﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24622904-a822-4470-abc4-efbc077e8170.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Kodlayan Çocuk - Kodlama Etkinlikeri</image:title>
            <image:caption>Geleceği Kodlayan Çocuk – Kodlama Etkinlikleri +7 Yaş
Analitik düşünme, herkesin öğrenmesi gereken bir yetenektir.
Çocuklar meslek olarak bilgisayar bilimlerinin herhangi bir alanını seçmeseler bile, kodlama deneyimlerinin beraberinde getirdiği analitik düşünmenin bilincinden yararlanacak ve bu deneyimler her türlü̈ teknolojiyi anlamalarına ve bunlara hâkim olmalarına ve hemen hemen her disiplindeki sorunları çözmelerine yardımcı olacaktır.
Bu kitap,
7 yaş ve üstündeki çocukları bazı bilgisayar terimleri ve kodlama teknikleriyle eğlenceli bir şekilde tanıştırarak, kodlamanın beraberinde getirdiği yetileri kazandırmayı hedeflemektedir.
Kitabımız Tangram Hediyelidir!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95398</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a515bf23-bbf4-4b50-b15f-ecd785c1bea2.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinlikleri - 12</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98e81da2-c973-4bea-9fa0-2941a4402431.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinlikleri 15</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.

Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d54e63-f340-4dd6-95b1-ba2c6955d1a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Olgunluk Döneminden Seçme Düzyazılar 
 
Hermann Hesse’nin olgunluk döneminden, 1944-1956 yıllarına ait, en güzel düzyazılarını içeren bu seçme belirli bir tema ekseninde kaleme alınmış öykü, düşünce, anı, günlük türünde çeşitli yazılardan oluşuyor. 
 
Dengeli, titiz, yalın bir üslubu gözeten bu düzyazılarında Hesse, okul yıllarına yaptığı zihinsel yolculuklar aracılığıyla ilkgençlik dönemine dair insan portrelerinden, uluslararası üne kavuşmuş bir yazar olarak okurlarıyla ilişkilerine, toplumsallığa ve birey olmaya, totalitarizme, doğaya ve ağaçlara, çocuk varoluşuna, ölüme, Tao’ya, insanların dünyasında var olmayı seçen bir küçükkarganın yaşamına dek genişleyen, zihin açıcı felsefi bakışıyla gerçeklik-bellek-hakikat arayışı bağını örmeye gönüllü ince bir duyarlık sergiliyor. 
 
MUTLULUK: Hesse’nin olgunluk çağından bugüne seslenen sıradışı bir retrospektif. 
 
“Mutluluğu deneyimlemek için öncelikle zamandan, böylelikle hem korkudan hem de umuttan bağımsızlık gerekir.” 
 
Bu üslupta Beethoven’ın son kuartetlerinin duruluğu var. -Siegfried Melchinger 
 
Ne zarafet ve ne bilgelik, ne çok insanca duygu! -Hermann Kesten 
 
Mutluluk deyince bugün düpedüz nesnel bir şey anlıyorum ben, yani bütünlüğün kendisini, zamansız bir varoluşu, dünyanın sonsuz müziğini ve başkalarının tahminen gökkürelerinin uyumu ya da Tanrı’nın gülümsemesi diye adlandırmış olduğu şeyi anlıyorum. -Hermann Hesse</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea33293-0bc9-4dfd-99e8-1ce9158b6fff.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku ve Titreme</image:title>
            <image:caption>Modern İran edebiyatının en önemli isimlerinden olan Gulam Hüseyin Sâedi, bu kez Korku ve Titreme’yle gerçekçilikle büyülü gerçekçiliğin iç içe geçtiği bambaşka 
bir iklime götürüyor okuru. Balıkçılıkla geçinen küçük bir kıyı köyünde yaşanan gizemli olaylar yer alıyor Korku ve Titreme’de. Deniz kültürünün yaşamını biçimlendirdiği köy 
halkı kimi zaman komik, kimi zaman üçkâğıtçı, kimi zaman da çocukça bir saflıkla ama hep cahilce ve korkuyla hareket ediyor. Durağanlığın bile kendince bir tempo yarattığı 
gündelik hayat, sahile demirleyen tuhaf bir gemiyle birlikte değişerek adeta dönüşüm geçiriyor. 
 
Korku ve Titreme büyülü gerçekçiliğin güçlü kalemi Sâedi’nin, sıradan diyaloglarla olağanüstü bir atmosfer yarattığı, gerçekle gerçeküstü arasında gidip gelen özgün yapıtlarından biri. 
 
O, İranlılar için Márquez’den önceki Márquez’dir.-Ahmet Şamlu 
 
Gulam Hüseyin Sâedi’nin eserlerinde biçem, sansürü ezme mekanizması olarak işlev 
görür. Yazar, mesajı öylesine zekice iletir ki bir mesaj verildiği izlenimi yaratmaz. Bu 
gizlenmiş mesajları, eserlerini sansürlemek için okuyanlar göremediği gibi okurları da 
aldıklarının farkına varmadan alırlar.-Reza Beraheni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17accfeb-b496-4c07-903f-5c2618ee80a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Koparmalı Robotik Kodlama Etkinlikleri - 1</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.

Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb43656-08d6-40af-bf27-d33fc3336ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Kodlama ve Algoritma Aktiviteleri - 2</image:title>
            <image:caption>Dünyanın giderek dijitalleşmesi ile birlikte kodlama ve yazılım eğitimleri de ön plana çıktı. Ülkemizde kodlama eğitimi artık okul öncesi yaşlardan itibaren verilmeye başlandı.
Çocuklar kodlama eğitimi ile analitik düşünme becerisi ve kazanımını sağlar. Ayrıca olay ve durumlar arasındaki ilişki sağlama becerisini geliştiren çocuklar problem çözme yeteneği becerisine katkı sağlayıp, sistematik düşünme mantığını da kavrar.
Kodlama ve Algoritma Aktiviteleri kitapları, çocuklara okul öncesi dönemde kodlama ve algoritma mantığının temellerini kavramaları amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta yer alan etkinlikler ve boyamalar sayesinde çocuklarımız kodlama ve algoritmanın temel mantığını öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c18d1882-5292-4626-af60-d1d0e2fb22ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Süt ve Kömür</image:title>
            <image:caption>Süt ve Kömür, 60’lı yıllarda Ruhr havzasında fiziksel şiddet, sıkışmışlık ve zor koşullarla başa çıkma çabasıyla şekillenen hayatları betimliyor. Ben anlatıcı Simon, annesinin ölümünden sonra kendini gençlik yıllarının geçtiği evde bulur ve o günlerdeki kırılgan ilişkilere dair anıları canlanır. Baba, Schleswig’deki süt sağma taburesini yeraltındaki yıpratıcı maden işiyle değiştirmiştir, hafta sonları dans kaçamaklarıyla biraz soluk alan annenin, kocasının bir iş arkadaşıyla, misafir işçi Gino’yla ilişkisi vardır. 15 yaşındaki Simon, anne babası için ciddi anlamda kaygılanamayacak kadar kendi ergenliğiyle meşguldür ancak hassas psikolojisiyle kardeşi, ebeveyn ilişkisinin başarısızlığına çok daha farklı tepki verir... 
 
Annem gülmedi, sadece baktı ona; ama bakışında o denli yabancı, şenlikli bir şey vardı ki ben doğmadan önceki bir dünyaya ait bir bakışmış gibi geldi bana. Gino çakmağını çaktı, bir an için ortamda açıklanamaz ve bir alevin ağırlığı kadar kavranamaz bir değişiklik sezdim. 
 
“Bu yazı dilinin ardında aslında hep özlemini çektiğimiz bir yazın var. Ralf Rothmann kendi kuşağını en iyi temsil eden yazar.” -Peter Handke 
 
“Ralf Rothmann, Süt ve Kömür’le büyük bir iş başardı: Konuyu fazla uzatıp tadını kaçırmadan, akıllıca, yaşam dolu ve zarif bir biçimde ele alan, Anglosakson öncüllerinden aşağı kalmayacak bir Alman yazını.” -Hartmut Wilmes, Kölnische Rundschau</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03e71a12-9ade-4e0b-984c-ebcce8b8dda2.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinlikleri - 1</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.

Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f81a5aa-d181-470f-a503-ece5e10f9aec.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinlikleri 13</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1790b277-a840-4fb5-b3da-5a8126b3d564.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Kodlama ve Algoritma Aktiviteleri - Yeşil</image:title>
            <image:caption>Dünyanın giderek dijitalleşmesi ile birlikte kodlama ve yazılım eğitimleri de ön plana çıktı. Ülkemizde kodlama eğitimi artık okul öncesi yaşlardan itibaren verilmeye başlandı.
Çocuklar kodlama eğitimi ile analitik düşünme becerisi ve kazanımını sağlar. Ayrıca olay ve durumlar arasındaki ilişki sağlama becerisini geliştiren çocuklar problem çözme yeteneği becerisine katkı sağlayıp, sistematik düşünme mantığını da kavrar.
Kodlama ve Algoritma Aktiviteleri kitapları, çocuklara okul öncesi dönemde kodlama ve algoritma mantığının temellerini kavramaları amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta yer alan etkinlikler ve boyamalar sayesinde çocuklarımız kodlama ve algoritmanın temel mantığını öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adfdaf35-100b-4c5f-a6aa-075bd9599068.jpg</image:loc>
            <image:title>Georgiy Jukov</image:title>
            <image:caption>Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler… 

Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Georgiy Jukov ile devam ediyor… 
 
Jukov (1896-1974), II. Dünya Savaşı döneminde Kızıl Ordu içerisinde etkin ve dominant bir karakterdi. Stavka’da üst düzey Genelkurmay yetkilisi olarak hizmet veren Jukov, bir kritik sahadan/sektörden diğerine geçerek gerektiğinde danışman, koordinatör ve fiili cephe komutanı olarak aktif görevde bulundu. Jukov, Kızıl Ordu’yu, savaş sırasında Alman ordusu karşısında içine düştüğü hayati zafiyetten çıkararak, 1942-43’te inanılmaz bir geri dönüşe ve sonunda 1944-45’te zafere götürmeden önce, 1941 sonbaharındaki umutsuz durumu kurtarmada da kritik bir rol oynadı. 
 
Jukov savaş sırasında, çoğunlukla Batı hattında Wehrmacht’a karşı cephe muharebelerindeki başarılarıyla tanınsa da, savaşın hemen başlarında 1939’da Uzak Doğu Cephesi’nde Japon ordusuna karşı kazandığı Halhin Göl Muharebesi’yle [Moğolistan’ın doğu ucunda] ilk olarak adını duyurdu. Ancak Jukov’un askeri ve idari yöntemleri acımasızdı ve Sovyet kayıplarının daha da artmasında da rolü vardı. Keza diğer komutanlar ve astlarına karşı sert tutumuyla, sorguya açık bir profil çizdi. Jukov, Çarlık döneminde I. Dünya Savaşı’na ve 1917 Devrimi sonrasındaki Rus İç Savaşı’na (1918-1921) da subay olarak iştirak etmişti. 

Mareşal Jukov’un, Sovyetlerin kudretli lideri Josef Stalin’le ilişkileriyse genel anlamda sorunlu bir seyir izledi. Buna rağmen Büyük Savaş’ın hemen arifesinde, 1937’de Stalin’in Kızıl Ordu içerisinde giriştiği ve çok sayıda büyük komutanın tutuklanıp tasfiye edildiği büyük kıyımdan kurtulabilmeyi başardı. Berlin’e ilk giren Sovyet ordularının komutanı da Jukov’du, 8 Mayıs 1945’te Berlin’de Almanların teslim olma anlaşmasını Sovyetler Birliği adına imzalayan asker de. Ancak bu görkem uzun ömürlü olmayacaktı. 
 
II. Dünya Savaşı’nın en tanınmış Sovyet askeri olarak, Jukov’un savaş sonrası gözden düşmesi de aynı ölçüde süratli oldu. Savaş sırasında kazandığı popülarite nedeniyle Stalin’in hışmına uğradı ve pasif kıta görevine verildi. Stalin’in ölümünün ardından, kısa bir dönem Komünist Parti Merkez Komitesi Üyeliği ve Savunma Bakanlığı görevine atansa da, yeniden gözden düştü ve kendi köşesine çekilerek anılarını kaleme aldı. Sovyetler Birliği’nin çöküşüne kadar da itibarı iade edilmedi. 
 
Günümüzde Moskova’daki Devlet Tarih Müzesi’nin önünde, Kızıl Meydan’ın hemen girişinde yer alan Mareşal Jukov heykeli; Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra, 1995’te 9 Mayıs’taki zaferin yıldönümü kutlamalarından bir gün önce kaidesine konularak, büyük komutan onurlandırıldı. Resim, çizim, fotoğraf ve haritalarla zenginleştirilen elinizdeki Jukov biyografisi, hem II. Dünya Savaşı’nın Sovyet perspektifinden bir anlatısını sunuyor hem de Mareşal’in askeri becerileriyle beşerî zaaflarını beraberce ortaya koyuyor. Türkçedeki çok az sayıdaki Jukov biyografisinden biri olan bu eser, okuyucuya etkileyici bir komutan ve cephe savaşları anlatısı vaat ediyor; aynı zamanda Alman-Sovyet askeri ihtilafının da özet bir kaydını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beafe6c2-9656-446f-96c1-e957ce451138.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeki Velidi Togan</image:title>
            <image:caption>Türkiye, Rusya, İran ve Çin gibi zengin ve köklü tarihe sahip devletler, modern dünyaya uyum sağlamak için çırpınırken pek çok âlim şahsiyet yetiştirdiler. Hiç şüphe yok ki bunlardan birisi de Rusya mahkûmu Türk boylarından olan Başkurtlara mensup Zeki Velidi Togan’dır. Bıraktığı eserlerin ilmî derinliğinden açıkça anlaşıldığı üzere, fevkalâde kabiliyetli bir kimse olan Togan, erken yaşlarda Arapça, Farsça ve Rusça gibi mühim dilleri öğrenmiş ve daha 21 yaşında iken kaleme aldığı Türk ve Tatar Tarihi isimli kitap sayesinde akademik çevrelerce tanınmış ve kendisine “Yaş Müverrih” (Genç Tarihçi) unvanı verilmiştir. 
 
Hayret uyandıran karakteri ve yetenekleri, tarihi olayları kavrama kudreti ve büyük tarihçilerde bulunması lazım gelen güçlü sezgileri sayesinde, zikrettiğimiz kaynak dillerini iyi öğrenerek bilgiye doğrudan ulaşabilen Togan, hem Doğu hem de Batı medeniyetlerinin niteliklerini layıkıyla idrak edebilmiştir. Bu durum kendisine uluslararası akademik çevrelerde büyük ve haklı bir şöhret kazandırmıştır. 
 
Büyük bir tarihçi olma yolunda ilerleyen Togan’ın kişisel gelişimini sağlam temeller üzerine inşa edebilmesi, 1855-1917 yılları arasında altın çağını yaşayan ve söz konusu tarihlerde dünyada emsali bulunmayan Rus Türkoloji mektebi, özellikle de St. Petersburg uleması (en başta kendisini varisi olarak gördüğü V. V. Bartold) sayesinde mümkün olmuştur. 

Bugün itibariyle Togan’ın ilmî saygınlığı ve şöhreti yaşadığı dönemi fersah fersah aşmıştır. Kendisine ve eserlerine gösterilen ilgi gerek yurt içinde gerekse yurt dışında hızla artmaktadır. Özellikle Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra Başkurdistan ve Rusya’da Togan âdeta yeniden keşfedilmiş ve bazı eserleri İngilizce, Rusça ve Başkurtcaya tercüme edilmiştir. 

Zeki Velidi Togan’ın Türk tarihçiliğinde ve Türk düşünce hayatında mümtaz bir yer işgal ettiği kesindir. Elinizdeki eserde, dünyaca ünlü müverrihi sadece tarihçi yönüyle değil siyasî faaliyetleri ve hayatıyla da okuma imkânı bulabileceksiniz. Togan’ın her yönüyle ele alındığı bu kitabın tamamlanması tam beş yıl sürmüş ve pek çok ilim insanın katkısıyla gerçekleşmiştir. Eser, otuz dört makaleden ve Zeki Velidi Togan Bibliyografyası’ndan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6185c462-6a30-483e-b086-80c58ba384f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağım Solum Sobe</image:title>
            <image:caption>Sağ-Sol yön kavramları soyut kavramlar olduğu için çocuklarım bu kavramları öğrenmeleri çok kolay olmayabilir. Çoğunlukla okul öncesi dönemde (5/6 yaş) bu kavramlar öğretilmeye çalışılır. Ancak çocukların kısa sürede bu kavramları öğrenmeleri zordur.
Sağ-Sol ayrımını yapabilmek ; görsel bilgi, hafıza yeteneği, duyusal bilgi ve dil becerisi gibi karmaşık bilişsel süreçlerin birlikteliği ile kazanılabilir.
Yine bu dönemde çocuklarımızın sesleri ve rakamları öğrenmeye başladıkları dönemdir. Sağ-Sol ayrımını oturtamayan çocuklarımızda kimi sesleri ( b-d ) ve rakamları ( 6-9 ) karıştırdıkları görülebilir.
“ Sağım Solum Sobe “ kitabı anaokulu, ilkokul ve özel eğitim sürecinde olan çocuklarımızın bu kavramları içselleştirebilmesi için sistematik şekilde hazırlanmıştır. Çocuklarımızın bu kavramları zihinlerinde oturtabilmeleri için somutlaştırmalarını kolaylaştıracak egzersizler içermektedir.
Öğretmenlerimiz çocuklarımıza bu kavramları öğretirken “Sağım Solum Sobe” kitabından maksimum seviyede yararlanacağını ve akademik öğrenmelere ciddi katkı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eec635c-7d2a-49eb-b288-c0362a9a5872.jpg</image:loc>
            <image:title>Arı Nehrinin Ağzında</image:title>
            <image:caption>“Herkes er ya da geç evine dönmek ister.”


Bir küvete girip ortadan kaybolan maymunlar, insanlara âşık olan tilkiler, konuşma yetisi kazanan köpekler, yolculuğa çıkan bir kedi, içinde devasa canavarların yaşadığı, sisten oluşan bir nehre köprü çekmekle görevlendirilen bir mimar… 
 
Kij Johnson’ın birçok ödüle layık görülen bilimkurgu ve fantazi öykülerinde, insanların hem başka insanlarla hem de hayvanlarla tuhaf ve alışılmadık biçimde kurdukları ilişkiler irdeleniyor. Gerçekliğe fantastik bir dokunuşla temas eden bu öykülerde gördüğümüz gibi, aslında büyülü dünyalar sadece bir adım uzağımızda…


“Bu derlemenin çeşitliliği muazzam ve heyecan verici. Her öykü ayrı ayrı muhteşem.” –Ursula K. Le Guin 
 
“Bu kitap bir dönüm noktası. Buradaki öyküler öyle akıl dolu, insani ve tuhaf bir şekilde kusursuz ki kendimi alamıyorum.” –Lev Grossman 
 
“Kij Johnson bizi geçmişe, geleceğe, hayali ve egzotik dünyalara götürüyor… Her öyküde daha önce asla düşlemediğimiz ama artık hiç unutmayacağımız şeylerle karşılaşıyoruz.” –Karen Joy Fowler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a613cf2-ff4e-42eb-be86-0f30687378d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicero</image:title>
            <image:caption>DÜNYA TARİHİNİN EN ZEKİ SİYASİ DEHASI: CICERO 
“Everitt yetenekli, marifetli, açık sözlü ve çoğu zaman nüktedan bir yorumcu… Cicero, Eskiçağ dünyasındaki yurdundan, günümüzün okuyucularıyla iletişim kurabilen Everitt’i bulduğu için şanslı.” 
—The Seattle Times 
“Anthony Everitt, Roma hayatı ve geleneklerine dair okuru sıkmayan etkileyici bilgilerle dolu, anlatımında müthiş derecede temiz ve tutarlı, betimlemesindeyse bütünüyle ikna edici, Roma siyasetinin karmaşası için harika bir rehber kaleme almış.” 
—Dublin Sunday Independent 
 
Caesar’a meydan okudu. Genç Brutus’un arkadaşıydı. Pompeius’a danışmanlık yaptı. Marcus Antonius’u karşısına alıp onu azarlayabiliyordu; ona yönelik karalama kampanyasının başını çekti. Zeki, konuşkan, huysuz, siyasi manipülasyon ustasıydı, ama aynı zamanda gerçek bir vatansever ve idealistti. Roma&apos;nın en korkulan siyasetçisi, tüm zamanların en büyük hukukçularından ve devlet adamlarından biriydi. Machiavelli, Kraliçe Elizabeth, John Adams, Winston Churchill ve daha birçok siyasi figür onun hayatını derinlemesine inceledi. 

Cicero kurnaz bir siyasi aktördü. Bir avukat olarak, yaşadığı dönemde dengi olabilecek neredeyse hiç kimse yoktu. Kendisiyle çokça övünen, ne yapacağına çoğu zaman karar veremeyen, çok sevdiği kızının vefatından sonra günlerce ağlayarak ormanda dolaşacak kadar duygusal bir insandı ancak her şeyden önemlisi Cumhuriyet Roma’sının yaşadığı son günlerin en güzel konuşan ve en keskin zekâlı tanığıydı. 
26 yaşında halkın önüne çıktı ve neredeyse yarım yüzyıl boyunca Roma hukuku ve siyasetinde önemli rollerde bulundu. Efsanevi Catilina tertibini bozdu, Yakındoğu’yu Roma egemenliğine sokan muzaffer general Pompeius’a tavsiyelerde bulundu ve Senato&apos;yu Caesar’a karşı harekete geçirmek için savaştı. Galya’nın fethine, ardından gelen iç savaşa ve Caesar’ın diktatörlüğüne ve suikastına tanık oldu. Cicero, ömrü boyunca özgürlük savunucusu oldu. 
Bu dinamik ve ilgi çekici biyografide Anthony Everitt, Antik Roma’nın en görkemli, en büyüleyici, skandallarla dolu dönemini ele alıyor. Senato’da senatörlerin sürekli yasaları çiğnediği, birbirlerine komplolar kurduğu, iftiralar attığı ve birbirlerinin itibarlarını düşürmek adına türlü hilelere başvurduğu bu siyasi ortama Cicero’nun yaptığı efsanevi konuşmalar ve yazdığı mektuplarla tanıklık edişini büyük bir kalem hüneriyle bugüne aktarıyor. 
Cicero, dünya tarihinin en dikkat çekici siyasi figürlerinden olan büyük bir yurtseverin, bir özgürlük savunucusunun hayatını derinlemesine ve incelikli bir şekilde ele alırken Roma’daki gündelik yaşantıyı gözler önüne serecek bir kapı açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff93e152-c27b-4679-8c79-e01697d4e2aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Önceki Gece</image:title>
            <image:caption>İLK RANDEVULAR ÖLÜMCÜL OLABİLİR 
 
Laura Lochner’ın özel hayatı hiç parlak değildi. Bir anda ve delicesine âşık olur, her seferinde de yanlış adamı seçerdi. Son ilişkisinin ardından hayatını bir çırpıda silip atarak çocukluğunun geçtiği sokağa dönmüş ve kız kardeşinin evine sığınmıştı. Her ne kadar umutsuz görünse de internetteki çöpçatanlık sitelerinden birinde tanıştığı bir adamla şansını denemeye kararlıydı. 
 
Rosie Ferro ömrünü kardeşi için endişelenerek geçirmişti. Korkusuz ama kırılgan Laura duygusal olarak hep sınırlarda gezmiş, Rosie de onu tutabilmek için hep orada olmuştu. Kardeşinin, peşinde gizemlerle eve dönüşü, Rosie’nin kocası ve küçük oğluyla kurduğu huzurlu yaşama gölge düşürmüştü – Laura’nın kör randevusu için evden çıkmasıyla birlikte gitgide büyüyen ve koyulaşan bir gölge. 
 
Laura ertesi sabah eve dönmeyince Rosie’nin aklına doluşan, yalnızca en kötü ihtimallerdi. Telefonuna ulaşılamayan Laura, buluşacağı adamla ilgili de hiçbir bilgi vermemişti. Rosie kardeşini bulmak için çaresiz bir arayışa girişirken tek korkusu adamın ona neler yapmış olabileceği değildi. Laura’nın adama yapabileceklerinden de korkuyordu… 
 
 
“Merak uyandırıcı ve güncel bir roman olan Önceki Gece beni ilk sayfadan avucunun içine aldı. Sizi çok az gerilim kitabının gitmeye cesaret ettiği derin, karanlık yerlere götürecek bir hikâye.” —Riley Sager 
 
 
“Walker ters köşelerle dolu hikâyesinin gerilimini artırmak için farklı zaman dilimlerini kullanmada çok becerikli.” —Publisher’s Weekly 

“Walker’ın zekice yanlış yönlendirmeleri, acayip ürpertici finale giden yolun taşlarını döşüyor. Ayrıca erkeklerin yaptığı aptalca, dikkatsiz ve bazen de düpedüz kötü şeylerin suçunun toplum –ve bazen de kadınların kendisi– tarafından kadınlara yüklenmesine dair söyleyeceği aydınlatıcı şeyler var.” —Kirkus 
 
“Walker, son virajı alana kadar soluksuz bir tempo tutturma ve gerilimi manipüle etme konusundaki becerisiyle okurun merakını diri tutmayı başarıyor.” —Booklist 
 
“Sırlar, yalanlar ve zaman atlamaları okurun bütün dikkatini kitaba vermesini sağlıyor.” —Library Journal 
 
“Wendy Walker’ın yine bir solukta okunan romanı Önceki Gece’ye bayılacaksınız!” —B.A. Paris 
 
“Sağlam örülmüş mükemmel kurgusuyla Önceki Gece gerilimi yüksek ve müthiş bir hikâye… Wendy Walker, okuru gitgide büyüyen bir korkuya sürüklüyor ve günümüzün en cesur yazarlarından biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.” —Aimee Molloy 
 
“Wendy Walker tüyleri diken diken eden bu kitapla ustalığını kanıtlamış. İnsanın ağzını açık bırakan sırları ve Walker’ın insan doğasının karanlık yanına dair tekinsiz sezgisiyle Önceki Gece karşı konulmaz bir kitap.” —Mary Kubica 
 
“Keskin, merak uyandıran, inişli çıkışlı bir macera… Walker bu zekice kaleme alınmış ilgi çekici kitapta aileler ve arkadaşlar arasındaki sırları açığa çıkarıyor. Elinizden bırakamayacaksınız!” —Megan Miranda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95415</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/082ec7c1-8af9-4b50-a4f5-25f12c4c1808.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşı - Biontech Aşısına Giden Yol ve Geleceğin Tıbbı</image:title>
            <image:caption>“Bu hastalığı -keza kanser ve diğer pek çok hastalığı da- yenmek için yeni bir bilimsel yöntem kullanma arayışlarının hikâyesi onları çağımızın kahramanı yapmaya yetecekti.”—Bloomberg 
“Özlem Türeci ve Uğur Şahin, Marie ve Pierre Curie’nin radyoaktiviteyi keşfetmesinden bu yana hızla bilimin en ünlü evliliği hâline geliyor.”—The Times 

Soğuk bir aralık sabahı, İngiltere’deki Coventry Üniversite Hastanesi’nde, doksan yaşındaki Maggie Keenan tişörtünün kolunu sıyırdı ve bir hemşire sol koluna şırınga yaparken bakışlarını kaçırdı. Maggie, bir düzine televizyon ışığının parıltısı altında, şimdiden beş milyon kişinin hayatına mâl olmuş bir virüse karşı, onay almış aşıyı olan dünyadaki ilk hastaydı. 

Ocak 2020’nin ortalarında Uğur Şahin, eşi ve onlarca yıllık araştırma ortağı Özlem Türeci’ye bir salgının kapıda olduğunu söylerken henüz yalnızca birkaç koronavirüs vakası vardı. Otuz yıldır inatla sürdürdükleri kanser, HIV ve tüberküloz gibi birçok hastalığa karşı devrim yaratacak mRNA tabanlı tedaviler geliştirme azimleri, yakında Covid-19 olarak bilinecek bu virüse karşı geliştirilecek aşıya altyapı oluşturacak ve insan vücudu, kendi eczanesi hâline getirilecekti! 
Şimdi, bilim direniyordu. 

İlk başta bilim camiasında yaygın bir şüphecilikle karşı karşıya kaldılar; ancak salgın patlak verdiğinde BioNTech, olası tüm senaryolara hazırdı. 

·         Saygın ilaç şirketlerini iddialı projelerini desteklemeye nasıl ikna ettiler? 
·         Trump yönetimi ve Avrupa Birliği’nden gelen siyasi müdahaleleri nasıl yönettiler? 
·         Dünyanın her köşesine rekor sürede iki milyardan fazla doz aşıyı sağlamayı nasıl başardılar? 
·         mRNA teknolojisinin Covid-19’u alt edişi, yakın gelecekte kanser tedavisinde olası bir başarının habercisi olabilir mi? 

AŞI; Financial Times’ın Frankfurt muhabiri Joe Miller’ın, Şahin ve Türeci’nin katkılarının yanı sıra elliden fazla bilim insanı, politikacı, halk sağlığı yetkilisi ve BioNTech personeli ile yaptığı röportajlardan oluşuyor ve çağımızın en önemli atılımının arkasındaki bilimsel, ekonomik ve kişisel geçmişi açıklıyor. 
İki sıradışı kişinin etkileyici hikâyesi… Şüphesiz bu, tarihin ilk taslağı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fdbe8cb-db6e-43a1-ac13-ae822bc373ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanın Bittiği Yer</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Kestrel; tehlikeli canavarlarla dolu, uçsuz bucaksız bir ormanda yaşıyordu. Ormandaki en tehlikeli yaratıklarsa, köydeki insanları doğdukları andan itibaren takip eden ve yakalayıp yemek için en uygun anı bekleyen “yağmacılar”dı. Yağmacısını şimdiye dek kimse durduramamıştı ve yağmacısına yakalanmadan önce kazayla ölenler veya diğer yaratıklar tarafından öldürülenler “şanslı” kabul ediliyordu. 
Kestrel, yaptığı büyülerle herkesi kontrol altına alan annesi tarafından, ormandaki köylüleri korumak amacıyla yağmacıları avlamakla görevlendirildi. Çıtır kemikleri yemeye bayılan ve bir gelincik olan en yakın arkadaşı Pippit’le birlikte, ormandan ve onu küçümseyen köylülerden uzaklaşmanın bir yolunu bulmayı her şeyden çok istiyordu. Fakat kendi yağmacısı ona günden güne yaklaşırken, genç avcı ormandaki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfetmek üzereydi. 
 
Charlotte Salter, tüyler ürpertici detaylarla örülmüş bu eserinde, okuru karanlık ve fantastik bir dünyanın tam kalbine götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/174b7327-b462-47fc-8d44-fbfac46a2565.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamla Doğa Yürüyüşleri - Bir Savaşçı&apos;dan Dersler</image:title>
            <image:caption>“O, Türkiye’nin çocuklarına tıpkı kendi çocukları gibi kalbinin en derinliklerinden gelen bir sevgi duyuyordu. Şimdi anılarım sayesinde babamın okurları onun iki yanını da görebilecekler. Hem tanıdıkları, sevdikleri taraflarını hem de daha önce bilmedikleri, haberdar olmadıkları yeni yönlerini... Umuyorum ki bu anılar anne-babaların, öğretmenlerin, gençlerin ve çocukların kendi görüşlerini oluşturmalarına yardım edecektir.”
Timur Cüceloğlu
Bir “savaşçı” olma yolunda adım adım ilerlerken, dönüp baktığında gözlerini dolduran pek çok anısı vardı Doğan Cüceloğlu’nun. Yaklaşık dört yıl boyunca çocuklarından ayrı kalsa da içinden gelen sesi dinlemiş ve çocuklarıyla olan ilişkisinin kaybolup gitmesine izin vermemişti. Şüphesiz burada, başta günümüz ebeveynleri olmak üzere insan insana ilişki arzu eden her yetişkin için paha biçilmez bir ders vardı. 
Göle atılan bir taşın dalga dalga yayılan etkisi gibi, kendi çocuklarından başlayıp Türkiye’nin tüm çocuklarına ulaşma çabasıyla, insanın muhteşem potansiyelini ve biricikliğini hiç unutmamış ve unutturmamaya gayret etmiş bir baba ve eğitimciydi Doğan Cüceloğlu. Çağının çok ötesinde fikirleriyle pek çok ailenin kalbine dokundu, pek çok çocuğun kendi bahçesinde yeşermesini sağladı. Şimdi bu yolculuğun bire bir şahidi Timur Cüceloğlu’nun gözünden, bir baba ve oğlun adım adım iyileşen ilişkisine şahit olacaksınız. Bir Savaşçı’dan Dersler’de “filozof babasını” hayatın türlü zorluklarında, mücadelelerinde ve sevinçlerinde seyreden bir çocuğun samimi ve anlamlı satırlarını okurken hayata ve insan olmaya dair pek çok kıymetli değeri de en yalın ve güçlü haliyle bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8551bbf6-ebda-4dd4-bb8a-5611ed9fee1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Necdet</image:title>
            <image:caption>“Azizim! Pek büyük bir felakete uğradım. O kadar büyük ki şimdiye kadar kadınlar üzerindeki âşıkane muvaffakiyetlerimin cümlesine bedel bir felaket, ümitsiz bıraktığım gönüllerin, meftun olarak terk ettiğim aşkların hepsinin intikamından dehşetli bir felaket darbesi…” 
 
Saffet Nezihi hayatının son döneminde unutulmuş bir isimdi, maddi ve manevi bir çöküş yaşamıştı, Bakırköy Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yaşıyordu. Oysa 1900’de İkdam’da tefrika edilen ilk romanı Zavallı Necdet iki yıl sonra kitap hâlinde yayımlanmış, kısa sürede dönemin en popüler eserlerinden olmuştu. Hatta yazarının vefatından otuz sene sonra 1960 yılında, bu romanın, başrollerinde Göksel Arsoy ile Belgin Doruk’un oynadığı bir sinema uyarlaması da çekilecekti.  
 
Gönlünü eğlendirmeyi seven, hayatını tek bir kadına adayamayacak kadar özgür ruhlu Necdet Feridun, komşu evde piyano çalan Meliha Hanım’a körkütük âşık olur. Ancak Meliha, Necdet’in yakın dostlarından İbrahim Şemsi Bey’le evlenir. Bir zamanların burnu havada çapkını Necdet, bu imkânsız aşkın kahrıyla derbeder olacaktır. 
 
Saffet Nezihi’den Zavallı Necdet melodramın en saf hâli, Türk Edebiyatı’nın unutulmuş çoksatan romanlarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31ea2d41-7ac7-437c-b806-fe73e08c57c7.jpg</image:loc>
            <image:title>İthaki Korku Ajandası 2022 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“2020’nin başlarında hayatımıza giren virüsün şekillendirdiği şartların pek de iyiye gittiği söylenemez. 2022 bu bağlamda yeni bir umut ışığı yansıtıyor ama bir yandan da son iki yılın o karanlık korku birikimini yüklenmiş oluyor. Biz ise 2022’nin korku ağını kurgu alanına atıp gerçek hayatın canlılığına tutunmaya devam etmek istiyoruz. 
 
Bu fikir doğrultusunda korkunun hem klasik ve öncü isimlerinden hem de çağdaş ve yeni yeni keşfettiğimiz kalemlerinden korku edebiyatına dair fikirlerini belirttikleri kaynaklardan bazı kısımları derledik. Ebrahel Lurci’nin bu ajanda için özel olarak imza attığı illüstrasyonlar, korkunun davetkâr dünyasının kapılarını araladı. 
 
Korku, karanlık bir çerçeveyle de olsa aydınlatan bir edebiyat; yüzleştiren, hesaplaştıran, hatırlatan, fark ettiren, işaret eden ve nihayetinde dönüştüren… Umuyoruz ki 2022, kendimizi ve dünyamızı iyiye ve güzele dönüştürme yolunda ilerlediğimiz bir yıl olur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95420</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9bc40c5-8072-40ac-8dd7-a93b08d73e1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennem Melekleri</image:title>
            <image:caption>Yolun Barbar Süvarileri, Kanunsuz Motorcuların Kraliyet Sınıfı: Cehennem Melekleri 
 
Gonzo gazeteciliğinin kurucusu, Las Vegas’ta Korku ve Nefret ile Rom Günlükleri’nin efsanevi yazarı, karşı kültür ikonu Hunter S. Thompson, Cehennem Melekleri’nde, The New York Times Book Review’un tanımladığı şekilde “hiçbirimizin yüzleşmeye cesaret edemeyeceği” bir dünyanın içinden izlenimlerini anlatıyor. 
 
Hunter S. Thompson altmışların ortasında neredeyse iki yıl boyunca beraber yaşadığı, birlikte yollara düştüğü, tartışmalı hayatlarına şahit olduğu Meleklerin anarşist ruhunu bizzat, yerinde gözlemledi. Amerikan medyası ve siyasetine bodoslama giren, geleneksel toplumu “tehdit eden” bu klanın üyelerinin ve işledikleri korkunç suçların yüceltilmeden, tüm gerçekliğiyle anlatıldığı Cehennem Melekleri bir ülkeyi afallatıp korkutan asi motosiklet çetesinin yaşam tarzına dair en cesur kayıtlarından biri. 
 
“Dizginsiz üslubu ve alaycı mizahına rağmen Thompson’ın kitabı incelikli bir eser.” –The New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95421</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d231d0db-9645-436a-9fdc-75332d459c8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkrıklar Durunca</image:title>
            <image:caption>“Esasen işadamları için geniş dağların surlarıyla örtülen Anadolu’daki bu hazin akını, bu açlığın, sefaletin dalgalanışını, çıkrıklar üzerine basarak yürüyen ve gövdesi her gün birkaç ovayı yutarak şişen hayvanın seyrini görmek mümkün değildi.” 
 
Edebiyatımızın ilk toplumsal gerçekçi romanlarından Çıkrıklar Durunca sanayileşmenin farklı etkilerle cereyan ettiği Anadolu köylerinde pek tabii dinle iç içe geçen, gelişen bir isyanın portresi. Anadolu’yu iyi tanıyan yazar Sadri Ertem köylülerin açlığın kıyısındaki yaşamlarını, ütopik isyanlarını ve tüm mücadelenin üzerine odaklandığı nokta olan üretim koşullarını hassas bir betimle okura sunuyor. 
 
Kıtlık ve ağır vergiler altında takatsiz kalan Adaköy sakinleri bir sabah içlerinden birinin peygamberlik iddiasıyla uyanır. Açlık ve zulmün olağanlaştığı hayatları her türlü iddiayı kabul edecek kıvama getirmiştir onları. Ali’nin makamı olduğuna inandıkları türbenin etrafında kendilerince bir cennet inşa etmeye koyulurlar. Ancak cennete giden yolda onları birtakım engeller beklemektedir. Köylülerin her şeyini eline geçirmekte ısrarcı olan efendi sınıfından Sıddıkzade ise bu isyanı mezhep kavgası olarak göstermeye niyetlidir. 
 
Toplumsal gerçekçiliğin öncülerinden Sadri Ertem’in ilk romanı Çıkrıklar Durunca, Anadolu’nun büyük elemlerinin, çökmekte olan bir toplumsal sistemin son çırpınışının anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/555fb29c-b7e8-47bb-8cd1-df91b8ab6503.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak Güneş - Robot Serisi 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Dış Gezegenler’den birinde, Solaria’da daha önce hiç olmayan bir şey olmuştu; bir cinayet işlenmişti. Dünya’daki Uzaycı cinayetini başarıyla çözen dedektif Elijah Baley ve Auroralı ortağı R. Daneel Olivaw bu vakayı aydınlatmak üzere Solaria’ya gidecekti. İnsanların birbirini görmeden yaşadığı bu dünyada akla gelen ilk şüpheliler robotlardı. Üç Robot Kanunu’na rağmen cinayeti bir robot işlemiş olabilir miydi? Dahası, bu cinayetin hem Dünya’yı hem de Dış Gezegenler’i bekleyen büyük bir tehlikeyle nasıl bir bağlantısı vardı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5809dde-3489-4e5e-9f48-43f8bfa6a394.jpg</image:loc>
            <image:title>Deney Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Claude Bernard. 19. yüzyıl Paris’inde hayvan deneyleri. Claude ile eşi Fanny’nin sorunlu evliliği, dönemin bilim insanlarının, sanatçılarının ve aktivistlerinin toplumsal trajedisi haline geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5954fa79-d1b9-4080-a65f-bb70f65542e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezintide Bir Ev</image:title>
            <image:caption>Diyalog. Monolog. Deneme. Tekrarlamalar. Listeler. Büyüler ve kayıplardan sonraki trajik süreci “evde bir gezinti” yaparak anlatan, biçimsel olarak da sınırın dışına taşan bir lirik novella.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd2b670c-6fb8-4a04-bbef-6ede32673f59.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Ses</image:title>
            <image:caption>“Yedi Ses, kendi köklerinden yola çıkarak evrensel bir edebiyatın peşine düşen, kendi uygarlıklarının derin geleneklerinde gezinmekle yetinmeyip insan ruhunun kuytularına uzanan, ama hiçbiri birbirine benzemeyen yedi büyük yazar ve şairi, bizi yer yer şaşırtan en sakınmasız düşünceleri, eleştirileri, itirafları ve suçlamalarıyla bir kitapta buluşturuyor: Yalnızca yaşama, dünyaya, insanlığa, edebiyata, dönemin edebî tartışmalarına değil, sosyalizme, kapitalizme, dönemin siyasal olaylarına da yedi ayrı bakış. Uzaktan bakıldığında ‘yedi benzer’ gibi görünen ‘yedi benzemez’.” 
Celâl Üster 
 
Rita Guibert, kendi deyişiyle bir bıkkınlıktan, “bir kıtanın bıkkınlığı”ndan doğan Yedi Ses’te, edebiyatı köklü bir dönüşüme uğratan Latin Amerika’nın çıkardığı yedi büyük yazarla söyleşilerine yer veriyor. Miguel Angel Asturias’ın Fransız meslektaşları üzerinden dünyaya seslendiği, “Artık siz bir oturun bakalım, şimdi biz size bir şeyler anlatacağız,” sözünden yola çıkan kitapta yedi ustanın yazarlığa, edebiyata ve dünyaya dair düşünceleri, bu büyük kıtanın tek bir renkten ibaret olmadığını ortaya koyuyor ve yazarları kişisel olarak besleyen iklimleri, kültürleri ve olayları da portrelerine detay olarak ekliyor. Yedi Ses, her bir kelimesini dinlemek isteyeceğiniz bir edebiyat şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95426</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cab51d6-7312-453f-b02f-e96d6f661dfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tam Benlik Sözler</image:title>
            <image:caption>The New York Times’ın 1 numaralı çoksatar yazarı Hoda Kotb, ilham veren özlü sözlerle, yılın her günü için ayrı bir umut ışığı yakıyor. 
 
 Kendisini etkileyen insanları ve tecrübeleri okurlarıyla paylaşan Hoda Kotb annelikten arkadaşlığa, sevgiden kayba kadar pek çok konuyu ele alıyor. Pandemi döneminde tüm dünyanın karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmeye çalışan, fark yaratmak için çabalayan insanları da öne çıkaran bu kitapta kimi zaman komik kimi zaman hüzünlü, cömertlik ve nezaket dolu sımsıcak hikâyeler bulacaksınız. 
 
Hoda Kotb’un yaşam sevinci, buna en çok ihtiyaç duyduğumuz zamanda, Tam Benlik Sözler’de olanca ışıltısıyla karşımıza çıkıyor. 
 
“Kotb’un nezaket, sevgi, kayıp, dostluk ve annelikle ilgili kişisel hikâyelerden derlediği, özlü sözlerle dolu bu koleksiyon, insana iyimserlik aşılıyor. Sımsıcak sohbetlerin çekimini hissetmemek elde değil.” 
Parade 
 
 
“İçgörü, cesaret ya da dolu dolu bir kahkaha… Bu kitapta aradığınız her şey var.” 
Booklist 
 
 “Birbirinden farklı durumlarla ilgili, insanı düşünmeye teşvik eden alıntıların yer aldığı bir koleksiyon… Zekice kaleme alınmış, eğlenceli, içgörü sahibi… ne ararsanız var. Tam bir başucu kitabı.” Washington Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71de3bfe-7bd7-4e8e-b288-c149dea5f6f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Perde</image:title>
            <image:caption>Kırmızı Perde, D’Aurevilly’nin ilk yayımlandığında büyük edebî ve ahlaki tartışmalara yol açmış Şeytani Öyküler’inde topladığı altı öyküden biri. Bu kısa yolculuk öyküsü, Parisli bir beyefendi ile adı dönemin dedikodularına sıkça karışan, etkileyici ve kendini modaya ve sosyal yaşama kaptırmış Brassard vikontunun sohbetiyle şekillenir. D’Aurevilly Kırmızı Perde’de bir yandan bu yolculukta anlatılan bir yaşam hikâyesiyle okuru öykü içinde yeni bir öyküyle tanıştırırken, bir yandan da gündelik yaşamın basit objelerinin kimi zaman en derinlerde gömülü geçmiş anıları ne denli acımasızca gün yüzüne çıkarabildiğini gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5217c9c-6806-490c-8e5c-d800f06581f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Gece Perilere İnan</image:title>
            <image:caption>Düzenin mesaisinden 
kendi cenazesine geç kalan asgari insanlar tanıdım 
“kaderde varmış, kader yazmış, 
kaderin oyunu,” demeyi meslek edinmiş insanlar 
düşmeyi rutine vurup 
neye takıldığına bakamayacak kadar korkak insanlar 
anahtarı elinde tutup, kapıyı bulamayacak aciz mahlûklar 
sordum onlara, toprak nasıl kabul edecek bedenlerinizi? 
toprak kusacak sizi 
kokusu değişen yavruyu reddeden anne 
toprak tanıyamayacak sizi 
anlamı yitiren bir kelimenin hükmü nasıl biterse 
daha içinde anlam bile kazanamamış yaşamlarınız 
öylesine boş ve tuzak olacak anlamını yaratan kişiye 
şenlikler eşliğinde düzenlenen bir soykırım 
gün batımını izlerken esnemek gibi gelecektir bize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95432</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b203190-8782-445f-b375-e333eef4d32a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İle Yazılan Hu İle Okunan Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Sabırlı ol! Farkına Var! Seyret! Şükret! Senin için tasarlanmış kader, sanatçıların en muhteşemi tarafından 
kaleme alındı” derler. 
 
Her öykü̈ bir hayat, her hayat benzersiz bir öyküdür. Sadece varlığının rolünü̈ ve sebebini keşfet! Öykülerdeki farklı rollerde ve farklı mekân perdelerinde kendini seyreylemek için benimle gelir misin? 
Selamlaşacağız herhangi bir cümlenin köşe başında… 
Aşk tohumları serpilecek gönüllerimize… 
Pirlerin zamansız satırları fısıldanacak yolun çıkmazında, can suyu olacak toprağımıza… 
Kalbimize atılan sevgi tohumları ilahi aşk ile mayalanacak, yeşerecek. Hakk’ın varoluş bahçesinde buluşacağız… 
Ezelden tanışıklığımızı fark edeceğiz, kendimizden kendimize tanış olacağız… 
Öykümüzü̈ birbirimizin cümleleri ile yeniden yazıp, şahane bir kitap koyacağız dünyanın kütüphanesine… 
Varoluşun aslında tek bir öykü̈ için olduğunu anlayacağız, eğileceğiz edeple önünde… 
Zamanı geldiğinde İnşallah, Aşk ile Hû diyerek noktalayacağız… 
Aşk ile Hû.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95433</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df6041a0-734c-492d-81e2-2f6b8e19122d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gantz 10</image:title>
            <image:caption>Gantz’ta işler çığrından çıkmaya başlıyor! Kato sonsuza dek ortadan kaybolmuş olabilir mi? Kei’nin âşık olduğu bu kız da kim? Gantz’ın sırrını bilen başkaları da var mı? Peki ya kendine denk bir rakip bulmaya çalışarak etrafta dolanıp duran bu çam yarması da kim? 

Hikâye akışı ve ana kahramanlarıyla alakalı beklenmedik değişikliklerle, bildiğimiz hiçbir mangaya benzemeyen Gantz şaşırtmaya devam ediyor. Tuhaf ve dirençli uzaylılarla dolu Gantz evrenindeki karakterlerin kalıcı olduklarını söylemek pek de mümkün değil. Şu ana kadar karşımıza çıkan en uzun ömürlü karakter olan Kei zor bir soruyla karşı karşıya kalmak üzere: Acaba Gantz’la anlaşmasını yerine getirmeyi başarırsa, yavaş yavaş kanıksamaya başladığı süper güçlerinden vazgeçebilecek mi? 

Büyük bir keyifle okuyup devamını heyecanla beklediğiniz yetişkin mangası Gantz, hiç düşmeyen temposuyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/311e7b78-fec9-4a3e-a12a-c0525cb86b16.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimoza Koyu&apos;nda Bir Kış</image:title>
            <image:caption>Kapatılmış pencerelerden, yasaklanmış yollara; nefret etmemek için çok sevmemeye karar vermiş kişilerden, sonu olmayan içtenliksiz davranışlara; övülmekten hoşlanmayan bir kadın olamayacağı önyargılarından, kumpasların başka kumpaslar doğuracağı gerçeğine; Ocak ayının yeni başlangıçlara taşıyabilme yeteneğinden, yapabilmenin gücüne sahip tehlikeli kadınlara; yılın en kötücül ayı Şubat’tan, Narkissos’a, Nergis’e, Ekho’ya, Ovidius’a, Börklüce Mustafa’ya; Mart ayında sapsarı açan mimozalardan, yemyeşil renklenen umutlara; İzmir’den Karaburun’a, Chios’a, Mimoza Koyu’na ve salt adlarla anılan her yere, her kavrama, her anlayışa, her zamana; nereye gidersen git, ne yaparsan yap, neye inanırsan inan, elinde sadece adların kalacağı o acımasız gerçeğe çağırıyoruz. 
 
Stat Mimosa pristina nomine, nomina nuda tenemus. 
 
Evet, adıyla var bir zamanlar Mimoza olan, salt adlar kalır elimizde. 
 
Necdet Özkaya, bu yapıtıyla sizi Roman Sanatı’nın efsunlu yolculuklarına çağırırken, sanatın karmaşık ancak kolay algılanabilen patikalarında şaşırarak ilerlemenizi sağlıyor; sürükleyici metnin içinde yaptığınız hoş ve tuhaf yolculukta Zaman’ı, Mekân’ı ve Uzam’ı yakalamanızın tek faili olmayı da peşinen kabul ediyor; bekliyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/269db0c8-d058-4186-8ace-9e72042a7c79.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlikli Tatil Kitabım-(4-5 Yaş)</image:title>
            <image:caption>Etkinlikli Tatil Kitabım, çocukların eğitim dönemi içerisinde öğrendikleri bilgi ve becerileri pekiştirmeleri amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklar bir taraftan tatilin keyfini çıkarırken diğer taraftan hem eğlenecekler hem de öğrenecekler.
Tatil kitabı çocukların bilişsel, görsel, dikkat, koordinasyon, planlama yapabilme gibi özelliklerini geliştirecek şekilde hazırlanmıştır. Kitaptaki renkli ve hareketli resimlerle çocukların ilgisi diri ve canlı tutulmaya çalışılmıştır.
Hem tatilin keyfini çıkarmanız hem de çocuğunuzun bilgi ve becerilerini pekiştirmeniz dilekleriyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c43a6cc3-0c13-456d-b038-44d0d9e49a52.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Tamamla</image:title>
            <image:caption>Bir bütünün verilmeyen parçasını bulmak dikkat, analiz, muhakeme, odaklanma ve çözümleme gibi becerilerin gelişmesini sağlar.
“Dikkatli Tamamla“ kitabı tüm bu bilişsel süreçleri destekleyecek, gelişimine katkı sunacak ve akademik öğrenmelerin ön koşul becerilerinin tamamlanmasına katkı sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95441</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2183dce1-e315-403a-99e8-e0530726fa6a.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 16</image:title>
            <image:caption>İçindekiler:
Takdim 5 Hatice Sevgi Zengin
Makaleler 8 Pınar Kaya Özçelik
Yoksulluğun Küresel Birikimi: Risk mi? Yoksa Fırsat mı?
34 Murat Üçoğlu
Neoliberalizm Kent Alanlarında Neden Yoksulluğa İhtiyaç
Duymaktadır?
50 Fatih Kahraman
Yoksulluğun Çalışma İle İmtihanı: Çalışan Yoksullar Üzerine Bir Araştırma

71 Kerem Gökten
Piyasa Reformu ve Yeni Kent Yoksulluğu: Çin Kentlerinin Yeniden
Yapılan(dırıl)masının Ekonomi Politiği

107 Pınar Engincan
Kentsel Dönüşümün Sonuçları: Kent Yoksulluğu/Yoksunluğu ve
Toplumsal Dışlanma 

123 Selim Kılıç
Kentsel Yoksulluğa Ekolojik Bir Yaklaşım 

155 Mehmet Özel
Kentsel Yoksulluk ve Türkiye’de Yerel Yönetimlerin İşlevleri
182 Bediz Yılmaz
Yeni Türkiye, Yeni Refah Rejimi, Yeni Yönet(iş)im… ve Yoksulluk:
Sosyal Yardımların Anlam ve Ehemmiyetine Dair
210 Çağatay Edgücan Şahin&amp; Sebiha Kablay
Türkiye Kömür Madenciliğinde Çalışma Rejiminin Evrimi ve
Özyönetim Seçeneği
258 Elifhan Köse
“Yoksulluk” Kavramının Cinsiyetlenmesine Dair Kısıt ve Olanaklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95442</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c124be32-d5fa-4539-80de-53b56e33e8b3.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 11</image:title>
            <image:caption>&quot;Buralar Eskiden Bağ idi&quot;
Ankara&apos;nın Semtleri
Orçun İmga
Takdim
Mehmet Tunçer
20. Yüzyıl Başlarında Tahtakale, Karaoğlan Çarşısı ve Taşhan&apos;dan Ulus Merkezi&apos;ne Dönüşüm
Ufuk Poyraz - Merve Önder Gündoğan
Tarihsiz ve Talihsiz bir Dönüşüm: Cazibe Merkezi Olarak Hamamönü
Yasemin İlkay
Ankara&apos;da Her Yolun Çıktığı Semt: Kızılay
Funda Ş. Cantek - Besim Can Zırh
Bir Semt Monografisine Doğru: Cebeci&apos;ye Bakmak
Selda Tuncer
Küçükesat: Bağevlerinden &quot;Mahalle&quot;ye
Çılga Resuloğlu
Kavaklıdere Semti&apos;nin Oluşum Öyküsü
Ceren Aygül
1940-1950 Yılları Arasında Öteki Ankara: Altındağ
Burcu Hatiboğlu Eren
Geçmişte ve Bugün Marjinal Olanın Yarını: Yenidoğan ve Çinçin Bağları Üzerine
Seriye Sezen
Balgat: Modernleşme Kuramının &quot;Örnek&quot; Köyünden Postmodern Karmaşaya
Tansı Şenyapılı
Denetimsiz ve Adaletsiz Rant Paylaşımının Biçimlendirdiği Kentsel Dokuya Örnek: Ankara - Yıldız 
Figen Uzar Özdemir - Esra Demirkol
Etimesgut: &quot;Örnek Köy&quot;den &quot;Site-Kent&quot;e
H. Sevgi Zengin
Bir Semt Panoraması: &quot;Lale&quot; den &quot;Tuğra&quot;ya Sincan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95444</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f77d4abe-346c-4ec4-a6c9-1216c739c7c9.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 14</image:title>
            <image:caption>- Takdim 5 Fuat Güllüpınar
- Makaleler 11 Ayhan Kaya
- Türkiye&apos;de Göç ve Uyum Tartışmaları: Geçmişe Dönük Bir Bakış
- 29 Gülay Toksöz / Göç ve Kalkınma Üzerine Küresel Forum
- 38 Fatih Yıldırım / Bir Göç Hikayesi: Columbus Somali Diasporası
- 58 Jenny White / Yeni Almanya&apos;daki Türkler
- 88 Ahmet Yükleyen / Hollanda ve Almanya&apos;da Devlet Politikaları ve İslam: Milli Görüş Örneği
- 124 O. Can Ünver / Neoliberalizm ve Almanya&apos;da Güçlenen Yeni Irkçılığın Hedefindeki Türkler
- 153 Filiz Göktuna Yaylacı / Belçika&apos;da Yaşayan Türklerin Etnik Toplumsal İletişim Süreçlerine Katılımları: Emirdağ ve Posof Kökenliler Örneği
- 182 Yasemin Akis Kalaylıoğlu / Uluslararası Göç Bağlamında Bourdieu&apos;nun Kavramları: Ankara&apos;da Yaşayan İranlılar Örneği
- 206 Nilgün Tamer Görer / &quot;Hayalet&quot; Göç: Yaşam Kalitesi Arayışında Türkiye Kıyı Yerleşmelerine Yönelen Avrupa Emekliler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95445</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d0e5b7f-1bc3-427c-be52-ac21003000a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 6</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Makaleler
Dışlayıcı Yeşillik: Kahire’de Yeni Güvenlikli Siteler
Petra Kuppinger
Özet &amp; Abstract
İzmir’de Yeni Bir Konut Üretim Süreci Olarak Kapalı Konut Siteleri
T. Didem Akyol Altun
Özet &amp; Abstract
Kapalı Site Olgusunun Değişim Sürecine Bir Bakış: Beykoz Soğuksu Örneği
Ayşe Derin Öncel - Gülşen Özaydın
Özet &amp; Abstract
Kapalı Dikey Rezidanslar ve Üst Sınıfların Merkeze Koşullu Dönüş Eğilimi: Eleştirel Bir Değerlendirme
Jean-François Perouse
Özet &amp; Abstract
İstanbul’da “Orta Sınıf” ve Kapalı Siteler
Seda Aydın
Özet &amp; Abstract
Güvenlikli Siteler Arası Rekabet: “Ahlaklı Kapitalizmin” Kimlik Üzerindeki Etkisi
Başak Tanülkü
Özet &amp; Abstract
Fiziksel Duvarlar, Sembolik Sınırlar ve Yamalı Bir Şehir Olarak İstanbul
Seda Doğan
Özet &amp; Abstract
Güvenlikli Yerleşimler: Konut Kullanıcılarının Yaşam Tercihlerindeki Değişim
Lale Berkoz
Özet &amp; Abstract
Markalı Güvenlikli Site Reklamlarında Türk Orta Sınıf Hayali
Ayşe Binay Kurultay - Burcu Peksevgen
Özet &amp; Abstract
Korumalı Yerleşimlerin Pazarlama Söyleminde Kültür ve Mekân
Aliye Ahu Akgün
Özet &amp; Abstract
Solar Göz Kırpış: Life &amp; Strive Performansını Yeniden Düşünmek
Mirko Winkel
Özet &amp; Abstract
Güvenlik Mitinin Mekânsal Tezahürü Olarak Güvenlikli Siteler: La Zona Analizi
Burak Şahin - Neriman Açıkalın
Özet &amp; Abstract
Dışa Kapalı Site Olgusunu Türkiye’deki Mimarlık Dergilerinden Okumak
Şengül Yalçınkaya Erol
Özet &amp; Abstract</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95446</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a639105-332e-410c-a8de-5fc5c9466a26.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 1</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Söyleşi
Akedemyanın Velut Kalemi”: Prof. Dr. İlhan Tekeli ile Kent Üzerine
Orçun İmga-Hakan Olgun
Tam Metin
Makaleler-Prolog
Türkiye’de Kentleşme Kime Ne Kazandırıyor? Kente Teorik Bakışlar
Ruşen Keleş
Özet 1 Tam Metin
Kent Çalışmalarının Geçmişi ve Bugünü: Hakim Paradigmalar ve Yeni Sorunsallar
Tahire Erman
Özet &amp; Abstract
Kentin Tanımlanmasında Sosyolojik Yaklaşımlar: Toplumsal Süreç ve/veya Mekânın Çözümlenmesi
Eylem Özdemir
Özet &amp; Abstract
İdeal Arayışında Bir Dönüm Noktası: Yıldız Şehirler
İ. Eren Kürkçüoğlu
Özet &amp; Abstract
Ütopya’dan Distopya’ya: “Modern Şehircilik” ve Kritiği
Hakan Olgun
Özet &amp; Abstract
Karşılaştırmalı Tarih Yöntemi Bağlamında Kent Tarihçiliğinin Sorunları
Neslihan Ünal
Özet &amp; Abstract
Tuğla Yüzeyli Binalar Kent Kimliğini Belirleyici Öğelerden Birisi Olabilir mi?: Eskişehir Örneği
Emrah Gökaltun
Özet &amp; Abstract
Kent Yazıları
Dünyanın En Güzel Şehri
Mehmet Ali Kılıçbay
Özet 1 Tam Metin
Üst Üste Gelen “Tarih”ler ve Renkli “Medeniyet”ler Şehri: Kâhire
Güray Kırpık
Özet 1 Tam Metin
Kitap Eleştirisi
“Kentler: Anadolu’nun Dönüşümü, Türkiye’nin Geleceği
Zafer Çelik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95447</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/631d1500-4851-452b-9898-752841f49468.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 15</image:title>
            <image:caption>İçindekiler:
Takdim 5 Fuat Güllüpınar-Mustafa Altunoğlu
Makaleler 8 İbrahim Sirkeci-Jeffrey H. Cohen
Hareketlilik, Göç, Güvensizlik
22 Nazlı Şenses Özcan
Düzensiz Göç Üzerine Bir İnceleme: Küresel Dinamikler,
Ulus-Devletler, Göçmenler
40 Neslihan Demirtaş-Milz
Neoliberal Kent Dubai: Uluslararası Göç Politikaları,
Kentsel Kapanmalar ve Genç Filipinli Göçmenlerin Durumu
66 Alev Yücel
Batı Avrupa’da Göçmenliğin Değişen Algısı ve Türkiye Kökenli
Göçmenler
100 Sezen Ceceli Köse
Uyum Sağlamışların İkilemi: Hollanda’daki İkinci Kuşak Türkiye Kökenli
Göçmenlerin Beklentileri 

119 Damla B. Aksel
Devlet Eliyle Yurtdışına Çevre Göçü Örneği: İşçi Göçü Dönemi
Uygulanan Afet Kotası 

132 Mustafa Çakır
Göçün 50. Yılında Türkiye Avusturya İlişkilerine Genel Bir Bakış
149 Kemal Dil
Göç Olgusuna Göçmenlerin Deneyimleri Üzerinden Bakmak
172 Görkem Dağdelen
Türkiye’nin Değişen Vatandaşlık Rejimi ve Emek Göçü

198 Tahire Erman
Neoliberal Kent Projeleri ve Konut Politikalarının Göçmen Mahalle ve Yaşamlarına Etkisi: Göç Çalışmalarına Yeni bir Araştırma Gündemi Denemesi

214 A.Vedat Koçal
Bir Siyasal Değişme Etkeni Olarak Göç: Kürt Kimliğinin Siyasal
Evriminde Göç Dinamiği Örneği - Nedenler ve Sonuçlar -
242 Birce Altıok-Karşıyaka
Sınır ve Sınırdışı: Türkiye’de Yabancılar, Göç ve Devlete Disiplinlerarası Bakışlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95448</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/347a60b7-e7f5-4896-a86d-a97cb84826ba.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 18</image:title>
            <image:caption>Takdim 5 Emine Köseoğlu
Makaleler 8 Tan Kamil Gürer
Tipomorfoloji: Kentsel Mekânın Yapısını Anlamak

22 Neslihan Kulözü
Bir Mekânsal Modernleşme Öyküsü: Erzurum Kenti ve Kentsel Mekânında İkili Dokunun Oluşumu
48 Hatice Meltem Gündoğdu - Azem Kuru - Mete Korhan Özkök
Kırklareli Kent Algısı Üzerine Deneysel Bir Çalışma

80 Serkan Sınmaz - Hanife Ahsen Özdemir
Türkiye Şehir Planlama Pratiğinin Kentsel Morfoloji ve Tipoloji
Üzerindeki Etkileri, Siverek Kenti İçin Bir Değerlendirme

116 Ş. Gülin Beyhan
Isparta Kentinde Yaşanan Modernizmin Kent Kültürü ve Tipolojisi
Üzerine Yansımaları
144 Merve Saatçı - Deniz Erinsel Önder
Doğu Karadeniz Bölgesi Geleneksel Konutlarında Mekânsal Kademelenme
174 Figen Orçun Kafesçioğlu
19. Yüzyılın İkinci Yarısından Günümüze Galata/Karaköy’de Kent
Morfolojisi ve Yapı Türlerinin İncelenmesi
204 Nilgün Çolpan Erkan
Zihinsel Haritaların Biçimlenmesinde Ulaşım Ağı Bağlamında Yerleşme Tipolojisinin Etkisi; Toronto Örneği
226 Hatice Sadıkoğlu - Ahsen Özsoy
Üst Gelir Grubu Konut Tercihi Olarak Rezidans Kullanımı
246 Zehra Çetinkaya - Ayşen Ciravoğlu
Sürdürülebilir Yerleşim Modellerinin Karşılaştırılması: Eko-Kent ve Yavaş Kent
Tasnif Dışı 268 Bilge İmamoğlu
Söylemin Üretimi İle Üretim Söylemi Arasında Kamunun Mimarlığı: Arkitekt ve Bayındırlık İşleri Dergisi
286 Selin Önen
Kenti Yürüyerek Keşfetmenin Sosyolojisi

304 Merve Şen
Yusuf Atılgan’ın “Bodur Minareden Öte” Öyküsünde Mekânın Diyalektiği Üzeri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95449</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bf1982c-6a56-49f6-8f48-54edb76e68b0.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 21</image:title>
            <image:caption>İdeal Kent
Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 21
Ekoloji ve Kent
İdealKent Yayıncılık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95450</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06a26154-20c8-422e-81f3-7bda5b225e1f.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 20</image:title>
            <image:caption>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 20 Bellek ve Kentsel Koruma 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95451</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3453bf9c-02a5-4720-93e3-1678171b3057.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Kent - Kent Araştırmaları Dergisi Sayı: 3</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Makaleler
Kent Kimliğine Bütüncül Bir Bakış
Derya Oktay
Özet &amp; Abstract
Sosyal Düşüncede Kent Kimliği
Nuri Bilgin
Özet &amp; Abstract
Küreselleşme, Kent ve Kültür
Şerife Geniş
Özet &amp; Abstract
Yerel Kimliğin Mekânsal Temsili ve Québec Kentinde Korunması
Meltem Uçar - Mert N. Rifaioğlu
Özet &amp; Abstract
Küresel Kent, Kentsel Markalaşma ve Yok-Mekan İlişkileri
Gaye B. Özerk - Berrin A. Yüksekli
Özet &amp; Abstract
Küreselleşme, Madun Kamusallığı ve Taktikler: Afyon Çavuşbaş Mahallesi Örneği
Şevket E. Kızılay
Özet &amp; Abstract
Tüm Öteki’lerin Kenti
Öze Uluengin
Özet &amp; Abstract
Yok-Yer, Yersizleşme ve Yersizyurtsuzluk Kavramları Üzerine Bir Sorgulama
Özlem Berber
Özet &amp; Abstract
Kent İmajı Yaratma Sürecinde Kentsel Tasarım ve Planlamanın Sorgulanması
Gözde Ekşioğlu Çetintahra
Özet &amp; Abstract
İktidarın Mekânı Olarak Bir “Ders” ve Öteki(ler) Olarak “Öğrenciler”
Hakkı Yırtıcı
Özet &amp; Abstract
Peyami Safa’nın Romanlarında Parçalanan Modern Kent
S. Elif Aksoy
Özet &amp; Abstract
Kamusal Alanın Göz ile İnşası ve Gözden Düşüşü: Parisli Flaneur ve İstanbullu Bihruz Bey
Yılmaz Yıldırım
Özet &amp; Abstract
Bir Göçmen Kenti Olarak Eskişehir ve Eskişehir’in Sosyo-Kültürel Yapısında Tatar Kimliği
Cemile Şahin
Özet &amp; Abstract</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95452</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1abf388-5f06-43df-8b8c-1999266e4cff.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan &amp; Roma Mitleri ve Efsaneleri</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan ve Roma mit ve efsanelerini, tanrılarını, tanrıçalarını, yarı tanrılarını, kahraman ve yaratıklarını, karşılaştırmalı olarak anlatan yazar, mitolojinin temellerini pekiştirmenizi sağlayacaktır. Yunanlardaki  hangi tanrı ya da tanrıça Romalılarda kimdi, hangisinde nasıl tasvir edilmişlerdir? Antik Çağın sanatçıları eserlerinde onları nasıl göstermişlerdir? Birbirleriyle akrabalık dereceleri, kavgaları, savaşları ve barışları...  Antik çağın dini inançları, mitleri ve hikayeleri oldukça detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Kitap, mitolojiye ilgi duyanlar için çok akıcı, yalın ve doğru bir tercümenin yanı sıra iyi bir editoryal çalışma ile hazırlanmış harika bir kaynak niteliğindedir. Günümüze kadar gelmeyi başaran eserlerin resimlerinin de yer almasıyla kitap, görsel hafızaya da hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95453</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c11c5c93-c64e-4bda-ab32-18394fc9ede5.jpg</image:loc>
            <image:title>Arap Dilinde Mecrurat ve Fetih Suresindeki Tatbiki</image:title>
            <image:caption>Arap Dilinde Mecrurat ve Fetih Suresindeki Tatbiki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95454</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cc5edc5-4995-4e41-b860-f24e05d22365.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendilik Cesareti</image:title>
            <image:caption>Yazılarını İtibar, Sabit Fikir ve Muhit gibi dergilerden takip ettiğimiz Zeynep Merdan’ın ilk eseri Muhit Kitap’tan çıktı. Yazarın “kendilik cesareti” üzerine devinen iç mülahazalarını akıcı bir şekilde sunduğu kitap, okuru da sorularının cevaplarını bulmaya davet ediyor.
Kendilik Cesareti; felsefenin ve edebiyatın karşılaştığı bir güzergâhta, kendisinin peşine takılanlara kendince bir yol işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95455</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8826dab-1403-46fe-8e42-83402d7ccba5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybetmenin Halet-i Ruhiyesi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yakın dönemine yazarak şahitlik yapan yazarın bu kitaptaki denemeleri, siyasal bir bakışın ve Türkiye’yi merkeze almış olmanın açık bir tercihini içeriyor. Türkiye üzerinden düşünmenin zorluğunu biraz daha rahatlatmak için edebiyatın, retoriğin ve hatta dönemin ruhuna uygun slogan üretmenin imkânlarından yararlanılmıştır. Türkiye’nin son yirmi yılında kaleme alınan bu denemeler, aslında her birimizin düşünme biçimlerindeki değişimi de ortaya koymaktadır.

Türkiye’nin yaşadığı süreç, doğrudan kendini fark etmekle ilgilidir. Entelektüel hayat ise ezber ve sloganla kurduğu ilişkiyle kendisini açık ediyor(du). Bu denemeler hem yazarın hem de Türkiye’nin dönemsel hâlet-i rûhiyesini ortaya koyacak doğal bir imkâna da sahiptir. Diğer yandan mütemadiyen kaybetme hali ile kaybetmeye hazırlanma hali arasında gidip geldiğimize yoğun dikkat çekilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95456</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b069889a-6b11-4d30-98b7-83978abc26cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Topraktan Yükselen</image:title>
            <image:caption>Şair İbrahim Tenekeci’nin seçme yazılarından oluşan Topraktan Yükselen, uzun bir yürüyüş ve incelikle işlenmiş bir emeğin mahsulü olarak Muhit Kitap’ta okuyucuyu selamlıyor.
Sade bir hayat yaşayan, büyüklük taslamayan, hırs yapmayan insanların başka bir şeye dönüştüğünü görmedim. Yolculuğa nasıl başladılarsa öyle devam ediyorlar. İnsana başladığı gibi bitirmenin sevinci yeter. Buna “istikamet” diyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95457</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5376a1d-5654-4371-b05b-51d2aa17401f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk&apos;ün Mektebi Türkü Mektebi</image:title>
            <image:caption>Türk’ün Mektebi Türkü Mektebi
Ezgi ve sözün birlikte hayat verdiği türküler, milletimizin tarih içindeki duygularını yüklediği bir arşiv niteliğindedir. Değil mi ki müzik ruhun gıdasıdır, bizi besleyen en önemli kaynaklardan biri de türkülerdir. Bunları dinleyerek, söyleyerek şekillenir kimliğimiz. Türküler millet korosudur; bir üst dilin, bir mutabakatın adıdır. Türk&apos;ün mektebi, türkü mektebidir. “Millî birliğimiz bağlamanın telleri arasındadır” diyen Muzaffer Sarısözen, türkülerin bu yönüne dikkat çeker.
Dil, ortaya çıkışı ve sistematiği bakımından nasıl gizemli, metafizik bir özellik taşırsa, türkü ile simgeleştirilen müziğimiz de tıpkı öyledir. Bizleri, bir tespihin ipine dizer gibi Türkçenin etrafında toplayan güç, aynı zamanda türkülerin de etrafında toplamıştır. Biz bu Türkçenin ve bu türkülerin çocuklarıyız. “Birlikte türkü söyleyebildiklerim benim milliyetimdendir.” diyen Nevzat Kösoğlu, türkülerin millet hayatındaki bu önemli işlevine işaret etmektedir.
Türküler hakkında alanın uzmanı bilim adamları çok değerli akademik çalışmalar yapıyorlar. Türkülere kafa yoran her çalışma değerlidir. Elbette onlar hakkında bol dipnotlu, referanslı akademik çalışmalar devam edecek. Etmeli de. Bunlar, daha çok üniversite ve entelektüel çevrelere hitap ediyorlar. Bir de yeni nesillerin ilgisini çekecek, onlara türkülerdeki gizli güzellikleri gösterecek deneme yazılarına ihtiyaç var.
Milletimizin kültür kodlarını içinde barındıran türküler, hem ezgisiyle hem de söyledikleriyle bugün de gönüllerimizi beslemeye devam ediyorlar. İçlerinde şaşırtıcı güzellikte özgün şiir pırıltıları bulunduğu gibi, kültür tarihimizin eski hatıralarını yansıtanları da bulunmaktadır.
Türkülerin zengin dünyasına adım atacak genç şair, yazar ve müzisyenlerin, onlardan beslenerek yepyeni eserler vermeleri beklenir.
Elinizdeki çalışma, daha çok bu amaca hizmet etmek iddiasındadır. Ele aldığı konularla ilgili bütün örnekleri bir araya getiren bir malzeme yığını yerine, özgün örnekler etrafında yazılmış kısa denemelerden oluşan bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95458</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72d8597d-4425-4db8-a7df-cf16bff62c3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Şahitlik</image:title>
            <image:caption>Şair İbrahim Tenekeci’nin deneme yazılarından oluşan Yakın Şahitlik Muhit Kitap’ta okuyucuyu selamlıyor.
Sade bir anlatımın derinlikle buluştuğu Yakın Şahitlik, yaşamın olağan hızında ‘küçük bir ayrıntı’ olarak karşımıza çıkıyor.
Dünyanın eksiği, insanın isteği bitmez. İhtiyaç ile ihtiras arasındaki mesafe uzun gibi görünse de bir anda kısalabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95459</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd0163c1-013a-4ba8-83bb-74b4c2e8f741.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre&apos;nin Şehirleri</image:title>
            <image:caption>Yunus Emre’nin Şehirleri
Yunus Emre, bütün bir Anadolu’yu sevgiyle mayalamış bir ruh kahramanıdır. Milletimiz de ona duyduğu sevgiyi somutlaştırmak için Eskişehir’den Karaman’a, Aksaray’dan Erzurum’a, Isparta’dan Ordu’ya pek çok yerde adına makam dediğimiz türbeler inşa etmiştir.
Bu şehirlerin her biri önemlidir. Zira hepsi onun şehirleridir. Her birinde Yunus’tan bir iz, bir hatıra mevcuttur. İşte bu kitap, bu şehirlerin hikâyelerini anlatmayı amaçlıyor. Derdimiz Yunus Emre’yi şu veya bu şehre ait göstermek değildir. Çünkü onun asıl yeri gönüllerdir. Asıl mesele mezarının nerede olduğu değil onun kim olduğu ve ne söylediğidir.
İşte bunu anlamak için bu şehirlerdeki Yunus Emre hikâyelerinin peşine düştük. O makamların her birini ziyaret ederek Yunus’un buralara nasıl bir ruh üflediğini, nasıl bir kültür, anlayış ve gelenek oluşturduğunu görmeye, gördüklerimizi de anlatmaya çalıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95460</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6070f3b8-2cb2-4b17-ad72-85d2077e8586.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Yalan Söyleme</image:title>
            <image:caption>İki ünlü arkadaşım oldu biri Gezmiş, diğeri Gezen. İkisi de halkın mutluluğu için yola çıkmışlardı. Gezmiş’in yolu kesildi, Gezen yola devam etti. Aslında biri güldürerek, mizah yaparak, diğeri bozuk düzeni değiştirerek halkın mutlu olması için çaba gösteriyorlardı.

İkisini de faşist cunta rejimi sevmedi. Gezmiş’i düzeni değiştirmek istemesi nedeniyle tutuklayanlar, Gezen’i de Çizgilerle Nâzım Hikmet kitabı yazdığı için tutukladılar.

Ben Müjdat Gezen’in basit ama inatçı, yumuşak ama dirençli, kırılan fakat eğilmeyen tavrını, dik duruşunu, korkulardan korkmamasını sevdim.

Elinizdeki kitap Gezen’in yaşamından damıttığı ürünler. Bu kitap sade, basit ve içten bir biçemle kaleme alınmış denemeler. Kolayca sarıp sarmalayacak sizi.

Bu kitap yaşamdan kesitlerin üçüncü kitabı. Son kitap da değil bu. Bu ırmaktan daha çok sular akacak.

Tarihsel ve toplumsal gelişme sürecimiz içinde yaratılan her türlü değerleri sonraki kuşaklara iletmede bu üçlü kitap seti kilometre taşı oldu.

