﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/268bc48b-4c77-49fc-bb52-33efee9f87b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Neredesin Büyük Ayı?</image:title>
            <image:caption>Bre Berber Berber Dükkânı’nda sıradan bir gün. 
Nova kesim önlüğüyle sırasını bekliyor, 
kardeşi Cokcok ise dergi karıştırıyor. 
Ama şifreli sözler duyulunca işler değişiyor. 
Nova’nın kesim önlüğü pelerine, 
kendisi de Süper Nova’ya dönüşünce macera başlıyor. 
Süper Nova ve Cokcok’un görevi Büyük Ayı’yı bulmak. 
Acaba nerede bu Büyük Ayı? Daha da önemlisi, kahramanlarımız onu bulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce706b2-f461-4f05-8d0f-37cab12e1eba.jpg</image:loc>
            <image:title>Öz Farkındalık</image:title>
            <image:caption>Öz Farkındalık; yeteneklerinizi, eksikliklerinizi ve potansiyelinizi görmenizi sağlar. Bu da duygusal zekanın temelini oluşturur. Ama işyerinde verilen sıradan üç aylık geribildirimler ya da kendi kendinize yaptığınız kritikler, öz farkındalığınızı artırmaya yetmeyebilir.

Bu kitap; düşünce ve duygularınızı nasıl daha iyi anlayabileceğinizi ve iş arkadaşlarınızı, sizinle ilgili gerçek fikirlerini paylaşmaya nasıl ikna edebileceğinizi gösteriyor. Çalışanlarınız ve yöneticilerinizle daha verimli ve ödüllendirici ilişkiler kurmanızı sağlayan öz farkındalığı geliştirmenin yollarını anlatıyor.

*Daniel Goleman

*Robert Steven Kaplan

*Susan David
İş Yaşamıın İnsani Yanı

HBR Duygusal Zeka Serisi, Harward Business Review sayfalarından iş yaşamının insani yanı üzerine bir okuma seçkisi sunuyor. Dizideki her kitap, duygularımızın iş hayatımızı nasıl etkilediğine, zor durumlarla ve zor insanlarla nasıl başa çıkabileceğimize, işyerindeki mutluluğa yönelmenin ne anlama geldiğine dair ilham veren denemelere ve araştırmalara yer veriyor. Yapay zekanın ve robotların her alanda gelişmesi ve bir tehdit olarak algılanmasına karşın, bizi biz yapan insani özelliklerimizin gücünden faydalanmayı öğretiyor. Hem keyifli ve hem de pratik olan bu kitaplar, profesyonellere ustalaşmak için kritik olan sosyal becerilerin neler olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0fe08d-b343-4520-bdfc-4b21c2b8bc1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Nasılsın?</image:title>
            <image:caption>Bugün hava nasıl? 
Güneşli mi yağmurlu mu? 
Bir de iç dünyanıza bakın. 
Siz bugün nasılsınız? 
Neşeli mi, telaşlı mı? Peki, neşeli bir gülümseme sizi ve çevrenizdekileri nasıl etkiliyor? Ya da bir arkadaşın hayal kırıklığının yüzüne yansıması size ne hissettiriyor? “Bugün Nasılsın?” ile Duygularımızın kendimize ve çevremize etkisini fark etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9cc418-4bf8-49ee-9a34-e4aa65ce7ddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgün Liderlik</image:title>
            <image:caption>Duygusal Farkındalığınızı Artırın
Liderlik üzerine yapılmış onlarca araştırma, yazılmış yüzlerce kitap var ama ideal liderin bir tanımı yok. Önemli olan yönetirken kendi tarzınızı yaratmak ve özgün bir lider olabilmek… HBR Duygusal Zekâ Serisi Özgün Liderlik kitabı farklı olmanın zor ama çekici yanlarını göz önüne seriyor, neden özgün olmak gerektiğini anlatıyor.
- Emma Seppala
- Sylvia Ann Hewlett
- Rob Goffee
- Herminia Ibarra
HBR Duygusal Zekâ Serisi, Harward Business Review sayfalarından iş yaşamının insani yanı üzerine bir okuma seçkisi sunuyor. Dizideki her kitap, duygularımızın iş hayatımızı nasıl etkilediğine, zor durumlarla ve zor insanlarla nasıl başa çıkabileceğimize, işyerindeki mutluluğa yönelmenin ne anlama geldiğine dair ilham veren denemelere ve araştırmalara yer veriyor. Yapay zekânın ve robotların her alanda gelişmesi ve bir tehdit olarak algılanmasına karşın, bizi biz yapan insani özelliklerimizin gücünden faydalanmayı öğretiyor. Hem keyifli ve hem de pratik olan bu kitaplar, profesyonellere ustalaşmak için kritik olan sosyal becerilerin neler olduğunu anlatıyor.
Saygılarımızla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1120764a-f194-4936-a971-6b9aae4c5da5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama 4.0</image:title>
            <image:caption>“Teknoloji dünyası bugün o kadar hızlı ilerliyor ki, her bir değişim bir sonrakini daha da hızlandırıyor. Böyle bir ortamda ileriye doğru giderken pazarlama uzmanlarının yollarını bulmalarına yardımcı olacak bir temele ve referans noktasına sahip olmaları son derece önemlidir. Bu yönde yeni bir bilimsel temel atan Pazarlama 4.0 kitabı, dijital ve mobil geleceği icat etmeye ve anlamaya çalışan herkes için bir başlangıç noktası ve paha biçilmez bir kaynak olacaktır.”
—Howard Tullman,CEO, Chicagoland Entrepreneurial Center/1871
“İnternet ve IT, pazarlamayı kökünden değiştiriyor. Bu kitap yeni dönemde pazarlama konusunda çok önemli bilgiler veriyor.”
—Hermann Simon, Kurucu ve Başkan, Simon-Kucher&amp;Partners
“Kotler ve arkadaşları bugünün dijital, interaktif pazarı ile pazarlamanın yeni rolünü çok güzel bir şekilde sentezlemişler.”
—Don Schultz, (Aktif Emekli) Bütünsel Pazarlama İletişimi Profesörü, Medill Gazetecilik, Medya, Bütünsel Pazarlama İletişimi Fakültesi, Northwestern Üniversitesi
“Bugün pazarlama alanında geçekleşmekte olan devasa değişimleri belgeleme konusunda hiç kimse pazarlamanın babası Philip Kotler’den daha nitelikli değildir. Pazarlamanın geleceği dijitaldir ve bu kitap da rehberiniz.”
—Al Ries, Positioning: The Battle for Your Mind yazarı
Philip Kotler, Northwestern Üniversitesi İş Yönetimi Akademisinde Profesör unvanıyla görev yapmaktadır. Modern Pazarlamanın Babası olarak kabul edilir. Wall Street Journal tarafından iş dünyasının en etkili altı düşünürü arasında gösterilmiştir. Kitapları yaklaşık 25 dile çevrilmiştir ve düzenli olarak uluslararası çevrelerde konuşmalar yapmaktadır.
Hermawan Kartajaya MarkPlus Inc. danışmanlık şirketinin kurucusu ve İcra Kurulu başkanıdır. İngiltere merkezli Chartered Institute of Marketing adlı eğitim amaçlı mesleki birliğe göre “Pazarlamanın Geleceğini Şekillendirmiş Olan 50 Guru”dan biridir.
Iwan Setiawan MarkPlus’ta (www.markplusinc.com) COO olarak görev yapmakta ve orada şirketlerin pazarlama stratejilerinin tasarımlarına yardımcı olmaktadır. Ayrıca sık sık yazarlık ve konuşmacılık yapan Iwan, Marketeers sitesinin (www.marketeers.com) baş editörüdür.
● Sektörünüzde daha yatay, kapsayıcı ve sosyal bir iş ortamına dönüşümün göstergesi olan trendler nelerdir?
● Pazardaki bu dönüşümlere ayak uydurmak için planlarınız nelerdir?
● Sektörünüzde bağlantılı müşterilerin çelişkili doğasını gösteren durumların bazıları nelerdir?
● Şirketiniz, gençlerin erken benimseyici ve trend belirleyiciler olarak oynadığı rollerden yararlanarak daha büyük bir fikir payı nasıl elde edebilir?
● Şirketiniz, kadınların evdeki etkisinden yararlanarak pazar payını nasıl büyütebilir?
● Şirketiniz, daha büyük bir gönül payı elde etmek için netandaşları nasıl saptayabilir ve onlardan nasıl yararlanabilir?
● Markanız dijital dünyada insandan insana bir dokunuşa dayalı güçlü bir farklılaşmayı nasıl geliştirebilir?
● Şirketiniz ortak yaratımı benimseyip döviz kuru benzeri fiyatlandırmadan yararlanarak ve topluluğu harekete geçirip sohbetleri teşvik ederek geleneksel dört P’den dijital dört C’ye nasıl geçiş yapabilir?
● İşbirliğine dayalı müşteri ilişkilerini benimsemek için müşteri hizmetleri stratejinizde yapılması gereken temel değişiklikler nelerdir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7b6d194-ee3a-4477-b2e9-82ef4e080e8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Gezegen</image:title>
            <image:caption>Yenilenebilir enerjiler ile yenilenemez enerjiler arasındaki farkları; fosil yakıtların neler olduğunu;
güneş enerjisi, biyokütle, yer ısısı, rüzgâr ve su kullanılarak nasıl enerji üretilebildiğini öğrenecek; bu arada deneyler yapıp, sorular yanıtlayıp testler çözeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d29f504a-18cf-405e-b287-b72e2449c1e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapmamak</image:title>
            <image:caption>Optimist Yayın Grubu; dünyaca ünlü Deeper Learning şirketinin kurucusu, eğitmen ve insan kaynakları profesyoneli Steven D’Souza’nın ses getiren yeni kitabı Yapmamak’ı sunar. “Yapmamak. Bu, arkana yaslanıp olayların başına gelmesine izin vermek anlamına gelmiyor. Aksine, daha cesur ve daha ilham verici bir şeyi ifade ediyor: Durumun enerjisiyle birlikte, çevreyle uyum içinde ve sınırlı kaynakları en iyi şekilde kullanarak işlev göstermek. Deneyin. Yapmamak. Şimdiye kadar yaptığınız en iyi şey olabilir.” - Daniel Pink, Drive’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/073ac1f3-63ae-485f-89a3-fb368f428ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Verimlilik Savaşları</image:title>
            <image:caption>“Sahada sonuç odaklı ve fabrika çalışanları ile birlikte yapılan Kaizen çalışmaları sayesinde verimliliğimizin artmasına ilave olarak yeni bir üretim kültürüne adım attık. Kaizen çalışmalarının başlangıcında değişime direnen çalışanların Kaizen kapsamında teklif yapma aşamasına gelmesi mayanın tuttuğunu gösteriyor. Bu çalışmalar kapsamında fabrikamızın çok az bir maliyetle dünyadaki en yeni sistemlerle donatılmış üretim tesisleri seviyesine getirilmiş olması tesis modernizasyonu için de çok güzel bir örnek oldu.“
- TÜMOSAN Genel Müdürü Kurtuluş Öğün
“Beraberce kendi içimizde tasarlayarak üretip kurduğumuz ve hayata geçirdiğimiz ergonomi, el becerisi ve eğitim stantları, sektöründe bu konuda da öncü olarak Anadolu Isuzu’nun başarısının kaynağının her konuda öncü olmak olduğunu bir kez daha göstermiştir. Hayata geçirmiş olduğumuz mavi yaka eğitim ve gelişim merkezi ve sistemi dünyadaki diğer ISUZU fabrikalarına rol modeli olmuştur ve bu da ülkemiz ve firmamız adına bizler için de bir gurur kaynağı olmuştur.”
- Anadolu ISUZU Teknik Direktörü Hakan Özenç
Bu biraz farklı bir kitap. Her şeyden önce normal bir kitap akışına sahip değil. Sıkça aldığım öneriler ve hatta bazen zorlamalar üzerine, çalışmalarda yaşadığım tecrübeleri paylaşmaya karar verdim. Böylece benzer çalışmalarda bulunanlara bir fikir verebilir, onların işlerini kolaylaştırabilir, sanayiye ve topluma bir katkı sağlayabilirim diye düşündüm.
Kaizen, kısa vadede bizim ülke ve toplum olarak refahımızı artırabilmemiz için elimizde olan yegâne silahtır. Bu silahı kullanmayı çok iyi öğrenmeliyiz ve de çok ama çok iyi kullanmalıyız. Kaizen, bugün firmalarımızın hayatını kurtarabilecek derecede önemli bir araçtır. Kaizen, işsizlik sorunumuzu çözebileceğimiz, çalışanlarımıza daha fazla kazançlar sunabileceğimiz tek silahımızdır.
Dünyanın başka yerlerindeki uygulamaları Türk firmalarına ve çalışanlarına aynı şekilde adapte etmeye çalışmak başarısız olmayı tamamen garanti altına almak demektir. Türk çalışanlar neden farklıdır, neyi farklı yapmaktadırlar? Onlara nasıl yaklaşılmalıdır?
Başarısız çalışmalar yapılmış ve ümidini kaybetmiş firmalarda neyi farklı yapınca bir anda radikal ve kalıcı başarılar elde edilmeye başlandı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f611c36c-c0a2-46c8-ab1b-b114cd32eb29.jpg</image:loc>
            <image:title>Resilience</image:title>
            <image:caption>Resilience
Harvard Business Review
Duygusal dayanıklılığınızı artırın
Harvard Business Review Duygusal Zeka Serisi’nde yer alan Resilience; duygusal dayanıklılığınızı artırmaya ve zorluklar karşısında daha esnek olabilmenize, aldığınız darbelerden daha az etkilenip yeniden ayağa kalkabilmenize yardımcı olacak rehber niteliğinde bir kitap…
Altı kitaptan oluşan HBR Duygusal Zeka Serisi, okuyucuya profesyonel yaşamın insani tarafı üzerine akıllı ve esaslı bir okuma seçkisi sunuyor.
Dizide yer alan Resilience, Mindfulness, Mutluluk, Empati, İkna ve Özgün Liderlik gibi kitaplarla alanında uzaman onlarca yazar, duygularımızın iş hayatını nasıl etkilediğini çeşitli araştırmalara dayanarak anlatıyor.
Serinin, iş yaşamında karşılaşılan zorluklara karşı duygusal dayanıklılığı artırmaya yönelik kitabı Resilience’ta, alanında uzman yazar ve araştırmacıların çeşitli makaleleri derlendi. Bazı insanlar günlük aksaklıklardan, profesyonel krizlerden ve hatta yoğun kişisel travmalardan sonra nasıl hızla ayağa kalkar? Diane Cotu Duygusal Esneklik Nedir?
başlıklı makalesinde duygusal dayanıklılığı tanımlarken, bu soruya cevap arıyor. Daniel Goleman, kitabın Herkes İçin Duygusal Dayanıklılık bölümünde dayanıklılığınızı artırmanın pratik yollarını anlatıyor. Shelia Heen ve Douglas Stone’nun birlikte kaleme aldığı Eleştiriden Ders Almak yazısında gelişmenin yolunun geribildirimden ve eleştiriden geçtiğine, eleştiriyi yıkıcı değil güçlendirici bir araç olarak düşünmenin önemine işaret ediyor.
Büyük Liderler Felaketleri Nasıl Atlatır? isimli makalede Jeffrey A.Sonnenfeld ve Andrew J. Ward; Resilience’ın zorlu yolunda iş dünyasından ve politikadan ilham veren örnekler sunuyor.
Bu kitap size, mücadeleden daha güçlü çıkmak ve günlük hayatın stresine dayanmak için beyninizi eğitmenize, büyük krizlerin ardından kariyerinizi yeniden yapılandırabilmenize yardımcı olacak ipuçlarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3812ebf8-27ab-4f80-91a6-f9f5c2bc7e12.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöneticinin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Başarılı ve güçlü bir lider olmak için her gün önünüze dikilen problemleri çözmeniz gerekir. Kurumsal süreçleri gözden geçirmeli, bütçe oluşturmalı, görevleri doğru kişilere paylaştırmalısınız. İş dediğimiz şeyin kişisel boyutu da çok güçlüdür. Yeri gelir bir çalışana koçluk yaparsınız, yeri gelir üstünüzle bir meseleyi tartışırsınız. Bu tip her türlü durumda göreviniz, empati kurmanızı, güçlükleri yenmenizi ve mutlaka ama mutlaka bir amaç gütmenizi gerektirir. Başarılı olmak için pratik becerilerinizi geliştirmelisiniz. Bunu da içinize dönerek, kişisel gelişiminize yatırım yaparak yapmalısınız.
Elinizdeki kitap, size bu konularda pratik ipuçları ve yöntemler sunuyor. Kitapta ayrıca, gündelik başarınız ve mesleki gelişiminiz açısından önemli konularda kısa açıklamalara da yer verdik. Harvard Business Review dergisi yazarlarının uzmanlıklarına dayanılarak hazırlanan bu kitap, hem klasik makaleler hem de yeni fikir ve araştırmalardan elde edilen temel kavramları ve en iyi uygulamaları içeriyor.
Bir lider olarak kendi gelişiminize yatırım yaptığınızda, başkalarının hayatını etkileme gücünüzün ne kadar fazla olduğunu anlamaya başlarsınız. Başarı kriterleriniz artık şirketinizde imza attığınız inovasyon, gelişimindeki payınız ve tüm sektörü etkileyen, altında imzanız bulunan yeniliklerdir. Ödülünüzü arayıp bulacağınız yer şirketinizin başarısı veya başarısızlığı etrafındaki ekosistemdir. O ödüllerse katkıda bulunduğunuz ekonomik gelişme, hizmet sunduğunuz müşteriler veya desteğinizi verdiğiniz insan topluluklarıdır. Diğer taraftan, liderliğinizin etkisini sizin için çalışan kişilerin mesleki ve özel hayatlarında ve elde ettikleri başarılarda da görebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a083f5e-8aa0-4519-a31e-097938ac49a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Yönetici - HBRS</image:title>
            <image:caption>İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Lider olma süreci heyecan verse de, sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye dayalı, zahmetli bir yolculuktur. Linda Hill, Michael Watkins ve Carol Walker gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız yönetim fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Yönetim alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.
HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Yeni Yönetici, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d64632b4-91ab-4cce-bade-de00d113fad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim ve Psikoloji - HBRS</image:title>
            <image:caption>İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Lider olma süreci heyecan verse de, sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye dayalı, zahmetli bir yolculuktur. Graham Jones, Martin Seligman ve Jeff Weiss gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız yönetim fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Yönetim alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.
HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Yönetim ve Psikoloji, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f96f6a60-b4ed-4441-a2d5-9be19019c4c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Vizyonun Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Dünyanın önde gelen kanaat önderlerinden Oleg Konovalov, liderlik ve yönetim dünyasının yeni alanlarını keşfetme konusunda son derecede başarılı. Vizyonun Şifreleri ile de vizyoner liderliğin da Vinci’si olduğunu kanıtladı.
Vizyonun Şifreleri yeni bir düşünce anlayışının temellerini atan, çığır açıcı bir kitap. Şirketler dünyasını baştan değerlendiriyor, baştan tasarlıyor. Kişisel yaşamlarımızı daha hedefli hale getirdiğini söylemiyorum bile. Bu kitap vizyona ışık tutuyor, öylesine bir ifade olmaktan çıkararak hak ettiği yere, uzun vadeli başarının temel bileşeni konumuna taşıyor.
Oleg’in rehberliğinde net ve ikna edici bir vizyonun ne olduğunu, bu vizyonun nasıl anlatılacağını, nasıl liderlik edileceğini ve her şeyin ötesinde nasıl tutarlı bir şekilde sürdüreceğimizi anlıyor, bu vizyonu yaratmanın ve oluşturmanın şifrelerini çözüyoruz.
Kitap, vizyonun yaratılmasını ve geliştirilmesini altı adımlık basit bir süreç halinde anlatıyor. Anlık düşünenler açısından erişilebilir ve kâr-zarar hesabının ötesinde pratik bir hale getiriyor. Bu kitap her türden lider açısından pratik bir rehber olmanın yanı sıra, vizyoner liderlik koçluğu açısından da çok etkili bir araç.
“Birçok insan vizyonun doğuştan gelen bir şey olduğunu düşünür. Ya vizyon sahibisinizdir ya da değilsinizdir. Ancak Oleg Konovalov’un Vizyonun Şifreleri kitabını okuduğunuzda vizyonun geliştirebileceğiniz bir yetkinlik olduğunu göreceksiniz; cesur düşünerek, açık fikirli olarak, farklı yollara saparak... Bir CEO olarak Vizyonun Şifreleri’ni okuduğumda vizyonun en değerli aracım olduğunu fark ettim. Vizyon, gerçek anlamda şirketinizin geleceğin seçmenizi sağlıyor.
Vizyonun Şifreleri vizyon konusunda ustalaşmanızı ve gerçek bir vizyoner olmanızı sağlayacak olağanüstü bir kaynak.”
Eric Schurenberg, Inc. ve Fast Company CEO’su
“Vizyon bir lider olarak başarımız açısından kritik ancak genellikle yanlış anlaşılan, kötü uygulanan bir kavram. Bu bilgi dolu kılavuzda Oleg Konovalov, vizyoner liderliğin nelerden oluştuğuna, değerin nasıl ortaya çıkarılacağına dair kendi ikna edici vizyonunu anlatıyor ve basit ancak çok pratik bir iş aracı olarak vizyon fikrini sunuyor. Vizyonun Şifreleri vizyoner liderlik gelişiminde yeni bir aşama.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2066a899-df24-4e8c-a20c-7dacd54ff3ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Devrimi</image:title>
            <image:caption>Dev çokuluslu firmalardan küçük yerel işletmelere kadar her şirket yapay zekâ devrimine hazırlanmak zorundadır. Yapay Zekâ Devrimi, yapay zekânın iş yaşamını nasıl etkileyeceğini açıklıyor ve işinizi yapay zekâ kullanmaya nasıl hazırlayacağınızı gösteriyor.
Yapay zekâ, müşterilerle akıllı bağlantılar kurmak, akıllı ürünler ve daha iyi düşünülmüş hizmetler geliştirmek, süreçleri otomatikleştirmek, iyileştirmek ve sonunda daha başarılı bir iş inşa etmek için heyecan verici yeni olanaklar sunuyor.
Yapay Zekâ Devrimi, size, işinizi başarıdan başarıya taşımak, performansı iyileştirmek ve daha güçlü bir şirket yaratmak için gereken bilgi ve araçları veriyor.
“Yapay Zekâ Devrimi, faaliyetlerini yapay zekâyla tümüyle dönüştürmek isteyen iş liderleri için eksiksiz bir rehber. Kitap, yapay zekâyı hayata geçirecek bütünsel bir şirket stratejisi belirlemek ve uygulamak için kapsamlı bir çerçeve sunuyor.”
David Carmona, Microsoft Yapay Zekâ Genel Müdürü
“Bu baş döndürücü AI kullanım ve geliştirmeleri yelpazesi karşısında, bu teknolojiyi bizlere tanıtan ve işimizde nasıl kullanabileceğimizi gösteren böyle dosdoğru bir rehbere sahip olmak harika bir şey. Yapay Zekâ Devrimi, AI geleceğinde yer almak isteyen her yöneticinin mutlaka okuması gereken bir kitap.”
Gary Shapiro, Consumer Technology Association Başkan ve CEO’su
Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02984367-0de6-41a0-a9c1-9590ded3e217.jpg</image:loc>
            <image:title>Satışta Duygusal Zeka</image:title>
            <image:caption>Satış çabanızı ürün, fiyat, özellik ve çözümlere dayandırmaya çalışmaktan vazgeçin çünkü bu sizi sıradan bir satıcı gibi gösterir. Günümüzün ustalaşmış alıcısının görüş alanına giremezsiniz. Yeni üstün performanslı satıcı, alıcıya duygusal yönden doyurucu deneyimler tattırarak satış kotalarını alt üst ediyor. Satışın yeni evrimine rehberlik ederek oyunu değiştiren bu kılavuz kitapla, alıcının davranışlarını etkileyecek davranış kalıpları, sezgiler ve bilişsel önyargıları kaldıraç olarak kullanan psikolojik stratejilere sahip olacaksınız. Yüksek bir satış performansına nasıl ulaşacağınızı ve rakamları nasıl sürekli uçuracağınızı öğreneceksiniz.
Forbes’in Dünyanın Önde Gelen 30 Sosyal Satış Etkileyicisi arasında saydığı satış hızlandırma uzmanı Jeb Blount, karışık satışa vakıf olma ve bu konuda ustalaşma yaklaşımının bütün ayrıntılarını bir söyleşi havasında, dolaysız bir tartışmaya açıyor. Konu başlıklarını yaşam dersi aldığı kişisel hikâyelerden çıkarıp önünüze getiriyor. Kendi satış çalışmalarına uyarladığı teknikleri, sizi sahada karşılaşabileceğiniz sorunlara hazırlamak için, sözcük sözcük özenli bir diyalogla anlatıyor. Bu dört dörtlük eğitim programında ihtiyacınız olan her şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98b691b5-f9a1-4a79-b86c-047ff7367f32.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka- HBRS</image:title>
            <image:caption>İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Bilişsel teknoloji, doğru bir planlama ve geliştirme ile verimlilik, iş memnuniyeti ve refah için altın bir çağ başlatabilir. Chris Anderson, Thomas Davenport ve Marco Iansiti gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız yapay zekâ fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde.
Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen girişimcilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız. HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Yapay Zekâ, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.
İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Bilişsel teknoloji, doğru bir planlama ve geliştirme ile verimlilik, iş memnuniyeti ve refah için altın bir çağ başlatabilir. Chris Anderson, Thomas Davenport ve Marco Iansiti gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız yapay zekâ fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde.
Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen girişimcilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız. HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Yapay Zekâ, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d87026e-59aa-4e26-8958-ac9ec19960c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama ve Ürün İnovasyonunda Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ ve Büyük Veri alanlarındaki gelişmeler, tüm sektörlerde etkisini hissettirmeye başladı. Son yıllara damgasını vuran iki kavram, inovasyon ve dijital dönüşüm oldu. Üstelik herkesin hemfikir olduğu gibi, henüz yolun başındayız. Koronavirüsle birlikte hayatımız hızla dijitalleşiyor, alışkanlıklarımız yeniden şekilleniyor. Pek çok olumsuzluğun yanında işbirliğinin, dayanışmanın, yardımlaşmanın ve duygusal dayanıklılığın öne çıktığı günler yaşıyoruz. Pazarlama ve ürün imalatında da bir dönüşüm yaşanıyor. Geleneksel yöntemler yeni araçlarla güç kazanıyor, kimi zaman tamamen terk ediliyor. Trendleri öngörmek, müşterilerle güçlü bağlar kurmak hiç olmadığı kadar önemli hale geliyor. Pazarlama ve Ürün İnovasyonunda Yapay Zekâ, yeni dönemin gerektirdiği becerileri kazanmamıza yardımcı oluyor. Pradeep, Appel ve Sthanunathan okuyucu dostu bir dille, yapay zekâ ve makine öğrenmesini, Büyük Veri ve yeni algoritmaları anlamamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db0b2b67-22ec-413e-a7e7-dcef7c5e2079.jpg</image:loc>
            <image:title>SIRADAKİ HAMLE</image:title>
            <image:caption>Liderlerin meslek yaşamındaki en zorlu dönemler, yeni görevler üstlendiklerinde yaşadıkları geçiş süreçleridir. Öğrenme eğrinizi hızla yükseltebilir, önemli kişilerle sağlam ilişkiler kurabilir ve ilk andan itibaren kayda değer başarılara imza atabilirseniz, yeni görevinizde geçireceğiniz sürede bu ivmeyle yolunuza tam gaz devam edebilirsiniz. Ancak, ilk günlerde atacağınız yanlış adımlar, insanlar üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Özetlemek gerekirse bu kitap, zirveye çıkan basamakları tırmanan her liderin karşılaşabileceği klasik geçiş süreci zorluklarıyla baş etmenin yollarını gösteriyor. Kitap, genel olarak yazarın İlk 90 Gün adlı çalışmasını esas alsa da yaşadığınız ve ileride yaşayacağınız spesifik geçiş süreci zorluklarını daha ayrıntılı olarak ele alıyor. Kitap size, bir sonraki hamlenizde ve hatta ondan sonrakilerde üstün başarılara imza atmanızı sağlayacak tavsiye ve araçları sağlamayı vaat ediyor. Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8be44875-1adb-418b-94a1-6c0894ba17f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Strateji 2 - HBRS</image:title>
            <image:caption>Şirketinizi geleceğe taşıyacak doğru strateji nedir? Strateji konusunda hâkim anlayış, başarının benzersiz, uzun süre korunan bir rekabet avantajıyla elde edileceğiydi. Ama artık birçok şirket açısından bu geçerli değil. Şirketlerin artık geçici avantaj kavramını benimseyerek sürekli yeni stratejik inisiyatifler başlatmayı, hızla oluşturulan ve aynı hızla terk edilen avantajlar portföyü oluşturmayı öğrenmesi gerekiyor. Michael E. Porter, A.G. Lafley ve Clayton M. Christensen gibi önde gelen uzmanların Harvard Business Review’den derlenen makalelerini bir araya getiren, bu uzmanların değerli fikirlerinden ilham almanızı sağlayacak Strateji 2, yeni rakiplerle en doğru şekilde savaşmanıza ve şirketiniz için en iyi stratejiyi belirlemenize yardımcı olacak. HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı. HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Strateji 2, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor. Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc25330-416b-455f-8e64-ebd72d92edfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Becerileri</image:title>
            <image:caption>Harvard Business Review’in uzmanlarından kendinizi, ekibinizi ve işinizi nasıl yöneteceğinize dair hızlı ve pratik tavsiyeler sunan “Yönetim Becerileri” kitabı hem kendini hem de şirketini geliştirmek isteyen yöneticiler için ilham kaynağı olacak. Bu kısa ve kullanışlı kılavuz, yöneticilerin ustalaşması gereken beceriler hakkında okunması kolay ipuçları sunuyor.
Kitaptan bazı başlıklar:
• Eleştirel Düşünme Becerinizi Artırın
• Mikro Alışkanlıklar Edinin
• Hayalinizdeki İşi Beklerken Kariyerinizi İnşa Edin
• Hoşlanmadığınız İşlerin Arkasındaki Anlamı Bulun
• Müzakere Becerilerinizi Geliştirin
• Tükenmişliği Önlemek İçin Kontrolü Ele Alın
• Dengede Kalmak İçin Alışkanlıklar Edinin
• Kendi Markanızı Yaratın
• Zorlu Görüşmelere Önceden Hazırlanın
• Ekibinizi Yaratıcı Düşünceye Hazırlayın
• Sağlıklı Alışkanlıkları Teşvik Edin
• Çalışanın Rutininde Değişiklik Yapın
• İşe Alım Kararlarında Önyargıyı Azaltın
• Ekibi Deney Yapmaya Teşvik Edin
• Nezaketi Norm Haline Getirin
Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deac6504-a6aa-4d49-a844-73fc0b639e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Balık Sürüleri</image:title>
            <image:caption>Biz, milyarlarca insan, okyanusta gezinen üç beş köpekbalığının keyfine göre savrulan, dağılan, yok olan küçük balık sürüleri gibiyiz.
Çıkarlarımız köpekbalıklarının çıkarlarıyla çatışmadığı sürece kendimizi güvende ve özgür hissediyoruz, çatıştığı anda bozgun, sürgün, ölüm…
Küçük Balık Sürüleri, meşhur bir edebiyatçı olma hayaliyle yaşama tutunurken bir sabah ansızın içine düştüğü kör labirentin karmakarışık koridorlarında yıllarca koşturup çıkış aramaya çalışan Ali’nin, her dönemeçte başka bir hayat hikâyesiyle kesişerek şekillenen hüzünlü, umutlu, korkunç ve gülünç serüvenini anlatıyor.
Ahmet Aslan, dünyayı kuşatan ekonomik, hukuksal ve sosyal sorunlar temelinde kurguladığı bu ilk romanında, varoluş amacından uzaklaşan birey-devlet ilişkilerinin insanı nasıl karanlık bir çıkmaza sürükleyebileceğini gözler önüne seriyor.
Küçük Balık Sürüleri, yeni bir edebiyatçıyı müjdeleyen, sürükleyici bir ilk roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/607ffd57-6cec-4be8-80e2-83c81e1c4a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>5S İş Yeri Organizasyonu Uygulayıcı El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta verilen bilgiler,Yalın Yaklaşımlar dikkate alınarak, bir işyeri organizasyonu olarak adlandırılan 5S’in adımlarına göre hazırlanmıştır. 
 
5. Basım&apos;dan:
Yapmak, ne yapılacağını bilmekten çok daha zordur. 
Bu zorluğu aşmanın önündeki en büyük engel ise alışkanlıklardır.Bu kitapta verilen bilgiler, Yalın Yaklaşımlar dikkate alınarak, bir işyeri organizasyonu olarak adlandırılan 5S&apos; in adımlarına göre hazırlanmıştır. 

İlk olarak Japonya da kullanılmaya başlamış olan 5S iş yerindeki malzeme ve bilgi akışının hızlı ve doğru olmasını sağlamak için kullanılan basit ve kolay uygulanabilen bir yöntem gibi görünse de uygulanması ve sürdürülmesi emek isteyen bir süreçtir. 

Kuruluşlarda iyi başlatılan &quot;5S&quot; uygulamalarının sürdürülmesi ve geliştirilmesinde çoğunlukla sorunlar yaşanmakta ve beklenen fayda sağlanamamaktadır. Bu sorunların temel nedenleri arasında 5S sisteminin yöneticiler ve/veya çalışanlar tarafından yanlış ya da eksik algılanması yer alır. Ayrıca, yeterince uygulama örneği görülemediği için yöneticilerin ve/veya çalışanların yaratıcılıklarını ortaya koyamaması 5S uygulamalarının temel sorunlarından bir başkasıdır. 

Bu nedenle bu kitap iki asıl amaç için hazırlanmıştır: 
• Yöneticiler ve çalışanlar arasında 5S sisteminin doğru şekilde algılanmasını sağlamak için ortak bir dil oluşturmak ve
• Farklı ortamlardan derlenmiş çeşitli fotoğraflar, şekiller ve örnekler sunarak 5S uygulayıcılarının ufkunu genişletmek ve yaratıcılığını artırmak.Tüm &quot;5S&quot; uygulayıcılarına değer katması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3486bde-cd40-4d88-8b28-3a282cc34141.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakit ve Ebediyet</image:title>
            <image:caption>“Bugün, yarın ve dün 
Üçü de aynıdır, ebedî bir ân” 
*** 
“Vakit” geçmiş ya da gelecekteki bir sürenin devamlılığının herhangi bir ânı (nunc fluens) olup, iki farklı müddeti birbirinden ayırır. 
“Ebediyet” ise bizim zamana tabî bakış açımızdan, başı ve sonu olmayandır ya da kendi içinde bir Şimdi’nin (nunc stans) uzatılmış halidir. Zaman meselesi ve onun metafiziği hakkında yazılmış en derin kaynaklardan birisi olan bu kitapta Coomaraswamy, zaman kavramını Vedalar, Budizm, Yunan, Hristiyanlık ve İslamî geleneklerdeki karşılıklarıyla ele alıp, Geleneksel Okul perspektifi açısından anlamaya ve ortak yönleri bulmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42c5c94-7905-4dd5-b9ec-c6b983b53ffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefes Bin Dilek</image:title>
            <image:caption>Doğada olmayı çok seven Duru, bir gün insanların doğaya verdikleri zararları fark etti ve bu zararların önlenebilmesi için dilekler diledi. 
Bu öyküyü okurken, Duru’nun fark ettiği zararları ve bunlarla ilgili neler yapılabileceğini sen de öğrenebilir; kendinin ve çevrendekilerin davranışlarını yeni bir bakış açısıyla değerlendirebilirsin. 
Yazar Hakkında: 
Döndü İçöz
Çocuklar için güzel bir dünya bırakmanın ve dünya için iyi çocuklar yetiştirmenin önemine inanıyorum. Uzun yıllardır hemen hemen her yaş grubu ile çalışan bir çocuk gelişimci olarak hep bunun için emek verdim. 
Kâğıtlar ve kitaplarla dolu bir dünyam var; bir de çiçeklerim. En çok kaktüs seviyorum. Kâğıtlarla çalışmanın iyileştirici bir gücü olduğuna inanıyorum.  Ana hammaddesi kâğıt olan quilling, kirigami ve kusudama çalışmaları yapıyorum. İçinde tasarım unsuru olan her şeyi çok seviyorum, en çok da tasarım kitapları… Zaman buldukça, kendi tasarımlarımı yapıyorum. İllüstrasyonlarını, 3 boyutlu kolaj tekniğiyle kurgulayarak yaptığım ilk kitabım Çernobil&apos;in Son Çocukları, 2021 yılında Nesin Yayınevi&apos;nden çıktı. İstanbul’da eşim Deniz ve oğlum İlke Deniz’le birlikte yaşıyorum. 

Çizer Hakkında: 
Bengi Gençer Ankara’da doğdum, Mersin&apos;de büyüdüm. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nden mezun oldum. Aralarında okul öncesi kaynak kitapları ve Pötikare Yayıncılık&apos;tan çıkan İçimdeki Renkli Balonlar ile Bozkırın Renkleri kitaplarının da olduğu çeşitli çocuk kitaplarını resimledim. TÜBİTAK Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergileri için her ay yeni illüstrasyonlar hazırlıyorum. Günün erken saatlerini, doğa yürüyüşlerini, çocuk kitapları okumayı, Duru ile Mete&apos;nin annesi olmayı ve onlarla birlikte büyümeyi çok seviyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d17dd98-fa47-4c5b-8df4-a283bf2c0692.jpg</image:loc>
            <image:title>Lola Ve Ben</image:title>
            <image:caption>Parkta gezintiler, büyük at kestanesi ağacı, Mario’nun köfteleri, deniz kıyısında oyunlar… 
Ressam Michelangelo, dağda donan sümükler, divanda pizza yemeler, casus filmi izlemeler… 
 
Tüm bunları birlikte yaptığın bir dostun varsa, insan yeniden mutlu olabilir. 
 
Lola ve Ben, işte böyle bir dayanışma ve dostluk hikâyesi… 
 
Chiara Valentina Segre tarafından yazılan ve Paolo Domeniconi tarafında resimlenen bu sıcak hikâyeyi, Eren Cendey, İtalyancadan çevirerek dilimize kazandırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64267c2c-14dc-4b98-a2b4-908289c43088.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikoko Koçi ya da Parktaki Adam</image:title>
            <image:caption>Mustafa Balel, Fikoko Koçi’de, eğlenceyi başkalarını komik durumlara düşürmekte bulan bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Fikoko Koçi, adı “yaramaz”a çıkmış hareketli bir çocuktur. Her an kıpır kıpırdır. İki dakika boş duramaz. Yapacak bir şey bulamadığında canı sıkılır, oyalanacak şeyler arar. Bulduğu uğraşlar, akıllıca şeyler olmaz çoğu zaman. Bazen insanları rahatsız eden, onlara zarar veren davranışlar da sergiler. Ancak ummadığı bir gün işler tersine döner. 
     Canlı, kıvrak bir dille yazılmış kitapta, hikâye “basarken basılmak” ya da kendi kurduğu tuzağa düşmek biçiminde tanımlanabilecek bir sonuca doğru ilerliyor. 
Tacettin Şimşek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcfbb0e1-7447-4ac5-97ab-0c8c6f8af4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkuluğa Masal Anlatan Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Korkuluğa Masal Anlatan Rüzgâr kitabı okuru gökyüzünde seyahate çıkaran bir masal kitabı. Yazar kitapta çocukluğun renkli dünyasında geziniyor kâh doğanın sesini dinliyor kâh düşsel kahramanlarının sesine kulak veriyor. Nehirlerle, böceklerle, ağaçlarla dost. 
Kitaptaki yer ve olaylar örgüsünde yaşadığımız dünya denen kasabada kulağımıza şiirsel bir dille dostluğu, barışı, sevgiyi ve birlikte kardeşçe yaşamayı fısıldıyor. Ne de olsa dünya hepimizin. 
Betül Tarıman’ın Korkuluğa Masal Anlatan Rüzgâr kitabının içinizdeki yazarı, Soner Hızarcı’nın resimlerinin içinizdeki ressamı uyandırmasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7382baaa-5ac2-47c7-b685-a0a26aa2701f.jpg</image:loc>
            <image:title>Leylaklar Prensesi</image:title>
            <image:caption>Leylaklar Prensesi’nin yazarı Abdullah Harmancı çok sayıda hikâye kitabından sonra çocuklar için de yazmaya başlamış bir yazarımızdır. Türü ne olursa olsun iyi çocuk kitabı hem çocuk hem de yetişkinler tarafından okunursa, o kitap, iyi bir çocuk edebiyatı örneğidir. Elinizdeki kitabın bu tür iyi örneklere aday bir kitap olduğunu söyleyebilirim. 
Kitaba adını veren Leylaklar Prensesi kitabında gerçek, hayal, rüya ve fantastik anlatılar iç içe. Bir çocuk, evinde ve okulunda, en sevdiği romanın kahramanlarıyla karşılaşırsa neler yaşar? Başka bir çocuk dersten çıktığı zaman yıllardır yaşamakta olduğu şehrin tamamen değiştiğini görünce ne yapar? Salıncağıyla bulutların ve yıldızların dünyasına yükselen çocuk geri dönebilecek mi? Ya rüyaları günlük hayatında yaşamaya devam eden çocuğun şaşkınlığına ne demeli? 
Aramızda kalsın: İyi yazılmış çocuk kitabı hem yolculuğa çıkarır hem de aradıklarını buldurur çocuklara ve yetişkinlere Leylaklar Prensesi’ni dokuzdan doksana herkesin okumasını dilerim… 
Mustafa Ruhi Şirin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d784c9e-a19f-4af1-b73c-c745297c3eee.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürüyen Balık Püskül-1 Soğuk Su Akıntısı</image:title>
            <image:caption>Püskül; renkli, zarif bir pisi balığı… Deniz yüzeyine yakın bir resifte yaşamaktadır. Kolonisini kurtarmak için kara parçasında da soluk alıp vermesi, yürümesi gerekmektedir. 
 
    Yoğun ve uzun çalışmalar sonucu vücudunu bu yönde dönüştürmeyi başarır ... 
    Dönüşüm tamamlandığında ise kendisini, arkadaşları Pakize ve Pörtlek&apos;le birlikte gizemli bir maceranın içinde bulur. 
    Püskül, arkadaşlığın, dostluğun yanı sıra çalışmanın gücünü de öne çıkaran çevre bilincini temel almış modern, fantastik bir fabl….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1e2ac8c-0d0d-4d79-98a4-879183110ef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürüyen Balık Püskül-2 Güneşin Doğuşunu İzleme Tepesi</image:title>
            <image:caption>Püskül ve arkadaşlarına bu kez şeker kuşu Çitçat da eşlik eder. Karada, denizde ve havada yaşayan bu farklı canlıların dünyamızın kaderi için birlikte hareket etmesi doğanın kendi içindeki düzenidir aslında. 
    Bir gün, dünyamızı çevreleyen uzay ve sonsuzluktan gezegenimize minik bir kara delik düşer. 
    Püskül ve arkadaşları adada bir 
tuhaflık olduğunu fark eder. Adaya inen yabancılar ve tutsak cüceler ise bu tuhaf lığın bir parçasıdır ... 
    &quot;İş nedir, zaman ne işe yarar?&quot; gibi soruların cevabını da tartışan bu 
kitapta kahramanlarımız yine boş 
durmaz, gezegenimizi tehdit eden yeni bir tehlikeye karşı birlikte mücadele ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61d8b554-55cd-446f-ad3b-7635d10c7d15.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Portre Büyük Sır</image:title>
            <image:caption>Bir üniversitede elektronik profesörü olarak görev yapan Ermanno Ismani, İtalyan ordusundan bir teklif alır: Çok gizli bir teknoloji projesinin geliştirme ekibinde yer almak üzere gizli bir askerî üsse davet edilmektedir, her şeyi bırakıp belirsiz bir süre için bu üsse taşınacaktır. Ismani’nin sadece kariyerini değil, hayatını da altüst edecek bu sır nedir peki?..
İtalyan edebiyatının bilim kurgu türündeki ilk örneği Büyük Portre Büyük Sır, Buzzati edebiyatının imzası olan bütün temaları bir araya getirirken varoluş psikolojisini teknolojinin etik sorularıyla buluşturuyor. Yazarının karakteristik, yalın ama aynı zamanda keskin dili, büyük sırrın peşinde gerilimi daima zirvede tutuyor.
“Gelecek nesillerin asla unutmayacağı isimler vardır şüphesiz. Dino Buzzati de bunlardan biri.” ― Jorge Luis Borges
“Buzzati bütün kitaplarında gerçekçilik ile inanılmazı, akılcılık ile tuhaflığı, ciddiyet ile delişmenliği, metodik olan ile kuralsızlığı harmanlamayı başarmıştır. […] Buzzati bu dünyayı, her şeyden öte işlevsel, nahif, yalın, kimi zaman dokunaklı, dahası romantik bir dille ‘düşsel’ kılar.” ― Claudio Toscani
“Buzzati’nin, bir zamanlar bilim kurguya, uzaylılara, uçan dairelere, düşünen robotlara, çeviri yapan makinelere ilgi duyduğu kesin olarak biliniyor. Yazarın bu konudaki ilgisinin sıradan araştırmalardan ve geleceğe dair herkesçe bilinen ayrıntıları kullanmaktan ibaret olmadığını ve yaklaşımının, düşünebilen elektronik bir beyin ya da robot gibi gelecekle ilgili basit, idealize edilmiş varsayımlarla sınırlı olmadığını belirtmek gerekir. Büyük Portre Büyük Sır’ın bilim kurgu söylemi, bu şekilde tanımlanacak olsa bile derinlerde farklı bir anlama sahiptir. Yazar bu söylemiyle, varoluş psikolojisini temel alarak, makineleri ve duyguları birleştiren böyle karmaşık bir icadın daha önce hiç bahsedilmemiş karanlık yönlerine değinmiştir.” ― Renato Bertacchini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bd5d067-aeb5-47e8-81ae-f669a4b9c238.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Beden Dili</image:title>
            <image:caption>Gerçek hayatta karşımızdaki kişiyi dinlediğimizi ve önemsediğimizi göstermek için gülümser, kafamızı sallar, göz teması kurarız. Yakın zamana kadar iletişim kurmak ve güven inşa etmek için beden dilinin vazgeçilmez olduğunu düşünsek de artık çoğunlukla bir ekran vasıtasıyla iletişim kurduğumuz yeni normalde geleneksel beden dilinin öneminin kaybolduğunu düşünüyoruz. Dünya değişiyor, dijitalleşme etrafımızı hızla kuşatıyor. Çevrimiçi ortamda dikkatle okumak dinlemenin yerini aldı. Açık ve anlaşılır şekilde yazmak yeni bir empati biçimiyken bir telefon veya video görüşmesi bin e-postaya bedel hale geldi. 
Bu yeni düzende kendimizi doğru ifade etmek için ne yapmalıyız? Net ve güvenilir iletişim kurduğumuzu düşünürken aslında hangi yanlışları yapıyoruz?
İletişim uzmanı Erica Dhawan, beden dilinin dijital dünyada da eskisi kadar önemli olduğunu savunduğu Dijital Beden Dili’nde cinsiyetler, nesiller ve kültürler arasında geleneksel beden dilinin yerini alan yeni işaretleri ve ipuçlarını deşifre ediyor. Konuya dair son araştırmaları ilgi çekici hikâyelerle sentezleyerek okura sunuyor. Konferanslardan görüntülü toplantılara, günlük e-postalardan anlık mesajlara ve çevrimiçi görüşmelere kadar pek çok olası ortam, mecra ve yöntemi mercek altına alarak dijital iletişimde dikkat etmemiz gereken noktaları irdeliyor; sürekli değişen bu dünyada iletişim kurduğumuz insanlara güven vermek ve netlik sağlamak için türlü içgörülerini paylaşıp çözüm önerilerinde bulunuyor.
 
“Modern çalışma hayatında başarılı olmak için yeni kurallar dizisini kodlayan ilk kitap. Tüm çalışanların Dijital Beden Dili’ni okuması gerekiyor.” —Marshall Goldsmith
“Dijital Beden Dili, dijital ve sanal dünyada iletişim kurmak adına bize çok önemli bilgiler veren bir başucu kitabı!” —Alan Mulally, Boeing ve Ford Eski CEO&apos;su
“Dijital Beden Dili, görüntülü aramalar, toplu e-postalar ve uzaktan çalışma hayatıyla altüst olan iş dünyası için vazgeçilmez bir rehber. Dhawan’ın uzman rehberliğiyle güveni, özgünlüğü ve yeterliliği işaret eden ipuçlarını hem nasıl okuyacağınızı hem de nasıl göndereceğinizi öğreneceksiniz. Ünlem işaretlerinden emojilere kadar her şeyi kullanmanın pratik ipuçlarını keşfedeceksiniz. En önemlisi, bu etkili iletişimin ve iş birliğinin başkalarına değer vermekle başladığını anlayacaksınız.” Daniel H. Pink, Drive: Nasıl Motive Oluruz? Nasıl Motive Ederiz? kitabının yazarı
“Bu kitap, çevrimiçi kanallardaki iletişimimizi ve e-postalarımızı yorumlama biçimimizi yeniden düşünmemizi sağlayan pratik bir kılavuz. Hem ortak bir dijital beden dili geliştirmenin faydasını kavrayacak hem de iletişim kurarken iş birliğine ve güven duygusuna nasıl yer vermemiz gerektiğini öğreneceğiz.” —Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594e26a2-00be-4446-ba0f-15d203c0c68d.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmalılı Hamdi Yazır ile Kuran Sohbetleri</image:title>
            <image:caption>Kur&apos;an insanın Rabbiyle, alemle ve diğer insanlarla ilişkilerinden bahseden bir kitaptır.”
Elmalılı Hamdi Yazır 
“Kur’an öyle bir nimettir ki bizi, inançlarımız, nihai hedeflerimiz ve hakikat konusundaki algılarımız hususunda yanılmaktan korur.” diyor Fatma Bayram. 35 yıllık vaizelik hayatı boyunca okudukça Elmalılı&apos;nın mantığının sağlamlığına, bir konuyu dört başı mamur bir şekilde ele alışına, hukukçu olmasına rağmen felsefî, kelâmî tartışmaları derinlemesine analiz edip kişisel kanaatini cesurca ortaya koymasına, dili ustalıkla kullanmasına ve tefsirin yazıldığı dönemin ağır şartlarının temel kavram ve hükümlerini etkilememesine hayran kaldığı Hak Dini Kur’an Dili tefsirini camilerin hanım cemaatine, Osmanlıca tefsir metinlerini sadeleştirip hayatın içinden örneklerle zenginleştirerek kendine has üslubuyla anlattı; o anlattıkça dinleyenler de kendisi gibi bu dile aşina oldu, aşina oldukça sevdi, sevdikçe Kur’an’la olan hakikat bağları güçlendi. Bu gayret şimdilerde sosyal platformlarda ilk günkü heyecan ve dikkatle devam ediyor.
Elmalılı Hamdi Yazır ile Kur’an Sohbetleri, Rabbini tanımaya ve O’nu muhtaç gönüllere anlatmaya vakfedilen bir ömrün, 1986 yılından beri bir kanaviçe gibi ilmek ilmek işlenen, işlendikçe zerafeti daha da ortaya çıkan meyvesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70cf5fe1-1b98-49a5-9a67-1efe878ed3ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır&apos;a Sultanı Kuyudan Gelir</image:title>
            <image:caption>Kur’an kıssaları soyut ve yüksek hakikatlerin ete kemiğe bürünmesi, elle tutulur, gözle görülür hale gelmesidir. Özelde Yusuf kıssası genelde de Kur’ân kıssalarının tamamı bize tarihin akışının Allah’ın irade ve ilminden bağımsız ve başına buyruk bir gidişatının olmadığını gösterir. Özellikle kıssalar kronolojik olarak tersten okunduğunda tarihin yalnızca insanın eseri değil aynı zamanda Allah’ın mimarisi olduğu açıkça hissedilir.
İnsan düşünerek ve kendini vererek Yusuf kıssasını okuduğunda, kıssa ile kendi ruhu arasında bir med-cezir yaşar. Bu kıssa, Allah’ın bir kulunu imkânsızlığın en dibinden imkânın zirvesine nasıl ulaştırabileceğine şahit kılar muhatabını. Hz. Yusuf’u kuyudan Kral’ın sarayına taşıyan olaylar zinciri, onun gördüğü rüyanın müjdesine giden yola döşenmiş taşlar mesabesindedir adeta.
Yasin Pişgin, Yusuf suresi tefsiri olarak hazırlanan Mısır’a Sultanı Kuyudan Gelir’de Yusuf kıssasını kendi hayatımıza taşımamızın yollarını aşikar ediyor bize. Çünkü Hz. Yusuf’un kuyudan çıkışı, aynı zamanda bizim de kendi kuy(t)umuzdan ve milyonlar içindeki yalnızlığımızdan kurtulmamızın hikmet yüklü yoludur. Can gözüyle bakan, can kulağıyla dinleyenler için elbette…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a569eaa7-c718-4094-bd6e-2c3e890e4a2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmak İstediğim Ebeveyn Büyütmek İstediğim Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Ebeveyn olmak bungee-jumping yapmak gibidir. Korkutucu ama eğlencelidir,” diyen Einat Nathan’dan, anne baba olmanın tüm zorluklarıyla birlikte esas olana odaklanmaya, çocuk ve ebeveyn arasındaki en temel şeyin “ilişki” olduğuna dair samimi, esprili ve empatik bir bakış.
Yıllara dayanan ebeveyn danışmanlığı tecrübesinin ötesinde, farklı yaşlarda ve biri &quot;özel çocuk&quot; olarak anılan evlatlarıyla yaşadıklarıyla, anne babaların bebeklik, okul çağı, ergenlik dönemleri ve özel gereksinimli çocuklarla ilişkilerine dair bakış açılarını zenginleştirecek bir içerik sunuyor. 
“Ebeveynlere, özellikle de annelere, dünyayı çocuklarının gözünden görerek ve kalplerinde hissederek güçlü ve bağımsız olmayı nasıl öğreteceklerini gösteren, şefkatle tavsiyelerde bulunan bir çok satan…
Sürekli korku salan bir çağda sakin kalmayı, çocukları bir birey olarak tanımayı, kabul ve takdir etmeyi hatırlatan güzel ve rahatlatıcı bir hikâye…” ―Hachette Go
“Kısa ve eğlenceli bölümlerden oluşan, ebeveyn olmanın mikro ve makro anlamlarını en güzel şekilde kuşatan bir kitap.” ―The New York Times
&quot;Empatik, düşünceli, zekâ ve duygu dolu. Pozitif ebeveynlik dünyayı daha iyi bir yere dönüştürecek.&quot; ―Gal Gadot
&quot;Ebeveynliğin en zor ve rahatsız edici taraflarına değinmekten çekinmiyor ama bunu yumuşacık ve rahatlatıcı bir tavırla yapıyor.” ―Makor Rishon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/186750c0-ae2f-474b-a5a5-7b406de09e5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarayda Gördüklerim</image:title>
            <image:caption>Zaten meşrutiyet nasıl geri alınmıştı? Diğer memleketlerde milletin kanı pahasına alınan hürriyet, bizde bir blöf neticesi olarak elde edildi.
Başmâbeynci Lütfi Simâvî
 
Son Osmanlı padişahlarından Sultan V. Mehmed Reşad ve Sultan Vahideddin’in başmâbeyincisi Lütfi Simâvî&apos;nin hatıraları, Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarıyla; I. Dünya Savaşı başta olmak üzere pek çok badirelerle geçen tarihimizin belki de en çalkantılı bir dönemine ışık tutuyor. Yabancı dile âşina ve uzun süre diplomatlık yapmış olan Lütfi Simâvî, sadece siyasi olayları kavraması ve bu alandaki problemlere yönelik pratik çözümler bulması açısından değil aynı zamanda sarayı, personeli ve bürokrasinin diğer unsurlarını dikkatle gözlemlemesi, bazı saray âdetlerini değiştirmeye dönük olarak yaptığı kayda değer girişimleri ve bu konudaki kronik sorunlara işaret etmesi bakımından da önemlidir.
Bu kitapla okur, 1909’da Sultan II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi gibi kritik bir hadiseden sonra tahta geçen Sultan V. Mehmed Reşad ve Sultan Vahideddin dönemlerinde Osmanlı sarayının bürokraside ve askerî cihette meydana gelen gelişmelere karşı nasıl tepki verdiğini, günden güne güç kaybeden ve eski ihtişamlı günlerinden uzaklaşan sarayın nasıl bir yapıya dönüştüğünü, aynı dönemde sarayda çok kritik bir görevde bulunan Lütfi Simâvî’nin gözünden okuma fırsatı yakalayacak.
Dr. Fatih Akyüz ve Dr. Fatih Tetik tarafından ilk defa tam ve eksiksiz bir şekilde sadeleştirilerek bugünkü Türkçeye aktarılan bu hatırat, hem araştırmacılar hem de tarih meraklıları için birinci elden önemli bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2ccfec-7164-4d38-9102-6ec7fdee2995.jpg</image:loc>
            <image:title>Velayet Mührü</image:title>
            <image:caption>&quot;İsa, İlyas, ldris ve Hızır&apos;dan (as) müteşekkil bu dört resulden biri Kutuptur. Kutup ise Kâbe&apos;de bulunan Hacerü&apos;l-Esved&apos;in zaviyesine tekâbül eden Beytullah’ın temel taşlarından biridir. Diğer ikisi ise imamlardır ve bunların idare ettiği dört unsur dünyayı ayakta tutan direklerin yekpâreliğini teşkil eder. Allah, bu heyeti teşkil eden zevatın biriyle îmanı, biriyle velâyeti, bir diğeriyle nübüvveti, dördüncüsüyle risâleti ve tümü mârifetiyle dinin saffetini muhâfaza eder. Kutup olan zat asla ölmeyecek, yani Kıyâmet gününde Sûr&apos;a üfürüldüğünde tüm mahlûkatın uğrayacağı şuur kaybından muhâfaza olunacaktır. Bu heyette bulunan dört resulden her birine mukabil daima vakti geldiğinde yerine geçmek üzere ona nâip olan ve eli bu resullerden birinin kalbi üzerinde bulunan bir zât bulunur. Tarikat ehli arasında bulunan velîlerin ekseriyeti bu Kutup, iki imam ve dördüncüleri olan vetedin makamına tâliptir. Lakin o makama vâsıl olduklarında kendilerinin sadece kutbun, iki imamın vs. naîbi olduklarını ve hakîkî imamın bir başkası olduğunu görürler; vetedin makamı için de vaziyet böyledir. Az önce bahsettiklerimi hafife alma çünkü bu tarikin sırlarından bahsedenlerden nakledilenler içinde bunları hiçbir yerde bulamazsın.” İbn Arabî’nin Ekberî öğretisi çerçevesinde serdettiği bu düşünceler asırlardır tasavvuf vadilerinde dolaşanlara rehberlik etmiş ve dünyanın manevi çivileri mesabesindeki ulu velilerin dair büyük bir anlatı olarak kabul edilmiştir. İşte Velayet Mührü adıyla Birol Biçer üstadımızın yine büyük bir yetkinlik ve maharetle çevirdiği, meşhur araştırmacı Michel Chodkiewicz’e ait bu kıymetli eser İbn Arabî düşüncesinin temel taşlarını ortaya koyuyor. Sufi Kitap, Ekberî liteatür içerisinde müstesna bir yer işgal eden bu önemli çalışmayı Türk okuruna takdim etmenin sevincini yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9dcb48-1bfe-4d74-a03a-7b4bc10591a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz Casuslar</image:title>
            <image:caption>Gizli göreve hazır mısın? Cevabın ‘evet’ ise seni gizleyecek en ilginç kıyafetlerini giy ve İkinci Dünya Savaşı’ndaki korkusuz casusların ölümcül dünyasına adımını at. Kendini bir anda korkunç İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında bulacağın bu yolculuk sırasında dört bir yandan tehlikeli tuzaklarla karşılaşabilirsin. Çok dikkatli olmalısın ve casusların taktiklerini çabucak öğrenmelisin. Haydi, acele et; gizemli casusların ayak izini sürmeye başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ae22d8-da18-43ad-bcfd-33b74dd2328a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Olarak Hayatım</image:title>
            <image:caption>Leonard bir uzaylı.
Onun hiçbir zaman bir adı olmadı.
Ya da bir vücudu. Ya da en iyi arkadaşı.
 Leonard’ın galaksisinde yaşayan her uzaylı, üç yüzüncü doğum gününde ödül olarak dünyadaki bir canlının bedeninde vakit geçirmeye hak kazanır. Bu fırsat ayağına geldiği için çok heyecanlı olan Leonard, ulusal bir parkta orman koruyucusu olarak dünyaya gelmeyi beklerken kendini bir sokak kedisinin bedeninde bulur.
 
Neyse ki Leonard’ın yolu Olive adındaki genç bir insanla kesişir ve birlikte bir yuva bulmak için yolculuğa atılırlar.
 
Ben Cosmo’nun yazarından bir aile bulmanın ne demek olduğuna dair eğlenceli, dokunaklı ve sürükleyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/841f4aab-21ca-411a-8eac-e262bd9dbcd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Einstein&apos;ın Hayatını Nasıl Kurtardım?</image:title>
            <image:caption>8 Şubat 2020, Atlantik Okyanusu’nda gece yarısından hemen önce. Babası, 12. doğum günü için Emily&apos;yi New York&apos;a bir tekne gezisine çıkarır. Büyük bir heyecanla geziye başlayan Emily, kendini bir anda göçmen gemisinde bulur. Yıl 1913&apos;tür! Babası yanında yoktur. Ancak bu geçmişe yolculukta Emily tek değildir. 2016’da farklı amaçlarla gemiye binen Lorenzo ve Malik de Emily’yle aynı kaderi paylaşır. Bu iki çocuk, gemi New York’a vardığında bir yangın çıkacağını söyler. Kahramanlarımız bu felaketi engelleyip yaşadıkları yıla dönmenin yolunu bulmak zorundalar. Ve bu konuda onlara yardımcı olabilecek tek bir kişi vardır: Albert Einstein!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/791d932d-d9f9-483b-8a8f-7cd8c18dc299.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Fikrim Var</image:title>
            <image:caption>Bir fikir önce sezgilerle belirir, içimizde büyür. Bazen bizi hüsrana uğratan yollara götürür ama kararlılıkla ve denemekle ‘fikir’ tohumları filizlenir, büyür. Üretmek böyle bir şeydir. Rengârenk olan zorlu bir yolculuktur. Çocuklara ve de kalbi büyük olan yetişkinlere hitap eden ‘Bir Fikrim Var’; hem metniyle hem de renk renk büyüyen görselleriyle üretmenin peşinden gidenlere bir ilham kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66211753-9913-4d6a-afb6-92e694ddc50b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Günlük Kral</image:title>
            <image:caption>Savaya Ormanı’nın maymundan kuşa, sincaptan file, aslandan su aygırına kadar birçok sakini vardır. Herkes, Kral Mamba’nın adil liderliğinde huzurla yaşar. Ancak Kral Mamba’nın küçük yavrusu Rama, bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyor. Acaba bu düşüncesinde haklı mı?
Ormanda çıkan anlaşmazlık Rama’nın haklı olduğunu gösterir mi? Savaya Ormanı’nda işler biraz karışacak gibi, sıkı dur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f76d146-fbff-4542-bf6d-4c34f6917641.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi Biyoloji - Anatomi</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi! Anatomi İşte Bu kadar Basit!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1856c0-6c2b-4d04-adfd-cffb4d2b44f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi Biyoloji - Genetik</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi Biyoloji İşte Bu Kadar Basit!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e476bd79-6f4b-489c-91b3-f0d464f66bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi Biyoloji - Üreme</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi Biyoloji İşte Bu kadar Basit!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c09a7473-f4cd-4087-add4-3e2103ee7a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi Biyoloji Set (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali- Çocuk Üniversitesi Biyoloji İşte Bu kadar Basit!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11caa166-7b20-4881-a2fe-0b8d19bf3434.jpg</image:loc>
            <image:title>Kestane’nin Düşü</image:title>
            <image:caption>Nefes, yaşlı kadına: “Artık beni içine hevesle çekmiyorsun, üzerinde hep bir ağırlık var. Yorgunluk mu hastalık mı bilemedim? Beni iyi karşılamıyor, gönülsüz misafir ediyorsun.” dedi. Yaşlı kadın derin bir nefes aldıktan sonra gülümseyerek: “Hem hastayım, hem yorgunum. Hepsinden önemlisi çok ama çok yaşlıyım. Dile kolay seksen beş yaşındayım. Ellerim ayaklarım eskisi gibi tutmaz. Yediğim yemekten bile tat alamam. Yaşamaktan öyle yorgun, öyle bitkinim ki… Bir de bana sitem edip niye beni hoş karşılayıp misafir etmiyorsun diyorsun. Artık bana eziyet etme!” Nefes: “Ben yaşlanmam, yaşlanan bedeni de sevmem. Bana eziyet etme, ellerim ayaklarım tutmuyor diyorsun ama olmaz, kabul edemem. Gayret et biraz. Kalk bahçeye çık. Otuz sene önce kendi elinle diktiğin dut ağacının altında bir çay iç. Canlanacak, beni reddetmekten vazgeçeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/032218bf-514c-4529-b8d6-84ca90421a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç</image:title>
            <image:caption>“Göç”, insanca yaşamanın umuduyla iki dünya arasındaki sınırı geçmeye cesaret edebilen üç genç kadının hikâyesi. 
 
Siyasi kargaşanın hayatlarını paramparça ettiği üç kadının yolu, kendilerine son derece yabancı olan bu topraklarda, Türkiye’de kesişiyor. Kendi ülkelerinde özgürlüğün ve temel hakların reva görülmediği Mehveş, Selma ve Zainab, kurtuluşu bütün yaşamlarını arkalarında bırakarak meçhule doğru yola çıkmakta buluyor. 
 
Son yıllarda gündelik hayatımızın konusu hâline gelen “göç” teması, eserin yapı taşı. Roman, farklı ülkelerden ve kültürlerden aynı nedenlerle yola çıkan üç karakterin akıbetini anlatıyor. 
 
Metin Atamer 
  1942 yılında Çorum’da doğdu. İlkokulu Ankara’da, liseyi Talas ve Tarsus Amerikan Koleji ve Ankara Koleji’nde okuyup, 1969 senesinde ODTÜ Fizik bölümünü bitirdi. 1970 ve 1972 yılında analitik cihazlar konusunda Almanya&apos;da ve ABD’de eğitim gördü. 1969 senesinde çalışmaya başladığı şirketler grubunda yöneticilik, yönetim kurulu üyeliği ve genel müdürlük yaptı. 1990 senesinde Metkur, Hat ve Atamer adlı üç yatırım ve dış ticaret şirketi kuran Metin Atamer, İsviçre’de bulunan Interwind Ltd. adlı mühendislik şirketinin de kurucu ortağı ve yöneticisidir. Türkiye’nin ilk “Yap-İşlet-Devret” olarak kurulan Alaçatı Rüzgar Enerji Santrali A.Ş. projesinin kurucu ortağıdır. Projenin tekâmül edilmesi ve yapımı sürecinde çok çeşitli evreleri yaşamış, inanılması zor koşulların şahidi olmuştur. 1996 senesinde rüzgar enerjisi alanında faaliyet gösteren ve ortağı olduğu Interwind, ‘İRES’, Hat ve Atamer şirketleri Türkiye’nin üçüncü 30.36 Megawatt rüzgar santralini Çanakkale’de geliştirdi. Halen ortağı olduğu Çanakkale Anemon 30.36 Megawatt rüzgâr enerji santrali projesini geliştirmiş, santral 2006 senesinde devreye alınmıştır. Hatay ilinde 26 MW’lık başka bir projenin gelişmesinde çalışmıştır. 1998 Yılından beri RESYAD (Rüzgâr Enerji Santralları Yatırımcı İş Adamları Derneği) kurucu üyesidir ve aynı derneğin genel sekreterliğini yapmaktadır. Metin Atamer’in rüzgâr enerjisi konusundaki bazı makale ve yazıları pek çok yazılı basında, kısa hikâyeleri ise Bütün Dünya adlı dergide yayınlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb0cbe3-de01-499b-b607-99107e055f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçalar</image:title>
            <image:caption>Hayatta en iyi tanıdığını düşündüğün insan tamamen bir yabancı çıkarsa? 
 
Andrea Cooper, annesi Laura’ya dair her şeyi bildiğini düşünüyor. Tüm hayatını küçük bir sahil kasabasında geçirdiğini, sakin bir yaşam sürmekten başka bir amacının olmadığını ve hiç sır tutmadığını biliyor çünkü hepimiz annelerimizi iyi tanıyoruz, değil mi? 
 
Ancak bir gün, alışveriş merkezinde yemek yerken kendilerini bir silahlı çatışmanın içinde bulduklarında ve annesinin, varlığından şüphelenmediği karanlık yanını fark ettiğinde Andrea için her şey bir anda değişir. 
 
Laura aslında Laura olmadan önce bambaşka bir insandır. Neredeyse otuz yıldır geçmişindeki kimliğinden ve kimsenin onu bulamayacağı umuduyla saklanıyordur ama şimdi ifşa oldu ve görünüşe bakılırsa artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. 
  Yirmi dört saat sonra Laura hastanede, yıllarını onu bulmaya adayan bir davetsiz misafir tarafından vurulur. Bu olay Andrea’yı annesinin geçmişini yeniden parça parça inşa etmek için umutsuz bir yolculuğa çıkmak zorunda bırakır ve orada saklanan gerçekleri ortaya çıkaramazsa ikisinin de artık bir geleceği olmayabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baeac505-5ba1-46eb-895f-88f31012ea2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atılım</image:title>
            <image:caption>“Hayat size daima ihtiyacınız olan şeyi verir ve şu anda o zor zamanlarda bir rehber olarak kullanmanız için size bu kitabı vermiştir. Bu eser, Steve Taylor’un apaçık ve gerçekçi bir biçimde ve ustaca ifade ettiği çok değerli bir bilgeliği içermektedir.” 
- Eckhart Tolle 
(Bu kitap, Eckhart Tolle’ün özellikle tavsiye ettiği, onun insanın yaşamını değiştiren eserleri kapsayan seçkisi içinde yer almaktadır.) 
 
“Aydınlanmanın ne olduğunu doğru olarak anlamanın zamanı gelmiştir. Bu önemli eser uzun zamandır gizemini koruyan aydınlanma halinin tam ve derin bir tasvirini sunmaktadır.” 
- Dr. Robert K. C. Forman, Mistisizm, Zihin, Bilinç adlı kitabın yazarı 
 
“Bu kitap, Steve Taylor’un -açık ve kolay anlaşılır yazımı okurlarda hayranlığa ve bilgeliğe yol açacak- büyük bir spiritüel yazar ve öğretmen olduğunu ortaya koyuyor.” 
- Stanley Krippner, PhD, Saybrook Üniversitesi Psikoloji Profesörü 
 
“Spiritüel geleneklerin içinde ve dışında uyanışı son derece ayrıntılı biçimde aydınlığa kavuşturan ve bu tehlikeli zamanlarda umut sunan bu eseri okumak insana büyük bir zevk veriyor.” 
- Claudio Naranjo, Uygarlığı İyileştirmek adlı kitabın yazarı 
 
“Bu eser, çağdaş araştırmanın ve ebedi bilgeliğin -spiritüel uyanışın gizemli sürecini daha kavranılabilir hale getiren- harika bir sentezi.” 
- Peter Russell, Bilimden Tanrı’ya adlı kitabın yazarı 
 
“Bu kitap hem içgörü dolu hem çok ilham verici. Steve Taylor’un uyanıklık hallerini derin anlayışı kitap boyunca ışık yayıyor ve onun insanlığı bekleyen evrimsel bir atılım önermesiyle doruğa ulaşıyor. Taylor bu büyüleyici olgunun derin bir anlayışını etkili bir biçimde aktardığından, Atılım uyanmakla ilgilenen herkes için kaçırılmaması gereken bir kitap.” 
- Dr. Penny Satori, Ölümden-Dönme Deneyimlerinin Bilgeliği adlı kitabın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/835cef26-fe26-4bda-b204-edc44c43490d.jpg</image:loc>
            <image:title>Shoah</image:title>
            <image:caption>Shoah, Claude Lanzmann’ın on yılı aşkın sürede çekimlerini tamamladığı, Yahudi Soykırımı ile ilgili dokuz saatlik belgesel filminin, en az filmdeki görüntüler kadar çarpıcı “senaryosu”. Yeniden canlandırmaya veya arşiv görüntülerine başvurmadan, yalnızca tanıklıklarla ilerleyen 1985 tarihli film, Simone de Beauvoir’ın deyimiyle “katıksız bir başyapıt”. 
 
Claude Lanzmann, Yahudi Soykırımı konusunda çekilmiş iki önemli filmden –Billy Wilder’ın Ölüm Değirmenleri (1945), Alain Resnais’nin Gece ve Sis (1956)– yıllar sonra tarifsiz acıların yaşandığı yerleri ziyaret eder ve hem çalışma kamplarından kurtulmuş Yahudilerin hem de kamplarda görevli eski Nazilerin birebir tanıklığına başvurur; gaz odalarına gelenlerin saçlarını kesen ve birazdan başlarına gelecekleri onlara söyleyemeyen Yahudi berber, Yahudilerin evine yerleşen Polonyalı çift, Avrupa’nın dört bir yanından toplanıp trenlerle taşınan, haklarında ölüm kararı çoktan verilmiş binlerce kurbanı el kol hareketleriyle uyaran köylüler… 
 
Shoah, geçmişi kazıp çıkarmaktan ziyade geçmişin yaşadığımız andaki mevcudiyetini gösteren büyük bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6af8588f-6b04-4ee8-b4bc-7e5a4772438a.jpg</image:loc>
            <image:title>Para İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı süresince birlikte hareket eden Rusya ve ABD ansızın karşı karşıya gelmiş ve paylaştıkları dünyada kendi bölgeleri içerisinde bir egemenlik tesis etmişlerdi. Söz konusu yapıyı bozan Para İmparatorluğu oldu. Bu güç eskiden tanımladıklarımıza benzemiyordu. Yani herhangi bir coğrafyaya bağlı değildi ve onun gücünü temsil eden ordusu ve üretimi söz konusu değildi. Bu yeni güç özellikle paraya hükmediyordu ve parayı kullanarak da bütün dünyada diğer güçler kadar hatta onları aşan bir egemenlik ve etki alanı yaratıyordu. 

Bu kitapta deneyimli siyaset uzmanı, istihbaratçı ve iktisatçı Mahir Kaynak’ın “Para İmparatorluğu” ve “Dünyada Yeni Dönem” başlıklı iki söyleşi kitabı bir araya getirildi. Dünya üzerinde yaşanan önemli siyasi gelişmelerin temel sebeplerini ve muhtemel sonuçlarını, ülkeler arasındaki güç dengelerini ve bunların hepsini altüst eden parasal gücün etkisini öğrenmeye istekli okurlar için dikkate şayan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc62348-b3e7-40b1-8378-9529d13333a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler</image:title>
            <image:caption>2021 Everest İlk Roman Ödülü’nün sahibi Devrim Koçak, Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler ile edebiyat dünyasına sağlam bir adım atıyor. Koçak, rastlantılar sonucu yolları kesişen ya da kesişemeyen Cemal, Hatice ve Nergis Hanım’ın yaşamlarına bizi ortak ederken ustaca kurgusu, sarıp sarmalayan dramatik yapısı ve anlatımıyla kendinden söz ettirecek güçlü bir romanla çıkıyor okurun karşısına. 
 
Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler, evde olmamanın, af dilememenin ve bağışlamamanın romanı. 
 
