağı’ndaki renkli taşları dedesine götürmek için yanına alır. Ancak o taşların yerinden oynamasıyla dünyadaki masalların yok olmaya başlayacağını ve dağın altındaki mağarada yatan tehlikenin uyanacağını bilmemektedir. Triks taşların gücünü keşfederken Kafdağı’nın koruyucusu Yer Ana ise onu ve taşları geri getirmek için esrarengiz planlar yapmaktadır.
Kafdağı’nın Taşları, Anadolu mitolojisi motifleriyle bezenmiş bir dostluk, sevgi, macera ve yolculuk hikâyesi. Bu yolculukta dedeler, torunlar, bilge kişiler, tuhaf yaratıklar, komik olaylarla birlikte yürümek isteyenleri de sayfalarının arasına bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95191</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a10ebe76-9eb7-4714-83ab-20796cf55824.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Acayip Kehanet</image:title>
            <image:caption>Masallarla dalga geçen ve aklı fikri futbolda olan Mert, kendini tuhaf bir masal diyarının tam ortasında bulur, üstelik tuhaf bir prensesle!

Tuhaftan da tuhaf bir kehanetin başkahramanı olduğunu anlayınca ise çıldırır. Ucunda tuhaf bir kupa maçı olduğunu öğrenen Mert bu masala katlanır ve tuhaflıkların bitmediği bir maceraya atılır. Macera boyunca prensesle didişmekten de vazgeçmez tabii. Ha, bir de Mert&apos;i şok eden, takımın dillere destan bir kadrosu vardır ki sormayın gitsin!

Lider olmanın, sorumluluk almanın, baskı altında karar vermenin önemiyle birlikte takım olmanın değerinin anlatıldığı iyilik ve kötülüğün bu acayip karşılaşmasında kazanan kim acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95192</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a56262c-cf1d-44c9-9b6b-997458d9d64b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktaki Keşif</image:title>
            <image:caption>Bilim cesaret ister, dostluk ise emek...

Doğa, Fırat ve Buse, Sri Lanka’da dil kursu için yola çıktıklarında kendilerini BİYOTEKNOLOJİ çalışmalarının tam ortasında bulacaklarından habersizlerdir. Fil yetimhanesindeki sosyal sorumluluk projesinde yer alırken, bilimin esrarengiz serüvenlerine kapılırlar. Türkiye’den kilometrelerce uzakta başlayan seyahatleri, Beyşehir’e kadar uzanır. Giyilebilir teknoloji, yeni gezegen PHG66, zaman ve mekândan bağımsız internet, gençleri daha önce hayalini bile kurmadıkları bambaşka bir dünyanın içine çeker.

Bilimin cesaret isteyen yönünü keşfederken, gençlerle birlikte farklılıkların zenginliğiyle harmanlanmış bir dostluk hikâyesine eşlik edeceksiniz. Çünkü dostluklar yıllarla değil aynı heyecanla yürüdüğümüz yollarla pekişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95193</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cbc0c08-1542-426d-be21-acf01a293755.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekanik Ağaçlar - Kaşifin Maceraları</image:title>
            <image:caption>Gölgesinde serinleyemeyeceğimiz, kurumuş meyvesini koparıp yiyemeyeceğimiz mekanik bir ağaç ne işe yarar ki?

Ayaz ve Rubina bu kitapta hava kirliliği ölçüm cihazındaki arızanın nedenlerini araştırırken, bir kangurunun peşinden giderek mekanik ağaçların mucidiyle tanışırlar. Doğa dostu icatların sahibi bilim insanı artık uluslararası çalışma ekibinin bir parçası olmuştur. Enerji tüketimine son verebilecek bir canlı türünün keşfiyle, Ayaz ve arkadaşları gelecek yüzyıllar için umut doludur.

Sen de mekanik ağaçlarla başlayan bu bilimsel maceraya katılırken, hayallerine dünyanın en derin- lerindeki canlıları da dâhil etmeyi unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95194</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ce3a355-081e-4c7e-b4b2-bb8dc3c50de9.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Kelimeler 2 - Malikanedeki Yabancı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yollarını kitaplardan ve gözlerinden yayılan parlak ışık aydınlatıyordu..

Mert, Esrarengiz Kelimeler sayesinde Hayallerinizdeki Okul’a kabul edilir. Yanında İdil, Nesli, Sarp ve tanımadığı iki çocukla birlikte, Uğuldayan Tepe Yolu’ndaki görkemli malikânenin girişinde, okul turunun başlamasını beklerken heyecan içindedir.

Ancak Mert ve arkadaşları, turun sonunda hiç ummadıkları bir sürprizle karşılaşırlar; her birinin çantasından şifreli notlar çıkar. Böylece okulun açılmasına sadece birkaç gün kala, gizemli bir yanı da olan o malikânede, kendilerini yepyeni bir ipucu avının içinde bulurlar. Üstelik çetrefilli ve kimi zaman birbiriyle bağlantılı olan bilmecelerle ipuçları, daha önce karşılaştıklarına da benzememektedir.

Dayanışma, arkadaşlığın verdiği destek ve kitapların yardımıyla ilerlerler. Bu sı rada bir yandan malikânede karşılaştıkları emektarın kim olduğuyla ve Bilge Öğretmen’in tuhaf davranışlarının ardındaki sırla ilgili sorulara da cevap ararlar. En çok merak ettikleri ise son ipucuna geldiklerinde onları neyin beklediğidir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95195</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7430c6ff-4346-4fbc-9ba3-9a55b6ffc84a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonra Sen Geldin</image:title>
            <image:caption>Karizmatik bir dâhi olan Caleb ile dövme sanatçısı Sadie, birbirlerine tamamen zıt karakterlerdir. Büyürken yaşadıkları zorlukları, etraflarına bir duvar inşa ederek aşmışlardır. 
Bu nedenle,  aralarındaki kıvılcımı saklamak için bildikleri 
tek yol kavga etmektir. Birbirlerine ne kadar uygun olduklarını 
fark etmelerine rağmen bunu görmezden gelmeye devam ederler. 
 
Ancak yağmurlu bir gecede, terk edilmiş bir köpeği kurtarıp sahiplendikten sonra, aralarındaki ilişki bir anda değişir. 
Daha fazlasını istediklerini kabullenme vakti gelmiştir; fakat önce geçmişleriyle yüzleşmeleri gerekecektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95196</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/961a8fc4-b77a-4379-b9b2-916790cacaee.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Tarihi 1</image:title>
            <image:caption>SSCB Bilimler Akademisi’ne bağlı Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Enstitüsü’nün bir araya getirdiği geniş bir akademisyen topluluğu tarafından hazırlanan Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Tarihi, dünya tarihini sınıfsal bir bakış açısıyla yorumlamak isteyenlerin önüne yüzyılların mücadele birikimini seriyor. 

Proletaryanın doğuşundan ve bir sınıf olarak gelişiminden 1917 Ekim Devrimi’ne uzanan süreci üç cilt boyunca işçi sınıfı hareketi izleğinde takip eden Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Tarihi, geniş bir bakış açısıyla ele aldığı dönemlerin toplumsal hareketlerini, mücadele uğraklarını, önderlerini, ideolojik tartışmalarını, büyük grevlerini, devrimlerini ve toplumsal altüst oluşlarını tarihsel bağlamlarıyla inceliyor.   
“Proletaryanın Doğuşu ve Devrimci Bir Sınıf Olarak Gelişimi” alt başlığını taşıyan birinci cilt, proletaryanın bir sınıf olarak oluşumunun ilk aşamalarına odaklanıyor. Farklı sosyalizmlerle yapılan tartışmalara ve komünist harekete, işçi sınıfının devrimci partisinin ortaya çıkışına ve Manifesto’sunun dünya mücadele tarihindeki önemine değiniyor. İşçi sınıfının bağımsız bir sınıf olarak tarih sahnesine çıkışını, 1848-1849 Avrupa devrimlerini, Marksizmin ortaya çıkışını ve yayılmasını inceleyen birinci cilt, I. Enternasyonal’in kuruluşuyla yolculuğunu noktalıyor. 

Çok sayıda ülkeden derlenen geniş bir belgeler, istatistikler, yazılar, kitaplar ve anlatılar bütününden yararlanılarak titizlikle oluşturulan bu dizi, işçi sınıfının tarihine merak duyan herkes için hem bir giriş niteliği taşıyor hem de derinlemesine bir okuma için vazgeçilmez bir kaynak sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95197</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5d4df36-182b-4c36-945e-8559ae8274e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>SSCB Bilimler Akademisi’ne bağlı Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Enstitüsü’nün bir araya getirdiği geniş bir akademisyen topluluğu tarafından hazırlanan Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Tarihi, dünya tarihini sınıfsal bir bakış açısıyla yorumlamak isteyenlerin önüne yüzyılların mücadele birikimini seriyor. 

Proletaryanın doğuşundan ve bir sınıf olarak gelişiminden 1917 Ekim Devrimi’ne uzanan süreci üç cilt boyunca işçi sınıfı hareketi izleğinde takip eden Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Tarihi, geniş bir bakış açısıyla ele aldığı dönemlerin toplumsal hareketlerini, mücadele uğraklarını, önderlerini, ideolojik tartışmalarını, büyük grevlerini, devrimlerini ve toplumsal altüst oluşlarını tarihsel bağlamlarıyla inceliyor.
 
“Emperyalizme Geçiş Döneminde İşçi Sınıfı Hareketi (1871-1904)” alt başlığını taşıyan ikinci cilt, Paris Komünü’nden ilk Rus devrimine kadarki dönemi kapsıyor. Proletaryanın toplumsal gelişimin öncüsü haline geldiği bu döneme damga vuran başlıca süreçlerin eksiksiz bir incelemesini sunarken çeşitli bölgelerdeki işçi sınıfı hareketlerinin de ayrıntılı ve karşılaştırmalı tahlilini yapıyor. Marksizmin güçlenen etkisini, sosyalist partilerin, sendikaların ve başka işçi örgütlerinin kuruluşunu ve gelişimini takip ediyor. Rus proletaryasının mücadelesine, Lenin’in Marksizme katkılarına ve Bolşevik Parti’nin doğuşuna özel bir dikkatle eğiliyor. 
Çok sayıda ülkeden derlenen geniş bir belgeler, istatistikler, yazılar, kitaplar ve anlatılar bütününden yararlanılarak titizlikle oluşturulan bu dizi, işçi sınıfının tarihine merak duyan herkes için hem bir giriş niteliği taşıyor hem de derinlemesine bir okuma için vazgeçilmez bir kaynak sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95198</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8cb4b66-7b53-4b9b-b58b-a3e6ee84121e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Tarihi 3</image:title>
            <image:caption>SSCB Bilimler Akademisi’ne bağlı Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Enstitüsü’nün bir araya getirdiği geniş bir akademisyen topluluğu tarafından hazırlanan Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Tarihi, dünya tarihini sınıfsal bir bakış açısıyla yorumlamak isteyenlerin önüne yüzyılların mücadele birikimini seriyor. 

Proletaryanın doğuşundan ve bir sınıf olarak gelişiminden 1917 Ekim Devrimi’ne uzanan süreci üç cilt boyunca işçi sınıfı hareketi izleğinde takip eden Uluslararası İşçi Sınıfı Hareketi Tarihi, geniş bir bakış açısıyla ele aldığı dönemlerin toplumsal hareketlerini, mücadele uğraklarını, önderlerini, ideolojik tartışmalarını, büyük grevlerini, devrimlerini ve toplumsal altüst oluşlarını tarihsel bağlamlarıyla inceliyor.    

“Yirminci Yüzyıl Başında Devrimci Savaşlar” alt başlığını taşıyan üçüncü cilt, 1917 Ekim Devrimi’nin hemen öncesindeki dönemi kapsıyor. İşçi sınıfı hareketinin tarihsel gelişimini ve önemli sorunlarını ele alan bu cilt, olumlu ve olumsuz deneyimleri, uluslararası ölçekte emek mücadelesinin ortak özelliklerini ve farklılıklarını inceliyor. V. İ. Lenin ile Bolşevik yoldaşlarının ve uluslararası emek hareketindeki diğer devrimci güçlerin teorik ve pratik çalışmalarına ilişkin bir tahlil sunan kitap, Ekim Devrimi’ni zafere ulaştıran yolun döşendiği 1905-1907 ve Şubat 1917 Rus devrimlerine özel bir dikkatle eğiliyor. 

Çok sayıda ülkeden derlenen geniş bir belgeler, istatistikler, yazılar, kitaplar ve anlatılar bütününden yararlanılarak titizlikle oluşturulan bu dizi, işçi sınıfının tarihine merak duyan herkes için hem bir giriş niteliği taşıyor hem de derinlemesine bir okuma için vazgeçilmez bir kaynak sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95199</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/184b27c7-79a0-462e-bdb0-d6508c7ee6f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Karl Marx&apos;ın Son Yılları</image:title>
            <image:caption>Karl Marx yaşamının son yıllarında, hayatını kaybettiği 1883’ten önce, bakışını farklı yönlere de çevirdi: Dönemin yeni antropolojik keşiflerinden sonuçlar çıkararak kapitalizm öncesi toplumlardaki komünal mülkiyet biçimlerini analiz etti, Rusya’da yükselen halkçı hareketi inceledi, Hindistan, İrlanda, Cezayir ve Mısır’daki sömürgeci baskıya eleştirilerini yöneltti. 

Marcello Musto, Karl Marx’ın Son Yılları’nda bütün bunları gözler önüne sererek Marx’ın çalışmaları hakkındaki iki yanlış algıyı kırmayı da hedefliyor. Bu algılardan ilki Marx’ın son yıllarında yazmaya son verdiği, ikincisi ise Marx’ın bir Avrupa-merkezci olduğu ve yalnızca sınıf çelişkisine odaklandığı. 

Marcello Musto, Marx’ın son elyazmalarına, defterlerine ve mektuplarına başvurarak, çağdaş eleştirmenlerinin ve takipçilerinin çoğu tarafından resmedilenden farklı bir Karl Marx çıkarıyor karşımıza. Böylece, bu çalışma, Marx’ın yaşamına dair eksik bırakılmış bir dönemi okurlara sunarken, büyük düşünür ve eylemci hakkındaki önyargıları ve yanlış değerlendirmeleri de karşısına alıyor, onun bazı temel kavramlarının yeniden ve daha derinlemesine bir araştırmasını yapıyor. 

Marksizmi ve Marx’ı daha yakından tanımak isteyen ve bütünlüklü bir kavrayış arayan herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95200</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57b3d621-160e-4a75-8ab0-07d9f9b05568.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlık Dönemeci</image:title>
            <image:caption>Tarihin son sözü yok. Bilimin de. Sistemler, düzenler ise sonludur. Bu kitap, sonlu bir düzen olan kapitalizmin sınırları ve yalnızca kapitalizm olmayan uygarlığın ulaştığı dönemeç üzerinedir. 

Kapitalizmin tarihsel ve teorik sınırlarının bilincinde olmak yaşamsal önemdedir. Siyaset, bir “şimdiki zaman” etkinliğidir. Siyasal varoluş ve eyleyiş tarzını bir devrim anına, bir kıyamet uğrağına kilitleyen anlayış, mantığı gereği siyaseti bir tür toptancı boykotçuluğa daraltmaktadır. Sınırların bilincinde olmak ise sistemin sinir uçlarına, Aşil topuğuna yönelen bir siyaset tarzı inşa etmenin zeminini oluşturuyor. Sınır bilinci, yalnızca süreç yorumu yapmak için değil, siyasal strateji belirlemek için de yaşamsal önem taşıyor. 

Sınır-kriz ilişkisini, tarihsel-teorik ama aynı zamanda güncel siyasal olgu ve dinamikler üzerinden çözümleyebilmek için dikkati yalnızca krize ya da yalnızca sınırlara değil, birbirleriyle ilişkileri içinde ikisine birden yoğunlaştırmak gerekiyor. 

Uygarlık Dönemeci’nde Haluk Yurtsever okuyucuyu bu dikkat yoğunlaşmasına çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95201</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/440105a6-4f5f-40ce-bbba-0838ae4c50ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa - Sayıları Sevelim, Sayalım</image:title>
            <image:caption>Bu dünyada sayılar olmadan yaşayamayacağımızı hepimiz biliyoruz. Doğum tarihimizden kimlik numaramıza, sınav notlarımızdan maaşımıza, gıda fiyatlarından seçim sonuçlarına, kredi kartı borcumuzdan aşı etkililik oranlarına, her yandan sayıların çevrelediği bir yaşamımız var.
 
Uzun akademik yaşamını sayılar üzerine kuran, istatistik alanında Türkçeye önemli eserler kazandıran Ümit Şenesen, bu küçük kitapta öğrencileriyle söyleşerek sayıların 5G’sini anlatıyor bize: Sayıların Gazabı, Sayıların Gizemi, Sayıların Güzelliği, Sayıların Gücü ve Sayıların Gerekliliği.   

Bir yılda neden 12 ay, bir haftada 7 gün, bir günde 24 saat, bir saatte 60 dakika var? Gizemli sayı diye bir şey var mı? Altın oran nedir? Bulaşıcı hastalıklarda görülen hızlı artış nasıl oluyor? Sayıları yuvarlamak ne demek? Bir araştırmanın verilerine nasıl bakmalıyız? Sayıları konuşturmak mümkün mü? Sayılara işkence yapmak ne demek? 
“Sayılar rakamlardan oluşur ama onlardan ibaret değildir; her birinin kendine özgü anlamı vardır,” diyen Ümit Şenesen’in öğrencileriyle bu renkli, akıcı sohbeti, istatistikle ilgilenen üniversite öğrencileri için âdeta bir el kitabı olmasının yanı sıra, sayıların anlamını kavramak isteyen herkesin keyifle okuyacağı bir içerik sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95202</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/159951f6-2f4c-4213-a6b9-c5bf62d58f05.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemanın Teorisi</image:title>
            <image:caption>Sinemanın Teorisi, başlangıcından günümüze sinemaya katkı sunan, fikirleriyle bu sanat dalının büyümesinde, gelişip serpilmesinde etkisi olan büyük teorisyenlerin çalışmalarını merkeze alıyor. Metinlerinde yeni ufuklara kapı aralayan bu teorisyenler, sinemayı betimlemeye ve açıklamaya yönelik ilke ve kuralları saptamakla yetinmediler, gelişen teknolojilere bağlı olarak sinemanın gelecekte nasıl yön alacağını da tartıştılar. Sanatı bizzat icra edenler ile sinemaya gönül veren izleyiciler üzerinde belirgin ve silinmez etkiler yarattılar. 

Soner Sert tarafından hazırlanan ve alanında yetkin 20 yazarın katkısını içeren bu seçki, “sinemanın ilk teorisyeni” Hugo Münsterberg’den “sinemanın son teorisyeni” Lev Manovich’e uzanan görkemli bir köprü kuruyor. Sergey M. Ayzenştayn, Vsevolod Pudovkin, Dziga Vertov, Béla Balázs, Rudolf Arnheim, John Grierson, Bertolt Brecht, Cesare Zavattini, André Bazin, Siegfreid Kracauer, Üçüncü Sinema Anlayışı, Christian Metz, Laura Mulvey, Gilles Deleuze, Slavoj Žižek, B. Ruby Rich bu köprünün ayaklarını oluşturdu. Her teorisyen, kitapta farklı yazarlar tarafından ele alınıp değerlendirildi. Sinemanın Teorisi, çeşitli kavramsal çerçevelerin ışığında hem sinema bilginizi hem de sinemaya olan sevginizi tazeleyecek. 

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan yazarlar: Beyza Bilal, Burcu Kurtiş, Deniz Ulusoy, Erkan Büker, Fırat Yücel, Gizem Parlayandemir, Hakan Erkılıç, Janet Barış, Metin Akdemir, Murat Tırpan, Nalan Büker, Selahattin Yıldız, Selda Salman, Seray Genç, Soner Sert, Süreyya Karacabey, Ufuk Tambaş, Yeşim Dinçer, Yusuf Güven, Z. Tül Akbal Süalp.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95203</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5dfe097-b462-444a-8f5e-8c14c9522b36.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Bizimdir Yoldaşlar</image:title>
            <image:caption>Portekiz kırsalında trenlerde, köylerde, ahırlarda, samanlıklarda, ormanlarda büyütülen bir mücadele... Fabrikalarda, şantiyelerde, depo ve atölyelerde örgütlenen bir grev... İradesi alnının teriyle çelikleşmiş işçiler, ağacı toprağı hayat bilip savunan köylüler... Yoldaşlar... 

Romanlarında “Manuel Tiago” mahlasını kullanan Portekiz Komünist Partisi lideri Álvaro Cunhal’ın devrimci örgütlenme, yeraltı çalışmaları ve partili olma sorumluluğuna odaklandığı romanı Yarın Bizimdir Yoldaşlar, sosyalist gerçekçi edebiyatın ufuk açıcı örneklerindendir. Faşist Salazar diktatörlüğü döneminde Portekiz kırsalında geçen roman, illegal faaliyet yürüten Komünist Parti üyelerinin yaşamı ve örgütlenişi üzerinedir. Romanda, Parti’nin, üyesi olan insanlar kadar karmaşık bir organizma olduğu, kaynağını bizzat yazarın yaşamından alan zengin karakterlerle anlatılır. Yarın Bizimdir Yoldaşlar’da başka türlü bir yaşam umuduyla tüm varlıklarını halka adayan, yeri gelince Partiyi bile sorgulayan devrimciler insanüstü fedakârlıkları, azimleri ve çalışkanlıklarıyla olduğu kadar zaafları ve hatalarıyla da anlatılır. 

“Hepimiz düş kurarız dostum, hepimiz. Bazı insanların diğerlerinin kanından beslenmediği, çocukların makineli tüfeklerle öldürülmediği, havayı özgürce soluyabileceğimiz daha iyi bir dünya düşleriz. Bize mücadele etme ve acıya dayanma gücü veren, güçlüklerle dolu bu hayatta bizim için en değerli olan şeyleri kaybettiğimizde bile mutlu kalabilmemizi sağlayan, işte bu düştür.” 

Canberk Koçak’ın Portekizce aslından çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95204</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccf3121c-3798-4820-97c9-c2e80a905a95.jpg</image:loc>
            <image:title>Eulalia&apos;nın Evi</image:title>
            <image:caption>Asıl adı Álvaro Cunhal olan Manuel Tiago, ülkesi Portekiz’de oldukça ses getirmiş sekiz romanı bulunan bir yazar, bir komünist, bir parti başkanı, bir devrimcidir. Sınır tanımazlığı bu kimlik ve bu edimle kalmamış, defalarca girip çıktığı hapishanede Kral Lear’i Portekizceye çevirmiş, çocuk kitapları yazmış, çeşitli tasarımlar ve resimler yapmıştır. 

Eulália’nın Evi, İspanya İç Savaşı’nı konu alan bir romandır. Bu savaşa katılan Portekizli devrimcilerin tanıklığıyla, faşist askerî diktatörlüğe karşı birleşen halk milislerinin, Cumhuriyet ordusunun, Uluslararası Tugayların mücadelesini anlatır. Yazarın ifadesiyle “hikâyelerin hiçbiri burada anlatıldığı gibi gerçekleşmedi; her biri kurgu, ancak hepsi gerçek”tir. 

O günleri, tam da o günlerde oralarda koşan, çarpışan, dövüşen, yaralananların tanıklığıyla izlemek, anlamak için... 

“Eğer yalnızca emin olduğumuz şeyler için savaşırsak, şu an yaşananların dışında başka bir şeyden emin olamayacağımıza göre, bu durum hiçbir şey yapmamamız ve sömürü, baskı ve adaletsizliği sonsuza dek kabullenmemiz sonucunu doğurur. Faşistler, halkımıza savaş ilan etti. Kaybedeceğimizi değil, kazanacağımızı düşünerek mücadele etmek zorundayız.” 

Canberk Koçak’ın Portekizce aslından çevirisiyle ilk kez Türkçede!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95205</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b6cbd4-b9ad-47bc-aeb0-c94d99360258.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesar Birotteau</image:title>
            <image:caption>Gerçekçi edebiyatın usta kalemi Honoré de Balzac’tan yükselişin ve düşüşün, varlığın ve yokluğun, dostluğun ve ihanetin, sevginin ve nefretin karşıtlığıyla kurulmuş bir roman: César Birotteau. 

Paris’te parfüm işiyle uğraşan bir tüccardır César Birotteau. O güne değin eşi ve biricik kızıyla birlikte bir küçük burjuva yaşamı sürmüştür. Nihayet sınıf atlama arzusuyla turnayı gözünden vuracağını düşündüğü bir işe kalkışır. Oysa ne körü körüne peşine takıldığı insanlar dürüst ve namusludur ne de önünü ardını düşünmeden inandığı sözler gerçektir: Tüm bunlar da tıpkı César’ın ticaretini yaptığı ürünler gibi hakikati örten kozmetiklerdir âdeta. Hakikat ise hem insanın tüm itibarını elinden alacak kadar acımasız hem de onu geri verecek kadar merhametli olabilir. 

Balzac’ın büyük “İnsanlık Komedisi” dizisi içinde yer alan César Birotteau, 19. yüzyıl Fransa’sının ve Paris orta sınıfının çarpıcı bir tasviridir. Zıtlıklarla ve anıştırmalarla bezeli roman, ayrıca pek çok ticari ve hukuki bilgiye de yer veren kendine özgü bir eser. César Birotteau, Adnan Cemgil’in akıcı Türkçesiyle Yordam Edebiyat’ta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95206</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c4cee6-a614-4de4-97b7-0f93a4d8cbc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Köylüler</image:title>
            <image:caption>Gerçekçi edebiyatın usta kalemi Honoré de Balzac’ın, “yazmaya karar verdiğim kitapların en büyüğü” diye tarif ettiği, fakat “bu korkunç ve kanlı dramı oluşturan bunca ayrıntı”yı yazacak cesareti göstermesinin sekiz yılını aldığını söylediği son romanıdır Köylüler. 

Fransa’nın Burgonya bölgesinde, Aigues adındaki bir kırsalda geçmektedir Köylüler. Mülk sahibinin ölümüyle birlikte satışı yapılan Aigues’i, eski bir İmparatorluk generali olan Kont Montcornet satın alır. Fakat ne köylüler onu benimser ne de Kont Montcornet, köylülerin eski düzeni sürdürmelerine müsaade eder. Böylece bir mücadele baş gösterir: Aristokrasi, burjuvazi ve köylü halk üçgeninde yaşanan bir sınıf mücadelesi ve bir toprak kavgasıdır bu. 

Balzac’ın “İnsanlık Komedisi”nin son kitabı olan Köylüler, Restorasyon dönemi Fransa’sının taşra yaşamından manzaralar sunan derinlikli bir eser. Bizzat kendisinin bir “sosyal dram” olarak nitelediği bu eserde, yazar, meseleye bir tarihçi gibi yaklaşıyor ve dönemin sosyolojik ve ideolojik durumuna ilişkin önemli tespitler yapıyor. Roman, böylece tarihî bir belge niteliği de kazanmış oluyor. Balzac’ın son romanı Köylüler, Zaven Biberyan’ın çevirisi ve önsözü ile Yordam Edebiyat’ta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95207</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/901906b3-255f-4e8f-950e-1d1c014f525e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçtaki Kız</image:title>
            <image:caption>İnsan bir başkasının hikâyesidir. En çok da anne ve babasının. Genetiği geçtim, bu ruhen böyledir. Hiç istemezken onlar gibi olursunuz. Özünde yani. Evet, tıpkı nefeslerim gibi kesik kesik düşünüyorum. Ama anlatacaklarım öyle değil. Bir bütün. Yani en azından benim kafamda öyle. Ağaçtaki kız anlatıyor. Güzel, içten, kalpten, derin ve tedirgin. Hiç olmayacak bir yerde olabilirmiş gibi. “Bu bir özgürlük ve aşk hikâyesidir” diyor ama çok daha fazlası. “İki hasta gencin hikâyesi. Birisi benim,” sonra böyle söylüyor, yalan değil. Ama ne söylesek eksik kalacak bir hikâye onunkisi. Şebnem İşigüzel, okurunu sarsıyor ve onu asla düşürmeden unutulmaz bir romana hayat veriyor. Ağaçtaki Kız’la genç kahramanına, bir ülkeye, coğrafyaya, nesillere ses oluyor. 

“İçinde yaşadığı toplumun şiddetinden kaçmak için elinden geleni yapan genç bir kadının özgün ve dokunaklı hikâyesi...” -Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95208</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b1f32bc-6217-4178-8cdc-1a9cf4526fbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yıldız</image:title>
            <image:caption>1926 yılında tefrika edilmeye başlanan ve bizzat Mehmet Rauf tarafından “Eylül ’den bile kuvvetli ve şahsiyetli bir eser” olarak değerlendirilen Son Yıldız, edebiyatımızın büyük aşk romanlarından...

Geçirdiği felç sonucu sağ kolu tutmaz hale gelen ve bu yüzden büyük bölümünü eşine dikte ederek yazdırdığı bu romanında Mehmet Rauf, Şehrâh gazetesinin sahibi Fahri Cemal, Avukat Şefik Bey, onun eşi Perran ve Perran’ın gençlik aşkı Fuat İlhami arasındaki sevgi, merhamet ve çıkar dolu ilişkileri anlatırken, bir yandan balo, tiyatro, opera temsilleri üzerinden dönem İstanbulu’nun yüzü Batı’ya dönük kültür ve eğlence dünyasını, diğer yandan şehrin mimarisi ve ev içlerini de tüm canlılığıyla resmediyor.

Romanın, hem yazar hem de edebiyat tarihi açısından önemini gösteren önsöz ve günümüz okurunun metni anlamasını kolaylaştıracak dipnotlarla zenginleşen bu metin, “unutulmuş” bir klasik niteliğinde...

“Mehmet Rauf, Edebiyat-ı Cedideciler içinde Batı kültürüne ve Batı âdetlerine en çok yaklaşmış olanlardan biriydi.” 
YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95209</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353fcd37-f185-41a9-87ab-60bac83c8ca3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveynlikteki Ortaklık Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kadının ev işleri ve çocukların bakımıyla ilgilendiği, erkeğin aileye maddi kaynak sağlamak üzere ev dışında çalıştığı geleneksel çekirdek aile modeli bugün artık çok gerilerde kaldı. Kadınların iş dünyasına giderek artan katılımı, erkeklere ev içinde yeni sorumluluklar getirdi. Aile içi organizasyon ve ebeveynlik, epeydir tek başına kadının sorumluluk alanı olmaktan çıkıp ortaklaşa yürütülmesi gereken bir iş haline geldi.

Ebeveynler arası işbirliği, aile gelişiminin hâlâ tam keşfedilmemiş bir yüzü olsa da, psikoloji alanında yapılan çalışmalar bu konunun ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Annenin ve babanın çocuğun eğitimine ve gelişimine katkısı nedir? Bakım ve şefkat annenin, disiplin babanın doğal görevi midir? Ebeveynler ne konuda hemfikir olmalı ve hangi noktada işbirliği yapmalıdır? Çocuklar kaç yaşından itibaren anne babalarının arasında olanlara karşı duyarlılık kazanırlar? Günlük hayatta eşler birbirine nasıl destek olabilirler? Çocuk yetiştirmek için arada biyolojik bağ olması zorunlu mudur? Eşlerin ayrılması durumunda ortak ebeveynlik görevi nasıl sürdürülür?

Aile ve ebeveynlik konularında uzmanlaşmış psikolog Nicolas Favez Ebeveynlikte Ortaklık Sanatı. Çocuk Yetiştirirken Birbirine Destek Olmanın Önemi’nde, anne babalara hem hayatlarını kolaylaştıracak hem de çocuklarıyla ve birbirleriyle ilişkilerini daha anlamlı hale getirecek pratik önerilerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95210</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f10fd12-2dc8-41d8-9433-35653720a020.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatçının Kendine Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>“Psikanaliz tedavisi sağlıklı ve patolojik durumları birbirinden ayıran sınırların aslında zannedildiği gibi keskin olmadığı ve birinden diğerine geçişin mümkün olduğu fikri üzerine kuruludur. Analizdeki kişinin kendisinin de fark edeceği gibi tedavi olmakla kendini tanımak, kendi ruhsallığının derinliklerini kavramak ayrılmaz şekilde iç içe ilerler. Günümüzün en şanslı bireylerinin sanatçılar olduğu söylenebilir, çünkü onların kendi karanlıklarını emanet edebilecekleri emniyetli ve çok zengin potansiyellere sahip bir yer vardır: Sanat yaratısının gerçekleştirildiği alan. 

“Zaten birçok sanatçı da bunun farkındadır: Eserlerini yaratırken kendi içlerinde de bir dönüşümün gerçekleştiğini biliyorlar ve sanatları aracılığıyla kendi karanlıklarına dalıp, içsel bir yolculuğu tamamlayıp kendi derinliklerinden hakikati nasıl bulup çıkardıklarını anlatıyorlar bize. 

