﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3441f6ce-d625-4236-a880-481953b1adef.jpg</image:loc>
            <image:title>One Punch Man - Tek Yumruk 17</image:title>
            <image:caption>Karşına çıkan herkesin işini tek bir yumrukla bitiriyorsan hayat son derece sıkıcı bir şey haline gelebilir. 

Canavarlar Birliği, Bang Kardeşler’in ezici gücüyle boy ölçüşemeyen Garou’yu ölümden kurtardı ve Bang Kardeşler’in üzerine Yaşlı Kırkayak’ı saldı. Hiç şüphe yok ki, Bang Kardeşler, afet seviyesi ejderha olan Yaşlı Kırkayak için kolay bir rakip değil. 

Bu arada, olan bitenden uzak kalmak istemeyen Genos da tüm cesaretiyle dövüşe katılmaya can atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/596de714-d9f8-4ce1-81f8-b75cbf74ddc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal - Aşk-ı Hakikat</image:title>
            <image:caption>Aşk ateşi kavurmasın gönlünüzü, aklınızı, benliğinizi... Sevdanın yoldaşı olmanın menzilinde LÂL sizi bekliyor.

Yana yana, düşe kalka, kör topal yuvarlanıp gidiyoruz hayatın içinde. Elimizde ateşten bir top olmuş &quot;ilişkiler&quot;... Yandıkça topu yanımızdakine fırlatıyoruz.
Saygının yitirildiği diyarlara aşk ve sevda köyü kurmaya çalışıyoruz. Kendi hakikatimize körleşiyoruz, kalbimize batan dikenlere nasırlaşıyor, almadan vermenin, vermeden almanın karanlığında uçuruma doğru ilerliyoruz.

İlişkilerimiz üzerine kurulan hayatlarımızda suçluluk duygusu, acizlik, eksiklik, yetersizlik, değersizlik, kibir, kanaatsizlik, öfke, kin, gurur, kıskançlık ve daha nice zehirli duygu kol geziyor. &quot;Aşk aşk&quot; diye aşka eziyet ediyor, aşkın itibarını yerle bir ediyoruz.

Küllerinden yeniden doğmuş, yaşamını insanı anlamaya, incelemeye, insan da derinleşmeye adamış bir yazar olan Pınar Boylu Gogulan, &quot;ilişkiler sanatını&quot; önümüze seriyor. Yalnız değil elbette; ona Lacivert, Mor, Siyah ve Lâl eşlik ediyor.

Hepsi de Ask-ı Hakikat’e davet ediyor bizi. Uzak olduğunu sanmayın; dibimizde, yanı basımızda duruyor, üstelik adresi belli:
Araz Mahallesi. Huzur Sokak. Vicdan Lokantası..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b79400c-f796-4688-aad4-318959ffcb1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Link - Renkler Şekiller Bağlantı Kurma Oyunu</image:title>
            <image:caption>Temel geometrik şekilleri, renkleri,  renkler  ve resimler arası ilişki kurarak öğrenmeye ne dersiniz? Yeni Nesil Bağlantı Kurma Oyunu Link ile eğlenerek bağlantı kurun! Hem geometrik şekilleri hem de renkleri kolaylıkla öğrenin.  Bu oyun dikkati artırır, mantık ve muhakemeyi geliştirir, motor kas koordinasyonunu sağlar, karar verme yetisini ilerletir... Hepsinden öte bütün bunların keyifle yapılmasını sağlar. Haydi, Link&apos;e...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f1151bc-cd55-400f-b86d-0d9ca2a2c818.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Dünyamızdan Manzaralar</image:title>
            <image:caption>Yol uzun, ömür kısa olduğuna göre, hayatı güzelleştiren sırları çözmek gerekiyor. Bunun için de kültür hazinelerinin kapılarını açmak, mücevherleri ortaya saçmak icap ediyor. Unutmayalım ki, medeniyetimizin pırlantaları, dün olduğu gibi, bugün de hem gözlerimizi hem gönüllerimizi dinlendiriyor.
Kültür tarihçisi Dursun Gürlek’in hazırladığı bu kitap Osmanlı medeniyetinden ve İstanbul kültüründen kesitler sunuyor. Evliya Çelebi’den anekdotlar, eski kitapların tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutan latifeler, Süleyman Nazif’ten fıkralar, hediyelik altınlar, camilerimizi süsleyen şaheser tablolar, eli öpülecek insanların özellikleri, Mehmed Âkif’in gözünü yaşartan sahneler, Şair Haşmet’ten haşmetli sözler, şifalı tozlar, Mevlevi medeniyetinden ibretler, uyuyanları uyandıracak fıkralar Kültür Dünyamızdan Manzaralar’ı oluşturuyor.
Cana can, yüreklere heyecan katacak, enikonu okunacak birçok konu sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e082d23-215b-4743-a671-869ea5aacd1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cümlelerin Gücü Adına - Dil Bilgisinin Sırları</image:title>
            <image:caption>Dil bilgisi kâbusun mu oldu? Cümleler, kelimeler, ekler ve kökler üstüne üstüne mi geliyor? Artık rahat bir nefes alabilirsin. Bu kitap tam sana göre! “Cümlelerin Gücü Adına” ile müfredattaki dil bilgisi konularını eğlenerek öğreneceksin. İşte bir çırpıda öğreneceğin ve etkinliklerle pekiştireceğin konu başlıkları:

·         Sözcükten Anlam
·         Sözcük Yapıları
·         Ses Olayları
·         Cümlede Anlam
·         Söz Sanatları
·         Metin Türleri
·         Atasözleri ve Deyimler
·         Ekler ve Kök
·         Konu-Ana Fikir
Haydi, yolculuk hazırlıklarına başla ve Türkçenin sırlarını keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e8392a8-7bdf-4edf-b2c0-13d8117d5de3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Fencinin Deneyler Kitabı - Pratik Sıvı Deneyleri</image:title>
            <image:caption>Deneylerin esrarengiz dünyasına hoş geldiniz! Muhteşem sıvı deneyleri için Profesör Kaos’un patlamaya hazır laboratuvarında bekleniyorsunuz! Profesör, yardımcısı Yuto ile birlikte maceradan maceraya, deneyden deneye koşacak, Eğlenceli Bilgi Okulu’nun ‘Çılgın Fenci’si ile en keyifli fen bilimleri dersini işleyeceksin. Evinde kolayca yapabileceğiniz deneylerle sen de bilim insanı olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceksin. Dikkat, bu deneyler derslerinde de seni çok havalı yapacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19dd454f-ecad-4950-a312-7f9f212e553d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış Odaları</image:title>
            <image:caption>&quot;Odalar sizin için burada ve siz de odalar için buradasınız. Olmanız yere gitmek için odalardan geçmeniz gerekiyor. Tek tek... Her defasında bir oda.&quot;

Jack, panayır alanında bungee-jumping yaptığında kendini akla hayale sığmayacak tuhaflıktaki odalarda bulur. Cally adındaki gizemli bir kız, eve dönüş yolunu bulmaya çalıştıkları bu macerada ona eşlik etmektedir.

Jack ve Cally, girdikleri odalarda yüzleşmek kaçtıkları korkularıyla karşılaşırlar. Odalardan kaçmak için talimatları izlemeli, soruları yanıtlamalı, zorlukları aşmalı ve bilmeceleri çözüp anahtarları bulmalıdırlar. 
 
Birbirlerine zıt karakterler olan Jack ve Cally’nin, sevdikleri birinin kaybıyla başa çıkmayı öğrendikleri komik ve ürkütücü bir maceraya hazır olun!
 
“Hayal gücünü ateşleyen güzel ve heyecan verici bir macera.&quot; - Edith Bowman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56211d7f-7a28-4d04-890b-4d9e8149ac91.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaller Bir Baloncuğa Sığar mı?</image:title>
            <image:caption>Hayal gücüne dair ilham verici ve seni sayfadan sayfaya uçuracak bir hikaye! 
Özgürce,doya doya soracağın sorular ile Ela&apos;nın hikayesinde düşünmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32d3d8e9-cfbc-43b2-9952-ace22de6a790.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulurum Seni Ormanda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ormanda bulurum seni, bu hiç kolay değil ki! Karanlıkta gizlenen birileri var. Sincap Simsim&apos;i takip et, ormanı keşfet! Feneri hiç bırakma, ipuçları yardım edecek sana!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7e3e6fa-e3a2-44c2-95d4-029c2e595119.jpg</image:loc>
            <image:title>Oburcuk Kitap Canavarı</image:title>
            <image:caption>Emma Yarlett&apos;in en sevilen, beş kıtada 1,5 milyondan fazla satan, birçok ödül alan Nibbles serisi, Oburcuk ismiyle şimdi Türkçe. Kitap içinde kitaplarla, şaşırtıcı, delikli, eğlenceli, bambaşka bir okuma serüveni! Oburlukta üstüne olmayan Oburcuk&apos;un kitap aşkı, bakın başına ne işler açtı! OBURCUK, sayfaları kemire kemire kendi hikayesinden çıkıp &quot;Kırmızı Başlıklı Kız, Altın Saçlı Kız ve Üç Ayı, Jack ve Fasülye Sırığı&quot; masallarına kaçtı! Akıl almaz bir macera başladı, bu masallar artık çok farklı! Bu kitabın içinde bir de okuyucular için harika bir okuma listesi saklı! Ara, Bul ve Oku! Daha fazla masal değişmeden yakala Oburcuk&apos;u.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd4d2fe6-c861-4fb0-aaa5-f8a6393ad71b.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent İz Peşinde 6 Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Komik, saf, deli dolu Levent&apos;in, haylaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla birlikte &quot;İz Peşinde&quot; koştuğu, kılıktan kılığa girip başına türlü işler açtığı maceraları hız kesmeden devam ediyor. 
Bambaşka bir macera serisine hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/289debba-641e-474f-9083-4c649a74eab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bd68663-f6db-4618-a286-6892bb04acbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Havlock Holmes - Büyük Kaplan Sirkindeki Gizem</image:title>
            <image:caption>Julia ve Diego&apos;nun bu zamana kadar en tuhaf sirkin sahibi, birilerinin şovunu mahvetmek istediğinden şüpheleniyor. Tabii buna şov denebilirse...
BİLİNENLER:
Kimin sirki sabote ettiğini bulmak için Julia ve Diego sirk çalışanı gibi davranmak zorundalar. 
İPUÇLARI:
Sert darbeler ve top atışları bizim için geliyor. 
SANKİ BURADA BİR GİZEM KOKUSU VAR… NE DERSİN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aee3866b-4bdc-4623-952e-c88142b5a2df.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamam mı? Tamam mı? - Uçuk Ailemle Kaçık Maceralar</image:title>
            <image:caption>Tam hayatımızda her şey normalleşti derken yine bir şey oldu… Kırk dört yıl önce dedeme gönderilmiş bir mektup ve içinden çıkan garip bir harita ortalığı karıştırıverdi. Üstelik bu kez işin ucunda çil çil altınla dolu bir define olabilirdi.
 
Dedem heyecandan belindeki fıtık ağrısını bile unuttu. Babam hemen bir küpün içine kaç altın sığacağını hesaplamaya başladı. Dayım cep telefonundan yol tarifine baktı. Annemse her panik durumunda yaptığı gibi mutfağa gidip çay koydu.
 
Ertesi gün ailecek arabaya doluşmuş, sıkış tepiş bir vaziyette dedemin köyüne doğru yola koyulmuştuk bile. Ellerimizde kazma, küreklerle define aradığımızı düşündükçe acayip gülesim geliyordu. Ama köye varıp da define arayacağımız arsanın üzerine bir hamam kurulmuş olduğunu görünce… İşte, asıl olanlar o zaman oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bafe69c-8a80-48a6-8fc4-29f92101c9ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlarla Dolu Bir Kitap - Tılsımlı Serüvenler</image:title>
            <image:caption>“Şimdi yaklaş!” dedi. Yaklaştım.
Elini kalbimin üstüne koydu. “Gözlerini kapat!” Kapattım.
Ne yaptı, ne okudu, bilmiyorum. Kalbimde bir hafifleme hissettim.Tatlı bir huzur sarmıştı ruhumu. Biraz daha bekledikten sonra gözlerimi açtım. O yoktu. Sırrolmuştu!
...
Hadi bırak, aklının kapıları gıcırdayarak ardına kadar açılsın. Çünkü hep merak ettiğin o gizemli konuların sırrı, bu kitabın içindeki gıcırtılarda saklı...
Şimdi, kitabın kapağını aç, sayfaları çevir ve sarmaşıklarla çevrili eski bir evin bahçesinden içeri gir. Çünkü sadece bu kitapta yaşayan sırlarla dolu bir adam, sallanan sandalyesinde oturmuş seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bb57119-9013-4bfc-91ad-68c5312f1d7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Payitahtta Bir Şazeli</image:title>
            <image:caption>Beşiktaş’tan Balmumcu’ya doğru çıkarken sağdaki metruk ve harap haldeki binayı görmeyenimiz yoktur. Buradan gelip geçenler acaba bir zamanlar bu büyük konakta Trablsugarp’tan İstanbul’a davet edilmiş ve çeyrek asır burada padişahın daimî misafiri olmuş bir Şâzelî şeyhinin kaldığını bilirler mi? 1903 yılında Dâr-ı Bekâ’ya irtihal eden bu meşhur şeyh, konağın az aşağısında Osmanlıların kurucu ismi adına kendisine tahsis edilen tekke ve caminin haziresinde zarif bir türbede ebedi istirhatgâhındadır şimdi. Şeyh Muhammed Zâfir el-Medenî; Sultan II. Abdülhamid’in son derece hürmet ettiği ve arada sırada Cuma selamlıklarına katılmak suretiyle ziyaretine geldiği bir Şazelî-Medenî şeyhidir. Libya, Tunus, Fas ve Cezayir bölgelerinde muteber bir isim ve haklı şöhrete sahip bu âlim ve fâzıl şeyh adına kurulan tekkede 1925’e kadar Şâzelî usûlü ile zikirler yapıldı ve virdler okundu. Mağrip ve Maşrık Arap bölgelerinden gelen; Cemaleddin Efgânî, Muhammed Abduh, Muhyiddin el-Cezâyirî ve Mekke Şerifi Abd-i İlah Paşa gibi daha nice önemli şahsiyet burada misafir edildi… Mağrip memleketlerinde Fransız sömürgesine karşı Şâzelî-Medenî tarikatı mensupları aktif bir direnişi organize etti, Tunuslu Hayreddin Paşa gibi İslam âleminde şöhret bulmuş ilim ve siyaset adamı bir zât Şeyh Zâfir sayesinde İstanbul’a geldi ve kısa sürse de Osmanlı payitahtının en zirve noktasına; sadrazamlık makamına getirildi. Siyaseten bu derece önemli misyonlara sahip olan şeyh, mistik şahsiyeti ile sarayı da etkilemiş ve saygın bir konum kazanmıştı. İşte, Şâzelî şeyhi Zâfir Efendi ve Osmanlı hizmetindeki faaliyetleri hakkındaki Neslihan A. Kaya’nın bu kitabı konu hakkındaki ilk kapsamlı monografi olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f382e560-9d91-4e5b-92cd-407c47c9b995.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Gerçekleri 3</image:title>
            <image:caption>KAYI serisi ile 7’den 70’e yüz binlerce okurun beğenisini kazanan Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, OSMANLI GERÇEKLERİ serisinin üçüncü kitabında Osmanlı’daki sosyal meselelerle ilgili akla takılan pek çok soruya temel kaynak referanslarıyla cevap veriyor. Şimşirgil bu çalışmasında kadınların Osmanlı’daki sosyal, kültürel ve politik konumlarını; kuruluş döneminden son döneme kadar Osmanlı donanmasının durumunu; tarikatların ve tasavvufun teşekkülünü; casusluk ve istihbaratı; iskân siyasetini ve Ermeni tehcirini detaylarıyla inceliyor. Osmanlı kadınlarının evlilikte ve boşanmada söz hakları var mıdır? Osmanlı’da taciz, tecavüz ve şiddete verilen cezalar nelerdir? Dünyada biyolojik silah kullanılarak yapılan ilk saldırı Osmanlılarda hangi padişah döneminde gerçekleşmiştir? Neden Batı’da Müslüman yerine Türk kelimesi kullanılmaktadır? II. Abdülhamid Han nasıl bir istihbarat ağı kurmuştur ve bu teşkilatın çalışma şekli nedir? Osmanlı elçilerinden hakarete uğrayanlar veya öldürülenler olmuş mudur? Şehir ve kasabalara sistemli iskânlar yapılmasının nedeni nedir? Barbaros Hayreddin Paşa korsan mıdır? Amerika kıtasını aslında kim keşfetmiştir? Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve yükselişinde tasavvufun rolü nedir? Osmanlı Gerçekleri - III Osmanlı Devleti’yle ilgili zihinleri kurcalayan daha pek çok soruya verdiği cevaplarla bütün okurların beğenisini kazanacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff3dd3f4-8136-49ef-a073-6a2f027ce515.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlılarda Kitap Ticareti - Sahaflar ve Kitapçılar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kitap kültürü konusunda ülkemizin yetiştirdiği en önemli isimlerden İsmail E. Erünsal’ın yıllar süren yoğun bir kütüphane ve arşiv mesaisinin ürünü olan bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nda kitap ticareti ile geçimlerini sağlayan meslek erbabını konu edinmiştir. Osmanlı kültür hayatında sahafların önemli bir payı olmasına rağmen bugüne kadar sahaflara dair monografik bir çalışma yapılmamıştır. Dolayısıyla da sahaflığın ve kitap ticaretinin tarihî gelişimi, kitap kültürünün oluşmasındaki rolü ve bu kültürün yaygınlaşmasındaki önemi yeterince aydınlatılmamıştır. Elinizdeki eser, Osmanlı İmparatorluğu’nda sahafların kimlikleri, nitelikleri, sosyal statüleri, bir meslek örgütü olarak sahaf loncasının yapısı ile kitap ticaretinin nasıl yürütüldüğü, kitapların isimleri, maddi değerleri, nerelerden ve nasıl temin edildiği gibi konular ele alınmıştır.

Sahaflık mesleği XIX. asırda büyük bir değişime uğramış, geleneksel sahafların çoğu yerini sahaf-matbaacıya ve sahaf-kitapçıya bırakmıştır. Her ne kadar bu asırda geleneksel sahaflar, sayıları azalarak varlığını sürdürmüşse de kitap ticaretine artık matbaacılar ve kitapçı sahaflar hâkim olmaya başlamıştır. Elinizdeki kitabın Osmanlılarda Sahaflık ve Sahaflar isimli daha önceki baskılarında ele alınan bu meseleler, kaynakların yeniden değerlendirilmesi ve yeni araştırmalar neticesinde ilave edilen bölümlerle geliştirilmiş, bu durum ise eserin muhtevasını yansıtan yeni bir isimlendirmeye muhtaç olduğunu göstermiştir. Bu nedenle Osmanlılarda Kitap Ticareti: Sahaflar ve Kitapçılar ismiyle yeni bir edisyon olarak okurlara sunulan bu eserin, daha önceki baskılarda olduğu gibi orijinal tespit ve bulgularıyla alandaki yeni çalışmalara rehberlik edeceği ve Osmanlı kitap tarihi çalışmalarında kült bir eser olarak yer edineceği şüphesizdir. Sizleri Osmanlı’da kullanılan kâğıt türlerinden mürekkep terkiplerine, kitap fiyatlarından sahaf/kitapçı kültürüne kadar pek çok konuyu keyifle okuyacağınız bir belgesele davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20633c08-3b9f-4a9d-bf4e-d572b3f6607c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeterince İyi Ebeveyn Olmak</image:title>
            <image:caption>Her çocuk, kendine has potansiyeliyle dünyaya gelir ve bu potansiyel ancak yeterince uygun bir ortam bulduğunda filizlenip ortaya çıkabilir. Aksi takdirde bu potansiyel çürüyerek ortaya çıkma imkânını sonsuza dek kaybeder.

Çocuklarımıza, kendi kimliğini bulup tesis etmesini ve bireyselliğiyle biricikliğini kaybetmeden toplumun aktif, düşünüp üretebilen, sevip oynayabilen bir üyesi olmasına imkân tanıyacak bir çevre verebilmek en büyük toplumsal görevimiz.

Doç. Dr. Veysi Çeri, Yeterince İyi Ebeveyn Olmak kitabında hem mesleki pratiğinden hem de yaptığı araştırma ve gözlemlerden yola çıkarak “yeterince iyi bakım” tarzını ve çocuklar için ideal ortamı ortaya koyuyor. Ebeveynlere modern dünyanın dayattığı mükemmellik kaygısı ve baskısı altında ezilmeden, hem kendilerini hem de çocuklarını yıpratmayacak ve yeterince iyi bireyler yetiştirmelerini sağlayacak yolları gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85145745-0057-448d-a823-d4d37035043f.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Adaya Yolculuk - Levent İz Peşinde 6</image:title>
            <image:caption>Adada çiğ köfteci bulamadığı için surat asan Kâmil, balık tutmaya karar verir. Kısa zamanda bulduğu tekneyle tayfayı da geziye çıkarır. Tayfa, ufak bir adayı keşfederken hiç beklemedikleri bir şeyle karşılaşır: Ölü balıklar… Bu çevre felaketine kimin sebep olduğunu bulmaya çalışan tayfa, kötü adamların peşine düştü.
Acaba Levent ve tayfası, hem çevre felaketini önleyecek hem de kötü adamları yakalayabilecekler midir?
Komik, saf, deli dolu Levent’in, haylaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla birlikte “İz Peşinde” koştuğu, kılıktan kılığa girip her zamanki gibi başına türlü işler açtığı bu maceraya bayılacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b016b44a-2d8f-4287-8d16-8301ae1f6d80.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Ahlakı Öğreniyorum - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı 1</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.
Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.
“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.
Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?
Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44be9edb-3599-40f3-a0f2-6fde561e8a42.jpg</image:loc>
            <image:title>Disk Dünya 25 - Gerçek</image:title>
            <image:caption>Yazıyor! Ankh-Morpork Times yazıyor!
Yalnızca “gerçekleri” yazıyor!.. 

Efsane yazar Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı “Diskdünya” serisinin ilk kez Türkçeye çevrilen yeni kitabı Gerçek, derin siyasi komploların düğümünü zekâyla çözmeye ant içmiş idealist muhabirlerin aydınlattığı yoldan giden, yazı ve söz dolu bir macera.


Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi beşinci halkası olan kitap, “Sanayi Devrimi” alt serisinin de ikinci serüveni.


Tarihe izi bırakan hakiki olaylardan beslenen kurgusunu, kültleşmiş siyasi entrika filmlerine yaptığı enfes göndermelerle renklendiren yazar; “dördüncü kuvvet” medyanın en kudretli günlerine saygı duruşunda bulunuyor. 

“Halk haber duymak istediğini zanneder ama asıl istediği, kendi bildiği şeyleri tekrar duymaktır...”

Hazır olun, Disk&apos;in büyülü atmosferi yepyeni bir meslekle tanışıyor: Gazetecilik!


William deSoze sıradan, küçük haberlerini postalamaktan pek memnundu. Bu sayede aylık geçimini sağlıyor, kitaplarını okuyor, keyfine bakıyordu. Fakat kaderin -ve elbette hikâye anlatma tanrılarının- isteğiyle yolu bir gün, “icat çıkarmaya” bayılan birkaç cüceyle kesişti ve işte o andan itibaren Ankh-Morpork&apos;un yaşantısı da tümden değişti. Dördüncü kuvvet, görev başındaydı...


Medya ve özellikle gazetecilik tarihini aydınlatmakla kalmayıp âdeta şenlendiren satırlarıyla Gerçek, ideal bir dünyada yaratılmaya çalışılacak siyasi komploların başarıya asla ulaşamayacağını gösteriyor. 


Nüktedan anlatımıyla, Diskdünya&apos;yı daha önce hiç ziyaret etmemiş okurları bile kıskıvrak avucuna almayı başaran Terry Pratchett, “araştırmacı gazetecilik” damarından yürüdüğü bu kitabıyla gerçekleri kahkaha ile buluşturuyor. 


“Haberse, gazeteye yazılır. Gazetedeyse haber sayılır. İşin gerçeği bu, bu kadar basit...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a76c48-2c3a-404b-81cc-b0feecea6a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi’nin Gücü Günlüğü</image:title>
            <image:caption>“Ben insan bilincinin çok derin bir değişim ve dönüşümünden söz ediyorum. Bu hemen şimdi gerçekleştirebileceğiniz bir olasılıktır” Bu günlük, Şimdi’nin Gücü’nden bazı içgörü dolu ve yaşam değiştirici alıntılar üzerinde düşünmeniz ve sonra bu sayfalara kendi düşüncelerinizi yazmanız için harika bir yol sunmaktadır. “Bir simyacı haline gelin. Adi metali altına, ıstırabı bilince, felâketi aydınlanmaya dönüştürün.” “Bu günlük, yüksek nitelikli bir Şimdi’nin Gücü gereci. Her sayfa sanatsal bir biçimde oluşturulmuş ve okuru Şimdi’ye girip ortaya çıkan şeyi yazmaya yönlendiren alıntılar sunuyor. Bu kitabı kuvvetle tavsiye ederim.” “Bu günlüğe onun ilham ettiği kendi düşüncelerimi yazmak çok hoşuma gidiyor. Bu, kendini arayan ve Şimdi’de kalmaya çalışan herkes için mükemmel bir rehber.” “Bu kitaptaki alıntılar ve resimler beni zihnen ve ruhen rahatlatıyor ve olağanüstü bir ilham veriyor.” “Bu beni zihin faaliyetimin dışına çıkaran ve birçok kişiye hediye ettiğim ilham verici bir kitap.” “Bu günlüğü çok sevdim. Resimler olağanüstü güzel ve sözler de Şimdi’nin Gücü’nün derinden hissedilen gerçeğini yansıtıyor.” “Bu kitabı başucumda tutup her gün okuyorum. O bize yaşadığımız anda mevcut olmayı, Şimdi’de yaşamayı harika bir biçimde hatırlatıyor.” “Bu günlük, Şimdi’nin Gücü’nün anahtar noktalarını etkili bir biçimde vurguluyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c04cb69a-077a-4123-8604-996802013a7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tin Ten Tını</image:title>
            <image:caption>Müzik ve dans tarih boyunca ve her kültürde ruhsal dünyamızı zenginleştirmek veya iyileştirmek için, sihir ve şifa için kullanılmıştır. Sevdiğin, dinlediğin şarkılar seni sana anlatan aynalardır. O aynaların yansımasından sen sandığın senleri fark edebilir, gerçek seni keşfedebilir ve yaşamını yeniden yaratabilirsin.

Bu kitap müziği ve dansı farkındalıkla kullanma rehberidir. Yeni bir farkındalıkla ve bilimin ışığında onlara bakmaya, onlarla yeniden tanışmaya, müziği, şarkıları yeni bir bakış açısıyla dinlemeye, kendini ve hayatını daha yakından tanımak, keşfetmek, dönüştürmek, iyileştirmek ve yeniden yaratmak için onları kullanmaya hazır mısın?

Sihir ve şifa kaynakları olarak müzik ve dans kendine doğru çıktığın yolculuğu kolaylaştıracak ve zevkli hale getirecek. Yeter ki neyi, nerede, nasıl dinleyeceğini ve açığa çıkan duygularla ne yapacağını bil.

Bir şarkısın Sen! 
Sana anlat kendini desem, 
Sen olduğun şarkıyı çalsan söylesen 
Ve kendi müziğinle dans etsen! 
Nasıl bir şarkı, nasıl bir dans ortaya çıkar dersin senden? 
Yeniden besteleyebilirsin kendini istersen! 
Sonsuzluktan yeni sözler, ahenkli melodiler... 
Seç seçebilirsen!

Bu kitap seçimini kolaylaştırmak için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e307f04f-8e4e-476b-a150-603530efcf74.jpg</image:loc>
            <image:title>İbadet Ediyorum - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı 3</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64910ba-4dd2-4dd0-bc4e-727a520f91b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İman Ediyorum - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı 2</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fe1c73e-9111-466a-9016-fec6270bd378.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabım Kuran - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabım 4</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41b548ce-3439-4f20-9092-ffb164279165.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimin Hayatı - Renklerle Güzel Dinim Boyama Kitabı 5</image:title>
            <image:caption>Renkler güzeldir. Sarı, mavi, yeşil, mor güzeldir. Turuncu, eflatun, kahverengi, kırmızı güzeldir. Boncuk mavi, su yeşili, tatlı sarı güzeldir.

Hepsi çok güzeldir. Hele de bu tatlı renkler, güzel şeyleri anlatınca çok daha cezbedicidir. İman güzeldir, ahlak güzeldir, ibadet güzeldir. Kur’an-ı Kerim’in rengârenk dünyası güzeldir. Peygamberimizin hayatı, elvan renktir ve güzeldir.

“Renklerle Güzel Dinim” boyama kitaplarında çocuklarla beraber hem güzel bilgiler edinmeyi hem de renklerin dünyasına dalmayı istedik. Bir taraftan “Temel Dini Bilgileri” tanıtmak bir taraftan da bunu renklerle buluşturmayı amaçladık.

Bakalım bu güzel dünyada çocuklarla dolaşırken hangi renkler çıkacak karşınıza?

Renkler güzeldir, bilgi edinmek güzeldir; hele de “dinimiz” çok, çok güzeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ca1ee0f-4f9e-493c-9fac-cab7053b35d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Avcılık Sanatı</image:title>
            <image:caption>Ksenophon, avcılık yapmak için gerekli olan her unsuru ve avcılığın nasıl yapılması gerektiğini tüm detaylarıyla açıklamaya çalışır. Avcılığın erdem kazanma konusunda en önemli uğraş olduğunu düşünen Ksenophon, metnin sonunda bu işe gönül vermiş olan gençlerin hem kendilerine hem de yurtlarına sağladığı faydalardan bahsederken, sofistlere ve avcılığı göz ardı ederek yalnızca kendi çıkarları uğruna siyaset işleriyle ilgilenenlere ağır eleştiriler getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae93418-cff5-43f1-8fe5-1955d1051823.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin - Şu Acayip Güneş</image:title>
            <image:caption>Güneş, Dünya gibi dağlardan taşlardan, kıtalardan oluşmaz. O dev boyutlarda bir gaz kütlesidir. Sürekli fokur fokur kaynayan, bir yandan da akıl almaz şiddette patlamalarla etrafa enerji saçan bir gaz topu! 

Bu gaz topunun merkezinde her saniye 500 milyon ton hidrojen, helyuma dönüşür. Bu sırada % 3 oranında bir kayıp olur. Bu kayıp, ısı ve ışık olarak açığa çıkar. 

İşte bu enerji, Güneş’ten savrulup dalga dalga uzayın karanlıklarına doğru yayılır. Hem de saniyede 300 bin kilometre gibi bir hızla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e65d60-45ae-4eae-99c8-153519517272.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin - Şu Acayip Atmosfer</image:title>
            <image:caption>Dünya’yı çepeçevre kuşatan bu mavi gök kubbe, yani atmosfer tabakası sadece onu, Güneş sistemindeki öteki gezegenlerden daha güzel ve alımlı yapmakla kalmaz, yeryüzünde; kelebeklerden fillere, mantarlardan sekoya ağaçlarına kadar; tek hücreli, çok hücreli, omurgalı, omurgasız, yumurtadan çıkan, annesinden doğan, uçan, yüzen, koşan ne kadar canlı varsa, hepsinin rahatça yaşayabileceği güvenli bir yuva olmasını sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf97cab5-11f4-4af5-9329-60f8696be03b.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin - Şu Acayip Gezegenler</image:title>
            <image:caption>Burada Güneş, bu ihtişamlı yuvanın lambası ve sobası; burada Ay, bu muhteşem sarayın bir gece kandilidir... Burada yıldızlar, her gece üzerimizi örten koyu lacivert kadifeden battaniyenin inciden süsleridir... Burada her şey insan için ve insana göre yaratılmıştır... Piknik mi yapmak istiyordunuz? Haydi çıkarın yaygılarınızı, kilimlerinizi ve serin şu görkemli ceviz ağaçlarının altına...
Burası Dünya’dır, Rabbimizin rahmet eserleriyle kuşatılmış sımsıcak ve şipşirin bir yuvadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffbc719-0790-4dbc-bbbb-121094569064.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Bıraktığın Kadar Varsın</image:title>
            <image:caption>NE KADAR İZ BIRAKIRSANIZ O KADAR VAZGEÇİLMEZ OLURSUNUZ. 
 
Kusursuz bir bütün için harikulade parçalar gerekir. Tıkır tıkır işleyen bir sistem ancak böyle yürür, bir kovandaki arıları ya da devasa bir karınca yuvasını düşünün. İlişkiler de böyledir, hiçbir şey tek başına tüm ilişkiyi ayakta tutmaya yetmez. Fırtınaya yakalanmış bir tekneye yelkenler tek başına yardımcı olamaz, sağlam bir motor, belki devreye girmesi gereken kürekler ve güvertede teknenin seyrini sağlayan hünerli birkaç insan lazımdır. 
Bu bir keşif yolculuğu olacak, yelkenlerinizi ayarlayın, birazdan rüzgâr onları şişirecek ve gitmeye korktuğunuz yabancı kıyılara sürükleneceksiniz. Korkmayın, bu yabancı topraklar aslında şimdiye dek ayak basmadığınız kendi kıyılarınız olacak... 
Uzman Psikolog Esra Ezmeci bu kez cinsellikten çapalamaya, eril ve dişil enerjilerden iletişime iz bırakmanın ve vazgeçilmez olmanın yollarını anlatıyor. İlişkilerde cesaretin ve özgür doğanızı hissettirebilmenin fark yaratan, devrimci yollarını incelikle tarif ediyor. 
Tarih nice korkak insan hikâyesiyle doludur ama biz hiçbirinin adını duymamışızdır. Cesur olduğunuz kadar iz bırakırsınız ve iz bıraktığınız kadar yaşarsınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcde29c4-35e7-4227-bb52-afcfd6a306cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Geliştiren Anne Baba</image:title>
            <image:caption>ÇOCUĞUNUZ BİR KEZ ÇOCUKLUK YAŞAYACAK;
BU DÖNEMİ ONUNLA DOYA DOYA YAŞAYIN. 

Bir anne, bana yolladığı mektupta şöyle diyor; “Çok yorgun ve sorumlulukların altında ezilmiş hissediyorum. Annem kendi dönemlerinde böyle bir yılgınlık hissetmediklerini, bu kadar sabırsız ve öfkeli olmadıklarını, bizi seyrederken bile yorulduğunu söylüyor.” 

Bir başkası da şöyle yazmış; “Otuz yaşında yaklaşık 4,5 ay sonra baba olacak bir baba adayıyım. Bugüne kadar geçen süre içinde baba olacağım düşüncesi üzerinde çok durmadığım için birçok şeyin farkında değildim. Ancak bugün bu düşünce üzerinde ilk adımımı attım ve daha ilk adımımda büyük bir eksik ile yola çıktığımı fark ettim. Bu sanki kutuplara keşfe giden kâşifin yanında soğuktan koruyucu kıyafetlerini almaması gibi bir hisse benziyor.” 

Yetişen her yeni kuşakla birlikte, onları yetiştiren anne ve babalardan da beklentiler artıyor. Toplumun gelişmesi için öncelikle ailede demokratik bir yapı kurulması şart. Bunun yolu da anne ve babaların geçmişten gelen korku kültürü kalıplarından kurtulmaları ve onur eşitliğine inanan sağlıklı gelişmiş bireyler yetiştirmeleri… 

Geliştiren Anne-Baba olmak için kendinizi ve çocuğunuzu tanımanız, beklentilerinizi, niyetinizi keşfetmeniz; değerlerinizi ve aile ilişkinizi sağlıklı tutmanız önemli. Bilen, anlayan, seven gözlerle yaşama bakmak kendi elinizde… 

Güler yüzlü, sakin, güvenen, hayata, ailesine şükür duygusu içinde bakan bir anne, bir baba olmak çocuklarınıza verebileceğiniz en büyük armağandır. Çocuklar böyle bir armağanı hak ediyorlar. 
DOĞAN CÜCELOĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ec03f6-ee1c-4019-a64c-0d9fe3f5d653.jpg</image:loc>
            <image:title>Havuz Başı</image:title>
            <image:caption>“Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum. Üsküdar’dan Beykoz’a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti: ‘Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın?’ Anadoluhisarı İskelesi’nin yanında küçük bir kahve vardır. ‘Haydi’ dedi, ‘mademki hikâyecisin, şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir, söyle bakalım?’ Baktım üç dört kişi oturmuş, kâğıt oynuyor, kahve içiyor, duvarda birtakım basma resimler… İran şahının, Atatürk’le resmi falan. ‘Bu resimleri belirtirim’ dedim. Kızdı birden, ‘Ulan!’ dedi, ‘o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya? İşte asıl hikâye o be?’ ” 
                                                                                                                                 Oktay Akbal, Şair Dostlarım, 1964 
 
*Havuz Başı *Kumarbaz Hayri Efendi *Çatışma *İyilik Unutulmaz *Bir Sonbahar Akşamı *Bir Ev Sahibi *Bayan Gülseren *Yüksekkaldırım *On Milyonerle On Metresi *Jimnastik Yapan Adam *İnsan Gibi Bir Şey: Huy *Su Basması *Mektup *Sur Dışında Hayat *Serseri Çocukla Köpek *Sonbahar *İnsanlar, Türküler, Masallar *Parkların Sabahı, Akşamı, Gecesi *Cezayir Mahallesi *Simitle Çay *Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri *Şehrâyin *Güğüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2328607f-66d2-4731-a238-4b44a5632ee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Havuz Başı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum. Üsküdar’dan Beykoz’a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti: ‘Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın?’ Anadoluhisarı İskelesi’nin yanında küçük bir kahve vardır. ‘Haydi’ dedi, ‘mademki hikâyecisin, şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir, söyle bakalım?’ Baktım üç dört kişi oturmuş, kâğıt oynuyor, kahve içiyor, duvarda birtakım basma resimler… İran şahının, Atatürk’le resmi falan. ‘Bu resimleri belirtirim’ dedim. Kızdı birden, ‘Ulan!’ dedi, ‘o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya? İşte asıl hikâye o be?’ ” 
                                                                                                                                 Oktay Akbal, Şair Dostlarım, 1964 
 
*Havuz Başı *Kumarbaz Hayri Efendi *Çatışma *İyilik Unutulmaz *Bir Sonbahar Akşamı *Bir Ev Sahibi *Bayan Gülseren *Yüksekkaldırım *On Milyonerle On Metresi *Jimnastik Yapan Adam *İnsan Gibi Bir Şey: Huy *Su Basması *Mektup *Sur Dışında Hayat *Serseri Çocukla Köpek *Sonbahar *İnsanlar, Türküler, Masallar *Parkların Sabahı, Akşamı, Gecesi *Cezayir Mahallesi *Simitle Çay *Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri *Şehrâyin *Güğüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56b4c7a3-e699-496d-ab65-6edf8bd70607.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiviyazılı Mektuplar - Samuel Noah Kramer&apos;den Muazzez İlmiye Çığ&apos;a</image:title>
            <image:caption>“Prof. Samuel Noah Kramer yaşamımda önemli bir yer tuttu. 1950’den itibaren Sumer edebi metinleriyle ilgili çalışmalarına katıldım. Bu kitapta yer alan Prof. Kramer’le yazışmalarım da bu ortamda doğdu, bilimsel üretimimiz dayanışmaya ve dostluğa dönüştü. Kitapta yer alan bu mektuplar da söz konusu bilimsel üretimin birer kanıtıdır. Sonuç olarak bu kitap, bilim insanlarının dayanışmalarının hangi tarihsel köklerden beslendiğini ortaya koyarak, arşivde ölü gibi duran mektuplara ve belgelere can suyu vermektedir.” 
Muazzez İlmiye Çığ 

Türkiye’de Sumeroloji çalışmaları denince akla ilk gelen isimlerdendir Muazzez İlmiye Çığ. İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde Hatice Kızılyay’la birlikte bilimsel ölçütlere göre düzenledikleri Çiviyazılı Tabletler Arşivi, çalışmalarını sürdürdükleri 33 yıl boyunca dünyanın sayılı Sumer ve Hitit uzmanı tarafından ilgi görür ve akademik bir ortama dönüşür. 

Çığ ve Kızılyay için, 1930’lardan itibaren arşivde çalışmak üzere 11 kez İstanbul’a gelen Kramer’in ayrı bir yeri vardır. Özellikle Çığ, 1951’den Prof. Kramer’in yaşamının sonuna dek bilimsel üretimini onunla düşünce alışverişi içinde sürdürür. 

Prof. Dr. Firdevs Gümüşoğlu’nun, Çığ’ın arşivinde yer alan Kramer’in mektuplarına ve Çığ’la yaptığı görüşmelere dayanarak hazırladığı Çiviyazılı Mektuplar, uygarlık tarihinin “ilk”lerine katkı yapan iki bilim insanının dostluk hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce32c73-2878-44a8-ae9b-70bbae5a9e5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Keşfet - Çevre Kirliliği ve Atıklar</image:title>
            <image:caption>Eğlendirerek öğreten bu heyecan verici seride, kendi ellerinle yapacağın deneyler sayesinde bilime pratik bir yaklaşım geliştirmeni sağlayacak çok sayıda etkinlik yer alıyor. 
Çevre Kirliliği ve Atıklar’da keşfedeceklerin arasında: 
• Hava kirliliği testleri 
• Küresel ısınmayı kendi gözlerinle görme 
• Bir petrol sızıntısını temizleme 
• Ve daha neler neler var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1587228a-4aab-4cde-980d-d65e8a1bc78d.jpg</image:loc>
            <image:title>İzler</image:title>
            <image:caption>İzler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f61671a-4a6f-4bdf-931b-0fbc3e6ac2d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Zaman Yanında Olacağım</image:title>
            <image:caption>Fare bir gün merak eder: Başlarına ne gelirse gelsin panda hep yanında olacak, elini tutmaya devam edecek midir? 
En zor zamanlarda bile süren sevgi dolu arkadaşlıklar hakkında insanın moralini yükselten, güçlü bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/345ee4d3-7925-4813-bf64-2a01d23829ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Dilek</image:title>
            <image:caption>Güzel bir günün sabahında ormana ağaç kesmeye giden oduncu, tam baltasını kaldırmış ki ağaçtan bir ses geldiğini duymuş. Bu ses ağaçta yaşayan periye aitmiş. Peri, ağacı kesmezse oduncunun üç dileğinin gerçekleşeceğini söylemiş. Oduncu ağacı kesmekten vazgeçmiş ve başlamış ne isteyeceğini düşünmeye. 

Dünyaca ünlü İngiliz masalı, Axel Scheffler’in çizimleriyle buluştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d9c147d-dc37-4cb3-8cff-d5fb44436546.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan İle Kirpi</image:title>
            <image:caption>Tavşan o kadar hızlı koşuyordu ki, kulakları sağa sola uçuşuyordu. Başlama noktasına vardığında kirpiyi orada buldu. Kirpi, “Ben çoktan geldim bile!” dedi. 
Dünyaca ünlü masal Tavşan ile Kirpi, Axel Scheffler’in çizimleriyle buluştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f2bfa1c-d5a4-4a4c-b3e7-8765aa7c83e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaletler ile Randevularım</image:title>
            <image:caption>&quot;Tabii haklı olarak, &apos;Neler saçmalıyor?&apos;, diyorsundur. Oysa sen beni, rüyalarından tanıyorsun. Bense, ezelden beri tanıyorum seni. Senin sezgilerin çok güçlü ki; benim mektubumla karşılaştın. Senin gibi hisleri güçlü olan insanlar, başkalarıyla derin bir şekilde bağlantı kurarlar. Ayrıca düşünce gücümüz ve hislerimizle, hayatımızda olmasını arzuladığımız tüm değişiklikleri yapabilme imkânına sahibiz. Sen beni duymayı istedin, bense her daim sana fısıldayıp durmaktaydım zaten. Düşünce güçlerimize sağlık! İstersen şimdi hemen buradan kaçabilirsin ama korktuğun için gideceksen sana engel olacağım. Gayet şuurlu bir şekilde burayı terk etmek istersen de seni özgür bırakacağım. Şimdi sakinleşmeye çalış ve okuduklarını iyi düşün! 
... 
&quot;Şimdi sakinleyebildin mi? Ayaklarının, seni buraya kadar neden sürüklediğini anlayabildin mi? Sen, karanlık güçlerin etkileri altına alamadıkları ve özgürleştirilecek ruhlardansın. Sen iyilerdensin. Ve biliyorum, beni hissettin. Sen, bu mektubu okumaya ihtiyaç duymaktaydın. Belki beni yakından tanımak istemiştin. Mektubum burada bitiyor. Bundan sonra bu mektupla ne yapacağın, tamamen sana kalmış. Buyur, şu antika koltuklardan birine otur istersen! Yaslan arkana ve bilinmezlerin heyecanına teslim ol. Korkunla yüzleş. Bana odaklanıp, beni hayatına çek. Sana, bir bulut içinde geleceğim elbet. Tekrar görüşmek dileğiyle!&quot; 
&quot;Bugün de ölmezsem yarın görüşürüz sevimli hayalet!&quot; 
Hayal ile gerçek, uyku ile uyanıklık rüya ile yaşam... Gece-gündüz gibi zıt kavramlar birbiriyle iç içe geçerken, Zafón okuyor gibi bir ürperti hissedecek, kahramanın nefesini ensenizde hissedeceksiniz. Kâh ölümü kâh ölüme bakışınızı sorgulayacak ve hatta sorgulamakla kalmayıp biraz olsun ısınacaksınız. &quot;Sen bu kitabın sesini duymayı istedin, o ise her daim sana fısıldayıp durmaktaydı zaten...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f438a4cb-8f3e-4ceb-a816-ed545434b29b.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkleri Öğrenelim Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Renkleri öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı. 
Bu harika boyama kitabının ilk 18 sayfasında, aynı resmin boyanmış ve boyanmamış hali yer almaktadır. Bu şekilde çocuğunuz resimleri hangi renklere boyayabileceğini, renkleri nasıl kullanabileceğini öğrenir. Kitabın devamında yer alan resimlerde de hangi renkleri kullanacağına kendi karar verebilir. Çocuğunuz birbirinden şirin hayvanları boyarken renkleri öğrenmenin yanı sıra el göz koordinasyonunu da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb1bb56e-1688-458e-9fcb-b104152da2b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesela Kelimeler Vardır</image:title>
            <image:caption>Hepimizin kalbinde birikmiş korkular var; neresinden bakar, neresinden tutarsanız. Ve üzerimize yakışsın ya da yakışmasın biçilmiş roller... Çoğunlukla bu rolleri kendimizin seçtiğini ve kendimizin oynadığını zannederiz. Oysa kurulmuş bir duvar saati gibiyizdir. Çok az insan bunu fark eder ve isyan eder. Şiir de bizim için bir isyan ediş biçimi, varlığını ortaya koyma şeklidir. 
&quot;Şiir bazen belirli kalıplar ve kafiye örgüsü içerisinde de olsa da, aslında kendimizi özgür hissettiğimiz büyülü bir atmosfer, kelimelerin sihirli bir şekilde hizaya geçtiği derin bir yolculuk gibidir&quot; diyor Uğur Sarı, şiire ta ortaokul yıllarında başlayan saf aşkını anlatırken. Bir isyan nidası gibi dokuduğu şiirleriyle kâh Divan şairleri gibi salınıyor, kâh modern bir şair üslubuyla ters köşe yapıyor. Şiirini birden fazla teknikle kaleme alan şair aşkı da anlatıyor, acıyı da, hüznü de, kederi de. Fakat bildiğimiz aşk, acı, hüzün, keder değil bunlar. Şairin aşkı, onun kederi, acısı, hüznü. Okuduğunuz her yeni mısrada damağınızda kalan tadın kekremsileştiğini, yer yer tatlı, yer yer acı bir tat aldığınızı hissedeceksiniz. Bu tat cümbüşünün etkisi ise tahmin ettiğinizden çok daha uzun sürecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e4ec1a5-2f11-4aa2-bab9-6779c0ee9e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Civcivin Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Minikler, bu eğlenceli boyama kitabıyla renklerin harika dünyasını keşfederken, harika zaman geçirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af2e577-f21d-4e4e-93e7-64469a30d400.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Gözlemciler - Kampta (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kamp alanı görmeye değer ilginç ve güzel şeylerle doludur. 
Küçük Gözlemciler, doğada iz sürmekten böceklere, sincaplardan gece ay ışığında yakılan kamp ateşlerine varıncaya kadar, çevrelerindeki dünyanın şaşırtıcı güzelliğini keşfetmeye bayılacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c653248e-a9ec-4af3-be87-93c834f0914f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Gözlemciler - Plajda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Plaj görmeye değer ilginç ve güzel şeylerle doludur. 
Küçük Gözlemciler, ışıltılı deniz kabuklarından kovalara ve küreklere, sahilde kırılan dalgalarda kaynaşan canlılara varıncaya kadar, çevrelerindeki dünyanın şaşırtıcı güzelliğini keşfetmeye bayılacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2893a7d4-903d-4a39-8a64-7df118b7f098.jpg</image:loc>
            <image:title>Ferah Cerbe Fetihnamesi</image:title>
            <image:caption>Orhan Şaik Gökyay tarafından hazırlanan bu kitap, Türk denizcilik tarihi için çok önemli olan ve hem karada hem de denizde yapılmış ünlü bir savaşın hikâyesidir. Zekeriyyazâde isimli bir tersane kâtibinin kaleminden çıkmış ve yazarının Ferah adını verdiği eserde yazar bizzat savaşa katılmış bir şahsiyettir. Leventlerin maaşları başta olmak üzere çeşitli hesap kitap işleri için Piyale Paşa komutasındaki donanmayla birlikte Akdeniz’e açılan yazar, seferin başından İstanbul’a dönünceye kadar başından geçen maceraları, savaşın türlü zorluklarını bu kitapta anlatmıştır. Dolayısıyla eser bugün Cerbe fethi ile ilgili önemli bir kaynak hüviyetine de sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8958239-1628-4281-8737-c225bd930959.jpg</image:loc>
            <image:title>İste ve Zirvede Ol</image:title>
            <image:caption>UYARI: BU KİTAP, ZİRVEYE OYNAMAK İSTEYENLER İÇİNDİR, SIRADAN BİR YAŞAMI AMAÇLAYANLARA GÖRE DEĞİLDİR!

Zirveye çıkmak için Sıranızı beklemeyin!

Zirveye oynayanlar; herkes gibi düşünmeyen, farklı düşünceleri olan, kimsenin kimsenin göremediği şeyleri gören kimselerdir.Onlar eğer sıradan olmayı tercih etselerdi, büyük düşünceler içinde olmaları da mümkün olmazdı.

Bayram Taşçı’nın yazdığı, içerisinde samimi tecrübeler ve eşsiz tespitler bulunan bu kitapta ısrarın başarıyı getirdiğini, küçük bir çabanın uzun vadede getireceği birikimsel etkisini görecek ve “Zirvedeki yerini almanın altın kuralı, kendini sürekli geliştirmektir.” düsturuyla eyleme geçerek kişisel gelişiminize devasa katkıda bulunacaksınız.

İnsan yaşamı üzerinde bu kadar yararı olan bir alanı ihmal etmek hiç de akıllıca olmaz değil mi?

Unutmayın ki...

“Eylem yoksa büyümek de yok, zirve de yok!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd753ba1-798c-41c4-ba89-8f6b3b74233a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Haçlının Rüyası</image:title>
            <image:caption>Haçlı seferleri neydi ve nelere yol açmıştı? gibi sorular her zaman kafamızı meşgul eder. Çünkü bazen anlamlı bazen de anlamsız olan pek çok olguyu içinde barındır. Genel olarak Haçlı seferlerinin en büyük motivasyon kaynağı, Doğu topraklarında başarı elde edebilmekti. Tam da bu noktada Akka’nın fethi, bazı Hristiyanlar için bir son değil, aslında yeni bir başlangıç olarak görülüyordu. Bu amaçla çeşitli Haçlı seferi projeleri tasarlanmaya başlanmıştı. Kutsal Toprakları kurtarma fikrinden yola çıkan ve çabalayan son hevesli temsilcilerden biri de Philippe de Mézières olup bu ideali için son bir girişimde bulunmaya karar vermişti. Ama bütün çabaları boşunaydı. Çünkü Haçlı ruhu, artık bireysel bir hale bürünmüştü ve çoğu Hristiyan için kişisel çıkarlarının önünde olmayıp önemini yitirmeye başlamıştı. Bu, onun ya geç anladığı ya da hiç kavrayamadığı bir gerçekti. Çünkü bir rüyanın peşine düşmüştü. Burada kesin 
olan ise büyük rüyasının gerçekleşmeyecek olmasıydı. İşte hem farklı hem de gerçekçi bir bakış açısıyla Murat Çaylı’nın kaleminden Philippe de Mézières’in rüyası ve Orta Çağ dünyasındaki etkisi… 
Prof. Dr. Pınar ÜLGEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6effbcd-b3d1-48ac-89d7-37d6c38dbab1.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamın İlk Mareşali Hz. Muhammet</image:title>
            <image:caption>Hiçbir büyük adam boşuna yaşamaz. Dünya tarihi büyük adamların tarihinden başka bir şey değildir. 
Carlyle, On Heroes 
 
Hz. Muhammed’in muharebelerindeki savaşların sayısı asla birkaç bini geçmez, ancak önem bakımından dünyanın en belirleyici savaşları içinde yer alır. 
Alfred Guiilaume, Islam 
 
Bu kitapta Richard A. Gabriel Hz. Peygamber’in iyi bir komutan olarak başarılı bir şekilde tatbik ettiği, kararlılık, istişareye önem verme, taktik, istihbarat, strateji, yanlıştan dönme, doğru ve deneyimli komutan görevlendirme gibi askerî alandaki uygulamalarını yeni bir bakış açısıyla ortaya koymuştur. Diğer bir deyişle Allah’ın elçisinin bu sahada gerçekleştirdiklerini günümüzün siyasî ve askerî diline aktarmıştır. Bunları yaparken siyer ve megāzî kaynaklarında genellikle de bunlara dayalı yapılan çalışmalarda dağınık bir şekilde var olan açıklamaları askerî terminolojiyle birleştirerek taktik ve stratejilerin arkasındaki nedenlere ışık tutarak günümüzle ilişkilendirmiştir.  
Mustafa Sabri Küçükaşcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d16d558-3727-478f-9eb6-d46824940f89.jpg</image:loc>
            <image:title>Sponsorluk Yönetimi</image:title>
            <image:caption>1.      SPONSORLUK GENEL YAKLAŞIMI 
1.1.   Sponsorluk Kavramı 
1.2.   Sponsorluğun Gelişimi 
1.3.   Sponsorluğun Amaçları 
1.4.   Sponsorluk Türleri 
1.5.   Sponsorluk Faaliyetinin Yararları 
2.      SPONSORLUK SÜRECİ 
2.1.   Sponsorluk Planlama Süreci 
2.2.   Sponsorluk Organizasyon Süreci 
2.3.   Sponsorluk Faaliyetinin Uygulama Süreci 
2.4.   Sponsorluk Değerlendirme Süreci 
3.      SPONSORLUK DOSYASI VE ANLAŞMASI 
3.1.   Sponsorluk Dosyası 
3.2.   Sponsorluk Görüşme Süreci 
3.3.   Sponsorluk Anlaşmasının Hazırlanması 
4.      MARKA 
4.1.   Marka ve Marka ile ilgili Temel Kavramlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1063abb-562e-4b83-8fa7-45243864c049.jpg</image:loc>
            <image:title>Antrenör Davranışlarının Sporcuların Değer Gelişimine Etkisi</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
2.      GENEL BİLGİLER 
2.1.   Değerler 
2.2.   Sportif Değerler 
2.3.   Değerler ve Davranış 
2.4.   Antrenör Davranışları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed3b8e2-b6f5-4612-936d-1837a0259fbb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Hizmetlerinde Endüstri 4.0 ve Yenilikçi Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM 1. ENDÜSTRİ 4.0 NEDİR? 
2.      BÖLÜM 2. NESNELERİN İNTERNETİ VE SAĞLIK 
3.      BÖLÜM 3. SAĞLIK 4.0 İLİŞKİLİ SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ 
4.      BÖLÜM 4. SAĞLIK 4.0’DA PROJE ÖRNEKLERİ 
5.      BÖLÜM 5. TÜRKİYE’DE E-SAĞLIK UYGULAMALARI VE FAYDALARI 
6.      SAĞLIK YÖNETİMİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dbf2787-ebb8-4255-9333-0fb1e9d81a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesyonel Kadın Voleybolcularda Sezon Öncesi Zihinsel Hazır Oluş Düzeylerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ ve AMAÇ 
2.      GENEL BİLGİLER 
3.      GEREÇ ve YÖNTEM 
4.      BULGULAR 
5.      TARTIŞMA ve SONUÇ 
6.      ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a449604-4a68-4349-8e1a-cfcdba38ee6d.jpg</image:loc>
            <image:title>2022 Nesin Vakfı Duvar Takvimi</image:title>
            <image:caption>On yıldır yayımladığımız Nesin Vakfı Duvar Takvimi`ne gösterdiğiniz ilgiden ötürü teşekkür ederiz.
 
Takvimimiz size ilk bakışta günü, haftayı, ayı hatırlatıp, ayrıca yılın kaçıncı günü, haftası ve ayında olduğunuzu gösterecek. Her yapraktan gün doğumu, gün batımı gibi diğer destekleyici zaman bilgilerini de öğrenebilecek, ayın hangi evrede olduğunu kolayca görebileceksiniz.
 
Takvimde diğer takvim sistemlerine de yer verdik. Ay döngüsünü temel alan Hicri takvim öncelikle dini günleri göstermesi bakımından önemini sürdürüyor. Güneş döngüsünü temel alan Rumi takvim 13 günlük farkla şu an kullandığımız takvimle çakışıyor. Rumi takvimin zaten birkaçı hariç güncel takvimle aynı olan ay adları yerine, Anadolu`da kullanılagelmiş ama unutulmaya yüz tutan 12 aylık halk takvimi ay adlarını kullandık. Öte yandan yılı yaz (Hızır) ve kış (Kasım) olarak ikiye ayıran, yine güneş döngüsünü izleyen halk takvimi sistemini de takvim yapraklarına ekledik. Bu takvimlerin günleri meteorolojik olaylar ve tarımsal etkinliklerle yakından ilintili. 
 
Günü geldikçe resmî ve dini tatilleri, özel gün ve haftaları da takvim yapraklarında bulacaksınız. Tabii Aziz Nesin`in seçilmiş sözleri, şiirleri ve hayatından kesitleri de. Üstelik &quot;arkası yarın&quot; halinde en güzel Aziz Nesin öykülerini de okuma fırsatınız da olacak.
 
Sizlere bu yıl da yeniliklerle dolu geleneksel bir takvim sunuyoruz. Umarız beğenir, düşüncelerinizi bize iletirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62f4f6a4-1408-427d-b80c-c9028f8ce382.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Yapma Sanatı</image:title>
            <image:caption>Kitap yapma sanatının inceliklerini keşfetmeye hazır mısınız?

Yazarın aklına gelen harika bir fikir, nasıl adım adım kitaba dönüşüyor?
Bir kitabın yayın yolculuğunda, kim hangi görevleri üstleniyor? 
Baskı aşamasına gelen bir kitap, ne tür teknik uygulamalardan geçiyor?  
Satışa sunulan bir kitabın yayın hakları, denizaşırı ülkelere nasıl ulaştırılıyor? 

Biri yazdı, biri editledi, biri resimledi, biri tasarladı, biri bastı, biri tanıttı, biri de sattı...
Peki her şey bu kadar basit mi? Tabii ki değil! O hâlde gelin, bir kitap baskıya nasıl hazırlanır, hep birlikte görelim!


Kitap Yapma Sanatı, bir kitabın okura ulaşma serüveninde başından geçenleri açıklayıcı kısa bilgiler ve eğlenceli görseller eşliğinde paylaşan, yayıncılık dünyasını tüm çarklarıyla okura tanıtmaya çalışan bir kaynak.  


Ufacık bir fikrin, işinin ehli ellerde nasıl filizlenip olgunlaştığını örneklerle gösteren Becky Davies-Patricia Hu ikilisi; yayıncılığı sektörel boyutta ele alıyor, bir kitaba emek veren tüm paydaşların işkollarını anlaşılır bir dille tanımlıyor.


Kitap yapmayı bir sanata benzeterek (evet, hem de ince işçiliklisinden bir sanata benzeterek!) her yaştan okurun merak duygusunu kabartan bu renkli çalışmayı, başta yayıncılık dünyasına emek verenler olmak üzere, kitaplara ilgi duyan herkes severek, beğeniyle okuyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/671344ee-425b-49d9-b2e1-81d4918f5f0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed</image:title>
            <image:caption>Bir siyaset bilimcinin gözüyle şekillenen elinizdeki kitap, Peygamberimiz (sas.) dönemindeki yönetim tarzını, ilişki biçimlerini ve stratejileri bugünün kavram setiyle anlamlandırmaya çalışmaktadır. 
• Hz. Peygamber’in kurduğu siyasi yapıya devlet demek mümkün müdür? 
• Hz. Peygamber’in yöneticilik vasfıyla  Peygamberliği ayrılabilir mi? 
• Hz. Peygamber’in liderlik özelliklerinden hangileri örneklik teşkil eder? 
•Resûlullah’ın ortaya koyduğu siyaset tarzı bize ne tür mesajlar vermektedir? 
• Asr-ı Saadet dönemi uygulamalarının hangileri zaman ötesi ve bağlayıcı olarak görülebilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d150f9c1-afaf-4d97-afd0-72cde2c0b3fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Azizler ve Dahiler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Ortaçağda bilim ve felsefenin sekülerizm ve iktidarla ilişkisini ele alıyor. Ortaçağı açan ve kapatan iki bilim insanı, Hypatia ve Galileo üzerinden aklın, din ve iktidarla savaşını anlatıyor. 
•  Cadılıkla suçlanarak öldürülen bilim kadını ve filozof  İskenderiyeli Hypatia yalnızca bir efsaneden mi ibaretti? 
•  Hypatia’nın katli ve Galileo’nun yargılanması din ile bilimin çatışmasının mı ürünüydü? 
•  Bilim ve felsefenin, teolojinin hizmetçisi olduğu öğretisi iktidar için araç olarak mı kullanıldı mı? 
•  Antik bilim ve felsefenin çöküşüne neden olan Kilise’nin yükselişi miydi? 
Kısacası bu kitap, Azizlerin ve Dâhilerin bitmek bilmez mücadelesinin öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/586179ca-ff6b-48b2-8873-2f506d201a66.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir ?</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar verem hastalarının iyileşmek için ziyaret ettiği Davos, birçok önemli kültür ve bilim insanının yer aldığı konferans dizilerine tanıklık etti. Bu kitap da 1929 baharında Heidegger ve Cassirer arasındaki tartışmanın ürünüdür. 
Üç hafta kadar süren kongrenin büyük olayı bu karşılaşmadır. Toplantıda kimler yoktur ki Levinas, Leo Strauss, Carnap ve daha birçok önemli isim. Tartışmayı önemli kılan diğer bir konu daha vardır: Bu, eski ile yeninin karşılaşması olmakla birlikte, anti-semitist bir parti taraftarı filozof ile Yahudi bir filozofun da karşılaşmasıdır. Tartışma sorusu “İnsan nedir?” olsa da tartışma, felsefede yeni bir çağ açan Kant üzerinedir. 
Ayrıca bu kitapta geniş bir yer tutan Sonsöz’de, bu kongrenin tarihsel detayları, siyasal konjonktür içerisindeki yeri ve tartışmanın felsefi arka planı hakkında önemli açıklamalar sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2525f8da-5a4b-4a46-a580-40b99bc21edf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant’tan Hegel’e Alman İdealizmi</image:title>
            <image:caption>Schelling bir mektubunda Hegel’e ‘büyük Kant’ hakkında şöyle diyordu: “Kant bize sonuçları verdi, ancak öncüller hâlâ eksik.” Bu kitap, bu öncülleri arayış çabasının felsefe tarihinin gördüğü en büyük düşünce sistemlerinden birinin ortaya çıkmasına nasıl yol açtığını göstermeyi amaçlıyor. 
Bu kitap, Alman İdealizmine filozoflar, kavramlar ve temel tartışmalar üzerinden giriş yapmaktadır. Alman İdealizminin kökeni olarak Kant felsefesi; Kant sonrası felsefenin en önemli isimleri Jacobi, Reinhold, Schulze, Maimon felsefelerinin anlamı; Fichte’nin diyalektik ve mülkiyet anlayışı, Schelling’in özdeşlik ve doğa felsefesi, Hegel’in bilinç, devlet ve din felsefesi kitapta ele alınan temel konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ead27a66-3356-48bf-be26-d4f153621851.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Prenses Cesaret ve İyilik Masalları 2</image:title>
            <image:caption>Disney’in dünya çapında başlattığı Büyük Prenses Kutlaması’na 3 kitaptan oluşan özel ve yepyeni bir masal dizisiyle katılmaya hazır mısınız? Elsa, Anna, Mulan, Sindirella, Moana, Pocahontas, Pamuk Prenses, Ariel, Merida, Aurora, Tiana, Bella, Yasemin ve Rapunzel... Disney’in çok sevilen on dört prensesi, bu yepyeni maceralarında zor durumların üstesinden cesaret ve iyilikle gelmeyi öğreniyor. Disney çizerlerinin illüstrasyonlarıyla süslenen Cesaret ve İyilik Masalları dizisi, iyilik ve cesaretle şekillenen “daha iyi bir dünya için” ilhamınız olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f637288-72b5-4c64-86f9-199049786416.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı Ağladığında (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erin serbest bıraktığı gücün büyüklüğünden bihaberdir. Aslına bakılırsa tüm cadılar neyle karşı karşıya olduklarını gerçekte bilmiyordur. Oysa baksalar tanrısal varlıkların tir tir titreyişine kıyametin kopacağını anlayabilirler.
İki Titaniçe, aralarındaki savaşı taraflarına başka Tanrıları çekerek büyütecektir. Bu artık sadece cadıların değil, tüm dünyaların kaderini belirleyecek büyüklükte bir mücadeledir.
Deniz Kızı Ağladığında gök karşılık verir O’na. Yırtılır cennet, cam kırıkları gibi yağar insanlığın üstüne. Tanrılar haykırır öfkesini. Ve dillendirir Titaniçe şarkısını, boğazındaki tüm şelalelerle.
Vhartlox Cadı Akademisi Serisi, Hekate&apos;nin Kızları&apos;ndan sonra Deniz Kızı Ağladığında ile hız kesmeden devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e05ef4b-1c25-4584-bdae-6fd0716a488a.jpg</image:loc>
            <image:title>En Hakiki Mürşit</image:title>
            <image:caption>“Işıktan hızlı gidebileceğimizi, zamanda geriye yolculuk edebileceğimizi pek sanmıyorum. Ama geriye gitmeyi kim ister ki zaten! İlerleyebiliriz. Yoksulluğu yenebilir, herkesi doyurabilir, giydirebilir, eğitebilir, biyolojimizin elverdiği ölçüde iyi yaşatabiliriz. Bunu gezegenin atmosferini berbat etmeden, başka canlı türlerini ortadan kaldırmadan yapabiliriz. Çocuklarımıza hayatın kutsandığı, yalanın ayıplandığı, insanları birbirlerine dilleri, cinsiyetleri, renkleri yüzünden düşman eden ideolojilerin çöpe atıldığı, kimsenin daha iyi yaşamak için bir başkasını sömürmesine gerek olmayan bir gelecek kurabiliriz.” 
 
Yaşadığımız evren nasıl bir yer, bizim dışımızda zekâlar var mı, şu koca uzayda biricik miyiz sorularını sormak, her soruda yaşamı biraz daha aydınlatmak, insanı biraz daha anlamak; böyle gelmiş böyle gider yalanını yenebilmek, “anlamak gideni ve gelmekte olanı”, EN HAKİKİ MÜRŞİT’le mümkün. 
 
Bilim nedir? Nasıl yapılır? Ne işe yarar? Neye inanmamızı söyler? Neden özgür olmalıdır? Onu inkâr edenlerin başına neler gelir? 
 
Cem Say’dan gerçeğe ulaşmak için keşfedilmiş en iyi yöntemi anlatan, “sözelciler” dahil herkesi evreni anlama çabamızın coşkusuyla buluşturan bir kitap: En Hakiki Mürşit</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f7007e-aa17-4810-8ce8-5d333265f229.jpg</image:loc>
            <image:title>Patrik Bartholomeos</image:title>
            <image:caption>Patrikliğinin 30. yılında Patrik Bartholomeos’la özel bir nehir söyleşi... 
 
Prof. Dr. Elçin Macar, bu yıl ruhaniliğinin altmışıncı, patrikliğinin ise otuzuncu yılını kutlayan Patrik Bartholomeos’a yaşamına, eğitimine, din adamlığına ve Ortodoks dünyaya ait sorular sordu. Patriğin İmroz’da başlayıp Heybeliada Ruhban Okulu’nda devam eden eğitimi, İtalya’daki kilise hukuku doktorası, Patrikhane’deki görevleri ve 1991’de Ekümenik Patrik seçilmesi söyleşinin ana eksenini oluşturuyor. Patrikhane’nin Ortodoks dünyadaki anlamını ve yerini Patrik Bartholomeos kendi sözcükleriyle anlatıyor.  
 
Dinler arası diyaloğa, Vatikan’la ilişkilere verdiği önem, Patrikhane’yi ulaştırdığı konum, bugün Yeşil Patrik diye anılmasını sağlayan çevreci kimliği gibi öne çıkan birçok konunun yanı sıra, enerjik ve esprili kişiliğiyle Patrik Bartholomeos’u tanımaya yönelik kıymetli bir katkı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fead4093-02c6-4850-8720-0e5dac8614a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunuş</image:title>
            <image:caption>Karanlık bır yola çıktığimizda tökezlememek. düşmemek ve doğru yöne gitmek için ışığa ihtiyaç duyarız. Hayat serüveninin karanlık yolarında ışığa ihtiyaç duyduğumuz anda öğelmenler çıkar karşımıza. Bazı öğretmenler vardır ki anlam tuttuğu ışık yalnızca o anın değil, tüm ömrün yol göstericisi oluverir. İşte o öğelmenlere rastlayanlar hayatı boyunca gidecekleri istikameti iyi bilirler. öğretmen aslında kendisinden çok başkaları için yaşayan ve onlara yön verenlerdir. Küçücük çocukların gönüllerine bıraktğı sıcaklık ile hiç unutulmayan. ve başkalan için yaşamayı kendisine şair edinmiş bi Öğretmen hayal edin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9088b1-0610-49ff-93df-1589284c701d.jpg</image:loc>
            <image:title>Senbahar</image:title>
            <image:caption>Senbahar
İbrahim Erdem Hayatı - Eserleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6180dd7d-133e-49ca-9ea8-3601c2b9371d.jpg</image:loc>
            <image:title>Heli</image:title>
            <image:caption>Heli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7083329-f8c6-479e-aefa-2fd271886366.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Zaman Ambarı</image:title>
            <image:caption>Hatırlayamadığı çocukluğunun izini süren bir genç kız, çevrelerinde olup bitenleri anlamlandırmaya çalışan çocuklar, ikizinin ardından otobiyografi yazmaya çalışan bir kardeş, mezar taşı arayan bir öğretim üyesi. Çatışan anne oğul, gelin kaynana, kendiyle yüzleşemeyen bir avukat. Yaşanmamış ya da her şeye rağmen yaşanan aşklar. 

Kırsalın basit gibi görünen karakteristiğinin altındaki çetrefilli yapı, ilişkilerin ve rollerin karmaşık boyutları üzerinden anlatılıyor. Geçmiş gündeliğin telaşında karakterlerin hayatına sızıyor. 

Geçmiş Zaman Ambarı bir yandan köyün ve taşranın gerçekliğini karakterlerin düşünme biçimleri ve ruh durumları üstünden anlatırken bir yandan da şimdiki zamana gölgesini düşüren geçmişin izini sürüyor. 

Oyun yazarlığından yetişen Cihan Çakan’ın güzel bir Türkçesi var. Karakterlerinin kişilik özelliklerini ayrıntıları kullanarak canlandırmayı iyi biliyor. İlk bakışta fark edilmeyenleri görüp gösterebilen bu öyküler iyi bir öykü yazarının geleceğinin habercisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e5cb536-d604-473e-b8d4-3ab5914d4f32.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Tekil Şahıs</image:title>
            <image:caption>Belki de bir anlamda gerçek aşktı bu. Ya da gerçek yalnızlık… 
 
Hepimiz öyle ya da böyle maske takarak yaşıyoruz. Bu vahşi dünyada maske takmadan yaşanamaz çünkü. Kötü ruhların maskesinin altında meleklerin gerçek yüzü, meleklerin maskesinin altında kötü ruhların gerçek yüzü vardır. Sadece biri olması mümkün değildir. 
 
Birinci Tekil Şahıs’ta sıra dışı kahramanların sıra dışı öykülerini anlatıyor bize Haruki Murakami. Ölüm ve aşk üzerine şiirler yazan bir genç kız, kadınlara evet kadınlara âşık olan ve onların isimlerini çalan bir maymun, çok çirkin ama tuhaf bir çekim gücüne sahip bir kadın, uydurduğu bir yazıyla bir caz sanatçısının yeniden “doğmasını” hatta albüm yayınlamasını sağlayan bir genç adam… 
 
Murakami’nin yazmak ve koşmak dışındaki üçüncü büyük aşkı beyzbol da var bu öykü seçkisinde. 
 
Ve yazarın sizi gülümsetecek, şaşırtacak, beyzbol üzerine yazdığı muzip şiirler de…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee6bc0d4-86cc-4fef-aa62-05e88115d066.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkunç General</image:title>
            <image:caption>Rosa ile Fico sıradan çocuklar değil, Costa Banana’nın başkanı Fernando’nun çocuklarıdır. Başkan Fernando, kendisi öldüğünde yerine geçecek oğlu Fico’ya bir hayli düşkündür fakat kızı Rosa’yı hafife almaktadır. Bir gün Rosa, General Sjasliek’in iktidarı ele geçirip bir savaş başlatacağını öğrenir, fakat kimseyi buna inandıramaz. Rosa kardeşini nihayet ikna ettiğinde ikisi vakit kaybetmeden harekete geçerler. Fakat Korkunç General’i ve savaşı durdurmak mümkün olacak mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e7bfbd2-28c3-4317-a9c4-b23af6683249.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısasa Kısas</image:title>
            <image:caption>Kısasa Kısas, yasaların katılığına rağmen ahlaki bir çürümenin başladığı Viyana’da, Dük’ün aceleyle kentten ayrılmasıyla görevi devralan Vali Angelo’nun icraatlarını ve bunların toplumun en küçük biriminde bile hissedilen etkilerini ele alır: Bu yeni ve epey katı yönetici, kenti çöküşe sürükleyen adi suçları, zina ve yozlaşmışlığı bitirmeye kararlıdır ve göreve gelir gelmez kentin soylu gençlerinden Claudio’yu, evlilik dışı birlikteliğini cezalandırmak üzere idama mahkûm eder. Valinin kendi ahlaki sınavıysa Claudio’nun kız kardeşine duyduğu hislerle başlayacaktır. 

