﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95921</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2e544a3-f992-4935-b889-b729fe89c740.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentsel Siyaset</image:title>
            <image:caption>·   Neoliberal kentte yurttaşlık (varsa) ve yurttaş olabilme ihtimalleri, 
·   “Repertuar” kavramı üzerinden kentsel toplumsal hareketler, 
·   Kentsel yoksulluğa eklemlenen kent mülteciliği, 
·   Kentin toplumsal cinsiyet eşitsizliği üreten yönü, 
·   Küreselleşme sürecinde mekânsal farklılaşmanın kentsel varsıllıkla ilişkisi, 
·   Bilişim teknolojilerinin kenti ve ulus-devletleri nasıl bu kadar etkilediği ve 
·   Katılımcılığı esas alan bir demokrasinin içselleştirilmemesi durumunda ortaya çıkan mağdur mekânlar ele alınmıştır. 
 
Toplumsallaşamayan, siyasaya dönüşme sancısı yaşayan kentsel meseleleri gündeme getirmeyi, karartıya dönüşmüş boşluklara ışık tutulması için objektifi kentin göz önünde ama görünmez olan yanlarına çevirmeyi amaç edinerek hazırladığımız bu kitabı, her birimiz üzerine sürekli düşündüğümüz meselelerin kendi yaşamlarımıza değen noktalarının yarattığı daha çok ıstıraplarla ve maalesef daha az olan hoşnutluklarla bağlar kurarak ortaya çıkardık. 

Akademik yazının ihtiyaç duyduğu aydınlanmamış boşlukların, karartıların daha fazla görünür kılınması, ışıkla buluşması ve en azından bir kez daha konuşulması gerektiği yönündeki düşüncemizin bir ürünü olarak yazılarımızı kaleme aldık. Umarız bu yeni olguların kuramsal ve kavramsal şafağı sökerken bizim de aydınlığa bir katkımız olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f4746d-b0e3-4890-9c3f-ca9b43ad2e85.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 135. Sayı - Yeni Ekonomi Modeli</image:title>
            <image:caption>Hükümetin Yeni Ekonomik Modeli 
Mahfi Eğilmez 
 
Yeni Ekonomik Model: Sonu Belli Bir Macera 
Semih Tümen 
 
Ekonomiye Model Arayışı Sürüyor 
Osman Aydoğuş 
 
Faiz-Döviz Kıskacında Türkiye Ekonomisi 
Özgür Orhangazi 
 
Yuvarlak Masa: Ömer Faruk Çolak, Uğur Gürses, Serdar Sayan 
 
İhracata Dayalı Büyüme Modeli ve Yapısal Sorunlar 
Bayram Ali Eşiyok 
 
Enflasyon, Dış Borç ve Hukuk Reformu 
Sübidey Togan, Selçuk Caner 
 
Ücret Çekişli Talep, Kâr Çekişli Talebe Karşı: Kapsamlı Bir Ampirik Analiz 
Cem Oyvat, Oğuz Öztunalı, Ceyhun Elgin 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Hasan Ersel 
 
Collatz Konjonktürü ve Faiz Paritesi Üzerinden Kur Tahminleri Ne Anlama Gelir? 
Cem Mehmet Baydur 
 
Alman Hiperenflasyonu Mesut (Cemil) Bey’in Hayatını Nasıl Etkiledi? 
F. Kemal Kızılca 
 
Avrupa Birliği Hukukunun Türkiye Yansımaları 
Sema Aksoy 
 
Sürdürülebilirlik ve Karada Yaşam: Türkiye’deki Gelişmeler (BM SKA 15: 2015-2018) Ece Karakeçili, Başak Oflaz, Bengisu Kestir, Elif Gülşah Aslan, Aslı Yağmur Özcan, Kaan Güner Alkan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80bc13b0-8233-44d0-82c5-252d97661577.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Çağrısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İNTİKAM ÖLENLER İÇİN DEĞİL, ARKASINDA BIRAKTIKLARI İÇİN ALINIR. BELKİ DE BU YÜZDEN 
EN BENCİL DUYGULARDAN BİRİDİR.” 
 
Yıllar önce ortasında kaldığı bir katliamla kurtlarla ve onlarınacımasız dünyasıyla tanışan Ada için esas oyun vakti gelmiştir.Dawson ise henüz çok gençken Yaşlılardan birini öldürmesiyle sonuçlanan görevinin onun tüm hayatını nasıl etkilediğini fark etmiştir. 
 
Remus ve Aleutların ittifakı kırılgan bir dengenin üzerindeyükselmeye başlarken Ada, Doktor unvanıyla tanınan babası içinbir mahkeme kurulması adına çabalamaktadır. Kurtların arasına katılırken ettiğiintikam yeminini ailesinin ölüm yıl dönümündealmak ister ve bunu engelleyebilecek her şey Ada’nın çözmesi gerekenbir soruna dönüşür. Aleut lideri, Lanston’la zor yoldan anlaşmış;tahmin etmediği şekilde liderlerinin farklı bir yüzüyle tanışmıştır. 
 
Bunların yanında Eksen Turu da denen bir eğitim,Gavin’i endişelendirmektedir. Üç haftalığına ormana gönderilen öğrencilerin işini hava koşulları zorlaştırırken Gavin’in eğitmenliği tehlike altındadır. Gavin,öğrencilerinin hayatı ve kendi geleceği için endişe içindeyken babasının Kanada’ya gelmesiyle sürekliertelediği bir yüzleşmeyi gerçekleştirmek zorunda kalır. 
 
Ada, aralarına katıldığından beri ailesine dönüşen arkadaşları içingözünü kırpmadan savaşmıştır. Şimdi ise arkadaşları,tüm amaçlarını gerçekleştirmesini umarak onun yanındamücadele verecektir. Bu tüm kurtları karşılarına almakanlamına gelse dahi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c992d1d-4b51-47df-89f5-06803f5c6e11.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçı Prenses</image:title>
            <image:caption>Hem kanserle mücadele eden çocuklara yalnız olmadıklarını hissettiren hem de çevresindeki kanser hastası çocuklara nasıl davranacağını bilemeyen herkese yol gösteren cesur bir kız: Savaşçı Prenses! 
 
Kansere yakalanan genç bir kızın zihninden ne gibi düşünceler geçer? Arkadaşları hâlâ onunla takılmak isteyecek mi? Kanserli bir kız futbol oynayabilir mi? Peki ya okul? Ev ödevlerini evde ve hastanede yapmayı nasıl başaracak? Ah, bir de eski hayatına dönebilir mi lütfen? Saçlarının olduğu ve kemosuz bir hayata… 
 
Isabel, kanserle yaşamanın berbat bir şey olduğunu ama bunun onun kim olduğunu değiştiremeyeceğini öğrendi. Ailesi ve arkadaşlarının desteğiyle -buna kendi cesareti ve muhteşem espri anlayışı da eklenince- yan etkilerin de, korkuların da, kemonun da, kelliğin de getirdiği bütün zorlukları atlattı. 
 
Duygu Günkut&apos;un duru çevirisi ve Petek Halman Kara&apos;nın editörlüğüyle Savaşçı Prenses: Kanser ve Kemoterapiyle Mücadele Hikayesi sizi hem gözyaşlarına boğacak hem de hiç beklemediğiniz anlarda gülümsetecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d4caefc-28e9-4c49-816e-ddeacb00b426.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyun Devrilsin Murtaza</image:title>
            <image:caption>“Ben sadece sanmışım. Bu dünyada beni en güzel o sever. Hiç incitmez. Acırsa bir yerim, gelir öper. Düşersem kaldırır. Yemez yedirir, giymez giydirir, her şeyin en iyisine layık bulur, sanmışım… Sanmak, ne çok yolun giriş iznidir. Sanmak ne çok oyununun yer biletidir. Sanarak başlar bütün hikâyeler. Sanarak biter koca ömürler. Sanmalar ve zanlar üzerine hazırlanır ömrün senaryoları…” Boyun Devrilsin Murtaza, bir kadının dile getiremediği hislerine tercüman olan bir roman; yetememe, yetişememe, sıkışmışlık, yalnızlık, insanları mutlu edebilme çabası ve hayal kırıklığı ile dolu bir günce… Okurken hem Vuslat’ın Murtaza’sına serzenişlerini derinden hissedecek, hem de bir karnaval misali, birbirinden orijinal Vuslat karakterleriyle kahkahalara doyacaksınız… Özlem Binel’in değerli kaleminden Vuslat’ın, Derviş’in, Yazar Hanım’ın, Hasret’in ve Muallime’nin sürükleyici iç yolculuğuna hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95926</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d53edf0a-e830-4e6a-bdd7-668db8a13d76.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapamazsın Dediler Yapamadım</image:title>
            <image:caption>İlk kitabım film oldu, aşırı önemli biriyim. Çok takipçim var Twitter’da; İnstagram’da da mavi tikim var. Takipçim çok olduğu için yazdıklarım, söylediklerim, fikirlerim acayip önemli benim. Mesela ülkede bir gündem olsun, herkes benim düşüncelerimi merak eder. Kanaat önderiyim ben. Kitabımın arka kapağına böyle şeyler yazarsam ailemin, arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakarım diye düşünmeyen çok mühim organizmalarla dolu bir ülkede yaşadığımız için şaşırmamışsındır okurken, eminim buna. Tanışmadıysak tanışalım; ben kendini gömme sporunun dünyadaki bir numaralı markası Ömür Özdemir. Bizim gibilerin değeri bilinmiyormuş varsın bilinmesin; zayıflıkmış, eziklikmiş varsın öyle olsun. Biz burdan devam. Başkalarının vereceği değerin kölesi değiliz, biz kendimizi biliriz. İlk kitabımdaki gibi eğlencelik bir kitap yazdım yine bence. Eğlenmek isteyenler ya da “Herkes kitap yazıyor yaa” diye ortamlarda aşağılamak isteyen çok bilmişler için bu kitap müthiş bir fırsat. Sevgilerimle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca999bd-abdc-4e02-848a-e7e768d5241f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bezgin Martı ve Çılgın Kelebek</image:title>
            <image:caption>&quot;Yaşlı bir martı olmalıydı. Gövdesinin iriliği, kanat ve baş tüylerinin kırçıllığından çok,bakışlarındaki yorgunluk dikkatimi çekti. Denizi kirleten molozları, pet şiyeleri, plastik torbaları izlerken gözlerimiz karşılaşmış, martı başını hafif bana doğru çevirip baktıktan sonra, yeniden eski halini almıştı. Aramız bir iki metre kadardı, ama onun bana metelik verdiği, ürktüğü yoktu. Çevresine kayıtsız, Barbaros İskelesi&apos;nin yanındaki kayalardan birinin üzerinde hareketsiz duruyordu. Yalnız ve beklentisiz. Küçük dalgalar yosun kaplamış kayayı yalarken, perdeayaklı martı bezgin dünyasına gömülmüştü.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e14b2d8-288d-42a7-80ae-edea11858e31.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmed Uzun&apos;la Edebiyat Deryasına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Mehmed Uzun, uzun süre ölümle cebelleşti. Herkes el birliğiyle onu yaşatmak istedi. Ne yaptıysak kurtaramadık; onu en verimli çağında kaybettik maalesef. Bu dünyaya dair görkemli bir yürüyüşle aramızdan ayrıldı, gitti. O gitti ama anısı ve eserleri hala içimizde yaşıyor.
Peki Mehmed kimdi, nereden gelmişti buralara ve nasıl gitti? Onunla yolum nasıl kesişti? O’nun benim yaşamımda, edebiyata olan ilgimde rolü neydi? Bunları düşünürken bir de baktım ki onunla bir yolculuğa çıkmışım. Edebiyat deryasına bir yolculuk. Gelin siz de katılın bize. Bakalım nasıl yürümüşüz bu yolda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2bc3e1-571c-44ea-911d-123c66fddb5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahabharata - Udyoga (5. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Irklara ve onların meydana getirdiği kültürlere hiç bölünmemiş olsaydık bu dünyada sadece “İnsan!” olarak yaşayan canlılar olacaktı. Kendilerini bu dünyanın efendileri olarak görmeyip, zamana ve onun getirdiklerine rıza gösterip yok etmek yerine,
“Kimim ben?”
“Nereden geldim?”
“Neden bu dünyadayım?” diyerek kendilerini sorgulama sürecine girecekti.
Sonra bu sorgulamanın neticesinde geleceğini şekillendirecekti ve bunu yaparken hayatta kalma adına, başta kendi cinsi olmak üzere diğer canlıları yok etme hakkını kendinde bulmayacaktı.
Adı ne olursa olsun ötekileştirmenin, saflara ayırmanın bizim asla görmek istemediğimiz ve tahammül dahi edemeyeceğimiz büyük bir yıkıma yol açtığını anlatan Mahabharata Destanı, tek bir gerçeğin üzerine kurgulanmıştır:
Bir canlıyı yok ederek elde edilen zafer asla zafer değil, akan kanı durmak bilmeyen kalp yarasıdır. Vicdanın yıkıldığı andır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d357044-62ae-4639-b80e-27d3fabfab3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Asena</image:title>
            <image:caption>“Asena, hayali bir efsane miydi, yoksa yaşamış da biz mi efsaneleştirmiştik? Yıllardır araştırdığım bir konuydu. Sonunda Asena’nın izini buldum. Asena Göktürk İmparatoru Mukan Kağan’ın kızıydı. 
 
Çin İmparatoru Yuwen Yong, Göktürk Devleti ile barışı sağlamak için Asena ile evlenmek istiyordu. Ancak Asena evlenmek için üç şart ileri sürdü. Öyle şartlardı ki, Mukan Kağan tek başına karar veremezdi. Meclis toplandı Asena’nın şartlarını görüşüp kabul etti. Asena Çin’e gelin gitti. O şartlardan birinin etkisi günümüze kadar sürüp geldi. Asena’yı “Türk Tanrıçası” mertebesine çıkaran o şartlar neydi?... Yazmak bizden, okumak sizden...” 
 
Yücel Feyzioğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df2033b7-6e14-404b-be96-a6ec57e8c110.jpg</image:loc>
            <image:title>Derrida&apos;nın Nietzsche&apos;si</image:title>
            <image:caption>“Nietzsche” ismine ve bu isme iliştirilen otoriteye ilişkin en tutkulu sorgulama örneklerinden bazıları, Nietzsche’nin ya da Nietzsche metninin tek bir hakikati olmadığı vurgusuyla Derrida’nın yazılarında bulunabilir. Derrida’nın kariyeri boyunca “Nietzsche” özel ismi önemli noktalarda ortaya çıkar ve Derrida’nın kendi entelektüel soykütüğünün izini sürdüğü merkezî figürlerden birini işaretler. 
 
Nietzsche’yle doğrudan karşılaşma aradığı metinlerinde Derrida, bir yandan, artık klâsikleşen Nietz­sche sorununa, özgün yorumlar getirirken, diğer yandan Nietzsche’nin ismi, imzası ve metni üzerinden genel yorum politikası, özel isim ve imza, otobiyografi, Devlet’in ideolojik aygıtı olarak öğretim kurumları ve üniversite, Heideggerci Nietzsche okuması, Nazizmin Nietzsche’yi temellüğü, üslup sorusu, Varlık sorusu, hakikat/kadın sorusu, simülasyon, ayartma, vaat, bulaşma, demokrasi/gelecek demokrasi, felsefe/gelecek felsefe, adalet, Mesihçilik/mesihsellik, yeni Enternasyonal gibi konuları tartışır. 
 
Derrida’nın Nietzsche’yle olumlayıcı bir ortak imza sahibi olarak karşılaşmaları yapıbozumun kendi soykütüğüyle bir hesaplaşması olarak da değerlendirilebilir. Elinizdeki çalışma, Nietzsche’nin isimleri, takma isimleri, eşisimleri, maskeleriyle boy ölçüşen, etkiye açık imzasını taklit ederek, kendi adına kullanarak, bir ortak imza geliştiren Derrida’nın, Nietzsche’nin korpusunda kendi söylemine bir zemin aralayan metinleri üzerinden “Derrida’nın Nietzsche’si”ni sorunlaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3d2070-26df-4e0c-bff9-698fdf5b9cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahmuzlar</image:title>
            <image:caption>Jacques Derrida Mahmuzlar: Nietzsche’nin Üslupları’nda göstereni, logos ve bağıntılı hakikat kavramı ya da ilksel gösterilen kökeninden özgürleştiren, yorum, perspektif, değer biçme ve fark kavramlarını radikalleştiren Nietzsche’yle doğrudan karşılaşma arıyor. Son derece özgün ve keskin tarzıyla cinsellik, politika, yazı, yargı, doğurma, ölüm, hattâ hava durumu gibi sorunları, Nietzsche’nin modern dünyaya miras bıraktığı meydan okumalara ilişkin kapsamlı bir analizde birleştiriyor. Nietzsche’nin yoruma açık metinlerini bir sondaj alanı olarak kullanan Derrida, Nietzsche’deki dil, üslup, varlık ve hakikat sorunlarını ele alıyor ve iç içe geçmiş bu sorunları topluca kadın olarak adlandırıyor. Böylelikle kadın-hakikat-üslup motifleri Nietzsche-Heidegger-Derrida figürleriyle iç içe geçiyor. 
 
Mahmuzlar, Nietzsche’nin yayımlanmamış manüskrileri arasında bulunan ve editörleri tarafından Şen Bilim dönemine tarihlenen –tek başına, tırnak içinde– “Şemsiyemi unuttum” fragmanı üzerine bir tartışmayla kapanıyor. Derrida, Nietzsche’nin terekesinden özellikle seçtiği bağlamsız ama gene de esere dâhil bu fragmana odaklanarak stratejik kullanımları örnekliyor. Çağrışımsal enerji devreye sokulduğunda, “şemsiye”nin simgesel kararsızlığı yorumun çoğulluğunu olanaklı kılıyor. 
 
Nihayet Mahmuzlar çok isabetli bir başlık, çünkü Derrida’nın Nietzsche’nin anlamlarına ilişkin “yapıbozumlar”ı kesinlikle daha fazla düşünmeyi ve tartışmayı teşvik edecek mahmuzlar olarak işliyor. Mahmuzlar, okuruna Derrida’nın yazılarının –özellikle “üslup sorunu” analizi için önem taşıyan yazılarının– üslup ustalığını inceleme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cde1e014-c52b-4281-91ca-1823f948e146.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa&apos;da Türklerin Tarihi</image:title>
            <image:caption>1965 Fransa-Türkiye göç antlaşmalarından bu yana Fransa’daki altı yüz bini geçen Türk göçmenleri ve aileleri pek de tanınan bir topluluk değildi. Yakın zamanlardaki siyasi gelişmeler, ilk kuşağın Fransız vatandaşı olan çocuklarının “farklı” yetişkinler gibi sahneye çıkmaları Fransız toplumuna yeni bir görünürlük kazandırdı. 
 
Göçlerle birlikte Türklerin Fransa’da yarım yüzyılı geçen varlığı, kalabalık yaşanan bölgeler dışında dikkat çekici bir unsur değildi. İkinci ve üçüncü kuşakların bu tabloya katılmalarıyla birlikte Fransız devleti ve toplumu süreç içinde sorgulanmaya başladı. İç evlilikler, ailevi şirketler, gettolaşan mahalleler, zaman içinde gitgide büyüyen ibadet yerleri ve dernekler, “uyum sağlama” konusunda birtakım direnişleri beraberinde getirdi. Fransız doğan gençler siyasi ve tarihsel konularda Türkiye bahsi açıldığında ve aşırı tepki verdiklerinde dikkatler zaman içinde Türklere yöneldi. 
 
Bu kitap, Fransa’da bu konuyla ilgili ilk kapsamlı çalışmadır. Ségolène Débarre ve Gaye Petek Türklerin Fransa’daki sosyolojik, toplumsal, kültürel yerlerini anlatırken birçok özel güzergâhı, insan hikâyelerini kaleme almakta ve Türk okuru için de “ötekileşmenin” bir örneğini sunmaktadırlar. Yabancı bir ülkeye adım atıldığında karşılaşılan zorluklar, dil öğrenme güçlükleri, maddi kaygılar ve derin yurt özlemi birçok gurbet hikâyesini ortak bir noktada buluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8808ae8-4bbf-4f9f-aa46-0bfabcdf44b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Neden Başarısız Olur?</image:title>
            <image:caption>Çocuklar Neden Başarısız Olur? ilk yayımlandığı 1960’lı yılların ortasından bugüne dek devam eden bir eğitim reformunun öncüsüdür. John Holt 1982 baskısında kitaba pek çok yeni eklemeler yaparak çocukların dünyayı nasıl algılayıp inceledikleri, sınıf içi öğreniminde yıllardır süregelen problemler, derecelendirmeler, sınavlar ve her türlü öğrenme durumunda güvenin ve otoritenin oynadığı rolleri açımlayarak okura yeni bakış açıları kazandırdı. Holt’un çocukları algılayışı, düşüncelerindeki netlik ve çocuklara duyduğu sevgi ve yakınlık, hem Çocuklar Neden Başarısız Olur? kitabını hem de onun tamamlayıcısı niteliğindeki Çocuklar Nasıl Öğrenir?’i zamansız eğitim klasikleri arasına dahil etmeyi başarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca59653e-e51b-4904-944c-25ef4d1f1248.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Yeniden Keşfi</image:title>
            <image:caption>Endüstri Devrimi öncesinde çevremiz ve doğayla uyumlu yaşıyorduk. Ne zaman şehirler, fabrikalar kurmaya başladık, bütün gücün bizde olduğu ve istediğimiz her şeyi yapabileceğimiz yanılgısına düştük. Şimdiyse kendi yarattığımız ama yaşamaktan memnun olmadığımız bir çevrenin içine hapsolduk. Buradan kurtulma yolu ise yine doğaya dönmekten geçiyor. 
 
Bu kitapta gözlerimizi doğaya çevirerek ana enerji kaynağımız Güneş’i yeniden keşfediyoruz. Bu keşif A. Selin Mutdoğan editörlüğünde üç bölümde gerçekleşiyor. İlk bolüm olan ÖZ’de güneş enerjisinin önemi tarihî bir bakış açısıyla anlatılıyor ve yapılarımızda kullanabileceğimiz güneş odaklı pasif sistemler açıklanıyor. İkinci bölüm olan UYGULAMALAR, eski dönemlerden ve farklı coğrafyalardan örnekler içermesinin yanında modern uygulamaları da içinde barındırıyor. Son olarak, FARKLI BAKIŞLAR’da tasarımdan koparak farklı disiplinlerle Güneş’in ilişkisi inceleniyor. Bu yaklaşımla Güneş’in geçmişten geleceğe nasıl bir yol izlediğini ve gelecekte daha neler olacağını bize gösteren bir bilgi kaynağına ulaşıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f28866d2-59ce-4073-8b99-2f1157734bb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Söyleyemediğimiz Şeyler</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyası Polonya’nın küçük bir köyünde, ailesiyle yaşadığı çiftlikten ve nişanlısı Tomasz’dan ibaret olan Alina’nın hayalleri, yaşadığı ülkenin üzerine İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinin düşmesiyle sarsılır. Nazi işgaliyle birlikte yaşanan korkunç olaylar ve adaletsizliklerle birlikte hayatın acımasız yüzüyle tanışan Alina, aynı zamanda evin en küçük şımarık kızından güçlü bir genç kadına dönüşecektir. İşgalden yıllar sonra dünyanın öbür ucunda, Amerika’da eşi ve her biri çok özel olan iki çocuğuyla yaşayan Alice ise, hiç beklemediği bir anda kendini konfor alanının dışında, yepyeni bir hikâyenin peşinde bulacaktır. 

Bu iki genç kadının hikâyesini nefes kesici bir kurguyla bir araya getiren Kelly Rimmer, okura korkunç bir savaşın gölgesinde yeşeren umut verici hayatlardan bir kesit sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea2ca36a-d9d1-475a-80e0-2d66898ac863.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Halkım</image:title>
            <image:caption>Popülist hareketler son zamanlarda dünyadaki hemen hemen her demokraside ortaya çıktı. Yine de bu yıkıcı siyasi fenomeni kavrayışımız ne yazık ki yetersiz kalıyor. Bir yandan politikacılar halkın çıkarlarına hitap etmeye çalışıyor, öte yandan muhalefet partileri mevcut düzene karşı kampanya yürütüyor. O halde popülizmi sıradan demokratik siyasetten ayıran nedir? Ve onun yükselişiyle neden ilgileniyoruz? 

Ben Halkım’da Nadia Urbinati, popülizmin, lider ile liderin &quot;iyi&quot; ya da &quot;doğru&quot; insanlar olarak tanımladığı kişiler arasındaki doğrudan ilişkiye dayanan yeni bir temsilî hükümet biçimi olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Popülist liderler, sıradan çoğunluğun çıkarlarına ihanet etmekle suçladıkları aracılara –özellikle siyasi partilere ve bağımsız medyaya– ihtiyaç duymadan halkla ve halk adına konuştuklarını iddia ediyorlar. Ancak Urbinati önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Popülist hükümetler diktatör ya da faşist rejimlerden önemli ölçüde ayrılsalar da, gerek liderin iradesine bağımlı olmaları gerekse “iyi” ya da “doğru” olarak kabul edilmeyen insanların çıkarlarını dışlama istekleri anayasal demokrasiyi çökerterek otoriterliğe giden yolu açıyor. 

Teorik analizleri, siyasi düşünce tarihini ve güncel olayları bir araya getiren Ben Halkım, popülizmi ve onun demokrasiyle olan ilişkisini özgün ve aydınlatıcı bir biçimde irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f45d41-76a2-415b-9c45-fa8a069ecea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Değil Sıra Dışı Çocuk</image:title>
            <image:caption>EBEVEYNLER İÇİN EN İYİ YİRMİ KİTAPTAN BİRİ SEÇİLEN “ZOR DEĞİL SIRA DIŞI ÇOCUK” YEPYENİ BİR EBEVEYNLİK ANLAYIŞI SUNUYOR.

Genelde “zor” veya “inatçı” olarak nitelendirilen sıra dışı çocukların, yetişkinlerde değer verdiğimiz, ancak çocuklarda zorlayıcı bulduğumuz özellikleri vardır. Araştırmalar sıra dışı çocukların “daha fazla” olmaya meyilli olduğunu gösteriyor. Bu çocuklar mizaçları gereği, ortalama bir çocuktan daha yoğun, daha hassas, daha algısal, daha ısrarcıdırlar ve çok daha yavaş uyum sağlarlar.

Ebeveynler için en iyi yirmi kitaptan biri seçilen ve tüm dünyada bir milyondan fazla satan Zor Değil Sıra Dışı Çocuk’ta Mary Sheedy Kurcinka, gerçek yaşam öykülerinden örnekler sunarak olumlu bir bakış açısı kazandırıyor. Bu kitap sıra dışı çocuğunuzu yetiştirirken çocuğunuzu anlamanızı, olumsuz etiketlerden kurtulmanızı, sorunlarla baş etmek için planlar yapmanızı ve kendi ebeveynlik anlayışınıza daha yakından bakmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80246903-e53e-4896-a048-375eb04260fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam 4 - Köpek Adam ve Kedi Çocuk</image:title>
            <image:caption>Köpek Adam geri döndü! Yarı köpek yarı insan ve tam bir kahraman! Bu sefer yalnız değil. Yanında Küçük Petey’le birlikte sahtekâr kedi bakıcısını bulmak ve bir film yıldızını kurtarmak zorunda!
Bakalım Köpek Adam ve Kedi Çocuk günü kurtarabilecek mi?
Yoksa Dünyanın En Kötü Kedisi Petey onlara tekmeyi basacak mı?
Uluya uluya gülmeye hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee5722b0-8f5d-4752-b120-d72dc6504b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Manfred (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1816’da Goethe’nin Faustu’nu hususi olarak çevirtip okuyan Lord Byron’ın dramatik şiiri Manfred, muhtemelen Faust efsanesinden ve onun, Goethe’ninki dâhil olmak üzere, farklı yorumlarından ilham almıştır. Yayımlanışından bir yıl sonra Manfred’i okuyan Goethe de karakterler arasındaki yakınlığı görmüş ve şairle münasebet kurmuştur; ancak Manfred, Faust’la benzerlikler taşımakla birlikte, ondan bazı çok temel noktalarda ayrılır.
Efsaneye göre Faust hayattan sıkılmış melankolik bir entelektüeldir. Bu sıkıntıdan kurtulmak için Şeytan’ı çağırarak onunla bir anlaşma yapar. Şeytan’dan alacağı ilim karşılığında, birkaç yıl sonra ona ruhunu verecek ve sonsuza kadar Cehennem’e mahkûm olacaktır.
Manfred de Faust’a çok benzer bir trajik kahramandır. Zekâsı ve yetenekleriyle diğer insanlardan üstündür ve toplumla uyumsuzdur. Faust gibi o da acı çekmektedir. Ancak Faust’tan farklı olarak, ona işkence eden can sıkıntısı değil, Astarte adında bir kadınla yaşadığı açıklanmayan ilişkiden duyduğu suçluluk duygusudur.
Manfred de acısına son vermek için Faust gibi doğaüstü varlıklardan yardım ister. Fakat, Faust’un yaptığı gibi herhangi bir doğaüstü varlığa veya otoriteye boyun eğmeye kalkmaz. Aksine birçok metafizik varlığın kendi emrinde olduğunu söyler. Dinî yardımı reddeder ve ölümü karşılarken kimseye müdana etmez.
Faust’un farklı versiyonları, bilginin değerli ve zeki bir adamı nasıl yoldan çıkararak ruhunu lanetlediğine dair bir hikâye anlatır. Manfred de üstün bir birey olarak resmedilir, ancak ona işkence eden üstün zekâsı değil, geçmişteki eylemleridir. Lord Byron, 1817’de yayımlanan bu muhteşem şiirinde, entelektüelin acı çekse de başkalarının otoritesi altında yaşayamayan biri olduğunu vurgular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c93e160-60a3-4234-b944-a1687496bd16.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tarihi 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Klasik tarihçi Theodor Mommsen 1854-1856 yılları arasında Roma Tarihi isimli eserini yayınladı. Çalışmaları bilim camiası ve okuyucular tarafından büyük beğeni toplayan Mommsen 1902 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve “tarihsel yazma sanatının yaşayan en büyük ustası” olarak onurlandırıldı. 
Roma’yı yücelten Aydınlanma yaklaşımını reddeden Mommsen bunun yerine yeni ve titiz bir kaynak eleştirisinin rehberliğinde Roma tarihinin mitolojiden arındırılmasını sağladı. Canlı ve ilgi çekici bir tarzda, klasik fikirleri ifade etmek için modern terimleri kullanan Mommsen on dokuzuncu yüzyıl ile Antik Roma arasında paralellikler ortaya koymayı başardı. 
Roma’nın kökenlerinin açıklandığı birinci cildin ardından ikinci cilt Roma’nın bir dünya imparatorluğuna dönüşmeden önce İtalya Yarımadası’nda nasıl egemenlik kurduğunu, Kral Pyrrhos ile yapılan savaşları ve Cumhuriyet Dönemi kurumlarını kapsamlı bir şekilde okuyuculara aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f18d5a3-c492-4110-b0ad-5133c29ef59f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneanne ile Frieder&apos;in Yeni Maceraları</image:title>
            <image:caption>Afacan Frieder ile anneannesi! Onlar olmasa dünya daha az eğlenceli olurdu doğrusu. 
 
Bu defa Frieder anneannesinin bahçesindeki çiçekleri yoluyor, gece geç vakitlere dek uyanık kalmak istiyor, ayakkabılarını beğenmediği için yalınayak geziyor. Fakat her ne olursa olsun anneannesi Frieder’in dilinden anlıyor. Gudrun Mebs, Frieder ile anneannesinin maceralarını benzersiz bir yaşama sevinciyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3eb6a63-d6d3-4076-a727-1f856b83ff4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazmak Üzerine</image:title>
            <image:caption>Tıpkı yaşarken olduğu gibi, yazarken de özensiz olmaktan vazgeçin. 
 
Yazmayı konuştuğumuzda ne konuşuruz? Yazmak Üzerine, adı modern öyküyle eşanlamlı hale gelen Raymond Carver’ın yazın hayatını denemelerinin izinden sürüyor. Carver, kendisine sade bir dille gerçekçi öyküler yazmayı öğreten öğretmenini hatırlıyor, öykülerin aklında şekillendiği ilk anlardan söz ediyor, kendi yapıtları ve farklı yazarların kitapları hakkındaki görüşlerini her zamanki açıksözlülüğüyle dile getiriyor. 
 
Bir yazarın nasıl ve neden yazdığını, hatta bazen nelere rağmen yazdığını ve dilini nasıl oluşturduğunu kendi hayatından örneklerle anlamaya ve anlatmaya çalışırken, okurları da benzer soruları aynı dürüstlükle düşünmeye davet ediyor. Yazmak Üzerine, Carver’ın dünyasına ve yazarlık felsefesine dair bir tanıklık, neyin söylemeye değer olduğuna ve en samimi şekilde nasıl söyleneceğine dair düşünceleri bir araya getiren dolu dolu bir seçki, öykünün ustasından bir dizi yazarlık dersi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d7cc66d-9751-42ee-ad61-b3cde4142bab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöntem Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Bize göre mesele, sık sık ileri sürüldüğü gibi, “usdışı olana payını vermek” değil, tam tersine belirsizliği ve bilmemeyi en aza indirmek; Marksizmi üçüncü bir yol ya da idealist bir hümanizm adına yadsımak değil, insanı Marksizm içinde yeniden ortaya çıkarmaktır. 
 
Savaş sonrası Avrupa düşünce dünyasında devrim yaratan Jean-Paul Sartre’ın 1957 tarihli bu uzun denemesi, varoluşçuluk felsefesini Marksizmle uzlaştırma olasılıklarını sorguluyor. Varoluşçuluğun, yaşadığı çağın egemen felsefesi olarak gördüğü Marksizmi destekleyen, bu düşüncenin pratik izdüşümlerinin kısıtladığı bireysel özgürlüklere tepki olarak gelişen bir ideoloji olduğunu belirten Sartre, tüm aykırılıklara rağmen bu iki düşünce biçiminin tutarlı ve uyumlu olduğunu öne sürüyor. 
 
Daha sonra Diyalektik Aklın Eleştirisi’ne öndeyiş olarak eklenecek bu deneme, Sartre’ın bir şekilde sunacağı Varoluşçu Marksizm düşüncesinin köşe taşı rolünü üstleniyor. Yöntem Araştırmaları, yirminci yüzyıl düşüncesinde kurulan önemli bir köprünün ilk ayağı. 
 
“Sartre, aynı Erich Fromm gibi, Marksizmi Marx sonrası kuramcılarla ya da Sovyetler Birliği’nde kurumsallaşan komünizmle özdeşleştirmeyi reddediyor.” 
Hazel E. Barnes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5020604a-03df-468b-8c34-6e8c7cf7ee64.jpg</image:loc>
            <image:title>Flamingo Çocuk</image:title>
            <image:caption>Müziği susturanlara inat güneş “yeniden” doğacak!

Savaş Atı kitabının yazarı Michael Morpurgo, farklılıklarıyla dünyaya iz bırakanlara adadığı yeni romanı Flamingo Çocuk&apos;ta, nefretin ve savaşın gölgesinde büyüyen Lorenzo adında “özel” bir çocukla tanıştırıyor okurları.

Kemikleşmiş kimi değer yargılarının toplum üzerindeki yansımalarını odağına alan eser; farklılıkları nedeniyle ötekileştirilip dışlanan bireylerin maruz kaldığı ayrımcılığı ve zorbalığı müthiş bir edebî naiflikle betimliyor.

Hayata bir atlıkarıncanın sırtından bakan iki çocuğun gördüklerini ve yaşadıklarını kalplere dokunan bir hikâyeye dönüştüren yazar ayrıca, insanlar ve hayvanlar arasında kurulan tarifsiz bağı sözcüklerin gücüyle yeniden tanımlıyor. 
“Diğerlerinden farklıysan büyürken zorluk çekersin; bu eskiden de böyleydi, şimdi de böyle.”

Lorenzo, annesi ve babasıyla birlikte Fransa&apos;nın güneyinde, etrafı flamingolarla çevrili bir çiftlikte sakin bir yaşam sürüyordu. Diğer çocuklardan farklıydı o; okuma yazma bilmemesine ve hatta doğru düzgün konuşamamasına rağmen olağanüstü bir yeteneği vardı: Hayvanları iyileştirmeyi, onlarla iletişim kurmayı çok iyi biliyordu. Günlük rutinine sıkı sıkıya bağlı, yeniliklere kapalı Lorenzo&apos;yu iyi hissettiren şeylerin başında müzik ve kent meydanındaki atlıkarınca geliyordu. Tabii bir de en yakın dostu Kezia ile vakit geçirmek. Derken bir gün, etrafı Alman askerleri sardı; gökyüzünden bir flamingo yere düştü, atlıkarınca durdu, müzik sustu. Ve her şey değişti...

Çok katmanlı hikâyesiyle okurun duygu dünyasını yoğun hislerle dolduran Flamingo Çocuk, kötülüklere karşı tek yürek olmanın, başını öne eğmeyip yaşama sıkı sıkıya tutunmanın önemini vurguluyor. İngiliz çocuk edebiyatı elçisi Michael Morpurgo, etkili dili ve ustalıklı anlatımıyla bir kez daha kendine hayran bırakıyor.

Uç flamingo, uç!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/295cdcb6-45bc-45a0-a484-7cc07e2a6fb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fuenteovejuna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lope de Vega (1562-1635): İspanyol edebiyatı Altın Çağı’nın en önemli oyun yazarıdır. Eserleri döneminin yeni türü comedia ile özdeşleşmiştir. Günümüzde Komedi Yazmanın Yeni Sanatı adlı incelemesinde kendi oyunlarını nükteli bir dille savundu, comedia türünü temel tanımına kavuşturdu. 1619 yılında Madrid’de yayımlanan Fuenteovejuna yazarın en meşhur oyunlarındandır. 1476’da İspanya’nın Córdoba eyaletinde yaşanan bir köylü ayaklanmasından esinle kaleme alınan oyun, zalim efendilerine başkaldıran Fuenteovejuna köylülerinin öyküsünü anlatır. Lope de Vega’nın bu çarpıcı oyunu Türkçede ilk defa Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09e620e6-36e4-4ea2-bb42-69e6373d2f0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Örnekleri ile Suç Önleme Stratejileri ve Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Suç henüz meydana gelmeden suçu oluşturan bireysel, durumsal ve sosyal faktörlerin kontrol edilmesini, suçun oluşabileceği yer ve zamanın öngörülerek önleyici tedbirlerin alınmasını esas alan proaktif suç önleme yaklaşımları özellikle 1960’lı yıllardan itibaren başta Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde uygulamaya konulmuştur. Modern çağ suç önleme stratejileri olarak adlandırılan Topluluk Destekli Kolluk ve Problem Odaklı Kolluk gibi yeni kolluk uygulamaları ile suç henüz oluşmadan sosyal ve durumsal tedbirler geliştirilmeye gayret edilmektedir. Bilgisayar tabanlı teknolojik sistemlerde meydana gelen gelişmelerle birlikte Sıcak Noktalar Kolluğu, Compstat ve Öngürücü Kolluk uygulamaları ile suçun zamanı ve mekânı tahmin edilmeye çalışılmaktadır. 

Yukarıda anılan modern çağ kolluk uygulamalarının etkinliği AnthonyBraga ve David Weisburd’un öncülüğünü yaptığı akademisyenlerin yürüttüğü sayısız araştırmaya konu olmuş ve suç önleme alanyazını önemli gelişmeler kaydetmiştir. Ancak, ülkemizde suç araştırmalarına olan ilgi giderek artmakla birlikte suç önleme stratejilerinin etkinliğini ölçen ampirik çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir. Suç önleme çalışmalarına olan ilginin azlığının nedenlerinden birisinin alanyazında Türkçe eserlerin sayısının kısıtlı olduğunu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve İçişleri Bakanlığının katkılarıyla hazırlanan bu çalışmanın öncelikli amacı suç önleme çalışmalarına olan akademik ilgiyi arttırmaktır. 

Demircioğlu, İ. H., Akdemir, N.ve C. O. Tuncer (Ed.) (2021)Dünya Örneklerile Suç Önleme Stratejileri ve Güvenlik, Ankara: TİAV Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb916e0-cb92-4f8e-8f2c-590887f3c57e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bender İlinin Gagauzları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 1900’lü yılların başında V.V. Moşkov tarafından bir merakla başlayarak derinlemesine bir bilimsel araştırmaya dönüşerek gerçekleştirilen araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Birkaç yılın emeğini ortaya koyan kitapta Gagauz halkının o dönemdeki gündelik hayatı, dünyaya bakış açısı, inanışları, giyim-kuşamı, aile ilişkileri gibi pek çok konuya değinilmiş, her biri ayrı konuyu ele alan bölümlerin sonunda yer alan notlar kısmında konuyla ilgili başka halklarla olan benzerlikler ve farklılıklarla da örneklendirilmiş ve zenginleştirilmiştir. 

Kitabı okurken Gagauzların yaklaşık 120 yıl öncesindeki yaşam tarzına dair, inanışları, sosyal ilişkileri, eğlenceleri, masalları gibi çok farklı alanlardan kesitlere rastlanmaktadır. Bu kesitlere dikkat edildiğinde ülkemizdeki yaşam tarzına ilişkin pek çok yakınlık ve benzerlik dikkati çekmektedir. Bu bağlamda bu eserin Türkçe’ye kazandırılması titiz bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. 

Moşkov, V. A. (2021) Bender İlinin Gagauzları,Çev: Y. Bayram, Ankara: TİAV Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b2343c2-2ce5-4979-904a-6b0986fd966e.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşkün Derviş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aleksandros Papadiamantis’in altı öyküsünden oluşan Düşkün Derviş seçkisi, yazarın edebi serüvenini yansıtmanın yanında, izleyen yıllarda Ege-Akdeniz havzasındaki edebi, kültürel arayışlara temel oluşturacak motifler barındırmaktadır. Doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği adalardaki yoksul halkın yaşantısı, âdetleri, gündelik karşılaşmaları ve gerilimleri Papadiamantis’in alabildiğine yalın, neredeyse masalsı dilinde yansımasını bulur. Meçhul bir yoksul Müslüman, intikam ile kabulleniş arasında salınan denizci delikanlı, istemeyerek gelin geldiği evden kaçmaya çalışan genç kadın ve tefeciler, balıkçılar, kahvehaneciler Papadiamantis’in öykülerinde ortak bir hümanizmin yapı taşlarını oluşturur. 
 
*Sıla Özlemi *Başak Toplayıcı *Aşk ve Yiğitlik *Düşkün Derviş *Hisar’daki Hz. İsa Kilisesi’nde *Dalgalarda Düş Kurmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daa20caa-8148-414c-b87f-755d8ed6c919.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahmerdan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“1953’te Sait Faik, ikinci Türk olarak, Amerika’daki Uluslararası Mark Twain Derneği’nin onur üyeliği payesini aldı. Bu kadarı küçük bir haber olarak gazetelerde çıktı çıkmasına ama, sanatçılar gazete sütunları için pek çekici konu değildi. Oysa bundan önceki Mark Twain üyeliği ilk Türk olarak Atatürk’e verilmişti. Şimdi ikinci Türk de Sait Faik oluyordu. Aradan yıllar geçti, bugüne kadar başka hiçbir Türk bu onura layık görülmedi.” 
                                                                                                                          Ara Güler (kitaptan, s.139) 
 
*Şahmerdan *Çelme *Kaşıkadası’nda *Mahpus *Bir Define Arayıcısı *Projektörcü *Francala mı, Ekmek mi? *Paşazade *Krallık *Çöpçü Ahmet *Köye Gönderilen Eşek *Zemberek *Alt Kamara *Satılık Dünya *Köy Hocası ile Sığırtmaç *Şeytanminaresi *Bekâr *Beyaz Pantolon *Bir Kadın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0971209-54ad-4c63-a448-cf5e537c4792.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerem İle Minik Canavarlar-Canavarlar Kampta</image:title>
            <image:caption>Okulun kamp gezisi Kerem’i çok endişelendiriyordu. En büyük korkusu, karanlıkta tuvalete gitmek zorunda kalmaktı. Ya ayılar varsa? Ya da kurt adamlar? MİNİK CANAVARLAR gelip Kerem’e göz kulak olacaklarına söz verdiler. Acaba yardım edebilecekler mi? Yoksa her şeyi daha da mı kötüleştirecekler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01885b31-1b30-41c4-a3ee-c30009c463a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! Galibiyet Golü</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ

Mert’in yeni futbol takımıyla ilk idmanı yapacağı gün geldi çattı. Mert bugün bir gol atmayı çok istiyor. Ama antrenör, Mert’i kaleci yapmaya karar verdi. Mert kaleci olmak istemiyor. Kaleciliğin çok sıkıcı olduğunu düşünüyor. Bakalım gerçekten öyle mi? 
Yardımlaşmanın ve fırsatları değerlendirmenin önemini anlatan, çok sevimli bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc3bb97b-691d-4d35-bf55-ffed0714da69.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Öğrenme Zamanı - Dikkat</image:title>
            <image:caption>Şimdi Öğrenme Zamanı-Dikkat eğitici ve eğlenceli alıştırmalarıyla çocuğun doğal gelişimini destekler, öğretirken eğlendirir ve çocuğun dikkat toplamasını amaçlarken başarma duygusu tatmasını sağlar. 

Dikkat kitabımızda bulabilecekleriniz: 
*Çocuğun yaşına uygun 20’nin üzerinde ve birbirini destekleyen alıştırma *Sevimli karakterlerin eğlenceli çizimleri eşliğinde eğlenerek öğrenme *Eğitici oyunlar için destekleyici fikirler *Gündelik yaşama dair pratik ipuçları 
Çocuğunuz neler öğrenecek? 
*Farklılıkları ve benzerlikleri ayırt etmeyi *Alıştırmalara odaklanarak çalışmayı *Dikkatli bakmayı ve mantıklı düşünmeyi *İnce motor yeteneğinin gelişimi 
Uzman eğitimcilerin hazırladığı Dikkat, pedagoglar tarafından kontrol edilip, okul öncesi çocuklar tarafından uygulanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5b7048f-8cb5-440b-8484-03237dc4ffd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazılımcı Olacağım</image:title>
            <image:caption>YAZILIMCI OLMAK İSTİYORSUN 
BUNUN İÇİN GEREKEN BİLGİ VE BECERİYE SAHİP MİSİN? 
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, bilgisayar yazılımları ve yazılımcı olmakla ilgili merak ettiğin her şeyi öğrenmeni sağlayacak. 
Basit görevleri yerine getir ve gerçek bir yazılımcı olup, bilgisayarlarla harika işler yapmak için neler gerektiğini keşfederken, pratik deneyim kazan. 
Bu seri, çocukların STEAM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Çocuklar bu seri ile doktorluktan mühendisliğe birçok muhteşem meslek için gerekli bilgi ve beceri hakkında fikir sahibi olacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bc5d75b-fb21-4b79-957e-835ef88e4a86.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Bozi ve Sevimli Dostlar</image:title>
            <image:caption>Tavşan Bozi farklı birisi olmak istiyordu. Birbirinden ilginç kıyafetler giyip, arkadaşlarını etkilemeye çalışıyordu. Ama ne yaparsa yapsın, arkadaşları hiçbir kostümü beğenmiyor, hep aynı şeyi söylüyordu: “Tavşan Bozi, bu ne şimdi!” 

Acaba minik dostlar, Tavşan Bozi’ye neden böyle dedi? Bu sorunun cevabını bulmak istersen, hadi oku hikayeyi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb285fb2-a126-4f2f-8616-36fa2c8ac8e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Robin Robin - 2</image:title>
            <image:caption>Fare gibi aşır... kuş gibi uç! 
Bir fare ailesi tarafından büyütülen Robin, kendini ailenin diğer üyelerinden farklı tuhaf bir yabancı gibi hissediyor. Bu nedenle, ailede kendisinin de bir yeri olduğunu ispatlamak için tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor – acaba sonunda evine geri dönebilecek mi? Robin Robin, Gillian Anderson ile Richard E. Grant’ın oynadığı, Kuzular Firarda ve Wallace &amp; Gromit’in ödüllü yaratıcı ekibinin imza attığı bir Yılbaşı macerası... Animasyondan yapılmış bu uyarlamada, filmden alınmış çizimler de yer alıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c52215fb-78c7-48c7-b60d-7ea1a981af7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmalı Turta Deyip Geçme</image:title>
            <image:caption>Sofi altı yaşında, ailesinin elma bahçesindeki ağaçlar da öyle… 
Ağaçlar elma vermeye hazır. 
Sofi de turtasını yapmaya hazır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ff72c09-127e-474c-a184-f875645c9917.jpg</image:loc>
            <image:title>Fındık’a Kardeş Geliyor - İlk Okuma Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Fındık’ın arkadaşı Badem’in bir kardeşi oldu. Badem, kız kardeşini çok seviyordu. Fındık ise bebeğin çok ağladığını düşünüyordu. Fındık da bir kardeşe sahip olacağını öğrendiğinde ne hissetti acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b7e50ad-48a6-427e-82f1-7d364e1d1f2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Annepot</image:title>
            <image:caption>Deniz’in annesi her şeye yetişiyordu. Aynı anda yemek yapıyor, telefonla konuşuyor, çiçekleri suluyor, bilgisayarda bir şeyler yazıyor, temizlik yapıyor, limonata hazırlıyor ve Deniz ile top oynuyordu. Annesi sadece bir anne değildi, o bir annepottu! Onu biraz seyreden biri, tıpkı bir ahtapot gibi sekiz kolu olduğunu kolayca fark edebilirdi. Ama bir gün Annepot ve Deniz bir yolculuğa çıktı ve her şey yavaş yavaş değişmeye başladı. 
 
Annepot, “Bir çocuğu bütün bir köy büyütür.” sözünü ispatlayan bol sürprizli ve neşeli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca38f97-ad1b-4c45-9b29-74a3f4156460.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlar Kulesi</image:title>
            <image:caption>Değerli okur, 
Bu mektup tuhafınıza gitse de emin olun son derece asil bir niyetim var. Sizi, dünyanın en zeki insanlarına ev sahipliği yapmasıyla ünlü Kara Gölgeler Kulesi’nde birkaç gün geçirmeye davet etmekten onur duyarım.  
Sizinle birlikte hayal gücü geniş, zeki ve akıllı altı kişiyi daha davet ettim. Bu davetin nedeni açık: Bilmeceleri ve gizemli olayları çözerek, kulede karşınıza çıkacak zorlukların üstesinden gelecek ve cevaplarınızla diğer davetlilere meydan okuyacaksınız. Kulağa fazla gizemli geldiğinin farkındayım ama sizi temin ederim, çok güzel vakit geçireceğiz.  
Ne dersiniz, var mısınız? Elbette varsınız, çünkü ancak bütün bilmeceler çözüldükten sonra kim olduğumu öğreneceksiniz. 
 
GİZEMLİ BİR MÂLİKANE, BİRBİRİNDEN ZEKİ DAVETLİLER VE SEN… 
Esrarengiz ev sahibi, altı zeki araştırmacıyı mektupla Sırlar Kulesi’ne çağırdı. Konuklar kahyanın rehberliğinde kulenin iki yüz odasını gezecekler. Her kapı, çözdüklerinde onları esrarengiz ev sahiplerinin kimliğini öğrenmeye bir adım daha yaklaştıran bir bulmacaya açılıyor; bu sırada da araştırmacılar aralarında hangisinin daha zeki olduğunu göstermek için yarışacaklar. Ya sen? Davetiye sana da ulaştı mı? Onlardan daha zeki olduğunu gösterebilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03308331-05ed-4b45-a597-685597811c75.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde Yeni Kan-1</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı: 
Canavar Peşinde YENİ KAN-1 
Canavarları evcilleştirme gücüne sahip üç yeni kahramanla tanışın: Amy, Charlie ve Sam, dünyamızdan üç çocuk. 
Onları birbirine bağlayan çok güçlü bir mirası keşfediyorlar. Onlar, Tom tarafından eğitilmiş, seçkin bir kahraman grubu olan Avantia&apos;nın muhafızlarının torunları. Yaklaşık yüzyıl önce Malvel bir boyut kapısı açarak büyülü canavar yumurtaları ile birlikte dünyamıza sığındı. 
Onu takip eden muhafızlar da insanların arasında yaşamaya başladılar 
ancak Malvel&apos;a ulaşamadılar. Şimdi muhafızların torunları, 
Kara Büyücü Malvel ile yüzleşmek zorundalar. 
Kaderlerini keşfeden yeni nesil kahramanlara katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0380bf7f-3565-43d2-ad3e-a12f9a7a32b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde Yeni Kan 2 - Kara Büyücü</image:title>
            <image:caption>Canavar Peşinde YENİ KAN 2- KARA BÜYÜCÜ 
Canavarları evcilleştirme gücüne sahip üç yeni kahramanla tanışın: Amy, Charlie ve Sam, dünyamızdan üç çocuk. 
Bu kitapta çocuklar, Charlie&apos;nin büyükbabasının sırlarını keşfediyorlar ve 
yeni bir canavar yumurtası buluyorlar. Düşmanları Kara Büyücü Malvel ile kıran kırana 
bir mücadelenin sonunda boyut kapısı açarak onu Avantia&apos;ya göndermeyi başarıyorlar. 
Ancak bulmaları gereken birçok canavar yumurtası var ve dünyanın kaderi onlara bağlı... 
Kaderlerini keşfeden yeni nesil kahramanlara katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e4caad-9edc-4e8a-be30-61e8267d0bd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde Yeni Kan 3 - Kayıp Mezar</image:title>
            <image:caption>Canavar Peşinde YENİ KAN 3- KAYIP MEZAR 
Canavarları evcilleştirme gücüne sahip üç yeni kahramanla tanışın: Amy, Charlie ve Sam, dünyamızdan üç çocuk. 
Çocuklar, Kara Büyücü Malvel ile ittifak kurmuş olan korkunç bir düşman 
Illia Raven ile savaşmak için Mısır&apos;a seyahat ediyorlar. 
Illia&apos;yı yenmek amacıyla güçlerini ve canavarlarıyla bağlantılarını kullanıyorlar. 
Ancak Illia, korkunç bir canavarı ve onunla birlikte Mısır&apos;daki mumyaları uyandırmayı başarıyor... 
Kaderlerini keşfeden yeni nesil kahramanlara katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96c44971-4f56-4a30-8a04-bd768b226fc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Havuçkafa</image:title>
            <image:caption>Victor Hugo ve niceleri çocuğu hep bir melek olarak gördüler. Asıl onda şeytani ve gaddar olanı görmemiz gerekir. Çocuğa dair yazılanlar da ancak bu bakış açısıyla yenilenebilir. Çocuğun küçük bir hayvan olması kaçınılmazdır.” Jules Renard, 1894’te yayımlanan Havuçkafa’yla edebiyatta masum çocukluk ve kutsal annelik temsiliyle ilgili kalıpları yıkmayı amaçladığını bu sözlerle duyuruyordu. Gerçekten de yetişkinlerin ikiyüzlülüğüne ve sahtekârlığına karşı, eşit olmayan koşullarda mücadeleye girişen çocuğu, çığır açan bir gerçekçilik ve incelikle yansıtan bu roman, yazarına ânında büyük bir ün kazandırdı ve Fransız edebiyatının en güçlü ve çarpıcı tanıklıklarından biri olarak klasikleşti. Onlarca dile çevrilerek tüm dünyada yankı uyandıran Havuçkafa, tiyatro, sinema, TV dizisi, animasyon ve opera uyarlamalarıyla güncelliğini koruyor. 
 
Taşra zengini Lepic ailesinin en küçük oğlu Havuçkafa, kızıl saçları, çilli yüzü ve geniş hayal gücüyle sevimli ve zeki bir çocuktur ancak annesinden sevgi göremez. Ağabeyi tembel, ablası sinsi, babası da genellikle ilgisiz olunca ailenin günah keçisine dönüşen Havuçkafa, çareyi yaramazlık ve kurnazlıkta bulur. Dönemin sert disiplin anlayışıyla da perçinlenen bu sevgisiz ortamda pes etmez, küçük yaşına rağmen yüksek kavrayışı ve derin sezgisiyle ayakta kalmayı hatta isyan etmeyi başarır. 
 
“Annemin ve karımın tutumları beni bu kitabı yazmaya itti,” diyen Jules Renard’ın kendi çocukluğundan esinlenen Havuçkafa son derece acıklı olabilecek bir öyküyü güçlü bir mizahla dengeleyebilen, hem kederli hem ironik hem de rahatsız edici olmayı başaran, derin bir roman. 
 
 
“Böyle bir yapıtı okuyan, bir daha unutamaz.” 
Robert Sabatier</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba5b1c0-60e8-4588-ae81-e5d1c96a9dd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol ve Erdem</image:title>
            <image:caption>Ruhun ve bedeninle Dao’yla bir bütün olup, bu bütünlüğü sonsuza dek koruyabilir misin? 
Yaşam enerjinin sağladığı narinliğinle, bir bebeğin hassasiyetine erişebilir misin? 
Kalp gözünü yıkayıp temizleyerek, hiç leke tutmamasını sağlayabilir misin? 
Halkı sevip devleti yönetirken, çokbilmişlikten geri durabilir misin? 
Göğün kapısı açılıp kapanırken, bir dişinin sakinliğine bürünebilir misin? 
İdrak gücün dört yana erişirken, çokbilmişlikten geri durabilir misin? 
 
Laozi; köklü bir değişim ve karmaşa döneminden geçen toplumda, insanı kendi yarattığı kaostan kurtarabilecek ezelî ve ebedî, yaratıcı ve yaşatıcı, sonsuz ve kusursuz bir düzenden bahseder. “Dao” adıyla anılan, evren ve varlığın yanı sıra iradenin ve gücün de yaratıcısı olan bu düzen, üstünlük taslamayan ve irade göstermeyen mütevazı karakteriyle dikkat çekmektedir. Yetenekleri sayesinde varlıklar arasındaki en özel yerin sahibi olan insan ise bu kusursuz düzeni anlamak ve yöntemini örnek almakla yükümlüdür. 
 
Laozi’nin derinlemesine açıklık getirdiği Dao Düşüncesi’nin tek kaynağı olan Yol ve Erdem metni; Çin tarihinde ilk kez ortaya atılan sistematik bir evrenin oluşum ve varoluş teorisi olma niteliğini taşımakla kalmayıp, doğanın mükemmel düzeninden yola çıkarak insanlara örnek olacak, onları sakin, düzenli ve güvenli bir yaşama kavuşturacak ideal bir bakış açısı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d92f3749-210d-43c9-bde7-643b585bf8b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Rappacci&apos;nin Kızı</image:title>
            <image:caption>Karanlık romantizm ve gotik akımların Amerikan edebiyatındaki önemli temsilcilerinden Nathaniel Hawthorne, Rappaccini’nin Kızı’nda esrarengiz bir aşk hikâyesi anlatıyor. 
 
Tıp öğrencisi genç Giovanni öğrenimini sürdürmek için geldiği Padova’da bir oda tutar ve böylece kendini Profesör Giacomo Rappaccini’nin bitkileriyle meşhur bahçesinin üst katında bulur. Bitkilerin dört bir yanından adeta fışkırdığı bu bahçe ürkütücü bir güzelliğe sahiptir; tıpkı Rappaccini’nin kızı Beatrice gibi. Kentteki herkesin çekindiği profesörün göz kamaştıran bitkileriyle yaptığı deneyler ve ürettiği iksirlere pek aşina olmayan Giovanni, çok geçmeden bilim, aşk ve büyünün birbirine karıştığı karanlık bir hikâyenin parçası olur. Hawthorne’un anlatımında sıklıkla sembollere de yer verdiği bu kısa öykü sayfalar ilerledikçe daha etkileyici ve ürkütücü bir hal alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/959bc59b-adc4-4aee-8200-317b8732b284.jpg</image:loc>
            <image:title>Beter Ol Mitat Karaman!</image:title>
            <image:caption>Mitat bir gıcık oldu, herkesin ama herkesin şu hayatta bir destekçisi vardı, kimin başına bir haksızlık gelse en az bir kişi çıkıp onun için “yalnız değildir” hashtag’i açardı. 
 
Mitat Karaman dışında. Olur da bir gün Mitat haksızlığa uğrarsa, başına bir iş gelirse bir kişi, bir Allah’ın kulu bile arkasından “yalnız değildir” diye yazmayacaktı. 
 
O bir istisnaydı. 
 
Mitat önceki tweet’lerini sildi. Kimliğini açık etme pahasına yeni bir tweet girdi, yeni bir hashtag açtı, kimsenin desteklemeyeceği, sonsuza kadar tek başına kalacak bir hashtag… 
 
#MitatKaramanYalnızdır 
 
Mitat Karaman’ın soru işaretiyle başlayan macerası ünlem işaretiyle devam ediyor. Hayat mücadelesinde yine tek başına kalan Mitat gizli topluluklar, atölyeci yazarlar, yaşam koçları, estetik cerrahlar, Wattpad okurları, gamer’lar, cosplay’ciler ve çeşitli hayvanların da dahil olduğu bambaşka bir savaşın içinde buluyor kendini. 
 
Doğu Yücel bu defa Cennet Apartmanı’na sığmayıp tüm bir şehre yayılan daha sert, daha absürd, daha heyecanlı, daha edepsiz ve her daim daha “yalnız” bir hikâyeyle okurların karşısında. 
 
Beter Ol Mitat Karaman!, tabu tanımaz bir bilmece, sırlarla dolu bir saklambaç, çok yüzlü bir rubik küpü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efdc3e9e-4741-4397-9d32-464888dca868.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Prag Öyküleri</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın renkli Prag’ından beş derin, ironik öykü: Çek şair ve gazeteci Jan Neruda’nın ilk kez 1878’de kitaplaşan Eski Prag Öyküleri, bizi tarihî kent merkezinin en pitoresk mahallesinde gezdiriyor. Büyülü Prag’ın dolambaçlı sokakları, arnavutkaldırımları, vakur aristokrat sarayları, görkemli kiliseleri arasında dolaşırken, amansız rakipler olarak otuz yılı deviren Bay Ryšánek ile Bay Schlegl’in rekabetine ortak oluyor, tek bir hastaya bile dokunmamasıyla nam salan Doktor Heribert’le tanışıyoruz. Neruda’nın öykülerinde ölümsüzleşen yalnızca insanlar değil; kent de onlarla beraber ölümsüzlük iksirini içiyor. Prag’ın en ikonik semti Malá Strana’da geçen bu öyküler, kent sakinlerinin günlük yaşamından gerçek resimler sunuyor. Eski Prag Öyküleri, Çek edebiyatının vazgeçilmezlerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e81f5e-cc0f-420e-b64d-6330ea503367.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Düşler</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız her “an” geçmişe mühürleniverir. Yolun başındayken anılarımızdan çok düşlerimiz vardır oysa. Bazen düşler de yol kazalarına uğrar... Kayıplar arttıkça yüzleşilmesi gereken şeyler de çoğalır. Ölümlerin, kayıpların gölge düşürdüğü ama asla silip yok edemediği kıymetli izleri takip ediyor Yiğit Bener Öteki Düşler’de. Bunu yaparken de gücünü anılar, mektuplar ve şiirlerden alıyor. Zaten kitabın en başında söylediği gibi, “Yaşamak, bir yönüyle kayıplarla başetme sanatı değil midir?” 
Öteki Kâbuslar’ın ardından gelen Öteki Düşler, düş kırıklığı yaşadıkça yine düş gücüne sığınanların direniş öyküleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01e56743-4855-43d8-80b3-8ce04edcc289.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Felsefesi Nedir?</image:title>
            <image:caption>Din Felsefesi Nedir?, din felsefesi alanına ilk defa adım atacak olan, din felsefesinin temel problemlerine, kavramlarına, yöntemine ve üslubuna aşina olmayan öğrencilerin din felsefesini ve problemlerini öğrenmelerini sağlamak için hazırlanmış kısa bir giriş ve ders kitabıdır. Bu çalışmada, din felsefesinin temel problemleri, problemin çözümüne dair filozofların karmaşık görüşleri basit açıklamalar ve çağdaş örneklerle ilişkilendirilerek ele alınmıştır.  
 
Din felsefesinin problemleri derinlemesine ele alınmasının yanında, her bir problem beş ana dünya dininin perspektifinden ele alınarak, öğrencilerin muhtelif dini geleneklerin ve farklı inanç yorumlarının problemlere dair izahlarından ve çözümlerinden haberdar olmaları sağlanmıştır. Her bir problemin daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla metin kutucukları, bölüm özetleri ve değerlendirmeleri, çalışma soruları, daha fazla okuma ve açıklayıcı terimler sözlüğü eklenmiştir. 
 
Bu kitap şunları içerir:  
•  Din felsefesinin temel sorunları ve çözüm önerileri 
•  Din dili, ilahi sıfatlar, dua, Tanrı ispatı, dini çoğulculuk vd. 
•  Metin içinde konu veya filozoflarla ilgili bilgi kutucukları  
•  Bölüm sonlarında önemli noktaları içeren bölüm özetleri 
•  Bölüm sonlarında çalışma soruları ve okuma önerileri 
•  Farklı dinlerin ilgili konuya yaklaşımının değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f66362b-7c7e-4728-84a2-eccef0021ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Pragmatik İman</image:title>
            <image:caption>İmanın rasyonel ve ahlaki açıdan geçerliliğini göstermek için düşünce tarihinde farklı yollar önerilmiştir. Bunların en önemlisi, &quot;Tanrı vardır” önermesinin doğruluğunu göstermek için çeşitli argümanlar ileri süren delilci görüştür. Ontolojik, kozmolojik, teleolojik teistik argümanları bu delilci anlayışın birer yansıması olarak görebiliriz. Tanrı inancının epistemik temelleri olarak nitelendirebileceğimiz bu argüman sınıfı, temel olarak &quot;Tanrı vardır” önermesinin içerik açısından doğruluğunu ve buna dayanarak söz konusu inancın hem rasyonel hem de ahlaki açıdan meşru olduğunu göstermeye çalışır. 
 
Delilci görüş Tanrı’ya inanmanın rasyonelliğini temellendirme hususunda tek yaklaşım değildir. Pragmatik iman olarak adlandırabileceğimiz diğer bir görüş de &quot;Tanrı vardır” önermesine inanmanın kişi için son derece önemli faydalar sağladığını göstermeyi amaçlamakta, bu şekilde bir önermeye inanmak önemli faydalara sahipse, o zaman söz konusu önermenin rasyonelliğini gösterme hususunda bu faydaların esas alınmasının doğal olacağını ileri sürmektedir.  
 
Pragmatik imanla ilgili Blaise Pascal’ın &quot;Bahis” ve William James’in &quot;İnanma İradesi” argümanları literatürde ön plana çıkmaktadır. Bunlar bu konuda yapılan çalışmalara esin kaynağı olmaktadırlar. Pragmatik İman kitabı da bu genel eğilimi takip etmekte ve bahis ile inanma iradesi argümanlarından hareketle &quot;Dinî inancın sağladığı faydalar, bu inanca sahip olmanın rasyonel ve ahlaki açıdan meşru olduğunu temellendirmek için kullanılabilir mi?” sorusunun yanıtını aramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5f0fd30-2734-4249-b29d-2a189ea1d3d0.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İslam-demokrasi ilişkisini tarihsel bir perspektif içerisinde kuramsal, kavramsal ve eylemsel yönden ele almaktadır. Müslümanların çoğunlukta yaşadığı memleketlerin, daha genelleyici bir ifadeyle İslam dünyasının, 19. yüzyıl ile birlikte Batı dünyasının her açıdan derin tesiri altında kalmaya başlaması, İslam-demokrasi ilişkisine yönelik ilk tartışmaları gündeme getirmiştir. Bu yüzyıl, İslam dünyasının, Batı’nın askeri gücü karşısındaki çaresizliğine şahit olduğu için Müslüman entelektüeller Batı’nın üstünlüğünün hangi unsurlara dayandığını araştırmaya koyulmuşlardır. Askeri alan için talep edilen Batılılaşma/modernleşme, zamanla idari, bürokratik ve siyasal alanların da modernleştirilmesi gerektiği anlayışını ortaya koymuştur. Ancak modernleşme hamlelerini gerçekleştirmek, başka bir deyişle Batı’ya mukavemet etmek için modernleşmeye engel teşkil eden dinsel unsurların tespit edilerek, bunların ıslah edilmesi anlayışı ortaya çıkmıştır. Çünkü dinsel olan/alan ıslah edilmeden, siyasal olanın/alanın ıslah edilmesi düşünülemezdi. Bu noktada, otantik İslam’ın ne siyasal modernleşmeye ne de (daha sonraki yüzyılda demokratik siyaseti savunun Müslümanlar tarafından şiar haline getirilen) demokrasiye karşı olduğu, ancak tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkan ve İslam’a dayandırılan uygulamaların modernleşme ve demokrasi önünde engel teşkil ettiği anlayışı baskın hale gelmiştir. 

Dinsel ıslah söylemi ile siyasal ıslah/modernleşme söylemi arasında kurulan ontolojik bağ vasıtasıyla İslam-demokrasi ilişkisini şekillendiren kavramlar ortaya çıkmıştır. Demokratik siyaseti benimseyen Müslüman düşünürler, demokrasinin Batı’ya özgü bir fenomen olmadığını, Hz. Peygamber ve ilk dört halifenin siyasal uygulamasını örnek alan ve otantik İslam’ın değerlerine bağlı kalarak ortaya konulan siyasal eylemlerin demokrasiyle uyumlu olduğunu düşünmüşlerdir. Bu anlayış, bir yönüyle ekol haline gelerek, İslam ile modern dünyasının tek meşru yönetim biçimi olan demokrasi arasında olumlu bir ilişkiyi tesis etme uğraşını devam ettirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ee37cb-bbd0-472c-9621-481b1de616f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Alimin Gözünden Kudüs Vakıfları</image:title>
            <image:caption>Bir Alimin Gözünden Kudüs Vakıfları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e13249-bde4-4ad9-8f0b-97ccc2c60ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime Yardım Etmek İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Hayatı daha İyi Anlayabilmek İçin
“Gündelik hayatımızda gözden kaçırdığımız ve sıradan gördüğümüz konulara sıradışı psikolojik yaklaşımlar.”
Bu kitap; insanın, eşyanın ve ilişkilerin hâkim kanunlarını öğrenerek, onlara göre doğru yaşama çabasının bir ürünüdür.
İnsanın en önemli muhatabı kendisidir ve aklını kullananlar sözü ilk önce ve en çok kendilerine söylerler. Olumlu ya da olumsuz yaşanan her olay bir öğretmendir, kişiye tecrübe kazandırır ve öğrenmeye açık zihinlere dersler verir. Eğer ders alınırsa bu tecrübeler kişiyi olgunlaştırır ve hayatı daha iyi anlamasına ve bundan sonra daha doğru yaşamasına zemin hazırlar.
İnsan zihni örneklerle, öykülerle ve temsillerle daha iyi bir şekilde öğrenir. Oluş ve bozuluş kanunlarını öğrenip ona göre ilişkiyi temellendirmek, hem zihni öğrenmeye açık tutar, hem kanunları görme sanatını öğretir hem de kendisini daha iyiye doğru gelişime ve değişime hazır bulundurur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac8c1e0-8131-4e64-9ee6-d4cf5a4f9b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Ordu</image:title>
            <image:caption>·         İlk kez yayımlanan SADAT’ın eğitim kampı fotoğrafları… Hangi ülkelerde eğitim kampları var? Eğitmenler kim? SADAT gayri nizami harp eğitiminden suikast eğitimine, kimleri ve hangi grupları eğitiyor? 

·         SADAT Kurucusu Adnan Tanrıverdi, 15 Temmuz darbe girişiminden birkaç ay önce Genelkurmay Karargâhında hangi generalle neler konuştu? 

·         SADAT’ın “İslam Ordusu” projesi nerede, nasıl, kimlerle pişirildi? 

·         28 Şubat kumpas davasının iddianamesini SADAT’ın yan kuruluşu ASDER’in avukatı mı hazırladı? FETÖ kumpaslarında tanık olan SADAT’çı isimler… 

·         SADAT’ın 14 kurucusundan kaçı 28 Şubat’ta “Fethullah Gülen Tarikatı” ile irtibatlı olduğu için TSK’den ihraç edilmişti? SADAT’ın kaç eğitmeni ve uzmanı cemaat üyesi olarak saptandı? SADAT’ın yan kuruluşu olan ASDER’in hangi kurucuları Gülen cemaati üyeliği nedeniyle ordudan atılmıştı? 

·         Askeri öğrenci mülakatlarında yaşanan sorunlar, Genelkurmay belgesine nasıl yansıdı? Tarikatlar adım adım TSK’ye nasıl doluyor? 

·         Ordudaki terfiler için hazırlanan listeler: Yeşil liste, iktidara yakın isimler. Beyaz liste, itaat eden, zararsızlar. Kırmızı liste, AKP’ye yakın olmayan isimler… 

·         TÜGVA’da hangi SADAT’çı eğitim veriyor? 

·         SADAT’ın Suriye-Libya hattındaki rolü… Suriye’ye giden TIR’larının öyküsü… 

·         İlk kez yayımlanan raporlarda, SADAT’ın yıllık kazanç hesapları ve SADAT’ın devlet desteği aldığının belgesi… 

·         SADAT raporlarına ismi giren Bülent Arınç, katıldığı toplantıları ilk kez bu kitap için anlattı. 

“Özel Savaş” şirketi SADAT’ın sır perdesi aralanıyor, Gölge Ordu’nun bilinmeyenleri aydınlanıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff32555-9268-4b69-920e-b24ebb87c15e.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki İstanbul</image:title>
            <image:caption>Türk Korku Sineması’nda senaryosu en çok filme çekilen; Ammar, Deccal, Üç Harfliler, Azazil, Gassal, Alem-i Cin, Efsunlu, Sirayet filmlerinin senaristi, tarihçi Alper Kıvılcım’dan film gibi roman!
Kalabalıklar içinde fark etmediğimiz gizemli insanlar ve onların her birimizi hayretler içinde bırakacak derecede kadim sırları, karanlık sokaklar, dehlizler, tarihi mekânların bilmediğimiz gerçekleri, kanla beslenip gün ışığından kaçanlar, sıradan insanların korkuları üzerine hayatlarını inşa eden varlıklar ve zamanda yolculuk... 
Alper Kıvılcım, uzun yıllara dayanan senaryo yazarlığı birikimiyle tasarladığı akıcı dramatik kurgusunu, sahip olduğu tarihçi kimliğiyle beslediği mistik ve ezoterik bilgilerini, tüm sinematik tecrübesiyle harmanladığı edebiyatını Öteki İstanbul’unda bize atmosferi kusursuz bir dünya kurarak sunuyor.
Kıvılcım, hem İstanbul&apos;un sadece özel bir kesiminin bildiği bu mistik tarafını hem de herkesin bildiği tarihî gerçekleri ters yüz eden ama her satırında “Aslında böyle olmuş olabilir mi?” diye tereddüde düşürtecek kadar sahici bir hikâyenin içine kendi gerçekliğini yedirmeyi başarıyor. 
Öteki İstanbul alışık olunanın aksine yeni bir tarih kurgulayarak fantastik gerilim romanlarına farklı bir soluk getiriyor. Kitabını tatmin edici bir finalle soluk soluğa bitirdikten sonra açtığı her tarihî katman için okurun devam kitaplarını sabırsızlıkla beklemesinin de önünü açıyor.
Bu kitabı okuyan siz değerli okurlar adına emin olduğum tek şey, artık İstanbul&apos;un her köşesinde sadece sizin bildiğiniz şeyler olacağı...
Özgür BAKAR – Yönetmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a6a47d-edbd-40c8-8d57-da088789380a.jpg</image:loc>
            <image:title>İkindi Ağacı</image:title>
            <image:caption>Sıtkı Bey’e kulak verin…
Bal bozkır çiçeklerinin nektarı, reçine devasa kütüklerin özüdür. Doğanın imbiğinden geçip kıymet kazanmıştır. Şifadır, dertlere dermandır. Tıpkı tecrübe gibi…

Hayatın imbiğinden geçirilmiş deneyimlerdir tecrübe. Kolay kolay bulamaz, hiçbir parayla satın alamazsınız.

Yaşanmışlıkların özünden arta kalan ustalıktır. Ömrün süzülüp damıtılması, en işe yarar yanlarının seçilip alınmasıdır.

Sıtkı Bey’e kulak verin, bakın neler söylüyor neler…

Hani hep deriz ya; “Keşke on sekiz yaşına geri dönsem de bu hayat tecrübesiyle yeniden yaşasam.”

Bizim on sekize dönme şansımız yok ama on sekizde olanlar bu kitapta yazılanlara kulak verin. Yaşamınız boyunca İşinize çok yarayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a698390-afe4-406b-ac4b-5e1ca0a08696.jpg</image:loc>
            <image:title>Heybe Sosyal Hizmet ve Sosyal Politika Dergisi Sayı 1 - Haziran 2021</image:title>
            <image:caption>Heybe’den herkese merhaba, 
Sosyal hizmet(ler) ve sosyal politikalara ilişkin güncel tartışmaları bilimsel ve etik bir zeminde sorgulamayı, toplumsal alanın güncel ve “gerçek” sorunlarını farklı bağlamlarda gündemleştirmeyi, anlamayı, birlikte düşünmeyi, paylaşmayı, anlamayı, amaçlayan Heybe’nin “Covid 19 Pandemisi, Neoliberal Politikalar ve Sosyal Hizmet” temalı ilk sayısı yayımlandı! 

Dünyada plansız, eşitsiz büyümeye dayalı ekonomik sistem ve güçlenen demokrasi karşıtı cephenin bizleri getirdiği noktada, hemen her ülkede politik kutuplaşmanın arttığı, sınıfsal farklılıkların daha da belirginleştiği günleri yaşıyoruz. Süregelen ekonomik sistemin ekolojik sistem üzerinde yarattığı tahribat, küresel düzeyde toplum sağlığını etkileyecek bir boyuta ulaştı. Bilim dışı tartışma ve kabullerin giderek yaygınlaşmasıyla toplumsal gerçekliklerin tartışılması, gün geçtikçe zorlaşıyor. Bununla birlikte sosyal politika ve sosyal hizmetler salt bir sosyal kontrol aracı haline getiriliyor ve bazı ülke örneklerinde olduğu gibi insanın özgürleşmesi için bir araç olmaktan çok baskın ideolojinin bir aygıtına dönüşüyor. Hal böyleyken sosyal hizmet(ler) ve sosyal politikayı dert edinen -şimdilik küçük- bir ekip ile düşünmeye ve konuşmaya başladık ve dedik ki; sosyal hizmet ve sosyal politika alanlarında neyin neden yapıldığı ve yapılması gerektiğine dair temellendirmeleri gözden geçirerek bilimsel ve etik bir zeminde sorgulamaya, • tahakküm ilişkilerini ve sonuçlarını evrensel ve yerel ölçekte görünür kılmaya, • toplumsal alanın güncel ve “gerçek” sorunlarını farklı bağlamlarda gündemleştirmeye, anlamaya, • ezber bozmaya, umudu tazelemeye, değişime, dönüşmeye ve güçlenmeye, • birlikte düşünmeye, paylaşmaya ve dayanışmaya, • bir arada yaşamı mümkün kılmaya yönelik çabalara katkıda bulunmaya ihtiyacımız var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d293216-7f65-4b25-bad6-d62465a97f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Dünyamız</image:title>
            <image:caption>Yeşil Dünyamız, 8-12 yaşlarındaki çocuklara yönelik, doğa ve iklim krizi konularını ele alan, interaktif bir aktivite kitabıdır. Birleşmiş Milletler&apos;in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları&apos;ndan &apos;&apos;İklim Eylemi&apos;&apos; ve &apos;&apos;Nitelikli Eğitim&apos;&apos; maddelerine katkı sağlamayı hedefleyen bu kitabın yazarları, telif gelirini TEMA Vakfı ve doğa koruma alanında faaliyet gösteren diğer sivil toplum kuruluşlarına bağışlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b7f4e4c-0d2f-4022-a447-7a2f17f58486.jpg</image:loc>
            <image:title>Franz Kafka Seçme Eserler</image:title>
            <image:caption>Franz Kafka, 20 yüzyıl edebiyatının önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. 
Yazar eserlerinde gerçekçilik ve fantastik unsurları birleştirmiştir. Elinizdeki kitapta Franz 
Kafka’nın en çok okunan ve sevilen Dönüşüm, Milena’ya Mektuplar, Dava, Babaya Mektup 
isimli dört kitabı yer almaktadır. Eserlerinde varoluşsal kaygı, suçluluk, özgürlük, 
yabancılaşma gibi dönemin edebiyatında sıklıkla işlenen temalara ve konulara yer veren 
Kafka birçok yazarı, eleştirmeni, sanatçıyı ve filozofu etkilemeyi başarmıştır. 
 
