﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83372</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d28ac6f-9300-44a2-bc73-b714aaf46ccd.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>“…bazen bütün in­san­ları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yü­zü­nü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil... İnsanlardan nefret etmeyi dü­şün­me­dim bile... Sa­dece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Taşıp dö­kü­le­cek ka­dar kendi kendimi doyurduğumu hissediyorum. Ka­fam­da, hiçbir şeyle değişilmesi mümkün olma­yan büyük hayaller, bana her şeyden daha güçlü gö­­­rünen fikirler birbirini kovalıyor... Ama sonra birdenbire etrafımda bana yakın birini arı­yo­rum. Bü­tün bu beynimde geçen şeyleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman ne ka­dar hazin bir hâl al­dığımı hayal edemezsiniz.”

Sabahattin Ali’nin en çok okunan kitapları arasında yer alan “İçimizdeki Şeytan” adlı romanı realist bir eserdir. Ömer ve Macide’nin aşkı çerçevesinde geleneksellikle modernlik o dönemin koşullarında karşılaştırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83373</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2a2e376-8fcb-44c0-a4cc-b6ce4765eddb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Mitolojisinden Masallar - 1</image:title>
            <image:caption>Mitler bir milletin yeryüzünde kendi varlığını idrak edişinin ilk sonuçlarıdır. Bir bakıma bir milletin evren algısı ve o evren içinde kendi varlığının ve değerlerinin ifadesidir mitler. Bu bağlamda Türkler gibi Avrupa’nın yaklaşık iki misli büyüklükte bir alanda yaşayan 300 milyonluk nüfusa sahip bir milletin mitolojisi; Türk Mitolojisi onun sosyal ve kültürel değerlerinin en temel hazinesidir. Mitlerin sosyal ve kültürel yaşamın hemen her saha ve safhasında model oluşturmaları onları millet hayatında olmazsa olmaz kılar. Yerli ve millî düşünceyi örgütleyip ilk örüntüleyen böylece bir kültürün doğup gelişmesini sağlayan öncü unsur mitlerdir. Ancak Türk mitolojisi çalışmaları maalesef başlangıç aşamasındadır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma mitolojimizin en önemli kaynaklarının başında gelen Türk dünyası destan geleneğinden seçilmiş örnekleri “masal” formatında yeniden üreterek Türk gençlerinin onlardan haberdar olmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla derlenip işlenmiş olan bu metinlerin milletimizin yarınını ve geleceğini inşa edeceğinin bilincinde olmalıyız. Ressamlarımız, heykeltıraşlarımız, şairlerimiz, oyun kurgulayanlarımız, film senaristlerimiz ve diğer güzel sanatlarla uğraşanlarımız başta olmak üzere kültür endüstrimizin bütün paydaşları ilhamlarını Türk mitolojisinden aldığı ve bunu somut kültür ürünlerine dönüştürdüğü gün kültürel güvenliğimiz ve geleceğimiz tam bağımsız, egemen, kendinden daha emin ve esen olacaktır. 
⎼Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu
 
Bu çalışma; Wilhelm Radloff’un Türklerin Kökleri, Dilleri ve Halk Edebiyatı adlı 10 ciltlik eserinde mevcut olan, Altay, Abakan, Başkurt, Hakas, Karakalpak, Kazak, Kırgız, Özbek, Yakut, Şor, Tuva, Türkmen, Uygur, Nart, Gagavuz gibi birçok Türk boyundan derlediği destanların; mitolojik yapısından uzaklaştırılmadan, masal formatında yeniden yaratılarak okuyucunun zevkine sunulmuş bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83374</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a280aeb7-a677-45e9-82cc-65d60ec7446a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Fare ile Hayalet Hayri 3 - Takım Ruhu</image:title>
            <image:caption>Takım ruhu başarıyı getirir… Beyza Akyüz&apos;ün matrak hikâyesi ve Gamze Erdoğan&apos;ın ele avuca sığmaz resimleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşan &apos;&apos;Uçan Fare ile Hayalet Hayri&apos;&apos;, üçüncü serüvenleri Takım Ruhu ile yine eğlenceyi garantiliyor.

Farklılıkların zenginliğine ve dostluğa vurgu yapan bu neşeli roman, kendilerini gerçekleştirme yolunda birbirlerine kol kanat geren Hayri ile Avustralya&apos;dan İstanbul sokaklarına taşınan uçan bir farenin karşılaştıkları sıra dışı olayları ve dayanışmalarını konu ediniyor.

Dinamik kurgusuyla çizgi film tadında bir okuma deneyimi sunan Takım Ruhu, kıpır kıpır hikâyesinin satır aralarında; hayvanların doğal ortamlarından koparılması, doğaya saygı, arkadaş ilişkileri, okul yaşamı, meslek seçimi gibi önemli konulara dokunarak okurlarını düşündürüyor. 

Uçan Fare ile maceradan maceraya koşturan Hayalet Hayri, iyiden iyiye açılmış, hatta dost canlısı birine dönüşmüştür. Afili güneş gözlükleriyle Balat sokaklarını tura çıkan &apos;&apos;havalı&apos;&apos; kahramanımız, futboldan zerre kadar anlamamasına rağmen kaleciliğe soyunmuş, bayramda kapı kapı gezerek şeker toplamış ve mahallenin kızlarıyla arkadaşlığını bir hayli ilerletmiştir. Hayri, arkadaşlarının gözünde sınıftaki takım ruhunu oluşturan en vazgeçilmez oyunculardan biri hâline gelmiştir. Peki, tüm bu gelişmelerin biricik mimarı Uçan Fare nerelerdedir? Tabii ki yeni heyecanların peşinde! Ama önce kendisine beyin cerrahlığı dışında geçer akçe bir başka meslek daha edinmelidir...

Ekip olma ve takım ruhu kavramlarını öne çıkaran bu komik kitap, başarıya giden yolda ön yargılardan kurtulmanın ve hoşgörülü davranmanın önemini hatırlatıyor.

Farklı kültürleri kucaklayan misafirperver sakinleri, büyük mağazalara direnen kadirşinas esnafı, renk renk evleri, her köşesi ayrı bir cümbüşe açılan irili ufaklı sokaklarıyla mahalle kültürüne nostaljik göndermelerde bulunan Takım Ruhu, okurlarını, İstanbul&apos;un en kadim semtlerinden biri olan Balat&apos;ta keyifli bir gezintiye çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83375</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e060888-8811-4f7e-b48d-a6f1e4b26ed8.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Sırrı - Tarihin İzinde</image:title>
            <image:caption>Tarihin İzinde İle İstanbul’un Sırrını Keşfedin!

Merhaba arkadaşlar, Ben Eren, diğer bir deyişle Boçe.
Boçe de ne dediğinizi duyar gibiyim. Hemen söyleyeyim: “Bilgisayar Oyunları Çocuğu Eren” demek tabii ki de canım! Bilgisayar oyunları yüzünden kendimi tamamen dijital dünyaya kaptırmışken bir gün hiç beklemediğim bir şey oldu. Ne mi oldu? Ne olacak dedemlerin mahallesinde yaşayan macera sever Zeynep ve Cüneyt’le tanıştım. Her şey Zeyneplerin evinde keşfettiğimiz yer altına açılan kapağı kaldırıp dehlize girmemizle başladı. Kendimizi bir anda maceranın tam ortasında bulmuştuk.

Yer altında bizi nasıl bir macera bekliyordu?
Dehlizde hiç beklemediğimiz anda karşılaştığımız kişi aslında kimdi?
İstanbul&apos;un gerçek sırrı neydi?
Bu soruların cevaplarını merak ediyorsanız haydi çevirin sayfaları, macera ve tarih dolu eğlenceli yolculuğumuza siz de katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83376</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56ee6138-2506-4d89-93b8-b80c6fb6c4bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Frank’in İkili Yaşamı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lise son sınıfa giden Frank Li, Koreli ebeveynlerinin geleneksel beklentileri ile Güney California’da yetişmenin arasında kalmış Araftakiler grubuna üyeydi. Söz konusu sevgililer olunca Frank’in annesiyle babasının tek bir kuralı vardı: Koreli bir kızla beraber ol. Fakat Frank Koreli olmayan, zeki ve güzel Brit Means’ten hoşlanmaya başlayınca işler zorlaşmaya başladı. Araftakiler’in bir diğer üyesi olan Joy Song da benzer bir durumla karşı karşıya kalınca bir anlaşma yaptılar: Özgür olabilmek için beraberlermiş gibi yapacaklardı. Frank bunun mükemmel bir plan olduğunu düşünürken kader karşısına başka engeller çıkaracak ve Frank hayat, aşk ve kendi hakkında bildiği her şeyi sorgulayacaktı.

“John Green’in kalemi ve Sevdiğim Tüm Erkeklere’nin bir birleşimi olan bu hikâye, senenin en büyük genç yetişkin romanı olma yolunda.”
- Entertainment Weekly

İki arkadaş. Bir entrika. Yanlış gitmemesinin imkânı yok.

“David Yoon’un koca yürekli, dürüst, komik ve romantik ilk romanına âşık oldum. Gülümsedim, kahkaha attım, ağladım ve çok şey öğrendim. Frank’e âşık olmaya hazır olun millet!”
- Adam Silvera, Ve Sonunda İkisi De Ölür’ün New York Times çoksatan yazarı

“Frank’in İkili Yaşamı muhteşem, yeni bir ses; birini sevmek üzerine yazılmış dobra ve tümüyle gerçekçi bir hikâye. David Yoon her konuyu hem iyi hem kötü yanlarıyla ele almaktan çekinmese de hassas bir şekilde irdeliyor.”
- Marie Lu, Asi’nin New York Times çoksatan yazarı

“Hem bir aşk hem de ırkçılık hakkında olmayı başaran bu kitabı çok çok çok sevdim! Frank Li kesinlikle tanışmanız gereken bir karakter.”
- Jodi Picoult, Küçük Muazzam Şeyler’in New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83377</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e17bbbb-c986-4b8a-862f-69e841a8b55d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Ülküsü</image:title>
            <image:caption>Ömer Seyfettin, 36 yıl yaşamış ve bu kısa ömrüne, Türk tefekkürünü, Türk edebiyatını sığdırmıştır.
Yaşadığı dönem “çözülme” dönemidir.
Osmanlı Devleti için için kaynamaktadır.
“Ehl-i Salîb”, Türk’ün ölüm fermanını imzalamış, “Şark Meselesi’ni masaya yatırmıştır. Osmanlı sahasında azınlıkları, Müslim ve gayrimüslim unsurları kışkırtmaktadır.
Osmanlı Devleti’nin kurucusu “Turanî” ailedir, kurtarıcısı da Turanî zümre olacaktır: Türk O, Osmanlı sahasına “Türkiye” der.
Türkiye’de yaşayan herkes Türk kimliğinin bir parçasıdır.
Ömer Seyfettin modern Türk hikâyeciliğinin öncüsüdür. Hikâyelerinin her satırında “millî hissiyat” içimize işler.
Ömer Seyfettin bir mütefekkirdir... “Kimiz?” sorusunun cevabını peşin verir: Türk’üz.
Türk’ün geleceği için yazmıştır.
Düne bakıp günümüzü görebileceğimiz yazılar Ömer Seyfettin’in kaleminden çıkmıştır.
Yeni Lisan kapısını açan da odur.
Türk’ün hedeflerini belirlediği üç “Yeni Lisan” makalesi; “Vatan! Yalnız Vatan...”, “Yarınki Turan Devleti”, “Mektep Çocuklarında Türklük Mefkûresi”, “Millî Tecrübelerden Çıkarılmış Amelî Siyaset” kitapçıkları; “milliyet”ine dair Sebilürreşad dergisiyle girdiği polemik ilk defa bir araya getirildi.
Türk Ülküsü, Dr. Arslan Tekin’in titiz çalışması; Ömer Seyfettin’in eserlerinin yeni nesillere ulaşmasında büyük emek harcayan Prof. Dr. Hülya Eraydın Argunşah’ın derinlikli değerlendirmesiyle sizinle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83378</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf87452-79fc-4ede-86b1-644cac78dbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcularda İstismarcı Yönetim Algısı</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmamanın amacı sporcuların istismarcı yönetim algıları ile antrenör-Sporcu ilişkisi düzeyinin belirlenerek, demografik değişkenlere göre karşılaştırılması ve aralarındaki ilişkinin incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde yapılan çalışmada veri toplama aracı olarak Jowett ve Ntoumanis (2004) tarafından geliştirilen Antrenör Sporcu İlişkisi Ölçeği ve Tepper (2000) tarafından geliştirilen İstismarcı Yönetim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklerimini tesadüfi yöntemle belirlenen 488 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83380</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab9ec7a1-4518-4e2d-89be-2525557d24a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Oradaydın</image:title>
            <image:caption>Acılarıyla, sevinçleriyle, umutlarıyla, idealleriyle her yıl kendi yaşanmışlıklarıyla tarihe not düşer.

Sen Oradaydın bir zaman dilimi olan 12 Eylül 1980’ne işaret eder.

Okuyacağınız yazılarda geçmişe yolculuk edeceksiniz. Bu dönemi yaşamayanlar en azından bir bilgiye sahip olacaktır. Bu bilgiyi kendi düşünceleriyle olumlu ya da olumsuz yorumlayanlar olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83381</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4826ea0-2be5-47b7-ba9f-2070af15e536.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüce Lider&apos;e Dair</image:title>
            <image:caption>Bir hikâyeyi zamandan, mekândan, karakterlerden, 
kısacası alışılageldik bütün kısıtlamalarından 
arındırırsanız geriye ne kalır? 
 
Yavuz Türk bu zor ve kışkırtıcı meydan okumayı kabul edip, ortaya saf bir roman çıkarıyor. Bu romanda aşina olunan isimler, tanıdık şehirler, takip edilecek günler yer almıyor. Buna karşın, bütün insanlığın binlerce yıldır bildiği kendini “yüceleştirirken” halkını “köleleştirmek” isteyen liderler, sonu gelmeyen bir baskı,  sansür ve kaçınılmaz olan direniş, Yüce Lider’e Dair’in her sayfasında hissediliyor. 
 
Bugüne dek şiirleriyle okurun karşısına çıkan Yavuz Türk, bu kez şiirin bütün imkânlarını dahil ettiği ilk romanıyla, hepimizi bütün dünyadan uzak, ancak bütün dünyanın yükünü üzerinde taşıyan bir ada hikâyesine çağırıyor. Yüce Lider’e Dair, 
şiir gücünde bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83382</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23a05375-04b4-4d55-9fbf-1bf1bc6aa575.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Sakin ve Rahat</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 

İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 

Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83384</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a52ec3f5-80c3-40ef-8fc6-4bcf4d62571c.jpg</image:loc>
            <image:title>Konsantre Olabilen Kanguru</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83385</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91aeed32-99d6-4f81-8d78-f08a641f469d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Güvenen Fil</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83387</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66deae09-642f-41df-beb8-b8f7ed4fd515.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyumayı Seven Kedicik</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83388</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d251dcb-63b8-4107-9b4e-8fbcc06e4e7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıpçak Türkçesi Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Eski Kıpçak Türkçesi değişik kaynak, zaman ve çevrelere göre üç grup altında
incelenmektedir:
1. Bozkır Kıpçakçası (14. yüzyıl)
2. Memlûk Kıpçakçası (1250-1517)
3. Ermeni Harfli Kıpçakça veya Ermeni Kıpçakçası (1559-1664). Bunlarla birlikte; Altınordu, Kırım ve Kazan sahasına ait yarlık ve bitikler de Eski Kıpçakça içine giren dil malzemesidir. Çağdaş Kıpçak grubu Türk lehçeleri ise dört grup altında incelenmektedir:
1. Kıpçak-Bulgar (Kuzey Kıpçak Ural-Hazar): Başkurtça, Tatarca.
2. Kıpçak-Kuman (Batı Kıpçak Karadeniz-Hazar): Karaçay-Malkarca, Kumukça,
Karaimce, Kırımçakça ve Oğuz lehçeleriyle karışık; Urumca ve Kırım Tatarcası.
3. Kıpçak-Nogay (Doğu Kıpçak Aral-Hazar): Kazakça, Karakalpakça, Nogayca
4. Kırgız-Kıpçak: Kırgızca, Altayca.
Bizim yaptığımız çalışmalar, genellikle Eski Kıpçak Türkçesi bağlamında ve çevresinde gösterilebilecek yayınlardır. Kıpçak Türkçesi üzerine yaptığımız ilk çalışmada Türkçe yazılmış en eski veteriner hekimliği kitabı olan Baytaratü’l-Vazıh’ın Oğuz/Türkmen dil özellikleri gösteren Paris yazmasının transkripsiyonlu metnini, indeksini ve tıpkıbasımını hazırladık. İkinci çalışmada Baytaratü’l-Vazıh’ın İstanbul Topkapı Sarayı’nda korunan Kıpçak Türkçesi özellikleri taşıyan yazması ile yüksek lisans tezimizde hazırladığımız Oğuz/Türkmen dil özellikleri gösteren yazmasını tüm yönleriyle karşılaştırmıştık. Üçüncü olarak; Memlûk Kıpçak sahasında yazılmış diğer bir eser ilk Türk at ve atçılık kitabı Kitâbü’l-Hayl’ın dil özellikleri bakımından Oğuz-Kıpçak karışık diyalekt grubuna bağlı olan ve daha çok Oğuz Türkmen dil özellikleri taşıyan Paris yazmasını işledik. Dördüncü olarak; Türkçe yazılmış ilk fıkıh usülü kitabı Şerhü’l-Menâr’ın transkripsiyonunu ve tıpkıbasımını profesörlük çalışması olarak çıkarttık. Son olarak bu kitapta; bugüne kadar çeşitli sempozyumlarda sunduğumuz bildiriler ile farklı dergilerde çıkan genellikle Eski Kıpçak Türkçesi bağlamında makalelerimizi toplamış bulunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83389</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eccc829d-1ebc-430c-b952-f5d7dda966f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Faziletname Işığında Yemini</image:title>
            <image:caption>Derviş Muhammed Yemînî, XVI. yüzyıl Alevî-Bektâşî sahasına damgasını vurmuş bir tekke şairidir. Eski Anadolu Türkçesi’nin tesirini büyük ölçüde barındıran ve bir geçiş döneminin ürünü olan bu eser, toplamda on dokuz fazîletten oluşmaktadır. Eser, içerik itibariyle Hz. Ali’nin hayatını ve fazîletlerini anlatan bir biyografi ve nasihat kitabı niteliğindedir. Her ne kadar Fazîletnâme tercüme-telif bir eser olsa da Yemînî’nin hayatına yönelik birtakım bilgileri de içermektedir.

Fazîletnâme’nin temelini oluşturan, her biri kendi içerisinde müstakil bilgileri barındıran ve anlam bütünlüğünü muhafaza eden on dokuz fazîlet, şairin Ehl-i Beyt, On İki İmam ve Hz. Muhammed zeminine oturttuğu Hz. Ali sevgisini en üst derecede tutmaktadır.

Bu çalışma, Derviş Muhammed Yemînî&apos;nin hayatına ışık tutacak birçok güncel bilgiyi ele almakla birlikte Fazîletnâmesi’ndeki on dokuzuncu sırrı da ortaya çıkartacak nitelikte hazırlanmıştır. Referansı, baştan sonra kerâmetlerle donatılmış bir mucizeler kitabı olan bu eser bir başvuru kaynağı olarak hakettiği yeri alacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83390</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49c5a6c2-68c4-4ffd-93c5-c0f8c5fcb434.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermaye Yapısı Kararları</image:title>
            <image:caption>Temel olarak firmalar borçlanma ve özkaynak yollarıyla elde ettikleri kaynaklarını varlıklarını finanse etmek için kullanırlar. Finansmanın ne kadarının borç ile ne kadarının özkaynak ile finanse edilmesi gerektiği hakkındaki tartışmalar, finansın bir bilim olarak algılanmaya başlamasından bu yana süre gelmiştir. Bu tartışma finans eğitimi almamış bireyler için belki de çok büyük bir anlam ifade etmemekte ve farklı bakış açıları ile ortaya koyulan yaklaşımlar çok da anlamlı gelmemektedir. Diğer taraftan bu konunun finans bilimi içerisinde aslında ne kadar önemli bir konu olduğunu kavramak, finans biliminin ne kadar anlaşıldığı ile ilişkilidir. Söz konusu yaklaşımlar açısından Modigliani ve Miller (1958) yaklaşımı önemli bir noktadır. Bu çalışma öncesindeki yaklaşımlar daha çok &quot;belli bir borç-özkaynak karması ile firma değerini arttırmak mümkün müdür yoksa değil midir” sorusuna cevap ararken, Modigliani ve Miller (1958) sonrasında ortaya çıkan yaklaşımlar ise bu optimal sermaye yapısını aramak yerine firmaların sermaye yapısı kararlarında etkili olan faktörleri araştırmayı amaçlamışlardır. Farklı bakış açılarıyla da olsa farklı noktaları savunan ve zaman man birbirine ters düşen yaklaşımların aslında çok da farklı olmadığı, bahsedilen farklılıklarının birbirinden değişik durumları açıklamakta faydalı olduğu ve tüm yaklaşımların belli durumlarda gerek biz akademisyenlere gerekse de firma yöneticilerine ışık tutma potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerektiği kavranabilir. Bu kitap, söz konusu kavramsal tartışmaları anlaşılması kolay bir biçimde öğretim elemanlarına, lisans ve lisansüstü öğrencilere, piyasadaki uygulayıcılara ve konuyla ilgili diğer okuyuculara aktarmayı amaçlamasının yanında deneysel bir araştırmanın sonuçlarını da aktarmayı amaçlamıştır. Firmaların sermaye yapısını etkileyen faktörleri araştıran gerek yerli gerekse de yabancı literatürden farklı olarak bu çalışmada, toplam talep volatilitesinin firmaların borçlanma eğilimlerini ne şekilde etkilediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83391</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/775a013d-8c37-4531-886e-560c955c4069.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Okuma Kitabım - Elif’in Kış Macerası</image:title>
            <image:caption>Uzun zamandır kar yağmasını bekleyen Elif, lapa lapa kar yağdığını görünce sevinçten havalara zıpladı. Artık kardan adam yapabilir, okula kızakla gidebilir ve kızak kayma pistinde eğlenebilirdi! 
Okul dönüşünde kuşların karda bıraktığı ayak izlerini gören Elif, onların soğukta ne yiyeceğini düşünürken annesinin aklına harika bir fikir geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83392</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbab0652-08d5-45f2-a388-241b1d4ef9c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Okuma Kitabım - İnci Özür Dilemeyi Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>İnci arkadaşının boyadığı yumurtayı yanlışlıkla kırdığında, korkuya kapıldı. Hemen kabukları toplayıp kimse görmeden yok etti. Önce her şeyi itiraf etmeyi düşündü. Ancak arkadaşının ona küseceğinden korkup, bunu herkesten sakladı. Bu güzel öyküde İnci’nin pişmanlığına, korkusuna, itirafına ve özür dilemesine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83393</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bda3920-6afb-41c3-b788-520a0ae8a69e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Öğreniyorum - İtfaiye Araçları</image:title>
            <image:caption>Efe, ağaçta mahsur kalan kedisini kurtaran itfaiye görevlisinin davetiyle itfaiye istasyonunu ziyarete gitti. İtfaiyecilerin sadece yangın söndürdüğünü zanneden Efe, ziyareti sırasında birçok şey öğrendi. İtfaiye araçları, itfaiye ekipmanları ve itfaiyecilere hayran kalan Efe de büyüyünce itfaiyeci olmaya karar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83394</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8649c60-8f30-4a51-a82c-8839c262b50f.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Elif - Anaokulunda Eğlenceli Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Elif&apos;le anaokuluna gidiyoruz! 
- Elif labirentte yolunu bulabilecek mi? 
- Altında ve üstünde arasındaki fark nedir? 
- Peki Elif oyun hamuruyla hangi hayvanları yaptı? 
- Resimleri tamamlamak ve sıralamak 
- Renkleri ve şekilleri ayırt etmek 
- Farkları bulmak 
- Kes-yapıştır etkinliği: Cam süsü 
Okul öncesi dönemi çocukları bu kitapla hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83395</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4c1ba28-5a82-4741-9b8f-2a7e3b61576f.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz’in Tohum Macerası</image:title>
            <image:caption>Deniz, dedesiyle birlikte ağaç dikecekleri için çok heyecanlıydı. Tohumları toprağa ekerken Deniz’in aklına bir sürü soru geldi: Bu küçücük tohumdan mı yetişiyordu koca ağaçlar? Peki diğer bitkiler, sebze ve meyveler nasıl oluşuyordu? Deniz aklındaki soruları araştırmaya karar verdi. Bakalım neler öğrenecekti? 

Çocukların fikirlerinden yararlanılarak kaleme alınan bu kitap, sizleri bitkilerin en önemli parçası olan tohumun gizemli dünyasını keşfetmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83396</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c15d27af-fa78-44c5-8997-f29f797a0eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Turan Uygarlığına Giriş - Turan Mefkuresi ve Tanrıcılık</image:title>
            <image:caption>Monografide Turan uygarlığının dünyada en eski medeniyet olması meselesi analiz edilerek Turan mefkuresi ve Turancılık felsefesi bütün yönleri ile incelenmeye alınmıştır. Burada Turan mefkuresi ile birlikte Turan uygarlıklarının tarihine, mahiyetine ve günümüzdeki yerine ışık tutulmuştur.

Bununla birlikte kitapta Turan - Avrupa, Turan - Aryan/İran ideolojik ve ahlaki-felsefi mücadeleleri yansıtılmıştır. Aynı zamanda kitapta, Türk halklarının oluşumu ile birlikte onun etnogenezi, dini-felsefi dünya görüşü geniş bir şeklide incelenmiştir. Öyle ki monografide Tanrıcılık felsefesinin mahiyeti, onun Şamanizm, Zerdüştlük, Yunan kozmolojisi Hıristiyanlık ve İslamiyet&apos;le münasebeti de yansıtılmıştır.

Monografide Türk devletlerinden Osmanlı, Safeviler, Avşarlar, Kaçarlar, Azerbaycan Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti dönemindeki felsefi fikir tarihi ayrıca incelenmeye alınmıştır.

Kitapta Batı Uygarlığının mahiyeti ve ona alternatiflik meselesi, bu anlamda Türk Dünyası-Batı, Türk Dünyası-Rusya münasebetleri geniş bir şekilde analiz edilmiştir. Aynı zamanda bütün bunlarla birlikte, eserde, Türk birliği, bu yolda Azerbaycan&apos;ın birleşmesinin gerekliliğinden ve çözüm yollarından bahsedilmiştir.

KitapdanTuran/Türk tarihi, Turan/Türk felsefesi ile ilgilenenler ve geniş okuyucu kitlesi faydalana bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83397</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1323e3-482e-4d07-ae80-a3c57cffc0d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Kaynaklar ve Enerji Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda madencilik, enerji geçiş güzergâhları gibi pek çok kavram günlük hayatımızda konu edilmektedir. Yeryüzündeki doğal kaynakların üretim, tüketim ve taşımacılığı bu nedenle iktisadi bir değerlendirme gerektirmektedir.

Doğal kaynaklar, ekonomik kalkınmanın dinamiklerini belirleyen temel etkenlerin arasındadır. Bu nedenle doğal kaynakların ekonomik kullanımı, rezervlerinin belirlenmesi ve çevre koruma gibi pek çok etken bilimsel çalışmalara konu olmaktadır. Ülkeleri ve hükümetleri meşgul eden sorunlar yalnızca enflasyon, dış ticaret, bütçe açıkları, hızlı nüfus artışı, işsizlik sorunları, olmayıp kalkınmanın, gelişmenin vazgeçilmez bir kavramı olan Çevre Sorunları olduğu bilinen bir gerçektir.

Sürdürülebilir kalkınma kavramının son yıllarda iktisat literatürüne girmesi doğal kaynaklar, enerji ve çevre sorunları ile içi içe geçen bir ekonomik kalkınmanın gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmamızda doğal kaynakların ekonomik anlamda yeri, enerji kaynakları arz ve talebi ile sınai kalkınma ve kentleşme ile ortaya çıkan çevre sorunları küresel ölçekte ve Türkiye özelinde incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83398</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06d207b0-62f7-4c14-986b-740ada5c0dc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk ve İslam Hakimiyet Telakkileri Çerçevesinde İsyan Suçu</image:title>
            <image:caption>İsyanlar Türk tarihinde önemli bir mevki işgal ederler. Gerek İslâm öncesi Türk
devletlerinde ve gerekse Türk-İslâm devletlerinde isyan hadiselerine sık sık rastlanmıştır.
Tarihimizin bu mühim meselesini ve bu fiillere tatbik edilen müeyyideleri anlamak, yine fiilî
bir isyan söz konusu olmasa dahi icra edilen kardeş katli uygulamalarını ve siyaseten katl
müessesesini idrak etmek, bahse konu hukukî mefhumlara tarihî gelişim süreci içerisinden
bakmayı gerektirir.

İtaat beklentisinin mutlak olduğu toplumlarda isyan sayılan suçların muhtevası geniş,
unsurları muğlak, müeyyidesi şedit, muhakeme vetîresi sathîdir. Buna mukabil itaat
beklentisinin şartlı olduğu toplumlarda isyan sayılan suçların muhtevası dar, unsurları net,
müeyyidesi müsamahakâr, muhakeme vetîresi ciddîdir. Bu hakikat, sadece Türk ve İslâm
tarihi için değil fakat Batı tarihi için de aynen geçerlidir. Zira isyan suçu, tüm siyasî suçlar
gibi içerisinde vukû bulduğu cemiyette geçerli hâkimiyet telakkisi ile yakından alakalıdır. Bu
sebeple denilebilir ki isyan suçunun tetkiki, hâkimiyet telâkkisinin idrâki ile mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83399</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b8fba89-0449-47d6-b62e-5bba1f7e399c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebedi Barış Üzerine Felsefi Bir Tasarı</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Alman filozof Immanuel Kant’ın, insanlığın en eski arayışlarından biri olan “Barışı nasıl tesis etmeli?” sorusuna cevap arayışının ürünüdür. 
Şüphesiz bu soruyu ilk soran Kant değildi.  Augustinus, Aquinalı Thomas, Erasmus, Leibniz, William Penn ve Saint-Pierre de bu soruyu sormuşlar ve cevabı tanrısal argümanlarda bulmuşlardı. Ancak Kant hem soruyu hem de cevabı değiştirdi. O, ‘barış’ın değil, ‘ebedî barış’ın peşindeydi. Cevabı ise tanrısal ve dinî değil, ‘hukuki’ temelde verecekti. 
Kant’ın bu eserini, sömürgecilik faaliyetlerinin ve ülkelerin güç yoluyla ilhak edilişinin yoğun olarak görüldüğü bir dönemde kaleme almış olması şüphesiz rastlantı değildir. Fransa ve Prusya arasındaki Basel Barış Antlaşması’ndan (1795) Birleşmiş Milletler’e ve ‘ebedî’ barışla ilgili her düşüncemizde Kant’ın  bu eserinin doğrudan etkisini gözlemleyebiliriz. 
Kant’ın, savaş olgusunun daimî olarak insanlık tarihinden kalkması amacıyla kaleme aldığı bu değerli çalışmayı, 
Celal Yeşilçayır çevirisi ile sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83400</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35a6da93-140c-4bb1-9f66-4bd56b4e6e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristoteles - Varlık, Erdem ve Yöntem</image:title>
            <image:caption>Alfred Edward Taylor’ın bu eseri, Aristoteles’in hayatını ve felsefesini anlaşılır ve akıcı bir biçimde ele almaktadır. Taylor, onun düşüncelerinin soyut analizi ve ardı ardına listelenmesi ile yetinmez, filozofun düşüncelerini kuran ögeleri analitik bir ruhla araştırır; bunu yaparken de hem tarihsel arka planı hem de içinde bulunulan zamanın problemlerini dikkate alır. 
 
Aristoteles, teoloji konusunda o kadar sağlam bir etki bırakmıştır ki, Kilisenin çoğu görüşü, onun evrene ilişkin kavrayışına aşina olmaksızın anlaşılamaz. Modern bilimin kurucu düşünürleri Bacon’ın ve Galileo’nun ve hatta diğer büyük anti-Aristotelesçilerin anlaşılması için dahi biraz Aristotelesçilik bilgisinin bizim için gerekli olduğunu kolayca keşfederiz. 
 
Ayn Rand, “Eğer Batı Uygarlığının tüm yükünü omuzlarında taşıyan bir Atlas varsa, bu Aristoteles’tir.” demişti. Aslında Aristoteles, yalnızca Batı Uygarlığının ‘Atlas’ı olmamış hem Batının hem de Doğunun tüm bilimsel ve felsefi gelişiminin dayanağı, kurucusu ve taşıyıcısı olmuştur. Bu nedenledir ki İslam filozofları, Aristoteles’i İlk Öğretmenleri kabul etmişlerdir. Batıya gelince Aristoteles’i anlamadan, ne Platon’u ne Gadamer’i ne Heidegger’i hatta Dante’yi ve Shakespeare’i bile anlamak olanaksızdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83401</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fbbc9a9-034b-48cc-8c35-931e71ac124a.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 12 / Ocak - Şubat 2020</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
Erol Güngör (25 Kasım 1938 – 24 Nisan 1983) / Göktürk Ömer Çakır

Bir Psikoloğun Kaleminden “Meslektaş” Erol Güngör Hakkında Akademik Olmayan Bir Makale / Misli Baydoğan

Erol Güngör’e Tanıklık: Minör Bir Katkı / Hakan Poyraz

Erol Güngör ve Millî Bir Mesele Olarak Eğitim / Dr. İsmail Yıldız

Erol Güngör’ün Düşünce Dünyasında, Türkiye, Ortadoğu ve İslam Dünyası / Dr. Ali Bilgenoğlu

Erol Güngör’de Halk Anlayışı / Gürol Pehlivan

Erol Güngör’ün Milliyetçilik Anlayışının Neo-Perennialist Kurama Göre Değerlendirilmesi / Mustafa Şahin

Erol Güngör ve Bir Başka Milliyetçilik Olarak Ülkücülük Üzerine Notlar / Mehmet Kaan Çalen

Erol Güngör’ün Türkçülüğü / Yasin Usta

Erol Güngör’de Birlik Düşüncesi ve Milliyetçi İslâmcılık / Lütfi Bergen

Bir Millî Münevver: Erol Güngör / Prof. Dr. Adil Çiftçi

Erol Güngör’de Kültür ve Medeniyet / Şenol Durgun

Erol Güngör’ün Kültür ve Medeniyet Anlayışı / Yılmaz Özakpınar

Erol Güngör: Tarihi, Kültürü ve Toplumuyla Barışık Bir Mütefekkir / Doç. Dr. İslam Can

Erol Güngör’ün Diriliş Çağrısına İştiraki / Hakan Soydaş

Erol Güngör’ün Gözünden Din ve Edebiyat İlişkisi / Hakan İlteriş Kutlu

Din-Millet Dengesinin Son Türk Mütefekkiri: Erol Güngör / Ahmet Dağ

Cumhuriyet Dönemi’nde Milliyetçi Düşüncede Dinî Dönüşümler: Ziya Gökalp ve Erol Güngör Ekseninde Bir Değerlendirme / Nimet Keskin

Erol Güngör’de Hafıza ve Gelenek / Gökberk Yücel

Erol Güngör’ün Eski Türk Tarihi Üzerine Görüşleri / Hakan Nişancı

Erol Güngör’de Türkler ve Tarihleri / Kemal Ramazan Haykıran

Dini Alanda Tecdit Zorunluluğumuz ve Erol Güngör’ü Yeniden Anlamak / Prof. Dr. İbrahim Maraş
Din-Devlet İlişkisi ve Hilafet Meselesi -Erol Güngör Merkezli Bir İnceleme- / Mevlüt Uyanık

Yeni Dediğimiz Şey Eskiye En Son Eklenen Şeydir Erol Güngör’ün Eskiye ve Yeniye Cesur Yaklaşımı / Metin Savaş

Klasiği Modern Okumaya Tâbi Kılmanın İmkânı: Erol Güngör Düşüncesinde “Tasavvufî Bilgi” / Mehmet Bilal Yamak

Türkiye’de Sosyal Bilimler ve Erol Güngör / Fahri Atasoy

Erol Güngör’ün Soruları ve Sosyal Psikoloji / Hülya Korkmaz

Erol Güngör’de İnsan ve Değer / Prof. Dr. Levent Bayraktar

Erol Güngör Düşüncesinde Ahlakın Temellendirilmesi ve Sosyal Ahlak / Prof. Dr. İhsan Çapcıoğlu

Erol Güngör’e Göre Modernleşme Yolunda Din Sorunsalı / Selma Bademci Dönmez

Erol Güngör’ü Anarken… (1938-24 Nisan 1983) / Erol Kılınç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83402</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bc0e40c-073e-4435-8caf-3fe1c394a912.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvallah -Birlik Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Seyyah. 
Bazen bulacağını düşündüğü için değil başka bir seçeneği olmadığı için arar insan. Herkesin bir gün çıkmak istediği ama cesaret edemediği bir yolculuğun başından yazıyorum bunları. 
Hepinizin içine atıp anlatmaktan sakındığı şeyleri yazdığım bir yolculuğa davet ediyorum sizi. Ve gidiyorum iyi insanların yaşadığına inandığım yerlere. Gitmekle geçecek mi bilmiyorum ama sanki geçecekmiş gibi gidiyorum işte. 
Satırlarımın arasında bıraktığım boşluklarda göreceksiniz kendinizi. Ve okudukça kendiniz sanacaksınız beni. Sanki ben değil de, siz gidiyormuşsunuz gibi hissedeceksiniz. Kim bilir, belki de gelmesini beklediğiniz aşk, bu satırlarda bekliyordur sizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83404</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75daf759-283f-48f6-99fc-7d6dc1043671.jpg</image:loc>
            <image:title>Eyvallah -Seyyah</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben Seyyah. 
Herkesin bir derdi vardır. Bazıları geçer, bazıları geçmez. Bazıları anlatılır, bazıları anlatılmaz. Bazen anlatmak istersin ama dinleyecek birini bulamazsın. Bilirsin, muhabbettir ihtiyacın ama iki lafın belini kıracak bir dost bile yoktur yanında. 
İşte bu kitap bulamadığın dosta ulaşmak ve onunla dertleşmek için yazıldı. Meselenin sevmek değil, güzel sevebilmek olduğunu bilenler için yazıldı. 
Biraz yağmurun, biraz da hüznün düştüğü gecelerde bu kitabı okurken şunu hissedeceksiniz: 
“Hâlâ dertleşebilecek birileri varmış bir yerlerde.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83405</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20055322-e468-40f4-b7d8-2254a3878d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Gibi Sevmek 2- Dem</image:title>
            <image:caption>Çayı deminden anlarsın, yâri ise ayrılık vakti 
boğazında bıraktığı düğümden... 
 
Beklemek değil bizimkisi, demlenmek... 
Demlenmek yavaşlamaktır biraz. Durmak, bakmak, koklamak, anlamak, öğrenmektir. İçine kazımak, silinmez bir kalemle aklına yazmaktır. Hatırlamak için değil, unutmamak içindir. 
Peki ya sevmek? 
Kısmete açılan bir kapı mı, yoksa büyük bir imtihanın başlangıcı mı? 
Bu kitapta birbirine kavuşanların değil, ancak muhabbetle demlenenlerin aşka ulaşabileceğine şahit olacaksınız. Ve bazı şiirlerin hatırlamak için değil unutmamak için yazıldığını göreceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83406</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d28c70ee-c496-4aca-9d7d-49da7c609e23.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Gibi Sevmek 1- Nefes</image:title>
            <image:caption>“Bir insan nasıl anlar âşık olduğunu?” diye sordum bir gün dedeme. 
“Nefesini tut...” dedi gülümseyerek. 
“Anlamadım...” dedim. “Nefesimi mi tutayım?” 
“Evet...” dedi. “Öylece tut ve bekle.” 
Dediğini yaptım. Dayanabildiğim kadar soluksuz bıraktım kendimi. Saate bakmayı akıl edememiştim ama sanırım otuz saniye sonra iyice zorlanmaya başladım. 
Tam pes ediyordum ki, eliyle kapadı ağzımı ve burnumu. Neye uğradığımı şaşırdım. Ölecek gibiydim artık... Yüzüm kızarıyor, gözlerim doluyordu. Dayanılmaz bir hal almıştı nefessizlik... 
Sonunda çekti elini yüzümden. Derin derin solumaya başladım can havliyle. Bana bunu neden yaptığını anlayamıyordum bir türlü. Gözlerinin içine baktım soran bakışlarla. 
“Bunu bana neden yaptın dede?” dedim. 
“En çok neye ihtiyacın vardı az önce?” diye sordu sakin bir tavırla. 
“Tabii ki nefes almaya...” dedim. 
“Peki, ne kadar ihtiyacın vardı?” 
“Biraz daha nefessiz kalsaydım ölecektim.” 
Ancak bu yaşıma gelince ne demek istediğini anladığım bir cevap verdi dedem: 
“İşte bir gün birine nefes kadar ihtiyacın olursa ona âşık olduğunu anlayacaksın evlat.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83407</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1ce6f95-1f7b-4112-8379-0c13ce2db2a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Botan’da 1305 Gün</image:title>
            <image:caption>Her şey bu köprüde başlamıştı. Yaklaşık dört yıl önce bu köprüyü geçerek ayak basmışlardı Botan’a. Şimdi de bu köprüyü geçerek ayrılıyorlardı. Cemal M16’sını gökyüzüne doğrulttu ve tek tek ateş ederek köprünün diğer ucuna doğru yürümeye başladı. Timi de ona uyarak peşinden gidiyordu. Araçları kullanan Ramo ve Kirpi de silahlarını camdan çıkarmış ata ata, ağır ağır önde yürüyen timi izliyordu. Botan’ın Askerleri, Botan’ı selamlayarak geçtiler köprüyü. Son fişek atıldıktan sonra Bloris Köyü Camisi’nden okunmaya başlayan akşam ezanı sesi geldi Cemal’in kulağına. Boşalan şarjörünü değiştirerek atladı Land Rover’a.

“Botan’la vedalaştık Ramo. Bas gidelim.”

“Bir örgüt takımıyla bir Polis Özel Harekat timinin yıllar süren kaçıp kovalamasını, yapılan operasyonları,
kayıpları, acıları, sevinçleri objektif kalmaya çalışarak hikâye ettim.

Bu kitap, bölgeyi ve olayları bilenlerin kâh hüzünle kâh gülümseyerek okuyacağı, bilmeyenlerin ise birinci ağızdan bölge gerçeklerini öğreneceği bir anı roman.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83408</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d103d47-7900-45fb-87d7-5516d19af864.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı</image:title>
            <image:caption>“Krize girdi oğlan, sorgu falan yapılacak durumda değil. Hastaneye kaldırtacağım. Gel bak göstereyim.” Sorgu odasının kapısını açtı. İki dedektif halının üzerinde kasılarak debelenen, ağzından kusmuklar çıkan, ter içindeki gencin ellerini ve ayaklarını tutarak zapt etmeye çabalıyordu. Olsun olsun on sekiz yaşlarında, sakalı bile tam çıkmamış genç çocuk kıvranıyor, ulur gibi  bağırıyordu. “Mal verin bana, mal, ölüyorum!” 

“Kırmızı bir Polisiye. Polisten bir polisiye. Bir buçuk yılı aşkın süren araştırmaların ürünü bir roman. Öykü  yazılırken pek çok narkotik uzmanı, psikolog, psikiyatr, uyuşturucu satıcısı ve cinayet masası görevlisiyle  konuşarak, gerçek olaylar kurgulanarak ortaya çıkmış bir yapıt. Okuyun, okutun. Çünkü uyuşturucu tacirleri  sevdiklerinize bulaşmak için tüm koruganlarınızı aşıyor, tüm tedbirlerinizi boşa çıkaracak hamleler yapıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83410</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3adcaf5-bbe5-4c2a-9725-cbbbab6387a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakire</image:title>
            <image:caption>Small Plains Bakiresi kimdi ve nasıl öldü? Acımasız bir cinayetle değişen hayatlar... Küçük bir kasabadaki sahipsiz bir mezar... On yedi yıldır saklanan korkunç gerçeği öğrenmeye hazır mısınız? Kansas’ın kırsal kesimindeki küçük bir kasabanın halkı, genç bir kızın adsız mezarını Small Plains Bakiresi olarak kabul etmiştir on yedi yıl boyunca. Bazı kişilere göre mucizelere ve açıklanamaz iyileşmelere sebep olan bu mezarla ilgili söylentiler de zaman içinde dilden dile yayılmıştır. Ama karla kaplı arazide bulunan, buz tutmuş çıplak cesede gerçekte ne olmuştur? Ve neden genç Mitch, cesedin bulunmasından bir gün sonra, arkasında çılgına dönmüş sevgilisi Abby’yi ve en iyi arkadaşı Rex’i bırakarak kasabadan apar topar ayrılmıştır? Bu şekilde kasabadan ayrılan Mitch, yıllar sonra Small Plains’e geri döndüğünde, unutulmuş sırları ve gerilimi tekrar alevlendirecektir. Mitch’e karşı hâlâ bir şeyler hissetmekte olan Abby ise onun gidişinin arkasındaki gerçeği açığa çıkarmakta kararlıdır. Şimdi, üç eski dost kendilerinin ve küçük kasabalarının kaderini değiştiren o gecenin getirdiği sonuçlara katlanmak zorundadır. &quot;Nancy Pickard edebi gücü yüksek bir yazar. Orta batının küçük bir kasabasındaki üstü kapatılmış sırları incelikle şekillendirmiş.&quot; -The Denver Post- &quot;Kışkırtıcı...Kasabalıların peşini bırakmayan çözümlenmemiş cinayeti, yazar engin bir sezgisellikle işlemiş.&quot; -The New York Times Book Review- &quot;Üstün bir yapıt. Yazarın hikâyeye derinlik sağlamadaki yeteneği eşsiz.&quot; -Orlando Sentinel- &quot;Güven, inanç ve masumiyet kaybına dair bu roman tek kelimeyle ilgi çekici.&quot; -Tucson Citizen-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83411</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90b87c44-5e67-4b20-be44-216f4131f8ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu&apos;da Hellenistlik ve Roma Dönemleri&apos;nde Ölü Gömme Adetleri</image:title>
            <image:caption>Anadolu&apos;da Hellenistlik ve Roma Dönemleri&apos;nde Ölü Gömme Adetleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83412</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97ef49de-d724-4b48-ab42-3053f67db41b.jpg</image:loc>
            <image:title>İskoç Aydınlanması</image:title>
            <image:caption>18.yy’da merkezi Fransa olmakla birlikte tüm Avrupa’ya yayılmış Aydınlanma hareketinin en önemli ayaklarından biri de İskoçya’dır. Üstelik İskoç Aydınlanması’nın bu hareket içindeki yeri, sadece tamamlayıcı nitelikte değil, ayrıksı ve özgündür. David Hume’dan Adam Smith’e, Thomas Reid’den Adam Ferguson’a kadar felsefe tarihinde başlı başına birer figür olmayı başarmış pek çok isim bu dönemin bir parçasıdırlar. İskoç Aydınlanma filozoflarının insanı merkeze alan düşünceleri, günümüz sosyal bilimlerinin temellerini atmıştır. Yine bu düşünce ve tartışma zenginliği içinden modern dünyayı kuran pek çok görüş ve buluş ortaya çıkmıştır. Bu çeviri seçkisi, ülkemizde yeterince tanınmayan, düşünce tarihinin bu önemli dönemine giriş ve bir anlamda da onu tanıtma niteliği taşıyan metinlerden oluşuyor. İskoç filozoflarının daha önce Türkçeye çevrilmemiş olan eserlerinden seçilmiş parçalar, epistemoloji, etik, estetik, bilim, dil, din ve siyasete ilişkin farklı alanları kapsıyor. Böylece hem İskoç Aydınlanması’na farklı açılardan bir başlangıç adımı hem de onun çeşitliliğini ve zenginliğini gösterme çabası içeriyor. Dahası temiz ve okunaklı çevirileri ile keyif veren bir okumaya da kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83413</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b2cd369-e3fd-487b-ab08-cf43f21e9694.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Zihinler</image:title>
            <image:caption>“Bu Kitap, Insanı Kendine Çeken Bir Ziyafetten Farksız.” 
New Scientist 

 “Çok Güçlü Bİr Eser… matematik Kamplarını Unutun, Bir Bilim Insanının Kariyeri Bir Televizyon Dizisi Ya Da James Bond Filmiyle De Başlayabilir. meraklı Zihinler eğlenceli Hikâyelerle Dolu…”

Popular Science dünyanin En Büyük Bİlİm İnsanlarindan Bazilari, Yeteneklerİnİ hangİ yollardan Keşfettİklerİnİ ve Hayatlarini Bİlİme Adamaya Nasil Karar Verdİklerİnİ anlatiyor.

Meraklı Zihinler, Aralarında Richard Dawkins, Robert M. Sapolsky, Steven Pinker, V. S. Ramachandran, Mihaly Csikszentmihalyi, Daniel C. Dennett, Freeman Dyson, Murray Gell-Mann, Nicholas Humphrey Ve Lynn Margulis’in De Bulunduğu Yirmi Yedi Bilim Insanının Özgün Otobiyografik Hikâyelerinden Oluşuyor. 
Her Yazar, Bilim Insanı Olma Kararlılığını Tetikleyen Anı Ya Da Çocukken Etkisi Altında Kaldığı Kişileri, Olayları Ve Ortamları Tanımlamaya Çalışıyor. Onları Birer Bilim Insanı Olmaya Iten Olaylar Mı Yaşadılar, Yoksa Şartlar Mı Öyle Şekillendi? Bilimi Seçmelerinde Anne Ve Babalarının, Akranlarının Veya Öğretmenlerinin Payı Neydi? Neden Psikolojiyi Değil De Matematiği Ya Da Neden Biyolojiyi Değil De Fiziği Seçtiler? Bilim Insanı Olma Yolundaki Dönüm Noktaları, Hataları Ve Aydınlanma Anları Nelerdi? 

Açık Yüreklilikle Kaleme Alınmış, Son Derece Içten, Tutkulu Ve Ilgi Çekici Yaşam Öykülerinden Oluşan meraklı Zihinler’in Bize Yalnızca Bilim Değil, Hayat Hakkında Da Öğreteceği Pek Çok Şey Var. 

 “Merakli Zİhİnler, Bir Yetişkini Bilim Insanına Dönüştürecek Gizli Bir Tarif Vermek Yerine, Tarifi Oluşturan Malzemelerin Birbirlerinden Ne Kadar Farklı Olabileceğini Kanıtlıyor. Kısacası Bu Kitap Bütün Vuruculuğunu Kişilerin Mizaçlarından Alıyor.”
Discover 

“Bu Denemeler Bize Iyi, Hikâye Tadında Kaleme Alınmış Kişisel Geçmişlerden Beklediğimiz Samimiyeti Ve Merak Unsurunu Güzel Bir Dille Harmanlanmış Olarak Sunuyor… Bütün Iyi Hikâyeler Gibi Sürükleyici Ve Ikna Edici.”
Nature

“Bu Eşsiz Derlemede, Aynı Zamanda Harika Birer Yazar Olan Bilim Insanlarını Kariyer Olarak Bilimi Seçmeye Iten Detaylar Anlatılıyor. İlham Verici.”
Sci Fi

“Önde Gelen Düşünürlerin Istisnasız Herkesi Büyüleyen Anıları… Sonuç: Tek Bir Fiyasko Bile Barındırmayan Bir Hikâyeler Koleksiyonu.”
Observer

“Dünyaca Ünlü Bilim Insanlarının Kaleme Aldığı Bu Otobiyografik Hikâyeler, Bilime Ilgisi Olanları Çok Mutlu Edecek.
Booklist

“Etkileyici Bir Denemeler Koleksiyonu… Komik Ve Insanı Düşünmeye Sevk Eden Hikâyelerle Dolu.”
Psychology Today

“İnce Detayları Içtenlikle Gözler Önüne Seren Keyifli Bir Okuma Deneyimi.”
Science News

“Büyüleyici… Canlandırıcı Bir Tartışma.”
The Washington Post Book World</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83414</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6156dd9-cc4d-447a-b3f6-b8ea73a9f2d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Sevmeyen Oğlan Pembe Sevmeyen Kız</image:title>
            <image:caption>Celestino doğduğunda odası masmavi hazırlandı, büyürken ona hep mavi kıyafetler, hatta mavi oyuncaklar verildi; oğlanların dünyasının mavi, kızların dünyasının ise pembe olduğu öğretildi. Ama Celestino bunu kabul etmek istemiyordu. Onun hayalleri rengârenkti.

Pembe ve mavi sınırlarına hapsolmayan, kalıpları kırmaya çalışan çocukların diğer renkleri keşfetmesine dair sımsıcak bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83415</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037cded3-34e4-415a-af4a-230eccefa380.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Sevda</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki hikâyeler; insanların evlerinden çıkamadığı zamanların, 1980 öncesi günlerin ve tam da Türkiye’nin bir dönüşüme sürüklendiği bıçak sırtı olayların anlatıldığı gerçekliğe ve yaşanmışlığa dayanıyor. Derinde ülke üzerinde oynanan oyunları görme çabasıyla yoğrulan ve gündelik ilişkilerde, aile bağlarını, arkadaşlık ve dostlukları ele alan, mahallenin ve sokağın soluk alış verişlerini duyuran hikâyeler çoğunluğu. Yazarın, üniversite öğrenciliği yıllarından itibaren işleyen kalemi, ilk öğretmenlik tecrübeleriyle daha da işler hale geliyor ve umudunu hiç tüketmeyen bir Türkçe sevdasıyla, Türk dünyasına kapıların ilk aralandığı o sihirli günlerin aydınlığıyla işlemeye devam ediyor. İlk çalışmalar da olsa, Ayşe İlker’in gençlik döneminin sancılarıyla, olup biteni tahlil etme çabasıyla olgunlaşmış hikâyeler olarak çıkıyor karşımıza.
 
İlk baskısı 1987 yılında Kültür Bakanlığınca yapılan ve on bin adet basılan “Bir Başka Sevda” daki hikâyeler, Milli Eğitim Bakanlığı ve özel yayınevlerinin ders kitaplarında “konu metni” olarak da işlenmiştir. Ömür Törpüsü, Bir Şekerli Bir Ispanaklı ve Çiçek ve Umut hikâyeleri ilkokul ve ortaokul Türkçe kitaplarında yer almıştır. Bir Başka Sevda ve Ayşe İlker hakkında bir de yüksek lisans tezi yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83416</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28b4751a-f366-4655-b69a-00dde8a2334d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Kitabı&apos;nın Poetikasına Giriş</image:title>
            <image:caption>İsa Hebibbeyli’nin belirttiği gibi, “Dede Korkut Kitabı destanlarının poetik sistemi hakkında belirli değerlendirmeler yapılmış olsa bile bu destanın poetikası henüz sistematik ve bütüncül biçimde araştırılmamıştır.” Şüphesiz bunun için, Dede Korkut mitolojisini, içerdiği anlatıların biçim ve içerik farklılıklarını gözeterek bütün paradigmaları ile ele alan çalışmalar yapılması gerekmektedir.
 
Antik çağlarda nesir ve nazım bir bütünün parçaları olarak belirirdi. Dede Korkut Kitabı hakkında en özgün değerlendirmeleri içeren bu kitapta da proza ve poeziyanın birleşik varyantı olarak estetikpoetik kavramı önerilmiş ve Dede Korkut Kitabı’nın poetik değerlendirmesinin sadece nazım parçaları üzerinden yapılması, bir yöntem olarak da reddedilmiştir. Kamal Abdulla’nın girişimi otantik mitolojik metnin içinde ilkel estetikpoetik patikalarını belirginleştirmeye yönelik bütüncül bir incelemeyle insanın en eski tasavvurlarından bir “Şafak Varyantı” oluşturmayı, daha doğru ifadesiyle onu görünür kılmayı amaçlamaktadır.
 
Kamal Abdulla için Dede Korkut Kitabı’nın poetikası, ancak mitolojik yaklaşımlarla uygulanacak ilkelerin destanın içindeki farklı zaman katmanlarını, kozmik çağdan tarihsel çağa geçişin kodlarını izah edebilmekle, belki evvela Dede Korkut Kitabı ile Dede Korkut Kitabı metninin hazırlandığı malzemeyi ayrıştırmakla mümkün olabilir. Çünkü Dede Korkut Kitabı’nda atılan her mitolojik adımda, kaostan kozmosa, bütün medeniyetlerin temel yönelişi olarak belirip sürdürülebilir nizam ideali yolunda verilen mücadele -metnin farklı katmanlarında ve geniş bir zaman dilimi içerisinde şekillenerek- modelleşmiştir.
 
Tıpkı milyarlarca yıl önce gerçekleşmiş Büyük Patlama’nın bütün evrene dağılmış yankılarını hassas cihazlarla hâlâ duyabildiğimiz gibi, “insan birikiminin bütün formlarına ait tek evrensel metodolojik yaratıcı ilke olarak kabul” edeceğimiz bu kozmik olayı anahtar sayarak ilkel mit çağında bir patlamayla metne yayılan estetikpoetiğin izlerini sürebiliriz.
 
“Tarih öncesi çağın kadim otantik metnine ait ilkel mitolojik tasavvurlar”ı ele alan bu yol bizi, bu kitabın sonraki çabalarının parçaları olarak “Kadim otantik metnin (...) klasik biçimini” veren “mitolojik öğle”ye, yani “Öğle Varyantı”na, oradan da mitolojik günbatımına, yani “estetikpoetik katmanın son dönemini yaşayarak estetik ve poetik diye iki istikamete ayrılacağı” “Günbatımı Varyantı”na ulaştıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83417</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0313a565-19bb-4a25-9ed9-43d79573b0e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaşıt</image:title>
            <image:caption>Doğu ve Batı kağanlarının dirliğinde, birbirinin gücünü ölçmeye çalışan, çerisini ve malını sınayan çaşıtlar vardı. Bu çaşıtlar Türkeli&apos;ne baş olmak, diğer kağanlar hakkında bilgi edinmek için kullanılırdı. Türk yurtlarına Çin&apos;den gelen çaşıtlar olurdu ama bunların yanı sıra, Çinliye yardım eden ve Suğdak denilen budundan da çaşıtlara da rastlanırdı. Bunlar Türk düşmanları olarak bilinirdiler.
 
Göktürkler, Ötüken&apos;de yerleşmiş yüzlerce çaşıtla adı konulmamış bir mücadeleye girişmişti. Ne var ki, çaşıt ordusunun başındaki kişi de bir Göktürk&apos;tü! Türk&apos;ün Türk&apos;le vuruşması ve çaşıtlığına rastlansa da, Türk&apos;ün Çinliye çaşıtlıkla hizmet etmesi işitilmiş şey değildi! Ötüken&apos;de artık, olmaz işler oluyordu.
 
Devletin en ulu sırrını taşıyan gümüş oklar, kimlerin elindeydi? Umay Ana&apos;nın kutlu sırrı gizlediği kaplumbağa yontusu neredeydi? Vezir Tonyukuk, Bilge Kağan ve Kül Tigin&apos;in ölümünden sonra Göktürk Devleti&apos;ni ayakta tutmaya çabalayan İl-İtmiş Katun bütün bu soruların karşılıklarını bulmak zorundaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83418</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b668952c-3e80-417d-a567-6cbbe40a633b.jpg</image:loc>
            <image:title>Histerinin Ana Septomları</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl başında Fransa’da psikoloji alanındaki en önemli şahsiyetlerden biri olan Pierre Janet, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi&apos;nin yeni ve görkemli binalarının açılışı vesilesiyle, patolojik psikoloji dersleri vermek üzere Amerika’ya davet edilir. “Bilinçaltı” kavramının yaratıcısı olan ve hem filozof, hem psikolog hem de doktor kimlikleri bulunan Janet, “hastanın zihinsel durumunu incelemenin kimi zaman birçok bozukluğu izah etmede nasıl yararlı olabildiğini göstermek için ve görünürde uyuşmayan semptomlara bir bütünlük kazandırmak maksadıyla iyi bilinen bir hastalık olan histeriye dair bazı temel psikolojik araştırmaları” özetler. 

“Bu hastalar üzerine çalışmak, şansımıza nispeten kolay bir çalışma olsa da aynı zamanda hem felsefi hem bilimsel hem tıbbi hem de pratik bakımlardan çok önemlidir. Günümüzde ruhsal ve felsefi problemlere dair bir fikir sahibi olmak isteyen iyi eğitimli her insanın bu müstesna zihin hastalığı ile alakalı bir şeyler bilmesi gerektiği kanaatindeyim; zira bu hastalık tüm dinlerin ve batıl inançların tarihinde kayda değer bir yer tutar ve hâlâ en cezbedici ruhsal sorunlarda mühim bir rol oynamaktadır.” 

   “Bir histeri vakasını tanımamak ya da tedavi etmemek belki de o kadar mühim değildir; ancak daima çok mühim olan şey histerik vakayı başka bir şeyle karıştırmak ve olmadığı bir şey için tedavi etmektir. Bu şekilde yapılan tıbbi hataları ve sıklıkla işlenen tıbbi suçları hayal bile edemezsiniz. … Kesilen kolları, kasılmalar yüzünden yarılan boyun kaslarını, yalnızca kramplar yüzünden kırılan kemikleri, hayalet tümörler yüzünden kesip açılan karınları ve özellikle sahte yumurtalık tümörleri yüzünden kısır bırakılan kadınları saymakla bitiremezsiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83419</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df39cb0-7dda-43c6-a115-9bb3fabd8c28.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal İktisat, Teknoloji ve Ekonomik Performans</image:title>
            <image:caption>Pre-modern toplumlarda iktisadi gelişme, genellikle kapitalizmin ve sanayileşmenin etkisi anlamında dar bir çerçevede ele alınmaktaydı. Günümüzün modern perspektifiyle bakıldığında, iktisadi gelişmişlik açısından geride kalan birçok toplumun aynı zamanda sosyo-kültürel ve teknolojik-kurumsal birçok konuda da geride kaldığı görülmektedir. Bugün ekonomik gelişmişliği, büyümenin hızlandırılması, eşitsizliğin azaltılması, yoksulluğun ortadan kaldırılmasının yanı sıra sosyal yapılar, tutumlar, kurumlar, teknolojik yeterlilik gibi çok boyutlu bir süreç dâhilinde düşünmek gerekmektedir. Neoklasik iktisada karşı bir eleştiri olarak ortaya çıkan ve hem bireysel hem de toplumsal düzeyde kaçınılmaz bir çözümleme birimi olan kurumları kavramsallaştırmayı amaçlayan Kurumsal İktisadın bakış açısı, incelenmesi gereken bir konudur. 

Ekonomik performansın arkasındaki göz ardı edilen faktörler nelerdir? Hâkim görüş, mevcut ekonomik problemleri açıklamada yeterli midir? Bu kitap, hâkim iktisadi düşünceyle anlaşılması zor olan birçok ekonomik problemin, aslında ekonomik performansın arkasında göz ardı edilen faktörlerle ilişkili olduğu gerçeğini ele almakta ve iktisadi gelişmeyi kurumsal iktisat çerçevesinde değerlendirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83420</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bec567f4-0ec0-4e5d-9e20-de4eed1360b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş</image:title>
            <image:caption>Kierkegaard, bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde, İncil’deki Dağ Vaazını temel alarak, insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor, ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor. 

İnsanoğlu, Kierkegaard’un “karşılaştırma huzursuzluğu” dediği şeyden muzdarip; hep olduğundan daha fazlasını istiyor, komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor. Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir, lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre, insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor. 

Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız, lakin bir kuşun “ah keşke insan olsaydım” dediğini de hiç duymamışızdır. İşte, gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor: bir şey dememek, sükut etmek! Fazla lafın, çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard. 

Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor. Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek, veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak, tanımlamak gibi bir emeli yok. 
Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey: zambağın itaatkârlığı! İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor. Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor. Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor. 

Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey, Kierkegaard’a göre, dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor. Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil; dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor. Tam burada ve tam şu anda yaşamamız, laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz, kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız, ve son fakat aynı derecede önemli, sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83421</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee0a2e07-0999-4bfd-904c-7b56f2df8262.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodern Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Nasıl ki “modern mimari Missouri, St.Louis’de 15 Temmuz 1972, yaklaşık saat 15:32’de, ünlü Pruitt-Igoe projesi uyarınca inşa edilmiş olan birkaç blok dinamitlenerek son bir coup de grace indirildiğinde öldü” ise; modern iktisat da Washington, DC’de 15 Ağustos 1971’de saat 21:00 sularında 37. ABD Başkanı Richard Nixon’ın Oval Ofis’ten yaptığı konuşmayla son bulmuştur.

Bretton Woods sisteminin nihayeti, barındırdığı çoklu formlar nedeniyle özünde istikrarsız olan libidinal yükün önündeki son setin de yıkılmasına neden olmuş ve ekonomik buhran sürekli bir olasılık haline gelmiştir. Bu kaotik ortamda teknolojiye atanan temel işlev uzam ve tarihsellik arasındaki ilişkiyi bozunuma uğratarak yeniden bölüşümü kronotopik çerçeveden müstakil kılmaktır. Zamandan ve uzamdan azade kalan tüketicinin kaderi kaçınılmaz şekilde tüm gelir ve servetini kaybetmektir. Bu nedenledir ki postmodern duruma mündemiç olan yoksulluk her zaman ve her yerde bir bölüşüm problemidir. Bu kitap işaret edilen problemin kökenlerine ilişkin bir arayışın çıktısı olarak değerlendirilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83422</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/577effa6-d765-4c9c-ac15-7c901289f2ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenilik Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Teknoloji ve teknolojik gelişmeler üretimden bölüşüme, bölüşümden tüketime, kalkınma ve büyümeden dış ticarete ekonomik hayatın tümünü etkisi altına alacak güçtedir. Ancak teknoloji, her şeyden önce, üretim sürecinin içindedir ve üretimin yapıldığı yer, yani işletme düzeyiyle yakından ilişkilidir. Teknolojinin bu özelliğinden ötürü kitap iki ana kesim olarak tasarlanmıştır. “Ekonomi Yazınında Teknoloji” başlığını taşıyan birinci kesim, teknolojik gelişmelerin makroekonomik etkilerini özetlemekte, “Yenilik Ekonomisi” başlıklı ikinci kesim, teknolojinin firma düzeyinde başlayıp uluslararası boyutlara varan gelişimini anlatmaktadır. İkinci Kesimin son bölümü bilişim teknolojisini konu edinmekte olup bilişim teknolojisinin olası sosyo-ekonomik etkileri üzerinde durmaktadır.

Teknolojik buluş veya yenilik, ister çok önemsiz ister devrim niteliğinde olsun, zihinlerde yeni bir fikirle başlar. Yeni fikirler ancak uygun bir ortam bulduğunda yeşerir. Yılların bilgi birikimi, deneyim ve nitelikli bir eğitimle birlikte serpilir, çoğalır. Çağımız, bilişim teknolojilerinin sunduğu bilgi çokluğu çağıdır. Bilgi çokluğu içinde boğulmadan bilgiyi kullanabilme ve yönlendirebilme becerisini gösterebilecek insan gücüne gereksinim vardır. Bu gereksinimi karşılamak üzere yapay zekâlar da üretilmektedir. İnsanlar, yakın bir gelecekte, işsizliğin ötesinde, işlevsiz olma riskiyle karşı karşıya kalabilir. İnsan, ancak genlerinde var olan merak ve yaratıcılık tutkusuyla, bu tutkuyu makinelere kaptırmadığı sürece, işe yaramayı sürdürecektir. Yeter ki doğal zekamızı kolaycılık, tutuculuk ve boş inançlarla köreltmeyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83423</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/787b3a4d-724e-4a83-9df2-c5699f26ab73.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbim Seni Unutmuşken</image:title>
            <image:caption>Geçmişin karanlıklarında kalan ilk aşk… 
Tutku dolu kalpten silinip atılan özel bir adam… 
Unutulmuş anılarla daha da güçlenmiş çekici bir kadın… 
Yeniden kurulmuş tehlikeli ama güzel bir hayat… 
* 
Bir erkeği yeniden sevemeyecek kadar aldatılmışsanız, 
kalbinizin yine aynı tutkuyla çarpmasından korkuyorsanız, 
üstelik de benzer bir başka adamla karşılaşmışsanız, 
yapabileceğiniz en iyi şey, savunma duvarlarınızı 
öfke ve pişmanlıkla daha da güçlendirmektir. 
* 
Hayat genç kadına aynı acıtıcı oyununu oynarken belki de gizlice bir şans daha vermeye çabalıyordu. 
Özenle ördüğü yalnızlık duvarları birer birer yıkılırken ardındaki adama karşı koyamayacağını çabucak öğrendi. 
Akıl unutsa da kalp unutamıyordu… 
* 
Zamanın külleriyle örtülmüş bir aşk için, tüm gönül pencerelerini ardına kadar açacağınız, tutku rüzgârlarıyla alev alması için dua edeceğiniz bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83424</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa69ac5-8a48-4bee-b437-316ceb1b1519.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbim Seni Unutmuşken (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Geçmişin karanlıklarında kalan ilk aşk… 
Tutku dolu kalpten silinip atılan özel bir adam… 
Unutulmuş anılarla daha da güçlenmiş çekici bir kadın… 
Yeniden kurulmuş tehlikeli ama güzel bir hayat… 
* 
Bir erkeği yeniden sevemeyecek kadar aldatılmışsanız, 
kalbinizin yine aynı tutkuyla çarpmasından korkuyorsanız, 
üstelik de benzer bir başka adamla karşılaşmışsanız, 
yapabileceğiniz en iyi şey, savunma duvarlarınızı 
öfke ve pişmanlıkla daha da güçlendirmektir. 
* 
Hayat genç kadına aynı acıtıcı oyununu oynarken belki de gizlice bir şans daha vermeye çabalıyordu. 
Özenle ördüğü yalnızlık duvarları birer birer yıkılırken ardındaki adama karşı koyamayacağını çabucak öğrendi. 
Akıl unutsa da kalp unutamıyordu… 
* 
Zamanın külleriyle örtülmüş bir aşk için, tüm gönül pencerelerini ardına kadar açacağınız, tutku rüzgârlarıyla alev alması için dua edeceğiniz bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83425</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c06abee-5a21-4579-ac0d-5bf1bc1e2011.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşı Bakan Gergedan - Anne Tavuk Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Ah şu haylaz civcivler yok mu! Işıklar sönüp de yatağa girme zamanı geldiğinde, evde kopuyor bir tantana ve başlıyorlar hep bir ağızdan itiraz etmeye. Ama tüm bu sevimli itirazların bir anda sonunu getirecek bir şey var… 

Uykudan önce okunacak kısa bir hikâye. 

  Uykudan Önce Kısa Hikâyeler dizisini oluşturan kitaplarda, civcivlerimin itirazsız yatağa girmesini sağlayan en özel hikâyelerimi paylaşıyorum sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83426</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76a13090-6a41-4a11-ac5f-ef30c589e4bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi Fecr</image:title>
            <image:caption>Kapatın ışıkları, gökyüzündeki yıldızlara 
  ihanettir bu aydınlık. 
 
  Ait olduğu yerdeydi. Buradaydı. Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti. 
  Aymira… Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi. Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı. Kamer… Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu, onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu. Bu artık geri dönülmez bir yoldu. Artık ikisi için de düşmek yoktu. 
  Acılar… Sanrılar… Sonu gelmeyen ağlamalar… Can yakan kayıplar… Hepsi onlar içindi, hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi, birbirlerine tutunma hikâyesiydi. Bu artık bir savaşın, savaşın var ettiği aşkın sesleriydi. Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi: Yan yanaysak savaşabiliriz, yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz. 
  “Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan, işte orada olacağım tüm vakitlerine inat, seninle başka bir fecri karşıladığım an.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83427</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cf11483-87d5-4d7b-add6-b655b4f74af0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızgın Panter - Anne Tavuk Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Ah şu haylaz civcivler yok mu! Işıklar sönüp de yatağa girme zamanı geldiğinde, evde kopuyor bir tantana ve başlıyorlar hep bir ağızdan itiraz etmeye. Ama tüm bu sevimli itirazların bir anda sonunu getirecek bir şey var… 

Uykudan önce okunacak kısa bir hikâye. 

  Uykudan Önce Kısa Hikâyeler dizisini oluşturan kitaplarda, civcivlerimin itirazsız yatağa girmesini sağlayan en özel hikâyelerimi paylaşıyorum sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83428</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f77aa5af-44ab-48ad-a1a5-71e1a894ccbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi Fecr (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kapatın ışıkları, gökyüzündeki yıldızlara 
  ihanettir bu aydınlık. 
 
  Ait olduğu yerdeydi. Buradaydı. Gitmişti ama kaderin ağları öyle bir örülmüştü ki onları çözmeye kimsenin gücü yetmezdi ve yetmeyecekti. 
  Aymira… Her şeyini yitirdiği anda başlamıştı belki de hikâyesi. Köklerini toprağından koparttıklarını sanmıştı ama o sadece susuz kalmıştı. Kamer… Her şeyini kaybettiğini sandığı anda aslında onsuz hiçbir şey olduğunu fark etmiş ve yüreğindeki boşluğu, onun yüreğinin sesiyle doldurmuştu. Bu artık geri dönülmez bir yoldu. Artık ikisi için de düşmek yoktu. 
  Acılar… Sanrılar… Sonu gelmeyen ağlamalar… Can yakan kayıplar… Hepsi onlar içindi, hepsi iki kalbin birbiriyle olan mücadelesi, birbirlerine tutunma hikâyesiydi. Bu artık bir savaşın, savaşın var ettiği aşkın sesleriydi. Sesler peşinde bir sürü şarkıyı sürükledi ve hepsi aynı şeyi söyledi: Yan yanaysak savaşabiliriz, yan yanaysak bu savaşta ölebiliriz. 
  “Ben yarayım sana kalan fakat ne zaman güneşe değil aya bakarsan, işte orada olacağım tüm vakitlerine inat, seninle başka bir fecri karşıladığım an.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83429</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83254317-d22c-4841-a85a-33e6f8b8337a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabus Gören Yarasa - Anne Tavuk Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Ah şu haylaz civcivler yok mu! Işıklar sönüp de yatağa girme zamanı geldiğinde, evde kopuyor bir tantana ve başlıyorlar hep bir ağızdan itiraz etmeye. Ama tüm bu sevimli itirazların bir anda sonunu getirecek bir şey var… 

Uykudan önce okunacak kısa bir hikâye. 

Uykudan Önce Kısa Hikâyeler dizisini oluşturan kitaplarda, civcivlerimin itirazsız yatağa girmesini sağlayan en özel hikâyelerimi paylaşıyorum sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83430</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d18d2699-af6d-4043-907d-e5ec6f683638.jpg</image:loc>
            <image:title>Pereira İddia Ediyor</image:title>
            <image:caption>İyimser bir varoluşçu çizgiroman 1938 yılının Temmuz’unda, Salazar diktatörlüğünün hüküm sürdüğü Portekiz’in Lizbon şehri... Sıcaktan kavrulan bir şehirde, yaşlıca bir gazeteci olan Pereira, oldukça muhafazakar bir gazete olan Lisboa’nın kültür-sanat sayfalarında 30 yıldır her gün yazmaktadır. Durgun yaşamına, bir gün hiç beklenmedik şekilde Francesco Monteiro Rossi adında bir adam girer. Pereira onu stajyer yazar olarak işe alır. Ancak genç yazar, Pereira’nın kendisinden yazmasını istediği isimler yerine, faşist rejimin düşmanı Lorca ve Mayakovski gibi yazarlardan bahseder. Pereira, bu tehlikeli iş arkadaşını kovmak yerine korur. Totaliter rejime ve sansüre karşı direnişin sembol eserlerinden biri olan Pereira İddia Ediyor, diktatörlük baskısıyla yaşayan bir adamın bilinçlenme yolculuğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83431</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e798d67-c436-4248-8c00-4b5005ef7c94.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Düğümü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mısır’ın kızgın kumlarının içine gömülen karanlık bir sır… 
Ra’nın gözünün arkasında asırlardır ulaşılamayan bir gerçek… 
Hiyerogliflerin anlatmaya çalıştığı bir hikâye… 
Ve mucizevi bir aşk. 
 
 
Arkeolog olan Ayliz Kılıç, en büyük hayalini gerçekleştirmek üzere Mısır’da gizlice bir piramide girdiğinde karşılaşacağı esrarengiz olaylardan bihaberdi. Asırlardır kimsenin ayak basmadığı​ bir hazine odasında rastladığı Ra’nın gözü onu kendi dünyasından bambaşka bir dünyaya sürüklediğinde bunun, çözmeye çalıştığı gizemlerin en büyüğü olduğunu öğrenecekti. Yaşayacağını hayal bile edemediği şeyler başına geldiğindeyse asıl kimliğini keşfedecekti. 

Evine dönüş yolunu aradığı sırada karşısına çıkan Aytun Karavera, onunla beraber olayları çözmek isterken bilmeden kalbinin buzlarını da birer birer eritmişti. Peki, ne yapacaktı Aytun? Kraliçe’nin kurallarına karşı gelmek pahasına Ayliz’i gizleyecek miydi yoksa dünyasına izinsiz gelen kızı cezalandıracak mıydı?
 
Binlerce yıl öncesindeki bir lanet, geçmişten gelen Mısır tanrılarının kavgası ve içindeki nefreti dindiremeyen Mısır’ın acımasız Kraliçesi Neftis… Her şey bu kadar karışıkken Ayliz evine dönebilecek miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83432</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aba0838-5d37-49f8-89e2-b91eb459421d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Ağaç</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk yatak odasında süzülen kara yapraklarla uyanır. “Bazen gün umut edecek hiçbir şey olmadan başlar ve her şey giderek kötüleşir.”
Avustralyalı yazar ve çizer Shaun Tan’dan açıklanamayan duygulara eşsiz bir pencere açan, umut ve yenilenme üzerine ilham veren, bol ödüllü bir hikâye.
“Gördüğüm en iyi resimli kitap. Shaun Tan bir başyapıt yarattı.”
- John Marsden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83433</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fbd4f1b-36be-4d15-bdc1-5674f75ae980.jpg</image:loc>
            <image:title>Ufak Tefek Aşk Halleri</image:title>
            <image:caption>Her şey bir aşk hikâyesiyle başladı.
Catana, sevgilisi John’la yaşadığı gündelik, ufak tefek, şapşal anılarını aralarında kalacağını düşünerek küçük karikatürler hâlinde çiziyordu. Sonra bir gün John bu mutluluğu herkesle paylaşmaya karar verdi…
“Catana’nın sıcacık karikatürlerini gördüğünüzde içiniz kesinlikle huzurla dolacak.”
- BuzzFeed
“Catana’nın karikatürlerini keşfetmek benim için inanılmaz mutluluk vericiydi ve bu konuda yalnız olmadığıma eminim. Günümüz ilişkilerinin en küçük, en özel anlarını yakalayıp gündelik hayatımızın absürd ve şapşal hâllerinin muhteşem yansımalarına çevirmeyi başarmış.”
- Book Riot
“Catana Chetwynd’in karikatürleri sıcak bir sarılma, bir bardak ekstra tatlı sıcak çikolata ve dünyanın acımasızlığına karşı küçük, mutlu bir mola gibi.”
- Amazon Book Review
“Hayatımıza sızan negatif düşüncelere karşı taptaze bir soluk.”
- Comics Gaming Magazine
“Bazen en güzel anılar, en basit olanlardır.”
- The Huffington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83434</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df46ee39-2071-4102-9a3d-0d4cfd2d6840.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprü</image:title>
            <image:caption>Tarih açısından bakıldığında İstanbul olağanüstü bir ev sahibidir. İstanbul’da adına Altın Boynuz da denilen Haliç ile alakalı beni çok şaşırtan bir olay örgüsüyle karşılaştım. İstanbul’un kurulması, Türklerin eline geçmesi, II. Bayezid’in tahta çıkması, Cem Sultan’ın öldürülmesi derken olağanüstü bir sanatçı olduğunu düşündüğüm Michelangelo’nun İstanbul’da Mimar Sinan ile tanışmasına sürüklenen bir hikaye yakaladım. Dahası, bu topraklarda aşık olduğu kadının izine rastladım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83435</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26a58f0-040b-4f1c-80f3-ae9689bae926.jpg</image:loc>
            <image:title>Süryani Ortodokslarda Kilise Müziği</image:title>
            <image:caption>Adıyaman ve Çevre İller Süryani Kadim Metropolitliği Mor Petruspavlus Kilisesi özelinde etnografik yöntemlerle gerçekleştirilen bu çalışma, Adıyaman Süryanilerinin kilise müziği üzerine; etnomüzikolojinin “İnanç Müziği Etnolojisi” alanına uygun olarak, 2014-2018 yılları arasında oluşturulmuş ve İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne 2018 yılında teslim edilmiş dört yıl süren bir doktora tezi çalışmasının ürünüdür.   

Süryaniler, Mezopotamya coğrafyasında 5500 yıl önceki ilk varlığı Aramlar olarak tarihsel kayıtlara geçmiş, 2000 yıl önce Hıristiyanlığı kabul etmiş, köklü tarihsel geçmişi, kültürü ve kendilerine özgü inançsal ve dünyevi müzik kültürleri olan, Hindistan, Suriye, Yakın Doğu, Türkiye, Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve dünyanın birçok yerinde diasporası bulunan, dünya üzerindeki nüfusu yaklaşık 4,5 milyon olan bir halktır. 

Etnografik araştırmalar, metodolojik olarak her ne kadar izlenmesi mümkün olan dar bir bölge üzerinde gerçekleştirilse de söz konusu inanç müziği olduğunda inançların kültürel açıdan kadimle en bağlantılı, en muhafazakâr ve en zor değişen belleksel olgu olmasından dolayı, ele aldığımız bölge olan Adıyaman ili Süryani Ortodoksları ile “Dünya Süryani Ortodokslarının Kilise Müziği” uygulamaları arasındaki farklılıklar oldukça azdır. Dolayısıyla Adıyaman Süryani Ortodokslarına ait inanç müziği uygulamaları, hemen hemen Dünya Süryani Ortodoksilerinin bir örneği niteliğindedir. Yakın Doğu’nun bir parçası olan bu halkın müziksel uygulamaları da doğal olarak bu bölgenin kültürel bir temsilidir. Süryani İnanç Müziğini, metinsel olarak İncil, Mezmurlar ve Süryani azizlerinin kutsal şiirlerinin makamsal veya tecvitli icrası oluşturmaktadır. Bunun yanında Süryani kültüründe sayı mistisizminin ve makamlara yüklenen anlamların özel bir inançsal değeri de vardır. 