Dünya, o güzel atlıkarınca ve onun üstündeki bütün tabiat, o tabiatı var eden bütün canlılar, eğlenceli, kederli, mutlu, mutsuz ve biteviye temaşasını döndürürken, ben artık onlardan olmak istemediğimi, kimine renkli, kimine renksiz gelen, o bitmek bilmez yaşamın dışına düşüverdiğimi anladığım günden beri yeis yüklü varlığımın gölgesine sığınmış, o atlıkarıncadan ineceğim anı bekler haldeydim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efe2548-4eb8-4e1c-9801-5cd36ab99ebe.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Veren Pervaneler - 3</image:title>
            <image:caption>“… Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” 
(İbrahim Suresi: 14/24-26) 
 
Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü. 
 
Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? 
 
“Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26db8b94-bcde-46fd-92c2-275caba75bd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Veren Pervaneler - 1</image:title>
            <image:caption>“… Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” 
(İbrahim Suresi: 14/24-26) 
 
Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü. 
 
Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? 
 
“Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa2ba7b3-2549-44e8-9fe3-40f251e814d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yafes&apos;in Oğulları - Yada Taşı Efsanesi 1</image:title>
            <image:caption>Daha hiçbir şey yokken uçsuz bucaksız bir su vardı. O vakitler &quot;Kişi&quot;, yer ile gök arasında pek mutluydu. Fakat bir gün kaybedenlerden olup, huzurdan kovuldu ve Erlik (Şeytan) adını alarak dünyaya gönderildi. Tüm itibarını kaybeden Erlik, topraktan yaratılan insanoğluna bitmek bilmeyen bir kin ve düşmanlık duymaya başladı. Zaman aktı, çağlar ve coğrafyalar değişti ama ezeli düşmanlık hiç bitmedi. Unutulmaması lazım gelen nice şeyler unutulup gitse de kimi kadim sırlar masallara, efsanelere, destanlara ve mitlere karışarak zamanın nihayetine dek var olmanın bir yolunu buldular. 
*** 
Büyük Tufan’ın bitiminde gemiden karaya seksen kişi çıktı. Bunların yetmiş üçü bir tür salgına yakalanıp öldü. Hayatta yalnızca Nuh Peygamber, üç oğlu ve üç gelini kaldı. Hz. Nuh; dünyayı kendince üçe ayırıp Ham, Sam ve Yafes adlı üç oğluna pay etti. Bütün Türklerin atası olan Yafes’in hissesine Türkistan düşünce oğlan buranın kurak olduğunu düşünüp biraz hüzünlendi. Bunu gören Nuh Peygamber, en sevgili oğluna bir taş verip, bir dua öğretti. Yafes, hangi vakit yağmura, kara ihtiyaç duyarsa o taş sayesinde yağdırabilecekti artık. Ve olağanüstü özellikleri olan o taş, çağlar boyunca Türk devletlerinin birliğinin ve saadetinin yegâne kaynağı oldu. 
 
*** 
 
            “Yada Taşı Efsanesi” serisinin birinci kitabı olan “Yafes’in Oğulları” Yada Taşı’nın olağanüstü güçleri sayesinde Orta Dünya topraklarının tamamına hükmeden Türkler ile Alt Dünya’nın efendisi Şeytan Erlik Han arasındaki dört bin yıllık hesaplaşmaya, Türklerin uğradığı büyük ihanete ve hüzünlü bir kayba şahitlik edeceksiniz! 
*** 
Taht Oyunları (Game Of Thrones), Yüzüklerin Efendisi (The Lord Of The Rings), 
Zaman Çarkı (The Wheel Of Time) ve Hobbit (The Hobbit) gibi 
eserleri sevenlerin mutlaka okuması gereken bir 
TÜRK MİTOLOJİSİ ROMANI…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e09be50-613f-4b0d-a37e-262deed92a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosa Luxemburg - Vardım, Varım, Var Olacağım!</image:title>
            <image:caption>Rosa Luxemburg - Vardım, Varım, Var Olacağım! Kitap Açıklaması
Yüreğindeki devrim ateşini canı pahasına taşıyan cesur bir kadının direniş hikâyesi...
“Bütün dertleri ve gizli akıtılan acı dolu gözyaşlarını zenginlerin vicdanına yüklemek istiyorum!”
Birinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası komünist hareketin öncü eylemcilerinden ve en önemli şehitlerinden biri olarak kabul edilen devrimci ve teorisyen Rosa Luxemburg, korkusuzca ve kararlı bir şekilde her şeyi sorguladı. Karl Marx’ın bazı teorilerine, savaş yanlılarına, monarşiye, bürokrasiye, emperyalizme ve cinsiyetçi erkek yoldaşlarına meydan okudu, hepsine cesurca karşı çıktı.
Doğumundan ölümüne, burjuva toplumunu ve normlarını reddeden, hayatı mücadeleyle geçmiş bu cesur kadın, statükoya alternatif arayan, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan birçok kişiyi büyüledi.
Onun adı Rosa Luxemburg’du. İnandığı doğrulara hayatını adamak, onurlu bir yaşamın olmazsa olmazıydı ve öldürüldüğünde daha 47 yaşındaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/263c91b4-c94d-4192-aa1d-78148c6d19ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Keşfet Bireyleşmenin Albenisi Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Kahraman” uysal, iyi yetişmiş ve görev aşkıyla dolup taşan vatandaş değildir. Yalnızca “kendi anlamı”nı, kaderine karşı kendi soylu, doğal dik başlılığını yaratmış birey kahramanca olabilir. Onun “dik kafalılığı” her ot sapının yalnızca kendi gelişimine yönelmiş derin, görkemli, Tanrı vergisi dik kafalılığı gibidir. “Bencillik” de diyebilirsiniz buna. Ne var ki bu bencillik adı kötüye çıkmış cimrinin ya da gözünü iktidar hırsı bürüyen kişinin bencilliğinden tümüyle farklıdır. 
 
Uyum yerine kendi kaderini tayin etme, tabi olma yerine dik başlılık… Hermann Hesse&apos;nin tüm eserlerinde işlenen ortak motifler. Ona göre her insanın eğilimi biricik ve ayırt edici. Bunları keşfetmek, geliştirmek, hatta toplum direncine karşı savunmak onun yaşamını ve her bir eserini bir ana tema gibi kat ediyor. 
 
Kendini Keşfet: Bireyleşmenin Albenisi Üzerine, Hesse’nin bu konudaki -çoğu yayımlanmamış-  en yararlı yazılarını bir araya getiriyor ve adeta onun şu deneyimini kanıtlıyor: “Ben inancımı her zaman bireye dayandırdım, çünkü sadece birey eğitilebilir ve geliştirilebilir. Benim deneyimime göre özverili, fedakâr ve dünyadaki iyiliği koruyan cesur insanlar her zaman küçük seçkinlerden çıkmıştır.” 
Bizi her yeni güne güven ve merakla başlamak için yüreklendiren Hesse’nin bu kitabıyla daha yüksek bir insanlık düzeyine doğru uyanış mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9878cee-79f9-4263-9c5b-ef5e10286ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Anti Kanser Yaşam ve Beslenme</image:title>
            <image:caption>“Şimdi umutlarımız ilerleyen teknolojinin, dünyanın yaralarını sarabilmesinde ve mevcut sistemlerin sürdürülebilir sistemlerle değiştirilmesinde. Bir umudumuz daha var ki o da bizleriz. Bizim içinde bulunduğumuz durumu tüm gerçekleri ile fark edip harekete geçmemiz gerekiyor. Bu şekilde kanser dahil pek çok hastalığı yenebilir, gelecek nesillere güzel bir dünya bırakabiliriz.” 
– Dr. Sevil Öz 
 
“Yaşamını insan ve doğanın sağlığına adayan sevgili kuzinim Dr. Sevil Öz, dünyamız ve bizler için çok faydalı bir eser ortaya koymuş. Kitabında gezegenimiz hastalandıkça, bizim de başta kanser olmak üzere pek çok hastalığa maruz kaldığımızı, küresel ısınmanın yarattığı bu döngüyü bozup iyileşebilmemiz için yapmamız gerekenleri anlatıyor. Dünyamız ile dost olarak sağlığımıza nasıl kavuşabileceğimiz ve gelecek nesillere nasıl daha iyi bir yaşam sunabileceğimizle ilgili bilimsel verileri çok anlaşılır bir dille sunan bu kitap için kendisini kutluyorum.” 
– Prof. Dr. Mehmet Öz 
  “Dr. Sevil Öz, değerli bir hekim, azimli ve çalışkan bir kişidir. Kendisini asistan doktorken tanıdım ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde birlikte çalışma fırsatımız oldu. O sıralarda genel cerrahi asistanıydı, daha sonra ise gerekçelerini kitabında belirttiği gibi meme kanseri ile uğraşmaya başladı. Hatta bu konuda ilk kitabını yazdı. Elinizdeki bu kitap Dr. Sevil Öz’ün ikinci kitabıdır. Asrın hastalığı olan kanserden korunma için hayat tarzını nasıl değiştirmek gerektiği, beslenme ve sağlıklı yaşam için spor, yoga, meditasyon gibi önerileri içeren oldukça kapsamlı ve kanıta dayalı bir eserdir. Hepimiz için eğitici ve öğretici bir eser ortaya çıkmıştır. Günlük yaşantımıza dokunacağına, her okuyucunun kendine gerekli bir bilgi bulacağına inanıyorum. Hepimize sağlıklı bir yaşam diliyorum.” 
– Prof. Dr. Nil Molinas Mandel 
 
“Farklı bir kitap, son satırına kadar dolu dolu, geniş bir açı, yalın bir anlatım, kucaklayan bir ifade... Dr. Sevil Öz’ün bu kitabında tüm yaşam alanlarını ve geleceğimizi tehdit eden unsurların boyutunu ortaya koyarak, kendisine, kızlarına ve gelecek nesillere olan sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünüyorum.” 
– Prof. Dr. Şehnaz Karadeniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c37e479-8635-417d-a433-02c4d5e5c377.jpg</image:loc>
            <image:title>Devleti Geri Getirmek</image:title>
            <image:caption>Vedat Milor, “planlama” konusunu ve planlamanın ekonomik kalkınmadaki yerini Fransa ve Türkiye örneklerini karşılaştırarak ele alıyor: Milor’un 1990’da Amerikan Sosyoloji Derneği’nin verdiği “en iyi tez ödülü”nü kazandığı doktora tezinden kitaplaştırılan Devleti Geri Getirmek egemen sınıfların yapılanışını, güç/iktidar blokları arasında kurulan ve dağılan ittifakları, ülkelerinin kalkınması için uğraşan planlamacıların tüm bu ilişkiler içinde nasıl konumlandıklarını, çıkar çatışmalarının ekonomik kararlar üzerindeki etkisini ustalıkla sergiliyor. Planlamanın getirilerini, uygulamada karşılaşılan zorlukları, bu iki ülkedeki anlayış farklılıklarını kapsamlı bir sosyolojik ve iktisadi literatür çerçevesinde değerlendiren Milor, bu alanda yapılmış en iyi çalışmalardan birine imza atıyor. Çin modelinin başarısıyla Avrupa’da ve Amerika’da yeniden gündeme gelen “ekonomik planlama”yı inceleyen, bilhassa Türkiye’nin 1960’lı yıllardan sonraki kalkınma rotasına daha yakından bakmak isteyenler için önemli bir kitap. “Doktora tezleri alana bir ya da belki iki büyük katkı sunabilir ama üç, hatta dört katkı sağlayan tez çok enderdir. Milor’un tezinin, 1990’da Amerikan Sosyoloji Derneği’nin o yıl verdiği ‘en iyi tez ödülü’nü kazanması şaşırtıcı değil.” Michael Burawoy “Vedat Milor... Fransa ve Türkiye’deki kapitalist planlama serüvenlerini ve bu arada dönemin siyasal iktisadını renkli bir dille ve büyük ustalıkla inceliyor. (...) sadece Türkiye’nin 1960’lı ve 1970’li yıllardaki planlama deneyimi üzerine yapılan en iyi çalışmalardan biri değil, aynı zamanda Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki sanayileşme sürecinin siyasal iktisadı üzerine en başarılı çalışmalardan biri...” Şevket Pamuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9acbd9f-1125-4d30-ab19-177e25f5fdb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprakları Kapatmak</image:title>
            <image:caption>“Yaşamsal bir kaynak olan toprağın özelleştirilmesi üzerinde yaşayan insanların ve tüm canlıların yaşam alanlarının gasp edilmesi, o toprak üzerinde örgütlenmiş yerleşik toplumsal formların ve ekosistemin bozulması anlamına gelir. Bu nedenle özelleştirmeler, tek başına bir toprak parçasının/arazinin kullanım hakkının ya da mülkiyetinin değişmesinden ibaret olmayan; toplumsal ilişkileri, yaşam biçimlerini, doğayı ve çevreyi etkileyen ve siyasi-iktisadi stratejiler ile şekil değiştiren oldukça hayati bir süreç olarak karşımızdadır.” Meralar, yaylaklar, kışlaklar, otlaklar, harman ve panayır yerleri... Ormanlar... Yollar, meydanlar, köprüler... Kamu hizmet binaları, parklar, bahçeler... Sahipsiz yerler... Kamunun, bütün insanların öteden beri müştereken yararlandığı kaynakların, mekânların, ortamların özelleştirilmesi gerçekten ne anlama geliyor? Melek Mutioğlu Özkesen, bu yalın sorunun cevaplarını arıyor. Toprakları Kapatmak, Türkiye’de özelleştirmenin köy toprakları, ormanlar, TOKİ, Yeşil Yol Projesi, Kuzey Marmara Otoyolu Projesi ve Üçüncü Köprü gibi birçok örneğini ele alan kapsamlı bir çalışma. Bu özelleştirme siyasetinin, her şeyden önce devletin kamusal niteliğini aşındıran etkisini ortaya koyuyor. Neoliberalizmin üzerindeki sermaye tahakkümünü artırdığı devletin, kendini yeniden üretebilmek için kamu topraklarını bir bakıma “yeniden keşfederek” rant kaynağı olarak kullandığını ileri sürüyor. AKP döneminde toprağı ticarileştirme siyasetinin, iktidarın toplumsal ve sermaye tabanını kurmak için de kullanıldığını görüyoruz. “Toprakları kapatma” siyasetinin, “kamu âlemi”ni mülksüzleştireyoksunlaştıran sonuçlarına dikkat çeken bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ab31983-34ec-4f91-8514-ad250c3f0dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Nereden Bakmalıyız?</image:title>
            <image:caption>Yaşam koçları, iletişim uzmanları ve pozitif psikoloji sözcüleri, topluma mutluluğun kendini gerçekleştirme, maksimum potansiyele ulaşma gibi kavramlara bağlı olduğunu söylüyor ve bireylere kişisel gelişimlerine odaklanma öğüdünde bulunuyorlar. Bu formüllerin işe yaradığını söylemek zor, zira hayat çoğu kişi için hâlâ boş ve anlamsız... Anlamın, mutluluk deneyimiyle aynı şey olduğunu düşünme yanılgısına düşsek de, pek çok kişi içten içe bunun ne kadar boş olduğunu seziyor. Öyleyse anlamı öznel ya da içsel olanda değil de, toplumun parçası olan hayatlarımızın olgularında aramak daha doğru bir yol olabilir mi? Hayatta neyin peşinden gitmeye değer olduğuna nasıl karar verebiliriz? Maddiyat ve araçsallaştırma mantığı ilişkilerimizi nasıl etkiliyor? Her durumda bunun bana ne faydası var demek yerine, dikkatimizi koşulsuz ve karşılıksız olarak ailemize, arkadaşlarımıza ve çevremize yöneltmek bize ne sağlar? İyilik, haysiyet, hakikat, özgürlük, sevgi gibi temel felsefi kavramlar bugün hayatımızda nasıl bir yer tutuyor? Hayatı yaşamak ile onu deneyimlemek arasında nasıl bir fark var? Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek ile tanıdığımız Svend Brinkmann, Hayata Nereden Bakmalıyız? Yeni Bir Dünya İçin On Eski Fikir’de benliğimize ve kişisel mutluluğumuza odaklanan hayat görüşüne tutunmak yerine, eski felsefecilere kulak vererek anlamlı bir hayat sürmenin yollarını araştırıyor. Mutluluğun, benliğin ötesindeki insani esaslara bakabilme becerisi olmaksızın var olamayacağını hatırlatan, kafa açıcı bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1986e3b-8692-4269-b548-7bb516d44c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Allahın Elçisi Hazreti Muhammedin (S.A.V.) Hayatı (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>“Mübarek hayatı en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınan… Getirdiği nur ile milyarların gönlüne Sevgili, akıllarına Muallim ve ruhlarına Sultan olan Hz. Muhammed’in(sav) hayatını, Dünya Siyer ödülüne sahip Salih Suruç’un kaleminden, bir roman akıcılığı tadında, duygu ve coşku yüklü bir üslupla, siz değerli okuyucularla buluşturuyoruz… Kitap, Efendiler Efendisinin (sav), bir mükemmel insan olarak hayatını anlatıyor, O’nun asıl gücü ve dayanağı olan manevi şahsiyetine, yani risâletine de dikkatleri çeviriyor. Bu yönüyle de, salt siyer anlatıcılığından öteye O’nun cennet iklimini tasvir ederek ortaya koyan bir eser… İnsanî özellikleri işlenirken eserde, bize yüce Rabbimizin sözlerini aktaran Peygamber Efendimizin (sav) ruhaniyetinin kapıları da aralanmakta. Bu kitabı tekrar tekrar okuma ihtiyacı duyacak ve her okuyuşta da En Sevgiliye yeniden kavuşmuş hissedeceksiniz kendinizi. O’nu (sav) nasıl sevebileceğinizi anlayacaksınız bir kez daha… Ufuk Peygamberinin tüm zamanı kucaklayan, sonsuz saadete çağıran tatlı sesinin, “Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed’in Hayatı” isimli bu eserle yeniden yüreğinizde yankılandığını duyacaksınız. Peygamber Efendimizin hayatı, kronolojik bir disiplin içerisinde işlenirken, tarihi olaylar içerisinde O’nun ahlakî özellikleri de başarıyla vurgulanıyor. Gerekli noktalarda daha geniş açıklamalar için ayetler ve hadislere de yer veriliyor ve kabul edilmiş tefsir ve açıklamalar yolu ile konulara açıklama getiriliyor. Tüm yönleri ile Hz. Peygamberin hayatını “okumak” için, Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed’in (sav) Hayatı, belki de hayatınızın yeni bir dönüm noktasını oluşturacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a60cce-fe43-47dc-bb37-bc2a5f827604.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri Şu Sayıları Toplasın</image:title>
            <image:caption>Çınar için matematik dersinden daha zor bir şey varsa, o da güne iki saatlik matematik dersiyle başlamak. Neyse ki onu her an mutlu edebilen bir uğraşısı var: Karikatür çizmek. Sürekli yanında taşıdığı karikatür defterine 
herkes konu olabilir. Bünyamin Öğretmen bile. Elbette, haberi olmaksızın... 
 
Peki ya bir gün, bir matematik dersinde, o defter hiç umulmadık ellere geçerse? 
 
Okul binasında matrak bir matematik oyunu başlamak üzere! 
  Burcu Ünsal’ın eğlenceli, akıcı anlatımı ile Ezgi Keleş’in canlı, kıvrak desenleri grafik roman tadında bir öyküde buluşuyor! Çınar ve arkadaşları problemleri birlikte çözerken hem aralarındaki farklılıkların oluşturduğu bütünü hem de yaratıcı aklın nesilleri bir araya getirebilme gücünü fark ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1ec01e-f7fe-4e60-b9b2-0c90654f5f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Llama Llama Yüzmeyi Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Llama Llama annesine mükemmel bir Anneler Günü hediyesi vermek istiyor ama onun nelerden hoslandıgını bilmiyor... Kahvaltıda krep mi? Parkta güzel bir gün geçirmek mi? Anlasılan Llama’nın titiz bir dedektif gibi çalısması gerekiyor. Belki o zaman annesinin tam istedigi gibi bir Anneler Günü geçirmesini saglayabilir! 
 
Bu kitapta neler var? 
Aile İçi İletisim 
Sevgi 
Duygu Farkındalıgı 
Duyguları Yasayabilme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3e2cd73-a6cc-4bd4-b039-7e7c33a7161d.jpg</image:loc>
            <image:title>Llama Llama Anneler Günü Hediyesi</image:title>
            <image:caption>Llama Llama annesine mükemmel bir Anneler Günü hediyesi vermek istiyor ama onun nelerden hoslandıgını bilmiyor... Kahvaltıda krep mi? Parkta güzel bir gün geçirmek mi? Anlasılan Llama’nın titiz bir dedektif gibi çalısması gerekiyor. Belki o zaman annesinin tam istedigi gibi bir Anneler Günü geçirmesini saglayabilir! 
 
Bu kitapta neler var? 
Aile İçi İletisim 
Sevgi 
Duygu Farkındalıgı 
Duyguları Yasayabilme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89730ec1-419f-42b8-99f0-2837ca8407ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Captain Tsubasa - Altın İkili</image:title>
            <image:caption>Yetenek, azim, gelişim ve arkadaşlık: Efsane olmak kolay değil!   Ulusal Turnuva’nın final aşaması tüm oyuncuların müthiş heyecanıyla başlar. Nankatsu takımı ilk maçını Naniva kasabasının takımına karşı oynayacaktır. Vakabayaşi,’nin sakatlığı sürerken Naniva’nın dev kalecisi Nakanişi turnuva boyunca hiç gol yememekte kararlıdır. Gol kralllığına koşan Tsubasa ise bu maşta mutlaka gol atmalıdır. Yenilen takım turnuvaya veda etmek zorundadır.   İki kusursuz futbolcu karşı karşıya geldiğinde kazananı ne belirler? Tabii ki arkadaşlık! Tsubasa maçı kazanmak için yeteneklerini sonuna kadar kullanırken yardımına arkadaşı Misaki yetişir. Tsubasa ve Misaki hem futbol yetenekleriyle eşsiz bir uyum yakalar hem de dostluklarıyla etkileyici bir dayanışma örneği gösterir. İşte Altın ikili! Peki, bu büyük dostluk onları şampiyonluğa, Tsubasa’yı Brezilya’ya taşıyacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02fa0134-4e71-408d-be35-7b406b0965ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş Kalalım</image:title>
            <image:caption>Hayatında dramaya yer vermemekte kararlı olan Kristen, alaycılığı ve dobralığıyla tanınan bir kadındır. Çocuğu olmayacağı gerçeğini kabullenmeye çalışmaktadır ve hayatının bundan sonrasını baba olmak istemeyen bir erkekle geçirmeyi düşünmektedir. Ancak Kristen’ın tüm planları en yakın arkadaşı Sloan’un düğününü organize ederken Josh&apos;la tanışmasıyla beklenmedik bir biçimde değişecektir.
 
Josh Kaliforniya’ya yeni taşınmış, altı kız kardeşi sayesinde kadınlar hakkında çok şey bilen, şefkatli ve esprili bir adamdır. Kristen&apos;la tanıştıklarında aralarında inanılmaz bir çekim olur. Ne var ki Josh baba olmak istemektedir. Kristen ise kendisi hakkındaki gerçeği ondan saklayarak aralarında olanları arkadaşlığın güvenli bölgesinde tutmaya kararlıdır.
 
Hayatın zorlukları karşısında birbirlerine tutunup umut bulan Kristen ile Josh’un sıradışı hikâyesi kalplerinizde özel bir yer edinecek.
 
 
“Goodreads Okur Ödülü Adayı”
 
Kıvrak zekânın, ince esprilerin ve duygusal yoğunluğun mükemmel bir birleşimi.
 –Kirkus Reviews
 
En sevdiğiniz romantik komedi olmaya aday!
– Popsugar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cea24b6-7989-4050-b0f5-dc509a47c9b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralların Çarpışması - Resimli Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>George R. R. Martin&apos;in klasikleşen serisi Buz ve Ateşin Şarkısı’nın ikinci kitabı Kralların Çarpışması, Lauren K. Cannon&apos;ın büyüleyici çizimleri ve Bernard Cornwell&apos;in önsözüyle yeniden hayat buluyor. Serinin hayranları ve bu fantastik dünyayla yeni tanışacak okurlar için kaçırılmaması gereken bir deneyim.   &quot;Duvara vuran gölgedir,&quot; diye mırıldandı Varys. &quot;Ama gölgeler öldürebilir. Ve bazen, küçük bir adamın çok büyük bir gölgesi olabilir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ee37639-c0c1-4b40-a78e-937f269630ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Yürekler</image:title>
            <image:caption>“Khaled Hosseini hayranlarına şiddetle tavsiye edilecek bir eser.”
-Library Journal
 
Farklı kültürlere ve dünya görüşlerine sahip, biri Amerikalı, iki güçlü kadın... Ve bariz farklılıklarına rağmen birbirlerine nasıl da benzediklerini acı bir biçimde ortaya koyan, her birinin portrelerinin ustalıkla çizildiği, sürprizlerle dolu sarsıcı bir hikâye. Gwen Florio, okurlarına yalnızca madalyonun öteki yüzünü göstermekle kalmıyor; 11 Eylül sonrasında Afganistan’da yaşananları da apaçık gözler önüne seriyor. Bir taraftan koşulların hayli zor olduğu bir coğrafyada yolları kesişen iki kadının yaşadıklarını anlatırken, diğer taraftan da saldırıların bedelini ödeyen sivil halka işaret ederek politik sorunlara da dikkat çekiyor.
 
“Pek çok kültürün kesiştiği bir bölgede geçen, zengin, sürükleyici ve akıllardan çıkmayan bir öykü. Herkesin okumasını isteyeceğiniz yürek burkan bir kitap.’’
-Jamie Ford</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eebe0c7-0a63-45f7-8fb8-981464907ffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kaplumbağası</image:title>
            <image:caption>“Dünyada çözülmesi gereken bir sürü sorun varken insanlar bu duruma nasıl kulak tıkayıp, göz yumabiliyorlar?” diye düşündü Deniz. 
 
Okyanuslar ısınıyor, buzullar eriyor, canlılar doğal yaşam alanlarında yok ediliyor. Kim tarafından peki? Tabii ki yetişkinler…Onların parayı kutsallaştırıp doğayı çöpe çevirmelerinden ve her şeyi metalaştırmasından. 
 
İnsanlığın inanılmaz unutkanlığı karşısında hayrete düşen üç yakın arkadaş, iki kaplumbağa ve bir robot dünyayı iyileştirme yolunda macera dolu bir yola çıkıyor. 
 
İlk işleri, kumsalın ortasına yapılan “Kömür Santralinin”, nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağaları için ne kadar tehlikeli olduğunu tüm dünyaya göstermek. 
 
Ama bu maceracı grubun en önemli görevi, dünyayı herkes için daha iyi ve yaşanabilir bir hâle getirmek. Belki de hayal güçlerini ve çocukluk masumiyetlerini unutan yetişkinlere bunu hatırlatarak işe başlayabilirler. 
 
“Parıldayan yıldızların hatırına bir dilek diledim. 
Hiçbir kuvvet beni hayal kurmaktan usandırmasın.” 
Selen Gezer 
 
Aslen Tuncelili olan yazar 1996’da İstanbul Bahçelievler’de doğdu. Trakya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldu. Özel sektörde Dijital Pazarlama ve Satın Alma Departmanında çalışıyor. Aynı zamanda İstanbul Kültür Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler yüksek lisans öğrencisi. Akıllı toplum inşası, sürdürülebilir kalkınma ve biyopolitika üzerine tez çalışması hazırlıyor. 
İki tane bilim kurgu romanı ile birlikte birçok öykünün yazarı. İyi seviyede İngilizce, orta seviyede Almanca biliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f4910d-a56b-4aee-a209-31ab2e13b1b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e Solun Tarihine Düşülen Notlar</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş, imparatorluğun yapısını değiştirmekle kalmadı. Aynı zamanda siyasal, sosyal, kültürel değişmeleri de beraberinde getirdi. Siyasal hareketler imparatorluk yapısından ulus-devlet bünyesine “aktarılırken” bu değişimleri de taşıyarak var olmak zorunda kaldı. Benzer bir dönüşüm Rusya için de geçerliydi ve imparatorluk Bolşevik devrimiyle ortadan kalktı; sosyalist ve komünist hareketler için bambaşka bir dünya kuruldu.

Mete Tunçay, uzun yıllara yayılan araştırmalarında Türkiye’de solun tarihini kendi bütünlüğü içinde takip etmeye çalışırken, 2. Meşrutiyet’ten 1930’ların sonuna uzanan bir tarihsel kesitte konunun çeşitli yönlerini, eksik parçalarını, tek-partinin kuruluşu ve iktidarı sırasında sol hareketlerin konumlarını ve hükümet karşısındaki pozisyonlarını, Sovyetler Birliği ile ilişkilerini, parti yapısı ve çalışmalarını, sol örgütlenmeler içinde yer alan bireylerin etki ve önemlerini bir arada incelemeyi gözeten bir yaklaşım ortaya koyar. Solun Tarihine Düşülen Notlar yazarın Toplumsal Tarih’te yayımlanan, sol üzerine araştırmalarına dair yazılarını bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/929f8f08-7fbe-46bb-ab18-040fb3e64cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor Evimizin Her Şeyi İçinden Matemetik Geçen Dünya</image:title>
            <image:caption>Nicolas Cage’in oynadığı film sayısı ile havuzlarda boğulan insan sayısı arasındaki ilinti ne olabilir? 
Matematikten yararlanarak hız sınırı cezalarına itiraz edebilir miyiz? 
 
Binlerce yıl önce Mezopotamya halkları rakamları icat etmişti: O zamandan beri matematiği tutabilene aşk olsun! Sevsek de korksak da –ya da “Ben sözelciyim,” diyerek konuyu geçiştirsek de– artık gündelik hayatta kullandığımız pek çok şeyin arkasında matematik var. Peki ama kahve makinenizden telefonunuzdaki uygulamalara, hemen her araç gerecin sizin adınıza her şeyi hesapladığı bu yeni dünyada matematikten anlamınıza gerçekten gerek var mı? 
Pisagor Evimizin Her Şeyi’nde Stefan Buijsman, felsefe, psikoloji ve tarihi birleştirerek okuyucuyu matematiğin harikalar diyarına götürüyor. Matematikten habersiz gelişmiş topluluklardan insanların doğuştan gelen becerilerine (Bebekler sayabilir mi?), şansın hesaplanabilirliğinden çağın teknolojilerinin ardındaki sayısal dünyaya kadar uzanan Buijsman, neden yeni bir lisandan önce matematikten anlamayı seçmemiz gerektiğini, aksi takdirde başkalarının matematiğiyle (algoritmalar, kampanyalar, anketler, yalan haberler) aldatılmaya ne kadar açık olduğumuzu ortaya koyuyor. 
Pisagor Evimizin Her Şeyi, henüz on sekiz yaşındayken yüksek lisansını, yirmi yaşındayken doktorasını tamamlamış bir dâhiden, sayılar ve matematikle ilgili düşüncelerimizi kökünden değiştiren bir rehber. 
 
“Buijsman’ın, matematiğin esas kıymetinin gerçekliği basitleştirmesinde saklı olduğunu anlatan, büyük bir teorisi var.” 
PUBLISHER’S WEEKLY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6af00e1-e1c1-4183-824c-17ef520b8d1d.jpg</image:loc>
            <image:title>İkili Yaşam</image:title>
            <image:caption>&quot;Ben bir ruha âşık oldum, onun bedeni sadece bir araç.&quot;
Emek veren kabul ettiyse haklı olan odur. Yıllarını verdiğin kişinin değişimini sağladığın için onun üstünde hak iddia edebilirsin, bu düşüncende de haklısındır. Lâkin dengeleri korumak zorundayım. Ve ilklerini beraber yaşadığım kişinin, bir ilkini başkasıyla yaşamasına izin verdiysem bu, kaybetmeme neden olabilir “-ki…”, bu ki çok önemli, bu nedenle hem tırnak içine aldım hem de önüne tire koydum.
Burada biraz düşün. Saçma sapan sıralanmış cümlelerin sonunda neler bulacaksın?
“Ömür”, yaşadığımız hayata kabaca vermiş olduğumuz bir isim. Ömür, kendimizi içinde bulduğumuz, onda da kendimizden bir parça bulduğumuz yaşamın ikililiği tekleştirmesi, bütünleştirmesidir. İçsel bir bakışla kendi Ömür’ümüzü net olarak göremeyebilir, beraberinde de anlayamayabiliriz. İşte Neslihan ve onun bakışıyla bu kitap, Ömür’e dışsal bakışın somutlaştırılmış bir hâlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2aeb94a-614d-46d5-9198-891259b2443a.jpg</image:loc>
            <image:title>Heimei-Maru</image:title>
            <image:caption>Rus Esaretindeki Osmanlı Askerlerinin Umuda Yolculuğu
Türk askerlerini düşmana teslim etmeyen Japon Yarbay Yukichi Tsumura (Çomora)’nın aziz hatırasına…
Yazar Zeki Marakoğlu’nun tarihimizin tozlu sayfaları arasında kalan ve toplum içinde pek bilinmeyen olayları romanlaştırarak anlattığı tarihi roman serisinin 3. kitabı “Heimei-Maru”, sizi soluksuz okuyacağınız bir serüvenin içine çekecektir.
I. Dünya Savaşı’nın unutulmuş cephesi Galiçya’da başlayan olaylar, kahramanlarımızın Ruslara esir düşmesiyle Vladivostok’taki esir kampına kadar devam eden bir maceranın sadece başlangıcını oluşturuyor. Bolşevik İhtilâli’nden sonra savaştan çekilen Ruslar, dünyanın en uzak köşesindeki bu Türk esirleri kendi kaderleriyle baş başa bırakırlar. Bu sırada Japonya, fırsattan istifade bu toprakları işgale gelir. Geldiklerinde kaderlerine terk edilmiş yüzlerce Türk esirle karşılaşırlar. Bunun üzerine Osmanlı Devleti ile irtibata geçen Japonlar, uzun uğraşlardan sonra tahsis ettikleri Heimei-Maru adlı geminin komutasına, Yarbay Yukichi Tsumura (Çomora)’yı atayarak esirlerin Türkiye’ye gönderilmesini amaçlarlar. Ancak işler planlandığı gibi devam etmez ve Midilli yakınlarında Yunan gemileri yollarını keser. Tüm esirlerin Yunan kuvvetlerine teslim edilmesini talep ederler. Ancak onurlu bir asker olan Yukichi Tsumura, tüm baskılara rağmen tek bir Türk askerini bile Yunan’a teslim etmez.
Tarihi gerçeklikleri bozmadan döneme ışık tutan ve unutulmuş gerçeklikleri dile getiren romanımız; sizlere tarih anlatmıyor, tarih içinde yaşamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b53fcd-8210-467a-bd2a-aaadb650f9cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yurtseverlik, Askerlik Ve İtaatsizlik Üzerine</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’un sömürü, zenginlik, savaş, askerlik, barış, yurtseverlik vs. meselelerini tartışan çeşitli yazıları ve mektuplarını içeren bu derleme; aynı zamanda Tolstoy’un romanlarının arka planına dair verileri de sunmaktadır bize. 
Tolstoy’un insanlığın geleceğini tehdit eden sistemin ve yönetimlerin yarattığı felaketlere; zenginler tarafından sömürüyü ve kendi zenginliklerini korumak için kurulan askeri güçlere; bu güçleri finanse edebilmek için kimlerden hangi şekillerde toplanan vergilere kadar birçok konudaki yazıları ve mektupları, bugün de geçerliliğini korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/770ca73e-de08-4c5d-a319-86e5b5a6647f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Stoppard&apos;in Tractaryen Dünyasında Dil Oyunları</image:title>
            <image:caption>Tom Stoppard ve Ludwig Wittgenstein, biri tiyatro alanında diğeri de felsefe alanında yaşadıkları çağın en büyük isimlerindendir. Felsefe tarihini birbirinden farklı iki yaklaşımla derinden sarsmış olan Wittgenstein anlaşılması güç bir düşünürdür; bu durumun kendisi de
farkındadır. Tractatus’u gönderdiği editörden, okuduklarını anlamayıp ona kızacak okurların duygularını ifade edebilmeleri için kitabın sonuna boş sayfalar eklemesini talep etmiştir. Benzer şekilde Stoppard da savaş sonrası İngiliz tiyatrosunun politik oyunlarını izlemeye alışmış seyirciler tarafından anlaşılması güç bir yazar olarak değerlendirilmiştir. Bunun nedeni, Stoppard’ın oyunlarının ardında yatan felsefi bakış ve dil oyunlarıyla 
örülmüş anlatım tekniğidir. Yaşamı boyunca felsefe ve dil arasındaki ilişkiye odaklanan Wittgenstein’ın, Tom Stoppard’ı etkilediği çok açıktır. Wittgenstein’ın, felsefe-filozof-gündelik dil dolayımında kurguladığı ölçütler, oyun-yazar-gündelik dil bağlamında Tom Stoppard tiyatrosunda varlık bulmakta ve bu durum, yazarın oyun metinlerini kaleme alırken Tractaryen bir dünyayı yansıtmasıyla ve dil oyunlarına sıklıkla başvurmasıyla sonuçlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Wittgenstein’ın Tractatus’ta ve Felsefi Soruşturmalar’da yaptığı gibi bir sınırlandırma ve çizilen sınırı aş(ma)ma girişimidir. Amaç, Tom Stoppard tiyatrosuna konumlanan Wittgenstein izlerini sürüp Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler, Akrobatlar, Kasti Faul, Dogg’un Hamlet’i, Cahoot’un Macbeth’i ve Gerçek Şey oyunlarının felsefi arka planını açığa çıkarmaktır. Bu anlamda çizilen sınır Wittgenstein felsefesi, onun resim teorisi ve dil oyunları kuramıdır. Oyunlar incelenirken Wittgenstein sınırını aşan noktada, üzerine konuşulmaması gereken bağlam olacağı için, susmak tercih edilmiştir 
 
“Söylenebilir ne varsa açık söylenebilir; üzerine konuşulamayan konusunda da susmalı.”
Ludwig Wittgenstein
“Konuşamıyorsak, bu kesinlikle sessiz olduğumuz anlamına gelmemeli.”
Tom Stoppard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24248db0-7d14-42b7-a1f5-7a1b2b779389.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynalar Cehennemi ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Zekice hileler icat ettikçe, herhalde sanatçıların eser yaratırken hissettiği mutluluğu; hilemi hayata geçirirken sanatkârca bir heyecanı ve gerginliği, nihayet hedefime ulaştığımda da tarifsiz bir tatmini hissediyordum. Erkek ve kadın kurbanlarımın, bir katilin huzurunda olduklarını bilmeksizin kana bulanmaları, delice çırpınarak can çekişmeleri bana başta nasıl da büyük bir haz vermişti!”
Japon polisiyesinin kurucusu kabul edilen, ülkenin en meşhur yazarlarından biri olan ve ismini Edgar Allan Poe’nun okunuşundan alan, “Uzakdoğu’nun Poe’su” Edogawa Rampo, Aynalar Cehennemi ve Diğer Öyküler’de gerçek ile rüyanın, akıl ile akıldışının sınırlarında dolaşan tekinsiz öyküler anlatıyor.
Aynalarla ve merceklerle aklını yitirip cehennemin kapılarını aralayan bir adam, yaptığı koltuğun içine gizlenerek koltuğa oturanlarla aşk yaşayan saplantılı bir mobilyacı, aşkı yüzünden bir resmin içinde yaşamaya başlayan bir genç, bir sandığın içinde mahsur kalan hasta bir ihtiyarın korku dolu son dakikaları, can sıkıntısından kurtulmak için kendine has cinayet yöntemleri bulan bir katil, suçlunun yakalanması için uygulanan psikolojik bir test, suç işlediği için adalete teslim olan bir uyurgezer ve daha fazlası bu gerilim dolu öykü derlemesinde kendine yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f96b8c90-d434-45bf-952a-70dd41761500.jpg</image:loc>
            <image:title>Nötralizör</image:title>
            <image:caption>Mars’ta ilk insan kolonisinin kurulmasından, yani Mars takviminin başlangıcından beri 106 Mars senesi geçmişti. Alçak binaların arasından kubbesiz göğü masmavi uzanan, insanların açık havada koruyucu giysiler olmadan dolaştıkları o gezegen artık bir rüyadan ibaretti. Dünya nüfusu bir salgın hastalık yüzünden yok olmuştu. En azından, halk böyle biliyordu.
O rüya gezegene geri dönüş mümkün olmasa da, Khan yeni ve daha güzel bir hayata başlama umudunun bir başka yolunu bulacaktı; mutlaka ama mutlaka Nötralizör’e ulaşacaktı!
Nötralizör, ilk olarak 2010 yılında yayımlandı ancak elinizdeki Nötralizör, o Nötralizör değil artık! Genişledi, güncellendi, tıpkı romanın kahramanı Khan gibi değişti, dönüşüm geçirdi.
“Etrafına bakarsın ve her şey normaldir. Ama sanki odada seninle birlikte bir başkası varmış gibi gelir... Havada süzülen, insan olmayan bir şey. Odaya bakınarak onu ararsın. Sonra birden sanki gizlenmekten vazgeçer ve bir karaltı görürsün… O netleştikçe, gerçeklik kazandıkça diğer her şey bulanıklaşmaya, rüya gibi görünmeye başlar. O giderek büyüyen karanlık, uzayın boşluğuna açılan kara bir ışık gibidir. Bir geçit. Varlığı o kadar gerçek hâle gelir ki dünyanın geri kalanı silikleşir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f884a4-f291-4f6c-a9bf-3a911edb53a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Mark Tebbit’in bu eseri, hukuk felsefesiyle ilgilenenler için ideal bir başlangıç kitabıdır. Yazar, bu çalışmasında hukuk felse­fesinin temel kavramlarını, temalarını ve teorilerini açık bir dille ele almaktadır; bunu yaparken okurun hukuk felsefesine ilişkin bir bilgiye sahip olmadığını farz etmektedir. Elinizdeki eser, hukuk felsefesinin tartışmaya konu olan sorun alanlarında karşılaşılan soyut kavram, tema ve teorileri alışılmadık bir şekilde örnekler üzerinden somutlaştırarak kolay anlaşılır hale getir­mektedir. Bu kitap, hukuk felsefesine ilgi duyanlar için vazgeçil­mez bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/573e21b0-eb60-4089-b6c5-870949a87eb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Edebiyat dünyasına 1914 yılında yayınlanan “Yeni Düşünce Akımı” dergisindeki “İhtiyarlık” öyküsüyle giren Akutagava Ryunosuke, Rashomon öyküsüyle ünlenmiş ve “Burun” öyküsüyle Natsume Soseki’nin övgüsünü kazanmıştır. Endişe ve korkuları yüzünden 1927 yılında yüksek dozda uyku ilacıyla dünyaya gözlerini yuman yazar geride 150’den fazla kısa öykü ve 19. ciltlik eser bırakmıştır. Bir solukta okuyacağınız bu kitapta “Çocuğun Hastalığı” hikâyesiyle yazarın hayatına dokunurken, “Tanrı Agni”, Ejderha”, “At Bacakları”, “Siyahlara Bürünen Meryem Ana”, “Yeşil Soğanlar”, “Agucuk Bugucuk”, “Tuhaf Bir Hikâye”, “Sessiz Malikâne” hikâyeleriyle fantastik bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a873f0-364c-4bf2-ac19-2b7191d21bfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Denizler</image:title>
            <image:caption>Bu çokkültürlü hikâye; İstanbul ve İzmir&apos;den bolca “tanıdık” manzara paylaşarak Türkiyeli okurları Akdeniz&apos;den esen tatlı bir meltem rüzgârıyla selamlıyor.
Kalbinin attığı yer yuvandır.
Michèle Standjofski&apos;nin kendi yaşamından esinlenerek kurguladığı Bütün Denizler, 1800&apos;lerin sonlarından günümüze uzanan çokkültürlü, çokdilli, çoksesli bir ailenin rengârenk hikâyesini anlatıyor.
Hiçbir yere gerçek anlamda kök salamayan bir ailenin İtalya, Fransa, Rusya, Yunanistan, Türkiye ve Lübnan topraklarında yaşadıklarına odaklanan grafik roman, bir yeri yuva yapan en vazgeçilmez şeyin “sevgi” olduğunu yeniden hatırlatıyor.
Lübnan İç Savaşı&apos;nı öncesi ve sonrasıyla ele alarak Ortadoğu&apos;nun yakın tarihini belgesel tadında bir anlatıya dönüştüren kitap, savaşın bir ülkenin belleğinde ve toplumun ruhunda açtığı yaraları da incelikle yansıtıyor.
İnsan bir kenti nasıl hem sevebilir hem de aynı zamanda ondan nefret edebilir? Peki yuva neresidir? Doğduğunuz ya da yaşadığınız yer mi?
Neşenin ve cümbüşün eksik olmadığı büyük bir aileye doğan Michèle, yıllarca bu sorunun yanıtını aradı. Zaman zaman Fransa&apos;ya taşınma isteği depreşse de onu her zaman yine doğduğu yere, kadim Beyrut kentine bağlayan tarifsiz his nerede yatıyor? Peki onu Fransa&apos;da biraz daha Lübnanlı, Lübnan&apos;daysa biraz da Fransız hissettiren şey ne? Yerli yersiz uyum çabaları mı? Birçok Lübnanlı gibi iki kültür arasında gidip gelmedeki ustalığı mı? Yoksa okuduğu kitaplardan, izlediği filmlerden ve dinlediği müziklerden yola çıkarak farklı dünyalar arasında açtığı geçitler mi? Ama belki de bunu başarabilmesini anne babasına, dedelerine, büyükannelerine ve onların anne babalarının Beyrut&apos;a olan aşkına borçlu...
Kökleri Napoli&apos;den İzmir&apos;e, Atina&apos;dan Beyrut&apos;a uzanan bir ailenin izini süren Bütün Denizler, yaklaşık yüz otuz yıllık bir tarihe ayna tutuyor; siyasi, toplumsal ve sanatsal değişim ve gelişmeleri bir sanatçının gözünden çizgilerle buluşturuyor.
Aidiyet, birlikte yaşam, aile bağları ve yuvanın anlamı gibi derin mevzular üzerine düşündürürken bile saza, söze ve raksa göz kırpan bu çokkültürlü hikâye; İstanbul ve İzmir&apos;den bolca “tanıdık” manzara paylaşarak Türkiyeli okurları Akdeniz&apos;den esen tatlı bir meltem rüzgârıyla selamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4392bda-b78a-4747-afc0-d23ee961f428.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatta Kal 3</image:title>
            <image:caption>Sizi yolunuzdan alıkoyan şey, deniz fırtınalı diye sefere çıkmanıza engel olmak isteyenlerin içinizde yeşerttiği özgüvensizlik ve başaramama hissidir. Tam da burada yapılması gereken ise tüm kapılarınızı kapattıktan sonra, o fırtınaya dayanacak gemiyi inşa ederek yollara düşmeyi düşlemekten vazgeçmemektir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb6d2e17-a3a3-46cf-9b79-4a61268b5044.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Arada Olup da Kavuşamayanlar</image:title>
            <image:caption>Ezberler bozan, ayrıksı bir roman olan “Bir Arada Olup da Kavuşamayanlar” herkesin kendi yaşantısının bazı dönemlerine ait kesitler bulacağı bir eserdir.  
Bambaşka dünyalarda yaşayanların, kadersel döngüyle aslında hiç koparmadıkları bağlarıyla tekrar bir araya gelmesinin hikâyesidir. Kimi zaman şaşırtacak, kimi zaman hüzünlendirecek, kimi zamansa gülümsetecek bu eser; kuşkusuz, okuru son satırına kadar beraberinde sürükleyecektir.  
“Şunu unutma ki 
insanların kökleri doğdukları topraklardadır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f173f6-ba20-4034-83a1-3e2ab89428b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çukurda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rusya’da ilk kez 1900 yılında Jizn dergisinde yayımlanan Çukurda, Çehov’un edebiyatçı kimliğine, ülkesinin toplumsal ve siyasi yaşamında son derece etkili bir şahsiyet olarak üstlendiği rolü de eklediği önemli yapıtlarından biridir. Yazar, dostlarına yazdığı mektuplarda “fabrika yaşamına ve çürümüşlüğüne dair”, “köylülerin yaşamıyla ilgili” bir öykü olarak tanımladığı eserini, ülkesinin farklı bölgelerinde görev yaptığı hastanelerde edindiği izlenimlerden ve Sahalin’de bulunduğu dönemde tanık olduğu gerçek olaylardan esinlenerek kurgulamıştır. 20. yüzyıl başında Rus toplumunda ortaya çıkan sosyolojik gerilimlere odaklanan Çehov, Ukleyevo bucağında yaşayan yoksul köylüler ile dükkân sahipleri ve fabrikatörler arasındaki derin uçurumu sorgular. Erk sahiplerinin bu uçurumu giderek derinleştiren tamahkârlığını ve ikiyüzlülüğünü, mujiklere yönelik vicdansız tutumunu mizahı da elden bırakmadan gözler önüne serer. Trajik ve sarsıcı bir finale doğru ilerleyen öyküde felaketlerin ve kötülüğün dozu giderek artar. Çukurda “karamsar” bakış açısı ve dolaysız mesajıyla zamanında hararetli tartışmalara konu olsa da, aralarında Lev Tolstoy ve Maksim Gorki’nin de bulunduğu birçok edebiyatçının hayranlığını kazanmış, “Rus edebiyatının bir mücevheri” olarak kabul görmüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3cbe8e0-becf-4e29-ae21-3af15863856a.jpg</image:loc>
            <image:title>II.Dünya Savaşının Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşının Kısa Tarihi; Müttefik ve Mihver güçlerin nasıl biraraya geldiğini, dünyanın faşizm ve komünizm arasında nasıl bölündüğünü, küresel savaşı tetikleyen tüm unsurları, toplama kamplarını, bu dönemde geliştirilen silahları, artan casusluk faaliyetlerini ve savaş sonrasındaki yeni dünyayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 
 
Birinci Dünya Savaşında yenilmiş ve içinde bulunduğu durumdan memnun olmayan Almanya’da artan milliyetçilik akımı, Hitler’in yönetime geçmesiyle beraber ayyuka çıkar. İtalya’da Mussolini, Hitler’in gücünden ve ülkesinin üzerindeki hakimiyetinden etkilenir ve Ulusal Faşist Partisini kurarak ülkesinin resmi ideolojisini değiştirir. Japonya ise Asya’nın tek hakimi olma yolunda saldırgan bir tutum benimser ve Çin’i işgal ederek dünya savaşının boyutlarını genişletir. 
 
Dünyanın pek çok ülkesinde yer alan şehitliklerin birinde, şu sözler tüm etkileyiciliği ve bu büyüklükteki kıyımın bir daha tekerrür etmemesi dileğiyle 
şöyle diyor: 
 
“EVE GİDİNCE BİZİ ANLATIN, 
SİZİN YARININIZ İÇİN BİZ BUGÜNÜMÜZÜ VERDİK.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c3a715-5106-49e8-bad5-fa926f9b95cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimi Sevsem Sensin</image:title>
            <image:caption>“‘Ne kadınlar sevdim zaten yoktular’ diye anlattı ‘sevgili’nin hayatta somut bir karşılığı olmadığını Attilâ İlhan. Şimdi de ‘Kimi sevsem sensin / hayret’ diyor. Yaşadığımız hayat karmaşıklaştıkça ‘mümkünsüz’ hale gelen aşklarımızı mısralara döküyor, mısralarını, ruhumuzu hafif bir meltem gibi saran, bizi derinleştiren, acıtan eşsiz bir müzikle harmanlıyor ve onlardan hayatlarımıza temelli giren, unutulmaz şiirler inşa ediyor... Onlara bakalım, dokunalım diye; onları duyalım, koklayalım, onlarla içimizin çoraklıklarını yeşertelim diye. Attilâ İlhan’ın aşk şiirlerinin çok okunması, nesnel karşılık kuramını ispatlamasından kaynaklanıyor. Gerçekten de herkes onun aşk şiiri skalasında kendini etkileyen, aşkıyla özdeşleşen bir özellik bulur.” 
                                                                                                                                                               Doğan Hızlan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0276c9f5-b4e7-488d-8de9-2fe99ce68f41.jpg</image:loc>
            <image:title>Bataklık Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Edebiyatçı dostu Şahabettin Süleyman’a göre Selahattin Enis, yeni neslin en gözlemci ve çözümleyici hikâye yazarıdır. O, hayatın çirkin fakat gerçek sahnelerini, insanlığın yaşadığı acıların ve gülünç hallerin dikkat çeken noktalarını büyük bir yetkinlikle sayfalara aktarır. İyi gözlem yapar, inceler, düşünür, hisseder ve sonra da derin, samimi ve olabildiği kadar tarafsız anlatır. Ona bazen dilencilerin teneke kaplı evleri önünde, tıp fakültesinin ceset kokan koridorlarında; bazen de cami kapılarında, alt sınıfların yaşadığı mahallelerde rast gelirsiniz... 
On üç hikâyenin yer aldığı Bataklık Çiçeği’nde Selahattin Enis, kötülüğün kaynağı olarak gördüğü topluma ayna tutarak, dışlanmış ve ezilmişlerin öfke ve isyanlarını çağının sınırlarını zorlayan bir cesaret ve üslupla işler. 
Selahattin Enis (Atabeyoğlu) (1892-1942) Matbuat emekçisi, eleştirmen, hikâye ve roman yazarı Selahattin Enis, Antalya’da doğdu. Jandarma albayı olan babası Ahmet Enis Bey’in görevi gereği çocukluk yılları Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde geçti. Rüştiye ve idadi eğitimini İstanbul’da tamamladı. İlk yazıları 1909 yılında Haftalık Resimli İstanbul dergisinde yayımlandı. 1911’de Tanin’le matbuat âlemine girdi. Rübab dergisinin yazar kadrosunda yer alarak edebiyatçılar ve edebiyat çevreleriyle tanıştı. Tıbbiye’yi bırakarak Darülfünun’da hukuk eğitimi almaya başladı, ancak I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ihtiyat zabiti olarak askere alındığından eğitimini tamamlayamadı. Savaştan sonra Ekim 1919’da Kaplan dergisini çıkarmaya başladı. Dergi ikinci sayısında yoğun sansüre uğrayınca kapattı. Şebab mecmuası ve Payitaht gazetesinde çalıştı, ardından İkdam gazetesine geçti. Memur olarak Seyr-i Sefain İdaresi’nde, geceleri de İkdam’da çalışmaya devam etti. Ömrünün gündüzlerini memuriyette, gecelerini ise gazete ve dergi bürolarında ve matbaalarda geçiren Selahattin Enis, bu yoğun çalışma temposuna rağmen ardında yüzü aşkın hikâye ve yazıyla, Neriman, Zaniyeler, Sara, Orta Malı, Cehennem Yolcuları, Ayarı Bozuklar, Endam Aynası, Mahalle adında sekiz roman bıraktı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/083629d9-1b0a-4ae9-b4cd-d2cd69a7a86e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Koşarım Aşağlara, Koşarım</image:title>
            <image:caption>“Tomris Uyar açıklığı ve daha da önemlisi kararlılığıyla Turgut Uyar’ın hayatına ve şiirine dair daha önce bilinmeyen önemli birçok bilgi ve yorumun bu kitapla birlikte gün ışığına çıkmasını sağladı. Okurken insana kolay gelen, ama aslında hiç de öyle olmayan saptamalarının ardındaki keskin dikkat, bu kitabın sürükleyiciliğinin ardındaki gizil gücü oluşturuyor. 
Turgut Uyar’ın şiirleri ile şiir dışındaki yaşamı arasında pekâlâ bağlantılar kurabiliriz bu söyleşiden yola çıkarak. Hayat tabii ki şiirin sağlaması değil. Şiire yalnızca biyografi üzerinden bir anlam aramak, şiirin alımlanma sürecini budardı, çünkü şairin geçmişinden gelmeyen bir bağlantı kurma olanağını elimizden alırdı. Evet, bir şairi anlamaya, açıklamaya çalışırken biyografisinden yararlanmak zorunda değiliz; ancak yoksun kalmak zorunda da değiliz. Biyografi bize ilginç ve şaşırtıcı bakışlar sunabileceği gibi edebiyat sosyolojisiyle teması da sağlayabilir. Nihayetinde elimizde böyle bir fırsat var ve bu fırsat belki başka türlü aklımıza gelmeyecek bağlantılar sunabilir. 
Hepsi bir yana Turgut Uyar gibi sevilen, hatta belki bilmeden sevilen bir şairin hayatına ister istemez bir merak doğuyor. Şiirlerin ardındaki zihnin dünyayla nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu merak ediyorsunuz. Ancak el yordamıyla girilen bir bölge bu, aynı kendimizi de el yordamıyla bulduğumuz, ama aramaktan da geri durmadığımız gibi. İşte belki de bu yüzden ‘aşağlara’ koşuyoruz biz de.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9517215-40a1-46e3-b013-64397216c3c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolambaç</image:title>
            <image:caption>“Kaçıncı kezdir zamanın önüne geçmeye çalışıyoruz, fakat hep o bizi arkasında bırakıyor, zaman kendi başına bir anlama sahip değil, onun başıboş bir gidişi var. Irmak söyleşi hep zaman aralıklarında ertelene ertelene savruldu. Özyaşamöyküsü ona tam yaklaştığımız sırada özsüz kaldı. Onun yerine Dolambaç’ı yazdım ve hâlâ da yazıyorum. Dolambaç benim özyaşam kurgumdur. Dolambaç yaşam ile kurgu arasında cereyan eden bir romandır. Yaşam kurguya dolanır, kurgu ise ancak böyle yazılır. Yaşam benim yaşamım; ona göndermelerim kurgusal, çünkü yalnız şimdiye kadar olan bitenle değil, olanaklarımla da bu yaşam benim oluyor. Dolambaç bitmeyen bir romandır. Yalnızca ters yüz olur. Vakti gelince bilinmeyen bir işaretin içinde kaybolur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc0c40ef-042c-4fee-ba4d-3225a545a0a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Ritüelleri</image:title>
            <image:caption>İçinde uyuyan o tılsımlı, dev enerjiyi 
nasıl harekete geçireceğini bilmek ister miydin? 
 
Aradığın her cevabı bulacağın, kapalı, sırlı sandıklara erişeceğin ve kendi mucizeni başlatarak yaşam yolculuğunu en keyifli hâle getireceğin o sihirli kadim bilgiler şu an elinde! 
 
Bu kitapla yolun kesiştiyse eğer, bu sana evrenin apaçık bir mesajıdır. Mesaj, kendin için artık uyanma ve eyleme geçme zamanının geldiğini söylüyor. Nasıl mı? Seni direkt sonuca götürecek tüm hap bilgiler bu kitapta yazılı. 
 
Kitap içerisinden yaptığınız her ritüel, arzunuza göre şekillenip hayatınızı güzelleştirecek. Haydi, harekete geçme vakti! 
 
Bilinçsiz bilincini disipline ederek isteklerine hızla ulaşmak istersen eğer 
sayfaları çevir ve eyleme geç. 
Ruhunun derinlerinde saklanan kıvılcımı ateşe ver ve harekete geçir. 
 
Mucizelerin uyansın, kendini gerçekleştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d25de706-3c48-40b2-a549-0627ace07b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahtın Köpeği</image:title>
            <image:caption>Azap dolu geçmişi olan bir büyücü 
Kan bağından daha derin dostluklar 
Hazine avıyla geçecek bir yaz 
 
Jax Wendyll geçmişini unutmayı tercih ederdi. Ancak ağza alınmayacak suçlarının cezası olarak ömür boyu tahta hizmet etmeye mahkûm edilmişti. Bundan sonra tek görevi, Solaris İmparatorluğu’nun uçarı küçük prensi Baldair’e hayatını adamaktı. 
 
Batı’nın önde gelen soylularından Erion da kraliyet ailesiyle ilişkilerini ilerletme ve arkadaşlarıyla sakin bir yaz geçirme arzusuyla saraya gelmişti. Ancak Jax o güne dek yaşamış en namlı korsanlardan Adela’nın gizli odasını tesadüfen keşfedince, Prens Baldair bu macera fırsatına balıklama atlayacaktı. 
 
Her köşe başında yeni bir gizemin belirdiği Oparium’da onları lanetler, cinayetler ve hayaletler bekliyordu. 
 
“Elise Kova yine en iyi yaptığı şeyi yapmış. Okuru daha ilk cümleden hikâyenin içine çekerek gerçek dünyayı tamamen unutmaya zorluyor.” —The Bookish Crypt 
 
“Merak uyandırıcı yeni unsurlar ve aşina olduğumuz karakterlerin mükemmel birleşimiyle Tahtın Köpeği okurlara hem nostaljik hem de heyecan dolu bir deneyim sunuyor.” —21st Century Once Upon a Times 
 
“Tahtın Köpeği seve seve tüm günümü verdiğim bir kitap oldu. Onunla beraber yedim, çalıştım, hatta uyudum bile – sürükleyici hikâyesi elimden bir an için bile bırakamayacağım kadar iyiydi.” —In Libris Veritas 
 
“Bir seri kalbinizi çaldığı zaman, o dünyayı daha çok keşfetmek istiyorsunuz – Altın Muhafızlar serisi de okurlara bunu sunuyor!” —Milky Way of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/339b6cef-9bd9-4946-828c-b9d773df48db.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Yusuf -İslam’ın Şartlarını Soruyor</image:title>
            <image:caption>1-Meraklı Yusuf Namazı Soruyor 
2-Meraklı Yusuf Orucu Soruyor 
3-Meraklı Yusuf Zekâtı Soruyor 
4-Meraklı Yusuf Haccı Soruyor 
5-Meraklı Yusuf Kelime-i Şahadeti Soruyor 
 
Meraklı Yusuf’un hikâyesi sizi çok etkileyecek. 
Hem öğrenecek hem de eğleneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b214dd4-21a5-4f1f-acad-60795fcd2914.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlaşılır Tuhaflık</image:title>
            <image:caption>Yabancı bir kadın, sahipsiz bir çocuk ve kaçak bir adamın –bir katil mi demeli yoksa?– anlaşılır ve tuhaf hikâyesi: Anlaşılır Tuhaflık. 
 
“Bunlar niye oldu?” dediği hadiselerle örülü bir yaşam zincirine sahip olan İbrahim, sürekli bu soru çemberinin etrafında dönüp dolaşırken, kaçmak için bir fırsatla karşılaşır ve bu fırsatı değerlendirir; fakat sonra, kaçarak bir ölümden kurtulduğunu düşünürken, aslında başka bir ölüme doğru yol aldığının farkına varır. Ölümden ölüme koşmaktır onunki. 
 
Hüseyin Yıldırım, ikinci kitabı Anlaşılır Tuhaflık’ta, bir mesele olarak ait olamamanın, kimliksizliğin, kimsesizliğin peşine düşüyor. Siyah bir çocuk odağında “yabancılık” kavramı üzerine inşa ediyor romanını. Bir tarafta bu çocuğun hikâyesi var olurken, diğer tarafta romanın anlatıcısı ve başkişisinin başına –peş peşe ve ısrarla– gelenler temel kurguyu oluşturuyor. Karşıtların birliğinden, gerçek ve ironinin iç içeliğinden beslenen anlatım, romana kuvvetini veriyor. 
 
“Otobüs Boğaz’dan geçerken neredeyse kitabı yarılamıştım ama içindeki bir cümleye takılıp kaldığımı hatırlıyorum: ‘Nüfus cüzdanımı kaybettim, ben de sürekli pasaportla dolaşmaya başladım...’ Sonunu merak etmeme rağmen benim için kitap orada bitmişti. Aslında yaşadıklarımın özeti bu cümleydi işte. Durumum aynı böyle, yabancılık çekmiyordum ama büyüdüğüm şehirde kimliksiz hissediyordum kendimi. Aklımdan hiçbir zaman kaçmak geçmedi, ancak gitmek için meğer her an hazırmışım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/932d82de-8659-4b66-bb17-e5c566967eea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Orta Yeri</image:title>
            <image:caption>Uzakta, denizin ötesinde, zeytin ağaçlarının, telaşsız rüzgârın arasında, dağların ve çiçek kokularının gölgesinde bir köy. Tuhaf rüyaları, türlü maharetleri, farklı hikâyeleriyle kimi tanıdık kimi yabancı insanlar. Gizemli bir kaza sonucu köye misafir olan iki adam ve suyun yatağında usulca akışına benzeyen yolculukları.  
 
2010 Orhan Kemal Öykü Ödülü sahibi Aysun Kara, bu sefer Dünyanın Orta Yeri isimli romanıyla buluşuyor okurla. Sırtını tek bir hikâyeye yaslamak yerine, bizi farklı insanların dünyalarına dâhil ederek bir bütün oluşturmayı yeğliyor. 
 
“Kidonya’da yaz sıcağının iyiden iyiye hissedildiği sıradan bir öğle vakti, güneşin ucu yenilmiş bir lor tatlısı gibi göründüğünü ilk önce dut ağacına tırmanan çocuklar fark etti. Büyüklerine anlatmak için epey dil döktükleri bu durum, bir süre sonra tarlada çalışanlardan kapı önlerinde pinekleyen ihtiyarlara kadar Kidonya’da kim varsa herkesin dikkatini çekti. Güpegündüz ortaya çıkan uğursuz gölge büyüyerek güneşin yarısını kapladığında etraf alacakaranlık olmuştu. Şaşırtıcı, bir yandan da korkutucu bu durum, yaşı yetenlerin bunun sıradan bir güneş tutulması olduğunu söylemesiyle açıklığa kavuştu. Yine de Kidonyalılar o alacakaranlık öğleden sonrasını işi gücü bırakıp güneşi kaplayan karanlık daireyi, etrafındaki yüzük biçimindeki parlak halkayı izlemekle geçirdiler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb6e4b86-5dda-4a7f-9e84-60541f33aa72.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakat Göz - Işıkyaratan Serisi 3</image:title>
            <image:caption>Her sır bir gerçek barındırır… 
 
David Gemmell Legend En İyi Fantastik Roman Ödülü Adayı 
 
“Brent Weeks, okuru hikâyenin içine çeken ve bir daha da gözlerini kaçırmasına izin vermeyen bir üsluba sahip.” –Robin Hobb 
 
“Brent Weeks’in bu kadar iyi olması canımı sıkıyor.” –Peter V. Brett 
 
Eski tanrılar uyanıyordu. 
 
Körelten Hançer’in hedefi olan Gavin Guile hiçbir rengi göremez olmuş, üstüne üstlük bir korsan gemisine köle düşmüştü. Renklerin çığrından çıkması an meselesiydi ve Kromerya mağlup olmanın eşiğindeydi. Kromerya bir yandan kayıp Prizma’sını arıyor, bir yandan da büyünün dengesini korumak için elinden geleni yapıyordu. Ancak bu felaketi önleyebilecek tek kişi belki de Gavin Guile’dı. 

Öte yandan Renk Prensi işgaline hızla devam ediyordu. Yedi satraplıktan ikisini ele geçirmişti. Şimdi de Kan Ormanı’nın sınırına dayanmıştı. Çaresiz kalan Andross Guile, bu işgali durdurmak için iki torununu kullanmaya karar vermişti: Kip ve onun psikopat üvey kardeşi Zymun. Bu ikili, bir sonraki Prizma olmak için amansız bir çekişmeye girişecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8676fbe-0905-46d6-9fe5-f8a116e6f253.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarılı Zaman Yönetimi</image:title>
            <image:caption>• Yapmanız gerekenler için yeterli zamanı yaratmakta zorlanıyor musunuz?  
• İşyerinizdeki bilgisayarınızın, telefonunuzun, tabletinizin (ve dahasının) sizi asıl konudan uzaklaştırmak için işbirliği yaptığını mı düşünüyorsunuz? 
• Sürekli bir kaos içinde yaşıyormuş gibi mi hissediyorsunuz?  
 
Zaman göreli olabilir ama sanki asla yeterli değilmiş gibi gelir. Günümüzde meşgulseniz normalsiniz demektir. Modern çalışma ortamının hızı asla düşmez; teslim tarihleri, baskı ve stres sürekli bir mücadeleyi gerekli kılar. Hayatta kalmak ve başarılı olmak için üretken, verimli ve etkin olmalısınız. Başarı kendiliğinden gelmez. Onu siz gerçekleştirirsiniz. Aynı durum çalışma modeliniz için de geçerlidir, onu iyi veya kötü, siz yaratırsınız. Zaman yönetimi, hedeflediğiniz sonuçları elde etmeyi mümkün kılacak etkinlik ve verimliliği yaratmak için aktif olarak çalışmaktır. 
 
Başarılı Zaman Yönetimi, zaman yönetiminizi gözden geçirmenize ve değerlendirmenize, onu geliştirmek için yeni çalışma uygulamalarını benimsemenize yardımcı olacak ipuçları, araçlar ve tekniklerle dolu bir rehber. Zaman kazandıran pratik fikirler, çözümler ve kontrol listelerinin yanı sıra e-postalarınızı organize etme, işleri delege etme ve başkalarıyla çalışma, önemli konulara odaklanmaya öncelik verme, planlı olma ve kalma gibi konularda da size yardımcı olacak stratejiler içeriyor. Bu kitap, zamanınızı etkili bir biçimde yönetmenize ve kariyer gelişiminiz için gerekli becerileri kazanmanıza yardımcı olacak vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac165f01-c3f7-46a2-97af-cb283013e1cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;nın Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Osmanlı&apos;nın Çöküşü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da684194-4c33-419c-a25d-b04c628307d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Yolu ve Suikast</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Yolu ve Suikast</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6f8b423-1e8d-43e7-b48f-f350c0dcb004.jpg</image:loc>
            <image:title>Romanlarımızda Kurtuluş Savaşı ve Kadınlarımız</image:title>
            <image:caption>ROMANLARIMIZDA KURTULUŞ SAVAŞI ve KADINLARIMIZ                alper akçam 
 
Alper Akçam bu çalışmasında, henüz savaş bitmeden, top sesleri kesilmeden edebiyatımıza yansımaya başlayan Kurtuluş Savaşı’nı tema olarak seçmiş romanlara yoğunlaşıyor. Edebiyatın, öncelikle bir dil işçiliği ve estetik bir uğraş olduğunu göz önünde tutarak, her yazarın kendi özgün bakışı ve biçemi ile yansıttığı Kurtuluş Savaşı temasına hangi toplumsal sınıfları, grupları, etnik toplulukları hangi tavırlarıyla kattığını incelerken, romanın ‘gerçeği’ ile tarihin ‘gerçeği’nin örtüşmesini beklemiyor elbette. 
 
Kurtuluş Savaşı temasıyla yazılan romanlarda kadının konumu ve hangi imgelerle nasıl sunulduğu sorununa odaklanırken, edebiyatımızın, yaşayan geleneksel Anadolu kadını gerçeğiyle savaş sırasında tanıştığının altını çiziyor. Tanzimat döneminde yazılan romanlarda edilgen bir nesne olan kadın, savaş sonrasında roman kahramanı ‘duruşuyla’ yavaş yavaş ortaya çıkarken, Kurtuluş Savaşı’ndaki Anadolu kadınının ‘görünmeyen’ veya ‘gösterilmeyen’ etkisini işaret ediyor. Yazımı altmış yıllık bir sürece uzanmış söz konusu yapıtlarda, ideolojilerin ve kuramsal tartışmaların burgacında farklılaşan toplumcul değerlerin de kendine yer açmış olduğunu ortaya çıkarıyor.  
 
Halide Edib’ten Attilâ İlhan’a, İlhan Tarus ve Talip Apaydın’dan Ahmet Hamdi Tanpınar ve Tarık Buğra’ya, Kemal Tahir’den İlhan Selçuk’a kadar çok sayıda yazarın aynı izlek üzerinden incelenmesi kaçınılmaz olarak yeni tartışmalara zemin oluşturuyor… Çünkü, edebiyat ile insan ruhunun duygu boyutları, rengi, gölgesi de katılmaktadır tarihe ve hayata.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b152b6df-4078-433f-940f-52086bf64db3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilme Cesareti</image:title>
            <image:caption>Times UK 
Yılın En İyi Bilim Kurgu Romanı – 2021 
 
“Büyüleyici bir gerilim romanı.” 
The Guardian 
 
“Eğlenceli, akıllara durgunluk veren bir kitap.” 
Financial Times 
 
“Keskin zekâlı bir bilim kurgu, kurumsal bir kâbus. Bilme Cesareti, adeta Willy Loman ile Matrix&apos;in karşılaşması. Ölüme mahkûm bir anti-kahramanın dokunaklı komedisinde ortaya çıkan hüzünlü, zamanı büken, galaktik bir zihin bükücü.” Daniel Kraus 
Bu akıl almaz ve duygusal gerilim romanı, ölüm zamanının tam olarak belirlenebildiği bir dünyada geçiyor –tabii ki ücreti karşılığında. 
 
Anlatıcımız Bilme Cesareti şirketinin en yetenekli satıcısıdır. Şirket, insanların ölüm zamanını saniyesine kadar tahmin edilmesini sağlayan bir teknoloji geliştirmiştir. Eşinden ayrılan, oğullarına yabancılaşan ve beş parasız kalan kahramanımız kendi ölüm zamanını hesaplayarak şirketin en büyük kuralını ihlal eder. Sorun şudur ki, hesaplamalarına göre yirmi üç dakika önce ölmüştür. 
 
Tahminini doğrulayabilecek tek kişi Julia&apos;dır; Bilme Cesareti şirketinde yükselirken ayrıldığı hayatının aşkı. Julia&apos;yı görmek için ülkenin öbür ucuna giderken geçmişiyle, yaptığı seçimlerle ve çalıştığı şirket hakkındaki korkunç gerçeklerle yüzleşmek zorundadır. 
  Çılgınca hırslı ve son derece sürükleyici olan bu düşündürücü gerilim romanı, bilginin yıkıcı gücünü keşfediyor. Roman sarsıcı sonuna doğru ilerlerken gerçeklik, mit ve komplo arasındaki sınırları da yıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eb1a64a-3c2a-44cf-9e70-3907bf1dbfe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Boris Davidoviç İçin Bir Mezar</image:title>
            <image:caption>Boris Davidoviç İçin Bir Mezar’da Danilo Kiš, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ortalarına uzanan bir dönemde, Doğu Avrupa’dan Sibirya’ya uzayan –arada İspanya’ya ve İrlanda’ya da uğrayan- bir coğrafyada geçen birbirine akraba yedi öykü anlatıyor. Devrimcilerin, mahkûmların, döneklerin, gözden düşenlerin, rejim kurbanlarının şiddetle, baskı ve yıldırmayla, zindanlarla, ihanetle, tasfiyelerle, davalarla örülü, gerçeğin gölgesindeki kurgusal hikâyeleri. Tarih boyunca hiç durulmayan, benzersiz aşırılıklara, efsanevi kahramanlıklara sahne olan Slav coğrafyasından sert ve keskin bir esinti. Kurgunun kıvrımları arasında tarihi sorgulayan, devrimcilerin adanmışlığı kadar otoriter iktidarların yalan, mizansen, sansür üzerine kurulu işleyişini de gözler önüne seren politik bir anlatı. “Danilo Kiš&apos;e göre edebiyat tarihi düzeltmelidir, çünkü tarih genellemedir, edebiyat ise somuttur. Kiš&apos;in amacı, tarihin her bir kurbanına kendi yüzünü ve hikâyesini teslim etmektir.” (Katarina Melic, Queen&apos;s University, Kingston)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b78e2c7-133d-4eb8-8871-38b4132b8668.jpg</image:loc>
            <image:title>Burada Ne İşim Var?</image:title>
            <image:caption>Sevgili Ulusal Dünyaya Gelme Bakanlığı, Dokuz yıl önce, şehre çok uzaktaki Heraklia Yaban Hayatı Koruma ve Bakım Merkezi’nde doğdum. Annemle babam, uzun yıllardır bu merkezin veterineri. Biliyorum, başvuru için dokuz yıl kadar geç kaldım. Ama çevremde dönen oyunları yeni fark ediyorum. Filmlerde, doğada büyüyen çocukların çok mutlu olduklarını ve kırlarda hayvanlarla neşe içinde koşturduklarını görmüşsünüzdür. Burada yaşayan hayvanların son zamanlarda benimle bir derdi var sanki! Demem o ki, doğum dosyamın incelenmesini, mümkünse aynı aileyle başka bir yerde yeniden dünyaya gelmeyi istiyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. Burcu Çetin Burcu, hayvanlarla iç içe yaşamaktan mutlu değildir. Çünkü baykuşlar durmaksızın ötmekte, keçiler doğum günü partisini mahvetmekte, lemurlar üzerine tırmanmaktadır. Burcu’nun tek isteği “normal” bir evde yaşamaktır ve bunun için var olan ya da olmayan bakanlıklara mektuplar yazmaktadır. Bir gün yunus parkına giden Burcu, bazı hayvanların da tıpkı kendisi gibi bulunduğu yerden mutlu olmadığını fark eder. Bu farkındalık onun hayvanlara ve yaşadığı yere dair bakışını değiştirecektir. Üstelik, yunusların özgürlüğü için bir planı da vardır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a687b3-b902-4d83-8b78-fd57e7a2fd9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey ve Güney (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Margaret Hale, babası Kilise’yle ters düşüp görevinden ayrılınca, ailesiyle birlikte güneydeki rahat evlerini geride bırakıp İngiltere&apos;nin kuzeyindeki Milton’a taşınır. Memleketine taban tabana zıt bu sanayi kasabasında mutsuz bir hayata başlayan Margaret zamanla fabrika işçilerinin yoksulluğuna ve ıstırabına tanık oldukça içinde tutkulu bir sosyal adalet duygusu gelişir. Kendi çabalarıyla zengin olup sınıf atlamış fabrikatör John Thornton’ın çalışanlarına muamelelerini sert bir şekilde eleştirir ama onun ısrarlı ilgisine karşı koyarken yoğunlaşan hislerini dizginlemekte zorlanır. Aşkın çekim gücü, kuzey ve güney kadar birbirinden farklı bu iki insanı ne kadar yakınlaştırabilecektir? 
 