“Tıpkı psikanaliz tedavisinde olduğu gibi sanatsal yaratıcılıkta da esas olan bireysel süreçlerin tekilliği ve biricikliğidir. Farklı tarihlerde kaleme aldığım ve Hermann Melville’den Henry Bauchau’ya, Sevim Burak’tan Selma Gürbüz’e, Alvin Lucier’den Mehmed Siyah Kalem’e farklı ressam, yönetmen, besteci ve edebiyatçıların eserlerine odaklanan bu denemeler, sanatsal yaratıcılıkla psikanalitik düşüncenin kesiştiği noktalardan doğan bu tür tekil örnekler getirmeyi amaçlıyor.” 
—Nilüfer E. Güngörmüş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95211</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef751473-be0d-49a0-9dc6-9a4e1b69a39e.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 Sıfırdan</image:title>
            <image:caption>“Sıfırdan” Başlıyoruz 

2022 yılı daha başlamadan, gürültüsü tüm dünyayı çepeçevre sardı. İnsanlık sıkıştıran, kısıtlayan nitelikte bir yılı arkasında bırakırken, pandemi kelimesinin çoktan ortadan kalktığını göreceğiz. “Var Olmak” eşiğinden atlarken 2022 yılına; mavi gezegenimizde insana dair tüm etik değerlerin sorgulanması ve resmiyet kazanan kararların geçerliliğinin tartışılması eşliğinde başlayacağız! 

2022’de Başak Burçları Kazanıyor 

Bilgi Sonsuza Dek Cehaleti Yönetecektir Şubat ayının endamı göklere sığmayacak türden olacak. Yeniay, Kova burcunda yerini aldığında son yıllarda ivme kazanan SİHA teknolojisinde ne kadar mesafe kat edildiğine şaşkınlıklarımız eşliğinde şahit olacağız. 

Koç Burçları! 

Ne Günlerden Geçtiniz Her Dertli Kaderi Kendine Düşman Bilir İstanbul Sözleşmesi’nin 2011’de imzalanırken makûs bir talihe sahip olmadığını, varlığını daima koruyacağını ve seçim vaatlerine konu olmayacak kadar ihtiyaç duyulan bir yapı olduğunu da aklıselim insanlardan dinleyeceğiz. 

Balık Burçları Kulak Verin, Gökyüzü Size Akıyor 

Kuşaklar Değiştikçe Yönümüz Değişiyor Türk siyaseti üzerinde ülkemizin genç nüfusunun etkisi yadsınamaz bir gerçek olacak. Gençlerimizin yüzündeki umutsuzluk bulutları dağılmaya başlayacak. 

Terazi Burçları! 2022, Düğümleri Çözecek 

67. Hükümet Kuruluyor Hazır mısınız? 

Ülkemiz birçok önemli badire atlatacak. Mars, yönettiği burca geldiğinde ise yeryüzünün kor ateşini artırabilir. Kendi içinde ayrışan partiler, kapanan partiler Türkiye’nin gündemini 24 saatte bir değişime uğratacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95212</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/366545be-4537-4f60-9874-9714b37e227c.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Obsesyon</image:title>
            <image:caption>Lennard J. Davis, obsesyonun izini Rönesans kültüründe hâkim olan posesyon (yani şeytan girmesi) ile sürmeye başlar ve bunun obsesyonla ilişkisini inceler... Obsesyonun Kökeni’nin ardından obsesyonun tarihsel sürecini histeri, buharlar, melankoli, hipokondriyle incelemeye başlar ve akabinde delilik kategorilerini genel olarak ele alır ve buna ilişkin örnekler sunar. Bu tarihsel yolculuğun devamında edebiyata geniş bir yer ayırır. Merak ile obsesyon arasındaki ilişkiyi ve monomaniyi inceler. Cinsellik, aşk ve obsesyon üçgenine geniş bir yer ayıran Davis, yaşadığımız yüzyıla yaklaşırken de obsesyon ile resim, heykel gibi görsel sanatlar arasındaki ilişkiye odaklanır. Tüm bunları biyokültürel bir çerçevede ele alır. Daha çok 19. ve 21. yüzyıllar arasını mercek altına alır, zira modernite ile obsesyon arasında büyük bir ilişki olduğu kanısı bu çalışmaya yön verir: “Modernite öyle bir dönem olarak görülmektedir ki, normal olmak bir nevi deli olmakla, özellikle de obsesif olmakla örtüşen bir şey olarak tanımlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95213</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e36fd090-9ab7-4fe3-b5f4-d62d023bf635.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Ait Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un Ekim 1928’de, Cambridge Üniversitesi’ndeki iki kadın koleji olan Newnham College ve Girton College’da verdiği bir dizi konferansa dayanıyor. Bu feminist eser, ataerkilliğin egemen olduğu edebiyat alanında kadın yazarların yerini tartışıyor ve bazı sorulara cevap arıyor: Kız çocuklarına neden erkek kardeşleriyle aynı eğitim fırsatları verilmiyor? Kadınlarla ilgili literatür neden neredeyse yalnızca erkekler tarafından yazılıyor? Shakespeare’in onun kadar yetenekli bir kız kardeşi olsaydı, aynı ölçüde başarılı olabilir miydi? Kadınların sanatsal olarak aktif olabilmeleri için neye ihtiyaçları var? Bu sorunun cevabı: Ekonomik ama hepsinden önce entelektüel bağımsızlık. Virginia Woolf bunu, kadınların kendilerine ait bir odaya sahip olmalarıyla sembolize ediliyor ve bu düşündürücü ve bir o kadar etkileyici eserle kadınların edebiyatını bir kadının gözünden görmemizi sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95214</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c8c334-e30f-44c3-9b1f-6d4a71205890.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşanmanın Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Şiddet, hayata kast, terk, zina… Türkiye’de her yıl on binlerce çift boşanıyor. Peki, davullu zurnalı düğünlerle başlayan evlilikler neden mahkeme salonlarında ayrılıkla sonlanıyor? Attilâ İlhan’ın meşhur “Ayrılık da sevdaya dahil” dizesinde vurgulandığı gibi, boşanma da evlilik sürecine dahil olan ve bu yüzden hukuki düzenlemeye konu olması gereken bir olgu. Ve en nihayetinde kaderiniz bir hâkimin ellerinde.

Eski Türklerden Cumhuriyet dönemine boşanmanın hukukumuzdaki yerini ele alan bu kitap, dünden bugüne yaşanmış örneklerle ayrılıkların sebeplerini de açıklıyor. Ultra cimri kocalar, eşi hakkında asılsız ihbarda bulunanlar, kocasına büyü yaptıran mistik kadınlar… Mahkeme salonlarının trajikomik hikâyelere sahne olduğu boşanma davaları evliler için “tedirgin” fakat bekârlar için “keyifli” bir okuma vaat ediyor.

Ve yazarları uyarıyor: Herhangi bir aile bünyesinde ortaya çıkıp boşanmaya neden olan bir olguyu tüm aileler açısından her şartta geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul etmek mümkün değildir. Bu yüzden de kitabımızın bir “boşanma rehberi” olarak algılanmamasını dileriz. Tabii ki okurun derlediğimiz olayları dikkate alarak sağlıklı bir evlilik bünyesinde hangi davranışlara yer olmadığını görmesi mümkün olduğundan, kitabımızın bir “mutlu evlilik rehberi” olarak algılanmasından da memnun oluruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95215</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6eac8f1-adef-4e95-9981-9181d2102509.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziraat İşleri</image:title>
            <image:caption>‘Romulus ve Remus adlı iki çoban tarafından kurulmuştur Roma. Doğal olarak Roma’ya dair her şeyin temelinde kırsal yaşam vardır. Hattâ Roma soylusu şehir hayatını küçümser. Ona göre kırsal yaşam gerekliliktir ve fazla şehirlileşmek, bozulmak demektir. Oysa Varro bu eseri yazarken Roma o safhaları çoktan aşmıştı. Eserin adı Ziraat İşleri olsa da ziraat bu eserde aslında bir çerçeve görevindedir. Bu eser ölüm döşeğindeki Roma Cumhuriyeti’ne dair, Varro’nun bir bakıma son sözleridir. Ziraat çerçevesinin içindeki resimde Roma’nın diline, dinine, geleneklerine, coğrafyasına, tarihine dair pek çok kesit bulunuyor. Okur bu eserde Roma’daki tarım uygulamalarının yanında zooloji, botanik, coğrafya ve tarih konularında da pek çok bilgi bulacaktır:

Ziraatın özelliği yalnızca daha eski olması değildir. Ziraat aynı zamanda daha soyludur. Bu yüzden atalarımızın şehirde yaşayan vatandaşları kırlara geri döndürmesi boşuna değildi. Barış zamanında bu yurttaşları Roma köylüsü besliyordu. Savaş zamanında yardımı gene Roma köylüsünden alıyorlardı. Gene toprağa ‘ana’ veya ‘Ceres’ demeleri de boşuna değildi. Toprağı işleyenlerin vazifeşinas ve faydalı bir yaşam sürdüklerine, bu insanların kral Saturnus’un tebaasından geriye kalan son insanlar olduklarına inanıyorlardı. (Varro, Rust. iii.1)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95216</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c53d55b4-e660-46a9-9d7b-407661791f2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lidya Dayanışmayı Anlatıyor - Periler Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Periler Anlatıyor dizisinin kitapları, empatiden özgüvene, alçak gönüllülükten dayanışmaya uzanan pek çok konuyu, yani insanı insan yapan temel değerleri ele alıyor, küçük yaştakilerin bile rahatlıkla anlayacağı ve okurken çok eğleneceği hikâyelerle anlatıyor. Ayrıca kitabın sonunda yer verilen ve doğanın işleyişini anlatan temel bilgiler de çocuğunuzun yaşadığı dünyayı daha iyi kavramasını mümkün kılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95217</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/885b60c5-0222-45c6-aea1-46688dda7dfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Derna Empatiyi Anlatıyor - Periler Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Periler Anlatıyor dizisinin kitapları, empatiden özgüvene, alçak gönüllülükten dayanışmaya uzanan pek çok konuyu, yani insanı insan yapan temel değerleri ele alıyor, küçük yaştakilerin bile rahatlıkla anlayacağı ve okurken çok eğleneceği hikâyelerle anlatıyor. Ayrıca kitabın sonunda yer verilen ve doğanın işleyişini anlatan temel bilgiler de çocuğunuzun yaşadığı dünyayı daha iyi kavramasını mümkün kılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95218</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6040cf92-eb2a-4b13-aa30-7af81eaac89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılık Yaman Kelime</image:title>
            <image:caption>“Düşe kalka yaşadık, düştüğümüz yerden kalktık, kaldırdılar hamdolsun. Çünkü bütün ruhumla biliyorum ki sayısız afetlerin yağmur gibi yağdığı o şaşaalı şöhret yolunda çamura saplanıp kalmadıysak gayretle değil, himmetle olmuştur. Allah’ın lütf u keremi, büyüklerin himmetleri ile olmuştur. Öyle bir ömür yaşandı ise şayet, sadece bir kişi bile olsun o ömürden çıkarılması gereken dersi alıp istikamet bulur ümidinden ibarettir bu hikâye. O hikâyeyi bir Ahmet Şükrü Katıöz hikâyesinden çıkarıp gerçek manada bir aşk hikâyesine dönüştürecek olan da o ümittir.” 
 
Bu bir Ahmet Özhan kitabı… Genç yaşta şöhreti yakalayan, bir magazin figürü olarak konumlandırılan ve seçtiği tasavvuf yoluyla yine çok konuşulan bir sanatçının Ahmet Şükrü Katıöz olarak doğup Ahmet Özhan’a dönüşmesinin hikâyesi… Gazeteci Ahmet Tezcan’ın sorduğu sorulara samimiyetle cevap veren sanatçının hayatını okurken onu çok daha yakından tanıyacaksınız. 
 
Kitabın başrolünde aşk var: Ahmet Özhan’ın musiki eğitimi aldığı ve birlikte çalıştığı 20. yüzyılın klasik Türk musikisinin en büyük müzisyenleri, Maksim Gazinosu dönemi ve sinema tarihi de bu aşk hikâyesine eşlik ediyor ve geçmiş yılların yazılmış tarihine önemli bir katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95219</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d150fa2a-3510-4c0c-aba9-dc32e7a4d46d.jpg</image:loc>
            <image:title>John Locke Kimdir?</image:title>
            <image:caption>İngiliz filozof Samuel Alexander’ın bu kitabı, John Locke’un hayatı ve felsefesine giriş yapmaktadır. Locke’un etik, siyaset ve din felsefesi yanında, bilgi teorisini sade ve anlaşılır bir dille sunmaktadır. 

Zihin boş bir levha mıdır?  Birincil ve ikincil nitelikler ne anlama gelir? İyi ve kötünün, haz ve acı ile bağlantısı nedir? Sivil toplum, hükümet ve dinî kurumların sınırlarını nasıl çizmeliyiz? Vahyi akıl karşısında nasıl konumlandırmalıyız? 

Entelektüel bir biyografi niteliğinde olan bu kısa giriş, aynı zamanda Locke’un, Descartes, Berkeley, Hume ve Kant felsefeleriyle kesişim noktalarına da değinmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95220</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8d72860-53cb-4cdb-a760-f34494d56875.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İstanbul Gecesi</image:title>
            <image:caption>Yüzümdeki gülümseme görülmediği için karanlığa minnettar olurken, “Beni bu karanlıkta nasıl buldun?” diye sordum. Tesadüfen falan olduğunu söylerse rezil olacağım bir saniye sonra aklıma geldi. 

Ama neyse ki Ayaz öyle demedi. “Parlıyorsun.” dedi yumuşacık, benden başka kimsenin duyamayacağı kadar alçak bir sesle. “Işığına çekildim.” 

Kırık bir kalple Ankara’dan ailemin yanına dönerken tek istediğim biraz sükûnetti. Kalbimin kırık parçalarını bir araya toplamaktan fazlasında gözüm yoktu fakat çaldığım bir kapı karşıma hiç ummadığım birini çıkardı. Hikâyem bitti zannederken gözlerinde yıldızları misafir eden bir adamla karşılaştım. Bana daha önce hiç kimseden duymadığım bir masal anlattı. İkimizin masalını. Gökyüzünde bir hilal. Karşımda Kız Kulesi. Ilık, sakin ve eşsiz bir İstanbul gecesi. 
 
Ben Zeynep Arıkan. Bir İstanbul gecesinde benden bile habersiz başlayan hikâyeme hoş geldiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95221</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d2526f0-84df-4294-99a1-c38fc7af4280.jpg</image:loc>
            <image:title>Oguz Bitig - Modern ve Tarihsel Oğuzca Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Oğuzların tarih sahnesindeki görkemli mevcudiyetlerine rağmen, Oğuzca üzerine çalışmanın bazı güçlükleri vardır. Bu güçlükler, uzun zamandır Türkoloji sahasını meşgul etmektedir. Gerek bunları gidermek, gerekse Oğuzcanın birçok yönünü ele almak hedefiyle yola çıkan Oguz Bitig, Türkler arasında en kalabalık nüfusa sahip boy olan Oğuzların dil ve kültürlerini incelemektedir. Bu çalışma ile, tarihsel ve modern zamanlarda konuşulan Oğuzca, önde gelen alan uzmanları tarafından çeşitli yönlerden değerlendirilmektedir. Elinizdeki kitap, Oğuzcanın sadece belirli bir dönemini değil, yazılı olmayan evrelerinden günümüze kadar geçirdiği bütün serüvenine ışık tutmaktadır. Böylece, Oğuzcanın tarih sayfalarında geçirdiği değişim ve gelişimler bir bütünlük hâlinde okuyucuya sunulmaktadır. Çalışma bu yönüyle, alan yazınında tipolojik bir kaygı gütmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95222</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d3f0c68-3cf9-44ad-9633-3fd5c30c0b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşıma Veda</image:title>
            <image:caption>“İşte bu kitap, oğluma yazdığım mektubumdur, yüreği daima vatan sevgisiyle dolu iki arkadaşın hayallerini gerçekleştirme hikâyesidir.” Edebiyatımızın güçlü kalemi Zülfü Livaneli, Cumhuriyet’in kurucusu ve yirminci yüzyılın büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatıyor. Tanışma hikâyelerinden Cumhuriyet’in kuruluşuna giden zaman içinde tüm yaşananlara eşlik eden bir dostluk; bir hayali gerçek kılan iki yürekli insan: Salih Bozok ve Mustafa Kemal Atatürk. Arkadaşıma Veda, can dostu, silah arkadaşı, sadık yaveri Salih Bozok’un gözünden Mustafa Kemal Atatürk’ü, okul ve askerlik hayatını, annesiyle kurduğu ilişkiyi, doğa ve hayvan sevgisini aktarıyor. Altı yaşında Selanik’te başlayıp 10 Kasım 1938’de İstanbul’da fiziki varlığı sonlanan bu yoldaşlık hikâyesi, Zülfü Livaneli’nin kalemi ve Ergün Gündüz’ün çizimleriyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95223</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/506ce67e-a3a1-4ed0-b3ce-13030b433f63.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarlık Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Değerli yazar adayı merhaba! Kelimelerin büyülü dünyasını gezmek, edebî türlerin keyfini yaşamak ister misin? Eğer kendine inanır ve çok çalışırsan sen de bir gün yazar olabilirsin. Asırlar sonrasına kalan bir roman yazmak ya da herkesin gönlüne giren öykü kitaplarından birini kaleme almak ne muhteşem olurdu öyle değil mi? 
Adını büyük yazarların yanına yazdırmak senin elinde. Bu kitapla yazmanın tüm sırlarını beraber keşfedeceğiz. Kavramları, teknikleri, yazarları tanıyıp öğrendiklerimizi örneklerle pekiştireceğiz. Haydi, yazarlık maceramızın ilk adımlarını beraber atalım. 
Yazmak sanıldığı gibi zor değil. Yapman gereken tek şey, daktilonun başına oturup yazmak. 
 
Ernest Hemingway</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95224</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a035aa55-9d8f-4f85-bcd7-7cdc27d436fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Schopenhauer Kimdir?</image:title>
            <image:caption>Schopenhauer kimdir? Belki de kendi çağının en büyük felsefe yazarıdır; Kant ile birlikte bir metafizikçi olarak rakipsizdir. Platon ve Buda’nın öğrencisi, Goethe’nin dostu, Nietzsche, Freud ve Wittgenstein’ın manevi hocasıdır. 
Varoluşun sıkıntısını ilk elden duyumsayan birisi olarak, doğuştan gelen bir kötümserliğe sahipti. Dünyada hiçbir kalıcı tatmin sağlamayan arzu nesnelerinin peşinden koşmayı beyhude bir gayret olarak görürdü; ve bu görüş bize bir ‘kurtuluş felsefesi’ olarak miras kaldı. 
Bu kitap Schopenhauer felsefesine özce bir giriş yapmaktadır. Etik, estetik ve bilgi teorisinin temellerini, yaşamının dönüm noktalarıyla beraber açık ve anlaşılır bir dille sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95225</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fde04d1a-dfd4-4ac9-9242-8401f4f51d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Bezden Tuvalete Kolay Geçiş</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun bezi bırakmaya hazır olduğunu nasıl anlarsınız? 
İlk denemeyi nasıl yapmalı? Gündüz mü gece mi? 
Hangisiyle başlamalı? Çiş mi kaka mı? 
Bezden tuvalet alışkanlığına geçiş ne kadar sürer? 
Geçiş döneminde beslenme düzeni nasıl olmalı? 
Tuvalet kazalarıyla nasıl başa çıkarsınız? 
Çocukların gelişimindeki en önemli aşamalarından biri de bezden tuvalete geçiştir. Bu süreç çoğu anne baba için tahmin edemeyeceğiniz kadar endişeli olabilir.  
Sarah Ockwell-Smith, Bezden Tuvalete Kolay Geçiş’te çocuğun cinsiyetine göre belirlenen sıkı kurallardan, ödüllerden ve cezalardan uzak, yepyeni bir bakış açısı sunuyor bize. Çocuğun ritmine uyarak, zorlanmadan bu süreci nasıl geçireceğimizi açıklıyor. Bu yolculukta çocuğumuza şefkatli bir yaklaşımla rehberlik etmemizi sağlayacak en temel ipuçlarını veriyor. 
Sarah Ockwell-Smith İngiltere’de doğdu. Üniversitede psikoloji öğrenimi gördü. Aynı zamanda çocuk homeopatisi, hipnoterapi ve psikoterapi eğitimi aldı. 0-6 yaş arasındaki çocukların sorunlarıyla başa çıkma konusunda binlerce aileye danışmanlık yaptı. Dört çocuk annesi olan Sarah Ockwell-Smith’in Çocuğum Neden Uyumuyor? adlı kitabı da Doğan Kitap tarafından yayımlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95226</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73e31e41-7425-4dca-b0a1-a3470134765c.jpg</image:loc>
            <image:title>Derinde Saklı</image:title>
            <image:caption>Aşkın araladığı bir kapıdan, hayatın anlamını bulmaya doğru… 
“Hayat bazen yapardı böyle, alır ve atardı birbirini sevenleri uzaklara. Mesafeler sokardı araya, büyük küçük sorunlar, olmaz dedirten imkânsızlıklar, geçemeyeceğin sınavlar koyardı önüne; ya teslim olur kabullenirdin ya da mücadele ederdin o aşk için.” 
Hayatımız ne zaman anlam kazanır? Ne zaman bu dünyaya gelişimizin, doğumdan ölüme dek geçirdiğimiz sürenin hakkını vermiş sayılırız? Ne zaman tam mutlu oluruz, o terfiyi alınca mı, evin kredisi bitince mi, arabayı yenileyince mi? Başkalarına hiç değmeden, kendimizden başkasını düşünmeden yaşamın hakkını verebilir miyiz? Kan bağımız olmayanları, doğurmadığımız çocukları önemsemeden yaşamış sayılır mıyız? Hep kendimize yatırım yapmakla, eğlenmekle geçer mi bir ömür? 
Geçerse, ona ömür denir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95227</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42045a2e-7105-4726-a251-15fa876db6c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Boşluk</image:title>
            <image:caption>Her yalnız insanın, sağlam bir hikâye dinlemeye ihtiyacı vardır… 
Ankara’da hasta babasıyla yaşayan Tuna, Kabak’a tatile gittiğinde gizemli Zeynep’le tanışır. Zeynep ilişkilerinin sınırlarını çizer: Dışarıdaki yaşantılarını Kabak Koyu’na taşımayacak, hiçbir koşulda yakınlaşmayacak, önceki hayatlarına döndüklerinde de “gerçekten kötü bir şey” olmadıkça birbirlerini aramayacaklardır. Ancak Ankara’ya döndüğünde aldığı gerçekten kötü haber üzerine, Tuna Zeynep’i arar. Telefonu bir başkası açar ve Zeynep’in tam dokuz gündür kayıp olduğunu söyler. Tuna, editörlüğünü yapması gereken bir roman dosyasıyla Zeynep’i bulmak için yola çıkar. Ve Zeynep’in ardında bıraktığı büyük boşluğu doldurmaya aday tuhaf tesadüfler birbirini takip eder. Aşk, arayış ve insanın kendi hikâyesini yazması hakkında bir ilk roman… 
Sanki tüm İstanbul’da bir anda elektrikler kesilmiş, şehrin yıldızları sönmüştü. Dışarıda tek bir sokak lambası yanmasa da Tuna, apartmanın tam karşısındaki duvarı nasılsa seçebiliyordu. Duvarın yüzeyi yosun tutmuştu. Tüm heybetiyle ve girintisi çıkıntısıyla duvardan çok kocaman bir dağa benziyordu. “Çatırtılar geliyor” dedi Tuna dudaklarını belirli belirsiz hareket ettirerek. “Sen de duyuyor musun?” “Evet” dedi kız. “Duvardan geliyor. Boşluk oluşacak.” “Boşluk?” “Doğru, boşluk. Bu gece o boşluğun oluşmasını durdurmamız gerek. Boşluk biz istesek de istemesek de oluşacak. Kaçarı yok. Ama erteleyebiliriz, boşluğun bu gece oluşmasını engelleyebiliriz. Bunun için de halletmemiz gereken şeyler var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95228</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b18a9c-c92c-4faf-bbf8-656acba7a777.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçkin</image:title>
            <image:caption>Yürekli, dirençli ve azimli... 
 
Seçkin Selvi. 
 
Bir yandan çeviri yaparken bir yandan fasulye ayıklayan, eleştiri yazısını tamamlayıp sobanın ateşini harlayan, çocuklarını büyütürken yaşadığı ülkenin zihin dünyasında yeni pencereler açan bir kadın... 
 
Yüzyıllık Yalnızlık gibi bir başyapıtı, başka bir çevirisi nedeniyle Sağmalcılar Cezaevi’nde yatarken, koğuşun keşmekeşi içinde, aklı dışarıdaki çocuklarındayken Türkçeye kazandırmış bir kadın... 
 
Sevdiklerinin erken vedalarına, devletin hoyratlığına, emeğinin karşılık bulmamasına rağmen dimdik ayakta durmaktan, üretmekten, yaşamdan zevk almaktan vazgeçmeyen bir kadın... 
 
Üretmekte direnen, teslim olmayan, yakın tarihin karanlık günlerinden nasibini fazlasıyla alsa da yaşam sevincini ve mizah duygusunu hiç kaybetmeyen… Bilgisini paylaşmakta bonkör, derdini paylaşmakta tutumlu... 
 
İşte okuyacağınız böyle bir yaşamın hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95229</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80397172-2a75-4b40-90bc-04214c3c1395.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Bir Hikayeden Uyarlanmıştır</image:title>
            <image:caption>“Hepimiz bir başkasının batığı, bir başkasında kayıp olanız ve bunun hiçbir anlamı yok.” 
Bir süredir yaratma heyecanı sekteye uğramış olan yazar Delphine, L. adında bir gölge yazarla tanışır. Bu sırada imzasız bir tehdit mektubu alır. Bunu kimin yazdığını araştırırken L.’yle samimiyeti de artar. İki kadının hayatları yavaş yavaş iç içe geçer ve Delphine, L.’nin tutkulu kişiliğinin etkisi altına girerek zamanla hem birey hem de yazar olarak kendi kimliğini sorgulamaya başlar. 
Delphine de Vigan, günümüz Fransız edebiyatının sevilen yazarlarından. Gerçek Bir Hikâyeden Uyarlanmıştır, psikolojik gerilimden üstkurmacaya çeşitli katmanlarıyla, Fransa’da ve yayımlandığı diğer ülkelerde eleştirmenlerin övgülerini topladı. 
– 2015 Renaudot Ödülü –</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95230</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d501996e-6da0-4449-aac4-3d6733e5a073.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennete Gideceksem Cehennemim de Gelmeli</image:title>
            <image:caption>Antonio Porchia “Boşluğu ancak doldururken fark ediyoruz” demiş. Cennete Gideceksem Cehennemim de Gelmeli de öylesine kışkırtıcı ve elzem bir kitap. 
Selçuk Altun 
 
Ne zaman ki iblis sandığımız melekler sahneye çıkıyor o zaman uyanıyoruz derin uykumuzdan. Ancak o vakit farkına varıyoruz. Biraz geç bir uyanış oluyor ama olsun. Her uyanış hiç uyanmamaktan çok daha iyi değil midir? 
 
Efe Aydar denenmemiş bir şeyi deniyor bu kitapta. 365 gün için, her güne bir madde yazarak bir tür sofistike günlük bırakıyor elimize. Rafine, yüksek entelektüel, bazen muzip bazen şeytanın avukatı bir yazarla tanıştığımızı anlıyoruz. Kitaplardan, filmlerden, kültür dediğimiz kavramı şekillendiren ikonik isimlerden ilhamlar da var bu kitapta, keskin bir zekânın ürünü, öznel alternatif sözlük maddeleri de.  
 
Özetle cennet de burada cehennem de…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95232</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c12347ab-a345-4f02-bccf-134a781bd64f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Kızı Emily 3</image:title>
            <image:caption>Hayat, baştan sona bitmeyen bir arayıştır. Serinin ilk iki kitabından takip ettiğimiz kadarıyla, herkes gibi Emily de çocukluktan ergenliğe ve genç kızlığa adım attığı yıllar boyunca çeşitli arayışlar içindeydi. 

Okurun güvenini hiçbir zaman boşa çıkarmayan Emily, bu kitapta hayatının en büyük meydan okumalarından biriyle karşı karşıya. Olayların derinlemesine analiz edilmesi, sınırsız hayal dünyası, iyiliğe inancı, doğaya aşkı, edebiyat yeteneği ve Tanrı vergisi altıncı hissi sayesinde verdiği karaların çoğu isabetli olmuş ve karşılaştığı yol ayrımlarında doğru yolu seçme becerisini gösterebilmişti. Ancak Emily’nin hayatındaki en önemli ve zor kararlardan birini vermesi gerekiyor: bir ömür aynı yastığa baş koyup beraber yaşlanacağı insanı seçmek. Bu dalgalanmış ve durulmuş genç kızın toplum baskısı, mensup olduğu aileye özgü meşhur gurur ve güçlü geleneklerin cenderesinden sıyrılıp sağlıklı bir karar alabilmesi mümkün olabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95233</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80c32bb0-7135-42de-b440-8cbf1eb8a060.jpg</image:loc>
            <image:title>Deleuze ve Sinema</image:title>
            <image:caption>İçinde yaşadığımız süreçte filmler felsefi bir hal alırken, felsefe de filmsel bir hale gelmiştir. Bu metin savını desteklemek için filmlerin felsefi bir biçimde nasıl düşünüldüğünü ortaya koymak adına çok sayıda filmi analiz etmiştir. Filmler felsefi biçimde nasıl düşünür? Metin film biçiminde filmlerin nasıl düşündüğünün izini sürerek film felsefesinin örneklerini ortaya koymaktır. 
Filmlerle yapılan felsefe salt felsefeden daha iyi ya da daha kötü değildir ancak yeni bir felsefe yapma biçimidir. Deleuze Bazin’in Sinema Nedir? sorusuna artık Felsefe Nedir? diye sormamız gerektiğini söyleyerek farklı bir perspektif önerir. Bu perspektiften baktığımızda filmin felsefe için başka bir gelecek olduğunu söyleyebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95234</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f814128e-3185-46d9-9609-08aec60861f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzünlü Bir Ponçik</image:title>
            <image:caption>Gülme, herkes kadar insanız, önemimiz de herkes kadar, biliyorum ama sen benim için herkes değilsin ki. Herkes gibi bakamam ki bize. Dünya da önemsesin isterim bizi işte. Hatta insanlar mutluluk duaları etsin bizim için. Şiirler yazılsın, şarkılar söylensin, hikâyeler anlatılsın bizimle ilgili. Bizim daha çok güne ihtiyacımız var. Yaşanmamış bir sürü eksik gün, hatıralara yazılacak acı tatlı birçok anı. Bak geriye, ne kadar az senli günler. 
 
Geliver de tamamlansın bize dair hikâyeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95235</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d5a44bc-cb21-446c-8465-3df0023e2270.jpg</image:loc>
            <image:title>Dr. Aira&apos;nın Mucizevi Tedavileri</image:title>
            <image:caption>Bir gün, şafak sökerken, Dr. AIra kendini Buenos AIres’in mahallelerinden birindeki ağaçlı bir sokakta yürürken buldu. Bir tür uyurgezerlikten mustaripti ve aslında hepsi birbirinin aynı olduğundan gayet iyi tanısa da kendisine o sırada yabancı gelen sokaklarda ayıldığı nadir değildi. 
Kimilerinin deha, kimilerinin ise şarlatan olarak gördüğü Dr. AIra ününün temelindeki mucizelere artık katlanamıyor. En büyük arzusu Mucizevi Tedaviler projesini yazıya dökerek somutlaştırmak. Ama önce baş düşmanı Dr. Actyn’in tertiplediği tuzaklardan sıyrılması gerek. 
Dr. Aira’nın Mucizevi Tedavileri César AIra’nın kendine has edebiyat, düşünce ve gerçeklik sisteminin yaratıcı bir yansıması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95236</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2faad05-c1d0-4625-a927-16e8bfff66fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk, Köstebek, Tilki ve At (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“YAŞAMAM GEREKEN DÜNYA BURASI 
AMA KEŞKE ORADA YAŞASAM 
DEDİĞİM DÜNYA, MACKESY’NİN 
YARATTIĞI DÜNYA.”
– 
ELIZABETH GILBERT 
 
“SEVGİ, DOSTLUK VE İYİ KALPLİLİK – 
BU KİTAP EVRENSEL BİR DİL KONUŞUYOR.” 
– 
BEAR GRYLLS 
 
“HARİKA BİR SANAT ESERİ VE 
İNSAN KALBİNE AÇILAN 
HARİKA BİR PENCERE.” 
– 
RICHARD CURTIS 
 
“AÇIKÇASI DÜNYANIN ŞU ANDA CHARLIE’NİN 
YAPITINA İHTİYACI VAR.” 
– 
MIRANDA HART</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95237</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f798e87-ae87-4076-9ad2-797bc831ed81.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaç Yıl Geçti Aradan</image:title>
            <image:caption>Onları buraya zorla gönderen birileri değil, yaşamlarından eksik olmayan fırtınalardı.” 
 
 Bir kış gecesi Çengelköy’deki bir köşkte buluşan sekiz kadın, bir masanın etrafında toplanıp samimiyet oyunu oynamaya ve hayat hikâyelerini anlatmaya başlar. Oyunun sonunda aslında birbirlerini hiç tanımadıklarını fark ederler. Farklı olduklarını anlasalar da hayatın bıraktığı izler, heyecanlar, acılar, hüzünler, aşklar ve 
ayrılıklar tanıdıktır. 
 