Bu çalışma ile ülkemiz ve dünya üzerindeki inançsal cemaatlerin etnomüzikolojik bir perspektifle incelenmesi anlamındaki “İnanç Müziği Etnolojisi” alanına bir nebze ışık olabilirsek ne mutlu bize…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83436</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f9ed39-b87b-4bd5-ac53-2e662ffcb152.jpg</image:loc>
            <image:title>Rengeyiği Türkleri - Dukhalar</image:title>
            <image:caption>Bir hayvanı evcilleştirmeyi başarmış ender avcı-toplayıcı topluluklardan biri olan Dukhalar, Moğolistan’ın kuzeyindeki Hövsgöl bölgesinde yaşayan göçer bir Türk halkıdır. Yerleşik düzene geçişle birlikte insanın kendisini doğadan ayrı ve üstün bir konuma yerleştirdiği günümüz insan merkezci Batı toplumlarının aksine, doğayı canlı bir varlık olarak kabul ederek tüm canlılara saygıyla yaklaşan eşitlikçi bir topluluk olan Dukhalar, bize tarihin en önemli olaylarından biri kabul edilen evcilleştirmenin sonuçlarını anlamamız bakımından eşsiz bir fırsat sunuyor. 
 
Peki, yaşadıkları coğrafyayı evi olarak kabul eden bu göçer avcı-toplayıcı insanlar böylesine devasa bir evle nasıl ilişki kuruyor, ne gibi kurallara dikkat ediyorlar? Bir liderin olmadığı Dukhalarda eşitlikçi toplumsal ilişkiler nasıl yürütülüyor? Evcilleştirme Dukhalar için ne anlama geliyor? Rengeyikleri insanlardan ne gibi bir fayda sağlıyor? Dukhalar ava gitmeden önce ve av esnasında nelere dikkat ediyorlar? Ayı, Sibirya halkları için neden özel bir yere sahip? Hayvan kemikleriyle nasıl fal bakılıyor ve rüyalar bir avcıya nasıl bir 
pusula gibi yön gösteriyor? 
 
Kültürel antropolog Selcen Küçüküstel’in aralıklarla altı yıla yayılan bir alan çalışmasının sonucu olan bu kitap, Dukhaların yaşamını tüm detaylarıyla ortaya sererken “yeryüzündeki tüm canlılık belirtilerini hızla tükettiğimiz günümüz dünyasının uzak bir köşesinde insan, hayvan ve doğa arasındaki karmaşık ilişkilerin bir kısmına ışık tutmayı amaçlıyor.” 
 
“Çevrende gördüğün her şeyin bir ruhu vardır, hem de her şeyin... Bu yüzden soluk aldığın her an, bunu fark etmeli ve çok dikkatli olmalısın! Böylece hiçbir canlının ruhuna saygısızlık yapmamış olursun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83437</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35602f3a-fcb3-4637-b200-16d54674cfbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay - Ay&apos;ımızın Bilimi ve Hikayeleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ay bir anda ortadan kaybolsa ne olurdu? Ay efsaneleri nereden ortaya çıktı? Ay’ımız nasıl oluştu? Gelgitlerden efsanelere, Ay’ın insan yaşamında derin etkileri vardır. Ressam ve yazar David A. Aguilar’a katılalım, bilim, ve kültürü, teknoloji ve efsaneleri birbirine bağlayarak Dünya’nın tek doğal uydusu hakkındaki en büyük soruları yanıtlayalım. Ay’ı daha once hiç görmediğiniz bir şekilde görün; kraterler, astronotlar, Ay insanları ve daha fazlasıyla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83438</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5600558a-5343-4d25-9f94-6079c014261f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Süpürge Şipşak</image:title>
            <image:caption>Bahanelerin ardında yatan gerçekliği sorgulamak...
Alman çocuk ve gençlik edebiyatının yükselen yıldızlarından Salah Naoura&apos;nın yeni &apos;&apos;harikası&apos;&apos; Çılgın Süpürge Şipşak, kırmızı bir kanepede başlayıp tozlu çöl yollarına uzanan, casusluk filmlerini aratmayan, çılgın mı çılgın bir roman!

Hakikatlere ve uydurmacalara meydan okuyan olağanüstü kurgusuyla en çetrefilli maceralara bile parmak ısırtan bu sürükleyici roman, yalana başvuran ile yalandan sakınanı baş döndürücü bir hikâye zincirinde buluşturuyor.

İnsanların zaafları ile yersiz istek ve arzuları üzerine düşündüren çok katmanlı anlatımıyla bir çocuk romanından fazlasını vadeden Salah Naoura, tüketim kültürünün vazgeçilmez unsurlarından reklam ve pazarlama taktiklerini de ince ince eleştiriyor.
Hafta sonu ödevimi ne yazık ki yapamadım. Hepsi, Şip-Şak&apos;ın suçu.
Bir elektrikli süpürge bu. 3A sınıfından arkadaşım Gerti ile birlikte onu değiştirmemiz gerekiyordu, bu yüzden dünya turuna çıkmak zorunda kaldık. Yetkili firma dünyanın öbür ucundaymış. Avustralya&apos;nın oralarda bir yerde. Geri döndüğümüzde pazar akşamı olmuştu bile, saat çok geçti ve ben de çok yorgundum. Ödevimi yarın yaparım.
Akıllara durgunluk verecek hikâyemiz; bu kısa, öz ve son derece inandırıcı (!) mazeret yazısıyla başlıyor. Lara, Gerti ve Ralf, Güven Müdür&apos;ün odasında, tam on beş gün boyunca anlattıkça anlatıyor. Fakat, başlangıçta ceza olarak planlanan bu buluşmalar kısa bir süre sonra arkası merakla beklenen hikâye anlatma oturumlarına dönüşüyor. Olaylar dallanıp budaklandıkça işin içine esrarengiz sırlar ve tuhaf insanlar karışıyor. Ve heyecan her geçen gün artıp büyük sona doğru nefesler tutuldukça, dinleyenlerin merakı ve ilgisi katmerleniyor!

Çocuklardaki hayal gücünün sınır tanımazlığını dâhiyane bir kurguyla bizlere göstermeye çalışan Salah Naoura, insanlığın en kadim geleneklerinden hikâye anlatıcılığına bambaşka bir yorum kazandırıyor.

Başından sonuna kadar eğlenceyi bir an bile eksik etmeyen Çılgın Süpürge Şipşak, ezber bozan yapısıyla son yılların en etkileyici çocuk romanlarından biri!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83439</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2244863e-97ec-46ec-8215-abbbc950e929.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis Kültürü Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Ignaz Goldziher’in farklı kitap ve makalelerinde, hadis ilmi hakkındaki düşünce ve yaklaşımlarını görmek mümkündür. Kuşkusuz bunlardan en önemlisi, hadis ilmini tarihî gelişimi içerisinde ele aldığı Muhammedanische Studien (İslam Kültürü Araştırmaları) adlı eserinin özellikle ikinci cildidir. Goldziher bu kitabını 1890 yılında yayımladı. Daha sonra elde ettiği kaynak ve veriler çerçevesinde, bu kitapta ortaya koyduğu bazı görüşlerini değiştirdi. 
 
Bu kitapta çevirileri sunulan hadisle ilgili makalelerin hepsi Goldziher’in bu eserinden sonra kaleme alınmıştır.  Goldziher’in doğrudan hadisle ilgili makaleleri, özellikle bu alandaki fikrî gelişimini anlamak açısından önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83440</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d4ac265-1e5f-44de-8a02-37b05f8b64ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün 2 Kg Ver</image:title>
            <image:caption>Bir yerden başlamak istiyorsun ama nereden bilemiyorsun. Hedefin belki son 4-5 kg veya daha fazlasını vermek. Kilo vermeyi istiyorsun ama upuzun diyetler, detokslar gözünü korkutuyor, üstelik düzenli spor yapan biri de değilsin. Şöyle 1 günde çok zorlanmadan 2 kilo versen hem devam etmek için motivasyonun artacak hem de kendine inanacaksın. Veya kilo vermen durdu, ne yapsan 100 gram bile gitmiyor, tartıda gram oynamıyor. Eğer durumun tam böyleyse işte bu kitap tam sana göre demektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83441</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93c84dcb-67fd-41fb-9ea3-54ee5bed943e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaokul Programı (Türkçe-Sosyal Bilgiler)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, MEB’in hazırladığı 2018 Ocak ayında güncellenen Ortaokul (5-8. Sınıf) Ders Programları yer almaktadır. 

Programlarda 2020 Ocak ayına kadar yapılan değişikliklere yer verilmiştir. Birinci, ikinci ve üçüncü kısımlarında, programlarla ilgili açıklamalar ve ders öğretim programlarına, dördüncü kısımda ise mevzuat ve programların işleyişine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Kitabın, Birinci, İkinci ve Üçüncü kısımlarında; sırasıyla Türkçe Öğretim Programı, Seçmeli Yazarlık ve Yazma Becerileri Öğretim Programı, Seçmeli Okuma Becerileri Öğretim Programı, Seçmeli İletişim ve Sunum Becerileri Öğretim Programı, Drama Öğretim Programı, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Öğretim Programı, Seçmeli Hukuk ve Adalet Öğretim Programı, Seçmeli Halk Kültürü Öğretim Programı, Seçmeli Düşünme Eğitimi Öğretim Programı, Seçmeli Medya Okuryazarlığı Öğretim Programı, Seçmeli Şehrimiz … 

Öğretim Programı’na yer verilmiştir. Dördüncü kısımda ilgili mevzuat ve açıklamalar olarak; Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, İlköğretim Okulları Haftalık Ders Çizelgesi, Belirli Gün ve Haftalar çizelgeleri, Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim ve Öğretim Çalışmalarının Plânlı Yürütülmesine İlişkin Yönerge ve Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarına İlişkin Çizelge aktarılmıştır. Kitabın benzerlerinden farklılığı, program geliştirilmesinde temele alınan yaklaşım ve modellere ilişkin açıklamalara ve eğitimcilerin ihtiyaç duyabileceği temel mevzuata yer vermiş olmasıdır. Kitabın, öğretmenler, eğitim yöneticileri ve eğitim fakültesinde okuyan öğretmen adaylarına yararlı olacağı ve mesleki gelişimlerine katkı sunacağı düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83442</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/745258ac-2911-43c9-b698-8b98937caf51.jpg</image:loc>
            <image:title>Hata Neredeydi?</image:title>
            <image:caption>HURAFELERDEN GERÇEKLERE:
DOĞU’NUN GERİ KALIŞ TARİHİ…


“Müslümanların uygarlık liderliğini kaybetmeleri ve modernlikten geri durmaları son yüzyıllarda dünya tarihinin merkezindedir ve uluslararası çatışmalar ile diplomatik tartışmalarda her zaman en büyük etken olmuştur. Hata neredeydi?” David Landes, Harvard Üniversitesi

İslâm dünyası, yüzyıllar boyunca hem askerî ve ekonomik anlamda hem de uygarlık sanatları ve bilim gibi alanlarda öncüydü. İnsanlığın en ön safında, oldukça kuvvetli bir biçimde yerini almıştı. Peki nasıl oldu da aynı yüzyıllar boyunca “barbarlığın” ve “dinsizliğin” karanlığına batan, öğrenilecek ve korkulacak hiçbir şey barındırmayan yer olarak gösterilen Hıristiyan Avrupa bir anda öne geçmişti? Her şey nasıl bu kadar çabuk değişmişti? Savaş meydanlarından ekonomik pazara, kamudan özel hayata kadar Batı hangi kuvvetleriyle zafer üstüne zafer kazanmıştı?

Otoriteler tarafından emsalsiz bir bilgi birikimi ve zarafetle yazıldığı belirtilen, içerdiği konularla oldukça kışkırtıcı ve ufuk açıcı bir eser olarak gösterilen elinizdeki bu kitap, 
Bernard Lewis imzası taşıyor. Batı tarafından nasıl alt edildiğini, gölgede bırakıldığını ve tahakküm altına alındığını anlamaya çalışan İslam dünyasının acı dolu tepkisini inceliyor. Karmaşa içindeki bir kültürün hayranlık uyandırıcı portresini sunan Lewis, Ortadoğu’nun dikkatini nasıl Avrupa’nın silahlarına, sanayisine, ticaretine, yönetimine, diplomasisine, eğitimine ve kültürüne yönelttiğini gösteriyor. 18 ile 20. yüzyıllar arasında Batı ve Ortadoğu kültürleri arasındaki çarpıcı farklılıkları, Hıristiyanlık ve İslam, müzik ve sanat, kadınların konumu, laiklik ve sivil toplum, saat ve takvim üzerinden ortaya koyuyor.
Ortadoğu çalışmalarının duayeni olarak kabul edilen Bernard Lewis, Ortadoğu ile Avrupa arasındaki tarihî ilişkiye oldukça isabetli bir bakış açısı kazandıran çalışması “Hata Neredeydi?” ile Türk okuyucusunun karşısına tekrar çıkıyor. Bu yeni çeviri, her yönüyle soluk soluğa okunacak bir başvuru kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83443</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b093b5f-5229-4d09-9226-fcf3e407e77d.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğollar Avrupa&apos;da - Moğolların Avrupa Seferinin Üç Tanığı (1241–1242)</image:title>
            <image:caption>AVRUPA’NIN SINIRLARINI ERİTEN
MOĞOL KORKUSU…

“Eğer gelirlerse Tartar olarak andıklarımız Tartaryalarına def olacaklar, geri göndereceğiz, ya da onlar bizim hepimizi cennete gönderecekler.”
- Fransa Kralı IX. Louis

1241 yılının Mart ayında başlayan Moğol saldırısı, eş zamanlı olarak dört ayrı ordunun şimdiki Polonya, Macaristan, Romanya’nın orta kesimi ve Romanya’nın güneyinden Sırbistan’a uzanan sahanın hedef alınmasıyla kendisini gösterdi. Artık Orta Avrupa ve Balkanları Doğu Avrupa’ya bağlayan bütün önemli geçitler aşılmış, ardındaki kuvvetler yok edilmiş ve bunun yarattığı ümitsizlik içerisinde arda kalan bölge yıkıma boyun eğmişti. Avrupa’nın geride kalan kısmında ise pek çok insan bu felaketin bundan sonra hangi ülkenin üzerine çökeceğini merak ediyordu. İtalya’daki kentler mi, yoksa Kutsal Roma Germen İmparatorluğu mu, yoksa Fransa mı? Sadece insanların değil, aynı zamanda asillerin ve din adamlarının ve hatta Kralların ve İmparatorların bile korkuya esir düştükleri günlerde Avrupa koca bir hapishane gibi görünüyordu.

Moğolların Avrupa seferi ile ilgili günümüze erişmiş pek çok türde kaynak bulunmaktadır. Ancak bunlar arasından en ilgi çekici olanlar, bizzat hadiseler içerisinde bulunup başlarından geçenleri, gördüklerini veya duyduklarını aktaran kimselerin kaleminden çıkan eserlerdir. Bunlardan bir kısmı, bir veya birkaç sayfalık mektuplar halinde bulunmakla birlikte üç ayrı kaynak, diğerlerinden gerek hacim olarak ve gerekse nitelik olarak üstündür. Bu çalışma işte bu üç kaynağın diğer kaynaklarla karşılaştırılarak notlandırılıp Türkçeye tercümesi olarak takdim edilmektedir.
Altay Tayfun Özcan’ın hazırlayıp çevirdiği ve notlandırdığı “Moğollar Avrupa’da”, Avrupa’nın adeta felce uğrayarak donup kaldığı bir dönemi Moğol saldırılarıyla yüzyüze gelmiş, kuşatılmış veya esir edilmiş kimselerin anlatılarına dayalı olarak okuyucuya sunuyor ve onları geçmişin bu “tehlikeli” dönemine keşfe çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83444</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fef0c3b-7ff4-495c-9d7f-9d6fe4b6a3aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitip Giden İstanbul</image:title>
            <image:caption>DÜNÜYLE BUGÜNÜYLE
ŞEHR-İ İSTANBUL…

İstanbul, tarihî süreci içinde birçok imparatorluğa ev sahipliği yapmış kadim bir yerleşim yeridir. Misafir ettiği birçok milletin yanı sıra içinde barındırdığı gelenekler ve hikâyelerle de asırlara uzanan bir ruhu vardır. Zaman geçtikçe ne yazık ki önce fiziksel olarak hırpalanan İstanbul, günümüzde ruhen de ortadan kaybolmaktadır. Mimarî anlamda eşsiz değerlere ev sahipliği yapan İstanbul’da yakın zaman içinde gerçekleşen yıkımlar, şehrin birçok güzelliğini ortadan kaldırmıştır. Boğaz’dan Tarihi Yarımada’ya, yeraltından yerüstüne varıncaya dek şehrin tarihi dokusu ciddi zararlar görmüştür.

Tarih alanında birçok kitabı olan Önder Kaya, elinizdeki kitapta İstanbul’un nabzını tutuyor. Geçmişle gelecek arasında şehrin geçirdiği değişimi ele alırken, yitip giden geleneklere ve değerlere dikkat çekiyor. İstanbul’un yok olan ya da aslî dokusundan çok şey kaybeden mekânlarına odaklanıyor. İstanbul tutkunları kitabın sayfaları boyunca bir büyük mirasın izini sürerken aynı zamanda hüzünleniyor, gözleri önünde eriyen şehrin acısını hissediyor.

Önder Kaya’nın bu önemli çalışması; İstanbul’un sokak köpeklerini, eşekle taşımacılık yapan İranlılarını, evliya türbelerini, eski ramazanlarını ve gölge oyunlarını, AEK ile kardeş olan kulübünü, sinagogdan lokantaya dönüşen mabedini, Pandeli’yi, İnci Lokantası’nı, Rebul Eczanesi’ni, yangın kulelerini, mezarlıklarını, yalılarını, köşklerini, kaybolan pek çok eserini ve daha nicesini merak eden herkes için akıcı üslubuyla, geçmişi ve şimdisiyle, görseller eşliğinde bir zaman yolculuğu sunuyor.

“Yitip Giden İstanbul: Kaybolan Mirasın Peşinde”, hayret duygusuyla hüznü, şaşkınlıkla vicdanı baş başa bırakan çok özel bir İstanbul kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83445</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4e99c39-1c77-4364-8ac8-3e1503b46511.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Mücadelesi-Özgürlük, Eşitlik Ve Kız Kardeşliğin 150 Yılı</image:title>
            <image:caption>Özgürlük. Eşitlik. Kız kardeşlik. 
Yeter ki sesimiz duyulsun! 
Kadın Mücadelesi feminizm tarihini merak edenler için mutlaka okunması gereken bir grafik roman. 150 yıllık yakın tarihe odaklanan Marta Breen dünyanın dört bir yanında hakları için savaşan kadınları anlatıyor. 
Henüz dünyanın her yerinde herkes eşit haklara sahip olamasa da geçtiğimiz yüz elli yıl, umutsuzluğa kapılmamamız gerektiğinin kanıtı niteliğinde. Marta Breen’in güçlü kalemiyle bugün her bireyin doğal hakkı olduğunu düşündüğümüz eğitim, çalışma, seçme ve seçilme haklarını elde etmenin o kadar da kolay olmadığını anlattığı Kadın Mücadelesi -Özgürlük, Eşitlik ve Kız Kardeşliğin 150 Yılı Jenny Jordahl’ın müthiş çizimleriyle tamamlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83446</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59669850-2d3c-4c6b-9b8d-3fb473b8fd8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişler, Fakihler, Gaziler</image:title>
            <image:caption>İslamiyet sonrası Türk tasavvufî hayatının bir devamı niteliğinde olan Osmanlı sufîliği hakkında çalışmalarıyla tanınan Haşim Şahin, Dervişler, Fakihler, Gaziler adlı kitabında Türklerin İslam dinini kabul ettikleri dönemden itibaren, sufîlerin Türk devletleri içerisindeki faaliyetlerine, Türk hâkimiyet sahasında oluşan sufî ekollere, Türk sufîliğini etki altında bırakan önemli mutasavvıflara, Selçuklu, Anadolu Selçuk­lu ve beylikler döneminde merkezî iktidar ile sufî çevre ilişkilerine değiniyor. Os­manlı Beyliği’nin kurulduğu dönemde etkili olan Türkmen gruplarının muhtemel göç güzergâhındaki coğrafyanın dinî hareketliliğini, sufîlerin yaşantısını, erken yüz­yıllardan itibaren bu güzergâhta faaliyet gösteren mutasavvıfların ve sufî ekollerin varlığını araştıran Şahin, belki de Osmanlı tarihinin bu en kapalı döneminin derli toplu bir analizini yapıyor. 
 
“Türklerin İslam’ı kabul edip benimsemesinde ticarî ve siyasî ilişkilerin yanı sıra, Türk geleneğindeki alplık motifi ile İslam’daki eren-evliyâ inancı gibi İslam diniyle eski Türk dini arasındaki benzerlikler ve Türk toplumu arasında yayılan Budizm’in de etkisi olmuştur. Bu etkileşim, Müslüman Türklerin kullandıkları bazı kelimelerde yahut bazı geleneklerinde bariz bir şekilde kendisini göstermektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83447</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d93601-7e31-47e2-ac46-cfb9708ac3f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Psikoloji</image:title>
            <image:caption>Psikoloji, insan var oldukça genişlemeye devam edecek, ucu bucağı olmayan bir alan: Kişilik ve zekâ ölçülebilir olgular mıdır? Fiziksel olarak çekici olmak avantaj sağlar mı? Canımızı yakan insanlara kin tutmak yerine onları bağışlamak daha mı iyidir? Bebekler etraflarındaki dünyayı algılamaya nasıl başlarlar? Mozart dinlemek IQ’yu artırır mı? Biz uyurken zihnimizde neler olur? 
 
Psikoloji söz konusu olduğunda bunlar gibi yüzlerce soru sorabiliriz. Ancak asıl mesele soru sormak değil, doğru cevaplara ulaşmaktır. Yeni Başlayanlar İçin Psikoloji, bütün bu soruların cevaplarına ve psikolojideki tüm ilginç alanlara değiniyor. Günlük hayatın küçük problemlerinden akıl hastalıklarına, hafızanın işleyiş mekanizmasından zekâ ve kişilik kuramlarına, Freud ve Jung’tan modern araştırmacılara; zihninizde olup biten ne varsa hepsi bu kapsamlı ama kolay anlaşılır kitapta sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83448</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/930ab91f-1479-4a65-abfa-5bfda3b269a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Be Alexander</image:title>
            <image:caption>Son derece sıcak ve samimi duygularla anlatılmış, beklenmedik sorunlarla baş eden ailelere güç verecek, gerçek bir hikâye.

Oğlu, henüz tedavisi bulunamamış az rastlanan Alexander hastalığıyla boğuşurken her bilgi kırıntısından medet uman, her olumsuz cümlede yıkılıp enkaz altında kalan, önünü göremeyen bir babanın yaşadığı duygusal gelgitler, içinde kopan fırtınalar…

Köşebaşlarını tutan arsız karamsarlık bazen iyimserliği bastırsa bile her zaman galip gelen umut oluyor… Her daim heybemizde bizi diri tutan umut!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83449</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c94908fd-7858-412b-969e-77aa48131e1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Kadınlar</image:title>
            <image:caption>ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN 
 
“Her evin kapısında Ceren Özdemir, reddedilen her korunma başvurusunda Ayşe Paşalı, her şarkıda Değer Deniz, her kuaförde Muhterem Evcil, her sınavda Ceren Damar, her kedi sevgisinde Merve Kotan, her plazada Şule Çet vardır. Her şehirde Özgecan adı verilmiş bir yer, dünyanın ummadığınız bir yerinde  &apos;Ölmek istemiyorum&apos; sözleriyle Emine Bulut ve en olmadık yerlerde karşınıza çıkan, adlarını tek tek sayamayacağınız kadar çok öldürülen kadın ve Mücadele eden binlercesi vardır.” 
Yaşasın Kadınlar&apos;da, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, Türkiye’de kadın cinayetlerini ve çözüm yollarını, kadınların ve adliye koridorlarında adalet arayan ailelerin yanı başında sürdürdükleri mücadelenin deneyimi ışığında anlatıyor. 
Özgür ve eşit bir dünya için özgür ve eşit bir dünyada 
YAŞASIN KADINLAR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83450</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7e67fed-fc88-4045-a905-6fea2583edf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Marsilya Tarot</image:title>
            <image:caption>Tarot kartlarını iyi okumak için tarotun belki de binlerce yıldır bize sunduğu sembolizmi anlamak, sembollerin enerjisine girmek ve hatta onların bizimle konuşmasına izin vermek gerekir. Marsilya Tarot bu açılardan en kıymetli ve dünya çapında kabul gören tarot destelerinden biridir. Barındırdığı sembolizm açısından okuyucunun zihnindeki imgelerle konuşur ve okuyucu da bunları kendi sezgileriyle birleştirerek söze döker. 78 adet tarot kartına Latince arcanum yani sır/gizliden gelen anlamında arkana denmiştir. Bunlardan 22’sine büyük arkana denir; bunlar aslında bireyin hayat yolculuğunu temsil eder. İlk 11 kart bir insan hayatının olgunlaşma sürecini, sonraki 11 kart ise insanın hayatına ne kattığını veya ne katması gerektiğini anlatır. Küçük arkana, 14 kılıç serisi, 14 kupa serisi, 14 para serisi ve 14 değnek serisinden oluşur. Bütün bu kartların tarot açılımlarındaki kombinasyonu da bize danıştığımız soru ile ilgili anlayış ve öngörü verir. 
 
22 Büyük Arkana ve 56 Küçük Arkana olmak üzere toplam 78 Tarot kartından oluşan Marsilya Tarot’u size klavuz kitapçığı ile beraber sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83451</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/968eefae-efc7-4165-a4aa-332fdc7ff122.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne</image:title>
            <image:caption>Anne, Mom, Mayka, Al’umu, Mama, 
Mami, Aiti, Daye, Ana… 
(Türkçe, İngilizce, Bulgarca, Arapça, Çince, 
İspanyolca, Fince, Kürtçe, Kazak 
Türkçesi… ) 
Hangi dilde olursa olsun, kulağa ne hoş geliyor değil mi? 
 
Kadın olmak, kadının hayatımızdaki ve toplumumuzdaki önemi, tarihten bugüne kadına verilen değer ve günümüzdeki değer kaymasına ışık tutmuş Ali İhsan Adıgüzel. 
Annelikten, aileye, edebiyata, havacılığa varana dek hayatın her alanına uzanan, ilkleri başaran kadınlarımızın şartlarına, bıraktığı izlere değinirken, bizlerin de hafızalarımıza, emeklerine ve anneliğe olan saygımızdan ötürü yerleri olan başımızın üzerine, sevgisini taşıyan kalbimize ve ara ara sızlayan vicdanımıza olmak üzere pek çok yere dokunuyor. 
Anne olan, annesi olan ve annesi olmayan herkesin kulak vermesi gereken bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83452</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/590cb1db-dad3-458e-bf21-9cd9995c6b87.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçekböceği Tombalak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erika Bartos’un renkli ve sevimli dünyası büyümeye devam ediyor! 
Uğurböceği Sevecen, Salyangoz Tomurcuk ve arkadaşlarını yakından tanıyalım: Çiçekböceği kiminle oynamayı çok seviyor? 
 “Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk” serisinin 0-3 yaş grubundaki çocuklara özel kitaplarına üç yeni kitap daha eklendi. 
Minikler, Uğurböceği Sevecen, Salyangoz Tomurcuk, Arıcık Baltazar, Çiçekböceği Tombalak, Geyikböceği ve Kelebek Peri’yle birlikte evleri, eşyaları, giysileri ve renkleri öğrenecek. 
Erika Bartos’un miniklere hazırladığı bu sevimli kitapların bir özelliği de fiziksel özelliklerinin minik okurlar düşünülerek tasarlanmış, köşelerinin yuvarlatılmış olması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83453</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe1558a6-6597-4941-8413-dd4c6d637d43.jpg</image:loc>
            <image:title>Geyikböceği (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erika Bartos’un renkli ve sevimli dünyası büyümeye devam ediyor! 
Uğurböceği Sevecen, Salyangoz Tomurcuk ve arkadaşlarını yakından tanıyalım: 
 Geyikböceği kiminle buzpateni yapmayı seviyor? 
 “Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk” serisinin 0-3 yaş grubundaki çocuklara özel kitaplarına üç yeni kitap daha eklendi. 
Minikler, Uğurböceği Sevecen, Salyangoz Tomurcuk, Arıcık Baltazar, Çiçekböceği Tombalak, Geyikböceği ve Kelebek Peri’yle birlikte evleri, eşyaları, giysileri ve renkleri öğrenecek. 
Erika Bartos’un miniklere hazırladığı bu sevimli kitapların bir özelliği de fiziksel özelliklerinin minik okurlar düşünülerek tasarlanmış, köşelerinin yuvarlatılmış olması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83454</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26f4725-39ca-48ff-b4ac-5501c27607cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebek Peri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erika Bartos’un renkli ve sevimli dünyası büyümeye devam ediyor! 
Uğurböceği Sevecen, Salyangoz Tomurcuk ve arkadaşlarını yakından tanıyalım:   
 Kelebek Peri’nin evinin önünde ne ağacı var? 
 “Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk” serisinin 0-3 yaş grubundaki çocuklara özel kitaplarına üç yeni kitap daha eklendi. 
Minikler, Uğurböceği Sevecen, Salyangoz Tomurcuk, Arıcık Baltazar, Çiçekböceği Tombalak, Geyikböceği ve Kelebek Peri’yle birlikte evleri, eşyaları, giysileri ve renkleri öğrenecek. 
Erika Bartos’un miniklere hazırladığı bu sevimli kitapların bir özelliği de fiziksel özelliklerinin minik okurlar düşünülerek tasarlanmış, köşelerinin yuvarlatılmış olması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83455</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23763dc4-a5b3-4e18-b25d-485fb3c2315b.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney - Esrarengiz Kasaba Dipper Ve Mabel’ın Gizem Rehberi İle Aralıksız Eğlence!</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı her kim bulursa, benim adım Dipper Pines ve size korku, gizem ve doğaüstü olaylarla dolu bir hayattan korkunç uyarılar getiriyorum! Hayatta kalmak için garipliği ele alabileceğiniz birtakım ipuçları ve hileler yazdım. Ve gariplikten bahsetmişken....

Merhaba!!! Ben Mabel! Dipper eğer onun yatağının üzerinde zıplamayı bırakırsam bu defteri onunla birlikte yazmama izin vereceğine dair söz verdi! Burada birtakım harika ipuçlarım var. Mesela yememeniz gereken şeyleri nasıl yiyebileceğiniz, örgü işi ile hayatta kalma ve kendi kağıt evcil hayvanınızı yapmak! Heyy!!

Dipper ve Mabel’ın Gizem Rehberi’ni bulsan neler yapardın? Esrarengiz Kasaba’nın gizemleri üzerine aydınlatıcı notlar, eğlenceli önerilerle dolu bu kitabı bulman şart! Kitabın içinde saklı olan hazineden bahsetmiyorum bile!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83456</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ff7a61-ab72-4f80-a4bd-3e1d14079064.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündüz Kitabı - Gece Kitabı</image:title>
            <image:caption>Doğa, olağanüstü bir uyum içinde gerçekleşen bir döngü içindedir. Bu döngü, birbirini tamamlayan olaylar sayesinde sürer gider: Kıştan sonra bahar gelir, gece, gündüzün son ışıklarını yakalar, yağmurdan sonra güneş mutlaka tekrar görünür…

İşte Pastoral Hikâyeler’in ikinci kitabı, gündüz ve geceye dair hikâyesini anlatmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83457</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70a09d92-78d0-45ab-b548-2f52ee85e5ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Bir Gece (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Baron Friedrich, seçkinlerin hayatına özgü duyarsızlaşmayla boğuşan bir burjuvadır, ta ki o olağanüstü geceye kadar. Evden öylesine çıktığı bir pazar günü kendini at yarışlarında bulmasıyla, ona tekrar yaşadığını hissettirecek küçük bir ‘suçun’ pençesine düşer. Haksız kazançla elde ettiği paranın vicdanına yüklediği ağırlık, onu gecenin derinliklerinde silinmeye yüz tutmuşların, şehrin artıklarının arasına sürükler. Gecenin sonunda cepleri de ruhu kadar hafiflemiş bir şekilde evine dönerken, varoluşun gerçek anlamını yüreğinde hisseder.
Küçük mutluluklarla gelen uyanışın sadece altı saat içinde bir adamın hayatını tepeden tırnağa nasıl değiştirebileceğini gözler önüne seren bu eseri, Ahmet Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83458</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/681b3bd9-d4ff-4ec6-8b45-64923e8c7f7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşık Duygular (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Genç ve başına buyruk bir üniversite öğrencisi olan Roland, onu edebiyat dünyasının heyecan verici koridorlarında dolaştırarak içinde sönmeye yüz tutmuş öğrenme hevesini uyandıran zeki bir profesörle tanışır.

Roland, öğretmeni ve karısının yaşadığı binaya taşındığında bu olağanüstü adama ve onun dehasına daha yakın olacağını düşünür, ancak profesörün kendinden uzaklaştığını fark etmesi uzun sürmez, hatta ondan nefret ediyor gibi görünmektedir. Fakat esasında bu hislerinin ardında bambaşka bir gerçek vardır, iki adamın da hayatını sonsuza dek değiştirecek bir gerçek. 

İnsanın kendi içindeki karanlıkla ve gizli yaralarıyla yüzleşmesini ele alan, aklın ve kalbin çatışmasının en cesur örneklerinden biri olan Karmaşık Duygular’ı Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83459</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c1d2310-e358-43db-ab23-d64aa3bd1d5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam Mahkumunun Son Günü (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kimliği ve suçu belirsiz bir mahkûm, idam hükmü açıklanınca dünyanın kalanıyla arasında örülen duvara tosladığında, hayatta kalma arzusunun aslında ne denli güçlü olduğunu fark eder. Adım adım yaklaştığı sona kendini ruhsal ve bedensel olarak hazırlama çabası, okuyucuları saatleri en az onun kadar korkarak sayacakları şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarır.

Birinci tekil şahsın ağzından yazılmış ve edebiyat tarihinde bir ilk olan bu kısa roman, çarpıcılığıyla kamu vicdanına dokunmayı başararak idam cezasına karşı başlatılan protestonun fitilini ateşler.

Victor Hugo’nun 26 yaşındayken kaleme aldığı ve bir tür zihinsel otopsi olarak gördüğü bu eseri, Işık Ergüden’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83460</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d64fc39-e35f-4d81-9cb1-1bddf6e28bb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmeyen Koleksiyon (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Görünmeyen Koleksiyon, sahip olduğuna inandığı çok değerli koleksiyonunun ailesi tarafından ekonomik zorluklar nedeniyle satıldığını bilmeyen ve günün birinde gerçek bir koleksiyon simsarının kapılarını çalmasıyla kendini gizli bir oyunun içinde bulan kör ve yaşlı bir adamın hüzünlü öyküsünü konu etmektedir.

Mürebbiye adlı öyküde, derin bir sevgiyle bağlandıkları mürebbiyelerinin bir sır sakladığını öğrenen iki kız kardeş, hayatın acımasız bir yüzüyle tanışırlar ve güven, sadakat, dürüstlük kavramlarını sorgulamaya başlarlar.

Leporella ise hiç kimseye ve hiçbir şeye sevgisi olmayan duygusuz bir kadının öyküsüdür.

İnanç ve umudun insanı nasıl da ayakta tuttuğunu, mutluluk maskesinin bazen gerçek üzüntüden daha iyi olabileceğini ele alan bu öyküleri Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83461</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/715089ff-c3e5-42e1-ba45-832449b115cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Diriliş (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Varlıklı bir kynaz olan Nehlüdov, halalarının evinde hizmetçi olarak çalışan Katyuşa’yı baştan çıkarıp onu kaderine terk eder ve kendi hırslarının peşinden koşar. Ancak yıllar sonra yolları bir mahkeme salonunda kesişir. Farkında olmadan karanlık bir yola ittiği Katyuşa&apos;nın başından geçen trajik olaylar Nehlüdov&apos;un ruhunda bir uyanışa sebep olacak, zihninde ertelediği düşünceleri gün ışığına çıkarıp hatırlamak istemediği geçmişiyle yüzleşmesini ve dünyaya bambaşka bir gözle bakmasını sağlayacaktır.

Tolstoy’un gerçek bir hikâyeden esinlenerek kaleme aldığı, insanın kurtuluş çabasını işlerken hem sistemin adaletsizliğini hem de imkânsız bir aşkı anlattığı, dönem Rusya’sını panoramik açıdan gözler önüne seren ve ölmeden önceki son başyapıtı olan bu romanını Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83462</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b0e975-ca40-421c-89a1-e755fa5390b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Dünyalar Geçidi</image:title>
            <image:caption>Çok sevdiği babasını kaybeden Kıraç, onunla yeniden görüşebilmeyi çok istemektedir. Sıra dışı güçlere sahip olmasını ve Misal âlemi, Berzah âlemi gibi bilinmeyen âlemlere yolculuk yapabilmesini sağlayacak, gizemli bir tılsım keşfeder ve uygulamaya koyulur. Fakat kötü güçlerin de bu tılsımlar sayesinde dünyaya geçiş yapma fırsatı kolladıklarının henüz farkında değildir. Böylece iyilik ve kötülük arasındaki kadim savaşın ortasında bulur kendini.

Hatasını anladığında, geriye dönüş için sadece tek bir şansı vardır. Yeni bir tılsım ile zamanda yolculuğa çıkar. Önce Nusaybin Cinleri olarak bilinen yedi bilge cinle görüşür. Ardından Fatih Sultan Mehmet’in hocası olan Akşemseddin’in yaşadığı zamana gider. Çünkü Akşemseddin, genç kahramanımıza yardım edecek gizli bir bilgiye sahiptir...

Çemberlitaş’ın altındaki gizli odadan, Kraliçe Helena’nın Kudüs’ten getirttiği kutsal emanetlerin saklandığı dehlizlerden, Yerebatan Sarnıcı’ndaki Medusa heykelinin altında uzanan tünellerden geçerek Ayasofya’ya kadar uzanan esrarengiz bir yolculuğa hazır ol! İstanbul’un altını üstüne getirecek gizemli bir macera seni bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83463</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3977a4c-3683-40ef-a9d9-128380ca542a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermiş (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>On iki sene boyunca kaldığı Orfales kentinden onu doğduğu adaya geri götürecek olan gemi kıyıya yanaştığında, Tanrı’nın seçkin ve sevgili kulu El Mustafa için artık gitme vakti gelmiştir. Ancak Orfales halkının bu bilgeden son bir dileği vardır. Onun aşk, evlilik, ölüm, din, hukuk, özgürlük ve yaşam gibi pek çok konuya dair verdiği derin anlamlı yanıtlar, aynı zamanda modern çağın mistik ve spiritüel rehberi kabul edilen bir şaheserin de habercisi olacaktır.

Doğu’nun gizemini ve ruha dokunuşunu Batı’ya ustalıkla aktaran, Shakespeare ve Lao Tzu’dan sonra tüm zamanların en çok okunan üçüncü şairi olan Halil Cibran’ın tüm dünyada büyük ses getiren, hem bir veda konuşması hem de hayata dair metaforlarla içsel bir yürüyüş niteliğindeki bu eserini Handan Ünlü Haktanır’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83464</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df51f83d-ddc0-4541-98b9-34077e17a992.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Yaşamından 24 Saat (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fransız Rivierası’nda her şeyin donmuşçasına tekdüzeleştiği bir otelin sakinleri için hayat, gece yarısı gelen bir haberle tepetaklak olacaktır. Evli ve çocuklu Henriette, ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur. Tıpkı otele birkaç gün önce gelmiş olan genç Fransız gibi. Oteldeki herkes tarafından hararetle kınanan bu olay, ertelenmiş bir itirafın da kapılarını aralayacaktır. Yıllar önce kendi başından geçenleri anlatmaya karar veren Bayan C. için artık yüklerinden kurtulma zamanı gelmiştir.

İnsan ruhunun derinliklerine kalemiyle ışık tutan Stefan Zweig’ın, bir kadının yaşamının yalnızca yirmi dört saat içinde aşk ve tutkuyla nasıl parçalandığını gözler önüne seren bu eserini, Ahmet Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83465</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ea0e10-877f-407e-9158-771e39449a4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakıcı Sır(Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Avusturya Alpleri’nde geçirdiği kısa tatilini renklendirmek için bir gönül macerası peşinde koşan genç bir baron, gözüne kendine uygun bir av kestirir. Ancak bu kadına ulaşabilmesi için önce oğlunun gönlünü fethetmelidir. Başlangıçta baronun ilgisiyle gurur duyan çocuk, tam olarak anlayamasa da annesinin değişen davranışlarının ardında yetişkinlerin dünyasına ait bir sır olduğunun farkındadır ve bu yakıcı sır hikâyedeki herkesin hayatını geri dönülemez biçimde değiştirecektir.

Stefan Zweig’ın ustalıkla kaleme aldığı ve taban tabana zıt insanların hayatlarının talihsiz kesişmelerle nasıl değiştiğini anlatan bu eşsiz eseri, Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83466</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9215d362-3a71-448a-b272-7d5dd285853f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapçı Mendel (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mendel, inanılmaz hafızasında, bildiği tüm kitapların envanterini tutan ve kitaplardan kurduğu dünyasında kendi halinde yaşayan, sahaftan çok bir antikacıdır. Birinci Dünya Savaşı’nın başladığını dahi fark edemeyecek kadar içine kapanık bir hayat sürerken diğer ülkelerdeki abonelikleri aksadığından dolayı oralara mektuplar göndermeye başlamasıyla ajan zannedilerek tutuklanır. Toplama kampında geçirdiği iki yılın ardından bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmaz.

Diğer bir hikâye Kızıl ise büyük şehrin gereklilikleri ruhunda derin yaralar açarken, ailesinin korumacılığından uzakta olmanın verdiği yalnızlıkla derin bir bunalıma giren bir gencin hikayesidir. Eğitimine boş verdiği sırada, kızıl hastalığına tutulmuş küçük bir kızın yardım dileyen elleri, onu düştüğü kuyudan çıkaracak bir umut ışığı olur.

Zayıf ruhların yürek burkan hikâyelerinin Zweig’ın incelikli anlatımı ile daha da zenginleştiği, savaşın kültürlere olan etkisinin eşsiz bir kanıtı olan bu eseri, Ahmet Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.

Kullanılacak reklam mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83467</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b19d6381-5c47-49da-9ce2-3acdec9ccb42.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanakkale’den Cennete</image:title>
            <image:caption>Anadolu, bir dava uğruna asırlık bir yürüyüşe çıkanların yurdudur ve bağrına basmıştır ilahi bir muştu ile atlarını doludizgin koşturanları.

Bir tek insanın hakkına girmemek için geçtiği yollarda yediği meyve ağaçlarının dallarına dahi ücretini bırakan lakin mesele vatan olduğu vakit her biri birer küheylana dönüşen, gönlünde iman ateşi ile ölümü dahi korkutan yiğitlerin, kara yağız evlatlarını mesele vatan ve bayrak olduğunda tereddütsüz toprağa gömen, “Bebem anasız, babasız büyür ama vatansız büyüyemez.” diyen anaların, oğullarıyla yan yana şehadete koşanların yurdudur Anadolu...

…

Ve 1915 yılında, Çanakkale diye bir yerde bütün dünyaya vatan ne demektir öğretenler vardı... Hem de onlar küçücük çocuklardı ve analarına şöyle sormuşlardı:

“Çocuklar da şehit olur mu ana?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83468</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12bf6137-c3c6-4764-aa8f-8ec4e17db9f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet Vaatleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kadim bir kehanet...

21. yüzyıldan binlerce yıl sonrası...

Yeni halk sınıfları, uzay korsanları, yıldız kapıları, bedenler arası bilinç transferleri ve kristal teknolojileri...

İnsanoğlu yüzlerce gezegene yayılmış ve galaksi içindeki dört büyük ırktan biri konumuna yükselmiştir. İnanç sisteminin merkezinde yer alan kadim bir kehanet, uzayın derinliklerinde yer alan metruk bir Yıldız Kapısının özgürlük ve gücün anahtarını sakladığını vaat etmektedir. Bilinç transferi sonucunda ortaya çıkan insan ırkının iki yeni sınıfı bu güce ulaşabilmek için büyük bir mücadeleye girişir. Yetenekli ve cesur bir uzay pilotu olan Dünyalı Simon’ı bu yolda zorlu bir macera beklemektedir.

M. S. Asherson’ın kaleme aldığı ezoterik semboller, esrarengiz ırklar, rüya ulakları, düş kapanları ve mitolojiyle zenginleşen sıra dışı bir bilim kurgu yolculuğuna hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83469</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4655510d-f4ba-4f25-b43d-2e9b1ebac338.jpg</image:loc>
            <image:title>Bellek Avcısı</image:title>
            <image:caption>“Parmaklıklar arkasında gelişen olağanüstü güçler ve ortaya çıkan gerçeklerin sürükleyici serüveni… Kim bilebilir belki bu kitap sayesinde biz de bir bellek avlayacağız.”
Müberra Gökçe

“Bazı kitaplar vardır ki insanı imkansız olan şeyleri yapmaya heveslendirir. İşte bu kitap onlardan biri.”
Halenur Yüceer

“Kitabı okumaya başladığınız ilk andan itibaren sanki olayları siz yaşıyormuşçasına kendinizi kaptırıyorsunuz. Tek solukta okunabilecek sürükleyici ve harika kurgusu olan bir kitap.”
Ezgi Hira Güngör

“Başkalarının dünyalarının labirentinde kaybolurken kendini de kaybetmek bu olsa gerek. Okumaya başladığınızda -eğer bir işiniz varsa- onu erteleyecek ve kitabı bitireceksiniz. Kitabın sonunda keşke bitmeseydi diyeceksiniz.”
Saliha Zeynep Soylu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83470</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fd35f06-b54d-4f22-8a55-52289426c059.jpg</image:loc>
            <image:title>Paulikanların Tarihi</image:title>
            <image:caption>Paulikan Tarihi hakkındaki genel kabul gören yorumu yeniden değerlendirme düşüncesi bana ilk kez Profesör Austin P. Evans tarafından Columbia Üniversitesi’nde ortaçağ heretikleri üzerine yapılan bir seminerde bizzat kendisi tarafından dile getirilmişti.

Konu hakkında çalışan diğer araştırmacıların da karşı karşıya kaldığı temel problemle kısa sürede ben de yüzleşmek zorunda kalmıştım. Bu problem Yunan ve Ermeni kaynaklarının yarattığı çelişkili ikili yapı ve Ermeni kaynaklarının önerdiği şekliyle Paulikanizm’in gnostik-düalist bir tarikat görüntüsüyle uyum içinde olmayışı yüzünden ortaya çıkmaktadır. Elinizdeki çalışmada ana hedef Paulikanizm’in kökenleri, doğası ve tarihçesi üzerine mevcut kaynakların tümünün yeniden değerlendirilmesi olarak belirlenmiştir. Doğası gereği böylesi bir çalışmanın kesinlik içermeyen ve parçalar halinde bir yapıda olması ve kuşkusuz eldeki kanıtların da yetersizliği değerlendirildiğinde mevcut problemlerin bazıları için kesin kenarları olan bir çözüm üretilememiş olması normal karşılanmalıdır. Bu çalışmadaki temel amaç Paulikanizm’in Ermenistan, Fırat havzası ve (Constantinople) İstanbul’daki erken dönem gelişimi hakkındaki mevcut bilgiyi bir araya getirmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83471</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/106a1ad5-3bf2-48f2-8448-fad6b4562531.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıslı Türk Siyasi Tarihi</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Nazım Beratlı, çok az uzmanımız bulunan bir konudaki bilgisiyle, keşke vaktini tıpta harcamasaydı, dedirtti.”
-Prof. Orhan Koloğlu, Tarih ve Toplum Dergisi

Tarihçilerin, birinci durumda teori ve malzeme arasında dengeli bir ilişki kurması beklenir ve bunun için disiplinler arası bir birikim gerekir Bu yöntemden kastedilen, “bütün sosyal bilimlere hâkim olmadan sadece kaynak okunarak tarih yazılamayacağı”dır. (Beratlı)
-Prof. Cenk Reyhan, Turkish History Education Journal

Ulaşılan kanıtın yorumlanması tarihi öznel bir hale getirmektedir. Mesela 2. Mehmet’in 29 Mayıs 1453’te İstanbul’u aldığına dair ulaşılan gerçek bir belge bütün tarihçiler için nesneldir. Bu nesnellik yalnızca belgenin varlığı ve gerçekliği için geçerlidir. Belgede yer alan ifadeler için nesnellik tartışması ayrıca yapılabilir. Nazım Beratlı, bu konuda “Devlet yazışmalarının, o günkü politikacı/yönetici/egemen aleyhine olmasını kim bekleyebilir? Kronik yazarının, vak’anüvisin kendisinin geçimini sağlayanın aleyhine olabilecek bir şeyi kaydetmesini kim ümit edebilir? Olayların olduğu gibi aktarıldığının garantisi nedir?” sorularını sorarak belgenin kendi nesnelliğini sorgulamak gerektiğini belirtir. “Tarihin göreceliğinin en güzel kanıtı, aynı olay üzerinde yorumların değişik oluşudur”(Beratlı)
-İsmail Yıldız, Bayterek Dergisi

Beratlı tarihin ne olduğu sorusunu sorduktan sonra, ne olduğuna dönük sorular yöneltmektedi r: “Geçmişteki “büyük adamların” maceralarının anlatıldığı bir menkıbeler silsilesi mi? Ulusların geçmişte ne gibi kahramanlıklar yaptığını anlatarak, bugünkü sefaletlerini unutmalarına yarayan bir efsaneler toplamı mı? Yoksa bir hamaset edebiyatı mı? Bugünkü politikacıların güncel iddialarına kanıtlar arayarak onları haklı çıkarmaya çalışan bir uğraş mı? Toplumsal sınıfların nasıl oluşup geliştiğini anlatan bir ideolojik gayretkeşlik mi? Yoksa geçmişte her ne olduysa onu doğru anlayıp, kendi dimağının süzgecinden geçirerek, gelecekte de neler olabileceğine değin kendinize ait bir projeksiyon oluşturma çabası mı?&apos;&apos;

Beratlı’ya göre tarih yazılanların hepsidir. Bunların farklı zamanlarda etkili olmuş tarih yazıcılığıdır. Tarih yazıcıları bunlardan birini alarak kendi tarihini yazar. A. Akıncı, O. Yavuzyılmaz 2nd International Congress on Political, Economic and Social Studies (ICPESS), 19-22 May 2017 sunulan Bildiri’den.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83472</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df860eaa-6c37-4ccc-91fd-dc358f1a8ba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Süreyya&apos;nın Ölümü</image:title>
            <image:caption>Ben daha çok küçükken annem beni göğsüne yatırır, bir varmış bir yokmuş ile başlayan masallar anlatırdı. O masallarda tüm kötülüklere karşı savaşan güçlü prensesler ve daima prenseslerin yanında duran cesur prensler olurdu. Ve hikâyenin sonunda hep galip gelirlerdi.

Ben bir prenses değildim, o da bir prens değildi.

Ama her koşulda yanımda olmaya yemin etmiş gibiydi. Sen bu dünyada açan en güzel çiçeksin, demişti bana.

Ona inanmıştım. Onu sevmiştim.

Bir gün edebiyat öğretmenim bana, hakikat her zaman aynıdır. Hakikat değişmez demişti. İşte o gün anlamıştım parmaklarıma bulaşan hakikatin değerini. Ve işte o gün başlamıştı benim masalımın savaşı.

Başımda yıldızlardan bir taç, yaşım yirmi sekiz. Adım Süreyya. Süreyya Çeviker ve ben az önce öldüm. Öldürüldüm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83473</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ee583c-199a-4c3f-8afc-ca36eeeb3fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cebimdeki Fare</image:title>
            <image:caption>Kutusunun içine yerleştirmek için küçük bir pamuk parçası bile bulmuştu. Yatağı artık daha da rahattı. Pamuk, evin küçük oğlunun kanayan burnu için kullanılandan artan bir minik parçaydı. Onu bulduğunda üzerinde hâlâ biraz kan vardı ama o kirli kısmını kopartmıştı. Ne de olsa kendince titiz bir fareydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83474</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1f4be0f-ea10-4dc1-856d-5faebb8ff893.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Kuklam</image:title>
            <image:caption>Kuraklık başlayıp kıtlık çıktığında, büyük depremler meydana geldiğinde, dinmeyen fırtınalar çıktığında, buzulların büyük kısmı eridiğinde, yiyecek bulamayan insanlar birbirine saldırmaya başladığında bu kapsül devreye gidecek ve her şeyi yerle bir edecek. Dünya üzerinde tek bir canlı bile kalmayacak. Yüzyıllar boyu sürecek olan geri dönüşüm formu devreye girecek.”

“Geri dönüşüm formu ne?”

“Her şey yerle bir olduktan sonra dünya kendini düşük enerji moduna alacak. Birkaç yüzyıl bu şekilde, yavaşlatılmış formda, çalışacak. Bu esnada doğa olayları meydana gelmeye devam edecek. Yağmur, rüzgâr ve kar gibi. Güneş dünyaya enerji sağlayacak. Dengelerin yerine oturması beklenecek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83475</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a8135b3-dce9-4663-b825-e06456a3d43f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığı Sokağı (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ay Işığı Sokağı, treni kaçırınca kendini küçük bir Fransız liman kentinin karanlık sokaklarında bulan bir gezginin öyküsüdür. Haz ve tehlikenin kol gezdiği bu yabancı yerdeki keşif yolculuğunda tesadüfen girdiği bir mekânda tanıştığı adam ona esrarengiz bir sır verecektir.

Alacakaranlıkta Bir Hikâye’de ise anlatıcı, yalnızlığının tetiklediği gölgelerin arasında eski bir tanıdığının anlattıklarını anımsar. Uzak bir geçmişte genç bir adamın, yüzünü görmediği bir kıza duyduğu ilk aşk ve yaşadığı ilk acı yalnızca anlatıcının değil okuyucunun da yüreğine işleyecek izler bırakır.

Yarattığı karakterlerin iç dünyasına girebilme yeteneği ve psikolojik analizlerindeki olağanüstü başarısı ile dünya çapında büyük bir ilgiyle okunan Stefan Zweig’ın bu hikâyelerini Çağlar Tanyeri’nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83476</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/838dfe87-57fc-49bc-94a5-e59480b1c455.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kentin en ünlü avukatlarından biriyle sekiz yıldır evli olan Irene Wagner, mükemmel anne ve eş tablosunda kendini kapana kısılmış hisseder ve hayatına bir renk katabilmek için genç bir piyanistle görüşmeye başlar. Ancak piyanistin sevgilisinin ortaya çıkarak ona şantaj yapmaya başlamasıyla, kendini soktuğu durumun vahametini fark eder. İçine düştüğü pişmanlık ve korkuyla, dışarıdan mükemmel görünen hayatı bir anda tepetaklak olur.

Kadın erkek ilişkilerinin içyüzünü dramatik bir biçimde ele alan Zweig’ın, her sayfada okuru bitmeyen bir gerilimin içine çeken bu uzun öyküsünü, Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83477</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa76c524-5bd4-4f77-8f0c-4b511e34e217.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık Sanatçısı (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Açlık sanatçısı, bir kafeste günlerce aç kalarak izleyicilerine ve kendisine ruhsal doyum sağlayan bir gösteri sunmaktadır. Fakat zamanla azalan seyirci, sanatçının hevesini baltamalakla birlikte, işine daha da tutkuyla sarılmasına sebep olmuştur.

Son durağı olan sirkte, hayvan kafeslerinin yanında, artık kimsenin umursamadığı son bir gösteri yapacaktır. Sanatçılara verilen değeri gösteren Açlık Sanatçısı, Kafka’nın ölmeden önce yayımlanan son eseridir. Gözlem ise Kafka’nın 1904-1912 yılları arasında yazdığı on sekiz kısa öyküyü topladığı ilk kitabıdır. Birbirinden kaotik anlara ışık tutan bu eser, yakından bakıldığında aslında herkes için bir yerlerde var olan umudu anlatır.

Dönemin ve toplumun dişlileri arasında sıkışmış, kendini bulmayı başaramayan insanların kalabalıklar ardında eriyip gidişlerini anlatan bu eseri, Ahmet Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83478</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e64a74fd-9f4f-4453-a9e1-041cf8c63d07.jpg</image:loc>
            <image:title>Palto (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gogol’ün Palto adlı öyküsünün başkahramanı Akaki Akakiyeviç, hayatta işinden başka bir zevki olmayan, silik bir memurdur. Çevresi tarafından alay konusu olsa da sakin ve huzurlu bir hayat sürmektedir. Rusya’nın zorlu kışlarında eski püskü paltosuyla ne kendini soğuktan koruyabiliyor ne de yenisini almaya gücü yetiyordur. Canını dişine takıp yeterli parayı biriktirebildiğinde ise, hayalini kurduğu paltoya neler olacağından habersizdir.

Burun adlı öyküde ise sıradan bir güne uyanan bir adamın, burnunu her zamanki yerinde bulamayışı ve büyük bir ciddiyetle peşine düşüşü konu edilir.

Bürokrasinin bozulmuş düzenini fantastik öğelerle harmanlarken okuyucuyu da bu arayışa dahil eden Gogol fakirlikle, dışlanmışlıkla ve toplumsal yaşamın zorluklarıyla mücadele etmeye çalışan susturulmuş kitlenin sesi olur. Keskin bir ironi ve gözlem yeteneğiyle yazılmış ve Dostoyevski’nin “Hepimiz Gogol’ün paltosundan çıktık,” diyerek önemini vurguladığı bu eseri, Uğur Büke’nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83479</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63294ec9-3cf7-4f6b-ac25-b4eabe700687.jpg</image:loc>
            <image:title>Ceza Kolonisinde (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kafka’nın Birinci Dünya Savaşı’nın karanlık günlerinde yazdığı Ceza Kolonisinde isimli öyküde, bilinmeyen bir adadaki koloniyi ziyarete giden bir gezgin, tüyler ürpertici bir sistemle karşılaşır.

Köy Öğretmeni öyküsünde dev bir köstebeğin varlığını kanıtlamak için mücadele eden bir tüccarla bir köy öğretmeni ansızın kendilerini amansız bir rekabetin içinde bulurlar. Şarlatan gibi görülen bu ikilinin, kendilerini soktukları rahatsız edici durumdan çıkabilmeleri çok zor olacaktır.

Ateşçi öyküsünde ise on altı yaşındaki Karl, Amerika’ya giden bir gemiye apar topar bindirilir. Yolculuğun sonunda tanıştığı adama yardım etmek isterken yıllardır haber almadığı senatör dayısıyla karşılaşır ve iki sınıfın arasında sıkıştığını hisseder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83480</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea6f9ec-d8b0-4336-9aa2-9ad30484e742.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok Koşucusu (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hindistan’dan yola çıkan bir transatlantiğin içinde herkesten saklanarak yalnızca geceleri güverteye çıkan bir doktor, Avrupalı bir yolcuya hayatının en büyük sırrını anlatır. Kimsenin uğramadığı ücra bir köyde çalışırken, kendisinden ‘yardım’ isteyen yüksek sosyeteden İngiliz bir kadının kibriyle savaşa girerek, her ikisinin de sonunu hazırlamıştır. Görevi ve pençesine düştüğü tutku arasında kalarak adım adım deliliğe sürüklenişi, onu cezasız kalmayacak bir cinnet haline, amok koşusuna sürükler.

Saplantıları, insanın ruhunun en güçsüz yanlarını ve bile bile ölüme gitmeyi kendine has tutku dolu diliyle ele alan Zweig’ın bu uzun öyküsünü, Levent Bakaç’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83481</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5334c071-b003-448d-9be2-3d69867fbc0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ünlü yazar R. kırk birinci yaş gününde, gönderenin kim olduğu bilinmeyen bir mektup alır. “Beni hiç tanımamış olan sana…” diye başlayan bu mektup ile, tek taraflı yaşadığı aşkı yirmi sayfaya sığdıran, uçurumun eşiğindeki bir kadının iç dünyasına yolculuk yapar. Sevildiğini bilmeden geçirdiği yıllar gözlerinin önünden geçerken, kendi içinde cevaplayamadığı sorularla baş başa kalır.

Eşine az rastlanır psikolojik çözümlemeleri ve naif dili ile fırtınalı, platonik bir aşkı anlatan Stefan Zweig, bu öyküsüyle neden 19. yüzyıl edebiyatına damga vuran bir yazar olduğunu kanıtlıyor.

Okuyucuyu daha ilk sayfadan kalbine çeken, mutluluk ve hayal kırıklığının tanımını yeniden yaptıracak bu eseri, Ahmed Arpad’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83482</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abd8e051-bc7b-417f-8f12-9b4439f16742.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Delinin Hatıra Defteri (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rus edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Gogol Bir Delinin Hatıra Defteri’nde, âşık olduğu kızın bir aristokrat ile evleneceğini öğrendiğinde hayatla bağlantısı kopma noktasına gelen bir adamın deliliğe teslim oluşunu anlatır. Trajikomik olaylara yol açan Rus hiyerarşisinin çürümüşlüğünü ve sınıf ayrımının toplumu ezen baskısını ele alırken, bir yandan da hayatta kendine bir yer bulmaya çalışan insanın umutsuz arayışını ortaya koyar. Keskin bir ironi ve gözlem yeteneğiyle yazılmış ve okuyucuyu omuzlarından tutup sarsacak bu eseri, Uğur Büke’nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83483</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f95cffc3-08f3-4324-870e-695831af69f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi İle Bağlanma</image:title>
            <image:caption>Stan Tatkin, sevginin ve aşkın, sinirbilim, bağlanma teorisi ve duygu regülasyonu temelinde neden ve nasıl devam ettiğini gösteren araştırma bulgularını sentezleyerek, ilişkinizi yoluna koyabilecek 10 yol gösterici prensip sunuyor. Basit mimikler ve sözcükler kullanarak, duygusal yangınları söndürmeyi ve partnerinizin daha güvenli ve kendinden emin hissetmesini sağlayabilirsiniz. 

- Kimsenin kaybetmeyeceği biçimde kavga etmeyi öğrenin. 
- Birbirinizle yakın kalmak için sabah ve akşam ritüellerinizi uygulayın.
- Güvenli bir ‘çift balonu’ yaratın ve bunu devam ettirin.
- Partnerinizin sevildiğini hissetmesini nasıl sağlayacağınızı öğrenin. 
 
Bu kitap, partnerinizin beynini anlamak, sevgi ve güven üzerine inşa edilmiş bir ilişkinin keyfini sürmek için kapsamlı bir kılavuz olarak yazıldı. 

“Bu kitaptan büyük keyif aldım ve bir terapist olarak kullanabilmek adına çok şey öğrendim. Stan Tatkin muhteşem bir yenilikçi. Bu kitap tüm çiftlerin ve ilişki terapistlerinin kütüphanesinde mutlaka bulunmalı.”           —John Gottman 

Dünyanın önde gelen ilişki terapistlerinden Dr. Stan Tatkin, aynı zamanda çift terapisinde psikobiyolojik yaklaşımı geliştirmiştir. Terapistlere bu yaklaşımı kullanmalarını öğretebilmek adına PACT Enstitüsü’nü kurmuştur. Kitapları birçok dile çevrilen yazar, aralarında Türkiye’nin de olduğu çeşitli ülkelerde seminerlere katılıp eğitimler vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83484</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed0eb27-492a-4f2e-9868-a8139f3771e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kırık Gençlik Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Birçok hayat hikâyesi dinledim, hepsinin de beni muhakkak etkileyen bir tarafı olurdu. Ama bu hikâye beni daha çok etkilemişti. İnsanın, defalarca aynı yalanlara nasıl kandığını görmüştüm, eksiklerini tamamlamak için kimlerden medet umduğunu öğrenmiştim. Bu hikâye, her insanı körü körüne yargılamamayı öğretti bana, doğup büyüdüğümüz ortamın insanı şekillendirdiğini gösterdi, dış etkenlerin bir yere kadar önemli olduğunu gösterdi. Yine, masamın başında düşüncelere dalmıştım o loş ışıklar aydınlatıyordu penceremi, sevmenin ama gerçekten sevmenin, sevilmenin değerini bir kez daha anlamıştım. Bazı insanlar gerçekten sevemiyor ve hatta sevmeyi de bilmiyor. Böyle insanlar sevilmenin de ne demek olduğunu anlamıyorlar sadece egolarını tatmin ediyorlar, vazgeçilmez sanıyorlar kendilerini oysa kimse vazgeçilmez değil…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83485</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b58086f-c3a9-4178-9504-b4f09b8f4505.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın Sevgili</image:title>
            <image:caption>İşte bu kitap, dünyada istisnasız herkesin peşinde olduğu o tamlık hissine nasıl ulaşabileceğimize dair bir yol haritası çizmeye çalışıyor. Ama bunu bir ders kitabı olarak değil de samimi bir dille, yazarın kendisiyle sohbeti havasında, deneyimleri ve gözlemlediklerine dayalı olarak okuyucuya sunuyor.

Bu yol, öncelikli olarak “Uyanmak nedir?” sorusuyla başlıyor ve bunun için de insanın kendini “tanıması” ve “uyumlanma” çabasından vazgeçmesi gerektiğini açıklıyor. Bu tanıma sürecinin ilk adımı ise, kavram karmaşası içerisinde sürdürdüğümüz yaşamlarımızda; bize öğretilen affetmek, iletişim, sevgi, empati gibi birçok kavramın doğru tanımlarını öğrenmekten geçiyor. Beden-ruh ilişkisi, kader-özgür irade, düşünmek hissetmek gibi konularda son derece çarpıcı tespitlerle ve çıkarımlarla bizi kalıplarımızdan çıkmaya zorluyor adeta…

Sonrasında bu yeni tanımları kullanarak nasıl uygulamaya geçireceğimize dair örnekler ve tanımlamaları, kimi zaman güldürerek, kimi zaman düşündürerek, akıcı bir yapı içerisinde sunuyor.

Geçmişe takılmadan nasıl ilerleyebiliriz? Neyi neden bırakamıyoruz? Hastalıklar yoluyla bedenimiz-ruhumuz bize neler anlatmaya çalışıyor? Ruhumuzu nasıl dinleyebiliriz? Bu ve benzeri daha birçok soru için bu kitap bize farklı bakış açıları ve pencereler sunuyor.

Alınan en cesurca karar kendin olabilmek ve kendin olarak kalabilmektir.

Herkese ve her şeye rağmen,

Hatta çoğu zaman kendine rağmen…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83486</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5091c7d2-b6b5-4fef-b0b2-c13533f2f878.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs&apos;ta Barış İçin Savaş (20 Temmuz 1974)</image:title>
            <image:caption>Akdeniz’in gözbebeği Kıbrıs, medeniyetlere ev sahipliği yapmış, binlerce yıl boyunca sürekli el değiştirmiş, büyük mücadelelere sahne olmuş, stratejik önemi nedeniyle birçok devletin göz diktiği bir ada…

Rumların Kıbrıs’ta “Enosis”i gerçekleştirme hayaline ve 1955’te EOKA terör örgütünün kurulmasına dayanan Kıbrıs sorunu, günümüzde ayrı bir boyut kazanmış durumda. Kıbrıs’ın güneyinde zengin petrol ve doğalgaz yataklarının bulunmasıyla yeni ittifaklar oluşmakta; Türkiye dışlanmakta, garantörlüğü kaldırılmak istenmektedir.

Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Atina’da askeri ataşe olarak görev yapan, 1979-1980 arasında adadaki 230. Piyade Alayı’nın komutanı olan E. Korgeneral Hasan Kundakçı, 1992’de Kıbrıs’taki Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı, 1995’te bir kez daha bu göreve getirildi.

1996 Ağustos’unda Rumların Kıbrıs’ta Türk bayrağını indirme girişimini önleyen komutan olarak da tanınan Kundakçı, Kıbrıs’ta Barış İçin Savaş’ta Türk Mukavemet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin barış adına nasıl savaştıklarını, nelerle, ne şartlarda mücadele ettiklerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83487</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc6a20fe-8a29-49ec-bf75-2dc63557cc14.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Savaş ve Türkiye’nin Batı’ya Yönelişi</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş ve Türkiye’nin Batı’ya Yönelişi, Sovyetler Birliği ile büyük kapitalist devletler arasında yaşanan Soğuk Savaş’ı mercek altına alan, Türkiye’nin bu dönemde Batı ittifakına katılımının ardında yatan dinamikleri çözümleyen değerli bir araştırma. 

Tolgahan Akdan, Soğuk Savaş üzerine geleneksel, revizyonist, post-revizyonist ve ra­dikal yaklaşımları etraflıca ele aldıktan sonra, yakın tarihle ilgilenen herkes için merak konusu olan soruları masaya yatırıyor: Türk-Sovyet iliş­kilerinde yaşanan gerginlik, hangi tarafın eylemlerinin sonu­cu gelişti? Resmî söylemin ileri sürdüğü gibi, Sovyetler Birliği’nin Türkiye’nin egemenlik haklarına aykırı talepleri mi bu gerginliğe yol aç­mıştı? Türkiye’nin Batı ittifakına eklemlenişi, kendi egemen­lik haklarını ve toprak bütünlüğünü güvence altına alma arayışının bir neticesi midir? Ya da Boğazlar üzerinden yaşanan gerginlik, Türkiye’yi Batı’ya yakınlaştırmak için Türk yö­netici elitlerinin kotardığı bir komplo mudur? Türkiye’nin Batı ittifakına katılımının, Sovyetler Birliği ile yaşanan gerginli­ğin ötesinde başka politik ve ekonomik nedenleri mi vardı? 

Akdan’ın çalışmasını cazip ve önemli kılan, tek yanlı Soğuk Savaş literatürü üzerinden Türk dış politikasını açıklama girişimlerini eleştirel bir süzgeçten geçirmekle yetinmeyip konuya dair özgün tezler geliştirmiş olması… Kitapta Soğuk Savaş’ın, kapitalizmi ve sosyalizmi temsil eden güçler tarafından icra edilen sistemler arası bir mücadele olduğuna işaret ediliyor. Türkiye’nin Batı ittifakına eklemlenişi ise, bu sistemik mücadelenin yarattığı jeopolitik zorluklar ile içeride güçlenen egemen sınıfların Batı kapitalizmi ile bütünleşme eğilimi üzerinden değerlendiriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83488</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ebcbd8-9de2-46ba-bcf7-ab5ae6263ff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yangın</image:title>
            <image:caption>Anam avradım olsun ki iki haber beklerim memleketten: 

Biri senin kokun, diğeri sağlığı anamın. 

Aç kalmışım, tokmuşum, ölecekmişim ya da bir yirmi yıl daha yatacakmışım, değil umurumda... 
 
Rıza Özdemir, Büyük Yangın’da mekânın ve arzunun derinliklerine göz kırpıyor, matemi ve hüznü yanı başımızda gerçekleşen bir olayın içindeymiş gibi görmemizi sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83489</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee4134d3-90b9-4fe6-acee-8f4c570078a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemen&apos;de Bir Bulgar Hekim</image:title>
            <image:caption>Rumeli’deki Güller Vadisi’nde dünyaya gelen Hristo Stambolski, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de eğitim gördüğü sırada (1858-1868) gösterdiği üstün başarı ve gayret sonucunda mezun olduğu mektepte ve yeni açılan Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye’de anatomi muallimliği yapıyor (1868-1877); anatomi dersini ilk defa Türkçe veren muallim olarak Osmanlı tıp tedrisatı tarihine geçiyor. İlk Osmanlıca anatomi kitaplarından birini (“Miftah-ı Teşrih”, 1873) kaleme alıyor, ayrıca kendisine tevdi edilen resmi görev üzerine Arapça ve Farsça tıbbi kaynaklardan tercüme yoluyla Türkçe tıp terimleri oluşturuyor; bu alandaki hizmetlerinden padişah nişanıyla ödüllendiriliyor; payitahtın önde gelen idari ve askeri zevatına özel hekimlik yapıyor. 1877-1878 Rus-Osmanlı Savaşı’nın başlamasıyla Rusya yandaşlığı ayyuka çıkan Bulgar Ekzarhı Antim I’e yakınlığından ötürü, Dr. Hristo Stambolski İstanbul’dan Yemen’e uzaklaştırılıyor (1877-1878). Sana Merkez Hastanesi’nde görev yaptığı sırada Medine kurdu diye bilinen ve Türk askerin mustarip olduğu salgın hastalığın kökünü kazımayı başarıyor. Bu kitapta  Bulgar hekimin hayatının son deminde kaleme aldığı hatıratının Yemen’i kapsayan bölümüne ek olarak Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’deki talebeliği ve muallimliği sırasında karşılaştığı ilginç tıbbi vakalara da yer veriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83490</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f2d73d2-8156-44d3-844a-057f5a4e8605.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorunlarla Milli Mücadele Tarihi</image:title>
            <image:caption>I. Dünya Savaşı sonunda mağlup ülkeler, yani, Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan galiplerin kendilerine biçtiği kadere razı olmuşlardı. Bunun tek istisnası Türkiye’dir. Türk milleti Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, galiplerin dayatmalarına ve bağımsızlığını elinden alma çabalarına karşı direnmiş, kendine biçilen rolü kabul etmemiş, büyük bir İstiklal Savaşı vererek, kendi kaderini kendi tayin etmiş ve bağımsızlığını kazanmıştır.  Ülkenin iç ve dış düşmanlarla çepeçevre sarıldığı böyle bir ortamda yeniden dimdik ayağa kalkmak ve düşmanları ülkeden kovmak, her milletin gösterebileceği bir direniş değildir.  Yani bu olay sıradan bir başarı değildir. İçinde zaman zaman destansı gelişmelerin yaşandığı büyük bir mücadeledir. Dolayısıyla bugünkü genç nesillere Millî Mücadele ruhu, Kuva-yı Milliye ruhu en iyi şekilde anlatılmalıdır. “Sorularla Millî Mücadele Tarihi” kitabı bunu hedeflemekte, gençlerin anlayabileceği bir dille döneme ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83491</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e18a65da-d2ff-4c4a-bcd4-20392e594bbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Bilinen 150 Şey</image:title>
            <image:caption>İnsanlar 5 duyuya sahiptirler YANLIŞ! 
Molière sahnede ölmüştür YİNE YANLIŞ 
Kleopatra Mısırlı bir kraliçedir HER DAİM YANLIŞ 
 
Aşılanmış fikirlere, önyargılara, söylentilere ve bize hayatı zorlaştıran diğer efsanelere son vermek için Louis-Guillaume Kan-Lacas büyüklere olduğu kadar küçüklere de hitap ediyor. Dünün ve bugünün bilgilerini yeniden oluşturmak maksadıyla bütün konuları gözden geçiriyor. 

Yazar, bilinmesi gerekenler üzerine, söylenti ağının en büyük başarılarından bazılarını mizah ve sadelikle yeniden ele alıyor, genel kültürünüzü geliştirirken emin olduğunuz bilgileri sarsıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83492</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c0eb88f-9b9b-4a06-9767-774ca995855c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalınayak Gen 6. Kitap - Gerçeği Yazmak</image:title>
            <image:caption>Ne pahasına olursa olsun gerçekleri yazmak…

Ünlü manga ustası Keiji Nakazawa tarafından yaratılan ve atom bombasının etkilerine dair tarihsel bir belge niteliği taşıyan &apos;&apos;Yalınayak Gen&apos;&apos; serisinin uzun yıllardır Türkiyeli okurlar tarafından merakla beklenen altıncı cildi, Gerçeği Yazmak tarihe tanıklık ettirmeye devam ediyor.

İkinci Dünya Savaşı&apos;nda önemli bir dönüm noktası olan Hiroşima&apos;nın bombalanmasını ve atom bombası ertesinde yaşananları küçük bir çocuğun gözünden aktaran bu gerçekçi manga, otobiyografik özellikler taşımasının yanı sıra savaşın trajedisini, yaşanan acıları ve her şeye rağmen dayanışmanın önemini vurguluyor.

Nakazawa&apos;nın 25 dile çevrilen ve dünya çapında övgüyle karşılanan bu hüzünlü öyküsü, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birini unutmuyor ve unutturmuyor.

Kıtlık, işsizlik, sağlık sistemindeki yolsuzluklar ve artan suç oranı gibi savaşın uzun dönemli sonuçlarıyla baş etmeye çalışan Hiroşima halkı, iyiden iyiye Amerikan hegemonyası altında ezilmeye başlamıştır. Gen, yüksek dozda radyasyona maruz kaldığı için her geçen gün ölüme yürüyen annesini kurtarmak için umudunu alternatif tedavi yöntemlerinde aramaktadır. Bu arada Gen ve arkadaşları için koruyucu baba figürü hâline dönüşen iyi kalpli bir gazeteci, Hiroşima&apos;da yaşanan dehşeti bütün çıplaklığıyla anlatan bir kitap yazmaya girişince işler sarpa saracaktır. Ölümle pençeleşen bu gazetecinin tek dileği, kitabını yayımlatıp Hiroşima hakkındaki gerçekleri tüm dünyaya duyurmaktır. Ve Gen, ne pahasına olursa olsun, Amerika&apos;nın yaptığı bütün baskıları karşısına alarak bu kitabın basılabilmesi için canla başla savaşmaya hazırdır…

Savaşın masum insanlara yaşattığı acıları birinci elden belgeleyen &apos;&apos;Yalınayak Gen&apos;&apos; efsanesinin altıncı kitabı Gerçeği Yazmak, Gen ve arkadaşlarının olağanüstü dayanışmasını gösterirken, can acıtıyor olsa dahi gerçeklerle yüzleşmenin insan ruhunu nasıl da iyileştirdiğine işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83493</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ace77610-7611-4dce-9be2-075d6a0bb801.jpg</image:loc>
            <image:title>Basit Yapılar Yapmak</image:title>
            <image:caption>Taş Devri’nde yaşayan Leo’nun, yaşadığı zamanın çok ilerisinde muhteşem fikirleri vardı. O ve arkadaşları bu fikirleri insanlar için faydalı icatlara dönüştürdüler. Bu icatlar, yüzlerce yıl boyunca insanların yaşamını güzelleştirdi ve çalışmalarını kolaylaştırdı. 
 
Leo’nun İcatlar Dünyası: Basit Yapılar Yapmak kitabında yüzyıllar boyunca yol, köprü, bina yapımında uygulanan basit yapıları ve mühendislik uygulamaları inceleniyor. Ayrıca kitapta, doğadan esinlenerek tasarımlar yapan ünlü mimar Frank Lloyd Wright’ın yaşam öyküsünü ve eserleri hakkında bilgileri okuyacaksınız. 

  İcatlar dünyasına heyecanlı bir yolculuk sizi bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83494</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc56b676-8f6d-4a0c-8c5c-373c62bff59c.jpg</image:loc>
            <image:title>Basit Makineler Yapmak</image:title>
            <image:caption>Taş Devri’nde yaşayan Leo’nun, yaşadığı zamanın çok ilerisinde muhteşem fikirleri vardı. O ve arkadaşları bu fikirleri insanlar için faydalı icatlara dönüştürdüler. Bu icatlar, yüzlerce yıl boyunca insanların yaşamını güzelleştirdi ve çalışmalarını kolaylaştırdı. 
 
Leo’nun İcatlar Dünyası: Basit Makineler Yapmak kitabında el arabası, kaldıraçlar, tekerlek ve aks, yük arabası, silindir, vinç, makara, saban, takoz ve vida gibi basit makineler inceleniyor. Ayrıca kitapta, yaşadığı zamanın çok ilerisinde olan bir başka mucidin, Leonardo Da Vinci’nin yaşam öyküsünü ve icatlarını okuyacaksınız. 

  İcatlar dünyasına heyecanlı bir yolculuk sizi bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83495</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f3c029-2cba-4c2f-9cf1-44649bda49b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafıza Koleksiyoncusu</image:title>
            <image:caption>“Unutma yetisi, insanlığa verilmiş bir ödül müdür yoksa ceza mı?

Bir tarafta hafızası en büyük düşmanı olan namıdiğer Hafıza Koleksiyoncusu, diğer tarafta ise unutkanlar ordusu…

İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde başlayan aksiyon, İstanbul Üniversitesi’nde doruğa ulaşacak ve Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti Bursa’da son bulacak!

Şifreler ve esrarengiz sembollerle örülü macera, bizi eski bir resim tablosunun penceresinden, 15. yüzyıl İstanbul, Bursa, Rodos ve İtalya’sına götürüyor.

Cinayete kurban giden bir tarih profesörü, zehirli bir ustura ve asırlar öncesine ait gümüş bir sikke…

İstanbul’un eşsiz güzelliği eşliğinde, cinayetin izlerini yüzyıllar öncesinde arayan Şifre Bilimci Milas Ulukan’ın gerçeğe ulaşabilmesi için tarihin gizemli dünyasına girmesi gerekecektir. Zira tarih gerçeğin ta kendisidir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83496</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b560465-24a9-40a0-97bf-f799c634ff06.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğimiz İçin Tek Çıkar Yol</image:title>
            <image:caption>Önemine binaen kitapta tekrarladığım “birlik ve beraberlik” vurgulaması şu cümlede özetlenebilir: 

“Geleceğimiz için tek çıkar yol; hangi şart altında olursa olsun millet olarak birlik ve beraberliğimizi korumaktır. Dinimizin emri, millî menfaatlerimizin gereği budur.” 

İnancımız odur ki, tarihi boyunca daima hür ve bağımsız yaşamış olan büyük milletimiz, birlik ve beraberliğini her zaman muhafaza edecek ve dünya durdukça var olacaktır. 

Bu konuda çok duyarlı olmamızın sebebi; şehit kanları ile yoğrulmuş olan bir vatanda yaşamanın bizlere yüklediği büyük sorumluluktur. 