Bu üçlü seti çocuklarınıza da okutun. Yaşamı, yükseği alçağı, yokuşu inişi, acıyı tatlıyı öğrensinler… Ekin biriktirsinler.
Celal ÜLGEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95461</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddb03c06-b55c-4e88-baa1-183a5071695b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı</image:title>
            <image:caption>Şiirin dünyayı değiştirme gücüne inanmasa şiir yazmayacak sanki Murat Özel. Yadırgayan, sorgulayan ve bu sebeple insanı her önüne konanı kabul etmeden yaşamaya davet eden, kırgınlığına ortak olacak okurlar için yazan bir şair. Özel, kıvrak konuşuyor, gerçekleri kıvırmıyor, eğip bükmeden doğru bildiğini savunuyor. Bu savunmada saldırı yok, kin, nefret tohumları etrafa saçılmıyor fakat asla kabul de yok. Değişimi reddediş ve bu konuda direnen inancıyla duruş sahibi bir kalem. Şiir şaire hareket alanı açtığı kadar, ideal dünyasını da bizlere açıyor. Merhamet, adalet, insan kalmanın önemi gibi temel konularda titizlik, özen, inançla donanma halleri içinde yazılmış şiirler şairin ideal dünyasının bir yansıması. Bu yansımada dikkat çekici bir öz var, müzikli bir ahenk de var. Yolu açık olsun.
Zeynep Arkan
 
Maurice Blanchot, “Yorgunluğun gönlü geniştir” diyor. Murat Özel’in “AYNI” kitabını bu söz doğrultusunda okuduğumda taşlar yerine oturuyor. Murat Özel kitabında, yaşadıklarını, şahit olduklarını, sorgulamalarını ve gözlemlerini kendine özgü sesiyle dile getirerek şiir saçağı altında bizi bir toya davet ediyor. Ama şenlik bulamayacaksınız. “Aynı” gözleri namlu bir adamın hakikati sancılı bir şekilde dile getirmesi. Bu şiirlerin herhangi bir protokolde yeri yok. İyi ki de yok. Torpil geçmemiş şair hayata. Konjonktüre çelme takmasını bilmiş. İnsanın hallerine kalbinden bakan şairi görüyoruz bu kitapta.
Hüseyin Karacalar
 
Dişlerini sıkan bir şiir var mı bu zamanda diye sorsalar, Murat Özel’in yazdıklarına bir bakın derim. Sebepsiz mi, öylesine mi, boşuna mı? Elbette değil. Zamanın getirdiği ne kadar acı, karmaşa ve soru varsa onun şiirlerinde içten içe dolaşır durur. Dizeleri bazen ilaç, bazen cevap, bazen de kılıç gibidir. Sert olmasına sert şiirler yazar Murat ve fakat bir o kadar da içlidir. Toprağın, atların içliliğidir ondaki; ok ve yayın gerginliğinden gelir hıncı. Türkçe vardır bir de dağ başlarındaki, koyaklardaki gözelerde dinlenen sular gibi…
İdris Ekinci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95462</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e246f16f-39be-44fc-85cb-edde3159bc7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ihlamur Ağacında Neler Oluyor?</image:title>
            <image:caption>​“Poyraz, her sabah olduğu gibi erken uyandı. 
Penceresini aralayınca güneşin ışıkları gözlerini kamaştırdı. 
Derin bir nefes alarak ıhlamur ağacının yumuşacık kokusunu içine çekmek istedi. 
Yüzünde dışarıdan gelen havanın serin esintisini hissetti ve hiç beklemediği bir şey ile karşılaştı. 
Ihlamur ağacı her zamankinden farklı görünüyordu. 
Poyraz’la birlikte ıhlamur ağacına neler olduğunu öğrenmeye hazır mısın?” 
 
Poyraz, ıhlamur ağacının her zamankinden farklı görünmesinin sebeplerini bulmaya çalışırken içinde yoğun bir korku hisseder. Annesinin keşfettiği bir oyunla korku duygusunun zihninde beliren düşüncelerden kaynaklandığını fark eder. Sonunda gerçekçi düşüncelere ulaşır ve korku duygusu ile baş etmeyi öğrenir. 
 
Poyraz’ın öyküsü ile çocukların yoğun duygularla karşılaştığı anlarda, duygularını yönetebilmelerini sağlayacak baş etme becerilerini güçlendirmek hedeflenmiştir. Bu amaçla çocuklar için uyarlanmış “Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Teknikleri” hikâye içinde kullanılmıştır. Kitabın sonunda ebeveynler için hazırlanan bilgilendirme bölümü bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95463</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94ae9a6d-4179-4e21-a8b7-80e154e089f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Alarga</image:title>
            <image:caption>Alarga, kıymetli Şairlerimizin yüreklerimizde yer edinen dizelerinin yankısıdır.  

Can-ı gönülden akseden dizelerin yayınlanması adına, yürekten destek veren Canlar’atüm kalbimle teşekkür ederim. 

Edebiyatımıza yön veren tüm kıymetli Şairlerimizin anısına saygıyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95464</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44bc3505-32fd-455a-a6b3-15ffa4af8fa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Santa Maria Draperis</image:title>
            <image:caption>Santa Maria Draperis’le, okur tek bir yapının başlığı altında, aslında Beyoğlu’nun geçmişine ve çok yönlülüğüne doğru bir yolculuk yapıyor. 
İtalya, Fransa, İspanya, Avusturya-Macaristan, Çekoslovakya, İngiltere, Bizans, Kıbrıs, Yunanistan, Litvanya, Slovenya, Hollanda, İsviçre, Vatikan ve Osmanlı birçok yönüyle Beyoğlu’nda sahne alıyor hem tarihleri hem de dilleriyle, tek bir yapı içerisinde birbirlerine kaynaşıyor, çok geniş bir coğrafyayı bu yapıda temsil ediyor. 
Dinler, mezhepler, tarikatlar, İmparatorlar, mimarlar, ressamlar, heykeltıraşlar bir araya gelip sayfalar arasında yüzyıllar süren bir tür geçit icra ediyor. 
Sayfaları çevirirken tarihin akla gelmeyen köşelerini keşfedip Türkiye’de, İstanbul’da çalıştığını hiç bilmediğiniz sanatçılarla buluşuyor, eserlerinin tadına varıyoruz. 
Sanat yapıtlarını tamamlar şekilde, yine tek bir yapıda dünyanın pek çok ülkesinden gelen taşların yalnızca tarihi ve sanatı değil jeolojisi de estetiği de keşfediliyor. 
Eser her sayfasında, alışılmışın dışında ancak prestij kitaplarında görülen nitelikte görsel malzemenin oluşturduğu bir tür şölenle tamamlanıyor, netleşiyor. 
Sezai Balcı ve Sedat Bornovalı’nın satırları arasında hem Osmanlı ve Beyoğlu daha iyi anlaşıyor hem de İstanbul’un tarih sayfalarını anlamak için bir okuma anahtarı seçiliyor. 
Yeni başlayanlar için Beyoğlu’nu, İstanbul’u ve Osmanlı’yı anlamak yolunda ilk adım olacak, diğer yandan uzmanlar için bile birçok bilinmeyene ışık tutacak bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95465</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67f07a70-a924-42ac-84ac-851a864d426a.jpg</image:loc>
            <image:title>Koparmalı Robotik Kodlama Etkinlikleri - 5</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95466</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47284619-a0e7-4b20-a752-bfe3a3ec0060.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Kodlayan Çocuk - Kodlama Etkinlikeri</image:title>
            <image:caption>Geleceği Kodlayan Çocuk – Kodlama Etkinlikleri +5 Yaş
Analitik düşünme, herkesin öğrenmesi gereken bir yetenektir.
Çocuklar meslek olarak bilgisayar bilimlerinin herhangi bir alanını seçmeseler bile, kodlama deneyimlerinin beraberinde getirdiği analitik düşünmenin bilincinden yararlanacak ve bu deneyimler her türlü̈ teknolojiyi anlamalarına ve bunlara hâkim olmalarına ve hemen hemen her disiplindeki sorunları çözmelerine yardımcı olacaktır.
Bu kitap,
5 yaş ve üstündeki çocukları bazı bilgisayar terimleri ve kodlama teknikleriyle eğlenceli bir şekilde tanıştırarak, kodlamanın beraberinde getirdiği yetileri kazandırmayı hedeflemektedir.
Kitabımız Çıkartma Hediyelidir!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95467</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b53bc22-6f58-44a9-8de4-7fd9a236a071.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Say</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızın sözel dönem başlangıcı ile birlikte, sayı sözcüklerinin kullanımı da başlar. Kimi zaman bu sözcükler aileler tarafından ezberletilirken, kimi zamanda çevreden öğrenirler. Çocuklarımızın sayıları birbiri ardınca sıralamaları, anlamlı sayma ya da sayı sözcüklerinin somut olarak neyi temsil ettiğini bildiklerini göstermemektedir.
Aslında sayı saymanın, bir topluluktaki nesnelerin sayısının gösterilebilmesi (tane kavramı) gibi bir işlevi olmalıdır.
Okul öncesi dönemde kazanılması beklenilen bu kavram becerileri okul hayatı boyunca bir çok bilişsel becerinin doğru ve sağlıklı edinilmesine katkı sağlayacaktır.
“Dikkatli Say” kitabı ile gerek okul öncesi dönem, gerek birinci sınıf, gerekse özel eğitim sürecinde ki çocuklarımızın “dikkat, odaklanma, katagorize etme, ayırt edicilik, tane ve sayı kavramları” gibi alanlarının desteklenmesi ve geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Kitap içerisinde yer alan yüzlerce görsel ile nesne tanıma becerilerine ciddi katkı sunulacak ve sözcük dağarcıklarının artması sağlanacaktır.
“Dikkatli Say” kitabı bir çok kazanımın öğretimi esnasında öğretmenlerimizin elini güçlendiren bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95468</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa7c8809-da95-4839-8f05-af0b4b16d6fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgiler 5+ Yaş - Okul Öncesi ve Erken Okul Dönemi Aktivite Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımız okul öncesi dönemlerinde bizim işlediğimiz, şekillendirdiğimiz hamurlardır. Bu nedenle erken çocukluk döneminde yaptığımız çalışmalar onların sosyal, duygusal ve bilişsel becerilerinin temellerini oluşturur. Bu dönemde önemli olan hazırlık çalışmalarından biri de ÇİZGİ çalışmalarıdır. Hazırlamış olduğumuz çizgi çalışmaları ile çocuklarda;
- Küçük kas gelişimi
- Dikkat konsantrasyon
- Planlama becerisi
- El göz koordinasyonu
gelişimleri hedeflenmiştir. Çalışmalar etkin bir şekilde yapıldığında bilişsel gelişim sürecinde önemli bir destek sağlanmış olacaktır. Yapılan bilimsel araştırmalarda da Erken Çocukluk Döneminde küçük kas becerilerinin gelişimine yönelik yapılan çizgi çalışmalarının okula hazır bulunuşlukta yeterlilik düzeyinde önemli olduğunu göstermiştir.
ÇİZGİLER kitabımızda tüm bu basamakları dikkate alarak çalışmalarımızı sırasıyla planladık.
Çocuklarımızın eğlenerek, yaparak ve yaşayarak, öğrenmesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95470</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaeaf0ce-a685-4f14-9d8f-2ca8d661f87e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Kodlama ve Algoritma Aktiviteleri - Pembe</image:title>
            <image:caption>Dünyanın giderek dijitalleşmesi ile birlikte kodlama ve yazılım eğitimleri de ön plana çıktı. Ülkemizde kodlama eğitimi artık okul öncesi yaşlardan itibaren verilmeye başlandı.
Çocuklar kodlama eğitimi ile analitik düşünme becerisi ve kazanımını sağlar. Ayrıca olay ve durumlar arasındaki ilişki sağlama becerisini geliştiren çocuklar problem çözme yeteneği becerisine katkı sağlayıp, sistematik düşünme mantığını da kavrar.
Kodlama ve Algoritma Aktiviteleri kitapları, çocuklara okul öncesi dönemde kodlama ve algoritma mantığının temellerini kavramaları amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta yer alan etkinlikler ve boyamalar sayesinde çocuklarımız kodlama ve algoritmanın temel mantığını öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95471</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93709af9-685f-4e1d-a795-1030bc9dafe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Muallime</image:title>
            <image:caption>“Gülmek, hatta ağlamak bile Behbude’ye yaraşıyordu. Behbude gülerken solgun ve mahzun siması bahar gülleri gibi kesb-i letâfet ediyor; ağlarken güzel kirpiklerine asılan katarât-ı elem-nümûn [elem gösteren damlalar] hazin hazin damlar, renksiz yanaklarını istila eden bir pembelik, hüsnünün nekāisinden [güzelliğinin eksikliklerinden] birini ikmâl ettiği için sima güzellenir, ara sıra atfettiği nigâhlar [bakışlar], karşısındakileri gaşyedecek [mest edecek] derecede letafetnisâr [güzellik saçıcı] olduğundan artık veçhinde çirkinlikten eser kalmayıp güzel, hem de pek güzel sayılırdı…”

Ünlü tarihçi Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı olan Emine Semiye Hanım (1864-1944), ablası Fatma Aliye gibi, 21. yüzyılda yeniden keşfediliyor ve yüz yılı aşkın bir unutuluşun ardından edebiyat ve tarih sahnesinde hak ettiği yeri edinmeye başlıyor. VakıfBank Kültür Yayınları’nın Emine Semiye Külliyatı’na yazarın 1899-1901 yılları arasında Hanımlara Mahsus Gazete’de tefrika edilmeye başlayıp, ardından aynı gazetenin Hanım Kızlara Mahsus ekinde tefrikasına devam edilen romanı Muallime’yle ikinci kitabı ekliyoruz. Dönemin çalkantılı siyasal ve toplumsal atmosferini karmaşık olay örgüsü, sarmal zaman kullanımı ve kalabalık karakter kadrosuyla okura anlatan roman, eğitim ve kadın hakları ilişkisini, güçlü bir kadın karakter olan Behbude (Muallime) üzerinden aktarıyor. Aşk ve evlilik üzerine reformistten öte devrimci denebilecek bakış açısının yanı sıra son Osmanlı’nın yıkılan konak hayatının da ustalıkla işlendiği Muallime, sadece edebiyat okurlarının değil, Osmanlı Aydınlanmasının toplumsal ve siyasal yönlerini kadın hareketi üzerinden anlamak isteyen bütün araştırmacılar ve tarihseverlerin ilgisini bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95472</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57849b20-25cd-4661-8279-f68c2d325ed7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüz Yıl Savaşları</image:title>
            <image:caption>XIV. yüzyılın başlarından 1453’e kadar bir asrı aşkın bir müddet devam eden Yüz Yıl Savaşları Avrupa tarihinin dönüm noktalarından biridir. Tarihçiler İstanbul’un fethini anlatırken, Avrupa’nın içinde bulunduğu bu kanlı ve uzun savaşlara her zaman atıf yaparlar. Kıtayı siyasi manada parçalayan Yüz Yıl Savaşları, İngiliz ve Fransız kralları arasındaki feodal savaşlar zinciri olsa da neticeleri açısından dikkat çekicidir. Askerî tutum ve örgütlenmeler temelinden değişmiş, siyasî ve sosyal kurumlar yeniden şekillenmişti. Batı Avrupa orduları profesyonelleşirken köylülüğün toplumsal konumu ve işlevi de değişmişti. Kralları için savaşan köylüler sonu gelmeyen felaketlerin kurbanı olmuştu. Bununla birlikte İngiliz ve Fransız uluslarının tarihsel temelleri de bu savaşlarla atılmıştır. Hanedanlar, soylular ve kilise savaşların ortaya çıkarttığı yeni şartlara uyum sağlamaya çalışırken, bir tarihsel devir kapanmakta, erken modern Avrupa tarihinin siyasi ve toplumsal temelleri atılmaktadır. 

İngiltere’nin saygın tarihçilerinden David Green’in Yüz Yıl Savaşları: Bir Halk Tarihi başlıklı eseri, sürükleyici bir anlatımla yaşanan çatışmaların özellikle İngiltere ve Fransa halklarını nasıl değiştirdiğini ve hatta oluşturduğunu orijinal birincil kaynaklar üzerinden ele alıyor. Şövalyeler, soylular, ruhban, krallar, askerler ve esirler: bu sürükleyici tarih araştırmasının aktörleri. Mete Tunçay’ın çevirisi ile sunulan elinizdeki bu kitap, Türk tarih çalışmalarında kendine pek yer bulamayan Yüz Yıl Savaşları için öncü bir rol oynayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95474</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/864ce036-c7fb-4946-baf5-2797db8ef554.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Kodlama ve Algoritma Aktiviteleri - Sarı</image:title>
            <image:caption>Dünyanın giderek dijitalleşmesi ile birlikte kodlama ve yazılım eğitimleri de ön plana çıktı. Ülkemizde kodlama eğitimi artık okul öncesi yaşlardan itibaren verilmeye başlandı.
Çocuklar kodlama eğitimi ile analitik düşünme becerisi ve kazanımını sağlar. Ayrıca olay ve durumlar arasındaki ilişki sağlama becerisini geliştiren çocuklar problem çözme yeteneği becerisine katkı sağlayıp, sistematik düşünme mantığını da kavrar.
Kodlama ve Algoritma Aktiviteleri kitapları, çocuklara okul öncesi dönemde kodlama ve algoritma mantığının temellerini kavramaları amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta yer alan etkinlikler ve boyamalar sayesinde çocuklarımız kodlama ve algoritmanın temel mantığını öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95475</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/064385cf-3214-43b2-a974-bbf83e67cbcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinlikleri - 9</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.

Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95476</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c69b53f-dc91-4637-9de5-d0eb56929810.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinlikleri 16</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.

Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95478</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef212e0b-112b-422f-9c06-77242b2967e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesleri Fark Ediyorum - İlk Ses Son Ses Farkındalığı</image:title>
            <image:caption>“Ses bilgisi farkındalığı gösterir. “ kazanımı çocuklarımızın anaokulu döneminde edinmesini beklediğimiz fonolojik bir kazanımdır. Yeterli öğrenme süreçlerini yaşayamayan yada bu alanda güçlük çeken çocuklar okuma yazma sürecinde sözcüklerin ilk/son seslerini, ilk/son hecelerini ayırt bulmakta zorlanabilirler. Ciddi bir analiz ve çözümleme yapabilme becerisine ihtiyaç duyarlar.
Sesleri Fark Ediyorum kitabı bu alanda zorluk yaşayan yada pratik ihtiyacı olan çocuklarımızın bolca egzersiz yapmasını sağlayan ; ardıl işlem becerisi, muhakeme, parça bütün ilişkisi ve çözümleme yapabilme gibi bilişsel becerilerini doğrudan etkileyen bir etkinlik kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95480</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f734cdf-4cc7-4fa2-a19c-c2a5b5252623.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinlikleri - 11</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95481</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c77dd0e-4f33-425e-ba41-b790915b2f76.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotik Kodlama Etkinlikleri 21</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu öğrenme serüveni; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.

Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Robotik Kodlama Etkinlikleri; bu uyarıcılardan biri olan kitapların 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95482</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cb137ef-0547-4424-b6ac-3b5f71b8bcd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Garip Seyyah - Beş Taş</image:title>
            <image:caption>Ahmet SANDAL 
Hâlimi tercüme edecek olursam ya da hayat hikâyemi kısaca belirtecek olursam, aklıma şunlar geliyor: Memleket olarak doğduğum yeri sorarsanız Pazarcık. Kahramanmaraş’ın şirin bir ilçesi. Pazarcığa, Kahramanmaraş’tan gelmişiz. Aslımız Kahramanmaraş’lıdır. Sandalzade olarak bilinen bir aileye mensubum. Annem Besni’lidir. 7 kardeşin üçüncüsüyüm. 1965 yılında doğdum. Babam geçimini Marangozlukla sağlardı. 15 yıl kadar önce emekli oldu. Annem 2007 yılında vefat etti. Allah (cc) rahmet eylesin. Canım Annem, birçok Anadolu kadını gibi çileli bir hayat yaşadı. Babam da elinden emektar bir kişidir. Hayatı boyunca hep çalışarak yaşadı. Babam gibi Ben de el sanatlarıyla ilgilenmeyi ve marangozluk mesleğinde ürünler üretmeyi çok isterdim. Ancak, elim el sanatkârlığına yatkın değil. Sanatkâr olamadığımız için okuduk. Pazarcık Lisesi’nden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdim. Şiire 13 yaşında başladım. Ortaokul, lise, üniversite yıllarında çok şiir yazdım. 1987 yılında memuriyete başlayınca biraz mola vereyim dedim. Bu mola uzun sürdü. Yazmaya tekrar 2000’li yıllardan sonra başladım. Bu tarihten sonra edebiyat alanındaki çaba ve çalışmalarımı artırdım. 
 
Ayrıca, fertlerde içsel gelişim ve ruhi olgunluk sağlayacak görüş ve düşüncelerimi de çeşitli yayın vasıtalarıyla topluma aktardım. Kamu yönetiminin geliştirilmesi, adil idare, ahlaklı nesil meydana getirme, ailenin güçlendirilmesi, temiz ve güzel çevrede yaşamak için gerekli olan şartlar hususunda da eserler, çalışmalar gerçekleştirdim. Elhamdülillah, bu doğrultuda birçok kitap yayınladığım gibi, makale ve köşe yazısı da yazdım. Onlarca seminer ve konferans sundum. Yukarıda da belirttim. Edebiyat ve şiir konusunda, ta çocukluk yıllarıma giden ilgi ve sevgim vardır.  Elinizdeki bu kitap esasında bir denemedir. Roman ya da hikaye denemesidir. Olmuştur, inşallah. 
 
Evliyim. Mehmet, Ebru Nur ve Abdurrahman Taha isminde üç çocuk babasıyım. Ahmed Fuad isminde bir torunum var. Maşallah. 
 
Bu kitabın ana maksadı yüreğimden kaynaklanan duyguları, aklımdan yayılan düşünceleri sizlere sunmak ve sizin de yüreklerinizde hoşluk ve akıllarınızda aydınlık meydana getirebilmektir. Kendi yüreğim ile aklımı da hoş duygulara ve aydınlık fikirlere her daim muhtaç bilirim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95483</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6703f0b3-8598-4d8c-9e0a-0d2a35bc0bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşadım mı Yaşlandım mı</image:title>
            <image:caption>Hâlimi tercüme edecek olursam ya da hayat hikâyemi kısaca belirtecek olursam, aklıma şunlar geliyor: Memleket olarak doğduğum yeri sorarsanız Pazarcık. Kahramanmaraş’ın şirin bir ilçesi. Pazarcığa, Kahramanmaraş’tan gelmişiz. Aslımız Kahramanmaraş’lıdır. Sandalzade olarak bilinen bir aileye mensubum. Annem Besni’lidir. 7 kardeşin üçüncüsüyüm. 1965 yılında doğdum. Babam geçimini Marangozlukla sağlardı. 15 yıl kadar önce emekli oldu. Annem 2007 yılında vefat etti. Allah (cc) rahmet eylesin. Canım Annem, birçok Anadolu kadını gibi çileli bir hayat yaşadı. Babam da elinden emektar bir kişidir. Hayatı boyunca hep çalışarak yaşadı. Babam gibi Ben de el sanatlarıyla ilgilenmeyi ve marangozluk mesleğinde ürünler üretmeyi çok isterdim. Ancak, elim el sanatkârlığına yatkın değil. Sanatkâr olamadığımız için okuduk. Pazarcık Lisesi’nden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdim. Şiire 13 yaşında başladım. Ortaokul, lise, üniversite yıllarında çok şiir yazdım. 1987 yılında memuriyete başlayınca biraz mola vereyim dedim. Bu mola uzun sürdü. Yazmaya tekrar 2000’li yıllardan sonra başladım. Bu tarihten sonra edebiyat alanındaki çaba ve çalışmalarımı artırdım. 2006 yılından bu güne 17 kitap yayınlamak kısmet oldu. Elhamdülillah.

Ayrıca, fertlerde içsel gelişim ve ruhi olgunluk sağlayacak görüş ve düşüncelerimi de çeşitli yayın vasıtalarıyla topluma aktardım. Kamu yönetiminin geliştirilmesi, adil idare, ahlaklı nesil meydana getirme, ailenin güçlendirilmesi, temiz ve güzel çevrede yaşamak için gerekli olan şartlar hususunda da eserler, çalışmalar gerçekleştirdim. Elhamdülillah, bu doğrultuda birçok kitap yayınladığım gibi, makale ve köşe yazısı da yazdım. Onlarca seminer ve konferans sundum. Yukarıda da belirttim. Edebiyat ve şiir konusunda, ta çocukluk yıllarıma giden ilgi ve sevgim vardır. Elinizdeki bu şiir kitabı bu sevgiden kaynaklanmıştır.

Evliyim. Mehmet, Ebru Nur ve Abdurrahman Taha isminde üç çocuk babasıyım. Ahmed Fuad isminde bir torunum var. Maşallah.

Bu kitabın ana maksadı yüreğimden kaynaklanan duyguları, aklımdan yayılan düşünceleri sizlere mısralar halinde, şiir şeklinde sunmak ve sizin de yüreklerinizde hoşluk ve akıllarınızda aydınlık meydana getirebilmektir. Kendi yüreğim ile aklımı da hoş duygulara ve aydınlık fikirlere her daim muhtaç bilirim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95484</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/088796b5-bcad-4edb-88d8-0a5f35a431a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürək Dağı</image:title>
            <image:caption>Ürəyimdə bu dünyanın bir dağ yüklü dağı var!
Yeddi rəngli möcüzənin həm qarası, ağı var!
Arxasızın, kimsəsizin nə solu, nə sağı var.
Varmı görən xoş sabahı, sevinc dolu novrağı?

Dözülməz bir ağrı, sitəm, nə çətin ürək dağı?!
Dolu-dolu xatirələr ürəyimdən keçərlər.
Hər payızda qaranquşlar dəstə-dəstə köçərlər.
Deyirdilər yar yolunda axı candan keçərlər

Mənmi duya bilməyirəm, nədən gəlmir sorağı?
Dözülməz bir ağri, sitəm, nə çətin ürək dağı?!
Qarlar yağar dayanmadan ürəyimə yaz-bahar.
Günəş qalxar yuksəklərdən alov saçar, nur saçar.

Sevənlərin bağçasında min bir rəngli gül açar
Əlçatmaz bir ümman kimi sevgimizin oylağı
Dözülməz bir ağrı, sitəm, nə çətin ürək dağı?!
Necə dağdır, yaxşı bilər ürək dağı görənlər.

Qəlbi dağ tək böyük olar eşqdən sevgi dərənlər.
Açıq gözlü, ayıq olar qəlb sirrinə ərənlər
Dünya gözəl, həyat gözəl, ömrümün gözəl çağı!
Bəzən yaşam gücümüzdür çəkilən ürək dağı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95485</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8621a7f9-726c-43fe-a0f2-df51ea4a24a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Tarihsel Sosyoloji</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Tarihsel Sosyoloji, Politik Marksizmin Uluslararası İlişkiler disiplinindeki kilit öncülerinden 
Benno Teschke’nin Uluslararası Tarihsel Sosyoloji (UTS) ile ilgili görüşlerini içermektedir. Marksist UTS, 
Dünya Sistemleri Perspektifi, neo-Gramscici Uluslararası Politik Ekonomi, Amsterdam Okulu, Politik 
Marksizm, neo-Leninizm ve Post-Kolonyal Teoriyi de içeren çeşitli ve zengin geleneklerden beslenmektedir. Politik Marksizm görüşünden yola çıkan Teschke, ana akım Uluslararası İlişkiler teorisinde hakim olan rasyonalizm, yapısalcılık ve pozitivizme alternatif bir UTS’nin ana hatlarını çizmektedir. Teschke yaklaşımını Marksizmin hümanist fail bazlı yorumlarıyla bilimselci yapısalcı yorumları arasındaki tartışmanın eksenine yerleştirerek, toplumsal mülkiyet ilişkilerine dayanan fail bazlı bir Marksist UTS’nin temel savlarını savunmaktadır. Teschke’nin asıl hedefi ise Justin Rosenberg tarafından Uluslararası İlişkilere uygulanan Eşitsiz ve Birleşik Gelişme (EBG) Teorisinin yapısalcı görüşleridir. 
 
Faruk Yalvaç ise Giriş yazısında, Marksizmin eleştirel gerçekçi bir yorumundan yola çıkarak, Teschke’nin görüşlerinin temelini oluşturan ve Marx’ın erken çalışmalarıyla geç çalışmaları arasındaki farka dayanan “hümanist” ve “bilimsel” Marksizmin ayrımının hatalı olduğunu belirtmektedir. Yalvaç, Marx’ın ne tamamen hümanist ne de tamamen yapısalcı olduğunu, fakat iki unsurun da bir arada bulunduğu bir toplumsal teori geliştirdiğini ve Marksist bir UTS’nin bu temellerde geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95486</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/541b10f9-8198-4c70-8c3b-76c4bb2bfb15.jpg</image:loc>
            <image:title>100. Yılında Türkiye - Rusya İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Türkiye ile Rusya arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler SSCB’nin dağılması sonrası yüksek bir ivme kazandı. 2004 ve 2008 yılında ortak yayınladığımız akademik çalışmaların devamı niteliğinde olan bu kitabın Moskova Dostluk ve Kardeşlik Antlaşmasının
100. Yılında yayınlanması tarihsel olarak da çok anlamlı. Ülkelerarası dostluk ve kardeşliğin devamını akademik olarak destekleyen bu kitaba katkı veren tüm  Türk ve Rus akademisyenleri can-ı gönülden kutluyorum.

Emeritus Prof. Dr. Gülten KAZGAN

Avrupa, Asya ve Ortadoğu’nun en önemli ülkelerinden olan Türkiye ve Rusya tarih boyunca bu bölgedeki gelişmeler üzerinde önemli rol oynamışlardır. Dünyadaki gelişmelerin de etkisiyle inişli çıkışlı bir seyir gösteren bu ilişkilerin dönüm noktası 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması olmuştur. Kitabın bu antlaşmanın 100. yıldönümünde yayınlanması özel bir önem taşımaktadır.  Çok sayıda bilim insanının Türkiye-Rusya ilişkilerini siyasi, ekonomik, stratejik ve çevresel boyutlarıyla değerlendiren makalelerini Doç.Dr. Elif Hatun Kılıçbeyli’nin çabalarıyla bir araya getiren ‘100. yılında Türkiye -Rusya  İlişkileri: Çok Taraflı Gelişmeler, Karşılıklı Etkileşimler’ başlıklı kitap önemli bir boşluğu dolduracak değerli bir eser olmuştur.

Onur ÖYMEN, Emekli Büyükelçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95487</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0aa247a-1b7b-4f88-8833-38793def637b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümle Kalım Arasındaki İnce Çizgi</image:title>
            <image:caption>Bizler on dört-on beş yaşlarında GATA Sağlık Koleji’ne giren, dört yıllık bir eğitimden sonra “ordu hemşiresi” olarak mezun olan bir avuç genç kızdık. Ülkenin dört bir yanına dağılıp Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait hastanelerde yıllarca özveriyle görev yaptık. Bazen savaş bölgelerinde bazen de geri hizmetteki hastanelerde… Çok ağır sorumluluklar aldık o genç yaşlarımızda ama yılmadık, yüksünmedik. Bir gün dahi şikâyet etmedik. Bu kitap işte bu bir avuç genç kızın yaşadıklarından küçük bir kesit.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95488</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/459180e7-94e4-450e-aa1d-2c18bd9fd2da.jpg</image:loc>
            <image:title>Maisie Day&apos;in Sonsuz Canları</image:title>
            <image:caption>Bugün Maisie&apos;nin doğum günü. Kendi nükleer reaktörünü yapmak için ihtiyaç duyduğu malzemelerin hediye olarak gelmesini umuyor. Ama ev bomboş ve dış kapının ardında yoğun, korkunç bir karanlık var. 
Sürekli değişen bir gerçeklikte kısılıp kalan Maisie, kurtulmak için evrenin yasalarına ve ailesinin sevgisine güvenmek zorunda. 
Ama bu sefer bunlar bile yeterli olmayabilir… 

2019 STEAM Çocuk Kitapları Ödülü sahibi ve 2019 Carnegie Medal Adayı olan Maisie Day’in Sonsuz Canları,  pozitif bilimlerle çocuk edebiyatını ustaca harmanladığı kitaplarıyla tanıdığımız Christopher Edge’in yeni kitabı. Daha önce Albie Bright’ın Sayısız Dünyası ve Jamie Drake Denklemi isimli kitaplarını yayımladığımız Chistopher Edge, bu kitabında da çocukları yine heyecanlı ve duygusal bir macera içinde entropi, möbius şeridi, reaktörler, nükleer reaksiyon, soğuk füzyon gibi bilimsel kavramlarla tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95489</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f64e86-b81b-4a5b-a571-2b15f8600916.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarılı Bir İşin Sırrı</image:title>
            <image:caption>İş hayatında başarıyı etkileyen pek çok faktör vardır. Başarılı bir iş ortaya çıkarmanız için  kendinize  güveninizin  tam  olması  ve  yapacağınız  işe  odaklanmanız  yeterli olmayabilir.  Örneğin  ekip  uyumu,  marka  yönetimi ve motivasyon  gibi  unsurlar da belirleyici  bir  özellik  taşır. Ekibi  hedefler  doğrultusunda  ileriye  taşıyan  kişi  ise, “lider”dir  ve  liderin  sahip   olması   gereken   bir   takım   özellikler   vardır.  

Özellikle günümüzde, sürdürülebilir  başarı  için  çalışanların  değişen   taleplerinin göz önüne alınmasının  da ne derece önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kitapta gerek bireyleri, gerekse  şirketleri  kalıcı  başarıya  götürecek tüm bu faktörlerle ilgili tüm detayları ve ülkenin önde gelen  iş insanlarından biri olan yazarın kendi iş yaşamından  damıttığı, size  kariyeriniz için “pusula&quot; olacak son derece değerli tecrübeleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95490</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c572b9e3-36a3-4895-9eed-21a2963ef063.jpg</image:loc>
            <image:title>Tralleis 1 - Kemik Buluntular</image:title>
            <image:caption>Abstract Both ancient written sources and archaeological finds provide evidence that the ancient city of Tralleis was established on the plains of the southern skirts of Mount Kestane (Mesogis). The excavations performed at the site of the ancient city of Tralleis have unearthed the Gymnasium, the Northern and Western Workshops, the Western Necropolis, Underground Tunnel System and the Villa Sectors, all of which are dated to the Roman era, as well as the Episcopal Church, which is dated to the Early Byzantine period. In this study which is entitled as Tralleis I – Bone Finds, we will introduce Roman and Late Antique bone objects discovered in the excavations conducted in the Northern and Western Workshops of the Gymnasium and on the fill area at the Underground Tunnel System exit. The production of bone objects and workshops of ancient Tralleis will be also evaluated. Bone objects were unearthed during the excavations in the ancient city of Tralleis,and these were examined according to their forms and functions.

Keywords: Roman Empire, late antiquity, Tralleis, bone object, workshop.

Öz Antik yazılı kaynakların yanı sıra ve arkeolojik buluntulardan da edinilen bilgilere göre Tralleis, Kestane (Mesogis) Dağı’nın güney eteklerindeki düzlüklerde kurulmuştur.

Tralleis antik kenti kazı çalışmalarında, Roma İmparatorluğu dönemine tarihlenen Gymnasium, Kuzey ve Batı Dükkanlar, Batı Nekropolis, Yeraltı Tünel Sistemi, Villa Sektörleri ve Piskoposluk Kilisesi olarak tanımlanmış Bizans Dönemine ait dini işlevde bir yapı ortaya çıkarılmıştır. Tralleis I – Kemik Buluntular başlıklı çalışmamızda, Gymnasium’un Kuzey ve Batı Dükkanları’nda ve Yeraltı Tünel Sistemi çıkışındaki toprak dolgu alanda yapılan kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılmış Roma – Geç Antik Çağ dönemlerine ait kemik objeler tanıtılarak, Tralleis antik kentindeki kemik üretimi ve üretim atölyeleri hakkında değerlendirme yapılmıştır. Tralleis’deki kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış kemik objeler, form ve işlevleri hakkında yapılan detaylı araştırmalar ışığında sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Roma İmparatorluğu, Geç Antik, Tralleis, kemik obje, işlik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95491</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af1cc15-001b-4125-998b-ef811ffb41da.jpg</image:loc>
            <image:title>Saf Maddelerin Faz Diyagramlarında Kritik Konumlar</image:title>
            <image:caption>Beycan İbrahimoğlu ve B. İbrahimoğlu’nun çığır açan kitabı Saf Maddelerin Faz Diyagramlarında Kritik Konumlar, maddenin hallerine ilişkin yaygın kabul görmüş olguları yerle bir eden deneysel çalışmalar ışığında, plazma noktasının varlığını ispatlıyor. 
 
Değişik araştırma sonuçlarının derlenmesiyle oluşturulan bu kitap, herhangi bir ders kitabı niteliğinde değildir. Diğer taraftan faz diyagramlarına ilişkin bu yenilikten, eğitim ve araştırma yapanların yanı sıra özellikle fizikokimya ve ilgili alanlarda çalışanlar rahatlıkla yararlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95492</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbcd9113-2c53-45e8-84fa-05ac50f8028b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tin Ten Tını Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Müziğin akışına teslim olabilen, hayatın akışına da teslim olabilir. Müziğin ritmiyle dans edebilen, hayatın ritmiyle de dans edebilir. Kendini müziğe teslim edebilen, ona karışıp, onunla bir olabilen, hayata da kendini teslim edebilir ve onunla bütünleşebilir. Dinlediği müziğin içinde eriyebilen, var oluşun müziğinin içinde de eriyebilir. Dinlediği müziği tanıyıp fark edebilen, kendini tanıyabilir, fark edebilir. Müziğin ahenkli bütünlüğüne uyumlanma pratikleri yaparak, var oluşun bütünlüğündeki ahenge uyumlanmayı yeniden hatırlayabiliriz. Müzik bize bu farkındalıkları ve deneyimleri kazandırabilecek en iyi pratiktir; çünkü müzik de var oluşun kendisi gibi, yaşam gibi hareketli, değişken, çeşitli, uyumlu ve ahenkli bir bütünlüktür. Müzik ve dansla yapılan uygulamalarla geçmişin olumsuz etkilerini temizleyebilir; ruh, zihin, bedeni dengeleyebilir, şifalanıp, yenilenip, yeniyi yaratıp, var oluşa teslimiyetle katılabilirsin. Ve sonuçta kendini yeniden besteleyebilirsin… Bırak varoluşun eşsiz müziği seni ele geçirsin. Sonsuz dans özgürce devam etsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95493</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dc54593-289b-4cdf-aa7d-3f673ddd1fbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahte Krallık</image:title>
            <image:caption>Koşullar her zamankinden daha zor, kaybedilecek seyler ise daha değerli. Kaz Brekker ve ekibi, hayatta kalacaklarına inanmadıkları bir soygunun üstesinden gelmeyi başarır. Fakat büyük ödülü paylaşamadan kendilerini tekrar ölüm kalım savaşının ortasında bulurlar.
Grisha dünyasının kaderi, şehrin karanlık sokaklarındaki intikam savaşına bağlıdır. Kaz ve ekibinin ise ne pahasına olursa olsun bu savaşı kazanmaktan başka çaresi yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95494</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f286f46-2ed0-4e57-8678-53ac5813b21e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Gerçek Değil (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>“Derler ki en iyi şifacı, yaralı şifacıdır. Ve bütün şifacılar günün birinde yaralanmaya mahkûmdur…”
Kim olduğunu sorguladıkça dünyasının sahtelikten ibaret olduğunu anlamaya başlayan Işıl Özsoydan, öğrendiği gerçeklerle ne yapacağını bilemez ve her geçen gün biraz daha yalnızlaşarak yabancılaşır.
İnsanları “Yaralılar” ve “Şifacılar” olarak iki kategoriye ayıran bir sosyal medya platformundan tanıştığı Oflaz Kantemiz’in, kendisini bu durumdan kurtaracak kahraman olduğunu düşünmektedir. Ancak geçmişi belirsiz, davranışları tutarsız olan bu gizemli adamın, kendi dünyasının yıkılışına şahitlik etmiş yaralı bir şifacı olduğundan bihaberdir.
Işıl yıllardır inkâr ettiği gerçeklerle Oflaz sayesinde bir bir yüzleşirken Oflaz’ın yaralarının kanamaya başlamasıyla dünyaları altüst olur. Artık ikisinin de akıllarında tek bir soru vardır: Işıl’ın parıltısı, Oflaz’ın büyülü ruhunu kurtarmaya yetecek midir?
Kutu içeriği:
Ciltli Kitap
Poster
Ruh Hâli Günlüğü – (Defter) ve 3 adet ayraç şeklindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95495</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af0fb194-d5f9-46ae-bfcf-30728f5c622b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanctuary</image:title>
            <image:caption>Sanctuary Kasabası’nın gözdesi, futbol takımının oyun kurucusu Daniel Whitman bir partide öldürüldüğünde herkes yasa gömülür. Ölümü çok trajik gözükse de eski sevgilisi, kasabanın tek cadısının kızı olan Harper Fenn’in de o gece orada olması şüphe çeker.
Kasabadaki tek cadı olan Sarah Fenn, yaşanan bu trajik olaydan sonra hem yakın arkadaşının oğlunu kaybetmesiyle hem de suçlu olarak kızının gösterilmesiyle yıkılır. Tüm oklar kızını gösterirken ve halk en yakın arkadaşlarından biri tarafından onlara karşı kışkırtılırken, güçlü kalıp iddiaları çürütmek için bir şeyler yapmak zorunda kalır.
Sarsıcı bir cinayet sonrası Sanctuary’de ortaya çıkarılması gereken tek sırrın Daniel Whitman’ın ölümü olmadığı anlaşılınca kartlar teker teker açılır ve tüm gerçekler ortaya çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95496</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d0aaa86-c16a-4cd0-8e9e-450c94b0260a.jpg</image:loc>
            <image:title>Orion (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ya savaşları, açlığı, isyanları ve cinayetleri durdurmanın bir yolu olsaydı? Düşünsene, ya insan ırkını tüketen insanın kendisi değil de yaşadığı gezegense?
Bir, iki, üç…
Korku salmayı biz seçmedik. Hatırla unutulduğumuzu.
Doğrusu çirkin, simsiyah, gaddar vücutlarımızdan
korkman da bizim suçumuz değil.
Söylesene, hanginiz bizi buraya hapsetti?
Yoksa sesimizi duymamak mı seni bu denli ürküten?
Karşımızda ellerin titreyecek, gözlerin yağmurla dolacak gibi oluyor.
Dört, beş, altı… Kaç bizden, koş!
Acıyla büktüğün dudaklarını görmemize izin verme.
Önünde çarşaf gibi serilmiş o denize git.
Deniz senin evin olacak.
Gir içine, okşasın ipek saçlarını.
Nefessiz kal; yutsun sular sırlarını.
Tek görebildiğin karanlık.
Soruyorum sana:
Kayan yıldızlarla dolu bir karanlıkta gökyüzünde
yaşamayı sürdürebilir misin?
Denizinde boğulmak için yaratılmışsan sulara
karşı koymaya değer mi?
Yedi, sekiz, dokuz…
Birilerini unutacaksın; ne kadar koşarsan koş kaçamazsın.
Işıkları yaktığında karanlığın yok olacağını varsayamazsın.
Gezegenini korumak mı istiyorsun?
Sen kurtulamayacaksın.
On.
Zamanın doldu.
Ne yap et, sakın unutulma.
Yoksa bana kavuşacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95497</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b69a83-a9e7-4dc8-a216-27702246351e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Gelişim Etkinlikleri - Kavramlar</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu süreç; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Zihinsel Gelişim Etkinlikleri kartları; 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95498</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5170a1a5-3850-48cc-8373-15c28bb07d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Gelişim Etkinlikleri 1 - 40 Soru 40 Cevap</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu süreç; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Zihinsel Gelişim Etkinlikleri kartları; 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95499</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36e1657d-fdbf-4a8a-859b-60f721c448b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Gelişim Etkinlikleri -Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu süreç; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Zihinsel Gelişim Etkinlikleri kartları; 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95500</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4840c8b7-c3ff-4bcb-ab03-e86817e86dc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Gelişim Etkinlikleri - Eşyalar</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu süreç; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Zihinsel Gelişim Etkinlikleri kartları; 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95501</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d965702c-485c-4290-9546-a19edb9a0733.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Gelişim Etkinlikleri - Matematik</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu süreç; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Zihinsel Gelişim Etkinlikleri kartları; 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95502</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74f741ef-f32c-4fdd-91a7-bbb3e7c67729.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Gelişim Etkinlikleri 2 - 40 Soru, 40 Cevap</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu süreç; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.

Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Zihinsel Gelişim Etkinlikleri kartları; 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95503</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66f1343a-9334-4ca4-a201-3db1922bc29a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Gelişim Etkinlikleri - Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu süreç; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Zihinsel Gelişim Etkinlikleri kartları; 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95504</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89c5c98f-5761-456f-a6d3-97427069c084.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Gelişim Etkinlikleri -Türkçe</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, dünyaya geliş ile başlayan ve hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bebekler gözlerini dünyaya ilk açtığı andan itibaren devam eden bu süreç; çocukların duyularını ve motor becerilerini kullanarak, dünyayı gözlemleyerek ve etraflarında gördükleri kişilerle özdeşim kurarak yani rol model taklit yolu ile gerçekleşir.
Çocuklar bilişsel, görsel ve sözel gelişimleri için farklı uyarıcılara ihtiyaç duyarlar. Zihinsel Gelişim Etkinlikleri kartları; 3 yaş ve üstü çocukların bilişsel, görsel, sözel gelişimlerine katkıda bulunmak, kavram gelişimi, küçük kasların motor gelişimi, benzerlik ve farklılık ayırt etme, parça-bütün ve neden-sonuç ilişkisi kurma ve sıralama gibi öğretilerin kazandırılmasında destekleyici olacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95505</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/947f843d-cfbc-45ab-871b-a7f9264744c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtların Hükmü</image:title>
            <image:caption>Kurtlar etraflarini sararken ravka’nın zamani daralıyor.
İblis Kral. Fjerda’nın büyük ordusu işgal için harekete geçerken Nikolai Lantsov tüm zekâsını, çekiciliğini ve hatta içindeki canavarı bile bu savaşı kazanmak için kullanmaya hazırdır. Ancak imkânsızı mümkün kılmaya yeteneği olan bu genç kral, önlerine çıkan karanlık tehdidi aşacak güce sahip değildir.
Fırtına Cadısı. Zoya Nazyalensky savaş yüzünden çok şey kaybetmiştir. Akıl hocasının öldüğüne ve en büyük düşmanının dirildiğine şahit olmuştur. Artık bir arkadaşını daha toprağa vermek istemeyen Zoya, güçlerini kullanarak ülkesinin ihtiyaç duyduğu silaha dönüşmek zorunda kalır. Bedeli ne olursa olsun.
Acıların Kraliçesi. Farklı bir kimlikle Fjerda topraklarında yaşayan Nina Zenik, kimliğinin ortaya çıkması ve ölme tehdidine karşı, ülkesi için Fjerda’nın savaş taktiklerini öğrenmeye çalışır. İçinde kaynayan intikam hissi yüzünden ülkesinin özgürlüğü tehlikeye düşebilir ve kırılan kalbi bir daha asla iyileşmeyebilir.
Kral. General. Casus. Birlikte, karanlıkta bir gelecek inşa edecek ya da bir ulusun çöküşünü izleyecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95506</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/563dd0cd-d5b5-4b3c-8b3e-7d1d914ad33b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlangıçlar Kitapçısı</image:title>
            <image:caption>Bir kitabevine sahip olmak, Emily Cotton’ın en büyük hayalidir. Ancak nemli ve eski bir ambarda gelişigüzel dizilmiş kitapların rafları arasında otururken Emily’ye gerçekler oldukça farklı görünmektedir.
Kate Vincent altı yıldır İskoçya’daki evine dönmemişken en yakın çocukluk arkadaşı Emily’den umutsuz ve adeta yalvaran bir e-posta aldığında, bir an bile düşünmez. Cotton ailesiyle birlikte geçirdiği huzur dolu tatil anıları zihninde canlanır ve hemen Wigtown’a tekyön bir bilet rezervasyonu yaptırır. Ancak Cotton ailesinin hayatı artık onun hatırladığı gibi değildir ve bir zamanlar Kate ile Emily’yi birbirinden ayıran sırlar nihayet su yüzüne çıkmak üzeredir. Özellikle Kate’in ilk aşkı Luke da kasabaya dönmüşken…
İki eski dost, Emily’nin başarısız kitabevini kurtarmak için birlikte çalışırken acaba arkadaşlıklarında da yeni bir sayfa açabilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95507</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eceb9536-964d-448b-8ebc-3ecb5a17df10.jpg</image:loc>
            <image:title>Yara İzi Kralı</image:title>
            <image:caption>Karanlıklar Efendisi tarafından benliğinin derinliklerine işlenmiş bir canavarla, savaşın sona ermesinin üçüncü senesinde hâlâ savaşmaya devam eden Nikolai Lantsov, Ravka için bu canavardan kurtulmaya kararlıdır.
Grisha Üçler Erki ise bu savaşta her daim yanındadır. Ancak işler her zaman planlandığı gibi gitmez… Ravka’nın yeniden bir savaşla burun buruna gelmesiyle Nikolai kendisini iki şey için mücadele ederken bulur: kendisi ve ülkesi. Bu ikisi için ise her şeyi riske atmaya hazırdır.
Her hesaplaşmada canavarla biraz daha bütünleşen Nikolai, canavardan kurtulup kendisini serbest bırakabilecek; ülkesini yeniden kapısında beliren bir savaşın kıyısından kurtarabilecek midir?
“Bardugo, insanları ve ülkeleri değiştirebilecek olaylarda hayatta kalabilmenin sonuçlarını, doğallıkla ve rahatlıkla din, sınıf, aile ve aşk kavramlarıyla yoğuruyor.” - NPR
“Hikâye, gelecek ve geçmişin kesişimi; korktuğun şeyin, aslında belki de ihtiyaç duyduğun şey
olması gerçeği ile ele alınmış.” - Washington Post
“Karanlık, güzelce kaleme alınmış, aklınıza anında girebilecek karakterlerle dolu… İkilemenin ilk kitabı olan bu kitap, hemen bir klasik haline geliyor.” - PopSugar
“Bu kitabı sevecek olma nedeniniz, Leigh Bardugo’nun mükemmel fantastik dünyasına can vermeye devam ediyor olması. Okumamak için direnmek imkânsız.” - Paste
Her geçen gün yeni bir yara edinen, yara izleriyle dolu bir kral…
Ülkeleri için herşeylerini ortaya koyan Nina, Genya, David ve Zoya…
Verilen savaşlar hiç bu kadar yaralı olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95508</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428d1d4a-c006-48c3-af0f-9338b7b1cbe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Lordlar ve Varisler I ( Ciltli ) - Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik</image:title>
            <image:caption>“Büyük bir enerji açığa çıktığında karşıt bir enerji de ortaya çıkar. Bazıları bunun ikiz alevi olduğunu söyler, bazıları ise Su Krallığı’nda yeni bir lord ile vârisin doğduğunu...”
Nereye olduğunu bilmiyorsun ama bir yere gidiyorsun.
Aradıkların Salkım Mağaraları’nda.
Yolunu kesenler olacak. Hançerini çantanda değil, elinde taşı.
Sen onu reddetsen de o seni bulacak.
Başka biri senin için de adalet arayacak.
Bir sürü yolun var, bir sürü yokuş var.
Herkesin kaderi var, senin kaderlerin var.
Ejderha seni avlayacak, üç başlı köpek sana başka tuzak kuracak.
Kaplandan saklan. Kaplandan saklan.
Sana yalancı diye seslenmişler ama sen yalancı değilsin.
Sen artık doğrudan yalanın kendisisin.
Tanrıçalar senin için taş atmış. Ya son olacaksın ya sonsuz.
Kaç onlardan, Salkım Mağaraları’nı bul.
Seni avlamak isteyene tuzak kur.
O seni aramadan sen onu bul.
Beşinci elementi bul.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95509</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7a6c881-6c35-4d6e-b8f5-4fdd5de616a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Lordlar ve Varisler - Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik</image:title>
            <image:caption>“Büyük bir enerji açığa çıktığında karşıt bir enerji de ortaya çıkar. Bazıları bunun ikiz alevi olduğunu söyler, bazıları ise Su Krallığı’nda yeni bir lord ile vârisin doğduğunu...”
Nereye olduğunu bilmiyorsun ama bir yere gidiyorsun.
Aradıkların Salkım Mağaraları’nda.
Yolunu kesenler olacak. Hançerini çantanda değil, elinde taşı.
Sen onu reddetsen de o seni bulacak.
Başka biri senin için de adalet arayacak.
Bir sürü yolun var, bir sürü yokuş var.
Herkesin kaderi var, senin kaderlerin var.
Ejderha seni avlayacak, üç başlı köpek sana başka tuzak kuracak.
Kaplandan saklan. Kaplandan saklan.
Sana yalancı diye seslenmişler ama sen yalancı değilsin.
Sen artık doğrudan yalanın kendisisin.
Tanrıçalar senin için taş atmış. Ya son olacaksın ya sonsuz.
Kaç onlardan, Salkım Mağaraları’nı bul.
Seni avlamak isteyene tuzak kur.
O seni aramadan sen onu bul.
Beşinci elementi bul.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95511</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd80b1f5-a144-4755-b4f3-8235942c2f48.jpg</image:loc>
            <image:title>03:03 Dolunayda Açan Çiçek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İtiraf edilen her günah, bir kereliğine bağışlanmayı hak eder.”
Çiçek, bu dünyada griliği temsil ettiğine inanıyordu. Hiçlikten ibaret olduğunu... Orada olduğunu bilmesine rağmen görmemek için insanların başını çevirdiği kişiydi. Bu yüzden insanlardan, özellikle varlıklı olanlardan nefret etti. Kendisi gibi yoksul ve kimsesiz olanlarla da barışamadı.
Bir hayali veya bu dünyadan istediği bir şey yoktu.
En sevdiği renk, en sevdiği yemek bile yoktu.
Ama hayatın onun için bir planı daha vardı.
Bir anlaşma yaptığı mücevher tasarımcısı Ayza, hayatı Çiçek’e sevdirebileceğine inanıyordu ancak zamanla Çiçek ile hayattan nefret etmeyi öğrenmeye başlayacaktı.
İkisi de bu anlaşmada kendi oyununu oynuyor ama kimse kimin kazanacağını bilmiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95512</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c1c4f02-99a9-4322-a005-49b3f6435985.jpg</image:loc>
            <image:title>02:02 Ayçiçeği Karnavalı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Güvenli kozamdan çıkmıştım, kanatlarım arkamda büyüyordu ve uçmaya hazır olduğumu biliyordum.”
Dış görünüşleri birebir benzese de hayatları ve hayalleri bir o kadar farklıydı. Dolunay yıllar sonra ayrı düğtüğü ikiz kardeşini bulmuş ve küçük bir aksilikle kendini onun hiç bilmediği hayatının ortasına savurmuştu.
Lüks ve konfor içinde büyüyen Dolunay’ın tek istediği kardeşi hakkında bilgi sahibi olmaktı. Ancak ahşap bir evde kimsesiz çocuklarla birlikte yaşadığını öğrendiği Çiçek’in hayatı tahmin ettiğinden daha zordu ve sakladıkları
bununla sınırlı değildi.
Dolunay kardeşinin sırlarını keşfederken oynadığı oyun tanık olduğu fedakarlık, dostluk ve kalbini ilk kez bu kadar hızlı attıran duygularla onun için bir karnavala dönüşür.
Kaçtığı hayatına dönüp bu oyuna bir son mu verecekti yoksa ayçiçeği gibi yüzünü güneşe dönebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95513</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/375bd6d7-43cb-4225-a002-fa84fc85294e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazanırsak Kaybederiz - Çevrimiçi</image:title>
            <image:caption>“Bir ev, seni popülerlik merdiveninde bir üst basamağa taşıyacak bir yarışma ve birbirinden zorlu görevler!”
Fame Evi, sosyal medya fenomenlerinin büyük ödülü kazanmak için katıldığı bir yarışma programıdır. Frame adlı sosyal medya platformunda popüler olan yarışmacılara her hafta bir görev verilir ve kameralar kayda geçer. Her yarışmacı her an izleniyor olabilir! Katılımcıların kulaklarına nasıl davranmaları gerektiğini fısıldayan yapımcıların asıl istediği ise en çok etkileşimin toplanmasıdır.
Hayallerine bu yarışmaya katılarak ulaşacağını düşünen Eva Durusoy, eve girdiği andan itibaren hiçbir şeyin düşlediği gibi olmayacağını anlar. Fame Evi, sandığından çok daha akıl almaz bir yerdir. Kamera önünde ve arkasında başka kimliklere bürünen yarışmacılar, kazanmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Üstelik yıllardır hayranlıkla takip ettiği fenomen de bu yarışmacılardan biridir.
Peki ya Eva, girdiği bu popülerlik yarışını kazanmak için savaşırken hem kendini hem de aşkını koruyabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95514</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3db400ce-7f54-41c6-8932-8448f64902c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Neredeyse Sıradan Bir Aile</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar “biz” olanın çatlaklarına huzursuzluk ve sessizlik dolmuştu.
Ortak tek konumuz verdiğimiz savaştı.
On sekiz yaşındaki Stella Sandell kendisinden neredeyse on beş yaş büyük bir adamın vahşice öldürülmesinden sorumlu tutulur. Saygın bir ailenin sıradan kızıdır. Karanlık işler peşindeki bir iş adamını bırakın öldürmeyi, tanıması için bile nedeni yok gibidir.
Baba, ortaya konan onca kanıta rağmen, kızının masum olduğuna inanıyor. Anne ise kimsenin doğruyu söylemediğini düşünüyor. Ve geleceğe dair hayalleri konusunda umutsuzluğa kapılan genç kız, ne kadar ileri gidebileceğini kimsenin anlamadığına inanıyor…
Sürükleyici hikâyesiyle baştan sona heyecanlı bir okuma sunan Neredeyse Sıradan Bir Aile, bizleri bir arada tutan şeyin sevgi mi yoksa yalanlar mı olduğuna, alıştığımız hayatlarımızı korumak için neleri gözden çıkarabileceğimize dair ailedeki sadakat ve ahlaki değerler üzerine önemli bir okuma sunuyor.

“M. T. Edvardsson aldatıcı ve sürükleyici bir roman yazdı. Neredeyse Sıradan Bir Aile size en yakınlarınız hakkında bildiğiniz her şeyi sorgulatacaktır.”

- Karin Slaughter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95515</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2e824c2-8921-4416-afdd-4094917874a5.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanılmaz</image:title>
            <image:caption>“Bu derin, rahatsız edici, zorlayıcı, önemli bir kitap… Büyüleyici ve keskin bir dille yazılmış bu hikâye sizi saracak ve aynı zamanda şaşırtacak.”
—Susan Orlean, The Library Book [Kütüphanelerin Bilinmeyen Dünyası] ve The Orchid Thief’in [Orkide Hırsızı] yazarı
11 Ağustos 2008’de on sekiz yaşındaki Marie, Washington, Seattle yakınlarındaki dairesinde maskeli bir adamın kendisine tecavüz ettiğini bildirdi. Birkaç gün içinde polis ve Marie’nin en ya kınları onun hikâyesinden şüphelenmeye başladı. Polis yön değiştirerek Marie’yi araştırmaya koyuldu. Hikâyesindeki tutarsızlıklar ve başkalarının şüpheleriyle yüzleşen Marie, kendini kaybetti ve anlattıklarının yalan olduğunu söyledi. Polis, onu yalan ve yanıltıcı ifade vermekten suçlu buldu.
İki yıl sonra bir cinsel saldırı vakasını araştırmakla görevli iki dedektif, bir seri tecavüzcüyle karşı karşıya olduklarını keşfetti: Kurbanlarını fotoğraflayan, görüntüleri çevrimiçi olarak yayınlamakla tehdit eden ve tüm fiziksel kanıtları silmek için hesaplanmış adımlar atan bir adamla.
Soruşturma dosyalarına, kapsamlı röportajlara dayanan İnanılmaz, şüphenin, yalanların ve adaletin peşinden giden ve rahatsız edici gerçekleri gün yüzüne çıkarmaktan bir adım bile geri durmayan sarsıcı bir süreci gözler önüne sermektedir.
“Bu, araştırmacı gazetecilik ustaları tarafından yazılmış, yıkıcı ancak gerekli bir eser.”
—Bryan Stevenson, Just Mercy’nin [Sadece Merhamet] yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95516</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff1d4737-9bbb-4620-863f-3e92e11d12fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikenlerin Dili</image:title>
            <image:caption>Aşk, çiçek dilinde konuşur.
Gerçek için ise dikenlere ihtiyaç vardır.
İhanet, aşk ve intikamla dolu altı hikâye…
Tehlikeli büyülerin diyarı Grisha evrenine hoş geldin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95517</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0071afc9-101e-4ea2-a51a-31be4438ec38.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant Felsefesi Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Schopenhauer temel eseri İrade ve Tasavvur Olarak Dünya’ya zeyil olarak kaleme aldığı Kant Felsefesi Eleştirisi’nde öncelikle bize bir düşünce geleneği içinde bir düşünürün selefini nasıl anladığını, daha doğrusu anlamak için nasıl yaklaştığını, nereden tuttuğunu, nelere tutunduğunu gösteriyor. Gösterdiklerinin içerisinde bu anlama çabasının daha sonra düşünürün eserinin hakiki kıymetini nasıl hakkaniyetli takdire ve o takdire esas teşkil eden temel vasıf ve hasletleri nasıl isabetli teşhise ve bütün bu mesainin de nihayetinde nasıl bir verimli istifadeye dönüştüğü de var. Bu istifadenin temel sütunlarından birini teşkil eden ‘doğruluğunun olanca parlaklığıyla ışıldamasının ve daha da sağlam şekilde ayakta durmasının önünü açmanın tek yolu’ olarak onun yanlışlık ve yetersizliklerinin kayırıp gözetmeyen bir üslupla tenkiti de…
Bu vesileyle belli bir tarihten bu yana bu topraklar üzerinde düşüncenin neden filizlenmediğini, filizlenecek gibi olsa neden bir türlü kökleşemediğini daha iyi anlar gibi oluyoruz. Fakat sadece bu kadarını değil bu ülkede neden hiçbir cevherin simsarların eline düşmeden keşfedilip kıymetiyle hak ettiği yere gelemediğini, hemen her sahada o yerleri neden bu kadar ehliyetsiz ve kifayetsiz adamın istila ettiğini… keza çoğu taklit eseri basmakalıp bir yığın şey sarraf terazilerinde tartılırken asıl sarraf miyarına vurulması gereken emek ve alın teri mahsulü halis şeylerinse çekilecek kantar dahi bulamadığını da…
Bütün bunları görüş ufkumuz içerisine yerleştirdiğimizde hakkaniyetli bir takdir ve isabetli bir teşhis üzerine oturan tenkidin sadece fikir ve sanat eserleri dünyasının tanziminde değil cemiyet nizamının muhafazasında da ne kadar esaslı bir yer tuttuğunu düşünmeden edemiyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95518</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa82b50b-9dce-4e58-9bdb-431905ffdcfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıta İdealizmi</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıl Alman felsefesinin klasik anlatımları genellikle Kant’la başlar ve ondan sonraki filozofları Kant idealizmine verdikleri cevaplar ışığında değerlendirir. Kıta İdealizmi’nde Paul Redding, Alman İdealizminin öyküsünün Leibniz’le başladığını savunmaktadır.
Redding, Leibniz’in Newton’la uzay, zaman ve Tanrı’nın doğası üzerine tartışmasını irdeleyerek başlar ve akabinde Leibniz’in kendine özgü idealizm karakterine Platoncu ve Aristotelesçi unsurları dahil etme biçimini vurgular. Redding, Leibniz’in uzay ve zaman görüşlerine ilişkin düşüncelerinin nihayetinde Kant’ın “transendental” idealizm düşüncesini nasıl şekillendirdiğini gösterir. Üstelik Redding, bir yanda Fichte, Schelling ve Hegel gibi Post-Kantçı idealistlerin, öte yandaysa Schopenhauer ve Nietzsche gibi metafiziksel kuşkucuları kapsayan her iki kanadın nihai olarak Leibniz’den türetilmiş bir idealizm biçimiyle boğuşmaya devam ettiklerini ileri sürer.
Kıta İdealizmi, felsefe tarihinin en önemli felsefi hareketlerinden birinin yeni bir anlatımını sunmanın yanında, Kıta ve Avrupa felsefesinin kökenlerine duru ve kıymetli bir giriş imkânı yaratır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95519</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c30719-d9cd-479c-858a-9b98c72b84a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Limit 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>Yarası gittikçe ağırlaşan ve grupta hiçbir işe yaramadığını, bu yüzden kendisini gözden çıkardıklarını düşünen Çikage Usui, Morişige&apos;nin gruptakiler üzerinde baskı kurmasını sağlayan tırpanını da alarak kaçıyor. Gruptaki diğer kızlar hayatından endişe ettikleri Usui’yi aramaya koyuluyorlar hemen. Konno ve arkadaşları onun iyi olduğundan emin olmak isterken, Morişige sadece silahını ve gücünü ne pahasına olursa olsun yeniden kazanma derdinde. 
 
Eve dönüş yolu aramak için birlik olmak yerine, birbirlerine tam olarak güvenememeleri yüzünden hepsi kendi dünyasına çekiliyor. Ama yeni bir gelişme her şeyi alt üst edecek! 
 
Limit, bir grup gencin yaşadığı zorlu hayatta kalma mücadelesinin hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95520</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ee5558e-f51e-459a-b42b-1b98365b8161.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Tecrit</image:title>
            <image:caption>Meliha sekiz yaşında, beyaz minik çiçekli, açık mavi bir elbisesi var…
Meliha ortaokulda, en çok resim dersini seviyor…
Meliha lisede, tiyatro grubuna katılıyor, yepyeni dünyalara açılıyor…
Meliha üniversitede, Meliha işe girdi, evlendi; Meliha’nın bir kızı var…
Meliha dünyanın, Türkiye’nin herhangi bir yerinde yaşayan bir çocuk-kadın. Bir ömür boyu yalnız bırakılmış çocuklardan sadece biri ve büyük bir sırrı var. Babası “Sakın kimseye söyleme” demiş. Meliha, onu korumayan annesini korumak için susmuş yıllarca. Onu korumayan “kutsal” ailesini korumak için susmuş; onu koruması gereken toplum ve devlet yaşadıklarını duymak bile istemediği için susmuş.
Biliyordum insanların bu konuyu ne kadar zorlanarak dinlediklerini. Duymak istemediklerini, duymadıklarını. Çok söyleyen oldu “Farz et bunu bana anlatmadın.” Üstelik insanlara söylediğim en fazla iki cümleydi. “Çocukken tecavüze uğradım.” “Yapan babamdı.” Ben artık bu iki cümleyle sınırlandırılmak, duyulmamakla susturulmak istemiyordum. Sessizlik bir tecritti.
Bir zamanlar birilerini korumak için susan, anlattığındaysa sessizlikle boğulan Meliha, şimdi başka çocukları korumak için konuşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95521</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c4142b1-d71c-4050-ab2b-2b25c9c42a5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bombacı Mafya</image:title>
            <image:caption>Hassas bombalama yaparak sivil kayıpları en aza indirmek ve usta birkaç atışla düşmanı savaş dışı bırakmak mı yoksa elinde ne varsa sivil - asker gözetmeden düşmanın kentlerine yağdırarak savaşı kısaltmak mı? Hangisi daha insani? 
Malcolm Gladwell Bombacı Mafya’da, Hollandalı bir dâhinin, Alabama’nın ortasındaki bir pilot kardeşliğinin, ateşe ve patlamalara kafayı takmış bir grup bilim insanının ve Churchill’in sıkı dostu bir psikopatın hikâyelerini iç içe dokuyarak İkinci Dünya Savaşı’ndaki en büyük ahlaki ikilemlerden birini masaya yatırıyor. 
İkinci Dünya Savaşı’ndan önce çoğu komutana göre uçak önemsiz ve marjinal bir araçtı. Ama kendilerine “Bombacı Mafya” adını veren ufak bir idealist pilotlar grubunun farklı bir düşüncesi vardı: Hassas bombalamayla düşmanın savunma hatlarını aşıp, en kritik noktalarını vurarak savaşı daha az ölümcül yapamaz mıyız? 
Bombacı Mafya’da canların ve devasa kaynakların dünyanın bir ucundaki birkaç hedefi vurmak ve birtakım kuramları kanıtlamak adına nasıl bozuk para gibi harcandığını, Alman ve Japon kentlerinin ve yüzbinlerce sivilin savaşı kısaltmak adına nasıl yok edildiğini okuyacak ve şu sonuca varacaksınız: Savaş muazzam anlamsızlıklarla dolu bir saçmalıktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95523</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c72d888-1ac9-47f5-913f-10b68e7dfafc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınav Tuzağından Kurtulmak</image:title>
            <image:caption>Okullarda öğrencilerin başarısını ölçtüğüne inandığımız sınavların daha iyi bir alternatifi olabilir mi? Bir çocuğun değerini ve başarısını belirlemek için kullandığımız yöntemler elde etmek istediğimizin tam aksine onların değersiz hissetmelerine yol açabilir mi? 
Bu ve benzeri sorular tahmin ettiğimizden çok daha önemli çünkü hiçbir çocuğun geride bırakılmasının doğru olduğuna inanmıyoruz ve her çocuğun ona inanacak bir kahramana ihtiyacı var. 
Çoğu çocuk için sınavlar bir çeşit cezalandırma yöntemi gibi ele alınıyor. Mevcut sistem bizi buna mecbur bırakıyormuş gibi olsa da bir çocuğun bilgisini basit bir test puanına indirgeyerek ölçemeyiz. Bu kitapla birlikte çocukların bilgi, beceri ve eğilimleri hakkında neyi bilip neyi bilemeyeceğimiz konusunda daha net ve değişen eğitim misyonlarına uyarlayabileceğimiz etkili ve çocukların doğasına daha uygun yöntemler bulacaksınız. Çünkü çocuklarımız daha iyi bir eğitim sistemini, doğru yönlendirilmeyi ve anlaşılabilir olmayı hak ediyor. 
“Bu son derece başarılı kitap, standartlaştırılmış testlere daha iyi alternatifler sunuyor. Standartlaştırılmış testlerin zararlı etkilerinin aksine, kitapta yer alan alternatifler aslında eğitimi dönüştürüyor ve çocukların öğrenme motivasyonunu güçlendiriyor. Pek çok kişi, ‘Standartlaştırılmış testler olmasaydı ne olurdu?’ diye sorar. Gerçekten merak ediyorsanız, işte cevaplar.” 
Diane Ravitch, Profesör - New York Üniversitesi 
“Sınav Tuzağından Kurtulmak, bugün öğretmenler, aileler ve eğitim yöneticileri tarafından kullanılması gereken olağanüstü bir kitap. Deborah Meier ve Matthew Knoester, öğretmenlere, öğrenciler için standart testlerden daha başarılı ve insancıl yedi önemli değerlendirme sistemi veriyor ve kişisel hikâyeleri, hak ettiği ilgiyi üzerine çekiyor.” 
Carl A. Grant, Profesör - Wisconsin-Madison Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95524</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17875924-22df-47bd-9bf7-a2ec9444cee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalı Davranış Analizi</image:title>
            <image:caption>ÖNSÖZ
&quot;Birey olarak daha uzun, daha sağlıklı ve daha kaliteli hayatlar yaşamak için ne yapmalıyız?” &quot;Alışkanlıklarımızı nasıl kazanırız ve nasıl uzun vadeli davranış değişikliği meydana getirebiliriz?” İnsan davranışı ve onu etkili bir şekilde değiştirmenin yolları hakkında ne kadar çok bilgi edinirsek, bu soruların yanıtına o kadar çok yaklaşırız. İnsan davranışını anlamanın yolu da uygulamalı davranış analizi hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirir. Uygulamalı Davranış Analizi kitabımız insan davranışını anlamaya, tahmin etmeye ve değiştirmeye yarayan davranış ilkelerini açıklamaktadır ve bu ilkelerin kullanıldığı etkili ve bilimsel dayanağı olan uygulamalara
yer vermektedir. Kitabımızda söz edilen temel davranış ilkeleri sınıftan iş yerine, bebeklerden yaşlılara ve spor dallarından pazarlamaya birçok alanda ve ortamda uygulanmaktadır. Bu yüzden bu kitaptan uygulamalı davranış analizinin kullanıldığı pek çok disiplinden okuyucunun faydalanacağını umuyorum.
17 bölümden oluşan bu kitabın birinci bölümünde uygulamalı davranış analizinin tanımı, temel kavramları ve tarihsel gelişimi açıklanmıştır. Kitabın ikinci ve üçüncü bölümlerinde hedef davranış seçme, tanımlama, davranışsal amaç yazma ve hedef davranışı kaydetme konularına yer verilmiştir. Kitabın dördüncü ve beşinci bölümünde davranışsal değerlendirme ve davranış planı oluşturma basamakları olan işlevsel davranış değerlendirmesi ve davranış değiştirme planı konuları açıklanmıştır. Kitabın diğer bölümlerinde davranış değiştirme stratejilerine yer
verilmiştir. Altıncı bölümde öncüllere dayalı uygulamalar, yedinci bölümde pekiştirme, sekizinci bölümde ayrımlı pekiştirme, dokuzuncu bölümde uyaran kontrolü ve güdüsel işlemler, onuncu bölümde şekil verme, on birinci bölümde zincirleme, on ikinci bölümde sembol pekiştirme, on üçüncü bölümde izlerlik sözleşmesi, on dördüncü bölümde kendini yönetme, on beşinci bölümde sönme, on altıncı bölümde ceza ve on yedinci bölümde kalıcılık ve genelleme konuları açıklanmıştır.
Bu kitapta emeği geçen ve her biri birbirinden değerli yazarlar bilgi ve deneyimlerini kitaba yansıtmış ve konuların daha anlaşılır olması ve okuyucunun edindikleri bilgileri gerçek hayatta uygulayabilmesi için çok sayıda örneğe yer vermişlerdir. 
Kitabımızın lisans düzeyinde okutulan uygulamalı davranış analizi dersinin içeriğine uygun olmasının yanında lisans üstü düzeyde öğrenim görmekte olan öğrencilere de katkı sağlayacağını düşünmekteyim.
Bu kitabın yayıma hazırlama sürecinde katkı sağlayan ve teşekkürü borç bildiğim çok sayıda kişi olmuştur. En başta, kitapta adı geçen yazar arkadaşlarıma özverili ve titiz çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Çalışmalarımda bana her zaman en önemli desteği veren eşim Tamer Demiroğlu ve aileme ise ne kadar çok teşekkür etsem azdır. Kitapta bazı bölümlerin anlaşılırlığı konusunda görüşlerini sunarak destek veren Meral Koldaş’a teşekkür ediyorum. Kitabın basınını üstlenerek özel eğitimde alanında yaygınlaşmasını sağlayan EĞİTEN KİTAP Yayıncılık çalışanlarına da teşekkürlerimi sunuyorum.
Dr. Öğr. Üyesi Buket Kısaç DEMİROĞLU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95525</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf054558-8e59-4358-b4b3-c68376c0adce.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Kurabiye</image:title>
            <image:caption>“Bu; aşkı kovalayan kelebeklerin kendini bulma hikâyesi…” 
 
Verona sokaklarında âşık olduğu adamı bekleyen Sahra, hiç ummadığı anda Romeo’sunu karşısında bulduğunda, 
sonunda mutlu sonlarına kavuştuklarını düşünür. Fakat çok geçmeden ortaya çıkan sırlar, Sahra ve Emir’in aşklarının bir kez daha sınanmasına sebep olur. 
 
Âşık olduğu kadından uzaklaşıp inzivaya çekilen Emir Hanzade, bir düğüne davetsiz misafir olarak katıldığında aşırdığı tek şeyin düğündeki ikramlar olduğunu düşünürken, günün sonunda kendini gelini kaçırırken bulur. Yanındaki kadına yardım etmekten başka çaresi kalmayan Emir Hanzade, yakasını bu beladan nasıl kurtaracağını düşünürken işler iyice kontrolden çıkar. 
Çünkü öğrendiklerinden sonra Rosa’ya verdiği sözü tutmak zorundadır. 
 
Ayçöreği ve Elmalı Turta’nın ardından hız kesmeden devam eden hikâyede sona gelinirken, 
Sahra ve Emir’in kaderini başkasına ait bir kalp değiştirecektir. 
  “Söz veriyorum, bu çektiğimiz acılar İleride anlatacağımız tatlı anılar olacak…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95526</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c74426f7-503f-4241-b4bf-34714bbf2782.jpg</image:loc>
            <image:title>Birlikte Müzik Yapalım</image:title>
            <image:caption>Kahramanımız ördek kumsalda yalnız yaşar, tek başına konser verir ve günün kalan kısmını balık tutarak geçirir. Arkadaş edinmeyi endişe verici bulan ördek, hikâyenin ilerleyen bölümünde orkestrası olan Ayı, Tilki ve Martı ile müzik yapacak mı? 
 
Tek başına yaşayan ördek, kumsaldaki evinde yıldızların altında ukulele çalarken sessizliğin ve huzurun keyfini çıkarır. Günün birinde orkestrası olan Ayı, Tilki ve Martı ile karşılaşır. Ayı, Tilki ve Martı’dan beklenmedik bir teklif alan ördek, sizce cesaretini toplayıp orkestraya katılacak mı? Ördek, arkadaş edinme endişenin üstesinden gelip yeni arkadaşlarıyla birlikte müzik yapacak mı? 
 
Yazar Hakkında 
Chloe Douglass, evindeki stüdyoda çizimler, karakterler ve hikâyeler üzerine çalışmaktadır. 2012’de Kingston Üniversitesi çizim bölümünden yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. Daha fazla bilgi için internet sitesi, Twitter ya da Instagram hesaplarını ziyaret edebilirsiniz. 
 
Sabri Ülker Vakfı Yayınları Hakkında 
Türk gıda sektörünün efsane iş insanı Sabri Ülker anısına kurulan Sabri Ülker Vakfı, 2009 yılından bu yana toplumu beslenme ve sağlık alanlarında bilimsel ve güvenilir bilgiyle aydınlatmak üzere kâr amacı gütmeyen bir kurum olarak faaliyetlerini sürdürüyor. 