Elizabeth Gaskell’ın edebiyat dünyasının en güçlü kadın karakterlerinden birini yarattığı ve 19. yüzyıl İngiltere’sinin toplumsal manzarasını resmettiği başyapıtını Uğur Mehter’in özenli çevirisiyle sunuyoruz. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3665a59-c236-4107-9b51-7f0b63450963.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkma, Güzel Rüyalar Da Var</image:title>
            <image:caption>Korkma, Güzel Rüyalar da Var adı altında bir araya getirdiği on altı öyküsünde Mehmet Can Şaşmaz büyüyen yalnızlıkları, süregiden yoksunlukları, bitmeyen sevgi arayışlarını, aranan onurlu yaşamları, eksilen adalet ve merhamet duygusunu derinden derine içimize işliyor. 
 
Korkma, Güzel Rüyalar da Var öyküyü öykü yapan incelikleri, farklı anlatım biçimlerini, çarpıcı etki yaratmayı başarmış bir yazarın verimleriyle yüklü. 
 
“Kimi zaman romanımın okunmayan yüzlerce dosyadan biri olduğunu düşünüyorum. Ama bunca köhne yazar nasıl kitap yayımlatıyor, anlamıyorum. Sanki onlar editörlerle eş dost, İstanbul’da birbirini arıyor, Beyoğlu’na içmeye gidiyorlar da ben taşrada tokuşturulmayan bir kadeh yalnızlığındayım.” 
 
1985 yılında Edirne’de doğan Mehmet Can Şaşmaz Adam Öykü, Notos, Sanat Cephesi, Galapera Öykü, Kül Öykü, Tigris, Bajar, Lâl Kültür Sanat, Mavi Melek dergilerinde yayımladığı öyküleri, Çeşitli Yalnızlık Söylentileri (2008) adlı öykü kitabı ve Güzey (2014) adlı romanıyla tanınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2267818-e87a-4b3c-b11e-4667510bc8b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Ve Sert Öyküler</image:title>
            <image:caption>Klasik öykünün kalıplarını bozarak yeni bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru, güncel olayları, yok olmanın eşiğindeki doğayı, yeni yaşam biçimlerinin getirdiği çapraşık insan ilişkilerini, bireyi köşeye sıkıştıran gelişmeleri bir bilimkurgu atmosferi içinde sarsıcı ve gülünç yönleriyle ele alıyor. Yeni ve Sert Öyküler’de gerçekler gerçekdışına taşınıyor, inançlar saçma sapanla yer değiştiriyor. 
“Susmak oldum. Susuyorum ve hep içime atıyorum. Bu yüzden içime daral geliyor. Alan daralıyor ve sıkışıyorum, hemen tuvalete koşuyorum. En iyisi hiç konuşmamak ya da konuşuyor gibi yapmak. O bile sakıncalı. İnsanın dudaklarını bile okuyorlar uzaktan, dağ deviren dürbünüyle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b7ac57-44b5-4d26-a7f5-94776b26129a.jpg</image:loc>
            <image:title>Av Dönüşleri</image:title>
            <image:caption>Faruk Duman, Av Dönüşleri’nde iyi bildiği hayatların, mevsimlerini geçirdiği coğrafyanın, içinden geldiği çevrenin ve içine işlemiş zamanların öykülerini yazıyor. “Pancar Vagonları”, “Atlar Sabırsızı”, “Av Dönüşleri” ve “Yengecin Günlüğü” öykülerindeki yalınlık, anlatım renkliliği, inandırıcılık ve tutarlılıkla çıtayı yükseltiyor. 
 
Faruk Duman edebiyatının iyice belirdiği, yükte hafif pahada ağır Av Dönüşleri Sait Faik Hikâye Armağanı ile ödüllendirilmişti. 
 
“En çok, sessizliği kalmış hatırımda şimdi. Olgunluğu, gülümseyişi. Kendi saçlarını izleyişi, uzun uzun. Yaşıtlarında görülemeyecek durgunluğu, gündelik isteklerden el çekmişliği. Nasıl sessizce gülümserdi her söylenene. Gözlerini çevirir, usulca yanıt verirdi. Yaz günüyse rüzgâr alıp giderdi bu yanıtı zaten. Kışsa, içeride, uğultuya karışıp yok olurdu. Beni sevmiş miydi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d89f87e-1827-4286-8e32-a74d4d31e230.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekrem Alican Günlükler 1954 – 1956</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Ekrem Alican’ın 1954-1956 yılları arasında tuttuğu günlüklerden oluşmakta­dır. Politikaya Demokrat Parti saflarında başlayan, Menderes’in baskıcı politikalarına karşı çıkarak DP’den ayrılıp Hürriyet Partisi’ni ve daha sonra Yeni Türkiye Partisi’ni kurup Maliye Bakanlığı, Başbakanlık Yardımcılığı yapan Alican çok partili Türk siyasi hayatının ilginç kişilerinden biridir. Askerî darbeler, darbe girişimleri, seçim ittifakla­rı, koalisyonlarla dolu çalkantılı bir dönemde siyaset yapmış ilkeli bir siyasetçinin her ne pahasına olursa olsun inandığı fikirlerden taviz vermeden nasıl mücadele ettiğini bu günlükte okuyacaksınız. 
 
Yüz yıldan fazla bir zamandan beri memleketimizde devam edegelen hürriyet müca­delesinin bazen siyasi ve tarihî şartların elverişsizliği, bazen de lider mevkiinde olan­ların davaya sadakatsizlikleri yüzünden hâlâ başarıya ulaşmamış olması cidden elem vericidir. 
Yakın tarihimizin tecrübeleri, milletimizin demokrasiye layık olduğunu ve bu rejimin gerektirdiği olgunluğa sahip bulunduğunu ispat ettiği hâlde rejim Batılı manasında esaslarını kavramamış ve davaya yürekten inanmamış insanlar tarafından bir defa daha tereddiye uğratılmıştır. Son DP tecrübesi bunun hazin ve acı bir misali olmuştur. 
Her şeyden evvel bir zihniyet ve terbiye meselesi olan demokratik ruhun keyfiliğe ve iktidar hırsına kurban edilmiş olması, memleketimizi siyasi, idari, içtimai ve iktisadi sahalarda gerekli inkişaflardan mahrum bırakmıştır. Her sahada büyük bir süratle gelişen muasır milletler arasında yer almanın, millî bekamızı temin etmenin ve Batı medeniyeti seviyesine yükselmenin tek yolu, Batılı manasında demokrasiyi bütün in­kişaflarıyla gerçekleştirmektir. 
 
Batılı manada demokrasiden, amme işlerinin görülmesine, bütün vatandaşların iş­tiraki ve bu işlerin tam bir münakaşa, müzakere ve murakabe serbestisi içinde yürü­tülmesi, hakikatin, namusun, fazilet ve vatanperverliğin hiçbir kimsenin inhisarında bulunmaması hususları anlaşılır. Demokratik rejim, hareket noktasında insanın biza­tihi bir değer olduğunu kabul ettiği gibi gayesi itibarıyla da ferde kendini çevreleyen cemiyet içinde azami hürriyet, refah, saadet ve gelişme imkânlarının sağlanmasını hedef tutar. Bu bakımdan insan hak ve hürriyetleri demokratik rejimin temellerini teşkil ederler. 
Demokrat Parti sevk ve idaresinin demokratik rejimin gelişmesini sağlayacak asgari bir zihniyete sahip olmayışı, program ve tüzüğündeki ana prensip ve hedeflere bil­hassa son yıllarda aykırı bir yol tutmuş olması yüzünden artık bu partide aradığımızı milletle beraber bulamaz olduk. Ta 1946 yılından beri kuruluşuna her birimizin emek ve programına fikir katıp gönül verdiğimiz fakat siyasi faaliyetimiz için zaruri olan de­mokratik havanın bozulmuş olmasından dolayı DP’den ayrılmak zorunda bırakıldık. İşte bu yüzdendir ki milletçe izhar edilen arzuyu göz önünde tutarak yeni bir parti kurmak lüzum ve zaruretini duyduk. Kuracağımız partinin adı “Hürriyet Partisi” ola­caktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9639451-5ab2-4f86-a79d-5e1b73e77078.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Olur</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli sokağın, denizin, doğanın, günlük hayatın seslerini şiirlerinde yaşatan, her okurun yaşama sevinci bulduğu, edebiyatımızın önemli şairlerinden biri. Şairin sevilen şiirlerinden bir seçkiyi Ayşe İnan’ın resimleriyle buluşturan Gün Olur’u, Filiz Özdem yayına hazırladı. 
 
Gün Olur, 
Gün olur, alır başımı giderim, 
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda 
Şu ada senin, bu ada benim, 
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83fdc37a-9b5e-46b5-95a5-cec3b16b6460.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Üzerine Küçük Bir Kitap</image:title>
            <image:caption>“Dünyamıza saygı duymak gibi çok önemli değerler üzerine özel olarak hazırlanmış bu küçük kitabı elinizden bırakamayacaksınız. Çünkü okumak, büyümemize ve bize yuva olan dünyamızı keşfetmemize yardımcı olur, size Geronimo sözü.” 
 
Geronimo Stilton. 
 
Hafta sonunu yemyeşil doğada muhteşem ağaçlar, hayvanlar, renkler ve sesler arasında geçirme fikri kulağa ne güzel geliyor değil mi? Ailemle birlikte Doğal Beyaz Denizkabuğu Yatağı’nı keşfetmek için macera dolu bir yolculuğa çıktık. Doğamızı korumanın ilk adımı bize yuva olan gezegenimizi tanımakla başlıyor. Gelin bu maceraya siz de katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d5d0ff-0e20-46ae-8ccd-50472ef98cf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Hasır Şapka</image:title>
            <image:caption>k hasır şapka hayatından çok memnundur. Çünkü tatlı mı tatlı küçük bir kızın “başının üzerinde yeri” vardır. Bu kız aslında hasır şapkacığın oyun arkadaşıdır. Kız salıncağa bindiğinde ya da kaykaydan kaydığında hep onun başında olur, onunla birlikte eğlenir. Üstelik güneşten de korur kızı. 
Ama bir gün, aksiliğe bakın, küçük kız şapkasını bir bankta unutmasın mı! Hasır şapkacık başına gelen bu felakete inanamaz. Rüzgarlar alır götürür zavallıcığı. Evet, zor günler onu beklemektedir. Gelgelelim bütün olumsuzluklara rağmen hiç mi hiç ummadığı bir sürpriz ona büyük bir mutluluk yaşatacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c6dbabf-83bc-443d-9ec1-1f205eefa10f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenmedik Misafir</image:title>
            <image:caption>Leo ormanın kıyısında, ahşap bir evde yaşıyordu. Onu çok seven bir sahibi vardı ama oyun oynayabileceği tek bir arkadaşı bile yoktu. Kediciğin canı çok sıkılıyordu ta ki bir gün ceviz ağacının altında daldığı uykudan uyanana kadar. 
Karlarla kaplı ışıl ışıl bir ormandan sımsıcacık bir dostluk hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0e1569c-5393-41f2-b8af-d3c6619ca933.jpg</image:loc>
            <image:title>Bremen Mızıkacıları</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlar! Bir Olalım… 
19. yüzyıldan bugüne masallarıyla çocukları derinden etkileyen Grimm Kardeşler’den bir başka efsanevi masal: Bremen Mızıkacıları… 
Yapı Kredi Yayınları daha önce Grimm Kardeşler’in “Kurt ile Yedi Keçi Yavrusu” ve “Rapunzel” adlı masallarını resimli yeni baskılarıyla yayımlamıştı. Şimdi sırada bir başka efsanevi masal var: “Bremen Mızıkacıları”… Kâmuran Şipal’in çevirisi, Seçil Çokan’ın resimleriyle… 
Sahipleri tarafından kötü davranılan hayvanlar, canlarını kurtarmak için yollara düşerse ve yolları birbiriyle kesişirse ne olur? 
Grimm Kardeşler’in unutulmaz masalı “Bremen Mızıkacıları” ezilen, dövülen, aşağılanan bir eşeğin, köpeğin, kedinin ve horozun güçlerini birleştirdiklerinde hayatlarının nasıl değiştiğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a4891f-7a46-44fe-9c9b-f44500b8e028.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İstersem Yaparım Ben!</image:title>
            <image:caption>Hiç bu kadar güzel bir şey görmüş müydün? 
Frenki kendine güvenen, ne isterse yapabileceğine inanan cesur bir porsuktur. Öyle heveslidir ki, arkadaşı Hop Güm’den ona uçmayı öğretmesini bile ister. Tabii porsuklar kuşlar gibi uçamaz ama sonuçta o hemen pes edecek sıradan bir porsuk değil. 
Frenki her şeyin ve herkesin içindeki güzelliği görebilen iyi niyetli, sevimli, gözü pek bir porsuk. Üstelik işler yolunda gitmediğinde ona destek olacak Hop Güm ve Karl Gustav gibi iyi arkadaşları da var! 
“Ne İstersem Yaparım Ben!”, Heinz Janisch ile Helga Bansch’ın Sigmund’un içimizi ısıtan hikâyesini anlattıkları Hop Güm!’den sonra yine koca bir gülümsemeyle okuyacağımız tatlı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a41d48a8-68d5-4b1b-bbfb-d5c3e7f324a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Berke, Bu Ne Öfke?</image:title>
            <image:caption>Berke çok öfkeli. Neden mi? Çünkü itfaiye arabası bozuldu. 
Berke o kadar kızdı ki itfaiye arabasına bir tekme attı. Ama öfkeyle yaptığı bu hareket onu yatıştırmadı. Sonra oyuncak timsahını kaptığı gibi en yakın arkadaşı olan kedisi Fındık’a fırlattı. Neyse ki Fındık tam zamanında kaçtı. Berke korkmuştu. Bozulan itfaiye arabasının bir önemi kalmamıştı artık. İnsan en yakın arkadaşına böyle davranır mı hiç? Bakalım Berke öfkesiyle nasıl baş edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc07a57-7d7c-4ed5-8f5d-71cef191dd5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneydoğu Anadolu’da Geç Antik-Erken Ortaçağ Yapıları</image:title>
            <image:caption>Önemli mimarlık tarihçilerinden Prof. Dr. Metin Ahunbay’ın doçentlik tezi olan bu çalışması, 42 yıl sonra okuyucuyla buluşuyor. 
 
1970’li yıllarda Güneydoğu Anadolu’da çok zor olan çalışma koşullarında uzun süre alanda çalışarak gerçekleştirmiş olduğu bu yapıt, bugün bile yeterince bilinmeyen bölgenin erken ortaçağ mimarisi açısından değerli bir kaynak, bir mimari envanter sunmaktadır. 
 
 
“Güneydoğu Anadolu’da Geç Antik-Erken Ortaçağ Yapıları konulu çalışma Dr. Metin Ahunbay’ın 1974-1978 yılları arasında, Mardin çevresinde yürüttüğü araştırmalara dayanmaktadır. Geç Antik, Erken Hıristiyan ve Ortaçağ anıtlarıyla ilgilenen Metin Ahunbay, doçentlik çalışması kapsamında Tur Abdin bölgesinin 20. yüzyıla erişen askeri ve dini yapılarını incelemiş; 19. yüzyılda bölgeye gelen yabancı gezginlerin notlarını da dikkate alarak, mevcut durumlarını belgeleyip, yorumlamıştır. 
 
Bölgenin Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında olması, yüzyıllar boyu bölgede yaşanan etkileşimler mimari tasarım ve bezeme ayrıntılarına da yansımıştır. Kiliseler, manastırlar, mezar anıtları bu ilginç bölgenin zengin kültür mirasının değerli bileşenleridir. Tipolojik açıdan değerlendirilmeleri önemlidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7da5b72c-d7e4-47ec-a451-236cc241ae8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallar</image:title>
            <image:caption>Masallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6510d1ce-b460-4aa1-ac0e-b16497f44628.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Doktor</image:title>
            <image:caption>İyi Doktor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0323f5a7-6a15-4ced-814e-ee69503924f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Zencefil Adam</image:title>
            <image:caption>Zencefil Adam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f4b9b8-5764-4572-a597-1a01f0fc73be.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazıyla Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Yazıyla Yaşamak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/576dea80-16d3-456e-8f6e-7bd92e7a57e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Güzellik Yasaklansın Ruh Güzelliğine Geçelim</image:title>
            <image:caption>Üç kardeşin en küçüğü olarak 22 Nisan 1988’de İstanbul’da doğdu. Küçük yaşta ailesi çalıştığı için bir süreliğine Rize’ye gönderildi ve altı yaşına kadar aralıklarla Rize’de yaşadı. Sonra yeniden İstanbul’a gönderildi. İlkokulu Beykoz Çubuklu İlköğretim Okulu, lise öğrenimini de Paşabahçe Ferit İnal Lisesinde tamamladı. Lise dönemlerinde tiyatroyla ilgilenmeye başladı. Mezun olduktan sonra fırında tezgâhtarlık, çocuk bakıcılığı, mağazada satış elemanlığı ve en bankacılık gibi sektörlerde çalıştı. Bankacılık yaptığı dönemlerde bir gün lise mezunlarının terfi alamayacağı bilgisini aldığında terfi alabilmek için açık öğretim fakültesinde “Halkla İlişkiler ve Reklamcılık” okumaya başladı. 
 
Bu sırada da mesai arkadaşlarıyla birlikte bir tiyatro ekibi kurdu ve banka içinde kendi yazdığı mesleki oyunları arkadaşlarıyla birlikte sergilemeye başladı. Fakat bankadaki yöneticilerinden biri bir gün ona “Burası konservatuar değil ve senin yerin orası” diye e-mail atınca, mesleğinde çok başarılı olmasına rağmen belediye tiyatrolarına girebilmek için bankadan istifa etti. Belediyede tanıdık bulamadığından bir türlü tiyatro ekibine dahil olamadı. Başka bir banka için iş başvuru yaptığı sıralarda Beykoz Dedeoğlu Parkı’nda arkadaşının çekmiş olduğu bir videoyla bütün ana haberlere konu oldu ve daha sonra Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde oynamaya başladı. Bu dizi de oynadığı sıralarda etrafında çok fazla konservatuvarlı oyuncu olması ona kendini eksik hissettirdiğinden 28 yaşında İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümünde eğitim görmeye başladı. Fakat aynı tarihlerde arkadaşlarıyla beraber bir doğaçlama tiyatro ekibi kurduğundan, hem dizide, hem tiyatroda, hem okulda eş zamanlı bulunma konusunda zorlandı ve okulunu yarıda bırakmak zorunda kaldı. 
 
Şimdilerde eşi olan Burak Yırtar ile de bu dizi setinde tanıştı ve çok yakın arkadaş oldular. Üç sezon boyunca rol aldığı Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinden ayrıldıktan sonra Jet Sosyete adlı dizide bir sezon boyunca Kumsal adlı bir karakteri canlandırdı. Bu dizide yer alırken hayali olan kendi karakterlerinden birine film yapmak için Zengo adlı filminin senaryosunu yazdı ve filmi için sete çıktı. 06 Mart 2020 tarihinde Zengo adlı filmini beyaz perde izleyicisinin beğenisine sundu. Eşkiya Dünyaya Hükümdar olmaz dizisinin setinde tanıştığı Burak Yırtar ile yakın arkadaşlıkları aşka dönüştü ve 10 Mart 2021 yılında Burak Yırtar ile nikah masasına oturdu. Sahnede olmaktan hep ayrı bir keyif aldığını belirten komedyen, 16 Eylül 2021 tarihinde “Doğru Koca Nasıl Seçilir?” adlı gösterisiyle Türkiye’de bir ilki gerçekleştirip Harbiye Cemil Topuzlu Sahnesi’nde stand-up yapan ilk kadın komedyen olma unvanına sahip oldu. 
 
Şimdilerde stand-up gösterisi için hem yurt içi hem yurt dışında sahnelerine devam eden komedyen, üç yıldır hayalini kurduğu Dış Güzellik Yasaklansın Ruh Güzelliğine Geçelim adlı kitabını siz değerli okuyucularına sunmaktan büyük gurur duyuyor… 
 
Bir kadının “kendime yetebilirim” noktası diye bir şey var. 
O noktadan sonra kapıyı kaç virgülün çaldığı sayıdan ibarettir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5c4c72d-1a40-4fc4-a834-e340658c420d.jpg</image:loc>
            <image:title>Keder Ektim Yüreğime</image:title>
            <image:caption>KEDER EKTİM YÜREĞİME 
 
“Ne var” diye sorma bana 
Keder ektim yüreğime 
Nasıl anlatayım sana 
Keder ektim yüreğime 
 
Sevmeyen nerden anlasın 
Güldüğüme bakılmasın 
Kimse ben gibi yanmasın 
Keder ektim yüreğime 
 
Boşuna “Gel” deme artık 
Gelemem ki gönlüm kırık 
Geldiğimi say bir anlık 
Keder ektim yüreğime 
 
Madem yakışmam koluna 
Var git artık sen yoluna 
Dert yükleme şu kuluna 
Keder ektim yüreğime</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e341b0c-ed86-44bf-860a-9f00938b4974.jpg</image:loc>
            <image:title>Babadan Oğula “Gönül Diliyle Muhabbet”</image:title>
            <image:caption>“Hak vaki olup da ecel gelende, 
Peşimden gelecek izsiniz oğul! 
Ruhum ayrılıp da tenler ölende, 
Kadrimi bilecek sizsiniz oğul! 
Peşimden gelecek izsiniz oğul!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab9e0d5a-eda2-43b7-80b1-9c55c13649e1.jpg</image:loc>
            <image:title>6 Çocuğun Dilinden II- Esrarengiz Adamlar</image:title>
            <image:caption>6 Çocuğun Dilinden II- Esrarengiz Adamlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06963ea7-b974-4e82-9d3e-3a1399741516.jpg</image:loc>
            <image:title>Trt Çocuk Bulmaca Kulesi Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>Trt Çocuk Bulmaca Kulesi Faaliyet Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdcefc9e-c62e-4fd6-aee4-ebcfed871fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Danışmanlığı (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8d107a0-f4f3-49af-b945-cfbc5aba8feb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişim Psikolojisi (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddfb8e14-d443-4f4c-a870-39bad745c823.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Otizm Spektrum Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>OSB son yıllarda yapılan tarama çalışmalarının bir sonucu ve çeşitli nedenlere bağlı olarak dünya üzerinde hızlı bir yaygınlık gösteren, bu yaygınlık oranlarıyla dikkat çeken ve toplum içinde sık rastlanan bir gelişimsel bozukluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün bazı kaynaklar OSB’nin 44 çocuktan birinin hayatını etkilediğini öne sürmektedir ve bu rakam her geçen yıl artış göstermektedir. Dolayı­sıyla OSB popüler bir araştırma alanı olmaya doğru ilerlemektedir. Böyle durumlarda popüler ilgi ve bilimsel etkinlikler artmaktadır ama buna pa­ralel olarak yanlış bilginin çoğalması ve yayılması da artmaktadır. 
  Bu doğ­rultuda kitabın amacı, özel eğitim ve çocuk gelişimi alanında çalışan tüm destek personellerine erken çocuklukta otizm spektrum bozukluğu konu­sunda güncel ve bilimsel bilgileri sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37028e1a-c193-4ba4-b575-24594eac61b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Ve Kazanım Odaklı Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyayı ve yurdumuzu da etkileyen Corona Virüs salgını ile birlikte eğitimde akademik bilgi aktarımının öne çıktığını, çocuklar için yaşamsal bir ihtiyaç olan oyun ve oyun alanlarının kısıtlandığını gözlemledik. Ayrıca, oyun ile öğrenmenin gücüne inanan ve kazanımlarına yönelik oyun oynatmak isteyen öğretmenlerin özgün kaynaklar  bulma konusunda kısıtlılığını fark ettik. Tüm bu ihtiyaçlar doğrultusunda farklı branşlardan  bir araya gelen  biz  Öğretmen Ağı Değişim Elçileri, alanlarımızın zenginliğini ve müfredatın sarmal yapısını göz önüne alarak “Disiplinlerar-ası ve Kazanım Odaklı Oyunlar” kitabını hazırladık. 
Tasarım sürecinde geleneksel Türk ve dünya oyunlarından da esinlendik. Oyunlarımızı tüm sınıfın etkin olacağı, engelli öğrencileri de kapsayacak “erişilebilirlik uyarlamalarımız” ile güçlendirdik. 
Zaman zaman okulların açık olduğu süreçte farklı sınıf, şehir, okullarda oyunlarımızı uyguladık. Öğrencilerimizden dönütler aldık ve sahadan gelen bildirimler ile düzenlemeler yaptık. 
Kitabımızı yazarken birlikte üretmenin ve dayanışmanın mutluluğunu paylaştık. Oyunlarımızı oynayan çocukların yüzündeki gülümseme ve gözlerindeki ışık bize güç verdi. Doya doya oynayarak  büyüyecek çocuklara sevgilerimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d448fb7-91b7-4fbd-abd2-5f0e3f31df66.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim Becerileri (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b1f5f6-b261-46dd-b2b2-a5fcdb91e409.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Dezavantajlı Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap kendi alanında yetkin kıymetli yazar arkadaşlarımla, kendi uzmanlık alanları penceresinden erken çocukluk dönemindeki dezavantajlı çocukları tanımlamak, nedenleri, sonuçları, yaygınlığı, dünyada ve ülkemizde dezavantajlı çocuklara yönelik yapılan çalış­maları aktarabilmek amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af613bc7-4974-4817-891f-c971d2da4d3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Görme Yetersizliği</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b6ad2b8-5669-44d5-975d-8bd63783998e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın-Medya-Sosyal Medya</image:title>
            <image:caption>Medyanın olmadığı bir dünyayı hayal etmek neredeyse imkânsız hale geldi ki medya artık bireylerin ve toplumların yaşantısının bir parçası haline gelmiştir. Bu yüzden medya ve yeni medyaya yönelik çalışmalara duyulan ihtiyaç günbegün artmaktadır. Özellikle yeni medyanın toplumsal ilişkileri dönüştürme noktasında oldukça belirleyici olması, bireyleri tedirgin etmektedir. Buna bağlı olarak bu çalışmada 
medya ve sosyal medyayı kadın odağında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Farklı üniversitelerden 16 akademisyenin çalışmalarının sonucu olarak ortaya çıkan bu eserde, şiddet ve türevleri, mahremiyet olgusu, tüketim kültürü, toplumsal cinsiyet, girişimcilik, sağlık ve hukuk olmak üzere birçok konuya yer verilmiştir. Çalışmanın amacı; kadın, medya ve sosyal medya konusunda uzman çalışmacıları bir araya getirerek mevcut durumun analizi ve tespitinin yapılarak temel problemlere dair bulguları ve çıkarımları literatüre kazandırmaktır. Bu vesile ile daha öncesinde “Çocuk, Medya ve Sosyal Medya” isimli toplumsal duyarlılık çalışmalarının ilkini gerçekleştirdiğimiz girişimin ikincisini “Kadın, Medya ve Sosyal Medya” çalışması ile sürdürmeyi hedefliyoruz. Toplumsal duyarlılığın yaşamın her alanına yayıldığı günlere olan özlemle saygılarımızı sunuyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89119f43-ffbf-47c2-9f7c-341bda4fce83.jpg</image:loc>
            <image:title>Elt Book Series Material Design İn Elt</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/259c039c-d27f-4336-934d-acee1099f8cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Okullarda Rehberlik Ve Psikolojik Danışma (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c85f3e34-d8d0-4695-82a2-19e612e5c180.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizmli Çocuklar Ve Duyusal Gelişimlerini Destekleyici Alternatif Bir Program</image:title>
            <image:caption>Otizmli çocukların sayısı artmakla beraber ailelerin bu konudaki yetersizlikleri de daha fazla ortaya çıkmaktadır. Otizmli çocuklar ve on­ların ailelerinin yaşadıkları problemler dikkate alınarak bir doktora tez çalışmasının ürünü olarak ortaya çıkan bu kitap çalışması başta otizmli çocuklar ve aileleri olmak üzere farklı alanlarda özel gereksinim ihtiyacı olan ve duyu eğitimi almak durumunda olan çocuklar ve aileleri için bir rehber niteliğinde hazırlanmıştır. 
  Ailelere yönelik oluşturulmuş bir eği­tim programı olarak tasarlanan ve duyu eğitimi temel alınarak hazırla­nan bu programda başta otizmli çocukları olan aileler olmak üzere duyu eğitimi ihtiyacı olan farklı özelliklere sahip çocuklara uygulamalı olarak hazırlanmış örnek bir model sunulmaya çalışılmıştır. Kuşkusuz bu model tek başına yeterli olmayabilir ancak ailelere ve bu alanda çalışan eğitimci­lere fayda sağlaması ümit edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e6ce80c-357e-46d7-a2a1-0cbbca5612c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tol</image:title>
            <image:caption>Dünyada varoluşumun bu kadar sorunlu olacağını hiç tahmin etmezdim. Yirmi yaşında, kalıbı, rotası, adı gayet belli bir hayata yazılıydım. Otuz yaşına geldiğimdeyse, bin kapıdan kışlanmış bir tavuk kadar şaşkındım. Ne bir rotam, ne kalıbım, ne de adım kalmıştı artık. Bildiğim, öğrendiğim hiçbir şeyden emin değildim. 
Musahhih Yusuf otuzlu yaşlarında işinden olmuş, yoksul bir hayat sürmektedir. Cebinde tabancası, yüreğinde isyan duygusuyla, artık tükettiği büyükşehri terk ederek kapağı Diyarbakır trenine, bir yük vagonuna atar… Ona bu yolculukta, gözünün bir yerden ısırdığı “Şair” eşlik edecektir. Böylece Yusuf için uzun, zorlu ve hayli çalkantılı bir hesaplaşma başlar. Çünkü Şair, elindeki defterden, Yusuf’un kayıp babasının da rol aldığı hikâyeler okurken, ikiliyi götüren tren, dura kalka patlayan bombaların, suikastlerin içinden geçerek kargaşanın hüküm sürdüğü ülkenin uçsuz bucaksız bozkırında “bir fermuarı çeker gibi” yol alır. 
Kendilerini vaktiyle güzel bir ihtimal olan devrime adayanların, devlet şiddetiyle sönüp giden hayatların izini süren, yakın tarihin kirli sırlarını aralayan, buna karşın coşkuyu, inancı ve aşkı da heybesine katan bir hikâye anlatıyor Murat Uyurkulak. İlk baskısı yirmi yıl önce yayımlandığında edebiyatımıza damga vuran ve bugün de etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen Tol, fantastik olduğu kadar gerçek, samimi olduğu kadar yaratıcı bir eser; isyanın, haklı bir intikamın romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff927205-0666-49b3-9f0e-c0d658e7537c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tabu</image:title>
            <image:caption>Modern etnografinin kurucusu James George Frazer, bugün hala gelmiş geçmiş en kapsamlı karşılaştırmalı din ve mitoloji çalışmalarından biri sayılan on iki ciltlik külliyatı Altın Dal’ın bu ilgi çekici, hatta kimi zaman şaşkınlık verici anekdotlarla dolu bölümünde, çoğunlukla nedenini bilmeksizin uyum sağladığımız adetlerin, mantığımız almasa da ters düşmemeye çalıştığımız batıl inançların ve daha pek çok tuhaf tören ve geleneğin izini sürüyor, nedenlerini araştırıyor. 
Frazer Tabu’daki samimi ve ayrıntılı anlatımıyla, kutsal, lanetli, kirli, saf gibi kavramların anlamlarını neredeyse tamamen değiştirecek şekilde ele alıyor; belirli kişilere ya da geleneklere saygı gösterme saplantısının toplum için bazen ne kadar zorlayıcı olabileceğini gösteriyor. Tüm bunları tabu kavramıyla bağlantılandırarak, bugün sıkça kullandığımız bu sözcüğün orijinal anlamını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83d6f20f-5b0e-42b7-97ef-6cfb0e52d373.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakallar</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en çok bilinen öykü koleksiyonlarından biri olan Değirmenimden Mektuplar’ın içinden derlenen Portakallar, Paris’in kalabalığından ve curcunasından bıkıp güneye, bir yel değirmenine yerleşen Daudet’nin altı öyküsünden oluşur. Taşra yaşamından, yöre insanlarından, onların anlattıklarından beslenen metinler okuru Paris’in kasvetli atmosferinden güneşli, sıcak günlere uyandığı güneye, oradan Cezayir’in portakal bahçelerine götürür. 
 
Kimi zaman hüzünlü kimi zaman nüktedan bu öyküler, aradan geçen onca zamana rağmen, yazarın ince zekâsı, gözlem gücü, muzipliği ve doğallığıyla tekrar tekrar okunmayı hak eden bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec6b1e18-7af2-4aa4-86cf-d2a95384e0bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için yazmak... Yazarsın. Yalnız şunu unutma: Çocuklar her şeyi anlar. Her şeyden söz edebilirsin onlara. Bilgiçlik taslayan şeyler yazma. Daha içten ol. Serüvenlerden, düşlerden söz et. Sözgelimi, lacivert ipek helikopterler uçsun yazılarında. Senin işin, onlarda okuma tadı yaratmaya çalışmak... 
  Modern şiirimizin öncülerinden Cemal Süreya&apos;nın Çocukça dergisindeki “Aritmetik İyi, Kuşlar Pekiyi” adlı köşesinde, 1984-85 yılları arasında yazdığı on iki yazı bu kitapta bir araya geliyor. Değerli öykücülerimizden Necati Güngör’ün editörlüğüyle hazırlanan kitapta, Güngör’ün Cemal Süreya’yla yaptığı bir söyleşi de yer alıyor. Her yaştan okurun keyifle okuyacağı yazılara, Mustafa Delioğlu&apos;nun özgün çizimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20a12ca1-802b-4bd8-986a-0c951284ce58.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Otizm Spektrum Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. 
  Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a048f614-2728-403e-8886-d215d7b9a53b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Eğitim</image:title>
            <image:caption>Her anında çevresinde olumlu, sıcak ve güvenilir bir iklim oluşturmaya çalışan eğitim bilim uzmanları olarak kitabımız yayına hazırlandığında hala etkisi altında bulunduğumuz pandemi süreci nedeniyle zorunlu hale 
gelen mesafenin kalplerimiz arasında da oluşmaması dileğiyle yazdığımız kitabımızda; Öğretmenlik, Psikoloji, Din eğitimi, Okulda dönüşüm, Eğitim yönetimi, Disiplin, Sınıf atmosferi, Ergonomi ve Eğitimde fırsat eşitliği konularını pozitif bakış açısıyla ele aldık. 
  Zor durumlarla karşılaştıklarında pes etmeyen Atatürk, Fatih, Metehan ve Kürşad gibi tarihi kişilikleri yetiştirmiş Türk Milletinin fertleri olan öğrencilerimizi merkeze alarak, onların özyönetim becerilerine sahip, hedeflerine koşan, bu yolculukta karşılaştıkları sorunları çözmek için çözüm yolları bulan bireyler olmalarını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8febfd7a-a3b5-41c1-b064-1dc46befe8d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlik Örnekleriyle Özel Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrencilerin Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Özel gereksinimli öğrenci grupları arasında özel öğrenme güçlüğü tanısı alan öğrenciler ülkemizde genellikle genel eğitim sınıflarına yerleştirilmektedir. Tanı alma riski olan ya da değerlendirmedeki yetersizlikler nedeniyle tanısı olmayan öğrenciler de hesaba katıldığında genel eğitim sınıflarındaki özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sayısı oldukça fazladır. 
  Bu kitabın öncelikli amacı özel öğrenme güçlüğü konusunda bilgi, beceri ve deneyim sağlayarak bu güçlüğe sahip olan ve olmayan tüm öğrencilerin gereksinimlerini bir arada ve en üst düzeyde karşılamaya inanan ve bunun için çaba harcayan/harcayacak olan ilgili tüm uzmanlara destek sunabilmektir. Bu amaçla özel öğrenme güçlüğü ile ilgili temel konularda okuyuculara bilgi vermenin yanı sıra genel eğitim sınıflarında uygulanacak stratejilere ve uyarlamalara ilişkin etkinlik örneklerinin sunumuna da özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b7b16cc-2091-40d9-b993-d7ce8e3c62d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Özel Yetenekli</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/378db57e-5d39-49f7-943d-d3aac2b6acdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilgiler Öğretimine Yeni Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilgiler dersi ve bu derse yön veren öğretim programı birçok disiplinden oluşan, toplum dinamiklerine uygun, içerdiği konular ve kapsam açısından oldukça etkin bir yapıya sahiptir. Bu program öğ­rencilere geçmişten günümüze kök ve değerlerine dayanarak vatandaş­lık aktarımını sağlaması, üst düzey düşünme becerilerinin kazandırıl­ması, hem kendi toplumuna hem de diğer toplumlara ilişkin duyarlı ve bilinçli bireylerin yetiştirilmesi bakımından öğretimin niteliğini arttırmaya çalışmaktadır. 
  Sosyal Bilgiler Öğretim Programı’nın hem öğretmen hem de öğretmen adayları çerçevesinde doğru bir şekilde uy­gulanmasına yönelik birçok kitap yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01186f81-c82b-4c92-8ad8-fb065f414562.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Oyun Ve Müzik</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımızda, sık ve seyrek rastlanan özel gereksinimli çocukla­ra, erken çocukluk döneminde oyun ve önemine, oyunların çocukların gelişimlerine etkisine, çocuk şarkıları ve öğretimine, özel gereksinim­li çocuklarda oyun ve şarkının önemine, kaynaştırma yoluyla eğitim uygulamalarında oyun ve müzik etkinlikleri öğretiminin önemine yer verilmiştir. 
  Kitapta ayrıca, özel gereksinimli çocuklara ebeveynlerin ve eğitimcilerin rahatlıkla öğretebileceği ve oynayabileceği çok sayıda oyun ve şarkı örneklerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70c55232-94b5-4b45-8eab-2b0b24d71e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Psikolojisi (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7a13c6-b61b-41a6-9aa3-a51afd03a3cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Dönemleri Vu Uyum Sorunları (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/704b50dc-955b-43a0-a175-486a97c3cf4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Duyarlılık Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Sosyal sorumluluk, toplumsal duyarlılık ekseninde gelişen insani reflekslerin görünümüdür. Bu görünümün önemli bir çıktısı olan bu eserde Iğdır Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Sosyal Hizmet Bölümü öğrencilerinin araştırmaları yer almaktadır. 
  Öğrencilerimin bir yarıyıl sürecince pandemi şartları ve uzaktan eğitim etkisine rağmen toplumsal duyarlılık temelli birçok çalışmaya imza atmaları, hem konu hem verimlilik açısından oldukça dikkate değerdir. Çalışmaların her birinin araştırma, uygulama ve çözümleme sürecinde bir ciddi emek sarf edilmiş olup bilimsel ve etik kurallara uygunluğuna dikkat edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4836b4d2-bd30-4655-ac79-4391d8fb4b10.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabanci Dil Olarak Türkçenin Öğretimi Sorunlar Ve Çözüm Önerileri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu eserde dijital dönüşüm, nano teknoloji, kuantum teknolojileri ve otonom yapay zeka teknoloji­lerinin yaygınlaştığı ve yaşamın bir parçası haline geldiği küreselleşen dünyada Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ve salgın süreçlerinde kurumlar, öğrenen ve öğreten paydaşların yaşadıkları sorunlar ve bu sorunlara çözüm önerilerine değinilmiştir. Yabancı Dil Olarak Türk­çe Öğretimine katkı sunmak amacıyla hazırlanan bu kaynak, 14 farklı bölümden oluşmaktadır. Eserde eğitsel ajan, uzaktan eğitimle kültür aktarımında karşılaşılan sorunlar, çok kültürlü sınıflarda karşılaşılan sorunlar, pandemi döneminde yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi, yüksek lisans öğrencilerinin yaşadığı sorunlar, uzaktan eğitim süre­cinde öğretmenlerin yaşadığı sorunlar, öğretmenlerin mesleğe ilk baş­ladıklarında yaşadıkları deneyimler, 
  Türkçe’nin sosyal çevrede aktif kullanımı, farklı öğrenme stillerine göre anlatma becerilerini geliştir­menin yolları, öğretmenlerin deyim ve atasözü kullanma deneyimleri, yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitim sürecinde kullanılan materyallerin karşılaştırılması, Türkçe yeterlik sınavlarının yenilenmiş bloom tak­sonomisine göre incelenmesi, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders materyali olarak kullanılan “Bengü”, yabancı dil olarak Türkçe öğre­tenlerin dil bilgisi öğretimine ilişkin görüşleri konuları yer almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/436c0501-5962-4548-b96d-88068c044cfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Özel Gereksinimli Bir Üyesi Olan Aileler - Yaşama Bakış</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. 
  Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2acbce0-ee56-42a2-a508-aa4d5cdff92c.jpg</image:loc>
            <image:title>İşsizlik, Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Kıskacında Dünya</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      KÜRESEL EŞİTSİZLİKTEKİ EĞİLİMLER 
 
2.      GELİR EŞİTSİZLİĞİNİN İNSANİ GELİŞME ENDEKSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: OECD ÜLKELERİ İÇİN BİR ANALİZ 
 
3.      ORTA GELİR TUZAĞI VE YAKINSAMA: ALT ORTA VE ÜST ORTA GELİRLİ ÜLKELER ÜZERİNE AMPİRİK BİR İNCELEME 
 
4.      ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME TEKNİKLERİ İLE AVRUPA BİRLİĞİ&apos;NE ÜYE VE ADAY ÜLKELERİN EKONOMİK PERFORMANSININ KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ 
 
5.      D-8 ÜLKELERİNİN YOKSULLUK PROFİLLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI TAHLİLİ 
1.      TÜRKİYE’DE REEL ÜCRETLERİN VE KAMU HARCAMALARININ İŞSİZLİK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: BİR PANEL VERİ ANALİZİ 
 
2.      TÜRKİYE’DE İŞSİZLİK HİSTERİSİ ÜZERİNE EKONOMETRİK BİR ANALİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea4a1e89-ba9e-4ea9-9f26-177b855a1c70.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Zihin Yetersizliği</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. 
  Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb494fe5-d3b1-413b-a207-a0cc7b2cdc4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti’nde Huzursuz Bir Kesim ve Faaliyetleri : XVIII. Yüzyılda Rusçuk’ta Suç, Suçlular</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM : HUKUK TARİHİ BAĞLAMINDA ŞER’İYYE SİCİLLERİ 
 
2.      BÖLÜM : XVIII. YÜZYILDA RUSÇUK’TA SUÇ VE CEZA OLGUSU 
 
3.      BÖLÜM :YÖNETİCİ-REAYA BAĞLAMINDA RUSÇUK’TA SUÇ VE CEZA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db8ac2f7-8c1c-48da-a613-18c512ac0c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlamada Fiyat - Kavramlar ve Örnek Olaylar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.       BÖLÜM : PAZARLAMADA FİYAT İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME 
2.       BÖLÜM : FİYATLANDIRMA STRATEJİLERİ 
3.       BÖLÜM : FİYAT PROMOSYONLARI 
4.       FİYAT BİLGİSİ VE FİYAT HATIRLAMA DOĞRULUĞU 
5.       BÖLÜM : FİYAT DUYARLILIĞI 
6.       BÖLÜM : ADİL FİYAT ALGISI 
7.       BÖLÜM : REFERANS FİYAT 
8.       BÖLÜM : ENDÜSTRİYEL PAZARLARDA FİYATLANDIRMA 
9.       BÖLÜM : DİNAMİK, KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ VE ALGORİTMİK FİYATLANDIRMA İLE İNTERNETTE FİYATLANDIRMAYA GÜNCEL BAKIŞ 
10.   BÖLÜM : İHRACATTA FİYATLANDIRMA 
11.   BÖLÜM : HİZMETLERDE FİYATLANDIRMA 
12.   BÖLÜM : DİJİTAL OYUN SEKTÖRÜNDE FİYATLANDIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa397b70-4310-431f-9cec-21d12d2ba5de.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn-i Baytar’dan Yararlanılarak Yazılmış Bir Tıp Kitabı</image:title>
            <image:caption>İbn-i Baytar’dan Yararlanılarak Yazılmış Bir Tıp Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec25c62-4da2-4fd9-93a7-8bed843eb7a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Askeri Yönetimlerden Demokrasiye Geçiş</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Askeri Yönetimlerden Demokrasiye Geçiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43acb4ed-9025-48b6-bb47-c5e44ad48ea6.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Gelişmeler Işığında Sağlık Kurumlarında İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      SAĞLIK KURUMLARINDA İŞ BECERİKLİLİĞİ 
2.      SAĞLIK KURUMLARINDA İŞ ROTASYONU 
3.      SAĞLIK KURUMLARINDA ORYANTASYON 
4.      SAĞLIK KURUMLARINDA EĞİTİM VE GELİŞTİRME 
5.      SAĞLIK KURUMLARINDA KARİYER YÖNETİMİ 
6.      SAĞLIK KURUMLARINDA ÜCRET YÖNETİMİ 
7.      SAĞLIK KURUMLARINDA ENDÜSTRİ 4.0 
8.      SAĞLIK KURUMLARINDA STRATEJİK YETENEK YÖNETİMİ 
9.      SAĞLIK KURUMLARINDA YALIN YÖNETİM 
10.  SAĞLIK KURUMLARINDA FARKLILIKLARIN YÖNETİMİ 
11.  SAĞLIK KURUMLARINDA DEĞİŞİM YÖNETİMİ 
12.  SAĞLIK KURUMLARINDA DEĞİŞİM LİDERLİĞİ 
13.  SAĞLIK KURUMLARINDA TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ 
14.  SAĞLIK KURUMLARINDA DİJİTAL İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
15.      SAĞLIK KURUMLARINDA KLİNİK LİDERLİK 
16.      SAĞLIK KURUMLARINDA PERSONEL GÜÇLENDİRME 
17.      SAĞLIK KURUMLARINDA PERFORMANS DEĞERLENDİRME 
18.      SAĞLIK KURUMLARINDA ZAMAN YÖNETİMİ 
19.      SAĞLIK KURUMLARINDA BİLGİ SİSTEMLERİ YÖNETİMİ 
20.      SAĞLIK KURUMLARINDA İŞ YAŞAM DENGESİ 
21.      SAĞLIK KURUMLARINDA İZLENİM YÖNETİMİ 
22.      SAĞLIK KURUMLARINDA UZAKTAN ÇALIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe2e837d-53dd-4f85-a723-aec4a7f1514e.jpg</image:loc>
            <image:title>Göze Hoş Gelene Değer Biçilmez</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
I. BÖLÜM : 
1. TARİHTE MERÎNÎLER 
2. FES ŞEHRİ 
II. BÖLÜM : 
1. FAS’TA MERÎNÎ ESERLERİ 
2. ORTAÇAĞ İSLAM DÜNYASINDA MEDRESE 
III. BÖLÜM : 
EBÛ İNÂNİYE MEDRESESİ 
1. BÂNÎ 
2. SEYAHATNAMELERDE EBÛ İNÂNİYE MEDRESESİ 
3. YAPININ YERİ, KONUMU, ADI 
4. YAPIM TARİHİ VE VAKFİYESİ 
5. EBÛ İNÂNİYE MEDRESESİ’NİN TANIMI 
6. MİNBER 
7. MİNARE 
8. MALZEME – TEKNİK 
9. YAPININ GEÇİRDİĞİ ONARIMLAR 
10. AYDINLATMA 
11. SÜSLEME/DEKORASYON 
IV. BÖLÜM : 
1. ABDESTHANE YAPISI / DÂRU’L-VUDÛ’ 
2. HİDROLİK SAAT / DAR EL-MAGANA 
V. BÖLÜM : 
YAZITLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b0ca589-0ec1-430c-8655-59fef5ec9ae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Adliye Çalışanlarında Fiziksel Aktivite ile İş Stresi İlişkisinin İncelenmesi : Erzurum Adalet Sarayı Örneği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM  
Giriş 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
Kuramsal Çerçeve ve İlgili Araştırmalar 
Fiziksel Aktivite 
Fiziksel Aktivitenin Önemi 
Fiziksel aktivitenin insan sağlığı üzerine etkileri. 
Fiziksel aktivite türleri 
Stres 
Stresin Belirtileri 
Stres Kaynakları 
İş Stresi 
İş stresinin sonuçları 
İş stresinin bireysel sonuçları 
İş stresinin örgütsel sonuçları 
İş stresinin nedenleri 
İş Stresi Modelleri 
McGrath’ ın strese cevap seçimi modeli 
İş stresinin genel modeli 
Kişi-çevre uyum teorisi. 
Karasek’in talep-kontrol modeli 
İş Stresinin Belirtileri 
Fiziksel belirtiler 
Duygusal belirtiler 
Zihinsel belirtiler 
Sosyal belirtiler 
Stresle Başa Çıkma Yöntemleri 
Stresle Başa Çıkmada Bireysel Yöntemler 
Stresle Başa Çıkmada Örgütsel Yöntemler 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
Yöntem 
Araştırma Yöntemi 
Evren ve Örneklem 
Veri Toplama Aracı 
Süreç 
Verilerin Analizi 
Güvenirlik 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
Bulgular 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
Tartışma ve Sonuç 
Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3486a43-9644-44eb-afa7-eb7d94e1900f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürtler Sosyolojik Ve Tarihi İnceleme</image:title>
            <image:caption>KÜRTLER-Sosyolojik ve Tarihi İnceleme 
Bazil Nikitin’in “KÜRTLER” adlı bu eseri, bu alanda başvurulacak temel kitaplardan biridir. Yazar, Kürtlerin kökeni, tarihi, dili, karakteri, inançları, folkloru, Kürt aşiretleri vb. ilgili olarak uzun yıllar boyu geniş araştırmalar yapmıştır. Çalışmaları esnasında pek çok yazarın konuyla ilgili yapıtlarını incelemiş ve onları kendi gözlemleriyle birleştirerek bu eseri hazırlamıştır. Metin boyu verilen kaynakların yanı sıra kitabın sonuna zengin bir bibliyografya eklenmiştir. 
Fransızca baskısından çevrilerek ilk kez 1976 ve 1978 yıllarında İstanbul’da, Özgürlük Yolu Yayınları arasında ve iki bölüm halinde yayınlanmıştı. Daha sonra yurt dışında ve içinde beş baskısı daha yapıldı. Şimdi, Özgürlük Yolu Vakfı olarak 46 yıl sonra eserin 7. Baskısını okuyucuya sunmaktan hoşnutluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b275344-6acb-4520-a4e5-46717570eae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şieren Kurdi-Gişti</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Kemal Burkay’ın Kürtçe şiirlerinin tamamını içeriyor. 
 Di vê pirtûkê da temamiya şiêrên Kurdî yên Kemal Burkay cî digrin. Çar dîvanên wî yên Kurdî ev in 
Helbestên Kurdî 
Azadî û Jîyan 
Berf Fedî Dike 
Çarîn (rubaî) 
Helbestên Burkay yên Tirkî ji bi temamî û bi navê “Hadi Gülümse” di nav weşanên Kırmızı Yayınları da çap bûn.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3fb4064-4f2a-4478-8239-15a61b7ab60e.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilah’ın Üç Rengi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazılarımızın hayat ile sınavı daha doğmadan başlar. Tıpkı Delilah’ınki gibi. 
Lacivert Serisi ile büyük bir okur kitlesine ulaşan T. Y. Mazer yepyeni romanında, köklerini aramaya çıkan güçlü bir kadının; aşk, aile ve kültür üçgeni arasındaki kendini bulma hikâyesini okurlarıyla buluşturuyor. 
 
Ben, Delilah Hazel. Yarı Türk, yarı Amerikalıyım. Hayatımın koca bir yalan üzerine kurulduğunu anladığımda henüz çok küçüktüm. İsmim annem tarafından bir öfke nöbeti sonrasında konulmuş. İsmimi konu alan şarkılar bile özlem dolu, sitemkâr... Soy ismim babamın köklerinden geliyor. 
 
Ben, Lilah Hazel. Anthony Howard&apos;a kadar hayatında sadece üç renk barındıran ama onunla karşılaştıktan sonra gökkuşağının bir efsane olmadığını anlayan yalnız bir günahkârım. Günahım ismimde kazılı. Anthony karşıma çıktığında, bana gözlerindeki ateşle baktığında günahım kalbime de kazılı hâle geldi. Yasak elmanın çekiciliğini, şeytanın baştan çıkarıcılığını o zaman fark ettim. Kabul görmek adına, yaşadığım hayat, sınırlarım, prensiplerim darmadağın olurken ayakta kalmak için çabaladım. O, özenle inşa ettiğim duvarları yıktıkça yenisini yapmak daha zor hâle geldi. Ama direndim. 
 
Ben, Leyla Hazel. Sahip olduğum isimler içinde en gerçeği bu. Sonunda köklerimi bulmaya ve kimliğimle yüzleşmeye karar verdim. 
 
Ve şimdi, size sıra dışı hikâyemi anlatacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de44a6f-6997-4b6f-80f5-617dc1a0c324.jpg</image:loc>
            <image:title>İphigenia Tauris’te</image:title>
            <image:caption>Beni sunağa götürdüler ve keskin kılıcı boynuma dayadılar. Tam o sırada, Artemis, kaşla göz arasında beni oradan kaçırıp, yerime bir geyik bıraktı ve parıldayan gökyüzünün sonsuz boşluğunda uçurarak buraya; ayakları kanatlıymışçasına hızlı koşan barbar Kral Thoas&apos;ın hüküm sürdüğü Tauris&apos;e bıraktı. Tanrıça, beni tapınağında rahibe olarak görevlendirdi ve ben de ona bayram günlerinde hizmet ediyorum. 
Her ne kadar kulağa hoş gelse de kutsallıktan uzak olan ve benden önce de bir gelenek olarak sürdürülen bu ayinlerde benim görevim kurbanları ölüme hazırlamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42e3f65e-7580-4c6a-a41a-d1ceb93dde84.jpg</image:loc>
            <image:title>Vitito’nun Ustaları</image:title>
            <image:caption>Vitito gününü kırlarda, köylülerin bahçelerinde dolaşarak geçirmeye başladı. Sık sık babasıyla buğday tarlalarına gidiyor, yeni biçilmiş buğday başakları içinden taptaze buğday tanelerini ağzına alıp sütlerini emiyordu. Ne kadar da lezzetliydi bu taneler... Vitito annesi ve babasıyla birlikte, doğduğu yerden çok uzaklara; yamaçları zeytin, mersin, ahlat, çitlembik ve sandal ağaçlarıyla kaplı bir yarımadaya yerleşir. En yakın arkadaşları yol kenarlarında çıkan hayıt çalıları, oyuncaklarını kaçırıp duran bir karga ve taş ustası Ali Amca olur. Vitito’nun çocukluğu, Ali Amca gibi zamanını ve emeğini yaşamı dönüştürmek için kullanan ustaları dinleyerek, çokça da gözlemleyerek geçer. Onlardan, yaptığı her işte elinden gelenin en iyisini yapmanın, dünyaya güzellikler bırakmanın önemini öğrenir; iyi yapılan her işin kıymetini bilen birileri mutlaka çıkacaktır. Ve iyi tohumların peşine düşer Vitito: iyi düşünce tohumlarının, iyi kabak tohumlarının... Artarak çoğalacak, dünyayı güzelleştirecek tohumların.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a445eb-5cdc-46e7-aaa0-9010a55990bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut</image:title>
            <image:caption>Konargöçer Oğuz Türklerinin, Dede Korkut okulunun şaheserleri. .. Dede Korkut ozanlannın sanan ve sözü, sadelik ve durulukla zirveye taşıdığı şaheserleri ... Konargöçer Oğuz Türklerinin dil, tarih ve kültüründen kesitler sunan şaheserler ... Tarihin derinliklerinden günümüze sözlü gelenek yoluyla taşınan şaheserler ... Türkçenin farklı coğrafyalardaki söz varlığına ışık tutan, geçmişin hafızasını bugüne taşıyıp gönüllere nakşeden, değerleri yüceltip yaşanmışı destanlaşttran, usta ozanlara parmak ısırtan bir üslupla sunan hikayeler ... Dede Korkut ozanlarının dilinde; geniş bir coğrafyada yüzyıllarca seyahat eden, bilinmeyen zaman dilimlerinde sözlü dilden yazıya aktarılan, söz ile yazıyı buluşturan metinler ... Düzyazı ile şiiri iç içe yoğuran, görsel sanatları, müziği ve tiyatroyu söz içinde ilmek ilmek işleyen, söz derinliğini, sanat potasında doruklara taşıyan metinler ... Bu kitap; Dede Korkut&apos;un okunması ve anlaşıhnası yolunda yıllar süren, sabırla ve adım adım işlenmiş bir gayretin ürünü. Dresden ve Günbed yazınalarında geçen Oğuz beylerinin destanlaşmış hikayelerinin Türkiye Türkçesine aktarıhnış lıali. .. Bu kitapta; anlaşılmamış olan kelime, deyinı, atasözü ve diğer yapılar gün yüzüne çıkıyor. Dede Korkut&apos;un bilinmezleri, anlaşıhnazları bilinir, anlaşılır oluyor. Dede Korkut, bilinip anlaşıldıkça tatlılaşıp derinleşiyor ... 
Anlaşıldıkça bizi daha çok cezbediyor, sarıyor, kıışanyor, büyülüyor ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df1edea-49e6-45f2-8d0e-1cd08e2dadf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kitaba Tutuldum</image:title>
            <image:caption>&quot;Rıfat, ben sevda bilmezdim. Fakat bu kitaba tutuldum. Görmek için ne yaptımsa olmadı, şu kadar var ki cezmettim. Bu kitabı hem almalı hem neşretmeliyiz. Şu kitabı kurtaralım. Bütün Türklere armağanımız olsun.”
Ziya Gökalp
 
Feyzi Ersoy, Bir Kitaba Tutuldum’da millî kültürümüzün en değerli verimlerinden Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü, bulunma anlatısıyla kurgusal bir çalınma hikâyesi arasında, 1912 ve 2017 yıllarında geçen hadiselerin içinde bir roman başkahramanı olarak karşımıza çıkarıyor. Böylece bize, Türkolojinin en önemli keşfinin, Ali Emîrî’den Türklük çalışmalarının çağdaş ve tanıdık kahramanlarına uzanan ikinci defa kurtarılmasının öğretici macerasını keyifle okumak kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d631ecf9-05b7-4661-9d96-91c85d39ffc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkındalık Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar; 
Kahramanımız Pelin, yumurcak kardeşi Ege, sevimli tüy yumağı Paspas ile beraber maceradan maceraya koşmaya hazırsanız başlayalım mı? 
Pelin kardeşi Ege’nin ne işler peşinde koştuğunu öğrenebilecek mi? 
Sevimli kedimiz Paspas bir köpekle baş başa kalınca ne mi yapacak? 
Ege istediği gibi evde pire besleyebilecek mi? 
Pelin ve Ege polise hangi ihbarda bulunacak? 
İşte bütün bu soruların cevaplarını “Farkındalık Hikâyeleri”nde bulacaksınız. 
Hazırsanız, haydi başlayalım o zaman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925f1934-26dc-4964-93bb-3ac1fa3b0aee.jpg</image:loc>
            <image:title>İphigenia Aulis’te</image:title>
            <image:caption>Limanda, Hellas&apos;ın tüm kıyılarından demir alıp gelen bin gemi toplanmış, Troya&apos;nın fethi ve Hellas&apos;ın zaferi için yelken açmayı bekliyordu. Fakat donanmayı harekete geçirecek olan rüzgar bir türlü esmeyince, başkomutan Agamemnon, Kahin Kalkhas&apos;a kutsal ateşe bakıp işaret aramasını söyledi ve o da kaçınılmaz kaderi açıkladı: 
&quot;Ey Hellas&apos;ın efendisi! Vadedilen kurban, Artemis&apos;e sunulmadan, hiçbir gemi sonsuza dek ayrılamaz bu limandan! Zamanında, her yılın en güzel mahsulünü, ışık saçan tanrıçaya adayacağına yemin etmiştin. O yıl karın Klytaimnestra, emsalsiz güzelliğe sahip olan İphigenia&apos;yı doğurdu. Bu nedenle onu kurban etmelisin.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b82916c6-c837-4c0d-8882-6a72ca8b427f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Türkçülük</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti bugünün dünyasında merkezi coğrafya da yer alan bir ulus devlettir. Devletin kimliği belirlenirken önce imparatorluk adı olan “Osmanlı” kavramı esas alınmak istenmiş ama bir Osmanlı kimliğinin gerçekleşememesi yüzünden ikinci aşamada “İslam” kimliği üzerinden bir dinsel ulusalcı kavram geliştirilmek istenmiş ama İmparatorluk coğrafyası üzerinde çok farklı dinlerden gelen insanlar yaşadığı için ve gayrimüslimlerin karşı çıkarak itiraz etmeleri yüzünden bu tür bir ulusalcılık akımı geliştirilememiştir. Bunun üzerine Türklerin tarihten gelen siyasal birikimi öne çıkarılarak yeni kurulmakta olan ulus devletin adı “Türklük” kavramı üzerinden Türkiye olarak belirlenerek, Osmanlı İmparatorluğu yerine orta dünyada Türkiye Cumhuriyeti devleti çağdaş bir siyasal yapılanma olarak kurulmuştur. 
Atatürk Cumhuriyetinin kimliği belirlenirken ve siyasal modeli bu duruma paralel bir biçimde çizilirken, işin içine hem batıcılık hem de Atatürkçülük kavramları da girmeye başlayınca üç tarzı siyaset anlayışından beş tarzı siyaset yaklaşımına doğru yeni devletin yönlendirilmesine çalışılmıştır. Dünyanın tam ortasında ve üç kıtanın toprakları üzerinde etkinliğe sahip bulunan Türklüğün anavatanı olarak Anadolu yarımadası belirlenince, bu topraklar üzerinde kurulu bir merkezi devlet olarak Türk devleti, bir doğu-batı ya da bir Avrupa-Asya sentezi olarak görülmeye başlanmıştır. Dünya tarihinin en eski topluluklarını oluşturan kavimlerden birisi olarak Türkler, Göktürk İmparatorluğu üzerinden Türk kimliğine dayanarak dünya sahnesine çıkmışlardır. Daha sonraları da devletin kurucusu ve başındaki otorite olan Türk asıllı kralları ve de imparatorların isimleri ile adlandırılan Türk devletleri, tarihsel süreç içerisinde sıra ile devreye girerek etkin olmuşlardır. 
Geçen yüzyılın başlarında ortaya çıkan imparatorluklardan ulus devletlere geçilme aşamasında, Türklük olgusu bir ulus devletin adı olarak öne çıkmıştır. Tarih öncesi Proto-Türklerden başlayarak çağdaş bir ulus devletin adına kadar yükselen Türklük olgusu, bugünün koşullarında var olmaya devam ederek, bütün Türk asıllı toplulukların kurdukları devlet düzenleri açısından yol göstermektedir. Yüz yıl öncesinde ulus devletler kurulurken önem kazanan Türklük oluşumu, geçmişten gelen siyasal birikimi ve gücü ile çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin sağlam bir temele oturmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Türklük oluşumu anavatan Türkiye kadar, diğer Türk asıllı devlet ve toplumların yol göstericisi olarak da temel kimliklerini belirlemektedir. Yirmiden fazla devlet ve toplumun temel dayanak noktası olan Türklük kavramı bu kitapta Türkiye merkezli bir bakış açısı ile değerlendirmeye çalışılarak, Türk dünyasının geleceğini temsil eden genç kuşaklara geçmişten gelen bir bilgi birikiminin aktarılması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78818d13-df4c-491c-a5b3-123ea1984fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal ve Küresel Ölçekte Tüm Yönleriyle Pazarlama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         A Bibliometric Research on Corporate Social Responsibility (CSR) 
·         Consumption, Society and Culture 
·         İnsanları Taklit Eden Teknolojiler Bağlamında Pazarlama 5.0 
·         Pazarlama İletişimi ve Pazarlama İletişim Aracı Olarak Sosyal Medya 
·         Sosyal Medya Etkileyicileri ve Marka Yönetimi 
·         Gizli Kalan Kararlar: Nöropazarlama 
·         Covid-19 (Koronavirüs) Çağında Tüketicilerin Korunması 
·         Talha BAYIR Bütünleşik Pazarlama İletişimi Faaliyetlerinde Ünlü Etkileyicilerden Yararlanılması 
·         Müşterinin Hizmet Üretim Sürecine Katılımı: Kişiselleştirilmiş Bıçak Örneği Üzerine Bir Çalışma 
·         Satınalma Kararlarında Tüketici Etnosentrizmi 
·         Tüketici Davranışlarını Etkileyen Faktörler ve Müşteri/Tüketici Memnuniyetinin İşletmeler İçin Önemi 
·         Ekolojik Tüketicilerde Çevresel Farkındalık ve Duyarlılığın Satın Alma Niyetine Etkisi 
·         Marka Kavramı ve Marka Aşkı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/105d03d9-1cd2-4845-bbd3-7cc76326aaae.jpg</image:loc>
            <image:title>Ampirik Yöntemlerle İktisadi ve Finansal Çözümlemeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         Demand Regime of Turkish Economy 
·         Türkiye&apos;de Finansallaşma ve Doğal Kaynak Bolluğu Arasındaki İlişki 
·         Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve CO2 Emisyonu İlişkisinin Frekans Analizi ile Modellenmesi: Türkiye Üzerine Ampirik Bulgular 
·         Türkiye’de Net Hata Noksan Hesabını Etkileyen Unsurlar 
·         Türkiye’de Döviz Kuru, Faiz ve Para İkamesi İlişkisi 
·         Finansal İstikrarsızlığın Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Rekabet Gücü Üzerindeki Etkisi: BRICS Ülkeleri ve Türkiye Örneği 
·         Türkiye’de Enflasyonun Belirleyici Etkenleri ile İlgili Ekonometrik Bir Analiz: Yapısal Kırılmalar Altında Eş Bütünleşme ve Nedensellik Testleri 
·         Türkiye’de Gibson Çelişkisinin Geçerliliğinin Ampirik Analizi: Enflasyon ve Faizden Hangisi Neden, Hangisi Sonuç? 
·         Türkiye’nin Dış Politikasında Dış Ticaret: Siyasal, Ekonomik ve Mali Süreç Açısından Değerlendirme (2010-2020) 
·         Ticaretin Kolaylaştırılması ve Uluslararası Ticaret Arasındaki İlişki: Seçilmiş Gelişmekte Olan Ülkelerle Analiz (2007-2019) 
·         Yatay ve Dikey Çeşitlendirmesinin İhracata Etkisi: Aydın İli Örneği 
·         Vergi Yükü ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: Türkiye Örneği 
·         Vergile-Harca mı, Harca-Vergile mi? Türkiye Üzerine Bir Nedensellik Analizi 
·         Gelişen Ülkelerde Bütçe Açığı ve Büyüme İlişkisi: Seçilmiş Ülke Örnekleri Üzerinden Bir Panel Veri Analizi İncelemesi 
·         Bilgi İletişim Teknolojileri ile Finansal Gelişmenin Sağlık Harcamaları Üzerindeki Etkisi: MIST Ülkeleri Örneği 
·         Sektörel Bazda Yoksulluğun Analizi: Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkeler Arasında Bir Karşılaştırma 
·         Gelişmekte Olan Ülkelerde Küreselleşmenin Demokrasi Üzerindeki Etkisi: Panel ARDL Yaklaşımı 
·         Kurumsal Kalkınma Göstergelerinin Yüksek Gelir Ülke Grubunda İncelenmesi: Kulüp Yakınsama Analizi 
·         İslami Sermaye Varlık Fiyatlama Modeli: KATILIM-30 Endeksi ile Bir Uygulama 
·         Makroekonomik Faktörlerin BİST-100 Endeksi Üzerinde Zamanla Değişen Etkisi 
·         Covid-19 Pandemisinin BİST - Banka Endeksi Üzerindeki Etkisinin VAR Analizi ile Belirlenmesi 
·         Bankaların Birleşme Kararı: 2001 Öncesi ve Sonrası İçin Karşılaştırmalı Analiz 
·         Kadınlarda Obezitenin İşgücü Göstergeleri Üzerindeki Etkisi: TNSA-2013 ve TNSA-2018 Verilerinin Analizi 
·         Konut Kira Fiyatlarının Makine Öğrenmesi Yöntemleriyle Tahmin Edilmesi: Destek Vektör Regresyonu ve Yapay Sinir Ağları Karşılaştırması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0492cc8b-b00f-4242-b7d4-932f329bb80d.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi ve Finansal Gelişmelerin Teorik Yaklaşımlarla Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      Türkiye’de Bütçe Açıklarının Tarihsel Gelişimi Üzerine Bir Değerlendirme 
2.      Türkiye’de Yatırım Teşviklerinin Bölgesel ve Sektörel Açıdan İncelenmesi 
3.      Geç Endüstrileşme Sürecinde Teknolojik Yetenek Birikimi: Tayvan Ar-Ge İşbirlikleri Modeli 
4.      Türkiye’nin E-7 Ülkeleri ile Dış Ticaretinin Betimsel Bir Analizi 
5.      Türkiye’nin İşgücü Yapısının D-8 Ülkeleri ile Karşılaştırılması 
6.      Türkiye Ekonomisi İçin Döviz Kuru ile Dış Ticaret İlişkisinin Değerlendirilmesi 
7.      Döviz Kurları ile Turizm Endeksi Arasındaki Eş-Bütünleşme ve Nedensellik İlişkisinin Ampirik Analizi: Borsa İstanbul’dan Kanıtlar 
8.      Endüstri Devrimleri Kapsamında Lojistik Sektörünün Gelişimi: Akıllı Lojistik, Yeşil Lojistik ve Lojistik Köyleri 
9.      Merkez Bankacılığı ve Merkez Bankalarının Bağımsızlığı 
10.  Geleneksel Olmayan Para Politikası Araçlarından Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM) ve Rezerv Opsiyon Katsayısına (ROK) Genel Bir Bakış 
11.      Sosyal Sermaye Teorisi Perspektifinden Kayıt Dışı Ekonomi 
12.      İslami Finansta Fıkhi Danışma Kurulları: Seçilmiş İslam Ülkeleri Üzerine Bir İnceleme 
13.      Modern Finansman Tekniği Olarak Kitlesel Fonlama: Genel Kapsamı, İşleyişi ve Başarı Kriterleri 
4.      İklim Değişikliğinin Makro ve Mikro Düzeyde Ekonomik Etkileri 
15.      Blokzincir Kullanıcılarının Akış Teorisi Yaklaşımı ile Değerlendirilmesi 
16.      Ticari Kazançlarda Basit Usulün Kaldırılmasının Vergi Sistemine Olası Etkilerinin Değerlendirilmesi 
17.      Dijital Hizmet Vergisinin Uluslararası Gelişmeler Kapsamında Değerlendirilmesi 
18.      Dijital Hizmet Vergisi Üzerine Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a75f855b-0562-4a18-b9e9-ec81300da4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Benzerlik</image:title>
            <image:caption>Türler arası temaslar, öngörülemeyen bir aşk ve insanlığın sonunu getirecek bir virüsün yıkıcı etkisi… Mélanie Candan’dan alışılmışın dışında bir bilimkurgu hikâyesi. İnsanlarla birebir olarak aynı görünüme sahip uzaylılar, dünyaya gelip temas kurduğunda, sıradan bir hayat süren Lucie için işler giderek tuhaflaşmaya başlar. Bir yandan hayatındaki garipliklere bir anlam bulmaya çalışan Lucie, bir yandan da insan ırkının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu gerçeğiyle yüzleşecektir. “Lucie, araştırma yaparken birkaç sene önce yazılmış ‘Esrarengiz Benzerlik’ isimli bir makale buldu. Bu makale insanlarla aynı görünüme sahip uzaylılardan bahsediyordu. Fakat NASA bu makaleyi görmezden gelmişti. Bu makalede yazanlar karşılaştığı genç çocuğun görünümüne tam olarak uyuyordu. Bu da onu korkutmaya başladı! Makalenin bir kısmı şöyle diyordu: ‘Uzaylılar dünyamızı yeni icatlarıyla istila edecekler. Bu yeni icatları sayesinde insanlarla aynı görünüme sahip olabilecekler ama herhangi birinin değil! Var olan insanların görünümüne girecekler! Tabii ki kalpleri yok fakat kalp atışlarının yerini tutan başka bir şeyleri olacak ve bu yüzden ölü bir insan gibi soğuk olacaklar…’”

Mélanie Candan Hem Fransa hem de Türkiye vatandaşı olan Mélanie Candan, Fransa’da doğdu ve 18 yaşına kadar Türkiye’de yaşadı. Paris School of Business’ta Uluslararası Ticaret okumak için tekrar gittiği Fransa’da, Otelcilik ve Yemek mastırı ile yükseköğrenimine devam ediyor. Esrarengiz Benzerlik yazarın ilk öykü kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3a519a6-924b-46a0-95ad-ac0c48374153.jpg</image:loc>
            <image:title>Çankaya&apos;nın Duvaksız Gelini Fikriye</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllık bir karasevda hikâyesi. Her anı adanmışlık dolu; milli mücadeleye ve o mücadelenin başkahramanı Mustafa Kemal’e. Fikriye; uzak bir akrabanın kızı, bir çocuk onun için. Oysa ilk gördüğü andan beri âşık Fikriye’nin çocuk yüreği. Önceleri ağabey diyor, ama sonra dili varmıyor. O cephedeyken hayaliyle yaşıyor, mektuplar, şiirler yazıyor. Bir gün Mustafa Kemal’i toparlayacak bir kadın eli gerektiğinde gerçekleşiyor düşleri. Adeta koşarak gidiyor Ankara’ya. Boynunda bir kehribar tespihle Çankaya’nın ilk gelini oluyor, “duvaksız gelini”… Yazık ki rüya kısa sürüyor. Fikriye’deki öyle bir aşk ki ne hastalık dinliyor ne yasak ne de sürgün. En aşılmaz denilen yolları aşıp sonunda yine varıyor Paşa’sına. Ta ki o kanlı güne kadar. Çankaya’nın Duvaksız Gelini aradan geçen bir asra rağmen meçhuliyetini koruyan bir ölümü anlatıyor. Bir milletin gönlünde taht kuran Mustafa Kemal, bugün hâlâ “boynu bükük bir sümbül”ün kırık hatıralarında kanıyor.