Yılların dört bir yana savurduğu sekiz arkadaşın yolları, yirmi beş yıl aradan sonra bir yaz gecesi tekrar kesişir. Artık onların anlatacak yeni hikâyeleri vardır. 
 
Naşide Gökbudak, Kaç Yıl Geçti Aradan’da güçlü kadın karakterlerin savaşını gerçekçi bir yaklaşımla okura sunuyor..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95238</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2929f8c-ad23-437a-8a42-141161c899e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Miralayın Kızı Süreyya</image:title>
            <image:caption>Süreyya, Amasya&apos;da köklü bir ailenin en küçük kızıdır. Babaannesi Senane Hanım&apos;ın gözbebeğidir. Süreyya, amcasının oğluyla beşik kertmesi yapılmıştır. Genç kız onunla evlenmek istemez ve nişan günü evden kaçar. Zaki, Afganistan Şahı&apos;nın yeğenidir. Türkiye&apos;ye tıp eğitimi görmeye gelmiştir, uzmanlığını psikiyatri üzerine yapacaktır. Onun da Şah tarafından uygun görülen bir beşik kertmesi vardır. Kader iki farklı coğrafyanın insanını bir araya getirir. Süreyya aşkı Ankara&apos;nın sonbaharında musiki dinleyerek tanır. Acı ile aşkın birbirine girdiği bir hayat yaşar.

Naşide Gökbudak Miralayın Kızı Süreyya&apos;da, kökleşmiş gelenekleri, kadın-erkek ilişkilerini, yeni Türkiye&apos;nin kimliğini oluştururken toplumun geçirdiği zorlukları, sürükleyici bir kurgu ve akıcı bir üslupla ele alıyor.

Miralayın Kızı Süreyya aşkın ve tarihin tozlu sayfalarını aralıyor. .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95239</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a771391-387c-45d3-a95b-7dcffff93632.jpg</image:loc>
            <image:title>Noise (Gürültü)</image:title>
            <image:caption>Günümüzde aklımızı toparlayıp bir işe odaklanmak çok zor. Akıllı telefonlar, tabletler, akıllı saatler her an dikkatimizin ve ilgimizin peşinde. Mesajlar, e-postalar, bildirimler yağmur gibi yağıyor. 

Dikkat dağınıklığı çağımızın vebası ve çocuk yetiştirme şeklimizi, yöneticilik becerilerimizi, iş performansımızı etkiliyor. 

Joseph McCormack Gürültü kitabında bu kuru gürültü ortamında hayatta kalmak ve başarılı bir lider olmak için yapılması gerekenleri anlatıyor. O uğuldayan gürültünün içinde önemli olanları görmenin ve onlara odaklanmanın hayati bir beceri olduğunun altını çiziyor. 

McCormack’ın kitabı odağımızı geliştirmek için gerekli teknikleri; ABD Ordusu, Harley Davidson ve Mastercard gibi kurumlarda verilen odaklanma eğitimlerinin özünü, modern teknolojinin doğru kullanıldığında nasıl daha iyi odaklanmamızı sağlayabileceğini, çağımızda akıl sağlığımızı ve iç huzurumuzu korumanın yollarını pratik bir rehber formatında sunuyor. 

Gürültü hem gündelik yaşamda iç huzurunu korumak hem de liderlik becerilerini geliştirmek isteyenler için değerli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95240</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeb545e9-2168-414c-b96e-ddeba9631da7.jpg</image:loc>
            <image:title>İstemek</image:title>
            <image:caption>Dünya arzularımızın çevresinde mi dönüyor? Öyleyse, arzularımız kimlerin çevresinde dönüyor, evrenimiz kimlerin etrafında kurulu? Luke Burgis son kitabı İstemek’te Girard’ın mimetik arzu teorisini gündelik hayata ve iş hayatına uygulayarak bizi yöneten gizli güçlerin foyasını meydana çıkarıyor. 

Girard’a ve Burgis’e göre, taklit yoluyla işleyen mimetik teorinin arkasındaki güç, arzularımız ve özellikle de içgüdüsel ihtiyaçlarımızdır. Başkalarının sahip olduğu veya başkalarının istediği şeyleri isteriz.  

Girişim, eğitim, klasik felsefe ve teoloji birikimlerinden yararlanan Burgis körü körüne istemeyi bilinçli istemeye dönüştürmenin, kıskançlık tuzağına düşmemenin, arzularımızı doğru şeyleri istemek ve kendimizi baştan yaratmak için kullanmanın yolunu gösteriyor bizlere. Hayatımızda dizginleri ele almak, modadan ve trendlerden bağımsızlığımızı ilan etmek, hem işimizde hem de yaşamlarımızda anlam bulmak mümkün. 

Geleceği arzularımız biçimlendirecek. İstemek’te Luke Burgis bizlere daha iyi bir gelecek kurmanın yolunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95241</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/628f13bf-90c5-435e-9e03-cb8e69190b21.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Bize Yakıştı</image:title>
            <image:caption>Gittin...

Bir okyanusun ortasında, tek küreği kaybolmuş sandalda
dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.

Bil ki seni sevmekten vazgeçmedim.

Bil ki seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde.

Bil ki seni...

Unutamadım...

Mehmet Coşkundeniz 
 
Sevgiliye yazılmış her satır aşkı anlatır. Kimi zaman mutlu sözcüklerle,
kimi zaman hüzün dolu dizelerle...

Dünya var oldukça aşk da var olacaktır ve herkes kendi bildiğince, yüreklerindeki o eşsiz duyguyu dile getirmeye, kaleme almaya
devam edecektir.

Sevgili varken de, gitmişken de, dönmeyeceği acı bir gerçek olarak
dururken de değişmeyecektir bu durum.

İlk baskısı 2004&apos;te yapılan Aşk Bize Yakıştı, insanların aşka olan
inancını tazelemek için yazılmıştır.

Şimdi yeni yazıların da eklenmesiyle, genişletilmiş içeriğiyle bir kez daha okuruyla buluşuyor.Aşka her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğu bugünlerde “Aşk ölmedi, ölmeyecek!” dedirtmek için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95242</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73687168-007d-42d6-91c7-a0193703a7dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Norad</image:title>
            <image:caption>Akıldan daha önemli şeyler var Norad. İyilik, şefkat, nezaket, lütuf! Bunlarla farklılık yaratıp vahşiliği yenebilir ve aklı doğru kullanabilmek için uygun ortamı sağlayabiliriz. Bizce evrenin işleyişinde bir hata var. Yani biz bu şekilde düşünüyoruz. Bu hata vahşilik! Evrenin devamını sağlamak için uygulanan bu kusursuz gibi görünen yöntem, türlerin savaşı, türler medenileştikçe sorgulanabilir olmuştur. Fizyolojik güdüler her zaman aynı iştahıyla yok etmeye devam ediyor evet, ancak bizler bu savaşı durdurmaya çalışıyoruz. Vahşiliği kendi irademizle önleyebilirsek bu evrenin işleyişine müdahale de edebiliriz. Vahşi olmak zorunda değiliz! Eminim insanların içinde de bu vahşilikten kaçmak isteyen milyonlar vardır. Toplu akıl genele bakarsan kaçmak istiyor, bunun için şehirler kuruyor ama yine de düzen, vahşiliği bir şekilde tekrar ortaya çıkarıyor. Bu yüzden kaçmaya çalışmak yerine daha aydın bir toplum yaratarak bunu makul bir seviyede kontrol etmeye çalışmalıyız. Sizin gezegeniniz içinde de aydın insanları bulmalı ve yeni bir topluluk kurmalısınız. Bir virüs gibi o gezgenden diğerine yok ederek gitmenin hiçbir anlamı yok. Yaşanacak şeyler aynı! Uyum sağlamalı ve vahşiliği kontrol altında tutmalıyız. Teknoloji ile geliştiğini ve medenileştiğini sanmak büyük bir yanılgıdır. Doğru kullanılır ise teknolojinin faydası elbette ki var ancak söyle bana, inanılmaz akıllı robotlar yaratsanız dahi, onlara süper güçler yükleseniz dahi elde edebileceğiniz nedir? Döngü yine aynıdır. Onlar ham madde aramayacaklar mı, onlar yeni teknolojiler üretmeyecekler mi? Yaşam zaten bize süper makineler vermiyor mu Norad? Her şey önümüzde, binlerce yıl sonra erişebileceğiniz teknoloji önümüzde! Bir bebekten daha teknolojik ne yaratabilirsin! Ondan öte süper makine var mıdır? İşte bu yüzden eğitebildiğimiz kadar çok çocuk eğitmeliyiz, onları başıboş bırakmamalıyız, karanlık, aydınlık olana kadar bu uğurda savaş vermeliyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95243</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1db6afef-a73a-43a9-817d-87dc68d88247.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Erkek İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Kadın-erkek ilişkilerini ele alan sayısız yayın ortaya konmuştur. M. Haluk Özbay’ın bakış açısı sayesinde bu kitap, en özgün olanları arasına rahatlıkla girecektir. 

Özgünlüğü destekleyen realite, ortaya oldukça ilginç ve okuması keyifli bir eser çıkarmış. Kadın-erkek ilişkisi üzerine düşünürken, aslında çok daha genel bir alanı ele alma gerekliliğini, hatta onun evrene sirayet etmiş bir anlamı olduğunu gözler önüne sermiş. 

Toplumsal rollerimizin oluşumu, aşk tanımı, iletişimin önemi, kullanılan dil, duygular... Bambaşka açılardan ortaya konulmuş. Bilimsel verilerin, bilinenlerin, kanıtların, ilişkiler için de benzer şekilde işlediği konusunda ikna edici bir çalışma... 

Aynı şablonu kadın-erkek ilişkisinde oluşturmak uygundur. Kadın erkeğine, erkek kadınına uygun tutum takındığında, gökyüzünde yol alırlar. Uçak havaya uygun tutum takındığında, hava uçağı havalara uçurur. Çimento ile, demire ve toprağa uygun tutum takınıldığında inanılmaz binalar yapılır. Erkek kadınına, kadın erkeğine uygun tutum takındığında mutluluğa uçarlar. 

Uygun tutum, ustaların desteği olmadan sağlanamaz; kadın ve erkek mutluluğa uçamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95244</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1b31a5-b1c9-45f6-888f-95de445b4185.jpg</image:loc>
            <image:title>Oblomov</image:title>
            <image:caption>“Oblomov benzeri nadiren yazılan, tam manasıyla muazzam bir eser. Her okuduğumda büyük keyif duyuyorum ve durmadan bu kitaba geri dönüyorum.” —Lev Tolstoy 
 
Dünya altüst olur ve ikilemlerin ülkesi Rusya bu değişime ayak uydurmaya çabalarken Gonçarov, atalet içinde bir karakteri anlatır okuruna: İlya İlyiç Oblomov. 
 
Yayımlandığı dönemde hem edebi hem de toplumsal tartışmalara yol açan Oblomov çağının insanlarını, toplumsal yapısını ve umutlarını çok boyutlu, ayrıntılı ve zekâ dolu gözlemlerle betimler. Rusya’nın müphemliğinin vücut bulmuş hâli olan Oblomov arzu, sevgi ve hayalden meydana gelmişse de bunlar uğrunda herhangi bir eyleme geçme konusunda daimi tereddütler yaşar. 
 
Geleceğe dair bir dolu hayali olmasına karşın aileden miras toprakları ve bir dolu serfiyle ne yapacağını bilemez hâlde kalakalan Oblomov, çocukluk arkadaşı Ştolts’un ziyaretiyle hayatını toparlamak adına son bir gayrette bulunur. Ancak öncelikle kendisini yenmesi gereken bu savaş, onu hayli zorlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95245</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4312ecf6-baa8-474d-9555-953ee72038e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumarbaz</image:title>
            <image:caption>“Dostoyevski için hakikat, yaşamın dış biçimleri, insan eti ve kanı değildir. Onun için gerçek, insanın iç derinlikleridir, insan ruhunun yazgısıdır. Gerçek, insanın Tanrı’yla ve Şeytan’la ilişkileridir; gerçek, insanı yaşatan düşünceleridir.” 
—Nikolay Berdyaev 
 
İnsan ile yazgısı arasındaki gerilimi işlemedeki ustalığını bu defa saplantı üzerinden sergileyen Dostoyevski, acilen ve mecburen kaleme aldığı Kumarbaz’da kendi yaşamından biraz fazla ilhamla yine insan ruhunun derinliklerine bakıyor. 
 
Bir türlü bastıramadığı kumar arzusunun peşinde Roulettenburg isimli kasabaya gelen Aleksey İvanoviç, bir yandan coşku ve yılgınlık uçlarında bir yandan da kaderine boyun eğmekle ona karşı çıkmak arasında gidip gelmektedir. 
 
Dostoyevski’nin ortak duygu ve düşüncelere sahip olduğunu söylediği karakteri İvanoviç sadece yazarının değil, tutkusu, ahlaki sorgulamaları ve kaderin amansızlığına karşın özgürlüğünde diretmesiyle halkının da bir dışavurumudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95246</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca59d298-fecd-4fd6-a3d4-ac87251890d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Semenderlerle Savaş</image:title>
            <image:caption>“Semenderlerle Savaş hiçbir zaman unutulmayacak bir eser. Čapek muhtemelen totaliter bir dünyanın dehşetini öngören ilk Avrupalı yazar.” –Milan Kundera 
 
“Karel Čapek, Zamyatin’le birlikte iki dünya savaşı arasında eser vermiş en önemli uluslararası bilimkurgu yazarıdır.”  
–Darko Suvin


“EĞER BÜTÜN BUNLAR BİR ÜTOPYA GİBİ GÖRÜNÜYORSA KUSURA BAKMAYIN, BAYLAR AMA GERÇEKTEN DE BİR ÜTOPYA’YA ADIM ATMAK ÜZEREYİZ.” 
 
Tüm belirtilerin büyük bir savaşı ve tiranlığın dirilişini işaret ettiği bir çağı yaşamasına karşın mizahından taviz vermeyen, hicvi totaliterliğe karşı etkin bir silah olarak kullanan Karel Čapek’in başyapıtı Semenderlerle Savaş, yazarın küçük ve kendi hâlindeki ülkesi Çekoslovakya’dan tüm insanlığa yaptığı bir uyarı niteliğinde. 
 
İnsanlığı, gezegenin hâkimiyeti için semenderlerle savaşa tutuşmaya götüren olaylar zinciri Pasifik’teki küçük bir adada başladı. İnci avcısı Kaptan von Toch bir gün bu işi insanlardan çok daha ucuza ve layıkıyla yapacak yeni bir türle karşılaştı: Semenderler. 
 
Semenderlerin gezegendeki tüm kıyılara yayılmasındaki esas başarı ise daha fazla kâr uğruna hiçbir sınırı aşmaktan imtina etmeyecek olan ekonomik sistemdeydi. Ucuz işgücü olarak kullanılan semenderler önce ekonomide, ardından da siyaset ve kültürde beklenmedik bir devrim yapmayı başardı. 
 
Dünya’da Altın Çağ yaşanıyordu ama görünen o ki Altın Çağ’ın insanlara mı yoksa semenderlere mi ait olduğu konusu muallaktı. 
 
Semenderlerle Savaş, insanın içindeki karanlığın bir aynası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95247</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d243aef1-d301-4fc3-a1f5-77db42b18490.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşağıdan Seveceğim Ülkeyi</image:title>
            <image:caption>“ben isahag, demek tanrının neşesi 
dünyaya bırakıldığım günden beri ölmeye meyilli 
ben uygar, kamyonda klasik bir gidiş, bazen arabesk hem anarşist 
ben eskiciyan, ların yirmibirinci yüzyıl serpintisi 
atalarım zaman farkından dolayı eski 
onların da ataları var daha eski ve çekmediler dişlerini 
 
bu kitaba gelene kadar ben, müslüman 
bu kitaba gelene kadar ben, hem de sünni 
bu kitaba gelene kadar ben, hade oradan 
bu kitaba gelene kadar ben, git değiştir niyetini”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95248</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11d4b53c-7899-4d50-940d-7db5e84c400b.jpg</image:loc>
            <image:title>Edward Said&apos;le Yeniden Başlamak</image:title>
            <image:caption>“...Dolayısıyla şu aynı zamanda bizim kritik sorumuzdur: Batı’nın sömürgeci zalimliklerini yöntemli bir biçimde ortaya koyarken “Doğululuğu” teolojik köken gibi mi üstleneceğiz yoksa seküler bir başlangıç noktası mı saptayacağız?” 
 
“Türkiye’de Said imajları Said gerçekliğini çoktan geride bırakmış ve kendi alanında bağımsız bir krallık kurmuştur. Manipülatif geleneksel otoriteler eliyle konunun kültür savaşının içine çekilmesi vaziyeti daha da kötüleştirmiştir. Uzun sözün kısası, Said’i yorumlamak hiçbir zaman saf yorum/kuram meselesi olmamıştır. Said’le yeniden başlamanın da Şark’tan ve Said’den çok ‘bizim kendi dünyamızla ilgisi vardır.’ Burası yeniden başlamak için uygun bir kalkış noktası. 
 
Said’le yeniden başlamak amacıyla; şarkiyatçılığa ek olarak, sürgün, entelektüel, müzik ve coğrafyadan eleştirel dünyevilik, söylem, hegemonya ve ideoloji sorunlarına, Madun Çalışmaları ve postkolonyalizm gibi ekollerle ilişkisine, Said düşüncesinin imkânlarını farklı veçheleriyle hatırlatmaya çalışıyoruz. Kitabın bu konuda taze bir bakışa ihtiyaç olduğunu düşünen hemdert okurlara ulaşıp Said hakkında yeni tartışmalar açmasını dileriz.” 
 
Kitaba yazı ve söyleşileriyle katkıda bulunan isimler:


Mete Akbaba, Güneş Ayas, Tuncay Birkan, Yücel Bulut, Esra Can, Tuğba Ekinci, Yusuf Ekinci, Umut Kaya, Rumeysa Köktaş, Fırat Mollaer, Özge Özkoç, R. Radhakrishnan, Pınar Yurdadön</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95249</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f34db2d-5fd5-4af8-b914-c5ada5f6d981.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bakışta Felsefe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir Bakışta Felsefe, tüm önemli felsefi bilgi ve düşünceyi bir ciltte bir araya getiriyor. Her sayfa, bilmeniz gereken en önemli gerçekleri bir bakışta konuya hâkim olabilemeniz için küçük parçalar halinde sunuyor. 
 
Descartes&apos;tan Nozick&apos;e, empirizmden devrime ve Pascal&apos;ın bahsinden Kant&apos;ın kategorik buyruğuna kadar her önemli kişi, keşif veya fikir kısa ve öz olarak dikkat çekici metin ve grafiklerle açıklanıyor. 
 
Bilgiye aç ve zamanı kısıtlı olanlar için mükemmel olan bu görsel odaklı koleksiyon, felsefeyi ilginç ve erişilebilir kılıyor. Bilmeniz gereken her şey –ve daha fazlası– tek bir ciltte toplandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95250</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1820dd6-89e3-4673-b5b2-fee752cb8b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bakışta Ekonomi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir Bakışta Ekonomi, ekonomi bilimine dair tüm önemli bilgi ve düşünceyi tek ciltte bir araya getiriyor. Her sayfa, bilmeniz gereken en önemli gerçekleri bir bakışta konuya hâkim olabilmeniz için küçük parçalar halinde sunuyor. 
 
Adam Smith&apos;ten Karl Marx&apos;a, vergilendirmeden borç krizine ve eşitsizlikten ekonomik özgürlüğe kadar her önemli kişi, keşif, tartışma ve kavram kısa ve öz olarak dikkat çekici metin ve grafiklerle açıklanıyor. 
 
Bilgiye aç ve zamanı kısıtlı olanlar için mükemmel olan bu görsel odaklı koleksiyon, ekonomiyi ilginç ve erişilebilir kılıyor. Bilmeniz gereken her şey –ve daha fazlası– tek bir ciltte toplandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95252</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84309724-b661-46a9-afcf-9aa46c0f894b.jpg</image:loc>
            <image:title>Turan Hakanı Alp Er Tunga</image:title>
            <image:caption>Alp Er Tunga/Efrasiyap, Türklerin “dünyayı yönetme ülküsü”nün bayrağı ve simgesidir. O, Türklüğün Turan hayalinin başlangıç noktası ve temel felsefesidir. Tarih boyunca Turan hayali ile yaşayanların ilk ve gerçek hakanıdır. Bu Turan hakanı ile ilgili bilgiler; destanlarda, efsanelerde ve eski yazılı kaynaklarda yer almış, çok az bir kısmı günümüze kadar ulaşabilmiştir. 

Alp Er Tunga; Türk tarihini başarı, şan ve şeref ile süsleyen Oğuz Kağan, Bilge Kağan, Sultan Alparslan, Fatih Sultan Mehmet ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi sayılı devlet adamlarındandır. Büyük Hakan’dan sonra tarih sahnesinde yer alan Türk devletleri, ondan “kut alarak”, onun soyundan gelenler veya geldiğini iddia edenler tarafından kurulmuştur.

Alp Er Tunga, yaşadığı dönemde bütün Türkleri aynı sınır içerisine toplayarak bir “Türk birliği” kurmuştur. Anadolu’nun da ilk fatihidir. MÖ 7. yüzyılda Anadolu’ya gelmiş, Orta ve Doğu Anadolu’yu ele geçirmiş, Mısır’a kadar giderek yaklaşık 29 yıl bu coğrafyayı elinde tutmuştur.

Prof. Dr. Necati Demir, Alp Er Tunga konusunda dünya kütüphanelerini ve yazılı eserleri taramış, alan araştırmaları yapmıştır. Böylece Alp Er Tunga’nın tarihi, destani ve efsanevi kişiliğiyle ilgili bilgiler bir araya getirilmiştir. Elinizdeki kitap ile şimdilik bilinen ilk Türk devleti ve ilk Türk hakanı hakkında derli toplu bir çalışma ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95253</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a5ed0cb-8b46-460f-a67d-c9b040f1044c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Şiir Sana</image:title>
            <image:caption>“Bu Şiir Sana” kitabında aşkın her türlü hâli anlatılıyor aslında. Aşka yeniden âşık olup, bazen de sevda ve aşkın aslında siz olduğunuzu fark edeceksiniz. Aşk varsa yanımızda olanı bile deli gibi özlemiyor muyuz?   Ya da gerçek aşk her zaman kavuşma olmayabiliyor. Onu onsuz yaşayabilmek de güzel değil mi? 
Bu kitapta aşk; yaşadığınız ya da yaşamak istediğiniz hâliyle karşınıza çıkıyor. Elinizde tuttuğunuz kitap, soğuk kış akşamlarında içinizi ısıtırken, yazın da size aşkı hatırlatacak. Hepinizi anlatan bir şiir mutlaka vardır ve o şiir şu an elinizde tuttuğunuz kitapta sizin tarafınızdan okunmayı bekliyor. Bu kitapta siz varsınız. 
Şiir dediğin neydi ki                                                                                       
Bardaktaki rakı 
Kadehteki şarap 
Tabaktaki peynir 
Avucundaki fıstık 
Elindeki kalem kâğıt 
Şiir dediğin neydi ki 
En büyük aşk 
Acıları hafifletme yolu 
Sevinci anlatmanın en güzel sonu 
Şiir dediğin neydi ki 
Sen, ben, aşk 
Ya da 
Kahve, deniz, dans…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95254</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ae7589c-9065-40ca-be77-7e2e201cc040.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Kanatlı Melek İş Başında</image:title>
            <image:caption>Mardusacikalibu adlı acayip gezegende yaşayan varlıkların en temel özelliği şakacı olmalarıdır. Bu benzersiz gezegenden gelen Dört Kanatlı Melek&apos;in de en temel kişilik özelliği şaka yapmayı seven bir varlık olmasıdır. 

Aslında Dört Kanatlı Melek, dünyamızda yaşadığı maceraların gizli kalmasını istiyordu. Bu kitapta anlattığım serüvenlerin okur önüne çıkmasına olumlu yaklaşmıyordu.      

Yalvardım yakardım, allem ettim kallem ettim. Zor da olsa Dört Kanatlı Melek&apos;i ikna ettim. Kitabın yayımlanmasını nihayet kabul etti. 

Bundan sonraki iş size düşüyor değerli çocuklar! Kitabı dikkatle okuyacaksınız. Sevdiğiniz öyküleri anne-babanızla paylaşacaksınız. Arkadaşlarınıza Dört Kanatlı Melek&apos;i anlatacaksınız. Onu tanıtmak ve sevdirmek için gayret göstereceksiniz. 

Bu iyiliğiniz için daha şimdiden hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Fakat şahsen tanımadığınız kişilere de bu kitaptan bahsetmeyin lütfen. Tehlikeye karşı sizi açık yüreklilikle uyarayım. Takdir edersiniz ki hiçbirimiz Mardusacikalibu ajanlarına yanlışlıkla bilgi sızdırmak istemeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95255</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40c43607-044e-4097-a2b3-88352a020491.jpg</image:loc>
            <image:title>KA</image:title>
            <image:caption>Tınısı yanlış yere kuytulanmış aşk bu 
 Bir yanı hep iştahlı girdap 
 Bir yanı efganı yanık zaman 
 
Uzatılan izin kağıtları gibi ayrılık 
Ayrılık diyorum, kutsanan ayrılığımız 
Yol çamurlaşıyor, çizmelerimizi giyelim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95256</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b946369f-880b-4679-8e41-588c4d15c83f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetimi ve İdare Hukuku Çerçevesinde Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Personelinin Disiplin Sorumluluğu</image:title>
            <image:caption>1.      KAMU HİZMETLERİ AÇISINDAN SAĞLIK HİZMETLERİ VE TARİHSEL GELİŞİMİ 
1.1.   Sağlık Hizmetlerinin Genel Çerçevesi 
1.2.   Sağlık Hizmetlerinin Tarihsel Gelişimi 
2.      SAĞLIK HİZMETLERİNİN KAMU YÖNETİMİ ÖRGÜTLENMESİ 
2.1.   Dünya Sağlık Örgütü 
2.2.   Sağlık Bakanlığı 
2.3.   Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu 
3.      KAMUDA SAĞLIK PERSONEL SİSTEMİ 
3.1.   657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na Göre Sağlık Personelinin İstihdamı 
3.2.   Kamu Sağlık Hizmetlerinde İstihdam Biçimleri 
3.3.   Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımları 
4.      KAMU SAĞLIK PERSONELİNİN DİSİPLİN SORUMLULUĞU 
4.1.   Kamu Sağlık Personelinin Disiplin Sorumluluğunun Yasal Çerçevesi 
4.2.   Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirlerine İlişkin Düzenlemeler 
4.3.   Kamu Sağlık Personelinin Disiplin Süreci 
4.4.   Kamu Görevlisi Sağlık Çalışanlarının Yargılanması 
4.5.   Sözleşmeli Sağlık Personeli Çerçevesinde Disiplin Sorumluluğu 
4.6.   Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personelinin Disiplin Sorumluluğu 
4.7.   Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Çalışanlarının Disiplin Sorumluluğu 
4.8.   Türk Tabipleri Birliği Mevzuatı Uyarınca Disiplin Sorumluluğu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95257</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f041424-0ecd-4320-9d07-837a291bbd88.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmaniye Araştırmaları II</image:title>
            <image:caption>1.      I. BÖLÜM: RUM MEHMET PAŞA&apos;NIN İKBALİNİ SÖNDÜREN ULAŞLI VARSAKLAR 
2.      II. BÖLÜM: CUİNET&apos;E GÖRE CEBEL-İ BEREKET SANCAĞI 
3.      III. BÖLÜM: 19. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA OSMANİYE KAZÂSI&apos;NIN İDÂRİ VE EĞİTİM DURUMU 
4.      IV. BÖLÜM: SON DEVİR OSMANLI ULEMASINDAN OSMANİYELİ BİR MÜFTÜ: HASAN EFENDİ 
5.      V. BÖLÜM: 1909 ADANA ERMENİ OLAYLARI SONRASI BAHÇE, HASSA VE İSLÂHİYE KAZALARINA YAPILAN YARDIMLAR 
6.      VI. BÖLÜM: OSMANLI ARŞİV BELGELERİNDE OSMANİYE HAPİSHANESİ 
7.      VII. BÖLÜM: MÜTAREKE DÖNEMİNDE CEBEL-İ BEREKET SANCAĞI VE SON OSMANLI MECLİS-İ MEBUSAN SEÇİMLERİ 
8.      VIII. BÖLÜM: TÜRK BAĞIMSIZLIK SAVAŞINDA OSMANİYE 
9.      IX. BÖLÜM: CEBELİ BEREKET MİLLETVEKİLLERİ VE MECLİS FAALİYETLERİ (1920-1933) 
10.  X. BÖLÜM: OSMANİYE İLİ TOPRAKKALE VE DÜZİÇİ YÖRESİ DOKUMALARIN MOTİF ÖZELLİKLERİ 
11.  XI. BÖLÜM: OSMANİYE HALK KÜLTÜRÜNDE HACCA GİTME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95258</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930f16ee-c87a-4470-a08e-a81cc6a7815d.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>1.      I. BÖLÜM Spor Sosyolojisinde Temel Kavramlar 
1.1.   Spor Sosyolojisi ‘Sosyoloji ve Sporun Birlikteliği’ 
1.2.   Sosyoloji Teorileri ve Spor 
2.      II. BÖLÜM Spor Sosyolojisinde Temel Konular 
2.1.   Sosyalleşme ve Spor 
2.2.   Eğitim ve Spor 
2.3.   Spor Ahlakı 
2.4.   Taraftarlığın Sosyolojisi 
2.5.   Sporda Şiddet ve Saldırganlık 
2.6.   Toplumsal Tabakalaşma ve Spor 
2.7.   Sporda Etnisite ve Irkçılık 
2.8.   Toplumsal Cinsiyet ve Spor 
2.9.   Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet ve Spor 
2.10.                   Küreselleşme ve Spor 
2.11.                   Günümüz Spor Ekonomisinde Değişim ve Dönüşüm 
2.12.                   Medya ve Spor 
2.13.                   Spor Politikası 
2.14.                   Uluslararası İlişkiler ve Spor 
2.15.                   Fizyolojik Açıdan Sosyoloji, Sağlık ve Fiziksel Aktivite Etkileşimine Genel Bir Bakış 
2.16.                   Çocuk ve Spor 
2.17.                   Yaşlılık ve Spor 
2.18.                   Engelliler ve Spor 
2.19.                   Spor, Dezavantajlı Gruplar ve Rehabilitasyon 
2.20.                   Sosyal Gelişme ve Spor 
2.21.                   E- Spor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95259</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14136776-a227-4700-b773-176d31eca592.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Mahkumu</image:title>
            <image:caption>Barselona, 1957. Daniel Sempere ve eşi Bea’nın kutlayacak çok şeyi vardır. Julián adında güzel bir bebekleri olmuştur ve arkadaşları Fermín Romero de Torres evlenecektir. Ancak gizemli bir yabancı Sempere kitabevini ziyaret ettiğinde ve yirmi yıldır şehrin karanlık geçmişinde gömülü, korkunç bir sırrı ifşa etmekle tehdit ettiğinde, tüm bu sevinçleri yitip gider. 
Mum gibi eriyen Fermín ve arkadaşı için her şeyi yapmayı göze alan Daniel, bu yabancının peşinde 1940’lara ve Franco diktatörlüğünün karanlık günlerine uzanan tehlikeli bir maceraya sürüklenir. Geçmişin ürkütücü olayları onları kıskançlık, şüphe, intikam ve yalanlarla dolu bir yolculuğa, sevdikleri her şeyi tehlikeye atacak ve nihayetinde hayatlarını değiştirecek bir hakikat arayışına sokar. 
Entrikalarla dolup taşan Cennet Mahkûmu, Carlos Ruiz Zafón’un Rüzgârın Gölgesi ve Meleğin Oyunu’nda ince ince işlediği her konu ve karakteri edebiyatın büyüsüyle birleştirerek Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’nın kalbinde saklı olan bilmeceye götürüyor. 
“Bu romanda işkence, nezaket, zalimlik, fedakârlık ve insanları harekete geçiren şeylere derin bir bağlılık var.” 
New York Journal of Books 

