﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09c021b4-4ac6-424f-89e9-b052374ced19.jpg</image:loc>
            <image:title>Palyaço&apos;nun Günlüğü</image:title>
            <image:caption>“Ne zaman verdim bu ismi hatırlamıyorum. Palyaço’nun Günlüğü. Tahminen kırk beş yıldır yazıyorum. Küçük küçük notlar. Bazen tek satır, bazen sayfalarca. Dağınık zaman dilimlerinden dağınık cümleler. Bir gün hepsine birden isim koymak telaşı kaplamış içimi. Hani çocuk doğduktan sonra hemen ismini koymalı ya. Yaşasın, soluk alsın, evrende yeri olsun diye.” Tiyatro sahneleri ve televizyon ekranlarından milyonlarca izleyiciye ulaşıp sevgisini kazanan Cem Davran, yayımlanan ilk kitabı Palyaço’nun Günlüğü ile sevenlerini nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Palyaço’nun Günlüğü, oyunculuğa başlama serüveninden şimdilerde kapılarına kilit vurulan sahnelere, eski Beyoğlu sokaklarından Türkiye’nin yakın tarihine; kısacası Cem Davran’ın ilk gençliğinden bugüne tüm yaşam deneyimini anlatıyor. Palyaço’nun Günlüğü, sıcacık üslubuyla okuyanların yüreğine dokunurken bin bir zorluk içinde kurulan sobalı evleri, eski kunduracıları, son oyun şakalarını, hoşgörü ve tahammül izleriyle bezeli eski mahallelerimizi hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1ac509-ff70-4c32-99f1-9a93d09f6189.jpg</image:loc>
            <image:title>Propaganda</image:title>
            <image:caption>Propaganda aşağıdakilerin tümüdür: Kurnazların işlettiği devasa bir mekanizmadır. Beyin avcılarının mostrasıdır. Kandırma ve yalancılık sanatıdır. Amacı doğruluk değil, iknadır. Gündelik sersemleştirme faaliyetidir. Öğüterek, boyun eğmeyi kolaylaştırır. Gücünü insanın zaaflarından alır. Halk, onun ne istediğini bilmeyen parçasıdır. Bakır yeteneklerden altın adamlar yaratır. Dünyayı, düş görenlerin sırtında taşıtır. Umutları ve hayalleri sokağa yayar. Kitle hareketlerinin gözde silahıdır. Her tarafı kaplayan yabani otlardan farksızdır. Propagandanın muhteşem ilkesi şudur: “Karşınızdakine derin bir arzu uyandırınız. O her şeyi kendiliğinden yapar...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc16acd6-e6f1-4259-b458-2e857f3fcc27.jpg</image:loc>
            <image:title>Avare Adımlarla Eskişehir</image:title>
            <image:caption>Eskişehir, “ıssız Anadolu ovalarının ortasında” büyük şehirlerin gölgesinde mütevazı varlığını sürdürüyor. Kimi zaman Adalet Ağaoğlu’nun satırlarında kimi zaman Cemal Süreya’nın dizelerinde kendini gösterse de ne yazık ki Eskişehir hakkında yapılan kapsamlı bir çalışma bulunmuyor. Fotoğraf, sinema ve görüntü estetiği gibi disiplinlerdeki çalışmalarıyla tanınan akademisyen Levend Kılıç tarafından hazırlanan Avare Adımlarla Eskişehir literatürdeki bu eksiği gidermeye yönelik kayda değer bir çaba, bir vefa göstergesi niteliği taşıyor. Levend Kılıç, okuyanları bir keşif yolculuğuna çıkarıyor. Eskişehir’in Porsuk Çayı, kitapçıları, bisikletçileri, hamamları, köprüleri arasında sokak sokak dolaştırıyor. Bu keşif yolculuğuna Kılıç’ın objektifinden çıkan fotoğraflar eşlik ediyor. Avare Adımlarla Eskişehir, bir şehir tarihi çalışmasından veya gezi rehberinden çok daha fazlasını vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2eeba7c-fc33-44b3-904a-f57bd1a15464.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Öğreten Hikayeler Türkçe - İtalyanca</image:title>
            <image:caption>Başlangıç, orta ve ileri seviyede 27 hikâye tek kitapta Sanatın, tarihin, Avrupa’nın en güzel şehirlerinin içinden geçen, hayal gücüyle harmanlanan hikâyeler… Bu kitap, dil öğrenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmıştır. Kitap; başlangıç, orta ve ileri seviyede, 27 öyküden oluşmaktadır. Kitaptaki hikâyelerin anlatımı basit ve yalın cümlelerle yapılmıştır. Öğrendiğiniz dili ne kadar anladığınızı deneyimleyebilmeniz için her hikâyenin Türkçesine de yer verilmiştir. Dil Öğreten Hikâyeler serisini, fotoğraf sanatçısı, sanat tarihçisi ve gezgin Melissa Mey’in kaleminden İngilizce, İspanyolca ve Almanca olarak üç dilde yayımlamıştık. Çok sevilen seriye bir yenisini daha ekledik. İtalyanca hikâyeler hem dil öğretiyor hem de keyifli bir okuma vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da3d1f69-9c0a-465b-bc11-6aa227f5005b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakin Ebeveyn</image:title>
            <image:caption>“Kendimize ve başkalarına olan yaklaşımımızı çocukluğumuzdan bu yana 
 bizimle yaşayan yaralarımız belirler.” 
 
“Bu kitabı, senin hem daha sakin bir insan hem daha sakin bir ebeveyn olarak, çocuğunla ve kendi çocukluğunla olan ilişkilerini gözden geçirip yeniden düzenlerken keyifle yol almanı sağlayacak bir rehber olması amacıyla yazdım. Sakin kalmak, her tür zorluğun üstesinden gelmenin sırrıdır. Sakin kalabilmek, sağlıklı düşünebilmenin ilk adımıdır ve iki kişi arasındaki yorum farklarına takılıp kalmadan, gerçekte neler olup bittiğini 
 anlayabilmek için şarttır.” 
 
Yasemin Meriç Kazdal 
 
Sakin Ebeveyn’i bitirdiğinizde olmadığınız biri gibi davranmanıza gerek kalmayacak. Tüm duygularınızı olduğu haliyle hem kabullenmenin hem de onlara sahip çıkmanın verdiği sakinliği tatmanızı diliyoruz. Sakin Ebeveyn size ve ilişkilerinize, nasıl yön belirleyeceğinize dair bir yol haritası olarak Klinik Psikolog Yasemin Meriç Kazdal tarafından hazırlandı. Tercih ise yine size bırakıldı: Bu haritayı kullanabilir ya da rafa kaldırabilirsiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab94c17e-92ac-454c-9f40-3eb47f298464.jpg</image:loc>
            <image:title>Başlangıçta Kadın Vardı</image:title>
            <image:caption>Filozof, psikanalist ve dilbilimci Luce Irigaray bu kitabında dil ve söylem bağlamında Antik Yunan ustalarından günümüze dek kadının unutuluşunu ele alıyor. Başlangıçta hakikate ilham veren dişi iken, ‘usta’ bunu gizli tutar. Böylece dilin evi, bir tür mezara dönüşür. Beslendiği Tanrıçayı, doğayı, kadını unutan erkeğin oluşturduğu ‘bilgelik’ söylemi, insanlığın sürgün edilişi hâline gelir. 

Erkek dille yeni bir ev kurar. Ama orada kim ikamet edecek?  Kelimeler, hakikatleri ve gizemleri onları terk etmiştir. Dil artık şeyleri tek yönlü olarak sahiplenmenin, ‘erkek, elde eder’ düşüncesinden hareketle onlar üzerinde hâkimiyet kurmanın bir aracından başka bir şey değildir. Erkek, kamusal alanın efendisi hâline gelir ve yeni bir dünya yaratır; yani Batı’yı. 

Batı kültürü neden Yunanistan’la başlamak zorunda? Yunanlarla başlayacak olan nedir? Acaba sürgünü, yolculuğu, evden uzaklaşmayı ifade eden, erkeğin ortaya çıkışı olabilir mi? Bu bütün kültürler için geçerli midir? Bilmek kendinden uzaklaşmayı mı gerektirir? 

Tüm bu sorularla beraber bu kitap, okuru, Batı geleneği ve Antik Yunan düşüncesine yeni bir açıdan bakmaya, kendiyle yakınlık kurmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b63998b-e831-4cd7-af86-4b33f60bdd60.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihselcilik Sorunu</image:title>
            <image:caption>Platon dünyayı görünenler ve düşünülenler olmak üzere ikiye ayırdığında, tarihin ve tarihselliğin, hakikat arayışının önünde bir engel olarak görülmesinin de yolunu açmıştı. Nietzsche, filozofları ‘tarih duygusu’ndan yoksun oldukları gerekçesiyle kıyasıya eleştirirken, tarihe karşı kemikleşmiş önyargılarını yıkmaları, ‘değerlerini yeniden değerlendirmeleri’ için bu yüzden çağrıda bulunuyordu. 

Alman filozof Erich Rothacker’in ölümünden önce kaleme aldığı bu son kitap, onun Nietzsche’nin bu çağrısına verdiği olumlu bir yanıttır. Felsefenin beylik hakikat ve nesnellik arayışına karşı insanı tarihsel bir kültür varlığı olarak görmenin, tarih duygusunu bastırmayan perspektifli bakışın bizi vardıracağı sonuçları sergilemesi itibarıyla da felsefe tarihinde benzersiz bir yere sahiptir: Filozofların ve bilim insanlarının değişmezleri ararken tarihin akışına kapılmamak için sorunlarını katı düşünce kalıpları içinde kalarak çözmeye çalıştıklarını ileri süren Rothacker’in bu eserinde olgunlaştırdığı ‘dogmatik’ kavramı, Kuhn’un ünlü ‘paradigma’ kavramının, hatta Feyerabend’in bilimsel bağnazlık eleştirisinin önceli olarak da görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ddd04f-1a5c-4ee0-b12c-dd6a3d145953.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesyonel Hırsız</image:title>
            <image:caption>Cepçiler, çorcular, yankesiciler, düzenbazlar, ayan ablalar, silkeleyiciler, çeteler, işbitiriciler, patronlar, namuslu ve namussuz aynasızlar, savcılar, hâkimler, enayiler ve organize işler: Hırsızlık, mülkiyet kadar eski bir olgu. Hatta bugün ‘çalıyor ama çalışıyor’ denilerek siyasetçilerin olağan faaliyetinin bir parçası haline bile getirilmiş durumda. 

20. yüzyılın en etkili kriminologlarından sayılan Edwin Sutherland’in, Şikago’da hırsızlık mesleğini yürüten ünlü Chic Conwell’le yaptığı işbirliğinin ürünü olan bu klasikleşmiş kitap, okuru yeraltı ve suç dünyasının kuytu köşelerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Hırsızlar âleminde dönen dolapların, hırsızlar ile kolluk kuvvetleri, siyasetçiler ve bürokratlar arasındaki girift ilişkilerin, dostlukların ve düşmanlıkların etkileyici bir portresini sunuyor. Hırsızlığın nasıl dallanıp budaklandığını, hırsızlar topluluğunun kendi ahlak kuralları, iletişim dilleri ve görgü kurallarının bulunduğunu gözler önüne seriyor. Hırsızlar ile toplumun yerleşik kurumları arasındaki ilişkinin bir düşmanlık ilişkisinden çok daha fazlası olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32524c5c-aa27-42d2-b9a2-2ae9e274fb2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Grek Estetiği</image:title>
            <image:caption>“İnsanın salt güzellikle karşı karşıya geldiği an yok mu sevgili Sokrates, 
 işte yalnız o an için insan hayatı yaşanmaya değer.” 
Diotima 
 
Yalnızca bilgi felsefesi ve etik değil, estetiğin kurucu isimleri de Antik Yunan filozoflarıdır. Aristoteles, Platon ve Plotinos’un güzellik teorilerini sunan bu kitap, estetiğe tarihsel bir giriş sunmaktadır. 
Güzel nedir? Antik Yunan’da güzel ve iyinin aynılığı ne anlama geliyor? Platon’da ‘kendiliğinden güzel’ olan ile ‘tek tek güzeller’ arasındaki fark nedir? Taklit ve yaratım olarak sanat ne anlama gelir? Aristoteles ve Platon poetikasında sanat ve devlet ilişkisi nasıl konumlandırılır? Plotinos’un ruh teorisi bağlamında güzel nedir? Orantı ve simetriye sahip olmayan mıdır çirkin, yoksa tanrısal akıldan pay almamış olan mı? 
Tüm bu sorularla beraber bu kitap, Herakleitos, Pythagorasçılar ve Ksenophon’un estetik anlayışına dair birçok değiniyi ve temel metinlerden seçkileri içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e15b84a7-027e-49b8-ab84-4588e09caec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma’dan İslam’a Ekonomi, Aile ve Toplum</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Bryson’ın Mülk Yönetimi (Oikonomikos Logos) eserini, ona aşina olmayan okuyucu kitlesine tanıtmayı, bunun yanı sıra bu esere hâlihazırda aşina olan okurlara da yeni bilgiler vermeyi amaçlamaktadır. Kitabın erken Roma İmparatorluğu’nun başlıca sosyal sorunlarına (para, köleler, evlilik, çocuklar) odaklanması ve Roma dünyasının zenginliği ile Orta Çağ İslam Dünyası arasında büyüleyici ve eşsiz bir köprü vazifesi görmesi, değerini daha da artırmaktadır. 
 
Kitabın bu yeni baskısı, Roma sosyal ve ekonomi tarihçilerine, Yunan imparatorluk edebiyatı araştırmacılarına ve Orta Çağ İslam Dünyası’nda Greko-Romen düşüncesinin yeri ve önemiyle ilginen herkese hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93b52ff6-6639-4398-8519-f9c20334ffb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon’un Kozmolojisi - Timaios Çevirisi ve Açıklaması</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Timaios’un çevirisini içerir ve çevirinin aralarına, ortaya çıktıkça, her bir yorumlama sorununu tartışan birer şerh serpiştirilmiştir. Cornford’un öncelikli amacı, Platon’un sözlerini mümkün olduğunca aslına yakın çevirmek olmuştur. Ancak Cornford’un kendi ifadesiyle, Platon’un haşmetli şiirsel üslubunu yeniden üretmeye çalışan herkes başarısızlıkla yüzleşmeye mahkûmdur. Ona göre, buna anlamı bozma riski de eşlik eder. Cornford’un yorumları, okuyucuya uzun ve karmaşık bir argüman boyunca rehberlik etmek ve en sadık çeviride dahi belirsiz kalması gereken şeyleri açıklamak için tasarlanmıştır; zira Timaios, düşünceyi en küçük yere sıkıştırma pahasına, uçsuz bucaksız bir alanı kaplar. İlahiyat ve felsefe öğrencileri ancak böyle bir yardımla Ortaçağ ve Yeniçağ nazariyatını derinden etkilemiş bir esere erişim sağlayabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d3b3e3e-0c3c-437b-9b11-d4613a234bf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Din ve Piyasa Ahlakı</image:title>
            <image:caption>Berlin Duvarı&apos;nın yıkılmasından bu yana, piyasa ilkelerinin genel olarak beşerî eylemlere uygulanması gerektiğini içeren ve piyasayı beşerî pratiğin özerk bir alanı olarak gören ekonomik ideolojiler yaygın bir şekilde kabul görmektedir. 2008 finansal krizinin hemen sonrasında piyasa mantığının yükselişine, finansal piyasalarda reform ve ekonomik uygulamada ahlaki değerlerin dikkate alınması çağrıları ile karşı çıkılmıştır. 
Bu kitap, neoliberal piyasa uygulamalarının yeni dindarlık biçimlerini nasıl oluşturduğunu ve dindarlığın ekonomik eylemleri nasıl şekillendirdiğini göstererek bu tartışmalara dâhil olmaktadır. Dinî hareketler ile örgütlerin piyasa mantığının artan önemine, öngörülemeyen ve kimi zaman da mantıksız yollara başvurmak suretiyle nasıl tepki verdiğini ortaya koymaktadır. Kitap, farklı ülkelerden ve dinî geleneklerden bir dizi örnekler kullanarak, dinî ahlak ve piyasa ahlakının çeşitli küresel bağlamlarda yakından örtüştüğü sayısız yolu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7abbd47-2098-4512-b8d5-d801ee5cd988.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Normal Değil</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca akıl hastalığına karşı gelişen tutumların ve damgalanmayı sona erdirme mücadelesinin şefkatli ve büyüleyici bir incelemesi… 
Yüzyıllar boyunca, bilim insanları ve toplum, akıl hastası sayılan herkes hakkında ahlaki yargılarda bulundular ve birçoğunu akıl hastanelerine kapattılar. Kimse Normal Değil’de, Antropolog Roy Richard Grinker, on sekizinci yüzyıldan Amerika’nın büyük savaşlarına ve günümüzün yüksek teknoloji ekonomisine kadar akıl hastalığı damgasına karşı mücadeledeki ilerlemeyi ve gerilemeleri anlatıyor. Damgalanmanın kültürel tarihle açıklanabilecek, akıl hastalığını tanımladığımız anda başlayan, toplumdan öğrendiğimiz ve nihayetinde değişme gücüne sahip olduğumuz, sosyal bir süreç olduğunu savunuyor. Utanç ve gizliliğin mirası bugün hâlâ bizimle olsa da Grinker akıl hastalarının marjinalleştirilmesine son vermenin eşiğinde olduğumuzu yazıyor. Yirmi birinci yüzyılda, akıl hastalıkları hızla insan çeşitliliğinin daha kabul gören ve görünür bir parçası haline geliyor. 
Grinker, kitabı büyükbabasının Sigmund Freud ile yaptığı analiz, kendi kızının otizm deneyimi ve nöroçeşitlilik üzerine yaptığı araştırmayla sonuçlanan da dahil olmak üzere, ailesinin psikiyatriye dahil olduğu dört neslin kişisel tarihiyle besliyor. Afrika ve Asya’daki en son bilim, tarihi arşivler ve kültürlerarası araştırmalardan yararlanan Grinker, nöroçeşitliliğe kültürel tepkimizin kökenlerini ve farklılıklarını keşfetmek için hepimizi uluslararası bir yolculuğa çıkarıyor. 
Kaçınılmaz, ufuk açıcı ve nihayetinde umutlu olan Kimse Normal Değil, akıl hastalığını nasıl dönüştürdüğümüzü açıklıyor ve damgalanmanın gölgesini sona erdirmek için bir yol sunuyor. 
 
“Kimse Normal Değil’de, Roy Richard Grinker, akıl hastalığı etrafında damgalanmanın nasıl birleştiğini araştırıyor ve depresif veya psikotik hastaların aşağılanma duygusunun verdiği kümülatif zararı değerlendiriyor. Merak uyandıran bu kitap, zihinsel hastalığı olan bireyler sadece hastalıklarının yükünü taşısınlar diye sorunun çözümüne dair güçlü bir rehberlik sunuyor.” 
- Andrew Solomon, Depresyon Atlası’nın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f66d98c-2e2a-480f-8609-5b4fb701bc69.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamıyorum Derken</image:title>
            <image:caption>Evladınızın iyiliğini istemeniz, ona iyilik edeceğinizi de garanti eder mi? Bu kitap, hemen herkes gibi çocuğunun iyiliğini isteyen, ama onlara pek de “kıyamayan” anne babalar için yazıldı. Ağlamasına dayanamadığı için oğlunun istediği her oyuncağı alan baba ya da iyi bir geleceği olsun diye kızının omuzlarına henüz taşıyamayacağı ağırlıklar yükleyen anne… Neredeyse hepimizin aşina olduğu bu türden ebeveyn davranışları, Kıyamıyorum Derken… ile kapsamlı biçimde, sözünü sakınmayan bir tavırla inceleniyor. Yadigar Işıldar, aralarında Yankı Yazgan, Gülseren Budayıcıoğlu, Hakan Balta ve Acar Baltaş gibi isimlerin bulunduğu uzmanlarla masaya oturarak, sorunu bilimin ışığında, ama bir o kadar da samimi bir üslupla ele alıyor. Kıyamıyorum Derken… çocuk yetiştirenler başta olmak üzere konunun meraklılarının kitaplığında mutlaka bulunması gereken, ebeveynlikte sizi yeni ufuklara davet eden bir yüreklendirme.  
 
Çocuğumuza sunacağımız en büyük hediye onun model alacağı bir yetişkinlik ilişkisi. Bu kitap da size bu konuda farkındalık kazandıracak. 
–Özgür Bolat, Beni Ödülle Cezalandırma kitabının yazarı 
Sevgili Yadigar Işıldar bizlere öyle bir kitap yazmış ki içinde üç baharla kalp kalbe, göz göze, diz dize sıcaklığında hissedeceğiniz öyküler var. Çocukluğumuzu, birbirimize hayat arkadaşı oluşumuzu ve çocuğumuza anne baba oluşumuzu ya da olamayışımızı, bizzat ilk elden yani bir kurgu olmadan doğrudan yaşayanlardan bize aktarmış. 
–Prof. Dr. Belma Tuğrul, İstanbul Aydın Üniversitesi 
Eğitim Fakültesi, Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6f7f191-6697-4e25-8968-1ddf767ba3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşiyan 2 - Divane</image:title>
            <image:caption>·         8 ADET FOTOKART HEDİYELİ 
 
Göğsümün hemen ortasında bir yangın vardı, alevler sardı ve biz içinde kaldık.  Yandım, yanarken yaktım.  
Onun o güne yüklediği anlamla benim yüklediğim anlam birbirini katletti. Her şeyin başladığı o yerde 
ikimizin kıyameti koptu. 
 
Şimdi aramızda yanan ateşin bir tarafında ben, diğer tarafında o vardı. Alevler yükseldiğinde avucumdaki yüzükleri attım o ateşe. Bu bizim kesin olarak bitişimizin en büyük göstergesiydi. Biz bitmiştik. 
Ona ev olan kırık, yıkık, dökük kalbim artık bir yangın yeriydi ve o yangın sönene kadar sessizce bekledik. Geçmişimiz, hayallerimiz yandı ama kül olan biz olduk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7c01f35-72c7-415e-b1ce-013bd5b12c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Ravel</image:title>
            <image:caption>Gerçek sanatçı ortaya öyle etkileyici ve güçlü bir sanat eseri koymalı ki, yeri gelince sağlığından, hatta canından bile feragat edebilmeli. Dünyaca ünlü Bolero’nun bestekârı Maurice Ravel de işte böyle sanatçılardan. Doğdu, yaşadı, beste yaptı, çaldı, gezdi, gördü, yavaş yavaş unuttu, kaza geçirdi, hatırlayamadı ve öldü. Sıradan bir hayat mı dersiniz? 

Cevabınız ne olursa olsun, büyük bir nota ustasının hayatını gelin, bir kelime ustasının kaleminden okuyun.

Jean Echenoz, Maurice Ravel’in son on yılını bizi büyük bestekârın neredeyse bizzat yanında olduğumuza ikna ederek anlatıyor. Ravel’i bestelerken, zirvedeyken, sevinirken, üzülürken, yavaş yavaş belleğini yitirirken ve çöküşe, ölüme, bedenin ölümünden ziyade kendi bestelerini bile mutlak surette unutmaya adım adım yaklaşırken görüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edd8d9c3-924f-41c5-aa77-0cd54d550467.jpg</image:loc>
            <image:title>Devin</image:title>
            <image:caption>·         8 ADET FOTOKART HEDİYELİ 
 
“Bu yaşanan olay da kâbusumun bir parçasıydı ve ben bu kâbusu peri masalına döndürmek için 
elimden geleni yapmaya hazırdım.” 
 
Menfaat uğruna babası tarafından hayatı başka birinin ellerine bırakılan Devin, hayattaki yegâne varlığı kızı Alya için yıllarca süren zulme boyun eğer. Genç kadının tahammülü tükenir; artık o hem bir katil hem de bir kaçaktır! Devin, kadere boyun eğmekten vazgeçip kendi yolunu çizmeye karar verir. Hayatının en büyük adımını atarak aşkın gerçek anlamını günden güne keşfederken şüphesiz hayatının en çaresiz savaşını verir. Kızı Alya ölümcül bir hastalığa sahiptir. Yaşanan her şeyle mücadele eden genç anne, kızının iyileşeceğini düşünerek yanlış bir tedaviye başvurur ve kendilerini hedef tahtası hâline getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18410070-cb9e-41af-83fb-648b479b15e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Coşkun Sabah Anılar</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun müziği ve doğduğu toprakların nağmeleriyle yetişip daha küçük yaştan itibaren uda gönül veren Coşkun Sabah, “Yapamazsın!” diyenlere inat, klasik bir Türk müziği çalgısıyla tek başına sahne almaya başladığında, sadece kendi hayat hikâyesinin değil, Türkiye’nin müzik tarihinin de kırılma noktalarından birinin başrollerinden oldu. 
  Albümleri satış rekorları kıran, konserleri tıklım tıklım dolan, udunun tellerinde halkın nabzını tutan, sazının virtüözü Coşkun Sabah’ın hiç de kolaylıkla katetmediği yaşam yolunun satır araları üzüntüler, sevinçler ve görkemli sanat hayatı, Didem Abidin ve Selahaddin Abidin’in kaleminden Anılar Şimdi Gözümde Canlandılar’da okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ea280a6-b417-43db-a1c0-f400fb9d11fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaşık Bükenler</image:title>
            <image:caption>Astral seyahatçi Maureen, yalan detektörü Irene, kahin Buddy, telekinetik becerileriyle Frankie ve onlara liderlik eden usta dolandırıcı Teddy… Muhteşem Telemachus Ailesi 1970’lerin ortalarında, sihirbazlık ve zihin okuma gösterileriyle ülke çapında üne kavuşmuşlardı. Ancak bir gece, televizyonda, hem de canlı yayında, sihir onları terk edince tüm aile utançlarıyla birlikte Şikago’ya çekilip görünmez olmayı seçti.  
Artık hiç kimsenin hatırlamadığı bu aileyle yirmi yıl sonra yeniden karşılaşıyoruz. Televizyondaki rezaletten çok sonra doğan torun Matty,  kendi güçlerini keşfettikçe, bitkin, bitik –ve bu halde bile kapıya Gizli Servis’i getirmeyi becermiş– ailesinin hâlâ ve gerçek manada muhteşem olduğunu fark ediyor. Kaşık Bükenler, her bir ferdi özel biri olma potansiyeliyle lanetlenmiş, süper arızalı ve aynı zamanda gayet normal bir ailenin üç kuşaklık tuhaf ve efsanevi hikâyesi. 
 
&quot;Pervasız.&quot; Guardian 
 
“Hınzır mizahı, unutulmaz karakterleri ve dozunda  doğaüstü büyüsüyle Kaşık Bükenler dörtnala gidiyor… Gregory’nin karakterleri sadece yetenekleriyle değil,  son derece tanıdık insanilikleriyle de sihirli.”  Pittsburgh Post-Gazette 
 
“Usta işi… Gregory, aile ilişkilerindeki olağan gizemler ile Şikago mafyasının ve karanlık devlet örgütlerinin gaddar  melodramasını zarafetle birleştiriyor.&quot; Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3f79251-956c-4339-9e95-ed41cd127aa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Heybe Sosyal Hizmet ve Sosyal Politika Dergisi Sayı 2 - Aralık 2021</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda, ruh sağlığı sistemi içerisinde insan hakları konusunu, sistemdeki farklı aktörlerin perspektifi ile tartışmaya açmak istedik. Ruh sağlığı sistemi, ruhsal hastalık tanısı almış kişilerin insan haklarının hayata geçirilmesi konusunda nerede durmaktadır? Sistem, bizzat kendi uygulamaları ile insan hakları ihlallerini nasıl gerçekleştirmektedir? Bu kapsamda, ruh sağlığı hizmetini sunanlar, hizmet alanlar ve onlara eşlik edenler (aileler), sistemde yaşanılan insan hakları ihlallerine ilişkin değerlendirmelerini, hakların gerçekleştirilmesine olanak sağlayacak önerilerini ve olumlu deneyimlerini aktardılar. 
İnsan hakları konusunu ele alırken ruh sağlığı sistemine ilişkin hizmet alma deneyimlerinin merkezde olmasını hedefledik. Bu nedenle, hizmet alanların ve bu süreçte onlara eşlik edenlerin deneyimlerine yer verdik. 
Ruh sağlığı alanında çalışan farklı meslek gruplarının bakış açısının yansıtılmasıyla, profesyoneller arasında ortak bir dil oluşturma ve insan haklarına ilişkin tartışmaları ortaklaştırmayı hedefliyoruz. 
Bu sayının, ruh sağlığı sistemi içerisinde yer alan tarafların deneyim ve perspektifleri aracılığıyla insan hakları vurgusunun daha güçlü olduğu bir sistemin inşasına katkı sağlaması dileğimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca13abf-c591-4e86-bf39-70ffb6997bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynanın İçinden</image:title>
            <image:caption>Lewis Carroll 1865 yılında kahramanı Alice’i tavşan deliğinden aşağı gönderdiğinde, yüz elli yılı aşkın bir süre boyunca her yaştan okuru etkisi altına alacak, üzerine tezler kaleme alınacak ve pek çok esere ilham verecek bir maceranın da ilk adımını atmış oldu. Harikalar Diyarı’ndaki yolculuğunda eşlik ettiğimiz Alice, 1871 yılında yayımlanan Aynanın İçinden kitabıyla birlikte bu sefer bizi aynadan geçerek ulaştığı diyara götürüyor. Bu diyarda her şey bir ayna yansıması misali, tersten yaşanmaktadır ve Alice kendini devasa bir satranç oyununun tam ortasında bulur. Piyonluktan kraliçeliğe uzanan yolculuğunda ona birbirinden farklı ve gizemli karakterler eşlik edecek, bilmecelerle dolu şiirler yolunu renklendirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afcd23f9-b26f-4950-b81f-2164931b7793.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Bir Sevmek</image:title>
            <image:caption>ne kadınlar sevdim zaten yoktular 
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir 
azıcık okşasam sanki çocuktular 
bıraksam korkudan gözleri sislenir 
ne kadınlar sevdim zaten yoktular 
böyle bir sevmek görülmemiştir 
 
*Gündelik Şeyler *Kavaklıdere Balladları *Varsağı *Jilet Yiyen Kız *Gözlüklü Hamdi’nin Notları *Ki</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d71240e-d59d-46a9-8ca0-79c45c5efc3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay’da İlk İnsanlar</image:title>
            <image:caption>H. G. Wells, bugün bir “bilimkurgu klasiği” olarak kabul edilen 1901 tarihli Ay’da İlk İnsanlar’da, iki İngilizin Ay yolculuğunu anlatırken, emperyalizmi hedef alır. Meteliksiz işadamı Bedford, oyun yazmak için çekildiği sayfiyede, yerçekimini hükümsüz kılan bir madde icat eden eksantrik bilim insanı Cavor’la tanışır. Bedford para kazanma dürtüsüyle, Cavor ise bilimsel merakla, Cavorite adını verdikleri bu madde sayesinde, herhangi bir yakıt ya da motora gerek duymaksızın kendilerini Ay’da bulurlar. Orada, yeraltında, katı bir hiyerarşik düzende yaşayan Seleneli toplumuyla karşılaşırlar. Seleneliler, bireysellikleriyle ve kişisel özellikleriyle ayırt edilmesi mümkün olmayan böceksi varlıklardır. Wells’in emperyalizme ve kapitalizme yönelik sert eleştirisi, Ay yolculuğunu yalnızca ticari bir fırsat olarak gören Bedford’ın Selenelilere karşı saldırgan tutumunda somutlaşır. Yazar Ay’da İlk İnsanlar’da, kendisinden önce hayali Ay yolculuğu temasını işleyen 19. yüzyıl yazarları gibi bilimsel gerçeklere ve rasyonelliğe yaslanmak yerine hayal gücünü bilimkurgu türünün hizmetine vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57bed5a9-f84b-4a1f-a576-4c476665499c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecede</image:title>
            <image:caption>Leylâ Erbil’in öykülerinin ve romanlarının odağında hep bir kabus çekirdeği vardır. Bu çekirdek, okurlarının korkularını da kışkırtır. Korku ve kabusu besleyen ise yaşamda ve edebiyatta kadınların kurcalaması değil değinmesi bile yasaklanmış konu ve sorunların incelenmesidir. Leylâ Erbil, birçok söyleşisinde “insanın yaralı, sakatlanmış, doğduğunda sevgiye, sevecenliğe muhtaç olduğuna” değindi. Ancak yazarken “insanlığın her an şaha kalkabilecek kötülük tohumlarıyla donanmış olduğunu” da görmezden gelmedi. Onun insanı yansıtma yöntemi daha çok “delilik görünümlü bir yelpazede” yer aldı, öykü ve romanlarındaki deliye “gerçekleri” söyletti.                          
                                                                                                                    Sennur Sezer 
*Vapur *Ayna *Çekmece *Hokkabazın Çağrısı *Ölü *Tanrı *Gecede</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb90d3df-c2b6-4a66-a52a-46ebe24ad894.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozof Yaşamlarının Satışı - Dirilen Ölüler Veya Balıkçı</image:title>
            <image:caption>Loukianos (120?-180?): MS 2. yüzyılda Marcus Aurelius döneminde yaşamıştır. Antikçağ’ın en ünlü retorik ve hiciv ustalarından biri olmasının yanı sıra komik diyalog türünde eserler de vermiştir. Loukianos’a atfedilen seksen iki eser günümüze ulaşmışsa da bazıları şüphelidir. Bu eserlerin en ünlüleri “Diyaloglar” başlığında toplanır. Bu kitapta yer alan Filozof Yaşamlarının Satışı ve Dirilen Ölüler veya Balıkçı diyalogları Loukianos’un üslubunu en iyi yansıtan “parodi” eserlerindendir. Filozof Yaşamlarının Satışı’nda Zeus’un filozof yaşamlarını Hermes’in çığırtkanlığında mezada çıkarması abartılı, komik bir üslupla konu edilir. Dirilen Ölüler veya Balıkçı eserindeyse, önceki eserinde hicvettiği filozofların davacı, kendisinin davalı, Felsefe’nin yargıç, Hakikat’in de avukat olduğu bir mahkemede kendi kendini yargılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a748f0-2267-4ebd-b6c9-ec76089a6cad.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafa Boynun Neden Uzun? - Bilim 13</image:title>
            <image:caption>“Toki sabırlı bir çita. Afrika savanının uzun otları içine uzanıyor ve sessiz adımlarla avına doğru ilerliyor. Avı genç bir Thomson ceylanı. Toki, bu narin ve zarif ceylanı şimdiden güçlü dişlerinin arasında hayal ediyor ve gözden kaçırmıyor…” 
Meraklı bir belgesel izleyicisi misiniz? Benzerlerini defalarca seyrettiğiniz halde, bir çitanın can havliyle koşan bir ceylanı kovaladığını görünce kendinizi o görüntülerden alıkoyamıyor musunuz? Peki, ceylanın bu koşusunun tamamen rasgele olduğunu ve bir sonraki hamlesinin kesinlikle öngörülemez olduğunu biliyor musunuz? Ya da belki de belgeseller hiç ilginizi çekmiyordur. Ama fillerde mutlak bir diktatörlüğün, mandalarda ise sonsuz bir demokrasinin hüküm sürdüğünü duymak da mı ilginizi çekmez? En azından 70 cm boyuyla sırf eğlence olsun diye altı erkek aslanın arasına dalma cesaretini gösteren bal porsuğu daha yakından tanınmayı hak ediyor. 
Yaşadığımız çevreden hayli farklı Afrika savanları böylesi pek çok sürprizle doludur. Bu yabani toprakların bir tanığı da zebralar üzerine yaptığı incelemeler için Zimbabve’deki Hwange Ulusal Parkı’nda altı ay geçiren genç Fransız biyolog Léo Grasset’dir. Grasset buradaki deneyimlerinden yola çıkarak kolay kolay tanık olamayacağınız savan hikâyelerini eğlenceli bir dille anlatıyor. Aslan Kral’la ilgili şok açıklamalar okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04423c75-1b7b-416b-808a-d90c4464858c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimlik</image:title>
            <image:caption>Kimlik üzerine yürütülen tartışmaların geçmişi, hem kişisel hem de toplumsal kimlik bağlamında, Sokrates’in “Kendini Tanı” deyişine kadar götürülebilir. Kendini tanı deyişi, kendinin bil deyişini de kapsayacak biçimde tanımlayıcı ontolojik ve epistemolojik bir zemin inşa etme girişimi olarak görülebilir. Bu varsayımdan hareketle, kimlik temelli tanımlayıcı ontolojik ve epistemolojik zemin arayışını herhangi bir tekil insanın ya da grubun kendisini ayırt edici şekilde konumlandırabilmek amacıyla bir “fark” ilişkisi kurma çabası olarak değerlendirebiliriz. Bu bağlamda, tanımlayıcı bir ontolojik ve epistemolojik zemin olarak kimlik, bu fark ilişkisinin ürünü olarak görülebilir, etik ve siyasetin de bu fark ilişkisi üzerine kurgulandığı söylenebilir. Ne var ki, sözü edilen fark ilişkisinin dile getirilen farkı görünür kılmak için dışsal bir varlık kategorisi ile ilişki halinde olma zorunluluğu fark’ın ontolojik, epistemolojik ve buna bağlı olarak etik ve politik temellerini de kaçınılmaz olarak sarsar. Bu, dile getirilen ilişkinin sonuçlarını zorunluluktan olumsallığa dönüştüren bir sarsıntıdır. Bu sarsıntının sonucunda, tanımlayıcı özellik olarak tasavvur edilen kimlikler sahicilik niteliklerini yitirirler, saydamlık ve geçişgenlik kazanırlar. Bu kitaptaki yazılar bu saydamlık ve geçişgenliği farklı boyutlarıyla ele alıyor ve kimlik sorununa dair tartışmaların kapsamının zihnimizde tasarlayabileceklerimizin ötesinde olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Hannah Arendt’te Eylem, Kamusal Alan ve Kim-lik  Melike Durmaz • Sınıf Siyasetinden Kimlik Siyasetine: Kimliğin Söylemsel İnşası, E. Laclau ve C. Mouffe Üzerinden Bir Değerlendirme Fahriye Didem Acar, Erol Esen • Kimlik, Aynılık, Bireysellik: Çağcıl Monadoloji Üzerine Bir Deneme Kutlu Tuncel • Çağdaş Tartışmaların Kavşağında Kimlikler, İnsan Hakları ve Yurttaşlık  Zeynep Savaşçın • Kimlik Üzerinde Politik Arzunun Belirleyiciliği Murat Bayram • Kimlik Politikaları: İkilik, Tanınma ve Koalisyon Aziz Ardıç • Foucault’da Özne, İktidar ve Dil İlişkisi Rabia Çepik • Ezenlerin Patolojisi Umut Kesikkulak • Yerellik ile Evrensellik Arasında: Bir Evrensel İnsan Hakları Savunusu Itır Güneş •  Feminist Teorilerin Siyasal Liberalizmin Anti-Mükemmeliyetçi Pozisyonu ve Özel-Kamusal Alan Ayrımı Savunusuna Yönelik Eleştirisi: Birey Özgürlüğü Üzerinden Bir Tartışma Yavuz Selim Alkan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5982a575-4d08-48aa-96fe-0c3c380cd4c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Mahalle</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi 2022’nin ilk kitabı ile buluşuyor okurlarıyla “Karşı Mahalle”. Yazar ve iş insanı Ali Rıza Koç’un değişimini, Türkiye günceline paralel hikâyesini, iş hayatını yazdığı kitabıyla bize karşı mahalleleri anlatıyor. 
 
Bilmek övülür. Bilginin ruh zenginliği olduğuna inanılır. Bilenin bilmeyene üstünlüğü kabul edilir. İlmin insanlığı yükselttiği görülür” diyor düşünür. Doğru bilgi, bakış açımızı genişletir ve zenginleştirir. Dar kalıplara sıkıştırılmış ve tek pencereden gösteren fikirlerde ısrarcı olmak gelişmenin ve değişimin önündeki en büyük engeldir. Bugün böyle düşünüyorsam bunda en büyük pay, katı kalıpların arasından sızan ışığın yardımıyla dünyaya bakmanın insana bir şey kazandırmadığını bana bir kez daha net olarak gösteren gençlere aittir. 
 
Ötekileştirmenin ve düşmanlaştırmanın hiçbir tarafa fayda getirmediği herkesin kabul ettiği bir realitedir. Bunun için “karşı mahalle”yi iyi anlayıp karşılıklı empati oluşturarak hayatımızı kolaylaştırabiliriz. 
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94025788-cb15-424a-addc-19be3f252cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuryazarlığın Kullanımları</image:title>
            <image:caption>Bazı yazarlar tasnif dışıdır. R. Hoggart birçok açıdan böyle bir yazardır. Okuryazarlığın Kullanımları aslında bir otobiyografidir. Kendisi işçi sınıfı kökenli olan Hoggart, toplumsal yörüngesi üzerinden, işçi sınıfının içeriden ancak mesafeli, olabildiğine detaylı, realist fakat aynı zamanda da eleştirel bir tasvirine girişir. ‘‘Yakınlık ve mesafe’’, muhtemelen Hoggart’ın maharetini özetleyebilecek kilit formüllerden biridir. Bu ona işçi sınıfının gündelik pratiklerinde, dışarıdan (başka bir toplumsal sınıftan) bir gözlemcinin ‘‘yabancı’’ olduğu için, içinden olanın ise fazlasıyla ‘‘aşina’’ olduğu için fark edemeyeceği sayısız ve sıradan detayda süreklilik veya kırılmaların izdüşümünü görmeyi sağlar. 

İşçi sınıfı kültürünün ‘‘kitle kültürü’’ tarafından tamamıyla ‘‘yutulduğu’’ yönündeki yaygın kanaatin aksine Hoggart, daha nüanslı, direnç ve değişim arasında salınan bir tablo çizer. İşçi sınıfı kültürü, hem sınıfın dış dünyayla arasındaki sınırları pekiştiren, onu kitle yayıncılığının etkisinden görece koruyan, fakat aynı zamanda kitle kültürünün ürünlerinin sızmasına da imkân tanıyan tutumları eş zamanlı biçimde bünyesinde taşır. Hoggart’ın, işçi sınıfının varoluşunu tehdit eden en büyük tehlike olarak kitle kültürüne dikkat çekmesi tesadüfi değildir çünkü onun için ‘‘işçi sınıfından olmak’’, diğer tüm veçhelerinin yanı sıra, hususi bir kültürel evren ve gündelik yaşam pratiklerine nakşolmuş bir ‘‘aidiyet deneyimi/biçimi’’ manasına da gelir. Hoggart’a göre kitle kültürünün torpillediği ve en büyük tahribata yol açtığı yer de tam olarak burasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfbca005-3654-4b42-9ff3-6c8fa619acfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Rusça Türkçe Deyimler Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar Rusça öğrenen herkes için temel bir kaynaktır. 
Ayrıca YDS ve TORFL sınavlarına hazırlık için de bir başucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2e2ff5e-4204-4c6d-a82e-18d4c3ab481d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Sanat Müziği Teorisi Ve Solfej</image:title>
            <image:caption>Müziğin kuramsal yapı taşlarının tanınması, bir müzik türünü daha iyi anlamak, ifade etmek ve icra edebilmek için önemli bir unsur ve gerekliliktir. Müziğin tüm alt türlerinde olduğu gibi Türk müziğinin önemli bir türü olan Türk Sanat Müziğini (TSM) de diğer türlerden ayıran önemli yapısal farklılıklar vardır. 
 
İşte bu kitap, TSM’nin teorik yapısını açıklamak ve TSM repertuvarında yer alan başlıca eserlerden bir solfej dağarcığı oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Türk Sanat Müziği Teorisi ve Solfej Kitabı iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Türk müziği ses sistemi, değiştirici işaretler, Türk müziğinde kullanılan bazı usuller ve makamsal yapıyı oluşturan unsurlar anlatılmaktadır. Bu bölümde 12 adet makamın yapısı açıklanmış, her makamın ardından o makamda bestelenmiş solfej çalışmalarına yer verilmiştir. 
 
İkinci bölümde ise TRT’nin sözlü eserler ve saz eserleri repertuvarlarından seçilmiş 123 adet eser, içerdikleri nota değerleri, aralıklar, ses alanları, makam geçişleri gibi unsurlara göre kolaydan zora doğru sıralanarak bir solfej repertuvarı oluşturulmuştur. Solfejlere nefes yerleri eklenmiş bu sayede ifadeyi güçlendirme ve cümleleme gibi konuların desteklenmesi amaçlanmıştır. Kitabımızın, bütün müzik öğrencilerine, müzisyenlere ve müzik eğitimcilerine TSM teorisi alanında bir kaynak olacağı, aynı zamanda kitapta yer alan farklı makam, form ve usulde örneklenen eserler yoluyla TSM bestecilerini ve eserlerini tanımalarına katkı sağlayacağı umulmaktadır. Yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34011f4a-3136-404e-a05a-684a844ae1f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Erzurum&apos;a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Askeri meselelere karışmam. Bu benim işim değil. Soğanlı’dan cesurca geçiş, Kont Paskeviç’in Serasker’i Osman Paşa’dan koparma harekâtı, bir gün içinde iki düşman kolordusunun yenilmesi, Erzurum’a yapılan hızlı sefer… Tam bir başarıyla taçlandırılan tüm bunlar, belki de askeri insanların gözünde son derece alaya almaya değer şeylerdir (Örneğin; Doğuya Yolculuk’un yazarı, ticaret konsolosu Bay Fontanye). Fakat beni çadırının gölgesinde nazikçe kabul eden ve devasa kaygıları arasında bana iltifat etmeye zaman bulan şanlı bir komutanı hiciv etmek beni utandırırdı. 

Muktedirlerin himayesine muhtaç olmayan insan, onların samimiyetine ve misafirperverliğine kıymet verir; zira onlardan başka bir şey talep edemez. Nankörlükle suçlama, ihmal edilebilir eleştiri ve edebi taşlamalar gibi karşılıksız bırakılmamalıdır. İşte bu nedenle bu önsözü bastırmaya ve 1829 Seferi hakkında yazdığım her şey gibi, yolculuk notlarımı da yayımlamaya karar verdim.” 

Puşkin’in elinizde tuttuğunuz bu eseri, eksiksiz ve sansürsüz biçimde çevrilmiştir. Yayınevimiz edebi hayatı boyunca sansüre karşı da mücadele etmek zorunda kalan Puşkin’e ve inkâr politikalarıyla yok sayılan halkların mirasına saygı gereği bu eseri tam metin olarak yayınlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bb8fe4a-3282-42ee-9650-643edffe358c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Kadınları</image:title>
            <image:caption>İsimleri, yaşları, bulundukları şehirler farklı olsa da yaşadıkları, hissettikleri ve söyleyemedikleri aynı...
Görünmeyen prangalara, kalplerinde açılan yaralara rağmen hayata tutunma çabası.
Bunca zamandır içinde haykırdıklarını artık dışa vurma vakti! Haykır hem de hiç haykırmadığın kadar daha çok haykır. Bırak son kez kanasın yaraların, izin ver hafiflesin yüreğin.

Yaşamak! Özgürce, saygı ve sevgiyle paylaşabilmek yarınları taptaze umutlarla, senin de en doğal hakkın umutla yarınlara bakmak…
Biliyorum çünkü senin de bir hikâyen var, tıpkı bu kitapta anlatılanlar gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e041dc88-bcaf-40e5-98cc-2f7a346765ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalınayak Gen - 10 Asla Vazgeçme</image:title>
            <image:caption>Yarış, sen gerçek dünyaya dâhil olana dek başlamış sayılmaz. 

Manga ustası Keiji Nakazawa tarafından yaratılan ve atom bombasının etkilerine dair tarihsel bir belge niteliği taşıyan “Yalınayak Gen” serisi, Türkiyeli okurlar tarafından uzun yıllardır merakla beklenen onuncu cildi Asla Vazgeçme ile tamamlanıyor!

İnsanlığın yeni nesli için bir güç kaynağı umuduyla hayat bulan Gen&apos;in 25 dile çevrilen ve dünya çapında yankı uyandıran hüzünlü öyküsü; nükleer silahlanmaya “hayır” diyecek gücü geleceğe taşıyor, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birini unutmuyor ve unutturmuyor.

Sınırların olmadığı bir dünyada, bir ülkeden diğerine gökkuşağından köprüler inşa etmenin ne kadar muhteşem olacağını vurgulayan seri, insanların bu köprüleri özgürce geçip birbiriyle dostça konuştuğu savaşsız, huzur dolu bir gelecek vadediyor. 

1952, Japonya için tarihî bir yıldır. 28 Nisan&apos;da Amerika&apos;yla imzalanan barış ve güvenlik anlaşmaları yürürlüğe girdikten sonra Japonya yeniden bağımsızlığını ilan eder. Yaz aylarında, Asahi Grafik dergisinde Hiroşima&apos;nın atom bombasıyla yıkılışına dair bir fotoğraf dizisinin yayımlanması ülke genelinde şok etkisi yaratır. ABD işgali döneminde bu tür haberler sansürlendiğinden Japon halkı atom bombasının yıkıcı etkileri hakkında ilk kez toplu bir bilince ve farkındalığa ulaşır. Yıl boyunca pek çok siyasi ve toplumsal gelişme yaşansa da gerçekte hiçbir şey tozpembe değildir. Takvimler 1953 Mart&apos;ını gösterdiğinde, Gen artık ortaokuldan mezun olmaya hazırlanan gözüpek bir delikanlıdır. İmparatora ve “yanlış” politikalarına karşı isyankâr bir ruh olarak sivrilmektedir. Tam da gelecek kaygılarıyla yüzleştiği bir dönemde ansızın kapısını çalan ilk aşk heyecanı Gen&apos;in duygu dünyasını altüst eder. Her zamanki gibi imkânsızın peşinden gitmeyi seçen genç adam kalbinde büyüttüğü aşkını, savaşın kavurucu izleri yüzünden sonsuzluğa gömmek zorunda kalır. Gen&apos;i düştüğü karanlık çukurdan yine sanat çıkaracaktır... 

“Yalınayak Gen” efsanesinin onuncu ve son cildi, okuru hayat yarışında doğru yolu aramaktan asla vazgeçmeyen Gen Nakaoka&apos;nın aşkla, sanatla, özgür düşünceyle şekillenen barış mücadelesine tanıklık ettiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dfa2cef-e56c-4198-9441-4e9651dba3b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Kız - Züliş Bize Gelince</image:title>
            <image:caption>Bal Kız ve Bahar için Kaf Dağı’nın ardından gelmiş bir hediyeydi sanki kuzenleri Züliş… İki kardeşin akıl hocası, oyun kurucusu, neşe kaynağıydı. Züliş kısa boyluluk hastasıydı. Ama yanında olsanız şaşardınız kim kısa, kim uzun… Çünkü öyle kocaman ve iyi bir kalbi vardı ki boyu herkesten uzundu sanki. Öyle güzeldi ki Bal Kız ve Bahar hep özenirdi Züliş’e. 
 
Cemâlnur Sargut’un, kuzeni Züliş ile geçen çocukluk anısını okuyan herkes, gerçek güzelliğin ve mutluluğun ne olduğunu yeniden keşfedecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/473b51c9-747b-420b-b663-f74df9ae6be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Buketler Vakası</image:title>
            <image:caption>Dr. Watson’ın Sherlock Holmes’un sağ kolu olduğunu herkes bilir. Bu nedenle onun kaybolması Sherlock için bile bir şok olmuştur. Enola saklanıyor olmasına rağmen araştırmaya koyulmasına engel olamaz ve Watson’ın evine ölümü simgeleyen çiçekler gönderildiğini öğrendiğinde bir an önce harekete geçmesi gerektiğini anlar. Enola sinsi, kötü bir adamı alt etmek ve Dr. Watson’ın hayatını kurtarmak için tüm zekâsını kullanmak ve bütün bunları kendisinin izini sürmekte olan meşhur ağabeyinin hep bir adım önünde olarak yapmak zorundadır. En İyi Genç Yetişkin Roman dalında Edgar Ödülü, En İyi Çocuk Kitabı dalında Edgar Ödülü ve James Tiptree Jr. Ödülü alan yazar Nancy Springer’ın, altı kitaplık Enola Holmes Gizemi serisi, çok yakın bir tarihte bir Netflix filmi olarak seyircinin karşısına çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6849c737-cb45-4dec-81d6-8b6314eebde5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Da Geçecek</image:title>
            <image:caption>Değişim her şeyin doğal düzeniyse, neden hayatımızdaki devasa dönüm noktalarıyla mücadele ediyoruz? Julia Samuel, önde gelen bir terapist. Hayattaki önemli krizleri ve onlardan neler öğrenebileceğimizi keşfetmek için unutulmayacak ve hepimize çok tanıdık gelecek danışan hikâyelerini paylaşıyor. 2020 Sunday Times listelerinin bu çok satan kitabında, tanınmış İngiliz psikoterapist Julia Samuel, en zor ve travmatik deneyimlerimizin sonucu olarak uyum sağlamayı ve hatta gelişmeyi nasıl öğrenebileceğimizi göstermek için danışanlarıyla saatler süren konuşmalardan yararlanıyor. Doğum izninden sonra işe dönen ve yeniden çalışmaya başlayan bir kadından, ciddi bir tıbbi teşhisle uğraşan bekar bir babaya kadar, bu kitap, değişimi kucaklamamızı ve zorluklara yaklaşım biçimimizi geliştirmemizi sağlayacak, on dokuz güçlü sıradan insanın derin ve samimi hikâyelerinden hareketle hayatlarımızdaki temel dönemeçler üzerine kapsamlı analizler yapıyor. Bu Da Geçecek, Covid19 pandemisinin yıkıcı etkilerinden ekonomik krizlere hepimizin ağır süreçlerden geçtiği bir dönemin ortak deneyiminin kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfbde2f-b3c4-4ce6-861d-c69c913c01ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yiyorsak O’yuz</image:title>
            <image:caption>Sufi ve annesi Devletşah’ın yaşanmış mutfak anıları, minik okurları ve ebeveynlerini mutfakta çeşitli denemeler yapmaya özendiriyor. Bu kitapta birbirinden güzel ve sağlıklı yemek tarifleri meraklılarını bekliyor. 
 
Türkiye’nin ilk blog yazarlarından biri olan ve ilk online yemek dergisini çıkaran Devletşah Özcan’ın kaleme aldığı “Ne Yiyorsak O’yuz”, yazarımızın kıymetli misyonunu bu kez çocuklarla buluşturuyor. Sufi ve annesi Devletşah’ın hikâyelerini okuyan çocukların, mutfakta yemek yaparken ailelerine soracağı pek çok şey olacak. Ve tabii anne babaların da kendilerine… 
 
Sağlıklı, temiz, etik gıda nedir? 
 
Şimdiden afiyet olsun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d14847-4e02-4b85-af10-cacb6594275c.jpg</image:loc>
            <image:title>H.P. Lovecraft Süresiz Ajanda (Ciltli) - Zamansız Yazarlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Bilimkurgu ve korku yazarı olan Howard Phillips Lovecraft alıntılarıyla hazırladığımız ve zengin görsellerle süslediğimiz bu süresiz ajandayı elinizden bırakamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9437e959-cb4d-47d8-a3bc-508ecdb707ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes Süresiz Ajanda (Ciltli) - Zamansız Yazarlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Bilgisiyle, gözlem gücüyle, yeteneğiyle ve en önemlisi zekâsıyla tanınmış ünlü dedektif Sherlock Holmes’un alıntılarından oluşturduğumuz bu süresiz ajanda yanında taşıyacağın muhteşem bir arkadaş olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77c2f5dd-75d1-48e9-808b-a78fabbaf17e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Sherlock Holmes Süresiz Ajanda (Ciltli) - Zamansız Yazarlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Bilgisiyle, gözlem gücüyle, yeteneğiyle ve en önemlisi zekâsıyla tanınmış ünlü dedektif Sherlock Holmes’un alıntılarından oluşturduğumuz bu süresiz ajanda yanında taşıyacağın muhteşem bir arkadaş olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384c5c03-2bff-416f-bd08-710934c9ca69.jpg</image:loc>
            <image:title>Edgar Allan Poe Süresiz Ajanda (Ciltli) - Zamansız Yazarlar Serisi</image:title>
            <image:caption>Eserleri dünya çapında ve edebiyat üzerinde etkili olan Edgar Allan Poe alıntılarıyla hazırladığımız ve zengin görsellerle süslediğimiz bu süresiz ajanda, hayranlarına gizemin kapılarını</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46931b25-eccc-4491-a82f-ffffefba16e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeğinizin Uykularına Dair 100 Soru - 100 Cevap</image:title>
            <image:caption>Bebeğinizin Uykularına Dair
100 soru – 100 cevap
Psikolog Elif Doğru
 
 
Bebeğiniz sevgiyle uyusun, sağlıkla büyüsün diye…
Uygulamalı uyku eğitimi
Her ay için uyku saati tablosu
Doğru bilinen yanlışlar
 
Bebeğiniz uyumuyor mu?
Gece sık uyanıyor, gündüz de kısa süreli uykular mı uyuyor?
Artık uykusuzluk ve yorgunluktan sabrınızın tükendiğini ve 
çok yıprandığınızı mı düşünüyorsunuz?
O halde gelin bu sorunlara birlikte çözüm bulalım. 
Bebeğinize onu ağlatmadan ve katı kurallar uygulamadan güvenle,
sevgiyle uyumayı öğretin.
Siz de gece boyu uykularınıza kavuşun… 
 
Bir psikolog ve uyku eğitmenianneden bebeğinizinuykularına dair merak ettiğiniz her şey…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83129bbd-37b7-43ff-828a-8359b5ab83ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Borges&apos;in Dediği Gibi</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihi aynı zamanda bir sosyal ilişkiler tarihidir. Bu sosyal ilişkiler kanonik ilişkilerdir ve hayranlık kadar rekabet ve mücadeleyi de içerir. Biz okurların heyecanla okuduğumuz büyük yazarlar, işte bu çetin mücadelede hayatta kalmayı başaran ve kendilerini kanonik ilişkiler ağı içinde özgün bir yerde konumlandırmayı bilen dehalardır. Hiçbir deha ve hiçbir eser boşlukta durmaz. Dehayı ve eserini ölümsüzlüğe kavuşturan daima kanonik ilişkiler ağının kontekstidir. 

Borges’in dediği gibi her büyük yazar, büyük bir yazar olabilmek için kendi ardılları kadar kendi öncüllerini de yaratmaya mecburdur. Ancak bunu yaparak her deha kendine kanon içinde bir yer bulabilir. Kanonun içinde ilişkilerinizle var olabilirsiniz. Kanonik her yazar hasımları ve hısımları, öncülleri ve ardılları, yıktıkları ve inşa ettikleri, meydan okudukları ve kendisine meydan okuyanlarıyla kanonik ilişkiler ağına dahil olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4b910b-33f2-4381-a16b-85db096abc66.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Appianos’un Eski Yunanca dilinde kaleme almış olduğu Roma Tarihi eserinin giriş ve parçalar hâlinde günümüze ulaşmış ilk beş kitabını içerir. Appianos, yaşadığı dönemden dokuz yüzyıl öncesine gidip, Roma’nın kuruluşundan başlayarak kralların hüküm sürdüğü dönemi, İtalya’da yaşanan olayları, Samnit Savaşları’nı, Keltler ile Romalıların etkileşimlerini ve Sicilya ile diğer adalar üzerindeki hakimiyet mücadelesini aktarmaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4d15c02-e23a-4159-ab9c-e5cdf70721df.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Savaşları</image:title>
            <image:caption>Çalışmaları, mikro-tarih yaklaşımına önderlik eden, tarihin kıyısında bırakılan insanların peşine düşmesiyle tanınan kültür tarihçisi Carlo Ginzburg, Engizisyon arşivlerine dayanarak kuzey İtalya’daki Friuli bölgesi köylüleri arasında yaygın bir tarım kültünün izini sürüyor. 
 
16. ve 17. yüzyıllarda cadı oldukları gerekçesiyle Engizisyon’a ihbar edilen Friuli köylülerinin verdikleri ifadeleri ustalıkla çözümleyen Ginzburg, cadılara ve büyücülere karşı hasatlarını korumak için savaşan “Benandanti” adlı gizli bir topluluğu keşfediyor. 
 
Ginzburg, “Zarla doğmuş olmak” nedeniyle yazgılı oldukları kaderi yaşayan Benandanti topluluğunun, Ural-Altay kökenli bir tür Şamanizmin kalıntılarını barındırıyor olabileceğini söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b240778-a542-450f-93f7-0be6257b46ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Neveser</image:title>
            <image:caption>“Olamaz” diyor sertçe, “doğru melezim evet ama Türk’üm, Adım Neveser. Soyadımın Bosquet oluşuna takılı-yorsanız söyleyeyim. İlk eşim Fransız’dı, tamam mı?
“Gerçekten yalnız mısın?” diyorum.
“Beni sevenleri sevememek gibi bir derdim var,” diyor; “Daha ilk eşimle birlikteyken duyumsamıştım bunu. Beni seveni ben sevmiyorum, benim sevdiğimse beni sevmiyor.”
“Öyleyse beni de sevmeyeceksin, yazık,” diyorum şakayla.

Çizgi gibi kısılan gözleriyle yüzüme bakarken; “Yani Uğur Mumcu’yu İranlılar, İslamcılar öldürmedi mi sizce?” diyor alaycı bir tavırla.

“Demek Amerika’da çorbaya sinek düşürmenin cezası 600 000 dolar, Türk askeri öldürmenin cezası 15 bin dolar, öyle mi?”
“İsrail dışişlerinden Yinon, 1982’de yayımlanan raporunda ‘Irak, kuzeyde Kürt, ortada Sünni, güneyde Şii olmak üzere etnik ve mezhep ayrılıkları temelinde üç devlete bölünecek’ demişti. Siz şu öngörüye bakın hele! Tarihe dikkat: 1982!.. İlk körfez savaşından dokuz yıl önce. Daha PKK bile sahneye çıkmamışken, İsrail ‘Irak üçe bölünecek’ diyor ve gördüğümüz gibi adım adım bölünüyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5bc9f28-dfcf-4549-8b95-e1beb4218c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche</image:title>
            <image:caption>Bugün Nietzsche’yi en az Marx ve Hegel gibi 19. yüzyılın çığır açan düşünürleri kadar okumamızın birçok nedeni var. O bize tekrar tekrar dönerek kendi gündemimizle meşguliyetimize eşlik ediyor. Zaten bir düşünür ancak okunduğu çağın sorunlarında yankılanıyorsa kendini bize açar, o sorunları daha uygun bir bağlama yerleştirmemize olanak tanır. Soruları yeniden formüle etmemize yardımcı olur. Nietzsche bugün artık giderek karmaşıklaşmış sorunlar çokluğumuza o sert ama bir o kadar da isabetli oklarıyla vurmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5b56132-441c-474c-91cd-23641fb22b09.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Prens (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Oscar Wilde’ın 1888’de yayımlanan Mutlu Prens’teki masalları oğulları için yazdığı düşünülse de, yazar hedef kitlesini “yediden yetmişe çocuk ruhlu insanlar, şaşırma ve sevinme gibi çocuksu yetilerini koruyanlar” olarak açıklamıştır. Wilde bu masallarda bencilliği ve duyarsızlığı gözler önüne serer ve eleştirir. Onun ana masal kişileri bazen hatalarını anlayarak pişmanlık duyarlar ve özgecil davranışlar sergilerler. Kimi zaman da gözlerini kör eden kibirden bir türlü kurtulamazlar. Mutlu Prens her ne kadar çıraklık döneminin ürünü olsa da, Wilde’ın masal ve alegori alanındaki ustalığını ortaya koyar. 
  *Mutlu Prens *Harika Fişek *Bencil Dev *Bülbül ve Gül *Vefalı Dost</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d7527fc-f4be-4d2e-8412-1c1765418ba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig gençlik dönemi yapıtlarından Kızıl’da öğrenim için Viyana’ya giden genç bir tıp öğrencisinin büyük kentin gerçekliğine uyum sağlama ve yetişkinliğe adım atma sürecini anlatır. Kendini birdenbire ailesinden uzakta soğuk bir odada yapyalnız bulan bu “çocuksu” genç adam, zamanla girdiği bunalımın etkisiyle hayallerinden, başlangıçta büyük bir hevesle sarıldığı tıp eğitiminden vazgeçme noktasına gelmiştir. Tam da o günlerde kızıla yakalanan ve yardımına ihtiyaç duyan bir kız çocuğu onu hayata geri çağırır… 1908 yılına ait bu anlatı, Zweig’ın daha o zamanlar çoktan bir novella üstadı olup çıktığının kanıtıdır adeta. Üstelik, yazarın sonraki yapıtlarında sıklıkla karşılaştığımız bir temanın peşine henüz kariyerinin başındayken düştüğünü; gaddar bir dünyada varoluşunu sürdüremeyecek kadar kırılgan insanların acılarını baştan beri dert edindiğini ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/231bc1ce-7c87-4fa2-8c6c-92620cbecfe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Amerika Kıtasında Müslüman Azınlıklar</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Amerika denildiğinde fırsatlar ülkesi akla gelmektedir; ancak bunun kim için ve ne için söylendiği ilmî olarak incelenmelidir. Müslüman azınlıkların tüm dünyada karşılaştığı sorunların yanında, Amerika Kıtasında yaşayan Müslümanların sorunlarını ele alma görevi hasıl olmuştur. Özellikle bu alandaki çalışmaların azlığı göz önüne alındığında, bu araştırmaların önemi daha da artmaktadır. Bu kitap söz konusu ihtiyaca binaen hazırlanmıştır ve Amerika Kıtasında yer alan ülkeler hakkında temel bilgileri barındırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2985295e-80a7-4568-bb0d-cbd34990b4ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Deri Ticareti Serüvenleri</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl İngiliz şiirinin önde gelen adlarından Dylan Thomas’ın etkileyici öykü derlemesi Deri Ticareti Serüvenleri. Rastlantılara bırakılmış seçimlerin, akışına bırakılmış hayatların gittiği yollara karışıyoruz kitapta. Bazen Jarvis tepelerinde İsa’nın ardından gidiyor, bazense kitaba ismini veren tamamlanmamış romanın kahramanı Samuel Bennet’e yoldaş oluyoruz. Londra’ya henüz gelip ilkgençlik sancıları içinde debelenen, kafasındaki düşler ile gerçekler arasındaki köprüde iki ileri bir geri yol alan Samuel, parmağına sıkışıp onu komik duruma düşüren şişeyle beraber başlayan absürt olaylar silsilesiyle, hepimizi tahmin edilemez bir yola davet ediyor.
Dylan Thomas, Deri Ticareti Serüvenleri’ndeki öykülerinin her cümlesinde yeni düşlerle soluğumuzu kesmekten hiç mi hiç imtina etmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f06b4c-8000-4564-953f-caff9620c286.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Avrupasında Müslüman Azınlıklar</image:title>
            <image:caption>İslamiyet’in Avrupa ile ilk teması daha Hz. Muhammed hayatta iken gerçekleşmiştir. Asırlar boyu süregelen İslam-Avrupa ilişkisi Endülüs Medeniyeti ile zirveye ulaşmıştır. Günümüzde Avrupa denildiğinde akıllara gelen zenginlik ve refahın Avrupa’da yaşayan Müslümanlar açısından geçerli olup olmadığı meselesi araştırılmaya değer bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Avrupa’da azınlık olarak yaşayan Müslümanların siyasi, sosyal, dinî, ekonomik, kültürel ve demografik durumları, içinde bulundukları olumlu-olumsuz şartları ortaya koyması açısından önemlidir. Elinizdeki kitap Avrupa’daki Müslüman azınlıklar hakkında kaleme alınan çeşitli makaleleri ve kırka yakın Avrupa ülkesinde yaşayan Müslümanları çeşitli yönleriyle ele almayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4368d9bc-c260-4a7c-8ba1-cff91b911284.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Hesaplaşma</image:title>
            <image:caption>Büyük Hesaplaşma; dayanılmaz acıların, büyük ihanetlerin yaşandığı bir dönemde, vatan hainliği ile suçlanan ve haksız yere hapse atılan bir avuç askerin vatanı kurtarma mücadelesini, devlet düşmanlarıyla hesaplaşmasını anlatıyor. 
Deniz Lisesi’nde okudukları günlerden beri yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, birbirine kardeşçe bağlı üç arkadaşın yaşadıkları olaylar çerçevesinde anlatılan bu hesaplaşma; İstanbul’dan başlayıp Doğu Akdeniz’de Suriye, Kıbrıs Adası ve İsrail’e uzanıyor. 
Kitap bu açıdan son dönemde gündemde olan Mavi Vatan tartışmalarına da bir bakış açısı getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51a6d1b2-e6e1-464f-8c9c-5fa6fb77be98.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık Ve Akıl Hastalığı</image:title>
            <image:caption>Felsefede, siyasette, şiirde veya sanatta üstün olan kişilerin açıkça melankolik olması ve bazılarının kara safradan kaynaklanan hastalıklardan aşırı derecede mustarip olması acaba nedendir? 
Aristoteles, Problemata XXX (1984) 
 
Delilik ile deha arasında gerçekten ince bir çizgi var mıdır? Çoğumuz buna inanmaya meyilli olsak da tarih bilimi bu görüşün çürütüldüğü fikirlerle dolu. Son zamanlarda yaratıcılık ve yaratıcılıkla akıl hastalığı arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalarda artış söz konusu. Bu kitap, bu eski fikir hakkındaki mevcut bilgilere kapsamlı bir inceleme sağlamakta ve yeni deneysel bulguları sunmaktadır. Şimdi, Aristoteles’in melankoli ile büyük başarılar arasında var olduğunu iddia ettiği korelasyonun doğru olduğu sonucuna kesin olarak varabilir miyiz? Burada sunulan ve bir milyonu aşkın insanı içeren yeni araştırma bu tartışmaya bir son vermeyi ve aynı zamanda bulgularının sonuçları hakkında yeni tartışmalara kapı açmayı ummaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d1ac15-cb36-4b03-9d37-05defc863e7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Eserlerini Doğru Değerlendirme Problemi ve İki Çağdaş Düşünür - I. A. Richards ve N. Hartmann</image:title>
            <image:caption>Yalnızca felsefeyle uğraşanların değil, edebiyat eserlerinin okuyanlara neleri kazandırabileceği üzerine düşünmek isteyen herkesin çok yararlanacağı bir kitap. Kitapta ele alınan konular, bir yandan bir edebiyat eserinin bilgisine nasıl ulaşılabileceğini gösteriyor; diğer yandansa yaşarken farkına varamadığımız, ancak insan yaşamının zenginliğini oluşturan yaşantı ve eylem olanaklarının nasıl görülebileceğine bir örnek oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbf364a7-8120-446e-bb9c-f6a4e918d767.jpg</image:loc>
            <image:title>Mozart Kızı</image:title>
            <image:caption>Nannerl Mozart’ın 12. yaş günü dileği ünlü bir bestekâr olmaktır. Küçük kardeşi Wolfgang’la 18. yüzyıl Avrupası’nda şehir şehir gezerek çeşitli konserler veren Nannerl, aslında herkes tarafından tanınan ve çok beğenilen biridir. İki kardeş çok önemli buluşmalarda kraliçeler ve krallar için konserler verip isimlerini duyurmuşlardır. 
Bütün bunlara rağmen babası onu bir besteci olarak görmeyi reddeder, annesi kibar bir hanımefendi olarak yapması gerekenlerin ne olduğunu anlatmaktan başka bir şeyle ilgilenmez ve kardeşi Wolfgang da her ortamda ilgiyi üstüne çeker. 
Neyse ki Nannerl her türlü engele rağmen hayallerinin peşinden gitmekten vazgeçmez ve hayatın ona sunduğu fırsatları değerlendirerek müzikal kaderini belirler. 
 
BARBARA NICKEL 
Ödüllü bir şair ve gençlere yönelik kitapların yazarı. Çalışmaları Kanada’da Genel Valilik Ödülü aday listesine alındı ve Sheila A. Egoff Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü kazandı. Son çıkan resimli kitabı A Boy Asked the Wind (Bir Çocuk Rüzgâra Sordu), Ruth ve Sylvia Schwartz Ödülü’ne aday oldu. Barbara, eşi ve iki oğluyla birlikte Kanada’daki Yarrow köyünde yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b40e392-d188-424f-b377-f018f5f81e93.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Vegan</image:title>
            <image:caption>Modern çağın en büyük ahlak felsefecilerinden biri olan Peter Singer, hayatımızı nasıl yaşamamız gerektiğine dair cesur sorular soruyor. İnsanın hayvanlar üzerindeki zulmünün, ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi yanlış olduğunu savunan Singer, hayvan hakları hareketini tetiklemiş ve vegan beslenmenin yükselişine ivme kazandırmıştı. Hayvan özgürlüğü, insanlık adına diğer özgürlük hareketlerinden daha fazla fedakârlık gerektirecektir, çünkü hayvanlar bunu kendileri için talep edemez, oy, gösteri ya da bombalarla sömürülmeye karşı protesto düzenleyemezler. İnsan böyle içten bir fedakârlığa muktedir midir? Kim bilir? Eğer bu kitap önemli bir etkide bulunabilirse, insanın içinde taşıdığını düşündüğü insafsızlık ve bencillikten daha fazla bir potansiyele sahip olduğuna inanan herkesin inancını aklayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ff5232-f55c-48e8-aa4e-deb560623dc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Serdestan</image:title>
            <image:caption>Dersim Hozat doğumlu. 1997 yılında siyasî nedenlerle tutuklandı, müebbet hapse mahkum edildi. Cezaevinde Türkçe ve ana dili Kürtçe (Kırmanckî) şiirler yazan Çelik’in resim çalışmaları yurt içi ve yurt dışındaki sergilerde yer aldı. Dergi ve gazetelerde şiir, düzyazı ve makaleleri yayımlanan Çelik, 2010–2015 yılları arasında yapıtlarının değerlendirildiği Hüseyin Çelebi Edebiyat Etkinlikleri’nde, İnsan Hakları Derneği Bingöl Şubesi’nin 2010 Resim, Şiir ve Öykü Yarışması’nda ve 2012 Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali’nde Türkçe ve Kürtçe şiir dallarında derece ve ödüllere değer görüldü. Şeceresinde kırk dağ doruğunun yazılı olduğu, ıssız koyaklarında kırk dengbejin uyuduğu çağdaş bir masal Serdestan. Kor zamanın hançer kınına sürülmüş külrengi bir ülkenin, yitirilmiş oğulların uzak kokusunda parçalanan ömürlerin köz içinde ışıldayan hafızası. Ateşin özünün orada, hafızaya sarılı durduğunu bilmek iyi gelir cürmü hayata tutunmak olanlara. “Müebbete yazgılı”  bir hayat içinden, ebedî saflığı kuşanmış coşkulu bir hevesle sesleniyor Cengiz Sinan Çelik’in şiiri: “Günaydın ah uzak, ışıklı dünya! Merhaba! Roj baş!”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4dd596c-8c70-4a8d-8b5b-bd0700e0f9ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya&apos;nın Geçitleri</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın doğu sınırlarının genellikle Ural Dağları boyunca uzandığı kabul edilir. Ancak Urallar ne Himalayalar ne de Alpler veya Pireneler gibidir. Ne “Asya’ya” bir engel vazifesi görür ne de “Avrupa’ya” bir sınır çeker. Aksine nispeten alçak bir tepeler dizisidir ve tarih boyunca her iki taraftaki topluluklar hem ortak kimlikleri hem de ortak bir tarihi paylaşmışlardır. Doğal engellerin yokluğunda, yapay engeller tesis edilmeye çalışılmış ama bunların çoğu sonunda uğradıkları akametleriyle kayda geçmişlerdir. Büyük Orta Avrasya steplerinin doğu otlakları neredeyse kesintisiz bir şekilde Balkanlar’dan Moğolistan’a kadar uzanır. Bundan dolayı Avrupa’nın geçitleri ilkçağın başından beri ardına kadar halkların yer değiştirmesine açıktır: Avrupa’nın Asya’yla en uzun “hududu” boyunca bir sınır yoktur. Engelsiz stepler sürekli olarak Avrupa’nın kaderini şekillendirmiştir. Geçitler hâlâ eskisi gibi ardına kadar açıktır. 

Dört ciltlik Avrupa’daki Asya ve Batı’nın Şekillenişi adlı dizinin yazarı arkeolog Warwick Ball dizinin bu dördüncü cildinde de ezber bozuyor. Bilindiği gibi Doğu-Batı ulaşım yollarının en ünlüsü “İpek Yolu’dur”. Oysa Warwick Ball’a göre bu bir efsanedir ve böyle bir yola veya rotaya değinen hiçbir antik kaynak yoktur. Bu terim 1877’de Richthofen Baronu unvanlı Ferdinand adlı bir Alman Orta Asya coğrafyacısı tarafından icat edilmiştir. Warwick Ball’un, bunun gibi Amazonlar’dan Kral Arthur’un Excalibur adlı kılıcına kadar birçok efsaneyi de ele aldığı bu eserini, etkisi altında kalacağınız her zamanki üslubu sayesinde keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9453cb03-6b74-4028-8682-aa6c6536047e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahsen</image:title>
            <image:caption>“Ahsen, benim için birlikte çalıştığım bir meslektaşımdan çok öte bir dost, kelimenin tam manasıyla candır… Emin olun eğer dünyanın bir başka ülkesinde doğsaydı, Ahsen şimdilerde çoktan bir dünya markasıydı. İyi ki bizimle… Daima bizimle…” 
İzzet Çapa 
 
Bomboştu… Dayalı döşeli evi kapı duvar kalmıştı. Mecazen değil. Bir kapı, pencerelerden uçuşan perdeler, ıssız duvarlar. Sadece odalar da değildi ki boşalan, bir anda geçmişiyle ve geleceğiyle kendisi de bomboş kalmıştı. Yine ve yeniden. Ahsen. 
Annesi, babası, halası, babaannesi, üvey annesi, Çiğdem, Ahmet, Cenk… Arkadaşları ve ailesi. Ama en çok da hayalleri, arzuları, istekleri yön verdi hayatına; bazen umudunu kaybetti, bazen sevdiklerini ama neticede hiç vazgeçmedi, inat etti, çalıştı, çabaladı ve nihayet tacını taktı. Artık kraliçeydi, Kraliçe Ahsen. 