Yazar Özgeçmişi Halil İbrahim Özcan Halil İbrahim Özcan, Kayseri-Talas Ardıç köyünde doğdu. İlkokul ve ortaöğrenimini Kayseri’de tamamladı. Kayseri Meslek Yüksekokulu’nda okudu. Kayseri Eğitim Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra Giresun ve Kayseri’de üç yıl öğretmenlik ve müdürlük yaptı. Daha sonra Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Bir süre Suriye ve Lübnan’ın değişik yerlerinde yaşadı. 1981-1991 yılları arasında siyasal nedenlerden ötürü ülkenin farklı cezaevlerinde on yıl tutuldu. Çocukluğundan beri çeşitli işlerde çalıştı. Senaryolar yazdı. Editörlük ve aynı zamanda sinema oyunculuğu da yapan ve çeşitli edebiyat örgütlenmelerinde etkin görevler alan yazar; halen Uluslararası PEN Türkiye Merkezi İkinci Başkanıdır ve aynı zamanda Hapisteki Yazarlar Komitesi’nin Başkanlığını yürütmektedir. Yurtdışında, Urumiye (İran), Rakka, Şam, Lazkiye (Suriye), Tetova (Makedonya) şiir festivallerine katıldı. 2008 yılında katıldığı Frankfurt Kitap Fuarı’nda, yazarlar komisyonunda ve IV. Ulusal Yayıncılık Kongresi’nde “Okuma Kültürü” komisyonunda görev aldı. Uluslararası PEN içinde UralAltay Network kurucularından olup, Moğolistan, Kazakistan, Kırgızistan’da ve Kırım ile İsveç’in Lund kentinde bildiriler sundu. Ayrıca PEN Türkiye temsilcisi olarak, Almanya, Kanada, İzlanda, Güney Kore, İspanya, Kırgızistan ve Bulgaristan’da da bildiriler sundu. Yazmaya çok küçük yaşlarda başladı. Defter, Edebiyat Dostları, Yaba-Öykü, Düşler, Sombahar, Ayrım-Şiir ve Yazın gibi dergilerde şiir ve öyküleri yayımlandı. Kırık Zar adlı şiir kitabı da Niculina Oprea tarafından Romence’ye “Zarul Spart” adıyla çevrilerek “Editura Napoca Star”da 2020 yılında yayımlandı. Şiir ve öyküleri ayrıca İngilizce, Arapça, Romence, Arnavutça, Almanca, Farsça, İtalyanca ve Uygurcaya çevrildi. Kırık Zar adlı kitabı 1997 yılında Orhan Murat Arıburnu ödülüne layık görüldü. “Ejderha Yılları” adlı senaryosu ile 2011 yılında Kültür Bakanlığı’ndan “Senaryo yazma desteği” aldı. Gözden geçirilmiş haliyle yeniden okur karşısına çıkan Çankaya’nın Duvaksız Gelini Fikriye, Abdul Kadir Abdelli tarafından TEDA desteğiyle Suriye, Şam’da Al Takwen Hause Publisher’de 2009 yılında Arapçaya çevrilerek yayımlandı. Yayınlanmış eserleri: 1: 1980-1990 Cezaevi Şiirleri Antolojisi, 1992. 2: Randevu Hazırlığı, Öykü, İstanbul, 1993. 3: Kırık Zar, 1. Baskı İstanbul, 1997. (1997 Orhon Murat Arıburnu ödülü); 2. Baskı İstanbul. 4: Yüzünü Temiz Tut Ecel Her An Gelebilir, Şiir, 1. Baskı, İstanbul, 2000; 2. Baskı, İstanbul. 5: Ejderha Yılları, Roman, 1. Baskı, İstanbul, 2001, 2. Baskı, İstanbul, 2005. 6: Kavgalı Küçük Fener, Şiir, İstanbul, 2005. 7: Küller Arasında Haçin, 1. Baskı, İstanbul, 2009; 2. Baskı, İstanbul, 2016. 8: İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansınca desteklenen “İstanbulum” projesi kapsamındaki “Tarlabaşı Renklere Son Veda” 2011 9: Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam Nazım, Çizmeli Kedi Yayınları İstanbul, 2013. 10: Yıldırım Beyazıt Erken Elveda Dedi, Heyamola Yayınları, 2014</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4012624-13ae-4aaa-86ef-db1a9fd7a67b.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Tarihi</image:title>
            <image:caption>Teknolojinin Tarihi içinde bulunduğumuz ana dair aydınlatıcı bir arka plan sunar. Tarihçi Daniel R. Headrick giderek daha güçlü yenilikler yoluyla insanların doğa üzerindeki artan gücünün izini sürerken, dünyanın farklı yerlerindeki teknolojilerin evrimini karşılaştırarak diğer teknoloji tarihlerinde bulunandan çok daha geniş bir açıklama sağlar. Eski halklar ateşin hayatta kalma teknolojisi olarak kullanıldığını keşfettiler, ancak sonra sulama için ve daha sonra da hidroelektrik enerji ve diğer birçok kullanım için giderek daha karmaşık su yönetimi sistemleri tasarladılar. İletişim teknolojisi kendi zamanımıza yaklaştıkça insanları daha fazla temasa soktu ve onları daha bilgili ve kozmopolit yaptı. Tıbbi ve tarımsal teknoloji, özellikle modern çağda yaşam beklentisini artırdı; yapay organlar ölmekte olanların yerini alabilir, kimyasal ve nükleer ilaçlar kanser gibi hastalıkların yayılmasını durdurabilir. Eski halklar teknolojiyi hayatta kalabilmek için kullanırken, zaman geçtikçe teknolojinin kullanım alanları ve etkileri de değişti. Teknoloji baş döndürücü bir ilerlemeyle zenginlik-yoksulluk eşitsizliklerinin artmasına ve çevreye yönelik tehditlere neden oldu. Eleştirmenler teknolojiyi kirlilik ve doğal dünya üzerindeki diğer yıkıcı etkilerle de bağdaştırdı. Dünyanın sakinleri için artan kolaylık sağlama yeteneğinin tümü için, teknolojinin dezavantajları durumu, evrensel insanın icat etme kapasitesinin ürettiği gerilimleri gösteren güçlü bir durumdur. 

Chicago’daki Roosevelt University’de Sosyal Bilimler ve Tarih Fahri Profesörüdür. Ayrıca Hawaii Pacific University ve Tuskegee Enstitüsü’nde ders verdi. Lisansını Swarthmore College’da, yüksek lisansını Johns Hopkins Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler alanında ve doktorasını Princeton Üniversitesi’nde tarih alanında tamamladı. 1998’de Alfred P. Sloan Vakfı Bursu ve 1994-1995’te John Simon Guggenheim Memorial Bursu aldı. Dünya tarihi üzerine yazdığı çok sayıda kitabı vardır; When Information Came of Age, The Invisible Weapon, The Tentacles of Progress ve The Tools of Empire. İlgi alanları arasında bilgi sistemleri tarihi, teknoloji tarihi, çevre tarihi ve uluslararası ilişkiler yer almaktadır..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47e17173-df9e-4bdb-b72b-e69da276eaad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailenin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Aile, insanlık tarihi boyunca var olagelmiş bir kavramdır fakat bu yapı tarihsel süreç içerisinde çokça değişikliğe uğramıştır. Aile, tarihsel bir kurumdur ancak doğal bir durum değildir. Bir yandan bir tarihe sahip olan aileler, bir yandan da tarihi yazmaktadır. Elinizdeki kitap, ailenin binlerce yıllık tarihine ana hatlarıyla ışık tutmayı hedeflerken, bu kurumu merkeze aldığımızda dünya tarihinin nasıl göründüğüne ilişkin bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır. Aile -kendi gerçekliğimiz de içinde olmak üzere- “doğal” değildir, tarihsel ve toplumsal bir bağlam içerisinde inşa edilmiştir. Ailenin nasıl bir düzen içinde işlediği, zaman içinde nasıl değiştiği, benzerlikleri ve farklılıkları çalışmanın ele aldığı başlıca konular arasında yer almaktadır. Bu kitap, özellikle aileye odaklanarak, bununla daha derin bir tarihi, insan olmanın ne anlama geldiğini, insanın geçmişine ve bugününe dair yeni bakış açıları ve anlayışların dünya tarihinin geniş zamansal çerçevesi içinde nasıl gün ışığına çıktığını anlatmaktadır.

Yazar Özgeçmişi Mary Jo Maynes Minnesota Üniversitesi&apos;nde tarih profesörüdür. Son kitapları arasında Telling Stories: The Use of Personal Narratives in the Social Sciences ve History and Secret Gardens, Satanic Mills: Placing Girls in European History bulunmaktadır. Ann Waltner Minnesota Üniversitesi&apos;nde tarih profesörü ve İleri Araştırmalar Enstitüsü&apos;nün direktörüdür. Journal of Asian Studies&apos;in eski editörlerinden ve Get an Heir: Adoption and the Construction of Kinship in Late Imperial China kitabının yazarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95a820dc-57e0-4c43-8d76-ecb54bb737aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Kim Olacağım?</image:title>
            <image:caption>Küçük Isırgan, balta girmemiş ormanın derinliklerinde minik bir yumurtadan çıktığında aklında tek bir şey vardı: “Büyüyünce kim olacağım?” Uzun bir yolculuğa çıkan ve yol boyunca türlü türlü dinozorlarla karşılaşan Isırgan acaba kim olduğunu bulabilecek miydi? 
 
Büyüyünce Kim Olacağım, dünyadaki yerini ve kim olduğunu bulmakla ilgili bol dinozorlu bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1df8046e-ef34-42c0-9923-24f55344cef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Yazarlık - Yazma Hayalini Gerçekleştirmek</image:title>
            <image:caption>Yazma arzusuyla hangi yaşta, hangi koşullar altında karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Duygusal olarak yaralandığınız bir anda, okuduğunuz bir cümlenin size verdiği heyecanla, âşık olduğunuzda ya da bambaşka bir zamanda saklandığı yerden çıkıp gelebilir hayatınıza. Belki fısıldayan zayıf bir ses, belki güçlü bir ilham şeklinde belirir. Kim olduğunuzla değil, ne yapmak istediğinizle ilgilenir. Ancak yazma arzusu hissetmek, yazma yolculuğunda ilerlemek ve sonuç almak için yeterli değildir. Elinizdeki kitap, yazan ve yazmak isteyen kişilere bu doğrultuda rehberlik etmek amacıyla hazırlanmıştır. 
Bu kitap sayesinde yazma becerilerinizi geliştirecek ve yaratıcılığınızı harekete geçireceksiniz. 30 yazma uygulaması ile en az 14750 kelime kullanarak yazacaksınız. Aynı zamanda yazma yolculuğunda sonuç almanızı sağlayacak çalışma metodunu öğreneceksiniz. Yaratıcı yazarlık ve yazmayla ilgili sıkça sorulan sorulardan yola çıkarak hazırlanan temel bilgileri keşfedeceksiniz. 
Şimdi bir karar vermelisiniz. Yazmanın hayalini mi seviyorsunuz yoksa gerçekten yazmak mı istiyorsunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315400ec-96d3-4b02-8101-6eae386dbff8.jpg</image:loc>
            <image:title>80’li Yıllarda Türkiye- Sazlı Cazlı Sözlük – Yaprak Döker Bir Yanımız</image:title>
            <image:caption>80’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük – “Yaprak Döker Bir Yanımız” 
Yapı Kredi Yayınları, Derya Bengi’nin hazırladığı dönem kitaplarına devam ediyor. Daha önce yayımlanan 50’li, 60’lı ve 70’li yıllar sözlüklerinden sonra bu yıl da tatlısıyla, acısıyla 80’ler Türkiyesi’ni anlatan “Yaprak döker bir yanımız” çıktı. 
““Yaprak döker bir yanımız” – 80’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük” kitabı, A’dan Z’ye 1980’li yılların Türkiyesi’nin ritmiyle şarkılar, türküler mırıldanıyor. Müzikten yola çıkarak, siyasi ve kültürel boyutlarıyla bu ilginç dönemin labirentlerinde geziniyor, anılar ve anekdotlar derliyor. O günlerin bakışına, mizacına, lisanına, sesine sadık kalmaya, renklerini yansıtmaya, serüvenine ortak olmaya çalışıyor. Türkiye’nin her bakımdan belki de en süratli, fırtınalı yıllarını gözler önüne seriyor. 1980’li yıllar, o dönemin gazete, dergi, kitap, plak, kaset, televizyon yayınlarının rehberliğinde dile geliyor. 
Derya Bengi’nin hazırladığı kitabın “Sazlı Cazlı Sözlük” olmasının nedeni, dönemin müzikleri üzerinden sosyal hayatı ele alması. Acısız Arabesk’ten Züğürt Ağa’ya, Ahmet Kaya’dan Müjde Ar’a, Madonna’dan Michael Jackson’a, Mazhar Fuat Özkan’dan Sezen Aksu’ya pek çok sanatçı ve eser kitabın ana malzemesini oluşturuyor. Öte yandan sosyal, siyasal, kültürel gelişmeleri de bu kitapta, hem de en renkli yönleriyle okumak mümkün: Bob Dylan, Joan Baez ve Miles Davis konserleri, video ve walkman çılgınlığı, nostalji salgını, breakdance, heavy metal, “E.T.”, “The Wall” ve “Dünyayı Kurtaran Adam” filmleri, “Firuze”, “Maskeli Balo” ve “Mavi Mavi” şarkıları, “Hisseli Harikalar Kumpanyası”, “Evita” ve “Şahları da Vururlar” gibi sahne eserleri, Kenan Evren, Turgut Özal, demokrasiye geçiş döneminin sancıları… 
Derya Bengi, 80’li yılların çelişkilerle dolu alacalı bulacalı dünyasına girebilmek için, Ahmet Kaya’nın sesinden yankılanan Hasan Hüseyin dizelerine bir kez daha kulak vermeyi öneriyor: “Yaprak döker bir yanımız / Bir yanımız bahar bahçe.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/070d5a84-083d-4db7-95b4-8e15a1e109ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Masalları</image:title>
            <image:caption>Bahar Masalları” “Mevsim Masalları” serisi “Bahar Masalları’yla” devam ediyor… Bahar, coşkunun, neşenin, aydınlığın, uzamaya başlayan günlerin, çiçeğe duran ağaçların, kuş cıvıltılarının mevsimidir. Doğanın kış uykusundan uyanışının habercisidir. Tarık Demirkan’ın derlediği, Feridun Oral’ın rengârenk resimleriyle can verdiği bu masallar baharın coşkusunu, umudunu her zaman içinizde hissetmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/002a24b9-1af5-49dd-8248-1b465583515f.jpg</image:loc>
            <image:title>60’lı Yıllarda Türkiye- Sazlı Cazlı Sözlük – Dünya Durmadan Dönüyor</image:title>
            <image:caption>“”60’lı Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük – “Dünya Durmadan Dönüyor”” 
A’dan Z’ye, Ajda’dan Zorba’ya 60’lı yıllar: Anadolu Pop, uzay sefası, Abidik Gubidik Twist, kırk beşlikler, mini etekler, toplumcu halk ozanları, arabeskin ayak sesleri, iki askeri müdahalenin arasına sıkışmış bir Rönesans denemesi… 
 
Bu kitap 1960’lı yılların Türkiyesi’nin ritmi üzerinde şarkılar, türküler mırıldanıyor. Siyasal ve kültürel boyutlarıyla, bu rengârenk dönemin perde önünden ve perde arkasından anılar derliyor. O günlerin bakışına, mizacına, lisanına, sesine sadık kalmaya, dünyayı değiştirmek isteyen gençlerin heyecanına ortak olmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/093c1fc8-6d13-4aef-85fe-59f112adb762.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabit Fikir</image:title>
            <image:caption>Paul Valéry en eski yazınsal biçem olan diyalogdan hareketle, zihinsel bir “büyük patlama”nın ürünü bir metin ortaya koyuyor. SABİT FİKİR birbirini yadsıyan, besleyen, çürüten, doğuran konuşmalardan örülü bir kitap, bir anlamda Valéry’nin denizde taş sektirme egzersizleri. 
 
Sabit Fikir Valéry’nin düşünce dünyasının ve ilgi alanlarının nerelere uzanacağının kısa bir özeti. 
 
“Büyük acıların pençesindeydim; çok etkin ve çok şiddetli kimi düşünceler zihnimden ve dünyamdan geriye kalan her şeyi perişan ediyordu. Hiçbir şeyle oyalanamıyor, sonunda kendimi daha da kaybederek acıma geri dönüyordum. Buna, kendimi zihinsel, yani unutulmaya mahkûm şeyler tarafından yenilmiş hissetmenin keder ve utancı da ekleniyordu. Belirli bir nedeni olan bir düşüncenin verdiği acı, doğası gereği, aynı düşünceyi sürdürür, oradan çoğalır, sürer durur,güçlenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9a1554-bb9d-4be6-ab29-6fad751e166c.jpg</image:loc>
            <image:title>Andre Gide Günlük (1887 - 1925) 1.Cilt</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının usta kalemi André Gide’in kurmaca yapıtlarının önüne geçen devasa eseri, neredeyse 60 seneye yayılan bir yazma eyleminin ürünü olan “Günlükler”nin ilk cildi, ilk kez eksiksiz olarak Türkçede… 
 
Şimdi üç aylık kuraklıktan sonra fırtına. Yağmuru bir gösteri gibi izlemek için eve döndüm. Gördüğüm şeyi betimlemeyi sevmiyorum artık; işin tadını kaçırıyor. Yalnızca bakmayı daha çok seviyor, böylece hiçbir şeyi kaçırmadığımı, her görüntünün ona gereksinim duyduğum anda yeniden ortaya çıkacağını biliyorum. Bunun tadını daha da çok çıkarmak isterdim. Kısa süre içinde, farklı farklı yaşam biçimlerini tanımak, her birinde bir başkasının özlemiyle kabaran kaygıyı bulmak istiyorum. 
 
“Dar Kapı”dan içeri girin, “Pastoral Senfoni”nin ezgilerini dinleyin, “Dünya Nimetleri”nden yararlanın, “Kalpazanlar”ın masasına oturun; Günlük’ü okuyun... 
  2 dk içinde 
“Kendini en iyi incelemiş olan adam. Bunun için de en önemli eseri, bence Journal’i, güncesidir.” -Nurullah Ataç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9280194-e386-4760-9c83-dfbb16ec5ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Captain Tsubasa - Takım Ruhu</image:title>
            <image:caption>YETENEK, AZİM, SÜREKLİLİK ve SAYGI: EFSANE OLMAK KOLAY DEĞİL!   Nankatsu İlkokulu’nun şampiyon yıldızları, artık finaldeki rakipleriyle yan yana oynamak zorunda. Çünkü bu sefer iddia daha büyük: Japonya şampiyonluğu. Kasabanın en iyilerini bir araya getiren bu yeni takımı Roberto yönetmese de Tsubasa’nın futbol aklı tüm ekibe güven verir.   Şampiyonada ülkenin dört bir yanından gelen, çok farklı becerilere sahip genç futbolcular tanışıp kaynaşır. Meiva takımını buraya tek başına getiren Kojiro Hyuga ise bu oyuna diğerlerinden çok farklı, çok karanlık bir gözle bakar: Zafer yolunda hiçbir şeye saygısı yoktur.   Nankatsu’nun en büyük yıldızlarından biri sakat olduğu için ilk maçlarda görev yapamasa da tüm takım onun için oynar. Turnuvadan sonra takımdan ayrılacak bir diğer yıldız da zaferin anahtarını onlara tekrar hatırlatır: Takım ruhu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aef498d-bf58-4324-9e6c-0746ce81fc0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez İp</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı günden beri her yaştan milyonlarca okura ulaşan bu küçük hikâye kitabı, sevdiklerimizle aramızdaki kopmaz bağları anlatırken gezegenin sessiz fısıltısını duymamıza olanak sağlıyor. Dinleyin, aradığınız huzur ve mutluluk bu fısıltıda saklı! 
Yayımlandığı ülkelerdeki ebeveynler, terapistler, öğretmenler Görünmez İp’in ayrılık, kayıp, ölüm ve yas süreçlerini ve bunlarla baş etme yollarını anlatan çağdaş bir klasik olduğu konusunda hemfikir. İki çocuğun ve annelerinin hikâyesinin anlatıldığı bu kitapta çocuklar büyüyüp bilinçlendikçe korkuları ve endişeleri de onlarla birlikte büyümeye başlar. Bunu fark eden anne, tüm sevdiklerimizle hatta artık yanımızda olmayanlarla bile aramızda kopmaz bağlar olduğunu anlatır onlara. Bu öykü çocuklara önce inanılmaz gelse de gün geçtikçe bu bağın gücünü hissetmeye ve sorularına cevap aramaya başlarlar: Herkesin görünmez bir ipi var mı? Bu ip ne kadar uzağa ulaşıyor? Hiç kopmaz mı? 
Görünmez İp, çocukların kolayca anlayabileceği ve kucaklayabileceği yaratıcı bir hikâyeyle yalnızlığın, ayrılığın veya kaybın üstesinden gelmek için çok basit bir yaklaşım sunuyor ve çocukların omuzlarını iklim krizi, pandemi gibi ağır yüklerle dolduran günümüz dünyasına önemli bir mesaj veriyor. 
“Günümüzün zor şartlarında, sevdiklerimizden ayrı olsak da sevginin hepimizi birbirine bağlayan, sonsuz bir bağ olduğuna dair özel bir mesaj veriyor.” 
Amerikan Pediatristler Akademisi 
 
“Her yaştan çocuk –hatta yetişkinler bile– sevdiklerimizle aramızdaki kopmaz bağların hikâyesini okuduğunda, aradığı huzur ve mutluluğu bulacak.” 
Ulusal Okul Psikologları Dernegi 
 
“Ayrılık anksiyetesi yaşayan tüm çocuklar için harika bir kitap.” 
Today’s Parent 
 
“Empati ve birlik için evrensel bir vizyon… etkileyici.” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5861f1eb-4b34-491a-8703-a93f7c987e1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Mor’un Maceraları -2</image:title>
            <image:caption>Mor, Makemake gezegeninden çok uzakta olan dünyayı düşündü. Derin bir iç geçirdi. Yanındaki bilge ağaç adam uzun süreden beri konuşuyordu. Ama Mor’un aklı, dünyalı dostlarındaydı. 
Bilge ağaç adam sordu: 
“E, ne diyorsun Mor?” 
“Efendim?” diye karşılık verdi Mor. 
“Yani sana bir soru sordum. Cevabı bekliyorum.” dedi ağaç adam. 
Mor, “Özür dilerim, duyamadım.” dedi. 
“Kişi ancak anladığı şeyleri duyar.” dedi ağaç adam. 
“Yine her şeyi sen biliyorsun dostum.” dedi Mor. 
“Ne fark eder? Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabileceği kadardır.” 
Mor, biraz utandı. Ağaç adam, her zaman böyle bilgece konuşurdu. Söylediği her cümlenin üstünde uzunca düşünülmesi gerekirdi. 
“Hadi bakma bana öyle! Dünyalı dostların Rana ve Arda’yı mı özledin?” diye sordu ağaç adam. 
Mor cevap verdi ağaç adama: 
“Bu sefer öyle bir şey değil. Bana ihtiyaçları yok. Uzun zamandan beri sesleri çıkmıyor. Biraz kırıldım belki de!” 
“Kırılma sakın! Sevin! İyi hissediyorlar ki sana ihtiyaçları yok. Sevdiklerin mutlu olunca sen de mutlu olmalısın. Sana ihtiyacı olan başkası var. Hatta başkaları var. Yardım kulesine gidelim. Sana, orada anlatacaklarım var.” 
Siz de bilge ağaç adamın Kedi Mor’a neler anlattığını merak ediyor musunuz?.. 
Öyleyse Kedi Mor’la birlikte yeni maceralara çıkmaya hazır mısınız?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ccbe3a1-ede0-4b95-b52e-26a010d83dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 137. Sayı Enerjide Yeni Denklem</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Enerjide Dönüşümün Ekonomi Politiği 
A.Erinç Yeldan 
 
Türkiye Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Üzerine Bir Değerlendirme 
Tunç Durmaz, Sevil Acar, Simay Kızılkaya 
 
Yuvarlak Masa: Ömer Faruk Çolak, Haluk Levent, Serdar Sayan 
 
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Enerjide Yeni Denklem 
Cenk Pala 
 
Türkiye’nin Ekonomik Sorunları 
Şebnem Kalemli-Özcan 
 
“Köleliğe Giden Yol”da Neden Hayek Haksız Çıktı? 
Ercan Eren 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Nazım Kadri Ekinci 
 
Tavşan Dağa Küsmüş Dağın Haberi Olmamış 
Nuran H. Belet 
 
Türkiye Kadın 20 Tebliği ve Finansal Katılım Gülden Türktan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3f8a1f-172a-47d7-b44a-381e6af29cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Burası Çok Önemli</image:title>
            <image:caption>Şunu çok net bir biçimde ifade edebilirim ki 
biz köprüyü geçtik. 
EVET! 
Türkiye Cumhuriyeti olarak biz artık köprüyü geçtik. 
 
 
Çok da uzun bir süre kalmadı; 
2030 yılını dahi bulmadan ekonomik ve refah düzeyi olarak 
ülke tarihinin en güçlü dönemine gireceğiz... 
Kişi başı gelir, cari denge, istihdam ve üretim anlamında 
dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olma sürecimiz başlayacak. 
 
Tarihten aldığı büyük mirasla... 
Üç kıtanın kesişim noktasındaki jeopolitik 
ve jeostratejik konumuyla... 
Özellikle son 20 yıldır konsolide ettiği bölgesel 
ve küresel tecrübeyle... 
Sahip olduğu güçlü liderlikle... 
Ulaşımdan savunma sanayiine, ekonomiden enerjiye 
inşa ettiği sağlam altyapı ve kapasitesiyle... 
Türkiye bu tasavvuru ortaya koyabilmeye namzet en önemli ülkelerden biri olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f57d8ed-821b-40dc-b63b-b9e7d1684593.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediler Neden Tatlıdır?</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın her noktasında sıklıkla karşılaştığımız, tatlılık abidesi olduğu büyük bir kesim tarafından kabul edilen, sevimli, hareketli ve eğlenceli bir canlı aramızda dolaşmaktadır. Öyle ki, onların sevimli ve tatlı hallerini gördüğümüzde, sıkıntılarımızı unutur ve yüzümüzde tebessümler bir güneş gibi doğmaya başlar. 
Son yıllarda evlerinde vazgeçilmezi olmaya başlayan bu tatlı canlılar Kedi kardeşlerdir. Kedi kardeşler, son yıllarda dünyada ki en popüler evcil canlı olmuşlardır. İnsanlar, kendilerini daha yakından tanımak, sevimli ve tatlı hallerine daha uzun şahitlik edebilmek için yanlarından ayırmak istememişlerdir. 
Bu durum insanların asırlardır şu soruyu sormalarına sebep olmuştur: “Kediler neden bu kadar tatlı? “ 
İşte elinizde ki eserde, bu güzel soruya, olması gerektiği gibi manevi bir bakış açısıyla, gerek Yüce Rabbimizin o güzel isimlerinin yansımasıyla, gerekse de, Peygamberimiz aleyhisselatü vesselamın mübarek hayatından çıkarımlar ile cevap vermeye gayret ettik... 
Bu çalışma gönül dünyanıza merhamet ışığı olacak ve İNŞALLAH bu eseri okuduğunuzda, başta kedi kardeşler olmak üzere, bütün canlılara, çok daha şefkat dolu bir gönül penceresinden bakacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0968a939-e851-45cc-bf77-7e4d8306ee1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Değilim Ben Şiirim</image:title>
            <image:caption>Siz de kitabımı aldınız. Evrenin sırrını çözmenizi sağlamayacak fakat bu kitap hikâyesi ve şiirleri ile size pek çok şey katıp, bakış açınızı değiştirecektir. Elem, matem veya keder hiçbir duyguyu yaşamadan da birinin hikâyesinden ilham alıp bunu yaşamış gibi olabilirsiniz. Duygusuz insan diye bir şey yoktur zira duygular daha bütünüyle keşfedilememiştir. Bugün bu hikâyenin ve şiirlerin sahibi benim ve size her mısralarımda yaşamadan öğreneceğiniz duyguları gönlünüze aktaracağım. Yaşamanızı ve anlamanızı istediğim, gönül kalemimden dökülen hakiki duygulardır. 
Değerli okurlarım okumak ve yazmak kaybolmayacak fikirleri savunmaktır. Şunu unutmayın ki yazdıklarınızı ve inandıklarınızı kimse öldüremeyecek. Ölenler bedenlerdir, kaybolan şeyler ise cisimlerdir. Gönlünüzdekini kimse değiştiremeyecek ve fikirleriniz asırlar boyu sizinle gelecektir. 
Ben şiirlerime ve size teslimim o yüzden bana şair demeyin, ben bir şair değilim, ben bir şiirim zira beni okursanız öğrenmiş olursunuz… 
Umarım bardağın dolu kısmını görür ve payınıza düşen duyguları alırsınız. Bazen yalancı bir gülüş yerine gerçek bir gözyaşı sizin hayatınızı kurtarabilir. Kitabımı gönlünüzde yaşama dileği ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66e86305-44fe-4503-9842-258c098a1e10.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Döndü Devran</image:title>
            <image:caption>Ne kaftanımız vardı, üstümüzde kürklü, 
Ne elde kılıç - kalkan. 
Yenemedi ama yine de 
Ne kör talih, ne de zaman. 
Bitmedi yani hayatla kavgam. 
Huzurlar hep düşman kaldı, 
Mutluluk selam vermedi uzaktan. 
Sen geldin ya gönlüme, 
Ben istemem sonbaharı, 
Baksana her taraf hazan. 
Belki olamayız da güller açtıran nisan, 
Bari olsaydık bol güneşli haziran.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8702957b-eb56-43c0-a492-2a40c8dc7353.jpg</image:loc>
            <image:title>İnce Duvarlı Apartman</image:title>
            <image:caption>&quot;Hazlar göklerde bir imparatorluksa bizler ufak çimleriz. Fillere ezilmeden, sulak bir yaşantıdır tüm beklentimiz. Ve sanırım basitliğimiz ve güzelliğimiz de buradan gelir…&quot; 
 
“Kasaya aldıklarımı ödemeye gittim. Kasiyer robotik hareketlerle aldıklarımı barkod okuyucudan geçirdi. Ne bir “Merhaba” ne bir “İyi günler”. O an anladım kaybettiğimizin sadece ekonomik bağımsızlığımız olmadığını. İnsanın hamurundan, esasından, özünden de bir şeyler kopup gitmişti. Buna çok bozulmuştum ama o an üstünde durmadım. Belli ki etkisi dört duvar arasında çıkacaktı. Bir de herkes sanki ölümüne yalnızdı bu sıralar. Anne, baba ve çocuk tedavülden kalkmıştı. Varsa yoksa otuzlu yaşlarında ellilerinde gibi gösteren veya zaten ellilerinde olan yılgın insanlar dolmuştu ortalığa. İnsanlığa, Türkiye&apos;de elli yaş standardı gelmişti. Eskiden marketten mahalleme doğru yürürken her bir adımımda fark ettiğim hayhuydan eser yoktu. En çok da bu hareketsizlik, bu bekleyiş, insanların bu ölmeden sahip olduğu ölüm sessizlikleri canımı sıkıyordu. Ve tüm gücümle mahalleyi inletircesine nara attım: “Alesta tramola! Alesta tramola! Alesta tramola!”  Arkamdan bir ses: 
  - O Kaptan Cousteau hoş geldin. At bir şarap parası da yelkenim rüzgâr dolsun.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6e17fbf-694d-4180-b341-1adb5bb1ad6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Epigramlar</image:title>
            <image:caption>Martialis ya da tam adıyla Marcus Valerius Martialis, yazdığı epigramlarla yalnız Romanın değil, tüm batı edebiyatının en seçkin şairlerinden biri sayılıyor. Epigramlarının gücü şiirsel parlaklıklarından, dil üstünlüklerinden daha çok döneminin Roma yaşamını keskin bir gözlemle ve tam bir sözünü esirgemezlikle vermesinden kaynaklanıyor. Tam anlamıyla bir Roma Günlük Yaşam Ansiklopedisi gibidir Martialisin epigramları. Aradan geçen bunca yüzyıla karşın onları okunur kılan da budur işte.

Tadımlık

ÖNSÖZ Martialis, Roma yazınında en iyiler arasında adına yer verilen bir ozan değildir. Çoğu kısa, az sayıda ise görece uzun, toplam 1.550 koşuk yazmıştır. Bunlar çeşitli konulardadır, kendisinin tanık olduğu, herkesin bildiği küçük olaylardır. Martialis, zamanındaki söylentilere, dedikodulara katılmaktan, sorumlularını sivri diliyle eleştirmekten, onlara sövgülü sözlerle veriştirmekten geri kalmamıştır Bu konular nedense insanların oldum olası daha çok ilgisini çektiği, Martialis de bunu dizginsizce, bol bol işlediği için, taşlama ozanı, yergi ozanı olarak tanınmıştır. Yine de Epigrammata Taşlamalar ya da Yergiler olarak çevrilemezdi. Her şeyden önce bu karşılık, sözcüğün köken anlamına olduğu gibi, koşukların içeriğine de aykırı olurdu. Bunlar gerçekte kısalı uzunlu koşuklardı; ancak, epigram sözcüğü dilimize öyle bir girmişti ki, söküp atmak şimdilik olanaksızdı. Bunu Türkçeleştirmek boynumuzun borcu olsun. M.A. Lindsayın gözden geçirdiği M. Valerius Martialis, Epigrammatayı ilkin doğrudan özgün dili Latinceden çevirdim, sonra, H.J. İzaakın Fransızca, Alberto Gabriellinin İtalyanca, Türkan Uzel-Tunganın (seçme biçimindeki) Türkçe çevirisiyle karşılaştırdım. Açıklamalar ve Özel Adlar için bu yapıtlarla birlikte klasik diller ve uygarlıklarla ilgili çeşitli sözlüklerden yararlandım. Çeviride güçlük ayrıntıdaydı; örneğin çiçekler, balıklar, baharat, günlük kullanımdaki araç gereç vb. Bunların Türkçesini bulmak uğraştırdı. Öte yandan bize Roma toplumuna özgü açık saçıklık özgürlüğü tanınmadığı gibi, estetik anlayışımıza da uymadığı için çirkinden kaçındım, anlamı güzelce vermeye çalıştım. Martialisin sergilediği tiplerle, anlattığı olaylarla Roma imparatorluk yaşamının iç yüzünü, dış yüzünü yalın biçimde ve kısaca ortaya seren Epigrammata süslü püslü yapıtların tersine okuma kolaylığı sağlamaktadır. Bu bakımdan Latince öğreniminde kullanılırsa, en azından Romada bir dönemin toplum yaşamını aracısız tanımada kılavuz olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37fa754e-0b0e-4f2a-a44c-59cf7461b0cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihai Komedya</image:title>
            <image:caption>Dante&apos;nin 14. yy. da Hristiyan mitolojisi ve metafiziğini birleştiren çalışmasına, bu eserin asıl amacına ulaşmak için İslam&apos;ın 14. yüzyılında onun mitolojisinden seçmeler sunuyoruz. Hedefimiz Dante ile aynı. Cennetin, cehennemin nasıl olduğundan, Tufanın yahut İsyanın nasıl gerçekleştiğinden daha ziyade bunların neden var olduğu ile ilgileniyor ve kavranması gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. 
 
… 
“Yeryüzünün tendomunda, 
Azıtan insanoğlunun açtığı kesikten fışkıran sular; 
Gezegenin damarlarında dolaşan kanıdır… 
İnsan aklını bu denli dar bir çepere hapseden 
Aklını çepeçevre saran imkânın iskânıdır… 
Satır satır yağan yağmur 
Paragraf paragraf çalkalanan dev dalgalar… 
Ve ben bir şair, 
Gördüğüm yıkılışın tasviri ile titriyor eller Kan, evet evet… Kandır elbet Tanrı&apos;nın insanoğluna zerk ettiği cevher…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85e82fc2-3a56-4489-82e4-3bde99e8603c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arya’nın Yaşam Sevinci</image:title>
            <image:caption>Şarkı söylemeyi çok seven Arya’nın mahalle korosunda başlayan müzik yolculuğu yarışmalarla, seçmelerle devam eder. Arya her başarısının ardından daha da yukarılara bakar. Derken bir an gelir, Arya çok önemli bir şeyi unuttuğunu fark eder... 
 
Özge Bahar Sunar’ın yazıp Mavisu Demirağ’ın resimlediği Arya’nın Yaşam Sevinci okurları başarı, hedefler, hayaller üzerine düşündüren, sevinç dolu bir öykü… 
 
 
Özge Bahar Sunar 
1981 yılında Sakarya’da doğdu. Uzun yıllar bilgisayar öğretmeni olarak çalıştı. Çocuk edebiyatına olan sevgisi onu hikâyeler yazmaya yönlendirince işinden istifa etti. Bu zamana kadar pek çok kitap yazdı. Kitapları ondan fazla dile çevrildi. Hikâyeler yazmanın yanı sıra çocuklar için felsefe alanıyla ilgileniyor. 
 
 
Mavisu Demirağ 
1993 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun oldu. Çocuk kitapları ağırlıklı olmak üzere yayınevleri, çeşitli ajanslar ve dergiler için illüstrasyonlar yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9733b3bf-5aea-4642-a583-e73e43af76f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkilerin Yaşam Döngüsü</image:title>
            <image:caption>“Kuğu, gece gökyüzünde parlak yıldızların oluşturduğu en güzel takımyıldızlardan biri. Biz de bilimsel konularla ilgili yayınlar hazırlamak için bir araya gelmiş bir takımız. TAKIMYILDIZ olarak çocuklar için özgün bilimsel içerikler üretiyoruz.” 
 
*** 
Bitkiler Dünya’yı nasıl değiştirdi? Eğreltiotları nasıl çoğalır? Mabet ağacına neden yaşayan fosil denir? Sümbülün çoğalmasına hangi hayvan yardım eder? Karahindiba tohumları nasıl yayılır? Her bitkinin yaşam döngüsü aynı mıdır? Hepsi bu kitapta... 
 
Serinin Diğer Kitapları: 
Mevsimler 
Su Döngüsü 
Hayvanların Yaşam Döngüsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23091315-1f17-42cd-b4c4-83686c60d826.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu Tarihi 19. Yüzyıldan Günümüze</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu tarihi dünyanın gündeminden hiç düşmedi ve uluslararası alanda daima belirleyici bir rol üstlendi. 
 
Kitapta, ilkin 1800’lü yıllara doğru Ortadoğu’nun genel bir resmi sunulur. Reformların başlangıcı olarak kabul edilen 1774-1856 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu merkeze alınarak geniş bir coğrafyadaki hareketliliğe yer verilir. Ortadoğu tarihi ile birlikte Osmanlı modernleşmesinin eşzamanlı biçimde ele alınması, kitabın dikkat çekici özelliklerinden biridir. Osmanlı’nın siyasi, idari ve hukuki yapısına ait terim ve kavramların tek tek izah edilmesi, öncelikle kültürel, dinî, sosyal ve ekonomik kodların çözümlenmesinin önemine işaret eder. Bu sebeple kitabın yazarları tarihsel bağlamdan kopmadan kronolojik çerçeveyle birlikte terminolojinin doğru kullanımına büyük bir itina gösterirler. Sonrasında 20. yüzyılın başında İngiltere’nin kendi idealleri doğrultusunda tanımladığı bir Ortadoğu coğrafyası çıkar karşımıza. İki dünya savaşıyla birlikte bağımsızlık hareketleri ve milliyetçilik dalgaları art arda yayılmaya başlar. Etnik ve mezhepsel çatışmalar, ayaklanmalar ve darbeler hız kesmez, matem ve gözyaşının eksik olmadığı topraklarda haritaların yerleri sürekli değişir. 1950-1970 yılları arasında ulusal seferberlikler, toplumsal protestolar ve kalkınma politikaları belirgin biçimde varlığını hissettirir. Ekonomik liberalizmin gölgesi altında ve ABD’nin devreye girmesiyle birlikte bu sefer İslâmcı ideolojilerin yükselişi, dikta rejimler ve her türden şiddet olayları boy gösterir. Bu durumda, yıllara ve yüzyıllara yayılan farklı Ortadoğu manzaraları belirir. 
 
Bugün çağdaş sorunlarla ve güncel gelişmelerle birlikte Ortadoğu’nun yeniden tanımlanması gerektiği ise çok açık…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2a4bb94-c6a6-4fdf-b329-35e6e65c552b.jpg</image:loc>
            <image:title>Armut Kafa Ailesinin Serüvenleri Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Papağanlar Ne Yer? 
Köpekleri Seven Kedi 
İkizler Okula Başlıyor 
Sihirbaz Dinozor 
Piyano Çalan Kedi Mavisel Yener’in okul öncesi çocuklar için yazdığı Armut Kafa Ailesi’nin üyeleri altı kişiden oluşuyor. Biri kız diğeri oğlan olan ikizler, baba Armut Kafa, anne Armut Kafa ile kedileri Pupu ve Yuyu. Serinin Köpekleri Seven Kedi adlı kitabında Yuyu, Pupu’nun doğum günü için hazırlıklara başlamış bile. Pupu, doğum gününe çağıracağı arkadaşlarının listesini yapıyor; “Tırmık, Fırfır, Titrek, Havhav”. Listenin sonundaki isim anne kedi Yuyu’yu çok şaşırtıyor. Çünkü Pupu doğum gününe arkadaşı bir köpeği çağırmayı düşünüyor. “Köpekten arkadaş olur mu?” diyen Yuyu mu haklı, Pupu mu, göreceğiz. Farklılıkların kabulü konusuna mercek tutuyor Mavisel Yener bu kitabında. Sihirbaz Dinozor, yalan konusunda çocukları düşündürürken, Papağanlar Ne Yer? meraklı çocukları araştırmaya yöneltiyor. Piyano Çalan Kedi, Pupu’nun piyano konseriyle başlıyor, evde şamata var! İkizler Okula Başlıyor’da ikizlerin okula gittiği ilk gün anlatılıyor. Okula onlarla birlikte giden Pupu nereye kayboldu acaba? Son sayfalardaki masal karakterlerini boyamak çocukların hoşuna gidecek. Serap Deliorman’ın sevimli çizgileriyle şenlenen dizinin her kitabında farklı bir serüven gizli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c49d7c-8b3e-4202-9c49-f9eb0ed3b528.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet - Türk Mucizesi Seti</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet, Türkiye Üçlemesi&apos;nin üçüncü kitabıdır (birincisi Diriliş, ikincisi Şu Çılgın Türkler). Objektif bilim insanları Milli Mücadele ile başlayıp Cumhuriyet&apos;le süren bu dönemi Türk Mucizesi diye adlandırıyorlar. Bir yanda cumhuriyetçiler var, öte yanda bu daha iyi, daha insanca, daha onurlu düzeni istemeyenler. Ders ve ibret verici, uyarıcı bir dönem. 
Cumhuriyet Türk Mucizesi birinci kitapta Büyük Zafer&apos;den Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kuruluşuna kadar yaşanan gelişmeler yer alıyor. 
İkinci kitapta ise 1923&apos;ten 1938&apos;e kadar olan gelişmeler anlatılıyor. 
Bu sette iki kitabı bir arada sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f612cce-45a7-4963-bc77-23e17849aaf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgınlar Sınıfı Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Çılgınlar Sınıfı 1 – Korsan Takımı 
Çılgınlar Sınıfı 2 – Çıldıran Kasaba 
Çılgınlar Sınıfı 3 – Dinozor Takımı 
Çılgınlar Sınıfı 4 – Sırlar Takımı 
Çılgınlar Sınıfı 5 – Atlantis Takımı 
 
Çocuk edebiyatının bol ödüllü yazarı Mavisel Yener, Çılgınlar Sınıfı&apos;nın soluk kesen serüvenleriyle okurlarını heyecanlı bir yolculuğa davet ediyor. 
Serinin ilk kitabında Korsan Takımı&apos;nın kaptanı Ege, gizemli dürbüne bakınca baş döndürücü olaylar zinciri başlar. Çılgınlar Sınıfı, dünya haritasını ilk çizen ünlü denizci Piri Reis&apos;in izini sürerken tuhaf gelişmeler olur. 
İkinci kitapta Çılgınlar Sınıfı&apos;nın Zombi Takımı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi&apos;ne geziye gidince baş döndürücü olaylar zinciri başlar. Çılgınlar Sınıfı, müzedeki hırsızlığın ve tarihin izini sürerler. 
Üçüncü kitapta Dinozor Takımı ile tanışmaya hazırlanın. Gizemli kemiklerin peşinde müthiş bir serüven yaşamaya var mısınız? 125 yıllık fosilin sırrı ne? Dikkat edin, siz dinozorların izini sürerken otobur koca bir yaratık kitaptan fırlayıvermesin! Dördüncü kitapta çocuk edebiyatının usta kalemi Mavisel Yener, Sihirbaz Laproşka’nın Nemrut Dağı’nda yapacağı olağanüstü gösteriye herkesi davet ediyor. Laproşka’yı izlemeye gelen çocukları farklı sürprizler bekliyor. Onların yaşadıklarına yetişkinler asla inanmayacak. Çünkü sınırsız uzakları yalnızca çocuklar görüp deneyimleyebilir… Bundan böyle tarihi eserlere bakarken, kalıntıları gezerken hep düşünün onları yapan isimsiz kahramanları, işçileri, köleleri. Kim bilir belki de bazıları parmak izi bile bırakmıştır üstlerine. Beşinci kitapta Mavisel Yener, yeryüzünden silinmiş gizemli batık kentlerde dolaştırıyor okurlarını. Büyük Kâhin Şelamus, Bubon, Lolibu ve diğerleri,  Atlantis&apos;in, Simena&apos;nın insanlığa gönderdiği mesajları nereye sakladılar? Tarih öncesi dönemlerde çok ileri uygarlıklar var mıydı? Atlantis Takımı&apos;nın yaşadıklarına yetişkinler asla inanmayacak. Çünkü sınırsız uzakları yalnızca çocuklar görüp deneyimleyebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ed879af-103d-4efd-a74d-9b2b7b8f6763.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Kasabası Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, Mucize Kasabası serisinde umudun, sevginin şifrelerini veriyor. 
Mucize Kasabası 1 / Leyla İle Leya 
Uzaklardan gelen bir tekne, gizemli bir kedi, kasabada neler oluyor? Sır perdesini aralamak kolay mı? Yepyeni keşiflere yelken açacak meraklı okurlar hem öğrenecek hem eğlenecek. 
Mucize Kasabası 2 / Uçan Kitaplık 
Çok uzaklardan gelen gizemli biri, uçan kitaplık, tuhaf bir görev, yepyeni keşifler... Mucizeler Kasabası’nda her şey mümkün. Kediler konuşur, yıldızlar yüzer, kuşlar okula gider, bilgisayarlar uçar... 
Mucize Kasabası 3 / Ejderha Semercisi 
Sıra dışı bir müze, gizemli çekirdek yığını, tuhaf meslekler, yepyeni keşifler... 
Meraklı okurlar bu şölene davetli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc3d6b37-6ebb-45f0-a562-aa62df0cadb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Muzaffer İzgü Okuma Kitapları Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Sarı Civciv 
Uykucu Sibel 
Anneciğim Acıktım 
Şeker Kız 
Çıplak Ayaklı Futbolcu 
Bu ilk okuma serisi beş kitaptan oluşuyor. Serinin kitapları, okumayı yeni öğrenen çocukların bu becerilerini güçlendirecek, onların mutlu ve güvenli okurlar olması için yardımcı olacak. Hava soğuk, rüzgâr esiyor. Kümesin içi de soğuk... Ama nedense Sarı Civciv durmadan başını öne uzatıp annesinin kanadının altından çıkmak istiyor. Öylesine hareketli ki kümesteki herkesi rahatsız ediyor. Ağzında kavun tadı, yüreğinde elma coşkusu, gözlerinde mısır sevinci varken uyuyabilir mi hiç? Sonunda yapacağını yapıp kümesten kaçıvermesin mi? Üstelik bir de kediyle karşılaşınca olanlar oluyor... Muzaffer İzgü’nün olağanüstü anlatımı, Serap Deliorman’ın çizgileriyle buluşunca çocukların çok sevecekleri bir kitap ortaya çıkmış. Bu kitabın dört kardeşi daha var: Şeker Kız, Uykucu Sibel, Anneciğim Acıktım, Çıplak Ayaklı Futbolcu. İlk okuma serisi çocuklara güzel kitaplar okumanın mutluluğunu yaşatırken kendilerini ve başkalarını tanıma çabaları sırasında okurlarının ellerinden tutacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b18550-4e37-414c-90d9-5e7ea95b900e.jpg</image:loc>
            <image:title>Diego Armando Maradona - O Bir Efsane</image:title>
            <image:caption>Dünya futbol tarihinin en büyük yıldızlarından biri olan Diego Armando Maradona&apos;nın hayat hikâyesiyle karşı karşıyasın. 10 numaralı bu muhteşem futbolcunun başarı dolu yaşamı hiç bu kadar eğlenceli anlatılmamıştı. İşte cevaplarını bu harika kitapta bulacağın bazı sorular:
* En başarılı yıllarını hangi takımda geçirdi?
* Onu tarihe geçiren gol hangisiydi?
* Messi ile hangi benzerliklere sahipti?
* Onun sayesinde hangi kural değişti?
* Hangi ülke taraftarı Maradona için Arjantin&apos;i destekleşmişti?
* Kendisiyle karşılaştırılan Brezilyalı yıldız Pele&apos;yle nasıl tanıştı?
* Adına hangi filmler ve belgeseller yapıldı?
* Kardeşine neden El Turco deniyordu?

Haydi, efsane Maradona ile tanışma vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d41655c-d4c6-400e-8c04-88b6c7b4b64b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pasaklılar Serisi Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Pasaklılar – Tehlikeli Maymun 
Pasaklılar – Timsah Havuzu 
Pasaklılar – Şapşal Baykuş 
Kitabın Pasaklılar Kenti’ne hoş geldiniz! Burası Pasaklılar Yasası’nın uygulandığı, Pasakgül, Pasakcan, Pasaksu gibi sevimli kahramanların yaşadığı bir kent. “Pasaklılar yatak toplayarak zaman kaybetmezler” gibi farklı yasaları var. Böyle kendi hallerinde yaşayıp giderlerken bir gün kente omzunda maymunuyla birlikte ilginç bir adam gelir ve işler karışır. Kahramanlarımızı sürprizlerle dolu heyecanlı serüvenler beklemektedir. 
Çocuklar, Pasaklılar Kenti’nde yaşanan serüvenleri okurken Mavisel Yener’in zengin hayal gücü ve mizahi diliyle hem eğlenecek hem de Pasaklılar’ın yaşamıyla kendi yaşamı arasında paralellikler kurarak daha önce fark etmedikleri bazı şeyleri fark edebilecek. Bir kent belleğini yitirdiğinde bunun nelere yol açacağını görecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/608413ae-2d68-424b-8203-510e0c6a7151.jpg</image:loc>
            <image:title>Tittirikler Dizisi Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Tittirikler 1 - En Korkunç Şeyler 
Tittirikler 2 - En Gürültücü Şeyler 
Tittirikler 3 - En Eğlenceli Şeyler 
Tittirikler 4 - En Çılgın Şeyler 
Tittirikler 5 - En Komik Şeyler 
Tittirikler, çocuklar okuldan evlerine döndüğünde büyük bir merakla okulun nasıl bir yer olduğunu keşfeden çok sevimli minik canavarlar. Tittirikler, her derste bambaşka komiklikler yapıyor, kimseye görünmeden eğlenirken okulun ne kadar güzel bir yer olduğunu keşfediyorlar. Çocuklar, okuldaki minik canavarların maceralarını okuduklarında okulun korkulmaması gereken, eğlenceli bir yer olduğunu anlıyorlar. Çocukların büyülü dünyasını iyi bilen, onların gelişimini destekleyecek birçok projede yer alan Aytül Akal’ın yazdığı Tittirikler okul öncesi dönemdeki her çocuğun mutlaka okuması gereken öğretici, beş kitaplık bir seri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6daf7d04-3841-4443-a4bf-8a1f1e451ff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakal Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Şahmeran efsanesi, Yılan Kale’nin gizli hazinesi, gürül gürül akan Ceyhan Nehri, kıpkırmızı gelincik tarlaları, bereketli Çukurova toprakları, mis gibi portakal çiçeği kokan Adana sokakları…
Sevgisizliğin gölgesi altında çocukluğunu doyasıya yaşamaya çalışan Asım ne köye ne de kente ait olabilmenin huzursuzluğuyla geçiriyordu günlerini. Çukurova’nın uçsuz bucaksız tarlalarında çocukluğunun peşinden koştuğu sırada kendini kurumuş bir ağacı bahara cesaretlendirirken buluverdi. Yerel efsanelerin peşinden giderken, köyün futbol takımının kalesini korurken, altın madeni açmak için gelen iş makinelerine karşı köyün doğasını savunurken kalbinde hep sevgi vardı.
Özgür Balpınar, Çukurova bölgesinin yerel öğeleriyle bezenmiş yeni romanı Portakal Çiçekleri’nde ne olursa olsun hayallerinin peşinden koşmaya devam edenleri, içlerindeki gerçek hazineyi keşfedebilenleri, doğayı paraya üstün kılmak için mücadele edenleri gelincik tarlarının ve mis kokulu portakal çiçeği bahçelerinin içinden selamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54afd715-c245-40b6-ab61-615a88c871bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Şehri</image:title>
            <image:caption>Karanlığın Şehri – Karton Kapak 
Şule Avlamaz 
 
 
Doğduğu günden beri ailesinin son derece korumacı ve baskıcı tutumuyla yetiştirilen Efsan Erez, doğum gününde en sevdiği grubun konserine gitmek üzere kardeşiyle beraber gizlice evden çıkar.  
Masum bir istekle başlayan bu çıkış, Efsan’ın kendini küçük dünyasından tamamen farklı bir evrende bulmasıyla sonuçlanır.  
 
Krallıklar tarafından yönetilen topraklarda yaşayan tehlikeli yaratıkların ve büyü kullanabilen ırkların hüküm sürdüğü evrende biçare ve kimsesiz kalır. Artık o, olmaması gereken bir yerde, olmaması gereken kişidir. Yabancıların hoş karşılanmadığı bu karanlık şehirde tanımadığı kişilerin yardımına muhtaç olmasıyla, sonun başlangıcı için zaman akmaya başlayacaktır.  
Bir yandan eve dönüş yolunu ararken, diğer yandan hayatta kalabilmek için kimliğini gizleyerek tehlikeli seçimler yapmak zorunda kalır; fakat bu girişimleri, yakalanmaması gereken en önemli kişinin,  
Alaz Şahzade’nin dikkatini çeker. Artık olmaması gereken yer,  
bu karanlık şehir değil, yanında dahi durmaması gereken bu adamın geceden daha siyah harelerinin içidir.  
 
Canını kurtarmak için kaçarak ailesine geri dönmeye çalışan Efsan karanlık şehirden kaçabilecek midir ya da tan vaktini bile görebilecek midir, 
belli değildir.  
 
Üstelik ne kadar engel olmak isterse istesin kalbi de yavaş yavaş  
Alaz Şahzade için çarpmaya başlarken… 
 
Güçlü bir duruşu vardı, aynı zamanda karanlıktı da  
ve karanlık kötüydü. Karanlık bilinmezlik demekti,  
karanlık boşluktu ve... 
Ben karanlığı sevmezdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f7eecf3-40fb-4d43-a8c7-34b67ecc19ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşokavadana</image:title>
            <image:caption>“Tathāgata’nın parinirvāṇa’ya [Buddha’nın ebedî nirvāṇaya] ulaşmasından yüz yıl sonra, İşte bu erdemli eylem sayesinde o kutlu çocuk, Pāṭaliputra şehrinde hüküm süren Aşoka adındaki bir kral olacaktır. O dört kıtadan birini yöneten, doğru bir dharmarāca [erdemli kral] ve bir çakravartin [cihan hükümdarı] olacaktır.” Avadāna kelimesi “kayda değer eylemin veya başarının öyküsü” anlamlarına gelmektedir. Budist kültür içerisinde önemli bir yer tutan Avadānalar; ünlü Budist karakterlerin geçmiş, gelecek ve günümüz yaşantılarına ait efsaneleri konu edinen edebî bir üslup, dahası koleksiyondur. 
Aşokāvadāna da Budizm’in ilk hamisi olarak kabul edilen Hint Maurya İmparatoru Aşoka’nın (~MÖ 304-232) hayatını konu edinen ve Sanskrit dilinde kaleme alınmış bir kaynak eserdir. Budist geleneğe ait karakteristik özellikleri gözler önüne sermektedir. Aşoka, Budizm’in kutsal kitaplarının yazıya aktarılması, sınıflandırılması ve dahası mezheplere ayrılışı ile ilgili sürece, bir imparator olarak sunmuş olduğu katkı sebebiyle, Hint kültür tarihinde adından sıkça söz ettirmektedir. Dahası Budizm’in Hint alt kıtasının dışına yayılışı ile ilgili izlediği politikalarla da Budizm sonrası yeniden şekillenen Asya kültürünün ilk temsilcilerinden biri olarak görülebilmektedir. Aşokāvadāna adlı elinizdeki bu eser, orijinali itibarıyla Hint menşeli Budist kültürün gelişim ve değişim sürecinin Hindistan tarihi içerisindeki seyrine bir nebze de olsa ışık tutan bir eser olma özelliğini taşımaktadır. Asya toplumlarının ve devletlerinin, kültürel ve siyasi yapılanmalarında son derece önemli bir yere sahip olan Budizm ile ilgili edebî ve dinî bir metin olarak bu eser; tarih, edebiyat, dinler tarihi ve folklor gibi sosyal bilimler alanlarıyla ilgilenen okuyucuların dikkatine sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731003bf-d200-4a5b-a0d8-034b35cdf865.jpg</image:loc>
            <image:title>Paralaks</image:title>
            <image:caption>Ursula K. Le Guin’in elinden düşürmediği Paralaks Türkçede.
Kararlı bir feminist ve aktivist olan Robin Morgan&apos;ın en çarpıcı kitaplarından biri. Geleceğe adanmış bir masal ve geçmişe yönelik bir tahmin. Paralaks, öyküler ve birbirine bağlılık hakkında bir öykü. Derinlikli, anlayışlı ve duygusal…
Matruşka bebekleri gibi her öykü birbirine geçiyor.
Büyüklüğü ve karmaşıklığı görmeyi öğretiyor, dünyanın tüm değişkenliği ve değişimi için dengeyi arıyor.
“Okudum çünkü bir kere okumaya başlayınca kitabı elimden bırakmak istemedim. Okumaya devam ettikçe, durasım gelmedi. Öyküleri ve öykülerin çerçevelerinden yaratılan karışımı çok sevdim... Nüktedanlık ve cömertlik. İşte bizim tanıdığımız Morgan.”
Ursula K. Le Guin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6e952a3-05af-4143-8bde-2ef9a3783962.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatım</image:title>
            <image:caption>Lev Davidoviç Bronştayn, tüm dünyanın bildiği adıyla Troçki. 1905 ve 1917 Petrograd Sovyeti başkanı. Kızıl Ordu kurucusu ve başkomutanı. Dışişleri Halk Komiseri. Devrimin en sert beş yılında Lenin’le birlikte ön saflarda mücadele eden devrimci, siyasetçi, teorisyen… Hayatım, Sovyet Rusya’nın kuruluşundaki “ikinci isim” Troçki’nin, Türkiye’deki sürgün yıllarında kaleme aldığı otobiyografisi. Ancak alışılmış otobiyografilerin dışında, “sürekli devrim” fikrine uygun biçimde, bir mücadele aracı olarak tasarlıyor kitabını Troçki. Gençliğinden başlayarak 1905 Devrimi, 1917 Devrimi, Rus İç Savaşı ve Stalinizm’e karşı verdiği mücadelesine ve nihayet Komünist Parti’den ihracına kadar geçen zamanı kapsayan kitabında, kendi geçmişini anlatmanın yanında mücadeleleriyle gelecek arasında bağlantı kurmak istiyor ve diyalektiğe olan benzersiz inancını gözler önüne seriyor. Hayatım, “kalemiyle dövüşen” bir devrimcinin hikâyesi. “Devrimci bir politika adamının otobiyografisi, ister istemez bağlı olduğu teori sorularına değinir, yer yer Rusya’nın ve bütün insanlığın sosyal evrimine de değinir, zaten devrim denilen zorlu zamanlarda bu ikisi birbirine çok yaklaşır. (...) Özellikle benim ömrümde o kadar büyük bir rol oynamış ve önemli bir şey olan, doğu ülkelerinde bugün pek canlı bir ilgi uyandırmış bulunan ve adına Sürekli Devrim denilen teori, bu kitapta uzaktan uzağa kulağa çarpan bir leitmotiv olarak kalacaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e16dc4c5-4fd1-4214-bc7f-302ece45d0b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanoflar</image:title>
            <image:caption>Sait Faik’in büyük bir övgüyle söz ettiği Kenan Hulusi Koray’ın 1 Ocak-16 Nisan 1938 tarihleri arasında Kurun gazetesinde tefrika ettiği Osmanoflar, aynı zamanda yazarın tek romanıdır. 1900’lerin başında Bulgaristan’ın Karnabad şehrinde yaşayan bir Türk ailesinin Bulgar komitacılar tarafından yurtlarından uzaklaştırılmasının anlatıldığı romanda yazar, savaş öncesi dönemde Balkanlarda yaşananlara da ışık tutmaktadır. Koray’ın girift ruh tahlilleri ve derinlemesine tasvirleri dönemin olaylarının kişiler üzerindeki etkisini eksiksiz biçimde aktarır. “Osmanoflar, iki yüz seneye yakın mazileriyle Karnabad’ın bir tarafında bütün vakalara karşı canlı bir tarih gibi ayakta duruyorlardı ve bizim için her şeyi bu tarihin üzerinde okuyarak tespit etmekten başka yapılacak bir şey yoktu.” “Osmanoflar, sisler inmiş, buğulu anlatımıyla, alışılagelmiş sözdiziminin dışındaki cümleleriyle, öyküleyiş ve kurgudaki çok şaşırtıcı yenilikçiliğiyle edebiyat ortamımızda fırtınalar estirecek sanmıştım. Kıpırdattığı yaprak, bir iki yazarımızın önerisinden ibaret oldu. Ardından o korkunç sessizlik!” Selim İleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25d9a06e-e5c6-4911-a904-12da1c80a43e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yazarın Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Hayat arkadaşı Leonard Woolf’un derlediği Bir Yazarın Günlüğü, dünya edebiyatının akışına yön veren bir dehanın zihnine yolculuk yapma ve mahrem düşünceleri arasında gizlice dolaşma olanağı sunuyor. Eşsiz bir titizlikle derlenen günlük Woolf ile yeni tanışacak okurlara yol arkadaşı olacak, çünkü her bir eserin tohumlarının nasıl ekildiğine, yazmanın ne denli yoğun, acı verici fakat bir o kadar da keyifli bir süreç olduğuna ışık tutuyor. Kitap, bilinç akışı yönteminin öncüsünün hayranları için ise sayısız sürprizle birlikte yeni katmanlar sunuyor: Nihai halini alan kitapların alternatif akışları hatta isimleri, Woolf’un Dostoyevski ile kavgası, Shakespeare hayranlığı, iktisatçı Keynes ile sırdaşlığı, gerçek dostları, öfkeleri, kaygıları, sıradan olan her şeye duyduğu tiksinme hissi... Ve tüm karanlığıyla savaş. Edebiyat ve eleştiri yazmak arasında sıklıkla tercih yapmak zorunda kalan Woolf’un ne denli sıkı bir okur olduğunu da günlük sayesinde öğreniyoruz.
Bir Yazarın Günlüğü ile Woolf’u yakından tanıyacak, satır aralarında ömürlük bir dost bulacaksınız.

“Dün, yani ayın 18’i, pazar günü, bir kükreme duyduk. Tam üstümüze geldiler. Uçağa baktım, kükreyen bir köpekbalığına bakan ufak bir balık gibi. Işıkları yansıyordu, üç tanelerdi sanırım. Zeytin yeşili. Sonra pat pat pat pat! Almanlar mıydı? Tekrardan pat pat pat, Kingston’ın üzerine doğru.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49dee1b6-c2dc-40e0-a641-dd10c804dce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Serap</image:title>
            <image:caption>Aşkta sadakati arayan bir kadının yaşadığı hayal ve hakikat çatışmasının romanıdır Kızıl Serap. 1926’da Vatan Matbaası tarafından yayımlanan bu eserinde Burhan Cahit Morkaya, İstanbul’da “Şefkat Ocağı” adında, işgal altındaki Anadolu’ya yardım eden bir dernekte gönüllü olarak çalışan Ayten’in hikâyesini anlatır. Tek başına kurduğu terzihanesiyle iş hayatında başarıyı yakalayan, İstanbul’dan Trabzon’a tutkularının peşinden giden güçlü kadın imajıyla, dönemin sosyokültürel ortamını da gözler önüne serer. Hayattan yalnızca vefa ve aşk beklediği halde Bedri, Kazım ve Macit’le yaşadığı aşk maceralarında derin bir hayal kırıklığına uğrayan Ayten, hayata evladıyla yeniden tutunur. Ayten’in hayatında kızıl bir seraptan ibaret olan bu aşk buhranları, yasak aşkının meyvesi Hicran’la yerini umuda bırakır. “Yeşil gözlerinin birer damla zümrüt gibi parladığını gördüm. Bu yeşil gözleri, bana maziyi unutturacak kadar ümitli ve cazibeli geldi. Başımı kızımın yüzüne yaklaştırdım ve mutlak aşk aramakla geçen mazimi onun ismine gömdüm. ‘Hicran!’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55296a8c-b1b8-48a7-bf6a-967a5fe10833.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Zaman Benim Küçük Kardeşim Olacaksın</image:title>
            <image:caption>Kardeşler arasındaki özel bağı ön plana çıkaran, aile ve büyüme temaları üzerine eğlenceli bir resimli öykü.
Kardeşim bebekti, henüz yapamıyordu hiçbirini. Öğretmeye çalıştım ona yürümeyi, çiğnemeyi, el çırpmayı ve şarkı söylemeyi. Ödüllü yaratıcılardan kardeşler arasındaki özel bağı anlatan sempatik bir hikâye.
Her Zaman Benim Küçük Kardeşim Olacaksın, bebeklikten yetişkinliğe büyümenin evrelerini bir çocuğun benzersiz bakış açısıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94abfb1e-9146-4f4b-9ac3-bc29afe03a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Liglerde Mücadele Eden Elit Futbolcuların Ego Durumları Belirlenerek Yılmazlık ve Kindarlık Düzeyleri Arasındaki İlişkini</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
3. MATERYEL VE YÖNTEM 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd4a033-f8fc-4c67-979a-d92b5beabc03.jpg</image:loc>
            <image:title>Developments In Financial And Economic Fields At The National And Global Scale</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         Macroeconomic Indicators of Income Per Capita Between Turkey and European Countries 
·         The Economic Costs of Obesity in Turkey and in the World 
·         Wage Inequality Trends in Turkey: A Regional Decomposition 
·         Impacts of Covid-19 Pandemic on Production, Consumption and Distribution Patterns of Film Industry 
·         Comparison of Islamic Insurance System (Takaful) With Conventional Insurance System: The Case of Turkey 
·         The New Energy Price Shock: Is It Déjà Vu All Over Again? 
·         Empirical Study on Sources of Innovation in Turkish Engineering Industries 
·         An Evaluation of the Effects of the Obligations Brought under the European Green Deal on Macroeconomic Factors 
·         Macroeconomic Effects of The Atypic Covid-19 Crisis and Policy Recommendations 
·         Financial Crisis, Digital Currency and Turkey 
·         A Bibliometric Analysis of the Price Promotion 
·         Contents An Analysis for Cryptocurrency Price Prediction Using LSTM, GRU and the Bi-Directional Implications 
·         Hormones and Financial Decision Making Processes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f674683-073b-4a69-ac1d-b41e5b8df370.jpg</image:loc>
            <image:title>Güreşçilerde Müsabaka Devre Arasında Uygulanan Farklı Toparlama Yöntemlerinin Etkinliği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
3. MATERYAL ve METOT 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66d9018-7ffd-4691-a74d-c913708ed51f.jpg</image:loc>
            <image:title>Contemporary Research Topics in The Turkish Republic of Northern Cyprus II</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
CHAPTER ONE 
DIFFERENT DRUG GROUPS USED IN THE TREATMENT OF COVID-19 AND THEIR INTERACTION WITH FOOD 
 
CHAPTER TWO 
THE EAST-MED NATURAL GAS PIPELINE PROJECT: WILL IT INCREASE REGIONAL TENSIONS OR END UP WITH THE REALIZATION OF OTHER TRANSPORTATION ALTERNATIVES IN THE EAST-MED REGION? 
 
CHAPTER THREE 
THE EVALUATION OF PRIMARY SCHOOL MANAGERS&apos; OPINIONS ON SUSTAINABLE ENVIRONMENT: THE EXAMPLE OF NICOSIA 
CHAPTER FOUR 
INSPECTION IN TRNC HIGHER EDUCATION SYSTEM 
 
CHAPTER FIVE 
EFFECT OF FLEXIBLE STUDYING ENVIRONMENT ON UNIVERSITY STUDENTS IN NORTH CYPRUS DURING COVID 19 PANDEMIC 
 
CHAPTER SIX 
HEALTH EFFECTS OF COVID-19 LEGAL MEASURES IN NORTHERN CYPRUS 
 
CHAPTER SEVEN 
BARRIERS TO THE SUSTAINABLE DEVELOPMENT OF THE TOURISM INDUSTRY IN THE CASE OF NORTH CYPRUS 
 
CHAPTER EIGHT 
FUTURE OF THE AVIATION IN NORTHERN CYPRUS 
NINE EDUCATION IN NORTH CYPRUS 
 
CHAPTER TEN 
E-COMMERCE: DESIGNED WEBSITE FOR SALES PROMOTION, PROSPECT AND CHALLENGES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a0f3062-0626-46ae-a624-4ecf06e0a4bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Hokeyinde Yetenek Seçimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
YETENEK SEÇİMİ 
·         Yetenek Anlayışları 
·         Statik Yetenek Anlayışı 
·         Öğrenim Teorisiyle İlgili Yetenek Anlayışı 
·         Dinamik Yetenek Anlayışı 
·         Yetenek Belirleme Ölçütleri 
·         Doğal Seçim 
·         Bilimsel Seçim 
·         Yetenek Seçiminin Yararları 
·         Yetenekli Sporcuların Özellikleri 
·         Yetenek Seçiminde Kullanılan Ölçütler 
·         Sağlık 
·         Biyometrik Özellikler 
·         Kalıtım 
·         Kas Lifleri Dağılımı 
·         Spor Yerleri ve Mevsimler 
·         Yetenek Seçimi Evreleri 
·         Yetenek Belirlemesinin Birinci Evresi 
·         Yetenek Belirlemesinin İkinci Evresi 
·         Yetenek Belirlemesinin Üçüncü Evresi 
·         Sportif Yeteneğin Erken Tanınması 
·         Yetenek Araştırması ve Seçim İçin Ön Şartlar 
·         Buz Hokeyinde Yetenek Seçimi 
·         Buz Hokeyinde Yetenek Seçiminde Geleneksel Olmayan Bazı Yaklaşımlar 
·         Buz Hokeyinde Performansı Etkileyen Faktörler 
·         Paten Kayma Becerisi (Powerskating) 
·         Buz Hokeyinde Yaş Kategorileri ve Özellikleri 
·         Yetenek Seçimi Modellemeleri 
·         Çocuklarda Buz Hokeyi Becerileri Çerçeve Program 
·         Paten Kayma Becerisi 
·         Bireysel Oyun Aktiviteleri 
·         Yeteneğin Belirlenmesi 
·         Buz Hokeyindeki Fiziksel Ölçümler 
·         Illinois Çeviklik Koşusu 
·         Beş Adım Atlama Testi 
·         3 x 200 Metre Koşu (30 saniye dinlenmeli) 
·         Bench Press Testi (Yatarak Halter Kaldırma) 
·         1500 Metre Koşu. 
·         Buz Hokeyi Örnek Test Sonuçları 
·         V02 Max 
·         Wingate 
·         Buzun Üzerinde Uygulanan Testler 
·         Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu (IIHF) Tarafından Uygulanan Testler 
·         Buz Hokeyinde Motor Becerileri Geliştirme Sürecinde Genel Yükleme İlkeleri 
·         Buz Hokeyinde Spor Performansının Fonksiyonel ve Metabolik Özellikleri 
·         Yetenek Taraması İçin Önlem ve Öneriler 
·         Yetenek Seçimi Denetleme Çizelgesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65cb02b2-67f9-449e-8350-411056c63da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Marta Uyuyor</image:title>
            <image:caption>Geçmişin sırları, bugünün pişmanlıklarıyla buluşuyor… 
 
Zalimce bir suçtan hüküm giyen Nadja Kulka’nın hapisten çıktığında basit istekleri vardı: Sade bir ev, düzenli bir iş, hatta belki birkaç arkadaş…  Ancak hayalini kurduğu bu basit hayat, işlenen bir cinayetin ardından tekrar alt üst olmak üzereydi. Çünkü geçmişi onu hem mükemmel bir kurban hem de mükemmel bir fail yapıyordu. 
 
Yayımlandığı günden beri büyük ilgili gören Sevgili Çocuk’un yazarı Romy Hausmann&apos;dan suç ve kefaretle yoğrulmuş sürükleyici bir gerilim daha. 
 
Yazar Hakkında: Romy Hausmann, 1981 yılında Doğu Almanya’da dünyaya geldi. Yirmi dört yaşındayken Münih’teki bir film yapım şirketinde baş editörlüğe yükseldi. Oğlunun doğumundan itibaren televizyon sektöründe serbest çalışan olarak faaliyet göstermeye başladı. Çıkış romanı Sevgili Çocuk (Eksik Parça Yayınları, 2020), Almanya’da çok satanlar listesinin zirvesine yerleşti, 2019 yılında Köln Suç Edebiyatı Ödülü’nü kazandı, yirmi ülkede yayımlandı ve film hakları Netflix tarafından satın alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccd0833c-959b-4bd7-8baf-76a4b66615d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çişteki Mucize</image:title>
            <image:caption>Antik çağ kültürlerinden bu yana idrarın şifa amaçlı birçok kullanımı olduğunu biliyor muydunuz? 
 
Böcek sokması, bazı bitkilere verilen alerjik reaksiyonlar ve küçük yaralarda acı ve kaşıntıyı hafifletme amaçlı kullanımını belki duymuş olabilirsiniz. 
 
Ancak çok daha fazlası var! 
 
Adeta mesanemizdeki ecza dolabı olan idrarın, kulak ağrısının giderilmesinde, gözlerdeki kuruluk ve enfeksiyonların iyileştirilmesinde, saç dökülmesini önlemede, cilt nemlendirme ve sivilce temizliğinde, egzama tedavisinde de kullanım alanları var. 
  Hatta bazı kültürlerde her gün bir bardak idrarı düzenli olarak tüketmek son derece yaygın! Hintli 
Başbakan Morarji Desai (1896-1995) her sabah bir fincan kendi idrarını içerdi. Yaklaşık 100 yaşına kadar yaşadı! 
 