Edebiyat dünyasında ismi her zaman yaşayacak olan Franz Kafka eserlerinden oluşturduğumuz bu özel basımı okurlarımıza sunmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/264721b2-a974-46fd-b3fb-af3f44483d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Lear</image:title>
            <image:caption>“Kötü insanlar bile daha kötüsünün yanında güzel görünüyor.” 
 
İngiliz oyun yazarı William Shakespeare tarafından yazılan Kral Lear’de yazar, 
yozlaşan dünyanın çaresi olmayan çöküşünü ele almıştır. Shakespeare’in önemli 
trajedilerinden biri sayılan oyun, yaklaşık olarak 1605 yılında yazıldığı tahmin edilmektedir. 
Oyunda Lear’in trajedisinin yanı sıra Gloucester’ın hikâyesi bulunmaktadır. İki hikâyenin de 
konusu evlatlarından kötü olanların etkisiyle, iyi evlatları haksız yere cezalandıran babaların 
kendilerini düşürdükleri zor ve trajik durumları anlatılır. 

William Shakespeare, oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getirme gücüyle yaklaşık dört yüz yıldır tüm dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi başarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a0d68ae-10ec-4b4e-8364-4485b3ebf944.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Siu</image:title>
            <image:caption>“Ayın rengi sarı, sol ucu sivri, sağ ucu küt görünüyorsa ilkbahar güzel olacak.”
 
Eren’in hayatında üç şeyin yeri çok büyük: Buz gibi bir gazoz,
en yakın arkadaşları ve karşı koyamadığı araştırma dürtüsü.
Dostları Uğur ve Eda her ne kadar aralarına yeni katılan Siu
adlı gizemli arkadaşı kabullenemese de paylaşmanın
birleştirici gücüne karşı koyamazlar.
 
Bir yaz günü kasabalarının yakınındaki ören yerinde beliren
Hattuşi adındaki esrarengiz yabancıyla karşılaşan Eren ve
arkadaşları tarihler ve medeniyetler arasında mekik dokuyan
bir maceranın içine atılırlar. Tüm yanıtların anahtarıysa tek bir kişide, gizemli Siu’dadır.
 
Tarih, macera ve arkadaşlığın iç içe geçtiği Arkadaş’ım Siu
ilham veren anlatımıyla sizi bir solukta içine çekecek ve başka bir zamana ışınlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b538bd2b-bedc-4ad7-a0c6-e9b2276154d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Semenderin Sözleri</image:title>
            <image:caption>Muhit Kitap, şair Nazir Akalın’ın yayımlanmayı bekleyen eserlerini okuyucuyla buluşturuyor. 
Tok bir sestir Nazir Akalın, edebi anlamda güçlü bir birikime sahiptir ve bu birikimini titizce şiirine yansıtmıştır. 
Şiirin karşısında dik durmuş, kırılgan iç dünyasını ona yaslamış, bazen öfkelenmiş, kavgaya tutuşmuş ama yerini hiç terk etmemiştir. O dostlarının deyimiyle ‘’bedelini ödemiş’’ bir şairdir. 



Arka Kapak 
 
Sen hiç beni öyle yorgun argın görmedin 
Yaşamak yarasını açtı bir gül göğsüme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a171b351-e064-4e97-adec-fc72ddf3056d.jpg</image:loc>
            <image:title>Görme Huyu</image:title>
            <image:caption>çıktım da ne oldu huş uçurdular 
un gömleği önden giydim sandılar 
ne yaptım peki? akla kalkışmadım 
ne yaptım peki? ver de kurtulmadım 
almacada iş tuttum 
vurmacada kırmacada 
gönül katılığı neymiş gördüm anladım zalimler güzel güler diye bir levha şuramda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a606296-9846-47e5-8ff3-96d7959f891a.jpg</image:loc>
            <image:title>Operatöre Bağlanıyorsunuz - 2</image:title>
            <image:caption>Basit bir telefon şakasının hayatınızı değiştirebileceğini öğrendiğiniz yetmezmiş gibi hayatınızın aşkını da sizegetireceğini söyleseler, ne yapardınız? 
 
Serce Sevinç “bir uçan tekme” olarak tanımladığı aşkın, suratının tam ortasına patlamasıyla adeta şoka uğramıştır.Çünkü Ceyhun Çapkın çapkınlık sanatını konuşturmuş ve onu usta bir avcı gibi gafil avlamıştır. Zavallı Serce,kendini bir anda ilk buluşma randevusunda bulduğunda olayları ancak idrak edebilmiştir: 
 
Evet, telefondan kendisine eşek şakası yapıp işinden kovulmasına sebep olan bu adama sırılsıklam âşıktır! 
 
Bundan sonrası ise freni patlamış bir kamyon misali yokuş aşağı uçmaktır... 
 
Hayatları bambaşka yollardan geçmesine rağmen, acaba buiki genç aynı durakta buluşup birbirlerinin ellerinitutabilecekler midir? Ne Serce Sevinç ne Ceyhun Çapkın bu soruya net bir cevap verebilse de ikisinin de eminolduğu tek bir şey vardır: 
 
Bu çılgın aşk insana roman yazdırırdı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67d3b603-78b1-40c1-be38-04b35e921420.jpg</image:loc>
            <image:title>Operatöre Bağlanıyorsunuz -2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Basit bir telefon şakasının hayatınızı değiştirebileceğini öğrendiğiniz yetmezmiş gibi hayatınızın aşkını da sizegetireceğini söyleseler, ne yapardınız? 
 
Serce Sevinç “bir uçan tekme” olarak tanımladığı aşkın, suratının tam ortasına patlamasıyla adeta şoka uğramıştır.Çünkü Ceyhun Çapkın çapkınlık sanatını konuşturmuş ve onu usta bir avcı gibi gafil avlamıştır. Zavallı Serce,kendini bir anda ilk buluşma randevusunda bulduğunda olayları ancak idrak edebilmiştir: 
 
Evet, telefondan kendisine eşek şakası yapıp işinden kovulmasına sebep olan bu adama sırılsıklam âşıktır! 
 
Bundan sonrası ise freni patlamış bir kamyon misali yokuş aşağı uçmaktır... 
 
Hayatları bambaşka yollardan geçmesine rağmen, acaba buiki genç aynı durakta buluşup birbirlerinin ellerinitutabilecekler midir? Ne Serce Sevinç ne Ceyhun Çapkın bu soruya net bir cevap verebilse de ikisinin de eminolduğu tek bir şey vardır: 
 
Bu çılgın aşk insana roman yazdırırdı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16120218-12af-42ef-8e62-8f30b9153bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Munzur’la Koşan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Munzur’(l)A Koşan Çocuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/327570b0-d6bc-4104-8fbb-749fb905133c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem Çaresiz Eğitim Sizde</image:title>
            <image:caption>Y ve Z kuşakları, kitlesel eğitim modelini aktif olarak reddediyorlar. 
 
&quot;Kanımca 21. yüzyıl için alternatif eğitim modelleri yakında ortaya çıkacak. Eğitimin geçmişe göre en çok belirsizlik içerdiği bu çağda çocukları dünde kalmış bir sisteme emanet etmek yanlış. Bilişim toplumu eğitim sorununa kalıcı çözüm getirmeye çalışırken bireylere de çok iş düşüyor. Bu kitap eğitimin nasıl evrim geçirdiğinin yanı sıra veli ve öğrencilerin daha iyi bir gelecek için neler yapabileceklerini de anlatıyor. Çocukları belirsiz bir geleceğe daha iyi hazırlamak hem mümkün hem de kolay, fakat bilinçli adımlar gerektiriyor. Gelecek daha güzel olabilir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdf5caef-05c9-4848-ad89-b01be00f7de7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diş Hekimi Nildişi İle Gülmenin Formülü</image:title>
            <image:caption>Ortodontist kariyeri, Gilman Yücel’in Feyza Öz ile birlikte kaleme aldığı bu kitaba benzersiz bir bakış açısı getiriyor. Dişi ağrıdığında şimdi ne olacak diye kara kara düşünen bir yetişkin üzerinden ters köşe yaparak çocuklara diş hekimine gittiklerinde onları nelerin beklediğini anlatıyor. 

Timsah Nildişi’nin büyüklerin diş hekimi korkusunu yenmek için çocukların yardımına ihtiyacı var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/228b05f7-58c2-49a6-be5d-0f19a9b4dadf.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sürecinin Etkilerine Dair Akademik Değerlendirmeler</image:title>
            <image:caption>·         COVID-19’UN EKONOMİYE ETKİSİ: TÜRKİYE EKONOMİSİNİN SALGINLA MÜCADELESİ 
 
·         COVID-19 PANDEMİYLE MÜCADELEDE BELEDİYELERİN ROLÜNÜN ŞEHİR UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
·         COVID-19, KENTLER VE POLİTİK DÖNÜŞÜMLER 
 
·         COVID-19 PANDEMİ DÖNEMİNDE İŞLETMELERDE YENİ YÖNETİM YAKLAŞIMLARI 
 
·         PANDEMİ DÖNEMİNDE METAL ATIK HURDA FİYATLARI VE DEĞER ZİNCİRİNDEKİ STOPAJ SORUNU 
·         YÖNETİM LİTERATÜRÜNDE COVID-19 SÜRECİNİN DÖNÜŞÜMSEL ETKİLERİ 
 
·         COVID-19 PANDEMİSİNİN TÜRKİYE’DE YEREL YÖNETİMLER MALİYESİNE ETKİLERİ 
 
·         COVID-19’UN OTOMOTİV SEKTÖRÜNE ETKİSİ 
 
·         COVID-19 ÜZERİNE BİBLİYOMETRİK ANALİZ 
 
·         COVID-19 PANDEMİSİNİN BİRİNCİ YILINDA TÜRK SİGORTA SEKTÖRÜNDE YAŞANAN GELİŞMELER 
 
·         COVID-19 PANDEMİ SÜRECİNDE MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ MESLEK ETİĞİ ALGILARI 
 
·         COVİD-19’UN HAVAYOLU ŞİRKETLERİNİN FİNANSALPERFORMANSINA ETKİSİ: HAVAYOLU ŞİRKETLERİNDE BİR UYGULAMA 
 
·         COVID-19 SALGINI SÜRECİNDE TEDARİK ZİNCİRİ VE LOJİSTİK 
 
·         ULUSLARARASI ALANDA PANDEMİYLE MÜCADELEDE İŞBİRLİĞİ ÇABALARI: COVAX</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e640c572-4a1b-484b-97e4-56023f564122.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan Çalışmada Yönetsel Konular</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1 
UZAKTAN ÇALIŞMANIN TARİHÇESİ 
 
BÖLÜM 2 
AĞ TOPLUMUNDA BİLGİ ÇALIŞANLARI VE ESNEK 
ÇALIŞMA 
 
BÖLÜM 3 
DEĞİŞEN DÜNYADA UZAKTAN ÇALIŞMA 
 
BÖLÜM 4 
KAMU KURUMLARINDA UZAKTAN ÇALIŞMA 
 
BÖLÜM 5 
UZAKTAN ÇALIŞMADA KULLANILAN TEKNOLOJİLER 
 
BÖLÜM 6 
UZAKTAN ÇALIŞMAYA UYGUN MESLEKLER 
 
BÖLÜM 7 
UZAKTAN ÇALIŞMA ÖRGÜTLENMESİ 
 
BÖLÜM 8 
ÇALIŞANLARIN PERSPEKTİFİNDEN UZAKTAN ÇALIŞMA 
VE İŞ-AİLE DENGESİ 
 
BÖLÜM 9 
UZAKTAN ÇALIŞMADA BAŞARI FAKTÖRÜ OLARAK 
ÇALIŞAN PSİKOLOJİSİ 
 
BÖLÜM 10 
UZAKTAN ÇALIŞMA VE LİDERLİK 
 
BÖLÜM 11 
UZAKTAN YÖNETME VE ÇALIŞMA ZORLUKLARI 
 
BÖLÜM 12 
UZAKTAN ÇALIŞMADA KONTROL, DENETİM VE 
GÖZETİM 
 
BÖLÜM 13 
UZAKTAN ÇALIŞMA VE KRİZ YÖNETİMİ 
 
BÖLÜM 14 
UZAKTAN ÇALIŞMANIN HUKUKİ BOYUTU 
 
BÖLÜM 15 
UZAKTAN ÇALIŞMADA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab8b57c1-e09d-40c3-ac16-b76486338b08.jpg</image:loc>
            <image:title>Egzersiz Davranış Değişim Basamakları Modeli Çerçevesinde Egzersiz Bağlılığın Satın Alma Niyetine Etkisi</image:title>
            <image:caption>·         BİRİNCİ BÖLÜM : GİRİŞ 
·         İKİNCİ BÖLÜM : GENEL BİLGİLER 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : GEREÇ ve YÖNTEM 
·         DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : BULGULAR 
·         BEŞİNCİ BÖLÜM : TARTIŞMA VE SONUÇ 
·         ALTINCI BÖLÜM : ÖNERİLER 
·         YEDİNCİ BÖLÜM : KAYNAKLAR 
·         SEKİZİNCİ BÖLÜM : EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a21dde41-561c-47ae-8cdd-810f56e99984.jpg</image:loc>
            <image:title>Hentbolda Analiz Programı</image:title>
            <image:caption>·         BÖLÜM I : GİRİŞ 
·         BÖLÜM II : GENEL BİLGİLER 
·         BÖLÜM III : GEREÇ ve YÖNTEM 
·         BÖLÜM IV : BULGULAR 
·         BÖLÜM V : TARTIŞMA 
·         BÖLÜM VI : SONUÇ VE ÖNERİLER 
BÖLÜM VII : YARARLANILAN KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a6342c-daac-4ff0-9ac9-71a12bd9bc84.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Yönetim Blimlerinde Güncel Konular</image:title>
            <image:caption>·         CUMHURİYET DÖNEMİNDE BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENİNİN YETİŞTİRİLMESİ 
 
·         İSPANYA&apos;DA SPOR 
 
·         SPOR YÖNETİMİNDE ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ 
 
·         SPOR YÖNETİMİNDE ÖRGÜT İKLİMİ 
 
·         KÜRESELLEŞME VE SPOR EKONOMİSİ 
 
·         SPOR YÖNETİMİNDE ZİHİNSEL HAZIRLIK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=95999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf6195c6-75c3-4ada-972c-c5ae714bd41d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenekten Geleceğe Osmanlı Mutfağı</image:title>
            <image:caption>·         BİRİNCİ BÖLÜM: OSMANLI MUTFAĞININ GELİŞİMİNE YÖNELİK TEORİK ÇERÇEVE 
 
·         İKİNCİ BÖLÜM: OSMANLI MUTFAĞINA YÖNELİK VATANDAŞ İLGİ VE TUTUMLARINA DAİR BİR ARAŞTIRMA 
 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: GELENEKTEN GELECEĞE OSMANLI MUTFAĞINA DAİR BİRÖRNEK: YENİ USUL YEMEK KİTABI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b5d49db-8dfe-4ad2-82e8-24be0bed8787.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzman Görüşleriyle Sera Gazı Beyanlarının Raporlanması ve Güvence Denetimi</image:title>
            <image:caption>·         BİRİNCİ BÖLÜM : KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
·         İKİNCİ BÖLÜM : SERA GAZI BEYANLARININ RAPORLANMASI VE GÜVENCE DENETİMİ 
·         ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : SERA GAZI BEYANLARININ RAPORLANMASI VE GÜVENCE DENETİMİNE İLİŞKİN UZMAN GÖRÜŞLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/029b01b6-0d58-4d2d-b817-4f5a0c141fe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Antropolojik Çalışmalarda Element Analizyle Paleodiyetin Belirlenmesi Eski Anadolu Örnekleri</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: VÜCUTTA BULUNAN ELEMENTLER, KEMİK KİMYASAL ANALİZLERİ, HOMEOSTASİS VE DİAGENESİS (DİYAGENEZ) 
 
BÖLÜM 2: ESKİ ANADOLU TOPLUMLARINDA ELEMENT ANALİZİYLE BESLENME ÜZERİNE YAPILAN ÇALIŞMALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa1d86b-718e-4e41-bf6a-acc91e01ca34.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Tartışmalar Işığında Maliye, Ekonomi ve İşletme Yazıları</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ KISIM 
MALİYE 
COVID-19 SALGINININ EKONOMİK ETKİLERİNİN 
HOŞNUTSUZLUK ENDEKSİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ: 
OECD ÜLKELERİYLE KARŞILAŞTIRMALI BİR DEĞERLENDİRME 
 
İKİNCİ KISIM 
EKONOMİ 
OKUN KANUNU KAPSAMINDA İSTİHDAM YARATMAYAN 
BÜYÜME KAVRAMI, DİNAMİKLERİ VE ANALİZİ 
ÜÇÜNCÜ KISIM 
İŞLETME 
TRANSFORMATION IN MEETINGS DURING THE COVID-19 
PANDEMIC: AN ANALYSIS FOR VIDEO CONFERENCING 
TOOLS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7309f0c-ab91-4a64-9e8e-fd1a8f0a18f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimler Açısından Covid-19 Pandemisinin Türkiye’ye Etkileri</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM 
Covid -19 Krizi Bilançoları Nasıl Etkiledi? 
Bist-30 Bilançolarında Gözlemlenen Anomaliler 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
Covid-19 Sürecinde Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartlardaki Semptomlar 
İle Muhasebeleştirme Çalışmaları 
 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
Covid-19&apos;un Bağımsız Denetime Olan Etkileri: Bist İmalat Sektörü Üzerine Bir Araştırma 
 
 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
Pandemi Süreci ve Borsa İstanbul&apos;daki Gelişmeler 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
Covid-19 Pandemisinin Gayrimenkul Piyasası Üzerine Etkisi: Türkiye İncelemesi 
 
ALTINCI BÖLÜM 
Covid-19&apos;un Bitcoin ve Altın Arasındaki İlişkiye Etkisi 
 
YEDİNCİ BÖLÜM 
Covid-19 Salgının Türkiye&apos;de Tarım Sektörüne Etkisi 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM 
Covid-19 Sürecinde Türk Bankacılık Sektöründeki Gelişmeler 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM 
Covid-19 Sürecinde Dünyada ve Türkiye&apos;de Merkez Bankalarının Uyguladığı Para 
Politikaları 
 
ONUNCU BÖLÜM 
Katılım ve Liberal Bankacılık Sistemlerinin Katastrofik Risklere Karşı Kırılganlığı: 
Covid-19 Vakası 
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM 
Alternatif Ödemelerin Yükselişi: Covid-19 Pandemisi 
 
ONİKİNCİ BÖLÜM 
Örgütlerde Etkin Kriz İletişim Yönetimi Stratejileri: Covid-19 Örneği 
 
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
Pandemi Döneminde Dijital Medya ve Mobil Kullanımı 
 
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
Covid-19 Sürecinde Dünya&apos;da ve Türkiye&apos;de Uzaktan Eğitim ve Kullanılan Web 2.0 
Araçları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29728e48-d94f-42c1-b483-1ac386645981.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Kafkasya Devletlerinin Oluşumu Türkiye ve Azerbeycan&apos; ın Yardımından Rusya&apos;nın İşgaline Kadar</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: RUSYA İMPARATORLUĞU’NUN ÇÖKÜŞÜ SONRASI AZERBAYCAN VE KUZEY KAFKASYA’DA TÜRKİYE’NİN ROLÜ 
 
BÖLÜM 2: KAFKASLAR’DA YENİ DEVLETLERİN OLUŞUMU: AZERBAYCAN VE KUZEY KAFKASYA 
 
BÖLÜM 3: DAĞLI CUMHURİYETİ’NİN KURULMASI 
 
BÖLÜM 4: KUZEY KAFKASYA EMİRLİĞİ 
 
BÖLÜM 5: GOTSİNSKİ İMAMLIĞI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eff4a550-9e41-4682-9653-8413201170ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrılar ve Canavarlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>CADI İLE CADI AVCISININ SON SAVAŞI BAŞLIYOR 
 
KADERİN BİRLEŞTİRDİĞİ İKİ ÂŞIKTIK BİZ 
 
Lou bütün hayatını annesinden ve avcılardan kaçarak geçirmişti. Reid ise cadıları kovalayarak. Beraber olabilmek için tüm imkânsızlıklara kafa tutan bu çift şimdi yine omuz omuza durmuş, yıkıcı kayıpları için alacakları intikamı planlıyordu. 
 
KAZIK VE KİBRİTİN 
 
Ancak karanlık, görünenden daha yakındı. Lou’yu çoktan ele geçirmişti ve onu geri getirmek için bu kez sadece aşk yetmeyecekti. O kendi içinde ölüm kalım savaşı verirken, cadılar onlara karşı birleşiyor ve yeni bir dünyanın kapıları aralanıyordu. 
 
YAŞAM VE ÖLÜMÜN 
 
Lou hakkı olan tahta oturup Morgane’ın hükmüne son vermek için mutlaka geri dönmeliydi. Bu noktada Reid’i kritik bir karar bekliyordu. Kötülüğün her koldan saldırdığı bu son savaşı kazanabilmek uğruna aşkını mı, benliğini mi yoksa geleceğini mi feda edecekti? 
 
TANRILAR VE CANAVARLARIN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b0e2243-3cf4-4bf5-b810-4b246428a3ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrılar ve Canavarlar</image:title>
            <image:caption>KADERİN BİRLEŞTİRDİĞİ İKİ ÂŞIKTIK BİZ 
 
Lou bütün hayatını annesinden ve avcılardan kaçarak geçirmişti. Reid ise cadıları kovalayarak. Beraber olabilmek için tüm imkânsızlıklara kafa tutan bu çift şimdi yine omuz omuza durmuş, yıkıcı kayıpları için alacakları intikamı planlıyordu. 
 
KAZIK VE KİBRİTİN 
 
Ancak karanlık, görünenden daha yakındı. Lou’yu çoktan ele geçirmişti ve onu geri getirmek için bu kez sadece aşk yetmeyecekti. O kendi içinde ölüm kalım savaşı verirken, cadılar onlara karşı birleşiyor ve yeni bir dünyanın kapıları aralanıyordu. 
 
YAŞAM VE ÖLÜMÜN 
 
Lou hakkı olan tahta oturup Morgane’ın hükmüne son vermek için mutlaka geri dönmeliydi. Bu noktada Reid’i kritik bir karar bekliyordu. Kötülüğün her koldan saldırdığı bu son savaşı kazanabilmek uğruna aşkını mı, benliğini mi yoksa geleceğini mi feda edecekti? 
 
TANRILAR VE CANAVARLARIN 
 
 
“Bu enfes, mükemmel ve zaman zaman da yürek burkan seriyi okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Tanrılar ve Canavarlar genç yetişkin türünün en iyi örneklerinden biri!” 
—The Young Folks 

 
“Tanrılar ve Canavarlar’ı Lou’nun bir tepsi tarçınlı çöreği mideye indirmesinden daha hızlı yalayıp yuttum!” —Coffee, Book &amp; Candle 
 
“Bu kitaba çok katmanlı demek az kalır. Tanrılar ve Canavarlar bunun çok daha ötesinde. Mükemmel ve can acıtıcı… yoğun ve büyüleyici.” —Toppin’ Up</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133f7666-516d-45f7-a87e-0929b030693d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yılan ve Güvercin</image:title>
            <image:caption>CADI İLE CADI AVCISI KUTSAL EVLİLİK BAĞIYLA BİRLEŞTİKLERİNDE 
HİKÂYE TEK BİR ŞEKİLDE BİTEBİLİR 
AŞK VE ATEŞ 
 
Louise le Blanc bağlı olduğu cadılar meclisinden iki yıl önce kaçıp Cesarine şehrinin gölgelerine gizlenmişti. Cadıların avlanıp yakıldığı bu şehirde büyüsünü kullanmaya cesaret edemese de yetenekli bir hırsız olarak bıçak sırtında yürüyordu. 
 
Cadı avcısı Reid Diggory’nin ise hayattaki tek ideali kötülüğü yeryüzünden silmekti. Fakat kaderin hain bir oyunu yüzünden Lou ile Reid evlenmek zorunda kaldıklarında, zamanla aralarında karanlık sırlardan başka şeyler de filizlenecekti. 
 
2019 Amazon Yılın En İyi Kitabı 
New York Times ve Indiebound Çoksatanı 
 
“Muhteşem bir çıkış romanı, içinde sevdiğim her şey var: Işık saçan ve gerçeklerin farkında bir kadın kahraman, karmaşık ve ölümcül bir büyü sistemi ve gece geç saatlere kadar okumamı sağlayan, iç yakan bir aşk. Yılan ve Güvercin kesinlikle mücevher değerinde bir kitap.” —Sarah J. Maas 
 
“Shelby Mahurin, cadı ile cadı avcısı konseptini alıp yepyeni bir atmosferde sunuyor. Lou’nun güçlü ama hüzünlü karakteri sayesinde sayfaların arasında kaybolacaksınız.” —School Library Journal 
 
“Romantizm seven okurları büyüleyecek.” —Kirkus 
 
“Entrika dolu karanlık bir hikâye.” —BCCB 
 
“Çok katmanlı yan karakterler ve Fransız esintili evren güçlü bir arka plan oluşturuyor ama hikâyenin kalbinde Lou ve Reid’in arasındaki karşı konulmaz çekim yatıyor.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c34f63df-ae39-46d6-b8f7-2f33333db5f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve Bal</image:title>
            <image:caption>NEREYE GİDERSEN GİT, SENİNLE GELİRİM 
 
Morgane’ın hançerinden kıl payı kurtulduktan sonra kendilerini yapayalnız bulan Lou, Reid, Coco ve Ansel’in saklanacak yerleri kalmamıştı. Kilise, krallık, cadılar – herkes onlara karşıydı. Bu savaşı kazanma şansları tükenmek üzereydi. 
 
NEREDE OLURSAN OL, YANINDA KALIRIM 
 
Ölümcül bir kedi-fare oyununun içine çekilirken müttefiklerini en umulmadık yerlerde aramaları gerekiyordu. En kadim düşmanları olan kan cadılarını ve kurtadamları ikna etmek için çok az zamanları vardı. 
 
İKİMİZ DE YAŞAYACAKSAK, HER ŞEYİ YAPARIM 
 
Lou büyünün tehlikeli sınırlarında gezinirken, Reid kendi gücünü hâlâ ısrarla reddetmeye çalışıyordu. Onları sonsuza dek bağlayan yeminleri, kanla tekrar yazılmak üzereydi. 
 
FAKAT ÖLÜM HEPİMİZİN PEŞİNDE. 
 
 
“Lou sadece kendi sesini bulmakla kalmıyor, erkeklerin kadınlara olan bakış açısını da tamamen değiştiriyor. İlk kitabı sevenler, her ters köşede Kan ve Bal’a hayran olacak.” —School Library Journal 
 
“Shelby Mahurin, insanı avucunun içine alan cesur bir devam kitabına imza atmış. Kesinlikle en sevdiğim serilerin arasına girdi.” —Adalyn Grace 
 
“Tüm yozlaşmışlığı ve tehlikeleriyle, Kan ve Bal tam da ihtiyacım olan kitap. Karakterler beni o kadar etkiledi ki başlarına daha neler geleceğini bir an önce okumak için sabırsızlanıyorum.” —Reneé Ahdieh 
 
“Keskin mizahı, kalbimi hiç çekinmeden kırması ve muhteşem ters köşeleriyle başımı döndürdü.” —Isabel Ibañez 
 
“Shelby Mahurin’in yarattığı nefes kesici büyülü dünya, sevginin gücü ve ne pahasına olursa olsun sevdiklerini koruma arzusunun çarpışmasına sahne oluyor. Başkasının ruhunu kurtarmak için kendininkini feda eder miydin? Kan ve Bal bu zor soruyu ortaya atmakla kalmıyor, okuru baş döndürücü bir yolculuğun içine çekiyor.” —Jodi Picoult</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f62a4f4f-2851-49e3-8fcf-aefe404866e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergilius’un Ölümü</image:title>
            <image:caption>İlk romanı kırk beş yaşındayken yayımlanan Hermann Broch, Nazilerin Avusturya’yı ilhakının ardından sosyalist bir dergiye sahip olduğu şüphesiyle kısa süreliğine hapis yattı, ancak aralarında James Joyce’un da bulunduğu dostları sayesinde önce İngiltere, sonra Amerika’ya göç etti. 1936’da yazmaya başladığı Vergilius’un Ölümü’nü sekiz yılda tamamladı, roman 1945’te yayımlandı. 
 
Aeneis’in şairi Vergilius, İmparator Octavianus Augustus’un kafilesiyle beraber Brundisium’a gelir. Hastalanan büyük şair, önce limanda toplanan mahşeri kalabalığı aşar, sonra yoksulluğun âdeta cisimleştiği Sefalet Sokağı’ndan geçerek saraya ulaşır. Vergilius hayatının son gününde, henüz bitiremediği Aeneis’in ahlaki bir muhakemesini yapacak hatta ölümünden sonra, halkın Büyük Roma’ya inancını perçinleyecek bu destanın yakılması adına Augustus’a karşı çıkmayı bile göze alacaktır. 
 
Hermann Broch’tan Vergilius’un Ölümü su, ateş, hava ve toprak kadar temel öğelerin, yaşamın, güzelliğin, bilginin, ölümün üstünde yükselen abidevi bir başyapıt. 
 
“Romanın esnek yapısı bağlamında gerçekleştirilmiş en sıradışı ve temel deneylerden biri.” –Thomas Mann 
 
“Hermann Broch on dokuzuncu yüzyılın klasik sanat biçimlerinden birini neredeyse bütünüyle dönüştüren büyük yirminci yüzyıl romancılarının geleneğine ait bir yazar.” –Hannah Arendt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c70fff3c-b719-4c03-842d-bdc85754d7b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Takas</image:title>
            <image:caption>Locus En İyi Korku Romanı Ödülü Kazananı 
 
Dünya Fantazi En İyi Roman Ödülü Kazananı 
 
Britanya Fantazi En İyi Korku Romanı Ödülü Kazananı 
 
Apollo Kagwa, babası ortadan kaybolduktan sonra kâbuslar görmeye başladı. Babası ona, içinde bir kitabın da bulunduğu tuhaf eşyalarla dolu bir kutuyu miras bırakmıştı. Yıllar geçmişti ve artık Apollo da bir babaydı ama eşi Emma yeni doğan bebeklerine pek de sıcak yaklaşmıyordu. Önceleri bu durum Apollo’ya doğum sonrası depresyonu gibi görünüyordu ama Emma korkunç bir şey yapıp kayıplara karıştıktan sonra dehşetin kapıları yavaş yavaş aralanacak, Apollo’nun kâbusları anlam kazanacaktı. 
 
Emma’nın akıbeti hakkında bilgi sahibi olduğunu iddia eden bir yabancıyla tanışmasının ardından başlayan macerası, Apollo’yu bir adaya, sırların gömüldüğü bir mezarlığa, efsanelerle dolu bir ormana götürecekti. 
LaValle, klasik bir peri masalını yeniden anlattığı bu tüyler ürpertici romanında, sevdiğimiz insanları yabancıya dönüştüren sırları keşfetmeye çağırıyor bizi. 
 
“Edebiyat tanrıları Haruki Murakami ile Ralph Ellison’dan bir harman yapsalardı ortaya Victor LaValle çıkardı.” –Anthony Doerr 
 
“Sağlam bir Coen Kardeşler filmi gibi.” –Paul Beatty 
 
“İlgi uyandıran, dehşet dolu bir kitap.” –Kelly Link 
 
“Büyüleyici, heybetli bir eser.” –Marlon James</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c0e8a44-0a8c-4246-8afa-098db50f7c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Panayırların Heyulası - Kayıp Rıhtım Öykü Antolojisi</image:title>
            <image:caption>“Fantastik edebiyat, bilimkurgu ve korkunun çoğu genç ismi bir araya gelip bir ucube öyküleri antolojisi yaratmış. Aralarında sevdiğimiz pek çok yazar var. Ve en güzeli, kadınerkek dağılımı da umut verici.” –Sevin Okyay 
 
“İsyan başladığında ucubeler yüzünden gerçekle yüzleşmek zorunda kaldılar, hayatlarını idame ettiren yalanlara ne kadar bağımlı olduklarını gördüler.” 
 
İnsanların popülist politikalar tarafından marjinalleştirildiği, yalnızlaştırıldığı, öteki olmaya mahkûm edildiği zamanlardayız. Öteki olmanın anlamını, aykırılığın, ucubeleşmenin ne demek olduğunu sorgulamanın en iyi yollarından biri de kurmacadan geçiyor. 
 
Tüm Panayırların Heyulası fantazi, bilimkurgu, korku, distopya, tuhaf kurgu ve polisiye türlerinde yazılmış “ucube” temalı 20 öyküyü bir araya getiriyor. Özel olarak bu kitap için kaleme alınmış öykülerde ucube, kimi zaman bir mekân kimi zaman bir durum. Bazen de normalin ta kendisi. 
 
İzlerini arama çubuğunda değil, hayatın içinde sürdüğünüzde ucubelerle şekillenen panayırları görebilirsiniz. Üstelik tüm panayırların bir heyulası var. Tüm panayırlar aynı özü saklıyor. Hepsinin cevheri aynı maden ocağında gömülü. Derinlere inip onları görmemiz gerekiyor. Beraber paylaşacağımız yollar var. 
 
Kayıp Rıhtım, sizi yalnız yürümek istemeyeceğiniz bir patikaya davet ediyor.


AYÇA ERKOL • BAHADIR CÜNEYT YALÇIN • BAHRİ VARDARLILAR • DENİZ ERBULAK • EDA İŞLER • EKİN AÇIKGÖZ • EMİRHAN BURAK AYDIN • EZGİ POLAT • HAKAN BIÇAKCI • HİKMET HÜKÜMENOĞLU • MEHMET BERK YALTIRIK • MURAT S. DURAL • MÜGE KOÇAK • ONUR SELAMET • ORÇUN ÜNAL • ÖZGÜRCAN UZUNYAŞA • S. İPEK ORTAER MONTANARİ • SERAN DEMİRAL • SUAT DUMAN • SÜREYYYA EVREN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1455c392-3cca-4871-b3c5-3e4f72097dba.jpg</image:loc>
            <image:title>Elleri Kara Çocuk</image:title>
            <image:caption>Elleri Kara Çocuk, Umay Umay’ın, mürekkebe hayatını bulaştırdığı, özgün, şaşırtıcı ve sıradışı bir kitap. Barış Kara’nın çizimleriyle zenginleşen Elleri Kara Çocuk yazarla okurun aynı yolu paylaşması için bir imkân aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb02d30c-c8fa-4de6-8151-05c86c392d96.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları</image:title>
            <image:caption>“Beyin haysiyetinden bu kadar kaybettikten sonra, hayati faaliyette insanın filden, karıncadan, leylek veya zürafadan hiçbir farkı kalmıyor. Rabbim! Her zevki tatmin edecek ve ismi yine ‘sanat ve edebiyat’ olacak olan felsefe taşını nasıl bulmalı!” 
 
Ahmet Haşim şairliği kadar nasir kimliği de ön planda olan bir söz ustasıydı. Küçük bir tahtakurusundan büyük medeniyet sembollerine, dert edindiği tüm meseleleri kâğıda dökmekten imtina etmedi. Bize Göre’de yer alan ve Mehmet Kaplan’ın yayıma hazırlarken “dolgunluğunu”, tasvir gücünü ve ironik anlatımını işaret ettiği fıkralar, onun nesirdeki kuvvetini günümüze taşımakla birlikte yazılarını oluşturan fikri arka plan hakkında da okura ipuçları veriyor. 
 
Haşim’in çoğu zaman iki sayfayı geçmeyen uzunluktaki fıkralarının her birinin bir önermesi, bir çıkış noktası mevcut. Haşim’in yazıları, okura yalnızca estetik haz vermez, ki böyle bir iddiası yoktur. Bununla birlikte bu yazıların, erken Cumhuriyet döneminin meselelerine entelektüel, politik, sosyolojik bir bakış imkânı sağladığı da aşikâr. 
 
Ahmet Haşim dendiğinde hatıra gelen ilk eserlerden biri olan ve Bir Seyahatin Notları’yla birlikte sunduğumuz Bize Göre, önemini hâlâ korumakta. Elinizdeki kitap, Ahmet Haşim’i anlama çabasına nitelikli bir katkı sunma amacını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af66e1d3-66e1-4963-8574-b836fd17f573.jpg</image:loc>
            <image:title>Dansöz</image:title>
            <image:caption>Her sonların bir cesareti vardır!
Son bakış
Son dokunuş
Son öpüşme
Son sevişme…
Her sonların bir cesareti vardır!
Son aldanış
Son gözyaşı
Son tebessüm
Son veda…
Her sonların dudaklardan dökülmez kelimeleri!
Hoşça kal yerine derin bir sessizlik içinde
Son kez gidilir!..
Sizce ben âşık mıyım şair miyim? Hayır değilim! O halde ben, giderken değil gittikten sonra değil çok çok önceden veda ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01b232eb-3a63-4e2f-8459-3fa6485dd1c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk Seti (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>&quot;Ben dünyayı bisikletle dolaşacağım!”
Her şey bir iddia ile başlar ve gece gündüz bir kâşif olup dünyayı dolaşma hayalleri kuran Tom onunla alay eden sınıf arkadaşlarına yanıldıklarını kanıtlamak için bisikletine atlayıp yollara düşer. Onu İngiltere’den Afrika’ya kadar uzanan zorlu ama bir o kadar da eğlenceli bir yolculuk beklemektedir.
Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk, bir gün evinden çıkıp dört yıl boyunca bisikletiyle tüm dünyayı dolaşan ve bugün 21. yy’ın en büyük maceraperesti olarak tanınan Alastair Humphreys’den geleceğin gezginlerine ilham verecek bir macera kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/111ca90d-4c70-445f-b538-6da258ffb88f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Bahçeleri - Malazan Yitikler Kitabı 1</image:title>
            <image:caption>“EN GÜZEL HAYAT, TANRILARIN GÖZÜNE BATMAYANDIR. HÜR KALMAK İSTİYORSAN, SESSİZ SEDASIZ YAŞAMALISIN.”


Şehirlerin baş tacı, bir rivayet üstüne inşa edilen şehir Darujhistan… Gaz lambalarının mavi ışığında geceleri bir inci gibi parlayan bu şehir, Genabackis kıtasının ev sahipliği yaptığı Özgür Kentler arasında, Malazan İmparatorluğu tarafından ele geçirilmemiş son yerdi. Ve İmparatorluk doymak bilmez bir iştahla gözünü Darujhistan’a çevirmişti. İmparatoriçe Laseen mutlak hâkimiyet için her şeyi göze almıştı. 
 
Ancak Darujhistan dışarıdan göründüğü kadar savunmasız değildi. Şehrin dolambaçlı sokaklarında Yılanbalığı ismindeki casuslar efendisi, şehrini korumak için gizemli güçlerle bir çatışmaya girmişti. Şehrin çatılarında geceleri bir suikastçı savaşı veriliyordu. Şehrin tepesindeyse, yönetimi elinde tutan efsuncular cemiyetiyle ittifaka girmiş olan büyücü-suikastçı Tiste Andii ırkının lideri Anomander Rake, uçan kalesi Ay Tohumu’nda harekete geçme vaktinin gelmesini bekliyordu. 
 
Tanrıların da oyuna katılmasıyla, Darujhistan üzerinden yapılan tüm planlar suya düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı. İnsanların gelip geçici hırsları, tanrıların ebedi çatışmalarının altında ezilecekti. Ve tanrıların unuttuğu bir gerçek gün yüzüne çıkacaktı: Faniler de bir tanrıyı öldürebilirdi. 
 
“Size verebileceğim tek tavsiye, vakit kaybetmeden Ay Bahçeleri’ni okumaya başlamanız.” –Stephen R. Donaldson 
 
“Bu eser, epik fantastiğin zirve noktası olabilir.” –Glen Cook</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29a03e06-ebd2-42cb-8ea5-632ec6b09f2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Hayatı olduğu gibi istiyordu, özü arayan ve ruha uzanan tüm yönleriyle.” 
 
Genç bir denizci olan Martin Eden, ilk aşkı Ruth’la beraber sınıf farkıyla da tanışır. Bir insanın değerinin, sahip olduğu mevki ve servetle ölçüldüğü toplumda Martin kendini yetersiz hisseder. Sevdiği kadının aşkını hak etmek ve onun çevresine uyum sağlamak için kendini eğitmeye başlar. Bu süreç onu okumaya, ardından da yazmaya iter. Ancak gelişen entelektüel seviyesiyle sadece işçi sınıfından soyutlanmakla kalmaz; aynı zamanda gözünde büyüttüğü burjuva toplumunun sahteliğinin ve çıkarcılığının da farkına varır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d384467-3d15-47fb-b5eb-16cf77b87f28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbin Sırları</image:title>
            <image:caption>“Kalp bir kale gibidir. Şeytan onu ele geçirmek için her an fırsat kollamaktadır. Onun oraya girmesini engellemek için her an uyanık bulunmak, onun giriş yerlerini kapatmak veya oralarda nöbetçi bulundurmak gerekir. Kaleyi iyi tanımayanlar bu işi yapamaz. Bu görev her Müslüman için farzdır. 
Şeytanın sızma yollarını bilmeksizin kalbi ona karşı savunmakta başarıya ulaşılamaz. Şeytanın kalbe girmek için kullanacağı yollar ve sızma yerleri kulun bir takım sıfatlarıdır. Bunlar çoktur.” 
*** 
Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “kalp” kelimesini merkeze alıyor. Kalbin mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ed18adc-2586-4a58-865e-5b6f331980bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebeveynliğin Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Amerika&apos;nın önde gelen çocuk psikologlarından Leonard Sax, New York Times çoksatan kitabı Ebeveynliğin Çöküşü’nde, modern ebeveynliğin kasvetli durumuna dair okunması gereken bir anlatı ve çocuklarımızı yetişkin dünyasının zorluklarına nasıl daha iyi hazırlayabileceğimize dair bir vizyon sunuyor. Genç insanlar arasında artan obezite, depresyon ve kaygı bozukluğu sorunlarının, anne babaların kendi otoritelerinden feragat etmesinden kaynaklanabileceğini öne sürüyor. Bunun sonucunda doğru ve yanlış konusunda bir standardı olmayan, disiplinden yoksun ve yönlerini bulmak için akranlarına ve internete bakan çocukların yetiştiğini anlatıyor.   
 
Sax, çocuklarıyla ilişkilerini yenilemek için ebeveynlerin, ekran sürelerini sınırlayarak, daha iyi alışkanlıkları teşvik ederek ve onlara bakış açısı kazandırarak otoritelerini nasıl yeniden kurmaları gerektiğini gösteriyor. Bir aile hekimi ve psikolog olarak yaklaşık otuz yıllık deneyiminin yanı sıra çocuklar, ebeveynler ve öğretmenlerle yapılan yüzlerce röportajdan yararlanarak ebeveynlere gitgide daha karmaşık hale gelen bir dünyada çocuklarının başarılı olmalarına yardımcı olmak için kullanabilecekleri bir plan ortaya koyuyor.  
 
 
“Anne babaların nerede yanlış yaptıklarına, çocuklarına erdem ve kişilik kazandırma konusunda başarıyı nasıl yeniden yakalayacaklarına dair kapsamlı bir döküm… Sax daha sağlıklı, daha saygılı ve vicdanlı bireyler için, ebeveynlerle çocuklarını yeniden ortak bir çizgide birleştirebilecek bir dizi izlenmesi kolay çözüm öneriyor.”  
—Kirkus  
 
“Ebeveynlik konusunda önde gelen uzmanlardan biri olan Dr. Leonard Sax, ebeveynlerin çocuklarıyla yaşadığı sorunları zekice dile getiriyor ve bunlara çözümler sunuyor. Ebeveynliğin Çöküşü akademik ama aynı zamanda pratik, basit ama aynı zamanda derinlikli bir kitap. Bu yıl sadece bir kitap okuyabilecekseniz bunu okuyun.” 
—Meg Meeker, Strong Fathers, Strong Daughters ve Strong Mothers, Strong Sons kitaplarının yazarı 
 
“Yıllardır ebeveynler ve çocuklarla doğrudan çalışmanın getirdiği deneyim ve birikim ile Dr. Leonard Sax size, modern zamanlarda ebeveynliğe, nerede yanlış yapıldığına ve yanlışların nasıl düzeltileceğine dair önemli bir bakış açısı kazandırarak ebeveynlik tuzaklarından nasıl kaçınacağınızı, çocuklarınızı nasıl daha iyi yetiştireceğinizi anlatıyor.” 
—Dr. Bill Bennett, ABD Eğitim Eski Bakanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d98cc08-fa5f-436b-932d-d0342659717a.jpg</image:loc>
            <image:title>Evliliğimi Nasıl Kurtarırım?</image:title>
            <image:caption>Hepimiz hayat yolculuğunda kendimiz için “en iyi” olanı arıyoruz. Bu kitap, içinde bulunduğumuz çağın insana sunduğu imkân ve olasılıklara karşın artan çatışma ve zorluklar karşısında yeni bir bakış açısı ve çözüm yolları bulunmasını kolaylaştırmak için kaleme alındı. 

Üç bölümden oluşan kitabın her bir bölümü bir psikoterapi seansı tadında planlandı. Kendinizi güvenle emanet ettiğiniz bir terapist rehberliği ile size kendinizi, eşinizi ve ilişkinizi tanıma imkânı sunuyor. Biliyoruz ki bir birlikteliğin en önemli üyesi “ilişkileri”dir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae5db46-6d03-42fa-82a1-373c5a2e189d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğumu Nasıl Anlarım?</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en zor işi, galiba bir çocuğu büyütmek ve ona insanlığa faydalı bir birey olma bilinci kazandırmak. Çocuk yetiştirmek büyük bir çaba ve sorumluluk gerektirir. 
Bu kadar büyük bir sorumluluk ne sadece annenin narin omuzlarına bırakılabilir ne de sadece bir ebeveyn olarak babadan beklenebilir. 
2-6 yaş arası ilk çocukluk dönemine hitap eden “Çocuğumu Nasıl Anlarım?” kitabımız anne babalara en değerli varlıkları olan çocuklarını yetiştirirken ve eğitirken karşılaşacakları problemlere pratik çözümler bulmaları yönünde yardımcı olabilmek amacıyla hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b29a38cd-6b25-405a-a806-29c94806dc22.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafağın Robotları - Robot Serisi 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>İlk olarak 1953 yılında, Galaxy Magazine’de tefrika edilen Çelik Mağaralar’ı yazarken Isaac Asimov’un aklında bilimkurgunun tek başına sınırlı bir tür olmadığı, edebiyatın her türüne uygulanabileceği fikri vardı. Dönemin popüler türlerinden olan dedektif öyküleri ile bilimkurguyu başarıyla birleştirerek türe farklı kapıları açtı. Vakıf Serisi’nden birkaç yıl sonra yayımlanan ve Galaktik İmparatorluk’un yükselişi, çöküşü ve onu izleyen iki Vakıf’ın kurulmasıyla sonuçlanan uzak geleceğin binlerce yıl öncesini anlatan, Asimov’un kompleks evreninin diğer parçası Robot Serisi böylece şekillenmeye başladı. 
 
Dedektif Elijah Baley, “tuhaf” bir cinayeti çözmesi için bir Uzaycı gezegeni olan Aurora’ya çağrılmıştı. Öldürülen, yani zihni bloke edilen ise bir robottu. Genel kanı ise bunu yapabilecek tek kişinin Baley’nin daha önce yardım ettiği Han Fastolfe olduğuydu. Baley’nin ve robot ortağı R. Daneel Olivaw’ın Dünya’nın uzaya açılmasında en büyük umudu olarak görünen ve cinayeti işlemediğini söyleyen Fastolfe’un masum olduğunu kanıtlaması gerekiyordu. Aksi hâlde hem Dünya hem de Elijah Baley için tehlike çanları çalmaya başlayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/609354f9-5332-4273-ba1e-ddeaa64809ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yayan Yapıldak</image:title>
            <image:caption>Yol, başladığı gibi bitmeyi de bilen ama bitmeyen, daralıp genişleyen, yapan, onaran, yeniden var eden yegâne şey. İnsandan başlayıp insanla bitmenin başka adı. Doğaya, şiire, geçmişe ve geleceğe uzanan bir el. 
 
Haydar Ergülen, Yayan Yapıldak’taki denemeleriyle dünden bugüne, bugünden yarına uzanan bir yol alfabesi kazandırıyor bize. Bazen nesnelere, bazen kavramlara, bazen de hayvanlara yepyeni anlamlar katıyor. Göğ’e ve Su’ya götürmek için evvela yola çıkarıyor bizi. 
 
“Merakımız var, hevesimiz var, yaşama aşkımız var, kalbin göğüne mi desek göğün kalbine mi, ikisi de gönülden geçer, bakasımız var, öyleyse kanatlarımız da var demektir! Ne duruyoruz? Kanatlarımızı açalım, onlar dünden hevesli. Sorun diyorlar, sora sora, bakın diyorlar, baka baka, düşleyin diyorlar, düşe kalka, uçun diyorlar, heves denizinde, merak göğünde, bata çıka, özgürlük ancak o zaman kuşlar gibi ve kuşlarla aynı hizada.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d622e206-0bf1-4fe9-831d-a9a15d9aabd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Firefly - Basbayağı Kahraman</image:title>
            <image:caption>Özlenen uzay westerni Firefly evreninde geçen, dizinin yaratıcısı Joss Whedon’ın danışman editörü olduğu bir roman! 
 
Tehlikeli bir kargo. Kayıp bir kaptan. İntikamcı bir ordu. 
 
Rutin bir iş gibi görünüyordu, Persephone gezegeninden alınan beş kasa onu bekleyen alıcıya ulaştırılacaktı. Ve Tanrı biliyordu ki Kaptan Reynolds eğer Serenity’yi uçurmaya devam etmek istiyorsa para kazanmalıydı. Ama müşteri Badger’dı ve Badger’ın olduğu hiçbir iş sorunsuz olmuyordu. Kasalar, en ufak sarsıntıda infilak edebilecek patlayıcılarla doluydu. 
 
Kalkıştan hemen önce Mal kaybolmuştu. Kargonun her geçen dakika patlama riski artarken ve Birlik gemilerinin ilgisi inatçı kaçakçı gemisine kayarken ikinci kaptan Zoe, kaptanı kurtarmak ile tayfayı korumak arasında karar vermek zorunda kalacaktı.  
 
Bu arada, Persephone’de bir grup Kahverengiceketli isyankâr gazinin, rezil yenilgilerinden sorumlu olan herkesten intikam almak için her şeyi yapmaya hazır olduğu dedikoduları yayılıyordu. Mal’in savaşla ilgili sakladığı karanlık bir sırrı mı vardı? Ve Serenity tayfası onu çok geç olmadan bulabilecek miydi? 
 
“Yine dokuzumuz da gemideyiz. İş bakımından ne bulabiliriz diye Siyahlık’a çıkıyoruz. Her zamanki gibi: Ne iş olursa, paralıysa alacağız. Durumlar iç açıcı olmasa da yapacak bir şey yok. Bu evren iyicil yahut adil değil ve kimseye bir rızık borcu yok.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d92bc35a-46be-4dc0-bb16-cc50eb581887.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünya turuna hazır mısınız?
Kahramanlarıyla, kötü karakterleriyle ve muhteşem haritalarıyla birbirinden olağanüstü on beş uygarlık.
 
 
Detaylı, öğretici ve birbirinden renkli çizimlerle bezeli bu Tarih Atlası gizemli uygarlıkların kadim tarihine ışık tutuyor. Kendi çağlarına damga vuran imparatorlar, korsanlar, kâşifler, mucitler ve daha fazlası… Tüm uygarlıkların dünya tarihine yaptıkları katkıları keşfederken maceranın tadına varacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3de9a3c6-0aa1-4de3-9837-8c42bf0f47ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah İçin Sevmek</image:title>
            <image:caption>“Sevdiği insandan ilim, amel veya onun vasıtasıyla onun ötesinde bulunan bir hedefe varmayı elde etmek için değil sadece Allah için sevmektir. Sevginin bu derecesi, derecelerin en yüce, en ince ve en sırlı derecesidir. Bu tür sevgi de mümkündür. Çünkü sevginin çok olmasının alameti şudur: Sevgi, sevgili ile ilgili bulunan her şeye sirayet eder. Uzaktan olsa dahi sevgili ile münasebeti bulunan her şeye geçer. Bu bakımdan şiddetli bir şekilde herhangi bir insanı seven bir kimse, o insanın sevdiklerini de sever. Onun dostlarını dost edinir. Ona hizmet edeni sever. Dostunu öveni de sever. Dostunun rızasına koşanı da sever.” 
*** 
Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “sevgi” kelimesini merkeze alıyor. Sevginin mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b972a632-a088-4e35-9224-9fc99bb900f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları</image:title>
            <image:caption>Yazarımız Serra Menekay’ın, 10’uncu kitabı tarihi bir roman… “Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları”… 

Kitaba adını veren Gördesli Makbule’nin şehadetinin bu sene 100’üncü yıldönümü olunca son tahlilde kitap farklı bir anlam kazanıyor. Roman içerisinde, Makbule ile birlikte, kurtuluş mücadelemizde önemli bir yer edinmiş Demirci Akıncıları gibi birçok kahramanı da tekrar kucaklamak ve anmak, yine birçok tarihi olayı tekrar yaşamak fırsatına da sahip oluyoruz. 

Sanatçı Pınar Ayhan kitap ile görüşlerini arka kapakta şu şekilde ifade ediyor: 
 “Kurtuluş tarihimizin kahramanları bu kitapta, yüz yıl sonra onların fedakârlıklarını en iyi anlayan yazarlardan biri tarafından anılıyor. 

Serra Menekay, titiz araştırmacılığını yüreğinin en derinlerindeki vatan sevgisiyle harmanlayarak anlatıyor topraklarımızda yaşananları. Kısacık ömründeki varlığını vatanının bağımsızlığına armağan eden efelerin kınalısı Gördesli Makbule’yi, yürekli yavuklusu Halil Efe’yi, yiğit Parti Pehlivan Ağa’yı, sözü özü bir İbrahim Ethem’i ve vicdanın ağırlığında ezilerek yitip giden Çerkes Ethem’i ve nicelerini anlatan bu kitap sayesinde elinizde bir pusula tutuyormuş gibi hissedeceksiniz. Bu pusula ihanette, haksızlıkta kaybolan ruhlara dürüstlüğün, mertliğin, cesaretin ve vatan aşkının yönünü gösterirken yüz yıl önce bize bu toprakları armağan edenlere teşekkür etmemizi de sağlayacak. 

Serra Menekay bu eseriyle hepimizin yerine şanlı tarihimizin kahramanlarını yâd ederek yine bir vefa borcunu ödememize fırsat tanıyor…” 

İyi okumalar diliyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb519cd-6753-4f47-811e-b3e640822b28.jpg</image:loc>
            <image:title>Dicle&apos;den Fırat&apos;a</image:title>
            <image:caption>Oysa, o ateşi tutuşturan 
çoktan beri terk etmiştir 
taht kurduğu yeri 
ve dönüp bakmamıştır ardına. 
 
Bense 
küle dönmüş gönül sarayımda, 
tomurcuk versin diye, 
gözyaşlarımla sularım, 
senden geriye kalanlarımı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3442f239-d278-4286-9ec4-c14ff3ef3128.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğe Hu - Alevilik Yazıları 1</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma ile Alevi inanç yolunda hakikat arayışını sürdüren canlara bir gönül penceresi açabilirsek; Dört kapıdan geçenlerin katarına katılacak yol erenlerine yakınlaştırabilirsek; inançtan akla atlamanın ilim ve bilimde mürşit arayanlara delil olabilirsek, Hakk’a ve Hakikate yol alma hizmetinde bir damla olabilirsek, gönül rahatlığı ile GERÇEĞE HÛ diyeceğiz. 
Aşk ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0100a8b8-19cb-4afe-b42b-4204a51f4442.jpg</image:loc>
            <image:title>Falcı Kadınların Serüvenleri</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca insanlık hep geleceği önceden öğrenme ve gerek kendi kaderine gerekse etrafında bulunanların kaderine hükmedebilme arayışında olmuştur. Şüphesiz ki bunun altında insan doğasının öngörülebilir olana eğilimi, bilinmeyene olan tahammülsüzlüğü yatıyor. 

Ve elbette insan, önüne çıkan her sorunu aştığı gibi bu soruna da bir çözüm bulma arayışına giriyor. İşte falcılık binlerce yıldır bu arayışın sonucu olarak hayatımızda kendini var ediyor. 

Bugün bu coğrafyada işleyen falcılık sistemi ise toplumun mecbur bırakıldığı imkansızlıkların, yoksunlukların bir aynası olmuş halde. İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap o aynayı size çeviriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee19f3da-bc7e-4295-a1d2-f814c1002890.jpg</image:loc>
            <image:title>Gor A Zinde</image:title>
            <image:caption>Gava ku li ber gor a Miko ra derbas bûn dengê hewarekî bihîstin, ji dûr dihat, ji kûr dihat, Qêrîneke bêy xwedî hewareke winda bû, lawiseke ku xwedî ji xwe ra gotî û teyrekî bêy hêlîn bû, Dareke bêy reh û pûşekî bêy sîh bû, Kevokeke baskot kirî û çêlikeke bêy dê mayî bû, Agirekî ku her der diqeland lê bi xwe dicemidî bû, Axeke bejî û aveke qerisî bû, mirineke bêy rihstîn û kahniyeke miçiqî bû, daristaneke bêy pel û teyrekî per weşiyayî bû, Hewareke bêy xwedî bû.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70fce3f6-2651-4308-af25-5aa760ebc75f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bilgisi</image:title>
            <image:caption>Yazmak, düşüncenin netleşip belli bir kanalda akabilmesi için zorunlu bir yazınsal terbiye eylemidir. Bu dosya, benim için gurbet veya sürgün yerinden ziyade, bir özgürleşme imkanı olan Almanya’da kendi düşünsel eylemimin ‘günlük’ biçimindeki dışavurumudur. 

Yazılarım, sosyal medyada tutulan bir günceye dayanmaktadır. Dosyadaki konular oldukça değişik ve çeşitli, bakış açısı ise alabildiğine eleştireldir. Pek çok konuya değinmeye ve olaylara farklı bir biçimde bakmaya çalıştım. Dosyanın motivasyon kaynağı, Türkiye sorunlarıyla hemhal olan bir zihnin kendisini içinde hissettiği sorumluluk duygusu, aydın olmanın gereği, bir müdahil olma biçimi, yapıyı değiştirme isteğinin bir göstergesidir. 

Umarım okurlar bu dosyada, ülke sorunları ve bilim dünyasındaki meselelere dair yeni bir bakış açısı edinir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53254306-6246-40c3-adab-f7578e8344ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Köçe</image:title>
            <image:caption>Kadın olunca içinde sakladıklarınla, çaresizliklerinin alnına yazılanlarına mahkum olursun. Geceler karanlıklarla savaştığı gibi bazen kendine mecbursun. 
Tarumar olan bedenler yalancı kahkahalara takılıp kalır bazen. Gözler yalancı kahkahalarda sakladığı kederin, yanan yüreklerin, asırlara sığmayacak kadar biriken sancılı günlerin habercisidir. 
Kevgire dönmüş bedenlerle yaralarını onuruyla saklayanlara bıraktığınız yıkım değildi aslında, insan doğasına sessiz bir isyandı. Barışlarımız bazen yüreklerimizde hapsediliyor, bazen de gırtlaklarımız penstokla kapatılıyor egemen güçlerce ya da kulaklar sağırlaşıyor. 
Bazen kendimize, kendimiz sorduk gecelerimizi hıçkırıklarımızla inletirken. Doğaya gözyaşlarımızı, ruhumuza inançlarımızı işliyoruz yüreğimizin süslenmiş acılar ülkesinde. 
Sigaranın yasak olduğu topraklarda doğacak güneşler ne kadar aydınlatır ki karanlık köçeleri… 
Kısacası gülüşü güzel insanları sevdik. 
Çünkü onur hırkası her bedene uymaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca08723-29ac-4149-8473-32640a829cbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerpiç Evden Çalınan Hayat</image:title>
            <image:caption>Selahattin Keser, bozkırın bir köyünde adımını attığı imkansızlıklar dünyasını ve sonrasında ülkenin birçok yerinde sürdürdüğü hayat mücadelesini tüm doğallığıyla ve bizleri gülümseterek anlatmakta. 

O, çocukluğunu mutlulukla hep yanında taşımış; zira, biliyor sahip olduğu hazinenin kıymetini. Kendi kişisel tarihini anlatırken Türkiye&apos;nin de yakın kısa tarihini okuyup gözümüzde canlandırıyoruz: Ülkenin ve halkın imkansızlıkları ve öğretmen okulu aracılığıyla makus talihini eğitimle kırma ümidi... 

Selahattin Keser&apos;in anlattıkları &quot;bir cırmalama hikayesi&quot;, hayata tutunmak için. Ve kendi oğlunu yetiştirirken çocukluğunun imkansızlığının hesabını hayattan tahsil ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb549dc2-0254-4725-84cc-02354952a985.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Aynalar</image:title>
            <image:caption>Perdeleri çekiyorum üzerime 
Duvarlarının ardında başlıyor dünyam. 
Tüm eşyalar tanıdık 
Hırkan asılı duvarda 
Sigaranı söndürdüğün küllük 
Dudaklarına değen kadeh… 
Kırık bir ayna 
Ve aynanın içinde duran ben. 
Kırık parçalardan biri durmadan anılarımızı hatırlatıyor. 
Diğer parçaları maziye karışan yüzümüzü anımsatıyor durmadan. 
Aynalar yokluğum benim 
Kederli yüzüm…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/116bff7f-a4eb-411a-8f54-330d7de80baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandeminin Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Bir gün bir virüs ortaya çıktı, aniden dünyamız değişti. Şimdilerde herkes “artık hiçbir şey eskisi gibi olamayacak” diyor. Gerçekten öyle mi olacak? Yoksa şimdilik kendimizi avutup kandırıyor muyuz?
Dünya, daha önce de salgınlar yaşadı; ama hiçbiri koronavirüs salgını gibi olmamıştı. Yaşadığımız ulaşım çağının bize sunmuş olduğu kolaylıklar, bu defa bize saldıran bir virüse aracılık etti, onu hızla bütün dünyaya yaydı. COVID-19 olarak adlandırılan bu virüs, bir pandemiye dönüşerek kısa bir sürede bütün dünyayı etkisi altına aldı. Ama virüsün bu denli hızla yayılmasını sağlayan küresel olanaklar, ne yazık ki onu önlemede yetersiz kaldı. Bu süreçte sadece küreselleşme çökmedi; ulus üstü kurumlar, büyük devletler, devasa ordular da itibar kaybetti. Doğa ve insanı mahvetmek için kullandıkları güç, gözle görülmeyen küçük bir virüs karşısında yerle yeksan oldu.
Küresel salgına küresel çözümler bulunamayınca, herkes kendi başının çaresine baktı. Ama bunun da sağlıklı bir yol olmadığı, dünyanın bir yerinden bu virüs olduğu müddetçe dünyanın hiçbir yerinin güvende olamayacağı biliniyor artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d892f5b3-0586-4f02-b1be-52c16652f926.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlığın Karanlık Yüzü</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yazarın bizzat gözlemlediği ve tanık olduğu Türkiye’de 1960 sonrası uygulanan sağlık sisteminin anlaşılması ve daha sonra tamamen Dünya Bankası tarafından projelendirilen ve uygulanan “Sağlıkta Dönüşüm Projesinin” anlaşılması için yazılmıştır. 
Hem sistemin hem de dönüşümün anlatıldığı dönem, yazarın doğrudan gözlemlerine dayana vaka hikayeleri ile anlatılmıştır. Bu, kitabın esas amacının gözden kaçırılarak bir anı kitabı gibi algılanmasına neden olmuş ise de, bir anı kitabı değildir. Kitapta konu ile ilgisi olmayan anılara yer verilmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daf02e1b-d952-421c-b903-83db4f7e3365.jpg</image:loc>
            <image:title>İtaat Mi İtikat Mi?</image:title>
            <image:caption>Alevilik öğretisi, özünde bir ibadet inancı değil; ahlak ve ikrar inancıdır. Yani itikat inancıdır. 
Burada esas olan tamamen ilkeler ve değerlerdir. İbadeti ise toplumsal ahlakın mekansallaşmasıdır. 
Temel olan ilkeler ve ‘edeb’ denilen ahlaksal davranışlardır. Kişi odaklı değil, toplum odaklıdır. “El ele, El Hakk’a”, “Pir pirden, er erden seçilmez” ilkesi ile ocaklar ve dergahlar üzerinden yatay bir örgütlenme modeli olduğundan, güç bir merkezde toplanmaz. 
İslam vb. semavi, vahiyli dinler ise tam tersine dikey bir örgütlenme modeline dayandıklarından, yaratıcının emirlerini taşıyan ve temsil eden, başta peygamber ve onun adına konuşan Sultan, Emir, İmam vb. şahısların kullandıkları yetki makamları, onlara mutlak bir güç kazandırır. Burada itaat, itikatten önce gelir. 
Kün-Ol fikrinin temel yasası gereği, sorgulamak şirk olarak, inanmamaya delalet olarak gösterilir. Bu durumda olanlara da ‘kafir’ yani inançsız muamelesi yapılarak her türlü zulüm reva görülür. Bu durum vahiye dayalı tüm semavi dinlerde olduğu gibi İslam’da da yayılma döneminden itibaren ve Muaviye ile devletleşen İslam’dan sonra, katmerleşerek sert bir kurala dönüşmüştür. Yani İslam’da “Ya biat ya cihat” formunda itaat temeldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba668e8c-bc8a-41c9-8a54-5248e8fe0f86.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya Alevi Örgütlenmesini Yaratan Değerlerimiz</image:title>
            <image:caption>‘Değerlerimiz’ programıyla evlerine mihman olduğumuz ve anlatılanları Yol TV ekranlarından sizlerle buluşturduğumuz bu yürekli kurucularımızın, emektarlarımızın anlattıklarını, bugünlere hangi mücadele ve azimle geldiklerini, dünyanın en büyük Alevi örgütlenmesini nasıl yarattıklarını &apos;Değerlerimiz&apos; adıyla kitap haline getirip sizlere sunmanın mutluluğu içerisindeyim. 
Bu kitapta, emektarımızı sizlere tanıtmayı hedeflerken, onların anlatımıyla yaşadıkları sıkıntıları, emeklerini okudukça aslında çoğumuz örgütlenmenin önemini tam olarak bilmediğimizin farkına varacağız. 
Onların anlattıklarını okudukça çoğumuz geçmişe ilk yıllarımıza uzanacağız, efkarlanacağız, dostluğun, yoldaşlığın hasretliğini çekeceğiz. 
Ama gelecek nesillerin, örgütlenmemizin hangi fedakârlıkları yaparak, hangi zorluk ve baskıları yıkarak Avrupa&apos;da Aleviliği gün ışığına çıkardığını, burada yakılan ışığın Türkiye Alevi örgütlenmesine nasıl meşale olduğunu gururla okuyacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdfc2dff-93c7-47e1-a48f-83cc9ba2d4a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Bizden - Alevilik Yazıları 2</image:title>
            <image:caption>Derler ki, hakikat yolun sonu değil, yolun kendisidir. Hakikat arayışı bilgi, bilme, bilince varmayla da ilgilidir. 
Ancak, yalnız bilginin ortaya çıkardığı “gerçek” değildir. Hakikat gönül gözünü aydınlatan ışıktır. Bilgi ile algının öz’deki bütünselliğidir. 
Biz de “Gerçeğe Hü” ve “Dil Bizden” kitap çalışmalarımızda dile getirdiğimiz konular ile hakikate bir nebze yaklaşabilirsek, hakikat ile buluşma yolunda bir adım atabilirsek, yola bir hizmet olarak, sizlerin takdirinizi aşk-ı muhabbetle kabul edeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c18ef1-9ad7-4eb5-9dcf-f1a638969c23.jpg</image:loc>
            <image:title>Referandum Bağımsızlığın Anahtarı</image:title>
            <image:caption>“Avrupa’yı Avrupa yapan değerleri vardı. Ama bugün İngiltere, Fransa, Almanya gibi Avrupa devletleri Kürd/Kürdistan sorunları karşısında, kendi değerlerini çiğnemektedir. ‘Kürdistan Bağımsızlık Referandumu’nda Avrupa Kürtlerin yanında değil, Ortadoğu’nun ırkçı, mezhepçi, otoriter, ayrımcı devletlerinin; örneğin Irak’ın yanında yer aldı. 
25 Eylül 2017 günü Kürtlerin sandık başına gidip yüzde 93’ünün Kürdistan’ın bağımsızlığına evet demesi çok önemlidir. Kürtler, ulusal iradeleri olduğunu, iradeleri doğrultusunda karar alabileceklerini, bu kararlarını yaşama geçirebileceklerini bu referandumda ortaya koymuş oldular. 
Eyyüp Demir’in konuyla ilgili kaleme aldığı elinizdeki bu inceleme, bu doğrultuda günümüzün temel sorunlarına cevap verecek niteliktedir. Yazarın geçmişten günümüze dönüşler yaparak, geçmişin sorunlarını, günümüzün temel sorunlarıyla bütünleştirip vermesi ayrıca dikkate değer bir anlatımdır. 
Elinizdeki bu incelemenin okuyuculara yararlı olacağını düşünüyorum.” 
İsmail BEŞİKÇİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/634ecc45-ba16-4271-96fe-0ab31fe814dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Seikilos İle Euterpe</image:title>
            <image:caption>Üzerinde yaşadığımız bereketli topraklar; eski uygarlıkların ürettiği güzellileri, yaşanmışlıkları da sunuyor bizlere. Duymasını, dinlemesini bilene nice öyküler fısıldıyor. Ahh işte tam karşımızda beliren şey, Tralles’li iki gencin yaşadığı ölümsüz aşkın anıtı olmasın sakın? Başınızı yukarı kaldırın! Bu kente misafir olup, verilen kurtuluş mücadelesinde hayati rol oynayan unutulmaz uçağın içinde kahraman bir efe mi geçiyor yoksa? En iyisi arkanıza yaslanın ve geçmişin görkemli antik kentlerinden, bu toprakları var eden kahramanlara ve gündelik hayatın yaşanmışlıklarına kadar uzanan sımsıcak öykülere kulak verin. Okudukça bu kendi daha çok sevecek, yepyeni güzellikler hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fdcfae-602c-40a5-94be-79267a33bb99.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılsama</image:title>
            <image:caption>Hatırı sayılır dertler yudumladım 
Tenhalığın doruğunda 
Elem çizgili yüzümü izledim 
Kırık aynalarda 
Her duvar dibini ranza bildim 
Oturdum yıkık ömrümün iskanlığında 
Filmini sardım en başa 
Hatıraları nefes nefese soludum 
Gözlerim saçlarının rengine büründü 
Direğimde ancak çizebildim 
İçli yanılsama 
 
İsmini duysam bir yerlerde 
Olurum bir an cennette 
Ne de olsa aşığa yer vermezler 
Bu kürede 
Bir başlık yer ver demiştim omuzunda 
Gel dersen and olsun 
Vururum kendimi yollara 
Bıçak çekerim mesafelere</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d2ba1ef-d228-489e-9b72-3929fd9a144a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğrunda Ölmeye Değersin Sen Diyarbekir</image:title>
            <image:caption>Yerim yurdum yok, 
kahredici, acı çekiyorum. 
Bütün yersiz yurtsuzlar birliğe!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a69cbd8f-d0ac-4d7d-bf4c-72e6b47c902e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Dünya</image:title>
            <image:caption>Bir Silah deposuna dönen gezegenimiz, doğasının bozulmasıyla da neredeyse kuruyup sadece paranın filizlendiği bir yer haline gelmiştir. Kuşkusuz, bunun böyle devam etmesi halinde çok uzun yıllar geçmeden dünyamız yaşanamaz bir yer haline gelecektir. 

Buna sessiz kalmakla bunu onaylamanın aynı şey olduğunu düşünüyorum. O yüzden koca bir yangına kendi gücü oranında su taşımaya çalışan bir karınca olabilmek adına dilimin döndüğünce, kalemimin elverdiğince bu romanı yazmaya karar verdim. Bir farkındalık yaratabilmek umuduyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/246c973b-47fd-4e1d-af2c-bfce4c62c6e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol Ve Yoldaş</image:title>
            <image:caption>“Yol ve Yoldaş” hayat içinde tesadüfen yolları kesişmiş üç arkadaşın anılarından seçmeler şeklinde kaleme alınmıştır. Dünyada ve Türkiye’de ciddi sosyal ve siyasal gelişmelerin yaşandığı soğuk savaş döneminde toplumun her kesiminde olduğu gibi öğrenci gençlik kesiminde de derin etkiler bırakmış bu dönemin gençleri “68 Kuşağı” olarak tarihe geçtiler. 

Kitaba konu olan üç arkadaşın doğum yerleri, sosyal ve kültürel yapıları, mensubu oldukları ailelerin inançlarının ve siyasi görüşlerinin farklı olması kendilerinin ortak bir ideale sahip olmalarını engelleyememiş ve onları benzer bir mücadelenin kader ortakları yapmıştır. 

“Yoldaş” sözcüğü; 1917 Ekim Devrimi’ndeki anlamının dışında “karşılıklı güven ve içtenliği” ifade eden özel bir sıfat olarak seçilmiştir. “Coğrafya kaderdir” diyen İbn-i Haldun’un tarihsel saptamasına ilave olarak “Dil ve Tarih” de kaderdir iddiasında bulunulmuştur. Karaköse (Ağrı), Mersin ve Elbistan gibi farklı coğrafyaların, sosyo ekonomik ve sosyo kültürel yapıları çok farklı olan insanların aynı kaderi paylaşmış olmalarının psiko-sosyal tahliller bakımından son derece ilginç bir örnek olduğunu görüyoruz. 

Aynı hedefe farklı yollardan gitmeye çalışmanın bir çelişki veya zaaf olmadığı, “hedef doğru ise gerisi teferruat” demenin bir örneğidir tesadüfen yolları kesişmiş olan bu üç arkadaşın yoldaşlıkları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6fe0030-f272-4b92-b1e0-cd99629b5b31.jpg</image:loc>
            <image:title>Attalos&apos;un Nefesi Bir Eşcinselin Günceleri</image:title>
            <image:caption>Yaşam koşullarının her zaman da adil davranmadığını içtenlikle anlatan bir iç dökümüne şahitlik etmeye davetlisiniz. 
İlgisiz ve zor koşullarda geçen bir çocukluğun ardından yaşanan kendini keşfetme yolculuğunun içsel ve toplumsal çatışmalarının eşliğinde, “farklı” bir gencin cinsel kimliğini sorgulamasıyla gelişen, özgürlük kavramının sınırlarını zorlayan yaşanmışlıkları okumak sizi şaşırtabilir. 
Belki de yaşam sadece içimizde saklı kalan “anlar”dan ibarettir! 
Toplumsal yapının dayatmalarına rağmen farklı cinsel tercihlerin yansıdığı günceler, bakım geçtiğimiz “ötekiler” için bütünsel bir anlayış zemini sunuyor bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034d5ea3-dd6c-4935-9f4d-8afed3f7ed70.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış</image:title>
            <image:caption>Aramak 
Bilimde sanatta fikirde ya da dinde 
Her eser ve perspektifte 
Tutulmuş yeminlerde 
Yerine getirilmiş sözlerde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/114062f1-dff7-418c-bf90-33653f7c486e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bir Türkü Söyle</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun Bin Yıllık Türküsü 
Ahmet Çuhacı’nın birçok şiirinin türküleştirilmesinin nedeni var. 
O, eski Anadolu ozanlarının işlediği dostluğu dizelerine serpiştirirken hem coşkuludur hem cömerttir. 
Anadolu’nun o bilgelik kokan deyimleri Çuhacı’nın şiirlerinde dizenin öyle bir yerine gelir oturur ki dersiniz o sözcük yıllar önce bu dize için denmiş, bu dize için ağızdan ağza uçup gelmiştir. Çoğu zaman günlük yaşamda kullandığımız sıradan deyimlerin söz sanatında ne büyük bir güce sahip olduğunu, Ahmet Çuhacı’nın dizelerinde başkalaştığını, yüceldiğini görürüz. 
Çuhacı’nın şiiri Yunus’tan, Pir Sultan’dan, Köroğlu’ndan damıtılmış, Nasreddin Hoca’nın gülmecesiyle beslenmiştir. Şiirlerinde çocuklara, kuşlara, ağaçlara hep yer vardır; hem de her dizede. 
Ahmet Çuhacı, Anadolu’nun bin yıllık türküsünü söylüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da188077-0c4b-4c07-a0ab-013e755e7745.jpg</image:loc>
            <image:title>Çoktan Ölmüş Gökmenler Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Kabuğuna geri dönen ceviz; 
az yenmiş ve çok tükürülmüş bir halde evdeyiz 
ne garip; hâlâ birileri bizim annemiz 
sırtı dönük pozlarımız ve biz; 
hâlâ bu kör resimdeyiz 
bazen mahalleler taşınır insanlar yerine 
bir bakarsın iz bırakmıyor adımların 
bazen aynası gibi dolaşırsın asık yüzlü sokakların 
balıklarıyla boğuşursun; 
kendini nehir zanneden çıldırmış yolların 
kabuğuna geri dönen ceviz; 
kendimizde değiliz, evde de değilsek nerdeyiz? 
Tüm iyilerin delirdiği fazla kurnaz bir yerdeyiz 
belki de kurtulmak için biz de delirmeliyiz 
yalnızlığın heykeli gibi boş odalar 
kapıları açmıyorum biliyorum hâlâ ordalar 
yanına uzandığım o beton hayaletin kıyısındalar 
eğer bir daha düşersem beni yine vururlar 
kabuğuna geri dönen ceviz; 
kır kabuğunu yeniden ceviz! 
Burdan ancak böyle gideriz 
kim bilir belki içimize birer çukur eşeriz 
kendi ellerimizle kendimizi gömeriz. 
kır kabuğunu yeniden ceviz! 
Burdan ancak böyle gideriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd121772-9d4c-46e5-9297-2bda326dc950.jpg</image:loc>
            <image:title>Zerreye Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Damladan hücreye zerremi karıp, 
Deryada asıl olan yârda değil mi? 
Canan’dan Ana’ya gerçeğe varıp, 
Varlığın birliği zarda değil mi? 
 
Hiç birinde eksik yok doğuranda. 
Doğanda emekçi, can yoğuranda. 
Canlıdan cansıza eşitlik anda 
Hızır’dan var olan arda değil mi? 
 
Pirce, demi emen şerbetli giziz. 
Dönüşüm, hakikât, enel-l Hakk biziz. 
Devriye kabından tohuma sazız. 
Bütünlük içinde sıra değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d2e4cce-9578-489b-a25d-2b5733bf9a56.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri - Orhan Veli</image:title>
            <image:caption>Biliyorum, kolay değil yaşamak; 
Ama işte 
Bir ölünün hâlâ yatağı sıcak, 
Birinin saati işliyor kolunda. 
Yaşamak kolay değil ya kardeşler, 
Ölmek de değil; 
 
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b5cfe39-4b83-4693-af6d-9bccbdc5c185.jpg</image:loc>
            <image:title>Mir - Urartu&apos;nun Diriliş Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Savaşlar hep böyledir. Talandır, yağmadır, yıkımdır, ölümdür, acı ve gözyaşıdır. 
Savaşlar biter ama sonrasında yaraları ve uzun süren matemi kederli bir yaşamla devam eder. Çünkü savaşlarda sadece eşler, babalar, evlatlar ölmez. Muhakkak ve muhakkak birileri de onların yokluğuyla ölü gibi yaşarlar. 
Savaş sonrasında taraflar zafer kazandık söylemleriyle acıları bastırmaya çalışsalar da aslında savaşların sonuçları zaferle değil, hep ölümlerle biter. Zafer kazandım diyen tarafın bile kayıpları olmuştur. Hele hele söz konusu kayıplar insan ise zafer hüzne dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb121d91-d56f-431b-9dc3-152c228d6a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkebe Boyanan Sardunya 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“İnsanın kalbi kimdeyse evi de oradadır.” 
 