Bin dokuz yüz yetmiş üç yılında açılan roman, Ahsen Gönülce’nin hikâyesini doğumundan başlayarak günümüze dek, bir drag queen’in doğuşunu, varoluşunu ve yükselişini, “öteki” trajedisinden uzak bir anlatımla, inadın ve çalışmanın aynalamasıyla okurlarla buluşturuyor. 
Seçil Pala’nın sıcacık dilini, özgün üslubuyla buluşturduğu AHSEN: bir drag queen romanı, bireyin kendisini keşfetme ve topluma kabul ettirme sürecini değil, azimle kendini var etme hikâyesini anlatırken Türkçede yazılmış ilk drag queen romanı olmasının yanı sıra mevcut külliyata başkaldırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97d91f63-f1e0-436e-91f0-55327b73347d.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl Sır Ermeyen 13 Şey</image:title>
            <image:caption>Akıl Sır Ermeyen 13 Şey, yalnızca bilimle ve bilim tarihiyle ilgilenenler için değil, bilimin metafiziğiyle ilgilenenler için de önemli bir başucu kitabı. 

“Önde gelen kurmaca dışı okumalardan biri.” Esquire 

“Hayran olunacak derecede anlaşılır ve akıllı bir yazar var karşımızda.” Evening Standard 

“İster yıldız tozu olduğumuza inanalım ister nükleer atık, bu kitabı elimizden bırakamayacağız.” Independent on Sunday 

“Okurların hep beklediği türden bir bilim kitabı bu. Bilgi veriyor, kolay okunuyor. Ayrıntılarla dolu ama bir o kadar anlaşılır.”  Daily Telegraph 

“Bilimin öne çıkan pek çok problemi bu önemli kitapta büyük coşkuyla yankılanıyor.” Seed Magazine 

“Her daim başvurulacak türden bir bilim kitabı. Okuduğunuzda kendinizi daha zeki hissedeceksiniz.” William Leith 

“Büyüleyici… Brooks’un kalemi, Carl Sagan ile Stephen Jay Gould’u hatırlatıyor.” Anahad O’Connor 

“Bilimin yaşamı tanımlayamadığını, ölümün neden yaşanması gerektiğine bir cevap veremediğini, seksin neden gerekli olduğunu yanıtlayamadığını öğrendiğinizde hayretler içinde kalacaksınız.” Richard Ellis 

“Titizlikle araştırılmış, incelikle yazılmış bu kitap, bilimin gerçekte nasıl işlediğine dair bir pencere aralarken hararetli tartışmalara zemin hazırlıyor.” New Scientist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95750</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3751f8ce-d2b8-4387-94c3-52a1c0055bf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri Şiir Mi Dedi?</image:title>
            <image:caption>Şiir sever misin? Belki de bilmiyorsun ya da hiç düşünmedin daha önce...

       Ben, şiir yazmayı da okumayı da çok severim biliyor musun? Hele ki çocukların şiirlerini daha çok severim. İçinde kaybolduğum çocukluk yıllarıma gittiğim için belki de… Kelimenin o eşsiz dünyasında yeni hayaller kurmak ve yeni kapıların içinden geçerek şiirin dünyasında dolaşmak beni çok mutlu ediyor.

     Şiirlerimde özgürüm çünkü tıpkı hayalimdeki gibi bir hayatı yaşayabiliyorum. Nasıl mı? Bir kuş olup uçulabiliyor, karıncayla selamlaşıyor, bir rüzgâr olup esebiliyorum…

        Senden isteğim her şiiri okurken üzerinde düşünmen, hayal kurup şiire ve daha neler anlatmak istediğimi anlaman. Çünkü şiirler gizli bir hazine gibidir ve içinde çok şey saklayabilirsin. Onu her okuduğunda içinde saklanan derin manaları anlayacaksın.
 
Hadi o zaman Keyifle oku...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95751</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9888f4b-beaf-48cc-88ac-3806334b3e3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayda Bir Mahalle</image:title>
            <image:caption>Uzaylıların İnegöl&apos;deki bir mahallede ne işi olabilir?  

Bilimi edebiyatla buluşturan kitaplarıyla yüz binlerce çocuğa ulaşan Topak Işık, Uzayda Bir Mahalle ile bu kez fiziğe yöneliyor, okurları bilimin ilginç sokaklarında keşiflerle dolu bir gezintiye çıkarıyor.

Dalga teorisi ve kuantum fiziği gibi yetişkinler için bile karmaşık sayılabilecek konuları, günlük hayatla ilişkilendirip çocukların dünyasına yakınlaştıran yazar, modern bilimin “hap şeklinde” öğrenilmesini sağlayacak noktalara temas ediyor.    

Derin bilimsel teori ve bilgilerin, mizahın ve eğlenceli tanımların gücüyle nasıl çok daha anlaşılır kılınabileceğini gösteren eser; okurun bilime karşı istemsizce geliştirdiği önyargılı tutuma ve dolaylı olarak zihninde beliren soru işaretlerine de açıklık getiriyor. 

Toprak Işık&apos;ın çocukluk anılarından beslenen Uzayda Bir Mahalle, Bursa&apos;nın İnegöl ilçesinde geçen hikâyesini üç ortaokul öğrencisinin okul maceraları ve kıyasıya giriştikleri ödev rekabeti üstüne şekillendiriyor. Kara delikleri, cüce yıldızların sırrını, paralel evrenleri ve sicim teorisinin ardında yatan gizleri keşfe çağırıyor. Ayrıca, bizleri ne yerse yesin bir türlü kilo alamayan Edip abi, Uzakdoğu savunma sanatlarına gönül veren Ali abi ve uzaylıların dünyayı ziyaret ettiklerine kesin gözüyle bakan Hanife abla gibi tuhaf ama son derece ilginç mahalle sakinleriyle tanıştırıyor. Kitaba konu olan bilimsel açıklamalar okurun ufkunu açarken, arka planda yaşanan matrak olaylar ise yüzlerde tatlı bir tebessüm bırakıyor.

Yirmi birinci yüzyıl fiziğine yönelik harika bir beyin jimnastiği fırsatı da sunan Uzayda Bir Mahalle, önemli bir ayrıntıyı vurguluyor: Bilimin, önüne çıkan sınırları büyük keşiflerle aşmak gibi güzel bir huyu vardır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95752</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09c80391-44a2-4084-b9bc-130578403757.jpg</image:loc>
            <image:title>Transandans</image:title>
            <image:caption>2020 Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü Finalisti 
 
İnsanı sadece alet edevat kullanan bir çeşit akıllı şempanze olarak düşündüğümüzde türümüzün olağanüstü yönünü gözden kaçırıyoruz. Etrafınıza bakın: Gördüğünüz her şeyin –kendimiz dahil– akıllı tasarımcılarıyız. 
 
Basit taş aletlerden akıllı telefonlara nasıl geldik? Avcı-toplayıcı gruplar nasıl oldu da çokuluslu imparatorluklara evrildi? Sapiens okurları bilişsel bir devrimin –beynimizde meydana gelen çarpıcı evrimsel değişim sayesinde ilkel insanların modern bireylere dönüşmesinin– kültürel bir patlama yarattığını söyleyecektir. Gaia Vince ise Transandans’ta modern insanın genler, çevre ve kültürün birlikte geçirdiği incelikli bir evrimin ürünü olduğunu öne sürüyor. Ona göre insanı benzersiz kılan şey bireysel zekâmızdan çok, kolektif kültürümüz. Vince popülasyon genetiği, arkeoloji, paleontoloji ve nörobilimdeki öncü gelişmelerden yola çıkarak evrimimizin dört lokomotifi olan Ateş, Dil, Güzellik ve Zaman’ın, türümüzü Homo omnis adını verdiği aşkın bir süperorganizmaya nasıl dönüştürdüğünü gösteriyor. Transandans bizleri kimliğimiz üstüne yeniden düşünmeye çağıran ve aldığımız bu uzun yolun sonunda bugün çok daha büyük ama daha yıkıcı olabilecek bir şeyin eşiğinde durduğumuzu gösteren etkileyici ve kışkırtıcı bir kitap. 
 
“Ufuk açıcı, harikulade bir çalışma.” 
TIM FLANNERY, Bilim İnsanı Ve Ölümcül Havalar Kitabının Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f538b32-38d8-4ac8-9c7a-3547bdb7f96e.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick Ya Da Balina</image:title>
            <image:caption>Herman Melville (1819-1891): Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından biridir. Küçük yaşta çalışmak zorunda kaldı, dört yılını denizlerde geçirdi. Bu tecrübesi tüm eserlerine, özellikle de en büyük eseri sayılan Moby Dick’e yansıdı. Moby Dick 1851’de önce Londra’da, sonra da New York’ta basıldı fakat ilgi görmedi. Eser bir bacağını kaybetmesine neden olan balinayı saplantı haline getiren Kaptan Ahab’in, zihninde dünyadaki tüm kötülüğün simgesine dönüşen bu ispermeçet balinasıyla mücadelesini anlatır. Roman sadece hacmiyle deği, aynı zamanda âdeta mistik, metaforlarla örülü, yalın şiirselliğiyle de konu edindiği balinanın azametine yaklaşan modern bir epiktir. Yazarın yirminci yüzyıl başlarında yeniden keşfedilmesiyle Moby Dick de Amerikan edebiyatı klasikleri arasındaki yerini almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95754</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34a1a47c-295e-4fd1-b7d0-a7d35d1e9690.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick Ya Da Balina (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Herman Melville (1819-1891): Amerikan edebiyatının en büyük yazarlarından biridir. Küçük yaşta çalışmak zorunda kaldı, dört yılını denizlerde geçirdi. Bu tecrübesi tüm eserlerine, özellikle de en büyük eseri sayılan Moby Dick’e yansıdı. Moby Dick 1851’de önce Londra’da, sonra da New York’ta basıldı fakat ilgi görmedi. Eser bir bacağını kaybetmesine neden olan balinayı saplantı haline getiren Kaptan Ahab’in, zihninde dünyadaki tüm kötülüğün simgesine dönüşen bu ispermeçet balinasıyla mücadelesini anlatır. Roman sadece hacmiyle deği, aynı zamanda âdeta mistik, metaforlarla örülü, yalın şiirselliğiyle de konu edindiği balinanın azametine yaklaşan modern bir epiktir. Yazarın yirminci yüzyıl başlarında yeniden keşfedilmesiyle Moby Dick de Amerikan edebiyatı klasikleri arasındaki yerini almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1278d72-a67d-45f2-b9da-e7d1b0affdd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz</image:title>
            <image:caption>Bütün yerkürenin Tek Devlet’in egemenliği altına alınmasından bin yıl sonra uzay gemisi İntegral, başka gezegenlerdeki “yabani” varlıkları aklın boyunduruğu altına almak amacıyla kalkışa hazırlanmaktadır. Projenin mühendisi, tam da bu günlerde uygarlık merdiveninin alt basamaklarındaki potansiyel okurlar için yazmaya koyulduğu günlükte, Tek Devlet’teki yaşamı anlatır. Modern sanayi toplumu öyle bir noktaya varmıştır ki özgür irade artık mutsuzluk sebebidir ve yurttaşların yaşamları F. W. Taylor’ın geliştirdiği verimlilik sistemine dayanan matematiksel bir kesinlikle denetlenebilmektedir. Devasa Yeşil Duvar tarafından ilkel yabani dünyadan koparılan Tek Devlet’in yurttaşları sürekli yeniden seçilen Velinimet tarafından yönetilir. İsim yerine numaralarla çağrılır, birörnek giysiler giyip yapay yiyeceklerle beslenirler. Özel yaşamları ise yoktur. Aldous Huxley’nin Muhteşem Yeni Dünya ve George Orwell’in 1984 romanlarına esin kaynağı olan Biz, Zamyatin’e “karşı ütopyacı romanın babası” unvanını kazandırmıştır. İngilizce çevirisi 1924’te New York’ta yayımlanan roman, Sovyetler Birliği’nde ise ancak 1988 yılında okurla buluşabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/661b0fab-4fb1-4a6b-ad2b-fe86c2d02f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bütün yerkürenin Tek Devlet’in egemenliği altına alınmasından bin yıl sonra uzay gemisi İntegral, başka gezegenlerdeki “yabani” varlıkları aklın boyunduruğu altına almak amacıyla kalkışa hazırlanmaktadır. Projenin mühendisi, tam da bu günlerde uygarlık merdiveninin alt basamaklarındaki potansiyel okurlar için yazmaya koyulduğu günlükte, Tek Devlet’teki yaşamı anlatır. Modern sanayi toplumu öyle bir noktaya varmıştır ki özgür irade artık mutsuzluk sebebidir ve yurttaşların yaşamları F. W. Taylor’ın geliştirdiği verimlilik sistemine dayanan matematiksel bir kesinlikle denetlenebilmektedir. Devasa Yeşil Duvar tarafından ilkel yabani dünyadan koparılan Tek Devlet’in yurttaşları sürekli yeniden seçilen Velinimet tarafından yönetilir. İsim yerine numaralarla çağrılır, birörnek giysiler giyip yapay yiyeceklerle beslenirler. Özel yaşamları ise yoktur. Aldous Huxley’nin Muhteşem Yeni Dünya ve George Orwell’in 1984 romanlarına esin kaynağı olan Biz, Zamyatin’e “karşı ütopyacı romanın babası” unvanını kazandırmıştır. İngilizce çevirisi 1924’te New York’ta yayımlanan roman, Sovyetler Birliği’nde ise ancak 1988 yılında okurla buluşabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95757</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a9915bf-46d9-4ad4-a3fe-695c9317eccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Alavara</image:title>
            <image:caption>Bana Bir Varmış... de! 
Bir Varmış Bir Yokmuş... deme! 
İçime dokunuyor... 
 
*Alavara *Bata-Çıka *Dingin Görünüm *Güz Afroditi *Günün Yüzü * Kartal’ın Akkartalına * Sone *Uzayda *Uzaktan-Yakından *Murakabe *Ars Longa Vita Brevis Est *Karşı-Saldırı *Kendi Kendinin Türbedârı *6 Mart *Bu Rüzgâra Bir Rüzgâr da Benden *Güneşle Güneş Banyosu *Piç Ali’nin Matitası *Aganda * Finito Della Musica * Ağrılı Cima *Yazla Yetinmek *Tomografi *Tühh Bize! *Requiem I *Paradoks Tersyüz *Ne ise Fâlim O Çıksın Hâlim *Doktor *Alavara *Reguiem II *Bademli *Kânunsanî *Vasiyet I *Politikayla Poetika Poetikayla Politika *Kısadan Kısa *Memleketin Saat Ayarı *Eko *”Bir Siyasi”nin Mehmet Sönmez’ine *Vukuat *Ebenin Kuşağı *23 Nisan *Özrü Kabahatinden Büyük *Tahmin *Ne Hazır Ne Nâzır *Düşmüş Tarih *Altına Hücum *Boş Heves *Gool *Gariplik *Osuruk *Cemal Süreya Parkında *Özgeçmişimi ..keyim *Dokunmatik Digital *Allahratik Versin *Nenni *Definci *Gâzi Mustafa Kemal Atatürk * Taksimci *Pasifikten Pasiflik *Mülkün Temeli *Anket *Hal-i Keyfiyet *Dua Başlangıcı *Canavarın da Canı Var *Umacı *Yollu Yollar *Partiye Kayıt Başvurusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82e961b-144e-4ec4-a653-053a33c1992c.jpg</image:loc>
            <image:title>Alavara (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bana Bir Varmış... de! 
Bir Varmış Bir Yokmuş... deme! 
İçime dokunuyor... 
 
*Alavara *Bata-Çıka *Dingin Görünüm *Güz Afroditi *Günün Yüzü * Kartal’ın Akkartalına * Sone *Uzayda *Uzaktan-Yakından *Murakabe *Ars Longa Vita Brevis Est *Karşı-Saldırı *Kendi Kendinin Türbedârı *6 Mart *Bu Rüzgâra Bir Rüzgâr da Benden *Güneşle Güneş Banyosu *Piç Ali’nin Matitası *Aganda * Finito Della Musica * Ağrılı Cima *Yazla Yetinmek *Tomografi *Tühh Bize! *Requiem I *Paradoks Tersyüz *Ne ise Fâlim O Çıksın Hâlim *Doktor *Alavara *Reguiem II *Bademli *Kânunsanî *Vasiyet I *Politikayla Poetika Poetikayla Politika *Kısadan Kısa *Memleketin Saat Ayarı *Eko *”Bir Siyasi”nin Mehmet Sönmez’ine *Vukuat *Ebenin Kuşağı *23 Nisan *Özrü Kabahatinden Büyük *Tahmin *Ne Hazır Ne Nâzır *Düşmüş Tarih *Altına Hücum *Boş Heves *Gool *Gariplik *Osuruk *Cemal Süreya Parkında *Özgeçmişimi ..keyim *Dokunmatik Digital *Allahratik Versin *Nenni *Definci *Gâzi Mustafa Kemal Atatürk * Taksimci *Pasifikten Pasiflik *Mülkün Temeli *Anket *Hal-i Keyfiyet *Dua Başlangıcı *Canavarın da Canı Var *Umacı *Yollu Yollar *Partiye Kayıt Başvurusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/883e73c8-1a57-4224-abcb-93b988bc2622.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Erkek</image:title>
            <image:caption>bütün acılara karşın / hayat / içimize bir nota bırakır ya 
en bitik günümüzde / direnme notasını 
bir zarfa mı koyar / bir deniz çırpıntısıyla mı / savurur / yüzümüze 
neşe üşüşür hayatımıza / birden güç aşılar / iyi güçtür başeğdirmeyen /umut / altın kafesinden / çıkıverir / dolaşır tepemizde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04adc657-0733-4eb6-af0c-47594ed91f31.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Erkek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>bütün acılara karşın / hayat / içimize bir nota bırakır ya 
en bitik günümüzde / direnme notasını 
bir zarfa mı koyar / bir deniz çırpıntısıyla mı / savurur / yüzümüze 
neşe üşüşür hayatımıza / birden güç aşılar / iyi güçtür başeğdirmeyen /umut / altın kafesinden / çıkıverir / dolaşır tepemizde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af0ed21a-3b6c-43b3-9e32-fdc817adc2c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Bulut</image:title>
            <image:caption>“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. 
Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız! O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?” 
 
                                                                                                     “Havada Bulut” adlı öyküden 
 
*Havada Bulut *Ay Işığı *Büyük Hulyalar Kuralım *Karidesçinin Evi *Yorgiya’nın Mahallesi *Kurabiye *Korkunç Bir Pastane *Eleni ile Katina *Falcı Matmazel Todori *Birinci Mektup *İkinci Mektup *Sonu *1 Nisan’da Bir Erik Ağacı ile Konuştum *Mehmet Bey’e Göre</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16653153-91c2-468c-b19a-7b91158915b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Bulut (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. 
Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız! O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?” 
 
                                                                                                     “Havada Bulut” adlı öyküden 
 
*Havada Bulut *Ay Işığı *Büyük Hulyalar Kuralım *Karidesçinin Evi *Yorgiya’nın Mahallesi *Kurabiye *Korkunç Bir Pastane *Eleni ile Katina *Falcı Matmazel Todori *Birinci Mektup *İkinci Mektup *Sonu *1 Nisan’da Bir Erik Ağacı ile Konuştum *Mehmet Bey’e Göre</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0258f7cd-e97d-4e91-854d-e8b4d2295db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet</image:title>
            <image:caption>&quot;Önce beyaz kızı vuruyorlar. Ötekiler için ağırdan alabilirler.&quot;
Ruby köyü, özgürleşmiş kölelerin torunlarının kurduğu, son derece korunaklı, katı kurallarla yürüyen, yarım yüzyıldır kendi kendine yetebilen bir &quot;cennet&quot;tir. Fakat Sivil Haklar Hareketi&apos;nden Vietnam Savaşı&apos;na, karşı kültürden kuşak çatışmasına, &apos;60&apos;lı yılların bütün çalkantıları Ruby erkeklerinin huzurunu kaçırmaya başlar ve kadınlar her zamanki gibi günah keçisi ilan edilir. Sonuç ise kaçınılmazdır; tesadüfi gibi görünen çıkışlarla giderek köyün yakınlarındaki Manastır&apos;a sığınan kadınlara karşı harekete geçen bu ataerkil cennet sakinleri, kendilerinin de bir zamanlar maruz kaldığı acımasız cezalandırma yöntemlerine başvurarak yeryüzünü ve gökyüzünü kızıla boyar.

Nobel ve Pulitzer ödüllü Toni Morrison, organize kötülüğün kökenlerine indiği Cennet&apos;te, ırkçılığı deri renginden çıkarıp iktidar ilişkileri eksenine oturtarak folkloru, tarihi, hafızayı ve insan doğasının derinlerinde yatan marazları, toplumsal travmaların karmaşık yapısını çözümlemek için birer enstrüman misali kullanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27e3430e-f291-4be6-b9a0-3728ecf980ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Çetin Ceviz ve Çetonya</image:title>
            <image:caption>“Tıpkı Dünya’mıza benzeyen bir gezegenin üzerindeydim. Yerde toprak, toprak üzerinde bitkiler vardı. Bitkiler olduğuna göre, su ve oksijen de olmalıydı. Bunları, bir saniyeden daha kısa bir sürede kafamdan geçirirken maskelerimize gelen uyarı ile oksijenin varlığını da anlamış olduk. İkimiz de maskelerimizi çıkardık ve yürümeyi yeni öğrenen bir bebek şaşkınlığıyla etrafımızı incelemeye başladık. Kocaman ve bomboş bir gezegenin üzerinde, sadece iki kişiydik. Her şeyi en baştan başlatabilirdik.”
Sinan Yaşar’ın sevilen karakteri Çetin Ceviz’in soluksuz ilerleyen macerası Çetin Ceviz ve Çetonya – Sıra Dışı Bir Uzay Hikâyesi’nde uzayın bilinmezliklerini, dede-torunun cesaretleriyle besledikleri umutlarını, bilim insanlarının keşif yapmaya dair o dinmek bilmez iştahlarını ve başka gezegenlere yolculuk ettikçe Dünya’mızdaki yaşamın o müthiş benzersizliğini okuyacaksınız.
Okur Profili: 3. Ve 4. Sınıflar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac2c447c-8b58-44f5-ae61-9ea6d981f4c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastoral Senfoni</image:title>
            <image:caption>André Gide&apos;in ölümsüz eseri Pastoral Senfoni, kör bir kızın doğayı, hayatı ve duyguları algılayışının keskinliği ile bir pastörün, aldığı teolojik eğitim sonucunda görev belledikleri ile hissettiklerinden doğan çelişkinin; maddi ve manevi körlük ile günah arasında sıkışmış varoluşların anlatısıdır. Bu insani çelişkiler yumağında duyguların gerçek doğasını barındıran kalbin aldattığı yalnızca din adamı değil, kişiyi her seferinde haklı çıkarmaya çalışan mantıkî akıl yürütmenin ta kendisidir.

Hegel, Rousseau, Condillac etkilerinden doğarak Kutsal Kitap yorumlarıyla örtüşen ve bunları alaşağı etmeye çalışan derin düşüncelerin, Nobel ödüllü André Gide&apos;in edebi ustalığıyla bir solukta okunabildiği, ilhamını Beethoven&apos;in aynı adlı eserinden alan, Sartre&apos;dan Camus&apos;ye ön açarak kuşakları ve zamanları aşan bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95766</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cdadddc-b1c7-4e14-a608-2cf0e11567de.jpg</image:loc>
            <image:title>Define</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf’un ilk polisiye romanı Define’de Başhekim Şakir Feyzi’nin başından geçen maceralara tanık oluruz. Erzurum Hastanesi’nde karşısına çıkan yaşlı bir hastasından öğrendiği miras hikâyesiyle soluğu İstanbul’da alan doktor, eldeki şifreli metni çözmeye ve mirasın sahibini aramaya koyulur. Sherlok Holmes ve Arsen Lüpen maceralarının sıkı takipçisi, polisiye roman okuru Doktor Şakir Feyzi, definenin esrarını çözmeye çalışırken türlü belalar ve ölüm tehlikelerinin yanı sıra aşkla da karşılaşacaktır. 

Mehmet Rauf (1875-1931) İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı. Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66389c3e-f55c-420a-8ed4-fbb547adf880.jpg</image:loc>
            <image:title>Define (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf’un ilk polisiye romanı Define’de Başhekim Şakir Feyzi’nin başından geçen maceralara tanık oluruz. Erzurum Hastanesi’nde karşısına çıkan yaşlı bir hastasından öğrendiği miras hikâyesiyle soluğu İstanbul’da alan doktor, eldeki şifreli metni çözmeye ve mirasın sahibini aramaya koyulur. Sherlok Holmes ve Arsen Lüpen maceralarının sıkı takipçisi, polisiye roman okuru Doktor Şakir Feyzi, definenin esrarını çözmeye çalışırken türlü belalar ve ölüm tehlikelerinin yanı sıra aşkla da karşılaşacaktır. 
Mehmet Rauf (1875-1931) İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı. Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ca0fd12-d8fd-4bcd-ab68-15c10be08f4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dar Kapı</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü André Gide&apos;in ilk büyük edebi başarısı olarak kabul edilen Dar Kapı, otobiyografik paralelliklere rağmen yazarın edebi arayışlarının ürünüdür: Din, ahlak, aşk, fedakârlık, erdem arasındaki geçişkenlikler üzerinde yükselen eser nihayetinde, geleneksel trajedinin yepyeni bir zeminde inşasına varır.
Uhrevi yolların, zoru seçmenin erdemine vurgu yaparken girdiği dolambaçlı yolda hayatı ve dolayısıyla düşünceleri doğallığında dindışı bir alana doğru serpilten, bu yönüyle bir büyüme öyküsü olarak da değerlendirilebilecek Dar Kapı, insan ruhunun derinliklerine uzanan bir yolculuğun kapısıdır.
İlahi lütuf ile mukadderatın kollarında açmazlara sürüklenen duygulara ve kontrolü elden yiten yaşamlara eleştirel bir bakış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76e9417b-5962-4939-99b2-266e2efc624b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs ve Diplomasi</image:title>
            <image:caption>“KKTC’de Türkiye Cumhuriyeti büyükelçisi olarak beş yıla yakın hizmet verdim. Bu dönemde duyduklarımı, gördüklerimi ve yaşadıklarımı, hatırlayabildiğim kadarıyla ve anlatılmaya değer bulduğum ölçüde yazıya dökmeye çalıştım. Bunu yaparken, davaya taraf olduğumu bilerek, mümkün olduğu ölçüde gerçek olgulara ve verilere dayanmaya, zor da olsa nesnel (objektif) kalmaya çalıştım.” 
Kıbrıs ve Diplomasi, 1987-1991 yılları arasında TC Lefkoşa Büyükelçisi olarak Kıbrıs’ta bulunan Ertuğrul Kumcuoğlu’nun bu döneme dair izlenimlerini içeriyor. 
İlk izlenimlerden başlayıp yaşanan siyasi gelişmelere, yatırım faaliyetlerine, resmi ve özel ziyaretlere kadar genişleyen konu yelpazesi, Kumcuoğlu’nun gözlem yeteneğiyle bu çerçeveyi de aşarak Kıbrıs faunasının, insanının, orada yaşamanın kendine özgü yanlarını da kapsıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/480a03dd-92eb-4261-adda-bfe574875aa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Cengiz Han&apos;ın Taşları</image:title>
            <image:caption>“İşte o ilkbahar sabahında dört bir yanı dolduran o geçici güzel enerjinin ortasında asansöre girerken aniden tüm varlığımı soğuk bir ter bastı ve bir damla mürekkebin kurutma kâğıdına yayılması misali, vücudumun hızla çevreye yayılarak yok olduğunu, aynadaki yansımamın da eriyerek kaybolduğunu hissettim. Asansörün içini, dört duvarını en küçük ayrıntısına kadar açıkça görüyordum ve aynı zamanda asansörün içinin bomboş olduğunu da görüyordum, yani ben asansörün içindeydim ve aynı zamanda ben yoktum.” 
Elçin öykülerinde gerçeküstü olayların şaşkınlığıyla baş etmeye çalışan karakterlerini klasik bir üslupla yaşatıyor. Ansızın başlıyor öykülerine ve yalın, çarpıcı metaforlarıyla okuyucusunu bir düşün içine çekiyor. 
 
*Nadir İbatlı ve Son Hastası *Bu da Böyle Bir Hayat İşte *İntihar *Cengiz Han’ın Taşları *Misyon *Mezarlık Hikâyesi *Ressam Muhtar Manaflı’nın Hayatı, Sanatı ve Dünyadan Kaçışı *Ağadadaş’ın Erkek Sözü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/874475fa-aaea-4e6f-8f9d-bb3042492337.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik - Krallar ve Soytarıları Hava (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Erkekler savaşı başlatır, kadınlar mücadele eder, kazanır ya da kaybederler; zaferleri erkekler kutlar, ziyafeti kadınlar hazırlar ve sonra erkeklere hizmet ederler. Savaşlar çoğu zaman kadınlar yüzünden başlar ama hiçbir zaman kadınlar için çekilmez kılıçlar; bu erkeklerin kendini kanıtlama mücadelesidir.”
Vâris yeniden doğduğunda şeytan emirleri kimden aldığını hatırlayacak.
Aşktan kaçmak zorundasın, krallığına sahip çıkmalısın.
Diyar ikiye bölünüyor, tarafını seçmek zorundasın.
Gazap çanları ve yas notaları.
Krallar ve soytarıları.
Hava, su, toprak, ateş.
Oyun yeniden kuruluyor ama artık taşları vârisler tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3839539-5eed-46b7-b276-a22255ec2445.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik - Krallar ve Soytarıları Toprak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Erkekler savaşı başlatır, kadınlar mücadele eder, kazanır ya da kaybederler; zaferleri erkekler kutlar, ziyafeti kadınlar hazırlar ve sonra erkeklere hizmet ederler. Savaşlar çoğu zaman kadınlar yüzünden başlar ama hiçbir zaman kadınlar için çekilmez kılıçlar; bu erkeklerin kendini kanıtlama mücadelesidir.”
Vâris yeniden doğduğunda şeytan emirleri kimden aldığını hatırlayacak.
Aşktan kaçmak zorundasın, krallığına sahip çıkmalısın.
Diyar ikiye bölünüyor, tarafını seçmek zorundasın.
Gazap çanları ve yas notaları.
Krallar ve soytarıları.
Hava, su, toprak, ateş.
Oyun yeniden kuruluyor ama artık taşları vârisler tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/622cf2ca-c5e1-47bb-8adc-de6179546791.jpg</image:loc>
            <image:title>İyiliğin Ardında</image:title>
            <image:caption>Dünyada iyiliği ve güzelliği diğer bütün kötülüklere muzaffer kılmak bir gayret meselesi. Bu kitap, o gayrete teşvik içindir. 

Bu kitap, ihtiyaç halinde &quot;Haydi yapabilirsin!&quot; yüreklendirmesi, bir sırt sıvazlaması, bir işaret fişeğidir. 

İyiligin ardında kim var? Bir serçeye avucundan su içiren, bir yetimin gülüşünde iz bırakan, şifa çorbasıyla kapı çalan, yaşlı bir büyüğün alışverişini yapan, bag bahçe yeşerten, bir ihtiyaç sahibinin bacasını tüttüren, sesiyle kitaplara hayat veren, çatlamış topraklarda su kuyuları açıp yürekleri serinleten, gönüller fetheden, el uzatan, uzanan eli tutan, tebessüm eden, insan olmanın sırrını arayan, insan kalmanın gayretinde olan, kalbe inanan... 

İyiliğin ardında, sen varsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e00655fe-8c68-4dd0-9cd5-fcf90e3facf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Teos - Inscriptions, Cults And Urban Fabric (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Teos - Inscriptions, Cults And Urban Fabric (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1c5ea7a-a4b0-4e58-aba1-f8216ace2f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! - Çılgın Kuzenler</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert, bugün biraz keyifsiz. Böyle günlerde yalnız kalmak istiyor. Ama afacan kuzenleri misafirliğe geliyor. Bakalım çılgın kuzenlerin ziyareti nasıl geçecek? 
iyimser olmanın önemini anlatan, harika bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95776</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e48bf6-81d9-4d4a-8234-6f81052ebe98.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçın ve Büyük Tartışma</image:title>
            <image:caption>Çok iyi arkadaş olan Tarçın ile Badem, ne oynayacaklarına karar veremedikleri için tartışmaya başladılar. Bir süre sonra pasta yapmaya karar verdiler. Ne var ki alışverişe gittiklerinde malzeme listesini evde unuttuklarını anlayınca işler yine karıştı. 
Bu tartışma nasıl tatlıya bağlanır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f242974-d0ab-410d-912c-40ec12048888.jpg</image:loc>
            <image:title>1, 2, 3 Sayıları Keşfet!</image:title>
            <image:caption>İlk Sayılarımı Öğreniyorum 
1, 2, 3 Sayıları Keşfet! 3–4 yaşındaki çocukların 1’den 10’a kadar sayıları öğrenmelerini amaçlayan bir etkinlik kitabıdır. 
Çocuklar ilk sayılarını boyama, eşleştirme, fark bulma gibi alıştırmalarla birlikte eğlenerek öğrenecekler. 
• Bilişsel gelişime katkı 
• İnce motor becerilerine destek 
• Dikkat toplama becerisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2946c01-ec1a-47ec-9e7a-5503128be966.jpg</image:loc>
            <image:title>Alexander ve Oyuncak Fare</image:title>
            <image:caption>Lionni yine bir çeşit sihir yapıyor, büyüleniyoruz. Tıpkı öykümüzdeki tatlı kertenkele gibi rengârenk sihirleri… Caldecott Onur Ödülü sahibi bu sevecen kitap bir olmaya, karşımızdakini anlamaya, iyilikle yeşermeye en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerde taptaze çiçek demetleri uzatıyor hepimize. Biz de kabul ettik ve soruyoruz: Sevdikleriniz için nelerden vazgeçerdiniz? 
Fare Alexander çok mutsuz. Neden mi? Onu görünce herkes çığlığı basıyor, kaçıyor da ondan. Böyle olunca sevgisiz kalıyor minik faremiz, hep üzgün. Derken başka bir fareyle karşılaşıyor. Bu bir oyuncak fare… Herkes onu çok seviyor. Peki, Alexander da bir oyuncak fare olsa böylesine sevilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a567390e-6716-47be-bd7a-dbb23ec17e24.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Radyosu Yayında</image:title>
            <image:caption>Yenilenen formatıyla kitap raflarında yerini alan macerasever ikili Usra ve Mercan aynı okulda farklı sınıflarda okuyan,birbirini tanımayan iki ayrı kahramandır. Usra,okulun fotoğrafçı öğrencisidir ve her hafta farklı temelarda sadece fotoğraflardan oluşan bir pano hazırlamaktadır.Bu panoyu hazırlarken hayatı boyunca unutamayacağı kareler yakalayacaktır.Bu sırada arkadaşı Papatya’nın nadir görülen bir hastalığı olduğunu öğrenecektir.Konuşkanlığı ve güler yüzü ile okulun bilindik öğrencilerinden olan Mercan ise,tarih ve arkeolojiye meraklı Gökhan’la birlikte farklı maceralara yelken açacaktır. İç içe geçmiş gizemli olayları çözmek  Amacıyla bütün tehlikeleri göze alan Kahramanlarımız için okul Yaşamlarında yeni bir dönem başlayacak ve olaylara farklı bir gözle bakmayı öğreneceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9a846bc-1d37-42d1-9985-3e221354da4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Hazinem Serisi - Seç, Oyna, Öğren Kartları</image:title>
            <image:caption>Seç Oyna Kelime Kartları, çocuklarınıza Eş ve Zıt Anlamlı Kelimeleri oyunlar eşliğinde tanıtmanıza yardımcı olacak. Destede bulunan:
50 eş anlamlı kelime
64 zıt anlamlı kelime ve kelimeleri birleştirmede yardımcı olarak kullanılabilecek
14 fiil kartını verdiğimiz oyun önerileri uygulayarak çocuklarınızın bir yandan temel kavramları öğrenmelerine yardımcı olabilir bir yandan da eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.
Eş ve zıt anlamlı kelimeleri öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/638fa3ca-c645-4ef5-851b-d595a1ba8893.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğada Saklambaç</image:title>
            <image:caption>Birbirinden renkli, birbirinden canlı yeni aktivite kitabımız çocukların fark etme ve sayma yeteneklerini test etmelerine yardımcı oluyor.
Agnesse Baruzi tarafından tasarlanan tam sayfa müthiş detaylı illüstrasyonlar, farklı doğal habitatları ve muhteşem labirentleri resmediyor.
Doğada Saklambaç’ta çocuklar sayfalardaki hayvanların sayılarını bulup verilen alana yazıyorlar.
Heyecanlı ve aynı zamanda bilgi veren bu kitap çocuklara eğlence dolu saatler vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95782</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50b31baf-aaf5-484d-906e-cffaf443344f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatalar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ufak bir leke küçük bir hata olabilirdi...Ya da büyük bir fikrin başlangıcı.
Corrina Luyken’in oyunlu metni ve büyüleyici çizimlerine sahip Hatalar Kitabı yaratıcılık ve keşfetmeye bir güzelleme…
Luyken, şaşırtıcı basitlikteki hikâyesinde en büyük acemiliklerin nasıl parlak birer ilham kıvılcımına dönüştüğünü gösteriyor.
Okurun dünyayı ve yaşamın ayrıntılarını yepyeni bir bakış açısıyla görmesini sağlayan Hatalar Kitabı, hata yapmanın ne kadar besleyici olabileceğini de gösteriyor.
Hatalar Kitabı, şaşırtıcı çizimleri ve kısacık metniyle sadece küçük yaştaki okurların değil yetişkinlerin de hayata bakışını değiştirecek, yaş sınırlaması olmayan bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95783</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d633369e-9abb-48ac-aea2-d97ad35fd457.jpg</image:loc>
            <image:title>İsim, Şehir, Hayvan, Bitki, Eşya</image:title>
            <image:caption>Bilgi hazinenizi geliştirmenizde size yardımcı olurken,aynı zamanda boyama ve çizim aktiviteleri ile yaratıcılığınızı ortaya çıkarmanız için tasarlanmış eğlenceli bir
aktivite kitabı.

Alfabemizdeki harflerden yararlanılark oluşturulan bu kitapta, bildiğiniz ve araştırdığınız isimleri ve şehirleri siz yazıyorsunuz;160’ı aşkın hayvan ve eşya,
150’yi aşkın bitki türü ise sizin tarafınızdan keşfedilmeyi, renklendirilmeyi ve tasarlanmayı bekliyor!

İsim-Şehir-Hayvan oyunu esas alınarak hazırlanan bu kitapla eğlenerek öğrenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95784</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bb1ea1d-e510-4d46-81dc-2ea683153b9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Oscar kızarmasına engel olamıyordu:
Sınıfın önünde şiir okuduğunda,
Havuza girdiğinde,
Suzie’nin yanına oturduğunda...
Hatta ona kızardığı söylendiğinde bile!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95785</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80961311-e629-4131-a2ff-658eb6fa1ef9.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Kadın Ve Evlilik</image:title>
            <image:caption>Derdin yoksa söylen,borcun yoksa evlen. Evi ev eden avrat,yurdu şen eden devlet. İyi kadın yuva yapar,kötüsü de yuva yıkar. Ana kızına taht kurar,kız bahtı kocada arar. Kocana göre bağla başını,harcına göre pişir aşını. Davul bile dengi dengine çalar. Erkek getirmeyi,kadın yetirmeyi bilmeli. Bir eve bir baca,bir kadına bir koca. Kenarına bak bezini al,anasına bak kızını al. Ev alana ve evlenene Allah yardım eder…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95786</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4d88dc6-6e0b-463a-b790-bd70e11f4a10.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezbere Yaşayanlar</image:title>
            <image:caption>“Özgünlük” ve “yeni”nin sürekli övüldüğü bir çağda, detaylarda ne kadar ayrışsak da, temelde birbirimize çok benziyoruz. Sadece birbirimize benzemekle kalmıyoruz; bizden önceki nesillerden de o kadar farklı değiliz. Teknolojinin ve modernitenin getirdiği tüm yeni imkânlara rağmen birçok alışkanlığımızdan vazgeçemiyoruz. Benzer durumlarda benzer tepkiler gösteriyor, âdeta ezbere yaşıyoruz. Ve bunu değişmediğimizin pek de farkında olmadan yapıyoruz. 

Gözlemlemenin, sorgulamanın, tutarlı fikirler geliştirmenin sancılı sürecine katlanmaktansa reklamvari sloganlarla özgünlüğü yakalayabileceğimizi sanıyoruz. Ve sonunda her tembel öğrenci gibi sınıfta kaldığımızda hocayı suçluyoruz. 

İşte Ezbere Yaşayanlar, bir türlü vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımızın tarihî arka planıyla birlikte antropolojik, sosyolojik ve psikolojik kökenlerini irdeliyor. 

Bizim gibi olmayanlara neden tahammül edemiyor, yabancıdan ve farklıdan neden korkuyoruz? İnsanları niçin konuşma tarzına göre yargılıyor, argo kullananlara ya da aksanlı konuşanlara niçin yukarıdan bakıyoruz? Şu rasyonalite çağında neden hediye alıyoruz ve birbirimize bir şeyler ısmarlıyoruz? Niçin dedikodu yapmaktan vazgeçemiyoruz? Son elli yılda birçok hak edindikleri halde kadınlar neden erkeklerden farklı meslekler tercih etmekte ısrar ediyor? Bunca bilimsel gelişmeye rağmen neden hâlâ fala ve büyüye inanıyoruz? 

Yukarıdaki sorulara cevap ararken anekdot denizinde boğulmadan diyardan diyara koşup çağdan çağa savrulacağız. Taş Çağı’ndan modern zamanlara, Kalahari Çölü’nden Trobriand Adaları’na, Güney Sudan’dan Alp Dağları’na, Çin’den Aztek diyarlarına keyifli bir yolculuğa çıkmaya, Evliya Çelebi’den Torquemada’ya, James Cook’tan Şamhat’a, Kraliçe Njinga’dan İmparatoriçe İrene’ye, konuşan şempanzelerden Akıllı At Hans’a, yamyamlardan hadımlara birçok ilginç karakterle tanışmaya hazır mısınız? 

Ezbere Yaşayanlar’da iki yüz bin yıllık insanlık mirasının ortaya koyduğu birbirinden değişik toplum ve kültüre yönelerek davranışlarımızı şekillendiren ana etmenleri inceleyecek; kültürle biyoloji, geçmişle gelecek, gelenekle yenilik arasındaki çekişmeyi merkeze alarak, şartların alışkanlıklarımızı ne noktaya kadar değiştirebildiğini tetkik edecek ve doğamıza ne kadar hükmedebildiğimizi göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95787</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6aca74f-07f0-4358-8d66-99f7b1c946c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Epigenetik</image:title>
            <image:caption>Doğuştan gelen özelliklerin “gen” denen aktif DNA dizilimleriyle kuşaktan kuşağa aktarıldığını biliyoruz. Fakat bilim insanları yakın zaman içerisinde, sonradan kazanılan özelliklerin de kuşaktan kuşağa aktarılabildiğini keşfettiler. Gelgelelim, tuhaf bir şey vardı: Sonradan kazanılan bu özellikler DNA dizilimlerinde bir değişikliğe yol açmıyor ama yine de sonraki kuşaklara aktarılabiliyordu. Çok geçmeden DNA dizilimleriyle bağlantılı ikincil enformasyon yapıları keşfedildi. Epigenetik sözcüğü işte bu yapıları ifade ediyor. Bu epigenetik “programlar”, genleri, hatta bir kromozomun tamamını “açıp kapatabiliyor”, çevre ile genom arasında ara halka görevi yapıyor. 
Bernhard Kegel epigenetiğin sonuçlarını etraflıca ve ustaca betimliyor. Biyolojide etkileyici bir paradigma değişimine tanık olacaksınız. 
 
“Berhard Kegel hücre çekirdeğinin içinde olup bitenleri öyle iyi anlatıyor ki, biyoloji bilmeyenler bile 
konuyu anlayabiliyor.” 
— Spiegel online</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95788</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d2d7eb1-998c-4381-9b77-d39908897c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk 3 - Asya&apos;dan Eve Yolculuk</image:title>
            <image:caption>“Artık eve dönüyorum!” 
 
Uzun yolculukta sona gelindi. Bir iddia sonucu kendini bisikletle dünya turunda bulan Tom artık eve dönüyor. Ama evden hâlâ dünyalar kadar uzakta. Evine, ailesine, rahat yatağına dönmeden önce Rusya, Japonya ve Çin’de yol alacak; Asya’dan Avrupa’ya binlerce kilometre boyunca bisiklet sürecek. Eve eşsiz anılarla dönen Tom yolculuğunu tamamladığında Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk olma hayalini de gerçekleştirmiş olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95789</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b798acad-e171-4477-9a7d-3c74e567f24d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Uykuya</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti geldi. Tuvalete gidildi. Pijamalar giyildi. Peki ya dişler fırçalandı mı? 
 
Yatmaya hazırlanan bir ufaklığın uyku öncesi hazırlıklarını anlatan bu kitapta sözcükler yok, birbirinden eğlenceli resimler var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95790</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bae51c38-028f-4f0c-839d-cafd15d3996e.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallardaki Gibi Bir Yer</image:title>
            <image:caption>William, Edmund ve Anna adındaki üç kardeş, İkinci Dünya Savaşı sırasında güvenlik nedeniyle Londra’dan tahliye edilip geçici olarak kırsal bölgelerdeki ailelerin yanına yerleştirilecek olan çocukların arasına katılırlar. Ama onların aradığı geçici değil, kalıcı bir ailedir çünkü onların birbirlerinden başka kimseleri yoktur. 

Anne ve babalarını çok küçük yaşta kaybetmiş olan çocuklar, büyükannelerinin de ölümüyle birlikte savaşın ortasında kimsesiz kalmıştır. Hatırı sayılır miktarda bir mirasa sahip olsalar da bir vasileri yoktur. Kendilerine bir aile bulmaktan başka çareleri olmayan çocuklar aile avukatlarının da nasihatiyle bir tren dolusu çocukla birlikte uzaklardaki bir köye doğru yola koyulurlar. Kim bilir belki de burada kendilerine tıpkı hayallerindeki gibi bir aile bulabileceklerdir. Ama doğru aileyi bulduklarından emin olana kadar bu planlarından kimseye bahsetmemeleri gerekmektedir. 

Götürüldükleri köyde ev ev gezen çocuklar aradıkları huzuru küçük bir köy kütüphanesinde bulurlar. Açlıktan, soğuktan ve zorbalıktan kaçıp sığındıkları bu yer onlar için sıcak bir yuva gibidir, nazik kütüphaneci Bayan Müller de hayallerindeki anne. Acaba köylülerin bilinmeyen bir nedenden dolayı dışladıkları Bayan Müller’in kalbinde de hepsine yetecek kadar yer var mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95791</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecdd6914-176e-4bd1-ae09-adf51a82d036.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Karnında Ne Var?</image:title>
            <image:caption>Annemin karnında ne var acaba? Bir balon olabilir mi? 
 
Kardeş bekleyen bir ufaklığın merak ve heyecan dolu bekleyişini anlatan bu kitapta sözcükler yok, birbirinden eğlenceli resimler var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95792</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65f30426-7957-4bbf-88f3-1c1653e42966.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar Meraklılar Kulübü Hayvanlar Aleminde</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Meraklılar Kulübü, çocukları hayata meraklı gözlerle bakmaya çağırıyor. Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyasında geçen bilgi ve neşe dolu maceralar türlü konuda çocukların merakını giderecek, onları çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95793</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c32e1a2-6e15-4648-bbb8-88c11d936baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar Meraklılar Kulübü Birlikte Eğleniyor</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanlar Meraklılar Kulübü, çocukları hayata meraklı gözlerle bakmaya çağırıyor. Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyasında geçen bilgi ve neşe dolu maceralar türlü konuda çocukların merakını giderecek, onları çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95794</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7527cbfd-941b-4a83-9b8b-cf4845e0ced8.jpg</image:loc>
            <image:title>60 Numaralı Kurt</image:title>
            <image:caption>Ortaokula başlayan Zek hayatında ilk defa kabuğundan çıkar ve arkadaş edinmenin tadına varır. Ama annesinin dinmek bilmeyen kaygıları kısa zamanda tüm hayatını altüst edecektir. Üstelik şehrin kurucusu olduğu rivayet edilen efsanevi kurt Beyazkuyruk rüyalarında belirip durmaktadır. 
 
60 Numaralı Kurt, düşler ve ay ışığı ile dolu sihirli bir değişim hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95795</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90831db1-f6e1-43b5-ae72-a139b69a49c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir Rehberi</image:title>
            <image:caption>Bir gün kapı çaldı ve uzaklardan eski bir dostunuz size misafirliğe geldi. Sakın paniğe kapılmayın! Bu kitap sayesinde misafirinizi en iyi şekilde ağırlayacaksınız. Aradığınız her şey bu rehberde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95796</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a72140b2-c309-422e-84f1-ae8e013243e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika Atilla&apos;ya Karşı</image:title>
            <image:caption>“Tünelin sonundaki ışığa doğru ilerlerken zaman duygusunu yitirmemek için yazdım.” 
 
Hakan Atilla, 2017 yılı baharında, New York JFK Havalimanı’nda FBI ajanları tarafından gözaltına alınacağından habersiz, meslektaşlarıyla beraber sıradan bir iş gezisinden dönmekteydi. Tutuklanıp hapishaneye gönderildiğinde, içinde bulunduğu zorlu koşullara rağmen başından geçenleri yazmaya başladı. 
 
Atilla, ABD’de tutulduğu farklı hapishanelerde yaşadıklarını, tanıştığı insanları, karşı karşıya kaldığı suçlamaları ve dava sürecini ilk kez bu kitapta anlatıyor. Amerika Atilla’ya Karşı, kariyerinin zirvesindeki bankacının hayata tutunduğu iki buçuk yılın etkileyici hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95797</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42321be4-7353-4b05-9e90-dc33bac19c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Memlekette Tuhaf Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Tuhaf zamanlar yaşıyoruz.  Kaotik, belirsiz, sisler içinde... Yaşadığımız zaman hakikat-sonrasıysa gerçeği bize kim söyleyecek? 
 
•Ansiklopedi için kupon kesen bir toplumken, bilgiyi daha çok mu önemsiyorduk?  
•Kutuplaşma Türkiye’nin felaketi mi olacak? 
•Bir belediye başkanı başkentin göbeğine dev bir dinozor heykelini nasıl dikti?  
•Televizyon dizilerinde kuruluştan çöküşe Osmanlı padişahları nasıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dönüştü? 
•Neden Türkiye’de trol olmak bile çok zor?  
•Şaman kılığındaki Trump taraftarları Amerikan Kongresi’ni neden bastı?  
•“Yankı odalarındaki” yaşamla Ulus’ta veya Başakşehir’deki yaşam arasında fark var mı?  
•“Kesin yaşanmıştır”cılık hayatlarımıza nasıl hâkim oldu? 
•20 yıllık Erdoğan iktidarı, hakikatle ilişkimizi nasıl zayıflattı? Türkiye, her parçasıyla, gerçeklik zemininden nasıl uzaklaştı? 
 
Daha onlarca soru… Tuhaf zamanların soruları… 
Başta sosyal medya olmak üzere internet, küreselleşme ve nihayet Covid-19 pandemisi dünyayı geri dönüşsüz bir şekilde değiştirdi. Siyasi yalanlar, komplo teorileri, safsatalar, masum uyarılar kılığındaki düzenbazlıklar… Neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmekte zorlanıyoruz. Birçokları için artık bu ayrımı yapmanın da önemi kalmadı. Bu döneme “hakikat-sonrası” da deniyor. 
 
Gazeteci yazar Yenal Bilgici, okuru bu tuhaf zamanların, Türkiye’yi ve dünyayı temelinden sarsan bu hakikat-sonrası çağının içinde bir gezintiye çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95798</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a29d12ae-c621-4323-a92e-62853fff8077.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Gezgini Tuf</image:title>
            <image:caption>Uzay Gezgini Tuf, çevrecilik ve mutlak güç üzerine kara komik bir meditasyon; galaksinin her yerinde yardıma ihtiyacı olan gezegenlerin yanında olmaya çalışan alışılmadık bir kahramanın, ilginç ve sevimli Haviland Tuf’ın hikâyesi... 
 
Haviland Tuf son derece iri, vejetaryen, kedileri seven, dürüst bir uzay tüccarıydı. Peki nasıl oldu da evrenin sunabileceği en acımasız kötülerle rekabet halindeyken, Dünya’nın efsanevi Ekoloji Mühendisliği Teşkilatı’nın son kalıntısının; gelişmiş ekolojik mühendislik yetenekleri olan savaş gemisi Ark’ın sahibi oldu? Boş verin, sadece gelmiş geçmiş en güçlü silahın emin ellerde olduğuna şükredin… 
 
“George R. R. Martin’den her zaman en iyisini beklerim ve o her zaman bunu başarır.” 
Robert Jordan 
 
“Okurların önünde Martin’den harika bir ziyafet var... Duygusal olarak karmaşık, ustaca yazılmış.” 
Newsday 
 
“Martin’in çok yönlü yeteneğinin yeni bir yüzü.” 
Asimov’s</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95800</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fcc7aa7-5729-47e7-a47c-336d16f54c3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sobeleme Kitabı Orman - Dikkat Geliştiren Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Ponpon Tavşan ile heyecanlı bir saklambaç oyununa davetlisin! Güzel kelebeklerden çalışkan arılara, sevimli sincaplardan bal düşkünü ayılara birçok orman canlısı bu kitabın sayfalarında gizleniyor. Onları ara, sobele ve say!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95801</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39a347db-cdf8-4cb2-a8a7-1828d37eb443.jpg</image:loc>
            <image:title>Sobeleme Kitabı Dinozorlar - Dikkat Geliştiren Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Minik T. Rex ve arkadaşlarıyla heyecanlı bir saklambaç oyununa davetlisin! Triceratops, Allosaurus, Stegosaurus ve daha bir sürü tarih öncesi muhteşem dinozor bu kitabın sayfalarında gizleniyor. Onları ara, sobele ve say!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95802</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceb4bb81-5a20-4b58-9f84-f1000789c092.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Şifa Yolu</image:title>
            <image:caption>İçindeki karanlıktan doğuracağın bir aydınlık... 
Elinizdeki rehber, sizi var edenin kendinden eksiltmeden verdiği nur ile içsel yolunuzu aydınlatmak için size unuttuklarınızı hatırlatacak. 
Zihnin, öğrenilmişliklerinin korkusu yüzünden kendi sınırlarında saklanmak isteyip, unutmayı seçtiği ne varsa tek tek ruhlara fısıldayan bu rehber, size seçtiğiniz yolda yürüme cesareti verecek. 
Hatırlamaya başladıklarınızla ya da daha önce farkına varmadıklarınızla karşılaştıkça, geri dönülemeyecek bir görme açıklığı kazanacaksınız. 
Size, içinizdeki karanlıktan kopup, sizden doğacak ışığa yürüme cesaretini verecek olan, sizi yıkan, acıtan, iyileşmemiş kırıklıklarınızdır. Artık yaralarınızdan, şifa doğurmanın vakti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95803</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99d9936c-fe38-4df5-aac8-a12678b17c45.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden Charlotte Perkins Gilman, Dağı Yerinden Oynatmak adlı eserinin ardından yeni bir ütopya kuruyor: Kadınlar Ülkesi. 
Maceraya ve bilime düşkün ancak kişilikleri birbirinden tamamen farklı üç Amerikalı erkek sadece kadınların yaşadığı bir ülke keşfeder. Yaşadıkları dünyadaki kötülükler, düşmanlıklar, savaşlar yoktur bu ülkede, aksine derin bir dostluk ve kardeşlik, hepsinden önemlisi evrensel bir annelik duygusu vardır. Kahramanlarımız, hoş burada kahraman sıfatını hak eden erkekler midir sizler karar vereceksiniz, bu eşsiz ülkeye uyum sağlamaya çalışırken zihinlerindeki kadın algısı değişmeye başlar ve hem kadınları hem de birbirlerini yeniden tanırlar. 
Böyle bir yerde neler kazanacak, nelerden mahrum kalacak, neleri arayacak ya da hiç aramayacaklardır? Gilman 1915 yılında bu kitabı kaleme alırken sadece kadınların hayattaki konumlarına değil, aynı zamanda dönemin politikasına, ekonomisine, tarımına, eğitimine, yoksulluğuna, bilimine ve daha nicesine o kendine özgü hiciv dolu üslubuyla değinmiştir. 
Kadınlar Ülkesi kadınların başarabileceklerine, dostluğun ve birlikteliğin getirilerine, savaşsız ve hoşgörülü bir dünyanın umuduna sesleniştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95804</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80a52c70-2322-4564-a135-10e8b1299233.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehirli Aşktan Şifalı Aşka</image:title>
            <image:caption>Masum âşığın tek günahı güllerin dikenini yok, rengini ve kokusunu ise çok saymaktır. 
 
Duygusal ilişkiler bir kimya deneyi gibidir. 
Bu deneyi hafife alıp, kendinizi “patlata patlata” neyin ne olduğunu öğrenme yoluna gidebilir ya da gerçek anlamda ruhunuza şifa olacak aşkın formülünü güle oynaya almayı seçebilirsiniz. Paşalığından geriye ne kaldığı tartışmalı olan yorgun gönlünüz bilir!:) 
Bir ilişkide en kalp kırıcı anlardan biri, karşı taraf üstündeki etkinizi yitirmeye başladığınızı fark ettiğiniz andır. Zararlı, bir halta yaramadığı gibi bir de üstüne insanı perişan eden zehirli ve sağlıksız ilişkiler nedir, hepimiz düşe kalka öğrendik. Peki ya şifalı olanı? 
İnsana huzur, neşe, tüm olumsuzluklara dayanma gücü veren ve sadece filmlerde olduğu söylenen o dönüştürücü AŞK’ı hiç yaşadınız mı? 
Aşkınızın hep ilk günkü gibi kalması belki de hayal değildir. Belki de bunun hayal olduğunu söyleyenler gerçek bir şifalı aşkı hiç tatmamış olanlardır. 
Bu kitap, “Sağlıklı, mutlu, huzurlu bir ilişkiyi hak ediyorum...” diyenler için yazıldı. Bu yüzden şimdi kendinize sorma zamanı: 
Yaşadığınız ilişki razı olduğunuz mu yoksa layık olduğunuz mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95805</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2801bf9-72a9-4155-8068-8ea727089d65.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalın ve Yansız</image:title>
            <image:caption>“İçinde yaşadığınız evrenle, içinizde yaşattığınız evren arasında kurabildiğiniz bağ kadar mutlusunuzdur.” 
– Anton Çehov 
 
Ne kadar iyi bir yaşam savaşçısı, mücadele insanı ya da boksör olursanız olun, hayata yumruk atan, hiçbir zaman kazanamaz. Yoluna savaşarak, yıkarak, çabalayarak devam etmeyi seçenler, bir yerlerde muhakkak tökezleyip düşerler. Hayat sizinle savaşmaz, sizinle savaşmayan hiç kimseyi ve hiçbir şeyi yenemezsiniz. 
Yaşam bir uyumluluk, yansızlık ve yalınlık deneyimidir. 
Gerçeklikle mücadele etmek yerine olduğu haliyle anlamak, kabul etmek ve içinden geçip gidebilmenin bir yolunu bulmak, insanın en kıymetli ve en güçlü ayrıcalıklarından biridir. 
Zen felsefesi üzerine uzun yıllar araştırmalar yapan yazar Bihter Onat, “yalınlık ve yansızlık” kavramları üzerinde uzun uzadıya duruyor bu kitabında. Sonradan öğrenilmiş bütün kaygıların, şüphelerin, korkuların, çaresizliklerin ve öfkenin yükünden kurtulmayı başardığımızda yalınlığımızın ve yansızlığımızın içindeki “çözüm üreten” güçlü yanımızla nasıl karşılaşacağımızın ipuçlarını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95806</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e55be85-1ed8-4574-881d-d1595c80c0b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekizinci Sanat Oyun</image:title>
            <image:caption>“Oyun kültürden eskidir ve tüm dini, siyasi ve askeri ritüeller birer oyunla başlamıştır.” 
– Johan Huizinga 
 
Geçmişten bugüne insan, 7 özgür sanatla birlikte olabileceği en yüksek potansiyele erişmeye çalışıyordu. Mantık, geometri, dilbilgisi, retorik, matematik eğitimin temel parçalarıydı ve insanlık 7 özgür sanatı; resim-heykel, müzik, tiyatro, dans, mimari, edebiyat ve sinemayı böylece yarattı. 
Bugünse kültürden daha eski olan oyunlar yeni bir formla karşımızdalar. Dijitalleşen ve etkileşimle benzersiz sanal deneyimler sunan oyunlar bugünün 8. sanatıdır. Sanat ile dijital camianın hiç olmadığı kadar yakınlaştığı, NFT bazlı sanat eserlerinin milyonlarca liradan saniyeler içinde kapışıldığı, blok-zincir tabanlı sanal müzayedeler, konserler, sergilerin dolup taştığı ve kripto oyunların oynayanlara zaman ve para kaybettirmediği, aksine hem zaman hem de para kazandırdığı, hiçbir zaman hayal bile edemediğimiz yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Hazırsanız oyun başlasın! 
Gamfed Türkiye Kurucusu ve Oyun Akademisi Kurucu Ortağı Ercan Altuğ Yılmaz oyunun sanatlaştırılmış halini anlattığı bu önemli kaynakla teknoloji ve sanatın bir aradalığından doğan muazzam potansiyelle okuru buluşturuyor. 
 
“Sanat var, zekâ var, strateji var, planlama var, anındalık var, haz var, her şey var. Masa başı, sokak ya da dijital fark etmez oyunlar ve oyunlaştırma binlerce yıldır küçük büyük tüm insanlığın ilgisini çekiyor.” 
– Prof. Dr. Uğur Batı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95807</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44f56f27-1339-4711-954a-73f3f300529f.jpg</image:loc>
            <image:title>Elizabeth Bennet Olmak</image:title>
            <image:caption>&quot;Geçmişin sadece hatırlamaktan zevk aldığınız kadarını düşünün...” 
 
Jane Austen’in büyülü kaleminden çıkan Gurur ve Önyargı eseri, kitabın baş kahramanı Elizabeth Bennet’in çağları aşan özgün karakteri sayesinde 200 yıldır geçerliliğini korumuş ve klasikler arasında yerini almıştır. 
Bu kitap sayesinde Elizabeth ile samimi bir arkadaşlık kurarken bir yandan da onun herhangi bir roman kahramanından çok daha fazlası olduğunu anlayacaksınız. Sayfalar ilerledikçe Elizabeth’in yaşamına, duygularına, yüreğinin sırlarına, istek, nefret ve beklentilerine şahit olurken kendinizle de ilgili birçok çıkarımda bulunacaksınız. 
Elizabeth Bennet kendi dönemi için devrimci sayılırdı... Bunu anlamadan, sadece bir aşk romanı okuduğunu sananlar ne çok yanıldıklarını bu kitapla öğrenecekler. Elizabeth Bennet’in kendi hayatının “efendisi” olmak ve tüm statülerden arınmış gerçek aşka kavuşmak için yumruğunu havaya kaldırdığını görecek, onu tekrar sevecek ama her şeyden önemlisi ona tüm kalbinizle saygı duyacaksınız. 
Elizabeth Bennet ile tekrar tanışmaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95808</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42adf64-6b21-43f2-a461-86811dc3b5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İtalyan düşünür Benedetto Croce’nin edebiyat üzerine denemelerinden oluşmaktadır. Croce, çağdaş estetik tarihini biçimlendiren en önemli isimlerden olmakla birlikte, edebiyat kuramı ve tarihi alanında oldukça değerli eserler vermiştir. 

Croce bu kitapta, Terentius, Lucretius, Virgilius, Dante, Petrarca, Ariosto, Shakespeare, Corneille, Goethe, Poe, Hopkins ve Proust gibi edebiyat tarihinin büyük isimlerini gündemine alıyor. Bu kanonik isimlerin nasıl anlaşılması gerektiği hususunda derin içgörüler sunmakla kalmıyor, haklarındaki yanlış anlamaları ortadan kaldırmak için gözü pek polemiklere de giriyor. 

Yeni bir okuma denemeyi vadeden bu kitap, farklı edebî perspektiflere kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95809</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32201b26-68c7-41cf-949f-de6273c62470.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Mutfağı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün sofrası hakkında şimdiye kadar çok şey söylendi, makaleler ve ciltler dolusu kitaplar yazıldı ama o sofraya gelen yemekler pek merak edilmedi, yemeklerin hazırlandığı mutfak ve mutfağın nasıl işlediği araştırılmadı. 
Mustafa Kemal Paşa’nın yaşadığı ve bazen uzun, bazen kısa müddetlerle kaldığı yerlerin; yani Çankaya’nın, Dolmabahçe Sarayı’nın, Florya Köşkü’nün ve diğer mekânların ortak özellikleri birer bekâr evi olmalarıydı. 
Atatürk’ün Mutfağı’nda devletin kurucusunun sofrasına gelen yemeklerin hazırlandığı mutfağın kuruluşu, satın alınan mutfak âletleri, yemek takımları, aşçılar, o devirde sofracı denen garsonlar, yiyecekler, içecekler ve Atatürk’ün hususî hesabından karşıladığı yeme-içme masrafları belgelere dayanılarak anlatılmaktadır. 
Kitapta kullanılan belgeler şimdi Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndedir ve 1921’den, yani Mustafa Kemal Paşa’nın Çankaya Köşkü’ne yerleşmesinden itibaren yapılan bütün harcamaların evrakı mükemmel 
şekilde muhafaza edilmiştir. 
Bu kitap Atatürk’ün mutfağını konu alan ilk çalışmadır ve kitapta yazılanların tamamının kaynağı, Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndeki belgelerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95810</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbda53db-e4c3-454a-ae61-f81d858ff8bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik Yer İsimleri Oteli</image:title>
            <image:caption>Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı’na doyamayanlar için harika bir resimli öykü. 

Nerede yaşıyorsun? Küçük Horultu’da mı yoksa Kaşınan Popo’da mı? Canavarlı mısın yoksa Sidikliköylü mü? İnanmayacaksın ama bu yerlerin hepsi gerçekten var! 

Komik Yer İsimleri Oteli’ne hoş geldin! Dünyanın dört yanından tatile gelen kuşlar, otelde havuz keyfi yaparken tuhaf bir ortak noktaları olduğunu fark ediyorlar: Hepsi komik isimli yerlerden geliyor. Sence hangi kuşun memleketi tam bir Saçmalık? Peki Tavuk’tan gelen hangisi? Hiçbir Yer’de yaşayan kuşu tahmin edebildin mi? 

“Yoook artık!” dedirten yer isimleri ve kahkahaya boğulan  kuşlarla dolu bir kitap bu.  
 
Not: Hâlâ bu yer isimlerine inanamıyorsan, kitabın son sayfasına bir göz at.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95811</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17dc4fa6-0364-4022-bc05-13f0878b9880.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Çayırları</image:title>
            <image:caption>Cennet Çayırları, sıradan yaşamların ve kişisel trajedilerin nasıl dönüştüğünü, birbirine eklendiğini gerçekçi biçimde anlatarak toplum kavramının temellerine ayna tutuyor.

Uçsuz bucaksız yeşilliklerle kaplı bir vadide, adlı adıyla Kaliforniya’nın Cennet Çayırları’nda bir araya gelmiş türlü türlü insanın hayatı, Steinbeck’in ünlü detaycılığıyla gözler önüne seriliyor. Toprağı ekip biçme derdinden kişisel sorunlara, geçim sıkıntısından doğal afetlerle mücadeleye... Yöre halkı bazen sıkı sıkıya kenetleniyor, bazen de ayrışıp un ufak oluyor. Steinbeck’ten, doğa ile insan arasındaki karmaşık ilişkinin çarpıcı biçimde betimlendiği, birbiriyle bağlantılı on iki öyküden oluşan eşsiz bir seçki.

“Etkileyici, açıksözlü ve yakıcı biçimde nüktedan; Steinbeck’in üslubu seçtiği ifadelerin, imgelerin özgünlüğüyle ve yansıttığı poetik duygularla dikkat çekiyor.”
ANITA MOFFETT

“Cennet Çayırları’nda karakterler âdeta yaşamaları, nefes almaları ve hoş ağaçlarla sarıp sarmalanmış küçük çiftliklerinde kendilerini bulmaları için yaratılmış.”
GERRY FITZGERALD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95812</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c1f70bb-d872-4acd-9ab9-c007278f827c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sardalye Sokağı</image:title>
            <image:caption>Steinbeck, İkinci Dünya Savaşı sırasında kaleme aldığı Sardalye Sokağı’nda savaşı unutmak istercesine sıradan insanların günlük hayatlarına odaklanıyor. Monterey’in Sardalye Sokağı, adını buradaki konserve fabrikalarından alır. Evsiz barksız bir grup genç ve elebaşları Mack, bakkal Lee Chong, hayat kadını Dora ve kızları, ressam Henri ile Steinbeck’in yakın dostu Edward Ricketts’tan esinlenerek yarattığı biyolog Doc bu sokağın sakinlerindendir. Steinbeck, Monterey üçlemesinin ikinci kitabı olan ve Yukarı Mahalle’nin izinden gittiği bu kitapta, Mack ve dostlarının başlarına gelenler ve yaşadıkları iç çatışmalar etrafında sokağın sakinlerinin sımsıcak hikâyesini anlatıyor. “Okumaktan en çok keyif aldığım Steinbeck kitabı.” EDMUND WILSON “Edebiyatın gerçek yerlerdeki gerçek insanlar hakkında olabileceğini bana öğreten yazar John Steinbeck’tir.” GERALD W. HASLAM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95813</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca4961b8-5e6d-4e32-82a7-31df26f72662.jpg</image:loc>
            <image:title>Yukarı Mahalle</image:title>
            <image:caption>Nobel Edebiyat Ödüllü John Steinbeck ilk büyük başarısını kazandığı Yukarı Mahalle’de komediyle trajediyi ustalıkla harmanlıyor. Monterey kasabasının tepelerindeki Yukarı Mahalle’de, Kaliforniya’nın eski yerlileri toplumsal normlarının dışında, yoksulluk içinde yaşarlar. Bunlardan biri olan Danny, Birinci Dünya Savaşı bitip de mahalleye döndüğünde dedesinden kendisine iki ev miras kaldığını öğrenir ve evini dostları Pilon, Pablo, Jesus Maria, Korsan ve Koca Joe’ya açar. Steinbeck’in Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri hikâyelerinden esinlenerek kurguladığı ve Monterey üçlemesinin ilk kitabı olan Yukarı Mahalle, Danny ve dostlarının nasıl bir araya gelip bilge bir topluluğa dönüştüğünün ve bu topluluğun başından geçen maceraların dokunaklı öyküsü. “[Steinbeck] Eserleriyle kendisine yön veren engin toplumsal temaların hakkını veriyor.” DON DELILLO “Steinbeck’in sayfalarının her birini aydınlatan o cazibeyi, mizahı, zekâyı, bilgeliği ve insan sıcaklığını tarif etmem mümkün değil.” JOSEPH HENRY JACKSON</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95814</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7dc7413-8536-4393-9c7a-4684557f08f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arabulucu</image:title>
            <image:caption>Arabulucu, 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının köşe taşlarından L.P. Hartley’nin başyapıtı. Leo Colston, arkadaşları üstünde büyü yapma yeteneği olduğuna inanan sıradışı bir çocuktur. 1900 yılında bir okul arkadaşının malikânesinde geçirdiği yaz ayları onun hem yaşıtlarına hem de yetişkinlere bakışını acı tatlı deneyimlerle zenginleştirir. Aşk mektupları taşıyarak “arabuluculuk” ettiği Marian’a vurulması, yetişkinlerin ilişki sarmalındaki “aracı” konumu onu günbegün olgunlaştırır. Leo’nun aracılık ettiği ilişkilerin yönü yeni bir yüzyıla dönük ve yeni yıkımlara gebedir. Hem edebiyatta hem de sinemada büyük bir başarı elde eden Arabulucu kusursuz bir çağ romanı. “Arabulucu on iki yaşındaki bir çocuğun gözünden bütün hayatın anlamını ortaya koymasıyla hayranlık verici bir eser.” Harold Pinter “Hartley’nin öyküleri ve romanları 20. yüzyılı yeni bir ışık altında göstere</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95815</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33065678-e0df-4afd-a614-912dbef1892e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevizin Şarkısı</image:title>
            <image:caption>“Toynakların sesi yükseldi. Dağ taş, yaratılmış tüm mahlukat gözünü kapattı manzaraya şahit olmamak için, nafile. Biri gebe üç yavrusunu boynuzlarına takmış, tüyleri kırmızısiyah ve yapış yapış bir dişi geyik yaklaştı kendinden emin… Boynuzlarından sarkan cesetler ve kan yağmurundan, geyiğin yüzünü seçmek mümkün değildi. Yine de gözlerinden müebbet bir karanlığın kendilerine doğru aktığı anlaşılıyordu.” Kimsenin bilmemesi gereken bir şey yaptılar. Elif, Ayşegül ve Cemile. Annelerini öldürdüler. Sezen’in anneannesini. Suzan’ı... İz bırakmamalılar. Evi kırklıyorlar, salona gömülü canavarın genizleri yakan kokusunu ve o uğursuz şarkıyı def etmek için… Bahçede ise bir kadın, ceviz ağacının altında rüyaya yatıyor. Dualar, beddualar birbirine karışıyor. Ahalinin iç çekişleri duyuluyor. Aslında herkes görüyor, işitiyor, biliyor. Cevizin Şarkısı, Aslı Tohumcu evreninin ayrıksı örneği. Biraz dünyevi, biraz uhrevi, iki âlemi de yoklayan, nakış gibi örülü bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95816</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d938970b-ff66-400e-8926-4a108319f5bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Su Başında Durmuşuz</image:title>
            <image:caption>“‘Ben,’ diyorum, ‘hepsinin, bütün çocukların her gününü kurtarmak istedim.’ Hafifçe gülüyor kardeşim. Ne demek istediğimi anladı.” “Pişman mısın?” “Sorusunda, evet demem olasılığının tedirginliğini sezinliyorum.” “Hayır, pişman değilim. Ama herhalde bugünkü aklım ve deneyimim olsaydı bazı şeyleri başka türlü yapardım.” Bostancı’da, Göztepe’de ve Rıza Bey Apartmanı’nda geçen çocukluk ve ilkgençlik günlerinden, Fransa’ya, Budapeşte’ye, Viyana’ya, Leipzig’e uzanan politik mücadele yılları... Gün Benderli, Su Başında Durmuşuz’da anlatmaya çocukluğundan başlıyor, anne babasıyla geçen günlerini, öğrencilik yıllarını bir roman tadında yansıtırken, aynı zamanda dönem İstanbulu’na dair günümüz okurunu şaşırtacak anekdotlar da aktarıyor. Tabii, büyü- dükçe mücadelesi de onunla beraber büyüyor. Kendini sol hareketin içerisinde buluyor. Hemen hemen tamamı yurtdışında geçen -geçmek zorunda kalan!- bu mücadelenin içinde Nâzım Hikmet’ten Sertellere, Zeki Baştımar’dan İsmail Bilen’e Türkiye sol tarihinin önemli isimlerine de rastlıyoruz. Kimi zaman zorluklarla boğuşulan ama gelecekten asla umut kesilmemesi ve mücadeleden vazgeçilmemesi inancını yansıtan bir hikâye, kelimenin tam anlamıyla hayat...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95817</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dce0bd4-eb6e-44e0-86d9-264fc623cf71.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah İnci</image:title>
            <image:caption>Hayvanlara dair en güzel romanlardan biri olan Siyah İnci bir atın kendi ağzından dinlediğimiz yaşamöyküsü. Siyah İnci adındaki at yaşam yolculuğunda kimi zaman iyi kimi zaman kötü insanlarla karşılaşıyor. Ne olursa olsun yaşamında en iyi şekilde hizmet etmeyi annesinden öğrenmiş Siyah İnci bizlere hem insanların hem de atların dünyasını anlatıyor. Dilsiz bildiğimiz canlıları, insanlarla hayvanlar arasındaki kopmaz bağı gözler önüne seren bu unutulmaz klasik, çocuklar için uyarlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95818</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cc2c621-a310-498b-afbf-da25e3e12964.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı günden beri her yaştan okurun hayranlıkla okuduğu Alice Harikalar Diyarında, bugüne kadar onlarca dile çevrildi. 
Lewis Carroll aslında bir matematikçiydi. Yakın arkadaşının Alice adındaki kızını eğlendirmek için anlattığı öyküleri bir kitapta toplama kararı aldı ve hayal gücünün zenginliğiyle kurduğu bu büyülü dünyaya her yaştan okurun adım atmasını sağladı. 
Küçük bir kız olan Alice tuhaf bir tavşanla tanışır; tavşan randevusuna geç kalmamak için koşturmakta ve sürekli saatine bakmaktadır. Alice, tavşanın peşinden bir deliğe dalar ve o anda kendini olağanüstü bir serüvenin içinde bulur. Şapkacıyla mart tavşanının verdiği çay partisine katılır, fareyle sohbet eder, öfkesi gözünü kör eden kraliçenin gazabına uğrar. Çünkü bu diyarda her şey ama her şey mümkündür… 
Çocuklar için uyarlanan bu özel baskıyla, sizleri hayal dünyanızda yepyeni kapılar açacak bu masal ülkesini keşfetmeye davet ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95819</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2af55afd-789d-4a21-a50f-540aa5533814.jpg</image:loc>
            <image:title>The Crown</image:title>
            <image:caption>The Crown, Altın Küre, BAFTA ve Emmy Ödüllü Netflix dizisi hakkında, İngiliz Kraliyet tarihçisi Robert Lacey’nin hazırladığı, tarihten ve birinci sezondan seçilmiş özel fotoğraflarla bezeli bir elkitabı. Küçüklüğünden beri kraliçe olacağı gün için hazırlanan II. Elizabeth, babasının ölümünün ardından 25 yaşında taç giyer. Fakat eşiyle yaşayacağı gerilimlerin yanı sıra, kız kardeşinin gönül macerası da başını oldukça ağrıtacaktır. The Crown, Buckingham Sarayı ve Downing Sokağı 10 Numara’daki Başbakanlık Konutu içinde yaşananları anlatırken diziye konu olan olayların tarihsel arkaplanına da ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95820</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edeabeca-9c27-48e5-ad24-8fa07514afe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikastçının Hançeri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cam şato serisinin karakterlerinin bilinmeyen hikayeleri.. 
 