“Dumas, Dickens, Poe ve García Márquez gibi yazarların yarattığı atmosferi çağrıştıran Carlos Ruiz Zafón, özgünlüğünün yanında edebiyatın ustaları arasındaki haklı yerini de koruyor.” 
                                                                                       Book Reporter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95260</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df10a302-c86d-4ceb-b834-1cede015796f.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Öğrencilerinin Boş Zaman Tutumlarının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
1.1.   Zaman 
1.2.   Serbest Zaman Kavramı 
1.3.   Boş Zaman 
1.4.   Rekreasyon (Boş Zaman Değerlendirme) 
1.5.   Spor ve Beden Eğitimi Kavramı 
1.6.   Tutum Kavramı 
1.7.   Eğitim 
2.      GEREÇ VE YÖNTEM 
2.1.   Araştırmanın Evren ve Örneklemi 
2.2.   Veri Toplama Araçları 
2.3.   İstatistiksel Değerlendirmeler 
3.      BULGULAR 
4.      TARTIŞMA VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95261</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73661d21-9aa2-456d-861c-0c4ce9d22616.jpg</image:loc>
            <image:title>Piranesi’nin Karanlık Zihni</image:title>
            <image:caption>Roma Manzaraları, Antik Roma Eserleri ve Düşsel Hapishaneler Venedikli mimar ve gravür sanatçısı Giovanni Battista Piranesi’nin (1720-1778) sanat tarihine damgasını vuran üç ayrı gravür dizisi. Piranesi’nin Karanlık Zihni dünya edebiyatının köşe taşlarından Marguerite Yourcenar’ın bu “barok deha”nın eserlerine ve zihin dünyasına dair derinlikli analizi. Victor Hugo’dan Coleridge’e, kendisinden sonraki edebiyat ve sanat dünyasını derinden etkileyen Piranesi, Yourcenar’a göre, özellikle Roma’nın antikçağ eserlerini kendisinden sonrakilerin imgelemine yerleştirmiş kişidir. Hapishaneler dizisindeyse şatafatlı mimari fantazmalar içine yerleştirdiği insancıklarla kasvetli bir dehşet duygusu yaratır. Roma’nın antik harabeleri arasında, saplantılı bir dehanın görsel ve metafizik dünyasının izinde, Yourcenar’ın rehberliğinde bir yolculuk. 
Enis Batur’un “Carceri, Piranesi’nin Kurmaca Hapisaneleri” yazısıyla birlikte… 
 
“Barok çağın bir sanatçısı postromantik çağın bir şairiyle kıyaslanabilseydi, genç Piranesi’nin Carceri’si, daha sonra yazmaktan vazgeçmeyecek bir Rimbaud’nun Illuminations’una denk görülebilirdi. Belki de onun Cehennemde Bir Mevsim’i oldu bu yapıtı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95262</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a79dd5ad-83e3-4336-a544-91684c071620.jpg</image:loc>
            <image:title>Benjamin Disraeli&apos;nin Genç İngiltere Trilojisinde Toplumsal, Politik ve Dinsel Sorunlar</image:title>
            <image:caption>1.      1. BÖLÜM 
1.1.   VİKTORYA DÖNEMİ ROMANLARINI ŞEKİLLENDİREN TOPLUMSAL VE POLİTİK YAPI 
1.2.   ÇARTİZM’İ HAZIRLAYAN ETMENLER VE SONUÇLARI 
2.      2. BÖLÜM 
2.1.   SYBIL: OR THE TWO NATIONS’DA TOPLUMSAL SORUNLAR 
2.2.   İKİ ULUS VE ONLARIN YAŞAM KOŞULLARI 
2.3.   AŞK, EVLİLİK, AİLE VE AHLAK 
2.4.   İKİ ULUSUN SINIF ÇATIŞMASI VE YOKSULLARIN YAŞADIKLARINA İSYANI 
3.      3. BÖLÜM 
3.1.   CONINGSBY: OR THE NEW GENERATION’DA POLİTİK SORUNLAR 
3.2.   MODERN MUHAFAZAKÂRLIK 
3.3.   GENÇ İNGİLTERE ÜLKÜSÜ 
3.4.   REFORM YASALARI 
4.      4. BÖLÜM 
4.1.   DISRAELI’NİN ETNİK VE DİNSEL KÖKENİ 
4.2.   TANCRED: OR THE NEW CRUSADE’DE YAHUDİLİK OLGUSU Y
AHUDİLİKTE SINIFSAL AYRIM: SEFARAD VE AŞKENAZLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95263</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9586ecb0-cd73-48db-b75a-0e8bea7ec151.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüme Dostu Vergileme</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM İKTİSADİ YAKLAŞIMLAR VE EKONOMİK BÜYÜMENİN DİNAMİKLERİ 
1.1.   KLASİK YAKLAŞIM 
1.2.   KEYNESYEN YAKLAŞIM 
1.3.   NEOKLASİK YAKLAŞIM 
1.4.   ARZ YANLI İKTİSAT YAKLAŞIMI 
1.5.   İÇSEL BÜYÜME YAKLAŞIMLARI 
2.      İKİNCİ BÖLÜM VERGİLERİN EKONOMİK BÜYÜMEYE ETKİSİ 
2.1.   VERGİLERİN EKONOMİK KARARLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 
2.2.   VERGİLERİN ÜRETİM DÜZEYİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 
2.3.   VERGİLERİN EKONOMİK BÜYÜMEYE ETKİSİNE DAİR AMPİRİK LİTERATÜR 
3.      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OECD ÜLKELERİNDE BÜYÜME ODAKLI VERGİ REFORMLARI 
3.1.   BÜYÜME ODAKLI VERGİ REFORM ÖNERİLERİ 
3.2.   OECD ÜLKELERİNDE VERGİ GELİRLERİNİN GELİŞİMİ 
3.3.   VERGİ YAPISINDAKİ DEĞİŞİMLERİN BÜYÜME ODAKLI REFORM ÖNERİLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 
4.      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM TÜRKİYE’DE VERGİ GELİRLERİ VE EKONOMİK BÜYÜME 
4.1.   TÜRKİYE’DE VERGİ GELİRLERİNİN GELİŞİMİ 
4.2.   TÜRKİYE’DE VERGİLERİN EKONOMİK BÜYÜMEYE ETKİSİNE DAİR AMPİRİK LİTERATÜR 
4.3.   TÜRKİYE’DE VERGİLER VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNE DAİR UYGULAMA 
4.4.   BÜYÜME ODAKLI VERGİ POLİTİKASI ÖNERİLERİNİN TÜRKİYE AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95264</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c770b406-866d-455c-bd83-bdf419a9001e.jpg</image:loc>
            <image:title>Utanç ve Tevazu Duyguları</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın tekelinde gibi görünen kavramlara felsefi perspektiften yaklaşan Scheler, bu sefer utanç ve tevazu kavramlarını inceliyor; bu kavramların yerini, koşullarını, temel formlarını ve işlevlerini araştırıyor. Cinsel utanmayı aşama aşama irdeleyip konuyu hem edebiyatın hem de felsefenin ufukları ardına taşıyor. Kadında ve erkekte ruhsal ve bedensel utanmayı da ayrıntısıyla açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95265</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bd16173-525c-4eef-9e29-acccbb8dd167.jpg</image:loc>
            <image:title>Engel ve Nefret</image:title>
            <image:caption>Hiçbir fiziki engel, gerektiğinde masumiyetin sınırlarını aşmaya engel değildir. 
 
Yüzde %85 görme engelli bir birey olan Volkan Takoz&apos;un kanlı hikâyesi… 
 
Volkan, belli takıntıları ve sahip olduğu engel dışında fazla yaramaz bir çocuktu. Şiddet eğilimi de vardı üstelik. Lise yıllarında yöneldiği metal müzik, içindeki şiddet duygusunun daha bir harlamasına sebep oluyordu. Engeli yüzünden dışlanıyor olması, insanlara daha bir nefret ile bakmasına sebep oluyordu. 

&quot;Benim kitabımda her erdemsizliğin ağır bedelleri vardır,” diyerek girdiği bu intikam yolunda tüm soğukkanlılığı ile kurbanlarına akılalmaz sonlar hazırlıyordu. Annesinin dahi canına kastedecek kadar canileşmişti. İşlediği planlı cinayetlerden emniyeti yanıltıp bir şekilde paçayı kurtaran Volkan, ablası Nazan&apos;ın da işe karışmasıyla nasıl bir plan devreye sokacaktı? Hayalinde kavuştuğu aşkı olan Burcu, onu nasıl bir çıkmaza sürükleyecekti? Kendini vicdan sahibi bir katil olarak nitelendiren Volkan&apos;ın hikâyesini okurken nabzınızın sürekli arttığını hissedecek, Volkan&apos;ın yüreğindeki karanlık kuyuya şahitlik edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95266</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d45fa0c-528a-4607-9ad7-bdc36289c304.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kati -2</image:title>
            <image:caption>Kati, doğduğunda bana vermediler, elime alamadım, koklayamadım, bağrıma basamadım. Hiç değilse şimdi bana bu fırsatı ver Tanrım diye dua ediyordu. 
 
Hiçbir şey konuşulmuyordu, sessizlik ve sadece göz yaşlarının düştüğü yerlerin çıkardığı o sade, ılık, sevgi dolu, özlemle yoğrulmuş hasretin sesi vardı. 
 
Anne ve oğul sarmaş dolaş olmuşlar, ikisi de kaderine ağlıyorlar, kaybettikleri yılları nasıl aşacaklarını akıllarına getiriyorlar, birbirlerine sarıldıkça öptükçe yanaklarından geçmişin eksiklerini gideriyor gibiydiler. 
 
İkisi birden kimsenin yüzlerine bakmadan, bakamadan koridordan sessizce ayrılıp gidiyorlardı. Anne oğul sarılmışlar, birbirlerine destek olarak kaybolan yılların acısını çıkarmaya gidiyorlardı, gözlerinde umut vardı, yaşam vardı on dokuz seneden sonra bir araya gelen anne ve oğlu mutluluğun tadını ilk kez bu kadar saf olduğunu anlıyorlardı. İkisinin de dillerinde iki kelime vardı; 
Annem benim... Oğlum benim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95267</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb374ae0-77fd-4671-b7a7-e784fae7f46c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgün Kral’ın Laneti</image:title>
            <image:caption>Zamanın birinde insanlığın ejderhalara karşı başlattığı savaş, üç ejderha tarafından oldukça kanlı bir şekilde bastırılmıştı. Ejderhaların amansız saldırıları sırasında yeryüzünün mührü kırılmış ve yeraltına hapsolan binlerce yaratık yüzeye çıkmıştı. İnsanlığın neredeyse sonunu getiren bu olayın üzerinden 1000 yıl geçmişti. 

Bir adamın yurdunu terk edip, intikam uğruna tek başına başlattığı ejderha avı, tüm dünyanın kaderini değiştirecek olaylar zincirini nasıl tetikleyecekti? Ya da 1000 yıl sonra yalnızca hikâyelerde, masallarda dilden dile aktarılan bu korkunç yaratıkların, bir imparatorluğu “yeniden” yıkmasını önleyebilecekler miydi? 

Dünya çok yakında değişecekti. İnsanoğlu&apos;nun en büyük tehdidi yeniden harekete geçse de henüz kimse yaklaşan tehdidin farkında değildi. Bir kişi hariç...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95268</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4a42252-b8e9-4e57-8f30-be1936e2f063.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirler, İnciler ve Eflatun</image:title>
            <image:caption>“Kaldır başını, topla cesaretini. 
Bu karanlıklar, bu yağmurlar, 
Hiçbirinin gücü yetmesin, 
Soldurmaya cüretini. 
Eflatun&apos;dur mahlasın, 
Kırmızı en yakışanın. 
Mavi de isterdi yeşil de Onları kuşanasın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95269</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87881bbd-f0b7-477d-b43b-05f8f9c8569b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepetaklak</image:title>
            <image:caption>İnsanlar kötü anıları hafızalarına yazar, iyi olanları da kalplerine… 
Nancy, Aidan ile mutlu ve huzurlu bir hayat yaşarken kaderin onun için kurguladığı planlardan haberi yoktu. Oğlu ile yeni bir hayata başladığında ise karşısına çıkan Daniel, onu hem dünyanın en mutlu insanı yapacaktı hem de Nancy&apos;nin en büyük yanlışı olacaktı. 
 
Dünyaya, doğaya, hayvanlara ve bitkilere hayran, insanlara karşı iyimser ve dürüst olan Nancy, âşık olacağı biriyle karşılaşmadığı sürece ilişki yaşamayı düşünmüyordu. Fakat Daniel ile karşılaştığı o otoparkta, ileride Daniel&apos;ın ona yaşatacağı o yüce aşkı da, duyguları da tahmin etmiyordu. Sadece onu her gördüğünde yükselen kalp atış hızının etkisindeydi. 
 
Her aşk kendi hikâyesini kendi yazar, kendi zamanını kendi belirler. Bazen lütuftur aşk, bazense bir lanet. Ama aşkın acısına da huzuruna da razıdır âşık yürek. 

Bir aşk nasıl hakkıyla yaşanır? Karşıdaki insan buna değmese de aşkın saf kimyası için hissedilen duygulardan pişmanlık duyulur mu? Nancy, onun hikâyesini okuyan herkesin hayata bakışını değiştirecek, insaniyetini sorgulatacak. Kitap sizi kendinizle baş başa kalıp vicdanınızı dinlemeye davet edecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95270</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dec96a98-1d59-48ab-b2a7-15e597be2234.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak Annem</image:title>
            <image:caption>Ninti ve Adepa, her şeyin normal ilerlediği bir akşam geçirip, sabah her zamanki hayatlarına devam etmek için uyandıklarında artık hiçbir şey eskisi gibi değildi… Bir şeyler oluyordu, gezegenlerinde akıllarına gelmesi mümkün olmayan bir şeyler yaşanıyordu… Neler olup bittiğini tam olarak anlamaları için geçen süre sonunda artık bir sürü hayvan ile bir uzay mekiğinin içerisindeydiler. 
 
Garip olaylar yaşadıkları bu süre içinde, öğrendikleri önemli bir şey vardı: Hayat her zaman ikinci bir şans vermeyebilirdi… 
Yaptıkları seçimler onları buraya getirmişti ve artık son bir seçim daha yapmaları gerekliydi ya da belki de başka bir seçenekleri yoktu… Peki, şimdi o kara deliğe girecekler miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95271</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8733bfaf-a114-4892-b642-8ee3a39b44e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Yola Çık Yol Sana Görünür</image:title>
            <image:caption>Her Şey Vaktini Bekler. Ne Gül Vaktinden Önce Açar Ne de Güneş Vaktinden Önce Doğar. Biraz Sabret Senin Olan Sana Gelecektir. 
 
Mevlana 21. yüzyılda dünyanın başına gelenleri görseydi acaba ne düşünürdü? 
Bu hız çağında boğuştuğumuz sorunları çözüme ulaştırmak için bize nasıl yol gösterirdi? 
Hakan Mengüç, kaleme aldığı bu yeni kitabında tam da bu soruların yanıtını arıyor. 
Büyük düşünür, sekiz yüz yıl öncesinden sesleniyor çağımızın acı çeken ruhlarına... 
Onlara 21 altın kuralı hatırlatıyor! 
Hiçbir şeyin çaresiz ve çözümsüz olmadığını, her derdin içinde bir derman saklı olduğunu fısıldıyor. 
Peki ya o dermanı bulmak mümkün mü? 
Doğru yere bakınca evet... 
Doğru yeri bilen gönül gözünü uyandırmanın tam zamanı... 
Aradığın hazine tam olarak durduğun yerde. 
Hoş geldin yol arkadaşım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95272</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315f8b0e-72ef-4e47-9140-2be97d5464b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusur İmzadır Kusursuzluk Bir Yalan!</image:title>
            <image:caption>KUSURLARINA RAĞMEN BİRİNE ÂŞIK OLMAK YOKTUR. KUSURLARA ÂŞIK OLMAK VARDIR. 
 
Noksanlık, sakatlık, özür, bozukluk diye tarif edilir kusur sözlükte. Ancak buna karşılık kusursuzluğun anlaşılır, güçlü ve net bir tarifi yok. 
Kusursuzluk, bir kusurunun olmaması diye açıklanabiliyor en güçlü haliyle. Halbuki kusursuzluk söz konusuysa, mesele çoğunlukla algıyla ilgili... 
Ne demek mi istiyorum? 
Kusur vardır, gerçektir, güçlüdür ve nettir ama kusursuzluk yoktur diyorum. Size kusur diye dayatılan da aslında kusur değildir. Özgünlüklerinizin, sizi siz yapan parmak izlerinizin birer kusur olduğuna ikna edilmişsinizdir sadece. 
Güzel olan, kusursuz olan değildir, özgün olandır. Kusurlarını karakteristik bir güce dönüştürebilendir. Kusur olarak gördüğümüz şey her ne olursa olsun bunu yapıcı ve yaratıcı bir çözümle özgünlüğümüz haline getirebiliriz. 
Unutmayın ki “kusur” tamir edilmesi gereken şey değildir, doğru değerlendirilmesi gereken şeydir. 
Çünkü kusur imzadır. 
Kusur özgünlüktür, otantikliktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95273</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c02ed811-9d25-47ad-89f7-a549b6a32b2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Delirişimizin Tarihçesi</image:title>
            <image:caption>Bir gün oturup hasbihal edelim.
Feleğin sillesini yiyenler derneğini,
Kaderin cilvesine maruz kalanlar cemiyetini kuralım.
Delirişimizin tarihçecisini yazalım birlikte.
İki yakası bir araya gelmeyenler senfoni orkestrası çalsın,
Biz söyleyelim.
Mesela ihanet takdimimiz kürdi makamında
taksim edelim bu defa.
Bir türlü satamadığımız cakamızı
kuğu gölü balesi eşliğinde sunalım insanlara.
Deneyelim…
Sempozyum düzenleyelim örneğin!
Konumuz incir ağacının ocağımızla olan
münasebeti olsun.
Siz leydim biraz özgün olun!
Sizi hiç kimse sevmemiş olamaz.
Ya siz lordum Allah aşkına!
Bütün kadınlar namussuz olamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95274</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de439c1-6683-46af-b91a-3d4161265538.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Özgürlük</image:title>
            <image:caption>YAŞAMINDA KENDİSİ OLARAK VAR OLAMAMIŞ BİRİ 
DUYGU, DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞLARIYLA YAŞAMI ÖZGÜRCE KUCAKLAYABİLİR Mİ? 

“Dünya bazen kapkaranlık gözükür, insan kendini yapayalnız ve değersiz görür, bu duygular da yaşamın bir parçası. Bence sizin, sizi anlayacak biriyle konuşmaya ihtiyacınız var.” 

Bu kitap, gençlik yıllarımı temsil eden üniversite öğrencisi Timur ile yaşlılık yıllarımı temsil eden emekli psikoloji profesörü Yakup Bey arasında geçen sohbetlerden oluşuyor. 

Sevdiği kızın kendisini önemsemediğini fark etmeyen Timur ona evlilik teklif eder. Sosyoekonomik düzeyi yüksek Nesrin kibarca, “Sen ben denk değiliz,” mesajını verir. Tesadüfen Timur’la karşılaşan Yakup Bey gencin yüzünden hüznünü ve yalnızlığını anlar ve ona isterse Sahaflar Çarşısı’ndaki kitapçı dükkânına gelebileceğini söyler. 

Buluşmaya ve sohbet etmeye başlarlar. Bu sohbet içinde Timur kendi anlam verme sistemini, değerler sistemini, ezikliğinin kaynağını, toplumla, yaşamla ilişkisinin temellerini keşfetmeye başlayacaktır. O karşılaşmadan sonra Yakup Bey’le yaptığı sohbetlerde, kültür robotluğundan şahsiyet olmaya giden bir özgürlük yolculuğuna çıkacaktır. 

Bu kitapta, karşılıklı saygı içinde olan iki insanın; yaşamını, ilişkilerini, kendi anlam verme sistemini keşfedişi yer almaktadır. 

Sevgi mi özgürlüğe, özgürlük mü sevgiye götürür? İç yalnızlığı gözlerinden okunurken sevdiğine evlenme teklif eden, gerçek sevgiyi, gerçek aşkı sorgulayan üniversiteli bir gencin biz bilinci içinde adım adım Gerçek Özgürlük’e varışının öyküsü. 

Kendi yolculuğumuzu yapmak için buradayız; bu yolculukta kendimiz olabilme cesaretini bulmamız kolay değildir ama kendimiz olmadan yaşamımızdaki hiçbir şey anlamını bulamaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95275</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2606b72-708d-4602-b919-0445d5f66f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Koku Bombası ve Ketçap Surat - Porsukların Kötülükleri</image:title>
            <image:caption>HEY SEN! HAYIR, SEN DEĞİL. ARKANDAKİ. 
KETÇAP SURAT’IN TUHAFLIKLARLA DOLU EĞLENCELİ DÜNYASINA HOŞ GELDİN. 
 
Ketçap Surat ve Koku Bombası’nın tehlikelerle dolu macerasına katılmak istiyorsan bu kitabın kapağını aralamalısın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95276</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e09fbf4-7f22-4586-af42-fe2b4fc88029.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlenmeden Önce</image:title>
            <image:caption>EVLİLİK BİR ÇİÇEKÇİ DÜKKÂNI GİBİ FARKLI OLANAKLAR SUNAR;
ÇİÇEKLERDEN NASIL BİR BUKET OLUŞTURACAĞINIZ SİZE KALMIŞ… 

Eşler, evlilik öyküsünün mahrem tanıklarıdır. Evliliğinizde hayatınızın en önemli, en mahrem tanığıyla birlikte olduğunuzun farkında mısınız? 

Bu tanıklığın derinlerine inen gücünün farkında olmak olgunluk ister. Olgun eşler, birlikte yaşamak için değil, birbirlerini yaşamak için evlendiklerini bilirler. 

Evlilik yolculuğuna başlarken biricik sermaye olan sevgi, küçülüp yok olabilecek ya da büyüyüp gelişebilecek bir şeydir. Hem çok kudretli hem de zarif ve kırılgan… Büyümesi ya da zayıflayıp yok olması eşlerin birbirine nasıl tanıklık yaptığına bağlıdır. 

Evlilikte iki farklı öykü bir araya gelir. Sohbet eden, ilişkilerini önemseyip emek ve zaman veren çiftler “bizim öykümüz” dedikleri anlamlı ve mutlu bir öyküyü oluşturmayı başarırlar. 

Şimdi evli olabilirsiniz; biricik sermayeniz olan sevgiyi evliliğinizde nasıl geliştirip büyütebileceğinizi biliyor musunuz? 

Evlilik olgunluğunuzu geliştirmek ister misiniz? 

Yaşanmış evlilik öykülerinin getirdiği deneyimlerle anlamını bulmuş kavramların rehberliğinde aydınlatıcı, zevkli bir yolculuk sizi bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95277</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00b01988-364c-4166-b86c-219a38b65a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Neden Can Yakar</image:title>
            <image:caption>Ne yaparsan yap olmaz bazen. Ama o kadar güzel olmaz ki, “Ancak bu kadar güzel olmayabilirdi,” dersin.
Ve aklına gelir: “Kadere iman eden kederden emin olur.”
Sonra anlarsın ki, nar tanelerini teker teker yerli yerine yerleştiren Rabbin, seni de hangi gönle yerleştireceğini bilir.
Tek yapman gereken kara geceleri kudret kalemiyle güneşe boyayan, kahverengi odundan pembe çiçekler açtıran Allah&apos;a inanmak.
O&apos;na inanırsan yaklaşmak için tuttuğun elin aslında Allah’tan uzaklaştırdığını anlarsın.
O&apos;na inanırsan batıp gidenlerden medet ummaz kalbin esas sahibine yönelirsin.
O&apos;na inanırsan Aşk neden can yakar, anlar ve sabır ipliğiyle diktiğin tüm yaralarını tedavi edersin.
İstemez misin kor ateşler etrafını sararken yanmayan bir İbrahim olmayı...
Kitapları ve videolarıyla milyonlarca insana ulaşan Mehmet Yıldız, Aşk Neden Can Yakar&apos;da da akıcı ve keyifli üslubuyla Allah&apos;ı, nefsi ve ibadeti anlatmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95278</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f38e2e19-13ff-4906-a9bf-90f5574c9d5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanefi Sorumluluk Hukuku</image:title>
            <image:caption>Dr. Kamil Yelek, Gasp ve İtlaf Bağlamında Hanefî Sorumluluk Hukuku isimli bu çalışmasında gasp ve itlaf bağlamında mala yönelik haksız fiillerden doğan tazmin sorumluluklarını ele almaktadır. Öncelikle çağdaş İslam hukuku literatürünün verilerinden hareketle şimdiye kadar ortaya konulan çalışmaların eleştirel okumasını yaparak bunların klasik İslam hukuk doktrinini ne ölçüde karşıladığını ortaya koymaktadır. Sonrasında gasp ve itlaf özelinde Hanefî mezhebinde sorumluluk hukukunun nasıl geliştiğini göstermeye çalışmıştır. Bu bağlamda eserde, gasp ve itlafla ilgili konularda Hanefî mezhebi içerisinde nasıl bir değişim yaşandığı, fakihlerin bu konuda ortaya çıkan yeni meseleleri çözüme kavuştururken hangi yöntemleri kullandıkları, çözüm olarak sunulan görüşlerin daha sonraki ulemâ tarafından kabul görüp görmediği ve bu konuların Osmanlı fetvâ mecmuaları ile şeriyye sicillerinde ne şekilde tezahür ettiği sorularının cevabı aranmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95279</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c67bc317-c12f-40c4-a2d5-9ad1f25193e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sakarya Savaşı Gazisinin Hatıraları</image:title>
            <image:caption>Timaş Tarih Hatırat Kitaplığı, Kurtuluş Savaşı kahramanlarının yazdığı hatıralarla büyümeye devam ediyor! Sakarya Savaşı’na dair yazılmış hatıraların yok denecek kadar az olduğu bir dönemde Tuğba Aydeniz, büyük dedesi Musa Kâzım Sakarya’nın hatıralarını yayıma hazırladı. Aydeniz’in, adını Bir Sakarya Savaşı Gazisinin Hatıraları koyduğu bu hatırat, dönemi canlı bir şahidin gözünden aktararak bir “ilk”e imza atıyor. I. Dünya Savaşı yıllarında başarılı eğitim hayatını yarıda bırakan, bir yaş küçük olmasına rağmen kendi isteği ile “onbeşliler”in arasına katılan ve gençliğini o destansı mücadeleye adayan Musa Kâzım Sakarya; yazdıklarıyla Kurtuluş Savaşı’na ışık tutuyor. Musa Kâzım Sakarya&apos;nın 1976’da el yazısıyla kaydettiği bu hatırat, Kurtuluş Savaşı’nın ve Millî Mücadele’nin özelinde, Cumhuriyet Türkiye’sinin askerî, kültürel, entelektüel ve toplumsal tarihi açısından değerli bir kaynak niteliğinde…

İstiklâl Madalyası sahibi Musa Kâzım Sakarya; şahitliklerini, izlenimlerini, gözlemlerini ve değerlendirmelerini kayda geçirerek tarihsel hafızamız için değerli bir eser ortaya koyarken aynı zamanda, kendi ifadesiyle, “evlat ve torunlarına şerefli bir soy ismini” de miras bırakıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95280</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8960a9b-ecf2-4150-8c05-39c884772a9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Seküler Yönetim Üzerine Yazılar</image:title>
            <image:caption>Orta Çağ Avrupası&apos;nın önemli fikir adamlarından biri olan Padovalı Marsiglio&apos;nun kaleme aldığı Seküler Yönetim Üzerine Yazılar isimli bu eser, yazıldığı dönemde dinî otorite ile siyasi otorite arasındaki iktidar mücadelesinin detaylarını ortaya koyarken yazarın tercihini siyasi otoriteden yana kullandığını gözler önüne sermektedir. Yazar, bu tercihini gerekçelendirirken de oldukça detaylı bir şekilde dünyevi otoritenin gerekliliği ve üstünlüğünden bahsetmektedir.

Eser, Defensor Minor ve De Translatione İmperii isimlerini taşıyan iki ayrı çalışmanın Cambridge University Press tarafından Writings on the Empire adıyla bir araya getirilmesiyle meydana gelmiştir. Yazıldığı dönem için oldukça aşırı gibi görünen bu düşünceler daha sonraki yüzyıllarda ortaya çıkacak olan seküler yönetim tarzının temel taşlarını oluşturmuştur. Bu eser, Batı siyaset düşüncesini derinden etkileyen klasik metinlerin başında gelir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95281</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f0e1d7-d50a-41c3-bf72-2f928163d92f.jpg</image:loc>
            <image:title>Komita</image:title>
            <image:caption>Dünyaya yön veren istihbarat örgütü…
Ve Anadolu’da kimsenin ilgilenmediği bir komita… Tüm kıtaların planlayıcıları Datça’da, göz ardı edilen kadim sorular eşliğinde esrarengiz bir planın parçası olduklarını çok geçmeden anlayacaklardır.
Komita, sürükleyici bir Ege polisiyesi. Son âna kadar heyecanını kaybetmeyen, şaşırtıcı tarzda anlatılan bir ilk roman.
Olay örgüsünün yanı sıra varoluşa dair en büyük komplolarla da bir felsefi sarmal.
Serdar Budur ilk kitabında klasik hikâye anlatıcılığının sınırlarında gezinerek felsefî polisiyenin benzersiz bir örneğini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95282</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ada140f5-dc3c-4a74-84c8-7395a50cb209.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim Krizinin ABC’si</image:title>
            <image:caption>“İklim Krizinin ABC’si” yetişkinler için yazıldı ama okumayı bilen çocuklar da bu kitapta çok şey bulacaklardır.
Bize kalırsa, insanlığın önündeki en büyük mesele iklim krizidir. Bu kriz gelecekte değil şimdi gerçekleşen bir yıkımdır. Engellemek elbette mümkün. Ancak başarmak için hemen harekete geçmek gerekiyor.
Eğer iklim uzmanı değilseniz, bu çizgi roman size iklim ve iklim değişikliği hakkında bilmeniz gereken tüm detayları çizgilerle ve özet hâlinde veriyor. Daha önemlisi ise “Ne yapmalı?” sorusuna seçenekler sunuyor.
Kitabın sonu bir tavsiye ve bir koca boş sayfayla bitiyor. Bitirince lütfen okuması için kitabı başkasına hediye edin tavsiyesi ve iklim değişikliğini önlemek için siz neler yaparsınız diye yazmanız için bir koca boş sayfa.
Büyükler için çizgi roman olunca haliyle bol bol espri ve ince ince eleştiri de var. Alınmaca darılmaca yok ama…
&quot;İnsanlığın, yerkürenin doğal kaynaklarını Sanayi Devrimi’nden bu yana hoyratça, sorumsuz ve sürdürülemez bir şekilde kullanması küresel ısınma ve iklim değişikliğine yol açtı. Yarattığı ekonomik yıkım ve güvenlik sorunu nedeniyle iklim değişikliği acil çözüm bekleyen sorunlar arasında uluslararası gündemin üst sıralarına yerleşti. Son zamanlarda dünya genelinde meydana gelen kasırgalar, aşırı yağışlar, seller, orman yangınları, kuraklık, tatlı su kıtlığı ve gıda yetersizliği karşı karşıya bulunduğumuz tehlikeyi açıkça gösteriyor. İklim değişikliği sınır, ülke, bölge, kıta tanımıyor. Zengin, fakir, gelişmiş, gelişmekte olan ayrımı yapmıyor, olumsuz sonuçlarından herkes nasibini alıyor. Bu nedenle Türkiye bu global soruna duyarsız kalmamalı, ortak mücadelenin içinde yer almalı, ayrıca ekonomisini ve alt yapısını iklim kaynaklı tehlikelere dayanıklı hâle getirmeli. Bu kitabın iklim değişikliğinin oluşturduğu tehdide ilişkin bilincin geliştirilmesi açısından öğretici ve aydınlatıcı olduğunu düşünüyorum.&quot; - Mithat Rende, Emekli Büyükelçi
&quot;İnsan türü  Afrika’dan dünyanın dört bir tarafına “kurtuluş” için kaçtı. Yerleşti. Çoğaldı. Şimdi de bazıları dünya biterse diye uzaya kaçmaya hazırlanıyor. (Batan gemiyi ilk terk eden fareler gibi...) Ama birkaç gereksiz derecede zengin insan dışında biz buradayız. Burası insan türünün ana evi. Tür Afrika’dan dünyaya dağılırken neden kaçmıştı? Tam bilinmiyor. Ama bu sefer başımıza gelmekte olan felaketin nedenini biliyoruz: 10 bin yıllık iklim döngüsünün bozulması. Bu bozulmanın önce bilmeden sonra da bile isteye sorumlusu bize, sözüm ona daha iyi bir hayat sunan üreticiler, şirketler, devletler. Kendi kendimize neden olduğumuz bu büyük doğal felaketin büyüklüğünü ve durdurma yollarını en başta çocuklar ve gençler, herkesin kavraması lazım. Elinizdeki kitap bunun için harika bir kaynak. Lütfen okuyun. Okutun. Paylaşın.&quot; - Serdar Erener, İletişimci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95283</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8598dc7f-c1a7-4e06-99ac-374d3afd71ad.jpg</image:loc>
            <image:title>George Orwell</image:title>
            <image:caption>&quot;Peşindeki şeytanlar,
Çektiği ızdırap,
Hepsini alt etme savaşı ve düşünceleri hâlâ bizimle.&quot;
Bu roman, gerçek adı Eric Arthur Blair olan George Orwell’in yaşamındaki gerçek olaylara dayanır.
Hayvan Çiftliği ile edebiyat dünyasında büyük yankı uyandıran Orwell’in kötüye giden sağlığı, ikili ilişkilerindeki çalkantılar ve çocuğunu yetiştirme sürecindeki sorumluluklara rağmen 1984’ü tamamlamak uğruna geçirdiği dramatik günler…
Benzersiz ve ürkütücü distopyaların yaratıcısı George Orwell’in son yılları, Norman Bissell’ın muzip kalemiyle dönemin entelektüel dünyasına ve politik meselelerine de dokunmayı ihmal etmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95284</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e387b616-f997-4bcd-8264-0ed381755bb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgedeki Yüzler</image:title>
            <image:caption>Temalı öykülerin yazarı Neşe Koçak, edebiyatta ilkleri denemeyi sürdürüyor. Uygunsuzlar kitabında alışılmadık biçimde delilik temasına odaklanan yazar, yeni öykü kitabında heykeltraş kimliğini ve plastik sanatlar alanındaki kariyerini de kullanarak ünlü sanatçıların dünyasına uzanıyor.