Sabri Ülker Vakfı Yayınları, uluslararası ve ulusal alanda başarılı çocuk kitabı örneklerini çocuklarımızın gelişimine katkı sunmak üzere Türkçeye kazandırıyor, uyarlıyor, faydalı olacakları yeniden yayımlayarak daha çok çocuğun kitap okumasını amaçlıyor. Popüler Bilim ve Akademik Yayınlar kategorilerinde ise bilim dünyasının öne çıkan eserlerini okuyucuyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95527</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f3d7e75-a0bf-4a03-a600-e9d946164d85.jpg</image:loc>
            <image:title>Lanetli Orman - Korkusuzlar Takımı 2</image:title>
            <image:caption>Korkusuzlar Takımıyla Baştan Sona Heyecan Dolu Bir Serüven!
Korkusuzlar Takımı, yer altı şehrine ulaşmak için tüm köylünün yıllardır korktuğu ve uzak durduğu lanetli ormandan geçmek zorundadırlar.
Cesur kahramanlarımız, tüm hazırlıklarını yaparak lanetli ormana doğru yola çıkarlar. Ancak ormanda onları bekleyen tehlikelerden ve onları gizlice takip eden birinin varlığından habersizdirler.
Bakalım Korkusuzlar Takımı, karşılaştıkları tüm engellere rağmen yer altı şehrine ulaşabilecekler mi?
Onları ne gibi tehlikeler bekliyor? Ormanda kaybolan arkadaşlarını bulabilecekler mi?
Onları gizlice takip eden kişi kim? Gerçek amacı ne?
Korkusuzlar Takımı’yla baştan sona heyecan ve macera dolu bu yolculuğa sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95528</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adcab77a-10a3-40cd-8a96-2b889b10a624.jpg</image:loc>
            <image:title>Aracı Kurumlar ve Muhasebe Sistemleri</image:title>
            <image:caption>Aracı Kurumlar ve Muhasebe Sistemleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95529</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed2ae55f-3545-4cbc-8cb2-f564133be934.jpg</image:loc>
            <image:title>Salgın İstanbul</image:title>
            <image:caption>Yazarlar bu kitapla geleceğe mesaj gönderiyor!
“İnsanlar cehennemlerini kendileri yarattılar”
Geleceğe Mesajımız var!
Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve inanılmaz bir hızla dünyaya yayılan Korona virüsü hakkında bu kitap baskıya hazırlanırken dahi çok çeşitli komplo teorileri üretilmeye devam ediliyor. Henüz çıkış nedeni hiçbir resmi makamca onaylanmayan, tedavi süreci bile hâlâ klinik deney aşamasında olan ve Covid-19 Pandemisi olarak literatüre geçen küresel salgın henüz önlenememişken, Dark İstanbul yazarları yakın ve uzak gelecek öngörülerini kurgulayarak Salgın İstanbul Antoloji ’sinde topladılar.
Elbette ki bu teoriler tamamen edebiyatçıların geniş hayal gücü eseri olsa da geçmiş zamanlarda benzer kurguların gerçekleştiğini, medeniyetlerin kesintiye uğradığını, tarihi bulgulardan gören bir toplum olarak “ya bu sefer de olursa?” kaygısı taşımıyor değiliz. 2019 yılında patlak veren COVID-19 isimli virüsün akıl almaz bir hızla dünyanın tamamına yayılması sonrasında, ardı ardına üretilen komplo teorileri arasında gerçekleşmekte olanlara belki de çok yakınız. Bunun için hazırladığımız olası felaket teorilerini görselleştiren videomuzu aşağıdaki QR Code’u okutarak izleyebilirsiniz. Ayrıca her öykü başlarken yazarlarımızın mesajları da dijital video olarak kayıt edildi. Onları da QR Code’ları okutarak izleyebilirsiniz. Zira kitaplar belki yok olur endişesiyle bu dijital dokümanları uzay boşluğuna tutturmaya karar verdik.
Eğer bu kitabı kitapçılardan satın aldıysanız, henüz sağlıklısınız demektir. Eğer iş işten geçtikten sonra bu kitabı bir yerlerde gördüyseniz, lütfen hangi yazarımızın teorisi doğru çıktıysa onun sayfasını işaretleyiniz. Bunların hiçbiri olmadı ve yalnızca uzay boşluğuna tutturulmuş videolarımıza eriştiyseniz, size sadece şunu söylemek istiyoruz: “İnsanlar cehennemlerini kendileri yarattılar.” (Salgın İstanbul Yazarları)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95530</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ef898ad-e8db-4ed7-8786-2ec4d01ceb65.jpg</image:loc>
            <image:title>Çernobil&apos;in Son Çocukları</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en büyük çevre felaketlerinden birini, Çernobil Nükleer Santrali’ndeki patlamayı konu edinen bir kitap bu. Kuşkusuz ki ele alınması zor bir konu. Ama hatalarımızdan ders çıkarmak için onları öğrenmek de, anımsamak da zorunlu…
Nükleer fizikçi Deniz Mert İçöz’ün yazdığı bu öykü, böylesi felaketlerin bir daha yaşanmaması için bir bilinç uyandırmayı amaçlıyor. Döndü İçöz’ün özgün fotoğraflarla birleşen üç boyutlu maketleri, her şeye rağmen umudun hep var olduğunu fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95531</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9009607f-96d4-4b30-971b-95d87a773986.jpg</image:loc>
            <image:title>Scientific Method Fundamental Informations</image:title>
            <image:caption>Scientific Method Fundamental Informations</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95532</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd30308-be16-48ca-856c-5b193ebc0a66.jpg</image:loc>
            <image:title>Taekwondo</image:title>
            <image:caption>1.      UVOD 
a.       Historija taekwondoa u svijetu 
b.      Šta je taekwondo? 
c.       Sistematizacija taekwondoa 
d.      Filozofija taekwondoa 
e.       Etika u taekwondou 
2.      PREDMET I PROBLEM 
3.      DOSADAŠNJA ISTRAŢIVANJA 
4.      CILJ I ZADACI 
5.      HIPOTEZE RADA 
6.      METODE RADA 
a.       Uzorak ispitanika 
b.      Uzorak varijabli 
c.       Prikupljanje podataka 
d.      Metode obrade podataka 
e.       Opisistraţivanja 
7.      REZULTATI I DISKUSIJA 
a.       Analiza rezultata seniora 
b.      Uporedba rezultata seniora pobjednika i gubitnika 
c.       Analiza rezultata seniorki 
d.      Uporedba rezultata seniorki pobjednica i gubitnica 
e.       Uporedba rezultata seniora sa rezultatima seniorki 
8.      ZAKLJUČAK 
9.      LITERATURA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95533</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472eb85b-e670-4d9c-935e-8afe17a3efad.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakfedilmiş Bir Ömür - Rıza Çöllüoğlu</image:title>
            <image:caption>Vakfedilmiş Bir Ömür - Rıza Çöllüoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95534</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48f99420-2e77-4297-8466-7c1f1eda3a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Algılanan Örgüt Yapısı, Kişi-İş ve Kişi-Örgüt Uyumunun İş Tatmini ve İşe Kenetlenme Üzerine Olan Etkisi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Giriş 
2.      BÖLÜM – Kuramsal Açıklamalar ve İlgili Araştırmalar 
3.      BÖLÜM – Yöntem 
4.      BÖLÜM – Bulgular 
5.      BÖLÜM – Tartışma Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95535</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39562611-f18b-4e43-b412-5c08ece7d064.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid 19 Sürecinin Sağlıklı Yaşam Boyutuna İlişkin Psikososyal Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Covid-19 Salgını Sürecinde Evde Kal Politikası Bağlamında Somut Olmayan Kültürel Miras Odağında Rekratif Etkinlik Önerileri 
2.      BÖLÜM – Covid-19 Pandemisinde Egzersiz ve Ruh Sağlığına Etkileri 
3.      BÖLÜM – Sspor Bilimleri Alanında Öğrenim Gören Üniversite Öğrencilerinin Covid-19 Pandemi Döneminde Psikolojik Dayanıklılık Düzeylerinin Spora Bağlılıklarına Etkisi 
4.      BÖLÜM – Pandemi Döneminde Oyun: Youtube Oyun Videolarının Nitel İçerik Analizi ile Değerlendirilmesi 
5.      BÖLÜM – Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ile beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencilerinin Sağlıklı Beslenmeye Yönelik Tutumlarının İncelenmesi 
6.      BÖLÜM - Pandemi Sürecinde Üniversite Öğrencilerin Covid-19 Korku Düzeylerinin Sportif Aktivite ve Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi 
7.      BÖLÜM - Covid-19 Pandemi Sürecinde Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Sıkıntıya Dayanma Düzeylerinin İncelenmesi 
8.      BÖLÜM - Covid-19 Pandemi Sürecinde Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Sıkıntıya Dayanma Düzeylerinin İncelenmesi 
9.      BÖLÜM - Pandemi Döneminde Üniversite Öğrencilerinin Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutumlarının Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi 
10.  BÖLÜM - Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Covid-19 Pandemi Sürecinde Yaşam Beceri Düzeylerinin İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95536</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f234faa-fe44-4373-b608-3977596d8b70.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsız Denetim Standardı 500 - Bağımsız Denetim Kanıtlarının Uygulanması Hakkında Bir Alan Araştırması</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Denetim Hakkında Genel Bilgi 
2.      BÖLÜM – Denetim Kanıtları 
3.      BÖLÜM – Bağımsız Denetim Standardı 500:Bağımsız Denetim Kanıtlarının Uygulanması Hakkında Bir Alan Araştırması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95537</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7056a8f-6041-4030-8cc8-bae275631c17.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19&apos;un Ekonomi Politiği</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Pandeminin Finansal Piyasalar ve Küresel Ticaret Üzerindeki Etkisi 
2.      BÖLÜM – Pandemi Sürecinde Emek 
3.      BÖLÜM – Pandemide Toplumsal Farklılaşma ve Kentlerdeki Değişim 
4.      BÖLÜM – Pandeminin Avrupa Birliği Üzerindeki Etkisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95538</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cbdbc04-2935-45da-9cc4-af8c107e0896.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Hizmetlerinde Yerelleşme</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Eğitim Hizmetleri, Eğitimin Kamusal Hizmetler İçindeki Yeri ve Ülkeler Bazında Değerlendirilmesi 
2.      BÖLÜM – Yerelleşme Olgusu ve Eğitim Hizmetlerinde Yerelleşme 
3.      BÖLÜM – Türkiye’de Eğitim Hizmetlerinin İdari Yerelleşme Tartışmalarının Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95539</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4441ba9c-6bcd-44e5-95b6-70772c1d257f.jpg</image:loc>
            <image:title>Crypto Assets</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Accounting and Auditing on Cryptocurrencies 
2.      BÖLÜM – The Evaluation of Cryptocurrencies within the Framework of Accounting Standards and Its Impact on Financial Reporting 
3.      BÖLÜM – International Approaches in Accounting of Cryptocurrencies 
4.      BÖLÜM – The Effect of Herding Behavior in the Cryptocurrency Market on the Dependency Structure between Stock Markets: Evidence from G8 Countries 
5.      BÖLÜM – The Relationship between Cryptocurrency Prices and the VIX Index: A Study on the Cryptocurrencies with the Highest Market Capitalization 
6.      BÖLÜM - Alternative View to Traditional Financing: Initial Coin Offerings (ICOs) 
7.      BÖLÜM - The Impact of Covid-19 on Cryptocurrency Markets: An Event Study Analysis 
8.      BÖLÜM - Identifying Price Bubbles in the Bitcoin before and during the Covid-19 Pandemic</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95540</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0139903-f05a-4556-8635-3f3e9cbd5e89.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Alanında Yaşanan Gelişmelere Bilimsel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Türkiye’de Riskin Erken Saptanması Komitesinin Etkinliği: BİST Kurumsal Yönetim Şirketleri Üzerine Nitel Bir Araştırma 
2.      BÖLÜM – Muhasebe Manipülasyonlarının Logit Model ile Tespit Edilmesi: BİST’te İşlem Gören İmalat Sektörü İşletmeleri Üzerinde Bir Uygulama 
3.      BÖLÜM – Sermaye Şirketlerinde Borca Batıklık, Borca Batıklık Nedeniyle Konkordato İlan Edilmesi: Borca Batıklık Durumunun Konkordato Kurumuna Etkileri ve Sonuçları Üzerine Bir Uygulama 
4.      BÖLÜM – İşletmelerde Hile ve Yolsuzlukların Engellenmesinde Kurumsal Yönetimin Rolü: Bir Araştırma 
5.      BÖLÜM – Bağımsız Denetim Raporunda Kilit Denetim Konuları: Kimya İlaç Petrol Lastik ve Plastik Ürünler Sektörü Üzerine Bir Araştırma . 
6.      BÖLÜM – Veri Zarflama Analizinin Müşteri Kârlılıklarının Belirlenmesinde Kullanılması: Bir Üretim İşletmesi Örneği 
7.      BÖLÜM – Otel İşletmelerinde İç Kontrol Sistemi Nasıl Olmalı? Karadeniz Bölgesinde Beş Yıldızlı Bir Otel Örneği 
8.      BÖLÜM – Çağdaş Maliyet Yöntemlerinden Zamana Dayalı Faaliyet Tabanlı Maliyetleme 
9.      BÖLÜM – Muhasebede Büyük Veri, Veri Analiz Uygulamaları ve Veri Görselleştirme 
10.  BÖLÜM – Mevcut Düzenlemeler Çerçevesinde Kripto Varlıkların Finansal Raporlama Sorunlar 
11.  BÖLÜM – Endüstri 4.0 Döneminde İşletme Varlıklarının Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına Göre Değerlemesi 
12.   BÖLÜM – Dijitalleşme Sürecinde Muhasebe Mesleğinin Dönüşümünde Yapay Zekâ, Blockchain, XBRL ve Bulut Bilişim Teknolojilerinin Etkisi 
13.  BÖLÜM – BDS 701 Kapsamında Bağımsız Denetim Raporlarında Yer Alan Kilit Denetim Konularının Tespiti ve Analizi: Finans Sektöründe Bir Araştırma 
14.  BÖLÜM – MSUGT/VUK, TMS/TFRS, BOBİ FRS VE KÜMİ FRS Taslağı Kapsamında Maddi Duran Varlıkların İncelenmesi 
15.  BÖLÜM – TFRS-15 Kapsamında Fikri-Sınai Mülkiyetin Lisanslaması ve Örnek Vaka İncelemeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95541</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/380b5448-01e8-497a-8fb7-b9409063d07b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada ve Türkiye&apos;de Çalışma Hayatı, İstihdam ve İşsizlik</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Covid-19 Pandemi Döneminin Dünyada ve Türkiye’de İstihdam Ve İşsizliğe Etkileri 
2.      BÖLÜM – Çalışma Hayatında Esnekliğin Yeni Görünümü 
3.      BÖLÜM – Covid-19 Pandemisinin Gig Ekonomisi ve Gig İstihdamı Üzerindeki Etkileri 
4.      BÖLÜM – Dış Ticaret ve İşgücü Piyasasına Etkileri 
5.      BÖLÜM – Endüstri 4.0’ın İstihdama Etkileri 
6.      BÖLÜM – Dünyada ve Türkiye’de Göç ve İşgücü Piyasaları 
7.      BÖLÜM – Yükselen Piyasa Ekonomilerinde İşsizlik Histerisi Hipotezi Geçerli Midir ? Fourier Birim Kök Testlerinden Ampirik Kanıtlar 
8.      BÖLÜM – Eviçi Kadın Emeği ve Farklı Kadın Emeği Biçimleri İle İlişkisi 
9.      BÖLÜM – Ekonomide Kadının Görünmez Emeği ve Kadın İstihdamı 
10.  BÖLÜM – Türkiye’deki İşgücü Göstergelerinin Dünya ve Ülke Bloklarıyla Karşılaştırılması 
11.  BÖLÜM – Türkiye’de İşsizlik ve Sanayi Üretim Endeksi Arasındaki İlişki : Uzun Dönemli Ortak Değişkenlik 
12.  BÖLÜM – Modern Dünyanın Değişen İstihdam Örüntüleri Çerçevesinde Türkiye’de Eğreti İstihdam 
13.  BÖLÜM – Dezavantajlı Grupların İstihdamına Türkiye Ağırlıklı Genel Bir Bakış 
14.  BÖLÜM – Iktisadi Krizlerin Türkiye’de İşgücü Piyasası Üzerine Etkileri 
15.  BÖLÜM – Enerji Sektörü ve İstihdam : Yenilenebilir Enerji Piyasaları Özelinde Bir İnceleme 
16.  BÖLÜM – Dünyada ve Avrupa Ülkelerinde Yenilenebilir Enerji Sektöründe Gerçekleşen Teknolojik İlerlemenin İstihdam Üzerine Etkileri 
17.  BÖLÜM – Sağlık Düzeyi, İşgücü Verimliliği ve Ücret Düzeyi İlişkisine Yönelik Bir Değerlendirme 
18.  BÖLÜM – Türkiye’de Sekiz ve On İki Yıllık Zorunlu ve Kesintisiz Eğitime Geçişin İşsizliğe Etkisi : Müdahale Analizi Yöntemiyle Bir Sınama 
19.  BÖLÜM – Teknolojik Gelişmişlik ve İstihdam Düzeyi Arasındaki İlişki : OECD Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama 
20.  BÖLÜM – Türkiye Ekonomisinde Genç İşsizliğinin Boyutları ve Sebepleri Üzerine Bir Değerlendirme 
21.  BÖLÜM – Covid-19 ve İşsizlik : New York Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95542</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3981b14d-e627-47aa-aab6-f7a4a72a6c2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Teorik Perspektiften İktisadi ve Finansal Olguların Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM – Bilgi İletişim Teknolojilerindeki Değişimin Finansal Piyasa ve Para Politikalarına Etkisi Üzerine Bir Değerlendirme 
2.      BÖLÜM – Finansal Gelişme Çerçevesinde Bankacılık Sektörü ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: Türkiye Örneği 
3.      BÖLÜM – Tarih Boyunca Yaşanan Finansal Krizler 
4.      BÖLÜM – Mal Paradan Kripto Paralara Doğru: Finansal Sistemin Geleceği 
5.      BÖLÜM – Uluslararası Finansal Kuruluşlar ve Savaş Sonrası Devletin Kritiği 
6.      BÖLÜM – Faizsiz Finans Sisteminin Teorik Açıdan Değerlendirilmesi ve Türkiye’de Gelişimi 
7.      BÖLÜM – Dünyada ve Türkiye’de Finansal Hizmetler Sektöründeki FinTek Uygulamalarının Karşılaştırılması 
8.      BÖLÜM – Gelişen Ülke Risk Faktörlerinin Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve Finansal Piyasalar Üzerindeki Etkileri 
9.      BÖLÜM – Doğrudan Yabancı Yatırımlara Yönelik Ampirik Literatürün Gözden Geçirilmesi ve Değerlendirilmesi: 1950-2021 
10.  BÖLÜM – İslami Finansta Uyuşmazlık Çözümünün Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirilmesi: Literatür İncelemesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95543</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a5b01fa-c4e2-43db-8638-ed7564cf9d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Rağmen</image:title>
            <image:caption>Peki ya bu adamı hala seviyor muyum, diye düşündüm. Bu kısacık zamanda, hayatım boyunca kimseyi sevmediğim kadar onu sevdiğimi, kimsenin, kalbimin ritmini bu kadar bozmadığını ve hatta kimseyi bu denli arzulamadığımı biliyordum. Şimdi, artık onu sevmiyorum, desem bile ömrüm boyunca kalbimin bir köşesinde sızısını taşıyacağıma emindim. 

Rağmen, idraki zor hislerin çemberinde, kendisi için doğru olanı bulmaya çalışan bir kadının, Nefes’in öyküsünü bizlerle buluşturuyor. Elinizde tutmakta olduğunuz bu kitapla, aşkın dehlizlerinde soluksuz bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95544</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d27fb6-cd38-45ae-a07c-d285e0069082.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hikayem Var</image:title>
            <image:caption>Brütüs bıçağı çıkardı. Sezar’ın etrafını sarmaya başladılar. Ve bir an Sezar ile ikimiz olayın ortasında kaldık. Bildiğin Sezar’ın koruması durumuna düşmüştüm. Ve bu durumdan kurtulmanın tek yolu vardı: Kılıcıma davranarak Sezar’ın omzuna dokundum. Döner dönmez bıçağı göğsüne sapladım. Sezar ile göz göze geldik ve ağzından şu kelimeler döküldü: 
“Sen de mi Selami?” 
 
Dikkat! Elinizde tutmakta olduğunuz bu kitabın sonuna geldiğinizde, kitap kendisini imha edecek, geriye sadece attığınız kahkahalarınız, bıyık altından gülümsemeleriniz kalacak. Bu nedenle, öyküleri idareli kullanmanızı öneririz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95545</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31440faa-a1ba-4a09-aa05-e328606f81f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydede Dünyayı Dolaşıyor</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 8-12 yaş grubundaki çocuk psikolojisine uygun bir kitap. 8-12 yaş problem çözme, işlemsel düşünme yetisinin, yeni bilgiler öğrenme, sınıflama becerisinin geliştiği evre. Çocuklar, hayal ve gerçek ayrımını da yapabildikleri on iki yaştan itibaren giderek erişkin zihni ile düşünmeye başlıyorlar. Zihin kuramı gelişiyor. Zihin kuramı da inançlar, niyetler, istekler, bilgiler gibi zihinsel durumlardan oluşur. Aynı zamanda anlatabilme becerisi demek olan zihin kuramı, ötekini anlamak ve zihinsel olarak kendini diğerinden ayırt edebilmeyi de içerir. Kitap bu hâliyle 13 yaş üstü çocuklar için de okunabilir görünüyor. 

Luna, masallarını ve büyüdükçe hikâyelerini yazmaya devam etmeli. Ne kadar yazarsa Aydede’siyle o kadar çok konuşur.  

(Psikiyatr Doç. Dr. – Şair / Yazar Burhanettin Kaya) 

Merak ve hayal… İnsanlığın biraz gelişimi söz konusuysa sebebi bunlar. Söylenen odur ki meraklı ve hayal edebilen insan hedefine ulaşabilir. Luna’nın düşünen, merak eden, hayal kuran kimliği; dedesiyle kurduğu ve okura hissettirdikleri sevgi bağı ve diliyle ne güzel bir hikâye çıkarmış ortaya! 

Evet, diyor okurken insan; bu çocuk hayallerine ulaşır. Yeryüzünün Lunaların hayallerine ve sevgi dolu dünyalarına gereksinimi var. Özellikle pandemiden sonra tüm dünyada hissedilen ruh hâlleri pek iç açıcı değil ama her karanlıktan bir güzellik doğması da kaçınılmaz. Bu süreçte dünyada kitap okuma sayısının artması da böyle bir sonuç. Yediden yetmişe her yaştan çocuk için umut veren, sevgi dolu bir kitap katıldı dünyamıza. Okuru çok olsun! 

(Edebiyat Öğretmeni / Düzeltmen Nihan Özkan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95546</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45ca62ae-6cd7-47dc-ac1a-0055d65ab1f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Doberman</image:title>
            <image:caption>“Tanık olduğu saf şiddet Çetin’in içini kaldırdı. Dayanamadı ve Gül Hanım’la yediği akşam yemeğinden midesinde kalanları öğürerek çıkardı. Elinde tuttuğu mayoya da kusmuk bulaştığını görünce yüzünü buruşturdu. Tekrar düzgün nefes almaya başlayabildiği zaman Selim’i düşündü. Bu adam bir kanser, bir parazitti. Birinin bu herife haddini bildirmesi gerekiyordu... Ve sanki o sırada içinde olduğu gölgeler yavaş yavaş aklına girmeye başladı. Aklına anında konuyla ilgili yapılabilecek bir plan gelmişti. Hayatının geri kalanında her yatağa girdiğinde &apos;Keşke aklıma gelmeseydi...&apos; diyeceği, çocukça bir plan...” 

 
Bugün yaptığımız her şey, geçmiş tecrübelerimizin bir sonucu değil midir? Ne yaşarsak, nasıl yaşarsak öyle bakarız hayata. Hobilerimiz, fobilerimiz, kurduğumuz arkadaşlıklar... Hepsi, bizi biz yapan anılarla örülmüştür. 
Doberman’da da hiçbir şey nedensiz değil. Doğacan Silivri, hayallerin gerçekle, doğanın doğaüstüyle karıştığı kurgusuyla okurlara sesleniyor: 
“Hepimiz geçmişin mahkûmlarıyız!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95547</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a0f28de-0e45-4275-a670-5e9bb79f13c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıtsız Kimlikler</image:title>
            <image:caption>İnsanların yaşadıkları çağın tanıkları olduğu söylenir. Ancak gözleri görmeyen, kulakları duymayan, akılları almayan tanıkların anlatabileceği hiçbir şey yoktur. Globalleşme ile birlikte insanların yüreklerinin sökülüp alındığı, vicdanlarının körleştirildiği bir dönem yaşıyoruz. İnsanlığın daha önce hiç bu kadar ayakaltına alınmadığı, yaşam hakkının böylesine değersizleştirilmediği bir dünyaya uyum sağlamaya çalışıyoruz hepimiz. Duygularımızı, değerlerimizi ve ilkelerimizi kaybediyoruz. 
 
İşin en kötü yanı, dünyayı kana bulayanların aslında ne kadar aşağılık olduğunu bal gibi bildiğimiz halde onlara halâ, ‘büyük,’ diyoruz; ‘büyük güçler…’ 
Yazarımız İnci YILMAZ ŞİMŞEK, yeni romanı ‘KAYITSIZ KİMLİKLER ’de bu ikiyüzlülüğün yaşandığı Ortadoğu coğrafyasından küçücük bir kesiti anlatıyor. Yazılanların kurgunun da ötesinde acı gerçeklerden oluştuğunu özellikle söylemeliyim. 
 
 Can Akkiriş 
Editör- Yaratıcı Yazarlık Eğitmeni 
‘Adım Adım Yaratıcı Yazarlık’,  ‘Yeni Başlayanlar için Yaratıcı Yazarlık Atölyeleri’ ve ‘Geliştirmek İsteyenler için Yaratıcı Yazarlık Atölyeleri&apos; kitaplarının yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95548</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32a20636-8179-42af-8ba9-fba0d29915fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin Yaratıcı Kahramanları</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet tarihinin önemli şirketlerinin yaratıcı kurucularını ve şirketlerin yolculuğunu göreceğiniz bu kitapta, hayatımıza dâhil olmuş ve hala olmaya devam eden birçok markanın öyküsü yer almaktadır. 

“Arolat’ın insan gerçekliğine ilişkin ilgisi salt bir portre çizimi değildir. O, değişimle ilgilidir. Bu nedendir ki, Hakkâri’de Zap Suyu üstünde bir ‘Gençlik Köprüsü’nün kurulmasına olanca gücüyle çaba göstermiştir. Fiziki ortamın insan yaşamında engel olmadığına inanmıştır oldum olası… 

Kendisinden önce 1995’li yıllarda yayın yönetmeni olan kurucu Nezih Demirkent ustadan sonra Başyazarı olduğu DÜNYA Gazetesi’nde odaklandığı konu, Anadolu sosyo-ekonomik ikliminin nasıl değiştirileceği oldu; kaldıraç noktası ise Anadolu genelinde KOBİ’leri küme yükseltmek... KOBİ’leri küme yükselmiş kentler aynı zamanda ekonomik olarak evrilecekti. 

İşte bu evrim sırasında ‘değişim liderleri’ gerekiyordu, Cumhuriyetin Yaratıcı Kahramanları...” -Kenan Mortan, Önsöz’den</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95549</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe3dfe44-8c8a-4658-b3c3-242b1688c847.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumraliçe</image:title>
            <image:caption>Kudi der dostlarım bana
Zoru severim
Bu yüzden şair oldum
Aklım akmaz yapılan
Nice işlere şahit oldum


Yerim içerim gönlümce
Dünyayı dolaşırım
Dönüp Müslüman mahallesinde
Salyangoz satarım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95550</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a85adf8a-fce9-4303-ace9-e24ddbada695.jpg</image:loc>
            <image:title>Şenay ve Vırak Kurbağa</image:title>
            <image:caption>Hepimizin dış görünüşü ve yetenekleri farklıdır. 
Bu özelliklerinden dolayı, hiç kimseyi yargılamamalıyız. 
Yeteneklerimizi birleştirdiğimiz zaman, ortaya büyük bir zenginlik çıkar. 
Daha güçlü, daha başarılı oluruz. 
İşte o zaman: “Birlikten kuvvet doğar.” deriz. 
 
Sevgili çocuklar, sizlerle daha güçlüyüz… Şenay ve Vırak Kurbağa’nın arkadaşlarının arasına siz de katılmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95551</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42ede8a6-1cdc-4ede-a034-c0c117ea7f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İşinde Gücündeydi</image:title>
            <image:caption>‘Sığ sularda yavru balıkları sevmek’ cümlesi, uzun süredir arkadaşlarımla üzerinde çalıştığımız ‘Ben kimim?’ sorusunu yeniden sordurttu kendime. Bu kitabın ön okumasını viyolonsel için düzenlenen ve Sheku Kanneh-Mason’un seslendirdiği ‘Hallelujah’ eşliğinde yaparken, müziğin ruhani içeriğiyle birleşen metin, adeta bir ‘psikocoğrafya’ denemesi olarak beni Sinop’un sokaklarında, deniz kıyılarında, uzak köylerinde oradan oraya savurdu. Guy Debord’un Kasım 1956’da, Les Lèvres Nues’te yayımlanan ‘Dérive’ teorisinde betimlediği gibi, psikocoğrafik etkilerin farkındalığı ile bir şekilde Sinop’ta sürüklenerek Sinoplugillere dokundum.” 

T. Melih Görgün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95552</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7971a9b-bfe2-4e15-b91a-1c42fa440058.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ile Boya</image:title>
            <image:caption>Renklerin iyileştirici etkisi olduğunu bilmeyen yoktur. Hele bu renkler kullanmayı en sevdiklerinizse... Yediden yetmişe her yaş için uygun olan boyama kitabımız sevdiğiniz renkleri kullanmanız için size fırsat sunuyor. Kitabı açtığınızda karmaşık desenler, birbirine geçmiş modellerle karşılaşacaksınız. Sakın korkmayın! Günlük hayattaki karmaşadan uzaklaşmanızı sağlayacak olan bu kitapla içinizdeki ressam ortaya çıkacak. Kesinlikle müptelası olacağınız bu boyama kitabı sizleri dünyadan soyutlayacak. Bir an önce işlerimi bitireyim de başına oturayım diye vakit kollayacaksınız. Kural yok, sınırlandırma yok tamamıyla özgür olacağınız bu kitapları istediğiniz yere de taşıyabilirsiniz. Bu yüzden çok pratik bir hobi. İhtiyacınız olan şeyler boya kalemleri ve “Aşk ile Boya&quot;. Duyduğumuza göre insanlar hangi deseni hangi renk ile boyasam diye rüyalar görüyormuş. Sakın ha kendinizi fazla kaptırmayın. Başlayınca bırakmak zor oluyor.
İyi eğlenceler, iyi boyamalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95553</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92fad3d7-8bf4-4f49-b8a0-6550613d4ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayallerini Boya</image:title>
            <image:caption>Renklerin iyileştirici etkisi olduğunu bilmeyen yoktur. Hele bu renkler kullanmayı en sevdiklerinizse... Yediden yetmişe her yaş için uygun olan boyama kitabımız sevdiğiniz renkleri kullanmanız için size fırsat sunuyor. Kitabı açtığınızda karmaşık desenler, birbirine geçmiş modellerle karşılaşacaksınız. Sakın korkmayın! Günlük hayattaki karmaşadan uzaklaşmanızı sağlayacak olan bu kitapla içinizdeki ressam ortaya çıkacak. Kesinlikle müptelası olacağınız bu boyama kitabı sizleri dünyadan soyutlayacak. Bir an önce işlerimi bitireyim de başına oturayım diye vakit kollayacaksınız. Kural yok, sınırlandırma yok tamamıyla özgür olacağınız bu kitapları istediğiniz yere de taşıyabilirsiniz. Bu yüzden çok pratik bir hobi. İhtiyacınız olan şeyler boya kalemleri ve “Hayallerini Boya&quot;. Duyduğumuza göre insanlar hangi deseni hangi renk ile boyasam diye rüyalar görüyormuş. Sakın ha kendinizi fazla kaptırmayın. Başlayınca bırakmak zor oluyor.
İyi eğlenceler, iyi boyamalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95554</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2caeeda4-ccaa-4e9a-b0ed-b2d8f1b9418f.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerin Aşkı</image:title>
            <image:caption>Renklerin iyileştirici etkisi olduğunu bilmeyen yoktur. Hele bu renkler kullanmayı en sevdiklerinizse... Yediden yetmişe her yaş için uygun olan boyama kitabımız sevdiğiniz renkleri kullanmanız için size fırsat sunuyor. Kitabı açtığınızda karmaşık desenler, birbirine geçmiş modellerle karşılaşacaksınız. Sakın korkmayın! Günlük hayattaki karmaşadan uzaklaşmanızı sağlayacak olan bu kitapla içinizdeki ressam ortaya çıkacak. Kesinlikle müptelası olacağınız bu boyama kitabı sizleri dünyadan soyutlayacak. Bir an önce işlerimi bitireyim de başına oturayım diye vakit kollayacaksınız. Kural yok, sınırlandırma yok tamamıyla özgür olacağınız bu kitapları istediğiniz yere de taşıyabilirsiniz. Bu yüzden çok pratik bir hobi. İhtiyacınız olan şeyler boya kalemleri ve “Renklerin Aşkı&quot; Duyduğumuza göre insanlar hangi deseni hangi renk ile boyasam diye rüyalar görüyormuş. Sakın ha kendinizi fazla kaptırmayın. Başlayınca bırakmak zor oluyor.
İyi eğlenceler, iyi boyamalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95555</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3503e304-e5a4-48b9-b5e5-dfeee3d6d930.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgiyle Boya</image:title>
            <image:caption>Renklerin iyileştirici etkisi olduğunu bilmeyen yoktur. Hele bu renkler kullanmayı en sevdiklerinizse... Yediden yetmişe her yaş için uygun olan boyama kitabımız sevdiğiniz renkleri kullanmanız için size fırsat sunuyor. Kitabı açtığınızda karmaşık desenler, birbirine geçmiş modellerle karşılaşacaksınız. Sakın korkmayın! Günlük hayattaki karmaşadan uzaklaşmanızı sağlayacak olan bu kitapla içinizdeki ressam ortaya çıkacak. Kesinlikle müptelası olacağınız bu boyama kitabı sizleri dünyadan soyutlayacak. Bir an önce işlerimi bitireyim de başına oturayım diye vakit kollayacaksınız. Kural yok, sınırlandırma yok tamamıyla özgür olacağınız bu kitapları istediğiniz yere de taşıyabilirsiniz. Bu yüzden çok pratik bir hobi. İhtiyacınız olan şeyler boya kalemleri ve “Sevgiyle Boya”. Duyduğumuza göre insanlar hangi deseni hangi renk ile boyasam diye rüyalar görüyormuş. Sakın ha kendinizi fazla kaptırmayın. Başlayınca bırakmak zor oluyor.
İyi eğlenceler, iyi boyamalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95556</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b66c1a1-963e-43d8-9709-a73c57554b1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Üç Aylık Kültür - Sanat Ve Edebiyat Ortak Çalışması Sayı 10</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk dokuz sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 10. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
 

Ayetullah Sümer, Kemal Özer, Doğan Hızlan, Ahmet Telli, Cemil Kavukçu, Gündüz Vassaf, Ali Cengizkan, Oğuz Demiralp, Neşe Yaşın, Haydar Ergülen, Ayşe Sarısayın, Mahmut Temizyürek, Yiğit Bener, Jack Kerouac, Sinan Fişek, Alev Bulut, A. Ömer Türkeş, İsmail Mert Başat, Akif Kurtuluş, Charles Pierre Baudelaire, Kenan Sarıalioğlu, Ferruh Tunç, Semiramis Yağcıoğlu, Neslihan Önderoğlu, Başar Başarır, Cristina Peri Rossi, Ayşe Nihal Akbulut, Makbule Aras, Tozan Alkan, Mehmet Sarsmaz, Hüseyin Ferhad, Reha Yünlüel, Hilmi Tezgör, Altay Öktem, Gülce Başer, Çiyil Kurtuluş, Erkan Karakiraz, Ozan Öztepe, Serdar Aydın, Derya Sönmez, Şeref Bilsel, Olga Bragina, Uğur Büke, Hakan Sarıpolat, Burak Abatay, Delfina Gochez Fernandez, Emirhan Oğuz, Mihriban İnan Karatepe, Paula Bozalongo, Özge Cengiz, Lola Ridge, Gülsüm Karacan, Pelin Şanlı, Atakan Yavuz, Swetlana Mosova, Yener Çetin, Camille Aubaude, Barış Önder, Nejat Yavaşoğulları, Sadık Türksavaş, Semih Çelenk, Zafer Toprak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95557</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/259e58cb-8e99-492e-be6f-73055ac903b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Görklü Kelimeler Ormanı</image:title>
            <image:caption>Ormana kuru odun parçaları toplamaya giden Yunus, kendi aralarında konușan hayvanlar ve ağaçlardan duyduğu kelimelerin peșine düștü. Çünkü çok eğlenceliydi.
 
Önce görk kelimesinin anlamını öğrendi. Ardından ıșk,  dem, uçmak...  
 
Ceylanlar, atlar, ağaçlar... Her biri, bir kelime öğretti.
Yunus, hepsini gönül heybesine doldurup annesiyle paylaștı.
 
Bu kitapta yer alan Yunus Emre&apos;nin  yolculuğu içinizi ısıtacak ve kulağınıza görklü kelimeler fısıldayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95558</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f1c5ac-8fa0-4201-860b-36871db338a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Kızı Emily Serisi (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Cem Yayınevi, Yeşilin Kızı Anne serisi ile Türkiye’de okurun gönlünde taht kuran Kanadalı yazar Lucy Maud Montgomery’nin Rüzgârın Kızı Emily Serisi’ni okurla buluşturuyor. 
Rüzgarın Kızı Emily Serisi’ndeki kitapların isimleri: 
1)      Emily Yeni Ay’da 
2)      Emily Tırmanıyor 
3)      Emily’nin Arayışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95559</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95eb76e0-1ae9-43fe-aa4b-19152aac3e59.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, modern felsefenin büyük düşünürlerinden Henri Bergson’un Antik felsefe üzerine verdiği derslerden oluşuyor. Bu derslerde Bergson, Sokrates öncesi filozofların varlık, doğa ve insana dair kurgulamalarını ele alıyor. Stoa, Elea ve İskenderiye okullarının savundukları görüşleri değerlendiriyor. Varlığın özüne sayıları yerleştiren Pythagorasçıların ve her şeyin ateşten gelip ateşe döndüğünü savunan, hareketi öne çıkaran Herakleitos’un fikirlerinin içermelerini serimliyor. Erdemin öğretilebileceğini savunan Sofistlerle hakikat uğruna ölmeyi göze alan Sokrates arasındaki tartışmanın Platon ve Aristoteles aracılığıyla Batı felsefesinin ve kültürünün temellerini nasıl attığını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95560</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/478e4d99-aabb-4f20-ba38-66f72f1f5155.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Gaflar</image:title>
            <image:caption>• Kurbağalardan elektrik elde edilebilir mi? 
• Çömlekler fare doğurabilir mi? 
• Marslılar gezegenlerini su kanallarıyla mı donatmışlardır? 
• Kanat takıp kuşlar gibi uçabilir miyiz? 
• Madenleri kaynatırsak altın elde edebilir miyiz? 
 
“Olmaz öyle şey!” deyip bu sorulara gülüp geçiyorsunuz belki ama bilimin böyle acayip fikirlerden doğduğunu biliyor muydunuz? Üstelik bu fikirleri savunanlar arasında pek parlak bilim insanları da vardı! Bizden duymuş olmayın, bilimsel gaflar dünyayı değiştirebilir: Odanızı aydınlatmanızı, pasta kreması yapmanızı veya dünyanın bir ucundan diğerine uçmanızı sağlayan atılımları başlatabilir. Bilimin gaflarla dolu serüvenine tanık olmak istiyorsanız,  geç kalmış sayılmazsınız, bu kitap tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95561</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/329516a5-2c5d-4439-a532-b04c8e785a63.jpg</image:loc>
            <image:title>Süre ve Eşzamanlılık</image:title>
            <image:caption>Einstein’ın 20. yüzyılın başında ortaya attığı görelilik kuramı çığır açıp modern fizik biliminin çehresini sonsuza dek değiştirdi. Bu dâhiyane ve yenilikçi kuram, bilim insanları arasında ilk andan itibaren heyecanla karşılandıysa da felsefi içermeleri nedeniyle dönemin felsefecileri arasında kuşkuya, hatta infiale neden olacaktı: Uzay ve zamanı aynı potada eritiyor, zamanı uzay cinsinden ifade etmeye izin veriyor, böylece evrenin dokusunu kökten değiştiriyordu. Bu kuramın felsefe açısından barındırdığı tehlikeyi görenlerin başında, zaman olgusunun felsefenin temel sorunlarının anahtarı olduğunu düşünen Henri Bergson geliyordu. 

Yirminci yüzyılın en önemli filozoflarından biri olan Bergson, bu kitapta, Einstein’la zamanın doğası hakkında girdiği hararetli tartışmayı açıyor. Görelilik kuramının felsefi anlamını ortaya koyuyor. Bir filozofun, fizik biliminin en çetrefil sorunlarına felsefenin gözlükleriyle nasıl bakabildiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95562</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6ffc252-a336-4ef3-a372-09dc572e6a90.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıya Karşı Söylev</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatçı ve filozof Marquis de Sade’ın bu kitabı, Tanrı’yı özgün ve benzersiz bir durumdan yola çıkarak düşünmektir. Ona göre ateizm, şiddetli ve çelişik bir fetihtir; çocukluğumuzun korkunç oyuncaklarının insanlığın yüreğinden ve belleğinden tamamen sökülüp atılmasıdır. 

 Ne Tanrı ne de din varsa evreni yöneten kimdir? Maddenin sürekli hareketi her şeyi açıklar mı? Bir Tanrı varsa bile, bizim saygı ve sevgimize layık bir varlık mıdır? ‘Doğamız gereği’ ölümsüz olmayı arzulamamız sonsuzluğun bir kanıtı mıdır? Peki bizi ürküten bu karanlık, bu sonsuz yok oluş korkusunu ne yapmalı? 

 Dönemin karmaşası ve anlam kargaşası içerisinde Marquis de Sade, “Felsefe her şeyi söylemelidir” demektedir; sansüre ve her tür despotizme karşı her şeyi söylemelidir. Bu kitap ile yazar, okuru, hapishane hücresinin yalnızlığından taşan felsefi bir tutarlılık arayışına davet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95563</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2159416-b1f7-43eb-9f74-755f92f64e5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyon Kartlarım Su</image:title>
            <image:caption>Öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!.. Dünyadaki ülkelerden dinozorlara, soyu tükenmekte olan hayvanlardan insan vücuduna kadar, birbirinden ilginç 10 farklı temada oyun kartları setleri. Her bir sette 50 kart ve seviyeye göre toplamda 150 soru ve cevap bulunuyor. Çocuklar arkadaşlarıyla, aileleriyle hatta kendi kendilerine oynayabilir, oynarken öğrenir. Oyunun sonunda ise kimin “şampiyon” olduğu ortaya çıkar. 
Öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!.. Dünyadaki ülkelerden dinozorlara, soyu tükenmekte olan hayvanlardan insan vücuduna kadar, birbirinden ilginç 10 farklı temada oyun kartları setleri. Her bir sette 50 kart ve seviyeye göre toplamda 150 soru ve cevap bulunuyor. Çocuklar arkadaşlarıyla, aileleriyle hatta kendi kendilerine oynayabilir, oynarken öğrenir. Oyunun sonunda ise kimin “şampiyon” olduğu ortaya çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95564</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e983863a-e068-4b6a-ac5f-a0dabda3fbc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şampiyon Kartlarım Tarih Öncesi İnsanları</image:title>
            <image:caption>Öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!.. Dünyadaki ülkelerden dinozorlara, soyu tükenmekte olan hayvanlardan insan vücuduna kadar, birbirinden ilginç 10 farklı temada oyun kartları setleri. Her bir sette 50 kart ve seviyeye göre toplamda 150 soru ve cevap bulunuyor. Çocuklar arkadaşlarıyla, aileleriyle hatta kendi kendilerine oynayabilir, oynarken öğrenir. Oyunun sonunda ise kimin “şampiyon” olduğu ortaya çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95566</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7bf2673-9af9-4538-a8e9-e8f0675b8bbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşizm</image:title>
            <image:caption>Anarşi ve anarşizm sözcükleri ve ifade ettikleri anlamlar geçmişte olduğu gibi bugün de bir ürkütücülüğe ve bir o kadar da çekiciliğe sahiptir. Öyle ki tarihsel gelişim süreci içerisinde anarşizm, pek çok kimsenin sakıncalı bularak söz konusu dahi etmekten çekindiği buna karşın pek çok kimsenin de sesini yükselterek ısrarla sahip çıktığı; muhaliflerine göre oldukça kışkırtıcı, aykırı, ütopik ve alışılmadık, taraftarlarına göre ise gayet doğal ve insani bir düşünceyi ifade eder. Bu farklı uç bakışlar, onun oldukça girift ve tartışmalı bir mesele etrafında şekillendiğini gösterir ki, bu da bireysel ve toplumsal özgürlük meselesidir. Anarşizm, Doğu ve Batı arasında daha derin tarihsel-düşünsel köklere sahip olmakla birlikte, en belirgin biçimde modern zamanlarda ortaya çıkarak yerleşik toplumsal-siyasal düzene ve onu biçimlendirmeye aday teori ve ideolojilere karşı özgürlük adına yaptığı itirazlarla açık hale gelmiştir. Ancak bu itirazlarını bazen yıkıcı şiddet yoluyla ortaya koymasından dolayı belli çevrelerde adının kötüye çıkmasına, terörle ilişkilendirilmesine ve rasyonel temelden yoksun abartılmış duygusal bir tepki olarak görülmesine, bazen de yapıcı, şiddetsiz ve pasif bir tavır almasından dolayı barışçıl bir hareket olarak değerlendirilmesine sebep olmuştur. Her ne şekilde değerlendirilirse değerlendirilsin, insani bir tavır olarak tüm insanlık tarihinde bir felsefe, ideoloji, sosyal ve siyasal teori olarak da son üç yüz yıllık yakın tarihte etkin bir biçimde varlık gösteren anarşizm, bugün de varlığını ve etkinliğini sürdürmektedir. Bu bağlamda tarihsel ve güncel bir gerçekliğe sahiptir ve insanın, toplumun ve onlara ilişkin tarihsel ve güncel fenomenlerin anlaşılması ve doğru bir biçimde değerlendirilebilmesi açısından incelenmeyi ve araştırılmayı hak eden bir düşüncedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95567</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bac6f9d-881e-409a-b50f-07266c98ae7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardından</image:title>
            <image:caption>&quot;… Sen bana gülüyorsun. Ve ben sana gülemiyorum. Hayır, gülmek istiyorum ama toplum yapamayacağımı söylüyor, öyle değil mi?” 
 
Japonya’nın ülke dışında en tanınmış ve en saygı duyulan yazarlarından biri olan, Ben Bir Kediyim, Gönül ve Madenci gibi eserlerin yazarı Natsume Soseki, ilk defa Türkçeye çevrilen Ardından’da birincil arzusu “pek bir şey yapmamak” olan Oblomovvari bir karakterin, Daisuke’nin trajikomik hayatını anlatıyor.


Varlıklı bir ailenin aylak evladı Daisuke, hem Meici dönemi sonundaki değişimlerle hem de hayattaki amacı ve kişiliğiyle dertleri olan genç bir adamdır. Günlerini ona tahsis edilen evinde kitap okuyarak, kafelerde vakit öldürerek ya da sokaklarda dolaşarak geçiren Daisuke’nin hayatı, uzun süredir başka şehirde yaşayan arkadaşı Hiraoka dönünce ve onun eşi Miçiyo’ya olan ilgisi tehlikeli bir aşka doğru evrilince tekdüzeliğini kaybeder.


Daisuke, bir yandan onu toplumsal normlara uygun bir yaşam sürmeye zorlayan ailesine karşı kişisel özgürlüğünden ve bağımsız hayatından ödün vermemeye çabalarken diğer yandan da Miçiyo ve Hiraoka’yla girdiği, benliğiyle çelişen umutsuz durumdan yakasını sıyırmaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95568</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/963e4cc0-0eeb-4b62-bf9a-e5df824464ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Şebeke Etkisi - Katilbot Günlükleri 5</image:title>
            <image:caption>Hugo En İyi Roman Ödülü 
 
Hugo En İyi Seri Ödülü 
 
Nebula En İyi Roman Ödülü 
 
Locus En İyi Bilimkurgu Romanı Ödülü 
 
Katilbot serisinin ilk uzun soluklu macerası: Şebeke Etkisi! 
 
“Aslına bakılırsa kafamın içinde yapayalnızım ve sorunlarımın yüzde 90 küsuru orada.” 
 
Kendine Katilbot diyor ama sadece kimsenin duymayacağı zamanlarda. Zaten bunu başka biri duysa komik bulmaz. Sorun da değil çünkü insanlarla ilişkisinin tamamen profesyonel bir ilişki olduğunu düşünüyor. 
 
İnsan ortakları (arkadaş değil, kesinlikle arkadaş falan değil) yakalandığında ve eskiden tanıdığı kesinliklearkadaşıolmayan biri onun acil yardımına ihtiyaç duyduğunda Katilbot sert bir aksiyona atılacak. 
 
Hem de bu sefer kendi rızasıyla!


“Katilbot’a bayılıyorum.” –Ann Leckie 


“Daha önce hiçbir kitabın ana karakterine böylesine bağlanmamıştım.” –Patrick Rothfuss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95569</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/effdb5fd-54ff-4144-94ea-19533e87d3b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Swamp Thing Efsanesi 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>“Swamp Thing Efsanesi çizgi roman tarihine damgasını vurdu. Okuduğunuz zaman nedenini anlayacaksınız.”  
–NEIL GAIMAN  
 
“Zekâ dolu, duygusal olarak etkileyici ve evet, çok eğlenceli. Birinci kalite bir iş.”  
–ENTERTAINMENT WEEKLY 
 
“Çizgi romanın gerçek klasiklerinden biri.”  
–IGN 
 
TOPRAĞIN ALTINDAN BOĞUK, GÜRLEYEN SESLER GELİYOR… 
OKYANUSUN DİBİNDE KORKUNÇ IŞIKLAR VAR. 
VE DALGALAR AMERİKA’YA BÜYÜYEREK DAĞILIYOR 
EN KARANLIK ZİHİNLERDE... 
 
1983 ile 1987 arasında, Alan Moore adındaki genç bir İngiliz yazar Amerikan çizgi roman dünyasında devrim yarattı. DC Comics’in Swamp Thing karakterinin yazarlığını üstlenerek görsel hikâye anlatıcılığında çıtayı belirledi ve çizgi roman dünyasındaki yansımaları günümüzde hâlâ devam eden devrimin ilk adımlarını attı. Moore’un sıradışı anlatım tarzı ve bu eşsiz karakterle Gotik korku türünde kaleme aldığı hikâyeler Stephen Bissette, John Totleben, Dan Day ve Rick Veitch gibi isimlerin akıldan çıkmayacak çizimleriyle bir araya geliyor ve ortaya çizgi roman dünyasının başyapıtlarından biri çıkıyor. 
 
Alan Moore’un yazdığı Swamp Thing Efsanesi’nin 2. cildi #28#34 sayılarını bir araya getiriyor ve Swamp Thing Yıllığı #2’yi, ayrıca SANDMAN’in yazarı Neil Gaiman’ın önsözü ile HELLBLAZER’ın başarılı yazarı Jamie Delano’nun giriş yazısını içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95570</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f32be2-611d-455e-8eb8-7909d5219132.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneannemin Kırmızı Saati</image:title>
            <image:caption>Badem en çok cumartesi günlerini severdi. 
Çünkü o günleri tamamen anneannesiyle birlikte “hazine odası” adını verdiği tavan arasında geçirirdi. Badem, anneannesine ait eski eşyalarla dolu bu odada, onun tatlı sesinden anılarını dinlemeye bayılırdı. 
Bir gün açtığı bir kutunun içinde kırmızı, parlak bir saat dikkatini çekti. O saatin anneannesinin çocukluğundan kaldığını öğrenince ise büyük şaşkınlık yaşadı. Nasıl yani, anneanneler de mi bir zamanlar çocuktu? Acaba eskiden çocuk olmak nasıl bir şeydi? 
Sevilen yazarımız Dicle Keskinoğlu’nun yazdığı, Şebnem Aydın’ın şahane çizimleriyle hayat verdiği Badem ve anneannesinin bu tatlı hikâyesi, farklı nesillerde çocuk olmuş kalpleri birbirine yakınlaştıracak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95571</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/195eace0-fb09-442d-b1a6-520661eb65d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Tituba</image:title>
            <image:caption>Cadılıkla suçlanan kadınların simgeleşen ismi Tituba’nın hikâyesi… 

Barbados adasında doğan Tituba, doğaüstü güçlere sahip Man Yaya tarafından şifacılık ve büyücülük konularında yetiştirilmiştir. Evlendiği Kızılderili John’la birlikte bir din adamına köle olarak satılır ve Boston’a, ardından Salem kasabasına sürüklendiği hayat mücadelesi başlar. Bu kasabada yaşayan püriten cemaatin histerik ortamında, 1692’deki ünlü Salem Cadıları davasında cadılıkla suçlanan ilk kadın olur, özgürlüğe kavuşabilmek adına büyük mücadeleler verir.

Tituba’nın çarpıcı hayat hikâyesi, Maryse Condé’nin olağanüstü dokunaklı anlatımıyla yeniden canlanıyor. Condé’yi Grand Prix Littéraire de la Femme (Kadın Edebiyatı Büyük Ödülü) sahibi yapan roman, Tituba’yı doğduğu ülke Barbados’a, adada ilk zenci köle isyanlarının yaşandığı döneme geri döndürüyor. Kölelerin çektiği acılar, ırkçılık, kadınlara yönelik cadılık suçlamaları, kadın dayanışmasının ve feminizmin ilk kıpırtıları, ölüm sonrası hayata dair bakış, Condé’nin etkileyici kalemiyle okuyucunun doğrudan yüreğine tesir ediyor. Tituba&apos;nın mücadelesi bugün de “cadılıkla suçlanan” tüm kadınların mücadelesine ilham veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95572</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/811f659a-992b-4a46-8e38-9dfabb5db99c.jpg</image:loc>
            <image:title>Serencam - Şeyh İbrahim Efendi Zade Ali Efendi</image:title>
            <image:caption>Serencam Şeyh İbrahim Efendi Zade Ali Efendi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95573</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea67aa7e-7548-40eb-b87c-a53ca72d6085.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziraatçılar İçin Matematik</image:title>
            <image:caption>Ziraatçılar İçin Matematik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95574</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f046e913-330f-43cb-be15-738df24af2a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviribiliminde Yeni Bir Kuram Altın Eşdeğerlik</image:title>
            <image:caption>ÇEVİRİBİLİM DİLBİLİMİN ALT DALI MIDIR? 
BİRİNCİ BÖLÜM 
BUGÜNE KADAR GELİŞTİRİLMİŞ OLAN 
KURAMLAR 
Jakobson’un Çeviri Türleri 
Nida’nın Kuramı 
Biçimsel Eşdeğerliğin İlkeleri 
Dinamik Eşdeğerliğin İlkeleri 
Newmark’ın Kuramı 
Popovic’in Kuramı 
Toury’nin Kuramı 
Süreç Öncesi Çeviri Normları 
Çeviri Süreci Normları 
Metinsel-Dilsel Normlar 
Normların Çokluğu 
Schleiermacher’ın Kuramı 
Venuti’nin Görüşleri 
Vinay ve Darbelnet’in Kuramı 
Catford’un Kuramı 
Chesterman’ın Kavramı 
Koller’in Kuramı 
Pym’in Kuramı 
Baker’ın Kuramı 
Lefevere’in Kuramı 
Vermeer’in Kuramı 
Eylem Kuramı 
Zohar’ın Kuramı 
İKİNCİ BÖLÜM 
ALTIN EŞDEĞERLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95575</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/177f9a65-9070-492f-9521-d4608ad3fe26.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Örüntü</image:title>
            <image:caption>Şiir dilinde sadeleşme son derece önemsizdir çünkü söylenmek istenenin tam anlamıyla ifade edilebilmesi için yoğun yahut süslü bir dil kullanmak gayet tabiidir hatta şiir yeni bir türetmedir ve okur bazı boşlukları bizzat doldurmalıdır. (türetmelidir) Bu şekilde dil, şiir ve dolayısıyla düşünce tarzı mesafe katedebilir. 
 
Son olarak şunu da belirtmeliyim ki aynı hissiyat mütemadiyen tekerrür ettiği için eserime “Beyaz Örüntü” adını verdim. Nihayet, Yakup Kadri’ye atfen “hiç dalgalanmayan ve hiç ses vermeyen karanlık ve ıssız” bu boşluğa ilk ve son taş atışımdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95576</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3529f82a-a110-43e2-bf5e-64cfb6efadbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Çöl - Yusuf İle Züleyha</image:title>
            <image:caption>Aşkın elleri dokundu kadının kaderine. Kadın sarsıldı. Göğsünde kor bir ateş. Tüm kâinatı kuşattı. Matem çadırı aşkla sarsıldı. “Ben bir çöl kızıyım.” dedi. Sevdiği adam önünden savrulup geçti. Adamın aşkı ömründen geçip gitmedi. Kadın onun ardından yürüdü matem çadırına. 
Kulağına ilk anlatıcının sesi ilişti. Bu, sevdasına hayran olduğu Aişe’nin sesiydi. Asırlar öncesinden ona yetişti. Ölesiye aşk dolu, ölesiye şefkatliydi. Dizlerine koydu başını. Aişe’nin ellerinde saçları tel tel çözüldü. 
Sakinleşiverdi. Aişe, onun saçlarını okşayarak anlatmaya koyuldu: 
“Ey Yusuf! Saçların ne kadar güzel!” dedi kadın. 
Yusuf; “Cesedimden ilk dökülecek şey odur!” dedi. 
Kadın; “Ey Yusuf! Gözlerin ne kadar güzel!” dedi. 
Yusuf; “Cesedimden ilk önce yere akacak odur!” dedi. 
Kadın; “Ey Yusuf! Yüzün ne kadar güzel!’ dedi. 
Yusuf; “O, toprak içindir. Toprak, onu yiyecektir!” dedi. 
Kadının önündeki aşk bahsi defterinin kapağı, kadın şifa bulsun diye kaldırıldı: Kıssa-i Yusuf! 
Kadın, Yusuf ’un aşkına daldı. 
Aşka bismillah… 
Hepsi bu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95577</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/755d5fe4-cc69-42d5-92ae-63abda087321.jpg</image:loc>
            <image:title>Ey Aşk</image:title>
            <image:caption>“Siz yitik cümlelerin nasıl bir kıyım gerçekleştirdiğini bilir misiniz? 
Bilir misiniz her şeyin tamam olduğunu sanan yığınla insanın arasında mutluluk pozları ile dimdik dururken ağır ve hüzünlü yazgısını sol göğsünde taşımanın külfetini? 
Sahi; çarpan mıdır yoksa çarpılan mı hakikatin kendisi?” 
Her harfi kalbimi acıtsa da sevda üzerine risaleler yazmaktır niyetim. 
Harflerin izini sürüp kelama dökmek. 
Nedir sevda dedikleri? 
Tarifi yapılabilir mi sevdanın sahi? 

*****  

“Şimdi sözün düğüm olduğu noktada bir ilmek daha atıyorum harflerle. Bir nakkaş gibi kâğıda nakşediyorum sevdayı. Çiçeklerin bile yapayının var olduğu günümüzde, sevmenin hakikati altında doğmak ve sımsıkı tutunmak için gönle, sevda diyorum.” 
Sevda; keşfedilmeyi bekleyen hazine mi? 
Sevda; insanın bir öteki kendisi mi? 
Yoksa; içinde yükselen adını koyamadığı duyguların ayak sesleri mi? 
Sahi, sevdanın tarifi yapılabilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95578</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2923e239-a563-4985-9fda-9316f9f6ca78.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Adım Bir Nefes</image:title>
            <image:caption>Vardığımız yerle kaçtığımız yönün aynı olmasıdır “çaresizlik”. İnsan, yaşamaya çalışır; nefes alırken boğduğu, nefes verirken yaşatmaya çalıştığı da kendisidir. 
Bazen bir dolambacın içinde çıplak ayaklarla kaybolursunuz. Bazen aynı yerde çıkış yolları ararsınız. Oysa maharet burnunuzun ucunu görebilmek, çözüm ise her gün önünden geçileni fark edebilmektir. 
Bazen durup nefes almak iyi gelir. Bazen yola koyulmak gerekir. Çözüm ise kendimizi tanımaktır. Tanıdıkça zayıf yanlarımızı, korumaya çalışırız içinde canı olanı; tanıdıkça dengeyi ve terazinin titizliğini de anlarız. Unutmayın ki, tanıdık yollarda kaybolmayız. 
Bu romanla; sevginin sevgiye galip gelişini, ben oldum denilen yerde eksilmeyi, vesile olanları, kimse yok sandığımızda bir kaplumbağanın bize rehberlik edişini ve içimizdeki saklı hazineleri keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95579</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c09d8319-a324-4f25-b411-a339efb3b37d.jpg</image:loc>
            <image:title>En Yakın Aşk</image:title>
            <image:caption>Kimimizin elinde un, kimimizin yağ, kimimizin mürekkep lekesi. Lakin yıkanınca geçmeyen hiçbir şeye el sürmedik. Susunca anlaşılmayan hiçbir şey söylemedik. Tabiri caiz olmayan hiçbir şeyden bahsetmedik. 
Besmeleyle başlayıp, hamdeleyle bitirdik. 
Güzel olanı sevdik. En güzelin yarattığı gönlümüze, çirkinlik libasını hiç giydirmedik. 
Kini, kibri ve hasedi yolumuza yoldaş etmedik. Merhameti bolca üleşip, fazlasını muhtacına bıraktık. 
Sevdik korkmadık, sevildik şükrettik, aldandık, vehmettik, ağladık sabrettik. 
“Her hüzün geçer, dün dünyada kalır.” dedik. 
Bu günümüzü soranlara; umutlardan, yarınlardan bahsettik. 
Yanmayı sevdik belki ama başkasının közüne el sürmedik. 
Ve… 
İşte böylece başladı: “Yaşamakla ölmek arasındaki en yakın aşk hikâyemiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95580</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/098fd677-deed-44b1-9627-ccc896869487.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumru</image:title>
            <image:caption>Seni ben o gün sevdim 
Bana baktın sanki her şeyi anlattın 
Çırpınışın bir kumru kuşu gibi 
Etrafımda sen uçan kuşun mutluluğu gibi 
Ben seni o gün sevdim 
Ağlarken gözyaşlarımı silen 
İncitmeden bana yüreğini veren 
Kumru kuşu ölümsüz sevdası gibi 
Ben seni o gün sevdim 
O gün yağmur hiç yağmadı 
Gökyüzü hiç kararmadı 
Bana gülerken kuş sesleri sen diyordu 
Ben seni o gün sevdim 
 
Bir kumru kuşu gibi sev beni 
Be sevda 
Benim yanımdan ayrılma 
Be sevda 
Beni ölümsüz sev 
Be sevda 
Beni sen sev 
Sev be sevda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95581</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24b660b6-e70d-4600-ae0e-3c776fedf13a.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Sessizlik</image:title>
            <image:caption>Hüznüme kar yağıyor, sessizden, inceden... Kuş susuyor, gök susuyor, dağ susuyor kar yağarken. Kar konuşmuyor inerken, ses çıkmıyor, iniyor. 
Sevincime kar yağıyor. Dostça sarılışıma, kardeşçe kucaklayışıma kar yağıyor. Donuyor sevgiler, üşüyor hasretler. 
Derdime kar yağıyor. Uğulduyor kulağım. Yine sırtlanıyorum yaşlı dünyayı. Dünyaya kar yağıyor. Derdim bitmiyor karla, soğuyor yalnızca. 
Aşkıma kar yağıyor. Nerede başlayıp bittiğini bile kestiremiyorum. İnce bir sızı, soğuk bir bıçak gibi etime batıyor kar kristalleri. 
Öfkeme kar yağıyor. Bitmiyor öfkem, tükenmiyor. Her tane değiyor, eriyor, lapa lapa karlara en çok öfkem direniyor. 
Sevgime kar yağıyor. Kırgınlıklarım da soğuk zaten. Cemreler tümden göğe çekilmiş. Yüreğime kar yağıyor, yine üşüyorum. 
Korkularıma kar yağıyor. Karanlığımı ağartıyor biraz, iyi oluyor. Öcülerime, ecinnilerime, iğnecilerime kar yağıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95582</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3fa2bee-9a86-4ed9-825d-6b7394ddbfa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalarım</image:title>
            <image:caption>Bir okuyup bin düşünmek… 
Günümüzde bu duyuş ve duruşa, bu anlayış ve kavrayışa ne kadar da muhtacız. Çok okuyor, çok yazıyor ama yok denecek kadar az düşünüyoruz. Çünkü bizi düşünmeye sevk edecek hikmet ve marifetten mahrum bırakıldık. Bizi bundan alıkoyan bin bir sürat görüntü medeniyetiyle karşı karşıyayız. 
Ben aforizmayı yani özlü sözü, “Hayat, artı hikmet, artı olgunluk; eşittir insan...” olarak ele alıyorum. 
“Hayat”, “hikmet” ve “olgunluk” kavramlarının baş harfleri kimyadaki H2O’yu, insanın özü olan ve bedeninin dörtte üçünü oluşturan suyu temsil ediyor. Su, insanın maddî varlığı için ne kadar hayatî bir önem taşıyorsa, hikmet ve marifet de manevî varlığı için o kadar önem arz ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95583</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87b4a879-ad49-4023-bedf-d1f835f13f57.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir Mesele</image:title>
            <image:caption>Hayat, başımıza gelen öykülerin ta kendisi! Kafede, üniversitede, evde, takside, plajda başımıza geliverenleri, ince ayrıntılar ve sahici karakterlerle resmeden, yaşamın türlü sokaklarına girip çıkan öyküler… Edebiyatımızın ödüllü yazarlarından Neslihan Önderoğlu, gençlerin dünyasından yansıyan öyküler anlatıyor. ON8 Blog’daki sevilen köşesi Cin Atı’nda biriktirdiği öykülere yenilerini de ekleyen yazar, genç duyguları, gençlikte yaşananları özgün üslubuyla okura fısıldıyor. Tatile çıkanlar, kendi yolunu çizenler, kalbi kırıklar, eve dönenler, âşıklar, seçmediği bir hayatı yaşamak zorunda kalanlar, macera peşinde koşanlar, hayal kırıklığıyla tanışanlar, aile işinde çalışanlar, umut edenler, dünyayı önemseyenler, kendi içine dönükler, terk edilenler, bekleyenler, hayalperestler, kabullenenler, inat edenler... Yaşamın türlü sokaklarına girip çıkan 27 öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95584</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0139c224-9587-4f49-8f84-8ccc6dc5c421.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Veba (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>2013’te dünya üzerinden insanları silip süpüren yıkıcı bir veba salgını patlak verir. 60 yıl sonra, hayata tutunmayı başarmış bir avuç insandan biri olan Profesör James Howard Smith torunlarına “on bin yıllık kültür ve uygarlığın göz açıp kapayıncaya kadar nasıl köpük gibi kaybolup gittiğini” anlatır, salgından önceki dünyayı hatırlayan belki de son kişi olabileceği endişesiyle tüm bildiklerini onlara aktarmaya çalışır. 
 
İnsanlığın doğa karşısında ne kadar aciz olduğunu ve kaçınılmaz ilkelleşmeyi çarpıcı bir dille ortaya koyan edebi deha Jack London tarafından 1910 yılında kaleme alınmış bu apokaliptik eseri Bülent O. Doğan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95585</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bde5fc06-b060-49b0-a224-9a003e7cfbde.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Feneri (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Sessiz sakin bir hayat süren Ramsay ailesi, sekiz çocukları ve dostları ile Skye adasındaki yazlık evlerine giderler. Evin küçük oğlu James ve Bayan Ramsay’nin arzusu üzerine karşı adadaki deniz fenerine bir gezi planlanır ancak bu ziyaret tam on yıl sonra gerçekleşecektir. 
 
Modernist akımın en önemli temsilcilerinden Virginia Woolf’un 1927’de bilinç akışı tekniğiyle yazdığı ve birbirine yabancılaşıp yalnızlaşan insanlar arasındaki iletişim sorununu kendi çocukluğundaki acılar ve hayal kırıklıklarıyla yoğurarak ele aldığı, insan bilincinin en karmaşık, en derin ve en keskin noktalarına dokunan bu eseri Alev Bulut’un özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95586</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7beb50c-a3bf-4b23-833c-86e2f699635c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapıdaki Kadın</image:title>
            <image:caption>&quot;Acı da, sevinç de, aşk da davetsiz gelir.&quot; 

Ferda İzbudak Akıncı&apos;nın Kapıdaki Kadın adlı romanı, bir kaza sonucu hayatını kaybetmenin eşiğine gelen bir adamın zihninin dehlizlerinde gezindiren sürükleyici bir metin.  

Yakın tarihimizin en önemli kırılma noktalarından biri olan 80 döneminin yarattığı travmanın gölgesinde yaşanan saplantı derecesinde tutkulu ama platonik bir aşk sarmalını odağına alan kitap, aynı  zamanda on bin yıllık dostumuz buğdayın her geçen gün daha da yabancılaştığımız hikâyesine eğiliyor.   

Yazarın yer yer bilinç akışı tekniğini de kullandığı eseri, zaman içinde çok değişik yönlere akan bir hayatı ve onunla kesişen diğer hayatları, toplumun yıllar içinde geçirdiği değişimleri göz önünde tutarak betimliyor.   

Birbirine paralel iki kurguyla ilerleyen Kapıdaki Kadın, bir araba kazası ile açılıyor. Soyut adlı karakter hastanede yaşam mücadelesi verirken, belleği de orman, deniz ve çöl arketipleriyle neler olduğunu hatırlamak üzere geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarıyor okurları. Hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği bu yolculukta, hafızasındaki boşlukları doldurmaya çalışan kahramanımızın geçmiş anılarında; kökleri elli yıl öncesine dayanan toplumsal bir travmanın izlerine, tutkulu bir aşka, yitip giden yaşamlara ve buğdayın şarkısına rastlıyoruz. Soyut, arayışlarla, hesaplaşmalarla hayatın anlamını sorgularken, hastanede onun başında bekleyen eski eşi ve merak içindeki daha pek çokları ise her gün gördükleri Kapıdaki Kadın&apos;ın kimliğini çözmeye çalışıyor... 

Ferda İzbudak Akıncı bu çokkatmanlı kitabıyla, akıp giden yaşamın, hikâyelerini geride kalanlara anlatmayı sürdürdüğünü bir kez daha hatırlatıyor. 

Herkes bekliyor. İpek döşeklerde tuhaf bir sükûnetle miskin oturan ejderhalar dillerini çıkarmış, çekik gözlerinde donuk bakışlarıyla Soyut&apos;a bakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95587</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e09c46d-35e9-4a40-9948-d1a50d1ee07d.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular ve Düşünceler</image:title>
            <image:caption>Kitabullah, yerlerin, göklerin ve ötelerin yegâne hakikat sözcüsüdür. 
O ne kutlu ve vefâkâr aşktır ki; sen onun yakasını bıraktığın halde o, 
senin yakanı bırakmaz ve seni yâd ele atmaz!... 
Bizim kutlu mesleğimiz ve aslâ vazgeçemeyeceğimiz kutsî işimiz, 
mümkün olan her anda, her makam ve makânda Kur’ân-ı Hakîm’in yüce buyruklarından ders almak ve ders vermekten ibarettir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95588</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4927b3a-9d1a-40e3-abf4-8fe48514b7af.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık Yaralar ve Dikiş İzleri 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanın en büyük savaşı kendi iç dünyasıyladır ve hayat, göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman aralığında, gerçekle hayal arasında biriktirdiğin anılardan ibarettir. Anıların seni geçmişe bağlar da
bazen bunlar ruhunu sıkar, bedenin dar gelir. Ölümün soğuk kollarına atlayacakken bir seçimle tekrar her şey değişir.
 
İşte Liva, tam da bu ince çizgide gidip gelirken derin okyanuslarında yok olduğu Pars&apos;la karşılaşır ve kendisini çok bilinmeyenli bir denklemin ortasında buluverir.
 
Çıkış yolunu buldum derken sır perdelerinin arkasında kaybolur.
 
Acaba Liva, bu beklenmedik olaylar karşısında gardını alıp çarpışacak mıdır yoksa mücadele gücünü tamamen kaybedip her
şeyden vaz mı geçecektir?
Ya yaraları, can kırıkları... Onları tek bir yara bandı kapatabilecek midir?
 
Bir dikiş, iki dikiş, vazgeçiş.
En büyük yaran ilk vazgeçişindir.
En çok ilk vazgeçişlerin izi kalır.
Çünkü izi kalan yara, hiç iyileşmemiştir aslında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95589</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85821538-102e-469f-9077-6bf43c5560e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Gibi Düşünmek ve Davranmak 2</image:title>
            <image:caption>İşte kedim Ziggy’nin son sırları. Ebedi uykusuna dalmadan birkaç hafta önce bana sizinle paylaşacağıma söz verdirdiği 101 küçük mutluluk..
—Stephane Garnier
“Yaşamımız bizim değişmemizi beklerken, neye yarar yaşamımızın değişmesini beklemek?”
—Ziggy
Kedi Gibi Düşünmek ve Davranmak – 2’de Ziggy’nin tavsiyeleri o kadar yerinde ve doğru ki insanı hayran bırakan ve insan ile kedi arasındaki sınırları ortadan kaldıran bir rehbere dönüşüyor. Korkularınızı yenmek, asla vazgeçmemek, kendinize inanmak ve hayatınızı kediden ve onun seçimlerinden ilham alarak yeniden yaratmak için Ziggy’ye kulak verin. Kendi kendinin ilham kaynağı olmak: Gündelik hayatta mutluluğa ulaşmak için kediden öğrenilecek çok basit bir formül bu.
Meditasyon için mırlamak, ilham veren tavırlar, kendisine saygı duyulmasını sağlamak için ufacık tırmalamalar ve büyütüp çoğaltmayı öğrenmemiz gereken gerçek zevk anları! Yazar ve merhum kedisi Ziggy’den alabileceğimiz derslerle hayatımızı mutlu ve zengin kılmak işten bile değil.
“Benliğimizin derinliklerinde, hepimizi harekete geçiren dürtüler aynıdır. Kedilerde bunlara takılmadan yaşayacak cesaret vardır.”
—Jim Davis
“Bana kedi eğitiminin güç olduğunu söylediler. Öyle değil. Benimki beni iki günde eğitti.”
—Bill Dana
“Huzuru simgeleyen evrensel bir ses seçmek gerekseydi ben kesinlikle mırlamaya oy verirdim.”
—Barbara L. Diamond
“Bir hayvanı sevmediğiniz sürece, ruhunuzun bir bölümü ışıltıdan yoksun, uyuşuk kalacaktır.”
—Anayole France</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95590</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08736bdf-7d9d-407b-bcfc-9b40ae8fbe48.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Sanat</image:title>
            <image:caption>Kısa, renkli; zekice yazılmış, temel bilgilerin yer aldığı muhteşem kitaplar! hep kitap’tan, sanat tarihine daha yakından şahit olmak, tüm temel bilgileri öğrenmek isteyen okurlar için eşsiz bir dizi: “Sanatın Olmazsa Olmazları!” Anlaşılır, sade, birbirinden güzel eserlerle bezeli, uzmanlar tarafından yazılmış bu kitaplarla sanat artık daha yakınınızda!
Modern Sanat modern sanatın göz korkutucu dilini çözümleyerek Avrupa ve Amerika’daki gelişimini aşama aşama gözler önüne seriyor. Son bir buçuk yüzyılın Batı sanatını anlamak isteyen herkes için eşsiz bir rehber işlevi görüyor.
Hazır olun, sanatın en dinamik ve heyecanlı dönemlerinden birini öğrenmek üzeresiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95591</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3568fd1a-2f75-422e-9ed0-9a3b0309bec3.jpg</image:loc>
            <image:title>Double Cream Silivri! Turkey&apos;s Yogurts (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Silivri fire yogurt, Kanlıca yogurt, Trabzon külek yogurt, Bolu keş, Kilis Yörük yogurt, Tatar pine cone yogurt, Denizli scorched yogurt, Burdur sack yogurt, Beşikdüzü yoğurt kesmesi, Sivas peskütan, Kars creamy kurut, Hatay salt yogurt, Gesi dorak yogurt, Muğla kırktokmak... 
 
Double Cream Silivri! – Turkey’s Yogurts charts the journey and evolution of 
Turkey’s national food from antiquity through to modern times: yoğurt is made and consumed the length and breadth of the land from Edirne to Batman, Eskişehir and Gaziantep; at times an accompaniment enhancing a dish, at others, a medication curing illnesses, a soup filling stomachs or a cool, refreshing drink. 
 
Artun Ünsal and photographer Cemal Emden have travelled across Turkey to observe and photograph how these yogurts are made in many cities, towns and villages. Couple Emden’s wonderful photographs with Ünsal’s distinctive, cordial account of facts, stories and quoted memories, the result of a vast research into hundreds of sources, and Double Cream Silivri! – Turkey’s Yogurts greets us as a book deserving the pride of place in any bibliophile’s bookcase, and not only those of yogurt lovers, food enthusiasts or cultural historians.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95592</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c474be0-a6fd-4fa7-b630-2366a0de1fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Tercümemi Nasıl Buldunuz</image:title>
            <image:caption>Tercümemi Nasıl Buldunuz? adıyla yayımlanan kitap, edebiyat tarihi açısından özel bir derleme. Behçet Necatigil’in Alman akademisyenler Otto Spies, Annemarie Schimmel, Horst Wilfrid Brands ve Avusturyalı Türkolog Andreas Tietze’yle 1940’lı yıllarda başlayıp 1970’lerin ortasına dek süren mektuplaşmaları bu isimlerin edebiyat dünyalarına ışık tutarken, zamanla gelişen dostluklara da tanıklık ediyor. 
Mektuplarda ülkeler ve kültürler arasında sağlam köprüler kurmuş ve olanakları ölçüsünde adeta birer “edebiyat ajanı” gibi çalışmış değerli insanların tutkulu çabalarını görüyoruz. 
Serenad Demirhan’ın yayına hazırladığı Tercümemi Nasıl Buldunuz? dersler çıkarılacak bir kaynak niteliğinde. 
 