Kısasa Kısas, Shakespeare’in insanın doğasını ne denli ustalıkla tahlil ettiğini kanıtlar nitelikteki oyunlarından. Kişisel çıkarlar ve ahlaki değerlerin çatışmasından beslenen güldürü; toplumsal sarsıntılar, kontrolsüz yetkiler, yitirilen ahlaki değerler gibi günümüzde de toplumları düşündüren sorunlara, hatta tabulara dokunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edfa2bfc-8be6-4dda-8a60-6acd28d34bef.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;dan Ne Haber</image:title>
            <image:caption>Bizde zengin olmanın pekçok yolu var. Ama bu yolların hiçbiri de çalışarak 
zengin olmak değildir. Zaman zaman zengin olmanın modaları çıkar. &quot;Nüfuz 
ticareti&quot; bunların en başında gelir. Siyasi nüfuzu olan biriyle kız alıp vererek 
akraba olmak; iktidara alkış tutmak; hiçbir ilkesi olmamak; &quot;partiden partiye 
salla yemeni ... &quot; Daha bisürü zengin olma yolu vardır. Günümüzde en yaygın 
olanı, bir arsa sahibi olmaktır. Nerde &quot;imar&quot; yapılacağının kokusunu alıp da 
orda ucuza arsa kapatmak, az kazançlı iş midir? 
Şimdi biz, hiçkimse duymadan Boğaz köprüsünün ayaklarının nerelere 
atılacağını gizlice öğrenebilseydik de, oralarda üçer-dörder liradan arsa 
kapatıverseydik ... Efendim? Milyoner olmuş gitmiştik. Hem memleket &quot;imar&quot; 
olur, hem biz &quot;mamur&apos;&apos; olurduk. 
&quot;Cennetin Anahtarı&quot; adlı yazıdan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dbfd6b5-a92e-401b-953a-122a0a455791.jpg</image:loc>
            <image:title>İhmal Edilen Anahtar</image:title>
            <image:caption>“İyileşmenin, hayattaki neşeyi, yaratıcılığı ve huzuru yeniden kazanmanın anahtarı, Alice Miller&apos;ın ikna edici bir şekilde açıkladığı gibi, çocukluğun koşulsuz ifşasında yatar.” 

Alice Miller İhmal Edilen Anahtar&apos;da, binlerce yıldır gerçeği örtmek için titizlikle örülmüş olan perdeyi kaldırmaya her zamanki gibi kararlı. O perdeyi bir kenara ittiğinde, şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkıyor. Nietzsche, Picasso, Kathe Kollwitz, Buster Keaton hakkında yaptığı analizlerle gerçekleri gözler önüne seriyor. Pek çok kişi tarafından uzun süredir rafa kaldırılan anahtarla (çocukluk) paslı kilitleri açıyor ve okuyucularına beklenmedik zengin bir bakış açısı sunuyor. 
 
Picasso Guernica’da ne anlattı? Buster Keaton neden hiç gülümsemedi? Nietzsche neden kadınlara ve dine bu kadar çok hakaret etti? Niçin aklını yitirdi? Hitler ve Stalin neden zalim ve katil oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58042485-268d-4a39-baf5-1c79c45a088f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştiri Üzerine Yedi Söyleşi</image:title>
            <image:caption>Fatma Barbarosoğlu Eleştiri Üzerine Yedi Söyleşi kitabında edebiyat, kültür ve eleştiri tarihimizde kendine özgü bir dil, tarz ve üslup geliştiren isimlerle eleştirinin temel çerçevesini çiziyor. Tarık Buğra, Memet Fuat, Fethi Naci, Tahsin Yücel, Gürsel Aytaç, Ayşe Şasa ve Mustafa Kutlu  eleştirinin tüm yönlerini ortaya koyarken eleştirimizin yakın/uzak tarihini de yeniden düşünme imkânı sunuyor. Türk edebiyatındaki, dolayısıyla kültür dünyamızdaki süreklilik ve kopuşları kapsamlı bir şekilde kavrama fırsatı veren çalışma okura, edebiyat ortamından eleştiri geleneğine, iz bırakan dergilerden anlama ufuklarına değin geniş bir alanda rehberlik ediyor. 
Eleştiriyi anlamak, bilmek, keşfetmek odaklı söyleşiler 1990’ların edebî kamusunun bugüne kıyasla pek de kırılgan olmayan yapısına dair ipuçları verdiği gibi soruyu soranın bireysel tarihine dair işaretler de taşıyor. Sorular aşağı yukarı aynı frekansa sahip iken cevaplayanların meşreplerini ve mizaçlarını ortaya koyan “farklı frekanslar” okuyucunun dikkatinden kaçmayacak nitelikte. 
Eleştiri Üzerine Yedi Söyleşi, sadece eleştiri yordamlarıyla değil; kültürle, düşünce tarihiyle, sosyoloji ve sinemayla ilgilenenlerin de dikkatini çekecek derinlikte tartışmalar barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82c1b47b-68a8-49ae-98e2-deff4dc74028.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgün Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Çağdaş dünya edebiyatının en önemli şairlerinden Yannis Ritsos Sürgün Günlükleri’ni yazmaya İç Savaş’tan sonra 1948 sonbaharında toplumcu siyasal görüşleri yüzünden gönderildiği Limnos Adası’ndaki Kondopuli Kampı’nda başladı, 1949 yılının sonlarında aktarıldığı Makronisos Kampı’nda devam etti. Zorlu kamp koşullarında hayatın kaydını tutmak üzere yazdığı şiirler bu dönemde yaşananları bütün dünyaya ilan eden bir günlüğe dönüştü. Kamplarda dayatılan pişmanlık dilekçesini inatla imzalamayan Ritsos Sürgün Günlükleri ile sadece yol arkadaşlarının değil, umudunun ve inancının da sesini yıllar ötesine taşıdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3102703-e87a-4e64-bab1-ac2d007aad5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaniyeler</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızda realist-natüralist akımın önemli kalemlerinden Selahattin Enis, başyapıtı Zaniyeler’de I. Dünya Savaşı yıllarının İstanbul’unu bir zaniyenin –hayat kadınının– günlüğünden anlatır. Zaniyeler’de iki sınıf insan vardır: Bir tarafta halktan insanlar savaş yılları boyunca sefalet ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi vermekte; öbür tarafta bakanlar, paşalar, sonradan görme savaş zenginleri, vurguncular, edebiyatçılar ve gazetecilerden oluşan kodamanlar Şişli’de, Moda’da ve Adalar’da kâh zaniyelerin kucağında kâh salonlarda vur patlasın çal oynasın eğlenceler düzenlemektedir. Savaş yıllarında İstanbul’da ihtiyat zabitliği yapan yazar gözlemlerine dayanarak kurguladığı Zaniyeler’de bu iki sınıfın hayatını oldukça açık ve cesur bir şekilde, zaman zaman da ironik tasvir ve diyaloglarla gözler önüne seriyor, tabii okuru dönemin İstanbul sokaklarında ve sosyete salonlarında gezdirerek... 

Selahattin Enis (Atabeyoğlu) (1892-1942) Matbuat emekçisi, eleştirmen, hikâye ve roman yazarı Selahattin Enis, Antalya’da doğdu. Jandarma albayı olan babası Ahmet Enis Bey’in görevi gereği çocukluk yılları Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde geçti. Rüştiye ve idadi eğitimini İstanbul’da tamamladı. İlk yazıları 1909 yılında Haftalık Resimli İstanbul dergisinde yayımlandı. 1911’de Tanin’le matbuat âlemine girdi. Rübab dergisinin yazar kadrosunda yer alarak edebiyatçılar ve edebiyat çevreleriyle tanıştı. Tıbbiye’yi bırakarak Darülfünun’da hukuk eğitimi almaya başladı, ancak I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ihtiyat zabiti olarak askere alındığından eğitimini tamamlayamadı. Savaştan sonra Ekim 1919’da Kaplan dergisini çıkarmaya başladı. Dergi ikinci sayısında yoğun sansüre uğrayınca kapattı. Şebab mecmuası ve Payitaht gazetesinde çalıştı, ardından İkdam gazetesine geçti. Memur olarak Seyr-i Sefain İdaresi’nde, geceleri de İkdam’da çalışmaya devam etti. Ömrünün gündüzlerini memuriyette, gecelerini ise gazete ve dergi bürolarında ve matbaalarda geçiren Selahattin Enis, bu yoğun çalışma temposuna rağmen ardında yüzü aşkın hikâye ve yazıyla, Neriman, Zaniyeler, Sara, Orta Malı, Cehennem Yolcuları, Ayarı Bozuklar, Endam Aynası, Mahalle adında sekiz roman bıraktı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9550c8de-4839-4ed9-a799-9ffa81dac370.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazananlar</image:title>
            <image:caption>İki kadın. İki dönem. İki hayat.
Tek bir amaç: dayanışma!
 
Günümüz, Paris. Solène hukuk kariyeri için hayallerini, arkadaşlıklarını, aşkını feda etmiş bir avukat. Ama artık yolunu kaybetti, tükendi… Psikiyatristi, tekrar ayağa kalkmasına yardımcı olabilmesi için gönüllülük faaliyetlerinde yer almasını öneriyor. Solène çok istekli olmasa da denemeye karar veriyor ve bir kadın sığınmaevine, “Saray”a arzuhâlci olarak gitmeye başlıyor. Toplumun dışına itilmiş, şiddet ve kayıtsızlıkla hırpalanmış kadınlarla işi kolay değil. Mesafeli, zor ve hırçınlar. Solène ya dayanamayıp eski, mutsuz hayatına geri dönecek ya da sabredip onları tanımak için kendine bir şans verecek.
 
1925, Paris. Blanche Peyron hayatının anlamını keşfetmiş, mücadeleci, yoksulluğa savaş açmış bir kadın. İmkânsızı başarmak istiyor: Paris Belediyesinin bile satın almaya gücünün yetmediği o “Saray”ı alarak toplumdan dışlanan kadınlar için bir yuvaya dönüştürmek.
 
Laetitia Colombani, bugün Paris’in merkezinde tüm ihtişamıyla yükselen Kadın Sarayı’nın kuruluş hikâyesini, sakinlerinin trajedilerini, sefaletlerini; aynı zamanda tutkularını, yaşam güçlerini ve cömertliklerini keşfetmeye davet ediyor bizleri. Çünkü orada; eski evsizler, ağır şartlarda yaşamış, şiddete ve istismara uğramış çaresiz kadınlar değil; alın yazısına kafa tutan, yaşamak ve devam etmek arzularını haykıran bedenler var. Seslerini duyuyor musunuz?
 
 
Saç Örgüsü’nün yazarından.
 
“Hayat veren, sarsıcı bir roman.” –Page des Libraires</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ba1904-7cd0-4c39-9446-5e07ef0c3192.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Bi Çocuk</image:title>
            <image:caption>Tasvir gibi bakma öyle yüzüme Bakar gibi gökyüzüne Mahzun mahzun Mazlum, Mazlum!.. Ölmekle silinir mi sandın, Silinir mi, bre hâyin, İnsanları sevme suçun?.. 
(…)           
*Oktay’a *Tansık Gerçekliği * İntizar *Bir Enik İçin Çin Şiiri *Miraç *Canhavliyle *Akşamla İntihar *Bir Resmin Karşısında *Bir Söylenti *Sisley’den *Aşk Çocuğu *Konuş *Bahar Yazısı *Rezistans *Takaza *Acel *İdris’in Şu İşi! *Düşe Durduk Bir Eyyam *Allah Kabul Etsin ki...*Poetika *Fotofiniş *Çok Bi Çocuk *Başsağlığı *Alttan Almayan Altan&apos;a *Çalındı *Yaz Hoşgörüleri *Güz *Sone *Rest Makamından Şarkı *Bir Evliyaya *Rübai *Tavuk-Karası *Davetsiz Misafir *Kışlık *Gagalı Agalara *Althusser’in İzinden *Hoşâmedi *Yazdan Kalma *Orhan Veli’nin Kulağıyla *Aynanın Karşısında *Mesafeli *Yunani Bir Sone *Çiftesöz *Feminizma *No:16 *Cığara Bırakma Kampanyası *Poetika</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef2df60d-bf2e-48b3-87c3-7ec95e4d487d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayy Bin Yakzan</image:title>
            <image:caption>Muhammed ibn Tufeyl el-Kaysî (ö. 1185): XII. yüzyıl başlarında Endülüs’te, Granada’nın Vâdîâş beldesinde dünya gelmiştir. Arapların Kays kabilesine mensuptur. Ünlü bir hekim, filozof, matematikçi ve şairdir. İbn Sînâ’yı takip eden İşrâkıyye düşüncesinin mensubu sayılmaktadır. Ortaçağ Avrupası’nda Abubacer adıyla tanınmıştır. 1130-1269 yılları arasında Endülüs’te hüküm sürmüş olan Muvahhidler döneminde yaşamıştır. Granada’da hekimlik yapmış, ardından bölge valisine kâtip olmuştur. 1147’de Fas’ı ele geçiren Muvahhid hanedanının kurucusu Abdülmü’min’in Sebte ve Tanca valisi olan oğluna sır kâtibi olarak tayin edilmiştir. Sonunda Muvahhid halifesi Ebû Ya’kûb Yûsuf’un sarayında kadı ve hekimlik görevlerini üstlenmiştir. Kendi kendini eğiten insanın hikâyesi olan Hayy bin Yakzân Ortaçağ’ın en önemli dinî-felsefî eserlerinden biri sayılmaktadır. İbranice, Latince, Flamanca, Fransızca, Almanca, İngilizce çevirileriyle XVII. ve XVIII. yüzyıl Avrupası’nın en popüler eserlerinden biri olmuş, Avrupa edebiyatında azımsanmayacak bir iz bırakmıştır. İbn Tufeyl 1185’te Merrâküş’te ölmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f357cdc-b3cd-438b-bab6-e6c4b7986d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalan</image:title>
            <image:caption>“kimim ve nasıl biriyim 
hayatımın neresindeki yaşantıdayım sorarım kendime her gün 
sen hangi bilinçtesin lahzen 
hangi göklerin bulutlarından yağdın 
bu çorağa söyle 
son bilinç ölüm olacağına 
ölüm anındaki bilincin bilinci yazılamayacağına göre 
hangi kavşağındasın tinsel gerçekliğin” 
bu soruların eşliğinde iniyoruz hep birlikte 
tıka basa şüpheyle doldurulmuş kuyudan çıkmak için çocukluğa 
daha da dibe 
toprağın altına ve orada arıyor lahzen 
hakikatinin özünü 
ve leylâ erbili’in kaleminde devleşiyor edebiyat, şölene dönüşüyor kalan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8654dfdb-757b-42e6-afd4-1ce1411efdea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostoyevski Politikasının Sorunları</image:title>
            <image:caption>&quot;Fransızların dediği gibi her şey mistik olarak başlar, politik olarak sona erer. Bunu doğrularcasına gizemli bir tutkuyla bağlı olduğum sanatçı dostu Dostoyevski&apos;den yola çıkıp felsefeye, siyaset bilimine, edebiyat eleştirisine ve sosyolojiye gönül vermiş olanlara sesleniyorum. İncelemeyi bitirdikten sonra elinize (yeniden) bir Dostoyevski eseri almaya heves duymanızsa en büyük temennim. Çünkü Dostoyevski tüm karanlığı ve ışıltısı ile kaldırıldığı kitap rafından bize bakmaya devam ediyor.&quot;

Elinizdeki kitap, Platon&apos;un sempozyumundan Aristotelesçi politika ve Bahtinyen karnavaleske; kapitalizm, modernite, ilerleme sarmalından isyan ve ütopyaya; cinsellik söyleminden keşişler, soytarılar ve budalalara Dostoyevskiyan bir yolculuğa davet. Raskolnikov, Nastasya Filippovna, Ivan Karamazov, Yeraltı Adamı, Gruşenka, Prens Mişkin, Stavrogin ve daha nice karakterin oluşturduğu dünyalar içinden modern sorunları okumaya bir çağrı.


&quot;İlle de dekadans&quot; diyordu Yeraltı Adamı. Dekadans çağında edebiyat ve siyasetin yaratıcı yıkımına atfen, eserin hem Dostoyevski severleri hem de siyaset sosyolojisi ve tarihle ilgilenen okurları buluşturacağını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/570c5613-cec5-4b30-8129-ded35eeddaa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititler</image:title>
            <image:caption>MÖ 14. yüzyılda Hititler Yakın Doğu’da büyük bir siyasi ve askeri güç haline gelmişlerdi. Üstünlüklerini nasıl elde ettiler? Sürdürmekte ne kadar başarılı oldular? Çöküşlerinin ve orta­dan kaybolmalarının nedeni neydi? 19. yüzyılın önemli Asuro­loglarından Archibald H. Sayce yaşadığı dönemde Hitit yazısı ve hiyeroglifleri çözülememiş olsa da bu önemli sorulara yanıt bulmaya çalışıyor. 

Hititlerin yaşadığı önemli bölgenin keşfi, “kadim tarihin öy­küsü” olarak tanımlanır. Hiçbir şey Eski Ahit’le yakın ilişkisi bulunan, seçkin bir ırktan gelen bu unutulmuş halkın yeniden canlandırılması kadar ilginç olamaz. Bu kitabın sayfalarında bu canlandırmanın Mısır ve Asur yazıtlarının, Küçük Asya’daki ga­rip görünümlü anıtların ve hâlâ tam çözümlenememiş hiye­rogliflerin değerlendirilmesiyle nasıl başarıldığı sergilenecek. On yıl öncesine kadar bu “öykü” dile getirilemiyor ve Hititle­rin dünya tarihinde oynadığı rol bilinmiyordu. Ama artık bizler İbrahim’in dostları ve Uriya’nın mensup olduğu ırk konusunda daha fazla bilgi sahibiyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d62c6d9b-3752-4371-a212-394e5de5d248.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanıt</image:title>
            <image:caption>Becker&apos;in uzun yıllarını alan bir emeğin ürünü olan bu kitabı, bir araştırma yapma ve anlama kılavuzu olmanın ötesinde gündelik hayatımızın hakikatini aramada bize rehberlik eden bir eserdir. ‘Hakikat sonrası’ bir çağda yaşadığımıza dair pervasız iddiaların yükselişi ve bunların yalnızca bilimi değil aynı zamanda demokrasiyi ve ortak insanlığımızı itibardan düşürmesi karşısında hiçbir sosyal bilimci, beşeri bilimci ya da felsefeci bu kitabın zamanlaması için daha iyi bir an tahayyül edemezdi.   
Michael Joyce, Foucault in Winter, in the Linnaeus Garden kitabının yazarı 
 
Kanıt, sosyal bilim araştırmasının nasıl yapılması gerektiğine dair incelikli bir değerlendirmedir. Becker, veri toplarken ve bu veriyi kanıta dönüştürürken yöntemin pratik yönlerine dair düşünmenin önemini gösteriyor. Sahte haberlerin ve aşı karşıtı retoriğin hakim olduğu günümüz dünyasında bu ve benzeri konular hakkında nasıl düşünmemiz gerektiğini gösteren, tam da bu dönemde çıkmış daha iyi bir kitap yok.  
VoegelinView (Voegelin Derneği Yayını) 
 
Becker yaklaşık yetmiş senedir kanıt meselesi üzerine düşünmektedir. Becker’e göre, sosyal bilimciler, verilerinin, öne sürdükleri fikirleri için kanıt olarak ne kadar kullanışlı oldukları konusundaki soruları yeterince ciddiye almamaktadırlar. Kanıt, pek çok örnekten yola çıkarak, hiçbir veri toplama yönteminin tümüyle güvenilir bir bilgi üretmeyeceğini, bu nedenle araştırma işinin büyük bir kısmının hatalardan kurtulmak olduğunu güçlü bir şekilde vurguluyor. Okurlar Becker’in bu son kılavuz kitabının her türden sosyal bilimci için kullanışlı bir araç sunduğunu görecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7fe4e8f-9ba2-40cd-9fe0-fab3638b9e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Okumak Yolda Olmaktır</image:title>
            <image:caption>“Cahilliği ancak okumakla yenebiliriz.” 
 
Fakir Baykurt - Eşekli Kütüphaneci 
 
 
Köy öğretmenleri Eşekli Kütüphaneci’nin hikâyesinden ilham alarak gezici bir kütüphane oluşturmaya karar verirler. Hurdalıktan aldıkları minibüsü imkânsızlıklarla tamir ettirdikten sonra içini kitaplarla doldurup köy okullarına doğru yola çıkarlar. Topyekûn bir çalışmayla çığ gibi büyüyen proje çocukları, gençleri ve hatta yaşlıları çeşitli bilim, sanat atölyeleri, okuma etkinlikleriyle buluşturur.

Okumak Yolda Olmaktır fotoğraflar, hatıralar, çocukların yazdıkları mektuplarla okura içtenlik ve umut dolu bir dünya sunuyor. Doğup büyüdüğü şehirden uzakta kırsala atanan iki öğretmenin duygularını, yaşadığı zorlukları ve bu zorlukları aşma mücadelesini şiirsel bir 
 dille aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e01612f9-0e3b-497d-9241-e713e41703e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa&apos;nın Entelektüel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın iki asırlık entelektüel güzergâhını ele alan bu çalışma, yazarların, yayınevlerinin, çevirmenlerin, dergi çevrelerinin ve bilim insanlarının, kısacası kıtanın düşünsel manzarasını biçimlendiren isimlerin üretimlerini ve karşılaşmalarını anlatıyor. Düşünce geleneklerinin fikir alışverişleriyle, aktarımlarla ve zengin temaslarla nasıl gelişip serpildiğini aktarıyor. Konferansların, sergilerin, bilim toplantılarının, edebiyat ve felsefe kitaplarının, çevirinin, üniversitelerin Avrupası’nı olduğu kadar savaşın ve yıkımın Avrupası’nı da aydınlara odaklanarak irdeliyor. Faşizm ve Soğuk Savaş gibi büyük tarihsel olayların yanı sıra Marksizm, Hıristiyanlık ve çoğulculuk gibi büyük temalar etrafındaki tartışmaları ele alıyor. François Chaubet’nin Avrupa’nın Entelektüel Tarihi, karşılaşmalar, aktarımlar ve yan yana gelişler üzerinden özel bir düşünsel tarih okuması öneren, fikirler tarihine giriş niteliğinde bir kaynak kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a79b3cde-995c-4e1e-8ffa-d99bca1127f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aceleci Sincabın En Güzel Günü - Öykü Çemberi 9</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a76df6-3284-4ccc-ade6-9c32f68673da.jpg</image:loc>
            <image:title>Badem Gözlüm - Öykü Çemberi 10</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb8f8cf-5fff-4c18-83fe-a31090e4dfcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dans Eden Arılar - Öykü Çemberi 6</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fde9eb9-def0-4713-8063-a3b6bea31081.jpg</image:loc>
            <image:title>Nadide Bir Goncadır Enginar</image:title>
            <image:caption>Aslında bir çiçek olan enginar hakkında ne biliyoruz? Peki, neredeyse tüm medeniyetlerde, mitolojilerde kutsal görülen nar hakkında? Domates sosuyla yatıp kalkan İtalyanların domatesle ancak Osmanlı’dan sonra tanışabildiklerini biliyor muydunuz? Sağlık için tehlikeli olduğu düşünüldüğünden patlıcan ekiminin ve yenmesinin İngiltere’de bir süre yasaklandığını? Sırf bir sineğin yokluğu yüzünden incirin her yerde meyve vermediğini? Kıtlık zamanı kurtarıcı haline gelen patatesin uzun süre şekli şemali yüzünden mutfaklara giremediğini? Artun Ünsal, Nadide Bir Goncadır Enginar’da meyve ve sebzelerin renkli dünyaları arasında keyifli bir yolculuk yapıyor: Etimolojiden ve mitolojiden yararlanarak âdeta bir dünya tarihi panoraması sergiliyor, doğru bilinen yanlışları düzeltiyor, yepyeni bilgiler sunuyor, aralara lezzetli tarifler serpiştiriyor. Ayrıca Türkiye’de zeytinciliğe ve zeytinyağı üretimine de yakından bakıyor. Tüm bunların yanında okuru elinden tutup bir çarşı pazar turuna çıkararak, geçmişten günümüze buralardaki rengârenk ortamları sergiliyor. “(...) yiyeceklere dair çeşitli gazetelerde ve dergilerde yayımlanmış (...) yazılarım da bir araya gelmek için bir kenarda beni bekleyip duruyordu yıllardır. Sadece onlar mı? Katıldığım çeşitli toplantılarda sunduğum bildiriler, raporlar da şöyle bir gözden geçirilmeyi, genişletilip ya da kısaltılıp, sonuçta bir kitap donunda daha kalıcı bir hale gelmeyi de hak ediyorlardı sanırım.” ARTUN ÜNSAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb09e2c-2bf4-42f3-aef0-1d396d8cb4c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dinozor Resim Yapmak İstemiyor - Öykü Çemberi 5</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df5fe413-12f6-468c-8926-d0c17d86c3c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile İçinde</image:title>
            <image:caption>Evlerimizde bir arada ama yalnızız. Birbirimizin dertleri karşısında sağır, hakikat karşısında körüz. Aile olmayı unutmuşuz. Dünya ve ahiret saadetinin kaynağı olabilecek yuvalarımızdan çatırtılar geliyor fakat dönüp bakmıyoruz yaranın, hasarın nerede olduğuna. Modern çağın uğultusu bastırıyor tüm sesleri. Aile ocağımızı ihmal edip lüzumsuz pek çok şeyin peşinde vakit ve nakit harcıyoruz. 
Her şeyin fiyatını öğreniyoruz da değerini pek bilmiyoruz sanki. Oysa en değerli şeyler para ile ölçülemeyenlerdir; huzur, ahlak, mutluluk, sevgi ve aile ortamı gibi. 
Gelin, biraz düşünelim, Aile İçinde hep beraber. Nefsimize mağlup olup kaybetmeyelim en kıymetlilerimizi. Tam aksine onların değerini idrak edelim. 
Başka kimimiz var ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8338e362-0bf7-4a47-8edf-20b5a8d69a19.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatil Bitti Kırlangıçlar Nereye Gitti - Öykü Çemberi 8</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c467267e-f274-4189-85c2-4b92d70df3fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusufun Çiçekleri - Öykü Çemberi 7</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f0b8715-38d6-42c7-9af7-82281273865f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıplamaktan Yoruldum - Öykü Çemberi 4</image:title>
            <image:caption>Öykü Çemberi setinde yer alan kitaplar, okul öncesi çağındaki çocukların değerler eğitimine katkıda bulunuyor. Farklı kavramları yalın bir dille ele alan bu öyküler, eğitimcilerin ve ebeveynlerin çocuklarıyla diyalojik okuma yapması için 200’ü aşkın etkinlik önerisi içeriyor.
 
Öykü Çemberi’nin her bir kitabında okuru, çocukların karakter gelişimini doğrudan etkileyen bir değerin akılda kalıcı bir hikâye ve olağanüstü ahenkli resimlerle sunulduğu eğlenceli dakikalar bekliyor.
 
Öykü Çemberi – Etkinlikli Okul Öncesi Öykü Seti, edebi ve görsel niteliği yüksek toplam on öykü kitabından oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fa086e6-2c4c-49b1-978e-ffe99ceb0ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Otu - Öykü Çemberi 2</image:title>
            <image:caption>İki köyün halkı önce kavga etmiş, sonra da birbirlerine küsmüş. Hem küsmüş hem de aralarına duvarlar örmüş. O duvarların arasında bir Canavar Otu büyümüş.
Defne, büyük bir dikkatle Tepeköylüleri izliyordu. Ovaköylülerle aralarında pek bir fark yoktu. Naziktiler... Çalışkandılar... Onları sevmişti.
Ovaköylüler ve Tepeköylüler, ayrılığın değil birliğin, kavganın değil sevginin hakim olduğu bir dünya kurabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7225bd30-9280-49b3-a9d7-3c83dda2496c.jpg</image:loc>
            <image:title>Evim Evim Güzel Evim - Öykü Çemberi 1</image:title>
            <image:caption>Kaplumbağa, bir sabah uyandığında çevresinde bir tuhaflık olduğunu fark etti. Kunduz ailesinin yanına gidince anladı ki dün gece bir deprem olmuştu. &quot;Vah, vah, vah! Kunduzlar yaz boyunca nasıl da canla başla çalışmıştı… Şu hale bakın, bir anda nasıl da her şey değişti.&quot; Ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlardı ve umutlarını yitirmek üzereydiler ki... Kahramanlarımızın bu sorunu nasıl çözümlediklerini keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f76612-4582-48d1-b24a-5e52137295d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpicik ve Farecik - Öykü Çemberi 3</image:title>
            <image:caption>Kirpicik, bahçeye çıkmak için can atıyor ve kediden hiç korkmuyordu. Farecik ise kediden çok korkuyor ve yuvasındaki emanetleri düşünüyordu.
&quot;Aa! Farecik! Neden böyle titriyorsun?&quot;
&quot;Su içmeye gidecektim ama... Şu kediye baksana!&quot;
Bahçe günlerce sulanmadı, Farecik&apos;i bir düşüncedir aldı. Peki ama sorun kedi değilse neydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb32be80-3a2e-4078-92f5-a3a038f130f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş</image:title>
            <image:caption>Hepsi hayatta kalmak içindi… 
 
Beş yaşında küçücük bir beden kanserin pençesine yakalanmış, yavaş yavaş ona teslim olmaktadır. 1980’li yılların ikinci yarısı... Tıp, teknoloji bugünkü kadar gelişmiş değil. Üstelik Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeyseniz, üstelik bir kasabada çok sınırlı imkânlarla yaşayan bir anne babaysanız, evladınızı bu amansız pençeden nasıl kurtaracaksınız? 
 
Mehmet Gani Bey ve Miyase Hanım, yaralar kalbine ve diline dahi ulaşmasına rağmen asla Allah’a isyanda bulunmayan, sadece, “Seni anamam” kaygısıyla hastalıktan kurtulmak için dua eden Eyüp Peygamber’i ve onun sabrını önlerine koydular. Bu ağır sınavı canla başla kabul ettiler, “Emanet Allah’ın” diyerek evlatlarını başlarının üzerinde taşıdılar. 
 
On dört yıl süren bu uzun yolda dostları, akrabaları, iş arkadaşları, mahallenin esnafı, hemşerileri, tanıdık tanımadık herkes var güçleriyle onların yanında olacak, bu küçücük bedene ellerinde avuçlarında olan her şeyle, dostluklarıyla sahip çıkacaklardı. 
 
Dostluğu, dayanışmayı, zor zamanda birbirinin yanında olmayı, samimiyeti, kendinden başkalarına da değer verebilmeyi, inancı özellikle günümüzde, içinde bulunduğumuz koşullarda yeniden hatırlayacağınız bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c214d6-2e7a-44a7-a503-9116873ddff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Efe</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin’in günümüzde bile eskimeyen, edebiyatımıza önemli katkılar sunan Aleko, Nasihat, Yalnız Efe, Antve Topuzadlı öyküleri sizler için tek bir kitapta topladık. Okurken güzel vakit geçirecek ve aynı zamanda hem tarihimizle hem de bugünlerimizle ilgili bilgiler edineceksiniz. 
 
Ömer Seyfettin, 28 Şubat 1884 tarihinde Balıkesir&apos;in Gönen ilçesinde doğdu. Öğrenimine Gönen&apos;de başladı. İzmir&apos;de (1903-1910) teğmen, sonra Rumeli&apos;de (1908-1910) üsteğmen olarak görev yaptı. Askerlikten ayrılıp Selanik&apos;e geldi. Genç Kalemler dergisinde yazmaya başladı. Yunanlıların elinde bir yıl esir kaldı. Esareti sırasında öykü yazmaya devam etti. Bunları Halka Doğru, Türk Yurdu gibi dergilerde yayınladı. Eserlerinden bazıları şunlardır: Kahramanlar, Bomba, Harem, Yüksek Ökçeler, Pembe İncili Kaftan, Kaşağı, Yüzakı, Yalnız Efe, Falaka, Aşk Dalgası, Beyaz Lale, Gizli Mabet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec9647ac-9971-4e8d-890e-1a252cf3803a.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Bir Mert</image:title>
            <image:caption>Okyanusun ortasında; uzayan harflerle, kocaman hecelerle 
boğuşan bir çocuk kaptanın hikâyesi… 
Okyanusun ortasında; uzayan harflerle, kocaman hecelerle 
boğuşan bir çocuk kaptanın hikâyesi… 
 
 
“Ben acayip bir çocuğum. Öyle değil mi?” 
Birden oluverdi. Birden söyleyiverdi. Bu gerçekten olmuş muydu? 
Çok utanıyordu. Gözlerini lülelerinin arkasına sakladı. 
“Evet, sen çok acayipsin.” dedi babası. 
“Sen acayip güzel resim çiziyorsun!” 
“Acayip iyi bisiklet biniyorsun!” 
“Acayip sevgi dolu bir çocuksun!” 
“Hatta acayip komiksin, beni çok güldürüyorsun!” 
“Acayip güçlüsün, sarılınca beni düşürüyorsun.” diye ekledi annesi “Pekiii,” dedi Mert, “Acayip de tembel miyim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7a923ef-eb68-44c2-b75f-2fa93c788b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kibarlık Budalası</image:title>
            <image:caption>Kibarlık Budalası, ( Le BourgeoisGentilhomme) Molière’inoyun ile baleyi karıştırarak yazdığı, beş perdelik, seyirlik bir tiyatro oyunudur. Bu oyunun yazılmasını, XIV. Louis istemiştir. Molière bu oyununun ilk temsilini 14 Ekim 1670 yılında, Fransa Kralı XIV. Louis’in önünde yapmıştır.  Molière; oyunun baş karakteri olan “Mösyö Jourdain” rolünü canlandırmıştır.
 
1670 yılında kaleme alınan bu oyun; gülmece türünde olup, başta Paris olmak üzere,  Fransa’nın bir çok bölgesinde yaşanan; hem sosyal alanda asilzadeliğe yükselmeye çalışan burjuva sınıfını, hem de çevrelerinde kendileri gibi olmayan insanları hor gören asilzade sınıfını hiciv etmektedir. Her ne kadar oyun nesir olarak yazılsa da bale kısımlarının başlarında şiir türüne de geçişler yapılmıştır. 

Varlıklı bir orta sınıf adamı olan Mösyö Jourdain’in tek hedefi bir asilzade olmaktır. Soyluların bulunduğu statüye geçmek için elinden geleni yapar. Ayrıca, hedeflerinin arasında; soylu ve dul bir kadın olan Markiz’i baştan çıkarırken, aynı zamanda kızını da bir asilzade ile evlendirmektir. Olaylar Jourdain, dostu Kont, karısı, kızı ve hizmetçisi arasında, gülünç bir şekilde meydana gelmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5109a761-931c-4ba8-b2fc-579ab1cb4260.jpg</image:loc>
            <image:title>Antigone</image:title>
            <image:caption>Polyneikes ve Eteokles’in taht kavgasında her iki kardeş de ölmüştür. Tahta geçen amcaları Polyneikes’in gömülmesini ve onun için yas tutmasını yasaklar. Antigon, buna karşı çıkar ve amcasının yasağını tanımaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14dccf5-9923-41a7-bf6a-438bba02d93e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Dili</image:title>
            <image:caption>Beden Dili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb9d686-f348-4f2b-9627-5b52931787ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Cimri</image:title>
            <image:caption>Cimri (L’Avare); Fransız komedi yazarı Molière tarafından 1668 yılında yazılmış 5 perdelik bir oyundur. 

Molière, Cimri adlı eserinde, Paris burjuvasının para tutkusunu öne çıkarmaya çalışmak istemiştir. Parisli zenginlerin, para hırsları üzerine yazılmış olan oyun, kara mizah şeklindeki ağır bir hicivdir.  Para karşısında özgürlüğünü yitirip kendisine bile yabancılaşan insanlar konu edinir.  Harpagon karakteri de; cimri bir adamın para hırsı yüzünden düştüğü gülünç durumları biraz da ders çıkarılacak şekilde anlatmaktadır. 

1668 yılında PalaisRoyal’de oynanan ilk oyundur ve Molière bu ilk sahnede HArpagon rolünü oynamıştır. Cimri; Türk Edebiyatı’na çevrilen ve adaptesi yapılan ilk batılı eserlerden biridi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d4aae66-2421-45f6-acc9-2c704cc4a1e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe İncili Kaftan</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin’in günümüzde bile eskimeyen, edebiyatımıza önemli katkılar sunan Primo: Türk Çocuğu, Pembe İncili Kaftan, Başını Vermeyen Şehit, YüzakıveZeytin Ekmekadlı öyküleri sizler için tek bir kitapta topladık. Okurken güzel vakit geçirecek ve aynı zamanda hem tarihimizle hem de bugünlerimizle ilgili bilgiler edineceksiniz. 
 
Ömer Seyfettin, 28 Şubat 1884 tarihinde Balıkesir&apos;in Gönen ilçesinde doğdu. Öğrenimine Gönen&apos;de başladı.İzmir&apos;de (1903-1910) teğmen, sonra Rumeli&apos;de(1908-1910) üsteğmen olarak görev yaptı. Askerlikten ayrılıp Selanik&apos;e geldi. Genç Kalemlerdergisinde yazmaya başladı.Yunanlıların elinde bir yıl esir kaldı. Esareti sırasında öykü yazmaya devam etti. Bunları Halka Doğru, Türk Yurdu gibi dergilerde yayınladı. Eserlerinden bazıları şunlardır: Kahramanlar, Bomba, Harem, Yüksek Ökçeler, Pembe İncili Kaftan, Kaşağı, Yüzakı, Yalnız Efe, Falaka, Aşk Dalgası, Beyaz Lale, Gizli Mabet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a72ba79-56de-4dbe-8f86-3859694f8b04.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşağı</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin’in günümüzde bile eskimeyen, edebiyatımıza önemli katkılar sunan Bahar ve Kelebekler, Kaşağı, Kurbağa Duası, Antiseptik, Bir Hatıra, Külah ve Kütük adlı öyküleri sizler için tek bir kitapta topladık. Okurken güzel vakit geçirecek ve aynı zamanda hem tarihimizle hem de bugünlerimizle ilgili bilgiler edineceksiniz. 
 
Ömer Seyfettin, 28 Şubat 1884 tarihinde Balıkesir&apos;in Gönen ilçesinde doğdu. Öğrenimine Gönen&apos;de başladı. İzmir&apos;de (1903-1910) teğmen, sonra Rumeli&apos;de (1908-1910) üsteğmen olarak görev yaptı. Askerlikten ayrılıp Selanik&apos;e geldi. Genç Kalemler dergisinde yazmaya başladı. Yunanlıların elinde bir yıl esir kaldı. Esareti sırasında öykü yazmaya devam etti. Bunları Halka Doğru, Türk Yurdu gibi dergilerde yayınladı. Eserlerinden bazıları şunlardır: Kahramanlar, Bomba, Harem, Yüksek Ökçeler, Pembe İncili Kaftan, Kaşağı, Yüzakı, Yalnız Efe, Falaka, Aşk Dalgası, Beyaz Lale, Gizli Mabet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d844b71-862d-4588-a342-48eb9f8e2b2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğimin Sesi Yeter Bana</image:title>
            <image:caption>Aslında ; 
Hepimiz aynı şeyi istiyoruz ve bekliyoruz. 
Ne mi? 
Bir yudum sevgiyi, saygıyı 
SEVGİ sözcüğünü, güzel sözcükleri çok görüyoruz, bazen okuyoruz. Ama ego mudur nedir, sevgi sözcüğünü kullanmıyoruz, saygıyı bilmiyoruz. PAYLAŞMAK zaten hak getire, onu da bilmiyoruz. Nedir öyleyse? 
Ne istiyoruz birbirimizden? 
Beklentimiz ne bu yaşamdan? 
Birbirimize can, yoldaş, arkadaş, kardeş olamadığımız, birbirimize ihanet ettiğimiz sürece neyi bekliyoruz? 
Neyin peşindeyiz? 
Hepimiz aynı şeyi diliyoruz. UMUTLA bekliyoruz. Ama hep karşıdan... 
...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203fcdcc-092e-4dd5-b892-2f92ccbad95b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Berkyaruk Devri Selçuklu Tarihi</image:title>
            <image:caption>Selçuklu tarihçileri, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun tarihini; Kuruluş Devri (945-1040), Birinci İmparatorluk Devri (1040-1092), Fetret - İntikal Devri (1092-1118) ve İkinci İmparatorluk Devri (1118-1157) şeklinde dört döneme ayırırlar. 

Bu çalışmada Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun, Sultan Melikşah’ın ölümünden Muhammed Tapar’ın cülûsuna kadar devam eden ve Fetret Devri olarak bilinen Sultan Berkyaruk Dönemi tetkik edildi. Nizâmülmülk ve Sultan Melikşah’ın art arda vefatıyla başlayan taht kavgalarının bütün şiddetiyle devam ettiği, Hasan Sabbâh’ın fedaileri vasıtasıyla gerçekleştirdiği Bâtınî cinayetlerinin yaygınlaştığı, Haçlıların Anadolu, Suriye ve Filistin şehirlerinde siyasî hâkimiyet tesis ettiği, emîrlerin  ve atabeglerin sonu gelmeyen ihtirasları ve diğer bazı sebeplerle merkezî otoritenin sarsıldığı bu dönemin önemli siyasî, içtimaî ve iktisadî hadiseleri yanında Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nu inhitat ve inkıraza sürükleyen sebepler, devlet teşkilatı, Sultan Berkyaruk devrinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun Abbâsîler, Karahanlılar, Gazneliler, Harezmşahlar ve Türkiye Selçukluları ile olan münasebetleri Arapça - Farsça  orijinal kaynaklara dayanarak ve daha önce bu konuda  yapılmış  çalışmalar da değerlendirilmek suretiyle ele alınmıştır.           

Türkiye’de Sultan Berkyaruk hakkında yapılmış ilk monografi olma özelliğine sahip bu eserin Selçuklu tarihçiliğine önemli katkı sağlayacağını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea2cc99d-b753-451a-b4b3-209ce0fc3f54.jpg</image:loc>
            <image:title>Hristiyan Dünyası ve Moğollar</image:title>
            <image:caption>Cengiz Han’ın liderliğinde Asya’yı ve İslam dünyasının önemli bir kısmını yerle bir eden Moğollar, Hristiyan Avrupa için hem gün geçtikçe yaklaşan bir tehdit unsuru hem de ezeli düşman Müslümanlara zarar vermeleri nedeniyle önemli bir müttefik haline gelmişlerdi. Hristiyan dünyanın liderleri “Düşmanımın düşmanı dostumdur” prensibiyle Moğolları hem siyasi hem de dinî anlamda kendi yanlarına çekmeye çalışmışlardır. Bu çalışmaları en çok misyoner Hristiyan keşişler vasıtasıyla yapmışlardır.

Misyoner Hristiyan keşişler; Moğollarla nasıl diplomatik ilişkiler kurduklarını, bu ilişkileri canlı tutmak için ne gibi faaliyetlerde bulunduklarını ve bu çabaların sonuçlarını kaleme aldıkları seyahatnamelere kaydetmişlerdir. Orta Çağ’da Doğu ve Batı medeniyetlerinin etkileşimi üzerine yaptığı çalışmalarla göz dolduran Doç. Dr. Murat Tural, Hristiyan Dünyası ve Moğollar adlı eserinde, bu seyahatnameleri ve diğer birincil tarihî kaynakları detaylı bir araştırmayla harmanlayarak tarihin hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz bu döneminin üzerindeki sis perdesini aralamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d103b5-ed22-4ea5-825a-b7d86a9f7602.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Muhtıranın Son Yaprakları</image:title>
            <image:caption>“Geçen gün sabahleyin, baharın en güzel göründüğü bir zamanda kırlara çıktım. Öteden beri bana güzel olarak tavsiye ettikleri ağaçları hoş bulmaya, toprakların üzerinde güneş ışığından doğan buharların havai girdaplar oluşturarak oynaştığını bir güzellik düşkünü gibi seyretmeye çalıştım. Şairlerin çiylerle süslü buldukları otları oynaşarak koparan keçileri, kuzuları uzun uzun seyrettim. 
 
Kısaca doğayı süsleyen her şeyi beğenmek, onları seyretmekten tat almak üzere saatlerce oyalandım; ama insanların bunlara niçin hayran olduklarını anlayamadım. Şaşıyorum. İnsanlar mı hayallerine aldanmışlar yoksa ben mi çıldırıyorum?” 
 
Halid Ziya’nın 1888’de “Küçük Kitaplar” üstbaşlığıyla müstakil olarak yayımladığı “Bir Muhtıranın Son Yaprakları” ve 
 
“Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası”, dönemin sanatçı dünyasına ve aile hayatına dair ustaca gözlemler içeriyor. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, 
 
iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6040de1-4ddf-4621-b116-422908d5aa48.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadigarlarım</image:title>
            <image:caption>“Derler ki sevda insanın ahlakını düzeltir, 
 
yanıltsa bile sevelim: Mademki insanız! 
 
Of! Böyle boş işlerle uğraşmak da 
 
hoşa gitmiyor ama zamanın mecburiyetlerine uymak lazım geliyor. 
 
Bir gün olur da şu arzular defterimi bir gözden geçiren bulunursa, insanın değilse bile, benim insani hissiyatımın suretini görmüş olur. O okurdan şunu rica ederim ki yazılarımı düşünmeye layık bulursa gerçekleştireceği değerlendirmede vereceği kararı sırf kendi vicdanı olarak kabul etsin... Kendi vicdanında bulduğu hükmü benim vicdanımda da beyhude aramasın...” 
 
Zehra ve Karabibik yazarı Nabizade Nâzım&apos;ın bu kitabı, modern edebiyatımızda eşcinselliğin görünür olmaya başladığı en önemli ve etkileyici metinlerden biri. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, 
  iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc8e5b31-78f7-4ee8-b67a-803d31ac458c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kira Sözleşmelerine Dayalı Tarımsal Faaliyetlerin Muhasebeleştirilmesi</image:title>
            <image:caption>1.      TARIM, TARIM İŞLETMELERİ VE TARIMSAL FAALİYETLER 
2.      TARIMSAL FAALİYET MUHASEBESİNE GENEL BİR BAKIŞ 
3.      VERGİ USUL KANUNU’NA GÖRE TARIM ÜRÜNLERİNİ VERGİLEME VE MUHASEBELEŞTİRME ÖZELLİKLERİ 
4.      BOBİ FRS’YE GÖRE TARIM ÜRÜNLERİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ ÖZELLİKLERİ 
5.      KİRA SÖZLEŞMELERİNE DAYALI TARIMSAL FAALİYETLERİN BOBİ FRS VE VERGİ MEVZUATINA GÖRE MUHASEBE ÖZELLİKLERİ VE MUHASEBE KAYITLARI 
6.      KİRA SÖZLEŞMESİNE DAYALI MEYVECİLİK SEKTÖRÜNE YÖNELİK BİR ÖRNEK UYGULAMA: BOBİ FRS VE VUK KARŞILAŞTIRILMASI 
7.      SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f52c6a4-fc44-4c6d-8475-c64bd56f3c66.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli İbram Divanı</image:title>
            <image:caption>Fabrikanın bacasının tüttüğü ilk gün başladılar can almaya. Dişlerine kan değmiş kurt sürüsü gibi denize daldılar. Yaş almış demediler, küçük demediler, yavrulama zamanı demediler. Köstence’nin göğü yağ kokusuyla doldu. İnsanlar öğürerek gezer oldu. Süngüyle vurmak başka ama tüfekle avlanmak dayanılır değildi. O tarraka, o gümbürtü! Dağlara kaçtım kaç defa. Mağaralara girdim. Solucanlarla çıyanlarla geçirdim günlerimi. Ama sabah olup gün doğunca o sesler yine her yanı tutuyordu. 
 
 
Deli İbram Divanı, öykücülüğümüzün yaşayan büyük ismi Ahmet Büke’nin romanda da ne kadar mahir olduğunu gösteren, uzun yıllar akıllarda kalacak, konuşulacak bir eser. Ege insanının doğayla, tarihle, efsanelerle beslenen hayatı, coğrafyamızın kangren olmuş adaletsizlik, gelir eşitsizliği sorunlarıyla harmanlanıyor, bir ada ve deniz hikâyesi olarak biçimleniyor. İzmir’in de yer yer karakter olarak belirdiği bir dönem romanı olan Deli İbram Divanı, deniz edebiyatımızın klasikleri arasına girmeye aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7651b70-8c3b-417b-aec1-7d995e5796d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamansal Macera</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, yirminci yüzyıla kadar felsefe tarihinde çok da önemsenmeyen, kenarda bırakılan hadise meselesine derin bir yaklaşım sunar. Beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan, âniden başa gelen, vukuundan sonra farkına vardığımız, öznelliğin tahakküm edemediği, bizi sarsan ve dünyamızı yeni baştan kuran hadiseler… Geçmişte genellikle nesne veya olgu kategorilerinde düşünülmüş ve bu şekilde kendilerine özgü fenomenlikleri yok sayılmıştır. Son yüzyılda Nietzsche ile başlayarak birçok düşünürün elinde çağdaş felsefenin asli bir konusu haline gelen hadise, ayrıca tarih ve antropoloji gibi beşerî bilimlerin de temel mevzularından birisi olmuştur. Claude Romano’nun eserleriyle fenomenolojinin merkezinde de önemli bir yer tutmaya başlamıştır. Hadiseyi fenomenolojinin içinde hermeneutik bir bakış açısıyla ele alan Romano, hadisenin ışığında dünya, zaman, öznellik ve varoluşu yeni bir biçimde anlamaya girişiyor. Hadisenin tecrübesinin Husserl ve Heidegger’in çizdiği fenomenoloji içinde anlaşılamayacağından yola çıkarak fenomenolojiyi transendental çerçeveden uzaklaştırıp fenomenolojinin içinde “betimsel realizm” dediği bir yere varıyor. “Fenomenoloji transendental perspektifi terk ettiği takdirde neye dönüşebilir?” sorusunun peşinden giden kitaptaki üç makalenin ilk ikisi Romano’nun hadise kitaplarının birer özeti niteliğindeyken, son makale daha güncel bir eserindeki düşüncesini yansıtıyor. Kitabın son kısmında Romano’yla bu çeviri için yapılmış bir söyleşi yer alıyor. Ayrıca, “Sunuş” yazısıyla Cemal Kafadar hadiseye dair zihin açıcı ve özgün bir yaklaşım ortaya koyuyor. Çağdaş Fransız düşüncesinin önemli bir sesi olan Claude Romano kaleme aldığı ondan fazla kitabından dolayı 2020 yılında Felsefe Büyük Ödülüne (Académie française Grand prix de philosophie) layık görülmüştür. 

“Hadise/vak’a felsefesinin ne kadar çok boyutlu ve düşündürücü olduğuna dair bu ipuçları, meselenin dar anlamında felsefe-içi bir irdelemeyle sınırlı kalmaması, tarihçilerin ve sosyal/doğal bilim insanlarının da merak, ilgi ve tartışma alanına girmesi gerektiğini gösterir kanaatimce… Romano’dan bu çevirinin ne kadar büyük bir hizmet olduğunu söyleyerek durayım. Felsefe okurları kadar tarih okurları için de bu ufuk açıcı bir hadise. Yorucu ve eğlendirici okumalar dilerim.” 
Cemal Kafadar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bedb20a8-f4f4-4443-b4ca-441ecc11943d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Dünya adlı otelin lobisindesin. Valizin transfere hazır. Ağzı açık şimdilik. Ölüm Meleği, o yakışıklı bellboy gelince çekilecek fermuarı. Eylemler alta, niyetler üste kondu. İcabet ettiğin davetler ön gözde. Bak şurada gizli bir bölme var, rıza gömleğini oraya yerleştir, şükür yelpazeni bir de. Helal ettin tüm haklarını. Aferin, yoksa ağırlık yapacaktı sana. Var vaktin hâlâ, düşün ne koyabilirsin daha… 
 
Nuriye Akman’dan yaşlanmaya, yaş almaya dair bir dertleşme Yaşlı Şarkılar…Bahçedeki çınar ağacından başlayıp edebiyattan, sanattan beslenen ve en sonunda günlük hayatın gerçekliğine konan derin bir sohbet…Hüzünlü olduğu kadar da ağırbaşlı bir karşılama…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82c0c3e-ed10-4f68-8ac1-608b37a84187.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Tırmanış</image:title>
            <image:caption>“23 Mayıs 2019 tarihinde, Everest’in zirvesine ulaşabilen birkaç bin şanslı insandan biri oldum. Dünyanın en yüksek dağının zirvesinde durmak, doğanın hayranlık uyandıran kuvvetine şahit olmak insana kibrini unutturan bir tecrübe. 
 
Everest’e tırmanmak istememin birkaç sebebi vardı: iklim değişikliğinin yıkıcı etkisini göstermek için çevresel konulara odaklanmak, insanlara örnek olmak ve karşılaştığımız problemlere pratik çözümler aramak. 
 
Yaptığım yolculukla, doğaya verdiğimiz zararı gözler önüne sermek, kaleme aldığım bu kitapta ise hem zirveye çıkarken karşılaştığım zorlukları hem de gezegenimizi ve insanlığın geleceğini koruma konusunda hepimizin karşılaştığı zorlukları anlatmak istedim.” 
Hakan Bulgurlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0293c3-1d17-4ef9-96b7-c93b01fbe9de.jpg</image:loc>
            <image:title>Memluk Devleti&apos;nin Son Yılları</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Memluklar devri tarihçilerinden İbn İyas olarak bilinen Zeyneddin Muhammed bin Ahmed’in (öl. 1523 civarında) Bedâyiü’z-Zühûr fî Vekayi‘i’d-Dühûr adlı Mısır tarihinin dördüncü cildinin tercümesidir. Eser, Kansu Gavrî’nin saltanatı dönemine, 906-921/1501-1516 yılları arasında Memluklar Devleti’ne ışık tutmaktadır. Artık bu devirde Memluklar Devleti idarî, malî ve askerî bakımdan tam bir çöküntü içindedir. Sultan Gavrî, istemeyerek, ağlayarak sultan olmuştur. Defalarca memluklar tarafından isyanla tehdit edilmiştir. Ümit Burnu yolunun keşfi ve Portekiz tehdidi yüzünden baharat yolu işlememektedir. Devlet birkaç Portekiz gemisiyle baş edemez hâle gelmiş, Portekizliler Cidde’ye dayanmış, Kahire yönetimi Osmanlı Devleti’nden yardım istemek zorunda kalmıştır. Öte yandan Safevî Devleti, Memlukları da tehdit edecek şekilde hızla büyümektedir. Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasındaki rekabet, Sultan Gavrî’nin de kaderini tayin edecektir. 

İbn İyas, eserinde bütün bu siyasî ve askerî konuların yanı sıra, sultanın, büyük emirlerin, memurların günlük faaliyetlerini, tayin ve azilleri, idamları, insanların gündelik yaşantısını, emniyetle ilgili olayları, vergileri, fiyat hareketlerini, Nil’in taşma düzenini, hava durumunu, depremleri, salgın hastalıkları, hemen hemen tarihçileri ilgilendiren her şeyi nakletmektedir. Yazar, bir tarihçi olarak olaylara günü gününe yakından şahit olmuştur. Devri için en teferruatlı, sağlam kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/573a2108-7f0e-4491-afb6-01f50f172e38.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkili Öğrenme Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Üzücü başarısızlıklardan mı mustaripsiniz? 
Okuduklarınızı hatırlamak zor mu geliyor? 
Sıkılıp, dikkatiniz kolayca dağıldığı için çalışmayı ilk fırsatta bırakıyor musunuz? 
O halde Etkili Öğrenme Yöntemleri tam size göre.  
 
Dr. Barbara Oakley ve Olav Schewe de geçmişte öğrenme sorunları yaşadı. Fakat sonra her konuda uzmanlaşabilmelerini sağlayan yöntemler ürettiler. Sinirbilim ve bilişsel psikoloji konularına eğilen kitap, öğrenme yetinizi geliştirmeye yarayan hızlandırılmış bir ders niteliği taşıyor.  
 
Olav ve Barb öğrenme ile ilgili; öğretme, yazma ve araştırma ile geçen yılları boyunca birçok disiplinden uzmanlarla sağlam ilişkiler de tesis etti ve her bir savı öğrenmenin zorlu siperlerinde savaşan binlerce öğrencinin geri dönüşüyle yoğurarak önünüze getirdi. 
 
“Elinizdeki kitap işte bu yöntemleri en akıcı ve eğlenceli haliyle ele alıyor.  Okuyunca siz de denemek için sabırsızlanacaksınız.”  
-Dr. Eric Siegel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/805ffe94-1bc4-4e8e-8c6a-6a6446f72af9.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Filozofla Felsefenin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Hesaba çekilmemiş bir hayat yaşamaya değmez. 
Sokrat 
 
Etikten Metafiziğe, Görecelikten Postmodernizme, binlerce yıllık felsefi düşüncenin elli kilit akımı bu kitapla ayağınıza geliyor. Klasik düşünürler ve en çağdaş teorisyenleri tanıyacak; Aristo, Nietzsche, Marx ve Marcuse gibi dünyanın en büyük dehalarının başarılarını, sanki onlarla aynı dönemde yaşamış gibi deneyimleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0b7383b-9295-4ec1-a7b8-4e6f3d99edd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End - Kıyamet Meleği Cilt 17</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı ve Japon İmparatorluğunun vampirlerle savaşan Ay Şeytanları Bölüğüne katıldı. Tek istediği intikam almaktı ve şimdi en ön saflarda vampirlerle savaşıyor. 

Ferid’in kurtarılmasının ardından Yuiçiro ve arkadaşları Guren’in çocukluk yıllarını geçirdiği evde yeniden bir araya geliyorlar. Guren’in onlarla paylaşacağı korkunç bir sır var ve bu da Yuiçiro ve arkadaşları için zorlu bir mücadelenin başlaması anlamına geliyor. Bütün bunlar olup biterken Krul da vampirlerin yöneticisi ve ikinci sıradaki atası olan Urd Geales’in huzuruna çıkarılıyor ve o da kendi sırlarını ifşa etmeye hazırlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0b61f0-5103-4cf6-b888-9d27682cfc63.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Şehrin Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Kadim şehrin sır perdesi aralanıyor... Ceren, Ateş ve Kaan sıradan bir okul gününün sabahında, kendilerini okullar arası düzenlenen bir hazine avının içinde bulurlar. Görevleri İstanbul&apos;u keşfetmektedir! Önceleri bilgiye ve akıl yürütmeye dayalı eğlenceli bir yarışma olduğunu düşünseler de çok geçmeden yarışmanın sonunda gerçek bir hazine olduğundan şüphelenmeye başlarlar. Çünkü yapmaları gereken yalnızca zamana ve rakip okullara karşı yarışarak gittikçe zorlaşan şifreleri çözmek değildir; peşlerine düşen tuhaf ve kimi zaman tehlikeli insanlarla da başa çıkmaları gerekmektedir. Birbirinden oldukça farklı olan bu üç çocuk, kitapların desteğiyle İstanbul&apos;u keşfederken, kendilerini, yardımlaşmanın ve arkadaşlığın anlamını da keşfeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74429729-941f-42ac-b081-64393fa52fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzüyle Barışmak</image:title>
            <image:caption>Yeryüzüyle barışmak, günümüzde yeryüzüne ve insanlara karşı açılan savaşlara şahitlik etmektir. Aynı zamanda bu şahitlik dünyanın, toprağın, suyun, ormanların, tohumların, biyolojik çeşitliliğin ve insanların haklarını savunmak için verilen mücadelelerin hikâyelerini anlatır. Dünya merkezli bir ekonomi, politika ve kültüre doğru bir paradigma değişiminin neden hayatta kalmak için tek şansımız olduğunu ana hatlarıyla açıklar. 
 
Neoliberal ekonomik küreselleşme modeli, başka bir alternatifin olmadığı varsayımına dayanır. Ancak alternatifler her yerdedir. Yerli kültürlerde ve yerel ekonomilerde, insanların hayatlarını tehlikeye atarak savundukları alternatifler bulunmaktadır. Petrol zirvesine ve iklim değişikliğine yanıt olarak, özellikle kapalı ekonomiyle karşı karşıya kalan yerlerde yeni alternatifler ortaya çıkmaktadır. 
 
Yeryüzüne karşı olan bu savaş, ekolojik ve etik sınırlara saygı duymayan, eşitsizliği, açgözlülüğü, adaletsizliği ve ekonomik toplanmayı ön planda tutan bir ekonomiden kaynaklanmaktadır. Doğaya olan bağımlılık ve sömürünün yoğunluğu artarken ve Oikos, yani evimiz, gezegenimiz hem ekonominin hem de ekolojinin temeliyken artık zihinlerimiz ekonomi ile ekolojiyi ne yazık ki birbirinden ayırmıştır. 
 
Yeryüzüyle barışmak bütün bu nedenlerle bir sonuç değil aslında dünyanın pek çok yerinde hayata geçmeye başlamış modellerle yeni bir başlangıçtır. Barış ancak ona tutunan, toprağına, tohumuna sahip çıkan, sömürüye direnen, adaletsizliği kabul etmeyen yeni dünya insanlarının omuzlarında yükselecektir. Bu mecburi bir harekettir. Yeryüzüyle barışmak bizim için köprüden önce son çıkıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9eb287d4-7eb4-4c83-891f-cdffef7ce2cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen İstedin</image:title>
            <image:caption>“Bedenim artık bana ait değil” 
 
Emma O’Donovan on sekiz yaşında, güzel, korkusuz ve mutlu bir kızdı. Bir gece arkadaşlarının evinde verilen bir partiye gitti. Etkilemek için ne gerekiyorsa yapacağı herkes oradaydı. Tüm gözler Emma’nın üzerindeydi ve… 
 
Ertesi sabah ailesi onu kendi evlerinin verandasında baygın hâlde buldu. Neler olduğunu, oraya nasıl geldiğini ya da niye bu kadar canının yandığını hatırlayamıyordu. Fakat fotoğraflar vardı. Kasabanın en sevilen kişilerinin de içinde olduğu, fazlasıyla ayrıntılı ve asla unutamayacağı fotoğraflar. 
 
Artık bir hiçti. Sürtüğün tekiydi. Utanç kaynağıydı. Tanıdığı herkesin Emma hakkında söyleyecek bir şeyleri vardı. Bu kâbustan asla uyanamayacaktı. 
 
“Sanki kalemle değil neşterle yazılmış.” —Jeanette Winterson 
 
“İnsanın acımasızlığının ve kadınların cinsiyetçi toplumsal davranışlarla desteklenen suçluluğu nasıl içselleştirdiğinin rahatsız edici bir açıklıkla çizilmiş portresi.” —Publishers Weekly 
 
“Cesur olun, yetişkinler. O’Neill’ın ikinci romanı korkutucu olabilir ama fazlasıyla gerekli. Gençler kitabın acımasız gerçekliğini anlayacak ve bir çırpıda bitirecekler – gerekirse size rağmen.” —Jeff Giles 
 
“Günümüzün tecavüz kültüründe mutlaka okunması gereken bu roman, O’Neill’ın ilk (ve aynı derecede feminist) romanı Kusursuzlar’ın izinden gidiyor.” —HelloGiggles 
 
“O’Neill’ın anlatımı, Emma’nın acısını tasvir ederken çok cesur, hassas, yürek parçalayıcı ve aşırı gerçek. Bu güçlü kitap konuşulmak istiyor. Bitirdikten çok sonra bile okurun aklından çıkmayacak.” —Worlds of Words 
 
“Zihinlere kazınacak görüntüler, zorlu bir konu ve ne yazık ki fazlasıyla gerçekçi bir son.” —Common Sense Media 
 
“Kim bu Louise O&apos;Neill? Bilgilerinizi tazeleseniz iyi olur çünkü yakında herkes onu konuşmaya başlayacak. Gerçekten bir şeyleri değiştirebilecek olan cesur, komik ve feminist yazar.” —Bustle 
 
“Louise O&apos;Neill yaşayan en iyi genç yetişkin kurgu yazarı.” —Guardian 
 
“Bu kitabın kapağını kapadığınızda mutlu değil öfkeli hissedeceksiniz ama öfke, çaresizlikten daha sağlıklı bir duygudur. Siz de benim gibi bir ebeveynseniz, kızlarınıza bu kitabı almanızı tavsiye edebilirim ama oğullarınıza almanız için yalvarmam daha iyi olabilir... Genç kadınlar bu kitapta olanları zaten biliyor. Asıl okuması gereken odadaki diğer insanlar.” —LitReactor 
 
“Cinsel rıza meselesine dair yürek parçalayan bir roman.” —Sarah Gilmartin 
 
“O&apos;Neill’ın anlatımı insanın içine işliyor ve size küçük, acımasız iğnelerle saldırıyor.” —The F Word 
 
“Heyecan verici bir roman… Sıradan bir kurgunun çok ötesinde.” —Deirdre Reynolds 
 
“Yetişkin okurlar kadar yetişkinliğe adım atmak üzere olan gençlerin de ilgisini çekecek güçlü bir uyarı hikâyesi.” —Booklist 
 
 
• Amerikan Kütüphane Derneği, 2017 Michael L. Printz Onur Ödülü 
• School Library Journal, 2017 En İyi Kitap 
• New York Halk Kütüphanesi, 2017 En İyi Kitap 
• Bustle, 2017 En İyi Genç Yetişkin Romanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b27a3fc2-2632-4553-80e3-3773c897f6e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Solo ve Fısıltı</image:title>
            <image:caption>Tuba Kumaş’ın sadeliğiyle büyüleyen anlatımı, Berk Öztürk’ün insanı içine çeken çizimleriyle Solo ve Fısıltı, yalnızlık, utangaçlık, suskunluk gibi konuları ele alan altı kısa öyküden oluşuyor. 
Gerçek ve gerçeküstünün iki elinden tuttuğu her bir öykü, çocukluk çağından başlayarak hayatın her alanında yüzleşebileceğimiz duygularla, bizi içimize döndüren bir yolculuğa çıkarıyor. 
Eşyayla dolu evlerin arasında kendi varlığımızı bulmaya, gülümsemeyi öğrenmeye, yalnız olmadığımızı hissetmeye ve diğer pek çok şeye dair umut aşılayan bu özlü öyküler, okumayı bilen herkes için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33426102-ffb8-4ca7-828b-2b0c2dd88353.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirte Kıyısı</image:title>
            <image:caption>İki düş-ülke arasında yüzyıllardır süregelen alegorik bir savaş ve ülkeleri birbirinden ayıran, her an köpürmeye namzet bir deniz...
İlan edilmiş ancak belirsizliklere gebe mütereddit bir ateşkes neticesinde çöken durgunluğun özümsenişinin, bir gözlem kulesinin heybetli suskunluğunun seyridir Sirte Kıyısı.
Yayınlandığı yıl Julien Gracq&apos;a reddedeceği Goncourt Ödülü&apos;nü kazandıran bu lirik ve gerçeküstü anlatı, edebiyat otoritelerince İtalyan edebiyatının başyapıtlarından Dino Buzzati&apos;nin Tatar Çölü ile paralel bir okumaya tabi tutulurken; olay örgüsünü buhuruyla kaplayan sessiz atmosfer ve tedirgin bekleyiş; egzotikle sıradanın, uygarla barbarın, duyguyla aklın çelişkisinin &quot;büyülü tarihsel&quot; bir izdüşümünü yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3274d6f-5ba0-4578-8fa2-6afdc7411731.jpg</image:loc>
            <image:title>Destpêka Edebiyata Kurdî</image:title>
            <image:caption>Welê dixuye û tê zanîn ku xebat û tevgerên edebî yên Mehmed Uzun, bi qasî romannivîseriyê di warê lêgerîn û lêkolînên edebiyat û çanda kurdî de jî berbiçav in. Destpêka Edebiyata Kurdî, di warê lêkolînên edebiyata kurdî de gaveke hûr û kûr û nûjen e.
Mehmed Uzun di vê kurtelêgerê de, li ser edebiyat, nivîskar û şahîrên herçar parçeyên kurdistanê yên xuyayî û nexuyayî ne radiweste û bi zimanekî sade û herikbar yê edebî qala wan, xebatên wan û berhemên wan dike. Edebiyata Kurdî mixabin ku gelekî wext her êş û azar kişandiye û bêgav maye, lê belê tevî vê yekê hemû kesp û kosp, keft û leftên hewçend dijwar dane pey xwe û heya roja me hatiye û hêviyeke xurt bi xwe re aniye.
Destpêka Edebiyata Kurdî, heye ku mîna berhemeke kin û kurt bixuye; lê belê ew bi naverok û agahiyên ku di nava xwe de hewandiye, hêja û balkêş û dagirtiye. Ew dê bi van taybetmendiyên xwe her tim rewacdar be û herweha ew dê rê li ber nivîsar û xebatên akademîk yên edebiyata kurdî veke.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3351dc38-c628-42f0-b418-8f07931f2060.jpg</image:loc>
            <image:title>5 Parasız Silikon Vadisi</image:title>
            <image:caption>Yıllar boyu çaresiz hissettim. Reddedildim. Suratıma kapandı kapılar. Beş parasız kaldım. Depresyonla cebelleştim. 

Dipteydim. 

Şimdi ise ‘Silikon Vadisi’nde keyif aldığım bir yaşam, anlamlı bulduğum bir kariyer sürdürüyorum ve Türkiye’de kurduğum marka milyonlarca kişiye ulaşıyor. 

Biliyorum ki hepimizin “dipte” hissettiği zamanlar oluyor veya olacak. Ama tünelin sonunda bir ışık var. İnanın bana. Gelin, birlikte yürüyelim bu tünelde. Birlikte ulaşalım o ışığa… 

Yazar Emre Şimdi’nin kariyer yolculuğunu anlattığı kitabında karşılaştığı zorlukları ve “bu artık” son dediğinde nasıl baştan başladığını okuyacaksınız. 

Elma Yayınevi son kitabıyla keyifli ve anlamlı bir yaşam isteyen herkese sesleniyor.

Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3bf9750-3172-4d28-9dc8-2e891e768566.jpg</image:loc>
            <image:title>Ninemin Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Demir ve Derin birbirini çok seven ama ara sıra çekişen sevimli iki kardeş. Yaz tatili maceralarına da her sene bir yenisi ekleniyor. Üstelik bu yaz Hacer Nine’nin enfes börekleriyle bir yemek yarışmasına katılmasıyla heyecan ikiye katlanıyor… 

Kalbinizi ısıtacak unsurlarla örülü bu hikâyede Demir ve Derin kardeşlerle her şeyin doğal olduğu köy yaşantısını ve Hacer Nine’nin mutfağını 
tanıma fırsatı bulacaksınız.

Arkadaşlık, yardımlaşma, saygı, sevgi, güven gibi erdemlerin yanı sıra şımarıklık, kendini beğenmişlik, karamsarlık, merak gibi kavramların neler getirip neler götüreceğini eğlenceli bir şekilde öğrenecek, kitabın sonunda sizi bekleyen bir de sürprizle karşılaşacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08ae0155-e36b-4df1-944c-a1cdc1dab431.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Yum Gözlerini (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uykusu gelmiş, birbirinden sevimli hayvanlarla dolu bu kitabın sonuna kadar gözlerinizi açık tutmanız çok zor. Gözlerinden uyku akan kuzucuğu, battaniyesine sarılmış minik maymunu, el ele tutuşup uyuyan su samurlarını görünce siz de gözlerinizi yumup şöyle güzel bir uyku uyumak isteyeceksiniz. 
 
Haydi Yum Gözlerini, Bir Sevgi Masalı&apos;nın yaratıcılarından, okuyana tatlı rüyalar gördürecek bir uyku masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12b9020a-5ef5-4d10-98c1-93b767a98c9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tostos Dedesini Özlüyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Tostos’un en sevdiği arkadaşı dedesi, onunla oyunlar oynamaya ve keşiflere çıkmayı çok seviyor. Fakat bir gün, şiddetli bir fırtına çıkıyor ve dedesinden ayrı kalan Tostos onu çok özlüyor. Tostos, tıpkı şiddetli fırtına gibi, bu üzüntünün de hiç bitmeyeceğini hissediyor… 
Klinik psikolog Bahar Çakır’dan ölüm ve yas üzerine yazılmış iyileştirici bir hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7a85ce8-0122-47aa-ab00-a393b0ab00c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır Koymak, Huzur Bulmak</image:title>
            <image:caption>Mücadeleye son verin; ihtiyaçlarınızı dile getirin ve 
gerçekten kendiniz olmanın deneyimini yaşayın. 

Sağlıklı sınırlar. Hepimiz iş/hayat dengesini kurmak, zararlı insanlarla başa çıkmak, partnerlerimizle, ailemizle ve arkadaşlarımızla keyifli ilişkiler yaşamak için sağlıklı sınırlara sahip olmamız gerektiğini biliriz. Ama &quot;sağlıklı sınırların&quot; gerçek anlamı nedir? Nasıl ihtiyaçlarımızı başarıyla ifade edebilir, &quot;hayır&quot; diyebilir ve başkalarını gücendirmeden açık sözlü olabiliriz? 

Lisanslı bir danışman, popüler bir ilişki uzmanı ve Amerika&apos;nın en etkileyici terapistlerden biri olan Nedra Glover Tawwab, günümüz dünyasının bu karmaşık konusunu açıklığa kavuşturuyor. Kendinizle ilişkilendirebileceğiniz ve kapsayıcı bir dili olan Sınır Koymak Huzur Bulmak hayatın tüm alanlarında sağlıklı sınırlar koymanın basit ancak etkili yöntemlerini öğretiyor. Bilişsel davranış terapisiyle ilgili son araştırmalara temellenen ve bu terapinin en iyi uygulamalarını içeren bu kitapta öğretilen teknikler, ihtiyaçlarımızı açıkça tanımlamanın ve mahcup olmadan ifade etmenin yollarını gösteriyor. Karşılıklı bağımlılık, güç mücadeleleri, kaygı, depresyon, tükeniş ve daha birçok konunun ardındaki temel problemi ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6dfa696-0a0d-4c13-8f9f-aacbf178c614.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizlediğimiz Sırlar</image:title>
            <image:caption>OTUZDAN FAZLA DİLE ÇEVRİLEREK MİLYONLARCA OKURA ULAŞAN, SEKRETERLERİN CASUSA DÖNÜŞTÜĞÜ GERÇEK BİR HİKÂYE...
 
 
Aşk, görev duygusu ve büyük bir fedakârlık…
CIA, Sovyet Rusya&apos;da yaşayan insanların kalplerini ve zihinlerini
propagandayla değil, yirminci yüzyılın en büyük aşk hikâyesiyle, Boris Pasternak’ın şaheseri Doktor Jivago’yla etkiledi.
 
Soğuk Savaş&apos;ın zirvesinde, bir sekreter CIA&apos;deki daktilo ekibinden
çıkarıldı ve kendisine hayatının görevi verildi: Boris Pasternak’ın yazdığı Doktor Jivago kitabını, kimsenin yayımlamaya cesaret edemediği Sovyetler’den kaçıracak ve bu başyapıtın dünya çapında basılmasına yardımcı olacaktı. Bir yandan Amerika’da acemi Irina, gözalıcı ve sofistike Sally Forrester’ın kanatları altında casusluğun temellerini öğrenirken, başka bir tarihte Rusya’da Olga Ivinskaya, Pasternak ile fırtınalı bir ilişki yaşıyor, Jivago&apos;nun kahramanı Lara&apos;ya ilham oluyordu.
 
Bu iki kadının riskler ve entrikalarla dolu hayatı, Gizlediğimiz Sırlar’ın anlatısında örgü gibi birbirinin içine geçiyor. Lara Prescott ilk kitabında, sanat eserlerinin dünyayı değiştirebileceğine dair güçlü bir inanca sahip olduğunu gösterirken, edebiyat tarihinde Doktor Jivago gibi bir dönüm noktasının arka planına tarihi detaylara sadık kalarak ışık tutuyor.
 