Yazar, Gölgedeki Yüzler adını verdiği ikinci öykü kitabında, sanat tarihine geçmiş bir düzine ressam, heykeltraş ve müzisyenin hayatından dramatik kesitleri, sanatçıların eserlerinden birini merkeze alarak öyküleştiriyor.
Çaykovski&apos;nin Fındıkkıran Operası, Rodin&apos;in Öpüş heykeli, Mihri Müşfik&apos;in Otoportresi, Van Gogh&apos;un Tutuklular Çemberi gibi seçtiği on iki eserden yola çıkarak görüntünün ardında yatan büyülü gerçekliği arıyor, bu arayışın sonunda heyecan ve merak uyandıran kurgular geliştiriyor.

 Uygunsuzlar adlı ilk öykü kitabı büyük beğeni toplayan Neşe Koçak; bu kitabındaki öykülerde psikoloji, estetik, felsefe ve sanatı harmanlayarak karakter yaratma ve kurgulamadaki başarısını kanıtlıyor. Böylece öykü dünyasına yeni bir soluk getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95285</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e5b20d2-4619-4b1b-8f54-441ef69a14a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Nedir&apos;den Yaşam Nedir&apos;e</image:title>
            <image:caption>ANLAMAKTAN DOĞAN SEVİNÇ”İ ÖĞRENMEK
 
Prof. Dr. Türker Kılıç hem çok bizden hem de bize çok farklı bir dünyadan. Zaten elinizdeki kitabı farklılaştıran da “bizden” bir ailenin “hep farklı sorular” soran çocuğunun, nasıl giderek dünyanın en seçkin beyin cerrahlarından ve yeni bir bilim felsefesini aralayan beyinbilimcilerinden biri hâline gelmesinin öyküsü olması…
 
Türker Kılıç, Balkanlar’dan Bursa’ya göç eden orta halli bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Çevresinden farklıydı ve henüz ilkokul sıralarında içine düşen bilim aşkıyla, insan beyninin gizemlerini araştırmaya başladı. Kılıç’ın çok çalışarak, çok okuyarak, çok anlayarak ve çok araştırarak var etmeyi başardığı “cevher” ise her girdiği okulda, ortamda fark edildi. Henüz çocuk yaşta kendi yolunu çizmeye karar verdiğinde ise Muradiye Mahallesi’nde başlayan serüven Harvard’a, oradan da Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi’ne kadar uzanacaktı. Kılıç, en zor koşullarda bile pes etmiyor, vazgeçmiyordu. Daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir dünya için kafa yorarken iyi bir bilim insanı, iyi bir cerrah ve iyi bir eğitimci olmanın yanı sıra iyi bir aile babası olmayı başardı.
 
Yaşamının her dönemi örnek başarılarla dolu bir bilim insanı olan Prof. Dr. Türker Kılıç, yeni bilimsel paradigmadan doğacak “yeni uygarlık”ın şifrelerini, insan beyni ve nöronal bağlantı üzerinden ortaya koydu. Prof. Dr. Kılıç’ın geleceğin bilim insanlarına örnek olacak sıradışı yaşam öyküsü, aynı zamanda başarıya giden sürecin yol haritasını da Türkiye’nin geleceğini yaratacak genç bilim insanlarına sunuyor. Yeni bilimsel anlayışın ortaya çıkış öyküsü, her yetkin düşünürde olduğu gibi Prof. Dr. Kılıç’ın kendi yaşamıyla birlikte ilerliyor. Bağlantısal Bütünsellik düşüncesi, sadece insan beyninin sırlarını, beynin nasıl düşünce ürettiğini değil, evrendeki madde, enerji, canlı, cansız her parçanın iletişim içinde varolduğunu ortaya koyuyor.
 
• Yeni bilimin yönteminin “Bağlantısallık”, yeni kültürün ise “Yaşamdaşlık” olması neden önemli?
• “Nasıl daha iyi ve güzel bir yaşam kurabiliriz?” sorusuna kişisel bir yanıtımızın olması hayatımızı nasıl farklılaştırıyor?
• Bilim en yetkin bilgi işleme sisteminin insan beyni olduğunu varsayarken, aslında en yetkin bilgi işleme sisteminin yaşamın kendisi olduğu sonucu nasıl ortaya çıktı?
• Biyolojik bilgi işleme sistemi olan insan beyni nasıl düşünce üretip zihin evrenimizi oluşturuyor?
• Yeni bilimsel yöntemin ortaya çıkaracağı kültürel kodlarda neler saklı?
• Bilimsel devrimin ardından kurumlar, eğitim, inançlar hayatımızda nasıl konumlanacak?
• Yapay zekâ, insanlığın sonunu mu getirecek yoksa yaşamı zenginleştirecek mi?
• Covid-19 salgın süreciyle birlikte nasıl bir düşünsel değişim yaşanacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95286</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/754d0117-8976-46e6-bc7a-e5db7729b5a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vernem Nidahen - Açık Yaralar ve Dikiş İzleri 2</image:title>
            <image:caption>İnsanın en büyük savaşı kendi iç dünyasıyladır ve hayat, göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman aralığında, gerçekle hayal arasında biriktirdiğin anılardan ibarettir. Anıların seni geçmişe bağlar da
bazen bunlar ruhunu sıkar, bedenin dar gelir. Ölümün soğuk kollarına atlayacakken bir seçimle tekrar her şey değişir.
 
İşte Liva, tam da bu ince çizgide gidip gelirken derin okyanuslarında yok olduğu Pars&apos;la karşılaşır ve kendisini çok bilinmeyenli bir denklemin ortasında buluverir.
 
Çıkış yolunu buldum derken sır perdelerinin arkasında kaybolur.
 
Acaba Liva, bu beklenmedik olaylar karşısında gardını alıp çarpışacak mıdır yoksa mücadele gücünü tamamen kaybedip her
şeyden vaz mı geçecektir?
Ya yaraları, can kırıkları... Onları tek bir yara bandı kapatabilecek midir?
 
Bir dikiş, iki dikiş, vazgeçiş.
En büyük yaran ilk vazgeçişindir.
En çok ilk vazgeçişlerin izi kalır.
Çünkü izi kalan yara, hiç iyileşmemiştir aslında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95287</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0b95fc-6267-4a24-89e5-bbe476f0e62f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarın Yalnızları Beyoğlu</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı’nın usta ismi Mario Levi, yedi kitaplık İstanbul serisi Gördüklerimiz Göremediklerimiz’in O Pazartesi Eminönü’den sonraki kitabı Pazarın Yalnızları’nda bu kez bizi bir pazar günü Beyoğlu’nda yürüyüşe çıkarıyor. 

Beyoğlu’nun değişen yüzü, yeni insanları, sesleri, renkleri ve kokularıyla eşlik ediyor ona… Delilik de var o yollarda anılar da; sarhoşluklar, hasretler, ayrılıklar, tutkular ve yitirilen aşklar da… 

Yazarın çektiği fotoğraflar da yine eserde yer alıyor. Kahramanlarıyla birçok sürprizi barındıran bir yolculuk bu… Pazarın Yalnızları buruk tebessümlerin ve melankolinin romanı… Düne ve günümüze dair…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95290</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/773c3b43-78f0-41f0-a18d-ff61de242cff.jpg</image:loc>
            <image:title>Didik Didik Freud</image:title>
            <image:caption>Açık Radyo’nun 19. yayın döneminde gerçekleşen Didik Didik Freud programında Serol Teber ve Şenol Ayla, Teber’in Bilimsel Bir Peri Masalı: Freud’un Aile ve Tarihsel Romanı’ndan yola çıkarak, Sigmund Freud’un eşsiz yaşamöyküsünün peşine düşüyor ve çağdaşı Tevfik Fikret’le ortak melankolik dünyalarının eserlerine yansımalarını eleştirel/alternatif tarih yazımının büyüteci altında didikliyorlar. 
 
Serol Teber, psikoloji, davranış bilimi ve arkeoloji arasında disiplinlerarası bir dil oluşturarak antikiteden Ortaçağ’a kadar hastalık, sapkınlık, günah kabul edilen melankoliyi ve bugün bile üretim-tüketim düzeninin aksak parçası sayılan melankolik kişiliği “atomize” ederek, nevi şahsına münhasır mizah duygusu ve ironisiyle arkeo-psikoloji alanının ilk ve en önemli yerli kaynaklarından bir tanesini armağan ediyor bizlere. 
 
“Bize öğretildiği gibi, dünya ciddiye alındığı ölçüde güzelleşmektedir. Üzerleri metafizik bulutlarla kaplı pek çok şey, şimdi, bilimsel yöntemin ışığı altında açık seçik parlamaktadır. Olayların bu denli gerçekçi görünümü bizlerde hiç de düş kırıklığı yaratmıyor. Tersine, pırıl pırıl, yepyeni bir dünyayı görmenin mutluluğu içindeyiz…” 
 
Serol Teber, “Önsöz”, Davranışlarımızın Kökeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95291</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a1216d-3f8c-428a-8b29-bcdbc9876603.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaideye Tamah Etmeyen İstisnadır Hayat</image:title>
            <image:caption>“Bu, sonu çok belli ama yolculuğu da bir o kadar gizemli olan hayatın yaşayanları hep haddinden fazla heyecanlıydı... 
Kaideleri ezberlemeye çalışırlardı bir yandan da.  
Çünkü tadına varmayı çok istedikleri ama ne yazık ki kısıtlı bir sürede gerçekleştirmeleri gereken ve de ellerine tutuşturulan, iade şansı olmayan tek yön biletleriyle çıktıkları gizemli yolculuklarında karşılaştıkları sapaklardan, doğru olanı seçmek isterlerdi. 
Yanlış sapaklarda oyalanıp zaman kaybetmek istemezlerdi.  
Ezberlerlerdi hayatın bütün yollarını, dağlarını, patikalarını, rüzgârlarını, ormanlarını, yangınlarını, fırtınalarını, acılarını, aşklarını ve başkaları tarafından yazılmış kurallarını... 
Tüm bunları öğrenmek için de; hiç yanlış yola sapmadan, hiç kaybolmadan, hiç çelme takılmadan, hiç şaşırmadan, hiç kaza yapmadan, hiç yaralanmadan ve hiç ağlamadan; mutlu, huzurlu, coşkulu ve gururlu bir şekilde yolculuklarını tamamlamış olanlara danışırlardı. 
Öğrendiklerini unutmamak için de büyük bir titizlikle not alırlardı. Kıyamadıkları zamanlarını başkalarının kurallarını bir deftere yazarken ve bir yandan da onları ezberlemeye çalışırken harcarlardı... 
Ama bilmezlerdi, aslında hayat kaidelere tamah bile etmeyen kocaman bir istisnaydı...” 
 
Nilgün Bodur, 5. kitabı Kaideye Tamah Etmeyen İstisnadır Hayat’ta bir acıdan yola çıkarak insanlığa, aşka ilişkin hisleri ve düşüncelerini, 9 yaşından bu yana tuttuğu “defterine” yazarcasına samimiyetle yazıyor. Ve kitabın sonunda bize de kendimize sormak kalıyor: Gerçekten kural diye bir şey var mı, yoksa kural diye bildiğimiz her şey istisna mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95292</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b5f8807-c754-4397-9ad0-134a7fa5fbd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Göz Güneşe</image:title>
            <image:caption>Pencerenin önündesin. Dışarıya bakıyorsun. Hiçbir şey göremiyorsun. Kurşuni bir sis etrafı kaplamış. İnsanların, evlerin, ağaçların siluetlerini arıyorsun. Bulamıyorsun. Sisi delip geçen bir ışık görmeye çalışıyorsun, o da yok. Şaşırıyorsun. 
 
Göz Güneşe’nin başkahramanı yaşlı bir kadın; bir bakımevinde ölüm kalım savaşı verirken unuttuğu anılarının yerine yenilerini yaratarak hayata tutunuyor. Hatırladıklarının sahte mi gerçek mi belli olmadığının içten içe farkında olan kadın, bir yandan dört elle kişisel tarihine sahip çıkmaya çalışırken bir yandan da bakımevinin günlük rutini içinde varoluş mücadelesi veriyor. 
 
Özünde bellek, hatırlama, unutma gibi temaları işleyen Göz Güneşe, anı kırıntıları ve çağrışımlara bakımevinde yaşananların eklemlenmesiyle ilerleyen çok katmanlı bir roman. Bu parçalı ve yer yer şiirsel metni ustalıkla bir bütünde birleştiren Reyhan Karaarslan, varoluş, varlığı ispat etme arzusu, parçalanma, savrulma, yok olma korkusu gibi olguları ele alıyor. Sorunlu bir belleğe sahip yaşlı bir kadının bakış açısı üzerinden “Nasıl varlığa geliriz?” ve “Nasıl varlıktan çekiliriz?” gibi zorlayıcı meseleleri irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95293</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0b607ed-8269-428f-938e-c6f9d08db031.jpg</image:loc>
            <image:title>Transit Yolcular</image:title>
            <image:caption>&quot;Bütün yolculukların bir oyun ve hareket etmek fiiline endeksli bir macera olduğuna inanıyorsanız, gitmemenin de aynı dokuya sahip olduğunu keşfedersiniz kısa bir süre sonra. Gitmemek de bir oyundur aslında, içinde hareket etmek yerine durmak fiilini barındıran.” 
 
Çağdaş edebiyatımızın usta yazarlarından Müge İplikçi, Transit Yolcular’da gitme ve kalma eylemi, yolculuk ve dolayısıyla yaşam yolculuğu gibi asli konuları kurguyla harmanlıyor. Kadın karakterlerin ön planda olduğu bu öykülerde sıradanın sınırlarını aşan, yazgılarından kaçmaya çalışan kadınları ele alırken, aynı zamanda bu ortak mücadeleden doğan dayanışmayı anlatıyor. 

Birbiriyle bağlantılı olan bu öyküler, mücadeleci kadınların kesişen ve iç içe geçen hayatlarını, tıpkı ayrılıp birleşen tren rayları gibi, kimi zaman birleştirip kimi zaman yan yana getirerek gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95294</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d75d0f4e-e3c1-4add-80bc-23e7f20fb12d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksullaştıran Büyüme</image:title>
            <image:caption>1.      İKTİSADİ BÜYÜME 
1.1.   Büyümeye Dair Temel Kavramlar 
1.2.   İktisadi Büyüme Modelleri 
2.      ULUSLARARASI TİCARET TEORİLERİ 
2.1.   Klasik Dış Ticaret Teorileri 
2.2.   Neoklasik Dış Ticaret Teorileri 
2.3.   Yeni Dış Ticaret Teorileri 
2.4.   Dış Ticaret ve İktisadi Büyüme 
2.5.   Devalüasyon ve Esneklik 
2.6.   Marshall-Lerner Koşulu 
2.7.   J Eğrisi 
3.      YOKSULLAŞTIRAN BÜYÜME TEORİSİNİN FINDIK VE KURU İNCİR İHRACATI ÜZERİNE UYGULANMASI 
3.1.   Ekonometrik Modellere İlişkin Teorik Arka Plan 
3.2.   Literatür İncelemesi 
3.3.   Fındık İhracatı ve Yoksullaştıran Büyüme 
3.4.   Kuru İncir İhracatı ve Yoksullaştıran Büyüme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95295</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89cc1e88-6b9a-4da0-b952-ce3834bbd18b.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Salgınının İşletmeler Üzerindeki Etkileri Fırsatlar ve Tehditler</image:title>
            <image:caption>1.      COVID-19 Perspektifinde Tedarik Zinciri Dayanıklılık Stratejileri 
2.      Uluslararası İşletmecilik Kapsamında COVID-19’un Küresel Ticarete Etkileri 
3.      Sürdürülebilirlik Bağlamında COVID-19 Pandemisinin İşletme Performansına Etkisi 
4.      COVID-19 Salgının Vergi Hukukunda Sürelere Etkisi Bakımından Değerlendirilmesi 
5.      COVID-19 Pandemisi ve Kriz Yönetimi 
6.      COVID-19 Salgınının Üretim Süreçlerine Etkilerinin Analizi 
7.      COVID-19 Pandemisinin Sektörel Etkileri, Alınan Önlemler ve Bankacılık Sektörü Üzerine Yansımaları 
8.      Üniversiteler için Risk Temelli COVID-19 Kampüs Yönetimi 
9.      COVID-19 Salgınının Firmaların Finansal Performansı Üzerine Etkisi 
10.  COVID-19 Sürecinde Değişen Küresel Dijital Oyun Pazarı ve Finansal Yansımaları 
11.  Dijital Dönüşüm ve Gelişim Sürecinde COVID-19: Uluslararası Ekonomik Tehditler 
12.  COVID-19 Pandemisinin Kuyumculuk Sektörüne Etkisi 
13.  COVID-19 Salgınının Turizm Sektörüne Etkileri 
14.  COVID&apos;19 Pandemi Sürecinde Panik Satınalma Davranışını Etkileyen Sosyal Faktör Üzerine Genel Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95296</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eabb99b-8971-49e1-9097-a60377321535.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri 2</image:title>
            <image:caption>“Ama hep aynı noktaya dönüyorsun. Çocukluğuna. Senin affetmediğin değil, seni hiç affetmeyen çocukluğuna.” 
 
Sokak Nöbetçileri’nin arasına ajan olarak gönderilen Helin Aktan, karşısında bir aile bulmuştur ve o ailenin de bir ferdi olmak üzeredir fakat kendisini bir köprünün ortasında hissetmeye başlamıştır. Köprünün bir tarafında merhameti, sevgisi ve kurtuluşu vardır; diğer tarafında ise geçmişi, korkuları ve gerçek ailesi. O köprünün ortasında durmaya devam ederken sırlar yavaş yavaş açığa çıkmaya başlamış, hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığını da fark etmiştir. Koza ve Sokak Nöbetçileri’nin arasındaki soğuk savaş sadece Helin’in mağlup olduğu bir savaşa dönüşecektir çünkü bağlılığın yıkıcı hissini de tadacaktır. 
 
Mutlu Sarca, nasıl kıyametlerin içinde olursam olayım hayata 
sıkı sıkı bağlanan neşeli tarafımdı. 
 
Işık Sarca, en büyük depremleri yaşadıktan sonra hayattan vazgeçen tarafımdı. 
 
Lâl Sarca, ruhen sırtına kırbaçlar yediği halde yürümeye devam eden hırçın ve yaralı tarafımdı. 
 
Bartu Sarca, daima yalnız kalacağına inanan ve elinde vicdanından başka hiçbir duyguyu barındırmayan kimsesiz tarafımdı. 
 
Yankı Sarca, umudumu ve yolumu bulduğum ama hiçbir zaman aynaya baktığımda olamayacağım, kaybolmuş tarafımdı. 
 
Koza, izlerimle ve çocukluğumla zorla itildiğim karanlık tarafımdı. 
 
Onlar Sokak Nöbetçileri’ydi; hepsinde kendimden bir parça vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95297</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb76b0f-8e1b-4329-b20e-1e75cd4e208d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerin Gücü Adına</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocuklar hayal kursun diye yazıldı. 
 
Hayalleri sınır tanımayan Ambure, bir gün okuldan dönerken saptığı yolun sonunda, en az kendisi kadar hayalperest Fil Pipa ile karşılaşır. Yüzme Hocası Pipa, koca gövdesiyle küçücük bir nilüfer yaprağının üzerindedir. 
 
Gözlerine inanamayan Ambure, hayatlarında bir kere bile hayal kurmamış arkadaşları Hayda ve Hoppala’yı da bu maceraya ortak etmek ister.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95298</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ab9b07c-5333-4540-ab78-fa2505e02fda.jpg</image:loc>
            <image:title>Zenginliğe Giden Yol</image:title>
            <image:caption>“Başarılı insanlar kısa mesailer ve kolay işler aramazlar çünkü gerçekten başarılılarsa, böyle bir durumun olmadığını bilirler. Başarılı insanlar, çalışma günlerini kısaltmak yerine her zaman uzatmanın yollarını ararlar.” 
Hedefe giden yol uzun, zor ve çetin. Bu yolu sabırla ve azimle gidecek olanlar gerçekten başarılı kimselerdir. 
Tüm zamanların en çok satan klasiği Düşün ve Zengin Ol’un yazarı Napoleon Hill’den yine harika bir eser! 
PEN ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95299</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51491f52-765b-4631-a4fa-e6fb317ec111.jpg</image:loc>
            <image:title>Buhara Hanlığı Döneminden Cumhuriyete - Türkiye Özbekistan İlişkileri ve Osman Kocaoğlu</image:title>
            <image:caption>Buhara (Özbekistan) ve Türkiye... İki uzak diyar görünse de, aralarında engin denizler ve yüce dağlar olsa da bir kan bir candır. Aynı kalbin iki bedende atışıdır, aynı ruhun iki bedende duruşudur. Tarih bunu bize göstermiştir. Buhara – Türkiye Türklüğü ilişkilerinin ilk belgeleri şimdilik Fatih Sultan Mehmed Dönemi’ne (1451-1581) kadar gitmektedir. Ancak çalışmanın daha sonraki baskılarında konunun daha da gerilere gideceği umudundayız. Fatih’ten bu yana hiç kesintiye uğramadan devam ettiği ortadadır. I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti tarih sahnesinden çekilirken Anadolu’da Türk Milleti dört bir tarafından emperyalist devletler tarafından işgale uğramış idi. Türkiye Türklüğü dünyanın en güçlü devletlerine karşı Milli bir mücadeleye girmek zorunda kalmıştı. Tam da bu sırada Buhara halkı ve onların değerli Cumhurbaşkanı Osman Hoca kardeşlerinin yardımına yetişmiş, ellerinde avuçlarındaki bütün varlıklarını Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki kardeşlerine göndermişlerdir. Milli Mücadele’de bu yardımların çok önemli bir yeri vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a5d654-14b2-4bbb-84be-7cc3aa3835b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezarda İlk Gece Yaşanacaklar</image:title>
            <image:caption>Yüz sene sonra kendini nerede görüyorsun? 
 
Bir Kürekçinin Hikâyesi 
 
En zoru da ne bilir misin?  
Sen vefat ettikten sonra sevdiklerin senin şahsi odanın kapısını aralamak zorunda kalacaklar. Özel eşyalarını karıştıracaklar. Oda hatıralarla dolu, yaşanmışlıklarla dolu... Kederlere şahit olmuş. Kahkahalarına eşlik etmiş dört duvar.  
Ama yine de eşyalarını ortadan kaldırmalılar... Sana ait mont, özel günlerde giydiğin ayakkabın, kolyelerin, üzerinde notların olan kitapların, kış aylarının dostu kahve kupan... Artık bunlar, kendilerine başka bir sahip bulacak. Biraz da onları oyalayacak.  
Yakınların eşyalarını almak istemiyor. Seni hatırlatacak şeylerin acısından kurtulmak için eşyalarını başkalarına veriyorlar. Artık ayakkabının içinde başkasının ayağı var evlat. Montun bambaşka birisini ısıtıyor. Bilekliğin tanımadığın birisine sarılıyor. Eldivenin hiç tanımadığın birinin elini tutuyor... 
 
Bugün doğan kundaktaki bebek dahi büyüyüp iki metrekarelik evine yerleşecek.  
Kaçış yok! 
İstisna yok!  
İstisna olacağını iddia eden dahi yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95301</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270bf258-b0e3-420e-858f-5671d3287e9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sığınak olarak Tuvalet</image:title>
            <image:caption>Birazcık huzur bulabilmek adına tuvalete kaçan herkesin ihtiyacı: Bir Sığınak Olarak Tuvalet Kitabı! 
Sessizlik anlarından nefret ediyor, herhangi bir sohbeti kibarca sonlandıramıyor ya da işe ara vermek zorunda kaldığında ne yapacağını bilemiyor musun? Kalabalık bir bayram ziyaretinde “Bence biraz ara vermeliyiz” mesajı mı aldın? Az evvel ücretsiz izne çıkarıldığını mı öğrendin? Yoksa mesanen mi küçük? Tüm bu nedenlerden ötürü sık sık tuvalete kaçıp nefes almak için klozete tünüyor ya da deterjanların üzerindeki yazıları okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsan bu kitap tam sana göre! Mustarip olduğun sosyal kaygıyla başa çıkmaya çalışırken, rehber niteliğindeki bu çizgi roman tuvalet dışındaki dünyaya yeniden katılabilmen için sana yardımcı olacak. Joe Pera’nın mizahi dili ve Joe Bennett’in eğlenceli illüstrasyonlarıyla daha az yalnız hissedeceksin. 
Dil ve uzunluk bakımından bir tuvalet molası süresinde bitirilebilecek, akıllı telefonla tuvalete girmeye son verecek ve en önemlisi bulunduğu tuvalette eline alan herkesi kaygılarından arındırabilecek Bir Sığınak Olarak Tuvalet Kitabı, Erkam Evlice’nin eşsiz çevirisiyle herkesi nefes almaya davet ediyor. 
 
Klas biri olduğunuzu misafirlerinize belli etmenin en iyi yolu, tuvaletinizde bu Joe Pera kitabını bulundurmanızdır. 
—Seth Meyers, Late Night with Seth Meyers sunucusu 
 
Hayatım boyunca yaptığım bir şey üzerine güzel ve eğlenceli bir kitap. Teşekkürler Bay Joseph Pera! 
—Aidy Bryant, Saturday Night Live komedyeni ve oyuncusu 
 
Joe Bennett sığ şeylerdeki derinliği yakalamayı hep iyi becerir, en başından beri gözümüze bayağı gelen şeylerde saklı olan manayı görmemizi sağlar.  
—Brad Neely, çizgi roman yazarı ve China, IL’in yaratıcısı

 
Muhteşem bir şey. 
—Alia Shawkat, Search Party oyuncusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/183bda6a-d7b3-46c6-856f-95816f5ecaf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Etrafımızdaki Çemberler</image:title>
            <image:caption>“Bizi sarmalayan çemberlerde, gittiğimiz her yerde bir fark yaratabilir ve herkese sevgimizi gösterebiliriz. Çemberlerimiz genişlerken ve onları meraklı gözlerle izlerken kendi içindeki sevgiyle başlayan O ilk çemberi hatırla.” 
 
Bebeklerin annelerine ait çembere ortak olarak başlayan yaşamları, burada içselleştirilen güven ve sevgi duygularının katkılarıyla, büyüdüklerinde kendi biricik çemberlerini yaratabilmeye doğru evrilir. Sadece bir kişi için güvenli, minik bir yer olan ilk çember epey kişisel deneyimlerle doludur… Arzular, korkular, endişeler, hazlar ve en mahrem anılar bu alanın içinde saklıdır. Bu ilk minik çember zaman içinde çevresine çizilen yeni çemberlerle büyümeye ve genişlemeye başlar. Çocuğun hayatına giren her yeni bir aile üyesi, evcil hayvan, arkadaş ve diğer önemli kişiler yakınlıklarına göre farklı halkaların içinde yerlerini edinmeye başlarlar. Bu katman katman genişleyen çember dalgası, kişisel ve toplumsal alanların keşfi ve sınırların tanınması açısından büyük önem taşır. 
 
Etrafımızdaki Çemberler, bizlere ve ötekilere ait olan “alan” gibi soyut bir kavramı, epey anlaşılır  bir dille anlatırken, etkileyici görselleri aracılığıyla iyice somutlaştırıyor. Özellikle son yıllarda herkes için önem kazanmaya başlayan mesafe ve bireysel alan gibi sözcüklerin yaşamlarımızdaki izdüşümlerini inceliyor. Tıpkı kesişen kümeler gibi hepimizin ayrı ve ortak olan deneyimlerimizi birbirimizle paylaşırken, bireysel farklılıklara saygının ve hoşgörünün öneminin altını çiziyor. Kendi çemberimizde yalnız kalmak çoğu zaman rahatlatıcı olsa da zaman zaman bu konfor alanından çıkmanın neler kazandıracağı üzerine düşündürüyor, aynı zamanda ortak alanları paylaşmanın zorluklarını da dile getiriyor. 
 
Tüm bu özellikleriyle, minicik bir çemberde başlayan hayatımızın zaman içinde dönüşerek nasıl karmaşık hale geldiğini, bir tarafıyla da karmaşanın ruhsal dünyamızı nasıl zenginleştirdiğini bizlere sunan Etrafımızdaki Çemberler, Başak Önsal Demir&apos;in eşsiz çevirisi ve Petek Halman&apos;ın editörlüğüyle Türkçede...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac392f19-e34e-4ed3-a7e4-da125194eb54.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp</image:title>
            <image:caption>Kayıp (Amerika) romanının bu basımı Cem Yayınevi&apos;nde şimdiye kadar çıkan basımlardan farklı bir özellik taşıyor. Daha önceki çevirilerde Kayıp (Amerika)nın, Kafka&apos;nın yakın dostu Max Brod tarafından baskıya hazırlanmış metni temel alınmışken, bu kez Kafka yapıtlarının &quot;Edisyon Kritik&quot; dizisinde J. Schillemeit&apos;in baskıya hazırladığı metin temel alınarak çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bbdcfcc-aca9-47c1-be35-70eec498cce0.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Arkeolojisiyle Harmanlanmış Bir Ömür - Mehmet Karaosmanoğlu&apos;na Armağan</image:title>
            <image:caption>1973 yılında kurulan Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün ilk öğrencisi, ilk mezunu, ilk asistanı Mehmet Karaosmanoğlu’na meslektaşları ve öğrencileri tarafından hazırlanan bu armağan kitap prehistorik çağlardan Osmanlı dönemine uzanan geniş bir kronolojik kapsamdaki 43 bilimsel makaleyi içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe806b0a-90ed-46fb-a44c-d7ef3964a4c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırsız Arcanum</image:title>
            <image:caption>The New York Times Çok Satanlar Listesi’nin gediklisi Brandon Sanderson’un ilk kısa hikâyeler derlemesi! 
 
Aslen ayrı ayrı yayınlanmış olan bu muhteşem eserler ilk kez bir araya getiriliyor ve hiç şüphe yok ki Kozmer’in gerçek boyutlarını kavramanıza yardımcı olacaklar. 
 
Hugo Ödüllü İmparatorun Ruhu isimli hikâyeyi, Beyaz Kum isimli çizgi romandan bir alıntıyı ve ilk kez yayınlanan Hudutaşar isimli hikâyeyi de içeren Sınırsız Arcanum, bizlere heyecan dolu maceralar vadetmenin yanı sıra bünyesinde barındırdığı makaleler, notlar ve çizimler sayesinde hikâyelerin geçtiği dünyalar hakkındaki anlayışımızı da artırıyor. 
 
Sınırsız Arcanum, fantastik edebiyatı seven ve Brandon Sanderson’un yapıtlarından keyif alanlar için gerçek bir hazine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61db180b-ba09-4cf6-9109-a42a5b983d8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Buluşmalar</image:title>
            <image:caption>Çiğdem Ülker bu denemelerde insana dair kalıcı olanı; yaşadığımız çağın edebiyata, sinemaya, kentlere yansıyan yüzünü keşfetme amacıyla yola çıkıyor. Türk ve Dünya edebiyatının klasik ve güncel kimi eserleri, kentlerin ve ülkelerin yarattığı izlenimler, sinemanın has yapıtları edebiyatçı gözüyle değerlendirilerek bir araya geliyor. Buluşmalar, geleceğin dünyasıyla buluşma yolundaki sonsuz bir çabanın 2020’lerdeki yankılarını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95307</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26eeb374-4546-41a2-a82c-7e621005a6f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nereden Çıktı Bu Kardeş!</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz için resimli bir öykü, sizin içinse bir rehber: Büyürken karşılaşacağı zorlukları aşmada çocuğunuza nasıl yardımcı olacaksınız? Küçük bir kardeşin gelişine artık çok az zaman kaldı. Büyük çocuğunuz, artık ailenin tek çocuğu olmadığını kolay kolay kabullenmeyebilir. Ama oyuncaklar, sarılmalar, kahkahalar ve sevginiz herkes için yeterli olacaktır. Ne Zormuş Büyümek serisinin yedinci kitabı Nereden Çıktı Bu Kardeş! bol resimli ve kafiyeli anlatımıyla çocuğunuzun kardeşi ile ilgili endişelerini giderecek, etkinlik önerileriyle de sizlerin çocuğunuzla doğru iletişim kurmanızı sağlayacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2771c07-cd04-421e-9189-16ca23b4e468.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Çocukla Kardeş - Dünya Çocukları Şiir Atlası 1</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Mustafa Ruhi Şirin’in “Dünya Çocukları Şiir Atlası” alt başlığı altında topladığı üçlemenin ilk bölümü. Üçleme, Afrika Türküsü ve Sevgidir Uçurtma başlıklı kitapları ile insanın dünya üzerindeki varlığının, yaradılış öyküsüyle başlayıp, günümüze süregelen büyük destanının şiirsel anlatımı. Bu üçleme, Şirin’in çocuklar için şiir yolculuğunda yaptığı ve çocuk yazınımızda destansı anlatıma iyi bir örnek çalışma olduğu kadar bütünlüklü bir şiirler demeti. İlk çocukla başlayan tarihsel süreci izlerken de şiirleri sırasız okuduğunuzda da hiçbir eksiklik duyumsamıyorsunuz. Her biri özenle sıralanmış dizelerle dolu şiirler sizi sarıp sarmalayıp bitimsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuk imgeleri, Şirin’in, duyarlı, şair yanını belleğinize birer birer kazıyor. Bana da yaptığı gibi: “Her gece rüyada bir serçe olmak”, “Güneşin kaybolduğu gecelerde, Simbad’ın lambasıyla aydınlanan bir şairi görmek”, “Kuşların izinden çıkan harflerle yazılmış bu şiirlerin şairi”, “Dünyayı sobelediği gibi” sizleri de bu üçlemesiyle sobeleyecek... 