Bahar geldi ve çiçekler kalplerini sarıp sarmaladı.  Önce bakışlar, sonra tebessümlerle adımlar atıldı. Sıcak bir kışı geride bırakan güzel ruhlar şimdi güneşin ışığında yanmaya hazırdı. 
 
Mislina ve Akif Selim’in kalbi birbirinin dengiydi ve her kalp dengine koşardı. Mislina şairdi, Akif Selim ise şiir. Fakat ikisi de okudu, ikisi de yazdı çünkü birbiri için atan kalpler bir gün muhakkak bir kitabın aynı cümlesinde nefes alırdı. 
 
Sevgileri her geçen gün derinleşirken karşılarına çıkan güçlüklere inat daha sıkı sarılıp bir söz verdiler. 
Bu sevmeleri kıskandıracak güzellikte bir sevgiydi çünkü kalp kırmaktan korkan iki insan nefreti hiç bilmezdi. 
 
Onlar gökyüzünün en güzel yerinde parlayan iki inci tanesiydi. 
 
“Her insanın kalbi bir kafestir ve oraya bir kuş girer. 
Kalp severse kuş yaşamayı bilir, küserse o kafesin içi boş kalır ama kalbinin içindeki öldü diye sevmekten vazgeçilmez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52b05d2c-b18d-40bb-b106-d88577a677bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkebe Boyanan Sardunya 2</image:title>
            <image:caption>“İnsanın kalbi kimdeyse evi de oradadır.” 
 
Bahar geldi ve çiçekler kalplerini sarıp sarmaladı.  Önce bakışlar, sonra tebessümlerle adımlar atıldı. Sıcak bir kışı geride bırakan güzel ruhlar şimdi güneşin ışığında yanmaya hazırdı. 
 
Mislina ve Akif Selim’in kalbi birbirinin dengiydi ve her kalp dengine koşardı. Mislina şairdi, Akif Selim ise şiir. Fakat ikisi de okudu, ikisi de yazdı çünkü birbiri için atan kalpler bir gün muhakkak bir kitabın aynı cümlesinde nefes alırdı. 
 
Sevgileri her geçen gün derinleşirken karşılarına çıkan güçlüklere inat daha sıkı sarılıp bir söz verdiler. 
Bu sevmeleri kıskandıracak güzellikte bir sevgiydi çünkü kalp kırmaktan korkan iki insan nefreti hiçbilmezdi. 
 
Onlar gökyüzünün en güzel yerinde parlayan iki inci tanesiydi. 
 
“Her insanın kalbi bir kafestir ve oraya bir kuş girer. 
Kalp severse kuş yaşamayı bilir, küserse o kafesin içi boş kalır ama kalbinin içindeki öldü diye sevmekten vazgeçilmez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cefff285-f616-4921-835c-2ca7450d254a.jpg</image:loc>
            <image:title>Olabildiğince Mutlu</image:title>
            <image:caption>Unutulmayacak bir gençlik romanı. 
 
Kaderin bir araya getirdiği birbirinden çok farklı üç kız, beklenmedik bir arkadaşlık ve çözülecek 
bir gizem... 

Kaza hiç yaşanmasaydı, Evie; Lucy ve Jemma’yla asla tanışmayacaktı. Ama işte buradalar, aynı hastane koğuşunda. Üç̧ kız pencerelerinden aşağıdaki parkta işlenen suça tanık olduğunda, üçünü de sonsuza dek değiştirecek olaylar zinciri başlıyor. Evie büyümenin ne demek olduğuyla yüzleşmek zorunda kalıyor. 

“Jane Godwin’in harika bir dili var; 
ustalıklı, yumuşacık ve nükteli.” 
The Age</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30c35467-92c6-41f5-8942-aa3be2963a44.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>Gestapo tarafından aylarca sorguya çekilen Dr. B., bu sırada tesadüfen eline geçen bir kitap sayesinde satranç öğrenir. Zaman ve mekân duygusunu yitirdiği tecrit odasında, başlangıçta terapi gibi gelen bu uğraş giderek kendine karşı verilen hummalı bir mücadeleye dönüşür ve kendi deyimiyle “zehirlenir”. Tesadüf ya, serbest kaldıktan sonra, Arjantin’e gitmek üzere bindiği gemide satranç şampiyonu Mirko Czentovic de vardır. 
“Bize hiçbir şey yapmadılar, bizi yalnızca sonsuz bir hiçliğin ortasına yerleştirdiler, çünkü bilindiği üzere yeryüzünde insan ruhuna sonsuz bir hiçlik kadar baskı yapabilecek başka bir şey yoktur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac0c580e-5416-4d59-961a-8c5d5caaa84f.jpg</image:loc>
            <image:title>Udi</image:title>
            <image:caption>Fatma Aliye’nin 1899’da yayımlanan romanı Udi’nin merkezinde bir müzisyen kadının, Bedia’nın talihsiz yaşantısı yer alır. Aldatılmış, yuvası dağılmış, hakir görülmüştür Bedia. Acılarını da hep musikiyle, uduyla teskin etmiştir. Zamanı geldiğinde ayağa kalkma cesaretini göstermiş, kendi ayakları üzerinde durmak için savaş vermiştir. Bu savaşında onu yalnız bırakmayan yine udu olmuştur. 
Bedia acıklı bir kurgunun devindirici bir karakteri değildir sadece; romanın yazıldığı sıralarda emekleme evresinde bulunan feminist bilincin arzu ettiği cesur, kararlı bir özneyi de temsil eder aynı zamanda. 
“Udu, ağlamak isteyen bu zavallının cereyan-ı dimağına yardım ediyordu. O maharetlere, o hazin parçalara ancak Bedia’nın ah-ı şererine refakat eden udun sonraki bir iniltisi cevap veriyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35f5ad15-412c-4dd8-8831-edc283d50c94.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf’un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül’dür. Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman, edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir. Romanda “yasak aşk” teması, cinselliğe dönüşmeden, “eylül” ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir. 1899-1900 yıllarında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül, girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen, edebiyatımızın klasiklerinden biridir. 

“Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak ‘Evet, her şey çürüyor; demek biz de çürüyeceğiz!’ diye düşündü. Demek ki çürüyecekti, o da çürüyecekti! Böyle, hiçbir saadet gelmeden, daha henüz beklerken, bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra, artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek, böyle çürümek, bitmek ona pek insafsızca, pek acı geliyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b75b9e17-9dab-4b99-8997-60d398fb94d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafdağı’nda Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Atıl‘ın büyükannesi doksan beş yaşına girmişti. Papatya Hanım‘ın evin kedisi Üşütük‘ü severek, kanepede uyuklayarak, çiçeklere su vererek geçen günleri, torunu Atıl‘ın ona hediye ettiği kitapla değişiverdi. Kitabı üç gün üç gecede okuyup bitiren büyükanne, bir yolculuğa çıkmaya karar verdi. Zümrüdüanka kuşunun peşinden ejderha fırınına kadar uzanan bir serüven olacaktı bu! Üstelik büyükanne bu yolculukta tek başına da değildi. Torunu Atıl çoktan kalimbasını bavuluna atmış, gezgin kızkardeşi Akasya da biletleri almıştı. Üç kafadarın bu beklenmedik ve gizemli gezisi, hepsinin hayata bakışını derinden etkileyecekti. Ne de olsa önemli olan varmışa yokmuşa takılmadan yola çıkabilmekteydi... 

Sevilen yazar Koray Avcı Çakman‘dan bir çocukla iki yaşlı kadının hayata bakışını incelikli detaylarla anlatan, kimin çocuk kimin yaşlı olduğunun bazen anlaşılmadığı ve yaşama sevincinden ödün vermeyen epik bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a144e559-6262-4085-b6b0-e079fcfc6430.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahmerdan</image:title>
            <image:caption>“1953’te Sait Faik, ikinci Türk olarak, Amerika’daki Uluslararası Mark Twain Derneği’nin onur üyeliği payesini aldı. Bu kadarı küçük bir haber olarak gazetelerde çıktı çıkmasına ama, sanatçılar gazete sütunları için pek çekici konu değildi. Oysa bundan önceki Mark Twain üyeliği ilk Türk olarak Atatürk’e verilmişti. Şimdi ikinci Türk de Sait Faik oluyordu. Aradan yıllar geçti, bugüne kadar başka hiçbir Türk bu onura layık görülmedi.” 
                                                                                                                          Ara Güler (kitaptan, s.139) 
 
*Şahmerdan *Çelme *Kaşıkadası’nda *Mahpus *Bir Define Arayıcısı *Projektörcü *Francala mı, Ekmek mi? *Paşazade *Krallık *Çöpçü Ahmet *Köye Gönderilen Eşek *Zemberek *Alt Kamara *Satılık Dünya *Köy Hocası ile Sığırtmaç *Şeytanminaresi *Bekâr *Beyaz Pantolon *Bir Kadın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca96acdf-781c-4c3a-a689-036c0b9552c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sisler Bulvarı</image:title>
            <image:caption>Düşlenen, tümüyle düşsel olan sevgililer, topu topu üç geceye sığdırılan, doyasıya yaşanamayan aşklar, gözlerinden yıldız rüzgârları geçen sevgililer, Paris sokakları, limanlar, yolculuklar, deniz insanları... ve Anadolu. Uzun havalar, halk türküleri... 

Sisler Bulvarı’yla başka dünyalara doğru yolculuğa çıkacağız biz de, Emperyal Oteli’nde üç gece kalacağız, biraz mehtabı içeceğiz, içimizde isyanlar çıkacak ve Sisler Bulvarı’nda öleceğiz... 
 
*Başka Yerde Olmak /Şâhâne Serseri /Başka Adam /Bir, Üç ve Beş /Eski Deniz Halkı /Liman /Tatyos’un Kahrı /Cinayet Saati /Başka Yerde Olmak *Kaptan /La Donna e Mobili /Mırç /Kaptan /Emperyal Oteli /Pia /Sisler Bulvarı *Yeraltı Ordusu /Bence Malûmdur /Silezya Dağları’ndan Uzakta *Bursa’dan Yaylımateş /Tarz-ı Kadim /Kirli Yüzlü Melekler /Ümitten Ümit Kesilmez /Hu /Ölüler İhtiyarladı /Eskimiş Bir Saban Korkuyor /İstanbul Şehri Ağlıyor /Bursa’dan Yaylımateş *Barakmuslu Mezarlığı /Dilekçe /Cazgır /Öküz /Batı /Tütünkeş /Rinna-Rinnan-Nay /İskeletler Dansı /Buğda /Uzun Hava /Derecikviran /Mustafa Kemal /Hayır /Dokuz Eylül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/445421e3-2dc8-4207-9cfb-a15ef4539738.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Ülkesine Kısa Yolculuklar</image:title>
            <image:caption>Jacques Rancière, geçmişten bu yana çeşitli deneyimler ve karşılaşmalardan hareketle, arşivlerde saklı belgeler ve yeniden yorumlanmayı bekleyen kâh edebi kâh sinematografik anlatılar ışığında, ütopyanın temelindeki dürtüyü, karşı konulmaz arzuyu mercek altına alıyor: halka, halkın ülkesine doğru yolculuk. Burada halk sosyoekonomik bir kategori değil kesinlikle, otantik bir ütopya diyarında yaşayan muhayyel bir toplumsal gövde. Diyar ise gerçekte hiçbir yerde var olmayan bir uzak ada değil örneğin. Tam tersine hemen yanı başımızda duruyor; boğazın öbür yakasında, caddenin hemen ötesinde, her gün bindiğimiz metronun en son durağında... Ziyaretçisine başka bir dünyanın, başka bir insanlığın görüntüsünün farklı yüzlerini sunuyor &quot;halk ülkesi&quot;, keşfe çıktığınız her bir coğrafyada.

Öte yandan Rancière var olmayan değilse bile yolculuğa çıkan açısından varışı çoğu zaman olanaksız bir ülkeye değiniyor. Wordsworth&apos;un Prelüd&apos;ünden Büchner&apos;in Woyzeck&apos;ine, Rilke&apos;nin Duino Ağıtları&apos;ndan Rossellini&apos;nin Avrupa &apos;51&apos;ine, söktüğü her kurguda, eşelediği her ipucunda işte bu olanaksızlığın tarihsel ve felsefi köklerini sorgulayarak saptamalarda bulunuyor. &quot;Bir Çocuk Kendini Öldürüyor&quot; başlıklı yazıda etraflıca ele aldığı Rossellini&apos;nin başrolde Ingrid Bergman&apos;ı izlediğimiz filmi, iki ayrı zamanda yaşanan iki farklı deneyimle Rancière&apos;in siyasal ufkunu değiştirecek bir uyanışa işaret etmesi bakımından kişisel bir önem de taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3966f9e-ec09-4d9f-a58d-8de946f05d5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşkün Derviş</image:title>
            <image:caption>Aleksandros Papadiamantis’in altı öyküsünden oluşan Düşkün Derviş seçkisi, yazarın edebi serüvenini yansıtmanın yanında, izleyen yıllarda Ege-Akdeniz havzasındaki edebi, kültürel arayışlara temel oluşturacak motifler barındırmaktadır. Doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği adalardaki yoksul halkın yaşantısı, âdetleri, gündelik karşılaşmaları ve gerilimleri Papadiamantis’in alabildiğine yalın, neredeyse masalsı dilinde yansımasını bulur. Meçhul bir yoksul Müslüman, intikam ile kabulleniş arasında salınan denizci delikanlı, istemeyerek gelin geldiği evden kaçmaya çalışan genç kadın ve tefeciler, balıkçılar, kahvehaneciler Papadiamantis’in öykülerinde ortak bir hümanizmin yapı taşlarını oluşturur. 

*Sıla Özlemi *Başak Toplayıcı *Aşk ve Yiğitlik *Düşkün Derviş *Hisar’daki Hz. İsa Kilisesi’nde *Dalgalarda Düş Kurmak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c4e32d-0016-4d8c-bfba-ac09631459a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şıpsevdi</image:title>
            <image:caption>İlk önce 1901’de İkdam gazetesinde “Alafranga” adıyla tefrika edilmeye başlanan fakat sansür heyeti tarafından neşri durdurulan ve ilerleyen yıllarda Sabah gazetesinde tefrika edildikten sonra 1911’de kitaplaşan Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi’nin en önemli romanlarındandır. Meftun Bey adlı baş karakterinin kişiliğinde yanlış Batılılaşma temasına yoğunlaşan ancak bunu alışılmışın dışında olaylarla zenginleştiren bir eserdir. Romanda, Meftun Bey ve ailesi etrafında yaşanan hadiseler akıcı bir dil ve mizahi bir üslupla anlatılırken, dönemin İstanbul’undan sunduğu kesitler Hüseyin Rahmi’nin ustalığını bir kere daha gözler önüne serer. Bütün bu özellikleriyle edebiyat tarihimizde “klasik” vasfını taşıyan romanların başında gelir Şıpsevdi. 
“Meftun Beyefendi, Paris’ten geldi geleli bir buçuk seneden beri İstanbul’daki tarz-ı maişetini külliyen alafrangalığa dökmek istiyor. Bu arzusu yoluna maddi manevi olanca kudretiyle sarf-ı ma-hasaldan geri durmuyor fakat husul-i emeline tamamıyla muvaffak olamıyor, meyus kalıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad9df891-3622-46f6-8150-5bbad8dced10.jpg</image:loc>
            <image:title>Çitlerin Olmadığı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de cezaevlerinin tarihi baskı ve zor kadar direnişlerin de tarihidir. 2000&apos;de gerçekleşen 19 Aralık Katliamı ve Ölüm Orucu Direnişi bu iki dünyanın kıyasıya çarpıştığı, sonuçları ve etkileri bugüne dek uzanan belirleyici bir tarihsel kesit; Lale Çolak ise insanca bir yaşam için bedenini ölüm olasılığının üzerine kararlılıkla süren onlarca devrimciden biridir.

Kavgasının şehri İstanbul sokaklarını zihinsel yolculuklarla tabana kuvvet adımlayan, çiçeklerin kokusunu, gökkuşağının tüm renklerini sansürlenmiş sayfalara bezeyerek şehirden şehre ulaştıran, bilime, edebiyata, müziğe ama ille de şiire tutkun, yaşama ölesiye bağlı bu genç kadının mektupları, ceberrut zihniyetin neyden korktuğunun da cevabını veriyor. İdeallerinden kuşku duymayan, kararlı, inatçı ama bir o kadar da neşeli, mavracı, öğrenmeye ve öğretmeye olan sonsuz merakıyla Lale Çolak; fiziki koşullarının çok ötesinde, zamanları, duvarları, sınırları aşan, Çitlerin Olmadığı bir dünya düşünün bitimsiz ufkunu yansıttığı satırlarıyla en karanlık zihinlerde dahi güneş açtırıyor.

Ümraniye Cezaevi&apos;nde yaşadığı operasyonun ardından önce Açlık Grevi sonrasında ise Ölüm Orucu Direnişi&apos;nin sıra neferlerinden Lale Çolak&apos;ın neredeyse yaşamını yitirdiği güne kadar kaleme aldıkları, gündelik yaşamlarının detaylarıyla, andığı isimlerle, yaşamını, bazen de belleğini yitirenlerle aynı zamanda direnişin ayrıntılı bir kroniği niteliği taşıyor. Hücrelere sokularak sesleri boğulmaya çalışılan &quot;içeridekiler&quot;, fiziki özgürlük yanılsamasıyla hücreleşmiş yaşamlarında boğulan &quot;dışarıdakilere&quot; yıllar sonra bile soluk aldırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31c08e19-a7ff-42a6-89f1-1b5fdc946779.jpg</image:loc>
            <image:title>Rasathane ile Bilimde Yüz Elli Yıl</image:title>
            <image:caption>Kendisi de uzun yıllar Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nde araştırmacı olarak görev yapan Mustafa Aktar, 1868 yılında İstanbul’da kurulan rasathanenin yaklaşık 150 yıldır hangi sosyal, ekonomik ve politik koşullar altında Türkiye’nin bilim yolculuğuna eşlik ve öncülük ettiğini ele alıyor; yapılacak yeni çalışmalar için ilham veriyor. 
 
“Rasathaneler özünde bilim için oluşturulmuş birer gözlem laboratuvarıdır; ancak tarih boyunca bunun çok ötesinde bir anlam taşımışlardır. Bunun sebebi, bazı kritik dönemlerde, evrene bakış açımızı değiştiren toplumların en yenilikçi ve hatta en devrimci düşüncelerini üreten kuruluşlar arasında yer almalarıdır. 
Gün gelmiş insan aklının ulaştığı en üst noktayı simgelemiş ve gün gelmiş şeytani düşüncelerin yeşerdiği bir sapkınlık yuvası olarak kabul edilmişlerdir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aab00913-0430-48d1-9669-dfcaa0ba4bac.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Oyun</image:title>
            <image:caption>Aile içi ilişkileri, toplumsal sorunları işlerken bireysel özellikleri yerli yerinde kullanıyor Şiir Erkök Yılmaz. Diyaloglardaki ustalığı kadar, sahne planları, kişilerin duygu ve davranış durumlarını verişiyle de dikkati çekiyor. 
 
Şiir Erkök Yılmaz’dan çağdaş tiyatromuza dört yeni oyun. 
 
Bir Darbe Masalı: Darbeci paşa, gönlünü bir kıza kaptırınca darbeden nasıl vazgeçiyor? Askeri darbe planlayan kuvvet komutanlarının tasaları ve aralarındaki tartışmalar bir güldürü örgüsü içinde sahneleniyor. 
 
Antika Bir Oyun: Yaş haddinden emekli bir üniversite hocası kendisini açık artırmayla satışa çıkarırsa ne olur, nasıl trajikomik bir sahne ortaya çıkar? 
 
Komşuculuk: Hazır yiyicilerle emeğiyle geçinenlerin komşuluğu nasıldır? Tadına doyulmaz bir komşuculuk örneği sahneleniyor. 
 
Hayat Öpücüğü: Ununu eleyip eleğini asmışlar ya da içi geçmiş gençler için umut ne ifade eder, nerede bulunur?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b6915c-627b-422d-b3e5-b0c15e34afeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bela Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Size, bize, “mevcutlu” götürülen, az sonra karısından ayrı düşecek olana, Beyoğlu’nun arka sokaklarında çamurlara bata çıka yürüyene, karanlık odalarda kendini arayana, “eksik” sevene, dövülmüş halini kimseler görmesin isteyene, cam yeşili etek giyene, sonbahar uğultusu duymamış olana bakıyor Attilâ İlhan, bakıyor ve onlardan, sizden, bizden şiir yapıyor. 

İlk kez 1962’de basılan Belâ Çiçeği’nde onun, kendine, hayatından şöyle ya da böyle gelip geçen insanlara, dostlarına, sevgililerine, sokaklara, meydanlara, toplumsal olaylara bakarak yaptığı şiirler bulacaksınız; belki kendinizi de... 

*Belâ Çiçeği /Aysel Git Başımdan /Sen Benim Hiçbir Şeyimsin /Gecenin Kapıları /Nada Nada y Nada /Nun Nun /Şubat Yolcusu /Büyük Leylâ /Eksik /İbrahim Cura Limited /Büyük Leylâ’nın Sonu /Beni Bir Kere Dövdüler *Cinnet Çarşısı /Doktor Şandu’nun Esrarı /Gökyüzü Olmak /İkinci Cem’in Gizli Hayatı 1 / İkinci Cem’in Gizli Hayatı 2 / İkinci Cem’in Gizli Hayatı 3 / İkinci Cem’in Gizli Hayatı 4 /Claude Diye Bir Ülke *Cinnet Çarşısı /Cinnetsaray /Rock’n’roll Köpekleri /Bir de Manhattan Olursa /Sirkeci Garpalas 32 /Eller Yukarı *Mâhur Sevişmek /Emirgân’da Çay Saati /Yarının Başlangıcı 1 / Yarının Başlangıcı 2 / Yarının Başlangıcı 3 / Yarının Başlangıcı 4 /Hacı Murad’ın Ölümü /Orient-Express /Mâhur Sevişmek /Ferdâ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57b321c4-bbaa-4624-afc4-363505d14d71.jpg</image:loc>
            <image:title>Güz Masalları</image:title>
            <image:caption>Güz Masalları, “Mevsim Masalları” dizisinin dördüncü ve son kitabı. Yine Tarık Demirkan’ın derleyip çevirdiği, Feridun Oral’ın resimlediği bu kitap, dizinin önceki kitaplarındaki gibi dünyanın dört bir yanından özenle seçilmiş masallarla dolu…
Güz Masalları, çocuklara güz mevsiminin özelliklerini ve bu mevsimde doğanın geçirdiği değişimleri anlatırken tatilin sona erdiği, tatlı bir koşturmacanın başladığı bu günlerde, her yaştan çocuğun zevkle okuyacağı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6770587c-7872-41b2-b785-10dae3f45113.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Dünyası Dergisi Sayı 74</image:title>
            <image:caption>Descartes’a Göre Edilgiler, Akıl ve Ahlak Arasındaki İlişki 
Sebile BAŞOK DİŞ 
 
İbn Sînâ’nın Eserlerinin Latince’ye Tercüme Süreci ve Latin İbn Sînâcılığı (Avicennaism) 
Mehmet Ata AZ 
 
Soru Sorma ve Sorgulama Tarzı Olarak Ölüm 
Şahin EFİL 
 
Euthyphron İkileminin İşaret Ettiği Bazı Ahlâkî Açmazlar 
Mustafa ÇAKMAK 
 
Verili Bir Değer Duygusu Olarak Adalet 
Muhammet Caner ILGAROĞLU 
 
Bilincin Zor Problemi 
Aslı ÜNER KAYA 
 
Akıllı Tasarım Hareketi Yeni Bir Şey Sunuyor mu? 
Ferhat ONUR 
 
Tanrı’ya İnanmayan Mutlu Olamaz mı?: Aristoteles, İbn Miskeveyh, Thomas Aquinas 
Metin AYDIN 
 
Heidegger Düşüncesinde Bir İmkân Olarak Ölüm ve Zamanla İlişkisi 
Nilüfer URLU ÜNALDI 
 
Hume’un Mavisi 
Şule GÖLE 
 
Derrida ve Türk Harf İnkılâbı 
Hayriye KIRTAY 
 
Bergson’un Gülme Teorisi: Bir Cezalandırma Mekanizması Olarak Gülme 
Berdan KAYA 
 
Nicolaus Cusanus 
Armand MAURER 
 
Hikmetin İzinde Bir Fizikçi: Schrödinger ve Anlam Krizi 
Mehmet Zahit SEZER 
 
“Gezgin Filozof Uluğ Nutku” Üzerine Bir Değerlendirme 
Aziz ŞEKER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9608950-31bf-4d81-bd42-712059787a27.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Masalları</image:title>
            <image:caption>Kış Masalları, ilkbahar, yaz ve sonbahar masallarıyla devam edecek “Mevsim Masalları” dizisinin ilk kitabı. Her yaştan çocuğun ilgisini çekecek bu masallar uzun ve soğuk kış akşamlarında içinizi ısıtmakla kalmayacak, dostluğun, sevginin, iyi niyetin önemini, kış mevsiminin güzelliğini bir kez daha hatırlatacak. Tarık Demirkan’ın derlediği Kış Masalları’nı Feridun Oral çizimleriyle renklendirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea00cd5-ef6e-4cd1-8579-3d191196bc88.jpg</image:loc>
            <image:title>Bambaşkadır Benim Memleketim</image:title>
            <image:caption>Yetiştirmiş olduğum binlerce öğrencim arasından kitap yazan tek öğrencimdir, lise yıllarından beri tanıdığım, on parmağında on bir marifet olan Zafer… 
İlginizi çekecek kadar göz alıcı bir kitap yazmış. 
Fakat sizi bu kitabı okuyup okumamaya ikna edecek olan şey, benim bu yazımda değil, kitabın içinde aslında… 
Şöyle ki: Zafer bu kitabı kurgularken, problem ortaya çıkmadan önce karakterin içinde bulunduğu durumu ve hemen ardından karakterin dengesini bozan, onunla amacı arasına giren olaya kendi yorumlarını ekleyerek tadına doyulmaz hâle getirmiş… Böylece olayların hiç de göründüğü gibi olmayacağına dair, ilgi uyandırıcı bir bilgiyi de kafamıza sokarken okuyucuyu güldürmeyi çok önemsemiş… 
Zevkle okudum... Zevkle okuyacaksınız, biliyorum... 
 
İLBAY ÇEP 
(Zafer&apos;in lisedeki kimya öğretmeni)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8afbcc7-be92-44e7-936f-be34c0295732.jpg</image:loc>
            <image:title>Horatio Nelson</image:title>
            <image:caption>Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler… 
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Horatio Nelson ile devam ediyor… 
Tarihteki en ünlü amirallerin belki de başında yer alan Horatio Nelson, kazandığı zaferlerle Britanya’nın dünyanın en büyük deniz gücüne dönüşmesinde kilit rol oynamıştı. Öyle ki, onun ölümünü izleyen bir asır boyunca ülkesi bu hegemonik konumunu sürdürecekti. Amerikan Devrimi sırasında genç bir zabit olarak kariyerine başlayan Nelson’un yıldızı, esas olarak Britanya’nın Devrimci Fransa ile tutuştuğu savaş sırasında parlamıştır. 1797 yılındaki St. Vincent Burnu muharebesinin kahramanı olması ardından emrine filolar tesis edilen Nelson, ertesi sene Ebuhur’da Fransızlara, 1801’de Kopenhag’da ise Danimarkalılara karşı kazandığı ezici zaferlerle şanını iyice perçinledi. Kariyerini taçlandıran an 1805’te, müttefik Fransız-İspanyol filosunu devrinde emsali görülmemiş bir hezimete uğrattığı Trafalgar Savaşı’nda gelecekti. Ne var ki, kariyerinin doruk noktasına ulaştığı o anda gelen bir kurşun ile fani yaşamı son buldu ve ‘ebedi hatırası’ bir efsaneye dönüştü. 
Nelson’u bu kadar müstesna kılan, onu bu denli bir efsaneye çeviren yönü neydi? Kibri, bencilliği ve özel yaşamını mesleğiyle karıştırmak gibi çiğ temayülleriyle aslında son derece kusurlu bir karakter iken nasıl Britanya’nın en ölümsüz kahramanı ve modern deniz gücü paradigmasının sembolü haline gelebilmişti? Bunun cevabı, Nelson’un stratejik ve taktik dehasında bulunabilir. O, sınırlı zaferlerle yetinen geleneksel deniz stratejisini terk edip hasmın tam imhasını hedef alan, diğer bir deyişle modern topyekûn savaş kavramını içselleştiren ilk deniz subayıydı. Bu hedef için gereken esnek taktikleri geliştirebilmiş; benzersiz liderlik hasletleriyle hem subaylarını hem de erlerini dönemin en kusursuz savaş makinelerinden birine dönüştürmeyi başarmıştı. Neticede ünü ülkesinin sınırları dışına taşarak yücelik hayalleri kuran bütün deniz güçleri için ideal emsal haline gelmiştir. Angus Konstam’ın elinizdeki eseri, bu kilit şahsiyetin karmaşık ve güç karakteriyle askeri dehasını incelediği kadar ölümünden sonraki efsaneleşme sürecini de hakkıyla mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e70d941-016b-45b0-bfe9-086d2827e9c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Robert Kolej - Dünyanın Tam Orta Yerinde</image:title>
            <image:caption>ROBERT KOLEJ’İN TARİHİ SERÜVENİ 

Robert Kolej nasıl kuruldu? Kolej’in yönetiminde hangi önemli isimler yer aldı? 
I. Dünya Savaşı’nda, Millî Mücadele yıllarında ve 
Cumhuriyet devrinde Kolej’de nasıl bir atmosfer vardı? 
Lozan Konferansı’nda yer alan Kolejliler kimlerdi? Kolej’in ünlü mezunları ve unutulmaz eğitmenleri kimlerdi? 
Robert Kolej, Amerikan Kız Koleji, Amiral Bristol Hemşire 
Okulu ve Boğaziçi Üniversitesi arasında nasıl bir miras ortaklığı mevcut? 
Kolej’i bugüne taşıyan gelenekler nelerdi? 
Kolej hangi davetlerle, sergilerle gündeme gelmişti? 
Kolej bünyesine de ne gibi öğrenci etkinlikleri tertip edilmişti? 
Olimpiyatlarda Osmanlı Devleti adına yarışan Kolejliler kimlerdi? 
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde devlet adamlarının okula bakışı nasıldı? 
Edebiyat alanında Orhan Pamuk’u, Halide Edip Adıvar’ı, Ülkü Tamer’i, Talat Halman’ı, Ayşe Kulin’i, Perihan Mağden’i, tiyatro sahasında Haldun Dormen’i, Genco Erkal’ı, Engin Cezzar’ı, Nevra Serezlioğlu’nu, Şirin Devrim’i yetiştiren okulda nasıl bir kültürel ortam vardı?

5’i İstanbul konulu olmak üzere tarih alanında meraklılara 13 eser sunan Önder Kaya, elinizdeki çalışmada tüm bu soruları cevaplarken aynı zamanda Robert Kolej’in günümüzde birçok eğitim kurumu için nasıl bir ilham kaynağına dönüştüğünü anlatıyor. 

Özellikle 1997-98 yılından itibaren geçilen sekiz yıllık zorunlu eğitim modeli, Robert Kolej’in dönüm noktalarından birini oluşturuyor. Çünkü bu dönemden itibaren orta kısım kapanıyor ve okul yalnızca lise eğitimi veren bir yapı kazanıyor. Bu çalışmanın kaleme alındığı dönemde Robert Kolej, özel okullar arasında en yüksek puanla öğrenci alan kurum olma özelliğini korurken; yetiştirdiği öğrencileri ve donanımlı öğretmenleriyle dikkatleri çekmeye devam ediyor.

“Robert Kolej”, ülkemizin eğitim tarihinde çok özel bir yeri olan bu seçkin okulun tarihi serüvenini bir belgesel titizliğinde ve roman tadında ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce142079-b190-40d0-9ea9-ac51e6d193df.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Nasıl Çöktü?</image:title>
            <image:caption>“Sayın Goldsworthy canlı bir metin sunuyor… Batı Roma İmparatorluğu’nu yıkıma götüren olayları edebi ukalalık peşine düşmeksizin gayet berrak ve akıcı biçimde aktarıyor.” Wall Street Journal 
“En tecrübeli ‘Romaseverleri’ bile tatmin edecek yeni incelemeler barındıran çok sağlam bir anlatı.” Washington Times 
“Ustaca incelenmiş, çok katmanlı ve kışkırtıcı” Diana Preston, The Washington Post Book World 
“Roma Nasıl Çöktü?, ilgi çekici ve merak uyandırıcı bir eser. Roma tarihiyle doğrudan ilgilenmeseniz bile okuduğunuz için hiç ama hiç pişman olmayacağınız bir kitap.” Carolyn Nelson, The Journal of Military History 
“Bilim insanlığını hikâye anlatıcılığıyla birleştirerek antik dünyaya yaşam katıyor.” Simon Sebag Montefiore, Romanovlar’ın yazarı 
 
MS 200 yılında Roma İmparatorluğu, bilinen dünyanın çoğunu bünyesine katmış geniş toprakları nedeniyle saldırıya uğramaz görünüyor ve altın çağını yaşıyordu. Beşinci yüzyılın sonuna gelindiğinde ise, Batı Avrupa’da ve Kuzey Afrika’nın çoğunda Roma egemenliği ortadan kalkmış ve geriye yalnızca küçük bir doğu imparatorluğu kalmıştı. Ödüllü yazar Adrian Goldsworthy, Roma İmparatorluğu’nun yıkılışını anlatan bu kitabında süpergücün çöküşünün acı dolu yüzyıllarını inceliyor. 

Ülke dışındaki düşmanlara karşı yürütülen mücadelelerin yanında hiç eksik olmayan iç karmaşanın, 395’te imparatorluğun batı ve doğu olarak ikiye bölünmesine, imparatorluğun batı tarafının ise 476’da son imparatorunun darbeyle indirilerek yıkılmasına yol açması son 300 yıldır birçok isim tarafından işlenen bir anlatı olmasına rağmen Goldsworthy, bu dağılış sürecini muhteşem bir kalem maharetiyle sunabilen sayılı tarihçilerden biri. Roma İmparatorluğu’nu Gotlar, Hunlar ve Vandallar gibi “barbar” kabilelerin hırslarına karşı savunmasız kılan esas şeyin yapısal zayıflık ve özellikle de bitmek bilmeyen iç savaşlar olduğunu ileri sürerek aslında çok önceden başlamış olan bu süreci tüm aktörlerine hayat katıp titiz, girift ve merak uyandırıcı bir üslupla okura sunuyor. 

Sadece Roma İmparatorluğu meraklılarını değil tüm tarih okurlarının zevkle okuyabileceği Roma Nasıl Çöktü?, dışarıda ciddi hiçbir rakibi olmadığı halde, sadece Geç Antik Çağ’ın değil tüm dünya tarihinin en etkili devletlerinden birinin, yöneticilerinin ihtirasları, memurlarının kısa vadeli hesaplarını ve şahsi çıkarlarını öncelemeleri, bunlar dolayısıyla sonu gelmeyen idari, ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklar sonucunda nasıl çözülüp dağılabildiğini ayrıntılarıyla gözler önüne seren bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2978998-a760-4242-af69-e2128a0c3ada.jpg</image:loc>
            <image:title>Konstantinopolis’in Zaptı</image:title>
            <image:caption>TARİHİN TANIK OLDUĞU EN KORKUNÇ OLAYLARDAN BİRİ: IV. HAÇLI SEFERİ VE KONSTANTİNOPOLİS’İN ZAPTI. 

13. yüzyılın başında IV. Haçlı Seferi’ne katılacak ordular, Müslümanların elindeki Kutsal Toprakları kurtarmak üzere Batı Avrupa’dan yola çıktı, ancak bunun yerine, Konstantinopolis’te durdular ve Doğu Hristiyanlığının başkentini talan ettiler. Arkalarında kanlı bir savaş, vahşi bir yağma bıraktılar; beraberlerinde ise şehrin maddi ve manevi zenginliklerini götürdüler. 

Başkeşiş Martin von Pairis’in hizmetinde bulunan Gunther von Pairis’in kaleme aldığı Historia Constantinopolitana IV. Haçlı Seferi’ne ve şehrin yağmalanmasına katılan Cistercien Başkeşiş’in sefer boyunca yaşadıklarını anlatır. Gunther Başkeşiş’in yola çıkışını, Konstantinopolis’e varışını, ordunun şehri kuşatmasını ve zaptını, ardından Martin’in Hristiyanlığın kutsal emanetlerini Konstantinopolis’teki Pantokrator Kilisesi’nden (bugünkü Zeyrek Camisi) alarak Alsace’taki manastıra nakletmesini bir Hristiyan meta-tarihi kurarak anlatır; böylece Konstantinopolis yağmasının, Tanrı’nın kılavuzluğunda, onun planına uygun şekilde gerçekleştiğini şiir ve düzyazı iç içe geçmiş bir üslupla aktarır. 

Gunther von Pairis’in Historia Constantinopolitana’sı, Konstantinopolis’in zaptı gibi tarihin seyrini değiştiren önemli bir olayı ele alan Haçlı ve Bizans kaynaklarıyla mukayese edildiğinde, bizzat Haçlı seferine katılmamış, Avrupa’daki manastırından yazan bir keşişin bakış açısını yansıtması, Haçlıları Troia Savaşı üzerinden aklamaya çalışması ve Konstantinopolis’te yağmalanan kutsal emanetlerin listesini vermesi bakımından müstesna bir konuma sahiptir. Özellikle sefere, şehir kuşatmasına ve sonrasında yaşananlara dair anlatıların önemli tanıklarından birine dayanması bakımından bu eser yaşananları kavrayabilmek adına daha da önem kazanmaktadır. 

Kutsi Aybars Çetinalp’in orijinal Latince el yazması nüshaları kıyaslayarak ortaya koyduğu yetkin çevirisi ve açıklayıcı notlarıyla Konstantinopolis’in Zaptı: Historia Constantinopolitana hem Haçlı Seferleri hem de İstanbul tarihine meraklı okurlar için kaçırılmaması gereken bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3953f15e-6497-47c2-9b9c-b847d737d49e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>DÜNYA TARİHİNE 
KAPSAMLI BİR GİRİŞ 
İlk uygarlıklardan Ortaçağ’a, Devrimler Çağı’ndan yirminci yüzyıla uzanan bir yolculuk... Görseller eşliğinde 200 önemli tarihî olay, dönem ve şahsiyet üzerinden bir dünya tarihi okuması… 
Homo sapiens’ten günümüze insanın tarihî yolculuğu nasıl gelişti? İlk medeniyetlerden bugüne toplumlar ne yöne evrildi? Pek çok tarihî dönüm noktası dünya tarihini nasıl şekillendirdi? Roma İmparatorluğu’na ne oldu? Magna Carta neden bu kadar önemliydi? Birinci Dünya Savaşı’na ne yol açtı? SSCB neden çöktü? Rus İvan gerçekten de o kadar korkunç muydu? 
Uzun Lafın Kısası serisinden Dünya Tarihi Aristoteles’in bilgeliğinden Atatürk’e, Mısır’dan Hiroşima’ya, bronzdan kitle iletişim araçlarına kadar pek çok önemli detayla hızlı ve doyurucu bir okuma vadediyor. Bir görsel ya da açıklayıcı şemanın eşlik ettiği her bir konu ayrı bir kitap olacak kadar detaylı irdelenmeyi hak etse de giriş niteliğindeki bu çalışma, tarihteki önemli dönüm noktaları hakkında geniş bilgi edinmek isteyen herkesin bu tarihî serüvene çıkmasını sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e54b0999-242a-4852-9023-ec858d5cf8b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Avrupa&apos;nın Tarihi Coğrafyası - Bir Rönesans Aliminin Kaleminden</image:title>
            <image:caption>500 Yıl Öncesinden Günümüze Ulaşan Tarihî Bir Kaynak 
Bir Rönesans âlimi olan Leh yazar, hekim, astrolog ve din adamı Maciej Miechowita (1457-1523) telif ettiği eserinde XVI. yüzyılda Doğu Avrupa’nın tarihî coğrafyasına ışık tutmaktadır. Bu bölge ve çevresi hakkında kapsamlı ve ayrıntılı bir tasvirin yapıldığı ilk araştırmalardan olan bu kitap, XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde en çok okunan, tartışılan ve yabancı dillere çevrilen eserlerden biridir. 
Bundan beş yüzyıl önce, 1517 yılında, yazılmış tarihî bir kaynak niteliği taşıyan Miechowita külliyatının Asya Sarmatyası bölümü, çalışmanın birinci kısmında ele alınmıştır. Asya-Avrupa Sarmatyası’nın ayrıntılı coğrafî ve etnografik tasviri, Tatarların (Moğolların) ilk kez tarih sahnesine çıkışları ve Doğu Avrupa seferleri, Tatar halkının karakteristik ve fiziksel özellikleri, gelenek-görenekleri, Tatar begleri, Altın Orda Devleti, Kırım ve Kazan hanlıkları ile Nogay Orda; ayrıca vaktiyle İskitya topraklarında yaşamış Gotlar, Alanlar, Vandallar, Suevler ve Ugorlar ile Türkler (Osmanlılar) ve yine Yavuz Sultan Selim’e kadar olan Osmanlı hükümdarlarına da bu bölümde değinilmiştir. 

Avrupa Sarmatyası’na ayrılan ikinci kısımda ise, böl­genin genel coğrafî tasviri yapıldıktan sonra, Rusya ile Kiev, ayrıca Novgorod, Pskov, Smolensk ve daha başka Slav şehirleri ile Lit­vanya’ya dair önemli bilgiler verilmiştir. Bu yönüyle ele alındığında, elinizdeki eser sadece Türk halklarının değil Slav topluluklarının tarihine de kapsamaktadır. XVI. yüzyıl Doğu Avrupa tarihine ve Sarmatya diye anılan coğrafyaya ilişkin çok önemli bilgileri içeren bu kıymetli eser ilk kez Türk okuyucunun takdirine sunulmaktadır. Türk tarihinin az bilinen ana kaynaklarından biri olan Doğu Avrupa’nın Tarihî Coğrafyası kitabı sizi 500 yıl öncesine götürecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b910e2fc-de01-4cf6-a306-58e22355443b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Ekonomi</image:title>
            <image:caption>TEMEL EKONOMİK KAVRAMLARIN
HARİKA BİR ÖZETİ! 
Bazılarını diğerlerinden daha zengin yapan şey nedir? Bankalar neden batar? Vergi oranları nasıl olmalıdır? Bireyi yeni bir bilgisayar almaya, bir iş insanını fabrika kurmaya veya bir çalışanı şehir dışındaki bir işi kabul etmeye iten şey nedir? Bir ürünün fiyatını belirleyen kriterler nelerdir? Ekonomik krizler nasıl oluşur? Esasen ekonomi nedir? 
Uzun Lafın Kısası serisinden Ekonomi, ekonominin nasıl işlediği ve nasıl yönetilmesi gerektiği konusundaki teorilere dair pek çok önemli detayla hızlı ve doyurucu bir okuma vadediyor. 
Bir görsel ya da açıklayıcı şemanın eşlik ettiği her bir başlıkta yalnızca paranın rolü veya borsanın nasıl işlediği gibi temel fikirleri değil; aynı zamanda bugün herkes için giderek daha önemli hale gelen ve gündelik hayatımızı da etkileyen konuları -işsizlik, devlet borcu ve vergiler vs.- kapsayan ideal bir başvuru kitabı... 

Görseller eşliğinde ekonomideki 200 temel kavramı, terminolojik açıklamalarla kısa ve yalın bir dille sunan bu çalışma, sadece ekonomistlere değil, ekonomi alanındaki bilgisini derinleştirmek isteyen herkese hitap edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13bd35fc-9897-48ce-89be-2f124d273d4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Z Kuşağı Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>“Jason’ın ekibimizle birlikte çalışması, müşterilerimizle nasıl iletişim kuracağımız ve farklı kuşaklardan çalışanlarımızı nasıl yöneteceğimiz konularında derin bir etki yarattı.” Steven Williams, PepsiCo Foods Kuzey Amerika CEO’su
“Z Kuşağı Ekonomisi geleceklerini Z Kuşağıyla güçlendirmek isteyen CEO’ların, yönetim kurulu üyelerinin ve yenilikçilerin tam da okumaları gereken bir eser. Çalışan bağlılığı ve müşteri sadakati arasında nasıl bağlantı kurulacağına ve oluşturulacağına dair net ve değerli bir yol haritası sunuyor.” Betsy Atkins, Volvo Car AB, Wynn Resorts ve Oyo’nun Yönetim Kurulu Üyesi 

“Denise ve Jason’ı dinleyin! Yeni şeyler yaratan herkes, her lider ve her ebeveyn bu kitabı okumalı. Eğlence ve kültür dünyasının ön saflarında yer alan biri olarak Z Kuşağı Ekonomisi’ni şiddetle tavsiye ediyorum.” Kenan Thompson, Saturday Night Live Show 

Z Kuşağı her şeyi değiştiriyor. Günümüzün işletmeleri ise onlara ayak uydurmaya çalışıyor: Reklam kampanyaları, pazarlama ve tanıtım bu yeni kuşak için artık normal gelen yöntemlerle yapılıyor. Üstelik artık iş hayatına da katılıyorlar! 

Z Kuşağı kendilerinden önceki kuşaklardan tamamen farklı bir şekilde, teknolojik gelişmelerin tam ortasında yetişti. Bütün hayatları boyunca önlerinde dizüstü, tablet bilgisayar veya cep telefonu ekranları oldu ve alışverişten eğitime, eğlenceden iletişime kadar her şeyi buradan gerçekleştiriyorlar. Önceleri iş dünyasının sadece hedef kitlesi olan Z kuşağı artık bu dünyanın aktörü haline geliyor. Peki ama onlara göre tasarlanmamış bu dünyada kendilerine nasıl yer bulacaklar? 

Bugünün büyük firmaları, holdingleri, fabrikaları, mağazaları gün geçtikçe daha çok Z Kuşağından eleman alımı yapıyor ve işletmelerini bu yeni personellerine göre dönüştürmek zorunluluğu duyuyorlar. Uzlaşma sağlamak adına iki taraf da tavizler veriyor ancak orta ve uzun vadede yaşanan bu dönüşüm tamamen Z kuşağının lehine olacak gibi duruyor. Z Kuşağı Ekonomisi binlerce gençle yapılan görüşmeler sonucunda bir “kuşak modeli” ortaya koyuyor. Yöneticiler için kılavuz niteliğindeki bu kitap Z Kuşağının alışveriş alışkanlıklarına, marka seçimlerine, eğitim, çalışma ve hatta emeklilik planlarına kadar çok çeşitli konularda neler düşündüklerini ve nasıl aksiyonlar aldıklarını gözler önüne seriyor. 

Kuşak Değişimleri Merkezi (The Center for Generational Kinetics) kurucuları Dr. Denise Villa ve Jason Dorsey, yaptıkları onlarca araştırmadan ve yüzlerce firmaya verdikleri danışmanlık hizmetinden yola çıkarak kaleme aldıkları bu kitapta Z Kuşağı kimdir; işverenler, pazarlamacılar ve satış yöneticileri neleri bilmeli; ve de en önemlisi, liderler şimdi ne yapmalı gibi sorulara yanıtlar sunuyor. Kesin olarak söylenebilecek tek şey ise şu: Z Kuşağı iş dünyasının geleceğini değiştirecek! Z Kuşağı Ekonomisi yeni gelen kuşağı anlayabilmek, günümüz iş dünyasında nerede konumlanabileceklerini kestirebilmek, ne gibi fırsatlar sunduklarını ve girdikleri ortamlarda nasıl değişiklikler ve dönüşümler gerçekleştirebileceklerini kavrayabilmek adına geleceği hedefleyen yöneticilerin ve liderlerin ıskalamamsı gereken bir rehber kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf61f38c-1a45-40bd-9667-d7290fc674c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiğ Tanesi</image:title>
            <image:caption>Metin Şahin, kalbinden gelen duyguları usta kalemiyle yoğurduğu şiirleriyle okuruyla buluşuyor. Hepimizin içinde bir parça umut, biraz sevgi, çokça öfke, bolca üzüntü var şüphesiz. Fakat bazılarımız bunu yalnızca yaşarken bazılarımız da geri kalanların hislerine tercüman oluyor. Şiirlerini okurken Şahin’in ne denli usta bir tercüman olduğunu derinden hissedecek, kalbinizin tozlu raflarını aralayıp birçok duyguyla yeniden yüzleşeceksiniz. 
O, 
“Rakamlarla aram iyi değil. 
Sorma şu sıralar beni.”  
derken; bölünürken, çarpılırken siz de onunla birlikte duyacaksınız özlemini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f69b193e-c575-414c-a366-f00ee6dfc1a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tweet Savaşları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Forbes&apos;un seçtiği en iyi genç yetişkin romanlarından Tweet Savaşları
 
Çılgın aromalı milkshake&apos;ler, unutulmaz gülümsemeler ve el sıkışmaları bir yana, Pepper’ın hâlâ düşman olduğunu unutmamalıydım. Kazanmam gereken bir Twitter savaşım vardı.
Big League Burger ve Girl Cheesing. Söz konusu meşhur bir ızgara peynir tarifi olunca birbirine düşman kesilen iki işletme. Bu sırada Pepper Evans ve Jack Campbell, bu aile işletmelerinin
Twitter&apos;da viral olan kavgalarının iki cephesi. Izgara peynir iki kişinin hayatını nasıl değiştirebilir? sorusunun cevabını keşfetmek üzereler.
 
Tweet Savaşları; büyüme sancılarına, hayatın sunduğu acı tatlı sürprizlere dair bol kinaye ve yemek tarifi içeren bir roman. En leziz tariflerin ve sürprizlerin beklenmedik yerlerden çıkabileceğini
gösteren, her detayıyla genç ve mizah dolu bir hikâye.
 
&quot;Twitter çağına adapte edilmiş muzip bir romantik komedi. Aile baskısını ve büyümeyi çevirimiçi rekabet üzerinden, son derece derin içgörülerle sunan bu kitap gerçekten komik. Herkesin
kendinden bir şeyler bulabileceği ve ilksayfasından itibaren favorileriniz arasına girecek harika bir kitap.&quot;
-Emily Wibberley ve Austin Siegemund BrokaAlways Never Yours ve If I’m BeingHonest&apos;ın yazarları
 
&quot;Bu kitap her şeyi bir arada sunuyor: Kusursuz bir düşmanlıktan doğan aşk, son derece zekice bir konu ve çekici, gerçekçi karakterler. Bir çırpıda okudum.&quot;
-Francesca Zappia Eliza and Her Monsters&apos;ın yazarı
 
&quot;Komik ve çok sevimli bir romantik komedi. Ergenlik çağının sesi olma
konusunda son derece başarılı. Bu yaşların kırılganlığını ve saflığını çok
yerinde anlatıyor, karakterler uzun yıllardır arkadaş olduğunuz insanlar
gibi hissettiriyor. Okuyucular Pepper ve Jack&apos;in âşık olmaları eklentisiyle, kitabın başından sonuna kadar tezahürat tutacak.&quot;
-Kacen Callender This Is Kind of an Epic Love Story&apos;nin ve Stonewall Ödüllü roman Hurricane Child&apos;ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b623efa6-6baa-4c0f-acdf-97812087a85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilenci</image:title>
            <image:caption>Her insan bir dilencidir. 
Önemli olan kimden ne dilediğin, 
Kimden ne dilendiğindir. 
Peki; sen hiç DİLENCİ oldun mu? 
Sevdiğin için dilenci olmayı göze aldın mı? 
İnsan hayatı boyunca zaman içerisinde bazı dönüm noktalarından geçer. Mesela doğar, ismi duyulur; evlenir, ismi duyulur; ölür, ismi duyulur. Bunlarla beraber başlarından geçen bazı iyi ya da kötü hadiseler ise insanın yaşam içerisindeki gidişatını değiştirir. Kader diyerek bildiğimiz ve inanıp itikat ettiğimiz durumdur. İşte o başımızdan geçenler belleğimizde derin izler bırakır. Bu izler, özellikle sonucu kötü biten hadiselerin derin yarasını taşımamıza neden olur. 
Gülce, üstünden yıllar geçse de amcasının ölümünü bir türlü unutamadı. O olay, hayatının en büyük dönüm noktası olmuştu. Hayatı boyunca, hep amcasının ölümüne sebep olduğunu; onun yüzünden şimdi yanlarında olmadığını düşünüp durdu. Amcası, o elim kazadan önce çarptıkları dilenciye şapkasını verseydi, başından yaralanarak ölür müydü? Ya da önceki akşam Gülce amcasına onlarda kalmak istediğini söylememiş olsa, amcası o yola hiç girmese yine de girer miydi toprağa? Bilmiyordu Gülce... Tek bildiği, inandığı amcasının ölümünden sorumlu olduğuydu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f20356a3-6194-49ca-8739-159c1d399b1c.jpg</image:loc>
            <image:title>His 4 - Son Alacakaranlık</image:title>
            <image:caption>“Bu bir başlangıç ya da son değildi. Bu bir tebessüm ve kederdi.”
 
Bilmiyorsun sevgilim, bilmiyorsun.
 
Kaderin bizi nasıl paslı bir makasla budadığını, Azrail&apos;in ölümden daha vahim bir acıyla sınadığını, ruhumuzdaki zelzelenin nasıl arsız ve yıkıcı olduğunu bilmiyorsun.
 
Seni tamamıyla ve dönülmez olarak kaybettiğimde, siyah bir tuvale kondurulan nokta kadar belirsiz ve yoktum. Aynalar aksimi inkâr edebilirdi. Annem adımı unutabilirdi. Çok sevdiğin saçlarım rengini göğe armağan edebilirdi.
 
Varlığımın yokluğunla silinmesine, yaşadığımız tüm anlar şahitlik edebilirdi.
 
İşte, birbirine dolanan yokluğumuzla karanlık bir sahneye çıkıyoruz. Tüm ihtişamımızla olmayışımıza fısıldıyorlar.
Sen de duyuyor musun?
 
“Perdelenirken ayrılık, acıtacak son alacakaranlık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fcfd943-4721-4c29-8bf0-1cf1456a24db.jpg</image:loc>
            <image:title>Morbius Yaşayan Vampir - Kan Bağları</image:title>
            <image:caption>Yaşayan Vampir Morbius’un laneti kana susamışlıktır. Lanetine bir çare ararken şeytani bir tarikatın yeryüzünü cehenneme çevirmesine engel olmanın da bir yolunu bulmak zorunda kalacaktır.
 
Dr. Michael Morbius, hastası olduğu ve nadir görülen ölümcül bir kan hastalığına çare ararken, insan kanına doyumsuz bir arzu duyacak şekilde kendisini lanetler ve yaşayan bir vampire dönüşür. Korkunç durumunu tedavi etmeye çalışırken, İblis-Ateşi tarikatının liderlerinden Catherine’in kız kardeşi Amanda Saint’le dost olur. Zehirli-Tarlakuşu olarak da bilinen Catherine Saint’in iki amacı vardır. Cehennemin bütün güçlerini yeryüzüne salmak ve Morbius ile Amanda’yı öldürmek. New York’a kadar tarikatın izini süren Morbius ve Amanda, ne pahasına olursa olsun Zehirli-Tarlakuşu’nu durdurmaya kararlıdırlar. Ancak Morbius kendini, tarikatın yeraltında kurduğu ve canavarları birer piyon olarak kullanan dövüş kulübünde bulduğunda her şey bir ölüm kalım savaşına bağlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c5a045-efc1-4d2b-b120-0d8b206cd2a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Verity - Gerçeğin Diğer Kıyısı</image:title>
            <image:caption>KİTAPLARI NEW YORK TIMES ÇOKSATANLAR LİSTESİNDE BİR
NUMARA OLMUŞ COLLEEN HOOVER’DAN TÜYLER
ÜRPERTECEK BİR PSİKOLOJİK GERİLİM VE AŞK ROMANI...
 
Lowen Asleigh, yaşadığı finansal krizin ardından evini kaybetmek üzere olan bir yazardır. Büyük bir umutsuzluk içinde olduğu sırada beklenmedik bir teklif alır. Geçirdiği kaza sebebiyle kitap yazamayacak durumdaki ünlü yazar Verity Crawford’ın çoksatan serisini tamamlayacak ve karşılığında Verity’nin eşi Jeremy’den hayatını tamamen değiştirecek yüklü miktarda bir ödeme alacaktır.
 
Lowen kendini kısa süre içinde Verity’nin gözlerden uzak evinde bulur. Göl kıyısındaki bu muhteşem malikânede onun seriye dair tuttuğu notlarını okuyacak ve serinin devamını yazacaktır. Ne var ki Lowen bilinci yerinde olmayan Verity’nin notları arasında onun acımasız bir dürüstlükle yazdığı otobiyografisini de bulur. Gerilim türünde bir başyapıt sayılabilecek bu otobiyografide iki kızını da kaybeden Verity kızlarının gerçekte nasıl öldüğünü anlatmıştır. Lowen okudukça dehşete kapıldığı bu taslağı, Verity’nin her şeyden habersiz eşine göstermekle yok etmek arasında bir seçim yapmak zorundadır.
 
Colleen Hoover içgüdülerimize, bilinçaltımıza ve gerçeğe meydan okuyor.
 
 
“Otobiyografilerle ilgili en tiksindiğim şey, her cümleden sahte düşüncelerin akmasıdır. Bir yazar, ruhu ve kitabı arasındaki her koruma katmanını ayırmaya istekli olmadıkça asla kendisi hakkında yazma cüretini göstermemelidir. Kelimeler doğrudan yürekten gelmeli, özgür kalırken etle kemiği parçalamalıdır. Çirkin, dürüst, kanlı ve biraz dehşet verici ama tamamen ortada. Okuru yazardan hoşlanması için teşvik eden bir otobiyografi, gerçek bir otobiyografi değildir. Kimse içten dışa sevilesi değildir. Birisi bir otobiyografiyi bitirdiğinde, en iyi ihtimalle, yazara karşı rahatsız edici bir tiksinti duyuyor olmalıdır. Ben bunu yapacağım. Okuyacağınız şey zaman zaman o kadar kötü bir tat bırakacak ki tükürmek isteyecek ama bu kelimeleri yutacaksınız, okuduklarınız bir parçanız hâline gelecek, içinize işleyecek ve onlar yüzünden acı çekeceksiniz. Ancak... benim sert uyarımla beraber... kelimelerimi yutmaya devam edeceksiniz çünkü buradasınız.
İnsan. Meraklı. Devam edin.”
-Verity Crawford</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e926f415-652f-4ba5-b199-7f8edd486fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sığırcık Zamanı</image:title>
            <image:caption>“Sonra bir sığırcık sürüsü geçse başının üstünden; dans eder gibi kıvrılıp bükülürken düşmana geçit vermemek için şekilden şekle giren. Hayali bir ülkeye kanat çırpan bu kuşların peşine takılsa Meral, hayali kanatlarıyla. Sıcacık, kedersiz, sevgi ve mutluluk çığlıkları yükselen bir sonsuzluk ülkesi olsa orası...” 
Meral&apos;in geçmiş ve bugün arasında mekik dokuyan hikâyesi, kâh hüzün bulutlarıyla kâh derinden gelen gülümsemelerle dolduracak gözlerinizi. O sığırcık sürüsünün kalbinden, ruhundan, hayallerinden bir an olsun ayrılmadığını hissettirecek her cümlede. İçinde hiç büyümeyen bir çocukla ömrünü süren bir kadının hikâyesidir elinizdeki... 
Bir süre ara vermiş yazmaya Tartaç. İyi ki kalemine sonsuza dek sırtını dönmemiş de bizleri bu sıcacık hikâyeyle tanıştırmış, diyeceğiniz romanıyla okurlarına kavuşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3db3ff3-afb0-4e9d-b500-ecfe7c1a9341.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan Sevme(k)</image:title>
            <image:caption>“Sizler âşık olursunuz, sevdayı bilmezsiniz ama merak etme, sana sevdayı öğreteceğim, çünkü ben bu yaşıma kadar onu bir çocuk gibi besledim, ilmek ilmek işledim.” diyordu Havin. Miran’ın Havin’i... Çevresi korumalarla çevrili, izole edilmiş bir hayatın içinde bile mağrur; büyük baskılar altında bile yalnızca kendisi olabilmeyi başarmış, bir kalemde silip atmaları ile meşhur güzel gözlü Havin. Miran, daha ilk anda bu aşkın içinde kaybolacağını hissetmiş, ilk anda gözü ondan başkasını görmez olmuştu. Nereden bilecekti ki onu da hiç göremeyeceğini? 

Bu roman, yalnızca büyük bir aşkı anlatıyor demek büyük haksızlık olur. Her şartta, her koşulda, yalnızca öylece dururken bile ötekileştirilebilen; ezilen ve daima hor görülen bir halkın ortak yazgısını da bu büyük aşka harmanlamış yazar. Okurken içinizde bir yerin acıdığını hissedecek, dünyanın acımasızlığına daha yakından bakacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff7698cc-bf0f-4c09-9919-20673582aa10.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin dördüncü kitabında, Fransız Devriminden Birinci Dünya Savaşına dek sanayileşmenin, güçlü demokratik hislerin ve burjuva sınıfının doğuşu çetrefil teorilere inilerek gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dbbc226-643b-46d1-8bf3-a6b34a59a5c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün sofrasında yenenler, içilenler, mutfak 
harcamaları ve personel masrafları 
 
Atatürk’ün sofrası hakkında şimdiye kadar çok şey söylendi, makaleler ve ciltler dolusu kitaplar yazıldı ama o sofraya gelen yemekler pek merak edilmedi, yemeklerin hazırlandığı mutfak ve mutfağın nasıl işlediği araştırılmadı. 
Mustafa Kemal Paşa’nın yaşadığı ve bazen uzun, bazen kısa müddetlerle kaldığı yerlerin; yani Çankaya’nın, Dolmabahçe Sarayı’nın, Florya Köşkü’nün ve diğer mekânların ortak özellikleri birer bekâr evi olmalarıydı. 
Atatürk’ün Mutfağı’nda devletin kurucusunun sofrasına gelen yemeklerin hazırlandığı mutfağın kuruluşu, satın alınan mutfak âletleri, yemek takımları, aşçılar, o devirde sofracı denen garsonlar, yiyecekler, içecekler ve Atatürk’ün hususî hesabından karşıladığı yeme-içme masrafları belgelere dayanılarak anlatılmaktadır. 
Kitapta kullanılan belgeler şimdi Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndedir ve 1921’den, yani Mustafa Kemal Paşa’nın Çankaya Köşkü’ne yerleşmesinden itibaren yapılan bütün harcamaların evrakı mükemmel 
şekilde muhafaza edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/793b7c8a-3631-4985-aaf9-0fa950b839d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 5</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 

Bu kapsamlı dizinin beşinci kitabında, iş hayatında ve şehirde, evde ve ailede, birey ve devlet temelinde bireysel kimlik ve onun gizemleri gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/427e57c9-cac0-41dc-a4d2-26506e4facb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin ilk kitabında, Roma İmparatorluğunun zengin panoraması ardında yurttaşların ve kölelerin gündelik hayatını keşfedip erişkinlikten cinselliğe, evlilikten aileye uzanan özel ve kamusal alanların ayrımı gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/835ec5e3-aea8-4fa3-b4cd-3e5666482b8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 2</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin ikinci kitabında, “Ortaçağda özel hayattan söz edilebilir mi?” sorusu cevaplanırken Batı Roma İmparatorluğunun çöküşü, 11-15. yüzyıl edebiyatı yanı sıra feodal Avrupa’da köylüler ile aristokratlar arasındaki ayrım gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/451bc89f-9361-4b09-8c4c-d09f440c7cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin beşinci kitabında, iş hayatında ve şehirde, evde ve ailede, birey ve devlet temelinde bireysel kimlik ve onun gizemleri gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b9069fa-b1dd-40f2-be33-6c2185cacfd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 3</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin üçüncü kitabında, bireyselliğin ortaya çıkışı, üç yüz yıllık süreçte filizlenen özbilincin dışavurumlarının yanı sıra, sıradan ve olağanüstü insanların merak uyandırıcı yaşamları Rönesanstan Aydınlanma Çağına gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96099</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5993ae99-ef55-4a7e-a7e3-5a8490010ca8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zenginlik Yasası</image:title>
            <image:caption>“Çoğu kitap anlatır ama ender kitaplar vardır ki bir de yaşatır.” 
 
“İstiyoruz, hayal ediyoruz, düşüncelerimizi serbest bırakıyoruz ama yine de zenginliği elde edemiyoruz” diyorsanız şimdiye kadar tüm öğrendiklerinizi bir kenara koyun. Bu kitap size bir şeyler öğretmek için değil, sizi zengin biri yapmak için yazıldı. 

Bu kitap zenginliği elde etmek için gerçek bir rehberdir çünkü düşüncelerinizle çağırdığınız zenginliği gerçek bir deneyimle buluşturan tek kitaptır. Hayal ettiğiniz zenginlik için hangi adımları atmanız gerektiğini gösteren, özgün çalışmalarıyla sürecin sonunda da size zenginliği vaat eden benzersiz bir kaynak. 

ZENGİNLİK YASASI kitabını okuyup uygulamaya başladığınız andan itibaren sizi doğrudan parayla buluşturur, para ilişkinizi düzeltir, içerisinde bulunan çalışmalarla sizi gerçek bir deneyime taşır ve sizi zenginleştirir. 

Özellikle yaşanmış hikâyeye dayanması ve elde edilmiş başarısıyla yola çıkan bu kitap, şimdiye kadar birçok kişiye maddi özgürlük kazandırmıştır. Şimdi ise sıra sizde! Bu kitap sayesinde siz de maddi özgürlüğünüzü elde edecek ve zenginleşeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96100</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1ee163f-b431-49d2-a6fa-a62c1f240e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin ikinci kitabında, “Ortaçağda özel hayattan söz edilebilir mi?” sorusu cevaplanırken Batı Roma İmparatorluğunun çöküşü, 11-15. yüzyıl edebiyatı yanı sıra feodal Avrupa’da köylüler ile aristokratlar arasındaki ayrım gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/102436e4-bf59-4d87-9244-0e55d07ae2b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Hayatın Tarihi 4</image:title>
            <image:caption>Özel Hayatın Tarihi’nin beş ciltlik araştırmasında “özel,” alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp inceleniyor. Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor. 
 
Bu kapsamlı dizinin dördüncü kitabında, Fransız Devriminden Birinci Dünya Savaşına dek sanayileşmenin, güçlü demokratik hislerin ve burjuva sınıfının doğuşu çetrefil teorilere inilerek gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7009436-7433-43b5-88b2-d40d8326e87b.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Ve Batı</image:title>
            <image:caption>René Guénon… 
20. yüzyılın en esaslı, sarsıcı, açık medeniyet ve zihniyet eleştirilerini kaleme alan Fransız asıllı Müslüman düşünür… 

İlk kez 1924 yılında yayınlanan Doğu ve Batı gelenekselci felsefenin esaslarını ortaya koyan önemli bir eserdir. 

Doğu ve Batı’nın ilk bölümünde ‘ilerleme, bilim, yaşam’ gibi, Batı’nın adeta putlaştırdığı kavramlar eleştirilir. İkinci bölüm ise bir anlamda Batı’yı, Doğu geleneği aracılığıyla çöküşten kurtarmaya yönelik esastan bir çağrıdır. Guénon’un beklentisi, Doğu’nun zafer kazanması değil, Batı’nın uygun bir geleneksel medeniyete dönüştürülmesidir. Uzun yıllar “Doğu-Batı” ikilemi yaşamış, tam da bu eserin yayınlandığı yıllar itibariyle travmatik bir Batılılaşma/modernleşme tecrübe etmiş bir ülke için; ‘Batı medeniyetini, tarih sahnesinde gerçek bir anomali olarak’ takdim etmek esaslı bir şok etkisi yaratacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f6395b-3be2-44ff-b946-c9baabc6f236.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Dizimi</image:title>
            <image:caption>Fiziksel genetik gibi ruhsal genetik de atalardan sonraki nesillere aktarılır. 
 
Atalarımızın geçmişte yaşadığı deneyimler -özellikle travma gibi duygusal izler bırakanlar- gelecek kuşaklarda genler vasıtasıyla yaşıyor. Genetik bilgi olarak var olan bu deneyimler, tetikleyecek bir yaşantı olduğunda -aynen gen anahtarının yaptığı gibi- canlanıyor. Kendini benzer deneyimleri sürekli yaşar gibi hissediyorsanız, yoksunluklarınız (sağlık, para, bereket, iş, aşk, ilişki, huzur, mutluluk, çocuk, istikrar vs) sizin seçimleriniz dışında da devamlılık arz ediyorsa, almak ve vermekle ilgili sorunlarınız varsa, ebeveynlerinizle ve/veya ailenizin diğer bireyleriyle sorunlar yaşıyor ve aidiyet hissetmiyorsanız Aile Dizimi size yardımcı olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e71d230-3c55-4e3c-9ebd-2c2127034b3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindu Doktrinleri</image:title>
            <image:caption>René Guénon… 
20. yüzyılın en esaslı, sarsıcı, açık medeniyet ve zihniyet eleştirilerini kaleme alan Fransız asıllı Müslüman düşünür… 
Hindu Doktrinleri: Genel Bir Bakış… 

İki ana bölüme ayrılan bu eserin, birinci bölümü kurucu bir kavram olarak geleneğe (tradisyon) odaklanır. Özellikle “Gelenek kelimesinden ne anlamalıyız?” başlığı tek başına bir tezdir. Guénon’un da ilk kitabıdır ve bu yönüyle onu anlamak için “Nereden başlamalıyım?” sorusunu soran okur için doğal bir yanıt olma özelliği taşır. 

Bugüne kadar Guénon’a Türkçede gösterilen büyük alâkaya rağmen, onun bu aslî kitabının çevrilmemiş olması ciddi bir eksiklik idi. Onu hem daha iyi anlamak için hem de akademik olarak daha derinlikli çalışmalar yapabilmek için bu metin hayatî bir önem taşır. Nihayet bu çeviri ile birlikte “Guénon geleneği” önemli bir aşama kaydediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecec25bf-6789-4aac-9127-5bb5f1e731f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Valesi</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Rusya’sının sıradışı dedektifi Erast Fandorin zorlu bir düşmanla karşı karşıyadır. Devletin ileri gelenlerini, Moskova sakinlerini, hatta yeraltı dünyasının liderlerini dolandıran Maça Valesi’nin peşine düşmek bir dizi tuhaf macerayı beraberinde getirir. 
Fandorin ve yeni yardımcısı talihsiz Anisi Tülpanov, son derece zeki olan Maça Valesi’ne meydan okuyabilmek için en az onun kadar 
kılık değiştirmek zorunda kalırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9b3918d-9ca4-4cea-beb6-871857efdf44.jpg</image:loc>
            <image:title>Dekoratör</image:title>
            <image:caption>Erast Fandorin, Karındeşen Jack’in Moskova’nın kenar mahallelerindeki acımasız ve insanlıkdışı suçlarını herkes için sona erdirmek amacıyla sahnede. Tüm serinin en karanlık romanı Dekoratör’de, cinayetlerin tüyler ürpertici ayrıntıları incelikle işleniyor, mezarlıklar ve morglarda katilin izi sürülüyor. Fandorin’in yöntemleri, bu vakada da ona eşlik eden yardımcısı Anisi’nin araştırmalarıyla değişiyor. Katilin sözde dini sanrılar içinde kıvranan sapkın zihni, insan vücudunun güzelliğini dünyaya sergilemek için türlü oyunların dekorunu hazırlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a32b0d99-70de-475e-8256-ddc7e7a6269a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlarımız Kadar Hastayız</image:title>
            <image:caption>Hastalık, ruhumuzun çığlığından başka bir şey değildir, o halde neden ısrarla çareyi sadece bedende arıyoruz? 
 
Bugün geleneksel tıp muhteşem görüntüleme teknikleriyle, kusursuz testleriyle ve olağanüstü teşhisleriyle işimizi çok kolaylaştırsa da, bedeni hâlâ bir makine gibi gördüğü için enerji bedenimizi yok sayar. Oysa bedenimiz duygusal, zihinsel ve ruhsal çatışmalarla bir bütündür. Bedensel bir hastalığın sadece bedenle ilgili olduğunu düşünmek hem hekimler hem de hastalar için eksik bir yaklaşımdır. 
Bedende oluşan bir hastalık ruhun ilgili bölümünde başlar, sonrasında bedene mesaj olarak iletilir. Bu mesaj görünür hale geldiğinde biz buna “hastalık” deriz. İlaçları reddetmek mümkün değildir, ancak enerji bedenin ilaçlardan çok daha etkili olduğu artık aşikârdır, üstelik enerji bedenin şifasından faydalanmak için bir bedel ödemeniz de gerekmez. 
Dr. Bülent Demircioğlu, SIRLARIMIZ KADAR HASTAYIZ kitabında enerji bedeninizi nasıl iyileştireceğinizi en sade ve pratik yoluyla anlatıyor. ReSetting metoduyla ruhun çalışma prensibini, travmaların kodlarını, bunların yönetilmesini ve boşaltımını her hastalığı ele alarak açıklıyor, kendi kendinize iyileşmenin holistik yollarını aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52930fd9-d62c-4ac0-a67a-a2978c53178a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Hayyam - Kader Çarkı</image:title>
            <image:caption>“Feleğin çarkı dönmeyecek madem muradımca, gökler ha yedi kat olmuş, ha sekiz, bana ne?”
Bu kitabı okurken “zaman-mekân-insan” ilişkisiyle sadece baş kahraman Ömer’i değil, aynı zamanın ruhunu koklamış, Ömer ile aynı dönemde yaşamış kişilerin yaşamöykülerini, ölümleri, savaşları, acıları öğrenecek; yıkımların ve işgallerin yanında yaşam dolu şehirlerin ruhunu koklayıp, eşsiz bir tarihsel zaman yolculuğuna çıkacaksınız.
Zaman-mekân-insan üçgeninde Ömer’in, Selçuklu Devleti’nin Türkçe konuşulan ve özgürlüklerin olduğu bölgesinde; tasavvuf ve mistisizmin ruhunda yeşermiş, korunmuş, büyümüş, çiçek açmış ve gelişmiş bir deha olduğunu hissedeceksiniz. Ömer Hayyam sadece bu gezegendeki akıl almaz hayatın bilmeceleri karşısında şaşkınlığını ifade eden ve hüsrana uğramış bir şair olarak değil, karanlığın güçlerine karşı felsefi ve şiirsel olarak direniş gösteren de bir düşünürdür.
Bu kitap, Ömer hakkında yazılmış en geniş kapsamlı eserdir. Kitabın mesajı, Ömer’i tarihte hak ettiği o özel yere bir bütün olarak yerleştirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a27c0f5-1cb3-4cb9-92ed-06065bc7993f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Üçlü</image:title>
            <image:caption>René Guénon… 
20. yüzyılın en esaslı, sarsıcı, açık medeniyet ve zihniyet eleştirilerini kaleme alan Fransız asıllı Müslüman düşünür… 
“Batı medeniyeti gibi bir Doğu medeniyeti yoktur, Doğu medeniyetleri vardır. Bu sebeple bu medeniyetlerin her biri için özel şeyler söylemek gereklidir” der Guénon. 
Büyük Üçlü Çin medeniyetine bir yolculuktur. Titiz bir kavramsal işçiliğin ürünü olan eser, Uzak Doğu geleneğindeki “düalizm”in varlığını tartışır ve “üçlü” tabirinin kavramsal yanlışlara yol açmaması için uyarılarda bulunur… Büyük Üçlü, felsefe okurları için tam bir metafizik şölen. “Gök, Yer, İnsan” sembolizminin köklü bir okuması, Batılı Orta Çağ geleneğine dayanan, “felsefî” bir başka üçlü olan “Tanrı, İnsan, Doğa” ile mukayesesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/409726f0-5004-4822-9833-65ddbaf56e93.jpg</image:loc>
            <image:title>Hıristiyan Ezoterizmi</image:title>
            <image:caption>René Guénon… 

20. yüzyılın en esaslı, sarsıcı, açık medeniyet ve zihniyet eleştirilerini kaleme alan Fransız asıllı Müslüman düşünür… 

Hıristiyan Ezoterizmi, Guénon’un çeşitli vesilelerle kaleme aldığı yazılarının, vefatından sonra bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Bu yazılardan bazısı okuyucular tarafından kendisine yöneltilen sorulara cevap, bazıları da bizzat kendisinin okuduğu eserlerdeki eksiklerin giderilmesine dayanıyor. Bu itibarla onun külliyatını daha bütünlüklü anlama noktasında önemli metinler ihtiva ediyor. Metodik açıdan yaptığı vurgular hem geleneğe hem de onun eserlerine nasıl yaklaşılabileceği noktasında oldukça aydınlatıcı: Bazı problemleri çözebilmek için basitçe “tarihe bakmak” yeterli değildir. “İnisiyatik” metinleri anlamak için, bu zihniyete sahip olunmalıdır. 

Bu kitap, bir bütün olarak bakıldığında, daha önce Hint ve Çin medeniyetlerini yazmış olan Guénon’un, aynı geleneğin Hıristiyanlıkla alâkalı yönüne değindiği metinler olarak görülebilir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c8444c2-6959-4ea4-9d0e-4b98f69114ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep Aynı Yerde Takılıyorum</image:title>
            <image:caption>“Tekrarlayan ve çözümsüz kalmış deneyimlere kalıcı çözümler bulmanın ilk adımı bilinçdışını iyi anlamaktır.” 
 
Hayatınızda hep aynı yerde takılıyorum dediğiniz deneyimler vardır. Aslında tek bir şeyi değiştirdiğinizde bütün hikâyenin değişeceği bu deneyimler korkunun, kaygının, depresyonun, mutsuzluğun ve psikosomatik rahatsızlıkların temel sebebidir. Tekrar eden sorunlar kader değildir, yapmanız gereken tek şey farklı çözüm yolları uygulamaktır. 

Pek çok psikoterapi modelini bir araya getiren Şema Terapi, çocukluk yaşantınız ve ebeveynlerinizden edindiğiniz ve bilinçdışında yer eden olumsuz kişisel tutum ve düşünce blokajlarınızı anlamanıza yardım eder. Kendi içdünyanızı derinden keşfettiğinizde ailenizle, partnerinizle, çocuklarınızla, öğrencilerinizle, çalışma arkadaşlarınızla daha sağlıklı ilişkiler kurar ve onların gelişmesinde harika bir rehber olursunuz. 

Aile ve İlişki Danışmanı Dila Selengil, HEP AYNI YERDE TAKILIYORUM kitabında, insanın 4 temel duygusal ihtiyacı olan güven, sevgi, saygı ve sınır başlıkları altında 16 bilinçdışı engelleyici şemayı ele alarak, kendinize başka bir pencereden nasıl bakabileceğinizi pratik yöntemlerle anlatıyor. Hayır demenin, kaygılardan arınmanın, kişisel sınırlarınızı korumanın, mükemmeliyetçilikten ve karamsarlıktan özgürleşmenin yöntemlerini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61a2c966-bf69-4350-b5a2-b55ddd0ad9c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatıraların Evi</image:title>
            <image:caption>Ev, dünyaya kök saldığımız yerdir. Sorgusuz sualsiz kendimiz olabildiğimiz yer... Aile ise “kalpsiz bir dünyada son sığınak”tır; şefkatin son kalesi. İnsan kimliği hatıralarla oluşur. Aile bu bakımdan hatıraların evidir. Bir evi “yuva” yapan da budur. 
 