Celaena Sardothien’in heyecan verici destanının nasıl doğduğunu keşfedin. 
 
Celaena Sardothien, Adarlan Krallığı’nın en korkulan suikastçısıdır. Güçlü ve acımasız Suikastçılar Loncası için çalışmasına rağmen başına buyruktur ve güvendiği tek kişi bir kiralık katil olan arkadaşı Sam’dir. 
 
Celaena’nın entrikacı ustası Arobynn Hamel, onu uzak adalardan düşman çöllerine götüren görevlere gönderdiğinde Celaena kendini onun isteklerinden bağımsız hareket ederken ve ustasına olan bağlılığını sorgularken bulur. Yol boyunca hem dost hem de düşman edinir ve Sam için arkadaşlıktan çok daha fazlasını hissettiğini keşfeder. Ancak Arobynn’in emirlerine uymayan Celaena korkunç bir ceza alma riskiyle karşı karşıya kalır. Sadece kendininkini değil, Sam’in hayatını da tehlikeye atmıştır. 
 
Artık Arobynn’in pençelerinden kurtulmayı umuyorlarsa her şeyi göze almak zorunda kalacaklar ve başarısız olurlarsa sadece özgürlük şanslarını değil, hayatlarını da kaybedeceklerdir... 
 
Cam Şato’nun öncesine dair beş kısa hikâyeden oluşan bu kitap, sizi kurnaz suikastçı Celaena Sardothien’in geçmişine ve onun büyüleyici –aynı zamanda ölümcül- dünyasına daha derinden bakmaya davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95821</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f54485b0-abf5-4007-8e5b-9bd8abe27233.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Bir Kalbi Tutmak</image:title>
            <image:caption>Bu kitap öğrendiklerimden ve deneyimlerimden süzüp sana sunduğum bir davet... Çünkü çoğu zaman kırık bir kalbin ona sahip çıkan birine ve onu seven insanlara ihtiyacı var. Bunca yıl içinde, birinin iyi olmasını içtenlikle istemenin, iyileşme sürecinin en önemli unsurlarından biri olduğunu gördüm. Dilerim, senin kendini daha iyi hissetmene yönelik içten isteğim, bu satırların arasından sana ulaşır. 
 
Dilerim kendi kırık kalbini sevgiyle, şefkatle tutabil. Dilerim kırık kalbini sevgiyle şefkatle tutabilen insanlar olsun. Dilerim kırık kalbin iyileşsin. 
 
Klinik psikolog, dışavurumcu sanat terapisti Suzi Amado’dan ruhumuzun bağışıklık sistemini güçlendirecek, kırık kalplerimize şifa olacak bir kitap… Mindfulness’dan pomodoro’ya, empati kasımızı güçlendirmekten kendi “umut serumu”muzu yaratmaya, sanat terapisinden terapist seçimine, iyileşme yolunda tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bir başucu rehberi Kırık Bir Kalbi Tutmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95822</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f0c19f4-b7b8-44c3-ba92-5240200aa831.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Bilimsel Araştırmalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95823</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/516a4685-bbb6-40af-8f26-6fa028c23913.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazende</image:title>
            <image:caption>Sessizlik lisan iken demde 
Binbir söz ettim de geldim 
Yalnızlık fersahken âdemde 
Koca arza yettim de geldim 
 
Nâr-ı aşkta gözlerin kömür 
Al bu aşkı gönlünce sömür 
Fani canda sürer iken ömür 
Ben özde bittim de geldim 
Ere mihnet midir doğu batı 
Cana minnet şahta iken atı 
Senden gayrı her bir fırsatı 
El tersimle ittim de geldim 
 
Göğe uzanır âşığın iki kolu 
Maşuk’un yolu dikenle dolu 
Aşkın gösterdiği cümle yolu 
Yalın ayak gittim de geldim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95824</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79fdc3ca-6c82-4c23-8dc6-5847fa3080e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Shuggie Bain</image:title>
            <image:caption>1980’ler. Glasgow şehrinin adeta öleyazdığı, ailelerin güçbela ayakta kalabildiği bir dönem. Ne var ki orta yaşlarındaki alımlı Agnes Bain daha fazlasını hak ettiğine inanır; müstakil bir ev sahibi olmak, istediğini satın almak gibi... Gelgelelim taksi şoförü kocası tarafından sürekli aldatılan Agnes, üç çocuğuyla birlikte harap olmuş bir madenci kasabasında yaşamaya mahkûm olur. Çocukları, yavaş yavaş alkol batağına saplanan Agnes’i kurtarmak için ellerinden geleni yapsalar da, bir süre sonra kendilerini kurtarmak için bir bir onu terk ederler. Yalnızca en küçükleri Shuggie, bir gün düzeleceği ümidiyle annesinin yanında kalır. 
 
Farklı bir çocuk olan Shuggie, annesinin iddialı tavırlarını benimser. Ancak davranışları yüzünden madenci çocukları onu hırpalarken yetişkinler tarafından da acımasızca yargılanır. Diğer oğlanlara benzemeye çabalayan Shuggie, bir yandan da annesini kurtarmak, bu yoz ortamdan çıkarmak derdindedir.  
 
Douglas Stuart’ın romanı Shuggie Bain yoksulluğu, sevginin sınırlarını ve kibrin beyhudeliğini ortaya seren, sakınmasız tavrına karşın olağanüstü çarpıcılıkta ve güzellikte bir eser. 
 
“Bağımlılık, cesaret ve sevgi üzerine bu şaşırtıcı şekilde içten, duyarlı ve sürükleyici ilk roman bizi şaşkınlığa uğrattı… Yıkıcı tutkulara ve aile kurumuna dair alabildiğine hüzünlü, bununla birlikte umudun büsbütün solmadığı bir sorgulama.” 
Booker Ödülü Jürisi 
 
2020 Booker Ödülü 
2020 Amerikan Ulusal Kitap Ödülü finalisti 
2021 İngiliz Kitap Ödülleri, “Yılın Kitabı Ödülü” 
2021 İngiliz Kitap Ödülleri, “En İyi İlk Roman Ödülü”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95825</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6887361-2c12-40ad-b601-523730f4260e.jpg</image:loc>
            <image:title>Akrep</image:title>
            <image:caption>Heyhat! Bakın, ey insanlık! Bu tablodaki laneti çözüp tembelliği öteleyen, resmi bitiren benim! Benim iradem, azmim, mücadelem. Ressam’ın kattığı tek şey elinin becerisidir. Şayet Tanrı bana el verseydi, ben de çizerdim! Lakin dil verdi yalnızca. Ben, siyah, zehirli bir akrep! Bir böcek! Hani üstüne bassanız sarı safra fışkıracak içinden sadece. Ama bir lanet, bir hüzün, bir fikir bassa üzerime, görüyorsunuz ya, ne düşünceler çıkıyor içimden. Tonlarca ağırlıkta azap, yalnızlık beni öldürmüyor da neler yaptırıyor. Bu yüzden yürümek, basmak, yalnızca insan bedeninde olmak değil maharet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95826</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0ae9fb8-77b4-4da6-9a20-5648b5124879.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Yeri</image:title>
            <image:caption>Ernaux’nun babası, kızı öğretmenlik sınavlarını verdikten iki ay sonra ölür. Yazar bu ölümün ardından, yetersiz eğitim görmüş, çocukluğundan beri değeri ancak kas gücüyle ölçülmüş babasının işçilikten küçük esnaflığa geçişini, onun toplumsal konumunu ve kendisiyle ilişkisini eşeler. Satırlara dökülenlerse dramatik hatıralar değil, bir portre üzerinden anlatılan bir “sınıf” hikâyesidir. 
 
Babamın Yeri, bir adamın hem toplumun hem de kızının gözündeki “yer”ini irdeleyen, son derece kişisel bir konuyu sakınmadan, alabildiğine yalın bir üslupla evrensele dönüştürerek aktaran bir metin. 
 
“Duyguların ve ketumluğun iç içe geçtiği muazzam bir edebî başarı.” 
Le Monde 
 
“Ernaux, Simone de Beauvoir’dan bir neslin tarihini tutan vakanüvis rolünü miras aldı.” 
Margaret Drabble</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95827</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebaf067c-0945-431f-a0fc-5d3a4fbff9b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalın Tutku</image:title>
            <image:caption>İsimsiz bir anlatıcı, evli ve yabancı bir adam, her şeyi tüketen bir tutku, saplantıya dönüşen bir aşk… Ernaux ispatsız, sade üslubuyla, cinsellik temelinde kurulan bu ilişkinin dinamiklerini, tutkunun tuzağına düşmüş kalbin arzularını, beklentilerini, arzulanan erkeğin varlığıyla özdeşleşmedikçe katlanılabilir olmaktan çıkan günlük işleri, sıradan olayları bütün içtenliğiyle, cesurca ortaya koyuyor. 
 
Yalın Tutku, hangi toplumsal konuma ait olursa olsun, tutkunun insanları nasıl ele geçirebileceğini, kişinin iradesini nasıl hiçliğe indirgeyip körleştirebileceğini anlatan, nadir görülecek türden bir yüzleşme deneyimi. 
 
“Fransız edebiyatının en önemli yapıtlarından birinin yazarı olan Annie Ernaux’nun eseri yıkıcı olduğu kadar güçlü, öfkeli olduğu kadar da incelikli.” 
Édouard Louis 
 
“Basit açıklamalara kafa tutan tutkulara adanmış bir eser.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95829</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0617bdb-4d03-41ed-8630-1a7844693266.jpg</image:loc>
            <image:title>Adım Adım Frigya</image:title>
            <image:caption>Alp, meraklı, dünyayı keşfetme heyecanıyla dolu bir 
çocuk. Yaşadığı topraklar, onu her daim bir maceraya 
davet ediyor! 
Bir tarafta Emre Gölü, diğer tarafta Peri Bacaları… 
Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Ayazini… 
Gizemli izleriyle Kral Yolu, 
binlerce yıllık geçmişe sahip Avdalaz Kalesi… 
Memeç Kayalıkları’ndan yükselen dev balonlar, 
dörtnala koşan atlar, cirit oyunları, köstebek arayışları… 
Tarihin içinde bir maceradır yaşananlar! 

Psikolog Arzu Aslan tarafından okunmuş olan 
“Adım Adım Frigya” kitabı, çocuklara keşifler sunacağı; 
gözlem yapma, merak ve araştırma duygusunu teşvik 
edeceği, çevre duyarlılığı konusunda farkındalık yaratmaya yardımcı olabileceği düşüncesiyle tavsiye edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95830</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/099296ab-6f7f-43ed-961a-9f5fc0ba2814.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzeysel</image:title>
            <image:caption>Bahtsız Bedevi, Münkir Münafık, Gönül Adamı, Sabah Şekersizi, Vefa Abidesi... 
 
29 harf, 29 toplumsal tipik... Bir de “Yüzeysel Alfabe” elbette! 40 kişiyiz ama birbirimizi tanıdığımız pek söylenemez. Hele şimdi, her şeyin insanları birbirinden uzaklaştırdığı, yalıttığı, internetin ve salgının yalnızlaştırdığı bir zamanda... Uzatmayayım, bir de ben canınızı sıkmayayım, bu çağda işte, az çok belirmiş, hemen hepimizin hakkında bir şeyler bildiği, düşündüğü toplumsal tipiklerimizi yazmayı denedim. Ben de “dışarıda içeridekinden daha çok olan” karakterlerimizi yazmaya çalıştım. Yüzeysel de olsa birbirimizi tanıyalım diye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95831</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aae8d486-bcd8-41e1-9304-485183144b58.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine İyi Bak</image:title>
            <image:caption>Bendeki bütün fotoğraflarını sildim. Yani, neredeyse hepsini. Geriye sadece bu kaldı. Şurada, öndesin. Tuileries Bahçesi’ndeyiz, 8 Aralık 2013, saat 17.36. Bana doğru dönmüşsün, bana bakıyorsun, bana gülümsüyorsun… En azından ben öyle sanıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95832</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50602b7b-787a-4e56-af27-ecedfc5135b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Hipotezi</image:title>
            <image:caption>“Okurlar, nükteli diyalogları ve sevilesi yan karakterleriyle hem gerçekçi hem de eğlenceli olan bu kitabı 
ellerinden bırakamayacaklar.” 
Library Journal 
 
Doktora öğrencisi Olive Smith aşka inanan biri değildir. 
Bu inancına şanssızlığı da eklenir ve başına gelen olayların sonunda, sevgilisi olduğuna dair yalan söylemek zorunda kalır. Yalanına kanıt arayan Olive panikler ve okulun koridorunda karşısına çıkan ilk adamı öper. 
 
Ne yazık ki bu adam, öğrenciler tarafından “meşhur pislik” olarak bilinen genç biyoloji profesörü Adam Carlsen’dan başkası değildir. Olive hiç beklemediği bir tavırla karşılaşır; genç adam onun sırrını saklayacağını hatta işbirliği yaparak 
sevgilisi rolünü oynayacağını söyler. 
 
Olive ile Adam’ın küçük bir deney olarak başladıkları sahte ilişkileri, sonunda her şeyin gerçek olduğu bir noktaya varır. Genç kadın, aşk hipotezlerinden daha karmaşık tek şeyin kendi kalbini mikroskop altında incelemek olduğunu çok geçmeden fark edecektir. 
 
Sahte bir gönül ilişkisinde taraflar birbirlerine karşı koyamazsa ne yaşanır? Tabii ki tüm aşk hipotezleri yerle bir olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95833</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97c0d39-85ab-4a8f-aada-fa71c8e505d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaç Kere Vazgeçtin</image:title>
            <image:caption>Gözlemlemeyi, konuşmayı, anlamayı ve kişileri belirli bir alanda yönlendirmeyi bu denli benimsemiş biri olarak, kendi penceremden gördüğüm şekilde ve anlattıklarımla, okuyan herkese bu kitap sayesinde ulaşmak istedim. Ne büyük cesaret! 

Bu kitapta anlatılanlar az bilinen şeyler olmamak ile birlikte, kendi deneyimimle, kendi gözümden bir şeyler anlatabilmek ve sizleri benim bakış açımla bir nebze de olsa yönlendirmek ya da hayatınıza dokunmak istedim. Kitap içerisinde yazdıklarımdan yaşamınızdaki aksiyonlara katabileceğim ufacık bir şey bile olsa amacım yerine ulaşmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95834</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f7792ee-7050-44e9-982e-5e42a4379eb6.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizden Doğan Güç</image:title>
            <image:caption>Sevginin bütün soruların cevabı olduğunu anladığımızda bilge oluruz. 
 
Hayatımızda şükran duyarak hatırlamadığımız her dakika yeterince incelemediğimiz bir dakikadır. Eğer onu incelemiş olsaydık, altında yatan, kimi filozof ve teologların “büyük ilahi plan” dedikleri muhteşem ve gizli düzeni görebilirdik. 

İlişkilerimizdeki çatlaklar, işimizi altüst eden bir aksilik ya da olumsuz kısırdöngüler bize hep hayatta daha iyisini yapmamız gerektiğini anlatır gibi gelir, oysa neye karşı koyarsak o güçlenir. Dengesizlik sandığımız şey bir yanılsamadır, her şey baştan beri mükemmel bir düzene göre işler.
 
Duyulara ait hiçbir şey ruhu tatmin edemez. Ruhu tatmin edebilecek yegâne şeyler; şükür ve kalpten gelen sevgidir. Özlem duyduklarımız değerlerimize yön verir, değerlerimiz kaderimizi belirler, değerlerimiz değiştikçe kaderimiz de değişir. 

Dünyaca ünlü motivasyon konuşmacısı Dr. John Demartini kusursuz anlatımıyla bu kez mutluluk ve şükür dolu yeni bir yaşamın kapılarını aralıyor. Peşinde koştuklarınızla değil elinizdekilerle mutlu olmanın basit ve dürüst ilkelerini açıklıyor. Alıştırmalar, olumlamalar ve günlük tutma metotlarıyla birlikte bu kitap sorunlarla boğuşan herkesin zihnine çok daha hoşnut olmayı sağlayacak yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95835</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0ba845-3b42-4854-a971-bb30d8602f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Dostlar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Louisiana 1875. Köleliğin kaldırılmasının ardından yaşanan çalkantılı süreç, üç genç kadını gönülsüz bir yol arkadaşlığı ve tehlikeli bir arayış için birleştirir. Lavinia ile Juneau Jane’I yollara düşüren içinde bulundukları maddi çaresizliktir ama kölelik kaldırılmadan önce annesinden ve sekiz kardeşinden koparılan Hannie için durum farklıdır. Batıya yaptıkları bu 
yolculuk esnasında acı veren bir soru genç kadının aklında yeniden alevlenir: Acaba uzun zaman önce izlerini kaybettiği ailesi hâlâ hayatta mıdır? 
 
Louisiana 1987. Öğretmenliğinin ilk yılındaki Benedetta Silva için öğrenim kredisi borçlarını ödemenin tek yolu bir taşra okulunda çalışmaktır. Genç kadın yoksulluk içindeki öğrencilerinin yaşadığı hayatı kavramakta zorlanır. Budaklı meşelerin ve köhne plantasyon evlerinin altındaki asırlık geçmiş, uzun zaman önce hayatta kalmak için yapılmış bir yolculuğu ve her şeyi değiştirebilecek gizli bir kitabı saklamaktadır. 
*** 
 
 “Harika bir roman. Yürek burkan, keder dolu bir hikâye olmasına rağmen neşe ve iyimserlikten de asla vazgeçmiyor.” 
 
-Bookreporter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95836</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4fe983a-567a-4f3c-9950-bb5866ac6c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Her İnsan Bir Bestedir</image:title>
            <image:caption>DOĞANIN NEFESİ SESTİR... 
 
Etrafımızda her şey her an titreşiyor. Sesi duyup duymamaktan bağımsız olarak süreklilik gösteren bir SES var hayatımızda. Bu SES daimidir ve evreni de oluşturandır. Doğanın nefesi sestir. İçimizdeki atomlar da sesle titreşir. Ses, yapıcı da olabilir yıkıcı da... 
 
• Eşyaların sesi var mıdır? 
• Dost eşyalar ve düşman eşyalar olabilir mi? 
• Büyük kaya parçaları ses vasıtasıyla havaya kaldırılabilir mi? 
• İbn-i Sina sese neden önem veriyordu? 
• Kelimelerin gücü nedir? 
• Suyun hafızası nasıl çalışır? 
 
Tüm bu konular birbiriyle organik bir bağ oluşturur. 
Kitabı okuduktan sonra etrafınızdaki seslere daha fazla dikkat ediyor olacaksınız. Size olumlu veya olumsuz etki eden sesleri ayırt ederek seçiminizi huzurlu ve dingin olma yönünde yapabileceksiniz. Sağlıklı bir beden için sağlıklı bir ruha sahip olmak gerekir. 
Hayatı dinlemenin, her insanın oluşturduğu besteyi dinlemenin ve kendimizi dinlemenin zamanı geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95837</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4e07f2c-9e7a-4ec9-a246-503760414222.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Zorlayıcı Davranışları Dengeye Getiren Metaforik Hikayeler Yazmak</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de bir ilk olan bu kitabı; anne babalara, öğretmenlere ve çocuklarla çalışan profesyonellere, çocukların davranışsal durumlarına özel hikâyeler yazılabileceğini anlatabilmek için kaleme aldım. Amacım, çocuklarda zaman zaman ortaya çıkan zorlayıcı davranışları, eğlenceli ve hızlı bir şekilde dönüştürüp nasıl dengeye getirilebileceğinin keşfedilmesine rehberlik etmektir. Peki, rehberiniz kimdir, kısaca tanımak ister misiniz?  
 
Adana doğumluyum. Evliyim; iki oğlum ve bir de kedim var. Büyük çoğunluğu Adana&apos;da geçen hayatım: 
2002 yılında Çukurova Üniversitesi Fizik bölümünden (pedagojik formasyonlu) mezun oldum. Kısa bir süre eğitim kurumlarında stajyer öğretmenlik yaptıktan sonra özel sektörde satış-pazarlama alanında çalışmaya başladım. 
2005 yılında yüksek lisansımı yine aynı üniversitede MBA yaparak tamamladım. 
2012-2013 yıllarında Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) onaylı “Profesyonel Yaşam Koçluğu” ve “Öğrenci Koçluğu” eğitimlerini aldım. 
2014 yılında eğitimciliğe geri dönerek, hem koçluk seanslarımı yaptığım hem de çocukların akademik süreçlerine katkı sağlamak için eğlenerek öğrenme atölyeleri düzenlediğim bir merkez açtım. 
14 yıl kadar gıda ve elektronik sektörünün lider şirketlerinde satış müdürlüğü yaptıktan sonra, 2019 yılında kurumsal kariyerimi noktalayarak merkezimdeki faaliyetlere ve hikâyeleştirme çalışmalarına odaklandım.  
 
Hikâyelerle olan yolculuğum, 2020 yılında dünyanın ileri gelen yazarlarından Seth Godin’in, ünlü yazar Bernadette Jiwa ile ortak gerçekleştirdiği 6 haftalık “Story Skills Workshop” eğitimine katılmamla farklı bir boyut kazandı. Sonrasında aldığım eğitimleri, edindiğim tecrübeleri ve yaptığım araştırmaları bir araya getirerek, çocukların zorlayıcı davranışlarını dengeye getirmeyi amaçlayan metaforik hikâye yazma metotları geliştirmeye başladım. Bu metotlarla yazdığım hikâyeleri öğrencilerimle yaptığım seanslarda ve küçük oğlumun büyüme sürecinde kullandım. Güzel sonuçları neticesinde bunları, ilgilenen herkesle paylaşmaya karar verdim. 
 
Bundan sonraki süreçte, yetişkinlere ve çocuklara yönelik çalışmalarımı; yeni kitaplarımla, web sitem www.nihalaltunsuzer.com üzerinden ve online platformlarda gerçekleştireceğim bireysel seanslar ve eğitimlerle sürdürmeye devam ediyor olacağım. Bir gün bir yerlerde rastlaşmak dileğiyle… 
 
Nihal ALTUNSÜZER 
Eğitimci / Hikâye Becerileri Uzmanı / Profesyonel Koç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95838</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18b84977-0f2f-4fb7-9b1d-694ca6f6ed61.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözülme</image:title>
            <image:caption>“EN KUSURSUZ CİNAYET ÇARESİZ BİRİNE SIRT ÇEVİRMEKLE İŞLENİR.” 
Halktan gelen tüm itirazlara rağmen ülkenin en güzel arazileri dünyanın en hızlı büyüyen şirketlerinden biri olan KRAYONİK’e satılmıştı. Ne kendisini ağaçlara zincirleyen aktivistler ne de ruhunu henüz şeytana satmamış siyasetçiler 10 futbol sahası büyüklüğünde dünyanın en büyük yeraltı deposunun kurulmasını engelleyebildi. Yerin üstünde, İstanbul’un en büyük gökdelenine sahip olan KRAYONİK, artık yerin altına da hâkim olmak istiyordu. 
KRAYONİK, zamanı durdurup kendini geleceğe aktarmak isteyen “zengin züppelerin” hayallerini gerçekleştirme aracı olduğu kadar, dermansız hastalıklarla boğuşan insanların da son sığınağıydı. En azından parası yetenlerin... 
Fakat umudu zamanın sırtına yükleyenler, yıllar sonra hiç beklemedikleri bir sonla karşı karşıya kalacaklarından bihaberdi: 
Belki de zaman her şeyin ilacı değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95839</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f98fc71-46cc-4d9b-90d0-51ec68075a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüz İnsan</image:title>
            <image:caption>Yaşlılığın, yaşlılığa bağlı hastalıkların olmadığı bir yaşamın tüm olasılıklarını Ölümsüz İnsan’da bulacaksınız. 
 
“Ölümsüz İnsan çok yakında uzun ömürlülüğün hızdan nasıl kaçabileceğini ve sonsuza dek yaşayabileceğimizi açıkça anlatıyor.” 
 
Ray Kurzweil 
Singularity Üniversitesi’nin eş kurucusu 
 
Yaşlanma ve ölüm, insan hayatının en büyük korkularından. 
Bu yadsınamaz sona çözüm bulmak mümkün mü? José Cordeiro ve David Wood bu can alıcı soruya parmak basıyor ve insanın ölümlü olmaya mahkûm olmadığını bilimsel olarak ele alıyor. 
 
Gelecekte bizi neler bekliyor? Ölümsüz İnsan biyolojik ölümsüzlüğün nasıl bir seçenek haline gelebileceğini, yaşlanmanın da bir hastalık olduğunu ve tedavi edilebileceğini, ölümlülüğün bilimsel olarak nasıl sonlandırılacağını açıklıyor. Bu geleceğe ulaşmak için yapılan araştırmaları, teknolojik ilerlemeleri, bilimin biyolojik yaşlanmayı durdurmaya ne kadar yakın olduğunu sade bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95840</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e612bf7-70e7-46fb-aae7-e4d04b3249cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cici Kız Olmayı Bırak</image:title>
            <image:caption>ARTIK SENİN ZAMANIN!

Bu kitabın odağında kadınlar var ama ataerki erkeklere de zarar veriyor. Kadınlara cici kız olması söylenirken, erkekler de agresif, maço, atletik, duygusuz, çapkın vs. olmaları için baskılanıyor.

Kadınlar binlerce yıl güçlü olmak yerine İYİ ve CİCİ olmaya çalıştı. Ancak bu onların seslerini duyurmalarına, yeteneklerini göstermelerine ve vizyonlarını geliştirmelerine engel oldu.

Yazar Majo Molfino, gerçekleştirdiği birçok görüşme ve seans sonucunda, kadınların kendini sabote etmesinin beş temel sebebini “Beş Cici Kız Miti” başlığı altında tanımladı.

Kurallar | Kusursuzluk | Mantık | Uyum | Fedakârlık

 Her bir mitin ilişkinizi, kariyerinizi, gücünüzü ve yaratıcılığınızı nasıl etkilediğini göreceksiniz. Cici Kız Olmayı Bırak, özgüveninizi geri kazanmanıza yardımcı olup yolunuzu aydınlatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95841</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d22e048-348d-4336-ae40-68ebdad4d7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannemle Aynı Gün Doğduk</image:title>
            <image:caption>Bugün kahramanımızın doğum günü! 
Ama aynı zamanda büyükannesinin de doğum günü. 
Bir çocuk nasıl büyükannesiyle aynı gün doğabilir ki! 
Bu durum kahramanımızın kafasını biraz karıştırsa da, 
bu karışıklığı çözmek için bir planı var! Bizimle eğlenceli bir serüvene çıkmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95842</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b59947be-3072-4938-8f4a-6438cb309b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulurum Seni Çiftlikte</image:title>
            <image:caption>Çiftlikte bulurum seni! Bu hiç kolay değil ki!
Karanlıkta gizlenen birileri var!
Sincap Simsim&apos;i takip et, çiftliği keşfet!
Feneri hiç bırakma, ipuçları yardım edecek sana.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95843</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ecc047-9d4b-4ce8-8303-c40179df71cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hekimoğlu Ali Paşa</image:title>
            <image:caption>Ol tabîb-i illet-i devlet ki bu târihde 
Hekîmi oldu sadre kanûn-ı şifâî bu Ali 
H. 1144 / M. 1732

Hekimoğlu Ali Paşa, XVIII. yüzyılda üç kere sadaret makamına gelmiş, Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasi ve sosyal dönüşümlerine şahit olmuş ve bunlara yön vermiş bir devlet adamıdır. 70 yılı aşan ömrü boyunca, Bosna’dan Adana’ya, Tebriz’den Kahire’ye, Girit’ten Trabzon’a, İmparatorluk coğrafyasında ayak basmadığı pek az yer bırakan Ali Paşa siyasi haşmeti, savaşlarda ve idari nizamda elde ettiği başarılarıyla, sıhhatine halel geldiği düşünülen devletin bir hekimi telakki edilmişti. Ali Paşa’nın biyografisini XVIII. yüzyıl için bir pencere olarak kullanan eser, bu çağda siyasi otoritenin muktedir sadrazamlar tarafından devralındığını, sadaret makamının siyasi meşruiyet zemininin ve icraat kabiliyetinin diğer iktidar odakları karşısında kuvvet kazandığını, Ali Paşa’nın da bu “paşalar çağının” şeyhülvüzerası (vezirlerin şeyhi) olduğu iddia ediyor.

Mehmet Yılmaz Akbulut’un Hekimoğlu Ali Paşa, Paşalar Çağının Şeyhülvüzerası başlıklı eseri gerek zengin kaynak kullanımı gerek anlatı kuvvetiyle, Osmanlı tarih ve biyografi yazıcılığında önemli bir merhale teşkil edecek hem tarihçiler hem de tarih ve biyografi meraklılarının faydalanacağı bir eser olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95844</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e1b2292-13b9-4d0d-a2ac-41712e8d210a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgelik Psikolojisi -1</image:title>
            <image:caption>Bilgeliğin sadece sözde ve soyut bir tavır olarak kalmaması, aksine günlük hayatımızın bir parçası ve yaşam pratiğimizin bir değeri olması gerektiği düşüncesiyle yola çıkan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adını verdiği iki eserle 21. yüzyılın en temel değeri olarak gördüğü bilgeliği masaya yatırıyor.

“Rasyonel İnanç, Spinoza’nın Yanılgısı ve Evrimin Evrimi” alt başlığını taşıyan Bilgelik Psikolojisi 1 kuantum sonrası dönemde bilimin ulaştığı veriler ışığında inancın rasyonel akılla nasıl da ortak temellere dayandığını, Higgs Bozonu-Tanrı Parçacığı tezinin bilimsel temelini, Yaratılış ve Evrim ikilemi gibi konular eşliğinde bugün gelinen noktada bilimin yaratılışı hesaba katmasının bilimsel etik açısından bir zorunluluğa dönüştüğünü kanıta dayalı verilerle aktarıyor.

“İyi, Doğru ve Güzeli Bulma Sanatı” alt başlığını verdiği Bilgelik Psikolojisi 2 ise Batı’nın Pozitif Psikoloji olarak tanımladığı bilgelik öğretisinin orijinal kökenlerine atıfta bulunarak ego-ben kavramlarına bilgelik temelli bir bakış getiriyor. Bilgeliğin dinamiklerine, aile, toplum ve liderlik konuları özelinde pratik hayata aktarılmasına ve tasavvufla bağına dair kapsamlı bilgiler sunuyor.

Küresel ölçekte bir pandeminin hüküm sürdüğü gezegenimize adalet ve barışın hakim olması için, aklın rehberliğinde, vicdan ve hesap verebilirlik kavramlarının eşliğinde bir bilgelik paradigmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adlı çalışmasında teori ve pratiği bir araya getirerek yüzyılımıza çare olabilecek bir teklif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95845</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdafd981-e5fc-45c9-9b9a-95bf9583f801.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgelik Psikolojisi - 2</image:title>
            <image:caption>Bilgeliğin sadece sözde ve soyut bir tavır olarak kalmaması, aksine günlük hayatımızın bir parçası ve yaşam pratiğimizin bir değeri olması gerektiği düşüncesiyle yola çıkan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adını verdiği iki eserle 21. yüzyılın en temel değeri olarak gördüğü bilgeliği masaya yatırıyor.

“Rasyonel İnanç, Spinoza’nın Yanılgısı ve Evrimin Evrimi” alt başlığını taşıyan Bilgelik Psikolojisi 1 kuantum sonrası dönemde bilimin ulaştığı veriler ışığında inancın rasyonel akılla nasıl da ortak temellere dayandığını, Higgs Bozonu-Tanrı Parçacığı tezinin bilimsel temelini, Yaratılış ve Evrim ikilemi gibi konular eşliğinde bugün gelinen noktada bilimin yaratılışı hesaba katmasının bilimsel etik açısından bir zorunluluğa dönüştüğünü kanıta dayalı verilerle aktarıyor.

“İyi, Doğru ve Güzeli Bulma Sanatı” alt başlığını verdiği Bilgelik Psikolojisi 2 ise Batı’nın Pozitif Psikoloji olarak tanımladığı bilgelik öğretisinin orijinal kökenlerine atıfta bulunarak ego-ben kavramlarına bilgelik temelli bir bakış getiriyor. Bilgeliğin dinamiklerine, aile, toplum ve liderlik konuları özelinde pratik hayata aktarılmasına ve tasavvufla bağına dair kapsamlı bilgiler sunuyor.

Küresel ölçekte bir pandeminin hüküm sürdüğü gezegenimize adalet ve barışın hakim olması için, aklın rehberliğinde, vicdan ve hesap verebilirlik kavramlarının eşliğinde bir bilgelik paradigmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adlı çalışmasında teori ve pratiği bir araya getirerek yüzyılımıza çare olabilecek bir teklif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95846</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51fb7a36-acf4-4bfd-9975-74e0f125dcc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Öğretmen Olmak</image:title>
            <image:caption>Eğitim durmadan değişiyor, dönüşüyor. 21. yüzyıl öğrencisinden beklentilerimiz önceki dönemlerin öğrencilerinden beklenenlerden çok daha farklı. Bu yüzyıl problem çözebilen, eleştirel düşünebilen, hayal kurabilen, sorumluluk alabilen girişimci öğrenciler istiyor.

Z ve Alfa kuşağı öğrencilerini eskinin alışılmış eğitim modellerine mahkûm etmek, onların bu potansiyellerini açığa çıkarmalarına ve kendilerini keşfetmelerine engel olmak demek. Hâl böyleyken öğretmenlerin çağın gerektirdiği yetkinliklerle donanması, değişen öğrenci profilinin ihtiyaçlarına cevap vermesi ve döneme uygun bir eğitim ortamı oluşturması elzem. 

Teknolojiyle şekillenen yeni iletişim kanalları öğrencilerin bütün dünyasını belirlerken öğretmenlere düşen, onlarla doğru frekanslarda iletişim kurmaktır. Tamamen teknolojiye değil, teknolojiyi kullanarak öğretmeye odaklanmaktır. Kültürel ve tarihî değerlerimizi ön planda tutmak, öğrencileri dış dünyada başarılı kılacak özelliklerle donatmaktır. Günün sonunda eğitimcilere düşen erdemli, öğrenmeyi öğrenmiş, analiz yeteneğine sahip, kendini geliştirebilen ve dünyaya duyarlı bireyler yetiştirmektir.

Tecrübeli eğitimci ve yazar Metin Özdamarlar’ın kendi deneyimleriyle yıllar süren titiz araştırmalarını harmanladığı Yeni Nesil Öğretmen Olmak, “teknoloji” neslini eğiten günümüz eğitimcilerine mesleki hayatlarında rehber olacak bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95847</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da0461a0-63ca-49c1-a3e5-d6884299973e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şefik Can Hatıralar</image:title>
            <image:caption>Kıymetli şahsiyetini bu hayâl âleminde daima gölge bir varlık olarak tanımlayan Şefik Can; miladi takvime göre doksan altı, hicri takvime göre doksan dokuz yaşına kadar aşk ile hayırlı ve bereketli bir ömür sürdü. II. Meşrutiyet’in ilanıyla gözlerini dünyaya açmış olan Şefik Can, âlim bir babanın rahle-i tedrisinde ilk eğitimini aldı. Yokluk, fakirlik ve zaruret çağında ortaokuldan itibaren Askeri mektebe girdi ve Cumhuriyet’in ilanını müteakip senelerde Kuleli Askerî Lisesi’nde ve Harp Okulları’nda eğitimini tamamlayarak subaylık kariyerine başladı. İstanbul, Vize, Kırıkkale, Erzincan ve Konya gibi muhtelif şehirlerde yüzlerce subay yetiştirdi.
Şefik Can Hatıralar başlığıyla okurlarına takdim edilen bu eser, I. Dünya Savaşı, İstiklal Harbi, Cumhuriyet’in kuruluşu, II. Dünya Savaşı ve çok partili hayata geçiş gibi farklı dönemlere dair tam anlamıyla sosyal, siyasî, askerî, iktisâdî ve kültürel tarih membaıdır. Eğitim, edebiyat, kültür ve sanat açısından İstanbul sahhaflarına, kitapçılarına, ilmi cemiyetlerine; kısacası son bir asırlık kültür tarihimize ışık tutmakta. Pek çok ilginç ve orijinal olaylara şahitlik eden Şefik Can’ın bu hatıratı, aynı zamanda, Mevlevî, Melâmî, Nakşî, Bektaşî, Cerrâhî ve Uşşakî çevrelerini yakından yansıtması yönüyle son dönemin tasavvufî yaşantısını çok renkli bir şekilde tasvir etmekte.
Kuleli Askeri Lisesi’nde yıllarca Edebiyat öğretmenliği görevini sürdüren Şefik Can bu bereketli ömrüne sığan çok sayıda meşhur şahısla bir araya geldi ve onlarla nice özel hatıralar yaşadı. Mustafa Kemal Atatürk, Mareşal Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Tâhirü’l-Mevlevî, Mehmed Âkif, Hattat Hamid Aytaç, Mahmud Sadettin Bilginer, Muzaffer Ozak, Midhat Baharî, Muhsin Ertuğrul, Seniha Bedri Göknil, Abdülbaki Gölpınarlı, Faruk Gürler Paşa, Nâzım Hikmet, Ferit Kam, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu, Ahmet Remzi Dede, Yaman Dede, Ladikli Ahmet Ağa, Suudü’l-Mevlevî, Peyami Safa, Annemarie Schimmel, Hüseyin Siret, Ali Nihat Tarlan, Neyzen Tevfik, Rıza Tevfik, Selman Tüzün, Feridun Nafiz Uzluk, Süheyl Ünver, Elmalılı Hamdi Yazır, Halide Edip Adıvar, Şükûfe Nihal, Münevver Ayaşlı, İsmail Hâmi Danişmend, İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Abdülaziz Mecdi Tolun, Muhammed Raşit Erol, Hüseyin Hilmi Işık, Enver Ören, Cinuçen Tanrıkorur... gibi önemli kişilere dair bugüne kadar çok az bilinen olayların anlatıldığı bu güzide hatırat; bir nehir söyleşi kıvamında H. Nur Artıran’ın Şefik Can merhumla 2000’li yılların başında yaptığı söyleşiler ile vücut buldu. Sufi Kitap bu paha biçilmez hazineyi Türk okuruna takdim etmenin kıvancını yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95848</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca120cb-a72e-4a06-9e86-b4b407434bdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığa Yön Veren Türk Muhasebe Filozofları</image:title>
            <image:caption>Bir bilimin felsefesi varsa filozofu da olmalıdır. Muhasebe 1876 yılından beri bilimdir. Muhasebe Felsefesi ismini taşıyan ilk kitap ise 1907 yılında yazılmıştır. O hâlde muhasebe felsefesiyle ilgilenmiş çok sayıda muhasebe filozofu olmalıdır. Muhasebenin teorik ve pratik yönlerine katkı sunmuş filozofları, düşünürleri, aydınları, mütefekkirleri, münevverleri, entelektüelleri, reformistleri, üstadları, eğitimcileri veya adına ne derseniz deyin. “Kim bu insanlar, nerede yaşamış, neler düşünmüş, neler yazmış, nelerle dertlenmiş? Hangi ideallerin peşinden gitmiş, hangi ülkülerle cedelleşmiş, hangi rüyaları görmüş, ne fedakârlıklarda bulunmuş, devletlerin mali sistemlerine, işletmelerin finansal durumlarına ve nihayet ulaştığımız şu uygarlığa nasıl bir katkı sunmuş?” derseniz maalesef bu soruları yanıtlamak uğruna bütünsel bir çalışma yapılmamıştır. Hatta muhasebe ve filozof sözcükleri Türkçemizde yan yana bile gelememiştir.

İşte bu kitap, hiç irdelenmemiş söz konusu sorulara odaklanarak kayıp bir dünyanın gizemli kahramanlarının izinden gitti. Günün sonunda otuz iki muhasebe filozofuyla geri dönerken sadece Orta Doğu coğrafyasındaki limanlara uğradı. Yazma imkânı olursa ikinci seyahatte de Avrupa ve Amerika’da yetişmiş muhasebe filozofları keşfedilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95849</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71581d59-e928-430c-97b6-ccb8f1fc65d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Göbeklitepe - Tarihi Eser Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>Komik, saf, deli dolu Levent ve tayfası, “Genç Arkeologlar Yetişiyor Projesi” için Göbeklitepe’ye gidiyor!
Göbeklitepe’nin milattan önceye uzanan gizemli tarihini keşfedecekleri bu kitapta tayfa başını yine binbir belaya sokuyor. On binlerce yıllık heykellerin peşine düşen hırsızları yakalamak ve arkeolojik hazineyi korumak için kendilerini heyecanlı, tehlikeli mi tehlikeli bir maceranın içinde buluyorlar.
Göbeklitepe’yi tayfayla birlikte korumaya ve arkeoloji bilimine daha yakından bakmaya hazır mısın? Her şey, insanlık tarihini değiştiren Göbeklitepe için!
Bambaşka bir Levent macerası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95850</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c544ab9-b07e-4f10-b3e3-ad67b1e2ffb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarısızlar Kulübü</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir kişi görünmeyendir. Ya iki kişi? Görünen, koca bir destektir!&quot;

Çimen, Yağmur ve Polen… Birbirini tanımayan üç çocuğun yolu “Başarısızlar Kulübü”nde kesişiyor. Peki, bu kulübe kimler katılabilir? Başarısız olma korkusuyla yüzleşmek isteyen herkes! İşte, bu hikâye kendilerini derslerde, sporda, sanatta veya aklımıza gelebilecek her alanda başarısız hisseden herkesi kucaklıyor.

Sen de başarı yarışında kendini geride kalmış hissediyorsan bu kitap sana “Pes etme!” diye fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95851</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c9df52c-2786-4400-bbdc-e59497ace3e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatta Kalanlar</image:title>
            <image:caption>Hayatta Kalanlar, büyürken birbirine yabancılaşan üç kardeşin –Nils, Benjamin ve Pierre’in annelerinin ölümü üzerine bir araya gelmelerini anlatıyor. Kardeşler, annelerinin vasiyeti üzerine çocukluk yıllarının odağındaki eski yazlık evlerine dönüyorlar. Hikâye katman katman açıldıkça ve kardeşlerin çocukluklarına daldıkça gerçekler anlaşılıyor: Bu evde yaşananlar hepsinin karakterini, hayatını ve birbirleriyle ilişkilerini geri dönülemez şekilde etkilemiş, aileyi dağıtmış, herkeste ayrı bir yara açmış...

Alex Schulman, travma ve trajedinin ardından çözülen bir zihnin anılar sarayında gezerken en derin bağlarımızın, bizi en büyük darbelere karşı nasıl savunmasız bıraktığını ustalıkla ortaya koyuyor.
 
“Hayatta Kalanlar sizi üç kardeş için ağlayacağınız duygusal bir labirentin derinliklerine götürüyor. Dönüştükleri adamlar için, oldukları çocuklar için, kaybettikleri masumiyet için... Işıl ışıl, akıldan çıkmayacak, unutulmaz bir roman.” –Fredrik Backman

“Çok iyi bir kurgu ve kusursuz bir anlatım. […] İsveç’in bu 1 numaralı çok satarının otuzu aşkın ülkedeki yayınevleri tarafından yayınlanması harika. Schulman, ebeveynlerine ve bu dünyaya karşı savunmasız kalan çocukların başına gelenleri incelikle ve keskin bir üslupla tasvir ediyor. Ve sevginin yokluğu, her şeyi yutana kadar büyüyen bir kara delik yaratıyor.” –Der Spiegel

“Alex Schulman, hikâyenin kırılma noktası olan zirvesine yenilikçi ve dolambaçlı yollarla ilerliyor. Bölümler, kardeşlerin göl evine dönüşlerinin şimdiki anlatımı ile orada geçirdikleri son yaza ilişkin fragmanlar arasında gidip geliyor. Geçmiş zaman bölümleri kronolojik olarak sunulurken, şimdiki zaman bölümleri tersine açılıyor. […] Hayatta Kalanlar, bize üç kardeşin ‘yoksulluk sınırının altında gerçekleşen üst sınıf yetiştirme’lerinin kederli hikâyesini, incelikle işlenmiş sahnelerle sunuyor. Bu yürek burkan anlatı, başlığındaki ironik acıyı ortaya koyuyor.” –The Wall Street Journal
“Yakıcı bir hikâye… Schulman o kadar sade bir dille yazıyor ve anıların inceliklerini öyle sezgisel aktarıyor ki.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95852</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3229e536-9bad-40af-addf-9eb50557792b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mukaddime</image:title>
            <image:caption>İbn Haldun tarih felsefesinin, sosyolojinin, antropolojinin, iktisat biliminin, kısacası toplum bilimlerinin kurucu babası olarak kabul edilir. Mukaddime’si, dünyanın en önde gelen bütün entelektüellerince dikkatle okunan ve pek çok devlet başkanınca fikirlerine hayran olunan bir şaheserdir.
Roger Garaudy, müslüman olmadan önce kaleme aldığı İslâm Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı eserinde, İbn Haldun’a on sayfadan fazla yer ayırır ve onu “Descartes’ın, Montesquieu’nün Öncüsü ve İslâm’ın Karl Marks’ı” olarak görür. Ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee, “Hiç şüphesiz Mukaddime, kendi türünde, bugüne kadar hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir zihnin ortaya koyamadığı en büyük eserdir!” ifadesini kullanır. Engels, yaptığı toplum değerlendirmelerinde Mukaddime’den yararlanır ve “Hıristiyanlığın ilk dönem tarihine katkı” başlıklı makalesinde, İbn Haldun’un görüşlerinin çok özlü bir özetini sunar. BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, “Sadece İbn Haldun ismi bile İslâm Tarihinin ne kadar parlak bir ilim çağı yaşadığının göstergesidir!” der.
Arapça üç ayrı baskısından, Fransızca ve İngilizce tercümelerinden de yararlanılarak dilimize aktarılan bu Mukaddime’yi çok geniş kesimlerin daha iyi anlayacağını umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95853</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3842d6-6917-43cc-8244-52a70d173883.jpg</image:loc>
            <image:title>Mukaddime (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İbn Haldun tarih felsefesinin, sosyolojinin, antropolojinin, iktisat biliminin, kısacası toplum bilimlerinin kurucu babası olarak kabul edilir. Mukaddime’si, dünyanın en önde gelen bütün entelektüellerince dikkatle okunan ve pek çok devlet başkanınca fikirlerine hayran olunan bir şaheserdir.
Roger Garaudy, müslüman olmadan önce kaleme aldığı İslâm Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı eserinde, İbn Haldun’a on sayfadan fazla yer ayırır ve onu “Descartes’ın, Montesquieu’nün Öncüsü ve İslâm’ın Karl Marks’ı” olarak görür. Ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee, “Hiç şüphesiz Mukaddime, kendi türünde, bugüne kadar hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir zihnin ortaya koyamadığı en büyük eserdir!” ifadesini kullanır. Engels, yaptığı toplum değerlendirmelerinde Mukaddime’den yararlanır ve “Hıristiyanlığın ilk dönem tarihine katkı” başlıklı makalesinde, İbn Haldun’un görüşlerinin çok özlü bir özetini sunar. BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, “Sadece İbn Haldun ismi bile İslâm Tarihinin ne kadar parlak bir ilim çağı yaşadığının göstergesidir!” der.
Arapça üç ayrı baskısından, Fransızca ve İngilizce tercümelerinden de yararlanılarak dilimize aktarılan bu Mukaddime’yi çok geniş kesimlerin daha iyi anlayacağını umut ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95854</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62b6f5bb-8c77-4206-88c6-a8b262a22fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri</image:title>
            <image:caption>Kötülük dünyanın bir yerinde altımızı oymaya devam ediyor.
Dünya tarihinin en acımasız liderlerinden Hitler’in yolu Türkiye’ye, Tarlabaşı’nın tam orta yerine düşse ve kötülük tohumları karanlığın bağrında, yerin yedi kat dibinde yeniden filizlenmeye yüz tutsa, hatta Yermük’ten Trafalgar’a tünellerle bağlansa, dalga dalga yeryüzüne yayılsa… Ne olur?
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından insanlığın yeni bir hayat kurma uğraşı verdiği yıllarda, İnönü Türkiye’sinde sıradan bir memuriyet hayatı süren Ali Ulvi büyük planın yazılı olduğu şifreli bir zarf alınca kendini Yermük’ten Trafalgar’a tünel kazarken bulur. Tünelin ucuysa aydınlıktan ziyade kâbus gibi bir karanlığa, fethetmek arzusuyla gözleri kamaşmış bir bilincin hastalıklı hayaline açılmaktadır. Yaşadıklarının gerçekliğinden şüphe ederken gerçek olma ihtimalini de göz ardı edemeyen Ali Ulvi doğru olduğuna inandığı şeyin, vicdanının peşinden giderek bu plana çomak sokmaya baş koymuştur.
Serdar Uslu’dan hayalle gerçek arasındaki ince çizgide gidip gelen, insan olmanın manasına, ana gizlenmiş hakikate, yüreği tahtakurusu misali kemiren korkuya, dört bir yandan yayılan ve kuşatan kötülüğe dair mitolojik ve felsefi motiflerle bezeli, kara mizahın büyülü gerçeklikle buluştuğu bir ilk roman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95855</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd182a2f-5eb7-4cba-a604-b0c090e31c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cezeri ve Akılalmaz Makineleri</image:title>
            <image:caption>Cezerî… Mucit, dâhi, bilim insanı, fizikçi, bilgin, entelektüel ve mühendis….
Siberbetik, mekatronik, otomasyon ve android sistemlerinin öncüsü…
800 yıl önce, günümüz teknolojilerinin hayal bile demeyeceği olağanüstü insansı robotlar, eğlenceli otomatlar, ilginç saatler, şifreli kilitler ve kasalar, akıl almaz makineler, matrak oyuncaklar tasarladı. Sadece tasarlamakla kalmadı, icat ettiği makineleri çalıştırdı. Ondan sonra bu topraklarda onu geçen hatta onun düzeyine yaklaşan bile olmadı. Şimdi bu becerikli mühendisi tanımanın, takdir etmenin, hakkını vermenin, model almanın ve bilim tarihinde kaybolmuş dâhi” ile yeniden tanışmanın tam zamanı…
Cezerî’nin heyecan ve ilham verici çalışmalarına yolculuk için hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95856</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c498af0-0a38-4ae5-b26f-4670da7b4354.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddetsizliğin Gücü</image:title>
            <image:caption>Toplumsal çatışmalarda şiddete ve şiddetsizliğe başvurmanın siyasi ve etik boyutlarını tartışan Butler açıkça şiddetsizlikten yana tavır alıyor. Butler, meşru şiddet tekelini elinde tutan aktör olarak devletin şiddet tanımındaki muğlaklığı kendi amaçları doğrultusunda nasıl kullanabildiğini gösterirken, bir yandan da şiddetsizliği savunmak için yeni bir tasavvur geliştiriyor ve şiddetsizliği toplumsal eşitliğin bir gereği olarak temellendiriyor. Şiddetin özsavunma olarak meşrulaştırılmasında sorunlu bulduğu sınırı, kimin “öz”, yani “biz” olarak tanımlanageldiğini ve bu sınır var olduğu sürece şiddeti özsavunmayla gerekçelendirmenin nasıl bir dışlama, dolayısıyla eşitsizlik yarattığını tartışıyor. Yine eşitlik açısından, bütün yaşamların aynı derecede önemli addedilmesi için insanlar daha hayattayken “yası tutulabilirliğin” nasıl pay edildiğini düşünmeye çağırıyor. Klasik sözleşmeciliğin temelinde yatan bireyciliğin eleştirisiyle birlikte, Butler şiddetsizliği karşılıklı bağımlılığın kaçınılmazlığına dayandırıyor. 
Siyaset ve felsefeyle ilgilenen okurlarımızın zevkle okuyacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95857</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3acbc88b-a151-4ed8-8fd2-029856770186.jpg</image:loc>
            <image:title>Suret 12. Sayı Psikokültürel Analiz - Kara Ayna</image:title>
            <image:caption>DOSYA: KARA AYNA İLGİNÇ ZAMANLAR 
 
“İçinde yaşadığımız internet uygarlığı gitgide her şeyi yansıtıcı bir yüzeye dönüştürüyor. Ekranlarda her gün insan olmanın bin bir yüzüyle karşılaşıyoruz. Hem bizi bir araya getiriyor hem de gitgide daha çok ayırıyor; tüm dürtülerimizin oyun alanı oluyorlar. Kapatma tuşuna bastığımız anda ise karşımızdaki cıvıl cıvıl evrenler yok oluyor ve kapkara bir camla karşılaşıyoruz. Edebiyatta, sinemada, sosyal bilimlerde bu ‘kara ayna’lar uygarlığı, gelecekte toplumların ve bireylerin ruhsallığı konusunda hem ütopik hem de distopik öngörülerde bulunuyor. Covid19 dünyası da bu distopik ‘kara ayna’ öykülerini anımsatıyor: Karantinaların, tekinsiz bir iç/dış nesne olan virüsün, “sosyal” mesafelerin ve maskelerin dünyası… Bu cesur yeni dünyanın ve içinden geçtiğimiz ‘ilginç zamanların’ toplumsal ve bireysel düzeyde ne gibi değişim ve dönüşümlere yol açtığını hep beraber izlerken bizler de bu döneme ayna tutarak onu hem ruhsal hem de toplumsal açıdan yazmak istedik, umarız keyifle okursunuz.” –Editör’den 
 
 

• Barış Özgen Şensoy 
• Burçak Erdal 
• Didem Danış 
• Gülru Hotinli 
• Hakan Kızıltan 
• M. Işıl Ertüzün 
• Mehmet Ekinci 
• Meral Erten 
• Ozan Erözden 
 
 
 
• Özgür Öğütcen 
• Reşit Canbeyli 
• Sanem Tayman Eksin 
• Sinan Tınar 
• Tuba Tokgöz 
• Yavuz Erten 
• Yusuf Atabay 
• Joy A. Dryer &amp; Ruth M. Lijtmaer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95858</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fef5ee69-7542-4400-bf92-ab819ef09058.jpg</image:loc>
            <image:title>Ziyafet</image:title>
            <image:caption>Ziyafet; Dante Alighieri’nin 1304-1307 yılları arasında, sürgün döneminde Bologna’da kaldığı sırada yazdığı bir eser. Kendisinin belirttiği üzere on dört risaleden oluşmasını planlamış olmasına rağmen bu çalışmayı dördüncü risalenin sonunda bırakır. Kitabı, herkese açık bir “ziyafet” düzenler gibi tasarladığını, bu çalışmada insana dair konulara değineceğini belirtmesine rağmen şairin hemen ardından İlahi Komedya’ya başlamış olması, bu yapıtı yazmak üzere bilgileri topladığını ve düşünce yapısını burada oluşturduğunu gösterir. 

Çünkü İlahi Komedya’da yer alan birçok dize, kişi ve bilgi bu kitapta da mevcuttur. Timur Guda’nın özgün dilinden çevirdiği Ziyafet; şairin başyapıtı İlahi Komedya’yı okumuş, okumak üzere olan veya okuyacak tüm okurlar için bir anahtar kitap niteliğinde. Üstelik ilk defa Türkçede. 

“Herkese açık bir ziyafet hazırlamaya niyetliyim, böyle hazırlanan yemeğe de öyle bir ekmek gerekir ki o olmadan yenmesi mümkün değildir. Hatta bu öyle bir ziyafet ki değerli ekmek, düşündüğüm yemekle nafile yere servis edilmiş olmayacak. Lakin o sofraya bazı uzuvları sorunlu olanlar hiç oturmasınlar, dişi dili damağı olmayanlar gibi, kötü alışkanlıklara susamış olanlar da, çünkü onların midesi zehirli bade ile doludur, bu nedenle böyle bir yemeği içlerinde tutamazlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95859</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd5c6f7f-89ca-4af9-a9f8-ed4493292fb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Dante’nin Yeni Hayat’ta il primo amico (“en iyi dostum”) diye adlandırdığı Guido Cavalcanti, İtalyan şiirinin “Tatlı Yeni Üslup” akımının en güçlü şairlerindendir. Ve bu kitap, 13. yüzyıl İtalyan şirinin en önemli adlarından Guido Cavalcanti’nin bütün şiirlerini içeriyor. Kitabın karşılıklı sayfalarda çift dilli olarak hazırladığımız bu baskısı, Cavalcanti ve şiirine dair bir sunuş yazısının yanı sıra şairin şiirlerindeki kimi önemli imge, kişi ve unsurlara yönelik notlarla zenginleştirilmiş olarak Kemal Atakay’ın çevirisiyle… 

“Görüyorsunuz, ağlayarak yürüyen 
ve Aşk’ın hükmünü sergileyen biriyim, 
ve bana bakıp bir kez olsun iç geçirecek 
merhametli bir kalp bulamıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95860</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41122727-92c2-4fa4-b10c-c834ecef5d98.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Lear</image:title>
            <image:caption>Ömrünün son demlerini yaşayan Britanya Kralı Lear, tahtından inip krallığını üç kızı arasında eşit biçimde paylaştırmaya karar verir. Krallığın en büyük bölümünü, kendisini en çok seven kızına verecektir. Goneril ve Regan dalkavukluk ederek onu pohpohlar ama Cordelia’nın içtenlikle dolu sevgi sözleri babasını tatmin etmeyince kendisini ülkeden sürgün edilmiş halde bulur. Ne var ki diğer iki kızı Lear’ın umduğu gibi yanında durmayacak ve böylece tüm aileyi yerle yeksan eden bir kaos fırtınası esmeye başlayacaktır. William Shakespeare’in külliyatında en önde duran ve sadakat, iktidar ve delilik gibi izlekler söz konusu olduğunda dünya edebiyatında ilk akla gelen metinlerden biri olan Kral Lear’ı Mehmet Zeki Giritli’nin çevirisiyle sunuyoruz. 
“Doğduğumuzda ağlarız 
Bu büyük budalalar sahnesine çıktık diye.” 
 
“Kral Lear, tiyatro oyunlarının en kapsamlısı.” 
Harold Bloom.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95861</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d0f71c7-9361-4993-a9d7-8464c4b3829b.jpg</image:loc>
            <image:title>İntibah</image:title>
            <image:caption>Namık Kemal’in ilk kez 1876’da yayımlanan romanı İntibah yahut Sergüzeşt-i Ali Bey’de iyi eğitim görmüş, varlıklı bir ailenin oğlu olan Ali Bey’in kötü bir kadın olan Mehpeyker’e âşık olması sonucunda gelişen olaylar konu edilir. Bu aşkın Ali Bey’de yol açacağı maddi ve manevi yıkım, merak duygusu daima zirvede tutularak anlatılır. Edebiyatımızın ilk “edebi roman”ı olarak kabul edilen İntibah’ta iyi ve kötü keskin çizgilerle birbirinden ayrılmış olarak verilir. Gazeteciliği ve tiyatroculuğuyla topluma yön veren “Vatan Şairi”mizin kaleminden, dönemin aşk algısına, eğlence hayatına, kısacası Osmanlı yaşam biçimine ayna tutan bir klasiktir İntibah. 
“Söz buralara varınca Mehpeyker bir iki dakika yine gönlüyle döğüşür gibi mustaribane bir sükût halinde kaldıktan sonra birdenbire Ali Bey’in yüzüne gayet âşıkâne bir nigâh ederek ve hemen kucaklamaya kast etmişçesine üzerine doğru bir temayül göstererek ‘İşte söyledim, gönlünüz oldu mu? İşte yüreğimi açtım, içinde ne varsa önünüze döküyorum. Bana kadınlığı, terbiyeyi unutturdunuz. Elvermedi mi, bir daha mı söyleyeyim? İşte seviyorum. Ne yapayım?’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95862</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c890cc3-54bd-4a82-97ec-0f9ff28bc9a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Martha ile Hanwell - Everest Açıkhava 2</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir. 


Zadie Smith, ilk romanı İnci Gibi Dişler’le hem edebiyat eleştirmenlerinin hem de okurun büyük ilgisini çekti. Daha sonra yazdığı gerek kurgusal gerek kurgu dışı eserlerin hemen hepsiyle de ödüllere layık görüldü. Giderek büyüyen bu külliyata Martha ile Hanwell ile şimdi de iki öykü katılıyor. Uzun zaman kendinde öykü kumaşı olmadığını düşünen Zadie Smith, öykünün yapısı üzerine düşüncelerini ve sonunda nasıl yazabildiğini de önsözde ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95863</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f1cd00-9738-42f9-bea8-e539fe7ad0f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikado&apos;nun Çöpleri - Everest Açıkhava 3</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir

Melih Cevdet Anday, Mikado’nun Çöpleri’nde bir kış gecesi karşılaşan bir kadınla bir erkeği çıkarır sahneye. Erkek, kadını bir sokakta, kucağında çocuğuyla beklerken görür ve kalacak yeri olmadığını anlayınca alıp evine götürür. Her ikisi de konuşma ihtiyacındadır ve yaşam karşısındaki tutumların, kadın ve erkek hallerinin çatışma ve uzlaşmalarıyla örülü diyalogları şafak sökene dek sürer. Mikado’nun Çöpleri ilk olarak 1967-68 sezonunda Kent Tiyatrosunda sergilendi. Şu an İstanbul Şehir Tiyatrolarının bir parçası olan Kent Tiyatrosunda belki bir gün bu oyunu seyredebilirsiniz de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95864</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30b62ed-34fd-413f-a9ae-b9e7347af15b.jpg</image:loc>
            <image:title>Erhan Bener Seçme Öyküler - Everest Açıkhava 5</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir

Türkçe edebiyatın en verimli ve yetkin yazarlarından Erhan Bener, romanlarının yanı sıra anları büyük bir ustalıkla kavrayan öyküler de bıraktı. Bu seçkide yer alan metinler birbirinden epey farklı ve her biri Erhan Bener üslubunun başka yüzlerini yansıtıyor. Anlatılanlar da mitolojideki Olympos Dağı’ndan Paris’in ışıltılı caddelerine uzanan; İstiklal Caddesi’nde, Yeşilçam heyecanlarını dirilten benzersiz bir zaman/mekân yolculuğu vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95865</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1ce736e-c799-4aa7-8707-677fd2a0bb61.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel ve Çok Özel İlişkilerin Sakıncalı El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Toplumun bugün anladığı anlamda “aldatma” diye bir kavram yoktur. Tersine, “Ömür boyu başka hiç kimse ilgimi çekmeyecek ve önümüzdeki 60 yıl başka hiç kimseleri beğenip ilgilenmeyeceğim” illüzyonu ile toplumun tüm katmanları aldatılmıştır. Bütün ilişkilerin sosyolojisi ve akışı bu illüzyona dayalı yanılgı üzerine kurulmuş, insanlar doğdukları andan itibaren aşılanan bu kodlarla şartlandırılmışlardır. Böyle bir sonsuz tekeşlilik dayatmasına insanların çakılıp kalmasını beklemek, kuşlardan bayramlarda veya Noel günü uçmamalarını beklemek kadar saçmadır.

Öte yandan, insanlar bir de “aile” kavramına, anne baba sevgisine odaklanarak yaşamaya alışmışlardır. Aile kurma güdüsünün temeli olan “aşk”, insanları köreltip onlara en büyük güç ve zaaflarını derinliklerinde hissettiren temel bir duyudur.

İnsanların tüm ömrü, bu okuduğunuz iki paragrafın uzlaşmaz görünen çelişkileri arasında çarmıha gerilerek, büyük oranda ömürleri boyunca işkence görerek geçer…

Bedri Baykam, Genel ve Çok Özel Hayatların Sakıncalı El Kitabı’nda, bu “en tehlikeli” konuları ve içerdikleri tabuları elinin tersiyle iterek mizah, bilimsel araştırma ve somut verileri, geçmiş ve bugün üzerinden çalkalayarak giderken, yaklaşmakta olan robot partnerlerin tehlikeli gölgesini ve bu kıskançlık kavga gürültüleri içinde geçip giden o kısacık hayatımızın esas değerini okuyucuya hissettirmek istiyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95866</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/587597ed-7e30-4008-8997-ef26dd866919.jpg</image:loc>
            <image:title>Cthulhu’nun Çağrısı - Everest Açıkhava 6</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir

Edebiyatta fantastik kahramanlar ve korku dendiğinde ilk akla gelen isimlerden olan H.P. Lovecraft, eski mitolojileri yok sayarak kendine özgü bir mitos yarattı. Bu mitosun başkahramanı, tanrısı, yaratığı Cthulhu, 1926’da yazılan, 1928’de kitaplaşan bu metinle ortaya çıktı. Bir ahtapotu, bir ejderi kendinde birleştiren, pençeli, kanatlı, yaşamayan ama ölü de olmayan Cthulhu, sınırsız, benzersiz, ürpertici dünyalara yolculuklar vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95867</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbe1e678-04cf-461e-89cb-b68a1e4e050b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kariyer Planlama ve Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Kariyer planlaması, kişinin kariyer hedeflerini belirlemek için kullandığı stratejiyi ve bu hedeflere ulaşmanın yollarını ifade eder. Bir kariyer planına sahip olmak, yalnızca iş yaşamında değil yaşamın her alanında başarılı olmak isteyen adaylar için kritik bir öneme sahiptir. Kariyer planlaması, adayın elde etmek istediği başarılara ulaşabilmesi için kariyer aşamalarının kapsamlı bir şekilde ele alınması ve yürütülmesi gereken çok aşamalı bir süreçtir. Kariyer planlaması ile aday, gelecekteki profesyonel yaşamı için alternatif yollar ve güzergâhlar üzerinde önceden düşünme şansına sahip olacak böylelikle kariyer yolculuğunu “senaryo temelli” kurgulayabilecektir. Üzerinde düşünülmüş bir kariyer planı hem sosyal yaşamı biçimlendirecek hem de mesleki gelecek için bir yol haritası sunacaktır.

Böylelikle mevcut iş imkânları ile gelecekteki potansiyel kariyer olanakları hakkında bilinçli seçimler yapmak mümkün hâle gelebilecektir. Bu kitap, hem kariyer yolculuğunda mevcut olanakları görmek hem de gelecekteki potansiyel kariyer olanaklarını keşfetmek üzere bir rehber arayışında olan adaylara, akademisyenlere ve iş yaşamındaki profesyonellere yönelik konusunda uzman akademisyenlerin katkıları ile hazırlanmıştır. Her bölümde teorik bilgilerin yanı sıra gerçek kişilerin kariyer yolculuklarındaki başarı hikâyeleri, alanının uzmanları tarafından konuyla ilişkili adaylara yönelik verilmiş olan tavsiye niteliğindeki görüşler ve tüm bunların yanı sıra ilgili bölümde derinleşmek isteyen okuyuculara yönelik ek okuma önerileri ile birlikte film önerileri verilmiştir. Tüm okuyucular için faydalı bir rehber olması dileğiyle keyifli okumalar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95868</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd5568b-009f-47b0-bf0a-92d4eefffcfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Everest Açıkhava 11</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir.

Victor Hugo, 1829’da yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nde infazını bekleyen bir idam mahkûmunu edebiyat sahnesine çıkarır. Claude Gueux’nün hikâyesiyle, bekleyiş sırasında çektiği fiziki ve manevi acıların tarifiyle okuru toplumsal adalet üzerine düşünmeye, çarpıklıkları görmeye çağırır. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, zamanın ötesinde bir bakışla yazılmış, sorgulamalarıyla güncelliğini koruyan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95869</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037573ea-96a0-4a5b-a1bc-e4fd80310818.jpg</image:loc>
            <image:title>Halıdaki Motif - Everest Açıkhava 16</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir.

Amerikalı yazar Henry James’in Halıdaki Motif adlı öyküsü, Türkçede ilk kez, bu yepyeni açıkhava dizimizde yayımlanıyor. Öykünün isimsiz anlatıcısı bir edebiyat eleştirmenidir. Günün birinde en sevdiği yazar hakkında bir yazı kaleme alır ve bir süre sonra yazarla karşılaşır. Bu tanışmada yazarın yapıtının gizemli özünün “bir Acem halısındaki karmaşık bir motif gibi” olduğu anlaşılır, o da bu sırrın peşine düşer. Gelgelelim tıpkı onun gibi bu gizemi çözmeye çalışan başkaları da vardır. Bu arayışın giderek saplantıya dönüşmesiyle kahramanlar kendilerini hiç beklenmedik noktalarda bulur... Saplantı dünyayla ilişkileri ve zihni ne derece dönüşüme uğratabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95870</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50419f7c-823d-4806-92d0-e2d4ba02a795.jpg</image:loc>
            <image:title>Binbir Gece Masalları Sinbad&apos;ın Hikayesi - Everest Açıkhava 18</image:title>
            <image:caption>Everest Yayınları, kitabı yaşamın her anına taşıyacak yeni bir diziyi okurla buluşturuyor: Everest – açıkhava! 
 
açıkhava kitapları, okura otobüs, tren, vapur, metrolar, kafe ya da parklarda, 
tüm güzergâhlarda eşlik edebilecek çeviklik ve ebatta kitaplardan oluşuyor: Dizimizde 
bir kol çantasına ya da büyük bir cebe sığacak kadar küçük, aynı zamanda 
okumayı zorlaştırmayacak kadar büyük, ortalama yüz sayfalık yapıtları bir araya getirmeye özen 
gösterdik. açıkhava dizimizdeki metinler, genç okurlar başta olmak üzere, diziyi takip edenlere, 
edebiyatın önemli isimlerini hatırlama ya da yeni yazarlarla tanışma fırsatını verecek şekilde seçildi: 
Dizide gerek yerli gerek yabancı yazarlara; hem klâsiklere hem de güncel yapıtlara yer 
veriliyor. Seçkimizde öykü, novella, deneme, oyun, şiir gibi farklı türlerde ve mutlaka bütünlüklü 
metinler yer alıyor. Başka bir deyişle hiçbir kitap bağlamından koparılmış bir metin içermiyor. 
18 kitapla başlattığımız açıkhava dizimiz, düzenli olarak yeni kitaplarla zenginleştirilecektir.

Bugün Binbir Gece Masalları’nın en ünlü kahramanlarından olan Denizci Sinbad, rivayete göre Bağdatlı bir tüccardır. Çıktığı her yolculukta ada zannedilen balinalar, insan yiyen devler, korsanlar, dev kayalar gibi büyük tehlikelerle karşı karşıya kalır. Kâh her şeyini kaybeden kâh büyük servetler kazanan Sinbad’ın yaşadıkları, denizlerdeki eski hayatın masallardaki bir izdüşümü sayılabilir. Ancak bu hikâyeler ayrıca, yüzlerce yıldır maceracı ruhların ilham kaynağıdır da. Pek çok farklı kültürdeki benzerleriyle, yüzlerce yıldır denizlerde dolaşan Sinbad, şimdi de açıkhava dizimizde yoluna devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95871</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/752207c0-e960-4332-b49f-b7de1049dca5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Colin - Koca Burunlu Uzaylıların Saldırısı</image:title>
            <image:caption>Colin’in David adında, çok sinir bozucu bir erkek kardeşi vardır. Bir gün David’in, Colin’in sinirlerini yine bozmayı başardığı bir anda, bir çöp tenekesiyle birlikte Harry çıkagelir. Yanlış okumadınız, bir çöp tenekesiyle!
 
Colin ve Harry, sıradanmış gibi görünen bu çöp tenekesiyle uzayda ve zamanda yolculuk yapabiliyorlardır. O gün uzaya giderken yanlarında David’i de götürmek zorunda kalırlar. Bela çıkarmakta üstüne olmayan David, gittikleri gezegende ortadan kaybolur. Üstüne bir de hapşırığa benzer sesler çıkaran uzaylılarla karşılaşırlar. Çok geçmeden işler daha da karışır.
 
Acaba Colin, Harry ve David işleri yoluna koyup evlerine dönebilecekler midir? Bildiklerinizden çok farklı bir uzay macerası elinizde tuttuğunuz bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95872</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b738d2-7007-444a-a641-e2411485ac87.jpg</image:loc>
            <image:title>Ponpon Bale Yapıyor - Minik Tavşan Bale Okulunda</image:title>
            <image:caption>Ponpon Bale Yapıyor: Minik Tavşan Bale Okulunda

Bir oyuncağın ilham verdiği çocuk kitabı kahramanı: Ponpon. Macera devam ediyor!


Çocuklar, sizce tavşanlar bale yapabilir mi?


Bu sevimli sorunun yanıtı; sanat tutkusu, sevgi, arkadaşlık ve maceranın iç içe geçtiği, heyecan dolu pırıltılı ve sihirli bir öyküde gizli.


Elinizdeki kitabı okuduktan sonra hepinizin içinde bir sanatçının uyanacağını eminim. Onu bulmanız dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95873</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3ce8f28-fd3d-4bc7-83f6-e785b66e6b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Güç Türkiye Yolunda Sorunlar Ve Çözümler</image:title>
            <image:caption>Süper Güç Türkiye Yolunda Sorunlar Ve Çözümler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95874</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/596a4823-958e-415e-8453-160bfc82e4fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mıymıy Teyze - 6 Sokakta</image:title>
            <image:caption>Yaşasın, Mıymıy Teyze geri döndü, hem de yeni bir arkadaşla!

Aytül Akal ve Zeynep Özatalay&apos;ın çizgi filmleri aratmayan “Mıymıy Teyze” serisi, sokaklardaki cümbüşe renk katacak bir serüvenle karşımızda. 

Çok sevdiği evine “duygusal anlamda” sığamayan Mıymıy Teyze, can sıkıntısına “iyi” gelecek yepyeni öyküsünde; yalnızlık, dostluk ve hayvan sevgisi gibi temalara değiniyor. 

Kıpır kıpır anlatımı ve matrak resimleriyle küçük büyük herkesin gönlünü çelen Mıymıy Teyze, yine hem güldürüyor hem de düşündürüyor...

Üst kat komşusu Mine ve ailesi tatile çıkınca Mıymıy Teyze evde çok ama çok sıkılır. Örgü örer, ilmek kaçırır... Satranç oynar, kendine yenilir... Pişirdiği yemeğin tadını beğenmez. Oflar, poflar... Ah, bir de şu ikide bir çalıp duran kapı zili yok mu!

​Ne yapsa ne etse zaman bir türlü geçmez. Sonunda, sokağa çıkmaya karar verir ve şenlik başlar! Acaba sokakta Mıymıy&apos;ı ne gibi sürprizler beklemektedir?

Her kitapta bambaşka bir ruh hâli ile bizleri selamlayan Mıymıy Teyze, altıncı serüveninde can sıkıntısından kurtulmanın yolarını arıyor; hayata mutlulukla sarılınca her sorunun kendiliğinden çözüleceğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95875</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f3d08ac-fc53-4c18-ab3e-9c018596bb59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Pazarlama</image:title>
            <image:caption>Teknoloji kuantum sıçramalarıyla değişiyor. Dünya ve toplum da onunla birlikte altüst olup dönüşüyor. Artık pazarlamada Beşinci Paradigma dönemi başlıyor. Bugün pazarlama deyince aklımıza gelen her şey, hatta bizzat marka kavramının kendisi, bir devrimden geçiyor. Devir Kuantum Pazarlama ve Kuantum CMO’ları devri. 