Alman gazeteci, radyo ve televizyon sunucusu, yazar ve öğretim görevlisi Carmen Thomas idrarın alternatif sağlık ve teknoloji uygulamalarındaki kullanımı üzerine tabu deviren Çişteki Mucize araştırmasının bu güncellenmiş basımında idrarın zanaat, enerji üretimi, ev, tarım gibi alanlardaki şaşırtıcı olanaklarına ilişkin deneyimleri ve araştırmaları yeniden keşfetme şansı sunuyor. 
 
Yazar Hakkında: 
 
Carmen Thomas, 1946 yılında Düsseldorf’ta doğmuş bir ga­zeteci, iletişim uzmanı, çok satanlar listesine girmiş bir yazar ve eğitmen. Köln’de Alman Dili ve Edebiyatı, İngiliz Dili ve Edebiya­tı ve Pedagoji bölümlerinde eğitim aldı. 1968-2006 yılları arasında Köln’de WDR’de; redaktör, moderatör ve süpervizör olarak çalıştı. “Hallo Ü-Wagen” adlı programı Alman radyosunun ilk etkileşimli programıydı. Alman televizyonunun ilk kadın spor sunucusu olarak ZDF’te yayımlanan “Sportstudio” programını sundu. 1974 yılından beri büyük grup çalışmaları ve grup etkinlikleri yürütmede uzman olarak yer alıyor. 2001 yılından beri Engelskirchen’de “1. Moderasyon ve Etkileşim Akademisi”nin yönetimini yürütüyor. Çalışmalarından dolayı pek çok ödül kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbbec444-e599-48a0-b397-f026617d481e.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğan Hızlan’la Denemenin Dönencesinde</image:title>
            <image:caption>Yazınsal denemeyi taçlandıran bir bakışın birikimini oluşturuyor elinizdeki kitap. Bir bakıma edebiyatımızda deneme türünün zamanlarına da tanıklığı içeriyor. Ömrünü yazıya adayan bir edebiyat insanının yola çıkış öyküsüyle buluşan kavşakta, ona eşlik eden bir bakışın/düşünüşün birikimini yazı-söyleşileriyle ortaya çıkarıyor Feridun Andaç. Kuşaklar karşılaşmasının aynasında duran birikimdir Doğan Hızlan’la Denemenin Dönencesinde. Denemeyi var eden iklimi, bakışı, söyleyişi irdeleyen; bir o kadar da yazınsallığın kurucu türünü anlatan birikim… Denemeye gidişin kapılarından geçen bir bakışla kurulan bu kitapta kendi zamanınıza dönük bir edebî yolculuğa da çıkacaksınızdır. Okudukça yazılan, yazıldıkça görülen ve okurunu düşünce kalıplarının ötesine taşıyan bir türün öyküsüne derinlikli bakışın kitabıdır Doğan Hızlan’la Denemenin Dönencesinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/306a002e-06c5-489c-b1a5-7523d7b8a696.jpg</image:loc>
            <image:title>Derdim Bana Derman İmiş</image:title>
            <image:caption>Fizikte bir kanun vardır, bilirsiniz: Yeryüzünde hiçbir madde yoktan var olmaz, var iken yok olmaz, sadece enerjiye dönüşür. Gelelim metafiziğe... Hayatta iyilik ve kötülük, mutluluk ve acı, güzellik ve çirkinlik yok olmaz. Biri diğerine dönüşür. Bu kitap işte bu dönüşümün hikâyesi. Bu kitap somut bir biçimde derdini dermana dönüştürenlerin hikâyesi. Bu dönüşümü tasavvufun 7 coşkulu hikâyesiyle anlatıyor. Coşkulu hikâyeler, evet… Tasavvuf bilinenin aksine edilgen kader mahkûmlarına bir teselli değil, kendine bir kader inşa etmek isteyenlere bilgelik öğretisidir. Cesaret ve özgürlük vaat eder ve bu vaadini coşkuyla yerine getirir. Farklı ve yeni fikirler ya da bakış açıları seviyorsanız, dönüştürmeniz gereken bir şeyler varsa bu kitap tam size göre… 
 
Fuzûlî’nin Leyla ile Mecnun’u üzerinden “Aşk”ı yeniden tanımladık. Yunus Emre ile saflaşmış, damıtılmış “Sevgi”yi anlattık. Şeyh Bedreddin ile “Adalet” duygumuzu; Rind ile Zahit hikâyesiyle  “Özgürlük” anlayışımızı derinleştirdik. Nesimi ile “Karakter” inşa edip Mevlânâ’dan “Cesaret” devşirmeyi öğrendik. Ve Mantık-ut Tayr ile “Merak”ımızın sonsuz yolculuğuna yelken açtık. Bu maceralı yolculuğa sizi de bekleriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d907f7e-f172-4fc2-954f-254421f0ffbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Mickey Yarışları Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin boya kalemlerini kap, rüya gibi bir maceranın tadını çıkarmaya başla! Çizim becerilerini geliştirirken Mickey ve arkadaşlarıyla eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3ceada9-131f-44d4-9618-a66cb3ad2791.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Süslü Minnie Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin boya kalemlerini kap, rüya gibi bir maceranın tadını çıkarmaya başla! Çizim becerilerini geliştirirken Minnie ve arkadaşlarıyla eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe575e5-2a3d-4b9e-9e92-077b6273e52f.jpg</image:loc>
            <image:title>Transformers Rescue Bots Academy Şekillerle Öğreniyorum Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>Transformers Rescue Bots Academy Şekillerle Öğreniyorum Faaliyet Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c2e91b-f869-435d-a6e3-12626d4d791a.jpg</image:loc>
            <image:title>My Little Pony Taçlı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin boya kalemlerini kap, rüya gibi bir maceranın tadın ı çıkarmaya başla! Çizim becerilerini geliştirirken neşeli Sunny tacını takmayı da unutma. 
 
Üç kolay adımda tacını yap! kolay adımda tacını yap! 
1. İşaretli yerlerden tacı kes ve çıkar. 
2. İşaretli yerlerden uzun şeritleri kes ve çıkar. 
3. Başının çevresini saracak şekilde şeritleri yapıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae6a8511-7ec9-4b1b-a36c-6f9b9207fd4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Evreni Taçlı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin boya kalemlerini kap, galakside rengarenk bir maceranın tadını çıkarmaya başla! Çizim becerilerini geliştirirken neşeli robot tacını takmayı da unutma. 
 
Üç kolay adımda tacını yap! kolay adımda tacını yap! 
1. İşaretli yerlerden tacı kes ve çıkar. 
2. İşaretli yerlerden uzun şeritleri kes ve çıkar. 
3. Başının çevresini saracak şekilde şeritleri yapıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed9e144-8943-4b14-8858-7ca59215615e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerede Eski Eşkiyalar</image:title>
            <image:caption>Nerede Eski Eşkiyalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/264399aa-3590-49f9-84f7-20a7f5063cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi Kraliçe Elsa Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin boya kalemlerini kap, rüya gibi bir maceranın tadını çıkarmaya başla! Çizim becerilerini geliştirirken Elsa, Anna ve arkadaşlarıyla eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af773156-5e43-45d8-90ce-cb84f9637c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gidenler de Ağlar</image:title>
            <image:caption>Özkan Şahbaz’ın ikinci şiir kitabı, ilk kitabında olduğu gibi yoğun bir emeğin, duygunun ve bilginin ürünü. Şahbaz’ın şiirleri, özenle seçilmiş kelime ve dizelerden oluşuyor, okuyucuyu yormuyor ve akıcı bir okuma sağlıyor. Türk şiirinin yok olmaya yüz tuttuğu şu günlerde yeni bir tarz ve anlatım sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40c8f9c3-210c-478c-94ae-2d505563c481.jpg</image:loc>
            <image:title>Islak Bir İmza</image:title>
            <image:caption>Can Emre Dağ, ülkemizin bol ödül kazanmış genç kuşak ressamlarından. Resimlerinde “lirik anlatım dilini” tercih eden C.E. Dağ, leke ve denge unsurlarını kullanmayı seviyor. Sanatı, “Evrenin dengesini elinde tutan” bir öğe olarak değerlendiriyor ve amacı “İnsanların köleleştirdiği doğaya nefes bir güneş olmak.” Bu düşünceyle resimlerde sıklıkla güneş veya güneş sembolleri kullanmayı tercih ediyor. C. E. Dağ’ın resimleri her zaman dinamik ve hareketli, renk uyumu son derece başarılı. Doğa, mitoloji ve tarih resimlerinin ana konusunu oluştururken, insan da vazgeçilmez figürler arasında. 
Ressamın, resimleri gibi şiirleri de dinamik bir yapı sergiliyor. Resimlerinde gördüğümüz renk uyumu, romantizm ve hareket, şiirlerinde de kelime uyumu, denge, duygu yüklü dizeler olarak karşımıza çıkıyor. C. E. Dağ, ister yazsın, ister çizsin, duygularının dışa vurumunu yansıtıyor sanatına. Islak Bir İmza, bir sayfada C. E. Dağ’ın yapmış olduğu bir resim, bir sayfada da bu resimle aynı duyguları uyandıracak şiirlerden oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64fb8588-69a1-406a-8ada-b1e6d3cd4401.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Gecelere İlaç Şiirler</image:title>
            <image:caption>Hayatını Fransa, İsviçre ve İzmir üçgeninde sürdüren E. D. Poulain’in şiirlerinin konuları gezilerine ve gözlemlerine dayanıyor. Poulain’in, bir eleştirmenin deyimi ile “her şeyin şairi”. Gördükleri, duydukları, duyguları güzel bir şiirin parçası olabiliyor. Arkeoloji alanında doktora yapmış olan Poulain, arkeoloji, tarih, mitoloji gibi konulara da hâkim. Şiirlerinde de sıklıkla bu bilgi birikime dair izlere rastlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/830300c3-b932-44cc-8774-42d09f2fb0c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şairin Burada “Asıl Anlatmak İstediği”</image:title>
            <image:caption>Son derece üretken bir şair olan Eren Erten Ertem’in ilk şiir kitabı. Duygusal ve melankolik bir yapıya sahip olan şairin, şiirlerinde de aynı duyguları hissetmek mümkün. E. E. Ertem, şiirlerinde hiçbir noktalama işareti kullanmıyor. Noktalama işareti kullanarak yapılan anlam kısıtlamalarını ortadan kaldırıyor, anlamı okuyucuya bırakıyor. Böylece bazı dizeler ve şiirlerde okuyucunun ruh haline göre farklı anlamlar çıkabilir. Şiire ilgi duyan herkese tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19417e86-2325-4c6f-bc1b-7bd7a17987f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanıdık Simalar</image:title>
            <image:caption>“Kendileri zevkle güneşlenirken, tepelerinden yanarak düşen İkarus’ları görmezden gelenlerin var olduğu bu dünyada, izin verilmedikten sonra bir şeyler başarabilecek olmayı hayal etmek bile başaramayacağının bir ispatıydı.” 
Tanıdık Sinalar, zalim bir dünyada yaşayan genç bir insanın başından geçen sıradan olayları ve beklenen sonu konu alır. Kitapta geçen olaylar ve simalar her ne kadar gerçekte car olmasa da size bir yerlerden tanıdık gelecektir. K. Kacar ilk kitabı “Döngü” de olduğu gibi, bu kitabında da bildiğimiz konuları, tanıdığımız simaları kendine özgü üslubu ile çok çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/effe76ec-8939-49f7-bb6e-68d41638faf9.jpg</image:loc>
            <image:title>2 Oyun Bir Arada Toz - Istırap Korosu</image:title>
            <image:caption>Toz Evlendiğimiz gün, annem ilk kez ruj sürüyor... Babamla onu ilk kez dans ederken görüyorum... Annem gerçekten hayatımda gördüğüm en güzel kadın..

Istırap Korosu Dur, köprüdeyim, sallanmaktayım, yoldayım…az kaldı, bana da aynından söyle, dudağımızda başka tat olmasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaefec40-a697-4b44-be22-da9017bdf7e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;yı Kurtarmanın 10 Yolu</image:title>
            <image:caption>Dünya&apos;yı Kurtarmanın 10 Yolu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4a2645-80eb-4715-b67e-dd0edee869e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Salıncağı</image:title>
            <image:caption>Saat dörde doğru kapı tıkırdadı, tanıdık gelmeyen bir sima içeri girdi. “Geçmiş olsun,” dedikten sonra yüzünü daha iyi seçmem için yakınlaştı. Gözlerimi kısıp açarak bulmacayı çözmeye çalıştım. Olmadı. Sağ elini ters şekilde yüzüne doğru yukarı kaldırıp “tamam” der gibi iki kere, başıyla birlikte öne arkaya salladı. Kısa bir yoklamadan sonra yatağa dönük duran ikili koltuğun ucuna yerleşti. Yüzüme tekrar baktı, “Ben Kont!” dedi. Polo yakalı mavi tişörtünün tüm düğmeleri ilikliydi ve kucağına yerleştirdiği eskimiş siyah deri çanta, kendisinden daha ciddi görünüyordu. Kont’un çökmüş avurtları tanınıp tanınmama faslını önemsiz kılıyor, bir yemek sofrasına oturacakmış gibi iştahla söylenmeyi bekleyen kelimeler o ağzın içinde hazır bekliyordu. Tıraş kolonyası ve parlayan yüzüne uyacak anılar da yoktu hafızamda. Hangi dünyanın kontuysa acemi işi çıkmıştı tornadan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bc9561e-362f-4064-95af-723cb7d00263.jpg</image:loc>
            <image:title>Askeri Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Askeri sosyal hizmet alanı, ortaya çıkışı itibariyle mesleğin profesyonelleşme çabalarına tanık olmuş ve önemli katkılar sağlamıştır. Ancak ilginç bir şekilde klinik uygulamaların gelişmiş olduğu bazı ülkeler ve onların orduları haricinde askeri sosyal hizmet alanı gözden kaçırılmış ya da görmezden gelinmiştir. Bu durum, sosyal hizmet uzmanları için dünyayı algılarken önemli bir kısıtlılığa ve sosyal hizmet uygulamalarına ihtiyaç duyan askeri ortamla ilişkili müracaatçı grupları için bir eksikliğe yol açar.

Bu kitap, Türkçe alanyazında bu eksikliğin giderilmesine mütevazı bir katkı sunmayı ve askeri sosyal hizmet alanının önemine dair bir farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır. Kitabın bölümleri askeri sosyal hizmet alanına dair temel bilgileri içerek şekilde yapılandırılmış olup askeri sosyoloji, askeri kültür ve sosyal hizmet ilişkisi, askeri sosyal hizmette yaklaşım ve modeller, askeri sosyal hizmet uzmanlarının rol ve işlevleri, askerler, asker aileleri, şehit asker aileleri ve gaziler gibi farklı gruplara ilişkin sosyal hizmet uygulamaları, kadın askerler, askerlerde fiziksel ve ruhsal yaralanmalar, amputasyon sonrası fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları, askerler ve ailelerine hizmet veren kuruluşlar ile sosyal haklar konuları yer almaktadır.

Askeri alanda çalışan sosyal hizmet uzmanlarının ve akademisyenlerinin katkısı ile hazırlanan bu kitap, konuya ilgi duyan yönetici, uygulayıcı, akademisyen ve öğrenciler için önemli bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f314cce1-3a58-439b-b63b-5d5ae1e35f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkaesk</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en önemli edebi figürlerinden biri olan Franz Kafka kuşaklar boyunca pek çok yazar ve sanatçıyı derinden etkiledi; öykü ve romanları edebiyat, müzik, resim, heykel, dans ve film gibi çok çeşitli alanlarda sayısız esere ilham kaynağı oldu. Kafka’yı 1988 yılından beri “çizgi romana tercüme eden” görsel sanatçı Peter Kuper’ın uyarlamaları da bu eserlerin arasında değerli bir yere sahip. 
 
Kafka’nın öykülerinin bireysel yorumlara ilham verdiğini, her okura benzersiz bir kişisel bağlam sunduğunu belirten Kuper şöyle diyor: 
 
“Kafka kırk bir yaşını doldurmadan öldü, bundan neredeyse yüz yıl önce, ama öyküleri daha dün yazılmış hissi veriyor. Ya da belki takipçilerinden Gustav Janouch’un dediği gibi, Kafka’nın eserleri ‘yarının bir aynası’dır. Bu eserler şimdiye ve buraya ait; Kafka’nın hikâyeleri insanlık durumumuza giden bir yol haritası teşkil ediyor. Bizi kurumlarımızın tehlikelerine karşı uyarıyor, bize zaaflarımızı hatırlatıyor, absürdlüklerimize gülmemiz için bizi dürtüyorlar. Dünyamız giderek daha çok ‘Kafkaesk’ sıfatını yansıtırken, Kafka’nın kulaklarımıza fısıldadığı bütün o mesajlarda yeni bir anlam bulabiliriz.” 
 
Kafka’nın uzunlu kısalı on dört öyküsüne Kuper’ın getirdiği yaratıcı yorumların, Kafka okurlarına yeni ve farklı bakış açıları sunarken, onunla henüz tanışmamış olan okurlar için de yazarın benzersiz dünyasına güzel bir giriş olacağını umuyoruz.        
 
YAZAR HAKKINDA: Peter Kuper’ın illüstrasyonları ve çizgi hikâyeleri dünyanın birçok yerinde, aralarında The New Yorker ve (1997’den beri “Spy vs. Spy” köşesini yazıp çizdiği) Mad gibi dergilerin de bulunduğu çeşitli yayınlarda yer aldı. Siyasi çizgi roman dergisi World War 3 Illustrated’ın eşkurucusu olan Kuper, 1979’dan beri derginin yayın kurulunda bulunuyor. Aralarında The System, Diario de Oaxaca ve Drawn to New York gibi kitapların da yer aldığı yirminin üzerinde esere imza atan Kuper, Upton Sinclair’in Şikago Mezbahaları’nın, Joseph Conrad’ın Karanlığın Yüreği’nin ve Franz Kafka’nın Dönüşüm’ünün çizgi roman uyarlamalarını yaptı (Dönüşüm’ün uyarlaması ABD’de ve başka ülkelerde lise ve üniversitelerde okutuluyor). Ruins adlı kitabı 2016’da Eisner Çizgi Roman Ödülü’ne layık görüldü. New York’taki Görsel Sanatlar Okulu’nda otuz yıldır çizgi roman dersleri veren Kuper, Harvard Üniversitesi’nde de misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Eserleri hakkında daha fazla bilgi almak için peterkuper.com adresini ziyaret edebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6240885-9d65-4418-9193-7973e29bce1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Haritası</image:title>
            <image:caption>Öykü onu karanlığa çeken her şeyden uzaklaşıp yeni bir başlangıç için yola çıktığında atacağı adımları hesaplamıştı. Geçmişte onu yıpratan tüm ilişkilerden uzaklaşacak, kimseyle yakınlık kurmadan mutlu olacağına inandığı yalnız ama huzurlu bir hayat için savaşacaktı. Güçlü ve sarsılmaz görünüşünün altındaki kırılgan kızı herkesten saklarken güvende olacağına inandığı tek yer kilitli kapıların ardıydı. Oysa hiçbir kilit aşılmaz değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5060833-bb1f-4f59-9942-864b6a3286b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın –De Hali (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O an kalkıp ona koşabilirdi ama ayakları gelecekteki güzel günlere değil, çözemediği geçmişine doğru ilerliyordu. Oradaki düğümler ayaklarına dolaşmış, geleceğine yürümesine izin vermiyordu.”
 
Geçmişteki aşklarına takılıp kalmıştı altısı da… Şimdiki zamanda yolları kesişince hikâyeleri birbirine karıştı.
 
Umutla ararken ümitsizliğe düştükleri o gerçek aşk neredeydi? Otobüse yetişmeye çalışırken mi düşürmüşlerdi, paspasın altına mı süpürmüşlerdi? Kaybettikleri yerde miydi hâlâ, hiç ummadıkları birinde mi?
 
Hep birlikte geçmişlerine bakarken anladılar ki; bildikleri ve bilmedikleri bütün hâlleriyle aşk, gözlerinin önünde idi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdad7d47-e843-4725-9c37-ffac6a530051.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın –De Hali</image:title>
            <image:caption>“O an kalkıp ona koşabilirdi ama ayakları gelecekteki güzel günlere değil, çözemediği geçmişine doğru ilerliyordu. Oradaki düğümler ayaklarına dolaşmış, geleceğine yürümesine izin vermiyordu.”
 
Geçmişteki aşklarına takılıp kalmıştı altısı da… Şimdiki zamanda yolları kesişince hikâyeleri birbirine karıştı.
 
Umutla ararken ümitsizliğe düştükleri o gerçek aşk neredeydi? Otobüse yetişmeye çalışırken mi düşürmüşlerdi, paspasın altına mı süpürmüşlerdi? Kaybettikleri yerde miydi hâlâ, hiç ummadıkları birinde mi?
 
Hep birlikte geçmişlerine bakarken anladılar ki; bildikleri ve bilmedikleri bütün hâlleriyle aşk, gözlerinin önünde idi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b5e6910-6a12-432d-a589-5e342e20bc57.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Parkı</image:title>
            <image:caption>Masal Parkı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd3e71db-baac-4fb3-9f63-1abc8c7074f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Boşluğunu Kapatmak</image:title>
            <image:caption>Okumanın önemi, evrensel bir şekilde kabul edilmiş olsa da sınıflarımızdaki okuma boşluğu, ebeveynlerin maddi durumu, eğitimleri, sahip oldukları kitaplar ve sınıfta yapılan pratikler gibi bir dizi sebepten ötürü halen yerini koruyor. Bu boşluğu kapatmak için her bir öğretmenin, özgüvenli bir şekilde okumayı öğretme yetisine sahip olması gerekir. 
 
Öğrencilerin okuma isteklerini ve becerilerini beslemeyi odağına alan bu önemli kitap, her öğretmenin, bütün öğrencilerinin hem okulda hem de okul kapılarının çok daha ötesinde başarıya koşmasını sağlayacak zengin bir okuma kültürü oluşturmasına yardımcı olacak kullanışlı çözümler sunmaktadır. 
 
“Bu ilginç kitapta Alex Quigley, uzman okuma öğretmenlerinin; öğrencilerine okumayı öğretmek, okuma arzularını beslemek için ihtiyaç duydukları bilgileri ve becerileri keşfe çıkıyor. Eğer okulunuzun okuma müfredatını geliştiriyorsanız, kullanışlı stratejilerle dolu olan bu erişilebilir ve güncel metin çok değerli bir kaynak olacaktır. Okumanın karmaşıklığını çekici ve akıcı bir şekilde açıklayarak, üstbilişe özellikle odaklanan Alex, okumayı yeniden şekillendirmek için uzman bilgileriyle desteklenen araçlar ve okuma boşluğunu kapatmak için altı adım sunuyor. Almaya değer bir kitap.” Teresa Cremin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f7d1a1-3cd6-48a6-a1c2-55078fda2552.jpg</image:loc>
            <image:title>Makinelerin Yaratıcı Gücü</image:title>
            <image:caption>Yaşamak mı yoksa yaşatılmak mı? Gelişimini çok hızlı bir şekilde sürdüren algoritmalar öyle bir hâle geldi ki artık insanların kimi seveceğini, hangi haberleri okuyacağını ve bankadan alacağı krediyi bile belirliyorlar. Bununla da kalmıyor, ünlü Ressam Rembrandt gibi tablolar yapıyorlar, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak romanlar yazıyorlar ve müzik eserleri besteliyorlar. Görülüyor ki algoritmaların başaramayacakları hiçbir şey yok gibi! Holger Volland, elinizde tuttuğunuz bu kitabında, yapay zekâyla ilgili birçok soruya cevap vermeye çalışıyor: Algoritmalar bizden daha yaratıcı olabilirler mi? Onlara neleri yaptırabiliriz, neleri yaptırmamalıyız? Hangi konularda bizim için tehlikeli olabilirler? Volland, bunun gibi birçok soruyla yapay zekânın, uzun zamandan beri farkına varmadan yaşamımıza nasıl girdiğini ve kültürümüzün bir parçası olduğunu, bunun bizi ne derecede etkilediğini ayrıntılarıyla anlatıyor. Yazar, günlük yaşamımızdan örnekler vererek yapay zekâyla ilişkimizi çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Gelecekte yaşamımıza sahip çıkabilmemiz ve bilincimizin özgürlüğünü koruyabilmemiz için Volland’ın tavsiyelerine şans verebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/606f5de0-32a8-4dff-ae7d-e04e5f617bab.jpg</image:loc>
            <image:title>Galya’dan De Gaulle’e Fransa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Fransa seksen yılı aşkın süredir hayatımın bir parçası. Geçmişe bakınca anılar birbirini kovalıyor: Savaş öncesi Aix-les-Bains’de, uzun tahta bacakların üzerinde akrobatik danslar yapan çingeneler; müttefiklerin güney çıkarmasının birinci yıl dönümünde Provence sokaklarında bisiklet sürüşüm; her daim en sevdiğim gece kulübü olarak kalacak Montmartre’deki Lapin Agile’de eski şarkılar söyleyişim ya da Arles’da, her ikisi de tepeden tırnağa Provençal kostümü giymiş bir adamla olağanüstü güzel bir kız taşıyan büyük beyaz bir atın aniden köşeyi döndüğü sırada açık havada bir akşam yemeğinin yarım asır sonra bile capcanlı hatırası. Tüm bu anılar ve daha binlercesi için minnettarım.” 
John Julius Norwich. 
 
Fransa’ya karşı büyük bir sevgisi olan Norwich, bu kitapta, Haçlı Seferleri’ne, Yüz Yıl Savaşları’na, Fransız Devrimi’ne, Napolyon’a, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’na değinerek Fransa’nın tarihî haritasını çizer. Ülkenin iki bin yılda hangi liderlerle bağımsızlık mücadelelerine girdiğini, modern zamanlara nasıl ulaştığını detaylarıyla anlatır. Galya’daki Julius Ceasar’dan alarak de Gaulle’e getirdiği tarihî perspektifte krallara, iç politikalara odaklanan Norwich, önemli figürlerin ilginç özelliklerine, özel yaşamlarına da değinir. Zaman zaman mizahi dilini esirgemeden anlattığı bu panoramayı, artık insanlarla ve olaylarla ilgili anıları olduğu için İkinci Dünya Savaşı sonunda bitirir. Fransa’nın kendisine verdiiği her şey için bir “teşekkür” olarak addettiği Fransa Tarihi, tarihî belge amacı gütmediğinden herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae80c12b-9e37-475a-83ce-9be91fc7a521.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Odası</image:title>
            <image:caption>Masal Odası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1c97ac6-7e0b-462c-b37f-1a4625720ef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Kutusu</image:title>
            <image:caption>Masal Kutusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d17e2d-3985-4eed-94b0-1fc1d1e98632.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Gemisi</image:title>
            <image:caption>Masal Gemisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ecf199-0c11-4b2a-90d3-2805b7591a15.jpg</image:loc>
            <image:title>Din, Devlet Ve Eğitim Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmamızda tarih boyunca yaşanan ve günümüzde de yakıcı bir şekilde yaşanmakta olan yönetici kadroların ehliyet ve liyakatleri ile ilgili sosyolojik bir gerçeğe dikkat çekmek istedik. 
Fert ve insan hayatındaki önemine binaen toplumumuzun son iki yüz yıllık eğitim sürecinin panoramik bir değerlendirmesini yapmaya çalıştık. Siyasi sistem ve hedefler ne olursa olsun her dönemde eğitime gerekli önemin verilmesinin hayati değeri bulunduğunu ve buna aykırı olan her projenin sonuçsuz kalmaya mahkum olduğunu göstermek istedik. Eğitimin kendisi kadar niteliğinin de önemini belirtmek isterken “bilimsel eğitim” kadar “değerler eğitiminin” de önemli olduğunu bir takım tarihi örneklerle ifade etmeye çalıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f61ceb47-fe61-4dd6-8fac-edc5680a52c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlık Alfabesi</image:title>
            <image:caption>Yalnızlık, bizi ite kaka kovuyor olmak istediklerimizin yanından. Hayat onu en büyük kozu sayıp sürüyor masaya, çaresiz kalıyoruz. Bile isteye değil mecburen öğreniyoruz onun dilinden konuşmayı. Önünde sonunda cebimizde yalnızlık alfabesiyle geziyoruz hepimiz.
Emek Bayrak, ilk kitabı Yalnızlık Alfabesi ile insan yaşamının kırılma noktalarını, çıkmaz yollarını ve arayış hevesini işaret eden öyküler sunuyor okura. Yalın, şaşırtıcı ve içimizden öyküleriyle Yalnızlık Alfabesi farklı bir okuma tecrübesi vadediyor okura.
“O şenlikli balkon günlerinden geriye ne kaldı, dedi Nebahat Hanım içinden. Uzun uzun baktı, sanki orada dikilse o günlere tekrar dönecekmiş gibi... Dönüp de o çayları yudumlayacak, o neşeyi yeniden yaşayacakmış gibi… Sonra toparlandı, apartmanın önünden geçti ve bahçe yoluna girdi. Ama bütün hevesi kaçmıştı. Eve dönmek istedi, içindeki sızı baharın güzelliğine galebe çaldı. Daha önce de çok kez böyle olmuştu. Hevesle yapmaya başladığı her şeye, hatıraların gölgesi düşüyordu. Şimdiyi solduran bir gölgeydi bu. Bazen bu şehirden, evden ve bu sokaktan gitmek istiyordu. Gölgenin erişemeyeceği bir şehir, bir sokak var mıydı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d24f4d9-eaa3-4473-a0b8-fff987fa5bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadigar Bergüzarlarda Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Yaşam döngümüzün şekillenmesi, hayatımız boyunca karşılaşacağımız ince detaylar ve anlık nüanslarda saklıdır. Geçmişi bir film şeridi gibi geriye sararak izleyebilseydik; şimdi bulunduğumuz mevkiye, makama, veya yaşadığımız ortama nasıl gelebildiğimizi görür, geçmişte aldığımız anlık kararlardaki o ince detaylarda saklı olduğunu rahatlıkla değerlendirebilirdik. 
Alacağımız en etkili ve en akılcı karalarla hayallerimizdeki ideallerimizi gerçekleştirmek, muhakkak ki başarımızın temelidir. Bu temellerin sağlam zemine oturtulması gayesiyle bergüzarlarda yaşayarak, düşündüğümüz ülkülerimizin hazırlanmasına yönelik ön yargısal planlar kurgulamak zorundayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b61ebd4-694e-41c6-93d9-72cdd4f8e597.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkta Vuslat Olmuyor “Bir Bürokratın Not Defteri”</image:title>
            <image:caption>Duyguların evrensel karakterinden yola çıkılıp, değerlendirildiğinde;  insan hissiyatında farklılığın, sahip olunan imkânlarla sınırlı olduğu, açıkça görülebilmektedir. 
 
Hayatın gerçekliğinde, yazdıklarımla ortaya çıkan kitabın içindekileri, keyifle okuyabileceğiniz harika bir hikâye olarak düşündüm! 
 
Bunu doğrulamak için de, Tahsin Bey’in çocukluk döneminden başlayıp; karşılaştığı zorlukları, nasıl yendiğini ve çileli hayata göğüs gererek, başarıya ulaştığını yazdım. İçine düştüğü gönül ilişkisini ve yaşadığı bunalımları kendi yazdığı “not defterinden” bir cerrah titizliğinde kelimeleri seçerek sizlere aktardım. 
 
Seven bir adamın ailesiyle, sevdiği arasında kalışını ve çocuklarının geleceği için ortaya koyduğu soylu davranışını anlattım. Sadece bunları anlatmakla da yetinmedim; çevresindekileri kıskandıracak kadar zarif ve güzel; eğitimli kadına sırılsıklam âşık olan Tahsin Bey’in çizdiği zikzakları da, kaydettim! 
 
Bunlardan başka, kültür, sanat ve kadın cinayetleri gibi sosyal olayları bürokraside, ihtisası yapılsa, bu kadar olmaz diyebileceğiniz beceriksizlikleri, gayretli çalışmalarına rağmen görmemezlikten gelinen,  saf ve temiz kamu görevlilerini! 
 
Geleceğimiz olan gençlerimizi, büyük emekle şekillendiren öğretmenleri ve başka birçok olayı ayrıntılarıyla; “tutulan defter kayıtlarından” bire bir aktardım. 
 
Sorumluluk duygusuyla hizmet etmeye çalışan iyilerin. Devlet imkânlarıyla  ‘kariyer yapma’ derdinde olan, bürokraside ki kibir abidelerinin  (davranışlarıyla), vatandaşı devletten soğutmaya çalışan kötülerin. 
 
Ayrıca birçok sevenin kavuşamadığı gibi iki sevgilinin ‘Vuslata Ermeyen Aşkı’nın ‘hüzünlü hikâyesini’ anlatmaya çalıştım bu romanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5b5ad9c-0226-4a9a-bd1b-e036f43d6e61.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Denklemi</image:title>
            <image:caption>Newton kütleçekimi yasasını keşfettiğinde, gökleri ve Dünya’yı yöneten kanunları birleştirmiş oldu. O zamandan beri fizikçiler, giderek daha önemli hale gelen teorilere yeni kuvvetler eklemektedir. Ancak, belki de nihai mücadele, geriye kalan iki teorinin, yani görelilik ve kuantum teorisinin sentezini yapmaktır. Bilimdeki en büyük sır perdesini aralayıp, “Büyük Patlama’dan önce ne oldu? Kara deliklerin diğer tarafında ne var? Başka evrenler ve boyutlar var mı? Zaman yolculuğu mümkün mü?” gibi sorulara cevap vermek için doğanın tüm kuvvetlerini muhteşem bir denklemde birleştirmek, bilimin en önemli başarısı olacaktır. Kaku ayrıca, bu teori etrafında dönen yoğun tartışmayı, söz konusu hayati soru karşısında zıt taraflarda yer alan bilim insanlarına dayandırarak açıklamaktadır. Kaku’nun kendine özgü coşkunluğu ve yalınlığı ile yazılan bu destansı macera, Tanrı Denklemi’nin hikayesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40c2bc02-470c-4f63-a8ba-36ead1d68ddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeylerin Tuhaf Düzeni</image:title>
            <image:caption>Şeylerin Tuhaf Düzeni, insanoğlunun hayatta kalmasını sağlayan ve tüm yaşamın gelişip serpilmesine olanak tanıyan dinamik dengeye -homeostaza- dair çığır açan bir araştırmadır. Bizler; biyolojik, psikolojik ve hatta sosyal olarak tek hücreli canlılardan başlayan uzun bir soydan geliyoruz ve Damasio, zihinlerimiz ve kültürlerimizin görünmez bir iplikle antik tek hücreli varoluşun yolları ve araçlarına bağlı olduğunu gösteriyor. Şeylerin Tuhaf  Düzeni; yaşam, duygu ve kültürün kökenlerini anlamanın yeni bir yolunu sunan, ayrıca sosyal ve biyolojik bilimleri de kapsayan kilometre taşı niteliğinde bir düşüncenin yansımasıdır. 
“Damasio, evrenin doğal tarihinin yeniden inşasından daha azını açıklamaya girişmezdi zaten… 
Saygı duyulması gereken, 
mükemmel bir kitap.” 
-New York Times Book Review 
“Antonio Damasio, düşüncelerini net ve zarif bir şekilde aktarıyor ve bestecilerin, yazarların ve filozofların eserlerini bir araya getiriyor.” 
-Siri Hustvedt, Los Angeles Review of Books 
“Nietzsche, aynı anda hem bilimsel olarak titiz hem de insani açıdan uygun ve eleştirmen olarak değerlendirdiğinde devrim niteliğinde olan, anlaşılması güç bir şekilde tartışılan bu kitabı ayakta alkışlardı… Şeylerin Tuhaf Düzeni, insanoğlunun gerçek kökenini ve kaynağını belirlemeye çalışan taze ve cesur bir çabadır.” 
-John Banville, The Guardian 
 
“Zihni, duyguyu, bilinci ve kültürlerin oluşumunu nasıl anladığımıza ilişkin mükemmel bir revizyon… Damasio, büyüleyici bir homeostaz araştırmasında biyoloji ve sosyal bilimler arasında hayali bir bağ kuruyor.” 
-Maria Popova, Brain Pickings</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/463bc43b-117d-415e-9a44-211ed20e472e.jpg</image:loc>
            <image:title>Monet’nin Kedisi</image:title>
            <image:caption>Monet’nin Kedisi, fırça darbeleriyle canlanan bir seramik kedinin, Chika’nın, eğlenceli hikâyesini anlatıyor. Bu sihirli kedi tam bir maceraperest! Aslında biraz da yaramaz. Öyle ki Monet’yi peşinden sürükleyip onun meşhur tabloları arasında durmaksızın gezinirken gittiği her yerin altını üstüne getiriyor. 
Göz alıcı illüstrasyonları ve hareketli hikâyesiyle bu şahane kitap, minik okurları Claude Monet’nin sanatını keşfetmeye ve ince güzelliklerin keyfini çıkarmaya teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133aa7e2-9f25-46ff-9378-c3633c8ff108.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Satranç</image:title>
            <image:caption>Biz satrancı çok seviyoruz çünkü o hem eğlenceli bir oyun hem de stratejik düşünmeyi öğreterek derslerimize daha iyi konsantre olmamızı ve okulda daha başarılı olmamızı sağlıyor. 
Bu kitabı okuyup bitirdiğinizde neler mi öğreneceksiniz? 
-Taşların nasıl hareket ettiklerini, 
-Oyunları kazanmanızı sağlayacak birçok taktik ve hamleyi, 
-Bir satranç turnuvasında oynamanın ne kadar eğlenceli olduğunu.  
 
Bulmacalar satranç bilginizi pekiştirmeyi sağlayacak ve kitabı bitirdiğinizde kendinizi gerçek bir satranç oyuncusu olarak bulacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb7a299b-1db4-4d39-9c6e-1555cf0f0595.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahatlayabilen Rengeyiği</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78e40045-3201-4d80-854a-0e5f8b9be864.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yönüyle Diyet</image:title>
            <image:caption>Diyetisyen Dr. Funda Şensoy’un danışmanlığında sağlıklı beslenmenin, kilo vermenin hızlı ve kolay yolları… 
 
Büyük ilgi gören Her Yönüyle dizimizden yeni bir kitap daha! Her Yönüyle Diyet. 
 
Fazla kilolarınızla bir daha görüşmemek üzere vedalaşacaksınız! Artık sonuç alamadığınız hızlandırılmış moda diyetleri bırakabilirsiniz. Her Yönüyle Diyet, kişisel sağlık kaygılarınıza yanıt olacak en iyi diyeti belirlemeniz için size yardımcı olacak. 
 
Her Yönüyle Diyet, sağlıklı yemek tarifleri ve günlük diyet reçeteleriyle, başarı garantisi olan eğlenceli ve cesaretlendirici bir diyet programı geliştirmenizi sağlayacak! 
 
Açlık yok, yasak yiyecekler yok, geçici çözümler yok. Her türlü yiyecek serbest. Güvenilir, sağlıklı, garantili diyet yapmanın yollarını bu kitabımızda bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/639353a3-c701-4262-8ec0-e7f0be791d16.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya Nasıl Vatan Oldu?</image:title>
            <image:caption>Almanya Nasıl Vatan Oldu? 
Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması’nın 60. Yılı 
 
“Her biri toplumumuzu zenginleştirdi ve zenginleştirmeye devam ediyor. Bu kitaptaki hikâyeler bize bu insanların hangi sorunlarla ve zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını ve kalmaya devam ettiklerini gösteriyor.”  
 Frank-Walter Steinmeier - Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı 
 
“Bu kitap, doğdukları ülkeyi hiç unutmadan, hakkında hiçbir şey bilmedikleri Almanya’yı yeni vatan haline getiren ve yetiştirdikleri evlatlarıyla iki ülkeye de zenginlik katanların kitabı. Her iki ülke de, kiminin ismi bile bilinmeyen bu kişilere çok şey borçlu.” 
Aydın Doğan - Doğan Grubu Onursal Başkanı 
 
Almanya’yı “yeni vatan” haline getiren Türkiyeliler… 
Anne babaları 60 yıl önce bir maceraya atılarak Almanya’ya giden 27 Türkiyeli… Bir kısmı Almanya’da dünyaya gelen ve sürekli dışlanıp ötekileştirilse de Almanya’yı yeni vatan haline getirmeyi başaran bu “bavul çocukları”, yeni vatanlarından ışık saçıyorlar.  
 
Aralarında dünyanın yüzünü güldüren BioNTech aşısının mucitleri Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin de olduğu bu değerler arasında, uluslararası çapta üne kavuşan kalp cerrahları, atletler, TV programcıları; profesörlükten Michelin yıldızlı restoran işletmeciliğine, milletvekilliğinden bakanlığa dek yükselip çeşitli alanlarda söz sahibi olan gizli kahramanlar var ve her biri, bir başarı hikâyesinin sembolü. 
Yazar Hakkında: 
 
Özcan Mutlu, 1968’de Kelkit’te doğdu. 1990’da Alman vatandaşı oldu ve Yeşiller partisinden siyasete atıldı. Berlin’de, 1992-99 arasında Kreuzberg belediye meclisinde, 1999-2013 arasında milletvekili olarak eyalet meclisinde yer aldı. 2013-17 arasında 18. dönem federal milletvekilliği yaptı. 2019’da Türk-Alman Dostluk Federasyonu (Deutsch-Türkische-Freundschaftsföderation) Kybele Ödülü’nü kazanan Mutlu, 2020’de Almanya UNESCO komisyonu üyesi seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab40d90d-5285-4ace-b67e-31cbadc1549a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Avcısı</image:title>
            <image:caption>Finlandiya’dan yepyeni bir polisiye... 
Cadı Avcısı 36 dilde, 40’tan fazla ülkede 
 
Çoksatan yazar Roger Koponen’in eşi Helsinki’deki evlerinde öldürülmüştür: Maria Koponen üzerinde siyah bir gece elbisesi, yüzünde tuhaf bir gülümsemeyle masada oturmaktadır. Az sonra bir başka kadının cesedi bulunur. 
 
Soruşturmanın başındaki dedektif Jessica Niemi ile ekibi, cinayetlerin Koponen’in “Cadı Avı” serisindeki kitaplardan kopyalandığını fark eder. Başka cesetler bulundukça Niemi bu vahşi ölümlerin tek bir seri katilin işi olamayacağını düşünmeye başlar. Jessica Niemi bir yandan bu cinayetlere son vermeye çalışırken diğer yandan kendi travmatik geçmişiyle hesaplaşmak zorunda kalır. 
 
Ön Okuma Metni: 
 
Yazar Hakkında: 
Fince altı romanı yayımlanan Max Seeck’in İngilizceye çevrilen ve büyük ses getiren ilk romanı Cadı Avcısı’dır. Romanın yayın hakları 40 ülkeye satılmıştır. Ayrıca televizyon dizisine uyarlanmak üzere hakları Hollywood’a satılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07d6a29e-2788-4ea6-973a-054da284ed1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Bağışıklık</image:title>
            <image:caption>• Sık sık hastalanıyor musun?  
• Kronik ağrıların mı var?  
• Sürekli antibiyotik kullanmak zorunda mı kalıyorsun?  
• Odaklanmakta güçlük mü çekiyorsun?  
• Karaciğerinde yağlanma mı var?  
• Fazla kilolarını veremiyor musun?  
• Kendini daima yorgun ve halsiz mi hissediyorsun?  
• Sindirim sorunları peşini bırakmıyor mu?  
• Bağışıklığını güçlendirmek mi istiyorsun?  
• Çevrende Hashimoto, irritabl bağırsak, çölyak, tip I diyabet,   
romatoid artrit, sedef, egzama, kanser, Parkinson, Alzheimer, Sjögren ya da multipl skleroz (MS) hastalığı olanlar arttı mı? 
 
• Peki, zihin-ruh-beden dengesi içindeki bütüncül sağlığın ve yaşadığın pek çok sorunun çözümüne giden yolun öncelikle beslenmeden ve hayat tarzı değişikliğinden geçtiğini biliyor musun?  
• Hastalıklara genetik eğilimin olabilir, ama bu aslında kaderin değildir.  
• Tedbirlerini önceden alarak var olan sağlığını korumayı öncelikli hedefin haline getirebilirsin.  
 
Nasıl mı?  
Bağışıklık sİstemİnİ güçlendİrerek... 
Üstelik şimdi elinde eşsiz bir kılavuz var:  
Akıllı Bağışıklık 
Bu kitap, doğru ve doğal beslenmeyle sağlıklı olmanın yollarını keşfediyor. Bunu yaparken zaman zaman bitkilerin büyülü dünyasına giriyor, bazen mutfağınızdaki kap kacağa müdahale ediyor, markette dikkat etmeniz gerekenlerden dem vuruyor, bağışıklığın çokça konuşulduğu bir çağda bilimsel verileri herkesin anlayabileceği yalın bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edac10de-b8e3-4a43-bbd4-aebb55408de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aldatılmış</image:title>
            <image:caption>Kaybettiği eşi Silas’ın hatırasını geride bırakarak Coroa’dan kaçan Hollis, Isolte’deki yeni hayatına uyum sağlamaya çalışıyor. Eastoffe ailesinin gösterdiği sevgi ve şefkat yorgun ruhuna merhem olurken, Coroa&apos;lılara karşı derin bir nefret besleyen oğulları Etan ise sürekli huzurunu kaçırıyor. 
 
Evdeki tansiyonla birlikte Isolte Krallığı’ndaki huzursuzluk da had safhada. Eastoff ailesi, zalim kralı tahtından indirmek için planlar yaparken Hollis’in de onlara yardımcı olabileceğini düşünüyor. Ama bu, Hollis’in tüm sevdiklerini yitirmesine neden olan geçmişiyle yüzleşmesi anlamına geliyor. 
 
Her şeyini kaybeden Hollis, onu bağrına basmış olan bir vatanın kaderini, gizli özlemlerinin önüne koymak  
zorunda kalıyor. 
 
Beni Seç serisinin başarılı yazarı Kiera Cass New York Times’ın çok satanlar listesinin zirvesindeki kitabı Nişanlı’nın ardından Aldatılmış ile ışıltılı bir romantizm rüzgârı estiriyor. 
 
“Romanın inatçı kahramanı, Cass’in sadık okurlarının gönüllerini fethetti.” 
Publishers Weekly 
 
Yazar Hakkında: 
1981 yılında Güney Carolina’da doğan Keira Cass, Redford Üniversitesi Tarih bölümünde mezun oldu. 2012 yılında  HarperTeen tarafından yayınlanmaya başlayan Beni Seç serisi NY Times En Çok Satanlar listesine girdi. Serinin yayın hakları satın alındı. Yazar fantastik bir gelecekte sarayda geçen aşk romanları yazmaya devam etmekte ve ailesiyle Los Angeles’ta yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78b6b3da-f1f3-410d-9d77-adfc63ca8400.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanun Dışında</image:title>
            <image:caption>Kanunların dışında bir yerlerde, kumarhaneler, genelevler, polis fişleri, mahkeme zabıtları ve cezaevi koğuşları arasında kurnazlıkla inşa edilmiş hayali bir coğrafya, onun “seçkin” yurttaşları. Bilek gücünden çok zekâ, vicdansızlık ya da düz gaddarlıkla tırmanılan şöhret basamakları. Gazetelerin sararmış sayfalarında, kıyıya köşeye sürülmüş, en hatırlısı birkaç sütuna emanet edilmiş lakaplar, öyküler, anılar. Soygunlar, baskınlar, firarlar ve her türlü dalavere. Cengiz Erdinç ve Murat Toklucu, maharetli suçluların hikâyelerini anlattıkları Kanun Dışında’da Türkiye tarihinin en renkli, en tuhaf, en bilinmedik, en heyecanlı sayfalarını açıyorlar. 
Ön Okuma Metni: 
 
Yazar Hakkında: 
Cengiz Erdinç, 1964 yılında İstanbul’da do€du. Yeşilköy Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. 1987 yılından itibaren gazete, dergi ve televizyonlarda çalıştı. Çetele (Doğan Yurdakul ile birlikte, 1998), Overdose Türkiye (2004), Gangster (2005) ve Adalet Savaşçısı (Doğan Yurdakul ile birlikte, 2012) adlı kitapları bulunuyor. 
Murat Toklucu, 1973 yılında doğdu. Bursa Erkek Lisesi’ni ve Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Basın Yayın Bölümü’nü bitirdi. 1995 yılından itibaren çeşitli gazete, dergi ve televizyon kanallarında çalıştı. İletişim Yayınları’ndan çıkan Taraftarın Senle (2001), Türk Erkeği ve Diğer Mucizeler (2014) ve Nurcihan’ın Çamaşırları ve Diğer Meseleler (2015) adlı üç kitabı bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd194330-2988-4de4-b2f8-72ae9d5609dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem</image:title>
            <image:caption>Hukukçu Ece Güner Toprak, 2017 referandumundan önce Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı toplumu ilk uyaranlardan olmuştu. O dönem, tabloları, yazıları, ilk kitabı ve yalın anlatımıyla kitlelere ulaştı. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem: Demokrasi Fırsatı da yine sade ve yalın anlatımlı, yalnızca hukukçular için değil, herkes için yazılmış bir kitap.  
 
Ülkemiz; ekonomi, demokrasi, adalet, devletin kurumsal yapısı gibi pek çok alanda ağır krizde. Büyük bir yoksullaşma yaşanıyor. Bu kitap, bu ağır krizden çıkış için “çareyi” göstermeyi amaçlayan bir kitap.   
 
Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem somut olarak nedir?  
Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş yol haritası nasıl olabilir?  
Hukuk, ekonomiyi nasıl tedavi edecek?  
Anayasa reformunun üzerine inşa edilmesi gereken vizyon nedir?   
 
Bu kitap tüm bu soruları cevaplamayı hedefliyor. Bu kitap, somut, gerçekçi bir anayasa reformu önerisidir: Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisidir. Bu kitap, aynı zamanda, 21. yüzyılı yakalamak için, Cumhuriyetimizin ilkeleriyle uyumlu bir vizyon ve kilit yapısal reform önerileri içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f58194d8-fa83-4f6d-bbd4-072f2ac0ba10.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Edward</image:title>
            <image:caption>“Yılın en iyi kitaplarından biri.” 
Washington Post 
 
Kardeşlik, ilk aşk, kaybetmek ve yeniden bulmak üstüne benzersiz bir yolculuk… 
Her şeyinizi kaybettiğinizde, kendinizi nasıl bulursunuz?  
Hayatınızdaki amacı nasıl keşfedersiniz?  
Sadece hayatta kalmak değil, gerçekten yaşamak ne demektir? 
 
Bir yaz sabahı, on iki yaşındaki Edward Adler, biricik abisi Jordan, ebeveynleri ve diğer 183 yolcuyla birlikte Newark&apos;tan Los Angeles&apos;a giden bir uçağa biner. Yolcuların arasında bir Wall Street dehası, beklenmedik hamileliğiyle yüzleşen genç bir kadın, Afganistan&apos;dan dönen bir gazi, yetmiş yaşında zengin bir iş adamı ve reenkarnasyonla yüzlerce kez dünyaya geldiğine inanan özgür ruhlu bir kadın da vardır. Derken uçak düşer. Tüm yolcu ve mürettebat arkasında trajik hikâyeler bırakarak hayatını kaybeder. Bir kişi hariç: Küçük Eddie. 
 
Onun hikâyesi herkesin dikkatini çekerken Eddie, ailesinin olmadığı bir dünyada kendisine bir yer bulmakta zorlanır. Gökyüzünde bir parçasının kaldığını, sonsuza dek o uçağa ve içindeki tüm hayatlara bağlı olacağını hissetmeye devam eder. Ta ki onu hayatın en derin sorularından bazılarının cevaplarına götürecek o yolculuğa çıkana kadar. 
 
Ann Napolitano’nun güçlü kaleminden geçmişi ve bugünü harmanlayan kurgusuyla heyecan, hüzün ve umudu aynı potada buluşturan olağanüstü çarpıcılıkta, duyarlı ve sürükleyici bir roman.  
“Gerilim, keder ve hayatta kalma konusunda elinizden bırakamayacağınız usta işi bir çalışma.” 
The New York Times&apos;tan Angie Kim 
 
&quot;Hikâyenin özünde trajedi olsa da, paylaşımcılık, insanlık, yeni başlangıçlar ve en zorlu deneyimlerde bile umudunu kaybetmemek hakkında bir kitap.”  
Today&apos;den Stephanie Larratt 
 
Yazar Hakkında: 
New York Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olan Ann Napolitano, One Story dergisinde editörlük yapmakta; aynı zamanda Brooklyn College ve Gotham Writers Atölyesi için kurgu yazarlığı dersleri vermektedir. İlk romanı Within Arm’s Reach tiyatro olarak sahnelenmiş; A Good Hard Look adlı kitabı pek çok dile çevrilmiş; son romanı Sevgili Edward ise pek çok ülkede çok satanlar listesine girmiştir. Ann, kocası ve iki çocuğuyla Brooklyn&apos;de yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e74b06b1-3e15-497e-8158-84ce8dd917c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yolcu</image:title>
            <image:caption>Nedim Gürsel bu romanında kendi “ruh ikizi”nin portresini çiziyor. Hayatıyla yapıtının, öznel coğrafyalarının dökümünü yapıyor bir bakıma. Paris’le İstanbul, Saraybosna’yla Diyarbakır, Yunan eşiyle Kürt sevgilisi, yaşam coşkusuyla ölüm korkusu arasında gidip gelen bir yazarın dünyasında dolaştırıyor okuru. Ve beklenmedik gelişmelerin yaşandığı bir yolculuğa çıkarıp azınlıkların yakın tarihiyle de buluşturuyor. 
 
Kurmacayla otobiyografik unsurların ustaca harmanlandığı anlatının odak noktasındaki yazar Deniz Çakır’ın belki bir ayağı çukurda ama, ülkesinin aydınlık geleceğine inancı da tam. Ne var ki, otoriter yönetime meydan okuduğu için tutuklanmadan önce “Son Yolcu”yu yazabilecek mi acaba? Unutulmuşların, yüzyıllar boyunca zulme uğrayıp göçe zorlanmışların, yerlerinden yurtlarından koparılmışların acısını dile getirebilecek mi? 
 
“Küçük sevgilisi aslında özgürlüğüydü onun, başının belası değil. Hem öyle olsaydı bile tatlı, akıllı, sevdalı bir genç kadındı. Bal akıyordu ağzından. Kara, kapkara bakışlarıyla Diyarbakır’ın ta kendisiydi. Dışı sert, içi yumuşak. İlle de bela aramak gerekiyorsa aynaya bakmalıydı.” 
 
“Tarih ne cumhurbaşkanının nutuklarına ne de sapına kadar milliyetçi Osmanlı tarihçilerine bırakılmayacak kadar önemli bir alandır.” 
 
Ön Okuma Metni: 
 
Yazar Hakkında: Nedim Gürsel, 1951’de Gaziantep’te doğdu. Gala­tasaray Lisesi’ni ve Paris Sorbonne Üniversitesi Modern Fransız Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi; aynı üniversitede Nâzım Hikmet ve Aragon üzerine Prof. Etiemble’ın yönetiminde karşılaştırmalı edebiyat doktorası yaptı. Halen CNRS’te (Fransa Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi) araştırma 
başkanı olarak görev yapmakta ve Paris INALCO’da (Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Enstitüsü) Türk edebiyatı dersleri vermektedir. 
Edebiyatın hemen her dalında ürün veren Nedim Gür­sel’in kitapları Fransa başta olmak üzere yirmi beş ülkede yayımlandı, bazı öykülerinden yapılan tiyatro uyarlamaları Türkiye ve Avrupa ülkelerinde oynandı. Yazar DAAD adlı kurumun davetlisi olarak bir yıl Berlin’de kaldı; Fransa, Almanya, İtalya ve Türkiye gibi pek çok ülkede hakkında incelemeler ve doktora tezleri yapıldı, belgeseller çekildi. Nedim Gürsel’in aldığı ulusal ve uluslararası ödüller şunlardır: Türk Dil Kurumu Ödülü (1976), Abdi İpekçi Barış Ödülü (1986), Fransız PEN Kulüp Özgürlük Ödülü (1986), Haldun Taner Öykü Ödülü (1987), Struga Altın Plaket Ödülü (1992), Radio France Internationale Öykü Ödülü (1992), France-Turquie Ödülü (2004), Fransa Hükümeti Edebiyat Şövalyesi Nişanı (2004), Mevlânâ Dünya Kardeşlik Ödülü (2009), Türkiye Yayıncılar Birliği İfade Özgürlüğü Ödülü (2009), Balkanika Vakfı Uluslararası Roman Ödülü (2012), Fransa Akdeniz Roman Ödülü (2013), Türk Dünyası Kızıl Elma Ödülü (2016), Tür­kiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı Ödülü (2018), Çukurova Sanat Girişimi Büyük Ödülü (2019). Nedim Gürsel’in kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9bdcb93-ac1a-48f1-a7dd-ee20790ec167.jpg</image:loc>
            <image:title>Böceklerin Gezegeni –Yeryüzünün Gizli Sahipleri</image:title>
            <image:caption>“Üzerinde yaşadığımız gezegenin kısa ama canlı tarihini, milyonlarca yıldır karalara egemen olan böceklerin bakış açısından anlatan harika bir kitap bu. Shaw, renkli anlatımıyla bizi böcekli gezegenimizin tarihinde eğlenceli ve şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarıyor.” 
PD Smith/Guardian 
“Kim demiş ciddi konular eğlenceli bir dille anlatılamaz diye. Shaw bunu başarıyor.”  
Dena M. Smith/Boulder Üniversitesİ, Colorado 
“Shaw’un ayrıntılı çalışması eski ve yeni böcekleri canlılığın tarihindeki yerine oturtarak yeryüzündeki tüm canlıların birbirine nasıl bağlı oluğunu gözler önüne seriyor.”  Publishers Weekly 
“Okurlar bu kitabı okuyup böceklerin çeşitliliğini ve marifetlerini gördüklerinde, yeryüzündeki görkemli böcek çeşitliliğine ve evrime daha farklı bir gözle bakacaklar.” 
Bob Holmes – New Scientist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb91191-77f4-4fc0-a440-dcd87a40845f.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyıl için Tanrı</image:title>
            <image:caption>Modern bilim, dünyayı anlamamızda devrim yarattı. Büyük Patlama evrenin başlangıcına dair bir ışık yaktı. 
Nasıl insan olduk sorusu, evrimsel varlık hiyerarşisinin bulgularıyla yanıtlandı. Einstein, bildiğimiz maddenin enerjiye dönüştüğünü ve farklı boyutların varlığını ortaya koydu. Peki ya tüm bu devrimsel gelişmeler Tanrı hakkındaki bilgimizi nasıl etkiledi? 
§  Büyük Patlamadan önce ne vardı? 
§  Robotlara da peygamber gelir mi? 
§  Evrendeki bu ince ayar bir Akıllı Tasarımcının varlığının kanıtı mıdır? 
§  Einstein, Tanrı’ya inanıyor muydu? 
§  Beyinde bir Tanrı noktası var mı? 
§  Yaşam neden var oldu? 
§  Genetik mühendisliği, Tanrı rolünü oynamak mıdır? 
§  Darwin, Tanrı’yı öldürdü mü? 
§  Evrim, Tanrı’ya dair bilginin anahtarı mı? 
§  Freud, Tanrı ile çalışır mı? 
§  Bedenden fazla bir şey miyiz? Yoksa bir ruhumuz var mı? 
§  Marslılara da kitap inmiş midir? 
Hristiyan, Yahudi, Müslüman ve Hindu geleneklerinden 8 ülkeden 50 bilim insanı, psikolog, teolog ve filozof, elinizdeki kitapta bu soruların cevaplarını arıyor. Bu kitap bilim ve din konusunda kafası karışıklar için rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a51f82-f30e-4d2c-82b8-a9ad2ccff76c.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon ve Avrupa</image:title>
            <image:caption>Çağdaş fenomenolojinin en önemli isimlerinden Çek düşünür Jan Patocka bu kitapta, felsefi kökleri ve mirasıyla birlikte Avrupa üzerine bir düşünüme girişiyor. Avrupa coğrafi veya tamamen politik bir birliktelik midir? Yoksa manevi temellere dayanan bir kavrayış mıdır? Avrupa’nın kökeninde olan şey nedir? 
Tüm düşünce mitlerle başlar. Hatta mitos düşüncenin rüyasıdır ve rüya için uyumak ne ise mitos için de felsefe odur. Felsefenin ortaya çıkışı bir dönüşümü temsil eder; onun en uygun tanımı ‘hakikatte yaşamak’tır. Bunun içindir ki felsefe ruha, ruhun özüne ihtimam göstermektir. Platon’da köklerini bulan ‘ruha ihtimam gösterme’ öğretisi, bir bakıma Avrupa’yı yaratan şeydir. Öteki dünya düşüncesi ve saf iyiliğin tanrısallığına ilk kez Platon’da rastlanır. Bu nedenledir ki Nietzsche Hristiyanlığı ‘halk için Platonculuk’ olarak tanımlar. Heidegger ise tüm metafiziğin Platon’un dilini konuştuğunu söyler. 
Ruha ihtimam göstermenin dünyaya hükmetme ilgisine evrildiği bir zamanda Avrupa hâlâ aynı Avrupa mıdır? Bu sonsuza dek Avrupa’nın yitirilmesi değil midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1397f9f-d224-4465-9017-5a822c7ee0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarjı Azalan Mori</image:title>
            <image:caption>Şarjı azalan Robot Mori, 
ormandan kasabaya kadar zar zor yürür. 
Yardım istemek için kasabadaki evlerden 
birinin kapısını çalar. Şans bu ya! 
Aşırı titiz bir kaplumbağa olan Turti açar kapıyı. 
Sizce, evinin kirlenmesinden endişe duyan Turti 
onu eve alacak mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da05eba2-ef3a-4b2f-b7c4-6fb2d702caeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyaların Sosyolojik Yorumu</image:title>
            <image:caption>1997 senesinde Berkeley Üniversitesinde misafir olduğum bir dönemde rüya sosyolojisinin ilk ürünlerini okumalarım sırasında tesadüfen ve ilgiyle keşfettim; hayal ettiğim ve burada ilk bilimsel ifadesini okuyacağınız araştırma programının şekillenmeye başlaması, başka araştırmaların yanında yirmi yıllık okuma ve çalışma gerektirdi. Çok farklı bilim dallarından (psikanaliz, psikoloji, nörolojik bilimler, dilbilim, sosyoloji, antropoloji, tarih, vs.) gelen, rüya üzerine gerçekleştirilmiş geçmiş ve güncel çalışmalar hakkında elde ettiğim bu bilgiler yeni ve bütünleştirici bir kuram geliştirmeme olanak verdi. Bu kuram, Freud’un kendi zamanında önerdiği sentetik yorumlama modelinin kazanımlarından yola çıkarak, 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın kesiştiği dönemde Rüyaların Yorumu kitabının temsil ettiği olağanüstü bilme gayretinden bu yana gerçekleştirilmiş çok sayıda bilimsel ilerlemeden faydalanarak bu modelin zayıflıklarını, eksikliklerini ve hatalarını düzeltmeye gayret etmekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a94f004e-7537-4d95-a9e2-ecefe947cdc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalan Dünyasının Yalancıları</image:title>
            <image:caption>Yalan Dünyasının Yalancıları ile Pandora’nın kutusu açılıyor! Sevgi Özel yıllar önce Aziz Nesin’e verdiği sözü yerine getirip nihayet anılarını kaleme alıyor ve 1960’lardan bugünlere eteğindeki taşları döküyor. Yer Ankara. Başkent... Türk Dil Kurumu’dan Dil Derneği’ne ve yayıncılık yıllarına uzanan bütün tanıklıklarını ve ülkenin başkentinde tüm sıcaklığıyla duyumsanan birçok olayı anlatıyor. Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nda 12 Eylül öncesi ve sonrasında neler olduğu ve oradaki “dil emekçileri”nin neler yaşadığından Dil Derneği’nin nasıl kurulduğuna, Bilgi Yayınevi’ndeki “editör” masasındaki deneyimlerinden Ankara’daki yazar çevresine, siyasi ve kültürel ortamın dünden bugüne nasıl yozlaştığına dair içinde tuttuğu her şeyi yazıyor Özel. Şair Cahit Külebi’yi saygıyla, yönetici Külebi’yi öfkeyle anıyor; birlikte çalıştığı akademisyenlerden yazarlara, Attilâ İlhan’dan Ahmet Erhan’a, Ahmet Tevfik Küflü’den Erdal Öz’e yazın ve yayın dünyasının “Angara”sını anlatıyor. Türkiye, 1950’lerden günümüze sözde milliyetçilerin iktidar olması ve güce tapanların alkış tutmasıyla yalan üreten fabrika görüntüsü veriyor ve enflasyon salt ekonomide değil. Siyasal yaşamda, eğitimde, yargıda, basında, sanatta köşeleri tutanların kurduğu yalan dünyası yalancılarla dönüp duruyor. Kitabın adından da anlaşılacağı gibi Sevgi Özel siyasetçisinden sanatçısına, yayıncısından yazarına, akademisyeninden gazetecisine, aydınından aydın geçinenine ülkenin yalancılarını yazıyor. İtiraz edene hodri meydan demekten de geri durmuyor. Özel, Türkiye’nin son 60 yılının röntgenini çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80c66e5-0fd4-4c9e-a393-36c86b1317f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Octavia</image:title>
            <image:caption>Octavia, Roma tarihî dramasının (fabula praetexta) günümüze kalmış tek örneğidir. Yunan tragedyalarının temelinde insanların tanrılar karşısındaki çaresizlikleri yatmaktayken Roma tarihî dramalarındaki temel motivasyon vatanseverlikti. Bu eser ise hem günden güne zalimleşen ve paranoyası günbegün artan Nero’nun eşi hem de imparator Claudius’un kızı olan Octavia’nın yaşadığı hazin olayları aktarıyor. Bu tarihî dramada kahraman Romalılar yok. Onun yerine bir Roma imparatorunun deliliği, iktidar mücadelesinin doldurduğu bir kan deryası, Roma’ya egemen olan zulmün korkutucu yüzü var. Cumhuriyet döneminin Romalı erdemlerini yaşatan bayrak adamlar da artık uzak birer hatıradan ibaret: Resimde yalnızca imparatorluk çağının bitmek bilmez kana susamışlığını yaratan gaddar adamlar ve hilekâr kadınlar bulunuyor. 
 
“Pirüpak erdemiyle cenneti kazanan tanrısal Augustus, 
 
genciyle yaşlısıyla dört bir yandan kaç soylu adamı öldürdü, 
 
onlar ki ölüm korkusuyla kaçarken üç komutanın şerrinden 
 
ve katli vaciplerin sıralandığı ölüm listelerinden! 
 
Kürsülere çakılıp teşhir edilirdi ölenlerin başları, 
 
bunu gören yaslı babaları gözyaşı dahi akıtamazlardı, 
 
hafiften inlemek bile yasaktı o kokuşmuş, çürük forumda, 
 
ağır bir irin sızıntısı vardı hepsinin çürümüş suratlarında.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de31c0b3-6804-45bf-9b99-f8c96a603c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Kahramanım Türk Halkıdır</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de birden fazla neslin idollerinden biri Cüneyt Arkın: Bizans tekfurunun oyunlarını tek başına bozan Kara Murat, bozuk düzene isyan eden Vatandaş Rıza, onlarca filmin unutulmaz jönü, ölümsüz aşk sahnelerinin can alıcı bakışları, dünyayı kurtaran adam... Çobanlıktan doktorluğa, aktörlükten yapımcılığa, Eskişehir’in uçsuz bucaksız bozkırından Yeşilçam’ın zirvesine seyreden bir hayat onunki. Ve bu hayatın içinden kesitler sunuyor Benim Kahramanım Türk Halkıdır. Usta aktör, çocukluğundan başlayarak ölümden döndüğü günlere kadar hayatından anları, anıları bir araya getiriyor. Zaman zaman nemli gözlerle zaman zaman gülerek okuyacağınız anılarda samimiyetini asla elden bırakmıyor. Babasıyla koyun güttüğü yılları, İran Şahı’nın davetinde yaşadıklarını, doktorluk günlerindeki tanıklıklarını ve elbette Yeşilçam yıllarını kendi penceresinden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7345ec17-e946-472b-a6ee-f49784ea3591.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Üzerine</image:title>
            <image:caption>Ütopya yaratıcılarının neredeyse hepsi diş ağrısı çeken ve o yüzden mutluluğu diş ağrısı çekmemekle bir tutan kimselere benzer. Onlar değerini sürekli olmamasından alan bir şeyin sonsuz devamını sağlayarak kusursuz bir toplum var etmek isterler. Oysa insanlığın belli çizgilerde hareket etmesi gerektiğini, ana stratejinin belirlenmiş olduğunu, ama ayrıntılı kehanetlerin bizim işimiz olmadığını söylemek daha akıllıca olurdu. 
George Orwell’in 1929-1948 yılları arasında Tribune dergisi için kaleme aldığı “Dilediğim Gibi” başlıklı köşesi dahil olmak üzere, farklı dergi ve gazetelerde yayımlanan edebiyat yazılarını derleyen Edebiyat Üzerine, yazarın kültür-sanat üzerine düşüncelerinin yıllar içerisinde nasıl geliştiğini göstermekle kalmıyor, aynı zamanda iki savaş arasında Avrupa’nın düşünsel hayatında meydana gelen cereyanları da gözler önüne seriyor. 
Orwell’in ülkesindeki okuryazarlık kültürü, dönemin ideolojilerinin edebiyata olan etkisi, toplumsal hayatta yazarın varlığına dair fikirlerinin; Jean-Paul Sartre, Arthur Koestler, Jack London ve Rudyard Kipling gibi çağdaşları hakkındaki yorumlarının, 1984 ve Hayvan Çiftliği gibi kitapların düşünsel temelini oluşturan yazılarının bir araya geldiği bu kitap, Orwell’in dönemini edebiyat ve edebiyatı dönemi üzerinden düşünen güçlü bir eleştirmen olduğunu da kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e7e06ed-c761-4846-98cb-33e3db9aa1bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Tablet</image:title>
            <image:caption>Yeni aldığın tablet bozulsa ne yapardın? Özgür, heyecanla eline aldığı tabletin çalışmadığını görünce büyük bir hayal kırıklığına uğruyor. Neyse ki imdadına başarılı bir avukat yetişiyor. Üstelik bu öyle bir avukat ki ömür boyu Özgür’ün haklarını koruyacağına söz veriyor… Yeni macerasında hakkın ve hukukun ne demek olduğunu öğrenen Özgür, annesiyle birlikte ilk kez bir mahkemeye başvuruyor. Karar ne mi oluyor dersin? Sayfaları çevirip hemen öğrenebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f660a5-cb6b-4e18-9c52-dfd480ba2f63.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürültü Yapmadan Eğlenebilmek</image:title>
            <image:caption>Özgür bugün çok mutlu! Evde kendi kendine şarkılar söylüyor, eğleniyor, dans ediyor. Fakat bu durumdan rahatsız biri var: Özgürlerin alt komşusu! Peki, Özgür’ün insanları rahatsız etmeye hakkı var mı? Annesi ona kanunlardan bahsediyor. Gürültü yapmamak, yerlere çöp atmamak, hayvanlara zarar vermemek… Üstelik bu kanunlara uymazsak cezası var. Ama korkma, Özgür’le birlikte sen de kanunları öğrenebilir, kimseyi rahatsız etmeden keyifle yaşayabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f4dde2-d2e4-4255-a210-8cc2951e3e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Ama bizim gibi insanların, durumu sözde uzmanlardan daha iyi anlamasının sebebinin, belirli olayları öngörmekten çok, ne tür bir dünyada yaşadığımızı kavramak olduğunu düşünüyorum. Ne olursa olsun, gelecekte bizi bir felaketin beklediğini yaklaşık 1931’den beri biliyorum. 
Avrupa’da Hitler rejiminin yükselişiyle İkinci Dünya Savaşı kaçınılmaz bir gerçekliğe dönüşüyor, her gün yeni bir işgal ve ittifak haberi çıkıyor, dünyanın dört bir yanında çatışmalar ve olaylar patlak veriyordu. 20. yüzyılın siyasi düşüncesini şekillendiren Orwell tam bu yıllarda tuttuğu günlüklerinde, kendisini bir anda savaşın ortasında bulan bir halkın psikolojisine ve savaşın hayatın her alanını nasıl etkilediğine dair gözlemlerini aktarıyor. Savaşın medeni insanları nasıl bir düşman denizaltısının battığını duymaktan mutluluk duyan, şehirlere bombalar yağarken normal hayatlarına devam eden kişilere dönüştürdüğünün izini sürerken, savaş psikolojisine dair paha biçilemez bir anlatı sunuyor. 
Savaş Günlükleri, savaşın Orwell’in kendi yazın hayatındaki etkilerini ve yıllar sonra kurmaca eserlerinde işleyeceği fikirlerin nasıl bir ortamda şekillendiğini gözler önüne seren bir yapıt, Orwell’in külliyatının önemli bir parçası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc883758-7506-406d-afef-6463400129e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıfta Temizlik Zamanı</image:title>
            <image:caption>Özgür’ün sınıfında bilgi yarışması var! Üstelik kazananlar da ödül alıyor. Fakat akşam olup sınıf çöple dolduğunda ortalık bir anda karışıyor. Yarışmanın kazananlarından Dilara çöp toplamak istemeyince öğretmeninden güzel bir ders alıyor. Günün sonunda Özgür ve arkadaşları en temel insan haklarını öğreniyor. Peki sen hangi insan haklarını biliyorsun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f69e76-5cfc-4f44-a053-2f16c1552b1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaplar ve Sigaralar</image:title>
            <image:caption>Kitap satmayı meslek edinmek ister miyim peki? Her şeyi hesaba katarsak, işverenimin nezaketine ve dükkânda mutlu günler geçirmiş olmama rağmen – hayır. 
 
Kitap alma alışkanlığı, sigara tiryakiliğinden gerçekten daha mı pahalı? Kitaplar ve Sigaralar, George Orwell’in yıllar içinde şu veya bu şekilde edindiği kitapların ve kişisel geçmişinin bir envanterini çıkararak bu soruya ironik bir dille yanıt aramasıyla başlıyor. Bir yazıda çalıştığı sahafı ziyaret eden ilginç tiplere dair gözlemlerini anlatırken, bir başka yazıda çağlar boyu değişmeyen bir eleştirmen tiplemesinin profilini çiziyor. 
 
Dünyaya bakışını ve soluduğu edebiyat atmosferini yansıtan bu denemelerde Orwell kıvrak kalemi ve ince mizahıyla ifade özgürlüğünü, bir nesne olarak kitabı, vatanseverliğin ne anlama geldiğini ve “hafif” edebiyatı tartışıyor. Kitaplar ve Sigaralar, bir kitapseverin kaleminden bir seçki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44208fb1-1f7d-41f7-a4cd-f368dad342aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Levha</image:title>
            <image:caption>Özgür ve arkadaşları güneşli, güzel bir günde bisiklete binmek için dışarı çıkıyor. Fakat cıvıl cıvıl sokakta bisiklet sürüp eğlenirken hiç beklemedikleri bir şeyle karşılaşıyorlar: Yasak! Peki her yetişkin istediği gibi yasak koyabilir mi? Çocuklar olarak nedenini sormaya, sorgulamaya hakkımız yok mu? Özgür, yine kendisinden bekleneni yapıyor; itiraz ediyor ve haklı çıkıyor. Günü kurtarıp arkadaşlarının kahramanı olan Özgür, çocuk haklarını anlatmak için şimdi seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcf62f41-abc0-466b-ac8f-7050c21e1928.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilek Yiyen Salyangoz</image:title>
            <image:caption>Evde salyangoz beslenir mi? Bu fikir sana saçma gelebilir; ama Kübra salyangozları çok seviyor ve onları çileklerle besliyor. Karşı çıkanlaraysa kahramanımız Özgür yanıt veriyor: “Hoşumuza gitmese bile, başkalarının sevdiklerini, alışkanlıklarını ve düşüncelerini kabul etmeli, bunlara saygı göstermeliyiz.” Neden mi bunu yapmak zorundayız? Çünkü bu onun anayasal hakkı… Özgür, bu yeni seride öğrenmeye, öğrendiklerini paylaşmaya ve eğlenmeye devam ediyor. Sen de ona katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d6fd24b-d473-4675-bfbc-34faca1ca454.jpg</image:loc>
            <image:title>Ala Geyik</image:title>
            <image:caption>Ala Geyik, Ziya Gökalp tarafından yazılmış bir masal şiir olarak bizi hem tanıdığımız hem de hiç bilmediğimiz bir düş diyarına taşıyor. Ötüken Çocuk; Türk edebiyatının bu usta kaleminin çocuklar için yazdığı ve kuşaklar boyunca dillerden düşmeyen manzum masalını, zengin bir çizim dünyasıyla yeniden yorumluyor. 
 