Kitaptan bazı pasajlar: 
Necatigil’den Tietze’ye: “Müktesebatımı aşan bazı güçlüklere rastlayacağım tabiîdir. Onları iznin olursa bir kâğıda toplar, bir mektupla sana sorarım. Görüyorsun ya, deniz aşırı ülkelerde bile benim gibi bir sırnaşıktan kurtulamayacaksın.” 
Tietze’den Necatigil’e: “Şimdilik İstanbul’da sana rica edecek angaryam yok, fakat ihtimal, istediğinden çok bulunacaktır daha sonraları.” 
Schimmel’den Necatigil’e: “Umarım siz de sevincime katılırsınız. Bugün Doğu şiiri üzerine olan dersimi sizden ve Cahit Külebi’den şiirlerle bitirdim, ‘Nebel/Duman’ ve ‘Wind/Rüzgâr’la. Dersin zirvesi ‘Nebel’ oldu –hem Şarkiyatçılık konusunda ön eğitim alan dinleyicilerin hem de yeni başlayan öğrencilerin ortak görüşü.” 
Necatigil’den Schimmel’e: “Hele ‘Duman’ın geniş bir alâka topladığı haberi karşısında sanat uğruna bugüne kadar harcadığım emeklerin en büyük, en aziz mükâfatını almış gibi oldum. Denizler, mesafeler aşırı bir yerde bir şiirimin yankılar yarattığını, benim onu yazarken hissettiğim hâlin uzak gönüllere de aşılandığını duymak; ne bahtiyarlık!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95593</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc032cfe-50b9-428d-b7d4-e540b567af3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız Sayı 186</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız”  dergisinin 186. sayısı çıktı! 
 
Sanat Dünyamız dergisinin 186. sayısı yayımlandı. Dergi, yeni yılın bu ilk sayısında son dönem açılan sergilerden, sanatçı söyleşilerine, tiyatro oyunu değerlendirmelerinden bağımsız inisiyatiflerin çalışmalarına uzanan geniş bir çerçeveden yazıları okurlara sunuyor. 
 
Derginin kapağında Pera Müzesi’nde 6 Mart’a dek izlenebilecek “İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları, 1800–1955” sergisi yer alıyor. Ali Kayaalp sergiden yola çıkarak Bizans’ın kültürel yansımalarını inceliyor. Necla Rüzgar’ın Almanya’da Kassel’de açılan kapsamlı kişisel sergisi üzerinden son dönem çalışmalarını anlattığı Rana Kelleci’nin gerçekleştirdiği geniş bir söyleşi de dergide. Ece Balcıoğlu Meşher’deki “Ben – Sen – Onlar” sergisini değerlendirirken, Alper Turan ise Saint-Joseph Lisesi’nde yer alan ve okulu sanatsal araştırmanın merkezine koyan “Fevkalade Bir Makinenin Kalbi” sergisine dair bir eleştiri kaleme alıyor. Elif Kamışlı, Ursula K. Le Guin metinleri arasında gezindiği denemesinde, Deniz Bilgin ve Güneş Terkol’un “Kalbi Kuş Gibi”, Komet’in “Resim Sergisi” ve Güçlü Öztekin’le Sinan Logie’nin “Gökyüzü ekte / Ses de, buluşalım” sergilerine uğruyor. Deniz Kırkalı, Göz Göze projesini Irmak Canevi ile konuşurken, Nursaç Sorgun çevrimiçi proje “Nazîreler Kitabı” üzerine yazıyor. 
 
Süreyyya Evren bu sayıda dördüncüsüne yer verilen yazı dizisi Sarmal Senaryolar’da Maçka Sanat Galerisi’ndeki “An/Moment” sergisi, Didem Erk’in “Mavi bir Ballad” sergisi ve Tufan Baltalar’ın “Kayıt Dışı” sergilerinden bahsediyor. 
 
Sanatçı Huo Rf her sayı iki sanatçının bir kavram üzerine söyleşisine yer verdiği Hisler / Karşılaşmalar / Kesişmeler söyleşi serisini bu sayıda “Işık” kavramını Ecem Yüksel ve Nancy Atakan’la söyleşi yaparak sonlandırıyor. 
 
Türkiye tiyatrosuna yeni eserler kazandırma amacıyla BKM, DasDas, ENKA Sanat, İKSV ve Zorlu PSM’nin bir araya gelerek oluşturduğu “Ortak Yapım” projesinin ilk oyunu Beni Sakın Yumruklardan +İz bölümünde okurları bekliyor. 
 
Bu bölümde ayrıca Anne Imhof’un Paris sergisi, Furkan Öztekin’in “En Hassas Yerde” ve Hakan Çınar’ın “Otoportre” adlı kişisel sergilerine dair değerlendirmeler okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95594</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d98b048c-85e4-4463-8e31-74059c55343f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt&apos;un Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Büyük küçük bütün okurların sevdiği sevimli karakter Kurt bu kez çocuklar için özel olarak hazırlanmış bir etkinlik kitabıyla karşımıza çıkıyor. Kurt’un Etkinlik Kitabı kısa hikâyeler, oyunlar, bilmeceler, boyamalar ve çıkartmalar içeriyor. 
Kurt’un maceraları devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95595</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a871d71-213d-44df-bb25-e472b17311ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Salla Gitsin</image:title>
            <image:caption>Kin gütmek, intikam hayalleri kurmak… İnsanın bütün enerjisini sömürür bunlar! 
 
Peki ya o kibirli arkadaşımızın başarısız olduğunu görmekten aldığımız tatlı mı tatlı keyif? 
 
Çok daha iyisi varken bunlarla neden uğraşasın? Salla gitsin! 
 
Salla Gitsin’de hem sizi olumlu düşünmeye teşvik eden parlak fikirlere rastlayacak hem de bir nevi günlük tutarak omuzlarınızdaki yüklerden kurtulacaksınız. Bu rengârenk sayfalar, hayatı daha az sallamanıza yardımcı olacak. 
 
Etrafınızdaki mutlu ve faydalı şeylerle huzur bulun. 
Canınızı sıkan her türlü saçmalığa “elveda” deyin. 
Hayatla barışın ve size sunduğu renklere yelken açın. 
Daha iyi bir gün için kaleminize kuvvet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95596</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68e0296b-2e0b-4bbc-a583-8ce2a8fa65dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Hayvanları - Masalsı Bir Uyku Macerası</image:title>
            <image:caption>SENİN RÜYA HAYVANIN HANGİSİ?
 
Masalsı bir rüyaya açılan sayfalar... Rüyanda hangi yolculuğa çıkarsan çık, gece yerini sabaha bırakacak. Ve kürklü, kanatlı ya da tüylü bir dost, sana rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95597</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db00a9bb-ca10-42bf-914a-9a7f23c1bc6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık Yaralar ve Dikiş İzleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Daha karanlık, belki biraz da mavi; ama asla yeteri kadar aydınlık değil. Siyah Kuğu serisiyle karanlıkta kalmış kapılardan birini aralayan Beyza Aksoy, Açık Yaralar ve Dikiş İzleri ile çok daha fazlasının anahtarlarını elinde tutuyor. Önce hayaller ölür. Ve unutmayın, karanlığın içindekileri bir kez gördüğünüzde bir daha asla eskisi gibi olamazsınız.
 
“Pencereleri kapatsan da dışarıdaki kötülüğün içeriye sızacak bir yol bulduğunu biliyorum ama yine de ışıkları söndürüp onlarla körebe oynayabilirsin,” diye mırıldandım. “Direksiyon başında sinirlendiğinde hızı artırabilirsin, dışarıda koşmaya başlayabilirsin ama öfkeni sindirmeyi öğrenmezsen kafanın içindeki o bir metrekarelik alanda felç geçirirsin.” Çantamı çıkardım ve kucağıma aldım. “Bir de...” Paketten bir tane çıkardım. “Yaralarını kapatmak yerine açıkta bırakırsan insanların ellerine kolayca mikrop kapmanı sağlayacak yegâne silahı vermiş olursun. Zehirli iğneyi. İğne asla zehre batırılmamıştır, onu tutan insanlar zehirlidirler.” Çantamın fermuarını kapattım. “Sonra dikiş izi kalır. O iz geçmiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95598</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a735fd5-8e9a-4ba0-8d4f-1612576149b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara ile Beyaz&apos;ın Yavruları</image:title>
            <image:caption>Kara ile Beyaz&apos;ın Yavruları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95599</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9098e175-b289-467f-b75c-6dc94bb35309.jpg</image:loc>
            <image:title>Püskül Çetesi’nin Maceraları</image:title>
            <image:caption>Bir sokak köpeğinin hayatı kolay değildir, ama maceralarla doludur. Püskül Çetesi de tam olarak böyle bir hayatın içinde. Yılışık, Huysuz, Cesur, Çamur ve Püskül. Birbirinden çok farklı karakter ve görünüme sahip üyelerden oluşan bu çete için her gün yeni bir serüven demek.Yemek bulma çalışmaları, mahallenin güvenliğine sağladıkları destek, Kızıl Tüy Çetesi ile girdikleri alan savaşları onların her gününü aksiyon dolu ve eğlenceli kılıyor. Tüm bunlar olurken değişmeyen tek şey ise onların dostlukları. Püskül Çetesi ile tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95600</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a318e2cb-6d97-424a-ae7c-5ca63c8bcf8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuksuz Çocuk Mağazası</image:title>
            <image:caption>Çocuksuz Çocuk Mağazası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95601</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204b37c7-429f-4b09-8ea7-964de57ccc7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafikte Görünmeyen Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Trafikte Görünmeyen Çocuklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95602</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c71e79b5-de7e-467e-bada-55fc5da047c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Zamanı Melez Prenses 1 - Kehanetin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Masal Zamanı Melez Prenses 1 - Kehanetin Doğuşu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95603</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99f68092-7ee7-4260-824f-ec36ca75cf8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Zamanı Melez Prenses 2 - Büyülü Sembol</image:title>
            <image:caption>Masal Zamanı Melez Prenses 2 -
Büyülü Sembol</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95604</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/632f32a9-c1e1-47ca-ab2f-5d5a320dd51f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Boyama Seti (10 kitap)</image:title>
            <image:caption>Geleceğin ressamları, bu kitaplar sizin için !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95605</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38bb6188-c57c-4358-a3af-6a62de5b2b07.jpg</image:loc>
            <image:title>Sempozyum - Yoksulluk</image:title>
            <image:caption>Sempozyum - Yoksulluk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95606</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffed4eec-4c5e-42bc-9917-7d7fa01d08be.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasette Kadın</image:title>
            <image:caption>Siyasette Kadın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95607</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7196e6df-57f7-4831-bbdf-0ac296e78c78.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Demokrat Düşünce Platformu 2</image:title>
            <image:caption>Sosyal Demokrat Düşünce Platformu 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95608</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d612699-90f1-4d27-9e47-ea91976ce166.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Yaşamlarının Satışı - Dirilen Ölüler Veya Balıkçı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Loukianos (120?-180?): MS 2. yüzyılda Marcus Aurelius döneminde yaşamıştır. Antikçağ’ın en ünlü retorik ve hiciv ustalarından biri olmasının yanı sıra komik diyalog türünde eserler de vermiştir. Loukianos’a atfedilen seksen iki eser günümüze ulaşmışsa da bazıları şüphelidir. Bu eserlerin en ünlüleri “Diyaloglar” başlığında toplanır. Bu kitapta yer alan Filozof Yaşamlarının Satışı ve Dirilen Ölüler veya Balıkçı diyalogları Loukianos’un üslubunu en iyi yansıtan “parodi” eserlerindendir. Filozof Yaşamlarının Satışı’nda Zeus’un filozof yaşamlarını Hermes’in çığırtkanlığında mezada çıkarması abartılı, komik bir üslupla konu edilir. Dirilen Ölüler veya Balıkçı eserindeyse, önceki eserinde hicvettiği filozofların davacı, kendisinin davalı, Felsefe’nin yargıç, Hakikat’in de avukat olduğu bir mahkemede kendi kendini yargılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95609</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/083f7ae4-c9ff-451a-8c7b-11386beb7e17.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay’da İlk İnsanlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>H. G. Wells, bugün bir “bilimkurgu klasiği” olarak kabul edilen 1901 tarihli Ay’da İlk İnsanlar’da, iki İngilizin Ay yolculuğunu anlatırken, emperyalizmi hedef alır. Meteliksiz işadamı Bedford, oyun yazmak için çekildiği sayfiyede, yerçekimini hükümsüz kılan bir madde icat eden eksantrik bilim insanı Cavor’la tanışır. Bedford para kazanma dürtüsüyle, Cavor ise bilimsel merakla, Cavorite adını verdikleri bu madde sayesinde, herhangi bir yakıt ya da motora gerek duymaksızın kendilerini Ay’da bulurlar. Orada, yeraltında, katı bir hiyerarşik düzende yaşayan Seleneli toplumuyla karşılaşırlar. Seleneliler, bireysellikleriyle ve kişisel özellikleriyle ayırt edilmesi mümkün olmayan böceksi varlıklardır. Wells’in emperyalizme ve kapitalizme yönelik sert eleştirisi, Ay yolculuğunu yalnızca ticari bir fırsat olarak gören Bedford’ın Selenelilere karşı saldırgan tutumunda somutlaşır. Yazar Ay’da İlk İnsanlar’da, kendisinden önce hayali Ay yolculuğu temasını işleyen 19. yüzyıl yazarları gibi bilimsel gerçeklere ve rasyonelliğe yaslanmak yerine hayal gücünü bilimkurgu türünün hizmetine vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95610</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1ba930d-1751-4e9e-8082-7d94fde77a19.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynanın İçinden (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lewis Carroll 1865 yılında kahramanı Alice’i tavşan deliğinden aşağı gönderdiğinde, yüz elli yılı aşkın bir süre boyunca her yaştan okuru etkisi altına alacak, üzerine tezler kaleme alınacak ve pek çok esere ilham verecek bir maceranın da ilk adımını atmış oldu. Harikalar Diyarı’ndaki yolculuğunda eşlik ettiğimiz Alice, 1871 yılında yayımlanan Aynanın İçinden kitabıyla birlikte bu sefer bizi aynadan geçerek ulaştığı diyara götürüyor. Bu diyarda her şey bir ayna yansıması misali, tersten yaşanmaktadır ve Alice kendini devasa bir satranç oyununun tam ortasında bulur. Piyonluktan kraliçeliğe uzanan yolculuğunda ona birbirinden farklı ve gizemli karakterler eşlik edecek, bilmecelerle dolu şiirler yolunu renklendirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95611</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1386356-cbef-428f-ac04-501f4b91df43.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecede (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Leylâ Erbil’in öykülerinin ve romanlarının odağında hep bir kabus çekirdeği vardır. Bu çekirdek, okurlarının korkularını da kışkırtır. Korku ve kabusu besleyen ise yaşamda ve edebiyatta kadınların kurcalaması değil değinmesi bile yasaklanmış konu ve sorunların incelenmesidir. Leylâ Erbil, birçok söyleşisinde “insanın yaralı, sakatlanmış, doğduğunda sevgiye, sevecenliğe muhtaç olduğuna” değindi. Ancak yazarken “insanlığın her an şaha kalkabilecek kötülük tohumlarıyla donanmış olduğunu” da görmezden gelmedi. Onun insanı yansıtma yöntemi daha çok “delilik görünümlü bir yelpazede” yer aldı, öykü ve romanlarındaki deliye “gerçekleri” söyletti.                          
                                                                                                                    Sennur Sezer 
*Vapur *Ayna *Çekmece *Hokkabazın Çağrısı *Ölü *Tanrı *Gecede</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95612</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38d9126e-5505-476f-a221-6e8c99053187.jpg</image:loc>
            <image:title>Baykuş</image:title>
            <image:caption>Baykuş’un aslında sakin ve güzel bir yaşamı vardı. Annesinin, adını Baykuş koyması biraz tuhaf olsa da çok önemli gibi görünmüyordu. Gerçi açık sarı saçları ve dikkat çekici yüz hatlarıyla yeterince dikkat çekiyordu, üstüne böyle bir adı olması gereksizdi. Ancak yine de sıradan bir yaşamı olan, sıradan bir kızdı. 
Sonra bir gün dokunduğu eşyaları dondurmaya, saçından kırağı yağmaya başladı. Bazı acayip yaratıkların onu izlemesi de endişelerini artırıyordu. Her şey daha garip olamaz derken, Baykuş babasıyla tanıştı. İşte o andan sonra olaylar kontrolden çıktı. 
Kar, buz ve heyecan dolu, sürükleyici bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95613</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f84e759-6dae-414e-bd29-b44b671871ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerem İle Minik Canavarlar - Canavarlar Yılbaşı&apos;nı Kutluyor</image:title>
            <image:caption>YILBAŞI YAKLAŞIYOR VE KEREM İLE ZEYNEP ÇOK MUTLU… 
…ama MİNİK CANAVARLAR yılbaşı süslerine takılıp onları kırdılar ve yılbaşı ağacını DEVİRDİLER. Artık her şey MAHVOLMUŞTU! Acaba Kerem ve MİNİK CANAVARLAR işleri yoluna koyabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95614</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7c88bd6-a50d-4c5a-8a43-fd937bd7f08e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yusufçuk</image:title>
            <image:caption>Yusufçukların renkleri ve üstlerindeki şekiller gerçekten seyre değer. Tüm dünyada yaşarlar, ama çoğunlukla su birikintilerinin ve akarsuların civarında görülürler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95615</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0efa175f-f641-4b40-b287-650e8dcdeb37.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Öğrenme Zamanı - Zaman Kavramı</image:title>
            <image:caption>Şimdi Öğrenme Zamanı- Zaman Kavramı eğitici ve eğlenceli alıştırmalarıyla çocuğun doğal gelişimini destekler, öğretirken eğlendirir ve çocuğun zamanları öğrenirken başarma duygusu tatmasını sağlar. 
Zaman Kavramı kitabımızda bulabilecekleriniz: 
*Çocuğun yaşına uygun ve birbirini destekleyen alıştırmalar *Sevimli karakterlerin eğlenceli çizimleri eşliğinde eğlenerek öğrenme *Eğitici oyunlar için destekleyici fikirler *Gündelik yaşama dair pratik ipuçları 
Çocuğunuz neler öğrenecek? 
*Saati kullanmayı *Zaman kavramı oluşturmayı *Alıştırmalara odaklanarak çalışmayı *Dikkatli bakmayı ve mantıklı düşünmeyi 
Uzman eğitimcilerin hazırladığı Zaman Kavramı, pedagoglar tarafından kontrol edilip, okul öncesi çocuklar tarafından uygulanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95616</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71914bcc-4524-4e1c-b824-dfe92ebcc6fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Öğrenme Zamanı - İlk Matematik</image:title>
            <image:caption>Şimdi Öğrenme Zamanı-İlk Matematik eğitici ve eğlenceli alıştırmalarıyla çocuğun doğal gelişimini destekler, öğretirken eğlendirir ve başarma duygusu tatmasını sağlar. 
İlk Matematik kitabımızda bulabilecekleriniz: 
*Çocuğun yaşına uygun 20’nin üzerinde ve birbirini destekleyen alıştırmalar *Sevimli karakterlerin eğlenceli çizimleri eşliğinde eğlenerek öğrenme *Eğitici oyunlar için destekleyici fikirler *Gündelik yaşama dair pratik ipuçları 
Çocuğunuz neler öğrenecek? 
*1’den 20’ye kadar sayıları *Basit toplama çıkarma yapmayı *Alıştırmalara odaklanarak çalışmayı *Sayılar, miktar ve az-çok kavramını 
Uzman eğitimcilerin hazırladığı İlk Matematik, pedagoglar tarafından kontrol edilip, okul öncesi çocuklar tarafından uygulanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95617</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc7bfd2d-d86c-4e20-bbf1-7475ef268407.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim, Strateji ve Organizasyon Alanında Bilimsel Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>·         Stratejik Bilgi Yönetim Sistemleri Üzerine Bir İnceleme 
·         Yönetim Bilişim Sistemlerinin Stratejik Yönetim Düzeyinde Etkileri Üzerine Bir İnceleme Stratejik Yönetimde Geleceğe Bakış: Belediyelerin Stratejik Planları Üzerinden Bir İnceleme Stratejik İnsan Kaynakları Yönetiminin Ulusal Bağlamda Gelişimine Yönelik Bir Analiz 
·         Yönetimde Altı Şapka Düşünme Tekniğinin Kullanılması 
·         Yönetici Geliştirmede Yönetici Eğitiminin Rolü ve Türkiye Uygulamaları 
·         21. Yüzyıl Becerileri Bağlamında Yöneticilerin Değişen Rollerinin Çalışan Algılarına Göre İncelenmesi: İstanbul İli Örneği 
·         İş-Aile Çatışması, Tükenmişlik ve Meslekten Ayrılma Niyeti Arasındaki İlişki Lojistik Sektörü Çalışanları Üzerinde Bir 
·         Empowerment Strategy and Its Impact on Organizational Foresight 
·         İşkoliklik: Öncülleri ve Sonuçları 
·         Beyaz Yakalı Çalışanların Psikolojik Sermaye Düzeylerine Yönelik Betimsel Bir Değerlendirme Kamu Yönetiminde Sosyal Refahın Yaratılmasında Etik Değerler, Dürüstlük ve Güven Çarpanları 
·         Örgütlerde Davranışa Anlam Vermek: Teorisyenler, Yaklaşımlar ve Öne Çıkan Temalar Örgütlerde Psikolojik Ayrılma: Bir Bibliyometrik Analiz Çalışması 
·         Örgütsel Vatandaşlıktan Zorunlu Vatandaşlığa: Nedenler ve Sonuçlar 
·         Örgüt Kuramlarının “Çevre” Tanımları 
·         Sosyal Kuramda Paradigmalar, Örgüt Kuramları ve Davranışçılık 
·         Türkiye’de Sağlık Çalışanlarının Örgütsel Sinizmi Üzerine Bir İçerik Analizi 
·         Türkiye’de Havacılığın Geleceğine Yönelik Bir Öngörümleme Çalışması 
·         Türkiye’de Lojistik Sektörünün Gelişimi: 2000-2021 Dönemi 
·         Sürdürülebilir Bankacılık Çerçevesinde Türkiye’deki Bankaların Karşılaştırmalı Olarak Değerlendirilmesi 
·         İşletmelerde Uygulanan Yetenek Yönetı̇mı̇ Sı̇stemlerı̇ 
·         İşletmelerde Postmodern Feminist Tartışmalar: Kadın ve Teknoloji 
·         İşletmelerde Büyük Ver ı̇ ve Anal ı̇ tı̇k S ı̇ stemlerı̇n Kullanımını Etkı̇ leyen Faktörler 
·         Dinamik Yeteneklerin Sürdürülebilirlik Faaliyetlerindeki Önemi 
·         Şirketler ve Ulusal İş Sistemi Ölçeğinde Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliklerinin Çözümüne Yönelik Teorik Bir Model Önerisi 
·         İş Ahlakı Yazınında Karanlık Üçlü: Bir İçerik Analizi 
·         Bilinçli Farkındalığın Bağlamsal ve Görev Performansı Üzerindeki Etkisi: Duygusal Zekânın Düzenleyicilik Rolü 
·         Paydaş Kapitalizmi 
·         Covid-19 Sürecinde Rekabet: Değişen Koşullar, Yeni Fırsatlar 
·         Davranışsal İçgörü Yaklaşımı 
·         Examination of Organizational Behavior in Doctoral Thesis Studies: The Case of Turkey 
·         Küresel Isınma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95618</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fbb9bff-6a84-4cef-8aa8-ae25398285fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomi Politika ve Uygulamalarının Ampirik Tahlili - İktisat, Finans, Maliye</image:title>
            <image:caption>·         Financial Markets and Monetary Policy in Turkey in the Pandemic Period 
·         Determinants of Workers Remittances: The Case of OECD Countries 
·         Does Alcohol Consumption Affect Health Expenditures? An Evaluation in Terms of BRICS-T Countries 
·         OECD Ülkelerinde Reel Efektif Döviz Kuru ve Uluslararası Sermaye Akımları İlişkisinin Panel Veri Analizi 
·         Uluslararası Ticaret ve Çocuk Sağlığı İlişkisi: OECD Ülkeleri İçin Heterojen Panel Nedensellik Analizi 
·         Uluslararası Rekabet Gücü Üzerine Bir Uygulama: İmalat Sanayii Örneği 
·         Davranışsal Finans Açısından Covid-19 Etkileri 
·         Geçmişten Günümüze Ex-Post Reel Faiz Oranları: Türkiye Örneği 
·         Reel Döviz Kurları, Belirsizlik ve Türkiye’ye Yapılan Yabancı Yatırımlar 
·         Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımlarının Teknolojik Ürün İhracatına Etkisi: Türkiye ve BRICS Ülkeleri Üzerine İnceleme 
·         Yüksek Katma Değerli Sektörlerde Yeni Stratejik Varlık Arayan Doğrudan Yabancı Yatırımlar ile Eğitim Harcamalarının Analizi: Türkiye Örneği 
·         Katılım Bankalarında Risk ve Mali Analiz Yöntemlerinin Uygulanması Üzerine Bir Araştırma 
·         2008 Küresel Finansal Krizinin Türk Bankacılık Sektörünün Karlılığına Etkisi 
·         Küreselleşme Altında Ekonomik Karmaşıklık Enerji Tüketimi ve Çevresel Kirlilik Düzeyi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi 
·         Küresel Dengesizliklerin Politik Ekonomisi 
·         Jeoekonomik Güç Mücadelesi Çerçevesinde Çin’in Küresel Gıda Krizine Karşı Gıda Egemenliği Politikaları 
·         Türkiye’de Yapısal Kırılmalar Altında Cari Açığın Sürdürülebilirliği 
·         Türkiye’de Ekonomik Krizler ile Dış Borçlanma İlişkisi 
·         Türkiye’de Enerji Tüketimi ile Ekonomik Büyüme ve Finansal Gelişme Arasındaki İlişki: Ampirik Bir Analiz 
·         Doğu Anadolu Bölgesinde TRB2 Bölgesinin Kalkınmasında Küçükbaş Hayvancılığın Önemi: Muş İli Örneği 
·         Sağlık Hizmetlerinin Bir Finansman Yöntemi Olarak Özel Sağlık Sigortacılığı: Türkiye Açısından Bir İnceleme 
·         TOPSIS Modeli ile Şirketlerin Finansal Başarısızlık İhtimallerinin Değerlendirilmesine Yeni Bir Bakış Açısı 
·         Türkiye’de Gelir Eşitsizliğinin Bölgesel Analizi: Eğitim Gelir Eşitsizliğini Azaltıyor mu? 
·         Orta Gelir Tuzağının Geçerliliği: D8 Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir İnceleme 
·         Gelir Eşitsizliği ve Kamu Sağlık Harcamaları Arasındaki İlişki: Bootstrap Panel Nedensellik Testinden Kanıtlar 
·         Vergilendirmede Yasal Güvence ve İlkeler: Yargıç Değerlendirmeleri 
·         Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesinin Vergisel Algısı: Sakarya İli Örneği 
·         Türkiye’de Vergi Aflarının Vergi Geliri Açısından Değerlendirilmesi 
·         TRB2 ve TRA1 Bölgelerinde Ekonomik Kalkınma ve Yoksulluk İlişkisi Üzerine Bir Araştırma 
·         İşsizlik Oranı Açısından Ulusal ve Uluslararası Karşılaştırmalar 
·         Ekonomilerde Enerji Etkinliği Esneklik Katsayıları 
·         Dünyada Ekolojik Denge Üzerinde Şokların Etkisinin Ampirik Analizi 
·         Yapay Sinir Ağları ve Üstel Düzleştirme Yöntemi 
·         İklim Değişikliğinin Ekonomik Büyümeye Zararı Var mıdır: Gelişmekte Olan Ülkeler Örneği 
·         Turizm Gelirleri ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişkinin Analizi: Türkiye Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95619</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f32f98d3-2ca5-410c-9e49-b797daefb29a.jpg</image:loc>
            <image:title>Scientific Evaluation Of Economic And Financial Issues - Theory and Practice</image:title>
            <image:caption>·         Institutional Economics and Economic Crises 
·         Reflections of Nuclear Energy Consumption on Economic Growth a Panel Data Analysis 
·         Defending Democracy Against Autocracy: Income - Consumption Relationship According to the “Polity V” Assessment 
·         Did Global Financial Crisis Change the Emerging Economies’ Convergence Clubs? 
·         Steering the Natural Gas Markets by Economic Policies: Is There Any Policy Issue in Turkish Gas Market? 
·         Are Shocks to Foreign Direct Investment in Developing Countries Permanent or Temporary? 
·         Determinants of Renewable Energy Use in Energy-Importing Emerging Economies 
·         Unemployment Hysteresis from Historical Perspective 
·         Workers’ Remittances and Investment: A Case Study for South Asian Economies 
·         Testing The Purchase Power Parity Hypothesis for G7 Countries 
·         Causal Linkages Between Financial Development and Income Inequality 
·         The Environmental Performance of EU Countries and Turkey: Evidence from Multiple Criteria Decision-Making Tools 
·         Comparison of the Economic Performances of New Industrialized Countries with Improved Entropy Based TOPSIS Method 
·         Firm-Related Characteristics, Regional Factors and Female Employment in Turkey 
·         Testing the Twin Deficit Hypothesis and Asymmetric Causality for Fragile Five Countries Using a Nonlinear Autoregressive Distributed Lag Model 
·         How Turkish Firms Choose Currency Invoicing in International Trade 
·         The Role of Gender in the Effect of Employment on Divorce: Dynamic Panel Data Analysis 
·         Approaches of Defence Industry Companies to Cooperation with Army and Universities in Turkey 
·         The Short and Long-Run Effects of Developments in the Logistics Sector on Economic Growth in Turkey 
·         The Impact of the Covid-19 New Cases and Quarantine Restrictions on Unemployment Rate in G7 Countries 
·         How Does the Space Impact Voting Behaviour? An Analysis from Turkish General Elections 
·         The Impact of Crude Oil Prices on Exchange Rate in Turkey 
·         Risk Spillovers from Uncertainty Index to Major Cryptocurrencies 
·         Changing Employment Patterns under Neoliberal Economic Policies: An Overlook of the Labor Statistics, 2015 
·         Evaluation of Foreign Trade Analysis of Turkey and European Union Countries with Multi-Criteria Decision-Making Methods 
·         Behavioural Finance Biases and Temperament-Character Traits Relationship 
·         Adaptive Market Hypothesis: An Overview 
·         Is There Holy Day Effect on Stock Market Returns? Evidence from Borsa Istanbul 
·         Are Greenhouse Gas Emissions Policies in the EU Effective? An Empirical Research on Major Transport Modes 
·         Analysis of the Effect of Working Capital Management on Firm Performance in Turkish Manufacturing Sector 
·         Evaluating Financial Performance of Iraqi Banks: A CAMELS Analysis 
·         Digital Currency Transformation of Central Banks: The Case of Turkey 
·         What Drives the Non-Performing Loan Rates of Islamic and Conventional Banks? A Comparative Analysis Based on Panel Regression 
·         Does CO2 Emissions Differ According to Ship Type? 
·         Dynamic Transmissions Between Oil Specific Shocks and Financial Stress: Evidence from the Euro Area 
·         The Responsiveness of Tax Revenue to Economic Growth in Turkey 
·         Relation of International Migration and Foreign Direct Investment: Example of Turkey</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95620</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d89e48-b197-419b-ae9b-a25511c905c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Teori ve Uygulamada Kamu Yönetimi ve Siyaset Alanında Yaşanan Bilimsel Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>·         On Democracy 
·         Effects of Industry 4.0 on Organizational Processes 
·         Kamu Yönetimi Araştırmalarında Karşılaştırmalı Analiz Yöntemi: Potansiyel ve Sorunlar 
·         Kamu Yönetiminin Dijitalleşmesi: Kamuda Büyük Veri Kullanımı 
·         Kamu Yönetiminde Dönüşüm ve Eğitim Sisteminde Yöneticilerin Yeni Rolü: Öğretim Liderliği 
·         Geleneksel Kamu Yönetiminden Yeni Kamu Hizmeti Yaklaşımına: Karşılaştırmalı Bir Analiz 
·         Türk Kamu Yönetiminde Mahrumiyet Bölgesi: Kavramsal Bir Analiz 
·         Konu Yönetimi Perspektifinden Türk Kamu Yönetiminde Uyuşturucu ile Mücadele Politikasının Değerlendirilmesi 
·         Olağanüstü Dönemlerde Kamu Hizmetlerinin Etkin Yönetimine Yönelik Bir Politika Önerisi 
·         Yeni Kamu İşletmeciliği Sonrası: Yeni Kamu Hizmeti ve Yeni Kamu Yönetişimi   Paradigmalarının Karşılaştırılması 
·         Kamu  Kurumlarında Bilişim Teknolojilerinin Benimsenmesi ve Başarısı Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlilik ve Güvenilirlik 
·         Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kapsamında Kamu Yönetiminin Dönüşümü: Kamu Hizmetlerinde Yapay Zeka Uygulamaları 
·         Siyasal İletişim Bağlamında Siyasal Manipülasyonun Değerlendirilmesi 
·         Çağımızın Minör Siyaset Biçimleri Üzerine Bir İnceleme: Türkiye Örneği 
·         Askeri Elitler ve Türk Siyasi Hayatına Etkileri: Askeri Bir Bakış Açısıyla Değerlendirme 
·         Duvar Geleneğinin Siyasal-Toplumsal Karşılığı Üzerine 
·         1982 Anayasasında İdare Olgusu 
·         Feminist Vatandaşlık Teorisinin, Liberal ve Cumhuriyetçi Vatandaşlık Teorisi ile Kesiştiği ve Ayrıştığı Noktalar 
·         İnsan Kaynakları Yönetiminde Cinsiyet Farklılığını Yönetebilmek 
·         Covid-19 Pandemisinin Eğitim Politikalarına Ulusal Düzeyde Etkileri 
·         Koronavirüs Sürecinde Demografik Özellikler Açısından Benlik Saygısı: Bitlis Devlet Hastanesi Sağlık Meslek Mensupları 
·         Türkiye, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri(ABD) ve Almanya Örnekleri Üzerinden Üniter ve Federal Devlet Sistemlerindeki Yerel Yönetimlerin Covid-19 ile Mücadele Yöntemleri Türkiye’de 6360 Sayılı Yasa Kapsamında Mahalle ve Köy Yönetiminde Yaşanan Değişim ve Dönüşüme İl Mülki Amirlerinin ve Belediye Başkanlarının Bakışı 
·         Türkiye’de İnsan Haklarının Gelişimi ve Kurumsallaşma Süreci 
·         Türkiye’de Çevre Yönetimi ve Merkez Teşkilatlanmasının Dönüşümü 
·         Seçkinlerin Dolaşımı Teorisi Çerçevesinde Demokrat Parti Döneminde Merkez-Çevre İlişkileri İstanbul’da Soylulaştırmanın Sosyo-Kültürel Etkileri: Poligon Mahallesi Örneği 
·         Klasik Liberalizmin Özgürlük Anlayışı ile Liberteryenizmin Özgürlük Anlayışının Karşılaştırılması 
·         Barışın İnşası Bağlamında Yeşil Teorinin Gelişimi ve Birleşmiş Milletlerin Rolü 
·         Modern Dünyanın Kentsel Kökenleri Üzerine: Avrupa’da Ticaret Kentlerinin Yükselişi ve Çöküşü 
·         1980 Sonrası Türkiye’nin Kentsel Dönüşüm Politikası 
·         İklim Değişikliğinin Savunmasız/Kırılgan Gruplar Bağlamında Halk Sağlığı Açısından Ortaya Çıkardığı Sorunlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95621</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc334cc8-3700-4dbe-b7e0-42b0d32f2871.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Sinir Ağları Metodu İle Türkiye Tavukçuluk Sektörü İhracat Tahmini Uygulaması</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM: Temel Kavramlar ve Tanımlar 
2.      BÖLÜM: Tahmin Yöntemleri 
3.      BÖLÜM: Tavukçuluk Sektörü Analizi 
4.      BÖLÜM: Ysd Metodu İle Türkiye Tavukçuluk Sektörü İhracat Tahmin Uygulaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95622</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbd1b26c-c6dd-4a25-b5b4-5c05d4bd62de.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Vakıf Hukuku</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Vakıf Hukuku</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95623</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6004dc0c-c248-46df-a16d-85f3848e4182.jpg</image:loc>
            <image:title>Mir&apos;atü&apos;l-Kainat (Kainatın Aynası)</image:title>
            <image:caption>Mir&apos;atü&apos;l-Kainat (Kainatın Aynası)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95624</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6b8c54d-bdeb-441e-8468-042fe1490ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerde Eğitim</image:title>
            <image:caption>Türklerde Eğitim 
Araştırma, Öğrenme Kültürü, Türkçe Eğitim-Tarih Yazımı ve Öğretimi ile Millî Bilinç Aktarımı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95625</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ccb653e-444a-438f-99fc-682368712347.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Döneminde Arap Diline Dair Eser Vermiş Bosnalı Alimler Ve Eserleri</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Döneminde Arap Diline Dair Eser Vermiş
Bosnalı Alimler Ve Eserleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95626</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ab039ef-4744-4df7-ac81-f9794d0a5542.jpg</image:loc>
            <image:title>Ud Restorasyonu Çalgı Yapımcılar İçin Bir Rehber</image:title>
            <image:caption>Ud Restorasyonu Çalgı Yapımcılar İçin Bir Rehber</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95627</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce904691-92b4-466f-b500-3b18a27d9af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Acı Hikaye</image:title>
            <image:caption>Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır. 
Ahmet Hamdi Tanpınar 
 
“Bugün hâlâ onun güzel siması, kara gözleri, beyaz dişlerini gösteren tatlı tebessümü, Kartaltepe kabrinin derinliklerinde ebediyen sönmüşken, ben ne zaman penceremden bahçemin kapısına baksam, Vedad geliyor, Vedad kapının önünde başını kaldırıyor ve biçare babasını gene o tebessümüyle selamlıyor zannediyorum. Onun bu hayali hiçbir zaman gözlerimden silinmeyecek.” 
 
Vedad Uşaklıgil, 3 Aralık 1937 tarihinde Arnavutluk’un Tiran şehrinde büyükelçilikte görevliyken intihar etmiştir. İşte Bir Acı Hikâye, Halid Ziya’nın oğlu Vedad’la ilgili hatıralarını ele alan ve bu elemli hadise üzerine eğilen bir eserdir. 
Evlat ölümü gibi tahammül etmesi güç bir durumla yüz yüze gelen yazar, yaşadıklarını ve ıstıraplarını yazarak kendini teskin etmeye çalışır. Eserini yazarken nihayette kaleminden kan damlayacağını ve derin ıstıraplar duyacağını bilse de hatıralarını okurlarla paylaşarak rahatlamak yolunu seçer. Bu tür eserlerin bir başka yazılış gayesi daha vardır ki o da yazarın vefat eden kişiye duyduğu derin muhabbetle onu toprağa teslim ettikten sonra da yaşatmak istemesidir. 
Necati Tonga</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95628</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98adb074-8bc8-4e33-9258-2ec013f1e41f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarıyerli</image:title>
            <image:caption>Yazar Selçuk Özyurt’un Sarıyerli romanı, bir şimdiki zaman hikayesi… 
 
Arkadaşlık ve evlilik ilişkileri, şimdiki zamanın çelişkileri ile birlikte yaşanır… 
 
Kıskançlıklar, inatlaşmalar, ayrılıklar… 
 
Sarıyerli Gökhan, Sarıyer sınırlarından pek çıkmayan bir insandır… Konfeksiyon mağazası sahibi Gökhan, kız arkadaşı Meryem’le uzun süredir birliktedir… Arkadaşlıkları evlilik aşamasındayken, Gökhan’ın amcasının oğlu restoran sahibi Murat vefat eder. Gökhan, Murat’ın vefatıyla kendini restoranın başında bulur. 
 
Restoranın başına geçen Sarıyerli, Meryem tarafından terk edilir…. 
 
Sarıyerli Gökhan ve Meryem çelişkileri, hiç ummadık anda yepyeni açılımlara evrilir….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95629</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b230e3b-a350-40a2-aca4-06624451f50a.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan Seramiği</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan seramiği, bu seramikler üzerindeki resimler ve mitolojik öyküler sadece Arkeoloji dünyasındaki insanların değil, farklı alanlardan birçok insanın ilgi duyduğu bir konudur. Konunun uzmanlarından olan Doç. Dr. Cenker Atila’nın hazırladığı bu kitap, Yunanlıların ilk tarih sahnesine çıktıkları ve ilk seramik eserleri ürettikleri dönemden başlayıp, Antik Çağ seramik sanatının nasıl geliştiğini anlatıyor. C. Atila, seramik sanatının gelişimini anlatırken, yeri geldikçe toplumsal gelenekleri, mitolojik öyküleri ve sanatın gelişimine nelerin nasıl etki ettiğini de açıklıyor. Tamamı renkli olmak üzere, 196 resimle desteklenen çalışmada, zengin bir kaynakça ve seramik sanatı için gerekli olan kısa bir sözlük de bulunuyor. Arkeoloji, seramik, resim, tarih, mitoloji gibi alanlara ilgi duyanların zevkle okuyacağı, başvuru ve başucu niteliğinde bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95630</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f14ab26-1e65-4ef8-bd61-414c15999c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Taylan ile Resim Sanatı ve Hayat Üzerine</image:title>
            <image:caption>Ressam, düşünür, devrimci, araştırmacı, alçakgönüllü, bilge ve entelektüel bir sanatçı Orhan Taylan ile hayatındaki dönüm noktaları ele alınarak yapılmış bir söyleşi. Roma Akademisinden Mamak ve Sağmalcılar’a, 60’lı yıllardan 80 darbesi ve sonrasına uzanan macera gibi bir yaşam öyküsünün içinden seçilen bazı unutulmaz anılar ile onların çağrıştırdığı duygular ve gerçekler. 
 
Bu kitapta  ‘üstadım bu resim ne anlatıyor’dan ‘şişirme resme’, ‘küratörler’den ‘devlet sanatçıları’na, ‘gladyatörlü kurtuluş savaşı heykelleri’ne uzanan söyleşiler var. Görsel sanatlara ilgi duyanları durup tekrar düşünmeye çağıran ufuk açıcı çok değerli tespitler var. Uzun yıllar süren çalışmalar ve araştırmalar sonucunda ortaya çıkan çok ciddi bulgular var.  Bu kitap sanata, sanatçıya, sanat eseri olan ve olmayan ürünlere farklı bir perspektiften bakmayı denemek isteyenler için önemli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95631</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35c3ab8a-a317-4e6b-b395-a57bf922f941.jpg</image:loc>
            <image:title>Fayyum - Suret</image:title>
            <image:caption>“Portrelerde bizzat gözler çekiyordu ilgiyi. Yalnızlık, mutsuzluk biraz da korku barındırıyordu gözler. Ve acı… Evet acı, mağrur bir acı… Kabullenilmiş, özümsenmiş bir acı...  Kim tarif edebilir ki acıyı? Peki ya korkuyu sahibinden başka…” 
 
         Mısır’daki Fayyum kentinden İstanbul’a uzanan, kaçakçılık, aşk ve cinayet üçgeninde geçen macera dolu, aynı zamanda buram buram tarih, arkeoloji ve sanat kokan dolu dolu bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95632</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ade106f-f960-4e1a-b6dc-a647292b821c.jpg</image:loc>
            <image:title>Masum - Suret</image:title>
            <image:caption>Acı dolu hatıralarından kaçıp küçük bir kasabada kendini iyiliğe adayan bir Sanat Tarihçisi… Kadim taşlar arasında, toprağın üstünü örttüğü bir efsane… Romalı Maxima’nın, on beş asır sonra gün yüzüne çıkan, dramatik hikâyesi… Hazineleriyle ünlenen Karun’un, doymak bilmez nefsiyle imtihanı… Masum “Suret”i okurken, iyilikle kötülüğün, asırlardır süren ezeli mücadelesine tanık olacaksınız. Ve başka hiçbir şeyin, bir çocuğun masumiyeti kadar sarsıcı olmadığını göreceksiniz. 
 
“…Tepeye tekrar geldiklerinde, akşam karanlığı çökmüştü. Ay yavaş yavaş yalancı konağın üstünde belirmeye başlamıştı. Dumanlı, grimsi bulutların kuşatması altında, yeşili görünmeyen otlakların üstünde, sabaha dek sürecek saltanatını yaşıyordu. Uzaklardan duyulan baykuş sesleri ise onun bu saltanatının muhafızları gibiydi. Rüzgâr, uzun çalıların üstünden ıslık çalarak geçerken, iki genç, yamacı çıkıp evin önüne vardı…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95633</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48bffa45-5163-44b1-8f1b-12f8451f1d0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyail</image:title>
            <image:caption>LEYAİL Toprak ananın bağrında sakladığı hazineler, mücevherler insanlığın her zaman ilgisini çekmiştir. Hazinelerin peşine onu insanlığın ortak mirasına katmak isteyen arkeologların, sanat tarihçilerinin; bazen de kısa yoldan servet sahibi olmak isteyen kötü niyetli hazine avcılarının düştüğü olur. 
 
Kitapta işgal yıllarında başlayan ve hiç bitmeyen bir Yunan yüzbaşısı ile Türk kızının aşkını; 9 Eylül 1922 günü yaşananları ve İzmir’in kurtuluş hikâyesini; kitabın yanına pek de yakışan Türk kahvesinin tarihçesini okuyacak ve gerçek hazinenin ne olduğunu öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95634</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75a9eaac-63c3-476f-a67d-fa557364865d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aykırı Adam</image:title>
            <image:caption>Hatay’ın Fransız işgali altındaki yılları. 
O yıllarda halkın yaşadıklarıya, çetecileriyle, Hatay’ın Fransız işgalinden kurtuluş mücadelesini anlatan bir gerçek hayat hikâyesi. 
 
 
“Onu ilk tanıdığımda, benim için gergin yüzlü, keskin bakışlı ve hırs küpü algılar uyandıran bildik solculardan biriydi. Hiç mi hiç anlaşamamıştık o yıllarda. 
Seneler sonra çıktı geldi... On yıldır, dara düştüğümde, çözemediğimde, bunaldığımda Karaahmetliler’in Recep’in sert görünümünün altında gizlediği yumuşak yüreği, sevecen bakışı, özünden veren kişiliği hep yanı başımda oldu. 
Bir gün, “Recep, senin yetiştiğin ortamı, genlerini merak ediyorum. Bana sizinkileri anlatsana” dedim. “Anlatmayayım da yazayım ağabey” dedi. Ve yazdı... 
Babasını yazarken, bir Türkmen aşiretinden kesitler de vermiş Karaahmetli… 
Aşiretinin en ileri geleniyle on yaşındaki bir çocuğun ilişkisini okurken, aşiret kavramı ile ilgili tüm ezberleriniz bozulacak. Kadının aşiret içindeki konumunu görüp törenin sokak ortasında kadın öldürmek olmadığının ayrımına varacaksınız. 
Hatay’ın, Fransız işgalinden kurtuluş mücadelesini, çetecileri okurken, kitap sizi bugünkü Hatay’dan alıp o yıllara geri götürecek. 
Karayılan’ın baba yanı, çocukları ile ilişkileri ve özverisi can evinizden vuracak sizi. 
Kısacası BİR AYKIRI ADAM’ı mutlaka okuyun. 
 Anadolu insanının gerçek yüzünü, aklını ve gönlünü, yani özünü keşfedeceksiniz. 
Teşekkürler arkadaşım Recep...”     
EROL ÇEVİKÇE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95635</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1dd9544-a719-4bea-9dcb-0e4cab6670cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Camillo ve Sürüsü</image:title>
            <image:caption>Dünya siyasi mizah tarihinin en çok iz bırakan kahramanı Don Camillo’nun maceraları bu kitapta da devam ediyor. 
 
Don Camillo ve Peppone, Bassa’daki küçük kasabalarında, savaş sonrası yıllarda her zamanki maceralar, intikamlar, şakalar ve karşılıklı stratejilerle dolu çekişmelerine devam ediyor. Bilindiği üzere zıt uçlar çoğu zaman diğer tarafta birleşirler. Bu nedenle öyle şeyler olabilir ki bu ikiliden hangisinin seçmen kabininden boş oy vererek ya da komünist partiye oy vererek çıktığını tahmin edemez insan. 
Bir bakarsınız bu ikili yeni biten savaşın karanlık hatırası olan tankı saklamakla meşguldür. Don Camillo ve Peppone’nin maceraları, politik çatışmaları, ideolojileri, tarihi aşar ve günümüzde insanlık dolu hikâyelere dönüşür. 
İnsan bu hikâyelerde iyi niyet, masumiyet ve asalet dolu “Küçük Dünya”yı keşfeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95636</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bda630ee-16c6-497b-a234-0e8623a6d5f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeli Hayvanlar Kulübü</image:title>
            <image:caption>Çocukları soyları tükenmiş veya tükenmekte olan hayvanlarla tanıştıran, onlara hayvan sevgisi aşılayan mucizeli bir hikâye. 
Çok uslu, çok çalışkan ve de çok cici olmayan beş çocuk, Hayvanlar Kulübü’nü kurarken sadece oyun oynamak istiyorlardı. Fakat her şey birdenbire değişti, hep birlikte tepetaklak büyük bir maceranın içine yuvarlandılar. Çünkü “Hayvanlar Kulübü” diye bir şey kurarsanız, başı dertte olan hayvanların kapınızı çalması kaçınılmazdır. 
Doğrusu, sayısız hayvanın sayısız derdi vardı; bu yüzden kulübün kuruluşu hayvanlar arasında büyük bir hızla yayılıverdi. Sularını, ormanlarını, canlılarını kaybeden dünyada her şey kötüye gidiyordu artık,  hayvanların tek umudu ise çocuklardı. 
Peki, beş küçük çocuk, dünyayı değiştirebilir mi dersiniz? 
Sorunun yanıtı için siz de Mucizeli Hayvanlar Kulübü’nün kapısını çalmalısınız! 
“Bütün çocukların hayvanlar için yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır. İnanın bana, biz yaptık, siz de yapabilirsiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95637</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c496e2-157e-4c47-b217-9db170f081bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaaflar Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;Özgür Öztürk’ün Zaaflar Kitabı bana Lorca’nın adını koyduğu bir kavramı, duende’yi hatırlattı: ‘Hiçbir zaman kapanmayacak olan yaralarımızın, iyileşirken ruhumuzdan çıkardığı eşsiz yetenek.’ 
 
Öztürk kitabında, zaaflarımızla mücadele etmenin yolunun onları ve kendimizi iyi tanıyıp, ahenkle dans edebilme yetisini geliştirmekten geçtiğini söylüyor. 
Zaaflarımız belki de duende’mizi bulmanın yollarından biridir. 
 
Kendini vazgeçilmez zannetmek ile kendini hiçe saymak dışında bir yol mutlaka vardır. Ne mesnetsiz bir kibir ne de haksız bir tevazu! 
 
Yaralanmaktan korkmamalı, onlardan utanmamalıyız. Şifamız da oradadır çünkü.” 
 
Ercan Kesal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95638</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdd707a9-4912-432e-8eee-c5496b37cf48.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz Perspektifinden Türkiye ve Milli Hareket</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk nesiller, acı tecrübelerden hareketle Millî Mücadele’yi, Yunanistan’ı destekleyen İngiltere’ye ve müttefiklerine karşı büyük bir zafer olarak görüyorlardı. Ancak zaman geçip de İngiltere ve diğer Avrupalı devletlerle ilişkiler düzeldikçe Türkiye’deki siyasi kamplaşmanın da etkisiyle bu algı değişmeye başladı. Artık İngilizlerin, Millî Harekete doğrudan müdahalede bulunmadıklarını ve dolayısıyla göz yumduklarını ileri sürenler vardı. Paranoya ve isteri öyle bir boyuta ulaştı ki, İngilizlerin, zaten istediklerini aldıklarını ve Millî Hareketi el altından desteklediklerini ima edenler türedi. Zamanında Millî Mücadele’ye karşı çıkanların ya da Ankara ile yol ayrılığına düşenlerin; sonradan yaşadıkları fikir karışıklıkları ve duyu bozukluklarıyla attıkları iftiralara dayanan bu iddialar neden ve hangi mantıkla ağza alınabiliyor? Anlamak zor değil! Yalnızca şunu belirtmek gerekir ki; Avrupalılar hatta Yunanlar dahi bu ve türevi iddiaları gündeme getirmediler.
I. Dünya Savaşı bittiğinde İngiliz siyasi iradesi, Türkiye’yi istediği gibi şekillendirdikten sonra kollarını, bacaklarını ve kafasını bağlayarak arzuladığı şekilde konuşturabileceği ve gönlünce oynatabileceği bir kuklaya dönüştürmeyi amaçladı. İşte Millî Hareket bu düşüncelere, savaş sonrası plan ve projelere karşı doğrudan bir meydan okumaydı. Bu resti gören akl-ı selîm siyasetçiler hatta askerî yetkililer; İngiliz Hükûmeti’nin, Türkiye’ye yönelik kararlarını ülkedeki ekonomik resesyon, Yakın Doğu’da yaşanan gelişmeler ve elbette Millî Hareketin başarıları doğrultusunda sürekli sorguladılar. İngiliz Hükûmeti ise Millî Harekete karşı elindeki bütün kozları oynadı ve nihayetinde hamle yapma imkânını kaybetti.     
Bu çalışmada, elindeki bütün kartlar ve kozlar tükendiği için planlarını yeniden yapılandırmak ve hedeflerini küçültmek zorunda kalan İngiliz siyasi iradesinin, Türkiye ve Millî Harekete hangi perspektiften baktığı; Mezopotamya, Boğazlar bölgesi, Karadeniz ve Güney Kafkasya’daki köklü değişikliklerle birlikte incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95639</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b51f734-fe79-431c-b425-ce4a8bc90bf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Hakkı</image:title>
            <image:caption>Eğitim hakkı, ulusal ve uluslararası hukukta tanınmış olmasına rağmen bu hakkın özü itibariyle ne anlama geldiğine ilişkin belirsizlikler bulunmaktadır. Bu kapsamda istisnasız bütün devletler eğitimi bir hak olarak kabul etmekte ancak bunu çok farklı şekillerde anlamakta ve uygulamaktadırlar. Eğitimin ve dolayısıyla eğitim hakkının ne anlama geldiğine ilişkin eğitimciler arasında da ortak bir anlayış yoktur. Eğitim hakkının evrensel bir anlamı ve bu hakla sağlanan evrensel bir tanım olmaksızın hakkın korunması ve uygulanması çok zordur. Özü itibarıyla bu kitabın yazılış gerekçesi de bu belirsizliğin ortadan kaldırılmasına katkı sağlama düşüncesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95640</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f2f30e7-501f-446c-baff-3e88a86886c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsansız Hava Sahası</image:title>
            <image:caption>Her şeye rağmen, her şey bize rağmen devam ediyordu. Dünya biz olmadan dönüyordu. Bizi unutmuştu, vaktiyle o kadar hızlı dönmüştü ki, kendi yuvarlak hatlarından keskin bir kare duvara hapsetmişti bizi. Güneşi görmüyorduk. Bir keresinde gerçekten gökyüzüne baktım, gün içinde defalarca, mahallemizde güneş görünmüyordu. Duvarlar ve insanlar sadece… Güneşi görmediğimde anladım, bizim dünyamız dönmüyordu. Evvel zaman hikâyesinde sıkışıp kalmıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95641</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc7a6a54-472d-48b8-b5d9-998dc51f9671.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegen X</image:title>
            <image:caption>Özen Şahin, çocuklar için hayal gücünün sınırlarını zorlayan sıcacık bir öykü yazdı. Arkadaşlık, doğa, çevre bilinci, hayvanseverlik, yardımlaşma, iyi insan olmanın kazandırdıkları, küresel sorunlara duyarsız kalmama gibi konuların özenle işlendiği Gezegen X çocuklara soluksuz ve heyecan dolu bir okuma süreci vadediyor. 

Evrenin gizemlerini masalsı bir anlatımla ele alan Gezegen X; sempatik çizimleri, bilgi ve farkındalığı arttırmaya yönelik içeriği ve akıcı anlatımıyla küçük okurlarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95642</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afaddf5a-c318-4481-be8f-b64f0d8821f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazcan Yazıoğlu</image:title>
            <image:caption>“Yazcan, avuçlarını açıp ellerini yukarı kaldırdı. O an tahtanın üzerindeki rakamlar alevlenip ışıl ışıl parlamaya, kımıldanıp sallanmaya başladılar. Yazcan bütün sembolleri kontrolü altına almıştı.” 
Yazcan, bir yandan kitabını bitirmeye çalışırken öte yandan kaçırılan gazeteci dostunu kendine has tarzı ve yeteneğiyle aramaktadır. Aynı anda, esrarengiz bir örgüt şehirdeki yönetimi ele geçirmeye başlamıştır. Yazcan, şehri istila etmiş olan suç dünyasını, bitmek bilmeyen araştırma ve takiplerle ortadan kaldırmaya çalışırken şehrin tehlike dolu sokaklarında kayıp kitabını bulmaya da çalışmaktadır. 
Yazcan Yazıoğlu, macera, mücadele ve yazı üzerine soluk soluğa okuyacağınız bir roman. Bir yazarın hikâyesi. Yazı içinde bir yazar, içinde yazı olan...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de2c6c9-d29d-4436-b1fb-e7ad98ab904a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoktur Yolu Kendinden Çekip Gitmenin</image:title>
            <image:caption>İnsan kendini bulduğu yerdedir; bazen sıcacık bir çay bardağının buğusunda, bazen de masmavi bir denizin kıyısında, kalbine sığınmış bir insan sıcaklığında, bir gülüşte, bir öpüşte... Aslında sadece kendinde. İnsan ne kadar ararsa kendini başka düşlerde, başka âlemlerde, sonunda bulur kendini kendinde. Ne gökyüzünün özgürlüğünde ne de yeryüzünün esaretinde, insan kendindedir kendinde. Aradığı da kaçtığı da kendisidir, yine günahıyla, sevabıyla, gülüşüyle, ıstırabıyla. Dökmek istese de hep içini bir yerlere, yine atar kendini kendi içine. Yoktur yolu kendinden çekip gitmenin; başı da sensin sonu da sensin bu hikâyenin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95644</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2220282f-4a75-48e0-8c8c-2b2608018312.jpg</image:loc>
            <image:title>Zühre</image:title>
            <image:caption>Elif TAPA, 1981 yılında, iki çocuklu bir ailenin tek kız evladı olarak Trabzon’da dünyaya geldi. Bir erkek kardeş sahibi olan Elif TAPA; anaokul, ilkokul, ortaokul ve lise eğitimini Trabzon’daki merkez devlet okullarında tamamladı. Yabancı dili İngilizce olan Elif TAPA, üniversite eğitimini yine Trabzon’da tamamladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünü (Lisans) 2010 yılında bitirdi. Mezun olduktan sonra farklı sektörlerde kısa süreli olarak çalıştı. 
 
Çocukluk yıllarından itibaren kitaba ve kaleme olan sevgisi adeta bir tutku haline gelen Elif TAPA; okuyarak, araştırarak, öğrenerek ve farklı alanlarda kendini geliştirerek çizgisinde ilerlemiş, zamanla sağlıklı, bilinçli bir esneklik ve kendine has bir özgünlük kazanmıştır. 
 
Şiirleri haricinde yazılarını da gündeme taşımayı planlayan Elif TAPA; inovatif bir yaratıcılıkla, iktisadi olarak da aktif ve verimli olabileceği alanlarda rol almayı tercih etmiştir. Sahip olduğu her türlü değeri ve niteliği geliştirmiş ve sürekli olarak kendini güncellemiştir.  Üreterek ve yazarak, eserleriyle okurlarına ulaşmayı başaran Elif TAPA,  aynı zamanda kendine ait iş projesi üretimi, iş fikirleri gibi geniş kapsamlı özel işini de geliştirerek çalışmaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/314467fa-bad0-41d4-993e-c03bb1a27e14.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis Karşıtlarının Tutarsız Gerekçeleri</image:title>
            <image:caption>Hadis Karşıtlarının Tutarsız Gerekçeleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95646</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63837bf4-d574-4558-b535-2fa58a8d8ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihi</image:title>
            <image:caption>Giovanni Maria Angiolello, Eğriboz Adası&apos;nın II. Mehmed&apos;in hedeflerinden biri haline gelmesinden korkan Venedik ordusuna, kardeşi ile birlikte gönüllü olarak katılır. Ancak Eğriboz kuşatması sırasında ikisi de Türklere esir düşer. Kardeşi Francesco idam edilir, Angiolello ise Sultan Fatih’in savaş esirlerinden biri olmak şartıyla hayatta kalmayı başarır. 

Daha sonra İstanbul&apos;a getirilir ve ardından II. Mehmed&apos;in oğlu Şehzade Mustafa&apos;nın sarayında hizmete verilir. Şehzade Mustafa&apos;ya, Uzun Hasan ve Akkoyunlular ile yaptığı savaşlarda eşlik eder. Bu sırada Türk dilini çok iyi derecede öğrenir. Mustafa&apos;nın 1474 yılındaki ölümünden sonra tekrar İstanbul’a getirilir ve sarayda Sultan Fatih’in hizmetine girer. Doğuştan sahip olduğu kabiliyetleri sayesinde kısa sürede Sultan&apos;ın güvendiği kişilerden biri olur; Osmanlı Devleti içinde defterdarlık gibi üst düzey bir göreve getirilir. Fatih’in vefat ettiği yıl II. Bayezid’in hizmetine girse de İstanbul’dan kaçmaya karar verir ve doğduğu şehir olan Vicenza’ya geri döner. Bazı tarihçiler Angiolello&apos;nun daha sonra Anadolu&apos;ya tekrar döndüğünü savunsa da Vicenza&apos;da öldüğü varsayımı daha kuvvetlidir. 

Birçok belgede Historia Turchesca yani Türk Tarihi eserinin yazarı olarak anılan Angiolello, Osmanlı Devleti&apos;nde yaşadığı zamanlarda imparatorlukla ilgili çok değerli notlar yazmıştır. 10 yıldan fazla İstanbul’da kalan yazar, şehrin Osmanlıların eline geçmesinden sonraki durumunu anlatan ilk yabancıdır. Fatih dönemine ait bir eserde bizzat görgü tanığı olan birinin sarayın iç yüzünü, taht kavgalarını, kanlı savaşları, devlet teşkilatını ve ordu sistemini anlatması ise bu konudaki araştırmalar için Angiolello’nun tarihini vazgeçilmez kılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2b0890c-347b-4a17-af4c-6a44af157b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçmenin Bilge Soytarısı</image:title>
            <image:caption>Bin yıllardır değişmeyen bir öyküdür bu… 
Hükümdarın etrafındaki vezirler, kellelerini kaybetme korkusuyla hükümdarın yanlışlarını ve kendi doğrularını konuşamazlarken, sadece hükümdarın soytarıları, kendilerini ölümün kıyısına götürecek kadar pervasızca, hükümdarla ve onun yaptıklarıyla alay eder ve diledikleri gibi konuşurlardı. 
Kim bilir, belki de o soytarılar, hayatlarından çoktan vazgeçmiş bilgelerdi… 
… 
Ve şimdi sen ver kararını… 
Doğru bildiklerini, hiç korkmadan ve kaybedeceklerine hiç aldırış etmeden konuşan bir bilge soytarı mı yahut da korkularının esiri olan, elindekileri yitirmemek adına benliğini yitiren ve hep başkalarının sözleriyle konuşan, köpekleşmiş bir vezir mi olmak senin seçimin?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e7d014-b790-4c5b-84b8-cce3e037dd37.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkana İki Ölü Balık Gönderen Adam</image:title>
            <image:caption>Başkana İki Ölü Balık Gönderen Adam, on dört öyküden oluşan yaratıcı içeriği ve ustaca anlatılmış benzersiz hikâyeleriyle okurları Londra metrosundan Türk harabelerine, Latin Amerika ülkelerinden Amazon kıyılarına kadar dünyanın dört bir yanına taşıyor. Louis de Bernières’nin unutulmaz kahramanlarını; başkana iki ölü balık gönderirken, yunus tanrılarına âşık olurken ya da Brezilyalı sokak hırsızlarıyla yemek yerken buluyoruz.

Louis de Bernières bu eğlenceli öykülerde, bilindik ve fantastik olayları alaycı mizah anlayışıyla harmanlıyor.
Hayal gücünün sınırsızlığıyla okurlarını yeniden büyülüyor.

“Büyük bir haz… Bu kitap, Louis de Bernières’nin öykülerini zevkli kılan kinayeleri ile gösterişli üslubunu içeriyor.”
Mail On Sunday</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95649</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b38f7e8b-ea4b-4a4b-abb9-6eaa86d632e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Kamuki</image:title>
            <image:caption>Aksiliğiyle ün salmış Bay Kamuki, düzenli, titiz ve planlı bir koleksiyonerdi. Hayatını koleksiyonuna adayan bu huysuz adamın tek amacı efsaneye dönüşen bir pulu bulmaktı. Fakat Bay Kamuki’nin o eşsiz pula ulaşması için hem Bayan Fifi’yle iyi geçinmesi hem de nefret ettiği farelerle yüzleşmesi gerekiyor. 
Acaba huysuz kahramanımız pula ulaşabilecek, Bayan Fifi’nin gönlünü kazanabilecek ve farelerle tekrar dost olabilecek mi? Bu kitapla dostluğu ve yardımlaşmayı, sevgiyi ve nefreti hatta fareler ve insanları daha yakından tanıyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95650</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fdff007-fbca-4773-955a-95d8a8211178.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Kafes</image:title>
            <image:caption>“Gerçek diye bir şey yok sanki!” dedi Fatoş. 
Yok muydu gerçekten? Eda’nın, en yakın arkadaşı Fatoş tuhaf biriydi ama hep haklı çıkardı. Peki o zaman iyilik, kötülük, özgürlük neydi? Eski kitaplarla dolu bir sepetin altında Orta Çağ’da yaşayan Susanne adında bir kadının günlüğünü bulduklarından beri Eda da tuhaf davranmaya başlamıştı. Sık sık aşırı öfkeleniyor, bazen çıldıracak gibi hissediyordu. Şu, kendini beğenmiş Oğuz’un saçma sapan davranışları da işleri iyice zorlaştırıyordu. Neyse ki Fatoş vardı. İki arkadaş, yüzyıllar önce yaşayan Susanne’nin çektiği acıları okudukça ona yardım edemedikleri için üzülmeye başlamışlardı. Bu yüzden, günlüğü Türkçeye çeviren Asiye’yi bulup, en azından ona yardım etmeye karar verdiler. Peki Asiye’yi hapsolduğu cam kafesten kurtarabilecekler mi? Dahası kendilerini o cam kafeslerden koruyabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55627c52-6d10-451a-8297-410ec84289d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Alan Turing&apos;den Zeka Oyunları</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü kod kırma kahramanı Alan Turing’in zekanı zorlayacak, şifreler çözdürecek ve sayılarla savaştıracak bulmacalarına hoş geldin! ALAN TURING, günümüz bilgisayarlarının gelişmesine büyük katkıda bulunan bir matematik dehasıydı. 2. Dünya Savaşı’nda icat ettiği makina, Alman ordusundan gelen şifreli mesajları çözmek için kullanıldı. Bu sayede savaşın süresi kısaldı ve birçok insanın hayatı kurtuldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efd1daba-7316-4f4a-bc75-7d93fdc80a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Alan Turing&apos;den Matematik Oyunları</image:title>
            <image:caption>Kod kırma kahramanı Alan Turing’in zekanı zorlayacak, şifreler çözdürecek ve sayılarla savaştıracak bulmacalarına hoş geldin! ALAN TURING, günümüz bilgisayarlarının gelişmesine büyük katkıda bulunan bir matematik dehasıydı. 2. Dünya Savaşı’nda icat ettiği makina, Alman ordusundan gelen şifreli mesajları çözmek için kullanıldı. Bu sayede savaşın süresini kısalttı ve birçok insanın hayatının kurtarılmasını sağladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95654</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6706ea1b-1f40-4aa6-882d-a9dd1898ff26.jpg</image:loc>
            <image:title>Pjmasks Boyama Evi Evde Kahraman Partisi</image:title>
            <image:caption>Pijamaskeliler seni macera dolu bir ev partisine davet ediyor. Boya kalemlerini kap, kapıyı arala! 
Sayfaları rengârenk boya, çıkartmalarla süsle, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b64730-5363-42ce-a412-d990e7b712f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aris’in Yolculuğu Dünya</image:title>
            <image:caption>Aris, Dadu gezegeninden ayrılıp Dünya yolculuğuna çıktığından beri türlü tehlikeler atlatmıştı. Şimdi, uzay gemisi Jeba&apos;nın penceresinden Dünya&apos;ya bakarken bütün o zorluklara değdiğini düşünüyordu. Derin bir nefes alıp robotu Filemux’a döndü ve “Hâlâ inanamıyorum,” dedi. Çok merak ettiği bu güzelim gezegeni gezmek için sabırsızlanıyordu. Jeba&apos;nın merdivenlerinden indi, derin bir nefes aldı ve onu bekleyen büyük tehlikeden habersiz, Dünya&apos;ya ilk adımını attı. Elbette farklılıkların sevgiyle kucaklandığı bir dünya beklemiyordu Aris, bu konuda uyarılmıştı. Ancak korkunç bir canavarla karşılaşacağını da düşünmemişti. Üstelik, kehanete göre, dünyayı tehdit eden bu canavarı yenebilecek tek kişi Aris&apos;ti. Ama bir sorun vardı: Bunu nasıl yapacağını bilmiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a89b3a-f13e-44f2-9add-857cda61b56a.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Yakındoğu&apos;da Miras Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Eski Yakındoğu için kabaca coğrafi ve kültürel bir sınır çizmek gerekirse, doğuda İran, batıda Kızıldeniz ve Akdeniz, kuzeyde Anadolu ve güneyde Arap Yarımadası’nı içine alan geniş bir bölgeden söz edilebilir. Tarih öncesi
devirlerden itibaren medeniyetin bütün serüvenine ev sahipliği yapmış olan bu büyük coğrafyada, farklı kültürel özelliklere sahip kavimler yan yana ve iç içe yaşamışlardır. Bu kavimlerin sahip oldukları maddi ve manevi mirasın, sonraki kuşak ve kültürlere nasıl aktarıldığı; bu bağlamda sosyal, siyasal, dini ve ekonomik açıdan hangi hassasiyetlere dikkat edildiği; ticaret, satın alma ve savaş yoluyla elde edilen taşınır-taşınmaz malların miras paylaşımında hangi hukuki ve geleneksel usullere tâbi tutulduğu; vasiyetnamelerin tipolojik veiçerik özellikleri; miras paylaşımına ilişkin aile içi çekişmeler; tercihli vârisler; kadınların miras hakları; mirastan mahrum bırakılma gibi konular eserde ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3df3d5-3917-44c5-a1d9-68029bea5664.jpg</image:loc>
            <image:title>Materyal Kültür Ve İnsan</image:title>
            <image:caption>“Materyal Kültür ve İnsan” başlığını taşıyan, elinizde tuttuğunuz
kitap, günlük yaşamın içinde görmediğiniz, farkına varmadığınız
birçok nesneyi görmenizi, hatta daha farklı şekilde görmenizi
sağlayacaktır. Bulunduğunuz dünyayı farklı bir gözle görmeniz
için rehber olacaktır. Bunu yaparken size nasıl bakmanızı
öğretmek yerine demokratik bir ilişki sürecinde, içinde yer alan
her ayrı bölümde sizi bir başka boyuta taşıyacaktır. İçinde
bulunduğunuz dünyayı hep birlikte anlamaya, sizinle birlikte
yorum yapmaya başlayacaktır. Sizinle tartışacak, sizi haklı veya
haksız çıkaracaktır. Kitap içinde yer alan birçok çalışmanın, size
sunacağı perspektifler yanında materyal kültür öğelerinin sizi
tekrardan anlamlandırmasına, sorgulamasına ve kurgulamasına
farkında olmadan tanık olacaksınız. Bu çalışmalar izin verdiğiniz
ölçüde ve buna bağlı olarak bir yapı bozum yoluna da gidecektir.
Böylece, içinde bulunduğumuz dünyanın aktif aktörleri olarak,
küresel kontekst içinde yerinizi belirlemenize ve kendinize dair
yeni anlamlar üretmenize yardımcı olacaktır.
Bu kitap, başta arkeoloji ve antropoloji olmak üzere sosyoloji,
mimarlık, felsefe güzel sanatlar ve dizayn çalışmalarına yönelmiş,
özünde nesneleri inceleyen, onlarla çalışan veya araştırmalarının
merkezine materyal kültür öğelerini koyan birçok bilim insanı,
araştırmacı, eğitimci ve öğrencinin ilgisini çekecektir. Bu açıdan
ele alındığında, alanında genel bir başvuru kitabı ve birçok bilimsel
tartışmanın da odağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2619dd9c-75d1-46b7-95b6-7a49bebead5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiire Dokunmak</image:title>
            <image:caption>Şiir öncelikle yürek işidir. Şairin, kalemini önce yüreğine bandırıp ruhundaki şiiri öyle kâğıda aktarması gerekir. Bunu başarabilen kişilerin şiirleri de okurların gönül telini mutlaka titretecektir. 
Elinizdeki kitapta, anlam dünyası derin olduğu kadar, duygu sağanağı oluşturma potansiyelini de barındıran şiirler okuyacaksınız. Şairimizin ince bir kalem işçiliğiyle oluşturduğu mısralardan, payınıza düşenleri heybenize doldurduğunuzda estetik bir lezzet tadacaksınız. Hakiki sanatın en büyük işlevlerinden birisi de bu değil midir zaten... 
Gerçek bir okuru; hayata dokunan, derin ve manalı sözcük çağlayanları kadar başka ne mutlu edebilir ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95659</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe8cbf91-df28-485f-8967-543bec85e2e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Anayasal Denetimin Ekonomik Analizi</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde, yürürlükte bulunan 1982 Anayasası, 1984-2014 yılları arasında 18 defa, dar veya geniş çaplı, değişikliğe uğradı. Bu dönem boyunca, biri vekaleten olmak üzere toplam 7 Cumhurbaşkanı görevdeydi ve 3 Cumhurbaşkanı hiç Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası başvurusunda bulunmadı. Yine bu dönemde, 8 adet milletvekili genel seçimi yapıldı, 18 adet hükümet kuruldu, genel seçimlerle oluşan TBMM’nin üyeleri (Cumhurbaşkanları, ana muhalefet partileri ve milletvekilleri) 498 defa Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası başvurusunda bulundular. Bu çalışmanın kapsamına giren 419 adet iptal davası için 71 adet hâkim, 2.439 adet oylamada, 31.556 adet oy kullandı. Neticede, bu kararlarla Anayasa Mahkemesi; başta iktisadi, siyasi ve hukuki olmak üzere birçok alanda “etkili” bir kurumsal faktör olarak yer aldı. 

Bahsi geçen etkinin ve kurumsal duruşun önemi nereden gelmektedir? Hukuk sisteminin veya daha özel ifadesiyle anayasa mahkemelerinin etkisi ve kurumsal duruşu hangi faktörlere bağlı olabilir? Bunları bilmek ve gelecekte anayasa mahkemelerinin nasıl davranacağını tahmin etmeye çalışmak, iktisadi birimler için ne anlam ifade eder? Bu ve benzeri soruların cevapları, Hukuk ve İktisat literatürü kapsamında, birçok ülke ve birçok dönem için çeşitli araştırmacılar tarafından sorulmuş ve cevaplar alınmıştır. Bu çalışma, bahsedilen soruları, iktisat bilimi çerçevesinde, Türk Anayasa Mahkemesi için araştırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95660</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf13a2f-9248-45c1-add4-314e862d0429.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan Hikayeleri kitabı, gençlerin ve mitoloji okumaya yeni başlayanların, fabl&apos;ların ve dünya hazinesinin parçalarından bir kısmını öğrenmesi için yazılmıştır. Gerçekler, Herodotus, Thucydides, Xenophon ve Plutarch&apos;ın anlattığı tarzda verilmiştir. Bu kitap, günümüzün kitaplarında ve filmlerinde popüler olan kahramanların, kötü adamların, tanrıların ve tanrıçaların arka planını keşfetmenizi sağlayacaktır. Karakterlerin adlarını, rollerini, sembollerini ve temel mitleri özetleyen bu kitap, karakter odaklı referans bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95661</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0e4cda5-960d-4abd-9350-9fe53cd9eff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşitsizliğin Kökeni</image:title>
            <image:caption>&quot;İnsan toplumuna sakin ve önyargısız bir gözle bakarsak, ilk olarak güçlünün sergilediği şiddeti ve zayıfın çektiği eziyeti görürüz. Bazılarının acımasızlığına şaşırır diğerlerinin çaresizliğine gözyaşı dökmeye meylederiz. Bilgelikte çok rastlantı eseri oluşan zayıflık ve güç; zenginlik ve yoksulluk olarak adlandırılan bu harici ilişkilerden daha kalıcı bir şey olmadığından dolayı hayatta tüm insanlık kurumları ilk bakışta bataklık üzerine inşa edilmiş gibi görülür.&quot;

Rousseau&apos;nun insanlığın sosyal ve politik gelişimine ilişkin kapsamlı açıklaması, aydınlanmanın yenilikçi cesaretini özetler. Bu kitap, 18. yüzyılın en kışkırtıcı eserlerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95662</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4df04864-67ac-4417-a3b5-5eb1d3bee43e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Adıma</image:title>
            <image:caption>Bazen okurken tüm cümlelerin altını çizebilirsin, öyle dökülmüştür ki kalemden kağıda kelimeler, öyle iyi durmuşlardır ki yan yana, öyle dokunurlar ki ruhuna...