Dünyanın önde gelen markalarından Mastercard’ın CMO’su Raja Rajamannar bu yeni paradigmada başarılı olmak ve gündemde kalmak isteyen işletmelerin ve pazarlamacıların neler yapmaları gerektiğini ortaya koyuyor. Rajamannar, tüm pazarlamacılara bir Kuantum CMO’su olma konusunda yol gösteriyor. 

Rajamannar uzun yıllara dayalı içgörü ve tecrübelerini pazarlamanın evrimini anlamak, yeni paradigmada gündemde kalmak, sürekli değişen bir sektörde doğru pazarlama strateji ve taktiklerine vakıf olmak, işletme içi ve dışı ortaklıklar kurarak geliştirmek isteyen herkesin yararlanabileceği bir şekilde paylaşıyor. 

Yeni çağın pazarlama zihniyetini anlamak isteyenlerin ihtiyacı olan yeni çerçeve ve yaklaşımlar Kuantum Pazarlama’da.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95876</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c4ef311-2e45-40c9-ae4c-faa2a5f42090.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Hayatında Ölme Vakti</image:title>
            <image:caption>Düşünce, aydınlatıcı kahkahamla sona erdi: İnsan kolaycı bir varlıktı, kendisinin mimarı olmayı öğrenmeye çalışmak yerine, sorunlarına başkasının hayatında cevap arıyordu. İnsanın kendi hayatında yaşaması ne zordu.” Uzun süredir yazamayan tanınmış bir yazar, yaşadığı hayal kırıklığının ardından, gerçekleri ve geçmişini zihnindeki tabuta kilitleyip, büyük kentin keşmekeşinden uzaklaşır. Soluğu doğanın hırçın, rüzgârlı kıyısındaki ücra bir sahil kasabasında alır. Bu göç, acının krallığında yaşayanlarla, hayatın gerçek soylularını buluşturan efsunlu bir hikâyenin kapılarını aralar… Mehmet Eroğlu, mitolojinin ve Antikçağ tragedyalarının kahramanlarını iki katmanda gelişen öykülerle günümüze taşıyor. Bizleri varlığından bihaber olduğumuz hayatlarla tanıştırıyor. Tutkulu âşıkları, budalaları, soyluları, göçmenleri, adalet arayanları anlatıyor. Hem şimdiye hem de geleceğe ait bir edebiyat şöleni sunuyor. Kendi Hayatında Ölme Vakti, insan denilen mahlukun gizli köşelerine, derinlerine usta bir kaptanın kılavuzluğunda yapılan, beş mevsim süren bir kent-deniz yolculuğunun romanı. Yalnızlığın en kışkırtıcı, en büyüleyici hali. “Hayatın, edebiyat serüvenleri gibi görkemli bir sonu olabileceği umudu o kadar da safça bir umut değilmiş…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95877</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc8b2e37-8bae-47f0-8cfd-9a4353e4656d.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzursuz Bir Ruhun Panoraması</image:title>
            <image:caption>Huzursuz Bir Ruhun Panoraması, cumhuriyet döneminin kanonik yazarlarından Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun o verimli huzursuzluğuna aynalar tutuyor. Onun aşka, inkılâba, Batı’ya, kadınlara, mekâna, millete, siyasete, Atatürk’e, dine, Bektaşiliğe ve daha birçok şeye -mesela can sıkıntısına- bakışına tutulan aynalar, bunlar. Bu geniş bakış, cumhuriyet tarihinin zihniyet dünyasında kapsamlı bir keşif turu anlamına geliyor. Yakup Kadri’nin edebi dilini, edebiyatının kaynaklarını ve açılımlarını da ihmal etmeden… Yalçın Çakmak ve Özge Dikmen’in hazırladığı derlemede ayrıca Başak Acınan, Demo Ahmet Aslan, Esra Dicle Başbuğ, Emre Bayın, Murat Belge, Tanıl Bora, Murat Cankara, Funda Şenol Cantek, Hasan Cuşa, Yavuz Çobanoğlu, Deniz Depe, Hakan Kaynar, Erol Köroğlu, Haluk Öner, Mehmet Özden, Barış Özkul, Can Şahin, Burcu Şahin, İbrahim Şahin, Zeynep Uysal, Gaye Belkız Yeter Şahin, Sabanur Yılmaz ve Gül Mete Yuva’nın katkıları yer aldı. “Edebiyatının da yaşıtları, çağdaşlarıyla karşılaştırıldığında bir farklılık gösterdiğini söyleyebilirim. Tam istediği gibi yazabilseydi ne olurdu? Edebiyat açısından daha mutlu sonuçlar üretir miydi? Hep O Şarkı bence bunun mümkün olduğunu gösteriyor. Ama ülkesinin kaderi onu Proust’un değil, Balzac’ın kaptanı olduğu takıma yönlendirdi ve burada Yakup Kadri dışarıdan gelen dürtüklemelerle zaman zaman dozu yükselen milliyetçiliği denetleyebildiği zamanlarda düzeyli bir edebiyat adamı olmayı başardı.” 
MURAT BELGE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95878</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cef78e0e-3368-4975-a62a-27ec1b678c09.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Albümde Dört Mevsim</image:title>
            <image:caption>Edebiyatta 60. yılını geride bırakan Güven Turan’ın Toplu Şiirler (1963-1993) (YKY, 1995) kitabında yer alan; 1991 Yunus Nadi Yayımlanmamış Şiir Kitabı Ödülü sahibi Bir Albümde Dört Mevsim ayrı baskısıyla yayımlandı.

Denize giren at 
çılgın soluğuyla 
dövüyor havayı 
suya dönüşüyor 
yelesi ve kuyruğu 
 
Neyi hatırlatıyor 
kıyıya çıkışı 
 
Bir cambaz 
ipten inen 
Silkindikçe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95879</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff0aaa92-0fc5-4745-a580-2734a4fae0f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Freelance Emek</image:title>
            <image:caption>Freelance Emek, “ofissizleşen” emeği anlatıyor. İnsanları evinden veya istediği yerden, istediği zaman, istediği kişilerle, istediği gibi çalışarak geçimini kazanabileceği fantezisiy- le ayartarak, onlara güya özgürlük vaat eden bir emek rejimi bu. Bu sözüm ona özgürlük, 7 gün 24 saat işe koşulabilmek anlamına geliyor; üstelik “evde” olduğu için hem işveren hem hane halkının gözünde kolaylıkla görünmez hale gelen bir çalışma söz konusu. Freelance’in tasfiye ettiği iş güvencesinin yerine konan “network” (ilişki ağı) bağlantılarının da, aydacı-çıkarcı yapısıyla nasıl yalnızlaştırıcı bir evren kur- duğunu görüyoruz. Kitap, gitgide yaygınlaşan freelance çalışma koşullarının, güvencesizliği katmerlendirirken, neoliberal özgürlük vaadinin hilafına çalışanları suçluluk ve utanç duyguları na sürüklediğini gösteriyor. Fakat bir teslimiyet hikâyesi değil bu; Özlem İlyas, freelance emekçilerin direniş ve örgütlenme tecrübeleri içinden, alternatif bir özgürlük tahayyülünü arıyor. “Neoliberal freelance çalışma koşullarında özgürlük, hem bir önkoşul hem de 2008 krizi sonrası dönemde feragat edilmesi beklenen güvenceler karşılığında vaat edilen bir arzu nesnesidir. (...) Kısacası, ‘iyi hayat’ın ne olduğunun yeniden tanımlandığını söyleyebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95880</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021de02c-fa04-4a29-a96a-2396a7ffea66.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Sığınağı</image:title>
            <image:caption>“Geçmiş, şimdiki zamandan temel bir konuda farklılık gösterir – asla tek yönde akmaz.” 
Daha önce Hüznün Fiziği’nde okuru öykülerin ve zihnin labirentlerinde dolaştıran Gospodinov, son romanı 
Zaman Sığınağı’nda bizi geçmişin labirentine davet ediyor. 
 
Romanın yazarla aynı adı taşıyan kahramanının yolu, geçmişle kafayı bozmuş, sonunda da geçmişte kaybolan gizemli bir karakterle, Gaustin’le kesişiyor. İkisi birlikte, hafızası yavaş yavaş yitip giden insanlar için “geçmiş klinikleri” kuruyor, anılarından geriye kalanları korumak için onlara “zaman sığınakları” sunuyorlar. Ve nihayetinde tüm Avrupa’nın bir geçmiş çılgınlığına kapılmasıyla olaylar çığrından çıkıyor. 
 
“Bizler geçmiş fabrikalarıyız. Canlı geçmiş makineleri, başka neyiz ki? Zaman yiyoruz ve geçmiş üretiyoruz. Ölüm bile çözüm değil. İnsanın kendisi gider ama geçmişi kalır. Sonra tüm bu şahsi geçmiş nereye gider? Tüm o başlayıp tamamlanmamış hikâyeler, terk edilen sevgililer, kesilen ve kanamaya devam eden ilişkiler nereye gider?” 
 
Zaman, yaşlılık, ölüm, hafıza, bireysel ve toplumsal geçmişler üzerine hem oyunbaz ve yaratıcı hem de dokunaklı ve derinlikli bir tefekkür olan bu romanı tüm edebiyatseverlere tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95881</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98f0bb44-efc3-4cb3-9acc-459a3a8bc47a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Madenci Yürüyüşü</image:title>
            <image:caption>Akın Bakioğlu, Türkiye işçi sınıfı hareketinin tarihindeki şüphesiz en “büyük” olaylardan biri olan 1991 madenci grevini ve Ankara’ya doğru çıkılan uzun yürüyüşü anlatıyor. Büyük Madenci Yürüyüşü, trajik bir cephesi de olan bu büyük direnişi, işçi sınıfının kendini inşa etme deneyiminin kurucu bir anı olarak resmediyor. Bu hikâyeyle özdeşleşen sendika önderi Şemsi Denizer’in portresiyle birlikte… Bir işçi havzası olarak Zonguldak’ın emek tarihindeki yerini hatırlatan Büyük Madenci Yürüyüşü, aynı zamanda bu büyük grev ve yürüyüşün Zonguldak’ta bıraktığı etkilerin izini sürüyor. “Yazar… sendika tabanında 1991’i örgütleyenlerin, Zonguldak’tan başlayan Ankara yürüyüşüne katılanların sesine kulak vererek grevin ve yürüyüşün arka planını, hayatın içinden bakarak anlayabilme, açığa çıkarabilme ve anlatabilme yolunu seçmiş… Tabanda direniş fısıltılarını yayan ve geçmişteki ‘tabanın sesi’ hareketinin devamı sayılabilecek işyeri birim komitelerinin direnişin örgütlenmesindeki, Zonguldak sokaklarındaki ilk yürüyüşlerin, grevin, Ankara yürüyüşünün kotarılmasındaki etkisi kitapta tanıklıklara dayanılarak ele alınmış, anlatılmıştır.” CAN ŞAFAK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95882</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e82cbec9-8f3f-42fb-bb8e-953f292fec9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihsiz On Bir</image:title>
            <image:caption>Saçma sapan sakatlıklar... 
Tuhaf hastalıklar... 
İptal edilen maçlar... 
 
Bu takım “talihsiz on bir” lakabını gerçekten hak ediyor! 
Azizler futbol takımı için bu sezon her şey ters gitmektedir. Stanley’nin takım arkadaşları bu tersliğin nedenini sonunda keşfettiklerine inanır: Takımları lanetlenmiştir! Ama oyuncuların lanetten kurtulma çabaları her şeyi daha da kötü hale getirir. Artık futbolu bırakma noktasına gelmişlerdir. Ancak Stanley duruma müdahale eder; şimdi hayatının en önemli serbest vuruşunu kullanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95883</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4483d499-3292-4840-aeea-8a39f743bb9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı İslâm&apos;ı Çok Sevmişti</image:title>
            <image:caption>Nuray Mert, Batı İslâm’ı Çok Sevmişti-Batı’nın İslâm Siyasetleri ve İslâmcılık’ta, tarihsel-siyasal süreçleri göz ardı etmeden, yalnızca Müslümanların yaşadığı topraklarda değil, aksine ve özellikle Müslümanların yaşadığı topraklar dışında İslâm’ın nasıl İslâmcılığa dönüştüğünü soruyor, bunda Batı’nın rolüne odaklanıyor. Bu çerçevede özellikle Birinci Dünya Savaşı sonrasında Nazilerin İslâm’ı siyasette nasıl kullandıklarını; Soğuk Savaş döneminde bir “komünizmle mücadele” aracı olarak İslâm’a nasıl şekil verildiğini; “tarihin sonu”nda siyasal İslâm’ın seyrini ve son olarak, Arap Baharı’nda İslâm ve demokrasi, “iyi Müslüman”, “kötü Müslüman” kavramlarını inceliyor, Batı’nın Müslüman toplumlara bakış açısını, yürüttükleri İslâm siyasetleriyle izah ediyor.

İslâmcılığın tarihsel seyrini ulus aşırı düzlemde ele alan kapsamlı ve titiz bir inceleme…

“[…] İslâmcılık ideolojisinin (daha doğrusu ideolojilerinin), ‘İslâm’ın siyasal dili’ değil, dinin tarihsel-siyasal kodlamalardan biri olduğunu dikkate almadığımız sürece, bu ideoloji(ler)in, din referanslı otantiklik iddialarını teyit etmiş oluruz. Diğer bir deyişle, İslâmcılığın ‘din’in/dindarlığın temsili olduğu şeklindeki apolitik tanımı benimsemiş oluruz. Bu çerçevede, İslâmcı ideolojiler, meselelerinin din olduğu iddiası çerçevesinde, kendini mevcut siyasal kavram ve tartışmaların dışında/üstünde takdim ederken, dinî açıdan yürütülen İslâmcılık eleştirilerinin pek çoğu da İslâmcılığı sorgulamayı dinsel/kültürel alana sıkıştırır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95884</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b118988c-d297-4581-a2d4-95b42b0e0b76.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Ozi&apos;nin Boş Vakti</image:title>
            <image:caption>Tavşan Ozi merak ediyordu: Acaba “boş vakit” ne demekti? Bunu saatçi dedesine sordu. Dedesi ise onu manava gönderdi, manavın buna verecek iyi bir cevabı olabilirdi. Ancak Ozi bütün günü manavdan pastaneciye, oyuncakçıdan kitapçıya pek çok esnafın yanına uğrayarak ve dolu dolu geçirdi.  
Peki boş vakit neydi? 
 
Tavşan Ozi’nin Boş Vakti Cem Kızıltuğ’un yazıp resimlediği tatlı bir mahalle hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95885</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49973793-d1cc-4eb8-a74e-63ee34c7849d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eren Keskin</image:title>
            <image:caption>“Solcu bir işkence mağdurunu savunurken bölücü örgüt üyesi, türbanlı kızın hakkını savunurken irticacı, travestiyi savunurken ahlâk düşmanı ilan edilirler. Bir yere kaçmazlar. Hep burada, inadına vahşetin menzilinde dikilirler.” 

Yıldırım Türker’in Keskin Bir Hayat’ın önsözünde çizdiği bu “insan hakları savunucusu” portresi, herkesten çok Eren Keskin’e uyuyor. 

Bircan Değirmenci’nin çalışması, Eren Keskin’in insan hakları mücadelesinin her cephesinde süren hayat hikâyesini kat ediyor. Mutlu bir çocukluk geçirmenin armağanıyla başlayan, bütün mağdurlarla dayanışmanın, her haksızlığın, insan onurunu zedeleyen her şeyin karşısına dikilmenin sorumluluğuyla yaşanan bir hayat… Faili meçhul cinayetlerden, katliamlara, cinsel şiddet görenlere, Ermeni meselesine, “herkesin avukatı” olma bilinciyle yürütülen bitimsiz bir hakikat ve adalet uğraşı… Baskılar, karalamalar karşısında dostluklarla sağalarak… 

Eren Keskin’in “insanlık kahramanlığına” örnek hayat hikâyesini sunan Keskin Bir Hayat, aynı zamanda Türkiye insan hakları hareketinin yaklaşık otuz yıllık bir döneminin muhasebesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95886</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff5f1a7-4f37-4342-98da-a7b327003a41.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Peri Kayağa Gidiyor - Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 36</image:title>
            <image:caption>Karböceği Yıldız arkadaşlarını kayağa götürüyor. Hatta kaymayı bilmeyenlere seve seve öğretebileceğini söylüyor. Ama Kelebek Peri daha önce hiç kaymadığını söylemeye çekiniyor. Herkes sırayla tepeden aşağı kaymaya başladığında Peri de peşlerinden gidiyor. Peki Peri nasıl duracak dersiniz?  Neyse ki ormandaki dostlar Peri’nin hep yanında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95887</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5639f1db-0b2f-41f0-88fd-e97c07ed9526.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kalpli Küçük Tavşan</image:title>
            <image:caption>Yeni Bir Dünya Kuralım! 
Türkçeye ilk kez kitabı çevrilen Fransız yazar Michael Escoffier 1970 yılında doğdu. 
Eşi ve iki çocuğuyla Lyon’da yaşayan yazar, İyi Kalpli Küçük Tavşan kitabında kaderine karşı koyan ve böylece bütün tavşan kardeşlerinin kaderini değiştiren ince düşünceli, zeki ve sevimli bir tavşanın hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95888</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aec3181f-e730-4fa8-a5dc-978f1768efa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Babaannem Kime Benziyor</image:title>
            <image:caption>Ali resim yapmayı, hayvanları ve babaannesini çok seviyordu.
Babaannesi ona masal anlatırken hayvan taklitleri yapıyor; keçi gibi meliyor, kedi gibi miyavlıyor, takma dişlerini takırdatarak çok üşümüş bir penguen bile oluyordu!
Bir sabah, “Dede, babaannem kime benziyor” diye sordu.
Uzun kulaklı bir tavşana mı, bir kediye mi, yoksa bir bülbüle mi?
Hayat dolu çizgileriyle çocuklar için büyülü dünyalar yaratan Feridun Oral’dan rengârenk, sımsıcak bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95889</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aff482af-d30d-4127-93d7-77b9b4e52ad8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bekçi Amos&apos;un Hastalandığı Gün</image:title>
            <image:caption>Hayvanat Bahçesi’nde çalışan Amos MCGee, sevgili dostları fil, kaplumbağa, penguen, gergedan ve baykuşa daima zaman ayırırdı. Bir gün hastalanınca işe gidemedi ama evde perişan halde yataktan çıkamazken beklenmedik misafirler kapısını çaldı. Roller tersine dönmüştü, dostları onu ziyarete gelmişti.

Philip C. Stead’in yumuşak bir dille yazdığı Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün kitabı, arkadaşlık ve kendini başkalarına adama üzerine sıcak bir hikâye anlatıyor.
Kitabı resimleyen, yazarın eşi Erin E. Stead ise etkileyici çizimleriyle hikâyeye bambaşka bir boyut kazandırıyor.
Philip C. Stead bu kitabıyla 2011’de Caldecott Madalyası’yla ödüllendirildi.

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün, ayrıca 2010’da New York Times tarafından En İyi Resimli Kitap, Publishers Weekly tarafından 2010’un En İyi Çocuk Kitabı seçildi.Yazar Creawed Tuna Fish and Peas on Toast [Ekmek üstüne kremalı tonbalığı ve bezelye] kitabını da hem yazdı, hem resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95890</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c75c9d66-a16a-4569-b7de-ea8437802d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>HİÇ UYKUM YOK!!! 
Bütün yediuyurlar kış uykusuna hazırlanmaktadır ama minik yediuyurun hiç uykusu yoktur. Annesinin sözü kulaklarında çınlamaktadır: “... uyuyamayan bir yediuyur gerçek bir yediuyur değildir!” 
Minik yediuyurun yardımına koşan hayvanlar da birer birer uykuya dalarlar, ama o hâlâ uyanıktır! 
 
Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikâyesi, uykuya dalamayan bütün çocuklar için harika bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95891</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/620063fb-b228-4cca-b435-c1e64cbeca78.jpg</image:loc>
            <image:title>Nibelung&apos;lar Destanı</image:title>
            <image:caption>Ortaçağ Alman yazınının başyapıtlarından ve Avrupa kültürünün temel taşlarından biri olan Nibelung’lar Destanı, Türkçede ilk kez tam metin halinde yayınlandı. Destan, bize ulaşan metniyle, tıpkı İlyada’yı “yazan” rhapsod (türkü dikicisi), Bey konaklarında ağırlanan saz çalıcı ozan gibi biri tarafından 1200’lü yıllarda üretilmiş. Adı bilinmeyen bu kişinin, bugünkü Avusturya topraklarında bulunan sarayların, şatoların birinden ötekine gidip gelen bir ozan olduğu sanılıyor. Günümüze ulaşmış, özgün metni içerdiği kabul edilen elyazmaları, Orta Yüksek Almancayla kaleme alınmış. Çevirmen Bilge Umar da, hem bu metinden günümüz Almancasına Felix Genzmer’in yaptığı çeviriyi, hem de yine aynı metinden İngilizceye A. T. Hatto’nun düzyazı biçiminde yaptığı çeviriyi esas aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95892</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0941fb6d-efad-4193-a217-8f58ad7a2d6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele’de İaşe Meselesi</image:title>
            <image:caption>Millî Mücadele öncesinde Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sebebiyle halk perişan bir vaziyette bulunmakta yeni bir savaşı kaldıracak güce sahip görünmemektedir. Ayrıca kaynakların çoğu tüketildiğinden yapılacak bir savaşta en büyük problemlerden birisi ordunun yedirilip içirilmesi, beslenmesi yani iaşesi olacaktır. Ordu terhis edilmiş, Doğu Anadolu’daki mevcut bir askeri birlik istisna düzenli bir ordudan bahsetmek mümkün görünmemektedir.

Mustafa Kemal Paşa, Nutuk’ta ülkenin içerisinde bulunduğu durumu; “1335 senesi Mayıs’ın 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-ı umumiye: Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumi’de mağlup olmuş, Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiş, şeraiti ağır bir mütarekename imzalanmış…” sözleriyle özetlemektedir.

Millî Mücadele’nin hangi şartlar altında gerçekleştiğini ortaya koymak ve sonraki nesillere aktarmak hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Elinizdeki çalışma bu görev ve sorumluluk ile hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95893</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d1a82b-0d61-4cc6-9ed4-aac536480890.jpg</image:loc>
            <image:title>Nakşidil Valide Sultan Vakıfları</image:title>
            <image:caption>Vakıf kurumu, hayır işlerinin ve kamu faaliyetlerinin yürütülmesinde genel olarak İslam toplumlarında özelde ise Osmanlı İmparatorluğu’nda yaygın ve etkin bir kurum olarak -kültürel, ekonomik, politik ve sosyal alanlarda- birçok araştırmanın konusunu teşkil etmektedir.
Tahta bulunan padişahın başta annesi, hanımları, kızları ve kız kardeşleri imparatorluğun birçok yerinde kurmuş oldukları vakıflar aracılığıyla hem kendi dönemlerinde hem de vefatlarından sonra hayırseverlikle yâdedilmeyi başarmışlardır. Vakıf geleneği, 20. yüzyıl başına yani imparatorluğun sonuna dek süren bir gelenek olarak devam etmiştir.
Bu çalışmada, Nakşidil Valide Sultan Vakıfları’nın 19. yüzyılda iktisadî ve sosyal boyuttaki işleyişini, yönetimini, zaman içerisindeki değişim ve dönüşümlerini vakfa ait arşiv belgelerine dayanarak ortaya konulması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95894</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1362f6c-a4dd-484f-a2f3-1de5b99a7ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünün Sonu</image:title>
            <image:caption>Modernizm yükselirken, ölümsüz tanrıları tahtlarından indireceği, hatta tahtları yıkacağı görüşü hakimdi. Ancak bugün ortaya çıkan tablo, o tahtlara çok daha kuvvetli tanrıların oturduğu bir dünyadır. Peki modernizm bu iddiasında neden başarısız olmuştur ? Modernizm olgusu bir noktada emperyalizm tarafından ele mi geçirilmiştir. Yoksa başından itibaren Avrupalı beyaz adamın emperyalist motivasyonları tarafından mı üretilmiştir ? Asya’ya ihraç edilen bir sanrıdan mı ibarettir? Modernitenin sonu bir yanılsamanın sonu mu olacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95895</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99b27909-a2fc-4a7e-8f37-a8e00685d5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafamdaki Orman</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar, benim adım Mira. Kanalıma hoş geldiniz. Şaka şaka, tamam, anlatıyorum. Ne yazık ki geçen yıl hastalandım ve o zamana kadar sadece yaşlılar hastalanır sanırdım. Meğer gezegenimizde başka hasta çocuklar da varmış ve bu çocuklar, çok dondurma yedikleri için ya da terli terli su içtikleri için hastanelik olmazlarmış. Kimse bana bunlardan bahsetmemişti. Yetişkinlerin bizden gizlediği meğer ne çok şey varmış… 
Gökçe İspi Turan, okulundan ve arkadaşlarından ayrı kalan, dökülen saçları nedeniyle rahatsız edici bakışların hedefi olan bir çocuğun yaşadığı zorlukların üstesinden nasıl geldiğini mizahi bir üslupla anlatıyor. Çocukça bir meydan okumayı yaratıcılığın iyileştirici gücüyle birleştiren roman, Melike Tan’ın resimleriyle boyutlanıyor. 
Kalbinde  kuşlar, çiçekler, 
ağaçlar barındıran bir çocuğa 
kim kayıtsız kalabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95896</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16b4aa2b-f5d8-4820-95d2-f72cd0f99965.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Adam</image:title>
            <image:caption>lonesco’nun 1973 yılında kaleme aldığı Yalnız Adam’da 35 yaşında, sıradan biri yüklü bir mirasa konar ve iş hayatından elini eteğini çekmeye karar verir. Yeni hayatını düzene koymaya gayret eder, artık bol bol vakti vardır ve boş vakitlerinde geçmişini, geleceğini, yaşadığı anı, hayatı, insanlık durumunu irdeleyerek varlığa ve varoluşa ilişkin içinden çıkılması hayli zor sorgulamalara girişir... 
 
Beckett’le birlikte absürd tiyatronun en büyük iki isminden biri olan Ionesco’nun tek romanı Yalnız Adam varoluşçu edebiyatın önemli metinlerindendir. 
 
“Hekimlerin hasta olduğu aklınıza hiç gelmiyor mu? Kısacık bir ömrümüz olduğunu, hepimizin öleceğini biliyoruz ama hekimler, ölümü düşünüyorsanız, birtakım bunalımlar geçiriyorsanız, kaçıksınız diyorlar. Asıl onları alıp akıl hastanesine kapatmalı. Benim bunları düşünmem normal. Anormal olan, onlar.” 
“Size şöyle patates kızartmalı, güzel bir biftek hazırlatayım, iyi gelir size.” 
“İyi pişsin lütfen.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95897</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/390a959c-719d-4747-b365-4c9a46c00cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Diğer Ev</image:title>
            <image:caption>İnsanlardan uzakta, deniz kıyısında kocasıyla beraber yaşayan bir kadın, resimleriyle hayatını değiştirdiğine inandığı dünyaca ünlü bir ressamı yaz boyunca kalıp çalışması için evine davet eder: Evin yer aldığı gelgit alanının ele gelmez, gizemli manzarasının ressamı da büyüleyeceğini, bu manzaranın resmedilmesiyle hayatının anlamının açığa çıkacağını ummaktadır. Fakat ressamın uzlaşmaz, esrarengiz kişiliği ailenin huzurlu görünen yaşamındaki çatlakları ortaya çıkaracak, bu sessiz mekân hayatla ilgili temel soruların su yüzüne çıktığı ve amansız hesaplaşmaların yaşandığı bir drama sahne olacaktır. 
 
Çerçeve, Geçiş ve Övgü romanlarından oluşan üçlemeyle dünya çapında ilgi gören Rachel Cusk, Diğer Ev’de aile, annelik, kadın özgürlüğü ve erkek ayrıcalığı üzerine bir 
hikâye anlatıyor; sanatçının özgürlüğü, sanatçılardan beklentilerimiz ve bu beklentiler karşılanmadığında yaşadığımız hüsran, sanatın yıkıcılığı üzerine çarpıcı sorular soruyor. 
 
“Cusk fikirlerle ilgileniyor: Nasıl yaşanır, özgürlük ne anlama gelir, kadınlar başkalarının hayatlarının içinde nasıl kaybolurlar? Ortaya çıkan melez form –kısmen roman, kısmen başka bir şey– zamanın ötesinde, kalıcı bir niteliğe sahip.” -John Self, The Times 
 
“Cusk’ın Diğer Ev’de yaptığı şeylerden biri de, ‘zanaat’ ve ‘süreç’ sözcüklerini kullanmayı tercih ettiğimiz bir çağda, sanatçının dehası fikrine eskiden sahip olduğu gizemin bir kısmını iade etmesi.”-Christian Lorentzen, The Times Literary Supplement 
 
“Diğer Ev, sanatı hayat yerine koyduğunuzda neler olabileceği hakkında felsefi bir kitap.” 
-Vulture</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95898</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a2e0683-c501-4ce3-b820-b292b444513f.jpg</image:loc>
            <image:title>Flaubert’in Bir Sonbaharı</image:title>
            <image:caption>Mösyö Flaubert 1875 yılında, 53 yaşındayken, hayatını ele geçiren melankoli ve ölme isteğinden bir nebze olsun uzaklaşmak amacıyla iki aylığına bilim adamı dostu Pouchet’nin yaşadığı Concarneau’nun yolunu tutar... 
 
Alexandre Postel Flaubert’in Bir Sonbaharı’nda yazarın içine düştüğü maddi sıkıntıların, sağlık sorunlarının, yaşadığı uyumsuzluğun, hayal kırıklıklarının ve yazma 
arzusundaki tıkanmanın izinde Concarneau’da geçirdiği sonbahar günlerinin pastoral bir resmini yapıyor: Martılar, kabuk değiştiren ıstakozlar, sardalya sürüleri, teşrih edilen kedibalıkları, pansiyondaki genç hizmetçi kız, döneme damga vuran bilimsel fikirler, akşam vakti pencereden izlenen sokağın görüntüleri ve Konuksever Aziz Julien Efsanesi’nin doğum sancıları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95899</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21835879-eb6c-4aae-a381-a6628adf0974.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Branşlarıyla Cimnastik</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1: Cimnastiğe Giriş 
 
Bölüm 2: Herkes İçin Cimnastik 
 
Bölüm 3: Artistik Cimnastik 
 
Bölüm 4: Ritmik Cimnastik 
 
Bölüm 5: Trampolin Cimnastik 
 
Bölüm 6: Akrobatik Cimnastik 
 
Bölüm 7: Aerobik Cimnastik 
 
Bölüm 8: Parkur 
 
Bölüm 9: Cimnastiğin Diğer Branşlari 
 
Bölüm 10: Cimnastik Sporunun Yönetimi Ve Organizasyon Yapisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95900</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7a3226-0fb7-4076-8205-7bfb988a5116.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütlerde Kraliçe Arı Sendromu ve Kraliçe Arılarla Başa Çıkma Yolları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: GEÇMIŞTEN BUGÜNE KADINA YÖNELIK OLUMSUZ TUTUMLAR 
                     KADINA YÖNELIK OLUMSUZ TUTUMLARIN BAŞLICA SEBEPLERI 
                     İŞ DÜNYASINDA CINSIYET AYRIMCILIĞI 
                     İŞ DÜNYASINDA KADINLARA YÖNELIK ÇEŞITLI AYRIMCI             UYGULAMALAR 
                     İŞ DÜNYASINDA CINSIYET AYRIMCILIĞININ SONUÇLARI 
 
BÖLÜM 2: KRALIÇE ARI SENDROMU NEDIR? 
                    KRALIÇE ARI SENDROMUNUN TEMEL ÖZELLIKLERI 
                    KRALIÇE ARILARIN YAYGIN DAVRANIŞSAL ÖZELLIKLERI 
                    KRALIÇE ARILARIN YAYGIN PSIKOLOJIK ÖZELLIKLERI 
                    KRALIÇE ARILARIN YAYGIN GÖRSEL ÖZELLIKLERI 
 
 
BÖLÜM 3: KRALIÇE ARILARLA NASIL BAŞA ÇIKILIR? 
                    KRALIÇE ARI SENDROMUNA TEPKILER 
                    KRALIÇE ARILARLA BAŞA ÇIKMA YOLLARI 
 
BÖLÜM 4 : ÖRNEK OLAYLAR (MAĞDURLAR ANLATIYOR)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95901</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04ae5b38-b55a-43d1-8c7d-21a359e60a77.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Öğrencilerinin Genetiği Değiştirilmiş Organizmalara Yönelik Tutumları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: FREKANS ANALİZLERİ 
 
BÖLÜM 2: ATATÜRK ÜNİVERSİTESİNDEKİ ÖĞRENCİLERİN GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALARA (GDO) GÜVENİLİRLİK DÜZEYLERİ İLE İLİŞKİLİ FAKTÖRLERİN ARAŞTIRILMASI 
 
BÖLÜM 3: SIRALI LOJİSTİK REGRESYON YÖNTEMİ YARDIMIYLA ÖĞRENCİLERİN GDO’LU ÜRÜNLERE GÜVENİLİRLİK DÜZEYLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN ARAŞTIRILMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95902</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8c12461-29fc-47f6-89b9-d224c55d39d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahara Bir Hediye</image:title>
            <image:caption>Maveraünnehir’den Karaorman’a Sayan Dağları’ndan Sina Çölü’ne uzanan bir coğrafyada Buhara’dan İstanbul asitanelerine, Japon mabetlerine, Ortadoğu peygamber anlatılarından 20. yüzyılın büyük kavgalarına uzanan bir coğrafya ve kültür atlasında her romanında okuru şaşırtan bir dünya kuran Ömer F. Oyal son romanında ruhun karanlık bölgelerine çentik atıyor. 
 
Bahara Bir Hediye saplantının ilmek ilmek işlendiği, sıra dışı bir aşkı anlatan sürükleyici bir takıntı kitabı. 
 
TADIMLIK 
“Firdevs koca Buda heykelini çevreleyen üstü kapalı galeride bir yerde oturuyor olabilir. Orada da hava kapalı olabilir, yağmur çiseliyor olabilir. Arkasında bir yerden, biraz uzaktan onu seyrediyorum. Körfez görünmüyor. Firdevs körfez tarafına sırtını dönmüş ve orada olduğuna inanamıyor. Elini uzatsa heykele dokunabilecek kadar yakında olduğuna inanamıyor. Firdevs heykele dokunmak gibi bir densizlik yapmaz. Aradaki mesafeyi korumaya özen gösterir. Öylece seyretmekle yetinir. Onca ertelemeden sonra hayal ettiğimiz yere vardığımızda önce orada olduğumuza kendimizi inandırmamız gerek. Bu eller, bu gövde ve bu gözler şimdi buradalar, sırtımı dayadığım taş burada ve sırtım burada diye tekrarlamak gerekir. İçime çektiğim hava buraya ait ve ciğerlerim buranın havasını işliyor, kanım buranın havasıyla tazeleniyor. Bunları birkaç kez tekrarlamak gerek. Firdevs de tekrarlıyor. Tekrarlama, mekânı yavaşça bizim kılar. Buna artık vuslat diyebiliriz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95903</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41396747-c633-4c1c-a10c-2064e06e7780.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecikmeye Övgü</image:title>
            <image:caption>Çağımızın hastalığı: Zamansızlık, her yere ve her şeye geç kalma korkusu... Oysa geç kalmak iyidir. 
 
Hélène L’Heuillet Gecikmeye Övgü’de çocuklukta ısrar etmek, uykusuzluk, annelik, çalışma yaşamının katı kuralları gibi olgular üzerinden zaman(sızlığ)ın hissedilen yüzlerini tasvir ediyor ve hayatı daha iyi anlamak için geç kalmaya davet ediyor bizi. 
 
“Geç kalmak tam bir saplantıya dönüştü. Öyle ki her şey bizi erkenciliğe sürüklüyor. Günümüzde çocuklar bile çocukluktan çıkmak için acele etmeliler; hızlı gitmeliler – okumayı hızlıca öğrenmeli, hızlıca ‘temel bilgilere hâkim olmalı’, oradan oraya hızlı gitmeliler. ‘Erken gelişen’ bir çocuk sahibi olmak bütün ebeveynlerin hayali. Ama yaygınlaşan erken gelişmişlik, giderek daha sık görülen erken ergenlik ve erken menopoz olarak da kendini gösterdiğinde oturup ağlıyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95904</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ae5246-8bb9-49c9-b355-5a1676e20682.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim ve Teknoloji Politikaları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: BEŞERİ SERMAYE, TEKNOLOJİ VE EKONOMİK BÜYÜME: ARDL SINIR TESTİ YAKLAŞIMI 
 
BÖLÜM 2: SAĞLIK TEKNOLOJISI YATIRIMLARININ DOĞUMDA BEKLENEN YAŞAM SÜRESINE ETKILERI: OECD ÜLKE ÖRNEKLERI 
 
BÖLÜM 3: BRICS-T ÜLKELERİNDE İNOVASYON GÖSTERGELERİ-DIŞ TİCARET İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM 4 : AKILLI UZMANLAŞMA STRATEJİSİ VE TÜRKİYE’DE BÖLGESEL DÜZEYDE UYGULAMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
 
BÖLÜM 5 : NFT İKTİSADİ BİR BALON MU YOKSA DİJİTAL VARLIKLARIN GELECEĞİ Mİ? KRİPTO PARALARIN ARDINDAN HIZLA BÜYÜYEN NFT PİYASALARI 
 
BÖLÜM 6 : ENDÜSTRİ 4.0 VE DIŞ TİCARET İLİŞKİSİ 
 
BÖLÜM 7 : YAKINSAMA HİPOTEZİ KAPSAMINDA BEŞERİ SERMAYENİN GELİŞİMİ: TÜRKİYE VE G7 ÜLKELERİ ÖRNEĞİ 
 
BÖLÜM 8 : İRLANDA ULUSAL İNOVASYON SISTEMINE İLIŞKIN BIR DEĞERLENDIRME 
 
BÖLÜM 9 : KENTSEL İNOVASYON KAPASİTESİ VE AKILLI KENT YAKLAŞIMI 
 
BÖLÜM 10 : SAĞLIK HIZMETLERINDE DIJITAL DÖNÜŞÜM ÜZERINE KAVRAMSAL BIR ÇERÇEVE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95905</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdab3dfc-cfed-4249-b37b-46072ef64c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dezavantajlı Göçmenlerin Uyumuna Yönelik İstihdam Politikaları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: Emek Piyasasına Kavramsal Bir Yaklaşım 
 
BÖLÜM 2: İstihdam ve İstihdam Politikaları 
 
BÖLÜM 3: Göç ve İstihdam 
 
BÖLÜM 4 : Göç, Göç Türleri ve Kuramları 
 
BÖLÜM 5 : Çalışma İzni Düzenlemeleri Farklı Olan Yabancılar 
 
BÖLÜM 6 : Göç Kuramları 
BÖLÜM 7 : OECD Ülkelerinde Emek Piyasasında Kadın Göçmenlere Yönelik İstihdam Politikaları 
 
BÖLÜM 8 : OECD Ülkelerinde Genç Göçmenlere Yönelik İstihdam Politikaları 
 
BÖLÜM 9 : Engelli Göçmenlere Yönelik İstihdam Politikaları 
 
BÖLÜM 10 : İş Gücü Piyasasında Göçmenlere Yönelik Ayrımcılık 
 
BÖLÜM 11 : Ekolojik Kriz ve İklim Değişikliği Kaynaklı Göçün Hannah Arendt’in Yurttaşlık ve Vatansızlık Düşüncesi Bağlamında İncelenmesi 
 
BÖLÜM 12 : İş Gücü Piyasasında Endüstri 4.0 ve Beyin Göçü Olgusuna Dair Bibliyometrik Analiz Yöntemi 
 
BÖLÜM 13 : Türkiye’de Kadın Göçmenlerin İstihdamı: Zorluklar ve Eşitsizlikler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95906</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4a20ff-fde3-488c-a2cf-603c3ac46554.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketici Tercihi ve Ekmek İsrafı</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: ARAŞTIRMANIN ÇERÇEVESİ 
 
BÖLÜM 2: EKMEK TÜKETİMİ VE EKMEK İSRAFI 
 
BÖLÜM 3: ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ 
 
BÖLÜM 4 : ARAŞTIRMA BULGULARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95907</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c885e8f-1954-490e-872e-3722dbb52882.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırklareli Kent Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>·         Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kırkkilise (Krklareli) 
·         20. Yüzyıl Başlarında Balkanlardan Göç Hareketleri ve Kırklareli’ne Sosyo-Ekonomik Etkileri 
·         Şeb-i Yeldâda Kalmış Bir Ömür: Mehmed Bahâeddin (Özkan) ve Hurde-i Eş’âr Üzerine 
·         Krklareli’nde Göç Hareketlerinin İtme-Çekme Kuram Çerçevesinde İncelenmesi 
·         Uluslararası Öğrencilerin “Gıda Neofobisi” ve Yeme Alışkanlıkları: Kırklareli Örneği 
·         Kentsel Büyümenin Getirdiği Mekân Değişimi:Kırklareli Yayla Mahallesi’ndeki Roman Mekânının ‘Sıfırdan Zirveye’ Yolculuğu 
·         Krklareli’nde Kültürel Mirasın Yaşatılması: Geçmişten Günümüze Pehlivanköy Pavli Panayır 
·         Krklareli Merkezinde Düzen İmgesi Olarak Bağlıca Deresi 
·         Çeşitli Sosyo-Ekonomik Göstergeler Bağlamında Kırklareli&apos;nin Gelişmişlik Düzeyi 
·         Kırklareli İli İstihdam Yapısının Analizi 
·         Gelir Bölüşümü, İstihdam ve Yoksulluk Açısından Perakende Zincir Marketlerin Kent Ekonomisine Etkisi 
·         Kırklareli’nin Yenilenebilir Enerji Potansiyeli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95908</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd079b5-f51e-4fef-b6fa-d78ef7c0dda7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültür Turizmi Motivasyonları</image:title>
            <image:caption>·         Kültürel Miras Turizmi ve Motivasyonları 
·         İnanç Turizmi ve İnanç Turist Motivasyonları 
·         Hüzün Turizmi ve Hüzün Turist Motivasyonları 
·         Etnik Turizm ve Etnik Turist Motivasyonları 
·         Gastronomi Turizmi ve Gastro Turist Motivasyonları 
·         Festival Turizmi ve Festival Motivasyonları 
·         Şehir Turizmi ve Motivasyonları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95909</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15fc598a-e4c2-4b6a-b859-6f863f4135e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Noel Günleri</image:title>
            <image:caption>Evimde ağaç var. Işıldayan bir ağaç. Her kim getirdiyse
süs ışıklarından anlıyormuş ama mesele bu değil. Tavuğu,
pirinci ve kaju fıstıklarını yedim, kayısıları bıraktım.
Ağacın ışıklarını kapatabilirdim. Onun yerine oturup
seyrettim. Bayan Noblovsky’nin kâhin votkasından dört
kadeh yuvarlayınca ağacı neredeyse sevmeye başladım.
Kendimi önümüzdeki Noel’de buna benzer bir şey satın alırken hayal edebiliyordum.
 
İngiliz edebiyatının yaşayan en önemli ve sıradışı isimlerinden
olan Jeanette Winterson, bu kez Noel sezonu için yazdığı öykülerle
karşımızda. Yılın bu döneminde damakları şenlendirecek on iki
tarifini de paylaşırken, anlattığı on iki Noel öyküsündeyse o yaratıcı
ve cüretkâr edebiyatını konuşturuyor. Altın burunlu bir eşekten
kardan bir anneye, neşeli ruhlardan perili bir eve dek, her biri
diğerinden şaşırtıcı bu masalları okurken zamanın yavaşladığını
hissedecek ve “Wintersonvari”, büyüleyici bir Noel haftasının içine
çekileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95910</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e579fd3d-5746-40c7-97a6-28df4fc2fcd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Ekonominin Bağışıklığı</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: Her Şey 2007’de Başladı 
 
BÖLÜM 2: İkinci Perde: Avrupa Borç Krizi Sahnede 
 
BÖLÜM 3: Bitmeyen Sorunlar 
 
BÖLÜM 4: Anomaliler 
 
BÖLÜM 5: Derin Durgunluk 
 
BÖLÜM 6: Krizin Yeni Adı: COVİD-19 
 
BÖLÜM 7: İlk Etkiler – İlk Adımlar 
BÖLÜM 8: Neleri Göz Ardı Ediyoruz? 
 
BÖLÜM 9: Küresel Risk ve Fırsatlar 
 
BÖLÜM 10: Bundan Sonra Neler Olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95911</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be95308-af73-4ba5-8f41-5170e6931aeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperestler - Düşler Alemine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>SEN DE BİR HAYALPEREST OLMAK İSTER MİSİN?
 
 
 
Gizli kapılara ya da sihirli sözcükleregerek yok.
Bir tutam hayal gücü gitmek istediğin her yere ulaştırır seni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95912</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34f383f7-b0bf-4d5e-adf6-16bf34df0197.jpg</image:loc>
            <image:title>Şüphenin Tarihi</image:title>
            <image:caption>DÜŞÜNCE DÜNYAMIZDA “DAHA FAZLASINI BİLME” KIVILCIMININ PARLADIĞI İLK ANDAN BUGÜNE
FELSEFENİN ÖYKÜSÜ
 
İnsanı diğer türlerden ayıran en önemli özelliğin düşünme yetisi olduğunu bilsek de bu meziyeti temel alan “felsefe” kavramıyla daima mesafeli bir ilişkimiz olmuştur. Peki, esasen attığımız her adımda bir izi olan bu disiplini araştırma ya da hayatımıza uygulama gayretinden geri durmamıza sebep nedir?
 
Dünyayı Değiştiren Düşünürler adlı kapsamlı felsefe tarihi serisiyle tanıdığımız Sadık Usta, olabilecek en yalın dille insanlığın düşünce tarihini anlatmaya koyulduğu bu yeni seride akla takılan tüm soruları yanıtlıyor. Zihinde şüphe kıvılcımlarının ilk belirişinden bugüne, benzersiz bir öyküyü kaleme alırken felsefe kürsülerinin korkutucu dilinden fersah fersah uzakta durarak okurla müthiş bir sohbete koyuluyor.
 
Kitabın sayfaları arasında kaybolmadan önce, yazarın hepimizin bilmesini istediği önemli bir mesajı var, büyük bir zevkle iletiyoruz:
 
Herkes felsefe öğrenebilir; herkes felsefeci ve hatta bazılarımız filozof da olabilir. Bunun için çok şeye gerek yok; sadece sorgulamak, araştırmak, merak etmek, derinlemesine okumak, mevcut durumu eleştirmek ve her anlatılana kanmamayı öğrenmek yeterlidir. Bu yüzden bu kitap, en başta gençlere ve sonra da felsefeye ilgi duyan her yaştan insana yönelik yazılmıştır.
 
Eğer felsefenin günlük yaşamda ne işe yaradığını bilmek, felsefi-düşünsel merakınızı gidermek, düşünme yönteminin yasalarını kavramak istiyor ya da felsefe yapmanın ne olduğunu merak ediyorsanız bu kitap size göredir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95914</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2952500-62f5-4433-908d-18da2f722346.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Koşulda Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Hiç şüphesiz anne-babalar olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmek, çocuğumuzun gelişimini hakkıyla desteklemek isteriz. Ama bazen size de her şey biraz fazla karışık gelmiyor mu? Her Koşulda Ebeveynlik bilgi kirliliğinin çok olduğu bir konuda, çocuk yetiştirme konusunda merak edilenleri en yetkin ağızdan anlatıyor.
 
• Çocuğun gelişiminde mizacın nasıl bir yeri var?
• Okul başarısı nedir, nasıl desteklenir?
• Kaygılı mizaç ile kaygı bozukluğu arasındaki fark nedir?
• Duygu kontrol becerisi nedir?
• Otoriter ebeveynlik neden sakıncalı?
• Ebeveynlikte doğru bilinen yanlışlar neler?
• Dikkat dağınıklığında artış görülüyor mu?
• Özdenetim becerisi nasıl gelişir?
•  Çocukluktan sonraki dönemlerde değişim ne kadar mümkün?
 
Çocuk psikolojisi ve gelişimi üzerine yaptığı bilimsel ve uygulamalı çalışmalarıyla tanınan psikolog Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk ile felsefe ve din bilimleri alanındaki çalışmaları ve Aklımdaki Sorular isimli televizyon programı ile bilinen Doç. Dr. Emre Dorman’ın keyifli sohbeti, çocuk yetiştirirken bilmeniz gereken önemli bilgilerin tek tek altını çiziyor. Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk güncel psikoloji bilgisi ile çocuk gelişimine dair merak edilen konulara sade ve anlaşılır bir dille ışık tutuyor.
 
Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk, çocukluk ve ergenlikte bilişsel-sosyal-duygusal gelişim, mizaç-kişilik, psikolojik sağlamlık, ebeveynlik ve mizaca uygun çocuk yetiştirme alanlarında uzmanlaşmıştır. Gelişimsel psikoloji profesörü ve klinik psikolog olan Selçuk, çalışmalarında, çocuk ve gençlerin psikolojik sağlığına ve gelişimine etki eden ebeveyn tutumlarını ve diğer çevresel unsurları inceliyor, bu konularda seminer ve eğitimler veriyor.
 
Ayşe Bilge Selçuk’un insan doğası ve gelişim süreçleri üzerine kaleme aldığı ilk kitabı İnsan Her Koşulda 2019 yılında yayımlandı. Bilimsel dergi ve kitaplarda yer alan çok sayıda yayını ve kongre konuşmasının yanı sıra Ana-Babalık: Kuram ve Araştırma kitabının editörlerinden. Çocukların psikolojik gelişimi ve sağlığına yönelik araştırmaları sebebiyle Ayşe Bilge Selçuk’a 2015-2018’de Queensland Üniversitesi tarafından Onursal Kıdemli Araştırmacı unvanı, 2009 yılında Prof. Mustafa N. Parlar Eğitim ve Araştırma Ödülü verildi. Halen Korto Psikoloji’de psikolog olarak anne-babalar ve ailelerle çalışıyor ve ebeveynlere danışmanlık veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95915</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/293303ac-d1a9-471d-ad44-674469a69c72.jpg</image:loc>
            <image:title>İkimiz</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES çoksatan listesinin bir numarası, Sen’le
başlayan serinin merakla beklenen yeni kitabı İkimiz’de, muhteşem Joe Goldberg soluk soluğa bir aşkla karşınızda!
 
Joe Goldberg&apos;in artık şehirlerle işi bitti. Şimdi şirin bir adada doğaya ve basit bir hayata merhaba demek istiyor. Adanın kütüphanesinde bir iş buluyor ve onunla işte burada tanışıyor: Mary Kay DiMarco. Kütüphaneci.
Joe, bu kez ona kancayı falan takmayacak. Mary Kay’in kalbini tıpkı eski aşklarda olduğu gibi kazanacak. Bekleyecek, ümide kapılacak, bekleyecek, hayal kırıklığına uğrayacak, bekleyecek ve sonunda...
Joe hep oralarda bir yerde olacak. Joe ve Mary Kay zamanla birbirlerinin yaralarını saracak, iyileşecekler; birbirlerini çok sevecek, sonsuza dek mutlu yaşayacaklar. Sonsuza dek mi? Joe aşka hep inandı, inanıyor ve inanacak. Çünkü biliyor ki gerçek aşk sadece onu gerçekten yaşamak isteyenleri bulur. Joe gerçek aşka hazır. Peki ya Mary Kay?
 
Muhteşem Joe Goldberg’in aklından geçenleri okumak her
zamankinden daha zevkli olacak...
 
“Şeytani, çok hızlı ve çok komik.”
—Paula Hawkins, çoksatan Trendeki Kız’ın yazarı
 
&quot;Yılın en çok beklenen kitaplarından biri.&quot;
—Cosmopolitan, PopSugar, Literary Hub
 
“Garip bir zevk... Serinin hayranları İkimiz’i bir solukta bitirecek.”
—Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95916</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef5c1aa6-8906-425c-a8a4-e9172971e06d.jpg</image:loc>
            <image:title>Rowley’nin Müthiş Korku Hikayeleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>El fenerini al, yorganının altına gir ve Rowley Jefferson’ın
son derece şaşırtmacalı, sürprizli ve gizem dolu hayal
dünyasına hızlı bir dalış yapmaya hazırlan! Âdeta bir korku tüneline benzeyen bu kitapta; hayaletler, vampirler, zombiler ve daha pek çoklarıyla buluşacaksın.
 
Rowley’nin korku hikâyeleri seni kahkahalara boğabilir ama dikkat et, gece ışıklar açık uyumak zorunda kalabilirsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95917</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9180f8-8fd8-47d5-9efb-9d6b5b905cd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Wendy Quill Ve Timsah</image:title>
            <image:caption>Herkes bana gülüşümden dolayı “Hırıldayan Kuş” diye seslenir. Çünkü kıkırdamalarımın arasında hırıltılı bir ses çıkarıyorum. Elimde değil. Sadece bir şeyleri komik bulunca böyle sesler çıkarıyorum.
 
 
Fakat gerçek adım Wendy Quill ve bu da benim nasıl
biraz ünlü olduğumu anlatan bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95918</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1711ae3a-3c89-40a7-b7e1-7a88666866b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Wendy Quill’in Evcil Hayvanı</image:title>
            <image:caption>Büyüdüğümde veteriner olacağım fakat annem evin içine
kakasını yapan şeyleri sevmiyor, bu da bir evcil hayvan
sahiplenmeme asla izin vermeyecekleri anlamına geliyor.
Bir tanesine bile. Küçük, minik bir evcil hayvana bile.
 
Bathilda Brown isminde güzel, görünmez, salyalı bir
köpeğimin olduğu doğru. Fakat eğer GERÇEK,
PROFESYONEL BİR VETERİNER olacaksam, gözlerimle
de görebildiğim (hayali olmayan) daha fazla hayvana
ihtiyacım olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95919</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/503c9bd1-e8f7-4bc7-aca6-e8575045ba55.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfırla - Hayata Yeniden Başla</image:title>
            <image:caption>HAFIZANI KAYBET, GERÇEK KİMLİĞİNİ BUL
 
 
SLACKER
Merakla okuyacağınız bir gençlik romanı. Kapağı bir kere açtıktan sonra elinizden düşüremeyeceksiniz.
   SWINDLE Sarsıcı ve sürükleyici bir macera. -Chicago Tribune   UNGIFTED Ezilenlerin ve zorbalığa uğrayanların kazandığını görmek isteyenler için umut verici.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95920</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce203a84-31af-44a8-b6f0-990c700c7234.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik 16 - Tam İsabet!</image:title>
            <image:caption>Okulda yapılan spor seçmelerinde büyük hüsrana uğrayan Greg, spor kariyerinin henüz başlamadan bittiğini düşünüyor.
Fakat annesinin ısrarlarına dayanamayıp spora bir şans daha vermeye karar veriyor ve basketbola yazılıyor.
 
Seçmeleri kötü geçen Greg, artık bir takıma girme şansının olmadığını düşünse de kasabanın en kötü takımında forma giymeye hak kazanıyor.
 
Greg ve takım arkadaşlarının bu sezon boyunca tek maç kazanması dahi olası değil gibi. Ama söz konusu spor olunca her şey mümkün.
 
Bakalım, topu bir kere eline geçiren Greg bu şansı nasıl değerlendirecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95921</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2e544a3-f992-4935-b889-b729fe89c740.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentsel Siyaset</image:title>
            <image:caption>·   Neoliberal kentte yurttaşlık (varsa) ve yurttaş olabilme ihtimalleri, 
·   “Repertuar” kavramı üzerinden kentsel toplumsal hareketler, 
·   Kentsel yoksulluğa eklemlenen kent mülteciliği, 
·   Kentin toplumsal cinsiyet eşitsizliği üreten yönü, 
·   Küreselleşme sürecinde mekânsal farklılaşmanın kentsel varsıllıkla ilişkisi, 
·   Bilişim teknolojilerinin kenti ve ulus-devletleri nasıl bu kadar etkilediği ve 
·   Katılımcılığı esas alan bir demokrasinin içselleştirilmemesi durumunda ortaya çıkan mağdur mekânlar ele alınmıştır. 
 
Toplumsallaşamayan, siyasaya dönüşme sancısı yaşayan kentsel meseleleri gündeme getirmeyi, karartıya dönüşmüş boşluklara ışık tutulması için objektifi kentin göz önünde ama görünmez olan yanlarına çevirmeyi amaç edinerek hazırladığımız bu kitabı, her birimiz üzerine sürekli düşündüğümüz meselelerin kendi yaşamlarımıza değen noktalarının yarattığı daha çok ıstıraplarla ve maalesef daha az olan hoşnutluklarla bağlar kurarak ortaya çıkardık. 

Akademik yazının ihtiyaç duyduğu aydınlanmamış boşlukların, karartıların daha fazla görünür kılınması, ışıkla buluşması ve en azından bir kez daha konuşulması gerektiği yönündeki düşüncemizin bir ürünü olarak yazılarımızı kaleme aldık. Umarız bu yeni olguların kuramsal ve kavramsal şafağı sökerken bizim de aydınlığa bir katkımız olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95922</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f4746d-b0e3-4890-9c3f-ca9b43ad2e85.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 135. Sayı - Yeni Ekonomi Modeli</image:title>
            <image:caption>Hükümetin Yeni Ekonomik Modeli 
Mahfi Eğilmez 
 
Yeni Ekonomik Model: Sonu Belli Bir Macera 
Semih Tümen 
 
Ekonomiye Model Arayışı Sürüyor 
Osman Aydoğuş 
 
Faiz-Döviz Kıskacında Türkiye Ekonomisi 
Özgür Orhangazi 
 
Yuvarlak Masa: Ömer Faruk Çolak, Uğur Gürses, Serdar Sayan 
 
İhracata Dayalı Büyüme Modeli ve Yapısal Sorunlar 
Bayram Ali Eşiyok 
 
Enflasyon, Dış Borç ve Hukuk Reformu 
Sübidey Togan, Selçuk Caner 
 
Ücret Çekişli Talep, Kâr Çekişli Talebe Karşı: Kapsamlı Bir Ampirik Analiz 
Cem Oyvat, Oğuz Öztunalı, Ceyhun Elgin 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Hasan Ersel 
 
Collatz Konjonktürü ve Faiz Paritesi Üzerinden Kur Tahminleri Ne Anlama Gelir? 
Cem Mehmet Baydur 
 
Alman Hiperenflasyonu Mesut (Cemil) Bey’in Hayatını Nasıl Etkiledi? 
F. Kemal Kızılca 
 
Avrupa Birliği Hukukunun Türkiye Yansımaları 
Sema Aksoy 
 
Sürdürülebilirlik ve Karada Yaşam: Türkiye’deki Gelişmeler (BM SKA 15: 2015-2018) Ece Karakeçili, Başak Oflaz, Bengisu Kestir, Elif Gülşah Aslan, Aslı Yağmur Özcan, Kaan Güner Alkan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95923</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80bc13b0-8233-44d0-82c5-252d97661577.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Çağrısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İNTİKAM ÖLENLER İÇİN DEĞİL, ARKASINDA BIRAKTIKLARI İÇİN ALINIR. BELKİ DE BU YÜZDEN 
EN BENCİL DUYGULARDAN BİRİDİR.” 
 
Yıllar önce ortasında kaldığı bir katliamla kurtlarla ve onlarınacımasız dünyasıyla tanışan Ada için esas oyun vakti gelmiştir.Dawson ise henüz çok gençken Yaşlılardan birini öldürmesiyle sonuçlanan görevinin onun tüm hayatını nasıl etkilediğini fark etmiştir. 
 
Remus ve Aleutların ittifakı kırılgan bir dengenin üzerindeyükselmeye başlarken Ada, Doktor unvanıyla tanınan babası içinbir mahkeme kurulması adına çabalamaktadır. Kurtların arasına katılırken ettiğiintikam yeminini ailesinin ölüm yıl dönümündealmak ister ve bunu engelleyebilecek her şey Ada’nın çözmesi gerekenbir soruna dönüşür. Aleut lideri, Lanston’la zor yoldan anlaşmış;tahmin etmediği şekilde liderlerinin farklı bir yüzüyle tanışmıştır. 
 
Bunların yanında Eksen Turu da denen bir eğitim,Gavin’i endişelendirmektedir. Üç haftalığına ormana gönderilen öğrencilerin işini hava koşulları zorlaştırırken Gavin’in eğitmenliği tehlike altındadır. Gavin,öğrencilerinin hayatı ve kendi geleceği için endişe içindeyken babasının Kanada’ya gelmesiyle sürekliertelediği bir yüzleşmeyi gerçekleştirmek zorunda kalır. 
 
Ada, aralarına katıldığından beri ailesine dönüşen arkadaşları içingözünü kırpmadan savaşmıştır. Şimdi ise arkadaşları,tüm amaçlarını gerçekleştirmesini umarak onun yanındamücadele verecektir. Bu tüm kurtları karşılarına almakanlamına gelse dahi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95924</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c992d1d-4b51-47df-89f5-06803f5c6e11.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçı Prenses</image:title>
            <image:caption>Hem kanserle mücadele eden çocuklara yalnız olmadıklarını hissettiren hem de çevresindeki kanser hastası çocuklara nasıl davranacağını bilemeyen herkese yol gösteren cesur bir kız: Savaşçı Prenses! 
 
Kansere yakalanan genç bir kızın zihninden ne gibi düşünceler geçer? Arkadaşları hâlâ onunla takılmak isteyecek mi? Kanserli bir kız futbol oynayabilir mi? Peki ya okul? Ev ödevlerini evde ve hastanede yapmayı nasıl başaracak? Ah, bir de eski hayatına dönebilir mi lütfen? Saçlarının olduğu ve kemosuz bir hayata… 
 
Isabel, kanserle yaşamanın berbat bir şey olduğunu ama bunun onun kim olduğunu değiştiremeyeceğini öğrendi. Ailesi ve arkadaşlarının desteğiyle -buna kendi cesareti ve muhteşem espri anlayışı da eklenince- yan etkilerin de, korkuların da, kemonun da, kelliğin de getirdiği bütün zorlukları atlattı. 
 
Duygu Günkut&apos;un duru çevirisi ve Petek Halman Kara&apos;nın editörlüğüyle Savaşçı Prenses: Kanser ve Kemoterapiyle Mücadele Hikayesi sizi hem gözyaşlarına boğacak hem de hiç beklemediğiniz anlarda gülümsetecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95925</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d4caefc-28e9-4c49-816e-ddeacb00b426.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyun Devrilsin Murtaza</image:title>
            <image:caption>“Ben sadece sanmışım. Bu dünyada beni en güzel o sever. Hiç incitmez. Acırsa bir yerim, gelir öper. Düşersem kaldırır. Yemez yedirir, giymez giydirir, her şeyin en iyisine layık bulur, sanmışım… Sanmak, ne çok yolun giriş iznidir. Sanmak ne çok oyununun yer biletidir. Sanarak başlar bütün hikâyeler. Sanarak biter koca ömürler. Sanmalar ve zanlar üzerine hazırlanır ömrün senaryoları…” Boyun Devrilsin Murtaza, bir kadının dile getiremediği hislerine tercüman olan bir roman; yetememe, yetişememe, sıkışmışlık, yalnızlık, insanları mutlu edebilme çabası ve hayal kırıklığı ile dolu bir günce… Okurken hem Vuslat’ın Murtaza’sına serzenişlerini derinden hissedecek, hem de bir karnaval misali, birbirinden orijinal Vuslat karakterleriyle kahkahalara doyacaksınız… Özlem Binel’in değerli kaleminden Vuslat’ın, Derviş’in, Yazar Hanım’ın, Hasret’in ve Muallime’nin sürükleyici iç yolculuğuna hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95926</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d53edf0a-e830-4e6a-bdd7-668db8a13d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapamazsın Dediler Yapamadım</image:title>
            <image:caption>İlk kitabım film oldu, aşırı önemli biriyim. Çok takipçim var Twitter’da; İnstagram’da da mavi tikim var. Takipçim çok olduğu için yazdıklarım, söylediklerim, fikirlerim acayip önemli benim. Mesela ülkede bir gündem olsun, herkes benim düşüncelerimi merak eder. Kanaat önderiyim ben. Kitabımın arka kapağına böyle şeyler yazarsam ailemin, arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakarım diye düşünmeyen çok mühim organizmalarla dolu bir ülkede yaşadığımız için şaşırmamışsındır okurken, eminim buna. Tanışmadıysak tanışalım; ben kendini gömme sporunun dünyadaki bir numaralı markası Ömür Özdemir. Bizim gibilerin değeri bilinmiyormuş varsın bilinmesin; zayıflıkmış, eziklikmiş varsın öyle olsun. Biz burdan devam. Başkalarının vereceği değerin kölesi değiliz, biz kendimizi biliriz. İlk kitabımdaki gibi eğlencelik bir kitap yazdım yine bence. Eğlenmek isteyenler ya da “Herkes kitap yazıyor yaa” diye ortamlarda aşağılamak isteyen çok bilmişler için bu kitap müthiş bir fırsat. Sevgilerimle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95927</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca999bd-abdc-4e02-848a-e7e768d5241f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bezgin Martı ve Çılgın Kelebek</image:title>
            <image:caption>&quot;Yaşlı bir martı olmalıydı. Gövdesinin iriliği, kanat ve baş tüylerinin kırçıllığından çok,bakışlarındaki yorgunluk dikkatimi çekti. Denizi kirleten molozları, pet şiyeleri, plastik torbaları izlerken gözlerimiz karşılaşmış, martı başını hafif bana doğru çevirip baktıktan sonra, yeniden eski halini almıştı. Aramız bir iki metre kadardı, ama onun bana metelik verdiği, ürktüğü yoktu. Çevresine kayıtsız, Barbaros İskelesi&apos;nin yanındaki kayalardan birinin üzerinde hareketsiz duruyordu. Yalnız ve beklentisiz. Küçük dalgalar yosun kaplamış kayayı yalarken, perdeayaklı martı bezgin dünyasına gömülmüştü.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95928</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e14b2d8-288d-42a7-80ae-edea11858e31.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmed Uzun&apos;la Edebiyat Deryasına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Mehmed Uzun, uzun süre ölümle cebelleşti. Herkes el birliğiyle onu yaşatmak istedi. Ne yaptıysak kurtaramadık; onu en verimli çağında kaybettik maalesef. Bu dünyaya dair görkemli bir yürüyüşle aramızdan ayrıldı, gitti. O gitti ama anısı ve eserleri hala içimizde yaşıyor.
Peki Mehmed kimdi, nereden gelmişti buralara ve nasıl gitti? Onunla yolum nasıl kesişti? O’nun benim yaşamımda, edebiyata olan ilgimde rolü neydi? Bunları düşünürken bir de baktım ki onunla bir yolculuğa çıkmışım. Edebiyat deryasına bir yolculuk. Gelin siz de katılın bize. Bakalım nasıl yürümüşüz bu yolda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95929</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2bc3e1-571c-44ea-911d-123c66fddb5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahabharata - Udyoga (5. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Irklara ve onların meydana getirdiği kültürlere hiç bölünmemiş olsaydık bu dünyada sadece “İnsan!” olarak yaşayan canlılar olacaktı. Kendilerini bu dünyanın efendileri olarak görmeyip, zamana ve onun getirdiklerine rıza gösterip yok etmek yerine,
“Kimim ben?”
“Nereden geldim?”
“Neden bu dünyadayım?” diyerek kendilerini sorgulama sürecine girecekti.
Sonra bu sorgulamanın neticesinde geleceğini şekillendirecekti ve bunu yaparken hayatta kalma adına, başta kendi cinsi olmak üzere diğer canlıları yok etme hakkını kendinde bulmayacaktı.
Adı ne olursa olsun ötekileştirmenin, saflara ayırmanın bizim asla görmek istemediğimiz ve tahammül dahi edemeyeceğimiz büyük bir yıkıma yol açtığını anlatan Mahabharata Destanı, tek bir gerçeğin üzerine kurgulanmıştır:
Bir canlıyı yok ederek elde edilen zafer asla zafer değil, akan kanı durmak bilmeyen kalp yarasıdır. Vicdanın yıkıldığı andır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95930</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d357044-62ae-4639-b80e-27d3fabfab3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Asena</image:title>
            <image:caption>“Asena, hayali bir efsane miydi, yoksa yaşamış da biz mi efsaneleştirmiştik? Yıllardır araştırdığım bir konuydu. Sonunda Asena’nın izini buldum. Asena Göktürk İmparatoru Mukan Kağan’ın kızıydı. 
 
Çin İmparatoru Yuwen Yong, Göktürk Devleti ile barışı sağlamak için Asena ile evlenmek istiyordu. Ancak Asena evlenmek için üç şart ileri sürdü. Öyle şartlardı ki, Mukan Kağan tek başına karar veremezdi. Meclis toplandı Asena’nın şartlarını görüşüp kabul etti. Asena Çin’e gelin gitti. O şartlardan birinin etkisi günümüze kadar sürüp geldi. Asena’yı “Türk Tanrıçası” mertebesine çıkaran o şartlar neydi?... Yazmak bizden, okumak sizden...” 
 
Yücel Feyzioğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95931</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df2033b7-6e14-404b-be96-a6ec57e8c110.jpg</image:loc>
            <image:title>Derrida&apos;nın Nietzsche&apos;si</image:title>
            <image:caption>“Nietzsche” ismine ve bu isme iliştirilen otoriteye ilişkin en tutkulu sorgulama örneklerinden bazıları, Nietzsche’nin ya da Nietzsche metninin tek bir hakikati olmadığı vurgusuyla Derrida’nın yazılarında bulunabilir. Derrida’nın kariyeri boyunca “Nietzsche” özel ismi önemli noktalarda ortaya çıkar ve Derrida’nın kendi entelektüel soykütüğünün izini sürdüğü merkezî figürlerden birini işaretler. 
 
Nietzsche’yle doğrudan karşılaşma aradığı metinlerinde Derrida, bir yandan, artık klâsikleşen Nietz­sche sorununa, özgün yorumlar getirirken, diğer yandan Nietzsche’nin ismi, imzası ve metni üzerinden genel yorum politikası, özel isim ve imza, otobiyografi, Devlet’in ideolojik aygıtı olarak öğretim kurumları ve üniversite, Heideggerci Nietzsche okuması, Nazizmin Nietzsche’yi temellüğü, üslup sorusu, Varlık sorusu, hakikat/kadın sorusu, simülasyon, ayartma, vaat, bulaşma, demokrasi/gelecek demokrasi, felsefe/gelecek felsefe, adalet, Mesihçilik/mesihsellik, yeni Enternasyonal gibi konuları tartışır. 
 
Derrida’nın Nietzsche’yle olumlayıcı bir ortak imza sahibi olarak karşılaşmaları yapıbozumun kendi soykütüğüyle bir hesaplaşması olarak da değerlendirilebilir. Elinizdeki çalışma, Nietzsche’nin isimleri, takma isimleri, eşisimleri, maskeleriyle boy ölçüşen, etkiye açık imzasını taklit ederek, kendi adına kullanarak, bir ortak imza geliştiren Derrida’nın, Nietzsche’nin korpusunda kendi söylemine bir zemin aralayan metinleri üzerinden “Derrida’nın Nietzsche’si”ni sorunlaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95932</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3d2070-26df-4e0c-bff9-698fdf5b9cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahmuzlar</image:title>
            <image:caption>Jacques Derrida Mahmuzlar: Nietzsche’nin Üslupları’nda göstereni, logos ve bağıntılı hakikat kavramı ya da ilksel gösterilen kökeninden özgürleştiren, yorum, perspektif, değer biçme ve fark kavramlarını radikalleştiren Nietzsche’yle doğrudan karşılaşma arıyor. Son derece özgün ve keskin tarzıyla cinsellik, politika, yazı, yargı, doğurma, ölüm, hattâ hava durumu gibi sorunları, Nietzsche’nin modern dünyaya miras bıraktığı meydan okumalara ilişkin kapsamlı bir analizde birleştiriyor. Nietzsche’nin yoruma açık metinlerini bir sondaj alanı olarak kullanan Derrida, Nietzsche’deki dil, üslup, varlık ve hakikat sorunlarını ele alıyor ve iç içe geçmiş bu sorunları topluca kadın olarak adlandırıyor. Böylelikle kadın-hakikat-üslup motifleri Nietzsche-Heidegger-Derrida figürleriyle iç içe geçiyor. 
 
Mahmuzlar, Nietzsche’nin yayımlanmamış manüskrileri arasında bulunan ve editörleri tarafından Şen Bilim dönemine tarihlenen –tek başına, tırnak içinde– “Şemsiyemi unuttum” fragmanı üzerine bir tartışmayla kapanıyor. Derrida, Nietzsche’nin terekesinden özellikle seçtiği bağlamsız ama gene de esere dâhil bu fragmana odaklanarak stratejik kullanımları örnekliyor. Çağrışımsal enerji devreye sokulduğunda, “şemsiye”nin simgesel kararsızlığı yorumun çoğulluğunu olanaklı kılıyor. 
 
Nihayet Mahmuzlar çok isabetli bir başlık, çünkü Derrida’nın Nietzsche’nin anlamlarına ilişkin “yapıbozumlar”ı kesinlikle daha fazla düşünmeyi ve tartışmayı teşvik edecek mahmuzlar olarak işliyor. Mahmuzlar, okuruna Derrida’nın yazılarının –özellikle “üslup sorunu” analizi için önem taşıyan yazılarının– üslup ustalığını inceleme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95933</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cde1e014-c52b-4281-91ca-1823f948e146.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa&apos;da Türklerin Tarihi</image:title>
            <image:caption>1965 Fransa-Türkiye göç antlaşmalarından bu yana Fransa’daki altı yüz bini geçen Türk göçmenleri ve aileleri pek de tanınan bir topluluk değildi. Yakın zamanlardaki siyasi gelişmeler, ilk kuşağın Fransız vatandaşı olan çocuklarının “farklı” yetişkinler gibi sahneye çıkmaları Fransız toplumuna yeni bir görünürlük kazandırdı. 
 
Göçlerle birlikte Türklerin Fransa’da yarım yüzyılı geçen varlığı, kalabalık yaşanan bölgeler dışında dikkat çekici bir unsur değildi. İkinci ve üçüncü kuşakların bu tabloya katılmalarıyla birlikte Fransız devleti ve toplumu süreç içinde sorgulanmaya başladı. İç evlilikler, ailevi şirketler, gettolaşan mahalleler, zaman içinde gitgide büyüyen ibadet yerleri ve dernekler, “uyum sağlama” konusunda birtakım direnişleri beraberinde getirdi. Fransız doğan gençler siyasi ve tarihsel konularda Türkiye bahsi açıldığında ve aşırı tepki verdiklerinde dikkatler zaman içinde Türklere yöneldi. 
 
Bu kitap, Fransa’da bu konuyla ilgili ilk kapsamlı çalışmadır. Ségolène Débarre ve Gaye Petek Türklerin Fransa’daki sosyolojik, toplumsal, kültürel yerlerini anlatırken birçok özel güzergâhı, insan hikâyelerini kaleme almakta ve Türk okuru için de “ötekileşmenin” bir örneğini sunmaktadırlar. Yabancı bir ülkeye adım atıldığında karşılaşılan zorluklar, dil öğrenme güçlükleri, maddi kaygılar ve derin yurt özlemi birçok gurbet hikâyesini ortak bir noktada buluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95934</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8808ae8-4bbf-4f9f-aa46-0bfabcdf44b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Neden Başarısız Olur?</image:title>
            <image:caption>Çocuklar Neden Başarısız Olur? ilk yayımlandığı 1960’lı yılların ortasından bugüne dek devam eden bir eğitim reformunun öncüsüdür. John Holt 1982 baskısında kitaba pek çok yeni eklemeler yaparak çocukların dünyayı nasıl algılayıp inceledikleri, sınıf içi öğreniminde yıllardır süregelen problemler, derecelendirmeler, sınavlar ve her türlü öğrenme durumunda güvenin ve otoritenin oynadığı rolleri açımlayarak okura yeni bakış açıları kazandırdı. Holt’un çocukları algılayışı, düşüncelerindeki netlik ve çocuklara duyduğu sevgi ve yakınlık, hem Çocuklar Neden Başarısız Olur? kitabını hem de onun tamamlayıcısı niteliğindeki Çocuklar Nasıl Öğrenir?’i zamansız eğitim klasikleri arasına dahil etmeyi başarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95935</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca59653e-e51b-4904-944c-25ef4d1f1248.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Yeniden Keşfi</image:title>
            <image:caption>Endüstri Devrimi öncesinde çevremiz ve doğayla uyumlu yaşıyorduk. Ne zaman şehirler, fabrikalar kurmaya başladık, bütün gücün bizde olduğu ve istediğimiz her şeyi yapabileceğimiz yanılgısına düştük. Şimdiyse kendi yarattığımız ama yaşamaktan memnun olmadığımız bir çevrenin içine hapsolduk. Buradan kurtulma yolu ise yine doğaya dönmekten geçiyor. 
 