Yalvaç Ural</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95310</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b04653f-9b25-4b6b-9e69-0cfb9ee639b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Böceği Sözü</image:title>
            <image:caption>Işıklı Yol Ormanı’nda yaşayan tüm ateş böceklerini yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte tatlı bir telaş sarmıştı. Tarih 21 Haziran’ı gösterdiğinde ateş böcekleri bir söz verecekti ormandaki tüm dostlarına. Oysa ormanın gözbebeği küçük İlma’nın ışığı her geçen gün azalıyordu. Ateş böceği sözü vereceği törene kadar yeniden ışık saçmayı başarabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c4e8bd-2769-4bcc-9d9f-4510fc985c81.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemile (Kutulu Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Dünyanın en güzel aşk hikâyesi.” Louis Aragon

Cemile neşesi, şakaları, özgüveni ve söylediği türkülerle etrafına ışık saçan güzel, genç bir kadındır. Cephedeki kocasının küçük kardeşi, kendi deyimiyle “kiçine bala”sıyla aralarından su sızmaz. Ve birgün köyde bir başına yaşayıp giden savaş gazisi Danyar ile değirmene buğday taşıma işine girişmeleriyle birlikte onlar için her şey değişmeye başlar. Köyün tüm genç erkekleri savaşa gönderildiğinden kadın erkek, yaşlı genç fark etmeksizin geride kalan herkes her işi yapmaktadır. Zorlu geçen bir iş gününün ardından dönüş yoluna düştükleri bir akşam Danyar’ın bir türkü söylemesiyle bu kimsesiz, sessiz ve tuhaf adamın ruhunun derinliklerine gizlediği yaşam sevinci duyurur sesini.

Kuşkusuz bu türkü, bir güz akşamı filizlenen aşkın da habercisidir.

Yapıtları 100’den fazla dile çevrilen Cengiz Aytmatov’un adını tüm dünyaya duyuran en ünlü eseridir Cemile. Hikâyeden çok etkilenen Fransız şair Louis Aragon onu Fransızcaya çevirmiş ve kitap böylece önce Avrupa’da daha sonra da tüm dünyada yayımlanarak büyük bir ilgi görmüştür.

Cemile, Ülkü Tamer&apos;in müthiş çevirisiyle ve özel edisyonuyla okurlarıyla buluşuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/238ef710-8fad-4913-a154-128cc5b6c2a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıpzıp Boyama</image:title>
            <image:caption>“Zıpzıp Boyama” ile çocuklarınızın hem el becerisi gelişecek, hem de el-göz koordinasyonuna fayda edecek. 
 
Haydi, “Zıpzıp Boyama” ile sen de boyama etkinliğinin tadını çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dec6ae8-88d0-4f29-8ea5-cf940d600c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülücük Boyama</image:title>
            <image:caption>“Gülücük Boyama” ile çocuklarınızın hem el becerisi gelişecek, hem de el-göz koordinasyonuna fayda edecek. 
 
Haydi, “Gülücük Boyama” ile sen de boyama etkinliğinin tadını çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f63cfd0-2ca0-4fb2-9e96-b4c6847ba436.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Sörfçüler 1 - Denizden Gelen Şifre</image:title>
            <image:caption>Mira, Tan, Asu, Emma ve Tim… Bay Bilge ve Poyraz… 
Denizi ve rüzgâr sörfünü yaşamlarının bir parçası hâline getirmiş bir ekip. Bu maceracı ekibin hayatında sadece spor yok. Beklenmedik bir şekilde denizden gelen bir şifreyi çözmeye çalıştıklarında, şifrenin peşindeki gizemli bir adamın onları sürekli takip ettiğini fark ediyorlar. 
Ekibin haylaz köpeği Poyraz, bu macerada onları koruyabilecek mi? 
Denizdeki mücadeleyi kim kazanacak? Peki ya yaptıkları keşfe ne demeli? Çılgın Sörfçüler ile kalbiniz çok hızlı atacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec90de77-e0be-41c4-b75f-677039fd5b70.jpg</image:loc>
            <image:title>Kibir, Bakır, Tüfek</image:title>
            <image:caption>1543-1650 tarihleri arasında Batılıların ve dinleri olan Hristiyanlığın Japonya’ya gelişini inceleyen kitap, konu edindiği dönem bakımından derinlemesine yazılmış birkaç Türkçe kaynaktan biri. Kızıloğlu kitabında, Japonların barutlu silahlara olan merakıyla beraber, Batılıların Japonlara bakışını ve yaklaşımını da inceliyor. Japonların ilk ürettikleri tüfeğin yapılışından, son Hristiyanların gönderilişini kapsayan bu süreçte, Batılılar ve Japonlar arasındaki kültürel mücadele derinlemesine kaleme alınmış. Karmaşık iktidar ilişkileri ve dini mücadelelerin yanı sıra; kültürel, sanatsal, felsefi, askeri, sosyolojik, iktisadi ve teolojik meseleler yakından inceleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95316</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ced1b4dd-72a0-4e79-a44a-03ed44bf7baa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yukio Mishima - Çürüyen Melek</image:title>
            <image:caption>Yukio Mishima, yalnız Japon edebiyatında değil dünya edebiyatında da önemli bir yere sahiptir. Japon kültürünü kendine özgün olan dili ve kurduğu hikâyeleriyle Batı okuruyla arasına bir köprü kurmayı başarmıştır. Bu doyumsuz yazar yalnızca edebi türlerle de yetinmemiş, sinema, tiyatro, spor, müzik, oyunculuk gibi uğraşlarıyla da kimliğini beslemiş ve özellikle de 1950’lerden sonra isminden sıkça söz ettirmeyi başarmıştır. Elbette dünya görüşü, idealleri, ait olduğunu hissettiği için yazarlığıyla birleştirdiği buşido felsefesinin doğrultusunda eserlerini vermiş ve eylemlerini gerçekleştirmiştir.

Bu çalışmanın amacı üzerine her geçen gün yeni şeyler söylenen bir yazarı hakkıyla tanıtmaya çalışmaktır. Batılı pek çok yazarın düştüğü bir tuzak olarak düşündüğüm oryantalist bakış açısından ziyade Japon kültürünü, Japon dilini, Japon tarihini ve yazarın kendine yakın gördüğü buşido düşüncesini hakim olduğum kadarıyla ele almak için çabaladım. Umarım gelecekte Mishima’nın hem eserleri hem düşünceleri hem de eyleminin birbirinden bağımsız olmadığı aslında hepsinin iç içe geçmiş bir bütün olarak okunması gerektiği konusunda ortak bir görüş hakim olur. Aksi hâlde tek bağlamlı bakış açıları yazarı anlamak için her zaman eksik kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f44c4a44-a72e-4591-a16e-f39a14337f2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Seyfettin Hikayelerinden Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin, kısa ve çileli ömründe kimsenin başaramayacağı kadar esere imza atmıştır. 125 hikâyesi, tek perdelik bir draması ve birçok şiir ile düz yazı çalışmaları vardır. İki büyük roman denemesi ise ne yazık ki yarım kalmıştır. Edebiyatta Türkçülük akımının kurucularından olup Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Ömer Seyfettin’in hikâyelerinde eğitsel bakış açısı ve modern Türk hikâyeciliğine etkisi, Türkçe öğretimine katkıları akademik çalışmalara konu olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa67aa5-b631-4d5d-8895-f0d97da895b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğün Kelepçeleri</image:title>
            <image:caption>Mutluluğun anlam kazandığı, bir gülüşün dünyadaki bütün kahkahalara değer olduğu anlar vardır. Düşüncelerin öldürmediği, insanların kırmadığı zamanlar vardır. Her insanın buna ihtiyacı vardır, her insan bunu hak eder. Çocukluğunu özlediği kadar çocukluğundan kaçan insanlar vardır. Bütün insanları geçmişi yaralar. Geçmişin önemli olmadığı anlar vardır. Güvenmenin sıcak duygusu içinde yandığın, korkunun derin, soğuk suları içinde yüzdüğün anlar vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46387642-48dc-4d12-969b-e5aef5591017.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Tebeşir</image:title>
            <image:caption>Ne zaman gerçek olaylardan alıntılanmış bir hikâye okusam, gerçeklik algımı sorgulamaya başlarım. Çoğumuzun gerçek hayat olarak gördüğü yaşamlarımız, aslında sıradan olmaktan ileri gitmez. Ama bazı hayatlar vardır ki kendi hayatlarımızla karşılaştırdığımızda ütopik bir peri masalından farksızdır. İşte bu hayatlar, biz sıradan insanların aldığı önemli kararlarda büyük rol oynarlar. Bizim tercih edemeyeceğimiz seçimleri yapmışlardır. Asla veremeyeceğimiz kararları uygulamışlardır. Nedenini sorgulamaya başladığımız an, doğru ile yanlışı, gerçek ile sahteyi ayırt etmeye başlarız. 

Bu kitapta, küçücük bir Anadolu köyünde basit bir çiftçi olarak yaşayan büyük dedem Mehmet’in Çanakkale Cephesi’ne gitmesiyle başlayan yolculuğu içinde, zamanla Aborjin Mehmet’e ve sonrasında Avustralyalı Logan Faraway’e dönüşümünü göreceğiz. Bazen iradesi dışında bazen de kendi verdiği kararlar nedeniyle hayatının nasıl evrildiğini izleyeceğiz. Savaşın, vahşetin, dostluğun, aşkın, merhametin, sevginin ve umudun yoğrulduğu hayatının içinde bir yolculuğa çıkacağız. Belki de bu sürprizlerle dolu maceranın sonunda oturup sıradan hayatlarımızı sorgulayacağız. En azından ben böyle yaptım… 

“Bir yaralıdan başka bir yaralıya koşar adımlarla ilerleyen Doktor Hudson, cepheden gelen her askerin genel durumuna bakıyor, acil müdahale ile kurtulabilecek yaralıları mavi tebeşirle, kurtarılmasını mümkün görmediği yaralıları da kırmızı tebeşirle işaretliyordu. Bir tanrı gibi, ölecek veya yaşayacak insanları seçiyordu. Kırmızı tebeşir neredeyse ölüm demekti, mavi tebeşir ise belki yaşam.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95320</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc68525e-e20a-4ad5-aafb-d707a48c0e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirminci Asır Filozofları</image:title>
            <image:caption>Modern Batı düşüncesinin kendi dönemindeki fikri tartışmalarını tarihsel perspektifi içinde, kendi entelektüel yönelimleri ve çatışmalarını da yansıtacak şekilde yorumlayarak aktaran Hilmi Ziya Ülken, 20. yüzyılın önemli filozofları ve düşünceleri üzerinden idealizm ile realizm arasında yaşandığını düşündüğü bunalımı tüm yönleriyle ele alıyor. Bir yandan baş döndürücü bilimsel gelişmeler ve onların felsefedeki izdüşümlerini, mesela Viyana Çevresi’nin merkezde olduğu, Schlick, Carnap, gene Einstein, Mach ya da Gödel vd. üzerinden yürüyen tartışmaları yansıtırken, diğer yandan bir ara yakın ilgi duyduğunu belirttiği fenomenolojinin ve sezgiciliğin önemli isimlerinin, yani Husserl, Heidegger, Bergson vd.; ve gene Scheler, Russell, Whitehead, Cassirer, Simmel’in etrafında odaklanan tartışmaları ve düşünceleri, güncel bilgiye erişimin bugüne göre oldukça kısıtlı olduğu o dönemde, büyük bir yetkinlikle ortaya koyuyor. “Yirminci Asır Filozofları, bugünkü felsefe akımlarını mümkün olduğu kadar doğrudan filozofların ağzından izaha çalışan bir kitaptır. Bu akımlar hakkında ayrı ayrı veya umumi bir tenkide girmezden önce onların tanınmış olmaları lâzım geldiği düşüncesiyle, bilhassa felsefe sistemlerinin anlatılmasında objektif kalmaya gayret ettim. Böyle olmakla beraber bu kitap, âdeta müellifin fikrî hayatının bir tarihçesi olduğu için, orada sırasıyla meyledilen ve tesiri altında kalınan akımlar görülecektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95321</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad201a93-766f-40da-a67d-768926f0754c.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğadaki İsteme Üzerine</image:title>
            <image:caption>Schopenhauer, 1819 yılında Berlin Üniversitesine yaptığı başvurudaki özgeçmişinde kendini “yersiz yurtsuz” olarak tanımlar. Gerçekten de onun yaşamının ilk 45 yılı bir göçebe hayatını andırmaktadır. Aynı zamanda Schopenhauer, ana eseri İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’nın basılmasının ardından tam 17 sene hiçbir şey yayımlamaz. Fakat tüm bunlar Schopenhauer’ın 1833 yılında 45 yaşındayken Frankfurt’a yerleşmesiyle değişir: Hem ölene dek buradan hiç ayrılmayacak hem de artık belirli bir yalnızlık ve münzevilik içinde yayın hayatına dönecektir. 

İşte onun bu döneminin ilk meyvesi, 1836 yılında basılan Doğadaki İsteme Üzerine’dir. Schopenhauer, bu kitapta ana eserinde ortaya koyduğu metafizik ile empirik bilimlerin sonuçlarının uyum içinde olduğunu göstermek istemektedir. Bunu yaparken bilim dünyasındaki gelişmelerin sadece bir takipçisi ve kayıtçısı değil, bunların müthiş bir yorumcusudur da. Kitapta evrime dair tartışmasından Çin’in tanrısız dinlerine, bitki fizyolojisinden dilbilime pek çok konu parlak bir biçimde işlenmektedir. 

* * * 

Tıpkı İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya ve Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Üzerine’de olduğu gibi Türkçeye kazandırarak yayımladığımız Doğadaki İsteme Üzerine ile birlikte Schopenhauer’ın felsefesinin –popülerliği değil– tanınırlığı adına dev bir adım daha atmış oluyoruz. A. Onur Aktaş’ın tutarlı ve okurun merak edebileceği her noktada açıklık sunan çevirileri Türkçe Schopenhauer çalışmalarına ivme kazandırmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e88c95-8318-4be4-93f0-0de4a0c04e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Keman İçin Türkü Demeti</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ulusal halk müziğimizin eşsiz örneklerinden seçilen 10 türkünün iki keman için düzenlemesine yer verilmiştir. Kitap, keman eğitimi sürecinin başlangıç aşamasını tamamlamış öğrencilerin öğretmenleri ile birlikte seslendirebileceği bir oda müziği dağarcığı olarak tasarlanmıştır. Bu bakımdan hem keman eğitiminde faydalanılabilecek bir kaynak hem de konser programlarında seslendirilebilecek yapıdadır. Kitapta“Mendilinde Kar Getir”, “Tersaneden Kalktı”, “Üç Kız Bir Ana”, “Eskişehir Zeybeği”, “Helliyden Dağlar Kamış”, “İzmir’in İçinde Al Yeşil Bayrak”, “Gitme Hamdi’m”, “Ekinler Ekilirken”, “Harmana Kuyu Kazdım”, “Evleri Kayalıkta” adlı türküler yer almaktadır.

Eserlerin tamamı keman eğitimi sürecinde öğrencilerin müzikal ve teknik açıdan gelişimlerine katkı sağlayacak niteliktedir. Kitapta yer alan I. keman partisi öğrencinin seslendirmesi için 1. pozisyonda kalarak çalınabilecek şekilde ve ana ezgiyi yansıtan parti olarak ele alınmıştır. II. keman partisi ise öğretmen tarafından çalınabilecek düzeyde ve eşlik niteliğindedir. Kitapta yer alan düzenlemelerin seslendirilişleri örnek olması bakımından kitapla birlikte sunulmuştur. Bu noktada öğrencilerin çalışma esnasında yararlanabilecekleri hem iki keman (kitabın en başında) hem de eşlik kayıtlarının bulunduğu kare kodlara (her eserin sayfa başında) yer verilmiştir. Bu kare kodları cep telefonunuz ile okutarak eserlerin ses kayıtlarına doğrudan erişebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95323</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d325bb7-e12d-4b2a-ad88-dd11b03bd64b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Yüzleşme</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, 20. yüzyıl düşüncesinin iki büyük ismi Levinas ve Lacan’a, öteki, iyi, arzu ve yüceltim başlıkları üzerinden karşılaştırmalı bir okuma sunmaktadır. Bu, hem psikanaliz ile etiğin, trajedi ile metafiziğin bir araya geldiği bir yeniden düşünme olanağı hem de Hegel, Freud, Heidegger, Derrida ve Irıgaray’ı birlikte okuma imkânı sunan bir karşılaşmadır. 
 
İnsan arzusu ile ötekilik arasında nasıl bir ilişki vardır? İnsan deneyimi bağlamında kökensel olanın kaybı ne anlama gelmektedir? Kişisel tarihimizin sorumluluğunu almak için hangi başlangıç koşullarını kabul etmemiz gerekir? Bu başlangıç koşulları trajik midir, yoksa geri alınamaz bir belirlenimin sonucu mudur? İnsan olmanın anlamı ve sınırı nerede başlar, nerede biter?   
 
Felsefenin hep yeni baştan başlamayı gerektirdiği yerde, Levinas ve Lacan’ı hiç yapılmadığı şekilde bir araya getirme çabası, hem yakın geçmişin hem de şimdinin yakıcı problemlerini bir kez daha düşünmek adına okura önemli olanaklar sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95324</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdb808ab-8aad-4415-8c8d-76b052806cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz ve Yazı</image:title>
            <image:caption>Dil bir mucizedir; içimizde doğup, bedenin bariyerlerini parçalayan bir çığlık gibidir. Şeylerin imgelerini yeniden üreterek, onları ışığa, yani varoluşa çağırır. Dilin doğuşu bir dünyanın doğuşudur; kendisine karşı duran yine de onu aydınlatan başkasını anlamamızı sağlayan da bu dünyadır. Şiirsel dilde görüldüğü gibi, her dil gerçekten bir büyüdür. Kelime içeri girmemize imkân tanıyan tılsım gibidir; her telaffuz edildiğinde ânın dar penceresinden sonsuzluğu bize yeniden keşfettirir.
 
Yazmak ise kendini şekillendirmeyi, kendini bulmayı öğrenmektir.  Yazı kişinin kendisiyle bir tür sohbetidir, başkaları bu sohbetin dışında kalır. Hiç durmadan vahiy getiren tanımadığımız bir dostu içimizde keşfetmemizi sağlar. Hayatımız da her gün yazdığımız bir kitap gibidir, en iyi kitaplar zihnimizi beslemekten ziyade sarsanlardır. 

Fransız filozof Louis Lavelle’in bu kitabı, dil, sessizlik, düşünce ve okuma üzerinden, okuru, söz ve yazı hakkında derin bir düşünüme davet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95325</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f18e370a-bb28-468a-98ab-64fbd09b8cec.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafelsefe</image:title>
            <image:caption>Felsefe nedir? Nasıl felsefe yapmalıyız? Felsefenin bir özü var mı? Bu soruları sorarak ‘metafelsefe’ye, yani ‘felsefenin felsefesi’ne adım atmış oluyoruz. Günümüzde felsefe, kafa karıştırıcı ve göz korkutucu bir dizi felsefi yöntem ve yaklaşımla kuşatılmış durumda. Peki bunlar ne kadar ‘felsefe’? 

Frege, Carnap, Husserl, Heidegger ve Derrida için felsefenin neliği tartışması Sokrates ile Sofistlerden beri süregelen bir çatışmanın ürünü müdür? Analitik ve Kıta felsefesi ayrımı neye dayanıyor? Fenomenoloji, bilim ve dil felsefesi ortak bir felsefe tanımı yapabilir mi? Sinema ve yemek felsefesi gibi çiçeği burnunda ‘felsefe’leri nerede konumlandırmalı? 

Bu kitap metafelsefeye ve felsefeye çağdaş tartışmalar üzerinden giriş yapmaktadır. Tüm bu sorularla beraber bu kitap aynı zamanda bir çağdaş felsefe okuması sunmaktadır. Russell, Rorty, Timothy Williamson, Bernard Williams, Dennett, Searle, Nagel, Merleau-Ponty üzerinden felsefenin neliği sorusuna cevap aramaktadır. Felsefe yapmanın farklı yollarını anlamak isteyenler için felsefi düşünüme bir çağrı yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/219f8e8e-5dd5-4d77-b902-1a0f442ce106.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Gerçek Değil (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Derler ki en iyi şifacı, yaralı şifacıdır. Ve bütün şifacılar günün birinde yaralanmaya mahkûmdur…”
Kim olduğunu sorguladıkça dünyasının sahtelikten ibaret olduğunu anlamaya başlayan Işıl Özsoydan, öğrendiği gerçeklerle ne yapacağını bilemez ve her geçen gün biraz daha yalnızlaşarak yabancılaşır.
İnsanları “Yaralılar” ve “Şifacılar” olarak iki kategoriye ayıran bir sosyal medya platformundan tanıştığı Oflaz Kantemiz’in, kendisini bu durumdan kurtaracak kahraman olduğunu düşünmektedir. Ancak geçmişi belirsiz, davranışları tutarsız olan bu gizemli adamın, kendi dünyasının yıkılışına şahitlik etmiş yaralı bir şifacı olduğundan bihaberdir.
Işıl yıllardır inkâr ettiği gerçeklerle Oflaz sayesinde bir bir yüzleşirken Oflaz’ın yaralarının kanamaya başlamasıyla dünyaları altüst olur. Artık ikisinin de akıllarında tek bir soru vardır:
Işıl’ın parıltısı, Oflaz’ın büyülü ruhunu kurtarmaya yetecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/488b5dd1-316d-4a7c-82b3-b0af63e05d7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tetem, Sözcüklür Ve Ben</image:title>
            <image:caption>Hepimiz gibi Mete’nin de bir zamanlar hiç sözcüğü yoktu. Ama vakti geldiğinde, ağzından çıkan ilk sözcük “tete” olmuştu. Mete büyükannesine böyle seslenmişti. Tetesi bir sözcük toplayıcısıydı ve o güne kadar toplamış olduğu bütün sözcükleri bir bir çağırıp Mete’yle paylaştı. Kimi  sözcükler gürültülü ve çılgındı, kimi sessiz ve utangaç. Korkutan, umutlandıran, hüzünlü ve sevimsiz sözcükler de vardı. Bu sözcükler Mete’nin gündelik yaşamının vazgeçilmez bir parçası oldu. Üstelik, okulda ve oyun parkında öğretmenlerinden ve arkadaşlarından öğrendiği başka sözcükler de vardı. Çünkü sözcükler her yerdeydi! Ancak zamanla, her tetenin başına geldiği gibi, onun tetesi de sözcüklerini unutmaya başladığında Mete sözcük toplayıcılığı görevini devralması gerektiğini biraz hüzünlenerek de olsa anladı. Nikola Huppertz’in yazdığı, Elsa Klever’in resimlediği Tetem, Sözcükler ve Ben, dil, kuşaklar arası ilişkiler, yaşlılık, yaşam ve ölüm üzerine okuyabileceğiniz en dokunaklı hikâyelerden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e125a482-8772-4387-b508-39fb03535f57.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenten ve Alf-Art</image:title>
            <image:caption>Tenten ve köpeği Fındık’tan maceralarla dolu bir kitap.  Tenten ve köpeğinin ilk macera dolu yolculuğu çalıştığı gazetenin onları Moskova’ya göndermesiyle başlamaktadır. Daha yolun başındayken trende olan patlama ile kendini birden suçlu olarak hapishanede bulan Tenten’in buradan kaçarak Sovyetler Birliği’ne girmenin bir yolunu bulması gerekmektedir. Kitap boyunca iki dost bazen suçun içinde bazen de suçlulara, haksızlıklara karşı savaşırken bulurlar kendilerini. Kitapta Sovyetler Birliğinde yapılan haksızlıklara, siyasi olaylara ekonomik durumlara değinerek Sovyetler Birliğinin tüm sırlarını açığa çıkarmaktadır. Dünyada’ki en sevilen çizgi karakterlerinden olan Tenten’in bu ilk macerasında Hergé hicivli dili, gizemli kurgusu ve mizahi ögeleriyle okuyucuya keyifli bir yolculuk sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e74d50cf-557c-4c53-8db5-6bd79b4e4db3.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yaşta Dolu Dolu Yaşa (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uzun ve sağlıklı yaşamın sırları neler? Yaşlanmaya ne kadar hazırız? Başarılı yaşlanmak için neler yapabiliriz? Uzman isimlerin önerileriyle yaşlanmaya bakış açınızı değiştirecek bir kitap…
…Sanatın ışığı altında yürüyenler için asıl olanın yaşadığımız yıldan doğduğumuz yılı çıkardığımızda ulaştığımız matematiksel sonuç değil, hayatın her anında terk etmediğimiz hayallerimiz olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir.
SUNAY AKIN, Şair, Yazar, Müzeci
Hemen herkes yaşı ilerledikçe huzurlu bir yuva, parayı dert etmeden ihtiyaçlarını karşılayacağı, dünyanın farklı yerlerine seyahat edebileceği bir hayat arzular. Bunun için iyi planlanmış bir finansal hazırlık gerekir. Akıllı yatırımlar, geliri ne düzeyde olursa olsun tasarruf etmek finansal hazırlığın ön koşulları…
PROF. DR. EMRE ALKİN, Akademisyen, Ekonomist &amp; Yazar
Yaşlanmak kişisel bir deneyimdir. Her birey için süreç farklı ilerler. Belki ilerleyen zamanın getirdiği yükler nedeniyle sıkıntılı zamanlar geçirmekten kaçınmak zor ama imkânsız değil. Bütün mesele kişinin yaş almaya olumlu bir şekilde bakmayı başarmasından geçiyor. Siz de bu yola çıkabilirsiniz.
BEYHAN BUDAK, Klinik Psikolog
Zamana meydan okumak, her daim genç ve sağlıklı olmak isteyenlere sesleniyorum: Yaşlanmak ve yaş almak arasında farkı unutmayın! Kendini daima genç hisseden ve sadece yeni yaşına girenlerdenseniz size iyi bir haberim var. Önemli olan ruhumuzu ve yaşama sevincimizi canlı tutmak ve iyiye odaklanmak. Çünkü aktif yaşamanın yaşı yok!..
DİLARA KOÇAK, Beslenme Uzmanı, Aktivist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/face4032-a662-4bb0-8231-62ef56106fde.jpg</image:loc>
            <image:title>Haşhaş Savaşı - Haşhaş Savaşı Üçlemesi 1</image:title>
            <image:caption>Nebula En İyi Roman Adayı / Locus En İyi İlk Roman Adayı / Dünya Fantazi En İyi Roman Adayı 
 
ONU SAVAŞA HAZIRLADILAR. O İSE SAVAŞI BİTİRMEYİ PLANLIYOR. 
 
Çin’in kanlı yirminci yüzyılından ilham alan, ihanet ve büyü dolu bu epik fantastik roman, hayal gücü kuvvetli bir yazarın heyecan verici ilk kitabı. 
 
Rin’in, İmparatorluk çapında düzenlenen Akademi’ye giriş sınavını geçmesine herkes şaşırmıştı. En çok da Rin. Nikan’ın en prestijli askeri okulu olan Sinegard’a girmesi ise daha da şaşırtıcıydı.  
 
Ama sürprizler her zaman iyi sonuçlanmazdı. 
 
Sinegard’da koyu tenli, güneyli bir köylü kızı olmak kolay değildi. Teni, fakirliği ve cinsiyeti yüzünden sınıf arkadaşlarının alay konusuna dönüşen Rin, doğaüstü ve ölümcül bir güce sahip olduğunu fark etti – efsanelerdeki gibi şamanik güçleri vardı. Bu yeteneğinin boyutunu, görünüşte deli olan hocası ve psikoaktif maddeler yardımıyla keşfe çıkan Rin, uzun zamandır ölü olduğu düşünülen tanrıların hâlâ yaşadığını öğrenecekti. Bu gücü kontrol altına alması, sadece Rin’in hayatını değil, aynı zamanda bir imparatorluğun kaderini de değiştirecekti. 
 
“Fantastik edebiyatın olağanüstü yeni kalemi.” –Peter V. Brett 
 
“2018’in en iyi fantazi çıkış romanı… Bu yılın Harry Potter’ı.” ‒Wired 
  “Haşhaş Savaşı’nda, R.F. Kuang tarih ve mitolojiden esinlenerek savaşın, intikamın, gücün ve deliliğin acımasız bir hikâyesini anlatıyor. Kendinizi hazırlayın.” ‒Fonda Lee</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95332</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d16d9af-14f4-4155-be2d-117f30dbf2b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Haşhaş Savaşı - Haşhaş Savaşı Üçlemesi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Nebula En İyi Roman Adayı / Locus En İyi İlk Roman Adayı / Dünya Fantazi En İyi Roman Adayı 
 
ONU SAVAŞA HAZIRLADILAR. O İSE SAVAŞI BİTİRMEYİ PLANLIYOR. 
 
Çin’in kanlı yirminci yüzyılından ilham alan, ihanet ve büyü dolu bu epik fantastik roman, hayal gücü kuvvetli bir yazarın heyecan verici ilk kitabı. 
 
Rin’in, İmparatorluk çapında düzenlenen Akademi’ye giriş sınavını geçmesine herkes şaşırmıştı. En çok da Rin. Nikan’ın en prestijli askeri okulu olan Sinegard’a girmesi ise daha da şaşırtıcıydı.  
 
Ama sürprizler her zaman iyi sonuçlanmazdı. 
 
Sinegard’da koyu tenli, güneyli bir köylü kızı olmak kolay değildi. Teni, fakirliği ve cinsiyeti yüzünden sınıf arkadaşlarının alay konusuna dönüşen Rin, doğaüstü ve ölümcül bir güce sahip olduğunu fark etti – efsanelerdeki gibi şamanik güçleri vardı. Bu yeteneğinin boyutunu, görünüşte deli olan hocası ve psikoaktif maddeler yardımıyla keşfe çıkan Rin, uzun zamandır ölü olduğu düşünülen tanrıların hâlâ yaşadığını öğrenecekti. Bu gücü kontrol altına alması, sadece Rin’in hayatını değil, aynı zamanda bir imparatorluğun kaderini de değiştirecekti. 
 
“Fantastik edebiyatın olağanüstü yeni kalemi.” –Peter V. Brett 
 
“2018’in en iyi fantazi çıkış romanı… Bu yılın Harry Potter’ı.” ‒Wired 
 
“Haşhaş Savaşı’nda, R.F. Kuang tarih ve mitolojiden esinlenerek savaşın, intikamın, gücün ve deliliğin acımasız bir hikâyesini anlatıyor. Kendinizi hazırlayın.” ‒Fonda Lee</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b018a0d-0808-4f1c-bcbf-a8c27db8e712.jpg</image:loc>
            <image:title>Gör Bağır</image:title>
            <image:caption>Devam edemeyenler, aşkı bedel ödemek sayanlar, basamağa damlayan kanlar, ölü balık gibi bakanlar, iyiler, kötü ve çirkinler, nişan alanlar, hep bir ağızdan haykıranlar, Medusa başları ve aç kalan İsalar. 
 
Fuat Sevimay, yeni öykü kitabı Gör Bağır ile tamir edilmeyi bekleyen bir makinenin parçalarını gösteriyor bize. Aramızdakileri değil, doğrudan bizi, hem de lafı eğip bükmeden anlatmayı yeğliyor. Bir duygu ortaklığı kuruyor yabancı saydıklarımızla aramızda. 
 
“Neşeli günlerdik her şeye rağmen. Millet Corona’dan takır takır kırılıyor, dükkânlar, iş yerleri hepten kapalı, turuncu kafa Amerikan yavşağı her gün bir laf yumurtluyor ama olsun. Biz dalgamızda dümenimizdeyiz. Tipi kayıklar mahallede Allah’ın günü bangır bangır bağırıyor. Döviz almış başını gidiyor, cep delik cepken delik, işsiziz ve yarınımız belirsiz ama olsun. İnceden inceye muhabbetimize bakıyoruz. Bizim mahalleden sahile indiğimiz köşede FEB Bankası var ya hani, tabelası yanarken bütün gece ışık ışık ve hani ben güzeller güzeli Emel’e sırılsıklam âşık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95334</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06c09e46-6bc0-4225-92e2-2fc9c27afdc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynalı</image:title>
            <image:caption>Kenar Mahalle’nin çeşit çeşit yolları, o yollarda kimi iyi kimi kötü, kimi dertli kimi gamsız yolcu. İçlerinde bir şey, biri kalp diyor öteki yürek. Bozacısı hurdacısı, tezgâhtarı işsizi, hademesi öğretmeni, dillisi dilsizi, Yetim’i Leblebi’si, kadını erkeği, genci ve yaşlısı koyun koyuna. 
 