Öyle ise, atalarımızın emaneti olan bu cennet vatanın değerini bilelim. Hem de çok iyi bilelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83497</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6565d11e-220f-465d-8f6f-4d535bd06591.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Bedenler</image:title>
            <image:caption>Sekiz saatlik bir romandır Yabancı Bedenler. Bu sekiz saat boyunca roman kahramanı Gaspard, kendini anlatmak ister karşısındakine. Yerinden kalkmasına izin vermez, dinlemek zorunda bırakır, çünkü buna ihtiyacı vardır. Şafak sökmeden her şeyi anlatmalıdır. 

En başından başlayarak çocukluğunu, gençliğini, aşklarını, Paris’e gelişini anlatır. Alman işgaline uğramış Fransa’da, Bordeaux’da geçmiştir bu yıllar. Anlattıklarına bakılırsa hırsızlık, kaçakçılık, muhbirlik yapmıştır ama hep iyi niyetlerle. Gaspard hep masumdur, suçlu başkaları. 

 Savaş bittikten sonra işgalden kurtulmuş ülkedeki yeni düzen, kendisini pek hoş karşılamaz. Hayatını yeniden kurması gerekir, Paris’e gider. Acaba istediği gibi olacak mı bu yeni hayat? Yeni bir aşk bulur Gaspard, kaptırır kendini bu aşka. Bitmesini istemeyeceği kadar güzeldir, mutludur nihayet, ama ya bir gün bitmesi gerekirse, ne yapacaktır Gaspard? 

XX. yüzyıl Fransız romancılığının önemli fakat gölgede kalmış isimlerinden Jean Cayrol’un bu romanı, Fransa’nın Alman işgaline uğradığı ve sonrasındaki yıllarda geçer. Yazarın kendisi de toplama kampında üç yıl geçirdikten sonra sağ olarak kurtulabilmiştir. Fakat romancının buradaki odak noktası, savaşın kendisi değil, savaş sonrası Fransa’dır. Yazarın kendisi de bir ihbar sonucu tutuklanmıştır ve bu romanda kendini, esaretini, ölümden kurtuluşunu değil, tam da karşı tarafta duran, bir işbirlikçinin, bir suçlunun hikâyesini ya da hikâyelerini, gerekçelendirmelerini okuyabiliyoruz. 

Albert Camus’nün 1942’de yayınlanan kült romanı Yabancı’ya da göz kırpan Yabancı Bedenler, böylesine ağır bir temayı, keyifle hatta yer yer gülümseterek okutmayı başarıyor.  

Romanın ekinde, ünlü yönetmen Alain Resnais’nin Gece ve Sis belgeselinin, Cayrol tarafından kaleme alınmış metni de okura sunulmuştur. Kamp tecrübesine içerden verilen en sarsıcı seslerden biridir bu metin, aynı zamanda yazarın dediği gibi bir “alarm zilidir”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83498</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/800b610c-108a-462b-9e0c-ccb500dfb803.jpg</image:loc>
            <image:title>Meçhul Bir Subayın Seydibeşir Esaret Kampı ve İstiklal Harbi Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin son yüzyılı, özellikle savaşların getirdiği zorluklar, felaketler; kaybedilen topraklar, vatandan kopuşun ifadesi olan göçler, kaybedilen hayatlar, esaret vb. sebebiyle, edebiyata kaynaklık edecek kesif bir zaman dilimidir. Esir kampları ise başlı başına bir araştırma sahasıdır. Seydibeşir Esir Kampı’nda nelerin olup olmadığı ise âdeta bir muammadır. Bu bilinmezliğin en önemli sebeplerinden birisi yaklaşık bir asır öncesinde, TBMM’de 15 bin Türk askerinin kasten kör edildiğinin dillendirilmesidir. Acaba durum böyle midir? Gerçekten de kasten kör edilme var mıdır? Varsa bile bu rakam 15 bin midir? Yoksa “teyit edilmemiş bir söylentinin zabıt ceridesinde yer almasına şeksiz ve şüphesiz belge gözüyle bakmayın” diyenlere mi kulak kesileceğiz? Elinizdeki bu kitap, İstiklal Harbi günlerinde, Seydibeşir’deki esaretliğinin son zamanlarında günlük tutan Mustafa Bey’in şahitlikleridir. Sadece 13x9 cm ebadında ve 67 sayfadan oluşan 1920-21 tarihli günlük, Seydibeşir Esir Kampı’ndaki olayların loşluğuna, hakikatin ortaya çıkmasına mum bile tutsa önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83499</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05382f53-c0b9-4c03-a8e7-7051478b36c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanus Yolculuğu- Pop-Up İle Keşfet</image:title>
            <image:caption>POP-UP İLE KEŞFET kitaplarının 3. Kitabı olan Okyanus Yolculuğu ile denizde yaşayan sevimli dostlarımızın merak ettiği bir soruya birlikte cevap aramaya ne dersiniz?

Hareketli kitabımızda, açılan pencere ve pop-up eğlencesiyle, okyanusun sonunu keşfe çıkan beş arkadaşın heyecan dolu hikâyeleri seni bekliyor.
Eğlenceli serüvenler ne güzel!
Haydi sen de bizimle gel.
Merak, keşif ve hayal.
Tüm çocukları mutlu eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83501</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/069cb043-6c38-4aa8-9d3b-81655e64ba52.jpg</image:loc>
            <image:title>Erik Vogler ve Ölümcül Mango Şerbeti</image:title>
            <image:caption>DEDEKTİFLİK ROMANLARI İLE PARANORMAL EDEBİYATIN BEKLENMEDİK BİRLEŞİMİ 
Erik Vogler&apos;in Almanya’da yaşadığı dehşet verici serüvenden sonra bir ara vermesi gerekiyordu. Doktorların önerdiği gibi tedavi olarak dinlenmesi lazımdı. Aslında, neredeyse her gece beyaz şah ile ilgili kâbuslar onu rahatsız ediyordu. Bu nedenle büyükannesi Berta&apos;nın lüks bir kaplıcada bir hafta geçirme davetini kabul etti. Tabii ki rahatlatıcı bir çamur banyosunun gerçek bir cehenneme dönüşebileceğini hayal bile edemezdi.

İlginç ana karakteri ile yazar Beatriz Osés, son yılların en özgün polisiye romanlarından birine imza atıyor. Her cümlesi şaşırtıcı ve şok edici. Gerilim sarmalı ve saf heyecan sizi daha ilk bölümden ele geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83502</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae17382-8d24-41b6-8cb6-4aee360204b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Güçlü Kadınlar, Türkiye’nin iş dünyasındaki, bilim ve iletişim arenasındaki önemli kadın figürleriyle yapılmış röportajlardan oluşmaktadır. Halkla İlişkiler mesleğinin Türkiye’deki öncüsü, duayen isim Betûl Mardin; BigChefs Yönetim Kurulu Başkanı, ünlü iş kadını Gamze Cizreli; Gastronomi şefi ve yazar Jale Balcı; Kurumsal İletişimciler Derneği Başkanı, Bilim Virüsü Kurucusu, sosyal girişimci Şule Yücebıyık; Düzce Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar; iletişim profesörü Prof. Dr. Ebru Güzelcik Ural; ODTÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Koru Hastanesi Sağlık Grubu kurucusu Prof. Dr. Aydan Asyalı Biri ile yapılmış ilham verici söyleşiler hiç kuşkusuz, başta kadınlar olmak üzere hayallerinin, tutkularının ve hedeflerinin peşinde yılmadan koşan, kendini geliştirmeyi ve yaşamdaki yerini bulmayı amaç edinmiş, başarı yolunda emin adımlarla ilerleyen herkese esin kaynağı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83503</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af78c6bd-2174-4a13-864e-7f534e139b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanı Nasıl Ateşlersin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ağzından ateş çıkarmaktan vazgeçmiş bir ejderhayı, tekrar bunu yapmaya nasıl ikna edersiniz? Kahramanımız, evcil ejderhasını yeniden ateşlemek için uğraşıp didiniyor. Oldukça yaratıcı bu çözümlerden hiçbiri onu sonuca ulaştırmıyor. Ancak bu sırada bir şey keşfediyor: O ejderhasını her haliyle seviyor! 
 
Levy, gerçek sihrin koşulsuz sevgi olduğunu, şakacı ve gerçeküstü bir öyküyle anlatıyor. Beneglia’nın parlak renkli resimleri ve muhteşem bir tipografi, bu mizah dolu anlatıyı bütünlüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83504</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd876c2e-c90c-48cc-aa3f-16d84460a4c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hekate’nin Kızları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Erin büyüye olan ilgisini ve son zamanlarda edindiği gotik tarzını çevresindeki herkes gibi bir ergenlik evresi sanmaktadır. Benzemeye çalıstığı o cadılardan biri olabileceğine ihtimal vermez. Fakat bir gün, kendini Vhartlox Cadı Akademisinde bulur. 

Her şey bundan ibaret değildir. Karanlık doğası ve sınırları zorlayan gücüyle Erin; tehlikeyi kendine çeken kişi değil, tehlikenin bizzat kendisidir. Bu durum, akademinin altına hapsolmuş kadim bir varlığın dikkatini çeker ve basına geleceklere kimse engel olamaz. Tanrıların hüküm sürdüğü zamanlardan kalan bir dava yeniden su yüzüne çıkmak üzeredir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83505</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba349307-2c09-473f-983e-5434379941e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Eşin Nerede?</image:title>
            <image:caption>Dünyada her nerede olursan ol, seninle buluşmak istiyorum… 
Bu yaşamda ömrümüzün yettiği kadar beraber olmak üzere seni çağırıyorum… 
 
Sizi her anlamda mutlu edecek ve tamamlayacak insanı… Ruh eşinizi hayatınıza çekmeye hazır mısınız? 
 
Sürekli aynı yanlışlara düşmekten, yanlış insanları hayatınıza çekmekten bıktınız mı? 
 
Eşinizle veya sevgilinizle daha mutlu olmak, aşk ilişkinizle ilgili farkındalığınızı artırmak, tekrar ettiğiniz hataların ardında yatan sebepleri öğrenip çözmek mi istiyorsunuz? 

Ruh Eşin Nerede? sayesinde bütün bunlar için uygulamanız gereken ritüelleri ve teknikleri keşfedebileceksiniz. 
 
Dahası, nihayet farkındalığa ulaşıp ruh eşinize kavuştuktan sonra özgürleşecek ve aydınlanma yolunda ilerleyerek hayatınızda mucizelere tanık olacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83506</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9df9da4-4bc0-4cfe-a801-28eeab615019.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin Örgütsel Kimlik, Örgütsel İmaj Algılarının, Örgütsel Bağlılıklarına Etkisi (Kayseri İli Ör</image:title>
            <image:caption>1. Giriş ve Amaç
2. Genel Bilgiler

1. Beden Eğitimi ve Spor
2. Öğretmenlik Kavramı
3. Örgütsel Kimlik Kavramı
4. İmaj Kavramı
5. Örgütsel İmaj
6. Örgütsel Bağlılık Kavramı
7. Örgütsel Bağlılık ile İlgili Yapılan Araştırmalar

3. Gereç ve Yöntem

1. Gönüllü Grupların Seçimi
2. Veri Toplama Araçları
3. İstatistiksel Analiz

4. Bulgular

5. Tartışma ve Sonuç

 1. Örgütsel Kimlik Ölçeğine İlişkin Tartışma 
2. Örgütsel İmaj Ölçeğine İlişkin Tartışma 
3. Örgütsel Bağlılık Ölçeğine İlişkin Tartışma 
4. Örgütsel Kimlik ile Örgütsel Bağlılık Düzeyleri Arasındaki İlişki 
5. Örgütsel İmaj ile Örgütsel Bağlılık Düzeyleri Arasındaki İlişki
 6. Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83507</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d36b36d0-d3df-49eb-ba48-8b2a29802c30.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzücü Çocuklarda Stabil ve Stabil Olmayan Zeminlerde Yapılan Kalistenik Egzersizlerin Dengeye Etkisi</image:title>
            <image:caption>1. Giriş
2. Genel Bilgiler

1. Yüzme
2. Denge
3. Postür
4. Dengeyi Etkileyen Temel Patolojiler
5. Sportif Açıdan Dengenin Önemi
6. Kalistenik Egzersizler

3. Yöntem

1. Deney Grupları ve Çalışma Dizaynı
2. Uygulanan Ölçüm ve Testler
3. Antrenman Planı
4. Kalistenik Egzersiz Planının Oluşturulması
5. İstatistiksel Analiz

4. Bulgular
5. Tartışma

1. Antropometrik Bulguların Değerlendirilmesi 
2. Kalistenik Egzersizlerin Performans Bulgularının Değerlendirilmesi 
3. Kalistenik Egzersizlerin Statik ve Dinamik Denge Bulgularının Değerlendirilmesi 

6. Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83508</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf460079-3e16-4f12-9f0b-579acd366d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzergah Arayışı</image:title>
            <image:caption>... Hukukçunun her söylediği, gerçeği ifade etmeyeceği gibi hukuki dile büründürülmüş her şey de gerçek olmayabilir. Öte yandan, dil ve kültürün sağladığı &quot;anlam&quot; da belli koşulların varlığına indirgenemez. İşte, &quot;gerçek&quot;, &quot;simge&quot;, &quot;anlam&quot;, &quot;işlev&quot;, &quot;çatışma&quot;, &quot;geçerlilik&quot;, &quot;meşruiyet&quot; ve &quot;bilgi&quot; kavramları önemli öğeler olarak çağdaş hukuk ve toplum teorisinde yerini almalıdır. Bu doğrultuda yoğunlaşacak felsefi ve/ya sosyolojik çalışmaların Türk hukuk kültürüne/hukuk bilincine ve standart hukuk resmine kazanımları da tahminlerin ötesinde olacaktır. 

Hukuk teorisi, kavramlar ve soyutlamalarla dile getirilmekte, gerekçelendirilmekte ve somutlaştırılmakta ise de kurallardan biri ihlal edildiğinde cezalandırılan ve cezaevine konulanın bir kavram değil, bir insan olduğu unutulmamalıdır. İnsanı devre dışı bırakıp, hukuku cansız nesneler toplamına dönüştüremeyiz. Bir kavram ne denli yüceltilirse yüceltilsin, anlamı, kavramın tikel/ toplumsal varlıkların deneyimlerine ilişkin sonuçları gözlenerek irdelenmeli ve hukuk bilgisinin, uğruna hukuk yaratılan kişiler/toplum göz ardı edildiğinde, çok az şey ifade edeceği bilinmeli; hukukun insani boyutu olduğu kadar toplumsal bir olgu olduğu unutulmamalıdır. İşte hukuk düşüncesinin ana teması, bireysel/kolektif seçim haklarını ve bu haklardan etkin bir şekilde yararlanmayı sağlamaya yönelik kurallarla birlikte özgür, siyasi ve ekonomik bir düzeni biçimlendirmektir. 
Hukukta hiç olmazsa potansiyel olarak değerli bir şeyin varlığına tanık olmaktayız. Temiz hava temizdir gibisinden iyi hukuk da iyidir. Kuşkusuz, etkili hukuk sistemi ile halka sunulan sosyal olanaklar yelpazesi olabildiğince artacağından/arttığında, bu durum kendiliğinden bir iyilik oluşturacaktır. Bazı düşünürler, hukukun (hiç olmazsa bir kısmının) muhtevaya dayalı olarak itaat için ekseriya ahlaki bir yükümlülük olduğunu da söyleyeceklerdir. Hukuk hakkında &quot;iyi&quot; söylenecek nesnenin, üyelerinin otonomluğuna saygı içinde kişilerin tümünün eşit olarak görülmesi şeklinde sosyal yaşamın düzenlenmesidir. Bu açıdan, belli bir ülkedeki hukuk muhtevası düzenlemesinde hukukun üstünlüğü ideali göz önünde bulundurulmalıdır. İşte bu ideale erişim yolunda elinizdeki denemeler mimarı Ali Rıza Malkoç’u içtenlikle kutlar ve yeni girişimlere yelken açarak demokratik vatandaş olarak görev ve işlevini yerine getirmekte örnek kimliğini devam ettirmesini kendisinden beklerim. 

Prof. Dr. Mustafa Tören Yücel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83509</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fbf3fb7-d6ca-48e4-9438-72438e0d385b.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Güvenliği</image:title>
            <image:caption>Turizm Güvenliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83510</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65498215-8540-4b4f-b0fe-ac22b778a0c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteviyat Anayasa Hukuku Konu Anlatım Kitabı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 

1.    BÖLÜM Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 
2.    BÖLÜM Cumhurbaşkanı Seçimi 
3.    BÖLÜM Milletvekili Seçimi 
4.    BÖLÜM Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri 
5.    BÖLÜM Hakimler ve Savcılar Kurulu 
6.    BÖLÜM Yüksek Seçim Kurulu 
7.    BÖLÜM Sayıştay 
8.    BÖLÜM TBMM İçtüzüğü 
9.    BÖLÜM Siyasi Partiler 
       10.BÖLÜM Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83511</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02655123-6e0a-4e76-a51c-ad0873e5291a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çalgıcının Seyahati 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>“On sekiz yaşına kadar büsbütün boş oturduğumu sanmayın. Ara sıra babamın çantasından aşırdığım paraları biriktirerek bir keman edinmiştim. Çalgıya yatkınlığım varmış. Sekiz ay içinde keman çalmayı gayet güzel öğrenmiştim. Babamın zılgıtından sonra artık evde durmak olur muydu? Hemen kemanı koltuğumun altına, ekmek torbasını sırtıma vurup yola çıktım. 
 
O zamana kadar doğduğum köyden dışarı bir adım bile atmamıştım. Coğrafya bilgim de yeryüzünde beş kıta bulunduğundan ve dünyanın üçte ikisinin denizlerle kaplı olduğundan ibaretti. Büyük şehirler arasındaki uzaklıklardan, bunların birinden ötekine nasıl gidildiğinden haberim yoktu.” 

Kuzey Işığı Yayınları olarak Alfred Müller ile Fridrih Şüller’in, sinemaya da uyarlanan nefes kesici maceralarını yıllar sonra yeniden yayımlamanın gururunu yaşıyoruz. 
.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83512</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c0daa9-3996-4e74-b4aa-b79645c2ed87.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlamı Tamamlamak</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin son yüzyılında yaşanan gelişmeler, bir zamanların görkemli isimlerini ve devasa düşünce ekollerini unutturdu. Bir zamanlar sadece Anadolu’da değil Balkanlardan Hind Altkıtası&apos;na kadar İslam coğrafyasında Fahreddîn Râzî, Seyyid Şerif Cürcânî, Sadeddin Teftazânî, Molla Fenârî gibi düşünürlerin adını duymadan ve görüşlerini bilmeden medreseden mezun olmak imkânsızdı. Son yüzyılda bu isimler önce sıradanlaştı, sonra sırlandı, ardından da sırlandıkları camlar, arkasını hiç göstermeyen ve bakanın sadece kendisini görebildiği aynalara dönüştü.

Anadolu’daki irfan, İslam geleneğinin bütününü kuşatan, aktaran ve yeniden yorumlayabilen bir düşünceler manzumesinden oluşmuştu. Bu manzume, Râzî geleneği, Hanefî-Mâturîdî gelenek, Türkistan-Mâverâünnehir tasavvufu ve İbnü’l-Arabî geleneği olmak üzere dört temel bileşene sahipti ve bütün bu ekoller, karşılıklı etkileşim içindeydi. Osmanlı&apos;nın cihan hâkimiyeti mefkûresi de güçlü ve zayıf yanlarıyla böylesi bir nazarî düşünce birikimi üzerine kurulmuştu.

Bu kitap, özellikle Anadolu coğrafyasında Selçuklulardan modern döneme kadar hâkim olan İslam düşünce geleneğini kısaca tanıtmak amacıyla yazıldı. Bu amaçla önce klasik dönemde İslam dünyasında cari olan bilimlerin genel bir tanıtımını ele alan eser, ardından klasik dönemden tevarüs ettiğimiz düşünce geleneğinin bileşenlerini kısaca ama bütün olarak ortaya koyuyor. Sonrasında ise tevhid, nübüvvet ve ahlâk hakkında bu geleneğin duyarlığını fark etmemizi sağlayacak temel meseleleri ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83513</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac54c045-1af6-4236-a4d0-fcff89365cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukuk ve Ekonomik Kalkınma</image:title>
            <image:caption>Günümüzün küresel sisteminde demokratikleşme, siyasal çoğulculuk ve insan haklarının yaygınlaşması gibi temel olumlu değerler bulunmakla birlikte ekonomik krizler, terörizm, insanlığa karşı işlenen suçlar, kitle imha silahlarının yayılması tehlikesi, sınır ötesi suçlar ve düzensiz göç gibi sorunlar da yer almaktadır. Bu sorunlar uluslararası toplumu giderek daha fazla meşgul etmektedir. Bu çalışma, küresel ekonomik yönetimi sağlayan kurumların yapılarını inceleyerek yeni bir vizyonla uluslararası hukuk ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi ele almanın yanı sıra tüm bu sorunlara karşın demokrasinin ve hukuk devleti kavramının gelişimini nasıl sürdüreceğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Ayrıca yeni dinamikler ve teknolojilerle birlikte bilgi ekonomisine uyum sağlayacak ekonomik kalkınma açısından önem arz eden kapsayıcı ve demokratik bir küresel yönetim ile güvenilir bir hukuk sisteminin inşası meseleleri detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Zira küresel sistemin bir parçası olup ekonomik kalkınmayı sağlamak, evrensel hukuk standartlarına uygun olarak düzenlenmiş ve etkili bir uluslararası hukuk sistemi kurmakla mümkün olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83514</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5521088e-6a44-4646-8343-1be98f2e123e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Aile kavramı toplumların hızlı, derin ve sarsıcı değişiminden bağımsız düşünülemez. Üretim ve tüketim ilişkilerinin yoğunlaştığı her alanda aileler o korunaklı kabuklarında barınamazlar artık, onlar da bu travmatik sürecin bir parçasıdırlar. Toplumdaki ilişkilerin irrasyonel bir seviyeye taşınması, ekonomik, sosyal dengesizlikler ve psikolojik uçurumlar günümüzde geleneksel “mutlu” aile yapılarından çok farklı “mutsuz” bir aile tablosunu ortaya koymaktadır. Türkiye’de son yıllarda ailelerin, yani her bir aileye mensup bireylerin yaşadığı zorluklar elbette gözden ırak tutulamaz. Aile kurma konusunda ideal ve ahlâki buyrultuların ötesinde yaşanan gerçekler şiddetin ve boşanmaların arttığını, yeniden evliliklerin çoğaldığını, evlilik dışı birlikteliklerin normal karşılandığını söylemektedir. Çocuk yapma konusunda eşler tereddüt göstermekte ve çocuklardaki eksiklik ve yaralar anne ve babalarından mutlak bir iz taşımaktadır. 
 
Aile Sosyolojisi kitabı öncelikle kuramsal bir çalışmadır. Bu sahada Türkiye’de eksikliği hissedilen önemli bir boşluğu kapatmaktadır. Modern toplumlardan verilen örneklerin yanısıra ailenin evrimi ve geleceği, geleneksel aile, çekirdek aile, feodal aile, eklemli aile gibi farklı aile tiplerini çözümlemektedir. Zamana, mekâna ve koşullara göre eşlerin rol ve statüleri de değişmekte, akrabalık bağları her halükârda belirleyici olmakta, ebeveyn ve çocuklar arasında zamanla yepyeni ilişkiler ve davranış kalıpları ortaya çıkmaktadır. Bu yönüyle kitap, ailenin birey ve toplum arasında nasıl en önemli bir unsur olduğunu birçok yönüyle açığa çıkarmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83515</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62a406e6-98ab-4119-9b32-b77252ddb970.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano Eğitimi - 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Seçme Eserler ve Çalışma Yöntemleriyle Piyano Eğitimi-1 kitabımızın devamıdır. Üç ayrı bölümden oluşan bu ikinci kitabımızın ilk bölümünde; Czerny’nin Op. 599, Op. 849 ve Op. 636 etüt metotlarından özenle seçilen etütler, ikinci bölümünde; Bach’ın küçük prelüdleri ile iki sesli envansiyonlarından seçmeler, üçüncü bölümünde ise; Romantik Dönem’in önemli bestecileri arasında sayılan Schumann, Chopin, Grieg ve Tchaikovsky ile 20. yüzyılın çağdaş bestecilerinden Bartók, Tarcan ve Baran’dan özenle seçilen eserler yer almaktadır. Bu eserlerin en önemli özellikleri döneminin ve bestecisinin tarzını yansıtıyor olmalarıdır. 

Öte yandan bu kitap gerek piyano eğitimcilerine ve gerekse hem amatör hem de mesleki piyano eğitimi alan öğrencilere; fotokopilerden ve okuma güçlüklerinden arındırılmış, zorluklarına göre sıralanan, parmak numaralarının, bağların ve çalışma yöntemlerinin belirtildiği eşsiz bir repertuvar sunmaktadır. Bütün kullanıcılara yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83516</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d68b26-40b0-4d23-869e-6ab45539f2fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Teorik ve Pratik Bakımdan Dünya&apos;da ve Türkiye&apos;de İslami Finans</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      Bölüm – Dünya’da İslami Finans 

1.      Teorik Olarak İslami Finans 

-a. İslami Finans Kavramı 
 b.İslami Finansın Gelişiminin Dinamikleri 
 c. İslami Finansın İlkeleri. 
 d.İslam’ın Faiz Yaklaşımı 
 e. İslami Finansal Akitler 
 f.  İslami Finans Sektöründe Uluslararası Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar 

2.      Pratik Olarak İslami Finans 

a. İslami Finansın Gelişim Süreci 
b.Küresel İslami Finans Hizmetleri Sektörü (Varlıkların Büyüklükleri) 
c. Küresel İslami Finansal Varlıkların Bölgelere Göre Dağılımı 
d.En İyi İslami Finans Kurumlar 
e. İslami Finansın Bileşenleri 

2.      Bölüm – Türkiye’de İslami Finans 

1.      Türkiye ‘de İslami Finansın Tarihi 
2.       Katılım Bankacılığı 
3.      Katılım Bankacılığının Türkiye Ekonomisine Olası Katkıları 
4.      Katılım Bankalarının Finansal Faaliyetleri 
5.      Katılım Bankacılığının Sektörel Görünümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83517</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf5169f-cce8-4500-ae32-6d50000ca9af.jpg</image:loc>
            <image:title>Belediyelere Ait Gençlik Merkezlerinde Etkinliklere Katılan Bireylerin Memnuniyet Beklenti</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 

1.      Zaman Kavramı 
2.      Serbest Zaman 
3.      Serbest Zaman Tanımı 
4.      Serbest Zaman ve Rekreasyon 
5.      Serbest Zaman Faaliyetlerine Katılmayı Etkileyen Faktörler 
6.      Genç ve Gençlik Kavramları 
7.      Türkiye’de Gençlik Profili 
8.      Türkiye’de Gençlikle İlgili Genel Sorunlar ve Sorun Alanları 
9.      Geleneksel Sorunlar 
10.  Güncel Sorunlar 
11.  İktisadi Sorunlar 
12.  Gençlik Politikalarının Temel Amacı 
13.  Türkiye’nin Ulusal Gençlik Politikası ve Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Politika Belgesi 
14.  Beklenti ve Memnuniyet Kavramları 
15.  Beklenti Kavramı 
16.  Memnuniyet Kavramı 
17.  Türkiye’de Yerel Yönetimler: Yasal Mevzuat ve Kurumsal Yapı 
18.  Yerel Yönetim Kavramı 
19.  Türkiye’de Yerel Yönetimlerin Kısa Tarihçesi 
20.  Cumhuriyet Öncesi Yerel Yönetimler 
21.  Cumhuriyet Döneminde Yerel Yönetimler 
22.  Yerel Yönetimlerin Sosyal Politika Fonksiyonu Kapsamında Gençlere Yönelik Hizmetleri 
23.  Yerel Yönetim ve Gençlik Boyutu 
24.  Yerel Yönetimler Bakımından Gençlik Politikaları 
25.  Yerel Yönetimler ve Rekreasyon 
26.  Gençlik ve Sporla İlgili Anayasal Maddeler 
27.  Sporun Geliştirilmesi ve Tahkim Başlıklı Maddesinde ise: 
28.  6360 Sayılı Yasa ile Değişen Yerel Yönetim Sistemi 
29.  Türkiye’de Gençlere Yönelik Yerel Bir Hizmet Olarak Gençlik Merkezleri 
30.  Gençlik Merkezlerinin Hukuki Temelleri ve Alanları 
31.  Gençlik Merkezi Faaliyetleri 
32.  Gençlik Merkezlerinin Vizyon ve Misyonu 
33.  Gençlik Merkezi Vizyonu 
34.  Gençlik Merkezi Misyonu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83519</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bab27bc1-c358-42c5-9be9-1bff5cee2c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatımızın Ustalarının Gözünden Atatürk ve Devrimin Yönü</image:title>
            <image:caption>Sait Faik, Atatürk Müzesi’ni gezdikten sonra kaleme aldığı yazısında Mustafa Kemal’e dair neler yazmıştı? 
Orhan Veli, “Biz devrim içinde olan bir memleketiz” derken toplumu hangi konuda uyarıyordu? 
Çocukken bir kamyonun altında kalan Aziz Nesin, o an neyi anlamıştı? 
Halikarnas Balıkçısı, Mustafa Kemal ve Kuvayı Milliyecilere düşman olan Ali Kemal’e karşı ne yapmıştı? 
Melih Cevdet Anday, Şevket Süreyya Aydemir’in hangi görüşlerine karşı çıkmış; Cumhuriyet Devrimi ile sosyalizmi nasıl ilişkilendirmişti? 
Orhan Kemal’in, Fikret Otyam’a önerdiği yazıda, siyasette mutlaka değişmesi gereken konu neydi? 
Rıfat Ilgaz henüz çocukken, çoğalttığı bültenlerle kurtuluş savaşçılarına nasıl yardım etmişti? 
Oktay Akbal, yozlaştırılan devrime karşı Devrimcilik ilkesini nasıl vurguluyordu? 
“Atatürk, gerçekleştirdiği devrimin yetmeyeceğini biliyordu” diyen Ceyhun Atuf Kansu, cumhuriyetçi olmanın koşulunu nasıl tanımlıyordu? 
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’na, “Atatürk mesut bir adam değildi” dedirten şartlar nelerdi? 

Taylan Özbay, bu kez Cumhuriyet tarihimize başka bir açıdan bakıyor; Atatürk’ü, devrimi, devrimcilerin yöneldiği toplumcu çizgiyi ve nihayet Türkiye’nin kendi devriminden uzaklaştığı süreci edebiyatımızın ustalarının gözünden kaleme alıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83520</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab48c852-1c55-4b0d-a438-d7b43fa09a26.jpg</image:loc>
            <image:title>40 Kuşağı Şairleri</image:title>
            <image:caption>&quot;40 Kuşağı şairlerinin bir arada anılmasının nedeni, düşünceleri ve düşüncelerine uygun yaratılarıdır. Edebiyatın yaşama katılması, edebiyata yaşamın katılması, edebiyatın toplumsal sorunlara eğilmesi ve bir işlev yüklenmesi 40 Kuşağı’nın kaygısıdır. 
Bu kaygının ve bu yüklemenin nedenini ise ancak o günlerin yaşam koşullarının ve edebiyat ortamının bilinmesiyle kavrayabiliriz. 40 Kuşağı şairlerinin ortak kaygılarının oluşturduğu bir anlayışla &apos;kuşak&apos; olarak belirlenmelerinden daha doğal ne olabilir? 
Bu doğallık, 1940’lı yıllar Türkiye’sinin koşulları içinde, aydın duyarlığının şair çığlıklarıyla somutlandığı bir sonuca varmıştı. Nâzım Hikmet’le başlayan bir sosyalist geleneğin sürdürücüsü olan 40 Kuşağı şairleri; miras aldıkları bu ‘yeni’ sese ve soluğa, kendi özgünlüklerini katmasını becermiş ve Nâzım Hikmet’in açtığı aydınlık ufka yeni ufuklar eklemesini başarmıştı.”  

Attilâ İlhan, 40 Kuşağı şairleri için, “40 Kuşağı-Savaş Kuşağı şairlerimize bir şeyler borçluyuz, zira ülkemizin ‘hürriyet ve demokrasi mücadelesinde alınlarında ışığı ilk hissedenler’ onlar olmuşlardır” der. 
Öner Yağcı, 40 Kuşağı Şairleri kitabıyla, Türk yazını adına işte bu borcu bir parça olsun kapatıyor; faşizme ve geriliğe karşı sesini yükseltmiş, boyun eğmemiş bir onurlu kuşağı, yeniden okurlarla buluşturuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83521</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e2a3117-a906-4bf8-b5f7-3281f7e4e8f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anksiyete ve Depresyonda Metakognitif Terapi</image:title>
            <image:caption>“İnsanlarla işlev bozucu düşünme kalıpları üzerine çalışırken zorlanan bir klinisyen olarak, Well’in metotlarının yararlılığını takdir ediyorum. Metakognitif Terapi (MKT) hem hastanın hem de terapistin bilişsel terapinin tekrarlayan uğraşısından bir adım geriye çekilmesine yardımcı oluyor ve tedavinin önündeki engelleri aşma potansiyeli içeren yeni bir perspektif kazandırıyor. İyi kitap!”
-Monica Ramirez Basco, PhD, Texas Üniversitesi

“Bu kitap, hastaların nasıl düşündükleri kadar neye inandıkları üzerine odaklanan yeni ve yenilikçi bir yaklaşımı sunmaktadır. Kitap temel bilimsel bir zemine sahiptir ve güçlü klinik stratejilerle donatılmıştır… (Ruh sağlığı alanındaki) profesyonel disiplinlerin eğitiminde değerli bir araç olacağı muhakkaktır.”
-Steven D. Hollon, PhD, Vandelbilt Üniversitesi

“Bu devrimci kitabı okuyan klinisyenler, başka hiçbir yerde bulunmayan teknikleri kullanabileceklerdir.”
-Robert L. Leahy, PhD, New York Presbiteryan Hastanesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83522</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e93bc2f-38dc-409b-b2c1-ada9708ffb30.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün İzindekiler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta; 

NASA’da Apollo 11 projesinde görev alarak 1969’da Ay’da ilk kez yürüyen Neil Armstrong ve beraberindeki astronotların dünyaya dönüşü için yazılım geliştiren Türkün ve ilk uçak mühendisi babasının kim olduğunu, 

Atatürk’ün Avrupa’ya tahsile gönderdiği ilk Türk opera bestekârının nasıl dünyaca ünlü bir müzisyene dönüştüğünü, 

Bir antik kentte doğarak dünyanın en önemli arkeologlarından birine dönüşen Atatürk sevdalısı bilim insanımızın kim olduğunu, 

Hababam Sınıfı’ndaki ‘Kel Mahmut’ karakterine ilham olan kişinin Atatürk’le bağını, Atatürk’e destek olmak için telgrafla padişaha rest çekecek kadar cesur olan öğretmenin kim olduğunu, Dünyaca tanınan fakat Türkiye’de kıymeti bilinmeyen ilk Türk kâğıt mühendisimizi bulacak ve nice kıymetli kişilerin hayat hikâyelerini şaşırarak okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83523</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8afff6d-64a6-44ce-a654-002dfcb6d42b.jpg</image:loc>
            <image:title>Morfin ile Vitamin</image:title>
            <image:caption>Dostlarım, yanıldınız... 
Bu kitap bir ilaç mümessili tarafından yazılmadı. Hikâyemin sizi bir tüp morfin gibi yatıştırmasını ve bir kutu vitamin gibi desteklemesini çok isterdim. Fakat ne yazık ki elinizde tuttuğunuz kitap oldukça baş ağrıtıcı. Yer yer sizi üzebilir. Bazen sayfaları parçalamak isteyebilirsiniz. 
 
Morfin bu kitabı yayınlamanın çılgınlık olduğunu söylediğinde ona çenesini kapamasını söylediğim için pişman olmam da pek mümkün. 
 
Her şeye rağmen, canlarım, ciğerlerim, kapıyı aralayıp içeri girmeye karar verdiyseniz, siz gerçek bir kitap tutkunu gibi sayfaları koklamadan önce söylemek istediğim mühim bir şey var: 
 
Rahat olabilirsiniz, hikâyenin sonunda her şey rüya çıkmıyor. 
Sevgiler, 
Sadık dostunuz, 
Vitamin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83524</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bbc5e4e-89e5-4f2b-9d53-747111ceb390.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransız Belgelerine Göre Mithat Paşa&apos;nın Sonu</image:title>
            <image:caption>Bilâl N. Şimşir üç yıl kadar Fransa Dışişleri Bakanlığı arşivlerinde araştırmalar yapmış, bu araştırmaları sırasında Mithat Paşa’nın son yıllarına ilişkin çeşitli Fransız belgelerine ulaşmıştır. Bu belgelerin bir kısmını Türkçeleştirip aynen aktarmış, bir kısmını da özetleyerek bu eserde toplamıştır. 

Mithat Paşa’nın Suriye Valiliğine atanması, Abdülaziz’e suikast girişimiyle suçlanması, İzmir’deki Fransız Konsolosluğuna sığınması… 

Bu kitap, Mithat Paşa’nın Suriye Valiliğine gelişinden ölümüne kadar geçen yıllara ışık tutacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83525</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3bb191f-2bd5-4178-9d9f-f2ebe91de176.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluğun Şafağı</image:title>
            <image:caption>“Ağlatıyor, güldürüyor, öfkelendiriyor, sevinçten havalara uçuruyor… Yoğun duygularla dolu… Nefis.” 
-New York Times 
 
HER EVLİLİĞİN İKİ TARAFI VARDIR. 
 
Carl Brown ile Annie McGairy 1927’de Brooklyn’de tanışır, birbirlerine âşık olurlar. Annie henüz on sekiz yaşında olmasına rağmen ailesinin tavsiyesini hiçe sayar, tek başına ülkenin yarısını katederek Carl’ın hukuk okuduğu üniversite kasabasına seyahat eder ve orada evlenirler. Evlerinden uzakta, çok az para ve sayılı arkadaşla, birlikte ilk seneleri umduklarından daha zor geçer. Ama türlü sıkıntının, fakirliğin yükü omuzlarına binerken, dirayet, sadakat ve sevgiyle aslında her şeyin üstesinden gelebileceklerini anlarlar. Yalnızlıkları da uzun sürmez. 
 
Geçtiğimiz yüzyılın en sevilen romanlarından biri olan Bir Genç Kız Yetişiyor’un yazarı Betty Smith’ten zamanın ötesinde bir klasik. 
 
“Betty Smith doğuştan öykücüymüş.” 
-USA Today 
 
“Mutluluğun Şafağı çok duygusal ve unutulmaz bir hikâye, aşkın imkânsızı başarabileceğine dair sevindirici bir kanıt.” 
-Chicago Tribune 
 
“Yıllardır hiçbir romanda bu kadar gözü pek, bu kadar sempatik bir kadın kahramana rastlanmıyordu.” 
-New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83526</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7313cec2-f6e6-44df-ad99-daf0704a5e11.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuza Dek Hemingway</image:title>
            <image:caption>Nobel ve Pulitzer ödüllü Ernest Hemingway, bugün de en çok okunan ve merak edilen yazarlardan. 

Sonsuza Dek Hemingway, Hemingway’in çocukluğu, yazarlığa nasıl adım attığı, eserleri, yaşadığı ve dolaştığı yerler ve daha birçok konu hakkında derin bilgiler sunuyor bizlere. Bunları okurken hem Hemingway’i farklı yönleriyle tanıyacak hem de başarısının altında yatan sırları keşfedeceksiniz. 

Hemingway üzerine doktora yapan ve aynı zamanda Hemingway Society üyesi olan Belma Ötüş Baskett’in bu titiz çalışması, Hemingway sevenler için çok özel bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83527</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ad55c1-b845-4253-8525-495d2a37c4a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Şakayık - Selig</image:title>
            <image:caption>Yeryüzüne sunulmuş en büyük sihir “sevgi”dir. Fatih Tuncay Hayatın içinde kayboluyoruz. Aile kavramını unuttuk; örf ve âdetleri, dostluğu, paylaşmayı, saflığı, vicdanı... Her şeyden de önemlisi sevmeyi, sevilmeyi unuttuk. Sihirli Şakayık-Selig, kalbinizi size sunuyor. Sevginin sihirli dünyasını...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83528</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffe9181a-d10e-437e-965f-4fe47db7a7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlaka Almalıyım Turuncu 430</image:title>
            <image:caption>Harvey’nin bir ton eşyası vardı ama hiçbir zaman daha fazlasına hayır demezdi. TURUNCU 430 en yeni, en muhteşem şeydi.
Harvey bunun ne işe yaradığından pek emin değildi ama mutlaka almalıydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83529</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc645f0-7f53-494b-8406-99de0ae9eff4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aforizmalar</image:title>
            <image:caption>‘’Neyse ki şu dünyada orantısızlıklar sadece sayısal bir şeymiş gibi görünüyor.’’ 
 
 
Kaleme alınma tarihleri (1917-1918) Birinci Dünya Savaşı’nın etkisiyle dünyanın ve verem sebebiyle de bizzat kendisinin zor zamanlardan geçtiği bir döneme denk gelen Aforizmalar, Avrupa’nın içinde bulunduğu karamsar ortamda Kafka’nın hayata dair sorgulamalarını içerir. Yazarın ölümünden sonra eserlerini okurlarla buluşturan arkadaşı Max Brod’un ilk kez 1931 yılında yayımladığı, aynı zamanda ‘’Günah, Acı, Umut ve Hakikat Yolu Üzerin Düşünceler’’ başlığı koyarak konularını özetlediği bu yüz dokuz aforizma hayata yeni pencerelerden bakabilmemizi sağlayacak derinlikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83530</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57a9f873-fe58-4cc2-9335-22bebe350371.jpg</image:loc>
            <image:title>Henrietta Lacks’in Ölümsüz Yaşamı</image:title>
            <image:caption>“Duvarımda hiç tanışmadığım bir kadının fotoğrafı asılı; sol köşesi yırtılmış ve bantla yapıştırılmış. Elleri belinde, doğrudan kameraya bakıyor ve gülümsüyor. Özenle ütülenmiş bir döpiyes giymiş, dudaklarına koyu kırmızı ruj sürmüş. 1940’ların sonu ve henüz otuzuna varmamış. Açık kahverengi teni pürüzsüz, gözleri hâlâ genç ve neşeyle bakıyor. İçinde büyümekte olup beş çocuğunu annesiz bırakacak ve tıbbın geleceğini değiştirecek tümörden habersiz. Fotoğrafın altında adının ‘Henrietta Lacks, Helen Lane ya da Helen Larson’ olduğu yazıyor.

Kimin çektiği bilinmiyor ancak bu fotoğraf dergilerde, bilim kitaplarında, bloglarda ve laboratuvar duvarlarında yüzlerce kez göründü. Genellikle Helen Lane olarak anılıyor ama çoğu zaman da hiç adı yok. Ona basit bir şekilde HeLa deniyor, dünyanın ilk ölümsüz insan hücrelerine onun hücrelerine, ölmeden yalnızca aylar önce rahminin ağzından kesip alınan hücrelerine verilen ad bu.

Gerçek adı Henrietta Lacks.Doktorlar onun hücrelerini, iznini almadan aldılar. Bu hücreler hiç ölmedi.

Yerçekimi olmayan şartlarda insan hücrelerine ne olacağını görmek için uzaya, önce onun hücreleri gönderildi.

Bu hücreler sayesinde çiçek aşısı, kemoterapi, klonlama, suni döllenme, gen haritalaması gibi konularda yaşamsal önemde ilerlemeler kaydedildi. Tıbbî bir devrimin ve milyon dolarlık bir sanayinin başlangıcı oldular. Ailesinin ise sağlık sigortasını karşılamaya gücü yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83531</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b0d586-ef75-4b58-8ecd-228f863e1f77.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedava Müzik - Bir Mucit, Bir Patron ve Bir Hırsız Müzik Endüstrisini Nasıl Altüst Etti?</image:title>
            <image:caption>“Witt nefes kesici bir hikâye anlatıyor; başrolde müziğin kodamanları, titiz mi titiz Alman biliminsanları, korsanlar ve basit hırsızlar var...
Bayıldım.”
Colin Greenwood, Radiohead

Billboard dergisinin “tüm zamanların en iyi 100 müzik kitabı”; Time, Forbes, The Washington Post ve The Financial Times gibi yayınların yılın en iyi kitapları arasında gösterdiği Bedava Müzik; tarihin en büyük korsanı, müzik piyasasının en etkili patronu, devrim yaratan bir keşif ve devasa bir yasadışı müzik sitesi üzerine nefes kesici bir hikâye. MP3’ü icat eden Alman ses mühendislerinden, on yıl içinde iki bin albüm sızdıran Kuzey Carolina’lı CD fabrikası işçisine, plak şirketi patronlarının uluslararası müzik piyasasına yön verdiği Manhattan gökdelenlerinden, internetin en kuytu köşelerine uzanan Bedava Müzik, dijital müzik korsanlığının gizli tarihine ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83532</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dc81307-d264-4e44-8845-c0be82e7339e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Gelinler - Ardahan İlinde Sosyo-Kültürel Bir Çalışma</image:title>
            <image:caption>Çocuk gelin olmak!
Evlilik sonrası hayatları nasıl devam etmektedir?
 
Çocuk gelinler, hem kız çocukları hem de toplum açısından önemli bir sorunu ifade etmektedir.
Çalışmada, çocuk gelin sorunu sosyolojik bir perspektifle ele alınmış, toplumsal yapının bu soruna etki edip etmediği detaylı bir şekilde incelenmiştir.
 
Bu kitapta, Ardahan’da yaşan 10 çocuk gelinin yaşamları, anıları, acıları ve zorlu hayatları kendi anlatımlarıyla objektif bir şekilde kaleme alınmıştır. Araştırmacının sorularına içtenlikle cevap veren çocuk gelinlerin bugüne kadar paylaşamadıkları saklı kalan yaşamları bu çalışma sayesinde gün yüzüne çıkacaktır.
 
Çocuk gelinlerin sessiz çığlıklarına tanıklık etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83533</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/839495cd-c8e6-4342-bee1-a721b4d2dcad.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçmek Ne Garip Şey Anne!</image:title>
            <image:caption>Boğaz havası mıydı içime çektiğim, İstanbul’un kiri pası mıydı yoksa? Ya da o kentte attığım tüm kahkahalar mıydı? Belki de üniversiteye gittiğimden beri o devasa kentte geçirdiğim 17 yılımdı an an? Hâlâ bilmiyorum. Yaşam kadar ağır bir şeyi içime çektim; sonra da topografik olarak yedi tepeli değilse bile yedi bela olduğunu herkese binlerce kez ispatlamış olan o kente son kez baktım. Ve düştüm yola. 35 yaşımda ve henüz iki yaşına bile girmemiş çocuğumla. 2016’nın Ekim’iydi. Ekim’in başı. Mutluluktan havalara uçmuyordum ama ölesiye mutsuz da değildim. Heyecanlıydım biraz. İçimdeki ürperti klimadan değildi, sanmıyorum. Ben bahar bahçe düşlüyordum lakin ille de bir yanım yaprak döküyordu. Sanki kavlimi yerine getirmemişim gibi bir his... kalbimi dişliyordu. Nabzımın hızlanması ve kulaklarımdaki basınç uçağın inişinden değildi, işte tam da bundandı. Ah ben ki göklere sığamamıştım, yerlere nasıl sığacaktım!

“Kalmak zor, göçmek daha zor. Ama göçtüğün yere alışmak, yakınlarını geride bırakmak, en zoru. Filiz Yavuz, her Türkiyeli göçmenin yaşadığı zorlukları, gazeteci titizliğiyle ve eğlenceli, içten bir dille anlatıyor. Elinizdeki kitap, mükemmel bir modern gurbetlik hikâyesi. 21. yüzyılın başında Türkiye&apos;den göçenlerin haletiruhiyesini anlamak için mükemmel bir kaynak.”
Mehveş Evin

“Göçmek Ne Garip Şey Anne! adlı kitap Filiz’in Madrid’e gidişiyle başlıyor. Türkiye’nin 20 yıllık panoramasını Türkiye’den göçün kısa tarihi izliyor; süren göç dalgasının kökleri irdeleniyor. Hepimize sirayet eden umut ve umutsuzluk arasındaki gelgitler ve mutluluğun umutla ilişkisi ortaya konuyor. Kitap, Türkiye’den göç etmek isteyenler için aynı zamanda bir kılavuz niteliğinde. Gitmenin ve gidilen yerde tutunmanın yollarına dair teknik detayların yanı sıra, sosyal ve kültürel hayata katılım ve uyum anlamında kolaylaştırıcı ipuçlarını da içinde barındırıyor. Bu bilgiler, tarihten lezzetli anekdotlar ve hikâyelerle tamamlanıyor. Bütün çıplaklığıyla, iyisiyle kötüsüyle, hüznüyle neşesiyle, öfkesiyle sükûnetiyle Türkiyeli bir göçmenin gerçek deneyimini okura bizzat yaşatmayı başarıyor.&quot;
Melis Alphan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83534</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c90e8a91-c609-4ba8-baa2-53e9bf387ac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Gelir</image:title>
            <image:caption>Asgari ücretten farklı olarak temel gelir, toplumdaki tüm bireylere devlet tarafından düzenli olarak ödeme yapılması fikrine dayanıyor. Otomasyonun arttığı, iş güvencesinin yok olduğu, kazancın düzensizleştiği ve yapılan işten bağımsızlaştığı günümüz toplumunda temel gelir, tüm bireylerin sağlığı, refahı ve mutluluğu için son derece önemli sonuçlar barındırıyor. 
 
 Dünyanın pek çok yerinde temel gelir fikri, siyasi partilerin gündemine girdi ve adil refah dağılımı tartışmalarının merkezine yerleşti. Guy Standing son otuz yıldır temel gelir fikrini geliştirenlerin başında geliyor. Bu kitap, temel gelir fikrinin ekonomi, yoksulluk, sosyal adalet, iş ve emek alanlarındaki etkisini araştırıyor, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda etik savlar sunuyor, karşısavları ele alıp çürütüyor ve dünyadaki pilot çalışmalardan neler öğrenebileceğimizi gösteriyor. 
 
  Temel Gelir: Katılımcı, eşitlikçi, güvenli, adil, özgür, insan odaklı bir gelecek için çalışan ve kafa yoran herkes için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83535</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3411a5d8-d452-4de2-b3fc-5d2126e9d910.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi</image:title>
            <image:caption>Kazananı ihanetin belirlediği bir krallık…
Trion Krallığı’nın yakışıklı prensi Ros Dillon, bir liderde olması gereken her özelliğe sahiptir. Cesareti ve zekâsıyla hem savaş alanında, hem de güç oyunlarının döndüğü  krallığında her zaman bir adım önde olmayı başarır. Ancak kaderin onun için başka planları vardır: Genç adam hiç beklemediği bir ihanete uğradıktan sonra kendi krallığından bir suçlu gibi kaçmak zorunda kalır. Ölümün soğuk nefesi ensesinde olsa bile, bir gün mutlaka geri dönüp intikamını alacağına dair ant içer. Tehlikelerle dolu bir intikam savaşı…
Ros’un sığınabileceği tek yer vahşi bölge adındaki tehlikeli topraklardır. Her adımda yeni bir zorlukla karşı karşıya kalır: yırtıcı hayvanlar, zehirli su kaynakları, vahşi insanlar ve güçlü kadın savaşçılar…
Ros hayatında gördüğü en yetenekli savaşçılardan  biri olan Val’la burada tanışır. Genç kadın, bu vahşi topraklarda hayatta kalabilmesi için Ros’a yardım teklifinde bulunur. Ancak her yardımın bir karşılığı vardır. İntikam ateşiyle yanan Ros, bu uğurda nelerden vazgeçecek, ne kadar ileri gidebilecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83536</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a658eff0-fc92-46f8-a791-9448d3c9408c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vilivele Oteli</image:title>
            <image:caption>Alp hip hop şarkı söylemeyi ve dans etmeyi çok sever, bir de kar kürelerini.
Bir gün dünyanın sonundaki kente doğru, geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkması gerektiğinde hayatı tamamen değişir.
Artık büyük büyük dedesinden annesinemiras kalan otelde yaşayacaklardır: Vilivele Oteli’nde!
Ormanın derinliklerindeki tuhaflıklarla dolu bu yeri başta pek sevmese de, başından geçen maceralar Alp’in fikrini değiştirir.
“Şu anda dünyanın sonundaki bu Vilivele Oteli’nde, oranın devasa ve eşsiz güzellikteki koruyucusu Yaşam Ağacı’nın altında hep beraberiz. Burası bence dünyanın en güzel sonu...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83537</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f56ed4f-8053-4246-b6f0-f35fd2e52a40.jpg</image:loc>
            <image:title>Hafızasını Kaybeden Kuş</image:title>
            <image:caption>“Kim olduğum ve buraya nasıl geldiğimle ilgili en ufak bir fikrim yok,” dedim. “Burası neresi?”
“Dev Koza’dasın. Evinden hatta
dünyadan çok uzakta,” dedi bir kelebek.
Evim nerede bilmiyordum ki. Şaşkın bakışlarımı fark eden benekli kelebek hemen sözü aldı.
“Gökyüzündesin ya da uzaydasın. Başka bir âlemde
olduğunu da düşünebilirsin.”

Kim olduğunu, nerede olduğunu bilmeyen bir kuş Dev Koza’daki kelebeklerin yardımıyla kendini keşfedeceği bir yolculuğa çıkar. Çirkin ayakları onu nereye götürmez ki? İstanbul’dan Hindistan’a, Çin’den Atlantik Okyanusu’nun ortasındaki Titanik’e, oradan Midyat’a uzanan bu yol ve peşine düştüğü gizemli bir kitap onun kim olduğunu bulmasına yardım edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83538</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5f73f8e-24f2-4ca6-93f8-fa5b1389d26f.jpg</image:loc>
            <image:title>Don Kişot</image:title>
            <image:caption>Eski şövalye romanlarından çok etkilenen La Mançalı Don Kişot bir gün büyükbabasının eski zırhını üzerine geçirir, kafasına uyduruk bir miğfer takar. Cılız atına Rozinante adını verir ve yola koyulur. Tuhaftır ki etrafta haklayacağı bir dev, kurtaracağı bir kadın, kılıcıyla ikiye böleceği bir ejderha bulamaz. Ancak bu onu durdurmaz. Dev olarak gördüğü yel değirmenlerine savaş açar, bir köylü kızına Toboso Prensesi Dulcenia adını verip ona âşık olur, sahte prensesleri kurtarır. Yanına da fakir köylü Sanço Panza’yı alır. Birlikte maceradan maceraya koşarlarken başlarına olmadık işler gelir.

Roman türünün ilk örneği olarak kabul edilen Don Kişot 1605 yılında yayımlandı. O günden beri pek çok dile çevrildi. Çocuklar için kısaltılmış ve sadeleştirilmiş haliyle bir kez daha okurla buluşuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83539</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18d04071-4718-4bf6-8756-a61c645cea66.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Louisa May Alcott’ın 1868’de yayımlanan ölümsüz yapıtı Küçük Kadınlar’ın kuşaklar boyu her yaştan okuru büyülemesinde, aile hayatını idealleştirmesinin ve her çağda geçerliliğini koruyan evrensel temaları kucaklamasının rolü vardır kuşkusuz. Sevgi, dayanışma, ölüm, savaş ve barış, insanın kendi idealleriyle ailesine ve topluma karşı sorumluluğu arasındaki çatışma romanın başlıca temalarını oluşturur. Erkek çocuğu gibi davranan yazar adayı Jo, güzel kıyafetlerin ve zenginliğin özlemini duyan Meg, narin ve kırılgan Beth, şımarık ve romantik Amy’den oluşan March kardeşler, Amerikan İç Savaşı sırasında New England’da ayakta kalmaya çalışırlar. Babaları savaştayken yoksullukla mücadele eden kızlar, kişilik olarak birbirlerinden farklı olsalar da ortak amaçları dini öğütlerin yol göstericiliğinde iyi birer insan olmaktır. Roman, kadınların dönemin katı toplumsal cinsiyet normlarının kendilerine dayattığı geleneksel rolleri benimsemek yerine hayata dair seçimlerini bizzat yapabileceklerini göstermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83540</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffe800e-8518-4971-ab67-317d03d96b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>Kısa Dünya Tarihi, insanlığın Paleolitik Çağ’dan günümüze dek uzanan serüvenini sosyal ve kültürel meselelere, özellikle de toplumsal cinsiyet, aile, maddi kültür gibi başlıklara ağırlık vererek anlatıyor. Toplumsal cinsiyet, kültür tarihi, Avrupa ve dünya tarihi alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Merry E. Wiesner-Hanks, dünya tarihine yeni bir perspektiften bakıyor. Beş bölümden oluşan kitapta siyasi tarih anlatısını öne çıkarmak veya dünyayı bölgelere ayırarak incelemek yerine, konuya karşılaştırmalı dünya tarihçiliği açısından yaklaşan yazar, her bölümde çok farklı toplumlardan örnekler seçerek büyük resmi görmemizi sağlıyor. Zaman içindeki değişimi hem yerel süreçler hem de kültürlerarası etkileşimler üzerinden takip eden Kısa Dünya Tarihi, kentlerin kurulması ve büyümesi, küresel ticaret ağlarının oluşumu gibi kilit öneme sahip olayları farklı coğrafyalardaki türevleriyle ele alıyor. Yedi ciltlik Cambridge Dünya Tarihi dizisinin de genel editörü olan Merry E. Wiesner-Hanks’in çok sayıda resim ve haritalarla da zenginleştirilmiş bu eseri, dünya tarihi alanına kesinlikle yeni bir soluk taşıyor. 
&quot;Merry Wiesner-Hanks&apos;in dünya tarihi çalışması çığır açıcı bir kitap. (…) Esas olarak insan toplulukları, toplum ve kültüre odaklanan ilk dünya tarihi.” 
David Christian, Maps of Time: An Introduction to Big History’nin yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83541</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4065661-4eb9-4c44-8d3d-efa081826a79.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Mucizeleri</image:title>
            <image:caption>Zweig’ın 23 yaşındayken yayımladığı Hayatın Mucizeleri, daha o zamandan tarihe duyduğu ilgiyi gözler önüne serer. 16. Yüzyılda Anvers’de geçen ve yolları tesadüfen kesişen Yahudi bir genç kızla yaşlı bir Hıristiyan ressam arasındaki dostluğu anlatan öykünün arka planında Hollanda’nın İspanyol yönetimine karşı isyanı vardır. Çocukken Hıristiyanların şiddet eylemlerine hedef olan ve iyi yürekli bir asker tarafından kurtarılan Esther adlı Yahudi kız, bir Katolik kilisesine asılacak dini bir tabloya modellik eder. Hayatın ve dinin anlamı, sanat ve sanatçının yaratma edimi gibi temalara eşlik eden “beklenmedik karşılaşma” motifi ve Anvers’in tarihsel detaylarla betimlenen atmosferi, Zweig’ın sonraki yapıtlarının habercisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83542</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f7dbfc-0739-4f7e-adab-5555ca07e11b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hormonların Gücü</image:title>
            <image:caption>Hormonlar nasıl keşfedildi? Bu keşif tıp tarihi için neden bir dönüm noktasıydı? Öncesinde hormon bozuklukları olan insanlar neler yaşıyordu? Hormonları kontrol ederek bedenlerimize hükmetme çabalarımız ne gibi zaferler ve hüsranlarla sonuçlandı? Cinsiyet hormonları hakkında öğrendiklerimiz, cinsel kimliklerimize dair görüşlerimizi nasıl değiştirdi? Son araştırmalar ileri yaştaki erkek ve kadınların rağbet ettiği hormon takviye ve tedavileri hakkında ne diyor? 
 
Tıp yazarı Randi Hutter Epstein bu kitapta, ergenlikten cinselliğe, metabolizmadan davranışlara, ruh hallerinden uykuya ve bağışıklık sistemine kadar hayatımızın birçok kritik veçhesini yöneten hormonların tarihini inceliyor. Endokrinolojinin doğuşundan günümüze kadar uzanan heyecan verici bir hikâye bu. İçinde neler yok ki: hormonların yeni yeni keşfedildiği zamanlarda mezarlardan ceset çalarak salgı bezlerini inceleyen doktorlar; gençleştirme vaatlerine inanarak vazektomi yaptıran yaşlı erkekler; muğlak cinsel organlarla doğan ve ailelere danışılmaksızın ameliyat edilerek doktorlarca bir cinsiyet “dayatılan” bebekler; çocuklarının boyunu uzatabilmek için morglardan ve patoloji laboratuvarlarından yüzlerce hipofiz bezi toplamayı göze alan çaresiz ebeveynler; yılmadan çalışarak “imkânsızı” başaran biliminsanları; tıbbın gelişmesiyle birlikte nihayet ait olduklarını hissettikleri cinsiyete geçebilen insanlar… 
 
Hormonların tarihi aynı zamanda keşiflerin, yanlış adımların, azmin ve umudun da hikâyesidir, diyor Epstein. Hormonların Gücü, hem temel bilimi hem de onu şekillendiren insanları birlikte ele alarak, bizi biz yapan şeyin hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83543</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eb3de07-3d95-4754-857c-991597e9429b.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Sosyal Hizmet Kuramı</image:title>
            <image:caption>Alanında bir klasik olarak kabul edilen bu usta işi metin; dersleriniz, çalışmalarınız ve bir sosyal hizmet uzmanı olarak kariyeriniz boyunca sizin için güvenilir bir dost olacaktır. Malcolm Payne dünya çapında üne sahip olan bu kitapta, sosyal hizmet uygulamasını besleyen başlıca teorilerin artıları ile eksilerini ve aralarındaki farkları net ve özlü bir biçimde ele almaktadır. Modern Sosyal Hizmet Kuramı, sosyal hizmet teorisine dair klasik yaklaşımlardan en yeni fikirlere kadar eksiksiz bir kapsama ve geniş bir perspektife sahiptir: Teorilerin sık sık karşılaşılan günlük uygulamalara nasıl tatbik edileceğini gösteren yepyeni vaka örnekleri; farklı sosyal hizmet teorilerine dair etik boyutun ve paylaşılan ortak değerlerin analizi; sorularıyla sizi kendi tecrübelerinizi kullanmaya ve düşüncelerinizi geliştirmeye teşvik eden “Dur ve Düşün” kısımları ve en güncel fikirleri özetleyip, her bir kuramın ön bilgisi ile konunun uzmanlarınca yazılmış metinler arasındaki boşluğu kapatmaya çalışan “Örnek Metin” kısımları alanla ilgili olan herkese faydalı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83544</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24781da1-5648-4244-89be-26088302dfaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmen</image:title>
            <image:caption>Değirmen Sabahattin Ali’nin ilk hikâye kitabıdır. Bu ilk denemeler arasında aşk tema olarak baskındır. Duygulu ve hayalci anlatımına temiz bir dil eşlik eder. Aynı zamanda gerçekçi, toplumcu bir tavır da sezilir. İnsanı ve doğayı içi içe belirleyen o güçlü anlatımın ilk örnekleri Değirmen’de belirmeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83545</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd1fe86d-e6d3-464c-b4dc-be8ab402a20c.jpg</image:loc>
            <image:title>Makro Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Mesleğe yeni başlayan sosyal hizmet uzmanları, genellikle ivedi ihtiyaçları bulunan bireylerle genelci uygulayıcılar olarak çalışırlar. Nitekim öğrencilerin bireylerle çalışmada beceri ve anlayış geliştirmeleri önemli olmakla birlikte, sosyal hizmet uzmanlarının çalışması gereken topluluğu ve örgütsel bağlamı anlamak da önemlidir. Bu kitabın ana fikri, müracaatçılarımızı ve çalışmalarımızı etkileyen güçlerin bilincinde olarak ve bu güçlerin değerini bilerek daha etkili meslek elemanları olabileceğimizdir. 

Bu kitap, öğrencileri “makro sistemleri” anlamaya, bu sistemler içinde ve bu sistemlerle birlikte çalışmaya hazırlamak için tasarlanmıştır. Sosyal hizmet yöntemleri terminolojisinde bireyler, aileler ve küçük gruplar, küçük ve kendi kendine yeten varlıkları ifade eden “mikro sistemler” olarak görülür. Buna karşılık “makro sistemler”, çeşitli düzeylerde tanımlanabilen büyük ve karmaşık birimlerdir: Genel topluluk, topluluk içindeki bir sistem (ruh sağlığı sistemi gibi), kurumların etkileşimi ve sadece belirli hizmetleri sunan bir kurum. 

Makro düzeydeki konuları daha iyi anlamak suretiyle sosyal hizmet uzmanları, faaliyet gösterdikleri sosyal ve politik topluluklarla ilgili bilgileri yorumlayabilir ve ayrıca kurumların (kendi kurumlarının ve diğer kurumların) nasıl işlediğine dair daha derin bir anlayışa sahip olabilirler. Bu artan anlayış sayesinde, sosyal hizmet uzmanları bireylere ve ailelere yardım etme açısından daha iyi bir konumda olacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83547</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58cfcf38-a773-44a2-ad96-90664734f2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alayına İsyan</image:title>
            <image:caption>savaşa, devlete, düzene, sisteme, aileye,
şiddete, ahlaka, mülkiyete karşı,
kadına, hayvana, aşka, cinselliğe,
sokağa, isyana dair, öfkeli, gözüpek,
cüretkâr, kışkırtıcı, kafa karıştırıcı,
yoldan çıkarıcı, sorgulatan
ve aykırı düşünceler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83548</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df224d6a-901b-4b0c-9854-a368cdc5d2d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Sosyal ve Kurumsal Yönleriyle İktisadi Krizler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 

1.      İktisadi kriz mi, iktisadin krizi mi? Metodolojik bir tartışma 
2.      Türkiye’de ekonomik krizler ve seçim sonuçlari 
3.      Alevi seçmenlerin siyasal tercihlerini hangi faktörler belirler? Ekonomik kriz mi, kimliklere yönelik tehditler mi? 
4.      Almanya siyasi tarihi’nde krizler ve ırkçılık 
5.      Türkiye’de devletçilik ve 1929 dünya ekonomik buhranı: kadro hareketi açisindan bir değerlendirme 
6.      Ekonomi-şiddet-suç ilişkisi üzerine bir analiz 
7.      Finansal kriz ekseninde kurumsal sosyal sorumluluk 
8.      İnsan kaynakları ve kriz 
9.      Sürdürülebilir kalkınma ve iktisadi yavaşlama: co2 emisyonu, ticaret ve büyüme ilişkisi 
10.  Finansal krizlerin finansal performansa etkisi: türk bankacılık sektörü için bir analiz 
11.  Finansal krizlerin kârlılığın belirleyenleri üzerine etkilerinin ampirik analizi: bıst imalat sanayi sektörleri 
12.  2008 küresel finans krizi sonrası para ve maliye politikalarinda değişimler 
13.  Sermaye kontrollerinin sermaye akımları ve finansal krizler üzerine etkisi: teorik ve ampirik bir yazın taraması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83550</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7357abe4-f5f3-4c5b-94e7-d121bf5a3975.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumurtadan Ne Çıktı?</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların çevrelerinde ve dünyada olanlara karşı bitip tükenmeyen merakları olur. Çocukların ilgilerini, bilmeye ve bilime olan meraklarını desteklemek amacıyla hazırlanan bu seride, seviyeye uygun yalın bir anlatım yer alıyor. Nitelikli ve gerçekçi görsellerle desteklenen her kitap belgesel niteliği taşıyor.

Bazı hayvanların yavruları yumurtadan çıkar. Her bir türün yumurtası diğerinden çok farklıdır. Deve kuşu yumurtası kocaman, uğur böceği yumurtası toz kadardır. Martı yumurtası sivri, timsah yumurtası sert kabukludur. Bu kitapta yumurtalar hakkındaki pek çok ilginç bilgiye, harika resimler eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83551</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f18f642-7e54-4c20-b830-c93bc5be86b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanustaki Dostlarımız</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların çevrelerinde ve dünyada olanlara karşı bitip tükenmeyen merakları olur. Çocukların ilgilerini, bilmeye ve bilime olan meraklarını desteklemek amacıyla hazırlanan bu seride, seviyeye uygun yalın bir anlatım yer alıyor. Nitelikli ve gerçekçi görsellerle desteklenen her kitap belgesel niteliği taşıyor.

Okyanusta pek çok ilginç canlı yaşar. Sular çekildiğinde gel-git düzlüğünde; kayalar üstünde deniz salyangozunu, kuma gömülü kum kurdunu, dikenleriyle kendini koruyan denizkestanesini, hayalet yengeci ve pek çok ilgi çekici canlıyı görmek mümkündür. Bu kitap okyanus kıyılarını tüm detaylarıyla çocuklara sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83552</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2285dc4-5ea0-44a9-a473-2e716091360a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seslerden Müziğe Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Müzik insanları her anlamda etkilemeyi başaran güçlü bir sanattır. Özellikle çocuklar müziğin çağrısına hep açık olmuşlardır. “Seslerden Müziğe Yolculuk” kitabı ile çocukların eğlenceli müzikal bir yolculuk yapmaları, bunun yanı sıra müziğin etki alanından yararlanarak hazırlanmış çalışmalarla başta dil gelişimleri olmak üzere bilişsel, sosyal-duygusal, psikomotor gelişimlerinin desteklemesi hedeflendi. Etkinlikler müzik, dans, hareket ve ritim ögeleri kullanılarak çocukların düşünmelerini, üretmelerini, keşfetmelerini ve kendilerini ifade etmelerini sağlayacak şekilde hazırlandı. Sayfalara yerleştirilen QR kodları ile ses dosyalarına akıllı cihazlarla ulaşabilmek mümkün hale getirildi.

“Seslerden Müziğe Yolculuk” kitabında Tavşan Tumbuş’un işitme duyusuna dikkat çekmesiyle başlayan yolculuk; ses özelliklerini fark etmesi, müziği keşfetmesi ve çalgıları tanımasıyla devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83553</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6930cce-242f-40ed-9e3d-18fd67e73b42.jpg</image:loc>
            <image:title>Lampo Büyük Dost</image:title>
            <image:caption>Lampo bazen gerçekten de dik kafalı olabiliyor ve bu yüzden bugün arkadaşlarıyla kavga etti! Şimdi ise çok üzgün ve barışmak istiyor ama…
Nasıl özür dilenir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83554</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/533d2b21-2a19-4296-bafd-d71326b44f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehenneme İniş Talimatnamesi</image:title>
            <image:caption>Cehennemden Çıkmaya Hazır mısınız?
2007 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Doris Lessing&apos;in kaleme aldığı Cehenneme İniş Talimatnamesi, hafızasını kaybeden ve gerçeklikle bağını yitiren bir adamın deliliğin kıyılarında gezinen &apos;&apos;uyanış&apos;&apos; öyküsünü anlatıyor.
Neredeyse her cümlesinde yeni fikirlerin yankılandığı, gerçeklik ve deliliği algılayışımızı bambaşka bir boyuta taşıyan bu kışkırtıcı eser, kendine ve çevresine yabancılaşan, düzen içinde &apos;&apos;uyutulan&apos;&apos; modern bireyin, evrenle uyum içindeki ilk benliğini yeniden keşfetme yolculuğuna odaklanıyor.

Cambridge Üniversitesi&apos;nde Klasik Dönem Çalışmaları profesörü olan elli yaşındaki Charles Watkins, gece yarısı Waterloo Köprüsü yakınlarında sayıklar hâlde bulunur. Geçmişine ve kimliğine dair hiçbir şey hatırlamayan adam, kaldığı akıl hastanesinde ilaçlarla eski hâline getirilmeye çalışılır. Ancak Watkins, ısrarla çağırıldığı dış gerçekliği çoktan terk etmiş, zihninde bambaşka bir yolculuğa çıkmıştır: Atlantik&apos;teki bir sal içinde dolanıp durduktan sonra, acayip geleneklere sahip garip yaratıkların yaşadığı tropik bir adaya ayak basar. Ardından da kendini uzayda, kozmik güçlerle semavi bir toplantıda bulur.
Doris Lessing her zamanki eleştirel bakışıyla kahramanın yolculuğunu bu kez içsel bir evrene taşıyor. Otoritenin ve mevcut medeniyetin dayattığı derin uykudan uyandırmak için okurlarını sarsan Lessing, onları zihnin nadiren görülen topraklarına doğru zorlu ama bir o kadar da cezbedici bir maceraya sürüklüyor.
&apos;&apos;İnsan denen bu canlıların en önde gelen özelliği, güdüleri ve işlevleri dışında kendi kendilerini hissedebilme, anlayabilme becerisinden yoksun olmaları. Bireysel benliklerinin yalnızca bir bütünün, öncelikle insanlığın, kendi türlerinin parçaları olduğunu anlayabilecek kadar evrimleşmemişler; insanlığın Doğa&apos;nın, bitkilerin, hayvanların, kuşların, böceklerin, sürüngenlerin bir parçası olduğu, onlarla birlikte Kozmik Ahenk&apos;te küçük bir ezgi oluşturdukları bilincine varamamış olmalarından bahsetmeye bile gerek yok.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83555</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ca95ad6-35d0-4c44-aa22-6c20db28bf3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şşşt! Sessiz Olun Okuyorum</image:title>
            <image:caption>Yağmurlu bir pazar günü Mine, dünyadaki en güzel kitabını okumakla meşguldü. Fakat kitabın en heyecanlı yerine geldiğinde arkadaşları onu yalnız bırakmamaya kararlıydı.
Kaptan Mavi Pantolon, Penguen Penekli Papyon ve İmparator Kaygan Yapışkan, Mine’yi oyun oynamak için ikna edebilecekler miydi? Sessiz Olun Okuyorum, okul öncesi ve okumayı yeni öğrenen çocuklara okumayı sevdirecek eğlenceli mi eğlenceli bir hikâye.
Şşşş! Sessiz ol! Mine şu an kitap okuyor.
Mine, bu tek kelimeyle harika ve aşırı ilginç kitabı bitirdiğinde yine gel.
Şşşt! Sessiz Olun Okuyorum, hayal gücünü ve okuma isteğini kamçılayan inanılmaz eğlenceli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83556</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c50ce13a-df2a-417a-958a-388d5189dd4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Gör Dediği</image:title>
            <image:caption>Son yıllarda Türkiye’nin baş döndürücü gündeminde yer alan olayların aslında tarihî sürekliliğin bir parçası olduğu tezine işaret eden yazıları kapsayan kitap, belli başlıklar altında, gündemdeki bazı hususları kucaklayıp geçmişle bugün arasında bir köprü vazifesi görmektedir.

Kitap, bir milletin tarihsel birikiminin elverdiği ölçülerde kendi edebiyatının, efsanelerinin, dilinin, hukukunun, sanatının, yönetim biçimlerinin, dininin ve felsefesinin toplamı olması sebebiyle yaşanılan mekân, sahip olunan kültür ve tarihsel mirastan kaçılamayacağı temel iddiası üzerinden ilerlemektedir.

Tarihte, sanıldığının aksine, sürekli ilerlemenin mümkün olmadığından bahsedilirken, milletlerin tarihî rollerinin olduğunu; bu tarihî akış içinde düşüşler ve çıkışlar yaşadıklarını; düşüş ve çıkışların, tarihin o millete biçtiği role uygun davranması ya da davranmaması ile gerçekleştiği aktarılmaktadır. Bu nedenle tarihi, otoritelerin söylediklerini reddetmek ya da kabul etmek değil, olayları bu akışa uygun olarak yorumlama anlayışıyla ele alıp, kendi üslubunca politik tarih anlatısıyla tütsüleyip bir zihin tarihi çalışması olarak sunmaktadır.

Türk Tarihçisi Ahmet Cevdet Paşa’nın “Tarihten murat, olayların doğruluk veya yanlışlığını ve gerçek sebeplerini öğrenip bunlardan ders almaktır.” sözünden hareketle hazırlanan bu kitapta okuyucuya baktırılmak istenen nokta hiçbir sosyal ve politik olayın mantar gibi birdenbire yerden bitmeyeceği, muhakkak geçmişe ait bir uzantısının olduğu ve geleceğe de uzanacağı hakikatidir. Kısacası tarih, toplumlar için muazzam bir erken uyarı sistemidir.

Okuyacağınız bu kitap umuyoruz ki bugün ve gelecek için uyarı düğmesine basabilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83559</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/976f6605-ce4b-448f-9df9-e0e1fef7d269.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Kuştüyü Masal</image:title>
            <image:caption>Uçuşlar Kitabı 
 
“Dünyanın bütün külkedileri, uyanın ve uçun!” 
 
Dr. Senai Demirci son kitabı 50 Kuştüyü Masal’da garip sorular soruyor: 
“Pamuk Prenses’e yeni bir kulübe bulunamaz mı? Belki böylece yedi cüceleri bi’ssürü zahmetten kurtarabiliriz.” 
“Hem üvey anneler hep kötü olmak zorunda mı? Oysa ben iyi yürekli, eşsiz merhametli çok üvey anneler tanıdım.” 
“Ağustos böceğinin tembel olduğunu kim söyledi?” 
“Yüzlerce yıllık bu iftiraya hâlâ inanıyor musunuz?” 
“Müzik yapmak da emek gerektiriyor; gitar kursuna gidince bunu öğrenmiş olmalısınız.” 
“Şu çalışkan diye bildiğimiz karınca hiç çekilmez işkolik ebeveynlere benzemiyor mu?” 
“Biriktirmek, üst üste yığmak, istiflemek her zaman doğru mu?” 
“Hem sonra, tavan arasında yıllarca ağlamış Külkedisi’nin, sarayından hiç çıkmayan şımarık ve gafil prense bir diyeceği yok mudur?” 
“Şu sevimli Küçük Prens’in küçük gezegeninin hemen sağ arka tarafında yeni bir gezegen daha olmuş olamaz mı?” 
“Hadi bunlar neyse; noktalama işaretlerinin çektiği nedir bizden? Meselâ, ‘nokta’ her cümlenin sonunu beklemekten yorulmamış mıdır? ‘Ünlem’in sürekli bağırmaktan sesi kısılmış olamaz mı? ‘Parantez’ küçümsendiğini düşünüp küsmüş olamaz mı? ‘Tırnak işareti’ yalan yanlış her sözün başını sonunu beklemekten utanıyor olamaz mı?” 
 
En iyisi, ezberlerinizi unutun; masal terapisti Dr. Senai Demirci’nin eski masallara yeni ayarlar verdiği, eski bilgelikleri yeni masallarla hatırlattığı, 50 Kuştüyü Masal’ı okuyun. Kısacık masalların yüzünüze yeni bir gülücük yerleştirdiğini, hep böyle gelmiş masalların bir de “şöyle” gidebileceğini şaşırarak keşfedin. Yorulmadan, yoğrulun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83560</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fb1c142-4d76-41e1-afed-8129748ff2e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Operatör Emin Erkul - Milli Mücadele ve Cumhuriyet Devrine Ait Hatıralar</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti’nin yıkılışı sürecinde verilen Millî Mücadele ve sonrasında ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında yaşanan siyasî, idarî, sosyal ve kültürel değişim Türk milletinin bugününü anlamada, geleceğini tasarlamada hayatî öneme sahiptir. Söz konusu süreçte memleketin çeşitli yerlerinde asker, sivil ve resmî son derece önemli görevler yapmış olan Operatör Dr. Emin (Erkul) Bey de bu neslin önemli temsilcilerinden biri olmuştur.

Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki görevi sırasında hem cephede hem de cephe gerisindeki hizmetleriyle kırmızı- yeşil şeritli İstiklal Madalyası ile taltif edilen Emin Bey, İstanbul’un Cumhuriyet döneminde atanan ilk belediye başkanı olarak da Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne hizmet etmiş aydın, ileri görüşlü bir siyasetçi, değerli bir yöneticidir.

Operatör Emin Erkul Bey’in “Millî Mücadele ve Cumhuriyet Devrine Ait Hâtıralar” adını verdiği anıları, bir yandan Millî Mücadele ve inkılâplar, diğer yandan İstanbul’un 20. yüzyıldaki belediye hizmetleri, imar ve kültür faaliyetleri ve toplumsal meseleleri hakkında önemli bilgiler vermektedir. Emin Bey’in hatıraları, Cumhuriyetin ilk yıllarında hükümet-vilayet veya bir diğer deyişle merkez-çevre ilişkileri ve siyaseti hakkında da paha biçilmez örnekler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83561</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/812000fb-3a38-4e4f-9eaf-452d7f5f12c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihinde Liderler</image:title>
            <image:caption>Dünya tarihine adını yazdırmış birçok Türk lider vardır. Bu büyük liderler tarihe damga vurarak olayların seyrini
değiştirmişlerdir. Dünyadaki dengelerin yeniden kurulmasını sağlayarak bir çağın kapanıp yeni bir çağın açılmasına
da sebep olmuşlardır. Başarıları ile adlarından söz ettiren bu liderler; yönetim anlayışları, stratejileri, zekaları yüksek
cesaretleri, yaratıcı düşünce yapıları ve kişisel özellikleri ile de dikkatleri çekmeyi başarmışlardır.
Bu kitapta, Motun Tanrıkut’dan Atatürk’e kadar Türk tarihindeki liderlerin hayatlarını, başarılarını ve önemli
özelliklerini konu eden makaleler yer almaktadır. Bu mütevazı çalışma ile çok değerli uzmanların birikimleri
neticesinde Türk tarihinin önemli liderleri hem yad edilmiş hem de tarihe bir kez daha not düşürülmüş olunacaktır.
Şüphesiz, Türk tarihindeki liderler bu kitap çerçevesinde ele alınan kadar değildir; ancak kitapta bu kadarına yer
verilebilmiştir.
Bu kitapta, Abdrasul İsakov, Abdulkadir Özcan, Ahmet Taşağıl, Ali Ahmetbeyoğlu, Bihter Gürışık Köksal, Cemal
Zehir, Cezmi Eraslan, Cihan Piyadeoğlu, Erhan Afyoncu, Erkan Göksu, Gülseren Ceceli Dursun, Hayrunnisa Alan,
İlyas Kemaloğlu, İzzetullah Zeki, Konuralp Ercilasun, Kürşat Yıldırım, Mehmet Ersan, Necati Avcı, Okan Yeşilot,
Osman Gazi Özgüdenli, Osman Sezgin, Ömer Soner Hunkan, Tufan Gündüz ve Vahdettin Engin&apos;in makaleleri yer
almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83562</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8800816-2605-4a1c-aeed-a3ec01b0e74d.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarıya Giden Yol</image:title>
            <image:caption>Başarının anlamı, elbette ki bireyin yaşına, bulunduğu ortam ve kültüre, beklentilerine, kişilik özelliklerine ve daha başka nedenlere bağlı olarak değişmektedir. 
Başka bir deyişle başarı, bakış açısına göre değişir. 
Yani hayata nereden baktığın önemlidir başarıda. 
Kalıcı gözüyle mi, yoksa gidici gözüyle mi baktığına göre de değişir. 
Ancak değişmeyen bir şey varsa o da başarının kendisidir. 
Nedir başarı? 
Kimler başarabilir? 
Başarının bir kriteri var mıdır? 
Başarıya giden bir yol var mı? 
Başarı nereye götürmeli? 
Kime göre başarı? 
Başarıya giderken yanımızda neler olmalı? 
Elinizdeki bu kitap başarıya dair zihninizdeki bu soruları cevaplandırarak başarı yolunda size ışık tutacak, yol gösterecektir. 
Daha da önemlisi; çoğumuzun başarı zannettiği şeyin aslında hırs olduğunu fark edecek, gerçek başarının ne olduğunu hatırlayacaksınız. 
Nihayetinde hayatı olduğundan daha anlamlı yaşamaya başlayacak ve başaracaksınız.Başarılar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83563</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc88f674-b109-41fd-bc36-dca557337d8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Jacques Derrida</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın önemli düşünürü Derrida, göçmen probleminden, terörizme, negatif teolojiden, sorumluluk etiğine, ölüm kamplarına ve dini ritüellere kadar pek çok konuda yazmıştır. Derrida bir taraftan yaşadığı asrın tartışma konularının kavşağında dururken, diğer taraftan yüzlerce asır öncesine uzanıp, logos, khora, pharmakon gibi kavramları tekrar tartışmaya açar. Bunu yaparken, muhkem bir zemin, muayyen bir referans çerçevesi veya ağırlık noktası kabul etmez. İnşa ve imhanın sonsuz döngüsü içinde Derrida, bir yerde durma güdüsüne, düşünsel konfora teslim olmazken, okurunu da konforlu olmayan bir alana davet eder. 