Ancak şimdilerde herkesin aklı karışık… Bir “ahlaki panikler çağı”nda yaşıyoruz: Eyvah, aile elimizden kayıp gidiyor mu? Çocuklarımız hiç de bizim çocukluğumuzu hatırlatmıyor, yoksa onlara kötü bir şey mi oldu? Anne ve babalarda sürekli “Bir şeyler yanlış mı gidiyor?” hissi, hatta “yeterince iyi olamama” kaygısı… 
 
Kemal Sayar, Hatıraların Evi– 
Günümüzde Aile ile bu akıl karışıklığını bir nebze hafifletmeye çalışıyor. Sorulara ve cevaplara ışık tutan bu kılavuz kitap, evden yuvaya giden yolu aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/530d8eb4-3bb9-4515-a72b-d72d83fdb373.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadının Yüreği</image:title>
            <image:caption>“Madeline Miller&apos;ın Ben, Kirke&apos;sini sevenler için birebir.” –Library Journal 
 
“Neil Gaiman’ın İskandinav Mitolojisi’ni ve Joanne M. Harris’in Loki romanlarını seven okurlar için eşsiz bir yeniden anlatım.” –Booklist 
 
“Kadim İskandinav tanrılarının puslu diyarına uzanan benzersiz bir yolculuk. Kitabın merkezinde ise sevdiklerini korumak için çağlar boyunca fedakârlıklar yapan bir cadı duruyor.” –Margaret George 
 
Derler ki, yaşlı bir cadı yaşarmış doğuda… 
 
Bu cadı güneş ve ayı kovalayan kurtlar getirmiş dünyaya. Derler ki, Asgard’a gitmiş ve üç kez ateşe verilmiş, üç kez yeniden doğmuş kaçmadan önce. Derler ki, eşsizmiş büyüsü, kâbusuymuş tanrılar tanrısı Odin’in bile. Derler ki, yaralı dudakları ve sivri dili olan bir adamı sevmiş, Loki derlermiş adına. Derler ki, doğurduğu çocuklar tanrıların alacakaranlığını, Ragnarök’ü getirmiş. Ve yine derler ki, kendisi direnmiş Ragnarök’ün alevlerine sonuna kadar, kalbi dışında her şey bir kez daha küle dönene kadar. Ancak kimisi onun hâlâ yaşadığını söyler. 
 
İnsanlar ölür, tanrılar ölür ama o yaşamaya devam eder… 
 
Cadının Yüreği’nde Genevieve Gornichec, İskandinav mitolojisinin göz ardı edilen ancak kıyametin gelmesinde doğrudan rol oynayan buz devi cadı Angrboda’nın hikâyesini anlatıyor. Loki’nin Asgard tanrılarından gizlediği eşi; Fenrir, Hel ve Jormungundr’un annesi; Odin’in alt edemediği rakibi Angrboda, bu kibirli tanrılar dünyasında kendi destanını yazma fırsatına ilk kez kavuşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea37ddad-52bf-4f51-a3c5-1af954bd8a76.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojik İşkence Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap size ne verebilir? 
Öncelikle bireysel bir uyanış, bir farkındalık verebilir. 
 
“Yeter, artık aptal yerine konulmak istemiyorum” 
cümlesinin ağzınızdan ve yüreğinizden 
çıkmasını sağlamak istiyorum. 
 
Peki sonra? 
Sonrası insanların rica ederek 
ya da tatlı dille de olsa size eziyet etmelerini durdurmak; sömürülmediğiniz, 
boşu boşuna başkasının stresini 
yüklenmediğiniz bir hayat. 
 
Maniple edilmekten sıkıldınız mı? 
Korkuyor musunuz? 
Ya da… 
Başkalarına zarar verdiğinizi mi düşünüyorsunuz? 
 
Duygu sömürüsünden kaprise, love bombing’ten mobbing’e 
aklınıza gelebilecek her türlü manipülasyon ile 
işkence tekniği ve bunlardan korunma yolları… 
 
Haluk Tatar, bilgiyi eğlenceyle harmanladı ve 
Psikolojik İşkence Teknikleri işte böyle ortaya çıktı. 
 
Psikolojik İşkence Teknikleri iş, aşk, aile ve arkadaşlık 
ilişkilerinizde size rehber olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96116</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35318cdc-1024-4939-ac25-ab5bf5abc4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünmeme Oyunu</image:title>
            <image:caption>İnsan en çok unutmak istediklerini hatırlar.

Sevtap Ayhan, Tudem Edebiyat Ödülleri Birincilik Ödülüne değer görülen Düşünme(me) Oyunu adlı romanında, anılarında gizlenmiş eski bir yapbozu birleştirmeye çalışan Fabula&apos;nın dünyasına götürüyor okurları.

Kederin neşeyle, reddin kabulle omuz omuza yürüdüğü bir büyüme hikâyesini sayfalarına taşıyan kitap; yaşamın getirdiklerine ve götürdüklerine dair önemli sorgulamalarda bulunuyor.
 
İçimizdeki mutluluğu uyandıracak gücün kimi zaman hüzünle barışmaktan geçtiğini hatırlatan yazar, kalp kırıklıklarını onarmanın yolları üstüne düşündürüyor.

“Neden kalanları değil de gidenleri düşünürüz hep?”

Hayata karşı tepkili olan Fabula, zihninde beliren düşünceleri “hiçbir şey düşünmeme” oyunuyla bertaraf etmeye çalışsa da, yaramaz düşünce parçacıkları buna geçit vermemekte ısrarcıdır. Kırık dökük eşyaları, rengârenk çiçeklerle bezeli bahçesi, okunmayı bekleyen kitapları ve “tek kişilik zaman makinesi” kaykayıyla kurduğu küçük dünyasında kimseye yer açmaya niyeti yoktur Fabula&apos;nın... Ta ki haylaz bir karganın peşinden giden komik giyimli küçük bir beyefendi, asırlık bir ağaçtan düşüp de karşısında belirene dek. Yarım kalmış bir başka öykünün kahramanı olan Heros, tanıdık bir yabancıdır Fabula için. Vaktinden önce büyümüş bu tuhaf yabancı, itiraf edilememiş gerçeklerin tutsağındaki Fabula&apos;ya geçmişin izlerini gösterebilecek midir? 
 
Düşünme(me) Oyunu, yitirdiklerini unutmayı seçerek acısını hafifletmeye çalışan bir çocuğun hüzünlü ama umut dolu hikâyesini anlatıyor. Sevtap Ayhan, incelikli satırlarında bırakıp gidenleri sonsuza kadar sevmenin ve hatırlamanın “iyileştirici” gücünü gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c6b99c3-4d7a-4ee4-a6f0-e45b925c6e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatler Kulübü</image:title>
            <image:caption>Hayatta hiçbir sevinç, keder, talihsizlik ya da şans kimseye özel olmadığı gibi herkesin bunları yaşayışı, verdiği sınav, aldığı ders birbirinden farklı. Yine de ortak kaderler, ortak mücadeleler insana yalnız olmadığını hissettirip güç verir. Hakikatler Kulübü, gerçeklerle yüzleşmeye cesareti olanların kulak verebileceği bir hesap defteri.  Hastalıklarla dinamikleri değişen evliliklerini sürdürmeye, kocalarını destekleyip çocuğuna umut olmaya, evi idare etmeye, ayakta durmaya çalışan, direngen kadınların farklı minvallerde yolculukları. Biri beyaz yakalı diğeri onun evini temizlemeye gelen iki farklı dünyadan iki farklı kadının güç ve güçsüzlüklerinin irdelendiği hayat kesitleri. Dünyaların bir anda yıkılıp baştan inşa edilişinin kimi acıklı, kimi ibretlik, kimi ümide hasret hikâyesi.
Müjde Alganer’in güçlü kalemiyle okuru sarsıcı bir yolculuğa çıkaracağı Hakikatler Kulübü; bazen üzücü bazen umutlu, kimi mistik, kimi gerçekçi hayat karelerinden ve kendimize söyleyemediklerimizden müteşekkil bir iç sesler metni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5a827da-a293-4b42-b432-0e00a76d4fc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransa&apos;nın Güvenlik Stratejisi ve Afrika</image:title>
            <image:caption>Fransa&apos;nın Güvenlik Stratejisi ve Afrika</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96120</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8769d195-f076-4fd6-86f8-773d57aa9cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Turuncu Renkli Sokakta</image:title>
            <image:caption>dondurduk zamanı, oynadıkça oynadık, 
çocuklar parkta, biz sokakta oynadık, 
bir baktık, turuncu misketlerle doldu sokak, 
bizde onun adını koyduk ‘turuncu renkli sokak.’ 
 
ne de çabuk geçiyor zaman, 
ve her geçen günün ızdırabı yüreğimde. 
bir gün turuncu sokaktan tek başına geçersen, 
sen büyümüş olacaksın, 
ve bende, seninle geçen yıllara hasret kalacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9e3bf3b-34d0-4a85-978e-dff10a7cd575.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Anıları</image:title>
            <image:caption>Bundan tam yüzyıl önce, uzun süren savaşlarla yıkıma uğramış, âdeta uçuruma sürüklenmiş ama büyük bir direnç gösterip ayağa kalkmış bir ülkenin o günkü koşullarıyla ilgili pek çok kaynak mevcut. Bunlardan en önemlisi Frunze’nin Türkiye Anıları’nı, bu hatıratın yazılışının 100. yılında yeniden okurların dikkatine sunuyoruz. Olağanüstü yetenekteki bir elçinin sıradışı Anadolu seyahati… İlk sayfalardan itibaren şaşırtıcı bilgiler ve keskin gözlemlerle karşılaşırız. Frunze’nin anlatımı yalındır ama sanki klasik Rus edebiyatının gerçekçiliği izlenircesine o ölçüde zengin motifler art arda sıralanır. Öncelikle yoksulluğu iliklerine kadar tecrübe etmiş bir halkın psikolojisi ve içinde bulunduğu ortam çok iyi yansıtılır. Frunze karşılaştığı kişilerden, köylülerden, resmî görevlilerden mükemmele yakın tahliller çıkarır ki, bunların arasında her türlü imkânsızlıklara rağmen kendisini iyi yetiştirmiş idealist insanlar da vardır. Öte taraftan Frunze, Türkiye’nin idari yapısını ve bürokrasisini ayrıntılarıyla etüt eder. Siyasi ortamdaki derin kırılmaları gösterir ve ülkenin o zamandan beri süregelen ikiye bölünmüşlüğünün altını özellikle çizer. Rus ihtilalinin önderlerinden Mihail Frunze, Türkiye tarihi açısından sembolik değerini her zaman korumuştur. Onun Anadolu insanına dostane yaklaşımı büyük bir sempati toplamıştır. Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’nda Atatürk’ün heykeli arkasındaki siluetiyle Frunze’nin hatırası, bugün hâlâ yaşamaya devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ff3d46-930a-4e7d-8d18-f01dab0fb10d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;m Şiir Kitabı</image:title>
            <image:caption>Şair Osman Gezmek, Türk Şairidir. 15 Ağustos 1964 tarihinde Ordu’nun Kumru ilçesi, Yalnızdam Köyü’nde dünyaya gelmiştir. 
«Hayatımın Anıları», «Bir Hayat Yolcusunun Şiir Kitabı», «Hatıralar» ve «Türkiye’m»  isimli şiir kitaplarını yazmıştır. 
 
 
TÜRKİYE’M 
 
Dünyada yok senin gibi yer gördüğüm 
Ay yıldızlı bayrağım benim özgürlüğüm 
Uğrunda yıldızlar gibi yanıp söndüğüm Benim vatanım güzel memleketim Türkiye’m</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4621b85e-e139-4937-a8e4-242c828c8725.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Şiir Çok Değil</image:title>
            <image:caption>Biraz Şiir Çok Değil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1249865b-440f-4176-9347-139e617d17cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya Emperyalizmi</image:title>
            <image:caption>Medya ve emperyalizm kavramlarının birbirini besleyen, tamamlayan ve sebep-sonuç ilişkisi bağlamında modern em-peryalizmin medya çıktıları vasıtası ile hayata geçtiğini söylemek mümkündür. Bir başka ifade ile “Küreselleşme” denilen yenidünya düzeninin sebep-sonuç cihetiyle medyanın bir lo-komotif olarak görev yaptığı ve peşindeki “küresel sömürü va-gonlarını” raydan hiç çıkmadan küresel emperyalizmin garlarına sağ salim ulaştırmaktadır. Küresel emperyalizmin hovarda, şımarık ve asi çocuğu olan medya bu yeni düzeni meşrulaştırma aracı olarak önemli bir görevi yerine getirmektedir. Yani medya emperyalizminin tabiri caizse gönüllü elçisi olarak öncü birliğini oluşturmaktadır. Medya emperyalizminin hedefi veya yönelimi gelişmişlik bağlamında genelde az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere doğru; kültürel anlamda ise Batı medeniyetine tehdit olarak görülen doğu ve özellikle İslam medeniyet coğrafyasıdır. Bu anlamda 1996’da yayımladığı kitapla dünya siyasi gündeminde tartışılmaya başlanan Amerikalı Samuel P. Huntington, “Medeniyetler Çatışması ve Dünya Düzeninin Yeniden Kurulması” isimli çalışmasında Soğuk Savaş sonrası tek kutuplu dünyada toplumların kültüre ve dine dayalı aidiyetleri kuvvetli olan kimliklerin başlıca çatışma kaynağı olacağını öne sürmüştür. Huntington gelecekte savaşların konvansiyonel savaşlar yani klasik sıcak-cephe savaşları şeklinde ve ülkeler arasında değil, medeniyet-kültür havzaları arasında cereyan edeceğini vurgulamıştır. Huntington’ın da işaret ettiği gibi dünya üzerindeki savaşlar bundan sonra kültür ve medeniyet perspek-tifinden cereyan ettiği (edeceği) için burada en önemli kültür taşıyıcısı, dönüştürücüsü, yozlaştırıcısı ve çatıştırıcısı medyanın bizatihi kendisi olduğu için medya emperyalizmi düşüncesi veya yaklaşımı önem arz etmektedir. Medya emperyalizmi tüm dünyada da kabul gördüğü üzere batılı ve özellikle Amerikan menşeili olduğu için önemli medya operasyonlarının merkezi doğal olarak Amerika olarak kabul edilmektedir. Bir başka ifade ile küresel çapta medya aracılığı ile üretilen ve pompalanan bir küresel kültür gerçeği mevcut olup bu kültürün gerek menşei bakımından ve gerekse de içerik sağlaması/üretmesi bakımından kapitalizmin mabedi konumundaki Amerika’nın varlığı yadsınamaz konumdadır. Amerika ve Batı tarafından sistemli ve kararlı bir şekilde hayata geçirilen küresel kültür hem elit hem de popüler araçlarla hayatın her zerresine boşluk kabul etmeyecek şekilde zerk edilen bu türedi kültürden amaç, tüm dünyada Batı tarzı ve her yerde işlerlik kazanan homojen bir kültür ihdas etme çabası olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm milletlere veya kültürlere enjekte edilen bu yapay kültürle toplum hayatından, dini değerlere; iş ahlakından siyaset ahlakına aile değerlerinden insan ilişiklerine; yaşam tarzından değerler manzumesine kadar tüm kadim kültürler unufak olmak suretiyle popüler kültürün azgın ve acımasız dişlileri arasında kur-ban edilmektedir. Kısacası medya marifetiyle küresel düzeyde her toplumu ve her kültürü radikal bir şekilde etkileyen bir kültürel istila, bir kültürel deprem ve bir kültürel girdapla karşı karşıyayız. Ruh nasıl ki insanın yaşam göstergesi ve olmazsa olmazı ise bu meyanda kültür ve insani değer/ölçülerini bu dünyanın ruhu olarak kabul ettiğimizde medyanın kültür emperyalizmi vasıtasıyla bu dünyanın ruh köklerine adeta dinamit koyduğu ve bu yolla beşeri dünyayı ve insanlığı bitkisel hayata mahkûm ettiğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Buradan hareketle bu çalışmanın amacı medya emperyalizmine karşı dikkat çekmek ve karınca kararınca da olsa bir farkındalık oluşturmak ve bu anlamda sorumlu kişi ve mercileri harekete geçirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2496ddd-aef3-4895-b0b1-d3948a9c4189.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Ticaret Ve Finansal Gelişme</image:title>
            <image:caption>Bir ülkenin finansal gelişmişlik düzeyinin ilgili ülkenin gelişmişlik düzeyini de yansıttığı ileri sürülebilir. Finansal gelişmenin sağlanabilmesi için ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlanabilmesi gerekmektedir. Bir ülkenin ekonomik büyümesi üzerinde uluslararası ticaret bir hayli öneme sahiptir. Ağırlıklı olarak literatürde ekonomik büyüme ve finansal gelişme arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar yer almasına karşın aynı düzeyde finansal gelişme ve uluslararası ticaret arasındaki ilişkiye dair çalışmalar bulunmamaktadır. Bu motivasyonla çalışmada finansal gelişme ve uluslararası ticaret arasındaki ilişkiye eğilinerek, söz konusu ilişki ülke ve endüstri düzeyinde tespit edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4bcab1b-25cf-4862-bdd3-60fe6eff57f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelirin Yeniden Dağılımda Maliye Politikası</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM : GELİR DAĞILIMI: TANIMLARI, TEORİK ÇERÇEVESİ, BELİRLEYEN FAKTÖRLER 
 
2.      BÖLÜM : GELİRİN YENİDEN DAĞILIMININ ÖNEMİ VE GELİR EŞİTSİZLİĞİ ÖLÇÜM YÖNTEMLERİ 
 
3.      BÖLÜM : GELİRİN YENİDEN DAĞILIMININ ARAÇLARI 
 
4.      BÖLÜM : VERGİ VE KAMU HARCAMA POLİTİKALARININ GELİRİN YENİDEN DAĞILIMI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN AMPİRİK ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a760491-9389-4e55-85eb-ff12bc115ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasetin Dijital Serüveni</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM : Dijital Dönemde Devlet 
 
2.      BÖLÜM : Dijital Dönemde Bürokrasi 
 
3.      BÖLÜM : Dijital Çağda Yönetişim 
 
4.      BÖLÜM : Dijitalleşmeye Bağlı Sorunlar Açısından Kentler 
 
5.      BÖLÜM : Dijital Dönemde Akıllı Kentler 
 
6.      BÖLÜM : Dijitalleşme, Dataizm ve Veriye Dönüşen İnsan 
 
7.      BÖLÜM : Sosyal Medyada Trol Hesaplarla Yapılan Siyasal Algı Oyunlarının Manipülati Gücü 
 
8.      8BÖLÜM : Dijitalleşme ve Siyasi Partiler 
 
9.      BÖLÜM : Dijitalleşme ve Siyasal Katılımda Yeni Olanaklar 
 
10.  BÖLÜM : Sarkaç Etkisi: Dijitalleşen Dünyada Demokratik Değerlere Karşı Geleneksel Tehditlerin Yeni Versiyonları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea7d4723-5ef0-458c-9543-8e87e0566cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaziantep Camilerinde Kültürel Etkileşim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM : GAZİANTEP TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ 
 
2.      BÖLÜM : KÜLTÜR VE KÜLTÜREL ETKİLEŞİM 
 
3.      BÖLÜM : GAZİANTEP CAMİLERİNDE KÜLTÜREL ETKİLEŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e480001-c7ef-41d6-9fd6-b110d546dce8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetişim ve Örgüt Kültürü Boyutlarıyla Örgütsel İnovasyon</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM: Yönetim ve Yönetişim 
 
İKİNCİ BÖLÜM: Yönetişimin Özellikleri 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Yönetim Yaklaşımları 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : İnovasyon 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM : İnovasyonun Kaynakları 
 
ALTINCI BÖLÜM : İnovasyon Çeşitleri 
 
YEDİNCİ BÖLÜM : İnovatif Kişilik Özellikleri 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM : İnovasyonu Etkileyen Faktörler 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM : İnovasyon Engelleri 
 
ONUNCU BÖLÜM : Örgütsel İnovasyon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bde6a142-a0b9-44da-8368-b4ad9c6b7b4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Howard P. Lovecraft</image:title>
            <image:caption>Cthulhu mitosu’nun, Arkham’ın ve uğursuz Necronomicon’un yaratıcısı, korku edebiyatının sayısız başyapıtının yazarı Howa rd Philips Lovecraft, ölümünden sonra da olsa, yaşadığı yüzyılın e n iz bırakan yazarlarından biri olarak kendini kabul ettir miştir. 
 
Anlaşılması hayli zor bir karaktere sahiptir ve kendi mitosuna hapsolmuştur; dünya dışına çekilme imgelemini sayısız sayıda okuruna da yansıtır. 
Peki gerçekte kimdir bu “Providence”ın ustası? 
 
“XX. yüzyıl, H.P. LOVECRAFT’tan daha büyük bir yazın sanatçısı tanımamıştır.” 
–Stephen King 
“Lovecraft gerçekten de temel önemde bir yazardır, lOVECRAFT’tan öncesi ve sonrası vardır.” 
–Michel Houellebecq 
“LOVECRAFT hikâyeleri hayranlık uyandırıcıdır, gelgelelim o kadar korkutucudur ki insan kendine sorar, acaba en iyisi böyle bir şeyi asla okumamak mıdır?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91dd8126-013a-4646-a640-3a0bddbf72cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Philip K. Dick Hayatı</image:title>
            <image:caption>Philip K. Dick (1928-1982) 
XX. Yüzyılın en yenilikçi ve etkili bilimkurgu yazarlarından biridir. 
1980’li yıllardan itibaren, gerçekliği ve insanlık ilkelerini sorgulayan eserleri kendi hayran kitlesini yaratmış olup sayısız defa sinema ve televizyona uyarlanmıştır. 
Çığrından Çıkmış Zaman, Valis Üçlemesi, Aksın Gözyaşlarım Dedi Polis, Ubik, Azınlık Raporu, Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?, Kader Ajanları,Yüksek Şato’daki Adam, Electrikli Düşler … onun üretken zihninin ürünü evrenlerden sadece bir kısmıdır. 
PKD başarıyı ancak ölümünden sonra yakalamıştır, yaşarken daha ziyade zorluklar, depresyonlar, dizi dizi boşanmalar ve mistik deneyimlerle uğraşmıştır… 
“Parlak ve tutkulu bir yaratıcının inişli çıkışlı hayatına ilişkin kapsamlı ve derinlemesine bir bakış.” –dBD</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03a1b2b8-9eea-4d08-81bf-0e19ffb2ab08.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Yumurtalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1917 Rus Devrimi’ni izleyen çalkantılı yıllar yeni bir Sovyet gerçekliğini ortaya koyarken, dâhi zooloji profesörü Persikov da canlı organizmaların üreme hızlarını artıran ve onları devleştiren yeni bir “kızıl” ışın keşfeder. O sıralarda Sovyet cumhuriyetlerindeki bütün tavukları kırıp geçiren bir salgın patlak verince, Persikov’un henüz test edilmemiş buluşu bu soruna bir çare olarak görülür… Zira bilimde ilerleme ve bu sayede düşmanlarla rakipleri geride bırakma, Stalin döneminin yol gösterici ilkesidir… Stalin’in iktidara geldiği 1924 yılında yazılmasına karşın 1928’de geçen bu bilimkurgu, iktidarın ve bilginin kötüye kullanılmasının sonuçlarına işaret eden parlak bir sistem eleştirisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60dbb8ca-0202-44ce-88e8-9ab863c33286.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Silistre (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Namık Kemal için tiyatro, halka doğrudan ulaşabilmesi bakımından oldukça önemli bir türdür. Vatan yahut Silistre oyununda da vatan sevgisini türlü duygularla çarpıştırıp nihayet hepsinden üstün çıkararak halka vatan fikrini ve sevgisini aşılamak ister. 

Kırım Savaşı’nın yaşandığı yıllarda Zekiye ve İslam Bey arasında yeni başlayan aşk, İslam Bey’in cepheye gitmesiyle beklenmedik bir hal alır. Zekiye İslam Bey’in ardı sıra erkek kılığına girerek Silistre savunmasına katılır ve böylece savaş meydanında aşkın, vatan sevgisinin, millet fikrinin iç içe geçtiği olaylar yaşanır. Vatan yahut Silistre 1 Nisan 1873’te ilk kez sahnelendiğinde halk üzerinde gösterilere varan büyük bir coşku yaratmış, bu etkinin diğer bir sonucu olarak Namık Kemal’in gazetesi İbret kapatılmış, kendisi de Magosa’ya sürülmüştür. Yazarı hayattayken Rusçaya ve Almancaya çevrilen eser, daha sonra pek çok dilde yayımlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82e82ab4-f820-4202-82ce-bef45e2e1e1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimlerle Günlük Yaşamdan Almanca 500 Sözcük</image:title>
            <image:caption>Çocukların Almanca sözcük dağarcıklarını geliştirmelerini sağlayan renkli ve eğlenceli bu kitap, günlük yaşamda sıkça karşılaşılan 500’den fazla basit sözcük içeriyor. 
 
Resimlerle Günlük Yaşamdan Almanca 500 Sözcük, çocukların Almancayı eğlenceli bir şekilde öğrenmelerini sağlayacak nitelikte tasarlandı. Çocukların renkli ve canlı resimlerle sözcükleri eşleştirmesi sağlanarak hem sözcükleri daha kolay öğrenmeleri, hem de öğrendiklerinin hafızlarında daha iyi yer etmesi amaçlandı. Kitabın karşılıklı sayfalarına yayılan her büyük resimde farklı sayıda çeşitli nesne gizli, çocuklar bu nesneleri resim içinde bulmaya çalışırken keyifli saatler geçirecek. 
Ayrıca kitabın sonunda kitapta yer alan tüm sözcüklerin Türkçe karşılıklarını gösteren bir de Almanca-Türkçe sözlük bulunuyor.  
 
Almanca öğrenmek çocuklar için artık çok eğlenceli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ce97cfd-7008-4b8b-aee4-d2d6635aac07.jpg</image:loc>
            <image:title>Metal Statuettes from Pisidia and its surroundings in Burdur Museum</image:title>
            <image:caption>In this book, metal figurines found in Burdur Museum are introduced. The vast majority of 
the statuettes are bronze. Besides, there are silver, gold, lead and copper works. Find places 
have been added to the inventory of some figurines. However, since they came to the museum 
by purchasing, the find places of the majority of them are not exactly clear. With the work 
done, it was tried to be explained that the statuettes were captured from the Pisidia region and 
its surroundings. Figurines from the Pisidia Region were found from the ancient cities of 
Cremna, Ceraitai, Hadriani. Among the cities close to Pisidia are only finds from Cibyra. 
However, it should be noted that there are works that may originate from Pamphylia, Lydia, 
Phrygia, even if there are individual examples. The statuettes have a wide date range from the 
Late Bronze Age to recently. However, most of them belong to the Roman Period. In this 
study, 7 groups of statuettes were classified according to their periods. The 8th section 
consists of examining the false figurines. This book contains detailed descriptions, 
dimensions, views from different directions, analysis of the 66 statuettes and suggestions 
about where they might have been found. This book, which provides acceptable chronology 
and presents all the figurines in a holistic order, covers the first metal figurine work of the 
Pisidia Region 
 
Bu kitapta Burdur Müzesi’nde bulunan metal heykelcikler tanıtılmaktadır. Heykelciklerin 
büyük çoğunluğu bronzdur. Yanı sıra gümüş, altın, kurşun, bakır eserler de bulunmaktadır. 
Bazılarının envanterlerine buluntu yerleri eklenmiştir. Ancak Satın alma yolu ile müzeye 
geldiği için büyük çoğunluğunun buluntu yerleri tam olarak belli değildir. Yapılan çalışmayla 
heykelciklerin Pisidia bölgesi ve çevresinden ele geçtiği açıklanmaya çalışılmıştır. Pisidia 
Bölgesi’nden heykelcikler Kremna, Keraitai, Hadriani antik kentlerinden ele geçmiştir. 
Pisidia’ya yakın kentler arasında ise Kibyra buluntuları yer almaktadır. Bununla birlikte tekil 
örnekler de olsa Pamphylia, Lydia, Phrygia kökenli olabilecek eserlerinin de olduğunu 
belirtmek gerekir. Heykelcikler Geç Tunç Çağı’ndan yakın zamanlara değin geniş bir tarih 
aralığına sahiptir. Ancak büyük bölümü Roma Dönemi buluntularıdır. Bu çalışmada 
heykelcikler dönemlerine göre sınıfl andırılmış, 7 adet grup oluşturulmuştur. 8. Bölümde 
sahte heykelcikler incelenmiştir. Bu kitap, 66 adet heykelciğin detaylı tanımları, ölçüleri, 
farklı yönlerden görüntüleri, veri analizlerini, nerede bulunmuş olabileceklerine dair öneriler 
içerir. Kabul edilebilir kronoloji veren ve tüm heykelcikleri bütüncül bir düzen içerisinde 
sunan bu kitap, Pisidia Bölgesi’nin ilk metal heykelcik çalışmasını kapsar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96136</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b04ba4c8-e856-4cb9-84cc-e5454e914d41.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavana Bak</image:title>
            <image:caption>Kuş kusan kadınlar, yumurtadan çıkan çocuklar, kelimeleri tükenen bir dil ve sinestezik bir çeviri denemesi... 
 
Büyülü gerçekçi öğelerin ağırlığını hissettirdiği öyküleriyle Tavana Bak, oyunbaz bir ses eşliğinde tekinsiz bir yolculuğa davet ediyor okuru. Topluluk olmanın facialarını, mesafe ve boşlukları merak eden, biçimsel denkliği ve akışı sorgulayan bu ilk kitap, tavana bakarken mırıltıyla anlatılacak öyküleri bulmayı hedefliyor. 
 
“Ve onlara dedim ki, utancınızı size ben vermedim, korkunuzu da. (...) Sizi doğurduktan sonra doktor ya da avukat olsun diye büyüten de başkasıydı, arkanızdan bir kova hayal kırıklığını döken de başkası. Değerlerinizi veren de ben değildim, değersizliğinizi de. Sadece doğurdum sizi, sadece doğurdum ve sonra izledim. Bakmayın bana öyle. Nefreti size ben öğretmedim. Ne borçluyum size ne de sizden alacaklıyım. Tıpkı beni doğurduğunuz gibi, ben de doğurdum sizi sadece. Bir şey beklemeden okudum, üfledim, koydum sizi yola. Çırılçıplak, oracıkta.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9900aba9-3d5e-4280-a82b-7a563fe065bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Kadar Küçük</image:title>
            <image:caption>“Filler tehlikeyi sezebilir. Onlar, yaklaşan tsunamiyi ya da depremi önceden hissedebilme kabiliyetine sahiptir. Ne yazık ki Jack bu yeteneğe sahip değildi. Bu yüzden, hayatının tepetaklak olduğu gün, hazırlıksız yakalanmıştı.” 
 
11 yaşındaki Jack sabah uyandığında, önceki gün annesiyle geldiği kamp alanında yalnız olduğunu fark etti. Psikolojik bazı sorunları olan annesinin daha önce de ortadan kaybolduğunu bilen Jack, diğer çocukların yapacağı gibi birilerine haber vermek yerine kendi başının çaresine bakmaya karar verdi. Annesini arayıp bulacaktı. Böylece ona eşlik eden küçük bir oyuncak fille birlikte; inancını, sadakatini ve zekâsını test eden bir yolculuğa çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96138</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55b9338-0dc9-44f5-927b-a18ed8663ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Önce Aşk Vardı</image:title>
            <image:caption>Divan şiirine iki şekilde nüfuz edilebilir: Birincisi, divanların dünyasına girmekle; ikincisi, divanlardan çıkıp hayata bakmakla. Elinizdeki kitapta her ikisi birden karşımıza çıkıyor. Yazar; Ahmed-i Dai’den Fuzuli’ye, Şeyhülislam Yahya Efendi’den Senih-i Mevlevi’ye âdeta bir kazıya girişiyor ve şiirden hayata, hayattan şiire açılan pencereleri gözler önüne seriyor. Bu zamana kadar bu şiirin hayattan uzaklığına dair dile getirilen bütün töhmetleri her yazıda ayrı bir cevapla geçersiz kılıyor. Kitap; baştan böyle bir ilkeyle yazılmadı elbette, buna lüzum da yoktur. Şiirin içindeki hayatı ve hayatın içindeki şiiri görebilen her göz, ortadaki inceliğe ve bütünlüğe fazlasıyla aşina olur. 
Sufiler, bulaşıcı hastalıklar, etkileyici hayatlar, kahve, dilenciler, sahte şeyhler, tıp, müzik, mitoloji, rüya ve elbette aşk. Hangi birisi yok ki hayatımızda? Üstelik bütün bu hayat hengâmesinde aşk ve şiir daima gıptayla izlenecek iki büyük çekim gücüdür. Onlar taşırlar, hayatın yükünü; dün olduğu gibi bugün de. 
Büyük kültür ırmağından tatmaya, Osmanlı coğrafyasında adım adım dolaşmaya, bazen bulutlar üzerinde uçmaya bazen yeryüzünde koşmaya ve nihayet ustasıyla birlikte Divan şiirinin derinliklerine dalmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96139</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30669eb1-dfde-4fcf-883f-bb192be119e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sergüzeşt</image:title>
            <image:caption>Zavallı çocuklar! Sizin o mini mini elleriniz, eski Asya vahşetinin kullandığı ve birkaç asırdan beri insanlığın zorbalığı altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil, belki kendiniz gibi küçük kuşları, güzel çiçekleri okşamak içindir. 
Kafkasya’dan kaçırılıp Türkiye’ye getirilerek esir edilen dokuz yaşındaki Dilber, burada halayık olarak bir eve satılır. Hayatı boyunca o evden bu eve sürüklenip farklı farklı efendilere boyun eğdikten, farklı acılar yaşadıktan sonra geldiği konakta bir paşazadeye âşık olur. Ancak uygunsuz görülen bu aşk, Dilber’i bir kez daha yola çıkmaya mecbur bırakır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52db647a-51cc-4123-9fec-2b2046baaeb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Asilzadeler</image:title>
            <image:caption>Konusunu tarihten alan hikâyeleriyle ironiyi ustalıkla buluşturan Ömer Seyfettin’in yazınsal üretiminin panoramasını sunan dört ayrı metin Asilzadeler’de bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82cf1d59-7acf-4c0a-a60c-6e56fa7d845c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk-ı Memnu</image:title>
            <image:caption>Kendinden önceki edebî geleneği sarsan, sonraki edebiyatınsa öncülerinden olan Halit Ziya Uşaklıgil’in modern bireyi çatışma, çelişki ve iç hesaplaşmaları, en önemlisi arzularıyla Türk romancılığına taşıdığı benzersiz eseri: Aşk-ı Memnu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db3f0b31-e2e9-4ade-ac08-02acc822caf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt 4 Sayı 14</image:title>
            <image:caption>Kar Oranının Düşme Eğilimi – Bir Değerlendirme – Volkan Demir, Turan Subaşat
Ar-Ge Faaliyetleri ile Ekonomik Büyüme ve Bölüşüm İlişkileri Arasındaki İlişki: Türkiye Örneği – Semih Çağan, Osman Aydoğuş
Adam Smith’in İktisadındaki Kurumsal Ögeleri Mitchell’le Okumak – İlker Bulut
A New Approach in Determining Social Performance: Sustainable Development Principles and Turkey’s Outlook – Ayça Fettahoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e458c19c-036e-4ea2-bc96-ab2fc34719b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt 4 Sayı 4</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Doğrudan Yatırımlar ve Ekonomik Büyüme – A. Suut Doğruel
Dynamic Linkages between Germany Trade Trends and Export of Turkey: Evidence from DCC-GARCH Model and  News Impact Curves – Sabri Burak Arzova, Caner Özdurak
Genel Denge Analizinde Sıçramalar ve Süreklilik: Bir Evrimsel Epistemoloji Denemesi – M. Aykut Attar
Subjective Well-Being Among Ethnic Minorities: The Role of Socio-economic and Non-economic Factors – the Dutch Case – Özge Gökdemir, Devrim Dumludağ
Without a Father and Education: The Effect of Paternal Loss on the Schooling Outcomes of Children in Turkey – Pınar Tat, Meltem Dayıoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96145</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79957b9a-72ca-46c4-875c-df9b9fbc0174.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt 2 Sayı 8</image:title>
            <image:caption>Popülizm(ler) ve Temsili - Liberal Demokrasi’nin Bunalımları - Ersin Kalaycıoğlu
Post-Keynesian Economics – Challenging the Neo-Classical Mainstream - Arne Heise
Fourth Industrial Revolution and Readiness of Turkey - Erkan Erdil
Enflasyon ve Göreli Fiyatlar - Barış Soybilgen, Ege Yazgan
Birikim Tarzı ve Zihniyet Dönüşümü: Sabri F. Ülgener ve Ayşe Buğra Işığında Türkiye’de Yeni Kapitalizm (?) - Özlem Kırlı, Cem Mehmet Baydur
Ulusal Varlık Fonu ve İktisadi Büyümeye Olası Etkisi - Salih Barışık, Nalan Kangal
21. Yüzyıl’da Eşitsizlikler Üzerine Bir Değerlendirme - R. Funda Barbaros, Cemre Çakır
A Literature Study on Local Based Marketing and Related Technologies - Yüksel Akay Ünvan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96146</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/590ed926-4cbd-42b0-a164-3cf83c0b6889.jpg</image:loc>
            <image:title>Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi Cilt 3 Sayı 9</image:title>
            <image:caption>Beşeri Sermaye – Ücret veya Maaş Karşılığında Çalışma İlişkisi, 2005-2018 – İnsan Tunalı
Küresel Isınma-İklim Değişikliği ve Türkiye – Ahmet Şahinöz
Aynı İktisat, Farklı Rasyonellik: İktisadi Okullar İçin Bir Karşılaştırma – Sibel Can Kamber, Bora Süslü
Lippmann’dan Thaler’e, Neo-Liberal Düşüncede Kitleleri Yönlendirenler ve Amaçları – Burak Gürbüz
Cyrus Hamlin, Pragmatizm ve Robert Kolej’in Türkiye Modernleşmesindeki Rolü – Kardelen Kaya, Altuğ Yalçıntaş
Weberyan Subjektif Rasyonalite: Osmanlı İktisadi Zihniyeti – Cumali Bozpinar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1db00978-19fe-442c-9f0e-511c49368027.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>Beyaz Diş̧, yabandaki hayatından kopup insanların arasına karışan yavru bir kurdun, insanın doğasını ve doğadaki insanı keşfetmesinin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecdf6fdb-15bb-4a5f-a571-d1a59bf0e791.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Geceler</image:title>
            <image:caption>Yalnızlıktan mustarip bir hayalperestin St. Petersburg sokaklarında genç̧ bir kadınla geçirdiği dört eşsiz gece... Beyaz Geceler, Dostoyevski’nin yazınsal izleğindeki önemli duraklardan biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1495cdd9-a367-4231-a053-3488ecd6c178.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Macera - Hayretix Derin Sularda</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar, 
Ben Hayretix. Birlikte öyle çılgın bir macera yaşayacağız ki! 
Duyduklarınıza inanamayacaksınız. 
Biliyor musunuz? 
• Suların derinliklerinde çok acayip şeyler oluyor. Meselâ bir balığın gözü yer değiştiriyor! Doğduğunda gözleri iki yanında olan bu balık birkaç haftalıkken, bir mucize oluyor. Gözünün biri kaymaya başlayıp diğer gözün yanına geçiyor. 
• Daracık bir geçitten geçerken neredeyse sıvıya dönüşen bir hayvan var. Denizhıyarı, kendisine verilen muhteşem nörolojik kontrol mekanizması ile katı doku yapısını sıvımsı hale dönüştürebiliyor. 
• Siyah Ejder Balığının gözlerinin yanlarında el fenerleri gibi ışık saçan bölgeleri, karnı boyunca dizilmiş ışık organları ve yüzgeç bölgesinde ise ışık saçan bir hırsız alarm sistemi bulunuyor. 
• 37 metre uzunluğundaki deniz canlısından, düşmanına ışık bulutu püskürten karidese ve ışıklarıyla denizleri kıpkırmızı parlatan bitkilere kadar, sıra dışı canlılar var. 
Nefes kesen derin sular, böyle ilginç olaylara sahne oluyor. Her geçen gün, yepyeni sırlarını fısıldıyorlar bizlere. 
Seslerini duyuyor musunuz? 
SUALTI DÜNYASININ HARİKA HAZİNELERİNİ KEŞFETMEYE NE DERSİNİZ? ÖYLEYSE HAYDİ DALIŞ SERÜVENİMİZ BAŞLIYOOOOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43169792-f803-41c9-9c61-35a46c2086f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Bitmemiş romanların yazarı Franz Kafka&apos;dan daha ilk cümlesiyle sadece ana karakterinin değil, okurunun da dünyasını altüst eden bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e60956-77ca-442c-9e94-7980f6c4cec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenin Tamahkar Çocukları</image:title>
            <image:caption>Konfeksiyoncu kızı Aysel, Neşet Ertaş̧, kışkırtıcı sloganlar, indirilen tabelalar, hutbeye şiirsiz başlayamayan imamlar, Karadeniz ve Led Zeppelin, kurulan ve kapatılan teşkilatlar, kapatılan teşkilatlar, kapatılan teşkilatlar...
Gezegenin Tamahkâr Çocukları, aç karnına köy köy gezen gençleri, sanayideki dükkânın çekme katında gizlice yapılan tabelaları, kavuşamadığın fakat artık pek de özlemediğin o kızın hayatını anlatıyor.
Mustafa Akar, arada herkes gibi umutsuzluğa kapılsalar da asla vazgeçmeyen, hiç göremeyecekleri çiçeklerin adlarını ezberleyen tamahkâr çocukların fısıltılarına kulak veriyor: gardenya, karaçalı, zambak, akşamsefası, yediveren, camgüzeli, kasımpatı, müşkülüm, zülfüarus...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96154</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1a569c0-653e-4974-a816-531bd8cd4e65.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceracı Yüzgeçler-Biba&apos;nın Günlüğü Tropi&apos;nin Peşinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Maceracı Yüzgeçler-Biba&apos;nın Günlüğü Tropi&apos;nin Peşinde (Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96155</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/669541b3-5fc5-4fc1-8505-e84715c37c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Biba&apos;nın Günlüğü Uy Bisikletimin Tekeri Patladı - Maceracı Yüzgeçler</image:title>
            <image:caption>Biba&apos;nın Günlüğü &quot;Uy Bisikletimin Tekeri Patladı&quot; - Maceracı Yüzgeçler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e7af9c-41c3-4db6-8c3d-a1568850ffbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç ve Ceza</image:title>
            <image:caption>Binlerce hayırlı iş, bir cinayeti bağışlatmaz mı? Bir azizle kan dökücü arasında gerçekten fark var mıdır? Suç ve Ceza, okurunu tekinsiz bir yolculuğa çıkarıyor ve tüm sınırların sorgulandığı bir mahkeme kuruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96157</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fdcfa83-e5a8-40dd-b588-768c43a19a12.jpg</image:loc>
            <image:title>Terbiye-i Etfale Ait Üç Hikaye</image:title>
            <image:caption>Fatma Aliye’nin kız kardeşi Emine Semiye’nin ilk romanı Terbiye-i Etfale Ait Üç Hikâye aracılığıyla 19. yüzyıl sonunda aile kurumunun karşı karşıya kaldığı gerilimleri içeren bir dünyaya giriyoruz. Çocukların terbiyesinin nasıl olması gerektiğine dair üç farklı model, hane içlerinde yaşanan girift, duygusal ve fikri ilişkiler yoluyla ete kemiğe bürünüyor. Yanya ve Paris’e de uzanan ama temelde İstanbul’da geçen bu romanda aile içi ve aileler arası güç mücadeleleri, arzu ilişkileri ve örtük cinsel şiddet vurgulanıyor. En önemlisi, alaturka ve alafranga karşıtlığı gösterilirken bu karşıtlığı aşan çözümler aranıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96158</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f04f917-44d0-496a-91b1-e30c3867445c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üsküdar’dan Gider İken</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarımın sohbeti, mahallemin komşuluğu, Üsküdar’ın o tatlı sesi...
Kim doğup büyüdüğü yeri kolayca bırakabilir ki?
Kız Kulesi, Çınaraltı, Kuzguncuk, arkadaşlar, anılar... Tüm bunları ardında bırakıp gitmenin hüzünle örülü tatlı telaşı içinde, Üsküdar’dan Japonya’ya uzanan sıcacık bir öykü...
Minyatür sanatının özgün tarzıyla resimlenmiş Üsküdar’dan Gider İken... çocuklarımızla geleneksel sanatları buluşturmasıyla da ayrıca dikkat çekici bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c2ab0c9-a374-4fce-b3f7-e9fc27f6e9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemeyeceğim İşte! - Ne Zormuş Büyümek</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuz için resimli bir hikâye, sizin için ise yavrunuzun, çocuk olmanın getirdiği zorlukları aşmasına yardımcı bir rehber.
3 ile 6 yaşlar arasında bir çocuk için sağlıklı beslenmek anlaşılması zor bir kavramdır. Tatları yoğun hazır yiyecekleri tercih edebilir, çeşitli besin gruplarından tamamen uzak durabilir. Ne Zormuş Büyümek serisinin üçüncü kitabı Yemeyeceğim İşte! bol resimli ve kafiyeli anlatımıyla yemek seçen çocuğunuzu farklı ve sağlıklı tatlar denemeye teşvik ederken etkinlik önerileriyle bu süreçte onunla doğru iletişim kurmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96160</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/684e4f48-451c-4ca3-a662-f51c6927b559.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperest Şilo</image:title>
            <image:caption>Hayallerinin peşinden gitmeye hazır cesur bir kızın
ve kurduğu müthiş dostluğun hikâyesi...
Bir zamanlar, bisikletini rüzgârla yarışırcasına hızlı süren bir kız vardı. Pedallara bir asıldı mı hiç kimse onu durduramazdı. İsmi, Alfonsina Strada’ydı.
Herkes karşı çıksa da o, bisikletini sürmeye devam etti. Bisiklet yarışlarına sadece erkekler katılabiliyordu, yine de Alfo mücadeleden kaçmadı. Neyse ki yalnız değildi. Ona çok inanan, sıradışı bir dostu vardı: Hayalperest Şilo.
Ünlü İtalyan bisikletçi Alfonsina Strada’nın yaşamından ilham alınarak yazılmış Hayalperest Şilo, çocuklara güçlü bir mesaj sunuyor: Hayallerine giden yola adım atmaktan çekinme ve mücadeleye açık ol! Strada’nın mücadelesi ve azmi, toplumsal önyargıları kırmanın ve cinsiyet eşitliğini sağlamanın önemini her yaştan okura hissettirecek türden ilham verici bir gerçeklikle karşımızda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/681e5a56-1de7-49fb-8451-63ffc1453ad3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gemsaz</image:title>
            <image:caption>“...alt katta, denize karşı duran şöminemin sağ tarafına anneannemi, sol tarafına da dedemi çerçeveledim. Sanki artık sonsuza dek, Gemsaz’ın kaptan köşkünde, sonsuz denize benimle beraber bakıyorlardı. Bir an için, senelerdir görmediğim, artık değil gülüşünü, kokusunu bile tanıyamayacağım kadar yabancılaştığım annemin de tablosunu yapmak istedim fakat buruk bir acı sardı içimi, burnumun direğini sızlatarak... Hatırlamıyordum. Annem, gülünce gözleri kısılanlardan mıydı, tebessümünde gamzesi belirginleşir miydi, gamzesi var mıydı yüzünde?” 
Annemle yaptığımız kahve sohbetlerimizde kendimi hep Gemsaz’da buldum. Deniz kenarında büyüyen Milda’nın hayatı, kaleme alınması gereken anılarla dolup taşmaya başlamıştı. Her anı, paha biçilemez değerdeydi. 

Yazmaya başladığım o gün, bugünün geleceğini biliyordum. Yaz anıları ile dolu bu kitapta, küçük bir kızın mutlu, heyecanlı ve hüzünlü günlerine eşlik edeceğiz. 

Merhaba Gemsaz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96162</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/628eefb9-176d-408b-872d-43f0923ace1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Gibi</image:title>
            <image:caption>“Sayfalarını karıştıracağınız bu kitap da sahici sıradanlığın ürünü. Tıpkı adı gibi, cam gibi. Herkesin gözünün önünde ancak gerçekten fark etmeye çabalayanların görebildiği, saydam, berrak ve kırılgan...” 
Yaşam kırmızı perdeli bir sahnedir. 
Çift kişilik, tek gösterimlik oyun. 
Hanımlar, beyler! 
Keyfim ve kâhyası, işte ben. Buyurun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8fafcd9-2e61-488c-a199-0e3fbc73e038.jpg</image:loc>
            <image:title>Saha</image:title>
            <image:caption>Eleni, Gülfidan’ın yüzüne dönerek konuşmaya başladı: 
“Kale şu merdivenlerin başında az oturalım, ne dersin? Yükseklerde doyasıya denizi ve masal şehrin gizemini seyredelim.” 
Oturdular dik bayırın merdivenlerinin birinci basamağına. Eleni biraz daldı, uzaklara bakarak derin bir iç çekti: “Ah be maniçamu! Şimdi on sekiz yaşında olmak isterdim. Şu Adalar’ın akşamları var ya… Gökyüzü, mavi üstüne mavi; hep koyu mavi ve derin… Sonra yıldızlar gökte sanki yanarak ışık saçıyor, Ada sahillerine yağmur gibi yakamozlar dökülüyor. Kordon boyu insanlar, akın akın akıyor boydan boya; hırkalarını almışlar, kiminin omuzlarında, kiminin belinde… Aşklar… Ah aşklar, o sevdalar, sarmaş dolaş ve endamı öyle güzel, öyle alımlı ki bayanların. Hele Adalar’da şafak sökmeden -sen de bilirsin ki- dar sokakların derinliklerinden gelen nal sesleri, zaman zaman kulaklara çalınan atların hırıltısı, insanın ruhunu dinlendirir. Bu gizemli doğada gündüzleri gökyüzü alabildiğine açık mavi, alabildiğine uçsuz bucaksız, yeryüzünde sanki her şey ona göre dizayn edilmiş; güneş, deniz, kuşlar, bulutlar ve hatta yıldızlar, hepsi gökyüzü için varlar… Masmavi gökyüzü bilinmeyen bir güzelliğe sahip; bizler ise sadece küçük bir bölümünü görebiliyoruz. Sana, bu tutkumu anlatmak için şarkılar, türküler dizmek yetmez bre Prinkipos!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fa40b53-c92a-4048-9959-e941be3da8a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphanelerde Yenilikçi Hizmetler - Makerspace</image:title>
            <image:caption>21. yüzyıl becerilerinin bütün alanlarda ön plana çıkması; üretim ve yaratıcılık gibi kavramların etkisini arttırmıştır. Bu etki ile birlikte eğitim ve dolayısıyla kütüphanecilik alanı da vizyon ve misyonlarında değişiklik sürecine gitmiştir. Kütüphaneler yenilikçi yaklaşımlarla hizmetlerini çeşitlendirmiştir. Kütüphanelerin sunduğu hizmetlerden biri olan Makerspace hizmeti bu değişikliğin somut bir örneği olarak gösterilebilir. 

Bu çalışma kapsamında, dünyada uzun zamandır kütüphanelerde hizmete sunulmuş olan Makerspace&apos;lerin ülkemizdeki durumu incelenmiş ve değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4b7843b-1468-40c5-9ebc-905c4f2d995b.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru’nun Tatil Günlükleri - Salda Gölü’nden Aspendos’a</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Duru. Bu doğum günümde yeni yerler görmeyi dilemiştim, öylesine içten
istemişim ki ailem beni her hafta sonu farklı yerlere gezmeye götürüyor. Bu sefer
yolculuğumuzun ilk durağı Salda Gölü ve oradan da Aspendos… Benimle birlikte yeni yerler
keşfetmeye, heyecanlı maceralar yaşamaya hazır mısınız? Hazırsanız, sayfaların arasında birlikte
dolaşmaya başlayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3299c882-03fd-4652-895e-2608bd1e941e.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru’nun Tatil Günlükleri - Karun Hazinelerinin İzinde</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Duru. Bu doğum günümde yeni yerler görmeyi dilemiştim, öylesine içten
istemişim ki ailem beni her hafta sonu farklı yerlere gezmeye götürüyor. Bu kitapta Karun
Hazinelerinin hikâyesini öğreneceğiz. Benimle birlikte yeni yerler keşfetmeye, heyecanlı
maceralar yaşamaya hazır mısınız? Hazırsanız, sayfaların arasında birlikte dolaşmaya
başlayabiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96029812-dd30-45a0-946e-df354fa7a1a8.jpg</image:loc>
            <image:title>En Mutlu Kedi - Minik Kedi Şeker’in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Şeker’in oldukça sıradan olan günü daha önce görülmemiş güzellikteki bir kelebeğin burnuna
konmasıyla birden değişti! Ama o da ne! Kelebek tıpkı geldiği hızda uçup gitti. Şeker her yerde
kelebeği aramaya çalıştıysa da bir türlü bulamadı. Şeker şimdi ne yapacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96168</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4db999e1-4dc3-47be-9962-1ce7fc88612d.jpg</image:loc>
            <image:title>Evdeki Misafir - Minik Kedi Şeker’in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Bazen eve yeni birinin gelişi belirsizlikle dolu ve korkutucudur.
Evin tek kedisi Şeker de tam olarak böyle bir durumun içindeydi, çünkü uyandığında evinde
kendisinden de ufak bir kedi ile karşılaşmıştı: Sarı.
Kendisine hiç benzemiyordu, ayrıca sahibi Beliz de Sarı ile çok fazla ilgileniyordu.
Bu durum Şeker
’
in hiç hoşuna gitmemişti. Şeker şimdi ne yapacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96169</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c09e3d1-c432-4abe-879c-30770b821748.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Dünyası Dergisi Sayı:112</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d65ee48-5095-4126-ac9c-615b0944fb9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşi Paylaşmak</image:title>
            <image:caption>İnsanın hakikati nedir? Özlem duyduğu mutlak, gerçek tutkularıyla örtüşür mü? Doğal enerjisini yitirmiş
bugünün insanı robottan farklı bir şey midir? İhtiyaçların şekillendirdiği bir kültür yerine arzuların inşa ettiği bir
kültürü yaratmamız gerekmez mi? Başka bir tene açılmamızı sağlayan nedir?
Yalnızca yerküreyi değil, içsel ağlarımızı örgütleyen de elementlerdir. Örneğin ateş her şeyden öte arzuyla
ilgilidir. Çiçeklenebilmemiz, insanlığımızı paylaşabilmemiz için kabullenmemiz ve beslememiz gereken enerji ve
devinimdir. Aynı zamanda arzu, bizim iç ateşimiz, iç güneşimizdir. Arzu sayesinde her birimizdeki sonsuzluk,
sonluluğun içinde düşünülebilir ve deneyimlenebilir hâle gelir. Ancak görünen o ki ateş hiçbir zaman
paylaşılmamış. Savaşçıl erkek tanrılar tarafından çalınmış ve az çok yapay dünya üretme çalışmalarının
hizmetine sunulmuştur.
Çağdaş filozof ve psikanalist Luce Irigaray bu kitapta, arzu, öteki ve mutlak bağlamında bir duyusallık
diyalektiği okuması sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96171</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9854def-696b-42a1-9c18-03b9c30c7560.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Altına Düşenler 2</image:title>
            <image:caption>AĞAÇ ALTINA DÜŞENLER
Ağaç altına düşenleri topladım,
Ne olduğunu bilemedim.
Bir sepete koydum,
Eve götürdüm.
 
Masanın üstüne bıraktım,
Görsünler istedim.
Baktılar mı bakmadılar mı
Göremedim.
 
Sonunda oturup,
Kağıdın üstüne koydum,
Okudular mı, okumadılar mı,
Öğrenemedim.
19 Mayıs 2010</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/769ba779-2353-4854-beed-41bb5f307fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Anlatsam?</image:title>
            <image:caption>Anne babaların çoğu cinsellik ve çocuk kelimelerini bir araya bile getirmekten çekinirler. Oysa insan cinsel bir varlıktır ve cinsellik anne karnından itibaren insanın gelişim yolculuğunun önemli bir parçasıdır. Bu yolculukta çocukların ilk rehberleri olacak anne babalar için en güçlü araç cinsel eğitimdir. Pratik bilgilerle dolu bir cinsel eğitim kılavuzu olan bu kitap, hem anne babalar hem de çocuk ve ergenlerin gelişim ve değişim sürecinde onlara destek veren ruh sağlığı uzmanları için bir başucu kitabı olacaktır.
Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Cem KEÇE - Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı 

Cinselliğin bir tabu ve genellikle konuşulmaktan kaçınılan bir konu olduğunu görüyorum. Konuşulmayan, bilinmeyen, sorgulanmayan alanlarda ise bilgi kirliliklerinin artması, toplumun daha çok zarar görmesi kaçınılmazdır. Uzman Psikolojik Danışman Buket Bayındır&apos;ın bilimsel verilerle harmanlayarak kaleme aldığı, bilgi ve birikimini aktardığı bu eserin alanda çok büyük bir açığı kapatacağına, hem uzmanlara hem ebeveynlere ışık tutacağına inanıyorum.

Uzm. Psk. Dan. Oğuz ÖZAT - Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Başkanı Çocukların ve ergenlerin hem fiziksel hem de ruhsal gelişimlerinde önemli bir rol oynayan cinsel eğitim, toplumumuzun kanayan yarası olan  cinsel ihmal ve istismardan çocuklarımızı koruyabilmek için onları doğru zamanda doğru bilgi ile donatmak, sorularına doğru yanıtlar vermek için gereklidir. Uzman Psikolojik Danışman Buket Bayındır, bu kitabıyla ebeveynler ve eğitimciler için en doğru bilgilere, anlaşılır bir dil ile ulaşabilecekleri altın değerinde bir kaynak sunuyor. Hatta sadece okumakla kalmayacağınız çocuğu olan tüm arkadaşlarınıza armağan edebileceğiniz değerli bir hediye... 
Dr. Obengül EJDER - Psikoterapist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96173</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4a5f92d-b4c7-47e6-8f46-d42174a14fef.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamiyet Öncesi Türkler</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinin şifreleri hangi boylarda saklı? 
Türklerin kara kutusu Töles boylarının önemi ne? 
Türk ismiyle kurulan ilk devlet Göktürkler kimlerdir? Göktürk modeli, Türk yönetimlerine nasıl referans oldu? 
Bilge Kağan, Türk milletine ne vasiyet etti? Yazıtları nasıl okumak lazım? 
Türk ilinin yüreği Ötüken nasıl bir yer? 
Papa Roma’yı esirgemesi için Attila’ya nasıl yalvardı? 
Çin sarayını yanındaki yiğitlerle bastığı anlatılan Kürşad kimdir? 
Türk ordusunun kuruluşu neden Mete’ye dayandırılıyor? 
Türklüğe ait kavramlar ve semboller neler? 
Bu kitapta Türk adının anlamından başlayarak yaşadıkları coğrafya, boyları, kurdukları devletler, inançları, kültür dünyaları ve sosyal yapıları, devlet yönetim şekilleri, Çinliler ile ilişkileri, destanları, orduları, şehirleri ve kahramanları, İslamiyet öncesi Türklere dair merak edilenleri Pelin Çift sordu, Ahmet Taşağıl cevapladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96174</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db92b58-df6e-4ccf-b898-ea7d08e67e92.jpg</image:loc>
            <image:title>R.D. Laing ve Anti-Psikiyatrinin Yolları</image:title>
            <image:caption>1960’lı ve 1970’li yıllarda R. D. Laing’in radikal ve vizyoner fikirleri, tanının bilimsel olarak anlamsız olduğu iddiasıyla psikiyatri kurumuna meydan okudu. Bu görüşler psikiyatri pratiğindeki düşüncelerde ve deliliğin anlamında bir devrim yarattı. Bölünmüş Benlik’ten Düğümler’e, Laing’in çalışmaları kısa süre içinde hemen herkes tarafından tanınmasını sağladı. 

R.D. Laing ve Anti-Psikiyatrinin Yolları, çağdaş bir perspektiften Laing’in çalışmalarının kapsamlı bir değerlendirmesini sunmaktadır. En üretken olduğu on yıla odaklanarak yazar, Laing’in teorik yazılarının gerekçelendirilmiş bir eleştirisini yapmaktadır ve ilk eserleri üzerinde etkili olan fenomenoloji ve varoluşçuluk ile kişilerarası iletişim çalışmalarına etki eden Amerikan aile etkileşimi araştırmalarını ve Sartre dâhil Laing’in düşüncesine tesir eden etkenlerin izini sürmektedir. 

Kitap aynı zamanda, deneysel bir terapi topluluğu olan Kingsley Hall’ü, Almanya’daki Sosyalist Hastalar Kolektifi ve İtalya’daki tüm psikiyatri sisteminin yeniden şekillendirilmesi gibi diğer anti-psikiyatri denemelerine paralel olarak ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96175</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f95c6c5-bd5b-4b8e-9910-9b8ca9246bb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernite, Çoğulculuk ve Anlam Krizi</image:title>
            <image:caption>Anlam, bir beden içerisinde bireyleşen ve bir şahıs olarak sosyalleşen insanın bilincinde inşa edilir. İnsanlık tarihinin her döneminde görülen yüksek anlam katmanları hem gündelik hayata karşılık gelen hem de gündelik hayatı aşan alanla ilgili krizlerin üstesinden gelinmesinde önemli bir rol oynar. Fakat modern dönemde anlamın üretilmesi ve iletilmesi derin bir kriz içerisine girmiştir. Modern çağda bireysel ve toplumsal düzlemde anlam krizini oluşturan en önemli faktör, modern sekülarizm değil; modern çoğulculuktur. Modern çoğulculuk, aklıselim bilgiye zarar vermiştir. Dünya, toplum, yaşam ve kimlik başta olmak üzere, hemen her şey çoklu sorgulamalara tabi tutulmuş, bunlara dayanak oluşturan anlam ve değer sistemlerinin “sorgulanmaksızın kabul edilme” statüsü ortadan kalkmıştır. Bütün sosyal ve psikolojik sonuçları ile birlikte sorgulanmaksızın kabul edilen şeylerin kaybının en belirgin görünümü ise din alanında gerçekleşmiştir. 

Berger ve Luckmann’ın birlikte kaleme aldıkları en dikkat çekici eserlerden birisi olan bu kitap, modern dönemde ortaya çıkan anlam krizinin izini sürmenin yanı sıra bu krizden nasıl çıkılabileceğine dair de bir yol haritası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dacfab0-e8fe-49ed-8c17-57902e1284c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Melekleri Ürkütmek</image:title>
            <image:caption>İnsanı anlamak için onun geldiği tarihi, içinde olduğu politik ve kültürel iklimi anlamak gerekir. Psikiyatride zaman zaman öne çıkan düşünce akımlarının da bazı kültürel kalıplardan, o toplumun o zamana ait inanışlarından kaynaklanabildiğini biliyoruz. Dinî ve popüler mitolojiler bazen bilimsel varsayımların nüvesini oluşturabilir. Batı psikiyatrisini insan ruhunu iyileştirme tekniklerinin en mükemmeli olarak göremeyiz.

Bu kitapta egemen paradigmanın bir eleştirisini okuyacaksınız. Sömürgeci bilim, dünyanın bir bölgesinde pişirilmiş aşı, yerel unsurları hiç hesaba katmadan öte bölgelerdeki insanların da yemesini ister. Oysa ruh sağlığı asıl rengini içinde bulunduğu toplum ve kültürden alır. Daha kuşatıcı ve bütüncül bir bakış, insanın hangi tarihin ve kültürün içinden geldiğini ve zamanın ruhunun bunlarla nasıl bir etkileşime girdiğini hesaba katmak zorundadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2327fb57-6bf7-4cf2-ad2f-438184c9f031.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Teoloji Olarak Politik Ekonomi</image:title>
            <image:caption>İktisat, İngilizce konuşulan ülkelerde 20. yüzyılın başından bu yana hâkim söylem olmuş ve Hristiyan teolojisini [ilahiyatını] önceki otorite pozisyonundan uzaklaştırmıştır. İşte bu çığır açıcı kitap, iktisat ve din arasındaki disiplinler arası diyaloğa büyük katkı sağlamaktadır. 
 
Doğal Teoloji Olarak Politik Ekonomi’de 18. yüzyılın sonları ila 19. yüzyılın başlarında politik ekonomiyi şekillendiren doğal teolojinin [natural theology] hikâyesini anlatan ve iktisat disiplini için teolojik meselelerin devam edegelen önemini Adam Smith, Josiah Tucker, Edmund Burke, William Paley, T.R. Malthus, Richard Whately, J.B. Sumner, Thomas Chalmers ve William Whewell gibi erken dönem politik ekonomistler üzerinden ele alan Oslington, konunun standart iktisat tarihlerinde, bilim ve çağdaş teoloji tarihlerinde ihmal edilen yönlerini ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96178</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b29062-fd09-49df-a91c-32a48c7818ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Benlik ve Ötekiler</image:title>
            <image:caption>.D. Laing, elinizdeki kitapta, her bir kişinin, birinin kendine dair yaşantısını nasıl etkilediğinin yollarını ve [aralarındaki] etkileşimin nasıl meydana geldiğini anlamak için bir sosyal sistem ya da insanlar “grubu” içindeki kişileri resmetmeye çalışmaktadır. Ona göre, herkes bir ötekinin tamamlanmasına ya da yok edilmesine katkı sunar. 

Kitap, özellikle evlilik ve aile içlerindeki etkileşim süreçleri üzerine yapılan araştırmaların bir çıktısı niteliğindedir. Bu çerçevede kitap boyunca, Laing’in klinik deneyimleri temelinde çoğunlukla psikoza referans yapılmıştır. 

Kitabın bir diğer amacı, yaşantı ve davranışı tutarlı bir teoride birleştirmektir; zira yazara göre yaşantı ve davranış gerçek hayatta iç içedir. Ne var ki bu ikisini ayrıştırmaya çalışan kuramsal görüş bu kitabın yazılmasından bu yana devam etmektedir. Laing bu durumu kişiler arasındaki ilişkiyi kişisel açıdan anlamak için kendi döneminde gösterilen nispeten az sayıdaki çabayla tutarlı olmaya çalışmak olarak değerlendirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2466b3fa-44f7-4f25-8e0c-d70c81601508.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastoral Senfoni (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>André Gide’in en şiirsel ve en dokunaklı anlatılarından biri olarak dikkat çeken Pastoral Senfoni, yazarın insan ilişkilerindeki sorunlara eğilirken kendi evliliğinde de bir ahenk bulma çabasını yansıtır. Başlığını Beethoven’ın Pastoral Senfoni olarak da bilinen 6. Senfoni’sinden alan yapıt, Gide’in psikolojik sorunları ele alış biçiminin yanı sıra kurgu ve üslup açılarından da gelişiminde önemli bir aşamaya işaret eder. Protestan bir papaz ile himayesine aldığı kör ve yetim kızın hikâyesinde, yazarın kendi çocukluk anılarının ve Katoliklik ile Protestanlık arasındaki ikileminin izleri sürülebilir. İnsanın kendisine söylediği yalanlar; “körlük” ve “günah” kavramları metinde önemli bir yer tutar. Gide, kendi hayatında dinsel ikilemini bir türlü çözememiş, en sonunda kendi ahlak anlayışını kurmayı başarmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7af2f7d0-b4f0-4b24-accc-7483d35882c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Ülkesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyayı keşfetme hevesiyle yanıp tutuşan Van, Terry ve Jeff, varlığından tesadüfen haberdar oldukları Kadınlar Ülkesi’ne bir keşif gezisine çıkarlar. Sadece kadınlardan oluşan bir toplumun yapısıyla ilgili yürüttükleri tahminler ve halihazırda kafalarında bulunan eril kalıplar gördükleri manzara karşısında yerle bir olur. Jeff kadınları hizmet edilmesi ve korunması gereken varlıklar olarak görürken, Terry onların fethedilmesi ve kazanılması gerektiğini düşünmektedir. Ama mantık, eşitlik ve sevgi üstüne kurulu bu ülkede onların bu klişe beklentileri karşılık bulmaz. Kadınlar Ülkesi 1915’te, yani Thomas More’un 1516’da yayımlanan Utopia adlı yapıtından neredeyse 400 yıl sonra tefrika edildi; kitap olarak yayımlanması ise 1979 yılını buldu. Ataerkil dünyaların ağırlıkta olduğu ütopya yazını, Charlotte Perkins Gilman’ın bu feminist ütopyasıyla birlikte yeni bir bakış açısı kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c215f6-68ae-4295-a2c0-15737db730be.jpg</image:loc>
            <image:title>Canfeda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayal oyunu /Ellerindi ellerimden tutan /Ellerimdi ellerinden tutan... /Bıraktığı anda ellerimiz ellerimizi /Gökyüzüne vuracaktı gölgeleri ellerimizin /Kimbilir kaç martılar halinde... /Bir masada karşı karşıya /Seyrederken dudaklarını senin, /Dile gelmiş ilk Türkçeydik... /Henüz başlamış külrengi bahar, /Ne savaş, ne barıştık biz... /Bu dünyaya yeni gelmiş bir diyar /Manolyaya gece konmuş kumrular... 

* Bahariye *Hal Çaresi *İntihar *Üç Çiçekle Estetika *Ölemsiz *Rabia Hatun’un Uçan Halısı *El Tutuşa Tutuşa *Mevlânadan Zıvanaya *Kafaîye *Shakespeare Üzre *Fitilli *Dylan Thomas’tan *Bu da Öyle Bir Aşk *Bir Resmin Karşısında *Bilâ-Zaman *W. Butler Yeats’ten *Rıfat’a *In Men-O-Pause *Aşk Dersi *Saint Aziz’e *Kolaycının Değil, Kalaycının Kontıra-Anti-Hümanizmi *İstirahat-i Kalp *W. Butler Yeats’ten Politika *Ecce! *Bir Büyük Artize *Seng-i Derya *Yıl: Bindokuzyüz Kırkbir Buçuk *Euzküru Mevtaküm Bilhayr *Sen Sağ, Ben Selâmet *Zazatelere Zakarak *Louis Aragon’dan *Bağdat Caddesi’nde Piyasa Ederken *Hürriyete İlan *İkebana *Oktay Arayıcı’ya *Görüntü *W. Butler Yeats’ten *Sizmografi *Rumeli Türküsünden Bozma *Neyzen Üzre *Özdağlama Olayı *Nûr İndi *Mışıl *Bu da Benden Bir Otomatizma *Hayal Oyunu *Okuyana Rahmet *Rimbaud’yu Anlamaya *İkiden Biri *Kitâbesiz Seng-i Mezar *Neyise Fâli, O Çıksın Hâli *Hıdrellez *Bir Doğaç Daha *Eleni Kapitanidis’in Evi *Uyumayan Umut *Batan Sal *Varsa Ölümün Arifesi *Fındık Faresi Büyüdükçe Tavanarası Küçülmüş, Fındık Kadar Kalınca Tavanarası Fındık Faresi Ölmüş *Sezaryen *Şiirimizin Öfkeli Gencine Portesiyle Bir Portre *AID mi, AIDS mi? *Tamam mı? *Aritmetik *Uğurlama… *Hayır Dua… *Şarkı… *Neruda Üzre (Varsa Yoksa Ölüm) *Bukadarcık *Sınıflama *Ecelen *Susss-ma! *Denli *Gelecek Olsun *Amentü *Bir Arkadaş Niçin? *Yaklaşan Gelecek *Bitkisel *İki Parça *Haldun Taner’e *Can’ın Mezartaşına *Mülemma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09090994-cabd-4d3a-80b2-f0a1454f8818.jpg</image:loc>
            <image:title>Medarı Maişet Motoru (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Medarı Maişet Motoru Sait Faik’in kaleminden bir ilk romandır. Henüz Yeni Mecmua’da tefrika edildiği sırada (1940-41) dönemin baskıcı siyasi ortamında sakıncalı bulunup roman olarak yayımcı bulmakta zorlanacak ve Sait Faik’in annesinin maddi desteğiyle Ahmet İhsan Basımevi’nden 1944’te yayımlanacaktır. Ancak dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkarılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna kavuşur. İş Bankası Kültür Yayınları olarak Medarı Maişet Motoru üzerinde yıllardır süren sansürü kaldırıyor ve “tehlikeli” bulunarak çıkarılan kısımları koyu harflerle vererek yapıtı eksiksiz bir şekilde sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96183</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e099bfbb-e70e-489b-8aea-e486b0921d12.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefalet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Varlıklı bir ailenin kızı olan Sabite, akrabalarının çevirdiği miras entrikalarıyla sefaletin pençesine düşer. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen ilkelerinden ödün vermeyen genç kadın, dostlarıyla beraber uzun ve zorlu bir hak arama mücadelesi başlatır. Yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandıran Sefalet, çaresizliğin olduğu kadar sağlam bir kadın dayanışmasının da romanıdır. Sırpçaya da çevrilen roman Saint Sava ödülüne layık görülmüştür. 

Emine Semiye (1868-1944) Emine Semiye tarihçi, devlet adamı ve hukukçu Ahmet Cevdet Paşa ile Adviye Hanım’ın üçüncü çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi. İlköğrenimini, ablası Fatma Aliye ile birlikte, babasından ve özel hocalardan aldığı derslerle tamamladı. Daha sonra Avrupa’ya giderek İsviçre ve Fransa’da psikoloji ve sosyoloji üzerine eğitim gördü. Ülkeye döndüğünde maarif hayatına atıldı, öğretmenlik ve müfettişlik yaptı. Politikayla da aktif olarak ilgilendi, bir ara İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne, daha sonra Osmanlı Demokrat Fırkası’na katıldı. Hayatı kadınların örgütlenmesi, bilinçlenmesi, iş ve meslek sahibi olması ve kadın-erkek eşitliği için mücadeleyle geçen Emine Semiye, “Şefkat-i Nisvan” ve “Hizmet-i Nisvan” adlı kadın derneklerini kurmuştur. Yazı hayatına Hanımlara Mahsus Gazete’de başlar, daha sonra Selanik’te yayımlanan Mütalaa gazetesinde başyazarlık yaparak devam eder. Bahçe, Asır, Yeni Asır, Şûrâ-yı Ümmet, Resimli Kitap, İnkılâp, Yeni Gazete, Saadet, İnci, İzler gibi pek çok gazete ve dergiye de yazılar yazar. Roman ve hikâye türündeki eserlerinin yanı sıra çocuk terbiyesi, eğitim, kadın hakları gibi konularda kaleme aldığı çok sayıda makalesi de vardır. Osmanlı kadın hareketinin öncülerinden ve edebiyatımızın ilk kadın yazarlarından Emine Semiye’nin eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3460d63f-3d56-4c69-ac97-fb01afbab00e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pişir Pişirebildiğin Kadar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yemek kitapları genellikle belirli bir sıralamaya göre düzenlenir. Tarifler ya malzeme cinslerine ya yiyecek içecek başlıklarına ya da sofra sırasına göre sıralanır. Gökçen Adar yıllar süren saha çalışmalarından edindiği bilgileri ve tarifleri bambaşka bir yemek kitabı hazırlamak için kullandı ve pişirme usullerini dikkate alarak Pişir Pişirebildiğin Kadar kitabını kaleme aldı. 

Kitapta yalnızca bilinen ya da aşina olunanlar değil unutulmaya yüz tutmuş tarifleri de bulacak, sofra, yemek ve mutfak kültürüyle ilgili bilgilere de ulaşacaksınız. Tencere yemeklerinden ızgaralara, güveç pişirmelerinden kızartmalara, kavurmalardan haşlamalara kadar birbirinden farklı onlarca başlık altında tam 278 tarife yer verilen kitapta Anadolu mutfağı tüm zenginliğiyle gözler önüne seriliyor. Sizleri pişirebildiğiniz kadar pişirmeye davet ediyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c5ed764-1455-457e-a959-a939ba6c2c52.jpg</image:loc>
            <image:title>Peykerun (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye İş Bankası’nın 18 Ocak 2022 – 16 Nisan 2022 tarihleri arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde gerçekleştirdiği &quot;Peykerun&quot; sergisi nedeniyle hazırlanmıştır. 
 
This book has been prepared in coordination with &quot;Peykerun&quot; exhibition held at İş Sanat Kibele Gallery between January 18 2022 – April 16, 2022</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0367abf-7f53-4b72-b74a-89a9da81d790.jpg</image:loc>
            <image:title>Violet Elmaslar Ve Kaplumbağalar</image:title>
            <image:caption>Violet için yaz tatili harika başlamıştı. Bir tekneyle Akdeniz’de yelken açacak, yolculuğun son durağı Venedik’te eğlenceli bir tatil yapacaktı. Babası, arkadaşlarını da davet edebileceğini söyleyince, Violet sevinçten havalara uçtu. Ancak daha yolculuklarının ilk durağında, şüpheli hareketleri olan bir adam dikkatlerini çekti. Sonra daha da şüpheli bir takasa tanıklık ettiler. Artık Violet ve arkadaşlarının yapabileceği tek şey vardı: Neler döndüğünü soruşturmak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96187</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a65fe9f5-662e-436b-b504-113d4218b6c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben O Kadar Bekleyemem - Değerler Eğitimi Sorumluluk Almak</image:title>
            <image:caption>Lara, beşinci sınıfı bitirmek için günlerin, ayların geçmesini bekliyor. Çünkü o zaman bir köpeği sahiplenecek. 
Lara, o kadar bekleyemeyeceğini düşünüyor. Dilediği her şey hemen olsun istiyor. Ama ailesi, Lara&apos;nın bu sorumluluğu alabilmesi için hem biraz daha büyümesi hem de bir evcil hayvan sahiplenmek istediğine emin olması gerektiğini düşünüyor. 
Sence Lara, beklemeyi başarabilecek mi? Daha sabırlı, daha sorumluluk sahibi olabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab26af76-fff0-4a21-840e-2793562d4faf.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Fındık - İlk Okuma Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Fındık banyosunu yaptı, pijamalarını giydi. O gece Fındık’ı, annesinin arkadaşı Zeytin yatıracaktı. Birlikte şarkılar söylediler. Fındık, uyku zamanı geldiğinde bir türlü uyuyamadı. 
Yoksa Fındık’ı üzen bir şey mi vardı? 
Yaramaz Fındık’ın yazar ve çizerinden, uyku öncesi öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96189</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d45988-8fc3-4837-914a-85021d789505.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Çizgilerle Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Çizgilerle Öğreniyor, çocuklara kalem tutma ve kullanma becerisi kazandırmayı amaçlayarak hazırlandı. Basitten başlayarak ilerleyen etkinlikler, çocuğun farklı biçimlerde çizgi çalışmaları yaparak küçük kas gelişimlerini destekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96190</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc258076-b3a0-4153-a8e3-a2f44c8edcb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Renkleri Kovalıyor Şekilleri Yakalıyor</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Renkleri Kovalıyor Şekilleri Yakalıyor, çocuklara renkleri ve şekilleri tanıtırken aynı zamanda çevrelerindeki aynı renk ve şekildeki nesneleri de gözlemleme fırsatı sağlar. Geometrik şekilleri tanımak çocuğun uzamsal becerilerini geliştirmesine katkı sağlarken, renkler de çocuğun çevresini sanatsal bakış açısıyla inceleme isteği uyandırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96191</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c423c885-fd63-4ca9-aaf3-a42bc3cf7c8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Sayılarla Tanışıyor</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Sayılarla Tanışıyor, çocukları sayılarla tanıştırmak için hazırlandı. Sayılar çocuklar için birer sembol ifadesi taşır. Bu sembolleri günlük yaşamda da gözlemleyebilirler. Bu sembollerin nerelerde kullanıldığını görmeleri kalıcı öğrenmelerini de sağlayacaktır. Matematik, okul öncesi dönemde çocuğun günlük yaşantısında karşılaştığı deneyimlerle keşfettiği bir beceridir ve hayatın her alanında karşımıza çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96192</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/566fb7a2-3723-4eb4-81ee-2d8655cf984c.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Kavramların Peşinde</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Kavramların Peşinde, kavramları tanımaları için çocukları keşfe çıkarırken öğrendikleri kavramları çevrelerindeki somut nesnelerle eşleştirmelerini destekler. Söz konusu keşifler çocukların gözlem yeteneklerinin gelişimine ve ifade becerisi kazanmalarına katkı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96193</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7e6c5a-3460-4d92-a7f6-77f91a81bda3.jpg</image:loc>
            <image:title>Limi Dikkat Oyunları İle Eğleniyor</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönem, çocukların gelişim alanlarına ait beceriler kazandıkları, merak duygularını besledikleri ve oynayarak öğrenmeye çok istekli oldukları bir dönemdir. Çocuklar özellikle çevrelerinde gördükleri somut nesneleri merak eder ve öğrenmek isterler. Bu dönemde kazanılan öğrenme becerileri çocukları ilköğretime hazırlayarak gelecekteki okul başarısını da destekler. 

Limi Dikkat Oyunları ile Eğleniyor, çocukların algılama ve problem çözme becerilerini geliştirmek için hazırlandı. Çocuklar etkinlikleri uygularken eğlenerek öğrenecek ve odaklanma becerisi kazanacaklar. Özellikle benzerlik-farklılık gibi ayrıntılara dikkat etmeyi öğrenmek günlük yaşamda karşılaşılan problemleri çözmek için düşünme becerisini geliştirebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96194</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c330b5-4e00-483a-ad5d-2b12dea3c02a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tıp Şehidi - Salahattin Mehmet Erk</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet’in ilk röntgen profesörü...