Fuat Sevimay, Aynalı romanıyla insanı tüm yönleriyle ele alırken sonunu kimsenin kestiremeyeceği bir hikâye sunuyor okura. Çarpıcı konusu, ustaca örülmüş kurgusu ve özenli diliyle üstünde durulması gereken, uzun zaman unutulmayacak bir roman. 
 
“Aynalı’dan yansıyan sensin. Zeynep’in kaderi senin kaderin. Kalender’in aşkı senin aşkın. Kaderi ve aşkı sorgulayacaksın. Sorgulamamayı öğreneceksin.Ve sonra yine sorgulayacaksın.Ve sonra.... Ve sonra...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/879b824b-e86e-454c-9bd1-5dbd44e91337.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşa</image:title>
            <image:caption>Kilometrelerce derinlikte gizemli bir yarık... Sultan Esma Yarığı... Kurulan dev platform... Dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler... Platformla derinlere yolculuk... Beklenmeyen son... Daha doğrusu başlangıç... YAŞA adlı cihazdan gelen yaşam sinyali... Gizemli derinliklerden yükselen küçük bir kızın kalp vuruşları... Nefesini tutan dünyanın kalp kesilişi...Ve zamana karşı soluk kesen bir yarış... 
 
Kişisel hırsların siyasete alet edilişi, entrika, acımasızlık, karşı koyuş, sevginin gücü, gizem, cesaret, umut... 
 
YAŞA&apos;yı okumak, değişik bir deneyim. Kitabı okumaya başlıyorsunuz ve yazar sizi soluk soluğa izlemeye başladığınız bir filmin içine çekiyor! Üstelik ortada görüntü yönetmeni yok: Sizsiniz! Oyuncular sizin düşlediğiniz yüzlere sahip, mekânlar siz nasıl düşünüyorsanız öyle! 
 
“Ben hiç hayal kuramam” diyenler, nasıl da hayal kurabileceğinize tanık olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95336</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f034e81-91c5-40e9-a6f3-da28ccbb42d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Pençesi ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>“‘Maymun Pençesi’, gücünü yas tutan bir ailenin kederinden alan yürek parçalayıcı bir hikâye anlatır ve en sevdiğim korku öykülerinden biridir.” –Nathan Ballingrud 
 
“Maymun Pençesi” öyküsüyle Stephen King ve Ray Bradbury gibi usta yazarları, The XFiles, The Twilight Zone, Buffy the Vampire Slayer gibi popüler kültür eserlerini etkileyen Jacobs, korku edebiyatının mihenk taşlarından biri. Maymun Pençesi ve Diğer Öyküler ise korkunun psikolojik tarafına eğilmesiyle dikkat çeken yazarın, dehşeti doğrudan göstermekten ziyade ürkünçlük ve ürperti odaklı üslubunu yansıttığı öykülerden oluşan bir derleme. 
 
Bu kitapta, dilekleri korkunç bir şekilde yerine getiren büyülü bir maymun pençesini, kardeşlere musallat olan bir hayaleti, kimsenin kalmaya cesaret edemediği bir evde geçirilen bir geceyi, çalıntı bir elmasın sebep olduğu korkunç ölümleri, hortlaklara inanıp inanmamak arasında gidip gelenlerin başlarına gelen tekinsiz olayları, dehşet verici bir sırrın saklandığı bir kuyuyu anlatan, akıl ile batıl arasında gezinen öyküler bulacaksınız. 
 
Ne dilediğine dikkat et!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fef35a7-daf4-49d3-90f4-6cab22ece252.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Kızıl Dosya ve Dörtlerin İmzası</image:title>
            <image:caption>Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü dedektif kahramanı Sherlock Holmes ile onun şaşırtıcı analiz yeteneğini okurlara aktaran yol arkadaşı Dr. Watson, ilk iki Sherlock Holmes romanı olan Kızıl Dosya ve Dörtlerin İmzası&apos;nda bir araya gelip gizemlerle dolu maceralara adım atıyorlar. Yazar Arthur Conan Doyle’un yarattığı Sherlock Holmes miti, Kızıl Dosya’yla hayat buluyor. Londra’nın kasvetli sokaklarından Amerika çöllerine uzanan polisiye ama bir o kadar da dramatik macera, okuru ustaca örülmüş kurguyla içine alıyor. Conan Doyle’un ikinci Holmes romanı Dörtlerin İmzası ise dönemin modern dünyasının izlerini otantik Hindistan topraklarındaki Agra hazinesine kadar sürüyor. İntikam, ihanet ve cinayetle örülü karmaşık kurgu Holmes’un dehasıyla adım adım açıklığa kavuşuyor. Bu iki klasik romanla Sherlock Holmes’un dünyasına heyecan verici bir giriş yapacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87418125-a9d6-4bdf-b7b4-8e1da2cad541.jpg</image:loc>
            <image:title>Efeler İsyanı</image:title>
            <image:caption>Girit doğumlu Zekai (Kaur), Harbiye öğrencisi iken Balkan Savaşı’na katıldı. Birinci Dünya Savaşı’nda teğmen rütbesi ile Hicaz’da İngilizlere karşı savaştı. Hicaz savaşlarında iki kurşun ciğerine girip vücudunu delip geçti. Delik yerlerini iki parmağı ile tutarak ölüme direndi, atı onu kışlasına geri götürdüğü için hayatı kurtuldu. Savaşın son döneminde İzmir Sarı Kışla’ya tayin oldu. 

İzmir’in işgalinden sonra, İç Batı Anadolu’ya kaçıp emperyalizme karşı “Milli İsyan” amacıyla dağlardaki efelere katıldı, ilk efe direnişlerini örgütledi, Yörük Ali Efe’yi Milli Mücadeleye kazandırdı. Yunan işgal kuvvetlerine yapılan Sultanhisar ve Aydın baskınlarının kahramanı oldu. Köşk Cephesi Milis Alay Kumandanı olarak büyük yararlık gösterdi. Umurlu Cephesi kurulduğunda Yörük Ali Efe’nin ve akıncı milislerin de içlerinde bulunduğu Milli Aydın Alayı Komutanlığını üstlendi. 

“Milli Aydın Cephesi Kumandanı” olarak büyük üne kavuştu, ardından İzmir’in kurtuluş günü 9 Eylül’de Karşıyaka’ya bayrak çeken Üsteğmen olarak tarihe geçti. Yörük Ali Efe’yi hayatının sonuna kadar yalnız bırakmadı, ortağı oldu. Şehit efelerin kabirlerini yaptırdı, hatırlanmaları için kaleme sarıldı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0947f8ba-ca35-4cca-aca8-118d951ef69d.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusta Aşk</image:title>
            <image:caption>Sırlarla örülmüş, acımasız gerçeklerin arasında doğan tutku dolu bir aşk. 
 
Berim Toralı, başarılı ve kendi doğrularından asla şaşmayan bir avukattı. Gözleri karmakarışık duygular barındıran ela rengi gözlere değdiğinde kalbinin artık o adama ait olduğunu fark etmişti. Ummadığı gerçekler bir tokat gibi yüzüne çarparken heyecan dolu kalbinin anbean solup zehirlendiğini hissetmişti. Berim hayal kırıklığının getirdiği öfke ile tehlikeli bir yola sapacak ve kendi hırslarına yenik düşerek korkunç sonuçlara yol açacaktı. 
 
Eymen Palaz gizemli ve bir o kadar tehlikeli bir adamdı. Karanlık geçmişini aydınlığa kavuşturmak isterken gözleri tarifi imkânsız okyanus mavisi gözlere dokunmuştu. Yasak, tek bir öpücük etrafına duvarlar örmesine ve karşısındaki küçücük kalbi diri diri sökmesine sebep olmuştu. Buz gibi yüreği gerçeklerin peşinde koşarken paramparça olacak ve acımasız bir kalbin hedefi olduğunu fark edecekti. Okyanus onu inine çekecek ve genç adamın direnişlerine kulak asmadan onu boğacaktı. 
 
 
&quot;Seni sevmek bu dünyadaki en güzel şey ama 
 benim seni sevmem iyi değil!&quot; 
Berim derin bir iç çektikten sonra, 
&quot;Sevmek yasak!&quot; diye fısıldadı. 
&quot;Sevmemek de yasak...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2615aafe-865d-42fb-900b-b34090d8d31c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşiktaş&apos;ta Sırtlan Pususu</image:title>
            <image:caption>Hasdal’ın “suç makineleri” kimlerdi?
Zir Vadisi’nde bulunan bombaların sarıldığı gazetenin sırrı neydi?
Balyoz Davası’nda tahliye kararı veren hakimlerin başına neler geldi?
Amirallere “suikast yapacak” teğmenleri sonrasında neler bekliyordu?
Poyrazköy Davası’nda kamera kayıtlarını yok eden “komutan” sonra nerede ortaya çıktı?
Bismil’de şehit edilen Neşe Öğretmen’in katillerini öldüren subayın terfisini kimler engelledi?
Kaşif Kozinoğlu vefatından üç gün önce hangi dizide öldürüldü?
PKK’nın yaktığı köyde neler yaşandı?
Mustafa Önsel’in yolu Veli Küçük ve Muzaffer Tekin ile ilk nerede kesişti?
Mustafa Önsel, “Beşiktaş’ta Sırtlan Pususu” kitabıyla milli ordunun tasfiye edildiği kumpas sürecine ışık tutarken, Güneydoğu’da yaşadığı olağanüstü olayları da  okuyucuya roman tadında sunuyor...
“Balyoz” gibi bir kitap okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95342</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dedef952-96b0-4363-ae96-a0ca3afdd77d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Kedi 2022 Ajandası - Sularda Hayat</image:title>
            <image:caption>Geçen sene Marmara Denizi’ni işgal eden ve denizlerimizdeki canlı yaşamı tehdit eden müsilaj salgını, hepimizi sulardaki hayat üzerine tekrar düşünmeye itti. 

Her sene ayrı bir tema ile hazırlanan Kırmızı Kedi Ajandası bu sene denizlerdeki yaşamın edebiyattaki yansımasına odaklanıyor. 

Selahattin Özpalabıyıklar’ın hazırladığı Kırmızı Kedi 2022 Ajandası, bu sene “Sularda Hayat” başlığıyla yayımlanıyor. 

Türk ve dünya edebiyatından şair ve yazarların eserlerinde sulardaki hayatın yansımalarını göz önüne seriyor. Birbirinden seçkin yazarların metinlerinin yanında, minyatürlerden gravürlere zengin görsel malzemeyle hazırlanan “Sularda Hayat” ajandasını elinizden bırakamayacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95343</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ea0ab5d-4d9a-4ffb-9016-79381ea2be55.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızfilosu</image:title>
            <image:caption>Kahramanlar her şekilde, boyutta ve türde olabilir! 
 
Yıldız, bir astronot olmak istiyordu. Ama küçük bir sorun vardı: O bir fildi. 
Uzay Komutanlığı’na her başvurduğunda, astronot olamaması için başka bir neden sunuyorlardı: Boyu çok uzundu, ona uygun uzay kıyafeti yoktu, uzay aracı yeterince büyük değildi, kendine bir ekip kurması gerekiyordu... 
Ancak bir şeyi çok istiyorsanız her zaman çözüm bulunurdu ve Yıldız, yıldızlara ulaşmakta kararlıydı! 
Acaba sonunda bunu başarabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3299f243-e600-4d26-8a2d-b8c21c12b03a.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhtemel İmkansızlıklar</image:title>
            <image:caption>Ünlü bilim insanı ve yazar Alan Lightman’dan hiçlik ve sonsuzluğun imkân ve imkânsızlıklarına, kozmostaki yerimizin bu ikisi arasındaki salınıp durmasına dair derinlikli denemeler. 
 
Uzam nihayetsiz olarak gitgide daha küçük birimlere bölünebilir mi? Ya da sonsuzluğa varıncaya dek gitgide daha büyük alanları kapsayacak şekilde genişlemekte midir? Bilinç dediğimiz şey, tamamen maddeden oluşan beynimize ve beyindeki nöronlara indirgenebilir mi? Hayatın kökeni nedir ve biyologlar laboratuvar ortamında sıfırdan yaşam yaratabilir mi?
 
The Washington Post’un “bilim yazarlarının baş şairi” diye nitelediği fizikçi ve roman yazarı Alan Lightman, Muhtemel İmkânsızlıklar’da bu soruları ve gülümsemenin anatomisinden hafızanın öngörülemezliğine, evrende yaşamın aslında çok özel bir şey oluşundan Büyük Patlama’nın öncesinde neler olduğuna kadar pek çok ilginç meseleyi yer yer felsefi bir bakışla, ama bilim insanı kimliğini asla bırakmadan tartışıyor.
 
Muhtemel İmkânsızlıklar, evren hakkında, yaşam ve zihin hakkında, bizlerden son derece büyük ve son derece küçük şeyler hakkında okurları derin bir tefekküre davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fdae021-c38d-4c38-9971-d9a50ab60e76.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Yalanları</image:title>
            <image:caption>Rıza Akın’la çok zaman önce –öyle olması gerektiği gibi–güneşin kavurduğu bir Adana yazında karşılaşmıştım. Elini sıkarken yıllar sürecek bir işbirliğinin, daha da önemlisi derin bir dostluğun beni beklediğini bilmiyordum. Bu gösterdiğinden çok daha fazlasını saklayan suretin ardında büyülü kuşlarla uçan bir çocuğun yaşadığını sonradan öğrendim. 
 
Öğrendim ve o sayesindedir ki efsunlu yılanlar besledim, acılı yeniyetme garsonların tabancalarını sakladım, şen şakrak akrabalarla kahkahalar attım, sahibini arayan madalyaların peşine takıldım, geri dönülmez rüyalara daldım, curcunalı kavgalara atladım, velhasıl bir mana aradığımız bu hayatın şenlikli ıstırabına, yegâne evimizin çocukluğumuz olduğuna bir kere daha şahitlik ettim. 
 
Tayfun Pirselimoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95346</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72539b6a-3bd1-4fb4-bdb6-96d29d668060.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveynler İçin Konuşma Dersleri</image:title>
            <image:caption>Çocuklarınızla tartışmaktan yoruldunuz mu? Kendinizi sürekli aynı şeyleri tekrar tekrar söylerken mi buluyorsunuz? Ya da belki çocuklarınızla iletişim kurmaya çabalamaktan tamamen vazgeçtiniz? 
 
Başarılı ebeveynliğin anahtarı iletişim kurma biçiminizdir. 
 
Ebeveynlerin çoğu çocuklarıyla konuşurken sık sık, sesleri yükselen ve yalvaran, öfkeli, yaralı kişiler olarak karşımıza çıkarlar. Ses tonları ve beden dilleriyle “çocuk gibi davrandığında bunu kaldıramıyorum” sinyali verirler. Ses tonu ve konuşma tarzındaki basit bir değişiklikse çocukların sakinleşmesini, daha dikkatli dinlemesini ve daha sıcak, saygılı ve içten iletişim kurmasını sağlar. Otuz yılı aşkın süredir ebeveynlik uzmanı olan Dr. Wendy Mogel, Ebeveynler için Konuşma Dersleri’nde nörobilim, peri masalları ve antropoloji gibi çeşitli kaynaklardan yararlanarak çocuğunuzla ilişkinizi dönüştürmek için atabileceğiniz adımları gösteren temel ve gerçekçi bir rehber sunuyor. 
 
Dırdır ve bağırma döngüsünü nasıl kırarsınız? Çocuğunuzla ölüm ve cinsellik gibi zor konular hakkında nasıl konuşabilirsiniz? Çocuğunuzun size söylemeye çalıştığı şeyi nasıl dinlemelisiniz? Dijital cihazların hem sizin hem de çocuğunuz için neden olduğu dikkat dağınıklığının üstesinden nasıl gelirsiniz? 
 
Hayatınızın her aşamasının çocuklarınızla daha iyi bir ilişki kurmak için yeni fırsatlar getirdiğini ortaya koyan bu kitap çocuğunuzla nasıl konuşacağınız, ebeveynlik hayal kırıklıklarını nasıl yeneceğiniz ve anlamlı, kalıcı aile ilişkilerini nasıl şekillendireceğiniz konusunda size yol gösterecek. 
 
 
“Her yaştan çocuğun ebeveynleri için yol gösterici bir kaynak. Klinik Psikolog Wendy Mogel, en sevdiğiniz varlıklarla iletişim kurmanın sanatını ve bilimini açıklıyor.” –Angela Duckworth, Azim: Sabır, Tutku ve Kararlılığın Gücü’nün yazarı 
 
“‘Amerika&apos;nın en saygın klinik psikologlarından biri’ olan Dr. Mogel’ın bilimin ve ailelerle tecrübesine dayanan deneyimlerinin ışığında sunduğu tavsiyeler yalnızca çocuğunuzun değil, sizin de yaşamınızı iyileştirecek.” –Telegraph 
 
“Cömert ve bilge... Wendy Mogel ebeveynlik sorunlarının çözümlerini ender rastlanan ve rahatlatıcı bir yaklaşımla, tepeden inme kurallar olarak değil, zekâmıza değer veren ve benliklerimizin en iyi taraflarını ortaya çıkaran bir dizi içgörü olarak sunuyor.” –Pamela Druckerman, Bebeğinize Fransız Kalın’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c17e6ad1-5aab-419b-b47b-c5c4788c5a7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Büyüyoruz</image:title>
            <image:caption>Çocuğumuzun özgüvenli ve mutlu olması için ne yapmalıyız? Onlarla güçlü bağ kurmalıyız. Peki bu bağı nasıl kuracağız? Öğütlerimizle mi? Onları şekillendirerek mi? Onlarla konuşarak mı? Hayır! Onları merak ederek, dinleyerek ve anlayarak. Peki bunu nasıl yapacağız? Sorular sorarak. Ama nasıl sorular? Kontrol eden mi, keşfeden mi? Uzaklaştıran mı, yakınlaştıran mı? Zayıflatan mı, güçlendiren mi? 
 
Bu kitapta çocuklarımıza doğru soru sormayı öğreneceğiz. Yani keşfeden, derinleştiren, yakınlık kuran güçlü sorular. Unutmayalım her güzel sohbet iyi bir soruyla başlar. Her derin sohbet de çocuğumuzu bize daha da yakınlaştırır. 
Gelin güçlü soruları birlikte keşfedelim. 
 
Bu kitapta keşfe çıkacağımız bazı sorular: 
 
• Çocuklarımıza nasıl sorular sormalıyız? 
• Sorularımız, çocuğumuzun mutluluğunu nasıl etkiler? 
• Hangi sorular bizi birleştirir, hangi sorular ayrıştırır? 
• Çocuğumuza sorduğumuz sorular onun kişiliğini ve geleceğini nasıl etkiler? 
• Meraklı olmak neden önemlidir? Meraklı olmayı öğrenebilir miyiz? 
• Kimi daha çok severiz? Daha çok konuşanı mı, daha çok dinleyeni mi? 
• Neden bazı insanlar soru sormaktan ve sohbet etmekten kaçınır? 
• Dinlemek neden önemlidir? Karşımızdakini nasıl dinlemeliyiz? 
• Şekillendiren ve keşfeden aile arasında nasıl farklar vardır? 
 
DR. ÖZGÜR BOLAT 
Eğitim Bilimci 
 
• Sorularla Büyüyoruz kitabındaki bilgileri kolayca uygulamanızı sağlayacak Sohbet Kartları’nda 365 soru var. Bu kartlar sayesinde çocuklarınızla keyifli ve nitelikli sohbet edip ilişkinizi daha da güçlendirebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95348</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cd26e6d-6667-418f-b547-3afb602d780d.jpg</image:loc>
            <image:title>Parsel Parsel 2 - Vurgun</image:title>
            <image:caption>• Melih Gökçek’in istifa ettirilme sürecinde, yerine geçmesi için Erdoğan’a önerdiği iddia edilen isim “FETÖ abisi” miydi? 
• Ankara Ticaret Odası (ATO) seçimlerinin perde arkası…Melih Gökçek’in ATO oyunları… Gidip gelen listeler, istifa etmesi istenenler… 
• FETÖ itirafçısı, Gökçek’in atadığı FETÖ’cüleri isim isim açıkladı… 
• Nihat Hatipoğlu’nun kardeşi, Gökçek’in en yakınındaki isme nasıl rüşvet verdi? 
• Belediyeden çıkarılan FETÖ’cüler hangi üniversiteye, hangi kadrolarla yerleştirildi? 
• Gökçek’in belediyeyi neredeyse birlikte yönettiği o dört FETÖ’cü isim kimdi? 
• FETÖ Ankara’yı nasıl parselledi? 4 mütevelli bölgesi yöneticileri kimlerdi? Keçiören, Çankaya, Sincan ve Altındağ mütevelli bölgelerinin alt bölgeleri nerelerdi? Onların yöneticileri kimlerdi? Bu isimlerin Melih Gökçek’le ilişkileri nelerdi? 
• Belediyeden FETÖ’ye himmet hangi yollarla aktarılıyordu? 
• Melih Gökçek’in Mansur Yavaş’a kurduğu o kumpasın tüm ayrıntıları… 
• Erdoğan’ı nasıl tehdit etti? 
• Melih Gökçek’in istifa ettirilmesinden bir ay önce Nevin Gökçek’in evine aldığı mobilyalar nasıl belediyeye ödettirildi? 
• Gökçek istifa etmeden aylar önce aktarılan milyonlar… 
• 36 metrekarelik stant için 25 kişi Cidde’ye nasıl gitti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ab14da-3b48-4efd-98e1-1315072d84bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaman Kral - 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>600 yıl önce kendisini öldüren samuray Amidamaru&apos;dan intikam almak için yanıp tutuşan ruh Tokageroh iş başında. Kullanmak için kendine bir vücut ararken, Yoh’a duyduğu öfkeyle gözü dönmüş Tahta Kılıç Ryu tam istediği kurban olur. Düşmanlarına karşı koz olarak kullanabileceği bir yemi de tesadüf eseri eline geçirince hemen işe koyulur. Amidamaru’yu derinden sarsacak gizli bir planı olan Tokageroh karşısında hem samurayı hem de Yoh’u zorlu bir mücadele bekliyor. 
 
Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95350</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb392b3-dac5-490c-890c-bcfcbc079554.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Veba (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm.” 
 
Edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri sayılan Kızıl Veba, insanları göz açıp kapayıncaya kadar öldüren bir salgın hastalık sonucunda dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir dönemi ele alır. Geçmişe dair her şey silinmiş, hayat en ilkel hâline dönmüştür. Salgın öncesini hatırlayan yalnızca James Howard Smith kalmıştır ve o da artık kimsenin inanmadığı masallar anlatan yaşlı bir adamdan fazlası değildir. 
 
Bir diğer öykü olan Görülmemiş İstila ise, insan gücünün bilimle olan ölümcül çatışmasına gelecekten bir bakış sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/201a87b4-fac8-4878-a48c-dcf41ebbdf14.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin Nedir&apos;den Yaşam Nedir&apos;e (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“ANLAMAKTAN DOĞAN SEVİNÇ”İ ÖĞRENMEK
 
Prof. Dr. Türker Kılıç hem çok bizden hem de bize çok farklı bir dünyadan. Zaten elinizdeki kitabı farklılaştıran da “bizden” bir ailenin “hep farklı sorular” soran çocuğunun, nasıl giderek dünyanın en seçkin beyin cerrahlarından ve yeni bir bilim felsefesini aralayan beyinbilimcilerinden biri hâline gelmesinin öyküsü olması…
 
Türker Kılıç, Balkanlar’dan Bursa’ya göç eden orta halli bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Çevresinden farklıydı ve henüz ilkokul sıralarında içine düşen bilim aşkıyla, insan beyninin gizemlerini araştırmaya başladı. Kılıç’ın çok çalışarak, çok okuyarak, çok anlayarak ve çok araştırarak var etmeyi başardığı “cevher” ise her girdiği okulda, ortamda fark edildi. Henüz çocuk yaşta kendi yolunu çizmeye karar verdiğinde ise Muradiye Mahallesi’nde başlayan serüven Harvard’a, oradan da Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi’ne kadar uzanacaktı. Kılıç, en zor koşullarda bile pes etmiyor, vazgeçmiyordu. Daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir dünya için kafa yorarken iyi bir bilim insanı, iyi bir cerrah ve iyi bir eğitimci olmanın yanı sıra iyi bir aile babası olmayı başardı.
 
Yaşamının her dönemi örnek başarılarla dolu bir bilim insanı olan Prof. Dr. Türker Kılıç, yeni bilimsel paradigmadan doğacak “yeni uygarlık”ın şifrelerini, insan beyni ve nöronal bağlantı üzerinden ortaya koydu. Prof. Dr. Kılıç’ın geleceğin bilim insanlarına örnek olacak sıradışı yaşam öyküsü, aynı zamanda başarıya giden sürecin yol haritasını da Türkiye’nin geleceğini yaratacak genç bilim insanlarına sunuyor. Yeni bilimsel anlayışın ortaya çıkış öyküsü, her yetkin düşünürde olduğu gibi Prof. Dr. Kılıç’ın kendi yaşamıyla birlikte ilerliyor. Bağlantısal Bütünsellik düşüncesi, sadece insan beyninin sırlarını, beynin nasıl düşünce ürettiğini değil, evrendeki madde, enerji, canlı, cansız her parçanın iletişim içinde varolduğunu ortaya koyuyor.
 
• Yeni bilimin yönteminin “Bağlantısallık”, yeni kültürün ise “Yaşamdaşlık” olması neden önemli?
• “Nasıl daha iyi ve güzel bir yaşam kurabiliriz?” sorusuna kişisel bir yanıtımızın olması hayatımızı nasıl farklılaştırıyor?
• Bilim en yetkin bilgi işleme sisteminin insan beyni olduğunu varsayarken, aslında en yetkin bilgi işleme sisteminin yaşamın kendisi olduğu sonucu nasıl ortaya çıktı?
• Biyolojik bilgi işleme sistemi olan insan beyni nasıl düşünce üretip zihin evrenimizi oluşturuyor?
• Yeni bilimsel yöntemin ortaya çıkaracağı kültürel kodlarda neler saklı?
• Bilimsel devrimin ardından kurumlar, eğitim, inançlar hayatımızda nasıl konumlanacak?
• Yapay zekâ, insanlığın sonunu mu getirecek yoksa yaşamı zenginleştirecek mi?
• Covid-19 salgın süreciyle birlikte nasıl bir düşünsel değişim yaşanacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c27621d-144c-4205-bac8-0ecf754e9702.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyetlerin Şafağı</image:title>
            <image:caption>AKDENİZ’İN ÖYKÜSÜNÜ ANLATMAK, KAYIP KITALARIN, TEK BİR İZ BIRAKMADAN YOK OLAN MEDENİYETLERİN, ANTİK YUNAN’LA MISIR’IN, CENNETTEN KOVULANLARLA TEK GÖZLÜ DEVLERİN VE DAHA NİCELERİNİN ÖYKÜSÜNÜ DE ANLATMAKTIR.
 
 
Bugün masmavi suları, kıyı boyunca uzanan kayalarının büyüleyici doğası, şirin makileri, turunçgilleri ve zeytinlikleriyle herkesi büyüleyen Akdeniz havzası, milyonlarca yıl önce yakıcı güneşin kavurduğu çöller, bozkırlar ve giderek kuruyan tuz göllerinden ibaretti. Ancak jeolojik açıdan göz kırpmak kadar kısa olarak tanımlanabilecek bir süre içinde suları yükseldi, kara parçalarını aştı ve insanlık tarihinin en büyüleyici medeniyetlerine yaşam kaynağı oldu. O dönemlerde yapılan keşiflere hâlâ çok şey borçlu olduğumuz gibi bahsi geçen antik uygarlıklardan yadigâr gizemleri de çözmüş sayılmayız. Benzersiz bir hayal gücünün ürünü olan mitolojik anlatılarsa dünyanın en güzel masalları olarak gökkubbede tınlamaya devam ediyor. Arkeolog Töre Sivrioğlu’nun rehberliğinde yapacağınız bu gezi, bir uygarlık tarihi okumasından çok benzersiz bir gizem avı…
 
OKURUNU BUNDAN ALTI MİLYON YIL ÖNCESİNE GÖTÜREN BU MASALSI ZAMAN YOLCULUĞUNA HOŞ GELDİNİZ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24234746-a632-4096-b127-4be7f8a7bbf9.jpg</image:loc>
            <image:title>A Journey from Mind to Heart Bediuzzaman’s Model (Akıldan Kalbe Yolculuk)</image:title>
            <image:caption>How did Bediuzzaman use the science of logic while shaping his system of thought and proving his belief?
 How did he refute arguments put forward by the materialist understanding and naturalists?
 How did he travel from the intraatomic worlds to the belief of tawhid?
What is Bediuzzaman&apos;s &quot;two wisdom&quot; analysis and why is it important?
This book is a study to understand Bediuzzaman&apos;s astonishing personality and works.
Prof. Nevzat Tarhan analyzes Bediuzzaman Said Nursi&apos;s contemplation system, view of the universe and the results he came up with in terms of faith. Tarhan identifies the modern scientific methods Bediuzzaman used in his writings and explains the great thinker’s views both in an academic and comprehensible manner.
 