Kasım Küçükalp’in elinizdeki eseri, Derrida’yı kesişim noktaları, yaşadığı ve uzandığı çağ ile beraber ele almaktadır. Küçükalp, Derrida’yı genel kanaatin hilafına, “safkan bir Platoncu” olarak ilan ettiğinde, onu bir taraftan rasyonelleştirme çabalarına direnen “iyi” ideasına, yani “karar verilemez”liğin alanına taşımış olurken, diğer taraftan ve böylelikle dekonstrüktif okuma stratejisinin bir başka örneğini sunar. Teori-öncesi bir an var mıdır? Sınırda durmak, durana nasıl bir sorumluluk yükler? Arşimet noktaları silindiğinde hâlâ düşünebilir miyiz? Anlam nedir ve nasıl ele geçer? sorularına yanıtlar arayan eser okuru, farkların tespiti sayesinde ortaya konabilen tanımlara değil, Derrida’nın farkları ve farkın etkilerini sürekli yeni baştan üreten oyununa davet eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83564</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356edd3a-ac3e-482f-a01f-11dd24e21063.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin Dervişin Kamburu</image:title>
            <image:caption>Bir derviş 12. yüzyılda Afganistan’dan yola çıksa yürüye yürüye kaçıncı yüzyıla varır? Kalbinde bir insanın küçük sevdası, mutlak hakikatin büyük aşkıyla kaç dünya yürüyebilir? 

İbakorkmaz’ın Ebu Dürr’ü, gönlünde o Hintli dilberin kara gözleriyle ve aklında zor sorularla bin yıla yakın zaman gezdikten sonra yazarın birkaç ayrıntıyla kurduğu Fakızade’yi buldu. Fakızade de Ebu Dürr’ü ve onun üstüne yazdığı eseri İbakorkmaz’ın kaleminin ucuna getirdi. 

Gezginin sesi nereden nereye, hangi çağdan hangi çağa ulaşıyor? Peki zaman, çağ denebilecek parçalara bölünebilir mi? Peki bir yazar asırlar öncesinden gelen sesleri duyabiliyorsa zaman diye bir şey var mıdır? 

Öyleyse dinle! Senin “şimdi” dediğin zamanı ben şimdi yaşıyorum. Demek ki senin şu anınla, benim şu anım arasında bir fark olduğunu iddia etmen zor. Anlar arasındaki farkın ortadan kalktığı an, yalnızca şu andır demek ki. Oysa biz şu anı yaşayıncaya kadar farklı zamanlarda yaşadığımızı sanıyorduk. Ama bak, tarih dediğimiz şey de avuçlarımızın arasından, bu satırların arasından ve zihnimizden eriyip gidiverdi. Mesela benim şu an ölü olmam neyi değiştirir? Düpedüz sohbet ediyoruz seninle. Ben söylüyorum ve sen dinliyorsun. Üstelik senin “şu an” dediğin anda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83565</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45234c64-557d-4e8d-814e-833502847184.jpg</image:loc>
            <image:title>Hediyyetü&apos;l-Müştak</image:title>
            <image:caption>Her metnin oluşturulduğu dönemle arasında sıkı bir ilişki bulunur. Bu sebeple bir metnin hakkıyla anlaşılabilmesi için yazıldığı dönemin özelliklerinin, anlayış tarzının, fikrî ve içtimaî yapısının bilinmesi gerekmektedir. Klasik Türk edebiyatına dahil olan metinlerin daha iyi çözümlenebilmesi için özellikle dînî literatürün, kelimelerin kullanıldığı dönemdeki anlamlarının ve anlam çeşitlerinin, şerh metotlarının bilinmesi icap eder. Bu da klasik şerh metodunu yansıtan metinlerin incelenmesi yoluyla olacaktır. 

XVIII. yüzyıl Osmanlı müellifleri arasında yer alan La‘lî-zâde Abdülbâkî, mensubu olduğu Bayrâmî- Melâmî ekolü hakkında bilgi veren eserleriyle bilinmektedir. Bu kitap, La‘lî-zâde Abdülbâkî’nin büyük dedesi Sarı Abdullah Efendi’nin (ö.1071/1660) Meslekü’l-‘Uşşâk kasidesine yazdığı şerhtir ve özellikle Türk tasavvuf anlayışını ve mensup olduğu ekolün âdâbını yansıtması bakımından büyük önem arz etmektedir. 

Çalışmanın birinci bölümünde şâirin hayatı ve tespit edilebilen eserleri hakkında bilgi verildikten sonra ikinci bölümünde, sadeleştirilmiş metne yer verilmiştir. Ardından eserin tespit edilebilen nüshaları tavsif edilerek edisyon kritik yapılmış ve transkripsiyonlu metin ortaya konmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83566</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f052e49-40d0-4ad7-846d-dd19fd18462e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın İncisi - Endülüs</image:title>
            <image:caption>İSLAM MEDENİYETİNİN ALTIN ÇAĞI 

Bir zamanlar İspanya topraklarında üç semavi dinin mensuplarının, Müslümanların önderliğinde nasıl bir arada barış ve refah içerisinde yaşayabildiklerinin çarpıcı hikâyesine tanık olun. 

Hikâye, Müslüman bir hanedanın son vârisi, sürgündeki genç Prens’in İber Yarımadası’nda yeni bir krallık olan Endülüs’ü kurmasıyla başlıyor. Endülüs ve devamındaki hanedanlıklar; Müslüman, Yahudi ve Hıristiyan kültürlerinin sahip olduğu birikimlerin en iyi yönlerini harmanlayarak ayinsel Latincenin ortadan kalkması ve din dışı şiirin yayılmasından mimarideki olağanüstü başarılara kadar pek çok konuda bütün Avrupa’yı hatırı sayılır ölçüde etkiledi. Endülüs Krallıklarının şöhreti, Hıristiyan hükümdarların İspanya’da Katolik mezhebine mensup olmayanları zorla dinlerinden döndürdükleri, infaz ettikleri ya da sürgüne gönderdikleri Rönesans devrine kadar sürdü. Özenle hazırlanmış bu kitapta mirasını devraldığımız yitik tarihi yeniden keşfedebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83567</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d9fe175-e5f9-4c1e-9e9c-f45d33865083.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Bilim ve Teknoloji</image:title>
            <image:caption>OSMANLI’NIN BİLİM VE TEKNOLOJİ ATLASI 

Prof. Dr. Aykut Kazancıgil, Osmanlı Devleti’ndeki bilim ve eğitim kurumlarının vücuda getirdiği büyük bilgi birikimini derli toplu bir şekilde ve ‘içeriden’ bir bakışla okuyucunun önüne koyuyor. 

Osmanlı tarihçiliğinde, 19. yüzyıldan itibaren biri dışarıdan, diğeri içeriden olmak üzere iki paralel yorum hakim oldu. Bunlardan birincisi, Oryantalist söylemin kurduğu Doğu’nun bir parçası alarak ele alıyordu Osmanlı’yı. Bu söylemde Doğu donmuş, az gelişmiş, pasif, âtıl olanı ve Batı karşısında daima ikincil ve geriden geleni temsil ediyordu. Diğer bakış ise içerdendi ama o da en az Batılı yorum kadar silikleştiriyordu Osmanlı tarihini. İkinci bakışta, Osmanlı gerileme momentinde yakalandığı için, bir altın çağ varsayılıyor ve sonraki dönemler, hiçbir yeni gelişme gösteremediği için suçlanıp bir kenara atılıyordu. 

Her iki bakışta ortak olan nokta, Osmanlı tarihinin ‘içinden’ nasıl göründüğünü, nasıl zengin bir entelektüel geleneği tevarüs edip geliştirdiğini ve modern döneme bu mirası ne tür çabalarla intikal ettirdiğini hiç merak etmemeleridir. Oysa bu dönemlerde Osmanlı toplum ve devleti büyük dönüşümler geçirmiş ve kendisini modern şartlara başarıyla uyarlamasını bilmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83568</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3df4b94-fe7a-4f75-a044-6eeb51e0f14a.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Patlama</image:title>
            <image:caption>İyi öykü nedir? Bir öykünün iyi olup olmadığı nasıl anlaşılır? Peki, iyi bir öyküyü iyi kılan öğeler nelerdir? Fizik-metafizik, biçim-öz, bağlam, gerçek-yapıntı gibi sık sık duyduğumuz kavramların bir öykünün dünyasındaki karşılıkları nedir? 

Romanı ve öyküleriyle tanıdığımız Handan Acar Yıldız bu defa kapsamlı bir edebiyat incelemesiyle karşımızda. Kafka’dan Camus’ye, Borges’den Sadık Hidayet’e, Cortazar’dan Faulkner’a dünya edebiyatından 20 öykücünün 20 öyküsünün yoğun bir analize tabi tutulduğu Karanlıkta Patlama, Handan Acar Yıldız’ın felsefi, sistematik ve neredeyse matematiksel yaklaşımı sayesinde kaçırılmaması gereken bir kuram kitabı kimliğine bürünüyor. 

Arıların nasıl bal yapıldığını açıklayamayacağı, yapmakla anlamanın ve anlatmanın farklı şeyler olduğu söylenir. Fakat kendisi de bir öykücü olan Handan Acar Yıldız’ın öyküye ve öykünün doğasına dair söyleyecek çok sözü olduğu kesin. Görünen o ki şimdiye dek “yapmakla” meşgul olan yazarımız bu defa “anlamanın ve anlatmanın” peşinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83569</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc9bd661-bafb-4c1b-87d0-51c87c5c5989.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Sevmek İstedim</image:title>
            <image:caption>Yeşil gözlü gizemli adam, o yaşına kadar pek çok güzel kadın tanımıştı. Ama Pınar kadar inatçısını, vahşisini görmemişti. Ve onu istediğine karar vermesi, sadece birkaç saniyesini almıştı.

Pınar ise bu yakışıklı adam kadar cüretlisini hiç görmemişti. Tüm sezgileri onun tehlikeli olduğunu haykırıyordu. Diğer erkekler kadar kolay birisi olmadığını hissediyordu. Hiç hoşlanmadı ondan! Hissettiklerinden!

Ne yazık ki modern zorba, onu kendisi için istiyordu. Ne olursa olsun elde etmeye kararlıydı. Ailesini zor durumdan kurtarması karşılığında genç kıza sunduğu seçenekler sınırlıydı. Ya evleneceklerdi… ya da bir süreliğine sevgilisi olacaktı. Çelikten iradesine boyun eğmekten başka çaresi kalmamıştı.

Ama onu asla sevmeyecekti!

Son sayfasına kadar heyecanla okuyacağınız, adım adım aşka yenilmenin keyfini tadacağınız bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83570</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a6d28d6-c5bc-4651-b6c7-40d3c3b8b472.jpg</image:loc>
            <image:title>44 Cats - Korkusuz Köfte</image:title>
            <image:caption>Şu saygısız Patron Köfte’nin orgunu elinden almayı düşündüğünde Köfte mutlu bir şekilde orgunu çalmaktaydı. Köfte kendisine saygı duyulmasını istiyor ama korkuyor! Zorbalık yapan kedilerle nasıl başa çıkılır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83571</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1262beb0-965f-4e00-bbc0-81cfeca8e792.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşırtmanın Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Şaşırtmanın Felsefesi, hem edebi kurguda hem de popüler edebiyatta sürpriz sonların ne kadar yaygın olduğunu ve bizi şaşırtmak için zihinsel sınırlarımızı nasıl kullandıklarını göstererek iki yaygın inancı alaşağı ediyor: İlki, bilişsel bilimin önyargıları bir tür ahlaki zayıflık ve başarısızlık olarak görme eğilimi; ikincisi ise, bazı eleştirmenlerin sürpriz sonların sadece sığ bir dümen olduğuna dair kanıları. Bunlardan ikincisi tamamen yanlıştır, ilki de hikâyenin sadece yarısından haber vermektedir. Tobin, muhatabı şaşırtmanın, insan zihninin sofistike bir şekilde kavranmasını gerektirdiğini ve bunun da karmaşık bir sanat olduğunu bizlere gösteriyor. 

Bilişsel bilimdeki son araştırmaların yanı sıra klasik, popüler ve kıyıda köşede kalmış literatürden beslenen Tobin, iyi bir şaşırtmacanın esas olarak zihinsel sınırlarımızdan yararlandığını savunuyor. Elinizdeki bu kitap, bilişsel önyargıların, zihinsel kısayolların ve bellekteki tuhaflıkların harika yanılsamalar üretmek için öykülerle nasıl bir güç birliği yaptığını açıklıyor ve ayrıca eli kalem tutanlar için ileri düzey bir yazma kılavuzu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83572</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfc47361-0c74-4d5c-8fb0-0757a80e2b74.jpg</image:loc>
            <image:title>44 Cats - Boya ve Oyna!</image:title>
            <image:caption>44 Cats - Boya ve Oyna!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83573</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c54969a-c7d4-4fc4-9974-0ffea45f8065.jpg</image:loc>
            <image:title>En Eğlenceli Boyama 6’lı Set</image:title>
            <image:caption>Boyama çalışmaları erken çocukluk döneminde sanatsal faaliyetlere başlangıç olarak kabul edilir. Çocuklarımız renk ve şekillerin dünyasında doğal güzelliklerin farkına varır, çevre hakkında bilgi sahibi olur, boyamalar aracılığıyla ailesine mesajlar verir. Bu anlamda boyama etkinlikleri çocuklarımızın ilk ve en büyük adımlardan biridir. 

En Eğlenceli Boyama Seti’miz; çocuklarımızın ilgisini çekecek konu ve birbirinden sevimli çizimlerle hazırlandı. Her biri 24 sayfalık 6 renkli kitaptan oluşan bu set sayesinde çocuklarımız kendi renklendirmeleriyle özgünlüklerini ortaya koyacak, küçük kas ve el-göz koordinasyonlarını güçlendirecek ve eğlenerek güzel vakit geçireceklerdir. 
 
Ö        PEDAGOG 
Ö        PSİKOLOJİK DANIŞMAN 
Ö        REHBER ÖĞRETMEN 
Ö        ÇOCUK GELİŞİMİ UZMANI 
     ONAYLI 
 
Çocukların Kazanımları: 
·         Küçük kas gelişimi 
·         El-göz koordinasyonu gelişimi                                                       
·         Kalem tutma ve el becerilerinin gelişimi 
·         Farklılıkların ve benzerliklerin ayırımı                  
·         Hayal kurmak, planlamak, uygulamak ve sonuçlandırma becerisi 
·         Renklerle kendini ifade etmek     
·         Okuma-yazmaya fiziksel ve ruhsal hazırlık.  
 
En Eğlenceli Boyama 6’lı Set’te Yer Alan Kitaplar: 

1.      Prensesler 
2.      Uzay 
3.      Sporcular 
4.      Sevimli Hayvanlar 
5.      Masal Kahramanları 
6.      Dinozorlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83574</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c92b0fd-6c95-47b7-b87d-5a631b295114.jpg</image:loc>
            <image:title>Barış Film Çekiyor</image:title>
            <image:caption>Barış, bir gün bir film seyretti ve hayatı değişti. Ertesi gün bir mucize oldu: “Hayal Kurma Oyunları ve Sinemasal bir Rehber” adlı bir defter buldu. Defter, fikirden senaryoya bütün aşamaları anlatıyordu. Karakter yaratmanın sırlarını veriyordu. Kamera hareketleri, çerçevelemeler, ölçekler tüm detaylarıyla Barış’ın önünde duruyordu. Barış’ın artık bir film çekmekten başka yolu yoktu. Öyle de yaptı. Arkadaşlarını topladı ve ödülle sonuçlanan bir maceraya atıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83575</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1a8f19-c979-4686-9c98-d64b10063239.jpg</image:loc>
            <image:title>Potanın Yıldızı Ben Olmalıyım</image:title>
            <image:caption>Bora, sınıfta oturup ders dinlemekten hoşlanmıyor ama aslında okula gitmeyi seviyor. Okulda bütün gün diğer öğrencilere kaba davranıyor. Bora, çok heyecan verici bir haber aldı: Basketbol takımı seçmeleri çok yakında yapılacakmış. Bora spor yapmayı çok seviyor. Dahası, fişek gibi hızlı. Her atışı da sayı oluyor. Peki, takım arkadaşlarına saygı duymayan sporcu olur mu? Sadece kendini düşünmek, potanın yıldızı olmaya yeter mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83576</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/620f2dfe-7231-4c32-8a93-a9fb63071be3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcılık ve Hayal Gücü Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta çocuğunuzla;
Farklı düşünün
Yaratıcı fikirleri oluşturun
Parmak baskısıyla kendi figürlerinizi oluşturun
Motivasyonunuzu yüksek tutun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83577</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b97093db-6df4-4a72-8f0e-5227f40969f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Konut Sorunu</image:title>
            <image:caption>İşçilerin oturduğu evler neden en küçük sarsıntıda çökebiliyor? Yoksulların sağlıksız koşullarda barınmasının yol açtığı salgın hastalıkların sermaye sahiplerini de etkilemesine rağmen, bu koşullar neden düzeltilemiyor? Büyük kentlerdeki sel felaketleri neden önlenemiyor? Herkesin oturduğu evin 
sahibi olması devrimci bir talep midir? 

Friedrich Engels, Proudhon’un temsil ettiği küçük burjuva sosyalizminin ve hayırsever burjuvaların işçileri ilgilendiren konut sorununu çözmeye yönelik girişimlerinin başarısızlığa mahkûm olma nedenlerini ele aldığı bu eserinde, kapitalist üretim tarzından kaynaklanan toplumsal sorunlara nasıl yaklaşılması gerektiğini tartışıyor. 

Eserin yazıldığı dönemde Proudhon’un Avrupa işçi hareketi üzerindeki etkisinin hayli azalmış olmasına karşın, toplumsal sorunlara düzen içi çözümler arama yaklaşımının yeniden güç kazanacağını öngören Engels, Karl Marx’ın Felsefenin Sefaleti adlı kitabındaki Proudhon eleştirisini Konut Sorunu’yla tamamlıyor.  

“Modern toplumumuzun üretiminin, toplumun tüm üyelerine yeterli miktarda yiyecek sağlayabilecek durumda olduğunu ve çalışan kitlelere geçici olarak ferah ve sağlıklı barınma yerleri sağlamaya yetecek kadar evin bulunduğunu kanıtlayabilmem benim için yeterli. Gelecekteki bir toplumun yiyeceklerin ve konutların bölüşümünü nasıl düzenleyeceği hakkında spekülasyon yapmak doğrudan doğruya ütopyaya götürür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83578</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8424b685-91a2-47cf-8744-203b575e95f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünme Becerileri Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>- Akıl yürütme becerisi
 -Problem çözme becerisi
-Dikkat ve odaklanma
-Başarı duygusu gelişimine katkı sağlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83580</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/230627ef-a8cc-4689-86ba-a88828daffb1.jpg</image:loc>
            <image:title>2-4 Yaş Mantıksal Düşünme Becerileri ve Dikkat (Yaz-Sil)</image:title>
            <image:caption>Yenilenmiş Yazılıp Silinebilen Mantıksal Düşünme Becerileri ve Dikkat
Bu yazılıp silinebilir kitap çocuklarda, mantık, dikkat, hafıza, ince motor ve mantıksal düşünme becerisi gelişimine katkı sağlar.


Bu kitapta çocuklar nesneleri karşılaştırmayı, benzerlikleri ve farklılıkları tespit etmeyi, nesneleri ortak bir özelliğe göre birleştirmeyi ve vurgulamayı, desenleri bulmayı, basit mantıksal sorunları çözmeyi ve elbette çocuklar tarafından sevilen labirentlerden geçmeyi öğrenecek. Çocuklar bu kitabı kendi başlarına çözebilir fakat onlara sadece yönergeleri okumanız yeterli olacaktır.


- Mantıksal Düşünme Becerisi
- Hafıza Gelişimi
- Dikkat ve Zeka Gelişimi
Kitabımız 24 sayfadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83581</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c881481-19b3-466b-aae7-60494c444b7f.jpg</image:loc>
            <image:title>2-4 Yaş Yaz - Sil Eğlenceli Labirentler</image:title>
            <image:caption>Bu şaşırtıcı labirent kitabı, kalem kullanabilen fakat karmaşık labirentleri yapmayı yeni öğrenen çocuklar için özel olarak tasarlanmıştır. Yanlış yapmak artık sorun değil. Yazılıp - Silinebilir sayfalar ile tekrar tekrar labirent etkinliklerini yapabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83582</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57419151-2102-4187-b7f5-e6825e97feb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cami ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmamızda İslam tarihinde cami ile siyasetin nasıl bir ilişki içerisinde olduğu sorusuna yanıtlar verdik.İslam’da mabet/mescit kavramının dayandığı Kur’anî ve Muhammedî temelleri gözler önüne sererek İslam tarihindeki ve günümüzdeki mabetlerin o temellerle ne denli koşutluk arz ettiğini irdeledik. Gördük ki koşutluktan ziyade karşıtlık denilebilecek özellikler öne çıkıyor. 
Bu özelliklerin Türkiye’de ve İslam toplumlarında yarattığı patolojik sonuçların çok derin politik ve sosyolojik sorunlara yol açtığını sözümüzü sakınmadan teşhis ettik. 
Ne acı ki bugünkü camilerin Muhammedî mescitlerle ilgisi yok denecek kadar azdır. 
Ne acı ki bugünkü camilerin pek çoğu Kur’an’da ağır  bir biçimde yerilen Mescid-i Dırar tanımlamasına dahil durumdadır.  
Mescitlerin yeniden İslamîleştirilmesi için bu çalışmanın kılavuz olmasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83583</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e29f1ff-63cc-4c59-b52b-e7d5af804587.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Elif - Sayıları Yazalım</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, Sayıları Yazalım kitabıyla 1’den 10’a kadar sayıları öğrenecekler.
- İlk sayıları eğlenerek öğrenme
- Her sayının ayrı olarak anlatılması
- Her sayının oklarla yazılışı
- Sayıları pekiştirmek için alıştırmalar
- 1’den 10’a kadar sayıların gizlendiği Ara-Bul resmi
- Birçok boyama sayfası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83584</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99a2ae12-e667-4d08-a817-96c6eb84d580.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçede - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Bahçede çalışmak büyük keyif! Gizem ile Mert, babaanne ve dedelerine bahçede yardım ederken bahçıvan olacak kadar çok bilgi edindiler. Hem çiçeklerin ve bitkilerin isimlerini öğrendiler hem de onlara nasıl bakacaklarını. Kompost nasıl yapılır? Hangi sebzeler hangi mevsimde yetişir? Bahçe kışa nasıl hazırlanır? Çocuklar bahçe ile ilgili çeşitli bilgiler edinirken, doğa sevgileri de artacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83585</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07a1dc2c-a04b-4cb7-a813-84ce42abb8a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Elif Kitapları Keşfediyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Eif, anneannesinin ona hediye ettiği kitabı çok sevdi. Çünkü o kitap, annesinin küçükken en sevdiği kitaptı. Bir gün kitabını kaybeden Elif, onu her yerde arasa da bulamadı. Annesi onu kitabevine ve kütüphaneye götürdüğünde, Elif kitapların etkileyici dünyasına adım attı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83586</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25bee528-2cab-40ce-8578-e4bb1352e022.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Bir Süper Kahraman Gerek!</image:title>
            <image:caption>Hadi, Hayaller Denizi’nde heyecanlı bir yolculuğa çıkalım. Köpeğim Çorap’la kedim Patpat da bizimle gelsin. Çok önemli bir görevimiz var: Bana görünmez olmanın püf noktalarını öğretecek bir süper kahraman bulmalıyız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83587</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/311d3fbc-ea63-43ac-8570-181477562a0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Eldiven - Sıcacık Bir Kış Masalı</image:title>
            <image:caption>Ormanda köpeğiyle birlikte odun toplayan yaşlı bir adam, eve dönerken eldiveninin tekini düşürür. Karların üzerine düşen eldivenin içinde önce Farecik ısınır. Çok geçmeden arkadaşları da gelir... Küçücük bir eldiven kaç hayvana sıcacık bir yuva olabilir? Soğuk bir kış gününü arkadaşlık ve yardımseverlikle ısıtan sıcacık bir kış masalı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83588</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4402840-aa7c-45f9-8fc6-ccfe84a498f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriz Yönetimi - Kaçınılmazı Anlamak</image:title>
            <image:caption>Kriz bir ihtimal olmayıp, kaçınılmazdır. Zincirleme etkisi ile de hem iç hem dış paydaşlara farklı biçimlerde tesir eder. Bu çalışmanın amacı, küresel çağda yaşanan krizlere karşı alınan önlemler çerçevesinde son dönemde benimsenen kriz yönetiminin gelişim sürecini ve içeriğini ortaya koymaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83589</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ae591c2-54bd-46b5-a8bb-8deff0476e67.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Kurt ile Vızvız - Müzik Macerası</image:title>
            <image:caption>Kendinizi müziğin ritmine bırakın! Cary Fagan ve Zoe Si&apos;nin yarattığı &apos;&apos;Yalnız Kurt ile Vızvız&apos;&apos;, besteli, güfteli ve de bol alkışlı yepyeni serüvenleri Müzik Macerası ile bu kez sahnelerin tozunu attırmaya geliyor!  
 
Tesadüfen arkadaş olan iki farklı çocuğu, hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını konuşturacakları müzikal bir yolculukta buluşturan bu neşeli kitap, yeteneklerini keşfetme sürecindeki küçüklere ilham veriyor.  
 
Dostluğun, dayanışmanın ve takım çalışmasının önemine vurgu yapan içten öyküsünün satır aralarında yeniden kullanım ve geri dönüşüm gibi konulara dair duyarlılık da kazandıran yazar, &apos;&apos;Yalnız Kurt ile Vızvız&apos;&apos;ın serüvenlerini okuyan tüm çocukları kendi dönüştürme oyunlarını tasarlamaya davet ediyor.
 
Denizler altında fersah fersah uzaklara gidip heyecan dolu bir maceraya balıklama dalsalar da, Yalnız Kurt ile Vızvız, öyle sanıldığı gibi arkadaş değildir. Yani, en azından Renata&apos;ya göre. Üstüne üstlük Kurt Kardeşin yetenek gösterisine katılmaya da hiç ama hiç niyeti yoktur. Ta ki tuhaf bir şekilde Vızvız tarafından ikna edilip kendini ışıkların altında bulana kadar...

Zoraki dostlarımız; şöyle afili bir grup kursalar, yüzlerce seyircinin kulağının pasını attırsalar, hatta üzerine bir de hayranlarının yoğun ilgisinden kaçarken havalı bir helikopter turu atsalar, fena mı olur? O hâlde sahne, Yaldız Pırt ile Tuzbuz (aman pardon!) Yalnız Kurt ile Vızvız&apos;ın!

Arkadaşlık kavramına karşı önyargıları bulunan yalnız bir çocuğu, içi içine sığmayan bir başka çocukla yakınlaştırarak olağanüstü bir değişim ve kendini tanıma hikâyesine imza atan &apos;&apos;Yalnız Kurt ile Vızvız&apos;&apos;ın maceralarını çocuklar çok sevecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83590</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06703ec-ff3e-462a-a8ab-3963b85dccfe.jpg</image:loc>
            <image:title>İz</image:title>
            <image:caption>gitmek… 
uzun, sonu görünmeyen bir yola gitmek 
usulca… 
hiç acelesiz bir yola gitmek 
yeşilin her rengi eşlik ederken ruhuna 
gökten süzülen nurla 
bozkırın yamacında 
binlerce leb- i lal- i mütebessim 
ve ufukta belli belirsiz 
dîde- i yâr</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83591</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b62279b-85b0-4802-b9ca-55955710a45d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Rağmen Seni Seviyorum</image:title>
            <image:caption>Her ilişkide üç taraf vardır: Ben, Sen ve Biz. Kavga edilen zamanlarda “Biz” unutulur ve sorun da o nedenle büyür. Biz’i unutmamak, Biz’i tehdit eden davranışlardan, çatışmalardan uzak durmak mümkündür. 

Size göre hiç olmayacak bir şeyden ötürü eşiniz korkuya kapıldığında ne yaparsınız? Sizin önemsiz gördüğünüz bir olayın eşinizi sarsmasına nasıl tepki verirsiniz? Ya çocuk yetiştirme konusunda çok farklı görüşleriniz varsa, ne yaparsınız? 

Farklılıklarını keşfeden çiftler şu beş yoldan birini tercih ederler: 

(1)  Kimin haklı olduğu konusunda bitip tükenmeyen bir kavgaya tutuşurlar; her ikisi de incinir ve öfkelenir ama kavga bitmez. 
(2)  Eşlerden biri kendi gerçekliğinden vazgeçip elinden geldiğince partnerinin gerçekliğini benimser, çoğu zaman bu durum gerçek yakınlığın sonu olur. 
(3)  Eşlerden biri ya da her ikisi ilişkiyi bitirme kararı alır; çünkü bu kadar uğraşmanın gereği yoktur. 
(4)  Eşlerden biri ya da her ikisi duygusal olarak içine kapanıp aralarındaki iletişimi asgariye indirir ama içten içe hâlâ kırgın ve öfkeli hissetmektedir. 
(5)  Çift birlikte mutlu ve verimli bir şekilde yaşamanın sırlarını keşfetmeye, farklılıklarını düş kırıklığı ve hüsran değil, heyecan ve tatmin kaynağı olarak görmeye karar verir. Bu kitap, beşinci yolu izlemeniz için bilgi ve pratik beceriler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83592</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5f47c40-088a-4c89-a403-14127e5efc29.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazı ve Fark</image:title>
            <image:caption>Modern düşüncenin klasiklerinden biri olarak, okumaya ve yazmaya odaklanmış bir kitap bu. Okumanın yazmak, yani “zeyil” yapmak olduğunu kabul eden Jacques Derrida’nın 1959-1966 arasındaki özgün okumalarından oluşuyor: Rousset, Foucault ve Descartes, Jabès, Levinas, Artaud, Freud, Bataille ve Lévi-Strauss hakkındaki denemelerinden. 
 
Bu yazılar bir yandan modern düşüncenin gelenekten kopmayı amaçlamış akımlarının nasıl geleneksel veçheler taşıdığını, metafizik kavramları nasıl kullandığını gösteriyor. Bir yandan da metafizik düşüncenin “yazı”yı nasıl ve neden dil tasavvurunun dışında bıraktığı, bu dışlamanın metafizik için kurucu bir işlem olduğu üstünde duruyor.     

“Sınırların arasındaki aralıkta bir yazı nöbeti” olması gereken bir yaşamdan söz ediyor Jabès. Pekâlâ Derrida için de söylenebilecek bir söz bu. Dolayısıyla yazı üzerine girişilmiş uzun soluklu bir fenomenoloji çalışmasının, bir “yazı nöbeti”nin önemli parçalarının yer aldığı söylenebilir bu kitapta. Yine Jabès’in sözleriyle: 
 
“Kitap labirenttir. Çıktım derken, daha da dalıyorsun. Kurtulmanın imkânı yok. Yapıtı paramparça etmen gerek. Elin varmıyor bir türlü. Görüyorum nasıl da yavaş ama emin adımlarla büyüyor korkun. Bir duvar, bir duvar daha. Kim bekliyor seni sonunda? – Hiç kimse... Adın kendi üzerine kapanmış, bıçağın üzerine kapanan el gibi.” 

Felsefe ve sosyal bilimlerle ilgilenen okurlarımızın yanı sıra edebiyat ve genel olarak yazı veya yazmak üstüne düşünenlerin de ilgisini çekeceğine inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83593</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fae8474f-afc8-4c35-9673-a8084612205b.jpg</image:loc>
            <image:title>Olay Şöyle Oldu</image:title>
            <image:caption>İyi geçmese de çocukluğuna özlem duyanların, bir bıçak keskinliğinde yaşanan hayatların, işlek caddelerde para kazanıp arka sokaklarda yaşayanların, sol yumruğunu gevşetemeyenlerin, dişlerini sıkanların, uykusu kaçanların hikâyeleri...
“Kitabı okurken, hiç tanık olmadığınız kiraz mevsimine imrenip, erkek şiddetine öfkenizi bileyebilir, sokak müzisyeniyle sohbete dalıp çocukluğunuzdaki kızartma kokusunu özleyebilirsiniz.”
- Çiğdem Toker
“Aramızdan biri kalp işlerine bakar, duygu işlerinin sorumlusu olur. Ayşen, bu çıldırtıcı gürültüde ve tam da bu gürültünün ortasında kalbimizin mümessili. Bu yazıları okuyun da sizin de kalbiniz başı boş kalmasın.”
- Ece Temelkuran
“Yazılarında sevgi de var, öfke, isyan, hayal kırıklığı da. Ama sonunda illaki umut var. Ayakları yere sağlam basan, düşeni kaldıran, paylaştıkça çoğalan bir umut.”
- Elif Ilgaz
“Bu kitapta, acıya gözlerini dikebilen, onu çift görene kadar bakmaya devam eden, sonra bu çifte acıya yaklaşan, ikisini birden on ikiden vurabilen insanlar var. Üstelik bunu sade gülerek yapıyorlar.”
- Sinem Sal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83594</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/697ffbe0-ee80-4fdc-8ae3-9f8be757a12d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Düşmanlığı</image:title>
            <image:caption>Kadın düşmanlığı, kadına yönelik şiddetin, cinayetlerin, baskı ve zulmün, toplumsal hayatı kıskacına alan tüm o eril tahakkümün ardındaki gerçekliği tanımlayabilecek en uygun kelime. Maurice Daumas, bu gerçekliği ortaya koyabilmek için ummadık bir yere, basmakalıp düşüncelerle yoğurarak kadın-erkek eşitsizliğini her defasında yeniden ürettiğimiz duygusal ilişkiler alanına eğiliyor.  

“Bir kadının bir yabancıya kıyasla yakın çevresinden bir erkek tarafından tokatlanma, ellenme veya taciz edilme riskinin daha yüksek olduğunu unutarak aşka, dostluğa, evlilik bağına, aileye tapınıyoruz. Erkeklerin sergilediği sevecenlik, temel bir sorunu, kadınlardan duydukları korkuyu maskeliyor ki bu korku erkek egemenliğinin kökleriyle hiç de bağlantısız değil.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83595</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f696b973-85d9-440b-a7a2-92ad18f116b5.jpg</image:loc>
            <image:title>1793 Kurt ve Bekçi</image:title>
            <image:caption>Hainlik hainliği doğurur, şiddet şiddeti...

Yıl 1793. İsveç kralı kısa süre önce suikasta kurban gitmiştir. Kraliyet Fransız Devrimi&apos;nin dalgalarının topluma ulaşmasından korkarken Stockholm dedikodu ve entrikalarla içten içe kaynar.

Bu kaos içinde, bekçi Jean-Michael Cardell çamurlu Fatburen Gölü’nde bir ceset bulur. İki kolu ve iki bacağı kesilmiş ceset tanınmaz haldedir. İnce hastalığın son safhalarındaki polis dedektifi Cecil Winge ile bekçi Cardell bu vahşi cinayeti çözmeye koyulurlar. Araştırmaları ilerledikçe toplumun her sınıfına yayılmış, karanlık sırlar ve sınırsız kötülükten oluşan bir ağın içinde bulurlar kendilerini.

Umberto Eco’nun Gülün Adı romanının açtığı yolda ilerleyen Niklas Natt och Dag, edebiyatla gerilimi buluşturan bir şaheser yaratıyor. Zengin tarihi detaylarla 18. yüzyıl Stockholm’ünün inandırıcı bir portresini çizen roman, müthiş bir okuma tecrübesi vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83596</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9a68738-a899-40c8-bd35-af48635f169d.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Unutulmaz Röportajları</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün ülke ve dünya sorunlarına,  geçmiş ve geleceğe bakışı, özel hayatının bilinmeyen detayları... 
 
- Annesini niye üzdü? 
- Neden “Ordular yönettim bir kadını yönetemedim.” dedi? 
- Pişmanlıkları neydi? 
- Kimleri örnek aldı? 
- İslamiyet’e bakışı nasıldı? 
- Tutuklanma pahasına neden gazetecilik yaptı? 
- Halife olmak istiyor muydu? 
- ABD, Rusya ve İngiltere’ye nasıl bakıyordu? 
- Ruhban Okulu’na neden ‘fitne yuvası’ dedi? 
- Hem Cumhurbaşkanı hem CHP Başkanı olmayı doğru buluyor muydu? 
- “Politikadan çekileceğim” sözünü niye söyledi? 
- Demokrasiye inanıyor muydu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83597</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9873bab-6bcd-4d26-9bae-b5435bb4c9d2.jpg</image:loc>
            <image:title>17. Yüzyıl İstanbul&apos;unda Rüyalar ve Hayatlar</image:title>
            <image:caption>“Kelimeler, ölüyü bile diriltebilen ab-ı hayattır.”

17. yüzyıl İstanbul’unda Rüyalar ve Hayatlar biyografi yazma ve rüya anlatma geleneklerini zamanının önde gelen biyografi yazarlarından Nev’îzâde Atâyî odağından inceliyor. Atâyî’nin Hadâ’ikü’l-Hakâ’ik (Hakikat Bahçeleri) adlı eseri, bu dönemde oluşturulmuş biyografi kitaplarının en kapsamlılarındandır ve Kâtip Çelebi’ye göre “Rûm diyarında benzeri yazılmamış”tır.  Bini aşkın kişinin özgeçmişini kayda geçiren ve haklarında birbirinden ilginç hikâyeler anlatan Atâyî, ulema ve mutasavvıf çevrelerinin paylaştıkları rüyaları da kitabına dahil eder. Atâyî’nin eserini bir “yaşam anlatısı” olarak ele alan Aslı Niyazioğlu, Osmanlı entelektüel hayatına rüya âleminden bakıyor. Yaşayanlarla ölülerin dünyaları arasındaki ilişkiler ağını ve rüyaların bu iki dünya arasında kurduğu köprüleri titizlikle araştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83598</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9e20c14-dd0a-4af8-8b7c-87415171352b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürebbiye</image:title>
            <image:caption>Gönül kurduğu aşk sarayını yıkılmış görmektense, bazı gerçekleri çiğnemekten çekinmez.”
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran, romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar, olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar.
Fransalı bir kadın olan Matmazel Anjel’in Dehri Efendi’nin konağında mürebbiye olarak çalışmasıyla başlayan trajikomik olayların anlatıldığı Mürebbiye&apos;de Gürpınar kurgu, diyalog ve hiciv unsurlarını aktarmadaki  ustalığıyla okura katmanlı bir eser sunuyor.
Sokağı edebiyata taşıyan yazar olarak bilinen Hüseyin Rahmi Gürpınar’a şöhretin kapısını açan Mürebbiye’yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83599</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/671d4b1b-c037-4b9a-81e2-313726e0dd02.jpg</image:loc>
            <image:title>Dorian Gray&apos;in Portresi</image:title>
            <image:caption>Dorian Gray’in Portresi, İrlandalı roman ve oyun yazarı Oscar Wilde’ın 1891 tarihli tek romanıdır. İlk olarak Lippincot’s Monthly Magazine dergisinde tefrika olarak yayımlanan hikâye, editörler tarafından “ahlaksızca” bulunmuş, basılmadan önce Wilde’ın bilgisi olmaksızın beş yüz kelimesi sansürlenmiştir. Sansüre rağmen Dorian Gray’in Portresi İngiliz kitap eleştirmenleri tarafından ahlaki değerleri zedelemekle suçlanmış, yazarına yönelik ahlakçı eleştirilerin sebebi olmuştur. Wilde ise roman olarak basılmasından önce hikâyeyi gözden geçirip geliştirmiş, bir de roman sanatıyla ilgili veciz bir önsöz eklemiştir. Elinizdeki bu metin, hikâyenin sansürsüz ve özgün halidir.
“Kelimeler! Sadece kelimeler! Ne kadar da korkunçtular! Ne kadar açık seçik, canlı ve zalimceydiler! İnsanın onlardan kaçışı yoktu. Yine de nasıl da fark edilmesi güç bir sihirleri vardı! Soyut şeylere somut bir form kazandırma yetileri vardı sanki ve sanki bir viyola ya da lavtanınki kadar tatlı bir müzikleri… Sadece kelimeler! Kelimeler kadar gerçek bir şey var mıydı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83600</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1b8dda-47f6-40bd-96d2-7d08d23329de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kölelik Şiirleri</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıl Amerikan edebiyatının en saygın ve popüler şairlerinden biri olarak kabul edilen Henry Wadsworth Longfellow (1807-1882), bu kitapla birlikte ilk kez Türk okuruyla buluşuyor. 

Yayınlandığında büyük ilgi gören ve Longfellow&apos;un uzun edebi serüveninin en değerli ürünlerinden biri olan Kölelik Şiirleri, şairin içinde yaşadığı topluma dair kamuoyunun ezberlerini bozduğu, güçlü, duyarlı bir ses olarak yankılanmıştır. Charles Dickens&apos;tan Karl Marx&apos;a, Mahatma Gandhi&apos;den Martin Luther King Jr.&apos;a dek farklı dönemlerden, farklı ülkelerden pek çok kişi, toplumsal hak mücadelelerinde sık sık Longfellow&apos;u saygıyla selamlamış; onun bu kitapta yer alan eserlerinden dizeler okumuştur. 

VakıfBank Kültür Yayınları dünya edebiyatının bu büyük ismini, şair Tamer Gülbek&apos;in duru Türkçesiyle ve Kölelik Şiirleri&apos;nin 1842&apos;deki özgün edisyonuyla, yani İngilizce ve Türkçe, çift dilli olarak okurlarına sunmakta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83601</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/848b0102-7596-42c0-8985-56a3bd599a66.jpg</image:loc>
            <image:title>İlm-i Tedbir-i Mülk: Devlet Yönetme Bilimi</image:title>
            <image:caption>İngiliz Şarkiyatçı Charles Wells’in (1839-1917) kaleme aldığı İlm-i Tedbir-i Mülk, 1860’ta, “Devlet Yönetme Bilimi ya da Türkçe Yazılan İlk Politik Ekonomi Denemesi” alt başlığıyla Londra’da yayımlanmıştır. Osmanlı Türkçesiyle yazılan bu deneme, Tanzimat aydınlarının modern politik ekonomi konusundaki temel bilgi eksikliğini gidermek amacıyla, alanında yazılmış ilk eser olma iddiasıyla okurların ilgisine sunulmuştur.
 
Londra’da Türkçe yayın yapan genç bir İngilizin, ekseriyeti İstanbul’da bulunan Osmanlı-Türk aydınlarına ulaşma kabiliyetinin kısıtlılıklarını dikkate aldığımızda, Wells’in ilk politik ekonomi kitabının yazarı olma iddiasındaki küçük yanılsama kabul edilebilir görülmelidir. Kendisinden yaklaşık yüz yıl sonra Cavit Orhan Tütengil, Wells’in çalışmasının ilk Türkçe iktisat kitabı olmadığını, fakat “Türkçe yazılmış ilk telif iktisat kitabı” olarak kabul edilebileceğini ifade etmiştir.

Osmanlı Türkçesi ve günümüz Türkçesiyle, iki metin halinde yayına hazırladığımız İlm-i Tedbir-i Mülk, Türkiye’nin iktisadi düşünce tarihine ilişkin mütevazı ama aslî bir katkı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83602</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df31a758-1492-4d9a-b830-40c4539051fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ Kaşındı</image:title>
            <image:caption>Bir gün keçisi Kaçar’ın peşinden dağın eteklerine çıkan Gün, toprak yutmuş fil sesine benzeyen kalın bir ses duyar. Konuşan, sırtı kaşınan dağdır. Şaşırır Gün, dağ konuşur mu? Peki, hiç kaşınır mı? Madencilerin, mermercilerin cildini bozduğu; yapıcıların sırtına asfalt döktüğü dağ hem konuşur hem de kaşınır.

Köy halkı, dağın kaşındığına önce inanmaz ama ne zaman ki arka arkaya sarsıntılar olur, ona inanmakla kalmaz dağın her istediğini yapmaya karar verirler ve onu kaşımaya başlarlar. Hatta daha iyi kaşımak için ağaçları keserler. Bunun üzerine dağ önce kusar, sonra üşüyüp hastalanır, en sonunda da susar. Dağın niye sustuğunu köye gelen bilge dağcı öğrenecektir. Dağın denizden de bir isteği vardır...

Deneyimli yazar Simlâ Sunay’ın doğa-insan ilişkisini, bu ilişkinin hem doğa hem insan üzerindeki etkilerini anlattığı kitabı Dağ Kaşındı, yenilenen içeriği ve çizer Burcu Yılmaz’ın yeni resimleriyle raflarda yerini alıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83603</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93657702-ae2a-46af-9598-f367ed0e8034.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çanakkale Destanı</image:title>
            <image:caption>Yıl 1915. Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı mücadelesi olarak bilinen Çanakkale Savaşı başlar. Bu kitapta, bir sabah Çanakkale’deki köyünde, top sesleriyle uyanan ve ondan sonra hayatı tamamen değişen Küçük Mustafa’nın hikayesi anlatılır. Babası ve diğer köylülerle birlikte Çanakkale Savaşı’nı baştan sona yaşayan Mustafa, savaş sırasında Türk askerine yardım etmek için elinden geleni yapar. Gözcülük eder, yiyecek ve erzak taşır…

Savaş boyunca asker giysilerini üstünden hiç çıkarmayan Küçük Mustafa’nın hikayesini okuyarak Türk’ün tarihindeki en önemli savaşlarından birinin tanığı olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83604</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b28407f-acb4-44bd-8271-848cefbe6550.jpg</image:loc>
            <image:title>Katran Bebek</image:title>
            <image:caption>Nobel ve Pulitzer ödüllü Toni Morrison Katran Bebek&apos;te, iki farklı kutuptan insanı birbirine yaklaştıran aynı tarihsel sömürü lekesini bambaşka bir perspektiften ele alıyor. Köleliğin bilinçaltına kazılı izlerini dokunaklı bir ilişkide doğan ihtiraslı krizler üzerinden okuyan Morrison, farklı sınıflardan siyahilerin yaşamın acımasızlığına karşı aldıkları gardın onları nasıl daha da savunmasız kıldığını büyülü bir dille aktarıyor.

Ne beyaz ne de siyahi, arafta kalmış insanların yaşama karşı dingin fakat dirençli duruşları kültürel kırılmalar ve sınıfsal çelişkilerle sarsılırken, bu heybetli yüklerin altında ezilen ama bir nefeste sırtlayıp yoluna devam eden yine kadınlar oluyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83605</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b38a35f0-c91b-4de5-a429-cef0bada6809.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkeklere Her Şey Anlatılmaz</image:title>
            <image:caption>Buket Arbatlı ilk öykü kitabı Erkeklere Her Şey Anlatılmaz&apos;da kadınlığın binbir türlü haline yakından bakıyor; sakınmanın kırık sesini cesaretin sözüne, kasvetin karanlığını öfkenin alazına dönüştüren satırlarıyla kadınlar arasındaki gizli lisanın tercümanlığına soyunuyor. İnsanı bir ürperti gibi sarıveren dertleri karakterlerine giydirerek her birimizi kırılgan kaftanını terk etmeye davet ediyor. Arbatlı&apos;nın kalemine her öyküsünde bambaşka bir kadın, bambaşka bir yeryüzü hali takılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83606</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfac52c1-c4a8-476c-96b8-971c17bc2c2e.jpg</image:loc>
            <image:title>XI. AIECM3 Uluslararası Orta Çağ ve Modern Çağ Akdeniz Dünyası Seramik Kongresi Bildirileri Cilt 1-2 Takım</image:title>
            <image:caption>Association Internationale pour L’Etude des Céramiques Médiévales et Modernes en Méditerranee (AIECM3), Orta Çağ ve Modern Akdeniz dünyası seramik çalışmalarını destekleyen ve bu alanda çalışan araştırmacıların deneyim ve bilgilerinin paylaşılmasını teşvik eden bir dernektir. Dernek her üç yılda bir işbirliği içerisinde olduğu ülkelerin yerel kuruluşları ile Uluslararası Akdeniz Orta Çağ Seramik Kongresi’ni gerçekleştirmektedir.
11. AIECM3 Uluslararası Orta Çağ ve Modern Akdeniz Dünyası Seramik Kongresi, Türkiye’de ilk kez Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) tarafından, 19-24 Ekim 2015 tarihleri arasında Antalya AKMED‘de gerçekleştirilmiştir. Özellikle Doğu Akdeniz bölgesinde yürütülen çalışmalara bir giriş ve genel bir değerlendirme yapmayı amaçlamayan kongrede Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, Almanya, Yunanistan, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Hollanda, Tunus, Macaristan, Rusya, Bulgaristan, Makedonya, Ermenistan, Ukrayna, Avusturya gibi çeşitli ülkelerden gelen konuşmacılar tarafından 85 sözlü, 64 poster sunumu yapılmıştır.
İki ciltten oluşan bu yayında, 19-24 Ekim 2015 tarihlerinde Antalya’da gerçekleşen kongrede sunulan 106 adet bildiriye orijinal dilinde yer verilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83607</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1cc167a-2621-4697-a53f-6194b12be417.jpg</image:loc>
            <image:title>Yara Falı</image:title>
            <image:caption>Çağdaş şiirimizin özgün seslerinden Zeynep Uzunbay, bin yaranın bahçesinde hemderdimiz oluyor, falımıza bakıp dermana uzanıyor. Başkasına değmenin keskin ama neşeyi de elden bırakmayan şiirini yazarken neşter dönüyor avcunda...

senin yaran geç kalmak biriktirmiş içine
hem sen niye böyle alıp attın kendini içine? 
-bir şiire kadar çıkacaksın deyip geçsem mi?- 
sen bir ömür aldıracaksın, niye? 
üstünde hep aşk olacak, olsun 
kimi görünmez kılacak seni, kimi çıplak... 
sen bir ömür aldanacaksın Kim&apos;e 
suçluluk lekesi basmış faldaki ayı 
insan insanın yalan olduğunu bilince 
demek saklanamıyor içine bile</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83608</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93b0fcd1-2b1a-4a9a-8b43-08482e5cf89a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Erotik Sol Parti&apos;nin nihai bir kuruluş hedefi vardır: Yolsuzluklar, haksızlıklar ve usulsüzlüklerle başa çıkmak için bu abluka karşısında nefes almak, cam tavanı yıkmak isteyen kadınların ihtiyaçları çerçevesinde şekillenen bir düş; erkeksiz bir düzen yaratmak. Mizah, yaratıcılık ve hayalgücünden beslenen bir iktidar tahayyülünü hayata geçirmek ve hemcinslerinin yaşamını değiştirmek isteyen kadınların önündeki en büyük engel ise zaten tanıdık bir düşmandır...

Portakal Ağacında Oturan Kadın&apos;ın ödüllü yazarı Gioconda Belli&apos;den yozlaşmış politikacılar, eril tutumlar ve maço dayatmalardan müteşekkil erkek dünyasını ironinin gücüyle alaşağı eden gerçekdışı bir ütopya...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83609</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1085d5f2-0de9-4fb7-af5b-39da8f319e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı İsa’dan Tavr-ı İsa’ya</image:title>
            <image:caption>Zeytin Dağı Sohbetleri 
 
Güncel Hıristiyanlık, Hz. Îsâ’nın hakîkatinden tamamen uzaklaştırılarak, Pavlus’un elinde âmentüleri yeniden şekillenen beşerî bir dine dönüşmüştür. Halbuki Hz. Îsâ’nın ve doğal olarak Hz. Meryem’in hakîkati dinimiz tarafından çok farklı vaz edilmektedir. Elinizdeki çalışmanın “Tanrı Îsâ’dan Tavr-ı Îsâ’ya” başlıklı birinci bölümünde Kur’ân-ı Kerim’in irfânî bakış açısından feyz alarak, hıristiyanlar tarafından “Tanrı Îsâ” olarak vaz edilen Hz. Îsâ’nın hakîkatindeki “Tavr-ı Îsâ” ortaya konmaya gayret edilmiştir. Gayemiz Hz. Meryem ve Hz. Îsâ üzerinde Kur’ân merkezli yeniden düşünmeye çalışmaktır. 
 
Bilindiği üzere kimi kitaplar vardır; ne hikmettir bilinmez basılıp okuyucuyla buluştukları zamanlarda gerçek değerleri anlaşılmaz. Merhum Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre’nin çevirisini yaptığı ve kendine özgü irfânî yorumlarıyla 2002 yılında yayınladığı ve içerisinde Hz. Îsâ’nın 114 sözü bulunan Azîz Toma’ya Göre İncîl de işte böyle bir kitaptır. Merhum Prof. Dr. Özemre bu sözleri, İslâm’ın irfânî vechesi ve bu vecheye has terminoloji ile yorumlamıştır. Azîz Toma’ya Göre İncîl’de yer alan Hz. Îsâ’nın irfânî öğretisinin/mesajının ana çizgileri bütünüyle ele alındığında bu mesaj, insanı: a) kendi zâtının esrârına vâkıf kılacak, b) dünyevî hayatın şartlarından halâs edip ikinci bir doğuş gibi telakkî edilebilecek çok üstün bir idrâke eriştirecek ve c) bu Âlem’e hem zâhirî ve hem de bâtınî açıdan bakabilmesini sağlayacak olan köklü bir değişimin müjdesini vermekte olmasından dolayı gerçekten de bir incîl/hayrlı haber olarak kabul edilmelidir. 
 
İşte elinizdeki kitabın ikinci bölümü; Azîz Toma’ya Göre İncîl’de yer alan 114 sözden bazılarının sanki Hz. Îsâ ile karşılıklı konuşuyormuş gibi hazırlanmış hayali bir kurgusundan ibarettir. Umarız bu metod; söz konusu kitabın daha iyi anlaşılmasına ve Hz. Îsâ’nın irfânî öğretisinin daha geniş bir kesime ulaşmasına vesile olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83610</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f7d66b4-6186-4b1b-8a5d-752acaf52a2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hilafetinin İlk Asırları</image:title>
            <image:caption>Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi hilafet için bir dönüm noktasıdır. Bu seferle Kahire’deki son Abbasi Halifesi III. Mütevekkil, Osmanlılara esir düştü. Bundan sonra da Kureyş ailesine mensup biri halife tayin edilmedi. Böylesine önemli bir mevzu maalesef bugüne kadar ayrıntılı olarak incelenmedi. Osmanlı hilafeti daha çok 19. ve 20. yüzyıl merkezli ele alındı. Elinizdeki kitapta ise Osmanlı hilafetinin ihmal edilen ilk asırlarının bazı tartışmalı meseleleri aydınlatılmaya çalışıldı. 

Okuyucu, bu kitapta şu suallere cevap bulacaktır: Osmanlı hilafeti hangi tarihi miras üzerine kuruldu? Osmanlı tarihinde “halife” ünvanını ilk hangi hükümdar kullandı? Yavuz Sultan Selim’den önce Osmanlı sultanları halife ünvanını ne anlamda kullandılar? Yavuz Sultan Selim hilafeti devraldı mı? Yavuz’un hilafeti devraldığını yazan ilk Batılı kaynak d’Ohsson mudur? Kanûnî Sultan Süleyman döneminde hilafet nasıl tartışıldı? Son Abbasî Halifesi III. Mütevekkil, Osmanlı’ya esir düştükten sonra nasıl bir hayat yaşadı? Mukaddes Emanetler ne zaman İstanbul’a getirildi? Osmanlı hilafet tartışmalarında İbnü’l-Arabî’nin yeri nedir? Babürlüler Osmanlı hilafetine bir alternatif miydi? Safevîlere karşı Sünnî İslâm birliği kurma teşebbüsleri neden hayata geçirilemedi? Küçük Kaynarca Antlaşması’na hilafet ile ilgili madde nasıl dâhil edildi ve bu madde daha sonra ne gibi tartışmalara sebep oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83611</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61074510-8833-4e32-9bf8-fa29b8b5e3ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Babalar da Anlar</image:title>
            <image:caption>Evladına “seni hep çok sevdim, iyi bir baba olmak istedim” 
diye haykırabilen babalara... 
 
Babalar da anlar. 
 
Bunu söyleyebilen babalar artsın diye, 
 
Çocuğu karnında taşıyamadığı için erkekler oyun dışı kalmasın diye, 
 
Bütün bebekler en az anneleri kadar babalarını da hak ediyor diye, 
 
Babalar da bebeklerinin gözlerine gözlerini kilitleyip, dakikalarca beslenmesini hayran hayran izleyebilir diye, 
 
Erkekler de kalplerinde Rahmî bir odacık sahibidir diye, 
 
Hepsinden fazlası oğluna “seni hep çok sevdim, iyi bir baba olmak istedim” diye haykırabilen babalar var diye… 
 
Bu kitap, yüksek sesle bir kere daha haykırıyor: 
 
BABALAR DA ANLAR...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83612</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa5cf33-b4f7-4264-a60c-735a5991eb20.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Otel</image:title>
            <image:caption>Hayal Otel, Feryal ile İsmet’in açılışını yaza yetiştirmeye çalıştıkları on iki odalı bir otel. Otelde her odanın bir adı var: Kaktüs, Ardıç, Begonvil, Kızılağaç, Şimşir, Lavanta, Menekşe, Funda, Çınar, Limon, Okaliptüs, Papatya. Öykülere de adını veren bu odalarda, bir gönül kırıklığıyla içine kapanmış, varlıkları yokluklarına karışmış, kıyıya vurmuş insanlar kalıyor. Burada her şey mevsim dışı, zaman dışı, toplum dışı. 
 
Hayal Otel ’de B. Nihan Eren, gönülleri kararmış, umutsuz insanları bekleyen afeti, bir kasırgayı umudun simgesine dönüştürüyor. Bir kıyı kasabasının dışında, henüz tabelası bile asılmamış bir otelde birikmiş öfkeyi, kötülüğü, ihaneti düşsel bir anlatımla dile getiriyor. 
 
“Unutuş ve pişmanlık. Arabalar devrik, kargalar yenik, hayat bitik. Adım atsan önüne çıkacak köpekler ve kediler orada burada ıslak, kanlı ve sert yatıyor. Hani ölmek gizlenirdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83613</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63b10246-cdc7-4428-8856-3fc0b65845d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular Mutfağı</image:title>
            <image:caption>Utangaç Makarna, Heyecanlı Yumurta ve Daha Fazlası
 
Hiç utangaç bir makarna veya heyecanlı bir yumurta gibi hissettiğiniz oldu mu? Peki ya mutlu sosisli sandviç veya kafası karışmış kekler gibi? Duygularının ne olduğunu anlayabilmek ve hislerinin sana ne anlattığını bilebilmek herkes için çok önemli ve yararlıdır. Ne hissettiğini ve bu duygularla nasıl başa çıkabileceğini biliyor musun? Haydi bu kitaba bir göz at ve bunu nasıl yapabileceğini gör.
Kitabın sonundaki “Ebeveyn ve Eğitimcilere Not” kısmı duygu farkındalığının önemini açıklar. Anne ve babalara bir durum karşısında çocuklarının neler hissedebileceklerini, bu duyguyu neden yaşadıklarını ve bu duyguları çok fazla hissedip hatta zorlandıklarında neler yapabileceklerini gösterir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83614</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1df025cb-7f1f-4c92-b384-f1d3b10a3cad.jpg</image:loc>
            <image:title>Fit Hamilelik</image:title>
            <image:caption>Kırklı yaşlarda sağlıklı, mutlu bir hamilelik ve hatta doğal doğum mümkün mü?

Elbette mümkün...

Kırk yaşında doğal yoldan hamile kalmış bir kadınım. Ne var ki 8 haftalıkken kaybettim ilk bebeğimi.

Doğurganlık yaşımla ve hamilelik sürecimle ilgili yaşayabileceğim olası risklere rağmen, üç ay sonra yeniden hamileydim.

Şimdilerde dünyalar tatlısı sağlıklı bir erkek bebek annesiyim...

Kırklı yaşlarda hamile kalmak, mutlu bir hamileliğin sonunda sağlıklı bir doğum yapmak ve hayata fit devam etmek için birtakım disiplinler benimsemek gerekir tabii ki...

Bu kitapta kırklı yaşlarda yaşadığım hamilelik sürecimi kaleme aldım. Fit ve sağlıklı kalmak için her trimestere özel önerdiğim yoga ve nefes egzersizlerinin yanı sıra, beslenme ve hayat tarzımı, hamilelik boyunca kadın doğum doktorumdan edindiğim bilgileri de haftalık periyotlarla yazdım.

Aslında kırk yaşında bir kadının fit hamilelik güncesini paylaştım.

Unutmayın ki kadın her yaşta dişidir... Ve özünde çok büyük bir güce sahiptir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83615</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c989f900-4698-4cf7-9fd3-bd6c3e134ebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Pan’ın Karanlık Kehaneti</image:title>
            <image:caption>“Sen Seçilmiş’sin. Öyle kolayca idam edemezler seni.” 
Dikkat kesildim. 
“İdam mı?” diye ciyakladım. 
Felicity Morgan’ın her geçen gün fark ettiği gibi elfler âleminin Seçilmiş’i olmak hiç kolay değil. Hele de cinayet şüphelisiyken ve elf kralının kendisi peşine düşmüşken. Yine de, gerçek niyetinden asla emin olamadığı çekici elf, Leander FitzMor yanında olduğu sürece her şey o kadar da kötü değil. Ancak birdenbire on sekizinci yüzyıl Versay’ında uyanınca o bile yardım edemez ne yazık ki… 
Pan üçlemesinin ikinci kitabı: Pan’ın Karanlık Kehaneti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83616</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fae46566-311e-4900-8ac5-a85359c06d35.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbülü Öldürmek</image:title>
            <image:caption>1961 Pulitzer Edebiyat Ödülü

“İstediğin kadar saksağan vur vurabilirsen, ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”

Tüm zamanların en sevilen hikâyelerinden biri olan, kırktan fazla dile çevrilen, Oscar ödüllü bir sinema filmi için temel oluşturan ve yirminci yüzyılın en iyi romanlardan biri seçilen Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek, Amerika’nın acımasız bir önyargı ile zehirlenmiş güneyinde geçen, sürükleyici, yürek burkan ve dikkat çekici bir büyüme hikâyesi. Büyüleyici güzellikler ve vahşi eşitsizlikler dünyasında haksız yere korkunç bir suçla suçlanan bir “zenci”yi savunmak için her şeyi riske atan bir adamın hikâyesi çocuk kahramanın gözünden anlatılıyor.

Şefkat dolu, dramatik ve düşündürücü Bülbülü Öldürmek okurları insan doğasının köklerine; masumiyet ve deneyime, nezaket ve zulme, sevgi ve nefrete, mizah ve pathosa götürüyor. Harper Lee&apos;nin her zaman basit bir aşk hikâyesi olarak gördüğü romanı bugün Amerikan edebiyatının bir şaheseri olarak kabul ediliyor.

“Lee estetiğin arkasına sığınmayı reddediyor. Kalemi öyle güzel, güçlü, ölçülü ki zor konuları doğrudan ele almak zorunda olmamasına rağmen Bülbülü Öldürmek’te tam olarak bunu yapmış.”  
–Chimamanda Ngozi Adichie

“Yaşama sevinciyle dolu, dokunaklı ve nadiren rastlayacağınız türden bir roman.”  
–Truman Capote</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83617</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4525cc6b-fdc5-4ff5-afa7-5e96721b3a6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahkaha Keki</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünden yeryüzüne
şiirle örülsün dünyamız...
 
Edebiyatımızın saygın şiir ödüllerinin sahibi, usta yazar, şair Çiğdem Sezer, yeni şiir kitabında çocuksu hayalleri, sevinç ve dilekleri dillendiriyor. Evden sokağa, gökyüzünden kuşlara, ağaçlardan sözcüklerin kalbine uzanan şiirler, çocuklara ilham veriyor. Yaşamın çeşitli anlarına muzip ve sevecen bir yaklaşımla, masum bir yalınlıkla dokunan şiirler, çokrenkli, çokboyutlu imgeler yaratıyor. Küçük okurların, çevrelerindeki dünyaya ve canlılara gönül gözüyle yaklaşmaları için çocukluğun eşsiz duygularıyla dolu bir dünyanın kapılarını aralıyor. Sanatçı Sadi Güran&apos;ın incelikli, özgün desenleriyle boyutlanan kitap, her yaştan okura şiirin önemini duyumsatacak sıcaklıkta.
 
Kitapta yer alan bazı şiirler: Beni Sen Büyüt Anne, Dünya Hepimizin Evi, Kahkaha Keki, Kendim Okuyabiliyorum, Baloncu Çocuk, Elma Ağacı, Elde Var Bulut, Ninemin Gözlükleri, Kahraman Babam, Sözcükler Renklidir, Sözcüklerin Gözleri Vardır, Sözcükler Yer Değiştirir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83618</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7b88c8f-c3ac-4a17-a6c0-bd38db132737.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesaret Bulaşıcıdır</image:title>
            <image:caption>Kısıtlı imkanlarla, insanımızın gerçekleri görebilmesi amacına hizmet eden çabalar çok kıymetli. İlave TV ve Arif Bey de bu çabanın birer neferleri. Bu uğurda yaşanan tecrübelerin toplandığı, gerçeklere katkı veren bu kitap da hem bu çabanın bir ürünü hem de çok kıymetli. Kaleminiz de ‘Hak’tan yana sesiniz de güçlü olsun.

Meral Akşener/İYİ Parti Genel Başkanı

Nasıl ki bir siyasetçi için sokağın nabzını tutabilmek önemli ise gazeteciler için de halkın içinde olmak ve onları anlamak önemli. İlave TV bu görevini son derece başarılı yaptığı için kısa zamanda bilinen bir mecra haline geldi. Kuşkusuz bunda Arif Bey’in ayakları yere basan yapısının ve halkın içinden mütevazi bir gazeteci olması da etkili oldu.

Ekrem İmamoğlu/İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

&quot;Yeni medya&quot; diye adlandırılan ve çağımızın bizlere sunduğu olanakları verimli bir şekilde kullanarak sokağın nabzını tutmasıyla tanıdığımız Arif kardeşimizin ve İlave TV ekibine sevgilerimi sunuyorum. Arif kardeşimizin kitabını da merakla okuyacağım.

Mansur Yavaş/Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83619</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c4300bf-a92f-4bdc-9925-0184b10a3866.jpg</image:loc>
            <image:title>Aileni Unutma</image:title>
            <image:caption>Neden mutlu değiliz?

Çünkü ailemiz paramparça olmuş, her birimiz başka yönlere dağılmışız. Ailemizi hatırlamayı unutmuşuz. Ama biz onlarla mutlu olacağımızı da unutmuşuz.

Akrabalarımız dağılmış, sığınılacak limanlarımız kalmamış ve denizin ortasında kaybolmuşuz.

Elimizden tutacak bir el aramakta; kendimizi kurtaracağımız bir liman gözetmekteyiz. Ama hepsi boş. Kanatlarımız kırılmış.

Çünkü büyüklerimiz, sözde her şeyi en iyi bilenlerimiz; bizim kahraman olarak bildiklerimiz yüzünden paramparça oldu yüreklerimiz.

İnsan bir ayna gibi paramparça olunca, parçaları toplamak kolay olmuyor. Görüntüler netleşmiyor. Tam göremiyoruz yüzümüzdeki çizgileri.

Sevginin ve merhametin olmadığı ailelerin içinde büyüyünce insan, hayatı da tam anlayamıyor. Anlamaya çalışsa da geçmişe takılıyor. Geçmişi bir çırpıda silemiyor insan.

Unutmayın ki, mutlu ailenin güler yüzlü çocukları ancak aile bağlarına önem veren ve onları unutmayan ailelerde yetişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83620</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e1c0447-338b-457c-a29c-20c85fb600a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükafat-ı İlahiye İlahi Mikafat</image:title>
            <image:caption>Osmanlı kadın hareketi öncülerinden Emine Semiye’nin ikinci romanı Mükâfat-i İlahiye ile okur olarak erdemlerin, felaketlerin ve ödüllerin dünyasına gireriz. Üst sınıftan Fransız ailelerinin gündelik hayatları ve duygusal dünyaları sergilenirken başa gelen felaketleri nasıl karşılamak gerektiğine dair ahlaki modeller de geliştirilir. 19. yüzyıl sonunda yaşanan aile ve erkeklik krizinin kadınların hayatını nasıl etkilediği gözler önüne serilir. Gelecekten umutlu olmak kız kardeşler arasında dayanışmayla iç içe geçer. Haksızlıklar er ya da geç telafi edilecektir: “Mükâfat-ı ilahiye mazlumların hakkıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83621</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75aa5037-841b-4029-b5e7-b9384130e27e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gayya Kuyusu</image:title>
            <image:caption>Emine Semiye son romanı Gayya Kuyusu ile okurları 1910’ların İstanbul’una davet ediyor. Yoksulları, zenginleri, yangınları ve yaşanan savaşın etkileri aracılığıyla capcanlı kılınmış İstanbul’un başta Aksaray ve Üsküdar olmak üzere çeşitli semtlerini dolaşırken hayatlar birbirine bağlanıyor, dayanışmalar kuruluyor, ihanetler gerçekleşiyor. Evlerin içlerinin de, dışlarının da nice felaketle, özellikle de cinsel şiddetle dolu olduğu tarihsel koşullarda Emine Semiye’nin roman kişileri umut devşirebilecekleri ilişkilerin peşine düşüyor. Şehrin, toplumun ve kişilerin zemini sarsılırken ve şehir bir gayya kuyusuna dönmüşken kurtuluş nasıl mümkün olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83622</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31fc895f-0814-4457-96c8-aed7f0326da9.jpg</image:loc>
            <image:title>Epikuros</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Epikuros’un hayatı ve felsefesine kısa bir giriş yapmaktadır. Epikuros’un ahlak ve haz anlayışı, madde ve atom öğretisi, farklı eleştirmenlerin yorumlarıyla birlikte ele alınmaktadır.

Epikuros felsefesinin, Demokritos, Platon ve Aristoteles’ten aldığı etkilerin incelenmesi nedeniyle aynı zamanda eser, Antikçağ Yunan Felsefesi alanına da ışık tutmaktadır. Yine Epikuros’un fikirlerinin çeşitli ahlak felsefeleri, Hristiyanlık düşüncesi, astronomi ve hatta evrim tartışmalarıyla ilişkilendirilmesi, okura farklı bakış açıları sunmaktadır. Alfred Edward Taylor’ın bu değerli çalışmasını, Cengiz Çakmak’ın Sunuşu ve Ceyda Üstünel çevirisi ile sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83623</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cb2fc38-de04-48c6-84da-b28a17fd7dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun ve Fiziki Etkinlikler Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Oyun ve fiziki etkinlikler öğrencinin bütüncül eğitiminde önemli bir potansiyele sahiptir. Öğrenciler oyun ve fiziki etkinliklere katılırken fiziksel, duygusal, sosyal, zihinsel vb. özelliklerini geliştirme ve bunlara bağlı sağlığını iyileştirme fırsatlarını elde etmektedir. Bu nedenle, öğrencilerde ilkokuldan itibaren oyun ve fiziki etkinliklere düzenli katılım alışkanlığı geliştirme ve bunlara bağlı bilgi birikimini edinme, genel eğitimin önemli hedeflerinden biridir. İlkokul düzeyinde, oyun ve fiziki etkinliklere katılımdan özellikle hareket yetkinliği, aktif ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının altyapısının oluşturulması bu çalışmanın temel amacıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83624</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec32cde-ac3c-4481-a922-8bb9530e05dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Merkez Bankası ve Hazine (2. baskı)</image:title>
            <image:caption>Merkez bankaları,  milletlerin egemenlik simgesini temsil ederken piyasa ekonomilerinin de temel dinamiklerini oluştururlar.  Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de finansal sistemin istikrarının olmazsa olmazı, olan merkez bankası, para politikalarının uygulanmasında da en etkili finansal kurumudur.
Hazine, ana görev ise &quot;ülke kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla, ekonominin tüm aktörleriyle işbirliği içerisinde, şeffaf, hesap verebilir ve etkin bir şekilde; kamu mali varlık ve yükümlülüklerini yönetmek, ekonomik, finansal ve sektörel politikalar ile düzenlemeleri oluşturmak, uygulamak, denetlemek ve uluslararası ekonomik ilişkilerin koordinasyonunu sağlamak” için çalışma yürütür. Hazine 2018 yılının ikinci yarısından bu yana hizmetlerini Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde sürdürmektedir.  

Hazinenin TCMB’nin hissedarı olmasının yanı sıra Türk Cumhuriyeti tarihi boyunca yolları her zaman kesişmiştir. Merkez Bankası ve Hazine bugüne gelinceye kadar dünyada ve ülke içerisinde ekonomik, siyasal ve sosyal alanlarda yaşanan sancılı pek çok sürece müdahil olmuşlardır. Türkiye finansal yapısına yön veren ülkenin iki gözde kurumu Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Hazine finansal sistemimizin etkinliğini ve işlerliğine yön vermektedir. 
Merkez Bankası ve Hazine kitabı ile Türk ekonomisinin yönetiminde söz sahibi olan en önemli finansal aktörlere mercek tutulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83625</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97c7e36d-3243-4a0e-a646-2395381f2053.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaöğretim Öğrencilerinin Kış Sporlarına Yönelik Farkındalık Düzeylerinin Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>Bölüm 
Giriş 
Bölüm 
Kavramsal Çerçeve 
Beden Eğitimi ve Spor Kavramı 
Kış Sporları 
Farkındalık 
Eğitim 
Bölüm 
Yöntem 
Araştırmanın Modeli 
Evren ve Örneklem 
Veri Toplama Teknikleri 
Verilerin Analizi 
Bölüm 
Bulgular ve Yorum 
Ölçek Sonuçlarına İlişkin Betimsel İstatistikler 
Araştırmanın Alt Problemlerine İlişkin Bulgular ve Yorum 
Bölüm 
Sonuç ve Öneriler 
Sonuç 
Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83626</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a478f3a1-3da4-46a6-84dc-5fe950e4f0a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil ve Konuşma Aktiviteleri</image:title>
            <image:caption>Çocuğunuzun ilk üç yılı, zihinsel gelişimi açısından çok önemlidir. Zihinsel gelişimin yaklaşık %80’i, bu üç yılda tamamlanır. Doğumdan sonraki ilk aylarda bebek kendisi bir takım sesler çıkarırken, büyüdükçe dışarıdan duyduğu sesleri taklit ederek konuşmayı öğrenmeye başlar. Çocuğunuz dil ve konuşma becerisini öğrenmeye çalışırken, konuşması için desteklenmesine, uygun ortamlar yaratılmasına ve çeşitli uyarıcılar sunulmasına ihtiyacı vardır.

Çocuğunuza oyun, şiir, tekerleme, parmak oyunları, hikâye anlatma, tekrarlama, yorumlama gibi çalışmalar yaptırarak hem dili düzgün kullanmayı öğretebilir hem de bunu yaparken çocuğunuzun keyif almasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz keyif alırsa, bu çalışmaları daha çok yapar.  Bu sayede, dil gelişim dönemini verimli bir şekilde geçirmiş olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83627</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d323f1d0-5795-49b6-bd1c-9a4581c4391a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığında İstanbul</image:title>
            <image:caption>Güzeller güzeli Türk kızı Ventura, ailesinin uygun gördüğü bir evliliği yapmak üzere Meksika’ya doğru yola çıkar. Giderken de yanına sadece eşyalarını değil, bilinmezliğe kırdığı dümenin sebep olacağı yanılsamaları da alır. Doğduğu topraklardan çok uzakta yeni bir hayata başlamaya hazırlanırken, yolculuğu sırasında umulmadık bir sürprizle karşılaşır. İstanbul’u özlemeye devam ettikçe, bu duygusuyla baş edebilmek için ilginç bir şifa kaynağı keşfeder... 

Mexico City doğumlu Sophie Goldberg’in ilk romanı AY IŞIĞINDA İSTANBUL Türk ve Sefarad yemeklerinin tarifiyle birlikte kültürünü de öncelikle işleyen eşsiz bir kurgu roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83628</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a96a7db0-2a6e-4443-a8dc-1e392884329e.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Bankacılık ve Finans Sistemi</image:title>
            <image:caption>Uluslararası bankalar, ülkeler arasında ticaret, sermaye akışları, küresel piyasalarda alternatif yatırım arayışları ile riskler ve getirileri değerlendirerek küreselleşen finans sisteminin üretken alanlarında işlem yapmaktadırlar.

Dış ticaret alanında çalışan işletmeler mallarını zaman kaybetmeden satmak ve yerlerine ulaştırmak zorundadırlar. Durum böyle olunca da çağın ilerisinde olmak durumunda olan ve yenileşme potansiyeli taşıyan uluslararası bankalar müşteri talebine hızla cevap verirken bilgi teknoloji ve yenilikçi fikirleri kullanmak durumundadırlar.

Finansal sisteminin en önemi unsuru bankalardır. Bankacılık sisteminin uyguladığı ödeme ve kredilendirme yöntemleri ile uluslararası ticarete ivme kazandırmaktadırlar. Günümüzde uluslararası bankacılık sistemi gelişerek değişimini sürdürmektedir.

Hızla küreselleşen finans sistemi içerisinde yaşanan yoğun rekabet bankaları bilgi teknolojisini kullanarak uluslararası ödeme sistemlerinde çeşitlendirmeye yönlendirmiştir. Uluslararası bankacılık, finansal sistemdeki etkin ve güçlülüğünü sürdürmek için denetleme ve düzenlemeye ilişkin evrensel standartlarla uyum içinde yenilikçi çalışmalara devam etmektedirler.

Bu kitapta, uluslararası bankaların çalışma yöntemleri ile bu bankaların uluslararası ticarete ve finansal sisteme etkileri incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83629</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feb9a5b6-0f07-42fc-9350-81a913f27e41.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Maviyken</image:title>
            <image:caption>Hiç Kimsenin Kenti’nin yazarı Tolga Gümüşay’dan büyüleyici bir İstanbul başyapıtı… 

Beyoğlu’nun serüvenci ruh hali, Kumkapı ve Kadırga’nın alçakgönüllülüğü, Boğaziçi’nin baştan çıkarıcılığı İstanbul’un mavisinde eriyor, okurun ruhunu ısıtan bir örtüye dönüşüyor. Kitabın ana karakteri Konstantin’in de ifade ettiği gibi, &quot;Sanki bu şehir karlar altındayken, insanın kulağına hayatın anlamını fısıldayıverecekmiş gibi gizemli bir havaya bürünüyor.&quot; 

Rum Vasili, alnında rakı kadehiyle &quot;O Çi Çorniye&quot; söylüyor… Barones’in notaları Tarlabaşı sokaklarına kar taneleri gibi düşüyor… Agop Bey sakasının hüzünlü cıvıltıları eşliğinde çayları tazeliyor… Mucit Kadir son ve en büyük icadı üzerinde harıl harıl çalışıyor… Denizkızı kadar güzel Bella tavan arasında Chagall’ı kıskandıracak resimler yapıyor… Lale Hanım’ın dansözlük gösterisi apartman dairesini pavyona çeviriyor… Ve 20. yüzyıl İstanbul&apos;unun büyüleyici yaşantısı, Konstantin’le birlikte okuru da usul usul ele geçiriyor. 

İstanbul Maviyken dili, müziği ve sarıp sarmalayan atmosferiyle okura kendini adeta mavi camdan bir kar küresinde hissettiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83630</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6459cbaa-1d34-459e-b3df-ece5ec83560e.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmasa Da Olur</image:title>
            <image:caption>“Biz kadınlar bazen en başından olmayanı oldurmaya çalışıyoruz. Böyle kodlanıyoruz. El attığımız her şeyi düzelteceğimize o kadar inanıyoruz ki ‘onu da’ düzelteceğimize emin oluyoruz. Ama eşek kadar adamlar değişmiyor, olmayandan da olmuyor. Ve evet ne yazık ki bizim bunu anlamamız için iyice sarsılmamız gerekiyor. Farkındayım çok zor; üzücü, gurur kırıcı, yorucu sıfırlanmak… Ama emin olun şahane yanları da var…” 

Aslı T. Kızmaz ikinci  romanında kendi ayakları üzerinde duran, hiç olmazsa buna çabalayan, sonunda “olmasa da olur” diyen delidolu bir kadının ayrıksı hikâyesine odaklanıyor. 