“Kalbinizde derin izler bırakacak sekreterlerin yer aldığı
muhteşem ve romantik bir şölen.”
New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dd1d23f-3e7c-438d-b814-68d62c0f9c16.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bilim İnsanının Tutkulu Hikayesi - Bitkilerin Büyülü Dünyası</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar bitkilere benzer: Işığa doğru büyürler. Bilimi seçmemin nedeni, bana ihtiyaç duyduğum şeyi sunmasıydı. Bilim, bana kelimenin gerçek anlamıyla bir yuva sundu.”
 
Bir Bilim İnsanının Tutkulu Hikâyesi, Hope Jahren’ın hayatını adadığı çalışmalarını ve tüm çabasını anlamlı kılan sevgiye dair düşüncelerini içtenlikle paylaştığı, etkileyici bir otobiyografi. Yaşamını ağaçları, çiçekleri, tohumları ve toprağı inceleyerek geçiren bitkibilimci, tabiatın sunduğu büyüleyici güzellikleri keşfe çıkarken yüz yüze geldiği amansız hayatta kalma mücadelesini ve bu keşiflerden edindiği deneyimleri hikâyeleştirerek anlatıyor.
 
İnsanın doğayla olan bitmek bilmez mücadelesinde sıra, bitkilerin dilini öğrenmeye ve yeşil yaprakların, yüzyıllık ağaç gövdelerinin, toprağı kucaklayan köklerin anlatacaklarını dinlemeye geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fb1d96-806b-458f-af9e-5c51bb2a9edc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızların Sessizliği</image:title>
            <image:caption>Biz Ülkücüler belki birbirimizin yüzünü hiç görmedik. Fikirlerdi bizleri büyüten. Belki de hiç tanışmadık, Albayrak’tı bizleri yan yana koyan. Belki de isimlerimizi dahi yanımızdakilerini bilmenin ötesine gitmedi. Başbuğ Alparslan Türkeş’ti ortak adımız. Hissettiğimiz büyük aşktı ortak duygumuz; Vatan, Millet, Bayrak Aşkı... Aynı Ezandı doğduğumuzda kulaklarımıza okunan... Büyük bir huzurdu Şahadet şerbetini içmek için birbirimizle yarışmak ... Fedakârlığın en güzeliydi birbirimizin yerine Medreseyi Yusufiye’de çile doldurmak... Ulvi bir yüceliğin şiarındaydık “Komşusu aç iken tok gezen bizden değildir.” Hadis-i Şerif emri gereği yaşayarak... Bizi biz yapan bu hasletlerdi... Bu İmandı... Bu İnançtı... Bu Güvendi... Bu İdeal... Şeref ve Haysiyet duygusuydu... Bazen kişiler değil, anılar özlenir. Herkes zamanla yolculuk yapıyor aslında. Anılarıyla geçmişe, Hayalleri ile geleceğe... Kitabımda bahsedilen, Rahmet-i Rahman’a kavuşan isimsiz kahramanlara Cenab-ı Allah’tan rahmet ve mağfiret, yakınlarına sabr-ı cemil, halen yaşayan ve kitabımı onurlandıran saygıdeğer şahsiyetlere sağlıklı hayırlı ömürler diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5602fec4-416d-49ef-be2f-062989901adc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekinsiz Garabet</image:title>
            <image:caption>&quot;Elleri, kulaklarına âdeta yapışmış gibiydi ve gördüğü manzara karşısında kıpırdayamaz hale gelmişti. Artık, nefes alıp verdiğinden bile emin değildi. Soğuk havaya aldırış etmeyen kalbi, sıcacık kanını bütün hızıyla pompalamaya devam ediyor; kalbinin her atışı, şah damarında ve şakaklarında kendini hissettirerek soğuktan titreyen bedeninde yankılanmalara yol açıyordu.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b0070a7-96ba-47ad-bc33-858fd855701b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzensiz Savaşlar</image:title>
            <image:caption>Günümüz düzensiz savaşlarında değişen değerler ve modern iletişim olanakları uluslararası sistemin mücadeleyi haklı görmesini; felsefi açıdan adil, siyasi açıdan etik, hukuki açıdan yasal, toplumsal açıdan meşru ve kamu vicdanına uygun, ahlaki açıdan ilkeler ve değerlerle uyumlu, bireysel psikoloji açısından insani ve vicdani bulunmasını gerektirmektedir. Üretilecek yeni stratejiler bu yüksek etkili parametreleri dikkate almak zorundadır. 

Bu kitap, doktrinleşme sürecindeki düzensiz savaşların kuramını anlatma çabası içinde olan didaktik bir eserdir ve üç maksatla kaleme alınmıştır: Siyasi, askeri ve akademik literatüre katkıda bulunmak; düzensiz savaş formlarına ilişkin kavram karmaşasına çözüm üretmek ve doğası gereği görece gizli ve örtülü yürütülen bu mücadele türü hakkında güvenlik kurumlarını, siyasi karar alıcıları, iç ve dış güvenlik bürokrasisi mensuplarını, akademisyenleri ve konuyla ilgilenen okurları anlaşılabilir bir dille bilgilendirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/784a0121-df3f-4a3e-82c1-5ac470d1606c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mübeşşirat - Müjdeli Haberler</image:title>
            <image:caption>İlahi azaptan kurtulacağımızı ümit etmek ya da ilahi adalet gereği azaba çarptırılmaktan korkmak. İşte ikisi arasında gidip gelen kişidir Müslüman.
Havf ve reca arasında bulunmak, inancımızın gereğidir.
Elinizdeki bu eser, &quot;Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, nefret ettirmeyin&quot; (Buhari-İlim,12) hadis-i şerifini rehber alarak; müjdeli haber aktarıp ümitvar olmanızı kolaylaştırmak, size huzur, saadet, şevk vermek, hayata daha güzel bir pencereden bakmanızı sağlamak, karamsar, kötümser olmaktan sizi uzaklaştırmak için hazırlandı.
Bu kitabı okuyunca, Allah Teâlâ&apos;nın sizi bağışlaması hususundaki ümidiniz daha da artacak, huzur bulacak, yüreğiniz ferahlayacak, Allah (cc)&apos;a ve Resûlü (sav)&apos;e olan sevginiz çoğalacak.
Öyle ya, cennetler biz Müslümanlar için yaratıldı.
&quot;Rabbinizden olan mağfirete, genişliği göklerle yerler kadar olan cennete koşun...&quot; (Ali İmran,133)
O hâlde size iyi okumalar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95063f9e-2a9b-487a-9353-a0b2e2be8bfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Turnikede Zaman</image:title>
            <image:caption>“Çaresizliğin, dibe vurmuş derinliğinde,
Çırpınan benim elim
Ama sen, nasıl bildin yüzmeyi?
Mil çekilmiş gözlerle,
Güneşi öksüz bakışlarda saklarken ben.”
Özden Ece, güneşi öksüz bakışlarda saklayan şair! Hem şiirleri hem de kısa öykülerini topladığı ilk kitabıyla bizlerle şimdi. Elinizde tutmuş olduğunuz kitap, yılların birikimine dayanıyor. Şayet sıcak bir dost selamına benzer öyküler, içinde hem isyanı hem aşkı, hem kavgayı hem umudu barındıran şiirler okumak istiyorsanız, doğru yerdesiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0e7d87-e62d-4e8e-9fb6-4351284cc360.jpg</image:loc>
            <image:title>Odamda İnek Var</image:title>
            <image:caption>Yunus Nadi Şiir Ödülü sahibi şair ve çevirmen Nazmi Ağıl, bu kez çocukların dilinden onların duygu dünyalarına sesleniyor. 
Gündelik hayatın içindeki muzip detayları, çocuksu merak ve neşeyle dizelerine yansıtan şair, çağdaş çocuk şiirine hınzır bir bakış atıyor. 
Yediden yetmişe her yaştan okurun keyifle okuyacağı şiirler, illüstratör Sezen Aksu Taşyürek’in resimleriyle neşesine neşe katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a61af668-5c19-4608-b0e7-e2a22b01e3fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Süpernova</image:title>
            <image:caption>THE 100 serisi ile NEW YORK TIMES’ın en çok satan yazarları arasına giren KASS MORGAN’ın 
yeni, heyecan verici ve romantik bilim kurgu serisinin ikinci kitabı. 
 
Savaşın eşiğindeki bir galaksi ve birbirlerine güvenleri sarsılan dört Quatro Filosu öğrencisinin dostluğu, en büyük tehlike yaklaşırken test edilecek. 
Casusluktan tutuklanan Orelia’nın geleceği umutsuz görünmektedir. Ta ki Quatro Filosu’ndan üst düzey bir yetkili, onun ve galaksideki herkesin hayatını kurtarabilecek şaşırtıcı bir teklif yapana kadar. 
İhanete uğrayan Arran, Loos’lu sempatik bir çocukta, kendini bulunduğu yere yabancı hissetmenin ne kadar zor olduğunu anlayan birinde teselli bulur. Ama bu, Arran’ın kalp kırıklığını unutmasına yetecek mi? 
Birisi, Cormak’ın büyük sırrını keşfeder. Şimdi, Cormak’ın uğruna savaştığı her şey tehlikededir. 
Ve Vesper, her zaman hayalini kurduğu yıldız subay olmanın eşiğindeyken Quatro Filosu’na duyduğu inancı kökünden sarsacak bir komployu ortaya çıkaracaktır. 
Dört genç, gizli entrikalar gün ışığına çıktıkça, farklılıklarının üstesinden gelmek ve dünyalarına barışı yeninden getirmek için bir araya gelmek zorunda kalacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acc62725-fb57-4d64-abe9-ca12770889f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kınalı Çiçekler</image:title>
            <image:caption>Hayallerin yükü ne kadar ağırdır bir kadının omuzlarında? 
 
1950’li yılların Hindistan’ındaki ücra bir köyde, daha çocuk yaşta sevmediği bir adamla zorla evlendirilen Lakshmi, ona hayatı zindan eden eşinden kaçmayı ve bir gün kuşlar kadar özgür olmayı aklına koymuştur. Annesine ve ondan önceki tüm kadınlara kader olan bu yıkıcı düzeni bozmaya kararlıdır. Nihayet bir gün, yanına sadece hayallerini alarak yalın ayak çekip gider ve kendini Jaipur’daki Pembe Şehir’de bulur. Kayınvalidesinden öğrendiği becerilerle hayat kadınlarına kına yakmaya, hasta kadınlara şifa olmaya başlar. Çok geçmeden de zengin ve soylu bir mimar olan Samir’le kesişir yolları. Bu yakışıklı adamın desteği sayesinde ünlü bir kına sanatçısı olarak namı sosyeteye kadar ulaşır. Üst sınıfa mensup tüm bu zengin ve gösterişli kadınların evlerine girip sırlarına vakıf olurken, kendi sakladığı sırlarla beraber Samir’e beslediği aşkı da daha derinlere gömmeye çalışır. 

Öte yandan ününe ün, servetine servet katarak hayalleriyle ördüğü merdivenleri çıkıyor olsa da kalbinin bir köşesinde ailesine yeniden kavuşabileceği günü hasretle beklemektedir. Ne var ki günün birinde kapısının önünde biten çok sevdiği annesiyle babası değil, en büyük kâbusu yani elinden canını zor kurtardığı kocası Hari’dir. Üstelik yanında Lakshmi’nin daha önce hiç görmediği ama kardeşi olduğunu iddia eden bir kızla çıkagelmiştir. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anlayan Lakshmi bildiği, alıştığı hayat ve kurduğu tüm hayaller parçalanmak üzereyken gerçek sevginin, bağlılığın ve kadın olmanın gücünün ne demek olduğunu yeniden keşfetmek zorunda kalacaktır. 

Alka Joshi’nin değerli kaleminde hayat bulan Kınalı Çiçekler, hayallerine yürekten inanan bir kadının güçlü mücadelesini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42921593-6d4e-4674-9848-88935f14a13b.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Koşucu</image:title>
            <image:caption>Elif Çokkoşar&apos;la tanışmaya... pardon, koşmaya hazır mısınız?
 
Ödüllü yazar Güzin Öztürk, “Tek Başıma Okuyorum!” koleksiyonuna eklenen Süper Koşucu&apos;da azmin, tutkunun ve kararlılığın bir hortum kadar etkili olabileceğini mizahın gücüyle ve kendine has ritmik üslubuyla anlatıyor.
 
Küçük Elif&apos;in büyük hayalini umut yüklü bir öyküye dönüştüren yazar, her çocuğun, yeteneklerini geliştirebilmesi için büyüklerinin yönlendirmesine ve yüreklendirmesine gereksinim duyacağını hatırlatıyor. 

Duygularını ve isteklerini ifade etmekte zorlananlara cesaret aşılayan kitap, kendini gerçekleştirme yolunda çocuklara müthiş bir güdülenme sağlıyor. 

Elif, gerçekten çok ama çok hızlı koşuyor. Öyle ki, babası izin vermese bile Elif kendini bu tutkusundan bir türlü alıkoyamıyor. Hatta ondan gizlice yarışmalara katılıyor ve önlenemez hızıyla kasaba sakinlerini de içine kattığı büyük hortumlar oluşturuyor. Büyüyünce olimpiyatlara katılmak arzusuyla yanıp tutuşan Elif&apos;in hayallerinden vazgeçmeye hiç ama hiç niyeti yok. Hem de sakinliği ve üşengeçliğiyle nam salmış babası Sakin Bey&apos;e rağmen. Ta ki bir gün...

Hedefe giden yolda irade gücünün ve kararlı duruşun önemine değinen Süper Koşucu, geleceğe dönük adımlar atan çocukların, ebeveynleri ile arasındaki uyuma ve karşılıklı saygıya dikkat çekiyor. 

Hızıyla yarattığı hortumlarda leziz çay partileri düzenlenen Elif&apos;in azim dolu öyküsü, koştura koştura okunacak kadar eğlenceli, hayallerinin peşinden koşacak çocuklara ilham verecek kadar da sevimli...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a21387d0-09bd-4c51-8501-a2ec7e484511.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Liderlik Sırları</image:title>
            <image:caption>Tüm insanların kişiliklerini belirleyen, düşünüş ve eylemlerine temel olan kimi özellikleri vardır. Kişiyi başkalarından ayıran bu özellikler, onun karakterini oluşturur. Hele ki bu kişi yurdunun sömürgeci işgalden kurtuluşunu sağlamışsa, ülkesinin ve ulusunun çağdaşlaşmasının yolunu açmışsa, onun karakter özelliklerini araştırmak ve anlamaya çalışmak daha da büyük önem kazanır. 
 
Prof. Dr. Hikmet Özdemir bu kitabında, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün tarihin gördüğü en büyük liderlerden biri olmasını sağlayan kişilik özelliklerini, liderlik sırlarını ve düşünce yapısını irdeleyerek, bütünlüklü bir Atatürk portresi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f794077c-560a-4499-a87a-136fe698c3cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Mekan Edebi Mekana Yolculuk</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
Birinci Bölüm EDEBİYAT VE MEKÂN 
 
İkinci Bölüm MEKÂNSAL ANLATI 
 
Üçüncü Bölüm EDEBİ MEKÂN VE JEOKRİTİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b614101b-1240-4dab-aed1-9a1ac574c4f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Multi Sportif Araştırmalar-3 : Spor Bilimleri Alanında Farklı Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı : 
 
 
 
İçindekiler 
 
1.      Bölüm 1 • FUTBOL HAKEMLERİ İLE İLGİLİ 2000 YILI VE SONRASI YAPILMIŞ LİSANSÜSTÜ ÇALIŞMALARIN ANALİZİ 
2.      Bölüm 2 • COVİD 19’UN SPOR ORGANİZASYONLARINA ETKİSİ 
3.      Bölüm 3 • PSİKOSOSYAL (PSİKOLOJİK VE SOSYOLOJİK) BECERİ ANTRENMANI: BİR KAVRAMSALLAŞTIRMA DENEMESİ 
4.      Bölüm 4 • SPORDA SANAL PAZARLAMA STRATEJİLERİ 
5.      Bölüm 5 • PARALİMPİK KIŞ OYUNLARININ TARİHSEL SERÜVENİ 
6.      Bölüm 6 • BAZI ÜLKELERİN BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİM PROGRAMLARININ TARİHSEL SÜRECİ 
7.      Bölüm 7 • SPOR EKONOMİSİ 
8.      Bölüm 8 • SPOR YÖNETİMİNE GENEL BİR BAKIŞ 
9.      Bölüm 9 • LİSE ÖĞRENCİLERİNDE FİZİKSEL AKTİVİTE YETERLİK DÜZEYİ VE VÜCUT KÜTLE İNDEKSİNİN İNCELENMESİ VE İLİŞKİLENDİRİLMESİ 
10.  Bölüm 10 • BEDENSEL ENGELLİLER İÇİN ALTERNATİF BİR SPOR: UYARLANMIŞ E-SPOR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cb04e7d-a9d0-4fa6-a435-2d050dfe1149.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilit Denetim Konuları Sermaye Piyasalarında Denetimin Riskli Alanlarının Raporlanması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      Birinci Bölüm – Bağımsız Denetim Kavramı ve Türkiye’deki Uygulamalar 
2.      İkinci Bölüm – Kilit Denetim Konularının Bağımsız Denetçi Raporunda Bildirilmesi Standardı 
3.      Üçüncü Bölüm – Borsa İstanbul’da Kilit Denetim Konularının Bildirilmesi 
4.      Sonuç ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10777413-5040-448f-83ef-e6a740a55256.jpg</image:loc>
            <image:title>Rohingya Refugee Crisis History of Persecution and Global Migration Governance</image:title>
            <image:caption>1.      FIRST CHAPTER 
1.1.   Introduction 
1.2.   Theoretical Framework 
2.      THIRD CHAPTER 
2.1.   Historical Background, Ethnic Identity and Religious Conflict of Rohingya People 
3.      FORTH CHAPTER 
3.1.   Global Migration Governance for Rohingya Refugee in the camps of Bangladesh 
4.      CONCLUSION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff33a29a-a47f-4d22-b70d-3022d458509f.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkbahar</image:title>
            <image:caption>Doğanın bütün canlılarının neşeyle başını uzattığı, mevsimlerin en göz alıcısı ve iyi hissettirenidir ilkbahar. 
 
Gözleri parlar bütün hayvanların, küçücük kuzular meler ve kırlar yeni doğan yavrularla dolar. 
 
Bitkiler en güzel çiçeklerini, nefis kokularıyla birlikte rengârenk açar. 
 
Bütün bu tanıdık atmosfere, şimdi çocuklara Çin&apos;de ilkbaharın nasıl karşılandığını, nasıl her yerin şenlikli hâle geldiğini enfes bir hikâyeyle anlatıyoruz. Mitolojik figürler, kadim saray bahçeleri, konuşan maymunlar ve ejderhalarla birlikte ilkbahar, ilk Çin&apos;e geliyor. 
 
Yeni İnsan Fide Serisi, yarının büyüklerini farklı kültürlerle tanıştırmaktan mutlu oluyor. 
Yayına Hazırlayan: The Department of Publicity and Education of the Palace Museum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f6ecd63-833f-4ed3-88c9-d3a4228f5292.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin</image:title>
            <image:caption>Analitik felsefenin en önemli isimlerinden olan John Searle’ün, zihin felsefesindeki tartışmaları sistematik biçimde ele aldığı Zihin, 20. yüzyıldan günümüze uzanan dönemde zihin hakkındaki kavrayışımız üzerinde etkili olmuş tüm önemli pozisyonları, argümanları ve düşünce deneylerini aktarmakla kalmıyor; ayrıca bu fikirlerin kökenlerinin Descartes ve Hume gibi Batı Felsefesindeki başat figürlere nasıl dayandığını da gösteriyor. Searle’ün amacı, okura zihin felsefesi hakkında kendi başına düşünebilmesini olanaklı kılacak düşünsel araçları sağlamak. Dolayısıyla kitap, günümüzde merkezî öneme sahip olduğu kabul edilen zihin kavramı ve etrafındaki entelektüel iklim hakkında bilgi edinmek isteyen her okur için eşsiz bir kaynak konumunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/967e1427-48d8-4d40-89b2-2fd19f742231.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Aklı</image:title>
            <image:caption>Yönetimin merkezine kaçınılmaz olarak güç unsurunu koyan Meinecke, Devlet Aklı eserinde bu kavramı modern çağ öncesi düşünce tarihindeki izlerine de temas ederek ele alırken Machiavelli’yi milat olarak belirler. Çünkü ilk kez Machiavelli’yle beraber, olan ve olması gereken arasındaki ayrımda ilkinin lehine bir tavır alınmaktadır. Böylelikle Machiavelli, kendinden sonraki tüm siyaset düşüncesini de uğraştıran bir tartışmayı fitillemiştir. Temeli kamu yararı ve çıkar olan “devlet aklı” ahlaki gereklerle teraziye konmuş, olan’ı tespit etme cesaretini gösteren Machiavelli de sırf bu tavrından ötürü eleştiri oklarını üstüne çekmiştir. Makyavelizmin Fransa, İtalya ve Almanya’da alımlanışındaki eleştirilerden Büyük Friedrich’e etkisine; Hobbes, Hegel ve Fichte gibi filozoflardan Ranke ve Treitschke gibi tarihbiliminde çığır açmış bilginlere kadar uzanan bir çizgide, düşünce tarihi yaklaşımının mimarlarından Meinecke devlet aklı kavramının tarihini, alanın köşe taşlarından sayılan bu çalışmasında olağanüstü bir üslupla okuyucuya aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca51288c-1460-4b30-b977-0606d72a2539.jpg</image:loc>
            <image:title>Analitik Felsefe Nedir?</image:title>
            <image:caption>Analitik felsefe yaklaşık yüz yaşındadır ve şu anda Batı felsefesindeki baskın güçtür. Tarihsel tekâmülüne olan ilgi artmasına rağmen, şimdiye dek analitik felsefenin hâlihazırda neye karşılık geldiğini ve “kıta” felsefesi denen şeyden hangi açılardan ayrıştığını açıklığa kavuşturma adına soluksuz bir teşebbüs vaki değildir. Bu zengin ve kapsamlı kitapta Hans-Johann Glock, analitik felsefenin [karşılıklı] etki bağları ve çeşitli “aile benzerlikleri” vasıtasıyla bir arada tutturulan serbest bir hareket olduğunu savunuyor. Analitik felsefenin çeşitli tanımlarının artı ve eksilerini göz önünde bulunduran Glock, bu tanımların neden olduğu yöntembilimsel, tarihsel ve felsefi meseleleri ele alıyor. Son olarak Glock, analitik felsefe ile kıta felsefesinin artık dillere düşen ayrılığının düşünsel ve kültürel neticelerini etraflıca araştırıyor. Glock’un bu kitabı, analitik felsefe ile onun nasıl yapıldığını anlamak isteyenler için çok değerli bir kılavuz olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3df580d-d2cf-4f08-9969-3e97cd05457b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhu İyileştirme Yolları</image:title>
            <image:caption>“Sevgili dostum; dünyaya gelirken hiçbirimiz sonsuz mutluluk, daimî huzur, baht açıklığı ya da maddi rahatlık için bir sözleşme imzalamadık. Kimseden işlerin yolunda gideceğine dair bir garanti ya da söz almadık. Sadece doğduk. Geldiğimiz bu dünyada mutluluk kadar mutsuzluğa da yer vardı, hem de fazlasıyla. Ama biz hep kolaya kaçıp mutlu olmak istedik. Gülmek, sevilmek, kazanmak, başarmak, iyi hissetmek, güzel görünmek istedik. Oysa dünyada ağlamak, sevilmemek, kaybetmek, başarısız olmak, kötü hissetmek, güzel görünmemek de vardı. Ve mutluluk kadar mutsuzluk da bu dünyaya aitti, bu dünyanın parçasıydı. Biz bu parçayı reddediyoruz. Dünyanın tamamını kabullenmek yerine karanlık ve zor kısmını görmezden gelip kendimizi sonsuz mutluluğun kollarında bulmak istiyoruz.” 
 
Ruhu İyileştirme Yolları’nda Klinik Psikolog Gökhan Ergür, terapi ve yaşam deneyimlerinden yola çıkarak, dünyanın ve insanların incittiği tüm kırgın ruhlara iyileşebilme tavsiyelerinde bulunuyor.  
 
Unutmayın: Başımıza gelenlerden her zaman biz sorumlu değiliz ama başımıza gelenlerle ne yapacağımız her zaman bizim sorumluluğumuzdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca55fd9-f323-4ec8-84e5-a96e7a955d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanoğulları&apos;nın Tarihi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin ilk özgün tarih kaynaklarından biri olan bu Tevârîh-i Âl-i Osmân, bir Anonim tarih derleyicisi olan Muhyiddîn Mehmed b. Alâeddîn Ali el-Cemâlî tarafından derlenmiştir. Tevârîh-i Âl-i Osmânlar, nüvesi II. Murad (1421-1451) devrinde oluşan ve II. Bâyezîd (1481-1512) devrinde yazılmaya başlanan ilk devir Osmanlı kronikleridir. Osmanlı devlet geleneğinin şekillenmeye başladığı XV. yüzyılın ilk yarısında, halk üzerinde hayranlık uyandırmaya başlayan Osmanlı hanedan üyelerinin geçmişini öğrenmek amacıyla kaleme alınmışlardır. Bu kronikler, halkın tarih dinleme ihtiyacını gidermek amacıyla, ulema tarihçiliğinin dışında, halk için yazılmış popüler eserlerdir. Devletin kuruluşundan, XVI. yüzyılın ortalarına kadar, yaklaşık iki buçuk yüzyıllık bir dönemi içermektedir. Muhyiddîn Mehmed Cemâlî’nin derlediği bu Tevârîh-i Âl-i Osmân, Avrupa’da Osmanlı tarihi konusunda bilinen ilk eserlerden biri olup, ilk defa XVI. asrın sonlarında Almanca ve Latinceye çevrilmiştir. Osmanlı tarihinin ilk dönem kaynaklarından biri olan bu kıymetli eseri, Osmanlı tarihine ilgi duyan akademisyen, öğrenci ve her seviyeden okuyucunun hizmetine sunmaktan mutluluk duyduğumuzu ifade etmek isterim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff6b15a4-7e95-442e-8a99-1da139359796.jpg</image:loc>
            <image:title>Körebe</image:title>
            <image:caption>Bazen önündeki yola bakar, seni neyin beklediğini bilmeden harekete geçersin, 
merak edersin, 
heyecanlanır, yola koyulmaktan kendini alıkoyamazsın. 
Bazen de sonunu bile bile atarsın adımlarını. 
Neler yaşayacağını az çok hisseder, sonu olmayan bir hikâyenin bir parçası olacağını, özellikle o hikâyenin senden neler götüreceğini bilerek gene de yürürsün. 
Yolun sonunda seni bekleyen uçurum korkutmaz seni ama varlığından haberdarsındır. 
İçinde hissettiğin kıpırtı çeler aklını. 
Kendini kandırman hiç de zor olmaz. 
Ama emin ol, 
gün gelecek, 
o yola neden girdiğini gözlerinde yaşlarla kendine soracaksın ve verebileceğin hiçbir cevap kalbindeki acıyı dindirmeyecek. 
 
Ben sende yanacağımı bilerek kaldım, 
Sense öldüreceğini bilerek yaktın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87621aa0-27ab-4835-a87a-a26636d29df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Taliban&apos;ın Afganistan&apos;ı</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılda kolonyal yayılmacı ideolojinin saldırısına uğrayan Afganistan, 20. yüzyılda sosyalist ideolojinin tecavüzüne maruz kalmış ve nihayet 21. yüzyılda vahşi ve barbar kapitalizmin esiri hâline gelmiştir. Üst üste ve kesintisiz bir biçimde gerçekleşen bu dayatmacı ideolojilerin işgalleri yüzünden Afganistan’ın sosyoekonomik yapısı bozulmuş, siyasi istikrarsızlık farklı toplum kesimleri arasındaki diyaloğu kesintiye uğratmış ve silahların konuştuğu bir ortamda uzlaşma kültürü imkânsızlaşmıştır. Rusya’nın sıcak denizlere inme, ABD’nin bölgedeki enerji kaynaklarını kontrol etme, Çin’in Kuşak Yol Projesi’yle hegemon güç olma ve İran’ın akıl dışı Şiî fanatizmiyle bölgeyi terörize etme ideallerinin yarattığı rekabet ve meydan okumaya mukabil işgale direndiğini savunan temel aktörler, -mücahidler, Taliban, yönetici elit- işgalci güçlerin birer taşeronu/sözcüsü olmaktan öteye gidememiştir. Dolayısıyla dünyaya hâkim olmak isteyen tüm emperyalist güçlerin yolu Afganistan’dan geçmiş olmakla beraber bu güçlerin tamamı hezimete uğramaktan kurtulamamış ve istediğini alamadan bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Jeopolitik konumuyla her dönem uluslararası kamuoyunun gündeminden düşmeyen Afganistan, uluslararası dengelerin inşasında, ittifakların şekillenmesinde ve dünya düzenlerinin oluşumunda domino etkisi yaratmıştır. Elinizdeki kitap, tarihten bugüne devam eden güçlü ilişkiler ve ortak değerlerden hareket eden ve Afganistan’ın istikbali için içinde endişe taşıyan bir Türk, bir Afgan iki bilim insanının olup biteni anlama, Taliban yönetimindeki Afganistan’ın hangi istikamete doğru ilerleyeceğini kestirme ve devlet olma ve uluslaşma mücadelesinde yapılabilecekler üzerinde kafa yormasının bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Eser, bugünden geriye doğru bakarak Afganistan’ı Türk okuyucusuna yakından tanıtmayı ve bu sayede Türk-Afgan dostluğunun gelecekte de derinleşerek devam etmesine ve oldukça realist bir model teklif ederek Afganistan’ın yeniden istikrar, refah ve sükûnet bulmasına katkı sunmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16bb18d8-069a-4337-b95f-440f95efb602.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Kırığı</image:title>
            <image:caption>Akira Mizubayashi Can Kırığı’nda anımsama, köksüzleşme ve sonsuz yas gibi izlekleri klasik müziğin tınılarıyla buluşturuyor. 
Tokyo, 1938 yılı. Klasik müzik tutkunu dört amatör müzisyen –Japon İngilizce profesörü Yu ve üç Çinli misafir öğrenci– düzenli olarak toplanıp prova yapmaktadır. Japonya-Çin Savaşı’nın devam ettiği o dönemde, müziğin kurduğu bu dostluk köprüsü askerlerin provayı basıp dört müzisyeni İmparator’a karşı komplo kurmakla itham etmesiyle yıkılır. Askerlerden biri Yu’nun kemanını kırıp tüm müzisyenleri karargâha sorgulamaya götürecek ve bu anlar o esnada dolaba saklanan Yu’nun 11 yaşındaki oğlu Rei’nin babasını son görüşü olacaktır.  
Rei o günden sonra elinde babasından tek hatıra olan kırık bir kemanla babasının yasını tutmak ve hatırasını yeniden inşa ederek büyümek zorunda kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26ecebd2-7676-457a-8c90-c6281a0b5acb.jpg</image:loc>
            <image:title>Elin Üstünde Gezsin</image:title>
            <image:caption>İlhan Berk’le Memet Fuat arasında “şiir”le başlayan tanışıklık, uzun yıllara yayılan bir 
arkadaşlığa dönüşmüş; İlhan Berk, mektuplarında kendisi için bu denli çok şey yapan Memet Fuat’a duyduğu minneti göstermekten kaçınmamıştır. 
İlhan Berk’in Memet Fuat’a yazdığı mektup ve kartlardan oluşan Elin Üstünde Gezsin uzun bir yol arkadaşlığından geriye kalanlar olarak da okunabilir. 
 
“Bütün mesele şimdi senin için başlıyor. Ben elimden gelen her şeyi, ama her şeyi yaptım. Ne bir tümce, ne bir sözcük, ne de bir virgül üstünde oynayamam artık. Şimdi güzel elini sen üstünde gezdir, bu kardeşinin çektiklerini düşün. İyi ki bu dünyada sen varsın, ben senin olduğun bu dünyada dünyalar kadar mutluyum.” 
27 Haziran 89 tarihli mektuptan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e11fa4fc-0db1-4aa8-a8de-312fc7520fc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Plotinus Yeni Platonculuk</image:title>
            <image:caption>“Filozofun son amacı Tanrı’yla mistik bir birleşme olmalıdır.” 
Mısır’ın Likopolis şehrinde dünyaya gelen Plotinus, 28 yaşında felsefeye merak sarmış, pek çok filozofu incelemiş ama hiçbirini beğenmemiştir. Aradığı öğretiyi unvanı çuval hamalı olan Ammonius Saccas’ta bulan Plotinus, önceleri bir Hıristiyan olan ancak sonrasında Hıristiyanlıktan çıkıp ezoterik felsefeye yönelen öğretmeniyle 11 yılı birlikte geçirmiştir. 
Plotinus, Roma’da kurduğu felsefe okulunda Saccas’ın görüşlerini felsefe dizgesi haline getirmiş ve Platon’a olan hayranlığından öğretisine Yeni Platonculuk adını vermiştir. Roma’da tinsel direktör olarak anılan Plotinus, her türlü maddeciliği reddetmiş, saf ve idealist bir yaklaşımı benimsemiştir. Plotinus’un mistisizmi İslam tasavvufuna da derinden etki yapmıştır. 
“Bir bedenim olduğu için utanıyorum” diyen Plotinus, son nefesini verirken bile “İçimdeki Tanrısal tözü azat etmeye uğraşıyorum” diyecek kadar saf bir tinselliğe sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78363d08-6886-4a23-84f8-41afa300a73a.jpg</image:loc>
            <image:title>Schopenhauer - Mutlu Bir Hayat Olanaksızdır - İnsanın Başarabileceği En İyi Şey Kahramanca Bir Hayattır</image:title>
            <image:caption>“Benim gibi bir adam dünyaya geldiğinde geriye istenecek tek şey kalır. Bütün hayatı boyunca olabildiğince kendisi gibi olması ve entelektüel güçler için yaşaması.” 
Nietzsche’nin ilk akıl hocası, düşünce tarihine yön veren bir filozof, yazar ve eğitmendir Arthur Schopenhauer. Karamsar olduğu söylense de, onun düşünceleri, gündelik hayatta bireyin daha coşkulu olmasına, canlılık kazanmasına, iyileşmesine yardımcı olur. Feragat ve merhamet gibi erdemlerin üstünde yükselen bu felsefe, bireyin üstün insan olarak, kayda değer bir hayata imza atmasında, güçlü bir motivasyonel etkiye sahiptir. Günümüzde kendini yalnız ve sıkışmış hisseden, bilgeliğin peşinden giden herkes, kendi saati geldiğinde Schopenhauer’un iyileştirici felsefesiyle karşılaşacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a967700f-de8d-4f20-a26d-e26a24529697.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksulların Savaşı</image:title>
            <image:caption>On altıncı yüzyıl Avrupa&apos;sı: Protestan Reformu Katolik Kilisesi&apos;ne, güçlülere ve ayrıcalıklılara karşı bir isyana girişir. Böylece, kendilerine yalnızca cennette eşitlik vaat edilen köylüler ve yoksullar, bu eşitliğe neden burada ve hemen sahip olmadıklarını sorgulamaya başlar. Bunun neticesinde, muktedirlerle aralarında kısa sürede alevlenen şiddetli bir mücadele patlak verir. Tarihe damgasını vuracak bu mücadeleye bir ilahiyatçı önderlik edecektir: Thomas Müntzer. Kendisi Almanya’yı ateşe verecek olan kişi. Ne Martin Luther’in ne de Katolik Kilisesi’nin yanında. Yoksulların Savaşı onun ve sıradan insanların hikâyesi. 
 
Eşitsizliğin uzun ve korkunç bir tarihi var. Ve henüz son bulmadı. Éric Vuillard, kurmacanın imkânlarından faydalanarak okuru bir kez daha tarihin yazıldığı anlardan birine götürüyor. Yaklaşık 500 yıl önce gerçekleşmesine karşın günümüze dek uzanan eşitsizliklerle ilişkisini hâlâ koruyan bu isyanı kendine özgü üslubuyla yeniden yorumluyor. 
 
“Yeniden tahayyül edilen tarihin, devrimci bir vaazın göz kamaştırıcı bir parçası, eşitsizliğin öfkeli bir ifşası.” 
Uluslararası Booker Ödülü Jürisi 
 
 
“Sanatsal… sinematografik… [Vuillard], &apos;iktidarın büyük safsataları&apos; üzerine güçlü, öfkeli bir yorumla örüyor hikâyesini.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b3f78e-65ed-4054-89ae-1032d83112bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kopuk</image:title>
            <image:caption>Kopuk’un isimsiz ana karakteri bir foto muhabiri. Korku ve karmaşanın hâkim olduğu bir kente yolculuğa çıkar: Orada tanıştığı rehber, tek yol göstericisidir. 
 
Foto muhabirinin geçmişine dair varla yok arası, bölük pörçük anı parçaları vardır. Rehber ise aksine, kendisinin ve öncekilerin yaşadıklarının bilgisine sahip; kişisel ve toplumsal tarihinin bilincindedir. 
 
Foto muhabirinin kentteki cenazeye katılması ve çocuğunu arayan anneyle karşılaşmasıyla hayatında bir şeyler değişmeye başlayacaktır. Bu sırada çevrede olanlar nedeniyle dış dünya da baskısını gittikçe artıracak, onu art arda seçimler yapmaya zorlayacaktır. Kısa süre içinde kenti terk edecek, gittiği yerde yolunu bulması için önce onu oraya getiren yolu, yani geçmişini yeniden kat etmesi gerektiğini anlayacaktır. 
 
Kopuk, günümüzün herhangi bir coğrafyasında herhangi bir bireyin dünyasını konu alan, unutmak, anımsamak ve bellek üzerine bir roman. Sine Ergün bu kısa ve yoğun metinde, sistemin baskısı karşısında unutmayı seçmiş birinin öyküsünü anlatıyor. Okurlara varoluşumuzun gerçek dayanağının, bizi birbirimize bağlayan görünmez ağlarda yattığını anımsatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3fc3f2c-6928-4fca-a8fd-249b4c8cfb84.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Etik</image:title>
            <image:caption>Okullar, toplumsal, siyasal ve ekonomik işlevleriyle önemli işlevlere sahiptirler. Okulların bu işlevlerini gerçekleştiril­mesinde kurum içi ilişkilerin niteliği önem kazanmaktadır. Bu niteliklerden biri olan “ etik” konusu eğitim örgütlerin­de yeri ve önemi tartışılamaz. Özellikle, öğretmenlerin öğretmenlerin öğrencilerle ilişkilerinde “etik” konusu öğ­retme-öğrenme sürecinin etkililiği bakımından doğrudan etkisi olduğu unutulmamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b9ee47-9ca6-4996-b566-08f15ba96d46.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir 10 -On Numara Macera (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir! 
Olağanüstü olayların eksik olmadığı mahallemizde yepyeni hikâyelere hazır mısınız? 
On numara maceralarla yine karşınızdayız. Yağmurlu bir gecede mahallemize misafir 
olan salyangozlarla bakalım neler yaşayacağız. Normal başlayan bir okul gezisi, 
içinde biz olunca yine heyecan dolu bir serüvene dönüşüyor. Otobüsle yapılan Çin 
seyahati, kaybolan vanayı ararken başımıza gelen olaylar ve daha neler neler… Hazırsanız başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f825e129-77c3-4db6-81c4-c7c291daf7e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Şair</image:title>
            <image:caption>Deli Şair</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/788079fe-a3b1-4d46-a028-7eac734e4dda.jpg</image:loc>
            <image:title>Perşembe Günü Cinayet Kulübü</image:title>
            <image:caption>PERŞEMBE GÜNÜ CİNAYET KULÜBÜ’NE HOŞ GELDİNİZ!
 
Huzurlu bir emekli köyünde yaşayan yetmişli yaşlardaki dört arkadaşın haftada bir Perşembe günleri toplanıp yaptıkları bir etkinlik vardır: Zihin jimnastiğiyle daha önce çözülememiş cinayetleri çözmek. 
 
Peki bu dört sıra dışı arkadaş kendilerini hemen yanı başlarında işlenen vahşi bir cinayet vakasının ortasında bulunca ne yapacaklar? Elizabeth, Joyce, İbrahim ve Ron seksenlerine merdiven dayamış olabilir ama hâlâ pek çok numaraları var. Bu aykırı ama harika çete çok geç olmadan katili yakalayabilecek mi?

Mizah dozu yüksek bir polisiye olan Perşembe Günü Cinayet Kulübü, Richard Osman’ın ilk romanı olmasına karşın yayımlandığı yıl İngiltere’de bir milyonun üzerinde satarak rekor kıran ilk kitap oldu, The Sunday Times’ın çoksatanlar listesinde 40 hafta boyunca 1 numarada kaldı, pek çok dile çevrildi. 
16 Eylül 2021&apos;de çıkan serinin ikinci kitabı İki Kez Ölen Adam da çıkar çıkmaz İngiltere&apos;de çoksatanlar listesinin ilk sırasına yerleşti.

Övgüler:
“Tam bir her şeyden kaçış kitabı.”
Guardian
 
“Dâhice, etkileyici ve iğneleyici bir mizah!”
Good Housekeeping
 
“Richard Osman’ın son derece başarılı ilk romanı, ender rastlanan bir kitap.
Komik bir gizem barındıran başarılı bir suç romanı.”
Irish Times
 
“Yılın en eğlenceli kitaplarından... İyi yazılmış, kahkaha dolu ve oldukça keyifli.”
Daily Express</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4331435-251f-4a3e-9e17-52a77ddb8bc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayısal Fil</image:title>
            <image:caption>Hayali bir zaman makinesi ile geçmişe ya da geleceğe gitseniz ve son elli yılın diğer dönemlerden ayrılan özelliklerini birkaç cümle ile özetleyecek olsanız hangi konuyu vurgulardınız? Bu soruyu yanıtlarken bilişim teknolojilerindeki gelişmeleri göz ardı etmek olanaksız. Günümüzde bilişim teknolojileri, Endüstri Devrimi ile karşılaştırılabilecek güçte etkiler gösteriyor ve modernitenin gelişmeye başladığı 16. yüzyıldan beri belki de ilk kez devlet ve hukuka ilişkin temel kuram ve kurumlar üzerinde yeniden düşünmemizi gerektiriyor.

Elif Küzeci, Sayısal Fil kitabında okuyucuyu modern devletin üç öğesi olan insan topluluğu, ülke ve siyasal iktidardan hareketle yeni çağın temel dinamiklerinin tartışılacağı bir yolculuğa davet ediyor. Bu yolculukta Aydınlanma Yüzyılı düşünürlerinin ve çağdaş yazarların rehberliğinde fiziksel olarak uzakta olan insanları buluşturan İnternet’i; Yapay Zekâ, otonom silah sistemleri, blokzinciri gibi teknolojileri ziyaret ediyor; siberalanın sınırlarında geziniyor; gözetim teknolojilerinin olası etkilerini ve Bilişim Devleri’nin siyasal konumunu tartışıyor. Edebiyat, resim ve müzik eserleri ise bu yolculuğun her durağında bizlere eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebf5490f-6d3b-4b20-9daa-9ec610bef590.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;u Dinliyorum Gözlerim Kapalı</image:title>
            <image:caption>Ben Orhan Veli, 
“Yazık oldu Süleyman Efendiye” 
Mısra-i meşhurunun mübdii.. 
Duydum ki merak ediyormuşsunuz
Hususi hayatımı, 
Anlatayım: 
Evvela adamım, yani 
Sirk hayvanı falan değilim. 
Burnum var, kulağım var, 
Pek biçimli olmamakla beraber. 

Evde otururum, 
Masa başında çalışırım. 
Bir anne ile babadan dünyaya geldim. 
Ne başımda bulut gezdiririm, 
Ne sırtımda mühr-i nübüvvet. 
Ne İngiliz kıralı kadar 
Mütevazıyım, 
Ne de Celâl Bayar’ın 
Ahır uşağı gibi aristokrat. 
Ispanağı çok severim. 
Puf böreğine hele 
Bayılırım. 
Malda mülkte gözüm yoktur. 
Vallahi yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e37126e-6ab7-4688-85bb-16359ea5ec86.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk İdare Tarihinde Şehit Kaymakamlar</image:title>
            <image:caption>Türk idare tarihinde Kaymakamlık mesleği, devletin en yetiştirilmiş bürokratları arasındadır. Bu sebeple hem Osmanlı Devleti’nde hem de günümüzde çok önemli bir yere sahiptir. Kaymakamlar bugüne kadar görev aldıkları bölgelerde halk ile devlet arasında köprü olmayı başararak Türk idaresine geçmişten günümüze kadar çok önemli hizmetlerde bulunmuştur. Kaymakamlar Devletin en zor zamanlarında özellikle Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’na girmesinden, ülkenin işgal yıllarına kadar olan süreçte devlete ve millete çok önemli hizmetlerde bulunmuştur. Kaymakamlar sadece görev tanımına bağlı kalmamış aynı zamanda işgal yıllarında ülkesini savunmak için düşmana karşı cephede savaşmış ve bu ülkenin bağımsızlığı için canları pahasına mücadele etmiştir. Mülki idare perspektifinde esas olan devletin varlığını sürdürmesidir. Eğer devlet yoksa ya da varlığına teşebbüs ediliyorsa bunun karşısında durmak en önemli görevdir. 

Gerek Osmanlı Dönemi’nde gerek Cumhuriyet Dönemi’nde ve gerekse de bölücü terör örgütüyle mücadelenin yoğunlaştığı dönemlerde ilçede devletin temsilcisi olan ve vatandaş nezdinde devletin cisimleştiği figür konumundaki kaymakamların şehit edilmesi ülke tarihi açısından önemlidir. Kaymakamların şehit edilmeleri dönemleri açısından kırılma noktalarını oluşturmaktadır. Bu kırılmaların ortak noktası devletin ve milletin aynı amaç ve doğrultuda kenetlenmesidir. Osmanlı, Millî mücadele ve Cumhuriyet dönemlerinde kaymakamların şehit edilmesi, devletin ve milletin birlik ve beraberlik duygularını perçinlemiş ve varlığına karşı ortaya çıkan tehdidin tamamen ortadan kaldırılması için ihtiyaç duyulan azim ve kararlılığı ortaya çıkarmıştır. 
Göksu, O. (2021) Türk İdare Tarihinde Şehit Kaymakamlar, Ankara: TİAV Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0981d0b0-a877-4abb-9d0c-cdfabfb52b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Güvenliği ve İran</image:title>
            <image:caption>İran’ın enerji güvenliği daha önce farklı teoriler ve bakış açıları ile ele alınmış olsa da hiçbir çalışmada Kopenhag Okulu’nun sektörel analizi çerçevesinde bir yaklaşım ile analiz edilmemiştir. Bu çalışmanın amacı, İran’ın enerji güvenliğini ele almak yanı sıra bu güvenliği modern güvenlik yaklaşımlardan biri olan Kopenhag Okulu’nun ortaya koyduğu teoriler çerçevesinde analiz etmektir. 

Bununla birlikte çalışmanın üzerinde durduğu bir diğer önemli husus ise literatürde “enerji arz güvenliği” kavramının “enerji güvenliği” veya “pazar güvenliği”olarak ifade edilebilecek kavram ile yer değiştirmiş olmasıdır.  Özellikle dünya enerji sisteminin arz odaklı olmasından dolayı enerji güvenliği kavramı zaman içerisinde arz güvenliği kavramının özellikleri ile özdeştirilmiştir.Ancak enerjinin talep güvenliği boyutu göz ardı edilmiştir. Bu çalışmada özellikle enerji güvenliği kavramı içerisinde talep güvenliği boyutunun da önemli olduğu ve enerji ihraç eden ülkeler için de bir enerji güvenliği probleminin ortaya çıkabileceği fikrine odaklanılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c1629c4-d0aa-438c-9cdb-ad23f3f4154f.jpg</image:loc>
            <image:title>Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Mevzuat El Kitabı</image:title>
            <image:caption>2000 yılında kurulan Türk İdari Araştırmalar Vakfı, genelde kamu yönetimi, özelde mülki idare üzerinde yayınlara odaklanmaktadır. Bu bağlamda valilik ve kaymakamlık birimlerinde çok kullanılan mevzuatın bir araya geldiği bir yayının el kitabı olarak faydalı olabileceği düşünüldü. 2013 yılında ilk örneği çıkan çalışmanın son dönemde ortaya çıkan gelişmeler ışığında gözden geçirilmesi sağlandı. Bu bağlamda, konuyla ilgili temel mevzuatın yer aldığı bu çalışma ortaya çıktı. 
Çapar, S. ve M. Uyar (Ed.) (2021)Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Mevzuat El Kitabı (2021), Ankara: TİAV Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63973992-5869-44bf-986b-233f35d42863.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Gazeteciler Serisi Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Süper Gazeteciler Serisi Set (5 Kitap)
Süper Gazeteciler-1
Süper Gazeteciler-2 Parktaki Esrar
Süper Gazeteciler-3 Likörlü Çikolata
Süper Gazeteciler-4 Belalı Davetiye
Süper Gazeteciler-5 Son Baskı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b059fde5-afe1-4b46-b128-d775bb681093.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde ve Mülki İdarede Kurullar ve Toplantılar</image:title>
            <image:caption>Genel olarak yönetimde, özellikle de kamu yönetiminde kurul halinde çalışmalar önemli yer tutar. Bunun için geniş zaman ayrılmaktadır. Ülkemizde kurulların ve toplantıların sayısının çok olduğu da bilinen bir gerçektir. 
Daha önce mülki idare amirlerinin başkanlık ettiği kurullar konusunda çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Ancak güncel gelişmeleri içerecek biçimde ele alan çalışmaya her zaman ihtiyaç duyulmaktadır. 
Yerel yönetimler açısından belediye meclisi ve encümeni ile il genel meclisi ve il encümeni üzerine yazılmış birçok kitap ve makale bulunmakla birlikte kurulları bütün olarak ele alan fazla çalışma bulunmamaktadır. Mevzuattaki hızlı değişme, özellikle 2004 yılından sonra yerel yönetim reformu ve 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesi dolayısıyla güncel çalışmalara duyulan ihtiyaç ortadadır. 
Bu nedenle, kitapta hem yerel yönetimlerde hem de mülki idarede kurulların topluca incelenmesi amaçlanmıştır. Kurulların tarihsel geçmişinden ve kurul halinde çalışmaların kısa bir değerlendirilmesinden sonra halen yürürlükteki mevzuatta yer alan güncel kurullar tanıtılmakta ve açıklanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2399595-36f5-4f6d-aced-33978547c9fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolistan Devlet ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Türkiye, Moğolistan için Üçüncü Komşu ülkedir.  Türkiye için ise Moğolistan, tarihsel kardeşlik yanında, ata toprağına evsahipliği yapan bir ülkedir. Türklerin ilk yazılı belgelerinin olduğu ve ilk Türk devleti olan Göktürklerin kurulduğu topraklar şimdiki Moğolistan’dadır. Bu açıdan, Türkiye Moğolistan ile duygusal bağları olan bir ülkedir. Ancak bu bağ sadece duygusal değil, stratejik olarak da görülmelidir. 

Moğolistan’ın “devlet ve toplum” yapısı üzerine Türkiye’de araştırma sayısı son derece azdır. Moğolistan üzerine Türkçe çalışmalar daha çok tarihsel bağlara ilişkindir. Bir bütün olarak Moğolistan’ın devlet ve toplum yapısını inceleyen araştırma ise hiç yoktur. Bu çalışma, bu boşluğu doldurmada öncüdür. Kitap analitik ve aynı zamanda betimsel bir yöntemle kaleme alınmıştır. Moğolistan’ın devlet ve toplum yapısını analiz etmek ve anlamak iddiasındadır. Aynı zamanda öncü bir çalışmadır. Ardından yapılacak çalışmalara iz açmak amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/798bfaf3-5ebc-4e59-9380-6faf22227908.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Devleti</image:title>
            <image:caption>Augustinus, Tanrı Devleti adlı eserini, Romanın Gotlar tarafından yağmalanmasından hemen sonra kaleme alır. Akdeniz dünyasının rakipsiz gözdesi, Batı medeniyetinin simgesi ve merkezi olan Roma’nın düşüşü yüzyıllar boyunca, Romalılara ve onun koruyucu gölgesi altında yaşamış olanlara çok büyük bir darbe vurmuştur. Roma’nın felaketi, kendilerini zafere ve egemenliğe götüren tanrılara yüz çeviren pek çok Romalının Hristiyanlığı kabul etmesinin bir sonucu muydu yoksa? Augustinus, Tanrı Devleti adlı eserinde işte bu soruya bir cevap vermeyi amaçlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e38a8a7-f279-4231-8fd0-656fbd25bfd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda “teknoloji sorunu” hem filozoflar hem teologlar hem de bilginler için önemli bir problem ve ilgi alanı olmuştur. Teknoloji, bir amaca ulaşmak için araçlar kullanır. Teknolojilerin basit ve küçük çaplı olduğu zamanlarda araçlar ve amaçlar arasındaki ilişkiyi anlamak çok zor değildi. Günümüzdeyse teknoloji artık bir yığın araç, gereç ve makineden çok daha fazlasıdır. Sosyal toplumsal cephesi de vardır; aslına bakılırsa teknoloji sosyal toplumsal yapıyı derinden etkilediği gibi bizim bu dünyadaki varlığımızı da etkiler. 

Bu kitap bu sorulara yanıt arayan bir yazılar derlemesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c72bae0-8d77-4505-94f9-fba9717c21f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu İşler İnce İşler</image:title>
            <image:caption>“Her Şey Cinselliğin Sonucudur.”
Kovalanınca kaçan mı oldun?
Yoksa hep kaçanı mı kovaladın?
Aşkına her zaman karşılık bulabildin mi? Yoksa hâlâ arıyor musun?
Sence boyu mu önemli yoksa işlevi mi?
Peki senin fantezin hangisi?
Bad boy mu yoksa player erkek mi?
Malum bu işler ince işler.
Öyle uluorta herkesle konuşulmaz ama herkesi ilgilendirir.
Burada dertleri değil, çözümleri tartışıyoruz. Bilimden faydalanıyor ama duygularımızın da sesini dinliyoruz.
Hayır utanmıyoruz çünkü dürüstüz.
Ayrıca hiç de ayıp değil gayet eğlenceli...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33a3fb8c-30f4-4283-aaf8-06b4799a488a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Said Nursi</image:title>
            <image:caption>Bu eserde yer alan ve uzun yıllara dayanan Bediüzzaman Said Nursi araştırmalarımız bir biyografi ve kronoloji çalışması değildir. Bu eserle yıllarca Bediüzzaman’ın hayatında bilinmeyen veya yanlış anlaşılan ve ezber bozan konuları işlemeye çalıştık. Özellikle yeni yetişen nesillere yıllarca yanlış bilinen doğruları bilgi ve belgeler ışığında aktarma gayreti ve arzusu ile bu eseri yayınlama sorumluluğunu üstlendik. Peşin hükümlü değiliz belgelere dayanan tenkit ve görüşlere her zaman açığız. Yeni araştırmacılar için bu çalışmanın ufuk açıcı ve yol gösterici olması temennisi ile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4b7e1dc-2bf9-43fc-afd6-1b709e1286c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişki Bağımlılığı ve Narsist Tuzağı</image:title>
            <image:caption>Bize zarar veren insanları neden seviyoruz? 
“Başlangıçta toz pembe görünen ilişkilerin neden bir kâbusa dönüştüğünü anlamamızı sağlayan kitap.” 
Sabırlı, cömert ve özverili insanlar neden genellikle bencil, değişime kapalı, otoriter insanlara bağlanır? Bizlere zarar veren ilişkiler döngüsünü nasıl sonlandırabilir ve duygusal manipülasyona karşı nasıl korunabiliriz? 
Medeniyetin başlangıcından beri erkekler ve kadınlar; gördükleri, hissettikleri ve düşündüklerinden çok görünmez güçler tarafından karşı konulmaz bir şekilde romantik ilişkilere çekilir. Psikoterapist Ross Rosenberg, ‘Mıknatıs İnsan Sendromu’ kavramını bu çekimi açıklayabilmek adına ortaya koymuştur. 

İlişki Bağımlılığı ve Narsist Tuzağı’nı okuyanlar, ‘Mıknatıs İnsan Sendromu’ kavramı çevresinde gerçek aşkı bulma hayallerini yıkarak onları inciten partnerlere neden umutsuzca âşık olduklarını daha iyi anlayacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c639b714-a5bc-4ca9-81a5-f66cc88ab5bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yer Altı - Su Altı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya çapında ilgi uyandıran Atlas&apos;ın yaratıcıları Aleksandra Mizielińska ve Daniel Mizieliński&apos;den yine devasa ve yine göz alıcı bir kitap!  
 
YER ALTI SU ALTI ile yerin altına ve okyanusun derinliklerine gizlenmiş muhteşem yerleri göreceğiniz, devasa kalamardan mavi balinaya muazzam canlılarla tanışacağınız, gayzerlerin oluşumu ya da dünyanın en derin metro istasyonu gibi onlarca ilginç bilgiyle karşılaşacağınız heyecan verici bir keşif yolculuğuna çıkmaya hazırlanın!  
 
Akılalmaz (bu kelimeyi seçerek kullandık, lütfen örnek sayfalara bir göz atın) derecede detaylı çizimler eşliğinde dünyanın en derin madenine inecek, en yüksek volkanının içine girecek ve dev solucanlarla tanışacaksınız. İlk denizaltılardan derin sulardaki yaşama, kazıcı hayvanlardan insan yapımı tünellere... YER ALTI SU ALTI ile yeryüzüne bambaşka bir gözle bakmaya başlayacaksınız. 
 
Meraklı kaşife not: Çift yönlü bu kitabın belli bir ön ya da arka yüzü yok. İster YER ALTI tarafından başla ve arkeologlarla eski uygarlıkların ya da dinozor fosillerinin peşine düş, istersen kitabı çevirip SU ALTI&apos;na dal ve bilim insanlarıyla birlikte Titanik enkazının etrafında yüz. Seçimin ne olursa olsun, sana söz veriyoruz, her sayfada şaşıracaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/106cd387-db1a-4518-9f3a-37d6c56f72c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Duvardan Farkım Ne?</image:title>
            <image:caption>“Bir gün biri çıkıp bitmeyen bir hikâye yazacak.”

Kendine ‘Benim duvardan farkım ne?’ diye sordun mu hiç?

Dilek Yardımcı, Benim Duvardan Farkım Ne? kitabında çocukları düşünsel bir oyunda buluşturuyor; kendi hikâyelerini yazmaya ve ruh ikizlerini aramaya davet ediyor.  

Günlük hayat koşuşturmasında kaçırdığımız “anlara”, yitirdiğimiz “duygulara”, ertelediğimiz “ihtiyaçlara” dokunan yazar, birey merkezli “küçük” dünyalarımızın dışında kalan hemen her canlıyı nasıl da görmezden geldiğimizi fark ettiriyor.

Dostluğu ve dayanışmayı ön planda tuttuğu içten anlatısıyla okurları içsel bir yolculuğa çıkaran roman, sürpriz sonuyla düşündürüyor: Evet, bazen de öğretmenler öğrencilerinden öğrenirmiş... 

Ayliz, zengin düş gücüyle sınıf arkadaşlarından ayrışan bir kızdır. Kedilerden, karıncalardan, yapraklardan kurduğu renkli dünyası, bir gün otobüs durağında karşılaştığı “tip ikizi” ile daha da renklenir. Ayliz, hayatın keyifli yüzünü keşfetmiştir bir kere. Ne var ki mutluluğu uzun sürmez. Tip ikizi ortadan kaybolunca işler iyice sarpa sarar. Küçük kız onu bulmak için etrafa bakındıkça okula devamlı geç kalır. Bu durumdan rahatsız olan öğretmeni, çareyi yaratıcı bir cezada bulur. Başlarda sevimsiz gibi görünen bu ceza hiç beklenmedik bir şekilde Ayliz&apos;in, öğretmeni Engin Bey&apos;in ve sınıftaki tüm çocukların yaşama bakışlarını değiştirip onları ortak bir amaçta birleştirecektir...   


Eğitimci, yazar Dilek Yardımcı, ‘Bir insanı en iyi kim tanır?’ sorusuna yanıt aradığı bu kitabında, farklılıklarımıza vurgu yaparak hiç bilmediğiniz yönlerimizi keşfetmemiz için bizlere ilham veriyor.


Benim Duvardan Farkım Ne?, kalpleri ısıtan hikâyesiyle çocukların dünyasındaki “ben” egemenliğini “biz”e dönüştürmeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b579ebe-e167-42d4-95a2-3eee6216e6ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşime Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın ve fikir dünyamızın, soluğu hiç kesilmemiş, yankısı hiç eksilmemiş ve başlı başına ekol oluşturmuş isimlerinden Attilâ İlhan’ın, kardeşi Cengiz İlhan’a 1951-1953 yıllarında İstanbul ve Paris’ten yazdığı mektuplar, edebiyat tarihimize önemli bir katkı sunuyor.
Öncelikle, henüz 20’li yaşlardaki Attilâ İlhan’ın genç bir sanatçı olarak portresi çıkıyor karşımıza. “Kaptan” olarak fırtınalar ve sert dalgalar arasında alacağı, fırtına estirip yüksek dalgalar yaratarak ilerlediği uzun yolu; benzersiz bir aydın olarak yakın dönem Türkiye tarihine vuracağı damgayı, daha 1950’li yılların başlarında belirlediğini, estetiğini ve fikriyatını ortaya koyduğunu görüyoruz.
Sonradan çok başarılı bir avukat olarak parlak meslek yılları süren ve 1974-1978 arasında İzmir Barosu Başkanlığı yapan Cengiz İlhan’a (1927-2011) kardeşlik ve sıkı dostluk bağlarıyla seslenmesinin yanı sıra, sanata dair yol göstericiliğine, ısrarlı teşviklerine, önerilerine tanık oluyoruz.
Dönemin İstanbul ve Paris’inden aktarılan manzaralar, Attilâ İlhan’ın enerjisini, edebiyata dair kararlılığını, ilgi alanlarının genişliğini, irade gücünü ve etrafına hep hafiften gülümseyerek bakan çehresini belirginleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c28380e0-9bdb-4524-8913-776d314a6e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Gahiji</image:title>
            <image:caption>Akıl hocam dediği amcası Tarık Ani’nin izinden giderek başarılı bir antropolog olan Türkan Ani’nin hayatı, amcasının ölümünden sonra müthiş bir değişime uğrar. Cenazeye katılmak için Makedonya’ya giden Türkan, amcasının bahçesinde demir bir çubuk ve kendisine yazılan gizemli bir not bulur. Bu demir parçası, çok iyi tanıdığı amcasının hayatının nasıl özeti olabilirdi ki? Bir de kitap bırakır yeğenine Tarık Ani. Bu kitap, Kadim Mısırlıların yazmış olduğu ve içerisinde tılsımlı duaların yer aldığı Ölüler Kitabı’dır. 

Aﬀedilmek istediği için bu kitabı Türkan’a bırakan amcası nasıl bir kötülük yapmıştı da ruhunun acı çekeceğine inanıyordu? Amcasının odasında bulduğu kemik parçalarındaki izleri de incelemesiyle Türkan’ın içini merak, heyecan, korku kaplar ve amcasının mezarının açılması gerektiğine karar vererek dönüşü olmayan bir yola girer. 

Öğrendikleri ve yaptıkları neticesinde Türkan’ın hayatında hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ac2ac0-7995-499d-acac-a720cc9da991.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Gülü</image:title>
            <image:caption>Dağ başında bir evin var, radyo çekmiyor 
Cızırtının içinden duyduğun kelimeleri 
kendi kendine mırıldanıyorsun. 
Müziği kendi başına dinlerken 
bu sese doğru ilerlediğini sanıyorsun 
ama müziğine sepet dolusuyla itiraz dileyen 
paparazziler bir dağın tepesinden 
teleferikle iniyorlar. 
Konuyorlar evinin çatısına. 
Camlarını karartıyorlar makinalarıyla, 
kapandığını sandığın o hâlde basına çıkıyorsun. 
Yalnızlık dediğin bir döngüdesin ve dinleyen yok bu sefer. 
Bir gün pazara iniyorsun, suratında flaş patlıyor. 
Aynı şarkıyı duyuyorsun ilk defa, 
güveler cızırtıyla doldurduğun satırlardan kanatlanıyorlar haberi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a26e970-8b2a-47a8-a432-75380cc9388e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sperodea 2 - Sırlar ve Kabuslar</image:title>
            <image:caption>“Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.” 

Güneyin yöneticisi, kralın teklifini kabul ederek başkente dönüyor. Başkentte bulunduğu süre boyunca bir yandan kralın kendisine vermiş olduğu görevi yerine getirmeye çalışırken, diğer yandan atalarından miras kalan karanlık bir sırrı açığa çıkarıyor. Heyecan ve gizem ritminin sürekli yükseldiği bu hikâyeyi okurken hikâyeyi zihninizde yaşayacak, hayal gücünüzün hikâyeye eşlik ettiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3930c3b1-7d12-4ca2-aafb-8b5f0292f8f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Salgınının Yaşamımıza Etkileri</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada etkisini gösteren COVID-19 salgını politik, ekonomik, sosyo-kültürel, teknolojik, hukuksal değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Salgın döneminde bireyler, şirketler, sektörler ve genel olarak ülkeler ortaya çıkan sorunlarla mücadele etmek için çeşitli yol-yöntemler uygulamakta ve zararlarını azaltmaya çalışmaktadır. Bundan sonraki süreçte başta küresel iklim krizi kaynaklı olmak üzere, çeşitli nedenlerle COVID-19 benzeri salgınların olumsuz etkiler üretmesi potansiyel senaryolar arasında değerlendirilmektedir. Bu durum da göstermektedir ki bu türden salgınlar tek tek ülkeleri değil bütün dünyayı etkileyen sonuçlar üretmektedir. Salgın sırasında hangi eylemlerin gerçekleştiğini ve hangi önlemlerin doğru bir şekilde alındığını ve neyin yanlış gittiğini değerlendirmek, gelecekte herhangi bir salgın veya benzeri ani değişiklik durumunda işlerin daha verimli şekilde ele alınmasına hazırlıklı olunmasını sağlayacaktır. 
Bu çalışma, eğitim, politik, sağlık, ulaşım, iklim, uluslararası ilişkiler ve sivil toplum kuruluşları gibi çeşitli faktörlerin analiz edilmesine ve anlaşılmasına katkıda bulunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08c51327-da18-4f57-85d6-7b923bea13f9.jpg</image:loc>
            <image:title>14. Yüzyılda Anadolu’da Ermeniler</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de Ermeniler üzerine yapılan çalışmalar 1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması’ndan sonra başlayan ve 1915 tehcirine kadar cereyan eden olaylarla sınırlı kalmıştır. Bu tarihten önce Ermenilerin yerleşim yerleri, nüfus ve sosyo-ekonomik durumları hakkında yapılan çalışmalar yok denecek kadar azdır. Oysa Türklerle Ermenilerin ilişkileri Anadolu’nun ilk fetih yıllarından başlar. Bu dönem içinde geniş bir kültür alışverişine ve yüksek bir birlikte yaşama tecrübesine örnek oluştururlar. Türkler ve Ermeniler sadece idare edenler ve edilenler değil, aynı mahalle veya köyde komşu, tarlada veya pazarda iş ortağı, değirmende veya atölyede usta çıraktırlar ta ki bu sihir bozulana dek.

Bu kitap, XVI. yüzyılda Anadolu coğrafyasında Ermenilerin sosyo-ekonomik yapıları, dağıldıkları sahalar, nüfus durumları, yerleşim yerleri ve bulundukları bölgelerde Müslüman nüfusa oranlarını incelemeye odaklanıyor. Çalışma yapılırken XVI. yüzyıla ait yüzlerce Tahrir Defteri, binlerce vesika gözden geçirildi. Yerli ve yabancı seyyahların eserleri, Türk ve Ermeni yazarların yayınları tarandı. Böylece ilk defa XVI. yüzyılda Anadolu Ermenilerine dair geniş bir değerlendirme ortaya konuldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28198066-416d-464e-9461-764baa84a955.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevat Paşa</image:title>
            <image:caption>Cevat Çobanlı Paşa; 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi&apos;nin kazanılmasını sağlayan Müstahkem Mevki’nin kahraman kumandanı ve mütareke devrinin en zor zamanlarında Osmanlı genelkurmay başkanıdır. Cevat Paşa&apos;nın Mustafa Kemal’in Anadolu&apos;ya gönderilmesindeki rolü ihmal edilmiştir. Millî Mücadele&apos;ye gizli ve açık desteğinden dolayı da Malta&apos;ya sürülmüştür. Yakın zamanlara kadar adeta unutulmuş olan Cevat Paşa&apos;nın hayatının aydınlatılması hem Çanakkale Muharebeleri&apos;nin hem de Millî Mücadele&apos;nin bilinmesi açısından önemlidir.
18 Mart&apos;ta İtilaf donanmasına karşı kazanılan zafer hangi planların neticesidir? Mustafa Kemal Paşa Samsun&apos;a giderken genelkurmay nasıl bir destek sağlamıştır? Cevat Paşa&apos;yla Mustafa Kemal Paşa arasında hangi konuşmalar geçmiştir? Tarihimiz için önemli olan bu sorulara cevaplar arayan elinizdeki kitap uzun bir çalışmanın ürünüdür. Arşivlere dayanılarak nesnel bir bakış açısıyla Cevat Paşa&apos;nın Osmanlı&apos;dan Cumhuriyete askerî ve siyasî faaliyetlerini gün yüzüne çıkarmaktadır.
Prof. Dr. Ali Satan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a2d439a-c440-477c-bac5-c8d2bc1e3544.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvar</image:title>
            <image:caption>Sedat Peker’in, kendisinin de içinde yer aldığı Susurluk skandalından 25 yıl sonra gelen ifşa ve itirafları, Türkiye’nin ‘mafya-siyaset-devlet’ üçgeni içinde dipsiz bir bataklığa dönüştürüldüğünü ortaya koydu. 
Dünya tarihinde görülmemiş bir skandallar zinciriydi. 
Gazeteci cinayetindeki tetikçi arayışları… 
Yüz milyonlarca dolarlık kara para transferleri… 
Kara para ile çökülmüş lüks otellerdeki siyasiler, bürokratlar, mafya babaları ve oligarklar… 
Satılık mahkeme kararları, adli tıp kurumu raporları… 
Milyonlarca dolarlık rüşvet görüşmelerinin ses kayıtları… 
Siyasetçi otomobillerinin bagajlarına yüklenen paralar… 
İstanbul sokaklarında kasalarla taşınan kalaşnikoflar… 
Devletin damarlarında gezen milyar dolarlık uyuşturucu… 
Sınır ötesine taşınan silahlar… 
Onlarca isim, saymakla bitmeyen suçlar… 
Ve sonuç: Mafyanın devletleştiği bir ülke. İktidar susarak ve susturarak kurtulmayı denedi. Tek adam rejiminde bütün denge ve denetleme organları yok edilmişti. Ne yargı ne de Meclis harekete geçti. Ne var ki; hayat boşluk tanımadı ve elinizde tuttuğunuz bu eserin müellifleri, Meclis’in yapmadığını yaptı. Deneyimli gazeteci ekibi titiz bir çalışmayla, Peker’in itiraflarını en ince ayrıntısına kadar inceledi, zikredilen olayların tarihsel köklerini ve ilişkilerini deşti. Sonunda ortaya, bir tuğla çekilse yıkılması muhtemel olan kirli, kanlı duvarın, hayli kapsamlı ve güncel bir portresi çıktı. Ve bu kitap sadece okuyup, birbirimize dert yanmak için değil, o tuğlanın çekilmesi için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a932eb-7cd6-4293-8969-ccaf7aedc49a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Meclis</image:title>
            <image:caption>“Terazi, sadece dükkanlarda ve çarşılarda asılı olan değildir. Terazi, Hakk’ın âyeti, Allah’ın sırrı ve bilginin ayırt ediciliğidir. İşte bu, rûhânî terazidir. Bu, dünyadaki bunca terazinin kaynağı olan semâvî tartıdır. Meyvenin ayrı, sözün ayrı terazisi vardır. Söz doğru mu yanlış mı, hak mı bâtıl mı, bilirsin böylece. Kıymeti nedir bilmen için insanın da ayrı bir terazisi vardır…” 

Klasik dönemde sohbetler, dinleyicilerden birisi tarafından yazıya geçirilir ve meclis adıyla anılırdı. Bu sohbetler bir kitap biçiminde düzenlenince kitaba genellikle mecâlis (meclisler) adı verilirdi. Yedi Meclis (Mecâlis-i Seb‘a), adından da anlaşılacağı üzere, büyük mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin yedi sohbetinden oluşmaktadır. Sohbetler, Mevlânâ’nın halifesi Hüsâmeddin Çelebi ya da oğlu Sultan Veled tarafından konuşma anında yazıya aktarılmıştır. Her sohbet (meclis) Allah’a hamd ve Hz. Peygamber’e dua ile başlar. Duanın ardından bir hadisin şerhi etrafında gelişen asıl sohbete geçilmektedir. Sohbette seçilen hadisin işaret ettiği hususlar, kimi ayet ve şiirlerle desteklenerek anlatılmakta ve zaman zaman da hikâyelerle konu pekiştirilmektedir. Klasik şark edebiyatında bir nesir türü olarak da nitelenen meclisin en önemli örneklerinden biri olan Yedi Meclis’i Hicabi Kırlangıç’ın akıcı Türkçesiyle zevkle okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d143b26-96e2-446d-9008-8eb9fb83b74a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sounder</image:title>
            <image:caption>“Sounder’ın sesine paha biçilemezdi. Bu ses, büyük göğüs kafesinden ve geniş çenesinden âdeta bir mağaranın içinden yankılanıp geliyormuşçasına çıkıyordu; daha dışarıya ulaşmadan yarı yankıya dönüşüyordu. Avını ağaca kaçmak zorunda bırakan Sounder’ın geceyi dolduran ani havlamasını duyan bir yabancı, ağacın altında bir değil, altı köpek olduğunu düşünebilirdi. Ama kırsalın tamamında, verandalarının direklerine yaslanmış veya kulübelerinin kapılarında dikilmiş olan komşular, bu sesin Sounder’a ait olduğunu biliyorlardı.” 

Ortakçılık, Amerika’da köleciliğin ardından gelen ve yaklaşık yüz yıl sürmüş bir tarım sistemidir. Toplumsal ilişkiler, bu tarım sistemi merkezinde ve ırkçılığın taşıdığı sorunları beraberinde getirerek oluşmuştur. Av köpeği Sounder’ın bağlandığı siyahî ailenin kaderi, işte bu ilişkiler ağına dolanmış ve beklenmedik bir olayla âdeta düğüm olmuştur. William H. Armstrong, bu ailenin 1930’lu yılların Amerika’sının zorlu şartlarıyla mücadelesini ve ortakçılık etrafında gelişen sosyal düzenin nasıl işlediğini, bir çocuk ve köpeğin arkadaşlığı üzerinden gözler önüne serer. Amerikan Çocuk ve Gençlik Edebiyatı için önemli bir ödül sayılan Newbery Madalyası’na sahip eser, 20. yüzyıl Dünya Gençlik Klasikleri listesindeki yerini tartışmasız bir şekilde korur ve dünya gençlik edebiyatında bir dönüm noktası olarak kabul edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbf133c4-b388-4adb-81a1-a81bbcf79da8.jpg</image:loc>
            <image:title>Domino</image:title>
            <image:caption>Vasat bir mafya dizisinin bir bölümünde ortalama kaç cinayet işleniyor? Evet, cinayeti, insanı öldürmeyi sayılara indirgemek pek de iyi bir fikir değil. Çünkü hayat çoğu yönden, domino taşlarından kurulmuş karmaşık bir sisteme benzetilebilir. Bir cinayet sonsuz ihtimalin kapısını aralayabilir, pek çoğunun sebebi olabilir. Pek çok ölümün, tutsaklığın, karmaşık ilişkinin, aşkın, dostluğun… Bir cinayet, maktulü öldürürken pek çok yeni doğanın habercisiyse suçlu kimdir? Katil tek başına cinayet işlemez, işleyemez. Bütün bir domino sisteminde tek bir taştan ibarettir o. Yalnızca yere çakılmadan hemen önce dünyaya kanlı bir eser bırakmak ister. Tıpkı önceki taşın ona yaptığı gibi… 

Katillerin kurban olabildiğini anlamanın katilleri aklamayacağı gibi onları yalnız işledikleri cinayetle hatırlamak da taşların devrilişine ivme katmaktan başka bir işe yaramaz. Berrak zihinlerin temiz katilleri vicdan polisince yakalanmadıkça bedenin öldürülmesine sebep aramak nafile bir çabadan ibaret olacaktır. 