Bu kitapta gözlerimizi doğaya çevirerek ana enerji kaynağımız Güneş’i yeniden keşfediyoruz. Bu keşif A. Selin Mutdoğan editörlüğünde üç bölümde gerçekleşiyor. İlk bolüm olan ÖZ’de güneş enerjisinin önemi tarihî bir bakış açısıyla anlatılıyor ve yapılarımızda kullanabileceğimiz güneş odaklı pasif sistemler açıklanıyor. İkinci bölüm olan UYGULAMALAR, eski dönemlerden ve farklı coğrafyalardan örnekler içermesinin yanında modern uygulamaları da içinde barındırıyor. Son olarak, FARKLI BAKIŞLAR’da tasarımdan koparak farklı disiplinlerle Güneş’in ilişkisi inceleniyor. Bu yaklaşımla Güneş’in geçmişten geleceğe nasıl bir yol izlediğini ve gelecekte daha neler olacağını bize gösteren bir bilgi kaynağına ulaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95936</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f28866d2-59ce-4073-8b99-2f1157734bb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Söyleyemediğimiz Şeyler</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyası Polonya’nın küçük bir köyünde, ailesiyle yaşadığı çiftlikten ve nişanlısı Tomasz’dan ibaret olan Alina’nın hayalleri, yaşadığı ülkenin üzerine İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinin düşmesiyle sarsılır. Nazi işgaliyle birlikte yaşanan korkunç olaylar ve adaletsizliklerle birlikte hayatın acımasız yüzüyle tanışan Alina, aynı zamanda evin en küçük şımarık kızından güçlü bir genç kadına dönüşecektir. İşgalden yıllar sonra dünyanın öbür ucunda, Amerika’da eşi ve her biri çok özel olan iki çocuğuyla yaşayan Alice ise, hiç beklemediği bir anda kendini konfor alanının dışında, yepyeni bir hikâyenin peşinde bulacaktır. 

Bu iki genç kadının hikâyesini nefes kesici bir kurguyla bir araya getiren Kelly Rimmer, okura korkunç bir savaşın gölgesinde yeşeren umut verici hayatlardan bir kesit sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95937</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea2ca36a-d9d1-475a-80e0-2d66898ac863.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Halkım</image:title>
            <image:caption>Popülist hareketler son zamanlarda dünyadaki hemen hemen her demokraside ortaya çıktı. Yine de bu yıkıcı siyasi fenomeni kavrayışımız ne yazık ki yetersiz kalıyor. Bir yandan politikacılar halkın çıkarlarına hitap etmeye çalışıyor, öte yandan muhalefet partileri mevcut düzene karşı kampanya yürütüyor. O halde popülizmi sıradan demokratik siyasetten ayıran nedir? Ve onun yükselişiyle neden ilgileniyoruz? 

Ben Halkım’da Nadia Urbinati, popülizmin, lider ile liderin &quot;iyi&quot; ya da &quot;doğru&quot; insanlar olarak tanımladığı kişiler arasındaki doğrudan ilişkiye dayanan yeni bir temsilî hükümet biçimi olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Popülist liderler, sıradan çoğunluğun çıkarlarına ihanet etmekle suçladıkları aracılara –özellikle siyasi partilere ve bağımsız medyaya– ihtiyaç duymadan halkla ve halk adına konuştuklarını iddia ediyorlar. Ancak Urbinati önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Popülist hükümetler diktatör ya da faşist rejimlerden önemli ölçüde ayrılsalar da, gerek liderin iradesine bağımlı olmaları gerekse “iyi” ya da “doğru” olarak kabul edilmeyen insanların çıkarlarını dışlama istekleri anayasal demokrasiyi çökerterek otoriterliğe giden yolu açıyor. 

Teorik analizleri, siyasi düşünce tarihini ve güncel olayları bir araya getiren Ben Halkım, popülizmi ve onun demokrasiyle olan ilişkisini özgün ve aydınlatıcı bir biçimde irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95938</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f45d41-76a2-415b-9c45-fa8a069ecea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Değil Sıra Dışı Çocuk</image:title>
            <image:caption>EBEVEYNLER İÇİN EN İYİ YİRMİ KİTAPTAN BİRİ SEÇİLEN “ZOR DEĞİL SIRA DIŞI ÇOCUK” YEPYENİ BİR EBEVEYNLİK ANLAYIŞI SUNUYOR.

Genelde “zor” veya “inatçı” olarak nitelendirilen sıra dışı çocukların, yetişkinlerde değer verdiğimiz, ancak çocuklarda zorlayıcı bulduğumuz özellikleri vardır. Araştırmalar sıra dışı çocukların “daha fazla” olmaya meyilli olduğunu gösteriyor. Bu çocuklar mizaçları gereği, ortalama bir çocuktan daha yoğun, daha hassas, daha algısal, daha ısrarcıdırlar ve çok daha yavaş uyum sağlarlar.

Ebeveynler için en iyi yirmi kitaptan biri seçilen ve tüm dünyada bir milyondan fazla satan Zor Değil Sıra Dışı Çocuk’ta Mary Sheedy Kurcinka, gerçek yaşam öykülerinden örnekler sunarak olumlu bir bakış açısı kazandırıyor. Bu kitap sıra dışı çocuğunuzu yetiştirirken çocuğunuzu anlamanızı, olumsuz etiketlerden kurtulmanızı, sorunlarla baş etmek için planlar yapmanızı ve kendi ebeveynlik anlayışınıza daha yakından bakmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95939</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80246903-e53e-4896-a048-375eb04260fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam 4 - Köpek Adam ve Kedi Çocuk</image:title>
            <image:caption>Köpek Adam geri döndü! Yarı köpek yarı insan ve tam bir kahraman! Bu sefer yalnız değil. Yanında Küçük Petey’le birlikte sahtekâr kedi bakıcısını bulmak ve bir film yıldızını kurtarmak zorunda!
Bakalım Köpek Adam ve Kedi Çocuk günü kurtarabilecek mi?
Yoksa Dünyanın En Kötü Kedisi Petey onlara tekmeyi basacak mı?
Uluya uluya gülmeye hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95940</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee5722b0-8f5d-4752-b120-d72dc6504b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Manfred (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1816’da Goethe’nin Faustu’nu hususi olarak çevirtip okuyan Lord Byron’ın dramatik şiiri Manfred, muhtemelen Faust efsanesinden ve onun, Goethe’ninki dâhil olmak üzere, farklı yorumlarından ilham almıştır. Yayımlanışından bir yıl sonra Manfred’i okuyan Goethe de karakterler arasındaki yakınlığı görmüş ve şairle münasebet kurmuştur; ancak Manfred, Faust’la benzerlikler taşımakla birlikte, ondan bazı çok temel noktalarda ayrılır.
Efsaneye göre Faust hayattan sıkılmış melankolik bir entelektüeldir. Bu sıkıntıdan kurtulmak için Şeytan’ı çağırarak onunla bir anlaşma yapar. Şeytan’dan alacağı ilim karşılığında, birkaç yıl sonra ona ruhunu verecek ve sonsuza kadar Cehennem’e mahkûm olacaktır.
Manfred de Faust’a çok benzer bir trajik kahramandır. Zekâsı ve yetenekleriyle diğer insanlardan üstündür ve toplumla uyumsuzdur. Faust gibi o da acı çekmektedir. Ancak Faust’tan farklı olarak, ona işkence eden can sıkıntısı değil, Astarte adında bir kadınla yaşadığı açıklanmayan ilişkiden duyduğu suçluluk duygusudur.
Manfred de acısına son vermek için Faust gibi doğaüstü varlıklardan yardım ister. Fakat, Faust’un yaptığı gibi herhangi bir doğaüstü varlığa veya otoriteye boyun eğmeye kalkmaz. Aksine birçok metafizik varlığın kendi emrinde olduğunu söyler. Dinî yardımı reddeder ve ölümü karşılarken kimseye müdana etmez.
Faust’un farklı versiyonları, bilginin değerli ve zeki bir adamı nasıl yoldan çıkararak ruhunu lanetlediğine dair bir hikâye anlatır. Manfred de üstün bir birey olarak resmedilir, ancak ona işkence eden üstün zekâsı değil, geçmişteki eylemleridir. Lord Byron, 1817’de yayımlanan bu muhteşem şiirinde, entelektüelin acı çekse de başkalarının otoritesi altında yaşayamayan biri olduğunu vurgular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95941</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c93e160-60a3-4234-b944-a1687496bd16.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tarihi 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Klasik tarihçi Theodor Mommsen 1854-1856 yılları arasında Roma Tarihi isimli eserini yayınladı. Çalışmaları bilim camiası ve okuyucular tarafından büyük beğeni toplayan Mommsen 1902 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve “tarihsel yazma sanatının yaşayan en büyük ustası” olarak onurlandırıldı. 
Roma’yı yücelten Aydınlanma yaklaşımını reddeden Mommsen bunun yerine yeni ve titiz bir kaynak eleştirisinin rehberliğinde Roma tarihinin mitolojiden arındırılmasını sağladı. Canlı ve ilgi çekici bir tarzda, klasik fikirleri ifade etmek için modern terimleri kullanan Mommsen on dokuzuncu yüzyıl ile Antik Roma arasında paralellikler ortaya koymayı başardı. 
Roma’nın kökenlerinin açıklandığı birinci cildin ardından ikinci cilt Roma’nın bir dünya imparatorluğuna dönüşmeden önce İtalya Yarımadası’nda nasıl egemenlik kurduğunu, Kral Pyrrhos ile yapılan savaşları ve Cumhuriyet Dönemi kurumlarını kapsamlı bir şekilde okuyuculara aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95942</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f18d5a3-c492-4110-b0ad-5133c29ef59f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneanne ile Frieder&apos;in Yeni Maceraları</image:title>
            <image:caption>Afacan Frieder ile anneannesi! Onlar olmasa dünya daha az eğlenceli olurdu doğrusu. 
 
Bu defa Frieder anneannesinin bahçesindeki çiçekleri yoluyor, gece geç vakitlere dek uyanık kalmak istiyor, ayakkabılarını beğenmediği için yalınayak geziyor. Fakat her ne olursa olsun anneannesi Frieder’in dilinden anlıyor. Gudrun Mebs, Frieder ile anneannesinin maceralarını benzersiz bir yaşama sevinciyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95943</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3eb6a63-d6d3-4076-a727-1f856b83ff4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazmak Üzerine</image:title>
            <image:caption>Tıpkı yaşarken olduğu gibi, yazarken de özensiz olmaktan vazgeçin. 
 
Yazmayı konuştuğumuzda ne konuşuruz? Yazmak Üzerine, adı modern öyküyle eşanlamlı hale gelen Raymond Carver’ın yazın hayatını denemelerinin izinden sürüyor. Carver, kendisine sade bir dille gerçekçi öyküler yazmayı öğreten öğretmenini hatırlıyor, öykülerin aklında şekillendiği ilk anlardan söz ediyor, kendi yapıtları ve farklı yazarların kitapları hakkındaki görüşlerini her zamanki açıksözlülüğüyle dile getiriyor. 
 
Bir yazarın nasıl ve neden yazdığını, hatta bazen nelere rağmen yazdığını ve dilini nasıl oluşturduğunu kendi hayatından örneklerle anlamaya ve anlatmaya çalışırken, okurları da benzer soruları aynı dürüstlükle düşünmeye davet ediyor. Yazmak Üzerine, Carver’ın dünyasına ve yazarlık felsefesine dair bir tanıklık, neyin söylemeye değer olduğuna ve en samimi şekilde nasıl söyleneceğine dair düşünceleri bir araya getiren dolu dolu bir seçki, öykünün ustasından bir dizi yazarlık dersi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95944</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d7cc66d-9751-42ee-ad61-b3cde4142bab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöntem Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Bize göre mesele, sık sık ileri sürüldüğü gibi, “usdışı olana payını vermek” değil, tam tersine belirsizliği ve bilmemeyi en aza indirmek; Marksizmi üçüncü bir yol ya da idealist bir hümanizm adına yadsımak değil, insanı Marksizm içinde yeniden ortaya çıkarmaktır. 
 
Savaş sonrası Avrupa düşünce dünyasında devrim yaratan Jean-Paul Sartre’ın 1957 tarihli bu uzun denemesi, varoluşçuluk felsefesini Marksizmle uzlaştırma olasılıklarını sorguluyor. Varoluşçuluğun, yaşadığı çağın egemen felsefesi olarak gördüğü Marksizmi destekleyen, bu düşüncenin pratik izdüşümlerinin kısıtladığı bireysel özgürlüklere tepki olarak gelişen bir ideoloji olduğunu belirten Sartre, tüm aykırılıklara rağmen bu iki düşünce biçiminin tutarlı ve uyumlu olduğunu öne sürüyor. 
 
Daha sonra Diyalektik Aklın Eleştirisi’ne öndeyiş olarak eklenecek bu deneme, Sartre’ın bir şekilde sunacağı Varoluşçu Marksizm düşüncesinin köşe taşı rolünü üstleniyor. Yöntem Araştırmaları, yirminci yüzyıl düşüncesinde kurulan önemli bir köprünün ilk ayağı. 
 
“Sartre, aynı Erich Fromm gibi, Marksizmi Marx sonrası kuramcılarla ya da Sovyetler Birliği’nde kurumsallaşan komünizmle özdeşleştirmeyi reddediyor.” 
Hazel E. Barnes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95946</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/295cdcb6-45bc-45a0-a484-7cc07e2a6fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fuenteovejuna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lope de Vega (1562-1635): İspanyol edebiyatı Altın Çağı’nın en önemli oyun yazarıdır. Eserleri döneminin yeni türü comedia ile özdeşleşmiştir. Günümüzde Komedi Yazmanın Yeni Sanatı adlı incelemesinde kendi oyunlarını nükteli bir dille savundu, comedia türünü temel tanımına kavuşturdu. 1619 yılında Madrid’de yayımlanan Fuenteovejuna yazarın en meşhur oyunlarındandır. 1476’da İspanya’nın Córdoba eyaletinde yaşanan bir köylü ayaklanmasından esinle kaleme alınan oyun, zalim efendilerine başkaldıran Fuenteovejuna köylülerinin öyküsünü anlatır. Lope de Vega’nın bu çarpıcı oyunu Türkçede ilk defa Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95947</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09e620e6-36e4-4ea2-bb42-69e6373d2f0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Örnekleri ile Suç Önleme Stratejileri ve Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Suç henüz meydana gelmeden suçu oluşturan bireysel, durumsal ve sosyal faktörlerin kontrol edilmesini, suçun oluşabileceği yer ve zamanın öngörülerek önleyici tedbirlerin alınmasını esas alan proaktif suç önleme yaklaşımları özellikle 1960’lı yıllardan itibaren başta Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde uygulamaya konulmuştur. Modern çağ suç önleme stratejileri olarak adlandırılan Topluluk Destekli Kolluk ve Problem Odaklı Kolluk gibi yeni kolluk uygulamaları ile suç henüz oluşmadan sosyal ve durumsal tedbirler geliştirilmeye gayret edilmektedir. Bilgisayar tabanlı teknolojik sistemlerde meydana gelen gelişmelerle birlikte Sıcak Noktalar Kolluğu, Compstat ve Öngürücü Kolluk uygulamaları ile suçun zamanı ve mekânı tahmin edilmeye çalışılmaktadır. 

Yukarıda anılan modern çağ kolluk uygulamalarının etkinliği AnthonyBraga ve David Weisburd’un öncülüğünü yaptığı akademisyenlerin yürüttüğü sayısız araştırmaya konu olmuş ve suç önleme alanyazını önemli gelişmeler kaydetmiştir. Ancak, ülkemizde suç araştırmalarına olan ilgi giderek artmakla birlikte suç önleme stratejilerinin etkinliğini ölçen ampirik çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir. Suç önleme çalışmalarına olan ilginin azlığının nedenlerinden birisinin alanyazında Türkçe eserlerin sayısının kısıtlı olduğunu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve İçişleri Bakanlığının katkılarıyla hazırlanan bu çalışmanın öncelikli amacı suç önleme çalışmalarına olan akademik ilgiyi arttırmaktır. 

Demircioğlu, İ. H., Akdemir, N.ve C. O. Tuncer (Ed.) (2021)Dünya Örneklerile Suç Önleme Stratejileri ve Güvenlik, Ankara: TİAV Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95948</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb916e0-cb92-4f8e-8f2c-590887f3c57e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bender İlinin Gagauzları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 1900’lü yılların başında V.V. Moşkov tarafından bir merakla başlayarak derinlemesine bir bilimsel araştırmaya dönüşerek gerçekleştirilen araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Birkaç yılın emeğini ortaya koyan kitapta Gagauz halkının o dönemdeki gündelik hayatı, dünyaya bakış açısı, inanışları, giyim-kuşamı, aile ilişkileri gibi pek çok konuya değinilmiş, her biri ayrı konuyu ele alan bölümlerin sonunda yer alan notlar kısmında konuyla ilgili başka halklarla olan benzerlikler ve farklılıklarla da örneklendirilmiş ve zenginleştirilmiştir. 

Kitabı okurken Gagauzların yaklaşık 120 yıl öncesindeki yaşam tarzına dair, inanışları, sosyal ilişkileri, eğlenceleri, masalları gibi çok farklı alanlardan kesitlere rastlanmaktadır. Bu kesitlere dikkat edildiğinde ülkemizdeki yaşam tarzına ilişkin pek çok yakınlık ve benzerlik dikkati çekmektedir. Bu bağlamda bu eserin Türkçe’ye kazandırılması titiz bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. 

Moşkov, V. A. (2021) Bender İlinin Gagauzları,Çev: Y. Bayram, Ankara: TİAV Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95949</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b2343c2-2ce5-4979-904a-6b0986fd966e.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşkün Derviş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aleksandros Papadiamantis’in altı öyküsünden oluşan Düşkün Derviş seçkisi, yazarın edebi serüvenini yansıtmanın yanında, izleyen yıllarda Ege-Akdeniz havzasındaki edebi, kültürel arayışlara temel oluşturacak motifler barındırmaktadır. Doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği adalardaki yoksul halkın yaşantısı, âdetleri, gündelik karşılaşmaları ve gerilimleri Papadiamantis’in alabildiğine yalın, neredeyse masalsı dilinde yansımasını bulur. Meçhul bir yoksul Müslüman, intikam ile kabulleniş arasında salınan denizci delikanlı, istemeyerek gelin geldiği evden kaçmaya çalışan genç kadın ve tefeciler, balıkçılar, kahvehaneciler Papadiamantis’in öykülerinde ortak bir hümanizmin yapı taşlarını oluşturur. 
 
*Sıla Özlemi *Başak Toplayıcı *Aşk ve Yiğitlik *Düşkün Derviş *Hisar’daki Hz. İsa Kilisesi’nde *Dalgalarda Düş Kurmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95950</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa20caa-8148-414c-b87f-755d8ed6c919.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahmerdan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“1953’te Sait Faik, ikinci Türk olarak, Amerika’daki Uluslararası Mark Twain Derneği’nin onur üyeliği payesini aldı. Bu kadarı küçük bir haber olarak gazetelerde çıktı çıkmasına ama, sanatçılar gazete sütunları için pek çekici konu değildi. Oysa bundan önceki Mark Twain üyeliği ilk Türk olarak Atatürk’e verilmişti. Şimdi ikinci Türk de Sait Faik oluyordu. Aradan yıllar geçti, bugüne kadar başka hiçbir Türk bu onura layık görülmedi.” 
                                                                                                                          Ara Güler (kitaptan, s.139) 
 
*Şahmerdan *Çelme *Kaşıkadası’nda *Mahpus *Bir Define Arayıcısı *Projektörcü *Francala mı, Ekmek mi? *Paşazade *Krallık *Çöpçü Ahmet *Köye Gönderilen Eşek *Zemberek *Alt Kamara *Satılık Dünya *Köy Hocası ile Sığırtmaç *Şeytanminaresi *Bekâr *Beyaz Pantolon *Bir Kadın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95951</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0971209-54ad-4c63-a448-cf5e537c4792.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerem İle Minik Canavarlar-Canavarlar Kampta</image:title>
            <image:caption>Okulun kamp gezisi Kerem’i çok endişelendiriyordu. En büyük korkusu, karanlıkta tuvalete gitmek zorunda kalmaktı. Ya ayılar varsa? Ya da kurt adamlar? MİNİK CANAVARLAR gelip Kerem’e göz kulak olacaklarına söz verdiler. Acaba yardım edebilecekler mi? Yoksa her şeyi daha da mı kötüleştirecekler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95952</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01885b31-1b30-41c4-a3ee-c30009c463a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! Galibiyet Golü</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ

Mert’in yeni futbol takımıyla ilk idmanı yapacağı gün geldi çattı. Mert bugün bir gol atmayı çok istiyor. Ama antrenör, Mert’i kaleci yapmaya karar verdi. Mert kaleci olmak istemiyor. Kaleciliğin çok sıkıcı olduğunu düşünüyor. Bakalım gerçekten öyle mi? 
Yardımlaşmanın ve fırsatları değerlendirmenin önemini anlatan, çok sevimli bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95953</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc3bb97b-691d-4d35-bf55-ffed0714da69.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Öğrenme Zamanı - Dikkat</image:title>
            <image:caption>Şimdi Öğrenme Zamanı-Dikkat eğitici ve eğlenceli alıştırmalarıyla çocuğun doğal gelişimini destekler, öğretirken eğlendirir ve çocuğun dikkat toplamasını amaçlarken başarma duygusu tatmasını sağlar. 

Dikkat kitabımızda bulabilecekleriniz: 
*Çocuğun yaşına uygun 20’nin üzerinde ve birbirini destekleyen alıştırma *Sevimli karakterlerin eğlenceli çizimleri eşliğinde eğlenerek öğrenme *Eğitici oyunlar için destekleyici fikirler *Gündelik yaşama dair pratik ipuçları 
Çocuğunuz neler öğrenecek? 
*Farklılıkları ve benzerlikleri ayırt etmeyi *Alıştırmalara odaklanarak çalışmayı *Dikkatli bakmayı ve mantıklı düşünmeyi *İnce motor yeteneğinin gelişimi 
Uzman eğitimcilerin hazırladığı Dikkat, pedagoglar tarafından kontrol edilip, okul öncesi çocuklar tarafından uygulanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95954</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b7048f-8cb5-440b-8484-03237dc4ffd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazılımcı Olacağım</image:title>
            <image:caption>YAZILIMCI OLMAK İSTİYORSUN 
BUNUN İÇİN GEREKEN BİLGİ VE BECERİYE SAHİP MİSİN? 
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, bilgisayar yazılımları ve yazılımcı olmakla ilgili merak ettiğin her şeyi öğrenmeni sağlayacak. 
Basit görevleri yerine getir ve gerçek bir yazılımcı olup, bilgisayarlarla harika işler yapmak için neler gerektiğini keşfederken, pratik deneyim kazan. 
Bu seri, çocukların STEAM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Çocuklar bu seri ile doktorluktan mühendisliğe birçok muhteşem meslek için gerekli bilgi ve beceri hakkında fikir sahibi olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95956</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bc5d75b-fb21-4b79-957e-835ef88e4a86.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Bozi ve Sevimli Dostlar</image:title>
            <image:caption>Tavşan Bozi farklı birisi olmak istiyordu. Birbirinden ilginç kıyafetler giyip, arkadaşlarını etkilemeye çalışıyordu. Ama ne yaparsa yapsın, arkadaşları hiçbir kostümü beğenmiyor, hep aynı şeyi söylüyordu: “Tavşan Bozi, bu ne şimdi!” 

Acaba minik dostlar, Tavşan Bozi’ye neden böyle dedi? Bu sorunun cevabını bulmak istersen, hadi oku hikayeyi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95957</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb285fb2-a126-4f2f-8616-36fa2c8ac8e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Robin - 2</image:title>
            <image:caption>Fare gibi aşır... kuş gibi uç! 
Bir fare ailesi tarafından büyütülen Robin, kendini ailenin diğer üyelerinden farklı tuhaf bir yabancı gibi hissediyor. Bu nedenle, ailede kendisinin de bir yeri olduğunu ispatlamak için tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor – acaba sonunda evine geri dönebilecek mi? Robin Robin, Gillian Anderson ile Richard E. Grant’ın oynadığı, Kuzular Firarda ve Wallace &amp; Gromit’in ödüllü yaratıcı ekibinin imza attığı bir Yılbaşı macerası... Animasyondan yapılmış bu uyarlamada, filmden alınmış çizimler de yer alıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95958</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c52215fb-78c7-48c7-b60d-7ea1a981af7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmalı Turta Deyip Geçme</image:title>
            <image:caption>Sofi altı yaşında, ailesinin elma bahçesindeki ağaçlar da öyle… 
Ağaçlar elma vermeye hazır. 
Sofi de turtasını yapmaya hazır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95959</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff72c09-127e-474c-a184-f875645c9917.jpg</image:loc>
            <image:title>Fındık’a Kardeş Geliyor - İlk Okuma Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Fındık’ın arkadaşı Badem’in bir kardeşi oldu. Badem, kız kardeşini çok seviyordu. Fındık ise bebeğin çok ağladığını düşünüyordu. Fındık da bir kardeşe sahip olacağını öğrendiğinde ne hissetti acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95960</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b7e50ad-48a6-427e-82f1-7d364e1d1f2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Annepot</image:title>
            <image:caption>Deniz’in annesi her şeye yetişiyordu. Aynı anda yemek yapıyor, telefonla konuşuyor, çiçekleri suluyor, bilgisayarda bir şeyler yazıyor, temizlik yapıyor, limonata hazırlıyor ve Deniz ile top oynuyordu. Annesi sadece bir anne değildi, o bir annepottu! Onu biraz seyreden biri, tıpkı bir ahtapot gibi sekiz kolu olduğunu kolayca fark edebilirdi. Ama bir gün Annepot ve Deniz bir yolculuğa çıktı ve her şey yavaş yavaş değişmeye başladı. 
 
Annepot, “Bir çocuğu bütün bir köy büyütür.” sözünü ispatlayan bol sürprizli ve neşeli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95961</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca38f97-ad1b-4c45-9b29-74a3f4156460.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlar Kulesi</image:title>
            <image:caption>Değerli okur, 
Bu mektup tuhafınıza gitse de emin olun son derece asil bir niyetim var. Sizi, dünyanın en zeki insanlarına ev sahipliği yapmasıyla ünlü Kara Gölgeler Kulesi’nde birkaç gün geçirmeye davet etmekten onur duyarım.  
Sizinle birlikte hayal gücü geniş, zeki ve akıllı altı kişiyi daha davet ettim. Bu davetin nedeni açık: Bilmeceleri ve gizemli olayları çözerek, kulede karşınıza çıkacak zorlukların üstesinden gelecek ve cevaplarınızla diğer davetlilere meydan okuyacaksınız. Kulağa fazla gizemli geldiğinin farkındayım ama sizi temin ederim, çok güzel vakit geçireceğiz.  
Ne dersiniz, var mısınız? Elbette varsınız, çünkü ancak bütün bilmeceler çözüldükten sonra kim olduğumu öğreneceksiniz. 
 
GİZEMLİ BİR MÂLİKANE, BİRBİRİNDEN ZEKİ DAVETLİLER VE SEN… 
Esrarengiz ev sahibi, altı zeki araştırmacıyı mektupla Sırlar Kulesi’ne çağırdı. Konuklar kahyanın rehberliğinde kulenin iki yüz odasını gezecekler. Her kapı, çözdüklerinde onları esrarengiz ev sahiplerinin kimliğini öğrenmeye bir adım daha yaklaştıran bir bulmacaya açılıyor; bu sırada da araştırmacılar aralarında hangisinin daha zeki olduğunu göstermek için yarışacaklar. Ya sen? Davetiye sana da ulaştı mı? Onlardan daha zeki olduğunu gösterebilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95962</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03308331-05ed-4b45-a597-685597811c75.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde Yeni Kan-1</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı: 
Canavar Peşinde YENİ KAN-1 
Canavarları evcilleştirme gücüne sahip üç yeni kahramanla tanışın: Amy, Charlie ve Sam, dünyamızdan üç çocuk. 
Onları birbirine bağlayan çok güçlü bir mirası keşfediyorlar. Onlar, Tom tarafından eğitilmiş, seçkin bir kahraman grubu olan Avantia&apos;nın muhafızlarının torunları. Yaklaşık yüzyıl önce Malvel bir boyut kapısı açarak büyülü canavar yumurtaları ile birlikte dünyamıza sığındı. 
Onu takip eden muhafızlar da insanların arasında yaşamaya başladılar 
ancak Malvel&apos;a ulaşamadılar. Şimdi muhafızların torunları, 
Kara Büyücü Malvel ile yüzleşmek zorundalar. 
Kaderlerini keşfeden yeni nesil kahramanlara katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95963</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0380bf7f-3565-43d2-ad3e-a12f9a7a32b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde Yeni Kan 2 - Kara Büyücü</image:title>
            <image:caption>Canavar Peşinde YENİ KAN 2- KARA BÜYÜCÜ 
Canavarları evcilleştirme gücüne sahip üç yeni kahramanla tanışın: Amy, Charlie ve Sam, dünyamızdan üç çocuk. 
Bu kitapta çocuklar, Charlie&apos;nin büyükbabasının sırlarını keşfediyorlar ve 
yeni bir canavar yumurtası buluyorlar. Düşmanları Kara Büyücü Malvel ile kıran kırana 
bir mücadelenin sonunda boyut kapısı açarak onu Avantia&apos;ya göndermeyi başarıyorlar. 
Ancak bulmaları gereken birçok canavar yumurtası var ve dünyanın kaderi onlara bağlı... 
Kaderlerini keşfeden yeni nesil kahramanlara katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95964</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e4caad-9edc-4e8a-be30-61e8267d0bd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde Yeni Kan 3 - Kayıp Mezar</image:title>
            <image:caption>Canavar Peşinde YENİ KAN 3- KAYIP MEZAR 
Canavarları evcilleştirme gücüne sahip üç yeni kahramanla tanışın: Amy, Charlie ve Sam, dünyamızdan üç çocuk. 
Çocuklar, Kara Büyücü Malvel ile ittifak kurmuş olan korkunç bir düşman 
Illia Raven ile savaşmak için Mısır&apos;a seyahat ediyorlar. 
Illia&apos;yı yenmek amacıyla güçlerini ve canavarlarıyla bağlantılarını kullanıyorlar. 
Ancak Illia, korkunç bir canavarı ve onunla birlikte Mısır&apos;daki mumyaları uyandırmayı başarıyor... 
Kaderlerini keşfeden yeni nesil kahramanlara katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95965</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96c44971-4f56-4a30-8a04-bd768b226fc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Havuçkafa</image:title>
            <image:caption>Victor Hugo ve niceleri çocuğu hep bir melek olarak gördüler. Asıl onda şeytani ve gaddar olanı görmemiz gerekir. Çocuğa dair yazılanlar da ancak bu bakış açısıyla yenilenebilir. Çocuğun küçük bir hayvan olması kaçınılmazdır.” Jules Renard, 1894’te yayımlanan Havuçkafa’yla edebiyatta masum çocukluk ve kutsal annelik temsiliyle ilgili kalıpları yıkmayı amaçladığını bu sözlerle duyuruyordu. Gerçekten de yetişkinlerin ikiyüzlülüğüne ve sahtekârlığına karşı, eşit olmayan koşullarda mücadeleye girişen çocuğu, çığır açan bir gerçekçilik ve incelikle yansıtan bu roman, yazarına ânında büyük bir ün kazandırdı ve Fransız edebiyatının en güçlü ve çarpıcı tanıklıklarından biri olarak klasikleşti. Onlarca dile çevrilerek tüm dünyada yankı uyandıran Havuçkafa, tiyatro, sinema, TV dizisi, animasyon ve opera uyarlamalarıyla güncelliğini koruyor. 
 
Taşra zengini Lepic ailesinin en küçük oğlu Havuçkafa, kızıl saçları, çilli yüzü ve geniş hayal gücüyle sevimli ve zeki bir çocuktur ancak annesinden sevgi göremez. Ağabeyi tembel, ablası sinsi, babası da genellikle ilgisiz olunca ailenin günah keçisine dönüşen Havuçkafa, çareyi yaramazlık ve kurnazlıkta bulur. Dönemin sert disiplin anlayışıyla da perçinlenen bu sevgisiz ortamda pes etmez, küçük yaşına rağmen yüksek kavrayışı ve derin sezgisiyle ayakta kalmayı hatta isyan etmeyi başarır. 
 
“Annemin ve karımın tutumları beni bu kitabı yazmaya itti,” diyen Jules Renard’ın kendi çocukluğundan esinlenen Havuçkafa son derece acıklı olabilecek bir öyküyü güçlü bir mizahla dengeleyebilen, hem kederli hem ironik hem de rahatsız edici olmayı başaran, derin bir roman. 
 
 
“Böyle bir yapıtı okuyan, bir daha unutamaz.” 
Robert Sabatier</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95966</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba5b1c0-60e8-4588-ae81-e5d1c96a9dd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol ve Erdem</image:title>
            <image:caption>Ruhun ve bedeninle Dao’yla bir bütün olup, bu bütünlüğü sonsuza dek koruyabilir misin? 
Yaşam enerjinin sağladığı narinliğinle, bir bebeğin hassasiyetine erişebilir misin? 
Kalp gözünü yıkayıp temizleyerek, hiç leke tutmamasını sağlayabilir misin? 
Halkı sevip devleti yönetirken, çokbilmişlikten geri durabilir misin? 
Göğün kapısı açılıp kapanırken, bir dişinin sakinliğine bürünebilir misin? 
İdrak gücün dört yana erişirken, çokbilmişlikten geri durabilir misin? 
 
Laozi; köklü bir değişim ve karmaşa döneminden geçen toplumda, insanı kendi yarattığı kaostan kurtarabilecek ezelî ve ebedî, yaratıcı ve yaşatıcı, sonsuz ve kusursuz bir düzenden bahseder. “Dao” adıyla anılan, evren ve varlığın yanı sıra iradenin ve gücün de yaratıcısı olan bu düzen, üstünlük taslamayan ve irade göstermeyen mütevazı karakteriyle dikkat çekmektedir. Yetenekleri sayesinde varlıklar arasındaki en özel yerin sahibi olan insan ise bu kusursuz düzeni anlamak ve yöntemini örnek almakla yükümlüdür. 
 
Laozi’nin derinlemesine açıklık getirdiği Dao Düşüncesi’nin tek kaynağı olan Yol ve Erdem metni; Çin tarihinde ilk kez ortaya atılan sistematik bir evrenin oluşum ve varoluş teorisi olma niteliğini taşımakla kalmayıp, doğanın mükemmel düzeninden yola çıkarak insanlara örnek olacak, onları sakin, düzenli ve güvenli bir yaşama kavuşturacak ideal bir bakış açısı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95967</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d92f3749-210d-43c9-bde7-643b585bf8b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Rappacci&apos;nin Kızı</image:title>
            <image:caption>Karanlık romantizm ve gotik akımların Amerikan edebiyatındaki önemli temsilcilerinden Nathaniel Hawthorne, Rappaccini’nin Kızı’nda esrarengiz bir aşk hikâyesi anlatıyor. 
 
Tıp öğrencisi genç Giovanni öğrenimini sürdürmek için geldiği Padova’da bir oda tutar ve böylece kendini Profesör Giacomo Rappaccini’nin bitkileriyle meşhur bahçesinin üst katında bulur. Bitkilerin dört bir yanından adeta fışkırdığı bu bahçe ürkütücü bir güzelliğe sahiptir; tıpkı Rappaccini’nin kızı Beatrice gibi. Kentteki herkesin çekindiği profesörün göz kamaştıran bitkileriyle yaptığı deneyler ve ürettiği iksirlere pek aşina olmayan Giovanni, çok geçmeden bilim, aşk ve büyünün birbirine karıştığı karanlık bir hikâyenin parçası olur. Hawthorne’un anlatımında sıklıkla sembollere de yer verdiği bu kısa öykü sayfalar ilerledikçe daha etkileyici ve ürkütücü bir hal alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95968</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/959bc59b-adc4-4aee-8200-317b8732b284.jpg</image:loc>
            <image:title>Beter Ol Mitat Karaman!</image:title>
            <image:caption>Mitat bir gıcık oldu, herkesin ama herkesin şu hayatta bir destekçisi vardı, kimin başına bir haksızlık gelse en az bir kişi çıkıp onun için “yalnız değildir” hashtag’i açardı. 
 
Mitat Karaman dışında. Olur da bir gün Mitat haksızlığa uğrarsa, başına bir iş gelirse bir kişi, bir Allah’ın kulu bile arkasından “yalnız değildir” diye yazmayacaktı. 
 
O bir istisnaydı. 
 
Mitat önceki tweet’lerini sildi. Kimliğini açık etme pahasına yeni bir tweet girdi, yeni bir hashtag açtı, kimsenin desteklemeyeceği, sonsuza kadar tek başına kalacak bir hashtag… 
 
#MitatKaramanYalnızdır 
 
Mitat Karaman’ın soru işaretiyle başlayan macerası ünlem işaretiyle devam ediyor. Hayat mücadelesinde yine tek başına kalan Mitat gizli topluluklar, atölyeci yazarlar, yaşam koçları, estetik cerrahlar, Wattpad okurları, gamer’lar, cosplay’ciler ve çeşitli hayvanların da dahil olduğu bambaşka bir savaşın içinde buluyor kendini. 
 
Doğu Yücel bu defa Cennet Apartmanı’na sığmayıp tüm bir şehre yayılan daha sert, daha absürd, daha heyecanlı, daha edepsiz ve her daim daha “yalnız” bir hikâyeyle okurların karşısında. 
 
Beter Ol Mitat Karaman!, tabu tanımaz bir bilmece, sırlarla dolu bir saklambaç, çok yüzlü bir rubik küpü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95969</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efdc3e9e-4741-4397-9d32-464888dca868.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Prag Öyküleri</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın renkli Prag’ından beş derin, ironik öykü: Çek şair ve gazeteci Jan Neruda’nın ilk kez 1878’de kitaplaşan Eski Prag Öyküleri, bizi tarihî kent merkezinin en pitoresk mahallesinde gezdiriyor. Büyülü Prag’ın dolambaçlı sokakları, arnavutkaldırımları, vakur aristokrat sarayları, görkemli kiliseleri arasında dolaşırken, amansız rakipler olarak otuz yılı deviren Bay Ryšánek ile Bay Schlegl’in rekabetine ortak oluyor, tek bir hastaya bile dokunmamasıyla nam salan Doktor Heribert’le tanışıyoruz. Neruda’nın öykülerinde ölümsüzleşen yalnızca insanlar değil; kent de onlarla beraber ölümsüzlük iksirini içiyor. Prag’ın en ikonik semti Malá Strana’da geçen bu öyküler, kent sakinlerinin günlük yaşamından gerçek resimler sunuyor. Eski Prag Öyküleri, Çek edebiyatının vazgeçilmezlerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95970</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e81f5e-cc0f-420e-b64d-6330ea503367.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Düşler</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız her “an” geçmişe mühürleniverir. Yolun başındayken anılarımızdan çok düşlerimiz vardır oysa. Bazen düşler de yol kazalarına uğrar... Kayıplar arttıkça yüzleşilmesi gereken şeyler de çoğalır. Ölümlerin, kayıpların gölge düşürdüğü ama asla silip yok edemediği kıymetli izleri takip ediyor Yiğit Bener Öteki Düşler’de. Bunu yaparken de gücünü anılar, mektuplar ve şiirlerden alıyor. Zaten kitabın en başında söylediği gibi, “Yaşamak, bir yönüyle kayıplarla başetme sanatı değil midir?” 
Öteki Kâbuslar’ın ardından gelen Öteki Düşler, düş kırıklığı yaşadıkça yine düş gücüne sığınanların direniş öyküleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95971</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01e56743-4855-43d8-80b3-8ce04edcc289.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Felsefesi Nedir?</image:title>
            <image:caption>Din Felsefesi Nedir?, din felsefesi alanına ilk defa adım atacak olan, din felsefesinin temel problemlerine, kavramlarına, yöntemine ve üslubuna aşina olmayan öğrencilerin din felsefesini ve problemlerini öğrenmelerini sağlamak için hazırlanmış kısa bir giriş ve ders kitabıdır. Bu çalışmada, din felsefesinin temel problemleri, problemin çözümüne dair filozofların karmaşık görüşleri basit açıklamalar ve çağdaş örneklerle ilişkilendirilerek ele alınmıştır.  
 
Din felsefesinin problemleri derinlemesine ele alınmasının yanında, her bir problem beş ana dünya dininin perspektifinden ele alınarak, öğrencilerin muhtelif dini geleneklerin ve farklı inanç yorumlarının problemlere dair izahlarından ve çözümlerinden haberdar olmaları sağlanmıştır. Her bir problemin daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla metin kutucukları, bölüm özetleri ve değerlendirmeleri, çalışma soruları, daha fazla okuma ve açıklayıcı terimler sözlüğü eklenmiştir. 
 
Bu kitap şunları içerir:  
•  Din felsefesinin temel sorunları ve çözüm önerileri 
•  Din dili, ilahi sıfatlar, dua, Tanrı ispatı, dini çoğulculuk vd. 
•  Metin içinde konu veya filozoflarla ilgili bilgi kutucukları  
•  Bölüm sonlarında önemli noktaları içeren bölüm özetleri 
•  Bölüm sonlarında çalışma soruları ve okuma önerileri 
•  Farklı dinlerin ilgili konuya yaklaşımının değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95972</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f66362b-7c7e-4728-84a2-eccef0021ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Pragmatik İman</image:title>
            <image:caption>İmanın rasyonel ve ahlaki açıdan geçerliliğini göstermek için düşünce tarihinde farklı yollar önerilmiştir. Bunların en önemlisi, &quot;Tanrı vardır” önermesinin doğruluğunu göstermek için çeşitli argümanlar ileri süren delilci görüştür. Ontolojik, kozmolojik, teleolojik teistik argümanları bu delilci anlayışın birer yansıması olarak görebiliriz. Tanrı inancının epistemik temelleri olarak nitelendirebileceğimiz bu argüman sınıfı, temel olarak &quot;Tanrı vardır” önermesinin içerik açısından doğruluğunu ve buna dayanarak söz konusu inancın hem rasyonel hem de ahlaki açıdan meşru olduğunu göstermeye çalışır. 
 
Delilci görüş Tanrı’ya inanmanın rasyonelliğini temellendirme hususunda tek yaklaşım değildir. Pragmatik iman olarak adlandırabileceğimiz diğer bir görüş de &quot;Tanrı vardır” önermesine inanmanın kişi için son derece önemli faydalar sağladığını göstermeyi amaçlamakta, bu şekilde bir önermeye inanmak önemli faydalara sahipse, o zaman söz konusu önermenin rasyonelliğini gösterme hususunda bu faydaların esas alınmasının doğal olacağını ileri sürmektedir.  
 
Pragmatik imanla ilgili Blaise Pascal’ın &quot;Bahis” ve William James’in &quot;İnanma İradesi” argümanları literatürde ön plana çıkmaktadır. Bunlar bu konuda yapılan çalışmalara esin kaynağı olmaktadırlar. Pragmatik İman kitabı da bu genel eğilimi takip etmekte ve bahis ile inanma iradesi argümanlarından hareketle &quot;Dinî inancın sağladığı faydalar, bu inanca sahip olmanın rasyonel ve ahlaki açıdan meşru olduğunu temellendirmek için kullanılabilir mi?” sorusunun yanıtını aramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95973</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da572050-853c-47cd-8ed5-9b65e4842b48.jpg</image:loc>
            <image:title>Post-Hümanizm ve Adalet</image:title>
            <image:caption>Sentetik varoluş, artık bir bedene gereksinim duymuyor. Modern küresel rasyonalitenin meta anlatıları, yerini mini irrasyonalitelere bırakıyor. Modern çağ bitiyor ve antroposen çağ başlıyor. Artık insan, modern zamanlarda kurgulandığı gibi istisna bir varlık olmaktan çıkıyor. Sübjektivite metafizikleri yıkılıyor; insanın tanımı ve bu dünyadaki anlamı değişiyor. Taşındığımız yeni dijital dünyada insan ve adalet kavramları yeniden tanımlanıyor.  
 
Yeni bir dünya deneyimliyoruz ve bu dünyada ontolojik ve etik sınırlarla birlikte hukukun sınırları da bulanıklaşıyor. İnsani gelişim avansıyla teknolojiye sunulan sınırsız öncelik, insanın tanımıyla birlikte doğasını da değiştiriyor. Bu kitap, yeni dijital dünyanın insanı nasıl dönüştürdüğünü ve bu dönüşümlerin yarattığı etik ve adalet sorunlarını ele almaktadır. 
 
Bu kitapta neler var? 
•  Modernizmin yüceleştirdiği öznenin yok oluşu 
•  Hümanizmin yerini post-hümanizme bırakma hikayesi  
•  Üstün ve yapay zekâ, insanlık, singularity, yayılmış zihin 
•  Güçlendirilmiş insan modelinin yarattığı adalet sorunları 
•  Kök hücre elde etme gayesiyle insan embriyosunun tahribi 
•  Teknolojinin mükemmel insan tasarımının ontolojik sonuçları 
 
Bu kitap hangi sorulara cevap arıyor? 
•  Sentetik varoluş, doğal insanın sınırlarını ve kapasitelerini aşıyor mu? 
•  Post-hümanizm, trans-hümanizm, siborgizm ve antroposen nedir? 
•  Müstesna görülen modern insan, giderek müphemleşiyor mu? 
•  Dijital yeni dünyada nasıl bir etik ve hukuk inşa edilecek? 
•  Makinalar kimliğimizin bir parçası haline gelebilecek mi? 
•  Postmodern anti-özne yaklaşımları adalet sorunlarını çözebilecek mi? 
•  Robotik ve yarı-robotik dünyada etik ve adaletin anlamı ne olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95974</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5f0fd30-2734-4249-b29d-2a189ea1d3d0.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İslam-demokrasi ilişkisini tarihsel bir perspektif içerisinde kuramsal, kavramsal ve eylemsel yönden ele almaktadır. Müslümanların çoğunlukta yaşadığı memleketlerin, daha genelleyici bir ifadeyle İslam dünyasının, 19. yüzyıl ile birlikte Batı dünyasının her açıdan derin tesiri altında kalmaya başlaması, İslam-demokrasi ilişkisine yönelik ilk tartışmaları gündeme getirmiştir. Bu yüzyıl, İslam dünyasının, Batı’nın askeri gücü karşısındaki çaresizliğine şahit olduğu için Müslüman entelektüeller Batı’nın üstünlüğünün hangi unsurlara dayandığını araştırmaya koyulmuşlardır. Askeri alan için talep edilen Batılılaşma/modernleşme, zamanla idari, bürokratik ve siyasal alanların da modernleştirilmesi gerektiği anlayışını ortaya koymuştur. Ancak modernleşme hamlelerini gerçekleştirmek, başka bir deyişle Batı’ya mukavemet etmek için modernleşmeye engel teşkil eden dinsel unsurların tespit edilerek, bunların ıslah edilmesi anlayışı ortaya çıkmıştır. Çünkü dinsel olan/alan ıslah edilmeden, siyasal olanın/alanın ıslah edilmesi düşünülemezdi. Bu noktada, otantik İslam’ın ne siyasal modernleşmeye ne de (daha sonraki yüzyılda demokratik siyaseti savunun Müslümanlar tarafından şiar haline getirilen) demokrasiye karşı olduğu, ancak tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkan ve İslam’a dayandırılan uygulamaların modernleşme ve demokrasi önünde engel teşkil ettiği anlayışı baskın hale gelmiştir. 

Dinsel ıslah söylemi ile siyasal ıslah/modernleşme söylemi arasında kurulan ontolojik bağ vasıtasıyla İslam-demokrasi ilişkisini şekillendiren kavramlar ortaya çıkmıştır. Demokratik siyaseti benimseyen Müslüman düşünürler, demokrasinin Batı’ya özgü bir fenomen olmadığını, Hz. Peygamber ve ilk dört halifenin siyasal uygulamasını örnek alan ve otantik İslam’ın değerlerine bağlı kalarak ortaya konulan siyasal eylemlerin demokrasiyle uyumlu olduğunu düşünmüşlerdir. Bu anlayış, bir yönüyle ekol haline gelerek, İslam ile modern dünyasının tek meşru yönetim biçimi olan demokrasi arasında olumlu bir ilişkiyi tesis etme uğraşını devam ettirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95975</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ee37cb-bbd0-472c-9621-481b1de616f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Alimin Gözünden Kudüs Vakıfları</image:title>
            <image:caption>Bir Alimin Gözünden Kudüs Vakıfları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95976</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e13249-bde4-4ad9-8f0b-97ccc2c60ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime Yardım Etmek İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Hayatı daha İyi Anlayabilmek İçin
“Gündelik hayatımızda gözden kaçırdığımız ve sıradan gördüğümüz konulara sıradışı psikolojik yaklaşımlar.”
Bu kitap; insanın, eşyanın ve ilişkilerin hâkim kanunlarını öğrenerek, onlara göre doğru yaşama çabasının bir ürünüdür.
İnsanın en önemli muhatabı kendisidir ve aklını kullananlar sözü ilk önce ve en çok kendilerine söylerler. Olumlu ya da olumsuz yaşanan her olay bir öğretmendir, kişiye tecrübe kazandırır ve öğrenmeye açık zihinlere dersler verir. Eğer ders alınırsa bu tecrübeler kişiyi olgunlaştırır ve hayatı daha iyi anlamasına ve bundan sonra daha doğru yaşamasına zemin hazırlar.
İnsan zihni örneklerle, öykülerle ve temsillerle daha iyi bir şekilde öğrenir. Oluş ve bozuluş kanunlarını öğrenip ona göre ilişkiyi temellendirmek, hem zihni öğrenmeye açık tutar, hem kanunları görme sanatını öğretir hem de kendisini daha iyiye doğru gelişime ve değişime hazır bulundurur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95977</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac8c1e0-8131-4e64-9ee6-d4cf5a4f9b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Ordu</image:title>
            <image:caption>·         İlk kez yayımlanan SADAT’ın eğitim kampı fotoğrafları… Hangi ülkelerde eğitim kampları var? Eğitmenler kim? SADAT gayri nizami harp eğitiminden suikast eğitimine, kimleri ve hangi grupları eğitiyor? 

·         SADAT Kurucusu Adnan Tanrıverdi, 15 Temmuz darbe girişiminden birkaç ay önce Genelkurmay Karargâhında hangi generalle neler konuştu? 

·         SADAT’ın “İslam Ordusu” projesi nerede, nasıl, kimlerle pişirildi? 

·         28 Şubat kumpas davasının iddianamesini SADAT’ın yan kuruluşu ASDER’in avukatı mı hazırladı? FETÖ kumpaslarında tanık olan SADAT’çı isimler… 

·         SADAT’ın 14 kurucusundan kaçı 28 Şubat’ta “Fethullah Gülen Tarikatı” ile irtibatlı olduğu için TSK’den ihraç edilmişti? SADAT’ın kaç eğitmeni ve uzmanı cemaat üyesi olarak saptandı? SADAT’ın yan kuruluşu olan ASDER’in hangi kurucuları Gülen cemaati üyeliği nedeniyle ordudan atılmıştı? 

·         Askeri öğrenci mülakatlarında yaşanan sorunlar, Genelkurmay belgesine nasıl yansıdı? Tarikatlar adım adım TSK’ye nasıl doluyor? 

·         Ordudaki terfiler için hazırlanan listeler: Yeşil liste, iktidara yakın isimler. Beyaz liste, itaat eden, zararsızlar. Kırmızı liste, AKP’ye yakın olmayan isimler… 

·         TÜGVA’da hangi SADAT’çı eğitim veriyor? 

·         SADAT’ın Suriye-Libya hattındaki rolü… Suriye’ye giden TIR’larının öyküsü… 

·         İlk kez yayımlanan raporlarda, SADAT’ın yıllık kazanç hesapları ve SADAT’ın devlet desteği aldığının belgesi… 

·         SADAT raporlarına ismi giren Bülent Arınç, katıldığı toplantıları ilk kez bu kitap için anlattı. 

“Özel Savaş” şirketi SADAT’ın sır perdesi aralanıyor, Gölge Ordu’nun bilinmeyenleri aydınlanıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95978</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff32555-9268-4b69-920e-b24ebb87c15e.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki İstanbul</image:title>
            <image:caption>Türk Korku Sineması’nda senaryosu en çok filme çekilen; Ammar, Deccal, Üç Harfliler, Azazil, Gassal, Alem-i Cin, Efsunlu, Sirayet filmlerinin senaristi, tarihçi Alper Kıvılcım’dan film gibi roman!
Kalabalıklar içinde fark etmediğimiz gizemli insanlar ve onların her birimizi hayretler içinde bırakacak derecede kadim sırları, karanlık sokaklar, dehlizler, tarihi mekânların bilmediğimiz gerçekleri, kanla beslenip gün ışığından kaçanlar, sıradan insanların korkuları üzerine hayatlarını inşa eden varlıklar ve zamanda yolculuk... 
Alper Kıvılcım, uzun yıllara dayanan senaryo yazarlığı birikimiyle tasarladığı akıcı dramatik kurgusunu, sahip olduğu tarihçi kimliğiyle beslediği mistik ve ezoterik bilgilerini, tüm sinematik tecrübesiyle harmanladığı edebiyatını Öteki İstanbul’unda bize atmosferi kusursuz bir dünya kurarak sunuyor.
Kıvılcım, hem İstanbul&apos;un sadece özel bir kesiminin bildiği bu mistik tarafını hem de herkesin bildiği tarihî gerçekleri ters yüz eden ama her satırında “Aslında böyle olmuş olabilir mi?” diye tereddüde düşürtecek kadar sahici bir hikâyenin içine kendi gerçekliğini yedirmeyi başarıyor. 
Öteki İstanbul alışık olunanın aksine yeni bir tarih kurgulayarak fantastik gerilim romanlarına farklı bir soluk getiriyor. Kitabını tatmin edici bir finalle soluk soluğa bitirdikten sonra açtığı her tarihî katman için okurun devam kitaplarını sabırsızlıkla beklemesinin de önünü açıyor.
Bu kitabı okuyan siz değerli okurlar adına emin olduğum tek şey, artık İstanbul&apos;un her köşesinde sadece sizin bildiğiniz şeyler olacağı...
Özgür BAKAR – Yönetmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95979</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a6a47d-edbd-40c8-8d57-da088789380a.jpg</image:loc>
            <image:title>İkindi Ağacı</image:title>
            <image:caption>Sıtkı Bey’e kulak verin…
Bal bozkır çiçeklerinin nektarı, reçine devasa kütüklerin özüdür. Doğanın imbiğinden geçip kıymet kazanmıştır. Şifadır, dertlere dermandır. Tıpkı tecrübe gibi…

Hayatın imbiğinden geçirilmiş deneyimlerdir tecrübe. Kolay kolay bulamaz, hiçbir parayla satın alamazsınız.

Yaşanmışlıkların özünden arta kalan ustalıktır. Ömrün süzülüp damıtılması, en işe yarar yanlarının seçilip alınmasıdır.

Sıtkı Bey’e kulak verin, bakın neler söylüyor neler…

Hani hep deriz ya; “Keşke on sekiz yaşına geri dönsem de bu hayat tecrübesiyle yeniden yaşasam.”

Bizim on sekize dönme şansımız yok ama on sekizde olanlar bu kitapta yazılanlara kulak verin. Yaşamınız boyunca İşinize çok yarayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95980</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a698390-afe4-406b-ac4b-5e1ca0a08696.jpg</image:loc>
            <image:title>Heybe Sosyal Hizmet ve Sosyal Politika Dergisi Sayı 1 - Haziran 2021</image:title>
            <image:caption>Heybe’den herkese merhaba, 
Sosyal hizmet(ler) ve sosyal politikalara ilişkin güncel tartışmaları bilimsel ve etik bir zeminde sorgulamayı, toplumsal alanın güncel ve “gerçek” sorunlarını farklı bağlamlarda gündemleştirmeyi, anlamayı, birlikte düşünmeyi, paylaşmayı, anlamayı, amaçlayan Heybe’nin “Covid 19 Pandemisi, Neoliberal Politikalar ve Sosyal Hizmet” temalı ilk sayısı yayımlandı! 

Dünyada plansız, eşitsiz büyümeye dayalı ekonomik sistem ve güçlenen demokrasi karşıtı cephenin bizleri getirdiği noktada, hemen her ülkede politik kutuplaşmanın arttığı, sınıfsal farklılıkların daha da belirginleştiği günleri yaşıyoruz. Süregelen ekonomik sistemin ekolojik sistem üzerinde yarattığı tahribat, küresel düzeyde toplum sağlığını etkileyecek bir boyuta ulaştı. Bilim dışı tartışma ve kabullerin giderek yaygınlaşmasıyla toplumsal gerçekliklerin tartışılması, gün geçtikçe zorlaşıyor. Bununla birlikte sosyal politika ve sosyal hizmetler salt bir sosyal kontrol aracı haline getiriliyor ve bazı ülke örneklerinde olduğu gibi insanın özgürleşmesi için bir araç olmaktan çok baskın ideolojinin bir aygıtına dönüşüyor. Hal böyleyken sosyal hizmet(ler) ve sosyal politikayı dert edinen -şimdilik küçük- bir ekip ile düşünmeye ve konuşmaya başladık ve dedik ki; sosyal hizmet ve sosyal politika alanlarında neyin neden yapıldığı ve yapılması gerektiğine dair temellendirmeleri gözden geçirerek bilimsel ve etik bir zeminde sorgulamaya, • tahakküm ilişkilerini ve sonuçlarını evrensel ve yerel ölçekte görünür kılmaya, • toplumsal alanın güncel ve “gerçek” sorunlarını farklı bağlamlarda gündemleştirmeye, anlamaya, • ezber bozmaya, umudu tazelemeye, değişime, dönüşmeye ve güçlenmeye, • birlikte düşünmeye, paylaşmaya ve dayanışmaya, • bir arada yaşamı mümkün kılmaya yönelik çabalara katkıda bulunmaya ihtiyacımız var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95981</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d293216-7f65-4b25-bad6-d62465a97f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Dünyamız</image:title>
            <image:caption>Yeşil Dünyamız, 8-12 yaşlarındaki çocuklara yönelik, doğa ve iklim krizi konularını ele alan, interaktif bir aktivite kitabıdır. Birleşmiş Milletler&apos;in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları&apos;ndan &apos;&apos;İklim Eylemi&apos;&apos; ve &apos;&apos;Nitelikli Eğitim&apos;&apos; maddelerine katkı sağlamayı hedefleyen bu kitabın yazarları, telif gelirini TEMA Vakfı ve doğa koruma alanında faaliyet gösteren diğer sivil toplum kuruluşlarına bağışlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95982</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b7f4e4c-0d2f-4022-a447-7a2f17f58486.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Kafka Seçme Eserler</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka, 20 yüzyıl edebiyatının önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. 
Yazar eserlerinde gerçekçilik ve fantastik unsurları birleştirmiştir. Elinizdeki kitapta Franz 
Kafka’nın en çok okunan ve sevilen Dönüşüm, Milena’ya Mektuplar, Dava, Babaya Mektup 
isimli dört kitabı yer almaktadır. Eserlerinde varoluşsal kaygı, suçluluk, özgürlük, 
yabancılaşma gibi dönemin edebiyatında sıklıkla işlenen temalara ve konulara yer veren 
Kafka birçok yazarı, eleştirmeni, sanatçıyı ve filozofu etkilemeyi başarmıştır. 
 
Edebiyat dünyasında ismi her zaman yaşayacak olan Franz Kafka eserlerinden oluşturduğumuz bu özel basımı okurlarımıza sunmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95983</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/264721b2-a974-46fd-b3fb-af3f44483d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Lear</image:title>
            <image:caption>“Kötü insanlar bile daha kötüsünün yanında güzel görünüyor.” 
 
İngiliz oyun yazarı William Shakespeare tarafından yazılan Kral Lear’de yazar, 
yozlaşan dünyanın çaresi olmayan çöküşünü ele almıştır. Shakespeare’in önemli 
trajedilerinden biri sayılan oyun, yaklaşık olarak 1605 yılında yazıldığı tahmin edilmektedir. 
Oyunda Lear’in trajedisinin yanı sıra Gloucester’ın hikâyesi bulunmaktadır. İki hikâyenin de 
konusu evlatlarından kötü olanların etkisiyle, iyi evlatları haksız yere cezalandıran babaların 
kendilerini düşürdükleri zor ve trajik durumları anlatılır. 

William Shakespeare, oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getirme gücüyle yaklaşık dört yüz yıldır tüm dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi başarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95984</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a0d68ae-10ec-4b4e-8364-4485b3ebf944.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Siu</image:title>
            <image:caption>“Ayın rengi sarı, sol ucu sivri, sağ ucu küt görünüyorsa ilkbahar güzel olacak.”
 
Eren’in hayatında üç şeyin yeri çok büyük: Buz gibi bir gazoz,
en yakın arkadaşları ve karşı koyamadığı araştırma dürtüsü.
Dostları Uğur ve Eda her ne kadar aralarına yeni katılan Siu
adlı gizemli arkadaşı kabullenemese de paylaşmanın
birleştirici gücüne karşı koyamazlar.
 
Bir yaz günü kasabalarının yakınındaki ören yerinde beliren
Hattuşi adındaki esrarengiz yabancıyla karşılaşan Eren ve
arkadaşları tarihler ve medeniyetler arasında mekik dokuyan
bir maceranın içine atılırlar. Tüm yanıtların anahtarıysa tek bir kişide, gizemli Siu’dadır.
 
Tarih, macera ve arkadaşlığın iç içe geçtiği Arkadaş’ım Siu
ilham veren anlatımıyla sizi bir solukta içine çekecek ve başka bir zamana ışınlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95985</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b538bd2b-bedc-4ad7-a0c6-e9b2276154d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Semenderin Sözleri</image:title>
            <image:caption>Muhit Kitap, şair Nazir Akalın’ın yayımlanmayı bekleyen eserlerini okuyucuyla buluşturuyor. 
Tok bir sestir Nazir Akalın, edebi anlamda güçlü bir birikime sahiptir ve bu birikimini titizce şiirine yansıtmıştır. 
Şiirin karşısında dik durmuş, kırılgan iç dünyasını ona yaslamış, bazen öfkelenmiş, kavgaya tutuşmuş ama yerini hiç terk etmemiştir. O dostlarının deyimiyle ‘’bedelini ödemiş’’ bir şairdir. 



Arka Kapak 
 
Sen hiç beni öyle yorgun argın görmedin 
Yaşamak yarasını açtı bir gül göğsüme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95986</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a171b351-e064-4e97-adec-fc72ddf3056d.jpg</image:loc>
            <image:title>Görme Huyu</image:title>
            <image:caption>çıktım da ne oldu huş uçurdular 
un gömleği önden giydim sandılar 
ne yaptım peki? akla kalkışmadım 
ne yaptım peki? ver de kurtulmadım 
almacada iş tuttum 
vurmacada kırmacada 
gönül katılığı neymiş gördüm anladım zalimler güzel güler diye bir levha şuramda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95987</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a606296-9846-47e5-8ff3-96d7959f891a.jpg</image:loc>
            <image:title>Operatöre Bağlanıyorsunuz - 2</image:title>
            <image:caption>Basit bir telefon şakasının hayatınızı değiştirebileceğini öğrendiğiniz yetmezmiş gibi hayatınızın aşkını da sizegetireceğini söyleseler, ne yapardınız? 
 
Serce Sevinç “bir uçan tekme” olarak tanımladığı aşkın, suratının tam ortasına patlamasıyla adeta şoka uğramıştır.Çünkü Ceyhun Çapkın çapkınlık sanatını konuşturmuş ve onu usta bir avcı gibi gafil avlamıştır. Zavallı Serce,kendini bir anda ilk buluşma randevusunda bulduğunda olayları ancak idrak edebilmiştir: 
 
Evet, telefondan kendisine eşek şakası yapıp işinden kovulmasına sebep olan bu adama sırılsıklam âşıktır! 
 
Bundan sonrası ise freni patlamış bir kamyon misali yokuş aşağı uçmaktır... 
 
Hayatları bambaşka yollardan geçmesine rağmen, acaba buiki genç aynı durakta buluşup birbirlerinin ellerinitutabilecekler midir? Ne Serce Sevinç ne Ceyhun Çapkın bu soruya net bir cevap verebilse de ikisinin de eminolduğu tek bir şey vardır: 
 
Bu çılgın aşk insana roman yazdırırdı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95988</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67d3b603-78b1-40c1-be38-04b35e921420.jpg</image:loc>
            <image:title>Operatöre Bağlanıyorsunuz -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Basit bir telefon şakasının hayatınızı değiştirebileceğini öğrendiğiniz yetmezmiş gibi hayatınızın aşkını da sizegetireceğini söyleseler, ne yapardınız? 
 
Serce Sevinç “bir uçan tekme” olarak tanımladığı aşkın, suratının tam ortasına patlamasıyla adeta şoka uğramıştır.Çünkü Ceyhun Çapkın çapkınlık sanatını konuşturmuş ve onu usta bir avcı gibi gafil avlamıştır. Zavallı Serce,kendini bir anda ilk buluşma randevusunda bulduğunda olayları ancak idrak edebilmiştir: 
 
Evet, telefondan kendisine eşek şakası yapıp işinden kovulmasına sebep olan bu adama sırılsıklam âşıktır! 
 
Bundan sonrası ise freni patlamış bir kamyon misali yokuş aşağı uçmaktır... 
 
Hayatları bambaşka yollardan geçmesine rağmen, acaba buiki genç aynı durakta buluşup birbirlerinin ellerinitutabilecekler midir? Ne Serce Sevinç ne Ceyhun Çapkın bu soruya net bir cevap verebilse de ikisinin de eminolduğu tek bir şey vardır: 
 
Bu çılgın aşk insana roman yazdırırdı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95989</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16120218-12af-42ef-8e62-8f30b9153bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Munzur’la Koşan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Munzur’(l)A Koşan Çocuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95990</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/327570b0-d6bc-4104-8fbb-749fb905133c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem Çaresiz Eğitim Sizde</image:title>
            <image:caption>Y ve Z kuşakları, kitlesel eğitim modelini aktif olarak reddediyorlar. 
 
&quot;Kanımca 21. yüzyıl için alternatif eğitim modelleri yakında ortaya çıkacak. Eğitimin geçmişe göre en çok belirsizlik içerdiği bu çağda çocukları dünde kalmış bir sisteme emanet etmek yanlış. Bilişim toplumu eğitim sorununa kalıcı çözüm getirmeye çalışırken bireylere de çok iş düşüyor. Bu kitap eğitimin nasıl evrim geçirdiğinin yanı sıra veli ve öğrencilerin daha iyi bir gelecek için neler yapabileceklerini de anlatıyor. Çocukları belirsiz bir geleceğe daha iyi hazırlamak hem mümkün hem de kolay, fakat bilinçli adımlar gerektiriyor. Gelecek daha güzel olabilir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95991</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdf5caef-05c9-4848-ad89-b01be00f7de7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diş Hekimi Nildişi İle Gülmenin Formülü</image:title>
            <image:caption>Ortodontist kariyeri, Gilman Yücel’in Feyza Öz ile birlikte kaleme aldığı bu kitaba benzersiz bir bakış açısı getiriyor. Dişi ağrıdığında şimdi ne olacak diye kara kara düşünen bir yetişkin üzerinden ters köşe yaparak çocuklara diş hekimine gittiklerinde onları nelerin beklediğini anlatıyor. 

Timsah Nildişi’nin büyüklerin diş hekimi korkusunu yenmek için çocukların yardımına ihtiyacı var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95992</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5554cdff-7569-4874-a4a0-c2d275ab3056.jpg</image:loc>
            <image:title>I Love Unicorn En Sevimli Boyama - Çok Çok Çıkartmalı!</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çok tatlı, hem de çok çok çıkartmalı! Birbirinden harika resimleri rengârenk boya, çıkartmalarla süsle, Unicorn dünyasının tadını çıkar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95993</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e839dee0-b99a-4233-a94d-929742f40993.jpg</image:loc>
            <image:title>I Love Unicorn En Şirin Boyama Çok Çok Çıkartmalı!</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çok tatlı, hem de çok çok çıkartmalı! Birbirinden harika resimleri rengârenk boya, çıkartmalarla süsle, Unicorn dünyasının tadını çıkar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95994</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/228b05f7-58c2-49a6-be5d-0f19a9b4dadf.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sürecinin Etkilerine Dair Akademik Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>·         COVID-19’UN EKONOMİYE ETKİSİ: TÜRKİYE EKONOMİSİNİN SALGINLA MÜCADELESİ 
 
·         COVID-19 PANDEMİYLE MÜCADELEDE BELEDİYELERİN ROLÜNÜN ŞEHİR UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
·         COVID-19, KENTLER VE POLİTİK DÖNÜŞÜMLER 
 
·         COVID-19 PANDEMİ DÖNEMİNDE İŞLETMELERDE YENİ YÖNETİM YAKLAŞIMLARI 
 
·         PANDEMİ DÖNEMİNDE METAL ATIK HURDA FİYATLARI VE DEĞER ZİNCİRİNDEKİ STOPAJ SORUNU 
·         YÖNETİM LİTERATÜRÜNDE COVID-19 SÜRECİNİN DÖNÜŞÜMSEL ETKİLERİ 
 
·         COVID-19 PANDEMİSİNİN TÜRKİYE’DE YEREL YÖNETİMLER MALİYESİNE ETKİLERİ 
 
·         COVID-19’UN OTOMOTİV SEKTÖRÜNE ETKİSİ 
 
·         COVID-19 ÜZERİNE BİBLİYOMETRİK ANALİZ 
 
·         COVID-19 PANDEMİSİNİN BİRİNCİ YILINDA TÜRK SİGORTA SEKTÖRÜNDE YAŞANAN GELİŞMELER 
 
·         COVID-19 PANDEMİ SÜRECİNDE MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ MESLEK ETİĞİ ALGILARI 
 
·         COVİD-19’UN HAVAYOLU ŞİRKETLERİNİN FİNANSALPERFORMANSINA ETKİSİ: HAVAYOLU ŞİRKETLERİNDE BİR UYGULAMA 
 
·         COVID-19 SALGINI SÜRECİNDE TEDARİK ZİNCİRİ VE LOJİSTİK 
 
·         ULUSLARARASI ALANDA PANDEMİYLE MÜCADELEDE İŞBİRLİĞİ ÇABALARI: COVAX</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95995</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e640c572-4a1b-484b-97e4-56023f564122.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan Çalışmada Yönetsel Konular</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
UZAKTAN ÇALIŞMANIN TARİHÇESİ 
 
BÖLÜM 2 
AĞ TOPLUMUNDA BİLGİ ÇALIŞANLARI VE ESNEK 
ÇALIŞMA 
 
BÖLÜM 3 
DEĞİŞEN DÜNYADA UZAKTAN ÇALIŞMA 
 
BÖLÜM 4 
KAMU KURUMLARINDA UZAKTAN ÇALIŞMA 
 
BÖLÜM 5 
UZAKTAN ÇALIŞMADA KULLANILAN TEKNOLOJİLER 
 
BÖLÜM 6 
UZAKTAN ÇALIŞMAYA UYGUN MESLEKLER 
 
BÖLÜM 7 
UZAKTAN ÇALIŞMA ÖRGÜTLENMESİ 
 
BÖLÜM 8 
ÇALIŞANLARIN PERSPEKTİFİNDEN UZAKTAN ÇALIŞMA 
VE İŞ-AİLE DENGESİ 
 
BÖLÜM 9 
UZAKTAN ÇALIŞMADA BAŞARI FAKTÖRÜ OLARAK 
ÇALIŞAN PSİKOLOJİSİ 
 
BÖLÜM 10 
UZAKTAN ÇALIŞMA VE LİDERLİK 
 
BÖLÜM 11 
UZAKTAN YÖNETME VE ÇALIŞMA ZORLUKLARI 
 
BÖLÜM 12 
UZAKTAN ÇALIŞMADA KONTROL, DENETİM VE 
GÖZETİM 
 
BÖLÜM 13 
UZAKTAN ÇALIŞMA VE KRİZ YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 14 
UZAKTAN ÇALIŞMANIN HUKUKİ BOYUTU 
 
BÖLÜM 15 
UZAKTAN ÇALIŞMADA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95996</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab8b57c1-e09d-40c3-ac16-b76486338b08.jpg</image:loc>
            <image:title>Egzersiz Davranış Değişim Basamakları Modeli Çerçevesinde Egzersiz Bağlılığın Satın Alma Niyetine Etkisi</image:title>
            <image:caption>·         BİRİNCİ BÖLÜM : GİRİŞ 
·         İKİNCİ BÖLÜM : GENEL BİLGİLER 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : GEREÇ ve YÖNTEM 
·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : BULGULAR 
·         BEŞİNCİ BÖLÜM : TARTIŞMA VE SONUÇ 
·         ALTINCI BÖLÜM : ÖNERİLER 
·         YEDİNCİ BÖLÜM : KAYNAKLAR 
·         SEKİZİNCİ BÖLÜM : EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95997</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a21dde41-561c-47ae-8cdd-810f56e99984.jpg</image:loc>
            <image:title>Hentbolda Analiz Programı</image:title>
            <image:caption>·         BÖLÜM I : GİRİŞ 
·         BÖLÜM II : GENEL BİLGİLER 
·         BÖLÜM III : GEREÇ ve YÖNTEM 
·         BÖLÜM IV : BULGULAR 
·         BÖLÜM V : TARTIŞMA 
·         BÖLÜM VI : SONUÇ VE ÖNERİLER 
BÖLÜM VII : YARARLANILAN KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95998</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a6342c-daac-4ff0-9ac9-71a12bd9bc84.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Yönetim Blimlerinde Güncel Konular</image:title>
            <image:caption>·         CUMHURİYET DÖNEMİNDE BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENİNİN YETİŞTİRİLMESİ 
 
·         İSPANYA&apos;DA SPOR 
 
·         SPOR YÖNETİMİNDE ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ 
 
·         SPOR YÖNETİMİNDE ÖRGÜT İKLİMİ 
 
·         KÜRESELLEŞME VE SPOR EKONOMİSİ 
 
·         SPOR YÖNETİMİNDE ZİHİNSEL HAZIRLIK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95999</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf6195c6-75c3-4ada-972c-c5ae714bd41d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenekten Geleceğe Osmanlı Mutfağı</image:title>
            <image:caption>·         BİRİNCİ BÖLÜM: OSMANLI MUTFAĞININ GELİŞİMİNE YÖNELİK TEORİK ÇERÇEVE 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM: OSMANLI MUTFAĞINA YÖNELİK VATANDAŞ İLGİ VE TUTUMLARINA DAİR BİR ARAŞTIRMA 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: GELENEKTEN GELECEĞE OSMANLI MUTFAĞINA DAİR BİRÖRNEK: YENİ USUL YEMEK KİTABI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96000</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b5d49db-8dfe-4ad2-82e8-24be0bed8787.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzman Görüşleriyle Sera Gazı Beyanlarının Raporlanması ve Güvence Denetimi</image:title>
            <image:caption>·         BİRİNCİ BÖLÜM : KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
·         İKİNCİ BÖLÜM : SERA GAZI BEYANLARININ RAPORLANMASI VE GÜVENCE DENETİMİ 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : SERA GAZI BEYANLARININ RAPORLANMASI VE GÜVENCE DENETİMİNE İLİŞKİN UZMAN GÖRÜŞLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96001</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/029b01b6-0d58-4d2d-b817-4f5a0c141fe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Antropolojik Çalışmalarda Element Analizyle Paleodiyetin Belirlenmesi Eski Anadolu Örnekleri</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: VÜCUTTA BULUNAN ELEMENTLER, KEMİK KİMYASAL ANALİZLERİ, HOMEOSTASİS VE DİAGENESİS (DİYAGENEZ) 
 
BÖLÜM 2: ESKİ ANADOLU TOPLUMLARINDA ELEMENT ANALİZİYLE BESLENME ÜZERİNE YAPILAN ÇALIŞMALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96002</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa1d86b-718e-4e41-bf6a-acc91e01ca34.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Tartışmalar Işığında Maliye, Ekonomi ve İşletme Yazıları</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ KISIM 
MALİYE 
COVID-19 SALGINININ EKONOMİK ETKİLERİNİN 
HOŞNUTSUZLUK ENDEKSİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ: 
OECD ÜLKELERİYLE KARŞILAŞTIRMALI BİR DEĞERLENDİRME 
 
İKİNCİ KISIM 
EKONOMİ 
OKUN KANUNU KAPSAMINDA İSTİHDAM YARATMAYAN 
BÜYÜME KAVRAMI, DİNAMİKLERİ VE ANALİZİ 
ÜÇÜNCÜ KISIM 
İŞLETME 
TRANSFORMATION IN MEETINGS DURING THE COVID-19 
PANDEMIC: AN ANALYSIS FOR VIDEO CONFERENCING 
TOOLS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96003</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7309f0c-ab91-4a64-9e8e-fd1a8f0a18f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimler Açısından Covid-19 Pandemisinin Türkiye’ye Etkileri</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
Covid -19 Krizi Bilançoları Nasıl Etkiledi? 
Bist-30 Bilançolarında Gözlemlenen Anomaliler 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
Covid-19 Sürecinde Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartlardaki Semptomlar 
İle Muhasebeleştirme Çalışmaları 
 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
Covid-19&apos;un Bağımsız Denetime Olan Etkileri: Bist İmalat Sektörü Üzerine Bir Araştırma 
 
 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
Pandemi Süreci ve Borsa İstanbul&apos;daki Gelişmeler 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
Covid-19 Pandemisinin Gayrimenkul Piyasası Üzerine Etkisi: Türkiye İncelemesi 
 
ALTINCI BÖLÜM 
Covid-19&apos;un Bitcoin ve Altın Arasındaki İlişkiye Etkisi 
 
YEDİNCİ BÖLÜM 
Covid-19 Salgının Türkiye&apos;de Tarım Sektörüne Etkisi 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
Covid-19 Sürecinde Türk Bankacılık Sektöründeki Gelişmeler 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM 
Covid-19 Sürecinde Dünyada ve Türkiye&apos;de Merkez Bankalarının Uyguladığı Para 
Politikaları 
 
ONUNCU BÖLÜM 
Katılım ve Liberal Bankacılık Sistemlerinin Katastrofik Risklere Karşı Kırılganlığı: 
Covid-19 Vakası 
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM 
Alternatif Ödemelerin Yükselişi: Covid-19 Pandemisi 
 
ONİKİNCİ BÖLÜM 
Örgütlerde Etkin Kriz İletişim Yönetimi Stratejileri: Covid-19 Örneği 
 
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
Pandemi Döneminde Dijital Medya ve Mobil Kullanımı 
 
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
Covid-19 Sürecinde Dünya&apos;da ve Türkiye&apos;de Uzaktan Eğitim ve Kullanılan Web 2.0 
Araçları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96004</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29728e48-d94f-42c1-b483-1ac386645981.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Kafkasya Devletlerinin Oluşumu Türkiye ve Azerbeycan&apos; ın Yardımından Rusya&apos;nın İşgaline Kadar</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: RUSYA İMPARATORLUĞU’NUN ÇÖKÜŞÜ SONRASI AZERBAYCAN VE KUZEY KAFKASYA’DA TÜRKİYE’NİN ROLÜ 
 
BÖLÜM 2: KAFKASLAR’DA YENİ DEVLETLERİN OLUŞUMU: AZERBAYCAN VE KUZEY KAFKASYA 
 
BÖLÜM 3: DAĞLI CUMHURİYETİ’NİN KURULMASI 
 
BÖLÜM 4: KUZEY KAFKASYA EMİRLİĞİ 
 
BÖLÜM 5: GOTSİNSKİ İMAMLIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96005</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff4a550-9e41-4682-9653-8413201170ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrılar ve Canavarlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>CADI İLE CADI AVCISININ SON SAVAŞI BAŞLIYOR 
 
KADERİN BİRLEŞTİRDİĞİ İKİ ÂŞIKTIK BİZ 
 
Lou bütün hayatını annesinden ve avcılardan kaçarak geçirmişti. Reid ise cadıları kovalayarak. Beraber olabilmek için tüm imkânsızlıklara kafa tutan bu çift şimdi yine omuz omuza durmuş, yıkıcı kayıpları için alacakları intikamı planlıyordu. 
 