Yazarın ilk, deneme mahiyetindeki kitabında her birinde sıcaklığını hissedeceğiniz, kendi yaşamınızın ucundan hatırlayacağınız çokça, şiir tadında ama şiir değil değil diyerek okuyacağınız içsel duyguları yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95663</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac754ca8-8647-4ed9-8c09-f78a7e04e4b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Onun Çölünde</image:title>
            <image:caption>Sana geldiğimde 
Kanatlarımı 
Siyah taşlarla örülmüş 
O ıssız şehrin üzerinde açacak 
Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek 
Ve acıyla bağıracaktım. 
Her kadın kendi ağacını tanır. 
Uçtum o gece. 
Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim. Gölge olmayınca ruh yalnızdı. Uludum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95665</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54c95d94-7d1d-44ac-964b-77237a2a17b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Törless’in Buhranları</image:title>
            <image:caption>“Dönemin en iyi yazarlarından Musil’in eseri, başından sonuna kadar bir bütündür: Son derece zeki bir duyarlılığa sahip bir adam ile onu doğuran, haklı olarak ‘lanetli’ olarak adlandıracağı zamanlar arasındaki bir yüzleşmenin kaydıdır.”  
—J. M. Coetzee 
 
Robert Musil ilk romanı Genç Törless’in Buhranları’nda, yirminci yüzyılın başında Habsburg İmparatorluğu’nun ücra bölgesindeki bir yatılı okulda okuyan toy bir beynin, çelişkili hislerle yüzleşmeye çalışırken uğradığı psikolojik dönüşümü ele alıyor. 
 
Okuldaki iki “tuhaf fikirli” arkadaşıyla olan ilişkisinin çalkantıları sebebiyle Törless, üçüncü bir öğrenciyle sadistçe ve cinsel çekimli bir yakınlaşmaya sürüklenir. Törless, bu üç arkadaşıyla arasında geçenler neticesinde çevresine yabancılaşmaya başlayıp yavaş yavaş deneyimlerini kabul etmeye ve bunları zihninde doğru yerlere oturtmaya çalışır. 
 
Musil, Avusturya Askeri Akademisi’ndeki tecrübelerine dayanan bu klasik eserinde sınır tanımayan cinselliği, sadizmi, yetişkinliğe geçişi ve şiddeti peşin hükümsüz bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95666</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/285a8f78-42b1-48b9-b9d7-a9d87dfbaf23.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kısaca ŞerLok - 1 Zihin Açlığı</image:title>
            <image:caption>Şermin Lokman; gizemli olayları, zor soruları ve çözümsüz görünen sorunları çözmeye bayılan bir ortaokul öğrencisi, yani kısacası ŞerLok! Okulun duvarına astığı Problem Kutusu’na atılan sorulara, bulmacalara ve yardım taleplerine büyük bir iştahla cevap veriyor. Fakat gizemli olaylara olan bu merakı onu okulda popüler biri haline getirirken aynı zamanda başına türlü işler açmak üzere... 
Şermin ve kedisi Dr. Watson’la birlikte siz de gizem dolu olayların arka yüzlerini ve zorlu soruları çözmeye ne dersiniz? Bağlantıları kurun, alternatifleri düşünün, tahminler yürütün, görünmeyeni görün ve Şermin gibi harika bir dedektif olduğunuzu kanıtlayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95667</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6091ca2b-647c-44b3-adc2-cfef769f0868.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Oku - Harf Bilgisi ve Edebi Beceriler</image:title>
            <image:caption>Akıcı okumanın ve okuduğunu anlamanın yolları bu kitapta!

Dil ve konuşma alanında uzmanlaşmış Treysi Terziyan ile Stefani Terziyan&apos;ın akademik araştırmaları, kişisel deneyimleri ve pratik uygulamaları ile ortaya çıkan “Okuma Güçlüğüne Yönelik Alıştırmalar” serisinin ikinci halkasını oluşturan Harf Bilgisi ve Edebî Beceriler; okuma, yazma ve kelime bilgisini güçlendirme konularında ebeveynlere ve eğitmenlere rehberlik ediyor, çocukları “korkusuzca” okumaya yüreklendiriyor. 

Harflerin farklı şekillerinden kelime içinde harf bulmaya; film tartışmaktan hikâye ögelerini belirlemeye uzanan kapsamlı bir içerik sunan bu kaynak kitap, pek çok temel bilgi vermenin yanı sıra kolaydan zora doğru ilerleyen alıştırmalar eşliğinde çocukları bilinçli okuryazarlığa adım atmaya teşvik ediyor. 

Kimler için hazırlandı?
Okuma güçlüğü çeken, okumaya yeni başlayan çocuklar ve okuma hızlarını artırmak isteyen ilkokul öğrencileri için; ebeveynler ve eğitmenler gözetiminde uygulanması öngörülerek hazırlandı. 

Hedefi nedir?
Akıcı okumakta ve okuduğunu anlamakta zorlanan çocuklara çeşitli alıştırmalar yardımıyla okuryazarlık sevgisi aşılamak; çocukların okuma ve yazma becerilerini desteklemek isteyen ebeveynlere ve eğitmenlere kılavuzluk etmek hedefiyle yayımlandı. 

Nasıl bir içerik sunuyor?
Kitap iki ayrı bölümden oluşuyor: “Harf Bilgisi” bölümünde; harfleri tanımaya ve kolay yazmaya yönelik görsel dikkate dayalı alıştırmalar yer alırken; “Edebî Beceriler” bölümünde, okuma ve yazma, okuduğunu anlama alıştırmaları ile hikâye yapısı çalışmaları bulunuyor.  

Öne çıkan özellikleri neler?
Kullanım kılavuzu ve açıklayıcı yönergeler, daha önce odak gruplarla uygulanmış destek çalışma materyali, gündelik hayatla ilişkilendirilmiş etkinlik fikirleri, birden çok defa tekrarlanıp, geliştirilerek çözülebilecek alıştırmalar, “Sen de Oku” koleksiyonunda yer alan eserler ile pratik yapma olanağı ve Gül Sarı&apos;nın özgün resimleriyle fark yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95668</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae8d33b7-9402-419b-8356-bdcd4ca0e589.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kafka, içinde yaşadığı dönemin, o dönemin olaylarının değil, gelmiş geçmiş tüm zamanlar›n toplumsal mekanizmalarının yarattığı yalnızlığı, anlamsızlığı betimlemiştir. Kuşkusuz, karanlık bir tablodur bu. Bu karanlık tabloyu aydınlatan ise Kafka Güneşi’dir. Gecenin en yoğun ânında doğan, karanlığın tüm gizlerini açığa vuran ışığıyla, bizlere, insanlara yalansız bir dünya göstermeye çalışan, bunu handiyse özür dilercesine mırıldanarak gerçekleştiren, son aşamada da pişman olup tüm yazdıklarının yakılmasını (bunu hiçbir zaman yerine getirmeyecek bir dostundan istemiş olsa da) isteyen, hiçlikten sahici bir dünya yaratan bir insan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95669</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/506de920-2f21-4bff-bc97-259341145361.jpg</image:loc>
            <image:title>Meteor</image:title>
            <image:caption>Gözde Başkent “her şey olması gerektiği gibi” diyenleri baştan çıkaracak bir hikâye anlatıyor. 
 
 
Düzeni çok seven bir şehir...
Başıboş̧ bir dalın kaldırıma sarkmadığından, çiçeklerin kafasına göre açmadığından emin olan bahçıvanlar... 
Gözde Başkent’ten düzeni altüst eden bir kitap. Meteorları sever misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95670</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f99149-7cd1-4a24-8e38-af0b867a08ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Alırım Gül Satarım</image:title>
            <image:caption>Niyâzî-i Mısrî, “Bil ve âgâh ol ki Hakk bir kimseyi inâyetine lâyık görürse o kimsenin kalbine, ‘Biz bu dünyaya niçin geldik?’ sorusuna bir cevap bulma arzusu koyar.” demiş. Bu sorunun peşinden giderken yolum pek çok kitaptan ve insandan geçti. Kitapların yeni kitaplar açtığını, Hakk’ın insanlara insanlardan tecelli ettiğini pek çok defa tecrübe ettim. Düşe kalka yürümenin, yolun mecburiyeti olduğunu fark ettiğimde mesele biraz daha berraklaştı: Düşmesiyle, kalkmasıyla, kaygısıyla, kırılganlığıyla, yarasıyla, yasıyla hiç kimse her zaman dimdik yürüyemez, dümdüz ilerleyemez. Yoldan da çıkılır, tekrar yola da girilir. Her nefeste bir şeyler olur, bir şeyler biter. Çünkü insan olmak bir inşa sürecidir, bitmez bu tadilat.

“Bu dünya yolu, dikenli bir yoldur. Bu dikenler sana batacak, ayıklamaya kalkma. Dikenler nedir? Laf, söz, etrafın kıskançlığı, haset, azaplar, çileler... Durup da dikenleri ayıklamaya kalkma çünkü yolundan geri kalırsın. Dikenlerle yürümeye alış.” diyor mektuplarından birinde Sâmiha Ayverdi. Bu zorlu yürüyüşte karşılaştığım güzel kitaplara ve güzel insanlara dair yazmış olduğum yazılar işte bu kitapta bir araya gelmiş oluyor. Bir taraftan gül yürekli kimselerin kendilerinden ve eserlerinden bahsediyorum, diğer taraftan onların gönlüme nakşettikleri güllerden birer demet sunuyorum. 
Gül alıyorum, gül satıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95671</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd41dd75-93fb-4fab-81c3-7df7a3b84cb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Analizler</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki devletler veya güç odakları iki türlüdür: Düşünen ve uygulayanlar bir gruptur, bunu anlamaya çalışan ve ulaştıkları sonuca göre davranışlarını belirleyenler ise diğerleridir. Ama bu diğerlerinin en büyük eksikliği, olayı gerçek niteliğiyle anlamak yerine, uygulayıcıların niyetine göre yorumlamalarıdır. Vardıkları sonuçlar düşünenlerin varılmasını istedikleri şeylerdir. 

Dünyada üç kademeli bir yapılanma söz konusudur: düşünenlerin tamamen kontrol altında tuttuğu ve olayları onların istediği biçimde algılayanlar, düşüncelerini uygulama gücü ve becerisi olmamakla birlikte doğru anlayanlar ve en üst sırada, düşünüp bunu uygulayanlar. 
Siz neredesiniz? 

Prof. Dr. Mahir Kaynak’ın Büyük Orta Doğu Projesi ve Türkiye üzerine yaptığı stratejik analizlerinin ve yeni dünya dengelerine dair öngörü ile yorumlarının yer aldığı bu eser, görüş alanımızı genişletmemize yardımcı oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95672</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb1bda08-9765-4494-ac8e-560cf8290859.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı</image:title>
            <image:caption>Butler, bu klasik denemede Tanrı&apos;nın fizikselliği kavramını haklı çıkarmaya ve O&apos;nun yalnızca ruhsal nitelikte olmadığını kanıtlamaya çalışır. Bilimsel rasyonalizmi eleştirel olarak değerlendirir ve mantıksal bakış açıları temelinde panteizmi ve ortodoks teizmi şiddetle kınar. Onun kıyaslayıcı nesir tarzı, kanaatlerini yansıtmakta ve bu eseri ikna etme gücü kılmaktadır. Düşündürücü ve kışkırtıcı bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95673</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25abb809-cc33-4c10-814e-a3de7164bd55.jpg</image:loc>
            <image:title>Şükrü Dede&apos;nin Gönül Sesi</image:title>
            <image:caption>Şükrü Dede 8-10 yaş arası namaz hocası ve Amentü diye iki kitap okudu. Bu kitaplar babasının saman yapraklı kitaplarıydı. 7 yaşında ilkokula gitti. 10 yaşında koyunlara çoban oldu. Çoban çantası kaput bezindendi. O kitapları çantasında taşır, dağda taşta okurdu İslami bilgileri. Baba ve anneden öğrendi akıl nimetini. Düşündü iman, inanç, değerlerini anladı. Çalışmayı sağlıklı olmayı kendine hayat bildi. Çobanlıkta yaş ilerledikçe şuuru gelişti. Merhameti şefkati doğum yapan koyun keçilerden öğrendi. Yavrularına karşılıksız süt vermelerinden ibret aldı. Doğan yavrulardaki siyah beyaz tüyleri, onları yaratan Allah’ı tanıyıp imanı, inancı arttı. Düşündü doğaya ibretle bakmaya başladı. İlahi bir feyzle okuyup yazmaya başladı.

Şöyle yazdı:
Aklım imanım, tercüman olarak baş tacım
Ömür boyu benim yoldaşım
Sağlığım benim nefesim suyum ekmeğim aşım
Elbet Allah’a tam oldu inancım elhamdülillah</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95674</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d9c2af-619f-4a63-bcc4-f9f208c261f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Barış Manço Yaz Dostum</image:title>
            <image:caption>Barış Manço dünya için benim memleket derdi, bütün sınırları ve sınıfları yok sayarcasına. O kendi tabiriyle Barış Çelebi idi, Türkçe’nin derinliği ile Batı müziğinin formlarını eşsiz şekilde buluşturdu. Barış der ki, diye başladı; Dadaloğlu, Karacaoğlan misali. Herkesin, her gün yanı başında gördüğü Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’yı anlattı, her gün evinin penceresinden duyduğu, Domates Biber Patlıcan nidasını. Kendine has kıyafetleri ve alışılmışın dışında tarzı ile herkesin Barış Abisi oldu. Sevenlerinin mektup arkadaşıydı o: Moda 81300. Ölüm uzaktır Barış Manço’dan, kendisinden biliriz bunu: Fizik varlığınız itibarıyla bu dünyadan ayrılınca ölmüş olmazsınız. İsminiz ne zaman artık anılmıyorsa bu dünyada, o gün hem ölmüş hem de unutulmuş olursunuz. 
Birol Öztürk’ten tafsilatlı bir Barış Manço biyografisi: 
Barış Manço Yaz Dostum 
Unutmayanlara, milyonlara...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95675</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8c385ac-def6-4168-8db0-b325ce087b9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Milena&apos;dan Mektup Var</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka, gerçeklikleri sahteliklerin altına gizleyen zihinlerin yansımasıdır. Kopuş, vazgeçiş, aykırılık sembolü ve kendinde saklanan bir adamdı.Korkutucu, anlaşılması zor ve sıra dışı olması hatta tahmin edilemez tanımı onu daha iyi anlatan kelimeler. Franz ile ortaklığımız; babasızlık, sevgisizlik, aşksızlık ve anlaşılamamak malzemeleriyle inşa edilmiş yalnızlık sarayı sakinleri olmamızla başladı.Birbirimiz için uçurumdan düşmek üzere olan insana uzanan el olduk. Gücümüz yettikçe birbirimize tutunduk. Frank’ın yüreği, benim eksiklerimi tamamlamaya başladığında dünyayı yeniden tanımaya başladım. 
Benden bakınca Franz Kafka kim, kimimdi benim ve ben onun için kimdim, anlatmak istedim. 
Kafka’yı bir de benden tanıyın… 
Kafka’nın Sevgili Milenası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95676</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83cc8546-185c-4ac6-99c5-5ecb07c87bd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap-lık 219 Ocak - Şubat 2022</image:title>
            <image:caption>Güven Turan: Edebiyatta 60 Yıl 
Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta olan kitap-lık dergisinin 219. sayısında dosya konusu Güven Turan. Şiir, öykü, roman, deneme, eleştiri alanında altmış yıldır yazınımıza değer katan Güven Turan, çevirmen ve yayıncı olarak da kültür hayatımıza yön veren bir yazar. Murat Yalçın söyleşisiyle, Hüseyin Peker, Ahmet Güntan, Ramis Dara, Orçun Üçer yazılarıyla Güven Turan’ın edebiyat dünyasını mercek altına aldılar. 
Güven Turan, Süreyya Berfe, İsmail Uyaroğlu, Gültekin Emre, M. Mümtaz Tuzcu, Serdar Koçak, Betül Tarıman, Duygu Kankaytsın, Mikâil Söylemez, Ezgi Şimşek ve Yiğit Kerim Arslan şiirleri; Semih Gümüş, İlhan Durusel, Ethem Alpaydın, Çilem Dilber, Gülay Pamuk, Yelina Tayfur ve Bâki Ayhan T. öyküleri; Erendiz Atasü, M. Sadık Aslankara, Arzu Alkan Ateş, Zeynep Tandoğan ve Hatice Bildirici yazılarıyla; Levent Karataş “Utku Varlık”, Ercan Yılmaz “Ömer Erdem”, Cansu Canseven “Neşe Taluy Yüce” söyleşileriyle kitap-lık dergisinin 219. sayısında. 
kitap-lık 29 yıldır iyi edebiyatın adresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95677</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c925565f-1826-497a-86eb-15fada273dc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Hayvan Araştırması</image:title>
            <image:caption>Kupkuru çöllerden engin denizlere, karlarla kaplı buzullardan balta girmemiş ormanlara varıncaya dek dünyamız pek çok canlıya ev sahipliği yapıyor. 
Bu kitabın muhteşem çizimlerle bezeli sayfalarında bulunmayı bekleyen yüzlerce hayvan saklanıyor. Büyük Hayvan Araştırması havada, karada ve denizlerde yaşayan pek çok hayvan türü hakkında ilginç bilgiler ve bulmacalarla öğrenme sürecini zevkli bir etkinliğe dönüştürüyor. 
 
Pek çok hayvan türünü keşfedeceğiniz, merak uyandıran bu etkinlik kitabı sizleri ailecek tadını çıkarabileceğiniz eğlenceli saatler geçirmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95678</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08710557-f1ec-44dd-88c4-8ffaa24ee242.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Yediuyur - Benim Battaniyem!</image:title>
            <image:caption>Minik yediuyurun battaniyesi çok kıymetli çünkü o dünyanın en yumuşacık, sıcacık ve pofuduk battaniyesi! 
 
Bir gün sincap fındıklarını taşımak için arkadaşından battaniyesini ödünç almak ister. 
Minik yediuyur arkadaşına yardım etmeye karar verir ve beraber battaniyenin harika özelliklerini keşfederler. Çok sevilen Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikâyesi kitabının yazarı Sabine Bohlmann’dan yepyeni bir hikâye daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95679</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4326b31-6d10-4614-b17e-2c1d3757b03b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pera’nın Dev Sandığı</image:title>
            <image:caption>Sandıkta bir kıpırtı daha hissetti… Çok cılız bir ses “Pera!” diye seslendi. 
Hayalleri utangaç bir halde ona bakıyordu. Uzun zamandır hayallerini düşünmediğini fark etti. Onları ne de çok özlemişti! Öpüşüp sarıldılar ve birlikte düşüncelere daldılar… Saatlerce hayal kurdular: Ormana gitmeyi, bisiklete binmeyi, şarkılar söyleyip dans etmeyi hayal ettiler. 
Pera hep yanında taşıdığı sandığını açmaya karar verince içinden neler çıktı neler? 
 
Sezen Aksu Taşyürek’in yazıp resimlediği Pera’nın Dev Sandığı her yaşa lazım sıcacık bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95680</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c44bd45f-9602-430b-83db-c52a8ad2c0f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehir Çocuk</image:title>
            <image:caption>Koç Üniversitesi Çocuk (KÜ Çocuk) tarafından yayımlanan “Nehir Çocuk”, gerçekle hayal gücünü bir araya getirerek çevresel konular hakkında bilinçlenmeyi teşvik ediyor. 
 
Abel, herkesin önünde gururla duyurur: “Ben büyüyünce nehir olacağım.” Çeşitli nedenler ortaya koyan arkadaşlarına göre bu söylediği bir saçmalıktır Abel&apos;in, ayrıca imkânsız hayaller kurmak da yasaktır. Bütün bunlara karşın Abel, yine de iyimserliğini korur. Neden olmasın! 
 
Bir nehir olsaydı, bacakları olmazdı belki ama her zamankinden daha hızlı koşardı, hatta kıtaları bir uçtan bir uca geçerdi. Bir nehir olsaydı, kimse olmazdı etrafında örneğin, yalnız kalırdı ama balıklar, yengeçler hatta denizkızları ona eşlik ederdi... Peki tekneler, insanlar çöpleriyle onun karnını doldururlarsa, o zaman ne yapardı? 
 
Gerçekle hayal gücünü bir araya getiren Nehir Çocuk, çevresel konular hakkında bilinçlenmeyi teşvik ediyor; Cécile Elma Roger’ın yazdığı hikâye Ève Gentilhomme’un çizimleriyle birleşerek gerçek, hayal ve umut arasında bir köprü kuruyor. 
 
 
Cécile Elma Roger, yayıncılık alanında eğitimini tamamladıktan sonra oyunculuk eğitimi almak için Paris&apos;e yerleşti. 2019&apos;da çocukların dünyasına adım attı ve ilk çocuk kitapları yayımlandı. Aynı zamanda oyuncu olan yazar, çocuklar için yazmaya devam ediyor ve çeşitli etkinliklerde okuma yapıyor. 
 
Ève Gentilhomme, illüstratör ve grafik tasarımcı. Görsel iletişim, ardından güzel sanatlar ve son olarak sanat yönetmenliği üzerine eğitim aldıktan sonra çocuk kitaplarıyla tanıştı. 2018&apos;den beri çocuk kitapları tasarlıyor ve resimliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95681</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb61f9f-41c0-4892-8430-924ff909d324.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Yuva</image:title>
            <image:caption>Döneminin tanınan gazeteci ve edebiyatçılarından Hikmet Şevki’nin 7 Nisan-10 Ekim 1928 tarihleri arasında Resimli Gazete’de tefrika edilen bu “unutulmuş” romanı, ilk kez Latin harfleriyle okurla buluşuyor. 
 
Yakacık’taki Pembe Yuva’da annesi ve teyzesiyle huzur içinde yaşayan Füsun, ailesiyle ilgili bir sırrın ona anlatılmadığından şüphelenir. Mektuplar, gazete haberleri ve ortaya çıkan tanıklarla bu sırra dair bilgiler edindikçe aşk, ihanet ve suçlarla örülü bir geçmişle yüzleşmek zorunda kalacaktır... 
 
Pembe Yuva, bir yandan Füsun’un büyüme hikâyesini diğer yandan da geçmişte işlenen ve üzerindeki sır perdesi aralanmamış bir cinayetin çözülme sürecini anlatan bir roman. Mekân çeşitliliği, yaşam tarzlarının sergilenişi gibi unsurlar da erken dönem Cumhuriyet tarihi araştırmacıları için önemli veriler sunmaktadır. 
 
“Resimli Gazete’nin Türk edebiyatında iz bırakacak derin bir tahlil mahsulü olarak okurlara sunduğu ve alt başlığı &apos;Aşk ve His Romanı&apos; olan Pembe Yuva, Füsun’un roman boyunca ‘saadet&apos;, &apos;ızdırap&apos;, &apos;talih&apos; ve &apos;hayat&apos;la ilgili görüşleriyle de dikkat çekici bir romandır. Çocukluğundan itibaren bir sırrı, ondan saklanan geçmişi aydınlatmaya çalışan Füsun, duygu dünyasının derinliğiyle de Türk edebiyatında incelenmesi gereken kadın karakterler arasındaki yerini alıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95682</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cfcfa38-badc-478d-b5e0-c00a89cb7989.jpg</image:loc>
            <image:title>Metamorfoz</image:title>
            <image:caption>Ruhver Barengi, yayımlanan ilk öykü kitabı Metamorfoz ile gündelik hayatın tekdüzeliğinde sıkışan okurları fantastik bir yazınsal yolculuğa çıkarıyor. Metamorfoz, yalnızlaşma, tükenmişlik ve yetersizlikle çevrelenmiş modern çağda ancak kendi içine kapanarak yaşamına devam edebilen günümüz insanlarının öyküsünü anlatıyor. Bir yanda kalabalığın gürültüsünde muhatabına ulaşamayan günaydınlar, hep gölgede yaşamaya mahkûm gerçek hayatlar; diğer yanda buna dayanamayan ve varoluşunun nedenini çözmeye çalışanların gerçeküstü dünyaları. Barengi, ilk yapıtıyla mizah, drama ve fantastik edebiyatın pek çok unsurunu bir araya getirirken çağdaş edebiyata yeni bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95683</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f317cf-0d8d-4948-b34a-ff08d5a1b927.jpg</image:loc>
            <image:title>Sizin Öykünüz</image:title>
            <image:caption>Onların Öyküsü, Bizim Öykümüz ve şu an elinizde tuttuğunuz Sizin Öykünüz… Üçüncü kitabımız için de güzel dilekler dileyerek ve kocaman umutlarla yola çıktık. Sizin Öykünüz’de de hedefimiz aynı; maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamayan kız çocuklarımıza ulaşıp, onlara ışık olmak. Aldığınız her kitap, onların eğitimi için bir umut olacak. Yaptığımızın, daha fazlasını yapabilmek için yola çıktık. İnanıyorum ki, bu kitabımızla da o minicik ve masum yüreklere ulaşıp, güzel yüzlerindeki pırıl pırıl gülüşlere birlikte tanıklık edeceğiz. Aydınlık yarınlara… 

Azra Akın / Bir Çocukluk Anısı Berrak Tüzünataç / Hayali Arkadaşım Clara Burçin Terzioğlu / Hayat Hanım Caner Erkin / Canımsın Sen Doğa Rutkay / Piraye’ye Mektup Ebru Şallı / Nereden Bilebilirdim ki Ponçiğim Ece Üner / Güneş’i Doğurmak Gülay Kamaz / Benim Dostum Olur Musun? Gonca Vuslateri, Pınar Öğün / İyola ve Melem Cadısı Kerem Bürsin / İsmim Kerem… Kerem Gibi Mehmet Aslantuğ / Şair ve Şiir Metin Hara / Mavi’nin Öyküsü Ömür Sabuncuoğlu / Serap Anne Sezen Aksu / Kardelen Sinem Kobal / Altın Saçlı Kız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95684</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7623b3b7-cdfd-435e-9d3d-c25812f29211.jpg</image:loc>
            <image:title>Da Vinci&apos;nin Darphanesi</image:title>
            <image:caption>“Sıra dışı bir kalpazanlık serüveni.” Giancarlo, “Hedef üretim 10 milyon liret!” dediğinde, Alberto aldığı emre istinaden “Tamam patron” diyerek ivedilikle makinelerin başına geçti. Makineler, aynı bir köstekli saatin mekanizması gibi takır takır çalışıyordu. Çıkan sesler Giancarlo için adeta büyülü bir terapi gibiydi. Oturduğu koltukta gözlerini kapatarak kendisine kısa bir mola verdi ve zihninde çalmaya başlayan orkestraya konsantre oldu… İtalya Merkez Bankası darphane çalışanı Giancarlo’nun macera dolu hayat hikâyesi… Giancarlo Machiavelli, yetimlik ve öksüzlükten gelen yaşam mücadelesi, tehlikeli ancak bir o kadar dâhice planlanan kalpazanlık girişimi ve hayran kalacağınız zekâsı sayesinde kendisi gibi birçok insanın hayata tutunmasını sağlıyor. Bakırhan’ın benzersiz kaleminden satırlara, nabzı yüksek aksiyon sahneleri ile birlikte mafyanın, emniyetin, din ve devlet büyüklerinin de dahil olduğu koca bir kaos dökülüyor. Yaşanan tüm bu karmaşa, olay akışı ve ustaca işlenmiş sürükleyici kurgunun sonunda ise sizleri, hayrete düşürecek bir final bekliyor. İbrahim Bakırhan’ın, çok sevilen kitabı Kimsesizler Adası’nın ardından, bir solukta okuyup bitireceğiniz Da Vinci’nin Darphanesi ile İtalya tarihinde çıkacağınız eşsiz bir yolculuğa hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95685</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab48b625-a823-4aa0-ad1c-6dbcce96bb0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Larva Avcısı</image:title>
            <image:caption>2011 Uluslararası Arap Roman Ödülü kısa listesine kalan Larva Avcısı, Sudanlı yazar Amir Tag Elsir’in başka dillere de çevrilmiş en ünlü romanı. 
 
Görev başındayken geçirdiği bir kazada bacağını kaybedip emekliye ayrılan Ajan Abdullah Harfaş 
yazar olmaya karar verir. Bu amaç onu ilginç, bir o kadar da komik bir yolculuğa sürükler. Ünlü yazar 
A. T.’nin beklenmedik bir şekilde Harfaş’ın akıl hocası olmasıyla tuhaf durumlar ve daha da tuhaf 
karakterler bir bir ortaya çıkar. 
 
Larva Avcısı, özgün ve çarpıcı bir üslupla kimlik kavramını irdelerken edebiyatta mizahın gücünü gösteren keyifli bir okuma deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95686</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86d96754-7e1c-4812-a980-dbccc5f3e7d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkanlar Tarihi</image:title>
            <image:caption>Tarihsel bağlamda bakıldığında, Balkanlar tam olarak tanımlanamayan, ürkütücü bir bölge olarak hafızalara kazınmış ve çoğu zaman olumsuz noktaları ile değerlendirilen, etnik çatışmaların olduğu, her daim yeni çatışmalara gebe olan küçük bir bölge olarak görülmüştür. Balkanlar Tarihi, Balkanları olumlu yönleri ile ele alarak kültürel, tarihsel ve sosyal özellikleri ön plana çıkartıyor ve bölgedeki uyumu bizlere göstermeyi amaçlıyor. Ünlü tarihçi Andrew Wachtel bölgeyi dünyanın en büyük dört medeniyetinin birbiri ardına yerleştiği, karmaşık, dinamik, bazen kolayca alev alan, çok katmanlı yerel bir medeniyet olarak tanımlıyor. Balkanlar, Antik Yunan ve Roma, Bizans İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve Katolik Avrupa kültürlerinin birbirleriyle karşılaştığı, çatıştığı, bazen de iç içe geçtiği bir bölgedir. Balkan tarihi, yerel halkın bölgeye daha sonra gelen çeşitli medeniyetlerden ödünç aldıkları geleneklerin toplamından oluştuğu için dünyadaki en ilginç ve karmaşık bölgelerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95687</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c591309-b372-41b7-a7cf-40a09e1c7355.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazi Babamız</image:title>
            <image:caption>&quot;Kasım Mehmet Teke’nin yetişkinlere ve çocuklara hitap eden Gazi Babamız kitabı çok değerli bir çalışma. Kitap bize Cumhuriyet’in ilk yıllarında çocuklara verilen önemi anlatıyor. Arşivlerden alınan belgeler kitabı zenginleştiriyor. Çocukların o yıllarda büyüklere yönelik taleplerine bakıyoruz; kimi talepler hâlâ karşılanmış değil... Mutsuz çocuklar mutsuz yarınlar demektir. O yüzden çocuklarımıza çiçekler gibi özen göstermeli, sağlıklı ve eğitimli bir nesil için üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Bu ülkenin çocukları hepimizin çocuklarıdır. 

Cumhuriyet Türkiye’si çocuklara verdiği önemi onlara bir bayram hediye ederek gösterdi. Ancak Cumhuriyet’in sevgisi bundan ibaret değildir. Elinizde tuttuğunuz kitabın içindeki satırlar ve belgeler, Cumhuriyet’i kuranların mutlu ve sağlıklı nesiller yetiştirmek için gösterdiği farklı çabaları da anlatıyor. K. Mehmet Teke, bugünün ve yarının çocukları için zahmetli ama çok yararlı bir çalışma yapmış. Kendisini bu güzel çalışmasından dolayı kutlarım. Umarım bu eser, okullarda yardımcı kitap olarak da okutulur.&quot; Melih AŞIK 

Cumhuriyet&apos;i kuran kadroların çocuklar için yaptığı çalışmaları, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün kendisine &quot;Gazi Baba&quot; diye hitap eden çocuklarla ilişkilerini tanıklıklar ve belgelerle anlatan değerli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95688</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09c021b4-4ac6-424f-89e9-b052374ced19.jpg</image:loc>
            <image:title>Palyaço&apos;nun Günlüğü</image:title>
            <image:caption>“Ne zaman verdim bu ismi hatırlamıyorum. Palyaço’nun Günlüğü. Tahminen kırk beş yıldır yazıyorum. Küçük küçük notlar. Bazen tek satır, bazen sayfalarca. Dağınık zaman dilimlerinden dağınık cümleler. Bir gün hepsine birden isim koymak telaşı kaplamış içimi. Hani çocuk doğduktan sonra hemen ismini koymalı ya. Yaşasın, soluk alsın, evrende yeri olsun diye.” Tiyatro sahneleri ve televizyon ekranlarından milyonlarca izleyiciye ulaşıp sevgisini kazanan Cem Davran, yayımlanan ilk kitabı Palyaço’nun Günlüğü ile sevenlerini nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Palyaço’nun Günlüğü, oyunculuğa başlama serüveninden şimdilerde kapılarına kilit vurulan sahnelere, eski Beyoğlu sokaklarından Türkiye’nin yakın tarihine; kısacası Cem Davran’ın ilk gençliğinden bugüne tüm yaşam deneyimini anlatıyor. Palyaço’nun Günlüğü, sıcacık üslubuyla okuyanların yüreğine dokunurken bin bir zorluk içinde kurulan sobalı evleri, eski kunduracıları, son oyun şakalarını, hoşgörü ve tahammül izleriyle bezeli eski mahallelerimizi hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95689</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1ac509-ff70-4c32-99f1-9a93d09f6189.jpg</image:loc>
            <image:title>Propaganda</image:title>
            <image:caption>Propaganda aşağıdakilerin tümüdür: Kurnazların işlettiği devasa bir mekanizmadır. Beyin avcılarının mostrasıdır. Kandırma ve yalancılık sanatıdır. Amacı doğruluk değil, iknadır. Gündelik sersemleştirme faaliyetidir. Öğüterek, boyun eğmeyi kolaylaştırır. Gücünü insanın zaaflarından alır. Halk, onun ne istediğini bilmeyen parçasıdır. Bakır yeteneklerden altın adamlar yaratır. Dünyayı, düş görenlerin sırtında taşıtır. Umutları ve hayalleri sokağa yayar. Kitle hareketlerinin gözde silahıdır. Her tarafı kaplayan yabani otlardan farksızdır. Propagandanın muhteşem ilkesi şudur: “Karşınızdakine derin bir arzu uyandırınız. O her şeyi kendiliğinden yapar...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95690</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc16acd6-e6f1-4259-b458-2e857f3fcc27.jpg</image:loc>
            <image:title>Avare Adımlarla Eskişehir</image:title>
            <image:caption>Eskişehir, “ıssız Anadolu ovalarının ortasında” büyük şehirlerin gölgesinde mütevazı varlığını sürdürüyor. Kimi zaman Adalet Ağaoğlu’nun satırlarında kimi zaman Cemal Süreya’nın dizelerinde kendini gösterse de ne yazık ki Eskişehir hakkında yapılan kapsamlı bir çalışma bulunmuyor. Fotoğraf, sinema ve görüntü estetiği gibi disiplinlerdeki çalışmalarıyla tanınan akademisyen Levend Kılıç tarafından hazırlanan Avare Adımlarla Eskişehir literatürdeki bu eksiği gidermeye yönelik kayda değer bir çaba, bir vefa göstergesi niteliği taşıyor. Levend Kılıç, okuyanları bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. Eskişehir’in Porsuk Çayı, kitapçıları, bisikletçileri, hamamları, köprüleri arasında sokak sokak dolaştırıyor. Bu keşif yolculuğuna Kılıç’ın objektifinden çıkan fotoğraflar eşlik ediyor. Avare Adımlarla Eskişehir, bir şehir tarihi çalışmasından veya gezi rehberinden çok daha fazlasını vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95691</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2eeba7c-fc33-44b3-904a-f57bd1a15464.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Öğreten Hikayeler Türkçe - İtalyanca</image:title>
            <image:caption>Başlangıç, orta ve ileri seviyede 27 hikâye tek kitapta Sanatın, tarihin, Avrupa’nın en güzel şehirlerinin içinden geçen, hayal gücüyle harmanlanan hikâyeler… Bu kitap, dil öğrenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmıştır. Kitap; başlangıç, orta ve ileri seviyede, 27 öyküden oluşmaktadır. Kitaptaki hikâyelerin anlatımı basit ve yalın cümlelerle yapılmıştır. Öğrendiğiniz dili ne kadar anladığınızı deneyimleyebilmeniz için her hikâyenin Türkçesine de yer verilmiştir. Dil Öğreten Hikâyeler serisini, fotoğraf sanatçısı, sanat tarihçisi ve gezgin Melissa Mey’in kaleminden İngilizce, İspanyolca ve Almanca olarak üç dilde yayımlamıştık. Çok sevilen seriye bir yenisini daha ekledik. İtalyanca hikâyeler hem dil öğretiyor hem de keyifli bir okuma vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95692</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da3d1f69-9c0a-465b-bc11-6aa227f5005b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakin Ebeveyn</image:title>
            <image:caption>“Kendimize ve başkalarına olan yaklaşımımızı çocukluğumuzdan bu yana 
 bizimle yaşayan yaralarımız belirler.” 
 
“Bu kitabı, senin hem daha sakin bir insan hem daha sakin bir ebeveyn olarak, çocuğunla ve kendi çocukluğunla olan ilişkilerini gözden geçirip yeniden düzenlerken keyifle yol almanı sağlayacak bir rehber olması amacıyla yazdım. Sakin kalmak, her tür zorluğun üstesinden gelmenin sırrıdır. Sakin kalabilmek, sağlıklı düşünebilmenin ilk adımıdır ve iki kişi arasındaki yorum farklarına takılıp kalmadan, gerçekte neler olup bittiğini 
 anlayabilmek için şarttır.” 
 
Yasemin Meriç Kazdal 
 
Sakin Ebeveyn’i bitirdiğinizde olmadığınız biri gibi davranmanıza gerek kalmayacak. Tüm duygularınızı olduğu haliyle hem kabullenmenin hem de onlara sahip çıkmanın verdiği sakinliği tatmanızı diliyoruz. Sakin Ebeveyn size ve ilişkilerinize, nasıl yön belirleyeceğinize dair bir yol haritası olarak Klinik Psikolog Yasemin Meriç Kazdal tarafından hazırlandı. Tercih ise yine size bırakıldı: Bu haritayı kullanabilir ya da rafa kaldırabilirsiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95693</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab94c17e-92ac-454c-9f40-3eb47f298464.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıçta Kadın Vardı</image:title>
            <image:caption>Filozof, psikanalist ve dilbilimci Luce Irigaray bu kitabında dil ve söylem bağlamında Antik Yunan ustalarından günümüze dek kadının unutuluşunu ele alıyor. Başlangıçta hakikate ilham veren dişi iken, ‘usta’ bunu gizli tutar. Böylece dilin evi, bir tür mezara dönüşür. Beslendiği Tanrıçayı, doğayı, kadını unutan erkeğin oluşturduğu ‘bilgelik’ söylemi, insanlığın sürgün edilişi hâline gelir. 

Erkek dille yeni bir ev kurar. Ama orada kim ikamet edecek?  Kelimeler, hakikatleri ve gizemleri onları terk etmiştir. Dil artık şeyleri tek yönlü olarak sahiplenmenin, ‘erkek, elde eder’ düşüncesinden hareketle onlar üzerinde hâkimiyet kurmanın bir aracından başka bir şey değildir. Erkek, kamusal alanın efendisi hâline gelir ve yeni bir dünya yaratır; yani Batı’yı. 

Batı kültürü neden Yunanistan’la başlamak zorunda? Yunanlarla başlayacak olan nedir? Acaba sürgünü, yolculuğu, evden uzaklaşmayı ifade eden, erkeğin ortaya çıkışı olabilir mi? Bu bütün kültürler için geçerli midir? Bilmek kendinden uzaklaşmayı mı gerektirir? 

Tüm bu sorularla beraber bu kitap, okuru, Batı geleneği ve Antik Yunan düşüncesine yeni bir açıdan bakmaya, kendiyle yakınlık kurmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95694</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b63998b-e831-4cd7-af86-4b33f60bdd60.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihselcilik Sorunu</image:title>
            <image:caption>Platon dünyayı görünenler ve düşünülenler olmak üzere ikiye ayırdığında, tarihin ve tarihselliğin, hakikat arayışının önünde bir engel olarak görülmesinin de yolunu açmıştı. Nietzsche, filozofları ‘tarih duygusu’ndan yoksun oldukları gerekçesiyle kıyasıya eleştirirken, tarihe karşı kemikleşmiş önyargılarını yıkmaları, ‘değerlerini yeniden değerlendirmeleri’ için bu yüzden çağrıda bulunuyordu. 

Alman filozof Erich Rothacker’in ölümünden önce kaleme aldığı bu son kitap, onun Nietzsche’nin bu çağrısına verdiği olumlu bir yanıttır. Felsefenin beylik hakikat ve nesnellik arayışına karşı insanı tarihsel bir kültür varlığı olarak görmenin, tarih duygusunu bastırmayan perspektifli bakışın bizi vardıracağı sonuçları sergilemesi itibarıyla da felsefe tarihinde benzersiz bir yere sahiptir: Filozofların ve bilim insanlarının değişmezleri ararken tarihin akışına kapılmamak için sorunlarını katı düşünce kalıpları içinde kalarak çözmeye çalıştıklarını ileri süren Rothacker’in bu eserinde olgunlaştırdığı ‘dogmatik’ kavramı, Kuhn’un ünlü ‘paradigma’ kavramının, hatta Feyerabend’in bilimsel bağnazlık eleştirisinin önceli olarak da görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95695</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ddd04f-1a5c-4ee0-b12c-dd6a3d145953.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesyonel Hırsız</image:title>
            <image:caption>Cepçiler, çorcular, yankesiciler, düzenbazlar, ayan ablalar, silkeleyiciler, çeteler, işbitiriciler, patronlar, namuslu ve namussuz aynasızlar, savcılar, hâkimler, enayiler ve organize işler: Hırsızlık, mülkiyet kadar eski bir olgu. Hatta bugün ‘çalıyor ama çalışıyor’ denilerek siyasetçilerin olağan faaliyetinin bir parçası haline bile getirilmiş durumda. 

20. yüzyılın en etkili kriminologlarından sayılan Edwin Sutherland’in, Şikago’da hırsızlık mesleğini yürüten ünlü Chic Conwell’le yaptığı işbirliğinin ürünü olan bu klasikleşmiş kitap, okuru yeraltı ve suç dünyasının kuytu köşelerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Hırsızlar âleminde dönen dolapların, hırsızlar ile kolluk kuvvetleri, siyasetçiler ve bürokratlar arasındaki girift ilişkilerin, dostlukların ve düşmanlıkların etkileyici bir portresini sunuyor. Hırsızlığın nasıl dallanıp budaklandığını, hırsızlar topluluğunun kendi ahlak kuralları, iletişim dilleri ve görgü kurallarının bulunduğunu gözler önüne seriyor. Hırsızlar ile toplumun yerleşik kurumları arasındaki ilişkinin bir düşmanlık ilişkisinden çok daha fazlası olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95696</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32524c5c-aa27-42d2-b9a2-2ae9e274fb2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Grek Estetiği</image:title>
            <image:caption>“İnsanın salt güzellikle karşı karşıya geldiği an yok mu sevgili Sokrates, 
 işte yalnız o an için insan hayatı yaşanmaya değer.” 
Diotima 
 
Yalnızca bilgi felsefesi ve etik değil, estetiğin kurucu isimleri de Antik Yunan filozoflarıdır. Aristoteles, Platon ve Plotinos’un güzellik teorilerini sunan bu kitap, estetiğe tarihsel bir giriş sunmaktadır. 
Güzel nedir? Antik Yunan’da güzel ve iyinin aynılığı ne anlama geliyor? Platon’da ‘kendiliğinden güzel’ olan ile ‘tek tek güzeller’ arasındaki fark nedir? Taklit ve yaratım olarak sanat ne anlama gelir? Aristoteles ve Platon poetikasında sanat ve devlet ilişkisi nasıl konumlandırılır? Plotinos’un ruh teorisi bağlamında güzel nedir? Orantı ve simetriye sahip olmayan mıdır çirkin, yoksa tanrısal akıldan pay almamış olan mı? 
Tüm bu sorularla beraber bu kitap, Herakleitos, Pythagorasçılar ve Ksenophon’un estetik anlayışına dair birçok değiniyi ve temel metinlerden seçkileri içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95697</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e15b84a7-027e-49b8-ab84-4588e09caec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma’dan İslam’a Ekonomi, Aile ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Bryson’ın Mülk Yönetimi (Oikonomikos Logos) eserini, ona aşina olmayan okuyucu kitlesine tanıtmayı, bunun yanı sıra bu esere hâlihazırda aşina olan okurlara da yeni bilgiler vermeyi amaçlamaktadır. Kitabın erken Roma İmparatorluğu’nun başlıca sosyal sorunlarına (para, köleler, evlilik, çocuklar) odaklanması ve Roma dünyasının zenginliği ile Orta Çağ İslam Dünyası arasında büyüleyici ve eşsiz bir köprü vazifesi görmesi, değerini daha da artırmaktadır. 
 
Kitabın bu yeni baskısı, Roma sosyal ve ekonomi tarihçilerine, Yunan imparatorluk edebiyatı araştırmacılarına ve Orta Çağ İslam Dünyası’nda Greko-Romen düşüncesinin yeri ve önemiyle ilginen herkese hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95698</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93b52ff6-6639-4398-8519-f9c20334ffb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon’un Kozmolojisi - Timaios Çevirisi ve Açıklaması</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Timaios’un çevirisini içerir ve çevirinin aralarına, ortaya çıktıkça, her bir yorumlama sorununu tartışan birer şerh serpiştirilmiştir. Cornford’un öncelikli amacı, Platon’un sözlerini mümkün olduğunca aslına yakın çevirmek olmuştur. Ancak Cornford’un kendi ifadesiyle, Platon’un haşmetli şiirsel üslubunu yeniden üretmeye çalışan herkes başarısızlıkla yüzleşmeye mahkûmdur. Ona göre, buna anlamı bozma riski de eşlik eder. Cornford’un yorumları, okuyucuya uzun ve karmaşık bir argüman boyunca rehberlik etmek ve en sadık çeviride dahi belirsiz kalması gereken şeyleri açıklamak için tasarlanmıştır; zira Timaios, düşünceyi en küçük yere sıkıştırma pahasına, uçsuz bucaksız bir alanı kaplar. İlahiyat ve felsefe öğrencileri ancak böyle bir yardımla Ortaçağ ve Yeniçağ nazariyatını derinden etkilemiş bir esere erişim sağlayabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95699</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d3b3e3e-0c3c-437b-9b11-d4613a234bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Din ve Piyasa Ahlakı</image:title>
            <image:caption>Berlin Duvarı&apos;nın yıkılmasından bu yana, piyasa ilkelerinin genel olarak beşerî eylemlere uygulanması gerektiğini içeren ve piyasayı beşerî pratiğin özerk bir alanı olarak gören ekonomik ideolojiler yaygın bir şekilde kabul görmektedir. 2008 finansal krizinin hemen sonrasında piyasa mantığının yükselişine, finansal piyasalarda reform ve ekonomik uygulamada ahlaki değerlerin dikkate alınması çağrıları ile karşı çıkılmıştır. 
Bu kitap, neoliberal piyasa uygulamalarının yeni dindarlık biçimlerini nasıl oluşturduğunu ve dindarlığın ekonomik eylemleri nasıl şekillendirdiğini göstererek bu tartışmalara dâhil olmaktadır. Dinî hareketler ile örgütlerin piyasa mantığının artan önemine, öngörülemeyen ve kimi zaman da mantıksız yollara başvurmak suretiyle nasıl tepki verdiğini ortaya koymaktadır. Kitap, farklı ülkelerden ve dinî geleneklerden bir dizi örnekler kullanarak, dinî ahlak ve piyasa ahlakının çeşitli küresel bağlamlarda yakından örtüştüğü sayısız yolu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95700</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7abbd47-2098-4512-b8d5-d801ee5cd988.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Normal Değil</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca akıl hastalığına karşı gelişen tutumların ve damgalanmayı sona erdirme mücadelesinin şefkatli ve büyüleyici bir incelemesi… 
Yüzyıllar boyunca, bilim insanları ve toplum, akıl hastası sayılan herkes hakkında ahlaki yargılarda bulundular ve birçoğunu akıl hastanelerine kapattılar. Kimse Normal Değil’de, Antropolog Roy Richard Grinker, on sekizinci yüzyıldan Amerika’nın büyük savaşlarına ve günümüzün yüksek teknoloji ekonomisine kadar akıl hastalığı damgasına karşı mücadeledeki ilerlemeyi ve gerilemeleri anlatıyor. Damgalanmanın kültürel tarihle açıklanabilecek, akıl hastalığını tanımladığımız anda başlayan, toplumdan öğrendiğimiz ve nihayetinde değişme gücüne sahip olduğumuz, sosyal bir süreç olduğunu savunuyor. Utanç ve gizliliğin mirası bugün hâlâ bizimle olsa da Grinker akıl hastalarının marjinalleştirilmesine son vermenin eşiğinde olduğumuzu yazıyor. Yirmi birinci yüzyılda, akıl hastalıkları hızla insan çeşitliliğinin daha kabul gören ve görünür bir parçası haline geliyor. 
Grinker, kitabı büyükbabasının Sigmund Freud ile yaptığı analiz, kendi kızının otizm deneyimi ve nöroçeşitlilik üzerine yaptığı araştırmayla sonuçlanan da dahil olmak üzere, ailesinin psikiyatriye dahil olduğu dört neslin kişisel tarihiyle besliyor. Afrika ve Asya’daki en son bilim, tarihi arşivler ve kültürlerarası araştırmalardan yararlanan Grinker, nöroçeşitliliğe kültürel tepkimizin kökenlerini ve farklılıklarını keşfetmek için hepimizi uluslararası bir yolculuğa çıkarıyor. 
Kaçınılmaz, ufuk açıcı ve nihayetinde umutlu olan Kimse Normal Değil, akıl hastalığını nasıl dönüştürdüğümüzü açıklıyor ve damgalanmanın gölgesini sona erdirmek için bir yol sunuyor. 
 
“Kimse Normal Değil’de, Roy Richard Grinker, akıl hastalığı etrafında damgalanmanın nasıl birleştiğini araştırıyor ve depresif veya psikotik hastaların aşağılanma duygusunun verdiği kümülatif zararı değerlendiriyor. Merak uyandıran bu kitap, zihinsel hastalığı olan bireyler sadece hastalıklarının yükünü taşısınlar diye sorunun çözümüne dair güçlü bir rehberlik sunuyor.” 
- Andrew Solomon, Depresyon Atlası’nın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f66d98c-2e2a-480f-8609-5b4fb701bc69.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamıyorum Derken</image:title>
            <image:caption>Evladınızın iyiliğini istemeniz, ona iyilik edeceğinizi de garanti eder mi? Bu kitap, hemen herkes gibi çocuğunun iyiliğini isteyen, ama onlara pek de “kıyamayan” anne babalar için yazıldı. Ağlamasına dayanamadığı için oğlunun istediği her oyuncağı alan baba ya da iyi bir geleceği olsun diye kızının omuzlarına henüz taşıyamayacağı ağırlıklar yükleyen anne… Neredeyse hepimizin aşina olduğu bu türden ebeveyn davranışları, Kıyamıyorum Derken… ile kapsamlı biçimde, sözünü sakınmayan bir tavırla inceleniyor. Yadigar Işıldar, aralarında Yankı Yazgan, Gülseren Budayıcıoğlu, Hakan Balta ve Acar Baltaş gibi isimlerin bulunduğu uzmanlarla masaya oturarak, sorunu bilimin ışığında, ama bir o kadar da samimi bir üslupla ele alıyor. Kıyamıyorum Derken… çocuk yetiştirenler başta olmak üzere konunun meraklılarının kitaplığında mutlaka bulunması gereken, ebeveynlikte sizi yeni ufuklara davet eden bir yüreklendirme.  
 
Çocuğumuza sunacağımız en büyük hediye onun model alacağı bir yetişkinlik ilişkisi. Bu kitap da size bu konuda farkındalık kazandıracak. 
–Özgür Bolat, Beni Ödülle Cezalandırma kitabının yazarı 
Sevgili Yadigar Işıldar bizlere öyle bir kitap yazmış ki içinde üç baharla kalp kalbe, göz göze, diz dize sıcaklığında hissedeceğiniz öyküler var. Çocukluğumuzu, birbirimize hayat arkadaşı oluşumuzu ve çocuğumuza anne baba oluşumuzu ya da olamayışımızı, bizzat ilk elden yani bir kurgu olmadan doğrudan yaşayanlardan bize aktarmış. 
–Prof. Dr. Belma Tuğrul, İstanbul Aydın Üniversitesi 
Eğitim Fakültesi, Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95702</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6f7f191-6697-4e25-8968-1ddf767ba3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşiyan 2 - Divane</image:title>
            <image:caption>·         8 ADET FOTOKART HEDİYELİ 
 
Göğsümün hemen ortasında bir yangın vardı, alevler sardı ve biz içinde kaldık.  Yandım, yanarken yaktım.  
Onun o güne yüklediği anlamla benim yüklediğim anlam birbirini katletti. Her şeyin başladığı o yerde 
ikimizin kıyameti koptu. 
 
Şimdi aramızda yanan ateşin bir tarafında ben, diğer tarafında o vardı. Alevler yükseldiğinde avucumdaki yüzükleri attım o ateşe. Bu bizim kesin olarak bitişimizin en büyük göstergesiydi. Biz bitmiştik. 
Ona ev olan kırık, yıkık, dökük kalbim artık bir yangın yeriydi ve o yangın sönene kadar sessizce bekledik. Geçmişimiz, hayallerimiz yandı ama kül olan biz olduk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7c01f35-72c7-415e-b1ce-013bd5b12c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Ravel</image:title>
            <image:caption>Gerçek sanatçı ortaya öyle etkileyici ve güçlü bir sanat eseri koymalı ki, yeri gelince sağlığından, hatta canından bile feragat edebilmeli. Dünyaca ünlü Bolero’nun bestekârı Maurice Ravel de işte böyle sanatçılardan. Doğdu, yaşadı, beste yaptı, çaldı, gezdi, gördü, yavaş yavaş unuttu, kaza geçirdi, hatırlayamadı ve öldü. Sıradan bir hayat mı dersiniz? 

Cevabınız ne olursa olsun, büyük bir nota ustasının hayatını gelin, bir kelime ustasının kaleminden okuyun.

Jean Echenoz, Maurice Ravel’in son on yılını bizi büyük bestekârın neredeyse bizzat yanında olduğumuza ikna ederek anlatıyor. Ravel’i bestelerken, zirvedeyken, sevinirken, üzülürken, yavaş yavaş belleğini yitirirken ve çöküşe, ölüme, bedenin ölümünden ziyade kendi bestelerini bile mutlak surette unutmaya adım adım yaklaşırken görüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95704</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edd8d9c3-924f-41c5-aa77-0cd54d550467.jpg</image:loc>
            <image:title>Devin</image:title>
            <image:caption>·         8 ADET FOTOKART HEDİYELİ 
 
“Bu yaşanan olay da kâbusumun bir parçasıydı ve ben bu kâbusu peri masalına döndürmek için 
elimden geleni yapmaya hazırdım.” 
 
Menfaat uğruna babası tarafından hayatı başka birinin ellerine bırakılan Devin, hayattaki yegâne varlığı kızı Alya için yıllarca süren zulme boyun eğer. Genç kadının tahammülü tükenir; artık o hem bir katil hem de bir kaçaktır! Devin, kadere boyun eğmekten vazgeçip kendi yolunu çizmeye karar verir. Hayatının en büyük adımını atarak aşkın gerçek anlamını günden güne keşfederken şüphesiz hayatının en çaresiz savaşını verir. Kızı Alya ölümcül bir hastalığa sahiptir. Yaşanan her şeyle mücadele eden genç anne, kızının iyileşeceğini düşünerek yanlış bir tedaviye başvurur ve kendilerini hedef tahtası hâline getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18410070-cb9e-41af-83fb-648b479b15e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Coşkun Sabah Anılar</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun müziği ve doğduğu toprakların nağmeleriyle yetişip daha küçük yaştan itibaren uda gönül veren Coşkun Sabah, “Yapamazsın!” diyenlere inat, klasik bir Türk müziği çalgısıyla tek başına sahne almaya başladığında, sadece kendi hayat hikâyesinin değil, Türkiye’nin müzik tarihinin de kırılma noktalarından birinin başrollerinden oldu. 
  Albümleri satış rekorları kıran, konserleri tıklım tıklım dolan, udunun tellerinde halkın nabzını tutan, sazının virtüözü Coşkun Sabah’ın hiç de kolaylıkla katetmediği yaşam yolunun satır araları üzüntüler, sevinçler ve görkemli sanat hayatı, Didem Abidin ve Selahaddin Abidin’in kaleminden Anılar Şimdi Gözümde Canlandılar’da okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ea280a6-b417-43db-a1c0-f400fb9d11fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşık Bükenler</image:title>
            <image:caption>Astral seyahatçi Maureen, yalan detektörü Irene, kahin Buddy, telekinetik becerileriyle Frankie ve onlara liderlik eden usta dolandırıcı Teddy… Muhteşem Telemachus Ailesi 1970’lerin ortalarında, sihirbazlık ve zihin okuma gösterileriyle ülke çapında üne kavuşmuşlardı. Ancak bir gece, televizyonda, hem de canlı yayında, sihir onları terk edince tüm aile utançlarıyla birlikte Şikago’ya çekilip görünmez olmayı seçti.  
Artık hiç kimsenin hatırlamadığı bu aileyle yirmi yıl sonra yeniden karşılaşıyoruz. Televizyondaki rezaletten çok sonra doğan torun Matty,  kendi güçlerini keşfettikçe, bitkin, bitik –ve bu halde bile kapıya Gizli Servis’i getirmeyi becermiş– ailesinin hâlâ ve gerçek manada muhteşem olduğunu fark ediyor. Kaşık Bükenler, her bir ferdi özel biri olma potansiyeliyle lanetlenmiş, süper arızalı ve aynı zamanda gayet normal bir ailenin üç kuşaklık tuhaf ve efsanevi hikâyesi. 
 
&quot;Pervasız.&quot; Guardian 
 
“Hınzır mizahı, unutulmaz karakterleri ve dozunda  doğaüstü büyüsüyle Kaşık Bükenler dörtnala gidiyor… Gregory’nin karakterleri sadece yetenekleriyle değil,  son derece tanıdık insanilikleriyle de sihirli.”  Pittsburgh Post-Gazette 
 
“Usta işi… Gregory, aile ilişkilerindeki olağan gizemler ile Şikago mafyasının ve karanlık devlet örgütlerinin gaddar  melodramasını zarafetle birleştiriyor.&quot; Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3f79251-956c-4339-9e95-ed41cd127aa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Heybe Sosyal Hizmet ve Sosyal Politika Dergisi Sayı 2 - Aralık 2021</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda, ruh sağlığı sistemi içerisinde insan hakları konusunu, sistemdeki farklı aktörlerin perspektifi ile tartışmaya açmak istedik. Ruh sağlığı sistemi, ruhsal hastalık tanısı almış kişilerin insan haklarının hayata geçirilmesi konusunda nerede durmaktadır? Sistem, bizzat kendi uygulamaları ile insan hakları ihlallerini nasıl gerçekleştirmektedir? Bu kapsamda, ruh sağlığı hizmetini sunanlar, hizmet alanlar ve onlara eşlik edenler (aileler), sistemde yaşanılan insan hakları ihlallerine ilişkin değerlendirmelerini, hakların gerçekleştirilmesine olanak sağlayacak önerilerini ve olumlu deneyimlerini aktardılar. 
İnsan hakları konusunu ele alırken ruh sağlığı sistemine ilişkin hizmet alma deneyimlerinin merkezde olmasını hedefledik. Bu nedenle, hizmet alanların ve bu süreçte onlara eşlik edenlerin deneyimlerine yer verdik. 
Ruh sağlığı alanında çalışan farklı meslek gruplarının bakış açısının yansıtılmasıyla, profesyoneller arasında ortak bir dil oluşturma ve insan haklarına ilişkin tartışmaları ortaklaştırmayı hedefliyoruz. 
Bu sayının, ruh sağlığı sistemi içerisinde yer alan tarafların deneyim ve perspektifleri aracılığıyla insan hakları vurgusunun daha güçlü olduğu bir sistemin inşasına katkı sağlaması dileğimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca13abf-c591-4e86-bf39-70ffb6997bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynanın İçinden</image:title>
            <image:caption>Lewis Carroll 1865 yılında kahramanı Alice’i tavşan deliğinden aşağı gönderdiğinde, yüz elli yılı aşkın bir süre boyunca her yaştan okuru etkisi altına alacak, üzerine tezler kaleme alınacak ve pek çok esere ilham verecek bir maceranın da ilk adımını atmış oldu. Harikalar Diyarı’ndaki yolculuğunda eşlik ettiğimiz Alice, 1871 yılında yayımlanan Aynanın İçinden kitabıyla birlikte bu sefer bizi aynadan geçerek ulaştığı diyara götürüyor. Bu diyarda her şey bir ayna yansıması misali, tersten yaşanmaktadır ve Alice kendini devasa bir satranç oyununun tam ortasında bulur. Piyonluktan kraliçeliğe uzanan yolculuğunda ona birbirinden farklı ve gizemli karakterler eşlik edecek, bilmecelerle dolu şiirler yolunu renklendirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afcd23f9-b26f-4950-b81f-2164931b7793.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Bir Sevmek</image:title>
            <image:caption>ne kadınlar sevdim zaten yoktular 
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir 
azıcık okşasam sanki çocuktular 
bıraksam korkudan gözleri sislenir 
ne kadınlar sevdim zaten yoktular 
böyle bir sevmek görülmemiştir 
 
*Gündelik Şeyler *Kavaklıdere Balladları *Varsağı *Jilet Yiyen Kız *Gözlüklü Hamdi’nin Notları *Ki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d71240e-d59d-46a9-8ca0-79c45c5efc3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay’da İlk İnsanlar</image:title>
            <image:caption>H. G. Wells, bugün bir “bilimkurgu klasiği” olarak kabul edilen 1901 tarihli Ay’da İlk İnsanlar’da, iki İngilizin Ay yolculuğunu anlatırken, emperyalizmi hedef alır. Meteliksiz işadamı Bedford, oyun yazmak için çekildiği sayfiyede, yerçekimini hükümsüz kılan bir madde icat eden eksantrik bilim insanı Cavor’la tanışır. Bedford para kazanma dürtüsüyle, Cavor ise bilimsel merakla, Cavorite adını verdikleri bu madde sayesinde, herhangi bir yakıt ya da motora gerek duymaksızın kendilerini Ay’da bulurlar. Orada, yeraltında, katı bir hiyerarşik düzende yaşayan Seleneli toplumuyla karşılaşırlar. Seleneliler, bireysellikleriyle ve kişisel özellikleriyle ayırt edilmesi mümkün olmayan böceksi varlıklardır. Wells’in emperyalizme ve kapitalizme yönelik sert eleştirisi, Ay yolculuğunu yalnızca ticari bir fırsat olarak gören Bedford’ın Selenelilere karşı saldırgan tutumunda somutlaşır. Yazar Ay’da İlk İnsanlar’da, kendisinden önce hayali Ay yolculuğu temasını işleyen 19. yüzyıl yazarları gibi bilimsel gerçeklere ve rasyonelliğe yaslanmak yerine hayal gücünü bilimkurgu türünün hizmetine vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57bed5a9-f84b-4a1f-a576-4c476665499c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecede</image:title>
            <image:caption>Leylâ Erbil’in öykülerinin ve romanlarının odağında hep bir kabus çekirdeği vardır. Bu çekirdek, okurlarının korkularını da kışkırtır. Korku ve kabusu besleyen ise yaşamda ve edebiyatta kadınların kurcalaması değil değinmesi bile yasaklanmış konu ve sorunların incelenmesidir. Leylâ Erbil, birçok söyleşisinde “insanın yaralı, sakatlanmış, doğduğunda sevgiye, sevecenliğe muhtaç olduğuna” değindi. Ancak yazarken “insanlığın her an şaha kalkabilecek kötülük tohumlarıyla donanmış olduğunu” da görmezden gelmedi. Onun insanı yansıtma yöntemi daha çok “delilik görünümlü bir yelpazede” yer aldı, öykü ve romanlarındaki deliye “gerçekleri” söyletti.                          
                                                                                                                    Sennur Sezer 
*Vapur *Ayna *Çekmece *Hokkabazın Çağrısı *Ölü *Tanrı *Gecede</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb90d3df-c2b6-4a66-a52a-46ebe24ad894.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Yaşamlarının Satışı - Dirilen Ölüler Veya Balıkçı</image:title>
            <image:caption>Loukianos (120?-180?): MS 2. yüzyılda Marcus Aurelius döneminde yaşamıştır. Antikçağ’ın en ünlü retorik ve hiciv ustalarından biri olmasının yanı sıra komik diyalog türünde eserler de vermiştir. Loukianos’a atfedilen seksen iki eser günümüze ulaşmışsa da bazıları şüphelidir. Bu eserlerin en ünlüleri “Diyaloglar” başlığında toplanır. Bu kitapta yer alan Filozof Yaşamlarının Satışı ve Dirilen Ölüler veya Balıkçı diyalogları Loukianos’un üslubunu en iyi yansıtan “parodi” eserlerindendir. Filozof Yaşamlarının Satışı’nda Zeus’un filozof yaşamlarını Hermes’in çığırtkanlığında mezada çıkarması abartılı, komik bir üslupla konu edilir. Dirilen Ölüler veya Balıkçı eserindeyse, önceki eserinde hicvettiği filozofların davacı, kendisinin davalı, Felsefe’nin yargıç, Hakikat’in de avukat olduğu bir mahkemede kendi kendini yargılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a748f0-2267-4ebd-b6c9-ec76089a6cad.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafa Boynun Neden Uzun? - Bilim 13</image:title>
            <image:caption>“Toki sabırlı bir çita. Afrika savanının uzun otları içine uzanıyor ve sessiz adımlarla avına doğru ilerliyor. Avı genç bir Thomson ceylanı. Toki, bu narin ve zarif ceylanı şimdiden güçlü dişlerinin arasında hayal ediyor ve gözden kaçırmıyor…” 
Meraklı bir belgesel izleyicisi misiniz? Benzerlerini defalarca seyrettiğiniz halde, bir çitanın can havliyle koşan bir ceylanı kovaladığını görünce kendinizi o görüntülerden alıkoyamıyor musunuz? Peki, ceylanın bu koşusunun tamamen rasgele olduğunu ve bir sonraki hamlesinin kesinlikle öngörülemez olduğunu biliyor musunuz? Ya da belki de belgeseller hiç ilginizi çekmiyordur. Ama fillerde mutlak bir diktatörlüğün, mandalarda ise sonsuz bir demokrasinin hüküm sürdüğünü duymak da mı ilginizi çekmez? En azından 70 cm boyuyla sırf eğlence olsun diye altı erkek aslanın arasına dalma cesaretini gösteren bal porsuğu daha yakından tanınmayı hak ediyor. 
Yaşadığımız çevreden hayli farklı Afrika savanları böylesi pek çok sürprizle doludur. Bu yabani toprakların bir tanığı da zebralar üzerine yaptığı incelemeler için Zimbabve’deki Hwange Ulusal Parkı’nda altı ay geçiren genç Fransız biyolog Léo Grasset’dir. Grasset buradaki deneyimlerinden yola çıkarak kolay kolay tanık olamayacağınız savan hikâyelerini eğlenceli bir dille anlatıyor. Aslan Kral’la ilgili şok açıklamalar okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04423c75-1b7b-416b-808a-d90c4464858c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimlik</image:title>
            <image:caption>Kimlik üzerine yürütülen tartışmaların geçmişi, hem kişisel hem de toplumsal kimlik bağlamında, Sokrates’in “Kendini Tanı” deyişine kadar götürülebilir. Kendini tanı deyişi, kendinin bil deyişini de kapsayacak biçimde tanımlayıcı ontolojik ve epistemolojik bir zemin inşa etme girişimi olarak görülebilir. Bu varsayımdan hareketle, kimlik temelli tanımlayıcı ontolojik ve epistemolojik zemin arayışını herhangi bir tekil insanın ya da grubun kendisini ayırt edici şekilde konumlandırabilmek amacıyla bir “fark” ilişkisi kurma çabası olarak değerlendirebiliriz. Bu bağlamda, tanımlayıcı bir ontolojik ve epistemolojik zemin olarak kimlik, bu fark ilişkisinin ürünü olarak görülebilir, etik ve siyasetin de bu fark ilişkisi üzerine kurgulandığı söylenebilir. Ne var ki, sözü edilen fark ilişkisinin dile getirilen farkı görünür kılmak için dışsal bir varlık kategorisi ile ilişki halinde olma zorunluluğu fark’ın ontolojik, epistemolojik ve buna bağlı olarak etik ve politik temellerini de kaçınılmaz olarak sarsar. Bu, dile getirilen ilişkinin sonuçlarını zorunluluktan olumsallığa dönüştüren bir sarsıntıdır. Bu sarsıntının sonucunda, tanımlayıcı özellik olarak tasavvur edilen kimlikler sahicilik niteliklerini yitirirler, saydamlık ve geçişgenlik kazanırlar. Bu kitaptaki yazılar bu saydamlık ve geçişgenliği farklı boyutlarıyla ele alıyor ve kimlik sorununa dair tartışmaların kapsamının zihnimizde tasarlayabileceklerimizin ötesinde olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Hannah Arendt’te Eylem, Kamusal Alan ve Kim-lik  Melike Durmaz • Sınıf Siyasetinden Kimlik Siyasetine: Kimliğin Söylemsel İnşası, E. Laclau ve C. Mouffe Üzerinden Bir Değerlendirme Fahriye Didem Acar, Erol Esen • Kimlik, Aynılık, Bireysellik: Çağcıl Monadoloji Üzerine Bir Deneme Kutlu Tuncel • Çağdaş Tartışmaların Kavşağında Kimlikler, İnsan Hakları ve Yurttaşlık  Zeynep Savaşçın • Kimlik Üzerinde Politik Arzunun Belirleyiciliği Murat Bayram • Kimlik Politikaları: İkilik, Tanınma ve Koalisyon Aziz Ardıç • Foucault’da Özne, İktidar ve Dil İlişkisi Rabia Çepik • Ezenlerin Patolojisi Umut Kesikkulak • Yerellik ile Evrensellik Arasında: Bir Evrensel İnsan Hakları Savunusu Itır Güneş •  Feminist Teorilerin Siyasal Liberalizmin Anti-Mükemmeliyetçi Pozisyonu ve Özel-Kamusal Alan Ayrımı Savunusuna Yönelik Eleştirisi: Birey Özgürlüğü Üzerinden Bir Tartışma Yavuz Selim Alkan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5982a575-4d08-48aa-96fe-0c3c380cd4c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Mahalle</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi 2022’nin ilk kitabı ile buluşuyor okurlarıyla “Karşı Mahalle”. Yazar ve iş insanı Ali Rıza Koç’un değişimini, Türkiye günceline paralel hikâyesini, iş hayatını yazdığı kitabıyla bize karşı mahalleleri anlatıyor. 
 
Bilmek övülür. Bilginin ruh zenginliği olduğuna inanılır. Bilenin bilmeyene üstünlüğü kabul edilir. İlmin insanlığı yükselttiği görülür” diyor düşünür. Doğru bilgi, bakış açımızı genişletir ve zenginleştirir. Dar kalıplara sıkıştırılmış ve tek pencereden gösteren fikirlerde ısrarcı olmak gelişmenin ve değişimin önündeki en büyük engeldir. Bugün böyle düşünüyorsam bunda en büyük pay, katı kalıpların arasından sızan ışığın yardımıyla dünyaya bakmanın insana bir şey kazandırmadığını bana bir kez daha net olarak gösteren gençlere aittir. 
 
Ötekileştirmenin ve düşmanlaştırmanın hiçbir tarafa fayda getirmediği herkesin kabul ettiği bir realitedir. Bunun için “karşı mahalle”yi iyi anlayıp karşılıklı empati oluşturarak hayatımızı kolaylaştırabiliriz. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94025788-cb15-424a-addc-19be3f252cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuryazarlığın Kullanımları</image:title>
            <image:caption>Bazı yazarlar tasnif dışıdır. R. Hoggart birçok açıdan böyle bir yazardır. Okuryazarlığın Kullanımları aslında bir otobiyografidir. Kendisi işçi sınıfı kökenli olan Hoggart, toplumsal yörüngesi üzerinden, işçi sınıfının içeriden ancak mesafeli, olabildiğine detaylı, realist fakat aynı zamanda da eleştirel bir tasvirine girişir. ‘‘Yakınlık ve mesafe’’, muhtemelen Hoggart’ın maharetini özetleyebilecek kilit formüllerden biridir. Bu ona işçi sınıfının gündelik pratiklerinde, dışarıdan (başka bir toplumsal sınıftan) bir gözlemcinin ‘‘yabancı’’ olduğu için, içinden olanın ise fazlasıyla ‘‘aşina’’ olduğu için fark edemeyeceği sayısız ve sıradan detayda süreklilik veya kırılmaların izdüşümünü görmeyi sağlar. 

İşçi sınıfı kültürünün ‘‘kitle kültürü’’ tarafından tamamıyla ‘‘yutulduğu’’ yönündeki yaygın kanaatin aksine Hoggart, daha nüanslı, direnç ve değişim arasında salınan bir tablo çizer. İşçi sınıfı kültürü, hem sınıfın dış dünyayla arasındaki sınırları pekiştiren, onu kitle yayıncılığının etkisinden görece koruyan, fakat aynı zamanda kitle kültürünün ürünlerinin sızmasına da imkân tanıyan tutumları eş zamanlı biçimde bünyesinde taşır. Hoggart’ın, işçi sınıfının varoluşunu tehdit eden en büyük tehlike olarak kitle kültürüne dikkat çekmesi tesadüfi değildir çünkü onun için ‘‘işçi sınıfından olmak’’, diğer tüm veçhelerinin yanı sıra, hususi bir kültürel evren ve gündelik yaşam pratiklerine nakşolmuş bir ‘‘aidiyet deneyimi/biçimi’’ manasına da gelir. Hoggart’a göre kitle kültürünün torpillediği ve en büyük tahribata yol açtığı yer de tam olarak burasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95717</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfbca005-3654-4b42-9ff3-6c8fa619acfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusça Türkçe Deyimler Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar Rusça öğrenen herkes için temel bir kaynaktır. 
Ayrıca YDS ve TORFL sınavlarına hazırlık için de bir başucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2e2ff5e-4204-4c6d-a82e-18d4c3ab481d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Sanat Müziği Teorisi Ve Solfej</image:title>
            <image:caption>Müziğin kuramsal yapı taşlarının tanınması, bir müzik türünü daha iyi anlamak, ifade etmek ve icra edebilmek için önemli bir unsur ve gerekliliktir. Müziğin tüm alt türlerinde olduğu gibi Türk müziğinin önemli bir türü olan Türk Sanat Müziğini (TSM) de diğer türlerden ayıran önemli yapısal farklılıklar vardır. 
 
İşte bu kitap, TSM’nin teorik yapısını açıklamak ve TSM repertuvarında yer alan başlıca eserlerden bir solfej dağarcığı oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Türk Sanat Müziği Teorisi ve Solfej Kitabı iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Türk müziği ses sistemi, değiştirici işaretler, Türk müziğinde kullanılan bazı usuller ve makamsal yapıyı oluşturan unsurlar anlatılmaktadır. Bu bölümde 12 adet makamın yapısı açıklanmış, her makamın ardından o makamda bestelenmiş solfej çalışmalarına yer verilmiştir. 
 
İkinci bölümde ise TRT’nin sözlü eserler ve saz eserleri repertuvarlarından seçilmiş 123 adet eser, içerdikleri nota değerleri, aralıklar, ses alanları, makam geçişleri gibi unsurlara göre kolaydan zora doğru sıralanarak bir solfej repertuvarı oluşturulmuştur. Solfejlere nefes yerleri eklenmiş bu sayede ifadeyi güçlendirme ve cümleleme gibi konuların desteklenmesi amaçlanmıştır. Kitabımızın, bütün müzik öğrencilerine, müzisyenlere ve müzik eğitimcilerine TSM teorisi alanında bir kaynak olacağı, aynı zamanda kitapta yer alan farklı makam, form ve usulde örneklenen eserler yoluyla TSM bestecilerini ve eserlerini tanımalarına katkı sağlayacağı umulmaktadır. Yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34011f4a-3136-404e-a05a-684a844ae1f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Erzurum&apos;a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Askeri meselelere karışmam. Bu benim işim değil. Soğanlı’dan cesurca geçiş, Kont Paskeviç’in Serasker’i Osman Paşa’dan koparma harekâtı, bir gün içinde iki düşman kolordusunun yenilmesi, Erzurum’a yapılan hızlı sefer… Tam bir başarıyla taçlandırılan tüm bunlar, belki de askeri insanların gözünde son derece alaya almaya değer şeylerdir (Örneğin; Doğuya Yolculuk’un yazarı, ticaret konsolosu Bay Fontanye). Fakat beni çadırının gölgesinde nazikçe kabul eden ve devasa kaygıları arasında bana iltifat etmeye zaman bulan şanlı bir komutanı hiciv etmek beni utandırırdı. 

Muktedirlerin himayesine muhtaç olmayan insan, onların samimiyetine ve misafirperverliğine kıymet verir; zira onlardan başka bir şey talep edemez. Nankörlükle suçlama, ihmal edilebilir eleştiri ve edebi taşlamalar gibi karşılıksız bırakılmamalıdır. İşte bu nedenle bu önsözü bastırmaya ve 1829 Seferi hakkında yazdığım her şey gibi, yolculuk notlarımı da yayımlamaya karar verdim.” 

Puşkin’in elinizde tuttuğunuz bu eseri, eksiksiz ve sansürsüz biçimde çevrilmiştir. Yayınevimiz edebi hayatı boyunca sansüre karşı da mücadele etmek zorunda kalan Puşkin’e ve inkâr politikalarıyla yok sayılan halkların mirasına saygı gereği bu eseri tam metin olarak yayınlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bb8fe4a-3282-42ee-9650-643edffe358c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Kadınları</image:title>
            <image:caption>İsimleri, yaşları, bulundukları şehirler farklı olsa da yaşadıkları, hissettikleri ve söyleyemedikleri aynı...
Görünmeyen prangalara, kalplerinde açılan yaralara rağmen hayata tutunma çabası.
Bunca zamandır içinde haykırdıklarını artık dışa vurma vakti! Haykır hem de hiç haykırmadığın kadar daha çok haykır. Bırak son kez kanasın yaraların, izin ver hafiflesin yüreğin.