Olmasa da Olur, Benden Ne Olur’un devamı olan eğlenceli, şen şakrak üslubuyla, roman kahramanının zihninde yarattığı hayali insanlarla, süratli ve nefis bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83631</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1de86855-283c-4ac2-8219-8b1106da4a04.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Nasıl Hissediyorsun?</image:title>
            <image:caption>Çocuklar güçlü ve bazen idaresi zor duygulara sahiptir.
Tüm anne ve babalar öfkeli, kalbi kırık ve aşırı huzursuz bir çocukla baş etmenin ne demek olduğunu bilir.
Bugün Nasıl Hissediyorsun? kitabı çocuklarınızın, tüm bu duygularla uyum içinde olmasının yollarını gösteren ve onların sorunlarını çözmek için yaratıcı yollar sunan bir içeriğe sahip. Çocuğunuzun bu yolculuğunda ona destek olmanıza yardım edecek ipuçları bu kitapta!
Elinizdeki kitap; Çocuğunuzla onun duyguları hakkında konuşabilmenizi sağlar.
Altı yaş altı çocuklarla kolayca iletişim kurmanızı sağlar.
Çocuğun farklı duygularını ya da duygu çeşitliliğini anlamasına yardımcı olur.
Ebeveyn Rehberi ve duygusal okuryazarlığı anlatan bir bölüm içerir.
Çocuğunuzun olumlu duygularının yanında olumsuz duygularını da kabul etmesini sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83632</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2d71cb7-d994-475d-a97f-86493425a8fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali&apos;ye Göre Gerçek</image:title>
            <image:caption>Bu çocuğun adı Ali.
Ve diğeri de Gerçek.
Ali bugün yaptığı Yanlışlar yüzünden annesinin bu konuda kendisine sorular soracağını biliyor.
Peki, sence Ali gerçeği söyleyecek mi?
Yoksa Eğip Bükecek, Gerip Uzatacak veya Saklamaya mı çalışacak?
Sen onun Yerinde Olsan ne yapardın?
Yalan söylemek ve gerçeklerle barışmak üzerine eğlenceli bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83633</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c914aa3-acfb-47af-87fb-74ca55c96b09.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prenses</image:title>
            <image:caption>Sara Crewe, küçük yaşta annesini kaybeden ve babasından başka hiç kimsesi olmayan bir kız çocuğudur. Hindistan’da büyüyen Sara’nın babası bir İngiliz subayıdır. Zenginlik içinde büyüyen Sara, okula gitme yaşına geldiğinde iyi bir eğitim alması için babası tarafından İngiltere’deki yatılı bir okula gönderilir. Okuldaki ilk yılları mutluluk içinde geçer, öğretmenleri ve arkadaşları ona bir prenses gibi davranır ve el üstünde tutarlar. Ancak Hindistan’dan gelen acı bir haberle Sara’nın hayatı bir anda altüst olur.  O günden sonra Sara’yı zorlu ve acı dolu günler beklemektedir. Bakalım Sara azmi, iyi yürekliliği ve sabrı sayesinde tüm bu zorlukların üstesinden gelmeyi başarabilecek mi?   

FrancesHodgsonBurnett&apos;in en çok sevilen romanlarından biri olan ve birçok dile çevrilen Küçük Prenses, sinemaya da uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83634</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4af40b4e-f56d-466e-8169-701b5f959cfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Hakimi</image:title>
            <image:caption>Amerika’nın Atlantik Okyanusu kıyısı boyunca uzanan ve Mavi Dağlar olarak adlandırılan sıradağların, en yetenekli dağcıların bile ulaşmayı başaramadığı tepelerinden dehşet verici gürültüler gelmeye başlar. Dağların zirvesinden çıkan parlak ışıklar, alevler ve meydana gelen sarsıntılar yakınlardaki kasaba halkına büyük bir korku salar.  
 
Bu gizemli olayların arkasında yatan gerçekleri araştırması için Washington Emniyet Müdürlüğü Başmüfettişi John Strock görevlendirilir. Soruşturma sırasında farklı bölgelerden yeni ve gizemli haberler de gelmeye devam eder. Tuhaf şekilli gemiler, aşırı hızlı arabalar ve uçan makineler, sanki hep aynı aracı işaret etmektedir. Başmüfettiş ipuçlarını birleştirdikçe, dehşet verici bir sırrın perdesi aralanmaya başlar. Bakalım Bay Strock bu gizemi çözmeyi başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83636</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e8ed4bc-0949-474e-b872-66a79744f984.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizmin Doğduğu Yer - Orta Doğu</image:title>
            <image:caption>Irak ve Suriye denince, akla, bombalar, terör ve insanî dram geliyor. Ancak, şiddet ne zaman biraz dinse, Musul’da veya Halep’te çarşı pazar, günlük hayat hemen canlanır.  

Avrupa’ya tüccarlar yüzyıllar boyunca akın edip burada faaliyetlerini sürdürdüler; siyaset şöyle veya böyle değişirken gelenekler kolay kolay değişmez.   

Elinizdeki iddialı ve güçlü tarihî anlatımda, İranlı Kürt yazar Dr. Nima Sanandaji, binlerce yıl önce bankaların ve kapitalizmin ortaya çıktığı Orta Doğu’da serbest piyasaların uzun ve kadim tarihini ele alıyor. Tasvir, ilim ve irfan yönünden zengin bir tarih, öyle ki belki de bu çalışmanın en önemli yanı bugünün Batı dünyasına vazettiği derslerde…  Bizi bir zamanlar başarılı kılan davranışları ve sosyal dokuyu yeniden kazanmak için kadim Orta Doğu’ya mı bakmalıyız?  

Kapitalizmin Doğduğu Yer: Orta Doğu barışa ve özgürlüğe   giden yolun, yeniden teşebbüs hürriyetini ve uluslararası mübadele serbestiyetini benimsemekten geçtiğini gösteriyor. Gelecek geçmişte yatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83637</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/554f4a28-846d-48ea-991a-e2e6f5f100b0.jpg</image:loc>
            <image:title>İçindeki Şakirti Öldürmek</image:title>
            <image:caption>“İnsan, kendinden uzaklaşınca başka türlü bencil olurmuş Mikie. Kendi beninden ayrılan insanın kalıbına başkasının beni yerleşir; hem de binlerce açgözlü muhteris insanın beni.

Hizmet dediğimiz şey, aslında bir adamın bön ve berbat benini, binlerce insanın kalıbına yerleştirme çabasından başka bir şey değilmiş!

Akıl, insanın en işe yarar hazinesidir Mikie.

Aklı elinden alınan insan uysal ve itaatkâr köledir. Ama en zararlı ve tehlikeli olanıdır. Efendisi tarafından üzerine salındı mı, acıma ve merhamet nedir bilmez!

Bunu anlamak için yaşadığım türlü türlü olaylar yetmedi; bir de Temmuz zelzelesine yakalanıp koca bir enkazın üzerime devrilmesi gerekti.

Ah cahil başım ah! Gaflet uykusuna yatan aklım, benliğim, kişiliğim, özüm ah!”

İşte bu satırlarla anlatıyor yazar her şeyi; robotik bir insana, bir canavara, bir mankurta dönüşmüş şakirt Yusuf’un yaşam öyküsünü, son pişmanlığını!...
İçindeki Şakirti Öldürmek, gerçek yaşam öykülerinden hareketle, kendi halindeki bir insanın, bir ölüm makinesine nasıl dönüştüğünün hikâyesini seriyor, gözlerimizin önüne.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83638</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e7fc2f6-810f-4e92-b122-a7c1fbd570d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazlı</image:title>
            <image:caption>Bir Türk kaptanın aşkla dolu serüvenine odaklanan bu roman, farklı kültürlerden pratikler sunmakta, okuyucuyu bilinenin ötesine götürerek görünen gerçeklerin arkasında nelerin gizlendiğini görmemizi sağlamaktadır. 

Romanda bir yandan Tayland ve Vietnam gibi ülkelerde olup biten siyasi olayları kendi halinde bir kaptanın gözünden okurken, bir yandan da Buda ve Mevlana öğretisinin ortak değerlerini görmekteyiz. 

Nazlı, resmedilen somut olaylar ve bir aşk hikâyesi üzerinden “gerçek” ile “hayal”in veya “an” ile “anı”nın aslında aynı gerçeğin farklı gibi algılanan iki sureti olduğunu ortaya koyuyor. Bir bakıma kendi gerçeğimizi, aşka ve sevgiye adanmış bir hayat hikâyesi üzerinden sıcak ve sarmalayıcı bir üslupla bir ayna gibi önümüze koyuyor. 

Nazlı, bir kaptanla genç bir kız arasında yaşanmış aşka odaklanmakla birlikte esas olarak bizim de hikâyemiz. Hikâyenin bizimle bağlantısını anlamak için çalışmayı baştan sonuna kadar hiçbir satırını kaçırmadan okumak gerekir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83639</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7aef8ab0-4b1d-415b-a9d5-cfe52e9d3a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Kavramlarla Sinir Sistemi</image:title>
            <image:caption>*İlkokullara uygun olmakla beraber okul öncesinde de kullanılabilir.

*Bilimin temel kavram ve kazanımlarını görüntülerle anlatıp kavranmasını sağlayan kitaplar.

*Fasikül kitaplar. Her kitap bir konu.

Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin?
Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor?
Korkma sakın! ÇizgilerleBilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83640</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b625194-6876-4ca1-921a-b183aa3647aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradaki Müthiş Paulie Fink (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hayalet Kalp kitabının ödüllü yazarı Ali Benjamin sizi yepyeni bir yolculuğa çıkarıyor 
 
Caitlyn Breen, yeni okuluna adım attığında şaşkınlıktan ağzı açık kalmıştı: Burada kanlı canlı keçilere bakmak, anaokulu öğrencilerine ablalık yapmak ve her gün arka bahçedeki heykellerin arasından geçmek zorundaydı. Üstelik sınıfındaki herkes ezelden beri arkadaştı. Gerçi kimse ona dikkat edecek durumda değildi çünkü Paulie Fink –sınıfın baş belası ve kötücül dehası– sırra kadem basmıştı. 
 
Paulie Fink efsanesi bir çığ gibi büyürken onun boşluğunu doldurmanın tek yolu, tarafsız jüri Caitlyn’in yöneteceği bir yarışmaydı. Sahiden, kimdi ki bu çocuk? Şakacı, performans sanatçısı, filozof ya da soytarı. Hangisi? Caitlyn’in Paulie’yi anlamak için çıktığı yol, ona kendisi hakkında hayal bile edemeyeceği şeyler öğretecekti. 
 
“Komik ve su gibi akan bir hikâye.” —New York Times 
 
“Acayip orijinal bir roman! Arkadaşlık, değişimi kabullenme ve hikâye anlatıcılığının 
farklı biçimlerine dair bambaşka bir bakış açısı sunuyor. Aşırı tatlı ve şaşırtıcı sonu da cabası!” —Publishers Weekly, Starred review 

“Okurları düşündürecek, sorgulatacak, güldürecek, yüreklerine dokunacak ve onlara mücadele azmi verecek.” —Kirkus, Starred review 
“Esprili, sıcak, insanı tamamen içine alan ve çağların bilgeliğinden faydalanan modern bir okul hikâyesi.” —School Library Journal, Starred review 
 
“İnsanın kendi benliğine kucak açmasına dair güzel, güçlü bir roman.” —Shelf Awareness, Starred review 
 
“Okuru, her sayfada kendini bulacağı bir yolculuğa çıkaracak.” —School Library Connection 
 
“Ali Benjamin, içe bakış ve komedi arasında çok tatlı bir denge yakalamış.” —BCCB 
  “Bilgece ve komik.” —Wall Street Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83641</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e45c7669-139f-4fd5-b8d2-24234553e36e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Üzerinde 1945 Kabusu</image:title>
            <image:caption>Metin Toker’in bu eserinin kitap haline gelmeden önce olağanüstü bir kaderi oldu. Araştırma, Ankara Televizyonunda üç program halinde yayınlandı. Özü Milliyet gazetesinde bir ay süreyle tefrika edildi. Kitabın ilk baskısı yapılırken İngilizceye tercüme hakkı üzerinde bir yabancı yayınevi ile görüşmeler yapılıyordu ve bazı Amerikan üniversiteleri ayrı tekliflerde bulunuyordu.

Bilgi Yayınevi, İkinci Dünya Savaşı sonunda dünya devi haline gelmiş Sovyetler’in baskısıyla köşeye sıkıştırılmaya çalışılan ve tüm baskılara direnen, bağımsızlığından ödün vermeyen Türkiye’nin o dönemdeki tüm adımlarını bir bir anlatan Türkiye Üzerinde 1945 Kâbusu’nun tam metnini, yeni baskısıyla okuyuculara sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83642</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83ab9c9f-e844-4acf-9a3c-25ea5f55e6e7.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şehrin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Charles Dickens, eşsiz romanı İki Şehrin Hikâyesi’nde, Fransız Devrimi sırasında Londra ve Paris&apos;te geçen hazin bir aşk hikâyesini, insanların maruz kaldığı haksızlıklar ve Fransız aristokrasinin insanlara reva gördüğü zulüm ile birlikte ustalıkla işler. Hikâyenin kahramanlarının hayatları bu baskı, zulüm ve savaş ortamında büyük sınavlardan geçecektir.

Aşk, ihanet, sadakat ve mücadelenin iç içe geçtiği olağanüstü bir destan, mutlaka okunması gereken bir başyapıt…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83643</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e03bd51-543f-40b1-bbca-87add4be35a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar ve Çiçek Mezarlıkları</image:title>
            <image:caption>Karşınızdaki çocuk; bir yaban mersini, papatya, gündüzsefası, cennetkuşu çiçeği, gelincik, gök sarmaşığı ya da yeşil kanatlı yabani orkide olabilir. Hepsinin farklı ihtiyaçları, farklı hassasiyetleri vardır. Onlardan rengârenk tarhlar yerine, kasvetli çiçek mezarlıkları yaratmak istemiyorsanız başkasının çizdiği otoyolları, sizi gitmenizi istedikleri yerlere doğru yönlendiren işaretleri, politize olmuş düşünce kalıplarını, karmakarışık çizgilerle dolu haritaları ve bilindik yollardan gitme konforunu terk edin. Çocukların kendi yollarını çizmelerine ve kendi ruhlarını bulmalarına izin verin. Gölgesinde nefesleneceğiniz bir ulu çınar, bir yönder, bir bilge bulun. Birbirinizle yaptığınız iyi şeylerin ve güzelliklerin mayalarını paylaşın, emanetler alın ve emanetler verin. Ezilmemiş otlarla örtülü yeşil bayırlara tırmanın, taşları kaldırıp altlarına bakın. Mısır, pancar ya da pamuk tarlalarında başıboş dolaşın. Karşılaştığınız ıssız kulübelerin kapılarını tıklatın. Sükûtu sevin ve yüceltin. Sol yanınızda hiç durmadan atıp duran ve sesini size duyurmaya çalışan o ritmi dinleyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83644</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2703874c-bf90-40c8-916d-548c9febdd90.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamah</image:title>
            <image:caption>Herkes içine doğru bir yalana dönüyor
Bir tek kendi kabuğunda izi yok salyangozun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83645</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20de7f8f-179e-429b-be18-661cc1f58d37.jpg</image:loc>
            <image:title>6 Yaş Grubu Öğrencilerinin Psikomotor Gelişimlerinin Sağlanmasında Oyunun Yeri ve Önemi</image:title>
            <image:caption>Günümüzde erken çocukluk gelişiminin önemi ve eğitim programlarının
çocuklar üzerindeki olumlu etkileri konusunda görüş birliği artmaktadır. Bu
konu ile ilgili yapılan çalışmalar ise gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bu
dönemin çocuğun gelişiminde önemli yer etmesinden dolaydır ki çocuğun
gelişiminden sorumlu olan kişiler erken çocukluk dönemine daha fazla önem
vermektedirler.

Erken çocukluk dönemindeki çocukların en önemli faaliyetlerinden biri
oyundur. Oyun, bu dönem çocuklarının vazgeçemeyecekleri bir uğraşı ve
yaşamıdır. Kurduğu bu yaşamda çocuk sosyalleşmeyi, bilişsel becerilerini
geliştirmeyi, psikomotor becerilerini üst seviyelere çıkarmayı öğrenmektedir. Bu
çalışmada da oyunun çocukların psikomotor gelişimlerindeki önemi
araştırılmıştır.

Çocuğun gelişiminden sorumlu olan kişilerin, hangi oyunların hangi
beceriler üzerinde etkisinin olduğunu bilmeleri çocuğun psikomotor becerilerinin
gelişiminde daha olumlu sonuçlar elde edebilmelerini sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83646</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62db00a6-3d46-446e-be3e-e21335b64d63.jpg</image:loc>
            <image:title>Serdengeçti</image:title>
            <image:caption>Bir devir kapandığında kendi yiğitlerini yitirmişti Osmanoğlu...

Devletleri için can siperane ve kelle koltukta bir ömür geçirenler, serdengeçtiler.

Orta Asya&apos;dan, Gazne&apos;den, Selçuk&apos;tan miras kalan bir teşkilatın o günkü erleriydi onlar...

Dilekleri, Osmanlı tebaasının huzuru; amaçları, uçlarda fütüvvet yolunu açmaktı.

Onlar, devletin görmeyen gözü; işitmeyen kulağıydı.

Bildiğimiz tek gerçek: onlar isimsiz kahramanlardı.

Bu hikaye, akıncıların hususi bir kolu olan serdengeçtilerin hikayesidir. Bu hikaye, Osmanlının unutulmuş has evlatlarının hikayesidir.

Onlar Türk-İslam davası için sırlandılar. Sırlandıkça da amansız bir coğrafyada çetin bir savaş verdiler. Hakk&apos;a yürüdüklerinde kimdiler, kimdendiler; bilinmedi.

Yegane emelimiz; Türk evladının onları anmaları, andıkça minnet duymalarıdır. 

İsimsiz kahramanların ruhu, şad ola.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83647</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/213de769-9c6c-4843-a7ca-3a941cec45d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Sesi</image:title>
            <image:caption>İşitme engelli bir çiftin duyabilen oğlu olarak dünyaya gelen Myron Uhlberg’in öğrendiği ilk dil işaret dili, ilk işaret ise Seni Seviyorum oldu. Amerika’daki Büyük Kriz yıllarında bile Uhlberg Ailesi’nin sessiz evi, sevgi, sıcaklık ve iyimserlikle doluydu.

Dışarıda ise durum tamamen farklıydı. Henüz Amerikan İşaret Dili kabul edilmemişti ve işitme engelliler görmezden geliniyor, aşağılanıyordu. Myron ebeveynlerinin işaretlerini İngilizceye, konuşmaları ise işaret diline çevirerek onların dış dünya ile iletişimini sağlıyordu. Myron bir gün, içinde büyüdüğü dünya ile ileride kendisinin olacak dünya arasında sıkışıp kaldığını fark etti…

Sessizliğin Sesi, yazar Myron Uhlberg’in gerçek yaşamından anılar içermektedir. Kitap, işitme engellilerin günlük mücadelelerini bazen sıra dışı bazen komik bir dille anlatmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83648</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c298caf-dc8e-43cf-981d-e5cc3eb31a58.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükemmel</image:title>
            <image:caption>Sizin için mükemmel nedir?
Titiz bir silgi için mükemmel, kitap sayfalarının lekesiz olmasıdır. Eğlence seven bir kalem içinse mükemmel, eğri büğrü bir karalama.
Bu uyumsuz çift, yine de kendi sevdikleri şeyleri yaparak mükemmel dost olabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83649</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/014bc7f6-93ad-43ef-ad12-41889d37f4d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöpten Hazine</image:title>
            <image:caption>Çöpten hazineler yaratmak sizin elinizde! 

Dağınıklık, dağınıklık ve daha çok dağınıklık! Kurşun kalemler, ayakkabılar, ders notları, eldivenler; her şey her yerde… Okul müdürü Kumru Hanım okulun ortak alanlarındaki dağınıklıktan bir hayli şikâyetçi. Sınıfların durumu da pek iç açıcı değil. Hele ki Ayaz Öğretmenin sınıfındaki o sürekli devrilip duran kırmızı, parlak çöp kutusu yok mu, ortalığı fena kirletiyor... Öğrencilere göre o sadece bir çöp kutusu değil, kendisi başlı başına bir çöp aslında! Oysa tek kusuru, üzerindeki ufacık çizik. Kullanılabilir durumda bir çöp kutusu varken yenisine gerek var mı? Eğer varsa, eskisini ne yapmalı? Artık bir işe yaramayan öteberileri koyup rafa mı kaldırmalı, yoksa ihtiyacı olan birine mi bağışlamalı? Peki, çok daha başka amaçlarla yeniden değerlendirilebilecek bir çöp kutusundan kurtulmaya çalışmak niye?..

Sürekli devrildiği için artık gözden çıkarılan bir çöp kutusunun yaratıcı fikirler ve el mahareti ile nasıl değerli bir hazineye dönüştürülebileceğini gözler önüne seren Çöpten Hazine, okurlara esin kaynağı oluyor. 


Geri dönüşüm ve tekrar değerlendirme, sürdürülebilirlik, bilinçli tüketim gibi güncel, evrensel ve önemli konulara dikkat çeken bu eğlenceli kitap, çocukların çevreye olan duyarlılığını arttırıyor.


Yazar Anne Fine ile çizer Vicki Gausden&apos;in ortak imzasını taşıyan Çöpten Hazine, Tudem&apos;in, okumaya isteksiz ve okuma güçlüğü çeken çocuklar için özel olarak hazırladığı SEN de OKU koleksiyonundaki yerini alıyor!


Kelimelerle mücadele eden çocuklar, kaderine terk edilme tehlikesi ile karşı karşıya kalan bir çöp kutusunu farklı amaçlarla kullanmanın ve onu yeniden değerli kılmanın yollarını ararken, okuma sevgisi kazanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83650</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692167a6-23a1-4902-9292-3ab4e5eba2cc.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dünyasında Felsefi Düşüncenin Serüveni (3. Cilt)</image:title>
            <image:caption>İslam Dünyasında Felsefenin temel Meseleleri Büyük düşünce adamı Dinani, İslam dünyasında felsefenin serüvenini tartışmalar eşliğinde sunmaya devam ediyor. 

“Felsefenin mahiyetine dair ne söylenirse söylensin, inkâr edilemez bir gerçek vardır ki o da felsefede en temel konuları ve en esaslı meseleleri anlamak için kıyasıya bir çaba harcandığıdır. Dinlerin öğreti ve bilgileri ile aşina olan kimseler şunu iyi bilirler ki insanın varlıkla alakalı en temel meseleleri anlama çabası hiçbir şekilde yerilmiş ve yanlış değildir. İşte bu aynı asil insanî çaba neticesinde, dinî kültür tarihi geniş bir ölçekte gelişme ve yayılma kaydetmiştir. Verimli ve zengin İslâm kültürü içinde birtakım meseleler vardır ve felsefî düşünce ile felsefî olmayan düşünce arasındaki karşılaşma, bu meselelerin en önemli ve en tartışmalılarından birini oluşturur.

Sayın okuyucunun elinde tuttuğu bu kitap, işte bu meselenin araştırılmasına adanmış ve İslâm Dünyasında Felsefî Düşüncenin Serüveni adıyla kaleme alınmıştır. Umarız kültür alanının yayılıp gelişmesine kendi ölçüsünde katkıda bulunur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83651</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e42ec84a-3c96-4c4d-b3ba-ce7215d8056a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mişkatü’l - Envar</image:title>
            <image:caption>Mişkâtü’l-Envâr, İslâmî ilimler ve İslâm düşüncesi tarihinde bir dönüm noktası teşkil eden Gazzâlî’nin, Nûr Sûresi’nin 35. âyetine yazdığı bir nevi tefsirdir. Bu eser, tasavvufî ve felsefî bir bakış açısını bir ayetin tefsirinde birleştirmesi ve tüm varoluşu nûr-zulmet ayrımına dayanan bir metafizikle temellendirmesi açısından yazıldığı tarihten itibaren çok etkili olmuş, İşrâkîliğin kurucusu Sühreverdî başta olmak üzere İslâm düşüncesinin üç büyük ekolü olan tasavvuf, kelâm ve felsefeyi temsil eden düşünürleri derinden etkilemiştir.

Mişkâtü’l-Envâr/Nur Metafiziği, ayrıca zâhir ile bâtın, görünen ile görünmeyen arasında kurmuş olduğu irtibat ile her devrin düşünen Müslümanları için ölümsüz bir eser olma özeliğini daima muhafaza etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83652</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fed198ca-ec51-4dbf-8b0e-3dd49a346f90.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Aramak</image:title>
            <image:caption>İnsan başlangıç ile son arasında bu-ara-da seyrettiği, kendiyle başlayıp yine kendiyle bitirdiği hayat yolculuğunda kendi olmak, kendi kalmak, kendi ölmek için ne yapabilir? Kendilikiyle sımsıkı bağlı bilgiye erişmek, edindiği bilgiyle eylemek onu nereye taşıyabilir? Vahşi kapitalist dünya; duyu, duygu, düşünceden mürekkep insanın hangi zaafları üzerinde yükselir? Din, felsefe, bilim ve sanat insan olmaklıka nerede, ne zaman ve nasıl hizmet eder? Bu deneme tüm bu sorular ile 21. yüzyılın muzdarip ikliminde insan olmanın, kendi olmanın kıymetini bilerek, tanıyarak ve inanarak yola çıkıyor ve “düşünmek yolda olmaktır” ilkesiyle Hz. İnsan’ı arıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83653</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b5b9d08-1ab4-46b1-b1c8-ae17ad05afd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Brotopya</image:title>
            <image:caption>Silikon vadisi, insanların dünyayı değiştirdiği modern bir ütopyadır. Tabii erkek olmak koşuluyla!

“Silikon Vadisi, gündelik yaşamlarımızı belirlediği kadar, geleceğimizi cennete veya kâbusa çevirme gücüne de sahip. Dolayısıyla Brotopya da bir iş kitabı olmanın çok ötesinde.”
New York Times

Teknoloji alanında çalışan kadınlar için Silikon Vadisi, tüm hayallerin gerçek olduğu bir şenlik ortamı değil, kuralları erkeklerin koyduğu, zorlu koşullarca belirlenen bir yaşam alanıdır. Gazeteci Emily Chang elinizdeki kitapta, Silikon Vadisi’nin tüm ideallerine rağmen nasıl da cinsiyetçi olduğunu gözler önüne seriyor. Facebook COO’su Sheryl Sandberg, YouTube CEO’su Susan Wojcicki ve Yahoo!’nun eski CEO’su Marissa Mayer ile yaptığı söyleşilere dayanarak, “Silikon Tavan”ı delip geçmenin ne kadar da zorlu olduğunu anlatıyor. Chang okurları, erkekler kulübünü dağıtmaya, zehirleyici kültürü temizlemeye ve daha insancıl ve eşitlikçi bir ortam yaratmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83654</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/924ffa0a-a011-4e43-a443-7d8e77cf6808.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Tazısı</image:title>
            <image:caption>Rüyalardan, sözlüklerden, çalar saatlerden üzerimize imgeler indiren bir dil üstadının, Milorad Paviç’in benzersiz dünyasına hoş geldiniz.

Hazar Sözlüğü’nün yazarı Rus Tazısı’nda yer alan on altı öykü ile muhayyilemizin sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Var ile yok, hayal ile gerçek, imkânsız ile mümkün arasında bir yerde önce tereddütlü adımlarla, sonra koşarcasına kitabın dipsiz derinliğine düşeceksiniz.

Tüy gibi çakılmak, külçe gibi yükselmek artık olası. Korkmayın, zira artık Paviç’in dünyasının sınırlarına girdiniz….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83655</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8e27735-5f8a-46a7-bb43-dd4c60b26d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Kent Bitlis</image:title>
            <image:caption>Bitlis hakkında bir kitap yazmak fikri kendiliğinden oluştu. Son elli yılda Bitlis&apos;i tarih ve kültür açılarından ele alan bir kitap yazılmadı. Bu bakımdan bu ihtiyacı karşılamak için çeşitli dillerde kaynak ve belgeler araştırılarak bu kitap ortaya çıktı. Değişik konular ve kişiler hakkında keyifle okunacak bilgiler sunuldu.

Her insan yetiştiği çevrenin ve şehrin izlerini taşır. Zengin bir tarihi geçmişe ve üst üste gelen medeniyetlerin kalıntılara sahip olan bu şehri tanımak herkesin ve özellikle Bitlislilerin arzusu olmalıdır. Bitlis ruhu ve kadim şehrin unutulmuş zenginlikleri ana başlıklar halinde sergilendi.

Her şehrin olduğu gibi Bitlis ilinin de yükseliş ve alçalış dönemleri oldu. Büyük şahsiyetler yetişti. Önemli eserler ortaya konuldu. Doğu Anadolu&apos;da Diyarbakır, Van gibi Bitlis de önemli bir merkez oldu. Yanlış yönlendirmeleri ortadan kaldırmak, sağlam kaynaklara dayanan bilgiler vermek amacıyla, derli-toplu, herkesin anlayabileceği bir üslupta bir eser hedeflendi.

Kitapta iki bölümün çok ilgi çekeceğini düşünmekteyiz: 
1) Kurtuluş Savaşında Bitlis,
2) Bitlis Lehçesinde Kelimeler. 

Özgün bölümler olup, daha önce bu konulara yer verilmemiştir. Bitlis&apos;in, Kurtuluş Savaşında önemli bir yer alması ve Atatürk&apos;ün ilgisi vurgulanmıştır. İl Meclis&apos;te Bitlis milletvekillerinin sayısı yüksektir (7). Tarihi bir görev yerine getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83656</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac1ac0ea-3b82-4a11-a068-92b4a3d05c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Buzullar Arasında Bir Kış</image:title>
            <image:caption>1855 yılında ilk kez Musee des familles dergisinde yayımlanan Buzullar Arasında Bir Kış, okuru Dunkerque’ten dondurucu Grönland’a uzanan, aşk ve dostluk uğruna girişilen heyecan ve gerilim dolu bir maceraya davet ediyor. Bu kısa ama çarpıcı öyküde, büyük macera romanlarının barındırabileceği bütün unsurlar mevcuttur: Çetin bir deniz yolculuğu, zorlu bir arama kurtarma girişimi, düşman bir çevrede, son derece elverişsiz koşullarda hayatta kalma mücadelesi, gemide isyan…

Kaptan Louis Cornbutte, Korkusuz Kız adlı gemiyle çıktığı sefer sırasında, tehlike sinyallerini aldığı bir uskunanın yardımına koşmak üzere iki tayfasıyla birlikte filikayla denize açılmış ve geri dönmemiştir. Korkusuz Kız’ı seferine başladığı Dunkerque’e ikinci kaptanı geri getirir. Louis’nin öldüğüne inanmayan ve kendisi de denizci olan babası Jean Cornbutte, mürettebatı toplayarak oğlunu aramak üzere yeniden denize açılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83657</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca02e6bc-fe96-418c-80d9-7486d227c236.jpg</image:loc>
            <image:title>Yorgun Yabancı</image:title>
            <image:caption>Bu öyküler, uzun süredir içimde gezinip duran bir dizi duyum, aktarım ve yaşantının düşünce, kurgu ve betimlemelerle katıştırılıp harmanlanması, iddiasız bir öykü üslubuna dönüştürülme çabasının bir ürünüdür. 

Bu kitap benim öykü alanında yaptığım ilk çalışma. Bir şeyin ilki ait olduğu kişiye hem heyecan verir hem sevimli gelir hem birçok kusur ve yetersizlikten beriymiş izlenimi verir. 

Bizce büyük gayret ve çabalarla kaleme alınmaya çalışılan bu öyküler; sizce mantıki tutarlılık, inandırıcılık, gerçekçilik gibi edebî ölçütler yönüyle yetersiz görülebilir. 

Bu nedenle on beş adet öyküden meydana gelen, bin bir emek ve özenle büyütülen bu edebî meyvelerin, tarafınızca ham bulunup bir kenara atılması da olgun bulunup iyice tadına varılması da kabulümüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83658</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c419bdf0-4fc3-44fa-914d-ff58302d1821.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklını Kullan Şampiyon Ol - Akıl ve Zeka Oyunları 4</image:title>
            <image:caption>Dikkatin mi dağılıyor? Odaklanamıyor musun?
“Onu şu an hatırlayamadım, ben unutkanım.” mı diyorsun? Ya da “Ben hafızamı daha çok kullanmak istiyorum.” mu diyorsun?
Yusuf ve Esra Hocalarla beraber Süper Beyinler’in heyecan dolu maceralarını okurken, güçlü bir hafızaya da sahip olabileceksin.
Bu kitaptaki bilgiler hem derslerinde hem de günlük hayatında çok işine yarayacak.
Şunu da unutma ki;
Zayıf hafıza yoktur, eğitilmemiş hafıza vardır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83659</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02743e73-4ef4-408b-8bc3-090731d4ca01.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Polisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ay’da yaşamak... Aklımızdan ne geçiyordu ki? Şimdi düşününce aptalca geliyor.” 

 
Ay’daki koloni yavaş yavaş ıssızlaşıyordu. Kahramanımız Ay Polisi günlük rutinini sürdürüyordu ama kolonideki insanlar Ay’dan ayrılıp Dünya’ya döndükçe ilgilenmesi gereken vakalar da gittikçe azalıyordu; kaçak bir kız, köpeğini kaybeden yaşlı bir kadın, Ay Müzesi’nden çıkıp yolunu kaybeden bir otomat…  

 
Kendine has, gerçekçi çizimleriyle Tom Gauld eğlenceli ve oldukça melankolik bir öykü anlatıyor. Ay Polisi, insanın özünü başarılı bir şekilde yakalayıp geçmişi, şimdiyi ve geleceği tek bir hikâyede birleştiriyor.  

 
“Mükemmel yazılmış, bir süre akıldan çıkmayacak melankolik bir çizgi roman.” –Nnedi Okorafor 
 
“Hüzünlü bir komedi.” –The New York Times  
 
“Havalı, sade ve eğlenceli… Sanki Jim Jarmusch, Ay’da geçen bir film çekmiş de onu izliyorsunuz gibi.” –The Publishers Weekly 
 
“En iyi bilimkurgu çizgi romanlarından biri.” –BLASTR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83660</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ff6fa8-ec37-4f76-978d-b10d087300a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Yalnızkalpler</image:title>
            <image:caption>Flannery O’Connor, Bayan Yalnızkalpler’i, William Faulkner’ın Döşeğimde Ölürken’iyle beraber, modern Amerikan edebiyatında en sevdiği iki eser arasında sayıyordu. Ancak Nathanael West, aklında yeni romanının fikrini oluşturduğu bir dönemde geçirdiği otomobil kazasında eşiyle beraber hayatını kaybettiğinde eserleri sadece küçük bir topluluk tarafından biliniyordu. Hayatını otel yöneticiliği yaparak ve daha sonra arkadaşları F. Scott Fitzgerald ve William Faulkner’la aynı dönemde Hollywood’da senaryolar yazarak kazanan West, ölümünden yıllar sonra ün kazandı ve eserleriyle dünya edebiyatında melankolik, eleştirel, mizahi ve tamamıyla şahsına münhasır bir iz bıraktı. 
 
1930’ların New York’unda bir adam kendini kaybetmek üzere. Bayan Yalnızkalpler, gazetede nasihat köşesine gelen mektuplara cevap yazan bir adam. İnancı sallantıda. Yarına. Şimdiye. Tanrı’ya. Çok içiyor. Okuduğu mektuplardaki imzaların, Çaresiz’in, Bıktım-her-şeyden’in, Boynu-bükük’ün, Veremli-kocanın-inançsız-karısı’nın dertleri ona sirayet ediyor iyice. Bir de başının belası editörü Shrike var, adam herkesle, her dertle alay ederek yaşıyor hayatını. Nathanael West, Bayan Yalnızkalpler’de inancın çözemeyeceği sorunları, biriktikçe umursamadığımız dertleri, kaygılardan ibaret bir adamı anlatıyor. Ve bir dua yankılanıyor şehrin sokaklarında: Bayan Y.’nin ruhu kutsal kıl bizi. Bayan Y. kalbinde sakla bizi.  
 
“Modern Amerikan edebiyatının en sevdiğim eseri.” –Harold Bloom 
 
“Joseph Heller, Thomas Pynchon, Philip K. Dick, George Saunders ve Bob Dylan’ı da dahil edebileceğimiz birçok ismin öncüsü.” –Jonathan Lethem 
 
“Kesinlikle sarsıcı.” –John Dos Passos</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83661</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5205cb80-d817-47f0-a7e5-69cce2fd27b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyan Güzel Uyandı</image:title>
            <image:caption>“Prenses de olsa temizlik kadın işidir.” 
 “Cadılar çirkindir ve nedensiz kötülük yaparlar.” 
“Maceraya atılan kızların başına mutlaka bir iş gelir.” 
 “Kurtarıcılar daima erkektir ve kadınlar kurtarıcıları olmadan 
tutsaklığa mahkûmdur.” 
Bu masallar böyle sürüp gider ve toplumsal cinsiyet rolleri masallar aracılığıyla bir kez daha inşa edilir. 
Masallar bugüne kadar kadınların uyutulduklarını, kulelere kapatıldıklarını, kurtarıcılarını beklediklerini, sabırlı ve hamarat olduklarını anlattı. Aynı masallarda erkeklerin payına ise cesaret ve kahramanlık, hatta yakışıklı ve zengin olmak düştü. 
Uyuyan Güzel Uyandı masalların pekiştirdiği bu toplumsal cinsiyet rollerini eleştirel bir gözle ele alarak kahramanları uyandırıyor ve kendi sıfatlarını seçmelerini sağlıyor. Masalları akademik referanslarla değerlendiren bu kitap, hayattan ve gazete manşetlerinden verdiği örneklerle masalların işlediği kodları ve günlük hayatımıza 
yansımalarını ele alıyor. 
 
Uyuyan güzellerin uyanma vakti geldi! Kadınlar artık kendi hikâyelerinin kahramanları oluyor, kendi sonlarını kendileri yazıyor 
ve dayanışmadan vazgeçmiyor. 
Uyuyan Güzel Uyandı ve bir daha hiç uyutulmadı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83662</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e7c3522-9da1-4f3d-8418-1048f7b7eef5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaz Kesmez</image:title>
            <image:caption>“Hüseyin’im büyüyünce satar, arabayı gençleştiririm. Allah izin verirse o benim gibi el işini hiç görmemiş olur, dedi. Arabanın borcu biter bitmez bir ev alırım, yok yok babamın tarlasını Ramazan Amca’dan geri alırım, gerçi o kolay kolay satmaz ama yalvarır yakarır alırım. İnşallah o zamana kadar babam ölmez sağ kalır da görür ama ölürse daha da şart olur almak, diye düşüncelere daldı. Arabada hülyalara dalıyorum diye düşündü, kendine geldi ama bir türlü olmuyordu, aklından atamıyordu. 
 
Adnan Uçkun, Gaz Kesmez de kendi yöresinin insanını, kendi yöresinin dili ve üslubuyla bizlere başarılı bir şekilde sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83663</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/675c99ac-92a0-47a0-92c3-3a54290558fc.jpg</image:loc>
            <image:title>O Güneş Bir Daha Doğsun</image:title>
            <image:caption>güneşimiz Atatürk 
ufkumuz Samsun 
yalvarırım Tanrı’m 
o güneş bir daha doğsun 
 
korkutur bizi bu karanlık bölgeler 
bir de insana benzeyen o gölgeler 
bunlar, hepsi cehaletten belgeler 
yalvarırım Tanrı’m o güneş bir daha doğsun 

gelse baksa bir kez durum ahvale 
bir yol bulsa bu içinden çıkılmaz hale 
sadece o kaldı güvendiğim yıkılmaz kale 
yalvarırım Tanrım o güneş bir daha doğsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83664</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd11e84d-6fd6-427f-84f7-615c718b175f.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Yolun Yormaz Beni</image:title>
            <image:caption>ılgıt ılgıt erisem de 
ayağımı sürüsem de 
gece gündüz yürüsem de 
senin yolun yormaz beni 

çarmıha gerip çivi çaksalar 
bağrımı dağlasa ve yaksalar 
ellerimi kelepçeleyip de 
ayağıma zincirler taksalar 
ben yine de yılmadan yürürüm 
senin yolun yormaz beni 

zindana konsam yine kaçarım 
bahçende çiçek olur açarım 
yolunda Uçkun olur uçarım 
senin yolun yormaz beni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83665</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82ac22a8-2aab-46ac-8ff9-da9305cf446b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yuvarlandığım Mezarlar</image:title>
            <image:caption>İnsanın tekinsiz ve zıtlıklarla dolu doğasına doğru bir keşif…  
Genç yazar Serkan Kaya Almalı&apos;nın kaleme aldığı Yuvarlandığım Mezarlar, insanlığın yüzyıllardır körü körüne savunduğu köhne değerlerin gerçekte ne denli içi boşaltılmış ve çürümüş olduğuna gönderme yaparak yabancı korkusu, varoluş ve yalnızlık gibi konuları özgün bir bakışla ele alıyor.  
 
Haritadaki yeri bile neredeyse unutulmuş bir kasabaya bir akşamüstü iki yabancı gelir. Bu yabancıların bildiği tek şey vardır, durup dinlenmeden kazmak. Gerçekten var olduklarını kendilerine kanıtlayacak bir çift başka gözün bile yıllardır topraklarına uğramadığı kasabada bir tedirginlik hâli baş gösterir. Bütün kasaba, kazıcıların açtıkları çukurlarla dolarken zihinlerdeki sorular ve kuşkular da büyümektedir: Nereden ve neden geldiler? Niçin böyle delicesine bir tutkuyla kazıyorlar? Toprak ona ettiklerimizi bağışlar mı? Kasabalıların tek bildiği, kazıcıların gece gündüz, durmaksızın çalışıp toprağı onların anlayamadığı bir şey için hazırladıklarıdır. Karanlık, tedirgin edici ve elle tutulmaz bir şey için... 

Yuvarlandığım Mezarlar, insanın tekinsiz ama kucaklayıcı, zıtlıklarla dolu doğasına doğru okuru keşfe çıkarıyor. 


&apos;&apos;Bir kazmanın tek vuruşuyla dağılan toprağın birliğine ve sağlamlığına dair kuşkularım, adımlarımın tedirginliğini artırdı; demek toprak güvenilmez bir yerdir, ansızın dağılıp bizi yutmak için ufacık bir neden bekler; oysa ben insanların mezarları bile isteye, biraz da zevkle doldurduğunu sanırdım.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83666</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08415447-723c-4681-a36a-a03e8d108a1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül Gibi Zabıta Dururken Kızını Çöpçüye Veren Adam</image:title>
            <image:caption>Sararmış bıyıkları, kısa boyu, tek tük kalmış dişleri ve hatları belirgin, zengin yüzüyle İhsan Yüce, çoğu filmde mahallemizden ve köyümüzden tanıdığımız birilerinin perdedeki yansımasıdır. “Çöpçüler Kralı”ndaki baba karakterini sinemaseverlerin belleğinde unutulmaz kılan tam da budur. Onu perdede gördüğümüzde dedemizi, babamızı, dertlendiğimizde çat kapı gidip sohbet edebileceğimiz bir mahalle bilgesini görmüş gibi oluruz.


Erhan Tuncer, hepimizin çok sevdiği İhsan Yüce’nin hayatını ilk kez tüm bilinmeyen yönleriyle gözler önüne seriyor. Bu titiz çalışma, Yavuz Turgul, İlyas Salman, Kaya Ererez, Yılmaz Atadeniz, Ahmet Sezerel gibi Yeşilçam’ a emek vermiş önemli isimlerin yanı sıra İhsan Yüce’nin, hayatına dokunduğu altmıştan fazla kişinin röportajlarıyla destekleniyor ve Yeşilçam’dan az bilinen anekdotlara yer veriyor. 
 
 Gül Gibi Zabıta Dururken Kızını Çöpçüye Veren Adam bu özelliğiyle bir biyografiden çok daha fazlası. İhsan Yüce’yi ve onun sanatla örülmüş hayatını merak edenler ile Yeşilçam’ın nostaljik ruhunu özleyenler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83667</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdb4d527-5a2f-4953-9759-417ed8a0aa3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Darwin - Görev Önümüzde Gözler Üzerimizde</image:title>
            <image:caption>Bilginlerin 
Sakit bir hayat yaşadığını kim söyledi? 
 
Dünyanın en büyük 
bilim insanlarının yaşamlarını 
ve eserlerini nefes kesen maceralarla keşfet! 
 
“Beagle 27 Aralık 1831’de dünyayı dolaşacağı uzun bir yolculuk için demir aldı” diye yazıyor Jules Berries kızı Maddy’ye. Beagle’ın yolcuları arasında bulunan 22 yaşındaki genç doğa bilimci Charles Darwin en büyük hayalini gerçekleştiriyor: Dünyayı keşfetmek. Beagle o limandan bu limana yol alırken, çevresindeki her şeyi uzun uzun gözlemleyen Darwin, bilim dünyasını sonsuza dek altüst edecek yeni teoriler tasarlıyor. Gelgelelim beklenmedik zorluklar araştırmalarının ilerleyişini sekteye uğratıyor. Bu tuhaf genç adama derin bir dostlukla bağlanan iki küçük miço, on bir yaşındaki Jules ve Victor ise, yoluna çıkan tuzaklardan kurtulması için ona yardım ediyorlar. Ellerinden geldiği kadar tabii! 

Jules ile Victor, Bahia’dan Rio’ya, Ateş Toprakları’ndan Galapagos’a ya da Tahiti’ye, canlı türlerinin akıl almaz gizemini keşfedecekler. Yepyeni düşüncelerin filizlendiği ama tehlikeli mi tehlikeli bir yolculuk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83668</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c24cbc2-bc76-4ddb-b37c-4110baefffc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bankalarda Kurumsal Yönetim ve Türk Bankacılık Sisteminde Kurumsal Yönetim Uygulamaları İle Performans İlişkisinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>Kurumsal Yönetim 
Kurumsal Yönetim Kavramı 
Kurumsal Yönetime İlişkin Temel Teoriler 
Kurumsal Yönetim Sistemleri 
Kurumsal Yönetim Uygulamalarının Amaçları 
Kurumsal Yönetim İlkeleri 
Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Derecelendirmesi 
Bankalarda Kurumsal Yönetim 
Bankalarda Kurumsal Yönetimin Önemi 
Basel Bankacılık Gözetimi ve Denetimi Komitesinin Bankalarda Kurumsal Yönetime İlişkin Düzenlemeleri 
Bankalarda Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 
Kurumsal Yönetime İlişkin Türkiye’de Yapılan Düzenlemeler 
Bankacılık Kanunu’ndaki Kurumsal Yönetime İlişkin Hükümler 
Türk Ticaret Kanunu’ndaki Kurumsal Yönetime İlişkin Hükümler 
SPK Tarafından Yapılan Düzenlemeler 
BDDK Tarafından Yapılan Düzenlemeler 
Türkiye’de Bankacılık Sistemi ve Bankaların Kurumsal Yapısı 
Türk Bankacılık Sistemine Genel Bakış 
Türkiye’de Bankaların Yönetim Yapısı 
Üst Yönetime Mensup Kişilerin Nitelik ve Sorumlulukları 
Payları Borsada İşlem Gören Bankaların Yönetim Kurulu Yapıları ile Performans İlişkilerinin İncelenmesi 
Bankaların Kurumsal Yönetimi ve Performanslarına İlişkin Literatürde Yer Alan Çalışmalar 
Araştırmanın Amacı 
Çalışmada Kullanılan Değişkenler 
Veri Toplama Yöntemi ve Analiz Yöntemi 
Verilerin Analizi 
Amprik Analiz Sonuçları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83669</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8fd66bc-9b9a-4f54-9c94-5ac5c2dce70b.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişe Gidip Geleceğim - Mucit Kafası</image:title>
            <image:caption>Eski köye yeni âdet getirme çalışmalarımıza ara vermeden son sürat devam ediyoruz. Eline bu kitabı alıp bu satırları okuduğuna göre sen de bizimle aynı kafadasın galiba. Hangi kafa mı? Mucit kafası tabii ki!

Biliyoruz, çevrendekiler hâlâ hayallerini anlamakta zorlanıyorlar. Sen “Buldum!” diye bağırdığında “Neyi kaybetmiştin?” diye soranlar bile vardır mutlaka. Ama dert etme! Bu ilk defa senin başına gelmiyor. Bilim sevdalı her mucit yaşıyor benzer durumları.

Bu kitap mucit olma yolculuğuna atılan yeni bir adım aslında. İnsanlığın başına icat çıkaran birbirinden ilginç mucitlerin ve icatların hikâyeleriyle sıra dışı deneyler ve teknikler için seni de bekliyoruz Mucit Kafası’na.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83670</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f3df560-cb36-496a-991f-0806644122aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Üzerine Bir Ders</image:title>
            <image:caption>Bütün dünyada tanınmasına ve tarih alanındaki çalışmalarda sıkça anılmasına rağmen, ölümünün üzerinden geçen yaklaşık yüz yirmi yıl boyunca Lord Acton’ın (1834-1902) çalışmaları Türkçeye çevrilmemişti. VakıfBank Kültür Yayınları, liberal düşüncenin ve tarihçiliğin bu önemli isminin, 1895 yılında Cambridge Üniversitesi Tarih bölümündeaçılış konferansı olarak verdiği dersi Tarih Üzerine Bir Ders adıyla Türkçeye kazandırıyor.

Modern tarihi, Kolomb, Luther, Machiavelli ve Erasmus gibi isimlere atıfla 16. Yüzyıldan başlatan Lord Acton, yüzyıllara yayılan modernite deneyiminin tarihe ve tarihçilik meseleğinenasıl bir etkisinin olduğunu öğrencilerine anlatırken, genç tarihçi adaylarına birtakım önerilerde de bulunuyor.

Tarih Üzerine Bir Ders, Acton’ın düşünce dünyası üzerinde büyük etkisi olan Alman Tarihçilik Okuluyla Victoria Çağı İngiliz tarihçiliğinin yaklaşımlarını bir araya getiren, zengin ve güvenilir kaynak kullanımının önemini vurgulayan, veciz sözlerle okurun dikkatini daima canlı tutan, derinlik sahibi bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83671</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/458b232e-a386-44da-a530-ba8b91b057ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşayan Ölümün Mekanları</image:title>
            <image:caption>Macaristan’ın en saygın entelektüellerinden biri kabul edilen kültür kuramcısı ve sanat tarihçisi László F. Földényi, VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla ilk defa Türk okurlarıyla buluşuyor.
Földényi bu kitapta Rönesans resimlerinden Nazi Almanya’sının şehir planlarına, Giorgio de Chirico’nun gerçeküstü resimlerinden Franz Kafka’nın bürokrasi mekânlarına uzanan bir yolculukta, Batının “ideal şehir” hayalinin izini sürüyor. Yazar doğanın kaosu karşısında her şeyi gören, organize eden ve yönetebilen bir gözün hayalinin moderniteyle beraber tekrar tekrar nasıl inşa edildiğini, bunun arkasındaki zihin dünyasını, ütopya ve ölüm arasındaki yakın ilişkiyi inceliyor.
Şehir planlaması, resim sanatı ve edebiyatı birbiriyle konuşturan Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri metinlerarası ve kuramsal bir eleştiri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83672</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edf80d3c-bddc-458e-bee5-12f369d5ce7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamlet ya da Hekuba: Zamanın Oyuna Baskını</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en önemli düşünürlerinden biri kabul edilen Carl Schmitt 1956 tarihli Hamlet ya da Hekuba adlı bu incelemesinde Shakespeare’in tragedyalarının zihinsel arka planını ve tarihsel bağlamını derinlikli bir kavrayış ve yenilikçi bir bakışla analiz ediyor. Schmitt, Shakespeare’in eserlerinin “kraliçe tabusu” ve “intikamcı figür” üzerine inşa edildiğini ortaya koyarken, bu unsurları kültürel bir mit yaratımı örneği olarak kullanıyor. Schmitt’in çalışması, edebi eleştiri veya tarihsel analizden ziyade Walter Benjamin ve Theodor Adorno tarafından geliştirilen estetik-siyaset ilişkisinin kapsamlı bir teorisini de ortaya koyuyor. Cana Bostan’ın zarif bir Türkçeyle dilimize kazandırdığı Hamlet ya da Hekuba, Shakespeare ve Schmitt üzerine çalışan akademisyenler için olduğu kadar, insanın trajik bir varlık olduğunu yakından görmek isteyen okurlar için de zengin bir metin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83673</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e15fd40a-5c56-4c4d-906e-fb0349051617.jpg</image:loc>
            <image:title>Star Wars - Jedi&apos;in Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Asi İttifakı için karanlık bir zamandı... Han Solo, karbonitin içinde dondurulmuş bir şekilde alçak gangster Jabba the Hutt&apos;ın eline düşmüştü. Onu kurtarmaya kararlı olan Luke Skywalker, Prenses Leia ve Lando Calrissian, Jabba&apos;nın Tatooine üzerindeki sığınağına doğru tehlikeli bir göreve çıkarlar.  
 
Asi kumandanları, Asi filosunun tüm savaş gemilerini bir araya toplayarak dev bir donanma haline getirmişlerdir. Yeni ve daha da güçlü bir Ölüm Yıldızı&apos;nın inşa edilmesi için emir veren İmparator ve Darth Vader, Asi İttifakı&apos;nı ilk ve son kez ezmek için planlar yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83674</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f88d71b5-e8f3-44ff-a304-41b48321adee.jpg</image:loc>
            <image:title>Takımyıldızı</image:title>
            <image:caption>“...Dolabın, türü tehlikede olan bir ağaçtan yapıldığını söylemişti sana ve sen ona şu saçmalığı kesmesini söylemiştin. Saçmalık, ona söylediğin son kelime miydi? Bekleyemedin, halatı kendin kesip indirdin onu bir mutfak bıçağıyla. Bıçak öyle kör, oğlun öyle ölüydü ki inanamamıştın, kocan onun göğsüne bastırıyor, sonra telefonun tuşlarına basıyordu, sen onun ölü dudaklarına nefesini veriyordun ve tek istediğin nefesini çeke çeke onu içine geri almak, etrafını derinle sarmak, yeniden, en baştan başlamak, bu sonsuza kadar sürecekmiş gibi duran sondan kurtulmaktı. Ve işte şimdi burada oğlun. Eğimli parka gömülmüş, sessiz; bisiklete binen biri var; iki anne, bisiklet tekerlekli son teknoloji bebek arabalarının arkasında yürüyor, içlerinde bebekler uyuyor, –senin bebeğin nerede?– annelerin bacakları ince ve yünlü kumaşla sarılı. Siktiğimin ezik hormon torbaları gelmiş mezarların arasında yürüyor, keşke, keşke bu çirkin dünyayı komple sikip atabilsen...” 
 
Bir pazartesi sabahı on yedi yaşındaki Patrick Furey’nin intihar haberi okuduğu okulun yalandan, yargılamalardan, sırlardan ve aşağılamalardan örülü duvarları arasında kulaktan kulağa yayılır ve dokunduğu herkesi bir iç hesaplaşmaya sürükler. Ta ki tek boynuzlu atlar gökten bir lütuf gibi inene kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83675</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e941b608-cf26-4837-a4d6-4133f2c4b4f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinin Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Cennetin Eleştirisi’nin sonunda materyalist teoloji olarak adlandırılabilecek olan şey için yol haritası belirlemekte olduğuma işaret etmiştim, ama şu günlerde epey dile düştüğü için bu adlandırmayı kullanmakta tereddüt ediyorum. Artık beş ciltlik bir diziyi bulmuş olan (ve toplu olarak Cennetin ve Dünyanın Eleştirisi başlığını taşıyan) bu çalışmada yaptığım şey ise bu türlü türlü Marksist eleştirmenden aldığım çeşitli açılımları derlemek. Bu bir miktar çeşitli talaş parçaları toplayıp sonra bunlardan ne yapılabileceğini görmek için boyut ve biçim üzerine kafa yormaya benziyor. Ya da metaforu değiştirmek gerekirse: bu açılımları çantama koyduktan sonra sessiz bir noktaya oturacak, bunları çimlerin üzerine serecek, yeniden düzenleyecek, bağlantıları araştıracak ve bunlardan mantıklı bir sistem çıkıyor mu diye bakacağım, tabi “sistem” biraz iddialı olabilir. Bu Marksizm ile teolojinin kesişiminde bulunan bir düşünme tarzı ya da daha ziyade, ancak teolojiyle iştigal eden bu Marksistlerin eserlerine büsbütün kendimi kaptırırsam gerçekleştirebileceğim bir görev. Büyük dinlerin ekonomik, sosyal ve ideolojik tarihlerinin Marksist ilhamlı yeniden inşaları birer bitmemiş projedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83676</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0797c82f-4edf-4204-bda9-ff0d2bac8a70.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıra Dışı Durumlar Serisi 4 - Ayrı Topraklarda Aynı Gökyüzü Altında</image:title>
            <image:caption>Fatma ve Abdullah savaşın karanlık yüzünden kaçan iki küçük kardeş… Ailece daha güvenli bir ülkeye göç edip yeni bir hayata başlıyorlar. Yuvalarından ayrıldıkları için üzgünler, ama neyse ki onlara ülkelerini hatırlatacak şeyler var; umut çiçekleri ve gökyüzü… Şimdi her yere çiçekler ekip sık sık yıldızlara bakıyorlar; bir gün evlerine dönebilmek umuduyla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83677</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2b3579b-ac09-41da-89a3-331afb3069a9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Okuma Kitabım - Ceren&apos;in Evcil Hayvanı</image:title>
            <image:caption>Ceren’in en büyük dileği, evcil hayvan sahibi olmaktı. Beşinci yaş gününde bu dileği gerçekleşti. Ancak evcil hayvan sahibi olmak, Ceren’in sandığı kadar kolay değildi. Sorumlulukları ve zorlukları vardı. Ceren, evcil hayvanının bakımını ve beslenmesini üstlenerek, tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek mi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83678</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbd126e1-2445-4b04-b494-71dd788063b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokpitte Bir Gün - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Dayısı, İpek’e doğum gününde harika bir sürpriz yaptı. İpek pilot olan dayısıyla birlikte Paris’e uçacaktı. Hem de dayısının yanında, kokpitte! Kontrol kulesinin görevini, uçuştan önce hangi hazırlıkların yapıldığını ve kokpitte neler olduğunu öğrenen İpek’in şimdi en büyük dileği pilot olmak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83679</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f2b6ecd-bb2e-4401-860e-6252839a185f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ters Olan Bir Şeyler Var</image:title>
            <image:caption>Tüm yanlışlıkları kim bulacak? 
 
Defne sabah kalkar kalkmaz bir şeylerin ters gittiğini hissetti. Tuhaflıklar gün boyu peşini bırakmadı. Ancak Defne bir türlü neyin ters olduğunu çözemedi. Acaba buzdolabındaki ayakkabıları fark edemedi mi? Ya da limandaki zürafayı? Kim bilir?.. 
 
Çocuklar bu kitabı okurken hem eğlenecek hem de yanlışları bularak gündelik hayatta ne kadar çok şey bildiklerini görecekler. Yetişkinler de çocuklarla birlikte yanlışları tahmin ederek çözüm sayfasından kontrol edebilirler. 


Çözüm sayfaları kitabın sonunda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83680</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e22f7ea9-e757-402d-8344-8c78a7a9f6ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Seviyorum Miniğim</image:title>
            <image:caption>Bazı anlar unutulmayacak kadar değerlidir. Şefkatle kucaklaşmak, kıkır kıkır kıkırdamak, gıdık gıdık gıdıklanmak, uyumadan önce sarıp sarmalanmak… Kalpleri ısıtan bu öykü, ailelerle ve çocukları arasındaki sımsıcak sevgiyi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83681</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f94c4543-482f-4e25-b0a1-e383acee10d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürpriz</image:title>
            <image:caption>Her şey, Memo’nun bahçede minik bir kedi bulmasıyla başladı. Memo’yla yavru kedi, kısa zamanda sıkı dost oldular. Ama tuhaf şeyler yaşanıyordu. Kedicik büyüdükçe büyüyordu. Birbirinden ilginç sürprizler Memo’yu bekliyordu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83682</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f64bf4e-1eac-44aa-9dd4-34ff92aa517c.jpg</image:loc>
            <image:title>Macera Masalları</image:title>
            <image:caption>İnsanları ve binaları kurtarmak için koşturan bir itfaiyeci, heyecan dolu bir serüven için yola koyulan bir korsan ya da demiryolunda hızla ilerleyen bir makinist olmak nasıl bir şey? Öğrenmek için hemen elinizdeki ki tabın sayfalarını çevirmeye başlayın, macera masalları başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83683</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/053acdbf-add0-40f8-8aa8-99abe96c6f46.jpg</image:loc>
            <image:title>Katilbot Günlükleri 4 - Çıkış Stratejisi</image:title>
            <image:caption>Katilbot’un Tüm Sistemler Çöktü ile başlayan macerası sona eriyor!

Katilbot umursamaya programlanmamıştı; öyleyse bugüne dek ona değer vermiş tek insana yardım etmeye karar vermesi, kodunda bir hata olması dışında başka nasıl açıklanabilir ki?

Kendi kanlı geçmişinin sırlarını gün yüzüne çıkarmak için galaksiyi boydan boya kateden Katilbot, aynı zamanda GrayCris hakkındaki korkunç gerçekleri de öğrenmişti. Şimdiyse, GrayCris’in daha fazla can almasını engellemek için çabalayan Dr. Mensah’a yardım etmek için geri dönüyor.

Ancak kaçak bir robota kim inanır ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83684</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a883a35-ccd3-4313-b257-b8e298d13b91.jpg</image:loc>
            <image:title>Aksi Kuş</image:title>
            <image:caption>Bir gün Aksi Kuş oturuyordu yuvasında, 
Gri sorgucu ve parlak kanatlarıyla. 
Diğer kuşlar onunla konuşup, oynamak isterken; 
Aksi Kuş yalnız kalmak istiyor. 
Gelin görün ki, başı derde girdiğinde, 
herkesin bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu anlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83686</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98e86883-6a84-4904-b489-2080fa2b7ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Fil Değilim!</image:title>
            <image:caption>✓ Uzun bir burun 
✓ Sarkık kulaklar 
✗ Gaz çıkarma 
 
Bu, bir fil mi? 
(Yoksa… bir geyik mi?) 
Hayır, bu fare kesinlikle bir fil değil. 
Diğer hayvanlar haklı olduklarını düşünseler de, gaz çıkaran fare değil! 
“Tadına doyulmayan, eğlenceli bir hayal gücü… 
Newson ve Collins harika bir hayali oyun ortaya çıkarmış.” 
Julia Eccleshare 
Love Reading Ayın Kitabı 
“Kahkahalarla güleceğiniz bir öykü” i newspaper</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83687</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bac0ca1-6971-4d46-acc2-cb21741d1611.jpg</image:loc>
            <image:title>Innsmouth&apos;un Üzerindeki Gölge</image:title>
            <image:caption>Innsmouth’un Üzerindeki Gölge, modern insanın çöküşünün, çürümesinin ve yozlaşmasının ilkel ve yabani geçmişimizle ilişkisini gösteren, gotik köklere sadık bir yolculuk, dönüşüm ve cinnet öyküsü. Lovecraft’ın 1930’ların başında kaleme aldığı ve sağlığında bir kitap halinde yayımlanan tek eseri olan Innsmouth’un Üzerindeki Gölge, genç ve isimsiz bir kahramanın kadim ve bilinmeyen bir dehşetle yüzleşmesinin öyküsünü anlatıyor. Innsmouth’un tuhaf görünümlü insanlarının geçmişine indikçe, tekinsiz bir uygarlığın tüyler ürpertici efsaneleri şehrin sokaklarına sızıyor, insanların gölgelerine yansıyor. Kadim varlıklara kurban edilen, karada başlayıp denizin dibinde biten yaşamların öyküsü, bu uğursuz kasabadan kaçmaya çalışan kahramanımızın sürükleyici macerasıyla sona erse de Derinlerde Yaşayanlar ve Eskiler’in dehşeti hüküm sürmeye devam ediyor.

Innsmouth’a giden otobüse sakın binme…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83688</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/935b4fd5-479b-4e06-b798-819c47aece27.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam İktisadı Öğrencilerine Notlar</image:title>
            <image:caption>R. Levent Işık, 2018 yılında &quot;Sömürge&quot; ve 2019 yılında &quot;Para Kavga Pranga&quot; isimli çalışmalarıyla tarihsel süreç içerisinde doğuşundan günümüze kapitalizmin sömürü düzenini tarif etmiş, kurulu düzenin ancak ahlaki değerleri olan alternatif bir ekonomik sistemle yıkılabileceğini, bunun da tahrif edilmemiş tek semavi din olan İslam&apos;ın adalet temelli ekonomik öğretileriyle ve tüm İslam coğrafyasını kapsayacak bir ekonomik birliğin tesis edilmesiyle gerçekleşebileceğini tarihsel kanıtlar yardımıyla teorileştirmiştir.

İslam İktisadi

Öğrencilerine Notlar

- Neden Faizsiz Finansı Tercih Ederiz?
- Faizsiz Finans Kurumlarında Çalışmanın Önemi Nedir?
- Hedeflerimiz Neler Olmalı?
- İslam İktisadını Anlamak İçin Tarih Öğrenmenin Önemi Nedir?
- Para Nedir? Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
- Kağıt Para Nedir?
- Rezerv Para Nedir?
- Para Neye Göre Basılır?
- Bankacılık ve Sigortacılık Faaliyetleri Nasıl Başlamış, Günümüze Nasıl Gelmiştir?
- Osmanlı&apos;da ve Cumhuriyet&apos;in İlk Dönemlerinde Bankacılık Faaliyetleri Nasıl Gerçekleşmiştir?
- Faizsiz Bankalar ve Sigortacılık Kurumları Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
- Faizsiz Bankaları Mevduat Bankalarından Ayıran Nedir?
- Faizsiz Bankaların Kredi Kullandırma Yöntemleri ve Fıkhi Dayanakları Nelerdir?
- Tekafül Sigortacılığı Nedir? Nasıl Başlamıştır? Dayanağı Nedir?

Tüm bu soruların özet halinde cevaplarını vermenin yanında faizsiz finans öğrencilerini ilgilendiren özel röportajlar ve kapsamlı okuma listeleriyle zenginleştirilmiş bir referans kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83689</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77f7e106-c060-45be-ac78-a60706b817a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihinin en sevilen romanlarına imza atan Jane Austen, dört kült romanından derlenen bu metinlerde, 19. yüzyıl İngiltere’sinde evliliğe neden bu denli önem atfedildiği sorusuna yanıtlar arıyor. İronik yaklaşımıyla, İngiliz toplumunun evlilik merakını, ailelerin, soyluların ve evlendirilmek istenen gençlerin bakışından evlilik “müessese”sini ele alıyor. Flörtler, entrikalar arasında dünyanın pek çok yerinde geleneklerin kadına biçtiği en iyi gelecek projesi “evlilik”le, kadınların aşklarını seçme hakkı arasındaki gerilimi mizah, zekâ ve sevecenlikle yansıtırken, bir yandan da genelde toplum doğrularıyla özelde ise sınıf farklılıkları ve kadının konumlanışıyla incelikli bir şekilde dalga geçen yazar, dönemin yaygın birçok geleneğini eleştirmekten de geri durmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83690</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204a0aed-98a5-49c0-aa0c-bdd0124d6417.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Denizi Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Büyük serüvenlerin büyük yazarı Jack London, bizi yüzyıl öncesinin dalgalı denizlerine götürüyor. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında Pasifik bölgesindeki değişik ada topluluklarında ve teknelerde geçen Güney Denizi Hikâyeleri’nin çoğunluğu yazarın görgü tanığı olduğu gerçek olaylardan esinlenmiş. Kişisel deneyimlere dayanan anlatıların gücüyle aktarılan bu hikâyeler, sömürgeler çağındaki Pasifik ülkelerini, emperyalizmle egzotik ortamın arasındaki ilişkiyi ve bölgenin zorlu tropikal koşullarını irdeliyor.

Sömürgecilerin, kaçırılıp köle olarak satılan Güney Denizi adalılarına taktıkları adla karatavuklar, topraklarını işgal eden tamahkâr ve do landırıcı Batılı tacirlerle başa çıkmak zorundaydılar. İlk bakışta adalardaki yerli halkın kurban, yabancıların da zorba olduğu bu coğrafyada, ezilen adalılar sonunda zorbalığa isyan edip efendilerini öldürmeye, mallarını çalmaya kalkınca işler tersine dönmüştü. Hiçbir şey ve hiç kimse ne tam siyah ne de tam beyazdı; Güney Pasifik bölgesinin tartışılmaz gerçeğiydi bu.

“Onun kadar maceraperest ve eylem adamı pek az yazar vardır... Kısa hikâyelerindeki mükemmellik neredeyse unutuldu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83691</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d210fc1-9248-40ce-acf0-c36505004f34.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Neyle Yaşar</image:title>
            <image:caption>İnsan Neyle Yaşar ünlü düşünür ve yazar Tolstoy&apos;un okuyucunun manevi dünyasına hitap eden en önemli eserlerinden biridir. Nasıl iyi insan olunur sorusuna, insan doğasındaki iyilikle kötülüğü, bencillikle paylaşımcılığı irdeleyerek, herkese rehber olacak bir yanıt verir: Sevgi. Soğuk bir kış günü sokakta tuhaf bir adama rastlayan yoksul ayakkabı ustası Semyon, kim olduğunu ve nereden geldiğini açıklamayı reddeden adama yardım ederken kendisinin ve ailesinin kaderini değiştirecek bir seçim yaptığının farkında olmasa da, insanı insan yapan nitelikleri yücelterek yeni bir ahlak anlayışını ortaya koyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83692</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cb1d542-5e32-467c-9db3-277b745d6797.jpg</image:loc>
            <image:title>Martılarımın Adları Tahir ile Zühre</image:title>
            <image:caption>Kedimin Adı Çamur, Köpeğimin Adı Erik ve Kaplumbağamın Adı Meraklı’da insanlarla hayvanları ortak yaşamlarda buluşturan yazar, çevirmen Ayşe Sarısayın, okurları Heybeliada’nın komşulukla ve dostlukla şenlenen dünyasına davet ediyor. Adaların başlıca halklarından martılar, Martılarımın Adları Tahir ile Zühre’nin de baş kahramanları. Bir yandan Ayşe ve Hüseyin’in adadaki yaşamlarına, arkadaşlarıyla sohbetlerine konuk oluyor, ada yaşamı, kent yaşamı ve çevre sorunları üzerine onlarla birlikte düşünüyoruz; diğer yandan martıların gitgide daralan yaşam alanlarında, insanlarla birlikte var olma çabalarına, hem mizahi hem de gerçekçi bir gözle tanıklık ediyoruz. Üstelik bu kez okuma serüvenimize, sevimli ve çokbilmiş kedimiz Bay Cimbil de, eleştiri ve yorumlarıyla eşlik ediyor! 
 
 
Bu romanında hem yeryüzü hem gökyüzü dostlarının hikâyelerini satırlara taşıyan Ayşe Sarısayın, farklı canlılarla birlikte yaşamanın keyifli, barışçıl ve zengin dünyasıyla okurları yeniden gülümsetiyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83693</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8b9438e-dd95-4a09-adbb-5315e2b6014d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kalbi</image:title>
            <image:caption>Edmondo de Amicis’in ünlü romanı Çocuk Kalbi’nde, öğrenci Enrico’nun gözünden bir toplumun birbirinden farklı hayatlar yaşayan insanları anlatılıyor. Üçüncü sınıfa giden Enrico, arkadaşlarıyla birlikte atıldığı maceraları günlüğüne not etmeye başlar: çalışkanlığıyla tanınan Derossi, önüne gelene zulmeden Nobis, herkese armağanlar dağıtan Garoffi ve yaramaz Franti… Bir yanda hastalıklar, zor dersler ve ağır işler; diğer yanda cambazların numaralarını gösterdiği karnavallar, kırlardaki güzel havanın tadına varılan piknikler… Onlarca dile çevrilip dünyanın dört bir yanında yayımlanan bu kitapta, çocukların iyi niyeti, fedakârlığı ve dürüstlüğü, okuyanları da sarıp sarmalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83694</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21fdca2e-531a-40db-ae03-6cb4eac8827d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Sömürge Karşıtı Milliyetçiliğin Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, barışın sağlanmaya çalışıldığı yıllarda, Woodrow Wilson meşhur On Dört İlke’yi ortaya attı. Her ne kadar son halinde adı geçmese de, bu on dört ilkeden en çok dikkat çeken kendi kaderini tayin hakkı oldu. İmparatorlukların çöktüğü, sömürgeciliğin hükmünü yitirmeye başladığı ve ulus-devletlerin ortaya çıktığı bu dönemde, bu hak, en çok sömürge halklarına umut oldu. Fakat “güçlü ya da zayıf, küçük ya da büyük” tüm halkların kendi kaderini tayin etmeye hakkı olduğunu bildiren bu ilkenin uygula(nama)ması, doğan umutları hızla yerle bir etti. 

Erez Manela, Wilsoncu Moment’te, Woodrow Wilson’un sömürge halkları için nasıl bir kurtuluş figürü haline geldiğini, kendi kaderini tayin hakkına kavuşacaklarına inanmış halkların “medeniyet kriteri”ne çarparak nasıl hayal kırıklığına uğradıklarını ve mücadelelerini sokağa nasıl taşıdıklarını anlatıyor. Aynı zamanda, bu halkların, yüzlerini zaman içinde Wilson’dan, kendi kaderini tayin hakkını ilk kez 1914’te zikreden Lenin’e çevirmelerini aktarıyor; Büyük Güçler’in çıkarlarının, ilkelerin önüne nasıl geçtiğinin resmini çiziyor. […] Merak ediyorum, istemeden etrafıma kurtuluşu olmayan bir ağ mı ördünüz? Bugün tüm dünya Amerika’ya dönüyor, yalnızca uğradıkları haksızlıklar için değil umutları ve şikâyetleri için de. 

[…] Halklar tiranlarına yıllarca dayanırlar ama yeni bir milenyum hemen şimdi yaratılmazsa kurtarıcılarını paramparça ederler. Ama [...] bu kadim haksızlıklar ve mevcut mutsuzluklara bir günde çare bulunamaz. Gördüğüm şey, sanırım –tüm kalbimle yanılıyor olmayı diliyorum– bir hayal kırıklığı dramı. Woodrow Wilson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83695</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10de15bf-7406-4f5f-b348-a4a8ea11a128.jpg</image:loc>
            <image:title>Katillerle Geçen Ömrüm</image:title>
            <image:caption>“Tüm profesyonel hayatımı cani insanlarla çalışarak geçirdim. Özellikle de adam öldüren, yıllarca unutulmayan, popüler cazibesi olan, seri cinayetler işleyen insanlarla. Bu bahsettiğim tüm katillerle bazen çay, bazen daha sert şeyler içtim, hücrelerinde onlarla şakalaştım, gözlerinin içine bakarak onların yalancı ya da psikopat olduklarını söyledim ve bazılarının parmaklıklar arkasında olmasını sağladım veya daha alışılageldik şekliyle, onları içeride tutan sürecin bir parçası oldum.”

Katillerle Geçen Ömrüm, David Wilson’ın idealist hapishane müdürlüğünden, uzman kriminolog ve profesörlüğe uzanan hikâyesi… Wilson, kan donduran olaylarla bu şaşırtıcı araştırmasıyla insanın görmekten kaçındığımız karanlık ve tüyler ürpertici tarafını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83696</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09961bb3-c5b3-443d-95fb-16fbe54073a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Beyin</image:title>
            <image:caption>Daha sağlıklı, daha mutlu bir benliğe kavuşmak için canlandırıcı bir rehber.

Hepimizin kötü alışkanlıkları var. Kimisiyle uzun yıllardır tanışığız, kimisinin farkında bile değiliz. Onlardan vazgeçmek kolay gibi gözüküyor, gerçekten istersek bırakabileceğimize inanıyoruz. Ama deneyip de başarısız olduğumuzda -birçok kez!- ve her şeye rağmen duramadığımızda, umutsuz ve kendimize karşı daha yargılayıcı bir ben bırakıyoruz geride.

Şimdi, psikoloji ve bilişsel bilimdeki birçok farklı alan sayesinde umutlu olmak için çok fazla neden var: daha sağlıklı beyin devreleri oluşturup beynimizi yeniden şekillendirmemiz mümkün.

Devrimci Beyin’de Psikoterapist Dr. Richard O’Connor; kötü alışkanlıkların, birbiriyle çok iyi iletişim kuramayan iki zihnimizin oluşundan kaynaklandığını belirtiyor -bilinçli benlik ve onun dikkati dağıldığında bize hızlıca patates cipsini silip süpürten otomatik benlik. Kitap boyunca yer alan egzersizlerle otomatik benliğimizi eğitip öz disiplinimizi geliştirmemizin; farkındalık, korkuyla yüzleşme ve bilinç dışı suçluluktan kendimizi azat etme gibi değerli becerileri kazanmamızın yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83697</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cab204fb-c5a0-4123-a892-5d6ecef7e483.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikodrama - Hayata Büyülü Dokunuşlar</image:title>
            <image:caption>Hayatına büyülü dokunuşlar yapabileceğini biliyor musun?

Kendinden başlayarak ailene ve en yakınındakilere, yakın hissettiklerine de…

Kendinle karşılaşabilme cesareti gösterdiğinde tüm hücrelerinde başlayan bir barışıklığın önce en yakınındakilere, ailene sonrasında tüm evrene yansıyabileceğini de…

Psikodrama grup terapisine katılan on kişinin kendileriyle ve yolculuklarında onlara eşlik eden aile üyeleriyle ilgili farkındalıklarıyla kendi içinize dönüp kendi farkındalığınızın kapılarını açabilirsiniz. İyi hissetmek, barışmak, değişmek, dönüşmek, gelişmek adına,

Kendinizden çok şey bulacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83698</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4aa30b0b-2d03-40c9-a023-7a33804aed5e.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’da İki İskandinav Seyyah</image:title>
            <image:caption>Knut Hamsun – Norveç’in şaibeli gururu.
Hans Christian Andersen – başmasalcı, gerçek bir seyyah, kötü bir oyun yazarı.
Bu iki “kuzey” yazarını güneye, İstanbul’a çeken neydi?
İstanbul sokaklarında birer yabancı yazar olarak dolaştıklarında, bizim görmediğimiz, atladığımız neleri yakalamışlardı?
“Hilalin Altında” gezen iki “dünya yazarı”nın, özgün dillerinden yapılan çevirileriyle İstanbul anıları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83699</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f9b3e00-b010-45c5-a793-602f1d5c874c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Küçük Prens, B612 adlı küçük bir asteroitte, kibirli bir çiçekle ve üç volkanla birlikte yaşamaktadır.
Oradan sıkılıp gezegenler arasında bir yolculuğa çıkar. Dünya’ya gelir ve bir pilot ile yakın arkadaş olur. Küçük Prens, yolculuğu sırasında günlük yaşamına anlam veren, onun bakımına ihtiyaç duyan ve onun iyi olmasını sağlayan şeylerden ayrıldığı için kendini yalnız hisseder.
Tanıştığı kişilerden birçok şey öğrenen Küçük Prens eve dönmeye karar verir ve bizi, her gece yıldızlı gökyüzünde onun varlığını hissetme ihtimali ile bırakır.
Artırılmış gerçekliğin size sunacağı sürpriz içerikle, çok seveceğiniz, benzersiz bir deneyim yaşayın.
- Müzik
- Oyun
- 3 boyutlu evren
- Ve daha fazlası bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83700</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3314ee7-437c-4d4d-a8f4-21e46c208b1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kültürüne Hizmet - Öğr. Gör. Sadiddin Öztürk’e Armağan</image:title>
            <image:caption>20 bin yıl önceye kadar uzanan Türk tarihi ve kültürü, medeniyet inşası bakımından göz kamaştırıcı bir derinliğe ve zenginliğe sahiptir. Çağlar boyunca Nil‟den İrtiş‟e, Tuna‟dan Ganj‟a uzanan geniş coğrafyada Türk varlığının ve medeniyetinin baskın karakteristik özelliklerine dair sayısız ve canlı-cansız şahitlere rastlanmaktadır. Bu ise Türk Dünyası Coğrafyası adı verilen 10,5 milyon km2 alana hükmeden bir milletten ziyade, tüm dünyayı etkileyen bir oluşumun adı haline geldiğini göstermektedir.

Dünya tarihini etkileyen ve şekillendiren Türklerle ilgili milyonlarca bilimsel çalışma yapılmıştır. Ancak bu konuda sadece bilimsel çalışmalar yapmak yeterli değildir. Yapılan-yazılan çalışmaları gelecek nesil bilim insanı adaylarına aktarmak da gerekmektedir. işte bu kitap çalışması, Türk tarihi ve kültürüne özel bir değer atfederek okuyan, çalışan, anlayan, yorumlayan ve aktaran Öğr. Gör. Sadiddin Öztürk‟e armağan amacıyla ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83701</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1146f0b-a290-414d-9d0f-60323d7a5bf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütlerde İşyeri Nezaketsizliği Akademik Personele Yönelik Fenomenolojik Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 

1.      İşyeri Nezaketsizliği 

1.       İş Hayatında Toplumsa ve Örgütsel Normların Değişimi 
2.       İşyeri Nezaketsizliğinin Tanımı ve Önemi 
3.       İşyeri Nezaketsizliğinin Benzer Kavramlardan Farkı 
4.       İşyeri Nezaketsizliğinin Nedenleri 
5.       İşyeri Nezaketsizliğinin Sonuçları 
6.       Kültürel Bağlamdaki Farklılıklar 
7.       İşyeri Nezaketsizliğini Önleme 

2.      İşyeri Nezaketsizliğine Yönelik Fenomenolojik Bir Araştırma 

1.       Araştırmanın Amacı 
2.       Araştırmanın Deseni 
3.       Araştırmanın Geçerlik ve Güvenirliği 
4.       Araştırmanın Örneklemi ve Veri Toplama Yöntemi 
5.       Araştırmacının Konumu 
6.       Toplanan Verilerin Analizi 

3.      İşyeri Nezaketsizliğine Yönelik Yapılan Nitel Araştırmanın Bulguları 

1.       İşyeri Nezaketsizliğinin Varlığına Yönelik Bulgular 
2.       İşyeri Nezaketsizliğinin Nedenlerine Yönelik Elde Edilen Bulgular 
3.       İşyeri Nezaketsizliğinin Sonuçlarına Yönelik Elde Edilen Bulgular 
4.       Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin ve Sosyal Medyanın Nezaket Olgusuna Etkilerine Yönelik Bulgular 
5.       Nezaketin Öğretilebilmesine Yönelik Bulgular 
6.       İşyeri Nezaketsizliği ile Baş Etmeye Yönelik Bulgular 
7.       İşyeri Nezaketsizliğinin Önlenmesine Yönelik Elde Edilen Bulgular 

4.      Genel Değerlendirme Sonuç ve Öneriler 

 1.       Genel Değerlendirme 
 2.       Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83702</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00161acc-eaf0-421b-a782-0d97d0d182a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşle Düşün</image:title>
            <image:caption>Yaratıcılık, yaşamın her döneminde ihtiyaç duyulan bir beceridir. Aynı zamanda kişinin kendine özgü özelliklerini de göz önüne serer. Günlük yaşamdan bilimsel çalışmalara kadar uzanan bir tutum ve davranış biçimidir. Yaratıcı yazma becerisi, doğru yaklaşımlarla inşa edilerek geliştirilebilir. 
 