Bu fikirle kaleme alınan Domino, o ilk taşı devireni bulmanın polisiye bir ifadesi olarak toplumsal yıkımların tehlikeli faillerinden birinin kapısına dayanıyor. Yazarın mesajıysa oldukça açık ve gerçekçi: Cinayet, romanlarda okuduğumuz, dizilerde seyrettiğimiz kadar kolay olmamalı. Nitekim gerçekliğini her nefeste hissettiğimiz hayatlarımızda hiç de kolay değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13c0804d-42d2-4efb-8aa8-6f5538adedff.jpg</image:loc>
            <image:title>Vızıldayan İnsanlar, Güvensiz Sinekler</image:title>
            <image:caption>Zor olan şey yalnız olmak değildi; zor olan şey, odanın en uç köşesinde oturup, Allah’ın bir an için bile olsa bana kendini göstermesini beklemekti. Yalnız olmak kötü değildi ama tek başına kendini eğlendirmeye ya da güldürmeye çalışmak, enkazın altında kalmaktan daha zordu. Bu yüzden çoğu gece, hep Allah’ın bana kendisini göstermesini bekleyip onunla bir şeyler hakkında dertleşmek istemişimdir. Şunu bilmenizi isterim: Benim ihtiyacım olan şey insanlar değildi, çünkü biliyordum, onlar sadece işlerine gelenleri duymak istiyordu fakat Allah’ın beni anlayacağına ve daha samimi olacağına babamın üstüne yemin edebilirim. Onunla sabaha kadar konuşsam, içimdeki iyilikleri ya da birilerine kin güttüğümü anlatsam, yine de dinler ve yine de anlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8e1a565-9ac7-4e43-89c8-2c2bf25feff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıktan Aydınlığa</image:title>
            <image:caption>Işık için Kutsal Kitap, Tanrı’nın ilk buyruğudur diyor. 
Ben de şunu eklemek istiyorum: 
Işık, hayatın tüm alanları için karanlığa karşı 
çakan ilk kıvılcım, gerçeğe açılan yolun eşiğidir. 
Nitekim uzun yıllardır bu yoldaki arayışımı sürdürüyorum; 
hayatın, insanların, kitapların yaydığı ışıkla aydınlanmanın umudunu taşıyarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0534b62-58b1-414a-939d-ba493d270bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Kavanozlar</image:title>
            <image:caption>“Su gibi sonsuz olur balıkların hayalleri, En büyük hazinedir özgürlükleri!” 
Denizler altında hayat ne güzeldir... Masmavi ve tasasız…. Ama her gün öyle değildir. Beklenmedik bir kazanın yaşandığı talihsiz bir günün sonunda balıklar kendilerini cam kavanozların içinde buldular. Üstelik güvende olmak için bunu kendileri istediler. Uçsuz bucaksız denizlerde cam kavanozların içinde yaşamak… Peki nasıl bir hayat bekliyor onları? Çocuk edebiyatının sevilen yazarlarından Özge Bahar Sunar tüm okurlarını Öznur Sönmez’in rengârenk çizimleri eşliğinde hayallerin ve cesaretin gücünü keşfetmeye, hayatın sularında özgürce kulaç atmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ddde992-29e7-4e63-83b1-7e3e17f7d62d.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Denen Garip Hayvan</image:title>
            <image:caption>Turhan Selçuk&apos;tan insan doğasını hicveden karikatürler...

“Turhan Selçuk Seçkisi”, Türkiye&apos;de sözsüz karikatürün öncüsü olan Turhan Selçuk&apos;un mizahını genç nesillere tanıtıyor; büyük ustanın kendi zamanının çok ötesindeki çizgilerine farklı bir bakış imkânı sunuyor.

Üç ciltlik seçki, sanatçının yıllar içinde çeşitli kitaplarda ve mecralarda yayımlanan siyah beyaz karikatürlerini ayrıntılı bir kataloglama ve tematik düzenleme çalışmasının ardından yeniden gün yüzüne çıkarıyor.
 
İnsan Denen Garip Hayvan, Selçuk&apos;un 1951-2001 yılları arasında Türkiye&apos;nin ve dünyanın seçkin gazete ve dergilerinde kendine yer bulan, bazıları farklı dönem ve mecralarda tekrar tekrar yayımlanarak yankı uyandırmış 86 karikatürünü bir araya getiriyor. 

İnsan Denen Garip Hayvan&apos;da, gelmiş geçmiş en “yırtıcı” canlının kendini “daha insan” yapma çabasını çizgilere döken Turhan Selçuk, insan doğasının açgözlü ve şiddete meyilli yapısını incelikle hicvediyor. Kitaptaki seçki kadın-erkek ilişkilerindeki yozlaşmadan kültürün metalaşması ve sanatta yabancılaşmaya, bilim ve teknolojideki gelişmelerin toplumdaki yansımalarından sporun ve özellikle de futbolun siyasetle kesişmesine kadar, insana dair hemen her konuya eğiliyor. Seçki ayrıca plansız göçün körüklediği çarpık kentleşme, doğanın altüst olan dengesi, insanın uzayla imtihanı gibi meseleleri de gündeme alarak elli yıllık dünya düzeninde gerçekte çok az şeyin değiştiğini açığa vuruyor. 

Sanat yaşamı boyunca karikatürün ne olduğu ve ne olması gerektiği üstüne kafa yoran Selçuk, toplumsal öngörü yeteneği ve zamanının ötesindeki eserleriyle günümüz okurlarını şaşırtmayı sürdürüyor.

“İnsan Gülen Hayvandır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba200d44-4082-4ddb-9b40-39c83c56d5dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Öğretmenleri Meslek Etiği</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlunun sosyal bir varlık olması, tek başına yaşayamaması ve sosyal sorumluluklarının bulunması, onu varoluşu itibariyle ahlaklı olmasını zorunlu kılmaktadır. Zira insanlar hem mutlu olmak, hem de toplum içinde rahatça yaşayabilmek için bazı kurallara ihtiyaç duyarlar. Şayet bu kurallar olmasaydı sokakta dolaşmak bile güçleşirdi. Anlaşılıyor ki, insan davranışlarını ve ikili ilişkilerini belirleyen kurallar, yani ahlaki ilkeler bulunmaktadır.
Bu ahlaki ilkelerin temelini ise bir takım erdem ve değerler oluşturmaktadır. Yaşadığımız toplumu bir binaya benzetirsek, bireyler binanın yapı taşlarını, değerlerinse bu yapının çimentosu olduğunu söyleyebiliriz. Her değerin duygu, düşünce ve davranış boyutu bulunmaktadır. Bir değerin kabul edilebilir olması için ona duygu yüklemesi şarttır. Değerin anlam ve önemi, hatta sürdürülebilirliği taşıdığı duyguyla doğru orantılıdır. Bireysel ve
sosyal mutluluğun yakalanmasında da toplumsal değerlerin ve kişisel özelliklerin içselleştirilmesinin önemi tartışılamazdır. 
Bir toplumu toplum yapan belki de en önemli unsur o toplumun moral değerlerdir. Eğer bir toplumda bu ahlaki değerler iyi yerleştirilip oturtulmaz ise o zaman o toplumun işleyişinde
aksaklıklar hatta daha ileri safhasında toplumsal kaosların oluşması içten bile değildir. Dolayısıyla ahlaki değerler o toplumu ayakta tutar ve güçlü kılar. Ahlaki değerler ve kurallar toplumsal yaşayışın aslında her kesim ve kademesinde olmalıdır. Örneğin bu, mesleki açıdan ele alınırsa tüm meslek gruplarının kendine has ahlaki ilkeleri olmalıdır. Bu o mesleğin saygınlığı açısından da önemli ve gereklidir. Etik ilkeler olarak adlandırılan bu husus
o meslekteki aksaklıkları ve karmaşaları ortadan kaldırmak için mutlaka her meslek için oluşturulmalıdır.
Öğretmenlik meslek etiği ülkemizde çok ilgilenilmiş bir konu olmamakla birlikte günümüzde artık daha fark edilir bir boyuttadır. 
Ancak halen bu mesleğin kendine has etik ilke standartları oluşturulmamıştır. Bu kitapta da etik ve ahlaki değerlerden yola çıkılarak, meslek etiği ve okul öncesi öğretmenliği meslek etiği konusu irdelenmiştir. Ayrıca uzun yılları kapsayan çalışmalar sonucunda okul öncesi öğretmenlik mesleğine yönelik etik ilkeler ölçeği de yer almaktadır.
Kitap gerek içerik gerekse ölçek açısından öncelikle okul öncesi eğitim alanında çalışan akademisyenlerin ve eğitimcilerin yanında bu konuya ilgisi olan herkese yol gösterir niteliktedir.
Umuyoruz ki; hem öğretmenlik mesleği hem de okul öncesi eğitim alanına olumlu katkı sağlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a6c8dc3-894e-46f8-b751-ee9635039080.jpg</image:loc>
            <image:title>Niyet ve Dilek Kartları</image:title>
            <image:caption>44 çok özel kartla; 
Niyete gir ve dileğini tut. Kartları karıştır. İçinden gelen bir kartı seç. Manevi mesajı oku, olumlamayı tekrar et, özel okumayı tamamla. İlahi rehberliği takip et…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da6c402d-d04e-43e2-b4d0-aed237bfe1a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayanlar Yaşadıklarını Anlatıyor Divriği</image:title>
            <image:caption>Yaşayanlar Yaşadıklarını Anlatıyor Divriği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd2ca7a6-bc9d-44b3-9c1e-a7700ff44c3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Venedik Taciri</image:title>
            <image:caption>Shakespeare külliyatının önemli parçalarından Venedik Taciri, yakın bir dostunun sevdiği kadına kavuşmasına yardım etmek için hırslı bir Yahudi tüccara borçlanan Antonio’nun trajikomik serüvenini anlatır. Açık denizlerdeki gemilerine güvenen Antonio, tüccar Shylock’un oldukça yüklü borç senedini imzalamıştır ve borcunu ödeyemediği takdirde vücudundan hatırı sayılır bir parça et koparılacaktır. Öte yanda Bassanio, dostu Antonio’nun yardımıyla genç ve güzel Portia’nın evine ulaşsa da burada onu zorlu bir sınav bekler. 
 
 
Birbirine paralel pek çok tema, karakter ve ilişki barındıran oyun, içerik zenginliği dolayısıyla ancak çok katmanlı bir olay örgüsüyle aktarılabilecek; kılık değiştirmeler, beklenmedik gelişmeler ve akla gelmeyecek hilelerle sürüp giden bir macerayı anlatır. Bu nedenle uzun yıllardır süren tartışmalarla trajedi ya da komedi gibi belli kalıplara sığdırılamamış, benzersiz bir oyundur. Haklı ve haksızın sürekli yer değiştirdiği Venedik Taciri, günümüzde hâlâ hukuk, adalet, din ve ahlak alanlarında okurda uyandırdığı etik sorular sayesinde güncelliğini korur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6940cbb2-c7f6-4f8a-8366-85b538bfa023.jpg</image:loc>
            <image:title>Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>Bu küçük derlemenin sonuna dek gelebilmiş olanlar, “Bu adam da amma kavgacıymış!” diyerek parçalı kişiliğime yeni bir parça daha ekleyebilirler. Vardıkları sonuç buysa, ne söyleyebilirim? Olsa olsa şunu: “Kim değil ki?” On iki yıldan fazla bir sürede on iki kavga yazısı. Çoğu da savunma. Çok mu gene de? Çok diyorsanız çok olsun. 
 
Bir kavga daha çıkarmayalım. 
 
Anlatının hiçbir zaman tek özneli bir edim olmadığı fikrini savunan Tahsin Yücel Tartışmalar’da her biri karşı-özneye yazılmış on iki tartışma yazısını topluyor. Tahsin Yücel, “çift yönlü anlatı izlencesi” olarak tanımladığı ve yer yer ağız kavgasıyla benzer özellikler gösterebildiğini kabul ettiği bu yazılarında edebiyat dünyasından tanıdığımız pek çok farklı isimle yazınsal bir tartışmaya giriyor. Farklı edebî figürlerin yapısalcılık akımına getirdiği eleştirilere, yazın ödüllerinin seçici kurullarında görev alan kişileri eleştiren Aziz Nesin’e ve Fethi Naci’nin Peygamberin Son Beş Günü incelemesine cevap veriyor, Türk Dil Kurumu&apos;nu savunuyor ve Kara Kitap’ı eleştiriyor. Bu yazılarda Tahsin Yücel dönemin yazınsal dünyasına bir bakış sunmakla kalmıyor, aynı zamanda her şeyin eleştirilebilir ve herkesin eleştirmen olduğu bir dönemde nasıl dürüst bir eleştirmen olunabileceğini hatırlatıyor okurlarına.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6641ebd7-a06a-4762-b511-12a840721b8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevremizdeki Eşyalar - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da2d9540-e1c3-4476-9885-474be1a009cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56242c84-554a-4516-b388-a1bdb7b78212.jpg</image:loc>
            <image:title>Yiyecekler - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf7b07a-ba5f-405e-83dd-543543334463.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşıtlar Meslekler - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3689c2e5-c61f-4877-9c87-7b14bbe01e05.jpg</image:loc>
            <image:title>Harfler Sayılar - Eğitici Eğlenceli Boyama</image:title>
            <image:caption>“Eğitici Eğlenceli Boyama” serisiyle çocuklar; 
·         Kalem Kullanma Kolaylığı 
·         El-Göz Koordinasyonu 
·         Görsel Okuma Becerisi 
·         Çevreye Farkındalık kazanacaklar. 
 
Eğitici Eğlenceli Boyama serisinde; 
·         Harfler Sayılar 
·         Hayvanlar 
·         Yiyecekler 
·         Taşıtlar-Meslekler 
·         Çevremizdeki Eşyalar 
·         İlk İngilizce Sözcüklerim kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70ceabb7-7d5a-45ae-ad33-f66f38059220.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçekimi - Bütün Şiirleri 6</image:title>
            <image:caption>Caddeler komada, ağaçlar sarhoş 
Kaybettim, gören yok çocukluğumu. 
Özüm alev alev, ellerim bomboş 
İsterim, veren yok çocukluğumu. 
 
Yıllar geldi geçti yağan kar gibi 
Nere baksam orda gurbet var gibi 
Bir tablo, bir halı, bir bahar gibi 
Ufkuma geren yok çocukluğumu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4adc364f-e564-49b5-97e2-cd9129d6b418.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Yazısı - Bütün Şiirleri 2</image:title>
            <image:caption>Gevşek durma, çaresine eğil ha! 
Aman hoca, Anadolu perişan. 
Ahmet Ağa, Çoban Osman değil ha! 
Bir koskoca Anadolu perişan. 
 
Düzenciler kambur dikti düzene; 
Canım kurban bu düğümü çözene 
Üç beş putlu mutlu olmuş bize ne! Uçtan uca Anadolu perişan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7d80e96-4002-4f5d-820b-4ac9c728a4cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasaklı Rüyalar - Bütün Şiirleri 8</image:title>
            <image:caption>“Soy” düzeni, “çal” düzeni 
Kör çağın topal düzeni 
Sürsün mü babam, sürsün mü? 
 
Soyguncu dinç, millet yorgun 
Vurguncular daha vurgun 
Vursun mu anam vursun mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55528188-1701-4624-8356-115eaa084c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerdanlık 1 - Bütün Şiirleri 9</image:title>
            <image:caption>Yeni yollar deneyin çağdaş görünmek için 
Çatalla kola yiyin-kamışla pilav için 
Giriniz virüs olup kavramların içine 
Ne kadar değer varsa kemirin için için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f979da76-7740-4773-b181-6536185994d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerdanlık 2 - Bütün Şiirleri 10</image:title>
            <image:caption>Gel... İster bahar olsun ister kış olsun 
Dört mevsim toprakla suda barış olsun 
Ta beşikten mezara kadar sürecek 
Hayırda ve hakikatte yarış olsun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0261fb52-a7b7-4270-8ce7-f6b53ab920a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmak İzi - Bütün Şiirleri 11</image:title>
            <image:caption>Dokuz aylık hasret geride kaldı 
Kavuştu oğluna Süleyman baba. 
Nazlı kızını da yanına aldı 
Yürüyor yoluna Süleyman baba... 
 
Görülmemiş siyasetin bezgini 
Eline alacak yine dizgini. 
Çağırıp yanına İsmet Sezgin’i 
Girecek koluna Süleyman baba...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5e91576-b09a-4ad1-8b75-17de1adc9c7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerdanlık 3 - Bütün Şiirleri 12</image:title>
            <image:caption>Sonbahar da geçer, kış da geçer aldırma 
İnsanın ömrü yarışta geçer aldırma 
Neşesi, kederi şu yalancı dünyanın 
Hepsi menzile varışta geçer aldırma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27e03530-ec64-4c20-917c-05ac5850661a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerdanlık 4 - Bütün Şiirleri 13</image:title>
            <image:caption>Küfrün cümle kapısıdır cehalet 
Salon, sergi, penceresi rezalet 
Kendini kaybeder içine giren 
Filizlenir sapkınlıkla sefalet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1be9fd29-499a-4995-98e5-413e428d777e.jpg</image:loc>
            <image:title>Limit - 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Mizuki ve arkadaşları, sınıfça çıktıkları bir gezi sırasında ciddi bir trafik kazası geçirdiler ve öğrencilerden büyük kısmı öldü. Geride sadece 5 kişi kaldı ve onlar da hem yaralı hem de medeniyetten uzakta, tüm zorluklara rağmen hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi gruptakilerin bir kısmı da birbirlerinden nefret ediyor ve bir yandan hayatta kalmak için çabalarken bir yandan da diğerleri üzerinde kendi tahakkümlerini kurma çabasındalar. 
 
Mizuki hayli zor bir durumda zira bu cehennemden kurtulması, çok kısa bir süre önce burun kıvırarak baktığı bazı arkadaşlarının yardımlarına bağlı. Vahşi doğada güçlü olanlar ayakta kalacak ve Mizuki de grubun fiziksel güç sahibi üyelerinden biri değil. Mizuki’nin hayatta kalabilmesi, kendisinden nefret eden üç kişinin güvenini kazanabilmesine bağlı ve bu güveni kazanması hiç de kolay olmayacak! 
 
Limit, bir grup gencin yaşadığı zorlu hayatta kalma mücadelesinin hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a26667-7b47-4a7e-abb4-f693f4118eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Coğrafya Dersleri</image:title>
            <image:caption>“annem zeytin babam kömürdü 
şimdi ikisi de kara toprak 
bir resim yaptım öğretmenime 
o resmime bakıyordu ağlayarak” 
Hidayet Karakuş&apos;un daha önce Kaynak Yayınları tarafından “Çakıl taşı” ismiyle basılan kitabını, yeniden düzenlenmiş ve yeni şiirlerle genişletilmiş olarak sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2202876d-da35-4844-a972-a8cd05f82011.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İçindeyiz Ne Dışında</image:title>
            <image:caption>·         İsmet İnönü’nün Damat Ferit Paşa hakkındaki düşüncesi neydi? 
·         Atatürk, Meclis’i neden kapatmak istedi? 
·         Bursa Nutku gerçek mi değil mi? 
·         Nâzım Hikmet’in Atatürk hakkındaki düşünceleri nelerdi? 
·         Celâl Bayar Yassıada’da idamdan nasıl kurtuldu? 
·         Johnson Mektubu’nun perde arkasında neler var? 
·         Sovyet Rusya’nın en güvendiği Türk siyasetçi kimdi? 
·         “Ortanın solu” sloganını ilk kim kullandı? 
·         AP’de bölünmeye yol açan 72’ler hareketi nasıl ortaya çıktı? 
·         12 Mart döneminde Nihat Erim, nasıl başbakan oldu? 
·         Elrom neden kaçırıldı? Elrom olayında neler yaşandı?  
Türkiye’de son yıllarda yakın tarihe olan ilginin arttığı yadsınamaz bir gerçek. Gittikçe artan bu ilgiye paralel olarak çok sayıda değerli araştırma veya hatırat kitapları rafları doldururken sözlü tarih alanında yapılan çalışmaların sınırlı kaldığı da bir başka gerçektir. Elinizdeki bu kitapta Cumhuriyet tarihine tanıklık etmiş birbirinden değerli insanlar Atatürk’ten İsmet İnönü’ye, Hasan Âli Yücel’den Nâzım Hikmet’e, Adnan Menderes’ten Celâl Bayar’a, Nihat Erim’den Bülent Ecevit’e ve Süleyman Demirel’e kadar paylaştıkları hatıra ve izlenimleriyle yüzyıla yaklaşan Cumhuriyet tarihimizden de kesitler sundular. 
 
Röportaj yapılan isimler: 
Altan Öymen 
Özden Toker 
Ferruh Bozbeyli 
Hüsamettin Cindoruk 
Hıfzı Topuz 
Orhan Birgit 
Bedii Faik 
Kurtul Altuğ 
Nermin Abadan Unat 
Alev Coşkun 
Erol Köse 
Bora Gezmiş 
Hasan Korkmazcan 
Güner Öztek 
Ali Sirmen 
Mustafa Timisi 
Işıl Önalp 
Akın Önalp</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3151fe87-dfa9-44cd-8775-617dd1727b35.jpg</image:loc>
            <image:title>Satürn Evleri 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Dünya koruma alanı ilan edilmiş ve terk edilmişti. İnsanlar artık 35 kilometre yukarıda, halka şeklinde inşa edilmiş bir yapıda yaşıyordu. Ortaokuldan mezun olan Mitsu’nun işi bu yapının, yani Satürn Evleri’nin camlarını silmekti. Mitsu, varlığının ve yaptıkları işin anlamını aramak için uzaya adım atacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf51f71-6bee-4b40-8bcd-716194fc8e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arıların Dişleri Yoktur</image:title>
            <image:caption>Sizce köpekler mama yerken patilerini kullanamadığı için zorlanıyor mudur? Ya da ağaçlar yerlerinden hiç hareket edemediği için çok sıkılıyor olabilir mi? Karınlarında birer cebi olan kangurular, acaba bu durumdan rahatsız mıdır? 
 
Haydi, başka ülkelerde yaşayan ve karşılarına çıkan diğer canlıları anlamaya, onlarla empati kurmaya çalışan İpek ve Ren’e siz de katılın! Fakat unutmayın, bazen birinin duygu ve düşüncelerini anlayabilmek için o kişinin yerinde olmak gerekebilir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d99e09f-fd4e-4410-bdca-3bdecfd41615.jpg</image:loc>
            <image:title>Günün Kahramanı Manfried</image:title>
            <image:caption>Kedilerin dostu kötülerin düşmanı Manfried! 
 
Steve Kedioğlu, en büyük ilham kaynağı olan evcil adamı Manfried sayesinde hayallerini gerçekleştirmeyi başarmıştı. Fakat sorumlulukları altında ezildiğini hissediyordu ve bu yüzden hem işi hem de ilişkisi kötüye gidiyordu. Kedirne Adam Barınağı’nın kapatılacağı haberi ise her şeye tuz biber ekmişti. Hem sevgilisi Henrietta’yla arasını düzeltmek hem de kendini kanıtlamak için önünde tek bir şans vardı: Tembel teneke Manfried’ın, Çiçekadam Adam Gösterisi’nde birincilik ödülünü kazanması. 
 
“Bastow ve Major ikilisinin yarattıkları bu dünyada daha okuyacak çok şeyimiz var. Bir kere başladığınızda durmak istemeyeceksiniz.” —Paste 
 
“Bastow’un çizimleri muhteşem.” —Foreword Reviews 
 
“Eğer evcil hayvanınız varsa, bu kitabı okuduktan sonra onunla zaman geçirme arzunuzu bastıramayacaksınız.” —Newsarama 
 
“Manfried’ın maceraları bu kitapla devam ediyor.” —Boyce McClain’s Collectors Corner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72e6f8fc-d450-4845-90d2-9e7ebed1161f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Tanesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Kalbine elini uzat, tutunup kalkmak için seni bekliyor.&quot; 
 
Karlı bir ormanın tam ortasında tanıdım seni. Orman acımasızdı. Orman ıssızdı. Orman soğuktu. Sen ise bir kar tanesi gibi eşsizdin.  Bir kar tanesi gibi erimeye mahkûmdun Eylül… Günler geçti, kış dindi… Güneş açtı, orman ısındı. Ve sen kar tanesi… Günün birinde milyonlarca kar tanesi gibi eridin… ve ben seni kurtaramadım. 
 
Eylül ve Merih’in Kar Küresi’nde başlayan maceraları serinin ikinci kitabı Kar Tanesi’yle kaldığı yerden devam ediyor. Bu sefer okuyanları çok daha soğuk, çok daha karanlık bir hikâye bekliyor.  
Eylül ve Merih’in hikâyesinde üşümeye ve onların kendilerini bulma yolculuğuna eşlik etmeye hazır mısınız? 
 
Merih, ismini “kırmızı gezegen” olarak bilinen, alev alev yanan Merih’ten alıyordu. Ben ise ona göre bir kar tanesiydim. 
Yanında erimeye mahkûm gibiydim... 
Bırak da senin yanın benim cennetim olarak kalsın, cehennemi tek başıma yaşıyorum zaten.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8290c677-c828-4b57-8d64-d91729aea36e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Tanesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Kalbine elini uzat, tutunup kalkmak için seni bekliyor.&quot; 
 
Karlı bir ormanın tam ortasında tanıdım seni. Orman acımasızdı. Orman ıssızdı. Orman soğuktu. Sen ise bir kar tanesi gibi eşsizdin.  Bir kar tanesi gibi erimeye mahkûmdun Eylül… Günler geçti, kış dindi… Güneş açtı, orman ısındı. Ve sen kar tanesi… Günün birinde milyonlarca kar tanesi gibi eridin… ve ben seni kurtaramadım. 
 
Eylül ve Merih’in Kar Küresi’nde başlayan maceraları serinin ikinci kitabı Kar Tanesi’yle kaldığı yerden devam ediyor. Bu sefer okuyanları çok daha soğuk, çok daha karanlık bir hikâye bekliyor.  
Eylül ve Merih’in hikâyesinde üşümeye ve onların kendilerini bulma yolculuğuna eşlik etmeye hazır mısınız? 
 
Merih, ismini “kırmızı gezegen” olarak bilinen, alev alev yanan Merih’ten alıyordu. Ben ise ona göre bir kar tanesiydim. 
Yanında erimeye mahkûm gibiydim... 
Bırak da senin yanın benim cennetim olarak kalsın, cehennemi tek başıma yaşıyorum zaten.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b14fff4-02b1-4652-83cf-b2360f3d9fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Sır</image:title>
            <image:caption>İlk basımı 1937’de yapılan Napoleon Hill’in Düşün ve Zengin Ol kitabı o zamandan bugüne milyonlarca kişinin hayatını değiştirmiştir. Yayıncılık tarihinin en çok basılan ve okunan kitapları arasında yer alan bu kitabın yayımlanmayan iki bölümünün olduğunu söyleyen Monica Main, bu sırrı aydınlatmak ve kayıp bölümleri yayımlamak üzere elinizdeki kitabı kaleme aldı. 1930’ların dünyasında yayımlanması sakıncalı bulunan bu bölümlerin de eklenmesiyle birlikte artık bu efsanevi kitap eksiksiz hale geliyor.

*** 

Napoleon Hill’in Düşün ve Zengin Ol kitabının kayıp bölümlerini size ulaştırabildiğim için onur duyuyorum. 

Bu kitaptaki sırları uygulamaya başladığınızda sizin komutanızda olacak sihirli, yepyeni geleceğiniz için de özellikle heyecanlıyım. Sihirli bir yolculuğa çıktığınızı biliyorum!
- Monica Main

Bu kitap büyük olasılıkla okuyacağınız kitapların en önemlisi olacak; çünkü Napoleon Hill’in bilgeliğinin özünü, 21. yüzyıldaki gelişmelere uygun bir şekilde aktarıyor. 1937’deki ilk basım esnasında yayımlanmayan “İki Kayıp Bölümün” eklenmesiyle, Düşün ve Zengin Ol’un eksiksiz baskısına sahip olacaksınız.
–Bob Proctor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a79a60b-1894-419f-a132-9226f4b70b26.jpg</image:loc>
            <image:title>Yukarlarda En Uzaklarda</image:title>
            <image:caption>“Ne çalıyordu anımsamıyorum, ağır, hüzünlü bir şarkıydı. Kokusunu, saçının sıcağını yanağımda duydum. Elimi beline koyarak ince ipeğin üzerinden belinin çukuruna hafifçe dokundum. Elini omzuma bıraktı. Kollarımda tutuyordum onu, yavaşça dönüyorduk. Onu kucakladığım bütün yaşları, yaşanmış, kaybolmuş güzel günlerimizi bir an yeniden anımsadım. Başım dönüyordu. Bir daha doğmuştum. Bu hüzün ülkesinde ilk adımlarımı atıyor ve düşmekten korkmuyordum.” 
 
Ölüm, bir son mudur gerçekten? Dünyevi var oluş açısından değerlendirildiğinde, belki. Peki, ölüm nedir öyleyse? Somut yaşamın sona ermesi mi? Ya ölüm yeni bir başlangıçsa? Belki bu dünyada, belki başka bir boyutta... 

Türkiye’de sol siyaset içinde etkin biçimde rol aldıktan sonra Hollanda’ya iltica etmiş Fatih’in ve ailesinin hayatı, yirmi yaşındaki kızları Akdeniz’in “şüpheli” bir tramvay kazasında ölmesi ile altüst olur. Mutlu aile fotoğrafına kan damlamıştır. Eşi Müjgan ise Akdeniz’in ölümünün bir kaza olmadığını düşünür. Ona göre, Fatih de suçludur. Çünkü kitaplaştırdığı bir araştırma nedeniyle olaya mafyanın parmağı karışmıştır. Yıllar içinde dişleriyle tırnaklarıyla oluşturdukları mutlu yeni hayatları sona ermiştir… Ancak Fatih, eliyle gömdüğü kızını yıllar sonra kanlı canlı karşısında gördüğünde gerçeğin gizemini çözmeye girişecektir. 

İnci Aral, Yukarlarda En Uzaklarda adlı romanında okuru yaşam ve ölüm kavramlarını yeniden düşünmeye çağırıyor. Yapıtlarıyla Türkiye’nin yakın tarihinin kaydını tutan yazar, bu kez bilimkurgunun sınırlarında dolaşarak kendi yazın alanını da genişletiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/927ea084-d11d-4fa0-b52f-83e869fe4a61.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Tarih Oyunu 3.0 - Hitit Güneşi</image:title>
            <image:caption>Ufuk’un başı bu kez bir hacker’la derttedir. Kim olduğunu bilmediği biri, oyuna virüs gönderip tüm Hitit Güneşlerini Ra’nın Gözü’yle değiştirmektedir. Sınıf arkadaşları Ufuk’la dalga geçerken Gökçe, oyunu kurtarmak için elinden geleni yapmaktadır. Bu teknolojik savaşın kazananı kim olacaktır, Ufuk mu yoksa Dünyanın Lordu Aten mi? 

Gizemli Tarih Oyunu serisinin üçüncü ve son kitabı Hitit Güneşi, Ankara Anadolu Medeniyetler Müzesi’nden başlayıp kıtalar arası bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/856c06e7-2f00-4fbe-83d3-610f43ed133f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kullanımlı İspanyolca Türkçe Okul Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>spanyolca dünyada en çok konuşulan diller sıralamasında İngilizce ve Çinceden sonra üçüncü sırada geliyor. İspanya dışında 20 ülkenin resmî dili olarak dünyada yaklaşık 500 milyon insanın konuştuğu İspanyolcayı ayrıca ABD’de 48 milyon insan da konuşuyor. Bu zengin dilin son yıllarda ülkemizde orta öğretim okullarında seçmeli ders olarak okutulmaya başlanması, öğrencilere yönelik yepyeni bir sözlüğün hazırlanmasını gerekli kıldı. Sözlüğün giriş kısmında bazı temel dilbilgisi konularına yer verildi: İspanyol alfabesi ve harflerin Türkçe okunuşları, doğru telâffuzun koşulu olan vurgu, çift sesliler, hece bölünmesi, kurallı ve kuralsız fiillerin listeleri burada yer almakta. Sözlük bölümü, gündelik konuşmada en çok kullanılan yaklaşık 10.000 İspanyolca kelimeyi içermekte ve cümlenin en önemli ögesini oluşturan fiiller örnek cümlelerle pekiştirilmiş bulunmakta. En sondaysa çeşitli sayı listelerine, günün saatlerinin kullanımına, tarihlere, günlere ve aylara yer verildi. Dünya edebiyatına çok büyük katkıda bulunmuş bu zengin dili öğrenmek, öğrencilerimizin ufkunu genişletecek bir ayrıcalık. Kullanım cümleleriyle türünün ilk örneği olan bu sözlüğün gençlerimize yardımcı olacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a561157-e0e6-4a9c-b047-06b4ba246bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Koruyucuları: Kirpi Olayı</image:title>
            <image:caption>Hayvan Koruyucuları: Kirpi Olayı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144e0631-838f-4436-ab98-70c9ca5cc42b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Koruyucuları: Köpek Olayı</image:title>
            <image:caption>Köpek Olayı - Hayvan Koruyucuları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37add3d7-61e0-49c6-b3cb-bf68156b87f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold&apos;ın Sirki</image:title>
            <image:caption>Harold ve Mor Tebeşir’in yaratıcısı Crockett Johnson’dan yepyeni bir Harold macerası daha!
Harold bir gece kendini bir sirkte bulur. Mor tebeşiriyle ipte yürüyüşe çıkan Harold, bütün cambazlardan da yüksektedir. Aslanlar, filler ve palyaçolarla dolu bu sirkte Harold’ı heyecanlı bir macera beklemektedir.
Hayal gücü kuvvetli her çocuğun kitaplığında bulunması gereken bir kitap.
“Harold formunun zirvesinde!”
New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7178f53-5e91-4d23-b3ac-766504cda448.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzursuzluk</image:title>
            <image:caption>“Ustaca işlenmiş sürükleyici bir hikâye. Okurlara bir armağan.” Rafia Zakaria “Derin kesen ince bir hançer bu kitap.” Keija Parssinen Edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’den güçlü bir aşk ve inanç hikâyesi. Ünlü edebiyatçı bu kez kalemini sınırboylarında gezdiriyor. Ortadoğu’daki savaşın ve IŞİD zulmünün en çok etkilediği insanların, Ezidi kadınların ve çocukların yaşadıklarını cesurca aktarıyor. İstanbul’da gazetecilik yapan İbrahim, bir sabah, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümünü haber masasında buluyor. İşte bu ölüm, İbrahim’i neredeyse tüm bağlarını kopardığı köklerine, Mardin’e doğru bir yolculuğa çıkarıyor ve Meleknaz’la tanışmasını sağlıyor. İbrahim, ölmüş arkadaşının sevdasını devralır gibi Meleknaz’a âşık oluyor ve giderek Hüseyinleşiyor. Huzursuzluk, bir yandan Ortadoğu’nun en insafsız hallerini, savaşı, yokluğu, mülteci kamplarını ve kadın düşmanlığını gözler önüne seriyor; diğer yandan Mezopotamya topraklarının geçmişine ve bugününe empatik, sorgulayıcı bir bakış sunuyor. İnsan doğası üzerine destansı bir anlatı sunan Livaneli, asırlardır bu coğrafyada yaşayan halklara, tarihlere, inançlara ve hikâyelere ses veriyor. Türkiye’de yayımlandığı günden itibaren büyük yankı uyandıran, çevirileriyle dünya çapında okurlarla buluşan Huzursuzluk, son olarak İngilizceye çevrilerek yayınlandığı ABD’de büyük övgüler aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7915db-1ea1-4c00-b7db-4b4b984f6d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold&apos;ın Odasına Bir Resim</image:title>
            <image:caption>Odasının duvarına asmak için bir resim isteyen Harold, mor tebeşirini alır ve yepyeni bir dünya yaratmaya koyulur. Fakat Harold birden çok küçüldüğünü fark eder; artık bir papatyanın yarısı kadar küçüktür! Şimdi yalnızca çok zeki bir ressam eve dönüş yolunu bulabilir.
“Harold bir başyapıt!”
Maurice Sendak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df474669-298d-4da1-a42e-f8f2c778e3d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Harold Kuzey Kutbu&apos;nda</image:title>
            <image:caption>Harold’ın bir Noel ağacına, Noel Baba’nın da Harold’ın yardımına ihtiyacı vardır. Noel Baba’yı ve kocaman oyuncak çuvalını bütün gece taşıyacak neşeli ren geyiklerini çizmek Harold’a düşer. 
Harold Kuzey Kutbu’nda, eğlenceli ve yaratıcı dokunuşlarıyla unutulmaz bir kış macerası!
“Harold bir başyapıt!”
Maurice Sendak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67539f81-12cb-45e1-935d-6641766447f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Serenad</image:title>
            <image:caption>“Ömür boyu süren bir aşk üzerine harika bir kitap.” 
Frankfurter Allgemeiner Zeitung 

“Klasikler gibi okunan bir senfoni.” 
Neue Zurcher Zeitung

 “Serenad, Türk edebiyatında kalıcılaşacağı gibi, dünya edebiyatında da önemli bir yapıt olarak yerini alacaktır.” 
Prof. Dr. Onur Bilge Kula

 “Yılın Favori Kitabı” 
Boston Globe Okurları - 

“Yılın En İyi Kitabı” PopMatters 

II. Dünya Savaşı sırasında batırılan bir mülteci gemisinin hikâyesine dayanan bu etkileyici romanda, Almanya doğumlu yaşlı bir profesör, sevgili karısını en son gördüğü yeri ziyaret etmek için Amerika’dan İstanbul’a gelir. Maya Duran, İstanbul Üniversitesi’ndeki zorlu işi ile genç bir oğul yetiştirmenin zorluklarını dengelemeye çalışan bekar bir annedir. Maya, üniversitenin daveti üzerine gelen Prof. Maximilian Wagner’i ağırlamakla görevlendirilir. Başta, etrafında gelişen olaylara ve Profesör’e karşı kayıtsız görünse de altmış yıllık bu esrarengiz hikâye sayesinde kendi kökleriyle ilgili üstü kapatılan pek çok karanlık gerçeği yavaş yavaş öğrenir. 

Yaklaşık 800 Yahudi mültecinin kendilerini Filistin’e taşıyan geminin Türkiye kıyılarında torpidolanması sonucu hayatını kaybettiği 1942 Struma felaketinden esinlenen Serenad, hem dokunaklı bir aşk hikâyesi hem de krizdeki insan ilişkilerinin gücünün unutulmaz bir anlatısı. 

Pek çok dile çevrilen, özellikle İngilizce edisyonuyla dünyanın dört bir yanında okurlarıyla buluşan Serenad, müzik, edebiyat ve yakın tarihin iç içe geçtiği bir Livaneli romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/137713cd-7233-4992-8c4f-711f45975143.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Partili Hayata Geçiş Sürecinde Türkiye&apos;de Müzik Algısı ve Müzik Dergileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      CUMHURİYETİN KURULUŞUNDAN II. DÜNYA SAVAŞININ SONUNA KÜLTÜR VE MÜZİK POLİTİKALARI VE MÜZİK ALGISI (1923-1946) 
1.1.   Cumhuriyetin Yapılanma Sürecinde Türkiye‟de Müzik Algısı (1923-1938) 
1.2.   II. Dünya SavaĢı Yıllarında Türkiye‟de Müzik Politikaları ve Müzik Algısı (1938-1945) 
2.      ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE’DE MÜZİK POLİTİKALARI VE MÜZİK ALGISI 
2.1.   Çok Partili Hayata GeçiĢ Sürecindeki Hükümet Programlarında Kültür ve Müzik Politikaları (1946-1950) 
2.2.   İktidar ve Muhalefet İlişkisi Kapsamında Müzik Algısı 
2.3.   Çok Partili Hayata Geçiş Sürecinde Müzik Politikaları ve Toplum İlişkisi 
3.      ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE’DE MÜZİK DERGİLERİ (1946-1950) 
3.1.   Musiki Mecmuası (1948-1951) 
3.2.   Musiki Ansiklopedisi (1947-1948) 
3.3.   Filarmoni Dergisi (1948-1951) 
3.4.   Türk Musikisi Dergisi (1947-1950) 
3.5.   Müzik Görüşleri (1949-1950) 
3.6.   Bizim Yıldızlar (1950)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23686853-c351-4ba4-8b14-58685eac64ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Baraj Gölü Çevresi Set (2 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Baraj Gölü Çevresi Dokuma Sanatları
Pulur - Etnografya Ve Folklor Araştırmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f04b54b3-6753-44ac-9e47-183ebd2a3347.jpg</image:loc>
            <image:title>Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Projesi Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik ve Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi Seti (3 Kitap)
(1999, 2000, 2001)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac227595-2cb8-45c4-b419-bcf6c9f13244.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşağı Fırat &amp; Ilısu ve Karkamış Projesi Set (2 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Aşağı Fırat &amp; Ilısu ve Karkamış Projesi Set (2 Kitap)

- Aşağı Fırat Projesi 1978-1979 Çalışmaları
-Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi 1998 Yılı Çalışmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38b8218b-7b49-4984-bfde-cfe8c026f96f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititlerde Ritüel ve Büyü</image:title>
            <image:caption>Ritüeller, gündelik yaşamın sıradanlığı içinde kutsalın dünyasına açılan, onunla iletişim kurmayı sağlayan anlam kapılarıdır. Her ritüel kendi diliyle konuşur ve sembollerle vücut bulan bu dil, onu üreten topluma özgüdür. Bu yüzden, bir toplumun ritüellerini incelemek, aynı zamanda o toplumun kozmolojisine adım atmak demektir. Ritüeller katılımcılarını, inancın eyleme dökülerek somutlaştığı ve her şeyin yüksek bir anlamla yüklü olduğu kutsal bir zamana ve mekâna götürür. Yaklaşık 3600 yıl önce Anadolu topraklarında yaşamış olan Hititler için de ritüeller, sevinç ve felaketlerle yaşanan hayatı anlamlandırmanın ve tüm bunlara çareler bulmanın yolu sayılmıştır. Gündelik yaşama dair pek çok malzemenin büyüyle harmanlanarak kullanıldığı bu uygulamalar, Hitit toplumunu anlamada adeta bir veri deposudur. Sevgül Çilingir Cesur’un yeni bulgular ışığında güncel literatürü boydan boya tarayarak katettiği bu titiz çalışma, ritüelin toplumsal yaşamdaki anlamını sorgulayan teorilerden yola çıkarak Anadolu’nun 3600 yıl öncesine uzanıyor. Hititlerde Ritüel ve Büyü, okurlarını, Hitit inanç ve yaşam dünyasını semboller, büyüler ve ritüeller üzerinden yorumlayarak anlamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8156a8a-6f52-4b82-a85b-a9412f93a10f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Terliyordu Saatler</image:title>
            <image:caption>Fikir satanların,zikir satanların kazandığı 
Bir toplumda, fikirlerimi toprağa gömüyorum. 
 
                                                                  (T.K )</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69be09ec-9686-415b-8c4c-d3f46c87c28d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Günlüğümü Okuma</image:title>
            <image:caption>Zekâsı ve çalışkanlığı sayesinde kendi kaderini yazdığına inanan genç bir adam, Bora. Bora’nın kariyerine destek ve kusursuz bir eş olmayı kendine iş edinmiş bir genç kadın, Eda. Hayatın kontrolünün ellerinde olmadığını gösteren bir felaket. Sorduğu sorularla şüphelinin sadece verdiği bilgileri değil, tüm kişiliğini sorgulayan tecrübeli bir başkomiser. 
Eda, bilge kayınbiraderi, despot kayınvalidesi, yetersiz psikiyatrı, sessiz annesi, patavatsız arkadaşları, umutsuzca dost olmaya çalıştığı komşuları ve zayıflığından faydalanmak isteyen beklenmedik düşmanlar arasında geçen birkaç ay boyunca yaşadıklarını günlüğüne kaydetti. Bora’nın hayatını tekrar düzene sokacak cevaplar Eda’nın gizemli bir şekilde kaybolan günlüğünde gizli. 
Ayça Warner’dan heyecan dolu bir polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58e704db-b2d3-4844-87d0-b4b3fb9fcaf7.jpg</image:loc>
            <image:title>İnancınız Servetinizdir</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı: 
“Dünya bildiğim her şeyi büyüten aynadır.” 
Sadece ‘ayna’ olduğunu unutup onu değiştirmeye çalışmayın. İnsanın dünyayı zorla değiştirme girişimi, yüzünü değiştirebileceği umuduyla bir aynayı kırması gibi sonuç vermeyen bir girişimdir. Aynayı bırakın ve kendinize olan anlayışınızı değiştirin. O zaman yansıma tatmin edici olacaktır. 
Neville’in ismi, ondan fazla kitabında ve verdiği binlerce derste radikal bir ilkede yayıldı: İnsanın hayal gücü Tanrı’dır. Öyle ki deneyimlediğiniz her şey gücünü, düşüncelerinizden ve duygu durumlarınızdan alır. İnanmanın temel mesele olduğunu ve hiç kimseye ya da hiçbir koşula bağlı olmadığını; tamamen içinizden geldiğini en yalın dille aktaran İnancınız Servetinizdir’i çok seveceksiniz. PEN ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2895626-dd53-458c-960e-f56bf9a846fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavgalı Yıllar</image:title>
            <image:caption>KAVGALI YILLAR 
İki Darbe Arası Türkiye’de Milliyetçilik, Anti-Komünizm ve 1968 Olayları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b58b6f-4abc-49af-a7e0-ebce0d054a6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Neredeyse, Tanrı Oradadır</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’dan iyilik yapmanın erdemini vurgulayan üç öykü... “Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır”, “Üç Soru” ve “Bir Vaftiz Oğlunun Öyküsü”, dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Lev N. Tolstoy’un üç öyküsüdür. Bu öykülerde yazar, insanların dünyada yapması gereken en önemli şeyin iyilik olduğunu anlatır. “Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır”da öykünün kahramanı olan Martin Avdeyiç, dürüst ve işinde iyice ustalaşmış bir ayakkabı tamircisidir. Hayatta kalmış olan tek oğlu ölünce derin bir ümitsizliğe ve bunalıma kapılır, Tanrı’ya isyan eder. Bir gün ziyaretine gelen, doğduğu köyden yaşlı bir adam ona hayata yeniden sarılmasının yolunu gösterir. “Üç Soru” adlı öyküde, bir Kral’ın yanıtını bulmak istediği üç sorusu vardır: Bir işe başlamanın doğru zamanı nedir? Kulak vermesi gereken en doğru kişiler kimlerdir? Yapılması gereken en önemli iş hangisidir? “Bir Vaftiz Oğlunun Öyküsü”nde ise kötülüğün kötülükle cezalandırılarak değil, ancak iyilikle yok edilebileceği; insanın görevinin yanlış yapanlara doğruyu göstermek olduğu anlatılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebf1646e-81da-48f9-8f50-d2cc0906ae6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Poraymos</image:title>
            <image:caption>Üç farklı etnik köken, tek ülke, aynı acılar… Kalben ve ruhen mimarlığa bağlı Sefarad Yahudisi Oscar Baranon, Kemancı Çingene Ragib Şehovic ve Sırp Sava Dragosavljevic’in 1942’de Auschwitz toplama kampında birleşen hayatları… 
Poraymos, nasyonal sosyalizmin kendinden olmayanı dışladığı, işkencelerde öldürdüğü insanların hayatlarını anlatan bir roman. Üç Bosnalı, yaşadıkları yerler ve tanıdıkları ortak kişiler aracılığıyla kampta bir araya gelirler. Bu kampta iki seçenekleri vardır: Ya becerikli olacaklar ya da kül olup yok olacaklar. Her anları dayakla, kurşuna dizilmelerle, “kanlı şölen”lerle geçilen günlerden Ragib, sağ çıkamaz, yok olup gider; diğerlerinin ise normal bir insan gibi kaldığını söyleyebilmek pek mümkün değildir. Bu kitapta, her şeye rağmen umudun, bir nevi ılımlı bir inanç gibi hayatta tuttuğu insanların başından geçen acılara tanık olacaksınız. 
Oscar, “İşkencecilerin asıl amacı nedir?” sorusunun cevabını kendi kendine yanıtlamaya çalışıyordu. Herhalde, onlara göre, işkence güya ait olmadığı insan vücudu içinde gizlenmiş aşağılık canavarın kayıtsız şartsız öldürülmesi amacıyla yapılmaktaydı. Yok edilişten önce bir köpekten daha çok aşağılanmalıymış, üzerine buruşmuş bir deriyi giymiş çıplak, kolay yanan ve arkasından fazla kül bırakmayan bir iskelete indirgenmeliymiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/828112f0-4b47-4303-b89b-9c4760e96c0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünyanın Cesur İnsanı</image:title>
            <image:caption>Merhaba Yeni Dünyanın Cesur İnsanı! 
 
Bu kitap senin için yazıldı. Burada tüm deneyimim, bilgim ve samimiyetimle, sana insan olarak hep unuttuğumuz ama her zamankinden daha çok hatırlamamız gereken temel konulardan bahsedeceğim. 
 
Artık yeni bir dünya, yeni dertler ve yeni imkânlar var. Bu yeni dünyada nasıl var olacağımızı yine bizler belirleyeceğiz. Yepyeni dertlerin çözümleri, yepyeni ve cesur bakış açıları istiyor. Bunun için ezberleri ve alışkanlıkları bir kenara bırakıp, her şeyi yeniden sorgulayıp, yeni farkındalıklar geliştirecek cesur insanlar gerek. İşte sen, Yeni Dünyanın Cesur İnsanı; kendini ve bizi “bu dertlerden” nasıl kurtaracaksın, bunun peşindeyim. 
 
Bu kitap, hayatında yeni ve kritik kararlar vereceğin zamanlarda sana destek olmak, unutmuş olabileceklerini hatırlatmak amacıyla kaleme alındı. Umarım katkısı olur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804eaeb8-a2df-4f5f-806e-0c6289cb3ba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelmek ve Gitmek</image:title>
            <image:caption>Görünüşe Bakılırsa &apos;&apos;gelmek ve gitmek&apos;&apos; çok kolay.Biz insanlar için kilometrelerce (uzak yada yakın)yolculuk yapmak çok daha kolay.Bacaklarımız ve ayaklarımız var amabiz bundan daha fazlasına sahibiz: arabalar, gemiler, uçaklar, bisikletler, motorsikletler, ve kamyonlar.Hepsi gelir  ve gider, varır ve ayrılır.Fakat, kendimizi ve dünyadaki şeyleri biryerdenbir yere götürmenin bazı sonuçları da var.Bu gezegende hareket eden Kutup sumrularının, Afrikaantiloplarının ve kelebeklerin nu durumdan pek memnun olduklarını düşünmüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ffef79e-d1ee-4425-901f-604686e58780.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Rönesans</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şey hayatımızı dijital devrimden daha fazla değiştirmedi. Ve artık yeni bir çağın tam da içindeyiz: Genç Rönesans Çağı! Yaratma özgürlüğünün zannedilenden daha kısıtlı bir bakış açısıyla ilerlediği bu yeni çağda, değişen argümanlarla beraber genç dijital yaratıcıların hayatta kalması nasıl mümkün olacak? 
Coca-Cola, L’oreal, Mastercard, Starbucks gibi global markaların reklam ve dijital pazarlama kampanyalarını yöneten; Mubi ve Les Benjamins gibi markaların global direktörlüğünü üstlenen; Türkiye’nin ilk punk filmi Arada’nın yönetmeni Mu Tunç, büyük bir samimiyet ve cesaretle deneyimlerini okurla paylaşıyor. 
Dijital film yaratıcıları, Youtuber’lar, Tik Tok fenomenleri… Instagram ve Twitter’da çevrimiçi kimliğimizin küratörlüğünü yapmak, hem gizliliğimize, hem güvenliğimize, hem de dijital her türlü eserimizin telifine karşı gelişebilecek tehditlere hazırlıklı olmak. Beklenmedik bir şekilde ve hızla oluşan, sınırları sürekli değişen dijital kast sisteminde yerimizi almak ve korumak. 
Bu baş döndürücü dijital Rönesans Çağı’na sıkı şekilde hazırlanmak isteyen yaratıcılar için kafa açıcı bir yol gösterici: 
GENÇ RÖNESANS dijital yaratıcıların hayatta kalma rehberi. 
 
OYUNU KAZANMANIZ ENGELLENİYORSA, ONLARIN KURALLARINI DEĞİŞTİRİN! 
Metro duraklarında panolar, sokak afişleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c74e962-cd8b-430e-abbb-8ad2e50a1c98.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanların Dünyası</image:title>
            <image:caption>“Sadece mal mülk için çalışarak, kendi hapishanelerimizi inşa ediyoruz.” 
Başka dünyaların mümkün olduğu inancını hayli derinden hisseden bir yazar ve pilottur Saint-Exupéry... Yazarın dünya çapında çok satan kült eseri Küçük Prens’in minik kahramanı, bilinmeyene duyduğu merakla başka gezegenlerin keşfine nasıl cesaret ettiyse bu kez İNSANLARIN DÜNYASI’nda aynı şeyi kendisi yapıyor Saint-Exupéry... 
Farklı şehirler, farklı insanlar, farklı kültürler, hayatlar, hikayeler ve ihtimaller üzerine gerçekleştirilen bir yolculuğun derinlikli sorgulamasıdır da bu kitap aynı zamanda. Yazarın en felsefi eseri olduğunu söylemek de mümkün. 
 
Bilinmezliğin korkusunu aşmak, bilinirliğin güveninden kaçmak isteyenler için eşsiz bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc17854e-d8f3-428c-9672-62ec6297173e.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmeyeni Görebilmek</image:title>
            <image:caption>Bazen Başarırsın, Bazen Öğrenirsin 
Arkeolog Klaus Schmidt bir kireçtaşında henüz keşfedilmemiş olan tarihin sıfır noktası Göbeklitepe’yi gördü. Steve Jobs işletim sisteminin 10 saniye daha hızlı yüklenmesinin devasa etkisini gösterdi. Einstein zamanın göreceli aktığını fark etti. Atatürk, savaştan yeni çıkmış yorgun ve fakir bir halkın medeniyete kavuşabileceğine inandı. Eratosthenes 2200 yıl önce sadece bir sopa kullanarak Dünya’nın çevresinin ne kadar olduğunu hesapladı. Yetenek avcısı Scooter Braun bir Youtube videosunda izlediği 14 yaşındaki gençte dünya yıldızı Justin Bieber’ı keşfetti. 
Görünmeyeni görmek mümkündür. 
Herkesin göremediğini görmek bir potansiyel meselesidir. Ne var ki potansiyeli ortaya çıkarmayı bilmek gerekir. Bu sanıldığı kadar kolay değil. “Kendine inan, yapabilirsin, başarabilirsin” demekle olmuyor. Sadece motivasyonla zafer kazanılmaz. Sahaya da çıkmak lazımdır. Ancak sahada çaresiz hissetmemek için bilinmesi ve öğrenilmesi gereken şeyler var. 
İşte bu kitap tam da bu meseleyi aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22ebed6f-38e6-4ce8-abf9-5bb825bcd217.jpg</image:loc>
            <image:title>Afetlerde Risk Yönetim Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>1.      Afet Risk Yönetimi: Kuraklık Tehlikesi 
2.      Afetlerde Risk Değerlendirilmesi ve Analizi 
3.      Afet Risk Yönetimi Açısından Afet Alt Kültürü Kavramının İncelenmesi 
4.      Afetler ve Liderlik 
5.      Afet KuruluĢlarının Sosyal Medya Kullanımının Afet Farkındalığı Üzerindeki Etkisine Yönelik Uygulama 
6.      Afet Dirençliliği Kapsamında Üniversiteler 
7.      Afet Risk Yönetimi Çerçevesinde Hastane Afet Planları 
8.      Hastanelerin Afete Hazırlık Açısından Değerlendirilmesi (GümüĢhane Devlet Hastanesi Örneği) 
9.      Afet ve Acil Durumlarda HemĢirelerin Ġlk Yardım Bilgi Düzeyleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615eee3e-a8ee-424a-866f-ad615792a43d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Çalışmak Kötü Mü?</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ 
1.1.   PROBLEMİN TANIMLANMASI VE ARAŞTIRMA SORULARI 
1.2.   ARAŞTIRMANIN AMACI VE HEDEFİ 
1.3.   KAVRAMSAL MODEL 
1.4.   ARAŞTIRMA HİPOTEZLERİ 
1.5.   ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ 
1.6.   ARAŞTIRMA PLANI 
2.      İKİNCİ BÖLÜM KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
2.1.   ETİK DEĞERLER 
2.2.   . İŞKOLİKLİK 
2.3.   PSİKOLOJİK SÖZLEŞME İHLALİ 
3.      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ARAŞTIRMA 
3.1.   ARAŞTIRMA YÖNTEMİ 
3.2.   VERİ TOPLAMA YÖNTEMİ 
3.3.   VERİ TOPLAMA ARACI 
3.4.   ARAŞTIRMANIN UYGULANMASI 
3.5.   ANA KÜTLE VE ÖRNEKLEM 
3.6.   TEST İSTATİSTİKLERİNİN BELİRLENMESİ 
3.7.   VERİLERİN DAĞILIMI VE NORMALLİK TESTİ 
4.      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ANALİZ VE BULGULAR 
4.1.   KATILIMCILARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNE İLİŞKİN İSTATİSTİKİ BULGULAR 
4.2.   AKADEMİK ETİK DEĞERLER ÖLÇEĞİNE İLİŞKİN BULGULAR 
4.3.   İŞKOLİKLİK ÖLÇEĞİNE İLİŞKİN BULGULAR 
4.4.   PSİKOLOJİK SÖZLEŞME İHLALİ ÖLÇEĞİNE İLİŞKİN BULGULAR 
4.5.   DEĞİŞKENLER ARASI İLİŞKİLERE İLİŞKİN BULGULAR 
4.6.   YAPISAL EŞİTLİK MODELİNE İLİŞKİN BULGULAR 
5.      BEŞİNCİ BÖLÜM SONUÇ, DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER 
5.1.   SONUÇ 
5.2.   BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 
5.3.   ARAŞTIRMANIN SINIRLILIKLARI 
5.4.   ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f279c22-b191-4333-ad5f-f9c5f9aee4b3.jpg</image:loc>
            <image:title>En Önemlisi…</image:title>
            <image:caption>En Önemlisi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94c3abdf-5ac2-49d9-8626-5b511e8c9864.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Sizin İçinizde</image:title>
            <image:caption>Bazı insanlar haklı çıkmayı mutlu olmaya tercih ederler. Hayat, her insana bir ömür armağan eder. Bu armağanı nasıl kullanacağınız tamamen size bağlı.
Biz doğanın bir parçasıyız. Moraliniz bozulduğunda bir çam kozalağını elinize alın, gözlerinizi kapatın ve size ne hissettirdiğini düşünün. İçinizdeki bilge size doğruyu söyleyecektir.
Size dayatılan güzellik standartlarını, kabul gören başarı anlayışını, özendirilen hayat tarzını yıkın! Kendinize özgün tanımlar geliştirin. &quot;Bana göre.&quot; diye başlayın ve kendi dilediğiniz gibi yaşayın.
Tek tipçi dayatmaların hepsini reddedin ve kendinizle savaşı bırakın çünkü aradığınız mutluluk zaten sizin içinizde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4ef2c96-37d7-4506-a7c6-137fb380f1df.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Psikiyatristin Sinema Defteri</image:title>
            <image:caption>Filmlerin başlama anının, uykuya geçme anıyla eş olduğu söylenir. Işıklar kapandığında, karanlığın içinden bilmediğimiz bir dünyaya geçerek, kayboluruz. Görünmeyeni gösteren bu büyülü yolculuğun adı “film seyretmektir.”
Film boyunca yaşanan süreç aynı zamanda terapötik bir süreçtir. Çünkü filmler ruhsallığımızın en derinine inerek, onu değiştirme gücüne sahiptirler. İnsanın içinde duran ama fark etmediği şeyleri ortaya çıkartarak, “onunla yüzleştirirler.”
Bu yüzden her film seyircisi, seyrettiği her filmle sadece kendisine ait ve bir daha tekrarlanamaz, her seferinde yeniden tasarlanan özel bir ilişki kurar.  
Aslı Aktümen de iyi bir sinema izleyicisi. Üstelik bir hekim ve psikiyatrist. Bu kez kendisi uzanmış divana. Kapatıp gözlerini yavaşça, geçmişle gelecek arasında, hayalle gerçek arasında ve  ışıkla karanlık arasında gidip geliyor. Bize seyrettiği filmlerden söz ediyor.
Aktümen’in yazıları içimizdeki sinema hevesini ateşlemek ve yeni ilham kapılarını açmak için birebir.
Ercan Kesal

Uzun yıllar boyunca psikiyatri ve sanat alanında yapmış olduğu çalışmalarla adından söz ettiren Uzm. Dr. Aslı Aktümen’in kaleminden, insan ruhsallığında farklı izler bırakan on beş film ve dizinin psikolojik çözümlenmesi bu kitapta. The Truman Show&apos;dan Black Mirror’a, Masumiyet’ten Yozgat Blues’a, Umut Işığım&apos;dan Game of Thrones&apos;a kadar birçok yapımın psikolojik analizlerini merak ve ilgiyle okuyacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0c484c5-d3a5-4b0f-a3ed-5c84685fcd47.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Şifa</image:title>
            <image:caption>Aklımızdan geçen her şey bizim oluşturduğumuz eserlerdir, ne hissediyorsak, hissettiğimiz şey bizim isteğimize bağlı olarak gerçekleşir. Şunu unutmayalım ki attığımız her adımın, söylediğimiz her sözün, nasıl yaşadığımızın, nasıl davrandığımızın senaryosunu yazan, yöneten ve baş rolünü oynayan kişi bizleriz.
Aklımıza gelen şeyler nasıl başımıza geliyor?
Korktuğumuz şeyler bizi nasıl buluyor?
Peki, biz bunları yönlendirebilir miyiz?
Biz istediğimiz bir şeyi kendimize çekip istemediğimiz şeylerden uzak kalabilir miyiz?
Bu soruların cevabını kuantum ile bulabiliriz.
Kuantum; düşünme, fiziğin kişisel gelişime katkı sunduğu bir alandır.
Albert Einstein “Evrende her şey enerjidir ve yalnızca bundan ibarettir. Sen sahip olmak istediğin gerçekliğin frekansına uyumlandığında, o gerçeklik sana ait olur ve yapacak bir şey yoktur.” demiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7e27f93-93ff-4c10-a1fc-d8d33a5f1177.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı günden bu yana milyonlarca eğitimcinin ve gencin baş ucu kitabı olan İrade Terbiyesi, adım adım tembellikle nasıl mücadele edileceğini anlatıyor. Kitabın yazarı Jules Payot, özellikle gençlere seslenirken gelişmemizi engelleyen tembel arkadaşlardan, dikkatimizi dağıtan olaylardan ve bizi yavaşlatan alışkanlıklardan nasıl kurtulabileceğimize dair öneriler sunuyor.

Edebiyatımızın usta kalemlerinden Cemil Meriç’in “Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim.” diyerek önemine vurgu yaptığı İrade Terbiyesi, kişisel gelişim yolculuğuna çıkan herkese iyi yol arkadaşı olmayı vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72fb5e12-67a4-49f8-85bb-6665f8c8e901.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Dosyalar</image:title>
            <image:caption>Dünya gün geçtikçe güvenilmez bir hâl almaktadır. Peki gerçekten ne kadar güvenilmez olduğunun farkında mıyız?
Yakın çevremizdeki insanların ihaneti ile canımızdan olma ihtimalimiz ne kadardır?
En yakın dostlarımız bizi kelimenin tam anlamıyla sırtımızdan bıçaklayabilirler mi?
Ya da bir çocuğun adeta bir canavara dönüşmesi mümkün müdür?
Mucizeler gerçekten var mıdır?
Suç dosyaları araştırmacısı Sezgi Aksu tarafından derlenen yaşanmış hikâyeler ile insanoğlunun masum görünen yüzünün ne kadar aldatıcı olduğuna şahit olacak, kendinizi güvende hissettiğiniz birçok durumu sorgularken bulacaksınız. Sayfaları çevirdikçe kimi zaman korkacak, kimi zaman insanlığı sorgulayacak, kimi zaman ise mucize kurtuluş hikâyelerini soluksuz okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db3c5a33-62a1-4616-9120-cea223c0de17.jpg</image:loc>
            <image:title>Haremde İktidar Savaşları</image:title>
            <image:caption>Üç kıtada hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’nun idari sistemi, Sokullu Mehmet Paşa’nın vefatıyla birlikte sarsılmış ve devlet bir duraklama dönemine girmiştir. 17. Yüzyılın ilk yarısında çocuk yaşta dört padişahın tahta çıkması, diğer padişahların da ehliyetsiz olmaları haremin iktidarı etkilemesini kolaylaştırmıştır.
Bu dönemde padişahların saltanatlarını, savaş meydanlarındaki kahramanlıkları değil annelerinin haremden yürüttüğü siyasi entrikaları belirlemektedir. Neredeyse yüz yıla süren haremdeki iktidar savaşları, Osmanlı’nın çöküş döneminin nasıl başladığına dair önemli bir bakış açısı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35c7430-a19d-4afe-a331-9ad1f6d25564.jpg</image:loc>
            <image:title>Çakabey</image:title>
            <image:caption>Belki de şimdiye kadar görülmemiş bir ok yağmuru vardı İzmir’in kapısında. Çaka Bey en çok okçulara önem vermişti, onların savunma hattını zayıflatması, atlılara rahatça saldırıya kalkacakları bir alan açmıştı. Düşündüğü gibi de olmuş, okçular işlerini çok iyi yapmışlar peşinden de atlılar şaha kalkmışlardı.

Güneş iyice yükselmiş, Çaka Bey ve yiğitleri İzmir’in kapısından neredeyse girecek hale gelmişti, daha fazla kayıp vermeden şehri teslim etmeleri için yapılan çağrılar karşılıksız kalsa da düşmanda sürekli bir geri çekilme durumu vardı. Bizans askerlerine komuta eden komutanların birçoğu ya ölmüş ya da esir edilmişti.

Çaka Bey, teslim olup esir alınan askerlere iyi davranılmasını sürekli yineliyordu, esareti çok yakından yaşayan birisiydi ve kendi yaşadıklarını düşman askeri bile olsa yaşasın istemiyordu. Bu düşüncesi de ancak bir Türk akıncısına has bir durumdu.

Öğleye doğru ortalık bir nebze olsun durulmuştu, yaralanan ve şehit olan akıncılar savaş alanının gerisine taşınıyordu. Çaka Bey atını hızla sürdü İzmir’in girişine doğru, her iki yanında da yüzlerce akıncı ile hücuma kalkmıştı. Kılıç sallamanın zamanı gelmişti artık. Kan dökmeye, can vermeye ant içmiş olan akıncılar Çaka Bey’e zarar gelmemesi için etrafında adeta duvar örmüştü.

Kılıç muharebesi beklenenden de kısa sürdü ve sonunda İzmir düştü. Çaka Bey hayaline kavuşmuştu, atından atayarak indi, İzmir’in toprağına basıyor olmasına inanamadı bir süre. Her şey sanki rüya gibiydi, nefesinin kesildiğini hissediyor, sık sık ama güçlükle nefes alıyordu. Kılıcının ucundan kan damlıyor ve İzmir senin diyordu sanki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692a8f4b-7bd8-47e9-b044-2bf8b81caa9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros Hayrettin Paşa</image:title>
            <image:caption>Malazgirt zaferi sonrasında Anadolu’nun kapılarını açan Türkler, XI. yüzyılda Antalya ve Sinop’un ele geçirilmesi ile denizle tanışmışlardır. Önceleri askeri denizcilik öne çıksa da zamanla ticari denizcilikte gelişmiştir.
Ege kıyısında yaptığı fetihlerle Türk denizcilik tarihinin mihenk taşı kabul edilen, ilk Türk amirali Çaka Bey’in açtığı yolda yürüyen Türk denizciliği XV. ve XVI. Yüzyılda altın yıllarını yaşamıştır.
Bu kitap, Türk denizcilik tarihini kapsamlı bir şekilde anlamanızı sağlarken Preveze Deniz Savaşı’nın fatihi Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın hayatını yakından inceleme sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b82b2ce-f281-42ab-9791-b2bbec7d8e38.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Diğer Mustafa</image:title>
            <image:caption>Bir Diğer Mustafa, günümüzde gün geçtikçe yitirmeye başladığımız ilişkilerden olan, dede-torun ilişkisini merkeze alan bir roman… Dedesini çok seven ve onu mutlu etmek için çeşitli girişimlerde bulunan kahramanımızın tek amacı, dedesinin yaşamının gölgede kalan taraflarını öğrenmektir. Bunun için dedesine Anıtkabir’de askerlik yaparken komutanı tarafından hediye edilen bir tahta bavulu gizlice inceler. Tahta bavulda dedesine ait bir defterle karşılaşır. Defterde, iç öykünün başkahramanı olan Mustafa dede askerlik döneminden itibaren yaşadığı birtakım hatıraları bulunmaktadır. Çerçeve öykünün kahramanı olan torun söz konusu defteri bulup da okumaya başladığında olaylar gelişir. Katmanlar şeklinde kurulan iç öykünün olay örgüsü, Mustafa dedenin göçebelik yaşamından yerleşik yaşama geçiş sürecini, aile ilişkilerini, evlilik yaşamını, muhtarlığa aday olup seçilmesini anlatır. Hikâyenin sonunda ise büyük bir sürpriz yaşanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/802ab0b2-375d-4a97-bd3c-4129edd2759e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Mülkünün Tarihi Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Mülkü’nün Tarihi Coğrafyası, 1. Dünya Savaşı sırasında Celal Nuri [İleri] tarafından Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış bir yapıt. Batı’da 1700’lü yıllarda tarihi coğrafya ismiyle verilmeye başlayan öncü eserlerin bu topraklarda, Devlet-i ‘Aliyye’nin son demlerinde aks-i seda bulmuş bir ifadesi. Bu eseri, çağının diğer çalışmalarından farklı kılan özelliği ise imparatorluğun tarihi coğrafyasına odaklanıyor olması. Özellikle Rum kavramı ile Osmanlı mülkünün egemenlik sahasının sınırlarını çizen yazar, Küçük Asya ve Anadolu’dan ziyade Suriye, Filistin, Irak, Arabistan, Kafkasya ve Kırım’a yer veriyor. Batıcı bir Osmanlı aydınının Kurtuluş Savaşı’na giden süreçte mâzîden ders alınarak hâle ve âtîye hitap edercesine son Osmanlı mülkünün tapu belgesini deklare ettiği bir metin. Bir yandan ilgili dönemdeki Osmanlıların zihin dünyasındaki egemenlik sahasına açıklık getirirken diğer taraftan dönemin siyasi ve ekonomik hususlarını alışılagelmişin dışına çıkarak mekân mefhumu üzerinden ele alıyor. Yazar, okuru zaman ve mekânda kısa ama derinlikli bir seyahate çıkarıyor: Kimisi binlerce yıl öncesine dağlar, bayırlar ve hatta çöller aşıp Ortadoğu coğrafyasında kadim bir medeniyete misafir olurken, kimisi de Anadolu’dan Kırım’a yelken almış bir gemide buluyor kendini...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14004aed-01c9-4eaa-875a-b99ac6ae6808.jpg</image:loc>
            <image:title>Memlüklerde Toprak Yönetimi İkta</image:title>
            <image:caption>Askeri iktâ‘ nizamı, Orta Çağ Türk-İslâm devletlerinde ordu-devlet düzenini tahkim eden ana unsurlardan birisidir. Bu noktada Memlûk Türk Devleti, toprağa bağlı ordu-devlet anlayışı ile teşkil edilen askeri iktâ‘ nizamı, Eyyûbî mirası olarak bölge ve dönem şartları dikkate alınarak yeniden inşa edilmiştir. Makrîzî’nin; “Ne Fatımiler devrinde ne de öncesinde, günümüz Türk Devleti’nde olduğu gibi Mısır ülke toprakları askerler için iktâ‘lar olarak tahsis edilmedi,” sözleri Memlûk askeri iktâ‘ nizamının mâhiyetini özetlemektedir.
Bu nizamı uygulayan Memlûk Türk Devleti Haçlı seferlerini ve Moğol istilâlarını akim bırakmış, Mısır ve Suriye’de üç asra yakın (1250-1520) hâkimiyet kurmayı başarmıştır. Bu çalışma, bir çeşit toprak yönetim biçimi olan iktâ‘ya dair yapılan tartışmalara yer vererek, dünden bugüne tarihçilerin konuya yaklaşım tarzlarını ve tezlerini irdeliyor, gelinen bu noktada aynı sistemin aynı kültür ve medeniyet geleneğinde farklı bir anlayışla tatbikinden bahsedip sistemin devlet çarkında işleyişi ve toplum hayatına yansımaları üzerinde duruyor. Selçuklulardan mülhem, Eyyûbîlerden miras bu sistemin Osmanlılara ilham kaynağı olduğu bir gerçektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3215358-6eca-4ac5-85b3-37c0a6be907c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap İzzet Paşa (1852-1924)</image:title>
            <image:caption>Arap İzzet Paşa, II. Abdülhamid dönemi (1896-1908) mabeyn ikinci katipliği yapmış ve Yıldız Sarayı’nda resmi bir görev elde etmiştir. Arap İzzet Paşa II. Abdülhamid’in hizmetinde sadık bir danışman olarak görev yapmış gibi görünse de hakkında ortaya çıkan usulsüz atamalar, haksız servet edinimi ve rüşvet gibi daha birçok iddianın önüne geçilememiştir. 1908 II. Meşrutiyet’in yani Kanun-i Esasi’nin tekrar ilan edilmesiyle Abdülhamid’in emri ile yurtdışına firar etmiştir. Bu olay ile Arap İzzet Paşa’nın tüm mal varlığına haciz gelmiş, madalyaları ve rütbeleri geri alınmıştır. Londra, Mısır ve Avrupa’da seyahat ettiği sürece İttihat ve Terakki İdaresi tarafından yaşantısı ve hareketleri sürekli gözlem altında tutulmuştur. Hakkında birçok itham bulunmasına rağmen, Arap bağımsızlığına 1914 yılı sonrasında destek vermiştir. 