Yaşamak! Özgürce, saygı ve sevgiyle paylaşabilmek yarınları taptaze umutlarla, senin de en doğal hakkın umutla yarınlara bakmak…
Biliyorum çünkü senin de bir hikâyen var, tıpkı bu kitapta anlatılanlar gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95721</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e041dc88-bcaf-40e5-98cc-2f7a346765ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalınayak Gen - 10 Asla Vazgeçme</image:title>
            <image:caption>Yarış, sen gerçek dünyaya dâhil olana dek başlamış sayılmaz. 

Manga ustası Keiji Nakazawa tarafından yaratılan ve atom bombasının etkilerine dair tarihsel bir belge niteliği taşıyan “Yalınayak Gen” serisi, Türkiyeli okurlar tarafından uzun yıllardır merakla beklenen onuncu cildi Asla Vazgeçme ile tamamlanıyor!

İnsanlığın yeni nesli için bir güç kaynağı umuduyla hayat bulan Gen&apos;in 25 dile çevrilen ve dünya çapında yankı uyandıran hüzünlü öyküsü; nükleer silahlanmaya “hayır” diyecek gücü geleceğe taşıyor, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birini unutmuyor ve unutturmuyor.

Sınırların olmadığı bir dünyada, bir ülkeden diğerine gökkuşağından köprüler inşa etmenin ne kadar muhteşem olacağını vurgulayan seri, insanların bu köprüleri özgürce geçip birbiriyle dostça konuştuğu savaşsız, huzur dolu bir gelecek vadediyor. 

1952, Japonya için tarihî bir yıldır. 28 Nisan&apos;da Amerika&apos;yla imzalanan barış ve güvenlik anlaşmaları yürürlüğe girdikten sonra Japonya yeniden bağımsızlığını ilan eder. Yaz aylarında, Asahi Grafik dergisinde Hiroşima&apos;nın atom bombasıyla yıkılışına dair bir fotoğraf dizisinin yayımlanması ülke genelinde şok etkisi yaratır. ABD işgali döneminde bu tür haberler sansürlendiğinden Japon halkı atom bombasının yıkıcı etkileri hakkında ilk kez toplu bir bilince ve farkındalığa ulaşır. Yıl boyunca pek çok siyasi ve toplumsal gelişme yaşansa da gerçekte hiçbir şey tozpembe değildir. Takvimler 1953 Mart&apos;ını gösterdiğinde, Gen artık ortaokuldan mezun olmaya hazırlanan gözüpek bir delikanlıdır. İmparatora ve “yanlış” politikalarına karşı isyankâr bir ruh olarak sivrilmektedir. Tam da gelecek kaygılarıyla yüzleştiği bir dönemde ansızın kapısını çalan ilk aşk heyecanı Gen&apos;in duygu dünyasını altüst eder. Her zamanki gibi imkânsızın peşinden gitmeyi seçen genç adam kalbinde büyüttüğü aşkını, savaşın kavurucu izleri yüzünden sonsuzluğa gömmek zorunda kalır. Gen&apos;i düştüğü karanlık çukurdan yine sanat çıkaracaktır... 

“Yalınayak Gen” efsanesinin onuncu ve son cildi, okuru hayat yarışında doğru yolu aramaktan asla vazgeçmeyen Gen Nakaoka&apos;nın aşkla, sanatla, özgür düşünceyle şekillenen barış mücadelesine tanıklık ettiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95722</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dfa2cef-e56c-4198-9441-4e9651dba3b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Kız - Züliş Bize Gelince</image:title>
            <image:caption>Bal Kız ve Bahar için Kaf Dağı’nın ardından gelmiş bir hediyeydi sanki kuzenleri Züliş… İki kardeşin akıl hocası, oyun kurucusu, neşe kaynağıydı. Züliş kısa boyluluk hastasıydı. Ama yanında olsanız şaşardınız kim kısa, kim uzun… Çünkü öyle kocaman ve iyi bir kalbi vardı ki boyu herkesten uzundu sanki. Öyle güzeldi ki Bal Kız ve Bahar hep özenirdi Züliş’e. 
 
Cemâlnur Sargut’un, kuzeni Züliş ile geçen çocukluk anısını okuyan herkes, gerçek güzelliğin ve mutluluğun ne olduğunu yeniden keşfedecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/473b51c9-747b-420b-b663-f74df9ae6be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Buketler Vakası</image:title>
            <image:caption>Dr. Watson’ın Sherlock Holmes’un sağ kolu olduğunu herkes bilir. Bu nedenle onun kaybolması Sherlock için bile bir şok olmuştur. Enola saklanıyor olmasına rağmen araştırmaya koyulmasına engel olamaz ve Watson’ın evine ölümü simgeleyen çiçekler gönderildiğini öğrendiğinde bir an önce harekete geçmesi gerektiğini anlar. Enola sinsi, kötü bir adamı alt etmek ve Dr. Watson’ın hayatını kurtarmak için tüm zekâsını kullanmak ve bütün bunları kendisinin izini sürmekte olan meşhur ağabeyinin hep bir adım önünde olarak yapmak zorundadır. En İyi Genç Yetişkin Roman dalında Edgar Ödülü, En İyi Çocuk Kitabı dalında Edgar Ödülü ve James Tiptree Jr. Ödülü alan yazar Nancy Springer’ın, altı kitaplık Enola Holmes Gizemi serisi, çok yakın bir tarihte bir Netflix filmi olarak seyircinin karşısına çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6849c737-cb45-4dec-81d6-8b6314eebde5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Da Geçecek</image:title>
            <image:caption>Değişim her şeyin doğal düzeniyse, neden hayatımızdaki devasa dönüm noktalarıyla mücadele ediyoruz? Julia Samuel, önde gelen bir terapist. Hayattaki önemli krizleri ve onlardan neler öğrenebileceğimizi keşfetmek için unutulmayacak ve hepimize çok tanıdık gelecek danışan hikâyelerini paylaşıyor. 2020 Sunday Times listelerinin bu çok satan kitabında, tanınmış İngiliz psikoterapist Julia Samuel, en zor ve travmatik deneyimlerimizin sonucu olarak uyum sağlamayı ve hatta gelişmeyi nasıl öğrenebileceğimizi göstermek için danışanlarıyla saatler süren konuşmalardan yararlanıyor. Doğum izninden sonra işe dönen ve yeniden çalışmaya başlayan bir kadından, ciddi bir tıbbi teşhisle uğraşan bekar bir babaya kadar, bu kitap, değişimi kucaklamamızı ve zorluklara yaklaşım biçimimizi geliştirmemizi sağlayacak, on dokuz güçlü sıradan insanın derin ve samimi hikâyelerinden hareketle hayatlarımızdaki temel dönemeçler üzerine kapsamlı analizler yapıyor. Bu Da Geçecek, Covid19 pandemisinin yıkıcı etkilerinden ekonomik krizlere hepimizin ağır süreçlerden geçtiği bir dönemin ortak deneyiminin kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfbde2f-b3c4-4ce6-861d-c69c913c01ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yiyorsak O’yuz</image:title>
            <image:caption>Sufi ve annesi Devletşah’ın yaşanmış mutfak anıları, minik okurları ve ebeveynlerini mutfakta çeşitli denemeler yapmaya özendiriyor. Bu kitapta birbirinden güzel ve sağlıklı yemek tarifleri meraklılarını bekliyor. 
 
Türkiye’nin ilk blog yazarlarından biri olan ve ilk online yemek dergisini çıkaran Devletşah Özcan’ın kaleme aldığı “Ne Yiyorsak O’yuz”, yazarımızın kıymetli misyonunu bu kez çocuklarla buluşturuyor. Sufi ve annesi Devletşah’ın hikâyelerini okuyan çocukların, mutfakta yemek yaparken ailelerine soracağı pek çok şey olacak. Ve tabii anne babaların da kendilerine… 
 
Sağlıklı, temiz, etik gıda nedir? 
 
Şimdiden afiyet olsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d14847-4e02-4b85-af10-cacb6594275c.jpg</image:loc>
            <image:title>H.P. Lovecraft Süresiz Ajanda (Ciltli) - Zamansız Yazarlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Bilimkurgu ve korku yazarı olan Howard Phillips Lovecraft alıntılarıyla hazırladığımız ve zengin görsellerle süslediğimiz bu süresiz ajandayı elinizden bırakamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95727</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9437e959-cb4d-47d8-a3bc-508ecdb707ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes Süresiz Ajanda (Ciltli) - Zamansız Yazarlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Bilgisiyle, gözlem gücüyle, yeteneğiyle ve en önemlisi zekâsıyla tanınmış ünlü dedektif Sherlock Holmes’un alıntılarından oluşturduğumuz bu süresiz ajanda yanında taşıyacağın muhteşem bir arkadaş olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77c2f5dd-75d1-48e9-808b-a78fabbaf17e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes Süresiz Ajanda (Ciltli) - Zamansız Yazarlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Bilgisiyle, gözlem gücüyle, yeteneğiyle ve en önemlisi zekâsıyla tanınmış ünlü dedektif Sherlock Holmes’un alıntılarından oluşturduğumuz bu süresiz ajanda yanında taşıyacağın muhteşem bir arkadaş olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384c5c03-2bff-416f-bd08-710934c9ca69.jpg</image:loc>
            <image:title>Edgar Allan Poe Süresiz Ajanda (Ciltli) - Zamansız Yazarlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Eserleri dünya çapında ve edebiyat üzerinde etkili olan Edgar Allan Poe alıntılarıyla hazırladığımız ve zengin görsellerle süslediğimiz bu süresiz ajanda, hayranlarına gizemin kapılarını</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95730</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46931b25-eccc-4491-a82f-ffffefba16e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeğinizin Uykularına Dair 100 Soru - 100 Cevap</image:title>
            <image:caption>Bebeğinizin Uykularına Dair
100 soru – 100 cevap
Psikolog Elif Doğru
 
 
Bebeğiniz sevgiyle uyusun, sağlıkla büyüsün diye…
Uygulamalı uyku eğitimi
Her ay için uyku saati tablosu
Doğru bilinen yanlışlar
 
Bebeğiniz uyumuyor mu?
Gece sık uyanıyor, gündüz de kısa süreli uykular mı uyuyor?
Artık uykusuzluk ve yorgunluktan sabrınızın tükendiğini ve 
çok yıprandığınızı mı düşünüyorsunuz?
O halde gelin bu sorunlara birlikte çözüm bulalım. 
Bebeğinize onu ağlatmadan ve katı kurallar uygulamadan güvenle,
sevgiyle uyumayı öğretin.
Siz de gece boyu uykularınıza kavuşun… 
 
Bir psikolog ve uyku eğitmenianneden bebeğinizinuykularına dair merak ettiğiniz her şey…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95731</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83129bbd-37b7-43ff-828a-8359b5ab83ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Borges&apos;in Dediği Gibi</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihi aynı zamanda bir sosyal ilişkiler tarihidir. Bu sosyal ilişkiler kanonik ilişkilerdir ve hayranlık kadar rekabet ve mücadeleyi de içerir. Biz okurların heyecanla okuduğumuz büyük yazarlar, işte bu çetin mücadelede hayatta kalmayı başaran ve kendilerini kanonik ilişkiler ağı içinde özgün bir yerde konumlandırmayı bilen dehalardır. Hiçbir deha ve hiçbir eser boşlukta durmaz. Dehayı ve eserini ölümsüzlüğe kavuşturan daima kanonik ilişkiler ağının kontekstidir. 

Borges’in dediği gibi her büyük yazar, büyük bir yazar olabilmek için kendi ardılları kadar kendi öncüllerini de yaratmaya mecburdur. Ancak bunu yaparak her deha kendine kanon içinde bir yer bulabilir. Kanonun içinde ilişkilerinizle var olabilirsiniz. Kanonik her yazar hasımları ve hısımları, öncülleri ve ardılları, yıktıkları ve inşa ettikleri, meydan okudukları ve kendisine meydan okuyanlarıyla kanonik ilişkiler ağına dahil olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95732</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4b910b-33f2-4381-a16b-85db096abc66.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Appianos’un Eski Yunanca dilinde kaleme almış olduğu Roma Tarihi eserinin giriş ve parçalar hâlinde günümüze ulaşmış ilk beş kitabını içerir. Appianos, yaşadığı dönemden dokuz yüzyıl öncesine gidip, Roma’nın kuruluşundan başlayarak kralların hüküm sürdüğü dönemi, İtalya’da yaşanan olayları, Samnit Savaşları’nı, Keltler ile Romalıların etkileşimlerini ve Sicilya ile diğer adalar üzerindeki hakimiyet mücadelesini aktarmaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95733</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4d15c02-e23a-4159-ab9c-e5cdf70721df.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Savaşları</image:title>
            <image:caption>Çalışmaları, mikro-tarih yaklaşımına önderlik eden, tarihin kıyısında bırakılan insanların peşine düşmesiyle tanınan kültür tarihçisi Carlo Ginzburg, Engizisyon arşivlerine dayanarak kuzey İtalya’daki Friuli bölgesi köylüleri arasında yaygın bir tarım kültünün izini sürüyor. 
 
16. ve 17. yüzyıllarda cadı oldukları gerekçesiyle Engizisyon’a ihbar edilen Friuli köylülerinin verdikleri ifadeleri ustalıkla çözümleyen Ginzburg, cadılara ve büyücülere karşı hasatlarını korumak için savaşan “Benandanti” adlı gizli bir topluluğu keşfediyor. 
 
Ginzburg, “Zarla doğmuş olmak” nedeniyle yazgılı oldukları kaderi yaşayan Benandanti topluluğunun, Ural-Altay kökenli bir tür Şamanizmin kalıntılarını barındırıyor olabileceğini söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95734</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b240778-a542-450f-93f7-0be6257b46ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Neveser</image:title>
            <image:caption>“Olamaz” diyor sertçe, “doğru melezim evet ama Türk’üm, Adım Neveser. Soyadımın Bosquet oluşuna takılı-yorsanız söyleyeyim. İlk eşim Fransız’dı, tamam mı?
“Gerçekten yalnız mısın?” diyorum.
“Beni sevenleri sevememek gibi bir derdim var,” diyor; “Daha ilk eşimle birlikteyken duyumsamıştım bunu. Beni seveni ben sevmiyorum, benim sevdiğimse beni sevmiyor.”
“Öyleyse beni de sevmeyeceksin, yazık,” diyorum şakayla.

Çizgi gibi kısılan gözleriyle yüzüme bakarken; “Yani Uğur Mumcu’yu İranlılar, İslamcılar öldürmedi mi sizce?” diyor alaycı bir tavırla.

“Demek Amerika’da çorbaya sinek düşürmenin cezası 600 000 dolar, Türk askeri öldürmenin cezası 15 bin dolar, öyle mi?”
“İsrail dışişlerinden Yinon, 1982’de yayımlanan raporunda ‘Irak, kuzeyde Kürt, ortada Sünni, güneyde Şii olmak üzere etnik ve mezhep ayrılıkları temelinde üç devlete bölünecek’ demişti. Siz şu öngörüye bakın hele! Tarihe dikkat: 1982!.. İlk körfez savaşından dokuz yıl önce. Daha PKK bile sahneye çıkmamışken, İsrail ‘Irak üçe bölünecek’ diyor ve gördüğümüz gibi adım adım bölünüyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95735</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5bc9f28-dfcf-4549-8b95-e1beb4218c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche</image:title>
            <image:caption>Bugün Nietzsche’yi en az Marx ve Hegel gibi 19. yüzyılın çığır açan düşünürleri kadar okumamızın birçok nedeni var. O bize tekrar tekrar dönerek kendi gündemimizle meşguliyetimize eşlik ediyor. Zaten bir düşünür ancak okunduğu çağın sorunlarında yankılanıyorsa kendini bize açar, o sorunları daha uygun bir bağlama yerleştirmemize olanak tanır. Soruları yeniden formüle etmemize yardımcı olur. Nietzsche bugün artık giderek karmaşıklaşmış sorunlar çokluğumuza o sert ama bir o kadar da isabetli oklarıyla vurmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95736</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5b56132-441c-474c-91cd-23641fb22b09.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Prens (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Oscar Wilde’ın 1888’de yayımlanan Mutlu Prens’teki masalları oğulları için yazdığı düşünülse de, yazar hedef kitlesini “yediden yetmişe çocuk ruhlu insanlar, şaşırma ve sevinme gibi çocuksu yetilerini koruyanlar” olarak açıklamıştır. Wilde bu masallarda bencilliği ve duyarsızlığı gözler önüne serer ve eleştirir. Onun ana masal kişileri bazen hatalarını anlayarak pişmanlık duyarlar ve özgecil davranışlar sergilerler. Kimi zaman da gözlerini kör eden kibirden bir türlü kurtulamazlar. Mutlu Prens her ne kadar çıraklık döneminin ürünü olsa da, Wilde’ın masal ve alegori alanındaki ustalığını ortaya koyar. 
  *Mutlu Prens *Harika Fişek *Bencil Dev *Bülbül ve Gül *Vefalı Dost</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95737</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d7527fc-f4be-4d2e-8412-1c1765418ba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig gençlik dönemi yapıtlarından Kızıl’da öğrenim için Viyana’ya giden genç bir tıp öğrencisinin büyük kentin gerçekliğine uyum sağlama ve yetişkinliğe adım atma sürecini anlatır. Kendini birdenbire ailesinden uzakta soğuk bir odada yapyalnız bulan bu “çocuksu” genç adam, zamanla girdiği bunalımın etkisiyle hayallerinden, başlangıçta büyük bir hevesle sarıldığı tıp eğitiminden vazgeçme noktasına gelmiştir. Tam da o günlerde kızıla yakalanan ve yardımına ihtiyaç duyan bir kız çocuğu onu hayata geri çağırır… 1908 yılına ait bu anlatı, Zweig’ın daha o zamanlar çoktan bir novella üstadı olup çıktığının kanıtıdır adeta. Üstelik, yazarın sonraki yapıtlarında sıklıkla karşılaştığımız bir temanın peşine henüz kariyerinin başındayken düştüğünü; gaddar bir dünyada varoluşunu sürdüremeyecek kadar kırılgan insanların acılarını baştan beri dert edindiğini ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95738</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/231bc1ce-7c87-4fa2-8c6c-92620cbecfe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Amerika Kıtasında Müslüman Azınlıklar</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Amerika denildiğinde fırsatlar ülkesi akla gelmektedir; ancak bunun kim için ve ne için söylendiği ilmî olarak incelenmelidir. Müslüman azınlıkların tüm dünyada karşılaştığı sorunların yanında, Amerika Kıtasında yaşayan Müslümanların sorunlarını ele alma görevi hasıl olmuştur. Özellikle bu alandaki çalışmaların azlığı göz önüne alındığında, bu araştırmaların önemi daha da artmaktadır. Bu kitap söz konusu ihtiyaca binaen hazırlanmıştır ve Amerika Kıtasında yer alan ülkeler hakkında temel bilgileri barındırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95739</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2985295e-80a7-4568-bb0d-cbd34990b4ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Deri Ticareti Serüvenleri</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl İngiliz şiirinin önde gelen adlarından Dylan Thomas’ın etkileyici öykü derlemesi Deri Ticareti Serüvenleri. Rastlantılara bırakılmış seçimlerin, akışına bırakılmış hayatların gittiği yollara karışıyoruz kitapta. Bazen Jarvis tepelerinde İsa’nın ardından gidiyor, bazense kitaba ismini veren tamamlanmamış romanın kahramanı Samuel Bennet’e yoldaş oluyoruz. Londra’ya henüz gelip ilkgençlik sancıları içinde debelenen, kafasındaki düşler ile gerçekler arasındaki köprüde iki ileri bir geri yol alan Samuel, parmağına sıkışıp onu komik duruma düşüren şişeyle beraber başlayan absürt olaylar silsilesiyle, hepimizi tahmin edilemez bir yola davet ediyor.
Dylan Thomas, Deri Ticareti Serüvenleri’ndeki öykülerinin her cümlesinde yeni düşlerle soluğumuzu kesmekten hiç mi hiç imtina etmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95740</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f06b4c-8000-4564-953f-caff9620c286.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Avrupasında Müslüman Azınlıklar</image:title>
            <image:caption>İslamiyet’in Avrupa ile ilk teması daha Hz. Muhammed hayatta iken gerçekleşmiştir. Asırlar boyu süregelen İslam-Avrupa ilişkisi Endülüs Medeniyeti ile zirveye ulaşmıştır. Günümüzde Avrupa denildiğinde akıllara gelen zenginlik ve refahın Avrupa’da yaşayan Müslümanlar açısından geçerli olup olmadığı meselesi araştırılmaya değer bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Avrupa’da azınlık olarak yaşayan Müslümanların siyasi, sosyal, dinî, ekonomik, kültürel ve demografik durumları, içinde bulundukları olumlu-olumsuz şartları ortaya koyması açısından önemlidir. Elinizdeki kitap Avrupa’daki Müslüman azınlıklar hakkında kaleme alınan çeşitli makaleleri ve kırka yakın Avrupa ülkesinde yaşayan Müslümanları çeşitli yönleriyle ele almayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95741</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4368d9bc-c260-4a7c-8ba1-cff91b911284.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Hesaplaşma</image:title>
            <image:caption>Büyük Hesaplaşma; dayanılmaz acıların, büyük ihanetlerin yaşandığı bir dönemde, vatan hainliği ile suçlanan ve haksız yere hapse atılan bir avuç askerin vatanı kurtarma mücadelesini, devlet düşmanlarıyla hesaplaşmasını anlatıyor. 
Deniz Lisesi’nde okudukları günlerden beri yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, birbirine kardeşçe bağlı üç arkadaşın yaşadıkları olaylar çerçevesinde anlatılan bu hesaplaşma; İstanbul’dan başlayıp Doğu Akdeniz’de Suriye, Kıbrıs Adası ve İsrail’e uzanıyor. 
Kitap bu açıdan son dönemde gündemde olan Mavi Vatan tartışmalarına da bir bakış açısı getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95742</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a6d1b2-e6e1-464f-8c9c-5fa6fb77be98.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık Ve Akıl Hastalığı</image:title>
            <image:caption>Felsefede, siyasette, şiirde veya sanatta üstün olan kişilerin açıkça melankolik olması ve bazılarının kara safradan kaynaklanan hastalıklardan aşırı derecede mustarip olması acaba nedendir? 
Aristoteles, Problemata XXX (1984) 
 
Delilik ile deha arasında gerçekten ince bir çizgi var mıdır? Çoğumuz buna inanmaya meyilli olsak da tarih bilimi bu görüşün çürütüldüğü fikirlerle dolu. Son zamanlarda yaratıcılık ve yaratıcılıkla akıl hastalığı arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalarda artış söz konusu. Bu kitap, bu eski fikir hakkındaki mevcut bilgilere kapsamlı bir inceleme sağlamakta ve yeni deneysel bulguları sunmaktadır. Şimdi, Aristoteles’in melankoli ile büyük başarılar arasında var olduğunu iddia ettiği korelasyonun doğru olduğu sonucuna kesin olarak varabilir miyiz? Burada sunulan ve bir milyonu aşkın insanı içeren yeni araştırma bu tartışmaya bir son vermeyi ve aynı zamanda bulgularının sonuçları hakkında yeni tartışmalara kapı açmayı ummaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95743</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d1ac15-cb36-4b03-9d37-05defc863e7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Eserlerini Doğru Değerlendirme Problemi ve İki Çağdaş Düşünür - I. A. Richards ve N. Hartmann</image:title>
            <image:caption>Yalnızca felsefeyle uğraşanların değil, edebiyat eserlerinin okuyanlara neleri kazandırabileceği üzerine düşünmek isteyen herkesin çok yararlanacağı bir kitap. Kitapta ele alınan konular, bir yandan bir edebiyat eserinin bilgisine nasıl ulaşılabileceğini gösteriyor; diğer yandansa yaşarken farkına varamadığımız, ancak insan yaşamının zenginliğini oluşturan yaşantı ve eylem olanaklarının nasıl görülebileceğine bir örnek oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95744</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbf364a7-8120-446e-bb9c-f6a4e918d767.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozart Kızı</image:title>
            <image:caption>Nannerl Mozart’ın 12. yaş günü dileği ünlü bir bestekâr olmaktır. Küçük kardeşi Wolfgang’la 18. yüzyıl Avrupası’nda şehir şehir gezerek çeşitli konserler veren Nannerl, aslında herkes tarafından tanınan ve çok beğenilen biridir. İki kardeş çok önemli buluşmalarda kraliçeler ve krallar için konserler verip isimlerini duyurmuşlardır. 
Bütün bunlara rağmen babası onu bir besteci olarak görmeyi reddeder, annesi kibar bir hanımefendi olarak yapması gerekenlerin ne olduğunu anlatmaktan başka bir şeyle ilgilenmez ve kardeşi Wolfgang da her ortamda ilgiyi üstüne çeker. 
Neyse ki Nannerl her türlü engele rağmen hayallerinin peşinden gitmekten vazgeçmez ve hayatın ona sunduğu fırsatları değerlendirerek müzikal kaderini belirler. 
 
BARBARA NICKEL 
Ödüllü bir şair ve gençlere yönelik kitapların yazarı. Çalışmaları Kanada’da Genel Valilik Ödülü aday listesine alındı ve Sheila A. Egoff Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü kazandı. Son çıkan resimli kitabı A Boy Asked the Wind (Bir Çocuk Rüzgâra Sordu), Ruth ve Sylvia Schwartz Ödülü’ne aday oldu. Barbara, eşi ve iki oğluyla birlikte Kanada’daki Yarrow köyünde yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95745</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b40e392-d188-424f-b377-f018f5f81e93.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Vegan</image:title>
            <image:caption>Modern çağın en büyük ahlak felsefecilerinden biri olan Peter Singer, hayatımızı nasıl yaşamamız gerektiğine dair cesur sorular soruyor. İnsanın hayvanlar üzerindeki zulmünün, ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi yanlış olduğunu savunan Singer, hayvan hakları hareketini tetiklemiş ve vegan beslenmenin yükselişine ivme kazandırmıştı. Hayvan özgürlüğü, insanlık adına diğer özgürlük hareketlerinden daha fazla fedakârlık gerektirecektir, çünkü hayvanlar bunu kendileri için talep edemez, oy, gösteri ya da bombalarla sömürülmeye karşı protesto düzenleyemezler. İnsan böyle içten bir fedakârlığa muktedir midir? Kim bilir? Eğer bu kitap önemli bir etkide bulunabilirse, insanın içinde taşıdığını düşündüğü insafsızlık ve bencillikten daha fazla bir potansiyele sahip olduğuna inanan herkesin inancını aklayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95746</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ff5232-f55c-48e8-aa4e-deb560623dc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Serdestan</image:title>
            <image:caption>Dersim Hozat doğumlu. 1997 yılında siyasî nedenlerle tutuklandı, müebbet hapse mahkum edildi. Cezaevinde Türkçe ve ana dili Kürtçe (Kırmanckî) şiirler yazan Çelik’in resim çalışmaları yurt içi ve yurt dışındaki sergilerde yer aldı. Dergi ve gazetelerde şiir, düzyazı ve makaleleri yayımlanan Çelik, 2010–2015 yılları arasında yapıtlarının değerlendirildiği Hüseyin Çelebi Edebiyat Etkinlikleri’nde, İnsan Hakları Derneği Bingöl Şubesi’nin 2010 Resim, Şiir ve Öykü Yarışması’nda ve 2012 Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali’nde Türkçe ve Kürtçe şiir dallarında derece ve ödüllere değer görüldü. Şeceresinde kırk dağ doruğunun yazılı olduğu, ıssız koyaklarında kırk dengbejin uyuduğu çağdaş bir masal Serdestan. Kor zamanın hançer kınına sürülmüş külrengi bir ülkenin, yitirilmiş oğulların uzak kokusunda parçalanan ömürlerin köz içinde ışıldayan hafızası. Ateşin özünün orada, hafızaya sarılı durduğunu bilmek iyi gelir cürmü hayata tutunmak olanlara. “Müebbete yazgılı”  bir hayat içinden, ebedî saflığı kuşanmış coşkulu bir hevesle sesleniyor Cengiz Sinan Çelik’in şiiri: “Günaydın ah uzak, ışıklı dünya! Merhaba! Roj baş!”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95747</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4dd596c-8c70-4a8d-8b5b-bd0700e0f9ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya&apos;nın Geçitleri</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın doğu sınırlarının genellikle Ural Dağları boyunca uzandığı kabul edilir. Ancak Urallar ne Himalayalar ne de Alpler veya Pireneler gibidir. Ne “Asya’ya” bir engel vazifesi görür ne de “Avrupa’ya” bir sınır çeker. Aksine nispeten alçak bir tepeler dizisidir ve tarih boyunca her iki taraftaki topluluklar hem ortak kimlikleri hem de ortak bir tarihi paylaşmışlardır. Doğal engellerin yokluğunda, yapay engeller tesis edilmeye çalışılmış ama bunların çoğu sonunda uğradıkları akametleriyle kayda geçmişlerdir. Büyük Orta Avrasya steplerinin doğu otlakları neredeyse kesintisiz bir şekilde Balkanlar’dan Moğolistan’a kadar uzanır. Bundan dolayı Avrupa’nın geçitleri ilkçağın başından beri ardına kadar halkların yer değiştirmesine açıktır: Avrupa’nın Asya’yla en uzun “hududu” boyunca bir sınır yoktur. Engelsiz stepler sürekli olarak Avrupa’nın kaderini şekillendirmiştir. Geçitler hâlâ eskisi gibi ardına kadar açıktır. 

Dört ciltlik Avrupa’daki Asya ve Batı’nın Şekillenişi adlı dizinin yazarı arkeolog Warwick Ball dizinin bu dördüncü cildinde de ezber bozuyor. Bilindiği gibi Doğu-Batı ulaşım yollarının en ünlüsü “İpek Yolu’dur”. Oysa Warwick Ball’a göre bu bir efsanedir ve böyle bir yola veya rotaya değinen hiçbir antik kaynak yoktur. Bu terim 1877’de Richthofen Baronu unvanlı Ferdinand adlı bir Alman Orta Asya coğrafyacısı tarafından icat edilmiştir. Warwick Ball’un, bunun gibi Amazonlar’dan Kral Arthur’un Excalibur adlı kılıcına kadar birçok efsaneyi de ele aldığı bu eserini, etkisi altında kalacağınız her zamanki üslubu sayesinde keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95748</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9453cb03-6b74-4028-8682-aa6c6536047e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahsen</image:title>
            <image:caption>“Ahsen, benim için birlikte çalıştığım bir meslektaşımdan çok öte bir dost, kelimenin tam manasıyla candır… Emin olun eğer dünyanın bir başka ülkesinde doğsaydı, Ahsen şimdilerde çoktan bir dünya markasıydı. İyi ki bizimle… Daima bizimle…” 
İzzet Çapa 
 
Bomboştu… Dayalı döşeli evi kapı duvar kalmıştı. Mecazen değil. Bir kapı, pencerelerden uçuşan perdeler, ıssız duvarlar. Sadece odalar da değildi ki boşalan, bir anda geçmişiyle ve geleceğiyle kendisi de bomboş kalmıştı. Yine ve yeniden. Ahsen. 
Annesi, babası, halası, babaannesi, üvey annesi, Çiğdem, Ahmet, Cenk… Arkadaşları ve ailesi. Ama en çok da hayalleri, arzuları, istekleri yön verdi hayatına; bazen umudunu kaybetti, bazen sevdiklerini ama neticede hiç vazgeçmedi, inat etti, çalıştı, çabaladı ve nihayet tacını taktı. Artık kraliçeydi, Kraliçe Ahsen. 

Bin dokuz yüz yetmiş üç yılında açılan roman, Ahsen Gönülce’nin hikâyesini doğumundan başlayarak günümüze dek, bir drag queen’in doğuşunu, varoluşunu ve yükselişini, “öteki” trajedisinden uzak bir anlatımla, inadın ve çalışmanın aynalamasıyla okurlarla buluşturuyor. 
Seçil Pala’nın sıcacık dilini, özgün üslubuyla buluşturduğu AHSEN: bir drag queen romanı, bireyin kendisini keşfetme ve topluma kabul ettirme sürecini değil, azimle kendini var etme hikâyesini anlatırken Türkçede yazılmış ilk drag queen romanı olmasının yanı sıra mevcut külliyata başkaldırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95749</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97d91f63-f1e0-436e-91f0-55327b73347d.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Sır Ermeyen 13 Şey</image:title>
            <image:caption>Akıl Sır Ermeyen 13 Şey, yalnızca bilimle ve bilim tarihiyle ilgilenenler için değil, bilimin metafiziğiyle ilgilenenler için de önemli bir başucu kitabı. 

“Önde gelen kurmaca dışı okumalardan biri.” Esquire 

“Hayran olunacak derecede anlaşılır ve akıllı bir yazar var karşımızda.” Evening Standard 

“İster yıldız tozu olduğumuza inanalım ister nükleer atık, bu kitabı elimizden bırakamayacağız.” Independent on Sunday 

“Okurların hep beklediği türden bir bilim kitabı bu. Bilgi veriyor, kolay okunuyor. Ayrıntılarla dolu ama bir o kadar anlaşılır.”  Daily Telegraph 

“Bilimin öne çıkan pek çok problemi bu önemli kitapta büyük coşkuyla yankılanıyor.” Seed Magazine 

“Her daim başvurulacak türden bir bilim kitabı. Okuduğunuzda kendinizi daha zeki hissedeceksiniz.” William Leith 

“Büyüleyici… Brooks’un kalemi, Carl Sagan ile Stephen Jay Gould’u hatırlatıyor.” Anahad O’Connor 

“Bilimin yaşamı tanımlayamadığını, ölümün neden yaşanması gerektiğine bir cevap veremediğini, seksin neden gerekli olduğunu yanıtlayamadığını öğrendiğinizde hayretler içinde kalacaksınız.” Richard Ellis 

“Titizlikle araştırılmış, incelikle yazılmış bu kitap, bilimin gerçekte nasıl işlediğine dair bir pencere aralarken hararetli tartışmalara zemin hazırlıyor.” New Scientist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95750</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3751f8ce-d2b8-4387-94c3-52a1c0055bf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri Şiir Mi Dedi?</image:title>
            <image:caption>Şiir sever misin? Belki de bilmiyorsun ya da hiç düşünmedin daha önce...

       Ben, şiir yazmayı da okumayı da çok severim biliyor musun? Hele ki çocukların şiirlerini daha çok severim. İçinde kaybolduğum çocukluk yıllarıma gittiğim için belki de… Kelimenin o eşsiz dünyasında yeni hayaller kurmak ve yeni kapıların içinden geçerek şiirin dünyasında dolaşmak beni çok mutlu ediyor.

     Şiirlerimde özgürüm çünkü tıpkı hayalimdeki gibi bir hayatı yaşayabiliyorum. Nasıl mı? Bir kuş olup uçulabiliyor, karıncayla selamlaşıyor, bir rüzgâr olup esebiliyorum…

        Senden isteğim her şiiri okurken üzerinde düşünmen, hayal kurup şiire ve daha neler anlatmak istediğimi anlaman. Çünkü şiirler gizli bir hazine gibidir ve içinde çok şey saklayabilirsin. Onu her okuduğunda içinde saklanan derin manaları anlayacaksın.
 
Hadi o zaman Keyifle oku...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95751</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9888f4b-beaf-48cc-88ac-3806334b3e3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayda Bir Mahalle</image:title>
            <image:caption>Uzaylıların İnegöl&apos;deki bir mahallede ne işi olabilir?  

Bilimi edebiyatla buluşturan kitaplarıyla yüz binlerce çocuğa ulaşan Topak Işık, Uzayda Bir Mahalle ile bu kez fiziğe yöneliyor, okurları bilimin ilginç sokaklarında keşiflerle dolu bir gezintiye çıkarıyor.

Dalga teorisi ve kuantum fiziği gibi yetişkinler için bile karmaşık sayılabilecek konuları, günlük hayatla ilişkilendirip çocukların dünyasına yakınlaştıran yazar, modern bilimin “hap şeklinde” öğrenilmesini sağlayacak noktalara temas ediyor.    

Derin bilimsel teori ve bilgilerin, mizahın ve eğlenceli tanımların gücüyle nasıl çok daha anlaşılır kılınabileceğini gösteren eser; okurun bilime karşı istemsizce geliştirdiği önyargılı tutuma ve dolaylı olarak zihninde beliren soru işaretlerine de açıklık getiriyor. 

Toprak Işık&apos;ın çocukluk anılarından beslenen Uzayda Bir Mahalle, Bursa&apos;nın İnegöl ilçesinde geçen hikâyesini üç ortaokul öğrencisinin okul maceraları ve kıyasıya giriştikleri ödev rekabeti üstüne şekillendiriyor. Kara delikleri, cüce yıldızların sırrını, paralel evrenleri ve sicim teorisinin ardında yatan gizleri keşfe çağırıyor. Ayrıca, bizleri ne yerse yesin bir türlü kilo alamayan Edip abi, Uzakdoğu savunma sanatlarına gönül veren Ali abi ve uzaylıların dünyayı ziyaret ettiklerine kesin gözüyle bakan Hanife abla gibi tuhaf ama son derece ilginç mahalle sakinleriyle tanıştırıyor. Kitaba konu olan bilimsel açıklamalar okurun ufkunu açarken, arka planda yaşanan matrak olaylar ise yüzlerde tatlı bir tebessüm bırakıyor.

Yirmi birinci yüzyıl fiziğine yönelik harika bir beyin jimnastiği fırsatı da sunan Uzayda Bir Mahalle, önemli bir ayrıntıyı vurguluyor: Bilimin, önüne çıkan sınırları büyük keşiflerle aşmak gibi güzel bir huyu vardır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95752</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09c80391-44a2-4084-b9bc-130578403757.jpg</image:loc>
            <image:title>Transandans</image:title>
            <image:caption>2020 Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü Finalisti 
 
İnsanı sadece alet edevat kullanan bir çeşit akıllı şempanze olarak düşündüğümüzde türümüzün olağanüstü yönünü gözden kaçırıyoruz. Etrafınıza bakın: Gördüğünüz her şeyin –kendimiz dahil– akıllı tasarımcılarıyız. 
 
Basit taş aletlerden akıllı telefonlara nasıl geldik? Avcı-toplayıcı gruplar nasıl oldu da çokuluslu imparatorluklara evrildi? Sapiens okurları bilişsel bir devrimin –beynimizde meydana gelen çarpıcı evrimsel değişim sayesinde ilkel insanların modern bireylere dönüşmesinin– kültürel bir patlama yarattığını söyleyecektir. Gaia Vince ise Transandans’ta modern insanın genler, çevre ve kültürün birlikte geçirdiği incelikli bir evrimin ürünü olduğunu öne sürüyor. Ona göre insanı benzersiz kılan şey bireysel zekâmızdan çok, kolektif kültürümüz. Vince popülasyon genetiği, arkeoloji, paleontoloji ve nörobilimdeki öncü gelişmelerden yola çıkarak evrimimizin dört lokomotifi olan Ateş, Dil, Güzellik ve Zaman’ın, türümüzü Homo omnis adını verdiği aşkın bir süperorganizmaya nasıl dönüştürdüğünü gösteriyor. Transandans bizleri kimliğimiz üstüne yeniden düşünmeye çağıran ve aldığımız bu uzun yolun sonunda bugün çok daha büyük ama daha yıkıcı olabilecek bir şeyin eşiğinde durduğumuzu gösteren etkileyici ve kışkırtıcı bir kitap. 
 
“Ufuk açıcı, harikulade bir çalışma.” 
TIM FLANNERY, Bilim İnsanı Ve Ölümcül Havalar Kitabının Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95753</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f538b32-38d8-4ac8-9c7a-3547bdb7f96e.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick Ya Da Balina</image:title>
            <image:caption>Herman Melville (1819-1891): Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından biridir. Küçük yaşta çalışmak zorunda kaldı, dört yılını denizlerde geçirdi. Bu tecrübesi tüm eserlerine, özellikle de en büyük eseri sayılan Moby Dick’e yansıdı. Moby Dick 1851’de önce Londra’da, sonra da New York’ta basıldı fakat ilgi görmedi. Eser bir bacağını kaybetmesine neden olan balinayı saplantı haline getiren Kaptan Ahab’in, zihninde dünyadaki tüm kötülüğün simgesine dönüşen bu ispermeçet balinasıyla mücadelesini anlatır. Roman sadece hacmiyle deği, aynı zamanda âdeta mistik, metaforlarla örülü, yalın şiirselliğiyle de konu edindiği balinanın azametine yaklaşan modern bir epiktir. Yazarın yirminci yüzyıl başlarında yeniden keşfedilmesiyle Moby Dick de Amerikan edebiyatı klasikleri arasındaki yerini almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95754</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34a1a47c-295e-4fd1-b7d0-a7d35d1e9690.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick Ya Da Balina (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Herman Melville (1819-1891): Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından biridir. Küçük yaşta çalışmak zorunda kaldı, dört yılını denizlerde geçirdi. Bu tecrübesi tüm eserlerine, özellikle de en büyük eseri sayılan Moby Dick’e yansıdı. Moby Dick 1851’de önce Londra’da, sonra da New York’ta basıldı fakat ilgi görmedi. Eser bir bacağını kaybetmesine neden olan balinayı saplantı haline getiren Kaptan Ahab’in, zihninde dünyadaki tüm kötülüğün simgesine dönüşen bu ispermeçet balinasıyla mücadelesini anlatır. Roman sadece hacmiyle deği, aynı zamanda âdeta mistik, metaforlarla örülü, yalın şiirselliğiyle de konu edindiği balinanın azametine yaklaşan modern bir epiktir. Yazarın yirminci yüzyıl başlarında yeniden keşfedilmesiyle Moby Dick de Amerikan edebiyatı klasikleri arasındaki yerini almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95755</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1278d72-a67d-45f2-b9da-e7d1b0affdd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz</image:title>
            <image:caption>Bütün yerkürenin Tek Devlet’in egemenliği altına alınmasından bin yıl sonra uzay gemisi İntegral, başka gezegenlerdeki “yabani” varlıkları aklın boyunduruğu altına almak amacıyla kalkışa hazırlanmaktadır. Projenin mühendisi, tam da bu günlerde uygarlık merdiveninin alt basamaklarındaki potansiyel okurlar için yazmaya koyulduğu günlükte, Tek Devlet’teki yaşamı anlatır. Modern sanayi toplumu öyle bir noktaya varmıştır ki özgür irade artık mutsuzluk sebebidir ve yurttaşların yaşamları F. W. Taylor’ın geliştirdiği verimlilik sistemine dayanan matematiksel bir kesinlikle denetlenebilmektedir. Devasa Yeşil Duvar tarafından ilkel yabani dünyadan koparılan Tek Devlet’in yurttaşları sürekli yeniden seçilen Velinimet tarafından yönetilir. İsim yerine numaralarla çağrılır, birörnek giysiler giyip yapay yiyeceklerle beslenirler. Özel yaşamları ise yoktur. Aldous Huxley’nin Muhteşem Yeni Dünya ve George Orwell’in 1984 romanlarına esin kaynağı olan Biz, Zamyatin’e “karşı ütopyacı romanın babası” unvanını kazandırmıştır. İngilizce çevirisi 1924’te New York’ta yayımlanan roman, Sovyetler Birliği’nde ise ancak 1988 yılında okurla buluşabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95756</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/661b0fab-4fb1-4a6b-ad2b-fe86c2d02f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bütün yerkürenin Tek Devlet’in egemenliği altına alınmasından bin yıl sonra uzay gemisi İntegral, başka gezegenlerdeki “yabani” varlıkları aklın boyunduruğu altına almak amacıyla kalkışa hazırlanmaktadır. Projenin mühendisi, tam da bu günlerde uygarlık merdiveninin alt basamaklarındaki potansiyel okurlar için yazmaya koyulduğu günlükte, Tek Devlet’teki yaşamı anlatır. Modern sanayi toplumu öyle bir noktaya varmıştır ki özgür irade artık mutsuzluk sebebidir ve yurttaşların yaşamları F. W. Taylor’ın geliştirdiği verimlilik sistemine dayanan matematiksel bir kesinlikle denetlenebilmektedir. Devasa Yeşil Duvar tarafından ilkel yabani dünyadan koparılan Tek Devlet’in yurttaşları sürekli yeniden seçilen Velinimet tarafından yönetilir. İsim yerine numaralarla çağrılır, birörnek giysiler giyip yapay yiyeceklerle beslenirler. Özel yaşamları ise yoktur. Aldous Huxley’nin Muhteşem Yeni Dünya ve George Orwell’in 1984 romanlarına esin kaynağı olan Biz, Zamyatin’e “karşı ütopyacı romanın babası” unvanını kazandırmıştır. İngilizce çevirisi 1924’te New York’ta yayımlanan roman, Sovyetler Birliği’nde ise ancak 1988 yılında okurla buluşabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95757</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a9915bf-46d9-4ad4-a3fe-695c9317eccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Alavara</image:title>
            <image:caption>Bana Bir Varmış... de! 
Bir Varmış Bir Yokmuş... deme! 
İçime dokunuyor... 
 
*Alavara *Bata-Çıka *Dingin Görünüm *Güz Afroditi *Günün Yüzü * Kartal’ın Akkartalına * Sone *Uzayda *Uzaktan-Yakından *Murakabe *Ars Longa Vita Brevis Est *Karşı-Saldırı *Kendi Kendinin Türbedârı *6 Mart *Bu Rüzgâra Bir Rüzgâr da Benden *Güneşle Güneş Banyosu *Piç Ali’nin Matitası *Aganda * Finito Della Musica * Ağrılı Cima *Yazla Yetinmek *Tomografi *Tühh Bize! *Requiem I *Paradoks Tersyüz *Ne ise Fâlim O Çıksın Hâlim *Doktor *Alavara *Reguiem II *Bademli *Kânunsanî *Vasiyet I *Politikayla Poetika Poetikayla Politika *Kısadan Kısa *Memleketin Saat Ayarı *Eko *”Bir Siyasi”nin Mehmet Sönmez’ine *Vukuat *Ebenin Kuşağı *23 Nisan *Özrü Kabahatinden Büyük *Tahmin *Ne Hazır Ne Nâzır *Düşmüş Tarih *Altına Hücum *Boş Heves *Gool *Gariplik *Osuruk *Cemal Süreya Parkında *Özgeçmişimi ..keyim *Dokunmatik Digital *Allahratik Versin *Nenni *Definci *Gâzi Mustafa Kemal Atatürk * Taksimci *Pasifikten Pasiflik *Mülkün Temeli *Anket *Hal-i Keyfiyet *Dua Başlangıcı *Canavarın da Canı Var *Umacı *Yollu Yollar *Partiye Kayıt Başvurusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95758</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82e961b-144e-4ec4-a653-053a33c1992c.jpg</image:loc>
            <image:title>Alavara (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bana Bir Varmış... de! 
Bir Varmış Bir Yokmuş... deme! 
İçime dokunuyor... 
 
*Alavara *Bata-Çıka *Dingin Görünüm *Güz Afroditi *Günün Yüzü * Kartal’ın Akkartalına * Sone *Uzayda *Uzaktan-Yakından *Murakabe *Ars Longa Vita Brevis Est *Karşı-Saldırı *Kendi Kendinin Türbedârı *6 Mart *Bu Rüzgâra Bir Rüzgâr da Benden *Güneşle Güneş Banyosu *Piç Ali’nin Matitası *Aganda * Finito Della Musica * Ağrılı Cima *Yazla Yetinmek *Tomografi *Tühh Bize! *Requiem I *Paradoks Tersyüz *Ne ise Fâlim O Çıksın Hâlim *Doktor *Alavara *Reguiem II *Bademli *Kânunsanî *Vasiyet I *Politikayla Poetika Poetikayla Politika *Kısadan Kısa *Memleketin Saat Ayarı *Eko *”Bir Siyasi”nin Mehmet Sönmez’ine *Vukuat *Ebenin Kuşağı *23 Nisan *Özrü Kabahatinden Büyük *Tahmin *Ne Hazır Ne Nâzır *Düşmüş Tarih *Altına Hücum *Boş Heves *Gool *Gariplik *Osuruk *Cemal Süreya Parkında *Özgeçmişimi ..keyim *Dokunmatik Digital *Allahratik Versin *Nenni *Definci *Gâzi Mustafa Kemal Atatürk * Taksimci *Pasifikten Pasiflik *Mülkün Temeli *Anket *Hal-i Keyfiyet *Dua Başlangıcı *Canavarın da Canı Var *Umacı *Yollu Yollar *Partiye Kayıt Başvurusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95759</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/883e73c8-1a57-4224-abcb-93b988bc2622.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Erkek</image:title>
            <image:caption>bütün acılara karşın / hayat / içimize bir nota bırakır ya 
en bitik günümüzde / direnme notasını 
bir zarfa mı koyar / bir deniz çırpıntısıyla mı / savurur / yüzümüze 
neşe üşüşür hayatımıza / birden güç aşılar / iyi güçtür başeğdirmeyen /umut / altın kafesinden / çıkıverir / dolaşır tepemizde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95760</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04adc657-0733-4eb6-af0c-47594ed91f31.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Erkek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>bütün acılara karşın / hayat / içimize bir nota bırakır ya 
en bitik günümüzde / direnme notasını 
bir zarfa mı koyar / bir deniz çırpıntısıyla mı / savurur / yüzümüze 
neşe üşüşür hayatımıza / birden güç aşılar / iyi güçtür başeğdirmeyen /umut / altın kafesinden / çıkıverir / dolaşır tepemizde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95761</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af0ed21a-3b6c-43b3-9e32-fdc817adc2c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Bulut</image:title>
            <image:caption>“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. 
Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız! O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?” 
 
                                                                                                     “Havada Bulut” adlı öyküden 
 
*Havada Bulut *Ay Işığı *Büyük Hulyalar Kuralım *Karidesçinin Evi *Yorgiya’nın Mahallesi *Kurabiye *Korkunç Bir Pastane *Eleni ile Katina *Falcı Matmazel Todori *Birinci Mektup *İkinci Mektup *Sonu *1 Nisan’da Bir Erik Ağacı ile Konuştum *Mehmet Bey’e Göre</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95762</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16653153-91c2-468c-b19a-7b91158915b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Bulut (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. 
Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız! O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?” 
 
                                                                                                     “Havada Bulut” adlı öyküden 
 
*Havada Bulut *Ay Işığı *Büyük Hulyalar Kuralım *Karidesçinin Evi *Yorgiya’nın Mahallesi *Kurabiye *Korkunç Bir Pastane *Eleni ile Katina *Falcı Matmazel Todori *Birinci Mektup *İkinci Mektup *Sonu *1 Nisan’da Bir Erik Ağacı ile Konuştum *Mehmet Bey’e Göre</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95763</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0258f7cd-e97d-4e91-854d-e8b4d2295db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet</image:title>
            <image:caption>&quot;Önce beyaz kızı vuruyorlar. Ötekiler için ağırdan alabilirler.&quot;
Ruby köyü, özgürleşmiş kölelerin torunlarının kurduğu, son derece korunaklı, katı kurallarla yürüyen, yarım yüzyıldır kendi kendine yetebilen bir &quot;cennet&quot;tir. Fakat Sivil Haklar Hareketi&apos;nden Vietnam Savaşı&apos;na, karşı kültürden kuşak çatışmasına, &apos;60&apos;lı yılların bütün çalkantıları Ruby erkeklerinin huzurunu kaçırmaya başlar ve kadınlar her zamanki gibi günah keçisi ilan edilir. Sonuç ise kaçınılmazdır; tesadüfi gibi görünen çıkışlarla giderek köyün yakınlarındaki Manastır&apos;a sığınan kadınlara karşı harekete geçen bu ataerkil cennet sakinleri, kendilerinin de bir zamanlar maruz kaldığı acımasız cezalandırma yöntemlerine başvurarak yeryüzünü ve gökyüzünü kızıla boyar.

Nobel ve Pulitzer ödüllü Toni Morrison, organize kötülüğün kökenlerine indiği Cennet&apos;te, ırkçılığı deri renginden çıkarıp iktidar ilişkileri eksenine oturtarak folkloru, tarihi, hafızayı ve insan doğasının derinlerinde yatan marazları, toplumsal travmaların karmaşık yapısını çözümlemek için birer enstrüman misali kullanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95764</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27e3430e-f291-4be6-b9a0-3728ecf980ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Çetin Ceviz ve Çetonya</image:title>
            <image:caption>“Tıpkı Dünya’mıza benzeyen bir gezegenin üzerindeydim. Yerde toprak, toprak üzerinde bitkiler vardı. Bitkiler olduğuna göre, su ve oksijen de olmalıydı. Bunları, bir saniyeden daha kısa bir sürede kafamdan geçirirken maskelerimize gelen uyarı ile oksijenin varlığını da anlamış olduk. İkimiz de maskelerimizi çıkardık ve yürümeyi yeni öğrenen bir bebek şaşkınlığıyla etrafımızı incelemeye başladık. Kocaman ve bomboş bir gezegenin üzerinde, sadece iki kişiydik. Her şeyi en baştan başlatabilirdik.”
Sinan Yaşar’ın sevilen karakteri Çetin Ceviz’in soluksuz ilerleyen macerası Çetin Ceviz ve Çetonya – Sıra Dışı Bir Uzay Hikâyesi’nde uzayın bilinmezliklerini, dede-torunun cesaretleriyle besledikleri umutlarını, bilim insanlarının keşif yapmaya dair o dinmek bilmez iştahlarını ve başka gezegenlere yolculuk ettikçe Dünya’mızdaki yaşamın o müthiş benzersizliğini okuyacaksınız.
Okur Profili: 3. Ve 4. Sınıflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95765</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac2c447c-8b58-44f5-ae61-9ea6d981f4c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastoral Senfoni</image:title>
            <image:caption>André Gide&apos;in ölümsüz eseri Pastoral Senfoni, kör bir kızın doğayı, hayatı ve duyguları algılayışının keskinliği ile bir pastörün, aldığı teolojik eğitim sonucunda görev belledikleri ile hissettiklerinden doğan çelişkinin; maddi ve manevi körlük ile günah arasında sıkışmış varoluşların anlatısıdır. Bu insani çelişkiler yumağında duyguların gerçek doğasını barındıran kalbin aldattığı yalnızca din adamı değil, kişiyi her seferinde haklı çıkarmaya çalışan mantıkî akıl yürütmenin ta kendisidir.

Hegel, Rousseau, Condillac etkilerinden doğarak Kutsal Kitap yorumlarıyla örtüşen ve bunları alaşağı etmeye çalışan derin düşüncelerin, Nobel ödüllü André Gide&apos;in edebi ustalığıyla bir solukta okunabildiği, ilhamını Beethoven&apos;in aynı adlı eserinden alan, Sartre&apos;dan Camus&apos;ye ön açarak kuşakları ve zamanları aşan bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95766</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cdadddc-b1c7-4e14-a608-2cf0e11567de.jpg</image:loc>
            <image:title>Define</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf’un ilk polisiye romanı Define’de Başhekim Şakir Feyzi’nin başından geçen maceralara tanık oluruz. Erzurum Hastanesi’nde karşısına çıkan yaşlı bir hastasından öğrendiği miras hikâyesiyle soluğu İstanbul’da alan doktor, eldeki şifreli metni çözmeye ve mirasın sahibini aramaya koyulur. Sherlok Holmes ve Arsen Lüpen maceralarının sıkı takipçisi, polisiye roman okuru Doktor Şakir Feyzi, definenin esrarını çözmeye çalışırken türlü belalar ve ölüm tehlikelerinin yanı sıra aşkla da karşılaşacaktır. 

Mehmet Rauf (1875-1931) İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı. Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95767</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66389c3e-f55c-420a-8ed4-fbb547adf880.jpg</image:loc>
            <image:title>Define (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf’un ilk polisiye romanı Define’de Başhekim Şakir Feyzi’nin başından geçen maceralara tanık oluruz. Erzurum Hastanesi’nde karşısına çıkan yaşlı bir hastasından öğrendiği miras hikâyesiyle soluğu İstanbul’da alan doktor, eldeki şifreli metni çözmeye ve mirasın sahibini aramaya koyulur. Sherlok Holmes ve Arsen Lüpen maceralarının sıkı takipçisi, polisiye roman okuru Doktor Şakir Feyzi, definenin esrarını çözmeye çalışırken türlü belalar ve ölüm tehlikelerinin yanı sıra aşkla da karşılaşacaktır. 
Mehmet Rauf (1875-1931) İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı. Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95768</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ca0fd12-d8fd-4bcd-ab68-15c10be08f4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dar Kapı</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü André Gide&apos;in ilk büyük edebi başarısı olarak kabul edilen Dar Kapı, otobiyografik paralelliklere rağmen yazarın edebi arayışlarının ürünüdür: Din, ahlak, aşk, fedakârlık, erdem arasındaki geçişkenlikler üzerinde yükselen eser nihayetinde, geleneksel trajedinin yepyeni bir zeminde inşasına varır.
Uhrevi yolların, zoru seçmenin erdemine vurgu yaparken girdiği dolambaçlı yolda hayatı ve dolayısıyla düşünceleri doğallığında dindışı bir alana doğru serpilten, bu yönüyle bir büyüme öyküsü olarak da değerlendirilebilecek Dar Kapı, insan ruhunun derinliklerine uzanan bir yolculuğun kapısıdır.
İlahi lütuf ile mukadderatın kollarında açmazlara sürüklenen duygulara ve kontrolü elden yiten yaşamlara eleştirel bir bakış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95769</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76e9417b-5962-4939-99b2-266e2efc624b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs ve Diplomasi</image:title>
            <image:caption>“KKTC’de Türkiye Cumhuriyeti büyükelçisi olarak beş yıla yakın hizmet verdim. Bu dönemde duyduklarımı, gördüklerimi ve yaşadıklarımı, hatırlayabildiğim kadarıyla ve anlatılmaya değer bulduğum ölçüde yazıya dökmeye çalıştım. Bunu yaparken, davaya taraf olduğumu bilerek, mümkün olduğu ölçüde gerçek olgulara ve verilere dayanmaya, zor da olsa nesnel (objektif) kalmaya çalıştım.” 
Kıbrıs ve Diplomasi, 1987-1991 yılları arasında TC Lefkoşa Büyükelçisi olarak Kıbrıs’ta bulunan Ertuğrul Kumcuoğlu’nun bu döneme dair izlenimlerini içeriyor. 
İlk izlenimlerden başlayıp yaşanan siyasi gelişmelere, yatırım faaliyetlerine, resmi ve özel ziyaretlere kadar genişleyen konu yelpazesi, Kumcuoğlu’nun gözlem yeteneğiyle bu çerçeveyi de aşarak Kıbrıs faunasının, insanının, orada yaşamanın kendine özgü yanlarını da kapsıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95770</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/480a03dd-92eb-4261-adda-bfe574875aa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cengiz Han&apos;ın Taşları</image:title>
            <image:caption>“İşte o ilkbahar sabahında dört bir yanı dolduran o geçici güzel enerjinin ortasında asansöre girerken aniden tüm varlığımı soğuk bir ter bastı ve bir damla mürekkebin kurutma kâğıdına yayılması misali, vücudumun hızla çevreye yayılarak yok olduğunu, aynadaki yansımamın da eriyerek kaybolduğunu hissettim. Asansörün içini, dört duvarını en küçük ayrıntısına kadar açıkça görüyordum ve aynı zamanda asansörün içinin bomboş olduğunu da görüyordum, yani ben asansörün içindeydim ve aynı zamanda ben yoktum.” 
Elçin öykülerinde gerçeküstü olayların şaşkınlığıyla baş etmeye çalışan karakterlerini klasik bir üslupla yaşatıyor. Ansızın başlıyor öykülerine ve yalın, çarpıcı metaforlarıyla okuyucusunu bir düşün içine çekiyor. 
 
*Nadir İbatlı ve Son Hastası *Bu da Böyle Bir Hayat İşte *İntihar *Cengiz Han’ın Taşları *Misyon *Mezarlık Hikâyesi *Ressam Muhtar Manaflı’nın Hayatı, Sanatı ve Dünyadan Kaçışı *Ağadadaş’ın Erkek Sözü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95771</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/874475fa-aaea-4e6f-8f9d-bb3042492337.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik - Krallar ve Soytarıları Hava (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Erkekler savaşı başlatır, kadınlar mücadele eder, kazanır ya da kaybederler; zaferleri erkekler kutlar, ziyafeti kadınlar hazırlar ve sonra erkeklere hizmet ederler. Savaşlar çoğu zaman kadınlar yüzünden başlar ama hiçbir zaman kadınlar için çekilmez kılıçlar; bu erkeklerin kendini kanıtlama mücadelesidir.”
Vâris yeniden doğduğunda şeytan emirleri kimden aldığını hatırlayacak.
Aşktan kaçmak zorundasın, krallığına sahip çıkmalısın.
Diyar ikiye bölünüyor, tarafını seçmek zorundasın.
Gazap çanları ve yas notaları.
Krallar ve soytarıları.
Hava, su, toprak, ateş.
Oyun yeniden kuruluyor ama artık taşları vârisler tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95772</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3839539-5eed-46b7-b276-a22255ec2445.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik - Krallar ve Soytarıları Toprak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Erkekler savaşı başlatır, kadınlar mücadele eder, kazanır ya da kaybederler; zaferleri erkekler kutlar, ziyafeti kadınlar hazırlar ve sonra erkeklere hizmet ederler. Savaşlar çoğu zaman kadınlar yüzünden başlar ama hiçbir zaman kadınlar için çekilmez kılıçlar; bu erkeklerin kendini kanıtlama mücadelesidir.”
Vâris yeniden doğduğunda şeytan emirleri kimden aldığını hatırlayacak.
Aşktan kaçmak zorundasın, krallığına sahip çıkmalısın.
Diyar ikiye bölünüyor, tarafını seçmek zorundasın.
Gazap çanları ve yas notaları.
Krallar ve soytarıları.
Hava, su, toprak, ateş.
Oyun yeniden kuruluyor ama artık taşları vârisler tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95773</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/622cf2ca-c5e1-47bb-8adc-de6179546791.jpg</image:loc>
            <image:title>İyiliğin Ardında</image:title>
            <image:caption>Dünyada iyiliği ve güzelliği diğer bütün kötülüklere muzaffer kılmak bir gayret meselesi. Bu kitap, o gayrete teşvik içindir. 

Bu kitap, ihtiyaç halinde &quot;Haydi yapabilirsin!&quot; yüreklendirmesi, bir sırt sıvazlaması, bir işaret fişeğidir. 

İyiligin ardında kim var? Bir serçeye avucundan su içiren, bir yetimin gülüşünde iz bırakan, şifa çorbasıyla kapı çalan, yaşlı bir büyüğün alışverişini yapan, bag bahçe yeşerten, bir ihtiyaç sahibinin bacasını tüttüren, sesiyle kitaplara hayat veren, çatlamış topraklarda su kuyuları açıp yürekleri serinleten, gönüller fetheden, el uzatan, uzanan eli tutan, tebessüm eden, insan olmanın sırrını arayan, insan kalmanın gayretinde olan, kalbe inanan... 

İyiliğin ardında, sen varsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95774</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e00655fe-8c68-4dd0-9cd5-fcf90e3facf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Teos - Inscriptions, Cults And Urban Fabric (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Teos - Inscriptions, Cults And Urban Fabric (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95775</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1c5ea7a-a4b0-4e58-aba1-f8216ace2f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! - Çılgın Kuzenler</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert, bugün biraz keyifsiz. Böyle günlerde yalnız kalmak istiyor. Ama afacan kuzenleri misafirliğe geliyor. Bakalım çılgın kuzenlerin ziyareti nasıl geçecek? 
iyimser olmanın önemini anlatan, harika bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95776</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e48bf6-81d9-4d4a-8234-6f81052ebe98.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçın ve Büyük Tartışma</image:title>
            <image:caption>Çok iyi arkadaş olan Tarçın ile Badem, ne oynayacaklarına karar veremedikleri için tartışmaya başladılar. Bir süre sonra pasta yapmaya karar verdiler. Ne var ki alışverişe gittiklerinde malzeme listesini evde unuttuklarını anlayınca işler yine karıştı. 
Bu tartışma nasıl tatlıya bağlanır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95777</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f242974-d0ab-410d-912c-40ec12048888.jpg</image:loc>
            <image:title>1, 2, 3 Sayıları Keşfet!</image:title>
            <image:caption>İlk Sayılarımı Öğreniyorum 
1, 2, 3 Sayıları Keşfet! 3–4 yaşındaki çocukların 1’den 10’a kadar sayıları öğrenmelerini amaçlayan bir etkinlik kitabıdır. 
Çocuklar ilk sayılarını boyama, eşleştirme, fark bulma gibi alıştırmalarla birlikte eğlenerek öğrenecekler. 
• Bilişsel gelişime katkı 
• İnce motor becerilerine destek 
• Dikkat toplama becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95778</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2946c01-ec1a-47ec-9e7a-5503128be966.jpg</image:loc>
            <image:title>Alexander ve Oyuncak Fare</image:title>
            <image:caption>Lionni yine bir çeşit sihir yapıyor, büyüleniyoruz. Tıpkı öykümüzdeki tatlı kertenkele gibi rengârenk sihirleri… Caldecott Onur Ödülü sahibi bu sevecen kitap bir olmaya, karşımızdakini anlamaya, iyilikle yeşermeye en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerde taptaze çiçek demetleri uzatıyor hepimize. Biz de kabul ettik ve soruyoruz: Sevdikleriniz için nelerden vazgeçerdiniz? 
Fare Alexander çok mutsuz. Neden mi? Onu görünce herkes çığlığı basıyor, kaçıyor da ondan. Böyle olunca sevgisiz kalıyor minik faremiz, hep üzgün. Derken başka bir fareyle karşılaşıyor. Bu bir oyuncak fare… Herkes onu çok seviyor. Peki, Alexander da bir oyuncak fare olsa böylesine sevilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95779</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a567390e-6716-47be-bd7a-dbb23ec17e24.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Radyosu Yayında</image:title>
            <image:caption>Yenilenen formatıyla kitap raflarında yerini alan macerasever ikili Usra ve Mercan aynı okulda farklı sınıflarda okuyan,birbirini tanımayan iki ayrı kahramandır. Usra,okulun fotoğrafçı öğrencisidir ve her hafta farklı temelarda sadece fotoğraflardan oluşan bir pano hazırlamaktadır.Bu panoyu hazırlarken hayatı boyunca unutamayacağı kareler yakalayacaktır.Bu sırada arkadaşı Papatya’nın nadir görülen bir hastalığı olduğunu öğrenecektir.Konuşkanlığı ve güler yüzü ile okulun bilindik öğrencilerinden olan Mercan ise,tarih ve arkeolojiye meraklı Gökhan’la birlikte farklı maceralara yelken açacaktır. İç içe geçmiş gizemli olayları çözmek  Amacıyla bütün tehlikeleri göze alan Kahramanlarımız için okul Yaşamlarında yeni bir dönem başlayacak ve olaylara farklı bir gözle bakmayı öğreneceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95780</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9a846bc-1d37-42d1-9985-3e221354da4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Hazinem Serisi - Seç, Oyna, Öğren Kartları</image:title>
            <image:caption>Seç Oyna Kelime Kartları, çocuklarınıza Eş ve Zıt Anlamlı Kelimeleri oyunlar eşliğinde tanıtmanıza yardımcı olacak. Destede bulunan:
50 eş anlamlı kelime
64 zıt anlamlı kelime ve kelimeleri birleştirmede yardımcı olarak kullanılabilecek
14 fiil kartını verdiğimiz oyun önerileri uygulayarak çocuklarınızın bir yandan temel kavramları öğrenmelerine yardımcı olabilir bir yandan da eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.
Eş ve zıt anlamlı kelimeleri öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/638fa3ca-c645-4ef5-851b-d595a1ba8893.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğada Saklambaç</image:title>
            <image:caption>Birbirinden renkli, birbirinden canlı yeni aktivite kitabımız çocukların fark etme ve sayma yeteneklerini test etmelerine yardımcı oluyor.
Agnesse Baruzi tarafından tasarlanan tam sayfa müthiş detaylı illüstrasyonlar, farklı doğal habitatları ve muhteşem labirentleri resmediyor.
Doğada Saklambaç’ta çocuklar sayfalardaki hayvanların sayılarını bulup verilen alana yazıyorlar.
Heyecanlı ve aynı zamanda bilgi veren bu kitap çocuklara eğlence dolu saatler vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95783</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d633369e-9abb-48ac-aea2-d97ad35fd457.jpg</image:loc>
            <image:title>İsim, Şehir, Hayvan, Bitki, Eşya</image:title>
            <image:caption>Bilgi hazinenizi geliştirmenizde size yardımcı olurken,aynı zamanda boyama ve çizim aktiviteleri ile yaratıcılığınızı ortaya çıkarmanız için tasarlanmış eğlenceli bir
aktivite kitabı.

Alfabemizdeki harflerden yararlanılark oluşturulan bu kitapta, bildiğiniz ve araştırdığınız isimleri ve şehirleri siz yazıyorsunuz;160’ı aşkın hayvan ve eşya,
150’yi aşkın bitki türü ise sizin tarafınızdan keşfedilmeyi, renklendirilmeyi ve tasarlanmayı bekliyor!

İsim-Şehir-Hayvan oyunu esas alınarak hazırlanan bu kitapla eğlenerek öğrenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bb1ea1d-e510-4d46-81dc-2ea683153b9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Oscar kızarmasına engel olamıyordu:
Sınıfın önünde şiir okuduğunda,
Havuza girdiğinde,
Suzie’nin yanına oturduğunda...
Hatta ona kızardığı söylendiğinde bile!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80961311-e629-4131-a2ff-658eb6fa1ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Kadın Ve Evlilik</image:title>
            <image:caption>Derdin yoksa söylen,borcun yoksa evlen. Evi ev eden avrat,yurdu şen eden devlet. İyi kadın yuva yapar,kötüsü de yuva yıkar. Ana kızına taht kurar,kız bahtı kocada arar. Kocana göre bağla başını,harcına göre pişir aşını. Davul bile dengi dengine çalar. Erkek getirmeyi,kadın yetirmeyi bilmeli. Bir eve bir baca,bir kadına bir koca. Kenarına bak bezini al,anasına bak kızını al. Ev alana ve evlenene Allah yardım eder…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95786</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d88dc6-6e0b-463a-b790-bd70e11f4a10.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezbere Yaşayanlar</image:title>
            <image:caption>“Özgünlük” ve “yeni”nin sürekli övüldüğü bir çağda, detaylarda ne kadar ayrışsak da, temelde birbirimize çok benziyoruz. Sadece birbirimize benzemekle kalmıyoruz; bizden önceki nesillerden de o kadar farklı değiliz. Teknolojinin ve modernitenin getirdiği tüm yeni imkânlara rağmen birçok alışkanlığımızdan vazgeçemiyoruz. Benzer durumlarda benzer tepkiler gösteriyor, âdeta ezbere yaşıyoruz. Ve bunu değişmediğimizin pek de farkında olmadan yapıyoruz. 

Gözlemlemenin, sorgulamanın, tutarlı fikirler geliştirmenin sancılı sürecine katlanmaktansa reklamvari sloganlarla özgünlüğü yakalayabileceğimizi sanıyoruz. Ve sonunda her tembel öğrenci gibi sınıfta kaldığımızda hocayı suçluyoruz. 

İşte Ezbere Yaşayanlar, bir türlü vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımızın tarihî arka planıyla birlikte antropolojik, sosyolojik ve psikolojik kökenlerini irdeliyor. 

Bizim gibi olmayanlara neden tahammül edemiyor, yabancıdan ve farklıdan neden korkuyoruz? İnsanları niçin konuşma tarzına göre yargılıyor, argo kullananlara ya da aksanlı konuşanlara niçin yukarıdan bakıyoruz? Şu rasyonalite çağında neden hediye alıyoruz ve birbirimize bir şeyler ısmarlıyoruz? Niçin dedikodu yapmaktan vazgeçemiyoruz? Son elli yılda birçok hak edindikleri halde kadınlar neden erkeklerden farklı meslekler tercih etmekte ısrar ediyor? Bunca bilimsel gelişmeye rağmen neden hâlâ fala ve büyüye inanıyoruz? 

Yukarıdaki sorulara cevap ararken anekdot denizinde boğulmadan diyardan diyara koşup çağdan çağa savrulacağız. Taş Çağı’ndan modern zamanlara, Kalahari Çölü’nden Trobriand Adaları’na, Güney Sudan’dan Alp Dağları’na, Çin’den Aztek diyarlarına keyifli bir yolculuğa çıkmaya, Evliya Çelebi’den Torquemada’ya, James Cook’tan Şamhat’a, Kraliçe Njinga’dan İmparatoriçe İrene’ye, konuşan şempanzelerden Akıllı At Hans’a, yamyamlardan hadımlara birçok ilginç karakterle tanışmaya hazır mısınız? 

Ezbere Yaşayanlar’da iki yüz bin yıllık insanlık mirasının ortaya koyduğu birbirinden değişik toplum ve kültüre yönelerek davranışlarımızı şekillendiren ana etmenleri inceleyecek; kültürle biyoloji, geçmişle gelecek, gelenekle yenilik arasındaki çekişmeyi merkeze alarak, şartların alışkanlıklarımızı ne noktaya kadar değiştirebildiğini tetkik edecek ve doğamıza ne kadar hükmedebildiğimizi göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95787</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6aca74f-07f0-4358-8d66-99f7b1c946c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Epigenetik</image:title>
            <image:caption>Doğuştan gelen özelliklerin “gen” denen aktif DNA dizilimleriyle kuşaktan kuşağa aktarıldığını biliyoruz. Fakat bilim insanları yakın zaman içerisinde, sonradan kazanılan özelliklerin de kuşaktan kuşağa aktarılabildiğini keşfettiler. Gelgelelim, tuhaf bir şey vardı: Sonradan kazanılan bu özellikler DNA dizilimlerinde bir değişikliğe yol açmıyor ama yine de sonraki kuşaklara aktarılabiliyordu. Çok geçmeden DNA dizilimleriyle bağlantılı ikincil enformasyon yapıları keşfedildi. Epigenetik sözcüğü işte bu yapıları ifade ediyor. Bu epigenetik “programlar”, genleri, hatta bir kromozomun tamamını “açıp kapatabiliyor”, çevre ile genom arasında ara halka görevi yapıyor. 
Bernhard Kegel epigenetiğin sonuçlarını etraflıca ve ustaca betimliyor. Biyolojide etkileyici bir paradigma değişimine tanık olacaksınız. 
 
“Berhard Kegel hücre çekirdeğinin içinde olup bitenleri öyle iyi anlatıyor ki, biyoloji bilmeyenler bile 
konuyu anlayabiliyor.” 
— Spiegel online</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d2d7eb1-998c-4381-9b77-d39908897c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk 3 - Asya&apos;dan Eve Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Artık eve dönüyorum!” 
 
Uzun yolculukta sona gelindi. Bir iddia sonucu kendini bisikletle dünya turunda bulan Tom artık eve dönüyor. Ama evden hâlâ dünyalar kadar uzakta. Evine, ailesine, rahat yatağına dönmeden önce Rusya, Japonya ve Çin’de yol alacak; Asya’dan Avrupa’ya binlerce kilometre boyunca bisiklet sürecek. Eve eşsiz anılarla dönen Tom yolculuğunu tamamladığında Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk olma hayalini de gerçekleştirmiş olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95789</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b798acad-e171-4477-9a7d-3c74e567f24d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Uykuya</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti geldi. Tuvalete gidildi. Pijamalar giyildi. Peki ya dişler fırçalandı mı? 
 
Yatmaya hazırlanan bir ufaklığın uyku öncesi hazırlıklarını anlatan bu kitapta sözcükler yok, birbirinden eğlenceli resimler var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95790</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bae51c38-028f-4f0c-839d-cafd15d3996e.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallardaki Gibi Bir Yer</image:title>
            <image:caption>William, Edmund ve Anna adındaki üç kardeş, İkinci Dünya Savaşı sırasında güvenlik nedeniyle Londra’dan tahliye edilip geçici olarak kırsal bölgelerdeki ailelerin yanına yerleştirilecek olan çocukların arasına katılırlar. Ama onların aradığı geçici değil, kalıcı bir ailedir çünkü onların birbirlerinden başka kimseleri yoktur. 

Anne ve babalarını çok küçük yaşta kaybetmiş olan çocuklar, büyükannelerinin de ölümüyle birlikte savaşın ortasında kimsesiz kalmıştır. Hatırı sayılır miktarda bir mirasa sahip olsalar da bir vasileri yoktur. Kendilerine bir aile bulmaktan başka çareleri olmayan çocuklar aile avukatlarının da nasihatiyle bir tren dolusu çocukla birlikte uzaklardaki bir köye doğru yola koyulurlar. Kim bilir belki de burada kendilerine tıpkı hayallerindeki gibi bir aile bulabileceklerdir. Ama doğru aileyi bulduklarından emin olana kadar bu planlarından kimseye bahsetmemeleri gerekmektedir. 

Götürüldükleri köyde ev ev gezen çocuklar aradıkları huzuru küçük bir köy kütüphanesinde bulurlar. Açlıktan, soğuktan ve zorbalıktan kaçıp sığındıkları bu yer onlar için sıcak bir yuva gibidir, nazik kütüphaneci Bayan Müller de hayallerindeki anne. Acaba köylülerin bilinmeyen bir nedenden dolayı dışladıkları Bayan Müller’in kalbinde de hepsine yetecek kadar yer var mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95791</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecdd6914-176e-4bd1-ae09-adf51a82d036.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Karnında Ne Var?</image:title>
            <image:caption>Annemin karnında ne var acaba? Bir balon olabilir mi? 
 
Kardeş bekleyen bir ufaklığın merak ve heyecan dolu bekleyişini anlatan bu kitapta sözcükler yok, birbirinden eğlenceli resimler var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c32e1a2-6e15-4648-bbb8-88c11d936baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar Meraklılar Kulübü Birlikte Eğleniyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Meraklılar Kulübü, çocukları hayata meraklı gözlerle bakmaya çağırıyor. Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyasında geçen bilgi ve neşe dolu maceralar türlü konuda çocukların merakını giderecek, onları çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7527cbfd-941b-4a83-9b8b-cf4845e0ced8.jpg</image:loc>
            <image:title>60 Numaralı Kurt</image:title>
            <image:caption>Ortaokula başlayan Zek hayatında ilk defa kabuğundan çıkar ve arkadaş edinmenin tadına varır. Ama annesinin dinmek bilmeyen kaygıları kısa zamanda tüm hayatını altüst edecektir. Üstelik şehrin kurucusu olduğu rivayet edilen efsanevi kurt Beyazkuyruk rüyalarında belirip durmaktadır. 
 