Türkiye’nin ilk radyoloji profesörü Salâhattin Mehmet Erk’in yaşamı kısa bir ömre sığdırılan uzun bir mücadele hikayesidir. Bu mücadelenin izleri, görevi gereği sık sık ayrılmak zorunda kaldığı eşi Sabahat Hanım’a yazdığı mektuplara ve kartpostallara yansımaktadır.

Trakya, Balkanlar ve kanlı çarpışmaların yaşandığı Filistin Cephesi’nden ve Birinci Dünya Savaşı sonrasında eğitim amacıyla gittiği Viyana ve Almanya’nın çeşitli kentlerinden gönderdiği mektuplar, dönemin Anadolu ve Avrupa’sına tanıklık etmektedir. Sık sık gönderdiği kartpostallardan da 20. yüzyıl başlarındaki Avrupa şehirlerinin görüntülerini izlemek mümkün.Sonraki mektupları ise tıp kongrelerine katıldığı Ankara’nın ve tedavi için bulunduğu Paris’in damgasını taşır.

Profesör Salâhattin Mehmet Erk’in yazdığı mektup ve kartpostallardan derlenen bu kitapta, onun Sabahat Hanım’a olan aşkını, henüz emekleme dönemindeki radyolojiye tutkuyla bağlanışını ve yurt sevgisini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96195</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/096c08cc-7f0e-4550-a0bd-db609831bd12.jpg</image:loc>
            <image:title>Empati</image:title>
            <image:caption>Günlük yaşamın sorunlarıyla uğraşmak zorunda olan ebeveynler çoğu zaman yorgun ve gergindir. Çocukların da kuşkusuz kendilerine göre sorunları vardır. Peki, bundan doğacak gerilimlere karşı nasıl önlemler alınabilir? Bu sorunun yanıtı Mona Kino için çok açıktır: İç dengenin kurulması ve aile içi ilişkilerin sağlam bir temele oturtulması. Empati, bu koşulların yerine getirilmesini sağlar. 
 
Mona Kino kitapta bulunan eğitim çalışmalarını aile sağlığı uzmanı Jesper Juul, öğretmen ve yazar Peter Hong ve bilim insanlarıyla birlikte düzenlemiştir. Bu eğitim çalışmalarını uygulamak da oldukça kolaydır. Gerek gece yatmadan önce gerekse yolda trafik ışıklarında beklerken ya da parkta gezmeye çıkıldığında bir ağacın altında dinlenirken bile yapılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96196</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f879648-66fd-47fd-a039-7a3da2f021e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza, Kant, Schopenhauer ve Nietzsche Felsefesinde Duyguların Anatomisi ve Şiirsel İzdüşümleri</image:title>
            <image:caption>Ahmet İlhan’ın Spinoza, Kant, Schopenhauer ve Nietzsche Felsefesinde Duyguların Anatomisi kitabı, bizi dört büyük filozofun duygu tanımları, çözümlemeleri ve betimlemeleriyle felsefenin içine; şairlerin güçlü sezgileri ve yaratıcı imgelemleriyle felsefenin canlı yaşam akışına çekiyor. Bu geniş ve kapsamlı felsefi duygu çalışması, bizi, Spinoza’nın, duyguların matematiksel hassasiyetle incelenebileceğini, duygu tarafından motive edilen insan davranışının tamamen anlaşılabilir ve açıklanabilir olması gerektiğini öne sürmesini, devrimsel bir gelişmenin yansıması olduğunu; Kant’ın duygu, akıl ve eylem arasındaki ilişkileri, bağları çözümlemeye çalışırken eylemlerimizin bilgiyle nasıl iç içe geçtiğini ve eylemlerimizin duygu ile akıl arasındaki gerginliğe nasıl vesile olduğunu; Schopenhauer’in insanın sürekli bir gereksinme “isteme” halinde kaçınılmaz olarak hayal kırıklıkları ve acılar çekmeye yazgılı olduğu biçimindeki yaklaşımını; Nietzsche’nin kadim duygularımızla ilgili olarak bize inandığımız, bildiğimiz, sandığımız ve düşündüğümüz her şeyin büyük bir yanlışın parçası olabileceği ihtimalini göstermesini ise büyük bir ilgiyle okumaya ve yeniden düşünmeye yönlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96197</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce7540ee-a1ac-436c-8f6d-f99b30a3efb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji 101</image:title>
            <image:caption>Psikologlar ilk günden beri insan beyninin en ücra köşelerine ışık tutarlar. Sanat tercihlerinden diğerkâmlığa, rehberlikten suçluluğa, mizah anlayışından adalet ve dürüstlüğe kadar birçok konu üzerinde çalışırlar. Birçok uygulamalı psikolog, insanları daha mutlu etmeye ve potansiyellerinin farkına varmalarını sağlama amacı güder. 
 
PSİKOLOJİ 101 birçok alanda uzmanlığı bulunan başarılı psikolog Adrian Furnham&apos;ın süzgecinden geçirilmiş, her biri tabiri caizse tek lokmalık 101 psikolojik konuya değinmektedir. 

Elinizdeki bu kitap psikoloji tarihinin, teorilerinin, kavram ve inançlarının büyüleyici dünyasına ilgisi bulunan herkes için rehber olabilecek niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96198</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea8800f2-78a9-42f7-8ce4-922032201972.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Çağ Avrupası’nda Gündelik Yaşam</image:title>
            <image:caption>Gündelik hayatın tarihi, geçmişte varoluşun tüm yönlerini, köyleri ve kasabaları, evleri, işleri, giysileri, yiyecekleri ve gelenekleri kapsamaktadır. Orta Çağ insanı da hangi coğrafyada olursa olsun yaşamaya ve hayatta kalmaya çalışmıştır. Bunu da Orta Çağ’ın o gizemli havasında ve estetik içerisinde yapmak için çaba göstermiştir. İnsan, doğal olarak bu evrende bir sanatçı gibi zihnini kullanarak bu yapıtı yani evreni sanatsal olarak tamamlamaya çalışmış ve hala da çalışmaktadır. Orta Çağ kültürünün gerçeklik üzerine bir düşünme olmaktan çok, kültürel geleneğin bir yorumu olduğunu unutmamak gerekir. Orta Çağ aynası, insana aynı zamanda tavır ve tutumunu düzenlemesi için bir model de sunmaktadır. Ona ne olduğunu ve ne olması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca Thomas Aquinas, şöyle diyor: “Ayna aracılığıyla bir şeyi görmek, bir nedeni, içinde benzerliğinin yansıdığı sonucuyla görmektir. Dolayısıyla soyut düşüncenin derin düşüncelere indirgendiği görülür”. 

O zaman Orta Çağ’daki insanların yaşamına bir de bu aynadan göz atalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96199</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b4aeaad-5621-41dd-87d4-4c498eb5839f.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükannemin Elleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayat bizi geçmişte çözümlenmemiş bir şeyle geleceğe gönderir.&quot; – Mark Wolynn 
 
Travma kişisel bir başarısızlık değildir. Her birimiz farkı travmaları yaşar ve kabul ederiz. Kimi hediyedir kimi ise hediyeye dönüşmek üzere bekler. 
Beden, içgüdülerimizin barındığı, savaştığımız, kaçtığımız veya donup kaldığımız yerdir ve bireysel/toplumsal baskıların yol açtığı travmaya karşı dayanmaya çalışır. 
Büyükannemin Elleri, nesiller üstü travmaların bizde oluşturabileceği etkileri analiz ediyor. 
Çığır açan bu kitapta terapist Resmaa Menakem, toplumsal ve bireysel olayların yol açtığı tahribatı travma ve beden merkezli psikoloji perspektifinden inceliyor. 

Resmaa Menakem, şu anda Minneapolis’te, özel muayenehanesinde çalışmalarına devam eden onlarca yıllık deneyime sahip bir terapisttir; travma, vücut merkezli psikoterapi ve şiddeti önleme konusunda uzmanlaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96200</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f25508-c839-4f19-ba00-6d8a9a7065eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan</image:title>
            <image:caption>Bu roman, Kaptan Ali Nâsır en-Necdî’nin biyografisini Körfez insanının vicdanında azap verici bir deniz efsanesi olarak belgelemekle kalmayıp kendisini romanın bağlamına dayatmış çok sayıda bilgi, söylem ve kayıtla çevrili toplumsal değişimlerle birlikte aktarıyor. Sanatsal yanılsamaya dayalı edebi bir söylemin uçlarında, gerçeğin realist hitabını sorgulamaya kalkışan Kuveytli yazar Taleb Alrefai, dramatik bir gerilim anına, fırtınanın patlayışına, ölüme ve insanın hammaddesini ayıran o duvarı çizen hiçliğe varıyor. Alrefai, “Ali Nâsır en-Necdî öldü” dediğinde oluşabilecek son derece basit düzeydeki bir haberin roman seviyesine yükselişini, Gerald Prince’in “nedensellik” anlayışıyla ilişkilendiriyor. “Ali Nâsır en-Necdî boğularak öldü” diyerek de bir olay örgüsünün varlığını, sahnelerin kurgulanmasını ve bir tür sebep, paradoks ve çağrışım arayışı içinde uzamsal alanların oluşturulmasını zorunlu kılıyor. 
J.M. Coetzee 
 
TALEB ALREFAİ 
Kuveytli roman ve öykü yazarıdır. Kuveyt Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuş, Londra Kingston Üniversitesi’nde Yaratıcı Yazarlık alanında yüksek lisans yapmıştır. “Arapça Kısa Öykü Derneği Ödülü”nün kurucusudur ve mütevelli heyeti başkanlığını yürütmektedir. 2002 yılında Deniz Kokusu, 2016 yılında Tastamam Burada adlı romanlarıyla Devlet Edebiyat Ödülü’nün sahibi olmuştur. 2010 yılında üçüncüsü verilen Uluslararası Arapça Kurgu Roman Ödülü’nün (Arabic Booker) jürisine başkanlık etti. Öne çıkan eserleri Minik Hırsızlıklar, Sandalye, Koyu Gri adlı öykü toplamları ile Güneşin Gölgesi, Tastamam Burada, Kaptan ve Sevgiliyi Kapmak adlı romanları İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Çince gibi birçok dile çevrildi. 2021 yılında 40.’sı düzenlenen Şarika Kitap Fuarı&apos;nda “Yılın Kültür İnsanı” ödülüne layık görüldü. Alrefai, Yaratıcı Yazarlık alanında uzman akademisyen olarak çalışmalarını sürdürmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96201</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d958b1b-8fcd-41ef-ba79-4ed18d123b8b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnceldiği Yerden Kopmasın</image:title>
            <image:caption>İnceldiği Yerden Kopmasın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96202</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae59a14-7763-4f11-a603-a307a6a96030.jpg</image:loc>
            <image:title>Def ve Mendil</image:title>
            <image:caption>Akademik kimliğiyle tanınan Ayşe İlker, hikâyeciliğiyle de 1970&apos;li yıllardan beri Ana, Töre, Divan, Doğuş, Berceste, Kardeş Kalemler ve Kanat gibi birçok dergide yer aldı. 1986&apos;ya kadar yazdığı hikâyeler, Kültür Bakanlığı Gençlik Dizisi içinde basıldı. Kültür Bakanlığı&apos;nın bir projesi olarak yurt dışındaki Türk işçilerinin çocuklarına yönelik hazırlanan hikâye dizisinde Türk Misafirperverliği (Turkish Hospitality) kitabını yazdı ve bunlar, İngilizceye tercüme edilerek yayımlandı. Bir Başka Sevda ve Eflatun Hüzünler isimli iki kitabı Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan İlker, hikâyecilikteki başarısını Türkçeyi arı duru kullanmasıyla perçinledi hep. O, yalnızca bizden olanların hikâyesini yazmadı. Aynı zamanda bizim hikâyelerimizi, bizim dilimizi en latif şekilde kullanarak okuyucuyla buluşturdu. İşte Def ve Mendil de hem o hikâyelerin hem de o latif dilin bir arada olduğu çalışmalardan biri… Nicesinin hayatını, sanki o hayatların tam ortasındaymış gibi anlatan hikâyelerin birlikteliği…
 
Eve gelen komşuların ağırlanmasından, mahallede yatalak kalıp bakıma muhtaç olan yaşlılara koşulmasından, aşurelerin lokmaların kapı kapı dağıtılmasına, düğünlerle kına gecelerinde kızların süslenmesine kadar her işe sürülen ama çevreye gönlünce bakmasına izin verilmeyip “sağdan yürü, soldan git, önüne bak, arkanı dönme, çabuk gel, oyalanma, oğlanlara bakma, adamlarla konuşma” ikazlarıyla başı hep göğsünün üstüne düşük, sırtı hep büzük, bakışları hep çekingen Zinet! Adını babası, genç yaşta doğum yaparken bebeğiyle birlikte ölen kız kardeşinin hatırası yaşasın ve korunsun diye koymuştu. Zinet’te hala ve bebeği hatırlanacaktı; ama bu daha öte bir şey olmuştu. Zinet’in sırtına bindirilmişti sanki halasının ve bebeğinin hayat yükü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96203</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16572d57-691f-4655-887a-790ea56e9699.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyütücü Mercek - Proust Üstüne Yeni Yazılar</image:title>
            <image:caption>“Büyütücü Mercek: Marcel Proust 1871’in 10 Temmuz’undan doğmuş, 18 Kasım 1922’de 51 yaşındayken ölmüştü. Doğumunun 150. yılında kitap-lık dergisinde bir dosyayla (Temmuz-Ağustos 2021) selamlamıştık kendisini; 2022’de bu kez ölümünün 100. yılında elinizdeki bu kitapla anıyoruz onu. Esinlenerek ama öykünmeden ve alçakgönüllülükle söylüyorum: Proust ve yapıtı hakkında burada yazdıklarım bir ‘gözlükçünün müşterilerine sunduğu büyütücü mercekler gibi bir şey’ olsun, okurlara bir kez daha Proust’u iyice yakından tanıma olanağı versin!” 
* * * 
Marcel Proust’un Alımlanması / Proust Sisteminin Bir Minyatürü / Gerçek Konteslerden Kurmaca Guermantes Düşesi’ne / Bir Ressam Yaratmak / Proust’un Yapıtlarında Baudelaire’in Dizeleri Dolaşıyor / Kalem Sürçmesi ve Eleştirinin Yorumu / Kayıp Zamanın İzinde’de Sözü Edilen Yazarlar, Şairler, Eleştirmenler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96204</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4901d91-6807-4c77-9265-b4920cb3ef84.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>Nikola çok meraklı bir çocuk ve dedesiyle çok iyi anlaşıyor. Dedesi torununun bütün sorularını yanıtlıyor, ona hikâyeler anlatıyor. Derken bir gün Nikola annesine dedesinin nerede olduğunu soruyor. Annesi dedesinin göğe uçtuğunu söyleyince küçük çocuk gökyüzünü gözlemeye başlıyor. Ama gökyüzü o kadar kocaman, o kadar büyük ki, dedesini bir türlü göremiyor. 
 
Sebastiano Ruiz Mignone büyüklerin belki de yanıtlamakta en çok zorlandığı soruları sımsıcak bir dede torun hikâyesine dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96205</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a7278d3-7bd3-4986-8286-d6abf53ba653.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Çantası</image:title>
            <image:caption>Güzel bir yaz günü. İki kardeş anneleriyle parka gidiyor. Çocuklar neye ihtiyaç duysalar çantadan çıkıveriyor. Acaba bu çanta süper güçlere mi sahip? 
 
Sara Şahinkanat’ın yazdığı, Ayşe İnan’ın muhteşem resimlerle hayat kazandırdığı “Annemin Çantası”, her zaman alay ya da merak konusu olan bir konuya açıklık getiriyor. Kadınların çantasında neler var neler? Böyle bir kitap, iki duyarlı kadının ortak ürünü olunca, ortaya müthiş bir sonuç çıkıyor. Aslolan çanta değil, çantalarında taşıdıkları “hayat”la kadınlar çünkü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96206</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12282342-dab4-4978-bd2c-db17197194df.jpg</image:loc>
            <image:title>Marslı Prenses</image:title>
            <image:caption>Marslı Prenses’le başlayan bilimkurgu kitaplarının Mars’ın keşfine ilham vermede oynadıkları rol nedeniyle, ölümünden sonra Mars’taki bir kratere Burroughs’un adı verilmiştir. 
İlham verdiği bilim adamlarından biri de ünlü gökbilimci Carl Sagan’dır. The New York Times’da yazdığı “Bilim Kurguyla Yetişmek” adlı yazısında Carl Sagan yaşamında bilim kurgunun etkisini anlatırken “bilim kurgu beni bilime götürdü” der. Böylelikle bilime olan ilgisinin ve tutkusunun bir kısmını bilimkurgu deneyimine bağlayan Carl Sagan’ın bu yazıda sözünü ettiği ilk yazar Edgar Rice Burroughs, ilk kitap da Marslı Prenses’tir. 
Muhtemelen dünya tarihindeki en etkili yazarlardan biri olan Burroughs, Mars Üçlemesi’nin ilk kitabı olan Marslı Prenses (diğer ikisi Mars’ın Tanrıları ve Mars’ın Kumandanı’dır) John Carter’ın kızıl gezegen Mars’taki maceralarının ilkidir. Ayrıntılı bir biçimde anlatılmış nefes kesici başka bir dünya, kadim deniz tabanları, Mars su yolları; dört kollu Yeşil “insanlar”, sekiz ayaklı hayvanlar gibi sıra dışı varlıklar… Dünyalı John Carter’la Marslı bir Kırmızı kadının, Dejah Thoris’in dillere destan aşkı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96207</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2727592-b591-4799-b9f2-0beb6660e946.jpg</image:loc>
            <image:title>Mars&apos;ın Tanrıları</image:title>
            <image:caption>“Mezara girdi. Koca kapı yavaşça sarsıldı. Hantal sürgüler yerlerine oturdu. Kilidin sesi duyuldu. Virginialı Yüzbaşı John Carter’ı o günden sonra bir daha görmedim. 
Ama işte elinizde onun başka bir vesileyle Mars’a dönüşünün hikayesi var; bunu benim için, Richmond’daki otel odasındaki masaya bıraktığı bir yığın nottan derledim. 
Dışarda bıraktığım pek çok şey var; söylemeye cesaret edemediğim pek çok şey var. Ancak kısa bir süre önce, inanılmaz bir dünyayı aktardığım ve burada, savaşçı Virginialıyı Mars’ın ayları altındaki ölü deniz tabanı boyunca izlediğimiz ilk elyazmasından daha da dikkat çekici olan şeyi, Helium Prensesi Dejah Thoris’i ikinci kez arayışının hikayesini bulacaksınız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96208</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05ef3899-386f-42ed-b963-f6413d4dbd20.jpg</image:loc>
            <image:title>Mars&apos;ın Kumandanı</image:title>
            <image:caption>Burroughs Mars Üçlemesi’nin son kitabı olan Mars’ın Kumandanı’nda John Carter on iki yıllık ayrılıktan sonra, neredeyse Mars’ı baştan başa geçip serüven dolu arayışlardan sonra karısı Dejah Thoris’e kavuşur. 
John Carter artık Mars’ın Kırmızı, Yeşil, Kara, Beyaz ve Sarı halkını bir araya getirmiş, Mars’a barış getirmiştir. 
“Yargıçlar,” dedi, “sadece tek bir hüküm olabilir. Artık John Carter Helium Prensi olarak kalamaz” –durdu– “onun yerine Jeddakların Jeddakı, bütün Barsoom’un Kumandanı olsun!” Otuz bir yargıç hükmü oybirliğiyle kabul ettiğini göstermek için ayağa fırlayıp kılıçlarını çekerek havaya kaldırdıklarında, görkemli binanın dört bir yanında sanki bir fırtına koptu, 
öyle ki delice bağrış çağrış arasında tavan çökecek sandım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96209</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb2ade9b-740a-4fe6-90c8-3c39428acdd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Ne Zaman Gelecek</image:title>
            <image:caption>Dostluğun ışığı korkuları yener. 
 
Küçük tavşan bir geceyarısı uyandı. Karnı çok acıkmıştı ama karanlık ormanda yiyecek aramaktan biraz korkuyordu. Pembe burnunu oynatarak çaresizce havayı koklarken bir çıtırdı duydu, ardından parlak bir ışık gördü. Gecenin kocaman lambası Ay mıydı bu? Yoksa onun da mı uykusu kaçmıştı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96210</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6897239-2725-42a0-986d-e2ee392bf094.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı</image:title>
            <image:caption>Küçük Ayı artık büyüdüğünü düşünür. Öyle ya! Artık kendi başına pek çok şey yapabilir… Annesi yine de onu kollamaya devam eder. Annesinin sözünü dinlemeyen Küçük Ayı hızla koşarken düşer ve yuvarlanarak gidip ahlat ağacına çarpar. Derdi bu kadarla biter mi ayıcığın? Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı, Yalvaç Ural’dan yine çok sevilecek bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96211</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b933ac8e-430b-42d8-a006-eea827c3954b.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Bozi</image:title>
            <image:caption>Çocukların Yalvaç Abi’sinden yeni bir küçük ayı macerası: İyi Geceler Bozi 
Havalar soğumuş, inden dışarı çıkamayan Bozi’nin canı sıkılmaya başlamıştır. Yağmur dinince annesi ayıcığa dışarı çıkması için izin verir. Ormanda gezinirken, kış hazırlıkları içindeki hayvanlara rastlayan Bozi, çok üzüleceği bir şey öğrenir: Annesiyle birlikte kış uykusuna yatacaktır. Kimi arkadaşlarının yaşadığı kış eğlencelerinden uzak kalacağını öğrenen Bozi’nin iyice neşesi kaçar. 
Ne yapmalı, ne etmeli de kış uykusuna yatmaktan kurtulmalı? 
Annesini uyutup inden kaçmayı başaran Bozi, hayal ettiği eğlencelere kavuşur mu acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96212</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b07918-be1c-44dc-bb1f-f1181dd5bf65.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Lokmalık Masallar</image:title>
            <image:caption>“Bir Lokmalık Masallar” 
Tavşan dişli ejderhalar, sakar kediler… Hepsi burada…
Tavşan dişli ejderhalar mı istersiniz, uçan tavşanlar, sakar kediler, elma ağacına çıkan kirpiler…
Hepsi burada… Feridun Oral’dan kısa, kısacık, bir lokmalık eğlenceli masallar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96213</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91cbd2ca-8366-4f66-9a34-6c3442163468.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Hayal Defteri</image:title>
            <image:caption>Dedemin Hayal Defteri 
“Dedemin Hayal Defteri” minik okurların renk renk boyalarıyla katkıda bulunabilecekleri, yaratıcılıklarını pekiştirebilecekleri gerçek bir hayal defteri… 
Bu kitabın içindeki boş sayfalara siz de sevdiğiniz, hayal ettiğiniz şeylerin resmini yapabilirsiniz. İsterseniz eskizlerin içini doldurabilir, rengârenk boyalarla renklendirebilirsiniz. 
Resimlerinize Feridun Oral’ın kaleminden çok hoş bir hikâye eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96214</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd0320c-0d62-4d16-b991-c9ed95bed398.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkla Çalışmanın Politikası</image:title>
            <image:caption>Video oyun sektöründe kimler oyun oynayabiliyor ve kimler çalışmak zorunda? 
 
Video oyun yapmak, hiç kuşkusuz oynamak kadar eğlenceli ve büyüleyici. Hayalleri süsleyen bir iş. Uluslarötesi bağlantılarıyla ve ağ üzerinden gerçek anlamda bağlantı kuran işgücüyle, bu endüstri sahiden de enerji dolu bir çalışma ortamı sunuyor. Aynı zamanda ekonomik gerilemenin olumsuz etkilerine rağmen canlı bir endüstri olarak konumlandırılıyor. 
 
Ergin Bulut ise, Aşkla Çalışmanın Politikası&apos;nda, işlerin biraz daha karmaşık olduğunu ileri sürüyor... Aslında bütün endüstrinin çeşitli eşitsizlik biçimleri üzerine kurulduğunu ve insanın sevdiği şeyi yapmasının ne anlama geldiğine ilişkin illüzyonlarla kuşatıldığını iddia ediyor. Bunu da, yaklaşık üç yıl boyunca ABD’deki bir oyun stüdyosunda çalışan video oyun geliştiricileri ile yaptığı saha çalışmasına dayandırıyor. 
 
Aşkla Çalışmanın Politikası, eğlenceli bir geleceğe karşı oyunbozanlık etmeye yönelik derinlikli ve provokatif bir çağrı! 
 
&quot;Hayal etmemize izin verilen tek gelecek, bize kurumsallaştırılmış, güvencesiz ve sömürücü aşk ve eğlence biçimlerinden başka bir şey vaat etmiyorsa o zaman biz oyunbozanlık yapalım ve oyun endüstrisindeki ve genel anlamda işyerlerindeki duygusal toksikliğe direnelim. Bu geleceğe karşı çıkalım çünkü o sözümona bir ve tek gelecek, yine eşitsiz eğlence-politika rejimince biçimlendirilecek ve sayısız eşitsizlikten başka bir şey üretmeyecektir. Ve oyun emekçileri, oyuncular ve biz vatandaşlar daha iyisini hak ediyoruz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96215</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54dcf84a-c21a-4b15-b020-e7bc4aaf6257.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlerden Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Giusi Quarenghi’nin eğlenceli metni ve Simona Mulazzani’nin harika çizimleri bizi esnemelerin bulutlara dönüşebildiği, trenlerin denize girip yunuslara ıslık çalmayı öğrettiği gerçeküstü bir dünyaya davet ediyor. 
 
Günlerden Bir Gün, hayal gücünü yansıtan, belki de ancak bir çocuğun bakış açısıyla kavranabilecek düşsel ve şiirsel bir anlatım... 
 
Giusi Quarenghi 
1951’de Val Taleggio’da doğdu, küçük bir dağ köyünde büyüdü. Eğitiminin ardından sinema, çizgi film ve televizyon alanlarında çalıştı; senaryolar yazdı. 1982 yılında yayımlanan Ahi, che male (Ah İşte Bu Acıttı!) adlı ilk kitabının ardından, çocuklar ve gençler için yazmaya başladı. 2006’da, İtalya’nın en önemli çocuk kitapları ödüllerinden Andersen En İyi Yazar Ödülü’nü kazandı. 
 
Simona Mulazzani 
Milano’da doğdu ve İtalya’nın Pesaro kentinde yaşıyor. 100’den fazla yetişkin ve çocuk kitabı resimledi. 2005’te New York Society of Illustration tarafından gümüş madalya ile ödüllendirildi. 2016’da, İtalya’nın en önemli çocuk kitapları ödüllerinden Andersen En İyi İllüstratör Ödülü’nü kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96216</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d993e9-e78e-4091-ad1b-d96bdc707a3e.jpg</image:loc>
            <image:title>İsrail&apos;in Arkasındaki Süper Güç</image:title>
            <image:caption>Yahudiler; tarihte benzeri görülmemiş şekilde, bütün dünyada bu kadar dağınık olarak yaşamalarına rağmen, yaklaşık 3500-4000 yıldan beri dillerini, dinlerini ve kimliklerini korumuşlarsa bunun bazı sebepleri olmalıdır. Yahudiliğin ilk ortaya çıktığı zamanlarda ve hatta ondan çok zaman sonra mevcut olan bir kısım halklar, devletler, diller, dinler ve kültürler yok olduğu hâlde onların hâlâ var olması dikkate değer bir konudur. Yalnızca bu gerçek bile Yahudilik-Tevrat ilişkisinin ciddi şekilde ele alınması için yeterli bir sebeptir. Bu nedenle, aleyhteki şartlar her ne olursa olsun, Yahudilerin kimliklerinin oluşmasında ve korunmasında kutsal kitaplardaki buyrukların, tavsiyelerin, hikâyelerin ve sembollerin rolünü araştırmayı ciddi bir entelektüel mesele olarak gören bilim erbapları bu meseleyi irdelemelidir. Elbette sosyal meseleleri bir tek sebebe irca etmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Yahudi tarihi için de bu böyledir. Fakat Sanayi Devrimi ve hatta Birinci Dünya Savaşı’na kadar dünya meselelerinin çoğunda dinin en belirleyici faktörlerden olduğu düşünülürse, Yahudiler için de -diğer faktörleri gözardı etmeden- dini en etken unsur olarak görmek yanlış sayılmayacaktır.

Elinizde bulunan bu kitap, böyle bir düşüncenin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Kitap, Yahudi tarihinin ve kutsal kitaplarının özet hâlinde verilmesinden sonra, İshak’ın çocuklarına yani İsrailoğullarına kimlik kazandırdığı düşünülen etkenleri maddeler hâlinde ele almaktadır. Yirmi üç başlık altında incelenen her bir konu, Tevrat’ın ışığı altında özetlenmiş, değerlendirilmiş ve ilgili metinler kitap adı, bab ve ayet numarası ile takdim edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96217</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfaa7b3d-dd2a-46bd-8840-636875294d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Vatan Kurtuldu</image:title>
            <image:caption>Bilge Ercilasun, Rumeli’nin kaybına odaklanan romanları incelediği  Bir Vatan Kaybettiler’den sonra, Bir Vatan Kurtuldu’da, nicelik ve nitelik itibarıyla artış gözlemlediği için bir terminus olarak belirlediği 2000’li yıllardan itibaren kaleme alınmış 86 romandan yola çıkarak tematik başlıklar altında Atatürk’ü kişisel özellikleri, askerî faaliyetleri, tarih yapıcı olaylar içindeki  yeri ve devlet adamlığı bağlamında edebiyatın çağdaş verimleri içinden ele alıyor. Böylece acı dolu kayıplarla geçen senelerin ardından, 1919-1922 arasında kurtuluş ve tam bağımsızlık düsturuyla ayağa kalkan Türk milletinin Atatürk’ün rehberliğinde giriştiği mücadelenin, aradan geçen bir koca yüzyıla rağmen hayatımızda ne derece tesiri olduğunu ve taşıdığı güncel değeri gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96218</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77754fc3-366e-415f-ae35-2eaa6d4f4d62.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Modernleşmesinde İlk Adımlar</image:title>
            <image:caption>Osmanoğluları, on dördüncü asrın başında Anadolu’nun kuzeybatısındaki Bitinya’da kurdukları beyliklerini tarihleri boyunca cihan devletine (imparatorluğa), topraklarını da üç kıtaya at sırtında genişletir. Bunu Osmanlı öncesi Türk-İslam medeniyet birikimi üzerine inşa ederken kendilerinde olmayan ve muhtaç oldukları bilgileri ve teknolojileri alma hususunda tereddüt etmemişlerdir. Zaman içerisinde Osmanlılar ile Avrupalılar arasında dengelerin ekonomik, siyasi ve teknolojik açıdan aleyhlerine dönmeye başlamasıyla yeni arayışlara girişmişler ve muhtaç oldukları unsurları seçici bir şekilde aktarmayı başarmışlardır.

Bu kitapta, Osmanlıların, Batı teknolojisi, bilimi ve modern eğitim konularında attıkları ilk adımların hikâyesi anlatılmaktadır.
Osmanlılar, klasik dönemden yani on beşinci ve on altıncı asırlardan itibaren ihtiyaç duydukları özellikle harp teknolojisi, madencilik, haritacılık ve pusula ile mekanik saatçilik konularında Batı’daki bu gelişmeleri değişik vasıta ve yollarla fakat seçici bir tavırla takip ederek başarılı bir şekilde transferini gerçekleştirmiştir.  

On sekiz ve on dokuzuncu yüzyıllarda hem teknoloji transferi teşebbüslerini hem de mevcut ekonomik altyapılarını sanayileşmeye yönlendirme gayretleri olmuştur. II. Mahmut’tan itibaren eğitim müesseselerinin kurulması ve burada modern bilimin ve teknik eğitimin yerleşmesi hususunda önemli adımlar atmışlardır. Mühendishanelerin ve tıbbiyelerin kurulmasıyla yetişen pek çok askerî ve sivil uzman kendi sahalarında eserler vermiş ve ileri adımlar atmışlardır. Buna paralel olarak, Türkçenin bilim dili olması konusunda önemli gelişmeler sağlanmıştır.

Modernleşme yolunda bir başka önemli adım ise Türk hukukunda var olmayan tüzel kişilik kavramının yerleşmesi ve buna bağlı olarak ilmî ve mesleki cemiyetlerin kurulmasıdır.

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı ve yirminci yüzyılın başında haberleşme ve ulaştırma teknolojilerinde hızlı aktarmaların ve adaptasyonların olduğunu görüyoruz. Öyle ki, Osmanlılar, Birinci Dünya Savaşı’nda devletlerinin müdafaasını altı yüz sene önceki ecdadı gibi at sırtında değil bu sefer uçak kokpitinde yapmışlardır.  

Bu kitap, 1980’den bu yana kırk yıllık bir süre zarfında resmî arşivlere ve Osmanlı aydınları ile devlet adamlarının eserlerine; Türkiye’de ve yurtdışında bu sahalarda yapılan öncü çalışmalara dayanarak hazırlanmıştır.  
İhsanoğlu, bu kitapta, uzun yıllar Osmanlı tarihinin modernleşme gayretlerini karalayan önyargıları yıkarak yeni bilgiler ve yorumlarını okuyucunun bilgisine sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96219</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3575f2d0-ecbe-4d0d-8863-542c2732f68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Hunları</image:title>
            <image:caption>Erken dönem “Doğu Avrupa Tarihi” alanında Avrupa Hunları ya da Batı Hunları gibi isimlerle bilinen ve en görkemli dönemlerini Attila’nın egemenlik günlerinde yaşamış olan Hunlarla ilgili çalışmalar dünya tarihçiliğinin uzun yıllar boyunca ilgisine mazhar olmuş ve konuya dair pek çok bilimsel üretim ortaya konulmuştur.
Yakın bir zaman dilimine göz atıldığında ise Avrupa Hunları’na dair kaleme alınan Türkçe çalışmalarla birlikte, tercüme eserlerin sayısında da bir artış olduğu gözlemlense de bu konunun Türk tarihinin diğer alanlarına göre daha az rağbet gördüğünü ifade edebiliriz. Avrupa Hunları’na dair temel kaynaklarda yer alan dağınık bilgiler sınırlı bir siyasî tarih inşasını mümkün kılmakla birlikte, kültürel unsurlara dair daha fazla argüman içerir niteliktedir. Hun egemenliğinin tesis edildiği bölgelerde yapılan arkeolojik çalışmalar da kültür tarihine yönelik bilgileri kuvvetlendirir tarzdadır. Avrupa Hunları’nın bilinen, sınırlı sayıdaki kelime varlığı filolojik çalışmaları da zorlaştırmaktadır. Bunlarla birlikte, kavim hareketlerinin takibinin son derece zor olduğu bir zaman diliminde, dönemin müelliflerinin eserlerindeki karmaşık bilgiler, özellikle Avrupa Hunları’nın erken tarihleri üzerinde bir sis perdesi oluşturmaktadır. Bunun gibi birtakım zorluklar Avrupa Hun tarihi konusundaki üretimi sınırlandıran nedenler arasında görülebilir.
 
Bu çalışmada; ülkemizde sınırlı sayıdaki Avrupa Hun tarihi araştırmalarına edebî unsurları dahil ederek bir nebze de olsa katkıda bulunma gayreti vardır. Bu fikirden hareketle, kitabın ilk bölümünü Hun siyasî tarihine yönelik hadiseler oluştururken ikinci bölümde destan ve efsanelerde Hunların izi sürülmeye çalışılmıştır.
İkinci bölümünün sonunda tercümesi yapılan ‘Buda’nın Ölümü’ adlı yapay destan, Macarlar arasındaki ‘Hunluk’ düşüncesinin en güzel örneklerinden birisidir. Avrupa Hunları -Tarih ve Destan- isimli bu eserin yazarı Umut Üren, János Arany tarafından kaleme alınan ve Hun-Macar akrabalığını işleyen bu destanı Türkçeye tercüme ederken gayesinin yalnızca, bu ozan ve destanı Türk okuruna tanıtmak olduğunun altını çizmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96220</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e88f77d5-c5e9-43e1-896e-189e49d33d30.jpg</image:loc>
            <image:title>Benliğin İnşası</image:title>
            <image:caption>Din eğitiminin araştırma konularından biri de İslâm eğitim klasikleridir. Bunlar doğrudan eğitimle ilgili klâsik eserler olduğu gibi, dolaylı olarak eğitimi konu edinen eserler de olabilir. Bu ikinci kategoride yer alanlardan önemli bir kısmı İslâm ahlâk felsefesi ile ilgilidir. Bu ve benzeri eserler, İslâm ahlâk eğitiminin teorisini anlamak, ayrıca bu teorinin aktüel değerini belirlemek bakımından üzerinde düşünebileceğimiz somut yaklaşımlar sunmaktadır. Söz konusu eserlerden biri de Nasîrüddin Tûsî’nin Ahlâk-ı Nâsırî adlı kitabıdır. Bu çalışmada, felsefî ahlâk geleneği içerisinde yer alan Ahlâk-ı Nâsırî adlı eserin, eğitim bakımından içerik analizi yapılmaya çalışılmıştır.  
 
Çalışmanın temel mevzuu, Tûsî’nin kitabının yazılış amacı olarak belirlediği “insanları terbiye süsüyle süslemek (tehzîbü’l-ahlâk)” ile alakalıdır. Tûsî, bu amacını gerçekleştirmek için kitabında nasıl bir içerik oluşturmuştur? İnsanların terbiye süsünden mahrum kalmalarını engellemek için eserinde nasıl bir yol izlemiştir? İşte bu eser, yukarıdaki suallere cevap aramaktadır. Bu arayışta insanın nötr bir pozisyonda doğduğu, onun iyiliğe olduğu kadar kötülüğe de temayülünün bulunduğu ve eğitimle ondaki iyiliğe olan temayülün mükemmelleştirilebileceği anlayışı hakim bir tema olarak görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96221</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c05c357-9c26-489f-ae71-f45f3d25c17e.jpg</image:loc>
            <image:title>Görklü Suyun Kurumasın</image:title>
            <image:caption>Gönül Yonar, mitoloji çalışmalarının bu yeni veriminde, kadın arketiplerinin Türk destanları ve halk anlatılarındaki anahtar vazifesi gören temel karakterleri üzerinden bir tasnife girişiyor ve tarihsel maceramız boyunca değişmeyen bir söylen çekirdeği etrafında, kültürel etkileşimlerin ağında dönüşerek hayatımıza sürgün veren mitsel kökleri irdeliyor. Geniş Türk coğrafyasının yaygın anlatılarından süzülerek gelen alp, bilge, anne, eş, aşık, savaşçı ve yıkıcı kadın imajlarının mitsel devirlerin gölgelerinden sıyrılarak &quot;Ebedi Dişi&quot;nin vahdeti içinde bizi nasıl kuşattığının hikayesini okumak için elverişli bir başlangıç, Görklü Suyun Kurumasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96222</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb92da06-23dd-4034-b3e0-98740c6550d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşlar Arasında</image:title>
            <image:caption>O eski mahallelerin yamacında, koşulsuz sevginin kucağındaydık...

Fatih Debbağ&apos;ın Tudem Edebiyat Ödülleri Üçüncülük Ödülüne değer görülen Arkadaşlar Arasında adlı romanı, çocuğa ve çocukluğa övgüde bulunurken yitip giden mahalle kültürünü günümüz çocuklarına duyumsatan sevgi yüklü bir anlatı. 

Ötekileştirilen, ayrıştırılan ve akran zorbalığına uğrayan çocukları kalplere dokunan bir dayanışma mücadelesinde buluşturan yazar, koşulsuz sevgiyle perçinlenen gerçek arkadaşlığın her türlü önyargı ve görüş ayrılığının üstesinden gelebileceğini savunuyor.  

Mahalleye sığınan bir köpek aracılığıyla çocukların dünyasında bir şeylere değer vermenin, onu sahiplenmenin ve korumanın önemine vurgu yapan kitap; hayvan hakları ve özgürlüğüne yönelik duyarlılığı da artırıyor. 

Sarı sıcaklarla boğuşan bir sahil kentinin kıyıda köşede kalmış küçük bir mahallesi... Her biri kendi duygu ve düşünce dünyalarıyla var olmaya çalışan bir grup çocuk... 

Bir gün mahalleye bir köpek çıkagelir. Kovboyların, Apaçilerin ve İtalyanların cirit attığı mahalledeki düzen, Kızım&apos;ın gelişiyle bir anda değişir. Yardıma muhtaç bu sevimli köpek, geçmişte yaşadıkları bir anlaşmazlık yüzünden birbirleriyle bozuşan ve zıt kutuplara çekilen mahalle çocuklarını sevgi ve dayanışma yolunda birleştirir. Artık her birinin tek dileği Kızım&apos;a bir yuva sağlamak ve onu korumaktır.

Yetişkinlerin doğrularını ve değer yargılarını anlamaya çalışırken kendi doğrularının peşinden gitmeyi tercih eden çocukların dünyasına açılan Arkadaşlar Arasında, merak uyandırıcı hikâyesinin arka planında kentlerdeki kontrolsüz yapılaşma, sığınmacı ve göçmenlere karşı duyulan önyargı, engelliler için engelsiz şehir tasarımı gibi güncel konulara temas etmeyi de unutmuyor.

“Kızım&apos;ın, yazımızı serinletip aklımızı kaçırtacağını, bize dünyanın en güzel ve en muhteşem yazını yaşatacağını bilemezdik.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96223</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a394235-72e1-424a-86e3-9d9172945ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik Tarım Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Tarımsal üretim insanlık tarihiyle beraber yaşamın bir parçası olmuş ve sevginin kaynağını oluşturmuştur. Bu kitap hem üreticilere, hem tarım öğrencilerine ve asıl amaç olan tarımsal üretime başlayacaklara pratik yararlar sağlaması için ha­zırlanmıştır. 

Pratik Tarım Uygulamaları ile ilgili detaylı bilgiler hem üreticilere hem yeni başlayacaklara temel kaynak olacak şekilde bu kitapta yer bulmuştur. Sebze ve meyve üretimi, süs bitkileri yetiştiriciliği, budama, sulama, gübreleme, bitki bes­leme bozuklukları, bitki hastalık ve zararlıları ile yabancı otları, hobi bahçelerinin oluşturma konularında pratik uygulama bilgileri verilerek üretim yapılabilme teş­vik edilmiştir. Tüm pratik bilgileri vermeye çalışan bu kitabın teknik elamanlara, eğitimcilere, tarım öğrencilerine, üreticilere ve meraklılarına yeterli kaynak oluş­turabilmesi ümit edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96224</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49691056-518e-4b24-980e-d01338f85487.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Duygular</image:title>
            <image:caption>İçimdeki ses konuşur, ben yazarım dilersen sen de okursun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96225</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec3800d-4558-4314-9291-e679bcf665b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebzeler - Çıkartma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Eğlenirken dikkatinizi güçlendireceğiniz, içindeki çıkartmalarla görsel algı becerinizi geliştireceğiniz bu kitabı çok seveceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96227</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/395790d8-eb6f-4d99-8841-0d10d9f9671a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun Yalnızlığı</image:title>
            <image:caption>Kimi zaman iki sözcük, kimi zaman bir cümle, kimi zaman bir şiir... Az sayıda söz, uzun ve derin düşüncelere davet ediyor okuru. Okurun kitabı bir kerede okuyup bitirmesinden ziyade, baş ucuna koyup tekrar ve tekrar okuyabileceği bir eser... Üstelik aynı cümle her okunduğunda başka bir fikir ya da düşünceye götürüyor... 
Ruhumun Yalnızlığı yalın, sade, derin... İlham verici... 
“Aşk muhteşem bir felakettir…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96228</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ffb8b9e-0343-4abb-afee-4ee1dc1ea1df.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Sayfa</image:title>
            <image:caption>Düşünün, sihirli bir sayfaya sahipsiniz. 
Ona yazabileceğiniz sınırlı dilek hakkınız var. 
Peki, dilekleriniz gerçekleştiğinde ne olur? 
Her dilek bizi mutlu sona mı götürür? 

Sera; annesi, babası, ablası ve büyükannesiyle yaşayan küçük bir kız çocuğu. Sera’nın yolu bir gün sihirli sayfayla kesişir fakat Sera’nın sihirli sayfaya yazdıkları diğer çocuklarınkinden biraz farklıdır. Her satırı duygu yüklü olan bu kitabı okurken siz de sihirli bir sayfaya sahip olduğunuzu hayal edin. Sayfa tekrar yola çıktı; kim bilir belki bu sefer yolu size düşer. 

Bu kitap, Psikolog Arzu ASLAN tarafından okunmuştur. Sorunlarla başa çıkmada, fırsatları değerlendirmede kişilerin bireysel çaba ve sorumluluğunun önemli olduğunun; açgözlülük ve sürekli mucizeyle karşılaşma beklentisinin hayal kırıklığı ile sonuçlanacağının vurgulanması açısından tavsiye edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96229</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98184433-8ed1-46ea-b112-dbdc2562a858.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Babanın Hamileliği</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı, ‘Baba olunca anlarsın,’ ve ‘Siz erkekler ne anlayacaksınız?’ arasında sıkışıp kalınca yazmak istedim. Hissettiğim, az biraz ötekileştirilme ama bir o kadar da tahrikti. Kitapçılarda bir heves gezerken, babalıkla ilgili ne kadar az yazı, kitap, eser olduğunu fark etmemle beraber başladım aklımdan, gözümden geçenleri yazmaya. Tek isteğim babalık görevini icra ederken yapacağım yanlışlarda erkek olduğum için değil, ebeveyn olduğum için eleştirilmek ya da tersi durumlarda erkek olduğum için değil baba olduğum için takdir görmek. 
Bu kitap herkese hitap etmez, özellikle bir gruba da hitap etmez. Ama düşünen her erkek ve kadın için, kendisine ya da etrafından en az birkaç kişiye ‘Yaa bak gördün mü?’ diyeceği konular barındırır. 

Bu kitabı çocuk isteyen erkekler, çocuk istemeyen erkekler, zaten baba olmuş erkekler ya da yakında olacak erkekler okumalıdır. Bu kitabı saydığım erkek modellerinden en az birini tanıyan her kadın okumalıdır.” 
 
Hüseyin Mercan, çocuğunu kucağına aldığı vakte kadar geçen süreçte kendisinde ve çevresinde gözlemlediği, eksik veya yanlış bulduğu konuları, tutumları titizlikle mercek altına alıyor. Eserindeki eleştirel ve mizahi üslubuyla okuyucuyu düşündürmeye sevk ederek kişisel tecrübelerini okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96230</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5dd3093-1cea-4f5e-ac68-0926b30dd104.jpg</image:loc>
            <image:title>Bi Büyük Al Seneye de Giyersin</image:title>
            <image:caption>Kitabın arka kapağına süslenmiş cümleler tasarlamak üzere aslında uğraşmıştım. Ancak içeriğin ruhuna aykırı hareket edeceğimi fark ettiğim için bundan vazgeçtim. Kitabı bitirip kapağını kapattığınız zaman, düşündüklerinizi, hissettiklerinizi özgürce sürdürebilmeniz adına bu alanı sizin zihninize ve yüreğinize hediye ediyorum. Zira özgürce dolaşılan bir alana hepimizin ihtiyacı var. 
İçeride ne var peki? 
Çocukluğumuzda kıyafet alırken arkadan ebeveynler seslenir: 
Bi’ Büyük Al Seneye de Giyersin! 
İşte o dönemin his zenginliğini, bugünün bilgileriyle harmanladım. 
İletişim ve kişisel gelişimi böyle anlatan kitap mı olur? 
Güzel olduk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96231</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67691862-a004-4aae-ab0c-cb83dd75a14f.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Bulut</image:title>
            <image:caption>Bulutların üstünde uykuya dalmak isteyen var mı? &quot;Arkadaşım Bulut&quot; güzel bir uykuya dalmadan önce çocuklara yol arkadaşlığı yapmaya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96232</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/475e0365-656c-472a-b7bc-f71a1d75d7a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Görme Engelli Bir Bebek, Ebeveynlerine Sesleniyor</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta görme engelli bir bebeğin dünyaya geliş anından itibaren anne babasından neler beklediğini, onun ağzından dile getirmek istiyorum. Bebeğin doğuşu,  anne baba ve diğer aile bireyleri tarafından karşılanışı, büyüme evreleri ve gelişim alanlarının desteklenmesi için anne babaların dikkate almaları gereken önemli noktalar gibi konuları kaleme aldım. 
Kitabın size iyi bir kılavuz olması temennimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96233</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c5198e9-b671-4986-9c8e-18889a9f0c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Akran Zorbalığı</image:title>
            <image:caption>AKRAN ZORBALIĞI 

Çocuğunuz okulda arkadaşlarıyla sorun yaşıyor mu? Özellikle zorbalıkla, şiddetle, tehditle, dışlanmakla, aşağılanmakla veya başka türden bir kötü muameleyle karşılaşıyor mu? Belki farkında değilsiniz, belki çocuğunuz size anlatmaktan kaçınıyor ama pek çok çocuk okulda veya akranlarıyla birlikte olduğu çeşitli sosyal ortamlarda “akran zorbalığı” diye tanımlanan davranışlarla karşılaşmaktadır. Çocuğun psikolojik sorunlar yaşamasına, içe kapanmasına, özsaygısının ve özgüveninin sarsılmasına, sosyal becerilerinin gelişmemesine yol açan bu zorbalığın engellenmesi şarttır. Çocuğunuz bu zorbalığın kurbanı da faili de olsa yardıma ihtiyacı vardır. 

Deneyimli üç eğitim ve çocuk psikologu tarafından hazırlanan bu kitap hem çocuk hem de ailesi için çok stresli ve kritik olan bu süreci yönetmek için bir rehber niteliğini taşıyor. Çocuklara yardımcı olmak için bilimsel değeri kanıtlanmış yol ve yöntemler sunarken ebeveynleri ve ilgili herkesi aydınlatıyor. 

Artık daha iyi biliniyor ki, çocuklukta yaşanan psikolojik sorunlar yetişkinlikte de çeşitli sıkıntılara, ciddi sağlık sorunlarına kaynaklık etmektedir. Dolayısıyla ebeveynler, öğretmenler ve ilgili herkes bu konuda üzerine düşeni yaparak daha sağlıklı, özsaygısı ve özgüveni yüksek kuşakların yetişmesi için çabalamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96234</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51d8aa2a-ca77-447e-b424-db06b4607eee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kışı Beklerken</image:title>
            <image:caption>Beyaz, ıslak, soğuk ve yumuşak . . . Keçi karı böyle tarif etmişti! Sincap, bu kış ilk kar tanesi gökyüzünden düşmeden uyumamaya kararlı. Dostları Kirpi ile Ayı da… Ancak kış geciktikçe gecikiyor, uyanık kalmak gittikçe zorlaşıyor… Peki, ömründe hiç kaç görmemiş bu üç arkadaş karın yağmaya başladığını fark edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96235</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/105e1be0-bf90-412c-92fc-3aed7026a44a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hermeneutik ve Tin Bilimleri</image:title>
            <image:caption>İnsan tini, bir nevi tarihin kumaşıdır, insanın duygu ve düşüncesinden çıkmış ve tarihsellik kazanmış olan her şeydir.  Ancak bu tin kendisini öylece açığa vurmaz; taşlarda, jestlerde, sözcüklerde ve eylemlerde, açımlanmayı yani yorumlanmayı beklemektedir. Bu nedenledir ki Dilthey hermeneutiği veya yorumbilimi, ‘filolojik virtüözlük’ olarak tanımlar. 
Anlama ve açımlama daima bizzat yaşamdan etkilenir ve yaşamı etkiler. Örneğin sanat, yaşam deneyimine dayanır; hem cenneti hem cehennemi, yaşam gerçekliğinin renkleriyle resmeder. 

Bu kitap Alman filozof Wilhelm Dilthey’ın tin bilimleri, yorumbilim ve sanat anlayışına giriş olarak yazmış olduğu temel metinlerinden oluşmaktadır. Tin bilimlerinin konusu ve yöntemi; hermenuetiğin doğuşu; sanatta tekilliğin anlamı kitapta ele alınan temel konulardandır. Yine bu kitap, Schleiermacher, Schiller ve Schlegel değinileriyle kısa bir hermenuetik tarihi de sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96236</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7177fad9-9d91-4844-8211-896dea9d8531.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağların Ezgisi</image:title>
            <image:caption>Sevgi ve cesaret, en büyük yaraları bile sarmaya yeter mi? 
 
1920’li yıllarda dünyaya gelen Trần Diệu Lan, ayrıcalıklı bir ailenin tüm imkânlarına sahip olarak eğitimli ve güçlü bir kadın olarak yetişmiştir. Büyük fikirleri, idealleri, hayalleri ve tüm bunları hayata geçirebilecek sarsılmaz bir iradesi vardır. Günün birinde sadece gözlerine bakarak bile aklını okuyabilen, yüreğinin derinliklerine yavaşça sızıp orada kendine taht kuran Hùng ile yolları kesiştiğinde ise, hayatı daha da masalsı bir hâl alır. Artık kesinlikle çok şanslı olduğuna, hayatın ona hep güzel yüzünü göstereceğine emindir, ta ki Vietnam’ın üzerine ilk karabulutlar çökene kadar. 
 
Vatanı, Japon istilası sırasında yabancı askerlerin ayakları altında bin parçaya bölünürken, Diệu Lan da paramparça olan ailesinin ve hayallerinin külleriyle kendine yepyeni bir kader yazmaya çalışır. 
Öte yandan hayat da en az Diệu Lan kadar inatçıdır. Her seferinde çiçek açan umutları acımasız bir kasırgayla yeniden kırılırken, yıllar sonra aynı yazgı çocuklarının ve torunlarının da yakasına yapışır. Çocukları, bir anda patlak veren Vietnam Savaşı’na katılmak üzere evden ayrılınca, yaşlı bir kadın olarak bu kez torunu Hương’la tek başına hayatta kalmak ve hayatta tutmak için var gücüyle mücadele edecek ve âdeta umudun, cesaretin sarsılmaz kalesi hâline gelecektir. 
 
Gerçek hayatlardan ilham alınarak kurgulanan Dağların Ezgisi, okurken sizi duygudan duyguya sürükleyecek gerçek bir başyapıt. 
 
“Dağların Ezgisi, daima hafızamda kalacak muhteşem bir kitap.” 
Elif Şafak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96237</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfc31e5b-292d-485e-82e0-a949d03b3cd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Ufukların Peşinde</image:title>
            <image:caption>14 Temmuz 2015’te muhteşem bir şey oldu. 
Dünya’dan 4,5 milyar kilometre uzakta New Horizons isimli küçük bir NASA uzay aracı, saatte 50.000 kilometreden fazla hızla Plüton’un yanından geçti. 
New Horizons’ın Dünya’ya gönderdiği fotoğraflar yedi kıtadaki gazetelerin baş sayfasını süsledi ve NASA’nın internet sitesi 2 milyardan fazla kişi tarafından ziyaret edildi. 
Anlayacağınız, bu küçük gezegen tüm dünyayı heyecana boğdu. Peki, tüm bunlar nasıl gerçekleşti? 
Yeni Ufukların Peşinde: Plüton’a Yapılan Destansı İlk Yolculuğun Öyküsü on yıllar süren çabanın, NASA’nın içinde ve dışındaki siyasi tartışmaların, New Horizons’ı hayata geçirmek ve uçurmak için gereken becerinin hikâyesi. Projenin başındaki bilim insanı Alan Stern’ün olağanüstü hikâyesini okurken, insanlığın gidebileceği sınırları tekrar keşfedeceksiniz. 
 
“Sonunu bilmenize rağmen okurken yerinizde duramayacaksınız. Başından sonuna kadar projenin içinde olan iki yazar güçlüklerle dolu süreci muhteşem bir anlatıyla aktarmayı başarmış.”    
– Marcia Bartusiak, Wall Street Journal 
“Teknik jargonda kaybolmanızı engelleyen bir üslupla kaleme alınmış muhteşem bir kitap. Stern ve Grinspoon, heyecan verici ve sürükleyici bir yolculuğa çıkmanızı sağlıyor.” 
– Scott Stantis, Chicago Tribune 
“Popüler bilimde bir klasik olmaya aday. Sürükleyici.” 
– Publishers Weekly 
 
“Bir gerilim öyküsü niteliğinde uzay ve bilim kitabı.” 
 
– Andrew Dansby, Houston Chronicle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96239</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db2deb50-e46d-4b77-8dbe-b82775fb16f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Yaşam Döngüsü</image:title>
            <image:caption>Kır kırlangıçları yuvalarını nasıl yapar? Bir ahtapot yumurtalarını nereye bırakır? Şişe burunlu yunuslar yavrularını büyütürken onlara neler öğretir? Bir boz ayının yavruları ne zaman doğar? Hangi hayvanlar başkalaşım geçirir? Bir yeşil deniz kaplumbağası kaç yıl yaşar? Her hayvanın yaşam döngüsü aynı mıdır? Hepsi bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96240</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2d9b5bc-a685-46e4-84fd-ffcae10f8de7.jpg</image:loc>
            <image:title>Parvana’nın Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Parvana’nın Mücadelesi serisi dünya çapında iki milyondan fazla satmıştır.
 
 
Parvana adamı görmeden kendisiyle güneş arasına giren gölgesini hissetmişti. Başını çevirince Taliban üniforması içindeki koyu renkli türbanı gördü. Babasının omuzçantasını astığı gibi o da göğsüne tüfek asmıştı.
 
On bir yaşındaki Parvana, Afganistan’ın başkenti Kâbil’de bombalardan hasar görmüş bir apartmanda bulunan tek odada ailesiyle yaşıyordu. Parvana’nın babası, okul bombalanıp sağlığı bozulana kadar tarih öğretmeniydi, pazar yerindeki bir battaniye üstünde çalışıyor, okuma yazma bilmeyen insanlara mektuplarını okuyordu. Bir gün yabancı ülkede eğitim aldığı için tutuklandı ve ailesi para kazanacak ve yiyecek için alışveriş yapacak kimsesi olmadan kalakaldı.
Aile için durum gittikçe çaresiz bir hâl alırken tek bir çözüm akıllarına geldi. Kız olduğu için sokağa çıkıp para kazanamayan Parvana oğlan kılığına girip mücadele etmek zorundaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96241</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ad9bb37-9f33-4b6e-8b0a-bf8ae00c6d7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Bela Bir Karanfil</image:title>
            <image:caption>İnadım, merakım ve birtakım tasvip edilmeyen huylarım yüzünden şu fani dünyada başıma gelmeyen yalnızca birkaç şey kaldığını size kıvançla bildirmek isterim sevgili pencere önü çiçeklerim. Başıma ne işler açtığımı size tek tek anlatacağım fakat aramızda kalacağına dair bana söz vermek zorundasınız. Çünkü babam, peşime bir avuç tarihi eser kaçakçısını taktığımı ve onlardan köşe bucak saklanırken Ateş Arıkan’ı da bu işe dâhil ettiğimi öğrenirse beni bir kuleye kapatır. Hem de bir prenses olduğum ve korunmaya ihtiyaç duyduğum için değil, aksine etrafımdaki zavallı insanları benden ve benim belalı başımdan korumak için. 
 
Ben Nehar Erarslan. Tarihe ve Ateş’e ezelden beridir sevdalı, her iki sevdası yüzünden de olmadık işlere bulaşan, insanlara tuhaf isimlerle seslenen ve her nasılsa kendini sürekli akıl almaz olayların ortasında bulan Nehar Erarslan.  Bu da benim tarihi eserlerle, kovalamacalarla ve içimdeki yanardağdan taşan aşkla dolu hikâyem. Eğer sırrımı tutacaksan ve bütün bu karmaşaya hazırsan, başlayalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96242</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce87e8f-466d-44bb-a9ce-4a6b6776aab3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Bela Bir Karanfil (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnadım, merakım ve birtakım tasvip edilmeyen huylarım yüzünden şu fani dünyada başıma gelmeyen yalnızca birkaç şey kaldığını size kıvançla bildirmek isterim sevgili pencere önü çiçeklerim. Başıma ne işler açtığımı size tek tek anlatacağım fakat aramızda kalacağına dair bana söz vermek zorundasınız. Çünkü babam, peşime bir avuç tarihi eser kaçakçısını taktığımı ve onlardan köşe bucak saklanırken Ateş Arıkan’ı da bu işe dâhil ettiğimi öğrenirse beni bir kuleye kapatır. Hem de bir prenses olduğum ve korunmaya ihtiyaç duyduğum için değil, aksine etrafımdaki zavallı insanları benden ve benim belalı başımdan korumak için. 
 
Ben Nehar Erarslan. Tarihe ve Ateş’e ezelden beridir sevdalı, her iki sevdası yüzünden de olmadık işlere bulaşan, insanlara tuhaf isimlerle seslenen ve her nasılsa kendini sürekli akıl almaz olayların ortasında bulan Nehar Erarslan.  Bu da benim tarihi eserlerle, kovalamacalarla ve içimdeki yanardağdan taşan aşkla dolu hikâyem. Eğer sırrımı tutacaksan ve bütün bu karmaşaya hazırsan, başlayalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96243</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/544f63e5-1e1d-4250-88bf-79f78878d23b.jpg</image:loc>
            <image:title>Parvana’nın Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Parvana molozların arasında dikkatle yürüyerek küçük yerleşim yerine girdi. Tek odalı evlerden geriye kalanlara baktı. Şilteler, kilimler, tencereler, çay bardakları her yere saçılmıştı.
 
Bu manzarayı tanıyordu. Bu, yaşamak için kaçmak demekti. Ailesi birkaç eşya alıp bombalardan kaçarken aynı manzarayı kendi evlerinde de görmüştü. Bu evlerdeki insanların nereye gittiklerini merak etti...
 
Batı kuvvetleri koalisyonunun ülkeyi bombalayarak Taliban’dan kurtulmaya çalıştığı bir savaş sürüyordu. Parvana’nın babası ölmüştü. Annesiyse erkek kardeşi ve kız kardeşleriyle birlikte babasına ne olduğundan habersiz uzaklara gitmişti. Parvana nerede olduklarını bilmiyordu. Tek bildiği onları bulması gerektiğiydi.
 
Tek başına kalmıştı, oğlan çocuğu gibi davranıyordu ve düşmeye başlayan bombalarla yolculuğu daha da tehlikeli bir hâl alıyordu. Issız Afgan kırsalında ilerlerken savaştan kaçan başka çocuklarla karşılaştı. Çocuklar birlikte yolculuk yapıyorlardı çünkü böylesi yalnız olmaktan daha kolaydı. Savaş alanına dönen Afganistan’da kendi ailelerini şekillendirmeye çalışırlarken dirençli yapıları, hayal güçleri ve şansları sayesinde hayatta kaldılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96244</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0162a4e-b3d4-4c00-be2d-ef7dfb5d30a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Psikolojisini Anlamak</image:title>
            <image:caption>Olgun kadınlığa giden yol nedir? 
Kadınlar nasıl olgunlaşırlar? 
Kendi kimliklerini geliştirmeye nasıl geçiş yaparlar? 
Kadın olmak ne demektir? 
Peki bir kadının eril bileşenleri nelerdir? 
 
Pek çok yazar ve düşünür tarafından Eros ve Psykhe antik mitinin, bir kadının bireyselleşmesinin hikayesi olduğu düşünülmüştür ancak Robert A. Johnson bu eski hikayeye dair farklı bir bakış açısı geliştiriyor. 
Çığır açan çalışması Gölgene Sahip Çık ile sizi kişiliğinizin derinlerine götüren, karanlık yönlerinizi keşfettiren, kendinize objektif bir gözle bakmanızı sağlayan ve belki de hayatınızın anlamını bulmanız için önayak olan Robert A. Johnson, Kadın Psikolojisi Anlamak ile Eros ve Psykhe mitini derinlemesine inceliyor ve hikayenin satır aralarını aydınlatarak kadın olmanın ne anlama geldiğine dair çarpıcı bir keşfe imza atıyor. 
Karşılıklı olarak birbirinizi anlayabilmeyi umuyor; kadınlardaki eril, erkeklerdeki dişil bileşenleri merak ediyor; kendinizle, karşı cinsinizle ve aranızdaki ilişkiyle ilgili farklı bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız bu seri tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96245</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44edcef9-4675-4f93-9101-6f4051cedb46.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Psikolojisini Anlamak</image:title>
            <image:caption>Aşk nedir? 
Romantik aşkın kökenleri nelerdir? 
Hem kadın hem de erkeğin bilinçdışında yer alan aşka dair düşünceler nasıl ortaya çıkar? 
Aşk nasıl olmalıdır? 
Aşkın psikolojisi ne anlama gelir? 
 
Tüm toplumların yüzyıllardır anlamını aradığı ve hakkında aydınlatıcı bir açıklamaya ihtiyaç duyduğu aşk ve aşkın psikolojisi, Jung felsefesinden yola çıkan Robert A. Johnson’ın kalemiyle ve eski mit Tristan ve Isolde aracılığıyla ete kemiğe bürünüyor. 
Çığır açan çalışması Gölgene Sahip Çık ile sizi kişiliğinizin derinlerine götüren, karanlık yönlerinizi keşfettiren, kendinize objektif bir gözle bakmanızı sağlayan ve belki de hayatınızın anlamını bulmanız için önayak olan Robert A. Johnson, Aşkın Psikolojisini Anlamak ile romantik aşkın varoluşunu ve anlamını sorguluyor; aşkla ilgili mitlere dair çoğu kez içine düştüğümüz yanılsamaları kırarak, aşkın psikolojisi üzerine titiz bir çalışmaya imza atıyor. 
Karşılıklı olarak birbirinizi anlayabilmeyi umuyor; kadınlardaki eril, erkeklerdeki dişil bileşenleri merak ediyor; kendinizle, karşı cinsinizle ve aranızdaki ilişkiyle ilgili farklı bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız bu seri tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96246</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28fce3cc-c966-4165-b3db-e9b8cd7185f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Psikolojisini Anlamak</image:title>
            <image:caption>Olgun erkekliğe giden yoldaki önemli noktalar nelerdir? 
Erkekler nasıl olgunlaşırlar? 
Kendi kimliklerini geliştirmeye nasıl geçiş yaparlar? 
Erkek olmak ne demektir? 
Peki bir erkeğin dişil bileşenleri nelerdir? 
 
Çocukluktan gerçek erkekliğe geçişin çetin bir mücadele olduğu ve yüzyıllar boyunca ataerkinin erkekler üzerindeki baskısı tartışıladursun; Robert A. Johnson Parsifal’in Kutsal Kase miti aracılığıyla erkek kimliğine dair büyüleyici bir bakış açısı sunuyor. 
Çığır açan çalışması Gölgene Sahip Çık ile sizi kişiliğinizin derinlerine götüren, karanlık yönlerinizi keşfettiren, kendinize objektif bir gözle bakmanızı sağlayan ve belki de hayatınızın anlamını bulmanız için önayak olan Robert A. Johnson, Erkek Psikolojisini Anlamak ile kadın dinamiklerinin erkekleri nasıl etkilediğini çarpıcı bir keşifle gözler önüne seriyor. 

Karşılıklı olarak birbirinizi anlayabilmeyi umuyor; kadınlardaki eril, erkeklerdeki dişil bileşenleri merak ediyor; kendinizle, karşı cinsinizle ve aranızdaki ilişkiyle ilgili farklı bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız bu seri tam size göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96247</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdce0969-6795-4dfd-9648-e6f361d77d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Girdap</image:title>
            <image:caption>Yazarımız gazeteci İbrahim Gündüz, bir önceki kitabı “Altın Ölüm”ün devamı niteliğinde olan  “Altın Girdap” kitabının yazılma amacını şu şekilde açıklıyor; 
 
“…Türkiye’de adına madencilik denilen bir yağma-talan düzeni yıkıcı etkisini artırarak devam ediyor… 
Türkiye çok tehlikeli bir yol ayrımında. Birileri ülkenin dağlarını, ormanlarını, yaylalarını, meralarını, köylerini, su kaynaklarını “meta” olarak görüp satılığa çıkarmış durumda. Bunu da millete, “iş, istihdam, ekonomi” diye pazarlıyorlar. Onların “iş” dediği milletin köyünün yıkılması; onların “istihdam” dediği yüz binlerce ağacın bir çırpıda içindeki trilyonlarca canlıyla birlikte yok edilmesi; onların “ekonomi” dediği bu ülkenin can damarları olan yaylaların-meraların ve su kaynaklarının acımasızca zehirlenmesi. Bu bir ekonomi değil olsa olsa “ekokırım” olabilir… 
Altın Girdap, Altın Ölüm’ün eksiklerini tamamlamayı, canı yanan vatandaşlarımıza yol göstermeyi; bu alanda çalışma yürüten gazetecilere, akademisyenlere ışık tutmayı amaçladı. Söylenen kuyruklu yalanlara, anlatılan masallara karşı insanlarımızın gerçekleri öğrenmesi ve neyle karşı karşıya olduklarını anlamaları için yazıldı…” 
         Neler var kitap da; 
·         Siyanür lobisi için ricacı olan AKP’li üst düzey aktif siyasetçi kim? Kimin okul arkadaşı? 
·         14 maddede Türkiye’nin talan edilme hikâyesi… 
·         Çevre ve Şehircilik Bakanını “çevresiz hale sokan” akıllara durgunluk veren açıklamaları ve çevre politikalarımız… 
·         Ekokırım nedir? Ekokırım yasa önerisi neleri ihtiva ediyor? Türkiye’nin son 15 yılda zirve yapan ekokırım karnesinde neler var? Ekokırımın insanlığa karşı işlenen beşinci suç olarak kabul edilmesi durumunda hangi siyasetçilerin Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanması muhtemeldir? 
·         Türkiye’nin yeşil kuşağı Artvin’in, Ordu’nun, Muğla’nın, Kazdağları’nın yüzde kaçı madencilik adı altında yağma talana açıldı? Son üç yılda yeni kaç madene ruhsat verildi? Ne kadar dönüm orman yok edildi? Türkiye çölleşiyor mu? 
·         Bölge halkını ikna için köprü inşa ettiren, yetkili-etkili milletvekilleri, bürokratlar ve yerel yöneticiler için ABD’ye turistik gezi düzenleyen, dava açmamak kaydıyla 100 köylüye 130 bin lira dağıtan Kanadalı şirket ve Türk ortağı kim? 
·         Şirket logosunda eski Yunan ve Bizans sembolleri olup Erzincan dağlarındaki maden ocaklarında bu logo ile flamalarını dalgalandıran yabancı şirket ve Türk ortağı kim? Bu şirketler Erzincanlı üç vatandaşımıza niçin dava açtılar? 
·         Leziz meşhur Erzincan Tulum peynirini, Ordu’nun Giresun’un fındığını, Balıkesir’in, Çanakkale’nin zeytinini bekleyen büyük tehlike nedir? UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ndeki Kapadokya niçin tehdit altında? 
·         Hangi köyler madencilik ve termik santraller adına haritadan silindi? 
·   Ve daha birçok can alıcı konu… İyi okumalar diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96248</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5470201-47d2-441f-bd23-8dba6c59918c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalıntı 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Karanlığın kanlı kalbi, bir elmas gibi parlamaktadır sonsuz döngünün içinde. 
 
Haris&apos;in lanetinden kurtulmasıyla birlikte dünyaya emsalsiz bir sis çökmüştür. Özgürlüğüne kavuşan Haris,daha da güçlenmiş ve kötülüğünü evrene yaymaya çoktan başlamıştır. Gerçekliğine asla inanmayacağı busavaşta Ezel de yerini almıştır. Yaşadığı vahşetlerin içine şimdi biraz daha imkânsızlık eklenmiştir. 
 
Ezel artık sadece Karmen&apos;e olan aşkı için değil,insanlık için de savaşacaktır. Haris her geçen gün dipsizkaranlığa daha da sahip olurken Ezel&apos;in tek amacı onu kendi karanlığında boğmaktır.Ancak Ezel bu amaç uğruna neleri kaybedeceğinin farkında bile değildir. Karanlığın kanlı kalbine ulaştığında kendi ellerinin de temiz kalamayacağını henüz bilmiyordur. Öğrendiğinde ise o kalbi çoktan ellerinde tutuyor olacaktır. 
 
Kalıntılar, karanlığı tamamen ele geçirmeye başlamıştır. 
 
“Ya ben kazanacaktım ya evren ama her ikisinin sonunda da kaybeden ben olacaktım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96249</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aedebed-e702-4072-affc-2b14066ed9dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet&apos;in Yıkımında Numaracı Cumhuriyetçiler</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet aydınlanmasının bayraktarlarından, ölümsüz Atatürkçü Prof. Dr. ahmet Taner Kışlalı&apos;nın, Türk siyasal yaşamına ve yazınına armağanı olan &quot;Numaracı Cumhuriyetçi&quot; deyimi, Cumhuriyet ilkelerinin ve kurucu felsefenin en ağır yaraları aldığı günümüzde, bu gerilemede payı olan &quot;sözde aydın&quot;ları tanımlamak için kullanılmaktadır. 

Bu kitap, olan biteri bildikleri halde bilmezden gelerek gerici iktidara &quot;bilgelik&quot; pizmeti sunarak payanda olanlar için yazılmıştır. &quot;Numaracı Cumhuriyetçi&quot;lerin yalanlarını, utanma duygularını yitirişlerini, tarihi gerçekleri nasıl çar;ıttıklarını ibretle, ihanetlerini anımsayarak ve Atatürk Türkiyesi&apos;ne sahip çıkma bilinciyle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96250</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9a8caaa-2e24-4929-ab40-179db9477ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kış Gecesi Masalı 3 - Cadının Kışı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatanı Bir Kış Gecesi Masalı serisinin akıllara kazınacak finalinde Vasya ve Morozko, Moskova halkını kurtarmak için büyük bir savaşın içine giriyor. Bu seferki düşmanları çok daha karanlık, çok daha tehlikeli… 
 
Yaşanan büyük felaket sonrası kafalarındaki soru işaretleriyle boğuşan Moskova halkı suçlayacak birini aramaktadır. Vasya, hiç olmadığı kadar yalnız ve çaresizdir. Düşmanlarına savaş açma kararı alan Büyük Prens ise kendisine destek olacak müttefiklerin arayışı içindedir. Tüm bunlar yaşanırken, kaos yaratmaya kararlı kötücül bir iblis her zamankinden daha güçlü bir şekilde ortaya çıkar. İki dünyanın çatışmaları arasında sıkışıp kalan Vasya, kendisi ve ailesi hakkında bazı şaşırtıcı gerçekler keşfeder. Rusya’yı, Morozko’yu ve değer verdiği o büyülü dünyayı kurtarabilmek için bu sefer çok daha zorlu bir mücadele vermesi gerekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96251</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fdcf0d3-b0c8-44e8-bf94-50e0d73aad82.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşağılama Aracı Olarak Çöp</image:title>
            <image:caption>Ömer Faruk yine “hamle” yapıyor! İçerisinde yaşadığımız, sürekli kriz üreten “yanlış toplum”un nasıl bu noktaya evrildiğini anlamaya, bugünün patinaj yapan gerekçelerinde oyalanmak yerine “Tanrı Devleti” ve “Dünya Devleti”nin arasındaki hem gerilime ve hem de iş birliğine dikkat çekiyor. Bu “düşman kardeşler”in görünürde çatışmalarına rağmen, aslında, “öngörülemez ve ele geçirilemez olan”dan söz aldıklarına, hiçbir yasaya bağlı olmadıklarına ama her söylediklerinin yasa olarak kabul edilmesini dayattıklarına, bunu sağlamak için de sürekli yeni aşağılama mekanizmaları kurup, çöp ürettiklerine de dikkat çekiyor. 
 
Hayata İkiz Kuleler’den, tapınaklardan, saraylardan, parlamentolardan, üniversitelerden ya da kışlalardan değil de; başlangıç ve sona, üretim ve tüketime, temiz ve kirliye, severek dokunmaya ve iğrenerek atılmaya yakından tanıklık eden vajina, penis ve anüs arasından, perineden bakmayı öneriyor. Böylece, “aşağılama” ve “çöp”ün bize ait olduğu gerçeğini kabul edeceğimizi, içerisinde yaşadığımız için bahane de üretemeyeceğimizi belirtiyor. 
Çünkü şimdiye kadar kulak verdiğimiz üretim, büyüme, tapınak, duvar, gökdelen, düzenli ordu içerisinden biçimlenen perspektif bizi “sonsuz kötülük”e ve “son”a taşıyor. Artık aşağıladıklarımız, tükettiklerimiz ve çöp olarak yaftaladıklarımızı dikkate alarak, öngörülemeyenden söz ederek, ele geçirilemez bir “sır” edinmeye dikkat ederek düşünce ve pratik üretmemiz gerektiğinin altını çiziyor.  
 
Kulak verilmesi gereken bir hamle metni… 
 
“Ömer Faruk Bir Aşağılama Aracı Olarak Çöp’te birçok şeyi ifşa ediyor. Açığa çıkarıyor. Görünür kılıyor. Başka bir öncelikler listesi öneriyor. Kendimize ve dünyaya daha farklı bir bakış geliştirmeye çalışıyor. Yani ifşa ederken aynı zamanda inşa ediyor. Zemini, çerçeveyi değiştirmeyi deniyor. Elbette her ifşa bir inşa olmayabilir. Ama özellikle bazı toplumlarda ifşa etmeden inşa da edemezsiniz.” 
Besim. F. Dellaloğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96252</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9f2184-be32-4674-8b7c-9d1574916554.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesin Döneceksiniz</image:title>
            <image:caption>Kesin Döneceksiniz kısa ve yoğun, dramatik ve olağanüstü bir hikâye. Bu hikâyede eski bir edebiyat doçenti Refik Çavuş’un işsiz geçen seksen yılına ve bir gününe şahitlik ediyoruz. Novellalarda çoğu kez rastladığımız gibi burada da tecrit edilmiş, dışlanmış ve iletişimsizlik nedeniyle acı çeken yalnız bir kahramanımız var. Refik Çavuş’un hayatındaki belirsizlik ve öngörülemezlik o kadar had safhada ki okur giderek artan bir gerilimin girdabı içine çekiliyor. Nitekim öyle bir an geliyor ki hiçbir şey artık eskisi gibi olmuyor. 
 
Yıllardır kendi hayatını bir pencereden izleyen Refik Çavuş, tamı tamına seksen yıl ve bir gün süren bir bekleyişten sonra nihayet özgürleşiyor. Kesin Döneceksiniz bu anlamda bilinmezliğin prangalarından kurtulan bir adamın özgürleşme hikâyesi. 
 
Gökhan Yavuz Demir, trajik ve sarsıcı bir anlatımı mizahla birleştirirken, zamanın rölativitesiyle oynamaktan da kaçınmıyor. 
 
“Don Quijote Türk edebiyatında, belki dünya edebiyatında da, daha önce hiç bu kadar doğru işlevle kullanılmadı.” 
 
Selahattin Özpalabıyıklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96253</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/597a833a-80a5-4f90-89cc-ac9a8dd33c98.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Gerçek Değil</image:title>
            <image:caption>“Derler ki en iyi şifacı, yaralı şifacıdır. Ve bütün şifacılar günün birinde yaralanmaya mahkûmdur…”
Kim olduğunu sorguladıkça dünyasının sahtelikten ibaret olduğunu anlamaya başlayan Işıl Özsoydan, öğrendiği gerçeklerle ne yapacağını bilemez ve her geçen gün biraz daha yalnızlaşarak yabancılaşır.
İnsanları “Yaralılar” ve “Şifacılar” olarak iki kategoriye ayıran bir sosyal medya platformundan tanıştığı Oflaz Kantemiz’in, kendisini bu durumdan kurtaracak kahraman olduğunu düşünmektedir. Ancak geçmişi belirsiz, davranışları tutarsız olan bu gizemli adamın, kendi dünyasının yıkılışına şahitlik etmiş yaralı bir şifacı olduğundan bihaberdir.
Işıl yıllardır inkâr ettiği gerçeklerle Oflaz sayesinde bir bir yüzleşirken Oflaz’ın yaralarının kanamaya başlamasıyla dünyaları altüst olur. Artık ikisinin de akıllarında tek bir soru vardır:
Işıl’ın parıltısı, Oflaz’ın büyülü ruhunu kurtarmaya yetecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96254</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/facf419d-e974-45dc-ba85-870a31c578dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazanırsak Kaybederiz - Çevrimiçi</image:title>
            <image:caption>“Bir ev, seni popülerlik merdiveninde bir üst basamağa taşıyacak bir yarışma ve birbirinden zorlu görevler!”
Fame Evi, sosyal medya fenomenlerinin büyük ödülü kazanmak için katıldığı bir yarışma programıdır. Frame adlı sosyal medya platformunda popüler olan yarışmacılara her hafta bir görev verilir ve kameralar kayda geçer. Her yarışmacı her an izleniyor olabilir! Katılımcıların kulaklarına nasıl davranmaları gerektiğini fısıldayan yapımcıların asıl istediği ise en çok etkileşimin toplanmasıdır.
Hayallerine bu yarışmaya katılarak ulaşacağını düşünen Eva Durusoy, eve girdiği andan itibaren hiçbir şeyin düşlediği gibi olmayacağını anlar. Fame Evi, sandığından çok daha akıl almaz bir yerdir. Kamera önünde ve arkasında başka kimliklere bürünen yarışmacılar, kazanmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Üstelik yıllardır hayranlıkla takip ettiği fenomen de bu yarışmacılardan biridir.
Peki ya Eva, girdiği bu popülerlik yarışını kazanmak için savaşırken hem kendini hem de aşkını koruyabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96255</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/477965c0-2849-40fc-ad32-68cdb0deeb1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktora Giden Aslan</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96256</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4947fac7-2b0a-4692-a2ae-8442ac1b7225.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ayıcığa Beklenmedik Misafir - Altın Saçlı Kız ve Üç Ayı</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96258</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/602ba6e2-8e53-46e0-9620-8bc4b763b1ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluk Ormanı 11 - Tarçın Zarifpati&apos;nin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Sır tutabilir misin? 
Lale ile Ceren, iki iyi arkadaş. İkisi de hayvanları çok seviyor. Dostluk Ormanı&apos;nı keşfettikleri zaman hayalleri gerçek oluyor. Çünkü bu gizli dünyada yaşayan hayvanlar konuşabiliyor! 
 