“DÜŞLE DÜŞÜN” kitabı tam da bu amaçla, yaratıcı yazma ve düşünme çalışmalarının ilk adımı olması için hazırlandı. Haydi Çocuklar, sizlere verdiğimiz ipuçlarından yola çıkıp düşleyerek düşünün, özgürce hayal edin, resimleyin, yazın, çizin ve üretin. 
 
YARATICI DÜŞÜNCENİN EĞLENCELİ DÜNYASINI KEŞFEDİN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83705</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1f02d61-190c-4f9b-a630-201ef1821f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadislerin Işığında Hz. Muhammed</image:title>
            <image:caption>Hz. Muhammed, insanlığı şereflendirdiği ilk andan itibaren, etkisi her müslümanın son nefesini verdiği âna kadar devam eden bir dünya, hayat biçimini ortaya koymuştur. O, bazılarının gördüğü gibi Kur&apos;ân&apos;ı insanlığa aktaran bir &quot;postacı&quot; değildir. Kendi hayatı ile, Kur&apos;ân&apos;ın tarif ettiği insanın nasıl yaşaması gerektiğini ortaya koymuştur. Onun söz ve davranışları, İslâm&apos;ı en doğru şekilde yaşamak isteyen insanlar için nesillerdir rehber niteliğindedir. Türk fikir hayatının müstesna isimlerinden Rasim Özdenören bu eserinde, herhangi bir sisteme bağlı kalmaksızın okuduğu  Hadis-i Şeriflerden yola çıkarak, kendi dünyasındaki karşılıkları okurlarla paylaşıyor. Okuduğu Hadis-i Şeriflerin tamamının, aslında aynı anlamı bütünleyen devasa bir yapbozun parçaları olduğunu düşünen Özdenören&apos;in, bu çalışmasıyla adeta modern bir &quot;Kırk Hadis Şerhi&quot; yapmış kabul edilebilir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83706</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/587f31f7-d0c0-4258-abeb-e23c9f84b0e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Botanik Adası - Korsanların Seyir Defteri</image:title>
            <image:caption>“Korsanlar Seyahat’in muhteşem gemisi Atmaca ile eşi benzeri olmayan denizlere açılmaya hazır mısınız? Sürprizlere açık mısınız, öğrenmeyi seviyor musunuz, merakınızı yenemiyor musunuz, macera mı arıyorsunuz? O zaman bu seyahat sizin için! Efsunlu denizlerin yedi düvele korku salmış, gözü pek korsanları Puhu, Ebabil, Serçe, Kuzgun ve Anka seyahat boyunca sizlerle olacak.”

Korsanlar Seyahat’in aklı bilgiye, gönlü maceraya aç korsanlarının ilk yolculuklarında ilginç bir yolcuları var; Herodot. Elinde gizemli bir kitapla dolaşan Herodot, kahramanlarımızı rotasından saptırıyor ve bambaşka bir evrene gitmelerine yol açıyor. Önlerinde aşmaları gereken bir Bilgi Okyanusu, tehlikelerle dolu Cehalet Denizi ve birbirinden değişik dört ada uzanıyor. Dördüncü durakları ise “Botanik Adası”.  Konumuz, tabii ki doğa sevgisi.  Meşe’den Sekoya’ya, Küsküt Otu’ndan Zeytin ağacına hepsi kendini anlatıyor, “bize iyi davranın” diyor… Doğa savunucuları ve maceraseverler buyurun maceraya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83707</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05a07f4a-1c30-4a4d-82cc-2d69990353b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzen Ada - Korsanların Seyir Defteri</image:title>
            <image:caption>“Korsanlar Seyahat’in muhteşem gemisi Atmaca ile eşi benzeri olmayan denizlere açılmaya hazır mısınız? Sürprizlere açık mısınız, öğrenmeyi seviyor musunuz, merakınızı yenemiyor musunuz, macera mı arıyorsunuz? O zaman bu seyahat sizin için! Efsunlu denizlerin yedi düvele korku salmış, gözü pek korsanları Puhu, Ebabil, Serçe, Kuzgun ve Anka seyahat boyunca sizlerle olacak.” Korsanlar Seyahat’in aklı bilgiye, gönlü maceraya aç korsanlarının ilk yolculuklarında ilginç bir yolcuları var; Herodot. Elinde gizemli bir kitapla dolaşan Herodot, kahramanlarımızı rotasından saptırıyor ve bambaşka bir evrene gitmelerine yol açıyor. Önlerinde aşmaları gereken bir Bilgi Okyanusu, tehlikelerle dolu Cehalet Denizi ve birbirinden değişik dört ada uzanıyor. İkinci durakları ise “Yüzen Ada”.  Şaka değil, bu ada yerinde durmuyor. Sürekli bir rotada ilerliyor ve 365 günde bir başlangıç noktasına geliyor. Üzerinde de Leonardo Da Vinci’den Kepler’e, Piri Reis’ten Ali Kuşçu’ya kimler kimler yaşıyor… Yüzen Ada, maceraperest ve bilgiye aç okurlarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83708</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/366c1c6d-976d-4fd4-bbc7-536107c51a63.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlar - Tarih Öncesi Dönemde Nasıl Yaşıyorlardı?</image:title>
            <image:caption>İnsanlar maymundan mı gelmiştir? Eski insanlar mağaralarda mı yaşıyordu? Neden mağaraların duvarlarına resim çiziyorlardı? Nasıl besleniyorlardı? Yolculuk ediyorlar mıydı? 
 
Tarihteki ilk insanlarla tanışmak için yolculuğa çıkma vakti! 
Kıllarımızın zamanla nasıl döküldüğünü ve bunun diğer avcılar karşısında bize ne tür bir avantaj sağladığını, ateş yakmayı nasıl öğrendiğimizi ve bunun bize neler kattığını, iğne deliğinin nasıl devrim niteliğinde bir icat olduğunu ve göçebe yaşam süren insanların dünyanın dört bir yanına nasıl yayıldığını keşfet. 
 
ETKİNLİKLER İÇİN KOLLARINI SIVA VE HAREKETE GEÇ: 
- Tarih öncesi dönemdeki gibi ateş yak. 
- Neolitik dönemdeki gibi çömlek yap. 
- Paleolitik dönemdeki insanlar gibi resim çiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83709</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7536c5b-2027-4cd7-a157-4f84d2b220ae.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkler Adası - Korsanların Seyir Defteri</image:title>
            <image:caption>“Korsanlar Seyahat’in muhteşem gemisi Atmaca ile eşi benzeri olmayan denizlere açılmaya hazır mısınız? Sürprizlere açık mısınız, öğrenmeyi seviyor musunuz, merakınızı yenemiyor musunuz, macera mı arıyorsunuz? O zaman bu seyahat sizin için! Efsunlu denizlerin yedi düvele korku salmış, gözü pek korsanları Puhu, Ebabil, Serçe, Kuzgun ve Anka seyahat boyunca sizlerle olacak.” Korsanlar Seyahat’in aklı bilgiye, gönlü maceraya aç korsanlarının ilk yolculuklarında ilginç bir yolcuları var; Herodot. Elinde gizemli bir kitapla dolaşan Herodot, kahramanlarımızı rotasından saptırıyor ve bambaşka bir evrene gitmelerine yol açıyor. Önlerinde aşmaları gereken bir Bilgi Okyanusu, tehlikelerle dolu Cehalet Denizi ve birbirinden değişik  dört ada uzanıyor. İlk durakları ise “İlkler Adası”.  Dünya’da mucidinin adı bilinmeyen ne kadar “ilk” varsa bu adada. Ateşin nasıl keşfedildiğini, yazının nasıl bulunduğunu ve daha birçok “ilk”i merak ediyorsan ve  korkusuzsan korsanlarımızın ilk macerasına sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83710</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0a223ec-d7cd-4cda-a07a-5f8a7d1090b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikroplar - Zararlı mıdır?</image:title>
            <image:caption>Mikrop nedir? Nerelerde yaşarlar? Zararlı mıdırlar? Ne pahasına olursa olsun onlardan kurtulmalı mıyız? Onlarla arkadaş olabilir miyiz? 
 
Minik canlı varlıkların görünmez dünyasına dalmaya ne dersin? Onların gerçekte kim olduklarını biliyor musun? 
 
Mikropların yaşamın başlangıcından beri nasıl var olduklarını, varlıklarından henüz haberdar olmadan önce bile onları nasıl yiyeceklerimizde kullanmaya başladığımızı, birçok mikrop insanlarla uyum içinde yaşarken neden bazılarının tehlikeli olduğunu ve bizi hasta edebileceğini, dahası araştırmacıların birtakım hastalıkları tedavi edebilme umuduyla günden güne onlarla nasıl daha çok ilgilendiğini keşfet! 
 
ETKİNLİKLER İÇİN KOLLARINI SIVA VE HAREKETE GEÇ: 

- Kendi mikrobunu üret. 
- Maya kullanarak balon şişir. 
- Ekmek yap. 
- Mikroskop yap ve mikropları incele.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83711</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de3b8b86-f27c-47a9-9d4f-d83f34d0ec34.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgiye Önem Veren Peygamberim - Can İle Canan Peygamberimizi Seviyoruz -2</image:title>
            <image:caption>Can ile Canan, Peygamberimizin “İlim Çin’de bile olsa gidip alınız.” Hadis-i Şerifinden yola çıkıyorlar ve bilginin önemini kavrıyorlar. Ailecek Çin ve Hindistan’a giden meraklı ikizleri bu ülkelerde acaba neler bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83712</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30d400e2-0338-49ef-988f-79d673fbb97f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Su Çok Değerlidir?</image:title>
            <image:caption>Deniz suyu neden tuzludur? Su her zaman sıvı halde midir? Yağmur neden yağar? İçme suyu nedir? Dünyadaki tüm çocuklar içme suyuna erişebiliyor mu? 
 
Suyun önemini daha iyi kavramak için mavi gezegeni mercek altına al! 
 
Vücudunun büyük kısmının sudan oluştuğunu, bugün dinozorların içtiği suyla aynı suyu içtiğimizi, içme suyunun nasıl üretildiğini, suyun neden çok değerli olduğunu ve niçin tasarruflu kullanılması gerektiğini keşfet! 
 
ETKİNLİKLER İÇİN KOLLARINI SIVA VE HAREKETE GEÇ: 

- Fanusta kendi bulutunu yarat. 
- Deniz suyunu tuzdan arındır. 
- Pişmemiş bir yumurtanın tatlı ve tuzlu suda nasıl  yüzdüğünü karşılaştır. 
- Kılcallık etkisi sayesinde bir çiçeğin yapraklarını renklendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83713</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b74f5af-7d89-47b7-90fa-849fc323972a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dargınları Barıştıran Peygamberim - Can İle Canan Peygamberimizi Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>Meraklı ikizler Can ile Canan, kitaplıktan seçtikleri çok güzel bir kitapla, Peygamberimizin ve arkadaşlarının yaşadıkları MUTLULUK ÇAĞI&apos;nı çok daha yakından tanıyor; bu kitabı yeni öğrendikleri ETKİLİ OKUMA YÖNTEMLERİ ile okurken, yeteneklerini keşfediyorlar. 
Can ile Canan bu kitapta, birbirine küsen Vedat ile Sedat&apos;ı Peygamberimizin küslükle ilgili söylediklerini de düşünerek barıştırmaya çalışıyorlar. Can ile Canan, Vedat ile Sedat&apos;ın yeniden arkadaş olmasını sağlayabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83714</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a45ce1-1a77-48af-9ba6-d0f9cefd96b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Vücudum - Nasıl Çalışıyor?</image:title>
            <image:caption>Hareket etmemi sağlayan ne? Kalbim neden atıyor? Annem ve babam neden hep erken uyumamı söylüyor? Dişlerim neden düşüyor? Yetişkinlerin koltuk altları neden kıllı? 
 
Vücudunun içinde gizemli ve fantastik bir yolculuğa çıkmaya hazırlan! 
Beynin nasıl bir orkestra şefi gibi çalıştığını, duyularının bazen seni nasıl yanıltabileceğini, insanların neden ve nasıl pırtladığını, bedeninin kendi kendini nasıl onardığını ya da bebeklerin dünyaya nasıl geldiklerini keşfet! 
 
ETKİNLİKLER İÇİN KOLLARINI SIVA VE HAREKETE GEÇ: 

- Nabız alarak kalp ritmini ölç. 
- Dokunma duyunu yanılt. 
- Reflekslerini test et! 
- Kendi akciğerini yap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83715</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/597c33bd-2150-41e5-b8aa-e26ee52a7570.jpg</image:loc>
            <image:title>Dua Eden Peygamberim - Can İle Canan Peygamberimizi Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>Meraklı ikizler Can ile Canan, kitaplıktan seçtikleri çok güzel bir kitapla, Peygamberimizin ve arkadaşlarının yaşadıkları MUTLULUK ÇAĞI&apos;nı çok daha yakından tanıyor; bu kitabı yeni öğrendikleri ETKİLİ OKUMA YÖNTEMLERİ ile okurken, yeteneklerini keşfediyorlar. 
Bu kitapta Can ile Canan, küçük kardeşleri Handan ile Peygamberimizin ettiği duaları öğreniyorlar. Dua etmenin hayatlarındaki önemini kavrayan kardeşler, duaları sayesinde bakalım nasıl güzelliklerle karşılaşıyorlar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83716</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f06dd10-3cc1-448e-a206-3532300c569b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramazan Ayını Seven Peygamberim - Can İle Canan Peygamberimizi Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>Meraklı ikizler Can ile Canan, kitaplıktan seçtikleri çok güzel bir kitapla, Peygamberimizin ve arkadaşlarının yaşadıkları MUTLULUK ÇAĞI&apos;nı çok daha yakından tanıyor; bu kitabı yeni öğrendikleri ETKİLİ OKUMA YÖNTEMLERİ ile okurken, yeteneklerini keşfediyorlar. 
Can ile Canan bu kitapta Ramazan aynın güzelliklerini keşfediyorlar, Peygamberimizin Ramazan’la ilgili hadis-i şeriflerini öğreniyorlar. Oruç tutmayı, hediyeleşmeyi, açlığı ve nimetlerin önemini keşfeden ikizler bu Ramazan’da acaba neler yaşayacaklar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83717</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0be42df5-0b18-456f-beae-9fced034ac73.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukları Çok Seven Peygamberim - Can İle Canan Peygamberimizi Seviyoruz</image:title>
            <image:caption>Meraklı ikizler Can ile Canan, kitaplıktan seçtikleri çok güzel bir kitapla, Peygamberimizin ve arkadaşlarının yaşadıkları MUTLULUK ÇAĞI&apos;nı çok daha yakından tanıyor; bu kitabı yeni öğrendikleri ETKİLİ OKUMA YÖNTEMLERİ ile okurken, yeteneklerini keşfediyorlar. 
Can ile Canan bu kitapta Peygamberimizin çocuklara olan sevgisini, merhametini ve fedakarlığını bir kez daha keşfediyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83718</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0737564-a51b-4625-a22d-85ce81176459.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu Denkleminde Filistin Sorunu</image:title>
            <image:caption>2011 başlarında Tunus’ta, Yemen’de, Körfez’de başlayıp sonunda komşumuz Suriye’ye yayılan ve bütün Arapça konuşulan ülkeleri etkisi altına aldığı görülen, dışarıdan bakanlarca “Arap Baharı” denilen halk hareketleri Latin Amerika’nın yaşadığı tarihî süreci yaşayacak mıdır? Bunu tam olarak tahmin etmemiz mümkün değildir ama bizim ülkemizi de derinden etkilemesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Suriye’nin ve Irak’ın, Türkiye’nin toplumsal yapısını etkilemesi muhtemel dinsel ve ırksal unsurları mevcuttur. Ve ortada dilden dile dolaşan “Büyük Ortadoğu Projesi” diye bir plan da vardır. Bu nedenle Arap Baharı denilen eski düzen karşıtı ve/veya yeni düzen yanlısı grupların malûm projenin güdümüne girip geniş çaplı Ortadoğu Baharı’na dönüşmesi kuvvetle muhtemeldir.

Mustafa Oral tarihçi kimliğiyle günümüz olaylarına tarihsel bir perspektiften bakıp ancak nostaljiye kapılmadan olabildiğince objektif yaklaşıp, titizlikle meseleyi aktarıyor. Enine boyuna hemen yanı başımızda olup biten ve son yıllara kadar görmezden geldiğimiz, üzerine pek düşünmediğimiz ve okuyup yazmadığımız bu önemli ve kadim coğrafyaya hak etiği değeri vermemiz gerekiyor. Okurlarımızın tarih serimizin bu yeni kitabından büyük oranda yararlanacağını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83719</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/406382e3-6075-42d0-9469-aa0f8a97697f.jpg</image:loc>
            <image:title>Balığım Burnumu Öptü</image:title>
            <image:caption>Benim bir balığım var. Onunla çok mutluyum. O da mutlu mu acaba? 
Ya değilse! 
 
Sevmek onu düşünmek midir yoksa onun için bir şeyler yapmak mıdır? 
Nalan Alaca’dan sevme biçimi üzerine yaratıcı ve duygusal bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83720</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/325b5301-7190-4555-b544-8018f2754b99.jpg</image:loc>
            <image:title>2-10 Yaş Çocuklar İçin Hayatı Kolaylaştıran Temel Alışkanlıklar</image:title>
            <image:caption>&quot;Anne-babanın istekleriyle çocuğun istekleri uyum sağlamadığında çatışmalar yaşanır. Bu süreçte önemli olan, çatışmaların sebeplerinin anlaşılmasıdır. Bu kitap, çatışmaların kaynağındaki sebepleri ve olası çözüm yollarının anlaşılmasını kolaylaştırmayı amaçlıyor.&quot; 
 
- “Hayatı Kolaylaştıran Temel Alışkanlıklar” ne zaman oluşmaya başlar? 
- Çocuklarınızın genel eğilimlerinin farkında mısınız? 
- Anne-babaların, çocuklarına olumlu alışkanlık eğitimini verirken yapabilecekleri nelerdir? 
- Olumsuz alışkanlıkların yerine olumlu alışkanlıkları nasıl koyabiliriz? 
- Davranış eğitiminde anne, baba ve çocuk arasında oluşabilecek çatışmaların kaynağı nedir? 
- Çatışmaların çözümü için evde neler yapılabilir? 
- Tüm bu soruları olumlu sonuçlara bağlayabilmek için farklı yaklaşımları denemeye hazır mısınız? 
 
Her ebeveyn, çocuklarının ileride kendi seçimlerini yapabilen, gerektiğinde “hayır” diyebilen, görüşlerini çekinmeden ifade edebilen bireylere dönüşmesini ister. Peki, güçlü bir kişiliğe sahip olmasını istediğiniz çocuklarınız için gelişim aşamasının, onların önüne koyduğunuz tabaktan başladığını hiç düşündünüz mü? 

Psikolog Bilge Aygün, bu kitapla 2-10 yaş arası çocukların gelişim sürecinde yapılması gerekenleri, her ebeveyn ve eğitimcinin dikkate alması gereken noktaları anlatıyor. Kısacası, bundan böyle “Önce benim istediğimi ye!”, “Ağlayacaksan odana git!”, “Artık uyuyacaksın!” demeden önce düşünmenizi sağlayacak bir kitap tutuyorsunuz elinizde. İhtiyaç duyduğunuz anda yanınızda olacak, size yol gösterecek örnek alıştırmalarla ‘yeni düzen’i hayatınıza adapte etmenizi sağlayacak bilgilerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83721</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/516c5c35-3a0c-4ab1-8479-378ce38aa4d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Faustus</image:title>
            <image:caption>limizdeki verili düşünce sistemine göre barbarlık, kültürün karşıtı olabilir; ama bu düşünce sisteminin dışında, kültürün karşıtı, başka bir şey de olabilir ya da hiç karşıtı olmayabilir.

 Thomas Mann, son eseri olarak tasarladığı Doktor Faustus’ta bizi mağrur bir sanatçının, besteci Adrian Leverkühn’ün gerilimli dünyasında dolaştırıyor. Ruhu, yaratma arzusuyla dolup taşsa da, akılcı ve duygusallıktan uzak mizacını dizginleyemeyen Leverkühn’ün gerilimi, yaratma gücünün önündeki en büyük engeldir. Şeytan, Le­verkühn’ü bu zayıf noktasından yakalar: Yaratıcı zihnin dışavurumu olmaksızın anlamsız kalmaya mahkûm bir varoluştan kurtulmanın bedelini, sanatçıyı zührevi bir hastalığın pençesine düşürerek ödetir. Ancak kötülüğün sağlayabileceği bir deha, bir yaratıcılıktır bu ve Thomas Mann’ın estetiğinde halkların faşizmle zehirlenmesini temsil eder.

Dünya edebiyatının kültleri arasında tartışmasız bir yeri bulunan Mann’ın bu son büyük eseri, Faust mitiyle bağlantılı bir sanatçı romanı, bir çağ ya da toplum romanı, müziği dille ifade etmeyi amaçlayan deneysel bir roman ya da epik anlatının bütün katmanlarına yayılan sanat kuramına dair bir deneme olarak farklı perspektiflerden okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83722</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6245dfb-b886-4f38-b946-30969d58be5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’a Yabancılaşma Süreci</image:title>
            <image:caption>Müslüman zihin, bilgisizlikten kaynaklanan önyargılar ile kuşatılmıştır. Bilgi sahibi olmadan iman sahibi olmanın yüceltilmesi, Müslüman aklı işlevsiz bırakmıştır. Hâlbuki ilmi öncelemek Kur’an’ın emridir.   

Müslüman geleneğin tarih içinde yorumladığı İslam, yol gösterme niteliğini kaybetmiştir. Dinin yorumlanmasının belli bir zaman dilimine hapsedilmesi, ‘zamansal ruhban sınıfı’nı ortaya çıkarmıştır. Bu sebeple Müslüman bireyin yaratıcı enerjisi gelenek kıskacı altında erimiştir ve erimeye devam etmektedir.  

Müslüman akıl, geleneği tek çözüm olarak görmeyi bırakıp, kendine has fikirler üretme cesaretini göstermelidir. 

Bu eser, Kur’an’ın yenileyici gücünün nasıl kaybedildiğini delilleriyle ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83723</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4c29109-bfeb-47dc-b18c-403f32511c72.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklıın El Kitabı - Merak Atasözleri ve Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Bu kitaba kadar Türkçede merakla ilgili olumlu atasözü yoktu. 
 
Eğitim Reformu Girişimi’nin içerik desteğiyle hazırlanan Meraklının El Kitabı, birbirinden yaratıcı onlarca merak atasözü ve alıştırmalardan oluşuyor. 
 
Fikirler ve sorular eşliğinde merak duygusunu besleyecek alıştırmaları uygularken merak etmenin önemini keşfedeceksiniz. 
 
Unutmayın: Merak edenler aya, etmeyenler yaya. 
 
HEM ÇOCUKLAR HEM YETİŞKİNLER İÇİN…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83724</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b14ec98e-4ed5-4b9a-b54d-be5a583ce0c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Mısırlar</image:title>
            <image:caption>“Tuhaf bir metindi bu. Nerdeyse bütün sözcükleri ezber­lemiş ama anlamından giderek uzaklaşmıştı. Akılla değil kalbiyle okuması gereken satırların anlattığı şeyi nasıl çö­zecekti? Bulmacalarla arasının iyi olması gerektiği baştan söylenmişti ona. Çözmek için aklının alışkanlıklarından kurtulması gerekiyordu. Basit düşünüp soruya yönelme­liydi. Ancak metinde soru falan yoktu. Üstelik bir kitaptan alındığı belli olan bu ifadelerin hangi soruya yanıt oldu­ğunu anlamak o kadar kolay değildi. Evren nasıl var oldu diye sorulmuşsa eğer, bunun cevabını ondan istemeleri akıl dışıydı. Zaten bilseydi onca yol ve zorluğu aşarak bu­ralara kadar gelmesine gerek kalır mıydı?” 

Özlem Anar, Altın Mısralar romanında kendi hikâyesini korkusuzca yaşayanların dünyayı değiştirebileceğini an­latıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83725</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bc21e09-3d2e-41ef-a43a-a2f30bcf5bef.jpg</image:loc>
            <image:title>Cingöz Recai Sultan Aziz&apos;in Mücevherleri</image:title>
            <image:caption>Cingöz Recai serisinin geç örneklerinden biri olan Sultan Aziz’in Mücevherleri, ilk defa 29 Mart 1959-26 Mayıs 1959 tarihleri arasında Tercüman gazetesinde tefrika edilerek okuyucuyla buluşmuş, 1962 yılında kitaplaşmıştır.

Mesadet Hanım, sahip olduğu Sultan Aziz’in paha biçilemez mücevheratını vârislerden kaçırmak için tertip ettiği planın kurbanı olur. Mesadet Hanım’ın Bostancı’daki köşkünde şüpheli ölümü, tüm İstanbul’un dilinde olan mücevherlerin Cingöz Recai’nin de dikkatini çekmesini sağlar. Mücevheratın yerini öğrenmek için çabalayan Cingöz Recai, bu zorlu macerada Mesadet Hanım’ın kızı Tülin, damadı Faruk ve şoförü Nuri’yi tetkik edecek, hadiseyi derinlemesine araştırdıkça meselenin çok daha büyük tertiplerle örüldüğünü anlayacaktır. Cingöz Recai’yi bu macerada Türk ve İtalyan rakipleri rahat bırakmadığı gibi, eski dostu ve amansız düşmanı Başkomiser Mehmet Rıza da onu yakalamak için tüm gücünü seferber edecektir!

Prof. Dr. Seval Şahin’in notları ve Tülin Ural’ın takdimiyle neşrettiğimiz Sultan Aziz’in Mücevherleri’nde gençlik yaşlarını geride bırakmış bir Cingöz’le karşılaşsak da o hâlâ keskin bakışları, müthiş zekâsı, kurduğu teşkilatı ve sevgilisi Jale ile tüm karmaşık olayların üstesinden gelecek bir heyecana sahiptir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83726</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17225d39-8a95-4b7c-a0e2-ba6a60e10f4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaman Adam</image:title>
            <image:caption>Bazıları vardır, sevmedikleri halde sevilmek isterler; kendini feda eden kadından uçsuz bucaksız bir sevgi ve sadakat beklemekte haklı olduklarını sanırlar. Bazıları vardır, meşhur bir güzelle evlenirler; niçin? Onunla böbürlenmek, onu yanlarında bulundurmak, ehlileşmiş bir dişi aslan gezdirir gibi onu beraberlerinde gezdirmek ve, İşte benim kraliçem! Bakın, bana ne kadar da itaatli, ne kadar bağlı, diyebilmek isterler de onun için. Hiç bu kafada bir insan, kraliçesini sevebilir mi?

Miguel de Unamuno’nun Behçet Necatigil tarafından çevrilen on hikâyesini bir araya getiren Yaman Adam, yazarın çok yönlü dünyasına açılan bir pencere niteliğinde. Aşk, felsefe, psikoloji, inanç, kadın erkek ilişkileri gibi konuların öne çıktığı bu öykülerde Unamuno’nun varoluşçu sorgulamaları da sıklıkla yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83727</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bf731b1-4bd4-456b-a788-51dcf0909d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk ve Ayak Parmakları</image:title>
            <image:caption>Prof.Dr. Nazım Hikmet Polat tarafından hazırlanan Ötüken’in Ömer Seyfettin Külliyatı; yazarın sağlığında yayımladığı kitaplar esas alınarak aynı çerçevedeki diğer metinlerin ilgili eserlere eklenmesiyle meydana getirilmiştir. 

 Hikâye dizisiyle başlatılan külliyatın bu cildinde 23’ü telif, 14’ü tercüme, toplam 37 hikâye yer almaktadır ve bu cilt hikâye külliyatının da son cildidir. Son cilt olan Aşk ve Ayak Parmakları - Sultanlığın Sonu’nda, anlatma esasına bağlı telif ve tercüme bütün metinler kronolojik ve alfabetik listeler hâlinde verilmiştir. Bu metinler hikâye olarak değerlendirilmiştir ve eklemek gerekir ki tercüme hikâyeler, onun yazarlıktaki kudretini değil ama tercümedeki tercihlerini göstermektedir. 
 
Hikâye külliyatının Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanmış diğer ciltlerinde Ömer Seyfettin içinkurulmuş şu cümleleri tekrar etmekte bir beis yoktur: 
Ömer Seyfettin, kendisinden önceki hikâyecileri gölgede bırakacak derecede güzel ve sağlam yapılı hikâyeler kaleme almış bir yazarımızdır. Dünya edebiyatı içinde Türk hikâyeciliğini temsil edebilecek isimler arasında onu en başa yazabiliriz. 

  Bu, abartılı bir ifade değildir. Onun değerini idrak edenlerin mutabık olacağı bir iddiadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83728</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b9967a-fe69-4c53-a428-ee648ac69f41.jpg</image:loc>
            <image:title>Sibir Hanlığı Kronikleri 3</image:title>
            <image:caption>Asırlar boyunca akan, ömrü boylarından uzun iki büyük nehir… Bir tarafta İrtiş, bir tarafta Tobol… Hırçın hırçın akarlarken tam kavuştukları yerde sakin, kumdan bir adacık… Adacığın üstünde, bu iki nehirden zuhur eden iki vahşi hayvan boğuşuyor. İrtiş Nehri’nden çıkan hayvan beyaz, gür yeleli ve iri yapılı bir kurda benziyor. Tobol Nehri’nden çıkan ise siyah renkli, ufak bir tazıyı andırıyor. Bu ufak hayvan iri hayvanı naçar bırakıp alt ediyor; ardından suya dönüyor. Fakat iri hayvan diğer hayvan sudayken yeniden hayat buluyor; o da diğeri gibi yine suya dalıyor.
 
İşte Küçüm Han hayal mi gerçek mi olduğu anlaşılmayan bu enfes sahneyi seyrediyordu uzun zamandır. Bir kısır döngü hâlinde tekrarlanan bu olaya anlam veremiyor; etrafındaki kâhinlere bunun anlamını soruyordu. Nihayet kâhinlerden biri Küçüm’e şöyle dedi: “İri olan hayvan senin büyük, dört başı mamur hanlığın; küçük olansa kendi üstlerine bile kafa tutmuş, eli kanlı bir Rus savaşçısı. Bu savaşçı seni öldürmeye geliyor. Bu topraklara gelecek; senin halkını esir alacak ve bütün şehirlerini zapt edecek. Bu kişi çok kısa bir süre içinde ortaya çıkacak.”
 
Küçüm Han bu haberle sonradan kim olduğunu öğreneceği Yermak’ın geleceğini, ona yenik düşeceğini anlamıştı. Tanrı ta en başından Yermak’ın yanında olduğunu haber veriyordu. Küçüm, mağlubiyet ile galibiyetin bu iki hayvanın azı dişleri arasında olduğunu anlayana kadar bekledi. Gün doğdu, gün battı… Gün doğdu, gün battı… Nihayet Yermak, bütün askerleriyle nehirleri, engin çayırları geçmiş ve Küçüm’ün henüz üzerinde neler yaşanacağını hayal dahi edemeyeceği talihsiz topraklara ulaşmıştı. Beyaz şafak kanlanmış; kara yağız atlar kara bir bulut gibi Küçüm’ün üstüne çökmüştü. Dünyanın en soğuk topraklarını İslam’la ısıtan bu yüce asker, sonsuzluğa uçacak ve yerini buz gibi soğuk bir imparatorluğa, Ruslara bırakacaktı.
 
Sükûneti bozulan iki büyük nehir: İrtiş ve Tobol… Tarihin bu en kanlı savaşlarından birinde akan kanın kendi sularına karışacağını nereden bilebilirdi ve bu yükü asırlar boyu taşıyabileceğini…
Suyun hafızası vardı; unutmayacaktı.
 
… Su bulandı ve bir daha hiç durulmadı…
 
Tercüme ve Notlandırma: 
Fatih Ünal
Murat Özkan
Mesut Karakulak
Zafer Sever
Harun Arslantürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83729</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddf72e53-13f1-4d1f-a38d-10df48449180.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahlakın Felsefi Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Kavramların tarihinden ve özellikle ahlâkî kavramlardan bahsediyorsak, meselelerin geçmişte başladığını ama geçmemiş olduğunu ve hatta geçmeyecek olduğunu anlamak zorundayız. Geçmişi başlatan, bir bakıma meselelerin kendisidir. Bunun en önemli nedeni, kendimizi ahlâkî sorunlarımızla görmeye başlayabilmemiz; kavramlar çerçevesinde de yargılayabilmemiz ve geliştirebilmemizdir. Çünkü sorunlar ne olduğumuzu gösterirken, kavramlar ne olmamız gerektiğini gösterirler. İşte düşünce tarihindeki değişim ve dönüşümler, sorunlarımız ile kavramlar arasında geçirdiğimiz olayları ifade eder.

Mitsel işleyişte, insanın geçmişteki olaylarının işlenişi ile geçmişin işlenişi yani bir zaman kavrayışı birbirine karışmıştır. Bu kaçınılmaz yanlışlık daha sonra tarih disiplinine dönüşümün yolunu da açmıştır. Elbette bu dönüşümün felsefe tarafına düşen payı da söz konusu olacaktır. Fakat felsefe; mit, historia dahil olmak üzere, geçmişteki bütün kurguların çeşitli şekillerde eksikliği üzerine bir rasyonalite geliştirerek kendisini sona saklayacaktır. Bunun anlamı artık felsefenin, sadece onların yanlışlıklarının açığa çıkarılması değil, yanlışlığın neye göre yanlışlık olduğunun ve dolayısıyla doğruluk ölçütünün ne olduğunun belirlenmesiyle nihai bir rasyonalite olarak karşımıza çıkmasıdır. Burada önemli olan, söz konusu doğruluk ve yanlışlığın etikle olan ilgisidir. Çünkü bize göre etik, insan varoluşunun çok boyutlu yapısını vurgulayan bir duruşa sahiptir. Bir diğer deyişle etik, çıplak insanın giyinme ihtiyacını metafiziğe kadar götürme arzusunu yaratan bir bakış açısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83730</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381da240-f205-441c-b7e7-f8111759500d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sibir Hanlığı Kronikleri 2</image:title>
            <image:caption>Volga atamanları ve beraberindeki Kozakların Yermak Timofeyev öncülüğünde Sibir Hanlığı’nı işgalinde, bu toprakların Ruslar tarafından ilhak ve kolonizasyonunda, Rusya’nın Sibirya ve Orta Asya’ya açılması ve bu coğrafyayla ticari ilişkilerin kurulmasında Stroganov ailesi mühim rol oynadı. Türk-Tatar menşeli oldukları düşünülen Stroganovların Sibir Hanlığı’nın ele geçirilmesindeki teşebbüslerinin, katkılarının, çabalarının vurgulandığı ve Stroganov Kroniği (Stroganovskaya Letopis) adıyla yaygınlaşmış olan bu eser; Rus Sibir kronikleri arasında en dikkat çekici olanıdır. İki asırdan fazla bir süredir hakkında Rus bilim çevrelerinde yapılan tartışmalarla en popüler kroniklerden biri olarak Sibir Hanlığı araştırmalarında önemini ve gizemini korumaktadır.
Tercüme ve Notlandırma: 
Fatih Ünal
Murat Özkan
Mesut Karakulak
Zafer Sever
Harun Arslantürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83731</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a2023fd-940e-4da3-a37f-b378d3452acf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sibir Hanlığı Kronikleri 1</image:title>
            <image:caption>Türk menşeli Rus müverrih Karamzin’in ifadesiyle üç tacir, bir yağmagîr, talimatı olmaksızın Sibir Hanlığı’nı Çar İvan adına ele geçirmeye cesaret ettiler. Ateşli silahlara karşı ok, yay ve kılıcın mağlubiyetinin en hazin ve ibret verici örneklerinden birinin tecelli ettiği bu mücadelenin neticesinde Türk-İslam dünyasının Sibirya’daki yegâne mümessili olan Sibir Hanlığı, Altın Orda’nın diğer parçaları ile aynı akıbete uğradı. Meşhur yağmacı hak ettiği cezayı bir Tatar kılıcından almış olsa da Sibir yurdu Rusya’nın hâkimiyeti altına girmiş oldu. Türk tarihinin şahit olduğu en görkemli istiklâl davasının başkahramanı olan Küçüm Han; devletini, tüm ailesini, evlatlarını, hazinesini kaybetse de Çar’ın lütuf ve merhametine sığınmadı. Ancak esir düşen evlatları Moskova’ya götürülerek kimi vaftiz edildi kimi de mankurtlaştırılarak Çar’ın hizmetkârı haline dönüştürüldü. Dahası Çarlık adına kendi soydaşlarına karşı savaştırıldı. Bu eser, İrtiş boylarında yaşanan Türk tarihinin en acı ve en ibret dolu bir perdesinin, bir Rus kilise adamının kendi kaleminden fanatizm yüklü ifadelerle hikâyesidir.
 
Tercüme ve Notlandırma: 
Fatih Ünal
Murat Özkan
Mesut Karakulak
Zafer Sever
Harun Arslantürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83732</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1de1ab39-1dce-42de-b342-07274696c74b.jpg</image:loc>
            <image:title>Malazgirt 1071</image:title>
            <image:caption>Tarihî gerçeklerin bir “maddî” dış yüzü bir de özünde gizli, “manevî” iç yüzü vardır. Malazgirt Savaşı’nın anlaşılabilmesi (bilinebilmesi değil) için, “Malazgirt’e yönelik bir yaklaşım ortaya koyarak savaşın maddî şartlarını dönemin birincil kaynaklarından hareketle tespit etmek, sahih, doğru belgelere bağlı gerçek bilgisini edinmek, tarihin maddî ve manevî etkenlerinin “tarihin mantığı”yla sentezini yapmak gerekir. 

Bu kitap, Oğuz Kağan Destanı’ndaki gibi, “Kün tuğ bolgıl, kök kurıkan” (Güneş tuğ olsun, gök çadır) diyerek Asya bozkırlarından Türkistan, Mâverâünnehr ve Horasan’dan yola çıkan ve denize ulaşmanın özlem ve idealiyle “Takı taluy, takı müren” (Daha deniz, daha ırmak) diye devam ederek Anadolu’ya gelen Türklerin, Asya’daki “Hun-Göktürk-Selçuklu” çizgisinin bir devamı olarak Ön Asya’da “Selçuklu-Osmanlı-Cumhuriyet” çizgisinde oluşan; bir ucunda Hun ve Göktürk, tam ortasında Selçuklu ve öbür ucundaysa Osmanlı’nın durduğu ve bu üç tarihî durağı birbirine ve Cumhuriyet’imize bağlayan hattın Oğuz olduğu; Anadolu’daki, Türkiye’deki varlığımız ve medeniyetimizin “millî, İslâmî ve insanî esasları” yönünden 21. yüzyılın şafağında yepyeni bir çağın başlamakta olduğu ve bu çağın Türkiye, Türk dünyası ve İslâm âlemi için yeni bir hamle, yeni bir yükseliş evresi olacağı ve bu mübarek vatanın teşekkülünde ledünnî bir sırrın gizli olduğu inancıyla kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83733</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c385eedf-480f-467a-b4da-87f0b5847d4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dünyasında Ortak Alfabe</image:title>
            <image:caption>Bu eserde Türk devlet ve topluluklarında kullanılmakta olan alfabeler, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği sonrası bağımsızlığını kazanan Türk devletlerinde Latin alfabesine geçişin süreç ve uygulamaları ile hâlihazırdaki durum, Türk devlet ve topluluklarında ortak Latin alfabesi kullanılma ihtimali, Latin alfabesine geçişte karşılaşılan problemler ve bunlara çözüm önerileri ile yazı alanındaki etkileşim konu edilmektedir. 

 Türk dünyasında alfabe birliği düşüncesinin genel olarak Türkçülük-Turancılık kavramlarıyla ilgili olarak ortaya çıktığı, bunun temelini Türk kavimlerinin tamamını “Türk millî kimliği” içinde görmek ve doğal olarak da bu “Türk milleti”nin tek bir yazı dili, tek bir bilim ve kültür hayatının olmasını arzu etmenin oluşturduğu, bu düşüncenin dışında tek başına “alfabe birliği”ni istemenin kültürel ve siyasi hiçbir anlamının olmadığı belirtilmektedir.  Eserde, Türk dünyasında geçmişten günümüze kadar devam etmekte olan alfabe sorunları ele alınmakta, Türk dünyasında ortak Türk Latin alfabesi nasıl oluşturulabilir türünden mesele ve problemlere değinilmekte, Türk ülkelerinde Latin alfabesine geçiş süreci konu edilmekte, bu süreçte hazırlanan birbirinden farklı alfabeler, bunlar üzerine tartışmalar, eğitim ve devlet kurumlarında Latin alfabesi uygulama ve sonuçları ile ideal bir alfabenin temel prensipleri işlenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83734</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cef7772-531d-49f1-a444-b337372ddbe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarının Sırrı</image:title>
            <image:caption>On üç yaşında ilk defa İstanbul’a geldiğinde kirden siyahlaşmış çarşaflarda, tarifsiz kokular içinde yatarak da olsa şehre tutunmaya çalıştı. Olmadı. Birkaç ay sonra tekrar geldi, bu kez Zeytinburnu’na, sırtında yorganı, elinde tahta valizi. Çocuk omuzlarına yüklendi hayatı ve yıllar içinde bir çıraktan, ünlü ve önemli markalara kaliteli üretim yapan bir iş adamına dönüştü. 
 
Bu kitapta hayata çocuk yaşlarda sıfırdan başlayan bir kişinin nasıl başarılı bir işadamı olduğu anlatılıyor. 
 
Başarının sırrı belki de o kadar uzakta değildir. 
 
Hayallerine sahip çıkan Mehmet Yayla’nın ilham verici öyküsü... 
 
Bir kitapla kırk yıllık bir hayat tecrübesi kazanacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83736</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381d5189-2449-48ea-89b1-13f95f5123b7.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Karanlığında</image:title>
            <image:caption>Zeynep Çolakoğlu ve Orkide Ünsür’den İstanbul’un karanlığında geçen, şehrin akıl almaz sırlarına doğru yol alan gotik öyküler sizi İstanbul’un hiç bilmediğiniz gizemlerine uzanan bir yolculuğa çıkaracak.

İstanbul’un Karanlığında psikolojik gerilim, gotik, fantastik ve gizem türlerinin iç içe geçtiği altı öyküyü bir araya getiriyor.Lamia - Kan Bağı kitabıyla büyük bir okur kitlesine ulaşan Orkide Ünsür ve Mina, Büyülü Sözlük kitaplarıyla gotik ve heavy metal’in derin sularına dalan Zeynep Çolakoğlu bu kez İstanbul’un karanlık sularına, zaman ve mekânı aşan öykülerle dalıyor. Huzursuz hayaletler, gizemli heykeller, garip komşular, çözülmesi gereken sırlar hepsi bu altı öyküde bir araya gelerek okuru varlığından haberdar bile olmadığı dünyalara bir gezintiye çıkarıyor. Korku ve gerilim türlerini sevenler için kaçırılmaması gereken bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83737</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1022a00d-c59e-4e4d-ad62-d5b0d3fbb7f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Açlık</image:title>
            <image:caption>Beden iç dengesini sağlamak için sürekli sinyaller gönderir. Susayınca su ister, üşüyünce ısınmak... Bazen önlenemez şekilde iştahlıdır, bazen iştahsız. 

Bazı özel zamanlarda özellikle bir yiyeceği yeme arzusu duymak basit bir tesadüf değildir. Beden her durumda iç huzuru vereceğini umduğu yiyecekleri yemeyi arzular. 

Fazla yeme duygusu, iki nedene bağlıdır: 

Birincisi duygusal açıdan daha iyi hissetme arzusu, ikincisi enerji düzeyini değiştirme isteği. Daha canlı, daha sakin, daha güvende, daha az öfkeli ya da daha az korkmuş hissetmek isteyen beden buna göre yeme eğilimini değiştirir. 

Önlenemez yeme isteğini yorumlamak kötü rüyaları yorumlamaya benzer. Ne de olsa, kötü rüyalarla karşı konulamaz yeme arzusu arasında pek çok ortak nokta var.  Tatsız düşüncelerle ya da duygularla yüzleşmekten kaçınma halinde ortaya çıkar kötü rüyalar... Aynı şekilde önlenemez yeme arzusu da çözümlenmemiş duyguların işaretidir. 

Her gıda, belli bir ruh halinin aynasıdır. 

Mesela fıstık ezmesine uzanan bir el, aslında eğlence arayışı içindedir. Tuzlu atıştırmalıklara yönelmenin stresi, öfkeyi ve endişeyi bastırma arzusuyla ilgisi vardır. 

Peki siz ne tür bir duygusal yiyicisiniz? 

Uzun yıllardır yeme bozukluğu alanında psikoterapist olarak çalışan Doreen Virtue’nin DUYGUSAL AÇLIK adlı bu kitabı açlık hissinin altında yatan temel anlamı bulmanıza ve yediklerinizi doğru okuyarak kendi duygu haritanızı ortaya çıkarmanıza rehberlik edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83738</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9aabed0-85d7-401a-90d8-b32359c2cf71.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Masalları</image:title>
            <image:caption>Rus kültürü, soğuk havası, çar ve çariçeleri, yiğit kahramanları, güzel prensesleri, fakir köylüleri ve zengin tüccarlarıyla Rus Masalları’nda canlanıyor!

Dürüst insanların başına hep iyi şeyler mi gelir? Kötüler her zaman cezasını bulur mu? Peki, bir turna kuşunun hayatını bağışlamak size neler kazandırır? Ya da hayatınızın aşkı hangi uzak diyardadır ve onun için hangi dağları, denizleri, karlı vadileri aşmanız gerekir? Masallar bir halkın kültürünü öğrenmek, nelerin takdir edildiğini nelerin ayıplandığını, kimin güçlü kimin güçsüz olduğunu görmenin belki de en iyi yolu. Rus Masalları’nda karşınıza çıkacak karakterler hem masalların evrenselliğini hem de kültüre dair en özel ayrıntıları bir arada görmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83739</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36ec8399-b2d0-4edc-8ee7-43970f902a8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarıklı İnovasyon</image:title>
            <image:caption>Can Pabuççuoğlu’nun Elma Yayınevinden çıkan yeni kitabı Çarıklı İnovasyon, yazarın birebir deneyimlediği bir inovasyon hikâyesini anlatıyor okuyucuya. Zaman zaman esprili bir dille işlenen konu, genç girişimcilere inovasyon odaklı şirketlere rehber olabilecek nitelikte. Başarısızlıklarla başarının iç içe geçtiği bu hikâye birçok kişiye “ben de yaşamıştım bunu” dedirtecek.

…İnovasyon yapacağız. Fakat bunu hem şirketimize hem de bulunduğumuz coğrafyaya uygun olarak yapacağız. Öyle ki, anlatacağım hikâyede bahsettiğim ürünün eninde sonunda bir çarık olduğunu unutmayın! Evet, bildiğiniz; duvarlara süs olarak asılan veya köydeki akrabalarımızın giydiği üç kuruşluk çarıktan bahsediyorum. Bu öyle bir çarık ki bu kitap yazıldığı sırada başta ABD olmak üzere, 12 ülkede çifti 195 Amerikan dolarına satılıyor. Türkiye’de kaybolmaya yüz tutmuş 600 yıllık bir zanaatı tekrar diriltiyor, herhangi bir mesleği olmayan gençlere yeni iş fırsatları yaratıyor. Bu sıfırdan kurulan bir girişimcilik hikâyesi ve içinde farklı türlerden inovasyonlar barındırıyor.
 
Ve bu hikâye bize gösteriyor ki çarıktan bile inovasyon oluyor ve hatta Türkiye’de inovasyon biraz da çarıklı oluyor!
 
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83740</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b820279-6214-4562-8c99-2c31da57d53b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tokat&apos;ın Antik Yerleşimleri Sempozyumu Bildirileri</image:title>
            <image:caption>Tokat&apos;ın Antik Yerleşimleri Sempozyumu Bildirileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83741</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf13951d-ae42-4ef5-8f8b-5f4aa38a3be6.jpg</image:loc>
            <image:title>İnşaatta - Larousse İlk Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Larousse İlk Bilgiler dizisinde yer alan kitaplar, çocuklarımıza konuyla ilgili genel bilgiler sunuyor ve merak ettikleri konuları basit, kolay anlaşılır, görsellerle zenginleştirilmiş bir biçimde aktarıp genel kültürlerinin genişlemesini sağlıyor. Üstelik kitapların sonunda yer alan oyunlar sayesinde keyifle geçecek saatler de garanti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83742</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee2ef68b-f640-47c9-b776-6fab78526aab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapatılmadan Heterotopyalara</image:title>
            <image:caption>Bir sorunsal olarak mekân, kendilik serüvenimizin ardından kalan edebiyat, mimari, coğrafya, teoloji, felsefe ve siyaset için yolların açılmasını sağlarken dünyaya yönelimimizin çeşitlerini de çoğaltır. 

Mekân, bedenleşmenin izlerini taşır. Bu, deneyimler, rüyalar, esintiler, [karşı]bellek, oyuncaklar, müzik, çocukluk v.s biçiminde açığa vurur kendini. Ancak şu soru her zaman bizi meşgul edecektir: Niçin bir yerde durmayız? Bizi bir serüvene zorlayan şey, tebdil-i mekân arzusu mu yoksa özgürleşme zorunluluğu mu? Belki de serüvenimizin asıl nedeni, bu sorunun yanıtlanmasını ya da en kötü ihtimalle sorulmasını ertelemektir. Bu durumda ne yapmalı şimdi? Mekânın Yunani köklerinden başlayarak Michel Foucault’nun güzergahına yönelmeli; Foucault ile bir serüveni göze almalı, sınırları aşmanın yollarına bakılmalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83743</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3e7d6db-c9d4-4826-8ad9-5562dc8b53db.jpg</image:loc>
            <image:title>Gavur Mümin - Gazi Paşa’nın Casusu</image:title>
            <image:caption>Yaşar Aksoy, Kurtuluş Savaşı’nın bir numaralı casusu İzmirli Türk subayı Gâvur Mümin’in destansı ve gizemli yaşamını, kahramanımızın hatıratı, fotoğraf albümleri, madalyaları, gizli belgeler ve onu tanıyan yakın akrabaları ve canlı tanıklar üzerinden yaptığı 40 yıl süren araştırmaları sonucunda yazdı.
Bu kitapta Çanakkale, Kanal Harekâtı, Doğu Cephesi gibi muharebelerde çarpıştıktan sonra, emperyalizmin işgali altındaki bir ülke ve şehirde, melon şapka hatta Yunan üniforması giyerek işgalcilere katılan ve yıllarca Gazi Mustafa Kemal’in casusluğunu yapan bir Türk subayının efsanelere ve karanlıklara karışmış çarpıcı yaşamı, vatan sevgisi ve Yunan zindanlarında işkence içinde geçen yılları anlatılıyor.
Bu kitapta yine ilk kez “Ulusal Kurtuluş” için canları pahasına mücadele veren gizli direniş örgütleri gündeme getirilerek nice isimsiz kahramana olan vefa duygusu pekiştiriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83744</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81993f6-4d17-40c4-a43a-6b6ac7b989f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaiz 6 - Güneşte Savaş</image:title>
            <image:caption>“Garth Ennis, VAİZ’le birlikte Alan Moore, Neil Gaiman gibi efsanelerin arasına katılıyor. Steve Dillon’ın çizimleri de bu macerayı bir üst seviyeye taşıyor. Sinemaya gitmekten çok daha keyifli.” 
– Kevin Smith 
 
Yüce Tanrı cenneti bırakıp gitmişti. Yaratılış’la birleşen Vaiz Jesse Custer, onun manyak sevgilisi Tulip ve alkolik vampir Cassidy, Tanrı’nın peşine düşmüştü fakat onu bulmak, haliyle, çok zordu. 
 
Jesse, onun izini sürmek için kendi kafasının içine girip içindeki varlıkla baş başa bir konuşma yapmak zorunda kalacaktı. Arizona’nın engin gökyüzü altında aldığı halüsinatif madde ise zihnine yapacağı yolculuk için idealdi. 

Kâse’nin yeni efendisi olan Herr Star ise Jesse’yi Anıt Vadisi’nde bekleyen tehlikelerden biriydi. Yaklaşan kıyamette dünyayı yönetmek için Amerikan ordusunun silahlı kuvvetleriyle birlikte Jesse’yi sahip olduğu güç için kendi boyunduruğu altına almak isteyen Herr Star tüm gücüyle saldıracaktı; ELİNDEKİ NÜKLEER FÜZELER DAHİL.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83745</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f03b0138-cb28-4db5-aa00-62318df7103e.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaiz 7 - Kurtuluş</image:title>
            <image:caption>“Garth Ennis VAİZ’le birlikte Alan Moore, Neil Gaiman gibi efsanelerin arasına katılıyor. Steve Dillon’ın çizimleri de bu macerayı bir üst seviyeye taşıyor. Sinemaya gitmekten çok daha keyifli.” 
– Kevin Smith 
 
VAİZ’in altıncı ve en sansasyonel ciltlerinden biri olan GÜNEŞTE SAVAŞ’ta vuku bulan korkunç olaylar yüzünden Jesse dostlarından ayrı düşerek kendi yoluna gidecekti. Teksas’taki Salvation adlı kasabaya şerif olarak atanan Jesse orayı âdeta parmağında oynatan, çizgi roman tarihinin en acayip kötü adamlarından biri Odin Quincannon’a karşı mücadeleye girişecekti. 
 
Jesse’nin ayrıca geçmişinden çok önemli bir isimle karşılaştığı KURTULUŞ’ta, içinde yarı melek yarı şeytan barındıran inançsız vaizin kişisel yolculuğuna yakından bakma fırsatı bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83746</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316e0a2c-fc94-4a08-8cbb-98609ab20b14.jpg</image:loc>
            <image:title>Körler Ülkesi ve Diğer Karanlık Öyküler</image:title>
            <image:caption>“H. G. Wells bana yönelmem gereken yolu gösterdi, ben de oraya gittim.” 
–Ray Bradbury 
 
“Yazdıklarının, türümüzün ortak hafızasına kazınacağını, yazarının ününün ya da kullandığı dilin yok oluşunun ötesine geçeceğini düşünüyorum.” 
–Jorge Luis Borges 
 
“Derin hayranlık beslediğim yazarlardan birisi de H. G. Wells’tir.” 
–Vladimir Nabokov 
 
Ursula K. Le Guin’in, “Onun yazdıkları edebiyatımızdaki belli başlı, hâlâ keşfetmeye devam ettiğimiz efsanevi eğilimleri belirledi,” diye bahsettiği Herbert George Wells, kaleme aldığı eserlerde ya bir türün ilk örneğini verdi ya da bazı gelenekleri alaşağı ederek ondan sonra gelecek yazarların da besleneceği ihtimaller yaratmayı başardı. Körler Ülkesi ve Diğer Karanlık Öyküler, H. G. Wells edebiyatının karanlık, tuhaf, sinir bozucu topraklarında dolaşan bir acayiplikler koleksiyonu. 
 
Korkutmayı beceremeyen hayaletler, çalınan bedenini uzaktan izleyen ruhlar, nereye gitseniz peşinizi bırakmayan güveler, intikamını almadan rahat etmeyecekler, rüyalarında bambaşka bir dünyanın kıyametine tanık olanlar, görmeyi unutanlar, unutmak isteyenler…  H. G. Wells’e güvenin ve duvardaki kapıyı aralayın, diğer tarafta gözlerinizi ayıramayacağınız âlemlerle karşılaşacaksınız. 
 
Körlerin ülkesinde tek gözlü adam kral olur mu sahiden?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83747</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af1fa79a-d651-4c72-93f8-42e84c061f02.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıçlar Çağı</image:title>
            <image:caption>Michael J. Sullivan’ın Destanlar Çağı ile başlayan epik serisi Kılıçlar Çağı’yla devam ediyor. 
 
İnsanların bugüne dek tanrı sandıkları Fhreylerden ikisi insanların elinde can vermişti. Fhreyler ve insanlar arasındaki yüzyıllardır süregelen denge de böylece bozulmuştu. 
 
Şimdiyse Fhreyler bir baş ağrısı olarak gördükleri insanları ortadan kaldırmak için planlar yaparken, insanların da çok yakın zamana kadar tanrı olarak gördükleri, teknolojik olarak çok gelişmiş ve aynı zamanda Sanat denilen bir büyü yeteneğine sahip bir ırkla savaşa girmekten başka çareleri kalmamıştı. 
 
Birkaç önemli figür bu savaşta önemli rol oynayacaktı: Tanrı Katili olarak bilinen, Dureya halkından hayatta kalan son kişi Raithe, eski reislerinin ölümünden sonra halkının başına geçmiş olan Persephone, genç kâhin Suri ve Fhreyler tarafından Hain olarak yaftalanan büyücü Arion. 

Savaş davulları çalınıyor. Kılıçlar Çağı başlamak üzere</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83748</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/404d9626-eda8-4993-a435-3c167811064a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Süiti 2</image:title>
            <image:caption>&quot;Ben heyecanı, sabırsızlığı, emri, şaşkınlığı bildiriyorum da sen her şeyin bittiği yersin Şimal. Aynı sen, bu hayattaki bitiş çizgimsin.&quot; 
Kral Süiti’nde başlayan aşk; kör kalınan gerçeklere, salt acıya ve yalanlara karşı kendini savunabilecek mi, yoksa aldığı ilk darbede yıkılacak mı? 
Ya ulaşılmaz olana kavuşanlar... Sevgiliye deliler gibi âşık olmanın yanında anne-baba olmayı, &quot;yuva&quot; denilen çatının altında bir aile olmayı, öğrenebilecekler mi? 
Onların sınavı yaşam denilen olguyu tüm acımasızlığıyla göğüslemekti. 
Peki, bu acımasızlığın içinde sevgi dolu yaşayabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83749</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52cb4652-b5b2-4698-8e44-97eba5f7046f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişli Kızlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dişli kızlar karşı koyar! 
 
Vivian Carter bıkmıştı. Yaşadığı küçük Teksas kasabasının lisesinde herkesin futbol takımının her yaptığını alkışlamasından bıkmıştı. Cinsiyetçi kıyafet kurallarından ve bitmek bilmeyen tacizlerden bıkmıştı. Ama en çok da daima kurallara uyan iyi kız olmaktan bıkmıştı. 
 
Viv annesinin geçmişini keşfettiğinde, ondan ilham alarak feminist bir dergi hazırlamaya ve okulda gizlice dağıtmaya karar verdi. Tam pes edecekken derginin diğer kızlara güç verdiğini, onları ses çıkarmaya teşvik edeceğini fark etmesiyle işler hayal bile edemeyeceği bir noktaya ulaştı. 
 
Kendisinden beklenmeyeni yapan bu kız, yoksa feminist devrimin fitilini mi ateşlemişti? 
 
 
“Dişli Kızlar’ı hemen okuyun ve siz de mücadeleye katılın.” —Amy Poehler 
 
“Dişli Kızlar insanın kalbini ısıtan dostlukla, tatlı aşk hikâyesiyle ve zeki, gözü pek kahramanıyla müthiş keyifli bir kitap. Her sayfanın ardından kalbimin ve cesaretimin büyüyüp kocaman olduğunu hissettim.” —Katie Cotugno 
 
“Mathieu hem kalbe dokunan hem de bir tür kullanım kılavuzu görevi gören bir hikâyeyle bir nesli tüm ayrıntılarıyla yansıtmakla kalmıyor, gelecek nesil için bir ışık yakıyor.” —E. K. Johnston 
 
“Vivian benim yeni kahramanım ve bu kitap da yeni favorim. Dişli Kızlardan biri olmaktan gurur duyuyorum.” —Jennifer Niven 
 
“Dişli Kızlar bir marş, bir kullanım kılavuzu ve ‘Sen de önemlisin!’ diyen bir dost.” —Sherri L. Smith 
 
“Bir punk rock şarkısının dilinize pelesenk olan nakaratı gibi Dişli Kızlar da sizi içine çekecek, size ilham verecek. Bu kitabı okuyun. Hemen.” —Jenny Torres Sanchez 
 
“Paha biçilemez bir aydınlanma.” —Booklist 
 
“Tüm gençlere ama özellikle de kadınların güçlerini gösteren realist, rüştünü ispat etmiş kitapları sevenlere ısrarla tavsiye edilir. “ —School Library Journal 
 
“Doyurucu ve etkileyici.” —Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83750</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b9931a-983b-40b4-97f0-f364513e476f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nisyan Adası</image:title>
            <image:caption>“Bir toyonun varsa, öldürmek için de bir sebebin var demektir!” 
“Biliyorum” diye araya girdi Goras, “Bizde de ‘Toyun’ derler. Kudretin simgesi, ay ışığının yeryüzündeki parıltısıdır.” 
Elika, “İşte bu!” dedi heyecanla, “Ben de bu parıltıdan bahsedecektim. Tanrılar, bazen bir ağacın kökünde görünür, bazen de bir kılıcın çeliğinde yanar. Toyon kuşananlar, metalini kavil yağıyla saat başı ovuşturup duran kendileri değilmiş gibi kılıçlarının ciladan değil, bu görünmez, bilinmez güçlerin hikmetinden ışıldadığını düşünürler. Ondan sonra da kabzasından yakaladıkları gibi ışık körü gözlerle savururlar etrafa. Seçebildikleri en uzak mesafe ise ancak bir kılıcın menzili kadardır!” 
Eşitlik, adalet ve özgürlük arayanlar... 
Büyük bir isyanla zincirleri kıranlar... 
Ve erkin yetinmez doğası... 
Geldikleri yerin ölümcül koşullarını aratmayan bir ada hapishanesinde, bir grup mahkûmun her türlü tehlikeyi göze alarak giriştiği büyük bir mücadeleye tanıklık ediyoruz. Onlar, özlemini çektikleri adil ve eşitlikçi bir yaşamın peşine düştüklerinde biz, sıra dışı bir hikâyenin içinde buluyoruz kendimizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83751</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e145eeb-40d5-4cf1-a675-24f9d31c68ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Beni unutmayın! Ormandakilere söyleyin, beni asla unutmasınlar!” 
 
İnsan ve hayvan arasındaki dostluk üzerine klasikleşmiş bir hikâye. 

 
Mowgli, Shere Khan adlı bir kaplanın pençelerinden kurtulduktan sonra, bir kurt sürüsünün arasında kendine yeni bir ev buldu. Fakat orman hakkında hiçbir bilgisi olmayan Mowgli’nin öğrenmesi gereken çok şey vardı. Yardımına ise iyi kalpli Ayı Baloo ve Panter Bagheera yetişecek ve Mowgli’ye ormanın kanunlarını öğretecekti. 

 
Rikki-tikki-tavi adlı bir firavun faresinin maceraları, Küçük Toomai ve fillerin gizli dansı ile Beyaz Fok Kotick, Mowgli’nin hayvan arkadaşlarıyla çıkacağı sıra dışı yolculuğun bir parçası olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83752</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85493058-a388-4508-8d41-93f2edd42291.jpg</image:loc>
            <image:title>Akhilleus’un Şarkısı</image:title>
            <image:caption>2012 Orange En İyi Roman Ödülü Kazannı 
 
Tanrılar beni küçük yaşımda sürdüler yuvamdan, itiraz edemedim; çelimsiz, 
beceriksiz, silik bir evlattım. Söyleyecek söz bulamadım, alt tarafı bir ölümlüydüm. Yalnız kalmanın, yenik düşmenin nasıl bir şey olduğunu bilirdim sadece. Sen böyle yenikken başkasının iyi talihinin nasıl diken gibi battığını da. 
Lakin kader örgüm henüz sonlanmamıştı. Sürgünüm Aristos Achaion’un yanına, güzelliğinin güneşi dibinde diz çökmeye çıkmıştı. Mağlup olmuştum lakin böyle bir güzellik karşısında mağlup olmaktan kim utanır ki? Hikâyelerimizde o en iyimiz, en kahraman, en kuvvetlimiz olarak geçer. Hikâyelerimize göre bunun sebebi damarlarında akan ilahi kandır. Hikâyelerimiz yaşlılar tarafından ateş başlarında anlatılır, kahramanlardan bahseder ama kahramanlar yaşlanmaz hiç. 
 
Hikâyelerimizde savaşı yiğit Akha’ların kazandığı anlatılır... 
 
Hikâyelerimiz gerçeği söylemiyor. Savaşın kazananı olmaz. Çağlar geçer, üstümüzde takımyıldızlar dönüp durur, ayla güneş her zamanki yollarını bitkin takip eder ve biz, biz felakete uğramışlar, biz sevdiğinden ayrı düşmüşler aşkın içimizi titreten şarkısı kulağımızda, huzursuz yatarız düştüğümüz yerde. 
 
Ben, Kirke’nin yazarı Madeline Miller, Akhilleus’un Şarkısı’nda, şanı için hayatından vazgeçen yarı tanrı Akhilleus’u, can yoldaşı Patroklos’u ve Troya Savaşı’nı; kralların, tanrıların, savaşçıların destanını iki âşığın gözünden anlatıyor. 


 “Madeline Miller, çarpıcı ve tutkulu aşklarını Homeros’un sürükleyici manzum destanı kadar sade ve incelikli diliyle aktararak, bu iki genç adamın efsanelerde değil, gerçeklikte var olduğuna bizi ikna etmeyi başarıyor. Bu sayede isimlerini, 3000 yıldır anlatılagelen bu hikâyeyi zenginleştirerek bir sonraki nesle de aktarıyor.” 
–Mary Doria Russell, Serçe’nin yazarı 
 
“İlyada ve öncesindeki olayların Patroklos gözünden sürükleyici bir yeniden anlatımı; elden bırakması zor bir kitap, klasik eser sevenler özellikle Tanrıça Thetis karakterinin özündeki vahşi yan ve antik dönem esintisiyle büyülenecek. 
–Donna Tartt, Saka Kuşu’nun  yazarı 
 
“Akhilleus’un Şarkısı, İlyada destanını daha önce hiç okumadığınız denli gerçekçi bir tarihsel ve fantastik anlatımla ortaya koyuyor...” 
–Instinct Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83753</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951f2651-d54c-45d8-9062-168acdf9ed49.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Kadınlar Kahramandır</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu kitap, her şeyden önce, mutfakta yemek yapmaktan ziyade bir devrimin içinde yer almayı hayal eden genç bir kadının itirafı.

Bu kitap, boyun eğmeyen, sorgulayan ve ataerkil statükoya kafa tutan ünlü-ünsüz tüm kadınlara bir saygı ifadesi.

Bu kitap, kadınları bile isteye görünmez kılmış ve nesiller boyu kız çocuklarına değersiz olduklarını tekrarlayıp durmuş insanlık tarihine karşı bir protesto.

Bu kitap, toplumumuzda ve tüm dünyada geçerliliğini hâlâ sürdüren basmakalıp kadın anlayışına karşı politik bir bildirge.

Son olarak bu kitap, tüm kadınlara bir çağrı. Hayatlarımıza dayatılan kuralları sorgulamak ve bu kuralları delmek, üzerimize yansıtılan ataerkil bakış açısını reddetmek için yapılan bir çağrı. Her genç kızı ve her kadını, kurbana dönüşmeyi reddetmeye ve içlerinde uyuyan kahramanı keşfetmeye çağırıyorum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83754</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4a30e88-0353-43c3-8082-39a98a091108.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ne ile Yaşar(Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Edebiyatçı, filozof ve eğitimci kişiliğiyle toplumun aynası olan, çağının en büyük yazarlarından Tolstoy’un bu eseri, insanın dünyaya geliş amacı ve hayattaki önceliklerine, birleştirici güç olan sevgiye, insanın özünde var olan iyiliğe, açgözlülük ve tokgözlülüğe, hırsa dair içerdiği eşsiz hikâyelerle kendinize dışarıdan bakabilmenizi sağlıyor.  

 Her biri sizi ayrı diyarlara götürecek, aklınızı, ruhunuzu ve kalbinizi besleyecek, kimi zaman sizi vicdanınızla baş başa bırakacak, kimi zaman içinizdeki kilitlenmiş kapıları açıp karşınızdaki komşunuzun kapısını çalmanıza vesile olacak. Zihnimizin uzanamadığı kuytu köşelere sokulmak için ruhumuzu ve kalbimizi el feneri yapacağımız, bize değerlerimizi yeniden hatırlatacak ve kazandırdıkları ömür boyu unutulmayacak bir şaheser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83755</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca9bcdcf-3316-424b-ba4a-4d06c1757ef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Notlar ve Karşı-notlar</image:title>
            <image:caption>Ayak parmaklarım, ayak parmaklarım, ne istiyorsunuz benden? Mavi Belçikalıları öldürmek mi, onları tahliye etmek mi, göbek dansını kamufle etmek mi, matado­run uyumunu bozmak mı, ıspanakları uyarmak mı? İstemiyorum, hayır, istemiyorum. Kesilmiş hesap ister merhamet. Kış insandır, keza bunun haricindeki her şey de öyle. Ah ayak parmaklarım, ayak parmaklarım, ne istiyorsunuz benden?

Eugène Ionesco’dan tiyatro, yazarlık, kendi oyunları ve dilin imkânları üstüne notlar, yazılar, söyleşiler, ya­nıtlar...

Notlar ve Karşı-notlar, “sözcüklere hiç söylemek iste­medikleri şeyleri söyletmek” isteyen bir yazardan her türlü anlam arayışına karşı bir tür ilkyardım çantası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83756</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8caf107c-8ecb-4314-8851-1b706f6fb16f.jpg</image:loc>
            <image:title>Harry Potter Sihirli Yaratıklar Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Evcinlerinden Denizhalkı’na, Cornwall Cinperileri’nden ejderhalara, büyücüler dünyası unutulmaz sihirli varlıklara ve olağanüstü canavarlara ev sahipliği yapar. Harry Potter filmlerinden ilham alan ayrıntılı illüstrasyonlarla dolu bu boyama kitabında Yasak Orman ve Büyük Göl’ün yaratıklarının yanı sıra başka pek çok sihirli yaratıkla karşılaşacaksınız. Üstelik Harry, Ron ve Hermione’nin Gringotts’tan ejderha sırtında kaçışlarını tekrar yaşayabilir ve büyücüler dünyasında çıkacağınız bu müthiş yolculukta yaratık temalı karmaşık desenleri keşfe çıkabilirsiniz. Harry Potter Sihirli Yaratıklar Boyama Kitabı yaratıcılığınızı harekete geçirmek için Harry Potter filmlerine hazırlık olarak üretilmiş çizimlerle filmlerden muhteşem sahneler de içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83757</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9806011c-9975-42b9-a266-f002005699a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa - Kapitalizm</image:title>
            <image:caption>Kapitalizm nasıl doğdu? Marx neden bu kadar ünlü? Artık değer ne demek? Finansal sermaye nedir? Tüketim toplumundan kurtulmak mümkün mü? Borç neden giderek artıyor? Sosyal refah devleti ne? Neoliberalizm nasıl işliyor? Tekelleşme ve çokuluslulaşma ne demek? Çok zenginlerle çok fakirler arasındaki uçurum zamanla kapanacak mı? İnsanlar bu kadar adaletsizliğe neden ses çıkarmıyor? Yabancılaşma ne demek? Kapitalizm iyileştirilebilir mi? Ütopyalar gerçeğe dönüşebilir mi?   

Sorbonne ve Cenevre üniversitelerinde görev yapmış olan emekli sosyoloji profesörü Jean Ziegler, torunu Zohra’ya nasıl bir sistemde yaşadığımızı basit bir dille ama olanca derinliği içinde anlatıyor. Dede ile torunun bu zevkli sohbetinde kapitalizmin temel kavramları, tarihsel gelişimi ve güncel işleyişi akıcı bir üslupla okurlara sunuluyor. 

Açlık sorunu ve gıda hakkı üzerine önemli çalışmaları bulunan Ziegler, dünya üzerindeki utanç verici eşitsizliği ortadan kaldırmak için öncelikle kapitalizmin nasıl işlediğini öğrenip anlamak ve içimizdeki ahlaki yükümlülüğü uyandırmak gerektiğini söylüyor. 
Yordam Kitap’ın “Gençlerle Baş Başa” dizisine dahil etmekten mutluluk duyduğu bu kitap, öğrenip anlamak ve “çimin boy verdiğini işitmek” isteyenler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83758</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bacc3555-2bb6-4f73-869b-acc3ba053ca9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa - İklim Krizi ve Ekolojik Yıkım</image:title>
            <image:caption>İklim değişikliğinin belirtileri neler? Küresel ısınmayı durduramazsak dünyamızı nasıl bir gelecek bekliyor? Fosil yakıtlar neden sera etkisi yaratıyor? Alternatif enerji kaynakları söylendiği kadar masum mu? Nükleer enerji  çözüm olabilir mi? Kyoto Protokolü neden işe yaramıyor? İklim krizi ekosistemi nasıl etkiliyor? Doğal kaynaklarımız tükeniyor mu? Akarsuları, toprağı, havayı kirletmeyen “temiz” bir sanayi mümkün mü? Elektrikle çalışan arabalar sahiden çevre dostu mu? Monokültür nedir ve neden zararlı? GDO’lu ürünler açlık sorununa çare mi? Arıların ölümü neyin habercisi? Biyoçeşitliliğin azalmasından endişe etmeli miyiz? 
…Ve en önemli soru: İklim krizi ve ekolojik yıkımdan kim sorumlu? 

Fikret Başkaya bu kısa fakat yoğun kitapta, iklim ve ekolojiye dair en temel ve can alıcı soruları kendine özgü üslubuyla yanıtlıyor. İklim Krizi ve Ekolojik Yıkım hem gençlere hem de genel bilgi sahibi olmak isteyen meraklı okurlara hitap edecek şekilde, akıcı bir söyleşi havasında kaleme alındı. Başkaya, genel çerçeveyi çizerken bu alana özgü teknik terimleri ve olguları sade bir dille açıklamakla yetinmeyip sorunun asıl failini de net olarak çözümlüyor: kapitalizm. 

“Doğanın bir yılda ürettiği kaynağı biz yaklaşık altı ayda tüketiyoruz. Bu da, bugünkü üretim ve tüketim düzeyini sürdürebilmek için 2-3 gezegene daha ihtiyaç var demek. Yıkım veya çöküş olarak ifade edilebilen yeni durum, doğanın kendini yenileme ritmi ile kapitalizmin kendini yeniden üretme ritmi arasındaki uyumsuzluğun sonucu. Bu da bir metabolik sürdürülemezlik demek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83759</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa11b955-22ac-423a-a1a9-2bb115979ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Kucak</image:title>
            <image:caption>Colin ile Mary, tatile çıkmış, tutkulu bir çift. Gece vakti yemek yiyebilecekleri bir yer ararken isimsiz şehrin labirent gibi sokaklarında kayboluyorlar. Ansızın karşılarına çıkan, Robert isimli yabancı her şeyi değiştirecek. Robert’in onları götürecek barı ve anlatacak hikâyeleri var. Anlattıkça uzayacak, uzadıkça onları uykusuz bırakacak hikâyeler. Onları takıntının ve vahşetin ortasına savuracak, karanlık hikâyeler...

Çağdaş İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden, Man Booker Ödüllü Ian McEwan Yabancı Kucak romanında, ilişkileri ve duyguları öyle etkileyici anlatıyor ki okur gerilimin ve vahşetin boyutu ne olursa olsun bir türlü hikâyenin peşini bırakamıyor.

“Büyüleyici ve merak uyandırıcı.”
The Times

“Yabancı Kucak’a başlayan hiçbir okur onu elinden bırakamayacak. Kara büyünün üstadı işbaşında!”
New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83760</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4f1a23e-15d3-42df-83b2-c13359d90827.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa - Sosyalizm</image:title>
            <image:caption>Sosyalizm söz konusu olduğunda, üzerinde hâlâ tartışılan, birbirinden farklı görüşlerin ortaya atıldığı konu başlıkları, üzerinde görüş birliği sağlanmış başlıklardan çok daha fazla. Metin Çulhaoğlu bu güçlüğü hatırda tutarak, genç bir üniversite öğrencisiyle sosyalizm üzerine yaptığı akıcı sohbeti kâğıda döküyor. Meraklı gencin soruları ne kadar zorluysa, yazarın yanıtları da basmakalıp olmaktan o kadar uzak. 

Neden Deniz Gezmiş’e “devrimci”, Nâzım Hikmet’e “komünist şair” deniyor? Sosyalizm ile komünizmin farkı ne? Marx ve Engels’in temsilcisi oldukları “bilimsel sosyalizm” ne anlama geliyor? Sosyalizm özel mülkiyetin her biçimini ret mi eder? Sosyalist bir ülkenin anayasası olur mu? Sosyalizmde muhalif örgütlenmelere, örneğin muhalif siyasal partilere izin verilir mi? Eğitim ve öğretim, haklar ve özgürlükler bugünkünden çok mu farklı olur? Sosyalizm dini ve ibadet yerlerini yasaklar mı? Sosyalizm Sovyetler Birliği’nde neden çöktü? Kapitalist sistemden kopuşlar bundan sonra da belirli aralıklarla gene tek tek ülkelerde mi gerçekleşir? Kadın ve çevre hareketleri sosyalizmin müttefiki sayılmalı mı? Sosyalistlerin iktidara barışçı yollardan, örneğin seçimlerle gelmesi mümkün mü? Sosyalizmin geleceği hakkında neden ümitli olmalıyız? 

“Gençlerle Baş Başa: Sosyalizm”, hem gençler hem de sosyalizm etrafında dönen tartışmalara ilgi duyanlar için değerli bir kaynak. Yazarın yer yer başvurduğu mizahi dil, bu ciddi sohbete ayrı bir renk katıyor. Pek çok terimin ve kavramın karşılığı sohbetin akışıyla birlikte verildiği gibi, bunların dışında kalanlar için kitabın sonunda bir de sözlükçe yer alıyor. 