KAZIK VE KİBRİTİN 
 
Ancak karanlık, görünenden daha yakındı. Lou’yu çoktan ele geçirmişti ve onu geri getirmek için bu kez sadece aşk yetmeyecekti. O kendi içinde ölüm kalım savaşı verirken, cadılar onlara karşı birleşiyor ve yeni bir dünyanın kapıları aralanıyordu. 
 
YAŞAM VE ÖLÜMÜN 
 
Lou hakkı olan tahta oturup Morgane’ın hükmüne son vermek için mutlaka geri dönmeliydi. Bu noktada Reid’i kritik bir karar bekliyordu. Kötülüğün her koldan saldırdığı bu son savaşı kazanabilmek uğruna aşkını mı, benliğini mi yoksa geleceğini mi feda edecekti? 
 
TANRILAR VE CANAVARLARIN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96006</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b0e2243-3cf4-4bf5-b810-4b246428a3ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrılar ve Canavarlar</image:title>
            <image:caption>KADERİN BİRLEŞTİRDİĞİ İKİ ÂŞIKTIK BİZ 
 
Lou bütün hayatını annesinden ve avcılardan kaçarak geçirmişti. Reid ise cadıları kovalayarak. Beraber olabilmek için tüm imkânsızlıklara kafa tutan bu çift şimdi yine omuz omuza durmuş, yıkıcı kayıpları için alacakları intikamı planlıyordu. 
 
KAZIK VE KİBRİTİN 
 
Ancak karanlık, görünenden daha yakındı. Lou’yu çoktan ele geçirmişti ve onu geri getirmek için bu kez sadece aşk yetmeyecekti. O kendi içinde ölüm kalım savaşı verirken, cadılar onlara karşı birleşiyor ve yeni bir dünyanın kapıları aralanıyordu. 
 
YAŞAM VE ÖLÜMÜN 
 
Lou hakkı olan tahta oturup Morgane’ın hükmüne son vermek için mutlaka geri dönmeliydi. Bu noktada Reid’i kritik bir karar bekliyordu. Kötülüğün her koldan saldırdığı bu son savaşı kazanabilmek uğruna aşkını mı, benliğini mi yoksa geleceğini mi feda edecekti? 
 
TANRILAR VE CANAVARLARIN 
 
 
“Bu enfes, mükemmel ve zaman zaman da yürek burkan seriyi okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Tanrılar ve Canavarlar genç yetişkin türünün en iyi örneklerinden biri!” 
—The Young Folks 

 
“Tanrılar ve Canavarlar’ı Lou’nun bir tepsi tarçınlı çöreği mideye indirmesinden daha hızlı yalayıp yuttum!” —Coffee, Book &amp; Candle 
 
“Bu kitaba çok katmanlı demek az kalır. Tanrılar ve Canavarlar bunun çok daha ötesinde. Mükemmel ve can acıtıcı… yoğun ve büyüleyici.” —Toppin’ Up</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96007</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133f7666-516d-45f7-a87e-0929b030693d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılan ve Güvercin</image:title>
            <image:caption>CADI İLE CADI AVCISI KUTSAL EVLİLİK BAĞIYLA BİRLEŞTİKLERİNDE 
HİKÂYE TEK BİR ŞEKİLDE BİTEBİLİR 
AŞK VE ATEŞ 
 
Louise le Blanc bağlı olduğu cadılar meclisinden iki yıl önce kaçıp Cesarine şehrinin gölgelerine gizlenmişti. Cadıların avlanıp yakıldığı bu şehirde büyüsünü kullanmaya cesaret edemese de yetenekli bir hırsız olarak bıçak sırtında yürüyordu. 
 
Cadı avcısı Reid Diggory’nin ise hayattaki tek ideali kötülüğü yeryüzünden silmekti. Fakat kaderin hain bir oyunu yüzünden Lou ile Reid evlenmek zorunda kaldıklarında, zamanla aralarında karanlık sırlardan başka şeyler de filizlenecekti. 
 
2019 Amazon Yılın En İyi Kitabı 
New York Times ve Indiebound Çoksatanı 
 
“Muhteşem bir çıkış romanı, içinde sevdiğim her şey var: Işık saçan ve gerçeklerin farkında bir kadın kahraman, karmaşık ve ölümcül bir büyü sistemi ve gece geç saatlere kadar okumamı sağlayan, iç yakan bir aşk. Yılan ve Güvercin kesinlikle mücevher değerinde bir kitap.” —Sarah J. Maas 
 
“Shelby Mahurin, cadı ile cadı avcısı konseptini alıp yepyeni bir atmosferde sunuyor. Lou’nun güçlü ama hüzünlü karakteri sayesinde sayfaların arasında kaybolacaksınız.” —School Library Journal 
 
“Romantizm seven okurları büyüleyecek.” —Kirkus 
 
“Entrika dolu karanlık bir hikâye.” —BCCB 
 
“Çok katmanlı yan karakterler ve Fransız esintili evren güçlü bir arka plan oluşturuyor ama hikâyenin kalbinde Lou ve Reid’in arasındaki karşı konulmaz çekim yatıyor.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96008</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c34f63df-ae39-46d6-b8f7-2f33333db5f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve Bal</image:title>
            <image:caption>NEREYE GİDERSEN GİT, SENİNLE GELİRİM 
 
Morgane’ın hançerinden kıl payı kurtulduktan sonra kendilerini yapayalnız bulan Lou, Reid, Coco ve Ansel’in saklanacak yerleri kalmamıştı. Kilise, krallık, cadılar – herkes onlara karşıydı. Bu savaşı kazanma şansları tükenmek üzereydi. 
 
NEREDE OLURSAN OL, YANINDA KALIRIM 
 
Ölümcül bir kedi-fare oyununun içine çekilirken müttefiklerini en umulmadık yerlerde aramaları gerekiyordu. En kadim düşmanları olan kan cadılarını ve kurtadamları ikna etmek için çok az zamanları vardı. 
 
İKİMİZ DE YAŞAYACAKSAK, HER ŞEYİ YAPARIM 
 
Lou büyünün tehlikeli sınırlarında gezinirken, Reid kendi gücünü hâlâ ısrarla reddetmeye çalışıyordu. Onları sonsuza dek bağlayan yeminleri, kanla tekrar yazılmak üzereydi. 
 
FAKAT ÖLÜM HEPİMİZİN PEŞİNDE. 
 
 
“Lou sadece kendi sesini bulmakla kalmıyor, erkeklerin kadınlara olan bakış açısını da tamamen değiştiriyor. İlk kitabı sevenler, her ters köşede Kan ve Bal’a hayran olacak.” —School Library Journal 
 
“Shelby Mahurin, insanı avucunun içine alan cesur bir devam kitabına imza atmış. Kesinlikle en sevdiğim serilerin arasına girdi.” —Adalyn Grace 
 
“Tüm yozlaşmışlığı ve tehlikeleriyle, Kan ve Bal tam da ihtiyacım olan kitap. Karakterler beni o kadar etkiledi ki başlarına daha neler geleceğini bir an önce okumak için sabırsızlanıyorum.” —Reneé Ahdieh 
 
“Keskin mizahı, kalbimi hiç çekinmeden kırması ve muhteşem ters köşeleriyle başımı döndürdü.” —Isabel Ibañez 
 
“Shelby Mahurin’in yarattığı nefes kesici büyülü dünya, sevginin gücü ve ne pahasına olursa olsun sevdiklerini koruma arzusunun çarpışmasına sahne oluyor. Başkasının ruhunu kurtarmak için kendininkini feda eder miydin? Kan ve Bal bu zor soruyu ortaya atmakla kalmıyor, okuru baş döndürücü bir yolculuğun içine çekiyor.” —Jodi Picoult</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96009</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f62a4f4f-2851-49e3-8fcf-aefe404866e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergilius’un Ölümü</image:title>
            <image:caption>İlk romanı kırk beş yaşındayken yayımlanan Hermann Broch, Nazilerin Avusturya’yı ilhakının ardından sosyalist bir dergiye sahip olduğu şüphesiyle kısa süreliğine hapis yattı, ancak aralarında James Joyce’un da bulunduğu dostları sayesinde önce İngiltere, sonra Amerika’ya göç etti. 1936’da yazmaya başladığı Vergilius’un Ölümü’nü sekiz yılda tamamladı, roman 1945’te yayımlandı. 
 
Aeneis’in şairi Vergilius, İmparator Octavianus Augustus’un kafilesiyle beraber Brundisium’a gelir. Hastalanan büyük şair, önce limanda toplanan mahşeri kalabalığı aşar, sonra yoksulluğun âdeta cisimleştiği Sefalet Sokağı’ndan geçerek saraya ulaşır. Vergilius hayatının son gününde, henüz bitiremediği Aeneis’in ahlaki bir muhakemesini yapacak hatta ölümünden sonra, halkın Büyük Roma’ya inancını perçinleyecek bu destanın yakılması adına Augustus’a karşı çıkmayı bile göze alacaktır. 
 
Hermann Broch’tan Vergilius’un Ölümü su, ateş, hava ve toprak kadar temel öğelerin, yaşamın, güzelliğin, bilginin, ölümün üstünde yükselen abidevi bir başyapıt. 
 
“Romanın esnek yapısı bağlamında gerçekleştirilmiş en sıradışı ve temel deneylerden biri.” –Thomas Mann 
 
“Hermann Broch on dokuzuncu yüzyılın klasik sanat biçimlerinden birini neredeyse bütünüyle dönüştüren büyük yirminci yüzyıl romancılarının geleneğine ait bir yazar.” –Hannah Arendt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96010</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c70fff3c-b719-4c03-842d-bdc85754d7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Takas</image:title>
            <image:caption>Locus En İyi Korku Romanı Ödülü Kazananı 
 
Dünya Fantazi En İyi Roman Ödülü Kazananı 
 
Britanya Fantazi En İyi Korku Romanı Ödülü Kazananı 
 
Apollo Kagwa, babası ortadan kaybolduktan sonra kâbuslar görmeye başladı. Babası ona, içinde bir kitabın da bulunduğu tuhaf eşyalarla dolu bir kutuyu miras bırakmıştı. Yıllar geçmişti ve artık Apollo da bir babaydı ama eşi Emma yeni doğan bebeklerine pek de sıcak yaklaşmıyordu. Önceleri bu durum Apollo’ya doğum sonrası depresyonu gibi görünüyordu ama Emma korkunç bir şey yapıp kayıplara karıştıktan sonra dehşetin kapıları yavaş yavaş aralanacak, Apollo’nun kâbusları anlam kazanacaktı. 
 
Emma’nın akıbeti hakkında bilgi sahibi olduğunu iddia eden bir yabancıyla tanışmasının ardından başlayan macerası, Apollo’yu bir adaya, sırların gömüldüğü bir mezarlığa, efsanelerle dolu bir ormana götürecekti. 
LaValle, klasik bir peri masalını yeniden anlattığı bu tüyler ürpertici romanında, sevdiğimiz insanları yabancıya dönüştüren sırları keşfetmeye çağırıyor bizi. 
 
“Edebiyat tanrıları Haruki Murakami ile Ralph Ellison’dan bir harman yapsalardı ortaya Victor LaValle çıkardı.” –Anthony Doerr 
 
“Sağlam bir Coen Kardeşler filmi gibi.” –Paul Beatty 
 
“İlgi uyandıran, dehşet dolu bir kitap.” –Kelly Link 
 
“Büyüleyici, heybetli bir eser.” –Marlon James</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96011</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c0e8a44-0a8c-4246-8afa-098db50f7c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Panayırların Heyulası - Kayıp Rıhtım Öykü Antolojisi</image:title>
            <image:caption>“Fantastik edebiyat, bilimkurgu ve korkunun çoğu genç ismi bir araya gelip bir ucube öyküleri antolojisi yaratmış. Aralarında sevdiğimiz pek çok yazar var. Ve en güzeli, kadınerkek dağılımı da umut verici.” –Sevin Okyay 
 
“İsyan başladığında ucubeler yüzünden gerçekle yüzleşmek zorunda kaldılar, hayatlarını idame ettiren yalanlara ne kadar bağımlı olduklarını gördüler.” 
 
İnsanların popülist politikalar tarafından marjinalleştirildiği, yalnızlaştırıldığı, öteki olmaya mahkûm edildiği zamanlardayız. Öteki olmanın anlamını, aykırılığın, ucubeleşmenin ne demek olduğunu sorgulamanın en iyi yollarından biri de kurmacadan geçiyor. 
 
Tüm Panayırların Heyulası fantazi, bilimkurgu, korku, distopya, tuhaf kurgu ve polisiye türlerinde yazılmış “ucube” temalı 20 öyküyü bir araya getiriyor. Özel olarak bu kitap için kaleme alınmış öykülerde ucube, kimi zaman bir mekân kimi zaman bir durum. Bazen de normalin ta kendisi. 
 
İzlerini arama çubuğunda değil, hayatın içinde sürdüğünüzde ucubelerle şekillenen panayırları görebilirsiniz. Üstelik tüm panayırların bir heyulası var. Tüm panayırlar aynı özü saklıyor. Hepsinin cevheri aynı maden ocağında gömülü. Derinlere inip onları görmemiz gerekiyor. Beraber paylaşacağımız yollar var. 
 
Kayıp Rıhtım, sizi yalnız yürümek istemeyeceğiniz bir patikaya davet ediyor.


AYÇA ERKOL • BAHADIR CÜNEYT YALÇIN • BAHRİ VARDARLILAR • DENİZ ERBULAK • EDA İŞLER • EKİN AÇIKGÖZ • EMİRHAN BURAK AYDIN • EZGİ POLAT • HAKAN BIÇAKCI • HİKMET HÜKÜMENOĞLU • MEHMET BERK YALTIRIK • MURAT S. DURAL • MÜGE KOÇAK • ONUR SELAMET • ORÇUN ÜNAL • ÖZGÜRCAN UZUNYAŞA • S. İPEK ORTAER MONTANARİ • SERAN DEMİRAL • SUAT DUMAN • SÜREYYYA EVREN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96012</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1455c392-3cca-4871-b3c5-3e4f72097dba.jpg</image:loc>
            <image:title>Elleri Kara Çocuk</image:title>
            <image:caption>Elleri Kara Çocuk, Umay Umay’ın, mürekkebe hayatını bulaştırdığı, özgün, şaşırtıcı ve sıradışı bir kitap. Barış Kara’nın çizimleriyle zenginleşen Elleri Kara Çocuk yazarla okurun aynı yolu paylaşması için bir imkân aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96013</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb02d30c-c8fa-4de6-8151-05c86c392d96.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları</image:title>
            <image:caption>“Beyin haysiyetinden bu kadar kaybettikten sonra, hayati faaliyette insanın filden, karıncadan, leylek veya zürafadan hiçbir farkı kalmıyor. Rabbim! Her zevki tatmin edecek ve ismi yine ‘sanat ve edebiyat’ olacak olan felsefe taşını nasıl bulmalı!” 
 
Ahmet Haşim şairliği kadar nasir kimliği de ön planda olan bir söz ustasıydı. Küçük bir tahtakurusundan büyük medeniyet sembollerine, dert edindiği tüm meseleleri kâğıda dökmekten imtina etmedi. Bize Göre’de yer alan ve Mehmet Kaplan’ın yayıma hazırlarken “dolgunluğunu”, tasvir gücünü ve ironik anlatımını işaret ettiği fıkralar, onun nesirdeki kuvvetini günümüze taşımakla birlikte yazılarını oluşturan fikri arka plan hakkında da okura ipuçları veriyor. 
 
Haşim’in çoğu zaman iki sayfayı geçmeyen uzunluktaki fıkralarının her birinin bir önermesi, bir çıkış noktası mevcut. Haşim’in yazıları, okura yalnızca estetik haz vermez, ki böyle bir iddiası yoktur. Bununla birlikte bu yazıların, erken Cumhuriyet döneminin meselelerine entelektüel, politik, sosyolojik bir bakış imkânı sağladığı da aşikâr. 
 
Ahmet Haşim dendiğinde hatıra gelen ilk eserlerden biri olan ve Bir Seyahatin Notları’yla birlikte sunduğumuz Bize Göre, önemini hâlâ korumakta. Elinizdeki kitap, Ahmet Haşim’i anlama çabasına nitelikli bir katkı sunma amacını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96014</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af66e1d3-66e1-4963-8574-b836fd17f573.jpg</image:loc>
            <image:title>Dansöz</image:title>
            <image:caption>Her sonların bir cesareti vardır!
Son bakış
Son dokunuş
Son öpüşme
Son sevişme…
Her sonların bir cesareti vardır!
Son aldanış
Son gözyaşı
Son tebessüm
Son veda…
Her sonların dudaklardan dökülmez kelimeleri!
Hoşça kal yerine derin bir sessizlik içinde
Son kez gidilir!..
Sizce ben âşık mıyım şair miyim? Hayır değilim! O halde ben, giderken değil gittikten sonra değil çok çok önceden veda ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96015</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b232eb-3a63-4e2f-8459-3fa6485dd1c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>&quot;Ben dünyayı bisikletle dolaşacağım!”
Her şey bir iddia ile başlar ve gece gündüz bir kâşif olup dünyayı dolaşma hayalleri kuran Tom onunla alay eden sınıf arkadaşlarına yanıldıklarını kanıtlamak için bisikletine atlayıp yollara düşer. Onu İngiltere’den Afrika’ya kadar uzanan zorlu ama bir o kadar da eğlenceli bir yolculuk beklemektedir.
Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk, bir gün evinden çıkıp dört yıl boyunca bisikletiyle tüm dünyayı dolaşan ve bugün 21. yy’ın en büyük maceraperesti olarak tanınan Alastair Humphreys’den geleceğin gezginlerine ilham verecek bir macera kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96016</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/111ca90d-4c70-445f-b538-6da258ffb88f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Bahçeleri - Malazan Yitikler Kitabı 1</image:title>
            <image:caption>“EN GÜZEL HAYAT, TANRILARIN GÖZÜNE BATMAYANDIR. HÜR KALMAK İSTİYORSAN, SESSİZ SEDASIZ YAŞAMALISIN.”


Şehirlerin baş tacı, bir rivayet üstüne inşa edilen şehir Darujhistan… Gaz lambalarının mavi ışığında geceleri bir inci gibi parlayan bu şehir, Genabackis kıtasının ev sahipliği yaptığı Özgür Kentler arasında, Malazan İmparatorluğu tarafından ele geçirilmemiş son yerdi. Ve İmparatorluk doymak bilmez bir iştahla gözünü Darujhistan’a çevirmişti. İmparatoriçe Laseen mutlak hâkimiyet için her şeyi göze almıştı. 
 
Ancak Darujhistan dışarıdan göründüğü kadar savunmasız değildi. Şehrin dolambaçlı sokaklarında Yılanbalığı ismindeki casuslar efendisi, şehrini korumak için gizemli güçlerle bir çatışmaya girmişti. Şehrin çatılarında geceleri bir suikastçı savaşı veriliyordu. Şehrin tepesindeyse, yönetimi elinde tutan efsuncular cemiyetiyle ittifaka girmiş olan büyücü-suikastçı Tiste Andii ırkının lideri Anomander Rake, uçan kalesi Ay Tohumu’nda harekete geçme vaktinin gelmesini bekliyordu. 
 
Tanrıların da oyuna katılmasıyla, Darujhistan üzerinden yapılan tüm planlar suya düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı. İnsanların gelip geçici hırsları, tanrıların ebedi çatışmalarının altında ezilecekti. Ve tanrıların unuttuğu bir gerçek gün yüzüne çıkacaktı: Faniler de bir tanrıyı öldürebilirdi. 
 
“Size verebileceğim tek tavsiye, vakit kaybetmeden Ay Bahçeleri’ni okumaya başlamanız.” –Stephen R. Donaldson 
 
“Bu eser, epik fantastiğin zirve noktası olabilir.” –Glen Cook</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96017</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29a03e06-ebd2-42cb-8ea5-632ec6b09f2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Hayatı olduğu gibi istiyordu, özü arayan ve ruha uzanan tüm yönleriyle.” 
 
Genç bir denizci olan Martin Eden, ilk aşkı Ruth’la beraber sınıf farkıyla da tanışır. Bir insanın değerinin, sahip olduğu mevki ve servetle ölçüldüğü toplumda Martin kendini yetersiz hisseder. Sevdiği kadının aşkını hak etmek ve onun çevresine uyum sağlamak için kendini eğitmeye başlar. Bu süreç onu okumaya, ardından da yazmaya iter. Ancak gelişen entelektüel seviyesiyle sadece işçi sınıfından soyutlanmakla kalmaz; aynı zamanda gözünde büyüttüğü burjuva toplumunun sahteliğinin ve çıkarcılığının da farkına varır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96018</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d384467-3d15-47fb-b5eb-16cf77b87f28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Sırları</image:title>
            <image:caption>“Kalp bir kale gibidir. Şeytan onu ele geçirmek için her an fırsat kollamaktadır. Onun oraya girmesini engellemek için her an uyanık bulunmak, onun giriş yerlerini kapatmak veya oralarda nöbetçi bulundurmak gerekir. Kaleyi iyi tanımayanlar bu işi yapamaz. Bu görev her Müslüman için farzdır. 
Şeytanın sızma yollarını bilmeksizin kalbi ona karşı savunmakta başarıya ulaşılamaz. Şeytanın kalbe girmek için kullanacağı yollar ve sızma yerleri kulun bir takım sıfatlarıdır. Bunlar çoktur.” 
*** 
Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “kalp” kelimesini merkeze alıyor. Kalbin mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96019</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ed18adc-2586-4a58-865e-5b6f331980bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveynliğin Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Amerika&apos;nın önde gelen çocuk psikologlarından Leonard Sax, New York Times çoksatan kitabı Ebeveynliğin Çöküşü’nde, modern ebeveynliğin kasvetli durumuna dair okunması gereken bir anlatı ve çocuklarımızı yetişkin dünyasının zorluklarına nasıl daha iyi hazırlayabileceğimize dair bir vizyon sunuyor. Genç insanlar arasında artan obezite, depresyon ve kaygı bozukluğu sorunlarının, anne babaların kendi otoritelerinden feragat etmesinden kaynaklanabileceğini öne sürüyor. Bunun sonucunda doğru ve yanlış konusunda bir standardı olmayan, disiplinden yoksun ve yönlerini bulmak için akranlarına ve internete bakan çocukların yetiştiğini anlatıyor.   
 
Sax, çocuklarıyla ilişkilerini yenilemek için ebeveynlerin, ekran sürelerini sınırlayarak, daha iyi alışkanlıkları teşvik ederek ve onlara bakış açısı kazandırarak otoritelerini nasıl yeniden kurmaları gerektiğini gösteriyor. Bir aile hekimi ve psikolog olarak yaklaşık otuz yıllık deneyiminin yanı sıra çocuklar, ebeveynler ve öğretmenlerle yapılan yüzlerce röportajdan yararlanarak ebeveynlere gitgide daha karmaşık hale gelen bir dünyada çocuklarının başarılı olmalarına yardımcı olmak için kullanabilecekleri bir plan ortaya koyuyor.  
 
 
“Anne babaların nerede yanlış yaptıklarına, çocuklarına erdem ve kişilik kazandırma konusunda başarıyı nasıl yeniden yakalayacaklarına dair kapsamlı bir döküm… Sax daha sağlıklı, daha saygılı ve vicdanlı bireyler için, ebeveynlerle çocuklarını yeniden ortak bir çizgide birleştirebilecek bir dizi izlenmesi kolay çözüm öneriyor.”  
—Kirkus  
 
“Ebeveynlik konusunda önde gelen uzmanlardan biri olan Dr. Leonard Sax, ebeveynlerin çocuklarıyla yaşadığı sorunları zekice dile getiriyor ve bunlara çözümler sunuyor. Ebeveynliğin Çöküşü akademik ama aynı zamanda pratik, basit ama aynı zamanda derinlikli bir kitap. Bu yıl sadece bir kitap okuyabilecekseniz bunu okuyun.” 
—Meg Meeker, Strong Fathers, Strong Daughters ve Strong Mothers, Strong Sons kitaplarının yazarı 
 
“Yıllardır ebeveynler ve çocuklarla doğrudan çalışmanın getirdiği deneyim ve birikim ile Dr. Leonard Sax size, modern zamanlarda ebeveynliğe, nerede yanlış yapıldığına ve yanlışların nasıl düzeltileceğine dair önemli bir bakış açısı kazandırarak ebeveynlik tuzaklarından nasıl kaçınacağınızı, çocuklarınızı nasıl daha iyi yetiştireceğinizi anlatıyor.” 
—Dr. Bill Bennett, ABD Eğitim Eski Bakanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96020</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d98cc08-fa5f-436b-932d-d0342659717a.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliliğimi Nasıl Kurtarırım?</image:title>
            <image:caption>Hepimiz hayat yolculuğunda kendimiz için “en iyi” olanı arıyoruz. Bu kitap, içinde bulunduğumuz çağın insana sunduğu imkân ve olasılıklara karşın artan çatışma ve zorluklar karşısında yeni bir bakış açısı ve çözüm yolları bulunmasını kolaylaştırmak için kaleme alındı. 

Üç bölümden oluşan kitabın her bir bölümü bir psikoterapi seansı tadında planlandı. Kendinizi güvenle emanet ettiğiniz bir terapist rehberliği ile size kendinizi, eşinizi ve ilişkinizi tanıma imkânı sunuyor. Biliyoruz ki bir birlikteliğin en önemli üyesi “ilişkileri”dir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96021</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae5db46-6d03-42fa-82a1-373c5a2e189d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğumu Nasıl Anlarım?</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en zor işi, galiba bir çocuğu büyütmek ve ona insanlığa faydalı bir birey olma bilinci kazandırmak. Çocuk yetiştirmek büyük bir çaba ve sorumluluk gerektirir. 
Bu kadar büyük bir sorumluluk ne sadece annenin narin omuzlarına bırakılabilir ne de sadece bir ebeveyn olarak babadan beklenebilir. 
2-6 yaş arası ilk çocukluk dönemine hitap eden “Çocuğumu Nasıl Anlarım?” kitabımız anne babalara en değerli varlıkları olan çocuklarını yetiştirirken ve eğitirken karşılaşacakları problemlere pratik çözümler bulmaları yönünde yardımcı olabilmek amacıyla hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96023</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/609354f9-5332-4273-ba1e-ddeaa64809ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yayan Yapıldak</image:title>
            <image:caption>Yol, başladığı gibi bitmeyi de bilen ama bitmeyen, daralıp genişleyen, yapan, onaran, yeniden var eden yegâne şey. İnsandan başlayıp insanla bitmenin başka adı. Doğaya, şiire, geçmişe ve geleceğe uzanan bir el. 
 
Haydar Ergülen, Yayan Yapıldak’taki denemeleriyle dünden bugüne, bugünden yarına uzanan bir yol alfabesi kazandırıyor bize. Bazen nesnelere, bazen kavramlara, bazen de hayvanlara yepyeni anlamlar katıyor. Göğ’e ve Su’ya götürmek için evvela yola çıkarıyor bizi. 
 
“Merakımız var, hevesimiz var, yaşama aşkımız var, kalbin göğüne mi desek göğün kalbine mi, ikisi de gönülden geçer, bakasımız var, öyleyse kanatlarımız da var demektir! Ne duruyoruz? Kanatlarımızı açalım, onlar dünden hevesli. Sorun diyorlar, sora sora, bakın diyorlar, baka baka, düşleyin diyorlar, düşe kalka, uçun diyorlar, heves denizinde, merak göğünde, bata çıka, özgürlük ancak o zaman kuşlar gibi ve kuşlarla aynı hizada.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96024</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d622e206-0bf1-4fe9-831d-a9a15d9aabd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Firefly - Basbayağı Kahraman</image:title>
            <image:caption>Özlenen uzay westerni Firefly evreninde geçen, dizinin yaratıcısı Joss Whedon’ın danışman editörü olduğu bir roman! 
 
Tehlikeli bir kargo. Kayıp bir kaptan. İntikamcı bir ordu. 
 
Rutin bir iş gibi görünüyordu, Persephone gezegeninden alınan beş kasa onu bekleyen alıcıya ulaştırılacaktı. Ve Tanrı biliyordu ki Kaptan Reynolds eğer Serenity’yi uçurmaya devam etmek istiyorsa para kazanmalıydı. Ama müşteri Badger’dı ve Badger’ın olduğu hiçbir iş sorunsuz olmuyordu. Kasalar, en ufak sarsıntıda infilak edebilecek patlayıcılarla doluydu. 
 
Kalkıştan hemen önce Mal kaybolmuştu. Kargonun her geçen dakika patlama riski artarken ve Birlik gemilerinin ilgisi inatçı kaçakçı gemisine kayarken ikinci kaptan Zoe, kaptanı kurtarmak ile tayfayı korumak arasında karar vermek zorunda kalacaktı.  
 
Bu arada, Persephone’de bir grup Kahverengiceketli isyankâr gazinin, rezil yenilgilerinden sorumlu olan herkesten intikam almak için her şeyi yapmaya hazır olduğu dedikoduları yayılıyordu. Mal’in savaşla ilgili sakladığı karanlık bir sırrı mı vardı? Ve Serenity tayfası onu çok geç olmadan bulabilecek miydi? 
 
“Yine dokuzumuz da gemideyiz. İş bakımından ne bulabiliriz diye Siyahlık’a çıkıyoruz. Her zamanki gibi: Ne iş olursa, paralıysa alacağız. Durumlar iç açıcı olmasa da yapacak bir şey yok. Bu evren iyicil yahut adil değil ve kimseye bir rızık borcu yok.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96025</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d92bc35a-46be-4dc0-bb16-cc50eb581887.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya turuna hazır mısınız?
Kahramanlarıyla, kötü karakterleriyle ve muhteşem haritalarıyla birbirinden olağanüstü on beş uygarlık.
 
 
Detaylı, öğretici ve birbirinden renkli çizimlerle bezeli bu Tarih Atlası gizemli uygarlıkların kadim tarihine ışık tutuyor. Kendi çağlarına damga vuran imparatorlar, korsanlar, kâşifler, mucitler ve daha fazlası… Tüm uygarlıkların dünya tarihine yaptıkları katkıları keşfederken maceranın tadına varacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96027</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b972a632-a088-4e35-9224-9fc99bb900f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları</image:title>
            <image:caption>Yazarımız Serra Menekay’ın, 10’uncu kitabı tarihi bir roman… “Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları”… 

Kitaba adını veren Gördesli Makbule’nin şehadetinin bu sene 100’üncü yıldönümü olunca son tahlilde kitap farklı bir anlam kazanıyor. Roman içerisinde, Makbule ile birlikte, kurtuluş mücadelemizde önemli bir yer edinmiş Demirci Akıncıları gibi birçok kahramanı da tekrar kucaklamak ve anmak, yine birçok tarihi olayı tekrar yaşamak fırsatına da sahip oluyoruz. 

Sanatçı Pınar Ayhan kitap ile görüşlerini arka kapakta şu şekilde ifade ediyor: 
 “Kurtuluş tarihimizin kahramanları bu kitapta, yüz yıl sonra onların fedakârlıklarını en iyi anlayan yazarlardan biri tarafından anılıyor. 

Serra Menekay, titiz araştırmacılığını yüreğinin en derinlerindeki vatan sevgisiyle harmanlayarak anlatıyor topraklarımızda yaşananları. Kısacık ömründeki varlığını vatanının bağımsızlığına armağan eden efelerin kınalısı Gördesli Makbule’yi, yürekli yavuklusu Halil Efe’yi, yiğit Parti Pehlivan Ağa’yı, sözü özü bir İbrahim Ethem’i ve vicdanın ağırlığında ezilerek yitip giden Çerkes Ethem’i ve nicelerini anlatan bu kitap sayesinde elinizde bir pusula tutuyormuş gibi hissedeceksiniz. Bu pusula ihanette, haksızlıkta kaybolan ruhlara dürüstlüğün, mertliğin, cesaretin ve vatan aşkının yönünü gösterirken yüz yıl önce bize bu toprakları armağan edenlere teşekkür etmemizi de sağlayacak. 

Serra Menekay bu eseriyle hepimizin yerine şanlı tarihimizin kahramanlarını yâd ederek yine bir vefa borcunu ödememize fırsat tanıyor…” 

İyi okumalar diliyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96028</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb519cd-6753-4f47-811e-b3e640822b28.jpg</image:loc>
            <image:title>Dicle&apos;den Fırat&apos;a</image:title>
            <image:caption>Oysa, o ateşi tutuşturan 
çoktan beri terk etmiştir 
taht kurduğu yeri 
ve dönüp bakmamıştır ardına. 
 
Bense 
küle dönmüş gönül sarayımda, 
tomurcuk versin diye, 
gözyaşlarımla sularım, 
senden geriye kalanlarımı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96029</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3442f239-d278-4286-9ec4-c14ff3ef3128.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğe Hu - Alevilik Yazıları 1</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma ile Alevi inanç yolunda hakikat arayışını sürdüren canlara bir gönül penceresi açabilirsek; Dört kapıdan geçenlerin katarına katılacak yol erenlerine yakınlaştırabilirsek; inançtan akla atlamanın ilim ve bilimde mürşit arayanlara delil olabilirsek, Hakk’a ve Hakikate yol alma hizmetinde bir damla olabilirsek, gönül rahatlığı ile GERÇEĞE HÛ diyeceğiz. 
Aşk ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96030</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0100a8b8-19cb-4afe-b42b-4204a51f4442.jpg</image:loc>
            <image:title>Falcı Kadınların Serüvenleri</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca insanlık hep geleceği önceden öğrenme ve gerek kendi kaderine gerekse etrafında bulunanların kaderine hükmedebilme arayışında olmuştur. Şüphesiz ki bunun altında insan doğasının öngörülebilir olana eğilimi, bilinmeyene olan tahammülsüzlüğü yatıyor. 

Ve elbette insan, önüne çıkan her sorunu aştığı gibi bu soruna da bir çözüm bulma arayışına giriyor. İşte falcılık binlerce yıldır bu arayışın sonucu olarak hayatımızda kendini var ediyor. 

Bugün bu coğrafyada işleyen falcılık sistemi ise toplumun mecbur bırakıldığı imkansızlıkların, yoksunlukların bir aynası olmuş halde. İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap o aynayı size çeviriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96031</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee19f3da-bc7e-4295-a1d2-f814c1002890.jpg</image:loc>
            <image:title>Gor A Zinde</image:title>
            <image:caption>Gava ku li ber gor a Miko ra derbas bûn dengê hewarekî bihîstin, ji dûr dihat, ji kûr dihat, Qêrîneke bêy xwedî hewareke winda bû, lawiseke ku xwedî ji xwe ra gotî û teyrekî bêy hêlîn bû, Dareke bêy reh û pûşekî bêy sîh bû, Kevokeke baskot kirî û çêlikeke bêy dê mayî bû, Agirekî ku her der diqeland lê bi xwe dicemidî bû, Axeke bejî û aveke qerisî bû, mirineke bêy rihstîn û kahniyeke miçiqî bû, daristaneke bêy pel û teyrekî per weşiyayî bû, Hewareke bêy xwedî bû.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96032</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70fce3f6-2651-4308-af25-5aa760ebc75f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bilgisi</image:title>
            <image:caption>Yazmak, düşüncenin netleşip belli bir kanalda akabilmesi için zorunlu bir yazınsal terbiye eylemidir. Bu dosya, benim için gurbet veya sürgün yerinden ziyade, bir özgürleşme imkanı olan Almanya’da kendi düşünsel eylemimin ‘günlük’ biçimindeki dışavurumudur. 

Yazılarım, sosyal medyada tutulan bir günceye dayanmaktadır. Dosyadaki konular oldukça değişik ve çeşitli, bakış açısı ise alabildiğine eleştireldir. Pek çok konuya değinmeye ve olaylara farklı bir biçimde bakmaya çalıştım. Dosyanın motivasyon kaynağı, Türkiye sorunlarıyla hemhal olan bir zihnin kendisini içinde hissettiği sorumluluk duygusu, aydın olmanın gereği, bir müdahil olma biçimi, yapıyı değiştirme isteğinin bir göstergesidir. 

Umarım okurlar bu dosyada, ülke sorunları ve bilim dünyasındaki meselelere dair yeni bir bakış açısı edinir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96033</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53254306-6246-40c3-adab-f7578e8344ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Köçe</image:title>
            <image:caption>Kadın olunca içinde sakladıklarınla, çaresizliklerinin alnına yazılanlarına mahkum olursun. Geceler karanlıklarla savaştığı gibi bazen kendine mecbursun. 
Tarumar olan bedenler yalancı kahkahalara takılıp kalır bazen. Gözler yalancı kahkahalarda sakladığı kederin, yanan yüreklerin, asırlara sığmayacak kadar biriken sancılı günlerin habercisidir. 
Kevgire dönmüş bedenlerle yaralarını onuruyla saklayanlara bıraktığınız yıkım değildi aslında, insan doğasına sessiz bir isyandı. Barışlarımız bazen yüreklerimizde hapsediliyor, bazen de gırtlaklarımız penstokla kapatılıyor egemen güçlerce ya da kulaklar sağırlaşıyor. 
Bazen kendimize, kendimiz sorduk gecelerimizi hıçkırıklarımızla inletirken. Doğaya gözyaşlarımızı, ruhumuza inançlarımızı işliyoruz yüreğimizin süslenmiş acılar ülkesinde. 
Sigaranın yasak olduğu topraklarda doğacak güneşler ne kadar aydınlatır ki karanlık köçeleri… 
Kısacası gülüşü güzel insanları sevdik. 
Çünkü onur hırkası her bedene uymaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96034</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca08723-29ac-4149-8473-32640a829cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerpiç Evden Çalınan Hayat</image:title>
            <image:caption>Selahattin Keser, bozkırın bir köyünde adımını attığı imkansızlıklar dünyasını ve sonrasında ülkenin birçok yerinde sürdürdüğü hayat mücadelesini tüm doğallığıyla ve bizleri gülümseterek anlatmakta. 

O, çocukluğunu mutlulukla hep yanında taşımış; zira, biliyor sahip olduğu hazinenin kıymetini. Kendi kişisel tarihini anlatırken Türkiye&apos;nin de yakın kısa tarihini okuyup gözümüzde canlandırıyoruz: Ülkenin ve halkın imkansızlıkları ve öğretmen okulu aracılığıyla makus talihini eğitimle kırma ümidi... 

Selahattin Keser&apos;in anlattıkları &quot;bir cırmalama hikayesi&quot;, hayata tutunmak için. Ve kendi oğlunu yetiştirirken çocukluğunun imkansızlığının hesabını hayattan tahsil ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96035</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb549dc2-0254-4725-84cc-02354952a985.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Aynalar</image:title>
            <image:caption>Perdeleri çekiyorum üzerime 
Duvarlarının ardında başlıyor dünyam. 
Tüm eşyalar tanıdık 
Hırkan asılı duvarda 
Sigaranı söndürdüğün küllük 
Dudaklarına değen kadeh… 
Kırık bir ayna 
Ve aynanın içinde duran ben. 
Kırık parçalardan biri durmadan anılarımızı hatırlatıyor. 
Diğer parçaları maziye karışan yüzümüzü anımsatıyor durmadan. 
Aynalar yokluğum benim 
Kederli yüzüm…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96036</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/116bff7f-a4eb-411a-8f54-330d7de80baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandeminin Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Bir gün bir virüs ortaya çıktı, aniden dünyamız değişti. Şimdilerde herkes “artık hiçbir şey eskisi gibi olamayacak” diyor. Gerçekten öyle mi olacak? Yoksa şimdilik kendimizi avutup kandırıyor muyuz?
Dünya, daha önce de salgınlar yaşadı; ama hiçbiri koronavirüs salgını gibi olmamıştı. Yaşadığımız ulaşım çağının bize sunmuş olduğu kolaylıklar, bu defa bize saldıran bir virüse aracılık etti, onu hızla bütün dünyaya yaydı. COVID-19 olarak adlandırılan bu virüs, bir pandemiye dönüşerek kısa bir sürede bütün dünyayı etkisi altına aldı. Ama virüsün bu denli hızla yayılmasını sağlayan küresel olanaklar, ne yazık ki onu önlemede yetersiz kaldı. Bu süreçte sadece küreselleşme çökmedi; ulus üstü kurumlar, büyük devletler, devasa ordular da itibar kaybetti. Doğa ve insanı mahvetmek için kullandıkları güç, gözle görülmeyen küçük bir virüs karşısında yerle yeksan oldu.
Küresel salgına küresel çözümler bulunamayınca, herkes kendi başının çaresine baktı. Ama bunun da sağlıklı bir yol olmadığı, dünyanın bir yerinden bu virüs olduğu müddetçe dünyanın hiçbir yerinin güvende olamayacağı biliniyor artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96037</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d892f5b3-0586-4f02-b1be-52c16652f926.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlığın Karanlık Yüzü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yazarın bizzat gözlemlediği ve tanık olduğu Türkiye’de 1960 sonrası uygulanan sağlık sisteminin anlaşılması ve daha sonra tamamen Dünya Bankası tarafından projelendirilen ve uygulanan “Sağlıkta Dönüşüm Projesinin” anlaşılması için yazılmıştır. 
Hem sistemin hem de dönüşümün anlatıldığı dönem, yazarın doğrudan gözlemlerine dayana vaka hikayeleri ile anlatılmıştır. Bu, kitabın esas amacının gözden kaçırılarak bir anı kitabı gibi algılanmasına neden olmuş ise de, bir anı kitabı değildir. Kitapta konu ile ilgisi olmayan anılara yer verilmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96038</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daf02e1b-d952-421c-b903-83db4f7e3365.jpg</image:loc>
            <image:title>İtaat Mi İtikat Mi?</image:title>
            <image:caption>Alevilik öğretisi, özünde bir ibadet inancı değil; ahlak ve ikrar inancıdır. Yani itikat inancıdır. 
Burada esas olan tamamen ilkeler ve değerlerdir. İbadeti ise toplumsal ahlakın mekansallaşmasıdır. 
Temel olan ilkeler ve ‘edeb’ denilen ahlaksal davranışlardır. Kişi odaklı değil, toplum odaklıdır. “El ele, El Hakk’a”, “Pir pirden, er erden seçilmez” ilkesi ile ocaklar ve dergahlar üzerinden yatay bir örgütlenme modeli olduğundan, güç bir merkezde toplanmaz. 
İslam vb. semavi, vahiyli dinler ise tam tersine dikey bir örgütlenme modeline dayandıklarından, yaratıcının emirlerini taşıyan ve temsil eden, başta peygamber ve onun adına konuşan Sultan, Emir, İmam vb. şahısların kullandıkları yetki makamları, onlara mutlak bir güç kazandırır. Burada itaat, itikatten önce gelir. 
Kün-Ol fikrinin temel yasası gereği, sorgulamak şirk olarak, inanmamaya delalet olarak gösterilir. Bu durumda olanlara da ‘kafir’ yani inançsız muamelesi yapılarak her türlü zulüm reva görülür. Bu durum vahiye dayalı tüm semavi dinlerde olduğu gibi İslam’da da yayılma döneminden itibaren ve Muaviye ile devletleşen İslam’dan sonra, katmerleşerek sert bir kurala dönüşmüştür. Yani İslam’da “Ya biat ya cihat” formunda itaat temeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96039</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba668e8c-bc8a-41c9-8a54-5248e8fe0f86.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya Alevi Örgütlenmesini Yaratan Değerlerimiz</image:title>
            <image:caption>‘Değerlerimiz’ programıyla evlerine mihman olduğumuz ve anlatılanları Yol TV ekranlarından sizlerle buluşturduğumuz bu yürekli kurucularımızın, emektarlarımızın anlattıklarını, bugünlere hangi mücadele ve azimle geldiklerini, dünyanın en büyük Alevi örgütlenmesini nasıl yarattıklarını &apos;Değerlerimiz&apos; adıyla kitap haline getirip sizlere sunmanın mutluluğu içerisindeyim. 
Bu kitapta, emektarımızı sizlere tanıtmayı hedeflerken, onların anlatımıyla yaşadıkları sıkıntıları, emeklerini okudukça aslında çoğumuz örgütlenmenin önemini tam olarak bilmediğimizin farkına varacağız. 
Onların anlattıklarını okudukça çoğumuz geçmişe ilk yıllarımıza uzanacağız, efkarlanacağız, dostluğun, yoldaşlığın hasretliğini çekeceğiz. 
Ama gelecek nesillerin, örgütlenmemizin hangi fedakârlıkları yaparak, hangi zorluk ve baskıları yıkarak Avrupa&apos;da Aleviliği gün ışığına çıkardığını, burada yakılan ışığın Türkiye Alevi örgütlenmesine nasıl meşale olduğunu gururla okuyacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96040</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdfc2dff-93c7-47e1-a48f-83cc9ba2d4a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Bizden - Alevilik Yazıları 2</image:title>
            <image:caption>Derler ki, hakikat yolun sonu değil, yolun kendisidir. Hakikat arayışı bilgi, bilme, bilince varmayla da ilgilidir. 
Ancak, yalnız bilginin ortaya çıkardığı “gerçek” değildir. Hakikat gönül gözünü aydınlatan ışıktır. Bilgi ile algının öz’deki bütünselliğidir. 
Biz de “Gerçeğe Hü” ve “Dil Bizden” kitap çalışmalarımızda dile getirdiğimiz konular ile hakikate bir nebze yaklaşabilirsek, hakikat ile buluşma yolunda bir adım atabilirsek, yola bir hizmet olarak, sizlerin takdirinizi aşk-ı muhabbetle kabul edeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96041</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c18ef1-9ad7-4eb5-9dcf-f1a638969c23.jpg</image:loc>
            <image:title>Referandum Bağımsızlığın Anahtarı</image:title>
            <image:caption>“Avrupa’yı Avrupa yapan değerleri vardı. Ama bugün İngiltere, Fransa, Almanya gibi Avrupa devletleri Kürd/Kürdistan sorunları karşısında, kendi değerlerini çiğnemektedir. ‘Kürdistan Bağımsızlık Referandumu’nda Avrupa Kürtlerin yanında değil, Ortadoğu’nun ırkçı, mezhepçi, otoriter, ayrımcı devletlerinin; örneğin Irak’ın yanında yer aldı. 
25 Eylül 2017 günü Kürtlerin sandık başına gidip yüzde 93’ünün Kürdistan’ın bağımsızlığına evet demesi çok önemlidir. Kürtler, ulusal iradeleri olduğunu, iradeleri doğrultusunda karar alabileceklerini, bu kararlarını yaşama geçirebileceklerini bu referandumda ortaya koymuş oldular. 
Eyyüp Demir’in konuyla ilgili kaleme aldığı elinizdeki bu inceleme, bu doğrultuda günümüzün temel sorunlarına cevap verecek niteliktedir. Yazarın geçmişten günümüze dönüşler yaparak, geçmişin sorunlarını, günümüzün temel sorunlarıyla bütünleştirip vermesi ayrıca dikkate değer bir anlatımdır. 
Elinizdeki bu incelemenin okuyuculara yararlı olacağını düşünüyorum.” 
İsmail BEŞİKÇİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96042</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/634ecc45-ba16-4271-96fe-0ab31fe814dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Seikilos İle Euterpe</image:title>
            <image:caption>Üzerinde yaşadığımız bereketli topraklar; eski uygarlıkların ürettiği güzellileri, yaşanmışlıkları da sunuyor bizlere. Duymasını, dinlemesini bilene nice öyküler fısıldıyor. Ahh işte tam karşımızda beliren şey, Tralles’li iki gencin yaşadığı ölümsüz aşkın anıtı olmasın sakın? Başınızı yukarı kaldırın! Bu kente misafir olup, verilen kurtuluş mücadelesinde hayati rol oynayan unutulmaz uçağın içinde kahraman bir efe mi geçiyor yoksa? En iyisi arkanıza yaslanın ve geçmişin görkemli antik kentlerinden, bu toprakları var eden kahramanlara ve gündelik hayatın yaşanmışlıklarına kadar uzanan sımsıcak öykülere kulak verin. Okudukça bu kendi daha çok sevecek, yepyeni güzellikler hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96043</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fdcfae-602c-40a5-94be-79267a33bb99.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılsama</image:title>
            <image:caption>Hatırı sayılır dertler yudumladım 
Tenhalığın doruğunda 
Elem çizgili yüzümü izledim 
Kırık aynalarda 
Her duvar dibini ranza bildim 
Oturdum yıkık ömrümün iskanlığında 
Filmini sardım en başa 
Hatıraları nefes nefese soludum 
Gözlerim saçlarının rengine büründü 
Direğimde ancak çizebildim 
İçli yanılsama 
 
İsmini duysam bir yerlerde 
Olurum bir an cennette 
Ne de olsa aşığa yer vermezler 
Bu kürede 
Bir başlık yer ver demiştim omuzunda 
Gel dersen and olsun 
Vururum kendimi yollara 
Bıçak çekerim mesafelere</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96044</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d2ba1ef-d228-489e-9b72-3929fd9a144a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğrunda Ölmeye Değersin Sen Diyarbekir</image:title>
            <image:caption>Yerim yurdum yok, 
kahredici, acı çekiyorum. 
Bütün yersiz yurtsuzlar birliğe!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96045</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a69cbd8f-d0ac-4d7d-bf4c-72e6b47c902e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Dünya</image:title>
            <image:caption>Bir Silah deposuna dönen gezegenimiz, doğasının bozulmasıyla da neredeyse kuruyup sadece paranın filizlendiği bir yer haline gelmiştir. Kuşkusuz, bunun böyle devam etmesi halinde çok uzun yıllar geçmeden dünyamız yaşanamaz bir yer haline gelecektir. 

Buna sessiz kalmakla bunu onaylamanın aynı şey olduğunu düşünüyorum. O yüzden koca bir yangına kendi gücü oranında su taşımaya çalışan bir karınca olabilmek adına dilimin döndüğünce, kalemimin elverdiğince bu romanı yazmaya karar verdim. Bir farkındalık yaratabilmek umuduyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96046</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/246c973b-47fd-4e1d-af2c-bfce4c62c6e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Ve Yoldaş</image:title>
            <image:caption>“Yol ve Yoldaş” hayat içinde tesadüfen yolları kesişmiş üç arkadaşın anılarından seçmeler şeklinde kaleme alınmıştır. Dünyada ve Türkiye’de ciddi sosyal ve siyasal gelişmelerin yaşandığı soğuk savaş döneminde toplumun her kesiminde olduğu gibi öğrenci gençlik kesiminde de derin etkiler bırakmış bu dönemin gençleri “68 Kuşağı” olarak tarihe geçtiler. 

Kitaba konu olan üç arkadaşın doğum yerleri, sosyal ve kültürel yapıları, mensubu oldukları ailelerin inançlarının ve siyasi görüşlerinin farklı olması kendilerinin ortak bir ideale sahip olmalarını engelleyememiş ve onları benzer bir mücadelenin kader ortakları yapmıştır. 

“Yoldaş” sözcüğü; 1917 Ekim Devrimi’ndeki anlamının dışında “karşılıklı güven ve içtenliği” ifade eden özel bir sıfat olarak seçilmiştir. “Coğrafya kaderdir” diyen İbn-i Haldun’un tarihsel saptamasına ilave olarak “Dil ve Tarih” de kaderdir iddiasında bulunulmuştur. Karaköse (Ağrı), Mersin ve Elbistan gibi farklı coğrafyaların, sosyo ekonomik ve sosyo kültürel yapıları çok farklı olan insanların aynı kaderi paylaşmış olmalarının psiko-sosyal tahliller bakımından son derece ilginç bir örnek olduğunu görüyoruz. 

Aynı hedefe farklı yollardan gitmeye çalışmanın bir çelişki veya zaaf olmadığı, “hedef doğru ise gerisi teferruat” demenin bir örneğidir tesadüfen yolları kesişmiş olan bu üç arkadaşın yoldaşlıkları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96047</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6fe0030-f272-4b92-b1e0-cd99629b5b31.jpg</image:loc>
            <image:title>Attalos&apos;un Nefesi Bir Eşcinselin Günceleri</image:title>
            <image:caption>Yaşam koşullarının her zaman da adil davranmadığını içtenlikle anlatan bir iç dökümüne şahitlik etmeye davetlisiniz. 
İlgisiz ve zor koşullarda geçen bir çocukluğun ardından yaşanan kendini keşfetme yolculuğunun içsel ve toplumsal çatışmalarının eşliğinde, “farklı” bir gencin cinsel kimliğini sorgulamasıyla gelişen, özgürlük kavramının sınırlarını zorlayan yaşanmışlıkları okumak sizi şaşırtabilir. 
Belki de yaşam sadece içimizde saklı kalan “anlar”dan ibarettir! 
Toplumsal yapının dayatmalarına rağmen farklı cinsel tercihlerin yansıdığı günceler, bakım geçtiğimiz “ötekiler” için bütünsel bir anlayış zemini sunuyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96048</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034d5ea3-dd6c-4935-9f4d-8afed3f7ed70.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış</image:title>
            <image:caption>Aramak 
Bilimde sanatta fikirde ya da dinde 
Her eser ve perspektifte 
Tutulmuş yeminlerde 
Yerine getirilmiş sözlerde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96049</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/114062f1-dff7-418c-bf90-33653f7c486e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bir Türkü Söyle</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun Bin Yıllık Türküsü 
Ahmet Çuhacı’nın birçok şiirinin türküleştirilmesinin nedeni var. 
O, eski Anadolu ozanlarının işlediği dostluğu dizelerine serpiştirirken hem coşkuludur hem cömerttir. 
Anadolu’nun o bilgelik kokan deyimleri Çuhacı’nın şiirlerinde dizenin öyle bir yerine gelir oturur ki dersiniz o sözcük yıllar önce bu dize için denmiş, bu dize için ağızdan ağza uçup gelmiştir. Çoğu zaman günlük yaşamda kullandığımız sıradan deyimlerin söz sanatında ne büyük bir güce sahip olduğunu, Ahmet Çuhacı’nın dizelerinde başkalaştığını, yüceldiğini görürüz. 
Çuhacı’nın şiiri Yunus’tan, Pir Sultan’dan, Köroğlu’ndan damıtılmış, Nasreddin Hoca’nın gülmecesiyle beslenmiştir. Şiirlerinde çocuklara, kuşlara, ağaçlara hep yer vardır; hem de her dizede. 
Ahmet Çuhacı, Anadolu’nun bin yıllık türküsünü söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96050</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da188077-0c4b-4c07-a0ab-013e755e7745.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoktan Ölmüş Gökmenler Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Kabuğuna geri dönen ceviz; 
az yenmiş ve çok tükürülmüş bir halde evdeyiz 
ne garip; hâlâ birileri bizim annemiz 
sırtı dönük pozlarımız ve biz; 
hâlâ bu kör resimdeyiz 
bazen mahalleler taşınır insanlar yerine 
bir bakarsın iz bırakmıyor adımların 
bazen aynası gibi dolaşırsın asık yüzlü sokakların 
balıklarıyla boğuşursun; 
kendini nehir zanneden çıldırmış yolların 
kabuğuna geri dönen ceviz; 
kendimizde değiliz, evde de değilsek nerdeyiz? 
Tüm iyilerin delirdiği fazla kurnaz bir yerdeyiz 
belki de kurtulmak için biz de delirmeliyiz 
yalnızlığın heykeli gibi boş odalar 
kapıları açmıyorum biliyorum hâlâ ordalar 
yanına uzandığım o beton hayaletin kıyısındalar 
eğer bir daha düşersem beni yine vururlar 
kabuğuna geri dönen ceviz; 
kır kabuğunu yeniden ceviz! 
Burdan ancak böyle gideriz 
kim bilir belki içimize birer çukur eşeriz 
kendi ellerimizle kendimizi gömeriz. 
kır kabuğunu yeniden ceviz! 
Burdan ancak böyle gideriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96051</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd121772-9d4c-46e5-9297-2bda326dc950.jpg</image:loc>
            <image:title>Zerreye Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Damladan hücreye zerremi karıp, 
Deryada asıl olan yârda değil mi? 
Canan’dan Ana’ya gerçeğe varıp, 
Varlığın birliği zarda değil mi? 
 
Hiç birinde eksik yok doğuranda. 
Doğanda emekçi, can yoğuranda. 
Canlıdan cansıza eşitlik anda 
Hızır’dan var olan arda değil mi? 
 
Pirce, demi emen şerbetli giziz. 
Dönüşüm, hakikât, enel-l Hakk biziz. 
Devriye kabından tohuma sazız. 
Bütünlük içinde sıra değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96052</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d2e4cce-9578-489b-a25d-2b5733bf9a56.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri - Orhan Veli</image:title>
            <image:caption>Biliyorum, kolay değil yaşamak; 
Ama işte 
Bir ölünün hâlâ yatağı sıcak, 
Birinin saati işliyor kolunda. 
Yaşamak kolay değil ya kardeşler, 
Ölmek de değil; 
 
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96053</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b5cfe39-4b83-4693-af6d-9bccbdc5c185.jpg</image:loc>
            <image:title>Mir - Urartu&apos;nun Diriliş Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Savaşlar hep böyledir. Talandır, yağmadır, yıkımdır, ölümdür, acı ve gözyaşıdır. 
Savaşlar biter ama sonrasında yaraları ve uzun süren matemi kederli bir yaşamla devam eder. Çünkü savaşlarda sadece eşler, babalar, evlatlar ölmez. Muhakkak ve muhakkak birileri de onların yokluğuyla ölü gibi yaşarlar. 
Savaş sonrasında taraflar zafer kazandık söylemleriyle acıları bastırmaya çalışsalar da aslında savaşların sonuçları zaferle değil, hep ölümlerle biter. Zafer kazandım diyen tarafın bile kayıpları olmuştur. Hele hele söz konusu kayıplar insan ise zafer hüzne dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96054</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb121d91-d56f-431b-9dc3-152c228d6a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkebe Boyanan Sardunya 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsanın kalbi kimdeyse evi de oradadır.” 
 
Bahar geldi ve çiçekler kalplerini sarıp sarmaladı.  Önce bakışlar, sonra tebessümlerle adımlar atıldı. Sıcak bir kışı geride bırakan güzel ruhlar şimdi güneşin ışığında yanmaya hazırdı. 
 
Mislina ve Akif Selim’in kalbi birbirinin dengiydi ve her kalp dengine koşardı. Mislina şairdi, Akif Selim ise şiir. Fakat ikisi de okudu, ikisi de yazdı çünkü birbiri için atan kalpler bir gün muhakkak bir kitabın aynı cümlesinde nefes alırdı. 
 
Sevgileri her geçen gün derinleşirken karşılarına çıkan güçlüklere inat daha sıkı sarılıp bir söz verdiler. 
Bu sevmeleri kıskandıracak güzellikte bir sevgiydi çünkü kalp kırmaktan korkan iki insan nefreti hiç bilmezdi. 
 
Onlar gökyüzünün en güzel yerinde parlayan iki inci tanesiydi. 
 
“Her insanın kalbi bir kafestir ve oraya bir kuş girer. 
Kalp severse kuş yaşamayı bilir, küserse o kafesin içi boş kalır ama kalbinin içindeki öldü diye sevmekten vazgeçilmez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96055</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b05d2c-b18d-40bb-b106-d88577a677bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkebe Boyanan Sardunya 2</image:title>
            <image:caption>“İnsanın kalbi kimdeyse evi de oradadır.” 
 
Bahar geldi ve çiçekler kalplerini sarıp sarmaladı.  Önce bakışlar, sonra tebessümlerle adımlar atıldı. Sıcak bir kışı geride bırakan güzel ruhlar şimdi güneşin ışığında yanmaya hazırdı. 
 
Mislina ve Akif Selim’in kalbi birbirinin dengiydi ve her kalp dengine koşardı. Mislina şairdi, Akif Selim ise şiir. Fakat ikisi de okudu, ikisi de yazdı çünkü birbiri için atan kalpler bir gün muhakkak bir kitabın aynı cümlesinde nefes alırdı. 
 
Sevgileri her geçen gün derinleşirken karşılarına çıkan güçlüklere inat daha sıkı sarılıp bir söz verdiler. 
Bu sevmeleri kıskandıracak güzellikte bir sevgiydi çünkü kalp kırmaktan korkan iki insan nefreti hiçbilmezdi. 
 
Onlar gökyüzünün en güzel yerinde parlayan iki inci tanesiydi. 
 
“Her insanın kalbi bir kafestir ve oraya bir kuş girer. 
Kalp severse kuş yaşamayı bilir, küserse o kafesin içi boş kalır ama kalbinin içindeki öldü diye sevmekten vazgeçilmez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96056</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cefff285-f616-4921-835c-2ca7450d254a.jpg</image:loc>
            <image:title>Olabildiğince Mutlu</image:title>
            <image:caption>Unutulmayacak bir gençlik romanı. 
 
Kaderin bir araya getirdiği birbirinden çok farklı üç kız, beklenmedik bir arkadaşlık ve çözülecek 
bir gizem... 

Kaza hiç yaşanmasaydı, Evie; Lucy ve Jemma’yla asla tanışmayacaktı. Ama işte buradalar, aynı hastane koğuşunda. Üç̧ kız pencerelerinden aşağıdaki parkta işlenen suça tanık olduğunda, üçünü de sonsuza dek değiştirecek olaylar zinciri başlıyor. Evie büyümenin ne demek olduğuyla yüzleşmek zorunda kalıyor. 

“Jane Godwin’in harika bir dili var; 
ustalıklı, yumuşacık ve nükteli.” 
The Age</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96057</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30c35467-92c6-41f5-8942-aa3be2963a44.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>Gestapo tarafından aylarca sorguya çekilen Dr. B., bu sırada tesadüfen eline geçen bir kitap sayesinde satranç öğrenir. Zaman ve mekân duygusunu yitirdiği tecrit odasında, başlangıçta terapi gibi gelen bu uğraş giderek kendine karşı verilen hummalı bir mücadeleye dönüşür ve kendi deyimiyle “zehirlenir”. Tesadüf ya, serbest kaldıktan sonra, Arjantin’e gitmek üzere bindiği gemide satranç şampiyonu Mirko Czentovic de vardır. 
“Bize hiçbir şey yapmadılar, bizi yalnızca sonsuz bir hiçliğin ortasına yerleştirdiler, çünkü bilindiği üzere yeryüzünde insan ruhuna sonsuz bir hiçlik kadar baskı yapabilecek başka bir şey yoktur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96059</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35f5ad15-412c-4dd8-8831-edc283d50c94.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf’un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül’dür. Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman, edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir. Romanda “yasak aşk” teması, cinselliğe dönüşmeden, “eylül” ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir. 1899-1900 yıllarında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül, girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen, edebiyatımızın klasiklerinden biridir. 

“Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak ‘Evet, her şey çürüyor; demek biz de çürüyeceğiz!’ diye düşündü. Demek ki çürüyecekti, o da çürüyecekti! Böyle, hiçbir saadet gelmeden, daha henüz beklerken, bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra, artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek, böyle çürümek, bitmek ona pek insafsızca, pek acı geliyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96060</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b75b9e17-9dab-4b99-8997-60d398fb94d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı’nda Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Atıl‘ın büyükannesi doksan beş yaşına girmişti. Papatya Hanım‘ın evin kedisi Üşütük‘ü severek, kanepede uyuklayarak, çiçeklere su vererek geçen günleri, torunu Atıl‘ın ona hediye ettiği kitapla değişiverdi. Kitabı üç gün üç gecede okuyup bitiren büyükanne, bir yolculuğa çıkmaya karar verdi. Zümrüdüanka kuşunun peşinden ejderha fırınına kadar uzanan bir serüven olacaktı bu! Üstelik büyükanne bu yolculukta tek başına da değildi. Torunu Atıl çoktan kalimbasını bavuluna atmış, gezgin kızkardeşi Akasya da biletleri almıştı. Üç kafadarın bu beklenmedik ve gizemli gezisi, hepsinin hayata bakışını derinden etkileyecekti. Ne de olsa önemli olan varmışa yokmuşa takılmadan yola çıkabilmekteydi... 

Sevilen yazar Koray Avcı Çakman‘dan bir çocukla iki yaşlı kadının hayata bakışını incelikli detaylarla anlatan, kimin çocuk kimin yaşlı olduğunun bazen anlaşılmadığı ve yaşama sevincinden ödün vermeyen epik bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96061</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a144e559-6262-4085-b6b0-e079fcfc6430.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahmerdan</image:title>
            <image:caption>“1953’te Sait Faik, ikinci Türk olarak, Amerika’daki Uluslararası Mark Twain Derneği’nin onur üyeliği payesini aldı. Bu kadarı küçük bir haber olarak gazetelerde çıktı çıkmasına ama, sanatçılar gazete sütunları için pek çekici konu değildi. Oysa bundan önceki Mark Twain üyeliği ilk Türk olarak Atatürk’e verilmişti. Şimdi ikinci Türk de Sait Faik oluyordu. Aradan yıllar geçti, bugüne kadar başka hiçbir Türk bu onura layık görülmedi.” 
                                                                                                                          Ara Güler (kitaptan, s.139) 
 
*Şahmerdan *Çelme *Kaşıkadası’nda *Mahpus *Bir Define Arayıcısı *Projektörcü *Francala mı, Ekmek mi? *Paşazade *Krallık *Çöpçü Ahmet *Köye Gönderilen Eşek *Zemberek *Alt Kamara *Satılık Dünya *Köy Hocası ile Sığırtmaç *Şeytanminaresi *Bekâr *Beyaz Pantolon *Bir Kadın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96062</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca96acdf-781c-4c3a-a689-036c0b9552c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sisler Bulvarı</image:title>
            <image:caption>Düşlenen, tümüyle düşsel olan sevgililer, topu topu üç geceye sığdırılan, doyasıya yaşanamayan aşklar, gözlerinden yıldız rüzgârları geçen sevgililer, Paris sokakları, limanlar, yolculuklar, deniz insanları... ve Anadolu. Uzun havalar, halk türküleri... 

Sisler Bulvarı’yla başka dünyalara doğru yolculuğa çıkacağız biz de, Emperyal Oteli’nde üç gece kalacağız, biraz mehtabı içeceğiz, içimizde isyanlar çıkacak ve Sisler Bulvarı’nda öleceğiz... 
 
*Başka Yerde Olmak /Şâhâne Serseri /Başka Adam /Bir, Üç ve Beş /Eski Deniz Halkı /Liman /Tatyos’un Kahrı /Cinayet Saati /Başka Yerde Olmak *Kaptan /La Donna e Mobili /Mırç /Kaptan /Emperyal Oteli /Pia /Sisler Bulvarı *Yeraltı Ordusu /Bence Malûmdur /Silezya Dağları’ndan Uzakta *Bursa’dan Yaylımateş /Tarz-ı Kadim /Kirli Yüzlü Melekler /Ümitten Ümit Kesilmez /Hu /Ölüler İhtiyarladı /Eskimiş Bir Saban Korkuyor /İstanbul Şehri Ağlıyor /Bursa’dan Yaylımateş *Barakmuslu Mezarlığı /Dilekçe /Cazgır /Öküz /Batı /Tütünkeş /Rinna-Rinnan-Nay /İskeletler Dansı /Buğda /Uzun Hava /Derecikviran /Mustafa Kemal /Hayır /Dokuz Eylül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96063</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/445421e3-2dc8-4207-9cfb-a15ef4539738.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Ülkesine Kısa Yolculuklar</image:title>
            <image:caption>Jacques Rancière, geçmişten bu yana çeşitli deneyimler ve karşılaşmalardan hareketle, arşivlerde saklı belgeler ve yeniden yorumlanmayı bekleyen kâh edebi kâh sinematografik anlatılar ışığında, ütopyanın temelindeki dürtüyü, karşı konulmaz arzuyu mercek altına alıyor: halka, halkın ülkesine doğru yolculuk. Burada halk sosyoekonomik bir kategori değil kesinlikle, otantik bir ütopya diyarında yaşayan muhayyel bir toplumsal gövde. Diyar ise gerçekte hiçbir yerde var olmayan bir uzak ada değil örneğin. Tam tersine hemen yanı başımızda duruyor; boğazın öbür yakasında, caddenin hemen ötesinde, her gün bindiğimiz metronun en son durağında... Ziyaretçisine başka bir dünyanın, başka bir insanlığın görüntüsünün farklı yüzlerini sunuyor &quot;halk ülkesi&quot;, keşfe çıktığınız her bir coğrafyada.

Öte yandan Rancière var olmayan değilse bile yolculuğa çıkan açısından varışı çoğu zaman olanaksız bir ülkeye değiniyor. Wordsworth&apos;un Prelüd&apos;ünden Büchner&apos;in Woyzeck&apos;ine, Rilke&apos;nin Duino Ağıtları&apos;ndan Rossellini&apos;nin Avrupa &apos;51&apos;ine, söktüğü her kurguda, eşelediği her ipucunda işte bu olanaksızlığın tarihsel ve felsefi köklerini sorgulayarak saptamalarda bulunuyor. &quot;Bir Çocuk Kendini Öldürüyor&quot; başlıklı yazıda etraflıca ele aldığı Rossellini&apos;nin başrolde Ingrid Bergman&apos;ı izlediğimiz filmi, iki ayrı zamanda yaşanan iki farklı deneyimle Rancière&apos;in siyasal ufkunu değiştirecek bir uyanışa işaret etmesi bakımından kişisel bir önem de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96065</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c4e32d-0016-4d8c-bfba-ac09631459a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şıpsevdi</image:title>
            <image:caption>İlk önce 1901’de İkdam gazetesinde “Alafranga” adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911’de kitaplaşan Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi’nin en önemli romanlarındandır. Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir. Romanda, Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken, dönemin İstanbul’undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi’nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer. Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde “klasik” vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi. 
“Meftun Beyefendi, Paris’ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul’daki tarz-ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor. Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf-ı ma-hasaldan geri durmuyor fakat husul-i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor, meyus kalıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96066</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9df891-3622-46f6-8150-5bbad8dced10.jpg</image:loc>
            <image:title>Çitlerin Olmadığı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de cezaevlerinin tarihi baskı ve zor kadar direnişlerin de tarihidir. 2000&apos;de gerçekleşen 19 Aralık Katliamı ve Ölüm Orucu Direnişi bu iki dünyanın kıyasıya çarpıştığı, sonuçları ve etkileri bugüne dek uzanan belirleyici bir tarihsel kesit; Lale Çolak ise insanca bir yaşam için bedenini ölüm olasılığının üzerine kararlılıkla süren onlarca devrimciden biridir.

Kavgasının şehri İstanbul sokaklarını zihinsel yolculuklarla tabana kuvvet adımlayan, çiçeklerin kokusunu, gökkuşağının tüm renklerini sansürlenmiş sayfalara bezeyerek şehirden şehre ulaştıran, bilime, edebiyata, müziğe ama ille de şiire tutkun, yaşama ölesiye bağlı bu genç kadının mektupları, ceberrut zihniyetin neyden korktuğunun da cevabını veriyor. İdeallerinden kuşku duymayan, kararlı, inatçı ama bir o kadar da neşeli, mavracı, öğrenmeye ve öğretmeye olan sonsuz merakıyla Lale Çolak; fiziki koşullarının çok ötesinde, zamanları, duvarları, sınırları aşan, Çitlerin Olmadığı bir dünya düşünün bitimsiz ufkunu yansıttığı satırlarıyla en karanlık zihinlerde dahi güneş açtırıyor.

Ümraniye Cezaevi&apos;nde yaşadığı operasyonun ardından önce Açlık Grevi sonrasında ise Ölüm Orucu Direnişi&apos;nin sıra neferlerinden Lale Çolak&apos;ın neredeyse yaşamını yitirdiği güne kadar kaleme aldıkları, gündelik yaşamlarının detaylarıyla, andığı isimlerle, yaşamını, bazen de belleğini yitirenlerle aynı zamanda direnişin ayrıntılı bir kroniği niteliği taşıyor. Hücrelere sokularak sesleri boğulmaya çalışılan &quot;içeridekiler&quot;, fiziki özgürlük yanılsamasıyla hücreleşmiş yaşamlarında boğulan &quot;dışarıdakilere&quot; yıllar sonra bile soluk aldırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96067</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31c08e19-a7ff-42a6-89f1-1b5fdc946779.jpg</image:loc>
            <image:title>Rasathane ile Bilimde Yüz Elli Yıl</image:title>
            <image:caption>Kendisi de uzun yıllar Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nde araştırmacı olarak görev yapan Mustafa Aktar, 1868 yılında İstanbul’da kurulan rasathanenin yaklaşık 150 yıldır hangi sosyal, ekonomik ve politik koşullar altında Türkiye’nin bilim yolculuğuna eşlik ve öncülük ettiğini ele alıyor; yapılacak yeni çalışmalar için ilham veriyor. 
 
“Rasathaneler özünde bilim için oluşturulmuş birer gözlem laboratuvarıdır; ancak tarih boyunca bunun çok ötesinde bir anlam taşımışlardır. Bunun sebebi, bazı kritik dönemlerde, evrene bakış açımızı değiştiren toplumların en yenilikçi ve hatta en devrimci düşüncelerini üreten kuruluşlar arasında yer almalarıdır. 
Gün gelmiş insan aklının ulaştığı en üst noktayı simgelemiş ve gün gelmiş şeytani düşüncelerin yeşerdiği bir sapkınlık yuvası olarak kabul edilmişlerdir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96068</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aab00913-0430-48d1-9669-dfcaa0ba4bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Oyun</image:title>
            <image:caption>Aile içi ilişkileri, toplumsal sorunları işlerken bireysel özellikleri yerli yerinde kullanıyor Şiir Erkök Yılmaz. Diyaloglardaki ustalığı kadar, sahne planları, kişilerin duygu ve davranış durumlarını verişiyle de dikkati çekiyor. 
 
Şiir Erkök Yılmaz’dan çağdaş tiyatromuza dört yeni oyun. 
 
Bir Darbe Masalı: Darbeci paşa, gönlünü bir kıza kaptırınca darbeden nasıl vazgeçiyor? Askeri darbe planlayan kuvvet komutanlarının tasaları ve aralarındaki tartışmalar bir güldürü örgüsü içinde sahneleniyor. 
 
Antika Bir Oyun: Yaş haddinden emekli bir üniversite hocası kendisini açık artırmayla satışa çıkarırsa ne olur, nasıl trajikomik bir sahne ortaya çıkar? 
 
Komşuculuk: Hazır yiyicilerle emeğiyle geçinenlerin komşuluğu nasıldır? Tadına doyulmaz bir komşuculuk örneği sahneleniyor. 
 