Arap İzzet Paşa’nın biyografisi niteliğinde olan bu eser bir imparatorluğunun son dönemlerinde meydana gelen olayları, çürümeyi ve çöküşü gözler önüne sermektedir. Bu çalışma Saray yaşantısına, Abdülhamid dönemi olaylarına, İslam dünyasına ve Arap topraklarına yönelik politikalara ışık tutmasının yanında bugünü anlamak isteyenlere de kılavuzluk edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d5fbb4-85b5-4873-919a-2791e7575172.jpg</image:loc>
            <image:title>Fetihname-i Nami Der-Hakk-ı Gürcistan</image:title>
            <image:caption>Gürcistan; kuzeyinde Kafkas dağları ve Rusya, güneyinde Türkiye ve Ermenistan, doğusunda Azerbaycan, batısında Karadeniz&apos;in bulunduğu bir ülkedir. Gürcistan toprakları önemli ulaşım ve ticaret yolları üzerinde yer alması sebebiyle tarih boyunca birçok devletin ilgi odağı olmuştur. Roma, Bizans, İran, Arap, Türk ve Rus devletleri burayı idareleri altına almak için mücadele etmiştir.

Osmanlı Devleti&apos;nin Gürcistan topraklarındaki hâkimiyet mücadelesini anlatan birçok eser yazılmıştır. Bu eserlerden birisi de Nâmî Hasan Ağa&apos;nın kaleme aldığı Fetihnâme-i Nâmî Der-Hakk-ı Gürcistân isimli eserdir. Nâmî Hasan Ağa 17. yüzyılın ikinci yarısında Kars&apos;ta yaşamıştır. Kars Valisi Seyyid Yusuf Paşa, 1663&apos;te Gürcistan seferine çıkmakla görevlendirilince Nâmî Hasan Ağa&apos;dan maiyetinde bulunup seferin tarihçesini yazmasını istemiştir. Nâmî Hasan Ağa sefer sırasında Dadyan melikine gönderilen elçilik heyetinde de bulunmuştur. Bu vazifeyi icra ederken Dadyan meliki ve adamlarının yönelttiği sorulara verdiği cevaplarla kendisini göstermiştir. Nâmî Hasan Ağa Fetihnâme-i Nâmî Der-Hakk-ı Gürcistân isimli eserinde Gürcistan seferine ilişkin önemli bilgiler vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a794233-58bd-4268-9733-2b29350ebd44.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ’dan Kesitler</image:title>
            <image:caption>Orta Çağ 8. yüzyıldan başlayan ve 14. yüzyıla değin devam eden uzun bir dönemi kapsamaktadır. Bu kadar uzun bir dönem de akla birçok soru getirmektedir. “Avrupa Orta Çağ’da mı doğmuştu?” ya da “sonraki gelişmeler veya yenilgiler Orta Çağ’ın sonu muydu?”, “Doğu dünyası bu dönemde Rönesans yaşadı mı?”

Bu kitap, farklı başlıklar altında bu uzun döneme farklı pencerelerden yaklaşmaktadır. İlk başta Orta Çağ’ın ilginç yüzlerinden ittifak evliliklerinin, ünlü örneklerinden olan Otto Hanedanı dönemindeki prestij evlilikleri sosyal hayata kapı aralamaktadır. Tarihin her döneminin önemli bir kurumu olan ordu ve askerlik kurumu ise Condottieri denilen profesyonel paralı askerler ile feodal yapıda yerini almıştır. Orta Çağ Fransa’sının Bilge Bir Kral’ı 5. Charles’ın faaliyetleri ayrı bir önem taşımaktadır. Yemen’de ilk Şiî kadın hükümdar olan Melike Erva’ya gelince Doğu’daki mistik dünyanın çok bilinmeyen ama önemli kadın hükümdarı olarak kendini göstermektedir. 13. yüzyıldaki Ticaret devrimini de düşünerek “İngiltere Krallığı, halkı ve tüm tüccarlarına selam olsun” diyor ve Orta Çağ’daki yolculuğumuza başlıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a65b89-5b9b-4c6f-a0cb-57b39277c1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Avare Düşünceler</image:title>
            <image:caption>E. M. Cioran iflah olmaz, soluk kesen üslubuyla bütün fanatizmleri, inançları, dinsel ya da politik imanları yine yerden yere vuruyor: Kimi sayfalar bazı kaçış yollarını imlese de, ilerleme bir kurmaca sürüsüne, tanrı hastalığa, umut ise &quot;uçurumun kenarında körebe oynamaya&quot; dönüşüyor.


Cioran felsefeyi şeylerin &quot;nafileliğinin algısı&quot; olarak ortaya koyarak edebiyat dahil her türlü yanılsamaya karşı giriştiği mücadeleyi ölüm, çöküş, nafilelik, ıstırap, öznel varoluş üzerine aforizmalarla sürdürürken ilk sayfalardaki kişisiz biz ifadesine ben ve sen&apos;i ekliyor ve kitabın iki temel kozunu açıkça ortaya seriyor: maddi, manevi ve tarihsel çürüme ile imkânsız kuşkucu ideal.


Paris&apos;teki dilsel &quot;ikinci doğuş&quot;una tarihlenen ve aynı dönemeçte aldığı düşünsel viraja dair temel bir edebi belge niteliği taşıyan Avare Düşünceler&apos;de kalemini Baudelairevari bir koyuluğa doğru akıtarak nihayet intihar motifini öne çıkaran Cioran, insanlığı katiller ile intihar edenler olmak üzere ikiye ayırıyor: İntiharın varoluşun işkencesinde değerli bir kurtuluş kaynağına dönüştüğü satırlar ise, kendini Hiçliğe daha iyi teslim etmek için her türlü inançtan kurtulan &quot;şeylerin dışındaki insan&quot; olarak yazarın istisnai bir otoportresiyle tamamlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86813fc5-db6d-4b2c-8416-516daa57a676.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan İnsana</image:title>
            <image:caption>BİR İNSANIN İLİŞKİLERİNİN NİTELİĞİ, 
O İNSANIN YAŞAMININ KALİTESİNİ BELİRLER. 

İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak “yeniden tanımlanan” bir varlıktır. İnsan ilişkilerinin temelini ise iletişim süreçleri oluşturur. 

İki insan birbirinin farkına vardığı anda iletişim başlar. Aynı sosyal ortam içinde yer alan kişilerin söyledikleri sözler ve hareketleri kadar, hareketsizlikleri, susmaları, beden duruşları ve yüz ifadeleri, hepsi anlamlı birer mesaj oluşturur. İyi bir dinleyici, iletişim kurduğu kişinin yalnız söylediklerini değil, yüzü, eli, kolu ve bedeniyle yaptıklarını da “duyar.” 

Bir aracın sürücüsü, yolda kendinden başka araç yokmuş gibi davranırsa, trafik kazası olur. Bir kişi konuşurken, karşısındakini nasıl etkilediğini düşünmeden, kendi bildiği yönde istediğini söylerse “iletişim kazası” ortaya çıkar. İlişkilerimizde, verdiğimiz mesajların sorumluluğunun bilincinde olmamız, iletişim kazalarını önler. 

Bu varsayım toplumsal düzeyde de geçerlidir. Kişi farkında olsun ya da olmasın, toplumla da sürekli ilişki içindedir. Bir toplumda “Herkes benim gibi düşünmelidir, benim düşünce tarzım en doğrusudur,” tutumu ağır basarsa, akılcı tartışmalar yerine duygusal çatışmalar ortaya çıkar. 

İnsan hayatını mercek altına alıp, insana dair her hikâyeden bir anlam çıkarabilen bilgeliğiyle değerli Doğan Cüceloğlu, kimliklerin ötesinde, canların temas içinde olduğu “insan insana” bir ilişkinin mümkün olduğunu bize hatırlatıyor. Kalıpları tekrarlamaktan kurtulabilmeniz, insan ilişkilerine anlamsal zenginliği ve derinliği getirebilmeniz için iletişim süreçlerini uygun ve etkili bir biçimde uygulamanıza yönelik bilgi ve becerileri sunuyor. 

İletişim sorunlarını çözmeden doyumlu bir yaşam sürdürmenin olanaksız olduğunun ve insanın isterse kendini değiştirip geliştirebileceğinin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a060496-726c-4017-9567-a15988b1720e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzün Melikesi</image:title>
            <image:caption>Selçuklulara dair nitelikli çalışmalarıyla tanıdığımız Erkan Göksu’nun kaleminden bir tarihi roman: Hüzün Melikesi. Göksu bu kitabında bizleri 1242 yılı Anadolu’suna götürüyor ve Selçuklu Melikesi Hond Hatun’un hüzün ve umut dolu hikâyesini anlatıyor. 

Sultan Alaeddin Keykubad’ın şüpheli vefatı sonrasında Türkiye Selçuklu Devleti tahtına oğlu II. Gıyaseddin geçer. Onun tahta oturmasında etkili olan devlet adamlarından Sadeddin Köpek, genç sultanı kendi emellerine göre yönlendirmekte, devlet idaresinde geri dönülemez hatalar işlemesine sebep olmaktadır. Hond Hatun, kardeşi Gıyaseddin ve Sadeddin Köpek’in kötü yönetimine, cinayet ve zulümlerine şahit oldukça büyük üzüntü duyar. Bu arada kardeşi Gıyaseddin’in, babasının öldürülmesi olayına karıştığını öğrenir. Bunun üzerine Konya’da daha fazla kalamaz. 

Yaklaşan Moğol tehdidi, Babai İsyanı, başsız kalmış Harezmliler ve başka sıkıntıların gölgesi altında zor bir dönem geçiren Anadolu şehirlerini dolaşmaya başlar. Gittiği her yerde bir hayır müessesi kurmaya çalışsa da Anadolu’nun üzerinde dolaşan kara bulutlar, başlattığı hiçbir inşaatın tamamlanmasını görmesine izin vermez. Son durağı ise Erzurum olur. Burada Çifte Minareli Medrese’yi yaptırmaya başlar. Bu sırada Erzurum Sübaşılığına, Sinaneddin Yakut atanır. Sinaneddin’le Hond Hatun arasında eskiye dayanan dillenmemiş bir sevda vardır. Her ikisi de yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşarken, Moğol kasırgası Erzurum’a ulaşır. 

Bir Selçuklu melikesinin hüzünlü hikâyesini merkeze alarak Türkiye Selçuklu Devleti’ni yıkılışa götüren süreci anlatan Hüzün Melikesi, bir yandan Selçuklu tarihinin unutulmaya yüz tutmuş hatıralarını canlandırırken diğer yandan da zihinlerde doğru ve gerçek bir Selçuklu tasavvuru oluşmasına katkı sağlayan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e5bb0d-1a2e-40e2-a636-363fee12ff81.jpg</image:loc>
            <image:title>Antolojiya Edebiyata Kurdî - I</image:title>
            <image:caption>Heke meriv rewşa zimanê kurdî ya sedsala bîstemîn bîne ber çavan; hingê meriv dibîne û têdigihe ku pêrgî gelekî astengî, qedexe û zordariyê hatiye, tevî vê yekê jî meriv lê dinihêre ku nivîskar û şahîrên kurdî, di her şert û mercî de, bêrawest, di nava geremol û dijwarî; di bin gef û tehdîdên hewçend giran yên serdestan de her berhem afiandine û her weha nîşan dane ku zimanê kurdî bi qîma xwe tê û ew ne kêmî zimanên cîran û biyanan e.
Uzun, di destpêka sirgûniya xwe de, wextê ku yek ji gerînendeyên kovara Kurdistan Pressê ye, hewcedarî bi lihevkomkirina nivîskarên kurd yên her parçeyî û bi danasîna wan, berhem û xebatên wan yên edebî aniye û dest bi xebatê kiriye. Her ku çûye ev xebata danasînê qulipiye ser fikreke kûr û qehîmtir. Piştî tevlibûna xebata çend salên din, ev antolojî hatiye pê. Ev xebata dûr û dirêj, di tarîxa nêz ya Edebiyata Kurdî de, gav û tevgereke gelekî berbiçavtirîn e, ji bo ziman û edebiyateke kevnare dikare bibe hereketeke gelekî nû û nûjen.
Antolojiya Edebiyata Kurdî, ne bi tenê berhemên nivîskar û şahîrên kurd dide nasîn, her weha ew bi her awayî pirekê di navbera nivîskar, şahîr û xwendeyên kurd de ava dike û wan her nêzîkê hevûdu dike.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a80fb8-270e-4331-b90e-644274c651ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküş</image:title>
            <image:caption>“Nazi Almanyası’nın mücadeleyi topyekûn özyıkıma kadar niçin sürdürdüğünü açıklamaya yönelik şimdiye kadarki en iyi çaba.” 
Antony Beevor 
 
“Bir özyıkım destanı… Berlin düşer, Naziler fareler gibi kaçar ve Hitler ile yakın çevresi intihar mermileri, zehir, tutuklama ve yargısız infaz cehenneminde mahvolurken Çöküş âdeta soluk soluğa okunuyor.” 
David Laskin 
 
“Ustaca… Kershaw’ın bu sürükleyici ve zekice çalışmasının Nazi sisteminin o korkunç son safhasına ilişkin başucu eserlerinden biri olacağına şüphe yok.” 
Financial Times 
Alman Silahlı Kuvvetleri, İkinci Dünya Savaşı’nın son safhasında her ay 350.000 kayıp veriyor, tarihte eşine az rastlanır bir kıyımdan geçiyordu. Sivil kayıplar da yine bir o kadar korkunçtu: Dresden gibi pek çok kentin haritadan silindiği o son aylardaki Müttefik hava bombardımanlarında, 400.000 sivil alevlerin ve molozların arasında can verdi; milyonlarcası ise evsiz kaldı. Yine yarım milyon kişi, Kızıl Ordu’nun Almanya’yı istila ettiği süreçte hayatını kaybetti. 
Peki, modern tarihte savaşta yenilgiyle karşı karşıya kalan devletlerin yöneticileri, topyekûn yıkım ve işgal görmemek için genellikle bir noktada barış istemiş yahut Mussolini İtalyası örneğindeki gibi, postunu kurtarmak isteyen yönetici elitlerin veya ülke içindeki güç odaklarının tertiplediği bir iç kalkışmayla düşmanla müzakereye zemin hazırlamışken; Nazi rejimi yaşanan tüm facialara ve aldığı tüm darbelere rağmen devleti, orduyu ve halkı son ana kadar pençesi içinde tutup ülkeyi kendisiyle birlikte nasıl felakete sürükleyebildi? Mahşer gününü andıran o son aylarda Almanya’da Parti’nin, devletin, ordunun ve toplumun içinde neler oldu? Alman halkı Nazileri gerçekten son ana kadar destekledi mi, yoksa rejimin son kurbanları onlar mı oldu? 
Adolf Hitler ve Nazi Almanyası üstüne yaptığı çalışmalarla Wolfson Tarih Ödülü, Bruno Kreisky Yılın Politik Kitabı Ödülü ve British Academy Kitap Ödülü gibi pek çok ödül kazanan İngiliz tarihçi Ian Kershaw, “Çöküş” ile işte bu soruları masaya yatırıyor. Stauffenberg’in 20 Temmuz’daki başarısız suikast girişimi sonrasında Almanya’da Parti, devlet, ordu ve toplum içinde vuku bulan dönüşüm süreciyle başladığı çalışmasını, Dönitz hükûmetinin 23 Mayıs’taki tasfiyesiyle sonlandıran Kershaw; Albert Speer, Heinrich Himmler, Martin Bormann ve Joseph Goebbels’in belirgin bir rol oynadıkları bu 10 aylık süreçte Almanya’da yaşananları ve kaybedildiği neredeyse herkes için açık olan bir savaşa Almanların topyekûn işgal ve yıkıma kadar neden ve nasıl devam edebildiklerini devlet arşivlerinden, asker ve sivil mektuplarına kadar uzanan muazzam bir kaynakça ve sürükleyici bir anlatımla okuyucuya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed66ac9-2bcf-47c5-aa18-f24b3da01e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Antolojiya Edebiyata Kurdi - II</image:title>
            <image:caption>Antolojiya Edebiyata Kurdî, bi vî beşê xwe yê duwemîn, asoya Ziman û Edeba Kurdî berfirehtir dike. Di vî beşî de rengînî û pirdengiya edebiyata kurdî şênbertir dibe û yekcar vediguheze okyanûseke edebiyatê ya kûr û bêbinî; ji rohilatê welêt bigire heya roavayê welêt; çi bakur û çi jî başûr; rûpelên antolojiyê; bi nivîsên zaravayên kurdî yên, kurmancî, dumilî û soranî tên dagirtin. Agahiyên ku di navê de ne, me hildide ser milên xwe û me dibe li nav welêt û carina jî sirgûniyê vedinişîne; geh dike mêvanê xemgînî û endîşeyê, geh jî yê kêfxweşî û henekê.
Antolojiya Edebiyata Kurdî - II, jî dê mîna cildê yekemîn dewsa valahî û kêmaniyên ku hene tijî bike, dê qelîş û birînên ku li ser dilê ziman û edeba kurdî vebûne, bi hêza zanîn, nivîsar, çîrok, şihîr û pênûsşorên ku di nava xwe de hewandiye, bicebirîne.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/733a0cfb-180a-4c51-8b9f-c834a72a279e.jpg</image:loc>
            <image:title>Troya Savaşı</image:title>
            <image:caption>EFSANELER VE GERÇEKLER ARASINDA
TARİHİN EN DESTANSI SAVAŞI: TROYA

“Barry Strauss, büyük bir tarihçide aradığınız her şeyi size sunuyor. Troya Savaşı ihtirasları, en ham halleriyle ele alan tutkulu bir eser. Strauss, adamların ve kadınların onur ve aç gözlülük hikâyesi olan Troya Savaşı’nın kalbine inecek kadar cesur bir adam. Homeros’u uzun hikâyelerin bir anlatıcısı olarak değerlendirmekten ziyade, onu dünya tarihindeki en büyük olaylardan birisinin koruyucusu olarak ele alarak ozana hak ettiği saygıyı gösteriyor.” 
- Bettany Hughes (İstanbul: Üç Şehrin Hikâyesi ve Helen of Troy: Goddess, Princess, Whore eserlerinin yazarı)

“Barry Strauss, Troya Savaşı’nı mitoloji ya da şiirden ziyade, bir tarih olarak cesur bir şekilde ele alıyor. Yazar, Homeros destanları ve diğer Yunan kaynaklarına, başta Tunç Çağ ve dönemin somut materyalleri olmak üzere Hitit ve Mısır arşivlerinden yazılı kaynakları da ekliyor. Troya Savaşı, Homeros’un kahramanlarını ve yaşadıkları dünyayı canlı ve renkli bir hayata taşıyan akıcı bir üslup ile kaleme alınmış heyecan verici bir hikâye.” 
- Sterling Prof. Donald Kagan (Klasik Filoloji ve Tarih Bölümü, Yale Üniversitesi)

Troya’nın aşılmaz duvarlarının önünde, binlerce asker 2500 yıldır sanat eserlerine ilham olmuş, tarihçilerin aklında birçok soru işareti bırakan bir mücadeleye girişmiş miydi? 19. yüzyılın sonlarında Heinrich Schliemann’ın Çanakkale’deki kazılarına kadar yeri dahi bilinmeyen Troya, gerçekten de bu destansı savaşa, kahramanların kendilerini gösterdikleri bir çatışmaya ev sahipliği yapmış mıydı? Akhilleus, Hektor, Agamemnon, Menelaos ve Paris Troya Ovası’nda karşı karşıya gelmişler ve güzel Helene uğruna ölene dek çarpışmışlar mıydı? Yoksa bütün bu anlatılanlar bir ozanın, Homeros’un uydurmaları mıydı?

Elinizdeki kitapta tarihçi Barry Strauss efsaneler ile gerçekler arasında Troya Savaşı’nın izlerini sürüyor. Strauss, Troya Savaşı’nın yeni bir tarihini yazarken Homeros’un Ilias ve Odysseia destanlarından ve Tunç Çağ Yunan, Hitit, Mısır ve Assur metinlerinden yararlanarak arkeolojik buluntular ışığında Troya’da yaşananlara dair yüzyıllar boyunca tartışılan meseleleri yeni bir bakış açısıyla yorumluyor. 

Barry Strauss Homeros’un büyük destanının arkasındaki tarihi açığa çıkarıyor ve savaşın geçtiği yerlere, sahada gerçekleştirilen mücadelelere, meşhur karakterlerine canlı ve gerçekçi bir şekilde yeniden hayat veriyor. Troya Savaşı, destansı anlatımın şiirselliğinden ve ihtişamından ödün vermeden sizleri Antik Çağ’ın bu büyük mücadelesinin geçtiği topraklara, kahramanlarının arasına götürmeye aday güncel bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c178610b-92cd-4a6a-afb3-7d763baadde7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yapmalı?</image:title>
            <image:caption>Belli bir konjonktür içinde yaşanan gelişmeler karşısında olumsuz bulduğu bir gidişata müdahale etme ihtiyacı duyan ve buradan kendine görev ve ödevlerin yanı sıra birtakım payeler de çıkaran etkin hatta partizan bir filozof: Louis Althusser. İçinden çıkılmaz derece karmaşık, birbirini tutmaz adreslemelerle, kimisi var ki dile pelesenk olmuş birtakım kavramların yerini yurdunu saptamaya ve böylece metinleri okumanın yol yordamını bulmaya çalıştığımız uğrak bir mahalleye benzetebiliriz yazdıklarını.


SSCB tarihi kadar bütün bir Marksist hareket için de bir dönüm noktası niteliği taşıyan 1956&apos;daki 20. Kongre&apos;nin ardından, Stalin&apos;den arınma gayretiyle kendi içinde bir sorgulamaya giren Marksizm, &quot;her şey insan için&quot; şiarıyla, barış içinde birlikte yaşama üzerine sihirli sözlerle liberal bir savruluş yaşarken Althusser, &quot;Marx&apos;a dönüş&quot; iddiasıyla sahne almış ve Marx&apos;ın başlattığı bilimsel devrimi &quot;canlı ve etkin bir hakikat&quot;e dönüştürmeye soyunmuştur.


Bu dönemde Marksist düşünce etrafında yarattığı anaforda, dolaşıma soktuğu kavramlar ve alışverişe girdiği yapısalcılıktan psikanalize dışarlıklı düşünme tarzlarıyla sol&apos;a, etkileri bugüne uzanan entelektüel bir canlılık getirdiğini de söyleyebiliriz.


1978&apos;de kaleme aldığı, Ne Yapmalı? adıyla ölümünden sonra yayımlanan bu risale, Alain Badiou&apos;nun deyimiyle sınıf mücadelesindeki sismik hareketlerin içten kaydı olarak yürüttüğü felsefe uğraşı içinde, Althusser&apos;in maden bulduğu Machiavelli üzerine bir sondaj denemesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82f5243e-1a27-41fb-81c8-df0453b71ff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazınsal Metin Üstüne Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Metin odaklı eleştiri kuramının Türkçedeki ilk temel yapıtlarından biri olan Yazınsal Metin Üstüne Araştırmalar gözden geçirilmiş baskısıyla kırk beş yıl sonra yeniden okur karşısında...


Geleneksel Eleştiriden Yapı Kavramına – Yazınsal Göstergebilim ve Yazınsallık Sorunları – Metinsel Çözümleme ve Okuma Birimleri – Yazınsal Metinde Dil ve Çoğulanlamlama – Yazınsal Metinde Dış Gerçeği Arama Yüzeyselliği çevresinde biçimlenen çalışma göstergebilim terimleri açısından da yenilendi.
&quot;Özyaşamdan kaynaklanan yazınsal eleştirinin geçerliğini yitirip yitirmediği kimi çevrelerce tartışıla dursun, yazarın yaşamından esinlenerek yapıt çözümlemesine yönelenlerin sayısı giderek yok oluyor. Ne de olsa, XIX. yüzyıldan kalma köhnemiş tarihsel eleştirinin başvurduğu kaynaktır özyaşam. Yapıtı bir köşeye iterek yazarın soyu, ortamı, dönemiyle ilgili araştırmalara girişmek yapıtın yapısını açıklamaya götürmemiştir tarihsel eleştiriciyi. Özyaşamdaki olguların yapıtı etkilediğini bulmak, yapıtı çözümlemek değildir. Çözümlenecek metin için tek kaynak yine bu metnin kendisidir. Çözümleme, eleştiri ya da göstergebilimsel açıklama bekleyen yazarın metnidir artık. Her şey, bir bütün oluşturması gereken metinde aranır. Metin, yapısındaki yetkinliğe göre yargılanır. Yapıtın gerçekliği değil geçerliliğidir söz konusu olan.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d9f6eaa-b7a7-4d12-9762-a3ac992265ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenisey&apos;en Seyhun&apos;a Türkler</image:title>
            <image:caption>ORTA ASYA’NIN DERİNLERİNDEN
TÜRKLERİN KÖKENİNE YOLCULUK…

İslam-öncesi Türk Tarihi denildiğinde ilk akla gelenler genellikle Hunlar, Göktürkler ve Uygurlardır. Ancak bu dönemde önemli roller oynamış ve Türk tarihine damga vurmuş başka topluluklar da vardır. Büyük devletler kurmadıkları için yeterince ilgi görmeyen bu topluluklar arasında Kırgızlar, Türgişler, Karluklar ve Oğuzlar bulunmaktadır.

MÖ 3. yüzyılda Yenisey kıyılarında ortaya çıkan ve bilinen en eski Türk topluluklarından birisi olan Kırgızlar, aynı zamanda adlarını en uzun süre koruyan Türk halkı olmuşlardır. Tarihleri boyunca Hunlar, Göktürkler, Uygurlar ile Moğollara bağlanmışlar, bu devletlere karşı sıklıkla ayaklanmışlar ve 840’ta Uygur Kağanlığı’nı yıkarak Türk tarihinin akışını değiştirmişlerdir. Türgişler ise, 7. yüzyılda Batı Göktürk Kağanlığı’nın topraklarında yaşayan On Okların bir boyu olarak ortaya çıkmışlardır. 766’da yıkılana kadar Göktürklerle mücadele etmişler, Türkistan’daki Arap ve Çin ilerleyişlerini de durdurmuşlardır.

7. yüzyılın ilk yarısında Altayların batısında Göktürklerle akraba bir halk olarak ortaya çıkan Karluklar, Göktürklere ve Uygurlara bağlanmışlarsa da fırsat buldukça ayaklanmışlardır. Tarihte oynadıkları en önemli rollerden birisi, 751 yılındaki Talas Savaşı’nda Abbasîleri destekleyerek Çinlilerin Türkistan’daki yayılmalarını sona erdirmiş olmalarıdır. Karluklar, Müslüman olan ilk Türk topluluklarından birisidir. Oğuzlar, 8.-11. yüzyıllar arasında bir Yabguluk olarak Seyhun’un kuzeyinde yaşamış bir Türk halkıdır. Bugünkü Türkiye, Azerbaycan ile Türkmenistan gibi ülkelerde yaşayan Türklerin çoğunun ataları olan Oğuzlar, kalabalık boylardan oluşmuşlar ve komşularıyla yoğun çatışmalar yaşamışlardır. Bir bölümü Avrupa’ya göç ederken çoğu Müslüman olarak Selçukluların ve sonrasında Osmanlılar, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve Safevîler gibi devletlerin kuruluşunu sağlamıştır.

Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç, Yenisey’den Seyhun’a Türkler adlı bu kitabıyla Kırgızlar, Türgişler, Karluklar ve Oğuzların dünyasına Eski Türk yazıtları, Çin kaynakları ve İslamî kaynaklarla ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880fbb77-1877-4b94-bc8c-a4e4b1a3e1f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçenlerin Ardı Kapı Duvar</image:title>
            <image:caption>Ferhat Eroğlu, ilk öykü kitabı Göçenlerin Ardı Kapı Duvar&apos;da, yaşamları tarihin sayfalarına geçmeyen, kayboluşlarının izi dahi bulunmayan karakterlerin peşinde dolaştırıyor okuru. &apos;90 sonrası Türkiye&apos;sinde, Ankara&apos;nın varoşlarında, şehrin bağırsaklarında geçen bu öyküler, yazarın tarihçi yönünün de etkisiyle, tarihe ve yaşadığımız topraklara farklı aynalar tutuyor.


&quot;Ne yaşadıkları acı hayat hakkıyla anlaşılabildi, ne ölümleriyle ilgili tutulan evraklar önemsendi, ne de arkalarında palamut çarşafından gayri evrak-ı metruke kaldı.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/860cf50b-a41b-4e89-af47-b76585f1dadb.jpg</image:loc>
            <image:title>Güpegündüz Hırsız Gibi</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda, tekno-bilimsel ilerlemeler dünyamızı tümüyle dönüştürdü ve neredeyse tanınmayacak kadar değiştirdi. Büyük teknolojilerin cesur yeni dünyasında, her yenilik dalgasının ardından, kendimizi tuhaf bir biçimde, Marx’ın “katı olan her şey buharlaşıyor” şeklindeki meşhur öngörüsünün gerçekleşmesine doğru yaklaşırken buluyoruz. İşin otomasyonu, paranın sanallaştırılması, sınıf topluluklarının dağılması, maddi olmayan entelektüel emeğin yükselişi, cinsiyet kalıplarının altüst oluşu ve iklim krizi gibi süreçlerle birlikte küresel kapitalist yapı her zamankinden daha hızlı şekilde parçalanmaya başladı, ve artık tamamen yok olmanın eşiğinde. 

Peki ardından ne gelecek? Sonu gelmez toplumsal-teknolojik çalkantı zemininde, herhangi bir hakiki değişim nasıl gerçekleşebilir? Slavoj Žižek, böyle bir bağlamda, büyük bir toplumsal zaferin olamayacağını savunuyor. Kalıcı devrim, güpegündüz hırsız gibi, hemen gözümüzün önünde belirivermektedir. Yapmamız gereken uyanıp onu görmek. 

Güpegündüz Hırsız Gibi, günümüzün teknolojik ve bilimsel ilerlemelerinin ortaya çıkardığı radikal olasılıklarla tehlikeleri ve bunların hepimiz için heyecan verici etkilerini aydınlatıyor. 

“Slavoj Žižek’in mükemmel kitabı insanlığa sadece hakiki felsefenin yapabileceği şekilde hizmet ediyor.” 
Yanis Varoufakis</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19cc6212-8c4b-4f13-9589-292903350ee0.jpg</image:loc>
            <image:title>Haziran Kalsın</image:title>
            <image:caption>Gün doğumu efsunlu bir andır Yeldeğirmeni’nde. Kırdaki horozların vazifesini burada martılar üstlenir. Her daim aç olan karınlarını doyurmanın telaşından mıdır yoksa güneşe yaptıkları bir serenat mı bilinmez, çatıların üzerinde avaz avaz dönmeye başlarlar ilkin. Semtin yeni sakinlerine kalk borusu olan bu çığlıklar, zamanla sabah uykularını mayalayan tatlı bir ezgiye dönüşür. 

Güneşin ilk ışıkları denize çıkan sokaklara vurur önce. Suyun durgun yüzeyinden yansıyan parıltı binaları baştan aşağı yıkar, gecenin zifirinde işlenmiş günahları süpüren çöpçülerin önünü aydınlatır. Geceyi avlanarak geçirmiş kediler yorgun bedenlerini güneşin sıcağına bırakacakları bir köşe ararlarken, yeni uyanan köpekler kahvaltılarını yapmak üzere çöp tenekelerine doğru rahvan yürürler. “İçinden Monet resimlerinin geçtiği, gramofonda hüzünlü şarkıların çalındığı ve sayfalarda İstanbul, aşk ve sanatın hissedildiği incelikli bir ilk roman. Tarihi bir apartmanda yaşayan üç kuşak İstanbullunun dünyası… Bir tek güne ne çok ömür sığarmış meğer…” 
– Hülya Soyşekerci 

“Sinematografik bir anlatıma sahip olan Haziran Kalsın romanı hemen her satırda siyah beyaz bir Türk filmi izliyormuşuz havası yaratıyor.” 
– Serkan Parlak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c6fa5b3-08a6-4357-bae5-d0fbdcc29115.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikal</image:title>
            <image:caption>“Fakat bir gün, işte tam da bir gün, bir şey aniden değişiverecekmiş gibi oldu. 
Bir his ya da yepyeni bir gelecek gibi 
Ne olduğunu tam olarak kestiremiyor, ümit ediyordum sadece ve bunun da oldukça faydalı hatta belki de gösterişli bir his olarak iş göreceğini, bambaşka bir hayat yaratmakta değilse bile bu hayatı yaratacak insanı düşünmekte bir işe yarayacağını, küçük, çok küçük bir parça olarak muazzam büyüklükte bir başka hayale ekleneceğini ve nihayet saf bir arzudan ibaret kalacağını zannediyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b964f4-d307-4844-b115-8122b8f68c32.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeli Devletler</image:title>
            <image:caption>Devlet dışı silahlı örgütlerin başka ülkelerin hükümetleri tarafından desteklenmesi uluslararası ilişkilerde tarih boyunca önemli bir stratejik yaklaşım olarak uygulanmıştır. Devletleri buna iten sebepler nelerdir? isyancı gruplar bu devletlerle işbirliği içinde olmayı neden tercih eder? Belgin Şan Akca, kitabında kullandıgı Devlet Dışı Silahlı Örgütler (DDSÖ) veri seti yoluyla, devlet dışı silahlı örgütlerin, devletlerle kurduklan işbirliklennın hem örgütler hem de devletler tarafından yapılan karşılıklı seçme sürecinin sonucu ortaya çıktığını iddia ediyor. Devletler arası ilişkilerin ve ayrıca devletler, silahlı örgütler ve diger olası destekçiler arasındaki etnik, dini ve ideolojik yakınlıklann oynadığı rolü, 355 devlet seçim vakası ve 342 örgüt seçim vakası ile ortaya koyuyor.

Bu bağlamda, örgütlerin de uluslararası Ilişkilerde devletlerin tercil-dernıden bağımsız olarak kendi başlanna var olabilen ve dış politikayı derinlemesine etkileyen temel aktörler olduklannı gösteriyor. Maskeli Devletler, uluslararası ilişkilerin temel kuramlannın devlet-odaklı çalışmalanndan farklı bir yöntem sunuyor. Dünyadaki çalişmalann önemli bir kısmının yaşandığı Ortadoğu&apos;da konumlanan ve güvenlik konulannın öncelikli oldugu Türkiye için ayn bir önem taşıyan bu kitap, akademısyenler, siyaset yapıcılar ve konuya ilgi duyan tüm okurlar için bir başucu eser niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0971da8c-b27b-4439-8cbf-56e637080644.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger - Almanya&apos;dan Bir Usta</image:title>
            <image:caption>Martin Heidegger, 20. yüzyılın en etkili filozoflarının başında gelir. O olmaksızın Sartre’dan, Foucault’dan ya da Frankfurt Okulundan da bahsetmenin kolay olmayacağı, üzerinde hemfikir olunan bir görüştür. Buna karşılık, Hitler yönetimiyle kurduğu ilişki Heidegger’i aynı zamanda en sert eleştirilerin de merkezine oturtmuştur. 

Rüdiger Safranski’nin elinizde tuttuğunuz çalışması, Heidegger’in yaşamını onun felsefi gelişimi, dostlukları, hırsları, geri çekilmeleri ve yüzyılın olayları temelinde ortaya koyuyor. Kitapta Heidegger’in Herakleitos, Platon, Kant gibi filozoflar üzerinden gerçekleşen felsefi gelişiminin, Almanya’nın I. Dünya Savaşı yenilgisi sonrası muhafazakârlığa olan trajik yönelimi paralelinde anlatılması Heidegger’e ilişkin çok yönlü ve bütünsel bir kavrayış imkânı sunuyor. 

Safranski’nin çalışmasının belki de en özgün yanı, Heidegger’in hayatının ve felsefesinin âdeta Almanya’nın hikâyesinin, iyi ve kötü, ihtişam ve körlük gibi iç içe geçmiş özelliklerini taşıdığını yetkinlikle ortaya koyabilmesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/712f3f58-58b5-4a33-9894-b89e2449b048.jpg</image:loc>
            <image:title>Lusitanyalılar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>On altıncı yüzyıl edebiyatının en parlak siması Luís de Camões, Cemil Meriç’in büyük tarihçi Edgar Quinet’ten aktardığı ifadelerle Portekiz’in yarattığı tek büyük fatihtir: Bir kıtayı değil bütün kıtaları fetheden, mısraları kâh portakal çiçeği kâh tarçın kokan, okyanus kadar geniş ve derin kalbiyle iki kıtayı birleştiren bir fatih… Yine Quinet onun eserini devrimizin ilk ve tek gerçek destanı saymış, Voltaire, Cervantes ve İspanyol Altın Çağı şairlerinin hayranlığını celbeden Camões’i Homeros’a benzetmiş; O, Herder nezdinde Dante ve Milton’a denk tutulmuş, Puşkin tarafından bu kıyaslamalara Shakespeare ve Petrarca da dâhil edilmiştir. İşte şimdi “Portekizli Vergilius” olarak da taltif edilen bu büyük şairin, Vasco da Gama’nın Hindistan yolculuğu üzerine yazılmış, Eduardo Lourenço’nun “vatan İncili” olarak nitelediği destanı ilk defa Ötüken Neşriyat tarafından, İbrahim Aybek’in hayranlık uyandıran girişimi sayesinde özgün manzum düzenine yaklaşan bir ahenkle Portekizce aslından 70 sayfaya yaklaşan yüzlerce açıklayıcı notla birlikte çevrilerek yayımlandı. Portekiz’den Hindistan’a, antik tanrıların, Müslüman emirlerin, derin denizlerin ve insanların zaman zaman coşkun zaman zaman suhuletli dalgalar arasında birbirine karışan seslerinin eşliğinde Luís Reto’nun ön sözü, Adnan Özer’in son sözüyle takdim etmekten gurur duyarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f27e4b-25b7-4274-b7c4-b4cb1845dda2.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçebeler Diyarı</image:title>
            <image:caption>En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu Oscar Ödülleri’ni kazanan, Chloé Zhao’nun yönettiği ve Frances McDormand’ın oynadığı Nomadland filminin ilham kaynağı. 
 
Amerikan Ekonomisinin Karanlık Yüzünün Göçebe Kurbanları 
 
Hem Kuzey Dakota’nın şekerpancarı tarlalarında hasada katılan hem de Amazon.com’un Teksas’taki işçi kamplarında ürünlerin barkodlarını tarayan yeni bir emekçi türü var artık – işverenlerin hoşuna gidecek kadar düşük masraflı, çoğunluğu eski beyaz yakalı, göçebe ihtiyar Amerikalılardan oluşan bir işçi kabilesi. Büyük Durgunluk’un görünmez kurbanları olan bu insanların emeklilik güvenceleri yeterli değil, çoğu ipotek borcuna sahip. On binlercesi, karavanlarıyla, kamyonetleriyle, günbegün büyüyen bir göçebe topluluğunu oluşturuyorlar. 
 
Bu kitabın yazımı süresince aylarca kamplarda yaşayan ve odağına aldığı asıl kahramanıyla, eskiden kamyon şoförlüğü, kokteyl garsonluğu, müteahhitlik, sigortacılık, köpek kulübesi temizlikçiliği yapan Linda May’le tanışan Jessica Bruder sezonluk işlerde çalışanların arasında, kapitalist bir kıyamette hayatta kalmaya çabalayanları anlatıyor. Nomadland’e ilham veren Göçebeler Diyarı, “evsiz” değil, “evi olmayanların” gerçek hikâyesi. 

“2008 finansal çöküşünün üzerinden uzun zaman geçtiğini düşünenler, Jessica Bruder’ın bu yakıcı, zarafetle yazılmış, capcanlı, can acıtıcı (yer yer de acı bir mizaha sahip) kitabının yazımı sırasında tanıma fırsatı bulduğu kişilerle karşılaşmalılar.” 
–Rebecca Solnit 
 
“Çok önemli bir kitap. Hem dingince anlatılan bir çöküş öyküsü hem de nevi şahsına münhasır –saygıyı ve düzgün bir hayatı hak eden ilginç, cesur– insanlar hakkında sürükleyici bir hikâyeler koleksiyonu.” –Louise Erdrich</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c29d6316-0664-4153-875c-37fe590a6ba1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıllar - İspanyol Futbolunun Dünyayı Fethi</image:title>
            <image:caption>İspanya... Futbol kültüründen daha fazlası… 
 
İspanyol futbolu her zaman saygıdeğer bir kültüre sahipti. Ama milenyum sonrasında hem başta Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid ve Sevilla olmak üzere kulüplerin hem de milli takımın geldiği nokta, onları bir süreliğine sahanın tek hâkimi yaptı. 
 
Spor gazetecisi Jimmy Burns Kızıllar’la futbolun İspanya’yı nasıl bir araya getirdiğini ve İspanyol oyun tarzının dünyanın dört bir yanındaki taraftarların kalbini nasıl kazandığını göstermek için futbol tarihini araştırıyor. Kitap boyunca Franco yıllarından günümüze kadar ilginç anekdotlar; Cruyff, Guardiola, Aragonés, del Bosque, Messi gibi figürler; Barcelona ve Real Madrid arasındaki destansı mücadelenin ülke futbolunu ve günlük hayatı nasıl etkilediğine dair detaylar titizlikle inceleniyor. 
 
Yaklaşık 150 yıllık İspanyol futbolunun tarihini, köklerini, siyasetini, boğa güreşiyle bağlantılarını ve hatta Don Quijote’yle ortak kültürel mirasını eşsizce bir araya getiren Burns, konu üzerine şimdiye dek yazılmış en kapsamlı kitaba imza atıyor. 
 
“Tüm hayatını İspanyol tarihi ve futboluna adamış biri olarak bu kitabı Burns’ten daha iyi kimse yazamazdı.” 
–Simon Kuper</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/541c423c-8071-49a3-91be-c42fd4691a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Küçük Prens Defteri</image:title>
            <image:caption>“Çölü güzelleştiren,” dedi Küçük Prens, “bir yerlere bir kuyunun saklanmış olmasıdır...” 
Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens 
 
 
Her yaşa hitap eden, zamansız ve tarz sahibi İthaki Çocuk Küçük Prens defterleri; hayallerinizi, listelerinizi, fikirlerinizi, programınızı ya da öykülerinizi rahatça yazabilmeniz için tasarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99c96940-21f1-4ed8-a4f8-e99b251a3fe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağnı</image:title>
            <image:caption>“Üç sene evvel bizim ağa, dere boyundaki ufak tarlamıza sahip çıkar oldu. Bağırdık çağırdık, fayda etmedi. Oğlan sakat, bende de derman yok, hakkımızı kendimiz arayamadık. Mecbur olduk hükümet kapısına düşmeye. İki sene mahkememiz sürdü. Bizim tapumuz filan yoktu ama bütün köylü o tarlanın bize dededen kaldığını bilirdi. Bunu soran olmadı, ağa yalancı şahit dinletti, mahkemeyi kazandı…” 
 
Sabahattin Ali’nin 1935 ve 1936 arasında yayımladığı on üç öyküyü içeren Kağnı, daha öncesinde Değirmen adlı öykü kitabında olduğu gibi toplum gerçeklerini, hayatın alt katlarından insanlar, mahpuslar, düşmüşler üzerinden birkaç sayfalık öykülerde birkaç ciltlik etkiyle ve vuruculukla ama sade bir biçimde anlatıyor. 
 
Yazar Kağnı’da bir köyde işlenen cinayete arabuluculuk yapan bir imamın, hapishaneye düşmüş bir ihtiyarın, ücra bir taşraya gelen tiyatroculara katılan bir boyacının, biri başarılı biri başarısız iki firarın, emekli olduktan sonra pazarcılık yapan bir yüzbaşının ve daha birçok “gerçek” hayatın kısa ama çarpıcı kesitlerini sunuyor. 
 
Sabahattin Ali Kağnı’yla, sekiz sene sonra yayımlanacak olan ilk romanı Kuyucaklı Yusuf’a varacak yolda ilk adımları atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71973f58-c449-4afd-bcf5-fc23d7823f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Yaşamlar için Olağandışı Kurallar</image:title>
            <image:caption>Aşk, eğitim, maneviyat, iş, mutluluk hakkında bildiğimiz her şey ya nesilden nesile aktarılan ve uzun zaman önce geçerliliğini yitirmiş saçma kurallara dayanıyorsa? Peki ya bu modası geçmiş kuralları unutabilseniz ve mutluluğun, bir amaca sahip olmanın ve başarının sizin için ne anlama geldiğini yeniden tanımlayabilseniz hayatınız ne kadar farklı olur? 
 
Mutluluk ve başarıya ulaşmak için hep yanlış yollardan ilerledik. Başarının zor kazanılması gerektiği gibi yanlış bir inanışı sahiplendik. Ve böylece hepimiz tükendik; hem profesyonel hem kişisel hem de fiziksel olarak, çünkü mutlu olmak çalışma şeklimizin tamamlayıcısı haline geldi. 
 
Bu kitap size çağımızın en bilge insanları gibi düşünmeyi, sorgulamayı, meydan okumayı ve hayatınız için yeni kurallar belirlemeyi, böylece başarıyı kendi koşullarınıza göre tanımlamayı öğretiyor. Egzersizler, meditasyonlar ve öğretici anekdotlar aracılığıyla zihniniz yeniden eğitilirken çalışmayı, sevmeyi, ebeveynliği bambaşka bir açıdan göreceksiniz. 
 
“Düşünce yapınızı irdelemenin yollarını gösteren, daha tatmin edici, anlamlı ve değerlere dayalı bir yaşama ulaşmak için size inançlarınızı değiştirmenin fırsatlarını sunan bir kitap. Okuyunca kim olduğunuza takılıp kalmak zorunda olmadığınızı, zihninizi olasılıklara açmaya istekliyseniz daha iyi bir alternatifin her zaman mevcut olduğunu anlayacaksınız.” –Forbes 

 “Vishen Lakhiani&apos;nin bilgi birikimi, bunu anlaşılır şekilde sunma ve uygulamaya koyma yeteneği, bu alanda gördüğüm herkesten fersah fersah üstün.” –Jack Canfield, New York Times çok satan Tavuk Suyuna Çorba serisinin ortak yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f53e9f-6163-4c7e-a7d6-dd2caac39a69.jpg</image:loc>
            <image:title>Fazla Mesai</image:title>
            <image:caption>İş kaynaklı stres ve tükenmişliğin artık salgına dönüştüğü, güvencesizlik ve düşük ücretlerin işgücü piyasasında kural haline geldiği günümüzde, açıktır ki istihdam meselesine yeni ve radikal bir tutumla yaklaşılması gerekiyor. 

Pek çok sektör, otomasyonun, iklim krizinin ve yaşlı nüfusun beraberinde getirdiği varoluşsal tehditlerle karşı karşıya. Fazla Mesai’de Kyle Lewis ve Will Stronge işte bütün bu kaygı verici eğilimlere güçlü ve uygulanabilir bir çözüm sunuyor: çalışma haftamızın kısaltılması. 

Bu önemli kitap çalışma süremizin kısalmasının kapitalist ekonomiler bağlamında ne ifade ettiğini göstererek bu fikrin tarihini ve siyasi içerimlerini irdeliyor. Siyaset ve ekonomi alanında söz söylemiş pek çok düşünürün fikirlerinden de yararlanan Lewis ve Stronge, çalışma haftamızın kısaltılmasının, kolektif özgürlüğü ve insanın potansiyelini temel alan, çoğunluğun çok daha mutlu ve tatmin edici hayatlar sürmesine alan açan daha adil ve eşitlikçi bir toplum oluşturabileceğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03a663b-acbc-499d-a38b-04b5d9b6a36e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Toplanıyor - Zaman Çarkı 12</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Tarmon Gai’don kapıdaydı ama insanlık bu savaşa hazır değildi. Rand, krallıkları ve birlikleri nihai savaşa karşı bir araya getirmeye çabalıyordu. Bu sırada Rand’ın çevresindekiler Yenidendoğan Ejder’in yüreğinde yayılmakta olan tehlikeli karanlığın farkındaydı. 
 
Seanchan saldırısının eli kulağında olduğunu bilen Egwene, bir yandan Aes Sedailerin parçalara ayrılmış fraksiyonlarını bir araya getirmeye, diğer yandansa artan umutsuzluğu ve güvensizliği bastırmak için liderliğini kanıtlamaya uğraşıyordu. Vereceği mücadele Beyaz Kule’nin geleceğini belirleyecekti – ve belki de, dünyanın geleceğini… 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Zaman Çarkı, fantastik edebiyatın yeniden tanımlanmasını sağladı.” –George R. R. Martin 
 
“Robert Jordan öyle büyük bir romancı ki ben dahil bir jenerasyonu kökünden etkiledi. Ona ne kadar teşekkür etsem az.” –Peter V. Brett</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7cbc3f-660a-41c7-98aa-528e76b2c1dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceyarısı Kuleleri - Zaman Çarkı 13</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Son çok yakındı. Gölge’nin orduları Afet’ten çıkmaya başlamıştı. Rand al’Thor’un Karanlık Varlık’la vereceği nihai savaşta iki çocukluk arkadaşının yardımına ihtiyacı vardı, yoksa savaşı kaybedeceği kesindi. 
 
Geçmişin hayaletleri Perrin’in peşindeydi. Perrin’in bunlardan kurtulması için gereken ipuçlarını kurt hakkında gördüğü düşte araması ve içindeki kurda hâkim olması gerekiyordu. 
 
Bu sırada Mat kendini hayatının en zor mücadelesine hazırlıyordu. Aelfinn ile Eelfinn onun aklını karıştırmış ve zihnine başka insanların anılarından parçalar koymuştu. Mat yaratıklarla olan bu son yüzleşmesinde her şeyin biteceğini umuyordu fakat Çark’ın ne dokuyacağını bilmek imkânsızdı. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Dünyası geniş, detayları yoğun, karakterleri ikna edici muazzam bir kahramanlık fantazyası.” –L. Sprague de Camp 
 
“Zaman Çarkı kitapları hayatımda bir dönüm noktası.” –Robin Hobb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f887537-f5e9-41bf-a0a8-6f811bb9e253.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen İstedin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bedenim artık bana ait değil” 
 
Emma O’Donovan on sekiz yaşında, güzel, korkusuz ve mutlu bir kızdı. Bir gece arkadaşlarının evinde verilen bir partiye gitti. Etkilemek için ne gerekiyorsa yapacağı herkes oradaydı. Tüm gözler Emma’nın üzerindeydi ve… 
 
Ertesi sabah ailesi onu kendi evlerinin verandasında baygın hâlde buldu. Neler olduğunu, oraya nasıl geldiğini ya da niye bu kadar canının yandığını hatırlayamıyordu. Fakat fotoğraflar vardı. Kasabanın en sevilen kişilerinin de içinde olduğu, fazlasıyla ayrıntılı ve asla unutamayacağı fotoğraflar. 
 
Artık bir hiçti. Sürtüğün tekiydi. Utanç kaynağıydı. Tanıdığı herkesin Emma hakkında söyleyecek bir şeyleri vardı. Bu kâbustan asla uyanamayacaktı. 
 
“Sanki kalemle değil neşterle yazılmış.” —Jeanette Winterson 
 
“İnsanın acımasızlığının ve kadınların cinsiyetçi toplumsal davranışlarla desteklenen suçluluğu nasıl içselleştirdiğinin rahatsız edici bir açıklıkla çizilmiş portresi.” —Publishers Weekly 
 
“Cesur olun, yetişkinler. O’Neill’ın ikinci romanı korkutucu olabilir ama fazlasıyla gerekli. Gençler kitabın acımasız gerçekliğini anlayacak ve bir çırpıda bitirecekler – gerekirse size rağmen.” —Jeff Giles 
 
“Günümüzün tecavüz kültüründe mutlaka okunması gereken bu roman, O’Neill’ın ilk (ve aynı derecede feminist) romanı Kusursuzlar’ın izinden gidiyor.” —HelloGiggles 
“O’Neill’ın anlatımı, Emma’nın acısını tasvir ederken çok cesur, hassas, yürek parçalayıcı ve aşırı gerçek. Bu güçlü kitap konuşulmak istiyor. Bitirdikten çok sonra bile okurun aklından çıkmayacak.” —Worlds of Words 
 
“Zihinlere kazınacak görüntüler, zorlu bir konu ve ne yazık ki fazlasıyla gerçekçi bir son.” —Common Sense Media 
 
“Kim bu Louise O&apos;Neill? Bilgilerinizi tazeleseniz iyi olur çünkü yakında herkes onu konuşmaya başlayacak. Gerçekten bir şeyleri değiştirebilecek olan cesur, komik ve feminist yazar.” —Bustle 
 
“Louise O&apos;Neill yaşayan en iyi genç yetişkin kurgu yazarı.” —Guardian 
 
“Bu kitabın kapağını kapadığınızda mutlu değil öfkeli hissedeceksiniz ama öfke, çaresizlikten daha sağlıklı bir duygudur. Siz de benim gibi bir ebeveynseniz, kızlarınıza bu kitabı almanızı tavsiye edebilirim ama oğullarınıza almanız için yalvarmam daha iyi olabilir... Genç kadınlar bu kitapta olanları zaten biliyor. Asıl okuması gereken odadaki diğer insanlar.” —LitReactor 
 
“Cinsel rıza meselesine dair yürek parçalayan bir roman.” —Sarah Gilmartin 
 
“O&apos;Neill’ın anlatımı insanın içine işliyor ve size küçük, acımasız iğnelerle saldırıyor.” —The F Word 
 
“Heyecan verici bir roman… Sıradan bir kurgunun çok ötesinde.” —Deirdre Reynolds 
 
“Yetişkin okurlar kadar yetişkinliğe adım atmak üzere olan gençlerin de ilgisini çekecek güçlü bir uyarı hikâyesi.” —Booklist 
 
 
• Amerikan Kütüphane Derneği, 2017 Michael L. Printz Onur Ödülü 
• School Library Journal, 2017 En İyi Kitap 
• New York Halk Kütüphanesi, 2017 En İyi Kitap 
• Bustle, 2017 En İyi Genç Yetişkin Romanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a63847-adbe-461c-bc20-e548bf8c2188.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüleyici Bağırsak</image:title>
            <image:caption>Her konuda duyarlılık gösteren, her daim sorumluluk alan ve hiçbir zaman çalışmaktan kaçınmayan efsanevi organımız: Bağırsak. 

Kendisine iyi bakılması durumunda teşekkürlerini iletecek kadar da mütevazi. Ettiği teşekkür ise her insanda son derece olumlu etkiler yaratacak nitelikte; çünkü bağırsak, bağışıklık sistemimizin üçte ikisini çalıştırmakla yükümlü. 

Kendisi, ekmekten enerji üreterek, vücudumuz için gerekli olan enerji miktarını karşılıyor. Aynı zamanda vücudumuzun, beyinden sonra gelen, en büyük sinir sistemi de bağırsakta bulunuyor. Alerjiler, kilomuz, hatta duygularımız bile göbeğimizle son derece bağlantılı işlemekte olan mekanizmalar. Bu kitapta da genç bir bilim insanı olan Giulia Enders, mizahi ve çekici bir dil eşliğinde tıbbi araştırmaların bize sunduklarını ve bu araştırmaların sonuçlarını gündelik hayata nasıl uyarlayabileceğimizi anlatıyor. 

Organların arasındaki çirkin ördek yavrusu; bugüne dek insanlara rahatsızlık veren yegane konu. Fakat bu rahatsızlık verici imajın değişmesine oldukça az kaldı. Aşırı kilo, depresyon ve alerji, bağırsak florasıyla son derece bağlantılı konular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdf2d75c-9944-4fab-a533-6b6f208a533b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tiridine Bandım - Zehra Bilir</image:title>
            <image:caption>Uzun ve güzel bir hayatı oldu Zehra’nın. Yetenekliydi, hayalleri vardı; kararlılığı, çalışkanlığı ve disiplini ile hayallerinin de ötesine ulaştı. Ülkenin ilk kadın türkü assolisti oldu; döneminin en tanınan, plakları en çok satan, bir gecede üç dört gazinoda birden sahne alan “Türkü Ana”ydı o. Anadolu’yu, Anadolu insanını ve türküleri çok sevdi. Türküleri kıyafetiyle, söyleyişiyle, hareketleriyle anlamlı ve uyumlu bir şekilde ortaya koyarak sahnelere mizanseni ve samimiyeti getirdi. Yüzlerce türkü, yörelerinden çıkıp onunla hayat buldu. Halkın sevgisini ve saygısını kazandı ve yaşadığı her an bunu hissedebilen şanslı insanlardan oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b4b2506-6bfa-46a6-8438-1b390e12a34a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozulan Fenerin Biraz Hüzünlü Hikayesi ya da Aşk Tutması</image:title>
            <image:caption>Olcay Mağden Ünal ve Ceylan Aran’dan tatlı mı tatlı, komik mi komik bir büyüme hikâyesi… 
 
Yerli fenerleri, kanguru keseleri ve insanın içine şüphe düşüren elma kurtları. Ya da buruş̧ buruş̧ babaanne elleri, eşi benzeri görülmemiş̧ korsan hazineleri ve kırmızı dudaklı yarasa balıkları... 
Merak etme, bu kitapta hepsiyle karşılaşacaksın. 
Çok sevecek, çok gülecek, çok şaşıracak, çok kızacak, çok oynayacak, çok özleyeceksin. Hep birlikte hayat denizinde küreklere asılacağız, kalp dolu dalgalarla boğuşacak, gözyaşı yağmurlarında ıslanacağız. Ama ne yaparsak yapalım, şunu sakın unutma: Kahverengi bir çift göz, kahverengi bir çift gözden çok daha fazlasıdır. 
Kırılan Saatin Hiç̧ de Hüzünlü Olmayan Hikâyesi ya da Uzayda Nasıl Çay İçilir? kitabının sürprizlerle dolu abisiyle geçmişe dönüp yola devam ediyoruz. Bakalım, tüm bildiklerini kimden öğrenmiş̧?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd37edae-9a2d-45ad-b491-48cad9591a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülerin Krallığı - Ciltli</image:title>
            <image:caption>İki kız kardeş. 
 
Bir vahşi cinayet ve intikam arayışı… 
 
Cehennem’in ta kendisi yeryüzüne inecek. 
 
Emilia ve ikiz kardeşi Vittoria, fark edilmeden hayatlarını sürdürmek zorunda kalan ve sıradan insanların arasında yaşayan cadılardır. Bir akşam Vittoria, aile restoranlarının servis saatini kaçırınca Emilia onu aramaya çıkar ve dehşet verici bir olayla karşılaşır. 
 
İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Emilia, karanlık büyülerin peşine düşmeye karar verir ve Cehennem Prensleri’nden Öfke ile tanışıp Cehennem’in kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır. 
 
Emilia, bu yolculuğunda, hiçbir şeyin kendisine anlatıldığı gibi olmadığını fark edecek, ailesi ve kendisi hakkındaki büyük sırları keşfedecektir. 
 
Unutmayın, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50f428d6-5a69-4a27-a0e8-465e74ac4638.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülerin Krallığı</image:title>
            <image:caption>İki kız kardeş. 
 
Bir vahşi cinayet ve intikam arayışı… 
 
Cehennem’in ta kendisi yeryüzüne inecek. 
 
Emilia ve ikiz kardeşi Vittoria, fark edilmeden hayatlarını sürdürmek zorunda kalan ve sıradan insanların arasında yaşayan cadılardır. Bir akşam Vittoria, aile restoranlarının servis saatini kaçırınca Emilia onu aramaya çıkar ve dehşet verici bir olayla karşılaşır. 
 
İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Emilia, karanlık büyülerin peşine düşmeye karar verir ve Cehennem Prensleri’nden Öfke ile tanışıp Cehennem’in kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır. 
 
Emilia, bu yolculuğunda, hiçbir şeyin kendisine anlatıldığı gibi olmadığını fark edecek, ailesi ve kendisi hakkındaki büyük sırları keşfedecektir. 
  Unutmayın, hiçbir şey göründüğü gibi değildir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae0127c5-8b67-4f8d-9a5d-b0560250390d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünsel ve Görsel Boyutlarıyla Kültür</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM I DÜŞÜNSEL BOYUT 
1.1.   Bilimsel Nesnellik, Kültür ve Protokol Önermeleri Tartışması: Carnap, Neurath ve Popper 
1.2.   İletişim Çalışmalarında Kültür Nosyonu 
1.3.   Türk Edebiyatında Sinema, Yeşilçam ve Seyir Kültürü 
1.4.   Kültür ve Değerlerin Bilimdeki Rolü: Popper ve Kuhn’un Bilimsel Nesnellik Anlayışı 
1.5.   Çokkültürcülük Bağlamında Değişen Diaspora Ağları ve Aidiyet Algısı 
2.      BÖLÜM II GÖRSEL BOYUT 
2.1.   Türk El Sanatlarının Halk Kültüründeki Yeri 
2.2.   Bir İnanç ve Kültür Nesnesi Olarak Kandil Kullanımı 
2.3.   Sinema Kültüründe Kadın Stereotipleri: Gupse Özay Filmleri Üzerinden Bir Değerlendirme 
2.4.   Heterodoks Türk Dervişi Olarak Yunus Emre’nin Geçmişten Günümüze Türk Sinemasındaki Temsillerine Kısa Bir Bakış 
2.5.   Bizans Kültür Tarihinde On İki Büyük Bayram: Pentekost 
3.      BÖLÜM III KÜLTÜREL ÇALIŞMALARDA ALAN ARAŞTIRMASI 
3.1.   Sosyal Bilimlerde Anket Hazırlama: Soru Tipi, Soru Seçimi ve Örneklem Büyüklüğü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8375cd5a-011b-4644-bfc5-1cfcf148ceb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Weekly: Hayatım ve Diğer Uyduruk Hikayelerim</image:title>
            <image:caption>Selam, Ben Tom Weekly. Garipliklerle dolu hayatımı soluk soluğa okuyabilirsiniz.
Bu kitaba aklımdaki her şeyi boca ediyorum.  Maceraya susamış bir saksağanın bana saldırmasından, kız kardeşimin ayağından ezme yememe kadar. On dakikada altmış yedi sosisli yediğimi de unutmadan ekleyeyim. Bazen çok tuhaf olaylar geliyor başıma ama işte benim hayatım da böyle renkleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0455a8e2-4dd4-44ae-af06-7012261504fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Weekly: Hayatım ve Ters Giden Diğer Olaylar</image:title>
            <image:caption>Ben Tom Weekly. Hayatımda neyin ters gittiğini merak ediyorsanız bu kitabı okuyun ve eğlenin.
En gizli sırlarımı öğrenecek, müthiş sinirli büyükannemle ve insan olmayan en iyi arkadaşımla tanışacaksınız. Fare Rarnald. Diğer çocukların beni nasıl kandırıp dışladıklarını anlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d00dad7f-e97a-4bd8-a86e-771f3c3f900f.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Ki Varsın Öğretmenim</image:title>
            <image:caption>Eğitim uzun ve büyük bir yolculuktur, etkili bir süreçtir. Öğretmen, uzun bir yolculuğun vazgeçilmez kılavuzudur. Bu kitap öğretmenin kılavuzu niteliğinde size ışık tutacaktır. Öğretmen hedef belirler, öğrenci hedefi görür ve hedefe yürür. Öğrenci mihman, öğretmen mihmandardır. Eğitim ekip işidir. Öğretmen ekibin parçası orkestranın en gürbüz sesidir. 
Öğretmenlerin başarıya inancına, meslek bilgisine, çalışma isteğine, öğretme azmine bakarak eğitimin kalitesi hakkında yeteri bilgiye sahip oluruz. Eğitimde çok ileride olduğu halde ekonomisi zayıf bir ülke yoktur. Ögretmen vizyon sahibidir. Değişime uymaz, değişime yon verir. 
Öğretmen: değişimi ve gelişimi önceden fark edip çağa yön veren, insanlığa her dem çağrısı olan kişidir. Ümit kaynağı sabır küpü, gönül mimarı, adam sarrafıdır öğretmen. İyi ki varsın öğretmenim, yarınlarımız günümüzden, bugünümüz dünümüzden iyi olsun diye kaleme alınmış bir kitap. 
İyi ki varsın öğretmenim, ülkemin başkahramanı sensin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/047d402f-428f-4815-847f-7e1ce2ea0620.jpg</image:loc>
            <image:title>47 Hadisesi</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın çınarlarından, yazınımızın usta kalemlerinden Osman Şahin, doğup büyüdüğü Arslanköy&apos;ün tarihini, Toroslar&apos;ın eteğindeki bu köydeki Yörüklerin gündelik yaşamlarını, gelenek ve göreneklerini öyküsel bir dille anlatıyor. Ayrıca Türk siyasi tarihine &quot;1947 Hadisesi&quot; olarak geçen &apos;Arslanköy Sandık Olayı&apos;nı en ince ayrıntılarıyla, olayın en yakın tanıklarının anlatımıyla aktararak sözlü bir tarih çalışması sunuyor okurlarına. Bu kitap, 1946 yılından beri, kendi yalanlarını gerçeğin yerine koymaya çalışanlar için yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/534400eb-95c5-4889-a754-bfb4bf1fd2c3.jpg</image:loc>
            <image:title>18. Yüzyıl Dünya Edebiyatında Aydınlanma</image:title>
            <image:caption>Gürsel Aytaç’a göre edebiyatta “klasik” bir seçkinlik, âdeta bir ölümsüzlük, yani her zaman, her yerde değerlilik anlamını taşır. Aydınlanma ile kastedilen, insanın Ortaçağı belirleyen, “akla aykırı olduğu için inanmak” anlayışının yapılandırdığı bir hayat tarzıdır. Gürsel Aytaç’ın kaleminden; 18’inci yüzyıl edebiyatına ayrıntılı bakış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d547563-e6f7-4201-9006-a346786fa01a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Fenomenolojisi</image:title>
            <image:caption>Düşünme ve felsefe her zaman, daha en baştan, sessizlik–olmayan bir şeyin düşünmesi ve felsefesi olmuştur. Bu sessizlik–olmayan ifadesi şimdilik, ve en başta, söz ve yazı’nın bir karşılığı olarak kullanılıyormuş gibi görülebilir. Zira hem genellikle yazılı metinler üzerinden ilerleyen felsefe tarihi, hem de sözsel, anlatısal, kulaktan kulağa aktarılan ve felsefe tarihine eklemlenebilen kültürel ve düşünsel tüm öğeler, bir anlamda sessizliğin orada olmadığı, sessizliği olanaksız kılan bir olanağın gerçekleşmiş olmasını imler. İlk bakışta sanki “yazının ve sözün olduğu yerde sessizlik olmaz”, ve “sessizliğin olduğu yerde de yazı ve söz olmaz” gibi bir “ya / ya da” durumu mutlak ve mantıksal bir zorunluluğa sahipmiş gibi gözükür. Ama aslında durum bundan oldukça farklıdır. Hiçbir şey yazmayan yazılar, hiçbir söz söylemeyen sözler olabildiği gibi, işin aslı, hem felsefe hem de düşünce tarihi, çok şey yazıp, çizen, söyleyen sessizliklerle doludur, hatta bu sessizlikler üzerine kurulan daha fazla sessizlikler ile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f21d376-da98-49b5-8fa2-7ae919beae7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza</image:title>
            <image:caption>Tanrı veya Doğa dışında, der Spinoza, hiçbir şey başka şeylerin müdahalesinden muaf değildir. Böylece insan için hayat bir maruz kalmalar serüvenidir. Bu serüven ölümler, ayrılıklar, doğumlar, savaşlar, barışlar, hastalıklar, şifa bulmalar vs ile sürer gider. Bizi önüne ya da ardına katıp akar gider. Değişiriz. Dönüşürüz. Unuturuz. Hatırlarız. İnsanız. Aynı kalırız. 
Felsefe, yeryüzünde, sloganlaştırılmaya en çok direnen şeydir ve Spinoza bunun bir timsalidir. Spinoza, her türlü indirgemeye darbe indiren bir düşünüşün failidir. Tam bir philo-sophostur. 
“Kötü olduğunu söylemiş olduğum alay etme ile gülme arasında büyük bir farklılık saptıyorum; çünkü gülme ve şaka sadece neşedir ve bu yüzden, aşırı olmamak kaydıyla, kendilerinden ötürü iyidirler. Zalim ve kederli batıl inanç dışında hiçbir şey bize zevki yasaklamaz.” 
“Özgür bir insan, hiçbir şeyi ölümden daha az düşünmez ve onun bilgeliği, ölüm üzerine değil, hayat üzerine derin bir düşünmedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/517c975d-6e26-475c-91f4-863e3ad2b1af.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşırı Metalaşma Çağında Konutu Savunmak</image:title>
            <image:caption>Günümüzde dünyanın bütün büyük kentlerinde konut krizi yaşanıyor. 

Buraya nasıl gelindi ve bu konuda neler yapabiliriz? 

Konut herkesin ihtiyacı ve hakkıdır. Fakat bugün, yuvamız olan konutlar birer metaya dönüştürülmektedir ve bu durum, kentlerdeki eşitsizliği daha da ağırlaştırmaktadır. Gayrimenkul kârları, toplumsal ihtiyaç olarak konuttan daha önemli hale gelmiştir. Yoksullar daha kötü konutlar için daha fazla ödemek zorunda kalmakta, mahalle toplulukları kentsel yenileme yoluyla seçkinleştirmenin ve yerinden edilmenin şiddetine maruz kalmaktadırlar. İnsana yaraşır konut sahibi olmak ya da böyle bir konutta yaşamak, bugün ancak ekonomik gücü buna yetenlerin erişebileceği bir toplumsal ayrıcalığa dönüşmüştür Konutu Savunmak önde gelen kent planlamacılarından Peter Marcuse ile sosyolog David Madden’in konut krizini mercek altına aldıkları kapsamlı bir çalışmadır. Marcuse ve Madden, konut krizinin nedenlerini ve sonuçlarını inceleyip ilerici alternatiflere olan ihtiyacı ayrıntılarıyla ortaya koyuyorlar. Konut krizinin palyatif politika değişiklikleriyle çözülemeyeceğini ileri sürüyorlar. Konut krizinin derin siyasi ve ekonomik kökenleri vardır. Bu yüzden de çözüm, krize verilecek radikal bir karşılığı gerekli kılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34c9728e-b2f4-474e-baba-6c228d6e2af8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu - Türk Kentinde Fiziksel Yapının Değişimi</image:title>
            <image:caption>Anadolu’da Türkleşme sürecinin erken evresini oluşturan 11.-15. yüzyıl aralığındaki kentsel değişim süreçleri üzerinde hala az sayıda çalışma var. Böyle bir girişimde başvurulabilecek özgün kaynaklar çok kısıtlı sayıdadır. 7-8 yüzyıl önceki mekânlar üzerinde alan gözlemleriyle yargılar verme imkânları yok dene - bilecek kadar azdır. Arşiv belgeleri erken dönemlere doğru uzanıldığında iyice seyrelir ve hiçe kadar düşer. Anadolu kentlerinin radikal değişimler yaratacak geç 19. yüzyılı öncesinde yapılmış haritalarına rastlama olasılığı da yok gibidir. Dolayısıyla, fiziksel yapı konusunda olsa olsa erken 20. yüzyıl kent planlarını kullanarak düşünme imkânı bulunabilir. Başka bir açmaz, dönemi aydınlatabilecek kent arkeolojisi araştırmalarının da azlığıdır. Halen iskân edilmekte olan Ortaçağ kentleri üzerinde kapsamlı araştırma yapma niyetiyle neredeyse karşılaşılmaz. O yüzden arkeolojik fiziksel verilere dayanarak Londra veya Viyana Ortaçağı üzerine konuşmak Kayseri, Sivas, Erzurum veya Konya üzerine konuşmaktan çok daha kolaydır. Türkiye’de kent merkezlerinde inşa edilen hemen her yeni yapı önceki arkeolojik katmanları düpedüz tahrip eder. Alttakiler merak edilmez, görülse de çoğu zaman kayda geçmez ve silinip giderler. Bu kitap söz konusu kısıtlılıklar çerçevesinde, önceki araştırmacıların vardığı sonuçlara katılmaktan çok, onların eleştirisiyle düşünebilme arayışıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a79fb75a-286a-466e-8475-eafc0eec4868.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Mimarlık Dilinin Yeniden Üretimi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, sizi düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. Düşüncelere, kavramlara ve terimlere bugün yüklediğiniz anlamları geçmişin her anında aramamanızı belirtiyor. Söz, yazı, dil, roller ve mekân üretimi gibi her kültürel pratiğin tarihsel olduğunu ileri sürüyor. Her pratikle, bugünden “tekinsiz” bir ilişki kurulması gerekliliğini öneriyor. Tanzimat’tan erken Cumhuriyet yıllarına, “Osmanlı mimarlık dilin”nin yeniden üretilme biçimlerini tartışmak için, farklı “doğa”lara sahip tarihsel kaynakları biraraya getiriyor. Genel ve teknik terim sözlükleri, mekân üretimine ilişkin hukuki metinler, matbu üretimler ve süreli yayınlardan oluşan kaynakların içinde dolaşarak, kavramların izini sürüyor. Mesleki öznelerden “kalfa, mühendis ve mimar”, disiplinlerin imalatını örnekleyen “fen, sanayi ve sanat”, mekân ve mülkiyet krizi olarak “mîrî, mülk ve umumî”den oluşan dokuz kavramın tarihi, araştırmanın çerçevesini oluşturuyor. Anadolu kültür evreninde, Tanzimat’tan sonra değişen mimarlık bilgisiyle, yeniden biçimlenen mesleki alanla, dönüşen tarih kavrayışlarıyla, oluşmaya başlayan mimarlık ve sanat tarihleriyle, mekân özelinde “kamusal” düşüncenin doğuşuyla ve sezgisel bir üretim olarak sanatın icadıyla beraber, bir “mimarlık dili”nin nasıl dönüştüğünü inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a743956b-5f87-44b7-8abf-6c0ebbd33b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalga</image:title>
            <image:caption>Cesetler mi? O şeyler hakkında cevap verme yetkim yok. Benim için onlar artık ceset falan değiller: hoş kokulu uçucuları buharlaştıran mumlar, porselen buhurdanlıklarda kullanılan alüminyum kenarlı yuvarlak mumlar. Onlar artık bundan ibaret. 

Sakin bir balıkçı kasabası olan DF’nin yazgısı, yaşlı balıkçı Ventimiglia’nın denizde bir ceset bulmasıyla kâbusa evrilir. Daha ilk cesedin kimliği teşhis edilemeden kasabanın kıyılarına başka cesetler sürüklenir. Her açıdan birbirinin tıpatıp benzeri cesetlerin sayısı kısa sürede on binleri geçtiğinde hükümetten destek göremeyen DF, sorunu kendi yöntemleriyle çözmeye karar verir. Ve başlangıçta toplum sağlığının korunması amacıyla yürütülen eylem planı zamanla çığırından çıkar... 

Giulio Cavalli’nin kurduğu bu distopya, kriz anlarında tanık olunan insanlık durumlarına tedirgin edici benzerlikleriyle dikkat çekerken kışkırtıcı anlatımıyla insanı ve değerlerini sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b77765fc-a4a9-41b9-97bf-8226a98110a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühürnameyi Caferi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Derviş Muhammed Yemînî’nin Fazîletnâmesi’nin muhtelif nüshalarında tesadüfen bulunmuş Mühürnâme-yi Caferî adlı kısa bir mesneviyi barındırmakla birlikte üzerinde yapılan ilk disiplinli çalışma olması bakımından da önem arz etmektedir. 
 