Kötü cadı Grizelda bu kez büyü gücünü Tarçın Zarifpati üzerinde kullandı. Zavallı Tarçın etrafı dağıtmaya ve Dostluk Ormanı&apos;ndaki parlak eşyaları alıp bir yere yığmaya başladı. Lale ve Ceren, Tarçın&apos;ın sırrını öğrenip bu büyüyü bozabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96259</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79eafb21-2b71-475c-a06c-ce7eb5afc3ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Peşinde 64 - Krallığın Kaderi / Alev Kapanı Flaymar</image:title>
            <image:caption>Yepyeni Canavar Peşinde macerasına hoş geldiniz: 
KRALLIĞIN KADERİ- ALEV KAPANI FLAYMAR 
Tom ve Elenna bu kez Büyücü Kensa&apos;nın yarattığı Alev Kapanı Flaymar ile mücadele ediyorlar. Alev hâlindeki bu devle başa çıkamayacağını anlayan Tom, yüzyıllardır hareketsiz duran taştan bir heykelle, Gardiyan&apos;la birlikte Flaymar&apos;a saldırıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96260</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2977f6ea-b80a-4373-a915-9a13eacb5d0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluk Ormanı 12 - Pufi Yünyumağı&apos;nın Gizemli Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Sır tutabilir misin? 
Lale ile Ceren, iki iyi arkadaş. İkisi de hayvanları çok seviyor. Dostluk Ormanı&apos;nı keşfettikleri zaman hayalleri gerçek oluyor. Çünkü bu gizli dünyada yaşayan hayvanlar konuşabiliyor! 
 
Pufi Yünyumağı, Ahenk Gösteri Salonu&apos;nda gerçekleştirilecek konser için gizlice hazırlık yapıyor. Fakat Grizelda&apos;nın büyüsüyle değişiyor. 
Ceren ve Lale, konserden önce Pufi&apos;nin eski hâline dönmesini sağlayabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96262</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a9e70e2-0b3d-498c-be52-d53f026d8a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleri Sözlüğü - İlköğretim ve Ortaöğretim</image:title>
            <image:caption>Ömer Asım Aksoy tarafından derlenen Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, bu alanda yarım asrı aşkın bir süredir temel başvuru kaynakları arasında yerini almış bir eserdir. İlk basımı 1965 yılında Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından yapılmış olan bu klasikleşmiş dilbilim çalışması, uzun yıllardır yayınevimiz tarafından yeni baskılarıyla okurlara sunulmaktadır. Yazarın veciz nitelemesiyle, “Atalarımızın, uzun denemelere dayanan yargılarını genel kural, bilgece düşünce ya da öğüt olarak düsturlaştıran ve kalıplaşmış biçimleri bulunan kamuca benimsenmiş özsözler” olan atasözleri ile “bir kavramı, bir durumu, ya çekici bir anlatımla ya da özel bir yapı içinde belirten ve çoğunun gerçek anlamlarından ayrı bir anlamı bulunan kalıplaşmış sözcük topluluğu ya da tümce”lerden ibaret olan deyimleri, ilköğretim ve ortaöğretim çağındaki öğrenciler için anlaşılabilir kılmak amacı elinizdeki derlemenin ortaya çıkmasına vesile oldu. Ömer Asım Aksoy’un klasikleşmiş eseri Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nden derlenerek genç okurun ilgisine sunulan bu çalışma, eğitmenlerin ve ebeveynlerin öğrenciler için rahatlıkla tercih edebilmeleri adına sadeleştirilerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96263</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0ce708b-3a38-4d3f-8f58-79f857f06d89.jpg</image:loc>
            <image:title>Deyimler Sözlüğü - İlköğretim ve Ortaöğretim</image:title>
            <image:caption>Ömer Asım Aksoy tarafından derlenen Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, bu alanda yarım asrı aşkın bir süredir temel başvuru kaynakları arasında yerini almış bir eserdir. İlk basımı 1965 yılında Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından yapılmış olan bu klasikleşmiş dilbilim çalışması, uzun yıllardır yayınevimiz tarafından yeni baskılarıyla okurlara sunulmaktadır.

Yazarın veciz nitelemesiyle, “Atalarımızın, uzun denemelere dayanan yargılarını genel kural, bilgece düşünce ya da öğüt olarak düsturlaştıran ve kalıplaşmış biçimleri bulunan kamuca benimsenmiş özsözler” olan atasözleri ile “bir kavramı, bir durumu, ya çekici bir anlatımla ya da özel bir yapı içinde belirten ve çoğunun gerçek anlamlarından ayrı bir anlamı bulunan kalıplaşmış sözcük topluluğu ya da tümce”lerden ibaret olan deyimleri, ilköğretim ve ortaöğretim çağındaki öğrenciler için anlaşılabilir kılmak amacı elinizdeki derlemenin ortaya çıkmasına vesile oldu.

Ömer Asım Aksoy’un klasikleşmiş eseri Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nden derlenerek genç okurun ilgisine sunulan bu çalışma, eğitmenlerin ve ebeveynlerin öğrenciler için rahatlıkla tercih edebilmeleri adına sadeleştirilerek hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96264</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aca370e-af7b-46ef-97e3-5d2f1aa018fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Ren Geyikleri Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Kar, eğlence ve macera mı arıyorsunuz? 
Alaska’ya hoş geldiniz. 
Her an her yerden kahverengi Alaska ayıları çıkabilir. Kunduzlar, piknik sofranıza otururken dağ keçileri üstünüzden atlayabilir. Dikkâtli olun. Şaşırdınız mı yoksa? Durun! Daha, Şakacı, Dişlek, Koca Kafa ve Benekli ile tanışmadınız. 
Konuşan, şarkı söyleyen, kitap okuyan ren geyikleri ile sihirli bir maceraya çıkmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96265</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6983d414-afce-410d-bd99-0f6ed3cbfc26.jpg</image:loc>
            <image:title>The Little Prince</image:title>
            <image:caption>A pilot stranded in the desert awakes one morning to see, standing before him, the most extraordinary little fellow. &quot;Please,&quot; asks the stranger, &quot;draw me a sheep.&quot; And the pilot realizes that when life&apos;s events are too difficult to understand, there is no choice but to succumb to their mysteries. He pulls out pencil and paper... And thus begins this wise and enchanting fable that, in teaching the secret of what is really important in life, has changed forever the world for its readers.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96266</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/383617c6-5d3a-4992-a75c-8f418782b13a.jpg</image:loc>
            <image:title>Adorno</image:title>
            <image:caption>Theodor W. Adorno, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin önde gelen filozof ve toplum kuramcılarından biridir. Eleştirel Kuramın gelişmesinde önemli rolü olan, özgün ve de genellikle zor olan yazıları sadece temel felsefi sorular ileri sürmekle kalmayıp aynı zamanda edebiyat, sanat, müzik, sosyoloji ve siyaset kuramına ilişkin derin analizler de sunar. 
Bu kapsamlı kitapta Brian O’Connor, Adorno’nun felsefesini, onun eserleriyle ilk kez karşılaşanlara açıklamaktadır. O’Connor, bu amaçla, yaşamı ve entelektüel çevresinin bağlamını oluşturan ana felsefi görüşleri aracılığıyla Adorno felsefesinin merkezi unsurlarını değerlendiriyor. Bu bağlamda Aydınlanmanın diyalektiği, şeyleşme, bütünsellik, dolayımlama, özdeşlik, özdeşsizlik, deneyim, negatif diyalektik, içkinlik, özgürlük, özerklik ve sanatta taklit gibi kavramları, felsefesinin temel alanları üzerinden tartışıyor. Kronoloji ve terimler sözlüğünün yanı sıra ek okuma önerileri de içeren Adorno, felsefe, edebiyat, sosyoloji ve kültürel çalışmalarla ilgilenenler için ideal bir giriş kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96268</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff6fdf3a-63fb-493b-869d-c88bb5ce848a.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Teşkilatı</image:title>
            <image:caption>New York Times çoksatan yazarı Kate Quinn bu büyüleyici
romanında iki kadını; savaş sırasında istihbarat teşkilatında
görev almış bir casusla, kuzenini arayan sıradışı bir Amerikalı
genç kızı buluşturuyor.
 
Savaşın darmadağın ettiği dünyanın bir köşesinde, üniversitede
okuyan Charlie St. Clair hamiledir, evli değildir ve itibarlı ailesinin baskısı altındadır. Hayatta sahip olduğu tek şey, savaşta ortadan kaybolan sevgili kuzeni Rose’un hâlâ hayatta olabileceğine dair umududur. Annesi, Charlie’nin hamileliğini sonlandırmak üzere onu Avrupa’ya getirdiğinde Charlie kaçmaya karar verir ve Londra’ya doğru yola çıkar. Rose neredesin?
 
Eve Gardiner Almanlara karşı savaşa katılmak için yanıp tutuşurken, casus olarak işgal altındaki Fransa’ya gönderilir.
Geniş bir istihbarat teşkilatını yöneten “Casuslar Kraliçesi” Alice (Lili) tarafından eğitilir... Savaş boyunca yaşadıkları, Eve’in zihninde otuz yıl sonra bile ilk günkü kadar canlıdır. Savaştan sonraki günlerini, kendini kaybedene kadar içerek geçirir. Ta ki genç bir Amerikalı kapısına dayanıp yıllardır duymadığı bir adı söyleyerek onu gerçeğin peşine düşmeye ikna edene kadar...
 
Gerçek nereden göz kırparsa Eve ve Charlie oradadır artık.
Geliyor musun?
 
Kötülük Çiçekleri tomurcuklanır, açar, büyür ama asla solmaz.
Onların sadece adları değişir. Tarihin pek de yazmadığı adları...
Cesur, inatçı, tutkulu ve yaşadığı zamanın ötesindeki bütün
kadınların adları... Bu roman, onlarındır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96269</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/695f63f4-6bbf-4743-813f-a3af3a91e807.jpg</image:loc>
            <image:title>Jean Paul Sartre - İnsan Özgürlüğe Mahkumdur</image:title>
            <image:caption>“Kelimeler dolu tabancalardır.” 
 
Geçtiğimiz yüzyılın en etkin filozoflarından Jean-Paul Sartre, on dokuzuncu yüzyılın başından itibaren işaretleri görülen varoluşçu eğilimin de kuramsal öncüsü kabul edilir. Sartre bu öncü felsefi konumunun yanında, aktivist tavrı, özel yaşamı, çocukluk hatıraları, tuhaf korkuları ve meraklarıyla da ilgiye değerdir. İki dünya savaşının tam ortasında, entelektüel bir merkez olan Paris’te kendi varlığını mükemmelen inşa eden bu filozof; bizim kendilik inşamıza, özgürleşme hareketimize ve kendi kendimizi seçmemize dair de çarpıcı bir öneri sunmuştur. İnsan, kendi kendisini belirlemeye mecbur bir varlıktır ve bu da demektir ki insan özgürlüğe mahkûmdur. Bu derleme, Sartre’ı tanımak, onun felsefesine doğru bir adım atmak ve varoluşçu felsefeye bir giriş yapmak amacını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96271</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3721b8bb-d982-4178-a922-6f807faad8e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiyeroglif Masallar</image:title>
            <image:caption>Walpole’un ilk kopyalarını kendi matbaasında bastığı, tuhaf bulurken bir yandan aşinalık duyacağınız bu altı masallık derleme, yazarın en bilinen olmasa da en merak uyandıran eseri. Uzaklardaki krallıklar, prensesler, büyücüler gibi bilindik öğelerle okuru büyülü evrenine çağıran kısa ve gizemli masallar birbirini izleyen kopuk imgelerden oluşan bir rüya izlenimi yaratıyor. Hiyeroglif Masallar’daki ustalıklı mizahi dokundurmalar, Walpole’un bu masalların karakterlerini gerçek yaşamdan seçme ihtimalini sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96272</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99ad90a9-a883-4efb-bd2d-eac3d5099718.jpg</image:loc>
            <image:title>O Topraklar Bizimdi</image:title>
            <image:caption>Cengiz Dağcı, O Topraklar Bizimdi romanında bizleri yine mahzun Türk ülkesi Kırım&apos;a götürüyor. Bu kez başkent Akmescit&apos;in Çukurca köyüne… Onlar da İnsandı romanından tanıdığımız Çilingir&apos;in oğlu Selim, Kızıltaş sürgününden kurtulduktan sonra Akmescit&apos;te Rus eğitimi almış ve Çukurca köyüne Kolhoz reisi olarak dönmüştür. Toprağına can-ı gönülden bağlı Kırımlı köylüler Rus devletinin baskısından ve Kolhoz teşkilâtından öyle bezmişlerdir ki artık vatanlarından sürgün edilmemek ve hayatta kalabilmek adına sadece günü geçirme gayretindedirler… Fakat İkinci Dünya Savaşı&apos;nın patlak vermesiyle her şey bir anda değişir; Kırım için yeni bir ümit ışığı doğar. Savaş sırasında, Kırım&apos;ın her yerinde olduğu gibi Çukurca&apos;da da halk tekrar eski hayatına döner. Camiler yeniden dolup taşar, kolhozlar kaldırılır… Herkes kendi toprağını işlemeye ve inancını bildiği gibi yaşamaya başlar. Ama Ruslar&apos;ın savaştan galip çıkması, bütün ümitlerin sonu olur. Büyük bir katliâm başlar... Bu katliâmdan kurtulabilenler de, yediden yetmişe yine sürgüne mahkûm olurlar... Romanın kahramanı Selim&apos;le birlikle kendi vatanında fikren ve bedenen mahkûm olmanın trajedisine; kendi insanına yabancılaşmanın ve yaşanan büyük hayal kırıklıklarıyla birlikte yine onların kucağına dönmenin dramına şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96273</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f709b580-e093-4f50-bd4a-f4b5dd79c1ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Claude Gueux</image:title>
            <image:caption>İlk kez 1834 yılında La Revue de Paris’de yayımlanan Claude Gueux ilhamını 1832’de cinayetten idam cezasına mahkûm edilen bir insanın gerçek hikâyesinden alır. 19. yüzyılda Paris’te yaşayan otuz altı yaşında dürüst bir işçinin önce cezaevine girmesini, ardından idama mahkûm edilmesini konu alan bu kısa roman Victor Hugo’nun toplumsal adaletsizliği gözler önüne serdiği felsefi bir anlatı olma özelliği taşır. Adaletin kendisi de en az işlenen suç kadar ilkelse sorunu nerede aramak gerekir? 
 
Cezanın gerçek nedenlerini, cezaevi koşullarını, toplumun ikiyüzlülüğünü, derin yoksulluğun sebeplerini, vatandaşlarına yaşama olanağı tanımayan kötü niyetli siyasi sistemi sorgulayan Victor Hugo bu eserde özgürlüğü ve eğitimin önemini savunur; yalnızca idam cezasına değil, yasaların ve toplumun kurtarmak için kılını kıpırdatmadığı insanlar adına bütün bir sisteme savaş açar. 
 
Konusu itibarıyla Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’yle benzerlikler taşıyan bu kitapta Claude Gueux üzerinden Sefiller’in kahramanı Jean Valjean’ın da oluşumuna tanıklık ederiz. 
 
#kısaklasikler #fransızklasikleri #ölümcezası #toplumsaladaletsizlik #suç #ceza</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96274</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38cdfaf1-2891-406f-95aa-0bb6b49e2600.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Durumu Üzerine 50 Yanlış Bilgi</image:title>
            <image:caption>Yanlış bilgilerin bir virüs gibi yayıldığı bu çağda, birçoğumuz farkında olmadan gerçeği bulandıranların etkisi altında kalıyoruz. Uluslararası Stratejik İlişkiler Enstitüsü’nün (IRIS) kurucusu, jeopolitik uzmanı Pascal Boniface, Dünyanın Durumu Üzerine 50 Yanlış Bilgi’de çağdaş dünyanın gerçeklerini eleştirel bir bakışla okura sunuyor. 
 
Küreselleşmeden terörizme, 11 Eylül’den Covid-19 krizine birçok konuda yanlış bilinenleri yapıbozuma uğratan Boniface, kamuoyunda tartışma yaratan güncel meseleleri ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96275</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20eac5de-11c3-4a2c-8944-40d3b3b0a392.jpg</image:loc>
            <image:title>Auschwitz&apos;in Külleri</image:title>
            <image:caption>Charlotte Delbo, 1943&apos;te meşhur 24 Ocak konvoyuyla Auschwitz toplama kampına gönderilen 230 kadından biriydi. Yahudi değildi; Fransız direniş hareketi içinde yer aldığı için tutuklanmıştı. 
 
Delbo&apos;nun üç kitaptan oluşan ve burada tek cilt halinde sunulan tanıklığı, çekilen ıstırapların ortasında çok ustaca çizilmiş insan portrelerini gün yüzüne çıkarıyor: Aşk ve ölüm, umut ve hayal kırıklığı, dostluk ve çaresizlik gibi izlekler ete kemiğe bürünerek, ölüm kamplarının bir deri bir kemik kalmış tutuklularının gözlerinden okuyucuya yansıyor.

Holokost edebiyatının klasiği Auschwitz’in Külleri, 20. yüzyılın ve belki de tüm insanlık tarihinin en karanlık, yaşamayanların hayal etmekte bile zorlanacakları sayfasını, Nazi toplama kamplarını hem içeriden bir bakışla hem de yaşanmış acıyı da aşan, ölümü ve sevgiyi şiirselleştiren bir dille anlatıyor. 
 
Belki de Delbo’nun, “yaşamaya hak kazanmak için en azından dans etmeyi öğrenmemiz gerektiğini” söylediği dizelerine kulak vermenin tam zamanıdır. 
 
Yalvarırım 
Bir şeyler yapın 
Bir dans öğrenin 
Bir adım 
Varlığınızı hak ettirecek 
Derinizi ve tüylerinizi giyme hakkı verecek 
Yürümeyi ve gülmeyi öğrenin 
Çünkü çok aptalca olur yoksa 
Sonunda 
Bu kadar insan ölmüşken 
Siz yaşıyorsanız eğer 
Hayatta hiçbir şey öğrenmeden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96276</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e65de0aa-9e92-4654-93a1-0f268e5ad846.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadraj Hataları</image:title>
            <image:caption>insanı
anlamakla
meşgulüz,
üstelik
görünürde
hiç
ipucu
da yok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96277</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6907d04-fb75-4b45-b86f-f971063dc944.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik</image:title>
            <image:caption>Dip ve Mor İnek kitaplarının yazarından sanatçılara, yazarlara ve girişimcilere kendilerini dünyaya ellerinden gelenin en iyisini armağan etmeye adamaları için ilham kaynağı olacak çok hoş, küçük bir kitap.

Yaratıcı işler, beraberinde bir garantiyle doğmaz. Fakat kimin başarılı olacağı ya da olamayacağı bir kalıba bağlıdır. Bunu tutarlı bir şekilde tatbik etme arayışı ise ilerlemenin en iyi yoludur.

Efsanevi yazar Seth Godin’in öncülüğünü yaptığı çığır açan Akimbo atölyesine dayanan Pratik, takılıp kaldığınız yerden kurtulmanıza ve yaratıcı çalışmalar meydana getirip bunları paylaşma cesaretini bulmanıza yardımcı olacaktır. Godin yazar tıkanmasının bir efsane olduğu, tutarlılığın özgünlükten çok daha önemli olduğu ve imposter/sahtekârlık sendromunu yaşamanın uyumlu bir insan olduğunuzun işareti sayılacağı konusunda ısrar ediyor. Her şeyden önemlisi tutkunuzu, sizi meşgul eden dikkat dağınıklığından uzaklaştırıp en başından beri paylaşma arayışında olduğunuz üretken bir katkıya nasıl kanalize edeceğinizi gösteriyor.

Bu kitabın kılavuzluğunda korkularınızla dans etmeyi öğreneceksiniz. Alınmaya değer riskleri göze almayı ve katkı sağlayacak çalışmaları gerçekleştirmek için gereken empatiyi keyifle ve samimiyetle benimsemeyi… 
 
Pratik sıra dışı ve heyecan verici bir eylem çağrısı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96278</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bf2d8e3-290c-4263-be46-352eac384a75.jpg</image:loc>
            <image:title>Gören Gözler</image:title>
            <image:caption>“Engellenecek bir hayat amacı kimseye seçtirilmez.” “Bu gördüklerim bana gösterildi. Harekete geçmem gerek. İçinde ne zamandır yatmakta olduğumu bilmediğim su dolu havuzdan yavaşça çıkıyorum. Gördüğüm her şey aynı anda su tarafından bilindi. Şimdi suyu toprağa aktarmalı ve tüm gördüklerimin toprak tarafından da bilinmesini sağlamalıyım. Dünya kurtarılabilir. Umutların yeniden yeşerme zamanı.”

Zamanlar, mekânlar ve rüyalar arasında ilk ne vakit hep bildiklerini ama hatırlayamadıklarını fark etti Esin? İlk yangınından son tufanına dek Ani’nin, Solis’in, Ayasofya’dan başlayıp Nemrut’a, Mevlana’nın bilgisinden Yazılıkaya’nın sırlarına dek izlerini sürdü. Onun yolculuğu kendine olduğu kadar tüm planlarda hakikatin, bereketin, refahın ve dünyanın uyanışına doğruydu…

Tüm işaretleri birleştirdiğinde ortaya çıkan mükemmellik, aklını başından almaya yetiyordu. Sinem Demirdöven, ilk romanı Gören Gözler ile görünenin ötesine geçme cesaretini okurla paylaşıyor. Tüm zamanların evvelinden gelen bilginin, sembollerin, kadim topraklarımızdan aktarılan bilgeliğin, hem varlığımızın hem dünyamızın binlerce kez düşüşüyle beraber yine de ayaklanışının hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96280</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28d92ed8-808e-4434-b4c4-f4baf2abf0f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Medarı Maişet Motoru</image:title>
            <image:caption>Medarı Maişet Motoru Sait Faik’in kaleminden bir ilk romandır. Henüz Yeni Mecmua’da tefrika edildiği sırada (1940-41) dönemin baskıcı siyasi ortamında sakıncalı bulunup roman olarak yayımcı bulmakta zorlanacak ve Sait Faik’in annesinin maddi desteğiyle Ahmet İhsan Basımevi’nden 1944’te yayımlanacaktır. Ancak dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkarılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna kavuşur. İş Bankası Kültür Yayınları olarak Medarı Maişet Motoru üzerinde yıllardır süren sansürü kaldırıyor ve “tehlikeli” bulunarak çıkarılan kısımları koyu harflerle vererek yapıtı eksiksiz bir şekilde sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96281</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0080afa9-6dbc-4f72-b3be-0624dc14ef16.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Dünyayı keşfetme hevesiyle yanıp tutuşan Van, Terry ve Jeff, varlığından tesadüfen haberdar oldukları Kadınlar Ülkesi’ne bir keşif gezisine çıkarlar. Sadece kadınlardan oluşan bir toplumun yapısıyla ilgili yürüttükleri tahminler ve halihazırda kafalarında bulunan eril kalıplar gördükleri manzara karşısında yerle bir olur. Jeff kadınları hizmet edilmesi ve korunması gereken varlıklar olarak görürken, Terry onların fethedilmesi ve kazanılması gerektiğini düşünmektedir. Ama mantık, eşitlik ve sevgi üstüne kurulu bu ülkede onların bu klişe beklentileri karşılık bulmaz. Kadınlar Ülkesi 1915’te, yani Thomas More’un 1516’da yayımlanan Utopia adlı yapıtından neredeyse 400 yıl sonra tefrika edildi; kitap olarak yayımlanması ise 1979 yılını buldu. Ataerkil dünyaların ağırlıkta olduğu ütopya yazını, Charlotte Perkins Gilman’ın bu feminist ütopyasıyla birlikte yeni bir bakış açısı kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96282</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d4b030a-d65b-4c6e-92d0-2a36767a12d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Canfeda</image:title>
            <image:caption>Hayal oyunu /Ellerindi ellerimden tutan /Ellerimdi ellerinden tutan... /Bıraktığı anda ellerimiz ellerimizi /Gökyüzüne vuracaktı gölgeleri ellerimizin /Kimbilir kaç martılar halinde... /Bir masada karşı karşıya /Seyrederken dudaklarını senin, /Dile gelmiş ilk Türkçeydik... /Henüz başlamış külrengi bahar, /Ne savaş, ne barıştık biz... /Bu dünyaya yeni gelmiş bir diyar /Manolyaya gece konmuş kumrular... 

* Bahariye *Hal Çaresi *İntihar *Üç Çiçekle Estetika *Ölemsiz *Rabia Hatun’un Uçan Halısı *El Tutuşa Tutuşa *Mevlânadan Zıvanaya *Kafaîye *Shakespeare Üzre *Fitilli *Dylan Thomas’tan *Bu da Öyle Bir Aşk *Bir Resmin Karşısında *Bilâ-Zaman *W. Butler Yeats’ten *Rıfat’a *In Men-O-Pause *Aşk Dersi *Saint Aziz’e *Kolaycının Değil, Kalaycının Kontıra-Anti-Hümanizmi *İstirahat-i Kalp *W. Butler Yeats’ten Politika *Ecce! *Bir Büyük Artize *Seng-i Derya *Yıl: Bindokuzyüz Kırkbir Buçuk *Euzküru Mevtaküm Bilhayr *Sen Sağ, Ben Selâmet *Zazatelere Zakarak *Louis Aragon’dan *Bağdat Caddesi’nde Piyasa Ederken *Hürriyete İlan *İkebana *Oktay Arayıcı’ya *Görüntü *W. Butler Yeats’ten *Sizmografi *Rumeli Türküsünden Bozma *Neyzen Üzre *Özdağlama Olayı *Nûr İndi *Mışıl *Bu da Benden Bir Otomatizma *Hayal Oyunu *Okuyana Rahmet *Rimbaud’yu Anlamaya *İkiden Biri *Kitâbesiz Seng-i Mezar *Neyise Fâli, O Çıksın Hâli *Hıdrellez *Bir Doğaç Daha *Eleni Kapitanidis’in Evi *Uyumayan Umut *Batan Sal *Varsa Ölümün Arifesi *Fındık Faresi Büyüdükçe Tavanarası Küçülmüş, Fındık Kadar Kalınca Tavanarası Fındık Faresi Ölmüş *Sezaryen *Şiirimizin Öfkeli Gencine Portesiyle Bir Portre *AID mi, AIDS mi? *Tamam mı? *Aritmetik *Uğurlama… *Hayır Dua… *Şarkı… *Neruda Üzre (Varsa Yoksa Ölüm) *Bukadarcık *Sınıflama *Ecelen *Susss-ma! *Denli *Gelecek Olsun *Amentü *Bir Arkadaş Niçin? *Yaklaşan Gelecek *Bitkisel *İki Parça *Haldun Taner’e *Can’ın Mezartaşına *Mülemma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96283</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f87ef95-3724-43eb-ae69-8f7d78ce47a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefalet</image:title>
            <image:caption>Varlıklı bir ailenin kızı olan Sabite, akrabalarının çevirdiği miras entrikalarıyla sefaletin pençesine düşer. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen ilkelerinden ödün vermeyen genç kadın, dostlarıyla beraber uzun ve zorlu bir hak arama mücadelesi başlatır. Yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandıran Sefalet, çaresizliğin olduğu kadar sağlam bir kadın dayanışmasının da romanıdır. Sırpçaya da çevrilen roman Saint Sava ödülüne layık görülmüştür. 

Emine Semiye (1868-1944) Emine Semiye tarihçi, devlet adamı ve hukukçu Ahmet Cevdet Paşa ile Adviye Hanım’ın üçüncü çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi. İlköğrenimini, ablası Fatma Aliye ile birlikte, babasından ve özel hocalardan aldığı derslerle tamamladı. Daha sonra Avrupa’ya giderek İsviçre ve Fransa’da psikoloji ve sosyoloji üzerine eğitim gördü. Ülkeye döndüğünde maarif hayatına atıldı, öğretmenlik ve müfettişlik yaptı. Politikayla da aktif olarak ilgilendi, bir ara İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne, daha sonra Osmanlı Demokrat Fırkası’na katıldı. Hayatı kadınların örgütlenmesi, bilinçlenmesi, iş ve meslek sahibi olması ve kadın-erkek eşitliği için mücadeleyle geçen Emine Semiye, “Şefkat-i Nisvan” ve “Hizmet-i Nisvan” adlı kadın derneklerini kurmuştur. Yazı hayatına Hanımlara Mahsus Gazete’de başlar, daha sonra Selanik’te yayımlanan Mütalaa gazetesinde başyazarlık yaparak devam eder. Bahçe, Asır, Yeni Asır, Şûrâ-yı Ümmet, Resimli Kitap, İnkılâp, Yeni Gazete, Saadet, İnci, İzler gibi pek çok gazete ve dergiye de yazılar yazar. Roman ve hikâye türündeki eserlerinin yanı sıra çocuk terbiyesi, eğitim, kadın hakları gibi konularda kaleme aldığı çok sayıda makalesi de vardır. Osmanlı kadın hareketinin öncülerinden ve edebiyatımızın ilk kadın yazarlarından Emine Semiye’nin eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96284</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c936b126-89e9-47b6-8c6f-c3787eaac980.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastoral Senfoni</image:title>
            <image:caption>André Gide’in en şiirsel ve en dokunaklı anlatılarından biri olarak dikkat çeken Pastoral Senfoni, yazarın insan ilişkilerindeki sorunlara eğilirken kendi evliliğinde de bir ahenk bulma çabasını yansıtır. Başlığını Beethoven’ın Pastoral Senfoni olarak da bilinen 6. Senfoni’sinden alan yapıt, Gide’in psikolojik sorunları ele alış biçiminin yanı sıra kurgu ve üslup açılarından da gelişiminde önemli bir aşamaya işaret eder. Protestan bir papaz ile himayesine aldığı kör ve yetim kızın hikâyesinde, yazarın kendi çocukluk anılarının ve Katoliklik ile Protestanlık arasındaki ikileminin izleri sürülebilir. İnsanın kendisine söylediği yalanlar; “körlük” ve “günah” kavramları metinde önemli bir yer tutar. Gide, kendi hayatında dinsel ikilemini bir türlü çözememiş, en sonunda kendi ahlak anlayışını kurmayı başarmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96285</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71a93ae6-9926-4694-ad8e-e0379be92eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Cinsiyet ve Psikanaliz</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıla tek başına tesir eden, bütün dünyada eşsiz bir etki yaratan isimlerin başında gelir Sigmund Freud. Tedavi metotları kadar yazdığı kitaplar, verdiği dersler ve konferanslarda dile getirdikleriyle de büyük sarsıntılara imza atmıştır. Cinsiyet Teorisi Üzerine Üç Deneme adlı kitabına ilave olarak yazarın, “Yaratıcı Yazarlar ve Hayal Kurma”, “Uygar Cinsel Ahlak ve Çağımızın Sinir Hastalıkları”, “Savaş ve Ölüm Üzerine Düşünceler” ve “Psikanalizin Tarihçesi” adlı konuşma ve yazılarının toplandığı bu kitapta, Freud’un cinsiyet hakkındaki incelemelerinden en önemlileri bir araya geliyor. Selahattin Hilav’ın derleyip çevirdiği Cinsiyet ve Psikanaliz, psikanaliz hakkında sağlam ve etraflı bilgiler verirken genel okuru ve özellikle edebiyatseverleri ilgilendiren konular üzerinde Freud’un düşüncelerini ortaya koyuyor. 

“Önce iki terim ortaya atmakla işe başlayalım. Bu terimlerden birincisi “cinsel nesne”dir. Bu terim, cinsel çekimi (cazibeyi) sağlayan varlığı gösterir. İkinci terim de “cinsel amaç”tır. Bu da, içgüdünün yönelmiş olduğu amacı gösterir. Bu ayırmayı yaptıktan sonra, deneylerimize başvuracak olursak, hem cinsel nesne hem de cinsel amaç bakımından çeşitli uzaklaşmaların var olduğunu ve bunların enine boyuna incelenmesi gerektiğini görürüz.“</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96286</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acf61354-4ffb-485c-b637-11a00a4b0574.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylak Köpek</image:title>
            <image:caption>Kör Baykuş adlı romanıyla tüm dünyada haklı bir üne sahip olan İranlı yazar Sâdık Hidâyet’in hem genel anlamıyla edebiyattaki tutumunu hem de dönem itibariyle içinde bulunduğu “karamsar” ruh halini en iyi yansıtan kitabıdır Aylak Köpek. 1942’de yani İkinci Dünya Savaşı’nın en sert ve insanlar üzerinde en yoğun etkiyi bıraktığı döneminde yayımlanmıştır. Dolayısıyla kitapta yer alan sekiz öykü de dünyada artık mutluluğun olmadığına ve onu bulmanın imkânsızlığına dair sahnelerden oluşmaktadır. 

Kitaba adını veren öyküden başlayarak bir araya getirdiği öykülerin tümünde geçmiş güzel günlerin özlemi, yalnızlık, içinde bulunduğu toplumla uyuşamayan bireylerin yaşadıkları trajik olayları ele alıyor yazar. Belki de Sâdık Hidâyet en başından itibaren Aylak Köpek’te kendini ve yıllar sonra aynı karamsarlık içindeki bizleri anlatıyor. 

“Ani bir kararla bir daha dönmemek üzere evden çıkmıştı. Evhamlı bir dünyada yaşadığını, geçmiş ve şimdiye dair ne varsa hiçbiriyle en ufak bir bağlantısının olmadığını hissediyordu. Tüm bu olup bitenlerin uzağındaydı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96287</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2069b166-82f1-4958-8c92-5b6260d087a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Felatun Bey ile Rakım Efendi</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının “hâce-i evvel”i Ahmet Midhat Efendi’nin 1875 yılında yayımladığı Felâtun Bey ile Râkım Efendi, edebiyat tarihimizde yanlış Batılılaşma teması üzerine eğilen ilk romanlardandır. Yazar bu romanında, kitaba adını veren iki karakter aracılığıyla Doğu ve Batı kültürlerini çarpıştırır. Bu bağlamda Felâtun Bey, daha sonra sıkça karşımıza çıkacak Bihruz Bey, Şöhret Bey, Efruz Bey gibi alafranga tiplerin de öncülüdür. Yazar kitabında kahramanlarının ruh hallerini ortaya koymak için yer yer mizahla harmanlanan ironik bir dil de kullanır. Dönemin en sevilen eserlerinden biri olan Felâtun Bey ile Râkım Efendi edebiyatımızın kilometre taşlarındandır. 

“Felâtun Bey’i tanır mısınız? Hani ya şu Mustafa Merakî Efendizade Felâtun Bey! Galiba tanıyamadınız. Fakat tanınacak bir çocuktur. 
(...) 
Râkım Efendi dediğimiz çocuk, eski Tophane kavaslarından birisinin oğlu olup bundan yirmi dört sene evvel pederi vefat eyledikte validesi elinde bir yaşında yetim olarak kalmıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96288</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2322eb6-6b75-4b07-a26d-aa268673b99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu’nun Şahları Vezirleri Piyonları</image:title>
            <image:caption>·         Ortadoğu satrancında hangi liderler şah, hangileri vezir, hangileri piyondu? 
·         Erdoğan’ın Ortadoğu satrancındaki rolü neydi? 
·         Beyaz Saray’daki çok önemli Erdoğan raporu… 
·         Siyasi İslam, Türkiye’den önce ilk kez hangi ülkede denendi? 
·         Nur Batur’un Saddam Hüseyin’den Yaser Arafat’a, Benazir Butto’dan Beşar Esad’a, Şimon Peres’den Muhammed Mursi’ye, Tarık Aziz’den Mahmud Abbas’a kadar Ortadoğu’nun kaderini çizen liderlerle yaptığı görüşmelerin perde arkası ve ilk kez yayımlanan bölümleri… 
·         Gladio lideri Cossiga ünlü söyleşisinde Türk ordusu ve Erdoğan için ne dedi? 
·         Nur Batur’un 30 yıl sonra ilk kez açıkladığı Genelkurmay görüşmeleri… 
·         Özal-Dışişleri-TSK arasındaki Kürt satrancı: Petrol karşılığı Kürt federe devletini tanıma stratejisinde kim neyi savundu, kim neye karşı çıktı? 30 yıldır açıklanmayan o tartışmalar, konuşmalar, MGK görüşmeleri… 
·         Hem Dışişleri hem TSK Kürt sorununda nasıl bölündü? 
·         Sağ kolu, Erdoğan’ın Davos’ta Şimon Peres’i bilerek hedef aldığını söyledi. Peki neden? Erdoğan’ın planı neydi? 
·         Erdoğan Mısır’da Müslüman Kardeşler’in içişlerine neden ve nasıl karıştı? 
Usta gazeteci Nur Batur, Ortadoğu’nun kanlı satrancını ve bölgenin şahlarını, vezirlerini, piyonlarını yazdı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96289</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb55438f-2364-4139-8f68-53b5254565aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Rəngbərəng Şeirlər (Rengarenk Şiirler)</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı yazarkən şeirlərin də rəngləri olduğunun fərqinə vardım. “Madam ki şeirlərin rəngi var, onda bu şeirləri mütləq rənglərdən şeir yazan kimlərəsə göstərməliyəm” deyə düşündüm. Hər yaşdan, Azərbaycanın fərqli bölgələrindən həvəskar və gənc rəssam dostlarımızla əlaqə saxladım. Nəhayət əlbirliyi ilə sizə bu kitabı hazırladıq. Kitabın içərisində birbirindən tamamilə fərqli şeirlər və rəsimlər mövcuddur. 
Bunu da qeyd etməliyəm ki, kitabdakı şeirləri oxumaq üçün ya uşaq olmalı ya da uşaq qalmalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96290</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecee1006-e6b1-4809-91a2-a2844740dfd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Başlı Ejderha (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil acıyı, sevgiyi, inancı, ölümü ‘estetize’ etmekten kaçınır. Kişilerini trajik kahramanlara dönüştürmemeye özen gösterir. Onlar ‘Bizhalk’ın üyesidirler: Hatalı, yalancı, duyarsız, çıkarcı, zayıftırlar. Zaaflarını hoş görmez kişilerinin. Tam tersine onlara vurgu yapar. Erbil’de düzenin yandaşları gibi düzenin karşıtları da aynı acımasız ‘eleştirel bilinç’ önündedirler. Olumlu kişileri bile kurtulamaz eleştirilmekten. 
(...)‘Siyasal’ bir okumaya son derece açık ve uygun olan Üç Başlı Ejderha, yazarın araya girerek Burmalı Sütun çevresinde yeni bir anlatısal katman oluşturmasıyla, beklenmedik bir kesintiye, bir belirsizleştirilmeye uğratılır. Sorular yanıtsız bırakılmıştır. Geride kalan sadece kötülük ve tarihten devralınmış siyasal cinayetlerdir...” 
                                                                                                                                                                             Ahmet Oktay 
*Üç Başlı Ejderha *Bir Kötülük Denemesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96291</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fb146d2-1733-4343-8a8f-f5de403a4719.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarnıç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk.” 
 
                                                                                                                              “Sarnıç” adlı öyküden. 
 
*Sarnıç *Kalorifer ve Bahar *Beyaz Altın *Bir Karpuz Sergisi *Mavnalar *Gece İşi *Hancının Karısı *Loğusa *Ormanda Uyku *Kim Kime *Park *Gaz Sobası *Plaj İnsanları *Davut’un Anası *Grenoble’da İtalyan Mahallesi *Marsilya Limanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96292</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ffc57d1-2bd2-4c0a-ae17-ae4f97abb52e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Damlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf’un Define’nin devamı olarak yazdığı Kan Damlası romanında Şakir Feyzi, Tarabya’da İngiliz Köşkü’nde ailesiyle sakin, huzurlu ve müreffeh bir hayat yaşamaktadır. Ancak bir gün art arda işlenen cinayetler hayatlarını altüst eder. İngiliz Köşkü’nde yaşlı bir kadın, Anadoluhisarı’ndaki Zincirli Köşk’te ise bir erkek, aynı günde, birbirine benzer derin yaralarla yataklarında ölü bulunur. Polis, maktullerin ellerinde “Numara Bir!” ve “Numara İki!” yazılı notlar bulur.  

Merak ve gerilim unsurunun baştan sona korunduğu eserde, etrafındakileri hayrete düşüren Müfettiş Hayret’in karşısında katillerin hiç şansı yoktur, çünkü “Hayret’in sözü gayretin sözüdür!” 

Mehmet Rauf (1875-1931) İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı. Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96293</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e329fcb-b16e-4aff-b2a7-777836e883a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerem İle Minik Canavarlar - Canavarlar Yeşili Koruyor</image:title>
            <image:caption>KEREM GEZEGENİMİZE NASIL İYİ BAKILABİLECEĞİNİ ÖĞRENİYOR, MİNİK CANAVARLARI DA ONA YARDIM ETMEK İSTİYOR… 
…Böylece okul gezisine katılarak bir geri dönüşüm merkezine giderler; ama canavarlar geri dönüşüm makinelerinden birinin İÇİNE düşer. Kerem ve en yakın arkadaşı Ozan, MİNİK CANAVARLARI zamanında kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96294</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30a2b25a-2b65-406d-9df3-543492f65acd.jpg</image:loc>
            <image:title>Böğürtlen Adında Bir Porsuk</image:title>
            <image:caption>Lewis yol kenarında gördüğü tüy yumağının yaralı bir porsuk yavrusu olduğunu anladığında ne yapacağını bilemedi!.. 
Minik porsuğun bir bacağı yaralıydı ve hareket edemiyor gibi görünüyordu. Lewis yavru porsuğa ne olduğunu anlamak için yaklaşınca, hayvan çok korktu ve sürünerek park etmiş bir minibüsün altına kaçtı. Lewis arabanın altına girip, Böğürtlen adını verdiği porsuğu dışarı çıkarmak için kararlıydı; ama babası ona engel oldu ve hayvanları koruma derneğini yardıma çağırdı. Ancak minibüsün tekerleğinin üstüne gizlenen minik porsuğu dışarı çıkarmak mümkün görünmüyordu. Uzun uğraşıların sonunda itfaiyeyi yardıma çağırmaktan başka çare kalmamıştı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96295</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3774bbf-e49e-419f-9f3e-6f3e4a5b69c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpi Kekik İle Kaybolan Penguen</image:title>
            <image:caption>Kirpi Kekik keyifle kitabını okurken kapıda büyük bir patırtı duydu. Kapıyı açtığında karşısında kocaman bir yumurta buldu. Yumurta çatır çutur çatladı ve içinden yavru bir penguen çıktı. Kekik, yavru pengueni ailesine kavuşturmak için hemen yola çıktı. Yolda tanıştığı hayvanlarla birlikte yavru penguenin ailesini aramaya başladı... 
Beş büyük labirentin ve çözümlerinin yer aldığı eğlenceli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96296</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6811c72e-6434-490e-bd21-64abaeb47a7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik</image:title>
            <image:caption>Minik, kardeşleriyle birlikte dünyayı keşfederken maceradan maceraya atılıyordu. İsmi gibi minik olduğu için kardeşleri onu her şeyden koruyordu. Beklenmedik bir olay Minik’in aslında ne kadar cesur olduğunu gösterecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96297</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7db4d460-51f7-430b-bb56-c2000ac7a933.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıvrık Kuyruk İle Cesur Yele - Ara Bul Keşfet Kitabım</image:title>
            <image:caption>Kıvrık Kuyruk İle Cesur Yele iki yakın arkadaş. Birlikte oyun oynuyorlar, yemek yapıyorlar, alışverişe gidiyorlar. Bu iki arkadaşın maceralarına sen de katılmak ister misin? 
Ara-Bul-Keşfet Kitabım 
Çocuğunuza kitabı okurken birlikte eğlenceli detaylar keşfedebilir, kelime hazinesini geliştirmek için resimler üzerine konuşabilir ve sayfaların altındaki küçük resimleri sayfalarda arayıp bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96298</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72186cf3-e8f2-4438-9dce-ee603fc0ce83.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlikte Renkleri Öğrenelim Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Renkleri öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı. Bu harika boyama kitabının ilk 20 sayfasında, aynı resmin boyanmış ve boyanmamış hali yer almaktadır. Bu şekilde çocuğunuz resimleri hangi renklere boyayabileceğini, renkleri nasıl kullanabileceğini öğrenir. Kitabın devamında yer alan resimlerde de hangi renkleri kullanacağına kendi karar verebilir. Çocuğunuz birbirinden eğlenceli çiftlik sahnelerini boyarken renkleri öğrenmenin yanı sıra el göz koordinasyonunu da geliştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96299</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/774f1d12-eb01-4663-8263-47aaf955c67d.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Sürücü</image:title>
            <image:caption>Amerikalı emekli polis Cal Hooper, İrlanda’da bir köye yerleşir. 
 
Satın aldığı evin tamiratıyla ilgilenmek, dağlarda gezinmek, dedektiflik içgüdülerini bir kenara bırakmak niyetindedir. Derken on üç yaşındaki Trey’le karşılaşır. Yoksul ve sorunlu bir aileden gelen çocuğun abisi kayıptır ama bu durum ne polisin ne de köydekilerin umurundadır. Ondan yardım isteyen Trey’i reddedemeyen Cal bir kere daha iz peşine düşmesini söyleyen içgüdüyü dinlemeye başlar. Burada, bu köyde bir gariplik vardır ve başına ne kadar bela açarsa açsın bu gizemi çözmek zorundadır.


Çoksatan pek çok eseri televizyona uyarlanan, günümüz polisiyesinin en ilgi çekici kalemlerinden, ödüllü yazar Tana French, İrlanda’nın puslu atmosferinde geçen hüzünlü ve sarsıcı romanı İz Sürücü’de hakikat ve adalet arayışında ödenen bedelleri sorguluyor.


“Harika bir roman: dehşet verici, şaşırtıcı. Üslubu ise göz kamaştırıcı.” –Stephen King 
 
“Tana French bir şair sanki. Öyle güzel bir üslubu var ki... Henüz fırsatınız olmadıysa eserlerini okumanızı samimiyetle tavsiye ediyorum.” –Harlan Coben


“French’in kurtuluşa dair sönen hayalleri anlattığı bu dingin ve gerilimli roman, yazdığı en iyi şey olabilir... Bambaşka bir başyapıt.” –The Washington Post 
 
“İncelikle düşünülen her bir karakteri ve kahredici sonuyla nadide bir eser. Polisiye okurlarının kaçırmaması lazım.” 
–Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1261fdf-5adf-44a6-a8b9-8e13646469c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanlar Neden Daha İyi Yapıyor</image:title>
            <image:caption>Herkesin aklındaki büyük soru: Almanlar neden daha iyi yapıyor? 
 
Önceki yüzyılı iki büyük yenilgi ve hatta bölünmeyle kapatmasına karşın tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir hız ve sağlamlıkla kendini yeniden var eden bu “gizemli” ülkenin sırrı ne olabilir? Omuzlarında geçmişin büyük yükleriyle bu yaralı toplum tüm dünyada yükselen salgın, iklim krizi ve savaş gibi muazzam tehlikeler karşısında ne hissediyor ve çözümü nerede arıyor? 
 
Almanlar Neden Daha İyi Yapıyor çokkültürlü yapısı, umut vadeden startupları, şaşkınlık yaratan iş etiği ve kendine has çözümler üretme kapasitesiyle yirminci yüzyılın en çalkantılı ülkelerinden Almanya’yı objektif, samimi ve adil bir değerlendirmeden geçiriyor. 
 
İngiliz gazeteci ve araştırmacı John Kampfner Avrupa’nın kalbindeki bu başarılı ülkede herkesin merak ettiği cevapların peşine düşüyor. Yaşamakta olduğumuz bu milliyetçilik, aydınlanma karşıtlığı ve korku çağında Almanya’nın dünyaya kazandırabileceği daha neler olabileceğini öğrenmeye çalışıyor. 
 
“Düşünceli, derinlemesine ve kusursuz bir tarafsızlıkla hazırlanmış bir kitap.” –The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96301</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e894128-f53b-47e6-be75-e9efb968ee54.jpg</image:loc>
            <image:title>Hagakure - Saklı Yapraklar</image:title>
            <image:caption>“Savaşçının yolu deli cesaretiyle ölüme atılmaktır. Yaşamı ciddiye alanlar büyük başarılara ulaşamazlar. En doğrusu çılgınca ve deli cesaretiyle ölüme atılmaktır.”


Üç yüz sene önce samuray Tsunetomo Yamamoto tarafından kaleme alınan Hagakure: Saklı Yapraklar, samuray felsefesini anlatan en önemli metinlerden biri. “Savaş Yolu” anlamına gelen buşido öğretisine dair detaylar içeren kitap, yazıldığı beylik haricinde gizlenen bir metinken gün yüzüne çıktığı 1930’lar ve 1940’ların militarist atmosferinde azımsanmayacak bir ilgiyle karşılandı. O dönemden itibaren yasaklamaların gölgesinde günümüze ulaşan metin, tartışmaları beraberinde getirse de samuraylık üzerine yazılmış temel kaynaklardan biri olma özelliğini koruyor.


Döneminin önde gelen beyleri ve keşişlerinin anekdotlarıyla bezeli metinde, bir savaşçının zorluklarla nasıl baş edeceğinden seppukunun önemine kadar düşünsel ve pratik talimatlar bir araya geliyor. Günümüz bakışıyla eleştiriye çokça açık olan ancak Yukio Mişima tarafından Japon kültürünün “en güzel” yönlerini yansıttığı söylenen Hagakure, Japonya’nın on sekizinci yüzyıldan beri gösterdiği değişimleri ve gelişmeleri anlamak adına benzersiz bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07a4f770-e0ee-48cb-a2b4-ee92c0aace14.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dünya Dert - Kıyamet Polisi 3</image:title>
            <image:caption>“Bunun bir rüya olduğunu, gözlerimi sıkıca kapatıp açarsam her şeyin eskisi gibi olacağını düşünmeye çalışıyorum.”


Kıyamete on dört gün kaldı. Uzaydaki küçük mavi noktaya, yeryüzüne, dünyamıza, 2011GV1 isimli bir asteroit çarpacak, yaşam sona erecek. Amerika’ya tam bir kaos hâkim. İnsanlar bodrum katlarına, sığınaklara kapatmış kendini, marketler yağmalanmış. Paranın hiçbir anlamı yok artık; içme suyu paha biçilemeyecek kadar değerli. 
 
Fakat Dedektif Hank Palace’ın çözmesi gereken son bir gizem daha var. Kız kardeşi Nico, göktaşını durdurabileceklerini düşünen bir grubun arasındaydı en son. Kıyameti engellemenin mümkün olmadığına inanan Hank ise bu dünyadaki tek yakını olan kardeşiyle beraber karşılamak istiyor her şeyin sonunu. Fakat zaman azalıyor ve kardeşini arayan Hank terk edilmiş hayvanat bahçelerinden, fast food restoranlarından geçiyor, en sonunda ulaştığı ıssız karakoldaysa korkunç bir suç mahalliyle karşılaşıyor. 
 
Kıyamet Polisi üçlemesinin son romanı Bir Dünya Dert her şeyin aniden nasıl bitebileceğiyle yüzleşiyor ve Hank “katil kim” sorusunun ötesinde bir gizemle son defa karşı karşıya kalıyor: Sevdiklerinizi korumak için neleri göze alırsınız? Ve Dünya’daki son günlerinizi nasıl geçirmeyi tercih edersiniz? 
 
“Sürükleyici ve merhametli bir kitap; aceleci değil, gergin ve bunaltıcı değil, dokunaklı.” –Tor.com


“Winters, Cormac McCarthy’den sonra yok oluşun eşiğindeki bir dünyanın en gerçekçi tasvirini sunuyor bize.” –Sci Fi Magazine 
 
“Winters’ın kıyamet polisiyesinde öyle sarsıcı bir bilimkurgu niteliği var ki klasik bir dedektif hikâyesi olmaktan çıkarıyor onu.” –New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9a49fc-40f2-485b-9626-581518eefdf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla, Mektubum Eline Ulaştı Mı?</image:title>
            <image:caption>Bulup yitiren bir şey olarak kalp, arıyor, deneyip yanılıyor ama yine de devam ediyor oyununu oynamaya. Hep özleyip beklediği bir yer var. Bir ev, bir insan, bir hayal... 
 
Leylâ, Hayriye, Yılmaz, Özlem, Neriman ve isimli isimsiz daha birçok insan, bularak ve yitirerek, hayatın damarlarında dinliyorlar kalplerinin oyununu. Sonra kanat çırpıp yitirdiklerinin uzaklaşmasını seyrediyorlar ömür boyu. 
İlay Bilgili, ikinci öykü kitabı Leylâ, Mektubum Eline Ulaştı mı? ile yeniden merhaba diyor okurlarına. Birbirinden farklı hayatların içine çekip bir ayna veriyor okurunun eline. 
 
&quot;‘Ben,’ dedim, ‘cehennemi büyük bir hasret sanıyordum hep. Bir hapishane, hiç yaşlanamadan ve ölmeden, sonsuza kadar kalmak. Bitmeyen bir bekleyiş… Bir umut ediş ama inatla hiçbir şeyin olmaması…’ 
Titreyen, kanla kaplı metronoma baktım. 
‘Yine de yaşamak istedim,’ dedim. 
Tanrı, bir kadınmış gibi, bir kadınınki gibi gülümsedi Leylâ.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1900e504-5636-4380-a607-2128c8e9ef77.jpg</image:loc>
            <image:title>Dudaklarımdaki Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Eylüldür şimdi 
Adresler de dostlar da kayıptır 
Üstümüzdeki postal izleri 
Bir mektuptur 
Görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6ff1812-92d6-4d9f-aab7-90a551d83f37.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşmüş Varis</image:title>
            <image:caption>Bu ailenin tasarım hatası benim. 
 
Easton Royal, görünüşte her türlü avantaja sahipti: Yakışıklıydı, zengindi ve çok zekiydi. Ama onun tek hedefi sonuna kadar eğlenmekti. Sonuçlarını hiç düşünmek zorunda kalmadan aklına eseni yapmak tam da ona göreydi. Bu oyunu bozacak kişi ise Astor Park’a yeni gelen Hartley Wright’tan başkası değildi. 
 
İlk kez bir kız ona hayır diyordu, hem de ondan hoşlanmasına rağmen. Easton onu bir türlü çözemiyor ve bu da durumu daha çekici kılıyordu. Fakat bir yetişkin gibi davranmazsa Hartley’yi tamamen kaybedeceği kesindi. 
 
Royal isminin geçmediği tek savaşta Easton kuralları kabul etmek, rakiplerini anlamak ve hayatında ilk kez pişman olmayı öğrenmek zorunda kalacaktı. 
 
“Erin Watt ikilisinin kalemi her kitapta daha da güçleniyor.” —The Romance Bibliophile 
 
“Düşmüş Vâris bu harika serinin bir başka muhteşem kitabı.” —BJ’s Book Blog 
 
“Karakterler o kadar gerçek, hikâye ve kurgu o kadar çarpıcı ki sizi kitabın içine çekip son sayfasında bile bırakmayacak.” —FMA Book Reviews 
 
“Kitabı bitirdiğimden beri Easton’ın hikâyesinin ikinci bölümünü okumak için sabırsızlanıyorum.” —Hypable 
 
“Kesinlikle beş yıldızı hak ediyor. Ne işiniz varsa bırakın ve hemen okumaya başlayın.” —Book Starlets</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4021bef-b94a-4bc8-9f17-c61289bdc278.jpg</image:loc>
            <image:title>Ters Yüz Şatosu</image:title>
            <image:caption>“Yedi yaş ve üstü çocukları mutluluktan uçuracağı kesin.” –The Times 
 
Okul için bir ödev yazması gereken küçük Lorina, siyah bir tavşanın yardımıyla, ormanın içinden sihirli bir dünyaya gider. Oraya vardığında, yakındaki bir şatodan çıkan zehirli dumanlara maruz kalan aç ve sefil haldeki yeşil insan ırkıyla karşılaşır. Lorina şatoya girip onlar için yardım istemeye karar verir. Fakat şatonun içindekilerin bütün yemekleri kendilerine saklayan ve dışarıdakileri köle olarak gören bencil kişiler olduğunu anlar. Lorina’nın macerası onu bürokrat sıçan, denetlemeci yılan, çiftçi armadillo ve en sonunda da Başkan Domuz’la tanıştıracaktır. 
 
Chris Riddell’ın harika resimleriyle bezediği Ters Yüz Şatosu sizi, cesur ve merhametli bir kızın açgözlülükle usanmadan savaştığı bir dünyada, unutulmaz ve eğlenceli bir maceraya çağırıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96307</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00ac4018-a6c2-48cd-bcb4-c47fb4d19233.jpg</image:loc>
            <image:title>Kancaya Takılınca</image:title>
            <image:caption>Başarılı şirketler insanların ellerinden bırakamadığı ürünleri nasıl yaratıyor? Neden bazı ürünler dikkatimizi çekerken diğerleri başarısız oluyor? Sırf alışkanlıktan dolayı belirli şeylerle meşgul olmamızı sağlayan nedir? 
 
Nir Eyal bu soruları (ve daha fazlasını) “Kanca Modeli” adını verdiği, ürünlere uygulandığında müşteri davranışını ustaca teşvik eden dört adımlı bir süreç ile açıklıyor. Ardışık &quot;bağlantı döngüleri&quot; sayesinde bu ürünler, maliyetli reklamlara veya agresif mesajlara bağlı kalmadan insanların tekrar tekrar geri gelmelerini sağlıyor. 
 
Kancaya Takılınca: Alışkanlık Yaratan Ürünler Nasıl Geliştirilir? ürün yöneticileri, tasarımcılar, pazarlamacılar, girişimciler ve ürünlerin davranışlarımızı nasıl etkilediğini anlamaya çalışan herkes için yazılmış, kalıcı kullanıcı alışkanlıkları yaratmak ve insanların sevdiği ürünler geliştirmek için uygulanabilir adımların yer aldığı bir kılavuz. 
 
“Akıllı telefon sahiplerinin yüzde 79’u her sabah uyandıktan sonra 15 dakika içinde mutlaka cihazlarını kontrol ediyor. Amerikalıların tam olarak üçte biri cep telefonlarını kaybetmektense seksten vazgeçebileceklerini söylüyor. İnsanlar telefonlarına günde 34 kez göz atıyor, ancak sektör çalışanları bu alışkanlığın günde 150 kez gibi insanı hayrete düşürecek kadar yüksek bir rakama ulaşabileceğine inanıyor… 
Kabul edin: hepimiz KANCAYA TAKILDIK.” 
 
“Müşteri bağlılığını artırmayı önemseyen herkesin okuması gereken bir kitap.” 
—Eric Ries, Yalın Startup kitabının yazarı 
 
“Kancaya Takılınca size yeni nesil ürünler için bir yol haritası çiziyor. Bu kitabı okuyun ya da kancaya takılan kişi olmaya devam edin.” 
—Matt Mullenweg, Wordpress’in Kurucusu 
 
&quot;Ürün geliştirme konusunda somut tavsiyeler ve hikâyelerle Kancaya Takılınca, kullanıcıların onsuz yaşayamayacaklarından henüz haberdar olmadığı bir şeyin nasıl yaratılacağına dair dikkate değer bir anlatı.&quot; 
—Publisher&apos;s Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8054e052-7ea6-4c6d-9fdf-ff6e7810b5d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Okula Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Avonlea’ye sonbahar geldi. Doğa göz kamaştıran renklere büründü. Ve en güzeli de Anne Shirley okula başladı! Okula en yakın arkadaşı Diana ile gidip gelen, onunla aynı sırayı paylaşan ve yeni yeni arkadaşlar edinen Anne’in mutluluğuna diyecek yok. Üstelik daha şimdiden sınıfının birincisi. Derken bir gün Gilbert Blythe’ın okula gelmesiyle her şey değişiyor. Hele bir de Anne’in saçını çekip onunla alay etmesi bardağı taşıyor. Acaba Anne, Gilbert’ı affedecek mi? Yoksa çok sevdiği okuluna onun yüzünden veda mı edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96309</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b99888a-da4a-497b-af61-54e0ac469a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>İzafiyet Teorisi - 100 Yıl Basımı</image:title>
            <image:caption>Albert Einstein genel görelilik kuramı üzerindeki çalışmasını 1915 yılında tamamladıktan sonra İzafiyet Teorisi adlı kitabını kaleme aldı. Sıradan okura hitap eden İzafiyet Teorisi özel ve genel görelilik kuramları üzerine şimdiye dek yazılmış en açıklayıcı kitap olma unvanını koruyor. Ünlü kitabın elinizdeki basımı ise Einstein’ın düşüncesinin ve eserinin evrimini günümüz bağlamında değerlendiren yorumlar içeriyor. 100. Yıldönümü Basımı, Einstein’ın eserine en son bilimsel gelişmelerin ışığı altında göz atmak isteyen okur için ideal bir tercih. 
 
“Einstein’ın özel ve genel görelilikle ilgili kitabının bu yeni basımını okumak büyük bir zevk. Görelilik yüz yıldır kitaplara, köşe yazılarına, makalelere konu oldu, ama en iyi açıklamayı yine usta bizzat yapıyor.” 
− BRIAN GREENE, Columbia Üniversitesi 
 
“Bu kitap önemli bir tarihsel belge olmakla kalmıyor, aynı zamanda Einstein’ın düşünce üslubunu ve berraklığını geniş bir okur kitlesine tanıtıyor.” 
− MARTIN REES, Cambridge Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96310</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27662943-9598-4835-bc93-0d281e32eec6.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Yönetimi 101</image:title>
            <image:caption>Tek derste kişisel finans yönetimi! 
 
Ne kadar harcadığınız da en az ne kadar kazandığınız kadar önemlidir. Paranızı yönetirken yapmanız gereken şey, cebinize giren ile cebinizden çıkan para miktarı arasındaki farkı artı yönde olabildiğince büyütüp tasarruf ve yatırıma yönlendirmek. Başarılı para yönetiminin özü işte bu. “Onu biliyoruz, ama nasıl yapacağımızı bilmiyoruz,” diyorsanız işte Para Yönetimi 101 size bunu anlatıyor. 
Para Yönetimi 101 kredi kartlarınızı yönetmek ya da emekliliğinizi planlamaktan tutun, tasarruflarınızı en üst düzeye çıkarmak için bilmeniz gereken çok sayıda finansal taktik, ipucu, tüyo, plan-programlar içeriyor. 
Bu kitapta pek çok sorunuza pek çok yanıt bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75b569f9-c512-494d-9b8c-e473e889e16d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zygmunt Bauman</image:title>
            <image:caption>Bauman gündelik yaşamın ritmini, kendisini sosyolojik tahayyüllere kazıyan bilge ve eleştirel bir pratiğe dönüştürür. Çoğumuz belki de Bauman’ın sosyolojisinde ele aldığı temaların çoğunu ayırt edebiliriz ama Bauman onları gerçek insanlar ve onların yaşamlarıyla ilgili anlatılara dönüştürme üstadıdır.

Bu kitap, yazarının tabiriyle “dünyayı değiştirmek için sosyoloj olan” bir kuramcı hakkında. Bauman’ın sosyolojisi yaşadığımız dünyanın karmaşıklığını tek bir modelle açıklamaya çalışmayan, insani deneyimlerin tümünü kucaklama iddiasında bulunmayan bir modernite eleştirisi. İnsanların toplumsal ilişkilerini hem mikro hem de makro ölçekte eleştiren, aralardaki geçişleri neredeyse pürüzsüz ve ilmek ilmek dokuyan bir sosyolog Bauman. Bu eser çalışmalarını daha iyi anlamaya, fikirlerine yeni merceklerle bakmaya, dünyamızı ve toplumumuzu eleştirel bir gözle değerlendirmeye meraklı okurlar için başucunda tutulması gereken bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2ce499b-86a0-4025-91d2-7d870425e260.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Bu kitap küreselleşmenin, dev­letin, kentlerin, kolektif kimliklerin ve yaşadığımız dünyanın geleceğine bakıyor. Sosyal bilimin sadece bugünü açıklamak değil, aynı zamanda geleceğe doğru hayal gücünü harekete geçiren bir işleve sahip olması gerektiğinin altını çiziyor. Salgını bir kritik dönemeç olarak görüp, bugün alacağımız kararların, seçeceğimiz patikaların geleceğimizi belirlemede önemli bir rol oynayacağını göstermeye çalışıyor. Gelecek siyaseti ne geçmişe yönelik bir nostalji ne de gelmekte olan krizin araçsallaştırılması anlamına geliyor. Gelecek siyaseti yaşanabilir demokratik bir gelecek için yaşanabilir ve demokratik bir şimdiyi inşa etmek demek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f05f6b5e-7942-4d8b-afa9-7cfc577b00e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Einstein Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>Bu eser Albert Einstein’ın kişisel, bilimsel, manevi, etik, düşünsel ve sosyopolitik yönünü gözler önüne seren bir kaynak kitap niteliğindedir, yalnızca bilim insanlarını değil, kamuoyunu da ilgilendirecek konuları da kapsamaktadır. Einstein’ın yaşamının ve önemli başarılarının kronolojisiyle başlayan kitap, dâhi bilim insanının felsefi ve politik görüşlerinin özetiyle devam ediyor. Kişisel ve ailevi yaşantısından bilimsel başarılarına kadar Einstein hakkında bilinmesi gereken hemen her şeyi kapsayan bu temel eser aynı zamanda tarihsel ortamı da yansıtmaktadır. Bir bilim insanı, siyasal figür ya da hümanist olarak Einstein’la ilgilenen herkes için büyüleyici ve olağanüstü okunabilir bir referans kitabı olan bu eserde yazarlar, Albert Einstein hakkında bildiklerimizi nasıl öğrendiğimizi de açıkça ortaya koyuyorlar. 
 
“Einstein Ansiklopedisi ciddi Einstein araştırmacısı için temel eserdir.” 
–Cosmos Magazine 
 
“Onu en iyi tanıyan insanlardan, makalelerini düzenleyen harika bilim insanlarından Einstein gerçekleri ve bilgilerinin bir özeti burada. Bu cilt hazineler hazinesidir. 
Hem bilgilendirici hem de tadına varması çok eğlenceli.” 
–Walter Isaacson, Einstein: Yaşamı ve Evreni kitabının yazarı 
 
“Yazarlar büyük fizikçinin hayatı ve çalışmaları hakkında derin bilgiye sahip, tanınmış Einstein bilginleri. Hem meslekten olmayanlar hem de uzmanlar için çok hoş bir ansiklopedik referans çalışmasını bir araya getirmişler.” 
–Tilman Sauer, Bern Üniversitesi 
 
“Üç Einstein akademisyeni Einstein’ın bilimsel, kamusal ve özel hayatlarını en ince ayrıntısına kadar ele alıyor. Erişilebilirlik ve ayrıntı, Einstein Ansiklopedisi’ni herhangi bir Einstein koleksiyonuna önemli bir giriş haline getiriyor.” 
–Symmetry Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18928f21-b3cb-4248-b007-aeedb3cb30e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ubik</image:title>
            <image:caption>Ben Ubik’im. Evrenden önce ben vardım. Güneşleri ben yarattım. Dünyaları ben yarattım. Varlıkları ve onların yaşadıkları yerleri ben yarattım; onları buraya getirip oraya koydum.” 
 
Psişik güçlerin, parasız çalışmayan dırdırcı daire kapılarının, tuhaf giysilerin, kış uykusunda yatan ölülerin hayatın sıradan bir parçası haline geldiği 1992 yılında, psişik güçleri olan bireyleri engellemekle görevli bir anti-psi şirketi Ay’da çok karlı bir iş teklifi alır. Ama işler umdukları gibi gitmez. Ay’a giden grubu birisi ya da bir güç teker teker avlamaya başlar. Şirketin telepatlarına yeni katılan Pat Conley adındaki yeni yetenek doğal olarak şüpheleri üzerine çeker. Tüm gizemi çözmek ise şirket elemanlarından sıradan insan Joe Chip’e düşer.
 
Ubik, ölüm ve hayata, rüyalar ve gerçeğe, aşk, felsefe ve
metafiziğe dair kafa karışıklıklarının 1 numaralı ilacı.
Talimatlara göre kullanıldığında güvenlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81d01b3-719e-471b-a580-24e5fdd13efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Marlene</image:title>
            <image:caption>Eski asker ve çocukluk arkadaşı olan Dan ve Richard, savaşın ardından aynı şehirde sivil yaşamlarına dönme mücadelesi verirler. Savaşın yorgunluğunu hâlâ üzerlerinde taşısalar da kendilerine normal bir yaşam kurmaya çalışırken farklı yollar seçerler: Dan dikkat çekmemek ve uyum sağlamak için çabalar. İçgüdülerine karşı koyamayan Richard ise kavgacı, yasaları hiçe sayan bir tutum edinir. Richard’ın eşi Nath ve kızı Mona’dan mürekkep ama kendi yokluğunda dağılan ailesine bir de eşinin kız kardeşi Marlène eklenir.
“Kaybedecek ne kadar çok şeyimiz varsa o kadar güçlü oluruz...”
Önüne gelenle yatmasıyla ve gittiği her yere beraberinde uğursuzluk götürmesiyle nam salan baldızı Marlène’in gelişi, Richard’ın hem dostu Dan hem karısı Nath hem de kızı Mona’yla ilişkilerini güçlendirip iyileştirecek midir, yoksa bu dörtlünün huzurunu mu kaçıracaktır?
“Dan onu hem bu yüzden hem de bu ters karakteri, hoşgörüsüzlüğü için seviyordu ama bu sefer işler fazla kızışmıştı. Bu atışın gelişini kimse görmemişti. Bomba etkisiyle tüm lobutları deviren bir atıştı. Her şey paramparça olmuştu.”
Philippe Dijan’ın psikolojik gerilim romanı Marlène, okurları sivil yaşamlarına alışmaya çalışan iki askerin testten geçen dostluklarına ortak ederken evlilik, arkadaşlık, kız kardeşlik, ebeveynlik üzerine düşündürtüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96316</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27738988-9794-4bc7-be88-38340d0186fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Dağlarından Dersaadet’e</image:title>
            <image:caption>Resneli Niyazi… 
Vaktiyle bir Balkan kasabası olan Resne, onun ismiyle simgeleşti. İsyan, özgürlük, dağa çıkma, Meşrûtiyet, İstanbul, II. Abdülhamid, Payitaht gibi kelimelerle iç içe geçince de tarihsel bir hüviyet kazandı. 
Gün geldi “Hürriyet Kahramanı” olarak nam saldı. 
Devir, Sultan II. Abdülhamid zamanı… 
Resneli Niyazi, 1908 yılının Temmuz ayı başında beraberinde 150 kadar gönüllü ve askerle Ohri civarındaki dağa çıktı, bir isyanın fitilini ateşledi. Onun bu hamlesinin varabileceği noktayı gören Sultan II. Abdülhamid, 
üç hafta gibi kısa bir sürede Meşrûtiyet sistemini ilan etmek zorunda kaldı. 
Bir roman karakteri kadar renkli kişiliğe sahip Resneli Niyazi, dağda bularak evcilleştirdiği geyikle birlikte yeniden şehre indi, Selânik’te “Hürriyet kahramanı” olarak büyük bir coşkuyla karşılandı. Geyik, Meşrûtiyet ilanının sembolü hâline geldi ve “gazal-ı hürriyet” olarak tanındı. 
Balkan Savaşı döneminde İstanbul’a doğru yola çıkmak üzereyken, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kendisine tahsis ettiği bir muhafız tarafından öldürüldü ve bu cinayet üzerindeki sis perdesi hâlen kalkmış değil… 
Elinizdeki kitap onun 1910 yılında “Hâtırât-ı Niyazi” adıyla kaleme aldığı, Meşrûtiyet ilanına giden sürecin hikâyesidir. Günümüz Türkçesi ve zenginleştirilmiş notlarla. 
Balkan Dağlarından Dersaadet’e baş döndüren 
bir yolculuk sizi bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b4cc6e4-d45b-4aab-97d2-30d23c4ad674.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiğiltepe</image:title>
            <image:caption>Ordu Kumandanı Sakallı Nurettin Paşa: 
“Miralay Reşat Bey! Yarın 12.00’ye kadar 
tepe alınacak. Alamazsanız, ben sizin 
yerinizde olsam yaşamam!” 
Tümen Kumandanı Reşat Bey: 
“Benim yerimde olmanıza lüzum yok, 
ben zaten yaşamam!” 
 
Balkanlar’dan Çanakkale’ye, Doğu Cephesi’nden 
Filistin’e ve esarete kadar giden 27 yıllık askerlik yaşamı 
hep savaşarak geçen bir kumandan Miralay Reşat Bey. Aldığı ölümcül yaralara rağmen muharebe meydanlarından ayrılmayıp her defasında Mehmetçiklerinin yanında olmayı seçer.  Son durağındaysa çetin bir tepeyle karşı karşıya kalır: “Çiğiltepe.” 
Çiğiltepe romanı savaş edebiyatının usta kalemi Dr. Cihangir Akşit tarafından adeta kuyumcu sabrıyla, titizlikle araştırılıp 26 yılı bulan uzun bir sürede emekle kaleme alınmış, olayların son tanıkları hayattayken yüz yüze görüşülüp derlenen konuşmalarla, yurt içi ve yurt dışından taranan çok sayıda kaynaktan toplanan bilgilerle, şahsi dosyası da dahil çok sayıda devlet arşiv belgelerinin dikkate alınmasıyla, “Miralay Reşat Çiğiltepe’nin yeniden kan ve can bulduğu”, duygu dolu anlarıyla bir çırpıda okunacak, gelecek nesillere de “Bu günlere nasıl gelindiğini haykıran” ve çok yönlü dersler aktaracak bilgi yüklü bir &quot;Cumhuriyet Tarihi Romanı&quot;...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbed5bb6-1197-4da0-ba8e-ea5e5534b6b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Yöntem Üzerine Bir Deneme</image:title>
            <image:caption>Felsefi Yöntem Üzerine Bir Deneme yirminci yüzyılın en önemli konularından biri olan özne meselesi ve felsefi yöntemin neliği üzerine bir tartışma yürütüyor ve felsefenin neden doğa bilimlerinden ayrı bir araştırma alanı olması gerektiğine dair bir soruşturmayı içeriyor. Doğa Tasarımı, Tarih Tasarımı ve Metafizik Üzerine Bir Deneme gibi eserlerinden tanıdığımız Collingwood bu denemesinde metafelsefeye katkılarını sunuyor ve felsefenin konusunu doğanın konusu haline getirmeye çalışan yirminci yüzyılın temel bir eğiliminin karşısına felsefenin özerkliği argümanını yerleştiriyor; filozofların yaptığı, sözgelimi ahlaktaki ödev ile fayda ayrımı gibi ayrımların empirik sınıflandırmalar değil de semantik ayrımlar olduğunu öne sürüyor.

Felsefi ayrımların semantik ayrımlarla bu şekilde tanımlanması felsefenin konusunun doğal konulara indirgenmesine karşı bir argüman oluşturuyor ve tüm kavramların empirik kavramlar, tüm sınıflandırmaların da empirik sınıflandırmalar olmadığı belirtiliyor. Dolayısıyla Collingwood’un felsefenin neden kendine özgü bir konuya ve içeriğe sahip olduğu yönündeki açıklaması da radikal empirizme karşı açık bir meydan okuma teşkil ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3fc8540-03df-458a-b627-5788a567124c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi İkizlerin Serüvenleri - Cengiz Han&apos;ın Mezar Soyguncuları</image:title>
            <image:caption>Yakın zamanda kadim bir cin soyundan geldiklerini ve büyülü güçleri olduğunu keşfeden ikizlerimiz John ve Philippa Gaunt, sıra dışı maceralarına serinin son kitabı olan 
Cengiz Han’ın Mezar Soyguncuları’nda 
devam ediyorlar. 
 
John ve Philippa Gaunt, dünyanın dört bir yanındaki volkanlar altın lavlar saçarak patlamaya başlayınca Cengiz Han’ın mezarını soyanların peşine düşmek zorunda kalırlar. 
 
İkizler, Nimrod ve Groanin’in de desteğiyle şimdiye dek karşılaştıkları en büyük tehlikeyi atlatıp dünya yok olmadan türlü felaketlerin önüne geçebilecekler mi yoksa hiç hesaba katmadıkları bir gerçekle mi yüzleşecekler? Cevapları yine hep birlikte keşfedeceğiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96320</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55907371-004e-46eb-8a61-f24e2f3a9a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Boru Hattı Nasıl Patlatılır</image:title>
            <image:caption>Ünlü iklim araştırmacısı (ve SUV lastiklerini söndüren ve kömür madenlerindeki sabotajları gerçekleştiren aktivistlerden biri olan) Andreas Malm, karşı karşıya kaldığımız ekolojik çöküş sürecinde, iklim hareketinin kullandığı yöntemlerin daha da keskinleşmesi için ateşli bir çağrı yapıyor.

Diktatörleri alaşağı eden halk devrimlerinden, apartheid karşıtı harekete ve kadınların oy hakkı için süfrajetlerin sabotajlarıyla gerçekleşen kitlesel değişimin nasıl gerçekleştiğine değin bir karşı tarih anlatımı da sunan Malm, mülkiyet yıkımının ve hayatlara zarar vermeden gerçekleştirilecek bir şiddet biçiminin stratejik olarak kabul edilmesinin devrimci değişim için tek yol olduğunu savunuyor.

Almanya ormanlarından Londra sokaklarına, İran’dan Irak çöllerine kadar yaşanan farklı eylem döngülerini kendine özgü bir anlatımla sunan Malm, pasifizm ve şiddet, demokrasi ve sosyal değişim, strateji ve taktikler ve son olarak da iklim hareketinin siyasi tavrı ve etik anlayışı üzerine hem yüreklerimize hitap ediyor hem de zihinlerimizi kurcalayan çarpıcı bir tartışma sunuyor: Sivil direniş mi, yoksa sabotaj mı? Alevler içinde bir dünyada nasıl mücadele etmeliyiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96321</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e16c989-6aea-4530-ab6a-7a4cbfb5f529.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrendeki En Küçük Işıklar</image:title>
            <image:caption>“Her gezegenin yıldızı yoktur. Bazıları herhangi bir güneş sisteminde yer almaz. Tek başınadır onlar. Başıboş gezegen denir adlarına.” 

Kocasının ölümünün ardından, bir yandan galaksimizin ötesinde yaşam bulmaya çalışırken bir yandan da kendi yaşamını baştan inşa etmek zorunda kalan ve bu süreçte yeryüzünde kurulan bağların gücünü keşfeden bir kadının, ünlü astrofizikçi Sara Seager’ın gerçek ve büyülü hikâyesi.  
Sayısız yıldız ve sayısız olasılıkla dolu gökyüzüne on yaşında vurulmuştu Sara Seager. Yıllarını ötegezegenlere, yaşam barındıran ve erişilmesi hayal gibi görünen uzak dünyaları bulmaya adadı ve gezegen biliminin parlayan yıldızlarından biri oldu. Ama kocasının ani ölümüyle her şey değişti. Kırk yaşında, iki küçük oğlan ve elinde kocasının manav alışverişi gibi gündelik –ama o güne kadar kendisi MIT’nin astrofizik laboratuvarını yönetirken kocasının üstlendiği– işler için yazıp bıraktığı notlarla kalakalmıştı. Hayatında ilk kez kendini evrende yapayalnız hissetti. 