60 Numaralı Kurt, düşler ve ay ışığı ile dolu sihirli bir değişim hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90831db1-f6e1-43b5-ae72-a139b69a49c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bir gün kapı çaldı ve uzaklardan eski bir dostunuz size misafirliğe geldi. Sakın paniğe kapılmayın! Bu kitap sayesinde misafirinizi en iyi şekilde ağırlayacaksınız. Aradığınız her şey bu rehberde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a72140b2-c309-422e-84f1-ae8e013243e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika Atilla&apos;ya Karşı</image:title>
            <image:caption>“Tünelin sonundaki ışığa doğru ilerlerken zaman duygusunu yitirmemek için yazdım.” 
 
Hakan Atilla, 2017 yılı baharında, New York JFK Havalimanı’nda FBI ajanları tarafından gözaltına alınacağından habersiz, meslektaşlarıyla beraber sıradan bir iş gezisinden dönmekteydi. Tutuklanıp hapishaneye gönderildiğinde, içinde bulunduğu zorlu koşullara rağmen başından geçenleri yazmaya başladı. 
 
Atilla, ABD’de tutulduğu farklı hapishanelerde yaşadıklarını, tanıştığı insanları, karşı karşıya kaldığı suçlamaları ve dava sürecini ilk kez bu kitapta anlatıyor. Amerika Atilla’ya Karşı, kariyerinin zirvesindeki bankacının hayata tutunduğu iki buçuk yılın etkileyici hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95797</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42321be4-7353-4b05-9e90-dc33bac19c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Memlekette Tuhaf Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Tuhaf zamanlar yaşıyoruz.  Kaotik, belirsiz, sisler içinde... Yaşadığımız zaman hakikat-sonrasıysa gerçeği bize kim söyleyecek? 
 
•Ansiklopedi için kupon kesen bir toplumken, bilgiyi daha çok mu önemsiyorduk?  
•Kutuplaşma Türkiye’nin felaketi mi olacak? 
•Bir belediye başkanı başkentin göbeğine dev bir dinozor heykelini nasıl dikti?  
•Televizyon dizilerinde kuruluştan çöküşe Osmanlı padişahları nasıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dönüştü? 
•Neden Türkiye’de trol olmak bile çok zor?  
•Şaman kılığındaki Trump taraftarları Amerikan Kongresi’ni neden bastı?  
•“Yankı odalarındaki” yaşamla Ulus’ta veya Başakşehir’deki yaşam arasında fark var mı?  
•“Kesin yaşanmıştır”cılık hayatlarımıza nasıl hâkim oldu? 
•20 yıllık Erdoğan iktidarı, hakikatle ilişkimizi nasıl zayıflattı? Türkiye, her parçasıyla, gerçeklik zemininden nasıl uzaklaştı? 
 
Daha onlarca soru… Tuhaf zamanların soruları… 
Başta sosyal medya olmak üzere internet, küreselleşme ve nihayet Covid-19 pandemisi dünyayı geri dönüşsüz bir şekilde değiştirdi. Siyasi yalanlar, komplo teorileri, safsatalar, masum uyarılar kılığındaki düzenbazlıklar… Neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmekte zorlanıyoruz. Birçokları için artık bu ayrımı yapmanın da önemi kalmadı. Bu döneme “hakikat-sonrası” da deniyor. 
 
Gazeteci yazar Yenal Bilgici, okuru bu tuhaf zamanların, Türkiye’yi ve dünyayı temelinden sarsan bu hakikat-sonrası çağının içinde bir gezintiye çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a29d12ae-c621-4323-a92e-62853fff8077.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Gezgini Tuf</image:title>
            <image:caption>Uzay Gezgini Tuf, çevrecilik ve mutlak güç üzerine kara komik bir meditasyon; galaksinin her yerinde yardıma ihtiyacı olan gezegenlerin yanında olmaya çalışan alışılmadık bir kahramanın, ilginç ve sevimli Haviland Tuf’ın hikâyesi... 
 
Haviland Tuf son derece iri, vejetaryen, kedileri seven, dürüst bir uzay tüccarıydı. Peki nasıl oldu da evrenin sunabileceği en acımasız kötülerle rekabet halindeyken, Dünya’nın efsanevi Ekoloji Mühendisliği Teşkilatı’nın son kalıntısının; gelişmiş ekolojik mühendislik yetenekleri olan savaş gemisi Ark’ın sahibi oldu? Boş verin, sadece gelmiş geçmiş en güçlü silahın emin ellerde olduğuna şükredin… 
 
“George R. R. Martin’den her zaman en iyisini beklerim ve o her zaman bunu başarır.” 
Robert Jordan 
 
“Okurların önünde Martin’den harika bir ziyafet var... Duygusal olarak karmaşık, ustaca yazılmış.” 
Newsday 
 
“Martin’in çok yönlü yeteneğinin yeni bir yüzü.” 
Asimov’s</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fcc7aa7-5729-47e7-a47c-336d16f54c3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sobeleme Kitabı Orman - Dikkat Geliştiren Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Ponpon Tavşan ile heyecanlı bir saklambaç oyununa davetlisin! Güzel kelebeklerden çalışkan arılara, sevimli sincaplardan bal düşkünü ayılara birçok orman canlısı bu kitabın sayfalarında gizleniyor. Onları ara, sobele ve say!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95801</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39a347db-cdf8-4cb2-a8a7-1828d37eb443.jpg</image:loc>
            <image:title>Sobeleme Kitabı Dinozorlar - Dikkat Geliştiren Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Minik T. Rex ve arkadaşlarıyla heyecanlı bir saklambaç oyununa davetlisin! Triceratops, Allosaurus, Stegosaurus ve daha bir sürü tarih öncesi muhteşem dinozor bu kitabın sayfalarında gizleniyor. Onları ara, sobele ve say!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb4bb81-5a20-4b58-9f84-f1000789c092.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Şifa Yolu</image:title>
            <image:caption>İçindeki karanlıktan doğuracağın bir aydınlık... 
Elinizdeki rehber, sizi var edenin kendinden eksiltmeden verdiği nur ile içsel yolunuzu aydınlatmak için size unuttuklarınızı hatırlatacak. 
Zihnin, öğrenilmişliklerinin korkusu yüzünden kendi sınırlarında saklanmak isteyip, unutmayı seçtiği ne varsa tek tek ruhlara fısıldayan bu rehber, size seçtiğiniz yolda yürüme cesareti verecek. 
Hatırlamaya başladıklarınızla ya da daha önce farkına varmadıklarınızla karşılaştıkça, geri dönülemeyecek bir görme açıklığı kazanacaksınız. 
Size, içinizdeki karanlıktan kopup, sizden doğacak ışığa yürüme cesaretini verecek olan, sizi yıkan, acıtan, iyileşmemiş kırıklıklarınızdır. Artık yaralarınızdan, şifa doğurmanın vakti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d9936c-fe38-4df5-aac8-a12678b17c45.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden Charlotte Perkins Gilman, Dağı Yerinden Oynatmak adlı eserinin ardından yeni bir ütopya kuruyor: Kadınlar Ülkesi. 
Maceraya ve bilime düşkün ancak kişilikleri birbirinden tamamen farklı üç Amerikalı erkek sadece kadınların yaşadığı bir ülke keşfeder. Yaşadıkları dünyadaki kötülükler, düşmanlıklar, savaşlar yoktur bu ülkede, aksine derin bir dostluk ve kardeşlik, hepsinden önemlisi evrensel bir annelik duygusu vardır. Kahramanlarımız, hoş burada kahraman sıfatını hak eden erkekler midir sizler karar vereceksiniz, bu eşsiz ülkeye uyum sağlamaya çalışırken zihinlerindeki kadın algısı değişmeye başlar ve hem kadınları hem de birbirlerini yeniden tanırlar. 
Böyle bir yerde neler kazanacak, nelerden mahrum kalacak, neleri arayacak ya da hiç aramayacaklardır? Gilman 1915 yılında bu kitabı kaleme alırken sadece kadınların hayattaki konumlarına değil, aynı zamanda dönemin politikasına, ekonomisine, tarımına, eğitimine, yoksulluğuna, bilimine ve daha nicesine o kendine özgü hiciv dolu üslubuyla değinmiştir. 
Kadınlar Ülkesi kadınların başarabileceklerine, dostluğun ve birlikteliğin getirilerine, savaşsız ve hoşgörülü bir dünyanın umuduna sesleniştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80a52c70-2322-4564-a135-10e8b1299233.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehirli Aşktan Şifalı Aşka</image:title>
            <image:caption>Masum âşığın tek günahı güllerin dikenini yok, rengini ve kokusunu ise çok saymaktır. 
 
Duygusal ilişkiler bir kimya deneyi gibidir. 
Bu deneyi hafife alıp, kendinizi “patlata patlata” neyin ne olduğunu öğrenme yoluna gidebilir ya da gerçek anlamda ruhunuza şifa olacak aşkın formülünü güle oynaya almayı seçebilirsiniz. Paşalığından geriye ne kaldığı tartışmalı olan yorgun gönlünüz bilir!:) 
Bir ilişkide en kalp kırıcı anlardan biri, karşı taraf üstündeki etkinizi yitirmeye başladığınızı fark ettiğiniz andır. Zararlı, bir halta yaramadığı gibi bir de üstüne insanı perişan eden zehirli ve sağlıksız ilişkiler nedir, hepimiz düşe kalka öğrendik. Peki ya şifalı olanı? 
İnsana huzur, neşe, tüm olumsuzluklara dayanma gücü veren ve sadece filmlerde olduğu söylenen o dönüştürücü AŞK’ı hiç yaşadınız mı? 
Aşkınızın hep ilk günkü gibi kalması belki de hayal değildir. Belki de bunun hayal olduğunu söyleyenler gerçek bir şifalı aşkı hiç tatmamış olanlardır. 
Bu kitap, “Sağlıklı, mutlu, huzurlu bir ilişkiyi hak ediyorum...” diyenler için yazıldı. Bu yüzden şimdi kendinize sorma zamanı: 
Yaşadığınız ilişki razı olduğunuz mu yoksa layık olduğunuz mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2801bf9-72a9-4155-8068-8ea727089d65.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalın ve Yansız</image:title>
            <image:caption>“İçinde yaşadığınız evrenle, içinizde yaşattığınız evren arasında kurabildiğiniz bağ kadar mutlusunuzdur.” 
– Anton Çehov 
 
Ne kadar iyi bir yaşam savaşçısı, mücadele insanı ya da boksör olursanız olun, hayata yumruk atan, hiçbir zaman kazanamaz. Yoluna savaşarak, yıkarak, çabalayarak devam etmeyi seçenler, bir yerlerde muhakkak tökezleyip düşerler. Hayat sizinle savaşmaz, sizinle savaşmayan hiç kimseyi ve hiçbir şeyi yenemezsiniz. 
Yaşam bir uyumluluk, yansızlık ve yalınlık deneyimidir. 
Gerçeklikle mücadele etmek yerine olduğu haliyle anlamak, kabul etmek ve içinden geçip gidebilmenin bir yolunu bulmak, insanın en kıymetli ve en güçlü ayrıcalıklarından biridir. 
Zen felsefesi üzerine uzun yıllar araştırmalar yapan yazar Bihter Onat, “yalınlık ve yansızlık” kavramları üzerinde uzun uzadıya duruyor bu kitabında. Sonradan öğrenilmiş bütün kaygıların, şüphelerin, korkuların, çaresizliklerin ve öfkenin yükünden kurtulmayı başardığımızda yalınlığımızın ve yansızlığımızın içindeki “çözüm üreten” güçlü yanımızla nasıl karşılaşacağımızın ipuçlarını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e55be85-1ed8-4574-881d-d1595c80c0b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekizinci Sanat Oyun</image:title>
            <image:caption>“Oyun kültürden eskidir ve tüm dini, siyasi ve askeri ritüeller birer oyunla başlamıştır.” 
– Johan Huizinga 
 
Geçmişten bugüne insan, 7 özgür sanatla birlikte olabileceği en yüksek potansiyele erişmeye çalışıyordu. Mantık, geometri, dilbilgisi, retorik, matematik eğitimin temel parçalarıydı ve insanlık 7 özgür sanatı; resim-heykel, müzik, tiyatro, dans, mimari, edebiyat ve sinemayı böylece yarattı. 
Bugünse kültürden daha eski olan oyunlar yeni bir formla karşımızdalar. Dijitalleşen ve etkileşimle benzersiz sanal deneyimler sunan oyunlar bugünün 8. sanatıdır. Sanat ile dijital camianın hiç olmadığı kadar yakınlaştığı, NFT bazlı sanat eserlerinin milyonlarca liradan saniyeler içinde kapışıldığı, blok-zincir tabanlı sanal müzayedeler, konserler, sergilerin dolup taştığı ve kripto oyunların oynayanlara zaman ve para kaybettirmediği, aksine hem zaman hem de para kazandırdığı, hiçbir zaman hayal bile edemediğimiz yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Hazırsanız oyun başlasın! 
Gamfed Türkiye Kurucusu ve Oyun Akademisi Kurucu Ortağı Ercan Altuğ Yılmaz oyunun sanatlaştırılmış halini anlattığı bu önemli kaynakla teknoloji ve sanatın bir aradalığından doğan muazzam potansiyelle okuru buluşturuyor. 
 
“Sanat var, zekâ var, strateji var, planlama var, anındalık var, haz var, her şey var. Masa başı, sokak ya da dijital fark etmez oyunlar ve oyunlaştırma binlerce yıldır küçük büyük tüm insanlığın ilgisini çekiyor.” 
– Prof. Dr. Uğur Batı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44f56f27-1339-4711-954a-73f3f300529f.jpg</image:loc>
            <image:title>Elizabeth Bennet Olmak</image:title>
            <image:caption>&quot;Geçmişin sadece hatırlamaktan zevk aldığınız kadarını düşünün...” 
 
Jane Austen’in büyülü kaleminden çıkan Gurur ve Önyargı eseri, kitabın baş kahramanı Elizabeth Bennet’in çağları aşan özgün karakteri sayesinde 200 yıldır geçerliliğini korumuş ve klasikler arasında yerini almıştır. 
Bu kitap sayesinde Elizabeth ile samimi bir arkadaşlık kurarken bir yandan da onun herhangi bir roman kahramanından çok daha fazlası olduğunu anlayacaksınız. Sayfalar ilerledikçe Elizabeth’in yaşamına, duygularına, yüreğinin sırlarına, istek, nefret ve beklentilerine şahit olurken kendinizle de ilgili birçok çıkarımda bulunacaksınız. 
Elizabeth Bennet kendi dönemi için devrimci sayılırdı... Bunu anlamadan, sadece bir aşk romanı okuduğunu sananlar ne çok yanıldıklarını bu kitapla öğrenecekler. Elizabeth Bennet’in kendi hayatının “efendisi” olmak ve tüm statülerden arınmış gerçek aşka kavuşmak için yumruğunu havaya kaldırdığını görecek, onu tekrar sevecek ama her şeyden önemlisi ona tüm kalbinizle saygı duyacaksınız. 
Elizabeth Bennet ile tekrar tanışmaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42adf64-6b21-43f2-a461-86811dc3b5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İtalyan düşünür Benedetto Croce’nin edebiyat üzerine denemelerinden oluşmaktadır. Croce, çağdaş estetik tarihini biçimlendiren en önemli isimlerden olmakla birlikte, edebiyat kuramı ve tarihi alanında oldukça değerli eserler vermiştir. 

Croce bu kitapta, Terentius, Lucretius, Virgilius, Dante, Petrarca, Ariosto, Shakespeare, Corneille, Goethe, Poe, Hopkins ve Proust gibi edebiyat tarihinin büyük isimlerini gündemine alıyor. Bu kanonik isimlerin nasıl anlaşılması gerektiği hususunda derin içgörüler sunmakla kalmıyor, haklarındaki yanlış anlamaları ortadan kaldırmak için gözü pek polemiklere de giriyor. 

Yeni bir okuma denemeyi vadeden bu kitap, farklı edebî perspektiflere kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32201b26-68c7-41cf-949f-de6273c62470.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Mutfağı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün sofrası hakkında şimdiye kadar çok şey söylendi, makaleler ve ciltler dolusu kitaplar yazıldı ama o sofraya gelen yemekler pek merak edilmedi, yemeklerin hazırlandığı mutfak ve mutfağın nasıl işlediği araştırılmadı. 
Mustafa Kemal Paşa’nın yaşadığı ve bazen uzun, bazen kısa müddetlerle kaldığı yerlerin; yani Çankaya’nın, Dolmabahçe Sarayı’nın, Florya Köşkü’nün ve diğer mekânların ortak özellikleri birer bekâr evi olmalarıydı. 
Atatürk’ün Mutfağı’nda devletin kurucusunun sofrasına gelen yemeklerin hazırlandığı mutfağın kuruluşu, satın alınan mutfak âletleri, yemek takımları, aşçılar, o devirde sofracı denen garsonlar, yiyecekler, içecekler ve Atatürk’ün hususî hesabından karşıladığı yeme-içme masrafları belgelere dayanılarak anlatılmaktadır. 
Kitapta kullanılan belgeler şimdi Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndedir ve 1921’den, yani Mustafa Kemal Paşa’nın Çankaya Köşkü’ne yerleşmesinden itibaren yapılan bütün harcamaların evrakı mükemmel 
şekilde muhafaza edilmiştir. 
Bu kitap Atatürk’ün mutfağını konu alan ilk çalışmadır ve kitapta yazılanların tamamının kaynağı, Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndeki belgelerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbda53db-e4c3-454a-ae61-f81d858ff8bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik Yer İsimleri Oteli</image:title>
            <image:caption>Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı’na doyamayanlar için harika bir resimli öykü. 

Nerede yaşıyorsun? Küçük Horultu’da mı yoksa Kaşınan Popo’da mı? Canavarlı mısın yoksa Sidikliköylü mü? İnanmayacaksın ama bu yerlerin hepsi gerçekten var! 

Komik Yer İsimleri Oteli’ne hoş geldin! Dünyanın dört yanından tatile gelen kuşlar, otelde havuz keyfi yaparken tuhaf bir ortak noktaları olduğunu fark ediyorlar: Hepsi komik isimli yerlerden geliyor. Sence hangi kuşun memleketi tam bir Saçmalık? Peki Tavuk’tan gelen hangisi? Hiçbir Yer’de yaşayan kuşu tahmin edebildin mi? 

“Yoook artık!” dedirten yer isimleri ve kahkahaya boğulan  kuşlarla dolu bir kitap bu.  
 
Not: Hâlâ bu yer isimlerine inanamıyorsan, kitabın son sayfasına bir göz at.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95811</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17dc4fa6-0364-4022-bc05-13f0878b9880.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Çayırları</image:title>
            <image:caption>Cennet Çayırları, sıradan yaşamların ve kişisel trajedilerin nasıl dönüştüğünü, birbirine eklendiğini gerçekçi biçimde anlatarak toplum kavramının temellerine ayna tutuyor.

Uçsuz bucaksız yeşilliklerle kaplı bir vadide, adlı adıyla Kaliforniya’nın Cennet Çayırları’nda bir araya gelmiş türlü türlü insanın hayatı, Steinbeck’in ünlü detaycılığıyla gözler önüne seriliyor. Toprağı ekip biçme derdinden kişisel sorunlara, geçim sıkıntısından doğal afetlerle mücadeleye... Yöre halkı bazen sıkı sıkıya kenetleniyor, bazen de ayrışıp un ufak oluyor. Steinbeck’ten, doğa ile insan arasındaki karmaşık ilişkinin çarpıcı biçimde betimlendiği, birbiriyle bağlantılı on iki öyküden oluşan eşsiz bir seçki.

“Etkileyici, açıksözlü ve yakıcı biçimde nüktedan; Steinbeck’in üslubu seçtiği ifadelerin, imgelerin özgünlüğüyle ve yansıttığı poetik duygularla dikkat çekiyor.”
ANITA MOFFETT

“Cennet Çayırları’nda karakterler âdeta yaşamaları, nefes almaları ve hoş ağaçlarla sarıp sarmalanmış küçük çiftliklerinde kendilerini bulmaları için yaratılmış.”
GERRY FITZGERALD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95812</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c1f70bb-d872-4acd-9ab9-c007278f827c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sardalye Sokağı</image:title>
            <image:caption>Steinbeck, İkinci Dünya Savaşı sırasında kaleme aldığı Sardalye Sokağı’nda savaşı unutmak istercesine sıradan insanların günlük hayatlarına odaklanıyor. Monterey’in Sardalye Sokağı, adını buradaki konserve fabrikalarından alır. Evsiz barksız bir grup genç ve elebaşları Mack, bakkal Lee Chong, hayat kadını Dora ve kızları, ressam Henri ile Steinbeck’in yakın dostu Edward Ricketts’tan esinlenerek yarattığı biyolog Doc bu sokağın sakinlerindendir. Steinbeck, Monterey üçlemesinin ikinci kitabı olan ve Yukarı Mahalle’nin izinden gittiği bu kitapta, Mack ve dostlarının başlarına gelenler ve yaşadıkları iç çatışmalar etrafında sokağın sakinlerinin sımsıcak hikâyesini anlatıyor. “Okumaktan en çok keyif aldığım Steinbeck kitabı.” EDMUND WILSON “Edebiyatın gerçek yerlerdeki gerçek insanlar hakkında olabileceğini bana öğreten yazar John Steinbeck’tir.” GERALD W. HASLAM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca4961b8-5e6d-4e32-82a7-31df26f72662.jpg</image:loc>
            <image:title>Yukarı Mahalle</image:title>
            <image:caption>Nobel Edebiyat Ödüllü John Steinbeck ilk büyük başarısını kazandığı Yukarı Mahalle’de komediyle trajediyi ustalıkla harmanlıyor. Monterey kasabasının tepelerindeki Yukarı Mahalle’de, Kaliforniya’nın eski yerlileri toplumsal normlarının dışında, yoksulluk içinde yaşarlar. Bunlardan biri olan Danny, Birinci Dünya Savaşı bitip de mahalleye döndüğünde dedesinden kendisine iki ev miras kaldığını öğrenir ve evini dostları Pilon, Pablo, Jesus Maria, Korsan ve Koca Joe’ya açar. Steinbeck’in Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri hikâyelerinden esinlenerek kurguladığı ve Monterey üçlemesinin ilk kitabı olan Yukarı Mahalle, Danny ve dostlarının nasıl bir araya gelip bilge bir topluluğa dönüştüğünün ve bu topluluğun başından geçen maceraların dokunaklı öyküsü. “[Steinbeck] Eserleriyle kendisine yön veren engin toplumsal temaların hakkını veriyor.” DON DELILLO “Steinbeck’in sayfalarının her birini aydınlatan o cazibeyi, mizahı, zekâyı, bilgeliği ve insan sıcaklığını tarif etmem mümkün değil.” JOSEPH HENRY JACKSON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33065678-e0df-4afd-a614-912dbef1892e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevizin Şarkısı</image:title>
            <image:caption>“Toynakların sesi yükseldi. Dağ taş, yaratılmış tüm mahlukat gözünü kapattı manzaraya şahit olmamak için, nafile. Biri gebe üç yavrusunu boynuzlarına takmış, tüyleri kırmızısiyah ve yapış yapış bir dişi geyik yaklaştı kendinden emin… Boynuzlarından sarkan cesetler ve kan yağmurundan, geyiğin yüzünü seçmek mümkün değildi. Yine de gözlerinden müebbet bir karanlığın kendilerine doğru aktığı anlaşılıyordu.” Kimsenin bilmemesi gereken bir şey yaptılar. Elif, Ayşegül ve Cemile. Annelerini öldürdüler. Sezen’in anneannesini. Suzan’ı... İz bırakmamalılar. Evi kırklıyorlar, salona gömülü canavarın genizleri yakan kokusunu ve o uğursuz şarkıyı def etmek için… Bahçede ise bir kadın, ceviz ağacının altında rüyaya yatıyor. Dualar, beddualar birbirine karışıyor. Ahalinin iç çekişleri duyuluyor. Aslında herkes görüyor, işitiyor, biliyor. Cevizin Şarkısı, Aslı Tohumcu evreninin ayrıksı örneği. Biraz dünyevi, biraz uhrevi, iki âlemi de yoklayan, nakış gibi örülü bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d938970b-ff66-400e-8926-4a108319f5bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Başında Durmuşuz</image:title>
            <image:caption>“‘Ben,’ diyorum, ‘hepsinin, bütün çocukların her gününü kurtarmak istedim.’ Hafifçe gülüyor kardeşim. Ne demek istediğimi anladı.” “Pişman mısın?” “Sorusunda, evet demem olasılığının tedirginliğini sezinliyorum.” “Hayır, pişman değilim. Ama herhalde bugünkü aklım ve deneyimim olsaydı bazı şeyleri başka türlü yapardım.” Bostancı’da, Göztepe’de ve Rıza Bey Apartmanı’nda geçen çocukluk ve ilkgençlik günlerinden, Fransa’ya, Budapeşte’ye, Viyana’ya, Leipzig’e uzanan politik mücadele yılları... Gün Benderli, Su Başında Durmuşuz’da anlatmaya çocukluğundan başlıyor, anne babasıyla geçen günlerini, öğrencilik yıllarını bir roman tadında yansıtırken, aynı zamanda dönem İstanbulu’na dair günümüz okurunu şaşırtacak anekdotlar da aktarıyor. Tabii, büyü- dükçe mücadelesi de onunla beraber büyüyor. Kendini sol hareketin içerisinde buluyor. Hemen hemen tamamı yurtdışında geçen -geçmek zorunda kalan!- bu mücadelenin içinde Nâzım Hikmet’ten Sertellere, Zeki Baştımar’dan İsmail Bilen’e Türkiye sol tarihinin önemli isimlerine de rastlıyoruz. Kimi zaman zorluklarla boğuşulan ama gelecekten asla umut kesilmemesi ve mücadeleden vazgeçilmemesi inancını yansıtan bir hikâye, kelimenin tam anlamıyla hayat...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dce0bd4-eb6e-44e0-86d9-264fc623cf71.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah İnci</image:title>
            <image:caption>Hayvanlara dair en güzel romanlardan biri olan Siyah İnci bir atın kendi ağzından dinlediğimiz yaşamöyküsü. Siyah İnci adındaki at yaşam yolculuğunda kimi zaman iyi kimi zaman kötü insanlarla karşılaşıyor. Ne olursa olsun yaşamında en iyi şekilde hizmet etmeyi annesinden öğrenmiş Siyah İnci bizlere hem insanların hem de atların dünyasını anlatıyor. Dilsiz bildiğimiz canlıları, insanlarla hayvanlar arasındaki kopmaz bağı gözler önüne seren bu unutulmaz klasik, çocuklar için uyarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cc2c621-a310-498b-afbf-da25e3e12964.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı günden beri her yaştan okurun hayranlıkla okuduğu Alice Harikalar Diyarında, bugüne kadar onlarca dile çevrildi. 
Lewis Carroll aslında bir matematikçiydi. Yakın arkadaşının Alice adındaki kızını eğlendirmek için anlattığı öyküleri bir kitapta toplama kararı aldı ve hayal gücünün zenginliğiyle kurduğu bu büyülü dünyaya her yaştan okurun adım atmasını sağladı. 
Küçük bir kız olan Alice tuhaf bir tavşanla tanışır; tavşan randevusuna geç kalmamak için koşturmakta ve sürekli saatine bakmaktadır. Alice, tavşanın peşinden bir deliğe dalar ve o anda kendini olağanüstü bir serüvenin içinde bulur. Şapkacıyla mart tavşanının verdiği çay partisine katılır, fareyle sohbet eder, öfkesi gözünü kör eden kraliçenin gazabına uğrar. Çünkü bu diyarda her şey ama her şey mümkündür… 
Çocuklar için uyarlanan bu özel baskıyla, sizleri hayal dünyanızda yepyeni kapılar açacak bu masal ülkesini keşfetmeye davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af55afd-789d-4a21-a50f-540aa5533814.jpg</image:loc>
            <image:title>The Crown</image:title>
            <image:caption>The Crown, Altın Küre, BAFTA ve Emmy Ödüllü Netflix dizisi hakkında, İngiliz Kraliyet tarihçisi Robert Lacey’nin hazırladığı, tarihten ve birinci sezondan seçilmiş özel fotoğraflarla bezeli bir elkitabı. Küçüklüğünden beri kraliçe olacağı gün için hazırlanan II. Elizabeth, babasının ölümünün ardından 25 yaşında taç giyer. Fakat eşiyle yaşayacağı gerilimlerin yanı sıra, kız kardeşinin gönül macerası da başını oldukça ağrıtacaktır. The Crown, Buckingham Sarayı ve Downing Sokağı 10 Numara’daki Başbakanlık Konutu içinde yaşananları anlatırken diziye konu olan olayların tarihsel arkaplanına da ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edeabeca-9c27-48e5-ad24-8fa07514afe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikastçının Hançeri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cam şato serisinin karakterlerinin bilinmeyen hikayeleri.. 
 
Celaena Sardothien’in heyecan verici destanının nasıl doğduğunu keşfedin. 
 
Celaena Sardothien, Adarlan Krallığı’nın en korkulan suikastçısıdır. Güçlü ve acımasız Suikastçılar Loncası için çalışmasına rağmen başına buyruktur ve güvendiği tek kişi bir kiralık katil olan arkadaşı Sam’dir. 
 
Celaena’nın entrikacı ustası Arobynn Hamel, onu uzak adalardan düşman çöllerine götüren görevlere gönderdiğinde Celaena kendini onun isteklerinden bağımsız hareket ederken ve ustasına olan bağlılığını sorgularken bulur. Yol boyunca hem dost hem de düşman edinir ve Sam için arkadaşlıktan çok daha fazlasını hissettiğini keşfeder. Ancak Arobynn’in emirlerine uymayan Celaena korkunç bir ceza alma riskiyle karşı karşıya kalır. Sadece kendininkini değil, Sam’in hayatını da tehlikeye atmıştır. 
 
Artık Arobynn’in pençelerinden kurtulmayı umuyorlarsa her şeyi göze almak zorunda kalacaklar ve başarısız olurlarsa sadece özgürlük şanslarını değil, hayatlarını da kaybedeceklerdir... 
 
Cam Şato’nun öncesine dair beş kısa hikâyeden oluşan bu kitap, sizi kurnaz suikastçı Celaena Sardothien’in geçmişine ve onun büyüleyici –aynı zamanda ölümcül- dünyasına daha derinden bakmaya davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f54485b0-abf5-4007-8e5b-9bd8abe27233.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Bir Kalbi Tutmak</image:title>
            <image:caption>Bu kitap öğrendiklerimden ve deneyimlerimden süzüp sana sunduğum bir davet... Çünkü çoğu zaman kırık bir kalbin ona sahip çıkan birine ve onu seven insanlara ihtiyacı var. Bunca yıl içinde, birinin iyi olmasını içtenlikle istemenin, iyileşme sürecinin en önemli unsurlarından biri olduğunu gördüm. Dilerim, senin kendini daha iyi hissetmene yönelik içten isteğim, bu satırların arasından sana ulaşır. 
 
Dilerim kendi kırık kalbini sevgiyle, şefkatle tutabil. Dilerim kırık kalbini sevgiyle şefkatle tutabilen insanlar olsun. Dilerim kırık kalbin iyileşsin. 
 
Klinik psikolog, dışavurumcu sanat terapisti Suzi Amado’dan ruhumuzun bağışıklık sistemini güçlendirecek, kırık kalplerimize şifa olacak bir kitap… Mindfulness’dan pomodoro’ya, empati kasımızı güçlendirmekten kendi “umut serumu”muzu yaratmaya, sanat terapisinden terapist seçimine, iyileşme yolunda tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bir başucu rehberi Kırık Bir Kalbi Tutmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f0c19f4-b7b8-44c3-ba92-5240200aa831.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Bilimsel Araştırmalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/516a4685-bbb6-40af-8f26-6fa028c23913.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazende</image:title>
            <image:caption>Sessizlik lisan iken demde 
Binbir söz ettim de geldim 
Yalnızlık fersahken âdemde 
Koca arza yettim de geldim 
 
Nâr-ı aşkta gözlerin kömür 
Al bu aşkı gönlünce sömür 
Fani canda sürer iken ömür 
Ben özde bittim de geldim 
Ere mihnet midir doğu batı 
Cana minnet şahta iken atı 
Senden gayrı her bir fırsatı 
El tersimle ittim de geldim 
 
Göğe uzanır âşığın iki kolu 
Maşuk’un yolu dikenle dolu 
Aşkın gösterdiği cümle yolu 
Yalın ayak gittim de geldim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79fdc3ca-6c82-4c23-8dc6-5847fa3080e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Shuggie Bain</image:title>
            <image:caption>1980’ler. Glasgow şehrinin adeta öleyazdığı, ailelerin güçbela ayakta kalabildiği bir dönem. Ne var ki orta yaşlarındaki alımlı Agnes Bain daha fazlasını hak ettiğine inanır; müstakil bir ev sahibi olmak, istediğini satın almak gibi... Gelgelelim taksi şoförü kocası tarafından sürekli aldatılan Agnes, üç çocuğuyla birlikte harap olmuş bir madenci kasabasında yaşamaya mahkûm olur. Çocukları, yavaş yavaş alkol batağına saplanan Agnes’i kurtarmak için ellerinden geleni yapsalar da, bir süre sonra kendilerini kurtarmak için bir bir onu terk ederler. Yalnızca en küçükleri Shuggie, bir gün düzeleceği ümidiyle annesinin yanında kalır. 
 
Farklı bir çocuk olan Shuggie, annesinin iddialı tavırlarını benimser. Ancak davranışları yüzünden madenci çocukları onu hırpalarken yetişkinler tarafından da acımasızca yargılanır. Diğer oğlanlara benzemeye çabalayan Shuggie, bir yandan da annesini kurtarmak, bu yoz ortamdan çıkarmak derdindedir.  
 
Douglas Stuart’ın romanı Shuggie Bain yoksulluğu, sevginin sınırlarını ve kibrin beyhudeliğini ortaya seren, sakınmasız tavrına karşın olağanüstü çarpıcılıkta ve güzellikte bir eser. 
 
“Bağımlılık, cesaret ve sevgi üzerine bu şaşırtıcı şekilde içten, duyarlı ve sürükleyici ilk roman bizi şaşkınlığa uğrattı… Yıkıcı tutkulara ve aile kurumuna dair alabildiğine hüzünlü, bununla birlikte umudun büsbütün solmadığı bir sorgulama.” 
Booker Ödülü Jürisi 
 
2020 Booker Ödülü 
2020 Amerikan Ulusal Kitap Ödülü finalisti 
2021 İngiliz Kitap Ödülleri, “Yılın Kitabı Ödülü” 
2021 İngiliz Kitap Ödülleri, “En İyi İlk Roman Ödülü”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6887361-2c12-40ad-b601-523730f4260e.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrep</image:title>
            <image:caption>Heyhat! Bakın, ey insanlık! Bu tablodaki laneti çözüp tembelliği öteleyen, resmi bitiren benim! Benim iradem, azmim, mücadelem. Ressam’ın kattığı tek şey elinin becerisidir. Şayet Tanrı bana el verseydi, ben de çizerdim! Lakin dil verdi yalnızca. Ben, siyah, zehirli bir akrep! Bir böcek! Hani üstüne bassanız sarı safra fışkıracak içinden sadece. Ama bir lanet, bir hüzün, bir fikir bassa üzerime, görüyorsunuz ya, ne düşünceler çıkıyor içimden. Tonlarca ağırlıkta azap, yalnızlık beni öldürmüyor da neler yaptırıyor. Bu yüzden yürümek, basmak, yalnızca insan bedeninde olmak değil maharet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0ae9fb8-77b4-4da6-9a20-5648b5124879.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Yeri</image:title>
            <image:caption>Ernaux’nun babası, kızı öğretmenlik sınavlarını verdikten iki ay sonra ölür. Yazar bu ölümün ardından, yetersiz eğitim görmüş, çocukluğundan beri değeri ancak kas gücüyle ölçülmüş babasının işçilikten küçük esnaflığa geçişini, onun toplumsal konumunu ve kendisiyle ilişkisini eşeler. Satırlara dökülenlerse dramatik hatıralar değil, bir portre üzerinden anlatılan bir “sınıf” hikâyesidir. 
 
Babamın Yeri, bir adamın hem toplumun hem de kızının gözündeki “yer”ini irdeleyen, son derece kişisel bir konuyu sakınmadan, alabildiğine yalın bir üslupla evrensele dönüştürerek aktaran bir metin. 
 
“Duyguların ve ketumluğun iç içe geçtiği muazzam bir edebî başarı.” 
Le Monde 
 
“Ernaux, Simone de Beauvoir’dan bir neslin tarihini tutan vakanüvis rolünü miras aldı.” 
Margaret Drabble</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebaf067c-0945-431f-a0fc-5d3a4fbff9b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalın Tutku</image:title>
            <image:caption>İsimsiz bir anlatıcı, evli ve yabancı bir adam, her şeyi tüketen bir tutku, saplantıya dönüşen bir aşk… Ernaux ispatsız, sade üslubuyla, cinsellik temelinde kurulan bu ilişkinin dinamiklerini, tutkunun tuzağına düşmüş kalbin arzularını, beklentilerini, arzulanan erkeğin varlığıyla özdeşleşmedikçe katlanılabilir olmaktan çıkan günlük işleri, sıradan olayları bütün içtenliğiyle, cesurca ortaya koyuyor. 
 
Yalın Tutku, hangi toplumsal konuma ait olursa olsun, tutkunun insanları nasıl ele geçirebileceğini, kişinin iradesini nasıl hiçliğe indirgeyip körleştirebileceğini anlatan, nadir görülecek türden bir yüzleşme deneyimi. 
 
“Fransız edebiyatının en önemli yapıtlarından birinin yazarı olan Annie Ernaux’nun eseri yıkıcı olduğu kadar güçlü, öfkeli olduğu kadar da incelikli.” 
Édouard Louis 
 
“Basit açıklamalara kafa tutan tutkulara adanmış bir eser.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9db0b53-3328-4d1a-9a66-74ebd8d24fa8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıslı Zenon - Mutluluk Hayatın Dirençsiz Akışıdır</image:title>
            <image:caption>“İyi yaşam küçük adımlarla elde edilir, fakat bu asla küçümsenecek bir şey değildir.” 
 
İlk kez Kıbrıslı Zenon tarafından ortaya konan Stoacılık, aklın rehberliğinde yaşanan erdemli bir hayatı savunan, sadece üzerinde düşünülen değil aynı zamanda yaşanan bir felsefedir. Zenon’a göre huzur ve mutluluk erdemli yaşamın doğal bir sonucudur, erdemlice yaşamak her halükârda mümkündür ve huzuru bulmak bizim elimizdedir. 
 
Stoacılık, mutluluğunu kendi bilgece kararlarıyla ve erdemli davranışlarıyla inşa eden, huzurunu dış koşullara emanet etmeyen bir insana nasıl dönüşebileceğimiz sorusunu merkeze alan, Helenistik dönemin çok önemli bir felsefi akımıdır. Günümüzün bilişsel-davranışçı psikoterapi ekolüne de düşünsel kaynaklık etmiş olan Stoacılık, Zenon’dan 23 asır sonra modern dünyada anlam arayışındaki insanlara felsefi rehberlik sunmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0617bdb-4d03-41ed-8630-1a7844693266.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Frigya</image:title>
            <image:caption>Alp, meraklı, dünyayı keşfetme heyecanıyla dolu bir 
çocuk. Yaşadığı topraklar, onu her daim bir maceraya 
davet ediyor! 
Bir tarafta Emre Gölü, diğer tarafta Peri Bacaları… 
Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Ayazini… 
Gizemli izleriyle Kral Yolu, 
binlerce yıllık geçmişe sahip Avdalaz Kalesi… 
Memeç Kayalıkları’ndan yükselen dev balonlar, 
dörtnala koşan atlar, cirit oyunları, köstebek arayışları… 
Tarihin içinde bir maceradır yaşananlar! 

Psikolog Arzu Aslan tarafından okunmuş olan 
“Adım Adım Frigya” kitabı, çocuklara keşifler sunacağı; 
gözlem yapma, merak ve araştırma duygusunu teşvik 
edeceği, çevre duyarlılığı konusunda farkındalık yaratmaya yardımcı olabileceği düşüncesiyle tavsiye edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/099296ab-6f7f-43ed-961a-9f5fc0ba2814.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzeysel</image:title>
            <image:caption>Bahtsız Bedevi, Münkir Münafık, Gönül Adamı, Sabah Şekersizi, Vefa Abidesi... 
 
29 harf, 29 toplumsal tipik... Bir de “Yüzeysel Alfabe” elbette! 40 kişiyiz ama birbirimizi tanıdığımız pek söylenemez. Hele şimdi, her şeyin insanları birbirinden uzaklaştırdığı, yalıttığı, internetin ve salgının yalnızlaştırdığı bir zamanda... Uzatmayayım, bir de ben canınızı sıkmayayım, bu çağda işte, az çok belirmiş, hemen hepimizin hakkında bir şeyler bildiği, düşündüğü toplumsal tipiklerimizi yazmayı denedim. Ben de “dışarıda içeridekinden daha çok olan” karakterlerimizi yazmaya çalıştım. Yüzeysel de olsa birbirimizi tanıyalım diye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aae8d486-bcd8-41e1-9304-485183144b58.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine İyi Bak</image:title>
            <image:caption>Bendeki bütün fotoğraflarını sildim. Yani, neredeyse hepsini. Geriye sadece bu kaldı. Şurada, öndesin. Tuileries Bahçesi’ndeyiz, 8 Aralık 2013, saat 17.36. Bana doğru dönmüşsün, bana bakıyorsun, bana gülümsüyorsun… En azından ben öyle sanıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50602b7b-787a-4e56-af27-ecedfc5135b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Hipotezi</image:title>
            <image:caption>“Okurlar, nükteli diyalogları ve sevilesi yan karakterleriyle hem gerçekçi hem de eğlenceli olan bu kitabı 
ellerinden bırakamayacaklar.” 
Library Journal 
 
Doktora öğrencisi Olive Smith aşka inanan biri değildir. 
Bu inancına şanssızlığı da eklenir ve başına gelen olayların sonunda, sevgilisi olduğuna dair yalan söylemek zorunda kalır. Yalanına kanıt arayan Olive panikler ve okulun koridorunda karşısına çıkan ilk adamı öper. 
 
Ne yazık ki bu adam, öğrenciler tarafından “meşhur pislik” olarak bilinen genç biyoloji profesörü Adam Carlsen’dan başkası değildir. Olive hiç beklemediği bir tavırla karşılaşır; genç adam onun sırrını saklayacağını hatta işbirliği yaparak 
sevgilisi rolünü oynayacağını söyler. 
 
Olive ile Adam’ın küçük bir deney olarak başladıkları sahte ilişkileri, sonunda her şeyin gerçek olduğu bir noktaya varır. Genç kadın, aşk hipotezlerinden daha karmaşık tek şeyin kendi kalbini mikroskop altında incelemek olduğunu çok geçmeden fark edecektir. 
 
Sahte bir gönül ilişkisinde taraflar birbirlerine karşı koyamazsa ne yaşanır? Tabii ki tüm aşk hipotezleri yerle bir olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97c0d39-85ab-4a8f-aada-fa71c8e505d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaç Kere Vazgeçtin</image:title>
            <image:caption>Gözlemlemeyi, konuşmayı, anlamayı ve kişileri belirli bir alanda yönlendirmeyi bu denli benimsemiş biri olarak, kendi penceremden gördüğüm şekilde ve anlattıklarımla, okuyan herkese bu kitap sayesinde ulaşmak istedim. Ne büyük cesaret! 

Bu kitapta anlatılanlar az bilinen şeyler olmamak ile birlikte, kendi deneyimimle, kendi gözümden bir şeyler anlatabilmek ve sizleri benim bakış açımla bir nebze de olsa yönlendirmek ya da hayatınıza dokunmak istedim. Kitap içerisinde yazdıklarımdan yaşamınızdaki aksiyonlara katabileceğim ufacık bir şey bile olsa amacım yerine ulaşmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f7792ee-7050-44e9-982e-5e42a4379eb6.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizden Doğan Güç</image:title>
            <image:caption>Sevginin bütün soruların cevabı olduğunu anladığımızda bilge oluruz. 
 
Hayatımızda şükran duyarak hatırlamadığımız her dakika yeterince incelemediğimiz bir dakikadır. Eğer onu incelemiş olsaydık, altında yatan, kimi filozof ve teologların “büyük ilahi plan” dedikleri muhteşem ve gizli düzeni görebilirdik. 

İlişkilerimizdeki çatlaklar, işimizi altüst eden bir aksilik ya da olumsuz kısırdöngüler bize hep hayatta daha iyisini yapmamız gerektiğini anlatır gibi gelir, oysa neye karşı koyarsak o güçlenir. Dengesizlik sandığımız şey bir yanılsamadır, her şey baştan beri mükemmel bir düzene göre işler.
 
Duyulara ait hiçbir şey ruhu tatmin edemez. Ruhu tatmin edebilecek yegâne şeyler; şükür ve kalpten gelen sevgidir. Özlem duyduklarımız değerlerimize yön verir, değerlerimiz kaderimizi belirler, değerlerimiz değiştikçe kaderimiz de değişir. 

Dünyaca ünlü motivasyon konuşmacısı Dr. John Demartini kusursuz anlatımıyla bu kez mutluluk ve şükür dolu yeni bir yaşamın kapılarını aralıyor. Peşinde koştuklarınızla değil elinizdekilerle mutlu olmanın basit ve dürüst ilkelerini açıklıyor. Alıştırmalar, olumlamalar ve günlük tutma metotlarıyla birlikte bu kitap sorunlarla boğuşan herkesin zihnine çok daha hoşnut olmayı sağlayacak yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0ba845-3b42-4854-a971-bb30d8602f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Dostlar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Louisiana 1875. Köleliğin kaldırılmasının ardından yaşanan çalkantılı süreç, üç genç kadını gönülsüz bir yol arkadaşlığı ve tehlikeli bir arayış için birleştirir. Lavinia ile Juneau Jane’I yollara düşüren içinde bulundukları maddi çaresizliktir ama kölelik kaldırılmadan önce annesinden ve sekiz kardeşinden koparılan Hannie için durum farklıdır. Batıya yaptıkları bu 
yolculuk esnasında acı veren bir soru genç kadının aklında yeniden alevlenir: Acaba uzun zaman önce izlerini kaybettiği ailesi hâlâ hayatta mıdır? 
 
Louisiana 1987. Öğretmenliğinin ilk yılındaki Benedetta Silva için öğrenim kredisi borçlarını ödemenin tek yolu bir taşra okulunda çalışmaktır. Genç kadın yoksulluk içindeki öğrencilerinin yaşadığı hayatı kavramakta zorlanır. Budaklı meşelerin ve köhne plantasyon evlerinin altındaki asırlık geçmiş, uzun zaman önce hayatta kalmak için yapılmış bir yolculuğu ve her şeyi değiştirebilecek gizli bir kitabı saklamaktadır. 
*** 
 
 “Harika bir roman. Yürek burkan, keder dolu bir hikâye olmasına rağmen neşe ve iyimserlikten de asla vazgeçmiyor.” 
 
-Bookreporter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4fe983a-567a-4f3c-9950-bb5866ac6c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Her İnsan Bir Bestedir</image:title>
            <image:caption>DOĞANIN NEFESİ SESTİR... 
 
Etrafımızda her şey her an titreşiyor. Sesi duyup duymamaktan bağımsız olarak süreklilik gösteren bir SES var hayatımızda. Bu SES daimidir ve evreni de oluşturandır. Doğanın nefesi sestir. İçimizdeki atomlar da sesle titreşir. Ses, yapıcı da olabilir yıkıcı da... 
 
• Eşyaların sesi var mıdır? 
• Dost eşyalar ve düşman eşyalar olabilir mi? 
• Büyük kaya parçaları ses vasıtasıyla havaya kaldırılabilir mi? 
• İbn-i Sina sese neden önem veriyordu? 
• Kelimelerin gücü nedir? 
• Suyun hafızası nasıl çalışır? 
 
Tüm bu konular birbiriyle organik bir bağ oluşturur. 
Kitabı okuduktan sonra etrafınızdaki seslere daha fazla dikkat ediyor olacaksınız. Size olumlu veya olumsuz etki eden sesleri ayırt ederek seçiminizi huzurlu ve dingin olma yönünde yapabileceksiniz. Sağlıklı bir beden için sağlıklı bir ruha sahip olmak gerekir. 
Hayatı dinlemenin, her insanın oluşturduğu besteyi dinlemenin ve kendimizi dinlemenin zamanı geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4e07f2c-9e7a-4ec9-a246-503760414222.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Zorlayıcı Davranışları Dengeye Getiren Metaforik Hikayeler Yazmak</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de bir ilk olan bu kitabı; anne babalara, öğretmenlere ve çocuklarla çalışan profesyonellere, çocukların davranışsal durumlarına özel hikâyeler yazılabileceğini anlatabilmek için kaleme aldım. Amacım, çocuklarda zaman zaman ortaya çıkan zorlayıcı davranışları, eğlenceli ve hızlı bir şekilde dönüştürüp nasıl dengeye getirilebileceğinin keşfedilmesine rehberlik etmektir. Peki, rehberiniz kimdir, kısaca tanımak ister misiniz?  
 
Adana doğumluyum. Evliyim; iki oğlum ve bir de kedim var. Büyük çoğunluğu Adana&apos;da geçen hayatım: 
2002 yılında Çukurova Üniversitesi Fizik bölümünden (pedagojik formasyonlu) mezun oldum. Kısa bir süre eğitim kurumlarında stajyer öğretmenlik yaptıktan sonra özel sektörde satış-pazarlama alanında çalışmaya başladım. 
2005 yılında yüksek lisansımı yine aynı üniversitede MBA yaparak tamamladım. 
2012-2013 yıllarında Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) onaylı “Profesyonel Yaşam Koçluğu” ve “Öğrenci Koçluğu” eğitimlerini aldım. 
2014 yılında eğitimciliğe geri dönerek, hem koçluk seanslarımı yaptığım hem de çocukların akademik süreçlerine katkı sağlamak için eğlenerek öğrenme atölyeleri düzenlediğim bir merkez açtım. 
14 yıl kadar gıda ve elektronik sektörünün lider şirketlerinde satış müdürlüğü yaptıktan sonra, 2019 yılında kurumsal kariyerimi noktalayarak merkezimdeki faaliyetlere ve hikâyeleştirme çalışmalarına odaklandım.  
 
Hikâyelerle olan yolculuğum, 2020 yılında dünyanın ileri gelen yazarlarından Seth Godin’in, ünlü yazar Bernadette Jiwa ile ortak gerçekleştirdiği 6 haftalık “Story Skills Workshop” eğitimine katılmamla farklı bir boyut kazandı. Sonrasında aldığım eğitimleri, edindiğim tecrübeleri ve yaptığım araştırmaları bir araya getirerek, çocukların zorlayıcı davranışlarını dengeye getirmeyi amaçlayan metaforik hikâye yazma metotları geliştirmeye başladım. Bu metotlarla yazdığım hikâyeleri öğrencilerimle yaptığım seanslarda ve küçük oğlumun büyüme sürecinde kullandım. Güzel sonuçları neticesinde bunları, ilgilenen herkesle paylaşmaya karar verdim. 
 
Bundan sonraki süreçte, yetişkinlere ve çocuklara yönelik çalışmalarımı; yeni kitaplarımla, web sitem www.nihalaltunsuzer.com üzerinden ve online platformlarda gerçekleştireceğim bireysel seanslar ve eğitimlerle sürdürmeye devam ediyor olacağım. Bir gün bir yerlerde rastlaşmak dileğiyle… 
 
Nihal ALTUNSÜZER 
Eğitimci / Hikâye Becerileri Uzmanı / Profesyonel Koç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18b84977-0f2f-4fb7-9b1d-694ca6f6ed61.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözülme</image:title>
            <image:caption>“EN KUSURSUZ CİNAYET ÇARESİZ BİRİNE SIRT ÇEVİRMEKLE İŞLENİR.” 
Halktan gelen tüm itirazlara rağmen ülkenin en güzel arazileri dünyanın en hızlı büyüyen şirketlerinden biri olan KRAYONİK’e satılmıştı. Ne kendisini ağaçlara zincirleyen aktivistler ne de ruhunu henüz şeytana satmamış siyasetçiler 10 futbol sahası büyüklüğünde dünyanın en büyük yeraltı deposunun kurulmasını engelleyebildi. Yerin üstünde, İstanbul’un en büyük gökdelenine sahip olan KRAYONİK, artık yerin altına da hâkim olmak istiyordu. 
KRAYONİK, zamanı durdurup kendini geleceğe aktarmak isteyen “zengin züppelerin” hayallerini gerçekleştirme aracı olduğu kadar, dermansız hastalıklarla boğuşan insanların da son sığınağıydı. En azından parası yetenlerin... 
Fakat umudu zamanın sırtına yükleyenler, yıllar sonra hiç beklemedikleri bir sonla karşı karşıya kalacaklarından bihaberdi: 
Belki de zaman her şeyin ilacı değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f98fc71-46cc-4d9b-90d0-51ec68075a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüz İnsan</image:title>
            <image:caption>Yaşlılığın, yaşlılığa bağlı hastalıkların olmadığı bir yaşamın tüm olasılıklarını Ölümsüz İnsan’da bulacaksınız. 
 
“Ölümsüz İnsan çok yakında uzun ömürlülüğün hızdan nasıl kaçabileceğini ve sonsuza dek yaşayabileceğimizi açıkça anlatıyor.” 
 
Ray Kurzweil 
Singularity Üniversitesi’nin eş kurucusu 
 
Yaşlanma ve ölüm, insan hayatının en büyük korkularından. 
Bu yadsınamaz sona çözüm bulmak mümkün mü? José Cordeiro ve David Wood bu can alıcı soruya parmak basıyor ve insanın ölümlü olmaya mahkûm olmadığını bilimsel olarak ele alıyor. 
 
Gelecekte bizi neler bekliyor? Ölümsüz İnsan biyolojik ölümsüzlüğün nasıl bir seçenek haline gelebileceğini, yaşlanmanın da bir hastalık olduğunu ve tedavi edilebileceğini, ölümlülüğün bilimsel olarak nasıl sonlandırılacağını açıklıyor. Bu geleceğe ulaşmak için yapılan araştırmaları, teknolojik ilerlemeleri, bilimin biyolojik yaşlanmayı durdurmaya ne kadar yakın olduğunu sade bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e612bf7-70e7-46fb-aae7-e4d04b3249cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cici Kız Olmayı Bırak</image:title>
            <image:caption>ARTIK SENİN ZAMANIN!

Bu kitabın odağında kadınlar var ama ataerki erkeklere de zarar veriyor. Kadınlara cici kız olması söylenirken, erkekler de agresif, maço, atletik, duygusuz, çapkın vs. olmaları için baskılanıyor.

Kadınlar binlerce yıl güçlü olmak yerine İYİ ve CİCİ olmaya çalıştı. Ancak bu onların seslerini duyurmalarına, yeteneklerini göstermelerine ve vizyonlarını geliştirmelerine engel oldu.

Yazar Majo Molfino, gerçekleştirdiği birçok görüşme ve seans sonucunda, kadınların kendini sabote etmesinin beş temel sebebini “Beş Cici Kız Miti” başlığı altında tanımladı.

Kurallar | Kusursuzluk | Mantık | Uyum | Fedakârlık

 Her bir mitin ilişkinizi, kariyerinizi, gücünüzü ve yaratıcılığınızı nasıl etkilediğini göreceksiniz. Cici Kız Olmayı Bırak, özgüveninizi geri kazanmanıza yardımcı olup yolunuzu aydınlatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d22e048-348d-4336-ae40-68ebdad4d7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannemle Aynı Gün Doğduk</image:title>
            <image:caption>Bugün kahramanımızın doğum günü! 
Ama aynı zamanda büyükannesinin de doğum günü. 
Bir çocuk nasıl büyükannesiyle aynı gün doğabilir ki! 
Bu durum kahramanımızın kafasını biraz karıştırsa da, 
bu karışıklığı çözmek için bir planı var! Bizimle eğlenceli bir serüvene çıkmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b59947be-3072-4938-8f4a-6438cb309b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulurum Seni Çiftlikte</image:title>
            <image:caption>Çiftlikte bulurum seni! Bu hiç kolay değil ki!
Karanlıkta gizlenen birileri var!
Sincap Simsim&apos;i takip et, çiftliği keşfet!
Feneri hiç bırakma, ipuçları yardım edecek sana.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ecc047-9d4b-4ce8-8303-c40179df71cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hekimoğlu Ali Paşa</image:title>
            <image:caption>Ol tabîb-i illet-i devlet ki bu târihde 
Hekîmi oldu sadre kanûn-ı şifâî bu Ali 
H. 1144 / M. 1732

Hekimoğlu Ali Paşa, XVIII. yüzyılda üç kere sadaret makamına gelmiş, Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi ve sosyal dönüşümlerine şahit olmuş ve bunlara yön vermiş bir devlet adamıdır. 70 yılı aşan ömrü boyunca, Bosna’dan Adana’ya, Tebriz’den Kahire’ye, Girit’ten Trabzon’a, İmparatorluk coğrafyasında ayak basmadığı pek az yer bırakan Ali Paşa siyasi haşmeti, savaşlarda ve idari nizamda elde ettiği başarılarıyla, sıhhatine halel geldiği düşünülen devletin bir hekimi telakki edilmişti. Ali Paşa’nın biyografisini XVIII. yüzyıl için bir pencere olarak kullanan eser, bu çağda siyasi otoritenin muktedir sadrazamlar tarafından devralındığını, sadaret makamının siyasi meşruiyet zemininin ve icraat kabiliyetinin diğer iktidar odakları karşısında kuvvet kazandığını, Ali Paşa’nın da bu “paşalar çağının” şeyhülvüzerası (vezirlerin şeyhi) olduğu iddia ediyor.

Mehmet Yılmaz Akbulut’un Hekimoğlu Ali Paşa, Paşalar Çağının Şeyhülvüzerası başlıklı eseri gerek zengin kaynak kullanımı gerek anlatı kuvvetiyle, Osmanlı tarih ve biyografi yazıcılığında önemli bir merhale teşkil edecek hem tarihçiler hem de tarih ve biyografi meraklılarının faydalanacağı bir eser olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e1b2292-13b9-4d0d-a2ac-41712e8d210a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgelik Psikolojisi -1</image:title>
            <image:caption>Bilgeliğin sadece sözde ve soyut bir tavır olarak kalmaması, aksine günlük hayatımızın bir parçası ve yaşam pratiğimizin bir değeri olması gerektiği düşüncesiyle yola çıkan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adını verdiği iki eserle 21. yüzyılın en temel değeri olarak gördüğü bilgeliği masaya yatırıyor.

“Rasyonel İnanç, Spinoza’nın Yanılgısı ve Evrimin Evrimi” alt başlığını taşıyan Bilgelik Psikolojisi 1 kuantum sonrası dönemde bilimin ulaştığı veriler ışığında inancın rasyonel akılla nasıl da ortak temellere dayandığını, Higgs Bozonu-Tanrı Parçacığı tezinin bilimsel temelini, Yaratılış ve Evrim ikilemi gibi konular eşliğinde bugün gelinen noktada bilimin yaratılışı hesaba katmasının bilimsel etik açısından bir zorunluluğa dönüştüğünü kanıta dayalı verilerle aktarıyor.

“İyi, Doğru ve Güzeli Bulma Sanatı” alt başlığını verdiği Bilgelik Psikolojisi 2 ise Batı’nın Pozitif Psikoloji olarak tanımladığı bilgelik öğretisinin orijinal kökenlerine atıfta bulunarak ego-ben kavramlarına bilgelik temelli bir bakış getiriyor. Bilgeliğin dinamiklerine, aile, toplum ve liderlik konuları özelinde pratik hayata aktarılmasına ve tasavvufla bağına dair kapsamlı bilgiler sunuyor.

Küresel ölçekte bir pandeminin hüküm sürdüğü gezegenimize adalet ve barışın hakim olması için, aklın rehberliğinde, vicdan ve hesap verebilirlik kavramlarının eşliğinde bir bilgelik paradigmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adlı çalışmasında teori ve pratiği bir araya getirerek yüzyılımıza çare olabilecek bir teklif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdafd981-e5fc-45c9-9b9a-95bf9583f801.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgelik Psikolojisi - 2</image:title>
            <image:caption>Bilgeliğin sadece sözde ve soyut bir tavır olarak kalmaması, aksine günlük hayatımızın bir parçası ve yaşam pratiğimizin bir değeri olması gerektiği düşüncesiyle yola çıkan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adını verdiği iki eserle 21. yüzyılın en temel değeri olarak gördüğü bilgeliği masaya yatırıyor.

“Rasyonel İnanç, Spinoza’nın Yanılgısı ve Evrimin Evrimi” alt başlığını taşıyan Bilgelik Psikolojisi 1 kuantum sonrası dönemde bilimin ulaştığı veriler ışığında inancın rasyonel akılla nasıl da ortak temellere dayandığını, Higgs Bozonu-Tanrı Parçacığı tezinin bilimsel temelini, Yaratılış ve Evrim ikilemi gibi konular eşliğinde bugün gelinen noktada bilimin yaratılışı hesaba katmasının bilimsel etik açısından bir zorunluluğa dönüştüğünü kanıta dayalı verilerle aktarıyor.

“İyi, Doğru ve Güzeli Bulma Sanatı” alt başlığını verdiği Bilgelik Psikolojisi 2 ise Batı’nın Pozitif Psikoloji olarak tanımladığı bilgelik öğretisinin orijinal kökenlerine atıfta bulunarak ego-ben kavramlarına bilgelik temelli bir bakış getiriyor. Bilgeliğin dinamiklerine, aile, toplum ve liderlik konuları özelinde pratik hayata aktarılmasına ve tasavvufla bağına dair kapsamlı bilgiler sunuyor.

Küresel ölçekte bir pandeminin hüküm sürdüğü gezegenimize adalet ve barışın hakim olması için, aklın rehberliğinde, vicdan ve hesap verebilirlik kavramlarının eşliğinde bir bilgelik paradigmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adlı çalışmasında teori ve pratiği bir araya getirerek yüzyılımıza çare olabilecek bir teklif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fb7a36-acf4-4bfd-9975-74e0f125dcc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Öğretmen Olmak</image:title>
            <image:caption>Eğitim durmadan değişiyor, dönüşüyor. 21. yüzyıl öğrencisinden beklentilerimiz önceki dönemlerin öğrencilerinden beklenenlerden çok daha farklı. Bu yüzyıl problem çözebilen, eleştirel düşünebilen, hayal kurabilen, sorumluluk alabilen girişimci öğrenciler istiyor.

Z ve Alfa kuşağı öğrencilerini eskinin alışılmış eğitim modellerine mahkûm etmek, onların bu potansiyellerini açığa çıkarmalarına ve kendilerini keşfetmelerine engel olmak demek. Hâl böyleyken öğretmenlerin çağın gerektirdiği yetkinliklerle donanması, değişen öğrenci profilinin ihtiyaçlarına cevap vermesi ve döneme uygun bir eğitim ortamı oluşturması elzem. 

Teknolojiyle şekillenen yeni iletişim kanalları öğrencilerin bütün dünyasını belirlerken öğretmenlere düşen, onlarla doğru frekanslarda iletişim kurmaktır. Tamamen teknolojiye değil, teknolojiyi kullanarak öğretmeye odaklanmaktır. Kültürel ve tarihî değerlerimizi ön planda tutmak, öğrencileri dış dünyada başarılı kılacak özelliklerle donatmaktır. Günün sonunda eğitimcilere düşen erdemli, öğrenmeyi öğrenmiş, analiz yeteneğine sahip, kendini geliştirebilen ve dünyaya duyarlı bireyler yetiştirmektir.

Tecrübeli eğitimci ve yazar Metin Özdamarlar’ın kendi deneyimleriyle yıllar süren titiz araştırmalarını harmanladığı Yeni Nesil Öğretmen Olmak, “teknoloji” neslini eğiten günümüz eğitimcilerine mesleki hayatlarında rehber olacak bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da0461a0-63ca-49c1-a3e5-d6884299973e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şefik Can Hatıralar</image:title>
            <image:caption>Kıymetli şahsiyetini bu hayâl âleminde daima gölge bir varlık olarak tanımlayan Şefik Can; miladi takvime göre doksan altı, hicri takvime göre doksan dokuz yaşına kadar aşk ile hayırlı ve bereketli bir ömür sürdü. II. Meşrutiyet’in ilanıyla gözlerini dünyaya açmış olan Şefik Can, âlim bir babanın rahle-i tedrisinde ilk eğitimini aldı. Yokluk, fakirlik ve zaruret çağında ortaokuldan itibaren Askeri mektebe girdi ve Cumhuriyet’in ilanını müteakip senelerde Kuleli Askerî Lisesi’nde ve Harp Okulları’nda eğitimini tamamlayarak subaylık kariyerine başladı. İstanbul, Vize, Kırıkkale, Erzincan ve Konya gibi muhtelif şehirlerde yüzlerce subay yetiştirdi.
Şefik Can Hatıralar başlığıyla okurlarına takdim edilen bu eser, I. Dünya Savaşı, İstiklal Harbi, Cumhuriyet’in kuruluşu, II. Dünya Savaşı ve çok partili hayata geçiş gibi farklı dönemlere dair tam anlamıyla sosyal, siyasî, askerî, iktisâdî ve kültürel tarih membaıdır. Eğitim, edebiyat, kültür ve sanat açısından İstanbul sahhaflarına, kitapçılarına, ilmi cemiyetlerine; kısacası son bir asırlık kültür tarihimize ışık tutmakta. Pek çok ilginç ve orijinal olaylara şahitlik eden Şefik Can’ın bu hatıratı, aynı zamanda, Mevlevî, Melâmî, Nakşî, Bektaşî, Cerrâhî ve Uşşakî çevrelerini yakından yansıtması yönüyle son dönemin tasavvufî yaşantısını çok renkli bir şekilde tasvir etmekte.
Kuleli Askeri Lisesi’nde yıllarca Edebiyat öğretmenliği görevini sürdüren Şefik Can bu bereketli ömrüne sığan çok sayıda meşhur şahısla bir araya geldi ve onlarla nice özel hatıralar yaşadı. Mustafa Kemal Atatürk, Mareşal Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Tâhirü’l-Mevlevî, Mehmed Âkif, Hattat Hamid Aytaç, Mahmud Sadettin Bilginer, Muzaffer Ozak, Midhat Baharî, Muhsin Ertuğrul, Seniha Bedri Göknil, Abdülbaki Gölpınarlı, Faruk Gürler Paşa, Nâzım Hikmet, Ferit Kam, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu, Ahmet Remzi Dede, Yaman Dede, Ladikli Ahmet Ağa, Suudü’l-Mevlevî, Peyami Safa, Annemarie Schimmel, Hüseyin Siret, Ali Nihat Tarlan, Neyzen Tevfik, Rıza Tevfik, Selman Tüzün, Feridun Nafiz Uzluk, Süheyl Ünver, Elmalılı Hamdi Yazır, Halide Edip Adıvar, Şükûfe Nihal, Münevver Ayaşlı, İsmail Hâmi Danişmend, İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Abdülaziz Mecdi Tolun, Muhammed Raşit Erol, Hüseyin Hilmi Işık, Enver Ören, Cinuçen Tanrıkorur... gibi önemli kişilere dair bugüne kadar çok az bilinen olayların anlatıldığı bu güzide hatırat; bir nehir söyleşi kıvamında H. Nur Artıran’ın Şefik Can merhumla 2000’li yılların başında yaptığı söyleşiler ile vücut buldu. Sufi Kitap bu paha biçilmez hazineyi Türk okuruna takdim etmenin kıvancını yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca120cb-a72e-4a06-9e86-b4b407434bdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığa Yön Veren Türk Muhasebe Filozofları</image:title>
            <image:caption>Bir bilimin felsefesi varsa filozofu da olmalıdır. Muhasebe 1876 yılından beri bilimdir. Muhasebe Felsefesi ismini taşıyan ilk kitap ise 1907 yılında yazılmıştır. O hâlde muhasebe felsefesiyle ilgilenmiş çok sayıda muhasebe filozofu olmalıdır. Muhasebenin teorik ve pratik yönlerine katkı sunmuş filozofları, düşünürleri, aydınları, mütefekkirleri, münevverleri, entelektüelleri, reformistleri, üstadları, eğitimcileri veya adına ne derseniz deyin. “Kim bu insanlar, nerede yaşamış, neler düşünmüş, neler yazmış, nelerle dertlenmiş? Hangi ideallerin peşinden gitmiş, hangi ülkülerle cedelleşmiş, hangi rüyaları görmüş, ne fedakârlıklarda bulunmuş, devletlerin mali sistemlerine, işletmelerin finansal durumlarına ve nihayet ulaştığımız şu uygarlığa nasıl bir katkı sunmuş?” derseniz maalesef bu soruları yanıtlamak uğruna bütünsel bir çalışma yapılmamıştır. Hatta muhasebe ve filozof sözcükleri Türkçemizde yan yana bile gelememiştir.

İşte bu kitap, hiç irdelenmemiş söz konusu sorulara odaklanarak kayıp bir dünyanın gizemli kahramanlarının izinden gitti. Günün sonunda otuz iki muhasebe filozofuyla geri dönerken sadece Orta Doğu coğrafyasındaki limanlara uğradı. Yazma imkânı olursa ikinci seyahatte de Avrupa ve Amerika’da yetişmiş muhasebe filozofları keşfedilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71581d59-e928-430c-97b6-ccb8f1fc65d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Göbeklitepe - Tarihi Eser Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>Komik, saf, deli dolu Levent ve tayfası, “Genç Arkeologlar Yetişiyor Projesi” için Göbeklitepe’ye gidiyor!
Göbeklitepe’nin milattan önceye uzanan gizemli tarihini keşfedecekleri bu kitapta tayfa başını yine binbir belaya sokuyor. On binlerce yıllık heykellerin peşine düşen hırsızları yakalamak ve arkeolojik hazineyi korumak için kendilerini heyecanlı, tehlikeli mi tehlikeli bir maceranın içinde buluyorlar.
Göbeklitepe’yi tayfayla birlikte korumaya ve arkeoloji bilimine daha yakından bakmaya hazır mısın? Her şey, insanlık tarihini değiştiren Göbeklitepe için!
Bambaşka bir Levent macerası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c544ab9-b07e-4f10-b3e3-ad67b1e2ffb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarısızlar Kulübü</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir kişi görünmeyendir. Ya iki kişi? Görünen, koca bir destektir!&quot;

Çimen, Yağmur ve Polen… Birbirini tanımayan üç çocuğun yolu “Başarısızlar Kulübü”nde kesişiyor. Peki, bu kulübe kimler katılabilir? Başarısız olma korkusuyla yüzleşmek isteyen herkes! İşte, bu hikâye kendilerini derslerde, sporda, sanatta veya aklımıza gelebilecek her alanda başarısız hisseden herkesi kucaklıyor.

Sen de başarı yarışında kendini geride kalmış hissediyorsan bu kitap sana “Pes etme!” diye fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c9df52c-2786-4400-bbdc-e59497ace3e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatta Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Hayatta Kalanlar, büyürken birbirine yabancılaşan üç kardeşin –Nils, Benjamin ve Pierre’in annelerinin ölümü üzerine bir araya gelmelerini anlatıyor. Kardeşler, annelerinin vasiyeti üzerine çocukluk yıllarının odağındaki eski yazlık evlerine dönüyorlar. Hikâye katman katman açıldıkça ve kardeşlerin çocukluklarına daldıkça gerçekler anlaşılıyor: Bu evde yaşananlar hepsinin karakterini, hayatını ve birbirleriyle ilişkilerini geri dönülemez şekilde etkilemiş, aileyi dağıtmış, herkeste ayrı bir yara açmış...

Alex Schulman, travma ve trajedinin ardından çözülen bir zihnin anılar sarayında gezerken en derin bağlarımızın, bizi en büyük darbelere karşı nasıl savunmasız bıraktığını ustalıkla ortaya koyuyor.
 