 Hz. Muhammed tarafından bir kadına emanet edilen mühürlenmiş bir taşın önce Hz. Ebubekir’e götürülmesi, sonrasında Hz. Ali’den başlayarak On İki İmam sırasına göre fantastik bir kurguyla İmam Cafer’e ulaşması ve nihayette bu taşın bir Caferîlik sembolü hâline gelmesi hadisesi eserin muhtevasını oluşturmaktadır. Ayrıca çalışmada, bu hikâyeye bağlı kalmak suretiyle yapılan objektif değerlendirmeler dışında metnin yapı unsurlarına da değinilmekte; tespit edilen nüshalar üzerinden metin tenkidiyle birlikte bağlamlı sözlüğün de eklenmesiyle söz konusu eserin daha anlaşılır olması hedeflenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cabff41e-e71a-48b1-8299-4f180fcab006.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlılıktan Bağımlılığa Hangimiz?</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın esas amacı; alkol kullanımı ile şiddet arasındaki ilişkiyi anlamak ve anlatmaktır. 
Alkol kullanımı sözünün geçtiği yerde akla genellikle erkekler geliyor; ama bu erkeklerin ilişkileri var. Bu ilişkileri görünür yapmak bu çalışmadaki bir diğer amacımızdır. 
Bununla beraber, kadın bağımlı yok gibi bir algıya müdahale etmek, cinsiyet rolleri bağlamında bunu anlamak, değerlendirmek ve kadın bağımlıları öyküleriyle beraber görünür yapmak istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfec5d3-bf40-4b97-a325-f76b10596302.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarının Gizli Kapısı</image:title>
            <image:caption>‘Yeni Düşünce’nin simgesi Hayat Oyununu Nasıl Oynarsınız? kitabının yazarı Shinn’den bir başucu klasiği… 
Geçmişte yaşayan insanlar, şimdinin olağanüstü durumlarıyla olan temasını kesmişlerdir. Tanrı sadece şimdiyi bilir. Şimdi tayin edilen zamandır, gün bugündür. Şimdiyi yaşamalı ve fırsatlarınız karşısında uyanık olmalısınız. 
Eskiyi unutmalı, yeniye açık olmalısınız. Başarı ancak bu şekilde size eşlik edecektir. 
Başarıya giden yol düz ve dar bir yoldur; 
bölünmemiş bir dikkat ve sevgi dolu bir kaynaşmanın yolu. PEN ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb68f4eb-add0-4d41-b797-b33e58abab48.jpg</image:loc>
            <image:title>Güz Esintisi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sanat galerisinde gördüğü bir tablo Hare Güz’ün oldukça ilgisini çeker. Tabloyu dikkatli bir şekildeincelerken hayatındaki dengeleri alt üst edecek adamla tanışacağından bihaberdir. Genç kadının hüzünlübakışlarını fark eden adam, tabloyu hediye olarak Hare Güz’e gönderir ve hikâye başlar. 
 
İkisini bir araya getiren kader, tesadüf sanılan karşılaşmalarla daha da düğümlenir. Hare Güz, ilgisini cesurbir şekilde belli eden adamdan uzak durmaya çalışır çünkü korkuyordur. Korktuğu karşısındaki adam değil;o adamı sevmek, en önemlisi de sevdikten sonra onu kaybetme ihtimalidir. 
 
Aklı ve kalbi arasında yaşanan savaşın ortasında kalan Hare Güz, en mutlu olması gereken günde acımasızbir gerçekle karşı karşıya kalır. O gerçek; inancını, kalbini, yaralarını ve çocukluğunu sular altındabırakacaktır. 
 
“İnsanların yaraları çocukluğundan başlar. 
Gel biz seninle yeniden başlayalım, bu kez yaramız yokken tanışalım.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/676493fb-80cb-4685-8f16-6ec4a8662fbd.jpg</image:loc>
            <image:title>1984 (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Parti’nin resmî ideolojisine göre gerçekliğin belirlenip kurgulandığı Hakikat Bakanlığı’nda düşük rütbeli bir memur olarak çalışan Winston Smith, 1984 yılının bir bahar günü eskici dükkânından bir defter alıp, teleekranın onu görmediği bir kör noktada günlük tutmaya başlar. Temel amacın İngsos Partisi’ne hizmet ve Büyük Birader’e itaat etmek olduğu, özgürce düşünmenin pratikte imkânsızlaştığı Okyanusya’da, gizliden gizliye düzeni sorgulamakta ve bir çıkış yolu aramaktadır. Bu sırada ona gizli bir mesaj ulaştıran Julia ile hayatı bambaşka bir yöne ilerleyecektir. 
 
Totaliter yönetimlerin gerçek dünyayı algılama yetisini körelterek kitleleri nasıl sürüleştirip yönlendirdiğini anlatan bu kült eseri Aslı Biçen’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e505628c-ab4b-4ce7-a9b6-7a4053de87b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçak Robot</image:title>
            <image:caption>Ya en iyi arkadaşın bir robot olsaydı?

Benim Adım Hiç Kimse kitabından tanıdığımız bol ödüllü yazar Frank Cottrell-Boyce&apos;un kaleme aldığı Kaçak Robot, yapay zekâ çağında robot-insan ilişkilerine matrak bir parantez açıyor; imkânsız gibi görünen bir dostluğu müthiş bir hikâyeyle buluşturuyor. 

Vazifesi uğruna şövalyeye bile dönüşebilen asırlık bir robot ile geçmişteki bazı olayları hatırlamaktan ısrarla kaçınan yarı-mekanik bir çocuğun dedektiflik filmlerini aratmayan maceralarını konu edinen roman, hem eğlendiren hem de düşündüren satırlarıyla okura bambaşka duygular yaşatıyor. 

Bedensel engelliliği bir yoksunluktan ziyade ayırt edici bir fiziksel özellik olarak tanımlayan yazar, insan vücudunu bütünlemeye yarayan yapay uzuvları “normalleştirerek” zihinlerdeki engelli kavramını yeniden şekillendiriyor. 
Alfie insanlara elini verdi. Hayır hayır, elini uzatmadı; elini çıkarıp verdi. İnsanlar o ele bakakaldı, çünkü Alfie&apos;nin eli Uzuv Lab&apos;da üretilen kusursuz bir protezdi! Son teknoloji harikası yapay bir elin pek çok mahareti olsa da Alfie&apos;nin hafızasındaki boşluklar, bileğine sıkı sıkı tutturduğu bu avantajı tam tersine çevirmek üzereydi. Ta ki bir gün kibarlık timsali, hakiki bir robotla yolları kesişene dek. Fakat robot Eric&apos;in eksikleri Alfie&apos;ninkinden de büyüktü: bir adet sol bacak, yerine getirilmesi gereken mühim bir vazifenin yoksunluğu, zihnindeki devasa karışıklık ve yitirilmiş bir hayat amacı... Alfie ile Eric, muhteşem bir maceraya atılmak zorundaydı. 

Frank Cottrell-Boyce Kaçak Robot&apos;ta zorlu bir göreve girişiyor ve kaybedilmiş şeylerin arasına umut tohumları serpiştirerek dokunaklı bir kader arkadaşlığının temellerini atıyor. 

Savaş karşıtlığı hususunda da önemli çıkarımlarda bulunan eser; savaşların sadece, insanlara verdiği zarar sona erdiğinde biteceği gerçeğine vurgu yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf64dd4d-85e8-42a1-91c7-ded1c1428f6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Kapanı</image:title>
            <image:caption>Şükrederek çaba harcamak en gizli hazinesiydi… 
 
Koşuyordu. Küçücük bedeni ne kadar hızlı koşabilirse o da o kadar hızlıydı. Birbiri ardına yere vuran ayaklarının sesi tüm benliğini kapladı. Nereye gittiğini bilmiyordu. Tek bildiği, kaçması gerektiğiydi. Aldığı her nefeste yanan ciğerlerinden ve yerinden fırlayacak gibi atan kalbinden başka bir şey hissetmiyordu. Sendeledi, ama düşmedi. Sert bir el, onu tuttuğu gibi bu kâbusun başrolü olmaya mahkûm etti. 
 
Bazılarının hayatı soluksuz bir sınav gibidir. Gece gündüz dur durak bilmeden, annesizlikte, babasızlıkta, sevgisizlikte, ayrılıkta ve istenmeyen kavuşmalarda, istenmeyen buluşmalarda sınar durur insanı. Bunların nerede biteceğini bilmeden, bitip bitmeyeceğini bilmeden, güç yeterse elif gibi dik durmaya çalışarak verirsin sınavını. Ve sabredenler için ılık meltemler vardır. 
 
Yaşadığı her şeyin bir dengesi, bir nedeni vardı. Şikâyet etmek yersizdi. Bir yanda sabrın, diğer yanda şükrün tartıldığı terazi gibiydi onun hayatı. 
 
&quot;Gerçekten biz Eyüp’ü sabırlı (bir kul olarak) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah&apos;a yönelirdi.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eb4f736-d65f-4066-bbd6-85b9a6123c5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırrını Biliyorum</image:title>
            <image:caption>Akıp giden satırların sözcüsü Nehir Yarar, ceplerinde sırlarla kapımızı çalıyor. Büyük küçük tüm karakterlerin el ele verip ilmek ilmek, rengârenk işlediği bu roman yine çok sevilecek. 
 
Sırlara hazır kulaklar ile satırları seven gözler yeterince yaklaştıysa buyurun şenliğimize. Tanımadıkları birini mutlu etmek için birleşen eller, şimdi de size uzanıyor. Haydi! 
 
*** 
Her şey Tuğçe ve ailesinin yeni bir apartmana taşınmasıyla başlar. Tuğçe’nin önünde alışması gereken yeni bir ev, okul ve arkadaşlar varken bir de babannesi, oda arkadaşı olmak üzere çıkagelir. Üstüne üstlük Tuğçe dairelerine ulaşan esrarengiz bir mektupla da ilgilenmelidir. Bu sahipsiz mektup, içindeki sırlarla apartman sakinlerini hiç ummadıkları yerlere götürür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f4e5a53-a1e0-4715-8c93-a75ac0ffc8ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Dickens&apos;tan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ölüm Hiç Birimizi Çok Bekletmez 
 
 
Bu kitabın sayfalarında keskin zekâsı, nüktedanlığı ve muhteşem hayal gücünün süslediği eserleriyle 19. Yüzyılın en güçlü ve en sevilen yazarlarından İngiliz romancı Charles Dickens’ın yaşam öyküsünü ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız. 
 
* 
Sonunda suya atlanacaksa kıyıda oyalanmanın anlamı yok. 
 
* 
Kendi kendilerini dolandıranların yanında dünyanın başkaca tüm dolandırıcıları hiç kalır. Ben de bu tür yutturmacalarla kendimi aldattım. 
 
* 
Hastalıkla üzüntü nasıl bulaşıcıysa neşe, iyimserlik ve kahkaha da öyle, 
insandan insana geçer. 
 
* 
Eğer bilgi yalnızca beyni geliştirmeye hizmet ederse sınırlı bir etkisi vardır. 
Fakat kalbi de aynı ölçüde geliştirirse o zaman yaşama ve ölüme, 
ruha ve bedene hâkim olarak tüm dünyayı fetheder. 
 
* 
Her günün ölen umudundan ertesi gün yaşayacak olan yeni bir umut doğuyordu. 
 
* 
İçten gelen bir söz bir nutka bedeldir. 
 
* 
Herkes kendi kendinin en yakın dostudur. Dünyada hiç kimsenin kendisi kadar yakın dostu yoktur. Yalnız bazen de insanlar kendi kendilerinin en büyük düşmanı olurlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3120dedf-149e-4ea1-97dd-0fbd9e9cd136.jpg</image:loc>
            <image:title>Orwell&apos;den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Batan Bir Gemideyseniz Batan Gemileri Düşünürsünüz 
 
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, Hayvan Çiftliği gibi romanları ve denemeleriyle 20. yüzyılın yazın dünyasına damgasını vuran George Orwell’in zorlu yaşam öyküsü ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, usta kalemin sıra dışı dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
* 
Mizah olsa olsa erdeme karşı geçici bir başkaldırıdır ve amacı insanı aşağılamak değil, 
zaten aşağılanmış olduğunu ona hatırlatmaktır. 
 
* 
Irkçılık bambaşka bir şeydir. Fethedilmiş ulusların değil, fetheden ulusların buluşudur. Sömürülenlerin insan olmadığını varsayarak sömürüyü normalde uygulanabileceği sınırın ötesine taşımanın bir yoludur. 
 
* 
İnsanoğlu yapıp denize attığı iyilikleri, garip yerlerde tekrar karşısında bulabiliyor. 
 
* 
Yalnızca sizinkinden farklı bir kültüre sahip bir insanla karşılaştığınız zaman, 
kendi inançlarınızın esasen ne olduğunun farkına varmaya başlayabilirsiniz. 
 
* 
İntikam, güçsüz olduğunuzda ve güçsüz olduğunuz için kalkışmak istediğiniz bir eylemdir; acizlik hissi geçer geçmez intikam arzusu da onunla birlikte buharlaşır. 
 
* 
Geliriniz belli bir seviyenin altına düşer düşmez insanların kendilerinde 
size vaaz verme ya da sizin adınıza dua etme hakkını bulmaları çok ilginç.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbd13ac6-fd93-4aef-9398-1c71541e9e1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Oscar Wilde&apos;dan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Sahici Aşk Sükûnet İçindedir 
 
 
Bu kitabın sayfalarında “Sanat sanat içindir.” Anlayışını benimsemiş, parlak ve renkli üslubuyla kaleme aldığı roman, hikâye, şiir ve oyunlarıyla edebiyat dünyasında derin bir iz bırakan İrlandalı kurgu üstadı Oscar Wilde’ın sıra dışı yaşam öyküsünü ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız. 
 
* 
Attığı yalanı desteklemek için bir de kanıt sunacak denli hayal gücünden yoksun birisi, 
lafı hiç uzatmadan doğruyu söylese daha iyidir. 
 
* 
Kadın için utanç kaynağı olanı erkek için de alçaklık addedene kadar 
asla adil olamayacaksınız. 
 
* 
Nice felaket vardır ki ilkten öyle görünse bile, Tanrı’nın gizliden lütfudur bize. 
 
* 
Yaşamak dünyada en ender bulunan şeydir. Çoğu insan “vardır”, işte o kadar. 
 
* 
Bir dostun çektiği acılara herkes üzülebilir ama bir dostun başarısına sevinmek 
çok soylu bir kişilik yapısı gerektirir. 
 
* 
Orta yaşlılar hayata ipoteklidir. Yaşlılar hayatın tavan arasındadır. 
Ama gençler hayatın efendisidir. Gençliği bekleyen bir krallık vardır. 
 
* 
Sanat o ince seçici ruhu ve tercihlerinde kullandığı o zarif sezgisi ile hayatı bizim için saflaştırıp ona anlık bir mükemmellik vermeseydi hepimiz bu dünyadan sıkılırdık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f1a08bb-6b25-4545-934b-f3a0da96c199.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltının Gücü</image:title>
            <image:caption>“Düşüncelerinizi değiştirirseniz kaderinizi de değiştirirsiniz.” 

Kimsenin sizin için düşünmesine izin vermeyin. Kendi düşüncelerinizi seçin ve kendi kararlarınızı verin. Her zaman seçme kapasitesine sahip olduğunuzu hatırlayın. Hayatı seçin! Aşkı seçin! Sağlığı seçin! Mutluluğu seçin! Bilinçli zihniniz neyi düşünür ve neye inanırsa, bilinçaltı zihniniz kabul eder ve hayata geçirir. 

‘Yeni Düşünce’ ve onaylayıcı düşünme felsefesinin öncülerinden biri olduğu düşünülen Murphy, bu klasiğinde bilinçaltınızın gücünü keşfetmenizin önemini ve anlamını açıklıyor. 

PEN ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb9f193-1103-4a4e-8b85-5e90a6a4a273.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Kanatlarımın Kalemi</image:title>
            <image:caption>Meğer gönlüm bir kuş, tenim kafes, kalemimse kuşun kanatlarıymış… 
Ne zaman kalem yazsa, kuş kanat çırpar, kafesi aşarmış… 
Gönlümün kanatlarından dökülenler, kaleme mürekkep olup, kâğıda düşermiş… 
Gönül kanatlarımın kalemi aşka geldiyse eğer, güneş vecde, gece şevke gelirmiş…

Gönlüm berrak 
Kanatlarım parlak 
Kalemim çağlayan bir ırmak 
Ne güzel şey yazmak 
Anlamak 
Anlatmak 
Coşkun sular gibi çağlamak 
Paylaştıkça güzel yaşamak… 
 
Şimdi kalbimden kâğıda dökülenler, bir kitap satırlarında ulaşıyorsa başka gönüllere, 
Gönül kuşum, kendine yoldaş bulmuş demektir… 
Yüreğini delip, kanatlarındaki kaleme mürekkep diye akıtmış demektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72948d2-6537-4891-96b6-ad73dab0d5d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Suskun Kadın</image:title>
            <image:caption>Çok konuştum 
Dinleyenim olmadı 
Anlayanım hiç olmadı 
Şimdi anlatma sırası sende 
Çok dinleyeceğim, 
Sen anlat, ben 
Sustum, kadın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d7f4062-5850-4eeb-81f7-8c34362d9126.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Musikisi Temel Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Hepiniz milletvekili
olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz… Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkâr olamazsınız.
Sanatkâr, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alanında ışığı ilk duyan insandır. Bir millet
sanattan ve sanatkârdan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz. Bir milletin sanat yeteneği,
güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2db3b2e2-d828-42c1-8f28-50fd41cb9364.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan ve Piyade</image:title>
            <image:caption>Bu hatıramızı yazarken kendimizi övme amacımız olmadığı gibi, en doğruyu kendimizin yaptığını da asla söylemiyoruz. 
 
Aciz, sıradan ve piyade bir kul olduğumuzu itiraf ederek, rızasını kazanacak hizmet etmeyi Allah bu fakire nasip etsin diyoruz. 
 
Bu hatıralar, hayırla anılmaya vesile olsun… 
Lokman Abbasoğlu 
 
*** 
 
Gençlik yıllarımızda İlahiyat Fakültesi öğrencisi Lokman Abbasoğlu gençlere moral verip coşturuyor, öbür yandan da dini bilgiler aktarıyor, şehitlerimizin başında dualar edip konuşmalar yapıyordu. 
Aradan 50 yıl geçti. 
Lokman Abbasoğlu dostlarının yanında olmaya devam ediyor. 
Osman Oktay                                                             
    *** 
 
Bir güzel insanı hep güzel gördüm ve hep güzel işlerin içinde gördüm…  Tanıdığım ilk günden bugüne kadar Ülküdaşlığından, arkadaşlığından, samimiyetinden tek kelime ile insanlığından ziyadesiyle memnuniyet duydum. 
    Cevat Saraç                                                                                       
*** 
Anıları okurken o yılları yeniden yaşadım… Gerçekten bu anlatılanları yaşamış mıydık?  Masal mıydı, efsane miydi ya da biz deli miydik bilemedim. Yaşanılanlar inanılası bir şey değildi. Kitabı kelime kelime incelerken anıların hepsini yeniden yaşadım, yüreğim o günlerdeki gibi coştu. İyi ki Ülkücüler olarak o devrin adsız kahramanları içinde olmuşuz. 
İyi ki acıları bal eyleyip, vatan sağ olsun diye ülkemizi bölücülere teslim etmemişiz. 
Mukadder Hatipoğlu Altaylı 
*** 
 
Nice Lokman Abbasoğulları’nın çoğalması dileğimle! 
Hüseyin Başaran 
 
***</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9200934-138b-4f6f-85cf-028fed7708ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlam Çocuklar Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Kaygı çağında yaşıyoruz. Hayat hepimiz için eskisinden daha zor. Çocuklarımız için daha da zor olacak. Peki onları hayata nasıl hazırlayacağız? Duygusal olarak sağlıklı, cesur ve bağımsız olmaları için neler yapabiliriz? Hayatın kötü sürprizleriyle ve kaçınılmaz yenilgilerle nasıl baş edecekler? 
 
Dünyaca ünlü psikiyatrist Dr. Harold S. Koplewicz Sağlam Çocuklar Yetiştirmek’te hayatın irili ufaklı türlü zorluklarıyla başa çıkabilen, sağlam, kendi ayakları üstünde durabilen çocuklar yetiştirmek için stratejiler sunuyor, bilimsel araştırma sonuçlarına dayanan İskele Kuramı&apos;nı anlatıyor, pratik uygulamalar, örnek durumlar ve rehber ilkelerle önümüzü aydınlatıyor. 
 
Bu stratejileri ne kadar erken öğrenirseniz ileride o kadar sağlam, mutlu ve başarılı çocuklarınız olacak. 
  &quot;Ebeveynler çocuğa yapı ve destek sunan iskelelerdir. Korumak ve rehberlik etmek için vardırlar, öğrenmeyi ve risk almayı engellemezler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5066e09-63ed-4316-8e89-63d422e4cfcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King 2. Cilt - Şaman Kral</image:title>
            <image:caption>500 yılda bir düzenlenen Şaman Turnuvası için dünyanın her tarafından seçilip gelen en iyi şamanlar toplanmaya başladılar. Büyük Ruh’la birleşmeyi başarıp Şaman Kral olmaya hak kazanacak şamanın belirleneceği bu büyük müsabaka, bu kez Tokyo’da gerçekleştirilecek. Bu turnuvaya katılacak olanların, şamanlık yetenekleriyle birlikte kendilerine bağladıkları ruhların yeteneklerini de en üst seviyede kullanmaları gerekiyor. Diğer taraftan henüz bu turnuvadan haberi bile olmayan Yoh, Ren’le giriştiği dövüşün ardından gözlerini hastane yatağında açar. Fakat Yoh’u orada tüm kaderini değiştirecek büyük bir sürpriz beklemektedir.
Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4fedd43-420f-4223-a907-f33c89949cd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoğu Zarar Azı Karar</image:title>
            <image:caption>İnsanın barındırdığı farklı imkânların çağlar içinde büyük bir şiddetle bastırılmasıyla vardık bu çöküş ânına — karşı karşıya olduğumuz ekolojik krizi yaratan sınıfsız, tahakkümsüz, arı haliyle soyut insanlık değil.
Bu çöküşte en büyük sorumluluğu taşıyan kesimler ise bedeli hâlâ en az sorumluluğu olanlara yıkmaya çalışıyor.
 
“Yüksek gelirli ülkelerin aşırı enerji ve malzeme kullanımını azaltması gerekiyor, hızla yenilenebilir enerjiye geçmemiz gerekiyor, kesintisiz büyümedense insanların mutluluğuna ve ekolojik kararlılığa odaklanan bir post-kapitalist ekonomiye geçmemiz gerekiyor.
Ama bundan fazlasına ihtiyacımız var, yaşayan dünyayla ilişkimizi düşünmenin yeni yollarını bulmalıyız,” diyor Jason Hickel.
 
“Küçülme, karşımızdaki zorluğa yaklaşmanın bir yolunu sağlıyor. Toprağın, halkların, hatta zihinlerin sömürülmekten kurtarılması anlamına geliyor.
İnsanların şeyleştirilmemesi, işin ve yaşamın gereksiz yüklerinden arındırılması, ekolojik krizin dindirilmesi anlamına geliyor. Küçülme, daha az almakla başlayan bir süreç.
Ama sonunda çok geniş bir ihtimaller denizine açılıyor. Bizi kıtlıktan bolluğa, kaynak sömürüsünden yenilenmeye, tahakkümden mütekabiliyete, yalnızlıktan ve ayrılmadan yaşam dolu bir dünyayla bağ kurmaya doğru götürüyor.
Cesaretimizi toplayabilirsek farklı bir gelecek yazmak ellerimizde. Ya her şeyi kaybedecek, ya bir dünya kazanacağız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d69f94f-b5af-44bd-8cc7-b520dcfa2e0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Bir Açıdan</image:title>
            <image:caption>Farklı Bir Açıdan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca54d511-74e9-4d00-b83d-3f7184473e3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalk Yerine Yat</image:title>
            <image:caption>Babamın nerede olduğunu bilmiyorduk, bir akşam valizini alıp çekip gitmişti. Hâlâ da görmedim. Belki ölmüştür.
Ölmediyse de kendi bilir, biz onu öyle bildik. Annem günlerce evden dışarı çıkmadı. Kocası onu terk ettiği için kendinden utanıyordu. Onu teselli edebilecek, akıl verecek kimsemiz yoktu. Babamın gidişinden bir hafta sonra dolapta yiyecek hiçbir şey kalmadı. Hiçbirimiz ne yapacağız diye düşünmedik. Düşünmenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyorduk. Düşünmenin ne olduğunu bilsek babam da düşünürdü, ben olmazsam ne yapar arkamdakiler der, gitmezdi. Arkadakiler bilmiyorlardı demek ki. Düşünmenin sadece kendine yanmak olduğunu sanıyorlardı. Babam kendi hayatını kurtarmak için basıp gitmişti, annem de evde kendine yanıyordu.
Şermin Yaşar’dan sağda solda uyuyakalmaktan tutulup kalmış, günün birinde uyanıp yerini bulmuş insanların sıradan ve bir o kadar da olağanüstü öyküleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57ac2550-176a-4176-9a31-e5358d37037e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kekeme Çocuklar Korosu</image:title>
            <image:caption>“Her acı çekene hayatın devam ettiğini hatırlatmalarından nefret diyorum. O anlarda hayat devam etmiyor aslında. Sen durduğun anda hayat da duruyor. Ama sen yitirmeye devam ediyorsun.” 
 
Bir radyo istasyonunda gece programları yapan genç bir adam. Mikrofonun başında gece yarılarına kadar hayat hakkında savrulan karanlık ve öfkeli sözler. Fonda doksanlı yıllar var ve bir yandan akıp duran da o yılların acılı, sancılı sesleri. 
 
Zamanın bulanıklaştığı gece yarısında radyo, şehrin farklı yanından yükselen hikâyelerle doluyor: Yaralı ve yalnız genç kadınların, işçi çocukların, mahcup adamların, çaresiz âşıkların hikâyeleri. 
 
Genç bir insanın, karanlık çöktüğü anda başlayan kendisiyle ve hayatla amansız kavgası. Beklentiler, aşklar, hayal kırıklıkları, yüzleşmeler, düşüşler ve umut arayışı.     
 
Kekeme Çocuklar Korosu, yayınlandığı ilk günden itibaren okurun dünyasında derin izler bırakan kült bir ilk roman. Tarık Tufan’ın insanın iç dünyasına dokunan edebi diliyle tanıştığımız ilk ve unutulmaz eseri, bir kez daha okurlarıyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19060437-7453-4f5a-9446-9db467828494.jpg</image:loc>
            <image:title>Katır Kutur</image:title>
            <image:caption>İşte karşınızda Katır Kutur! Omuzlarında kuş kanadı, yüreğinde katır inadı... Hikâyesiyle göz göze gelenin, anlattıklarını işitenin bir türlü tadına doyamadığı; yazarının, çizerinin, yayımlayanının küçük katırı, tatlı hayallere doğru dörtnala koşanı… 
 
Kahramanımız Katır Kutur (Müdür Karayel’in ona verdiği ad tam da budur), bir katır olduğu için her yıl düzenlenen Tay Koşusu’na katılamayacağını öğrenir. Sorar durur, bu haksızlık değil midir? İş başa düşer, Katır Kutur gizli planlar yapar, kendi yolunu kararlılıkla çizer. 
 
Bir katır için fotofiniş gerçekten o kadar uzakta mıdır? Yanıtı, doludizgin akan rengârenk sayfalarımızda sizleri bekleyecek. Tıpkı Katır Kutur gibi, hiç vazgeçmeyerek… 

*** 

Bu, ne hızlı bir atın ne de sevimli bir eşeğin hikâyesi. Pek bilinmeyen bir katırdır size anlatacağımız, hem hızlı hem sevimli. Oyuncu mu oyuncu, Truva Atı gibi… 
 
Aman dikkat! Yel gibi esip geçerken sayfaların içinden, şöyle seslendiğini duyabilirsiniz: 
 
“İnadım inat, omzumda kanat!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aab4bdf-c1ab-44c4-8a91-e3fba9edc7a4.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiklal Marşımızı Anlamak</image:title>
            <image:caption>İstiklâl Marşı’mız, bütün Türk milletinin ortak mutabakat metnidir. Bizi millet yapan temel bileşenlerimizden biridir. Marşımız, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin üzerinde kurulduğu toprakların savaşla tekrar vatan yapılmasının bir belgesidir, devlet ve vatanımızın tapusudur. Zira bu metin, Türk milletinin var olma yok olma mücadalesinin en kızıştığı bir dönemde, Türk’ün tarihe karşı direniş kararlılığının zirvede olduğu bir sırada üretilmiş Türk millî ruhunun ortak heyecanının, ortak iradesinin, ortak hassasiyetinin bir ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d371a8-d90f-4c6a-9ba0-d059857b4e16.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Yıl Yeni Hayat</image:title>
            <image:caption>Kitapları tüm dünyada onlarca dile çevrilen ve satış
rekorları kıran New York Times çoksatan yazarı
Debbie Macomber’dan yürekleri ısıtacak bir kış romanı.
 
Cesur adımlar atarak kendini aramaktan vazgeçmeyenlere...
 
Debbie Macomber&apos;in, aşkın, değişmesi en zor hayatları bile nasıl değiştirip güzelleştirdiğini ve güçlü aile bağlarının dönüştürücü etkisini anlattığı yeni romanı okurlarıyla buluşuyor. Başarılı bir iş insanı olan Everly çalıştığı şirkette stresli günler geçirmektedir. Ortağı Jack onu bu stresten kurtarmak ister ve yılbaşı öncesinde bir aylığına izin alıp Everly&apos;i tatile gitmesi için ikna eder. Jack, asistanı Annette’e Everly için sıcak ülkelerden birinde lüks bir gemi yolculuğu ayarlamasını söyler. Ancak Annette’in gizli bir intikam planı vardır. Everly için ayarladığı tur, lüks bir gemi turu değil, Amazon ormanlarında bir eğitim gezisidir ve yetişkinlerin yaz kampından farksızdır: İnternet yok, telefon yok, kamaralarda kilit yok. Everly bir kâbus gibi başlayan on beş günlük bu yolculuğun hayatını tamamıyla değiştireceğinden habersizdir.
 
Yeni Yıl Yeni Hayat, Amazon ormanlarının muhteşem doğasından Indiana’daki sıcacık bir aile ortamına uzanan aşk, umut ve macera dolu bir yeniden doğuş hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0279d095-851b-4195-b470-f53cd70c199c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar Serisi Set (Ciltli) 4 Kitap</image:title>
            <image:caption>İçindekiler;
- Yaralasar 1 (Ciltli)
- Yaralasar 2 (Ciltli)
- Yaralasar 3 (Ciltli)
Yaralasar 4 (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4694cbb9-47f5-4856-b884-a8b091e79d6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kayıkta Üç Kafadar (Kısaltılmış Metin)</image:title>
            <image:caption>1800’lü yılların sonu. İngiltere salgınların ve yoksulluğun pençesinde. Türlü çeşit hastalıkla mücadele eden üç İngiliz beyefendisi (ve bir de köpek), bir değişikliğin kendilerine iyi geleceğini düşünüp Thames Nehri’nde geziye çıkmaya karar verirler. Fakat bu gezi planladıkları gibi dinlendirici olmaz: Gürültücü balıkçılar, kendini beğenmiş buharlı tekneler, güvenilmez hava tahminleri, berbat kokan peynirler, 
bir türlü açılmayan konserveler, talihsizlikler ve maceralarla karşı karşıya gelirler. 
 
Yayımlandığı ilk yirmi yıl içinde dünya çapında bir milyondan fazla okura ulaşan, filmlere, oyunlara ve müzikallere uyarlanan Bir Kayıkta Üç Kafadar, genç okurlar için hazırlanan özel baskıyla tekrar tekrar dönüp okumak isteyeceğiniz bir mizah başyapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4cdcbcd-6acd-490a-9bfa-c64e728ae47a.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Hood</image:title>
            <image:caption>Robin Hood Ortaçağ’ın yozlaşmış yöneticilerine başkaldıran ve bu yüzden kanun kaçağı ilan edilen efsanevi İngiliz halk kahramanı. Gerçekten yaşadı mı yoksa halkın umut sembolü müydü, kimse bilmiyor. 
 
Genç okurlar için uyarlanan bu özel baskıda kahramanımız dolambaçlı yollarda, Sherwood Ormanı’nın gizli köşelerinde çetesiyle düşmanlarına türlü tuzaklar kuruyor, okçuluk yarışlarına katılıyor, Nottingham şerifine haddini bildiriyor ve cesur 
Kral Richard’la tanışıyor… 

Hayal ya da gerçek, Robin Hood’un maceraları bize ilham vermeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25cf4458-7620-4093-b5f0-7c2602a83188.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Doktorun Anıları (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tıp Fakültesi’nden dereceyle mezun olmuş, çiçeği burnunda bir doktor adayı olan Bomgard, şark hizmeti için ülkenin ücra bir bölgesine gönderilir. Rusya yeni bir devrime ve iç savaşa doğru sürüklenirken genç doktoru taşrada önyargılara, kaderciliğe ve batıl inançlara karşı zorlu bir mücadele beklemektedir. Tüm acemiliği, korkuları, kararsızlıkları ve heyecanına rağmen Bomgard’ın, omuzlarına binen yükün altından büyük bir gayretle kalkışını ve çeşitli psikolojik evrelerden geçişini okurken Bulgakov’un eşsiz üslubuna hayran olmaktan kendinizi alamayacaksınız. 
 
Yazarın kendi deneyim, gözlem ve birikimlerine dayanarak insanlığa dair muazzam tespitlerle donattığı ve hayati sorunları mizahi bir dille aktardığı bu yarı otobiyografik eseri Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8807001-ed60-4699-b2cc-205df318ea7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Kumbarası 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Öykü Kumbarası’na yazarlardan birer öykü atmalarını istedik. Yazarlarımız kendine has üslupları ile yazdıkları öykülerini attılar içine. Her biri birbirinden farklı, bambaşka dünyalarından çıkageldiler kumbaraya. Farklı bakış açılarının harmanlandığı, birbirinden keyifli öyküler okurunu bekliyor şimdi. 
 
Kumbaranın kırılmasının, biriktirdiğimiz öykülerin okurla buluşmasının vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5781d215-a788-4a97-9e15-bcb5255656ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Kumbarası 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Öykü Kumbarası’na yazarlardan birer öykü atmalarını istedik. Yazarlarımız kendine has üslupları ile yazdıkları öykülerini attılar içine. Her biri birbirinden farklı, bambaşka dünyalarından çıkageldiler kumbaraya. Farklı bakış açılarının harmanlandığı, birbirinden keyifli öyküler okurunu bekliyor şimdi. 
 
Kumbaranın kırılmasının, biriktirdiğimiz öykülerin okurla buluşmasının vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138991b6-99d3-4385-94af-98c4c5f1c23c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkat Evde Fare Var</image:title>
            <image:caption>Hey! O da ne! Bir fare mi? Bu fare de nereden çıktı şimdi? Peki, bu durum evde nasıl karşılanacak? Sizce ev halkı bu duruma alışacak mı yoksa işler daha da mı karışacak? Maceraya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e719744-47ea-4145-9a02-da44aa65f7da.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Dünyaların Çocukları</image:title>
            <image:caption>Üçüncü Dünya ülkelerindeki çocuk işçilerin hâli, bundan iki yüzyıl önce yurtlarından zorla kaçırılan köle
akranlarınınkinden pek farklı değil: ‘Ecel tezgâhlarında’ karın tokluğuna tükeniyor, sakatlanıyor, ölüyorlar.
Eğlence sektöründe istismar edilip Körfez ülkelerinde deve jokeyleri olarak çalıştırılmak üzere kaçırılıyorlar.
Cinsel tacize uğrayıp satılıyor, kapatılıyorlar. Charles Dickens’ın betimlediği kasvetli ve hoyrat Britanya
manzaralarını, başka bir güneşin, başka renklerin hâkim olduğu, başka bir dünyada yeniden yaşıyorlar.
Çocuk işçilerin çoğunluğu Güney ülkelerinde olmasına rağmen, konuyla ilgili tartışmalar genellikle Batı’da ve
eğitim-iş ikilemi ekseninde yapılıyor. Dahası, Batı‘nın suçluluk duygusuyla sunduğu çözüm önerileri ‘kaş
yaparken göz çıkarabiliyor’ ve başka değer yargılarına, başka aile yapılarına, başka iklimlere sahip
toplumlarda yaşayan çocuk işçilerin hayatlarında öngörülmeyen yıkımlara neden oluyor. Bu kitap işte bu
çelişkiyi gözler önüne serip yoksulluk içinde çalışmak zorunda olan çocukların dünyasını bir de onların
gözlerinden görmemize vesile oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c1326b8-d89b-41ae-8874-e840c06a943d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Teorisi ve Mantık</image:title>
            <image:caption>Varlık, düşünce ve dil arasındaki bağlantıları ‘haritalandırmak’ felsefenin başlıca hedeflerinden biri olagelmiştir.
Yirminci yüzyılın istikrarsız, yeniliklere ve değişimlere gebe düşünsel coğrafyasında böyle bir harita çıkarmanın
öncelikle güvenilir ve istikrarlı düşünme araçlarına sahip olmaktan geçtiği düşüncesi, yüzyılın ilk yarısından
itibaren mantık ve bilgi teorisinin felsefede öne çıkması ve rağbet görmesi için yeterli olmuştur.
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünde on iki yıl (1936-1948) boyunca öğretim üyeliği yapmış Alman
filozof Ernst von Aster’in 1941 ile 1945 yılları arasında sistematik felsefe dalında verdiği ders notlarının
Macit Gökberk tarafından çevrilip kitaplaştırılmasıyla ortaya çıkmış bu eser, bilgi teorisi ve mantığın en temel
kavramlarının bir dökümünü çıkarıyor. Bilginin neliği, mantık ve bilgi arasındaki ilişki, tümevarım, görecilik
ve yöntem sorunu gibi bilgi teorisinin en çetrefil problemlerini, felsefeyle kıyısından köşesinden ilgilenen
herkesin anlayabileceği berrak bir dille irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff762afe-eb10-447d-b24c-890371443eb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin Öncüleri</image:title>
            <image:caption>Dünya tarihi bir bakıma büyük insanların tarihidir. Bu kitap, bilimin tarihini büyük mimarları üzerinden ele
alıyor. Arşimet’ten Öklid’e, Leoanardo’dan Kopernik’e, Darwin’den Newton’a, Einstein’dan Heisenberg’e
bilimin görkemli yolculuğuna katılmaya davet ediyor.
Kitap, bilim etkinliğinin anlam ve yöntemine ilişkin sağlam bir kavrayış oluşturma yanında, bu etkinliği
çalışmalarıyla örnekleyen öncü bilim insanlarının özgün yanlarını ve bilim tarihindeki yerlerini göstermeyi
amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30f2dc7-5c1d-4abf-b158-987d3ec51ff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil İtaatsizliğe Çağrı</image:title>
            <image:caption>Mitolojiden çağdaş siyasete kadar, insanın olduğu her yerde baskı, baskının olduğu her yerde direniş vardır.
Prometheus, tanrıların buyruğuna itaatsizlik edip insanlığa ateşi verdi. Alman kadınlar, Naziler tarafından
gözaltına alınan Yahudi eşlerinin ve çocuklarının salıverilmesi için günlerce eylem yaptılar. Gandhi, namlunun
ucunda, ‘Tuz Yürüyüşü’ne çıktı. Martin Luther King, hayal ettiği eşitlikçi dünyaya ulaşmak için yollara
düşmekten çekinmedi. Rosa Parks, beyazların tüm aşağılayıcı bakışlarına ve öfkesine rağmen oturduğu yerden
kalkmadı. Kadınlar özgürlüklerini kazanabilmek için ataerkine başkaldırdılar.

‘Sivil itaatsizlik’, meşruluğunu yitirmeyen ve tarihin akladığı şiddetsiz bir direniş biçimi olageldi. Baskılardan
bunalan, kuralların keyfiliği ve haksızlıklar karşısında vicdanına kulak verenlerin başvurduğu, tarihin seyrini
değiştirebilen sarsıcı bir güç olduğunu defalarca kanıtladı. Bu kitap, uygarlaşma serüveninin en görkemli
olaylarının bazen en mütevazıları olabildiğini gösteriyor. ‘Başka bir dünya’ hayalinin, silahlardan, sopalardan
ve kaba güçten çok daha etkili olabildiğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee3bece-5b00-4d94-9092-0aec96f14ae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaf Dağı&apos;na Bakan Ayna</image:title>
            <image:caption>Kaf Dağı’na Bakan Ayna, edebiyatımızda örneğine ender rastladığımız türden tam bir poem. Masalların ve destanların bu efsanevi dağı, şiirde, “hakikati gören masal” ile “Hakikatsiz kalan gerçek” in sembolü olarak ele alınır. Şair adeta Kaf Dağı’na dev bir ayna tutarak, kendi küçük masallarımızdan insanlığın büyük masalına giden o çetin yolu aydınlatıyor. 

Şiirde çok baskın ve güçlü bir leitmotif olarak yer alan Kaf Dağı, varlığı ile insanî değerler hazinesini, yokluğu ile kaos ve boşluğu simgeler. Varlığı gerçek bir zenginlik, yokluğu kendimize ait bir masalımızın olmayışı anlamına gelir ki, bu da çok büyük bir maddi ve manevi yoksulluktur şaire göre… 

En iyisi Mehmet Çetin’in Kaf Dağı’na tuttuğu aynaya bakarak kendi gerçeğimizi ve kendi masalımızı seyretmek... Buyurun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb9e72dc-9808-4e79-b780-b6bf75c0a678.jpg</image:loc>
            <image:title>Alya&apos;nın Dünyası - Gizemli Duvar</image:title>
            <image:caption>Alya her gün evlerinin önündeki duvarın tepesinde saatlerini geçiriyordu. Annesi, babası ve en yakın arkadaşı, Alya&apos;nın neden o duvarın üzerinde saatlerini geçirdiğini merak edip duruyorlardı; neden, niçin, kimin yüzünden?.. Bir tek Alya durumundan memnundu; heyecanla bir yeri, bir şeyleri gözlüyordu, belki orada neler olup bittiğini görebilir umuduyla. En sonunda o gün geldi ve Alya hayalini dahi kurmadığı bir serüvenin eşiğinde buldu kendini. Üstelik bir başına da değildi; en yakın arkadaşı ve &quot;o&quot; da bu inanılmaz maceranın ortağıydı... Seda Öğretir bilimin, sanatın, edebiyatın ve var olmanın temel duygusundan, “merak etmek”ten yola çıkarak rengârenk, duygu ve umut dolu bir öyküyle tekrar karşımızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/266c6a13-4100-4b82-95ea-2b9208088057.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nokta İle Başla</image:title>
            <image:caption>Bir nokta yapabiliyorsanız maceralara atılmaya hazırsınız demektir. İster çekingen bir acemi ister yenilenmek ve enerjiyle dolmak isteyen deneyimli bir profesyonel olun, bu defter tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a741f0c7-9adb-48eb-b944-fa8c755a888f.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Gönül Uçtu Yine - Karacaoğlan</image:title>
            <image:caption>KARACAOĞLAN 
Türk halk şiiri, başlangıçtan beri âşıkların / ozanların “ilden ile beyden bey”e kopuzları / sazları eşliğinde icra ettiği geleneksel mahsuller olmasından ötürü Türk dilinin en önemli ve canlı unsurlarından birini teşkil etmiştir. Âşık-ozanlar da Türk dilinin Anadolu coğrafyasındaki en mühim taşıyıcıları olmuştur. Nitekim Yunus Emre, Abdal Musa, Kaygusuz Abdal ve benzeri şair-dervişlerin yanı sıra Öksüz Dede, Kayıkçı Kul Mustafa, Köroğlu gibi çok sayıda halk şairi de Türkçenin mühim köşe taşlarını oluşturan isimlerdir. Karacaoğlan ise bu kervanın içinde hatta başında yer alan çok önemli bir halk şairimizdir. Özellikle doğa, aşk, sevgili unsurlarını halk diliyle çok sade şekilde sazının eşliğinde terennüm etmesi onu yedi iklim üç kıtada tanınan ve sevilen bir halk şairi yapmıştır. Sade Türkçeyle söylediği deyişleri yanı sıra ezgileri de takipçileri tarafından icra edilmiş ve günümüze kadar getirilmiştir. Bundan mütevellit Güney Anadolu illerimizde “Karacaoğlan çığırmak” tabiri ortaya çıkmıştır. Bugün bile çoğumuzun hafızasında Karacaoğlan deyişlerinden bir dörtlük, bir beyit bulunması veya kulağımızda ezgilerinin yankılanması onun ne kadar şöhretli bir “âşık / ozan” olduğunun delilidir. 
BİYOGRAFİ 
 
Van’ın köklü ailelerinden Arvasîlere mensup olan yazar, 25 Mayıs 1982’de Hakkâri’de dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini aynı şehirde tamamladı. Çukurova Üniversitesinden mezun oldu (2002). Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında, “Van Âşıklık Geleneği / Metin ve İnceleme” adlı çalışmasıyla yüksek lisansını (2005) ve “Dede Korkut Destanı ve Kıpçak Sahası Epik Destan Geleneği” adlı teziyle doktorasını tamamladı (2009). Millî Eğitim’de 2002 - 2007 yıllarında vazife yapan Arvas, 2007’de Gaziosmanpaşa Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. Yazar, 2008 - 2011 yılları arasında Kırgızistan - Türkiye Manas Üniversitesinde okutman ve doktor öğretim görevlisi olarak vazife yaptı. 2011’de Çankırı Karatekin Üniversitesine yardımcı doçent olarak atandı. 2014’te doçent unvanını aldı. 2013 - 2014 yıllarında Hakasya Özerk Cumhuriyet’inde “Hakas Türklerinin Şamanizmi” başlıklı TÜBİTAK projesini yürüttü. Çok sayıda makalesi, kitap bölümü, tebliği ve ansiklopedi maddesi yayımlanan Arvas, üç yıl (Güz / 2014 - Güz / 2017) süreyle Karatekin Edebiyat Fakültesi Dergisinin fiilen editörlüğünü yürüttü. 2019 senesinde profesörlüğe yükseltilen Arvas’ın altısı telif, ikisi çeviri olmak üzere yayımlanan 8 eseri mevcuttur. 
Hâlen Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışan Prof. Dr. Abdülselam Arvas İLESAM üyesi, evli ve üç çocuk babasıdır. 
 
ESERLERİ 
Geçmişten Günümüze Van Âşıklık Geleneği, Kitab-ı Dedem Korkut ve Kıpçak Sahası Epik Destan Geleneği, Kırgız Folklor Tarihi / Manas Destanı Üzerine Bir İnceleme (Kırgızcadan Çeviri), Bir Halk Kitabı Olarak Mevlidü’n-Nebi, Tarih ve Folklor Bağlamında Hacı Murad-ı Veli Üzerine Bir Araştırma, Geleneksel Hongoray Şamanlığı (Rusçadan Çeviri), Kırgız Destanları 17 / Kurmanbek Destanı, Hat Sanatında Kırk Besmele Kırk Hadîs, (Emrullah Tekin ile)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7c0c98-bd94-4fb1-ac79-59d5832978cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennette Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Önümde bir kapı göremiyordum. Kapı olsa bile, binlerce kapı olsa bile, hepsi sımsıkı kapalı olsa bile, korku ve endişenin kokusu sızamazdı yanıma, gam ve kederin nefesi sokulamazdı ân’ıma. Öyle yumuşak, öyle sıcak, öyle kucaklayıcı, öyle onaylayıcı ki o ses... 
 
Âşina bir çağıltı gibi serince aktı kalbime. Yakın, çok yakın bir çocuk dokunuşu gibi yanaklarıma. Halıya dokunur dokunmaz kadifeleşen kedi patisi sesi gibi. Ak köpüklü dalgaların ayağımın altında dolanışı gibi. Yakınlıkların hepsini çağıran hırka kokusu gibi. Akşamüzerleri esen ıhlamur kokulu meltemler gibi. 
Sesin avuçlarına döktüm gizli gözyaşlarımı. Yumuşacık kucağına koydum korkudan çizgilenmiş alnımı. Sevdanın göğüne saldım kalbimin kırık kanatlarını. Sormadı suçlarımı. Hatırlatmadı kaçamaklarımı. 
Fısıldadı serince: 

“Sen cennet olsan, kapatır mısın kapını?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1f86287-bf32-49a6-9756-c8da731fde26.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliya&apos;nın Sırları</image:title>
            <image:caption>“Bir keresinde bir kitabın içine düştüm. Yok yahu! Düşündüğünüz gibi değil. Gerçekten bir kitabın sayfaları arasına düştüm…” 
Elinizde tuttuğunuz bu kitap,  
farklı mı farklı öykülerden oluşuyor: 
 
Cezayir’den Bursa’ya kadar uçan güvercinlerden, bir balığın karnında yaşayan inci avcısından, kötü insanlara karşı birlik olan leyleklerden, sorduğunuz sorulara cevap veren ağaçlardan, yanmayan halılardan, boşlukta bekleyen sütunlardan bahsediyor bu öyküler. 
  Abdullah Harmancı’nın, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinden ilhamla kaleme aldığı Evliya’nın Sırları sizi çok katmanlı, çok farklı, çok eğlenceli bir okuma serüvenine davet ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d4b3772-e097-4464-81da-cec07a1c0397.jpg</image:loc>
            <image:title>Hak Yol İslam Yazacağız - Hasan Aksay Hatıratı</image:title>
            <image:caption>Millî Nizam Partisi’nin kurucuları arasında yer alan Hasan Aksay, yıllardır beklenen hatıratında tek partili yıllardan günümüze, Türkiye’nin siyasi ve sosyal hayatına dair bir projeksiyon sunuyor. 
 
On iki cumhurbaşkanıyla reel siyasette çalışmış, iletişimde bulunmuş bir isim Hasan Aksay. Hem ülke siyasetinde önemli bir yeri var hem de dindarların siyaset tecrübelerine dair izlerde ilkler arasında. Doğumundan önceki yıllarda olup bitenleri büyüklerinden dinleme imkânı bulması ve sonraki dönemlerde yaşanan sosyal, ekonomik ve siyasî olayları bizzat deneyimlemesi onun hatıratını daha da önemli kılıyor. 
 
Hak Yol İslam Yazacağız geçmişten feyz alıp günümüze ayna tutan gerçek bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f26a72-d762-42cb-bb93-56c7f6d1d784.jpg</image:loc>
            <image:title>Köyde Bir Ay (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. Köyde Bir Ay Turgenyev’in en tanınmış tiyatro oyunlarındandır. 1848-1850 yılları arasında Fransa’da “Öğrenci” adıyla yazılan eser Rusya’da sansür tarafından yasaklanmış, siyasi olmaktan çok ahlaki gerekçelerle yapılması istenen değişikliklerin ardından 1855’te “Köyde Bir Ay” adıyla yayımlanmıştır. Oyun zengin bir toprak sahibinin oğluna ders veren üniversite öğrencisinin evin hanımı ve ailenin evlatlık kızı arasında kaldığı üçlü bir aşk hikâyesini anlatır. Oyunun yazar tarafından gözden geçirilmiş son ve sansürsüz hali ancak 1869’da yayımlanabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee17978d-c3e0-4c14-84c2-403d0fe28b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Acıyı Bal Eyledik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>(…) ekmeği bol eyledik 
acıyı bal eyledik 
sıratı yol eyledik 
geldik bugüne 
ekilir ekin geliriz 
ezilir un geliriz 
bir gider bin geliriz 
beni vurmak kurtuluş mu 
kör olasın demiyorum 
kör olma da 
gör beni 
*Ne Güzel Ne Güzel *Acıyı Bal Eyledik *Nehirler Aka Aka… *Tortu *Zor Nakış *Birdenbire Özlemek *Amado’lu Ağustos *Hani Ya Nerdesiniz *Köprü *Tay *Kerbela Uzak Değil *Çoğaltan Acı *Şükrü Baba Açıklaması *Pis Bir Akşam *Heryerde Birden Olmak *Mutluluk Benim Şirin’imdir *Susan Su *Benden Bilmeyin *Bir Başka Tepeden *Duraktaki Işık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6980cf85-7b1e-44f9-ad67-8c0009ea6b20.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert - Okul Konseri</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Okulda bir konser düzenlenecek. Mert, solo şarkı söylemeyi çok istiyor ama önce seçmelerde başarılı olması gerekiyor. Üstelik, en yakın arkadaşı Beren de seçmelere katılacak. Bakalım neler olacak? 
Cesaret ve özgüvenin önemini anlatan, çok eğlenceli bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/050f6528-136c-4d76-9664-49a1d2f2699e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekleyiş</image:title>
            <image:caption>Bir askeri hastanede doktor olan Lin Kong, yaşlı anne-babasının ısrarıyla, iyi huylu ama sıradan bir kız olan Shuyu ile evlenir ancak karısıyla paylaşacak pek bir şey bulamamaktadır. Lin başka bir şehirdeki askeri hastaneye tayin olunca, evinden ayrılır ve ailesini yılda sadece on gün ziyaret edebilir. Genç adam işi ve kitaplarıyla doldurduğu hayatından şikâyetçi değildir. Ancak hemşire Manna’ya âşık olunca karısından ayrılıp onunla evlenmek ister. Karısını boşanmaya razı etmek için köyüne gider ama Shuyu yılda ancak on gün görebildiği kocasından vazgeçmek istemez. Lin ile Manna on sekiz yıl boyunca, komünist rejimin baskısı altında Shuyu’nun boşanmaya razı olmasını beklerler. Sonunda aşkın gücünün zamanın acımasızlığına karşı kazandığı zafere rağmen, hayat başka bir bekleyişe mi dönüşecektir?
 
Ha Jin şiirsel bir yalınlıkla, ustaca aktardığı öyküsünün arka planında, Çin gelenekleriyle komünist devrimin koşullarını kara mizaha varan bir yorumla sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b06cc044-22a1-436b-8323-8a979d848635.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Hayvanlar - Süper Hayvanlar Boyama Serisi</image:title>
            <image:caption>Boyalarını al ve birbirinden şirin hayvanlarla eğlenceli maceralara sen de katıl. Kuşlar, balıklar, kara hayvanları ve daha birçok arkadaş canlısı hayvanla tanışıp, harika manzaralar oluştur. Çocuğunuz bu eğitici kitapla, hayvanları tanırken, renk ve odaklanma becerilerini, el göz koordinasyonunu geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37a98f1d-dfbe-4367-bd14-b42565165672.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Hayvanlar - Süper Hayvanlar Boyama Serisi</image:title>
            <image:caption>Boyalarını al ve birbirinden şirin hayvanlarla eğlenceli maceralara sen de katıl. Kuşlar, balıklar, kara hayvanları ve daha birçok arkadaş canlısı hayvanla tanışıp, harika manzaralar oluştur.
Çocuğunuz bu eğitici kitapla, hayvanları tanırken, renk ve odaklanma becerilerini, el göz koordinasyonunu geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e312668-aff5-4a4d-a59c-8c3880758736.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğayı Öğreniyorum - Süper Hayvanlar Boyama Serisi</image:title>
            <image:caption>Boyalarını al ve birbirinden şirin hayvanlarla eğlenceli maceralara sen de katıl. Kuşlar, balıklar, kara hayvanları ve daha birçok arkadaş canlısı hayvanla tanışıp, harika manzaralar oluştur.
Çocuğunuz bu eğitici kitapla, hayvanları tanırken, renk ve odaklanma becerilerini, el göz koordinasyonunu geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56c0d81f-c70a-402e-9e5b-22fd144a1452.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekinsiz Kadınlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya Fantezi Ödüllü yazarlardan eşsiz bir öykü antolojisi! 
 
George R. R. Martin, Jim Butcher, Diana Gabaldon, Lev Grossman, 
Sherrilyn Kenyon, Brandon Sanderson, Sharon Key Penman, Joe 
Abercrombie ve Carrie Vaughn gibi birçok tanınmış yazar, Gardner 
Dozois’in çağrısına kulak verip “tekinsiz kadınlar” temasına özel, yalnızca bu kitapta okuyabileceğiniz novella ve öyküleri yarattılar. 
 
Peki, okuru nasıl bir dünya bekliyor? 
 
Bu sorunun yanıtını projenin yaratıcıları versin: 
 
Bu kitapta erkek kahraman, canavarlarla ya da kötü adamlarla savaşıp kılıç sallarken yanı başında korkuyla dikilip ağlayan talihsiz kadınları bulamazsınız. Aksine, bu kitabın kadınlarını tren raylarına bağlamaya kalktığınızda kendinizi gerçek bir dövüşün içinde bulabilirsiniz. Burada kılıç erbabı savaşçı kadınlar, gözü kara kadın pilotlar, astronot kadınlar, amansız kadın seri katiller, ürkütücü süper kahraman kadınlar, sinsi ve baştan çıkarıcı femme 
fatale’ler, büyücü kadınlar, zor şartlar altında hayatta kalmaya çalışan kötü kızlar, kadın haydutlar ve asiler, kıyamet sonrası hayatta kalmayı başaran kadınlar, özel kadın dedektifler, adamı gözünü kırpmadan ipe gönderen kadın yargıçlar, halklara hükmeden, kıskançlık ve ihtiras duygularına kapılarak binlerce insanı tüyler ürpertici şekilde ölüme sürükleyen mağrur kraliçeler, 
cesur ejderha binicileri ve çok daha fazlası var. Keyfini çıkarın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/680a6cea-daf3-472f-a946-602b2a487a63.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğayı Keşfediyorum - Süper Hayvanlar Boyama Serisi</image:title>
            <image:caption>Boyalarını al ve birbirinden şirin hayvanlarla eğlenceli maceralara sen de katıl. Kuşlar, balıklar, kara hayvanları ve daha birçok arkadaş canlısı hayvanla tanışıp, harika manzaralar oluştur.
Çocuğunuz bu eğitici kitapla, hayvanları tanırken, renk ve odaklanma becerilerini, el göz koordinasyonunu geliştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bebfb898-cdf3-4040-bf87-3d6383cbfbe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Kitabım - Renkler Öğreniyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>4-5 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış bu boyama kitabı çocukların renkleri ve birçok farklı objeyi öğrenmesine yardım ederken, el göz koordinasyonlarını da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce848ea1-ca27-45ab-ab7f-9846b78644b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Kitabım - Renkleri Öğreniyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>5-6 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış bu boyama kitabı çocukların renkleri ve birçok farklı objeyi öğrenmesine yardım ederken, el göz koordinasyonlarını da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0da03447-41f4-4e85-9110-59ed672c9bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Kitabım - Renkleri Öğreniyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>3-4 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış bu boyama kitabı çocukların renkleri ve birçok farklı objeyi öğrenmesine yardım ederken, el göz koordinasyonlarını da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43b02ef7-a25c-42ec-b951-effd95e81a48.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Kitabım - Renkleri Öğreniyorum Serisi</image:title>
            <image:caption>3-4 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış bu boyama kitabı çocukların renkleri ve birçok farklı objeyi öğrenmesine yardım ederken, el göz koordinasyonlarını da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/536c8db3-4277-4be8-91bd-5397ed15f0da.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle Sağ Beyin Sol Beyin Geliştirme (7 yaş) 6’lı Set</image:title>
            <image:caption>İster matematikte ister sanatta olsun hem sağ hem sol beynini güçlendirmiş ve dengede kullanabilen çocuklarımız eğitim yaşamlarında çok daha başarılı olacaktır.
Beyinde; özellikle dil, görme- işitme, duygusal kontrol, sosyalleşme gibi yetilerin daha üst düzeye çıkarılması, çocuğa verilen eğitimle yakından ilişkilidir; beyin ve onun nöral bağlantıları zorlanarak ve çalıştırılarak güçlendirilebilir. Beyinde uyarılmayan ve kullanılmayan kısımlar ise zayıflar ve yok olur.
Etkinliklerle Sağ Beyin Sol Beyin Geliştirme 7 Yaş setimiz:
Çocuklarımızın; erken çocukluk döneminden çıkıp mantıksal çıkarımlarla analitik düşünmeye başladıkları, odaklanma becerilerinin arttığı, duygusal tepkilerini meraka ve öğrenmeye yönlendirdikleri bu çok önemli sürece; yeni başlangıçlar dönemine yönelik hazırlanmıştır.
Görsel ve Sesli Beyin Egzersizleriyle; Sağ Beyni,
Sözel-Sayısal Egzersizlerle; Sol Beyni geliştirecek çalışmalara yer verilmiştir.
Bir kerede birden fazla unsura dikkat etme ve odaklanma gerektiren çalışmalar;
Algısal Dikkat
Odaklanma ve Konsantrasyon Artırımı
Görsel Algı - İşitsel Dikkat Gelişimi
Dil Gelişimi
Dinlediğini Kavrama-Anlama Becerileri
Odaklanma ve Konsantrasyon Artırımı
Duyduğunu Kısa Süreli Belleğe Kolay Kaydetme
Akıl Yürütme
İşlem Becerileri
Neden-Sonuç İlişkisi
Muhakeme gibi alanlarda gelişimlerini üst düzeye çıkararak yaşamlarına en iyi şekilde başlangıç yapmalarına ve sürdürmelerine önemli katkılar sağlayacaktır.
Kitaplardaki etkinlikler, beynin en çok hangi alanını etkiliyorsa tablolarla belirtilmiştir. Bu sayede çocuğun gözlemlenmesi ve yönlendirilmesine yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10fa590f-d9e8-4e21-927a-006f4ce090ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantoine ile Agapa Arasında</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın sayfaları arasında Kmer tanrıları da çıkabilir karşınıza, bütün bir kenti istila eden hıyarlar da; Krallar Kralı Artaserhas’ın vasiyetnamesini okuyabilirsiniz ya da Laurent de Medicis’nin yeni Floransa sevdasını; Mathusalem adlı bir papağanın akıl almaz hikâyesini, “Kellik ehliyeti alma yasağı” pankartının ne anlama geldiğini! 
Fantoine ile Agapa Arasında Robert Pinget’nin kısa öykülerinden oluşuyor. Robert Pinget, kimselere benzemez, avangard bir yazar. Okuru şaşırtan, rahatsız eden, güldüren, realizmle dalga geçen öyküler, tuhaf kişilikler ve kelimelerin gücü… 
 
“Zorlu şeylere tanjanttan yaklaşmak gerekir. O bunu bilmiyordu. Erdemin karşı koymak olduğu kararına çok çabuk vardı. Yıllar geçimsizliğin, hiçe sayılan tutkunun, bayağılığın dehşeti içinde geçip gitti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c54b2d4d-9426-466a-8721-bbd539a747cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Meyveler</image:title>
            <image:caption>Altın Meyveler’in kahramanı bir roman, bu romanı tartışanlar, beğenenler, beğenmeyenler, beğenmediğini saklayanlar, şevkle savunanlar… 
Geleneksel romanın kalıplarını kıran Nathalie Sarraute’tan, edebiyat ürünüyle edebiyat eleştirisinin, okur kitlesinin ilişkilerini yer yer hicivle harmanlayan bir kitap içinde kitap. 
“Edebiyatın kutsal bir yer olduğu –ah, işte bu çok zor, değil mi– bir avuç seçilmişe, ancak alçakgönüllü bir çıraklık döneminin, ustaların sabırlı öğretisinin giriş izni vereceği kapalı bir çevre olduğu öğretilecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c50b71b0-b406-4086-8645-d64e25a5bd12.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöl mü Cennet mi?</image:title>
            <image:caption>Tehdit altındaki çevrenin yeniden doğallaştırılmasından 
sağlıklı gıda yetiştiriciliğine, su kültüründen kent bahçeciliğine değin bilmemiz gereken her şey. 
 
Çöl mü Cennet mi? neyi berbat ettiğimize dair çok önemli bilgiler içeren oldukça derinlikli ve ilgi çekici bir kitap. Permakültürün öncülerinden olan ve “tarım âsisi” olarak bilinen Avusturyalı çiftçi Sepp Holzer Çöl mü Cennet mi?’de tarımda, ormancılıkta yapılan yanlış uygulamalardan kaynaklı çevresel felaketlere dikkat çekerek kurtuluşumuzun reçetesini sunuyor. 
 
Çocukluğundan beri doğayla iç içe olan ve tabiattaki tüm canlıların simbiyotik bir bağla nasıl birbirlerine bağlı olduğunu çok erken yaşlarda yaptığı gözlemlerle fark eden dahi köylü Sepp Holzer, geçmişten günümüze devam eden doğadaki insani yıkıma karşı alternatif yaratarak yeni bir bakış açısı oluşturmayı başarıyor. 
 
Suyu kullanmanın hayati önemini, hatalı toprak yönetiminin yarattığı yıkımı, hayvanların yanlış yöntemlerle otlatılmasından kaynaklı meraların çölleşmesini, monokültüre dayalı ormanların hastalanmasını ve çevresel felaketlere neden olan tüm yanlışları inceleyerek, farklı bir tarım ve çevre yaratmanın metotlarını buluyor. Uzun yıllar üzerinde çalışarak geliştirdiği ve farkındalık yarattığı aşikâr olan sistemiyle (Holzer Permakültürü) o kadar başarılı oluyor ki çoraklaşan, çölleşen bölgeleri adeta cennete çeviriyor. 
 
Sepp Holzer, toprakla olan yaşamın yenilenmesi, çiftçilerin tekrardan saygınlık kazanması ve doğal bir tarım yönteminin benimsenmesiyle birlikte dünya gıdası stratejisinin müthiş bir değişim yaşayacağını ve çevreyle bütünlük içinde yeni stratejiler oluşturulacağına inanıyor. Bu alanda ciddi çalışmalar yapan Holzer çözümler üreterek kendi kendine yeterliliğin (doğru yöntemlerle) her yerde mümkün olduğunun altını çiziyor, bunu yaptığı öneli çalışmalarla tüm dünyaya gösteriyor. Hayvanları mal olarak değil, çalışan olarak görmenin kıymetine dikkat çekerek bu bağlamda hayvancılığın yeniden ele alınıp gözden geçirilmesi konusundaki düşüncelerini kitapta etraflıca anlatıyor. Balkon bahçeleri, asma ve dikey bahçeler vb. gibi en küçük alanlarda &quot;kentsel bahçecilik&quot;te yaratıcı fikirler de dahil olmak üzere permakültüre giriş niteliğindeki alanlarda neler yapılacağını adım adım gösteriyor. 
 
Dünyanın farklı coğrafyalarında (Portekiz’den Sibirya’ya, Brezilya’dan İspanya’ya, Türkiye’den Ukrayna’ya kadar) denenmiş uygulanmış ve başarıya ulaşmış “Holzer Permakültürü”yle kurulan bahçeler/çiftlikler artık herkes tarafından biliniyor ve takdir topluyor. Kurduğu sistem kimi çevrelerce eleştirel yaklaşılsa da bilim insanlarının hayranlıkla inceleyip akademilerde anlattıkları model haline gelmiş vaziyette. 
 
Sepp Holzer Çöl mü Cennet mi?’de tüm deneyimlerini, tekniğinin püf noktalarını, dünya çapında ses getiren, çığır açan önerilerini bizlerle paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01bb2bf3-8cb1-4b53-a04a-8b36a085d92c.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlas</image:title>
            <image:caption>Fotoğrafların açıkladığı metinlerden ya da fotoğrafları açıklayan cümlelerden oluşan bir kitap değil bu. Her bir bölümün içeriğini meydana getiren, imgelerle sözcüklerin uyumlu birliği. Bilinmeyeni keşfetme hevesi Sinbad’a, Kızıl Erik’e ya da Kopernik’e özgü değil. Dünyada keşfetmeye meraklı olmayan tek bir insan bile yoktur. Her şey acıyı, tuzluyu, eğriyi, düzü, pürüzü, gökkuşağının rengini ve alfabenin yirmi küsur harfini keşfetmekle başlar; ardından sıra simalara, haritalara, hayvanlara ve yıldızlara gelir; en sonunda insan ya kuşkuyla dolar ya imanla, üstelik önceden ne kadar cahil olduğu sonucuna ulaşması da neredeyse kaçınılmazdır. 
 
 
İki Borges içinde rüya gören gerçek olan olsa gerek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09adec36-e842-41a7-8970-9538495a4eaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Alçaklığın Evrensel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı meydana getiren anlatı türündeki düzyazı çalışmaları 1933 ve 1934 yıllarında gerçekleştirildiler. Köklerinin Stevenson ve Chesterton’dan yaptığım yeniden okumaların yanı sıra Von Sternberg’in ilk filmlerine, hatta belki Evaristo Carriego’nun belli bir biyografisine kadar uzandığı kanısındayım. Birbiriyle alakasız şeyleri de bir arada sıralama, devamlılığı sağlamak adına anlık çözümler üretme ya da bir insanın yaşamının iki-üç sahneye indirgenmesi (“Pembe Köşedeki Adam” öyküsünü biçimlendiren de bu görsel niyet) gibi yöntemleri kendi amaçlarına alet ettiklerini söylemeliyim. Psikolojik metinler değiller ve öyle olmaya da çalışmıyorlar. 
 
 
Borges, edebiyatın evrensel tarihindeki en iyi hikâyelerden bazılarını yazdı. Aynı zamanda Alçaklığın Evrensel Tarihi’ni de yazdı. 
Julio Cortázar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d48f5c3-f753-4401-8db3-9935ed3a9d7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabani Ot Toplayıcısı</image:title>
            <image:caption>“Deli naneler nasıl güzel kokuyor.
Ta uzaklardan gelip gıdıklıyor, burnumu, kalbimi. Suyun şifasıyla, güneşin ışığıyla, en önemlisi de dışarıdan gelen müdahaleyle değil, kaynağı içte olan bir coşkuyla büyüdükleri için abartılı bir albeniden çok hakiki bir güzellik içindeler. 
Fukuoka; bitkileri ellememek, büyüme ritimlerine karışmamak, çapalama, ilaçlama, sulama gibi insani müdahalelerde bulunmamak gerektiğini söyler. 
Konvansiyonel tarımın yaban hayata çomak sokmak olduğunu anlatır. 
Gerçekten de bugün en çok yediğimiz sebze ve meyveler; patlıcan, domates, muz, fasulye, biber gibi besinler, insan eliyle ehlileştirilmiş, yabanda büyüyen kuzenlerinden bambaşka suretlere bürünmüş, gerçeğini bilen için tatsız tuzsuz şeylerdir. 
Doğada kendiliğinden yetişen mantarlara, tadı genelde acımtırak olan ve dil buran otlara, görünüşü itibariyle makbul bulunmayanlara gönül vermek aslında yiyeceğin hakikisini, hücresel hafızamızda kayıtlı şifayı yeniden hatırlamaktır.” 
Elif Türkölmez, Anne Kız, Harikasın’daki öykülerinde “sadece mutlu olmak” isteyen insanları anlatmış; Her Şey Geçer’de biricik yaşamlarımızı koşuşturmalara feda etmemize isyan etmişti. Türkölmez, Yabani Ot Toplayıcısı’nda bizi doğanın büyüleyiciliğine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f9f87e7-3a1c-47bd-aa7b-2fdd92d6c796.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluğun Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu sayfalara adını veren o sıra dışı “sonsuzluğun tarihi” hakkında çok az şey söyleyeceğim. Zaman bizim açımızdan bir sorundur; sarsıcı ve talepkâr bir sorun, belki de metafiziğin en can alıcı sorunu; sonsuzluksa bir oyun ya da yıpranmış bir umut. Farklı anlarda farklı yerlerin işgal edilmesi –yani hareket– zaman olmaksızın kavranamaz. Aynı şekilde, farklı anlarda, aynı yeri işgal etmek anlamına gelen hareketsizlik de öyle. Sayısız şairin özlemle yanıp tutuştuğu sonsuzluğun bizi en azından kaçamak tarzda olsa da ardışıklığın baskısından kurtaran maharetli bir aygıt olduğunu nasıl hissedemedim? 
 
Borges’in sanattaki zaferi entelektüel bir çıkmazı kendisiyle savaştırarak insanlık adına yeni bir ürün ortaya koyması. 
 
John Barth</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ed841b-4ef4-47b4-bcf2-e71a782ed476.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mutluluklar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Gerçekten ne istediğini bilenlerin, 
sabırlı ve kararlı olanların, 
sadeliği seçenlerin karşısında mutluluk, 
bir tercih değil tavırdır. 
 
Aşkım Kapışmak, Küçük Mutluluklar Kitabı’nda kendini arayan bireye adeta sırdaş oluyor. Mutluluğun kendini sevmekle başladığını söyleyen yazar, insanın en iyi arkadaşının da kendisi olabileceğini vurguluyor.  
 
 “Yaşamın iyi kadar kötü, kolay kadar zor, mutluluk kadar acı, neşe kadar hüzün, cesaret kadar korkulu yanlarına da tutunup kabul edebilmeliyiz.” 
 
 Bu kitapta özünden uzaklaşıp mutsuzluğa sürüklenenlerin hikâyelerini bulacaksınız. Hayatın içinden gerçekçi örneklerle yenilenen ve genişletilen Küçük Mutluluklar Kitabı belki de sizin geçmiş, bugün, gelecek arasında bir denge sağlamanıza ve akışa saygı duymanıza vesile olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb3d34e-d71c-4f63-ab4b-4049b0948f14.jpg</image:loc>
            <image:title>İpek Yolu</image:title>
            <image:caption>İpek Yolu bildiğiniz tüm tarihi gerçekleri altüst edecek. 
 
Dünya tarihine yön veren İpek Yolu tam olarak nedir?
Akla hemen çöl kumlarının üzerinde, Çin&apos;den Roma&apos;ya yol alan bir deve kervanı geliyor. Ama gerçek bundan daha farklı ve ilgi çekici. İpek Yolu&apos;nda Valerie Hansen bereketli ticaret rotalarına, kültürlerarası etkileşime, İpek Yolu ekonomisine ve arkeolojik şaheserlere dair bilinmeyenlere ışık tutuyor. Hansen, seyahat güzergâhında yer alan sekiz arkeolojik kazı alanını inceliyor. Çangan’dan Semarkand’a kadar uzanan bu coğrafi araştırmada tüccarların, hacıların, gezginlerin iç içe geçtiği kozmopolit toplulukların izini sürüyor. Kültürel çeşitliliğin yanı sıra
dini zenginliklere de değiniyor.

İpek Yolu, ortaçağ Çin keşişlerinin günlüklerinden, hukuki belgelerden, kadınların kaleme aldığı mektuplardan, kasaba tasvirlerinden, yasal ve dini dökümanlardan oluşan zengin bir arşivden besleniyor.


İpek Yolu’nun Moğol hâkimiyetinde olduğu döneme dair belgelerle desteklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbe56683-3679-4e6d-ab44-8c4202fbe87d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedikoducu Beyin</image:title>
            <image:caption>Şaşırmaya, Öğrenmeye Hazır Olun!
İlk bilinç nasıl ortaya çıktı?
Vücudun patronu kalp mi yoksa beyin mi?
Nasıl karar veriyoruz?
Bilgiler nereye kodlanıyor?
Hafıza nasıl geliştirilir?
Beynimiz zamanı nasıl algılıyor?
Anılar nasıl kaydediliyor ve anımsanıyor?
Beynimiz hacklenebilir mi?
Âşık insanın beyni nasıl çalışır?
Sinirbilimci, yazar, senarist ve oyuncu Uzm. Dr. Timur Yılmaz Dedikoducu Beyin’de geçmişten günümüze beynin gelişimini ve çalışma mantığını anlatıyor.
Bu kitabı okurken şaşıracak ama en önemlisi beyinle ilgili çok şey öğreneceksiniz. Duygulardan, davranışlardan, beynin odacıkları ve gerçeklik algısından, başlangıçtan günümüze beynin gelişiminden izler bulacaksınız. Hikâyelerden dedikoduya, aşktan anı, hafıza ve belleğe uzanan geniş bir çerçevede ele alınan ve Uzm. Dr. Timur Yılmaz’ın deneyim ve birikimiyle ortaya çıkan Dedikoducu Beyin’den sonra beyniniz aynı kalmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7a24e19-d621-4c44-8313-139d238dbcb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahmi Bey</image:title>
            <image:caption>Yazar Naşide Gökbudak, Sıdıka Hanım ve Asıl Adı Atiye’den 
sonra yine gerçek bir hikâyeyle, amcası Rahmi Bey’in etkileyici 
yaşamıyla okuru selamlıyor.