Hayat Öpücüğü: Ununu eleyip eleğini asmışlar ya da içi geçmiş gençler için umut ne ifade eder, nerede bulunur?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96069</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b6915c-627b-422d-b3e5-b0c15e34afeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bela Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Size, bize, “mevcutlu” götürülen, az sonra karısından ayrı düşecek olana, Beyoğlu’nun arka sokaklarında çamurlara bata çıka yürüyene, karanlık odalarda kendini arayana, “eksik” sevene, dövülmüş halini kimseler görmesin isteyene, cam yeşili etek giyene, sonbahar uğultusu duymamış olana bakıyor Attilâ İlhan, bakıyor ve onlardan, sizden, bizden şiir yapıyor. 

İlk kez 1962’de basılan Belâ Çiçeği’nde onun, kendine, hayatından şöyle ya da böyle gelip geçen insanlara, dostlarına, sevgililerine, sokaklara, meydanlara, toplumsal olaylara bakarak yaptığı şiirler bulacaksınız; belki kendinizi de... 

*Belâ Çiçeği /Aysel Git Başımdan /Sen Benim Hiçbir Şeyimsin /Gecenin Kapıları /Nada Nada y Nada /Nun Nun /Şubat Yolcusu /Büyük Leylâ /Eksik /İbrahim Cura Limited /Büyük Leylâ’nın Sonu /Beni Bir Kere Dövdüler *Cinnet Çarşısı /Doktor Şandu’nun Esrarı /Gökyüzü Olmak /İkinci Cem’in Gizli Hayatı 1 / İkinci Cem’in Gizli Hayatı 2 / İkinci Cem’in Gizli Hayatı 3 / İkinci Cem’in Gizli Hayatı 4 /Claude Diye Bir Ülke *Cinnet Çarşısı /Cinnetsaray /Rock’n’roll Köpekleri /Bir de Manhattan Olursa /Sirkeci Garpalas 32 /Eller Yukarı *Mâhur Sevişmek /Emirgân’da Çay Saati /Yarının Başlangıcı 1 / Yarının Başlangıcı 2 / Yarının Başlangıcı 3 / Yarının Başlangıcı 4 /Hacı Murad’ın Ölümü /Orient-Express /Mâhur Sevişmek /Ferdâ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96070</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57b321c4-bbaa-4624-afc4-363505d14d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Güz Masalları</image:title>
            <image:caption>Güz Masalları, “Mevsim Masalları” dizisinin dördüncü ve son kitabı. Yine Tarık Demirkan’ın derleyip çevirdiği, Feridun Oral’ın resimlediği bu kitap, dizinin önceki kitaplarındaki gibi dünyanın dört bir yanından özenle seçilmiş masallarla dolu…
Güz Masalları, çocuklara güz mevsiminin özelliklerini ve bu mevsimde doğanın geçirdiği değişimleri anlatırken tatilin sona erdiği, tatlı bir koşturmacanın başladığı bu günlerde, her yaştan çocuğun zevkle okuyacağı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96071</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6770587c-7872-41b2-b785-10dae3f45113.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Dünyası Dergisi Sayı 74</image:title>
            <image:caption>Descartes’a Göre Edilgiler, Akıl ve Ahlak Arasındaki İlişki 
Sebile BAŞOK DİŞ 
 
İbn Sînâ’nın Eserlerinin Latince’ye Tercüme Süreci ve Latin İbn Sînâcılığı (Avicennaism) 
Mehmet Ata AZ 
 
Soru Sorma ve Sorgulama Tarzı Olarak Ölüm 
Şahin EFİL 
 
Euthyphron İkileminin İşaret Ettiği Bazı Ahlâkî Açmazlar 
Mustafa ÇAKMAK 
 
Verili Bir Değer Duygusu Olarak Adalet 
Muhammet Caner ILGAROĞLU 
 
Bilincin Zor Problemi 
Aslı ÜNER KAYA 
 
Akıllı Tasarım Hareketi Yeni Bir Şey Sunuyor mu? 
Ferhat ONUR 
 
Tanrı’ya İnanmayan Mutlu Olamaz mı?: Aristoteles, İbn Miskeveyh, Thomas Aquinas 
Metin AYDIN 
 
Heidegger Düşüncesinde Bir İmkân Olarak Ölüm ve Zamanla İlişkisi 
Nilüfer URLU ÜNALDI 
 
Hume’un Mavisi 
Şule GÖLE 
 
Derrida ve Türk Harf İnkılâbı 
Hayriye KIRTAY 
 
Bergson’un Gülme Teorisi: Bir Cezalandırma Mekanizması Olarak Gülme 
Berdan KAYA 
 
Nicolaus Cusanus 
Armand MAURER 
 
Hikmetin İzinde Bir Fizikçi: Schrödinger ve Anlam Krizi 
Mehmet Zahit SEZER 
 
“Gezgin Filozof Uluğ Nutku” Üzerine Bir Değerlendirme 
Aziz ŞEKER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96072</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9608950-31bf-4d81-bd42-712059787a27.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Masalları</image:title>
            <image:caption>Kış Masalları, ilkbahar, yaz ve sonbahar masallarıyla devam edecek “Mevsim Masalları” dizisinin ilk kitabı. Her yaştan çocuğun ilgisini çekecek bu masallar uzun ve soğuk kış akşamlarında içinizi ısıtmakla kalmayacak, dostluğun, sevginin, iyi niyetin önemini, kış mevsiminin güzelliğini bir kez daha hatırlatacak. Tarık Demirkan’ın derlediği Kış Masalları’nı Feridun Oral çizimleriyle renklendirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96073</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea00cd5-ef6e-4cd1-8579-3d191196bc88.jpg</image:loc>
            <image:title>Bambaşkadır Benim Memleketim</image:title>
            <image:caption>Yetiştirmiş olduğum binlerce öğrencim arasından kitap yazan tek öğrencimdir, lise yıllarından beri tanıdığım, on parmağında on bir marifet olan Zafer… 
İlginizi çekecek kadar göz alıcı bir kitap yazmış. 
Fakat sizi bu kitabı okuyup okumamaya ikna edecek olan şey, benim bu yazımda değil, kitabın içinde aslında… 
Şöyle ki: Zafer bu kitabı kurgularken, problem ortaya çıkmadan önce karakterin içinde bulunduğu durumu ve hemen ardından karakterin dengesini bozan, onunla amacı arasına giren olaya kendi yorumlarını ekleyerek tadına doyulmaz hâle getirmiş… Böylece olayların hiç de göründüğü gibi olmayacağına dair, ilgi uyandırıcı bir bilgiyi de kafamıza sokarken okuyucuyu güldürmeyi çok önemsemiş… 
Zevkle okudum... Zevkle okuyacaksınız, biliyorum... 
 
İLBAY ÇEP 
(Zafer&apos;in lisedeki kimya öğretmeni)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96074</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8afbcc7-be92-44e7-936f-be34c0295732.jpg</image:loc>
            <image:title>Horatio Nelson</image:title>
            <image:caption>Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler… 
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Horatio Nelson ile devam ediyor… 
Tarihteki en ünlü amirallerin belki de başında yer alan Horatio Nelson, kazandığı zaferlerle Britanya’nın dünyanın en büyük deniz gücüne dönüşmesinde kilit rol oynamıştı. Öyle ki, onun ölümünü izleyen bir asır boyunca ülkesi bu hegemonik konumunu sürdürecekti. Amerikan Devrimi sırasında genç bir zabit olarak kariyerine başlayan Nelson’un yıldızı, esas olarak Britanya’nın Devrimci Fransa ile tutuştuğu savaş sırasında parlamıştır. 1797 yılındaki St. Vincent Burnu muharebesinin kahramanı olması ardından emrine filolar tesis edilen Nelson, ertesi sene Ebuhur’da Fransızlara, 1801’de Kopenhag’da ise Danimarkalılara karşı kazandığı ezici zaferlerle şanını iyice perçinledi. Kariyerini taçlandıran an 1805’te, müttefik Fransız-İspanyol filosunu devrinde emsali görülmemiş bir hezimete uğrattığı Trafalgar Savaşı’nda gelecekti. Ne var ki, kariyerinin doruk noktasına ulaştığı o anda gelen bir kurşun ile fani yaşamı son buldu ve ‘ebedi hatırası’ bir efsaneye dönüştü. 
Nelson’u bu kadar müstesna kılan, onu bu denli bir efsaneye çeviren yönü neydi? Kibri, bencilliği ve özel yaşamını mesleğiyle karıştırmak gibi çiğ temayülleriyle aslında son derece kusurlu bir karakter iken nasıl Britanya’nın en ölümsüz kahramanı ve modern deniz gücü paradigmasının sembolü haline gelebilmişti? Bunun cevabı, Nelson’un stratejik ve taktik dehasında bulunabilir. O, sınırlı zaferlerle yetinen geleneksel deniz stratejisini terk edip hasmın tam imhasını hedef alan, diğer bir deyişle modern topyekûn savaş kavramını içselleştiren ilk deniz subayıydı. Bu hedef için gereken esnek taktikleri geliştirebilmiş; benzersiz liderlik hasletleriyle hem subaylarını hem de erlerini dönemin en kusursuz savaş makinelerinden birine dönüştürmeyi başarmıştı. Neticede ünü ülkesinin sınırları dışına taşarak yücelik hayalleri kuran bütün deniz güçleri için ideal emsal haline gelmiştir. Angus Konstam’ın elinizdeki eseri, bu kilit şahsiyetin karmaşık ve güç karakteriyle askeri dehasını incelediği kadar ölümünden sonraki efsaneleşme sürecini de hakkıyla mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96076</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e70d941-016b-45b0-bfe9-086d2827e9c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Robert Kolej - Dünyanın Tam Orta Yerinde</image:title>
            <image:caption>ROBERT KOLEJ’İN TARİHİ SERÜVENİ 

Robert Kolej nasıl kuruldu? Kolej’in yönetiminde hangi önemli isimler yer aldı? 
I. Dünya Savaşı’nda, Millî Mücadele yıllarında ve 
Cumhuriyet devrinde Kolej’de nasıl bir atmosfer vardı? 
Lozan Konferansı’nda yer alan Kolejliler kimlerdi? Kolej’in ünlü mezunları ve unutulmaz eğitmenleri kimlerdi? 
Robert Kolej, Amerikan Kız Koleji, Amiral Bristol Hemşire 
Okulu ve Boğaziçi Üniversitesi arasında nasıl bir miras ortaklığı mevcut? 
Kolej’i bugüne taşıyan gelenekler nelerdi? 
Kolej hangi davetlerle, sergilerle gündeme gelmişti? 
Kolej bünyesine de ne gibi öğrenci etkinlikleri tertip edilmişti? 
Olimpiyatlarda Osmanlı Devleti adına yarışan Kolejliler kimlerdi? 
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde devlet adamlarının okula bakışı nasıldı? 
Edebiyat alanında Orhan Pamuk’u, Halide Edip Adıvar’ı, Ülkü Tamer’i, Talat Halman’ı, Ayşe Kulin’i, Perihan Mağden’i, tiyatro sahasında Haldun Dormen’i, Genco Erkal’ı, Engin Cezzar’ı, Nevra Serezlioğlu’nu, Şirin Devrim’i yetiştiren okulda nasıl bir kültürel ortam vardı?

5’i İstanbul konulu olmak üzere tarih alanında meraklılara 13 eser sunan Önder Kaya, elinizdeki çalışmada tüm bu soruları cevaplarken aynı zamanda Robert Kolej’in günümüzde birçok eğitim kurumu için nasıl bir ilham kaynağına dönüştüğünü anlatıyor. 

Özellikle 1997-98 yılından itibaren geçilen sekiz yıllık zorunlu eğitim modeli, Robert Kolej’in dönüm noktalarından birini oluşturuyor. Çünkü bu dönemden itibaren orta kısım kapanıyor ve okul yalnızca lise eğitimi veren bir yapı kazanıyor. Bu çalışmanın kaleme alındığı dönemde Robert Kolej, özel okullar arasında en yüksek puanla öğrenci alan kurum olma özelliğini korurken; yetiştirdiği öğrencileri ve donanımlı öğretmenleriyle dikkatleri çekmeye devam ediyor.

“Robert Kolej”, ülkemizin eğitim tarihinde çok özel bir yeri olan bu seçkin okulun tarihi serüvenini bir belgesel titizliğinde ve roman tadında ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96078</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2978998-a760-4242-af69-e2128a0c3ada.jpg</image:loc>
            <image:title>Konstantinopolis’in Zaptı</image:title>
            <image:caption>TARİHİN TANIK OLDUĞU EN KORKUNÇ OLAYLARDAN BİRİ: IV. HAÇLI SEFERİ VE KONSTANTİNOPOLİS’İN ZAPTI. 

13. yüzyılın başında IV. Haçlı Seferi’ne katılacak ordular, Müslümanların elindeki Kutsal Toprakları kurtarmak üzere Batı Avrupa’dan yola çıktı, ancak bunun yerine, Konstantinopolis’te durdular ve Doğu Hristiyanlığının başkentini talan ettiler. Arkalarında kanlı bir savaş, vahşi bir yağma bıraktılar; beraberlerinde ise şehrin maddi ve manevi zenginliklerini götürdüler. 

Başkeşiş Martin von Pairis’in hizmetinde bulunan Gunther von Pairis’in kaleme aldığı Historia Constantinopolitana IV. Haçlı Seferi’ne ve şehrin yağmalanmasına katılan Cistercien Başkeşiş’in sefer boyunca yaşadıklarını anlatır. Gunther Başkeşiş’in yola çıkışını, Konstantinopolis’e varışını, ordunun şehri kuşatmasını ve zaptını, ardından Martin’in Hristiyanlığın kutsal emanetlerini Konstantinopolis’teki Pantokrator Kilisesi’nden (bugünkü Zeyrek Camisi) alarak Alsace’taki manastıra nakletmesini bir Hristiyan meta-tarihi kurarak anlatır; böylece Konstantinopolis yağmasının, Tanrı’nın kılavuzluğunda, onun planına uygun şekilde gerçekleştiğini şiir ve düzyazı iç içe geçmiş bir üslupla aktarır. 

Gunther von Pairis’in Historia Constantinopolitana’sı, Konstantinopolis’in zaptı gibi tarihin seyrini değiştiren önemli bir olayı ele alan Haçlı ve Bizans kaynaklarıyla mukayese edildiğinde, bizzat Haçlı seferine katılmamış, Avrupa’daki manastırından yazan bir keşişin bakış açısını yansıtması, Haçlıları Troia Savaşı üzerinden aklamaya çalışması ve Konstantinopolis’te yağmalanan kutsal emanetlerin listesini vermesi bakımından müstesna bir konuma sahiptir. Özellikle sefere, şehir kuşatmasına ve sonrasında yaşananlara dair anlatıların önemli tanıklarından birine dayanması bakımından bu eser yaşananları kavrayabilmek adına daha da önem kazanmaktadır. 

Kutsi Aybars Çetinalp’in orijinal Latince el yazması nüshaları kıyaslayarak ortaya koyduğu yetkin çevirisi ve açıklayıcı notlarıyla Konstantinopolis’in Zaptı: Historia Constantinopolitana hem Haçlı Seferleri hem de İstanbul tarihine meraklı okurlar için kaçırılmaması gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96079</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/521c4da5-f813-4a5a-b128-6346c601b93e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Psikoloji</image:title>
            <image:caption>İNSAN ZİHNİNE VE DAVRANIŞINA DAİR 
BİLİMSEL BİR YAKLAŞIM 
Psikolojinin temellerinden günümüz uygulamalarına, öngörülemez insan zihni ve davranışına tutulan bir mercek… Görseller eşliğinde 200 temel psikolojik kavram, teori ve uygulama üzerinden eşsiz bir başvuru kitabı… 
Hafıza ne ölçüde ruh haline bağlıdır? Neden kendimizi başkalarıyla karşılaştırırız? Farklı zekâ türleri var mıdır? Zekâ doğuştan mıdır, sonradan da geliştirilebilir mi? Yaşla birlikte nasıl değişiriz? Bizi çevreleyen dünyada tepkilerimizi neye göre veririz? Bilinçli beyinde neler olur? Geçmişten bugüne ruhsal hastalıklara yaklaşımımız nasıl değişti? 
Uzun Lafın Kısası serisinden Psikoloji, Pavlov’un köpeklerinden deneysel etiğe, kişilik gelişiminden bilişsel davranışçı terapiye kadar pek çok hususta hızlı ve doyurucu bir okuma vadediyor. 
Psikolojinin ilkeleri, çocukluk gelişimimizden başkalarıyla etkileşimimize kadar pek çok insani meseleye ışık tuttuğu için her birimiz için geçerlidir ve bu kitap; görseller ve açıklayıcı şemalarla zenginleştirilmiş her bir bölümüyle bizi insana dair büyüleyici bir yolculuğa davet ediyor. 
Eğitici olduğu kadar sade ve anlaşılır üslubuyla bu alana ilgi duyan herkes için mükemmel bir kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96080</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3953f15e-6497-47c2-9b9c-b847d737d49e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>DÜNYA TARİHİNE 
KAPSAMLI BİR GİRİŞ 
İlk uygarlıklardan Ortaçağ’a, Devrimler Çağı’ndan yirminci yüzyıla uzanan bir yolculuk... Görseller eşliğinde 200 önemli tarihî olay, dönem ve şahsiyet üzerinden bir dünya tarihi okuması… 
Homo sapiens’ten günümüze insanın tarihî yolculuğu nasıl gelişti? İlk medeniyetlerden bugüne toplumlar ne yöne evrildi? Pek çok tarihî dönüm noktası dünya tarihini nasıl şekillendirdi? Roma İmparatorluğu’na ne oldu? Magna Carta neden bu kadar önemliydi? Birinci Dünya Savaşı’na ne yol açtı? SSCB neden çöktü? Rus İvan gerçekten de o kadar korkunç muydu? 
Uzun Lafın Kısası serisinden Dünya Tarihi Aristoteles’in bilgeliğinden Atatürk’e, Mısır’dan Hiroşima’ya, bronzdan kitle iletişim araçlarına kadar pek çok önemli detayla hızlı ve doyurucu bir okuma vadediyor. Bir görsel ya da açıklayıcı şemanın eşlik ettiği her bir konu ayrı bir kitap olacak kadar detaylı irdelenmeyi hak etse de giriş niteliğindeki bu çalışma, tarihteki önemli dönüm noktaları hakkında geniş bilgi edinmek isteyen herkesin bu tarihî serüvene çıkmasını sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96081</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e54b0999-242a-4852-9023-ec858d5cf8b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Avrupa&apos;nın Tarihi Coğrafyası - Bir Rönesans Aliminin Kaleminden</image:title>
            <image:caption>500 Yıl Öncesinden Günümüze Ulaşan Tarihî Bir Kaynak 
Bir Rönesans âlimi olan Leh yazar, hekim, astrolog ve din adamı Maciej Miechowita (1457-1523) telif ettiği eserinde XVI. yüzyılda Doğu Avrupa’nın tarihî coğrafyasına ışık tutmaktadır. Bu bölge ve çevresi hakkında kapsamlı ve ayrıntılı bir tasvirin yapıldığı ilk araştırmalardan olan bu kitap, XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde en çok okunan, tartışılan ve yabancı dillere çevrilen eserlerden biridir. 
Bundan beş yüzyıl önce, 1517 yılında, yazılmış tarihî bir kaynak niteliği taşıyan Miechowita külliyatının Asya Sarmatyası bölümü, çalışmanın birinci kısmında ele alınmıştır. Asya-Avrupa Sarmatyası’nın ayrıntılı coğrafî ve etnografik tasviri, Tatarların (Moğolların) ilk kez tarih sahnesine çıkışları ve Doğu Avrupa seferleri, Tatar halkının karakteristik ve fiziksel özellikleri, gelenek-görenekleri, Tatar begleri, Altın Orda Devleti, Kırım ve Kazan hanlıkları ile Nogay Orda; ayrıca vaktiyle İskitya topraklarında yaşamış Gotlar, Alanlar, Vandallar, Suevler ve Ugorlar ile Türkler (Osmanlılar) ve yine Yavuz Sultan Selim’e kadar olan Osmanlı hükümdarlarına da bu bölümde değinilmiştir. 

Avrupa Sarmatyası’na ayrılan ikinci kısımda ise, böl­genin genel coğrafî tasviri yapıldıktan sonra, Rusya ile Kiev, ayrıca Novgorod, Pskov, Smolensk ve daha başka Slav şehirleri ile Lit­vanya’ya dair önemli bilgiler verilmiştir. Bu yönüyle ele alındığında, elinizdeki eser sadece Türk halklarının değil Slav topluluklarının tarihine de kapsamaktadır. XVI. yüzyıl Doğu Avrupa tarihine ve Sarmatya diye anılan coğrafyaya ilişkin çok önemli bilgileri içeren bu kıymetli eser ilk kez Türk okuyucunun takdirine sunulmaktadır. Türk tarihinin az bilinen ana kaynaklarından biri olan Doğu Avrupa’nın Tarihî Coğrafyası kitabı sizi 500 yıl öncesine götürecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96082</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b910e2fc-de01-4cf6-a306-58e22355443b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Ekonomi</image:title>
            <image:caption>TEMEL EKONOMİK KAVRAMLARIN
HARİKA BİR ÖZETİ! 
Bazılarını diğerlerinden daha zengin yapan şey nedir? Bankalar neden batar? Vergi oranları nasıl olmalıdır? Bireyi yeni bir bilgisayar almaya, bir iş insanını fabrika kurmaya veya bir çalışanı şehir dışındaki bir işi kabul etmeye iten şey nedir? Bir ürünün fiyatını belirleyen kriterler nelerdir? Ekonomik krizler nasıl oluşur? Esasen ekonomi nedir? 
Uzun Lafın Kısası serisinden Ekonomi, ekonominin nasıl işlediği ve nasıl yönetilmesi gerektiği konusundaki teorilere dair pek çok önemli detayla hızlı ve doyurucu bir okuma vadediyor. 
Bir görsel ya da açıklayıcı şemanın eşlik ettiği her bir başlıkta yalnızca paranın rolü veya borsanın nasıl işlediği gibi temel fikirleri değil; aynı zamanda bugün herkes için giderek daha önemli hale gelen ve gündelik hayatımızı da etkileyen konuları -işsizlik, devlet borcu ve vergiler vs.- kapsayan ideal bir başvuru kitabı... 

Görseller eşliğinde ekonomideki 200 temel kavramı, terminolojik açıklamalarla kısa ve yalın bir dille sunan bu çalışma, sadece ekonomistlere değil, ekonomi alanındaki bilgisini derinleştirmek isteyen herkese hitap edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96083</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13bd35fc-9897-48ce-89be-2f124d273d4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Z Kuşağı Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>“Jason’ın ekibimizle birlikte çalışması, müşterilerimizle nasıl iletişim kuracağımız ve farklı kuşaklardan çalışanlarımızı nasıl yöneteceğimiz konularında derin bir etki yarattı.” Steven Williams, PepsiCo Foods Kuzey Amerika CEO’su
“Z Kuşağı Ekonomisi geleceklerini Z Kuşağıyla güçlendirmek isteyen CEO’ların, yönetim kurulu üyelerinin ve yenilikçilerin tam da okumaları gereken bir eser. Çalışan bağlılığı ve müşteri sadakati arasında nasıl bağlantı kurulacağına ve oluşturulacağına dair net ve değerli bir yol haritası sunuyor.” Betsy Atkins, Volvo Car AB, Wynn Resorts ve Oyo’nun Yönetim Kurulu Üyesi 

“Denise ve Jason’ı dinleyin! Yeni şeyler yaratan herkes, her lider ve her ebeveyn bu kitabı okumalı. Eğlence ve kültür dünyasının ön saflarında yer alan biri olarak Z Kuşağı Ekonomisi’ni şiddetle tavsiye ediyorum.” Kenan Thompson, Saturday Night Live Show 

Z Kuşağı her şeyi değiştiriyor. Günümüzün işletmeleri ise onlara ayak uydurmaya çalışıyor: Reklam kampanyaları, pazarlama ve tanıtım bu yeni kuşak için artık normal gelen yöntemlerle yapılıyor. Üstelik artık iş hayatına da katılıyorlar! 

Z Kuşağı kendilerinden önceki kuşaklardan tamamen farklı bir şekilde, teknolojik gelişmelerin tam ortasında yetişti. Bütün hayatları boyunca önlerinde dizüstü, tablet bilgisayar veya cep telefonu ekranları oldu ve alışverişten eğitime, eğlenceden iletişime kadar her şeyi buradan gerçekleştiriyorlar. Önceleri iş dünyasının sadece hedef kitlesi olan Z kuşağı artık bu dünyanın aktörü haline geliyor. Peki ama onlara göre tasarlanmamış bu dünyada kendilerine nasıl yer bulacaklar? 

Bugünün büyük firmaları, holdingleri, fabrikaları, mağazaları gün geçtikçe daha çok Z Kuşağından eleman alımı yapıyor ve işletmelerini bu yeni personellerine göre dönüştürmek zorunluluğu duyuyorlar. Uzlaşma sağlamak adına iki taraf da tavizler veriyor ancak orta ve uzun vadede yaşanan bu dönüşüm tamamen Z kuşağının lehine olacak gibi duruyor. Z Kuşağı Ekonomisi binlerce gençle yapılan görüşmeler sonucunda bir “kuşak modeli” ortaya koyuyor. Yöneticiler için kılavuz niteliğindeki bu kitap Z Kuşağının alışveriş alışkanlıklarına, marka seçimlerine, eğitim, çalışma ve hatta emeklilik planlarına kadar çok çeşitli konularda neler düşündüklerini ve nasıl aksiyonlar aldıklarını gözler önüne seriyor. 

Kuşak Değişimleri Merkezi (The Center for Generational Kinetics) kurucuları Dr. Denise Villa ve Jason Dorsey, yaptıkları onlarca araştırmadan ve yüzlerce firmaya verdikleri danışmanlık hizmetinden yola çıkarak kaleme aldıkları bu kitapta Z Kuşağı kimdir; işverenler, pazarlamacılar ve satış yöneticileri neleri bilmeli; ve de en önemlisi, liderler şimdi ne yapmalı gibi sorulara yanıtlar sunuyor. Kesin olarak söylenebilecek tek şey ise şu: Z Kuşağı iş dünyasının geleceğini değiştirecek! Z Kuşağı Ekonomisi yeni gelen kuşağı anlayabilmek, günümüz iş dünyasında nerede konumlanabileceklerini kestirebilmek, ne gibi fırsatlar sunduklarını ve girdikleri ortamlarda nasıl değişiklikler ve dönüşümler gerçekleştirebileceklerini kavrayabilmek adına geleceği hedefleyen yöneticilerin ve liderlerin ıskalamamsı gereken bir rehber kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96084</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf61f38c-1a45-40bd-9667-d7290fc674c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiğ Tanesi</image:title>
            <image:caption>Metin Şahin, kalbinden gelen duyguları usta kalemiyle yoğurduğu şiirleriyle okuruyla buluşuyor. Hepimizin içinde bir parça umut, biraz sevgi, çokça öfke, bolca üzüntü var şüphesiz. Fakat bazılarımız bunu yalnızca yaşarken bazılarımız da geri kalanların hislerine tercüman oluyor. Şiirlerini okurken Şahin’in ne denli usta bir tercüman olduğunu derinden hissedecek, kalbinizin tozlu raflarını aralayıp birçok duyguyla yeniden yüzleşeceksiniz. 
O, 
“Rakamlarla aram iyi değil. 
Sorma şu sıralar beni.”  
derken; bölünürken, çarpılırken siz de onunla birlikte duyacaksınız özlemini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96085</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69b193e-c575-414c-a366-f00ee6dfc1a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tweet Savaşları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Forbes&apos;un seçtiği en iyi genç yetişkin romanlarından Tweet Savaşları
 
Çılgın aromalı milkshake&apos;ler, unutulmaz gülümsemeler ve el sıkışmaları bir yana, Pepper’ın hâlâ düşman olduğunu unutmamalıydım. Kazanmam gereken bir Twitter savaşım vardı.
Big League Burger ve Girl Cheesing. Söz konusu meşhur bir ızgara peynir tarifi olunca birbirine düşman kesilen iki işletme. Bu sırada Pepper Evans ve Jack Campbell, bu aile işletmelerinin
Twitter&apos;da viral olan kavgalarının iki cephesi. Izgara peynir iki kişinin hayatını nasıl değiştirebilir? sorusunun cevabını keşfetmek üzereler.
 
Tweet Savaşları; büyüme sancılarına, hayatın sunduğu acı tatlı sürprizlere dair bol kinaye ve yemek tarifi içeren bir roman. En leziz tariflerin ve sürprizlerin beklenmedik yerlerden çıkabileceğini
gösteren, her detayıyla genç ve mizah dolu bir hikâye.
 
&quot;Twitter çağına adapte edilmiş muzip bir romantik komedi. Aile baskısını ve büyümeyi çevirimiçi rekabet üzerinden, son derece derin içgörülerle sunan bu kitap gerçekten komik. Herkesin
kendinden bir şeyler bulabileceği ve ilksayfasından itibaren favorileriniz arasına girecek harika bir kitap.&quot;
-Emily Wibberley ve Austin Siegemund BrokaAlways Never Yours ve If I’m BeingHonest&apos;ın yazarları
 
&quot;Bu kitap her şeyi bir arada sunuyor: Kusursuz bir düşmanlıktan doğan aşk, son derece zekice bir konu ve çekici, gerçekçi karakterler. Bir çırpıda okudum.&quot;
-Francesca Zappia Eliza and Her Monsters&apos;ın yazarı
 
&quot;Komik ve çok sevimli bir romantik komedi. Ergenlik çağının sesi olma
konusunda son derece başarılı. Bu yaşların kırılganlığını ve saflığını çok
yerinde anlatıyor, karakterler uzun yıllardır arkadaş olduğunuz insanlar
gibi hissettiriyor. Okuyucular Pepper ve Jack&apos;in âşık olmaları eklentisiyle, kitabın başından sonuna kadar tezahürat tutacak.&quot;
-Kacen Callender This Is Kind of an Epic Love Story&apos;nin ve Stonewall Ödüllü roman Hurricane Child&apos;ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96086</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b623efa6-6baa-4c0f-acdf-97812087a85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilenci</image:title>
            <image:caption>Her insan bir dilencidir. 
Önemli olan kimden ne dilediğin, 
Kimden ne dilendiğindir. 
Peki; sen hiç DİLENCİ oldun mu? 
Sevdiğin için dilenci olmayı göze aldın mı? 
İnsan hayatı boyunca zaman içerisinde bazı dönüm noktalarından geçer. Mesela doğar, ismi duyulur; evlenir, ismi duyulur; ölür, ismi duyulur. Bunlarla beraber başlarından geçen bazı iyi ya da kötü hadiseler ise insanın yaşam içerisindeki gidişatını değiştirir. Kader diyerek bildiğimiz ve inanıp itikat ettiğimiz durumdur. İşte o başımızdan geçenler belleğimizde derin izler bırakır. Bu izler, özellikle sonucu kötü biten hadiselerin derin yarasını taşımamıza neden olur. 
Gülce, üstünden yıllar geçse de amcasının ölümünü bir türlü unutamadı. O olay, hayatının en büyük dönüm noktası olmuştu. Hayatı boyunca, hep amcasının ölümüne sebep olduğunu; onun yüzünden şimdi yanlarında olmadığını düşünüp durdu. Amcası, o elim kazadan önce çarptıkları dilenciye şapkasını verseydi, başından yaralanarak ölür müydü? Ya da önceki akşam Gülce amcasına onlarda kalmak istediğini söylememiş olsa, amcası o yola hiç girmese yine de girer miydi toprağa? Bilmiyordu Gülce... Tek bildiği, inandığı amcasının ölümünden sorumlu olduğuydu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96087</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f20356a3-6194-49ca-8739-159c1d399b1c.jpg</image:loc>
            <image:title>His 4 - Son Alacakaranlık</image:title>
            <image:caption>“Bu bir başlangıç ya da son değildi. Bu bir tebessüm ve kederdi.”
 
Bilmiyorsun sevgilim, bilmiyorsun.
 
Kaderin bizi nasıl paslı bir makasla budadığını, Azrail&apos;in ölümden daha vahim bir acıyla sınadığını, ruhumuzdaki zelzelenin nasıl arsız ve yıkıcı olduğunu bilmiyorsun.
 
Seni tamamıyla ve dönülmez olarak kaybettiğimde, siyah bir tuvale kondurulan nokta kadar belirsiz ve yoktum. Aynalar aksimi inkâr edebilirdi. Annem adımı unutabilirdi. Çok sevdiğin saçlarım rengini göğe armağan edebilirdi.
 
Varlığımın yokluğunla silinmesine, yaşadığımız tüm anlar şahitlik edebilirdi.
 
İşte, birbirine dolanan yokluğumuzla karanlık bir sahneye çıkıyoruz. Tüm ihtişamımızla olmayışımıza fısıldıyorlar.
Sen de duyuyor musun?
 
“Perdelenirken ayrılık, acıtacak son alacakaranlık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96088</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fcfd943-4721-4c29-8bf0-1cf1456a24db.jpg</image:loc>
            <image:title>Morbius Yaşayan Vampir - Kan Bağları</image:title>
            <image:caption>Yaşayan Vampir Morbius’un laneti kana susamışlıktır. Lanetine bir çare ararken şeytani bir tarikatın yeryüzünü cehenneme çevirmesine engel olmanın da bir yolunu bulmak zorunda kalacaktır.
 
Dr. Michael Morbius, hastası olduğu ve nadir görülen ölümcül bir kan hastalığına çare ararken, insan kanına doyumsuz bir arzu duyacak şekilde kendisini lanetler ve yaşayan bir vampire dönüşür. Korkunç durumunu tedavi etmeye çalışırken, İblis-Ateşi tarikatının liderlerinden Catherine’in kız kardeşi Amanda Saint’le dost olur. Zehirli-Tarlakuşu olarak da bilinen Catherine Saint’in iki amacı vardır. Cehennemin bütün güçlerini yeryüzüne salmak ve Morbius ile Amanda’yı öldürmek. New York’a kadar tarikatın izini süren Morbius ve Amanda, ne pahasına olursa olsun Zehirli-Tarlakuşu’nu durdurmaya kararlıdırlar. Ancak Morbius kendini, tarikatın yeraltında kurduğu ve canavarları birer piyon olarak kullanan dövüş kulübünde bulduğunda her şey bir ölüm kalım savaşına bağlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96089</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c5a045-efc1-4d2b-b120-0d8b206cd2a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Verity - Gerçeğin Diğer Kıyısı</image:title>
            <image:caption>KİTAPLARI NEW YORK TIMES ÇOKSATANLAR LİSTESİNDE BİR
NUMARA OLMUŞ COLLEEN HOOVER’DAN TÜYLER
ÜRPERTECEK BİR PSİKOLOJİK GERİLİM VE AŞK ROMANI...
 
Lowen Asleigh, yaşadığı finansal krizin ardından evini kaybetmek üzere olan bir yazardır. Büyük bir umutsuzluk içinde olduğu sırada beklenmedik bir teklif alır. Geçirdiği kaza sebebiyle kitap yazamayacak durumdaki ünlü yazar Verity Crawford’ın çoksatan serisini tamamlayacak ve karşılığında Verity’nin eşi Jeremy’den hayatını tamamen değiştirecek yüklü miktarda bir ödeme alacaktır.
 
Lowen kendini kısa süre içinde Verity’nin gözlerden uzak evinde bulur. Göl kıyısındaki bu muhteşem malikânede onun seriye dair tuttuğu notlarını okuyacak ve serinin devamını yazacaktır. Ne var ki Lowen bilinci yerinde olmayan Verity’nin notları arasında onun acımasız bir dürüstlükle yazdığı otobiyografisini de bulur. Gerilim türünde bir başyapıt sayılabilecek bu otobiyografide iki kızını da kaybeden Verity kızlarının gerçekte nasıl öldüğünü anlatmıştır. Lowen okudukça dehşete kapıldığı bu taslağı, Verity’nin her şeyden habersiz eşine göstermekle yok etmek arasında bir seçim yapmak zorundadır.
 
Colleen Hoover içgüdülerimize, bilinçaltımıza ve gerçeğe meydan okuyor.
 
 
“Otobiyografilerle ilgili en tiksindiğim şey, her cümleden sahte düşüncelerin akmasıdır. Bir yazar, ruhu ve kitabı arasındaki her koruma katmanını ayırmaya istekli olmadıkça asla kendisi hakkında yazma cüretini göstermemelidir. Kelimeler doğrudan yürekten gelmeli, özgür kalırken etle kemiği parçalamalıdır. Çirkin, dürüst, kanlı ve biraz dehşet verici ama tamamen ortada. Okuru yazardan hoşlanması için teşvik eden bir otobiyografi, gerçek bir otobiyografi değildir. Kimse içten dışa sevilesi değildir. Birisi bir otobiyografiyi bitirdiğinde, en iyi ihtimalle, yazara karşı rahatsız edici bir tiksinti duyuyor olmalıdır. Ben bunu yapacağım. Okuyacağınız şey zaman zaman o kadar kötü bir tat bırakacak ki tükürmek isteyecek ama bu kelimeleri yutacaksınız, okuduklarınız bir parçanız hâline gelecek, içinize işleyecek ve onlar yüzünden acı çekeceksiniz. Ancak... benim sert uyarımla beraber... kelimelerimi yutmaya devam edeceksiniz çünkü buradasınız.
İnsan. Meraklı. Devam edin.”
-Verity Crawford</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96090</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e926f415-652f-4ba5-b199-7f8edd486fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığırcık Zamanı</image:title>
            <image:caption>“Sonra bir sığırcık sürüsü geçse başının üstünden; dans eder gibi kıvrılıp bükülürken düşmana geçit vermemek için şekilden şekle giren. Hayali bir ülkeye kanat çırpan bu kuşların peşine takılsa Meral, hayali kanatlarıyla. Sıcacık, kedersiz, sevgi ve mutluluk çığlıkları yükselen bir sonsuzluk ülkesi olsa orası...” 
Meral&apos;in geçmiş ve bugün arasında mekik dokuyan hikâyesi, kâh hüzün bulutlarıyla kâh derinden gelen gülümsemelerle dolduracak gözlerinizi. O sığırcık sürüsünün kalbinden, ruhundan, hayallerinden bir an olsun ayrılmadığını hissettirecek her cümlede. İçinde hiç büyümeyen bir çocukla ömrünü süren bir kadının hikâyesidir elinizdeki... 
Bir süre ara vermiş yazmaya Tartaç. İyi ki kalemine sonsuza dek sırtını dönmemiş de bizleri bu sıcacık hikâyeyle tanıştırmış, diyeceğiniz romanıyla okurlarına kavuşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96091</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3db3ff3-afb0-4e9d-b500-ecfe7c1a9341.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan Sevme(k)</image:title>
            <image:caption>“Sizler âşık olursunuz, sevdayı bilmezsiniz ama merak etme, sana sevdayı öğreteceğim, çünkü ben bu yaşıma kadar onu bir çocuk gibi besledim, ilmek ilmek işledim.” diyordu Havin. Miran’ın Havin’i... Çevresi korumalarla çevrili, izole edilmiş bir hayatın içinde bile mağrur; büyük baskılar altında bile yalnızca kendisi olabilmeyi başarmış, bir kalemde silip atmaları ile meşhur güzel gözlü Havin. Miran, daha ilk anda bu aşkın içinde kaybolacağını hissetmiş, ilk anda gözü ondan başkasını görmez olmuştu. Nereden bilecekti ki onu da hiç göremeyeceğini? 

Bu roman, yalnızca büyük bir aşkı anlatıyor demek büyük haksızlık olur. Her şartta, her koşulda, yalnızca öylece dururken bile ötekileştirilebilen; ezilen ve daima hor görülen bir halkın ortak yazgısını da bu büyük aşka harmanlamış yazar. Okurken içinizde bir yerin acıdığını hissedecek, dünyanın acımasızlığına daha yakından bakacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96092</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7698cc-bf0f-4c09-9919-20673582aa10.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin dördüncü kitabında, Fransız Devriminden Birinci Dünya Savaşına dek sanayileşmenin, güçlü demokratik hislerin ve burjuva sınıfının doğuşu çetrefil teorilere inilerek gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96093</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dbbc226-643b-46d1-8bf3-a6b34a59a5c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün sofrasında yenenler, içilenler, mutfak 
harcamaları ve personel masrafları 
 
Atatürk’ün sofrası hakkında şimdiye kadar çok şey söylendi, makaleler ve ciltler dolusu kitaplar yazıldı ama o sofraya gelen yemekler pek merak edilmedi, yemeklerin hazırlandığı mutfak ve mutfağın nasıl işlediği araştırılmadı. 
Mustafa Kemal Paşa’nın yaşadığı ve bazen uzun, bazen kısa müddetlerle kaldığı yerlerin; yani Çankaya’nın, Dolmabahçe Sarayı’nın, Florya Köşkü’nün ve diğer mekânların ortak özellikleri birer bekâr evi olmalarıydı. 
Atatürk’ün Mutfağı’nda devletin kurucusunun sofrasına gelen yemeklerin hazırlandığı mutfağın kuruluşu, satın alınan mutfak âletleri, yemek takımları, aşçılar, o devirde sofracı denen garsonlar, yiyecekler, içecekler ve Atatürk’ün hususî hesabından karşıladığı yeme-içme masrafları belgelere dayanılarak anlatılmaktadır. 
Kitapta kullanılan belgeler şimdi Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndedir ve 1921’den, yani Mustafa Kemal Paşa’nın Çankaya Köşkü’ne yerleşmesinden itibaren yapılan bütün harcamaların evrakı mükemmel 
şekilde muhafaza edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96094</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/793b7c8a-3631-4985-aaf9-0fa950b839d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 5</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 

Bu kapsamlı dizinin beşinci kitabında, iş hayatında ve şehirde, evde ve ailede, birey ve devlet temelinde bireysel kimlik ve onun gizemleri gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96095</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/427e57c9-cac0-41dc-a4d2-26506e4facb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin ilk kitabında, Roma İmparatorluğunun zengin panoraması ardında yurttaşların ve kölelerin gündelik hayatını keşfedip erişkinlikten cinselliğe, evlilikten aileye uzanan özel ve kamusal alanların ayrımı gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96096</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/835ec5e3-aea8-4fa3-b4cd-3e5666482b8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin ikinci kitabında, “Ortaçağda özel hayattan söz edilebilir mi?” sorusu cevaplanırken Batı Roma İmparatorluğunun çöküşü, 11-15. yüzyıl edebiyatı yanı sıra feodal Avrupa’da köylüler ile aristokratlar arasındaki ayrım gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96097</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/451bc89f-9361-4b09-8c4c-d09f440c7cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin beşinci kitabında, iş hayatında ve şehirde, evde ve ailede, birey ve devlet temelinde bireysel kimlik ve onun gizemleri gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96098</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b9069fa-b1dd-40f2-be33-6c2185cacfd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 3</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin üçüncü kitabında, bireyselliğin ortaya çıkışı, üç yüz yıllık süreçte filizlenen özbilincin dışavurumlarının yanı sıra, sıradan ve olağanüstü insanların merak uyandırıcı yaşamları Rönesanstan Aydınlanma Çağına gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96099</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5993ae99-ef55-4a7e-a7e3-5a8490010ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zenginlik Yasası</image:title>
            <image:caption>“Çoğu kitap anlatır ama ender kitaplar vardır ki bir de yaşatır.” 
 
“İstiyoruz, hayal ediyoruz, düşüncelerimizi serbest bırakıyoruz ama yine de zenginliği elde edemiyoruz” diyorsanız şimdiye kadar tüm öğrendiklerinizi bir kenara koyun. Bu kitap size bir şeyler öğretmek için değil, sizi zengin biri yapmak için yazıldı. 

Bu kitap zenginliği elde etmek için gerçek bir rehberdir çünkü düşüncelerinizle çağırdığınız zenginliği gerçek bir deneyimle buluşturan tek kitaptır. Hayal ettiğiniz zenginlik için hangi adımları atmanız gerektiğini gösteren, özgün çalışmalarıyla sürecin sonunda da size zenginliği vaat eden benzersiz bir kaynak. 

ZENGİNLİK YASASI kitabını okuyup uygulamaya başladığınız andan itibaren sizi doğrudan parayla buluşturur, para ilişkinizi düzeltir, içerisinde bulunan çalışmalarla sizi gerçek bir deneyime taşır ve sizi zenginleştirir. 

Özellikle yaşanmış hikâyeye dayanması ve elde edilmiş başarısıyla yola çıkan bu kitap, şimdiye kadar birçok kişiye maddi özgürlük kazandırmıştır. Şimdi ise sıra sizde! Bu kitap sayesinde siz de maddi özgürlüğünüzü elde edecek ve zenginleşeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96100</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1ee163f-b431-49d2-a6fa-a62c1f240e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin ikinci kitabında, “Ortaçağda özel hayattan söz edilebilir mi?” sorusu cevaplanırken Batı Roma İmparatorluğunun çöküşü, 11-15. yüzyıl edebiyatı yanı sıra feodal Avrupa’da köylüler ile aristokratlar arasındaki ayrım gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96101</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/102436e4-bf59-4d87-9244-0e55d07ae2b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 4</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin dördüncü kitabında, Fransız Devriminden Birinci Dünya Savaşına dek sanayileşmenin, güçlü demokratik hislerin ve burjuva sınıfının doğuşu çetrefil teorilere inilerek gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96102</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7009436-7433-43b5-88b2-d40d8326e87b.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Ve Batı</image:title>
            <image:caption>René Guénon… 
20. yüzyılın en esaslı, sarsıcı, açık medeniyet ve zihniyet eleştirilerini kaleme alan Fransız asıllı Müslüman düşünür… 

İlk kez 1924 yılında yayınlanan Doğu ve Batı gelenekselci felsefenin esaslarını ortaya koyan önemli bir eserdir. 

Doğu ve Batı’nın ilk bölümünde ‘ilerleme, bilim, yaşam’ gibi, Batı’nın adeta putlaştırdığı kavramlar eleştirilir. İkinci bölüm ise bir anlamda Batı’yı, Doğu geleneği aracılığıyla çöküşten kurtarmaya yönelik esastan bir çağrıdır. Guénon’un beklentisi, Doğu’nun zafer kazanması değil, Batı’nın uygun bir geleneksel medeniyete dönüştürülmesidir. Uzun yıllar “Doğu-Batı” ikilemi yaşamış, tam da bu eserin yayınlandığı yıllar itibariyle travmatik bir Batılılaşma/modernleşme tecrübe etmiş bir ülke için; ‘Batı medeniyetini, tarih sahnesinde gerçek bir anomali olarak’ takdim etmek esaslı bir şok etkisi yaratacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96103</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f6395b-3be2-44ff-b946-c9baabc6f236.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Dizimi</image:title>
            <image:caption>Fiziksel genetik gibi ruhsal genetik de atalardan sonraki nesillere aktarılır. 
 
Atalarımızın geçmişte yaşadığı deneyimler -özellikle travma gibi duygusal izler bırakanlar- gelecek kuşaklarda genler vasıtasıyla yaşıyor. Genetik bilgi olarak var olan bu deneyimler, tetikleyecek bir yaşantı olduğunda -aynen gen anahtarının yaptığı gibi- canlanıyor. Kendini benzer deneyimleri sürekli yaşar gibi hissediyorsanız, yoksunluklarınız (sağlık, para, bereket, iş, aşk, ilişki, huzur, mutluluk, çocuk, istikrar vs) sizin seçimleriniz dışında da devamlılık arz ediyorsa, almak ve vermekle ilgili sorunlarınız varsa, ebeveynlerinizle ve/veya ailenizin diğer bireyleriyle sorunlar yaşıyor ve aidiyet hissetmiyorsanız Aile Dizimi size yardımcı olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96104</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e71d230-3c55-4e3c-9ebd-2c2127034b3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindu Doktrinleri</image:title>
            <image:caption>René Guénon… 
20. yüzyılın en esaslı, sarsıcı, açık medeniyet ve zihniyet eleştirilerini kaleme alan Fransız asıllı Müslüman düşünür… 
Hindu Doktrinleri: Genel Bir Bakış… 

İki ana bölüme ayrılan bu eserin, birinci bölümü kurucu bir kavram olarak geleneğe (tradisyon) odaklanır. Özellikle “Gelenek kelimesinden ne anlamalıyız?” başlığı tek başına bir tezdir. Guénon’un da ilk kitabıdır ve bu yönüyle onu anlamak için “Nereden başlamalıyım?” sorusunu soran okur için doğal bir yanıt olma özelliği taşır. 

Bugüne kadar Guénon’a Türkçede gösterilen büyük alâkaya rağmen, onun bu aslî kitabının çevrilmemiş olması ciddi bir eksiklik idi. Onu hem daha iyi anlamak için hem de akademik olarak daha derinlikli çalışmalar yapabilmek için bu metin hayatî bir önem taşır. Nihayet bu çeviri ile birlikte “Guénon geleneği” önemli bir aşama kaydediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96105</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecec25bf-6789-4aac-9127-5bb5f1e731f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Valesi</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Rusya’sının sıradışı dedektifi Erast Fandorin zorlu bir düşmanla karşı karşıyadır. Devletin ileri gelenlerini, Moskova sakinlerini, hatta yeraltı dünyasının liderlerini dolandıran Maça Valesi’nin peşine düşmek bir dizi tuhaf macerayı beraberinde getirir. 
Fandorin ve yeni yardımcısı talihsiz Anisi Tülpanov, son derece zeki olan Maça Valesi’ne meydan okuyabilmek için en az onun kadar 
kılık değiştirmek zorunda kalırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96106</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9b3918d-9ca4-4cea-beb6-871857efdf44.jpg</image:loc>
            <image:title>Dekoratör</image:title>
            <image:caption>Erast Fandorin, Karındeşen Jack’in Moskova’nın kenar mahallelerindeki acımasız ve insanlıkdışı suçlarını herkes için sona erdirmek amacıyla sahnede. Tüm serinin en karanlık romanı Dekoratör’de, cinayetlerin tüyler ürpertici ayrıntıları incelikle işleniyor, mezarlıklar ve morglarda katilin izi sürülüyor. Fandorin’in yöntemleri, bu vakada da ona eşlik eden yardımcısı Anisi’nin araştırmalarıyla değişiyor. Katilin sözde dini sanrılar içinde kıvranan sapkın zihni, insan vücudunun güzelliğini dünyaya sergilemek için türlü oyunların dekorunu hazırlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96107</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a32b0d99-70de-475e-8256-ddc7e7a6269a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlarımız Kadar Hastayız</image:title>
            <image:caption>Hastalık, ruhumuzun çığlığından başka bir şey değildir, o halde neden ısrarla çareyi sadece bedende arıyoruz? 
 
Bugün geleneksel tıp muhteşem görüntüleme teknikleriyle, kusursuz testleriyle ve olağanüstü teşhisleriyle işimizi çok kolaylaştırsa da, bedeni hâlâ bir makine gibi gördüğü için enerji bedenimizi yok sayar. Oysa bedenimiz duygusal, zihinsel ve ruhsal çatışmalarla bir bütündür. Bedensel bir hastalığın sadece bedenle ilgili olduğunu düşünmek hem hekimler hem de hastalar için eksik bir yaklaşımdır. 
Bedende oluşan bir hastalık ruhun ilgili bölümünde başlar, sonrasında bedene mesaj olarak iletilir. Bu mesaj görünür hale geldiğinde biz buna “hastalık” deriz. İlaçları reddetmek mümkün değildir, ancak enerji bedenin ilaçlardan çok daha etkili olduğu artık aşikârdır, üstelik enerji bedenin şifasından faydalanmak için bir bedel ödemeniz de gerekmez. 
Dr. Bülent Demircioğlu, SIRLARIMIZ KADAR HASTAYIZ kitabında enerji bedeninizi nasıl iyileştireceğinizi en sade ve pratik yoluyla anlatıyor. ReSetting metoduyla ruhun çalışma prensibini, travmaların kodlarını, bunların yönetilmesini ve boşaltımını her hastalığı ele alarak açıklıyor, kendi kendinize iyileşmenin holistik yollarını aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96108</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52930fd9-d62c-4ac0-a67a-a2978c53178a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Hayyam - Kader Çarkı</image:title>
            <image:caption>“Feleğin çarkı dönmeyecek madem muradımca, gökler ha yedi kat olmuş, ha sekiz, bana ne?”
Bu kitabı okurken “zaman-mekân-insan” ilişkisiyle sadece baş kahraman Ömer’i değil, aynı zamanın ruhunu koklamış, Ömer ile aynı dönemde yaşamış kişilerin yaşamöykülerini, ölümleri, savaşları, acıları öğrenecek; yıkımların ve işgallerin yanında yaşam dolu şehirlerin ruhunu koklayıp, eşsiz bir tarihsel zaman yolculuğuna çıkacaksınız.
Zaman-mekân-insan üçgeninde Ömer’in, Selçuklu Devleti’nin Türkçe konuşulan ve özgürlüklerin olduğu bölgesinde; tasavvuf ve mistisizmin ruhunda yeşermiş, korunmuş, büyümüş, çiçek açmış ve gelişmiş bir deha olduğunu hissedeceksiniz. Ömer Hayyam sadece bu gezegendeki akıl almaz hayatın bilmeceleri karşısında şaşkınlığını ifade eden ve hüsrana uğramış bir şair olarak değil, karanlığın güçlerine karşı felsefi ve şiirsel olarak direniş gösteren de bir düşünürdür.
Bu kitap, Ömer hakkında yazılmış en geniş kapsamlı eserdir. Kitabın mesajı, Ömer’i tarihte hak ettiği o özel yere bir bütün olarak yerleştirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96109</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a27c0f5-1cb3-4cb9-92ed-06065bc7993f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Üçlü</image:title>
            <image:caption>René Guénon… 
20. yüzyılın en esaslı, sarsıcı, açık medeniyet ve zihniyet eleştirilerini kaleme alan Fransız asıllı Müslüman düşünür… 
“Batı medeniyeti gibi bir Doğu medeniyeti yoktur, Doğu medeniyetleri vardır. Bu sebeple bu medeniyetlerin her biri için özel şeyler söylemek gereklidir” der Guénon. 
Büyük Üçlü Çin medeniyetine bir yolculuktur. Titiz bir kavramsal işçiliğin ürünü olan eser, Uzak Doğu geleneğindeki “düalizm”in varlığını tartışır ve “üçlü” tabirinin kavramsal yanlışlara yol açmaması için uyarılarda bulunur… Büyük Üçlü, felsefe okurları için tam bir metafizik şölen. “Gök, Yer, İnsan” sembolizminin köklü bir okuması, Batılı Orta Çağ geleneğine dayanan, “felsefî” bir başka üçlü olan “Tanrı, İnsan, Doğa” ile mukayesesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96110</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/409726f0-5004-4822-9833-65ddbaf56e93.jpg</image:loc>
            <image:title>Hıristiyan Ezoterizmi</image:title>
            <image:caption>René Guénon… 

20. yüzyılın en esaslı, sarsıcı, açık medeniyet ve zihniyet eleştirilerini kaleme alan Fransız asıllı Müslüman düşünür… 

Hıristiyan Ezoterizmi, Guénon’un çeşitli vesilelerle kaleme aldığı yazılarının, vefatından sonra bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Bu yazılardan bazısı okuyucular tarafından kendisine yöneltilen sorulara cevap, bazıları da bizzat kendisinin okuduğu eserlerdeki eksiklerin giderilmesine dayanıyor. Bu itibarla onun külliyatını daha bütünlüklü anlama noktasında önemli metinler ihtiva ediyor. Metodik açıdan yaptığı vurgular hem geleneğe hem de onun eserlerine nasıl yaklaşılabileceği noktasında oldukça aydınlatıcı: Bazı problemleri çözebilmek için basitçe “tarihe bakmak” yeterli değildir. “İnisiyatik” metinleri anlamak için, bu zihniyete sahip olunmalıdır. 

Bu kitap, bir bütün olarak bakıldığında, daha önce Hint ve Çin medeniyetlerini yazmış olan Guénon’un, aynı geleneğin Hıristiyanlıkla alâkalı yönüne değindiği metinler olarak görülebilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96111</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c8444c2-6959-4ea4-9d0e-4b98f69114ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep Aynı Yerde Takılıyorum</image:title>
            <image:caption>“Tekrarlayan ve çözümsüz kalmış deneyimlere kalıcı çözümler bulmanın ilk adımı bilinçdışını iyi anlamaktır.” 
 
Hayatınızda hep aynı yerde takılıyorum dediğiniz deneyimler vardır. Aslında tek bir şeyi değiştirdiğinizde bütün hikâyenin değişeceği bu deneyimler korkunun, kaygının, depresyonun, mutsuzluğun ve psikosomatik rahatsızlıkların temel sebebidir. Tekrar eden sorunlar kader değildir, yapmanız gereken tek şey farklı çözüm yolları uygulamaktır. 

Pek çok psikoterapi modelini bir araya getiren Şema Terapi, çocukluk yaşantınız ve ebeveynlerinizden edindiğiniz ve bilinçdışında yer eden olumsuz kişisel tutum ve düşünce blokajlarınızı anlamanıza yardım eder. Kendi içdünyanızı derinden keşfettiğinizde ailenizle, partnerinizle, çocuklarınızla, öğrencilerinizle, çalışma arkadaşlarınızla daha sağlıklı ilişkiler kurar ve onların gelişmesinde harika bir rehber olursunuz. 

Aile ve İlişki Danışmanı Dila Selengil, HEP AYNI YERDE TAKILIYORUM kitabında, insanın 4 temel duygusal ihtiyacı olan güven, sevgi, saygı ve sınır başlıkları altında 16 bilinçdışı engelleyici şemayı ele alarak, kendinize başka bir pencereden nasıl bakabileceğinizi pratik yöntemlerle anlatıyor. Hayır demenin, kaygılardan arınmanın, kişisel sınırlarınızı korumanın, mükemmeliyetçilikten ve karamsarlıktan özgürleşmenin yöntemlerini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96113</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61a2c966-bf69-4350-b5a2-b55ddd0ad9c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatıraların Evi</image:title>
            <image:caption>Ev, dünyaya kök saldığımız yerdir. Sorgusuz sualsiz kendimiz olabildiğimiz yer... Aile ise “kalpsiz bir dünyada son sığınak”tır; şefkatin son kalesi. İnsan kimliği hatıralarla oluşur. Aile bu bakımdan hatıraların evidir. Bir evi “yuva” yapan da budur. 
 
Ancak şimdilerde herkesin aklı karışık… Bir “ahlaki panikler çağı”nda yaşıyoruz: Eyvah, aile elimizden kayıp gidiyor mu? Çocuklarımız hiç de bizim çocukluğumuzu hatırlatmıyor, yoksa onlara kötü bir şey mi oldu? Anne ve babalarda sürekli “Bir şeyler yanlış mı gidiyor?” hissi, hatta “yeterince iyi olamama” kaygısı… 
 
Kemal Sayar, Hatıraların Evi– 
Günümüzde Aile ile bu akıl karışıklığını bir nebze hafifletmeye çalışıyor. Sorulara ve cevaplara ışık tutan bu kılavuz kitap, evden yuvaya giden yolu aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96114</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/530d8eb4-3bb9-4515-a72b-d72d83fdb373.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadının Yüreği</image:title>
            <image:caption>“Madeline Miller&apos;ın Ben, Kirke&apos;sini sevenler için birebir.” –Library Journal 
 
“Neil Gaiman’ın İskandinav Mitolojisi’ni ve Joanne M. Harris’in Loki romanlarını seven okurlar için eşsiz bir yeniden anlatım.” –Booklist 
 
“Kadim İskandinav tanrılarının puslu diyarına uzanan benzersiz bir yolculuk. Kitabın merkezinde ise sevdiklerini korumak için çağlar boyunca fedakârlıklar yapan bir cadı duruyor.” –Margaret George 
 
Derler ki, yaşlı bir cadı yaşarmış doğuda… 
 
Bu cadı güneş ve ayı kovalayan kurtlar getirmiş dünyaya. Derler ki, Asgard’a gitmiş ve üç kez ateşe verilmiş, üç kez yeniden doğmuş kaçmadan önce. Derler ki, eşsizmiş büyüsü, kâbusuymuş tanrılar tanrısı Odin’in bile. Derler ki, yaralı dudakları ve sivri dili olan bir adamı sevmiş, Loki derlermiş adına. Derler ki, doğurduğu çocuklar tanrıların alacakaranlığını, Ragnarök’ü getirmiş. Ve yine derler ki, kendisi direnmiş Ragnarök’ün alevlerine sonuna kadar, kalbi dışında her şey bir kez daha küle dönene kadar. Ancak kimisi onun hâlâ yaşadığını söyler. 
 
İnsanlar ölür, tanrılar ölür ama o yaşamaya devam eder… 
 
Cadının Yüreği’nde Genevieve Gornichec, İskandinav mitolojisinin göz ardı edilen ancak kıyametin gelmesinde doğrudan rol oynayan buz devi cadı Angrboda’nın hikâyesini anlatıyor. Loki’nin Asgard tanrılarından gizlediği eşi; Fenrir, Hel ve Jormungundr’un annesi; Odin’in alt edemediği rakibi Angrboda, bu kibirli tanrılar dünyasında kendi destanını yazma fırsatına ilk kez kavuşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96115</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea37ddad-52bf-4f51-a3c5-1af954bd8a76.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik İşkence Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap size ne verebilir? 
Öncelikle bireysel bir uyanış, bir farkındalık verebilir. 
 
“Yeter, artık aptal yerine konulmak istemiyorum” 
cümlesinin ağzınızdan ve yüreğinizden 
çıkmasını sağlamak istiyorum. 
 
Peki sonra? 
Sonrası insanların rica ederek 
ya da tatlı dille de olsa size eziyet etmelerini durdurmak; sömürülmediğiniz, 
boşu boşuna başkasının stresini 
yüklenmediğiniz bir hayat. 
 
Maniple edilmekten sıkıldınız mı? 
Korkuyor musunuz? 
Ya da… 
Başkalarına zarar verdiğinizi mi düşünüyorsunuz? 
 
Duygu sömürüsünden kaprise, love bombing’ten mobbing’e 
aklınıza gelebilecek her türlü manipülasyon ile 
işkence tekniği ve bunlardan korunma yolları… 
 
Haluk Tatar, bilgiyi eğlenceyle harmanladı ve 
Psikolojik İşkence Teknikleri işte böyle ortaya çıktı. 
 
Psikolojik İşkence Teknikleri iş, aşk, aile ve arkadaşlık 
ilişkilerinizde size rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96116</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35318cdc-1024-4939-ac25-ab5bf5abc4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünmeme Oyunu</image:title>
            <image:caption>İnsan en çok unutmak istediklerini hatırlar.

Sevtap Ayhan, Tudem Edebiyat Ödülleri Birincilik Ödülüne değer görülen Düşünme(me) Oyunu adlı romanında, anılarında gizlenmiş eski bir yapbozu birleştirmeye çalışan Fabula&apos;nın dünyasına götürüyor okurları.

Kederin neşeyle, reddin kabulle omuz omuza yürüdüğü bir büyüme hikâyesini sayfalarına taşıyan kitap; yaşamın getirdiklerine ve götürdüklerine dair önemli sorgulamalarda bulunuyor.
 
İçimizdeki mutluluğu uyandıracak gücün kimi zaman hüzünle barışmaktan geçtiğini hatırlatan yazar, kalp kırıklıklarını onarmanın yolları üstüne düşündürüyor.

“Neden kalanları değil de gidenleri düşünürüz hep?”

Hayata karşı tepkili olan Fabula, zihninde beliren düşünceleri “hiçbir şey düşünmeme” oyunuyla bertaraf etmeye çalışsa da, yaramaz düşünce parçacıkları buna geçit vermemekte ısrarcıdır. Kırık dökük eşyaları, rengârenk çiçeklerle bezeli bahçesi, okunmayı bekleyen kitapları ve “tek kişilik zaman makinesi” kaykayıyla kurduğu küçük dünyasında kimseye yer açmaya niyeti yoktur Fabula&apos;nın... Ta ki haylaz bir karganın peşinden giden komik giyimli küçük bir beyefendi, asırlık bir ağaçtan düşüp de karşısında belirene dek. Yarım kalmış bir başka öykünün kahramanı olan Heros, tanıdık bir yabancıdır Fabula için. Vaktinden önce büyümüş bu tuhaf yabancı, itiraf edilememiş gerçeklerin tutsağındaki Fabula&apos;ya geçmişin izlerini gösterebilecek midir? 
 
Düşünme(me) Oyunu, yitirdiklerini unutmayı seçerek acısını hafifletmeye çalışan bir çocuğun hüzünlü ama umut dolu hikâyesini anlatıyor. Sevtap Ayhan, incelikli satırlarında bırakıp gidenleri sonsuza kadar sevmenin ve hatırlamanın “iyileştirici” gücünü gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96117</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c6b99c3-4d7a-4ee4-a6f0-e45b925c6e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatler Kulübü</image:title>
            <image:caption>Hayatta hiçbir sevinç, keder, talihsizlik ya da şans kimseye özel olmadığı gibi herkesin bunları yaşayışı, verdiği sınav, aldığı ders birbirinden farklı. Yine de ortak kaderler, ortak mücadeleler insana yalnız olmadığını hissettirip güç verir. Hakikatler Kulübü, gerçeklerle yüzleşmeye cesareti olanların kulak verebileceği bir hesap defteri.  Hastalıklarla dinamikleri değişen evliliklerini sürdürmeye, kocalarını destekleyip çocuğuna umut olmaya, evi idare etmeye, ayakta durmaya çalışan, direngen kadınların farklı minvallerde yolculukları. Biri beyaz yakalı diğeri onun evini temizlemeye gelen iki farklı dünyadan iki farklı kadının güç ve güçsüzlüklerinin irdelendiği hayat kesitleri. Dünyaların bir anda yıkılıp baştan inşa edilişinin kimi acıklı, kimi ibretlik, kimi ümide hasret hikâyesi.
Müjde Alganer’in güçlü kalemiyle okuru sarsıcı bir yolculuğa çıkaracağı Hakikatler Kulübü; bazen üzücü bazen umutlu, kimi mistik, kimi gerçekçi hayat karelerinden ve kendimize söyleyemediklerimizden müteşekkil bir iç sesler metni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96118</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb7d8e42-4940-46ce-a33b-c0bdfd1fb348.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrıntı Dergi Kış 2022 39. Sayı</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de polis gücünün özellikle şiddet, işkence ve öldürme eylemleriyle yeniden sıkça kendini gösterdiği bir dönemdeyiz. Dünyada da bu eğilimin arttığına tanıklık ediyoruz. Neoliberal kapitalist kurumlar sıkıştıkça ve kurumsal yapılar çatırdamaya başladıkça siyasal zor, daha yaygın ve yoğun biçimde egemenlik ilişkileri içinde yeniden kuruluyor. İşkence vakalarındaki artış, zırhlı araçların çarpmasıyla ya da polisin dur ihtarına uymadığı için öldürülen insanlar uzun süredir istisna olmaktan çıktı 
Ayrıntı Dergi’nin bu sayısında polis erki dosyası ile çıkıyoruz. Dinçer Demirkent’in editörlüğünü üstlendiği, Deniz Türker’in büyük katkı verdiği dosya kapsamında ilk olarak, bundan 20 yıl önce &quot;Polis Erkinin Eleştirel Teorisi&quot; alt başlığıyla yayınlanan Toplumsal Düzenin İnşası adlı kitabının yeni baskısı vesilesiyle yeniden gözden geçirme fırsatı bulduğu fikirler ışığında, kapitalist toplumsal ilişkilerin kurulmasında ve korunmasında polis erkinin rolü ve önemini Mark Neocleous&apos;un kaleminden okuyacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96120</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8769d195-f076-4fd6-86f8-773d57aa9cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Turuncu Renkli Sokakta</image:title>
            <image:caption>dondurduk zamanı, oynadıkça oynadık, 
çocuklar parkta, biz sokakta oynadık, 
bir baktık, turuncu misketlerle doldu sokak, 
bizde onun adını koyduk ‘turuncu renkli sokak.’ 
 
ne de çabuk geçiyor zaman, 
ve her geçen günün ızdırabı yüreğimde. 
bir gün turuncu sokaktan tek başına geçersen, 
sen büyümüş olacaksın, 
ve bende, seninle geçen yıllara hasret kalacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96121</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9e3bf3b-34d0-4a85-978e-dff10a7cd575.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Anıları</image:title>
            <image:caption>Bundan tam yüzyıl önce, uzun süren savaşlarla yıkıma uğramış, âdeta uçuruma sürüklenmiş ama büyük bir direnç gösterip ayağa kalkmış bir ülkenin o günkü koşullarıyla ilgili pek çok kaynak mevcut. Bunlardan en önemlisi Frunze’nin Türkiye Anıları’nı, bu hatıratın yazılışının 100. yılında yeniden okurların dikkatine sunuyoruz. Olağanüstü yetenekteki bir elçinin sıradışı Anadolu seyahati… İlk sayfalardan itibaren şaşırtıcı bilgiler ve keskin gözlemlerle karşılaşırız. Frunze’nin anlatımı yalındır ama sanki klasik Rus edebiyatının gerçekçiliği izlenircesine o ölçüde zengin motifler art arda sıralanır. Öncelikle yoksulluğu iliklerine kadar tecrübe etmiş bir halkın psikolojisi ve içinde bulunduğu ortam çok iyi yansıtılır. Frunze karşılaştığı kişilerden, köylülerden, resmî görevlilerden mükemmele yakın tahliller çıkarır ki, bunların arasında her türlü imkânsızlıklara rağmen kendisini iyi yetiştirmiş idealist insanlar da vardır. Öte taraftan Frunze, Türkiye’nin idari yapısını ve bürokrasisini ayrıntılarıyla etüt eder. Siyasi ortamdaki derin kırılmaları gösterir ve ülkenin o zamandan beri süregelen ikiye bölünmüşlüğünün altını özellikle çizer. Rus ihtilalinin önderlerinden Mihail Frunze, Türkiye tarihi açısından sembolik değerini her zaman korumuştur. Onun Anadolu insanına dostane yaklaşımı büyük bir sempati toplamıştır. Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’nda Atatürk’ün heykeli arkasındaki siluetiyle Frunze’nin hatırası, bugün hâlâ yaşamaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96122</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ff3d46-930a-4e7d-8d18-f01dab0fb10d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;m Şiir Kitabı</image:title>
            <image:caption>Şair Osman Gezmek, Türk Şairidir. 15 Ağustos 1964 tarihinde Ordu’nun Kumru ilçesi, Yalnızdam Köyü’nde dünyaya gelmiştir. 
«Hayatımın Anıları», «Bir Hayat Yolcusunun Şiir Kitabı», «Hatıralar» ve «Türkiye’m»  isimli şiir kitaplarını yazmıştır. 
 
 
TÜRKİYE’M 
 
Dünyada yok senin gibi yer gördüğüm 
Ay yıldızlı bayrağım benim özgürlüğüm 
Uğrunda yıldızlar gibi yanıp söndüğüm Benim vatanım güzel memleketim Türkiye’m</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96123</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4621b85e-e139-4937-a8e4-242c828c8725.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Şiir Çok Değil</image:title>
            <image:caption>Biraz Şiir Çok Değil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96124</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1249865b-440f-4176-9347-139e617d17cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya Emperyalizmi</image:title>
            <image:caption>Medya ve emperyalizm kavramlarının birbirini besleyen, tamamlayan ve sebep-sonuç ilişkisi bağlamında modern em-peryalizmin medya çıktıları vasıtası ile hayata geçtiğini söylemek mümkündür. Bir başka ifade ile “Küreselleşme” denilen yenidünya düzeninin sebep-sonuç cihetiyle medyanın bir lo-komotif olarak görev yaptığı ve peşindeki “küresel sömürü va-gonlarını” raydan hiç çıkmadan küresel emperyalizmin garlarına sağ salim ulaştırmaktadır. Küresel emperyalizmin hovarda, şımarık ve asi çocuğu olan medya bu yeni düzeni meşrulaştırma aracı olarak önemli bir görevi yerine getirmektedir. Yani medya emperyalizminin tabiri caizse gönüllü elçisi olarak öncü birliğini oluşturmaktadır. Medya emperyalizminin hedefi veya yönelimi gelişmişlik bağlamında genelde az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere doğru; kültürel anlamda ise Batı medeniyetine tehdit olarak görülen doğu ve özellikle İslam medeniyet coğrafyasıdır. Bu anlamda 1996’da yayımladığı kitapla dünya siyasi gündeminde tartışılmaya başlanan Amerikalı Samuel P. Huntington, “Medeniyetler Çatışması ve Dünya Düzeninin Yeniden Kurulması” isimli çalışmasında Soğuk Savaş sonrası tek kutuplu dünyada toplumların kültüre ve dine dayalı aidiyetleri kuvvetli olan kimliklerin başlıca çatışma kaynağı olacağını öne sürmüştür. Huntington gelecekte savaşların konvansiyonel savaşlar yani klasik sıcak-cephe savaşları şeklinde ve ülkeler arasında değil, medeniyet-kültür havzaları arasında cereyan edeceğini vurgulamıştır. Huntington’ın da işaret ettiği gibi dünya üzerindeki savaşlar bundan sonra kültür ve medeniyet perspek-tifinden cereyan ettiği (edeceği) için burada en önemli kültür taşıyıcısı, dönüştürücüsü, yozlaştırıcısı ve çatıştırıcısı medyanın bizatihi kendisi olduğu için medya emperyalizmi düşüncesi veya yaklaşımı önem arz etmektedir. Medya emperyalizmi tüm dünyada da kabul gördüğü üzere batılı ve özellikle Amerikan menşeili olduğu için önemli medya operasyonlarının merkezi doğal olarak Amerika olarak kabul edilmektedir. Bir başka ifade ile küresel çapta medya aracılığı ile üretilen ve pompalanan bir küresel kültür gerçeği mevcut olup bu kültürün gerek menşei bakımından ve gerekse de içerik sağlaması/üretmesi bakımından kapitalizmin mabedi konumundaki Amerika’nın varlığı yadsınamaz konumdadır. Amerika ve Batı tarafından sistemli ve kararlı bir şekilde hayata geçirilen küresel kültür hem elit hem de popüler araçlarla hayatın her zerresine boşluk kabul etmeyecek şekilde zerk edilen bu türedi kültürden amaç, tüm dünyada Batı tarzı ve her yerde işlerlik kazanan homojen bir kültür ihdas etme çabası olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm milletlere veya kültürlere enjekte edilen bu yapay kültürle toplum hayatından, dini değerlere; iş ahlakından siyaset ahlakına aile değerlerinden insan ilişiklerine; yaşam tarzından değerler manzumesine kadar tüm kadim kültürler unufak olmak suretiyle popüler kültürün azgın ve acımasız dişlileri arasında kur-ban edilmektedir. Kısacası medya marifetiyle küresel düzeyde her toplumu ve her kültürü radikal bir şekilde etkileyen bir kültürel istila, bir kültürel deprem ve bir kültürel girdapla karşı karşıyayız. Ruh nasıl ki insanın yaşam göstergesi ve olmazsa olmazı ise bu meyanda kültür ve insani değer/ölçülerini bu dünyanın ruhu olarak kabul ettiğimizde medyanın kültür emperyalizmi vasıtasıyla bu dünyanın ruh köklerine adeta dinamit koyduğu ve bu yolla beşeri dünyayı ve insanlığı bitkisel hayata mahkûm ettiğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Buradan hareketle bu çalışmanın amacı medya emperyalizmine karşı dikkat çekmek ve karınca kararınca da olsa bir farkındalık oluşturmak ve bu anlamda sorumlu kişi ve mercileri harekete geçirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96125</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2496ddd-aef3-4895-b0b1-d3948a9c4189.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Ticaret Ve Finansal Gelişme</image:title>
            <image:caption>Bir ülkenin finansal gelişmişlik düzeyinin ilgili ülkenin gelişmişlik düzeyini de yansıttığı ileri sürülebilir. Finansal gelişmenin sağlanabilmesi için ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlanabilmesi gerekmektedir. Bir ülkenin ekonomik büyümesi üzerinde uluslararası ticaret bir hayli öneme sahiptir. Ağırlıklı olarak literatürde ekonomik büyüme ve finansal gelişme arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar yer almasına karşın aynı düzeyde finansal gelişme ve uluslararası ticaret arasındaki ilişkiye dair çalışmalar bulunmamaktadır. Bu motivasyonla çalışmada finansal gelişme ve uluslararası ticaret arasındaki ilişkiye eğilinerek, söz konusu ilişki ülke ve endüstri düzeyinde tespit edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96126</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4bcab1b-25cf-4862-bdd3-60fe6eff57f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelirin Yeniden Dağılımda Maliye Politikası</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM : GELİR DAĞILIMI: TANIMLARI, TEORİK ÇERÇEVESİ, BELİRLEYEN FAKTÖRLER 
 
2.      BÖLÜM : GELİRİN YENİDEN DAĞILIMININ ÖNEMİ VE GELİR EŞİTSİZLİĞİ ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ 
 
3.      BÖLÜM : GELİRİN YENİDEN DAĞILIMININ ARAÇLARI 
 
4.      BÖLÜM : VERGİ VE KAMU HARCAMA POLİTİKALARININ GELİRİN YENİDEN DAĞILIMI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN AMPİRİK ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96127</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a760491-9389-4e55-85eb-ff12bc115ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasetin Dijital Serüveni</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM : Dijital Dönemde Devlet 
 
2.      BÖLÜM : Dijital Dönemde Bürokrasi 
 
3.      BÖLÜM : Dijital Çağda Yönetişim 
 
4.      BÖLÜM : Dijitalleşmeye Bağlı Sorunlar Açısından Kentler 
 
5.      BÖLÜM : Dijital Dönemde Akıllı Kentler 
 
6.      BÖLÜM : Dijitalleşme, Dataizm ve Veriye Dönüşen İnsan 
 
7.      BÖLÜM : Sosyal Medyada Trol Hesaplarla Yapılan Siyasal Algı Oyunlarının Manipülati Gücü 
 
8.      8BÖLÜM : Dijitalleşme ve Siyasi Partiler 
 
9.      BÖLÜM : Dijitalleşme ve Siyasal Katılımda Yeni Olanaklar 
 
10.  BÖLÜM : Sarkaç Etkisi: Dijitalleşen Dünyada Demokratik Değerlere Karşı Geleneksel Tehditlerin Yeni Versiyonları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96128</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea7d4723-5ef0-458c-9543-8e87e0566cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaziantep Camilerinde Kültürel Etkileşim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM : GAZİANTEP TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ 
 
2.      BÖLÜM : KÜLTÜR VE KÜLTÜREL ETKİLEŞİM 
 
3.      BÖLÜM : GAZİANTEP CAMİLERİNDE KÜLTÜREL ETKİLEŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96129</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e480001-c7ef-41d6-9fd6-b110d546dce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetişim ve Örgüt Kültürü Boyutlarıyla Örgütsel İnovasyon</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM: Yönetim ve Yönetişim 
 
İKİNCİ BÖLÜM: Yönetişimin Özellikleri 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Yönetim Yaklaşımları 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : İnovasyon 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM : İnovasyonun Kaynakları 
 
ALTINCI BÖLÜM : İnovasyon Çeşitleri 
 
YEDİNCİ BÖLÜM : İnovatif Kişilik Özellikleri 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM : İnovasyonu Etkileyen Faktörler 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM : İnovasyon Engelleri 
 
ONUNCU BÖLÜM : Örgütsel İnovasyon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96130</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bde6a142-a0b9-44da-8368-b4ad9c6b7b4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Howard P. Lovecraft</image:title>
            <image:caption>Cthulhu mitosu’nun, Arkham’ın ve uğursuz Necronomicon’un yaratıcısı, korku edebiyatının sayısız başyapıtının yazarı Howa rd Philips Lovecraft, ölümünden sonra da olsa, yaşadığı yüzyılın e n iz bırakan yazarlarından biri olarak kendini kabul ettir miştir. 
 