In other words, he tells the human being’s “Journey from Mind to Heart”, in the light of Bediuzzaman’s own life…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a21206-cbd9-43d8-95b0-3450da89e85a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Dayandın Ya Rasulullah</image:title>
            <image:caption>Yer O’nun için...
Gök O’nun için...
Deniz kıyısındaki kum tanelerinin her biri O’nun için...
Tüm alem O’nun, O ise tüm alem için...
Kul ve resul planında vücuden en evvel, manen en ahir...
O ki Allah’ın sevdiği kulu, son resulü...
Hürriyetini bulmak isteyen O’na esir olsun.
Allah’a kul olmak isteyen O’na uysun.
Kurtuluş O’nda... Ferahlık O’nda... Selamet O’nda...
Aranıp da bulunamayan hiçbir güzellik yok O’nda...
Öyleyse bugün kimin gönlü bunalıyorsa, kim başına gelen imtihanlardan yorgunsa, kim sıkıntılar içinde göğüs kafesi çatlayacakmış gibi hissediyorsa, kim her şeyi olmasına rağmen hâlâ huzursuzsa, kim aldatılmışsa, kim ağlatılmışsa Resulullah’la arasındaki bağa baksın... Kim de hayatına yeni bir başlangıç yapmak istiyorsa bir besmele çekip bundan sonra O’na biraz daha benzeyebilmek için adım atsın.
Allah’ın bizlere yol göstermek için gönderdiği Peygamber Efendimize(sav) tutunursak aklımızdaki birçok soru cevap bulacak, kalbimizdeki birçok şüphe yerle bir olacak ve karanlıklar aydınlanacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2ed9ab6-5188-4a84-839f-598063fd0ae3.jpg</image:loc>
            <image:title>Alpaka Kabarık</image:title>
            <image:caption>Senin de ilk defa girdiğin bir yerde yabancılık çektiğin oldu mu? Ülkesinden ayrılıp yeni yaşayacağı çiftliğe alışmaya çalışan Alpaka Kabarık’ı da henüz kimse tanımıyordu. Kabarık yünlerinden tatlı tebessümünü kimse göremese de; o, yüreğinde sevdiklerin için cesaret çiçekleri açan cesur bir dosttu. Bu masalın kapağı içinizi ısıtacak sıcacık bir dostluğa açılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95356</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61b9fa97-8bf5-4af5-9a18-8ef3b8174234.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Hep Var</image:title>
            <image:caption>Bu masalda dost dalgalar, balıklar ve martılar var. 
Hepsi Yalnız Gemi’nin denize açılması için çabalıyor. 
Yalnız Gemi ise umutsuz. Oysa umut hikâyelerde gizli. 
Yalnız Gemi’nin hikâyesini dinlemeye ne dersiniz? 
Unutmayın; Umut hep var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/282950e2-1a10-46d9-b3e9-c602881eb575.jpg</image:loc>
            <image:title>Somi&apos;nin Şemsiyesi</image:title>
            <image:caption>Sevimli dostumuz Somi, şemsiyesiyle dostlarına yardım etmeyi çok sever. Ya bir gün, pıt diye açılan şemsiyesi açılmaz olursa ne olur? 
Somi’nin Şemsiyesi; sevgiye, dostluğa ve teşekkür etmeye dair sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a91cf3b-8fca-436f-9206-ee90ce7d21fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Elektrikli Otomobiller ve Devlet Teşvikleri</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – TEŞVİKLERE YÖNELİK KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
2.      BÖLÜM – ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE YÖNELİK KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
3.      BÖLÜM – ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE UYGULANAN TEŞVİK TÜRLERİ 
4.      BÖLÜM – ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE İLİŞKİN GÖSTERGELER 
5.      BÖLÜM – DÜNYADA ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE İLİŞKİN GİRİŞİMLER 
6.      BÖLÜM – DÜNYADA ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE YÖNELİK TEŞVİKLER: ÜLKE ÖRNEKLERİ 
7.      BÖLÜM – TÜRKİYE’ DE ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERE YÖNELİK TEŞVİKLER 
8.      BÖLÜM – ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİN TEŞVİK EDİLMESİNİ KONU ALAN ARAŞTIRMALAR 
9.      BÖLÜM – İSTANBUL SAHA ÇALIŞMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d3de19-e59c-4ef5-91ed-261b0d738c3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Finans Alanında Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – TÜRKİYE’ DE FİNANSAL GELİŞME VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNİN SINIR TESTİ YAKLAŞIMIYLA ANALİZİ 
2.      BÖLÜM – OPTİMİZE EDİLMİŞ MAKİNE ÖĞRENMESİ ALGORİTMALARI İLE KREDİ RİSK TAHMİNİ 
3.      BÖLÜM – UYARLANABİLİR SİNİRSEL BULANIK ÇIKARIM SİSTEMİ İLE PARÇACIK SÜRÜ OPTİMİZASYONU KULLANARAK TÜRKİYE İHRACATI TAHMİNİ 
4.      BÖLÜM – GÖLGE BANKACILIK VE PARA POLİTİKASI İLİŞKİSİ 
5.      BÖLÜM – PORTFÖY TEORİSİNE EKONOMETRİK BAKIŞ 
6.      BÖLÜM – FİNANSAL SAĞLAMLIK VE TÜRKİYE İÇİN BİR ENDEKS TÜRETME ÇABASI: 2000:Q4 İLE 2021:14 ARASI DÖNEM İÇİN BİR İNCELEME 
7.      BÖLÜM – BİREYSEL YATIRIMCILARIN FİNANSAL YATIRIM KARARLARINI ETKİLEYEN DAVRANIŞSAL EĞİLİMLER 
 
8.      BÖLÜM – KİTLESEL FONLAMA 
 
9.      BÖLÜM – ULUSLARARASI KURUMSAL YÖNETİMDE SİSTEM VE MEKANİZMALAR 
 
10.  BÖLÜM – KRİPTO PARA PİYASASINDA SÜRÜ EĞİLİMİ: LİTERATÜR İNCELEMESİ 
 
11.  BÖLÜM – SERMAYE YAPISI KARARLARINDA ALTERNATİF BİR FİNANSMAN YÖNTEMİ OLARAK MEZZANINE FİNANSMAN 
 
12.  BÖLÜM – TÜRK BANKACILIK SİSTEMİNDE ŞUBE OPERASYON İŞLEMLERİ VE UYGULANMASINA YÖNELİK GENEL BİR DEĞERLENDİRME 
 
13.  BÖLÜM – SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSMAN 
 
14.  BÖLÜM – ŞİRKET BİRLEŞMELERİ 
 
15.  BÖLÜM – İŞLETMELERİN FİNANSAL YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİNDE ORAN ANALİZİ YÖNETİMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d90ee8d-0bda-43f6-af69-ec70f94ac8a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolcularda Sportif Zihinsel Dayanıklılık ve Kondisyonel Özellikler</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
1.1.   Problem Durum 
1.2.   Problem Cümlesi 
1.3.   Araştırmanın Amacı 
1.4.   Araştırmanın Önemi 
1.5.   Sınırlılıklar 
2.      KURAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
2.1.   Kuramsal Çerçeve 
2.2.   İlgili Araştırmalar 
3.      YÖNTEM 
3.1.   Araştırmanın Modeli 
3.2.   Çalışma Grubu 
3.3.   Veri Toplama Araçları 
3.4.   Verilerin Analizi 
4.      BULGULAR VE YORUM 
5.      SONUÇ, TARTIŞMA VE ÖNERİLER 
5.1.   Sonuç ve Tartışma 
5.2.   Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc050cc5-58c1-4d8c-9ce2-c4445fcf92eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenliğin Değişen Yüzü - Temel Yaklaşımlardan Güncel Uygulamalara</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM - ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇALIŞMALARI: KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
2.      BÖLÜM - KÜRESEL GÜÇ MÜCADELESİNDE NÜKLEER SİLAHLARIN YERİ VE ÖNEMİ 
3.      BÖLÜM - BİR KİTLE İMHA SİLAHI OLARAK NÜKLEER SİLAHLAR: İRAN’IN NÜKLEER PROGRAMI ÜZERİNE OKUMA 
4.      BÖLÜM - AVRUPA BİRLİĞİ´NİN GÜVENLİK VE SAVUNMA POLİTİKASI IŞIĞINDA DAİMİ YAPILANDIRILMIŞ İŞBİRLİĞİ 
5.      BÖLÜM - İNSANİ GÜVENLİK AÇISINDAN TÜRKİYE-YUNANİSTAN ARASINDA MÜLTECİLER SORUNU (2000-2014) 
6.      BÖLÜM - ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇALIŞMALARINDA İÇ SAVAŞ, TEMSİLİ SAVAŞ VE MELEZ SAVAŞ: SURİYE ÖRNEĞİ 
7.      BÖLÜM - YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİLERİNİN ULUSLARARASI GÜVENLİĞE ETKİLERİ VE YANSIMALARI 
8.      BÖLÜM - TÜRKİYE’NİN SİBER GÜVENLİK STRATEJİLERİNİN ANALİZİ 
9.      BÖLÜM - YEŞİL TEORİ İLE BİYOGÜVENLİK İLİŞKİSİNİN NİL NEHRİ’NİN KULLANIMI ÜZERİNDEN İNCELENMESİ 
10.  BÖLÜM - ULUSLARARASI SAĞLIK GÜVENLİĞİ: SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NDEN DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fedff59b-8cfa-45ce-aba1-5717615be6a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce - Türkçe Garantili Gramer</image:title>
            <image:caption>…Bu gramer kitabında; bilingual çeviri yönteminin uygulanması sayesinde, öğrencinin sözlükte ayrıca kelime araması ortadan kalkacağından, bu durum kendisine hem zaman hem de doğru seçilmiş sözcük ve materyal kazandıracaktır. Burada konu bütünlüğünü sağlamak için, aynı konuyla ilgili örnek tümceler yan yana ya da alt alta konu dağıtılmadan, sıcağı sıcağına işlenmiştir. Aynı konuyla ilgili olan diğer sözce ve sözcüklere de burada yer verilerek, kelime haznesinin (söz dağarcığının) genişlemesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc4eba57-e9d7-4a77-9024-92f6ed101d88.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletme Fonksiyonları ile Dönüşümün Yeni Adı - Endüstri 4.0</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GÜNÜMÜZE ENDÜSTRİ 4.0 VE BİLEŞENLERİ 
2.      BÖLÜM - İŞLETMELERDE ZİHİNSEL VE KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM 
3.      BÖLÜM - ENDÜSTRİ 4.0 ÇAĞINDA İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
4.      BÖLÜM - PAZARLAMA 5.0: TEKNOLOJİ-İNSAN UYUMU İLE DEĞER YARATMA 
5.      BÖLÜM – ENDÜSTRİ 4.0 BİLEŞENLERİNİN ÜRETİM YÖNETİMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 
6.      BÖLÜM – KURUMSAL RAPORLAMANIN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜNDE 3B ETKİSİ: BLOKZİNCİR, BULUT BİLİŞİM, BÜYÜK VERİ 
7.      BÖLÜM – FİNANSAL TABANA YAYILMA VE PİYASALARIN GELİŞİMİ BAĞLAMINDA FİNANSIN DİJİTALLEŞMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41f00cff-acb9-40ee-962f-68554880a72f.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmeler İçin Stratejik Yönetim Eksenli Rekabet Gücü Analizi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Çalışmayla İlgili Genel Açıklamalar 
2.      BÖLÜM – Stratejik Yönetim 
3.      BÖLÜM – Rekabet Gücünün Kavramsal Çerçevesi 
4.      BÖLÜM – Rekabet Gücü Analizi 
5.      BÖLÜM – Rekabet Gücü Analizinde Yararlanılan Muhasebe Bilgileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95365</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea248b49-5f95-475d-8b7a-61097d46dab8.jpg</image:loc>
            <image:title>Maliyet ve Yönetim Muhasebesinde Seçme Konular</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Fiyatlandırma Kararlarında  Yönetim Muhasebesinin Etkinliği 
2.      BÖLÜM – Ajan Tabanlı Modellemenin Yönetim Muhasebesi Açısından İncelenmesi 
3.      BÖLÜM – Bir Yönetim Muhasebesi Tekniği – Verimlilik Muhasebesi 
4.      BÖLÜM – Uluslararasılaşma Sürecinde Yönetim Muhasebesinin Rolü 
5.      BÖLÜM – Sağlık İşletmelerinde Entelektüel Sermaye Bileşenlerinin Yönetim Muhasebesi Kapsamında Değerlendirilmesi 
6.      BÖLÜM – Maliyet Yapışkanlığı ve Muhafazakar Muhasebe İlişkisi: Bist Gıda, İçecek ve Tütün Sektöründeki İmalat İşletmelerinde Bir Uygulama 
7.      BÖLÜM – Maliyet Performansının Ölçümü İçin Göreli Etkinlik Analizi: Havayolu Sektöründe Veri Zarflama Analizi Uygulaması 
8.      BÖLÜM – Stok Değerleme Yöntemlerinin Gerçeğe Uygun Değer Açısından Değerlendirilmesi 
9.      BÖLÜM – Özellik Tabanlı Maliyetleme 
10.  BÖLÜM – Kaynak Tüketim Muhasebesi 
11.  BÖLÜM – Yönetim Muhasebesinde Otomasyona Doğru: “ Smart Closing and Reporting” 
– Akıllı Kapanış ve Raporlama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95366</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/210b7290-be41-443c-b6b3-0ec90a59e764.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Alanında Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – COVİD 19 SÜRECİNDE MUHASEBE DERSİ ALAN ÖĞRENCİLERİN UZAKTAN EĞİTİM İLE İLGİLİ FİKİRLERİ 
2.      BÖLÜM – KURUMSAL YÖNETİM UYUM RAPORLAMASINA GÜNCEL BİR BAKIŞ 
3.      BÖLÜM – FİNANSAL RAPORLAMADA FAİZSİZ FİNANS SİSTEMİ İLE MUHASEBE STANDARTLARININ YERİ VE ÖNEMİ 
4.      BÖLÜM – SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MUHASEBESİ STANDARTLARI 
5.      BÖLÜM – BÜYÜK VE ORTA BOY İŞLETMELERDE ERTELENMİŞ VERGİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ VE FİNANSAL TABLOLARDA SUNUMU 
6.      BÖLÜM – BAĞIMSIZ DENETİM SÜRECİNDE DENETÇİ BAĞIMSIZLIĞI: DENETİM FİRMALARI ŞEFFAFLIK RAPORLARI ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME 
7.      BÖLÜM – KIRGIZİSTAN’ DA ULUSLARARASI FİNANSAL RAPORLAMA STANDARTLARINA GEÇİŞ SÜRECİNDE YAŞANAN SORUNLAR 
8.      BÖLÜM – KRİPTO PARA VE MUHASEBE UYGULAMALARI 
9.      BÖLÜM – ENDÜSTRİ 4.0’IN MUHASEBE ÜZERİNDE ETKİLERİ 
10.  BÖLÜM – ÜLKEMİZDEKİ SİGORTA UYGULAMALARI: REASÜRANS SÖZLEŞMELERİ VE MUHASEBELEŞTİRİLMESİ 
11.  BÖLÜM – KISITLAR TEORİSİ KAPSAMINDA SÜREÇ KATKI MUHASEBESİ VE ÜRETİM MALİYETLERİNİN HESAPLANMASINA YÖNELİK BİR UYGULAMA 
12.  BÖLÜM – MUHASEBE ETİĞİ 
BÖLÜM – YARATICI MUHASEBE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3d040ff-9a91-4c36-9a39-8f3efe423c8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sürecinde Muhasebe ve Finans</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – COVID-19 SALGINININ BORSA ISTANBUL “EĞİTİM, SAĞLIK, SPOR VE DİĞER SOSYAL HİZMETLER” SEKTÖRÜ İŞLETMELERİ FİNANSAL RAPORLARI, BAĞIMSIZ DENETÇİ RAPORLARI VE FAALİYET RAPORLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA İNCELENMESİ 
2.      BÖLÜM – COVID-19 PANDEMİ SÜRECİNİN FİNANSAL RAPORLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: BİST ŞİRKETLERİ ÜZERİNE SEKTÖREL BİR DEĞERLENDİRME 
3.      BÖLÜM – BİST TOPTAN VE PERAKENDE TİCARET SEKTÖRÜNDEKİ ŞİRKETLERİN PANDEMİ SÜRECİNDE DÜZENLENEN BAĞIMSIZ DENETİM RAPORLARINDAKİ KİLİT DENETİM KONULARI 
4.      BÖLÜM – COVID-19 PANDEMİSİNİN TURİZM SEKTÖRÜNE ETKİLERİ: BIST’ DE YER ALAN ŞİRKETLERİN MALİ TABLOLARININ ORAN ANALİZİ YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ 
 
 
5.      BÖLÜM – COVID-19 SALGINININ BİST KİMYA, İLAÇ, PETROL VE , PLASTİK ÜRÜNLER İMALATI SEKTÖRÜNÜN KARLILIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 
6.      BÖLÜM – ERTELENMİŞ VERGİ VARLIKLARININ BİST 100 ENDEKSİNDEKİ İŞLETMELERİN 2020 YILINA AİT FİNANSAL TABLO DİPNOTLARI VE BAĞIMSIZ DENETİM RAPORLARI KAPSAMINDA İNCELENMESİ 
7.      BÖLÜM – COVID-19 VE GEÇMİŞ NEGATİF GELİŞMELERİN BİST 100 ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI 
8.      BÖLÜM – PANDEMİ (COVID-19) SÜRECİNDE KAMU BANKALARI TARAFINDAN VERİLEN KREDİLERİN BANKA HİSSE SENEDİ GETİRİLERİNE ETKİSİ 
9.      BÖLÜM – COVID 19 SÜRECİNDE BANKACILIK İŞLEMLERİ 
10.  BÖLÜM – TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNDE ÇEVRESEL VE SOSYAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ 
11.  BÖLÜM – COVID-19 VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ENDEKSLERİ 
12.  BÖLÜM – ŞEREFİYE VE ŞEREFİYE DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ’NÜN COVID-19 SÜRECİNDE NAKİT VARLIKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 
13.  BÖLÜM – COVID-19 DÖNEMİNDE KARAR ALMA SÜREÇLERİNDE MUHASEBE BİLGİ SİSTEMİNİN ÖNEMİ 
14.  BÖLÜM – PANDEMİ SÜRECİNDE MUHASEBE MESLEĞİNDEKİ GELİŞMELER VE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN ETKİSİ 
15.  BÖLÜM – COVID-19 PANDEMİ SÜRECİNDE MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ CİNSİYET VE MESLEKİ DENEYİM AÇISINDAN İÇ KONTROL SİSTEMİNE ETKİSİ: VAN İLİ ÖRNEĞİ 
16.  BÖLÜM – PANDEMİ SÜRECİNDE MUHASEBE MESLEĞİNİN ONLİNE DEĞİŞİMİ İLE OLUŞAN YENİ VİZYONU VE PANDEMİ İLE MUHASEBE MESLEK MENSUPLARINI GELEN YENİ İŞLER 
17.  BÖLÜM – COVID-19 (KORONAVİRÜS) KAYGISININ MUHASEBE DERS BAŞARISINA ETKİSİ 
18.  BÖLÜM – KORONAVİRÜS SALGINI DÖNEMİNDE MUHASEBE DERSİ ALAN ÖĞRENCİLERİN UZAKTAN EĞİTİME İLİŞKİN ALGILARININ ÖLÇÜLMESİ 
19.  BÖLÜM – COVID-19 KİLİT DENETİM KONULARINA ETKİLERİ: BORSA İSTANBUL İMALAT İŞLETMELERİNİN DENETİM RAPORLAR ÜZERİNE BİR ANALİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95368</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c959fbc3-2d7c-4c87-ab81-5519231bf43f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sigorta ve Reasürans Şirketlerinde Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM VERGİ, VERGİ SİSTEMLERİ, DOLAYLI VERGİLERİN İÇERİĞİ 
1.1.   VERGİ SİSTEMLERİ İÇERİSİNDE DOLAYLI VERGİLERİN YERİ 
1.2.   DOLAYLI VERGİLER İÇİNDE BSMV 
1.3.   BSMV HAKKINDA ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR 
2.      İKİNCİ BÖLÜM SİGORTA, SİGORTANIN TEMEL KAVRAMLARI VE REASÜRANS 
2.1.   SİGORTACILIK FAALİYETİ, İŞLEVLERİ, UNSURLARI VE TEMEL PRENSİPLERİ 
2.2.   SİGORTA TEMEL KAVRAMLARI 
3.      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VERGİLENDİRME SÜRECİ, BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİNDE VERGİYİ DOĞURAN OLAY 
3.1.   VERGİLENDİRME SÜRECİ 
3.2.   . VERGİYİ DOĞURAN OLAY 
3.3.   SİGORTA ŞİRKETLERİNİN GELİRLERİ VE BSMV UYGULAMALARI 
4.      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ İLE İLGİLİ SİGORTA ŞİRKETLERİNE YÖNELİK İSTİSNALAR 
4.1.   İSTİSNA VE MUAFİYET KAVRAMLARI 
4.2.   SİGORTA ŞİRKETLERİNE YÖNELİK DİĞER KANUNLARDA YER ALAN İSTİSNALAR 
5.      BEŞİNCİ BÖLÜM BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİNİN MÜKELLEFİ 
5.1.   VERGİNİN MÜKELLEFİ 
5.2.   BANKAVE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİNİN MÜKELLEFİ 
6.      ALTINCI BÖLÜM BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİNDE MATRAH VE ORAN 
6.1.   VERGİNİN MATRAHI 
6.2.   YABANCI PARA ÜZERİNDEN YAPILAN İŞLEMLER 
6.3.   VERGİNİN ORANI 
7.      YEDİNCİ BÖLÜM BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİNİN BEYANI VE ÖDENMESİ 
7.1.   BEYANIN ŞEKLİ 
7.2.   BEYANIN YERİ 
7.3.   BEYANIN ZAMANI 
7.4.   VERGİNİN ÖDENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e99a80e-3395-4815-9d29-49226b3d2454.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Politika Açısından Özel İstihdam Büroları - Meslek Edinilmiş Geçici İş İlişkisi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARI 
2.      BÖLÜM – TÜRK İŞ HUKUKUNDA GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİNİN GENEL ESASLARI VE MESLEK EDİNİLMİŞ GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİ 
3.      BÖLÜM – MESLEK EDİNİLMİŞ GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİNİN TARAFLARININ HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ İLE SONA ERMESİ 
4.      BÖLÜM – SOSYAL POLİTİKA BAKIMINDAN MESLEK EDİNİLMİŞ GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44a0ef43-e564-4864-b7a6-f34b5ecb133b.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor ve Din Profesyonel Futbolcularda Dinin Moral ve Motivasyonel Etkisi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – GİRİŞ, AMAÇ ve ÖNEM 
2.      BÖLÜM – GENEL BİLGİLER 
3.      BÖLÜM – GEREÇ VE YÖNTEM 
4.      BÖLÜM – BULGULAR 
5.      BÖLÜM – TARTIŞMA VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d357581-b48a-4663-ac7b-f0ddc3c5712f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Hizmet Kalitesi İle Ağızdan Ağıza ve Viral Pazarlama Etkileşimi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – GİRİŞ 
2.      BÖLÜM -  KURAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR 
3.      BÖLÜM – YÖNTEM 
4.      BÖLÜM - BULGULAR VE YORUM 
5.      BÖLÜM - SONUÇ, TARTIŞMA VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51cd3c01-be57-4d84-a91a-4a59cc9c4fc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik ve Yeşil Örgüt</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM Yeşil İnovasyon 
2. BÖLÜM Yeşil İnsan Kaynakları Yönetimi 
3. BÖLÜM Yeşil İşgören Davranışı 
4. BÖLÜM Yeşil Örgüt Kültürü 
5. BÖLÜM Yeşil Yönetim Bağlamında Yeşil Hastane Kavram ve Uygulamaları 
6. BÖLÜM Sürdürülebilirliğin Karar Sürecine Entegrasyonu: Çok Kriterli Karar Analizi 
7. BÖLÜM Yeşil Pazarlama Bağlamında Sürdürülebilir Stratejik Marka Yönetimi 
8. BÖLÜM Çevresel Maliyetler ve Sürdürülebilirlik Göstergeleri Kapsamında Yeşil Muhasebe 
9. BÖLÜM Sürdürülebilirlik Açıklamalarının Denetim ve Güvence Hizmetlerine Yansımalarına İlişkin Kavramsal Bir İnceleme 
10. BÖLÜM Sürdürülebilirlik Çerçevesinde Yeşil Finans Ürünleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e40bda39-63b2-4088-aea5-5856b518f12f.jpg</image:loc>
            <image:title>Turkish Economy - Contemporary Challenges and Opportunities II</image:title>
            <image:caption>As we did in an earlier collected volüme, we bring together in this book several recent policy oriented works on the Turkish economy written by Turkish central bank economists. These works focus on a range of different topics including migration, labor market share, consumption and saving, exchange rate behavior and equity martkets. We hope this book can stimulate further discussion and research in the areas those work investigate. It should be noted that the views expressed in these papers are those of the authors and do not reflect the official views of the Central Bank of the Republic of Turkey, and all errors belong to the authors…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4652699-0503-442a-99af-14b3f9182367.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi İncelemelerinde Mükelleflerin Hak ve Ödevleri</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – GENEL OLARAK DENETİM VE VERGİ DENETİMİ KAVRAMI 
2.      BÖLÜM – VERGİ İNCELEMESİNİN TEORİK ÇERÇEVESİ 
3.      BÖLÜM – MÜKELLEFLERİN ÖDEVLERİ 
4.      BÖLÜM – MÜKELLEFLERİN HAKLARI 
5.      BÖLÜM – VERGİ İNCELEMELERİNDE MÜKELLEF HAKLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95375</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81be7930-9e80-4778-8e4c-e05141404680.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitab-I Eklesiyastiküs</image:title>
            <image:caption>Kitab-I Eklesiyastiküs</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e71d54-42d5-4f6b-8ed0-cde2b85df099.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Sosyal Sorumluluk İle Çevre Muhasebesi Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi Tekstil Sektöründe Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>Kurumsal Sosyal Sorumluluk İle Çevre Muhasebesi Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi Tekstil Sektöründe Bir Araştırma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95377</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c8e988f-72e7-4d5c-8006-9a200a5ff4e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahatma Gandhi - Küçük İnsanlar Büyük Hayaller</image:title>
            <image:caption>Tasarımcılardan sanatçılara, bilim insanlarından yazarlara bu özel kişilerin
hayat hikâyelerini keşfedin. Hepsi hayalleri olan küçük çocuklardı ve
büyüyüp inanılmaz işler başardılar.
 
Mohamas Gandhi çocukken tüm millet ve dinlerden insanların birlik olduğunu hayal ederdi.    
Bu fikirden yola çıkarak Hindistan’ı Birleşik Krallık’ın güdümünden kurtarabilmek için barışçıl protestolar düzenledi. Haksız uygulamaların ve şiddetin sona ermesini sağlayarak ülkeyi birleştirdi. Cesareti ve ilerici düşünceleri, Mahatma yani “muhteşem ruh” olarak bilinen
Gandhi’yi dünya barışının simgesi haline getirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/110e819a-fce8-41bd-9fce-20bf683a1cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Maria Montessori - Küçük İnsanlar Büyük Hayaller</image:title>
            <image:caption>Tasarımcılardan sanatçılara, bilim insanlarından yazarlara bu özel kişilerin hayat hikâyelerini keşfedin. Hepsi hayalleri olan küçük çocuklardı ve büyüyüp inanılmaz işler başardılar.
Maria Montessori henüz küçük bir kızken bile alışılmış olanın dışına çıkmayı çok severdi; bu nedenle sadece erkeklerin gittiği bir okulda bilim okumayı seçti.
Ülkesindeki ilk kadın tıp doktoru oldu ve uzmanlığını çocuklar üzerine yaptı.
Geleneksel eğitim kurallarını tersyüz eden çok önemli keşiflerde bulundu, açtığı Montessori okulları dünyanın her yerine yayıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95379</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd63c39-01a4-412a-a041-6b540d523bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler - Eğitici Yapboz (3+ Yaş)</image:title>
            <image:caption>Siz değerli anne babalar ve eğitimcilerin, çocuk gelişiminde kullanması için hazırlanmış “Eğitici Yapboz” serisi “Renkler” kutu oyunu 48 parçadan oluşmaktadır. Çocukların el-göz koordinasyonu, dikkat gelişimi, sosyal duygusal gelişim ve motor gelişimine katkı sağlar.
Nasıl oynanır: “Renkler” yapboz kutu oyununda bulunan kartları çocuğunuzun göreceği şekilde önüne diziniz. Kartlarda bulunan resimleri (renkleri) çocuğunuza yüksek sesle seslendiriniz.
Resmin karşılığı olan kelimeyi (rengi) çocuğa göstererek tekrar seslendiriniz.
Resim ve kelimelerin (renklerin) tamamını bu şekilde seslendirdikten sonra kartları karıştırarak çocuğunuzun eşleştirmesini isteyiniz.
“Renkler” kutu oyunu içeriğini farklı üretken düşünme becerileri etkinliklerinde de kullanabilirsiniz.
İyi günlerde kullanmanız dileği ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95380</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c118364-abbd-438e-9250-01bc335f7119.jpg</image:loc>
            <image:title>CVC Word Puzzles - Eğitici Yapboz</image:title>
            <image:caption>Ünsüz-ünlü-ünsüz harf dizimi kelime bulmacaları okumaya yeni başlayanlar için önemli bir beceri olan farklı sesleri kaynaştırıp kelimelere dönüştürmek için oldukça etkili ve bir o kadar da eğlenceli bir pekiştirme etkinliğidir.

Daha fazla eğlence için, tüm ses parçalarını karıştırabilir ve çocukların kendi başlarına harfleri kullanarak kelimeler oluşturmasına izin verebilirsiniz! Daha sonra buldukları kelimeleri resimlerle ve kartta yazan kelime ile eşleştirebilirler.
Yazar: Bahar Sarıkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0343ba7f-d1e3-4fc6-8d27-946754562d4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana&apos;dan Çocuklara - Alara</image:title>
            <image:caption>Alara
(Gel, gel, gel, kim olursan ol yine gel.)
Kahramanımızın kimi zaman bir elma, kimi zaman bir su damlası olduğu, dostluk, sevgi, arkadaşlık, dürüstlük ve sabır üzerine söylenmiş sözler, masallar, hikâyeler...
Büyük Türk düşünürü Mevlâna’nın en güzel sözlerinden yola çıkarak hazırlanan “Mevlâna’dan Çocuklara” serisi altı kitaptan oluşan hikâye ve masallarla sizi sıcacık bir yolculuğa çıkarıyor.
Alara: İnsanları, hayvanları ve bütün canlıları birbirlerinden ayırt etmeden, din-dil-ırk-tür ayrımı yapmadan herkesi, her canlıyı zarar vermeden sevgiyle kabul edebilmeyi anlatan özgün bir masal.
Mevlâna’dan Çocuklara
Bücür Elma
Su Damlası
Cingöz
Gerçek Dost
Dürüst Usta
Alara</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95383</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4cdec9e-6bf6-4bfb-9b7c-44037ba5be1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Noktalama İmla Oyunu</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de İlk Defa…
İmla Kurallarını Oynayarak Ve Eğlenerek Öğrenin…
Şimdi herkes lamasını seçsin. Çünkü fantastik ve bilmecelerle dolu bir yolculuk sizi bekliyor.
Oyun Tablası : 1 adet (50*50)
Kart Sayısı: 250 kart
Oyun Piyonu: 4
Rozet : 15 adet
Oyun Kılavuzu : 1 adet
Oyun Zarı : 1 adet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95384</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83564854-c2a3-4ed8-8e47-af9cf27ceaa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Sekizler - Her Yerde Bir Kural Var</image:title>
            <image:caption>8 farklı yeteneği temsil eden bu 8 kahramanın her macerasında,
ayrı bir karakter eğitimi konusu yer alıyor. Senin içinde de
mutlaka bu süper sekizlerden biri ya da birkaçı mevcut.
Acaba sen hangi kahramansın? Haydi düşün!
Bu Kitapta Çok Şey Var!
Sınıf ve Okul Kuralları
Trafik Kuralları
Temizlik ve Sağlık Kuralları
Görgü Kuralları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95387</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbeecf2d-39af-455e-abe5-35ab1e44a986.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sakız Dünya&apos;yı Dolaşabilir mi?</image:title>
            <image:caption>Güdümlü Kitap
Çilekli bir sakız görebilir mi?
Gözleri olursa Evet!
Çilekli bir sakız konuşabilir mi?
Ağzı olursa Evet!
Çilekli bir sakız yürüyebilir mi?
Ayakları olursa Evet!
Çilekli bir sakızın gözünden İngiltere’yi görmeye hazır mısınız?
Sarp’ın elindeki sakız ile kurduğu hayaller, biz çocuklara küçük bir İngiltere turu sunuyor.
Üstelik bu kitapta farklı bilgiler var. Shakespeare ile tanışacak, efsanevi müzik grubu The Beatles sesleri duyacaksınız.
Bu kitap “Güdümlü Kitap” serisinin ikinci kitabı olarak yola çıktı. Çocuklara eğlenceli bir hikâye sunarken aslında bir taraftan oldukça değerli bilgiler veriyor. Çocuklar ve ebeveynler hem okuyup hem öğrenecekler.
Kitabımızın sonuna eğitsel etkinlikler eklendi. Böylelikle kitabımız sınıf ve ev ortamında bir eğitim dönemi boyunca uzun soluklu olarak kullanılabilecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95388</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b42f51a4-0b36-4640-973e-abbad4acfd11.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Sekizler - Bilgisayarı Kapatıyoruz Sokakta Oynuyoruz</image:title>
            <image:caption>8 farklı yeteneği temsil eden bu 8 kahramanın her macerasında,
ayrı bir karakter eğitimi konusu yer alıyor. Senin içinde de
mutlaka bu süper sekizlerden biri ya da birkaçı mevcut.
Acaba sen hangi kahramansın? Haydi düşün!

Bu Kitapta Çok Şey Var!
Fazla Bilgisayar Kullanmanın Zararları
Gerçek Dostluk
Görgü Kuralları
Türkçeyi Düzgün Kullanma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af2eb677-326b-4e71-ba88-5ad737ab397f.jpg</image:loc>
            <image:title>İpucu Peşinde Geri Dönüşüm - İlkokul 2. Sınıf</image:title>
            <image:caption>İpucu Peşinde – Geri Dönüşüm / 2. Sınıf
Disiplinlerarası Öğrenme
Etkinliklerle dolu heyecanlı bir serüven sizleri bekliyor!
Gözünüzü dört açın! Türkçe ve Matematik gibi temel derslerin konularıyla bağlantılı görevleri tamamladıkça gizli cümleyi çözmeye bir adım daha yaklaşacaksınız.
Okuma alışkanlığını ve odaklanma yeteneğini geliştirmeye yönelik hazırlanmış tüm hikâye ve etkinlikler, 2. sınıf müfredatına uydundur.
Geri Dönüşüm
Bir ton kullanılmış kâğıt, geri dönüşümle kazanıldığında 16 tane ağacın kesilmesi önlenebilir. Ama o da ne? Sınıfa atık kâğıtlar için konulan geri dönüşüm kutusunda başka şeyler de var!
Melis ile Leyla, geri dönüşüm kutusundaki garip çöplerin izini takip ediyor. Acaba, çöplerin ne olduğunu ve onları çöpe kimin attığını bulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef825c72-d115-4d0b-b3b1-ff331ce973b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizde Doğum Günü</image:title>
            <image:caption>Denizde sakin başlayan gün su kaplumbağasının sürpriz doğum günü teklifi ile hareketlendi. Ahtapotun doğum gününü kutlamak isteyen deniz canlıları, doğum günü partisi için hazırlıklara başladılar. Su kaplumbağasının önderliğinde her deniz canlısı kendi yetenek ve kabiliyetlerine göre bir şeyler yapmanın heyecanını yaşıyordu.

Sen de ahtapot için hazırlanan doğum günü partisi hazırlıklarına eşlik etmek ister misin? Deniz canlılarının resimlerini yerlerine yerleştirerek doğum günü partisi hazırlıklarına yardımcı olur musun?

Denizde Doğum Günü kitabı çocukların deniz canlılarını tanımaları amacıyla hazırlanmıştır. Kitabın iç kapağında topluca yer alan hayvanları sayfalardaki yerlerine yerleştiren çocuklar görsel öğrenme yaparak bilgilerini pekiştireceklerdir. Yeniden kullanılacak şekilde hazırlanan hayvan resimleri sayesinde kitabı birden fazla kez kullanabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:08+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee07e560-cd8f-46d6-9c8c-46a45ef4b123.jpg</image:loc>
            <image:title>Afi and Tomi - A Day in the City</image:title>
            <image:caption>Cousin Lola comes to visit Tomi.
Tomi and Afi want to show Lola their beautiful city.
It will be an excellent trip with these curious kids!</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>