“Hayatta Kalanlar sizi üç kardeş için ağlayacağınız duygusal bir labirentin derinliklerine götürüyor. Dönüştükleri adamlar için, oldukları çocuklar için, kaybettikleri masumiyet için... Işıl ışıl, akıldan çıkmayacak, unutulmaz bir roman.” –Fredrik Backman

“Çok iyi bir kurgu ve kusursuz bir anlatım. […] İsveç’in bu 1 numaralı çok satarının otuzu aşkın ülkedeki yayınevleri tarafından yayınlanması harika. Schulman, ebeveynlerine ve bu dünyaya karşı savunmasız kalan çocukların başına gelenleri incelikle ve keskin bir üslupla tasvir ediyor. Ve sevginin yokluğu, her şeyi yutana kadar büyüyen bir kara delik yaratıyor.” –Der Spiegel

“Alex Schulman, hikâyenin kırılma noktası olan zirvesine yenilikçi ve dolambaçlı yollarla ilerliyor. Bölümler, kardeşlerin göl evine dönüşlerinin şimdiki anlatımı ile orada geçirdikleri son yaza ilişkin fragmanlar arasında gidip geliyor. Geçmiş zaman bölümleri kronolojik olarak sunulurken, şimdiki zaman bölümleri tersine açılıyor. […] Hayatta Kalanlar, bize üç kardeşin ‘yoksulluk sınırının altında gerçekleşen üst sınıf yetiştirme’lerinin kederli hikâyesini, incelikle işlenmiş sahnelerle sunuyor. Bu yürek burkan anlatı, başlığındaki ironik acıyı ortaya koyuyor.” –The Wall Street Journal
“Yakıcı bir hikâye… Schulman o kadar sade bir dille yazıyor ve anıların inceliklerini öyle sezgisel aktarıyor ki.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3229e536-9bad-40af-addf-9eb50557792b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mukaddime</image:title>
            <image:caption>İbn Haldun tarih felsefesinin, sosyolojinin, antropolojinin, iktisat biliminin, kısacası toplum bilimlerinin kurucu babası olarak kabul edilir. Mukaddime’si, dünyanın en önde gelen bütün entelektüellerince dikkatle okunan ve pek çok devlet başkanınca fikirlerine hayran olunan bir şaheserdir.
Roger Garaudy, müslüman olmadan önce kaleme aldığı İslâm Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı eserinde, İbn Haldun’a on sayfadan fazla yer ayırır ve onu “Descartes’ın, Montesquieu’nün Öncüsü ve İslâm’ın Karl Marks’ı” olarak görür. Ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee, “Hiç şüphesiz Mukaddime, kendi türünde, bugüne kadar hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir zihnin ortaya koyamadığı en büyük eserdir!” ifadesini kullanır. Engels, yaptığı toplum değerlendirmelerinde Mukaddime’den yararlanır ve “Hıristiyanlığın ilk dönem tarihine katkı” başlıklı makalesinde, İbn Haldun’un görüşlerinin çok özlü bir özetini sunar. BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, “Sadece İbn Haldun ismi bile İslâm Tarihinin ne kadar parlak bir ilim çağı yaşadığının göstergesidir!” der.
Arapça üç ayrı baskısından, Fransızca ve İngilizce tercümelerinden de yararlanılarak dilimize aktarılan bu Mukaddime’yi çok geniş kesimlerin daha iyi anlayacağını umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3842d6-6917-43cc-8244-52a70d173883.jpg</image:loc>
            <image:title>Mukaddime (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İbn Haldun tarih felsefesinin, sosyolojinin, antropolojinin, iktisat biliminin, kısacası toplum bilimlerinin kurucu babası olarak kabul edilir. Mukaddime’si, dünyanın en önde gelen bütün entelektüellerince dikkatle okunan ve pek çok devlet başkanınca fikirlerine hayran olunan bir şaheserdir.
Roger Garaudy, müslüman olmadan önce kaleme aldığı İslâm Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı eserinde, İbn Haldun’a on sayfadan fazla yer ayırır ve onu “Descartes’ın, Montesquieu’nün Öncüsü ve İslâm’ın Karl Marks’ı” olarak görür. Ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee, “Hiç şüphesiz Mukaddime, kendi türünde, bugüne kadar hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir zihnin ortaya koyamadığı en büyük eserdir!” ifadesini kullanır. Engels, yaptığı toplum değerlendirmelerinde Mukaddime’den yararlanır ve “Hıristiyanlığın ilk dönem tarihine katkı” başlıklı makalesinde, İbn Haldun’un görüşlerinin çok özlü bir özetini sunar. BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, “Sadece İbn Haldun ismi bile İslâm Tarihinin ne kadar parlak bir ilim çağı yaşadığının göstergesidir!” der.
Arapça üç ayrı baskısından, Fransızca ve İngilizce tercümelerinden de yararlanılarak dilimize aktarılan bu Mukaddime’yi çok geniş kesimlerin daha iyi anlayacağını umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62b6f5bb-8c77-4206-88c6-a8b262a22fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri</image:title>
            <image:caption>Kötülük dünyanın bir yerinde altımızı oymaya devam ediyor.
Dünya tarihinin en acımasız liderlerinden Hitler’in yolu Türkiye’ye, Tarlabaşı’nın tam orta yerine düşse ve kötülük tohumları karanlığın bağrında, yerin yedi kat dibinde yeniden filizlenmeye yüz tutsa, hatta Yermük’ten Trafalgar’a tünellerle bağlansa, dalga dalga yeryüzüne yayılsa… Ne olur?
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından insanlığın yeni bir hayat kurma uğraşı verdiği yıllarda, İnönü Türkiye’sinde sıradan bir memuriyet hayatı süren Ali Ulvi büyük planın yazılı olduğu şifreli bir zarf alınca kendini Yermük’ten Trafalgar’a tünel kazarken bulur. Tünelin ucuysa aydınlıktan ziyade kâbus gibi bir karanlığa, fethetmek arzusuyla gözleri kamaşmış bir bilincin hastalıklı hayaline açılmaktadır. Yaşadıklarının gerçekliğinden şüphe ederken gerçek olma ihtimalini de göz ardı edemeyen Ali Ulvi doğru olduğuna inandığı şeyin, vicdanının peşinden giderek bu plana çomak sokmaya baş koymuştur.
Serdar Uslu’dan hayalle gerçek arasındaki ince çizgide gidip gelen, insan olmanın manasına, ana gizlenmiş hakikate, yüreği tahtakurusu misali kemiren korkuya, dört bir yandan yayılan ve kuşatan kötülüğe dair mitolojik ve felsefi motiflerle bezeli, kara mizahın büyülü gerçeklikle buluştuğu bir ilk roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd182a2f-5eb7-4cba-a604-b0c090e31c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cezeri ve Akılalmaz Makineleri</image:title>
            <image:caption>Cezerî… Mucit, dâhi, bilim insanı, fizikçi, bilgin, entelektüel ve mühendis….
Siberbetik, mekatronik, otomasyon ve android sistemlerinin öncüsü…
800 yıl önce, günümüz teknolojilerinin hayal bile demeyeceği olağanüstü insansı robotlar, eğlenceli otomatlar, ilginç saatler, şifreli kilitler ve kasalar, akıl almaz makineler, matrak oyuncaklar tasarladı. Sadece tasarlamakla kalmadı, icat ettiği makineleri çalıştırdı. Ondan sonra bu topraklarda onu geçen hatta onun düzeyine yaklaşan bile olmadı. Şimdi bu becerikli mühendisi tanımanın, takdir etmenin, hakkını vermenin, model almanın ve bilim tarihinde kaybolmuş dâhi” ile yeniden tanışmanın tam zamanı…
Cezerî’nin heyecan ve ilham verici çalışmalarına yolculuk için hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c498af0-0a38-4ae5-b26f-4670da7b4354.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddetsizliğin Gücü</image:title>
            <image:caption>Toplumsal çatışmalarda şiddete ve şiddetsizliğe başvurmanın siyasi ve etik boyutlarını tartışan Butler açıkça şiddetsizlikten yana tavır alıyor. Butler, meşru şiddet tekelini elinde tutan aktör olarak devletin şiddet tanımındaki muğlaklığı kendi amaçları doğrultusunda nasıl kullanabildiğini gösterirken, bir yandan da şiddetsizliği savunmak için yeni bir tasavvur geliştiriyor ve şiddetsizliği toplumsal eşitliğin bir gereği olarak temellendiriyor. Şiddetin özsavunma olarak meşrulaştırılmasında sorunlu bulduğu sınırı, kimin “öz”, yani “biz” olarak tanımlanageldiğini ve bu sınır var olduğu sürece şiddeti özsavunmayla gerekçelendirmenin nasıl bir dışlama, dolayısıyla eşitsizlik yarattığını tartışıyor. Yine eşitlik açısından, bütün yaşamların aynı derecede önemli addedilmesi için insanlar daha hayattayken “yası tutulabilirliğin” nasıl pay edildiğini düşünmeye çağırıyor. Klasik sözleşmeciliğin temelinde yatan bireyciliğin eleştirisiyle birlikte, Butler şiddetsizliği karşılıklı bağımlılığın kaçınılmazlığına dayandırıyor. 
Siyaset ve felsefeyle ilgilenen okurlarımızın zevkle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3acbc88b-a151-4ed8-8fd2-029856770186.jpg</image:loc>
            <image:title>Suret 12. Sayı Psikokültürel Analiz - Kara Ayna</image:title>
            <image:caption>DOSYA: KARA AYNA İLGİNÇ ZAMANLAR 
 
“İçinde yaşadığımız internet uygarlığı gitgide her şeyi yansıtıcı bir yüzeye dönüştürüyor. Ekranlarda her gün insan olmanın bin bir yüzüyle karşılaşıyoruz. Hem bizi bir araya getiriyor hem de gitgide daha çok ayırıyor; tüm dürtülerimizin oyun alanı oluyorlar. Kapatma tuşuna bastığımız anda ise karşımızdaki cıvıl cıvıl evrenler yok oluyor ve kapkara bir camla karşılaşıyoruz. Edebiyatta, sinemada, sosyal bilimlerde bu ‘kara ayna’lar uygarlığı, gelecekte toplumların ve bireylerin ruhsallığı konusunda hem ütopik hem de distopik öngörülerde bulunuyor. Covid19 dünyası da bu distopik ‘kara ayna’ öykülerini anımsatıyor: Karantinaların, tekinsiz bir iç/dış nesne olan virüsün, “sosyal” mesafelerin ve maskelerin dünyası… Bu cesur yeni dünyanın ve içinden geçtiğimiz ‘ilginç zamanların’ toplumsal ve bireysel düzeyde ne gibi değişim ve dönüşümlere yol açtığını hep beraber izlerken bizler de bu döneme ayna tutarak onu hem ruhsal hem de toplumsal açıdan yazmak istedik, umarız keyifle okursunuz.” –Editör’den 
 
 

• Barış Özgen Şensoy 
• Burçak Erdal 
• Didem Danış 
• Gülru Hotinli 
• Hakan Kızıltan 
• M. Işıl Ertüzün 
• Mehmet Ekinci 
• Meral Erten 
• Ozan Erözden 
 
 
 
• Özgür Öğütcen 
• Reşit Canbeyli 
• Sanem Tayman Eksin 
• Sinan Tınar 
• Tuba Tokgöz 
• Yavuz Erten 
• Yusuf Atabay 
• Joy A. Dryer &amp; Ruth M. Lijtmaer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fef5ee69-7542-4400-bf92-ab819ef09058.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziyafet</image:title>
            <image:caption>Ziyafet; Dante Alighieri’nin 1304-1307 yılları arasında, sürgün döneminde Bologna’da kaldığı sırada yazdığı bir eser. Kendisinin belirttiği üzere on dört risaleden oluşmasını planlamış olmasına rağmen bu çalışmayı dördüncü risalenin sonunda bırakır. Kitabı, herkese açık bir “ziyafet” düzenler gibi tasarladığını, bu çalışmada insana dair konulara değineceğini belirtmesine rağmen şairin hemen ardından İlahi Komedya’ya başlamış olması, bu yapıtı yazmak üzere bilgileri topladığını ve düşünce yapısını burada oluşturduğunu gösterir. 

Çünkü İlahi Komedya’da yer alan birçok dize, kişi ve bilgi bu kitapta da mevcuttur. Timur Guda’nın özgün dilinden çevirdiği Ziyafet; şairin başyapıtı İlahi Komedya’yı okumuş, okumak üzere olan veya okuyacak tüm okurlar için bir anahtar kitap niteliğinde. Üstelik ilk defa Türkçede. 

“Herkese açık bir ziyafet hazırlamaya niyetliyim, böyle hazırlanan yemeğe de öyle bir ekmek gerekir ki o olmadan yenmesi mümkün değildir. Hatta bu öyle bir ziyafet ki değerli ekmek, düşündüğüm yemekle nafile yere servis edilmiş olmayacak. Lakin o sofraya bazı uzuvları sorunlu olanlar hiç oturmasınlar, dişi dili damağı olmayanlar gibi, kötü alışkanlıklara susamış olanlar da, çünkü onların midesi zehirli bade ile doludur, bu nedenle böyle bir yemeği içlerinde tutamazlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd5c6f7f-89ca-4af9-a9f8-ed4493292fb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Dante’nin Yeni Hayat’ta il primo amico (“en iyi dostum”) diye adlandırdığı Guido Cavalcanti, İtalyan şiirinin “Tatlı Yeni Üslup” akımının en güçlü şairlerindendir. Ve bu kitap, 13. yüzyıl İtalyan şirinin en önemli adlarından Guido Cavalcanti’nin bütün şiirlerini içeriyor. Kitabın karşılıklı sayfalarda çift dilli olarak hazırladığımız bu baskısı, Cavalcanti ve şiirine dair bir sunuş yazısının yanı sıra şairin şiirlerindeki kimi önemli imge, kişi ve unsurlara yönelik notlarla zenginleştirilmiş olarak Kemal Atakay’ın çevirisiyle… 

“Görüyorsunuz, ağlayarak yürüyen 
ve Aşk’ın hükmünü sergileyen biriyim, 
ve bana bakıp bir kez olsun iç geçirecek 
merhametli bir kalp bulamıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41122727-92c2-4fa4-b10c-c834ecef5d98.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Lear</image:title>
            <image:caption>Ömrünün son demlerini yaşayan Britanya Kralı Lear, tahtından inip krallığını üç kızı arasında eşit biçimde paylaştırmaya karar verir. Krallığın en büyük bölümünü, kendisini en çok seven kızına verecektir. Goneril ve Regan dalkavukluk ederek onu pohpohlar ama Cordelia’nın içtenlikle dolu sevgi sözleri babasını tatmin etmeyince kendisini ülkeden sürgün edilmiş halde bulur. Ne var ki diğer iki kızı Lear’ın umduğu gibi yanında durmayacak ve böylece tüm aileyi yerle yeksan eden bir kaos fırtınası esmeye başlayacaktır. William Shakespeare’in külliyatında en önde duran ve sadakat, iktidar ve delilik gibi izlekler söz konusu olduğunda dünya edebiyatında ilk akla gelen metinlerden biri olan Kral Lear’ı Mehmet Zeki Giritli’nin çevirisiyle sunuyoruz. 
“Doğduğumuzda ağlarız 
Bu büyük budalalar sahnesine çıktık diye.” 
 
“Kral Lear, tiyatro oyunlarının en kapsamlısı.” 
Harold Bloom.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d0f71c7-9361-4993-a9d7-8464c4b3829b.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah</image:title>
            <image:caption>Namık Kemal’in ilk kez 1876’da yayımlanan romanı İntibah yahut Sergüzeşt-i Ali Bey’de iyi eğitim görmüş, varlıklı bir ailenin oğlu olan Ali Bey’in kötü bir kadın olan Mehpeyker’e âşık olması sonucunda gelişen olaylar konu edilir. Bu aşkın Ali Bey’de yol açacağı maddi ve manevi yıkım, merak duygusu daima zirvede tutularak anlatılır. Edebiyatımızın ilk “edebi roman”ı olarak kabul edilen İntibah’ta iyi ve kötü keskin çizgilerle birbirinden ayrılmış olarak verilir. Gazeteciliği ve tiyatroculuğuyla topluma yön veren “Vatan Şairi”mizin kaleminden, dönemin aşk algısına, eğlence hayatına, kısacası Osmanlı yaşam biçimine ayna tutan bir klasiktir İntibah. 
“Söz buralara varınca Mehpeyker bir iki dakika yine gönlüyle döğüşür gibi mustaribane bir sükût halinde kaldıktan sonra birdenbire Ali Bey’in yüzüne gayet âşıkâne bir nigâh ederek ve hemen kucaklamaya kast etmişçesine üzerine doğru bir temayül göstererek ‘İşte söyledim, gönlünüz oldu mu? İşte yüreğimi açtım, içinde ne varsa önünüze döküyorum. Bana kadınlığı, terbiyeyi unutturdunuz. Elvermedi mi, bir daha mı söyleyeyim? İşte seviyorum. Ne yapayım?’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c890cc3-54bd-4a82-97ec-0f9ff28bc9a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Martha ile Hanwell - Everest Açıkhava 2</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir. 


Zadie Smith, ilk romanı İnci Gibi Dişler’le hem edebiyat eleştirmenlerinin hem de okurun büyük ilgisini çekti. Daha sonra yazdığı gerek kurgusal gerek kurgu dışı eserlerin hemen hepsiyle de ödüllere layık görüldü. Giderek büyüyen bu külliyata Martha ile Hanwell ile şimdi de iki öykü katılıyor. Uzun zaman kendinde öykü kumaşı olmadığını düşünen Zadie Smith, öykünün yapısı üzerine düşüncelerini ve sonunda nasıl yazabildiğini de önsözde ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f1cd00-9738-42f9-bea8-e539fe7ad0f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikado&apos;nun Çöpleri - Everest Açıkhava 3</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir

Melih Cevdet Anday, Mikado’nun Çöpleri’nde bir kış gecesi karşılaşan bir kadınla bir erkeği çıkarır sahneye. Erkek, kadını bir sokakta, kucağında çocuğuyla beklerken görür ve kalacak yeri olmadığını anlayınca alıp evine götürür. Her ikisi de konuşma ihtiyacındadır ve yaşam karşısındaki tutumların, kadın ve erkek hallerinin çatışma ve uzlaşmalarıyla örülü diyalogları şafak sökene dek sürer. Mikado’nun Çöpleri ilk olarak 1967-68 sezonunda Kent Tiyatrosunda sergilendi. Şu an İstanbul Şehir Tiyatrolarının bir parçası olan Kent Tiyatrosunda belki bir gün bu oyunu seyredebilirsiniz de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30b62ed-34fd-413f-a9ae-b9e7347af15b.jpg</image:loc>
            <image:title>Erhan Bener Seçme Öyküler - Everest Açıkhava 5</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir

Türkçe edebiyatın en verimli ve yetkin yazarlarından Erhan Bener, romanlarının yanı sıra anları büyük bir ustalıkla kavrayan öyküler de bıraktı. Bu seçkide yer alan metinler birbirinden epey farklı ve her biri Erhan Bener üslubunun başka yüzlerini yansıtıyor. Anlatılanlar da mitolojideki Olympos Dağı’ndan Paris’in ışıltılı caddelerine uzanan; İstiklal Caddesi’nde, Yeşilçam heyecanlarını dirilten benzersiz bir zaman/mekân yolculuğu vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ce736e-c799-4aa7-8707-677fd2a0bb61.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel ve Çok Özel İlişkilerin Sakıncalı El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Toplumun bugün anladığı anlamda “aldatma” diye bir kavram yoktur. Tersine, “Ömür boyu başka hiç kimse ilgimi çekmeyecek ve önümüzdeki 60 yıl başka hiç kimseleri beğenip ilgilenmeyeceğim” illüzyonu ile toplumun tüm katmanları aldatılmıştır. Bütün ilişkilerin sosyolojisi ve akışı bu illüzyona dayalı yanılgı üzerine kurulmuş, insanlar doğdukları andan itibaren aşılanan bu kodlarla şartlandırılmışlardır. Böyle bir sonsuz tekeşlilik dayatmasına insanların çakılıp kalmasını beklemek, kuşlardan bayramlarda veya Noel günü uçmamalarını beklemek kadar saçmadır.

Öte yandan, insanlar bir de “aile” kavramına, anne baba sevgisine odaklanarak yaşamaya alışmışlardır. Aile kurma güdüsünün temeli olan “aşk”, insanları köreltip onlara en büyük güç ve zaaflarını derinliklerinde hissettiren temel bir duyudur.

İnsanların tüm ömrü, bu okuduğunuz iki paragrafın uzlaşmaz görünen çelişkileri arasında çarmıha gerilerek, büyük oranda ömürleri boyunca işkence görerek geçer…

Bedri Baykam, Genel ve Çok Özel Hayatların Sakıncalı El Kitabı’nda, bu “en tehlikeli” konuları ve içerdikleri tabuları elinin tersiyle iterek mizah, bilimsel araştırma ve somut verileri, geçmiş ve bugün üzerinden çalkalayarak giderken, yaklaşmakta olan robot partnerlerin tehlikeli gölgesini ve bu kıskançlık kavga gürültüleri içinde geçip giden o kısacık hayatımızın esas değerini okuyucuya hissettirmek istiyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/587597ed-7e30-4008-8997-ef26dd866919.jpg</image:loc>
            <image:title>Cthulhu’nun Çağrısı - Everest Açıkhava 6</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir

Edebiyatta fantastik kahramanlar ve korku dendiğinde ilk akla gelen isimlerden olan H.P. Lovecraft, eski mitolojileri yok sayarak kendine özgü bir mitos yarattı. Bu mitosun başkahramanı, tanrısı, yaratığı Cthulhu, 1926’da yazılan, 1928’de kitaplaşan bu metinle ortaya çıktı. Bir ahtapotu, bir ejderi kendinde birleştiren, pençeli, kanatlı, yaşamayan ama ölü de olmayan Cthulhu, sınırsız, benzersiz, ürpertici dünyalara yolculuklar vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbe1e678-04cf-461e-89cb-b68a1e4e050b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kariyer Planlama ve Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Kariyer planlaması, kişinin kariyer hedeflerini belirlemek için kullandığı stratejiyi ve bu hedeflere ulaşmanın yollarını ifade eder. Bir kariyer planına sahip olmak, yalnızca iş yaşamında değil yaşamın her alanında başarılı olmak isteyen adaylar için kritik bir öneme sahiptir. Kariyer planlaması, adayın elde etmek istediği başarılara ulaşabilmesi için kariyer aşamalarının kapsamlı bir şekilde ele alınması ve yürütülmesi gereken çok aşamalı bir süreçtir. Kariyer planlaması ile aday, gelecekteki profesyonel yaşamı için alternatif yollar ve güzergâhlar üzerinde önceden düşünme şansına sahip olacak böylelikle kariyer yolculuğunu “senaryo temelli” kurgulayabilecektir. Üzerinde düşünülmüş bir kariyer planı hem sosyal yaşamı biçimlendirecek hem de mesleki gelecek için bir yol haritası sunacaktır.

Böylelikle mevcut iş imkânları ile gelecekteki potansiyel kariyer olanakları hakkında bilinçli seçimler yapmak mümkün hâle gelebilecektir. Bu kitap, hem kariyer yolculuğunda mevcut olanakları görmek hem de gelecekteki potansiyel kariyer olanaklarını keşfetmek üzere bir rehber arayışında olan adaylara, akademisyenlere ve iş yaşamındaki profesyonellere yönelik konusunda uzman akademisyenlerin katkıları ile hazırlanmıştır. Her bölümde teorik bilgilerin yanı sıra gerçek kişilerin kariyer yolculuklarındaki başarı hikâyeleri, alanının uzmanları tarafından konuyla ilişkili adaylara yönelik verilmiş olan tavsiye niteliğindeki görüşler ve tüm bunların yanı sıra ilgili bölümde derinleşmek isteyen okuyuculara yönelik ek okuma önerileri ile birlikte film önerileri verilmiştir. Tüm okuyucular için faydalı bir rehber olması dileğiyle keyifli okumalar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd5568b-009f-47b0-bf0a-92d4eefffcfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Everest Açıkhava 11</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir.

Victor Hugo, 1829’da yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nde infazını bekleyen bir idam mahkûmunu edebiyat sahnesine çıkarır. Claude Gueux’nün hikâyesiyle, bekleyiş sırasında çektiği fiziki ve manevi acıların tarifiyle okuru toplumsal adalet üzerine düşünmeye, çarpıklıkları görmeye çağırır. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, zamanın ötesinde bir bakışla yazılmış, sorgulamalarıyla güncelliğini koruyan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037573ea-96a0-4a5b-a1bc-e4fd80310818.jpg</image:loc>
            <image:title>Halıdaki Motif - Everest Açıkhava 16</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir.

Amerikalı yazar Henry James’in Halıdaki Motif adlı öyküsü, Türkçede ilk kez, bu yepyeni açıkhava dizimizde yayımlanıyor. Öykünün isimsiz anlatıcısı bir edebiyat eleştirmenidir. Günün birinde en sevdiği yazar hakkında bir yazı kaleme alır ve bir süre sonra yazarla karşılaşır. Bu tanışmada yazarın yapıtının gizemli özünün “bir Acem halısındaki karmaşık bir motif gibi” olduğu anlaşılır, o da bu sırrın peşine düşer. Gelgelelim tıpkı onun gibi bu gizemi çözmeye çalışan başkaları da vardır. Bu arayışın giderek saplantıya dönüşmesiyle kahramanlar kendilerini hiç beklenmedik noktalarda bulur... Saplantı dünyayla ilişkileri ve zihni ne derece dönüşüme uğratabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50419f7c-823d-4806-92d0-e2d4ba02a795.jpg</image:loc>
            <image:title>Binbir Gece Masalları Sinbad&apos;ın Hikayesi - Everest Açıkhava 18</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir.

Bugün Binbir Gece Masalları’nın en ünlü kahramanlarından olan Denizci Sinbad, rivayete göre Bağdatlı bir tüccardır. Çıktığı her yolculukta ada zannedilen balinalar, insan yiyen devler, korsanlar, dev kayalar gibi büyük tehlikelerle karşı karşıya kalır. Kâh her şeyini kaybeden kâh büyük servetler kazanan Sinbad’ın yaşadıkları, denizlerdeki eski hayatın masallardaki bir izdüşümü sayılabilir. Ancak bu hikâyeler ayrıca, yüzlerce yıldır maceracı ruhların ilham kaynağıdır da. Pek çok farklı kültürdeki benzerleriyle, yüzlerce yıldır denizlerde dolaşan Sinbad, şimdi de açıkhava dizimizde yoluna devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/752207c0-e960-4332-b49f-b7de1049dca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Colin - Koca Burunlu Uzaylıların Saldırısı</image:title>
            <image:caption>Colin’in David adında, çok sinir bozucu bir erkek kardeşi vardır. Bir gün David’in, Colin’in sinirlerini yine bozmayı başardığı bir anda, bir çöp tenekesiyle birlikte Harry çıkagelir. Yanlış okumadınız, bir çöp tenekesiyle!
 
Colin ve Harry, sıradanmış gibi görünen bu çöp tenekesiyle uzayda ve zamanda yolculuk yapabiliyorlardır. O gün uzaya giderken yanlarında David’i de götürmek zorunda kalırlar. Bela çıkarmakta üstüne olmayan David, gittikleri gezegende ortadan kaybolur. Üstüne bir de hapşırığa benzer sesler çıkaran uzaylılarla karşılaşırlar. Çok geçmeden işler daha da karışır.
 
Acaba Colin, Harry ve David işleri yoluna koyup evlerine dönebilecekler midir? Bildiklerinizden çok farklı bir uzay macerası elinizde tuttuğunuz bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b738d2-7007-444a-a641-e2411485ac87.jpg</image:loc>
            <image:title>Ponpon Bale Yapıyor - Minik Tavşan Bale Okulunda</image:title>
            <image:caption>Ponpon Bale Yapıyor: Minik Tavşan Bale Okulunda

Bir oyuncağın ilham verdiği çocuk kitabı kahramanı: Ponpon. Macera devam ediyor!


Çocuklar, sizce tavşanlar bale yapabilir mi?


Bu sevimli sorunun yanıtı; sanat tutkusu, sevgi, arkadaşlık ve maceranın iç içe geçtiği, heyecan dolu pırıltılı ve sihirli bir öyküde gizli.


Elinizdeki kitabı okuduktan sonra hepinizin içinde bir sanatçının uyanacağını eminim. Onu bulmanız dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3ce8f28-fd3d-4bc7-83f6-e785b66e6b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Güç Türkiye Yolunda Sorunlar Ve Çözümler</image:title>
            <image:caption>Süper Güç Türkiye Yolunda Sorunlar Ve Çözümler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/596a4823-958e-415e-8453-160bfc82e4fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mıymıy Teyze - 6 Sokakta</image:title>
            <image:caption>Yaşasın, Mıymıy Teyze geri döndü, hem de yeni bir arkadaşla!

Aytül Akal ve Zeynep Özatalay&apos;ın çizgi filmleri aratmayan “Mıymıy Teyze” serisi, sokaklardaki cümbüşe renk katacak bir serüvenle karşımızda. 

Çok sevdiği evine “duygusal anlamda” sığamayan Mıymıy Teyze, can sıkıntısına “iyi” gelecek yepyeni öyküsünde; yalnızlık, dostluk ve hayvan sevgisi gibi temalara değiniyor. 

Kıpır kıpır anlatımı ve matrak resimleriyle küçük büyük herkesin gönlünü çelen Mıymıy Teyze, yine hem güldürüyor hem de düşündürüyor...

Üst kat komşusu Mine ve ailesi tatile çıkınca Mıymıy Teyze evde çok ama çok sıkılır. Örgü örer, ilmek kaçırır... Satranç oynar, kendine yenilir... Pişirdiği yemeğin tadını beğenmez. Oflar, poflar... Ah, bir de şu ikide bir çalıp duran kapı zili yok mu!

​Ne yapsa ne etse zaman bir türlü geçmez. Sonunda, sokağa çıkmaya karar verir ve şenlik başlar! Acaba sokakta Mıymıy&apos;ı ne gibi sürprizler beklemektedir?

Her kitapta bambaşka bir ruh hâli ile bizleri selamlayan Mıymıy Teyze, altıncı serüveninde can sıkıntısından kurtulmanın yolarını arıyor; hayata mutlulukla sarılınca her sorunun kendiliğinden çözüleceğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f3d08ac-fc53-4c18-ab3e-9c018596bb59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Pazarlama</image:title>
            <image:caption>Teknoloji kuantum sıçramalarıyla değişiyor. Dünya ve toplum da onunla birlikte altüst olup dönüşüyor. Artık pazarlamada Beşinci Paradigma dönemi başlıyor. Bugün pazarlama deyince aklımıza gelen her şey, hatta bizzat marka kavramının kendisi, bir devrimden geçiyor. Devir Kuantum Pazarlama ve Kuantum CMO’ları devri. 

Dünyanın önde gelen markalarından Mastercard’ın CMO’su Raja Rajamannar bu yeni paradigmada başarılı olmak ve gündemde kalmak isteyen işletmelerin ve pazarlamacıların neler yapmaları gerektiğini ortaya koyuyor. Rajamannar, tüm pazarlamacılara bir Kuantum CMO’su olma konusunda yol gösteriyor. 

Rajamannar uzun yıllara dayalı içgörü ve tecrübelerini pazarlamanın evrimini anlamak, yeni paradigmada gündemde kalmak, sürekli değişen bir sektörde doğru pazarlama strateji ve taktiklerine vakıf olmak, işletme içi ve dışı ortaklıklar kurarak geliştirmek isteyen herkesin yararlanabileceği bir şekilde paylaşıyor. 

Yeni çağın pazarlama zihniyetini anlamak isteyenlerin ihtiyacı olan yeni çerçeve ve yaklaşımlar Kuantum Pazarlama’da.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c4ef311-2e45-40c9-ae4c-faa2a5f42090.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Hayatında Ölme Vakti</image:title>
            <image:caption>Düşünce, aydınlatıcı kahkahamla sona erdi: İnsan kolaycı bir varlıktı, kendisinin mimarı olmayı öğrenmeye çalışmak yerine, sorunlarına başkasının hayatında cevap arıyordu. İnsanın kendi hayatında yaşaması ne zordu.” Uzun süredir yazamayan tanınmış bir yazar, yaşadığı hayal kırıklığının ardından, gerçekleri ve geçmişini zihnindeki tabuta kilitleyip, büyük kentin keşmekeşinden uzaklaşır. Soluğu doğanın hırçın, rüzgârlı kıyısındaki ücra bir sahil kasabasında alır. Bu göç, acının krallığında yaşayanlarla, hayatın gerçek soylularını buluşturan efsunlu bir hikâyenin kapılarını aralar… Mehmet Eroğlu, mitolojinin ve Antikçağ tragedyalarının kahramanlarını iki katmanda gelişen öykülerle günümüze taşıyor. Bizleri varlığından bihaber olduğumuz hayatlarla tanıştırıyor. Tutkulu âşıkları, budalaları, soyluları, göçmenleri, adalet arayanları anlatıyor. Hem şimdiye hem de geleceğe ait bir edebiyat şöleni sunuyor. Kendi Hayatında Ölme Vakti, insan denilen mahlukun gizli köşelerine, derinlerine usta bir kaptanın kılavuzluğunda yapılan, beş mevsim süren bir kent-deniz yolculuğunun romanı. Yalnızlığın en kışkırtıcı, en büyüleyici hali. “Hayatın, edebiyat serüvenleri gibi görkemli bir sonu olabileceği umudu o kadar da safça bir umut değilmiş…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc8b2e37-8bae-47f0-8cfd-9a4353e4656d.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzursuz Bir Ruhun Panoraması</image:title>
            <image:caption>Huzursuz Bir Ruhun Panoraması, cumhuriyet döneminin kanonik yazarlarından Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun o verimli huzursuzluğuna aynalar tutuyor. Onun aşka, inkılâba, Batı’ya, kadınlara, mekâna, millete, siyasete, Atatürk’e, dine, Bektaşiliğe ve daha birçok şeye -mesela can sıkıntısına- bakışına tutulan aynalar, bunlar. Bu geniş bakış, cumhuriyet tarihinin zihniyet dünyasında kapsamlı bir keşif turu anlamına geliyor. Yakup Kadri’nin edebi dilini, edebiyatının kaynaklarını ve açılımlarını da ihmal etmeden… Yalçın Çakmak ve Özge Dikmen’in hazırladığı derlemede ayrıca Başak Acınan, Demo Ahmet Aslan, Esra Dicle Başbuğ, Emre Bayın, Murat Belge, Tanıl Bora, Murat Cankara, Funda Şenol Cantek, Hasan Cuşa, Yavuz Çobanoğlu, Deniz Depe, Hakan Kaynar, Erol Köroğlu, Haluk Öner, Mehmet Özden, Barış Özkul, Can Şahin, Burcu Şahin, İbrahim Şahin, Zeynep Uysal, Gaye Belkız Yeter Şahin, Sabanur Yılmaz ve Gül Mete Yuva’nın katkıları yer aldı. “Edebiyatının da yaşıtları, çağdaşlarıyla karşılaştırıldığında bir farklılık gösterdiğini söyleyebilirim. Tam istediği gibi yazabilseydi ne olurdu? Edebiyat açısından daha mutlu sonuçlar üretir miydi? Hep O Şarkı bence bunun mümkün olduğunu gösteriyor. Ama ülkesinin kaderi onu Proust’un değil, Balzac’ın kaptanı olduğu takıma yönlendirdi ve burada Yakup Kadri dışarıdan gelen dürtüklemelerle zaman zaman dozu yükselen milliyetçiliği denetleyebildiği zamanlarda düzeyli bir edebiyat adamı olmayı başardı.” 
MURAT BELGE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cef78e0e-3368-4975-a62a-27ec1b678c09.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Albümde Dört Mevsim</image:title>
            <image:caption>Edebiyatta 60. yılını geride bırakan Güven Turan’ın Toplu Şiirler (1963-1993) (YKY, 1995) kitabında yer alan; 1991 Yunus Nadi Yayımlanmamış Şiir Kitabı Ödülü sahibi Bir Albümde Dört Mevsim ayrı baskısıyla yayımlandı.

Denize giren at 
çılgın soluğuyla 
dövüyor havayı 
suya dönüşüyor 
yelesi ve kuyruğu 
 
Neyi hatırlatıyor 
kıyıya çıkışı 
 
Bir cambaz 
ipten inen 
Silkindikçe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff0aaa92-0fc5-4745-a580-2734a4fae0f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Freelance Emek</image:title>
            <image:caption>Freelance Emek, “ofissizleşen” emeği anlatıyor. İnsanları evinden veya istediği yerden, istediği zaman, istediği kişilerle, istediği gibi çalışarak geçimini kazanabileceği fantezisiy- le ayartarak, onlara güya özgürlük vaat eden bir emek rejimi bu. Bu sözüm ona özgürlük, 7 gün 24 saat işe koşulabilmek anlamına geliyor; üstelik “evde” olduğu için hem işveren hem hane halkının gözünde kolaylıkla görünmez hale gelen bir çalışma söz konusu. Freelance’in tasfiye ettiği iş güvencesinin yerine konan “network” (ilişki ağı) bağlantılarının da, aydacı-çıkarcı yapısıyla nasıl yalnızlaştırıcı bir evren kur- duğunu görüyoruz. Kitap, gitgide yaygınlaşan freelance çalışma koşullarının, güvencesizliği katmerlendirirken, neoliberal özgürlük vaadinin hilafına çalışanları suçluluk ve utanç duyguları na sürüklediğini gösteriyor. Fakat bir teslimiyet hikâyesi değil bu; Özlem İlyas, freelance emekçilerin direniş ve örgütlenme tecrübeleri içinden, alternatif bir özgürlük tahayyülünü arıyor. “Neoliberal freelance çalışma koşullarında özgürlük, hem bir önkoşul hem de 2008 krizi sonrası dönemde feragat edilmesi beklenen güvenceler karşılığında vaat edilen bir arzu nesnesidir. (...) Kısacası, ‘iyi hayat’ın ne olduğunun yeniden tanımlandığını söyleyebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021de02c-fa04-4a29-a96a-2396a7ffea66.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Sığınağı</image:title>
            <image:caption>“Geçmiş, şimdiki zamandan temel bir konuda farklılık gösterir – asla tek yönde akmaz.” 
Daha önce Hüznün Fiziği’nde okuru öykülerin ve zihnin labirentlerinde dolaştıran Gospodinov, son romanı 
Zaman Sığınağı’nda bizi geçmişin labirentine davet ediyor. 
 
Romanın yazarla aynı adı taşıyan kahramanının yolu, geçmişle kafayı bozmuş, sonunda da geçmişte kaybolan gizemli bir karakterle, Gaustin’le kesişiyor. İkisi birlikte, hafızası yavaş yavaş yitip giden insanlar için “geçmiş klinikleri” kuruyor, anılarından geriye kalanları korumak için onlara “zaman sığınakları” sunuyorlar. Ve nihayetinde tüm Avrupa’nın bir geçmiş çılgınlığına kapılmasıyla olaylar çığrından çıkıyor. 
 
“Bizler geçmiş fabrikalarıyız. Canlı geçmiş makineleri, başka neyiz ki? Zaman yiyoruz ve geçmiş üretiyoruz. Ölüm bile çözüm değil. İnsanın kendisi gider ama geçmişi kalır. Sonra tüm bu şahsi geçmiş nereye gider? Tüm o başlayıp tamamlanmamış hikâyeler, terk edilen sevgililer, kesilen ve kanamaya devam eden ilişkiler nereye gider?” 
 
Zaman, yaşlılık, ölüm, hafıza, bireysel ve toplumsal geçmişler üzerine hem oyunbaz ve yaratıcı hem de dokunaklı ve derinlikli bir tefekkür olan bu romanı tüm edebiyatseverlere tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98f0bb44-efc3-4cb3-9acc-459a3a8bc47a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Madenci Yürüyüşü</image:title>
            <image:caption>Akın Bakioğlu, Türkiye işçi sınıfı hareketinin tarihindeki şüphesiz en “büyük” olaylardan biri olan 1991 madenci grevini ve Ankara’ya doğru çıkılan uzun yürüyüşü anlatıyor. Büyük Madenci Yürüyüşü, trajik bir cephesi de olan bu büyük direnişi, işçi sınıfının kendini inşa etme deneyiminin kurucu bir anı olarak resmediyor. Bu hikâyeyle özdeşleşen sendika önderi Şemsi Denizer’in portresiyle birlikte… Bir işçi havzası olarak Zonguldak’ın emek tarihindeki yerini hatırlatan Büyük Madenci Yürüyüşü, aynı zamanda bu büyük grev ve yürüyüşün Zonguldak’ta bıraktığı etkilerin izini sürüyor. “Yazar… sendika tabanında 1991’i örgütleyenlerin, Zonguldak’tan başlayan Ankara yürüyüşüne katılanların sesine kulak vererek grevin ve yürüyüşün arka planını, hayatın içinden bakarak anlayabilme, açığa çıkarabilme ve anlatabilme yolunu seçmiş… Tabanda direniş fısıltılarını yayan ve geçmişteki ‘tabanın sesi’ hareketinin devamı sayılabilecek işyeri birim komitelerinin direnişin örgütlenmesindeki, Zonguldak sokaklarındaki ilk yürüyüşlerin, grevin, Ankara yürüyüşünün kotarılmasındaki etkisi kitapta tanıklıklara dayanılarak ele alınmış, anlatılmıştır.” CAN ŞAFAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e82cbec9-8f3f-42fb-bb8e-953f292fec9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz On Bir</image:title>
            <image:caption>Saçma sapan sakatlıklar... 
Tuhaf hastalıklar... 
İptal edilen maçlar... 
 
Bu takım “talihsiz on bir” lakabını gerçekten hak ediyor! 
Azizler futbol takımı için bu sezon her şey ters gitmektedir. Stanley’nin takım arkadaşları bu tersliğin nedenini sonunda keşfettiklerine inanır: Takımları lanetlenmiştir! Ama oyuncuların lanetten kurtulma çabaları her şeyi daha da kötü hale getirir. Artık futbolu bırakma noktasına gelmişlerdir. Ancak Stanley duruma müdahale eder; şimdi hayatının en önemli serbest vuruşunu kullanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4483d499-3292-4840-aeea-8a39f743bb9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı İslâm&apos;ı Çok Sevmişti</image:title>
            <image:caption>Nuray Mert, Batı İslâm’ı Çok Sevmişti-Batı’nın İslâm Siyasetleri ve İslâmcılık’ta, tarihsel-siyasal süreçleri göz ardı etmeden, yalnızca Müslümanların yaşadığı topraklarda değil, aksine ve özellikle Müslümanların yaşadığı topraklar dışında İslâm’ın nasıl İslâmcılığa dönüştüğünü soruyor, bunda Batı’nın rolüne odaklanıyor. Bu çerçevede özellikle Birinci Dünya Savaşı sonrasında Nazilerin İslâm’ı siyasette nasıl kullandıklarını; Soğuk Savaş döneminde bir “komünizmle mücadele” aracı olarak İslâm’a nasıl şekil verildiğini; “tarihin sonu”nda siyasal İslâm’ın seyrini ve son olarak, Arap Baharı’nda İslâm ve demokrasi, “iyi Müslüman”, “kötü Müslüman” kavramlarını inceliyor, Batı’nın Müslüman toplumlara bakış açısını, yürüttükleri İslâm siyasetleriyle izah ediyor.

İslâmcılığın tarihsel seyrini ulus aşırı düzlemde ele alan kapsamlı ve titiz bir inceleme…

“[…] İslâmcılık ideolojisinin (daha doğrusu ideolojilerinin), ‘İslâm’ın siyasal dili’ değil, dinin tarihsel-siyasal kodlamalardan biri olduğunu dikkate almadığımız sürece, bu ideoloji(ler)in, din referanslı otantiklik iddialarını teyit etmiş oluruz. Diğer bir deyişle, İslâmcılığın ‘din’in/dindarlığın temsili olduğu şeklindeki apolitik tanımı benimsemiş oluruz. Bu çerçevede, İslâmcı ideolojiler, meselelerinin din olduğu iddiası çerçevesinde, kendini mevcut siyasal kavram ve tartışmaların dışında/üstünde takdim ederken, dinî açıdan yürütülen İslâmcılık eleştirilerinin pek çoğu da İslâmcılığı sorgulamayı dinsel/kültürel alana sıkıştırır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b118988c-d297-4581-a2d4-95b42b0e0b76.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Ozi&apos;nin Boş Vakti</image:title>
            <image:caption>Tavşan Ozi merak ediyordu: Acaba “boş vakit” ne demekti? Bunu saatçi dedesine sordu. Dedesi ise onu manava gönderdi, manavın buna verecek iyi bir cevabı olabilirdi. Ancak Ozi bütün günü manavdan pastaneciye, oyuncakçıdan kitapçıya pek çok esnafın yanına uğrayarak ve dolu dolu geçirdi.  
Peki boş vakit neydi? 
 
Tavşan Ozi’nin Boş Vakti Cem Kızıltuğ’un yazıp resimlediği tatlı bir mahalle hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49973793-d1cc-4eb8-a74e-63ee34c7849d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eren Keskin</image:title>
            <image:caption>“Solcu bir işkence mağdurunu savunurken bölücü örgüt üyesi, türbanlı kızın hakkını savunurken irticacı, travestiyi savunurken ahlâk düşmanı ilan edilirler. Bir yere kaçmazlar. Hep burada, inadına vahşetin menzilinde dikilirler.” 

Yıldırım Türker’in Keskin Bir Hayat’ın önsözünde çizdiği bu “insan hakları savunucusu” portresi, herkesten çok Eren Keskin’e uyuyor. 

Bircan Değirmenci’nin çalışması, Eren Keskin’in insan hakları mücadelesinin her cephesinde süren hayat hikâyesini kat ediyor. Mutlu bir çocukluk geçirmenin armağanıyla başlayan, bütün mağdurlarla dayanışmanın, her haksızlığın, insan onurunu zedeleyen her şeyin karşısına dikilmenin sorumluluğuyla yaşanan bir hayat… Faili meçhul cinayetlerden, katliamlara, cinsel şiddet görenlere, Ermeni meselesine, “herkesin avukatı” olma bilinciyle yürütülen bitimsiz bir hakikat ve adalet uğraşı… Baskılar, karalamalar karşısında dostluklarla sağalarak… 

Eren Keskin’in “insanlık kahramanlığına” örnek hayat hikâyesini sunan Keskin Bir Hayat, aynı zamanda Türkiye insan hakları hareketinin yaklaşık otuz yıllık bir döneminin muhasebesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95886</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff5f1a7-4f37-4342-98da-a7b327003a41.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Peri Kayağa Gidiyor - Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 36</image:title>
            <image:caption>Karböceği Yıldız arkadaşlarını kayağa götürüyor. Hatta kaymayı bilmeyenlere seve seve öğretebileceğini söylüyor. Ama Kelebek Peri daha önce hiç kaymadığını söylemeye çekiniyor. Herkes sırayla tepeden aşağı kaymaya başladığında Peri de peşlerinden gidiyor. Peki Peri nasıl duracak dersiniz?  Neyse ki ormandaki dostlar Peri’nin hep yanında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5639f1db-0b2f-41f0-88fd-e97c07ed9526.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kalpli Küçük Tavşan</image:title>
            <image:caption>Yeni Bir Dünya Kuralım! 
Türkçeye ilk kez kitabı çevrilen Fransız yazar Michael Escoffier 1970 yılında doğdu. 
Eşi ve iki çocuğuyla Lyon’da yaşayan yazar, İyi Kalpli Küçük Tavşan kitabında kaderine karşı koyan ve böylece bütün tavşan kardeşlerinin kaderini değiştiren ince düşünceli, zeki ve sevimli bir tavşanın hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aec3181f-e730-4fa8-a5dc-978f1768efa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaannem Kime Benziyor</image:title>
            <image:caption>Ali resim yapmayı, hayvanları ve babaannesini çok seviyordu.
Babaannesi ona masal anlatırken hayvan taklitleri yapıyor; keçi gibi meliyor, kedi gibi miyavlıyor, takma dişlerini takırdatarak çok üşümüş bir penguen bile oluyordu!
Bir sabah, “Dede, babaannem kime benziyor” diye sordu.
Uzun kulaklı bir tavşana mı, bir kediye mi, yoksa bir bülbüle mi?
Hayat dolu çizgileriyle çocuklar için büyülü dünyalar yaratan Feridun Oral’dan rengârenk, sımsıcak bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aff482af-d30d-4127-93d7-77b9b4e52ad8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekçi Amos&apos;un Hastalandığı Gün</image:title>
            <image:caption>Hayvanat Bahçesi’nde çalışan Amos MCGee, sevgili dostları fil, kaplumbağa, penguen, gergedan ve baykuşa daima zaman ayırırdı. Bir gün hastalanınca işe gidemedi ama evde perişan halde yataktan çıkamazken beklenmedik misafirler kapısını çaldı. Roller tersine dönmüştü, dostları onu ziyarete gelmişti.

Philip C. Stead’in yumuşak bir dille yazdığı Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün kitabı, arkadaşlık ve kendini başkalarına adama üzerine sıcak bir hikâye anlatıyor.
Kitabı resimleyen, yazarın eşi Erin E. Stead ise etkileyici çizimleriyle hikâyeye bambaşka bir boyut kazandırıyor.
Philip C. Stead bu kitabıyla 2011’de Caldecott Madalyası’yla ödüllendirildi.

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün, ayrıca 2010’da New York Times tarafından En İyi Resimli Kitap, Publishers Weekly tarafından 2010’un En İyi Çocuk Kitabı seçildi.Yazar Creawed Tuna Fish and Peas on Toast [Ekmek üstüne kremalı tonbalığı ve bezelye] kitabını da hem yazdı, hem resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c75c9d66-a16a-4569-b7de-ea8437802d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>HİÇ UYKUM YOK!!! 
Bütün yediuyurlar kış uykusuna hazırlanmaktadır ama minik yediuyurun hiç uykusu yoktur. Annesinin sözü kulaklarında çınlamaktadır: “... uyuyamayan bir yediuyur gerçek bir yediuyur değildir!” 
Minik yediuyurun yardımına koşan hayvanlar da birer birer uykuya dalarlar, ama o hâlâ uyanıktır! 
 
Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikâyesi, uykuya dalamayan bütün çocuklar için harika bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/620063fb-b228-4cca-b435-c1e64cbeca78.jpg</image:loc>
            <image:title>Nibelung&apos;lar Destanı</image:title>
            <image:caption>Ortaçağ Alman yazınının başyapıtlarından ve Avrupa kültürünün temel taşlarından biri olan Nibelung’lar Destanı, Türkçede ilk kez tam metin halinde yayınlandı. Destan, bize ulaşan metniyle, tıpkı İlyada’yı “yazan” rhapsod (türkü dikicisi), Bey konaklarında ağırlanan saz çalıcı ozan gibi biri tarafından 1200’lü yıllarda üretilmiş. Adı bilinmeyen bu kişinin, bugünkü Avusturya topraklarında bulunan sarayların, şatoların birinden ötekine gidip gelen bir ozan olduğu sanılıyor. Günümüze ulaşmış, özgün metni içerdiği kabul edilen elyazmaları, Orta Yüksek Almancayla kaleme alınmış. Çevirmen Bilge Umar da, hem bu metinden günümüz Almancasına Felix Genzmer’in yaptığı çeviriyi, hem de yine aynı metinden İngilizceye A. T. Hatto’nun düzyazı biçiminde yaptığı çeviriyi esas aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0941fb6d-efad-4193-a217-8f58ad7a2d6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele’de İaşe Meselesi</image:title>
            <image:caption>Millî Mücadele öncesinde Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sebebiyle halk perişan bir vaziyette bulunmakta yeni bir savaşı kaldıracak güce sahip görünmemektedir. Ayrıca kaynakların çoğu tüketildiğinden yapılacak bir savaşta en büyük problemlerden birisi ordunun yedirilip içirilmesi, beslenmesi yani iaşesi olacaktır. Ordu terhis edilmiş, Doğu Anadolu’daki mevcut bir askeri birlik istisna düzenli bir ordudan bahsetmek mümkün görünmemektedir.

Mustafa Kemal Paşa, Nutuk’ta ülkenin içerisinde bulunduğu durumu; “1335 senesi Mayıs’ın 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-ı umumiye: Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumi’de mağlup olmuş, Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiş, şeraiti ağır bir mütarekename imzalanmış…” sözleriyle özetlemektedir.

Millî Mücadele’nin hangi şartlar altında gerçekleştiğini ortaya koymak ve sonraki nesillere aktarmak hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Elinizdeki çalışma bu görev ve sorumluluk ile hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d1a82b-0d61-4cc6-9ed4-aac536480890.jpg</image:loc>
            <image:title>Nakşidil Valide Sultan Vakıfları</image:title>
            <image:caption>Vakıf kurumu, hayır işlerinin ve kamu faaliyetlerinin yürütülmesinde genel olarak İslam toplumlarında özelde ise Osmanlı İmparatorluğu’nda yaygın ve etkin bir kurum olarak -kültürel, ekonomik, politik ve sosyal alanlarda- birçok araştırmanın konusunu teşkil etmektedir.
Tahta bulunan padişahın başta annesi, hanımları, kızları ve kız kardeşleri imparatorluğun birçok yerinde kurmuş oldukları vakıflar aracılığıyla hem kendi dönemlerinde hem de vefatlarından sonra hayırseverlikle yâdedilmeyi başarmışlardır. Vakıf geleneği, 20. yüzyıl başına yani imparatorluğun sonuna dek süren bir gelenek olarak devam etmiştir.
Bu çalışmada, Nakşidil Valide Sultan Vakıfları’nın 19. yüzyılda iktisadî ve sosyal boyuttaki işleyişini, yönetimini, zaman içerisindeki değişim ve dönüşümlerini vakfa ait arşiv belgelerine dayanarak ortaya konulması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1362f6c-a4dd-484f-a2f3-1de5b99a7ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünün Sonu</image:title>
            <image:caption>Modernizm yükselirken, ölümsüz tanrıları tahtlarından indireceği, hatta tahtları yıkacağı görüşü hakimdi. Ancak bugün ortaya çıkan tablo, o tahtlara çok daha kuvvetli tanrıların oturduğu bir dünyadır. Peki modernizm bu iddiasında neden başarısız olmuştur ? Modernizm olgusu bir noktada emperyalizm tarafından ele mi geçirilmiştir. Yoksa başından itibaren Avrupalı beyaz adamın emperyalist motivasyonları tarafından mı üretilmiştir ? Asya’ya ihraç edilen bir sanrıdan mı ibarettir? Modernitenin sonu bir yanılsamanın sonu mu olacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99b27909-a2fc-4a7e-8f37-a8e00685d5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafamdaki Orman</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar, benim adım Mira. Kanalıma hoş geldiniz. Şaka şaka, tamam, anlatıyorum. Ne yazık ki geçen yıl hastalandım ve o zamana kadar sadece yaşlılar hastalanır sanırdım. Meğer gezegenimizde başka hasta çocuklar da varmış ve bu çocuklar, çok dondurma yedikleri için ya da terli terli su içtikleri için hastanelik olmazlarmış. Kimse bana bunlardan bahsetmemişti. Yetişkinlerin bizden gizlediği meğer ne çok şey varmış… 
Gökçe İspi Turan, okulundan ve arkadaşlarından ayrı kalan, dökülen saçları nedeniyle rahatsız edici bakışların hedefi olan bir çocuğun yaşadığı zorlukların üstesinden nasıl geldiğini mizahi bir üslupla anlatıyor. Çocukça bir meydan okumayı yaratıcılığın iyileştirici gücüyle birleştiren roman, Melike Tan’ın resimleriyle boyutlanıyor. 
Kalbinde  kuşlar, çiçekler, 
ağaçlar barındıran bir çocuğa 
kim kayıtsız kalabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/390a959c-719d-4747-b365-4c9a46c00cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Diğer Ev</image:title>
            <image:caption>İnsanlardan uzakta, deniz kıyısında kocasıyla beraber yaşayan bir kadın, resimleriyle hayatını değiştirdiğine inandığı dünyaca ünlü bir ressamı yaz boyunca kalıp çalışması için evine davet eder: Evin yer aldığı gelgit alanının ele gelmez, gizemli manzarasının ressamı da büyüleyeceğini, bu manzaranın resmedilmesiyle hayatının anlamının açığa çıkacağını ummaktadır. Fakat ressamın uzlaşmaz, esrarengiz kişiliği ailenin huzurlu görünen yaşamındaki çatlakları ortaya çıkaracak, bu sessiz mekân hayatla ilgili temel soruların su yüzüne çıktığı ve amansız hesaplaşmaların yaşandığı bir drama sahne olacaktır. 
 
Çerçeve, Geçiş ve Övgü romanlarından oluşan üçlemeyle dünya çapında ilgi gören Rachel Cusk, Diğer Ev’de aile, annelik, kadın özgürlüğü ve erkek ayrıcalığı üzerine bir 
hikâye anlatıyor; sanatçının özgürlüğü, sanatçılardan beklentilerimiz ve bu beklentiler karşılanmadığında yaşadığımız hüsran, sanatın yıkıcılığı üzerine çarpıcı sorular soruyor. 
 
“Cusk fikirlerle ilgileniyor: Nasıl yaşanır, özgürlük ne anlama gelir, kadınlar başkalarının hayatlarının içinde nasıl kaybolurlar? Ortaya çıkan melez form –kısmen roman, kısmen başka bir şey– zamanın ötesinde, kalıcı bir niteliğe sahip.” -John Self, The Times 
 
“Cusk’ın Diğer Ev’de yaptığı şeylerden biri de, ‘zanaat’ ve ‘süreç’ sözcüklerini kullanmayı tercih ettiğimiz bir çağda, sanatçının dehası fikrine eskiden sahip olduğu gizemin bir kısmını iade etmesi.”-Christian Lorentzen, The Times Literary Supplement 
 
“Diğer Ev, sanatı hayat yerine koyduğunuzda neler olabileceği hakkında felsefi bir kitap.” 
-Vulture</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a2e0683-c501-4ce3-b820-b292b444513f.jpg</image:loc>
            <image:title>Flaubert’in Bir Sonbaharı</image:title>
            <image:caption>Mösyö Flaubert 1875 yılında, 53 yaşındayken, hayatını ele geçiren melankoli ve ölme isteğinden bir nebze olsun uzaklaşmak amacıyla iki aylığına bilim adamı dostu Pouchet’nin yaşadığı Concarneau’nun yolunu tutar... 
 
Alexandre Postel Flaubert’in Bir Sonbaharı’nda yazarın içine düştüğü maddi sıkıntıların, sağlık sorunlarının, yaşadığı uyumsuzluğun, hayal kırıklıklarının ve yazma 
arzusundaki tıkanmanın izinde Concarneau’da geçirdiği sonbahar günlerinin pastoral bir resmini yapıyor: Martılar, kabuk değiştiren ıstakozlar, sardalya sürüleri, teşrih edilen kedibalıkları, pansiyondaki genç hizmetçi kız, döneme damga vuran bilimsel fikirler, akşam vakti pencereden izlenen sokağın görüntüleri ve Konuksever Aziz Julien Efsanesi’nin doğum sancıları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21835879-eb6c-4aae-a381-a6628adf0974.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Branşlarıyla Cimnastik</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1: Cimnastiğe Giriş 
 
Bölüm 2: Herkes İçin Cimnastik 
 
Bölüm 3: Artistik Cimnastik 
 
Bölüm 4: Ritmik Cimnastik 
 
Bölüm 5: Trampolin Cimnastik 
 
Bölüm 6: Akrobatik Cimnastik 
 
Bölüm 7: Aerobik Cimnastik 
 
Bölüm 8: Parkur 
 
Bölüm 9: Cimnastiğin Diğer Branşlari 
 
Bölüm 10: Cimnastik Sporunun Yönetimi Ve Organizasyon Yapisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7a3226-0fb7-4076-8205-7bfb988a5116.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütlerde Kraliçe Arı Sendromu ve Kraliçe Arılarla Başa Çıkma Yolları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: GEÇMIŞTEN BUGÜNE KADINA YÖNELIK OLUMSUZ TUTUMLAR 
                     KADINA YÖNELIK OLUMSUZ TUTUMLARIN BAŞLICA SEBEPLERI 
                     İŞ DÜNYASINDA CINSIYET AYRIMCILIĞI 
                     İŞ DÜNYASINDA KADINLARA YÖNELIK ÇEŞITLI AYRIMCI             UYGULAMALAR 
                     İŞ DÜNYASINDA CINSIYET AYRIMCILIĞININ SONUÇLARI 
 
BÖLÜM 2: KRALIÇE ARI SENDROMU NEDIR? 
                    KRALIÇE ARI SENDROMUNUN TEMEL ÖZELLIKLERI 
                    KRALIÇE ARILARIN YAYGIN DAVRANIŞSAL ÖZELLIKLERI 
                    KRALIÇE ARILARIN YAYGIN PSIKOLOJIK ÖZELLIKLERI 
                    KRALIÇE ARILARIN YAYGIN GÖRSEL ÖZELLIKLERI 
 
 
BÖLÜM 3: KRALIÇE ARILARLA NASIL BAŞA ÇIKILIR? 
                    KRALIÇE ARI SENDROMUNA TEPKILER 
                    KRALIÇE ARILARLA BAŞA ÇIKMA YOLLARI 
 
BÖLÜM 4 : ÖRNEK OLAYLAR (MAĞDURLAR ANLATIYOR)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04ae5b38-b55a-43d1-8c7d-21a359e60a77.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Öğrencilerinin Genetiği Değiştirilmiş Organizmalara Yönelik Tutumları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: FREKANS ANALİZLERİ 
 
BÖLÜM 2: ATATÜRK ÜNİVERSİTESİNDEKİ ÖĞRENCİLERİN GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALARA (GDO) GÜVENİLİRLİK DÜZEYLERİ İLE İLİŞKİLİ FAKTÖRLERİN ARAŞTIRILMASI 
 
BÖLÜM 3: SIRALI LOJİSTİK REGRESYON YÖNTEMİ YARDIMIYLA ÖĞRENCİLERİN GDO’LU ÜRÜNLERE GÜVENİLİRLİK DÜZEYLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN ARAŞTIRILMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8c12461-29fc-47f6-89b9-d224c55d39d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahara Bir Hediye</image:title>
            <image:caption>Maveraünnehir’den Karaorman’a Sayan Dağları’ndan Sina Çölü’ne uzanan bir coğrafyada Buhara’dan İstanbul asitanelerine, Japon mabetlerine, Ortadoğu peygamber anlatılarından 20. yüzyılın büyük kavgalarına uzanan bir coğrafya ve kültür atlasında her romanında okuru şaşırtan bir dünya kuran Ömer F. Oyal son romanında ruhun karanlık bölgelerine çentik atıyor. 
 
Bahara Bir Hediye saplantının ilmek ilmek işlendiği, sıra dışı bir aşkı anlatan sürükleyici bir takıntı kitabı. 
 
TADIMLIK 
“Firdevs koca Buda heykelini çevreleyen üstü kapalı galeride bir yerde oturuyor olabilir. Orada da hava kapalı olabilir, yağmur çiseliyor olabilir. Arkasında bir yerden, biraz uzaktan onu seyrediyorum. Körfez görünmüyor. Firdevs körfez tarafına sırtını dönmüş ve orada olduğuna inanamıyor. Elini uzatsa heykele dokunabilecek kadar yakında olduğuna inanamıyor. Firdevs heykele dokunmak gibi bir densizlik yapmaz. Aradaki mesafeyi korumaya özen gösterir. Öylece seyretmekle yetinir. Onca ertelemeden sonra hayal ettiğimiz yere vardığımızda önce orada olduğumuza kendimizi inandırmamız gerek. Bu eller, bu gövde ve bu gözler şimdi buradalar, sırtımı dayadığım taş burada ve sırtım burada diye tekrarlamak gerekir. İçime çektiğim hava buraya ait ve ciğerlerim buranın havasını işliyor, kanım buranın havasıyla tazeleniyor. Bunları birkaç kez tekrarlamak gerek. Firdevs de tekrarlıyor. Tekrarlama, mekânı yavaşça bizim kılar. Buna artık vuslat diyebiliriz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41396747-c633-4c1c-a10c-2064e06e7780.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecikmeye Övgü</image:title>
            <image:caption>Çağımızın hastalığı: Zamansızlık, her yere ve her şeye geç kalma korkusu... Oysa geç kalmak iyidir. 
 
Hélène L’Heuillet Gecikmeye Övgü’de çocuklukta ısrar etmek, uykusuzluk, annelik, çalışma yaşamının katı kuralları gibi olgular üzerinden zaman(sızlığ)ın hissedilen yüzlerini tasvir ediyor ve hayatı daha iyi anlamak için geç kalmaya davet ediyor bizi. 
 
“Geç kalmak tam bir saplantıya dönüştü. Öyle ki her şey bizi erkenciliğe sürüklüyor. Günümüzde çocuklar bile çocukluktan çıkmak için acele etmeliler; hızlı gitmeliler – okumayı hızlıca öğrenmeli, hızlıca ‘temel bilgilere hâkim olmalı’, oradan oraya hızlı gitmeliler. ‘Erken gelişen’ bir çocuk sahibi olmak bütün ebeveynlerin hayali. Ama yaygınlaşan erken gelişmişlik, giderek daha sık görülen erken ergenlik ve erken menopoz olarak da kendini gösterdiğinde oturup ağlıyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ae5246-8bb9-49c9-b355-5a1676e20682.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Teknoloji Politikaları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: BEŞERİ SERMAYE, TEKNOLOJİ VE EKONOMİK BÜYÜME: ARDL SINIR TESTİ YAKLAŞIMI 
 
BÖLÜM 2: SAĞLIK TEKNOLOJISI YATIRIMLARININ DOĞUMDA BEKLENEN YAŞAM SÜRESINE ETKILERI: OECD ÜLKE ÖRNEKLERI 
 
BÖLÜM 3: BRICS-T ÜLKELERİNDE İNOVASYON GÖSTERGELERİ-DIŞ TİCARET İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM 4 : AKILLI UZMANLAŞMA STRATEJİSİ VE TÜRKİYE’DE BÖLGESEL DÜZEYDE UYGULAMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
 
BÖLÜM 5 : NFT İKTİSADİ BİR BALON MU YOKSA DİJİTAL VARLIKLARIN GELECEĞİ Mİ? KRİPTO PARALARIN ARDINDAN HIZLA BÜYÜYEN NFT PİYASALARI 
 
BÖLÜM 6 : ENDÜSTRİ 4.0 VE DIŞ TİCARET İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM 7 : YAKINSAMA HİPOTEZİ KAPSAMINDA BEŞERİ SERMAYENİN GELİŞİMİ: TÜRKİYE VE G7 ÜLKELERİ ÖRNEĞİ 
 
BÖLÜM 8 : İRLANDA ULUSAL İNOVASYON SISTEMINE İLIŞKIN BIR DEĞERLENDIRME 
 
BÖLÜM 9 : KENTSEL İNOVASYON KAPASİTESİ VE AKILLI KENT YAKLAŞIMI 
 
BÖLÜM 10 : SAĞLIK HIZMETLERINDE DIJITAL DÖNÜŞÜM ÜZERINE KAVRAMSAL BIR ÇERÇEVE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdab3dfc-cfed-4249-b37b-46072ef64c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dezavantajlı Göçmenlerin Uyumuna Yönelik İstihdam Politikaları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: Emek Piyasasına Kavramsal Bir Yaklaşım 
 
BÖLÜM 2: İstihdam ve İstihdam Politikaları 
 
BÖLÜM 3: Göç ve İstihdam 
 
BÖLÜM 4 : Göç, Göç Türleri ve Kuramları 
 
BÖLÜM 5 : Çalışma İzni Düzenlemeleri Farklı Olan Yabancılar 
 
BÖLÜM 6 : Göç Kuramları 
BÖLÜM 7 : OECD Ülkelerinde Emek Piyasasında Kadın Göçmenlere Yönelik İstihdam Politikaları 
 
BÖLÜM 8 : OECD Ülkelerinde Genç Göçmenlere Yönelik İstihdam Politikaları 
 
BÖLÜM 9 : Engelli Göçmenlere Yönelik İstihdam Politikaları 
 
BÖLÜM 10 : İş Gücü Piyasasında Göçmenlere Yönelik Ayrımcılık 
 
BÖLÜM 11 : Ekolojik Kriz ve İklim Değişikliği Kaynaklı Göçün Hannah Arendt’in Yurttaşlık ve Vatansızlık Düşüncesi Bağlamında İncelenmesi 
 
BÖLÜM 12 : İş Gücü Piyasasında Endüstri 4.0 ve Beyin Göçü Olgusuna Dair Bibliyometrik Analiz Yöntemi 
 
BÖLÜM 13 : Türkiye’de Kadın Göçmenlerin İstihdamı: Zorluklar ve Eşitsizlikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4a20ff-fde3-488c-a2cf-603c3ac46554.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketici Tercihi ve Ekmek İsrafı</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: ARAŞTIRMANIN ÇERÇEVESİ 
 
BÖLÜM 2: EKMEK TÜKETİMİ VE EKMEK İSRAFI 
 
BÖLÜM 3: ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 
 
BÖLÜM 4 : ARAŞTIRMA BULGULARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c885e8f-1954-490e-872e-3722dbb52882.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırklareli Kent Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>·         Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kırkkilise (Krklareli) 
·         20. Yüzyıl Başlarında Balkanlardan Göç Hareketleri ve Kırklareli’ne Sosyo-Ekonomik Etkileri 
·         Şeb-i Yeldâda Kalmış Bir Ömür: Mehmed Bahâeddin (Özkan) ve Hurde-i Eş’âr Üzerine 
·         Krklareli’nde Göç Hareketlerinin İtme-Çekme Kuram Çerçevesinde İncelenmesi 
·         Uluslararası Öğrencilerin “Gıda Neofobisi” ve Yeme Alışkanlıkları: Kırklareli Örneği 
·         Kentsel Büyümenin Getirdiği Mekân Değişimi:Kırklareli Yayla Mahallesi’ndeki Roman Mekânının ‘Sıfırdan Zirveye’ Yolculuğu 
·         Krklareli’nde Kültürel Mirasın Yaşatılması: Geçmişten Günümüze Pehlivanköy Pavli Panayır 
·         Krklareli Merkezinde Düzen İmgesi Olarak Bağlıca Deresi 
·         Çeşitli Sosyo-Ekonomik Göstergeler Bağlamında Kırklareli&apos;nin Gelişmişlik Düzeyi 
·         Kırklareli İli İstihdam Yapısının Analizi 
·         Gelir Bölüşümü, İstihdam ve Yoksulluk Açısından Perakende Zincir Marketlerin Kent Ekonomisine Etkisi 
·         Kırklareli’nin Yenilenebilir Enerji Potansiyeli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd079b5-f51e-4fef-b6fa-d78ef7c0dda7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Turizmi Motivasyonları</image:title>
            <image:caption>·         Kültürel Miras Turizmi ve Motivasyonları 
·         İnanç Turizmi ve İnanç Turist Motivasyonları 
·         Hüzün Turizmi ve Hüzün Turist Motivasyonları 
·         Etnik Turizm ve Etnik Turist Motivasyonları 
·         Gastronomi Turizmi ve Gastro Turist Motivasyonları 
·         Festival Turizmi ve Festival Motivasyonları 
·         Şehir Turizmi ve Motivasyonları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15fc598a-e4c2-4b6a-b859-6f863f4135e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Noel Günleri</image:title>
            <image:caption>Evimde ağaç var. Işıldayan bir ağaç. Her kim getirdiyse
süs ışıklarından anlıyormuş ama mesele bu değil. Tavuğu,
pirinci ve kaju fıstıklarını yedim, kayısıları bıraktım.
Ağacın ışıklarını kapatabilirdim. Onun yerine oturup
seyrettim. Bayan Noblovsky’nin kâhin votkasından dört
kadeh yuvarlayınca ağacı neredeyse sevmeye başladım.
Kendimi önümüzdeki Noel’de buna benzer bir şey satın alırken hayal edebiliyordum.
 
İngiliz edebiyatının yaşayan en önemli ve sıradışı isimlerinden
olan Jeanette Winterson, bu kez Noel sezonu için yazdığı öykülerle
karşımızda. Yılın bu döneminde damakları şenlendirecek on iki
tarifini de paylaşırken, anlattığı on iki Noel öyküsündeyse o yaratıcı
ve cüretkâr edebiyatını konuşturuyor. Altın burunlu bir eşekten
kardan bir anneye, neşeli ruhlardan perili bir eve dek, her biri
diğerinden şaşırtıcı bu masalları okurken zamanın yavaşladığını
hissedecek ve “Wintersonvari”, büyüleyici bir Noel haftasının içine
çekileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e579fd3d-5746-40c7-97a6-28df4fc2fcd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Ekonominin Bağışıklığı</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: Her Şey 2007’de Başladı 
 
BÖLÜM 2: İkinci Perde: Avrupa Borç Krizi Sahnede 
 
BÖLÜM 3: Bitmeyen Sorunlar 
 
BÖLÜM 4: Anomaliler 
 
BÖLÜM 5: Derin Durgunluk 
 
BÖLÜM 6: Krizin Yeni Adı: COVİD-19 
 
BÖLÜM 7: İlk Etkiler – İlk Adımlar 
BÖLÜM 8: Neleri Göz Ardı Ediyoruz? 
 
BÖLÜM 9: Küresel Risk ve Fırsatlar 
 
BÖLÜM 10: Bundan Sonra Neler Olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be95308-af73-4ba5-8f41-5170e6931aeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperestler - Düşler Alemine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>SEN DE BİR HAYALPEREST OLMAK İSTER MİSİN?
 
 
 
Gizli kapılara ya da sihirli sözcükleregerek yok.
Bir tutam hayal gücü gitmek istediğin her yere ulaştırır seni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f383f7-b0bf-4d5e-adf6-16bf34df0197.jpg</image:loc>
            <image:title>Şüphenin Tarihi</image:title>
            <image:caption>DÜŞÜNCE DÜNYAMIZDA “DAHA FAZLASINI BİLME” KIVILCIMININ PARLADIĞI İLK ANDAN BUGÜNE
FELSEFENİN ÖYKÜSÜ
 
İnsanı diğer türlerden ayıran en önemli özelliğin düşünme yetisi olduğunu bilsek de bu meziyeti temel alan “felsefe” kavramıyla daima mesafeli bir ilişkimiz olmuştur. Peki, esasen attığımız her adımda bir izi olan bu disiplini araştırma ya da hayatımıza uygulama gayretinden geri durmamıza sebep nedir?
 
Dünyayı Değiştiren Düşünürler adlı kapsamlı felsefe tarihi serisiyle tanıdığımız Sadık Usta, olabilecek en yalın dille insanlığın düşünce tarihini anlatmaya koyulduğu bu yeni seride akla takılan tüm soruları yanıtlıyor. Zihinde şüphe kıvılcımlarının ilk belirişinden bugüne, benzersiz bir öyküyü kaleme alırken felsefe kürsülerinin korkutucu dilinden fersah fersah uzakta durarak okurla müthiş bir sohbete koyuluyor.
 
Kitabın sayfaları arasında kaybolmadan önce, yazarın hepimizin bilmesini istediği önemli bir mesajı var, büyük bir zevkle iletiyoruz:
 
Herkes felsefe öğrenebilir; herkes felsefeci ve hatta bazılarımız filozof da olabilir. Bunun için çok şeye gerek yok; sadece sorgulamak, araştırmak, merak etmek, derinlemesine okumak, mevcut durumu eleştirmek ve her anlatılana kanmamayı öğrenmek yeterlidir. Bu yüzden bu kitap, en başta gençlere ve sonra da felsefeye ilgi duyan her yaştan insana yönelik yazılmıştır.
 
Eğer felsefenin günlük yaşamda ne işe yaradığını bilmek, felsefi-düşünsel merakınızı gidermek, düşünme yönteminin yasalarını kavramak istiyor ya da felsefe yapmanın ne olduğunu merak ediyorsanız bu kitap size göredir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2952500-62f5-4433-908d-18da2f722346.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Koşulda Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Hiç şüphesiz anne-babalar olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmek, çocuğumuzun gelişimini hakkıyla desteklemek isteriz. Ama bazen size de her şey biraz fazla karışık gelmiyor mu? Her Koşulda Ebeveynlik bilgi kirliliğinin çok olduğu bir konuda, çocuk yetiştirme konusunda merak edilenleri en yetkin ağızdan anlatıyor.
 
• Çocuğun gelişiminde mizacın nasıl bir yeri var?
• Okul başarısı nedir, nasıl desteklenir?
• Kaygılı mizaç ile kaygı bozukluğu arasındaki fark nedir?
• Duygu kontrol becerisi nedir?
• Otoriter ebeveynlik neden sakıncalı?
• Ebeveynlikte doğru bilinen yanlışlar neler?
• Dikkat dağınıklığında artış görülüyor mu?
• Özdenetim becerisi nasıl gelişir?
•  Çocukluktan sonraki dönemlerde değişim ne kadar mümkün?
 
Çocuk psikolojisi ve gelişimi üzerine yaptığı bilimsel ve uygulamalı çalışmalarıyla tanınan psikolog Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk ile felsefe ve din bilimleri alanındaki çalışmaları ve Aklımdaki Sorular isimli televizyon programı ile bilinen Doç. Dr. Emre Dorman’ın keyifli sohbeti, çocuk yetiştirirken bilmeniz gereken önemli bilgilerin tek tek altını çiziyor. Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk güncel psikoloji bilgisi ile çocuk gelişimine dair merak edilen konulara sade ve anlaşılır bir dille ışık tutuyor.
 
Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk, çocukluk ve ergenlikte bilişsel-sosyal-duygusal gelişim, mizaç-kişilik, psikolojik sağlamlık, ebeveynlik ve mizaca uygun çocuk yetiştirme alanlarında uzmanlaşmıştır. Gelişimsel psikoloji profesörü ve klinik psikolog olan Selçuk, çalışmalarında, çocuk ve gençlerin psikolojik sağlığına ve gelişimine etki eden ebeveyn tutumlarını ve diğer çevresel unsurları inceliyor, bu konularda seminer ve eğitimler veriyor.
 
Ayşe Bilge Selçuk’un insan doğası ve gelişim süreçleri üzerine kaleme aldığı ilk kitabı İnsan Her Koşulda 2019 yılında yayımlandı. Bilimsel dergi ve kitaplarda yer alan çok sayıda yayını ve kongre konuşmasının yanı sıra Ana-Babalık: Kuram ve Araştırma kitabının editörlerinden. Çocukların psikolojik gelişimi ve sağlığına yönelik araştırmaları sebebiyle Ayşe Bilge Selçuk’a 2015-2018’de Queensland Üniversitesi tarafından Onursal Kıdemli Araştırmacı unvanı, 2009 yılında Prof. Mustafa N. Parlar Eğitim ve Araştırma Ödülü verildi. Halen Korto Psikoloji’de psikolog olarak anne-babalar ve ailelerle çalışıyor ve ebeveynlere danışmanlık veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/293303ac-d1a9-471d-ad44-674469a69c72.jpg</image:loc>
            <image:title>İkimiz</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES çoksatan listesinin bir numarası, Sen’le
başlayan serinin merakla beklenen yeni kitabı İkimiz’de, muhteşem Joe Goldberg soluk soluğa bir aşkla karşınızda!
 
Joe Goldberg&apos;in artık şehirlerle işi bitti. Şimdi şirin bir adada doğaya ve basit bir hayata merhaba demek istiyor. Adanın kütüphanesinde bir iş buluyor ve onunla işte burada tanışıyor: Mary Kay DiMarco. Kütüphaneci.
Joe, bu kez ona kancayı falan takmayacak. Mary Kay’in kalbini tıpkı eski aşklarda olduğu gibi kazanacak. Bekleyecek, ümide kapılacak, bekleyecek, hayal kırıklığına uğrayacak, bekleyecek ve sonunda...
Joe hep oralarda bir yerde olacak. Joe ve Mary Kay zamanla birbirlerinin yaralarını saracak, iyileşecekler; birbirlerini çok sevecek, sonsuza dek mutlu yaşayacaklar. Sonsuza dek mi? Joe aşka hep inandı, inanıyor ve inanacak. Çünkü biliyor ki gerçek aşk sadece onu gerçekten yaşamak isteyenleri bulur. Joe gerçek aşka hazır. Peki ya Mary Kay?
 
Muhteşem Joe Goldberg’in aklından geçenleri okumak her
zamankinden daha zevkli olacak...
 
“Şeytani, çok hızlı ve çok komik.”
—Paula Hawkins, çoksatan Trendeki Kız’ın yazarı
 
&quot;Yılın en çok beklenen kitaplarından biri.&quot;
—Cosmopolitan, PopSugar, Literary Hub
 
“Garip bir zevk... Serinin hayranları İkimiz’i bir solukta bitirecek.”
—Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef5c1aa6-8906-425c-a8a4-e9172971e06d.jpg</image:loc>
            <image:title>Rowley’nin Müthiş Korku Hikayeleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>El fenerini al, yorganının altına gir ve Rowley Jefferson’ın
son derece şaşırtmacalı, sürprizli ve gizem dolu hayal
dünyasına hızlı bir dalış yapmaya hazırlan! Âdeta bir korku tüneline benzeyen bu kitapta; hayaletler, vampirler, zombiler ve daha pek çoklarıyla buluşacaksın.
 
Rowley’nin korku hikâyeleri seni kahkahalara boğabilir ama dikkat et, gece ışıklar açık uyumak zorunda kalabilirsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95917</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9180f8-8fd8-47d5-9efb-9d6b5b905cd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Wendy Quill Ve Timsah</image:title>
            <image:caption>Herkes bana gülüşümden dolayı “Hırıldayan Kuş” diye seslenir. Çünkü kıkırdamalarımın arasında hırıltılı bir ses çıkarıyorum. Elimde değil. Sadece bir şeyleri komik bulunca böyle sesler çıkarıyorum.
 
 
Fakat gerçek adım Wendy Quill ve bu da benim nasıl
biraz ünlü olduğumu anlatan bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95918</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1711ae3a-3c89-40a7-b7e1-7a88666866b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Wendy Quill’in Evcil Hayvanı</image:title>
            <image:caption>Büyüdüğümde veteriner olacağım fakat annem evin içine
kakasını yapan şeyleri sevmiyor, bu da bir evcil hayvan
sahiplenmeme asla izin vermeyecekleri anlamına geliyor.
Bir tanesine bile. Küçük, minik bir evcil hayvana bile.
 
Bathilda Brown isminde güzel, görünmez, salyalı bir
köpeğimin olduğu doğru. Fakat eğer GERÇEK,
PROFESYONEL BİR VETERİNER olacaksam, gözlerimle
de görebildiğim (hayali olmayan) daha fazla hayvana
ihtiyacım olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/503c9bd1-e8f7-4bc7-aca6-e8575045ba55.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfırla - Hayata Yeniden Başla</image:title>
            <image:caption>HAFIZANI KAYBET, GERÇEK KİMLİĞİNİ BUL
 
 
SLACKER
Merakla okuyacağınız bir gençlik romanı. Kapağı bir kere açtıktan sonra elinizden düşüremeyeceksiniz.
   SWINDLE Sarsıcı ve sürükleyici bir macera. -Chicago Tribune   UNGIFTED Ezilenlerin ve zorbalığa uğrayanların kazandığını görmek isteyenler için umut verici.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:42:57+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce203a84-31af-44a8-b6f0-990c700c7234.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik 16 - Tam İsabet!</image:title>
            <image:caption>Okulda yapılan spor seçmelerinde büyük hüsrana uğrayan Greg, spor kariyerinin henüz başlamadan bittiğini düşünüyor.
Fakat annesinin ısrarlarına dayanamayıp spora bir şans daha vermeye karar veriyor ve basketbola yazılıyor.
 
Seçmeleri kötü geçen Greg, artık bir takıma girme şansının olmadığını düşünse de kasabanın en kötü takımında forma giymeye hak kazanıyor.
 
Greg ve takım arkadaşlarının bu sezon boyunca tek maç kazanması dahi olası değil gibi. Ama söz konusu spor olunca her şey mümkün.
 
Bakalım, topu bir kere eline geçiren Greg bu şansı nasıl değerlendirecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>