“Günümüzde, bir insan devrim ve sosyalizmin gerçekleşmesi olasılıklarından da bağımsız olarak, salt daha gelişkin bir birey olmak için bile sosyalizmle bir şekilde ilişkilenmek zorundadır” diyor Metin Çulhaoğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83761</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/401f1435-3c7f-48bd-a596-9b95b9e483e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nesneler Sistemi</image:title>
            <image:caption>İnsanlar her zaman satın almış, sahip olmuş, zevk almış ve para harcamışlardır. Ancak bütün bunları yaptıkları için “tüketici” olarak nitelendirilmemişlerdi. İlkel toplumlara özgü şölenler, feodal senyörün cömertliği, 19. yüzyıl burjuvasının lüks harcamaları, tüketim denilen alanın dışında kalan konulardı. Tüketimin çağdaş toplum için geçerli bir terim olmasının nedeni, daha güzel ve daha çok yemek yememiz, daha çok imge görüp mesaj okumamız, daha çok ev eşyası ve ıvır zıvır sahibi olmamız değildir. Tüketim toplumunda tüketimin kendisi bizatihi bir gereksinim haline gelmiştir. İnsan artık ihtiyaç duyduğu için tüketmiyor, tüketmeye ihtiyaç duyuyor. Jean Baudrillard bu kitabında tüketim toplumunun mekanizmalarını ve onun nesneler sistemini çözümlüyor: 

 
“Taksitleri ödeme konusunda duyulan sıkıntı çok özel bir his olup kendini somut bir şekilde göstermemekle birlikte nesneyle her gün kurulan gizli bir ilişki sürecine benzemektedir; başka bir deyişle nesneyi hemen kullanma konusunda bir sorun çıkmazken ödeme konusu insanın içini kemiren bir sürece benzemektedir. Tam olarak sahibi olmadığınız nesne zamanla eskiyip gitmekte, yani ona hiçbir zaman gerçek anlamda sahip olunamamaktadır. Nasıl siz nesneye sahip olamıyorsanız, seri imâlat ürünü nesne de hiçbir zaman tam olarak modellere benzememektedir. Bu sahip olamama ve modele benzememe durumları içinde yaşamakta olduğumuz nesneler dünyasında her zaman düş kırıklıkları yaşamamıza neden olmaktadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83762</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89989f4a-b89b-455f-904d-fe6d28f3441c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpteki Kiracı</image:title>
            <image:caption>Ne olursa olsun nasibin ne ise o senin olacaktır. 
Çünkü o çok güzel bir ihtimaldir... 
Ne fazlası ne eksiği nasibin ne ise onu yaşayacaksın. 
Onun için boşuna isyan etmek, sitem etmek seni en fazla günaha ve umutsuzluğa iter; 
Sabırlı ol ve nasibini bekle. 
Senin için güneşin doğacağı gününün aydınlanacağı günü bekle, 
yapman gerekeni yap bol bol dua et,
 hiç beklediğin bir zaman da belki açılacaktır 
açılmaz dediğin kapı.
 Ve unutma sabır acı meyvesi tatlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83763</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37b7a426-07f2-4591-a121-0106c688b27a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşıklar Yolu</image:title>
            <image:caption>Farkında mısın içinde bir yol var…
Varlığını bilmediğin ama hep hissettiğin,
İnsanlardan, her şeyden uzaklaştığında seni kendine çeken garip bir arayış…
Her dünyaya dalışında sana kendini huzursuzlukla hissettiren bir boşluk,
Bazen her şey yolunda olsa da anlam veremediğin bir iç çekiş,
Kimsenin seni anlamadığını hissettiğinde beklediğin çıkış yolu…
Yıllarca yaklaştığın ama bir türlü bulmadığın…
Adresi elinde olan ama gidemediğin…
Çıkmaz sokaklarda defalarca dolaşsan da keşfedemediğin…
Klabinde Bir Yol Var!
Hadi hisset onu, bırak sahte sevdaları, bırak seni yoran maddi arayışları…
Hadi koş artık, dön özüne kavuş kendinle!
Bak orada biri var tamda orta yerinde…
Onunla birlikte tüm varlıklara yetecek kadar sevgi var…
Dertlerini aşka çevirecek güç var…
İhtiyacın olan huzur var, güven var, sevgi var, aşk var, vefa var, özlem var, umut var.
Bu kitap dertleriyle aşkın yolunu arayanları aşka kavuşturuyor…
Hadi takılın peşine...
Unutmayın “İnsan özündeki ilahi aşka kavuşmadan kendi olmaz!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83764</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc0f8f2c-1d3f-4a72-8980-bfc791606dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Cool Değil Kul Evlat</image:title>
            <image:caption>Gayemiz hayırlı bir nesil yetiştirmek.
Çocuklarımızın gerçek sahibi değiliz. Onların bizlere Allah;ın birer emaneti olduğunun bilincini taşıyarak, kendi öz değerlerimizle çocuklarımızı yetiştirmeliyiz.
Bizlerin fani hayatta bir imtihanda olduğumuzu düşünürsek, çocuklarımız da bu imtihanın bir parçasıdır. Bu da bizlere çok büyük sorumluluk yüklemektedir. Çocuk sevgimizi ve imtihan sorumluluğumuzu dengede tutmak zorundayız.
Değişen dünyaya ayak uydurabilmek için geleneksel başarılı eğitim usullerini özümüzden kopmadan günümüze taşımalı, her gün kendimizi yenilemeli ve bilgilerimizi güncellemeliyiz.
Hayırlı bir evlat hem bu dünya için hem de ahiret için saadet vesilesidir. Emanettir çocuk çünkü çocuğun maddi manevi eğitiminden ve hayırlı bir kul olmasından anne babası sorumludur.
Birer şehzade veya küçük prenses yetiştirir gibi değil de fiziki açlığını doyurup fikri açlığı ölüme terk etmeden yetiştirmeliyiz. Modern eğitim içinde zayi olan bedenler, çocuklarımız, geleceği inşa edecek nesillerdir.
Çocuklarımıza Allah sevgisini öyle yerleştirmeli ve benimsetmeliyiz ki büyüdükleri zaman “Allah’ı sevdikleri için” O’nun yolundan ayrılmasınlar. Bu sevgi onlardaki imanı koruyacaktır.
Din, zaten gündelik hayat pratiklerimizi çerçeveleyen görev ve bilinç hali değil midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83765</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df576f2c-4f97-4e5d-b485-91a65dde3871.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Ellerimi Tut</image:title>
            <image:caption>Nuh tufanında senin gözlerin vardı, dünyadaki bütün gözler senin bir çift gözünden türedi.
Hayatımı seninle birleştirmeyeceğim, seninle birleştikten sonra bir hayatım olacak.
Yeni taşındığımız evin perdelerini takıyormuşum gibi gülümsüyorsun.
Beyaz bir dantel işleyip örteceğim kalbimin üstüne.
Ona ne zaman baksam bir melek derhal Esra’nın yüzündeki duvağı kaldırarak sabırla öpmemi bekliyordu.
Cennetin dünyaya yamalanmış dikiş izleri olsa olsa gülüşün.
Biliyor musun; ellerimde Musa’nın asası yok belki yok ama, saçlarını ortadan ikiye ayırabilirim.
Bir kenar mahalle kaldırımı şimdi içim, belirli aralıklarla bozulup tekrar yapılıyor.
Esra güldü, annem cenneti ayaklar altına alıp beni sevdi.
Suskunluklarım o kadar çok çığ meydana getiriyordu ki çığlıklarımda koyacak yer bulamıyordum.
Esra güldü, kaybolmasın diye ortasından bir iplik geçirip boynuma astım gülüşünü.
Gözlerinin sahiline iki sandalye atıp derinine, en derinine baktım.
Seninle özdeşleşmiş dokular mevcut bedenimde; cennet emeklisi bir terzi üzerime dikmiş sanki seni.
Bana yokluğunu söyle, sana kim öldüğümü söyleyeyim.
Aşk teoride evrensel bir gerçek olsa da pratikte yerel yaşanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83766</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65a2eddb-f1ac-4ac6-9ddc-62e9ee412f5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Finans Alanında Spesifik Konular</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 

1.       Devlet Yatırım Ve Teşviklerinin Küçük Ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Performansına Etkileri : Osmaniye İli Özelinde Bir İnceleme 
2.      Firmaları Finansal Yönetim Performansı Ve Karlılık İle Etkileşimi : Panel Ardl Yaklaşımıyla Borsa İstanbul’da Bir Uygulama 
3.      Finanlsa Oranların İşletmelerin Performanslarına Etkilerinin Vza Yöntemiyle Ölçülmesi : Bist Çimento Sektöründe Bir Uygulama 
4.      Mevduat Ve Katılım Bankalarının Performans Analizi : Camels Analizine Dayalı Bir Uygulama 
5.      Çok Kriterli Karar Verme Teknikleriyle Finansal Performans Analizi : Borsa İstanbul’da Bir Uygulama 
6.      Kredi Temerrüt Takası (Cds Primi) İle Borsa Kapanış Endeksi Arasındaki İlişki : Türkiye İle Brezilya Karşılaştırması 
7.      Holding Firmaların Değerlemesi : Borsa İstanbul’da Bir Uygulama 
8.      Konut Fiyatlarının Gayrimenkul Sektörü Ve Menkul Kıymet Piyasaları Üzerindeki Etkisi : Borsa İstanbul Örneği 
9.      Büyük Veri İle Gelen Değişim : Finans Sektöründe Yapay Zeka 
10.  İslami Sermaye Piyasaları 
11.  Risk Sermayesi Ve Türkiye’deki Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları 
12.  Değişen Ekonomik Sistemin Bir Parçası Olarak Entelektüel Sermaye 
13.  Endüstri 4.0 Ve Finansman 
14.  Finansal İstikrar Ve Para Politikası 
15.  Rasyonalite Bağlamında Karar Verme Süreçlerinde Davranışsal Finansın Geleceği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83767</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12dcc852-f02c-4370-92be-0d7a3cd508e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Issız Korsan Adaları</image:title>
            <image:caption>Coğrafya gereksiz detaylardan kurtuldu!

Coğrafya senin için bir eziyet mi? Karman çorman haritalardan, iç karartıcı taş yığınlarından saçma sapan sınırlardan fenalık mı geldi? O halde, sıkıcı coğrafya derslerine el salla. Çünkü çılgın ada sahilleri çok uzaklarda seni bekliyor… 

- Yepyeni bir ada denizden yükselirken gözlerine inanamayacaksın!
- Bir ada tepesini havaya uçururken dilin tutulacak! 
- Bir ada ejderinin iğrenç soluğu karşısında nefesin kesilecek! 

Ama bu benim için yeteri kadar çılgınca değil diyorsan… O zaman müthiş Hindistan cevizlerini nerede bulabileceğini keşfet, kayıp adayla ilgili sır perdesini aralamaya çalış ve gerçek Robinson Crusoe’nun çarpıcı hikayesini oku. İnanılmaz heyecanlı bir hikâye!

Coğrafya hiç böylesine müthiş olmamıştı!

Bu kitapta insanın ufkunu bu denli açacak şekilde coğrafî bilgilere yer verildiğini görmek oldukça heyecan verici. Kitap, her yaştan çocuğu, içinde yaşadığı dünyayla ve onun nasıl oluştuğuyla ilgili daha çok şey öğrenmeye teşvik ediyor.&quot;
Judith Mansell (Eğitim Sorumlusu, Kraliyet Coğrafya Topluluğu ve İngiliz Coğrafyacılar Enstitüsü)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83768</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aafeb5d5-71f5-4bde-8a66-0ece7943b824.jpg</image:loc>
            <image:title>Pertevcan’ın Akıllara Zarar Maceraları – Geçmişe Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Her şey alengirli bir günde meraklı Pertevcan’ın kitaplığın tozlu raflarından eski bir kitabı bulmasıyla başlar.
Gizemli bilmeceler, sırlı mürekkepler, hangi kapıyı açacağı bilinmeyen anahtarlar…
Ejderhalar, laleler, şeker bahçeleri, aynalar…
Her sözün başka başka anlamları, her pusulanın işaret ettiği yollar var. Okuyup çözebilene… Bakıp, anlayabilene…
Pertevcan bulmacaları çözüp, geleceğin ve aslında yaşadığı zamanın kapısını açacak anahtarı bulabilecek mi?
Bu tuhaf yolculukta ona eşlik eden esrarlı arkadaşıyla, hapsolduğu geçmişten kurtulabilecek mi?
Yoksa gelecekte bıraktığı evi ve hayatı, uyandığında yarım yamalak hatırladığı bir rüya olarak mı kalacak?”

“Venedik’ten gelir bin bir hediye saraya
Biri bin görürsün bakarsan aynaya,
Önce söyletmelisin doğruyu kapıya
Kavağa çık lakin inanma her duyduğuna,
Çünkü biri yalan biri doğru söyler
Aynayı ayna yapan ‘sır’ıdır derler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83769</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef459597-e23e-46b4-9463-8784787988e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Denize Kavuşan Irmak</image:title>
            <image:caption>Türkiye tarihinde islâm’ın diğer yönü: anadolu’da şiîlik unsurunu yeniden düşünmek ve ismaili etkisi hakkında bazı yorumlar
Ahmet yaşar ocak

Osmanlı barışı sisteminde haraç veren voyvodalıklar: eflak ve boğdan meselesi
Viorel panaite

Osmanlı maaş sistemi ve imparatorluğun sosyo-ekonomik değişimini anlamadaki rolünün gelişimi üzerine yorumlar
Yavuz cezar

 
İstanbul esnafı örneğinde “kamu yararından” “devlet çıkarına” maslaha, 1730-1840
Engin deniz akarlı

 
Bir geçiş döneminde osmanlı iktidarının ifadeleri: 1760 ve 1830
Virginia h. Aksan

 
Osmanlı devlet maliyesi: 1859-63 yıllarındaki bütçe açığı ve iç borç üzerine bir çalışma
Keiko kiyotaki

 
Geç osmanlı toplumunda kadın, adalet ve iktidar: firûze hanım’ın öyküsü
Oktay özel

 
İmparatorluk ve benlik: sadri maksudi’nin ingiltere ile karşılaşması
Azade-ayşey rorlich

 
Osmanlı özel teşkilatı/teşkilat-ı mahsusa ve ağustos-kasım 1914 arasındaki askeri faaliyetleri
Stanford j. Shaw

 
Dostumname: afgan türkistan’ında bir savaş ağası ile yaşamak
Brian glyn williams

 
Kemal haşim karpat’ın kitapları ve makaleleri hakkında bir not
Kaan durukan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83770</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67761b29-1299-4dbe-afe3-123a76d13dd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenin Çılgın Sporcuları</image:title>
            <image:caption>Eğlence, mücadele, rekabet ve macerayı ruhunda taşıyan spor, eğlenceli dünyasının kapılarını siz spor sevdalıları için ardına kadar açıyor.

Bu kitapla dünyanın en fazla takip edilen spor branşlarının efsane sporcuları ile tanışacak, başarı basamaklarını tırmanırken yaşadığı heyecan verici olayları şaşkınlıkla okuyacaksınız. Hangi sporcular mı? Messi, Ronaldo, Muhammed Ali, Naim Süleymanoğlu, Michael Jordan, Kobe Bryant, Maradona ve daha nice efsane…

Kimi zaman tarihte bir zaman yolculuğuna çıkıp ihtişamlı, bol gollü ve çok tartışmalı dünya kupalarına gideceksiniz, kimi zaman da salonlarda kazanılan büyük zaferlerin mimarlarına merhaba diyeceksiniz.

Zaman yolculuğunuzda ringlerin altın eldivenine de bir selam çakıp, yarış pistlerinde co-pilotluk yaparak adrenalinizi tavan yaptıracaksınız. 

Gezegenin Çılgın Sporcularını daha yakından tanımanın zamanı geldi. Haydi, şimdi eğlenceli spor zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83771</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6651a351-2b5f-4017-b423-62046e580d57.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufilerin Sırları</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Hz. Mevlâna’nın Mesnevî’sinin çok veciz ve muhteşem bir özetidir. Bu eser, Hz. Mevlâna’nın o şaheserindeki sırların ve verdiği mesajların özlü bir açıklamasıdır. O yüzden mânevî etkisiyle okurun içine işler, yüreğine dokunur. Bu kitap, başta Hz. Mevlâna olmak üzere büyük velilerin Allah aşklarını dillendiren ve sûfîlerin bu dünya ve öte âlemle ilgili sırlarının bir kısmını okuyucularıyla paylaşan bir sırlar hazinesidir. Bu eser, insanı dünyaya ve geçici dünya zevklerine taparcasına bağlanmaktan kurtarıp, Allah aşkıyla coşturan bir irfan hazinesidir. Bu eser, insanları gafletten uyandırıp Hakk’a yönelten eşsiz bir rehber, çok değerli bir kılavuzdur. Bu eser, dünya hayhuyundan yakasını kurtarıp kalbini Allah’a yöneltmek isteyenlere kapılar açar. Bununla da kalmaz, okuruna öte dünyayı eliyle tutacak ve gözüyle görecek şekilde capcanlı olarak tasvir eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83772</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9782bed-651f-4393-9357-114bc9b82752.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Arkadaşım Olur Musun?</image:title>
            <image:caption>Tohum topları yapmak ve onları doğayla buluşturmak ister misiniz? Kompost ya da kuşlar için küçük bir yuva yapmayı? Doğanın sesini dinlemeyi? Gökyüzünün neden mavi olduğunu öğrenmeyi?

“Oyun Arkadaşım Olur Musun?”, çocukları doğayla yeniden tanışmaya çağırıyor. Çocukların tüm zekâ alanlarını kullanabilecekleri, yeni beceriler kazanabilecekleri, duygusal olarak zenginleşecekleri bu kitap, onları sınıf dışına çıkararak doğayı dinlemeye çağırıyor.

Okul öncesi öğretmenleri için yardımcı, çocuklar için eğitici bir oyuncak olan “Oyun Arkadaşım Olur Musun?”a cevap vermeye ne dersiniz?.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83773</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90623c93-e680-4bf2-aecf-d2943c65e74f.jpg</image:loc>
            <image:title>Can İle Canan Peygamberimizi Seviyoruz 2 - Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Meraklı İkizler Can İle Canan, kitaplıktan seçtikleri çok güzel bir kitapla, Peygamberimizin ve arkadaşlarının yaşadıkları MUTLULUK ÇAĞI’nı çok daha yakından tanıyorlar. Bu kitabı yeni öğrendikleri ETKİLİ OKUMA YÖNTEMLERİ ile okurken, yeteneklerini keşfediyorlar. Can ile Canan&apos;ın afacan kardeşleri Handan ve sevimli kedileri Keman&apos;la yaşadıklarını anlattıkları sıcacık öykülerinde, SEVGİ dolu bir dünya seni bekliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83774</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/899b6446-34ba-47eb-b65d-a8841a62668f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa İslam Tarihi</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllara damga vuran İslam Tarihi’ni bir de böyle okuyun…

Ahmet N. Özdal, bu çalışmasında İslam Tarihi’yle alakalı öteden beri söylenmekte olanları tekrarlamaktan olabildiğince kaçınarak sadece yeni bilgilerle, yorumların ya da farklı bakış açılarının sunulmasına gayret ediyor. Hz. Muhammed ve Dört Halife dönemlerini, giriş konuları olarak ele alıp kısa tutarak Sâmânîler, Fâtımîler, Harezmşahlar, Selçuklular gibi devlet ve hanedanlıklarla alakalı bilinmeyen birçok detayı anlatıyor. Özdal; Sâmânî ile Sâsânî kelimelerini birbirine karıştırabilen, Büveyhî lafzını duyduğunda aklında sadece “Şii Büveyhoğulları” canlanan, Murâbıtlar Devleti hakkında belki hiçbir şey duymamış olan ya da Eyyûbîler konusu geçtiğinde, sohbeti “Selahaddîn Eyyûbî Kürt müydü?” tartışmasının ötesine götüren özgün bilgiler sunuyor. Aynı zamanda siyaset, ekonomi ve ticaret olgularının yanında önemli liderlerin, politik ya da dinî figürlerin, bazı şairlerin ve bilim adamlarının karakter özelliklerine yoğunlaşarak bütüncül bir bakış akışı üzerinden İslam Tarihi’ni anlatıyor.

Bu kitap, başlangıcından Osmanlılara kadar ana hatlarıyla, öne çıkan karakterleriyle, ekonomisiyle, siyasetiyle, sosyal yaşamıyla İslam’ın tarihî serüvenini merak eden herkese alternatif bir tarih okuması sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83775</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8d55013-ebef-4ddc-9c36-741377a9f636.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkır</image:title>
            <image:caption>“King, Dartmoor’un karamsar havasını nefes kesici bir şekilde aktarırken bölgeye ait efsanelere yeniden can veriyor. Etkili anlatımına direnmek mümkün değil.” —New York Times Book Review

“Ayrıntılı ve büyüleyici… 221B Baker Sokağı’nın meşhur kiracısına dair şu ana kadar yazılmış en başarılı uyarlama.” —Houston Chronicle

Sherlock Holmes’ten bir mektup alan Mary Russell tekrar yola çıktığında bu çağrının evliliklerini biraz daha hareketlendirmek için olduğunu sanmıştı. Kendisini bir midilli üstünden sertçe düşüp yere kapaklanırken bulduğunda aslında kocasının daha iyi seçenekleri olabileceği konusunda söylendi. Fakat bu macera sandığından çok daha zorlu geçecekti.

Sherlock Holmes, eski bir dostunun bir davayı çözmesi için yardım istemesi üzerine Dartmoor’a gittiğinde kendisini tekrar Baskervillelerin Konağı’nda, benzer bir hikâyenin ortasında bulur. Fakat kurulan tezgahın sonuçları bu sefer daha büyüktür. Peki Sherlock Holmes ve yeni ortağı Mary Russell bu vakadan canları sağ kurtulmayı başarabilecek midir?

Sherlock Holmes’ün yanına en az kendisi kadar zeki bir karakteri koyan Laruie R. King, bu yeni ikilinin karmaşık ilişkisini ustalıkla kaleme alıyor.

Sherlock Holmes maceralarından vazgeçemeyenler içinmutlaka okunması gereken bir roman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83776</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54dcaa93-2090-418b-a921-9ac29708497b.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmas Yağmuru</image:title>
            <image:caption>Uzayın derinliklerinde Gezgin Perde ve mürettebatının başı yine büyük dertlere giriyor. Kara deliğe yakalanmaktan son anda kurtulan uzay kâşifleri, bu kez Dünya’ya doğru hızla yol alan bir yıldızı durdurmak zorundalar. Fakat bu felaketi önlemek için çok az zaman var. Oort bulutunun içine sakladıkları Elmas Gezegen, Dünya’yı büyük çarpışmadan kurtarabilecek mi?

Elmas Yağmuru, üç farklı hikâyeyle genç okurları uzay ve bilime dolu sürükleyici bir maceraya davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83777</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/636c53bf-0046-425a-928e-4edb0806e3a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar Kitabı - Şerif Hayvanlar Aleminde</image:title>
            <image:caption>Hikayeli Sayılar Kitabı 
 
Eğlenceli bir şekilde sayılar ile tanışmaya ne dersiniz?
Şerif ve tavuğu Küpeli bir sabah kümesteki tüm yumurtaların kaybolduğunu gördüler.
Bir tilki yumurtaların hepsini alıp kaçmıştı. İşte Şerif ile Küpeli’nin maceraları böyle başladı.
Yumurtaları bulmak için ormanın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıktılar. 
Haydi biz de Tilki’yi onlarla birlikte bulalım. 
 
Haydi 1’den 10’a kadar hem saymayı hem de  yazmayı öğrenelim!
Çocuklar, Şerif ve Küpeli’yle birlikte 1’den 10’a kadar saymayı ve yazmayı, macera dolu, sürükleyici bir hikayeyle eğlenerek öğrenecekler. 
Her sayfada yeni bir sayı, yeni bir hayvan, lezzetli orman meyveleri, zihin açan bilmeceler ve çocukların kitabı istedikleri gibi şekillendirebilecekleri etiketler…
 
 
Bu kitapta neler var? 

-Dokun ve Hisset
Sayılar sayfalara derin baskılıdır. Çocuklar parmaklarıyla sayıların yapısını dokunarak ve hissederek öğrenirler. 
 
-Silinebilir Kalem 
 Sayfalar alıştırma yapabilmek içindir, defalarca yazılıp silinebilir. Sayıları yazmaya yardımcı olacak noktalar üzerinden çocuklar, sayıları defalarca yazıp, bol bol pratik yapabilirler. Eksik olan nesneleri kalemiyle sayfalara çizebilirler. 
 
-Aç ve Kapa Penceler
Çocuklar aç ve kapa pencerelerle sayfalarda gizlenen Tilki’yi takip ederler. Sürprizli pencereler çocukların dikkatlerini çekmeye yardımcı olur ve merak uyandırır.  
 
-Yönlendirmeler
Sayfalara gizlenmiş yönlendirmelerle, çocuklara sorular sorup, sayıları daha iyi kavramalarını sağlayabilirsiniz.
 
-Etiketler
Hikayedeki eksik parçaları çocuklar etiketlerinden tamamlar. Bu sayede kitabıyla etkileşim içinde olur ve onu bir oyuncağı gibi benimser. 
 
 
Parmak ve ellerini kullanarak ince motor becerisini geliştirmesine yardımcı olur.
Problem Çözme becerilerini geliştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83778</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/210c6351-8a52-49ca-a26f-920e304623c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Korsanların Seyir Defteri Set (4 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Korsanlar Seyahat’in aklı bilgiye, gönlü maceraya aç mürettabatının ilk yolculuklarında ilginç bir yolcuları var; Herodot. Elinde gizemli bir kitapla dolaşan Herodot, kahramanlarımızı rotasından saptırıyor ve bambaşka bir evrene gitmelerine yol açıyor. Önlerinde aşmaları gereken bir Bilgi Okyanusu, tehlikelerle dolu Cehalet Denizi ve birbirinden değişik dört ada uzanıyor: İlkler Adası, Yüzen Ada, İcatlar ve Botanik Adası… Ateşin nasıl icat edildiğinden Leonarda Da Vinci’nin icatlarına, El Cezeri’nin saatlerinden Sekoya ağaçlarına kadar pek çok şeyi merak ediyorsan, korsanlarımızın macerasına sen de katıl, bu inanılmaz öykülere dahil ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83779</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17e9c824-e096-4b25-a2f0-e1d8890f7af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafa Açan Noktalar</image:title>
            <image:caption>Noktalama işaretleriyle başın dertte mi? Cevabın ‘evet’ ise bu kitap tam sana göre!

Kafa Açan Noktalar ile noktalama işaretlerini doğru kullanmayı kolayca öğrenecek, öğrenirken, müessesenin ikramı olan eğlenceyi de kaçırmayacaksın.

Şimdiye kadar sana acı veren noktalar karşına muzip karikatürler olarak çıkacak. Onlara hem kahkahalarla gülecek hem de bütün sırlarını keşfedeceksin.

Bitti mi? Bitmedi! Okurken etkinliklerle de sıkça karşılaşacaksın. Fotoğraflarla hem genel kültürünü geliştireceksin hem de bulmaca gibi sorularla keyifli anlar yaşayacaksın.

Şimdi kitabın kapağını açıp keyifli vakit geçirme zamanı.i</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83780</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81b3766c-b793-4bfa-b43b-2f45dcfd89ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedem Hz. Muhammed (asm)</image:title>
            <image:caption>Kapının açılışından bilirdim. Kokusuyla gelirdi. Toprak odamız gül kokardı. Gülümserdi. Işıl ışıl bakardı. Şefkat dolu bir ses ruhumu tutardı. Nasıl da sevinir, sevgiyle kanatlanırdım.

“Küçük adam nerede?”

Bu sesi her duyduğumda birden büyürdü çocuk yüreğim. Büyürdü de Medine’ye sığmazdı.

Koşarak atılırdım kucağına. Kucak, çocuk için ne muhkem bir sığınaktı. Dedemin kollarında güçlenirdim. Gül ile karanfil kokusu birbirine karışırdı…

Aşk, “Mim!” dedi.

Tüm varlık aşkla “Mim”lendi.

Esmanın bilinme seyri “Kenz-i Aşk”a yüklendi.

Dedem Hazreti Muhammed (asm), Âlemlerin Efendisi olarak yaratılan Hz. Muhammed’i (asm) anlatma gayesiyle kaleme alınan Kenz-i Aşk dizisinin son halkası.

Onlar Peygamberimizin “benim iki reyhanımdır” dediği sevgili torunları, canın parçası Hz. Fatıma annemiz ile velayetin kapısı Hz. Ali’nin evlatları, Hz. Hasan ve Hüseyin efendilerimiz…

Dedem Hazreti Muhammed (asm), Peygamberimizin ilk çocuklukları işte bu risalet ve velayet ırmaklarının kıyısında geçen iki mübarek gözün bakışı ile anlatıldığı bir siyer-roman.

Nuriye Çeleğen, Âlemlerin Efendisini, çocuk dünyasının hayret ve haşyet yüklü saf bakışı ile kalplerimize yaklaştırma gayretiyle kaleme aldı; Dedem Hazreti Muhammed (asm)…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83781</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db06cacd-af1e-4703-83ed-90df9230913e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Kumandanları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde çeşitli arşiv kaynakları, kronikler ve yerli yabancı birçok tarihçinin kitaplarından beslenerek kaleme aldığı eserlerle “Tarihi Sevdiren Adam” olarak meşhur olan Ahmet Refik Altınay’ın kitapları yeniden Timaş okurlarıyla buluşuyor. Günümüz Türkçesine uyarlanmış akıcı bir üslupla hazırlanan serinin ilk kitabı Osmanlı Kumandanları’nda; kiminin adını duymadığımız kimininkine ise aşina olduğumuz birçok Osmanlı kumandanının sorumluluk yüklü mücadeleleri, kılıçla merhameti yan yana taşıma konusundaki çabaları gerçek hikâyeleriyle veriliyor.

Rumeli Fâtihi Şehzade Süleyman Paşa’dan Osmanlı Devleti’nin teşkilatlanmasında birçok hizmetleri bulunan Lala Şahin Paşa’yla Timurtaş Paşa’ya; Fatih Sultan Mehmet’in hem sadrazamlarından hem de gözde komutanlarından Gedik Ahmet Paşa’dan Yemen ve Kafkasya Fatihi Özdemiroğlu Osman Paşa’ya; Kanuni Sultan Süleyman’ın sağ kolu Makbul İbrahim Paşa’dan Kanije Müdafii Tiryaki Hasan Paşa’ya kadar birbirinden kıymetli birçok Osmanlı kumandanı bu kitapta bir zafer geçidinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83782</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f522856e-9b9c-405a-8fb8-0550d5712934.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaosun Kalbi - Kosmos Serisi 1</image:title>
            <image:caption>Bir sebep göstermeden öylece çekip giden annesi ve onun ardına düşen babasının yokluğunda yalnızlığına sığınan bir genç… Tibet…
Tibet’te büyüyen yalnızlığın açtığı o boşluğu büyük bir misyonla doldurmaya hazırlanan Baron…

Nazilerin cephede kaybederken aslında hep kenarda duran ve orada galip geleceklerine inandıkları bir cephe…

Ortaya çıkması an meselesi olan Mavi Ejder…

Kaosun Kalbi İstanbul’da, tam da Yerebatan Sarnıcı’nın iki Medusa kafasının arasında başlıyor her şey! Yeniden…

Ricalü-i Gayb’ın kapattığı kapı tekrar açıldığında bir süper kahraman olduğunu henüz bilmeyen ama farkında olmadan her şeyiyle buna hazırlanan Tibet kolları sıvıyor.

Süper kahramanlıkla ilgili hiçbir bilgisi olmayan kahraman, alemlerin birbirine açıldığı o kapıda büyük bir savaş veriyor!

Okurunu nefes nefese bırakan aksiyonuyla Kaosun Kalbi, son sayfaya kadarelinizden düşmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83783</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/411f8ba8-53ce-4c70-91f0-88cc988a05a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürümeye Devam Et</image:title>
            <image:caption>İnsan en çok kendiyle konuşur.

İnsan en çok kendini suçlar.

İnsan en çok kendine öfkelenir.

İnsan en çok kendiyle yüzleşmekten korkar.

İnsan en çok kendini affetmekte zorlanır.

Ve insan en az kendini anlar.

Kendini anlamaya giden yolculuk uzundur, güç ister, azim gerektirir, adım adım gelişir, devamlı bir seyirdir.

Yol uzundur ama orada varlıkları ile huzur veren insanlar vardır.

Dünyanın kalabalığına, gürültüsüne, olanca ağırlığına ve yüküne, anlamsız koşturmacasına rağmen sakin ve kendi halinde huzurlu bir hayat yaşayanlar…

Aldatıcı bir iyimserliğe ve yaşam enerjisini tüketen karamsarlığa bulaşmadan var olmaya devam edenler…

Kalbi sökülmüş bu çağda sevgiyi, aşkı, güzelliği en saf ve en temiz hali ile sessizce yaşayanlar…

Yaralarına rağmen yürümeye devam eden insanlar…

Dr. Ferhat Kardaş, işte bu yolculuğa niyetlenenlere, düşseler de kalkmaya gayret edenlere sesleniyor.

“Pes etme sakın, yürümeye devam et…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83784</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84f5b972-9a57-4bed-b4e1-37a74156fe90.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimlerde İstatistik Excel Ve Spss Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Birçok bilimsel alanda olduğu gibi sosyal bilimler alanında da istatistiksel analiz önemli bir yer tutar. Araştırmalar sonucunda elde edilen verilerin bilimsel olarak test edilmesi ve sonuçların tutarlı olarak alana katkı sağlaması için istatistiksel analizlerden vazgeçemeyiz. Dolayısıyla bu ve benzeri kaynakların bizlere yardımcı olacağı açıktır. 

Bu kitap sosyal bilimler alanında lisans veya lisans sonrası eğitimlerine devam eden öğrencilerle birlikte sosyal bilimler alanında çalışan araştırmacılara kaynak olması amacıyla oluşturulmuştur. Konu anlatımı ve örneklere yer verilerek kitabın bölümleri oluşturulmuştur. Kitapta istatistik bilimiyle ilgili temel kavramlar, merkezi eğilim ve değişkenlik ölçüleri, korelasyon, regresyon, parametrik ve parametrik olmayan testlerden bahsedilmiştir. Bununla birlikte bu testlerin varsayımları, hipotezleri ve nasıl test edileceğinden bahsedilmiştir. Her bir konu açıklandıktan sonra uygun olduğu yerlerde SPSS ve Excel programlarıyla uygulama örnekleri verilmiştir. Bununla birlikte alanyazında konularla ilgili yapılmış birkaç çalışma örneği verilerek çalışmaların nasıl raporlaştırılacağının gösterilmesi hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83785</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3423e2d8-a266-4291-b07b-0aa07845aa7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Olarak Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Hepimiz duygusal olarak sağlıklı çocuklar yetiştirmek isteriz. Güvensiz, mutsuz, yapayalnız bir çocuk yetiştirmek isteyen bir tek anne baba yoktur. Önemli olansa şudur: Bunu nasıl yapacağız?

Duygular, özellikle de öfke, hayal kırıklığı, kıskançlık, reddedilme gibi kuvvetli ve zorlu duygular çoğu çocuk için baş edilmesi güç şeylerdir. Bir arkadaşına öfkelenen çocuğunuzun önünde bir sürü seçim olabilir; kaba güç kullanmayı seçebilir, sinip kalabilir ya da tüm duygularını ifade ederek sözle direnebilir. Bu seçimlerin her biri çocuğun duygusal hayatında farklı bir patika çizecektir. 

Seçimlerimizin toplamından oluşan hayatı güzelleştirmek için yapılması gereken belki de çok basittir: Durmak, sakinleşmek ve iyi bir seçim yapmak.

Dünya çapında binlerce çocuğun duygusal sağlık kazanma yolculuğuna rehberlik eden Maureen Healy daha mutlu ve daha sağlıklı çocuklar yetiştirmenin ipuçlarını sunuyor. “Hiçbir duygu kötü değildir, önemli olan o duygunun nasıl ifade edildiği ve yönetildiğidir” ilkesini benimseyen kitap, çocuğunuzu ve onun duygularını anlamak için müthiş bir anahtar. 

Nihayet, çocuklarda duygusal sağlık üzerine muhteşem bir yol haritası ve şaşırtıcı bir şekilde uygulanabilir yöntemler… Gerçek hayattan örnekler ve her anne babanın, öğretmenin ya da danışmanın ilgilenebileceği öğretici senaryolar. Bu kitap sahiden bir hediye.
Linda Graham

Duygusal Olarak Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek, hem uygulanabilir hem de dönüştürücü güçte öneriler sunuyor; çocuk için, anne baba için ve anne baba ile çocuk arasındaki ilişki için. Bu kitabı okuyun, tekrar tekrar okuyun ve daha önemlisi, burada yazılanları uygulayın.
Tal Ben-Shahar

Duygusal Olarak Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek, bugünün dünyasında daha sağlıklı ve sonuç olarak daha mutlu çocuklar yetiştirmek isteyen herkese yardımcı olacak.
Michele Borba</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83786</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b255dc0-35cd-47c2-83a7-053c93c7f794.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane Savaşçı - Danişmend Gazi</image:title>
            <image:caption>Genç ve cesur savaşçı Danişmend Gazi, bir gece bir rüya görür. Ve Rumlar tarafından ele geçirilmiş toprakları geri almak üzere sefere çıkmaya karar verir. Battal Gazi’nin torunu Turasan’la birlikte yanlarında kırk bin kahraman askerle yola çıkarlar...

Malatya’dan Sivas’a oradan Tokat’a kadar ilerleyen Melik Danişmend, onu öldürmek için her türlü hileye başvuran düşmanlarını yenebilecek mi?

Silah arkadaşı Artukî ile birlikte Efromiya’yı kurtarıp kale baskınından sağ çıkabilecek mi?

Ağzından alevler saçan ejderha ile karşılaştığında onu nasıl alt edecek? Gittikçe tırmanan bir heyecan ve hız kesmeden devam eden bir macera eşliğinde, adı tarihe altın harflerle yazılmış efsane bir savaşçı ile tanışmaya var mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83787</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec870bbf-b4fe-49a2-8ef8-f4eee4a66e41.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Dönemde Bütünleştirilmiş Fen Ve Doğa Etkinlikleri 2</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi fen etkinlikleri eğitimi gören lise öğrencileri, öğretmen adayları ve okul öncesinde görev yapan öğretmenlerin kaynak olarak kullanabileceği diğer etkinliklerle bütünleştirilmiş fen etkinliklerine duyulan ihtiyacı karşılamak üzere hazırlanan ‘Okul Öncesi Dönemde Bütünleştirilmiş Fen ve Doğa Etkinlikleri 1’in devamı niteliğinde olan ‘Okul Öncesi Dönemde Bütünleştirilmiş Fen ve Doğa Etkinlikleri 2’ kitabımızda örnekler çeşitlendirilmiştir. Fen etkinlikleri ile küçük çocuklarımızda merak uyandırarak onların problem çözme, etkili düşünme biçimlerini, doğaya bakış açılarını ve ilgilerini genişleterek hayata karşı tavırlarında değişiklik meydana getirmeyi amaçlıyoruz. Fizik, kimya, biyoloji, yer ve gök bilimi, doğa çalışmaları ile her bir fen etkinliğinde hayata ve gerçeğe yeni bir soru soran, keşfetmeye hevesli, araştırıcı, inceleyen, gözlem yapan, tahmin yürüten, sonuca ulaşan çocuklar yetiştirmek gayretimizdir. Bu gaye ile çocuğun yaşına, ilgisine yönelik fen etkinlikleri aracılığıyla onların oyun yoluyla fen ve matematik temelini oluşturmayı hedefliyoruz. 

Okul öncesinde fen etkinlikleri verilirken önemli olan, bu çalışmaların diğer etkinliklerden farklı bir ders gibi düşünülmemesi ve günlük planda yer alan tüm etkinliklerin içine yayılarak öğrenmeler arasında bütünlük oluşturmasıdır. Bu sebeple kitabımızda oyun, drama, hikâye, müzik, sanat ve okuma yazmaya hazırlık etkinlikleriyle bütünleştirilmiş fen etkinlik örneklerine yer verilmiştir. Etkinlik örnekleri, aynı tema üzerinden seçim yapma şansı sunacak şekilde zengin çalışılmış olup, her bir etkinlikte engel gruplarının her birine göre uyarlama çalışmaları hazırlanmıştır. Yarı ve tam zamanlı çalışmaya ve yaş gruplarının hazır bulunuşluklarına uygun düzenlemeler yapılabilecek çeşitliliktedir. Ayrıca özgün materyal örnekleri mevcuttur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83788</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b423b361-9ca7-4923-a935-17a9db5655fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Eğitim Sistemi Farklı Ülkelerle Karşılaştırmalı</image:title>
            <image:caption>Kitabımız Türk Eğitim Sistemi’nin mevcut durumunu, sorunlarını, politika ve hedeflerini farklı ülkelerle karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Kitap, okuyucuların Türk Eğitim Sistemi’ni tanımaları ve farklı ülkelerle istatistiksel bakış açısıyla mukayese edebilmelerini amaçlamaktadır. Kitap özellikle Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi, Karşılaştırmalı Eğitim ve Eğitim İstatistikleri derslerinde kaynak olarak kullanılabilecek nitelikte hazırlanmıştır. 

Şu an mevcut olan Karşılaştırmalı Eğitim kitaplarında Türk Eğitim Sistemi ile farklı ülkelerin eğitim sistemleri karşılaştırılırken, bu kitapta temelde Türk Eğitim Sistemi tanıtılırken her bölümde o bölümün konusuna ilişkin Türkiye ile diğer ülkelerle mukayeseli istatistikler yer almaktadır. Söz konusu istatistiklere; OECD (2018) Education at a Glance, Eurostat eğitim istatistikleri, Milli Eğitim İstatistikleri ve OECD database statistics internet sitelerinden güncel olarak ulaşılmıştır. Dolayısıyla kitabımız eğitim alanında karşılaştırmalı istatistiki bilgilerin yer aldığı ilk kaynaklardandır. 

Kitap 8 bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm’de Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim ve Tarihsel Gelişimi, Dünyada Okul Öncesi Eğitim ve Karşılaştırılması, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Verileri yer almaktadır. İkinci Bölüm’de; Türkiye ile Avrupa Ülkelerinde İlkokul Düzeyinde Karşılaştırmalar, Türkiye ile Avrupa Ülkelerinde Ortaokul Düzeyinde Karşılaştırmalar ve Türkiye İle Avrupa Ülkelerinde Lise Düzeyinde Karşılaştırmalar konularına yer verilmektedir. Yükseköğretim Kurumları, Mevcut Durum, Sorunlar, Çözüm Önerileri, Politikalar ve Hedefler’in yer aldığı Üçüncü Bölüm’de Yükseköğretim konusu işlenmiştir. 

Dördüncü Bölüm’de; Yaşam Boyu Öğrenme, AB’de YBÖ’de Gelinen Son Durum, YBÖ ve Türkiye ve Türkiye’de Gelinen Son Durum konularına yer verilmiştir.
Beşinci Bölüm’de; Öğretmen Eğitimi konusu, mevcut durum, sorunlar ve çözüm önerileri kapsamında ele alınmıştır. Altıncı Bölüm’de; Bilgi ve İletişim Teknojilerinin Kullanım Amaçları ve Farklı Ülkelerde Teknoloji ve Eğitim İlişkisi Bağlamında Karşılaştırmalı Eğitim Teknolojileri konusu yer almaktadır. Eğitim Harcamaları, Eğitim, İstihdam, Kazanç konularının işlendiği Yedinci Bölüm’de Türkiye’de Eğitim ve Ekonomi konusu irdelenmiştir. Son bölümde; Türkiye’de Eğitim Vizyonu, Politika ve Hedefleri kapsamında; Eğitim Politikası: Türkiye, Eğitim Vizyonu, AB 2020 Eğitim Hedefleri ve Genel Ulusal Eğitim Stratejisi ve Temel Hedefler konuları değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83789</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/503e1a03-9741-4e63-a0a5-79a12041f5a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Adı Çiçero</image:title>
            <image:caption>Yıl 1943; İkinci Dünya Savaşı’nın tüm tarafları için en şiddetli ve entrika dolu dönemi: Almanya’da Naziler soykırıma devam ediyor, İngiltere Ege açıklarında tehlikeli bir oyun oynuyor ve Türkiye iki tarafın baskılarına karşı tarafsız kalmaya çalışırken kendi savaşını veriyor.

İşte böylesi karmaşık bir dönemde kimsenin tahmin edemeyeceği bir casus çalışmaya başlıyor: Arnavut asıllı bir Türk olan Elyasa (İlyas) Bazna, uşak olarak çalıştığı İngiliz büyükelçiliğindeki konumunu kullanarak elde ettiği belgeleri Almanlara satıyor. Ankara-Berlin arasında dört ay boyunca devam eden bu casusluk oyunu, sonunda Bazna’nın en derin kâbuslarında göremeyeceği kadar büyük bir hayal kırıklığıyla sonlanıyor. Kod Adı Çiçero İngilizlere duyduğu nefretle yola çıkan hırslı bir adamın, savaşın kaderini değiştiren bir casusa dönüşmesinin tarihi kanıtlara dayanan ilginç ve heyecanlı hikayesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83790</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/318ee53c-1b28-44bd-929d-2c7914846582.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöpçüler</image:title>
            <image:caption>Duvarda açan bir çiçekten geldiğini düşünen Landfill ve onu, duvarın ardındaki herkesin acımasız olduğuna inandıran Babagoo, yıllar önce Babagoo’nun çöpten topladığı eşyaların olduğu gizli bir alanda hayvanlarla beraber yaşarlar. Yaşadıkları yer olan İçeri’nin belirli kuralları vardır ve bu kurallara uyulmadığı takdirde ikisinin de hayatı tehlike altındadır. Babagoo’nun koyduğu bu kurallar Landfill’i dış dünyadan tamamen koparır.
Meraklı ve gözlemci bir çocuk olan Landfill, Babagoo’nun koyduğu kuralları ve yaşadıkları yeri sorgulamaya başladığı an hayatları alt üst olur.

KURALLARI TAKIP ET.
BABAGOO HER ZAMAN HAKLIDIR.
DUVARIN ÖTESINE SAKIN BAKMA.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83791</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f9fce35-bd16-4365-a611-98c17091ffa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığa Aşık Olmak</image:title>
            <image:caption>Karanlıktan korkuyoruz. Karanlık, kontrol edemediğimiz çok şey barındırıyor. Karanlıktan korkuyoruz çünkü aslında yalnız kalmaktan korkuyoruz. Bu korkudan kaçmak için dünyayı, yuvamızı ışıklar ile kirlettik. Gezegenimizin, şehirlerimizin, evlerimizin her köşesindeki çeşitli ışıkların istilaları altındayız.

Karanlığa Aşık Olmak, Osho’nun bizi spiritüel ve psikolojik bağlamda karanlıkla temasa geçirme girişimidir. Karanlık son derece yararlıdır çünkü huzurludur, sessizdir. Karanlık ışık doludur; bu, farklı türde bir ışıktır. Bu yüzden ilk başta onu karanlık gibi hissedersin ama derinlerine indikçe, yavaş yavaş daha önce bilmediğin farklı bir tür ışık haline gelmeye başlar.

Yakıta ihtiyaç duyan ışıkları biliyorsun, günışığı bile yakıta ihtiyaç duyar. Her geçen gün güneşin yakıtı tükeniyor ve bilim insanları güneşin en fazla birkaç milyon yıl daha ışıyabileceğini söylüyor. Sonra bir gün aniden ışığını kaybedecek ve her yere karanlık çökecek. Her gün kararan yıldızlar var, senin güneşinden daha büyük yıldızlar. Senin güneşinden çok daha uzun süredir yaşadıkları için yakıtları tükendi. Dışarıda, tüm ışık yakıta bağlı, içeride ise tamamen başka bir türde bir ışık var ve onun yakıta ihtiyacı yok. Sonsuz olmasının sebebi de bu, içerideki ışık asla tükenmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83792</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afad0aa9-0179-47ac-a538-a65971e52cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Dönemde Bütünleştirilmiş Fen ve Doğa Etkinlikleri 1</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi fen etkinlikleri eğitimi gören lise öğrencileri, öğretmen adayları ve okul öncesinde görev yapan öğretmenlerin kaynak olarak kullanabileceği diğer etkinliklerle bütünleştirilmiş fen etkinliklerine duyulan ihtiyaç sonucu bu eser ortaya çıkmıştır. Fen etkinlikleri ile küçük çocuklarımızda merak uyandırarak onların problem çözme, etkili düşünme biçimlerini, doğaya bakış açılarını ve ilgilerini genişleterek hayata karşı tavırlarında değişiklik meydana getirmeyi amaçlıyoruz. Fizik, kimya, biyoloji, yer ve gök bilimi, doğa çalışmaları ile her bir fen etkinliğinde hayata ve gerçeğe yeni bir soru soran, keşfetmeye hevesli, araştırıcı, inceleyen, gözlem yapan, tahmin yürüten, sonuca ulaşan çocuklar yetiştirmek gayretimizdir. Bu gaye ile çocuğun yaşına, ilgisine yönelik fen etkinlikleri aracılığıyla onların oyun yoluyla fen ve matematik temelini oluşturmayı hedefliyoruz. 

Okul öncesinde fen etkinlikleri verilirken önemli olan, bu çalışmaların diğer etkinliklerden farklı bir ders gibi düşünülmemesi ve günlük planda yer alan tüm etkinliklerin içine yayılarak öğrenmeler arasında bütünlük oluşturmasıdır. Bu sebeple kitabımızda oyun, drama, hikâye, müzik, sanat ve okuma yazmaya hazırlık etkinlikleriyle bütünleştirilmiş fen etkinlik örneklerine yer verilmiştir. Etkinlik örnekleri, aynı tema üzerinden seçim yapma şansı sunacak şekilde zengin çalışılmış olup, her bir etkinlikte engel gruplarının her birine göre uyarlama çalışmaları hazırlanmıştır. Yarı ve tam zamanlı çalışmaya ve yaş gruplarının hazır bulunuşluklarına uygun düzenlemeler yapılabilecek çeşitliliktedir. Ayrıca özgün materyal örnekleri mevcuttur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83793</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a455ae1f-9083-40c7-87a5-12264ade25ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokratesi&apos;in Ölümü</image:title>
            <image:caption>Sokrates’in Ölümü, Sokrates’e ilişkin görüşlerin tarihsel gelgitlerini açıkça gösterir. Batı entelektüel ve sanatsal geleneklerinde Sokrates’in rolünü anlamak için önemli bir kaynaktır. Dahası, farklı Sokrates figürlerinin gösterdiği üzere, Sokrates’in kültürel tarihteki varlığı, yüksek eğitimlilerin metinleriyle ve sanatlarıyla sınırlı değildir ve popüler hayal gücünün çeşitli tezahürlerini de kapsar. Her ne kadar kitabın odağında Sokrates’in ölümünün alınması olsa da filozofun yaşamındaki önemli olaylar ve onun gizemli nitelikleri de tartışılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83794</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38cf7702-e7e8-4818-8bc5-d21bacbed176.jpg</image:loc>
            <image:title>Hachiko - Sahibini Bekleyen Köpek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tokyo Üniversitesi profesörlerinden Eisaburo Ueno, evine aldığı küçük bir Akita cinsi köpek olan Hachiko ile ilgilenir, onunla özel bir dostluk kurar. Birbirlerini çok severler. Her sabah profesöre tren istasyonuna kadar eşlik eden Hachiko, her akşam aynı saatte onu istasyondan alır ve birlikte eve dönerler. Fakat bir gün profesör geri dönemez…
Tüm dünyayı sarıp sarmalayan gerçek olayları konu alan, duygu yüklü bir roman.
Kitap İspanya’da Josep M. Floch i Torres Ödülü aldı.
Hachiko’nun yaşam öyküsü bu kitapta, Polonyalı sanatçı Zuzanna Celej’in yaratıcı sulu boya çizimleriyle hayat buldu.
Saliha Nilüfer’in özenli çevirisiyle Katalancadan Türkçeye çevrildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83795</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/666b61de-ef2a-4fae-9c04-8ff2b26b66dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Siri Gol Atıyor</image:title>
            <image:caption>Siri’nin en yakın arkadaşları Otto kardeşler bahçede futbol oynarken Siri de onlara katılmak istemişti. Fakat Otto’lar futbol oynamak için gerekli yeteneğin Siri’de olmadığını düşünüyordu. Siri de kendinde yeteri kadar futbol yeteneğinin olduğunu göstermek için çabalamaya başladı ve bir futbol takımına girdi. Tecrübesiz olduğu için takım arkadaşlarıyla arkadaşlık kuramayan Siri’nin cesareti birazcık kırılmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83796</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3fd3bb4-dbb0-4567-9e34-5386e8362ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Siri ve Haylaz Bebek</image:title>
            <image:caption>Siri, içinde bebeklik eşyalarının olduğu kutuyu karıştırırken karşısına emziği çıktı. Emziği heyecanla arkadaşı küçük Otto’ya gösterdi. Otto da aynı heyecanla bebekken bindiği bebek arabasını bulup çıkardı. Siri’nin aklına oyun olsun diye küçük Otto’yu bebek kılığına sokarak arabasıyla etrafta gezdirme fikri gelmişti. Fakat bebek kılığındaki Otto birden ortadan kaybolunca Siri ve diğer arkadaşları onu nasıl bulacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83797</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7c615d1-bed9-485b-89ed-4c5e2011e2f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Canberk ve Zorba Dinozor</image:title>
            <image:caption>Ben Canberk.

Ben kocamanım.
Dost canlısıyım.
Ben mutluyum.

Ama bazen üzgün hissediyorum.Canberk ailesiyle beraber su parkına gidiyor. Ablasıyla dev su kaydırağından  kaymak için sabırsızlanıyor. Ama girişe geldiğinde koca zorba dinozor Canberk’in havuza girmesine izin vermiyor. Elbette koca zorba dinozor göründüğü gibi değil. Bu çocukların su kaydırağından kayabilmeleri için boylarının hangi uzunlukta olması gerektiğini gösteren bir tabela ve Canberk olması gerekenden birazcık kısa. Bu durum Canberk’i çok üzüyor!

Acaba Canberk neşelenmenin bir yolunu bulabilecek mi?

Duygularım ve Ben

Çocuklar duygularını anlama ve aktarmada zorluk yaşayabilirler.Canberk hayal gücünün ve sevimli kurmaca karakterlerin yardımıyla, minik okurların kendi duygusal tepkilerini eğlenceli bir şekilde tanıyıp yönetmeleri için yardım eli uzatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83798</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e50bf07e-164b-4234-8e9d-fcc5abbda627.jpg</image:loc>
            <image:title>Canberk ve Kokuşmuş Canavar</image:title>
            <image:caption>Ben Canberk.
Ben düşünceliyim.
Yardımseverim.
Ben sevgi doluyum.
Ama bazen kıskandığımı hissediyorum.
Canberk, büyükannesini ziyaret etmeye hazırlanıyor. Onunla oyunlar oynamak için sabırsızlanıyor. Ama büyükannesinin evine vardığında pis kokulu bir canavarın büyükannesinin tüm zamanını çaldığını görüyor!
Elbette pis kokulu canavar gerçek bir canavar değil. O, büyükannesinin ilgisine ihtiyacı olan yeni doğmuş bebek kuzeni. Bu durum Canberk’in kıskanmış hissetmesine sebep oluyor. Canberk büyükannesini bebek kuzeniyle paylaşmanın bir yolunu bulabilecek mi?
Duygularım ve Ben
Çocuklar duygularını anlama ve aktarmada zorluk yaşayabilirler. Canberk hayal gücünün ve sevimli kurmaca karakterlerin yardımıyla, minik okurların kendi duygusal tepkilerini eğlenceli bir şekilde tanıyıp yönetmeleri için yardım eli uzatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83799</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2b7b00-d475-4705-aedd-fb913e6f5bf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Canberk ve Dev Ahtapot</image:title>
            <image:caption>Ben Canberk.
Ben hızlıyım.
Güçlüyüm.
Ben cesurum.
Ama bazen korktuğumu hissediyorum.
Canberk babasıyla bir araba yolculuğuna çıkıyor. Sevimli köpek dostu ile birlikte cesur bir köpekbalığı olduğunu hayal edip  çok eğleniyor. Ama dev ahtapot aniden ortaya çıkıp babasının arabasını yumurta gibi kırmaya çalıştığında o kadar da cesur hissetmiyor…
Elbette dev ahtapot göründüğü gibi değil. O sadece Canberk’e oldukça korkunç görünen bir araba yıkama makinesi. Bu durum Canberk’i çok korkutuyor. Acaba Canberk cesaretini toplamayı başarabilecek mi?
Duygularım ve Ben
Çocuklar duygularını anlama ve aktarmada zorluk yaşayabilirler. Canberk hayal gücünün ve sevimli kurmaca karakterlerin yardımıyla, minik okurların kendi duygusal tepkilerini eğlenceli bir şekilde tanıyıp yönetmeleri için yardım eli uzatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83800</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dad17b3c-2771-4f57-be6a-9360b0bcdef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Zipo</image:title>
            <image:caption>Zipo

Mizahi Roman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83801</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3496d053-8cef-4546-a269-5a7b181f022f.jpg</image:loc>
            <image:title>Destana Meme Alan</image:title>
            <image:caption>Destana Memê Alan / Memê Alan Destanı 
“Destana Memê Alan” 40 sal bere di nav Weşanên Riya Azadî da çap bûbû. Nuha bi Kurdî û Tirkî çapa duwemîn e 
* * *. 
Bu eser, yani Memê Alan Destanı, Kürtçe orijinali ve Türkçe çevirisi birlikte, ilk kez 1978 yılında Özgürlük Yolu Yayınları arasında basılmıştı. İkinci baskısı tam 40 yıl sonra Özgürlük Yolu Vakfı Yayınları arasında yapılmakta.1970’li yıllarda Özgürlük Yolu yayınları arasında Kürt tarihi, dili ve edebiyatına ilişkin bir dizi değerli eser yayınlanmıştı. Bunların en azından bir bölümünü yeniden okurlarla buluşturmak istiyoruz. 
Eserin Türkçe çevirisi Kemal Burkay tarafından yapılmıştır, ancak söz konusu ilk baskıda “Baran “adı kullanılmıştı. Yeni baskıda Burkay’ın kendi adını kullandık. Halkımızın bu ünlü destanını bir kez daha okurla buluşturduğumuz için mutluyuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83802</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98a1b33e-d2dd-49eb-b7e1-fbfcd987457d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar Belgeler - 3</image:title>
            <image:caption>ANILAR BELGELER, .CİLT 3 
Anıların birinci ve ikinci ciltleri 1987 yılına kadar olan dönemi kapsamaktaydı. 3. Cilt ise 1988-1994 yıllarını kapsamaktadır. 
Kemal Burkay’ın Anıları; hayat öyküsünün yanı sıra dönemin bir dizi iç ve dış olaylarına da ışık tutmaktadır. 
 
Kitaptan alıntılar; 
Avustralya bitki örtüsü, iklimi, kendisine özgü hayvan türleri (örneğin Kuala ayısı, kanguru ve yaban köpeği olan dingo) ve yerlileriyle son derece ilginç bir ülkedir. 
* * * 
O günlerde büyük bir kavgayı yitiren, darbe üstüne darbe yiyen insanlar gibiydik. Dünya ölçüsünde karşı devrim ayağa kalkmış ve biz geriliyorduk. Yine de kişi olarak umudumu yitirmedim ve Parti olarak da yitirmedik. Bunun tarihsel olarak geçici olduğunun bilincindeydik. Rüzgârın yönü yeniden bizden yana dönecekti ve gelecek sosyalizmindi. 
* * * 
Kürtler bakımından Mart ayındaki zafer, Nisan ayında yenilgiye dönüştü. Yine kimyasal silah ve kitlesel bir kıyım korkusuyla, bu kez kentleri de boşaltıp sınırlara yöneldiler. Daha önceki göçleri de çok geride bırakan bir trajedi yaşandı. Yüzbinlerce insan, hâlâ sert kış koşullarının yaşandığı dağlarda perişan oldular, çok acı çektiler, epeyce can kaybı verdiler. 
* * * 
Benim Dengé Komkar&apos;a bir hayli emeğim geçmişti. Riya Azadi&apos;ye ise yıllarımı vermiştim. Bu nedenle her iki yayına da anlatması güç, buruk bir duyguyla veda ettik. İnsanın sevdiği bir yerden, sevdiği bir kişiden, bir daha görüşmemek üzere ayrılması gibi... Her şey gibi yayınların, hatta örgütlerin de bir ömrü var. Onlar işlevlerini yapınca geçer giderler. Kiminden güçlü izler kalır, kiminden ise, bir zaman sonra iz bile kalmaz. 
* * *.. 
Yol boyu; doğa, köyler, dağlar ve anlatılan öyküler, her şey bizim için çok ilginçti. İki peşmerge yıkıntı halindeki köylerini gösteriyorlardı. Yıkıntıların arasında, kerpiç ve taşla yapılan, meşe dallarıyla örtülen tek tük yeni evler belirmeye başlamıştı... Yol boyunca pirinç tarlalarında çalışan kadınlı-erkekli insanlar görüyorduk. Yaşam başlamıştı... 
* * * 
Amediye de Revanduz gibi, bir tepenin üstüne kurulu, dört bir yanı doğal, dik bir duvar gibi uçurumlarla çevrilmiş tarihi bir kent. Çevresi yalçın dağlarla çevrili, Garey, Metinan ve ötekiler.. Dağların yamaçlarından sular fışkırıyor. Vadiler yemyeşil, bağlar- bahçeler içinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83803</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb312ae9-4d97-4c0a-b7b8-c77de8f086b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi İstihbarat (Yöntem ve Uygulama)</image:title>
            <image:caption>Günümüzde bir amaca ulaşmak için kuvvet kullanma anlayışı, soğuk savaş veya politik savaş olarak adlandırılan dönemin akabinde etkisini kaybederek son bulmuştur. Artık zihinlerin, enformasyon bombardımanı altında acımasızca ezildiği, sınırsız bir şekilde paylaşılan bilginin dolaşım hızı karşısında, devletlerin savunmasız kalarak acze düştüğü, bir vakıadır. Enformasyon savaşının hüküm sürdüğü bu dönemde, hızla yayılan ve güvenilir olmayan bu bilgi karmaşasında analiz sistemlerinin nitelikli bir şekilde görevini yerine getirmesi zorunluluktur. Devletlerin bilgiyi multidisipliner açıdan inceleyerek güvenilirliğini kontrol eden yapılanmalarının başında ise istihbarat üniteleri gelmektedir. Dolayısıyla ülkelerin karşılaştıkları zorlu süreçleri doğru yönetebilmesi analitik ve stratejik nitelikte üretilmiş istihbarat ve istihbarat analizleri sayesinde gerçekleştirilebilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83804</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3796d813-ed4e-419f-a25d-c901026ab6d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çırpınan Kalpler</image:title>
            <image:caption>- Eksik olan sevgidir, dedi. Sevgi evrenin mayası. Varlığa sebep. Sevgi ışık. Sevgi canlılık. Evren sevgi ile ayakta durmaktadır. Bir çiçek, bir kelebek, bir kuzu, bir deniz, bir çocuk, bir meyve, biri dağ ne güzel yaratılmışlar. Hepsi de sevimli. 

Evreni seviyoruz. Tabiatı seviyoruz. Dünyayı, insanları, dostlarımızı, herkesi sevmeliyiz. Sevgi kalbin gıdası, mutluluk kaynağıdır. Kalp ne nispette yaratıcısına sevgiyle dopdolu olur, başkalarını onun adına severse insan o nispette mutlu olur. 

Allah&apos;a sonsuz sevgi besleyelim, onun adına insanları sevelim. O sevgiyle insan daima insanların yardımına koşar. O sevgiyle güçlükler yenilir. İşlerin üstesinden gelinir. O sevgiyle canlı cansız tüm yaratıkları sever. O sevgiyle güçlükler yenilir. O sevgiyle insan hayata bağlanır. Yerinde kullanılan sevgi insanı başarıya ulaştırır. Nerede bulunursak bulunalım sevgi ile yaşayalım. Sevgiyle davranalım. Sevelim, sevilelim. 

Nilgün yavaşça mırıldandı: 

- Sevgi. Sevgi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83805</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db88392f-6dd9-4180-99c5-b01be45cb933.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Söyledi Çocuklar Dinledi</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar... 
Size çok güzel haberlerim var. 
Biliyor musunuz? 
Kuşlar konuşuyor, karıncalar düşünüyor, köpekler ansiklopedi yutup bilgin oluyor. Şimdi sıkı durun! Zaman makinesi icat edildi. 
Evet, evet yanlış duymadınız hem de bütün bunlar yanı başımızda, kütüphane raflarında, tüm kitapçılarda kâğıt kokan sayfalarda. Her şey sizin için... Bol okumalı günler diliyorum... 
Son olarak; Siz hiç kırlangıç yuvası gördünüz mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83806</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eccc894-b241-458d-a832-c984d7a7f947.jpg</image:loc>
            <image:title>Harem</image:title>
            <image:caption>Harem, Ömer Seyfeddin’in 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı toplum hayatını yansıtan hikâyelerinden birisidir. Geleneklerine bağlı Sermed Bey ile Fransız terbiyesinde yetişmiş Nazan Hanım’ın arasında geçenler bir anlamda Doğu-Batı çekişmesinin izdüşümü gibidir. Harem, Batılıların gözünde Doğu’nun sembolüdür. Sermed Bey’e göre ise bir “mukaddes”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83807</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9606979a-4990-448c-a77b-6f244e940b82.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Maymun ve Pasta Macerası - Bu Kutunun İçinde Ne Var?</image:title>
            <image:caption>Hey sen, küçük okur! 
İçini göremediğin bir kutuda kedi olduğuna inanır mıydın? Peki ya bir dinozor? 
Haydi gel, seni Maymun ve Pasta ile tanıştıralım. 
Hem biraz şaşkınlar hem de fazlasıyla meraklı.  Zor sorular sormaya bayılıyorlar. Sıra cevaplamaya geldiğinde bazen anlaşamasalar da onlar  birbirlerinin en yakın arkadaşı. 
Maymun ve Pasta gizemli bir kutuyla karşı karşıya. İçinde ne mi var?   
Gel, birlikte öğrenelim. Bu Kitabın Ortasında Ne Var?, eğlenceli bir hikâye eşliğinde çocukların soyut somut algısını geliştirebilecek bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83809</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96e5eccd-4ed6-49d2-b4d4-c94b2b8ac12c.jpg</image:loc>
            <image:title>Seksen Günde Devrialem</image:title>
            <image:caption>Phileas Fogg, gazetede dünyayı seksen günde dolaşmanın mümkün olduğunu okuduğunda arkadaşları ona kahkahalarla güler. Ama o bunu başarmayı kafasına koyar ve seksen günlük macera dolu yolculuğu böylece başlamış olur. 

Uzman isimlerce sadeleştirilip yayına hazırlanan ve her biri usta çizerler tarafından resimlenen klasik dizi kitapları minik kitapseverleri hiç eskimeyen klasiklerle tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83810</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7a2f92-5128-457b-8288-daa90f02940f.jpg</image:loc>
            <image:title>Deccal</image:title>
            <image:caption>İlk olarak 1895 yılında yayımlanan Deccal ile Nietzsche, Hıristiyanlıkla ilgili eleştirilerini altmış iki kısa bölümde açık ve net bir şekilde dile getirir. Daha önce tanrının öldüğünü du-yuran yazar bu kitabında Hıristiyanlık değerlerinin, bu tür değerleri ortaya koymak için ge-rekli niteliklere sahip olmayan insanlar tarafından yaratıldığını söyler. Bu değerleri gerçeğe aykırı olarak niteler ve bunların insanı zayıf kıldığından bahseder. Ona göre insanlığı çürü-ten ve yok olmaya götüren, sonradan uydurulmuş bu değerlerdir. Dolayısıyla insanlığın kur-tuluşu için muhakkak Hıristiyanlığın kökünün kazınması gerekir. Nietzsche’nin sözünü etti-ği Deccal, Hıristiyan-olmayan-kişidir aslında; Hıristiyanlığın bütün yalanlarını reddeden ve kendi doğasını kabullenip onu çöküşe götürecek olan değerlerle savaşan kişidir. Nietzsche en nihayetinde, yalnızca tek bir gerçek Hıristiyanın varlığından söz eder; fakat onun da çar-mıhta can verdiği gerçeğinin altını çizer.

En son kaleme aldığı otobiyografik eseri Ecce Homo dışında, önemli fikirlerini ifade ettiği son yapıtı Deccal, Alman filozofun felsefe tarihindeki yerini anlamak açısından son derece önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83811</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938a3a38-33e3-45fa-a996-1e8a85fd154d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacker</image:title>
            <image:caption>“Sonuçta hepimiz aynıyız.” 

Türkiye’de doğup büyümüş olan Kayra Şafak, 21. yüzyılın en yetenekli bilgisayar programcılarından birisidir. 
 
Ailesinin intikamını almak için geri dönüşü olmayan bir yola girer ve kısa sürede ismi bütün dünya tarafından tanınan, siber dünyanın en tehlikeli internet korsanına dönüşür. Saldırılardan oldukça büyük zarar gören birkaç Avrupa ülkesi ve Amerika, Kayra’yı yakalayabilmek için özel bir ekip kurar ve bu ekibin başına, ilerleyen zamanlarda kendisini oldukça büyük bir çıkmazın içinde bulacak olan Jimmy Denever getirilir. 
 
DÜNYANIN BİR KADIN HACKER İLE İMTİHANI... 
 
Hızla gelişen olaylar neticesinde açık hedef haline gelen Kayra, başta CIA, MOSSAD ve BND gibi güçlü istihbarat teşkilatları tarafından kırmızı bülten ile arananlar listesine girmiş, hatta öldürülmesi için peşine kiralık katiller takılmıştır. 
 
Bir bilgisayar dâhisinin aksiyon ve dram dolu, zekâsına hayranlık uyandıran hikâyesine tanık olun...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83812</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1524c3f3-0a35-4a06-82ef-09257ccc1933.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl ve Hareket</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma çağının dünya tasavvurunu belirleyen ilke nedir? Newton, Galileo ve Kepler’in çalışmaları yepyeni bir dünya resmi inşa etmeyi nasıl mümkün kılmıştır? Hareketi algılama şeklimizin kozmos kavrayışımızdaki rolü nedir?
Engin Koca bu soruların etrafında şekillenen Akıl ve Hareket’te 17. yüzyıl Batı Avrupa’sında doğa felsefesindeki dönüşümün bir soyağacını çıkarıyor ve kadim dünya tasavvuru yerini mekanik bir evren anlayışına bırakırken yaşanan süreci haritalandırıyor. Antik dönemden beri süregelen hareket anlayışında yaşanan radikal kırılmaya odaklanıyor ve tüm varlıkların aynı düzleme yerleştirilip aynı ilkelerin etkisi altında tanımlandığı bu yeni fiziğin metafizik köklerini açığa çıkarıyor. Niteliksel hareketin niceliksel harekete, fiziğin mekaniğe indirgenmesini yeni doğa felsefesinin temeline yerleştiren Koca, bu tezini hem fiziğe hem de metafiziğe uzanan yöntemsel bir çalışmayla geliştiriyor. Amaç, uyum, kemal ve anlam gibi değer ifade eden kavramların ve nihayetinde doğa felsefesinin fiziğin dışına itilmesiyle sonuçlanan zihinsel dönüşüme dair ufuk açıcı bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83813</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/433d4b0d-ad7c-489c-b5d0-6d527a7335f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimin Fanıyım?</image:title>
            <image:caption>Fenomenler dünyasında yaşıyoruz. Hepimizin sevdiği, sürekli takip ettiği fenomenlerimiz ve yo-utuberlarımız var. Gerçekten insanın bir fenomeninin ya da bir youtuberının olması müthiş bir şey. Fenomenlerimiz olmasa, youtuberlarımız video paylaşmasa ne ya¬pardık acaba? Peki biz kimin fanıyız, hiç düşündük mü bunu? Bu kitapla birlikte bunu biraz daha düşüneceksiniz. 

***

Fenomen fenomene baka baka morarır. 
Bana fenomenini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. 
Fenomenin fanı olan ya huyundan ya suyundan vazgeçer. 
Fenomen fanının “like”ına muhtaçtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83814</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec34336e-2fc2-47ee-b7cc-ffea20e6fe7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri</image:title>
            <image:caption>Bundan 813 yıl önce, 1206’da, Diyarbakır Artuklu Sarayı’nda muhteşem bir mühendislik kitabı yazıldı: Kitab’ül Hiyel. Kitabın yazarı, sarayın başmühendisi Ebu’l İz El-Cezeri’ydi. Olağanüstü makinelerin mucidi Cezeri; geçmişin bilgisi ile geleceği inşa eden büyük bir mühendis, sanatçı, dâhi ve aydınlanma adamıydı. Anadolu, tarihinin en kaotik dönemlerinden birini yaşarken, Artuklular bir yanda Selçuklular ve Eyyubiler, diğer yanda Bizans ve Haçlılar arasında muazzam bir varlık mücadelesi veriyorlardı. İşte böylesine zorlu bir dönemde, Artuklu sultanlarının sunduğu düzen içerisinde dünyanın ilk insansı robotlarını tasarlayan ve çalıştıran, şifresi Enigma’dan bile güçlü kilitler üreten, bugün kullandığımız krank mili ve 4 zamanlı dişli mekanizmaları geliştiren Cezeri, mühendisliği sanatla, bilimi hayatla buluşturdu.

Büyük mucidin dehasına yakışacak şekilde hazırlanan Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri: Herkes İçin Cezeri kitabı, Durmuş Çalışkan’ın 15 yıllık titiz çalışmasıyla, sadece mühendislerin değil herkesin Cezeri’yi anlayabilmesi için yazdığı metinler ve çizdiği teknik resimlerle onun mühendisliğini ve felsefesini renkli ve masalsı bir dille ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83815</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eebdc496-11f4-4dab-818b-a8bb4e830cb3.jpg</image:loc>
            <image:title>İmkansız Devlet</image:title>
            <image:caption>Wael B. Hallaq’ın oldukça basit bir savı var: Temsil ettiği değerlere göre yapılmış herhangi bir modern devlet tanımına göre “İslami devlet” hem bir imkânsızlık hem de çelişkili bir tamlamadır. Bugün Müslümanlar, onları yönlendiren entelektüeller de dâhil olmak üzere, modern devleti kanıksamakta ve doğal bir gerçeklik olarak kabul etmektedir. Ayrıca, erken dönem İslami toplumların vatandaşlık, demokrasi ve oy hakkı kavramlarını geliştirdikleri düşünülür. Bu kitabın temel savı, herhangi bir modern İslami devlet kavramsallaştırmasının tabiatı gereği kendisiyle çelişeceğidir. Müslümanlar bugün dünya nüfusunun beşte birini oluşturuyor ve mademki modernite içinde yaşıyorlar, öyleyse modern projeyi de yaşıyorlar. İmkansız Devlet kitabı, modern İslami devletin beraberinde getirdiği özçelişkilerin, modernitenin ahlaki açmazlarından kaynaklandığını savunuyor. Politik ve ekonomik meseleler, yine bu öz-çelişkiyle ilintili olarak, söz konusu ahlaki açmazın bir türevidir. Yani ahlaki birer mesele olan bu çelişkileri çözmek, aslında politik ve ekonomik problemleri çözmek demektir. Meseleyi daha açık ifade etmek gerekirse, modern Müslüman devletin tabiatındaki çelişkiler –caydırıcı dikey etkisinin ve modern devletin yatay iktidarının yetkinliği aracılığıyla– sadece “modern İslam’ın krizi” olarak tanımlanan olgunun bütün boyutlarını yakalamakla kalmaz, ayrıca dünyamızdaki modern projenin ahlaki boyutlarını da baştan sona ele verir. Bu sebeple İmkansız Devlet, politika ve hukuka dair bir yorum girişiminden ziyade, ahlaki düşünce üzerine bir deneme olarak değerlendirilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83816</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f4f7bae-3461-4629-85c8-72e2597ab4c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Salahaddin’in Gemileri</image:title>
            <image:caption>1137 yılında, dünyanın gördüğü en çetin mücadelelerden birinin ortasında gözlerini açan Yusuf b. Eyyûb çok geçmeden hem Müslümanlar hem de Haçlılar tarafından Salâhaddîn yani “dinine bağlı kimse” olarak anılacaktı. Daha çocukluk yıllarından itibaren döneminin mühim devlet adamları tarafından himaye edilip birçok askeri görevi başarıyla yerine getiren Salâhaddîn’i sadece Kudüs’ün fethi ve Hıttin savaşıyla anmak, onun stratejik-askeri dehasını görmezden gelmek olur. Doğan Mert Demir, Salâhaddîn’in Gemileri kitabında dünya savaş tarihinin sıklıkla işlenen bir döneminin belki de en az değinilen bir yönünü inceliyor: Salâhaddîn Devrinde Akdeniz’de Eyyûbî Deniz Kuvvetleri. Zira Salâhaddîn dönemi, kara savaşlarıyla örülen siyasi tarihle alakalı binlerce çalışmanın konusu olurken, aynı dönem Eyyûbî denizciliği ile alakalı yazılan müstakil eser sayısı yok denecek kadar az. Salâhaddîn devri kaynaklarının zenginliği, çeşitlilik bakımından avantaj sağlasa da Sâlahaddîn’in hayatı çerçevesinde oluşan yazılı kültürün efsanelerle harmanlanmış olması ciddi bir dezavantaj oluşturuyor. Bu yüzden Doğan Mert Demir, Salâhaddîn dönemini çalışan bir tarihçinin yaşayacağı en büyük zorluklarından birini, dönemin birincil kaynaklarını (Arap, Bizans, Haçlı ve Kıptî kayıtlarını) titizlikle inceleyerek aşıyor. Böylece efsane ve gerçeklik arasındaki ince çizgide tutarlı bir anlatı oluşturuyor. Demir’in çalışması açık bir şekilde gösteriyor ki Salâhaddîn Eyyûbî’nin denizcilik faaliyetleri incelenmeden Haçlılarla giriştiği mücadeleyi anlama çabaları hep eksik kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83817</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/033bb69e-a0ac-49e9-b2dd-60eaffb2e40d.jpg</image:loc>
            <image:title>Foks Mikki’nin Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Saşa Çorniy’in kitapları, Rusya’da olduğu kadar Avrupa’da da okul öncesi ve okul çağındaki çocuklar tarafından yıllardır büyük bir ilgiyle okunuyor. Türkçedeki ilk kitabı Foks Mikki’nin Günlüğü, dünya üzerinde yazmayı becerebilen ilk köpeğin maceralarını anlatıyor. Sıcacık yuvasında, evin küçük kızı Zinoçka ile eğlenceli günler geçiren Foks Mikki, bir anda kendini zorlu bir maceranın içinde bulur. Foks Mikki, sürprizlerle dolu bu yolda yeni dostlar kazanacak ve pek çok yeni yer görecek. Yaşadığı her olayı ve tanıştığı herkesi günlüğüne yazan Foks Mikki’yle birlikte sen de günlük tutmaya var mısın? Öyleyse haydi günlük başlasın! Hav!.. Hav!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83818</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9afdd4b3-7501-423d-81fc-0faa6304b060.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla milyarlarca yıl sürecek bir yaşam yolculuğuna çıkıyoruz. Bu yolculukta evrenin nasıl başladığını, Dünya’nın nasıl oluştuğunu, yaşamın tek hücreli varlıklardan dev hayvanlara nasıl dönüştüğünü göreceğiz. Dinozorların neslinin nasıl ve neden tükendiğini öğrenecek, tarih öncesi fillerle ve dev tembel hayvanlarla tanışacağız.

Yaşam
Evrimin Muhteşem Hikâyesi , küçük maymunlardan seni ve beni ortaya çıkaran insani gelişimi ve yeryüzündeki varlıkların nasıl birbirleriyle bağlantılı olduklarını anlatan harika bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83819</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a62a8ba5-8e58-47eb-8eb2-f2fd2fde8850.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim Arabası Tesla</image:title>
            <image:caption>Evet, ben eski bir Tesla çalışanıyım. Şirketin misyonuna inanıyorum. Hatta Tesla’da hissem var. Ancak, aynı zamanda okura hizmet etme görevime de bağlıyım. Bu sayfalarda, Tesla’yı bu kadar büyük yapan şeyin ne olduğu ve karşılaştığı son derece gerçek zorluklar konusunda tarafsız bir görüş sunmaya çalıştım.

Ne var ki bu kitap, içeriden birinin hikâyesi değil bu işi dedikodu bloglarına bırakacağım ve sadece Tesla’yı da anlatmıyor. Aslında çok daha büyük bir şeyi anlatıyor: Yeni ama kararlı bir Silikon Vadisi şirketinin, bütün otomotiv endüstrisini nasıl değiştirdiğini ve bu arada Kaliforniya’dan Çin’e kadar birçok güçlü kopyacıya nasıl ilham verdiğini. Gezegendeki herkesin yaşamlarını etkileyecek teknolojik ve ekonomik bir dönüşümün sistem seviyesindeki bir incelemesinden söz ediyoruz. Bu, Tesla’nın başlattığı bir devrimin hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83820</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fadae313-d967-4bb7-9236-cea35a16399a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Devrimi</image:title>
            <image:caption>Bilim Devrimi niye Çin’de ya da İslam coğrafyasında değil de özellikle Batı’da gerçekleşti? İnsanlığın on binlerce yıl boyunca belli bir hızda seyreden teknik ve teknoloji üretimi nasıl oldu da daha önce benzeri görülmemiş bir sıçrama gerçekleştirdi? Ahmet Selami Çalışkan, Bilim Devrimi Homo Faber
 – Homo Economicus Dayanışmaşı kitabında, düşünce ve teknoloji tarihini teori-pratik ilişkisi açısından farklı bir okumaya tâbi tutuyor. Sanayi Devrimine giden yolun Bilim Devrimi ile nasıl açıldığını ve bunun niçin Batı’da gerçekleştiğini ayrıntılı bir şekilde tahlil ediyor. Belirli filozofların entelektüel serüveninin veya kurumların ortaya çıkış̧ sürecinin, modern bilim veya onun arka planında yatan Bilim Devrimi gibi karmaşık bir olguyu çözümlemeye tek başına kâfi gelemeyeceğini gösteren Çalışkan, Doğu-Batı etkileşimlerinin ekonomik, kültürel ve siyasî etkilerini de bütüncül yaklaşımına dâhil ederek artık dünyada Homo Economicus Faber olarak varlığını sürdüren yeni insanın ortaya çıkış tarihini gözler önüne seriyor.;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83821</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e49f7fe0-c569-463a-934a-0becb18b31c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz&apos;de Devletler ve Korsanlar</image:title>
            <image:caption>Volkan Dökmeci’nin Akdeniz’de Devletler ve Korsanlar kitabı, esas itibariyle 16. yüzyıl başlarındaki Osmanlı denizciliği hakkında ayrıntılı bilgiler vererek Osmanlı denizciliğinin hareketli, gerçekçi, ölçülü ve tutarlı bir resmini çiziyor. Prof. Dr. İdris Bostan’ın kitaba yazdığı sunuş yazısında da belirttiği gibi, Volkan Dökmeci, Eski İtalyancaya olan vukufu ve konuya olan ilgisi sayesinde Osmanlı denizciliği için büyük önem taşıyan Venediklilere ait birincil kaynakları büyük bir titizlikle incelendiği bu çalışmasında, Osmanlı denizciliğinin ulaştığı boyutu, o dönem Akdeniz’deki en önemli rakibinin gözünden objektif bir şekilde aktarıyor. Akdeniz’de Devletler ve Korsanlar, Osmanlıları denizden uzak, sadece bir kara imparatorluğu olarak gören bakış açısını değiştirecek önemli bilgiler sunuyor. Osmanlı donanmasının 2. Bayezid ve 1. Selim dönemlerindeki gücünü ortaya koyan bu bilgiler, denizlerde en az Osmanlı Devleti kadar güçlü olan Venedik’in kendi kaynakları kullanılarak ortaya çıkarılmıştır. Yine 2. Bayezid ve 1. Selim dönemi denizciliğine yön veren Osmanlı himayesindeki Kemal Reis ve Kurdoğlu Muslihiddin gibi meşhur korsan ve denizcilerin faaliyetleri de Venedik kaynakları ışığında ayrıntılı bir şekilde tasvir ediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83822</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8da51e9e-c7f8-4053-9406-75defb16f74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Deniz&apos;den Şiirler</image:title>
            <image:caption>Şiir, sihirli bir dünyadır çocuklar için. O dünyada dilimizin en güzel tatlarını alır, en güzel duyguları yaşarlar. Mısradan mısraya zıplarken sözcükler şarkı söyler, kanat çırpar küçücük yüreklerinde. İşte o sihirli dünya şu an elinizde tuttuğunuz kitabın içinde saklı.  
 