Anlaşılması hayli zor bir karaktere sahiptir ve kendi mitosuna hapsolmuştur; dünya dışına çekilme imgelemini sayısız sayıda okuruna da yansıtır. 
Peki gerçekte kimdir bu “Providence”ın ustası? 
 
“XX. yüzyıl, H.P. LOVECRAFT’tan daha büyük bir yazın sanatçısı tanımamıştır.” 
–Stephen King 
“Lovecraft gerçekten de temel önemde bir yazardır, lOVECRAFT’tan öncesi ve sonrası vardır.” 
–Michel Houellebecq 
“LOVECRAFT hikâyeleri hayranlık uyandırıcıdır, gelgelelim o kadar korkutucudur ki insan kendine sorar, acaba en iyisi böyle bir şeyi asla okumamak mıdır?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96131</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91dd8126-013a-4646-a640-3a0bddbf72cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Philip K. Dick Hayatı</image:title>
            <image:caption>Philip K. Dick (1928-1982) 
XX. Yüzyılın en yenilikçi ve etkili bilimkurgu yazarlarından biridir. 
1980’li yıllardan itibaren, gerçekliği ve insanlık ilkelerini sorgulayan eserleri kendi hayran kitlesini yaratmış olup sayısız defa sinema ve televizyona uyarlanmıştır. 
Çığrından Çıkmış Zaman, Valis Üçlemesi, Aksın Gözyaşlarım Dedi Polis, Ubik, Azınlık Raporu, Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?, Kader Ajanları,Yüksek Şato’daki Adam, Electrikli Düşler … onun üretken zihninin ürünü evrenlerden sadece bir kısmıdır. 
PKD başarıyı ancak ölümünden sonra yakalamıştır, yaşarken daha ziyade zorluklar, depresyonlar, dizi dizi boşanmalar ve mistik deneyimlerle uğraşmıştır… 
“Parlak ve tutkulu bir yaratıcının inişli çıkışlı hayatına ilişkin kapsamlı ve derinlemesine bir bakış.” –dBD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96132</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03a1b2b8-9eea-4d08-81bf-0e19ffb2ab08.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Yumurtalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1917 Rus Devrimi’ni izleyen çalkantılı yıllar yeni bir Sovyet gerçekliğini ortaya koyarken, dâhi zooloji profesörü Persikov da canlı organizmaların üreme hızlarını artıran ve onları devleştiren yeni bir “kızıl” ışın keşfeder. O sıralarda Sovyet cumhuriyetlerindeki bütün tavukları kırıp geçiren bir salgın patlak verince, Persikov’un henüz test edilmemiş buluşu bu soruna bir çare olarak görülür… Zira bilimde ilerleme ve bu sayede düşmanlarla rakipleri geride bırakma, Stalin döneminin yol gösterici ilkesidir… Stalin’in iktidara geldiği 1924 yılında yazılmasına karşın 1928’de geçen bu bilimkurgu, iktidarın ve bilginin kötüye kullanılmasının sonuçlarına işaret eden parlak bir sistem eleştirisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96133</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60dbb8ca-0202-44ce-88e8-9ab863c33286.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Silistre (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Namık Kemal için tiyatro, halka doğrudan ulaşabilmesi bakımından oldukça önemli bir türdür. Vatan yahut Silistre oyununda da vatan sevgisini türlü duygularla çarpıştırıp nihayet hepsinden üstün çıkararak halka vatan fikrini ve sevgisini aşılamak ister. 

Kırım Savaşı’nın yaşandığı yıllarda Zekiye ve İslam Bey arasında yeni başlayan aşk, İslam Bey’in cepheye gitmesiyle beklenmedik bir hal alır. Zekiye İslam Bey’in ardı sıra erkek kılığına girerek Silistre savunmasına katılır ve böylece savaş meydanında aşkın, vatan sevgisinin, millet fikrinin iç içe geçtiği olaylar yaşanır. Vatan yahut Silistre 1 Nisan 1873’te ilk kez sahnelendiğinde halk üzerinde gösterilere varan büyük bir coşku yaratmış, bu etkinin diğer bir sonucu olarak Namık Kemal’in gazetesi İbret kapatılmış, kendisi de Magosa’ya sürülmüştür. Yazarı hayattayken Rusçaya ve Almancaya çevrilen eser, daha sonra pek çok dilde yayımlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96135</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ce97cfd-7008-4b8b-aee4-d2d6635aac07.jpg</image:loc>
            <image:title>Metal Statuettes from Pisidia and its surroundings in Burdur Museum</image:title>
            <image:caption>In this book, metal figurines found in Burdur Museum are introduced. The vast majority of 
the statuettes are bronze. Besides, there are silver, gold, lead and copper works. Find places 
have been added to the inventory of some figurines. However, since they came to the museum 
by purchasing, the find places of the majority of them are not exactly clear. With the work 
done, it was tried to be explained that the statuettes were captured from the Pisidia region and 
its surroundings. Figurines from the Pisidia Region were found from the ancient cities of 
Cremna, Ceraitai, Hadriani. Among the cities close to Pisidia are only finds from Cibyra. 
However, it should be noted that there are works that may originate from Pamphylia, Lydia, 
Phrygia, even if there are individual examples. The statuettes have a wide date range from the 
Late Bronze Age to recently. However, most of them belong to the Roman Period. In this 
study, 7 groups of statuettes were classified according to their periods. The 8th section 
consists of examining the false figurines. This book contains detailed descriptions, 
dimensions, views from different directions, analysis of the 66 statuettes and suggestions 
about where they might have been found. This book, which provides acceptable chronology 
and presents all the figurines in a holistic order, covers the first metal figurine work of the 
Pisidia Region 
 
Bu kitapta Burdur Müzesi’nde bulunan metal heykelcikler tanıtılmaktadır. Heykelciklerin 
büyük çoğunluğu bronzdur. Yanı sıra gümüş, altın, kurşun, bakır eserler de bulunmaktadır. 
Bazılarının envanterlerine buluntu yerleri eklenmiştir. Ancak Satın alma yolu ile müzeye 
geldiği için büyük çoğunluğunun buluntu yerleri tam olarak belli değildir. Yapılan çalışmayla 
heykelciklerin Pisidia bölgesi ve çevresinden ele geçtiği açıklanmaya çalışılmıştır. Pisidia 
Bölgesi’nden heykelcikler Kremna, Keraitai, Hadriani antik kentlerinden ele geçmiştir. 
Pisidia’ya yakın kentler arasında ise Kibyra buluntuları yer almaktadır. Bununla birlikte tekil 
örnekler de olsa Pamphylia, Lydia, Phrygia kökenli olabilecek eserlerinin de olduğunu 
belirtmek gerekir. Heykelcikler Geç Tunç Çağı’ndan yakın zamanlara değin geniş bir tarih 
aralığına sahiptir. Ancak büyük bölümü Roma Dönemi buluntularıdır. Bu çalışmada 
heykelcikler dönemlerine göre sınıfl andırılmış, 7 adet grup oluşturulmuştur. 8. Bölümde 
sahte heykelcikler incelenmiştir. Bu kitap, 66 adet heykelciğin detaylı tanımları, ölçüleri, 
farklı yönlerden görüntüleri, veri analizlerini, nerede bulunmuş olabileceklerine dair öneriler 
içerir. Kabul edilebilir kronoloji veren ve tüm heykelcikleri bütüncül bir düzen içerisinde 
sunan bu kitap, Pisidia Bölgesi’nin ilk metal heykelcik çalışmasını kapsar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96136</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b04ba4c8-e856-4cb9-84cc-e5454e914d41.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavana Bak</image:title>
            <image:caption>Kuş kusan kadınlar, yumurtadan çıkan çocuklar, kelimeleri tükenen bir dil ve sinestezik bir çeviri denemesi... 
 
Büyülü gerçekçi öğelerin ağırlığını hissettirdiği öyküleriyle Tavana Bak, oyunbaz bir ses eşliğinde tekinsiz bir yolculuğa davet ediyor okuru. Topluluk olmanın facialarını, mesafe ve boşlukları merak eden, biçimsel denkliği ve akışı sorgulayan bu ilk kitap, tavana bakarken mırıltıyla anlatılacak öyküleri bulmayı hedefliyor. 
 
“Ve onlara dedim ki, utancınızı size ben vermedim, korkunuzu da. (...) Sizi doğurduktan sonra doktor ya da avukat olsun diye büyüten de başkasıydı, arkanızdan bir kova hayal kırıklığını döken de başkası. Değerlerinizi veren de ben değildim, değersizliğinizi de. Sadece doğurdum sizi, sadece doğurdum ve sonra izledim. Bakmayın bana öyle. Nefreti size ben öğretmedim. Ne borçluyum size ne de sizden alacaklıyım. Tıpkı beni doğurduğunuz gibi, ben de doğurdum sizi sadece. Bir şey beklemeden okudum, üfledim, koydum sizi yola. Çırılçıplak, oracıkta.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96137</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9900aba9-3d5e-4280-a82b-7a563fe065bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Kadar Küçük</image:title>
            <image:caption>“Filler tehlikeyi sezebilir. Onlar, yaklaşan tsunamiyi ya da depremi önceden hissedebilme kabiliyetine sahiptir. Ne yazık ki Jack bu yeteneğe sahip değildi. Bu yüzden, hayatının tepetaklak olduğu gün, hazırlıksız yakalanmıştı.” 
 
11 yaşındaki Jack sabah uyandığında, önceki gün annesiyle geldiği kamp alanında yalnız olduğunu fark etti. Psikolojik bazı sorunları olan annesinin daha önce de ortadan kaybolduğunu bilen Jack, diğer çocukların yapacağı gibi birilerine haber vermek yerine kendi başının çaresine bakmaya karar verdi. Annesini arayıp bulacaktı. Böylece ona eşlik eden küçük bir oyuncak fille birlikte; inancını, sadakatini ve zekâsını test eden bir yolculuğa çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96138</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55b9338-0dc9-44f5-927b-a18ed8663ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Önce Aşk Vardı</image:title>
            <image:caption>Divan şiirine iki şekilde nüfuz edilebilir: Birincisi, divanların dünyasına girmekle; ikincisi, divanlardan çıkıp hayata bakmakla. Elinizdeki kitapta her ikisi birden karşımıza çıkıyor. Yazar; Ahmed-i Dai’den Fuzuli’ye, Şeyhülislam Yahya Efendi’den Senih-i Mevlevi’ye âdeta bir kazıya girişiyor ve şiirden hayata, hayattan şiire açılan pencereleri gözler önüne seriyor. Bu zamana kadar bu şiirin hayattan uzaklığına dair dile getirilen bütün töhmetleri her yazıda ayrı bir cevapla geçersiz kılıyor. Kitap; baştan böyle bir ilkeyle yazılmadı elbette, buna lüzum da yoktur. Şiirin içindeki hayatı ve hayatın içindeki şiiri görebilen her göz, ortadaki inceliğe ve bütünlüğe fazlasıyla aşina olur. 
Sufiler, bulaşıcı hastalıklar, etkileyici hayatlar, kahve, dilenciler, sahte şeyhler, tıp, müzik, mitoloji, rüya ve elbette aşk. Hangi birisi yok ki hayatımızda? Üstelik bütün bu hayat hengâmesinde aşk ve şiir daima gıptayla izlenecek iki büyük çekim gücüdür. Onlar taşırlar, hayatın yükünü; dün olduğu gibi bugün de. 
Büyük kültür ırmağından tatmaya, Osmanlı coğrafyasında adım adım dolaşmaya, bazen bulutlar üzerinde uçmaya bazen yeryüzünde koşmaya ve nihayet ustasıyla birlikte Divan şiirinin derinliklerine dalmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96139</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30669eb1-dfde-4fcf-883f-bb192be119e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sergüzeşt</image:title>
            <image:caption>Zavallı çocuklar! Sizin o mini mini elleriniz, eski Asya vahşetinin kullandığı ve birkaç asırdan beri insanlığın zorbalığı altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil, belki kendiniz gibi küçük kuşları, güzel çiçekleri okşamak içindir. 
Kafkasya’dan kaçırılıp Türkiye’ye getirilerek esir edilen dokuz yaşındaki Dilber, burada halayık olarak bir eve satılır. Hayatı boyunca o evden bu eve sürüklenip farklı farklı efendilere boyun eğdikten, farklı acılar yaşadıktan sonra geldiği konakta bir paşazadeye âşık olur. Ancak uygunsuz görülen bu aşk, Dilber’i bir kez daha yola çıkmaya mecbur bırakır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96140</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52db647a-51cc-4123-9fec-2b2046baaeb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Asilzadeler</image:title>
            <image:caption>Konusunu tarihten alan hikâyeleriyle ironiyi ustalıkla buluşturan Ömer Seyfettin’in yazınsal üretiminin panoramasını sunan dört ayrı metin Asilzadeler’de bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96141</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82cf1d59-7acf-4c0a-a60c-6e56fa7d845c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu</image:title>
            <image:caption>Kendinden önceki edebî geleneği sarsan, sonraki edebiyatınsa öncülerinden olan Halit Ziya Uşaklıgil’in modern bireyi çatışma, çelişki ve iç hesaplaşmaları, en önemlisi arzularıyla Türk romancılığına taşıdığı benzersiz eseri: Aşk-ı Memnu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96142</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db3f0b31-e2e9-4ade-ac08-02acc822caf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt 4 Sayı 14</image:title>
            <image:caption>Kar Oranının Düşme Eğilimi – Bir Değerlendirme – Volkan Demir, Turan Subaşat
Ar-Ge Faaliyetleri ile Ekonomik Büyüme ve Bölüşüm İlişkileri Arasındaki İlişki: Türkiye Örneği – Semih Çağan, Osman Aydoğuş
Adam Smith’in İktisadındaki Kurumsal Ögeleri Mitchell’le Okumak – İlker Bulut
A New Approach in Determining Social Performance: Sustainable Development Principles and Turkey’s Outlook – Ayça Fettahoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96143</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c87c81d-e7f8-4d85-b830-2dd4f4f015e7.jpg</image:loc>
            <image:title>İffet</image:title>
            <image:caption>Bu güzellik tanrıçası sanki bu yıkık konutu dolaşmaya gelmiş bir hayaldi. Ya da tanrısal ressam, güzelliğinin eksiksiz olmasına o denli emek vermiş olduğunu sonradan çekemeyerek, bu Venüs’ü cehenneme atmıştı. Feleğe küskün bakan gözlerinde ağlama izi kırmızılıkları vardı. Baygın gözlerinin altında umutsuzluğun, bezginliğin izi olan mavimtırak hafif siyahlıklar görülüyordu. Bunlar dolunaydaki lekelere benzer bir durum göstermekteydi. Çehresindeki şu hüzünlü tazelik, zenginlik gösterişleri içinde parlayan güzel yüzlerden bin kat daha fazla ruhu okşamaktaydı. 
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın insan ve toplum tasvirleriyle bezediği İffet, hâli vakti yerinde bir ailenin çöküş hikâyesini anlatıyor. Namus ve onur konularını irdelerken, İstanbul’un fakir semtlerindeki yaşayışı ve insan manzaralarını da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96144</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e458c19c-036e-4ea2-bc96-ab2fc34719b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt 4 Sayı 4</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Doğrudan Yatırımlar ve Ekonomik Büyüme – A. Suut Doğruel
Dynamic Linkages between Germany Trade Trends and Export of Turkey: Evidence from DCC-GARCH Model and  News Impact Curves – Sabri Burak Arzova, Caner Özdurak
Genel Denge Analizinde Sıçramalar ve Süreklilik: Bir Evrimsel Epistemoloji Denemesi – M. Aykut Attar
Subjective Well-Being Among Ethnic Minorities: The Role of Socio-economic and Non-economic Factors – the Dutch Case – Özge Gökdemir, Devrim Dumludağ
Without a Father and Education: The Effect of Paternal Loss on the Schooling Outcomes of Children in Turkey – Pınar Tat, Meltem Dayıoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96145</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79957b9a-72ca-46c4-875c-df9b9fbc0174.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt 2 Sayı 8</image:title>
            <image:caption>Popülizm(ler) ve Temsili - Liberal Demokrasi’nin Bunalımları - Ersin Kalaycıoğlu
Post-Keynesian Economics – Challenging the Neo-Classical Mainstream - Arne Heise
Fourth Industrial Revolution and Readiness of Turkey - Erkan Erdil
Enflasyon ve Göreli Fiyatlar - Barış Soybilgen, Ege Yazgan
Birikim Tarzı ve Zihniyet Dönüşümü: Sabri F. Ülgener ve Ayşe Buğra Işığında Türkiye’de Yeni Kapitalizm (?) - Özlem Kırlı, Cem Mehmet Baydur
Ulusal Varlık Fonu ve İktisadi Büyümeye Olası Etkisi - Salih Barışık, Nalan Kangal
21. Yüzyıl’da Eşitsizlikler Üzerine Bir Değerlendirme - R. Funda Barbaros, Cemre Çakır
A Literature Study on Local Based Marketing and Related Technologies - Yüksel Akay Ünvan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96146</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/590ed926-4cbd-42b0-a164-3cf83c0b6889.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt 3 Sayı 9</image:title>
            <image:caption>Beşeri Sermaye – Ücret veya Maaş Karşılığında Çalışma İlişkisi, 2005-2018 – İnsan Tunalı
Küresel Isınma-İklim Değişikliği ve Türkiye – Ahmet Şahinöz
Aynı İktisat, Farklı Rasyonellik: İktisadi Okullar İçin Bir Karşılaştırma – Sibel Can Kamber, Bora Süslü
Lippmann’dan Thaler’e, Neo-Liberal Düşüncede Kitleleri Yönlendirenler ve Amaçları – Burak Gürbüz
Cyrus Hamlin, Pragmatizm ve Robert Kolej’in Türkiye Modernleşmesindeki Rolü – Kardelen Kaya, Altuğ Yalçıntaş
Weberyan Subjektif Rasyonalite: Osmanlı İktisadi Zihniyeti – Cumali Bozpinar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96147</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1db00978-19fe-442c-9f0e-511c49368027.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>Beyaz Diş̧, yabandaki hayatından kopup insanların arasına karışan yavru bir kurdun, insanın doğasını ve doğadaki insanı keşfetmesinin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96148</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecdf6fdb-15bb-4a5f-a571-d1a59bf0e791.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Geceler</image:title>
            <image:caption>Yalnızlıktan mustarip bir hayalperestin St. Petersburg sokaklarında genç̧ bir kadınla geçirdiği dört eşsiz gece... Beyaz Geceler, Dostoyevski’nin yazınsal izleğindeki önemli duraklardan biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96149</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5614f70e-94e4-4281-9ca6-0fa27e19484b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Nerede övdüğümüz erler,
“Dünya benim!” diyenler?
Ecel aldı, yer gizledi.
Fani dünya kime kaldı?
Farklı coğrafyalarda gezen, gezdiği her yerden izler taşıyan bir kültür atlası... Efsanevi bilge, Oğuz
büyüğü Dede Korkut’un anlattığı hikâyelere bir yenisi daha ekleniyor.
Sözlü edebiyatımızın en müstesna ürünlerinden Dede Korkut Hikâyeleri’ne Vatikan ve Dresden nüshalarındaki 12 hikâyenin dışında 2018 yılında Türkistan’da bulunan yeni nüsha eklendi.
“Salur Kazan’ın Ejderhayı Öldürmesi” hikâyesini de içeren Dede Korkut Hikâyeleri, yüzlerce yıldır süren efsanevi bir yolculuğa davet ediyor okurlarını...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96150</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1495cdd9-a367-4231-a053-3488ecd6c178.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Macera - Hayretix Derin Sularda</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Birlikte öyle çılgın bir macera yaşayacağız ki! 
Duyduklarınıza inanamayacaksınız. 
Biliyor musunuz? 
• Suların derinliklerinde çok acayip şeyler oluyor. Meselâ bir balığın gözü yer değiştiriyor! Doğduğunda gözleri iki yanında olan bu balık birkaç haftalıkken, bir mucize oluyor. Gözünün biri kaymaya başlayıp diğer gözün yanına geçiyor. 
• Daracık bir geçitten geçerken neredeyse sıvıya dönüşen bir hayvan var. Denizhıyarı, kendisine verilen muhteşem nörolojik kontrol mekanizması ile katı doku yapısını sıvımsı hale dönüştürebiliyor. 
• Siyah Ejder Balığının gözlerinin yanlarında el fenerleri gibi ışık saçan bölgeleri, karnı boyunca dizilmiş ışık organları ve yüzgeç bölgesinde ise ışık saçan bir hırsız alarm sistemi bulunuyor. 
• 37 metre uzunluğundaki deniz canlısından, düşmanına ışık bulutu püskürten karidese ve ışıklarıyla denizleri kıpkırmızı parlatan bitkilere kadar, sıra dışı canlılar var. 
Nefes kesen derin sular, böyle ilginç olaylara sahne oluyor. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. 
Seslerini duyuyor musunuz? 
SUALTI DÜNYASININ HARİKA HAZİNELERİNİ KEŞFETMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ DALIŞ SERÜVENİMİZ BAŞLIYOOOOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96151</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43169792-f803-41c9-9c61-35a46c2086f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Bitmemiş romanların yazarı Franz Kafka&apos;dan daha ilk cümlesiyle sadece ana karakterinin değil, okurunun da dünyasını altüst eden bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96152</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e60956-77ca-442c-9e94-7980f6c4cec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenin Tamahkar Çocukları</image:title>
            <image:caption>Konfeksiyoncu kızı Aysel, Neşet Ertaş̧, kışkırtıcı sloganlar, indirilen tabelalar, hutbeye şiirsiz başlayamayan imamlar, Karadeniz ve Led Zeppelin, kurulan ve kapatılan teşkilatlar, kapatılan teşkilatlar, kapatılan teşkilatlar...
Gezegenin Tamahkâr Çocukları, aç karnına köy köy gezen gençleri, sanayideki dükkânın çekme katında gizlice yapılan tabelaları, kavuşamadığın fakat artık pek de özlemediğin o kızın hayatını anlatıyor.
Mustafa Akar, arada herkes gibi umutsuzluğa kapılsalar da asla vazgeçmeyen, hiç göremeyecekleri çiçeklerin adlarını ezberleyen tamahkâr çocukların fısıltılarına kulak veriyor: gardenya, karaçalı, zambak, akşamsefası, yediveren, camgüzeli, kasımpatı, müşkülüm, zülfüarus...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96153</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5ab9821-95cb-47a6-b354-487f22213530.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Macera - Hayretix Uzayda</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Birlikte öyle bir uçuşa geçeceğiz ki! 
Aklınız hayaliniz duracak. 
Biliyor musunuz? 
• Uzayın derinliklerinde çok acayip şeyler var. Meselâ Dünya’nın iki katı büyüklüğünde bir elmas, dev bir patates cipsi, kare şeklinde koca bir mücevher kutusu. Daha neler neler! 
• Veeeeee işte çok esrarengiz bir konu! KARADELİKLER.  Ölmekte olan yıldızın kütlesi Güneşinkinin 3 katından fazlaysa, karadeliğe dönüşüyor. Yakınındaki uzay cisimlerini, elektrik süpürgesi gibi içine çekiyor. Işığı bile yutuyor. 
• Uzayda ne fırtınalar kopuyor! Satürn’de, cetvelle çizilmiş gibi dev bir altıgen fırtına bulunuyor. Hem de bir kenarının uzunluğu, dünyanın çapından büyük. Neptün’ün fırtınaları ise, ses hızının iki katından fazla esiyor. 
• Pulsarlar, belli aralıklarla uzaya radyo dalgaları gönderen nötron yıldızları. En önemli özellikleri, kendi etrafında çok hızlı dönmeleri... Ama nasıl dönmek? Saniyede 3000 devir. 
Nefes kesen uzay, böyle inanılmaz olaylara sahne oluyor. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. 
Seslerini duyuyor musunuz? 
UZAYIN SIRLARINI KEŞFETMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE MEKİĞİMİZ FIRLASIIIIIIN! 
3, 2, 1, 0!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96154</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a569c0-653e-4974-a816-531bd8cd4e65.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceracı Yüzgeçler-Biba&apos;nın Günlüğü Tropi&apos;nin Peşinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Maceracı Yüzgeçler-Biba&apos;nın Günlüğü Tropi&apos;nin Peşinde (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96155</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/669541b3-5fc5-4fc1-8505-e84715c37c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Biba&apos;nın Günlüğü Uy Bisikletimin Tekeri Patladı - Maceracı Yüzgeçler</image:title>
            <image:caption>Biba&apos;nın Günlüğü &quot;Uy Bisikletimin Tekeri Patladı&quot; - Maceracı Yüzgeçler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96156</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e7af9c-41c3-4db6-8c3d-a1568850ffbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Binlerce hayırlı iş, bir cinayeti bağışlatmaz mı? Bir azizle kan dökücü arasında gerçekten fark var mıdır? Suç ve Ceza, okurunu tekinsiz bir yolculuğa çıkarıyor ve tüm sınırların sorgulandığı bir mahkeme kuruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96157</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fdcfa83-e5a8-40dd-b588-768c43a19a12.jpg</image:loc>
            <image:title>Terbiye-i Etfale Ait Üç Hikaye</image:title>
            <image:caption>Fatma Aliye’nin kız kardeşi Emine Semiye’nin ilk romanı Terbiye-i Etfale Ait Üç Hikâye aracılığıyla 19. yüzyıl sonunda aile kurumunun karşı karşıya kaldığı gerilimleri içeren bir dünyaya giriyoruz. Çocukların terbiyesinin nasıl olması gerektiğine dair üç farklı model, hane içlerinde yaşanan girift, duygusal ve fikri ilişkiler yoluyla ete kemiğe bürünüyor. Yanya ve Paris’e de uzanan ama temelde İstanbul’da geçen bu romanda aile içi ve aileler arası güç mücadeleleri, arzu ilişkileri ve örtük cinsel şiddet vurgulanıyor. En önemlisi, alaturka ve alafranga karşıtlığı gösterilirken bu karşıtlığı aşan çözümler aranıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96158</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f04f917-44d0-496a-91b1-e30c3867445c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üsküdar’dan Gider İken</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarımın sohbeti, mahallemin komşuluğu, Üsküdar’ın o tatlı sesi...
Kim doğup büyüdüğü yeri kolayca bırakabilir ki?
Kız Kulesi, Çınaraltı, Kuzguncuk, arkadaşlar, anılar... Tüm bunları ardında bırakıp gitmenin hüzünle örülü tatlı telaşı içinde, Üsküdar’dan Japonya’ya uzanan sıcacık bir öykü...
Minyatür sanatının özgün tarzıyla resimlenmiş Üsküdar’dan Gider İken... çocuklarımızla geleneksel sanatları buluşturmasıyla da ayrıca dikkat çekici bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96159</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c2ab0c9-a374-4fce-b3f7-e9fc27f6e9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemeyeceğim İşte! - Ne Zormuş Büyümek</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz için resimli bir hikâye, sizin için ise yavrunuzun, çocuk olmanın getirdiği zorlukları aşmasına yardımcı bir rehber.
3 ile 6 yaşlar arasında bir çocuk için sağlıklı beslenmek anlaşılması zor bir kavramdır. Tatları yoğun hazır yiyecekleri tercih edebilir, çeşitli besin gruplarından tamamen uzak durabilir. Ne Zormuş Büyümek serisinin üçüncü kitabı Yemeyeceğim İşte! bol resimli ve kafiyeli anlatımıyla yemek seçen çocuğunuzu farklı ve sağlıklı tatlar denemeye teşvik ederken etkinlik önerileriyle bu süreçte onunla doğru iletişim kurmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96160</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/684e4f48-451c-4ca3-a662-f51c6927b559.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperest Şilo</image:title>
            <image:caption>Hayallerinin peşinden gitmeye hazır cesur bir kızın
ve kurduğu müthiş dostluğun hikâyesi...
Bir zamanlar, bisikletini rüzgârla yarışırcasına hızlı süren bir kız vardı. Pedallara bir asıldı mı hiç kimse onu durduramazdı. İsmi, Alfonsina Strada’ydı.
Herkes karşı çıksa da o, bisikletini sürmeye devam etti. Bisiklet yarışlarına sadece erkekler katılabiliyordu, yine de Alfo mücadeleden kaçmadı. Neyse ki yalnız değildi. Ona çok inanan, sıradışı bir dostu vardı: Hayalperest Şilo.
Ünlü İtalyan bisikletçi Alfonsina Strada’nın yaşamından ilham alınarak yazılmış Hayalperest Şilo, çocuklara güçlü bir mesaj sunuyor: Hayallerine giden yola adım atmaktan çekinme ve mücadeleye açık ol! Strada’nın mücadelesi ve azmi, toplumsal önyargıları kırmanın ve cinsiyet eşitliğini sağlamanın önemini her yaştan okura hissettirecek türden ilham verici bir gerçeklikle karşımızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96162</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/628eefb9-176d-408b-872d-43f0923ace1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Gibi</image:title>
            <image:caption>“Sayfalarını karıştıracağınız bu kitap da sahici sıradanlığın ürünü. Tıpkı adı gibi, cam gibi. Herkesin gözünün önünde ancak gerçekten fark etmeye çabalayanların görebildiği, saydam, berrak ve kırılgan...” 
Yaşam kırmızı perdeli bir sahnedir. 
Çift kişilik, tek gösterimlik oyun. 
Hanımlar, beyler! 
Keyfim ve kâhyası, işte ben. Buyurun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96163</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8fafcd9-2e61-488c-a199-0e3fbc73e038.jpg</image:loc>
            <image:title>Saha</image:title>
            <image:caption>Eleni, Gülfidan’ın yüzüne dönerek konuşmaya başladı: 
“Kale şu merdivenlerin başında az oturalım, ne dersin? Yükseklerde doyasıya denizi ve masal şehrin gizemini seyredelim.” 
Oturdular dik bayırın merdivenlerinin birinci basamağına. Eleni biraz daldı, uzaklara bakarak derin bir iç çekti: “Ah be maniçamu! Şimdi on sekiz yaşında olmak isterdim. Şu Adalar’ın akşamları var ya… Gökyüzü, mavi üstüne mavi; hep koyu mavi ve derin… Sonra yıldızlar gökte sanki yanarak ışık saçıyor, Ada sahillerine yağmur gibi yakamozlar dökülüyor. Kordon boyu insanlar, akın akın akıyor boydan boya; hırkalarını almışlar, kiminin omuzlarında, kiminin belinde… Aşklar… Ah aşklar, o sevdalar, sarmaş dolaş ve endamı öyle güzel, öyle alımlı ki bayanların. Hele Adalar’da şafak sökmeden -sen de bilirsin ki- dar sokakların derinliklerinden gelen nal sesleri, zaman zaman kulaklara çalınan atların hırıltısı, insanın ruhunu dinlendirir. Bu gizemli doğada gündüzleri gökyüzü alabildiğine açık mavi, alabildiğine uçsuz bucaksız, yeryüzünde sanki her şey ona göre dizayn edilmiş; güneş, deniz, kuşlar, bulutlar ve hatta yıldızlar, hepsi gökyüzü için varlar… Masmavi gökyüzü bilinmeyen bir güzelliğe sahip; bizler ise sadece küçük bir bölümünü görebiliyoruz. Sana, bu tutkumu anlatmak için şarkılar, türküler dizmek yetmez bre Prinkipos!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96164</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fa40b53-c92a-4048-9959-e941be3da8a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphanelerde Yenilikçi Hizmetler - Makerspace</image:title>
            <image:caption>21. yüzyıl becerilerinin bütün alanlarda ön plana çıkması; üretim ve yaratıcılık gibi kavramların etkisini arttırmıştır. Bu etki ile birlikte eğitim ve dolayısıyla kütüphanecilik alanı da vizyon ve misyonlarında değişiklik sürecine gitmiştir. Kütüphaneler yenilikçi yaklaşımlarla hizmetlerini çeşitlendirmiştir. Kütüphanelerin sunduğu hizmetlerden biri olan Makerspace hizmeti bu değişikliğin somut bir örneği olarak gösterilebilir. 

Bu çalışma kapsamında, dünyada uzun zamandır kütüphanelerde hizmete sunulmuş olan Makerspace&apos;lerin ülkemizdeki durumu incelenmiş ve değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96165</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4b7843b-1468-40c5-9ebc-905c4f2d995b.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru’nun Tatil Günlükleri - Salda Gölü’nden Aspendos’a</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Duru. Bu doğum günümde yeni yerler görmeyi dilemiştim, öylesine içten
istemişim ki ailem beni her hafta sonu farklı yerlere gezmeye götürüyor. Bu sefer
yolculuğumuzun ilk durağı Salda Gölü ve oradan da Aspendos… Benimle birlikte yeni yerler
keşfetmeye, heyecanlı maceralar yaşamaya hazır mısınız? Hazırsanız, sayfaların arasında birlikte
dolaşmaya başlayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96166</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3299c882-03fd-4652-895e-2608bd1e941e.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru’nun Tatil Günlükleri - Karun Hazinelerinin İzinde</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Duru. Bu doğum günümde yeni yerler görmeyi dilemiştim, öylesine içten
istemişim ki ailem beni her hafta sonu farklı yerlere gezmeye götürüyor. Bu kitapta Karun
Hazinelerinin hikâyesini öğreneceğiz. Benimle birlikte yeni yerler keşfetmeye, heyecanlı
maceralar yaşamaya hazır mısınız? Hazırsanız, sayfaların arasında birlikte dolaşmaya
başlayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96167</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96029812-dd30-45a0-946e-df354fa7a1a8.jpg</image:loc>
            <image:title>En Mutlu Kedi - Minik Kedi Şeker’in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Şeker’in oldukça sıradan olan günü daha önce görülmemiş güzellikteki bir kelebeğin burnuna
konmasıyla birden değişti! Ama o da ne! Kelebek tıpkı geldiği hızda uçup gitti. Şeker her yerde
kelebeği aramaya çalıştıysa da bir türlü bulamadı. Şeker şimdi ne yapacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96168</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db999e1-4dc3-47be-9962-1ce7fc88612d.jpg</image:loc>
            <image:title>Evdeki Misafir - Minik Kedi Şeker’in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Bazen eve yeni birinin gelişi belirsizlikle dolu ve korkutucudur.
Evin tek kedisi Şeker de tam olarak böyle bir durumun içindeydi, çünkü uyandığında evinde
kendisinden de ufak bir kedi ile karşılaşmıştı: Sarı.
Kendisine hiç benzemiyordu, ayrıca sahibi Beliz de Sarı ile çok fazla ilgileniyordu.
Bu durum Şeker
’
in hiç hoşuna gitmemişti. Şeker şimdi ne yapacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96169</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c09e3d1-c432-4abe-879c-30770b821748.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Dünyası Dergisi Sayı:112</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96170</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d65ee48-5095-4126-ac9c-615b0944fb9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşi Paylaşmak</image:title>
            <image:caption>İnsanın hakikati nedir? Özlem duyduğu mutlak, gerçek tutkularıyla örtüşür mü? Doğal enerjisini yitirmiş
bugünün insanı robottan farklı bir şey midir? İhtiyaçların şekillendirdiği bir kültür yerine arzuların inşa ettiği bir
kültürü yaratmamız gerekmez mi? Başka bir tene açılmamızı sağlayan nedir?
Yalnızca yerküreyi değil, içsel ağlarımızı örgütleyen de elementlerdir. Örneğin ateş her şeyden öte arzuyla
ilgilidir. Çiçeklenebilmemiz, insanlığımızı paylaşabilmemiz için kabullenmemiz ve beslememiz gereken enerji ve
devinimdir. Aynı zamanda arzu, bizim iç ateşimiz, iç güneşimizdir. Arzu sayesinde her birimizdeki sonsuzluk,
sonluluğun içinde düşünülebilir ve deneyimlenebilir hâle gelir. Ancak görünen o ki ateş hiçbir zaman
paylaşılmamış. Savaşçıl erkek tanrılar tarafından çalınmış ve az çok yapay dünya üretme çalışmalarının
hizmetine sunulmuştur.
Çağdaş filozof ve psikanalist Luce Irigaray bu kitapta, arzu, öteki ve mutlak bağlamında bir duyusallık
diyalektiği okuması sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96171</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9854def-696b-42a1-9c18-03b9c30c7560.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Altına Düşenler 2</image:title>
            <image:caption>AĞAÇ ALTINA DÜŞENLER
Ağaç altına düşenleri topladım,
Ne olduğunu bilemedim.
Bir sepete koydum,
Eve götürdüm.
 
Masanın üstüne bıraktım,
Görsünler istedim.
Baktılar mı bakmadılar mı
Göremedim.
 
Sonunda oturup,
Kağıdın üstüne koydum,
Okudular mı, okumadılar mı,
Öğrenemedim.
19 Mayıs 2010</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96172</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/769ba779-2353-4854-beed-41bb5f307fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Anlatsam?</image:title>
            <image:caption>Anne babaların çoğu cinsellik ve çocuk kelimelerini bir araya bile getirmekten çekinirler. Oysa insan cinsel bir varlıktır ve cinsellik anne karnından itibaren insanın gelişim yolculuğunun önemli bir parçasıdır. Bu yolculukta çocukların ilk rehberleri olacak anne babalar için en güçlü araç cinsel eğitimdir. Pratik bilgilerle dolu bir cinsel eğitim kılavuzu olan bu kitap, hem anne babalar hem de çocuk ve ergenlerin gelişim ve değişim sürecinde onlara destek veren ruh sağlığı uzmanları için bir başucu kitabı olacaktır.
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Cem KEÇE - Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı 

Cinselliğin bir tabu ve genellikle konuşulmaktan kaçınılan bir konu olduğunu görüyorum. Konuşulmayan, bilinmeyen, sorgulanmayan alanlarda ise bilgi kirliliklerinin artması, toplumun daha çok zarar görmesi kaçınılmazdır. Uzman Psikolojik Danışman Buket Bayındır&apos;ın bilimsel verilerle harmanlayarak kaleme aldığı, bilgi ve birikimini aktardığı bu eserin alanda çok büyük bir açığı kapatacağına, hem uzmanlara hem ebeveynlere ışık tutacağına inanıyorum.

Uzm. Psk. Dan. Oğuz ÖZAT - Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Başkanı Çocukların ve ergenlerin hem fiziksel hem de ruhsal gelişimlerinde önemli bir rol oynayan cinsel eğitim, toplumumuzun kanayan yarası olan  cinsel ihmal ve istismardan çocuklarımızı koruyabilmek için onları doğru zamanda doğru bilgi ile donatmak, sorularına doğru yanıtlar vermek için gereklidir. Uzman Psikolojik Danışman Buket Bayındır, bu kitabıyla ebeveynler ve eğitimciler için en doğru bilgilere, anlaşılır bir dil ile ulaşabilecekleri altın değerinde bir kaynak sunuyor. Hatta sadece okumakla kalmayacağınız çocuğu olan tüm arkadaşlarınıza armağan edebileceğiniz değerli bir hediye... 
Dr. Obengül EJDER - Psikoterapist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96173</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4a5f92d-b4c7-47e6-8f46-d42174a14fef.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamiyet Öncesi Türkler</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinin şifreleri hangi boylarda saklı? 
Türklerin kara kutusu Töles boylarının önemi ne? 
Türk ismiyle kurulan ilk devlet Göktürkler kimlerdir? Göktürk modeli, Türk yönetimlerine nasıl referans oldu? 
Bilge Kağan, Türk milletine ne vasiyet etti? Yazıtları nasıl okumak lazım? 
Türk ilinin yüreği Ötüken nasıl bir yer? 
Papa Roma’yı esirgemesi için Attila’ya nasıl yalvardı? 
Çin sarayını yanındaki yiğitlerle bastığı anlatılan Kürşad kimdir? 
Türk ordusunun kuruluşu neden Mete’ye dayandırılıyor? 
Türklüğe ait kavramlar ve semboller neler? 
Bu kitapta Türk adının anlamından başlayarak yaşadıkları coğrafya, boyları, kurdukları devletler, inançları, kültür dünyaları ve sosyal yapıları, devlet yönetim şekilleri, Çinliler ile ilişkileri, destanları, orduları, şehirleri ve kahramanları, İslamiyet öncesi Türklere dair merak edilenleri Pelin Çift sordu, Ahmet Taşağıl cevapladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96174</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db92b58-df6e-4ccf-b898-ea7d08e67e92.jpg</image:loc>
            <image:title>R.D. Laing ve Anti-Psikiyatrinin Yolları</image:title>
            <image:caption>1960’lı ve 1970’li yıllarda R. D. Laing’in radikal ve vizyoner fikirleri, tanının bilimsel olarak anlamsız olduğu iddiasıyla psikiyatri kurumuna meydan okudu. Bu görüşler psikiyatri pratiğindeki düşüncelerde ve deliliğin anlamında bir devrim yarattı. Bölünmüş Benlik’ten Düğümler’e, Laing’in çalışmaları kısa süre içinde hemen herkes tarafından tanınmasını sağladı. 

R.D. Laing ve Anti-Psikiyatrinin Yolları, çağdaş bir perspektiften Laing’in çalışmalarının kapsamlı bir değerlendirmesini sunmaktadır. En üretken olduğu on yıla odaklanarak yazar, Laing’in teorik yazılarının gerekçelendirilmiş bir eleştirisini yapmaktadır ve ilk eserleri üzerinde etkili olan fenomenoloji ve varoluşçuluk ile kişilerarası iletişim çalışmalarına etki eden Amerikan aile etkileşimi araştırmalarını ve Sartre dâhil Laing’in düşüncesine tesir eden etkenlerin izini sürmektedir. 

Kitap aynı zamanda, deneysel bir terapi topluluğu olan Kingsley Hall’ü, Almanya’daki Sosyalist Hastalar Kolektifi ve İtalya’daki tüm psikiyatri sisteminin yeniden şekillendirilmesi gibi diğer anti-psikiyatri denemelerine paralel olarak ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96175</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f95c6c5-bd5b-4b8e-9910-9b8ca9246bb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernite, Çoğulculuk ve Anlam Krizi</image:title>
            <image:caption>Anlam, bir beden içerisinde bireyleşen ve bir şahıs olarak sosyalleşen insanın bilincinde inşa edilir. İnsanlık tarihinin her döneminde görülen yüksek anlam katmanları hem gündelik hayata karşılık gelen hem de gündelik hayatı aşan alanla ilgili krizlerin üstesinden gelinmesinde önemli bir rol oynar. Fakat modern dönemde anlamın üretilmesi ve iletilmesi derin bir kriz içerisine girmiştir. Modern çağda bireysel ve toplumsal düzlemde anlam krizini oluşturan en önemli faktör, modern sekülarizm değil; modern çoğulculuktur. Modern çoğulculuk, aklıselim bilgiye zarar vermiştir. Dünya, toplum, yaşam ve kimlik başta olmak üzere, hemen her şey çoklu sorgulamalara tabi tutulmuş, bunlara dayanak oluşturan anlam ve değer sistemlerinin “sorgulanmaksızın kabul edilme” statüsü ortadan kalkmıştır. Bütün sosyal ve psikolojik sonuçları ile birlikte sorgulanmaksızın kabul edilen şeylerin kaybının en belirgin görünümü ise din alanında gerçekleşmiştir. 

Berger ve Luckmann’ın birlikte kaleme aldıkları en dikkat çekici eserlerden birisi olan bu kitap, modern dönemde ortaya çıkan anlam krizinin izini sürmenin yanı sıra bu krizden nasıl çıkılabileceğine dair de bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96176</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dacfab0-e8fe-49ed-8c17-57902e1284c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Melekleri Ürkütmek</image:title>
            <image:caption>İnsanı anlamak için onun geldiği tarihi, içinde olduğu politik ve kültürel iklimi anlamak gerekir. Psikiyatride zaman zaman öne çıkan düşünce akımlarının da bazı kültürel kalıplardan, o toplumun o zamana ait inanışlarından kaynaklanabildiğini biliyoruz. Dinî ve popüler mitolojiler bazen bilimsel varsayımların nüvesini oluşturabilir. Batı psikiyatrisini insan ruhunu iyileştirme tekniklerinin en mükemmeli olarak göremeyiz.

Bu kitapta egemen paradigmanın bir eleştirisini okuyacaksınız. Sömürgeci bilim, dünyanın bir bölgesinde pişirilmiş aşı, yerel unsurları hiç hesaba katmadan öte bölgelerdeki insanların da yemesini ister. Oysa ruh sağlığı asıl rengini içinde bulunduğu toplum ve kültürden alır. Daha kuşatıcı ve bütüncül bir bakış, insanın hangi tarihin ve kültürün içinden geldiğini ve zamanın ruhunun bunlarla nasıl bir etkileşime girdiğini hesaba katmak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96177</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2327fb57-6bf7-4cf2-ad2f-438184c9f031.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Teoloji Olarak Politik Ekonomi</image:title>
            <image:caption>İktisat, İngilizce konuşulan ülkelerde 20. yüzyılın başından bu yana hâkim söylem olmuş ve Hristiyan teolojisini [ilahiyatını] önceki otorite pozisyonundan uzaklaştırmıştır. İşte bu çığır açıcı kitap, iktisat ve din arasındaki disiplinler arası diyaloğa büyük katkı sağlamaktadır. 
 
Doğal Teoloji Olarak Politik Ekonomi’de 18. yüzyılın sonları ila 19. yüzyılın başlarında politik ekonomiyi şekillendiren doğal teolojinin [natural theology] hikâyesini anlatan ve iktisat disiplini için teolojik meselelerin devam edegelen önemini Adam Smith, Josiah Tucker, Edmund Burke, William Paley, T.R. Malthus, Richard Whately, J.B. Sumner, Thomas Chalmers ve William Whewell gibi erken dönem politik ekonomistler üzerinden ele alan Oslington, konunun standart iktisat tarihlerinde, bilim ve çağdaş teoloji tarihlerinde ihmal edilen yönlerini ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96178</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b29062-fd09-49df-a91c-32a48c7818ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Benlik ve Ötekiler</image:title>
            <image:caption>.D. Laing, elinizdeki kitapta, her bir kişinin, birinin kendine dair yaşantısını nasıl etkilediğinin yollarını ve [aralarındaki] etkileşimin nasıl meydana geldiğini anlamak için bir sosyal sistem ya da insanlar “grubu” içindeki kişileri resmetmeye çalışmaktadır. Ona göre, herkes bir ötekinin tamamlanmasına ya da yok edilmesine katkı sunar. 

Kitap, özellikle evlilik ve aile içlerindeki etkileşim süreçleri üzerine yapılan araştırmaların bir çıktısı niteliğindedir. Bu çerçevede kitap boyunca, Laing’in klinik deneyimleri temelinde çoğunlukla psikoza referans yapılmıştır. 

Kitabın bir diğer amacı, yaşantı ve davranışı tutarlı bir teoride birleştirmektir; zira yazara göre yaşantı ve davranış gerçek hayatta iç içedir. Ne var ki bu ikisini ayrıştırmaya çalışan kuramsal görüş bu kitabın yazılmasından bu yana devam etmektedir. Laing bu durumu kişiler arasındaki ilişkiyi kişisel açıdan anlamak için kendi döneminde gösterilen nispeten az sayıdaki çabayla tutarlı olmaya çalışmak olarak değerlendirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96179</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2466b3fa-44f7-4f25-8e0c-d70c81601508.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastoral Senfoni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>André Gide’in en şiirsel ve en dokunaklı anlatılarından biri olarak dikkat çeken Pastoral Senfoni, yazarın insan ilişkilerindeki sorunlara eğilirken kendi evliliğinde de bir ahenk bulma çabasını yansıtır. Başlığını Beethoven’ın Pastoral Senfoni olarak da bilinen 6. Senfoni’sinden alan yapıt, Gide’in psikolojik sorunları ele alış biçiminin yanı sıra kurgu ve üslup açılarından da gelişiminde önemli bir aşamaya işaret eder. Protestan bir papaz ile himayesine aldığı kör ve yetim kızın hikâyesinde, yazarın kendi çocukluk anılarının ve Katoliklik ile Protestanlık arasındaki ikileminin izleri sürülebilir. İnsanın kendisine söylediği yalanlar; “körlük” ve “günah” kavramları metinde önemli bir yer tutar. Gide, kendi hayatında dinsel ikilemini bir türlü çözememiş, en sonunda kendi ahlak anlayışını kurmayı başarmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7af2f7d0-b4f0-4b24-accc-7483d35882c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Ülkesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyayı keşfetme hevesiyle yanıp tutuşan Van, Terry ve Jeff, varlığından tesadüfen haberdar oldukları Kadınlar Ülkesi’ne bir keşif gezisine çıkarlar. Sadece kadınlardan oluşan bir toplumun yapısıyla ilgili yürüttükleri tahminler ve halihazırda kafalarında bulunan eril kalıplar gördükleri manzara karşısında yerle bir olur. Jeff kadınları hizmet edilmesi ve korunması gereken varlıklar olarak görürken, Terry onların fethedilmesi ve kazanılması gerektiğini düşünmektedir. Ama mantık, eşitlik ve sevgi üstüne kurulu bu ülkede onların bu klişe beklentileri karşılık bulmaz. Kadınlar Ülkesi 1915’te, yani Thomas More’un 1516’da yayımlanan Utopia adlı yapıtından neredeyse 400 yıl sonra tefrika edildi; kitap olarak yayımlanması ise 1979 yılını buldu. Ataerkil dünyaların ağırlıkta olduğu ütopya yazını, Charlotte Perkins Gilman’ın bu feminist ütopyasıyla birlikte yeni bir bakış açısı kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c215f6-68ae-4295-a2c0-15737db730be.jpg</image:loc>
            <image:title>Canfeda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayal oyunu /Ellerindi ellerimden tutan /Ellerimdi ellerinden tutan... /Bıraktığı anda ellerimiz ellerimizi /Gökyüzüne vuracaktı gölgeleri ellerimizin /Kimbilir kaç martılar halinde... /Bir masada karşı karşıya /Seyrederken dudaklarını senin, /Dile gelmiş ilk Türkçeydik... /Henüz başlamış külrengi bahar, /Ne savaş, ne barıştık biz... /Bu dünyaya yeni gelmiş bir diyar /Manolyaya gece konmuş kumrular... 

* Bahariye *Hal Çaresi *İntihar *Üç Çiçekle Estetika *Ölemsiz *Rabia Hatun’un Uçan Halısı *El Tutuşa Tutuşa *Mevlânadan Zıvanaya *Kafaîye *Shakespeare Üzre *Fitilli *Dylan Thomas’tan *Bu da Öyle Bir Aşk *Bir Resmin Karşısında *Bilâ-Zaman *W. Butler Yeats’ten *Rıfat’a *In Men-O-Pause *Aşk Dersi *Saint Aziz’e *Kolaycının Değil, Kalaycının Kontıra-Anti-Hümanizmi *İstirahat-i Kalp *W. Butler Yeats’ten Politika *Ecce! *Bir Büyük Artize *Seng-i Derya *Yıl: Bindokuzyüz Kırkbir Buçuk *Euzküru Mevtaküm Bilhayr *Sen Sağ, Ben Selâmet *Zazatelere Zakarak *Louis Aragon’dan *Bağdat Caddesi’nde Piyasa Ederken *Hürriyete İlan *İkebana *Oktay Arayıcı’ya *Görüntü *W. Butler Yeats’ten *Sizmografi *Rumeli Türküsünden Bozma *Neyzen Üzre *Özdağlama Olayı *Nûr İndi *Mışıl *Bu da Benden Bir Otomatizma *Hayal Oyunu *Okuyana Rahmet *Rimbaud’yu Anlamaya *İkiden Biri *Kitâbesiz Seng-i Mezar *Neyise Fâli, O Çıksın Hâli *Hıdrellez *Bir Doğaç Daha *Eleni Kapitanidis’in Evi *Uyumayan Umut *Batan Sal *Varsa Ölümün Arifesi *Fındık Faresi Büyüdükçe Tavanarası Küçülmüş, Fındık Kadar Kalınca Tavanarası Fındık Faresi Ölmüş *Sezaryen *Şiirimizin Öfkeli Gencine Portesiyle Bir Portre *AID mi, AIDS mi? *Tamam mı? *Aritmetik *Uğurlama… *Hayır Dua… *Şarkı… *Neruda Üzre (Varsa Yoksa Ölüm) *Bukadarcık *Sınıflama *Ecelen *Susss-ma! *Denli *Gelecek Olsun *Amentü *Bir Arkadaş Niçin? *Yaklaşan Gelecek *Bitkisel *İki Parça *Haldun Taner’e *Can’ın Mezartaşına *Mülemma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09090994-cabd-4d3a-80b2-f0a1454f8818.jpg</image:loc>
            <image:title>Medarı Maişet Motoru (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Medarı Maişet Motoru Sait Faik’in kaleminden bir ilk romandır. Henüz Yeni Mecmua’da tefrika edildiği sırada (1940-41) dönemin baskıcı siyasi ortamında sakıncalı bulunup roman olarak yayımcı bulmakta zorlanacak ve Sait Faik’in annesinin maddi desteğiyle Ahmet İhsan Basımevi’nden 1944’te yayımlanacaktır. Ancak dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkarılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna kavuşur. İş Bankası Kültür Yayınları olarak Medarı Maişet Motoru üzerinde yıllardır süren sansürü kaldırıyor ve “tehlikeli” bulunarak çıkarılan kısımları koyu harflerle vererek yapıtı eksiksiz bir şekilde sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e099bfbb-e70e-489b-8aea-e486b0921d12.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefalet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Varlıklı bir ailenin kızı olan Sabite, akrabalarının çevirdiği miras entrikalarıyla sefaletin pençesine düşer. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen ilkelerinden ödün vermeyen genç kadın, dostlarıyla beraber uzun ve zorlu bir hak arama mücadelesi başlatır. Yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandıran Sefalet, çaresizliğin olduğu kadar sağlam bir kadın dayanışmasının da romanıdır. Sırpçaya da çevrilen roman Saint Sava ödülüne layık görülmüştür. 

Emine Semiye (1868-1944) Emine Semiye tarihçi, devlet adamı ve hukukçu Ahmet Cevdet Paşa ile Adviye Hanım’ın üçüncü çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi. İlköğrenimini, ablası Fatma Aliye ile birlikte, babasından ve özel hocalardan aldığı derslerle tamamladı. Daha sonra Avrupa’ya giderek İsviçre ve Fransa’da psikoloji ve sosyoloji üzerine eğitim gördü. Ülkeye döndüğünde maarif hayatına atıldı, öğretmenlik ve müfettişlik yaptı. Politikayla da aktif olarak ilgilendi, bir ara İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne, daha sonra Osmanlı Demokrat Fırkası’na katıldı. Hayatı kadınların örgütlenmesi, bilinçlenmesi, iş ve meslek sahibi olması ve kadın-erkek eşitliği için mücadeleyle geçen Emine Semiye, “Şefkat-i Nisvan” ve “Hizmet-i Nisvan” adlı kadın derneklerini kurmuştur. Yazı hayatına Hanımlara Mahsus Gazete’de başlar, daha sonra Selanik’te yayımlanan Mütalaa gazetesinde başyazarlık yaparak devam eder. Bahçe, Asır, Yeni Asır, Şûrâ-yı Ümmet, Resimli Kitap, İnkılâp, Yeni Gazete, Saadet, İnci, İzler gibi pek çok gazete ve dergiye de yazılar yazar. Roman ve hikâye türündeki eserlerinin yanı sıra çocuk terbiyesi, eğitim, kadın hakları gibi konularda kaleme aldığı çok sayıda makalesi de vardır. Osmanlı kadın hareketinin öncülerinden ve edebiyatımızın ilk kadın yazarlarından Emine Semiye’nin eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3460d63f-3d56-4c69-ac97-fb01afbab00e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pişir Pişirebildiğin Kadar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yemek kitapları genellikle belirli bir sıralamaya göre düzenlenir. Tarifler ya malzeme cinslerine ya yiyecek içecek başlıklarına ya da sofra sırasına göre sıralanır. Gökçen Adar yıllar süren saha çalışmalarından edindiği bilgileri ve tarifleri bambaşka bir yemek kitabı hazırlamak için kullandı ve pişirme usullerini dikkate alarak Pişir Pişirebildiğin Kadar kitabını kaleme aldı. 

Kitapta yalnızca bilinen ya da aşina olunanlar değil unutulmaya yüz tutmuş tarifleri de bulacak, sofra, yemek ve mutfak kültürüyle ilgili bilgilere de ulaşacaksınız. Tencere yemeklerinden ızgaralara, güveç pişirmelerinden kızartmalara, kavurmalardan haşlamalara kadar birbirinden farklı onlarca başlık altında tam 278 tarife yer verilen kitapta Anadolu mutfağı tüm zenginliğiyle gözler önüne seriliyor. Sizleri pişirebildiğiniz kadar pişirmeye davet ediyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c5ed764-1455-457e-a959-a939ba6c2c52.jpg</image:loc>
            <image:title>Peykerun (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye İş Bankası’nın 18 Ocak 2022 – 16 Nisan 2022 tarihleri arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde gerçekleştirdiği &quot;Peykerun&quot; sergisi nedeniyle hazırlanmıştır. 
 
This book has been prepared in coordination with &quot;Peykerun&quot; exhibition held at İş Sanat Kibele Gallery between January 18 2022 – April 16, 2022</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0367abf-7f53-4b72-b74a-89a9da81d790.jpg</image:loc>
            <image:title>Violet Elmaslar Ve Kaplumbağalar</image:title>
            <image:caption>Violet için yaz tatili harika başlamıştı. Bir tekneyle Akdeniz’de yelken açacak, yolculuğun son durağı Venedik’te eğlenceli bir tatil yapacaktı. Babası, arkadaşlarını da davet edebileceğini söyleyince, Violet sevinçten havalara uçtu. Ancak daha yolculuklarının ilk durağında, şüpheli hareketleri olan bir adam dikkatlerini çekti. Sonra daha da şüpheli bir takasa tanıklık ettiler. Artık Violet ve arkadaşlarının yapabileceği tek şey vardı: Neler döndüğünü soruşturmak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a65fe9f5-662e-436b-b504-113d4218b6c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben O Kadar Bekleyemem - Değerler Eğitimi Sorumluluk Almak</image:title>
            <image:caption>Lara, beşinci sınıfı bitirmek için günlerin, ayların geçmesini bekliyor. Çünkü o zaman bir köpeği sahiplenecek. 
Lara, o kadar bekleyemeyeceğini düşünüyor. Dilediği her şey hemen olsun istiyor. Ama ailesi, Lara&apos;nın bu sorumluluğu alabilmesi için hem biraz daha büyümesi hem de bir evcil hayvan sahiplenmek istediğine emin olması gerektiğini düşünüyor. 
Sence Lara, beklemeyi başarabilecek mi? Daha sabırlı, daha sorumluluk sahibi olabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab26af76-fff0-4a21-840e-2793562d4faf.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Fındık - İlk Okuma Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Fındık banyosunu yaptı, pijamalarını giydi. O gece Fındık’ı, annesinin arkadaşı Zeytin yatıracaktı. Birlikte şarkılar söylediler. Fındık, uyku zamanı geldiğinde bir türlü uyuyamadı. 
Yoksa Fındık’ı üzen bir şey mi vardı? 
Yaramaz Fındık’ın yazar ve çizerinden, uyku öncesi öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d45988-8fc3-4837-914a-85021d789505.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Çizgilerle Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Çizgilerle Öğreniyor, çocuklara kalem tutma ve kullanma becerisi kazandırmayı amaçlayarak hazırlandı. Basitten başlayarak ilerleyen etkinlikler, çocuğun farklı biçimlerde çizgi çalışmaları yaparak küçük kas gelişimlerini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc258076-b3a0-4153-a8e3-a2f44c8edcb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Renkleri Kovalıyor Şekilleri Yakalıyor</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Renkleri Kovalıyor Şekilleri Yakalıyor, çocuklara renkleri ve şekilleri tanıtırken aynı zamanda çevrelerindeki aynı renk ve şekildeki nesneleri de gözlemleme fırsatı sağlar. Geometrik şekilleri tanımak çocuğun uzamsal becerilerini geliştirmesine katkı sağlarken, renkler de çocuğun çevresini sanatsal bakış açısıyla inceleme isteği uyandırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c423c885-fd63-4ca9-aaf3-a42bc3cf7c8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Sayılarla Tanışıyor</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Sayılarla Tanışıyor, çocukları sayılarla tanıştırmak için hazırlandı. Sayılar çocuklar için birer sembol ifadesi taşır. Bu sembolleri günlük yaşamda da gözlemleyebilirler. Bu sembollerin nerelerde kullanıldığını görmeleri kalıcı öğrenmelerini de sağlayacaktır. Matematik, okul öncesi dönemde çocuğun günlük yaşantısında karşılaştığı deneyimlerle keşfettiği bir beceridir ve hayatın her alanında karşımıza çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/566fb7a2-3723-4eb4-81ee-2d8655cf984c.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Kavramların Peşinde</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Kavramların Peşinde, kavramları tanımaları için çocukları keşfe çıkarırken öğrendikleri kavramları çevrelerindeki somut nesnelerle eşleştirmelerini destekler. Söz konusu keşifler çocukların gözlem yeteneklerinin gelişimine ve ifade becerisi kazanmalarına katkı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7e6c5a-3460-4d92-a7f6-77f91a81bda3.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Dikkat Oyunları İle Eğleniyor</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Dikkat Oyunları ile Eğleniyor, çocukların algılama ve problem çözme becerilerini geliştirmek için hazırlandı. Çocuklar etkinlikleri uygularken eğlenerek öğrenecek ve odaklanma becerisi kazanacaklar. Özellikle benzerlik-farklılık gibi ayrıntılara dikkat etmeyi öğrenmek günlük yaşamda karşılaşılan problemleri çözmek için düşünme becerisini geliştirebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c330b5-4e00-483a-ad5d-2b12dea3c02a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tıp Şehidi - Salahattin Mehmet Erk</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet’in ilk röntgen profesörü...

Türkiye’nin ilk radyoloji profesörü Salâhattin Mehmet Erk’in yaşamı kısa bir ömre sığdırılan uzun bir mücadele hikayesidir. Bu mücadelenin izleri, görevi gereği sık sık ayrılmak zorunda kaldığı eşi Sabahat Hanım’a yazdığı mektuplara ve kartpostallara yansımaktadır.

Trakya, Balkanlar ve kanlı çarpışmaların yaşandığı Filistin Cephesi’nden ve Birinci Dünya Savaşı sonrasında eğitim amacıyla gittiği Viyana ve Almanya’nın çeşitli kentlerinden gönderdiği mektuplar, dönemin Anadolu ve Avrupa’sına tanıklık etmektedir. Sık sık gönderdiği kartpostallardan da 20. yüzyıl başlarındaki Avrupa şehirlerinin görüntülerini izlemek mümkün.Sonraki mektupları ise tıp kongrelerine katıldığı Ankara’nın ve tedavi için bulunduğu Paris’in damgasını taşır.

Profesör Salâhattin Mehmet Erk’in yazdığı mektup ve kartpostallardan derlenen bu kitapta, onun Sabahat Hanım’a olan aşkını, henüz emekleme dönemindeki radyolojiye tutkuyla bağlanışını ve yurt sevgisini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/096c08cc-7f0e-4550-a0bd-db609831bd12.jpg</image:loc>
            <image:title>Empati</image:title>
            <image:caption>Günlük yaşamın sorunlarıyla uğraşmak zorunda olan ebeveynler çoğu zaman yorgun ve gergindir. Çocukların da kuşkusuz kendilerine göre sorunları vardır. Peki, bundan doğacak gerilimlere karşı nasıl önlemler alınabilir? Bu sorunun yanıtı Mona Kino için çok açıktır: İç dengenin kurulması ve aile içi ilişkilerin sağlam bir temele oturtulması. Empati, bu koşulların yerine getirilmesini sağlar. 
 
Mona Kino kitapta bulunan eğitim çalışmalarını aile sağlığı uzmanı Jesper Juul, öğretmen ve yazar Peter Hong ve bilim insanlarıyla birlikte düzenlemiştir. Bu eğitim çalışmalarını uygulamak da oldukça kolaydır. Gerek gece yatmadan önce gerekse yolda trafik ışıklarında beklerken ya da parkta gezmeye çıkıldığında bir ağacın altında dinlenirken bile yapılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f879648-66fd-47fd-a039-7a3da2f021e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza, Kant, Schopenhauer ve Nietzsche Felsefesinde Duyguların Anatomisi ve Şiirsel İzdüşümleri</image:title>
            <image:caption>Ahmet İlhan’ın Spinoza, Kant, Schopenhauer ve Nietzsche Felsefesinde Duyguların Anatomisi kitabı, bizi dört büyük filozofun duygu tanımları, çözümlemeleri ve betimlemeleriyle felsefenin içine; şairlerin güçlü sezgileri ve yaratıcı imgelemleriyle felsefenin canlı yaşam akışına çekiyor. Bu geniş ve kapsamlı felsefi duygu çalışması, bizi, Spinoza’nın, duyguların matematiksel hassasiyetle incelenebileceğini, duygu tarafından motive edilen insan davranışının tamamen anlaşılabilir ve açıklanabilir olması gerektiğini öne sürmesini, devrimsel bir gelişmenin yansıması olduğunu; Kant’ın duygu, akıl ve eylem arasındaki ilişkileri, bağları çözümlemeye çalışırken eylemlerimizin bilgiyle nasıl iç içe geçtiğini ve eylemlerimizin duygu ile akıl arasındaki gerginliğe nasıl vesile olduğunu; Schopenhauer’in insanın sürekli bir gereksinme “isteme” halinde kaçınılmaz olarak hayal kırıklıkları ve acılar çekmeye yazgılı olduğu biçimindeki yaklaşımını; Nietzsche’nin kadim duygularımızla ilgili olarak bize inandığımız, bildiğimiz, sandığımız ve düşündüğümüz her şeyin büyük bir yanlışın parçası olabileceği ihtimalini göstermesini ise büyük bir ilgiyle okumaya ve yeniden düşünmeye yönlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce7540ee-a1ac-436c-8f6d-f99b30a3efb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji 101</image:title>
            <image:caption>Psikologlar ilk günden beri insan beyninin en ücra köşelerine ışık tutarlar. Sanat tercihlerinden diğerkâmlığa, rehberlikten suçluluğa, mizah anlayışından adalet ve dürüstlüğe kadar birçok konu üzerinde çalışırlar. Birçok uygulamalı psikolog, insanları daha mutlu etmeye ve potansiyellerinin farkına varmalarını sağlama amacı güder. 
 
PSİKOLOJİ 101 birçok alanda uzmanlığı bulunan başarılı psikolog Adrian Furnham&apos;ın süzgecinden geçirilmiş, her biri tabiri caizse tek lokmalık 101 psikolojik konuya değinmektedir. 

Elinizdeki bu kitap psikoloji tarihinin, teorilerinin, kavram ve inançlarının büyüleyici dünyasına ilgisi bulunan herkes için rehber olabilecek niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea8800f2-78a9-42f7-8ce4-922032201972.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupası’nda Gündelik Yaşam</image:title>
            <image:caption>Gündelik hayatın tarihi, geçmişte varoluşun tüm yönlerini, köyleri ve kasabaları, evleri, işleri, giysileri, yiyecekleri ve gelenekleri kapsamaktadır. Orta Çağ insanı da hangi coğrafyada olursa olsun yaşamaya ve hayatta kalmaya çalışmıştır. Bunu da Orta Çağ’ın o gizemli havasında ve estetik içerisinde yapmak için çaba göstermiştir. İnsan, doğal olarak bu evrende bir sanatçı gibi zihnini kullanarak bu yapıtı yani evreni sanatsal olarak tamamlamaya çalışmış ve hala da çalışmaktadır. Orta Çağ kültürünün gerçeklik üzerine bir düşünme olmaktan çok, kültürel geleneğin bir yorumu olduğunu unutmamak gerekir. Orta Çağ aynası, insana aynı zamanda tavır ve tutumunu düzenlemesi için bir model de sunmaktadır. Ona ne olduğunu ve ne olması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca Thomas Aquinas, şöyle diyor: “Ayna aracılığıyla bir şeyi görmek, bir nedeni, içinde benzerliğinin yansıdığı sonucuyla görmektir. Dolayısıyla soyut düşüncenin derin düşüncelere indirgendiği görülür”. 

O zaman Orta Çağ’daki insanların yaşamına bir de bu aynadan göz atalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b4aeaad-5621-41dd-87d4-4c498eb5839f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannemin Elleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayat bizi geçmişte çözümlenmemiş bir şeyle geleceğe gönderir.&quot; – Mark Wolynn 
 
Travma kişisel bir başarısızlık değildir. Her birimiz farkı travmaları yaşar ve kabul ederiz. Kimi hediyedir kimi ise hediyeye dönüşmek üzere bekler. 
Beden, içgüdülerimizin barındığı, savaştığımız, kaçtığımız veya donup kaldığımız yerdir ve bireysel/toplumsal baskıların yol açtığı travmaya karşı dayanmaya çalışır. 
Büyükannemin Elleri, nesiller üstü travmaların bizde oluşturabileceği etkileri analiz ediyor. 
Çığır açan bu kitapta terapist Resmaa Menakem, toplumsal ve bireysel olayların yol açtığı tahribatı travma ve beden merkezli psikoloji perspektifinden inceliyor. 

Resmaa Menakem, şu anda Minneapolis’te, özel muayenehanesinde çalışmalarına devam eden onlarca yıllık deneyime sahip bir terapisttir; travma, vücut merkezli psikoterapi ve şiddeti önleme konusunda uzmanlaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f25508-c839-4f19-ba00-6d8a9a7065eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan</image:title>
            <image:caption>Bu roman, Kaptan Ali Nâsır en-Necdî’nin biyografisini Körfez insanının vicdanında azap verici bir deniz efsanesi olarak belgelemekle kalmayıp kendisini romanın bağlamına dayatmış çok sayıda bilgi, söylem ve kayıtla çevrili toplumsal değişimlerle birlikte aktarıyor. Sanatsal yanılsamaya dayalı edebi bir söylemin uçlarında, gerçeğin realist hitabını sorgulamaya kalkışan Kuveytli yazar Taleb Alrefai, dramatik bir gerilim anına, fırtınanın patlayışına, ölüme ve insanın hammaddesini ayıran o duvarı çizen hiçliğe varıyor. Alrefai, “Ali Nâsır en-Necdî öldü” dediğinde oluşabilecek son derece basit düzeydeki bir haberin roman seviyesine yükselişini, Gerald Prince’in “nedensellik” anlayışıyla ilişkilendiriyor. “Ali Nâsır en-Necdî boğularak öldü” diyerek de bir olay örgüsünün varlığını, sahnelerin kurgulanmasını ve bir tür sebep, paradoks ve çağrışım arayışı içinde uzamsal alanların oluşturulmasını zorunlu kılıyor. 
J.M. Coetzee 
 
TALEB ALREFAİ 
Kuveytli roman ve öykü yazarıdır. Kuveyt Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuş, Londra Kingston Üniversitesi’nde Yaratıcı Yazarlık alanında yüksek lisans yapmıştır. “Arapça Kısa Öykü Derneği Ödülü”nün kurucusudur ve mütevelli heyeti başkanlığını yürütmektedir. 2002 yılında Deniz Kokusu, 2016 yılında Tastamam Burada adlı romanlarıyla Devlet Edebiyat Ödülü’nün sahibi olmuştur. 2010 yılında üçüncüsü verilen Uluslararası Arapça Kurgu Roman Ödülü’nün (Arabic Booker) jürisine başkanlık etti. Öne çıkan eserleri Minik Hırsızlıklar, Sandalye, Koyu Gri adlı öykü toplamları ile Güneşin Gölgesi, Tastamam Burada, Kaptan ve Sevgiliyi Kapmak adlı romanları İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Çince gibi birçok dile çevrildi. 2021 yılında 40.’sı düzenlenen Şarika Kitap Fuarı&apos;nda “Yılın Kültür İnsanı” ödülüne layık görüldü. Alrefai, Yaratıcı Yazarlık alanında uzman akademisyen olarak çalışmalarını sürdürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d958b1b-8fcd-41ef-ba79-4ed18d123b8b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnceldiği Yerden Kopmasın</image:title>
            <image:caption>İnceldiği Yerden Kopmasın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae59a14-7763-4f11-a603-a307a6a96030.jpg</image:loc>
            <image:title>Def ve Mendil</image:title>
            <image:caption>Akademik kimliğiyle tanınan Ayşe İlker, hikâyeciliğiyle de 1970&apos;li yıllardan beri Ana, Töre, Divan, Doğuş, Berceste, Kardeş Kalemler ve Kanat gibi birçok dergide yer aldı. 1986&apos;ya kadar yazdığı hikâyeler, Kültür Bakanlığı Gençlik Dizisi içinde basıldı. Kültür Bakanlığı&apos;nın bir projesi olarak yurt dışındaki Türk işçilerinin çocuklarına yönelik hazırlanan hikâye dizisinde Türk Misafirperverliği (Turkish Hospitality) kitabını yazdı ve bunlar, İngilizceye tercüme edilerek yayımlandı. Bir Başka Sevda ve Eflatun Hüzünler isimli iki kitabı Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan İlker, hikâyecilikteki başarısını Türkçeyi arı duru kullanmasıyla perçinledi hep. O, yalnızca bizden olanların hikâyesini yazmadı. Aynı zamanda bizim hikâyelerimizi, bizim dilimizi en latif şekilde kullanarak okuyucuyla buluşturdu. İşte Def ve Mendil de hem o hikâyelerin hem de o latif dilin bir arada olduğu çalışmalardan biri… Nicesinin hayatını, sanki o hayatların tam ortasındaymış gibi anlatan hikâyelerin birlikteliği…
 
Eve gelen komşuların ağırlanmasından, mahallede yatalak kalıp bakıma muhtaç olan yaşlılara koşulmasından, aşurelerin lokmaların kapı kapı dağıtılmasına, düğünlerle kına gecelerinde kızların süslenmesine kadar her işe sürülen ama çevreye gönlünce bakmasına izin verilmeyip “sağdan yürü, soldan git, önüne bak, arkanı dönme, çabuk gel, oyalanma, oğlanlara bakma, adamlarla konuşma” ikazlarıyla başı hep göğsünün üstüne düşük, sırtı hep büzük, bakışları hep çekingen Zinet! Adını babası, genç yaşta doğum yaparken bebeğiyle birlikte ölen kız kardeşinin hatırası yaşasın ve korunsun diye koymuştu. Zinet’te hala ve bebeği hatırlanacaktı; ama bu daha öte bir şey olmuştu. Zinet’in sırtına bindirilmişti sanki halasının ve bebeğinin hayat yükü.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>