Sara Seager bu delicesine dürüst anı kitabında, yaşamına yeniden yön verişinin tökezlemelerle dolu hikâyesini paylaşıyor bizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85576796-0f42-44f7-a3f6-0fd27476a50a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgiyi Sürdürme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Her çift kendi ilişkisinin uzmanıdır. 
Hayat yolunu tek başımıza adımlamayız, bu yolda bize sevdiğimiz insan da eşlik eder. Peki hayatımızın temelini oluşturan ilişkimiz için ne kadar emek veririz? Sevdiğimiz insanın duygularını, ilişkimizin gereksinim duyduğu ihtiyaçları fark edebilir miyiz? 
Her şeyde olduğu gibi ilişkilerde de yeni çağ yeni çözümler gerektirir. Şimdiye dek sevgiye dair öğrendiklerinizi yeniden gözden geçirmeye, yeni önerileri hayatınıza katarken eskilerin değerini hatırlamaya hazır mısınız? 
Prof. Dr. Alfons Vansteenwegen ve Psikolog-Psikoterapist Emel İşci, SEVGİYİ SÜRDÜRME SANATI kitabında ilişki yolunda tökezleyen binlerce çifte yardımcı olmuş kullanışlı ve mucizevi öneriler sunuyor. İlişkinizde ihtiyaç duyduğunuz değişimi gerçekleştirmek için gerçek hayattan örneklerle dolu bu kitap ilişkinizi derin ve alışık olmadığınız bir boyutta değerlendirme şansı yaratıyor. Elinizdeki kılavuz sevgiyi her gün yaşamak için değerli bir yatırım, siz yeter ki sevgi için hak ettiği emeği vermek isteyin. 
 
• İlişkide yaşanan olumlu ve olumsuz duyguları nasıl ifade etmek gerekir? 
• İlişkide cinselliğin önemi nedir? 
• Uzun zamandır devam eden bir ilişkide değişim mümkün müdür? Mümkünse bu nasıl gerçekleşir? 
• Çatışmaları ve fikir ayrılıklarını en verimli şekilde ele alma kuralları nelerdir? Çok işe yarayan yapıcı pazarlık yöntemleri nasıl uygulanır? Hangi iletişim tarzı, ne zaman ters etki gösterir? 
• Ayrılmak hangi durumlarda iyi bir çözümdür? 
• İlişkinin büyüleyici ve eşdeğer kalması için gerekenler nelerdir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96323</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90628199-a5ce-4eb8-b8ad-83ded0546cfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Nelson Mandela - Seçimleriniz Korkularınızı Değil Umutlarınızı Yansıtsın</image:title>
            <image:caption>“Galip asla vazgeçmeyen bir hayalperesttir.” 
 
Kimi hayatlar kolay yaşanmaz. Nelson Mandela’nın hayatı da böyleydi. En çok saygı duyulan liderlerden biri olarak dünya tarihine geçen Nelson Mandela, Güney Afrika’nın ilk siyahi devlet başkanı oldu. Irk ayrımcılığına dayalı rejimi (Apartheid) ömrü boyunca mücadele ederek yıktı. Ülkesine demokrasiyi getirmek için hayatı pahasına savaşmaktan asla çekinmedi. Mücadelesiyle milyonların umudu oldu. 
Onun mücadelesi, dünyada, mücadele motivasyonunu yitiren her toplum ve her birey için 
dönüp dönüp incelenmesi gereken bir kişisel gelişim dersidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96324</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4634888a-cee2-4b26-99e6-aeddaac0af8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Kaldırımdaki Adam</image:title>
            <image:caption>En büyük hayalini gurura, vicdanını aşka yenik düşürme! 
 
Gidemezsin! 
Aşkın seni elleri ceplerinde, karşı kaldırımda beklerken, sen binlerce kilometre öteye uçamazsın. Seni ona sarılmaktan alıkoyan çok daha başka, büyük bir şey yoksa eğer... 
 
Vazgeçemezsin! Hayatının en büyük hayaline kavuşma ümidin varsa, o yoldan geri dönemezsin. Gururun seni ele geçirmediyse eğer... 
 
O hatayı yapamazsın! 
Karşı Penceredeki Kadın’san, sadece başkasının hayatını yaşamaz, gönüllü köleliğe evet demez, seni sen olmaktan alıkoyan şeylere izin vermezsin. Bu senin kaçışın değilse eğer... 
 
O riski göze alamazsın! 
Çok istesen de otoriteye karşı duramazsın. Delirmemişsen eğer... 
 
Bu romanda Meyra, “Yapılamaz!” denen her şeyi yapar ve kendi doğrularının peşinden gider. Ancak ayağına kadar gelmiş en büyük hayalinin yanından geçip gitmesine izin verecek midir acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96325</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f48e07dc-06b6-43b0-8cae-a627cba6f8c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşhurların Son Anları</image:title>
            <image:caption>“Ölüm, bize ne uzak bize ne yakın ölüm. Ölümsüzlüğü tattık, bize ne yapsın ölüm?” (Erdem Bayazıt) 

İnsan, doğdu ölecek. Bütün diğer varlıklar gibi. Ölüm var ancak ölümsüzlüğü arıyoruz. Bu duygu ve istek verilmiş bize. Çünkü bu mümkün. Mümkün ama öldükten sonra. Ve o mümkün, cennet ve cehennem olarak tecelli edecek; bir de aradakiler için araf var. Hangimiz cennette talip olmaz ki? Hangimiz cehennemden korkmaz ki? Oradaki sonsuz hayat için burada bir hayat kurmak, bir ömür yaşamak gerekiyor. 

Elinizdeki kitap bir katalog. Biraz soğuk gibi ama bir ölüm kataloğu. En meşhurların, en iyilerin veya en kötülerin ömründen ve ölümünden sahici, asıl renkler. Burada yaşananlar, beklenen sonlar ve asıl sonrasındaki sonsuzluk için bir ışık, bir işaret. Bu kadar örnekten kendimize bir ibret, bir bakış çıkarabiliriz. Nihayet bizi de bekleyen akıbet, gelip çatacak. Hazır mıyız, hazırlıklı mıyız? Ölüme ve ölümsüzlüğe.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0320a17-311f-4fe7-8032-724d75c95949.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek ve Tenha Akif Emre</image:title>
            <image:caption>Âkif Emre modern düşünceye eklemlenmeye çalışılan İslâmcılığı geleneğe, tarihî tecrübeye yasladı. Modern şehir ve mekân telakkisine karşı İslâm şehirlerinin altını çizdi. İslâm tarihinin ve Müslümanların ortaya koyduklarının bir kurgu değil, gerçeklik olduğunu ısrarla belirtti. Tarihimizdeki âlim, velî, üstad ve yazarların “ruhbanlar” olmadığını hatırlattı. Batı’nın ve Modernite’nin evrensel olmadığını ısrarla belirtti. İslâm düşüncesinin ve medeniyetinin ölü olmadığını, durdurulduğunu ve bundan dolayı da hâlâ bugün modern dünya ve insana en önemli imkân olduğunu söyledi. Modernleşen, selefîleşen, hâricîleşen, muhafazakârlaşan bir dünyada bütün imkansızlıklara rağmen Müslümanca durmanın, yaşamanın, ahlaklı ve ilkeli bir insan olarak kalmanın örnek ahlakını ve karakterini gösterdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96327</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec4cae4-29ff-4de0-8620-0dbf66f89856.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Evi</image:title>
            <image:caption>Karlı bir günde küçük kız ve anneannesi yolda yürürken yaralı bir kuş bulurlar. Onu alıp eve getirirler ve iyileşmesi için bakım verirler. Her büyüleyici deneyimin aynı zamanda acı tatlı olması gibi, evde geçen keyifli günler de kuşun iyileşmesi ve yeniden doğaya salınmasıyla son bulur. Mevsimler geçer ve bahar aylarında kuş onları ziyarete gelir. Bu kavuşma sayesinde, ayrılmanın hüznü ve yeniden buluşmanın heyecanını deneyimleyen küçük kız, anneannesinin bulduğu etkileyici çözüm sayesinde ise kuşun özgürlüğünü koruyarak onunla bağda kalmanın yolunu keşfeder. 
 
Yazar Blanca Goméz’in kendi çocukluk anılarından esinlenerek yazdığı Kuş Evi, bizleri kendi çocukluğumuzun anılarında iç ısıtan bir yolculuğa çıkarıyor. Merak, iyileştirme, bakım verme, doğaya ve hayvanların özgür yaşamlarına saygı gibi temaları işleyen bu hikaye, ayrılıkla nasıl baş edilebileceğine dair de önemli bir yaşam dersi veriyor: Sevdiğimiz şeyler ve kişileri fiziksel olarak hep yakınımızda tutmaya uğraşmak yerine, herkesin kendi bireyselliğini koruyabildiği ortak buluşma alanlarını paylaşarak da bağları sürdürebiliriz. Nitekim hikayenin sonunda anneannenin kendi elleriyle yaptığı ve balkona koyduğu kuş evi, kız ve küçük dostunun yeni buluşma noktası ve özlemlerini giderdikleri bir alana dönüşüyor. 
 
Petek Halman Kara’nın önsözü ve Hayriye Selen İyicil’in duru çevirisiyle Kuş Evi, farklı bir dünya anlayışı içselleştirmiş eski kuşağın gözünden güncel olaylara bakabilme, hem çocuklara hem de biz yetişkinlere nostaljiyle modern yaşamın meselelerini harmanlama şansı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2663dec1-f602-4dd2-a102-5bab27de3314.jpg</image:loc>
            <image:title>Merope</image:title>
            <image:caption>Gökyüzündeki sayısız yıldızdan biri, Merope. Biraz titrek, biraz ürkek! Peki ama niye? Çünkü korkuyor ışığını saçamazsa diye... Buz gibi soğukta, çok üşüdüğü bir gece, tutunup rüzgâra, iniveriyor yeryüzüne. Hem de sıcacık koyun yünlerinin üzerine! 
 
Göknur Birincioğlu’nun yazdığı bu şiirsel öyküde, Ülker yıldız kümesinin en sönük yıldızı Merope yeryüzüne iniyor ve ışıl ışıl tozlarının etrafa saçılmasıyla içindeki gücü keşfediyor. Koyunların yünlerinde, çobanın ellerinde parıldıyor ve böylece bizi önce gökyüzünde, sonra ormanda izini süreceğimiz bir keşif serüvenine davet ediyor. Merve Atılgan’ın göz alıcı resimleriyle Merope, okurlarına benzersiz bir ışıltı saçıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021c5883-ecd9-4aaa-a17b-59d1d1ee7c8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Huckleberry Finn&apos;in Maceraları</image:title>
            <image:caption>Tom Sawyer ve Huckleberry Finn yeniden bir araya geliyor ve işler iyice karışıyor. Onlarla bir kez daha maceralara atılmaya var mısınız? 
 
Sevgili arkadaşı Tom’un aksine toplumun geneline uygun yaşamayı reddeden Huckleberry Finn, Dul Douglas’ın evindeki rahat yaşamından kaçarak sokaklara sığınır. Daha sonra arkadaşlarıyla birlikte başını türlü belalara sokar. 
 
Twain’in neşeli, zeki ve iğneleyici diliyle kaleme aldığı, ilk defa 1884 yılında yayımlanan Huckleberry Finn’in Maceraları’nda Huck’ın özgürlüğünü ilan edişine tanık olurken, aynı zamanda başkalarını da düşünmenin önemini keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7914092-58f6-4e45-b4a3-2816e5daa5f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Okulumu Seviyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yusuf biraz heyecanlı. 
İlk defa okula gidiyor. 
Neler düşünüyor? 
Neler hissediyor? 
Neler oluyor? 
Ve okuluna alışabiliyor mu? 
Merak ettiysen, haydi sana bu kitabı okuyanı dikkatlice dinle. 
Güzel okumalar! 
Ben, Kumru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eb76e48-1896-4f3c-901a-30fe9e416d11.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Uykular Baba (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zeynep bugün de diğer günler gibi babasını kapıda karşılayıp kucağına atladı. Baba kız bütün günün hasretiyle sarılıp gülüştüler. Akşam yemeği yenip oyunlar oynandı. Zeynep hiç istemese de artık yatma vakti gelip çatmıştı. Türlü türlü bahaneler uydurup uyumak istemiyordu. Her zaman böyle yapardı zaten. Babasının aklına tam da bu anda bir fikir geldi. Rolleri değiştirme oyunu oynamaya karar verdiler. 
Acaba Zeynep babasını uyutabilecek mi?  Bunu ancak hikâyeyi okuduğunda öğrenebileceksin. 
 
*** 
 
Bu kitap, çocukların uyku konusunda endişelerini ve dirençlerini gidermeye yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Çocuklar bir konunun mantığını kavradıkları zaman, çok daha kolay uyum sağlarlar. Bunun için en iyi yol oyun ve kitaplardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96332</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b38e3e5-710e-48bd-a3be-421cc314cc85.jpg</image:loc>
            <image:title>Adem Ademoğlu’nun Boşluğu</image:title>
            <image:caption>Âdem Ademoğlu kitaplarla ve kitaplarda yaşayan, ismiyle müsemma bir avare. Okuyor, yazıyor, ara ara kitaplarla ilgili işlerde çalışıyor, oradan oraya savruluyor – bir “âdem”den ötekine, bir “adem”den diğerine bürünüyor... Bir başına kalınca boşluk muammasına uyanıyor. Ama acaba hep orada mıydı boşluk? Bu sorunun peşinde, kendisiyle ve başkalarıyla boşluğa dair her telden muhabbetlere koyuluyor. Hikâyesinde yol aldıkça çoğalan boşluklar onu umulmadık bir keşfe götürüyor. Ve bu arada neler neler oluyor... İşte onları okur ile yazarın, kahraman ile anlatıcının iç içe geçtiği bu metnin dolambaçlı satırlarında bulacaksınız. 
 
Âdem Ademoğlu’nun Boşluğu çokyazarlı olduğu kadar yokyazarlı, çoközneli olduğu kadar yoközneli, roman olmaya yaklaşıp uzaklaşan, denemeye meyledip kurmacada eğleşen, çoküsluplu, türlerarası bir metin. İlk kitabı Anakronik’te yekpare bir dil ve anlatı kuran Oğuz Tecimen yeni kitabında parçalı ve oyuncu bir anlatı yaratıyor. 
 
&quot;Herhalde üç beş gün önce –artık her biri birbirinin nüshası olan günleri sayamaz olmuştum– gecenin geç vakitlerinin sessizliğinde, bilmem kaçıncı defadır oturduğum ve içimdeki soledad sonora’ya gark olduğum boşluk tefekküründen sonra, bitkinlikten uyuyakaldığım kısa sürede gördüğüm bir rüyada Boşluk adlı bir romanın anakarakteriydim. Fakat sert zemine uzanıp durduğum ölü postüründe yarı trans hâlinde uyuklarken, kedim Djemo’nun tramplene basar gibi üstümden sekmesi üzerine can havliyle uyandığımda, vücudumda oluşmuş sanki ötedünyaya gidip gelmenin yarattığı tekinsiz kamaşma rüyaya dair bütün imgeleri silmişti ve geriye sadece bu isimde bir kitabın anakarakteri olduğum bir anafor hissiyatı kalmıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdd913dd-5b79-4830-9995-155a3d3eec5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Tabletimi Verir Misin? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yusuf, tabletiyle oynuyor. 
Oynarken annesiyle bazı sorunlar yaşıyor. 
Haydi, Yusuf’un maceralarını okumaya başlayalım! 
Bakalım neler oluyor? 
Beni ve sana bu kitabı okuyanı dikkatle dinle. 
Güzel okumalar! 
Ben, Kumru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/182fd1e6-5458-4a36-9670-7d4a76739332.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Başı Ne Yapalım?</image:title>
            <image:caption>“Orada Fafa... Sarı çantada ve kanlar içerisinde, orada...” 
“Kan içerisinde mi? Neler söylüyorsun Fatoş?” 
“Aralık gözleri insana bakıyor Fafa, kızıl kıvırcık saçları ve aralık gözleriyle…” 
“Kim? Allah aşkına kimden bahsediyorsun?” 
“Kesik baştan Fafa... Çantanın içerisindeki kesik kafadan.” 
 
İkisinin de adı Fatma’ydı. Birbirlerine “Fafa” ve “Fatoş” diyorlardı. Bu iki genç kız, Berlin Konservatuvarı’nda eğitim almak üzere Almanya’ya gitmişti. Ancak trenden inip otele vardıklarında bagajlarının arasına karışmış sarı bir çanta dikkatlerini çekti. Açıp baktıklarında, çantanın içinde bir kesik baş olduğunu gördüler. Akıllarında tek bir soru vardı artık. 
Bu başı ne yapacaklardı? 
 
Berlin’de bir seri katil, birbirinin eşi, elden ele gezen, karışan çantalar, Türk rakkasesi Şehrazat, ödül peşinde bir Beyaz Rus: İvan Rabakoviç, Macar asıllı ajanlar, kendisine “Teddy” denilen Tevfik Mahmut, Amerikalı boksör Jems Rowling… Suat Derviş, bu soluksuz polisiye romanında sizi birkaç günlüğüne Berlin sokaklarında gezdiriyor. Daha sonra İstanbul’un Bir Gecesi romanında da yapacağı gibi, size şehri gezdirirken en lüks otellerden en ucuz pansiyonlara, en zengin Almanlardan en yoksul mültecilere kadar farklı millet ve sınıflardan karakterin maceralarını iç içe geçirerek, bir şehrin ruhunu âdeta ete kemiğe büründürüyor. 
 
Barbaros Altuğ da “Berlin’in Değiştirdiği Bir Yazar, Suat Derviş” başlıklı yazısıyla Suat Derviş’in Berlin’le ilişkisine, bu şehrin yazarın hayatındaki ve kariyerindeki önemine değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96336</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc0cf44c-09b9-49ce-bc5d-e094150a8546.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Bahçeleri - Malazan Yitikler Kitabı 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“EN GÜZEL HAYAT, TANRILARIN GÖZÜNE BATMAYANDIR. HÜR KALMAK İSTİYORSAN, SESSİZ SEDASIZ YAŞAMALISIN.”


Şehirlerin baş tacı, bir rivayet üstüne inşa edilen şehir Darujhistan… Gaz lambalarının mavi ışığında geceleri bir inci gibi parlayan bu şehir, Genabackis kıtasının ev sahipliği yaptığı Özgür Kentler arasında, Malazan İmparatorluğu tarafından ele geçirilmemiş son yerdi. Ve İmparatorluk doymak bilmez bir iştahla gözünü Darujhistan’a çevirmişti. İmparatoriçe Laseen mutlak hâkimiyet için her şeyi göze almıştı. 
 
Ancak Darujhistan dışarıdan göründüğü kadar savunmasız değildi. Şehrin dolambaçlı sokaklarında Yılanbalığı ismindeki casuslar efendisi, şehrini korumak için gizemli güçlerle bir çatışmaya girmişti. Şehrin çatılarında geceleri bir suikastçı savaşı veriliyordu. Şehrin tepesindeyse, yönetimi elinde tutan efsuncular cemiyetiyle ittifaka girmiş olan büyücüsuikastçı Tiste Andii ırkının lideri Anomander Rake, uçan kalesi Ay Tohumu’nda harekete geçme vaktinin gelmesini bekliyordu. 
 
Tanrıların da oyuna katılmasıyla, Darujhistan üzerinden yapılan tüm planlar suya düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı. İnsanların gelip geçici hırsları, tanrıların ebedi çatışmalarının altında ezilecekti. Ve tanrıların unuttuğu bir gerçek gün yüzüne çıkacaktı: Faniler de bir tanrıyı öldürebilirdi. 
 
“Size verebileceğim tek tavsiye, vakit kaybetmeden Ay Bahçeleri’ni okumaya başlamanız.” –Stephen R. Donaldson 
 
“Bu eser, epik fantastiğin zirve noktası olabilir.” –Glen Cook</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cceca2e-b861-431e-8a92-8a92a650927f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabus Sokağı</image:title>
            <image:caption>“Amerikan rüyasını tersine çeviren bu çılgın ve durdurulamaz romanın adındaki ‘Kâbus’ boşuna değil. İnsanın asla kaçamayacağı bir tuzakta mahkûm kaldığı bu hikâye, yazarın yüreğinden ve zihninden geliyor. Noir hiç bu kadar otobiyografik olmamıştı.” –Los Angeles Times 
 
Gezici bir karnavalın yozlaşmış cennetinde, içindeki dehşetin yönlendirdiği Stanton Carlisle zengin olmak ve istediklerini kazanmak için insanları suistimal ve manipüle eden, gerekirse öldürmekten çekinmeyen biriydi. Her türlü numarayı öğrenip spiritüalizm kisvesi altında zenginlerin parasını cebe indirmeyi planlarken, zekâsına ve hırsına yaraşır bir dengi karşısına çıktığında ise işler hiç de düşündüğü gibi gitmeyecekti. 
 
Çağdaş gizem edebiyatının en önemli örneklerinden biri olan Kâbus Sokağı, bizi karanlık karnavalların, tuhaf gösterilerin dünyasına götürüp insanların içinde saklanan canavarlıkları ortaya döküyor. 
 
William Lindsay Gresham: İşkence gören bir zihinle eziyetli bir hayat yaşadı, içindeki şeytanları kovmak istiyordu. Marksizm’den psikanalize, Hıristiyanlıktan Adsız Alkoliklere ve hatta Rinzai Zen Budizmi’ne kadar, çıkmaz sokak olduğu kanıtlanan bir labirentte kendini kaybetti durdu. Bu şeytanlardan, Amerikan edebiyatının yeraltı klasiklerinden biri sayılan Kâbus Sokağı (1946) adlı roman doğdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96338</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ade282ba-f44a-462c-9d10-82c196b97949.jpg</image:loc>
            <image:title>Çürük Ayvalar</image:title>
            <image:caption>Mezar ziyaretleri, cinai itiraflar, kökten ve kanlı çözümler, muallakta kalanlar, hesabını kendi kapayanlar, yarım kalan şiirler, ruha yapışan günahlar, kasaba karası, taşra noir… 
 
Uğur Kılınç, Çürük Ayvalar’da bir araya gelen öykülerinde aile içi ilişkilerin, nesiller arasındaki köprülerin perde arkasındaki karanlığı gün yüzüne çıkarırken taşra insanının iç dünyasında tekinsiz bir yolculuk yapıyor. Babaoğulların, dedetorunların, annekızların paylaştığı masumiyetin altında yatan kötülüğün, öfkenin, intikam arzularının, ölümcül hesaplaşmaların, insanın içindeki çürümüşlüğün verdiği bunalımın hikâyesini anlatıyor. 
 
“Beni toprağın altında beklerken üşüdün mü? Dur, şu duvarın dibindeki otları koparıp üzerine örteyim. Buralar biraz çamurlu, umarım aşağısı bu kadar ıslak değildir. Çünkü ıslak ıslak yerlere basılmaz, yoksa üşütürsün. Değil mi babaanne? Bunu bana sen öğretmiştin, ıslak ıslak yerlere basılmazdı. Bu yüzden her banyodan çıktığımda önüme küçük havlular atardın sobanın yandığı odaya ulaşana kadar. Annem, çamaşır israfı olduğu için söylenip dursa da sen ayaklarım üşümesin diye havluları önüme koymaya devam ettin. Şimdi sıra bende. Yağmurlu günlerde üşütmemen için bu otları üzerine koyacağım. İri yapraklarla saçlarını kurulayacağım. Dikenli dallarla saçlarını tarayacağım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eb78938-4ecd-4d2c-b9e8-f2f7dc8238be.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yaptığını Biliyorum</image:title>
            <image:caption>Karımı Üç Kelimeyle Anlatabilirim: 
GÜZEL. HIRSLI. MERHAMETSİZ. 
 
Kocamı Tanımlamak İçin Tek Kelime Yeter: 
YALANCI. 
 
Tipik bir İngiliz kasabası olan Blackdown’da bir kadın öldürüldüğünde, BBC spikeri Anna Andrews bu haberi yapmak istemiyordu. Dedektif Jack Harper’sa onun bu vakayla bir alakası olduğundan şüpheleniyordu. Ta ki başında bulunduğu cinayet soruşturmasında kendi de şüpheli durumuna düşene kadar. 
 
Bazı sırlar, uğruna öldürmeye değerdi. 
 
 
“Hızlı akan bir macera… Hikâye yalnızca katili ortaya çıkaran değil, anlatıcıların güvenilirliğini de sorgulatan bir doruk noktasına doğru ilerliyor.” —New York Times Book Review 
 
“Zekice kurgulanmış bir psikolojik gerilim… Nefes kesici finalinin okurları hazırlıksız yakalayacağı kesin.” —Publishers Weekly, starred review 
 
“Muazzam bir kedi fare oyunu.” —Booklist 
 
“Bu yılın en heyecanlı kitabını buldunuz.” —Woman &amp; Home 
 
“Kimse bir hikâyeyi Alice Feeney gibi kurgulayamaz. Ne Yaptığını Biliyorum insana kime güvenebileceğini sorgulatan, çarpıcı, elinizden bırakamayacağınız bir roman.” —Samantha Downing 
 
“Ne Yaptığını Biliyorum’da Alice Feeney, okurların sayfaları hızla çevirmesine neden olacak karanlık ve sarsıcı bir hikâyeyi ustalıkla dokuyor. İnsanın tüylerini ürperten bu cinayet romanında gerçek suçluyu tahmin etmeye çalışıp her seferinde yanılacaksınız.” —Mary Kubica 
 
“Feeney yine yapacağını yapmış! İnsana bundan sonra birine güvenip güvenemeyeceğini sorgulatıyor. Elimden bırakamadım.” —Christina Dalcher 
 
“Ne Yaptığını Biliyorum’u bir çırpıda okudum. Ustaca kurgulanmış anlatıcıları ve karanlık sırların gün yüzüne çıktığı tipik İngiliz kasabasıyla film gibi bir atmosferi olan sürükleyici bir roman.” —Helen Monks Takhar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2705c12-474f-4cc2-9aa6-03491d0b4b11.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin İkigai</image:title>
            <image:caption>Var olma nedenini keşfet! 
 
Japonların günlük yaşamda mutluluğu bulma felsefesine dayanan dünyaca ünlü motivasyon kitabı, şimdi genç okurlar için! 
 
Uluslararası çoksatan Ikigai’nin yazarları Héctor García ve Francesc Miralles, bu kitaplarında rotalarını genç okurlarına çeviriyor. Gençlerin hayat amaçlarını bulup keyif alacakları bir hayat kurmaları için onlara harika bir rehber sunuyor. 
 
Mutlu bir hayat sürme fırsatını elde etmek aslında şansa bağlı değil, Japonların ikigai felsefesini kullanarak bu yolda adımlar atabilecek herkesin elinde. Ikigaini keşfettiğinde zorluklarla karşılaşsan bile başarısızlıklardan korkmayacak, reddedilmeyi olumsuz karşılamayacak, sana inanacak kişiler bulacak ve karşına çıkan fırsatlardan yararlanacaksın.  
 
Bu kitapta hayat amaçlarının peşinden gitmiş dünyaca ünlü kişilerin de deneyimleri eşliğinde ikigaini bulma yolundaki tüm araçları edineceksin! Gençler İçin Ikigai’yi okuduğunda kendinin en iyi versiyonuna dönüşecek ve hayatına farklı bir perspektifle devam edeceksin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/218f5d34-0a1e-4bc6-9a53-5a3fc74fda01.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Katil</image:title>
            <image:caption>“Muhtemelen şimdiye kadar denk geldiğim, suçlu bir zihnin ağzından anlatılan en ürpertici ve inandırıcı hikâye.” 
–Stanley Kubrick 
 
Teksas’ın küçük bir kasabasında şerif yardımcısı olan Lou Ford herkesin sevdiği biridir. Ancak basmakalıp sözlerinin ve insanı rahatlatan tavırlarının arkasında, benzerini pek az kişinin gördüğü bir canavar pusuya yatmıştır. Lou, sözde bir kazaya kurban giden kardeşi Mike’ın intikamını almaya kararlıdır ve bu süreçte masum insanlar ölse bile umurunda olmayacaktır.   
 
Thompson, İçimdeki Katil’de pek az yazarın gitmeye cesaret edebileceği bir karanlığa gidiyor. Charles Manson’dan ve Amerikan Sapığı’ndan seneler önce seri katillerin zihnine bir bakış sunuyor. 
 
Jim Thompson: 27 Eylül 1906’da, Anadarko, Oklahoma’da doğdu. Hayatı boyunca yirmi dokuz roman yazdı, ayrıca Stanley Kubrick’in Son Darbe ve Zafer Yolları filmlerinin senaryolarında çalıştı. Kitaplarında yozlaşmış polislerden, kurnaz dolandırıcılardan ve psikopat katillerden oluşan uğursuz bir ordu yarattı. Hayatı boyunca büyük bir okur kitlesine ulaşamadı, alkolizmin şiddetlendirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle 7 Nisan 1970’te hayatını kaybetti. 
 
Stephen King’in önsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96342</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a932640a-81dc-4a20-bdb1-15fd3c8a203a.jpg</image:loc>
            <image:title>Warren Buffett - Para Kurdunun Zihninde</image:title>
            <image:caption>Warren Buffett: Para Kurdunun Zihninde’de Hagstrom, Buffett’ın bilgeliğini derin bir analize tabi tutarak geniş kapsamlı fikir ve kavramlardan oluşan karmaşık bir mozaiği, bizzat Buffett’ın “Para Kurdu Zihniyeti” dediği düşünce yapısını gözler önüne seriyor. 
 
Peki ama “Para Kurdu Zihniyeti” tam olarak ne demek? Bu ifade aslında bir açıdan sermaye tahsisi gibi büyük finansal meseleler hakkında düşünmenin bir yoluna işaret ederken, diğer bir açıdan da günümüzün hızlı kararlar vermeyi gerektiren borsalarında başarılı yatırımlar yapmayı sağlayan genel bir düşünce yapısını özetler. Bu düşünce yapısı ise, öğrenmeyi, kendini yeni durumlara uyarlama becerisini ve işe yaramaz gürültülere kulak tıkamayı gerektirir. 
 
İşte elinizdeki kitap özgüven, stoacılık, rasyonalizm ve pragmatizm felsefeleri ile bu felsefelerin akıllı yatırım kararları almaya olan katkılarını açıklamasının yanı sıra hem değer yatırımının evrimini anlatıyor, hem nasıl “İş Odaklı Yatırım” zihniyeti geliştirebileceğinizin yöntemlerine işaret ediyor hem de başarılı ve aktif bir yönetim tarzının olmazsa olmaz özelliklerini betimliyor.

Kısacası Warren Buffett: Para Kurdunun Zihninde’de Hagstrom, okurların Para Kurdu Zihniyeti’nin yapıtaşlarını kavramasına yardımcı olarak onlara bu ilkeleri kendi yaşamlarının değerini artıracak şekilde kullanmanın yollarını gösteriyor. 
 
“Bilgelik dolu bir başyapıt. Robert Hagstrom nadir bulunan bir kişi: Derin bir düşünür ve net bir yazar. Becerileri, çağımızın en zeki yatırımcısı Warren Buffett&apos;ın felsefesini ve düşüncesini bağlama oturtmak için ideal. Hissedarların katabilecekleri özel değerle ilgili bölüm başlı başına yetenek gösterisi.” 
—LAWRENCE A. CUNNINGHAM, Hayat Denen Kartopu kitabının derleyicisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96343</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561f4532-b0a6-42c0-9201-de60e7b88228.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamanlar Bir Yağmur Damlası</image:title>
            <image:caption>Ay neden bu kadar kuru 
ve dünyamız neden bu kadar ıslak 
biliyor musunuz? 
Kendinizi suyun harika dünyasına bırakın 
Ardından bu büyüleyici ve şiirsel yolculukta H2O’nun hikâyesini keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/090d93d1-d91f-497d-83cd-cc11fd69ee9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Tasavvuru</image:title>
            <image:caption>Hikmeti yitiren hayat, bayatlar, solar. Hakikati yitiren ha­yatsa, insanı yalnızca ağlarına bağlar, soldurur. 
İlim, hakikatin ‘söz’ hâlidir. İrfan, hakikatin ‘göz’ (kalp gözü) hâlidir. Hikmetse hakikatin öz hâli. 
İlim, ‘çağrı’dır: İlâhî çağrı. İrfan, ‘çağ’dır: Nebevî çağ. Hikmet’se, çağlayandır: İlâhî ‘çağrı’yla buluşan, nebevî ‘çağ’la olu­şan insanın, hakikati çağlayana dönüştürme çabası. 
İlim, ‘söz’ü zenginleştirir. İrfan, ‘göz’ü derinleştirir. Hikmet’se, ‘öz’ü gürleştirir. 
İlim, ‘ribat’tır: Hakikate bağlanma. İrfan, ‘irtibat’tır: Haki­katin bağlarını birbirine bağlama. Hikmet’se, ‘râbıta’dır: Bağ kurma, çağ kurma, ‘çağrı’yı gürül gürül akan, insanı yıkayıp arındıran bir ‘çağlayan’a kavuşturma. 
İlim, ‘bakış’tır. İrfan, ‘akış’tır. Hikmet’se varış. 
Hâsıl-ı kelâm, ilim, hakikatin toprağa düşürülen tohumu­dur. İrfan, hakikat ağacının tomurcuklanmasıdır. Hikmetse, filizlenen, yeşeren, tomurcuklanan hakikat ağacının meyveye durması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51643fb6-a9c6-466f-bf43-2ac8e97824c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Yön Veren Öyküler</image:title>
            <image:caption>Hayata Yön Veren Öyküler kitabında bilinen bilinmeyen pek çok kişi hayatın bambaşka yönlerini anlatıyor. 
 
İnanmanın gücünü Hezarfen Ahmet Çelebi, çalışmanın değerini Isaac Newton, zorlukların etkisini Thomas Edison gözler önüne seriyor. Antoine de Saint-Exupéry sevginin sıcaklığıyla, Emily Dickinson iyiliğin dokunuşuyla, Epiktetos mutluluğun giziyle sarıp sarmalıyor. Bilginin gereğini Sokrates, tecrübenin söylediklerini Benjamin Franklin, başarının sırlarını Mustafa Kemal Atatürk kulaklara fısıldıyor. 
 
Hayat yolculuğunda iyi bir rehber arayanlara bu öyküler yol ve yöntem göstererek ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96346</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/998819e7-7197-4b70-abdc-8e8d6f1ceac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastalığın İyileştirici Gücü</image:title>
            <image:caption>Hastalığı kabullenmek, üzerine çalışmak ve onu tamamen saf dışı bırakmak elinizde! 
Bu kitap, hastalıkla ilgili kabul edilen fikirlere, onun savaşılacak bir düşman olmadığını öne sürerek meydan okuyor. Belirtilerinizi psikolojik veya ruhsal çatışmaların bedensel ifadeleri olarak gördüğünüzde, bunları içsel çalışma için kılavuz olarak kullanabilirsiniz. Enfeksiyon, alerji, solunum, sindirim, cilt, sinir sistemi, kalp ve dolaşım, cinsellik ve hamilelik, hatta kazalarla ilgili sıkıntılara bile kalbi ve zihni iyileştiren pratik eylemlerle cevap verebilirsiniz. 
Hastalığın bizi iyileştirebileceğini hiç düşündünüz mü? 
Işık ve karanlık birbirinin karşıtıdır. Yine de biri diğerine bağlıdır. Tıpkı sol ayağın basmasının sağ ayağa bağlı olduğu gibi. Kulak verdiğiniz belirtiler aslında sizlere hastalığın çözümünü söylüyor. Yazarlar, biri ruhsal geleneklerde, diğeri doğal şifa ve psikoterapide eğitilmiş psikologlardır. Onların arketipsel veya yorumlayıcı tıbbının amacı, her hastalık kalıbının belirli bir içeriği ifade etmesi gibi, vücudun her organının ve her bölgesinin özel bir önemi olduğunu görmemize yardımcı olmaktır. Bir ‘bulaşıcı sağlık’ alanı oluşturabilmemiz ve kendi yaşam misyonumuzu ve gelişim yolumuzu bulmada kontrolü ele alabilmemiz için Hastalığın İyileştirici Gücü’nü keşfetmek zorundayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f146af2f-8cd5-4005-a760-4034a36c972f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahte Kupon</image:title>
            <image:caption>Sahteciliğin art arda yol açtığı insan dramları... 

Tolstoy, Sahte Kupon adlı bu uzun öyküsünde iki genç öğrencinin üzerindeki rakamlarla oynayarak değiştirdiği bono kuponunun elden ele dolaşarak ne tür kötülüklerin oluşmasına yol açtığını anlatırken aynı zamanda dönemin Rusya’sındaki toplumsal yaşamı ve insan ilişkilerini gözler önüne seriyor. 

İyilikle kötülüğün çatışmasını, sonunda iyiliğin baskın çıkmasını ve kırsal yaşam dramlarını kendine özgü üslubuyla dile getiren Tolstoy, kötülüğe iyilikle karşılık verilirse, en azılı caninin bile yola gelip bambaşka bir insana dönüşebileceğini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96348</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b8f28f3-73ec-491f-bf7d-91ecc853fb2e.jpg</image:loc>
            <image:title>John Cheever - Toplu Öyküler</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın farklı türlerindeki eserleriyle tanınan dünyaca ünlü  Amerikalı yazar John Cheever 
özellikle kısa öyküde 20. yüzyılın ustalarından sayılır. Öykülerinde Amerikan yaşam tarzına ironiyle yaklaşan Cheever, karakterlerini çoğunlukla refah toplumunun çelişkileri içinde bocalayan orta sınıf mensuplarından seçer. 1947 ile 1964 arasında The New Yorker’da yayımlanmış olan, “Yüzücü” ve “Dev Radyo” gibi klasikleri de içeren bu öyküler 1978’de bir araya getirildi ve bir yıl sonra da Pulitzer Ödülüne layık görüldü. John Cheever’ın öyküleri Tomris Uyar ve Roza Hakmen’in çevirileriyle Türkçede ilk kez tek ciltte yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d647972-3b0b-4742-8430-96f1aba648a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Dön</image:title>
            <image:caption>Bir gün elinde kahven ve yüzündeki sessiz gülümsemeyle, kendini kimsenin yarım, eksik sevgisine muhtaç etmediğin için, doğana uymayana uymadığın için, seni sen yapan taraflarını kabul edemeyenleri hayatından uğurladığın için kendine teşekkür edeceksin. 
 
Bir gün arkana yaslanacaksın ve sevmeye yeteneksiz insanlara rağmen içindeki sevgiyi büyüttüğün için, en sıkıntılı zamanlarda dahi neşenin kaybolmasına müsaade etmediğin için, en büyük sadakati kendi ruhuna gösterdiğin için, hayatındaki boşlukları önce kendin kapatmayı seçtiğin için, bütün modunu, gelecek planlarını bir kişinin keyfine, vicdanına, tercihine bırakmadığın için, kendine kocaman bir teşekkür edeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96350</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe6654a8-4fd2-487b-a284-e7df3227fecb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmet İçin Sosyal Adalet</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amacı iki yönlüdür. İlk olarak, kitap sosyal hizmet alanındaki öğrencilere ve eğitimcilere yöneliktir. Kitap sosyal hizmet disiplininden, sosyal bilimlerden, siyaset ve ahlak felsefesi alanlarından bilgi alan sosyal adalet hakkındaki tartışmaları başlatmak ve desteklemek için kaynak sağlar. İkinci olarak kitap, uygulayıcıların çalışmalarını destekleyecek ve sosyal hizmet içindeki farklı uygulama alanlarını dikkate almak için teorik kaynaklar sağlayacaktır. Bu bağlamda kitabın, sosyal hizmette sosyal adalet uygulaması hakkındaki tartışmayı genişletmeye katkıda bulunacağı umulmaktadır.

Hak temelli bir yaklaşımı benimseyen sosyal hizmet disiplini, alanına özgü bilgi-beceri ve değeri temel alarak, müracaatçısının hakkını “savunan” bir rol üstlenmektedir. Bir yardım ve değişim aracı olan sosyal hizmet mesleği, sosyal adaletsizlik sorunlarına odaklanarak tüm insanlar için geçerli olan sosyal politikalar geliştirmeyi hedef alır. İşte bu bilgilerden yola çıkıldığında, “sosyal adalet” kavramının sosyal hizmet literatüründe oldukça büyük bir öneme sahip olduğu düşünülebilir. Ancak Türkçe literatür incelendiğinde, sosyal adaleti ele alan kaynakların yeterli sayıda olmadığı görülmüştür. Alandaki bu boşluğu doldurma motivasyonuyla gerçekleşen bu tercüme kitap çalışmasının, sosyal hizmet eğitimine katkı sunması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf51cb7b-4747-4139-9f99-c7a8e558e787.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştirel Uluslararası Politik Ekonomi 2</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş’ın sona erdiği 1989 yılından 2007-2008 finansal krizine kadar ABD tek kutuplu bir dünyanın hegemonik gücü oldu. Bu tarihten sonra ABD hegemonyasını sorgulayan yeni güçler çıktı ve tek kutuplu sistem sona erdi.  Dünya sisteminde  yükselen güçler adı verilen ve Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika gibi ülkelerden oluşan (BRICS) yeni gruplaşmalar ortaya çıktı. Hegemonik sistemin zayıflamasıyla sesleri yükselen bu ülkeler artan ekonomik güçlerine paralel olarak dünya sisteminde yerlerini yeniden tanımlama çabasına girdiler. Bu gelişmelere paralel olarak bölge ve bölgesel güçlere gittikçe artan bir kuramsal ilgi gelişti.  Bölge nedir, bölgesel güçler nasıl tanımlanmalıdır, bölgesel hegemonya nasıl oluşur gibi sorular gündeme geldi. Bu kitap dünya sisteminin bu bölgesel dinamiklerini Eleştirel Uluslararası Politik Ekonomi açısından değerlendiriyor ve bölge olgusuna yönelik, ana akım Uluslararası İlişkiler yaklaşımlarından çok daha farklı bir bakış içeriyor. Bölgeler statik ve durağan birimler olarak değil, dinamik, sınırları sürekli olarak değişen tarihsel oluşumlar olarak ele alınıyor. Bölgeleri kapitalist dünya ekonomisinin dinamikleri çerçevesinde değerlendirerek sosyolojik bir bölge ve bölge çalışmaları anlayışına öncülük ediyor.


Bölgesel Politik Ekonomi ve Eleştirel Bölge Çalışmaları FARUK YALVAÇ • ABD Dış Politikasının Eleştirel Politik Ekonomisi: ABD Hegemonyasının Toplumsal Kaynakları KLEVIS KOLASI • Avrupa Entegrasyonu, Eleştirel Politik Ekonomi Yazını ve Literatüre Katkıları Elif UZGÖREN - SEVGİ ÇİLİNGİR • Avrupa’nın  Diğer Periferisi JOACHIM BECKER • Neoliberalizm, Azgelişmişliğin Gelişmesi ve Letonya Hastalığı JANIS BERZINS • Avrasya Birliği ve BRICS Saldırı Altında KEES VAN DER PIJL • Tayvan ve Uzakdoğu’da Hegemonik Liderlik Mücadelesi FARUK YALVAÇ • Çin’in Neoliberal Dönüşümü ve Kapitalist Dünya-Ekonomi’ye Eklemlenmesi EMRE DEMİR • Altyapı Yatırımlarının Ekonomi-Politiği: Çin Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Kuşak ve Yol Projesindeki Rolü ve Önemi NİLGÜN ELİKÜÇÜK YILDIRIM • Ortadoğu’da Sosyo-Ekolojik Çatışma, İşbirliği ve Kıtlığın Politik Ekonomisi YELDA ERÇANDIRLI • Körfez İşbirliği Konseyi’nde Geçici Göçmen Emeği ve Sınıfın Mekansal Yapılanması ADAM HANIEH • Türkiye Sermayesi Genişlerken: Türkiye’nin Sahra-altı Afrika Politikasını Yeniden Tartışmak GÖNENÇ UYSAL • Suriye’nin Sosyo-politik Dönüşümünün Eşitsiz ve Birleşik Gelişmeci Bir Değerlendirmesi: “Askeri-Ticari Kompleksin” Politik Ekonomisi HİKMET MENGÜASLAN • Brezilya’da Sermayenin Ulusaşırı Birikim Süreçleri ve Alt-Emperyalist Gelişme ESRA AKGEMCİ • Altemperyalizm ve Meksika Dış Politikasında Değişimin Politik Ekonomisi ERTAN EROL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a56a233-9945-4f58-aadc-357a1be81df8.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebi Çeviride Temel Kurallar</image:title>
            <image:caption>Bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal vb. alanlarda görülen hızlı gelişmelere koşut olarak ülkeler, insanlar ve toplumlar arası ilişkiler, iletişim, etkileşim ve bilgi alışverişi de artmış ve yoğunluk kazanmıştır. Çeviri etkinliği ile küçülen dünyamızda gelişmeleri çok yakından izleyebilme,  hızla gelişen teknolojiye ayak uydurabilme, bilgi çağını yakalayabilme, farklı toplumları ve onların kültürlerini tanıma, değişik bir bakış açısı edinerek onları ve dünyayı yeni bir anlayışla değerlendirebilme olanağı elde edilmiştir. Kısaca, çeviri günümüzde değeri gittikçe artan, ülkeleri, toplumları ve bireyleri birbirine yaklaştıran, birbirini tanımalarını ve aralarında iletişimin kurulmasını sağlayan önemli bir etkinlik olmuştur.  
 
Ülkemizde son zamanlarda çeviri alanında çok olumlu gelişmeler görülmüştür. İlgili bölümler açılmış, çeşitli yayınlar ve bilimsel çalışmalar yapılmıştır. Ancak bütün bunlara rağmen, bu alan hak ettiği ilgiyi henüz görememiştir. Diğer alanlarda olduğu gibi, özellikle edebi çeviri alanında da birçok çalışmanın yapılması gerekir. Edebi çeviri alanında çeşitli çeviriler yapılmaktadır, ancak edebi çevirinin nasıl yapılması gerektiğine dair bir kitap bulmak ne yazık ki çok zor. Örneğin edebi çeviri nasıl yapılmalı, nelere dikkat edilmeli, edebi çeviriyi etkileyen faktörler nelerdir, hangi hususları göz önüne almak gerekir, çeviride önemli kavramlar, yöntemler, teknik ve stratejiler nelerdir, çeviri eleştirisi nasıl yapılır gibi sorulara da yanıt bulabileceğimiz kaynaklar sınırlı. Bütün bunlar göz önüne alınarak çeviri ve özellikle de edebi çeviri alanına küçük de olsa belli bir katkı sağlamak amacıyla bu kitap hazırlanmıştır. Dolayısıyla bu kitabın ana konusunu edebi çeviri oluşturmaktadır. Kitabın, başta Mütercim Tercümanlık bölümlerindeki öğretim üyeleri ve öğrenciler olmak üzere, çeviri ile ilgilenen herkes için yararlı bir kaynak olması beklenmektedir. Çalışmanın bir diğer önemli özelliği ise, alanla ilgili çok geniş bir kaynakçanın verilmiş olmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca397c8-81b3-4a96-9f3e-d0bab0fae957.jpg</image:loc>
            <image:title>Yükseliş</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en büyük hikâye anlatıcılarından Stephen King’in anlatı evrenine aşina olanların yakından bildiği Castle Rock, hiçbir sırrın uzun süre saklı kalamadığı küçük bir kasabadır. Kasaba sakinlerinden Scott Carey ‘tuhaf’ durumunu dostu Doktor Bob Ellis’ten başka herkesten gizlemeye kararlıdır yine de: Scott devamlı kilo kaybetse de zayıflamış görünmemektedir. Üstelik üzerine giydiği ya da kavradığı her şey ağırlığını kaybetmektedir adeta. 
 
Yükseliş, uzlaşmaz görünen tüm farklılıklara rağmen ortak zeminler bulmanın ve tüm zorluklara karşın yaşam karşısında duyulan müşterek neşenin ustaca işlendiği eşsiz bir roman. Her satırında Stephen King’in güçlü ve sürükleyici hikâye anlatıcılığının kendine özgü örneklerine şahit olacaksınız. 
 
“Bu şaşılacak derecede tatlı ve epey melankolik romanında King, tuhaf koşulların insanları nasıl bir araya getirebileceğine dair esrarengiz ve büyüleyici bir masal kaleme alıyor... King’in bu dokunaklı anlatısı küçük kasabalara, büyüye, doğru şeyi yapmanın neşe ve zorluklarına dair hikâyeleri sevenler için kusursuz bir yapıt.” 
—       Publishers Weekly 
“Stephen King’in, eserleriyle okuyucusunun zihnini, bedenini ve ruhunu etkileme yeteneği öylesine güçlü ki her seferinde bunun kolay olduğunu düşünüyorsunuz.” 
— USA Today 
 
“King’in eserleri iyimserlikle, kederle ve yaşamın yanıtsız sorularına dair yanıt arayışlarıyla dolu.” 
—       Pittsburgh Post-Gazette 
 
“King’in yeni romanı önyargıları aşmaya ve hıncı iyileştirmeye dair kuvvetli bir alegori.” 
— Washington Post 
 
“King’in bir yazar olarak benzersizliği, küçük bir Amerikan kasabası atmosferini yaratmadaki ustalığında, karakterlerine bir ses kazandırmak ve çok yönlü yapıları işler kılmak konusundaki olağanüstü yeteneğinde yatıyor.” 
—       Guardian 
 
“Stephen King hâlâ sevgili ‘müdavim okurlarını’ şaşırtma gücüne sahip... King, hikâye anlatıcılığının doruğunda.” 
— Associated Press 
 
“Yükseliş, çağımızın öfkeli retoriğine karşı incelikli bir panzehir.” 
— The San Francisco Chronicle 
 
 
“Çok değerli ve felsefi olarak derinlikli bir eser; hem bir toplumsal eleştiri hem de farklı deneyimlerimizin zihinlerimizi nasıl şekillendirdiği üzerine bir tefekkür deneyimi.” 
— The New Republic</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f81f53d6-c40a-473c-b76c-18c710d807d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Charles Darwin Kaya Midyesi ve David Bowie Örümceği</image:title>
            <image:caption>Bitki ve hayvanların bilimsel isimleri çoğumuza anlaşılmaz gelir; bu Latince terimlerin ancak, tozlu odalarda büyüteçlerle acayip numuneleri inceleyen taksonomistler için ilgi çekici olabileceğini düşünürüz genelde. Evrimsel ekolog Stephen B. Heard ise bize bu önyargının ne kadar yanlış olduğunu, bilimsel isimlerin ardında ne kadar ilginç hikâyelerin yatabildiğini gösteriyor. 
 
İsveçli botanikçi Carl Linnaeus’ın icadı olan isimlendirme sistemi sayesinde, bilimsel isimlerin (özellikle de belli kişilere gönderme yapan “eponim” isimlerin) biliminsanlarının kişiliklerine açılan bir pencere haline geldiğini belirten Heard şöyle diyor: “Eponim isimlerin açtığı pencereden baktığımızda, insanlığın en iyi ve en kötü yanlarını görürüz. Bilimin, içinde çokça kişilik ve tarih barındıran bütünüyle insani bir faaliyet olduğunu ve isimlendirilen tür, ona ismini veren kişi ve isimlendirmeyi yapan biliminsanı arasındaki şaşırtıcı bağlantılarla şekillendirildiğini anlarız.” 
 
Bu isimlerin gönderme yaptığı kişiler arasında kimler yok ki: Charles Darwin ve Alexander von Humboldt gibi meşhur biliminsanları; Maria Sibylla Merian gibi, daha az bilinen ama bitki ve hayvan bilimine büyük katkısı olmuş insanlar; David Bowie, Beyoncé ve Frank Zappa gibi müzisyenler; Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi gibi fantastik romanların ve diğer edebi türlerden eserlerin kahramanları; hatta (ne yazık ki) Hitler gibi diktatörler – ve daha niceleri.  
 
Aşktan nefrete, hayranlık ve minnetten horgörü ve intikama birçok insani duyguyu barındıran hikâyelerle örülü olan ve bilim pratiğinin güzel yanlarına olduğu kadar kimi eksiklerine de dikkat çeken bu kitabı bütün bilimseverlere tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8948272-3aad-4079-a67b-5d155a91396a.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>İktisat düşüncesinin önde gelen fikirleri sadece iktisatçılar ya da tarihçiler için değil, toplumun geniş bir kısmı için heyecan verici bir merak ve araştırma sahası olmuştur. Modern dünyada hızla değişen iktisadi dengeler, toplumsal ve siyasi sonuçları derin olan krizlerle beraber bu heyecan ve merakı canlı tutuyor. 21. yüzyılda, toplum ve siyasetin yapısı, üretim ve tüketimin tarzları ve araçları değişmiş olsa da iktisat tarihinin büyük isimlerinin kuram, ilke ve yaklaşımları hâlâ sorulara cevap, sorunlara çözüm bulmak için rehber olabilme niteliğini taşıyor. Adam Smith, T. R. Malthus, David Ricardo, J. S. Mill, Karl Marx, Alfred Marshall ve J. M. Keynes gibi büyük isimlerin iktisadı anlama ve anlamlandırma yöntemleri elinizdeki kitabın temel gayesini teşkil etmekte. Kalkınma iktisadı alanında uzmanlaşmış bir tarihçi olan William J. Barber Batı’nın meşhur iktisatçılarının fikirlerini kendi tarihsel bağlamında tahlil ettikten sonra, bu isimlerin günümüz meselelerine nasıl cevaplar verebileceklerini tartışıyor. İktisadi Düşünce Tarihi’nde Klasik, Marxgil, Neo-Klasik ve Keynesyen olmak üzere dört ana iktisadi düşünce ekolünün meselelerine yoğunlaşan Barber’ın bu başvuru eseri merak ve dikkatle bir solukta okunacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96356</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc4adba5-a338-41fc-9e92-834498c148c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Şef - Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik</image:title>
            <image:caption>“Yönetici değişikliği idari rutinde heyecan verici ve nadir görülen olaylardan biridir. Seçim sonuçları belli olduğunda ve yeni bir rejim ihtimali söz konusu olduğunda bakanlıkların koridorlarındaki gerginliği hissedebilirsiniz. Akabinde işler neredeyse tamamen durur. Zira kimse ne bekleyeceğini bilemez ve bir süre, âdeta dedikodularda teselli arar hâle gelinir. Bir bölüm yöneticisinin işten ayrılmasının etkisiyse nispeten daha azdır. Fakat bu da ilgi çekici, özel bir durumun ortaya çıkmasına sebep olur: Halef-selef meselesi, idari bir organizasyonun en alt kademelerine kadar popüler bir sohbet konusudur.” 

İş dünyasındaki sosyal ilişkiler, sosyologların önde gelen araştırma konularından biri olduğu gibi çalışanların ve idarecilerin de en çok merak ettiği konulardan biridir. Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik modern dünyada, irili ufaklı çeşitli kamu ve özel işletmelerin, çalışanları ve şefleri arasındaki insani ilişkilerin nasıl düzenlendiğini ve bu ilişkinin dinamiklerini çözümlemeye çalışıyor. Niklas Luhmann’ın Yeni Şef’i, çalışanlar ve şefleri arasındaki ilişkilere yeni bir pencereden bakıyor. Yazılı ve yazılı olmayan kurallar, çalışanlar arasındaki gruplaşmalar ve rekabet gibi meselelere değinen eserin sorusu basit: İdareye yeni bir şef geldi, neler olacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fc45185-0925-46dd-bb0a-02d9d99474b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>“Gerçekten hayatımda yeterince zor zamanlar geçirdim. Yine de hayatımın farklı dönemlerinde ve değişik iş kollarında kendimi mutlu ve huzurlu hissettim, çünkü bana bahşedilmiş hayat hem uzun hem de verimli oldu. Uzun diyorum çünkü tek bir bedende ve tek bir ömürde insanlığın şimdiki durumuna yükselmek için geçmek zorunda olduğu neredeyse her aşamayı deneyimleme ayrıcalığına sahip oldum. Avcı toplayıcılık ve çobanlık yaptım; okula gittim, üniversite öğrencisi ve sonra profesör oldum; sendikada gazetecilik yaptım, gölge politikacı ve daha pek çok şey oldum. Bugün ise bir kabilenin reisi, şifacı, yazar, baba ve aynı zamanda büyükbabayım.” Otobiyografik bir üçlemenin ilki olan Mavi Gökyüzü, Galsan (Tschinag) Çınak’ın kendi okul öncesi dönemini aktardığı iç burkan bir hikâyedir. Moğol Altay Dağları’nın yüksek platolarında varlığını sürdüren Tuva halkının geleneğini tevazu ile aktaran hikâyedeki hüzün, sadece bozkırdaki göçer çobanların ıssız yaşamında ve zorlu iklim şartlarındaki hayat mücadelesinde değil, Galsan Çınak’ın farklı dünyalara ait kimlikleri arasındaki gidiş gelişlerinde de hissettirir kendini. Tuva geleneğine özgü masal ve destan motifleriyle incelikli şekilde örülmüş hikâyede yaşam mücadelesinin ve ölümün çeşitli yüzleri, Tuva kültürüne özgü dünya görüşüyle okuyucuya aktarılmıştır. Elinizdeki bu eser, her ne kadar kontrol edilebilir gibi görünse de, aslında kontrolün dışında olan doğa şartlarının karşısında çaresiz olan insanın büyüklenmesinin ne kadar büyük bir hata olduğunu yüreğimize dokunan yalın hikâyelerle bize anlatmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e956f295-4599-4c20-8098-53fe53ccc866.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya</image:title>
            <image:caption>“Asya –asıl adı Anna’ydı ama Gagin ona Asya diyordu, müsaadenizle ben de öyle diyeceğim– eve girdi ve çok geçmeden ev sahibesiyle birlikte geri döndüler.” 
Turgenyev’in 1858’de kaleme aldığı Asya, Almanya’da karşılaşan iki Rus gencin birbirine âşık olmasıyla başlar: Bay N.N ve Asya. On yedi yaşındaki Asya’nın babası aristokrat, annesiyse köylü bir kadındır. Asya, birbirinden oldukça farklı bu iki sosyal tabakanın içinde büyür ancak hiçbirine ait olamaz ve hiçbirinde kabul görmez. Rus aristokrasisi içinde bir yer edinmesi mümkün görünmeyen genç kız, bu yüzden abisi Gagin’le Ren Nehri kıyısında bir şehre yerleşir. Avrupa, Asya’nın kendi hayatına bir yön verebilmesi için tek şansı olarak görülmektedir. Ancak geç kızın Bay N.N. ile karşılaşması Gagin’in planlarını değiştirmesine neden olacaktır. 
Asya farklı bir ülkede karşılaşan ve farklı sosyal sınıflardan gelen birbirine âşık iki gencin hikâyesiyle modernleşme sürecindeki Rus toplumunun kimlik meselesi ve aidiyet sorununu, sınıflar arası çatışma, değişim ve kadının toplumdaki yeri gibi çarpıcı meseleler üzerinden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9d9a8b-714a-4cce-9503-eb6a8eff6012.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Devleti</image:title>
            <image:caption>Arzu ettiğimiz güçlü bir geleceği sağlayabilmek için toplumsal yapımızın çok iyi bir şekilde analiz edilip içinde bulunulan sosyal ve psikolojik açmazların tespit edilmesi ve buna göre davranılması gerekir. Bu çalışma da bu fikirden yola çıkarak sorunlar ve ezberlerden oluşan problemlerin neler olduğunun tespiti, düşünce tarihimize ilişkin yanlış yaklaşımların ve özgün bir metodoloji ile gerçekliği hedeflemeyen tutumlarımızın değerlendirmesini içerirken, aynı zamanda hukuk devleti merkezli bir çözüm önerisi sunmaktır. Başkasını eleştirme kolaycılığının terkini salık veren, kendi aynamıza bakmanın zamanının gelip geçtiğine dikkat çekmeyi amaçlayan bir gayretin ürünüdür. 
 
Prof. Dr. Hanifi Macit, eserini, hukuk devleti düşüncesi üzerine oluşturulmakla birlikte, hukuk devletinin sadece şeklî olarak benimsenmesinin yeterli olmadığını, içerik olarak tam tesisinin zorunlu bulunduğunu ortaya koymaya çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cae7140-e118-49cc-ad32-635f47e77ede.jpg</image:loc>
            <image:title>2 Arada Kaçamak - Karakomik Filmler 1</image:title>
            <image:caption>Türkiye’yi güldüren adam, karakomik türündeki filmlerle izleyiciyle buluştu. Karakomik filmlerin ilk serisi “2 Arada” ve “Kaçamak”ın senaryosu ve Cem Yılmaz’ın notları elinizde tuttuğunuz kitapta yer alıyor. “Bazı filmlerim komiktir, bazıları değildir” diyen Cem Yılmaz’ın “2 Arada”, “Kaçamak”, “Emanet” ve “Deli” filmleri, “karakomik”; hayat gibi… “2 Arada” filminin başkarakteri Ayzek de kusurunu ortadan kaldırmak istiyor; hepimiz gibi… Ayzek’le ayna tutuyor Cem Yılmaz, kusurlarıyla yüzleşememiş oluşumuza. Kusurlarımızı sevemezsek benliğimizde açılan derin yaranın kapanmadığını görüyoruz. Dişleri olmayan bir karakterin dişlerini tedavi ettirdikten sonra gülümsemesini yitirmesidir Ayzek’in hikâyesi. Cem Yılmaz, bu kez hayatın “karakomik” yanını gösteriyor bizlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ccfdc1d-3c51-4dac-a5f9-5fca7820e175.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Emanet - Karakomik Filmler 2</image:title>
            <image:caption>Cem Yılmaz’ın Karakomik filmleri sinemada ayrı bir kulvar açıyor. Türkiye’nin en komik adamı bizi kara kara düşündürüyor. İnsanlığın gelecekte kurgusal evrene hapsolacağı tartışılırken, Cem Yılmaz “Emanet” filmiyle gerçekle aramıza adeta kalın duvarlar ören internet ve televizyonun büyüsündeki insancıkları anlatıyor. Televizyondaki evlenme programında görüp âşık olduğu kızla yuva kurmayı hayal eden Birol’un boşluğuna indirilen bıçak darbesi her gün toplumun daha derinine saplanmaktadır. Yığınlar ise tıpkı Birol karakteri gibi yattıkları yerde dansına devam ediyor. Bu acı gerçek, büyülü duvarların üzerinde yanan ışıkları tek tek söndürse de filmin sonunda Zombiler’in dansına katılmadan edemiyoruz… Elinizdeki kitap Karakomik Filmler serisinin “Deli” ve “Emanet” filmlerinin senaryosunu, Cem Yılmaz’ın sahnelerle ilgili notlarını içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2318834c-1689-42cf-85ac-d3b6c9337b0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı&apos;nda Makedonya Müslümanları</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nın bütün yıkıcılığıyla sürdüğü 1916’da Bulgar Genelkurmayı, ülkenin önde gelen bilim insanlarını saha araştırmaları yapmak üzere Makedonya’ya gönderdi. Bulgaristan’da Türkolojinin bilimsel temellerini atan ve uzun yıllar Sofya Üniversitesi’nde Türkçe dersleri okutan Dimitır Gacanov da Türkler, Arnavutlar ve Pomaklardan oluşan Makedonya Müslüman topluluğunu araştırmakla görevlendirildi. 

İki ay boyunca Makedonya topraklarını enine boyuna dolaşan bilim insanının demografik yapıyı gösteren tablolar eşliğinde hazırladığı rapor önemli bir kaynak belge niteliği kazanmıştır. Bulgar Türkoloğun raporu, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Makedonya özelinde ve Balkanlar genelinde gelişen tarihî hadiselerin ve demografik süreçlerin daha iyi anlaşılmasına ve çözümlenmesine önemli katkı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ece8623f-8ffd-47ce-b8ca-7c3c385a2066.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutsak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zara ve arkadaşları, peri sorununu çözdüklerini düşünürler. Perileri, krallarıyla birlikte ormanın derinliklerinde kilit altında tutmayı başarmışlardır. Ancak kralın ihtiyacı büyümekte, halkı üzerindeki kontrolü zayıflamakta ve başka bir tehlike adım adım yaklaşmaktadır. Üstelik kasaba şimdi farklı peri krallarının hedefindedir. Kasabaya yeni gelen peri kralı Astley, farklı olduğunu iddia etmektedir: Barıştan yana olduğunu, herkesin iyiliğini istediğini…  Zara, tüm bunlara inanmak ister. Ta ki Astley, Zara ile kaderlerinin birlikte yazıldığını söyleyene kadar. 
 
Zara bu kaderi kabul edecek mi, yoksa kendi kaderini kendisi mi belirleyecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/625806ed-b92a-490c-95d0-f154bf7f6ae0.jpg</image:loc>
            <image:title>İkna (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zara ve Nick. Gerçek aşkı bulmuş, sonsuza dek mutlu yaşamaları gereken ruh eşleridir. Ama ikisi de gerçek hayatın masallara benzemediğini öğrenecektir. 
İyilerle kötülerin savaşı artık kapıdadır. Zara ve arkadaşlarının her bir müttefike, yanlarında yer alacak her bir savaşçıya ihtiyaçları vardır ve Zara, bu savaşı Nick olmadan kazanamayacaklarını biliyordur. Zara, ellerinden kayıp giden Nick’i geri getirmek için her şeyi göze almaya hazırdır; Astley’i öpüp onun kraliçesi olmaya bile. 
 
Zara, Nick’i bulduğunda Nick onunla dönmeyi kabul edecek mi? Yoksa Zara, kendi ayaklarıyla yıkımına mı yürüyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96365</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab112884-44e2-4c84-bc00-048d7eb73577.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kötü periler kasabayı işgal etmektedirler ve büyük savaş yaklaşmaktadır. Zara artık rolünün ne olduğundan emin değildir, kendisini kıyametin merkezinde bulur. Nick’i kurtarmıştır fakat artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Zara artık Nick’in bir zamanlar âşık olduğu barışçıl kız değil, bir savaşçıdır. Üstelik peri kralına olan duyguları gün geçtikçe büyümektedir. Zara’nın vereceği en büyük savaş sevdiği insanlarla perilerden oluşan halkını bir araya getirmek olacaktır. 
 
Zara, kalbi ve mantığı arasındaki bu savaşı kazanabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96366</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c39e751c-7a9d-4a90-9eac-ce66c9c4305d.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtiyaç</image:title>
            <image:caption>On altı yaşındaki Zara White, çok sevdiği üvey babasının ani ölümünün ardından annesi tarafından apar topar babaannesinin yanına gönderilir. Annesi her ne kadar bunu onun iyiliği için yaptığını söylese de burası Zara için pek de güvenli bir yer değildir çünkü burada çocuklar hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmaktadır. Tuhaf bir adamın gittiği her yerde kendisini izlediğini düşünen Zara, çok geçmeden bu şüphesinde haklı olduğunu anlar. Üstelik bu adam arkasında altın rengi bir toz bırakmaktadır. Bu esrarengiz kasabada neler olup bittiğini anlamak için kolları sıvayan Zara, çok geçmeden aslında hiç kimsenin ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaktır. 
 
Zara, kendini bekleyen tehlikeye göğüs gerebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7558a642-1f05-400b-a0ad-7dfd6e74a931.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutsak</image:title>
            <image:caption>Zara ve arkadaşları, peri sorununu çözdüklerini düşünürler. Perileri, krallarıyla birlikte ormanın derinliklerinde kilit altında tutmayı başarmışlardır. Ancak kralın ihtiyacı büyümekte, halkı üzerindeki kontrolü zayıflamakta ve başka bir tehlike adım adım yaklaşmaktadır. Üstelik kasaba şimdi farklı peri krallarının hedefindedir. Kasabaya yeni gelen peri kralı Astley, farklı olduğunu iddia etmektedir: Barıştan yana olduğunu, herkesin iyiliğini istediğini…  Zara, tüm bunlara inanmak ister. Ta ki Astley, Zara ile kaderlerinin birlikte yazıldığını söyleyene kadar. 
 
Zara bu kaderi kabul edecek mi, yoksa kendi kaderini kendisi mi belirleyecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96368</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e0aabca-d9b4-4ad8-9dfa-bc913428b3a4.jpg</image:loc>
            <image:title>İkna</image:title>
            <image:caption>Zara ve Nick. Gerçek aşkı bulmuş, sonsuza dek mutlu yaşamaları gereken ruh eşleridir. Ama ikisi de gerçek hayatın masallara benzemediğini öğrenecektir. 
İyilerle kötülerin savaşı artık kapıdadır. Zara ve arkadaşlarının her bir müttefike, yanlarında yer alacak her bir savaşçıya ihtiyaçları vardır ve Zara, bu savaşı Nick olmadan kazanamayacaklarını biliyordur. Zara, ellerinden kayıp giden Nick’i geri getirmek için her şeyi göze almaya hazırdır; Astley’i öpüp onun kraliçesi olmaya bile. 
 
Zara, Nick’i bulduğunda Nick onunla dönmeyi kabul edecek mi? Yoksa Zara, kendi ayaklarıyla yıkımına mı yürüyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05ce7165-fee9-4675-9653-4a59cc9219b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabır</image:title>
            <image:caption>Kötü periler kasabayı işgal etmektedirler ve büyük savaş yaklaşmaktadır. Zara artık rolünün ne olduğundan emin değildir, kendisini kıyametin merkezinde bulur. Nick’i kurtarmıştır fakat artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Zara artık Nick’in bir zamanlar âşık olduğu barışçıl kız değil, bir savaşçıdır. Üstelik peri kralına olan duyguları gün geçtikçe büyümektedir. Zara’nın vereceği en büyük savaş sevdiği insanlarla perilerden oluşan halkını bir araya getirmek olacaktır. 

Zara, kalbi ve mantığı arasındaki bu savaşı kazanabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93274925-10c1-4e4f-b34a-98658b2870f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizmeye Değer</image:title>
            <image:caption>“Çizmeye değer” konulara temas eden incelikli karikatürler...
 
Çalışmalarıyla yüzü aşkın ulusal ve uluslararası ödüle değer görülen Hicabi Demirci&apos;nin Çizmeye Değer isimli albümünde, sekiz ana başlık altında toplam yüz karikatür yer alıyor.

Sanatçı, bilimden iklim krizine, insan hakları ve savaştan eğitime kadar pek çok farklı temayı odağına alan karikatürlerinde toplumun nabzını tutuyor, yeni dünya düzenine dair çizgilerini konuşturuyor.
 
Hayata ayna tutarken sanatseverleri çarpıcı gerçeklerle de yüzleştiren Demirci, insan eliyle gelen felaketlere karşı farkındalık yaratmanın gerekliliğine işaret ediyor.

Çölleşme tehdidi, robotlaşma, engelliler için engelsiz yaşam, hayvan hakları, değişen aile yapısı, afetler, adalet, ekonomik kriz, çocuk işçiler, küresel salgının “yerel” etkileri üzerine... elbette ki çizmeye değerdi!

Hicabi Demirci, çizgilerin gücüyle insana dair incelikli hikâyeler resmettiği bu albümüyle, karikatürseverleri yine can evinden vuruyor. Sanatçı, dijital dönüşümün önlenemez etkilerine rağmen, insan kalabilmenin yüceliğini vurguluyor. 
 
“Dijital çağın parolası olan hız, karikatürün giderek etkili ve vazgeçilmez bir sanat olduğu bilgisini kulağımıza fısıldar...” - Hicabi Demirci</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34c22169-954d-46b4-996b-3cca64afd1b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat Döneminde Osmanlı İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihçileri Tanzimat’ı uzun süre yukarıdan aşağı bir bakış açısıyla çalıştı; buna göre imparatorluk başkenti İstanbul’da planlanan politikalar, vilayetlere ve merkezden uzaktaki nüfusa dayatılıyordu. Bu bakış açısı son yıllarda, tarihçilerin farklı toplumsal aktörlerin devletin reformlarına nasıl karşılık verdiğini çalışmak için vilayetlere yoğunlaşmasıyla değişti. 
 
Tanzimat Döneminde Osmanlı İmparatorluğu, Tanzimat reformlarının eyalet/vilayet yönetimi üzerindeki etkilerini araştırarak vilayetler arasındaki çeşitliliği ve elbette âyan, aşiret reisleri, tüccarlar ve zaman zaman devletin iktidarını zayıflatan, fakat başka zamanlarda da devletle el ele çalışan tüm diğer yerel aracıların önemli rolünü inceliyor. 
 
Derin bir arşiv araştırmasına dayanan Tanzimat Döneminde Osmanlı İmparatorluğu, Tanzimat reformlarını hem tarihe hem de sosyal bilimlere katkıda bulunmak üzere değerlendiriyor; her ikisi de Osmanlı devletinin merkezi bölgeleri olan Ankara ve Edirne&apos;den bakışla... 
 
“Aynı Tanzimat politikaları iki bölgede de uygulanmış, fakat reformlar farklı sonuçlar vermişti. (...) Bu iki Osmanlı vilayetinde Tanzimat uygulamalarını karşılaştırmak bazı sorular doğurur: Tanzimat süresince devletle toplumsal aktörler arasında ne tür etkileşimler vardı? Bu etkileşimler reformların sonucunu nasıl etkiledi? Bu ilişkiler ve reformlar üzerindeki etkileri bize devletlerin dönüşümü hakkında ne söylüyordu? Söz konusu soruların cevapları sadece Edirne ve Ankara vilayetlerindeki toplumsal ve ekonomik değişiklikleri anlatmakla kalmaz, aynı zamanda merkeziyetçilik/ademimerkeziyetçilik, devlet kontrolü ve imparatorluğun çöküşü gibi kanıksanmış kavramları yeniden düşünmemize neden olurlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93a6702a-c16f-469a-b27b-dddea86fb545.jpg</image:loc>
            <image:title>Oryantalizmin Zihin Dünyası</image:title>
            <image:caption>Arap Ortadoğu’su ile sınırlı Doğu tasavvuruna sahip pek çok metinden farklı olarak oryantalizmin Osmanlı’ya bakışını, bu bakışın arka planını, içerdiği problemler ile sonuçlarını içeren bir özgünlüğe sahip olan elinizdeki eser, oryantalizmi bilimsel-akademik bir çalışma alanı olarak sınırlayan bakış açılarına karşı kavramın modern Batı toplumuna egemen bir bilgi sistemi olduğu ve oryantalizmin tarihsel açıdan özellikle Osmanlı realitesinin göz önünde bulundurulduğu bir çerçevede ele alınması gerektiği fikirlerini ileri sürmektedir.

Bu kitap, bilgi sosyolojisi perspektifinden oryantalizmin eleştirel bir arka plan okumasını içermekte ve bu yolla E. Said’in oryantalizm tezine katkı sunmayı amaçlamaktadır. Metin boyunca bir taraftan oryantalizm tezinin geçerliliği üzerine bir savunu gerçekleştirilirken, diğer taraftan ilgili tezin teorik temeli ile içeriğine dair birtakım problemlere dikkat çekilerek oryantalizmi eleştirel bir düzeyde ele almanın imkânları geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu çerçevede kitap, oryantalizmin teorik, toplumsal, siyasal ve tarihsel temellerine referansta bulunan eleştirel bir arka plan okumasına tabi tutulduğunda neye karşılık gelebileceği sorusuna yanıt aramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a0979c4-7dc4-4d29-8c57-83acc9bd90a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Osman Ağa&apos;nın Evkafı</image:title>
            <image:caption>Bir saray mensubunun XVI. yüzyıl sonları ile XVII. yüzyıl başlarına ait olan evkafını konu alan bu çalışmanın kahramanı Osman Ağa&apos;dır. Enderun&apos;da yetişen ve yaşamının büyük kısmını Topkapı Sarayı&apos;nda geçiren ağa, III. Murad, III. Mehmed ve I. Ahmed dönemlerinde devlet hizmetinde bulunmuştur. Arşiv kayıtlarına yansıyan bilgilerden Enderun Hazinesi Kethüdası, Hazinedarbaşı ve Bâbüssaâde ağası olarak hizmet ettiği anlaşılan ağanın ayrıca toplumsal ihtiyaçları gidermek üzere iki vakıf kurduğu saptanmıştır.

İpsala&apos;da susuzluğu gidermek amacıyla su hayratını, Kadıköy&apos;de de harap olmuş mescidi yenileyerek bir mabedi, toplumun kullanımına sunmuştur. Bu eserlerin dışında Enderun&apos;da ve dış saraylarda yetiştirilen iç oğlanların yararına hizmetlerde bulunmuş, evkafının Haremeyn vakıflarından biri olarak anılmasını sağlayacak bir organizasyona dahil olmuştur.

Hizmetlerin yerine getirilebilmesi için İnebahtı Sancağı&apos;ndaki bazı köyleri, İstanbul&apos;da sur içinde, Galata&apos;da, Kadıköy&apos;de, Kuzguncuk&apos;ta, Eyüp&apos;te ve İpsala&apos;da bulunan çok sayıdaki gayrimenkulü bağışlamış, bu şekilde hayata geçirdiği vakıfların sonsuza dek devamını amaçlamıştır. Ancak kendi adıyla anılan Kadıköy&apos;deki camii dışında diğer eserleri ve hizmetleri günümüze ulaşamamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224eaff6-0405-4fe2-a79e-6beaac7b456e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Bağ</image:title>
            <image:caption>Yaşımız ya da cinsiyetimiz ne olursa olsun, bedenlenme yolculuğunun başladığı anne karnı, bilgilerin yoğun şekilde işlendiği mucizevi bir alan olarak varlığını sürdürür. Öyle ki bu alanda, annelerine sihirli bağ ile bağlanan her ruh, ilerleyen yaşlarında bu bağdan edindiği bilgiler ile hayatını şekillendirmeye devam eder. 
Bilgi işleme şekli ve kapasitesi; mutluluğu, başarıyı, huzuru, kısacası hayatın içinde aradığımız duygu durumlarının karşılığını işleme sürecidir. 
Sihri farkına vardığımızda, geçmiş nesillerden almış olduğumuz limitleyici kayıtlarımız dönüşür. Geçmiş duygularımız bütünlendiğinde geleceğimiz anda yeniden oluşur. 
 
Zekanın ve aklın ötesindeki bu süreç, anneniz ve büyük büyük anneleriniz ile olan bağın, sihrini ortaya çıkaracak, bu sayede hayatınız yeniden şekillenecek ve sizden sonraki nesle bırakacağınız en büyük miras olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96375</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33479884-d65f-4b56-9f12-ef4b42158637.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlık Tanımları</image:title>
            <image:caption>Egemen Berköz (1941) Karadeniz Ereğli doğumlu. 1959’dan başlayarak dönemin önde gelen dergilerinde şiirleri yayımlanan Berköz, ilk şiir kitabı olan Çin Askeri Ah Devran’ı 1966 yılında yayımladı. Bunu Yalnızlıklar! Yalnızlıklar! (1977) ve Bu Kitapta Sen Nerdesin? (1981) izledi. Özellikle, üçüncü kitabında yer alan “Son Üç Günün Hikâyesi” adlı düzyazı şiir; “hem korkunç bir umuda hem acılı bir öfkeye” açılan “rüzgârlı” içeriği, hüznü ve yalnızlığı imleyen vurgusuyla şairin poetikasının kilit taşı olarak nitelendi. 2016 yılında Behçet Necatigil 100. Yıl Şiir Emek Ödülü’ne, 2017 yılında ise PEN Türkiye Şiir Ödülü’ne değer görülen Berköz’ün Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Salvatore Quasimodo’dan yaptığı çevirilerden oluşan Ve Birden Akşam, 2019 yılında Ayrıntı şiir dizisinden yayımlandı.

Egemen Berköz, “Unutma!” çağrısını, kırk yıl sonra yayımladığımız yeni kitabı Yalnızlık Tanımları’nda da sürdürüyor. Doğan Hızlan’ın deyişiyle, Berköz’ün “inadına unutmamak” üzerine kurulu zamanı algılama, yaşama ve yazma tavrı, yaşamdan izdüşümler, gün dökümleri ve anımsayışlar olarak kitap bütününde izlenebiliyor. Berköz; 1968’den, bir zamanların Ereğli’sinden kalanları, artık olmayanları, Doğduğu Ev’i, Dönme Melek Hanım Teyze’yi, Gülüç Çayırı’nı konuk ediyor şiirine; lodosla poyrazla savrulup durulmuş bir ömrün hikâyesine gönderiyor bizi. Yalnızlık Tanımları, güney kokan kış günlerine, uçup giden Kasımpatı kokusuna, bırakılmışlığın o kalın çizgili hüznüne ve nice hatırlanası şeylere şiirle, şiirli bir yolculuk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/796937cb-41cb-4722-93a2-742f59037b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaderimiz Kalbimizden Dökülsün</image:title>
            <image:caption>“İnsan istediği her şeyin çaresini, istemediklerinin ise mazeretini üretir. Ulaşılmaz ve zor hedef yoktur, erişilmez olduğunu sandığımız yanılsamalar vardır.” 
 