Oyun oynamak ne güzel, 
Saklambaç, elim sende, istop… 
İstop oynarken ben,  
İçime kuşlar doluyor, 
Ya top bana değerse diye! 
Saklambaç oynarken ben,  
İçime kuşlar doluyor, 
Ya saklandığım yeri bulursa arkadaşım diye! 
Elim sende oynarken ben, 
İçime kuşlar doluyor, 
Ya yakalanırsam diye! 
Oyun oynarken ben, 
İçime kuşlar doluyor, 
Oyun benim arkadaşım diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83823</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb7196ee-3e7d-4898-bc47-4c6384dbfb06.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus Masalları</image:title>
            <image:caption>Klasik Rus edebiyatı ülkemizde geniş çevrelerce tanınıyor ve ilgiyle okunuyor. Rus çocuk edebiyatı içinse aynı şeylerden bahsetmek maalesef mümkün değil. Hatta yetişkin edebiyatıyla karşılaştırıldığında Türkçeye kazandırılmış Rus çocuk edebiyatı örnekleri yok denecek kadar az. Ertuğrul Bostancı ve M. Özlem Parer&apos;in Rus Masalları Puşkin’den Tolstoy’a, Turgenyev’den Gorki’ye 34 Rus Yazarından Çocuklar için Masallar- başlıklı derlemesi, Türk okuyucusu için çok daha ön plana çıkan nice klasik yazarı ve onların büyük birikimiyle beslenen çağdaş Rus yazarlarını bu seçkide bir araya getiriyor. Ayrıca bu derlemede yer verilen masal yazarlarının pek çoğu Türkçede okuruyla ilk kez buluşacağından onları özel olarak tanıtmak ve tanınmış kimi yazarlarınsa çocuk edebiyatı alanında neler ürettiklerini göstermek için her birinin ayrıntılı biyografileri okurların dikkatine sunuluyor. Bu derlemede yer alan masallar, sizi büyülü bir eşikten geçirecek ve keyifli bir dünyada daha nice yeni kahramanla tanışmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83824</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b627320-32a3-42e6-93d4-34cc64021b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fıstık ile Yastık</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar binalar az, yeşillikler çoktu. Çocuklar evlerin bahçesinde ve sokakta oynarlardı. Üstelik her sokağın bir Fıstık’ı, bir de Yastık’ı vardı. Dünya döndü, döndü, döndü... Binalar yükseldi, yükseldi, yükseldi...

Çatılar neredeyse bulutlara değdi, betonlar, yeşillikleri ezdikçe ezdi. Doğadan uzaklaşan kalpler de betonlaşmaya başlamıştı. Bütün dünyayı kendisinin zanneden insan, Fıstık’la Yastık olmasa daha mutlu yaşayacağını sanıyordu. Acaba gerçekten de öyle miydi? Çevre ve hayvan haklarını en az insan hakları kadar önemseyen dört çocuk annesi Filiz Mungan, daha güzel ve daha adil bir dünya hayalinin ancak insan haricindeki varlıkların hayat hakkına saygı duymakla mümkün olacağına inanıyor. Binlerce yıldır birlikte yaşadığımız Fıstıkları ve Yastıkları, çocuklarımızla birlikte daha yakından tanımak için yazar ve çizer Filiz Mungan harika bir fırsat sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83825</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938456e6-022d-4ba0-b50c-6c8c8e16fd83.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasete Katılım ve Toplumsal Hareketler</image:title>
            <image:caption>Toplumu oluşturan bireylerin siyasete katılım yoğunluklarında ve şekillerinde farklılıklar bulunmakta; Robert Dahl, katılımın dört boyutunu ilgi, önemseme, bilgi ve eylem şeklinde sıralamaktadır. Elinizdeki kitapta siyasete katılımın eylem boyutunda yer alan, Nisan 1960 öğrenci olayları ile Gezi Parkı olayları karşılaştırmalı yöntemle incelenmiştir. Bahsi geçen toplumsal hareketler, siyasete katılımın bir şekli olarak değerlendirildiğinden, siyasete tüm vatandaşların faal olarak katılması gerektiğini savunan müzakereci demokrasi kuramı kitabın kuramsal çerçevesini oluşturmuştur.

Çalışmada yazın taramasının yanı sıra nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılarak incelenen iki olay derinlemesine analiz edilmiş; olaylar arasında benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuş ve yorumlanmıştır. Bu bağlamda, ele alınan toplumsal hareketlerin birçok noktada benzerlik gösterdiği; toplumsal harekete yaklaşımın müzakereci demokrasi kuramıyla bağdaşmadığı ve iktidar nezdinde seçim sonuçlarına odaklanan bir demokrasi anlayışının mevcut bulunduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83826</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f924e39-c997-4c55-8b27-aef30498a8fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazar Havzası&apos;nda Amerika&apos;nın Enerji Diplomasisi</image:title>
            <image:caption>Tarihsel olarak ABD, yerli üretimdeki eksiklikleri gidermek için yeterli miktarda yabancı petrol tedarikine erişimin sağlanması konusunda endişeliydi. Körfez&apos;e erişim tehlikeye girdiğinde ister Sovyetler, ister İran, ister Irak olsun ABD, Körfez&apos;den petrol teslimatının güvenliğini sağlamak için güç kullanmaya hazırdı. Ancak, Körfez her zaman ABD dış enerji politikasının ana odak noktası olmuş olsa da, ABD yabancı ham petrol kaynaklarını bir büyük kaynağa güvenme riskini azaltmak için çeşitlendirmeye çalışmıştır.
 
Bu &quot;çeşitlilik” politikası çerçevesinde, Başkan Clinton, ABD’nin Hazar Denizi bölgesinden petrol ithalatına olan güvenini artırmak için büyük çaba sarf etti. Bugünlerde, ABD&apos;nin ithal petrole olan bağımlılığı, yerel kaya gaz rezervlerinden elde edilen üretim artışının bir sonucu olarak azaldı. Sanayileşme sürecinde ve eşzamanlı olarak ABD&apos;nin yurtdışındaki enerji kaynaklarına artan gereksiniminde, petrol ve doğal gaz bölgelerini jeopolitik olarak stratejik olarak adlandırdı ve arzın enerji güvenliğine yol açan bu bölgelerin güvenliğini sürdürmeye kendini adadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83827</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b15ce7e3-633b-4b32-923c-ee17d31f2ac1.jpg</image:loc>
            <image:title>Döviz Kuru ve Dış Ticaret Ankara&apos;daki Firmalar Örneği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.       Bölüm 
  1.       Giriş 
2.      Bölüm 
1.       DÖVİZ KURU TEORİLERİ, SİSTEMLERİ VE BELİRLEYİCİLERİ 
a. Döviz Kuru Teorileri 
b.Döviz Kuru Sistemleri 
c. Döviz Kurunun Belirleyiciler 
3.      Bölüm  
1.       DÖVİZ KURU VE DIŞ TİCARET İLİŞKİSİ 
a. Döviz Kuru ile Dış Ticaret Arasında İlişkinin Belirleyicileri 
4.      Bölüm 
1.       DÖVİZ KURU DALGALANMALARININ DIŞ TİCARET YAPAN FİRMALARA ETKİSİ: ANKARA İLİNDE BİR UYGULAMA 
a. Ankara İlinin Dış Ticaret Görünümü 
b.Araştırmanın Yöntemi 
c. Araştırmanın Amacı ve Önemi 
d.Araştırmanın Örneklemi ve Sınırlılıkları 
e. Katılımcı İşletmelere Ait Tanımlayıcı Bilgiler 
f.  Katılımcı İşletmelerin Döviz Kuru Yönetimi 
g.Katılımcı İşletmelerin Döviz Kuru Riski Yönetimi 
h.Araştırma Bulgularının Değerlendirilmesi 
5.      Bölüm 
1.       YARARLANILAN KAYNAKLAR 
2.       EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83828</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a3835b7-85e0-4b7d-82d5-9e2d2c8c44f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anaerobik Performansı Takım Sporlarına Özgü Ölçen Yeni Bir Saha Testi Geliştirme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.       GİRİŞ VE AMAÇ 
2.      GENEL BİLGİLER i 
3.      GEREÇ VE YÖNTEMLER ARAŞTIRMANIN TIPI YÖNTEMSEL 
4.      BULGULAR 
5.      TARTIŞMA 
6.      SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83829</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf2530c-f1ee-4866-aa33-45e795fc56f9.jpg</image:loc>
            <image:title>PVT</image:title>
            <image:caption>Nedir PVT? 
Psikolojik Virüslerden Temizlenme, klasik ter­minolojide &quot;takıntılar&quot; dediğimiz, bir kadın psikiyatristin &quot;bellek şeytanları&quot; olarak adlan­dırdığı negatif kayıtlara Doç. Dr. 
 Kaya, &quot;Psikolojik Virüsler&quot; adını veriyor. 
Neden mi? 
Organik virüsler gibi dirençliler, onlar gibi ya­yılıyorlar ve ancak rüyalar kanalıyla deşarj ola­biliyorlar. İçimizdeki &quot;evrensel eşit kuyruklu canlı&quot; anne rahmine düştüğü andan itibaren ne­gatif olgu, duygu ve davranışları psikolojik vi­rüsler olarak kaydeder. Bunlar temizlenmezse tüm yaşam kalitemizi, hatta bağışıklık sistemi­mizi bozarak psikolojik ve organik hastalıklara neden olurlar. Temeli bozuk bir binanın en ufak bir sarsıntıda yıkılması gibi, biz insanların da temeli psikolojik virüslerle doluysa yaşam yıkıcı bir depreme benzer. 
Bu kitap; psikolojik virüsleri tespit eder ve on­lardan kurtulma yollarını gösterir. Hem göz, hem işitme yoluyla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83830</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b011b839-5fcd-446d-88aa-76daa8de4f00.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporcuların El Performanslarının Finger Tapping (Parmak Vuruş) Yöntemi ile Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.       Giriş 
2.      Genel Bilgiler 
1.       Spor 
2.       Spor ve El 
3.       El 
4.       Elin Fiziksel Yapısı 
5.       Elin Embriyolojik Gelişimi 
6.       El Kemikleri 
7.       El Eklemleri 
8.       El Kasları 
9.       Elin Fonksiyonel Yapısı 
10.   Elin Kavisleri 
11.   Elin Tutuş Hareketleri 
12.   Parmak Eklemlerinin Hareketleri 
13.   Lateralizasyon 
14.   Serebral Laterizasyon 
15.   El Tercihi (Dominansı) 
16.   El Tercihi ve Egzersiz 
17.   Finger Tapping Metodu (Parmak Vuru Testi) 
3.      Gereç Yöntem 
1.       Denek Grubu 
2.       Uygulanan Testler 
3.       Verilerin Analizi 
4.      Bulgular 
1.       Grupların Karakteristik Özellikleri 
2.       Grupların El Antropometrisi, El Kavrama Kuvveti, El Performansı ve Reaksiyon Testi Ölçüm Bulguları 
3.       Grupların El Antropometrisi ve El Kavrama Kuvveti Ölçüm Sonuçlarının Gruplar Arası Karşılaştırılması 
4.       Grupların El Performansı (Finger Tapping) Ölçüm Sonuçlarının Gruplar Arası Karşılaştırılması 
5.       Grupların Reaksiyon Testi (Görsel Test) Ölçüm Sonuçlarının Gruplar Arası Karşılaştırılması 
6.       Grupların Reaksiyon Testi (İşitsel Test) Ölçüm Sonuçlarının Gruplar Arası Karşılaştırılması 
7.       Grupların Korelasyon Analiz Sonuçları 
5.      Tartışma 
6.      Sonuç ve Öneriler 
7.      Özet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83831</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed77990-05f9-47b9-868d-c9be36fd4397.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Makinesi Bir Buluş</image:title>
            <image:caption>1890&apos;larda Londra&apos;da yaşayan bir bilim insanı yaptığı bir makineyle geleceğe, 802,701 yılına gider. Bu seyahatte gör­düklerini dönüşte arkadaşlarına anlatır. Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin in­sanlığa gelecekte Altın Çağ&apos;ı yaşatacağı­na dair düşüncelerin çok güçlü olduğu bir dönemde, kapitalizmin yarattığı top­lumsal sınıf ayrımları ekseninde gelişe­cek teknolojinin uygarlığı yok edecek bir potansiyele sahip olduğu düşüncesiy­le yazılmıştır elinizdeki kitap. Bilimkur­gunun yazınsal bir tür olarak ortaya çıkı­şında Zaman Makinesi&apos;nin çok büyük bir etkisi vardır. Günümüzde insanoğlu­nun tartıştığı iklim felaketleri, gezegenin ve hatta galaksinin geleceği ile ilgili so­runlara çok önceden değinen bir başya­pıttır ve bu yönüyle hâlâ günceldir. 

 
Hepimiz gördük kumanda kolunun dön­düğünü İşin içinde hiçbir şekilde hile ol­madığından en küçük bir kuşkum yok. Hafif bir rüzgâr oluştu, lambanın alevi oynaştı. Şömine rafının üstündeki mum­lardan biri söndü ve küçük makine birden ekseni çevresinde döndü, bulanıklaştı, bir anda hafifçe parıldayan, pi­rinçle fildişinden bir hayaleti andıran bir burgaca dönüştü ve gitti-kayboldu! Masanın üstünde sadece lamba vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83832</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b51b73f9-7ae1-4be0-bcf7-c388ad03174f.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Renkli Sırma</image:title>
            <image:caption>Annemarie Schimmel bu kitapta İran, Osmanlı ve Müslüman Hindistan’da şairlerin kullandığı karmaşık ve çok yönlü belagat ve imge sistemine kapsamlı bir giriş yapıyor. Yüzyıllardır kullanılagelen bu imgelerin, zamanla kusursuzlaştığını ve İslam âlemindeki değişen koşulları yansıttığını gösteriyor. Schimmel’e göre, İran edebiyatı dilin kurallarına kök salmıştır ve geleneklerine bağlıdır, fazla kişisel olmaya çalışmaz. İdeal olarak kusursuzca oluşturulmuş her bir dize çok yüzlü nadide birer taş gibi olmalı ve günlük hayatın gerçekliği ile soyut arasındaki dinamik ilişkiyi yansıtabilmelidir. Schimmel, İran edebiyatının özünde dünyayı İslam kültürüne gömülü semboller ağına dönüştürdüğünü gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83833</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28dec197-1fbc-4c00-949f-c8b2441710df.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Yaşlanmak</image:title>
            <image:caption>Genç yetişkinlikten yaşlılığa gelişimsel bir yolculuk...

Mutlu Yaşlanmak, yaşlı bireylerin yanı sıra, yetişkinliğin erken dönemlerinden başlayarak, gelişim süreci içindeki herkesin bilinçli bir şekilde yaşlanabilmek için izleyebileceği bir yol haritası sunuyor. 

Mutlu yaşlanmanın temelinde, yaşanan yılların zorunlu olarak neden olduğu doğal kayıpları kabul etmek ve bu değişime olumlu bir yaklaşımla uyum sağlamak yer alıyor. Geçen yılları yaşama katkı sağlayan artı bir değer olarak görmek, bu deneyim ve birikim desteğiyle yeni uğraşlar bularak kendini yenileyebilmek, yaşlılık yıllarını da yaşama sevincini yitirmeden sürdürebilmesini sağlıyor. 

Bu kitabın, tüm yetişkinleri, mutlu ve doyumlu bir yaşlılığa hazırlamaya yardımcı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83834</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d311a510-afec-4ed2-920a-f99850407e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Devletler Hukuku (4. baskı)</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser hukuk fakülteleri ve uluslararası ilişkiler bölümü öğrencilerine yönelik hazırlanmış bir devletler hukuku ders kitabıdır. Ancak bu çalışma Türk kamuoyunu yakından ilgilendiren 1915 Olayları hakkında özel bölümlere de yer vermektedir.
 
Türkiye’de bile Ermeni Diasporasının uzun yıllarda oluşturduğu yazılı ve görsel propagandanın etkisi oldukça güçlüdür. 2015’te Uluslararası Adalet Divanının Hırvatistan/Sırbistan kararında adeta Ermeni Diasporasının tezleri irdelenmiş davada t 1915 Olaylarına tıpa tıp uyan hatta daha ağır olaylarla ilgili önemli değerlendirmeler yapılmıştır. Bu değerlendirmeler Ermeni Diasporası için hayal kırıklığıdır.

Okuyucuların objektif bilgi sahibi olmalarını sağlamak, aydınların ve bilim insanlarının en temel görevidir. Bir bilim insanı olarak yığınları memnun etmek diye bir kaygım hiçbir zaman olmadı. Her zaman bilimsel doğruları ve vicdani muhasebemi ölçü almaya çalıştım.

Eserimizin 4. Baskısında 2017’den itibaren uygulanması gündeme gelen saldırı suçuna ilişkin bilgiler başta olmak üzere 2016 sonrası kaynaklar mümkün olduğunca gözden geçirilerek anlaşılır bir biçimde ilgili yerlere işlenmiştir. Eserin okunması ve anlaşılması kolay bir çalışma olduğunu bana yapılan geri bildirimlerden hareketle rahatlıkla söyleyebiliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83835</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d56f52e3-e3c3-4b25-b89c-d25aed99c927.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeme Bozuklukları ve Bilişsel Davranışçı Terapi</image:title>
            <image:caption>‘Yeme Bozuklukları ve Bilişsel Davranışçı Terapi’, uygulama yapan uzmanlar da gözetilerek hazırlanmış pratik ve çok yararlı bir kılavuz...

Bu kitap, yeme bozukluğu ile ilgili olarak hastalara nasıl yardım edileceği ve nasıl fark yaratılacağını ele alıyor. Deneysel olarak desteklenmiş önde gelen yeme bozuklukları tedavisinin en yeni versiyonu olan “Geliştirilmiş” Bilişsel Davranışçı Terapi’nin (G-BDT) nasıl uygulanacağını kapsıyor; farklı profesyonel geçmişlere ve farklı düzeylerde klinik deneyimlere sahip bilim insanlarının katkısına yer veriliyor.

Dr. Fairburn’ün yayınevimizden çıkan önceki kitabıyla, ‘Aşırı Yemeyi Yenmek’le de bütünleşen bu yapıt, hastayla ilk tanışıldığı andan tedavi sonrası takip görüşmelerine kadar olan süreci baştan sona ayrıntılı olarak anlatıyor ve özel hasta gruplarına uyması için tedavinin nasıl uyarlanabileceği açıklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83836</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e823665a-d727-434a-abf5-69f1a90a7488.jpg</image:loc>
            <image:title>Ecce Homo</image:title>
            <image:caption>İşte insan! Çarmıha gerilmeden hemen önce İsa için söylenmiş bu sözü şimdi Dionysos karakterine sahip olanlar için söylüyor Nietzsche. Bugüne kadar işitilmemiş yepyeni bir çağrı ve haykırıştır bu insan için. Her şeyden önce Nietzsche kendisini okuyacak insanlara değil, onun seslenişini duyabilecek kulaklara ihtiyaç duyar. Çok az düşünür onun çapında uyarıcı bir filozof olabilmiştir. Tüm tehlikeleri işaret ederek, tam bir bozulmaya ve insanın dekadan değerlerine karşı gerçek bir panzehir olarak… 

Ecce Homo’da Nietzsche yapıtlarının bir özetini sunar. Bambaşka bir deneyim ve kendilik bilgisiyle meydan okur. Haklı olarak o hiç kimseye benzememekle övünecektir. Nietzsche’nin herhangi bir kitabını eline alanlar kendisini bu derece övmesinde bir şaşkınlık duyacaklardır. Ancak bu övgülerde, pek az düşünürde olan bir içtenliği ve hakiki değerlere kendini adamışlığı da sezinleyeceklerdir. 

Ecce Homo’da tüm değerler yeniden değerlendirilmeli, ideal ve ahlâk adına üzeri örtülen kavramlar açığa serilmelidir. Zira kaynağını hayattan almayan her şey çürümeye mahkûmdur. Akıl, hastalık, hınç, bencillik, müzik, gerçek okuma, çalışma ve varolma açık hava ve yaratıcı iklimler arasında gezinen bir yaşam filozofu olarak Nietzsche çekiçle nasıl felsefe yapılacağını bir kez daha gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83837</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e7ecd0-e221-4ef8-b9c4-8fce4c95936e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemalist Devrim&apos;in Niteliği</image:title>
            <image:caption>- Kemalistler sosyalizme nasıl baktı?
- Toprak ağalanyla yeterince mücadele edildi mi?
- Kemalist Devrim&apos;in işçi sınıfına ilişkin tavrı nasıldı?
- Dönemin komünistleri Kemalist Devrim&apos;i nasıl değerlendirdi?

Kemalist Devrim&apos;in sınıfsal karakterini inceleyen Yıldırım Koç, sol literatürdeki &quot;burjuva devrim&quot; yaklaşımını TKP ve Komintern belgelerine dayanarak tartışıyor, sömürge ve yarı sömürge ülkelerdeki demokratik devrim ve milliyetçilik ilişkisini ortaya koyarak bir senteze ulaşıyor. Mustafa Suphi&apos;nin katledilmesini de ayrıntılı biçimde değerlendiren Koç, bu olaydan Mustafa Kemal&apos;i sorumlu tutan yaklaşımları değişik kaynak ve belgelere dayanarak çürütüyor.

&quot;Türkiye demokratik devrimi, kapitalizmin gelişmesinin önündeki engelleri kaldırmak isteyen bir burjuvazinin önderliğinde ve programıyla değil, emperyalizme ve onun işbirlikçilerine karşı can, namus (değerler) ve mal kaygısıyla, bağımsız yaşayabilme güdüsüyle hareket eden insanlann (sivil-asker aydınların, memurlann ve küçük burjuvazinin) önderliği ve programıyla gelişti. Kurtuluş Savaşı&apos;nın zaferle sonuçlanması sonrasında da bağımsız bir devletin korunması ve geliştirilmesi için milliyetçi bir çizgi izlendi. Bu nedenle Türkiye&apos;deki sürece &apos;milli demokratik devrim&apos; diyoruz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83838</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61377665-3fbf-4e9d-b49a-928637a6aa7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ermeni Gencinin Hatıraları : Ashab-I Kehfimiz</image:title>
            <image:caption>Bir Ermeni Gencinin Hâtıraları (Ashâb-ı Kehfimiz) isimli bu küçük roman, Balkan Savaşları tarihe karışan Osmanlıcılık Ülküsü’nün bitişinin alaylı bir anlatımıdır. Yazar, Osmanlı Dayanışma Kulübü’nde toplanan çeşitli milliyetlere mensup Osmanlı vatandaşlarının Osmanlıcılık fikirlerini aktarır. Bunlara inananlar ise gerçekte sâdece Türk vatandaşlardır. Balkan Savaşlarına rağmen hâlâ uyanmayıp aynı fikirleri savunan bu insanlar ise 307 yıl uyuduğu halde bir gece uyuduklarını sanan Ashâb-ı Kehf (Yedi Uyurlar) olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83839</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d2c50e-6fd7-4ab3-a76c-8e36d85a933a.jpg</image:loc>
            <image:title>İşgalin Yapı Taşları</image:title>
            <image:caption>&quot;Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin tarih sahnesinde karşılaştığı en büyük tehlike nedir?&quot; diye sorulsa şüphesiz bunun cevabı olarak birinci sırayı &quot;Fe tulahçı T erör Örgütü&quot;  alacaktır.  Türkiye Cumhuriyeti köklü tarihine rağmen yüzyıllık devlet geleneği içinde eşi görüşmemiş bir virüse yakalandı. FE TÖ, tüm anayasal kurumlara sızarak, uzun yıllar ülkenin gündemini belirleyerek milyonları illüzyonlarla manipüle etti. Sayısız siyasetçi, iş adamı, sivil toplum kurumları, gazeteci ve sanatçı dinlendi. Kumpaslarla siyaset dizayn edildi, muhalif siyasetçiler tasfiye edildi,  akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları baskı altına alınarak itibarsızlaştırıldı. Beyinleri narkozlanmış ve sayıları yüzbinlerle ifade edilen; sorgulamayan, koşulsuz itaati esas alan bir zombi ordusu oluşturuldu. Daha da önemlisi bu narkozlu beyinlerle devleti iç ve dış tehditlere karşı koruyan, bir devleti devlet yapan en önemli iki caydırıcı güç istihbarat ve silahlı kuvvetler ele geçirildi. 7 Şubat 2012&apos;de Milli Birlik ve Kardeşlik Projesinin sabote edilmesine yönelik MİT operasyonuyla başlayan, 17-25 Aralık 2013 kumpas soruşturmalarıyla devam eden ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimiyle zirveye çıkan işgal denemelerinden sonra Fetulahçı yapılanmanın küresel bir terör örgütü olduğu tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıktı. 

Araştırmacı gazeteci Kemal Gümüş bu kitapta, siyasetten, iş dünyasına, sanattan medyaya, magazinden futbola kadar neredeyse hayatın her alanına sızan, sızamadığı yerde de elindeki insan ve para kaynaklarıyla taşeron kiralayan ve bu şekilde toplumu manipüle eden FE TÖ&apos;nün kodlarını açığa çıkarıyor. Bu kitapta, hem FE TÖ&apos;ye yönelik pek çok sorunun cevabını bulacak, hem de ilk kez somut olaylar üzerinden örgütün bilinmeyen yüzlerce eylem ve karanlık operasyonuna tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83840</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61dc5570-e49a-40f0-ba3f-629b23a15799.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham Perileri: Mozart</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için çeşitli müzikaller düzenleyen, Susam Sokağı’nın metin yazarlarından Ayfer Artaç, çocuklara sanatı sevdirecek İlham Perileri serisinin bu ilk kitabında Mozart ve klasik müzik hakkında hem bilgiler veriyor hem de çocukları masalsı bir dünyaya davet ediyor.
Lorza ve Perus, Periler Ülkesi’nde yaşayan iki ilham perisiydi. Doğuştan yetenekli çocuklara ilham verirlerdi. Bir gün bir çocuk doğdu ve Periler Ülkesi renklendi. Herkes enstrümanlar çaldı, şarkılar söyledi, dans etti. Lorza’yla Perus ve diğer periler, müzik dehası olan o çocuğa ilham vermek için hemen yola koyuldular.
O çocuk kim miydi? Mozart’tı…
Bu Kitapta Müzik Saklı!
Kitapta yer alan karekodları okutup Mozart&apos;ın sizin için seçtiğimiz bestelerini dinleyebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83841</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ec68df1-70d1-4e97-963b-1f77fd3d6ea1.jpg</image:loc>
            <image:title>Papatyalar Şahit Olsun</image:title>
            <image:caption>Bir masal yazdım. 
Yazdığım o masala tüm kalbimle inandım. 
Bir papatyadan şahit olur mu hiç? 
Oldu. 
Bir papatyanın canı yanar mı gerçekten? 
Yandı. 
Bir papatya sevebilir mi birini en derinden? 
Sevdi. 
Bana mı? 
Kaleme almak düştü. 
Papatya’ya hoş geldin. 
Yazarından sevgilerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83842</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f55141-70c0-4de7-a16d-7eec983693eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bi Denetçinin Anıları</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Bi Denetçinin Anıları , genç bir Sayıştay Denetçisinin 90’lardaki sıra dışı (bir o kadar da ortak) hikâyesini anlatıyor.

Burada anlatılan öncelikle mahrumiyet yurdu Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş bir delikanlının kamu hizmeti içinde özgürlükten vazgeçmeden kendi varlığını inşa etme yolculuğudur.

Okuyucu bu kişisel yolculuğu izlerken bir yandan başka insanlarla çalışmanın karşımıza çıkardığı durumları detaylarıyla ve farklı perspektiflerden görmekte, bir yandan da ülkemizi derin bir krize sürükleyen devasa sorunları ve bunların etrafında yaşanan mücadeleleri içeriden bir gözle en yakından izleyebilmektedir.

TUHAF Bİ DENETÇİNİN ANILARI; yönetim, hukuk ve ekonomi alanlarındaki temel kavramların ve ilkelerin çalışma hayatımızda nasıl karşımıza çıktığını anlatan çarpıcı örnek olaylarla, kendini kamu hizmetine adamış genç kamu çalışanları ve öğrenme yolculuğundaki herkes için eşsiz bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83843</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f80f17-10b4-422b-9f00-e7bd9da0be94.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayn Şın Kaf</image:title>
            <image:caption>« Anladım ki, gönüle aşk düşmeyince kaleme harf düşmüyormuş. »</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83844</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ae0cc64-2617-4380-8e33-bde2a725d352.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskesiz</image:title>
            <image:caption>&quot;Heyecan verici, hızlı ve büyüleyici… Nefesinizi kesecek.&quot; 
  Julia London 
 
Alex MacLeod&apos;un savaş meydanlarında dövüşerek kazandığı üstün yetenekleri ve düşmanlarına korku saçan kara şöhreti, paralı asker rolünü mükemmelleştirmesinde etkili olmuştur. Klanının güvenliği için kendini tehlikeye atan Alex gizli bir görevdedir ve ne pahasına olursa olsun gerçek amacını saklamak zorundadır. Ancak tüm planlarının, haydutların saldırısından kurtardığı güzel bir kadın tarafından bozulacağını tahmin edemez. 

Meg Mackinnon, klanının geleceğini güvene almak için güçlü bir eşe ihtiyaç duyar, ancak en gizli düşlerinde bile, yakıcı mavi gözleriyle onu nefessiz bırakacak bir savaşçıyı düşünmeye cesaret edemez. Aniden hayalleri gerçek olur, onu haydutların elinden kurtaran bu savaşçı hem Meg hem de klanı için en doğru insandır. Aralarındaki tek engel, Alex&apos;in sadakati olmayan, paralı bir asker gibi davranmasıdır. Meg, Alex&apos;in tüm sırlarını öğrenmek ister, ancak bu sırlar açığa çıkarsa hayatlarından çok daha fazlası tehlikeye girecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83845</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c2e85d7-3470-42b7-a059-1d26bc229868.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Şehir - Bir Stranger Things Romanı</image:title>
            <image:caption>Hawkins’te 1984 Noel’iydi.  

Polis şefi Jim Hopper’ın tek dileği Eleven’la ilk Noel’inin sakin geçmesiydi, ancak Eleven’ın başka planları vardı. Hopper’ın itirazlarına rağmen bodrumdan, üstünde “New York” yazan bir kutu getirdi ve cevaplaması zor sorular sormaya başladı. Hopper onca sene önce Hawkins’ten neden ayrılmıştı? “Vietnam” ne demekti? Ayrıca neden hiçbir zaman New York hakkında konuşmuyordu? 
 
Geçmişiyle yüzleşmek yerine bir demogorgon ordusuyla savaşmayı tercih etse bile, Hopper gerçeklerden daha fazla kaçamayacağını anlamıştı. Böylece bütün hayatı değişmeden önce New York’ta yaşadıklarını anlatmaya başladı… 
 
New York’ta 1977 yazıydı.  

Hopper, Vietnam Savaşı’ndan evine dönmüştü. Küçük kızı ve eşiyle beraber sivil hayatına devam etmek için New York Polis Teşkilatı’nda dedektifliğe başlamıştı. Fakat şüphe uyandıran bir federal ajan karakolda belirip çözülmemiş vahşi cinayetlerin dosyasına el koyduğunda Hopper işleri eline alıp gerçekleri öğrenmek için her şeyi riske atacaktı.  

Çok geçmeden Hopper, New York’un korkunç çeteleri arasına sızdı. Ancak cinayetleri çözmek üzereyken bütün şehri karanlığa gömen bir elektrik kesintisi, Hopper’a daha önce hiç yaşamadığı zorluklarla yüzleştirecekti. 
 
“Hawkins Polis Teşkilatı’nın şefi olmadan önce New York’ta bir polistim; daha doğrusu dedektiftim, cinayet masasında çalışıyordum.” 
El, dudaklarını oynatarak alışık olmadığı kelimeyi söylemeye çalıştı. 
“Aa, evet,” dedi Hopper. “‘Cinayet’ adam öldürmek demek.” 
El’in gözleri kocaman oldu. 
Hopper az önce Pandora’nın kutusunu açıp açmadığını düşünürken içini çekti. 
 
“Her neyse, 1977 yazında, çok tuhaf bir şey oldu…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83846</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad364036-5cf5-4b70-b304-f11778f064de.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın İcatlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tekerlek olmasaydı ne olurdu? Peki ya ateş, kâğıt, araba, saat, gözlük? Hepsi tarih içinde tekeeer teker icat edildi ve bugünkü medeniyetler oluştu. Peki, ama nasıl? İşte bu sorunun cevabı esprili bir dille elinizdeki kitapta. Çılgın İcatlar: Bol eğlenceli, kıpır kıpır çizgili ve çok komik bir kitap. İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83847</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a77a5dd-cebf-47ff-be0c-2bdec2fa733e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalperest Ölünün Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Çağdaş korku edebiyatının önde gelen imzalarından Thomas Ligotti’nin yapıtlarına geniş kapsamlı “korku” ya da “gerilim” türleri içinde yer vermektense, onun yazdıklarını “tekinsiz kurmaca” başlığı altında nitelemek daha doğru olur. Ligotti’nin öyküleri, aşina olunmayan bir kente gidiş, akademik bir araştırma projesi, eski bir binanın yıkılması, bir tımarhane serüveni gibi görece sıradan olaylarla başlıyor. Ne var ki, bütün bu sıradan görünüşün altında gerçeğin yavaş yavaş saptırılması hatta sapkınlaştırılması, akıl sınırlarının aşılması, hatta yaşam ile ölüm arasındaki çizginin silikleşmesi kendini gösteriyor.

Bu ilgi çekici ve ürpertici öykülerin bir özelliği de açık sonla bitmeleri ve okurların hayal gücünü tetiklemesidir. Dahası kitaptaki her bölümün sonunda, yazar kendi türünün yazım yöntemlerine ilişkin görüşlerini de açıklıyor.

“Hayalperest Ölünün Şarkıları’nı, kitaplığınızda H.P. Love- craft ve Edgar Allan Poe kitaplarının tam ortasına, yani ait olduğu yere yerleştirin.”
- The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83848</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eab3eee-40ae-4c37-b33c-ef24c10ccf82.jpg</image:loc>
            <image:title>Brezilya - Geleceğin Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig’ı dünyada başka hiçbir ülke Brezilya kadar cezbetmemişti. Kozmopolit yazar İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında, Avrupa kendini yok ederken bu ülkeye geldi ve doğal güzelliği, barışçıl yaşam tarzı, insanlarının hoşgörüsüyle büyülendi.

Brezilya’yı her bakımdan Avrupa’nın karşı modeli olarak değerlendiren Zweig, dünyanın geleceğini burada görüyordu; Yaşamak için bu ülkeyi seçmişti, ölmek için de burayı seçecekti. İlk kez 1941 yılında Stockholm’de yayımlanan Brezilya, Stefan Zweig’ın bu ülkeye ilanıaşkıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83849</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41570a13-754a-4039-b98d-146942b54361.jpg</image:loc>
            <image:title>Star Wars - Yeni Bir Umut</image:title>
            <image:caption>Uzun zaman önce, çok çok uzak bir galakside… 

Luke Skywalker, Tatooine’in uzak gezegenindeki amcasının çiftliğinde çalışıyor ve orada yaşıyordu; ayrıca bu tekdüze hayatından çok sıkılmıştı. Yıldızlar arasında maceralar, kendisini en uzak galaksilerin ötesindeki yabancı dünyalara götürecek maceralar yaşamak istiyordu.  

Ancak Luke, karanlık ve güçlü bir savaş kralı tarafından tutsak edilen güzel bir prensesin şifreli mesajını çözdüğünde istediğinden fazlası gerçekleşti. Prenses&apos;in kim olduğunu bilmiyor ama yakın zamanda onu kurtaracağını biliyor; çünkü zaman tükeniyor.  

Sadece cesaretiyle ve babasının ışın kılıcıyla donanmış olan Luke, şimdiye kadarki en vahşi uzay savaşının ortasına atıldı ve düşman savaş istasyonundaki amansız bir çatışmaya katıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83850</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe5e8ade-94e3-4f56-97a3-d238077c0859.jpg</image:loc>
            <image:title>Dipsiz Kuyu</image:title>
            <image:caption>Bir cinayet, cinayetin ardından davanın değişmeye başlayan seyri, araştırmalar Cengiz ve ekibini Dipsiz Kuyu’nun karanlığına sürükler. 
Derinlere gittikçe suç ve suçluların karanlığın içine kök saldığı fark edilir. 
Hayat, bilinen ve görünenlerin sadece yansımalarından oluşan bir aldatmacadır. 
Sonuç, ölüm gerçektir ve Azrail’in dansına adım uydurman gerekir. 
Son, hiçbir zaman ‘Son’ yoktur, sadece yeni bir başlangıcın habercisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83851</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e24735e-5549-494d-a268-a69395eff54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet</image:title>
            <image:caption>“Adalet” altı harften oluşan kısa ama keskin bir kelime. 
Varlığı insanlık için huzur ve mutluluk, dünya ve ahiret saadeti; yokluğu zulüm, yoksulluk, yoksunluk, toplumsal kargaşa, savaş, ölüm ve gözyaşı… 
Adalet; etkisi tüm dünyayı ve insanlığı kapsayan  kavram.Kaf Dağı’nda Anka Kuşu, kuşun ağzında zeytin dalı, serçenin göz yaşı, kafeste yaşayan kuşun uçmayı hastalık sanısı; özlenen, aranan, tecellisi beklenen, bazen gerçekleşmesinden umudun kesildiği ütopik bir yaklaşım ya da ilahi adaletin yerini bulacağı inancının rahatlaması… 

Nedir adalet? 

Kız çocuklarımıza verdiğimiz isim, sokak ve meydanlara simgelediğimiz heykel, siyasilerin inandırıcılığına kâni olduğu siyasası, hatiplerin kürsülerde sözlerini süslemek için sık sık başvurduğu kavram, zulme başkaldırı, zalimin yüzüne zulmünü söyleme; kitapların, filmlerin, hikâyelerin, romanların, şarkıların, destanların, türkülerin konusu, saraylarımızda duvarları süsleyen veciz söz… 
Elinizdeki çalışma adalete dair kapsamlı bir araştırmanın sonunda ortaya çıktı. Adalet konusunda her yeni sözün, her okumanın, her araştırmanın ayrı bir önemi olacağı düşüncesiyle sizlerin istifadesine sunuldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83852</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b11226ce-1779-4776-a9b2-e2d975c0957b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahrem-i Esrar</image:title>
            <image:caption>Bir milletin omuz omuza verdiği kanlı bir mücadele… 
Kazım Karabekir, bu mücadelenin en önemli kahramanlarından biri... 
Onu anlamadan günümüzü, onun hayatını bilmeden yakın tarihimizi anlamak çok zor… 
Çetin şartlar altında geçen bir yaşam… 
Sadece zafer kazanılana kadar değil, ölene kadar her gün mücadele etmek zorunda bırakılan bir vatanperverin öyküsü… 
Milli mücadeleyi araştıran Ermeni asıllı bir genç kızın sırlarla dolu bir dünyaya açılan hayatı… Yüz yıl öncesini bir ayna gibi karşısında bulması ve geçmişiyle hesaplaşması… 
Okuyucuya sık sık duygu yoğunluğu yaşatan bir roman… 
Bırakalım son sözü Karabekir Paşamız söylesin: “Kahramanlık vazifenin bittiği yerde başlar!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83853</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42754588-966a-452c-b86b-a0fe9b45913a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözhapsi</image:title>
            <image:caption>giderim… 
ardımda bir ayak izi olur suretim. 
tanınmaz olurum şehrimde, 
belirsizleşir kimliğim... 
 
giderim… 
kalırsam vururlar çünkü, 
yarımlanır yüreğim. 
içim çekilir ve 
her lodosta kurur gözlerim… 
 
giderim… 
oturuşum kalkışım zarardır, 
yürüyüşümle bulanır çöllerim. 
mevsimlere vururum gövdemi, 
gittikçe durulur zihnim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83854</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e7241dd-6f7d-4ef9-8d34-0c7ef5adc4d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Elma Kuşları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, ödüllü yazar Salim NİZAM’ın; Ömer Seyfettin, Orhan Kemal, Mahmut Tunaboylu, 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul, Ümit Kaftancıoğlu Hikâye Yarışması gibi çeşitli yarışmalarda elde ettiği ödüllü hikâyeleri yer almaktadır. 

Ana, mor salkımlı evimizin küçük sobasının üzerine, yine elma kabukları koysam, bacamıza elma kuşları gelir belki. Belki de bir tüy düşer kuşların kanatları arasından bahçemizin tam ortasına… Elma Kuşları 

Gönen Belediyesi kadirbilirlik örneği göstererek uzun yıllardan beri Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması düzenliyor. Bu hikâye yarışmasının amacı, Ömer Seyfettin&apos;in hatırasını yaşatmasının yanında Türk edebiyatı tarihine yeni hikâyeciler ve hikâyeler kazandırmaktır. Bu amacın belirlenmesinde ufak da olsa bir katkımın bulunduğunu düşünüyorum... Uzun süredir görev aldığım bu yarışmaların duyuru metnini arkadaşlarımla birlikte hazırlıyorduk. Yıllar sonra görüyorum ki bu amacımız büyük ölçüde gerçekleşmiştir. 2006 yılında düzenlediğimiz yarışmanın birincisi, Salim Nizam, bugün karşımıza bir hikâye ve roman yazarı olarak çıkmaktadır. Bunu, hem Gönen toprağının verimliliğine, hem Ömer Seyfettin&apos;in hikâyede açtığı yolun doğruluğuna yoruyorum... Salim Nizam&apos;ın bu yolda ilerlemeye devam ederek hikâyemizi zenginleştireceğini düşünüyorum. 

Prof.Dr. Recep DUYMAZ / Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83855</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d14f743-1a66-4ba3-851d-6009aab990bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Leylekli Konak</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, ödüllü yazar Salim NİZAM’ın; Ömer Seyfettin, Orhan Kemal, Mahmut Tunaboylu, 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul, Ümit Kaftancıoğlu Hikâye Yarışması gibi çeşitli yarışmalarda elde ettiği ödüllü hikâyeleri yer almaktadır. 

Çatısında leylek yuvası bulunan Rumlardan kalma, taştan yapılma iki katlı tarihi konağın demir tokmaklı kapısının önünde, Süreyya Hanım ve Abdurrahman Bey otomobillerine binip yeni evlerine taşınmadan önce; eskiden evin hanımı olup şimdi kocamış bir çınar ağacı gibi yalnızlığına terk ettikleri Mürüvvet Hanım’ı yeni bakıcılarına teslim ederken sıkı sıkıya tembihlemekteydiler. Leylekli Konak 
Ömer Seyfettin’in ölümünden 50 yıl sonra “Ben Gönen’de doğdum” diyen bol ödüllü bir öykü ve roman yazarı Salim Nizam… Ben onun eserlerini Ömer Seyfettin öykü yarışmalarında derece alan öykülerinden, bilhassa “Köy Saatçisi” öyküsünden tanıdım.  Nesne-insan ilişkisini öyküleyişi, bu ilişkideki duygu derinliğini yakalayan anlatımı ilgimi çekmişti. Bu minval üzere pek çok öyküsü var, hatta romanı bile… Şimdilerde Ömer Seyfettin’in hayatını konu alan bir roman kaleme alıyor. Ömer Seyfettin’in dünyaya geldiği ve bir kaç öyküsüne de konu olan çocukluğunun geçtiği coğrafyada yaşıyor, öğrenci yetiştiriyor, yazıyor, üretiyor. Bir anlamda Ömer Seyfettin’in kaldığı yerden devam ediyor.  Yaşadığı bitek topraklar epeydir böylesi üretken bir yazar yetiştirmiyordu, kalemi güçlü ve daim olsun. 

Prof Dr.Ali DUYMAZ / Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83856</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b083f940-3cbf-496b-a3d5-ad507cc7271a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı&apos;nın Krallığı: Regno Dei</image:title>
            <image:caption>Adam kasvetli ortama aldırmadan ellerini ovuşturarak koridorda yürümeye başladı. Sadece yatağına uzanmak ve tüm düşüncelerden sıyrılmak istiyordu. Fakat kendi odasına vardığında hiç beklemediği bir şeyle karşılaştı. Dedelerinden miras hançer, giriş kapısına saplanmıştı. Hançerin bronz kabzasından rulo yapılmış bir kâğıt parçası sarkıyordu. Genç adam kötü bir şeyler olduğunu sezerek bir süre öylece durdu, sonra cesaretini toplayıp notu okumaya karar verdi.  
 
&quot;Büyük Kilise’nin atlarını takip et. Başları kesik atların nalları altında parlayacak yıldızların yıldızı. Ve kardeşler yeniden, bir arada, zafere yürüyecekler.&quot; 
 
01 Aralık 1485’te Sarayburnu açıklarına bir gemi yanaştı. Beklediği, o zamanlar bir cami olan Ayasofya’nın imamı Davud ile Galata Manastırı’nın kilercisi Ferruccio idi. Gizemli bir atlının önderliğinde, dehşetengiz dehlizlerden geçip gemiye vardıklarında insan aklının alabileceği en karanlık yolculuklardan biri başladı. Öyle ki bu bir aylık seyir süresince dünyanın tüm ırmakları denize, tüm denizleri okyanusa dönüştü ve hepsinin yolu Ölüler Nehri’nde buluştu… 
 
&quot;On ikilerden, iki kardeşten biri dinleniyor topraklarında,
O ki Rab’bin öngördüğü gibi Kâse’den içmiş olandır.
Şimdi ona git, kalbinden sana ait olanı al.
Büyük kilisenin başları kesik atları altında,   
Bekleyecek seni diğer kardeşlerin.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83857</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd32602-73ba-4c59-ae38-1524c14b37cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Hareket</image:title>
            <image:caption>Atak helikopteri, Altay Tankı, 
Yerli otomobil, Amazon, Derman, Alkar, Kaplan, Açıkdeniz karakol Gemisi, 
Havuzlu Çıkarma Gemisi, Tank Çıkarma Gemisi, Bozdoğan,JMK Bora 12, 
Kaan-717, KCR 556 ve çok daha fazla tamamen YERLİ ÜRETİM olan Ülkemizin güvenliği için önemli ve kimsenin ismini duymadığı silahlar, tanklar,füzeler, gemiler… 
Yerli üretim olan ama henüz çok fazla gündem olmamış“birkaç” şaheser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83858</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a08dfb2-b878-428c-97a2-9cf51c2e0716.jpg</image:loc>
            <image:title>Ninja Kedi Toto - İnanılmaz Peynir Soygunu!</image:title>
            <image:caption>Merhaba! 
Eşsiz ninja kedi toto geri döndü! 
Üstelik şimdi daha da havalı! 
 
Korkunç bir şey oldu: dünyadaki tüm peynirler çalındı! Bunun üzerine toto, ağabeyi gümüş ve en yakın arkadaşları kedisurat bir gizli göreve gönderildi. Acaba peynir hırsızını yakalayıp dünyayı kurtarabilecekler mi? Göreceğiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83859</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aefe4d6-22d1-4a42-a51c-6533c8d1178a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihte Toplumsal Cinsiyet</image:title>
            <image:caption>Arkasında yazılı kayıt bırakmış her kültürde erkek kadından daha fazla güce, kaynaklara daha geniş erişime sahip olmuştur. Tarihte Toplumsal Cinsiyet’te ünlü tarihçi Merry Wiesner Hanks; yasal yaptırımlar, entelektüel yapılar, dini sistemler, ekonomik imtiyazlar, sosyal kurumlar ve kültürel normlar gibi başlıklar altında işte bu dengesizliğin tarihini inceliyor. Dişi veya eril olmanın anlamının, toplumun ekonomik ve dini yapıları tarafından nasıl şekillendirildiğini sorgularken bir yandan da bunun tersini, yani toplumsal cinsiyetin, söz gelimi çalışma yaşamını veya dini kurumları nasıl şekillendirdiğini araştırıyor. Wiesner Hanks’in daha önce yayımladığımız Erken Dönemde Modern Avrupa adlı eseri okuyucudan büyük ilgi görmüştü. Yazar bu kitabında da olağanüstü birikimini mükemmel bir sentez gücüyle bir araya getiriyor ve Paleolitik zamandan günümüze kadar uzanan geniş bir zaman diliminde çeşitli dünya kültürlerinde toplumsal cinsiyetin nasıl kurulduğunun etkileyici bir özetini sunuyor; her bölümün sonunda verdiği geniş kapsamlı kaynakça listeleriyle kitabı öğrenciler, akademisyenler ve araştırmacılar için vazgeçilmez bir kaynak eser haline getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83860</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bcadd7e-d155-4681-91d3-7a0e3dd81e40.jpg</image:loc>
            <image:title>Satranç</image:title>
            <image:caption>Hemen kitabı elime aldığımı, gözden geçirip, okuduğumu düşünüyorsunuzdur. 
Hayır, öncelikle yanımda kitap olmasından kaynaklanan bir tür ön hazzı tatmak istiyordum. 

……. 

Satrancın çekici yanı, stratejisinin birbirinden farklı iki beyinde ayrı ayrı gelişmesidir. 
Bu zihinsel mücadele de siyahın beyazın manevralarını bilmemesi, hasmı anlamaya ve önlemeye çalışmasıdır. 
Aynı şekilde beyaz da siyahın gizli amaçlarını aşmak ve engellemek çabasındadır. 
Şimdi siyah ile beyaz tek ve aynı kişilikte birleştiklerinde, ortaya tek ve aynı beynin eşzamanlı olarak bir şeyi bilmesinin ve ama bilmemesinin gerekmesi, beyaz olarak hareket ettiğinde daha bir dakika önce siyah tarafken istemiş ve amaçlamış olduğunu bir komutla bütünüyle unutmayı başarabilmesi gibi saçma bir durum olacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83861</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14de7510-7b62-49c7-954c-cf646ba5ee80.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Ama belki de insan, en büyük utancı kendine en yakın hissettiklerine karşı duyar. 

…… 

Korku cezadan çok daha kötüdür, çünkü ceza bellidir, ama korku belirsizdir. 
İster ağır, ister hafif ceza hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, 
o bitmek bilmeyen gerilimin korkunçluğu kadar kötü değildir. 

……. 

Ağlaması seni yanıltmasın, o sadece bir boşalmaydı. 
Baskı altında içte tutulan gözyaşları, dışarı akıtılanlardan daha acıtıcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83862</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f800479-7720-42bc-bf59-903a8f926448.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yüreğin Ölümü</image:title>
            <image:caption>İki kadın dışarı çıkarken yaşlı adamın kasılan yüzü gevşedi. 
Zor nefes alıyor, göğsünden hırıltılar çıkıyordu. 
Bir süre sonra sesi kesildi. Doktor kalbine baktığında adamın ölmüş olduğunu anladı. 
Yaşlı adamın acısı artık sona ermişti. 

……. 

Oda boş ve havasız gibiydi. Kendisini hiç kimsenin istemediği bir yalnızlık içinde olduğunu hissediyordu. Sadece oda değil, kendisi de bomboştu. Uzaklaştırılmış, boşluğa fırlatılmış, tükenmiş ve yıpranmış, neden buraya geldiğini hatırlaması için biraz zaman geçmesi gerekiyordu. 
Bugünden bir şey beklemediği halde, saatine huzursuzluk içinde neden baktığını anlamıyordu. 

……. 

Hayatının en büyük özelliği ve sevinç kaynağı olan aldatmaca, şimdi yeniden yüreğini tutuşturmuştu. Bir kenara fırlatılıp atılan, üzerine basılarak ezilen bir mumun ışığı gibi değil, alev alev yanan bir sevinç yangını gibi olmalıydı sonu. Uçuruma dans ederek düşmek istiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83863</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/684a9269-541b-4925-9c02-bcbd950020c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu</image:title>
            <image:caption>Sen kimsin ki benim için? Sen beni asla tanımayan, bir çamurlu su birikintisinin yanından geçer gibi yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep yoluna devam eden ve her zaman beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için? 

…… 

Yeryüzünde hiçbir şey sevgi, kuytuluklardaki bir çocuğun fark edilmeyen sevgisiyle karşılaştırılamaz. Bu sevgi, yetişkin bir kadının tutkulu ve bilinçaltında hep isteyen aşkının hiçbir zaman olamayacağı kadar umarsız, kendini karşısındakine hizmet etmeye adayan, boyun eğen, hep pusuda yatan ve tutkuyla yoğrulmuş bir sevgidir. 

…… 

Ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83864</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f2cbba-0bb9-4055-812e-fc5564f597ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının 24 Saati</image:title>
            <image:caption>Gömlek yakalarının üstünde vurdumduymazlık maskesini yüzlerine geçirirler, dudaklarının kenarındaki kıvrımları yok edebilirler, heyecanlarını dişlerinin altına hapsedip gözlerindeki endişeyi saklarlar, yüzlerinde hareket eden kasları yapmacık bir kibarlıkla gizlerler ama işte ellerini kontrol edemezler. Bütün dikkatlerini, varlıklarının en görünür yeri olan yüzlerine odaklandığı için ellerini unuturlar. Sadece bu ellere bakarak gülümseyen dudakların ve kayıtsız gibi görünen bakışların neleri gizlediğini anlayan insanlar olduğunu unuturlar. 

…… 

Doğanın bazen ateşi ve buzu, ölümü ve hayatı, coşkuyu ve umutsuzluğu birkaç nefese sığdırabildiğini, her şeyden uzak kendi dünyamda yaşamış olan ben, ancak yirmi yıl sonra bu olayla kavrayacaktım. 

…… 

İnsan ölümün yaklaştığını hissettiğinde ölümün gölgesi kapkara düşüyor, işte o zaman hayatta her şeyin rengi soluklaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83865</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa1612d9-c9ba-4b3b-8c2b-e57d7d50ae32.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Köşk</image:title>
            <image:caption>Sabahattin Ali’nin 1944-1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk, hayatını altüst eden, kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır. 

Ayrıca Sinop Cezaevi’nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz’ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir. Sırça Köşk’te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83866</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf8ad99-169f-43ee-aca5-1aec9800d10c.jpg</image:loc>
            <image:title>Olalla</image:title>
            <image:caption>Stevenson’ın İspanya’nın ücra bir köşesinde, dağlarda geçen bu tüyler ürpertici öyküsü çürümekte olan aristokrasi ve trajik aşk temalarının yanı sıra vampirlik anıştırmalarıyla dikkat çeker. İlk kez 1885 Noel’inde The Court and Society Review’da bir hayalet öyküsü olarak yayımlanan Olalla, tıpkı Dr. Jekyll ile Bay Hyde gibi Stevenson’ın düşlerinden çıkmıştır. Yazar düşünde gördüklerini geleneksel bir anlatıya dönüştürürken çektiği zorlukları bir yazısında bizzat anlatır. 

Yarımada Savaşı (1808-1814) sırasında İspanyol ordusuyla birlikte savaşırken yaralanan genç bir İskoç subayı hastanede tedavi gördükten sonra hava değişimi için yoksul düşmüş soylu bir ailenin evine pansiyoner olarak yerleştirilir. Orada kendini akla hayale sığmayacak olayların içinde bulacaktır. Olalla, gotik edebiyatın kimi özelliklerini barındırır: Stevenson’ın yaman fırtınaların tozu dumana kattığı kıraç ve dağlık arazilerdeki viran bir konakta geçen öyküde yarattığı kasvetli atmosfer, soyunun günahlarının kefaretini ödemek için dünyadan elini eteğini çeken olağanüstü güzellikte bir genç kız, lanetlenmiş bir soy, sadizm… Yazıldığı tarihten beri görmezden gelinen bu muazzam öykü, Modern Klasikler Dizisi’nde yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83867</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d61b65-dee0-4ef3-a85e-af21ff4f1476.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Mükemmel Hata</image:title>
            <image:caption>Genç kız için hayatı mükemmeldi. Hatasızdı… 
Anlayışlı bir aileye, iyi bir kariyere sahipti. 
Sevdiği adamdan başkası da umurunda değildi. 
En azından öyle sanıyordu… 
 
Ama karşısına böyle bir adamın çıkacağını bilemezdi! 
Yapmayı düşünmediği hataların sahibi gibiydi. 
Tehlikeli bir hayata, farklı bir dünyaya aitti. 
Kollarında, olmadığı biri gibi davranmak çok kolaydı. 
Keşke onunla hiç karşılaşmasaydı… Keşke dokunuşlarından etkilenmeseydi… 
Keşke imkânsız isteklerine karşı koyabilseydi. Ve keşke… onun bir hata olduğunu fark edebilseydi. 
 
Geç kalmıştı! 
Sahiplenilmeyi, tehlikeyi ve arzulanmayı bir yabancının heyecan veren yakınlığında buldu. 
Bu gülen gözlü adam onun tüm kalelerini yıkmıştı. 
 
Bazı hataların engellenemez olduğu aşk yolculuğunda, bir genç kızın en mükemmel hatasına yenilişini 
destekleyeceğiniz bir FMArsal romanı daha!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83868</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b267c6e-9840-4614-a26c-93c98ccf41f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Paralel Odalar Teorisi</image:title>
            <image:caption>Nihan, kendi açtığı ıssız ve engebeli patikada, tek başına yürüyen genç bir kadındı. İçedönük, asosyal ve kesinlikle uyumsuzdu. İnsanlarla kolayca anlaşamıyor, onlar tarafından da kabul görmüyordu. Ve tüm bunlar, bir sonbahar gününde, onun evsiz kalmasına neden oldu. Şimdi elinde,başvurabileceği tek bir ev arkadaşlığı ilanı vardı. 
Teoman, ailesinin onun için çizdiği yoldan ayrılmış; yer edindiği kalabalık bir caddede, arkadaşları ve çevresiyle yürüyen genç bir adamdı. Dışadönük, sosyal ve kesinlikle gelenekselciydi. Ve geleneklerden koptuğu o tek anda, kendini evlatlıktan reddedilmiş ve parasız kalmış olarak buldu. Şimdi tek çaresi bir ev arkadaşı bulmaktı. Ama ilanına başvuranın, katı kuralları ve boyun eğmez kişiliğiyle Nihan Kızılkaya olmasını beklememişti. 
Zıtlıkları onları birbirine çekiyor olsa da, benzerlikleri ancak yaklaşan üstünlük kurma çekişmesinin işaretiydi. Ve hayat, onları bir evin paralel odalarında buluşturdu. 
Paralel evrenler, birbirleriyle hem benzerlikler hem de zıtlıklar taşırken birbirlerine paralel olarak düz bir çizgide ilerler ve kesişmez, çarpışmazlar. Ama çarpıştıklarında sonuç, mükemmel ve şiddetli bir yıkım, felaket ve değişim olur. Tıpkı onlarda olduğu gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83869</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abb04c54-32e0-411d-97a2-b4ee74c0bbbc.jpg</image:loc>
            <image:title>İmkansızım</image:title>
            <image:caption>Bir insan bir şehirden ne kadar nefret edebilirdi ki ya da o şehri ne kadar sevebilirdi?

Benim şehrim küçüktü aslında; yürüdüğün yollar, oturduğun mekânlar, kokunun sindiği gökyüzü kadar. Gerisi siyah beyaz bir kare… 

Ayaklarım yürüdüğün yollara giderdi. Aldığım nefes kokuna bağımlıydı adeta, hep arkandan koşardı. Kalbim kalbine tutulmuştu, dizginlenemeyen bir çocuk gibi. Kokunun olmadığı gökyüzü, adımını atmadığın cadde yasaktı bana.
Sen şehrimi terk ettikten sonra bir odanın içine sıkışıp kalmıştım. Çünkü biliyordum, kokunun olmadığı gökyüzü, adımını atmadığın cadde yasaktı bana...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83870</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb07d7f8-6748-4545-93a4-a53687292746.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyyid Nesimi - Dosdoğru Yol</image:title>
            <image:caption>“Əgərçi candasan, candan nihansan, Degilsən candan ayrı, bəlkə cansan.” 

XIV. asırda Azerbaycan topraklarında öyle bir şair doğdu ki, yedi asırdır Türk dünyasında gazelleri sevilerek okunmaktadır. Şamahılı bu şair; zamanında Timur gibi büyük bir fatihe meydan okuyan, mücadelesi ve azmi ile herkese örnek olan İmadeddin Nesîmî’dir. Ana dilinde şiir yazmaya büyük önem vermiş, şiirlerinde halk dilini ve millî kültürünü yansıtmış olan ve 2019 senesinde doğumunun 650. yılını kutladığımız Nesîmî’nin hayat hikâyesini bir de Çınar Ata’nın kaleminden okuyacaksınız. Eseri okurken, Nesîmî hümanizminin şahidi olmanın yanında olaylar ve tarihî mekânlar zihninizde canlanacak ve kendinizi âdeta olayların içinde hissedeceksiniz. Bu eser; ana dilimizin ve bedii düşüncemizin gelişimini, aynı zamanda komşu coğrafyamızın edebiyatını etkileyen Nesîmî’nin tüm zamanların sevilen şairi olacağı ve her zaman da böyle kalacağının göstergesidir. 

Hazar İbrahim 
Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83871</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ceb7520-eb6b-4704-bd25-b0e95a822272.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Savaş</image:title>
            <image:caption>Terry Pratchett ve Stephen Baxter’ın heyecan verici UZUN DÜNYA serisi UZUN SAVAŞ ile devam ediyor.
Savaş, Uzun Dünya’ya gelmişti…
Serinin ilk kitabı Uzun Dünya’da yaşananlardan bir nesil sonra, Adımlama ve öncüler Joshua ile Lobsang sayesinde insan ırkı yeni dünyalara yayılmaya devam ediyordu. “Medeniyet” gelişiyor, Dünyalar arasındaki ticaret ve kültür alışverişi twain adındaki hava gemileri sayesinde iyiden iyiye artıyordu. İnsanlık, Uzun Dünya’yı şekillendiriyordu ve karşılığında Uzun Dünya da insan ırkını değiştiriyordu.
Kendisine “Valhalla” adını veren yeni bir Amerika, Esas Dünya’dan bir milyon adım ötede hayat bulmuştu. Tıpkı eskinin Amerikalı devrimcileri gibi Valhallalılar da uzaktaki bir gezegen tarafından yönetilmekten mutsuzdu. Bu sırada, şarkıları Uzun Dünya’yı saran insansı troller sessizleşmeye ve ortadan kaybolmaya başlıyordu.
Ve artık evli ve iyi bir baba olan Joshua, Lobsang tarafından tüm Uzun Dünyaları savaşın eşiğine getirecek kriz fırtınasını durdurabilecek yegâne insan olduğu için göreve çağrılacaktı. Çünkü bu savaş, kendisinden önceki hiçbir savaşa benzemeyecek gibiydi…
“Terry Pratchett, birlikte çalıştığım en iyi yazardı.” –Neil Gaiman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83872</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68456a19-803d-4c5d-a609-3526a9aeb138.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba</image:title>
            <image:caption>Yılmaz Güney’in en önemli filmlerinden biri olarak kabul gören Baba, sınıfsal olanı gözden kaçırmayan, yaşam şartlarının insanların hayatlarını belirlemedeki etkisini gözler önüne seren konusu ve toplumun içinden seçilen gerçekçi karakteriyle kültleşmiş,Türkiye’de politik sinemanın öncülerinden biri olarak kabul edilmiştir. 
Çocukları ve eşi için işlemediği bir suçu kabul eden fakat yıllar sonra umduğu her şeyin tepetaklak olduğunu fark eden Baba, yaptıkları ve başına gelenlerle çözümün bireysel çabalarla olmayacağını fısıldar herkese.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83873</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13c77085-2531-4a97-93c5-9583b64efb67.jpg</image:loc>
            <image:title>Saat Kaç?</image:title>
            <image:caption>Biz dört insan ve bir uzaylıdan oluşan harika bir astronot ekibiyiz! Tüm gün çalıştık ve akşam yemeğinde lezzetli mi lezzetli bir pizza yemek için sabırsızlanıyoruz!
Ama kafamızı kurcalayan bir soru var:
Akşam yemeğine kaç saat kaldı?
Bu galaksiler arası macerada bize katılıp saatleri, dakikaları, saniyeleri; analog ve dijital saatlerin farkını ve daha pek çok şeyi öğrenmeye ne dersiniz? Haydi! Gelin ve hep birlikte saatlerin gizemli dünyasını keşfedelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83874</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a267daf-df98-4fe5-b67f-a9f20ccdb878.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Kalpli Cadı Çiki/Doğum Günü</image:title>
            <image:caption>Cadı Çiki, çok mutluydu. Çünkü o gün onun doğum günüydü! Kedisi Piki ile pasta malzemelerini almak için alışverişe gidiyordu, biraz da acelesi vardı. Ama o kadar iyi kalpli bir cadıydı ki, yardıma ihtiyacı olan dostlarını görmezden gelemezdi tabii ki! Cadı Çiki bu yardımları karşılık beklemeden yapsa da onu çok güzel bir doğum günü sürprizi bekliyordu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83875</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1ccc4db-a1b7-4431-97e4-4e2eb01ca946.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kedi İlanı</image:title>
            <image:caption>“Orada!” Anneannesi Şayeste Sultan’ın sürekli gösterdiği köşede, gerçekten de ortaya çıkmayı bekleyen bir sır mı vardı? 
 
Yeleser Kasabası’nın duvarlarına asılmış gizemli ilanın peşine düşen on dört yaşındaki Ulutay, kayıp bir kediden çok daha fazlasını bulacağından habersizdi. Her şeyi unutan anneannesinin garip sözleri, İstasyon Sokak’taki evin eski sahiplerinin dönüşü ve bodrum katı kırık oyuncaklarla dolu kulübenin fısıltılarıyla, Ulutay’ın bu küçük kasabadaki hayatı tamamen değişecekti. 
 
 Kayıp Kedi İlanı, 1948 ile 2006’yı bağlayan duygusal kurgusuyla okurlarını siyah-beyaz film tadında bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83876</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c0e414a-1c3b-4113-8b86-c34fcb7dad10.jpg</image:loc>
            <image:title>Darağacı Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Violet, Alice ve Katie hikâyeyi tamamlayıp karanlık, şiddet dolu Darağacı Dansı’ndan kurtulalı bir yıl geçmişti – Nate ise hâlâ komada ve dolayısıyla distopyada hapisti. Violet, ailesi geri dönülmez bir karar vermeden önce tekrar o dünyaya girmek ve küçük kardeşini geri getirmek zorundaydı.

Tam da o sırada, gizli bir hayran kurgusu yazarı ortaya çıkmış ve hayatlarını tehdit eden yeni bölümler yazmaya başlamıştı. Hikâyeyi ve Impleri kurtarabilecek tek kişi, korkunç bir tartışma yaşadığı ve yeni ihanetiyle onları kaçınılmaz sona sürükleyen Alice’ten başkası değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83877</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/071ba9dd-09ee-462d-97fd-960866308c14.jpg</image:loc>
            <image:title>OSMANLI’DA YAŞAMAK</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı Devleti 600 yıldan fazla ömür sürmüş, üç kıtaya yayılmış, yaşlı dünyamızın gördüğü göreceği en büyük cihan devletlerinden birisi. Bu muazzam imparatorluk hakkında sayılamayacak kadar çok araştırma yapıldı, makaleler, kitaplar basıldı. Osmanlıyı ele alan tarih kitaplarında fetihler ve fatihler anlatıldı. Osmanlı maliyesi, ekonomisi, bürokrasisi, incelendi. Osmanlı hanedanı didik didik edildi; ailenin “harem”ine girildi. Sarayları, köşkleri, mesire yerleri, çarşıları, ulu camileri ile payitahtlar resmedildi. Bütün bunlar Osmanlıyı daha iyi öğrenmek ve kavramak için yapıldı ve yapılıyor. Ama bir eksiklik hissediliyor her şeye rağmen; insan...
Osmanlı’da Yaşamak, işte bu eksiği tamamlıyor. Alpaslan Demir bu eserinde Osmanlı’da yaşayanların dar sokaklarına, avlularına odalarına konuk ediyor bizi. Halkın gündelik hayatını, sevinçlerini, korkularını, inanışlarını sergiliyor küçük hikâyelerle. Mahkemelere düşen, kadıların dinleyip kendilerince çözdüğü davalar, Osmanlı’nın farklı ve renkli hayatını adeta bizde yaşatıyor. Osmanlı’da kadınlar da varmış diyoruz, tıpkı melek, tıpkı cadı gibi.
Alpaslan Demir bir akademisyen olarak Osmanlı arşiv belgelerinden, mühimine kayıtlarından, kadı sicillerinden seçmeler yaparak hazırlamış bu güzel eseri. Osmanlı gündelik hayatının kahramanları üzerine kurulu özenle seçilmiş konular, çarpıcı başlıklarla anlatılmış. Bu kısa hikâye veya anekdotlarda yazar yalın ve herkesin anlayabileceği bir dil kullanmış. Okuyucu bu eserde Osmanlı&apos;nın tarihi yazılmamış insanını bulacak, ona dokunacak ve bugünün insanından pek de farklı olmadığını görecek.”
Prof. Dr. Üçler Bulduk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83878</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cae456cb-43df-45e9-b15c-5aca28f5aee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Kapının Mandalı</image:title>
            <image:caption>2015 Yaşar Nabi Nayır Ödülü’nü alan Dış Kapının Mandalı, Arzu Uçar’ın ilk öykü kitabı. Kendini nereye koyacağını bilemeyen ruhların kapı eşiklerinde, pencere kenarlarında gizlendiği, bazen de varlığını ispat için sokaklara döküldüğü öyküler bunlar. Ben olmasam ne değişirdi, sorusunun cevabını ararken kendi duygularına bile yabancı olduğunu fark eden karakterlerle tanışıyoruz. Ve onlarla beraber soruyoruz kendimize: Beni tamamlayacak olanı bulduğumda onu nasıl tanıyacağım? 
 
“Kocaman evrende, bir gezegenin içindeki bir kıtada, o kıtanın içindeki bir ülkede, o ülkenin içindeki bir şehrin sokağında, üçüncü kattaki bir evin yatak odasında, örtüler altında büzülmüş ağlayan minicik bir kadın. Birbirini sarmalayan, iç içe geçmiş oluşumların içinde nokta gibi, küçücük bir varlık. Tepesindeki yıldızlar kadar güzelken artık kimsenin bakıp görmediği, silikleşmiş bir nokta. Yattığı yataktan bir daha kalkamasa yokluğunu kimsenin fark etmeyeceği, hiçbir yeri doldurmayan önemsiz bir iz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83879</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/606fa0e2-8348-4db9-9317-39477d743210.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş</image:title>
            <image:caption>Federico Souza doğup büyüdüğü topraklara uzun yıllardan sonra geri döner. Babasının yakın bir arkadaşı ölmüş ve Federico’ya tuhaf bir miras bırakmıştır. Üç gün süren bu kısa ziyaret sırasında hem şehrin hem de insanların nasıl değiştiğini gözlemler Federico, bir yandan ona kalan mirasın gizemini aydınlatmaya da mecburdur. 
Raydan Çıkan Trenler’de sıradan insanın hayatına şüphe tohumları serpen Arjantinli yazar Hernán Ronsino, Ateş’te de yapbozlarla dolu bir hikâye anlatıyor. Zaman ve mekân bir donup bir eriyor, düşler ile hatıralar bütünleşiyor. 
 
“Ateş’i okuyan biri Ronsino’nun neden Latin Amerika’nın en önemli yazarlarından biri olduğunu hemen anlayacaktır.” 
DER FREITAG 
 
“Kendi kuşağının en güçlü anlatıcılarından biri.” 
MATIAS CAPELLI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83880</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dea3f42-10be-4028-b7ad-9e1f2cd522ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Defterim</image:title>
            <image:caption>Aslında planlanmış bir yolculuktu bu, Ankara Garı’nda başlayıp Ankara Garı’nda bitecek olan. Gara ilk adım atıldığında ne Betül ne Kemal, bunun kadersel bir yolculuğun başlangıcı olduğunun farkındaydı. Kemal her zamanki gibi işine gelmiş, yolculuğuna hazırlanırken; Betül, senelerdir çıkamadığı tatil heyecanı ile vagona adım atmıştı.

Bu hikâyenin sonu henüz yazılmadı. Tesadüf denilemeyecek kadar birbiri ardına gelen olayların sonu nereye doğru gidiyor, henüz hiçbirimiz bilmiyoruz.

Betül, daha önce hiç duymadığı İkiz Alev yolculuğuna başladığını fark ettiği günden beri, Kemal’in diğer yarısı olduğunu ve kaderin bir şekilde onları karşılaştırdığını çok iyi biliyordu.

Doğu Ekspresi’nin rotası her zaman belli olmasına rağmen Kemal ve Betül, rotalarını henüz bulamadılar. Betül’ün kalpten inandığı tarihte, kaderin onlara çizdiği rotada, ilerlemeye başlayacaklar mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83881</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92176b00-8420-423c-97fb-3d791a59af79.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman - Hubert Reeves Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Ünlü gökfizikçisi Hubert Reeves ve dostlarının çocuklar için hazırladığı bilimsel çizgi roman serisinin ilk
kitabı Biyoçeşitlilik&apos;ten sonra Orman da kitap raflarında artık.
Ağaçlar, bir saldırı karşısında haberleşebilir mi? Genç ağaçları koruyan &quot;anaç ağaçlar&quot; var mıdır? Peki,
orman yangınları tüm ağaçlar için yıkıcı mıdır? Ağaç köklerinde, ağaçlarla uyum içinde yaşayan canlılar var
mıdır? Acaba, gezdiğiniz o ormanda da efsanevi bir at yüzyıllardır dolaşıyor mudur?
Yanıtlar, Hubert Reeves ve Nelly Boutinot&apos;nun yazdığı, Daniel Casanave&apos;ın çizdiği, 2019 Paris-Saclay Çocuk
Bilim Kitabı Ödülü&apos;nü alan Orman’da.
* * *
Orman, uzak atalarımızın evidir ve bizi geçmişe bağlar.
Olağanustu canlılığını görmek ve köklerimize inmek için ormana dönu yoruz.
Son bilimsel gözlemler sayesinde, artık bitki ve hayvan dunyasının birbirine tahmin ettiğimizden çok daha
fazla benzediğini, ağaçların da kendilerince duyarlı canlılar olduğunu biliyoruz.
Ormanın surdurulebilir bir şekilde gelişmesini; orman ekosistemlerini oluşturan bitki ve hayvan turlerinin
tumunun korunmasını sağlamak hepimizin görevi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83882</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a29bf8-364c-4319-8b2d-911894e9883c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradışı</image:title>
            <image:caption>Cem Duna, Dışişleri Bakanlığında başlayan kariyerinde birçok sıra dışı olaya tanıklık etmiş bir isimdir. 12 Eylül darbesi sonrasında askeri hükümetin başbakanı Bülend Ulusu’ya danışman atanması ona genç yaşta devletin en üst düzeyde işleyişini gözlemleme imkânı veriyor.
Demokrasiye dönüşün başladığı süreçte ise Başbakan Turgut Özal’ın danışmanıdır. Özal döneminde yaşanan bir çok kritik olaya ilk elden tanıklık etmiştir. İsmi, daha sonra üstlendiği TRT genel müdürlüğü ile duyulsa da Türkiye’nin Batılılaşma çabalarını ileri taşıyan adımlarda onun da imzası vardır.
Cem Duna’nın ‘diplomasi koridorları’ ile sınırlı olmayan anıları, Ermeni ve Kürt meselesi, Kıbrıs konusu, AB süreci, demokrasi ve hukuk gibi bir çok konuya dair değerlendirmelerini de kapsıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83883</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08700d77-a18e-4f9f-8d13-5b711282125c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöl Prensi ve Buz</image:title>
            <image:caption>Yazın en sıcak günleri… Zeynep, Tan, Nil ve Berk sıcaktan hiçbir şey yapamıyor. Fakat günlerini daha keyifli geçirmeleri için Leyla Teyze’nin onlara bir sürprizi var. Bir de hikâyesi tabii. Dünyayı merak eden Çöl Prensi’nin hikâyesi…
Hayatında soğuk hava nedir bilmeyen Çöl Prensi uzaklardan gelen bir elçinin anlattığı soğuk, karlı ve buzlu havayı duyunca nasıl tepki verecek? Bizim küçük filozoflar bu seferki düşünce deneyinde neler düşünecek? Peki ya siz? Haydi siz de düşünce deneyinde onlara katılın. Bakalım Çöl Prensi ile Buz’un hikâyesi sizi nerelere götürecek?
“Düşünce Deneyleri” serisi çok soran, çok düşünen,
hep merak edenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83884</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90fa2f40-840d-4589-b917-68821b8dcc45.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İstersen Makinesi</image:title>
            <image:caption>Her yaz sahil kasabasında bir araya gelen Zeynep, Tan, Nil ve Berk’i bu yaz bir sürpriz bekliyor: karavanıyla kasabaya yerleşen, sürekli kitap okuyan ve çocuklarla meraklı konuşmalar yapan Leyla Teyze. Leyla Teyze tanıdıkları kimselere benzemiyor. Kafasında hep çok acayip sorular var.
Karavanın önünde Leyla Teyze’nin anlattığı hikâyeleri dört gözle bekleyen arkadaşlar, bu sefer “Ne İstersen Makinesi” ile tanışıyor. Peki, süperdüper bilim insanlarının bu acayip buluşu ne işe yarıyor? Ne İstersen Makinesi’ne girmek güzel olur muydu acaba? Bu düşüncenin peşine düşen küçük filozoflar bazen deneylerin sadece laboratuvarda deney tüpleriyle değil, düşüncelerle de yapılabileceğini öğreniyorlar.
“Düşünce Deneyleri” serisi çok soran, çok düşünen,
hep merak edenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83885</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28099456-adaa-408e-92f6-823d314afd07.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>Eski sırlar da bir gün açığa çıkar…
Beryl Tavistock, anne babasının yirmi yıl önceki şüpheli ölümünün etkisinden kurtulamamıştır. Onu altüst eden bir haberle, gerçeğin peşine düşmeye karar verir. Beryl tehlikeli sorular sormaya başlayınca kendini beklenmedik bir kovalamacanın içinde bulur.
Araştırması onu ailesini kaybettiği Paris’in sokaklarından güneşli bir Yunan adasına kadar götürür. Casusların dünyasının içine çekildikçe ihtiyacı olan yardımı eski CIA ajanı Richard Wolf’tan alacaktır.
Ama bu dünyada birilerine güvenmek zordur; arkadaşlar düşmanlara, düşmanlar katillere dönüşebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83886</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74c7fce6-68b5-4bbf-a09d-5698df9ef0b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısından Sonra</image:title>
            <image:caption>Telefon çaldığında saat gece yarısını geçmişti...
Sarah Fontaine, tekdüze hayatını altüst edecek olan telefonu açtığında, iki ay önce evlendiği kocasının gerçek adını dahi bilmiyordu. Sarah’nın CIA, FBI, Mossad ve KGB’nin dahil olduğu kanlı bir bulmacayı çözebilmek için ajanlığa soyunan diplomat Nick O’Hara ile uzun ve tehlikeli bir Avrupa yolculuğuna çıkması gerekecekti. İntikam duygusuyla yanan bir katilden kaçarken eski Londra otellerinde, Berlin’in kenar mahallelerinde ve Amsterdam çatılarında gizemli kocasını arayan Sarah, ölüm kalım anlarında değme casusları dize getirmek zorunda kalır.
Tess Gerritsen, bu kitabında okuru Soğuk Savaş’ın acımasız akıl oyunlarıyla baş başa bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83887</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6009b7b4-bd18-44d9-94e7-c424dcbf4fe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Kız Kardeşim</image:title>
            <image:caption>New York Times’ın çok satan yazarlarından Alison MacGhee’nin usta kaleminden kardeşler arasındaki o eşsiz sevgi ve bağlılığa dair kalpleri ısıtan bir öykü. İki kardeş arasındaki iletişimi eğlenceli mektuplar ve birbirinden komik çizimler eşliğinde okurken kahkahalarını tutamayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83888</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15f39ffe-5de5-4ace-b936-d2381393e56f.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Kasaba – Dipper Ve Mabel, Zaman Korsanları Hazinesi’nin Laneti</image:title>
            <image:caption>Efsanevi Zaman Korsanları Hazinesi’ni arayan Blendin Blandin, Dipper ile Mabel’ın… ve senin yardımına ihtiyaç duyuyor! Zamanda yolculuk yapıp ejderhalarla dolu Orta Çağ’ı, tuhaf Vahşi Batı’yı ve hem lazerlerle hem de devasa bebeklerle dolu geleceği görebilirsin!
Farklı ve çılgınca maceralara giden birçok yol arasından seçimleri SEN yapacaksın! Sonundaysa gelmiş geçmiş en büyük hazineyi bulabilir ya da Blendin ve ikizleri asla geri dönemeyecekleri bir cehenneme gönderebilirsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=83889</loc>
        <lastmod>2026-04-11T23:58:54+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab09a183-4e68-4ab2-90b5-c6f306adaec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Özel Bir Fare ile Köstebek</image:title>
            <image:caption>“Ne düşündürüyor sana, Köstebek kardeş?” 
“Önce sen söyle.”
“Var olan tüm çakıl taşlarını düşündürüyor bana. Önceden var olmuş ve gelecekte var olacak tüm çakıl taşlarını.”
“Sayılamayacak kadar çok çakıl taşı.” 
“Sonra bana, var olan tüm fareleri düşündürüyor. Önceden var olmuş, gelecekte var olacak tüm fareleri.”
“Sayılamayacak kadar çok fare.”
“Kesinlikle öyle. Bu kadar çok çakıl taşı varsa, bir çakıl taşının ne kıymeti olabilir ki? Ve bu kadar çok fare varsa, bir farenin nasıl herhangi bir önemi olabilir?”
“Gerçekten de nasıl olabilir?” 
“Köstebek kardeş, bunun anlamı şu: Benim hiçbir önemim yok.”
“Sen benim için önemlisin.”


Fare ile Köstebek’in her günü öyle sıcak, öyle içten anlarla dolu ki… Fare neşeli ve pratik, Köstebek ise heyecanlı ve duygusal. İki dostun birbirini anlayan, tamamlayan, hayatı birlikte tadan eğlenceli halleri ve sohbetleri hepimizi gülümsetecek. Belki kendi içten dostlarımız aklımıza gelecek, ne şanslı olduğumuzu bir kez daha hatırlayacağız. Bir de üstüne tadına doyamayacağımız çizimler gelip bize sımsıkı sarılacak. Oh, kestane kebap!

Ünlü yazar ve çizer Joyce Dunbar-James Mayhew ekibinden, ödüllü bir çizgi film olarak da karşımıza çıkan ve zamanımızın klasiklerinden sayılan bu yumuşacık, mizahi öyküler, iyi günde kötü günde yan yana duran tüm dostlar için. 


Fare ile Köstebek’in gündelik küçük eğlenceleri, her şeyde özel bir yan olduğunu fark etmelerini sağlayacak. Buna kendileri de dâhil…
Haydi tatlı okur, kitabı aç da yarısı kayıp yiyeceklerin, Humphrey Sopa ile Saçma Birikinti’nin ve fark edilmeyi bekleyen biricik şeylerin bu muzip bekleyişi son bulsun.
“Sıcacık, esprili çizimler… Tam da serin bir öğleden sonra içimizi ısıtmak için.”
Practical Parenting

“Çocuklar, bu sıradışı iki arkadaşın yalın serüvenlerine bayılacaklar.”
The School Librarian

“Yaşamlarını birlikte sürdüren bu iki karakter, çocuk edebiyatının en büyükleri arasında yer alıyor.”
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>