Ala Geyik; sadece çocukları değil, çocuklukta öğrendiği değerleri unutmayan her yaştan okuru yeni bir yolculuğa davet ediyor. 
 
“Çocuktum, ufacıktım. 
Top oynadım acıktım…” 
  Ziya Gökalp, sizi Ala Geyik’in sayfalarında bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/294a6edd-bc74-4a98-a4ee-0e71340a1ee5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinin Dindarla Sınavı</image:title>
            <image:caption>KİMSEYİ KONTROL EDEMEZSİNİZ. SADAKAT İÇTEN GELİR... 
 
Bu kitap, doğduğum ve büyüdüğüm İslam mahallesinden kaçış değil, bir tepeye çıkıp, kendi mahallemin umum manzarasına bir bakıştır. 
Kelebekler başkasını aydınlatmak için kendisini salar ateşin bağrına. Yanarken aydınlatırlar ama hiç sızlanmazlar. 
Dini korumak, kendi gibi inanmayanları ve inancını eleştirenleri yok etmek değil, Allah’ın ve kulların razı olduğu şekilde kendini kötülüklerden korumakla olur. Çünkü Allah kendi dinini korumaktan âciz değildir. Bir düşün! Kâbe ki Allah’ın evidir. Allah kendi evini Ebrehe kâfirinin yıkmasına izin vermedi ama Müslüman bir âlim olan Emevi valisi Haccac bin Yusuf’un yıkmasına izin verdi. Neden? 
Ey hakikat yolcusu! Hangi din olursa olsun, sen dini dünyanın kötülüklerinden koruyan bir kalkan olarak değil de senin gibi düşünmeyeni öldürmek için mızrak olarak kullanırsan, o din Allah’ın dini olmaktan çıkar, heves ve arzuların dini haline gelir. İşte bu yüzden Haçlıların Hıristiyanlığa; Emevilerin de İslam’a verdiği zarar arasında pek fark yoktu... 
Çöpten ekmek alırken utanan bir çocuğun hayatını değiştirecek bir sistem icat edilmeden sunulan her şey boştur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d370229-c8ea-4dfd-8399-85b32c3bd145.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantastik Okuryazarlığı</image:title>
            <image:caption>“Fantastik, gerçeklikten kaçma yolu değil, onu anlamanın bir yoludur.” 
– Lloyd Alexander 
 
İçimizdeki çocuk tüm saflığıyla büyünün var olmasını, kötü giden şeyleri bir çırpıda düzeltecek o sihrin gerçekleşmesini bekler. Ama yetişkin tarafımız dünyanın karanlık bir yer olduğunu, kötülüğün sıklıkla kazandığını fısıldar kulağımıza. Bu ikircikli anların yaratıcı zekâyla birleşip bir hikâyeye dönüşmesi bizi fantastik janrasına götürür. 
Peki, fantastik türünü gerçekten anlayabiliyor muyuz? Yapılan göndermelerin, üzerine kurulduğu metaforların farkına vardığımız bir okuma yapabiliyor muyuz? 
Fantastik hikâye nedir? 
Bir hikâyenin fantastik olması için ihtiyaç duyduğu özellikler neler? 
Kaç çeşit fantastik hikâye türü var? 
Fantastik hikâyeler nasıl yazılır? 
Bu ve buna benzer yüzlerce sorunun en önemli eserlerden örneklerle açıklandığı bu kitap sadece fantezi tarihini değil felsefesini de anlatıyor. Homeros’tan Dante’ye, Lovecraft’tan Tolkien’e ve Le Guin’e kadar fantastik edebiyat üzerine yapılan tanım ve tartışmaları da içeriyor. Bu türe gönül vermiş, okumaya ve seyretmeye meraklı herkese hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b4c948-e35a-4c77-b150-79d562027173.jpg</image:loc>
            <image:title>Dayıkan</image:title>
            <image:caption>Geçmiş geçmişte kaldı mı gerçekten? Ya iki çocuk eski bir yasayı çiğnerse ne olur? Açılır kadim zamanın kapıları, Gök Yele düşer önlerine. Büyülü bir ormandan Oğuz Kağan’ın otağına varır yol. Sonra da uç bakalım Dayıkan’ı döven demirciyi bulmaya! Bebekleri, Huzur’un kucağından alıp kaçıran kırmızı pelerinli kadın kim?  Soruların cevabı zamanın derinliğinde. Yerle göğün dengesini kurmak, Erlik’i yenmek, kayıp bebekleri kurtarmak, doludizgin bir maceraya kanat açmak için hazır mısın? 
“Tigin, kendi hikâyesini arayan prens demek. Hikâye tamamlandığında tigin kendini bulur, eksiğini tamamlar böylece ad alır. Ad alınca tiginlikten çıkıp ‘han’ olur. Ancak sizin dünyanızda peşin peşin verilmiş size hanlık. Öyle değil mi Ay-Han, Gök-Han? Şimdi sondan başa doğru gidecek, hikâyenizi tamamlayacaksınız.” 
  Haydi, sondan başa doğru gidelim. Düş diye okuduğumuz gerçeğe yol alalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5b296a6-4434-4601-87b2-0cdf18a27bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kam Ana’dan Türk Dünyası Masalları -1</image:title>
            <image:caption>&quot;Sözün izinden derilmiş masallarla yolculuğa çıkmaya var mısınız? 
  Her masalın başında bir bilmece ve tekerleme bulacaksınız. Bilmecenin cevabı, masalın içinde çıkacak karşınıza. Sayfaları çevirelim,  kahramanlarımız neler neler yaşamış hep birlikte görelim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b75d61e-46c8-4f3b-887a-65faebc565ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalimdeki Mavi</image:title>
            <image:caption>Nasıl başlanır ki?  İlk defa bir kitaba önsöz yazıyorum. Sanırım işte bu iyi, güzel bir başlangıç oldu. Aslına bakarsanız bu yaşıma kadar pek çok iş alanı gördüm; uluslararası şirketler, aile işleri, eğitimler, şunlar bunlar. Eğitim hayatımda hep var olan bir şeydi, hep yeni şeyler öğrenmeyi sevdim. Koçluk eğitimi aldığım dönem eğitmenim Aykut Açkalmaz’dan aynı zamanda zihin haritaları eğitimi de aldım. Zihin haritaları, öğrenmeyi, akılda tutmayı, not almayı kolaylaştıran bir sistem. Daha sonraları pandemi döneminde internet üzerinden grup derslerine katıldım ve bir derste Aykut hocamız bizlerden bir restoran mönüsünden anahtar kelimeler çıkararak şiir yazmamızı istedi. Şiir bana çok uzak bir fikirdi, asla yazamam diye düşünüyordum. Sonra düşündüm ki; sevdiğim bir yemek bana şiir de yazdırabilir, neden olmasın? Böylelikle ilk şiirimi aşırı sevdiğim suşiye yazdım. Gayet de güzel olduğunu fark ettim. Artık ilham gelmişti bir kere şiir yazmak kaçınılmazdı. Belki de zihin haritaları içimdeki farklı bir yeteneği ortaya çıkaran araç olmuştu. Derken yaşadığım tecrübeleri, ruh halimi, gezdiğim yerleri şiirleştirmeye ve bundan çok keyif aldığımı fark etmeye başladım. Yolda yürürken gözlemlediğim kişilere; bir palyaçoya, evsiz bir adama, yaz akşamı birden bastıran yağmura, çok sevdiğim doğaya, manzaralara şiirler yazdım. 
 
Ve şimdi sizlerle bu şiirleri paylaşıyorum, her birinin hayatımda ayrı bir yeri ve anısı var. Eminim ki sizler de her şiirde kendinizden bir şeyler bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f7b4b49-4a1f-49c6-9587-0abd8b311022.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecnun Darlığı</image:title>
            <image:caption>Saçları buluttan sıyrılmış güneş 
Benim mevsimlerim darken anlasa. 
Dünyâ ona küçük, kalem bana eş 
Sevmek bu sûrette erken anlasa. 
 
O&apos;dur metropolün çılgın gözdesi 
Ben yetim köylerin şâiran sesi. 
Kendini taş gören Tanrı yosması 
Benim yüreğimde narken anlasa... 
 
Onun için sevmek ara aşı mı 
Anladım bu vuslat zaman aşımı 
Mecnun darlığı mı sabır taşı mı 
Bu hâlde yaşamak zorken anlasa. 
 
Dağları delerken bir çift sözümle 
O&apos;na susamışım işte ez-cümle. 
Her şeyi yüklenip, bir an gözümle; 
&apos;Seni seviyorum&apos; derken anlasa... 
 
Ne yanan ateş var, ne tüten baca 
Saçlarıma yağan karken anlasa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ffd37f2-3893-4671-a3a9-ffa00512de99.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım</image:title>
            <image:caption>Boğazımız, o günkü Kazancı Yokuşu kadar tıkanıktı. Başka şeylerden konuştuk. 1977 yılı 365 gün değil de, 364 günmüş gibi davranmaya çalıştık. O yirmi dört saati yok saymayı tercih ettik ve içimize içimize sustuk. O gün bilmiyordum, susmanın da bir bedeli olduğunu. Yıllar sonra öğrenecektim o meşhur sözü: “İnsan yalnızca söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur.’’ Bilsem, susmazdım. 
 
Kıyameti yaşadık biz. Bildiğim hiçbir kelime, içinde bulunduğumuz durumu ve yaşadığımız acıyı anlatmaya yetmiyor. Dünyanın sonunu yaşadık biz. En karanlık günü gördük biz. Aklımızı yitirdik biz. Ruhumuzu kaybettik biz. 
 
Annesinin izini süren Eylül, izi sürülen Aylin... İstanbul-Ankara-Viyana üçgeninde yaşanmış hayatlar, büyük bir aşk, siyasi olaylar, şimdiki zamanlar. “Yarım’’ kalan bir hikâyenin “tamamlanma’’ serüveni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce21a995-be44-4cf6-8218-58e78d9727f0.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisada Yeniden Giriş</image:title>
            <image:caption>Akıllı insanlar hatalarından ders alır, çok akıllı insanlar başkalarının hatalarından da ders alır. 
 
Son birkaç yıldır yaşanan küresel çalkantı hemen hepimizin ekonomi ile ilgilenmesini gerektirdi. Bu nedenle bir önceki kitap İKTİSATTAN ÇIKIŞ iken şimdi İKTİSADA YENİDEN GİRİŞ yapıyoruz. 
Ancak, eski zamanın soylu duygularının çok uzağındayız artık. İhtiyaçlardan çok ihtirasların peşinde koşuyoruz. Tasarruf etmekte zorluk çekerken, cüretli yatırımların peşindeyiz. Kazandığımız paraya hükmümüz geçmediği gibi, harcadığımız yerler de bizi tatmin etmiyor. Açıkçası eski iktisat öğretisi de bir yere kadar bu duruma çare olabiliyor. Sebep-sonuç ilişkilerinin karmakarışık hale geldiği yaşantımız bizi arzu etmediğimiz yerlere sürüklüyor. Sadece ailemizi değil firmalarımızı da böyle yönetiyoruz. Dünyanın en etkili ekonomistleri arasında sayılan Prof. Dr. Emre Alkin bu kez içinde bulunduğumuz çöküşü, tasarruf, yatırım ve kazanç elde etmenin yollarını hem kendi deneyimlerinden yola çıkarak hem de profesyonel bir gözlemci olarak bilgelikle aktarıyor. Sokaktaki esnaftan büyük yatırımcılara, birikim yapmak isteyen ev hanımından emekliye kadar herkese hitap eden bu ufuk açıcı kitap paraya olan bakışınızı tekrar gözden geçirmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cc37e8c-9a30-4cb6-af63-5c47c62da0f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonard Cohen</image:title>
            <image:caption>“GENÇLİKLERİNDE BİR GÜN LEONARD COHEN’İN SESİNİ DİNLEYENLER, MEVCUDİYETLERİNİN BİR NOKTASINDA, YENİ BİR AŞKA YA DA ŞİŞEYE BAŞLAMADAN VEYA TERK EDİLMEDEN ÖNCE İLLA Kİ ÜŞÜYECEKLERİNİ, BAŞKALARININ ARASINDA KENDİLERİNİ ÇOK YALNIZ HİSSETMEKTEN KORKACAKLARINI, BAZEN DÜNYAYA HİÇ GELMEMENİN BELKİ DE DAHA İYİ OLDUĞUNU DÜŞÜNECEKLERİNİ ÇOK ERKEN ÖĞRENDİLER.” 
- Mishka Assayas 
 
21. yüzyılın en modern, en klasik, en tavizsiz, en net ve en karmaşık ozanının hayatından enstantanelerle dolu bir çizgi roman. Kahveniz ve müziğiniz hazırsa başlayın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd60f96-76aa-49e2-80be-4437b88f0874.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin</image:title>
            <image:caption>Bazı acılar, zamanla armağana dönüşür... 
 
Bir zamanlar kalbimi sökercesine canımı acıtan şey için sonradan şükredeceğimi nereden bilebilirdim ki? 
Yüzüstü bırakıldığım ilk gün hissettiğim o acının hiç geçmeyeceğini, kalp sancısıyla bölünen uykularımın bir daha huzura kavuşmayacağını sanıyordum. 
Göğsümü sığdıramadığım şu gökyüzünün ciğerlerime hep dar geleceğini ve artarak devam eden özlemlerin hiç geçmeyeceğini zannediyordum. Aslında en çok da uğradığım haksızlıkları asla hak etmediğimi düşünüyordum. Oysa karşılaştığım onca kötülüğe tahammül etmekle o haksızlığı kendime ben yapıyormuşum. Meğer sevdasını bal sanan, zehirlendiği kalbi kendine yuva sanıyormuş. 
Yani yok yere gidenler iyi ki geri dönmemişler, yoksa hiç iyileşemezmişim... 
Allah her şeyin en iyisini biliyor. Bazı acılar zamanla birer armağana dönüşüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7853995f-2d80-4a11-a7bc-6bbac647236d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Can Düşmanım</image:title>
            <image:caption>Nobel Ödüllü Elias Canetti&apos;nin yaşadığı ağır bir ruhsal sarsıntı neticesinde doğan Ölüm Can Düşmanım, dünyayı değiştirmeyi amaçlayan güçlü bir istenç, bir yaşam projesidir.
Canilerde, diktatörlerde, efsanelerde, dünya tarihine damga vurmuş kesitlerde, edebiyat ve filozofların görüş alışverişlerinde, kişisel deneyimlerde, anılarda, kalbi halihazırda atmayı sürdürenlerde ve yaşamın absürtlüğünde anlam bulan ölümün anatomisini çıkaran Canetti, ölüme dair insani bir korkunun aksine meşum bir nefretten beslenir ve ona karşı, canlıları bu dünyadan koparan yegâne katilmişçesine Don Kişotvari bir savaş verir. İsyanı ise elbette Tanrı&apos;yadır.
Canetti&apos;nin II. Dünya Savaşı&apos;nın çetin ve amansız günlerinde başladığı, 50 yılı aşkın bir süre boyunca da hakkında yazmaktan geri durmadığı bu kışkırtıcı &quot;anti-ölüm abidesi&quot;, terk-i diyar eylemişlere bir saygı duruşu, nefes alıp vermeyi sürdüren bizler içinse direnç kaynağı niteliği taşıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e7c9c10-ad95-4bda-8efb-e8d534688af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Amber Gece</image:title>
            <image:caption>Aniden bastıran sağanağın kalbine, korunun derinliklerine doğru koşturan bir çocuk var orada. Serseri bir kurşun bu körpe teni delip geçiyor ve tiz bir çığlık yükseliyor gürgen ağaçlarının nemli dalları arasından. Avcıların avı, annesinin dermansız yarası, kardeşininse dinmek bilmez nefretine dönüşüyor kandan ve yağmurdan sırılsıklam olmuş çocuk bedeni.


Sylvie Germain Amber Gece&apos;de, Gecelerin Kitabı&apos;nın emaneti Péniel ailesinin destansı, tılsımlı yazgısına taze bir soluk üflüyor; öfke ve kör nefretin yalınayak giriştiği amansız mücadele sızısı derin, anısı kutsal bir iz bırakıyor. Küllenmeye yüz tutmuş intikamın koru harlanıyor; uyanmakta olan Paris sokaklarında kopan feryat ıssız taşrada yankılanıyor, cinayetten aşka uzanan hercümerç içinde boğuluyor.


Bir katil lazım, bir de ölü... Peki ama büyü ve gerçeğin çıkmazında, hırsla, kinle ateşlenen nihayetsiz ıstıraba, kanı kurumamış yaraya avuç açıp kulak vermek mümkün mü?


Márquez&apos;in Yüzyıllık Yalnızlık&apos;la edebiyat tarihine bağışladığı sonsuz lanete karşı bir büyübozumu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/def4e013-4fea-40d1-860f-499999cd99cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Üretim Mekanı Olarak- Beyoğlu Düşerse</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır zamanın ötesinde ve alternatif bir kültürel canlılığın temsili olan Beyoğlu, modernleşme tarihi boyunca muktedirler tarafından geleneğin karşısına konumlandırılmıştır.

Sanat ve edebiyat camiasının uğrak mekânlarına odaklanmayı ve buralardaki ilişkiler üzerinden &quot;kaybettiklerimiz&quot;i saptamayı bu bağlamda hedefleyen Burcu Pelvanoğlu, karşılaştırmalı bir Beyoğlu kroniği kaleme alıyor. Modernizm paradigması çerçevesinde &quot;Tanzimat&apos;tan 6-7 Eylül&apos;e&quot; ve &quot;6-7 Eylül&apos;den Günümüze&quot; olmak üzere iki ana başlığa ayırdığı Beyoğlu&apos;nun aldığı üçüncü kültürel virajı da gözden kaçırmadan; sermayenin eldeğişimi çerçevesinde 2010&apos;lar itibarıyla bütünüyle çehre değiştiren yeni Türkiye-yeni Beyoğlu&apos;na dair gözlemlerine de yer veriyor. Kaçınılmaz olarak bir düşman yaratmaktan beslenen fakat nihayetinde başka bir forma bürünen eklektik milliyetçi düşüncenin gelişiminden, yerellik-evrensellik tartışmalarından, sermaye ve kâr odaklarının rantabilite hesaplarından nasibini alan kültür-sanat merkezi Beyoğlu&apos;nun aldığı her göç dalgasıyla yeniden şekillenen demografik yapısının kırılganlığını, modernlik karşıtı kurucu nostaljinin tuzaklarına düşmeksizin vurguluyor.

Taksim Bahçesi&apos;nden Gardenbar&apos;a, Narmanlı Han&apos;dan Lebon&apos;a, Cumhuriyet Meyhanesi&apos;nden Mısır Apartmanı&apos;na, Maya Sanat Galerisi&apos;nden AKM&apos;ye ve nihayet Sefahathane&apos;den Kemancı&apos;ya, sayısız mekânın, anının ve tanıklığın ışığında bir kentsel hafıza temrini...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b53be59e-4cac-42a5-864b-a9ef1c49b16f.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Okumaları - II- Tutunamayanlar Çağı</image:title>
            <image:caption>&quot;Klasikleri&quot; neden okuruz? Hem edebi hem de kişisel açıdan farklı geleneklerden gelen yazarların neredeyse yüzyıllar boyu denilebilecek uzun bir tarihsel aralıkta ortaya çıkmış eserleri neden &quot;klasik&quot; başlığı altında toplanır? Klasik romanların kahramanları neden kitap sayfalarından taşar ve etkisi kuşaklar boyu sürecek, ilham verici toplumsal figürler olarak ölümsüzleşir?
Klasik romanları ve kahramanlarını yazıldığı tarihteki tayin edici dönemeçleri ıskalamadan, sınıfsal, siyasal ve sosyoekonomik dönüşümler ışığında ele alan Ferit Burak Aydar, &quot;Klasik Okumaları&quot; serisinin II. cildi Tutunamayanlar Çağı&apos;nda kapitalizmin devrimci potansiyellerini yitirdiği emperyalizm çağında kaleme alınan metinlere odaklanıyor.
Umudun ölmeye yüz tuttuğu bu dönemde filizlenen modernist roman geleneğinin &quot;kendi elleriyle yarattığı dünya karşısında aciz&quot;, &quot;atomlarına ayrılmış&quot; ve &quot;parçalanmış&quot; başkarakterlerinin çetrefilli dünyalarını açığa kavuşturuyor. Roman türünün gelişiminin belki de en çok ivme kazandığı çağda hayat bulmuş Faust, Oblomov, Dedalus, Clarissa, Josef K., Gatsby, Marcel ve Swann gibi ölümsüzleşen karakterlerle, vakıf olunabilir gerçekliğin sınırlarını aşarak, anlık izlenimlerin kaydedildiği bilinçten yansıyan gerçekliğin hâkimiyetine giren eserlere aydınlatıcı bir yaklaşım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f12e2a-8d81-4431-930e-1c5997a725fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaten Hiç Yoktular</image:title>
            <image:caption>Rüyanın içinde gezen, gerçeğin bir rüya gibi belirsizleştiği öyküler. Ama gene de sert bir gerçeği dillendiriyorlar. Buşra Era ikili ilişkilerin, iki insanın ruhlarını birbirine açmasının imkânsızlığının kıyılarında dolaşıyor. Tek bir insanla, belki de kendiyle yetinmenin imkânsız olduğu durumlarda açılan yaralara cesurca bakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b7ef20-b446-40c5-ae20-a02bf8c3be2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykuya Övgü- Uykusu Kaçanlar İçin Kullanım Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Uyku... Kimilerine göre her derde deva; bir kaçış, ruhsal deneyim, şölen, varlığını dayattığı kadar bedeni de yenileyen bir mola; kimilerinin ise gereksiz gördüğü; bu devinim ve hız çağında tembellikle, boşa harcanan zamanla özdeşleştirilen alelade bir beklenti... Nasıl tanımlarsak tanımlayalım, tüm insanlığı bir süreliğine olsa da aynılaştıran, kimlikler, roller ve sorumluluklardan azade kılan bir ortaklık.
Dalibor Frioux Uykuya Övgü&apos;de, çağdaş yazarların kaleminden uykuya methiyeler düzen dört büyük metnin yanı sıra Pessoa&apos;dan Nietzsche&apos;ye, Shakespeare&apos;den Montaigne&apos;e, Balzac&apos;tan Duras ve Proust&apos;a uzanan bir yelpazede, çeşitli alıntılar ve pasajlar aracılığıyla uykunun edebiyat, felsefe ve yaşama sanatında büründüğü farklı veçheleri araştırıp derlemeye koyuluyor. Uykunun bedendeki onarıcı faaliyetlerinden farklı kültür ve coğrafyalarda istirahate atfedilen öneme, kültürel inanışlarda ve tektanrılı dinlerdeki yansımalarından tasarılarımızı ve rotamızı belirleyen politik boyutuna, gece antropolojisinden ışık ve ses kirliliğinin uyku kalitesine etkilerine ve nihayet Freud&apos;un uykunun muhafızı olarak tanımladığı rüyalara kadar geniş bir panorama sunuyor.
Modern insanın her halükârda yenik düştüğü huzurlu, sancılı, dehşetli ya da deliksiz uykulara iade-i itibar kazandıran bir çalışma...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a4839ba-d2b4-48b8-920f-a103bf24e976.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüdai (Hüdai Arıkan’ın Yaşamı ve Mücadelesi)</image:title>
            <image:caption>Eski yoldaşlarımızla anılarımız söz konusu olduğunda yaşadıklarımızın yanında, özel anlar o kadar sınırlı ki! Birbirimizle ne pişti oynadık ne içki muhabbetleri yaptık ne tavla oynadık ne kız tavladık ne dans ettik! Aslında bütün bunların hepsini bilen bir kuşaktan geliyorduk. Ama biz devrimci olunca bunların hepsinden vazgeçmiş, kendimizi sadece ve sadece devrim ve sosyalizm mücadelesine adamıştık.  
     Devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde iz bırakan bir devrimcinin yaşamı söz konusu olduğunda; nasıl devrimci olduğu, kimlerden etkilendiği, kendi kulvarında nasıl yürüdüğü, hangi yol ayrımlarından geçtiği ve ondan geriye nelerin kaldığı önemlidir. Bu bağlamda yapılan bütün çözümlemeler, tarihsel olarak devrimci aklın ayak izlerini sonraki kuşaklara aktarmak anlamına geliyor. 
     Devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde 68’in devrimci önderlerinin iki-üç yıllık kısa yaşamları oldu. Bu yüzden birçoğu evlenemedi, bir meslek ve kariyer sahibi olamadı, eli kalem tutanlar bile istediğini yazamadı. Kitap, makale, şiir ve mektup bırakamadı. Mahir bile yazmayı bıraktı. On’lar sadece eylemlerini gelecek kuşaklara miras bıraktı. 
     Kitapta Mahirlerin cezaevi firarından itibaren İstanbul’da başlayan örgütsel ayrışmayı, bölünmeyi, Ankara üzerinden Karadeniz’e gidiş sürecini ve özellikle de Ünye eylemini ve Kızıldere Direnişi’ni yeniden irdelemeye çalıştım. Çünkü Kızıldere’de ölen yoldaşlar bu tarihsel sürecin yeniden ve yeniden anlatımını geride kalanlardan daha fazla hak ediyorlardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa90fa19-074d-4d79-8880-16a125c6bdc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Çizgileri</image:title>
            <image:caption>“Hayat amacına ulaştıracak adanmışlığın armağanını cömertçe sunuyor, o da gururla kabul ediyordu.” 
     Araştırmayı ve hayal kurmayı seven, meraklı Bahar… Deyimlere ilgisi sonucu zihninde oluşan türlü oyunlar… Sıradan bir okul gününde kafasına çarpan bir voleybol topu… Beyninde şimşekler çaktıran bir çift mavilik… Hayat yolculuğunun belki de ilk dönüm noktası… Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının habercisi olan kendinden emin bir mücadele… Tek solukta okunabilecek sıcacık bir ilk roman… 
     Bahar masum bir duygunun etkisiyle okulunun voleybol takımına girmek ister ancak voleybol zamanla Bahar için bir tutku haline gelir. Okulda yaşadığı çıkmazlar, öğretmenlerine karşı tutumu, matematik dersine olan yaklaşımı, küçüklüğünden beri anlaşamadığı Can, çocukları anlamayan Bay Aksi ve geleceğini yakından ilgilendiren önemli bir sınav da dâhil aşması gereken pek çok engelle karşı karşıyadır Bahar.  Neyse ki Seda, onu bir an bile yalnız bırakmaz. Bu ikilinin eşine az rastlanan içten arkadaşlıkları Kerem’in de aralarına katılmasıyla farklı bir boyut kazanır. 
     Azmin ve sabırla çalışma arzusunun hayallerle birleştiği bu macerada; gülümsemeye, hüzünlenmeye, kızmaya, sorgulamaya ve her türlü sürprize hazırlıklı olun. İşte başlıyoruz. 
 
KİTAPTAN 
 
Maçın bitmesine dakikalar kalmıştı. Az sonra hakemin çalacağı son düdükle takımının yenilgisi ilan edilecekti. İlk iki set çoktan kaybedilmişti, üçüncü sette de sayı üstünlüğü rakip takımdaydı. Böyle giderse kaçınılmaz sona çok az kalmış demekti. Bahar kalp atışlarının hızlandığını hissetti. Ağlamak üzereydi ama kendini tutuyordu. Üç settir hocanın kendisini oyuna almasını umutla bekliyordu. Bir taraftan da takımın yenilmek üzere olduğu gerçeği canını sıkıyordu. Yedek kulübesinde oturmak sinirlerini bozmuş olacak ki ayakkabısının bağlarını defalarca çözüp yeniden bağladı. Bu kadar gerginlik yaşamasının normal olduğunu düşündü; maçın başında hocası onu her an oyuna alabileceği sinyalini verip umutlandırmış, sonrasında ise bu umut yerini yavaş yavaş büyük bir hayal kırıklığına bırakmıştı. 
 
*** 
Oysa ilk defa çıkacağı bu maçın heyecanını ve mutluluğunu günler öncesinden yaşamaya başlamıştı. Etrafında kim var kim yok herkesi maça davet etmişti havalı havalı. Bu heyecanla farkında olmadan üstten üstten konuştuğunu anımsadı. “Aslı Öğretmen bu konuşmalarımı duysaydı ‘Burnun Kafdağı’na çıkmış, oralarda geziniyor.’  diye takılırdı bana.” dedi içinden. “Burnu büyümek de aynı anlamda değil miydi?” diye düşündü sonra. “Yok, yok! Galiba ‘burnu yere düşse almaz’ deyimi daha uygun düşerdi o hâlimi anlatmaya.” diye aklından geçirirken bunları düşünmenin hiç de sırası olmadığını fark etti. 



Yazar Hakkında: 
Sivas’ta doğan ve halen Sivas’ın Şarkışla ilçesinde yaşayan Havva Çetinkaya, ortaokul sıralarında düşlediği Türkçe öğretmenliği mesleğini, 2010’dan beri büyük bir istek ve mutlulukla sürdürmektedir. 
Hem mesleği gereği hem de kişisel ilgisi sebebiyle büyülü bir dünya olarak gördüğü çocuk edebiyatına bakış açısında değişimler yaşamaya başladığını fark edince önemli bir karar verdi. Çocuk edebiyatına okur olmanın yanı sıra eser vererek katkı sağlamak… Şimdilerde gelecek adına en büyük isteği kitaplarıyla hayallerine, düşüncelerine, umutlarına ortak olabilecek küçük ve renkli bir dünya yaratabilmek… Yüzlerinde tebessüm, gözlerinde pırıltı, kalplerinde mutluluk, zihinlerinde kıvılcım sebebi olabilmek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee47fd04-c929-4a24-b890-700df24f60a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dini Atatürk Gibi Anlamak</image:title>
            <image:caption>Atatürk&apos;ün ölümünden sonra, uygulanan politikaların, onun din anlayışını nasıl çarpıttıklarını, uygulamaların faturasının ona kesildiğini, çağdaşlık adına düşünenlerle, geleneksel din anlayışı adına düşünenlerin özde aynı, ama görünüşte ayrı gibi olan bu kesimlerin her ikisi de, Atatürk&apos;ü, halka, dinsiz-imansız(!) biriymiş gibi gösterdikleri, bunun nedenlerini araştırdığımızda, kökleri geçmişe uzanan politik ve geleneksel yapılarda ve zihniyetlerde olduğu gerçeği ile karşılaşırız. Bu bağlamda Atatürk&apos;ün din anlayışı ile geleneksel ve mezhepsel din anlayışına sahip olanlar arasındaki din anlayışı farkını görebilmek için, Hz. Muhammed&apos;in müşriklerle (ortak koşucu Araplarla) yaptığı mücadeleyi iyi bilmek gerekir. Peygamber&apos;in ortak koşucu Araplarla olan mücadelesi bilinmez ise, aradaki bu farkı kavramak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d94065d-ab9f-4523-8aff-f79a89752878.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids Hayvanlar Ansiklopedi Seti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>·         SET İÇERİĞİ 
 
·         NATINONAL GEOGRAPHIC KIDS - İNANILMAZ SÜRÜNGENLER ANSİKLOPEDİSİ 
 
·         NATINONAL GEOGRAPHIC KIDS - EŞSİZ DİNOPEDİ  
 
NATINONAL GEOGRAPHIC KIDS - HAYVANLAR ANSİKLOPEDİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9be91e09-30ba-4593-a2c1-b8a01ee4ff49.jpg</image:loc>
            <image:title>Natıonal Geographıc Hayallerin Sınırı Yok</image:title>
            <image:caption>“Aldrin, olağanüstü başarılarından bahsettiği kadar yaşadığı hayal kırıklıkları, zorluklar ve başarısızlıklardan da içtenlikle söz ediyor. Hikâyesini cazip kılan da tam olarak bu.” 
 
—Washington Post 
 
Buzz Aldrin, Ay’da yürüdükten yarım yüzyıl sonra hem o tarihî anı hatırlayanlara hem de ona bir Amerikan kahramanı olarak saygı duyan genç nesillere yüreğini açıyor. Buzz, nükte ve incelikle anlatılan capcanlı kişisel anekdotlarda, “Gökyüzü sınır değil!” ve “İkinci, birinciden hemen sonra gelir.” gibi yaşam boyu benimsenecek 13 kuralı bizlerle paylaşıyor. 
 
Aldrin’in haberlere konu olan Antarktika macerası üzerine yepyeni bir bölümü de içeren Hayallerin Sınırı Yok’un bu yeni basımı, meydan okuma ve macera ile geçen bir ömür boyunca elde edilmiş bilgelikle dolu. Mezuniyet, yeni bir işe başlamak ya da yeni bir şehre taşınmak gibi hayatının bir sonraki adımını atanlar ve Buzz Aldrin’i daha iyi tanımak isteyen herkes için bu kitap, en ünlü astronotlarımızdan birinin ağzından son derece ilginç ilham verici sözler barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cea44cb-0ba9-4074-86a3-6ea8f8462564.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İblis</image:title>
            <image:caption>Yidiş dilinin en büyük yazarı, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Isaac Bashevis Singer’ın toplu öyküleri üç ciltte bir araya geliyor. 
 
Singer’ın Amerika’ya göç etmeden önce yaşadığı Varşova’da ve Polonya’nın küçük Yahudi yerleşimlerinde geçen, halk hikâyelerinden ve Musevi mistisizminden beslenen öykülerin ağırlıklı yer tuttuğu birinci ciltte, İngilizce çevirisiyle Singer’ı üne kavuşturmuş olan “Budala Gimpel”in yanı sıra, “Çarşı Caddesi’nin Spinozası”, “Taibele ve İblisi”, “Yeşiva Öğrencisi Yentl” gibi, yazarın en ünlü öykülerinden bazıları yer alıyor. 
 
Öykü türünün büyük ustalarından Singer’ın gerçekçilikle olağanüstüyü, yerelle evrenseli iç içe geçiren bu küçük başyapıtlarında, yok edilmiş bir kültür bütün zenginliğiyle yaşamaya devam ediyor. 
 
“Singer’ın hikâye anlatıcılığının berrak karmaşıklığı hâlâ şaşırtıcı; halk hikâyelerinden çıkma mistisizmle şehre özgü kozmopolitliği, ironik mizahla trajik kaderciliği harmanlayışı hayrete düşürme hünerini korurken, sürgün ve asimilasyon hakkındaki öyküleri etkisini bugün de sürdürüyor.”  -The Boston Globe 
 
“Isaac Bashevis Singer’ın parıltılı, muhteşem öyküleri hayret duygusuyla minnettarlıkla, mizahla, ironiyle ve hem tenin hem de ruhun hazlarını yüceltmeyi başaran alaycı bir erotizmle doludur.” - Jonathan Yardley, The Washington Post Book World</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8be72fd8-9e1b-419a-8e33-35bf766ce0e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Laytmotif</image:title>
            <image:caption>Fahri Güllüoğlu’nun beşinci şiir kitabı Laytmotif şiir-dışı kabul edileni şiirin gözünden okuyan, şiir-düzyazı arasında çizilen sınırı ortadan kaldıran üç kitabın birleşmesinden oluşuyor: “Kronoskopi”, “Sessiz Düzeltmeler”, “Logos”. Şiirde dile gelen hakikatin kırılganlığını bilen ve hakiki şiirin silinmiş şiir olduğu bilgisiyle; anlatıdan monologa, günlükten senaryoya, mektuptan mesele, manifestodan soruşturmaya, diyalogdan masala farklı türleri katederek kendini sınayan organik bir şiir bu. 
Laytmotif nasıl yaşamalı/nasıl yazmalı meselesi üstüne yalın bir dilin imkânlarıyla düşünürken müziğin prensiplerine bağlı felsefi düşünceden ödün vermeyen; burada, bu zamanda yaşayan bir bilincin ve gövdenin kayıtlarından oluşan bir “hayat kitabı”. 
 
Kitaptan: 
ÖNYARGI ATLASI 
dünya bir hapishane mi, dedim, hayat zindan değil, dedi, insan sıkıştığında, sıkışmışlıkla kendini fazla önemser, kendini önemsediğinde hayatı unutur, hayat hiç kimseyi önemsemez, akar, zaman bir yön değil, boyuttur, insan gözleri görmeyince her şeyi gördüğünü sanır, görme yetisini yitirmiş olsa, kendini, başkasını daha iyi görürdü insan, ışık hep baştan çıkartıcıdır, ışık, baktıkça, yansıttıklarıyla aldatır, dedi, bir sorunla karşılaştığında, sorun tek başına zifiri karanlıkla sarabilir zihnini, çözüm nedir diye sorarsan, bilmiyorum, sana akıl veremem, onu sen bulacaksın, kendine ait bir yol, ışığı da karanlığı da eş derecede sevebilen, hoş gören, hor görmeyen, onlara göre uyum arayan bir yürüyüş, sadece, uçmadan, uçacaksan da bunu hedeflemeden, ne hesaplı ne büsbütün kayıtsız, duyularımızdan başka bir şeyimiz yok, duyum sanatı, dedi, evet, duyum sanatı, dedim, başka sanatları hiç mi hiç umursamayan duyum sanatı, öğüt verilebilseydi, başkası karanlıkta kaldığında eline küçük bir kılavuz tutuşturabilmek gibi, bu gerçekçi olmazdı, dedim, bugün böyle düşünebilir kişi, o düşünce sadece o günün düşüncesi, duyumu olabilir, bir yıldız gibi, o gün ışığı parlak, o gün çok yakın, başka gün uzak, seçilmeyebilir, insan dünya döndükçe başkalaşabilir, asıl öğüt vermek karanlık bir fikir değil midir, öğüt verirsen aynı kalmayı vaat ediyorsun demektir, bilemezsin, bilemem, bilemeyiz, dedim, bilemeyiz, dedi, ama gençsin, her şeyi yapabilirsin, her şey mümkün, kılavuz arıyorsan, mutlaka bir kılavuz bulmaksa dert, dert etme, insan bir köre eşlik eden ikinci gibi hayal edebilirse kendini, karanlıkta kaldığında ne yapması gerektiğini de hayal edebilir, ne gördükleriyle ne görmedikleriyle, ne seçebildikleriyle ne seçemedikleriyle yetinmeyi bilen insana güvenme, kendinle bir kör gibi, kendinle bir kılavuz gibi yürüyebilmeyi öğrenmeli, insan hayallerini kimseyle kirletmemeli, yürüdükçe, kendine eşlik eden bir kör gibi yolu göze alabilmeli, dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30e19a4d-7f71-4154-bd38-9ae90e93f194.jpg</image:loc>
            <image:title>Milanda’nın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Milanda’nın Şarkısı çocukların zor zamanlarına müziğin büyülü dünyasının nasıl eşlik edebileceğini anlatan bir hikâye. 
 
Milanda her sabah büyükannesini ziyarete gidiyordu. Birlikteyken yapmaktan en hoşlandıkları şey şarkı söylemekti. Ama bir sabah Milanda büyükannesini evinde bulamadı. Onu bırakıp nereye gitmişti? 
 
Naz Elkorek’in yazdığı, Gizem Darendelioğlu’nun resimlediği Milan’da’nın Şarkısı farklı bir okuma deneyimi de sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a92c2f-7ae5-4ad5-bdf1-d628d8cf6676.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İlişkilerde Metodoloji</image:title>
            <image:caption>Uluslararası İlişkilerde Metodoloji, teorinin ön planda olduğu son dönem Türk uluslararası ilişkiler öğretiminde öğrenci ve akademisyenlere metodolojinin de önemini hatırlatan bir derleme. 
 
13 bölümde 17 yazarın, ilgilendikleri bilmeceleri çözme yolunda kullandıkları yöntemlerden nasıl haberdar olduklarını, bunları ne şekilde ve neden kullandıklarını, karşılaştıkları güçlükleri ve bunların üstesinden nasıl geldiklerini, kısaca kendi akademik serüvenleri ışığında tecrübelerini ve geliştirdikleri yöntem ve bakış açılarını okuyacaksınız. Bu haliyle, didaktik bir anlatımın ötesine geçen ve metodoloji öğreniminde ek bir ders kaynağı niteliğiyle alandaki Türkçe kaynak ihtiyacına da cevap veren kitap, genel olarak uluslararası ilişkileri merak eden herkese, özelde de lisansüstü öğrencilere ve yazarlarının akademisyen meslektaşlarına hitap ediyor. 
 
Ersel Aydınlı, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde profesördür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7d872c3-ca73-49a3-b2ed-3065d4a6f8ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkın Fermanı</image:title>
            <image:caption>Halkın Fermanı kitabında Burak Akçapar, Osmanlı İmparatorluğu’na yardım amacıyla gelen Mukhtar Ahmed Ansari önderliğindeki Hint Tıp Heyeti’nin gönderilmesinde rol oynayan tarihi dinamiklere, heyetin yerel siyasi ve bürokratik kadrolarla etkileşimlerine ve savaş sırasında fedakârca yaptığı çalışmalara odaklanıyor. 
 
Çalışmanın ana konusunu oluşturan Tıp Heyeti’nin izleklerini Akçapar, aynı dönemde Delhi’deki Comrade dergisinde Ansari’nin Osmanlı Türkiye’sinde geçirdiği günlük faaliyetlerini ayrıntılarıyla anlattığı mektuplarda bulmuş. Hint Müslümanlarının Halife Sultan olarak kabul ettikleri Osmanlı padişahına bağlılığı Akçapar tarafından Panislamizm tartışması çerçevesinde incelenirken, yayımlanan mektuplar bir dönem anlatısı olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki siyasi, ekonomik, toplumsal ve diğer devletlerle olan ilişkilerine dair ilginç ipuçları sunuyor. 
 
Kitapta Comrade tarafından yüzyıl önce basılmış mektupların tam örneklerinin ilk kez yayımlanan bir antolojisini de yer alıyor. Mektuplar Ansari ve meslektaşlarının özgün sesini, Ansari’nin ayakta kalmış tek Müslüman devlete yardım eden Hint Müslümanlarının sahadaki temsilcileri olarak yaşadıklarına dair günlüğünü içeriyor. 
 
Burak Akçapar, Türk büyükelçi, akademisyen ve köşe yazarıdır. Mayıs 2021 tarihinden bu yana Türkiye Cumhuriyeti İspanya Büyükelçisi olarak görev yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07259fc-a05d-414b-8bfe-c51d7593b0ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşuga</image:title>
            <image:caption>1950’li yıllarda New York’ta, Yidiş dilinde yayın yapan bir gazetede romanlar tefrika edip öyküler ve köşe yazıları yayımlayan Polonya asıllı Yahudi yazar Aaron Greidinger, Hitler’in toplama kamplarında öldüğünü sandığı eski arkadaşı Max Aberdam’la yeniden karşılaşır. Max onu Eski Dünya’nın hayaletleriyle dolu bir dünyaya sokacak, nasihat bekleyen sadık okurlar, yalnız kadınlar, güvenilmez işadamları, medyumlar ve eski devrimcilerle dolu bu çevrede Aaron kendi roman ve öykülerinden çok farklı olmayan ilişkilerin ortasına düşecektir.
 
Aşklara ve dostluklara tarihin gölgesinin düştüğü, zıvanadan çıkmış bir dünyayı anlatan Meşuga, New York’tan Paris ve Tel Aviv’e uzanan bir kara komedi.
 
“Sıradışı... Romanın Yidiş dilinde ‘çılgın’ anlamına gelen adı, Singer’ın dünyayı bir deliler evi olarak gören karamsar bakışını akla getirmesinin yanı sıra, yazarın müthiş anlatıcılık yeteneğinin özünü sergileyen aldatıcı biçimde komik hikâyesine kattığı manik enerjiyi de iletiyor.”
 
Publishers Weekly
 
“Her zamanki gibi dört dörtlük bir anlatıcı olan Singer, herkesin içinde hem Tanrı’dan hem de Şeytan’dan bir parça bulunduğunu ve tutkunun açıklanamayacak bir şey olduğunu biliyor.”
 
Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10221787-f878-42e2-932d-c10498768cd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Prof. Dr. Ayşe S. Akyel’e Öğrencilerinden Armağan Kitap- Türkiye’de Yabancı Dil Öğretmeni Eğitimi Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Kitabımıza İngiliz Dili Eğitimi alanında uzman olan değerli Prof. Dr. Ayşe S. Akyel’in yetiştirmiş olduğu akademisyenler, alandaki güncel konuları irdeledikleri yeni çalışmalarının birer ürünü olan araştırma yazıları ve/veya kendisi ile ilgili anılarıyla katkıda bulunmuşlardır. 
  Bu kitap, dünün öğrencileri, bugünün değerli ve vefalı akademisyenlerinin “Hocaların Hocasına” bir armağanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d64ac5f9-13bc-4ee3-992f-831177874b69.jpg</image:loc>
            <image:title>Elt Book Series Classroom-Based Language Assessment</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7d32c5f-f7fd-428d-a561-edde7e79374d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Ve Kimlik</image:title>
            <image:caption>Eğitim ve kimlik ilişkisi, eğitim, felsefe, sosyoloji ve antropolojiden siyaset bilimine sosyal bilimlerin neredeyse tümünde ilgiye mazhar olmuş ve bu konuda önemli bir literatür oluşmuştur. Buna karşın eğitim bilimleri özellikle anaakım bu konuyu çalışma alanı dışında tutmuştur. Çünkü eğitim ve kimlik ilişkisini çözümlemek bu iki kavramın ideolojik bir alana çekilen boyutuyla yüzleşmek olduğu gibi aynı zamanda eğitimin iktidara bakan yüzünü de deşifre etmek demektir. Eğitime yüklenen vatandaş ve işgücü yetiştirmek işlevi aslında bir kimlik üretim sürecidir ve iktidarların talepleri ile ilgilidir. 
  Bu nedenle anaakım eğitim bilimlerinin sözde politiklikten arındırılmış bilimsel literatüründe eğitim ve kimlik ilişkisi ile ilgili temalar genelde eğitimin işlevleri arasında yer verilmiştir. Bu yönde yapılan tüm çalışmalar eğitim üzerinde söz hakkı olan özneleri ihmal eden anaakım eğitim bilimleri yaklaşımları ile yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/856b7935-c10c-44aa-88a8-2006dd1264c6.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokulda Alternatif Eğitim Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ülkemizde ilkokullar için uygulanmakta olan alternatif eğitim uygulamalarına farklı bölümlerde yer verilmeye çalışılmıştır. Kitap sınıf öğretmenleri ve öğretmen adayları başta olmak üzere; eğitime gönül veren, “maarif meselesi memleket meselesidir” diye düşünen ve vatan sevdasını ona hizmetle ortaya koyma yarışında olan tüm eğitimcilerimize ithaf edilmiş ve istifadelerine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8f470f7-1b20-48ae-89ea-8099b4d2a7c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçmediğin Sürece Zorluklar Geçicidir</image:title>
            <image:caption>Biliyorum, uzun bir yolun yorgunusun. Doğduğun günden beri durmadan yol almaya çalıştın. Kimi zaman ezbere, kimi zaman zoraki, bir noktaya kadar gelebildin.
Kimi duraklarda fazlaca soluklandın, kimi duraklarda ise trenin zaten çoktan kaçmış olduğunu düşünüp gideceğin yere doğru yol almaktan vazgeçtin.
Bazen gücün vardı çabalamaya, bazense herkesten daha fazla yorgundun, ne yaparsan yap hep aynı yerde saydığını düşünüyordun, ilerlemeye devam etmedin.
Bazen senin seçimindi durmak, bazense mecbur bırakıldığın bir zorunluluk. Sebebi ne olursa olsun yol hep çok uzun ve belki de çok karmaşıktı, bu yüzden olmadı.
Sadece senin için değil, herkes için böyledir bu...
Bazı başlangıçlar hep acı verir. Bazı adımları atmak hep çok zordur. Bazı yollar fazla dolambaçlı, bazı varış noktaları hep çok uzaktır. İnsana olduğu yerden ulaşması oldukça güç görünen bir Kafdağı’dır hayali. Oysa Anka Kuşu misali küllerinden yeniden doğacağı yer de orasıdır ve oraya sadece vazgeçmediği sürece zorlukların geçici olduğunu anlayabilenler varır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40cc3fa4-f2d3-45a6-ba7f-148d1ccaf08e.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlar ve Yanılgılar - İnsan Nasıl Yanılır?</image:title>
            <image:caption>İnsanın kaderini yanılgıları belirler. İnsanoğlu dünya üzerinde belirdiği ilk zamanlardan itibaren beynini kullanarak hayatta kalmaya ve çevreye uyum sağlamaya çalıştı. Evrim sürecinde beyni gelişirken deneme yanılma yoluyla öğrenerek bugünlere ulaştı. Bu süreçte otobiyografik belleğin gelişmesi bir dönüm noktası oldu. Çevreyi algılayış biçimi, analiz yapabilmesi, problem çözme becerisi, geleceği planlayabilmesi ve dil yoluyla iletişim kurarak kendini ifade edebilmesi ona diğer canlılar karşısında üstünlük sağladı. Ancak, bu kadar gelişmiş üst düzey bilişsel yeteneklerine rağmen çok önemli bir açığı hâlâ kapanmadı.
İnsan yanılgıya oldukça yatkındır ve sık sık yanılır. Gelişmiş ve muhteşem beyni yanılgılara karşı bağışık değildir. Yaşamı yanılgılarla yüzleşerek geçer. Yanılgıların farkında olmaksa insanın hayatta kalmasına yardımcı olur ve pek çok konuda ona avantaj sağlar. Prof. Dr. Tayfun Uzbay İnsanlar ve Yanılgılar kitabı ile bu kez insanın nasıl yanıldığını ele alıyor. Duyu, bellek, zaaf, özgüven, bilgi, potansiyel ve aşk yanılgılarının nasıl ortaya çıktığını ve karmaşık bir çağda bunlara karşı nasıl bağışıklık kazanılacağını bilimsel bir manifesto olarak ortaya koyuyor. &quot;Ülkemizde bilim dünyasının en önemli figürlerinden olan Tayfun Uzbay Hoca’nın aşkta, bilimde, özgüvende, zihnimizde, belleğimizde, sebeplerde ve sonuçlarda nasıl yanıldığımızı gösteren bu eşsiz kitabı, tam da ihtiyaç olan bir zamanda ‘zamanın ruhunu’ bize açık eyliyor, iyi ki de yapıyor, iyi yapıyor...&quot;
Prof. Dr. Uğur Batı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec2a245e-4abd-49ba-b908-dec109326b31.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c38a56a-c422-4b0d-8cf4-9429eae0876f.jpg</image:loc>
            <image:title>Elt Book Series Integrated Language Skills</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13df2517-d8ed-4f68-a529-aac3e37e2182.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişilik Kuramlari (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e75d39c4-99a1-487b-9375-4a90ef4a2b76.jpg</image:loc>
            <image:title>Elt Book Series New Approaches In Elt</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf57991c-7709-4dcf-94b3-b22cb8bf3c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressam Eren Eyüboğlu Ve Kedisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, meraklı kedi Pufo ve ressam Eren Eyüboğlu’nun Romanya’da başlayıp Türkiye’de devam eden keşif dolu sanat macerasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffcaf271-2124-415a-a623-2a705a551d84.jpg</image:loc>
            <image:title>Otistik Çocuklara Tuvalet Becerilerinin Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın yazılmasındaki en önemli amacı geleneksel yöntemlerin işe yaramadığı otistik çocuklarda tuvalet eğitimi için yapılabilecek uyarlamalar ve özel yöntemlerin aileler ve eğitimcilere aktarılmasının sağlanması oluşturmaktadır. 
  Kitapta tuvalet becerisini kazandırma sürecinin bel kemiğini oluşturan hazırlık sürecinden başlayarak yapılabilecek düzenlemeler ve uyarlamalara, kullanılabilecek yöntem ve tekniklere ve sıkça karşılaşılan sorunlara ilişkin çözüm önerilerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f675fb-b9cc-42a5-a4be-96fa67de2aed.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Yaşam Ve Fiziksel Aktivite</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta sağlık kavramı açıklanarak, fiziksel aktivitenin birey ve toplum sağlığın korunması ve iyileştirilmesi üzerindeki etkileri kapsamlı olarak ele alınmaktadır. 
  Bireyin günlük yaşamını sürdürmesi için gerekli olan enerji harcaması olarak tanımlanan fiziksel aktivite ile sağlıkla ilgili fiziksel uygunluğun bir veya birkaç bileşenini iyileştirmeyi amaçlayan egzersiz eğitimiyle ilgili konular farklı yönleriyle ve zengin bir içerikte fizyoterapist bakış açısıyla yer bulmaktadır. Beslenme ile ilgili temel prensipler, yaşamın farklı dönemlerinde, kronik hastalıklarda, engelli bireylerde, çalışan kişilerde ve sporcularda sağlığın korunmasında beslenmenin önemi diyetisyen bakış açısıyla kapsamlı olarak irdelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61690f78-5257-400d-8a3a-76f4f85f2d2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramayana &quot;Ayodhya Kanda&quot;</image:title>
            <image:caption>RĀMĀYAṆA 2. Kitap &quot;Ayodhya Kanda&quot;
Aynada yansıyan görüntüyü çarpıtırsak ne olur?
Kendini görebilmek için yansıyana ihtiyaç duyan, “gerçek” kendini yanlış görür ve bilir. Bu yanlış, başlangıçta yani temelde meydana geldiği için üzerine inşa edilen de doğal olarak eksik, ahenksiz ve çürük bir yığıntıdan başka bir şey değildir.
Günümüz bilimlerinin de bizlere sunduğu işte bu yığıntıdır. Tam bu noktada sorulması gereken iki soru olduğunu düşünüyorum:
1) Destanların, salt edebiyatın bir ürünü olduğunu kabul etmek yerine insanlığın ezelde bir yerde başlayan tarihine ışık tutan sosyolojinin, antropolojinin, arkeolojinin, jeolojinin ve hatta biyolojinin dünyayı, dolayısıyla da bizleri anlamak ve bilmek için yaptığı araştırmalara ışık tutmasına izin verseydik ne olurdu?
2) Yazılı kaynak olarak çıktıkları dönem yerine yazılı olanı referans alıp geriye doğru araştırmalar yapsak, bakış açımızı değiştirsek ne olurdu?
İşte o zaman, gümüş ve altını takas yöntemi olarak ilk kez kullananın MÖ 7. yy.daki Lidyalılar olduğunu değil, onlardan binlerce yıl önce kurulmuş, varlığını Ramayana’da öğrendiğimiz bir kültür tarafından çoktan kullanıldığını öğrenmiş olacaktık.
Ya da destanda karşımıza çıkan aslanların, günümüzde yalnızca Gir Ormanı&apos;nda yaşayan 674 nüfusa sahip Asya Aslanı (Panthera leo persica) olması ihtimâlinden yola çıkarak, geçmiş ve şimdiki zaman arasında kıyaslama yaparak sağlıklı çıkarımlarda bulunma olasılığımız artardı.
Bu nedenle Ramayana ve Mahabharata&apos;yı sadece kadim dönemlerin destanları olarak değil, bilmediğimiz zamanları içinde barındıran destanlar olduğunu kabul etmeliyiz.
Yeter ki nereye, nasıl bakacağımızı bilelim.
“Biyolog Kaan Soyuer&apos;e arka kapak yazısına katkılarından dolayı teşekkür ederim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eb60253-795e-45dc-9b52-6832dab211dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ataürk Emperyalizm Ve Batı Merkezcilik</image:title>
            <image:caption>ATATÜRK&apos;Ü anlamak, Atatürk&apos;ün Cumhuriyet Değerleri üzerine kurduğu ulus devleti özümsemek, bu değerler üzerinden yaşamı sürdürmek insanlaşmanın ve uygarlaşmanın ilk şartıdır. Bunun için her tür emperyalizmden korunmak tam bağımsız olmanın da ilk şartıdır. İngiliz egemen emperyalizme birlikte olduğu müttefiklerine tarihte ilk yenilgiyi tattıran, onlarla mücadelesinden zaferle çıkan Atatürk&apos;ün çağındaki sömürgeciliğe karşı emsalsiz başarısı günümüzde de gelecekte de örnek alınacak önem ve değerdedir. 
Atatürk emperyalizm konusunda şöyle diyor: “Efendiler, biz hakkımızı saklı bulundurmak, bağımsızlığımızı emin bulundurabilmek için heyeti umumiyemizce, heyeti milliyemizce, bizi mahvetmek isteyen EMPERYALİZME KARŞI ve bizi yutmak isteyen KAPİTALİZME KARŞI heyeti milliyece mücahedeyi uygun gören bir mesleği takip eden insanlarız.&quot; 
&quot;En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler. Bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış ve saltanat halinde bütün dünyaya hâkim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.&quot; 
&quot;Bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı savaşıyoruz&quot; 
ATATÜRK, Kurtuluş Savaşı emperyalizme karşı verilen bir tam bağımsızlık savaşıdır, demişti. 
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı /UNESCO üyesi olan 156 ülkenin oybirliğiyle aldığı kararla 1981 yılını “Atatürk yılı” ilan etmiş ve Atatürk&apos;ü şöyle tanımlamıştır: 
“Uluslararası anlayış ve barış yolunda çaba harcamış üstün bir kişi, olağanüstü bir devrimci, sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk lider, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, insanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen eşsiz bir devlet adamı.” 
Bu kitap, kapitalizmin çocuğu sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşarak onu yenilgiye uğratan ilk lider ATATÜRK&apos;ÜN bu mücadelesini tarihi gerçekliği içinde ele alıyor ki eğer günümüzde bilirse, ülkenin tarihinde aynı konu bir kez daha tekerrür etmesin. 
Bağımsızlığımızın korunması ancak Emperyalizme karşı mücadele etmekle mümkündür. 
“Batının Türk milletini mutlaka mahvetmek hususunda mevcut kanaat pek derindir. Bugünkü Avrupa diplomatlarının kafalarında hâsıl olmuş bir görüş değildir. Bundan önce, çok ve çok öncekileri zamanında yerleşmiştir.” “Bu, adeta babadan evlada irsen intikal eden bir zihniyet, bir âdet, bir anane olmuştur. Onun için Batı&apos;nın bu ananeden vazgeçmesi, bu miras alınmış zihniyeti değiştirmesi, bozması, itiraf etmek lazım gelir ki, o kadar kolaylıkla mümkün olmamıştır ve olmayacaktır” ATATÜRK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3da965e8-1046-4a91-a47f-8788c74fc063.jpg</image:loc>
            <image:title>Refah Ekonomisi ve Eşitsizlik</image:title>
            <image:caption>Küreselleşme insanı ve doğal kaynakları acımasızca tükettiği bir ortama doğru sürüklerken bu kitap refah ekonomisi alanına ve eşitsizlik kavramına zengin bir arka plan sunuyor. Katkıda bulunan yazarlar eşitsizliği, tüketim ve borçlanma olgularına, istihdam piyasalarına, servet ve gelir dağılımlarına, kurumsal yapıya, mekân kavramına, her tür ayrımcılığa ve küresel eşitsizliğin ekonomi politiğine odaklanarak, farklı yaklaşımlarla özgürce tartışıyorlar. 
Prof. Dr. Fatma Doğruel 
Marmara Üniversitesi 
Refah arttıkça eşitsizlik azalacakmış gibi görünse de bazen tam tersi olabiliyor; refah arttıkça eşitsizlik büyüyebiliyor. Bu kitap ekonomi biliminin çok önemli ama nispeten az işlenmiş konularını ele alıp değerlendiren önemli bir kitap. Mutlaka okunmalı. Bilgi dağarcığınıza katkı yaptığını göreceksiniz. 
Dr. Mahfi Eğilmez 
Refah analizi ekonomi biliminin temel kavramlarından birisi ve belki de ana ekseni. Ekonomide refah kavramının, ekonomi politiğin tüm boyutlarıyla ele alındığı, çok önemli bir katkı. 
Prof. Dr. A. Erinç Yeldan 
Kadir Has Üniversitesi Yazarlar: Ömer Faruk Çolak (Editör), Leyla Firuze Arda Özalp (Editör), Ayça Berna Görmez, Meltem Dayıoğlu, Murat Güray Kırdar, Emine Kef, Pelin Kılıçarslan, Saniye Dedeoğlu, Çisel Ekiz Gökmen, Aysun Danışman, Fatma Esra Soylu, Erdem Seçilmiş, Eşref Uğur Çelik, Adem Yavuz Elveren</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7847961-0295-4cb0-a2d7-069c15569ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahudi İnsandan İnsan Yahudi’ye</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, aslında ağırlık bakımından diğerleriyle de kıyaslanabileceğine inandığım başka yüklerin, kültürel yüklerin de varlığını bize gösteriyor. Metin Sarfati’nin bu kitaptaki yazılarında ortaya koyduğu önemli bir gerçek, Yahudi kimliğinin kendisinin de taşınması kolay olmayan bir yük olduğu, hatta bu kimliğin ne olduğunu ortaya koymanın da son derece zor olduğu. Belki dünyanın her tarafına dağılmış olan, gittikleri yerlerdeki kültürleri etkilemiş ve onlardan etkilenmiş olan bir topluluk için bu kimliği açıkça ortaya koyma çabasının beyhude olduğu, hatta bu çabanın gereksiz olduğu da söylenebilir. Ancak özellikle bu kitapta vurgulanan, Sarfati’nin deyişiyle “Yahudi insan” ile “insan Yahudi” arasındaki tarihsel gerilim, gerçekten ciddi ciddi üzerine düşünülmesi gereken bir sorun. Sarfati, bu ayrımın belki de özellikle Türkiyeli Yahudiler için ne kadar önemli ve çözülmesi zor bir sorun olarak kendisini gösterdiğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Hüseyin Özel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce48470e-df4c-4b30-913f-95ff9700f771.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Sağlıklı Çocuk El Kitabı (Çocuklar için)</image:title>
            <image:caption>SAĞLIK VE EĞLENCE BİRLEŞİYOR: SÜPER SAĞLIKLI ÇOCUK EL KİTABI (ÇOCUKLAR İÇİN) 
 
‘Süper Sağlıklı Çocuk El Kitabı’nın yazarı Dr. Nina Shapiro, beslenme, egzersiz, uyku, hijyen, stres, ekran başında geçirilen süre ve daha fazlası hakkında bilinmesi gerekenleri kitap severlerle buluşturdu. Harvard Tıp Okulu’ndan mezun ve uzmanlığı Pediatri olan Dr. Shapiro, sağlıklı kalmanın sırrını, “Ne, neden ve nasıl?” sorularının cevaplarını anne, baba ve çocuklar için kitabında cevaplıyor. 
 
Her yaştan çocuk ve yetişkinler için erişilebilir bir sağlık kılavuzu olan “Süper Sağlıklı Çocuk El Kitabı” çocukların “Ama neden?” diyerek sorduğu tüm sağlık sorularını cevaplıyor. Hem ebeveynlerin hem çocukların anlayabileceği günlük, sade, mizah dolu ve eğlenceli bir dille uygulanabilir tavsiyelere dönüştüren Dr. Shapiro bu kitapla çocukları sağlıklı ve enerjik olmayı istemeye teşvik etmeyi amaçlıyor. 
 
Tüm yetişkinlerin dikkatine! Çocukların sorularına kulan verin! 
Her yaştaki çocuk, vücudunun nasıl çalıştığını ve yetişkinlerin sağlıklı olmak için yapılması gerekenler hakkındaki ısrarlı fikirlerinin nedenlerini bilmek ister. Yetişkinler çocuklara sürekli aşağıdaki gibi şeyler söylerler: 
“Kalk artık ekranın karşısından!”
&quot;Sebzelerini bitir!&quot;
&quot;Akşam yemeği yerine kurabiye yiyemezsin!&quot;
&quot;İlaçlarını almalısın!&quot;
&quot;Ellerini sabunla yıka!&quot;
&quot;Geç oluyor! Yatmaya hazırlan!&quot; 
Peki ama neden? Çocuklara bunların aslında bir yetişkinin huysuzlukları değil, kendi vücudunun muhteşem işleyişini bozmamak için gerekenler olduğunu anlatmalıyız. 
İşte bu kitapta Süper Sağlıklı Çocuk El Kitabı Nina Shapiro okuyucularını; beslenirken, ilaç alırken, egzersiz yaparken, temizlenirken ve dinlenirken vücutta meydana gelenleri basit bir dille anlattığı inanılmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Her bölümde çocukların bedenleri ve sağlıkları hakkında kafalarını kurcalayanları hem bilime dayalı hem de yaşlarına uygun açıklamalar ve çizimlerle anlatmaya çalışıyor. Bu yolculuğun sonunda çocuklar, sağlıklı, güçlü, temiz, dinlenmiş ve enerjik olmanın gerçekten de ne anlama geldiğini anlayarak, en sağlıklı hallerine kavuşmak için doğru kararları verebilecek hale dönüşecekler. 
Vücudumuzun gerçekten de muhteşem bir çalışma sistemi var. Onun nasıl çalıştığını, etrafımızda olup bitenlerin bedenlerimizi; bedenlerimizin de dış dünyayı nasıl etkilediğini gösteren bilim de bir o kadar havalı. Haydi büyükler ve çocuklar, eğlenerek öğreneceğiz. 
Yazar Hakkında: 
Dr. Nina Shapiro, yirmi beş yıldır çocuklarla ilgilenmektedir. Kaliforniya Üniversitesi Mattel Çocuk Hastanesi’nde Çocuk Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Cerrahisi alanında profesör ve bölüm başkanı olarak görev yapmaktadır. Kitapları: Take a Deep Breath: Clear the Air for the Health of Your Child, 50 Stu­dies Every Pediatrician Should Know, HYPE: A Doctor’s Guide to Medical Myths, Exaggerated Claims and Bad Advice: How to Tell What’s Real and What’s Not (Publisher’s Weekly dergisi tarafın­dan “2018 yılının en iyi kitabı” seçilmiştir) ve bu kitap Tıpta ve Sağlıkta Balon Bilgiler adıyla da Türkçe olarak basılmıştır. Çalışmalarına Wall Street, Washington Post, CNN, NPR’de yer verilmiştir, The Doctors adlı televizyon programına düzenli ko­nuk olmaktadır. Los Angeles’ta, kendisi gibi cerrah olan eşiyle ve doktor anne-babasına her gün yeni bir şeyler öğreten çocuk­larıyla birlikte birlikte yaşamaktadır. Detaylı bilgi için drninashapiro.com adlı internet sitesine bakabilir, Twitter ve Instagram’da @drninashapiro hesabını takip edebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f236401b-ef28-4026-9d8d-c60c766f58a2.jpg</image:loc>
            <image:title>“Hayır”sız Dayım</image:title>
            <image:caption>Sayfalarında gezinirken arkadaşlarınızla sohbette ya da sıcacık evinizdeymiş gibi hissedeceğiniz, elinizden düşmeyecek, bolca gülümseme ve dilek yeşertecek bir öykü kitabı sizi bekliyor. 
İyi müziğe dayanamayıp coşanlar, satranç oynamadan duramayanlar, yazarlığa soyunanlar burada mı? Peki ya şaka sevenler, şansını kovalayanlar, hiç vazgeçmeyenler? O halde seveceğiniz yeni dostlarla tanışmak için içeriye buyurun. 
 
Kitaptaki Öyküler: 
“Hayır”sız Dayım 
Şakalara Hiç Kızmam  
Empati 
Tavan Arasındaki Dosyalar 
Dünya Yeniden Küçüldü 
Domates Suyu ve Anılar 
Notaların Gücü 
Anneler Günü 
Satranca Bağladık  
Babam Yazar Olunca  
Kuşbakışı Değil 
Rex 
Şans 


Saat Kaç, İzmir?  
Vitito ve Kuyruklu Adam 
 
KİTAPTAN 
“Çok teşekkürler hocam. Sanki zaman makinesinde yolculuk yaptık” dedi Mine. Herkes katıldı bu sözlere. “İyi müzik böyledir, evrenseldir” dedi Turgut Hoca. “Dünyanın öbür ucundaki insana da seslenir, tanıdık gelir. Dil, din, coğrafya ayrımı yapmaz, herkese hitap eder. Üzerinden geçen zaman onu etkilemez, eskitmez hatta daha da kıymet verir.” O gün evrensel kelimesinin anlamını aklımın bir köşesine yazmıştım. Yaptığın iş iyiyse, farklıysa, özelse, atlasın bir ucundaki dağ köyüne kadar ulaşıp bir çocuğun hayatına giriyorsa evrensel oluyordu. 
 
*** 
 
Evlerimize dönmeden önce, Mühendis Sait ağabey bizi tesisi gezmeye davet etti. Çöplerin toplandığı depolara girdik ilk. Hayret, koku falan yoktu. 
“Kokuları nereye gitmiş bunların baba?” diye sormuştu Eda da. Herkes gülmüştü. 
 Sonra çöplerin ayrıştırıldığı dev gibi hangara girdik. Burada kaydırak gibi dev borulardan akan çöpler kâğıt, cam, plastik olarak ayrılıyor ve başka depolarda toplanıyordu. Geri dönüşümde kullanılmak üzere. 
Oradan çıkıp borularla çevrelenmiş büyük metal tanklara geldik. Üzerinde saate benzeyen dereceler vardı. “İşte geri dönüştürülemeyecek atıkların biriktiği tanklar” demişti Sait ağabey. “Eda’nın merak ettiği soru burada gizli. Bu tanklarda çöpler, ısıtılarak çürütülüyor. Aynı güneşin yaptığı gibi. Açığa çıkan metan gazı da borularla santrale gönderiliyor.” 
 