Sert bir mizaca sahip olan Rahmi Bey, birbirinden ilginç olaylarla dolu fırtınalı bir hayat sürmüştür. Taviz vermez yapısı ve çelik gibi görüntüsüyle tanınsa da yüreğinin derinliklerinde büyük bir aşk gizlidir. Arkadaşının ona emaneti olan Iraz’a karşı duyduğu tutkulu aşk, bir türlü vazgeçemediği Tevhide’nin içini saran yakınlığıyla karmaşıklaşır. Bir de bunlara Rahmi Bey’in haksızlığa karşı sessiz kalamayan yapısı eklenince, başı dertten hiç kurtulmaz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fea686-1e37-4484-b22e-bf071e802c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Geceleri</image:title>
            <image:caption>Önceki görevinde yaralandığı için kısa süreliğine tehlikeden uzak durması gereken Lucas, tanıdığı en ateşli, en zeki ve en güçlü kadın olan Molly’nin ilk davasında onu korumak ister. Ancak bu zorlu bir görevdir. Genç kadının başını beladan uzak tutmak ile kendini kanıtlamasına müsaade etmek arasında kalan Lucas, hayatını sonsuza dek değiştirebilecek bir karar vermek zorundadır. 
 
Molly’nin hayaliyse sorumluluğun tamamen ona ait olacağı ilk davasını almaktır. Bu dava sayesinde kendini kanıtlayacak ve her zaman istediği geleceğe bir adım daha yaklaşacaktır. Üstelik aklını işle meşgul etmek, geceyi gizli aşkı Lucas’la geçirdiğinden bu yana daldığı hayallerden uzaklaşmasını sağlayacak tek şeydir. Çünkü aralarındaki duvarların yıkılmaya başladığı o gecenin ardından, aşkın alev alması için minik bir kıvılcım yeterlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9959fa51-0fc5-47dc-ae0f-093f02c18886.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliyet Mürebbiyesi</image:title>
            <image:caption>Sunday Times çoksatan yazarı Wendy Holden, dünyanın en ikonik figürlerinden biri olan Kraliçe II. Elizabeth&apos;in bilinmeyen çocukluk yıllarını anlatırken kraliçeyi bir hükümdara dönüştüren 
mürebbiyeyi de sahneye davet ediyor. 
 
Marion Crawford, kraliyet ailesinin mürebbiyesi olmayı kabul ettiğinde hayatı hiç beklemediği bir şekilde değişir. Ailenin genç kadından tek isteği, prenseslerin korunaklı ve ayrıcalıklı hayatlarına bir miktar normallik getirmesidir. İngiliz monarşisinin kalbinde yer bulan Marion, tahttan çekilmekten ayaklanmalara, taç giyme töreninin cazibesinden saray dramalarına kadar İngiliz tarihinin en önemli olaylarına tanıklık eder. Fakat kraliyet ailesinin sevgili mürebbiyesi ve sırdaşı olmanın bir bedeli vardır. 
  Kraliyet Mürebbiyesi aşk, fedakârlık ve bağlılığın görkemli hikâyesiyle Kraliçe II. Elizabeth&apos;in tahta çıkmasından önceki yıllara büyüleyici bir ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ecf338a-f26d-4d41-ad21-04d58beeeba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Robin</image:title>
            <image:caption>Sıcacık bir aile öyküsü 
Çocukların bayıldığı ünlü Robin Robin müzikalinden uyarlanan bu harika öyküde minik bir kızılgerdan olan Robin’in maceraları anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee96ee64-532a-4219-8590-0a2073716265.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Şirin, eski ama çok güzel bir bez bebek. Yıllar boyu pek çok serüven yaşamış ama şimdi bir kenara atılmış. Erdem ve ablası, Şirin’e rastladı. Onu evlerine götürmeye karar verdiler. Birlikte macera dolu bir hafta yaşayacaklarından habersizler! 
 
                                                                                                                   Times Yılın Çocuk Kitabı Ödülü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b71504-8960-4fcf-885a-486733ec9cf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Boncuk İle Böö</image:title>
            <image:caption>Davetsiz bir misafir aniden çay keyfini böldüğünde Boncuk hiç mutlu olmamıştı. Can sıkıcı bir alışkanlığı olan bu minik yaratık kalmaya karar verdiğinde ise dostumuz dehşete kapıldı. 
İstenmeyen misafiri bütün gün ayağının altında dolaşırken, Boncuk’un bölgede bir ayının görüldüğüne ilişkin işaretleri gözden kaçırması pek kolaydı. Boncuk, ayıdan nasıl kurtulacak? 
Arkadaşlık, hoşgörü ve sürpriz sonuçlar hakkında çok sevimli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8648b116-db91-4024-87dd-91af8d57f6f1.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Dostum</image:title>
            <image:caption>Dostluk gibisi yok! 
En iyi arkadaşlar, birlikte eğleniyor, gülüyor, birbirine yardım ediyor. 
Hadi, sen de bize katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e37582b-2c9c-4668-850c-07bc10e35b06.jpg</image:loc>
            <image:title>Konya Hatıratı</image:title>
            <image:caption>Hz. Mevlâna’nın Konya’yı düşünce dünyasına mekân olarak seçmesi, sâdece Selçuklu Sultanı’nın dâveti olarak izâh edilebilmez. Hâdise bu kadar sâde değildir. Hz. Yesevî mektebinden feyz ve vazife almış birçok Horasan Erinin, Alperenin hâtırasında Konya, “Diyar-ı enbiyâ vü âsfiyâ” olarak, hayret ve hayranlık hânesinde kayıtlıdır. 
“Gel ve dergâhımı ziyaret et 
Aşkın nuru buradan yayılır 
Semerkand’a ve Buhara’ya, 
Buradan Konya’dan, bir an..” 
 
Hakikatte yok olmanın en üst mertebelerine yükselmiş bir ulunun, Hz. Mevlâna’nın bu terennümü hikmetlerle de doludur. Hz. Mevlâna ile Konya, hemdem olduklarından bu yana hep birlikte anıldılar. Biri bülbül iken diğeri ona Gülistan oldu. Biri aşktan, hasretten yanıp kavrulurken, diğeri ona “gâh vâhâ, gâhi sahrâ” oldu. Birbirlerinin sırrını hep aziz bildiler ve hiç ayrılmalıdır. 
* * * 
Kitap, Selçuklu’nun pâyitahtı bu olağanüstü şehrin yirminci asrından ilginç hatırlamalar, hâtıralar sunmaktadır. Kurgu olmadığı için belge değeri de taşıyan bu kısa ve renkli notları keyifle okuyacağınızı umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a23bd0c-9d14-49c7-9916-52acb39affe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. İsa&apos;nın Nüzulü</image:title>
            <image:caption>İslam dünyasında nüzûl-i İsâ meselesi kimi zaman bir kurtarıcı beklentisiyle, kimi zaman hatm-i nübüvvetle ilişkili olarak gündeme gelmiştir. Özellikle XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Hint alt kıtasında çokça tartışılan bu konuda geniş bir literatür ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine dönemin âlimleri ümmeti yanlış fikirlerden korumak için pek çok eser telif etmişlerdir. Bu amaçla telif edilen önemli eserlerden birisi de bu kitaptır.
Hz. İsâ’nın yeryüzüne yeniden geleceği dönemin Kıyamet’in yaklaştığı bir zamana denk gelmesinden dolayı bu kitapta kıyametin büyük alametlerine dair pek çok rivayet ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99e87a9e-c197-4c1c-9a99-24be70b8cfb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Alim Olmanın Yolu</image:title>
            <image:caption>Büyük âlimlerin büyük olmalarının sebebi nedir? İlki, onların kendi şahsiyetlerinden/dehalarından kaynaklanır. Diğeri ise ortam, muhit ve kendi elde ettikleri şeyler sebebiyledir.
Bazen insanı hayra götürüp, onu ısrarla hayra çeken durumlar olur. Bazen de insanı hayırdan uzaklaştıran şeyler olur. Büyük âlimler kendilerini hayra sımsıkı çekip götüren bir muhite eriştiler. Bu hayırlara güzellikle icabet ettikleri için olağanüstü başarılara imza attılar. Büyük âlimlerin hayatını öğrendiğimiz zaman, doğru kaynaklardan ulaşan enteresan ve harikulade bilgiler buluruz. Onların ilim öğrenirken karşılaştıkları bazı şeyler, günümüzde neredeyse efsane olarak görülmektedir. Hâlbuki bunlar efsane olmayıp, gerçeğin ta kendisidir. Bu eser, büyük âlimlerin niçin büyük olduklarının cevabını aramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/349740c2-d3ea-400e-b267-9873ed28834a.jpg</image:loc>
            <image:title>Misvak Risalesi</image:title>
            <image:caption>Diş ve ağız temizliği için bütün peygamberlerin misvak kullandığı sabittir. Misvak kullanımının peygamberlerin yaşamış oldukları beldelerde görülüp, diğer kentlerde izine rastlanmaması misvak kullanmanın vahiy ile bildirilen bir emir olduğunu desteklemektedir.
Peygamberimiz (s.a.v.) yüzyıllar önce “Misvak (kullanmak), ağzı temizler ve Rabbi razı eder” ve “Misvak (kullanmak), ağız kokusunu güzelleştirir ve Rabbi razı eder” buyurmuştur. Nebî (a.s.) temizliği ve görünüşü güzelleştirmeyi, Müslümanın alamet-i farikası ve İslam’a müntesip olmanın bir işareti saymıştır.
Bu kitap, Peygamber Efendimizin misvakla ilgili cevâmiu’l-kelim olan hadis-i şerifinin ne gibi anlamlar ifade ettiğini veciz biçimde ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0751b06-b6cd-4e57-8bcb-eae5689296fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış Soruları</image:title>
            <image:caption>Günümüzde gençlerin zihinlerini karıştıran onlarca soru dolaşıyor: 
* Ben kimim, niçin yaşıyorum? 
* Bu âlem kendiliğinden mi oluştu, yoksa bir yaratıcısı var mı? 
* “Allah Var!” diyorlar. Peki, Allah varsa nerede, nasıl yaşıyor? 
* Kaderimizi Allah önceden yazarmış. Öyleyse bizim suçumuz ne? 
* Bilim çağında doğrular akılla bulunur. Peygamberlere ve kitaplara ne lüzum var? 
* Ahiret, cennet, cehennem varmış. Kim gitmiş, görmüş? 
* Mezarda çürümüş, dağılmış kemikler yeniden nasıl dirilecek? 
* Melek, cin, şeytan, ruh… Ben görmediğim şeylere inanmam. 
* Madem Allah hiçbir şeye muhtaç değilse, o zaman ibadetlerimize ne ihtiyacı var? 
* Allah neden zalimlere izin veriyor da mazlumları korumuyor? 
* Allah kullarını seviyorsa felaket ve hastalıkları niçin gönderiyor? 
* Madem Allah çok merhametliyse kullarını neden cehennemde yakmakla korkutuyor? 
* Allah insanlara cinsellik duygusu vermiş. O zaman zinayı niçin yasaklıyor? 
Ve daha onlarca sorunun cevabını merak edenler; Z kuşağından Elif kuşağına uzanan bu yolculukta hiç duymadığınız hakikatlerle yüzleşmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e31508e-bcbd-4e7f-b275-cf0272c0faba.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Özelim</image:title>
            <image:caption>İnsanlık onurunu koruyabilme adına mahremiyet çok önemli bir yere sahiptir. Şimdilerde her zamankinden daha da önemli hâle geldi.  Her geçen gün de bu önem kendini iyiden iyiye hissettiriyor. Mahremiyet bilinci, esasında insan olma lütfunun en temel vasıflarından biridir. Hatta fıtratın korunmasıdır. 
Toplum olarak doğrusunu en az bildiğimiz konudur mahremiyet. Yaşadığımız çağda çocuklar mahremiyetlerini daha öğrenemeden kaybediyorlar. İstismara uğrayan bir çocuğu korumaya çalışırken bile mahremiyetine zarar veriliyor.   
Mahremiyet, belirli bir dönem verilen bir eğitim değil, hayat boyu sürecek bir insan olma farkındalığıdır. Bu bilinç var olduktan sonra ister teknoloji çağı isterse uzay çağı olsun fark etmez. Robotlarla da olsa, Mars’ta da olsa yaşamın kendisine göre kaidesi, kuralı, ölçüsü olmak zorundadır. 
Çünkü her şey değişse de insan aynı insandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b27ef387-f6c4-43e2-b71a-b0268ccaf124.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçecek</image:title>
            <image:caption>Zor olan zordur önce bunu kabul etmekle başlayalım. Zorlanıyor olmana da fırsat vermenin kıymetli olduğunu düşünüyorum. Kendine eziyet çektirmeden, zorlandığını fark etmek, hemen geçmesini beklemeden, bununla mücadele etmek ne kıymetlidir. Çünkü biz hemen geçsin isteriz. Hemen geçemeyebilir. Bazen bazı zorluklar diğerlerine nazaran daha uzun sürebilir. Fakat hiçbir zorluk sonsuza dek aynı yoğunluğuyla devam etmez, edemez. Mutlaka azalır, bazen artar, bazen biri bitip, diğeri başlar ama mutlaka azalır. 
Her nerede ve nasıl hissediyorsan bil ki geçecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d947548-5071-451f-9429-9c0efb80b211.jpg</image:loc>
            <image:title>Asr-ı Saadet İkliminde Çocuk Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Asr-ı saadet ikliminde büyümek Peygamber (sav) ikliminde büyümektir. 
Peygamber (sav)’in elinde ve gönlünde büyümektir. 
Peygamber (sav)’den selam ve dua almaktır. 
En güzel dualarını Peygamber’e ayırmaktır. 
Biz de O’nun gibi bir çocuğun elinden tutsak, onlara selam versek ve sonra karışsak oyunlarına… 
Yavru kedisini kaybetmiş bir çocuğun hüznüne karışsak… 
Yaralı bir kuşa su versek… 
Bir kelam etsek çocuklara, Peygamber’in dilinden… 
İşte o vakit asr-ı saadet iklimini yaşatırız çocuklarımıza. 
Bu kitapta; asr-ı saadet döneminde çocuklara nasıl davranıldığının cevaplarını aradık. Yaşadığımız dönem, o yıllardan çok uzak olsa da çocuklar her daim aynı; hüzünler, sevinçler, fıtratlar aynı. 
Ve Peygamber (sav)’in örnekliğinde sürdürdüğümüz hayat ise her daim saadet asrı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96a8a2fb-3055-4e4f-b083-6efcbe86eaaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzüm Buğusu</image:title>
            <image:caption>Ruhunu dinlendirmek için ara sıra çocukluk hatıralarının gölgesinde oturanlar, kısa süreliğine de olsa görülen geçmiş zaman gelgitlerine kapılıp beyaz geçmişin köpüklü dalgalarına karışıp huzuru bulurlar. 
Görülen geçmiş zamanlar, benim için öngörülen gelecek zamanlardır; kimi geçmişe bakarak geleceği anlamaya çalışır, ben geleceğe baktıkça geçmişe daha farklı anlamlar katıyorum. 
İzninizle, yeraltında yatanların yeryüzünde bıraktığı zenginliklerden arta kalanları yâd ederek; yaşadıklarımı ve şahit olduklarımı yeniden kurgulayıp hikâyeleştirerek, değerlerini bir kere daha haykırmak istiyorum!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b8faec7-1da0-4f80-9278-cc29252d87c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yası Tutulamayan Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Tunus’ta başlayan Arap Baharı, “Ey Doktor, şimdi sıra sende…” sloganları ile Suriye sokaklarında halk ayaklanmasına dönüşerek kısa sürede ülkeyi iç savaşa sürükledi. Zalimlikte sınır tanımayan Devlet terörü, her an ve her yerde patlayabilecek varil bombalarıyla savrulan bedenlerin masumiyetini kızıla boyadı. Bazen elma kokusuyla geldi ölüm, sağanak sağanak yağdı tüm şehirlerin üzerine. Ekilen kötülük tohumları, rüşvet bataklığına dönüşüp hayatta kalan ailelerin de sonunu getirdi. 
Evlerini, işlerini terk eden insanlar; en çok da namuslarını korumak için Suriye kırsalında bir kaçış mücadelesi verdi. Geride kalanların sonu ya gözaltında ölmek ya da insanlığın giremediği hapishanelerde ölünceye kadar işkence görmek oldu. Ölmek için dua etti korkusu ölmek olmayan esir kadınlar. Yine de “Sizi Allah’a şikâyet edeceğim.” diyen bir genç kızın ahında boğuldu merhamet. 
Zalimlerin zulmüne ve kumpaslara karşılık mazlumların tek silahı arşa ulaşan dualardı. Yan yana değil can cana dostluklar merhem sürdü yaralara. Gecenin karanlığına doğan bir bebek çığlığı tutunacak bir dal oldu bazen. Yine de çok çetin imtihanlardan geçti Esma ve Ahmet’in sevdaları. 
Gözümüz önünde yaşanan dramları, arşı titreten ahları ve yası tutulamayan hayatları bir de bizim kalemimizden okumak istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f153e9fd-d517-4f01-872b-cd6505b039c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Begonvil Rüyası</image:title>
            <image:caption>Hadi biraz maziye gidelim. 
Yok yok, o kadar eskilere değil; tutalım anılarımızın elinden, filmimizi geriye saralım ve geçmişimize bi bakalım. 
Dijital esaretin olmadığı, sokakların bizim seslerimizle çınladığı çocukluğumuza… Belli ki en güzel çocukluk, bizim çocukluğumuzdu. 
Yazarın, bu iki kapağın arasına koyduğu aynayla bakalım mazimizin tatlı yapraklarına… 
Arkadaşlarımızla misket oynayıp bilyeli arabaya binelim, bisikletlerimize atlayıp bahçelere dalalım, naylonlardan kızak yapıp anılarımızı sobeleyelim. Ambalaj kağıtlarından elbise yapıp oyuncak bebeklerimizi süsleyelim. 
Saklanalım begonvillerin arkasına; elma derse çıkalım, armut derse çıkmayalım. Patlatalım çanağı çömleği. 
İçinden çocukluğumuzun geçtiği, o her zaman burnumuzda tüten, özlemini her daim dile getirdiğimiz masum geçmişimizden tadımlık hikayeler dinleyelim. 
Buyurun, hep beraber…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8397d1b-824a-4323-8cb6-afa70938b069.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyun Fısıltısı</image:title>
            <image:caption>Suyun moleküler yapısı çok önemli. Suyun her bir hafıza hücresinde 440.000 bilgi hücresi var. Ve her bir bilgi hücre, etrafındaki bütün bilgileri depoluyor. Dağın zirvesindeki kaynak suyu, enerjisel açıdan normal çeşme suyundan kırk bin kat daha güçlü. Böyle bir su, insan vücudunu ve bütün sistemini canlandırmaz mı? 
Çocukluğumda iskeleye oturup saatlerce dalgaların sesini dinleyip ruhumun ağırlıkları dalgalara dökerek geçirdiğim zamanlarda içimde biriken pozitif enerjinin kaynağı bu muydu acaba? 
***** 
Suyun Fısıltısı; ruh ve beden uyumundan hareketle hissedilenleri aşk ve sevgiye dönüştüren ve suyun mucizevi gücünü kullanarak okuruna seslenen bir hikâye… 
Suyun Fısıltısı; insan vücudunun ortalama %60’ını oluşturan suyun yaşamımız üzerindeki etkisini, suyun moleküler yapısı ile mutluluk arasındaki ilişkiyi roman tadında anlatan ve keyifle okuyacağınız bir hikâye… 
Kendi farkındalığınızı yaratmaya ve hayatınıza pozitif yön vermeye hazır mısınız? 
Suyun fısıltısına kulak vermeye ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd38a40-7172-4e71-ac82-8a2f686d39ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Bir şarkı dinliyorum, beni eskiye götürüyor; dünden razıyım. Keşke hiç dönmesem “geçmiş” denen ülkeden. Ne deniyor şimdi benim bu ruh halime? Melankoli mi? “Melankoli, hüzünlü olma mutluluğudur.” demiş Victor Hugo. Geçmişe duyduğum özlemle hüzünlenmeye, o hüzünle mutlu olmaya gönüllüyüm sanırım. Nasıl olmayayım? 
Bildiğin eskimişim, kendimi hiç de ait hissetmediğim bu devirde. Kaybolmak, bir hikâye olarak kalmak istiyorum çoğu zaman. Başka ne hikâyeler de vardır kim bilir? Ne dersiniz? Bir zaman sonra müzayedede sergilenir mi bu hayatlar? Kaça satılır ya da? “Kendini Geçmişte Bulma Sergisi” olsun adı. Haraç mezat satılsın hikâyelerimiz günümüz insanına. Ama ne kimsecikler bulabilsin bizleri ne de anlayabilsin. Bir kırık plak olalım en kuytuda. 
Ne diyor bir şiirinde Özdemir Asaf? “Seni saklayacağım inan. Yazdıklarımda, çizdiklerimde, şarkılarımda, sözlerimde…” Böyle saklanabilsek keşke, yazıda çizide. Kimse bilmese, görmese. 
Bir şarkı dinliyorum. Adı “Gölge Çiçeği”. Nakaratı daha güzel ve anlamlı. Artık merak edip de dinlerseniz anlarsınız ya da tam tersi. 
Nasılsa açamaz gölge çiçeği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be353fc7-a8d6-4961-a13c-72be9e942311.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Resmi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta zorluklar, hayal kırıklıkları ve umutsuzluğun umuda dönüştüğü bir hikâye var. 
Ruhu yıpranan, zor bir dönem geçiren, kendi kendinin doktoru olmaya çalışan… 
Kendi kozasını örmeye çalışan, yaptığı kozada açık pencere bırakıp pencereden dışarıyı seyrederek çıkmasını bilen bir kelebeğin hikâyesi belki de. 
Yedi günlük ömrün ne kadar olacağını bilmeden hiç ölmeyecekmiş gibi çalışmayı ilke edinen bir insanın hikâyesi... 
Bu hikâyede belki de her insanın yaşadığı zorluklardan bir demet var. 
Bu hikâyede umudun resmi var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/982868c7-9939-4c82-98e1-36fb23432210.jpg</image:loc>
            <image:title>Sır Perdesi</image:title>
            <image:caption>Bazen kendi gerçeğinden kaçmak iyi gelebiliyor. Her zaman duygularımızı kontrol edemiyoruz. İnsanız sonuçta… Ama ben evrende başımıza gelen şeylerin sebepsiz olmadığına inanıyorum. 
Aşkın da sebepsiz olmadığını düşünüyorum. Bazen ondan çıkarmamız gereken dersler olabiliyor. Kimisi hata kimisi de gülümseyerek anabileceğimiz bir hatıra... Kimisi ise geleceğimiz... 
Hangisinin bizim geleceğimiz olabileceğini bilmediğimiz için duygularımızın peşinden gidiyoruz. Ama siz kaçmayı tercih ediyorsunuz. 
Ama neden? 
Cevabını aradığın sorular uykularını kaçırıyor mu? 
Yıllarca sır perdesinin aralanmasını beklemeye dermanın var mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b61a5e-e25c-4b62-a182-777313938dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Türkiye&apos;sinde 1990&apos;larda İrtica Ve Terör</image:title>
            <image:caption>Atatürk Türkiye&apos;sinde 1990&apos;larda İrtica Ve Terör</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84a871dc-21aa-4eab-a0b6-73ee3d8d3383.jpg</image:loc>
            <image:title>Karapınar</image:title>
            <image:caption>Ben Karapınarlıyım…

İnsanların doğdukları ve doydukları yerlere minnet duymaları ve memleketlerine olan gönül borçlarını bir şekilde ödemeleri gerektiğine inanırım.

Gelecek, geçmiş üzerine kurulur. Geçmişle gelecek arasında köprü kurmak bizlerin asli görevi olmalıdır. Bu çalışma böyle bir düşüncenin ürünüdür.

Kuşaklararası iletişim, anlatım ve anlayış eksikliklerini gidermek, eski ile yeniyi kaynaştırmak, genç nesil ile atalarının irtibatını koparmamak, köyde yaşayan ile şehre göç edenin birbirini anlamalarını sağlamak; geçmiş âdet, gelenek ve göreneklerle yeni yaşam tarzını harman etmek, kırsal yaşamın gerekleri olan tarım ve çiftçilik hayatı ile modern hayatın bütünleşmesine katkıda bulunmak temel amacımdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c5a4d64-45f2-47e0-b633-8266a55c8b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şah-ı Şiirler 3</image:title>
            <image:caption>Biz sevdanın gücüne, azmin zaferine, inancın azametine sığındık ve yıllar önce adına AKSED dediğimiz bir yola çıktık. Bu yolda bizle olan dostların sadakatine sığındık. Bugüne kadar birçok başarılı proje içinde yer alan Aksed olarak, bugüne kadar birçok sosyal çalışmayı başarıyla nihayete erdirmiş Aksed olarak, bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanında programlar yapmış ve Türkiye’nin her yerinde üyeleri olan Aksed olarak 3. Kez ŞAH-I ŞİİRLER Antolojisi ile sizlerin karşısındayız. 40 şairden seçilen yüzlerce güzel şiir. Kimisi Ali’nin Ayşe’ye yangını, kimisi Yunus’un Tapduk’a hasreti, kimisi kulun Allah’a yakarışı, kimisi bitmeyecek vatan sevdası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b49182df-52fe-4ac6-bb4d-979f9eedd90f.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Anısı - Zaman Çarkı 14</image:title>
            <image:caption>“Zaman Çarkı döner, Çağlar gelip geçer, efsaneleşen anılar bırakır ardında. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran Çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur.”


Fantastik edebiyatın devi Robert Jordan’ın kaleminden çıkan Zaman Çarkı destanı dünya çapında milyonların hayal gücünde yer etti. Ayrıntılı dünyası, en ince detayına kadar düşünülmüş büyü sistemi, gönüllere taht kuran karakterleri Zaman Çarkı’nın okurlar tarafından bu kadar sevilmesinin sadece birkaç sebebi. Zaman Çarkı’nın etkileri, Patrick Rothfuss, Brandon Sanderson, Brent Weeks gibi günümüzün en büyük fantastik yazarlarının eserlerinde görülebilir. 
 
Son Ulusların hükümdarları Merrilor Meydanı’nda toplanmıştı. Ya Yenidendoğan Ejder Rand al’Thor’a katılacaklar ya da Karanlık Varlık’ın zindanının mühürlerini kırma planını engelleyeceklerdi. Rand’ın nihai planı deliliğinin bir işareti de olabilirdi, dünyanın son umudu da. Egwene ise bunun delilik olduğunu düşünüyordu. 
 
Andor’da, Trolloclar Caemlyn’i ele geçirmişti. Perrin Aybara kurt düşünde Katil’le savaşıyordu. Ebou Dar’a yaklaşan Mat’in planı artık Seanchan İmparatoriçesi Fortuona olan karısı Tuon’u ziyaret etmekti. 
 
Dünyanın akıbeti Shayol Ghul’de belli olacaktı. Çark dönüyordu, dokuyordu ve Çağ’ın sonu geliyordu. Son Savaş herkesin kaderini belirleyecekti. 
 
Ejderha, bir kez daha zamanın rüzgârlarında havalanacak. 
 
“Robert Jordan, kadim fantastik edebiyat geleneğinde yapılacak daha çok şey olduğunu gösteriyor.” –Orson Scott Card 
 
“Zaman Çarkı kitapları hayatımda bir dönüm noktası.” –Robin Hobb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b7c0e0-b18e-4459-a5f7-a39fe0e37adb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarmaşık</image:title>
            <image:caption>2021 LAMBDA EDEBİYAT ÖDÜLÜ FİNALİSTİ


Chana Porter ilk romanı Sarmaşık’ta uygarlığa zarardan çok faydası dokunacak gibi görünen bir uzaylı istilasının şekillendirdiği yeni ve tuhaf bir dünyanın keşfine çıkıyor. Toplumsal eleştiri ile spekülatif kurgu iç içe geçerken, ütopya edebiyatında yeni bir sayfa açılıyor. 
 
Sarmaşık adı verilen uzaylı varlığın gelişiyle birlikte dünya yeni bir çağın eşiğine varmıştır. Kapitalizm çöker, sınırlar kalkar, artık bir şeyin gerçekleşmesi için düşlenmesi yeterlidir. Trina ve eşi Deeba bu ütopik dünyanın tadını çıkardıktan bir süre sonra Deeba yeniden doğup hayata bir bebek olarak gelmenin hayalini kurar. Bu, ölümsüzlüğün de ötesinde bir durumdur ve Sarmaşık teknolojisiyle gerçekleşmesi mümkündür ama Deeba’nın yeniden doğması aynı zamanda onun öleceği anlamına da gelir. Deeba, bu yepyeni varoluş fırsatını değerlendirirken, geride kalan Trina onun yokluğuyla baş etmekte zorlanacaktır. 
 
Yeni dünyanın şartlarını sorgulamaya başlayan Trina’nın karşısına bu istiladan kurtarılması gereken gizemli bir çocuk çıktıktan sonra, Trina’nın kendi hayatında da yeni bir adım atması ve bir şeyleri değiştirmesi icap edecektir. 
Sarmaşık, pembe düşler ile kâbuslar arasındaki çizginin bir görünüp bir kaybolduğu, kıyamet sonrası değil, saadet sonrası bir hayatta kalma öyküsü. 
 
“Eşsiz bir uzaylı istilası öyküsü.” –Jeff VanderMeer 
 
“Ütopyaların sıkıcı, didaktik ve kurgusal anlamda yetersiz olduğuna dair yanlış bir kanı mevcut. Neyse ki Chana Porter var da bu etkileyici kitabıyla o safsatayı yerle bir ediyor.” –China Miéville 
 
“Porter’ın bize gösterdiği gibi, dünyanın sonu kolay geliyor, asıl mücadele yeni bir dünya kurmakta yatıyor.” –Rachel Pollack</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b74652-ab9b-42a8-828a-e2b43c309afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler</image:title>
            <image:caption>“O yılın bir sonbahar gününde Saburou birini öldürdü. Bir oyun arkadaşını Kototoi Köprüsü’nden Sumida Nehri’ne itti. Kişisel bir sebebi yoktu. Tabancayı kendi başına dayayıp ateş etmek isteyen birinin dürtüsüne tamamen benzer bir dürtü tarafından ele geçirilmişti.” 
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, “sıradışı” hayatıyla da meşhur Osamu Dazai, Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler’de Japon masallarındaki tipik su perilerini, denizkızlarını ve intikamcı hayaletleri kendine has üslubuyla yorumlayarak fantastik bir alegori, çarpık bir masal dünyası ortaya çıkarıyor. 
 
Bu öykü kitabında bir denizkızı peşinde helak olan samuray Çûdô Konnai’dan onurlu yoksulluğunun altüst olmaması için elinden geleni ardına koymayan krizantem sevdalısı Sainosuke’ye, para peşindeki yalancı Saburou’dan kız peşinde kendini yakışıklı birine dönüştürmek isteyen sihirbaz Tarou’ya kadar hiç kimse, Dazai’nin acımasız ve mizahi kaleminden kurtulamıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439af9af-cc21-48f8-b443-e3d48f070bb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk 5 Vakittir</image:title>
            <image:caption>Gelirken getirmediğin, giderken de gitmelerine mâni olamadığın hiçbir şeye benim diyemezsin. Benim diyemediğin şeyden hak talep edemezsin. Hak talep edemediğin şeyden şikâyet edemezsin. Ama aldandın bir kere. Damarlarına kadar işlemiş haram sevdaya mukabil, sana şah damarından daha yakın olduğunu söyleyen bir Rabbin vardı. Duymadın! Kimse bilmez diye derinlere gömdüğün dertlerine mukabil, yarattığı kalbin atomlarına kadar işiten Rabbin vardı. Anlamadın! Onların batıp giden sevgilileri çiçek alırken, bizim Sevdiğimiz (c.c.) tüm çiçekleri yarattı. Görmedin! Şimdi hüzünlü yüreğine şöyle söyle dostum: Geçmez sandığın ne varsa geçiyor. İçin geçiyor önce. Sonra anıların gözlerinin önünden geçiyor. Geçmez sandığın kabuk tutan yaraların da geçiyor. Ben de gidiyorum artık, gözümün önünden kabrim geçiyor. Kestiğim elimi ispat olsun diye gözlerimin önünde tamir eden Allah’ım!  Kırık gönlümü başka cerrahlara götürdüğüm her gün için affet! Tırtıl öldüm demiş, Allah kelebek yaratmış... Kitapları ve videolarıyla milyonlarca insana ulaşan Mehmet Yıldız, Aşk 5 Vakittir&apos;te de akıcı ve keyifli üslubuyla Allah&apos;ı, ibadeti ve namazı anlatmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d218f740-d52d-4c66-9d51-7f5f592d4bfc.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Adımlar</image:title>
            <image:caption>Geçmişimizin hikâyesini ve insanın evrimine bakış açımızı değiştiren yeni keşifleri derinlemesine inceleyerek, dik yürümenin bu gezegendeki tüm türlerin üzerinde yükselmemize nasıl yardımcı olduğunun çarpıcı ve ilgi çekici hikâyesi. 
 
Dört ayak yerine iki ayak üzerinde yürüyen, yani bipedal olan tek memeli insandır. Bipedalizm, insanı gezegendeki en tehlikeli, büyüleyici ve baskın tür kılan, kısacası insanı insan yapan özelliğidir. Hepimiz dik duran bireyler olmaya uğraşırız, eğilip bükülmeden yaşayanları onurlandırırız. Birbirimizin izinden gider ve bir çocuğun attığı ilk adımları kutlarız. Peki ama ilk adımlarımızı tam olarak neden ve nasıl attık? Ve ne pahasına? 
 
İlk Adımlar’da Paleoantropolog Jeremy DeSilva, okuru insan soyunun kökenlerine 7 milyon yıllık bir yolculuğa çıkararak dik yürümenin konuşmamızdan teknolojik becerilerimize kadar birçok niteliğimize açılan bir kapı olduğunu, dahası türümüzün şefkatli, empati sahibi ve fedakâr olmasının temelini atmış olabileceğini gösteriyor. DeSilva, gelişim psikolojisi laboratuvarlarından, Afrika ve Avrasya’daki antik fosil alanlarına, iki ayak üzerinde yürüme maceramızı gözler önüne seriyor. 
 
“Dik yürümek, el becerimizden tüysüz bedenlerimize ve büyük beyinlerimize kadar, insanın eşsizliğini garanti altına aldı. DeSilva bunun nasıl gerçekleştiğini büyüleyici ve kolay anlaşılır bir dille anlatıyor.” 
–Ian Tattersall, Gezegenin Efendileri kitabının yazarı 
 
“DeSilva, belirli bir hareket biçiminin bizi dünyanın en harika, tehlikeli ve büyüleyici türlerinden biri haline getirmeye nasıl yardımcı olduğunu anlatmak için okuru tarih, anatomi ve evrimin derinliklerinde harika, eğlenceli ve bilimsel olarak bir gezintiye çıkarıyor.” 
–Agustín Fuentes, Princeton Üniversitesi’nde Antropoloji Profesörü 

“DeSilva, insan ve kuyruksuz maymunların evrimi konusunda uzman geçmişiyle sağlam bir bilimsel vaka ortaya koyuyor… Erişilebilir, değerli popüler antropoloji.” 
–Kirkus Review 
 
“DeSilva, önemli ama çoğu zaman gözden kaçan gözlemleri tespit etme yeteneğine sahip… İnsanın evrimi konusu –özellikle de kuyruksuz maymun ve hominin ataları arasındaki ilişkilerle ilgili tartışmalar– göz korkutucu olsa bile, DeSilva cana yakın bir dil kullanıyor ve her zaman ilgi çekici kalmayı başarıyor.” 
–Library Journal  
 
“Bipedalizmin tarihinde hızlı bir gezinti... DeSilva’nın anatomik kanıtları, odaklı bir insan evrimi hikâyesine dönüştürme yeteneği ve araştırma hevesi, okurları hem bilgilendirecek hem de keyiflendirecek.” 
–Publishers Weekly 
 
“Saha ve laboratuvar çalışmalarından edinilen anekdotlar ile bilimsel bulguları, kültürel referanslarla harmanlayan, popüler bilimin en iyi hali.” 
–Science News</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff8e035-dade-4cbf-b320-4b3935251b7f.jpg</image:loc>
            <image:title>İvan İlyiç&apos;in Ölümü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Her şeyi gerektiği şekilde yaparken, gerektiği gibi nasıl yaşamam.” 
 
İvan İlyiç, herkesin kaderi iki dudağının arasında olan yüksek rütbeli bir yargıçtır. Mutlu aile tablosu çizmekte ve dışarıya refah içinde yaşadığı izlenimini vermekte ise üstüne yoktur. Ancak hayatının nasıl olması gerektiğine o kadar kafa yorar ki ölümün kendini göstermesi, fiziksel çöküşü beraberinde getirecek bir ruhsal bunalımı tetikler. Ölümün kaçınılmazlığı karşısında, insanlarla olan ilişkilerinin yüzeyselliği ve başkaları için yaşadığı hayatının anlamsızlığıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fbdad3a-b406-4218-9ae4-f37bf84432b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Çırağı</image:title>
            <image:caption>“Sayın Savcı Tsuchida, bir katil zanlısı olarak burada tutuluyorum. Fakat belki de aslında katil ben değilim. Evet. Belki. Böyle söylemek zorunda kaldığım için üzgünüm.” 
 
Japon polisiyesinin temellerini atan yazarlardan biri olan ve Japonya’nın en ünlü polisiye yazarı Edogava Ranpo’yu da etkileyen Şiro Hamao, Şeytanın Çırağı’ndaki iki kısa romanda iki farklı cinayetin portresini tüyler ürpertecek şekilde çiziyor.  
 
İlk kısa roman “Şeytanın Çırağı”nda yazdığı günlük yüzünden genç bir kadının ölümünden sorumlu tutulan anlatıcı, davanın savcısına gönderdiği sarsıcı mektupta hem başka suçları için günah çıkarıyor hem de yaptıkları için çocukluk arkadaşı olan savcıyı suçluyor. İkinci kısa roman “Onları Öldürdü mü?”de genç bir avukat, herkes tarafından cinayeti işlediğine kesin gözüyle bakılan ve suçunu kabul de eden bir adamın masum olma ihtimalinin peşinden gidiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22cd8e49-8fd6-45e6-a388-e3632f57ac4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıda Paradoksları Sürdürülebilirliğin Zorlukları ve Alternatif Perspektifler</image:title>
            <image:caption>1.      1. BÖLÜM: KÜRESEL GIDA SİSTEMLERİNE GİRİŞ: KAVRAMSAL BİR ÇERÇEVE 
1.1.   Küresel Gıda Sistemlerinin Dönüşümü: Genel Bir Bakış 
1.2.   Aktör Perspektifiyle Gıda Sistemlerine Bakmak: Türkiye Gıda Perakende Şirketleri Örneği 
1.3.   Alternatif Tedarik Zincirleriyle Sürdürülebilir Bir Gıda Sistemi Mümkün Mü? 
2.      2. BÖLÜM: GIDA GÜVENLİĞİ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE KAMU POLİTİKALARI 
2.1.   Ortak Geleceğimiz İçin Balıkçılıkta Yaşanan Trajedilerin Analizi ve Çözümler 
2.2.   Türkiye’de Gıda Ürünlerine Uygulanan YDA Çalışmalarının Ekolojik Açıdan Değerlendirilmesi ve Eleştirisi 
2.3.   İklim Değişikliği Karşısında Gıda Güvenliğini Konuşmak: AfB Deneyimi Üzerine Bir Değerlendirme 
3.      3. BÖLÜM: GIDA SİSTEMLERİ VE KENTSEL-KIRSAL BAĞLANTILAR 
3.1.   Kentsel Tarımı Planlama İle İlişkilendirmek: Sorunlar, Politikalar ve Uygulamalar 
3.2.   Sürdürülebilir Gıda Sistemlerinde Kentsel Tarım 
3.3.   Küresel Gıda Pazarında Yöresel-Yerel Gıdalar ve Coğrafi İşaret Sistemindeki Gelişmeler 
4.      4. BÖLÜM: KÜRESEL GIDA SİSTEMLERİNİN GELECEĞİ: ZORLUKLAR VE FIRSATLAR 
4.1.   Tarımsal Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Kalkınma İçin Tarım 
4.2.   Sürdürülebilir ve Adil Bir Gıda Sistemine Geçiş Mümkün Olabilir Mi? 
4.3.   Küçülme (Degrowth) Yaklaşımının Tarım Sektörü Açısından Değeri ve Potansiyeli Ekolojiye Duyarlı Tarım Uygulamaları: Dünyadan Örnekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/923711bc-3ecc-475e-b3a2-848cb257ca15.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Perspektiflerden Endüstri 4.0 Yazıları II</image:title>
            <image:caption>1.      Mahkemelerde Hâkim Robotların Kullanılması ve Hukuki Sorumluluk 
2.      Endüstri 4.0 Sürecinin Eğitime Yansımaları 
3.      İktisadi Boyutlarıyla Endüstri 4.0 
4.      Dijital Muhasebe: Kavramlar ve Güncel Gelişmeler 
5.      Kamu Sektörü ve Endüstri 4.0 
6.      Endüstri 4.0 ve Değişen Örgüt Yapıları 
7.      Etik Liderlik ve Endüstri 4.0 
8.      Yeniliklerin Yayılımı: Endüstri 4.0 
9.      Lojistik 4.0: Yeni Teknolojilerin Sağladığı Avantajların Sektör Uygulamaları İle Değerlendirilmesi 
10.  Endüstri 4.0 ve Turizm Sektörüne Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac05971c-9950-45e0-9682-6ea8def9fd74.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticaret ve Büyüme Teoriler ve Ampirik Alanyazından Kanıtlar</image:title>
            <image:caption>1.      DIŞ TİCARET TEORİLERİ EKSENİNDE DIŞ TİCARET VE BÜYÜME ETKİLEŞİMİ 
1.1.   Büyümenin Ticaret Hacmi Üzerindeki Etkileri 
1.2.   Büyümenin Dış Ticaret Hadleri Üzerindeki Etkileri 
1.3.   Faktör Donatımında Artış ve Dış Ticaret 
1.4.   Teknolojik Gelişme ve Dış Ticaret 
1.5.   İçsel Büyüme ve Dış Ticaret 
2.      AÇIK EKONOMİ MAKRO İKTİSADI EKSENİNDE DIŞ TİCARET VE BÜYÜME ETKİLEŞİMİ 
2.1.   Keynesgil Çarpan Mekanizması 
2.2.   İkiz Açık Modeli 
2.3.   İkili Açık Modeli 
2.4.   İhracata Yönelik Büyüme 
2.5.   Büyüme ve Ödemeler Bilançosu 
3.      AMPİRİK ALANYAZINDAN ÖRNEKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17883a90-de08-4e32-a5b9-67059d82e6ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Irkçılık</image:title>
            <image:caption>1.      GİRİŞ 
2.      IRKÇILIK KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ 
3.      SPORDA IRKÇILIK 
4.      SPOR ORTAMINDA DİNSEL AÇIDAN IRKÇILIK 
5.      ULUSLARARASI KAMUOYUNUN VE KURULUŞLARIN IRKÇILIĞA DAİR TUTUMLARI 
6.      SPORDA IRKÇILIKLA İLGİLİ ÖRNEKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b7a026-09ee-4c55-8f4d-9848fdc63fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sonrası Ekonomik ve Politik Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>1.      COVID-19’UN EKONOMİ POLİTİĞİ 
2.      COVID-19 SALGINININ İLK DÖNEMİNDE ÇEŞİTLİ ÜLKELERDE UYGULANAN SAĞLIK POLİTİKALARI İLE İLGİLİ GENEL BİR DEĞERLENDİRME 
3.      COVID 19 SALGINI, TURİZM VE ÖNE ÇIKAN TURİZM EĞİLİMLERİ 
4.      COVID-19 PANDEMİSİNİN PETROL FİYATLARI ÜZERİNE ETKİSİNİN EKONOMETRİK BİR ANALİZİ 
5.      COVID-19 PANDEMİSİNİN ALTIN PİYASASI ÜZERİNE ETKİSİNİN EKONOMETRİK BİR ANALİZİ 
6.      KÜRESEL SALGIN VE BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİ 
7.      COVID-19 PANDEMİSİNİN EV EKSENLİ ÇALIŞAN KADINLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: KAYSERİ/ KOCASİNAN ÖRNEĞİ 
8.      COVID-19 SALGINININ TÜRKİYE’DE GENÇ İŞGÜCÜ PİYASASINA ETKİLERİ 
9.      COVID-19 PANDEMİSİNİN TÜRKİYE’DEKİ YOKSULLUK ÜZERİNE ETKİSİ 
10.  COVID-19 PANDEMİSİ, KAPİTALİZM VE KÜRESELLEŞME 
11.  COVID 19 VE AŞI KARŞITLIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22a0189d-cae6-4ee0-bd52-c033c0c8e753.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadelede Özdemir Bey ve Güney Akıncıları Kolları</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM ÖZDEMİR BEY’İN SURİYE-FİLİSTİN CEPHESİNDEKİ FAALİYETLERİ 
2.      İKİNCİ BÖLÜM HATAY MİLLİ MÜCADELESİNİN İLK DEVRESİ 
3.      ÜÇÜNCÜ BÖLÜM BÖLGENİN FRANSIZ HȂKİMİYETİNE GİRMESİ VE ERMENİLERLE İLİŞKİLER 
4.      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM SURİYE İLE İŞBİRLİĞİ POLİTİKALARI VE KUSEYR KONGRESİ 
5.      BEŞİNCİ BÖLÜM KUSEYR KONGRESİ SONRASI HATAY MİLLİ MÜCADELESİNDE ARAP ETKİSİNİN SONA ERMESİ VE ÇETECİLİK FAALİYETLERİ 
6.      ALTINCI BÖLÜM ÖZDEMİR BEY’İN ANTEP MİLLİ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI VE FAALİYETLERİ 
7.      YEDİNCİ BÖLÜM ÖZDEMİR BEY ÖNCESİ HATAY MİLLİ MÜCADELESİ’NDE ANKARA’NIN ETKİSİ VE YÜZBAŞI YAVER BEDRİ BEY 
8.      SEKİZİNCİ BÖLÜM GÜNEY AKINCI KOLLARI (CENUP AKINCILARI) 
9.      DOKUZUNCU BÖLÜM ÖZDEMİR BEY’İN HATAY MİLLİ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI VE FAALİYETLERİ 
10.  ONUNCU BÖLÜM MUSUL-KERKÜK HAREKÂTI VE BÖLGEDEKİ TÜRK DİRENİŞLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/761ec481-f0fb-4790-b805-676d8d5466dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Çalışanlarının Tasarruf Eğilimleri - TRA1 Bölgesi Örneği</image:title>
            <image:caption>1.      TASARRUF KAVRAMI VE TASARRUFU ETKİLEYEN FAKTÖRLER 
1.1.   TASARRUF KAVRAMI 
1.2.   TASARRUF ÇEŞİTLERİ 
1.3.   TASARRUFU ETKİLEYEN FAKTÖRLER 
1.4.   TASARRUFLA İLGİLİ KURAMLAR 
1.5.   TÜRKİYE’DE TASARRUF HACMİNİN SEYRİ 
2.      LİTERATÜR TARAMASI 
2.1.   MATERYAL VE METOT 
2.2.   TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER 
2.3.   İLİŞKİ ANALİZLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a25af16d-9e64-43b2-8a9f-84a3276fe7c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Lisesi Öğrencilerinin Temel Kişilik Özellikleri ile Psikolojik Sağlamlık Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM I GİRİŞ 
2.      BÖLÜM II KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
3.      BÖLÜM III YÖNTEM 
4.      BÖLÜM IV BULGULAR 
5.      BÖLÜM V TARTIŞMA VE SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b846394-6d35-4c5a-8305-fb9067f51447.jpg</image:loc>
            <image:title>Lise Öğrencilerinin Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Davranışlarını Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1.      ATIK YÖNETİMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK 
1.1.   Atık ve Atık Yönetimi Kavramı 
1.2.   Atık Yönetiminin Temel İlkeleri 
1.3.   Atıkların Sınıflandırılması 
1.4.   Sürdürülebilirlik Kavramı 
1.5.   Sürdürülebilirlik Kavramının Tarihsel Gelişimi 
1.6.   Sürdürülebilirlik Kavramının Boyutları 
1.7.   Sürdürülebilirlik Yaklaşımının Hedefleri 
1.8.   Sürdürülebilir Atık Yönetimi 
2.      GERİ DÖNÜŞÜM VE GERİ DÖNÜŞÜM DAVRANIŞI 
2.1.   Geri Dönüşüm Kavramı 
2.2.   Geri Dönüşümün Önemi ve Faydaları 
2.3.   Geri Dönüşüm Davranışı 
2.4.   Geri Dönüşüm Davranışını Açıklamada Kullanılan Modeller 
3.      METODOLOJİ VE UYGULAMA 
3.1.   Araştırmanın Amacı, Kapsamı ve Kısıtları 
3.2.   Araştırmadan Beklenen Yararlar 
3.3.   Araştırmanın Değişkenleri 
3.4.   Araştırma Modeli 
3.5.   Araştırma Hipotezleri 
3.6.   Örnekleme Süreci 
3.7.   Veri Toplama Yöntem ve Aracı 
3.8.   Verilerin Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5befd871-cafe-447e-b245-9bd4ea111019.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Öğrenciler ve Sosyal Dışlanma Durumlar, Yaklaşımlar ve Boyutlar</image:title>
            <image:caption>1.      BİRİNCİ BÖLÜM GENEL ÇERÇEVE: KAVRAMLAR, YAKLAŞIMLAR VE DURUMLAR 
1.1.   ULUSLARARASI ÖĞRENCİLİK 
1.2.   SOSYAL DIŞLANMA 
2.      İKİNCİ BÖLÜM ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER VE SOSYAL DIŞLANMA: SİYASİ, SOSYO-KÜLTÜREL VE EKONOMİK BOYUTLAR 
2.1.   SOSYAL DIŞLANMANIN SİYASİ BOYUTU VE ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER 
2.2.   SOSYO-KÜLTÜREL DIŞLANMA VE ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER 
2.3.   EKONOMİK BOYUTUYLA SOSYAL DIŞLANMA VE ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc320742-7499-4c54-b2d1-5b8d6fd55cc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Marksist Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsangillerin bilinen ilk üyesi “Lucy”den günümüzün Büyük Resesyon’una kadar insanlık tarihinin analiz edildiği bu yetkin eserde, geçmiş Marksist tarihçi kuşaklarının içgörüleri ile tarihsel süreç hakkındaki radikal yeni fikirler bir araya getiriliyor. 
Tarihi alışılagelen bakışın dışına çıkarak okuyan Neil Faulkner, geçmişte yaşananların önceden belirlenmiş şeyler olmadığını ortaya koyuyor. İnsanın önüne hep çok sayıda seçenek çıkmıştı. Öyle ki kurtuluş ve barbarlık gibi farklı sonuçların gelişmesi çoğu zaman mümkündü. Geleneksel tarihçiliğin yukarıdan aşağı yaklaşımını reddeden Faulkner, büyük olayların yönünü belirleyen ana etmenin sıradan insanların kitlesel eylemi olduğunu ileri sürüyor. 
Ekonomik yıkıma, savaşa, iklim felaketine ve derin sınıfsal bölünmelere sahne olan 21. yüzyılın başında insan türü, belki de uzun tarihinin en büyük kriziyle karşı karşıya bulunuyor. Marksist Dünya Tarihi’nden çıkarılacak en önemli ders şudur: Geçmişimizi yaratan biz olduğumuza göre daha iyi bir gelecek yaratmak da yine bizim ellerimizde. 
Yazar tarafından Türkçe basım için yazılan Gezi isyanı üzerine önsözle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be3e8fc6-3830-470d-8e84-5e41e5e51118.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkların Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Chris Harman, insanlığın, Taş Devri’nden Büyük Roma İmparatorluğu’na, Orta Çağ’dan Aydınlanma’ya, Sanayi Devrimi’nden 21. yüzyıla uzanan büyük yürüyüşünü halklar açısından, “aşağıdan” bir tarih çalışmasıyla anlatıyor. Yoğun ve akıcı bu kitap, insanlık tarihinin belli başlı aşamalarını, toplum biçimlerini, siyasal yapılanmaları, savaşları ve sınıf çatışmalarını parlak bir şekilde özetliyor. Tarihin izlediği yolu, sıradan insanların ortak insani hedefler peşinde koşarken karmaşık toplumlar kurmasının ve yeniden kurmasının hikâyesi olarak ele alıyor. Chris Harman, hayranlık uyandırıcı eserinde, günümüz kapitalizminin kayıtsızlığını da gözler önüne seriyor ve daha önce hiç olmadığı kadar acılar ve eşitsizliklerle bölünmüş günümüz dünyasında kapitalizmin neden daha uzun süre ayakta kalmaması gerektiğinin kanıtlarını sunuyor.  İddialı, kışkırtıcı ve çarpıcı bir kitap olan Halkların Dünya Tarihi, geleneksel tarih anlayışının yanlışlarını düzeltirken, iktidarların oluşturduğu köpükleri aşan dip akıntıya, derin insanlık dalgalarına dair güçlü bir fikir veriyor. Bu yetkin çalışma, toplumdaki değişimle, gelişimle ve kökten değişim olasılıklarıyla ilgilenen herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. 
“Pek çok insan bana, ABD Halklarının Tarihi kitabıma benzer bir dünya tarihi bulunup bulunmadığını soruyor. Onlara her zaman, bu zor işi başarmış olan tek bir kitap olduğu cevabını veriyorum: 
Bu, Chris Harman’ın Halkların Dünya Tarihi kitabıdır.”  Howard Zinn</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9baaf558-c089-47ed-9b02-136480092a97.jpg</image:loc>
            <image:title>Karga Feramuz&apos;un Aşkı</image:title>
            <image:caption>Ağaçtan düşen günlüğü okuyan Nazlı, seksenlik Karga Feramuz’un, köşkün sahibesine sevdalı olduğunu öğrenir. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin bekçisiyle ve Firavun İskelet’le arkadaşlık eder. Özgür olmak isteyen Venüs, Mısırlı köle ve öteki heykeller, İstanbul’da yaşamak isteğiyle müzeyi terk etmeye karar verirler. Ağlayan Kadınlar Lahti’nden Agrippina da, Erenköy’deki köşkte kendine iş bulmuştur. Heykeller müzeye dönecek mi, Nazlı kalbi kırık Karga’ya yardım edebilecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227eb31d-5e6b-415f-aabd-5b30fb6969e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Örneklerle Çocuklarda Ve Ergenlerde Hipnoterapi Uygulamaları Kitap 3</image:title>
            <image:caption>Çocuklar yetişkinlere göre daha kolay hipnotize olurlar ve bir yöntem olarak hipnoterapi, çocukların hayal güçlerini ve yeteneklerini ele alarak çocukların genel gelişimsel ihtiyaçlarına cevap verir. Hipnoterapi ve kendi kendine hipnoz, koruyucu faktörleri değerlendirmek, geliştirmek ve olumlu uyumu artırmak için kullanılan araçlardır. Meta-analizler ve incelemeler, hipnoterapinin pediatrik bozukluklarda ve kanser hastalarında prosedüre bağlı sıkıntıda olumlu etkisini ortaya koymuştur. 
 
Bulgular, hipnoterapinin çok çeşitli bozukluklar ve problemler için faydalı olabileceğini ve özellikle anksiyete bozukluklarının ve travma ile ilgili durumların terapisinde değerli olabileceğini göstermektedir. 
 
Bu kitap, çocukların, bu sorunların besleyici ve yatıştırıcı bir şekilde üstesinden gelmelerine hipnoz ile nasıl yardımcı olunabileceğini açıklamak üzere özel olarak tasarlanmıştır. Kitap, çocuklarda ve ergenlerde hipnoz kullanımının geniş kapsamlı uygulamalarını incelemek için alanın en seçkin katkılarından bazılarını bir araya getirdi. 
 
Çocuklar ve gençlerde hipnoterapi kullanılırken ihtiyaç duyulabilecek her şeyi içeren bir el kitabı olması amaçlanan bu eser, ele alınan problemlerle ilgili bilimsel araştırma sonuçlarını da elden geldiğince okuyucuya sunmayı da hedeflemiştir.  
 
Çocuklar ve ergenler için son derece kullanışlı hipnotik senaryo örnekleri sunmanın yanı sıra, bir diğer hedefi de alanda çalışanlar için, terapi seanslarının yapılandırılmasına yönelik takip etmesi kolay, çözüm odaklı bir yol da işaret etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b7ba09-3a2f-48a9-a9ea-4bcb599a8bef.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Örneklerle Çocuklarda Ve Ergenlerde Hipnoterapi Uygulamaları Kitap 2</image:title>
            <image:caption>Çocuklar yetişkinlere göre daha kolay hipnotize olurlar ve bir yöntem olarak hipnoterapi, çocukların hayal güçlerini ve yeteneklerini ele alarak çocukların genel gelişimsel ihtiyaçlarına cevap verir. Hipnoterapi ve kendi kendine hipnoz, koruyucu faktörleri değerlendirmek, geliştirmek ve olumlu uyumu artırmak için kullanılan araçlardır. Meta-analizler ve incelemeler, hipnoterapinin pediatrik bozukluklarda ve kanser hastalarında prosedüre bağlı sıkıntıda olumlu etkisini ortaya koymuştur. 
 
Bulgular, hipnoterapinin çok çeşitli bozukluklar ve problemler için faydalı olabileceğini ve özellikle anksiyete bozukluklarının ve travma ile ilgili durumların terapisinde değerli olabileceğini göstermektedir. 
 
Bu kitap, çocukların, bu sorunların besleyici ve yatıştırıcı bir şekilde üstesinden gelmelerine hipnoz ile nasıl yardımcı olunabileceğini açıklamak üzere özel olarak tasarlanmıştır. Kitap, çocuklarda ve ergenlerde hipnoz kullanımının geniş kapsamlı uygulamalarını incelemek için alanın en seçkin katkılarından bazılarını bir araya getirdi. 
 
Çocuklar ve gençlerde hipnoterapi kullanılırken ihtiyaç duyulabilecek her şeyi içeren bir el kitabı olması amaçlanan bu eser, ele alınan problemlerle ilgili bilimsel araştırma sonuçlarını da elden geldiğince okuyucuya sunmayı da hedeflemiştir.  
 
Çocuklar ve ergenler için son derece kullanışlı hipnotik senaryo örnekleri sunmanın yanı sıra, bir diğer hedefi de alanda çalışanlar için, terapi seanslarının yapılandırılmasına yönelik takip etmesi kolay, çözüm odaklı bir yol da işaret etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=94999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7428f7-11c1-491c-9a9e-bdb011a5c0b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Örneklerle Çocuklarda Ve Ergenlerde Hipnoterapi Uygulamaları Kitap 1</image:title>
            <image:caption>Çocuklar yetişkinlere göre daha kolay hipnotize olurlar ve bir yöntem olarak hipnoterapi, çocukların hayal güçlerini ve yeteneklerini ele alarak çocukların genel gelişimsel ihtiyaçlarına cevap verir. Hipnoterapi ve kendi kendine hipnoz, koruyucu faktörleri değerlendirmek, geliştirmek ve olumlu uyumu artırmak için kullanılan araçlardır. Meta-analizler ve incelemeler, hipnoterapinin pediatrik bozukluklarda ve kanser hastalarında prosedüre bağlı sıkıntıda olumlu etkisini ortaya koymuştur. 
 
Bulgular, hipnoterapinin çok çeşitli bozukluklar ve problemler için faydalı olabileceğini ve özellikle anksiyete bozukluklarının ve travma ile ilgili durumların terapisinde değerli olabileceğini göstermektedir. 
 
Bu kitap, çocukların, bu sorunların besleyici ve yatıştırıcı bir şekilde üstesinden gelmelerine hipnoz ile nasıl yardımcı olunabileceğini açıklamak üzere özel olarak tasarlanmıştır. Kitap, çocuklarda ve ergenlerde hipnoz kullanımının geniş kapsamlı uygulamalarını incelemek için alanın en seçkin katkılarından bazılarını bir araya getirdi. 
 
Çocuklar ve gençlerde hipnoterapi kullanılırken ihtiyaç duyulabilecek her şeyi içeren bir el kitabı olması amaçlanan bu eser, ele alınan problemlerle ilgili bilimsel araştırma sonuçlarını da elden geldiğince okuyucuya sunmayı da hedeflemiştir.  
 
Çocuklar ve ergenler için son derece kullanışlı hipnotik senaryo örnekleri sunmanın yanı sıra, bir diğer hedefi de alanda çalışanlar için, terapi seanslarının yapılandırılmasına yönelik takip etmesi kolay, çözüm odaklı bir yol da işaret etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91786305-de0e-43d7-b3b6-93c17dbd1a64.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilda Ve Olmayan Yer</image:title>
            <image:caption>Mavi saçlı, iyi kalpli kızımız Hilda, bir yandan Trolberg’de şehir hayatına alışırken bir yandan da annesi gibi bir Serçe İzcisi olmak için rozet kazanmaya çalışır. Kampçılık rozeti onun son şansıdır. Üstelik çok zor bir görev de sayılmaz. Çadır kurup ormanda bir gece geçirmek ne kadar zor olabilir ki? Tabii etrafta gezinen canavarımsı yaratık Kara Tazı’yı hesaba katmazsak. Hilda bir rozete sahip olmayı çok istese de kendini ev ruhlarının, Kara Tazı’nın, marraların, orman devlerinin serüven dolu dünyasında bulur ve olanlar olur. 
 
Hilda yeni maceralarında bilinmedik, görülmedik ve olmayan bir evrenin içine dalar. Kimi zaman korkularıyla yüzleşir, kimi zaman eski bir dost yüzle karşılaşır kimi zamansa yenilgilerin de aslında bir çeşit zafer olduğunu fark eder. Netflix orijinal yapımı Hilda’nın üçüncü kitabı Hilda ve Olmayan Yer, gözü kara Hilda’nın evsiz bir ev ruhunun peşinden maceradan maceraya koştuğu heyecanlı hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1bf3303-3264-430c-a827-f943baf2f5a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Sinema Tarihi ve Kemal Film</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Türk Sinema Tarihi’nin yeniden yazılması gerekliliğini savunur ve izlenecek yol üzerine önermelerde bulunur. Çünkü Türk sinema tarihimizin en mühim kısımları yanlış bilgiler ve hatalı tarih ve isimlerle doludur, değiştirilmesi ve yeniden yazılması zorunlu hale gelmiştir. 

Kitapta, ilk kez göreceğiniz orijinal belgeler yer almaktadır. Bugüne kadar doğru zannedilen birçok bilginin yanlış olduğunu, somut delillerle ortaya koyarak doğru belgelerle ispat etmekteyiz. Kitabımız, geçtiğimiz dönemlerde sinemamızdaki hataları ayıklamaya çalışan tarihçilerimizden de alıntılar yapmakta ve kıymetli çalışmalarına destek misyonu taşımaktadır. 

Ünlü sinema tarihçilerinin kitaplarında, cümlelerin virgülü dahi değişmeden kopyala-yapıştır yapıldığı, bu nedenle hatalı bilgilerin birçok kaynakta tekrar edildiği, tüm sinema tarihi kitapları aynı anda okunmadığı için bu hataların şimdiye dek pek fark edilmediği, bu kitapla ortaya çıkarılmaktadır.  

Filhakika önerimiz şudur ki; acilen Türk sinema tarihçileri arasında bir heyet kurulmalı ve Türk Sinema tarihimiz yeniden yazılmalıdır.  

Bu kitabın bir özelliği de, usta yönetmen Osman F. Seden’in ilk kez “Osman Fahir Seden’le Türk Sineması’nda Düet” kitabımda yayınlanan kendi el yazısıyla kaleme aldığı hatıratından alıntıların olmasıdır. Seden, bu hatıratında Kemal Film ve Türk Sineması’nın ilk yıllarının bilinmeyen yönlerini anlatmaktadır.

İlgiyle okuyacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/571c41e2-63c5-4e0f-9231-e2e708139b3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Milletin Şairi Mehmet Akif</image:title>
            <image:caption>Mehmet Âkif, her geçen gün bu milletin aziz hatırasında hürmetle, rahmetle anılan bir şair. Sadece İstiklâl Marşı değil, şiirleri, mücadelesi ve hepsini bütünleyen ömrü onu her geçen gün daha bir diri, daha bir canlı kılıyor. Hakkında ne söylense ne yazılsa sanki yine hep bir eksik kalacak.
Arkasından koca bir millet isim olarak da fikir olarak Âkif ve Asım adlarıyla adeta yeniden doğdu. Bunlar hep onun aziz hatırı, aziz hatırasıdır.
Prof. Dr. Cemal Kurnaz, bu eserinde bilhassa bir başka kıymetli şair Osman Yüksel Serdengeçti’nin yazılarından, şiirlerinden ve en mühimi mücadelesinden hareketle hem kendi nesli hem de sonrakiler için Âkif’in yüreklerde oluşturduğu samimiyeti ve sıcaklığı gün yüzüne çıkarıyor. 
Âkif, her dem yeniden doğan ve hiç usanılmayan bir isimdir. Kendisinden sonra nice büyükler, fikir ve dava adamları, şairler ve yazarlar gelmiştir, geçmiştir ve gelecektir. Hepsi de, o büyük inanmış adamın, o büyük millet mistiğinin, o ulu şairin gölgesinde serinlik ve esenlik bulmuşlardır.
Yarınlar için de Âkif bir rehberdir; onu anlatan, onun sevgisiyle dolan eserler de birer kandil. Daima yol göstermesi, daima yanması ümidiyle.
Prof. Dr. Cemal Kurnaz’ın anlattığı Âkif, hayatın içinde, milletin yanında, mücadelenin ve fikrin önündedir. Ona bir adım daha yaklaşabilmek için bu kitap kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a64988e5-c67b-481f-9c6f-a08e0301e2a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Varlık Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Kripto para dendiğinde aklınıza ne geliyor?
Ayı piyasası ne demek?
Peki ya balinalar?
Boğa pazarı, BNB, Parachain, Stablecoin?
Zengin olmak, dolandırıcılık, internetin geleceği, balon, lale spekülasyonu...
Herkesin fikri var ama kimsenin pek de fikri yok. Ortalık tam bir toz bulutu.
Peki bu tabloyu nasıl daha berrak hale getireceğiz?
Buğra Ayan, “Bitcoin mevzusu” olarak ünlenen ama arka planında önemli bir teknolojiyi de barındıran konuyu masaya yatırıyor.
A’dan Z’ye bu rehberde, Web 3.0 ve onun doğuracağı dijital varlık devrimine dair yüzlerce kavram ve açıklamayı bulacaksınız.
Dijital Varlık Sözlüğü, kripto paralar ve çok daha fazlası için bilmeniz gerekenleri barındıran bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4d236c-c479-43a1-b9c6-be07076add88.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Topraklarında</image:title>
            <image:caption>“OrtalIk toz duman oldu.
Ben öldüm.”
Sağlık devrimi adı altında insanlığa yaşatılanlar, esrarengiz bir cinayet, iki arkadaşın yaşam mücadelesi ve fedakârlıkları...
Acımasız yöneticiler, suç örgütleri, korkunç cezalar ve ölümcül yasaklar... Bu kitapta anlatılan dünyanın sınırları yok.
Zeynep Kahraman Füzün, tedavisi olmayan hastalıkların ve her tarafı abluka altına almış salgınların çıkışsızlığında klostrofobik bir anlatı koyuyor ortaya.
Fantastikle olağanın iç içe geçtiği bıçak sırtı bu metinde okur, insan sonrası dünyanın manzaralarıyla karşı karşıya kalıyor.
2019 yılında yazılan ve küresel salgını da öngören Dünya Topraklarında, “bugünden sonrası” için bir ihtimaller repertuvarı.
Yaşamı ve ölümü sorgulatan bu hikâyeyi romanın kahramanıyla birlikte öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5deed0aa-5217-4155-b5cc-bd53841697ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“Bütün Hayvanlar Eşittir. Ama Bazıları Diğerlerinden Daha Eşittir.”
İnsanlardan arındırılmış, hayvanların kontrolündeki bir çiftlik.Kâğıt üzerinde mükemmel görünen sloganlar ve bir fikir: Tüm hayvanlar eşittir.Adaletin ve eşitliğin olduğu ideal bir dünya…
George Orwell, 1945 yılında yayımlanan ve zamana meydan okuyan romanında, distopik bir dünyanın kapılarını aralıyor.
“Büyük Birader” kavramını dünyaya tanıtan Orwell, bu kısa ama güçlü fablda, dünyaya ve çağına dair çok şey söylüyor. Hayvan Çiftliği, bir fikrin kötü ellerde yıkıma dönüşmesinin hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bfcd057-99cf-48c6-bf3c-08aa9100e23a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabil&apos;in Torunu</image:title>
            <image:caption>“Hamile bir kadının karnı gibi şişmiş mezarlar.
Her kabir kendi ölüsünü doğuruyor.”
Darbe dönemlerinde Atatürk heykelleri yaparak
köşeyi dönen bir adamın oğlu olan tutkulu, kötücül ve entelektüel mirasyedi Barbaros, hamile karısını bir uçak kazasında kaybeder. Seyir halindeki bir şehirlerarası otobüste şoförü kafasından vurup intihar etmeyi düşünürken bu fikrinden ansızın vazgeçer.
Yeni hedefi, müstesna bir ulus yaratmaktır.
İç sesi Mümtaz’ın itirazlarına rağmen ülkeyi kökten değiştirmek amacıyla masum insanların canına kasteden terör eylemleri planlar. Bu eylemler, bütün roman kahramanlarının hayatını değiştirecektir;
istihbaratın altın çocuğu Ateş, derin devletin yengesi Şahika, kâğıt toplayıcılığından MİT yöneticiliğine yükselmiş Mithat, popüler aydın Fuat Akis, onun,
meşhur olduğu gün ölen ağabeyi talihsiz yazar
Fatih Akis ve daha nicelerinin…
Ferhat Ünlü, iyilikle kötülüğün kadim savaşını yeniden yorumladığı bir Habil-Kabil öyküsü anlatıyor.
Yaşam-ölüm, aşk-sanat, kahramanlık-ihanet, adalet-güç, birey-devlet çatışması gibi önemli temaları derin bir hayal gücü ve çarpıcı imgelerle işliyor.
Kabil’in Torunu, psikolojik, toplumsal ve politik gerilim unsurlarını ironiyle birleştiren bir kurmaca şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8c86721-49a2-4f60-a4dc-c2f11e293fe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Katilin Devası</image:title>
            <image:caption>Bir diyalog oyunu oynanıyor.
Amaç işlenen suçu itiraf ettirmek.
Acaba kazanan kim olacak?
Nobel Edebiyat Ödüllü, dünyaca tanınan yazar Prétextat Tach, iki ay ömrü kaldığını duyurur.
Gazetecileri sevmeyen, kendisini yıllardır evine kapatmış yazarla röportaj yapmak için gazeteciler büyük bir yarışa girişir. Ama yazar sadece beş kişiyle görüşecektir.
Her sohbet, yazarın gazetecilerle dalga geçip onları hayatlarından bezdirmesiyle sona erer.
Ta ki dördüncü gazeteci Nina olaya dahil olana kadar…
Basit bir röportaj zaman geçtikçe bir sorguya, en karanlık sırların esiri olmuş bir adamı ortaya çıkaran acımasız bir çekişmeye dönüşür.
Peki bu tehlikeli oyunun galibi kim olacak?
Amélie Nothomb’un henüz yirmi beş yaşında kaleme aldığı, Alain-Fournier ve René Fallet ödüllü Katilin Devası zalimlik, sinizm ve belirsizliğin ustaca kaleme alındığı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c164a711-d7e3-4375-b8fa-ee5bfc4da83f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaka</image:title>
            <image:caption>“Her zaman bir parça mutluluk vardır.”
Daniele Mallarico ünlü bir çizer.Başarılı olduğu yılların geride kaldığını düşünüyor.
Mario dört yaşında.Her çocuk gibi açık sözlü. Her çocuk gibi yaramaz.Her çocuk gibi şaka yapmayı seviyor.
Torununa bakmak için bir zamanlar yaşadığı eve gelen Daniele,hem geçmişiyle hem torunuyla bir mücadele içine giriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77d3307f-9439-4c94-9d9d-549a8c8d8689.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“Dedem Korkut boy boyladı, soy soyladı.
Bu Oğuzname’yi düzdü, koştu, söyledi.
Görelim hanım, ne söyledi!”
Sözlü edebiyatımızın en eski ve önemli eserlerinden Dede Korkut Kitabı, Oğuz Türklerinin yaşam biçimi, giyinişleri, aile ilişkileri, örf ve âdetleri üzerine benzersiz bir kaynaktır.
Çocuk edebiyatımızın değerli kalemlerinden H. Salih Zengin, on iki hikayeden oluşan bu eserin en güzel hikayelerini günümüz çocukları için seçip sadeleştirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558300ff-ab61-40d6-b352-78a629e1d3f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıskançlık ve Haset</image:title>
            <image:caption>Talat Parman’ın yönetiminde hazırlanan bu sayı kıskançlık ve haset konusunu ele alıyor. Birbiriyle ilişkili olan ve karıştırılan bu iki kavram psikanalizin kuruluşundan beri ilgi gösterdiği başlıca kavramlardan. Yazarlar konuyu kardeş kıskançlığı, babanın oğluna olan hasedi, arkadaşlık ilişkilerindeki kıskançlık gibi çok çeşitli veçheleriyle ele alıyor. Bu sayıda psikanalitik roman analizleri de her zamankinden çok yer kaplıyor. Söz gelimi Yavuz Erten’in yazısı tamamen Nahit Sırrı Örik’in Kıskanmak romanına ayrılmış. Kerime Camadan’ın yazısında Musil’in ilk romanı Genç Törless inceleniyor. Bernateau ise Proust romanlarını aşk ve kıskançlık nesnesi bağlamında irdeliyor.
Haset konusunu ilk kez kendi kavramlaştırdığı ve büyük tartışma yaratan “penis hasedi” çerçevesinde ele alan Sigmund Freud’un da bir yazısı var.