Duygu ve düşünceler aracılığıyla kendimizi keşfedip iyileşmemiz mümkün mü? Hayattaki rotamızı belirlerken duygularımızın rehberliğine güvenebilir miyiz?

Bu kitabın her satırı size iyi gelecek.

Uzm. Psikolog Cevher Sönmez en iyi yol arkadaşımızın duygular olduğu gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlıyor. Duygusal acıdan duygusal uyanışa, düşüncelerle hayatı yönetmekten duygusal akort ayarlarına kadar birçok konuyu okurlarıyla paylaşıyor.

Varlığı başlı başına mucize olan insanın duyguları da varoluşu gibi bir mucize…

Kaderimiz Kalbimizden Dökülsün her duygunun özel olduğunu, yaşamın dengesiyle düzeninin, karar ve tercihlerimiz sayesinde şekillendiğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96377</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0664ff-c77f-4746-91a6-8240fbb40207.jpg</image:loc>
            <image:title>Salinger’ın Mektupları</image:title>
            <image:caption>“Onun yazdıklarının tonu kitaplarındakini yansıtıyordu; kişisel ve dostaneydi; satırların arasında yatan mizahı ve bariz çaresizliği hissedebiliyordun.”

Dan Moller, diş hekimi karısıyla yaşayan başarısız bir yazardır. Kendisi de bir diş hekimi olan Moller’ın aklında edebiyat dünyasında kabul görmek dışında hiçbir şeye yer yoktur.

Bir gün iki Amerikalı, gizemli yazar J. D. Salinger ile Dan Moller arasında geçen filozof Kierkegaard üzerine yaptıkları yazışmaları satın almak için başarısız yazarın kapısına gelir. Amerikalılar yüklü bir meblağ ödemek ve bu hazine değerindeki mektupları satın almak isterler.

Dan Moller bu eşsiz yazışmaları satmak mı isteyecek yoksa eşiyle birlikte Salinger’ı ziyaret edip hayranı olduğu yazarın fikrine mi başvuracaktır? 
 
Okura Not: 
Nils Schou’nun Salinger’la mektuplaşmaları gerçektir.
Salinger’ın Mektupları’nın temelleri bu yazışmalar üzerine kurulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa8ada9f-1671-4afd-a850-819b75fc7369.jpg</image:loc>
            <image:title>İtiraz</image:title>
            <image:caption>Avukat Stanton Shaw güneyli çekiciliği, unutulmaz gülümsemesi ve büyüleyici yeşil gözleriyle hayır denmesi zor bir adamdır. Stanton için lise aşkı, yani çok sevdiği kızının annesi bir başkasıyla evleneceğini söyleyene kadar her şey yolundadır. Düğün davetiyesini alan genç adamın tek hedefi vardır: Düğünü iptal ettirmek.

Sofia Santos ise ülkedeki en saygın ceza savunma avukatı olmayı planlayan zeki bir kadındır ve ilişkilere ayıracak zamanı da yoktur. Meslektaşı ve arkadaşı Stanton yardımını istediğinde onu reddedemez hatta planına ortak olmayı kabul eder. Fakat Stanton’a karşı hisler besleyen kalbi tam tersini söyler.

Belki de düğüne sayılı günler kala, yapılan planlar arzulara yenik düşecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96379</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/934d224e-9761-4285-8218-45cca7a91190.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Merkezine Seyahat</image:title>
            <image:caption>Jules Verne&apos;in çığır açan klasiği Dünyanın Merkezine Seyahat, çevirileriyle tanıdığımız Ümit Mutlu&apos;nun sözcüklerinde yeniden hayat buluyor; özenli bir edisyonla “SEN de OKU Klasikler” koleksiyonundaki yerini alıyor.

Fantezi ve bilimkurgu edebiyatının kilometre taşlarından sayılan eser, dâhice kurgusu ve parmak ısırtan betimlemeleriyle bir buçuk asırdır her yaştan okura “sinemasal” düşler yaşatmayı sürdürüyor. 

Geçmiş efsaneleri bir pusulanın ucuna takıp insanlığın en büyük hayallerinden birini gerçek kılan bu sürükleyici anlatı; sönmüş bir yanardağın kraterinden okyanus tabanına ve hatta gizemli dehlizlere uzanan serüveniyle, yer bilimlerini ve mühendisliği tekrardan tanımlıyor. 
Çekingen bir genç, bilim âşığı bir jeoloji profesörü, parçalanmış bir el yazması kitap ve Runik harflerle şifrelenmiş bir mesaj...   

Axel, eksantrik amcası Otto Lidenbrock&apos;un bir türlü üstesinden gelemediği şifreyi çözdüğünde, birkaç gün sonra çıkacakları seyahatin, hayatlarının seyrini nasıl değiştireceğini hayal bile edemezdi. On altıncı yüzyılda yaşamış simyacı Arne Saknussemm&apos;den geriye kalan bir mesaj, dünyanın merkezine nasıl ulaşılacağına dair tüm ayrıntıları tarif ediyordu. Bahsi geçen seyahati bu İzlandalı simyacı da yapabildiğine göre yazılanlar gerçekti ve Profesör Otto&apos;yu artık kimse durduramazdı! İlk durakları Reykavik oldu. Orada, kendilerine rehberlik edecek Hans&apos;la yolları kesişti. Üç maceraperest, İzlanda&apos;dan dünyanın merkezine doğru yol alırken, başlarından geçen talihsiz olaylar ve karşılarına çıkan doğaüstü canlılar bile onları hedeflerinden alıkoymaya yetmeyecekti. Her şeyi göze almışlardı çünkü; hem de eve geri dönememe pahasına...

Dünyanın Merkezine Seyahat&apos;in bu yeniden anlatımı; yer kabuğunun altında, kaya katmanlarının derinlerinde akıp giden bir serüvenin parçası olmak isteyen çocukların ve bilimkurgu klasiklerine tutkun yetişkin okurların hafızlarında yer edecek, nefes kesici bir kitap!

“Gelecek, bizim için hâlâ meçhuldü. İnsanlık içinse tam bir muamma...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96380</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6de1ca-d7f0-49e2-92e4-94342f1f2a0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdaya mı Tutuldum?</image:title>
            <image:caption>Sevdaya mı Tutuldum? Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a verdiği bir çift şiir defterinden oluşuyor. Bu iki deftere baktığımızda, şairin 1942 yılına kadar yazdığı şiirleri, muhtemelen askere giderken, başına bir şey gelirse saklasın ve yayımlasın diye, Nahit Hanım’a verdiğini anlıyoruz. 

Orhan Veli’nin elyazısıyla 112 şiiri Raşit Çavaş ile Güzin Değişmez yayına hazırladı. Şiirlerin çeviri yazısı yapıldı, dergilerdeki ilk yayımlarıyla kitaplarının farklı yayınevlerindeki baskıları karşılaştırıldı ve R. Çavaş tarafından notlandı. Böylece, eski yazı meraklısı okurlara, Orhan Veli tutkunlarına ve bütün şiirseverlere özel bir yayın ortaya çıktı. 

Sevdaya mı Tutuldum? Orhan Veli’nin sevdiği kadına emanet ettiği defterlerdeki şiirlerin bir kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96381</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f2f6e24-59bc-46d7-86ae-62571e878939.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Konuşmak İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; günümüzde sıkça konuşulmaya başlanan ve gelecekte daha fazla konuşulacak olan yapay zekâ, sanal ve artırılmış gerçeklik, nesnelerin interneti, otonom araçlar, üç boyutlu yazıcılar, siber teknolojiler, blokzincir teknolojilerinden bahsetmekte; eğitim, girişimcilik, start-up, AR-GE, inovasyon, patent ve markalaşmanın önemine değinmektedir. 
Kitap, aşağıdaki konular gibi pek çok konuya açıklık getirmekte ve sorulara cevaplar vermektedir: 
·        Dijital değişim ve dönüşüm için neler yapılmalı? 
·        Gelecekte ameliyatları robotik cerrahlar mı yapacak? 
·        Yapay zekânın hastalıkları teşhisteki başarıları 
·        Gelecekte yapay zekâ pastası nasıl paylaşılacak? 
·        Ölüm saçan yapay zekâlar engellenebilir mi? 
·        Çin yeni nesil yapay zekâ silahlar için yeni nesil öğrenciler yetiştiriyor 
·        Yapay zekânın yol açacağı muhtemel sıkıntı ve zararlar 
·        Yapay zekâ bazı meslekleri ele geçirecek mi? 
·        Üç boyutlu yazıcılarla insan yedek parçaları mı üretilecek? 
·        Savunma sanayisi kuruluşlarımızla neler yapıyoruz? 
·        Çin’in dünyayı kontrolü insanları köleleştirir mi?
·        Beyaz şapkalı siber savaşçılar yetiştirmeliyiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db3966f0-4a15-4865-8466-9d7cc953bf01.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Değilim Tek Başımayım</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar yalnız oldukları için değil, 
yanlış kalpte misafir oldukları için mutsuzdurlar.” 
 
Denize salınan şişe ve içindeki notlar merhametli bir polis tarafından bulunmuş ve hayatını değiştirdiğini söylediği yazara teslim edilmişti. Yazar, yazılanları kaleme alırken yasak bir aşk ihtimalinin bile aileleri nasıl bir çıkmaza sürüklediğine bir kez daha tanık oldu. Burada tek fark, yürekte harlananların dilde figana dönüşmemiş olmasıydı. Herkesin beklediği, hayatın en değerli duygusu olan sevginin, insanların üzerine yıldız gibi yağmasıydı elbette ama kimin için kandil olunacağının kararını kim verecekti? 
Günümüzün iyice çivisi çıkmış aşk coğrafyasında çoğu kişi yönünü kaybediyor, tekinsiz ummanlara yelkensiz açılıyor, geride kalanları akıllarına bile getirmiyorlardı. Oysa hayatta en büyük mutsuzluk yalnız kalmak değil yanlış kalpte misafir olmaktı. 
Bu roman size çok tanıdık gelecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96383</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8f0a9f5-d4bb-4d52-a51b-0f6e4b894f79.jpg</image:loc>
            <image:title>Macera Geçidi 19 - Çalınan Tablo</image:title>
            <image:caption>Bu macerada ünlü bir gazetecisiniz. 
Müzeden çalınan Osman Hamdi Bey’in ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun peşindesiniz. 
Doğru kararlar verirseniz, hırsızları bulup çalınan tablonun Türkiye’de kalmasını sağlayabileceksiniz. Üstelik bu sizin için bol ödüllü bir başarı olacak. Yılın Gazetecisi Ödülü’nü kazanarak ününüze ün katabileceksiniz. Müzenin ve sigorta şirketinin koyduğu beşer milyonluk ödüller de cabası tabii. 
Fakat bu kitapta tam on dört farklı son var... Amacınıza ulaşmak için mücadele etmeli, doğru kararlar vermelisiniz. Yanlış seçimler yaparsanız, ne yazık ki hoşlanmayacağınız sonlarla karşılaşacaksınız. O zaman bu yanlış kararınızı düzeltecek ve yeniden başarıya yöneleceksiniz. Çünkü bu sizin, yalnız sizin maceranız. Her şey sizin vereceğiniz kararlara, yapacağınız seçimlere bağlı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96384</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c222f6b-2f55-4cdc-a585-6c4eaa6e690c.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha Karpuz Kesecektik! - Teğmen Nabirag’ın Dünya Raporları 2</image:title>
            <image:caption>Sizce gerçekten uzaylılar var mı? Varsa bizi ziyaret ediyorlar mı? Ediyorlarsa niye hiç bize de buyurmuyorlar? 
İşte bu zamana kadar incelenen raporlardan elde edilen bilgiler: 
• Raporları gönderen, Nabirag adında teğmen rütbesinde bir subay. 
• Ne zamandır Türkiye’de olduğu bilinmemekle birlikte en az birkaç yıl olduğu tahmin ediliyor. 
• Teğmen Nabirag, aramızda büyük ihtimalle kendi ismi ve görüntüsü ile bulunmuyor. Fark edilmeyecek şekilde ismini ve görüntüsünü gizlemiş durumda. 
• Raporların içeriğine bakılırsa, yapılan gözlemler tamamen kültürü ve bizleri tanıma amaçlı. Herhangi bir askerî ya da stratejik bilgiye hiç rastlanmadı. Buradan da barışçıl bir uzaylı ırkı ile karşı karşıya olduğumuz söylenebilir. 
Bu kitapta okuyacaklarınız, bir süredir yetkililer tarafından izlenen ve şifresi yeni çözülebilmiş birtakım gizli raporlar... Yıllardır bizimle yaşayan bir uzaylının gözünden nasıl görünüyoruz merak ediyor musunuz? İsterseniz dostumuz Teğmen Nabirag’ın raporlarına bir göz atın, dost mu düşman mı kendiniz karar verin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96385</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f92311e7-2162-47ac-b3f7-e39c5eaabd5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızların Söndürüldüğü Gün</image:title>
            <image:caption>“Karanlığın içinde, o lanetli, ak renkte uzun dişleri seçebiliyorum. Artık zihnimi ve yaşamımı kaplayan acı beni hiç bırakmayacak, yakamdan hiç düşmeyecek, gırtlağımı o uzun parmaklarıyla sıkacak da sıkacak. Başım… Başım çok ağrıyor! Kendimi ve tüm dünyayı, var olan her şeyi yok etmek istiyorum. Ben dünyanın sonuyum. O halde bu şeyler de ne?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96386</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3554969-f3e6-4fa5-be2b-a3a1f32404df.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Yönetim Dersleri</image:title>
            <image:caption>Stratejik Yönetim Dersleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96387</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f297e5-afc9-4d56-aa61-0c5bfd4f4845.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökçe Şiirler</image:title>
            <image:caption>Hem sosyal hayatın hem de inanç dünyasının çok önemli bir gerçeği olan dini hususlarda kaleme alınmış bir şiir kitabı sunuyoruz. İslami kültürün derin izlerini taşıyan Gökçe Şiirler’de yüce dinimiz, Allah CC ve Hz. Peygamber (S.A.V.) sevgisinin işlendiği epik, didaktik, genellikle de lirik şiirlerle tanışacak; duygulanacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2781b245-a527-412e-b994-2301662ec70f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Damlası</image:title>
            <image:caption>Mehmet Rauf’un Define’nin devamı olarak yazdığı Kan Damlası romanında Şakir Feyzi, Tarabya’da İngiliz Köşkü’nde ailesiyle sakin, huzurlu ve müreffeh bir hayat yaşamaktadır. Ancak bir gün art arda işlenen cinayetler hayatlarını altüst eder. İngiliz Köşkü’nde yaşlı bir kadın, Anadoluhisarı’ndaki Zincirli Köşk’te ise bir erkek, aynı günde, birbirine benzer derin yaralarla yataklarında ölü bulunur. Polis, maktullerin ellerinde “Numara Bir!” ve “Numara İki!” yazılı notlar bulur.  

Merak ve gerilim unsurunun baştan sona korunduğu eserde, etrafındakileri hayrete düşüren Müfettiş Hayret’in karşısında katillerin hiç şansı yoktur, çünkü “Hayret’in sözü gayretin sözüdür!” 

Mehmet Rauf (1875-1931) İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı. Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96390</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7fc36b4-9963-4d7e-9e5d-93dad4782f7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarnıç</image:title>
            <image:caption>“Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk.” 
 
                                                                                                                              “Sarnıç” adlı öyküden. 
 
*Sarnıç *Kalorifer ve Bahar *Beyaz Altın *Bir Karpuz Sergisi *Mavnalar *Gece İşi *Hancının Karısı *Loğusa *Ormanda Uyku *Kim Kime *Park *Gaz Sobası *Plaj İnsanları *Davut’un Anası *Grenoble’da İtalyan Mahallesi *Marsilya Limanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85d038d2-8995-4545-b3cd-7e27ef10f5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Durmayalım Düşeriz</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de çocuk sağlığı denilince ilk akla gelen isimlerden Prof. Dr. Olcay Neyzi, İstanbul Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından itibaren kendini özellikle çocuk hastalıkları konusunda ülkenin her tarafında dünya standartlarında hizmet verilmesi için çalışmaya adadı. İstanbul Tıp Fakültesi’nde Kadın ve Çocuk Sağlığı Araştırma ve Eğitim Birimi’nin kurulmasını sağladı. 1979-94 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Müdürü olarak görev yaptı. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü bünyesinde Aile Sağlığı Anabilim Dalı’nın kurulmasında rol oynadı. 
Olcay Neyzi çocukluk yıllarından başlayarak kaleme aldığı hatıralarında hem kendi hem de eşi Ali Neyzi’nin ailesinin hikâyesini, Arnavutköy Kız Koleji’nde geçen eğitim yıllarında, daha sonra her biri kendi alanında önemli görevler üstlenecek sınıf arkadaşlarıyla ilişkilerini, İstanbul, Michigan ve Boston’daki yükseköğrenim dönemini, doktor olarak görev yapmaya başladıktan sonra karşısına çıkan zorlukları, bir hekim ve hoca olarak meslek yıllarında yaşadıklarını sade ve samimi bir dille aktarıyor okurlarına.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96392</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac43544b-8884-4c75-b8d4-d1f947220441.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Başlı Ejderha</image:title>
            <image:caption>“Leylâ Erbil acıyı, sevgiyi, inancı, ölümü ‘estetize’ etmekten kaçınır. Kişilerini trajik kahramanlara dönüştürmemeye özen gösterir. Onlar ‘Bizhalk’ın üyesidirler: Hatalı, yalancı, duyarsız, çıkarcı, zayıftırlar. Zaaflarını hoş görmez kişilerinin. Tam tersine onlara vurgu yapar. Erbil’de düzenin yandaşları gibi düzenin karşıtları da aynı acımasız ‘eleştirel bilinç’ önündedirler. Olumlu kişileri bile kurtulamaz eleştirilmekten. 
(...)‘Siyasal’ bir okumaya son derece açık ve uygun olan Üç Başlı Ejderha, yazarın araya girerek Burmalı Sütun çevresinde yeni bir anlatısal katman oluşturmasıyla, beklenmedik bir kesintiye, bir belirsizleştirilmeye uğratılır. Sorular yanıtsız bırakılmıştır. Geride kalan sadece kötülük ve tarihten devralınmış siyasal cinayetlerdir...” 
                                                                                                                                                                             Ahmet Oktay 
*Üç Başlı Ejderha *Bir Kötülük Denemesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c86cbe5-8e27-4db4-a47a-366aacf0aff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Elde Var Hüzün</image:title>
            <image:caption>Şehrin sokaklarında ihanet yürüyor bu şiirlerde; tanıdık birileri ölüyor, mahkûmlar koğuşlarında sevda, özlem, özgürlük, sevgili örüyorlar gizlice, genç ayrılıklar, tutsak mutluluklar yaşanıyor... Aykırı hayatların resmi geçitinde hep bir ağızdan söylüyoruz: “hayat zamanda iz bırakmaz / bir boşluğa düşersin bir boşluktan / birikip yeniden sıçramak için / elde var hüzün”... 
“Attilâ İlhan toplumcu şiirimize olduğu kadar, bireyci şiirimize de yeni boyutlar kazandırmıştır.” 
                                                                                                                                   Asım Bezirci 
*Yağmurda Sis Düdükleri /Tut ki Gecedir /O Vahim Orospu /T /Kısa Devre 1 /Kısa Devre 2 /Kısa Devre 3 /Kurtalan Treni’ne Gazel /Rüya Bu Ya 1 / Rüya Bu Ya 2 / Rüya Bu Ya 3 /Gözleriyle Cellat /Zeynep Beni Bekle *Rast ‘Zenci’ Peşrevi /1.Bunlar İnsanı Parçalar /2.Zenci Çengi mi… /3.Fokur Fokur /4.Sunturlu Bir Karanlık /Ayıp Resimler 1 /Ayıp Resimler 2 /Ayıp Resimler 3 /Ayıp Resimler 4 /Ayıp Resimler 5 /Ayıp Resimler 6 *Rubaiyat /Zulmetmeyi Yeğler /Sürekli Bir Dalgınlıktır /Döne Döne /Bir Vapur Gibi Uğuldayarak /Yağmurlu Kış Günü /Trenler Katar Katar /Korkunun Kulak Gibi /Buz Kuşları /Sabah Uyanırsın *Serbest Gazeller /Gibi Redifli Gazeller /An Gelir /Kim Kaldı /Harem-i Hümayun /Bâki’ye Gazel /Elde Var Hüzün *Drang Nach Osten /1.Raviyân-ı Ahbar…/2.Nâkilân-ı Âsâr…/3.Şöyle Rivayet Ederler Kim…*Meraklısı İçin Ekler /ʺKelime&quot; /Deryanın Günahı Ne? /ʺGenç Ozanlarʺ Üzerine Söyleşi /Şiir Üstüne Konuşma /Avuntu mu? /&quot;Kocatepeʺ ile Söyleşi /Türk Şiirinde Gençler (Ustalar Ne Diyor?) /Şiirde, Kurtuluş Savaşı /Şiir Söylemek /Şiirden Çok, Laf…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96394</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2f52de-2731-4422-8c42-406c1c4d64c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyum</image:title>
            <image:caption>Derin Soylu, tüm olağanüstü yeteneklerine rağmen normal bir yaşam sürmeyi başarır.
Ta ki o güne kadar...
Ölüm, onun hanesine sızdığında bildiği her şey tersine döner ve kayıplarının ardından yüzleştiği gerçekler onu büyük bir savaşın içine doğru çeker. Aile bağları, dostluklar, aşklar ve acılar Uyum’un birer parçasıdır ve her parça tek bir kişide toplanır:
Derin Soylu.
Yaralayan ve yaralanan küçük kızın büyüyüşüne şahitlik edeceksiniz.
Zaptı zordur ateşin, bir kıvılcım bin orman yakar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96395</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20981ae9-37d2-4feb-b3f6-33776937e6db.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Satan Adam 1</image:title>
            <image:caption>70 ÜLKEDE YAYIMLANDI, 30 MİLYONDAN FAZLA SATTI VE BİR FİLME İLHAM OLDU.
 
Her şey bir intihar girişimiyle başlar. Pejmürde kıyafetli bir adam, bir üniversite profesörünü intihar etmemesi için ikna etmeye çalışır. Ne polis ne de ünlü psikolog bunu başarabilmiştir. Ancak adı ve geçmişi olmayan bu adam, profesörü kurtarır. Kendisini de şöyle tanıtır: “Ben bir Rüya Satıcısı’yım.” Rüya Satıcısı’nın tek bir amacı vardır: Hayallerini kaybeden insanların kendi kalplerini yeniden bulmalarını sağlamak. Modern toplumların küresel bir tımarhaneye dönüştüğünü savunan Rüya Satıcısı, artık hayal kurmayan bir topluma hayal satmak için insanları düşünmeye davet eder. Elbette, ilk öğrencisi üniversite profesörü olacaktır. Ancak Rüya Satıcısı insanları bu rutin zindanından kurtarırken birçok düşman da edinecektir. Akıllardaysa şu soru vardır: Rüya Satıcısı bir dâhi mi, yoksa deli mi?
 
Rüya Satan Adam&apos;ı okurken hem gülecek hem de gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız. Hepsinden öte, hayatınızın amacı üzerine düşünecek, başkalarına nasıl değer vereceğinizi ve hayallerinize ne çok inanmanız gerektiğini hatırlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96396</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1b440cd-36b7-4393-90c6-22248d8f3546.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Japon Edebiyatının Doğuşu ve Shiga Naoya</image:title>
            <image:caption>Kapılarını yüzyıllarca dünyaya kapalı tutan Japonya’nın ticari ilişkiler yoluyla dışa açılması toplumun genelini, kültürünü ve dilini de etkiledi. Eşzamanlı yaşanan dil devrimi ve çeviri faaliyeti sayesinde Batı edebiyatıyla tanışan Japon yazarlar farklı akımların etkilerini eserlerinde yansıttılar.

Bu geçiş döneminde dünyaya gelen Shiga Naoya’nın öyküleri de yaşanan değişimin birer aynasıdır. Sade fakat eşsiz şiirsel anlatımı ve üstün gerçekçiliğiyle kısa zamanda ün kazanan Shiga, edebiyat çevrelerince “Japon dilinin ilahı” ve “Japon öykü sanatının piri” ilan edilmiştir. Öyküyü yürekte biriken korku, üzüntü, kızgınlık, pişmanlık gibi yoğun duygulardan çıkış olarak gören Shiga için yazmak, ruhsal arınma anlamına gelir. Parlak yeteneğine karşın Shiga’nın amacı öyküyü bir araç olarak kullanarak ruhsal olgunluğu tamamlamak, evrensel aydınlanmaya ulaşabilmekti. Belki de bu ayrıksılığı nedeniyle “Japon edebiyatının anavatanı” olarak anılır. 

Şimdiye kadar Türkçeye çevrilmemiş fakat Japonya’da son derece saygın bir isim olan Shiga Naoya’yı tanıtmak için öykülerinden bir derleme yapan Oğuz Baykara, hem yazarın yaşamı hem de onu inşa eden kültürel geçmiş ve modern Japon edebiyatının doğuşu hakkında doyurucu bir çalışmaya imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15db46b4-9f00-4e19-9e8e-9e1253c5d470.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Politika ve Çalışma İlişkilerinde Güncel Sorunlar III</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM : BAŞARILI BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ OLARAK ALMAN SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM : MESLEKİ PROFESYONELLEŞMENİN İNCELENMESİ İÇİN KAVRAMSAL BİR ÇERÇEVE 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : GEBE VE YENİ DOĞUM YAPAN ÇALIŞAN KADINLARIN YASAL HAKLARI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : EVDE BAKIM HİZMETLERİ VE EVDE BAKIM HİZMETİ SUNANLARA İLİŞKİN KARŞILAŞTIRMALI BİR İNCELEME 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM : KADINLARIN EKONOMİDEKİ YERİ, EĞİTİM-İSTİHDAM BAĞLANTISINDA BEŞERİ SERMAYE TEORİSİ 
ALTINCI BÖLÜM : GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİ VE KENTSEL GÖRÜNÜMLER 
 
YEDİNCİ BÖLÜM : YAŞLILIK VE POZİTİF PERSPEKTİFTEN YAŞLANMA 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM : COVİD-19 SÜRECİNDE MEVSİMLİK TURİZM İŞÇİLERİ ve İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM : KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İNSAN KAYNAKLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96398</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c386aaf-eda3-4b42-8d19-546d81611272.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımsız Denetimde Uzman Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>1.       BAĞIMSIZ DENETİM 
 
2.       MUHASEBE TAHMİNLERİNİN VE İLGİLİ AÇIKLAMALARIN BAĞIMSIZ DENETİMİ 
 
3.       UZMAN ÇALIŞMALARININ KULLANILMASI 
 
4.       GERÇEĞE UYGUN DEĞER ÖLÇÜMLERİNİN DENETİMİNDE UZMAN ÇALIŞMALARININ KULLANILMASI ÜZERİNE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c1acfc7-3ed0-44ca-a465-5749d2c9d97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Coğrafya - Atatürk Üniversitesi Coğrafya Araştırmaları Serisi 2021</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM : Dağlık Bölgelerde Turizme Güncel Bir Bakış: Turizm Türleri, Turist Motivasyonları ve Etkiler 
 
İKİNCİ BÖLÜM : Türkiye’nin Doğal Turizm Değerlerinin Havza Tabanlı Planlama ve Yönetim Kapsamında Korunması 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : Küresel İklim Değişikliği ile Turizm İlişkilerini İrdeleyen Bilimsel Çalışmaların Bibliyometrik Analizi 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : Konya İli’nde Av ve Yaban Hayatı Turizm 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM : Ilıkaynak (Olur-Erzurum) Sıcak Su Kaynaklarının Özellikleri ve Yörenin Jeoturizm Potansiyeli Bakımından Önemi 
ALTINCI BÖLÜM : Terör Saldırılarının Turistlerin Coğrafik Profili Üzerindeki Değişim ve Etkisi: İstanbul İli Örneği 
 
YEDİNCİ BÖLÜM : Jeoturizmde Bir Artı Değer: Tortum Gölü Cam Seyir Terası (Uzundere-Erzurum) 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM : Kaş (Antalya) İlçesinde Antik Şehirlerin Turizm Potansiyeli 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM : Aşağı Meriç Havzası’nın Turizm Potansiyeli ve Sürdürülebilir Yönetim 
 
ONUNCU BÖLÜM : Kırsal Kalkınma Odaklı Turizm Rotalarının Belirlenmesi: Çilekli, Hüseyinli, Kemaliye Köyleri Örneği (Pamukova, Sakarya) 
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM : Belh İlinin (Afganistan) Tarihi Turistik Çekicilikleri 
 
ONİKİNCİ BÖLÜM : Coğrafya ve Turizm İlişkisine Bir Örnek: Tekirdağ Lavanta Günleri 
 
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM : Van Gölü Kıyısında Yer Alan Turizm Kaynakları ve Rotaları 
 
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM : Ardahan İli’nin Kültürel Turizm Potansiyeli 
 
ONBEŞİNCİ BÖLÜM : Coğrafi Açıdan Bir Tanıtım: Kop Dağı Kış Sporları ve Kayak Merkezi 
 
ONALTINCI BÖLÜM : Tirebolu İlçesi’nin Turizm Potansiyeli 
 
ONYEDİNCİ BÖLÜM : Afganistan’ın Turizm Potansiyel Kaynakları ve Turizmin Gelişmesini Etkileyen Sorunlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a90ac51-afde-483f-964f-019766de5c51.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşeri Coğrafya - Atatürk Üniversitesi Coğrafya Araştırmaları Serisi 2021</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM : Yerleşme Coğrafyası ve İdari Coğrafya Bakımından Meskûn Mahal Tabelaları Üzerine Düşünceler: Karabük ve Ankara İlinden Örnekler 
 
İKİNCİ BÖLÜM : Ortadoğu’da Medeniyetler Çatışması ile Vekâlet Savaşlarının Siyasi Coğrafya Açısından Analizi 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : Nahçıvan Horadiz Bakü Demiryolu Hattının Bölge Turizmi Açısından Önemi 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : Bingöl İlinde Arıcılığın Coğrafi Esasları ve Ekonomik Önemi 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM : Erzincan Şehrinin Doğal Çevre Özelliklerine Dayanan Günübirlik Rekreasyon Sahalarına Örnekler: Ekşisu, Pahnik Mesireleri ve Gürlevik Çağlayanı 
ALTINCI BÖLÜM : Değişen Kamu Yönetim Sistematiğinin İdari Coğrafya Bağlamında Değerlendirilmesi 
 
YEDİNCİ BÖLÜM : Dinler Coğrafyası Perspektifinden Sihizm 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM : Giresun İlinde Coğrafi İşaretli Ürünler ve Özellikleri 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM : Yavuzeli İlçesinde (Gaziantep) Yer Adları 
 
ONUNCU BÖLÜM : Alternatif Turizm Potansiyeli Açısından Doğa İle Tarihin Buluştuğu Bir Yer İncelemesi: Arapgir (Malatya) 
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM :  Geleneksel Karadeniz Taş Mısır Fırını 
 
ONİKİNCİ BÖLÜM : Alternatif Alışveriş Mekânlarına Bir Örnek; Edirne Ulus Pazarı 
 
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM : Yayladere İlçesinde (Bingöl) Yaylacılık Faaliyetleri 
 
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM : Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve Eylem Planı’nda Gümüşhane: Hedefler, Mevcut Durum ve Öneriler 
 
ONBEŞİNCİ BÖLÜM : Geçmişten Günümüze Toponimi Kullanımı: Gerze İlçe Örneği 
 
ONALTINCI BÖLÜM : Erzincan’da Cinsiyete Göre Öğrenim Süreleri ve Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinin Coğrafi Dağılımı 
 
ONYEDİNCİ BÖLÜM : Şanlıurfa İlinde Gastronomi Turizmi Açısından Değerlendirilebilecek Yemekler: Lolık ve Panık 
 
ONSEKİZİNCİ BÖLÜM : Odunpazarı Kentsel Sit Alanında Kültürel Mirasın Korunması ve Turizmle İlişkisine Yönelik Ziyaretçilerin Tutumlarının Belirlenmesi 
 
ONDOKUZUNCU BÖLÜM : 2018-2019 Yılları Arasında Beyoğlu İlçesi’nde (İstanbul) Meydana Gelen Trafik Kazalarının CBS ile Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/028bc0f1-8bd8-4a9c-98f2-127fefc02801.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Yaşamında Kadın</image:title>
            <image:caption>1.      BÖLÜM : TÜRKİYE’DE KADIN İSTİHDAMI VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİ: VAR ANALİZİ (1988-2019) 
 
2.      BÖLÜM : ETİK VE KADIN GİRİŞİMCİLİK 
 
 
3.      BÖLÜM : KADIN MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ SORUNLARI VE MESLEĞE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ: AĞRI İLİ ÖRNEĞİ 
 
4.      BÖLÜM : KADIN GİRİŞİMCİLERDE İŞ YAŞAM DENGESİ 
 
 
5.      BÖLÜM : ÇALIŞANLARIN OLUMSUZ DUYGUYU İFADE EDEBİLME 
YETENEĞİNİN FİRMANIN FİNANSAL PERFORMANSINA ETKİSİ: KADIN LİDERLERİN MODERATÖR ROLÜ 
 
6.      BÖLÜM : KADIN GİRİŞİMCİLERİN FİNANSAL OKURYAZARLIK HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ 
 
 
7.      BÖLÜM : ÇALIŞAN KADINLARIN ONLİNE ALIŞVERİŞ DAVRANIŞLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME 
 
8.      BÖLÜM : İTEN VE ÇEKEN FAKTÖRLER BAĞLAMINDA KADIN GİRİŞİMCİLİK 
 
 
9.      BÖLÜM : YÖNETİM KURULUNDAKİ KADINLAR VE FİNANSAL PERFORMANS 
 
10.  BÖLÜM : PROFESYONEL KOÇLUK EĞİTİMİNE KATILAN KADINLARIN GİRİŞİMCİLİKLE İLGİLİ TUTUMU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8d7c0a7-d95e-4e57-9a72-7068d5461e0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Standartlarına Göre Şerefiye Değer Değişimi Üzerinde Etki Gücüne Sahip Faktörlerin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM : TMS 36 VARLIKLARDA DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ STANDARDI 
 
İKİNCİ BÖLÜM : ŞEREFİYE 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : ŞEREFİYE DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ İLE İLGİLİ LİTERATÜR TARAMASI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : ŞEREFİYE DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜNÜN BİST 100 ENDEKSİNDE TEST EDİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b718828-ce2d-4b91-bd5d-4e5d88145152.jpg</image:loc>
            <image:title>Metin Madenciliği Kelime Muhasebesi ve Denetimi</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM : METİN VE VERİ MADENCİLİĞİNİN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM : MUHASEBEDE METİN MADENCİLİĞİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : BAĞIMSIZ DENETİMDE METİN MADENCİLİĞİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : MUHASEBE VE DENETİMDE METİN ÇALIŞMALARI 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM : VERGİSEL METİN MADENCİLİĞİ 
 
ALTINCI BÖLÜM : DENETİM METİN MADENCİLİĞİ UYGULAMASI 
 
YEDİNCİ BÖLÜM : DENETİM VE MUHASEBE KELİME ÇANTASI ÖNERİLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd35afde-98b2-4f41-b719-50b30d460481.jpg</image:loc>
            <image:title>Baştan Sona Yönetişim</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM: AFET YÖNETİŞİMİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM: AĞ YÖNETİŞİMİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: DİJİTAL YÖNETİŞİMİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: GÖÇ YÖNETİŞİMİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM: GÜVENLİK YÖNETİŞİMİ 
 
ALTINCI BÖLÜM: İYİ YÖNETİŞİM 
 
YEDİNCİ BÖLÜM: KAMU DEĞERİ YÖNETİŞİMİ 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM: KAMU YÖNETİŞİMİ 
DOKUZUNCU BÖLÜM: KENTSEL YÖNETİŞİM 
 
ONUNCU BÖLÜM: KRİZ YÖNETİŞİMİ 
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM: KURUMSAL YÖNETİŞİM 
 
ONİKİNCİ BÖLÜM: KÜRESEL ÇEVRE YÖNETİŞİMİ 
 
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM: KÜRESEL YÖNETİŞİM 
 
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM: RİSK YÖNETİŞİMİ 
 
ONBEŞİNCİ BÖLÜM: SAĞLIK YÖNETİŞİMİ 
 
ONALTINCI BÖLÜM: SPOR YÖNETİŞİMİ 
 
ONYEDİNCİ BÖLÜM: STRATEJİK YÖNETİŞİM 
 
ONSEKİZİNCİ BÖLÜM: SU YÖNETİŞİMİ 
 
ONDOKUZUNCU BÖLÜM: YENİ KAMU YÖNETİŞİMİ YİRMİNCİ BÖLÜM: YEREL VE BÖLGESEL YÖNETİŞİM 
 
YİRMİNCİ BÖLÜM: YEREL VE BÖLGESEL YÖNETİŞİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96405</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cac9aad7-c8b8-45cb-baa4-b23757d3a1bc.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Kaynakları Yönetiminde Yeni Yönelimler</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM: PERSONEL YÖNETİMİNDEN İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNE GEÇİŞ 
 
İKİNCİ BÖLÜM: ADALET, LİYAKAT VE RASYONEL İNSAN KAYNAKLARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: BÜYÜK VERİ VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: DİJİTALLEŞME VE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM: ENDÜSTRİ 4.0, TOPLUM 5.0 VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
ALTINCI BÖLÜM: FARKLILIKLARIN YÖNETİMİ VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
YEDİNCİ BÖLÜM: KARİYER YÖNETİMİ VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
SEKİZİNCİ BÖLÜM: KIYASLAMA, GÜÇLENDİRME VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
DOKUZUNCU BÖLÜM: KÜRESEL İNSAN KAYNAKLARI 
 
ONUNCU BÖLÜM: ÖRGÜTSEL BİLGİ YÖNETİMİ, BLOK ZİNCİR VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
ONBİRİNCİ BÖLÜM: STRATEJİK PLANLAMA VE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
 
ONİKİNCİ BÖLÜM: YAPAY ZEKA, DUYGUSAL ZEKA VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM: YENİ LİDERLİK ANLAYIŞI VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM: YENİ ÖRGÜT YAPILARI VE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
 
ONBEŞİNCİ BÖLÜM: YENİLİK YÖNETİMİ VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
ONALTINCI BÖLÜM: YEŞİL YÖNETİM VE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
 
ONYEDİNCİ BÖLÜM: YETENEK YÖNETİMİ VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
ONSEKİZİNCİ BÖLÜM: YÖNETİM SENDROMLARI VE İNSAN KAYNAKLARI 
 
ONDOKUZUNCU BÖLÜM: Z KUŞAĞI ETKİSİ VE İNSAN KAYNAKLARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1575344-f189-49b2-9d8a-d80786fc31d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küreselleşme</image:title>
            <image:caption>1.      Küreselleşme ve Çok Uluslu Şirketler 
2.      Küreselleşme ve Refah Devleti Krizi 
3.      Küreselleşme ve Mali Sorunlar 
4.      Küreselleşme ve Kamu Harcamaları- Eğitim, Sağlık ve Çevre Koruma Harcamaları Üzerine Bir Değerlendirme 
5.      Küreselleşme ve Kamu Yönetimi 
6.      Küreselleşme ve Kültür 
7.      Küreselleşme ve Kentsel Mekân 
8.      Küreselleşme ve Yerel Katılım 
9.      Küreselleşme ve Ekolojik Kriz Yönetimi 
10.  Küreselleşme ve Uluslararası Hukuk 
11.  Küreselleşme ve Demokrasi 
12.  Küreselleşme ve Sendikal Hareketler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ad5e4be-069d-42bd-8e66-48a5a5380b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyemeyenler</image:title>
            <image:caption>Bu bir “kişisel gelişememe” kitabı. 
 
Melis Danişmend, bizi tanıdık bir hikâyeye kaçırıyor Büyüyemeyenler’de. Aşkta şansının baş aşağı gittiğini görenler, ailesiyle çatışırken artık barışma vaktinin geldiğini fark edenler, “kariyer seçimi”ni gözden geçirenler, yani kendi iç dünyasına dönerek hesaplaşmaya cesaret eden, ama bunu gülerek, kendiyle dalga geçerek, etrafını da zekice iğneleyerek yapabilenlerin kitabı bu. 
 
Boşandıktan sonra evini kapatıp bu kez bir yetişkin olarak ailesinin yanına dönmek zorunda kalan, plazalar dünyası yerine müzik ve basın sektöründe inişli çıkışlı bir mücadele veren Melis Danişmend’in hikâyesi, pandemi sonrasında belki de birçoğumuza her zamankinden daha yakın gelecek. Ama Büyüyemeyenler bundan da fazlası... 
 
“Kaybedenlerin, tekrar tekrar kaybetme seçimine/kaderine tutulanların, şanssız hissedenlerin, kafası hep doluların, her zaman soru soranların, bir sesin peşinden giden ama onun hangi yönden geldiğini ve ne söylendiğini tam olarak bilmediği halde yürümeye devam edenlerin... Ama en çok da, asla hiçbir şekilde büyüyemeyenlerin, bunu istemeyenlerin öyküsü. 
 
Çünkü bazen kaybetmek de normal. Kaybetmek de çok sıradan. Hatta kaybetmek güzel. 
 
Eğer öyleyse, merhaba. 
  Sen de bir ‘büyüyemeyen’sin...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80cc192e-f571-4c55-a000-ddf2a01503ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizin Uzun Taçyaprağı</image:title>
            <image:caption>Benim hayatım bir dizi deniz yolculuğuyla geçti, bu dünyada oradan oraya dolaştım. Derin köklerim olduğunu bilmeden hep bir yabancı oldum… Ruhum da denizlerde yolculuk etti. Ama bunların üzerine düşünüp taşınmanın yararı yok gibi geliyor bana; bunu çok önce yapmalıydım. 
 
İspanya İçsavaşı sırasında genç doktor Víctor Dalmau ile piyanist Roser Bruguera, Barselona’dan kaçarak Şili’nin yolunu tutarlar. Avrupa savaşların pençesinde kıvranırken Víctor ile Roser ülkelerinde bir türlü kavuşamadıkları huzur ve barışı şair Pablo Neruda’nın “uzun taçyaprağı” diye tanımladığı Şili’de bulurlar. Ta ki 1973’te Salvador Allende’yi deviren askerî darbeye kadar… 
 
Denizin Uzun Taçyaprağı’nda Isabel Allende 20. yüzyılda Avrupa ve Latin Amerika’yı şekillendiren tarihî olayların insani yansımalarını unutulmaz karakterler üzerinden aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/546aa584-a271-41f9-a0ea-3f08f6ae1e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fragmanlar</image:title>
            <image:caption>Ksenophanes şair ve filozof kimliğiyle 21. yüzyılın insanını sadece evrenin ve insanın varoluşunu düşünmeye ve sorgulamaya değil, aynı zamanda bizzat toplumun içinde yanlış bildiğimizi yüksek sesle eleştirmeye de çağırıyor. Hiç kuşku yok ki bu, bugünün yanlış inanç ve âdetlerinden sıyrılacak olan yarınki kuşaklarda da yankı bulacak bir çağrıdır. 
 
Bu çalışma MÖ 6. yüzyılda yaşayan Ksenophanes’in hayatı ve düşünceleriyle ilgili antik literatürdeki en eski kaynaklar olan fragmanlarının Eski Yunanca ve Latinceden yapılmış çevirisini ve analizini içermektedir. Bu fragmanlar, eserleri günümüze ulaşmayan Ksenophanes’i anlamanın en güvenilir araçlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/648fafd9-5a04-454e-a3da-86e00442ddc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Çığlık</image:title>
            <image:caption>İnkâr ve kaçışın, kefaret ve deliliğe uzanan hikâyesi… 
 
Çocuğunu bakımevine teslim etmek zorunda kalan Mitsu ile ABD’deki hayatından kaçan kardeşi Takaşi, Tokyo’da buluşup çocukluklarını geçirdikleri köye dönerler. Hem bir süreliğine şehir hayatının etkisinden kurtulma hem de aile evlerini satma niyetindedirler. Ancak bu süreçte kendilerini aile geçmişleriyle yüzleşirken bulur ve yıllar içinde birbirlerine ne denli yabancılaştıklarını anlarlar. 
 
 Oe’nin bu başyapıtı insanlık durumunu, aile psikolojisi ve kardeş rekabetini şiirsel bir dille derinlemesine inceliyor. Yaşam ile mitin bir araya geldiği huzursuz edici bir evren yaratıyor. 
 
“Oe tam bir Japon olsa da umut ve umutsuzluk konusunu ele alışında Dostoyevski’den bir şeyler var sanki.” 
 
Henry Miller 
 
“Savaş sonrası Japon edebiyatında yeni bir zirve.” 
 
Yukio Mişima</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4433dc03-88c3-43e7-8cfc-88a73e373c47.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sonrası Pazarlama Stratejileri</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: Pandemi Sonrası Dönemde Firmaların Değişen Marka İletişimi Uygulamaları 
 
BÖLÜM 2: Pandemi Sonrası Dönemde Pazarlama İletişimi 
 
BÖLÜM 3: Pandemi Sonrası Dönemde Firmaların Duygusal Pazarlama Uygulamaları 
 
BÖLÜM 4: Pandemi Sonrası Dönemde Değişen Reklamlar 
 
BÖLÜM 5: Pandemi Sonrası Dönemde Etkinlik Pazarlaması 
 
BÖLÜM 6: Pandemi Sonrası Dönemde Otellerin Pazarlama Yenilik Stratejileri 
 
BÖLÜM 7: Pandemi Sonrası Dönemde Turizm Sektöründe Uygulamalar 
 
BÖLÜM 8: Pandemi Sonrası Dönemde Dünyada ve Türkiye’de ETicaretin Dönüşümü 
 
BÖLÜM 9: Pandemiyle Değişen E-Ticaret Eğilimleri: Google Arama Hacmi Verilerine Dayalı Bir Araştırma 
 
BÖLÜM 10: Covıd-19 Salgınına Yönelik Algıların Tespiti: Salgın Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlara Sosyal Pazarlama Bağlamında Çözüm 
 
BÖLÜM 11: Pandemi Sonrası Dönemde Yapay Zeka</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a720c2c8-cd32-4b29-aa19-6687e89eca36.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Sonrası Tüketim Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: PANDEMİ SONRASI TÜKETİCİLERİN TEKNOLOJİ KULLANIMI 
 
BÖLÜM 2: PANDEMİ SONRASI ONLINE MARKET ALIŞVERİŞİNE YÖNELİK DEĞİŞİMLER 
 
BÖLÜM 3: TÜKETİCİLERİN UZAKTAN ALINAN HİZMETLERE BAKIŞI: EĞİTİM SEKTÖRÜNE YÖNELİK DEĞERLENDİRME 
 
BÖLÜM 4: PANDEMİ SONRASI DÖNEMDE TÜKETİCİLERİN DEĞİŞEN YAŞAM TARZLARI 
 
BÖLÜM 5: PANDEMİ SONRASI DÖNEMDE TÜKETİCİLERİN SAĞLIK DAVRANIŞLARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER 
 
BÖLÜM 6: TÜKETİCİLERİN PANDEMİ SONRASI GİYİM ALIŞVERİŞİ TERCİHLER 
 
BÖLÜM 7: PANDEMİ SONRASI DÖNEMDE TÜKETİCİLERİN ULAŞTIRMA SİSTEMİ TERCİHLERİ 
 
BÖLÜM 8: TÜKETİCİLERİN PANDEMİ SONRASI BESLENME ALIŞKANLIKLARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER 
 
BÖLÜM 9: TÜKETİCİLERİN PANDEMİ SONRASI SOSYAL MEDYA PAZARLAMASINDAN BEKLENTİLERİ 
 
BÖLÜM 10: PANDEMİ SONRASI DÖNEMDE TÜKETİCİLERİN SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI 
 
BÖLÜM 11: MOBİL MARKET UYGULAMALARINDA MÜŞTERİ TATMİNİNE ETKİ EDEN FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/232da188-fc7f-466a-a01d-74e0ccde88e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Politika Ekseninde Yoksulluk Güncel Sorunlar ve Tartışmalar</image:title>
            <image:caption>·         Avrupa Refah Rejimlerinde Çalışan Yoksulluğu: Birleşik Krallık, Almanya, İspanya ve İsveç Örnekleri 
·         Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma İlişkisi Üzerine Nitel Bir Çalışma 
·         Türkiye’de Eğitim ve Yoksulluk İlişkisi 
·         Kent Yoksulluğu Olgusunun Türkiye Üzerindeki İzdüşümü 
·         Yoksulluk-Evsizlik İlişkisi ve Türkiye’de Evsizlere Yönelik Sosyal Politikalar Üzerine Bir Değerlendirme 
·         Dijital Bölünme ve Dijital Yoksulluk 
·         Kayıtdışı Ekonomi-İstihdam İlişkisi ve Yoksulluk 
·         Yoksulluk ve Hukuk: Türk İş Hukuku’nda Kadınlar 
·         Çocuk Yoksulluğu ve Covid-19 Salgınının Etkileri 
·         Yaşlı Yoksulluğu ve Yansımaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0bda86c-9750-41b8-8dc1-81c9520c96a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Scarlet ve Ivy 6 -Son Sır</image:title>
            <image:caption>Son Sır Scarlet and Ivy serisinin altıncı ve son kitabı. Scarlet ve Ivy tatilden sonra okula döndüklerinde okulun tehlikede olduğunu çabucak anlarlar. İkizlerin hayatta kalma şansları varsa, geçmiş ve şimdiki düşmanlarıyla yüzleşmeleri gerekecek. Rookwood’daki son sır, onu alt eden sır olabilir mi? Yoksa Scarlet ve Ivy onu kurtarmak için ipuçlarının ve kırmızı ringaların izlerini zamanında çözebilecekler mi? Scarlet ve Ivy serisininheyecan verici finalini okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96415</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4754a71c-24cd-4add-ad2a-5153bc12598b.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Evlenmesi</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatında birçok ilke imza atan Şinasi’nin Türk tiyatrosunun “ilk basılı” metni olarak ayrı bir yere sahip tek perdelik oyunu Şair Evlenmesi, şair Müştak Bey’in evlenmesi sırasında yaşananları anlatır. Şinasi, Fransa’da tanık olduğu “çağdaş” tiyatro eserlerinin bir benzerini kaleme alıp önemli bir sıçramaya kapı açarken, aydın kimliğinin de etkisiyle, görücü usulüyle evlilik geleneği ve her yere sirayet etmiş rüşvet sorunu gibi dönemin sosyal yaşantısında yer bulan toplumsal konulara dair önemli eleştirilerde bulunur. İbrahim Necmi Dilmen’in Şair Evlenmesi hakkında bir yazısının eşlik ettiği eski harfli özgün metniyle birlikte hazırladığımız eser, dile getirdiği konular itibariyle bugün dahi karşılığı olan klasiklerimizden… 
“Şinasi’nin şu küçük mudhikeciğinde zati olan ehemmiyetten daha büyük bir izafi bir kıymet vardır. Bu mini mini esercik, Hayri Paşayı Tartüf tercümesine Ahmet Vefik Paşa’yı ‘Molyer’ tercüme ve adaptelerine, hatta Namık Kemal’i ve ahlafını tiyatro nev’ini edebi mekteplerinin en mühim unsuru makamında tutmaya
sevk eden ilk ilham vasıtası olmuştur.” 
İbrahim Necmi Dilmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0aecd06-efd4-40c4-8001-f5fd397bac03.jpg</image:loc>
            <image:title>8. Cadde</image:title>
            <image:caption>Selçuk Özyurt 8.Cadde romanında bilinçakımı tekniğinin imkanlarıyla okuyucusunu yakalıyor. 8.Cadde’de mektup, günlük ve anlatı teknikleri iç içe uygulanıyor… Roman kahramanı Arda, mektup tarzıyla geleceğe hatıralar bırakıyor. 

Arda uyuşturucu mafyası tarafından vurularak hastaneye düşüyor. Arda’nın hastane süreciyle eşi Deniz günlük tutmaya başlıyor.

Çoğumuzun akşam haberlerinde sadece haber olarak dinlediği bir olayın öteki yüzü aşk, kavuşma, suikast, hastalık, ölüm, doğum ve yaşama tutunma süreçleriyle karşımıza çıkıyor…

Selçuk Özyurt okurları 8.Cadde romanında, insanı en yalın haliyle bir kez daha tanıma imkanı buluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d443b25b-9121-4fee-a1f9-9a245fbbe4cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüseyin Rahmi Gürpınar</image:title>
            <image:caption>Ayrıntılı hayat ve edebiyat serüvenini yazmaya koyulduğum Hüseyin Rahmi Bey, ‘Gürpınar’ soyadını bilinçli olarak almıştır… 
 
Çünkü o sahiden edebiyat ve bilhassa roman vadisinde gür bir pınar gibi akıp durmuş, hatta bazen de çağlayan gibi coşup taşmıştır. 

Buyurun edebiyatımızın gür pınarı Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı birlikte tanıyalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f0f2712-96cf-4959-9608-452f5fb027c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunan İç Savaşı&apos;nda Batı Trakya Türk Azınlığı</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Batı Trakya Türk Azınlığının (1946-1949) yılları arasında Yunanistan&apos;da yaşadığı iç savaşı ele almaktadır. 
 
Karanlık bir döneme ışık tutan bu kitabın hazırlanması, uzun bir araştırma gerektirmiştir. 
 
Daha önce de pek çok çalışmalarını okuduğumuz değerli yazarlar Rahmi Ali ve Tevfik Hüseyinoğlu’na böyle bir eser kazandırdıkları için teşekkür borçluyuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6790ea0e-cbe0-4a85-957f-14d53d908f7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşağİstanbul</image:title>
            <image:caption>Bir “başka” İstanbul macerası! Genç yazar Melis Sena Yılmaz, ilk çocuk romanında okurunu, gerçeküstü bir başka İstanbul’a davet ediyor. Galata semtinden ulaşılan Aşağİstanbul’un gizemli sokaklarında unutulmayacak bir yolculuğa çıkarıyor. Babasının izini süren, bilinmezi kovalayan bir çocuğun gözünden, duru bir dille akan roman, sürpriz karakterlerle ve şaşırtıcı mekânlarla renkleniyor. Çocukluğun sınırsız hayal gücüne övgü niteliğindeki fantastik macera, “Başka bir İstanbul olsaydı, nasıl olurdu?” sorusunu düşündürüyor. Sahip çıkmamız ve yaşatmamız gereken farklılıkların değerini duyumsatıyor. Zeynep’in dedektif olan babası ansızın ortadan kaybolmuştur. Onun izini süren Zeynep, kaygısız babaannesiyle birlikte gizemli başka bir İstanbul’un, Aşağİstanbul’un sıradışı sokaklarında bulur kendini. Tuhaf martıları, Galata boynuzlu atları, vahşi lambaları ve satirleriyle tekin görünmeyen bu esrarengiz dünyada arkadaşlar edinmeyi başarır. Ancak, kötüler bu dünyanın sırlarını ele vermek için büyük plan yapmışken Zeynep; Orkun, Noel Baba ve Süslü’nün yardımlarıyla babasını bulabilecek, Aşağİstanbul’u ve sakinlerini kurtarabilecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96420</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37613915-bdfa-4f3f-85d7-e005d174cc07.jpg</image:loc>
            <image:title>Batıdaki Doğu</image:title>
            <image:caption>Batıdaki Doğu, Batının Avrupadışı uygarlıklara dair önyargılı görüşlerini irdeliyor. Jack Goody Batı rasyonalitesi kavramı ve ticari faaliyetlerdeki farklılıklar da dahil olmak üzere Avrupa temelli varsayımlara meydan okuyor. Goody eserinde Doğudaki aile kavramı gibi bölgenin gelişimini engellediği düşünülen unsurların ne denli abartıldığını ve hem Doğu hem de Batı tarih ve toplumlarının yanlış değerlendirilmesine nasıl katkıda bulunduğunu gözler önüne seriyor. Bu geniş kapsamlı kitap, Batı ile Doğu arasındaki dengeyi yeniden inşa ediyor. 

“Bu kitap, modern Asyalı biliminsanları tarafından takdir edilecek. ... Goody’nin sunumu kısa ama bilgilendirici, kışkırtıcı ve aynı zamanda zarif. Yazar eski bir tartışmaya yenilik getiriyor.” 
–Arun Das Gupta, International History Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96421</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d36b9491-a00c-413e-8506-0d9009345f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Tuzağı</image:title>
            <image:caption>“Birçok insan düşündüğünü sanır; aslında yaptıkları, sadece önyargılarını yeniden düzenlemektir.” 
WILLIAM JAMES 



Yüksek zekâlı insanların sonuca varmadan önce eldeki verileri bizlerden daha donanımlı bir şekilde değerlendirdiğini varsayarız. Muhakeme yeteneklerine güvenir, önyargılardan uzak olduklarını düşünürüz. Ama durum pek de öyle değil. 
• 
Çok zeki insanlar çok mantıksız kararlar alabiliyor. Nobelli bir fizikçi Arjantin sınırından iki kilo eroin geçirmek üzere kandırılabiliyor, Sherlock gibi bir zihni yaratan Arthur Conan Doyle iki ergen tarafından oyuna getirilebiliyor. Bilgi ve uzmanlık, insanları önyargılarına hapsederek yanlış düşüncelerin kök salmasına neden olabiliyor. David Robson’ın sözünü ettiği “Zekâ Tuzağı” tam da bu. Thomas Edison’dan NASA’ya, Nokia’dan İngiltere milli futbol takımına kadar zekâsına güvendiğimiz pek çok isim ve kurum bu tuzağa düşmüş, düşmeye de devam ediyor. 
Peki bu kadar zeki olduğunu düşündüğümüz insanlar böyle yanlışlara düşebiliyorsa bizim de düşmemiz kaçınılmaz değil mi? Pek değil. David Robson, zekâ ve deneyim konusunda yakın dönemlerde ortaya atılmış stratejik cehalet, meta-unutkanlık ya da işlevsel aptallık gibi yaklaşımlardan yola çıkarak, bir yandan zekâsına çok güvendiğimiz insanların nasıl ve neden mantıksız kararlar alabildiklerini irdeliyor, bir yandan da bizlere de benzer tuzaklardan kaçınmak için basit ve uygulanabilir yöntemler sunuyor. İster zekilerden olun ister biz diğer fanilerden, soru bombardımanının kesilmediği bu karmaşık yüzyılda, Zekâ Tuzağı bilişsel potansiyelinizi tümüyle kullanabilmeniz ve daha doğru kararlar alabilmeniz için yepyeni bir alet çantası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b9820a-abe7-4ff8-8c5a-c4d420357179.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Tüketmek</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar tarih; çivi yazılı tabletlerde, el yazmalarında, mezar taşlarında veya sikkelerde var oldu. Şimdilerde müzeler, sosyal mecralar, bilgisayar oyunları ve TV dizileri tarihsel imge ve nesnelerde dolu. 
 
Nasıl oldu da bütün bir geçmişin hikâyesi olan tarih; bu denli yaygın, harcanabilir ve erişilebilir hâle büründü?  Jerome de Groot, popüler çağda tarihin tüketim unsuru olarak seyrini bütün detaylarıyla inceliyor. 
 
Tarihi Tüketmek, geleneksel tarih yazımından farklı biçimde kaleme alınmış bir tarih anlatısı. Yazar, tarihi anlamlandırmaya çalışırken teknolojik gelişmeleri, çağdaş kültür varlıklarını ve toplum davranışlarını dikkate alıyor. Onun çalışması, gelecekteki tarih çalışmalarına emsal olacak türden. 
 
Bu kitabı bitirdikten sonra aklınızdaki sorulara yanıt bulamayabilirsiniz. Fakat mutlaka konu üzerine düşünecek, daha çok merak edecek ve okumaya devam etmeyi isteyeceksiniz. 
 
&quot;Bugün Birleşik Krallık&apos;ta tarih ve popüler kültür arasındaki ilişkiyi ciddi bir şekilde ele alan, bunu ilgi çekici, düşünceli ve erişilebilir bir şekilde yapan tek kitap...&quot; 
 
Catherine Fletcher, Sheffield Üniversitesi, Birleşik Krallık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8afc4965-94dc-43c9-93c2-0a0d2f1f37a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Uzay Masalı</image:title>
            <image:caption>Mars’ta yaşayan Maylo, Dünya’ya doğru bir keşif yolculuğuna çıkar. Orada kendisi gibi uzaya merak duyan bir çocuk olan Alya ile karşılaşır. Derken birlikte rengârenk gezegenler ve ışıl ışıl Güneş’le tanışıp sohbet edebilecekleri bir uzay yolculuğu yapmaya karar verirler. Evren tüm misafirperverliğiyle onları ağırlayacaktır. 
*** 
Bu heyecan verici evrendeki yerimizi anlamamız için uzaklarda bir yerlerde, milyarlarca dünya keşfedilmeyi bekliyor. Uzaydaki tüm komşularımıza Dünya gezegenindeki çocuklardan selamlar! Bir gün buluşmak dileğiyle… 

KİTAPTAN 
Bir varmış, bir yokmuş… Tüm gezegenlerin etrafında döndüğü, ateşten bir topa benzeyen kocaman bir yıldız varmış. Güneş’miş adı. Bu gezegenlerin içinde, evimiz dediğimiz bir de Dünya varmış. Dünya ve onun yedi muhteşem arkadaşı! 
İşte Alya, Dünya’da yaşayan çok meraklı bir çocukmuş. Araştırmak, öğrenmek en büyük tutkusuymuş. En sevdiği kitaplar, içinde uzay olanlarmış. Eeee, konu uzay olunca cevabını bekleyen onlarca soru varmış. 
— Nasıl bu kadar güzel, böyle parlaksınız? 
— Hey, oradaki çocuklar! Benimle saklambaç oynar mısınız? 
Uzaydaki tek çocuk Alya değilmiş tabii. Sevimli mi sevimli Maylo varmış bir de. Dünya’nın komşusu, kızıl gezegen Mars’ın meraklı çocuğuymuş o. 

*** 

Önce muhteşem yıldız Güneş’ten başlamak istemiş Maylo. 
— Selam Güneş! 
— Selam çocuklar! 
— Haydi, anlat bize, bu kocaman sisteme adını verdin, niye? 
— Güneş Sistemi’ndeki en büyük yıldızım ben 
    Kapkaranlık uzayda bir ışık topuyum ben 
    Hep doğudan doğar, hep batıdan batarım 
   Gündüzleri geceyi, mevsimleri ben yaparım 
— Teşekkürler Güneş! İyi ki varsın. O sımsıcak gülüşünle yazı getir, Dünyamız hemen ısınsın. 

*** 

— Sonraki dört gezegen hep gazlardan oluşur. Üzerinde yürünecek hiç kara parçası yoktur, demiş Maylo. 
 — Merhaba çocuklar! 
— Merhaba Jüpiter! 
— Haydi, bize anlatsana. Seni tanımak isteyen meraklı biri var burada. 
— Güneş Sistemi’ndeki en büyük gezegenim 
     İçime üç tane Dünya alabilirim 
     Beyaz, turuncu, kahverengi bantlarımla 
     Üç renkli bir örüntü gibiyim 
— Hoşça kalın çocuklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5832e963-0a66-44c1-89f3-d5f90e99bdb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ayna Dört Kadın</image:title>
            <image:caption>Dünyadan uzakta olmak ve yine de onun sokaklarında yürümektir yalnız olmak. Kaynak sularıyla eriyen karlarla dolu, gürültülü bir derenin yanında, patikada yalnız başına yürümek, o yalnız ağacın güzelliğinde yalnız olduğunun farkında olmaktır. İnsanın sokaktaki yalnızlığı hayatın acısıdır; yalnız, uzakta, dokunulmamış ve savunmasız değildir. Hayal kırıklıkları acılarıyla ifade edilmemiş yalnızlık, sokaklarda yürüyen o adamdır, o kadındır, o çocuktur. Hüzün, o yalnızlığın hareketidir. 
 
İnsanlar aynaya baktıklarında camın arkasında kendi görüntülerini görürler. Bu görüntü, parlak yüzeyle karşılaşan ve geri sıçrayan veya yansıyan ışınları yansıtır. Peki ya aynada gördüğümüz biz değilsek! 
 
Murathan Mungan’ın da dediği gibi; 
Aynana baktım. 
Kenarında resminin durduğu. 
Senin yüzünü kendi yüzüme yakıştırdım. 
 
Edebiyatta yalnızlık öyküleri, hem bir toplumun hem de bu toplumun eleştirisinin bir fotoğrafıdır. Ötekilerin resmini kendi yüzüne yapıştıran dört kadın; yalnızlığı, çıkmazı, hezeyanları “öteki” nin görüntüsünde, on iki farklı öykü ile bizlere yansıttılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c7550ec-f08f-4e80-be0d-6e7d8ae7310d.jpg</image:loc>
            <image:title>O Gemi Gelene Kadar Ben Uçmayı Öğrendim</image:title>
            <image:caption>“Zaman, sıradan olmayan insanlar için ıstıraptır.” 
 
İnsan gülü koparırken çiçeğin çektiği acıyı değil, dikenin verdiği sızıyı düşünür. Önce yaralar bırakıp sonra deliliği eleştirmek, bencil insanın lanetidir.  
 
Seyahatimiz bilinmeyenedir; toplumun dışına ve  
özgürlüğe aşina kıyılaradır. Vakit, bizi yoran, endişe veren, anlayamadığımız ve anlatamadığımız ama yine de takılıp kaldığımız tüm kafeslerden kaçmanın vaktidir.  
 
Cancağızım, 
Hadi elini kitaba uzat, gidiyoruz. 
 
“Her cümlesi ayrı bir kitap... Bu kitap can yoldaşınız olabilir.” 
Özgür Bacaksız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96426</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b782b4b-b1bd-4c27-b0e7-a1c7e4cb831f.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Ki</image:title>
            <image:caption>“İstedim ki o çok sevdiğim gönlünün, her gün saygı, sevgi ve şükürle izlediğim göründüğü gibi olan güzelliği yaşamına ilk elden tanıklık edenlerin anılarında kalmasın… Paylaşılsın ve ilham olsun… Yarama merhem olsun… Sevgi ölümü yensin…”
Yıldız Hacıevliyagil Cüceloğlu 
 
Zamanın ruhu “Kendini mümkün olduğu kadar parlat,” derken Doğan Cüceloğlu kendini hedef tahtasının tam ortasına yerleştirme cesareti gösterdi. “İyi insanlar da kötü şeyler yapabilirler”di. Yaşadığı acı veren deneyimler onu niyetinin saflığına ulaştırdı ve niyetinin saflığına ulaşmış bir insan olarak gönlünün muradını belirledi; “Hedefim, bu ülkede doğan her bir çocuğun çocukluğunu doya doya yaşamasına ve olabileceği en iyi insan olmasına yardımcı olmak.” 
Bu murada hizmet için ülkesini bir ucundan öbür ucuna kadar dolaştı, farkına vardıklarını paylaştı. Zamanın sonlu olduğunun her an bilincinde olarak yazabildiği kadar yazdı. Şikâyet etmeyi değil; anlamaya çalışmayı ve emek vermeyi seçti. Bir çocuk kadar meraklı, neşeli ve niyetinin saflığı içinde… Bir bilim insanının sorumluluk bilinciyle… Sevgi ve umutla… Yalnız “göz önündeyken” değil, her an…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c2a3a0e-0371-4f63-ba5e-66880e867b80.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Öğrenci Fıkraları</image:title>
            <image:caption>Öğrenciler ve çocuklar için En Güzel ÖĞRENCİ FIKRALARI bu kitapta toplanmıştır. Okulda, evde ve tatilde birbirinden güzel bu fıkraları severek okuyacaksınız.
Sizin için kitaptan bir fıkra seçtik:
YENİ ÖĞRENCİ
Öğretmen, ilkokula yeni gelen Metin’e:
“Alfabeyi biliyor musun yavrum” diye sordu.
“Evet, biliyorum.”
“Peki öyleyse, ‘A’ harfinden sonra hangi harf gelir?”
“Bütün harfler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96428</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb7c474a-1d78-4f3b-8d81-8af1b666ea4a.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Bilmeceler</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için En Güzel BİLMECELER bu kitapta toplandı. Her bir bilmece, çocuklar arasında zihinsel bir oyun şeklinde güzel vakit geçirmelerine yardımcı olacaktır.
Sizin için birkaç bilmece seçtik:
- İki delikten bakar, dünya içine akar. (Gözler)
- On ay yatar, iki ay kalkar. Feneri yakar, etrafa bakar. (Ateşböceği)
- Teneke içinde beyaz kız. (Peynir)
- Sarıdır ayva gibi, suludur elma gibi. (Limon)
- Şekere benzer tadı yok. Gökte uçar kanadı yok. (Kar)
- Cansızdır kaçar, havada uçar. (Uçak)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76a5a16e-096e-43d4-a3af-d92f53088311.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilişsel Psikoloji</image:title>
            <image:caption>İlk cümleyi okumaya başladığınız andan itibaren pek çok farklı bilişsel sürecin içine girmiş olacaksınız. Herhangi bir ekstra çaba harcamadan, dikkatiniz başka yönlere, örneğin, açlığınıza ya da yarınki sınavınıza yönelse de ilk cümlenin anlamını kavramaya başladınız. Bilişsel süreçlerin bu kadar kolaylıkla devreye girmesi, sizi işin karmaşıklığı konusunda aldatmasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96430</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f07fbb-cacc-45fb-977f-064be3f1f015.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişiler Arası İletişim</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okuyacak olan sizlerin çoğu iletişimle ilgili herhangi bir ders görmemiş olabilir. Ancak hepiniz, yaşının kadar iletişim deneyimine sahipsiniz. Usta ve etik birer iletişimci olmak için, bu deneyimler iyi bir temel olabilir. Bu temel üzerine kurulacak iletişim yeterliği, kesinlikle ilişkilerinizi daha sağlıklı, yaşamınızı daha zengin ve anlamlı kılacaktır. 
Çünkü yaşamak iletişimde bulunmaktır. 
İletişim alanında yazılmış kitapların bir benzerini yazmak; gereksiz olmasa da alana fazlaca katkısının olmayacağı açıktır. Buna karşılık kişilerarası iletişim sürecinin psikolojik boyutunu öne çıkaracak bir kitabın daha yararlı olacağı kuşkusuzdur. 
Çünkü bu kitap, etkileşimde bulunan bireylerin neden öyle düşündüğü, hissettiği ya da davrandığı; o davranışları biçimlendiren içsel faktörlerle ilişkilendirerek açıklamaya çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96431</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/260d6fb1-52e8-4660-bc39-2944ceebad21.jpg</image:loc>
            <image:title>Karpatlar Şatosu</image:title>
            <image:caption>Transilvanya bölgesinde yaşayan bazı köylüler, doğaüstü varlıklar tarafından kuşatıldığı düşünülen ve bu sebepten uzak durulan şatonun gizemini çözmeye gönüllü olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96432</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/056c5c11-55d8-4646-80db-be8374d806b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Cesur kaşif Doktor Samuel Fergusson, Afrika´yı balonla geçebileceğini düşünüyordu. Bu inanılması güç bir olaydı ama Fergusson´a göre imkansız da değildi.
Jules Verne´in ilk romanı olan bu eser, ilk kez 1863 yılında yayınlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96433</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a32043-90b4-4811-8e60-d5a9e2da922d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten Günümüze Alevilik ve Kızılbaşlık</image:title>
            <image:caption>Aleviliği anlamak ve tanımlamak, Alevi tarihini doğru kavramaktan ve bugüne kadar yapılan yanlışlardan arındırmakla mümkündür. Alevilik üzerine yapılan bu çalışma, klasik çalışmalardan çok uzak ve farklı bir tarzda Aleviliği ele alarak tarih içinde yerli yerine koymuş, Aleviliğin gerçeklerinin görülmesine olanak sağlamıştır. Yazar, içinden geldiği toplumun inançlarını, gerçeklerini sorgulamakla kalmıyor; kimi yanlış kanılara, bilinmeyenlere de doğru ve sağlıklı yanıtlar arıyor. Zerdüşt inancından günümüze, Alevilerin muhalifliğine, ilericiliğine, laikliğine, köylü isyanlarından, Baba İshak`a; dedelik kurumundan, Bektaşilik, Kızılbaşlık, Alevilik ve Kadın konusuna; Alevilikle ilgili yazılmayanlar, konuşulmayanlar tüm yönleri ile tarihi içinde yerli yerine konarak anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95ec1d21-184f-4bf3-82ac-609dbdc7f564.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürtlere Dair Notlar</image:title>
            <image:caption>Tarihsel bilincin oluşması; tarihsel hafıza, ruhsal yapı ve sosyolojik biçimlenmenin ürünü olsa da olup bitenleri aktaranların da bu bilincin oluşmasında katkıları yok sayılamaz.
Onun için, tarih yazıcıları ve aydınlar öncelikle üzerine konuştuğu ve nesne edindiği kültürlerin yapısını, ´´anlamak´´ zorundadır. Çünkü tarihçi nesnesini tanımadan onu tüketemez. Tarih yazıcısı nesnesini tüketirken de değer yargılarına başvurmadan ve karşılaştırmalar yaparak kültürleri anlamaya çalışmalıdır.
Sayın Mustafa Güneş de kendi çağının aydını olarak üzerine düşenleri, içinde yaşadığı toprakları ve kültürleri anlayıp yazıya dökmeye çalışmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96435</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da3bcc9e-455f-4e4a-b6f2-2638f80f0958.jpg</image:loc>
            <image:title>İşsizliğin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kapitalizmin tarihi işsizliğin tarihidir. Bunun tersi de doğrudur; işsizliğin tarihi aynı zamanda kapitalizmin de tarihidir. 
Bu anlamda her iki tarih özdeştir, birlikte vardır ve birlikte yok olur. Bu, kendiliğinden bir yok olma değildir; kapitalizm ve işsizlik ancak yok edilebilir. Onu yok edecek sınıf, geleceği; sosyalizmi kuracak olan sınıftır, işçi sınıfıdır. 
Bu mücadelede iki kutup var: Bir taraftan burjuvazi ve diğer taraftan da işçi sınıfı. Toplumsal ve ekonomik yaşamda bu iki temel sınıf sürekli karşı karşıyadır. Aralarındaki çelişki antagonisttir; uzlaşmazdır. Her iki sınıf arasındaki mücadele nihayetinde sistem mücadelesidir. 
Bu nedenle işsizliğe karşı mücadele esas itibariyle kapitalizmi yıkma ve sosyalizmi kurma mücadelesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9bc3cd1-7b45-4efd-ba90-c37312d2db51.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Avuç Cennet - Maxmur</image:title>
            <image:caption>Bu dramı yaşamak ve yazmak gerekiyordu. Onların durumunu daha iyi anlamak, hissetmek, onların acısını paylaşmak, acılarını bir nebze de olsa azaltacaktı. 
Yaşamak kolay olmadığı gibi yazmak da kolay değildi. Sevinçler belki paylaşılır ve yazılırdı ama kederi, dramı, ölümü, kıyımı yazmak kolay değildi. Yani acılara ancak yaşarsa anlam verebilirdi insan. Gerçeğe o an yakınsın, sen de o acıyı hissediyorsun, senin de başına gelebilir demekti. Ve gerçek yaşadığın anda sana kendini gösterir ve hissettirirdi. 
Savaşla başlayan Maxmur’un çilesi bugün halen devam ediyor. 21. yüzyılda insanları uzaya taşıyan uygarlık, Maxmur ve onun gibi dünyada var olan binlerce mülteci kampını açlık, yoksulluk ve kimliksizlikle baş başa bırakıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96437</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11316055-ea17-4ce8-a01a-bb8fcdd6d165.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Kapısında Asma Kilit Dersim</image:title>
            <image:caption>Her ağacın bir adı bir öyküsü vardı. Her kaya, her yükselen dağ, akan nehir hikâyesinden aldı. Adı olmayan bir kuş, hikâyesi olmayan bir yılan, çıyan yok. Her çocuğa konan adın bir hikâyesi, her ergen kızın yazılmamış, yazılmayı bekleyen bir sevdası var. Şifalı otların bir hikâyesi var, rengin renk açan çiçeklere yazılmış türküleri var. Çocuk yaşta gelinlerin yaşadığının bir adı var. Yollara düşmüş gidenlere yazılmış, yol öyküleri; o öykülerde hasretin ve hüznün bir adı var. Dağların yeşiline, mor yalnızlığına yazılmış masallar... Dilden dile dolaşan aşk ve sevda türküleri susarsa, susar hayat. Hayat yaşanmış hikâyelerimizle anlamlı, hikâyelerimizle sıcak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96438</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffb6a73f-09bd-415a-ab67-cec9cc25071c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Anarşistir</image:title>
            <image:caption>Dün gitmişse, yarın yoksa bize kalan sadece bu günse eğer, arzuladığımız dünyada ister kaplumbağa hızıyla., ister ışık hızıyla değerlerimizi tüketmeden, sadece insana özgü olan aşka tutunarak gönlümüzce yaşamaktır aslolan. 
Hayatta en güzel şeyler yüreğe çarparmış. 
Aşk için çarpacaksa yüreğiniz, acıya, kadere hazır olun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f829e85-99b3-464e-ada8-a63cb05e8dd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile İçi İlişkiler</image:title>
            <image:caption>Çocuklar daha doğar doğmaz, gelişimleri için çok önemli olan ilişki ağlarını oluştururlar. Büyük oranda, ilk yıllarında, korunma ve beslenme için bir ya da daha fazla bakıcıya bağımlı kalırlar. Daha da önemlisi, çocukların duygusal ve bilişsel gelişim süreci, içinde bulundukları ilişki ağlarından oldukça etkilenir. ´´Ağ´´ kelimesi ile de vurgulanmak istendiği üzere, bu ilişkiler aynı zamanda karşılıklı olarak birbirlerini de etkiler. Bu tip etkiler, çocuğun ilişkilerine ve dolayısıyla çocuğun gelişen kişiliğine de yansıyabilir. Kişilik üzerindeki etkiler, yetişkinliğe kadar devam edebileceği için, yaşanan ilk ilişkiler, anne ve babaların ebeveynlik tarzlarını da etkileyebilir. Böylesi bir durum, dolayısıyla gelecek nesillerin kişilik gelişimlerini de etkileyebilir.
Kitabın genel teması, bu konu üzerinedir. Günümüzde, kendi kültürümüzdeki çoğu çocuğun aile tipi bir yapılanma içerisinde büyümekte olduklarını kabul edersek, yaşanan ilişkilerin, aile içerisindeki ilişkileri nasıl etkilediği ve çocuklar adına nasıl sonuçlar ortaya çıktığını sorgulamak istiyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=96440</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d0a800d-e720-47dd-a387-9557bb3abe45.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazım Hikmet ve Pablo Neruda&apos;nın İspanya İç Savaşına Değinmeleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Nazım Hikmet ve Pablo Neruda´nın İspanya İç Savaşına Değinmeleri&quot; adlı bu çalışmaya, esas olarak dünyada Türk Şair olarak anılan Nazım Hikmet´in de en az yakın dostu olan Şilili büyük şair Pablo Neruda kadar, İspanya´da yaşanan modern dünya tarihini tanık olduğu en kanlı iç savaşa, İspanya İç Savaşına ilişkin eserler kaleme aldığını ortaya koymak amacıyla karar verdik.

İspanya İç Savaşı hakkında sayısız araştırma yapılmış, birçok kitap yazılmıştır. Bu araştırmalara Pablo Neruda´nın &quot;Espana en el corazon&quot; adlı eseri ve Neruda´nın İç Savaş esnasında yaptıkları da konu edilmiştir. Ancak Nazım Hikmet´in İspanya İç Savaşı´nı konu olan yaratılarına ilişkin herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmada amacımız bu eksikliği gidermek ve Nazım Hikmet´in de yakın dostu Pablo Neruda kadar İç Savaşa ilişkin yaratılar ortaya koyduğunu belgelendirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>