*** 
Asıl ismi Victor’du ama köyde herkes ona Vitito diye seslenirdi. Köydeki çocuklar, komşular, balıkçılar, kediler ve tepenin üzerindeki yel değirmenini işleten Osman amca, Vitito’nun dostları idi. Yel değirmeni her hafta Vitito’nun köyden getirdiği buğdayları rüzgârdan aldığı güçle ezer, öğütür, un haline getirirdi. Vitito’nun annesi ve komşular da bu unla hamur açar, nefis otlu börekler yaparlardı. 
Gün doğarken yatağından fırlar, bahçeye çıkardı Vitito. Doğada yaşanan değişimi izlemeyi çok severdi. Yağmuru, fırtınayı, rüzgârı, yıldızları, toprağın gökyüzü ve denizle olan ilişkisini gözler, bunların dilini öğrenmek onu mutlu ederdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0d0c763-fab7-4868-b588-d4d1b5b81c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayalet Hastalık- Lyme</image:title>
            <image:caption>Bu kitap hastalıklara karşı kılavuzunuz olacak! Kronik yorgunluk, nedensiz depresyon, duygu durum bozukluğu, anlamsız vücut ağrıları, eklem sorunları, tedavi edilemeyen bağırsak problemleri, erken bunama, fibromiyalji, multiple skleroz ve daha nice sorun aslında “sebepsiz” olmayabilir! Taklitçi hastalık adıyla bilinen, Dr. Can Çiftçi tarafından hayalet hastalık olarak isimlendirilen ve birçok kaynakta gizli pandemi sözleriyle ifade edilen Lyme hastalığıyla tanışma vakti!  Bir Hayalet Hastalık: LYME’ı Dr. Can Çiftçi sizler için kaleme aldı. Bu kitapta hastaların doğru tanıya ve tedaviye ulaşmaları için Türkçe olarak hazırlanmış en geniş içeriği bulacaksınız. Lyme hastaları, alanında uzman doktorlar ve kronik hastalıklarına çözüm arayan tüm okurlar için mutlaka okunması gereken bir kaynak kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b85fdb10-3256-48d5-9637-b5f34f8fc13d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Karmaşa</image:title>
            <image:caption>Ivy Snow kaçmak zorunda kaldığı geçmişi yüzünden hiçbir yerde kök salamamıştır. Okullar, arkadaşlar ve yanlış erkekler…   San Francisco’ya yerleşen ve başarılı bir yemek kamyonu ile evim diyebileceği bir daireye sahip olan Ivy için hayat, sonunda sağlam temellere oturmuştur. Ancak geçmişi onu rahat bırakmamaya kararlıdır. Kel ise çiftliğindeki işlere ara verip tatile çıkmıştır;  ancak çok etkilendiği Ivy, kısa vadeli planlarını ikinci kez düşünmek için güzel bir nedendir. Aralarındaki mükemmel romantizm, genç kadının geçmişi yüzünden tepetaklak olur. Fakat Ivy bu sefer kaçmayacaktır çünkü Kel de gerçek bir aşk hikâyesi için onunla birlikte savaşmaya hazırdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79bc181d-edd3-4c97-8f1c-f73386212ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Araçlar Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Araçlar Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee6dbc4-bc61-458f-b935-a4752db9edca.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşyalar Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Eşyalar Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd0cf33-fba0-4dda-b4bc-4723a033ea29.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 1 – Gizemli Oda</image:title>
            <image:caption>Ahmet, odanın sırrını çözmeye kararlıydı. Ne yapıp edecek o da ablası gibi eninde sonunda işine yarayacak bir şeyler bulacaktı. Pes etmeye hiç niyeti yoktu. Bu kez odadaki eşyaların her birini daha dikkatli gözden geçiriyordu. Artık küçük bir ayrıntıyı bile gözden kaçırmak istemiyordu. 
Derken… En dipteki kocaman küpün kenarına saklanmış bir valiz dikkatini çekti. Ahmet bir anda kendini valizin yanında buldu. Önce, valizi şöyle bir süzdü. Sonra açmak için çabaladı. Ama başaramadı. Neden sonra valizin kilitli olduğunu anladı. Bu kilit, Ahmet’in merakını daha da artırmıştı… 
Salih Dede’nin uçan halısıyla “Gizemli Oda”nın sırrını çözmek üzere çıktıkları baştan sona macera dolu yolculuklarında küçük Ayşe ile Ahmet’e eşlik etmek ister misiniz? 
Bu kitapta meraklı Ahmet ve ablası Ayşe’nin Salih dedeleri ile “Esma Ağacı”nı bulmak amacıyla dünya sarayındaki macera dolu yolculuklarını ve yol boyunca yaşadıkları serüvenlerini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2036c72-e320-4514-ac69-b55a8ac92bce.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 2 – Güneşi Uyutma Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Güneş böyle yorulduğu günler bir türlü uyuyamazmış. Sabaha kadar bir sağa bir sola döner dururmuş. Gözlerini açmamak için kendini zor tutarmış. Çünkü bilirmiş milyonlarca minicik gözün mışıl mışıl uyuyup rüyalar gördüğünü. O tatlı rüyalar hiç bozulsun istemezmiş. 
Güneş uyuyamadığında gecenin karanlığını süsleyen bütün yıldızlar ona ninni söylemek için sıraya girerlermiş. Ama o gece ne yaptılarsa fayda vermemiş. Güneş durmadan dönmüş durmuş. Bir sağa bir sola… Bir türlü uyuyamamış. 
Meraklı kahramanlar bu kitapta Salih Dede’nin uçan halısıyla dünya sarayının gizemli koridorlarında yolculuklarına devam ediyorlar. Bir türlü uyku tutmayan güneşin derin bir uykuya dalmasına yardımcı olmak için büyük bir operasyon düzenlemeleri gerekiyor; “Güneşi Uyutma Operasyonu”. 
Meraklı kahramanlarımız Ahmet ile Ayşe’nin macera dolu operasyonuna siz de katılmak istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6869bb44-b072-4413-bd03-06ea46a7230a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 3 – Fırtına Yaklaşıyor</image:title>
            <image:caption>Bir anda her şey sustu… Kuşların kanat sesleri, hoş cıvıltıları, masmavi gökyüzü, yüzlerdeki neşe yok oldu… Salih Dede bile suskundu. Ayşe ise çok korkuyordu… 
Gökyüzü sararmaya, rüzgâr hızlıca esmeye, uçan halı sarsılmaya, kuşlar oraya buraya savruldular. Ahmet şaşkınlıktan donakalmıştı. Bütün güzellikler bir anda allak bullak olmuştu…Rüzgâr hızını iyice artırmış, fırtına etkisini iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştı. Nefes almakta zorlanıyorlardı. Ağızlarını ve burunlarını kollarıyla kapatıyor, göz kapaklarını kumlara siper ediyorlardı. 
Uçan halı, yağmurlu havada yolunu şaşırmış kelebeğin çırpınışları gibi bir oraya bir buraya savruluyordu. Güneş ise vedasını yapmış çoktan uykuya dalmıştı… Meraklı kahramanlarımız tutuldukları fırtınadan kurtulmayı başarabilecekler mi? Salih Dede’nin uçan halısı küçük kahramanlarımız Ahmet ile Ayşe’yi bu fırtınadan çıkarabilecek mi? 
Haydi, hep birlikte uçan halı ile macera dolu yolculuklarında Ahmet ile Ayşe’ye eşlik edelim. Hız kesmeden devam eden bir maceraya daha var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fee2aec-66ae-409e-8a3a-899a465de468.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 4 – Gökyüzü Yere Düşmüş Yıldızlar Dökülmüş</image:title>
            <image:caption>Salih Dede, iki kolunu açabildiği kadar açarak; “Sürpriiiz” dedi. Çocuklar şaşkındı. Gökyüzünde bu sürpriz de neyin nesiydi? 
Salih Dede; “Bakın bakalım halımız neyin üzerinde uçuyor?” dedi.  
Çocuklar aşağıya doğru baktılar. Sonra başlarını kaldırıp gökyüzüne baktılar. Sonra tekrar aşağıya baktılar. Ama bu sefer daha dikkatli bir şekilde baktılar, baktılar… Dehşetle açılmış gözlerini dedelerine çevirdiler. Bir ağızdan bağırdılar; “Gökyüzü yere düşmüş dede. Üstelik yıldızları da dökülmüş. Pırıl pırıl parlıyor.” dediler.  
Küçük kahramanlarımız Ahmet ile Ayşe’nin macera dolu yolculukları Salih Dede’nin uçan halısıyla bu sefer göklerde devam ediyor. Kahramanlarımız gökyüzünde yere dökülen yıldızları heyecanla izlerken bir an önce kavuşmak istedikleri evlerine dönebilecekler mi? 
Sevgili çocuklar, bulutsuz günlerde yeryüzüne pıt pıt diye düşen birkaç damla yağmur belki de bizim küçük afacanların özlem gözyaşlarıdır. Ne dersiniz? Macera dolu dönüş yolculuklarında küçük afacanlara eşlik etmek istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f16be43d-4f91-403c-809e-d7ab7311a854.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 5 – Kuzenler Buluşuyor</image:title>
            <image:caption>Küçük kahramanlarımız Ahmet ile Ayşe macera dolu yolculuklarını bu kez muzip şoför Pala Selim’in kullandığı dolmuş ile gerçekleştiriyorlar. Kasabaya giderek akrabalarını ziyaret eden, bu ziyaretlerinde küçük kuzenleri ile ilk defa karşılaşan küçük afacanların heyecanına ortak olmak istemez misiniz? 
“İçeri girdiklerinde Ayşe ile Ahmet neredeyse sevinçten uçacaktılar. Karşılarında tatlı mı tatlı şeker mi şeker minicik bir bebek duruyordu. Bu ne şirin şeydi böyle! Dalıp gitmişlerdi minik kuzenlerinin yüzüne. Teyzelerinin coşkulu sesiyle ancak gelebildiler kendilerine.” 
“Tonton dedem. Ben hep, midemin gıdası olur, diye düşünüyordum. Hâlbuki midemin yemeğe ihtiyacı olduğu gibi gözlerim de bakacak güzel şeyler istiyormuş. Kulaklarım, dinleyecek güzel sesler istiyormuş. Burnum, koklayacak güzel kokular istiyormuş. Aklım, güzel düşünceler, faydalı bilgiler istiyormuş. Kalbim ve ruhum, ibadet istiyormuş. Ah canım âzâlarım beniiim! Meğer sizleri ne çok ihmal etmişim.”   
İnsanların sadece midelerinin değil tüm organlarının gıdaya ihtiyaç duyduğunu söyleyen küçük Ahmet ve Ayşe acaba kuzenleri ile kasabada nasıl bir macera yaşayacaklar! Kasabada geçen macera dolu bir tatilde küçük afacanlar ile heyecan dolu anlar yaşamaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f7c2965-dadc-4ed8-a840-b2469a3effad.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 6 – Eyvah Ağzım Gözümün Üstünde</image:title>
            <image:caption>Ağzımız gözümüzün altında değil de üzerinde olsaydı nasıl olurdu acaba? Yemek yerken kaşıktan damlayan çorbanın yağı, tatlının şerbeti gözümüze kaçar mıydı? 
Ya da koskoca ceviz ağacında küçücük cevizler yerine koca koca kabaklar yetişseydi. O zaman Nasreddin Hoca gibi; “Ey benim canım Allah’ım! Sen ne yaparsan en güzelini yaparsın. Yarattıklarını hep yerli yerince yaratırsın.  Şimdi şu ağaçtan başıma düşen küçük bir ceviz değil de kocaman bir kabak olaydı… İşte o zaman, vay benim halim nice olurdu.” der miydik? 
“Yüce Allah sadece midemizi doyuran nimetler vermiyor ki. Aklımızı, kalbimizi, ruhumuzu, gözümüzü ve kulağımızı doyuran gıdalar da veriyor. Bize bunca nimetler veren Allah’ımıza elbette kocamanından bir teşekkür gerekir.” 
Salih Dede’nin küçük afacanlar ile gerçekleştirdiği macera dolu yolculukta Yüce Allah’ın yarattığı nimetleri tanımayı, uzak diyarlardaki güzellikleri ve her şeyin yerli yerince yaratıldığı dünyayı en güzel şekilde tanımayı ister misiniz? Haydi, o zaman sayfaları çevirip, maceraya birçok sürprizle birlikte kaldığı yerden devam edelim. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9ed307e-1202-4f7b-930a-22338cc702ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 7 – Sabredersen Büyüyecek</image:title>
            <image:caption>Hele bakın şu minik su damlasına. Şıp şıp damlaya damlaya, çukur açmış kayada. Ne elin var ne ayağın. Ne kazman var ne küreğin. Nasıl oldu da bu çukuru açmayı becerdin? Marifet senin gücünde mi? Yoksa… Damlaların sürekliliğinde mi?’ 
Bizim delikanlının beyninde şimşekler çakmış aniden. Yumuşacık bir su damlasına, sert kayayı deldiren şeyin ne olduğunu anlamış. Bu, bir tek kelimeymiş aslında. Ama hayatın özüymüş. Her şeye onunla ulaşılırmış. Zorluklar onunla aşılırmış. O, çok kıymetli bir hazineymiş… 
Küçük afacanların hep birlikte çözmüş olduğu bu sır neydi acaba? Salih Dede ve torunlarının bu sırrı öğrenmek üzere çıktıkları macera dolu yolculuklarında onlara eşlik etmek ister misiniz? Sıkı durun macera hız kesmeden devam ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94d33305-29a8-4b49-9401-382f97f00c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 8 – Sürprizin Böylesi</image:title>
            <image:caption>“Çok hoşunuza gidecek bir şey. Sanırım siziii… Çok güzel bir sürpriz bekliyor.” 
Çocukların beklemeye hiç niyetleri yoktu. Meraklarından kıpır kıpır hareket ediyor, yerlerinde duramıyorlardı. Bir solukta, evin önüne; söğüt ağacına doğru koştular. 
Çocuklar, radar gibi meraklı gözlerle etrafı taradılar. Görünürde sürpriz olacak bir şey bulamadılar. Tam büyük bir hayal kırıklığının içine düşüyorlardı ki dedelerinin sesini duydular. 
“Hah! Hah! Ha… Kuzucuklar! Söğüt ağacına… Yukarıya bakın, yukarıya…” 
Salih Dede ile çıktıkları macera dolu yolculukta küçük afacanları bekleyen sürprizi siz de merak ettiniz mi? 
O zaman yeni maceralara hazır olun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c36aa0a8-f04d-4317-8f79-d5bfb7f017ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 9 – Deniz Olmayan Yerde Geminin İşi Ne?</image:title>
            <image:caption>Minik kahramanlarımız; “Sen ne becerikli bir marangozmuşsun! Senden daha usta bir marangoz var mı ki şu dünyada?” dediler. 
 Dedeleri, “Kuzucuklarım!” dedi. “Bu benim yaptığım da iş mi sanki. Ben öyle birini tanıyorum ki. O, gelmiş ve geçmiş tüm marangozların pîri. O’nun devrinden günümüze kadar binlerce yıl geçti. Daha hiçbir marangoz onunla boy ölçüşemedi.” diye cevap verdi. 
Çocuklar, dedelerini büyük bir hayranlıkla dinliyorlardı. Marangozların pîri olan bu kişiyi çok merak etmişlerdi. Acaba kim olabilirdi?  Uçan halı, gökyüzünde kuşlar gibi süzülüyordu. Onları, taa Hz. Nuh’un zamanına götürüyordu. 
Deniz yoksa eğer gemi neden vardı? Denizin olmadığı bir yerde, gemi ne işe yarardı? Nuh Peygamber, acaba bu gemiyi neden yapmıştı? 
Salih Dede ve minik kahramanlarımıza kuzenleri Büşra’nın ilk kez eşlik ettiği, geminin neden ve nasıl yapıldığını öğrenmek üzere yaptıkları bu seyahatte onlara eşlik etmek istemez misiniz? Macera hız kesmeden devam ediyor… Heyecan dorukta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/545f993d-5a77-4568-9700-e04cf8bdc4d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 10 – Bilgi İşlem Merkezi</image:title>
            <image:caption>“Akşam olunca güneş batıyor. Evler, sokaklar, her yer kapkaranlık oluyor. Biz, karanlıkları elektrikle aydınlatıyoruz. Makinalarımızı, elektrikle çalıştırıyoruz. Şimdiii… Soruyorum size. Kabloların içinden geçen elektriği görebiliyor muyuz? Ben cevap vereyim. Hayır, göremiyoruz. Pekiii… Şimdi bir düşünün bakalım! Elektriği göremiyoruz diye, elektriğin varlığını inkâr ediyor muyuz?” 
“Aklımız sonrasın daa… Süzgecinden geçirdiği bu bilgileri alır. Veee… İnanması için hoop… Doğru kalbe gönderir. Çünkü aklın görevi bitmiştir. Artık sıra kalptedir. Eğer kalp inanırsa bilesin ki işlem tamamdır. Eğer inanmazsa? İşte o zaman!.. Akıl da boşadır. Vicdan da boşadır. Bildiklerinde faydasızdır.” 
“Dedeciğim!  Bu macerada kazandığımız güzel bilgiler dünyalara değer.” dedi, Ahmet sonra da bir öğretmen edasıyla öğrendiklerini birer birer saymaya başladı… 
Salih Dede ve küçük afacanlar Ayşe ile Ahmet’in uçan halı ile yapmış oldukları macera dolu yolculuklar sonucunda öğrendiklerini siz de merak etmiyor musunuz? Gelin bilgilerle dolu ve birçok sürprizi içinde barındıran bu macerayı küçük afacanlar ile tamamlayalım. Ne dersiniz, gizemlerle dolu bir serüven için hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6debd8f6-3ffd-4820-8231-72c3c2f54cf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Derya Deniz Robotların Başı Belada</image:title>
            <image:caption>Uçarı, heyecanlı ve meraklı Derya Deniz’in en büyük hayali geleceğin dünyasında yaşayacak robotları üreten kişi olmaktır. En büyük eğlencesi babasının çalıştığı bilim merkezine gidip robotların olduğu sergileri gezmek olan karakterimizin robotların olmadığı hiçbir hayali yoktur. 
Babasıyla gittiği bilim merkezinde yeni gelen robot sergisini görmeyi heyecanla bekleyen Derya Deniz kendisini bir anda iyi robotlarla kötü robotların kavgasında bulur. Dünyanın geleceğini belirleme şansı erkenden eline mi geçmiştir yoksa her şey sadece koca bir rüya mıdır? 
Robotların yüzlerce yıl önce başlayan eğlenceli hikayesi, iyiyle kötünün kavgası, bugünün robotları ve geleceğin dünyası bu kitapta! Maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d750260-30cf-4e71-9d2c-5837f7d9c69e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf021a75-0984-4ceb-929e-11c5e14342f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Doğuş Anka Kuşu</image:title>
            <image:caption>Hedeflerine ulaşmak isteyen küçücük bir Sinek kuşu ve onu başarısız olacağına inandırmaya çalışan diğerleri. Tüm olumsuz şartlara rağmen yine de vazgeçmeyen minicik bir kuş. 
Belirlediği yolda yürürken yaşadıkları, bize başarının asla bir tesadüf olmadığını yeniden hatırlatacak. 
“Ama yol çok uzun. Oraya uçan kuşların kanadı sağlam, tahammülü sonsuz olmalı. Seninse…” diyenlere cevabı ne oldu sizce? 
“Eğer dünyada bir defa yaşayacaksam neden yeni bir şey öğrenmeden ömrümü tekrarlarla yitireyim ki?” diye düşündü. 
“Rüzgârın direnişini kırma isteğiyle kanatlarını çırptı, düştüğü yerden kalkmak için gerekli olan her şeye fazlasıyla sahipti. Azim, kararlılık, fedakârlık. “ 
Kanat çırptı umuda, kanat çırptı bilinmeze, kanat çırptı taa içine… 
Aradığı belki de çok yakınındaydı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff59e060-9954-41d7-8fed-476d93f91880.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyveler Sebzeler Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Meyveler Sebzeler Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9af37fb8-bb3f-47a8-84cd-35ff1d883540.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Ağaç</image:title>
            <image:caption>İçimdeki ağaç... 
büyür ve çiçek açar. 
Besin olur 
ve rahat bir alan 
ve diğerleriyle bir bağ- 
yeniden, yeniden 
ve yeniden. 
 
İçimdeki Ağaç, her birimizin içindeki gücün ve merakın; doğanın ve doğayı paylaştıklarımızın bize verdiği hediyelerin bir kutlaması! Her canlının birbirine bağlılığı üzerine yazılmış hassas ve katmanlı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2578aa12-e2aa-4c50-9180-ac22f9eed253.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak: 
Biz’in hikâyesi 26. yüzyılda geçer; toplumda herkes sorgusuz sualsiz devlete bağlıdır ve tektipleşmiştir, harf ve numaralarla çağrılır, sistem ve özgürlük arasındaki tek sınır olan şeffaf cam fanuslarda her daim dinlenip gözetlenerek yaşar. İntegral uzay aracının başmühendisi, yetenekli ve sadık vatandaş D-503 de dış uzaydaki olası insanlar için tuttuğu günlüklerinde Tek Devlet’in ve Velinimet’in övgüyle sözcülüğünü yapar fakat bir gün aykırı tavırlarıyla dikkatini çeken devrimci İ-330’un cazibesine kapılıp kendini devlet karşıtı bir hareketin içinde bulur. “Biz”in parçası olarak doğadan ve benliğinden uzaklaşmış olduğunu fark eder, günlüğünde kendini ve inandığı şeyin ardındaki ideolojiyi sorguladıkça “biz”in yerini “ben” almaya başlar. 
 
Orwell’in 1984’üne esin veren, distopya türünün öncü ve en iyi örneklerinden biri olan Biz 1920’de Rusça yazılmış, ilk kez 1924’te İngilizce yayımlanmış, 1988’de Zamyatin’in kendi ülkesinde yayımlanana dek pek çok dile çevrilmiştir. Bireyliğin yok edildiği bir toplumdaki tehlikelere ve bilincin ideolojiden uyanışına dikkat çeken bu eseri Furkan Özkan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8589ce4-7dae-4fdf-aa58-31661b193f2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lassie (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yaşadığı küçük köyde çoban köpeği Lassie’yi tanımayan yoktur. Köylüler, her gün okul çıkışı küçük Joe’yu karşılamaya giden Lassie’ye göre saatlerini ayarlarlar. O hem küçük Joe’nun hem de bütün köyün göz bebeğidir. Derken Joe’nun babası, işsiz kalınca Lassie’yi zengin bir adama satmak zorunda kalır. Ama adamın birkaç kilometre ötedeki çiftliğine götürülen Lassie her fırsatta kaçıp Joe’ya geri döner. Bunun üzerine adam da çözümü Lassie’yi alıp İskoçya’ya götürmekte bulur. Joe artık Lassie’nin kaçıp gidemeyeceği kadar uzaklardadır. Ya da onlar öyle zannetmektedir… 
Sevgi, dostluk ve sadakat üzerine yazılmış en güzel hikâyelerden biri olan Lassie yayımlandığı 1940 yılından bu yana pek çok dile çevrilmiş, sinemaya ve televizyona uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ae94c72-214c-4abf-b1a4-c273ea972a10.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Özgüven El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kendinin en acımasız eleştirmeni misin? Kendini arkadaşlarınla, sınıfındakilerle ve ünlülerle mi kıyaslıyorsun? Yalnız değilsin. Kıyas girdabına kapılmak çok kolay; hele ki sosyal medyada. Fakat bu olumsuz alışkanlıklar zaman içinde güvensizlik duygularını besleyerek yeterince iyi olmadığın hissine kapılmana sebep oluyor. Peki kendini acımasızca eleştirmekten kurtulup nasıl kendinin en iyi dostu haline gelirsin? 
 
Bu samimi ve eğlenceli kılavuz kitap sayesinde, sağlıklı bir özgüvene sahip olmak için gerekli düşünme ve davranış pratiklerini alışkanlık haline getirmenin 50 basit yolunu keşfedeceksin. Bu kitapta güçlü yanlarına odaklanmana, hatalarından ders çıkarmana, kendi özdeğerini bilmene, sağlıklı ilişkiler kurmana ve daha pek çok olumlu alışkanlık geliştirmene yardımcı olacak ipuçları bulacaksın. Eğer her gün özgüvenini artırmanı sağlayacak çözümler arıyorsan, bu kitap “en iyi sen” olmana yardım edecek fikir ve egzersizlerle dopdolu. 
 
Lisa M. Schab, özel danışmanlık hizmeti veren lisanslı klinik sosyal hizmetler uzmanıdır. Çocuklar, gençler ve yetişkinlere yönelik çok sayıda kişisel gelişim kitabının yazarıdır. Kişisel gelişim atölyelerinde ders veren ve uzmanlara yönelik eğitim seminerleri düzenleyen Schab aynı zamanda Ulusal Sosyal Hizmetler Uzmanları Birliği (National Association of Social Workers, NASW) üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eef99dbf-89d6-4dca-9054-113061b289a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Lestat</image:title>
            <image:caption>“Tüm yalanlar kanda ölür. Tüm kötülükler kanda temizlenir.” 
Vampir dünyası krizde. Türleri kontrolsüzce çoğalıyor ve önceki yıllarda hayal bile edilemeyecek teknoloji sayesinde birbirleriyle hiç olmadığı kadar kolay iletişim kurabiliyorlar. Toprağın altındaki uzun uykularından uyanan antikler, dünyanın farklı şehirlerinde yaşayan çaylakları yakmalarını emreden Ses’in kölesi olmuş durumdalar. Tüm dünyadan korkunç katliam haberleri geliyor. 
Ses kim ya da ne? Ne istiyor ve neden? Yaşayan Ölüler dünyasında herkesin gerçekten tanıdığı tek bir vampir ve kan emici var. Peki bu şaşırtıcı kahraman-gezgin, kural tanımaz ve tehlikeli isyankâr Lestat bu alacakaranlıkta Karanlığın Çocukları’nı birleştirme çağrısına kulak verecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/235d376e-a9e4-4c29-9851-536674af70fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletin İktidarla Mücadelesi: İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>ADALETİN İKTİDARLA MÜCADELESİ: İNSAN HAKLARI 
 
Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen 11 Eylül gibi felaketler hâlâ gündemimizdeyken, dünyanın dört bir yanında işlenen insanlık suçlarını çok daha hızlı unutuyoruz. Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi’nin kurucusu Wolfgang Kaleck bizlere etkisi Batı merkezli olmayan insan hakkı ihlallerini hatırlatmakla kalmayıp, bu ihlallerin hafızalarda kalmasının onlara karşı direnmek için gerekli gücü oluşturduğunu hatırlatıyor. Kaleck canlı ve etkili hikayelerle global adalet arayışında güce ve iktidara karşı direniş ve cesaret gösterenlerin sesini duyuruyor. 
 
Dünyanın yalnızca kötülükle değil direniş ve adalet umuduyla da dolu olduğunu okurlara anlatan “Adaletin İktidarla Mücadelesi: İnsan Hakları” kitabı 21 Mart 2022 tarihinde raflarda yerini aldı. 


Büyük Britanya’nın Kenya’da yaptıkları, ABD’nin Vietnam’da yaptıkları, Fransa’nın Cezayir’de yaptıkları ve daha birçok insanlık suçu... İnsan haklarının en önemli savunucularından biri olan dünyaca ünlü Avukat Wolfgang Kaleck; adaletin, yasaların ve insan haklarının her zaman ve herkes için geçerli olması için mücadele ediyor. 
Kaleck bu kitapta, acı dolu hatıralarını dinlediği insanlardan, iç savaşın yakıp yıktığı ülkelerden ve işkencelere maruz kalarak hayatını kaybeden insanların ailelerinden bahsediyor. Unutmanın cezasızlık kültürünü genişlettiğini düşündüğü için bu acıları, adaletsizlikleri ve kötülükleri her zaman hatırlamanın önemini vurguluyor. İktidarın, kendi çıkarlarına göre işlettiği hukuki dinamiklere şiddetle karşı çıkan Kaleck; her ülkenin, en güçlü ülkelerin bile hesap vermesi gerektiğini söylüyor. Amerika’ya, Mercedes-Benz’e ve daha birçok güçlü ülkeye, oluşuma veya şirkete davalar açan Wolfgang Kaleck, iktidar karşısında âciz duruma düşmüş olan adaleti yeniden yeşertmenin yollarını arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8241cf07-f155-42c9-8511-2c93b5f4a82b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefes Kadıköy</image:title>
            <image:caption>“Sevgili günlük... 
Bugün Duru geldi. Henüz tam olarak alışamadığım ve sokağını hiç tanımadığım bu yerde onun gelişi bana rahat bir nefes aldırdı. 
Meral Hanım&apos;la tanıştılar. Ona &quot;öğretmenim&quot; mi demeliyim artık bilemiyorum. Zaman gösterecek, bakalım. 
Onun Kadıköy’ü birlikte gezme fikri sıcak gelmeye başladı. Hele bir de Duru da katılırsa bize... 
Annem, “Onu tam olarak tanımıyoruz,” diyor. Elbette haklı... İnşallah her şey istediğim gibi olur. Ama akülü sandalyemle zor olmaz mı, bilemedim. 
Okulların tatil olması da kötü... Okuldayken vaktin nasıl geçtiğini anlamıyordum. Şimdi sürekli evdeyim. Sokakta da arkadaşlarım yok... Şimdilik sadece balkona çıkıyorum. Sanırım buradaki tek arkadaşım Meral Hanım. 
Uyuyalım uyanalım ve her şey çok güzel olsun... 
İyi geceler, sevgili günlük...” 
 
Sevgili çocuklar, siz de Arda gibi Kadıköy’ü bir nefeste gezmek, Kadıköy sokaklarında dolaşmak ve dolaşırken de Kadıköy’ün bilinmezlerinden haberdar olmak istemez misiniz? Hem de kalbi sevgi ve şefkatle dolu Meral Öğretmen’le birlikte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce73f57-e79a-483d-91b5-ef81719fa5bc.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Sandalye</image:title>
            <image:caption>Eski asiller mümessili, Sovyet döneminde nüfus memuru Vorobyaninov ile kombinezoncular kralı ve “Türk tebaasının oğlu” Ostap Bender, Bolşeviklerden kaçırılmak üzere oturağına pırlantalar dikilmiş bir sandalyenin peşine düşüyorlar. Zenginlik hırsları, onları Sovyetler Birliği’nin dört bucağında, türlü insanların arasında trajikomik bir mücadeleye sürüklüyor. İlf Ve Petrov önce tefrika haline yayımladıkları On İki Sandalye yapıtını, 1928 yılında kitap olarak bastılar. Eski ile yeni düzenin arasında kalmış insanları bütün çeşitliliğiyle yakalayan yapıt, geçiş sürecinin sosyal çalkantılarını yaşayan Sovyet toplumunda büyük ilgi gördü. Bugüne dek de karakterleriyle, diyaloglarıyla Rusya’da popüler kültürün, politik jargonun ayrılmaz parçası olmayı sürdürdü. Tam bir modern klasik özelliği kazanarak yalnızca Rusya’da değil, dünyada da büyük ilgi gören On İki Sandalye, Hollywood’da, Latin Amerika’da, Ortadoğu’da sayısız uyarlamalara konu oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792538c3-cc8f-4ef4-8cb6-1127a0a3ee1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Astım Gökkuşağını</image:title>
            <image:caption>Güneşe gökkuşağını astım 
Yeryüzüne çiçekler saçtım 
Gülüşüne bir ömür biçtim 
Şu deli gönülde uslandım... 
 
Açılmayan kapılara yaslandım 
Deliğinde anahtarın paslandım 
Sızan ışığında erim erim eridim 
Şu deli gönülde tükendim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/714d57bd-250c-4ad3-a026-72335d44d9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Düşmanı</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki hiçbir yer, Körfez&apos;den daha çok Amerika&apos;nın temel ilkelerini büyük bir karmaşıklıkla karşı karşıya bırakmaz. 
Wilson ilkeleri bu bölgede Amerika&apos;nın hareketlerine rehberlik edemez. 
Wilson bakış açısına göre saldırgan bir güç tarafından yönetilmesini önlemenin mantığı, kötülükler arasından birini seçmek anlamına gelir; korunacak demokrasiler bulunmamaktadır.
Ancak Birleşik Devletler&apos;le diğer endüstriyel demokrasilerin, amaçları bizimkilerle bağdaşmayan ülkeler tarafından bölgenin yönetilmesini engellemek için zorlayıcı ulusal çıkarları vardır. 
Gelişmiş endüstriyel ekonomiler Körfez&apos;den sağlanan enerji malzemelerine dayanmaktadır ve bölgenin köktencileştirilmesinin Kuzey Afrika&apos;dan Orta Asya yoluyla Hindistan&apos;a kadar uzanan sonuçları olabilir. Ancak bu jeopolitik zorunluluk, Körfez&apos;deki en güçlü iki devlet olan İran ve Irak&apos;ın Birleşik Devletler&apos;e ve komşularına düşman olduğu bir geçmişe karşın gerçekleştirilmelidir. Kalıcı temel olmadan ve yalnızca kırılgan müttefiklerce desteklenerek, en güçlü iki güce karşı Körfez&apos;de istikrar nasıl elde edilebilir? 
Geleneksel diplomasi, İran ya da Irak&apos;tan en azından birinin bölgedeki güç dengesinin bir kısmını gerçekleştirmesini sağlayacak biçimde, ikisinden biriyle ilişkileri geliştirmeye yarayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f22cfded-6acd-4bd3-b948-bc783f8feafc.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Sandalye (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eski asiller mümessili, Sovyet döneminde nüfus memuru Vorobyaninov ile kombinezoncular kralı ve “Türk tebaasının oğlu” Ostap Bender, Bolşeviklerden kaçırılmak üzere oturağına pırlantalar dikilmiş bir sandalyenin peşine düşüyorlar. Zenginlik hırsları, onları Sovyetler Birliği’nin dört bucağında, türlü insanların arasında trajikomik bir mücadeleye sürüklüyor. İlf Ve Petrov önce tefrika haline yayımladıkları On İki Sandalye yapıtını, 1928 yılında kitap olarak bastılar. Eski ile yeni düzenin arasında kalmış insanları bütün çeşitliliğiyle yakalayan yapıt, geçiş sürecinin sosyal çalkantılarını yaşayan Sovyet toplumunda büyük ilgi gördü. Bugüne dek de karakterleriyle, diyaloglarıyla Rusya’da popüler kültürün, politik jargonun ayrılmaz parçası olmayı sürdürdü. Tam bir modern klasik özelliği kazanarak yalnızca Rusya’da değil, dünyada da büyük ilgi gören On İki Sandalye, Hollywood’da, Latin Amerika’da, Ortadoğu’da sayısız uyarlamalara konu oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0b942b9-bc6b-4640-95f3-ec5b8b697936.jpg</image:loc>
            <image:title>Susie and Fred’s Adventures- What Day is it Today?</image:title>
            <image:caption>Susie ve Fred’in eğlenceli öykülerini İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşturan Redhouse, Early Readers serisine üç yeni kitap daha ekledi! 
Fred, kardeşi Susie&apos;nin aksine, düzenli ve dakiktir. Derslerini dikkatle dinler, ödevlerini özenle yapar ve her yere vaktinde yetişir. Fakat sınav stresi ile günleri birbirine karıştırınca işler de karışır. 
Sarah Sweeney’in kaleme aldığı, Gözen Kamaz’ın resimlendirdiği What Day is it Today? Günlük Rutinim (My Daily Routine) başlıklı ünite konusunu ele alıyor. Başlangıç seviyesindeki bu seride, her hikâyenin sonunda okuduğunu anlama soruları ve kelime alıştırmalarının yanında resimli sözlük de bulunmaktadır. 
 
 
Sarah Sweeney 
Sarah 1980’de Kanada’nın Halifax kentine dünyaya geldi ve Hubbards isimli küçük bir kasabada büyüdü. Çocukluğu dışarıda oynayarak ve temiz havanın tadını çıkararak geçti. Ailesiyle bol bol seyahat etti ve bu nedenle çevreyi keşfetmeye bayılıyor. Sarah üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’a taşındı. Halen eşi Özgehan ve kızları Emel ve Sibel ile İstanbul’da yaşıyor. İngilizce öğretmenliği yapıyor ve çocuklarla çalışmaktan hoşlanıyor. Sarah boş zamanlarında çeşitli el işleri ile uğraşıyor, okuyor, yazıyor ve çizim yapıyor. 
 
 
Gözen Kamaz 
Gözen Kamaz 1995 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik, Resimleme ve Baskı Anasanat Dalı’ndan birincilikle mezun oldu.  Çocuk kitapları yayımlayan bir yayınevinde sanat yönetmeni ve illüstratör olarak çalıştı. 2017 yılında hikâyesini yazdığı ve illüstrasyonlarını yaptığı bitirme projesi, Kharkiv Devlet Tasarım ve Sanat Akademisi’nin düzenlediği  IX International Forum “Design Education 2017”de sergilendi ve birinci oldu. Şu an Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Grafik Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba3963ea-1618-4202-a8c4-f40b688e934c.jpg</image:loc>
            <image:title>Susie and Fred’s Adventures- Mom&apos;s Healthy Kitchen</image:title>
            <image:caption>Susie ve Fred’in eğlenceli öykülerini İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşturan Redhouse, Early Readers serisine üç yeni kitap daha ekledi! 
Susie ve Fred, annelerinin sağlıklı yemek konusundaki ısrarlarından sıkılırlar ve bir gün annelerinin beslenme çantalarına koyduğu yiyecekler yerine midelerini marketten aldıkları sağlıksız atıştırmalıklarla doldururlar. Ancak işler planladıkları gibi gitmez. 
Sarah Sweeney’in kaleme aldığı, Gözen Kamaz’ın resimlendirdiği Mom&apos;s Healthy Kitchen Sağlık (Health), Fitness (Spor) ve Yiyecek ve İçecekler (Food and Drinks) başlıklı ünite konularını ele alıyor. Başlangıç seviyesindeki bu seride, her hikâyenin sonunda okuduğunu anlama soruları ve kelime alıştırmalarının yanında resimli sözlük de bulunmaktadır. 
 
 
Sarah Sweeney 
Sarah 1980’de Kanada’nın Halifax kentine dünyaya geldi ve Hubbards isimli küçük bir kasabada büyüdü. Çocukluğu dışarıda oynayarak ve temiz havanın tadını çıkararak geçti. Ailesiyle bol bol seyahat etti ve bu nedenle çevreyi keşfetmeye bayılıyor. Sarah üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’a taşındı. Halen eşi Özgehan ve kızları Emel ve Sibel ile İstanbul’da yaşıyor. İngilizce öğretmenliği yapıyor ve çocuklarla çalışmaktan hoşlanıyor. Sarah boş zamanlarında çeşitli el işleri ile uğraşıyor, okuyor, yazıyor ve çizim yapıyor. 
 
 
Gözen Kamaz 
Gözen Kamaz 1995 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik, Resimleme ve Baskı Anasanat Dalı’ndan birincilikle mezun oldu.  Çocuk kitapları yayımlayan bir yayınevinde sanat yönetmeni ve illüstratör olarak çalıştı. 2017 yılında hikâyesini yazdığı ve illüstrasyonlarını yaptığı bitirme projesi, Kharkiv Devlet Tasarım ve Sanat Akademisi’nin düzenlediği  IX International Forum “Design Education 2017”de sergilendi ve birinci oldu. Şu an Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Grafik Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d05331b5-de6b-4142-8f5b-44ff338fb57c.jpg</image:loc>
            <image:title>Susie and Fred’s Adventures - Susie’s Dream Job</image:title>
            <image:caption>Susie ve Fred’in eğlenceli öykülerini İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşturan Redhouse, Early Readers serisine üç yeni kitap daha ekledi! 
 
Susie, ödevi için gelecekte ne olmak istediğini anlatan bir metin yazacaktır. Fakat hangi mesleği seçeceği konusunda kararsız kalır. Annesi, babası ve abisi Fred Susie’ye karar aşamasında ne kadar yardım etmeye çalışsalar da Susie yapmak istediği mesleği hiç ummadığı bir anda keşfedecektir. 
Sarah Sweeney tarafından kaleme alınan, Gözen Kamaz tarafından resimlendirilen Susie’s Dream Job, Meslekler (Jobs) başlıklı ünite konusunu ele alıyor. Başlangıç seviyesindeki bu seride, her hikâyenin sonunda okuduğunu anlama soruları ve kelime alıştırmalarının yanında resimli sözlük de bulunmaktadır. 
 
 
Sarah Sweeney 
Sarah 1980’de Kanada’nın Halifax kentine dünyaya geldi ve Hubbards isimli küçük bir kasabada büyüdü. Çocukluğu dışarıda oynayarak ve temiz havanın tadını çıkararak geçti. Ailesiyle bol bol seyahat etti ve bu nedenle çevreyi keşfetmeye bayılıyor. Sarah üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’a taşındı. Halen eşi Özgehan ve kızları Emel ve Sibel ile İstanbul’da yaşıyor. İngilizce öğretmenliği yapıyor ve çocuklarla çalışmaktan hoşlanıyor. Sarah boş zamanlarında çeşitli el işleri ile uğraşıyor, okuyor, yazıyor ve çizim yapıyor. 
 
 
Gözen Kamaz 
Gözen Kamaz 1995 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik, Resimleme ve Baskı Anasanat Dalı’ndan birincilikle mezun oldu.  Çocuk kitapları yayımlayan bir yayınevinde sanat yönetmeni ve illüstratör olarak çalıştı. 2017 yılında hikâyesini yazdığı ve illüstrasyonlarını yaptığı bitirme projesi, Kharkiv Devlet Tasarım ve Sanat Akademisi’nin düzenlediği  IX International Forum “Design Education 2017”de sergilendi ve birinci oldu. Şu an Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Grafik Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d619d59-7e35-4ed2-8138-f7d08ad5ddf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Likenlerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Bazen bir ömür yetmez insana...

Klasik bilimkurgunun öncülerinden John Wyndham&apos;ın yeni bir dünya düzeni müjdelediği Likenlerin Sırrı adlı romanı, çığır açıcı bir projenin pimini çekiyor ve insanlık kadar eski bir hayali muktedir kılıyor. 
 
Kaderi yeniden tayin etmeye yarayacak bilgeliğin ardında yatan sırları açığa çıkaran kitap, iki ya da üç katına ulaşacak bir yaşam süresini kadın-erkek ilişkileri nezdinde etraflıca irdeliyor. 
 
Heyecan verici kurgusunun satır aralarında 60&apos;lı yıllar için son derece tuhaf, hatta alışılmadık derecede cesur sayılabilecek bir meseleyi, feminizmi odağına alan yazar; toplumsal cinsiyet rollerine yönelik tektipleşen anlayışı ve hastalıklı zihniyeti de ustalıkla yansıtıyor.
“Birey İnsanı, Kurum İnsanı ile bir ölüm kalım mücadelesine girecek ve bu durumdan ciddi bir şizofreni doğacak...”

Biri kariyerinin başında öteki doruğunda olan Diana ve Francis&apos;in yolları tesadüfen kesişir. Dünyayı değiştirecek bir çalışmaya doğru usulca yelken açan iki idealist biliminsanı, birlikte, ayrı ayrı ama yan yana, basit bir likenden yola çıkarak inanılmaz bir buluşa imza atarlar. Zamanla her şey azıcık tuhaf ve hatta belki biraz da arapsaçına dönecek gibi görünse de çok daha uygar bir yaşam kapıdadır. Kadınların dünyası, çiçeklerle dolu uzun bir yaza yüz çevirmeyi başarmıştır nihayet. Fakat seneler sürecek yepyeni bir yaşam vaadi olanca cazibesiyle göz kırparken, kadın hakları ve kadınların yüzyıllara yayılmış ötekileştirilme geçmişi de yürek burkan bir gerçeklikle önlerinde serilmektedir...
 
Uzun bir ömrün artılarını ve eksilerini kamusal düzen, iş dünyası, aile kurumu, sosyal çevre gibi farklı dinamikleri gözeterek masaya yatıran Likenlerin Sırrı, nihayetinde okurları her daim düşünmekten ve düşlemekten keyif alacakları bir soru ile baş başa bırakıyor: “Yaşayacak iki ya da üç ömrünüz olsa, bunu hangi koşullarda nasıl geçirmek isterdiniz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3eb049e9-54cd-4352-be09-45b38615a0e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyaloglar</image:title>
            <image:caption>Sokrates’in öğrencisinden hayatın felsefesi…

Öğretmeni Sokrates’e olan bağlılığı, yapıtlarında ve felsefesinde kendisini güçlü bir biçimde duyuran Platon aynı zamanda bir “sorunsal düşünürü”dür. Felsefesini tüm yaşamı boyunca sürekli olarak düzelterek olgunlaştırmış ve bu özelliğiyle geliştirilmeye açık bırakmıştır. Bu basımda tek ciltte toplanan Diyaloglar, Platon’un Sokratesçi döneminden temel metinleri bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/145bbb46-6238-4fc4-9cf0-03db390c05d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Halleri</image:title>
            <image:caption>Psikiyatr ve psikoterapist Dr. Alper Hasanoğlu Aşkın Halleri’nde insan ilişkilerini aşk üzerinden değerlendiriyor. 
 
• İlişkilerin gelişimi artırıcı etkisi, en net haliyle aşk ilişkisinde görülür. 
 
• Bir insanın kişisel bakımdan gelişebilmesi, uzlaşmacı ve gelişime açık ötekileri bulabilmesiyle mümkündür. 
 
• Bütün insani ilişki ve karşılaşmalar, uzlaşmanın mümkün olduğu bir zeminde gerçekleşir. 
 
• Bir ilişkiye girmek ve bu ilişkiyi sürdürmek isteyen, ötekinin ilgilerini kendi ilgisi haline getirebilmelidir. 
• Erkek çoğunlukla kariyer ve gelir olarak kendisinden geride olan kadınlarla birlikte olmak ister. 
 
• Eşinin iyi bir sosyal statüde olması kadını narsistik olarak tatmin eder, erkeğiyse narsistik olarak yaralar. 
  Alper Hasanoğlu, psikoterapi bilgisi yanında, sosyoloji, antropoloji ve felsefeden, ayrıca mitoloji ve edebiyattan yararlanarak iki insan arasındaki ilişkinin nasıl başladığını, olgunlaştığını ve bittiğini anlatıyor. İlişkilerin dinamiğinin ardından aile kurumunun insanlık tarihi boyunca nasıl bir değişim gösterdiğini de birçok çerçeveden gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0952fb35-bc2f-4da6-b2d5-b036b4fbc97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Terapistin Arka Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Deneyimli psikoterapist Alper Hasanoğlu, Bir Terapistin Arka Bahçesi’nde kişisel ve mesleki deneyimlerini sanatsal duyarlığın özgün bakış açısıyla değerlendirip yorumluyor. 
 
 Bu kitapta hayatın anlamı, cansıkıntısı, aşk, birliktelik ve sadakat konularında birbirinden ilginç metinler bir araya geliyor. 
   Bireyin kendini tanımasını, kendisiyle yüzleşmesini, ikili ilişkilerde ötekini anlamasını ve dinlemesini derinliğine ele alan yazar, edebiyata uzanan imgeler dünyası eşliğinde yepyeni bir pencere açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98454a4d-2f84-49d6-84e4-289e44a4791e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayhuy</image:title>
            <image:caption>Rengini mordan uzak
Işıklarla boyayan
Küller savuran ayaklarında
Gözlerini kırpıştırmakla yoran
Uykukıran gecelerden getirdim bu sesi
 
Ses iç içe geçen halkalarla çınlarken
Ve halk ayaklanmaları yerleşirken
Titreşimindeki gerilimli tarihe
Her huya bir gövde seçen
Boynu kıldan incelerin
İnceliği sanma bunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3ae5e20-dc8e-4a98-9699-cf2684174cb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Politika Felsefesi Üzerine Dersler</image:title>
            <image:caption>John Rawls Politika Felsefesi Üzerine Dersler üzerine liberal materyalin materyalinin en büyük gerçekçi olarak öğrenciden pratik öneriyor. John Rawls&apos;ın anayasadaki amacı, kendi anlatımıyla demokratikizm sisteminden liberal anlayışını ifade eden sistem merkezi tasarımıdır. Otuz yıl boyunca sürekli olarak hizmetten yararlanılır, onun liberalizm ve yönetiminden yararlanılır, müşteriyle görüşlerine yer verilir. Politika Felsefesi Üzerine Dersler üretebilmek, fayda sağlamak, sosyalizmkinden ve ne kadar etkili savunuculuklarına yönelik analizleriyle bir kaynaktır. Rawls&apos;un sabrı ve merakı öne çıkmakta olan bir yerde aynı zamanda aynı zamanda Samuel Freeman tarafından şekillendirilmesiyle ilgili bir sistemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2402fb6-7510-4fea-9579-c8ec4c507763.jpg</image:loc>
            <image:title>Karatay Sözü</image:title>
            <image:caption>60 yıllık hekimden tüm virüslere ve bakterilere karşı kolaylıkla uygulayabileceğiniz korunma yöntemleri! 
 
KARATAY SÖZÜ 
 
Her yaşta, her zamanda, her koşulda… 
Bağışıklık Zırhımız 
 
Canan Hoca’nın yazdığı kitaplar Türkiye’de ‘halk hareketi’ oldu. O hep ‘ezber bozan’ oldu. O hep ‘cesur’ çıkışlarıyla gündem oldu. O hep sonunda ‘haklı çıkan’ oldu. O, ‘iyileşmez denilen hastalıkları iyileştiren’ oldu. 
 
Yayınlanmış 7 kitabı bugüne kadar toplamda 2 milyona yakın satış yaptı. Nisan 2011’de Karatay Diyeti kitabı yayımlandığında karşıt fikirde olanların çoğu şimdilerde Karatay Diyeti ve Karatay Mutfağı kitaplarındaki önerileri dile getiriyorlar. 
 
Canan Hoca hiçbir televizyona çıkmak için para vermedi, hiçbir programdan para almadı, firmalardan gelen hiçbir reklam teklifini kabul etmedi. Kamu kurumlarından gelen davetlere öncelik ve ağırlık verdi. Katıldığı hiçbir etkinlikten ‘para’ almadı. Davet eden kuruma, “Kitaplarımı alın, söyleşi sonunda halka ücretsiz dağıtın, ancak bu şartla gelirim,” dedi. Katıldığı etkinliklerde bile halkın kitaplarına kolayca ulaşabilmesini, okuyup öğrenmesini, herkesin sağlıklı beslenme ve yaşam biçimini öğrenip uygulayabilmesini düşündü. 
 
Eylül 2019’da medyada başlayan bazı haksız itibarsızlaştırma söylemleri onu çok üzdü! Sonrasında yaşanan iki yıllık salgın sürecinde ekranlarda söz hakkı olmasa da yine ‘sözünün eri’ oldu! Her koşulda, hiç yılmadan, daima hakikatten yana ‘mücadele’ ederek tüm sevenlerine ‘şeref sözü’ verdi! Halkın nezdinde ‘Karatay Sözü’ hep ‘güvenilir’ oldu! 
 
Canan Hoca merkeze yine insanı koyuyor ve insanı karaciğerini ayrı kalbini ayrı görmeden, bir bütün halinde ve çevresiyle birlikte ele alıyor. İlaç firmalarının güdümünde olan ve insanı adeta sistem çarkının unsuru haline getiren hâkim görüşe prim vermiyor, hiçbir zaman da vermedi! 
 
O yüzden diyor ki, önce vücuduna ihtiyacı olan sağlıklı besinleri sağladığından emin ol ama bunun için vücudunun neye ihtiyacı olduğunu doğru öğren. 
 
Ve yine diyor ki, önce bağışıklığımızı korumak ve kadim bilgileri kullanmak esastır. ‘Bağışıklık zırhı’na hepimizin ihtiyacı var! 
 
Bu kitap, tüm virüs ve bakterilerden nasıl korunacağımızı, bunu bedenimizle en uyumlu, kadim yollardan nasıl yapacağımızı anlatıyor. Söz şimdi Hocaların Hocası Prof. Karatay’da…  
 
Karatay Sözü her yaşta, her zaman, her koşulda başucu kitabınız olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/277b4063-d898-45a2-ac55-a7b490a7e495.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Nereye Gitti?</image:title>
            <image:caption>O gece orman kapkaranlıktı. Dalların arasından tek bir ışık zerreciği bile düşmüyordu. Orman sakinleri bunun sebebini çok geçmeden anladı. Ay yoktu! Ortadan kaybolmuştu! Acaba nereye gitmişti?
Sevilen çocuk kitapları yazarı Ceren Kerimoğlu’ndan, gezegenimizin biricik uydusu Ay’ın döngüleri, evreleri, Ay tutulması gibi konulara da yer veren, sevgi, dayanışma ve hayal gücüyle dolu bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d908bc4-fa85-4a74-9c97-14d2f770f603.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekiz Dedektif</image:title>
            <image:caption>“Agatha Christie takdirle şapka çıkarırdı bu kitaba. Bravo!” –Sarah Pinborough
“Baş döndürücü, büyüleyici, olay örgüsünün öyle keskin ve ani dönüşleri var ki afallayabilirsiniz. En son ne zaman gerçekten özgün bir gerilim hikâyesi okudunuz? Bekleyişiniz bu kitapla sona erdi.” –A.J. Finn, Penceredeki Kadın’ın yazarı
“Alex Pavesi, Sekiz Dedektif ile okurları her bir ters köşeyle edebi dedektiflere çeviriyor. Polisiye edebiyatı hem yüceltiyor hem de yeniden icat ediyor.” –Matthew Pearl, Dante Kulübü’nün yazarı
“Alex Pavesi bizi kendi büyük satranç oyununda piyonlara dönüştürse de sorun değil. Bu kitabın gizemleri en son sayfaya kadar hep en beklenmedik biçimde açıklanıyor.” –The New York Times
Her cinayet hikâyesinin kuralları vardır. Evvela bir maktul olmalı. Bir şüpheli. Bir dedektif. Ve bir katil. Kalanı ise dizilimin karıştırılmasından, çeşitlemeleri genişletmekten ibaret. Yıllar önce Beyaz Cinayetler adında tek bir polisiye öykü kitabı yayımlanan Grant McAllister’a göre öyle en azından. Aynı zamanda bir matematik profesörü olan Grant artık Akdeniz’de bir adada huzur içinde yaşıyor. Ta ki hırslı bir editör olan Julia Hart kapısını tıklatana dek.
Julia, Grant’ın kitabını tekrar yayımlamak istiyor, bu yüzden dosyadaki tüm öykülerin hepsinin üzerinden bir kere daha geçmeleri lazım. Yazar istediği kadar saklansın, bu editör aklına takılan bazı şeylerin peşinden gidecek: Mesela öykülerdeki şu tutarsızlıklar... Bunlar sadece hata mı yoksa daha büyük bir gizeme, bir cinayete dair ipuçları mı? Bu sayfalara gerçekten de kan bulaştı mı? Alex Pavesi’den Sekiz Dedektif büyük resmin mütemadiyen değiştiği cinai bir yapboz oyunu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/226e9e93-450c-4d2a-884b-066535ab4142.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeno’nun Bilinci</image:title>
            <image:caption>“Italo Svevo, Joyce, Proust ve Kafka ile yirminci yüzyıl edebiyatının en eşsiz dört figüründen biri. Başarılı bir hicivci, modern ruha dair saplantılı bir vizyoner, merhametli olduğu kadar acımasız bir analizci olan Svevo, şüphesiz ki İtalya’nın en önemli modern romancısı. Sigarayı bırakma konusunda kendini kandıran kahramanıyla, atom çağına dair tekinsiz öngörüsüyle Zeno’nun Bilinci, bize bir kez daha hatırlatıyor ki, Svevo bizim çağdaşımızdır.” –André Aciman
Calvino, Pavese ve Eco’yla birlikte İtalya’nın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli isimlerden sayılan, Joyce’un en sevdiği yazar ve yakın dostu Italo Svevo, İtalyan edebiyatının ilk psikolojik romanlarından biri olan Zeno’nun Bilinci’nde hayatını düzene sokmaya çalışan ancak her dönemeçte kendi kendine çelme takan bir adamın çıkar yol bulmaya çalışmasını anlatıyor.
Zeno hasta olduğunu düşünmektedir. Gelgelelim hastalığının adını koyamaz bir türlü. Doktorunun tavsiyesi üzerine, psikanaliz tedavisine yardımcı olsun diye günlük tutmaya başlar. Günlüğünde sigarayı bırakma maceralarından çalkantılı aşk hayatına, hasta babasının ölüm sürecinden çocukluğuna kadar pek çok şeyi tüm çıplaklığıyla anlatır. Yazarken de alaycılığı asla elden bırakmaz. Peki Zeno hayatını kâğıda dökerek aradığı çıkış yolunu bulabilecek midir?
Italo Svevo’dan Zeno’nun Bilinci, hayat denen hastalığa bir çare arayan ancak mazeretlerinin altında ezilen bir adamın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99bf0a7b-4138-4921-880a-6ef68ecc4a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli ve Dahi- İngilizcenin En Kapsamlı İlk Sözlüğünün Hazırlanışının Çılgın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Geçmişi Cinayet, Şizofreni Ve Savaşla Yüklü Bir Sözlüğün Tarihi
Oxford İngilizce Sözlüğü’nün başeditörü Dr. James Murray’nin önderliğindeki komite belirli kelimeler için alıntı ve tanım toplarken zaman içinde çalışma yöntemi ve şevkiyle bir gönüllü okur öne çıktı. On binden fazla tanıma katkıda bulunan ve çalışmaların ilk yıllarında gizemini koruyan bu okur bir Amerikan İç Savaşı gazisi olan, emekli cerrah Dr. W. C. Minor’dı ve işlediği bir cinayet sebebiyle uzun zamandır akıl hastanesinde yatmaktaydı.
Sözlüğün hazırlıkları 1857’de başlamıştı ve o güne kadar girişilen en iddialı çalışmaydı, tamamlandığında İngilizcenin en kapsamlı ilk sözlüğü olacaktı. Simon Winchester’ın titiz araştırmalar sonucunda kaleme aldığı Deli ve Dâhi, işte bu devrimci eserin hazırlanışına büyük katkılarda bulunan, çoğu yönden bambaşka ama kelimelere adanmışlığıyla hayli birbirine benzer iki adamın, Dr. James Murray ile Dr. W. C. Minor’ın eksantrik hikâyesini ve sözlükçülüğün meşakkatli dünyasını gözler önüne seriyor.
“Deli ve Dâhi, hem büyüleyici hem de dokunaklı bir kitap, imkânsızmış gibi görünen bir olayı, Oxford İngilizce Sözlüğü’ne sanrılarla boğuşan, hastaneye kapatılmış bir ‘akıl hastasının’ yaptığı büyük katkıları ve sözlüğün editörü ile gelişen dostluğunu muhteşem bir şekilde yapı taşlarına ayırıyor.” –Oliver Sacks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e1a0a21-54b0-4464-aa22-f85aac7c647e.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğütler</image:title>
            <image:caption>“Bu öykü netlikten kaçınıyor, gösterirmiş gibi yapıp göstermiyor, bizi içine çekiyor ve pek de açıklanmayan bir şeyle korkutuyor.” –Michael Dirda
Tuhaf kurgu ve hayalet hikâyesi türlerinde çığır açan Algernon Blackwood, insanın duyguları ve mantığı arasındaki gerilimi kurcalayan, doğaüstü ile doğal olan arasındaki alacakaranlık coğrafyayı keşfe çıkan öncü bir yazar. Başyapıtlarından biri olan Söğütler ise H. P. Lovecraft’a göre tüm zamanların en iyi tuhaf öyküsü.
Tuna Nehri’nde yolculuk yapan iki arkadaş, kanolarıyla süratle ilerlerken kendilerini âdeta başka bir dünyanın eşiğinde, söğütlerin ıssız diyarında bulur. Bu viran bölgede uygarlığa dair tek bir işaret yoktur. İnsanlığın dünyasından uzakta olma hissi, tabiatın orta yerinde olmanın cazibesi ikisini de büyüler ama bu diyarın tekinsiz yüzü yavaş yavaş kendini göstermeye başlayacak, dehşet, huşu ve hayret birleşerek benzersiz bir korkuyu doğuracaktır.
Söğütler bize karşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06546af2-f944-4db8-aaf3-af019992e447.jpg</image:loc>
            <image:title>Müşahedat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Okuyucularıma natüralist tarzda bir roman sunmak için hayli zamandır düşünüp durduğum halde roman, hem de daha mükemmeli, tasavvura sığamayacak bir doğallıkla fiilen ve maddeten ayağıma kadar geldi. Daha garibi şu ki güya ben de roman kahramanlarından biriymişim gibi romana karıştırılmaktayım. Böyle yazarın, velev ki yalnız seyirci ve tanık şeklinde olsun, romana karışması Avrupa’da dahi görülmüş şeylerden değil. Bu romanı kaleme aldığım zaman okuyucularım ne kadar beğenecek, memnun olacak diye düşündükçe sevincimden coşuyorum.” 
Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Gazetecilikle başladığı yazı hayatına hikâye ve roman yazarlığını da ekleyerek çeşitli alanlarda sayısı yüz elliyi bulan eser kaleme almıştır. Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla daima diyalog halindedir. Sofya’da Tuna gazetesinde önce yazar, daha sonra başyazar olarak gazeteciliğe adım atar. Mithat Paşa’yla gittiği Bağdat’ta ressam Osman Hamdi Bey, Muhammed Zühavi ve Şirazlı Bakır Can Muattar gibi isimlerin de bulunduğu oldukça geniş kültürlü bir çevreye girerek Batı ve Doğu kültürleri üzerine bilgisini derinleştirir. Tahtakale’deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayımlamaya başlar. Bir yandan da yayımladığı Devir, Bedir, Dağarcık, Kırkambar gibi gazete ve dergilerle gazeteciliğe devam eder. Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. İstanbul’a döndüğünde çeşitli memuriyetlerde bulunur ve Türk basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat’i kurar. Hemen her konuda, üstelik yeni tekniklerle de yazan Ahmet Mithat’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9571ee2d-3f13-49bb-a763-12559373f64d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin ve Dünyanın Geleceği – Yeni Büyük Güç ve Ticaret, Teknoloji, Pandemi Savaşları</image:title>
            <image:caption>Çin ekonomisi yaklaşık on yıldır birçok dalda ABD ile birincilik için yarışıyor, kâh ilk kâh ikinci sırada yer alıyor. 80’li yıllarda ekonomisi henüz Türkiye’ye denk büyüklükte olan Çin, günümüzde dünyanın en büyük ihracatçısı, ikinci büyük ithalatçısı ve en büyük döviz rezervlerine sahip ülkesi. Bu durum dünyanın yeni büyük gücünün gezegenimizdeki herkesin yaşamına bir şekilde değen etki alanını genişletirken, bu dev ülkenin dünyadaki potansiyel ağırlığını da sürekli artırıyor. 
Dünyanın geleceğini Çin’i hesaba katmadan konuşmak artık olanaksız. 
Çin üzerine yaptığı uzun soluklu araştırmalar ve çalışmalarla tanınan Fatih Oktay, Çin. Ekonomi ve Politika’nın ardından kaleme aldığı bu yeni kitapta, önceki hacimli çalışmasını daha kolay okunabilecek bir boyutta özetlerken, Çin’de başlayıp tüm dünyaya yayılan Covid-19 pandemisini ve Trump sonrası dönemi kapsayan yeni başlıklarla da güncelliyor. 
Çin ve Dünyanın Geleceği, yeni büyük gücün yükselişinin ardındaki tarihsel, siyasal ve ekonomik süreçleri herkesin anlayabileceği bir şekilde gözler önüne sererken, ticaret, teknoloji ve pandemi savaşlarını da mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5411e7a-ba68-4055-aab5-b497acfd5196.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşen Dünya – Küresel 19. Yüzyıl Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osterhammel 19. yüzyılın Braudel’idir.” 
                                             Jonathan Sperber, Karl Marx: A Nineteenth-Century Life kitabının yazarı. 
“Osterhammel Soğuk Savaş sonrası dönemin en önemli, en etkileyici tarih çalışmalarından birine imza atmış. Haklı olarak çıktığı anda klasik hale gelen bir eser… Bu klasik kitap dünyanın her yerindeki tarihçiler ve siyasi merak taşıyan tüm dünya yurttaşları için vazgeçilmez bir kaynak.” 
                                                                                        Fritz Stern, The New York Review of Books 
Dönüşen Dünya. Küresel 19. Yüzyıl Tarihi anıtsal bir tarih eseri. Jürgen Osterhammel, alışılmış Batı-merkezci ve kronolojik bakışları çok aşan, okuyucuyu hem zaman ve uzam içinde, hem de farklı temalar arasında küresel bir yolculuğa, sözcüğün tam anlamıyla “devriâlem”e çıkaran bir çalışma sunuyor. “Uzun 19. Yüzyıl” boyunca dünyanın şeklini değiştiren ve etkileri günümüze dek uzanan dinamikleri, iç içe geçen karmaşık süreçleri ele alırken, 19. yüzyılın ulus-devlet kavramıyla neredeyse özdeşleştirilmesi türünden pek çok ezberi de bozuyor. Latin Amerika’dan Çin’e, “Vahşi Batı”dan Osmanlı İmparatorluğu’na, Avrupa’dan Ortadoğu’ya uçsuz bucaksız bir coğrafyada “küresel” bir bakışla dolaşan Osterhammel; insanın doğayla ilişkisinde yaşanan değişim, devrimler, endüstri devriminin dünyayı dönüştürmesi, modern şehirlerin yükselişi, yaşam standartlarındaki değişim, devlet, emek dünyası, göçler, kölecilik ve kaldırılması gibi pek çok tema etrafında dünya çapındaki yakınsamaları ve farklılaşmaları, kesişme noktalarını ve yol ayrımlarını zengin bir karşılaştırmalı perspektiften gözlerimizin önüne seriyor. Vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66cc690-d20f-49d3-8c73-08516c244d02.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Yaşam Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>William B. Irvine Güzel Yaşam Kılavuzu’nda, her geçen gün daha büyük bir hızla değişmeyi sürdüren dünyamızda insanın arzu, hırs ve korkularının hemen hiç değişmediği fikrinden hareketle, Batı felsefesinin en köklü geleneklerinden biri olan stoacılıktaki yaşam pratiklerinin bugüne nasıl uyarlanabileceğini araştırıyor. 
Özellikle antik Roma dönemi stoacılarının insan psikolojisine dair kavrayışlarından, dinginliğe ulaşma amacıyla kullandıkları somut teknik ve stratejilerden yararlanan Irvine, bu filozofların izinde daha güzel yaşamak isteyenlere, kendi deneyiminden de hareketle bir kılavuz sunuyor. 
Endişelerimizi en aza indirme, geçmişe sarılmayı bırakıp çabamızı kontrol edebileceğimiz şeylere yoğunlaştırma, şan ve şöhretin cazibesiyle, yasla ve yaşlılıkla başa çıkma gibi önemli insani sorunlar hakkında bu kadim düşünce geleneğinin önerdiklerini merak eden okuyucular, bu kitapta derli toplu bir sunum bulabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692a4610-db8e-453c-af9b-97861a444d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aralıklı Oruç Rehberi- Oruç Tut. Yemek Ye. Tekrarla</image:title>
            <image:caption>Kalori saymaktan, yiyecekleri diyetinizden çıkarmaktan veya gün boyu ne yiyeceğinizi düşünmekten bıktınız mı? Eğer öyleyse aralıklı orucu yaşam şekliniz haline getirmek sizin için cevap olabilir. Aralıklı oruç protokolleri birbirinden farklı olsa da, pek çok araştırma aralıklı orucun sağlığınıza olan faydalarının altını çiziyor. Koşullarınız veya programınız ne olursa olsun, bu protokolleri yaşam biçiminize uygulayabilirsiniz. Bu sayede yağ yakan süpergücünüzü ateşler, “diyet beyni”nden sonsuza kadar kurtulursunuz. Bir diyet değil, yaşam tarzı olarak aralıklı oruç yalnızca belinizi inceltmekle kalmaz, kan şekeri seviyenizi dengede tutar, inflamasyonu azaltır ve kalp sağlığınızı korur.
Aralıklı Oruç Rehberi: Oruç Tut. Yemek Ye. Tekrarla. aralıklı oruç hakkında bilmeniz gereken her şeyi şeyi en basit haliyle anlatıyor. Yeni başlayanlar için 28 Günlük Hızlı Başlangıç planını kullanabilir ya da daha önce uyguladığınız aralıklı oruç protokollerini güçlendirebilir ve yan etkisi kilo kaybı olan bir sağlık planı olarak aralıklı oruç üzerine yapılmış son çalışmalara dair bilgileri okuyabilirsiniz. Hâlâ aklınıza takılan sorular mı var? Aralıklı oruç hakkında sıkça sorulan sorulara verilmiş kapsamlı yanıtları SSS bölümünde bulabilirsiniz.
&quot;Hem aralıklı orucun arkasındaki bilimi hem de aralıklı oruç yaşam tarzını pratik ve kolay hale getiren yöntem ve püf noktaları anlatan oldukça bilgilendirici bir rehber. Ne bekliyorsunuz? Sağlık devrimine siz de katılın!&quot;
—Julie Sandell, Aile Hekimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3592425-68c0-4a24-9cf4-953bab3b29d4.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! – Arkadaş Ziyareti – Başkalarını Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Mert, heyecandan yerinde duramıyordu. Çünkü arkadaşı Can’ın evine gidecek, gece de orada kalacaktı. 
Ama iki arkadaş, hangi oyunu oynayacakları konusunda anlaşamadılar. Yoksa bu yatılı misafirlik kötü mü geçecek? 
Bencil olmamanın, başkalarını düşünmenin ve anlayışlı olmanın önemini anlatan, çok eğlenceli bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1227e99-fa2c-45f8-b25c-0eaed48e5776.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Dostu Defne - Doğayı Koruyoruz, Plastik Kullanmıyoruz!</image:title>
            <image:caption>Plastik atıklar doğaya zarar veriyor. Plastik tüketimini azaltmak için neler yapabiliriz? 
Defne ile arkadaşları, plastik atıklarla dolu bir kumsalı temizlemeye koyuldular. Bu sırada Defne’nin afacan köpeği Fırfır, bir naylon poşet buldu ve onunla oynamaya başladı. Poşeti yemeye kalkınca ciddi bir tehlike atlattı. Defne, bu olay nedeniyle, plastik atıkların canlılara nasıl zarar verdiğini gördü. Plastik kullanımını azaltmak için neler yapılabileceğini düşünmeye başladı ve kolları sıvadı. Sen de Defne’ye katıl ve plastik kullanımını azaltarak doğamızı nasıl koruyabileceğini keşfet! 
“Çocuğunuzun erken yaşta çevre bilinci edinmesi, daha temiz bir gelecek için büyük önem taşıyor. Serinin diğer kitabı olan Arıları Koruyalım! da çevre duyarlılığına sahip bireylerin yetişmesi için çok faydalı olacaktır.” 
Dr. Jess French – Cbeebies programı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227db6ea-9f0f-4b8d-b9e7-3eccf6a2e068.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Okulda!</image:title>
            <image:caption>Dinozorlar şimdi de okulu karıştırdı! Ama onları kimse görmüyor. Okulda gerçekten sıra dışı bir gün yaşanıyor. DİNOZORLAR MARKETTE!’nin yazar ve çizerinden, kahkaha dolu bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11591729-f744-4158-83f4-e18e26843d4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Oynar Mısın?</image:title>
            <image:caption>Çekingen çocukların arkadaş edinmesine yardımcı olan Minik Kuş’la tanışın! 
Ömer ve ailesi, yeni bir yere taşındı. Ömer için burada her şey, herkes yabancıydı. Arkadaş edinmeye çekiniyor, hep tek başına oynuyordu. 
Bir gün parkta Minik Kuş’la karşılaştı. Ömer, Minik Kuş sayesinde, arkadaş edinmenin aslında ne kadar kolay olabileceğini gördü. 
Yardımseverlik, dostluk ve ön yargılı olmamak üzerine bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fed889-c504-48a1-8088-551a2eb8fdc0.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Neşeli Papağan – Çıkarma Öğrenelim 1’den 10’a Kadar Sayılar</image:title>
            <image:caption>Çıkarma Öğrenelim - 1’ den 10’a kadar sayılar 
Hem 1 0’dan 1’e kadar sayılardan 1 çıkarmayı öğrenelim hem de ilginç hayvanlar tanıyalım. 
Bu papağanlar çok akıllı, çok eğlenceli...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9f52c22-fb1f-424c-86e4-b273cf9204be.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlik</image:title>
            <image:caption>“Hem sert hem de dokunaklı, doludizgin bir roman.” –Madeline Miller, Ben, Kirke’nin yazarı
“O kadar gerçekçi ki tüyler ürpertiyor.” –Sophie Mackintosh, Su Kürü’nün yazarı
Hudson Vadisi’nde tüm imkânlara sahip, ihtişamlı bir inziva yeri bulunur: organik yemekler, özel spor eğitmenleri, günlük masajlar – hepsi de ücretsiz. Aslına bakılırsa bu lüks yerde birkaç mevsim geçirirseniz, aklınıza hayalinize sığmayacak kadar büyük bir ödeme bile alıyorsunuz. Peki karşılığında? Dokuz ay boyunca Çiftlik’e aitsiniz. Araziden ayrılmanız yasak; her bir hareketiniz gözetim altında. Kendinizi olağanüstü varlıklı müşterileriniz için kusursuz bebeği üretmenin yorucu görevine adadığınızda, eski hayatınız size unutulmaya yüz tutmuş bir rüya gibi gelecek.
Filipinler’den gelen bir göçmen ve aynı zamanda maddi sıkıntılar çeken bekâr bir anne olan Jane, Çiftlik’teki son derece rekabetçi taşıyıcı annelik seçimi sürecini geçtiği için çok heyecanlıydı. Fakat şimdi hamile, kırılgan ve kendi kızının iyiliği için endişeye kapılmış olan Jane dışarıdaki hayatına dönmek için can atmaktaydı. Ancak Çiftlik’ten ayrılması mümkün değildi, yoksa doğumda alacağı ve hayatını değiştirecek ödemeyi kaybedecek hatta daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacaktı.
Hüzünlü, sürükleyici ve etkileyici Çiftlik annelik, para ve erdem hakkındaki düşüncelerimizi en uç noktalara kadar iterek kadınların kendilerinin ve sevdiklerinin geleceğini sağlama almak için gözden çıkarabilecekleri hakkında kritik sorular soruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e20ccfc-12d0-450a-926d-56f32a275246.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gönül İnsanı- İsmet Binark</image:title>
            <image:caption>Çok değerli büyüğüm; müthiş çalışkan, üretken, beyefendi, nazik insan, kültür insanı, araştırmacı-yazar, bibliyograf, milletperver, vatanperver İsmet Binark&apos;ın feyz aldığım büyük hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.

Bu dokümanda uyguladığım yöntemi daha önce Tonyukuk ve Prof. Dr. Hasan Işın Dener hakkında hazırladığım çalışmalarla başlatmıştım. Konu başlıkları altında; kişinin yaptıklarını, katkısını, hususiyetlerini alıntılarla anlatmaya çalışıyorum. “Kısa az öz” olarak nitelediğim bu tekniğin ülkemizde yaygınlaşmasını dilerim.
Hazırladığım doküman “okunmak için” akıcı bir metin değil. Bunun farkındayım. Ama fotoğrafın bütününü vermeye çalıştım. 

Aslında bir başvuru kaynağı niteliğinde; Bir nevi envanter. Bir ansiklopedi gibi, bir sözlük gibi, sadece aranılan madde için kullanılabilir. 

Bülent Ağaoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eb73439-736a-4c38-bcda-dc15876c5708.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketirken Tükenmeyelim</image:title>
            <image:caption>Güvenilir ve yeterli gıda, doğru beslenme, temiz çevre, sağlıklı hayvan ve daha iyi bir gelecek…

Unutmayalım, daha iyi bir çevre, daha iyi üretim ve daha iyi beslenme geleceğimizin sigortasıdır.

Hayvancılık, geleceğimiz için ihmal edemeyeceğimiz bir alandır… 
Karar vericiler ve tüm paydaşlar el ele vererek; sağlıklı sürülerle üretim yapan, hayvan refahını ve çevreyi gözeten, üretici gelirini artırmayı hedefleyen uzun vadeli bir hayvancılık politikası oluşturmak durumundadır…

Aksi takdirde hayvancılığın makus talihini yenemeyiz ve hikayenin sonu bitmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2aa7f7-1218-4a13-bbd5-10bf8ba2cb1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın –De Hali – Özel Edisyon (Kutulu - Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O an kalkıp ona koşabilirdi ama ayakları gelecekteki güzel günlere değil, çözemediği geçmişine doğru ilerliyordu. Oradaki düğümler ayaklarına dolaşmış, geleceğine yürümesine izin vermiyordu.”
 
Geçmişteki aşklarına takılıp kalmıştı altısı da… Şimdiki zamanda yolları kesişince hikâyeleri birbirine karıştı.
 
Umutla ararken ümitsizliğe düştükleri o gerçek aşk neredeydi? Otobüse yetişmeye çalışırken mi düşürmüşlerdi, paspasın altına mı süpürmüşlerdi? Kaybettikleri yerde miydi hâlâ, hiç ummadıkları birinde mi?
 
Hep birlikte geçmişlerine bakarken anladılar ki; bildikleri ve bilmedikleri bütün hâlleriyle aşk, gözlerinin önünde idi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b0a791-fed4-4560-9a27-a2c8478e3c18.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Turizmi ve Ticareti</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılda uzayı NASA gibi devlet tarafından finanse edilen ve kâr amacı gütmeyen dev kuruluşlar keşfediyordu. Yirmi birinci yüzyılın başlarında bu keşif serüvenine özel şirketler de katıldı. Elbette kâr amacı güdüyorlar. Peki ama nereden, nasıl ve ne miktarda kâr etmeyi bekliyorlar? Yükselen insan uygarlığının gereksinimlerinin karşılanması ile uzaya açılma motivasyonu arasında, dünyanın en zengin girişimcilerini bu kadar iştahlandıracak ne tür bağlantılar var? Onların bu işe soyunması insanın uzay macerasına, bilimsel ve teknolojik gelişmelere ne gibi katkılar sağlayacak? Bu kitaptan Elon Musk, Jeff Bezos ve Richard Branson gibi girişimcilerin, Mars’a yolculuk, uzay otelleri, Ay madenciliği ve asteroitlerde değerli metal arama gibi fikir ve hayallerin peşine hangi beklentilerle ve hangi zorluklarla mücadele etme pahasına düştüklerini öğreneceksiniz. Uzay Turizmi ve Ticareti bugünün fikir ve hayallerinin yarının gerçeği olduğunu düşünen bilim okurlarına farklı bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0321844b-75d3-4873-b600-5bf3abc12994.jpg</image:loc>
            <image:title>Persler</image:title>
            <image:caption>Persler antic dünyanın en dikkat çekici ama en az anlaşılan uygarlıklarından birini inşa etmiştir. 
Uzun yıllar boyunca British Museum&apos;daçalışan Wright Vaux ağırlıklı olarak Yunan ve Roma kaynakları üzerinden tanıdığımız Eski İran ile ilgili bilgileri ülkedeki arkeolojik ve nümizmatik kanıtlarla harmanlayarak kapsamlı bir araştırma sunuyor. 
Üç ana bölümden oluşan kitabın ilk bölümü BüyükKyros&apos;un Pers İmparatorluğu&apos;nu kurmasını, Pers-Yunan savaşlarını ve İskender&apos;in Pers İmparatorluğu&apos;nu yıkmasını konu alırken, ikinci bölüm aynı coğrafyada ortaya çıkan Parth Devleti ve onun Roma ile mücadelesine, üçüncü bölüm ise Sasaniler ve Bizans  arasındaki ilişkilere odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ad304f5-6f06-40c9-9f9c-3590cf7d596c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapiens- Grafik Tarih 2</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada milyonlarla buluşan Sapiens’in yazarı Yuval Noah Harari, insanlık tarihini geniş bir okur kitlesinin zevkle okuyacağı yepyeni bir formatta sunuyor. 
 
Dört ciltlik serinin ikinci cildi Uygarlığın Sütunları, avcı-toplayıcı Sapiens’in daha fazla güvence ve üretkenlik peşinde koşarken yerleşik düzene nasıl geçtiğini ve tohumunu ektiği ilk buğdayla birlikte kendisini sonu gelmez çatışmalar, salgınlar ve eşitsizlikler döngüsüne nasıl mahkûm ettiğini anlatıyor. Serinin ilk kitabında tanıştığımız kahramanlar bu kez tarihteki en köklü adımlardan Tarım Devrimi’nin etkilerini eğlenceli hikâyelerle gözler önüne seriyor. 
 
Elindekinden daha fazlasına sahip olmak isteyen ilk yerleşimciler, evcilleştirdikleri ilk bitki ve hayvanlarla, kendilerine ayırdıkları ilk toprak parçasıyla, inandıkları ilk din ve koydukları ilk toplumsal kurallarla fark etmeden dünya tarihini şekillendiren en büyük kısırdöngüleri yaratıyor.  
 