Sigmund Freud
Kıskançlık, Paranoya ve Eşcinsellikte Bazı Nevrotik Düzenekler
Talat Parman
Freud ve Lacan’da Kıskançlık ve Haset
Daniel Marcelli
Çocuklarda Kıskançlık ve Haset: Söylence mi, Gerçek mi?
Bianca Lechevalier
Çocuk ve Annebabanın Psikanalitik Tedavi Sürecinde Kıskançlık veya Haset
Alper Şahin
Baba’nın Hasedi
Bernard Penot
Evlat Edinme Kökene Tuzak Kurduğunda
Pınar Kanlıkılıçer
Yakan, Yok Eden, Parçalayan Duygular
Yasemin Cengiz
Haset Kavramı ve Yorumlanma Farklılıkları
Ayla Yazıcı
Kıskançlık ve Hasedin Sınadığı Arkadaşlık
Meltem Narter
Ayna Ayna Sen de Kimsin? Sosyal Psikoloji Açısından Ergenlik Krizi, Kıskançlık ve Haset
Kerime Camadan
Baharın Buhranlı Uyanışı
Yavuz Erten
Nahid Sırrı Örik’in Kıskanmak Romanı Üzerine
Isée Bernateau
Proustçu Kıskançlık ya da Aşk Nesnesini Bütünüyle Ele Geçirme Düşlemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615c242a-597a-4d04-bbb8-5077dbef913c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans’ın Entelektüel Tarihi - Seçme Makaleler</image:title>
            <image:caption>Bizans’ın Entelektüel Tarihi, Geç Antikçağ’dan 15. yüzyıla uzanan dönemde, Bizans’ta düşünce dünyasına odaklanarak entelektüel uğraşın güvenilir bir tarihini ortaya koy­maktadır. Çalışmanın özünü Yunan, Hıristiyan ve Bizans düşüncesi ile kavramları­nın aktarımı, dönüşümü ve değişimi oluşturmaktadır.
Bizans, Yunan klasikleri kanonunu muhafaza ederek bir seçki haline getirmiş ve bi­çimlendirmiş, bir yandan Antik Yunan düşünce dünyasıyla ilk temas noktasını oluş­tururken, bir yandan Ortodoks geleneği yaratmıştır.
Seçme makalelerden oluşan bu kitap, Bizans’ta bilginin yayılmasından başlayarak retorik, edebiyat, sanat ve hukuk gibi sözcük bilimlerine; astronomi ve tıp gibi dünya bilimlerine; Erken, Orta ve Geç Bizans’ta felsefe ve teoloji ile politika ve tarih alanla­rına dair geniş bir perspektif sunmaktadır.
Bizans, kendi döneminin önemli aktörlerinden biri ve entelektüel geleneklerin büyü­leyici ve eşsiz bir bileşimidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e4e2a0b-73c5-439f-9bc2-aa2851e8b1d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Triceratops Baskını</image:title>
            <image:caption>Sarsıntılı bir uçak yolculuğu, bıyıklarımı tir tir titreten bir paraşüt atlayışı ve korkudan tüylerimi diken diken eden bir yere inişten sonra kendimi Dinozorlar Adası’nda buldum. Hem de ne uğruna? Gayet pis kokulu bir görevim var: Profesör Sevda Fosilzade’nin isteği üzerine Triceratops dışkısı toplayacağım… 
Buralarda canının sıkılmasına hiç fırsat olmuyor… 
Size kemirgen sözü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2c3e7d9-18a3-4340-9b88-7bce2a22c698.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerde Ne Var Ne Yok - Profesör Çokbilmiş İle Memo 2</image:title>
            <image:caption>Profesör Çokbilmiş, bu kitapta sizi 
Meraklı Memo’nun sorularıyla masmavi sularda keşfe çıkarıyor! 
En korkunç deniz canlılarıyla tanışıyor, 
deniz fenerlerini inceliyorlar. Okyanusların dibindeki volkanları görüyorlar. 
Kristof Kolomb gibi yeni kıtalar keşfediyor, batmış adaları ortaya çıkarıyor, açık denizlere sürükleniyorlar. Profesör Çokbilmiş ile Memo’nun 
  heyecan dolu deniz serüveni sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ddd9f2-913c-414a-a399-ae2fd2cf5cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif&apos;in Kabukları</image:title>
            <image:caption>“ Ormanla denizin buluştuğu tatlı mı tatlı bir kasabada, dedesiyle birlikte yaşıyor Elif. Ilık yaz esintisiyle birlikte salıncak sallanıyor, koşup oynuyor. En çok da sevimli arkadaşı Dost’la gezintilere çıkmayı seviyor.
Fakat deniz kabukları toplamak için kumsala gittikleri bir gün… Elif, dizinde bir yara ile eve dönmek zorunda kalıyor.Elif’in Kabukları, kabuk bağlayan yaralarımızın sevgi ve dostlukla nasıl iyileştiğini bizlere gösteren, sımsıcak bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c8aadf-766a-423a-8326-117d8642f77b.jpg</image:loc>
            <image:title>Huckleberry Finn&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Huckleberry Finn’in Maceraları, uyumsuz Huck’ın kendi gibi bir kaçak olan siyahi dostu Jim’le atıldığı maceraları anlatıyor. Büyük hiciv ustası Twain, Amerikan edebiyatının en önemli eserlerinden biri sayılan romanında dönem Amerika’sını güçlü bir şekilde yansıtırken, ırkçılığa karşı da sağlam bir eleştiri ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58c486ca-4262-4d86-860c-3ebabd8f2476.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıtkıt&apos;ın Az Çok Gerçek Maceraları</image:title>
            <image:caption>Henk’in evcil hayvanı Kıtkıt’ın hayatı basit ve sessizdi...Ta ki Henk’in kardeşi Kıtkıt’ı uzaktan kumandalı bir uçağa bindirip kontrolü kaybedene kadar!
O artık pek rahat ettiği ayakkabı kutusunda yaşamıyor!
Ormanda kayboldu, eve dönüş yolunu bilmiyor ve bir de tehlikeli düşmanı var. Neyse ki ormanda karşılaştığı bir grup yeni arkadaş, uçağını bulup tamir etmesine yardımcı olacak, Kıtkıt da böylece eve dönmeyi deneyebilecek.
Ama... Bakalım her şey yolunda gidecek mi?
Dünyaca ünlü çok satan çocuk kitaplarının yazarı Henry Cole’un kaleme aldığı, sevimli hayvan karakterler,heyecan verici bir macera ve aksiyon dolu bu muhteşem kitabı elinizden bırakamayacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cf77c0c-7274-4b6c-886d-775b1ca32e3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kardeş İstemiyorum! - Ne Zormuş Büyümek</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz için resimli bir hikâye, sizin için ise yavrunuzun, çocuk olmanın getirdiği küçük ya da büyük zorlukları aşmasına yardımcı bir rehber.

Yeni bir bebek tüm aile üyeleri için bir alışma süreci gerektirir, özellikle de büyük çocuğunuz için. 3 ile 6 yaş arasındaki bir çocuk, artık ailenin tek çocuğu olmadığını kabullenmekte zorlanabilir, anne babası tarafından eskisi kadar sevilmeyeceği korkusuna kapılabilir. Ne Zormuş Büyümek serisinin ikinci kitabı Küçük Kardeş İstemiyorum! bol resimli ve kafiyeli anlatımıyla çocuğunuzun küçük kardeşiyle ilgili endişelerini giderirken, etkinlikler önerileriyle bu süreçte onunla doğru iletişim kurmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54b67e3f-6db2-45db-863a-59cb10ea4574.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun okuması gereken Antoine de Saint-Exupéry’nin ölümsüz eseri Küçük Prens, Barış Tut’un özenli çevirisi ve özel etkinlik dosyasıyla okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b683e91-5e0a-47d0-8514-66cc0d895a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüdai</image:title>
            <image:caption>Devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde iz bırakan bir devrimcinin yaşamı söz konusu olduğunda; nasıl devrimci olduğu, kimlerden etkilendiği, kendi kulvarında nasıl yürüdüğü, hangi yol ayrımlarından geçtiği ve ondan geriye nelerin kaldığı önemlidir. Bu kitapta Mahir’lerin cezaevi firarından itibaren İstanbul’da başlayan örgütsel ayrışmayı, bölünmeyi, Ankara üzerinden Karadeniz’e gidiş sürecini ve özellikle de Ünye eylemini ve Kızıldere Direnişi’ni yeniden irdelemeye çalıştım. Çünkü Kızıldere’de ölen yoldaşlar bu tarihsel sürecin yeniden ve yeniden anlatımını geride kalanlardan daha fazla hak ediyorlardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07122333-4537-4701-8e76-19fd7f902272.jpg</image:loc>
            <image:title>Mis Kokulu Köy Domatesi - Kendini Arayan Domates 4</image:title>
            <image:caption>Meraklı Benek ve arkadaşları maceralarının 
son durağı olan büyükşehre doğru yola koyuldu… 
Doğa dostu güzel çocuklara ulaşıp, bu dünyayı yeniden yaşanabilir bir yere çevirecek olmanın mutluluğuyla… 
Bereketli topraklarda saf tohumlar, 
yüreklerinde umutla… 
Haydi sen de katıl onlara!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c4bdb96-b051-4eab-9db8-9773367270e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Panço Kendine İnsan Arıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir köpek insan “sahiplenmeye” kalkarsa...

Avustralyalı sanatçı Gabriel Evans&apos;ın yazıp resimlediği Panço Kendine İnsan Arıyor, insan-hayvan ilişkisindeki rollerin tersine çevrildiği, sevimli mi sevimli bir anlatı. 

Hayvanların insanlar hakkındaki düşüncelerinden yola çıkarak bambaşka bir arayış öyküsü betimleyen Evans, kadim dostlarımızın kendi istedikleri gibi bir yaşam sürebilme hakları üstüne zihinleri soru işaretleriyle dolduruyor.   

Bireysel farklılıklar üzerinden insanlar arasındaki çeşitliliğe vurgu yapan kitap, miniklerin dünyaya bir de hayvanların gözünden bakmaları için fırsat tanıyor. 
Yalnızlık canına tak eden Panço, bir insan edinmeye karar verir. Ama işi bir hayli zor! Çünkü insan beslemek, büyük sorumluluk gerektirir. Üstelik etrafta bu kadar çok insan varken birini seçmek hiç de kolay değil. Büyük, hızlı, gürültücü, huysuz ve hatta kendisi gibi bol tüylü... Ah, herkes birbirinden ne kadar da farklı! Gel gör ki gerçekte hiçbiri Panço&apos;nun istediği gibi değil. Sevimli dostumuz aradığı o mükemmel insanı bulabilecek mi dersiniz? Kim bilir, belki de onun tek eksiği, kendisine ihtiyaç duyan bir insanla yaşamaktır.

Hikâyesini “Aramaktan vazgeçme!” özdeyişi üstüne şekillendiren Panço Kendine İnsan Arıyor; dünyamızda hayvanların da insanlar kadar hak sahibi olduğunun altını çiziyor, yaşamı tüylü dostlarımızla paylaşmanın güzelliklerini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efba291-cd3b-4bc9-a4cf-d2cf7fe4bf3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehribar Geçidi</image:title>
            <image:caption>Kusurlu bir sikke elden ele, keseden keseye geçerek bütün Roma’yı nasıl dolaşır?
Hikâyeyi hikâyeye, yolu yolcuya, rüyayı rüyete, yedi kişiyi erdemli bir köpeğe nasıl bağlar?
Gölgelerin mağarasına dönen haberci her defasında niye taşlanır?
Kehribar Geçidi, MS 300’lü yıllarda İmparator Diocletianus Roma’sında bu sorulara cevap arıyor.
Okuyucularını Forum’un, Colosseum’un, Senato’nun, Tiber ırmağının, Şifa Tapınağı’nın, sonradan kaybedilmiş veya hiç edinilmemiş özgürlüklerin, hitabetin, yazmaların, lâhitlerin, şifalı otların, kurtların kuşların, dağların, en dehşetli dövüşlerin, toga picta’nın ve dikenli deniz salyangozlarının arasında uzun bir yolculuğa davet ediyor.
Berrak fakat derin dili, karakterlerinin canlılığı, olaylarının sürükleyiciliği, dönemsel detaylarının zenginliği, can yakıcı meselelerinin her daim geçerliliği ile tarihin özel bir noktasından çekip çıkarılmış olsa da evrensel insanlık hallerine dair söyleyecek sözü olan destansı bir başyapıt. Sekiz yıllık bir emeğin sonucu.
“Sanki ölmüşüz de bu dünyadaki günlerimizi anarak konuşuyoruz seninle. Sanki bu dünyadaki yaşamımız bitmiş de biri, bütün dertlerimize dönüp şöyle bir bakalım diye omuzumuzu okşar gibi. Bitti artık, geçti, der gibi.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc8485d-3b38-4586-b35b-1c7dd59db914.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçülüğün Esasları - Makaleler</image:title>
            <image:caption>Türkçülüğün Esasları - Makaleler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eefb160f-1a65-457f-b226-ab1055402045.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Türk&apos;lerle Başlar - Bilinmeyen Türk Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tarih Türk’lerle Başlar Bilinmeyen Türk Tarihi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c44ea0c1-349b-40b7-bcc3-2649fa87ca53.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözün Belleği</image:title>
            <image:caption>Habibe Şentürk fotoğraflarını çeker ve uzamı, eş deyişle “dünya”yı görsel bir sunuma dönüştürür. Bu sunumun içerisinde “dünya”da var olan insan ve onun ürettiği her şey de vardır. Çünkü “dünya ve uzam”, var olmaya çabalayan insanla ve onun müdahalesiyle biçimlenir. Fotoğraf yüzeyinde göze gelen ise fotoğrafçının “gördüğü an”a içkindir ve uzamdan kadrajlanarak ayrıştırılmış bir görünürlük parçası olarak fotoğrafın biricikliğini işaret eder. Çünkü özdeş iki an yoktur! Kadrajın göze getirdiği görünürlüğü başka hiç kimse aynı şekilde göremez ve somutlayamaz. Fotoğraf algıya açıldığı an ise algılayıcı, yani “öteki özne”, sunulan görselliği anlamlandıracaktır.

Belki de algılayıcının kalbine ve ruhuna yönelmiş bir çağrıdır her fotoğraf; uzama eklen, dünyaya ve hayata katıl diyen...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15ab32ed-43c8-4b9b-812c-93034bd5c2f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sen Olmalıydın Yanı Başımızda</image:title>
            <image:caption>MUKADDİME
Bir sen olmalıydın yanı başımızda
Yel yel esip gelen
Gölgeli
Rüyaların ardından.
Bir sen olmalıydın yanı başımızda,
Yeşil, yemyeşil
Bahçeler deniz
Kalbimizle buluşurken,
Çiçekler gözlerimizde
Uçuşurken
Renk renk;
Aşk meydanlarında,
Aşk divânlarında;
Candan yana,
Sevdadan yana
Bir sen olmalıydın şimdi yanı başımızda.
Bir sen...
Kıymetli Dostlar!
Gene bir şiir bahçesinde sizlerle beraberiz. Bu has bahçede taze şiirlerin leblerinden yükselen nağmeler, tadlar ve füsun dolu renklerin ufkumuza, gönüllerimize şevk ve şirin hisler sunacağından eminim.
Yüreklerimiz şiir bahçelerinden ırak kalmasın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b3496a-9fe3-403d-852d-4d2ae43aeb3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Define - Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Hocam! Mutluluk kimine göre para, kimine göre aşk, kimine göre sevgi, kimine göre çocuktur. Bu insanların sayısı ve arzusuna göre çoğalır gider. Her bir iddianın kendisine göre haklılık payı olabilir. 
 
Bana mutluluk nedir? Diye sorarsanız 
 
Ben büyük yazar veya filozof değilim. Ama cevabımı merak ediyorsanız size şöyle bir cevap vereyim. Her dakika her saniye onu duymak o bizim altımızda, üstümüzde, içimizde, solumuzda, sağımızda, her çiçekte, her insanda, her şeydeki güzelliktir. Onu görmek, duymak, tatmak, kabiliyetimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be348296-9e83-4890-87d3-e2cc438bdeb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşlerine Gül Bıraktım</image:title>
            <image:caption>Ölümüne Sevdim

Bu gönül hep seni görmek istiyor
Ölümüne sevdim nazlı yar seni
Yüreğim bir seni sarmak istiyor
Ölümüne sevdim nazlı yar seni

Elini elimden salmak istemem
Senden asla ayrı kalmak istemem
Sensiz rüyalara dalmak istemem
Ölümüne sevdim nazlı yar seni

Vefanı ömrüme vefa eyledim
Cefanı boynuma cefa eyledim
Sefanı gönlüme sefa eyledim
Ölümüne sevdim nazlı yar seni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849b5a22-22c0-4f13-8f42-cba76fea3767.jpg</image:loc>
            <image:title>Can&apos;a Gül Değdi</image:title>
            <image:caption>Hasret, sitem, hüzün, sevinç, kahır, nefret, mutluluk, kin, pişmanlık, yeis, umut… Bir bakışa yüklenebilecek onlarca duygu varken son anda ipten alınmış intihar müteşebbisinin ruhundaki karmaşaya ait boşluk vardı Gül’ün gözlerinde.

Hastaneye kadar dizlerini yastık ettiği adama, şakağını okşarken, kanıyla kınalanan avuç içlerini iki yanından yapıştırdığı duvara omuzlarından çivilenmişçesine gözlerini bir an olsun kırpmadan bakıyordu. Tam karşısında bilinci kapalı, iki dünya arasındaki o ince çizgide mekik dokuyan bu adam, karanlıkların ak göğsünden emzirip büyüttüğü mısralara gün yüzü gösterecek pusulanın ibresine tutunabilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c08adea-5b70-4329-ba0d-2747b22ffb67.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Görelilik Kitabım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Einstein’ın görelilik teorisi, uzaya ve zamana dair bildiğimiz ne varsa 
ters yüz etti. Hiç şaşmadan akıp geçtiğini sandığımız zamanın yavaşlayıp hızlanabildiğini, uzayın bükülebildiğini, cisimlerin hareket ederken ağırlaştığını öğrendik! Hatta bir rokete atlayıp ışık hızında seyahat edebilsek dünyadaki yüz yıllık sürenin bize birkaç saatmiş gibi geleceğini…  
Bunların çok uçuk şeyler olduğunu mu düşünüyorsun? Neyse ki yol bulmak için kullandığımız GPS cihazlarını yapanlar böyle düşünmüyor. Zamanın uzaydaki uydu için başka, dünyada yaşayan bizler için başka aktığını bilmeseler o cihazlar bizi olduğumuzdan kilometrelerce uzakta gösterecekti. 
Peki daha fazla zaman kaybetmeden böylesine müthiş bir fikri anlamaya ne dersin?  
Eğer sen de evrenin nasıl işlediğini, uzay ile zaman arasında nasıl bir bağlantı olduğunu ya da ışık hızında yolculuk yapabilsek nelerle karşılaşacağımızı merak ediyorsan, Dr. Albert’ın liderliğindeki bu  
heyecan verici ve eğlenceli turu kaçırma! 
 
İlk Görelilik Kitabım, tıpkı ödüllü İlk Kuantum Fiziği Kitabım gibi, 10 yaş ve üstü çocuklara (ve tüm meraklı yetişkinlere) karmaşık görünen fizik konularını en basit ve en eğlenceli biçimde açıklamak için harika bir başlangıç kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30d202c5-c6d3-49b6-a785-ef329e68e97d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Açık</image:title>
            <image:caption>Kahverengi ve grilerin arasında yaşayan çakıltaşı, dünyanın renklerini merak eder. Zaman zaman yanına gelen kuşlar ona maviyi, sarıyı, kırmızıyı, yeşili anlatırlar. Derken bir gün, bir devenin toynağına takılan çakıltaşı, renkli bir yolculuğa çıkar. Yol açıktır, yola çıkar. Hayalini kurduğu tüm renkleri keşfedecektir…

Judith Malika Liberman “Şarkılı Masallar” serisinde geleneksel masalları yeniden yorumluyor. Kitabın arka kapağındaki karekodu telefon ya da tabletinize okutarak, serinin diğer iki kitabı Önce Hayal ve Taş Çorbası’nda olduğu gibi Yolaçık’ı da Liberman’ın anlatımı ve şarkıları ile dinleyebilir, böylece masal anlatımı konusunda rehberliğinden ilham alabilirsiniz. Zeynep Özatalay’ın resimleri kitabın renkliliğine renk katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/320d70fe-383c-46fa-95e3-8a83d5213891.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn rüşd ve ibn Rüşdcülük</image:title>
            <image:caption>Hiç kuşkusuz Renan’ın din, bilim, felsefe ve diller üzerine yaptığı çalışmalar kendi zamanında büyük tartışmalara yol açmıştı. Renan’ı diğer Batılı aydınlardan ayıran en temel husus, fikirlerini açık ve net bir biçimde ifade etmesidir. Çünkü “hakikat” samimiyet olmadan kendini göstermez! 

İnsanın tarihindeki kırılmalar nehir yataklarının yön değiştirmesine benzer. Yönün değişmesi ise ne nehirden ne de nehirde akan suyun doğasından bağımsızdır. Söz konusu İbn Rüşd olunca nehrin doğası Aristoteles’tir. Onun hızlı, sert ve samimi hakikat arayışının her dönemde kendine dost bulamaması bu bakımdan anlaşılırdır. Ne Aristoteles Atina’da dostça karşılandı ne İbn Rüşd Kurtuba’da alkışlandı. 1277 yılında kilise tarafından kınanan 219 tezin tamamına yakını Aristotelesçi-İbn Rüşdcü felsefeye ait düşüncelerden oluşuyordu. Paris’te İbn Rüşdcü felsefenin lideri Brabantlı Siger en yakın arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Renan ise, tıpkı Aristoteles gibi, Akademi’den kovuldu. Kilise İbn Rüşd’ün Aristotelesçi evren ve insan anlayışına 1513 yılına kadar karşı çıkmayı ve onu kınamayı sürdürdü. Bunun asıl nedeni ne idi? Aristoteles’in ve onun büyük Şarihinin varlığın kaotik değil kozmetik, yani iyi, güzel ve bilinebilir bir yapıda olduğunu söylemesiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cfa6730-0394-4076-992a-23c3a30a306a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Tekdüzeleşmesi</image:title>
            <image:caption>Nereye bakarsak bakalım, ister doğaya ister insanlara ve onların kültürlerine, daha az çeşitliliğe doğru bir eğilim olduğu gözlemlenebilir. Bunların sebepleri arasında kentleşme, daha fazla hareketlilik, küreselleşme, sanayileşmiş tarım, iklim değişikliği, büyük gıda şirketlerinin tekelleri ve genel olarak kapitalist ekonomi gibi bir dizi neden sayılabilir. 
 
Bununla birlikte Thomas Bauer’in elinizdeki kitabı etrafımızdaki çeşitliliğin varlığını göstermekle ilgili değildir, kitap daha ziyade, çeşitliliğin tüm tezahürlerine katlanma konusundaki arzumuz veya çekincemiz hakkındadır. Kitapta bir yanda etnik çeşitlilik veya farklı yaşam tarzları gibi, dış çeşitlilikle olan ilişkilerimiz, diğer yanda muğlak bir dünyanın çeşitli hakikatleriyle olan ilişkilerimiz tartışılmaktadır. Yazara göre insanlar sürekli olarak farklı yorumlara izin veren, belirsiz görünen, net bir anlam ifade etmeyen, birbiriyle çelişen, zıt duyguları tetikleyen vs. izlenimlere maruz kalırlar. Kısacası dünya müphemliklerle doludur ve çağımızın hâkim kültürünü bu müphemliklere karşı alacağımız tavır belirleyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0c6dfb8-2196-4cfe-9d60-7770388efb30.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlatı İktisadı</image:title>
            <image:caption>İnternetin artık seçim kampanyaları vasıtasıyla ülkelerin geleceklerini dahi etkisi altına almaya başladığı bir dünyada, viral hikâyelerin ekonomileri etkileme gücünü görmezden gelebilir miyiz? Nobel Ödüllü ekonomist Robert Shiller, bu çığır açan kitabında ekonomi ve ekonomik değişim hakkında bize yeni bir düşünme yöntemi öneriyor. Zengin bir dizi tarihsel örnek ve veriyi kullanan Shiller, bireysel ve kolektif ekonomik davranışı etkileyen popüler hikâyeler hakkında yapılacak araştırmaların, krizler söz konusu olduğunda, önceden tahmin etme, hazırlık yapma ve muhtemel zararı minimuma çekme yeteneğimizi büyük ölçüde geliştireceğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d3fa33-4432-4397-bf48-8aaef5ec3aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Delaletu&apos;l Hairin</image:title>
            <image:caption>İbn Meymûn, Yahudilik dini açısından önemli bir şahsiyet olup “İkinci Musa” olarak anılmaktadır. Müslüman bir coğrafyada yetişen ve hatta Eyyubî Sarayı’nda saray hekimi olarak görev yapan İbn Meymûn; Fârâbî, İbn Sîna, Gazâlî, İbn Bâcce ve İbn Rüşd gibi Müslüman filozofların yanı sıra özellikle Mutezilî kelamından oldukça etkilenmiş ve bu etki onun eserlerine yansımıştır. Delâletu’l-hâirîn adlı eseri okunduğunda bu etki bariz bir şekilde görülebilir. Bu etkiden dolayı İbn Meymûn’u -Frank Griffel’in de belirttiği gibi- İslam Düşüncesi’nin bir tilmizi olarak nitelemek yanlış olmayacaktır.

Eseri önemli kılan diğer bir husus ise İslam Düşüncesi’nin Batı’ya aktarımında Delâletu’l-hâirîn’in bir köprü vazifesi görmüş olmasıdır. 1220’li yıllarda, Palermolu John tarafından Latinceye çevrilen Delâletu’l-hâirîn başta Thomas Aquinas, Albertus Magnus, Duns Scotus, Romalı Giles olmak üzere Orta Çağ’daki birçok düşünürün kaynakları arasında yer almıştır. Nitekim bu düşünürler Rabbi Moses ismi ile sık sık İbn Meymûn’a referansta bulunmakta ve gerek felsefi gerekse teolojik meselelerde onun görüşlerine yer vermektedirler. Dolayısıyla İslam düşüncesinin etkisiyle kaleme alınan bu eserin, Batı’ya yön veren metinlerden biri olduğunu söylemek mümkündür.

Felsefe ve teoloji gibi konuları ele alan eser genelde düşünce tarihi, özelde ise Felsefe Tarihi, İslam Felsefesi, Din Felsefesi, Kelam, Dinler Tarihi, Tefsir ve Fıkıh gibi disiplinlerle yakından ilişkilidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aa864fe-704e-4581-941f-1b1ef5a88e32.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefs ve Akıl Risalesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu çalışma, birçok alanda eser vermekle birlikte özellikle ahlak felsefesinde öne çıkan İbn Miskeveyh’in el-Makâle fi’n-nefs ve’l-akl (Nefs ve Akıl Risalesi) isimli risalesinin hem yeni bir edisyonunu hem de Türkçe tercümesini sunmaktadır. Söz konusu risale, İbn Miskeveyh’in açıkça adını zikretmeği bir şahsın, nefs ve aklın varlığı ve mahiyetiyle ilgili ona yönelttiği toplamda on soru/itiraz ve onlara dair kendisinin verdiği cevapları ihtiva eder. Soruların/itirazların içeriğinden, materyalist bir deneyci olduğu anlaşılan bu kişi, nefs ve aklı devamlı olarak sıcaklık, ışık ve nura indirgeme çabası içindedir ve duyu idraklerini aşacak şekilde cisim veya cisimsel olmayan bir nefs ve akıl düşüncesine karşıdır. Zira ona göre duyu idrakine dayanmayan her türlü düşünce/fikir, kuruntu/ham hayal (melancholy) olmaktan kurtulamaz. Bu durum karşısında İbn Miskeveyh bilgi kaynaklarının sadece duyu idrakleriyle sınırlı olmadığını, bilakis onların da üzerinde hükümde bulunan bir akıl ve nefsin bulunduğunu, dahası bunların maddi de olmadığını temellendirerek itiraz sahibinin şüphelerine cevap üretmeye çalışır. Dolayısıyla bu çalışma, nefs ve aklın ontolojisiyle ilgili kıymetli değerlendirmeler içermekle birlikte, özellikle epistemolojik açıdan materyalist ve deneyci bir gelenek ile Yeni Platoncu geleneğin iki önemli mensubunun karşı karşıya geldiği bir diyalektiği serimlemesi açısından son derece önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9254c45-d7c5-4168-a48c-c9d5e603b130.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşifler Çağında Hint İran Seyahatleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; Hindistan, İran ve Orta Asya ile ilgili Farsça kaleme alınmış seyahatnamelerin ayrıntılı ve incelikli okumalarına dayanan çığır açıcı bir çalışmadır. Önemli bir dönüşüm ve kültürel temas çağında üretilmiş ve Bâbürlüler, Safevîler ve Orta Asya’yı birbirine bağlayan bu ihmal edilmiş edebiyat türünün (sefernâme) ilk kapsamlı incelemesidir. Kitabın yazarlarının bu seyahatnamelere dair yaptıkları yakın okuma, bu kıymetli anlatıları üreten Müslüman ve gayrimüslim yazarların zihinsel ve manevi dünyalarına nüfuz etmemize yardımcı olmaktadır. Bu metinler, onları Asya bağlamında üretilen diğer anlatıların yanı sıra erken modern Avrupa seyahat anlatıları ile de yan yana getiren ve kültür tarihi ile materyal tarih içerisinde oldukça zengin ve umulmadık bir bakış açısının kapısını aralayan karşılaştırmalı bir çerçevede sunulmaktadır. Bu kitap, sadece erken modern karşılaşmaların doğasını daha iyi anlamak için değil, aynı zamanda sadece yeni bir dünyaya adım atmanın verdiği keyif için de okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/319344b0-79aa-4771-8e64-ed2754f85494.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Tufeyl&apos;in Modern Batı Düşüncesi Üzerindeki Etkisi</image:title>
            <image:caption>İbn Tufeyl’in Modern Batı Düşüncesi Üzerindeki Etkisi, 12. yüzyılda Endülüs’te yaşamış bir Müslüman filozof olan İbn Tufeyl’in önde gelen Avrupalı ​​düşünürler üzerindeki etkisini ele alan bir makaleler derlemesidir. Yazara göre, İbn Tufeyl’in felsefi romanı Hayy bin Yakzan, Bilim Devrimi’ni müjdeleyen en önemli kitaplardan biri olarak kabul edilebilir. Bu çerçevede İbn Tufeyl’in düşünceleri, Thomas Hobbes, John Locke, Isaac Newton ve Kant gibi filozofları derinden etkilemiş ve söz konusu filozofların kitaplarında farklı şekillerde yer almıştır. Yine yazara göre, İbn Tufeyl&apos;in felsefesi Avrupa yazınında yüzyıllar boyunca benimsenmiş, eleştirilmiş ve sürekli yeniden icat edilmiştir. Ancak böylesine etkili bir roman yazmış olmasına rağmen, İbn Tufeyl’in hatırası zaman içinde unutulmuş, tarihin tozlu raflarında kaybolmuştur. Elinizdeki kitap, İbn Tufeyl’in son derece önemli felsefi romanının modern Batı düşüncesi üzerinde günümüzde de devam eden etkisini ele almaktadır. Bu ilgi çekici çalışma, karşılaştırmalı edebiyat alanında çalışan okurlara da hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ae9f1d8-43af-4ac5-be68-d5bce6fbc494.jpg</image:loc>
            <image:title>Geyşa</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr saklı bulutlar geçiyordu 
Ağlamaklı yağmurlar eşliğinde 
İçimde bir hüzünlü bir çocuk 
İçimde bir mavilikti senden kalan 
Düşler umutsuzdu ölüm kokulu mevsim 
Kerpiç evlerin yankısına düşüyordu ağıtlar 
Arzularımda bir hayat bir mavi gökyüzü 
Sakla zulanda ne olur 
Yaşam direncimi Myra</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55d6ce7c-112e-4959-825b-22ee7b154af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Walden</image:title>
            <image:caption>Kendim kadar iyi tanıdığım başka biri olsaydı 
kendim hakkında bu kadar çok konuşmazdım. 
“Bazı şeyleri diğerlerine tercih ettiğimden -özellikle de özgürlüğüme değer verdiğimden- zar zor geçinsem bile iyi yaşayabildiğim için zamanımı pahalı halılar, güzel mobilyalar, lezzetli yemekler ve Yunan ya da Gotik stilinde evler satın alacak parayı kazanmak için harcamak istemiyordum. Kısacası, nasıl daha sade ulusların uğraşları daha yapmacık olanların sporuysa, basit ve bilgece yaşadığımız takdirde bu dünyada kişinin geçimini sağlamasının bir güçlük değil, hoş bir meşgale olduğuna hem inanarak hem de deneyimleyerek buna ikna oldum.” diye açıklıyor sade ve insanlardan görece uzak yaşamı seçen yazar Walden’da. Ve kendisine “Yalnız olmaktan sıkılıyorsundur.” gibi aslında onu hiç tanımadan yapılan yorumlara cevap veriyor: 
“Nasıl bir mesafe bir insanı arkadaşlarından ayırıp onu yalnız bırakabilir? Hiçbir adımın iki zihni birbirine yaklaştıramayacağını öğrendim.” PEN ödüllü yazar Mitch Horowitz’in editörlüğünü ve özetleme görevini üstlendiği Kısaltılmış Klasikler Serisi, çağımıza damgasını vuran ve milyonları etkileyen çok değerli kitapların öz hâle getirilmiş versiyonlarından oluşmaktadır. Bilginin büyük bir hızla yayıldığı modern çağda, vakti sınırlı olmasına rağmen kendini geliştirmek isteyen okurlar düşünülerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d945814-1d94-400b-8cb7-bf6f779ebf42.jpg</image:loc>
            <image:title>Benjamin</image:title>
            <image:caption>Son zamanların en sevilen çocuk kahramanlarından Benjamin’in maceraları devam ediyor. Benjamin bir Kızılderili, bir teleferik operatörü ve bir kaplumbağa uzmanı. O artık haftanın beş günü okula giden kocaman bir çocuk! Hayatında birçok yenilik ve heyecan var. Bir kere, sınıfın en küçüğü olarak kendini sınıfın en büyüğüne karşı kollaması lazım. Neyse ki yanından hiç ayrılmayan dostları var: kaplumbağaları Bay Sowa ile Bayan Lea ve Kızılderili arkadaşı Ina. Boş okul binasına girmek, bir doğum günü pastası savaşına katılmak birlikte atılacakları bir dolu maceradan sadece birkaçı. Benjamin’le birlikte büyümeye hazır mısınız? … Oliver Scherz’in derin bir zeka ve insanın içine işleyen kavrayışıyla yazdığı öyküleri, çocukların bakış açısını yakalayan harikulade anlatımıyla sesli okumak ve birlikte düşünmek için birebir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d003bab8-e044-4371-a650-6c00c8d16e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Dünya Tarihleri - Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Avrupa’yı oluşturan milletlerin ve bugünkü devletlerin, tarihin çeşitli dönemlerinde bulundukları coğrafi konumlar ve hanedan ilişkilerinin karmaşıklığı sebebiyle, günümüzde elli ülkenin yer aldığı Avrupa kıtasının tarihini yazmak hem metot hem de içerik açısından oldukça zordur. Bu sebeple Avrupa Tarihi isimli bu eserde, Avrupa kıtasında var olan devlet ve kavimlerin ürettikleri ortak değerler üzerinden bir tarih yazımı tercih edilmiş, Avrupa kıtasının mekânsal ve tarihsel değişimi ile siyasal gelişmeler üzerinde durulmuştur. 
Eser, tam bir siyasi tarih olmanın ötesinde, Avrupa zihniyetinin doğuşu ve ortak Avrupa kültürünün ortaya çıkması üzerine yoğunlaşmıştır. Ayrıca okuyucunun zihnini hanedanlar arası kavga ve siyasi çekişmeler ile yormak yerine, Avrupa uygarlığının oluşumuna zemin hazırlayan olaylar ve onların altında yatan nedenler özetlenmiştir. Olayların sonuçlarından yola çıkarak, bunların Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı tesirler ve gerçekleşen değişimler ön planda tutulmuştur. Haliyle bu çalışma, yalnızca tarihçilerin değil tarihe ilgi duyan okuyucuların da istifade edeceği şekilde kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dad11345-b77a-4e5e-b018-d97faae1aa13.jpg</image:loc>
            <image:title>Avcunuzdaki Kelebek Hayat Defteri</image:title>
            <image:caption>Hayalleriniz, hedefleriniz, gelecek planlarınız neler? Eğer henüz bir planınız yoksa bu defter sizi geleceğiniz konusunda motive edecek ve harekete geçirecek. 


Ahmet Şerif İzgören’in kitaplarından tadımlık cümlelerin yer aldığı, Vizgo Akademiden mikro eğitimlerin bulunduğu Avcunuzdaki Kelebek Hayat Defteri raflardaki yerini aldı. Yeni bir başlangıç yapmak isteyenler, defter arayışında olanlar, yazmayı ya da planlama yapmayı sevenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4785fb55-676c-4e08-a66a-8bd9ff798a6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Suçlu Mu? Suçsuz Mu?</image:title>
            <image:caption>Önceki metinlerde farklı farklı mahlas isimlerle karşımıza çıkan Kierkegaard, bu kez Frater Taciturnus kişiliğiyle sahne alıyor; derin bir aşka tutulmuş ama bu tutkudan da kurtulmak zorunda hissediyor. Çektiği ıstırabı anlatmadan duramıyor, ve bu anlatı psikolojik bir deneye dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a57deeb3-0a31-4056-b689-1ba9fd8c75d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanskrit - Türkçe Sözlük</image:title>
            <image:caption>On se­ki­zin­ci yüz­yı­lın son­la­rı­na doğru Av­ru­pa­lı bilim adam­la­rı­nın Sansk­rit di­li­ni keş­fet­me­si hem kar­şı­laş­tır­ma­lı dil­bi­lim ça­lış­ma­la­rı­nı baş­lat­mış hem de dil­bi­li­min ge­liş­me­si­ne büyük katkı sağ­la­mış­tır. Ait ol­du­ğu dil gru­bu­nun “Hint-Av­ru­pa” ola­rak ad­lan­dı­rıl­ma­sı­na neden olan bu dil, Av­ru­pa dil­le­ri­nin bir­ço­ğuy­la ak­ra­ba ol­ma­sı­nın yanı sıra, Hi­tit­çe, La­tin­ce, Grek­çe ve Pers­çe gibi eski dil­ler­le de ak­ra­ba­dır. Es­ki­li­ği­ne oran­la çok ge­liş­miş bir yapı gös­ter­me­si ve çok geniş bir ede­bi­ya­tı­nın ol­ma­sı, bu dili gel­miş geç­miş dil­ler ara­sın­da çok ay­rı­ca­lık­lı bir yere koy­mak­ta­dır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95eed5b0-40b1-43d0-8c5e-743fc40c94ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Edebiyatı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İslâmiyet, VII. yüzyıl ortalarında İranlılar tarafından kabul edildikten sonra İran topraklarında hızla yayıldı; gerçek bilginlerini ve destekçilerini de bu topraklarda buldu. Aynı dönemlerde yerel edebiyatlar doğal gelişimlerini sürdürürken, yerel lehçeler de Arapçanın yoğun etkisinde köklü bir değişime uğradı. Bu lehçeler arasında hızla gelişerek alabildiğine yaygın bir edebiyatın dili olmayı başaran, bağımsız bir dil halini alan “Fârsî-yi Derî: Yeni Farsça” günümüze kadar İran&apos;ın resmi, siyasi ve edebî dili olarak varlığını sürdürdü. VIII. yüzyılın sonlarına doğru başlayan ve her geçen gün etkisini artıran birtakım siyasal, askeri ve edebi gelişmelerin de desteğiyle özellikle doğu İran’da Arapçanın nüfuzu azalmaya; ulusal dil “Yeni Farsça”nın yıldızı parlamaya başladı. Araplardan ülkelerinin önemli bölümünü geri alan ve kendi yönetimlerini oluşturan Saffari ve Samani hanedanları Farsça söyleyen şairleri teşvik ettiler. Fars edebiyatının alabildiğine hızla gelişim ve yükseliş sürecine girdiği bu dönemde, Yeni Fars şiirinin öncüleri, yaşadıkları çağa damga vuran büyük söz ustaları ortaya çıktı. Abbâs-i Mervezî, Hanzala-yi Badğisî, Şehîd-i Belhî, Rûdekî-yi Semerkandî, Ebû Şekûr-i Belhî, Dakikî-yi Tusî, Moncîk-i Tirmizî, Kisaî-yi Mervezî… bu dönemlerin önde gelen şairlerinden sadece birkaçıdır.  İslam sonrası ilk üç yüzyılın edebi gelişmelerine yer veren İran Edebiyatı  (İslâmiyetten Gaznenilere) Arap egemenliği altındaki İran Edebiyatı, Tahiriler, Saffariler ve Samaniler dönemi edebiyatlarını konu almakta, Yeni Farsçanın egemen olduğu coğrafyalarda Fars Edebiyatının izlerini sürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03baef8c-2e87-45b6-b32f-3e5600bd6d35.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan İnsana</image:title>
            <image:caption>YAŞAMAK, HALEN DİK DURABİLECEK HAFİFLİKTE OLANLARIN İŞİDİR. 
 
Hayatımızda karşılaştığımız hiçbir olay kaynağını dışarıdan almaz. İçimizde karşılık gelen yanlarımız olduğu için yolumuzda görünür olurlar. Her birini bizim bir parçamız kabul edip bütünümüzün o parçaların toplamından farklı olduğunu görmek, ancak içeriden dışarıya doğru bir geçiş sürecine teslim olmakla mümkün olabilir. 

Elinizdeki kitap da işte bu teslimiyetin sonunda bulunacak o değerli hazineye kavuşma umuduyla yazılmıştır. 

İNSAN İNSANA, okuyucunun zihninde bir kapı aralamak amacıyla, satırların ardında gizlenen “Ben kimim?” sorusunun etrafında şekillenmiş, avangard beş ayrı hikâyenin bir araya getirdiği bir bütündür. 

Ölümle başlayıp, doğumla biten bir yolculuğa var mısınız? 

Fakat yolun sonuna vardığınızda bulduğunuz şeyin yok oluştan varlığa kavuşmak ya da olmuşluktan hiçliğe dönmek olması, satır aralarında ne gördüğünüzle ilgili olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9ff5bb0-2f7b-4a5f-9f73-bb27caac04b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Benedictus de Spinoza - Hakikat Kendisinin Ölçüsüdür</image:title>
            <image:caption>“İnsan insanın tanrısıdır.” 

Spinoza, felsefesi ve yaşamıyla düşünce tarihinin en önemli ve en kritik eşiklerinden birisi olmuştur. Zira o, dışlanma pahasına, Tanrı’ya dair genel kavrayışı köklü biçimde eleştirmiş ve Tanrı’yı zorunluluk gereği yer kaplayan bir töz olarak kavramıştır. Onun engin düşünce dünyası Marx, Nietzsche, Kant, Hegel, Goethe, Einstein ve daha pek çok kişiye ilham vermiştir. 

Kendi krizini yaratan, çabuklaştıran, kendi kendisini yıkan ve böylece kendisini özgürce ve özüne en yakın biçimde yeniden inşa eden; kendisini sınırlayan her şeyi –yazgısını, bedenini, arzularını, ötekilerin varlığını, içine doğduğu tüm belirlenimleri– kabul ederek, hatta yücelterek aşan bir felsefeyi ve bu felsefenin neredeyse bire bir izdüşümü olan bir yaşamöyküsünü anlamaya niyetlendiğimiz bir yolculuğa çıkıyoruz. 

Şeylerin görünüşlerini değil, onları kendileri kılan şeyleri kovalayan; ötekileri kucaklayan, onların varlığından hoşnutluk duyan, incelikli, uyumlu, tutarlı ve sarsılmaz bir düşünce sistematiği ile tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8af1bb-8573-4c10-8020-e39f5ce08a63.jpg</image:loc>
            <image:title>Niyet Ettim</image:title>
            <image:caption>“AMELLERİN MÜKÂFATI NİYETLERE GÖREDİR...” 
“Niyetler hasıl olurken, kalbimizdeki sarmaşıkları, acıları temizlemek, kilitlediğimiz kapıları açabilmek, kabul etmek, izin vermek; sevginin, sevilmenin, hak ettiklerimizin, layık olduklarımızın hissine ve hazzına varmak, bu duygularla barışmak, dönüştürmek temel unsurlardan biri.” 
 
Unutmayın, elinizdeki kitap bir kerede okuyup bitireceğiniz bir eser değil! 
Her gün gözlerinizi kapatıp bir niyet seçeceksiniz, her gün bu kitapla beraber yeniden doğacaksınız, her gün gülümseyerek yeniden başlayacaksınız. Zor günlerinizde yüreğiniz her daraldığında bu kitaptan bir sayfaya sarılacaksınız. 

Şu an yaşamınızın hangi noktasında olursanız olun, o noktaya huzur ve sevgi katmak, yorgunluklarınızı kenara koymak ve şimdiye kadar yaptığınız bütün çalışmaların meyvelerini toplamak için, taş ustaları gibi taşı kırmak üzere son çekiç darbelerini indireceğiniz niyetlerle, bulutların arasından doğan güneşi izleyeceksiniz. 

Evet, bu kitap başucunuzda yoldaşınız olacak, “Bugün bana ne mesaj gelmiş?”, “Bugün neyi hatırlamam gerekiyor?”, “Bugün neyi şifalamam gerekiyor?” diyecek, gözlerinizi kapatacak ve kalbinizin sesinin size ne söylediğini öğreneceksiniz. 

Niyetleriniz hasıl, yolunuz ışık olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89009916-9557-4ce6-97de-4d9539f14691.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Kaplan - Yaz Sil (Kalemli)</image:title>
            <image:caption>Evde, okulda, tatilde… 
Kısacası her yere götürebileceğiniz şahane bir kitap hazırladık. 
“Yaz-Sil” olarak adlandırdığımız bu etkinlikleri çocuklarımız defalarca yapabilecek, eğlenerek öğrenmenin tadına varacaklar. 
Yeni Okul Öncesi Programına uygun olarak hazırlanan etkinlikleri, kalemle yeni tanışan çocuklarımız severek yapacaklar. 
Kalem ve çizgileri doğru kullanmayı öğrenen okul öncesi çağındaki çocuklarımız, ilkokul için gerekli olan temel becerileri kazanmış olacaklar. 
Minik parmaklarla tanışacağımız için çok heyecanlıyız. 
Haydi yaz-sil etkinliklerle tanışmak için acele et minik öğrenci…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08715901-fb85-4ad9-a64c-5168753cd559.jpg</image:loc>
            <image:title>Becerikli Maymun - Yaz Sil (Kalemli)</image:title>
            <image:caption>Evde, okulda, tatilde… 
Kısacası her yere götürebileceğiniz şahane bir kitap hazırladık. 
“Yaz-Sil” olarak adlandırdığımız bu etkinlikleri çocuklarımız defalarca yapabilecek, eğlenerek öğrenmenin tadına varacaklar. 
Yeni Okul Öncesi Programına uygun olarak hazırlanan etkinlikleri, kalemle yeni tanışan çocuklarımız severek yapacaklar. 
Kalem ve çizgileri doğru kullanmayı öğrenen okul öncesi çağındaki çocuklarımız, ilkokul için gerekli olan temel becerileri kazanmış olacaklar. 
Minik parmaklarla tanışacağımız için çok heyecanlıyız. 
Haydi yaz-sil etkinliklerle tanışmak için acele et minik öğrenci…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79392b52-603a-462b-8c92-877beaa4ab4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Kaplumbağa - Yaz Sil (Kalemli)</image:title>
            <image:caption>Evde, okulda, tatilde… 
Kısacası her yere götürebileceğiniz şahane bir kitap hazırladık. 
“Yaz-Sil” olarak adlandırdığımız bu etkinlikleri çocuklarımız defalarca yapabilecek, eğlenerek öğrenmenin tadına varacaklar. 
Yeni Okul Öncesi Programına uygun olarak hazırlanan etkinlikleri, kalemle yeni tanışan çocuklarımız severek yapacaklar. 
Kalem ve çizgileri doğru kullanmayı öğrenen okul öncesi çağındaki çocuklarımız, ilkokul için gerekli olan temel becerileri kazanmış olacaklar. 
Minik parmaklarla tanışacağımız için çok heyecanlıyız. Haydi yaz-sil etkinliklerle tanışmak için acele et minik öğrenci…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a768a80-947f-4a80-91d7-665502024709.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetenekli Panda - Yaz Sil (Kalemli)</image:title>
            <image:caption>Evde, okulda, tatilde… 
Kısacası her yere götürebileceğiniz şahane bir kitap hazırladık. 
“Yaz-Sil” olarak adlandırdığımız bu etkinlikleri çocuklarımız defalarca yapabilecek, eğlenerek öğrenmenin tadına varacaklar. 
Yeni Okul Öncesi Programına uygun olarak hazırlanan etkinlikleri, kalemle yeni tanışan çocuklarımız severek yapacaklar. 
Kalem ve çizgileri doğru kullanmayı öğrenen okul öncesi çağındaki çocuklarımız, ilkokul için gerekli olan temel becerileri kazanmış olacaklar. 
Minik parmaklarla tanışacağımız için çok heyecanlıyız. 
Haydi yaz-sil etkinliklerle tanışmak için acele et minik öğrenci…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2738ce20-b82c-411f-a1d0-f9a2978ff9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramdan Sonra - Çağdaş Sanatın Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Çağdaş sanat, abartılı ve birbirinden çok farklı iddiaların nesnesidir. Peki ne tür bir söylem ona eleştirel bir anlam vermemiz konusunda bize yardımcı olabilir? 
 
Osborne gerek felsefi, tarihsel ve sosyal açıdan, gerekse sanat eleştirisi açısından yeni bir yaklaşımla yerleşik fikirlere meydan okuyor. “Çağdaş sanat post-kavramsal sanattır” iddiasını ortaya koyan Osborne; Navjot Altaf, The Atlas Group, Amar Kanwar, Sol LeWitt, Gordon Matta-Clark, Gerhard Richter ve Robert Smithson’ın eserlerinin bir dizi kavramsal inşasını ve yorumunu detaylandırıyor; ayrıca “sanat uzamı” ve “sanat zamanı”nın kurumsal ve varoluşsal karmaşıklıklarına dair yeni açıklamalarda bulunuyor. 
 
Küresel kapitalizm çağında hem eleştirel hem de çağdaş olan bir sanat için kavramsal alanın haritasını çıkaran Kavramdan Sonra: Çağdaş Sanatın Felsefesi, sanat teorisine büyük bir felsefi müdahale. 
 
“Bu gecikmiş çağdaş sanat felsefesi, bize hem çağdaş sanat tarihini hem de sanat eleştirisi felsefesini yeniden düşünmek için kavramsal araçlar sağlıyor. Tutkulu ancak analitik bir yaklaşım benimseyen Osborne, yalın ve zevkle okunan anlatımıyla politik açıdan ferasetli bir söylem sunuyor. Bu eser, çağdaş sanat veya onun felsefesiyle ciddi olarak ilgilenenler için temel bir okumadır.” 
 
Ruth Noack, documenta 12’nin küratörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/668d6701-0126-484e-b0c7-768a12c53f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Bunu Yiyebilir Miyim?</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuza besin alerjisi, hassasiyeti ya da intoleransı teşhisi mi kondu? Bu tam olarak ne anlama geliyor? Bundan sonra neler yapmalı, çocuğunuzun hangi gıdaları yemesine izin vermeli, hangilerinden kaçınmalısınız? Alerji zaman içinde iyileşebilir mi? 
 
Alerjik bir çocuğa sahip olan birçok aile, her gün bunlara benzer onlarca sorunun cevabını arıyor. Uzun yıllardır çocuklarla ve aileleriyle çalışan ödüllü fonksiyonel beslenme uzmanı Christine Bailey, bu kitapta tüm bu sorulara ve çok daha fazlasına cevap verirken, evde ya da dışarıda, her zaman, her yerde mümkün olduğunca keyifli bir yaşam sürebilmeniz için birbirinden değerli ipuçları da paylaşıyor. 
 
Bu kitap sayesinde alerjik reaksiyonların nedenlerini, çocuğunuzun bedeninde olup bitenleri kolaylıkla anlarken, hem alerji ve besin intoleranslarına karşı bütüncül ve etkili bir bakış açısı geliştirecek hem de birbirinden lezzetli, sağlıklı tariflerle alerji dostu sofralar kurabileceksiniz. Bir uzmanın gözünden anne sevgisiyle yoğrularak kaleme alınan Anne Bunu Yiyebilir Miyim? sağlıklı nesiller yetiştirmek isteyen herkesin baş ucunda olmalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925b87aa-aed6-47e6-bcec-9168cdfe46c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkekler Yalnızlıklar</image:title>
            <image:caption>Bu seçki erkeklere, erkeklik dünyasına ilişkin yalnızlıkları konu edinen, “erkek yalnızlığının” evrensel ölçekte paylaşılabilir yanlarına değinen öykülerden derlendi. Kendisine öğretilmiş erkekliğin içinde tutuklu kalmış, bir türlü bunun dışına çıkamayan erkeklerin farkındalık bilinci taşımayan yalnızlığı en yaygın yalnızlık çeşitlerindendir. Bu nedenle seçkide erkeklerin içine kıstırıldıkları koşullara izdüşümler içeren öyküler bulunmasına özen gösterdim. 
Erkekler Yalnızlıklar’da farklı kuşaklardan yazarların farklı sosyal kesimlerden ve sınıflardan erkeklerin kendilerine özgü dünyalarına ışık düşüren öykülerini okuyacak, bunlar arasında yatay ya da dikey koşutluklar kurabileceğiniz yalnızlık durumları bulacaksınız. 
— Murathan Mungan 
 
Kitaptaki hikâyeciler: 
Kadri Öztopçu, Melisa Kesmez, Sibel K. Türker, Mehmet Günsür, Tarık Buğra, Ayşegül Çelik, Pınar Kür, Başar Başarır, Ayfer Tunç, Behçet Çelik, Türker Armaner, Neslihan Önderoğlu, Murat Gülsoy, Türker Ayyıldız, Polat Özlüoğlu, Murat Özyaşar, Vüs’at O. Bener, Memduh Şevket Esendal, Ahmet Büke, Oktay Akbal, Selim İleri, Mehmet Bilâl Dede, Ömür İklim Demir, Cemil Kavukçu, Necati Cumalı, Ayşegül Devecioğlu, Uğur Nazlıcan, Ahmet Güntan, Doğu Yücel ve Onur Çalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f7b4ead-cd1f-40be-80a3-02e666a23699.jpg</image:loc>
            <image:title>Görenler Olmuştur</image:title>
            <image:caption>Varoluşlarını sürdürmek için yer değiştirenler, ormana kaçanlar, uçurumların ve büyük umutların peşine düşenler, deliliğe varan bir tutkuyla sanatın izini sürenler... Felsefeciler, ressamlar, şiir avcıları, akademisyenler, çıkışı arayan üniversiteliler, âşıklar, eski devrimciler... Vuslat Çamkerten, Görenler Olmuştur’da yer alan öykülerinde büyülü sonlar yaratıyor. Hayat sıradan bir şekilde ilerlerken, bu akışı toz duman edenleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4997e64-e379-44d5-87f9-81867f88c77c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hicret, Din ü Devlet</image:title>
            <image:caption>“1856-1908 arası ‘dîn ü devlet’ kaygısı ‘muhacir’ politikasını belirlerken; 1912- 1923 arası ‘mülk ü millet’ kaygısı ‘mülteci’ politikasını; 1923-1998 arası ‘millet ve devlet’ kaygısı ‘göçmen’ politikasını ve 2011 sonrası ‘mülk ve din’ kaygısı ise ‘sığınmacı’ politikasını belirledi.”

1856-1908 arası göçen Türk, Tatar, Çerkes, Nogay, Boşnak, Gürcü ve Girit müslümanlarına yönelik Osmanlı politikasını ele alan Hicret, Dîn ü Devlet, göç yönetiminin, bu ülkede devletin modernleşme sürecinin kilit bir parçası olduğunu gösteriyor. Kırım, Kafkasya ve Balkanlar’dan gelen göçler; Müslümanların İslâmın hâkimiyetindeki topraklara sığınmasını anlatan “hicret” kavramının çerçevesi içinde, bir yandan da göçmenlerin etnik “cinslerine” göre kaydedildiği bir rejime evriliyor. Dönemin göç rejiminin, boş arazileri muhacirlerle “şenlendirmekten” öte, muhacirleri, kendi üretim olanaklarını geliştirmeye sevk eden iktisadi bir boyutu var. Müslüman nüfusu artırma önceliğiyle ve doğrudan doğruya bununla bağlantılı askerî boyutu var. Batı’yla ve Rusya’yla ilişkiler üzerinden, önemli bir uluslararası siyaset boyutu var.

Fuat Dündar, modern Türkiye’nin oluşumunda nüfus siyasetinin belirleyici önemini gösteren incelemeler zincirine bu kitapla değerli bir halka daha ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b940008-9e87-4702-9e5a-17fdb410857d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Tarihi ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Yüzlerce yıldır verili gerçeklik olarak kabul edilen Batı modernliğinin “evrenselliği”, Batı merkezli dünya tarihi anlayışları artık tartışmaya açılmış durumda: Dünyadaki güç dengelerinin de değişmesiyle gerek siyasi gerek akademik alanda farklı ülkelerin, bölgelerin dünya tarihindeki yeri, Batı’ya hiç de benzemeyen gelişim çizgileri, modelleri ele alınıyor. Öteden beri tarihteki süreğenliğe dikkat çeken Huricihan İslamoğlu da alışılagelmiş Batı merkezli modernleşme söylemine karşı eleştirel bir bakış açısı geliştiriyor.

Dünya tarihinin bütünlüğü, liberalizmin bitmek bilmeyen “devlet” meselesi, serbest piyasacı yaklaşımın açmazları, İslâmiyetin yaygın olduğu coğrafyayı dünya tarihi içinde konumlandırma çabaları, hukuk-mülkiyetmeşruiyet ilişkisi kitaptaki yazıların temel izlekleri. Çin, Osmanlı ve Babür imparatorlukları örneklerinin kapsamlı bir değerlendirmesini, Batı’yla karşılaştırılmasını da sunan İslamoğlu, Dünya Tarihi ve Siyaset’te paylaşılan bir dünya tarihi anlayışından yola çıkarak ortak bir gelecek tahayyülünün imkânlarını araştırıyor.

Tarihe farklı bir gözle bakmak isteyenler için yol gösterici nitelikte bir kitap...

“(...) altını çizmek istediğim husus, modern dönüşümün –Batı veya Doğu merkezli– bir şablona, bir reçeteye indirgenemeyeceği, onun tarihselliğidir. Aynı zamanda modernlik bir bilinci, üretilen çözümlerin sürekli değişime açıklığını, yani arıziliklerinin, geçici olduklarının bilincini temsil etmektedir; tüm çabalarımızın zamana kurban olacağını bilsek de bütün gücümüzle yaşadığımız gerçekliği Sisifosvari değiştirme iddiasıdır. Bu bağlamda özne, tarihin özneleri, onların iradeleri önem kazanıyor. Tarihsel olarak devlet yönetimleri de bu öznelerden biriydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b47c7f67-acbf-4261-b09b-3990efc30e7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Köylülüğün Sosyal Tarihi (1945-1960)</image:title>
            <image:caption>“Siyasi alan söz konusu olduğunda, köylüler siyasette pasif unsurlar olmaktan ziyade, siyasetin daha aktif bileşenlerine dönüştüler. Köylüler, çok partili sistemin ortaya çıkardığı yeni araçları kullanarak açıkça siyasallaştılar. Buna göre, hem siyasette hem de toplumsal hayatta, köylülerin sesi giderek daha fazla duyulabilir hale geldi. Daha önce büyük ölçüde görmezden gelinen köylüler ve diğer alt sınıflar, siyasetin kendi çıkarları için dönüştürücü bir güç olabileceğini fark ettiler ve böylece seslerini giderek yükselttiler.”

Geçiş diye tanımlanan dönemlere genellikle güçlü bir belirleyicilik atfedilir ve bir toplumun tarihi, ağırlıkla, söz konusu “geçiş” dönemlerine referansla düşünülür. 1945-1960 yılları arası da -çok partili siyasal hayata geçiş, Demokrat Parti’nin iktidara gelişi ve 1960 Darbesi- Türkiye tarihi için böyle bir dönemi ifade eder.

Bazen “geçiş” momentlerinin belirgin nitelikleri, dönemin birtakım kritik gelişmelerini görmeyi zorlaştırabilir. Sinan Yıldırmaz, Türkiye’de Köylülüğün Sosyal Tarihi’nde “köylülük” üzerinden bu zorluğun üzerine gidiyor. Köylülerin siyasi bir güç haline gelmesini, siyasal alanda artan görünürlüklerini, siyasi tartışmalarda “hesaba katılmalarını” köy edebiyatından, köylülerin “karıştığı” olaylardan, kırsal alanın dönüşümü, kente göç, gecekondulaşma gibi gelişmelerden hareketle anlamaya çalışıyor.

İhmal edilmiş bir alanı doldurmakla birlikte müstakbel çalışmalara da davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4566103b-5632-4653-bf87-5f283be92a66.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Bir Sorun Olarak İslamcılık</image:title>
            <image:caption>“Menderes Çınar&apos;ın bu kitabı, siyasetin konjonktür, mekan ve ajan üçlüsünün eklemlenmesi ile yarattığı ivmeyi 40 yıl öncesine giden Milli Görüş hareketinden başlatarak son
19 yılın siyasal ve sosyal evrenini tamamen kaplayan İslamcı bir siyaset özelinde tartışmakta. Demokratik siyasete taraf olmakla övünerek yaptığı analizler, son dönem iktidarlarının siyasete indirdiği ağır yaralayıcı darbelerin ülke insanında yarattığı umutsuzluğu bile, tabiri caizse, tersi bir ışıltıyla aşan, açıklayıcı tartışmalara başvuruyor. Prof. Çınar yas tutmuyor, karanlığı deliyor.”

ÜMİT CİZRE

Menderes Çınar, bir yandan İslamcılığın 1960&apos;lardan bu yana Türk siyasal hayatında bıraktığı izlere odaklanırken, diğer yandan bu izlerin siyasal İslamcılıkta yarattığı değişimleri de ele alıyor. Çınar, İslamcılığın son 20 yıldaki ana temsilcisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi&apos;ni de güncel demokrasi sorunları çerçevesinde inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eb10060-14cc-451f-927e-8f300e6c2dec.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor ve Şu Lanet Sayı</image:title>
            <image:caption>Çocukken deniz kenarında karatahta yerine kumu kullanarak aldığı dersler, Akdeniz&apos;de yaptığı yolculuklar, Yakındoğu’nun kadim medeniyetleriyle tanışma, Tales gibi bilginlerle kurulan dostluklar, Polykrates ile anlaşmazlıklar... Ve tabii ki büyük fikirleri... Batı’da “filozof” kabul edilen ilk kişi Pisagor olmuştu ve matematiği “bilimin kraliçesi” mertebesine ulaştıran öncüler arasında yer alıyordu. Hakkında akıl sır ermez hikâyeler dolaşıyordu. Hem sevildi hem de nefret edildi, bir yandan takdir diğer yandan zulüm gördü. 
 
Olimpiyat şampiyonu, filozof, müziksever ve büyük matematikçi... İşte bu, tarih ile efsane arasında gidip gelen ve kitapta bizzat kendi ağzından anlattığı hayatı. Kitabın sonundaki “Genç Pisagorcular İçin Minik Sözlük” ise metinde karşılaşılan kavramların derinlemesine anlaşılmasına yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b9ddf5d-63c1-47ad-ba52-a7ffa8ef9d8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer&apos;in Çocukluğu</image:title>
            <image:caption>“Hırkayı sırtımdan çıkardım. Biçarenin haline baktım. Gözlerimden yeniden yaş boşandı. Ne hazin manzara! Ne büyük üzüntü!  Hırka koltuğumun altında olduğu halde eve ulaştığım zaman ağlamanın devamı olarak içimi çekmekteydim. Valide beni o durumda görünce telaşla, ‘Sana ne oldu oğlum? Ne ağlıyorsun? Hırkanı niye çıkardın? Vah vah! Nedir bakayım söyle!’ diye üzüntüsünü göstermeye başladı. Hırkayı koltuğumun altından aldığı sırada dedim ki: ‘Köşe başında kuyruksuz bir köpeğe rast geldim de... Üzerime atladı.’ Valide daha fazla üzülmüş görünerek beni kucakladı. İşte asıl o vakit ağlamaya başladım. Bir felaketzedeyi en fazla teselli verenleri ağlatır.” 
 
Muallim Naci’nin, sekiz yaşına kadarki anılarını son derece içten bir dille anlattığı Ömer’in Çocukluğu, yayımlandığı 1890’dan beri tüm okurlarını gülümsetmeye devam ediyor. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f44f5531-4a7e-4d3c-90c7-2ab78be36d11.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik</image:title>
            <image:caption>“Ah, o mukaddes oda! Ah o mübarek bizim pencereler. Üç seneden beri karşıdan bu odaya bakar, zevk alırken şimdi bizzat odaya girmeyi başardım. Lakin ne çare, evvelki saadet daha büyüktü. Çünkü karşıda hayali istediğim gibi eder, hangi taraf ruhumun zevk alışını artırırsa o şekilde tahayyül ve tasavvur ederdim. 
Lakin şimdi o saadet geçti. Şu anki duruma bağlılığa mecburiyet gerekti. Durum da fena! Arada bir beyle karşı karşıya ağlamaktan başka bir şey yok. 
Bari ağlamak da birbirimizin derdine ortak olarak ağlamak olsa yine yüreğim yanmaz. O kendi derdine ağlar, ben de kendi derdime yanarım.” 
 
Modern edebiyatımızın kurucularından Ahmet Mithat Efendi’nin büyük eseri Letaif-i Rivayat’ın en acıklı öykülerinden “Evlilik” ile on beş kıssadan hisse bir arada. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efd9f8b4-4bf5-4ab3-9e10-c0aac2227dc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik</image:title>
            <image:caption>“Beni evlendirmeye kalkıştılar. Çok zorladılar. Lakin ben çocuksam da süt kuzusu da değilim ya. Oldukça aklım başımda ve bilhassa fikirlerim pek büyük ve pek ziyade. Kaleme yeni çırak oldum. Elde dört para yok. Zaten pederden almakta bulunduğum haftalığı dahi tam bir tiksintiyle almaktayım. Hevesim kendim kazanıp kendim yemekte. Şimdi şu fikir ve iddiayla beraber evlenmek ve fazla olarak pedere bir de evin masrafları için muhtaç olmak akıl kârı mıdır? Kısacası pederin teşvik ve nasihatlerinden çok kendi aklımın ve anlayışımın tavsiyesine uydum, evlenmedim.” 
 
Modern edebiyatımızın kurucularından Ahmet Mithat Efendi’nin en eğlenceli öykülerinden “Gençlik” ile toplumun dışladığı karakterlere odaklandığı “Mihnetkeşan”, yazarın anlatım gücünü gösteren kısa ama güçlü iki metin. 
 
Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0bdb263-f8d5-41c7-a82f-74a7a8502d07.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Sensin (8 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Dedektif Sensin İki Seri Bir Arada… 
 
Acele et! Bu macerada dedektif sensin! 
Her kitapta üç soruşturma ve her soruşturmada on bir şüpheli… 
Masumları aklamanı sağlayacak ipuçlarına teker teker ulaş. 
Suçu işleyip on masumun arasına gizlenen kişiyi bul ve maskesini düşür! Acele et! Bu soruşturmada dedektif sensin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d054ff-1959-4de4-aeac-e9b93741849a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Sensin 2 (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Dedektif Sensin 2. Serisi Çıktı… 
Acele et! Bu macerada dedektif sensin! 
 
Her kitapta üç soruşturma ve her soruşturmada on bir şüpheli… 
Masumları aklamanı sağlayacak ipuçlarına teker teker ulaş. 
Suçu işleyip on masumun arasına gizlenen kişiyi bul ve maskesini düşür! 
Acele et! Bu soruşturmada dedektif sensin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1537dbdf-3cc6-48af-9b54-5b3465223e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkmaz Aşk</image:title>
            <image:caption>Sadece aşk için dünyaya gelip gitmeye değerdi. 
 
Ne mutlu başlayan bir masalın kahramanlarıydılar 
ne de hikâyeleri mutlu sonla bitti… 
Onları bir araya getiren acı kavşakta umutsuzlukla tanıştılar. Çaresizliğin hapsinde, tutkunun kollarında, 
zamanın hiçliğinde… 
 
Aşk her şeye değer…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efb73d7d-44b7-4783-9cc4-9daa57797b58.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Çirpi 3 - Küçük Başımız Büyük Dertte</image:title>
            <image:caption>Hhhiiiiihhhhh… Olanlardan haberin var mı? Çilli Çirpi ve arkadaşları, başlarına bu sefer öyle bir dert açtılar ki... “Ne oldu?” dediğini duyar gibiyim. Kaybolan definecileri arayan ekibi gizlice takip ederlerken koca ormanın derinliklerinde kendileri de kayboldular. Dahası altı tünelli bir odacığın içine düştüler. Hem karanlık hem soğuk hem açlık yakalarına yapışmış hâldeyken hangi tünelin güvenli olduğunu keşfedip kurtulabildiler mi? Bütün bu hikâyeyi tek nefeste okuyacaksın. Acele et, çünkü onları ve seni tünelin sonunda bekleyen müthiş sürprizi hemen öğrenmelisin! Yıllar önce oraya saklanmış kıymetli bir hazine bulabilirler ya da belki bu tünelin ucu bambaşka bir maceraya çıkabilir! “Hayvan Pusulası” defterine Çilli Çirpi doğadaki yabani hayvanları yazıyor. Mesela erişkin bir ayının at kadar hızlı koştuğunu, minik burunlu tilkilerin bala bayıldığını, orangutanın “orman adamı” anlamına geldiğini, kangurunun doğan yavrusunu dokuz ay kesesinde taşıdığını, karıncayiyenin dişsiz olduğunu, zürafaların ses tellerinin olmadığını biliyor muydun? Çilli Çirpi ve arkadaşları maceraya hazır, eğer sen de hazırsan eğlence başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c2599aa-716e-43c9-a93f-2ce59d831975.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Çirpi 4 - Hadi Gel Konuşan Göle Gidelim</image:title>
            <image:caption>Ooooo... Vakit kaybetme katıl bize, bak göle açılan neşeli maceraya sıra geldi. Ekrem dedenin heyecanlı masalını dinlemeye bayılacaksın. Bu masaldaki Dört Kollu Şehzade, dış görünüşünden hiç memnun değil. Bilirsin bazen olur böyle şeyler… Bu durumu değiştirmeye kararlı. Sence başarabilir mi? Masaldan hemen sonra Çilli Çirpi ve arkadaşları kültür evinin açılışına gidecekler ama onları, orada da büyük ve güzel bir sürpriz bekliyor. Altı kahraman ilan edilecekler anlaşılan, ne dersin? Masallar, oyunlar, tatlı kekler, arkadaşlık ve mutlulukla dolu sayfalar arasında yüzerken birçok bilgiyle donanman için bu kitap bir harika. Çilli Çirpi “Hayvan Pusulası” adını verdiği defterine suda yaşayan hayvanları yazdı. Mesela ahtapotun üç kalbi olduğunu, balinanın yavrularını sütle beslediğini, denizatının renklerini çevreye göre düzenleyebildiğini, kirpi balığının tehlike anında çok güçlü çığlıklar attığını, torpil balığının elektrik ürettiğini, yunusların alt çenelerinin yardımıyla işittiğini daha önce biliyor muydun? Eeeee yeni arkadaşlarını daha fazla bekletme. Bak, maceralarına senin de katılmanı bekliyorlar. Belki birlikte inersiniz konuşan göle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4de76eb9-b747-4467-903d-a74a7d21d8d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Koğuş Türkiye Koğuş Dünya</image:title>
            <image:caption>Ülkemizin toplumsal ve siyasi hayatını kökten bir değişime uğratan, toplumsal belleğimizde derin izler bırakan 12 Eylül dönemi, Remzi Çayır&apos;ın hayatında da yankılarını bulan bir özelliğe sahip.
Yazar, Koğuş Türkiye Koğuş Dünya’da bu dönemde yaşananları üniversiteden taze ümitlerle yeni mezun olmuş bir gençte şahsileştirerek sunuyor.
Bu dönem siyasetin artık hayatın tüm alanlarında belirleyici olduğu, gözaltına alınmaların, sebebini bilmeksizin ve belki de sebepsiz yere yıllarca mahpushanelerde yatmanın sıradanlaştığı bir dönem. İçerinin mi yoksa dışarının mı daha güvenli olduğu bilinmiyor.
Yazar eserinde soruyor bizlere: “Koğuş denen yer,insanı dört duvar arasında gökyüzüne hasret bırakan yer mi yoksa umutlara kelepçe takan acı gerçekler mi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0686befb-8a99-4dc6-859b-996e4ac3401e.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar Diridirler</image:title>
            <image:caption>Bu eserin yazılması bana nasip oldu.
İlk yazıldığında, “Daha erken, ihtilal sahipleri bu eseri yasaklar, yayınlayanlar zor durumda kalır,” diyenler oldu. Doğrusu, eser dışarıya gönderildiğinde, dışarının puslu ve dumanlı havası ürkütücüydü.
Kimi dostların bu tür endişe taşıması da tabiiydi.
Evet, sözün burasında, o yiğitlerden ve mücadelelerinden de bahsetmek istiyorum.
Zira bu mücadele bizim nazarımızda “İslam’a hizmeti” amaçlıyordu.
Mücadele eden çoğunluğun kafasında ve yüreğinde bu niyet vardı. Bizler, saf manada İslam’ın iktidarını, Allah’ın hoşnutluğunu istiyorduk.
Şehitlerimizin son yolculukları, hâlleri bunun en büyük delilidir.
Ne var ki... Evet, üzülerek ve gözüm dolu dolu söylemek zorundayım ki, İslam diye bilinen bu davaya, bu mücadeleye ihanet edenler oldu.
İfadem ağır da olsa, bu hakikati gözler önüne sermek mecburiyetindeyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9fed48-a069-4a72-85a1-032b257a60a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamak Mahpushanesi</image:title>
            <image:caption>Mamak Mahpushanesi, adından da anlaşılacağı üzere bir hapishane romanı. Yazar Remzi Çayır, bizzat kendisinin de içinde bulunduğu, tanıklık ettiği bir dönemi, 12 Eylül askerî darbesi sonrası Mamak Askerî Cezaevi&apos;nde yaşananları roman hâline getirmiş. Yakın tarihimize dönüp baktığımızda, neredeyse her on yılda bir darbelerle kesintiye uğratılan siyasal ve toplumsal hayatımız, bugün için kimlerine pek de bir şey ilham etmeyebilir, kimleri için de o günleri yok saymak gerçek bir millî refleks hâlini almış olabilir. Ama yine de biz biz olalım o günleri idrakimize nakşetmeden geçmeyelim diyorsanız; dünyaya bakışı, siyasal kimliği, dinî inancı her ne olursa olsun, temelde &quot;insan&quot; olma ve &quot;insan&quot; kalma mücadelesinin verildiği o zamanlar bir daha yaşanmasın diye üzerinize düşeni yapmak istiyorsanız bu eseri okuyarak bir başlangıç yapabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:06+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/319a5516-31e1-4280-9ef8-35da7d03b4d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Yeşil</image:title>
            <image:caption>“Dünlerim yok anne. Ninem yok.
Mustafa yok, Ömer yok, Reis yok, Ercüment yok..
Ramazan Turhan öldü. Remzi Kütükçü öbür tarafta. Hasan Hüseyin Sanlı’nın nişanlısı, şimdi başkasının yavuklusu. Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunu okuduğu nişanlısı yitik...
Nerede olduğunu bilmemekteyim. Dursun Önkuzu’yu unuttu ülküdaşları. Mamak Mahpushanesinde dayaktan ölen Bekir Bağ on yedisindeydi anne...
On yedi yaşında, coplanarak öldürüldü. Duydun mu? Gece yarısı yatağından kaldırılıp
Ankara Ulucanlar Kapalı Cezaevi’ne götürülen Fikri’yi, A. Bülent’i ben unutmasam da, hep birlikte unutuverdik anne...
Unutmak iyidir, diyen psikiyatrın sözü doğru mu? Anne ne olur, elini alnımdan çekme.
Yüreğini yüreğime yasla, bırakma beni kahramanların yalnızlığında.”
Adım Yeşil, bir yakın dönem romanı.
İbretle, heyecanla, hüzünle, sarsılarak okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>