İnsanlık tarihinin dönüm noktalarını farklı disiplinlerin penceresinden son derece keyifli bir üslupla anlatan Harari bu kitapta, medeniyetlerin kuruluşunda kilit rol oynayan ama bir yandan da ırklar ve cinsiyetler arasındaki eşitsizlikleri körükleyen kurmaca hikâyelerin, mantıkdışı toplumsal hiyerarşilerin ve hayali düzenlerin foyasını meydana çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88df2886-67f4-4d66-ab00-70f218264609.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkan ve Ayşe - Otuz Yıllık Yol Arkadaşlığının Hikayesi - Ayşe Yüksel</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Türkiye’nin simge kadınlarından Türkan Saylan. Onun açtığı yolda yürüyen, Türkan Saylan’dan devraldığı bayrağı aynı kararlılıkla taşıyan bir başka simge isim Ayşe Yüksel. Elinizdeki kitap, birinci ağızdan bu iki yoldaşın hikâyesi. 
Türkan ve Ayşe – Otuz Yıllık Yol Arkadaşlığının Hikâyesi kitabında  Ayşe Yüksel, öğrencilikten hemşireliğe, Afrika’da ve Türkiye’de gerçekleştirdiği saha çalışmalarından sivil toplum faaliyetlerine ve en önemlisi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde imza attıkları projelerden son yıllarda girdikleri mücadelelere kadar tüm yaşadıklarını yazıya döküyor. Usta-çırak ilişkisi ile başlayan yoldaşlıkları yer yer anne-kız yakınlığında seyrederken Ayşe Yüksel, Türkan Saylan’la otuz yıl omuz omuza “mümkün” kıldıkları bütün mucizeleri aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dc0055d-ccd4-4dd4-aafa-9eeeedbd0d5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçukluların Dini Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Türk - İslâm Tarihinin Kavşak Noktası: Selçuklular Türk ve dünya tarihinin önemli devirlerinden birini hiç şüphesiz Selçuklu tarihi oluşturur. Bu dönem, Türklerin İslâm dünyasının siyasî liderliğini üstlenmesi kadar, İslâm’a yöneltilen pek çok tehli­kenin yine Türkler eliyle bertaraf edilmesi açısından da önemlidir. Selçuklular, dâhil oldukları İslâm medeniyetinin değerlerini korumanın yanı sıra, sanattan siyasete pek çok alanda bu medeniyete yeni fikirler ve eserler sunmuşlardır. Selçuklular; sosyal yaşamdan siyasete, tıptan mimarîye dek İslâm medeniyetinin gelişmesine büyük katkılar sağlamışlardır. Bu katkılar, Selçukluların halefi olan Osmanlılarla birlikte zirveye ulaşmıştır.
Selçuklular devri, hem Türk tarihi hem de İslâm tarihi açısından önemli ilmî ve kültürel gelişmele­rin yaşandığı bir dönem olmuştur. Bunun en önemli sebebi, Selçukluların bu tip gelişmelere zemin hazırlamaları ve siyasî olarak destek vermeleridir. Selçuklular döneminde şekillenen dinî anlayış Türkler üzerinde derin tesirler bıraktığı gibi, İslâm dünyasında yeni yorumların ve anlayışların meydana gelmesine de vesile olmuştur. Elinizdeki eser, işte tam bu anlamda Selçuklular’ın bahsedilen meselelerle ilgili uygulamalarını ele alan bir çalışma olmasıyla benzerlerin­den ayrılır. Bu çalışmada Selçuklular dönemi içinde yaşanan Şiî ve Sünnî hareketlerle birlikte Şiîlik, Bâtinîlik, Karmatîlik ve hilafet konusu, ayrıca Hasan Sabbâh’ın ortaya çıkışı ve devletin tüm bunlar karşısındaki refleksi ele alınıyor, taranan pek çok kaynak değerlendiriliyor.
Selçuklular dö­nemi, Türk ve İslâm tarihinin âdeta kavşak noktasını meydana ge­tirdiği gibi, 
Türklerin tarih sahnesinde İslâm medeniyetinin bayraktarı olarak yer aldıkları bir devri de ifade eder. Prof. Dr. Ahmet Ocak’ın hazırladığı Selçukluların Dinî Siyâseti bu kavşak noktasını oluşturan bütün yolları aydınlatmanın yanı sıra kendi tarihî tecrübemizle ortaya çıkan uygulamaları da ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d9b2c4d-2286-4749-8971-c5c0c6ef633b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklük, Müslümanlık Ve Osmanlı Mirası</image:title>
            <image:caption>TARİHÇİLERİN KUTBU HALİL İNALCIK’TAN 
GELECEĞİMİZE IŞIK TUTAN MAKALELER…
Halil İnalcık; Osmanlı tarihçiliği alanında tüm dünyanın kabul ettiği bir otorite. Makaleleri ve eserleri zaman geçtikçe önemini ve güncelliğini korumaya devam ediyor. Tarihçiler, öğrenciler ve tüm meraklılar onun yazdıklarıyla ufuklarında bambaşka pencereler açıyorlar ve yeni yollar keşfediyorlar. İnalcık’ın derinlikli analizleri ve geleceğe ışık tutan yorumları, gerek ülkemizde gerekse tüm dünyada kitap okurlarının başucundan eksilmiyor.
Halil İnalcık’ın elinizdeki çalışması; diğer pek çok yoğun arşiv malzemesinin kullanıldığı uzmanlık makalelerinden farklı olarak, entelektüel birikimi ile güncel tartışmalara dâhil olduğu genel okuyucuların ilgisini çekebilecek konuları içeriyor. Kitap, modern Türk tarihçiliğinin bir değerlendirmesi ile başlıyor; sonrasında Fransız Annales ekolünün başta Fuad Köprülü ve Ömer Lûtfi Barkan olmak üzere Osmanlı tarihçileri üzerindeki etkisi ele alınıyor. Türk-İslâm devletlerinde kanun yapma geleneğinin irdelendiği üç çalışmada ise töre ve yasa geleneğinin tarihi kökenleri, devlet kanunu fikri ve Osmanlı dünyasında din ve kültür ilişkileri inceleniyor. Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne süreklilik ve kopuş ele alınıyor ve Türk-İslâm Sentezi fikrinin oldukça kıymetli bir eleştirisi yapılıyor. Osmanlı’da siyasi kültür, halk kültürünün temeli; bunun Cumhuriyet dönemine ve kuruluşa etkileri de yerli ve yabancı bilim insanlarının tartışmaları ışığında ele alınıyor. Sonraki üç makalede ise Avrupa devletler sistemi içerisinde Osmanlı ve Türkiye’nin konumu, Osmanlı ve Avrupa arasındaki kültürlerarası etkileşim ve ikinci bin yılda Türklerin tarih sahnesindeki yeri, Osmanlı Devleti’nin başarısının arka planı, 1908-1918’deki ilk devrim hareketi, Batılılaşma sürecinde ortaya çıkan tartışmalar ile günümüze kadar olan etkileri ve laikliğin tarihî kökleri irdeleniyor.
Türklük, Müslümanlık ve Osmanlı Mirası; Modern Türkiye’de tarihçilik, Türk tarihinde kanun yapma, din ve devlet ilişkileri, Osmanlı kimliği, Türkiye ve Avrupa ilişkileri, sekülerleşmenin tarihî kökenleri, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e değişim gibi gündemde olan meselelere dair ilham verici bir perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c5917aa-5988-42ab-ba33-62c11a2a2b7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Führer İçin Uçtum</image:title>
            <image:caption>“Alman şehirlerini maruz kaldıkları aralıksız bombardımana karşı savunan Alman avcı pilotları, askerlik ülküsü ve Nazi propagandasının yücelttiği kendini feda idealine çok daha yakındılar.” Richard Overy 
Nazi Almanyası’nın İkinci Dünya Savaşı’ndaki seçkin as pilotlarından biri olan Knoke, savaş sırasında başından geçenleri bu çarpıcı hatıratta topluyor. Sıradan bir Alman gencinin yıllar içinde usta bir avcı pilota dönüşünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererken, havacılık tarihi için de silinmez bir iz bırakıyor. 
Zekâsı ve başarılarıyla filo komutanlığına kadar yükselen Knoke, 2.000’in üzerinde sorti yapıp olağanüstü cesareti ve avcı içgüdüleriyle elli iki düşman uçağı düşürmeyi başardı. Reich savunması sırasında yaralanmadan önce dört yüzden fazla operasyonel göreve çıktı. Gösterdiği üstün başarılarından ötürü Şövalye Haçı’yla taltif edildi. 
Knoke, Avrupa semalarında icra ettiği görevler sırasında Müttefiklerle girdiği nefes kesen it dalaşlarından ölümle burun buruna gelişine, bombardıman uçaklarını düşürmek için kullandığı alışılmadık taktiklerden Reichsmarschall Göring’le görüşmesine, Alman göklerini savunurken vuruluşundan eşiyle savaş sonrasında Berlin sokaklarında dolaşmasına kadar başından geçen her şeyi içtenlikle anlatıyor. 
“Führer İçin Uçtum - Bir Luftwaffe Avcı Pilotunun Anıları”, İkinci Dünya Savaşı’nın göklerde geçen destansı mücadelelerinden okuyucuya çarpıcı bir kesit sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5541a941-e149-46b0-9832-664a47bab267.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Antik Dünya</image:title>
            <image:caption>TARİHİN KAPILARINI ARALAYAN
ZAMAN YOLCULUĞU 
Milattan önce ilk Sümer ve Babil şehirlerinden Roma’nın düşüşüne, Azteklerin kanlı tarihinden Pers İmparatorluğu’na kritik liderler ve savaşlar, fikirler ve icatlar, mitler ve dinler, sanat ve mimari ile örülü kayıtlı tarihin ilk beş bin yıllık dökümü… 200 başlık altında dünyanın ilk medeniyetlerine genel bir bakış... 
Karmaşık modern dünyamızın kökleri binlerce yıl geriye, antik dönemdeki “tarihin şafağına” kadar uzanır. Niçin geçmiş üzerine yazılar okuma ihtiyacı hissederiz? Çünkü bize dünyanın bugünkü hâline nasıl geldiğini anlatırlar. 
Dakikalar İçinde serisinden Antik Dünya, okuru sözlü tarihin izinden dünya edebiyatının ilk hiyeroglif yazılarına; Piramitlerden Machu Picchu’ya; Antik Hindistan’daki önemli matematik atılımlarından Çin’de kâğıdın keşfine; Mezopotamya’nın zigguratlarından Peru’nun Nazca çizgilerine; büyük destanlardan demokrasiye uzanan uzak bir geçmişe davet ediyor. Tarihe iz bırakmış her karakter, savaş, dönem ve keşifler haritalar, ikonik sanat eserleri ve antik eserlerin görselleriyle hayat buluyor. 
Bugün bizi etkilemeye devam eden eski uygarlıkların manevi, kültürel, teknolojik ve sanatsal yeniliklerini keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c3b91b1-e03d-4e80-9594-fe747ddd39e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluk Üzerine</image:title>
            <image:caption>Roma Cumhuriyeti’nin en meşhur hukukçusu, siyasetçisi ve hatibi Cicero eğitiminin en başından itibaren felsefeye ayrı bir merak beslemiş, çeşitli eserleriyle düşüncelerinin derinliğini ve kalem ustalığını göstermiştir. Felsefi düşüncelerini aktardığı kitapların başında gelen, MÖ 44 yılında kaleme aldığı Dostluk Üzerine (De Amicitia) ise Antik Çağ’ın en önemli değerlerinden biri olan ve adeta bir sanat biçimi olarak görülen dostluğun ne olduğu ve nasıl olması gerektiğine dair bilgelik dolu öğütler barındıran zamansız bir eserdir. 
Dostluk Üzerine Cicero’nun ideal bir Romalı olarak gördüğü Scipio Africanus’un hatırasına saygı göstermek amacıyla, Antik Yunan’da sıklıkla kullanılan diyalog yöntemiyle kaleme alınmıştır. Scip,o’nun can dostu Gaius Laelius, kitap boyunca esas konuşmacı olarak dostluğa dair düşüncelerini ve tavsiyelerini aktarır, dostunun hatırasını yad eder. Laelius, damatları Quitus Mucius Scaevola ve Gaius Fannius’la yaptığı sohbet üzerinden Scipio ile dostluğundan hareketle, hem Roma’nın kendi yakın tarihinden hem de Yunan filozoflardan örnekler vererek iyi, onurlu ve erdem sahibi bir insanın ahlaklı bir dostluğa nasıl sahip olması gerektiğine dair görüşlerini aktarır. Bağış Alper Kovan’ın Latince aslında notlandırarak çevirdiği Dostluk Üzerine dost bulmak, kurulan ilişkiyi korumak ve dostluğun değerini anlamak gibi meselelere çözümler sunmanın yanı sıra dostlukların hayatlarımız için nasıl vazgeçilmez unsurlar olduğunu gösteriyor: “Dostsuz bir hayat yaşamaya değer değildir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ff676b1-42ec-4ab1-a5cd-657877167ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Michelangelo</image:title>
            <image:caption>Michelangelo yeteneği ve dehası hayattayken takdir edilmiş bir sanatçıydı. 31 yaşında İtalya’nın en iyi sanatçısı olarak kabul edilmiş, 89 yaşında hayata veda ederken, düşmanları tarafından kibirli, görgüsüz, üçkâğıtçı bir cimri olarak anılmasına rağmen diğer herkes tarafından dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ressamı ve heykeltıraşı olarak saygı görüyordu. 
Daha yaşarken dehasının fark edilmesi ve değerinin anlaşılması Michelangelo’nun hayatına çok şey katmakla birlikte sevdiklerinden ayrı düşmesine, davranışlarını istediği gibi şekillendirememesine yol açmıştı. Her ne kadar papalara, krallara ve prenslere “hayır” diyebilen coşkun ve mağrur bir ruha sahip olsa da karşılaştığı sıkıntılı koşullar içerisinde boğulmuş, ızdırabını sanat eserlerine yansıtmış, böylelikle Rönesans Çağı’nda kendisine has bir ses, bir renk, bir çizgi yakalayabilmişti. 
Bruno Nardini, Floransa’da Muhteşem Lorenzo de’ Medici ile Girolamo Savonarola arasında, Roma’da ise papaların ve kardinallerin arasında kalmış ressam, heykeltıraş, mimar ve şair Michelangelo’nun hayatını kesitler halinde sunuyor. Aksi fakat dâhi, zorlayıcı ancak bir o kadar da cömert Michelangelo’nun çocukluğundan ölümüne kadar çalkantısı hiç dinmeyen hayatı, yaptığı tablolar, heykeller, freskler, binalar; kimler için çalıştığı, kimleri kendisine düşman ettiği, sadece büyük bir sanatçı olduğundan değil aynı zamanda kendine has bir karakter olduğu için de edindiği arkadaşları Nardini’nin kalemiyle tekrar hayat buluyor. 
Pek çok dile çevrilen Michelangelo: Bir Dâhinin Yaşamöyküsü, Batı sanatına damga vurmuş, kendisinden sonrakilerin ona kayıtsız kalamadığı bir “Rönesans adamının” aşkını, tutkusunu, öfkesini ve çektiklerini aktararak insan ve sanatçı olarak portresini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b6c586f-40ce-41a7-8d44-60137cc9c9ae.jpg</image:loc>
            <image:title>İbrahim Yıldırım İle Uzun Bir Peşrev Alacakaranlıkta Karnaval</image:title>
            <image:caption>Alacakaranlıkta Karnaval – İbrahim Yıldırım ile Uzun Bir Peşrev kitabında özne İbrahim Yıldırım, yer İstanbul, konumuz edebiyat. Bilhassa son elli yılın Türk edebiyatı… 
İbrahim Yıldırım, bankacılık ve reklamcılıkla yaşamını sürdürürken, hep edebiyat dünyasının içinde olsa da kenarda durup gözlem yapmayı, biriktirmeyi ve en çok yazmayı tercih etmiş tam tekmil bir edebiyat insanı olarak bu kez konuşuyor. Tıpkı romanlarındaki gibi, alışılmışın dışında bir nehir söyleşi bu. Rıza Kıraç klişelerden uzak soruyor, İbrahim Yıldırım yine romanlarındaki gibi anlatıyor. Kendisi doğmadan önce çekilmiş kalabalık bir düğün fotoğrafının hikâyesiyle başlıyor sohbet. Bir ileri bir geri sıçramalarla seyrediyor. Bu fotoğrafın yazdırdığı ancak henüz tamamlanmamış “roman”la sona eriyor. Anıları, arkadaşlıkları, tanıklıklarına 70’li yıllardan bugüne bütün bir edebiyat çevresi ve elbette İstanbul’un semtleri de dahil oluyor.. 
Alacakaranlıkta Karnaval – İbrahim Yıldırım ile Uzun Bir Peşrev, birbirinden usta işi romanlarıyla tanıdığımız Yıldırım’ın kendi dünyasını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63445737-8e56-480e-9337-843b3e55ee4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Çağ Mutfak Kültürü</image:title>
            <image:caption>Antik Çağda Beslenme ve Damak Tadı ve Antik Çağ Mutfak Sözlüğü metinlerini bir araya getiren bu kitap, Eski Çağ tarihine ve yemek pişirmeye olan sonsuz ilgimin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Yemek hayatımızın tam merkezinde olmasına karşın tarihle ilişkilendirmekte güçlük çektiğimiz bir alandır. İmparatorlukların doğmasına-yıkılmasına, savaşların gidişatına nasıl yön verdiğini bir türlü göremeyiz, ya da görür de altında daha büyük sebepler ararız. Oysa doğruluğu tartışmalı olmakla birlikte Fransa kralı 16 Louis’nin eşi Marie Antoniette’in açlıktan yakınan yoksul halkın şikayetlerini savuşturmak amacıyla söylediği varsayılan “ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözünün Fransız devrimine giden yolu açtığını ve sözün sahibinin giyotinle idam edildiğini bilmeyen yoktur. Antik Çağ için de durum bundan farklı değildir, Hellenlerin tahıl tarımı yapabilecekleri arazilere duydukları ilgiyi, bu ilgiden dolayı Kolonizasyon faaliyetlerini başlattıklarını artık kabul ediyoruz. Romalıların birçok amaçla kullandıkları silphium adlı bitkiyi neslini tüketmek pahasına ithal ettiklerini belki bu kitaptan öğreneceksiniz. Zeytin ve zeytinyağı olmasa Hellen uygarlığı nasıl bir hal alırdı sorusu cevabını asla bulamayacağımız bir sırdır. İmparatorlar sofralarını neden en seçkin yiyeceklerle donatıyorlardı? Bununla neyi amaçlıyor ve uğruna nasıl bir paha ödüyorlardı? Bu ve benzeri sorular çoğaltılırsa yemeğin tarihle ilişkisi daha kolay anlaşılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d295e73b-4bdc-4f4d-ba17-d16e3de9f95b.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Ve Bağıntı</image:title>
            <image:caption>İlişki temelli bir canlı olarak varlığımızı sürdürebilmek için anlamak, anlatmak ve anlaşılmak zorundayız. Toplumsal yaşamın kalbinde yer alan ve iletişimin vazgeçilmez bir unsuru olarak her gün bize yeni bir ‘hayat’ sunan dil, kanıksadığımız ve ‘elde var bir’ saydığımız için değerini kolaylıkla gözden kaçırabildiğimiz mucizevi bir olgu. Oysa yaşamın çok yönlü akışı içinde duygu ve düşüncelerimize tercüman olan dile ilişkin kimi temel sorular çoğu zaman aklımızdan hiç geçmeyebiliyor: 
• Nasıl oluyor da birbirimizi anlayabiliyoruz? 
• Neden birbirimizi yanlış anlayabiliyoruz? 
• Örtülü/dolaylı bir ileti nasıl oluyor da dinleyende karşılık bulabiliyor? 
• Gündelik dilin sözcükleriyle kurulan şiir dilini farklı bir ‘dil’ kılan zihinsel işleyiş nedir? 
‘Bağlam içinde oluşan anlam’ olgusunu Bağıntı Kuramı çerçevesinde ele alan bu kitap özellikle iletişim, dil, dilbilim, edimbilim, söylem çözümlemesi, göstergebilim, deyişbilim, yazınbilim, sözbilim, çevirebilim ve dil öğretimi gibi alanlara ilgi duyan okurlar için bilişsel bir pencere sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9d392e-bbc1-4d9d-b0c6-44e10269e237.jpg</image:loc>
            <image:title>Anatomi Dersi</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIMI: “Başlık: Bu aşksız bir ilişki mi, yoksa aşkın hallerinden biri mi? 
“Eğer o soğuk salonda soluk kanepede yani sahnenin tam ortasında ve Avignonlu Kızlar’ın karşısında bu kelime ağzından çıksa, hayat değişir miydi? Bu sözcük tek başına evde bağımsız bir cumhuriyet gibi kendi kurallarını koyarak yaşamaya başlar mıydı ve kafalarında hâlâ aşk mı, değil mi sorusu dönüp dolaşan kadın ve erkek, bu yeni ülkenin katı, karşı konulmaz kurallarına uymak zorunda olduklarından, böyle soruları kafalarından atarlar mıydı? Ancak bu sözcük o eve, yaşamının adamla sürdürdüğü anlarına ait değildi.” 
 
Anatomi Dersi, Ayşegül Devecioğlu’nun Başka Aşklar, Kış Uykusu ve Arkası Mutlaka Gelir’in ardından yayımlanan dördüncü öykü kitabı.    
 
YAZAR HAKKINDA: 1956 doğumlu. İstanbul’da yaşıyor. 1977 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden öğrenimini tamamlayamadan ayrıldı. 1986’dan sonra gazete, dergi ve televizyonlarda çalıştı. Çeşitli dergilerde makaleleri, denemeleri yayımlandı. Ağlayan Dağ Susan Nehir romanıyla 2008 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d79f1bf-23fc-4faa-a567-ab655644d071.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Dilbilim Diyalektoloji ve Ağızbilim Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de geleneksel olarak diyalektolojiye ve onun alt dalı olarak gelişen ağızbilime, son zamanlarda ise toplumsal dilbilime yoğun bir ilgi olduğu hâlde bugüne kadar yalnızca bu alanlara hitap eden bir terminoloji sözlüğü hazırlanmamıştır. Bizim tespitimize göre dünyada İngilizce olarak yazılmış yalnızca iki sözlük vardır. Bu çalışmamız, ülkemizde sadece zikredilen alanların terimlerini içeren ilk sözlüktür. Sözlük ihtiyacını giderebilmek amacıyla hazırladığımız çalışmamıza, hâlihazırda kullanımda olan yüzlerce terimin yanında, ele aldığımız alanların akademik anlamda terminolojisine henüz girmemiş olan birçok terimi dâhil ettik. Terminolojide kullanılmasını önerdiğimiz terimlerden bazıları şunlardır; arz-rica hiyerarşisi, aforizma dürtüsü, antistandart tutum, dil dostluğu, dilinden utanma, duygu ekleri, edimsel atmosfer, inandırıcılık değeri, deyim kullanımını özendirme, diyalektolojik görünüm yanılsaması, bireysel dil-bağımsız dil çizgisi, standartlaşma paradoksu, zoraki dezavantaj, uygun ses beklentisi, sen deme eşiği, şanslı kelimeler, şanssız kelimeler, yazım sembolizmi, yörüklük vurgusu, atasözü kullanımını özendirme, Mobil Olmayan Yaşlı Kırsal Kadınları [MOYKKA ‘NORF’], kurum çaresizliği, yanıltıcı akrabalık hitapları, toplumsal değişke hiyerarşisi, asimetri ihlali vs.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35eedeca-408a-4b09-82d4-2bc0383067f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkunç Bir Fal-Rus Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Korkunç Bir Fal, Rus edebiyatının altın yılları olarak görülen 19. yüzyılda yaşamış ve yalnızca ulusal değil, dünya edebiyatına da önemli eserler kazandırmış altı büyük Rus yazarın, etkisi okuduktan sonra da süren çarpıcı öykülerinden oluşan bir derleme. Varlıklı, yoksul; kalabalık, yalnız; soylu, sıradan ve daha birçok farklı özellikten Rus insanının yaşamı üzerinden yüzyılın panoramasının çizildiği bu derlemenin merak uyandıran öyküleri yer yer ürpertiyor, yer yer güldürüyor; kimi zaman da günümüzde hâlâ kafaları kurcalayan yaşama dair soruları hatırlatıyor. 
Puşkin’den Karamzin’e, Rus edebiyatının en değerli öykü anlatıcılarının eserlerinin toplandığı Korkunç Bir Fal, 19. yüzyıl Rusya’sı ve edebiyatına, daha fazlası için iştah kabartan bir başlangıç niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4aa822e-8e18-4b1f-ad28-61f8bf4ffc79.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir?</image:title>
            <image:caption>Twain’in basılmaya hazır hale gelip gelmediğinden bir türlü emin olamadığı İnsan Nedir? anonim olarak yayımlanmış ve yazarın öngördüğü üzere, epey tartışma yaratmış. Biri genç, diğeri ihtiyar iki adamın sohbeti vasıtasıyla insan hakkında kimilerinin pek de hoşuna gitmeyecek tespitlerin aktarıldığı eser, günümüzde insanın akıl yürütme yetisini anlamak ve konuya farklı bir açıdan bakabilmek isteyen okur için değerli bir kitap. 
Düşünebiliyor olmak insanı gerçekten özel kılar mı, kişi nasıl akıl yürütür ve fikir sahibi olur, biliminsanı ya da sanatçı için düşünme süreçleri nasıl işler gibi sorular üzerinden yorgun ve bilge bir ihtiyarın gerçekçiliği ile bir gencin muhalefet olma tutkusu ve romantizmini çarpıştırıyor Twain. “İnsan nedir?” sorusuna yanıt arayışımız belki de hiçbir zaman son bulmayacak, fakat Twain’in karakterleri kulak vermeye değer...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f805dcb9-9306-4a1e-9809-0d4ae6e28089.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevik Yaşama Giriş</image:title>
            <image:caption>- Bireysel yaşamda ve iş hayatında 
planlama, organizasyon ve hikâyeleştirme – 
 
Bir konuya yeterince uzun süre kafayı taktığınızda, yavaş yavaş yanınızda size o derdinizle ilgili destek verecek, açılımlar sunacak insanlar toplanmaya başlar. Bana da öyle oldu. Yıllar boyunca insanın kendine yabancılaşması ve kendiyle tekrar tanışması konusuna kafa yorarken birçok insanla yoldaşlık kurdum; onlardan çok şey öğrendim. Bunlardan birisi de Mustafa Acungil. Acungil, modern “hezarfen”lerden yani yeni zamanın polimatlarından birisi. Çok alana ilgisi ve çok alanda birikimi var. Ama en önemlisi; insanın kendini tanıması, “İnsanın Fabrika Ayarları”na dönmesi için dört dörtlük bir metodoloji ile bana, AçıkBeyin’e ve şimdi de sizlere çok önemli yöntemler tasarlıyor. Elinizdeki kitap Mustafa Acungil’in hayatımıza kattığı Çevik Yaşam yönteminin açık ve net bir kılavuzu. Kendini doğru tanımak ve hayatını çok daha verimli hale getirmek isteyen herkesin temel bir beceri olarak kazanması gereken Çevik Yaşam, bu kapakların arasında sizlerin hayatını güzelleştirmek için hazır bekliyor. 
Mustafa Hoca veri alanındaki tecrübesini, yapay zekâ alanındaki deneyimini, mühendislik bakış açısını, sosyoloji, felsefe, psikoloji ve nörobilim alanlarındaki çalışmalarını harmanlayarak oluşturduğu rehber ile kişinin kendisine, ortamına, ilişkilerine, kullandığı yöntemlere bakmasını sağlıyor. Bunları iyileştirmek için çok sayıda tekniği gösterdiği kitabında, insanlığa dijital dönüşümle başa çıkarken akış halinde, değerleriyle uyumlu, tatminkâr bir yaşamın algoritmasını sunuyor. 
Gülperi Tandar – LC Waikiki Kurumsal Akademi Direktörü 
 
Hayallerimi, hedeflerimi hatırlamam ve onların hayata geçmesi yolunda yaptığı koçluk için Mustafa Acungil’e ve Çevik Yaşam’a çok çok teşekkürler. Öğrettikleri ile kurumumuzun çevikliği daha da arttı! 
Murat Goldstayn – RE/MAX Türkiye Kurucusu ve Lideri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1e16d66-0a4e-4e94-a50e-9559a7fe1b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmadan Anlamak</image:title>
            <image:caption>Yıllardır beynin ve davranışların mekanizmasını anlamaya ve anlatmaya çalışan biri olarak, “beden”den ayrı bir beyin düşünemeyeceğimizi her zaman vurgulamaya gayret ettim. Beyinde ne olursa olsun, dışavurumu, bu dünyadan geçerken bize ev sahipliği yapan bedenimizdedir. Bir başka deyişle beynimizde olup bitenleri anlamanın aslında en kestirme yolu, bedenimizdeki yansımalarını dikkatlice izlemektir. Bu kitapta sevgili Mehmet Özdemir tam olarak bunu yapıyor ve bizlere çok işe yarar ipuçları veriyor. Umuyorum buradaki bilgiler “diğerlerini manipüle etmek” gibi ucuz kestirmelere değil, kendini ve diğer insanları doğru anlama yolunda ustalıkla kullandığımız araçlara dönüşsün. Zira beden dilinin gücü tahminlerimizin çok ötesindedir. 
Sinan Canan – Akademisyen, Yazar 
 
Beden dili benim için çok kıymetli verilere sahip olmamı sağlayan bir iletişim yöntemidir. Canlandıracağım karaktere hazırlandığımda; karakterin hislerini bulmaya çalışıp, duygularına ulaşıp, oradan da davranışlarına, jestlerine, mimiklerine giden yollarda yürürken bulurum kendimi. Karakter sustuğu vakit, beden dili konuşur oyuncunun. Asıl o zaman seyirciyle iletişime gireriz ki benim için en zevkli tarafı da bu kısmıdır oyunculuğun. 
 
Kendini tanıma, bilme, anlama serüvenine çıkmaya niyet etmiş her insanın “beden dili” iletişim yöntemini öğrenme heyecanını hissetmesini dilerim. Eminim sevgili dostum Mehmet Özdemir tüm okuyucularına bu nefis anahtarı verecektir. 
Yasemin Baştan – Tiyatro ve Sinema Sanatçısı 

Duruşumuz, bakışımız, ellerimizi bağlama şeklimiz gibi tüm hareketlerimiz, neler düşündüğümüzü ve hissettiğimizi sözcüklerimizden daha fazla anlatır. Bu nedenle bir istihbarat personeli gibi görevinde beden dili farkındalığı taşıması gereken kişiler, karşı tarafa istediği mesajı kontrol dahilinde verebilmelidir. İşte Mehmet Özdemir’in kaleme aldığı bu kitap, “konuşmadan anlamak” konusunda yepyeni bir kılavuzluk sağlıyor. Keyifle okumanızı dilerim. 
Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı – Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f9a18bf-c9ff-4f1b-a140-beac32a9411a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği ve Okuma Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Hayvan Çiftliği, sosyal zamanın ruhuna uygun ve sembolik değere sahip bir kitaptır. Ayrıca toplumsal bilinçle birlikte yaşama bilinci oluşturması ve demokrasinin kültür haline gelmesi için okunması çok faydalıdır.” 
Prof. Dr. Nevzat Tarhan 
“Hayvan Çiftliği, çocukların aklını işleten ve manaya yönlendiren, hiçbir şeyin bizim düşündüğümüz gibi olmadığını gösteren bir kitap. O yüzden mutlaka okunması gereken eserlerdendir.” 
Cemâlnur Sargut 
“Hayvan Çiftliği, Orwell’in geleceğe dair yol işaretlerindendir. Bu işaretler geçmişte aynen yaşanmış olduğu için çarpıcıdır. Kendi devrinde yaşadığı, benim devrimde yaşadığım ve torunumun da kendi devrinde yaşayacağı bir şeyi anlattığı için daha çok kopya satar ve satmalı da!” 
Prof. Dr. Sinan Canan 


“Bana göre mesajları bir hikâye üzerinden vermek her zaman daha etkileyicidir. Çünkü hikâyeler her zaman daha çok ilgi çeker ve daha çok tutulur. Orwell, bu hikâyeyi Stalin’in ismini vererek anlatsaydı bu kadar etkili olmayabilirdi.” 
Kemal Öztürk 
 
Hayvan Çiftliği, yıllardır popülerliğini koruyan ve hâlâ çok satanlarda yer alan kitaplardandır. Elinizdeki bu çeviriyi diğerlerinden ayıran ise bir “okuma rehberi”yle birlikte yayımlanmasıdır. Bu rehberde kitabın özetini, önemli kavramları, romandaki karakterleri ve romanla ilgili tartışma sorularını bulacaksınız. Hemen ardından da Üsküdar Üniversitesi hocalarıyla yaptığımız mülakatlardan hazırlanan yazıları okuyacaksınız. Nevzat Tarhan psikoloji, Cemâlnur Sargut tasavvuf, Sinan Canan nörobilim, Kemal Öztürk ise siyasal iletişim penceresinden analiz ve değerlendirmeler yaptılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e9fad95-7f39-4763-8cfb-6dbe46acc732.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Orada Yokken</image:title>
            <image:caption>“BU HAYAT KİMSENİN ÖNÜNE GÖKTEN ZEMBİLLE İNMİYOR.”   Etrafınızda olup biteni görmediğinizi, sadece konuşulanları duyabildiğinizi ve hiçbir tepki vermediğinizi düşünün. Konuşmak isteyip konuşamadığınızı... Geçmişinizle hesaplaşmak için çok vaktiniz varken, düzeltmek için hiç şansınızın olmadığını hayal edin.    Gizem başına gelen talihsiz bir kazanın ardından komaya girmiştir. Karanlıkta bütün hayatının muhasebesini yapmak zorunda kalan genç kızın tek isteği, uyanmak ve her şeye yeniden başlamak için ikinci bir şans elde etmektir. Komadayken sevdikleriyle hesaplaşıp onları da uyandırabilmeyi ister; ancak her şansın hayatta büyük bir bedeli vardır.   Ben Orada Yokken, okurları gerçeklerle yüzleştirecek ve hayatın kıymetini yeniden hatırlatacak bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5a5d206-9082-44ce-a449-253ef29ddf2f.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde Söven Biri Var</image:title>
            <image:caption>Duyuyor musun? İçimde söven biri var!   Celil Nalçakan, okurlarını geçmiş, şimdi ve gelecekle harmanlanan yeni bir yolculuğa davet ediyor.

Bu kitapta aşkın çaresizliği ve ayrılığın hüznü kadar, emek dolu bir kitap dükkânı ve başucundaki varlığıyla minnet hissettiren tiyatro bileti de var. Celil Nalçakan’ın hislerine, düşüncelerine ve yeri geldiğinde haklı isyanına yer verdiği bu anlatıyı sindire sindire okumanızı öneririz. Telaşsız, biraz iç çekerek ve kavuşmak kadar ayrılığın, dostluk kadar ihanetin, ümit kadar ümitsizliğin de olduğunu bilerek…

İçimde Söven Biri Var her satıra işlenmiş tanıdık duygular, şiirsel bir anlatım ve ezbere bildiğimiz şarkılar eşliğinde soluksuz okunacak bir duygu şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cdf0003-7ee6-49ba-a61c-8c2ba9f0b893.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King – Şaman Kral 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>Şaman Dövüşü yaklaşıyor. Zamanın başlangıcından bu yana turnuvayı yöneten Patch kabilesinin görevlileri, dövüşe katılmaya hak kazanacak şamanları seçmek için iş başında.  Yoh da yeterliliğini test edecek olan görevli Silva’yla karşı karşıya geliyor. Bu testte başarısız olmak, keskin bir aşağılamadan daha fazlası anlamına geliyor çünkü Yoh, Silva&apos;yı ve beş doğa ruhunu yenemezse, 500 yıl boyunca başka bir şansı olmayacak! Yoh’un Şaman dövüşüne katılabilmek için kazanmaktan başka seçeneği yok ama bunun için içindeki gerçek şaman gücünü nasıl kullanacağını öğrenmek zorunda… 
 
Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2358e078-deac-42bb-a92d-53456dff2483.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Çiçeği</image:title>
            <image:caption>MERHABA Merhaba yeni güne Gümüş ışıltılarıyla yanan sınırsız güzel denize Nemli buseleriyle okşayan rüzgâra İğde ağacının muhteşem kokusuna Kuşlara, böceklere, gülen yüzlere Merhaba insana… Yalansız şeffaf hayata Çocuklara, sevgili çocuklara Yarına umutla bakan gençliğe Aşkın kıymetini bilene Gönülden mutluluğa Yaşadığı yerde çöpleri bırakmayana Çalıştığı işte hak yemeyene Sarı başak tarlalarınca Üreten köylüye Karınca işçilere öğretmene Merhaba insana, İnsanı insanca yaşatanlara MERHABA DOSTLARA…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/322ed59c-4348-4c4e-91a3-2f1ab2bcd391.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekinoks</image:title>
            <image:caption>Şair diyor ya yirmilik, kırklık ve altmışlık beni aynı eve tıksan, üç yabancı anlaşamaz, kıyameti koparırdık. İşte öyle… Beşikten mezara bir oyun, bir yolculuk bizimkisi. Ciddiye alınması gereken şeylerle dalga geçtiğimiz, lüzumsuz şeyleri kafada çoğalttığımız… Ve öylesine kısa ki! 
 
Üç seçeneği vardı. Birincisi kısırdöngülere razı olup susmak... İkincisi kendini de içine koyduğu rengi atmış valizle o bilindik yola çıkmak... O, üçüncüsünü tercih etti. Hayatın eline tutuşturduğu pusulayla fırtınanın gözüne doğru yol aldı. Ekinoksun girift algoritması iç içe geçmiş zaman, mekân ve ruhları hikmetle dengelerken, kendimizi sancılı bir doğumun içinde bulacağız. Metin&apos;in hayat yolculuğunda sınanışlarını, mutluluklarını, şerlerin hayırlara hayırların ise şerlere vesile oluşunu ve sırların açığa çıkışını okuyacağız. Bu hayat yolculuğunda kendinizden de bir şeyler bulacağınıza eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a040d126-905f-4322-95a7-8bfe07d35474.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmaktan Korkmuyorum</image:title>
            <image:caption>“Her ne kadar &apos;sahne korkusu&apos;, &apos;konuşma kaygısı&apos; gibi kavramlardan söz ediyor olsak da şu bir gerçek ki toplum önüne çıkmak herkesi heyecanlandırır. Kimi insanlar için apartmandaki yönetim toplantısında konuşmak büyük bir mesele iken, kimisi mikrofon gördüğünde gerilmeye başlar. Bazı insanlar sosyal ortamlarında çok rahat ve esprili oldukları hâlde, konu bir iş toplantısı ise adeta &apos;dut yemiş bülbül&apos; kesilirler. Bazı kimseler ise mecbur kalmadıkça hiçbir ortamda konuşmak istemezler. 
 
Bir de konuşmak isteyip de konuşamayanlar var. Onlar için dikkatleri üzerine çekmek zorunda kalacakları her ortam azaptır. Hem özel hissetmek isterler hem de böyle durumlarda ne yapacaklarını bilemezler.” 
  Fulya Akbuğa yılların verdiği tecrübe ve akademik birikimini yansıttığı bu kitabında her kesimden insanı konuşmaktan korkmamaya davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0edb6ba-d263-4ee6-98ca-0ec298499fd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pergamona</image:title>
            <image:caption>İnsan... İnsan ve onun bitmek bilmez sanrıları. Burak Ülker usta kalemi, bir zırh gibi kuşandığı alegori ve süslü cümleleriyle sersemletiyor sizi. Bergama’ya has bir kutsiyetle taçlandırılmış bu eser hem bir başkaldırı hem boyundan büyük bir eleştiri hem de insana has ne varsa onu ortaya koyuyor. Bizlere de kalemin kâğıtla olan dansına hayret etmek düşüyor: 
“O an dünyanın bütün evcil kazları uçamadıklarına böğürebilir ya da -ne bileyim- kişi bir daha artık geri getirilemez bir türün gözü önünde yok edilmesine ağlayabilirdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/013185c8-8134-41bb-bf6f-0c9128a89444.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaklarda Sizi Düşünen Biri</image:title>
            <image:caption>30 Ekim 1918 Mondros Antlaşması sonrasında Osmanlı’da iktidar İttihatçılardan işgalcilerin güdümündeki İtilafçılara geçmiş, Abdülkadir Bey de son görevi olan Bolu mutasarrıflığından alınmış, hakkında tutuklama ve yakalama kararı çıkarılmıştır. Peşine düşen İtilafçılardan kaçıp izini kaybettirdiği 1918 Aralığı ile Heyet-i Temsiliye’nin Elazığ Vali vekili olarak ortaya çıktığı 1919 Eylül’ü arasındaki yaklaşık on aylık zaman diliminde nerede olduğu, ne yaptığı bilinmemektedir. 
Bu roman işte o bilinmeyen dönemde geçer. Düş ürünü olan aslında o zaman aralığında Abdülkadir Bey’in başından geçenlerdir, içinde yaşadığı varsayılan ortamlar ise gerçektir. Meşrutiyet’le başlayan Türk aydınlanmasının Cumhuriyetle taçlanacağı o süreçteki savaş bozgununun ardından gelen kurtuluş umududur onu yaşama bağlayan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cf8f11a-0128-4ade-8f53-a69f04004700.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlar</image:title>
            <image:caption>“Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun, insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekâlı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.” 
Yağmurlu bir akşamda Profesör Andrew Martin, önce dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözmeyi başarıyor, ardından sırra kadem basıyor. Nihayet bir yol kenarında çırılçıplak halde bulunduğunda, kıyafetsizlikten daha ciddi bir meselesi olduğu ortaya çıkıyor: Andrew Martin artık insanlardan tiksiniyor; görünüşlerinden de yiyip içtiklerinden de bitmeyen şiddet ve savaş arzularından da... Yabancı bir tür arasında kaybolmuş hissediyor kendini. Sevgi ve aile kavramları onda şaşırtıcı bir ilgi uyandırsa da tüm sakinlerinden nefret ediyor bu gezegenin. Newton hariç... Ama o da bir köpek işte... 
Sahi, kim bu adam? Onun –ya da herhangi birinin– insanlık hakkındaki tüm fikrini değiştiren şey ne olabilir? 
Son yılların en önemli romancılarından Matt Haig, onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikâye sunuyor. İnsanlar, neşeli ve etkileyici bir üslupla “bizi” bize anlatıyor. 
 
EDGAR ALLAN POE ÖDÜLÜ EN İYİ ROMAN ADAYI 
GOODREADS OKUR ÖDÜLLERİ EN İYİ BİLİMKURGU ADAYI 
IMPAC DUBLIN EDEBİYAT ÖDÜLÜ ADAYI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1e8a2a2-d380-47f0-9dde-6dcbd52888cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı</image:title>
            <image:caption>“Sen bir sırrı ortaya çıkarmadın. Yeni bir sır yarattın.”  
 
Yabancı, bir barda, otoparkta ya da belki de bir markette aniden ortaya çıkabilir. Onun kimliği bilinmiyor ve amacı belirsiz fakat bildikleri yadsınamaz ve ifşaları inkâr edilemez. Kulağınıza sadece birkaç kelime fısıldayıp oradan uzaklaşır ve sizi parçalanmış dünyanızın yıkıntılarını toplamaya çalışırken öylece bırakır.   
 
Adam Price, Amerikan Rüyası’na dair her şeye sahipti: güzel bir eş, iki harika oğul, iyi bir kariyer ve muhteşem bir ev… Görünüşte kusursuz bir hayatı olsa da her evlilikte karanlık sırlar vardır ve Adam bu acı gerçeği eşi Corinne’le ilgili şok edici bir sırrı anlatmak için yanına gelen yabancı sayesinde öğrenir. Peki ama bu gizemli yabancı da kim? Neden Adam’ın ailesini yok etmek istiyor? 
 
Kısa süre sonra Corinne de ortadan kaybolunca mükemmellik serapı sanki hiç var olmamış gibi yok olur ve bir aile meselesi, hayatlara mal olabilecek ölümcül bir komploya dönüşür. Eşinin aldatmacasından çok daha karanlık bir girdabın içinde olduğunu fark eden Adam olayı araştırırken kendini yalan, şantaj ve cinayetlerle dolu tehlikeli bir oyunun içinde bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abff89cb-c796-4a3c-9b04-a7141005057e.jpg</image:loc>
            <image:title>27 Mayıs&apos;ın Kayıp Anayasası</image:title>
            <image:caption>… Meselenin püf noktası buradaydı, çünkü genel ve eşit oy, “aydınlar katından” bakıldığında, büyük ölçüde cahil bir seçmen çoğunluğunun ana tercihini yansıtıyordu ve 1950 sonrasındaki bütün siyasal tecrübeler, bu ana tercihin çok büyük ölçüde Demokrat Parti ya da onun benzerlerine yöneldiğini açıkça göstermişti. Bu ana eğilimi, en azından kısa ya da orta vadede kırabilecek ya da tersine çevirebilecek bir yöntem bilinmiyordu. Eğitimin toplumun önemli bir kesimini “aydınlatması” için uzun zaman geçmesi gerekecekti çünkü... 27 Mayıs askerî darbesi Türkiye’nin 1950 seçimleri ile başlayan demokrasi yolculuğunun en önemli kırılma noktalarından birini teşkil etti. Darbenin mimarları 1924 Anayasa’sının yeni bir Demokrat Parti iktidarına yol açabileceğinden korkmuş ve bunun için tedbirler almak istemişlerdi. Yeni bir anayasa bu tedbirlerin temel taşını oluşturacaktı. İstanbul Üniversitesi Rektörü Ordinaryüs Prof. Dr. Sıddık Sami Onar başkanlığında teşkil edilen komisyonun darbeden hemen sonra hazırladığı “1960 Anayasası”, 1961 Anayasası’nın gölgesinde kaldı ve tarihin tozlu rafları arasında kaybolup gitti. Darbeler tarihi ve Türkiye’de demokrasinin serencamı konusunda Türkiye’nin saygın otoritelerinden biri olan Cemil Koçak’ın kaleminden 27 Mayısçıların bu ilk ve kayıp anayasa taslağının tartışmaları ve zıtlaşan dünya görüşleri Türkiye’nin yakın tarihi için bilinmeyen bir kapıyı aralıyor. 
Yazar Hakkında: 
1956 yılında İzmir’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İzmir’de tamamladıktan sonra 1978 yılında SBF BYYO’dan mezun oldu. SBF’de yüksek-lisans ve doktora eğitimine devam etti. Türkiye’de Millî Şef Dönemi (1938-1945), yazarın doktora tezidir. 1985 yılında tamamladığı Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi doktorasından sonra 1991 yılında Siyasal ve Sosyal Bilimler doçenti oldu. 2007 yılında da Sabancı Üniversitesi’nde profesörlüğe yükseltildi. 1984-1999 yılları arasında TÜBİTAK’ta çalışan yazar, halen Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak, yakın dönem siyasi tarihimiz ile ilgili araştırmalarını sürdürmektedir. Yazarın kitapları: Abdülhamid’in Mirası; Türk-Alman İlişkileri (1923-1939); Umumi Müfettişlikler (1927-1952); Belgelerle Heyeti Mahsusalar; Belgelerle İktidar ve Serbest Cumhuriyet Fırkası; Geçmişiniz İtinayla Temizlenir; Tek Parti Döneminde Muhalif Sesler; Belgelerle İktidar ve Serbest Cumhuriyet Fırkası; Türkiye’de İki Partili Siyasî Sistemin Kuruluş Yılları (1945-1950): (İkinci Parti, İktidar ve Demokratlar, Rejim Krizi, Dönüşüm, Uzlaşma ve CHP İktidarının Sonu), (altı cilt); Recep Peker Konuşuyor: “Disiplinli Hürriyet; CHP Genel Sekreterliği (1930-1945); CHP ve Taşra (1930-1950) (Cilt: 1 Akdeniz Bölgesi); Ayın Karanlık Yüzü; Geçmiş Ayrıntıda Saklıdır; Tarihçinin Eleği; Tarihin Buğulu Aynası; Resmî Tarihe Meydan Okuyorum; Tek Parti: Cumhuriyet ve Şefler; Darbeler Tarihi; Karabekir’in Kavgası; Demokrat Parti Karşısında CHP; Tarih Büyük Harflerle Yazılmaz; İsmet İnönü ve Resmî Tarih ve Madalyonun Arka Yüzü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd8bae8-4721-4b9c-907c-3edae5b8bc90.jpg</image:loc>
            <image:title>Emevi Devletinin Kuruluşu</image:title>
            <image:caption>Çevrili büyük alanın hemen güneyine bir saray yaptırdığı söylenmektedir. (Bu sarayın bulunduğu yerde geç Osmanlı döneminde inşa edilmiş olan gümüşçüler çarşısı bulunmaktadır.) Sadece tuğla ve ahşaptan inşa edilmiş olan bu “saray” 670’li yıllarda burayı ziyaret eden Bizans elçisini fazla etkilememişti. “Tavan kuşlarla dolu,” demişti, “duvarlar da farelerle.” Bilhassa İslâm Tarihi’nin ilk dönemlerine yönelik uzmanlığıyla öne çıkan California Santa Barbara Üniversitesi Profesörü Amerikalı tarihçi R. Stephen Humphreys’in bu çalışması, İslâm tarihi boyunca tartışmalı bir figür olagelmiş Muâviye’yi merkeze alarak Emevî Devleti’nin kuruluşunu ele alıyor. Yalnızca İslâm geleneği aracılığıyla aktarılan metinlerle sınırlı kalmayıp eldeki tüm tarihsel materyali göz önünde bulundurarak oluşturduğu anlatım, söz konusu dönem ile ilgili genel bir perspektif sunuyor. Humphreys, İslâm tarihinin ilk hanedan devleti olan Emevî Devleti’nin kuruluşuyla birlikte artan fetihlerde İslâm’ın Türkistan’dan Fransa içlerine, Anadolu’dan Hindistan’a yayılmasındaki merkezi rolü ile Muâviye’nin ismi etrafında örülen birbirinden farklı anlatılar arasında mümkün bir tarihsel gerçekliği inşa etmeye çalışıyor. Yazar, bu inşa esnasında, düşünceleri hakkında çok az şey bildiğimiz Muâviye’ye dair çarpıcı bir biyografiyi de ustalıkla ortaya koyuyor. 
Yazar Hakkında: 
11 Ağustos 1942’de Amerika Birleşik Devletleri’nin Kansas eyaletinde dünyaya geldi. 1964 yılında Amherst College’dan lisans, 1966’da Michigan Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesini almıştır. Doktorasını, yine aynı üniversitede 1969 yılında tamamlamıştır. 1981-1990 yılları arasında Madison Wisconsin Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev almıştır. Yazarın önemli eserleri arasında şunlar sıralanabilir: From Saladin to the Mongols: The Ayyubids of Damascus (Selahaddin’den Moğollara: Şam Eyyûbîleri), 1193-1260, (SUNY, 1977); Islamic History: A Framework for Inquiry (İslam Tarih Metodolojisi: Bir Sosyal Tarih Uygulaması) (Princeton, 1991).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cded4242-03fb-44f3-9daa-87476b8a053a.jpg</image:loc>
            <image:title>Acil Durum ve Afet Yönetiminde Multidisipliner Yaklaşım I</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         AFET YÖNETİMİNDE YAPAY ZEKA KULLANIMI 
 
·         İNSAN KAYNAKLI AFET TÜRÜ OLARAK GÖÇ OLGUSUNA İLİŞKİN LİTERATÜR İNCELEMESİ 
 
·         ANDRAGOJİK İLKELER ODAĞINDA AFET EĞİTİMİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME 
 
·         EĞİTİM BİNALARININ ACİL DURUMLAR AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ KONUSUNDA TÜRKİYE’DE YAPILAN BAZI ÇALIŞMALARIN İNCELENMESİ 
 
·         DOĞAL AFETLERİN FİNANSAL RAPORLAMAYA ETKİSİ 
 
·         UZAKTAN ALGILAMA VE COĞRAFA BİLGİ SİSTEMLERİ İLE ORMAN YANGINI DEĞİŞİM ANALİZİ: MUĞLA – MARMARİS ÖRNEĞİ 
·         DEVLET HASTANESİ SAĞLIK PERSONELLERİNİN DOĞA KAYNAKLI AFETLERE FARKINDALIĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
·         PANDEMİ DÖNEMİNDE GERÇEKLEŞEN AFETLER ve KARŞILAŞILAN ZORLUKLAR 
 
·         AFETLERE DİRENÇLİ BİR TOPLUM ÇERÇEVESİNDE HAZIRLIK ÇALIŞMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3001a451-e4b0-4dff-a2b4-d08eee86f03d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde ve Spor Kavramı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM  
YÖNETİM VE KAVRAMLAR 
 
2.      BÖLÜM 
      SPOR VE SPOR YÖNETİMİNE İLİŞKİN KAVRAMLAR 
 
3.      BÖLÜM 
YEREL YÖNETİMLER 
 
4.      BÖLÜM 
TÜRKİYE&apos;DE YEREL YÖNETİMLER VE SPOR 
 
5.      BÖLÜM 
GENEL DEĞERLENDİRME 
1.      BÖLÜM 
YEREL YÖNETİMLER VE SPORA YÖNELİK MEVZUATLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1809081e-56f8-4054-a9da-65a86aeb0117.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimleri Alanında Güncel Araştırmalar - I</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM 1 KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDE ÖĞRETMEN YETERLİĞİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 2 PROFESYONEL SPORCULARIN YARATICILIK DÜZEYLERİ 
 
BÖLÜM 3 COVID-19 ÖNCESİ VE SÜRECİNDE E-SPOR (2017-2021) 
 
BÖLÜM 4 SPOR YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU ÖĞRENCİLERİNİN MESLEKİ KARİYER FARKINDALIKLARININ İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 5 ULUSAL VE ULUSLARARASI ARENADA TÜRK KADIN VOLEYBOLU 
 
BÖLÜM 6 BADMİNTON SPORCULARININ MENTAL DAYANIKLILIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
BÖLÜM 7 SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNDE OKUYAN SPORCULARIN YENİ TİP KORONAVİRÜSE YAKALANMA KAYGI DÜZEYLERİ 
 
BÖLÜM 8 SPORCULARIN KORONAVİRÜSE YAKALANMA KAYGI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 9 SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN SPORA BAĞLILIKLARI İLE SPORDA GÖREV VE EGO YÖNELİMLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ 
 
BÖLÜM 10 PENALTI ATIŞLARINDA FUTBOLCULARIN PSİKOLOJİK DURUMLARI 
 
BÖLÜM 11 PENALTI ATIŞINDA FUTBOLCU VURUŞ TEKNİĞİ, KALECİ FORMA RENGİ VE TOPUN GİDİŞ HIZI ETKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a04ff24b-4c90-4f94-930f-c15d24fa08cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Acil Durum ve Afet Yönetiminde Multidisipliner Yaklaşım II</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      DOĞAL AFETLER VE GIDA GÜVENCESİ 
2.      RADYOLOJİK VE NÜKLEER ACİL DURUM YÖNETİMİ KAPSAMINDA SAĞLIK HİZMETLERİNDE KBRN YARALILARININ TIBBİ YÖNETİMİ 
3.      KARA TURİZM BAĞLAMINDA AFET TURİZMİ : AFETLER PAZARLANABİLİR Mİ? 
4.      AFET RİSK ALGISI VE COVID-19 RİSK ALGISI 
5.      KAMU YÖNETİMİ FAALİYETLERİ İLE AFET FARKINDALIĞI GELİŞTİRİLMESİNDE SOSYAL MEDYANIN ROLÜ : HALKLA İLİŞKİLER BAĞLAMINDA BİR DEĞERLENDĠRME 
6.      DOĞAL AFETLERE YÖNELİK TOPLULUK DİRENCİ : LİTETATÜR İNCELEMESİ 
7.      İŞLETME ALANINDA ACİL DURUM VE AFET YÖNETİMİ İLE İLGİLİ YAPILMIŞ OLAN LİSANSÜSTÜ TEZLERİN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
8.      TÜRKİYE’DE SANAYİ ALANINDA OLASI KİMYASALLARIN OLASI AFET RİSKLERİ 
9.      DOĞAL AFETLER VE GÖÇ : İKLİM GÖÇMENLERİ 
10.      DEPREMLER SONUCU OLUŞAN YERYÜZÜ DEĞİŞİMLERİNİN İNCELENMESİNDE HARİTA MÜHENDİSLİĞİNİN YERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/778cd579-7b21-44c2-904f-e72327bddf26.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatını Seçen Kadın- “Hocaların Hocası” Nermin Abadan Unat</image:title>
            <image:caption>İlham verici bir yaşam mücadelesi... 1921 yılında Viyana’da doğan ve on dört yaşındayken Türkiye’ye gelen Nermin Abadan Unat’ın yaşam öyküsü bugünkü kuşaklar için ilham kaynağı olacak pek çok ayrıntıyı barındırıyor. Siyasette kamuoyu faaliyetlerinin önemine ilk kez dikkat çeken, göç olgusu ve kadın hakları konusunda önemli çalışmalara imza atan Nermin Abadan Unat’ın ilham verici yaşam mücadelesi usta iletişimci Sedef Kabaş’ın söyleşisiyle gün ışığına kavuşuyor. Bu kitapta Cumhuriyetimizin yurttaşlarına örnek olacak bir aydının hayat hikâyesini okuyacaksınız. Bu hayat hikâyesi Türkiye’nin yakın tarihinin de her safhasıyla nefis bir tasviridir. –İlber Ortaylı Unat’la “Mülkiye”de tanıştım. Karşımda “tüm dünyadan haberi olan ve yeni bilgileri sıcağı sıcağına öğrencileriyle paylaşan” “yürüyen kütüphane” gibi bir hoca buldum. –Emre Kongar Büyük bir yüreklilikle kendini devrimcilik savaşına adadı. Hem de hiç yılmadan, boyun eğmeden, ödün vermeden. –Hıfzı Topuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/431b35fa-7b3e-4a45-86fb-160af6da535e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Normalde Tüketici Davranışları - (Teori - Araştırma - Uygulama)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
KISIM I: PANDEMİNİN GETİRDİKLERİ 
 
Bölüm 1Teknolojik Fırsatlar 
Bölüm 2 Dijital Dönüşümler 
Bölüm 3 Panik Satın Alma 
 
KURNAZ KISIM II: SEKTÖREL DÖNÜŞÜMLER 
 
Bölüm 4 Dağıtım Kanalları ve Perakendecilik 
Bölüm 5 Hızlı Ticaret ve Karanlık Mağazalar 
Bölüm 6 Online Marketlerde Tüketici 
Bölüm 7 Dijital Ödemeler 
Bölüm 8 Tekstil Sektöründe Sürdürülebilirlik 
Bölüm 9 Sağlık Sektöründe Yeni Oyuncular: Yapay Zeka ve Robotlar 
KISIM III: UYGULAMALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7315d3cf-797a-4dce-9eec-eb429355835e.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneyimler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Deneyimler 
İnsan Paylaştıkça Çoğalır 
 
 
 
Ömer Aras, altı yılı akademisyenlik, otuz yedi yılı bankacılıkla geçen iş hayatı deneyiminden süzdüğü yöneticilik ilkelerini paylaşıyor. 
 
“Deneyimler’in üslubu o kadar samimi, kurgusu o kadar akıcı ki, sanki yazar karşınıza oturmuş, sürükleyici hayatıyla harmanladığı yöneticilik ilkelerini doğrudan size anlatıyor gibi gelebilir. Onu pür dikkat dinleyen herkesin öğreneceği çok şey var. Bankacıysanız ayrı bir zevk alacağınız kesin. Paylaştığı örnekler ve benimsediği ilkeler ise her sektörden yöneticiler için fevkalade yararlı.” 
 
CEM KOZLU 
 
 
“Ömer Aras, uzmanlık ve uzun yöneticilik yıllarındaki deneyimlerini akademisyenlikte edindiği teorik değerlendirme yeteneğiyle birleştirerek olağanüstü yararlı bir kitap yazmış. Teoriyle uygulamanın adeta dans ettiği bu kitap, öğrencilere, öğretim üyelerine, uzmanlara ve yöneticilere yol gösterici derslerle dolu. Pek çok şey öğrendiğim bu kitabı herkesin okuması gerektiğini içtenlikle söyleyebilirim.” 
 
MAHFİ EĞİLMEZ 
 
 
Lider yöneticinin maharetinin, havayı doğru koklayarak riskleri tehdit olmaktan çıkarıp, zorlukları fırsata dönüştürmekten geçtiğini şahsi serüveniyle iç içe anlatan Ömer Aras, iş dünyasını geleceğin liderlerine eşsiz bir içgörüyle sunuyor. Başarının temelinde yatan denge oyununun sırları bu kitapta. 
 
TUNCAY ÖZİLHAN 
 
 
“Ömer Aras’ın hayat yolculuğu ilham veriyor, cesaretlendiriyor, güldürüyor, hislendiriyor, hazırlıyor ve hatırlatıyor. Kitapta kendinizi buluyor, kendi yolculuğunuzda aradıklarınızla yüzleşiyorsunuz. Hayatın her açısı ve aşamasından öğrenme ve paylaşma gereğini önünüze koyuyor. Gözlem, öğrenme ve aşmayı yaşam biçimi haline getirmiş bir iş insanı, bir baba, bir evlat ve bir yol arkadaşıyla Türkiye’nin son kırk yılı.” 
 
ÜMİT BOYNER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76291d42-22eb-4252-bbc2-628fae055a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Sporlarına Katılan Öğrencilerin Sosyal Duygusal Öğrenmeleri ile Temel Demokratik Değer Düzeylerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. GİRİŞ 
 
2. GENEL BİLGİLER 
 
3. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
4. BULGULAR 
 
5. TARTIŞMA 
 
SONUÇ VE ÖNERİLER 
 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f0a6675-1218-425b-a7a0-1e2e707ac5f7.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun&apos;un Tarih Felsefesi</image:title>
            <image:caption>XIV. yüzyıl İslâm dünyasının meşhur düşünürü İbn Haldûn Kitabu’l-‘İber başlıklı tarihine giriş olarak yazdığı Mukaddime’sinde yeni bir tarih ve kültür anlayışı geliştirdi. Defalarca tercüme edilen ve sosyal bilimlerin birçok sahasında daima temel bir referans eseri olarak kullanılan bu eser tarih ilmini doğrudan insan ve toplumun halleri ile alakadar görmekte ve klasik ahlak ve siyaset felsefesine göre onun konumunu yükseltmektedir. Tarihin ne için, kim için yazılacağı, düşünür, toplum ve tarihin irtibatı, İbn Haldûn’un tarih felsefesinin temel sorularıdır. Bu tarih felsefesi, İslâm dünyasının tevarüs ettiği kadim felsefe geleneğinin üzerine bina edilmişti. İslâm tarih yazıcılığının ana akımlarına ve klasik felsefenin metinlerine hâkim bir bakışla İbn Haldûn’un hayat hikâyesini buluşturan elinizdeki bu kapsamlı eser, onun tarih metinlerini ve kadim felsefenin kanonlarını nasıl okuduğunun ve tarihin diğer pratik bilimlerden nasıl ayrıştırdığının izlerini sürüyor. 1957 yılında yayınlanan bu kitap, Batı’da İbn Haldûn üzerine yapılmış ilk doktora tezlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. İslâm kültürü, felsefesi ve Arap edebiyatı üzerine birçok eseri olmasına rağmen dilimizde hiç çevirisi bulunmayan Chicago Üniversitesi profesörlerinden Muhsin Mahdi’nin bu klasikleşmiş İbn Haldûn’un Tarih Felsefesi başlıklı eserini VakıfBank Kültür Yayınları Türk okuru ile buluşturuyor. 
Yazar Hakkında: 
1925, Irak doğumlu müellif 1954’te felsefe doktoru oldu ve 1957’ye kadar Bağdat Üniversitesinde dersler verdi. Binbir Gece Masalları’nın çevirisi ile ün kazanan müellif İslam felsefesinin birçok ismi üzerine akademik çalışmalar yaptı. Mahdi 2007’de vefat etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5fee725-5a82-4cb1-bcf4-449f96ea145c.jpg</image:loc>
            <image:title>Veli</image:title>
            <image:caption>Veli, bir barış ve keşif romanı…
1920’lerin işgal İstanbul’u… Haritalar, şehir, mahalleler, hayatlar paramparça… Çöküşün eşiğindeki imparatorluk, acizlik ve yoksulluk içinde kıvranıyor. Gayrimüslim vatandaşların çoğu işgal kuvvetlerini destekliyor. Artık halkın bir kısmı mutluysa, kalanlar yasta. Eski komşular, çocukluk arkadaşları karşı saflarda…
Bütün bu karanlık atmosfere rağmen Veli; karamsarlığın değil umudun, ayrıştırmanın değil kucaklaşmanın, nefretin değil sevginin, iyiliğin romanı…
Dinleri, kökenleri, karakterleri farklı bir grup İstanbullu genç, düşmanlığın kışkırtıldığı bir çağda kol kola girmeyi seçiyorlar. Zannettiklerinden çok daha fazla ortak noktaları olduğunu fark ederken, farklılıkların aynasında adım adım benliklerini keşfediyorlar.
Veli, ilk dostluğun, ilk aşkın; bu topraklarda kaybederken kazanmanın, kazanırken kaybetmenin romanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d047bb83-8635-40c1-bb8e-772efbc20668.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı</image:title>
            <image:caption>Bir deniz kızı neyi değiştirebilir?
“Hiç yeşil deniz kızı olur mu? Kimse inanmaz!”
“İyi de deniz kızı gerçek değil ki mitolojik bir yaratık!”
“Haklısın.”
“O zaman canı hangi rengi isterse ona boyar.”
“O da doğru. Bak aklıma ne geldi, acaba Hansın da hayal kuruyor mu? Hani bizlerden farklıymış ya!”
“Kurduğu belli olmuyor mu?”
“Nasıl yani?”
“Akıllım, yeşil deniz kızı yapmış işte! He he he!”
Kaan istemeyerek gittiği halasının yazlığında, o güne kadar tanıdığı çocuklardan çok farklı biriyle karşılaşır. İlk başta birbirlerine yabancıdırlar, ancak bir deniz kızının araya girmesiyle her şey değişir. Böylece zorunlu yaz tatili bir şenliğe dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8ed209-2392-4748-9ca7-32da6b4ee823.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanalizin Kara Kitabı</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Fransa ve dünyanın en Freudyen ülkesi olan Arjantin dışında psikanaliz hemen her yerde marjinalize olmuştur. Bu çerçevede psikanalizin “resmî tarihi” de ortaya çıkarılan yeni bulgular eşliğinde sorgulanmaktadır. Birçok klinisyen, psikanalizin terapötik etkililiğinin oldukça düşük olduğunu savunmaktadır. Psikanalizin bir felsefe olarak meşruiyeti de aynı şekilde giderek daha tartışılır hâle gelmiştir.   
 
Bu kitap, psikanalize (bir diğer ifade ile Freudyen psikolojiye) ilgi duyan herkes için erişilebilir ve içinde çeşitli görüşler barındıran, kapsamlı bir araştırma sunmaktadır. Dünyanın en iyi psikanaliz uzmanları arasında yer alan kırk yazar, zamanı çoktan gelmiş bir tartışmayı başlatmaktadır: Freud yalan mı söylemiştir? Psikanaliz gerçekten iyileştirir mi? Ne olduğumuzu anlamanın en iyi yolu psikanaliz midir? Bu ve benzeri daha birçok soru için bu kitap vazgeçilmez bir referans kaynağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de051b8e-7cac-46d1-aebe-706516373250.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus İktisadi Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği&apos;nin 1980&apos;lerin sonunda çöküşü, kapitalist demokrasi için âdeta bir zafer havası yarattı. Vincent Barnett, kitabında, Rus ve Sovyet ekonomik düşüncesinin on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllardaki tarihsel gelişiminin ilk kapsamlı açıklamasını sunmakla beraber Rus iktisadi düşüncesinin yirmi birinci yüzyılda evrilebileceği formları da değerlendiriyor. Yazar, aynı zamanda, geniş bir tarihî kaynak yelpazesinden yararlanmak suretiyle, klasik, neoklasik, tarihsel, sosyalist, liberal ve Marksist okullar dâhil olmak üzere farklı düşünce kollarını inceliyor. Rus iktisat düşünürlerinin politik düşünce üzerindeki etkilerini de ele alan kitap, 1870 öncesini, Çarlık ekonomisini, geç Çarlık dönemini, savaş dönemini, Bolşevik ekonomisini, Stalinist ekonomiyi ve son olarak 1940 sonrası Rus ekonomisini kapsıyor.  
 
En önemli Rus iktisatçılarının çalışmalarını ayrıntılı bir zaman çizelgesinde sunmak ve tarihsel süreksizliklerin bir disiplin olarak Rus ekonomisinin kurumsal yapısı üzerindeki etkilerini analiz etmek suretiyle Barnett&apos;ın bu kitabı, iktisat tarihi ve Rus ekonomik düşüncesinin evrimiyle ilgilenen herkes için temel bir metin teşkil ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74c8cb03-a8af-48e9-96c2-fd92bb5e569d.jpg</image:loc>
            <image:title>Semeretü&apos;l-Hikme – Geometriye Giriş</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu çalışma Batı dünyasında Alhazen veya Avenetan adlarıyla tanınan ve optik alanında Kitâbü’l-Menâzır ismindeki eseriyle çığır açmış büyük fizikçi İbnü’l-Heysem’in Semeretü’l-hikme: Geometriye Giriş isimli eserinin hem yeni bir edisyonunu hem de Türkçe çevirisini ihtiva etmektedir. Bunun yanı sıra bir taraftan İbnü’l-Heysem hakkında genel bir bilgi vermesi diğer taraftan da onun matematikçi/geometrici yönünü ele alması bakımından Katar Üniversitesi felsefe hocalarından Ammâr Tâlibî’nin bu eser üzerine kaleme aldığı inceleme yazısı da bu çalışmaya eklendi. İbnü’l-Heysem bu eserinde felsefeye yeni başlayan kimseler için genel olarak felsefenin, özel olarak da geometrinin faydalarını dile getirerek genç ilim ve felsefe talebelerinin işlerini kolaylaştırmayı amaçlamıştır. Zira ona göre geometri mantıkla birlikte felsefenin iki girişinden biridir ve felsefeye yeni başlayan kimse ilk olarak geometriye sonrasında mantık ilmine uğramalıdır. Geometrinin burhanlarının/ispatlarının kesin olması nedeniyle felsefeye yeni başlayan kimseler onun sayesinde burhânî bilgiye alışır ve burhanın sureti/biçimi onların nefslerinde yerleşik bir hâl alır. Geometrinin “ilmü’r-riyâza” (alıştırma ilmi) şeklinde isimlendirilmesinin nedeni de budur. Dolayısıyla İbnü’l-Heysem’e göre bu eseri dikkatli bir şekilde tetkik eden okurlar felsefe tahsili esnasında neyin gerçek anlamda burhan olup olmadığını ayrıştırma yetisi kazanacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc4c0e90-cf73-4e4d-9551-15ad6fe75446.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Dünyası</image:title>
            <image:caption>Sessizlik, yalnızca insanların konuşmaya son vermesinden doğmaz. Sessizlik, kişinin yalnızca [söyleyeceği] sözden vazgeçmesinden, uygun olduğunda takınacağı bir tavırdan daha fazlasıdır. 
 
Sessizlik, sözün bittiği yerde başlar; ama söz bittiği için başlamaz. O zaman fark edilir olur. 
 
Sessizlik, başlı başına bir fenomendir. 
 
Sessizlik, sözün kesilmesiyle özdeş değildir, indirgenmiş bir şey de değildir; kendiliğinden oluşan bir bütündür, söz gibi yaratıcıdır ve söz gibi insanları şekillendirir; ancak [söz ile] aynı ölçülerde değildir. 
 
Sessizlik, insanlığın temel yapıtaşlarındandır. 
 
Elinizdeki kitap, okuru &quot;sessizlik içeren bir dünya görüşüne&quot; ulaştırmayı amaçlamadığı gibi, sözünü sakınmasına da yönlendirmemelidir. Nitekim insan, ilkin sözüyle insandır; sessizliğiyle değil.  
  Söz, sessizlikten üstündür, ancak sessizlikle olan ilişkisini kaybettiğinde körelir. İşte bu yüzden, bugün üzeri örtülü sessizlik dünyası, sessizlik adına değil; söz uğruna yeniden açığa çıkarılmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0940703-1eb0-4753-9eda-504cfca51ec6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Nedir?</image:title>
            <image:caption>Kant&apos;ın en kısa ve öz metinlerinden olmakla birlikte, aynı zamanda Kant düşüncesinin yoğun, kritik ağırlıklı dokusundan kışkırtıcı retoriğiyle sıyrılan &quot;Aydınlanma Nedir?&quot;in, aydınlanma düşüncesinin büyüleyici ve zorlayıcı bir temel metni olduğu bugün hemen herkesçe kabul edilen bir gerçektir. 
 
Bu kitap, Kant&apos;ın “Aydınlanma Nedir?” makalesi başta olmak üzere, bu soruya çeşitli şekillerde temas etmiş yahut cevap vermiş Erhard, Hamann, Herder, Lessing, Mendelssohn, Riem, Schiller, Wieland gibi önemli Alman düşünürlerin görüşlerinin bir derlemesini sunmaktadır. Kitap, Kant veya aydınlanma felsefesinin yanı sıra siyaset ve tarih gibi disiplinlerde araştırma yapan her okur için temel bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b2a30b-49a9-4fb1-91fe-727dfa6d77d1.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir? – Teistik Materyalizmin İmkanı</image:title>
            <image:caption>Ne tür varlıklar olduğumuza ilişkin günümüzde pek çok farklı teori mevcuttur ve bu teorilere her geçen gün yenileri eklenmektedir. Ancak özellikle 20. yüzyıldan itibaren ortaya atılan teoriler, her ne kadar bazı açılardan birbirinden farklılaşıyor olsa da genel itibariyle insan doğasının maddi bir yapıda olduğu noktasında hemfikirdir. Bu iddia, içinde, felsefi olduğu kadar teistik açımları da olan bir fikir barındırır. Zira insanın gayri-maddi olduğu iddiası, şimdiye kadar, teist düşünürler arasında önemli bir yere sahip olmuştur ve kimilerine göre insanın maddi bir yapıda olduğu fikri teistik inançlar açısından tehlike arz eder. İnsan doğasına ilişkin güncel görüş ve tartışmaları ele alan bu kitap, temelde, bu görüş ve tartışmaların ortaya çıkardığı yeni soru ve sorunları incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/610d5f34-686f-489f-b54c-ad197121b483.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dünyasında Hat ve Mimari</image:title>
            <image:caption>Hüsnühat, İslam sanatının ve mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır. İslam dünyasının hemen her coğrafyasında camiler, tekkeler, kütüphaneler, çarşılar ve daha nice mekânlar hüsnühat metinleri ile donatılmıştır. Hüsnühat, bir süsleme unsuru olmanın ötesinde mekâna her yönüyle ebedî bir anlam aşılamaya da yardımcı olmaktadır.   
 
Elinizdeki kitap, mimari mekânın hüsnühattı nasıl şekillendirdiğini incelerken hüsnühattın da mekânın inşasında ve aynı zamanda sahip olduğu anlamı kazanmasında nasıl rol oynadığını ele almaktadır.   
 
Mekânlar, Üslup / İçerik, Baniler, Sanatkârlar, Bölgeler ve Modernleşme olmak üzere altı ana başlıktan oluşan bu kitap, çeşitli dönemlere ve coğrafyalara ait hüsnühat kitabelerini her yönüyle incelemektedir. Alanında usta birçok araştırmacı, konuları Çin’den İspanya’ya; ele aldıkları dönem itibarıyla da İslam’ın ilk yıllarından 21. yüzyıl başına kadar değişen makalelerle elinizdeki eserin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/497efe15-e815-419d-b601-2cab022d4e3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Kurtarma Operasyonu- Troya Hazinelerinin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Komik, saf, deli dolu Levent ve tayfası, yepyeni bir geziye çıkıyor, hem de ne gezi! Hep birlikte kamp yapmak için Çanakkale’ye gidiyorlar. Fakat karşılaşmayı hiç ummadıkları kişi de orada:  Cesur Taş!
Doğanın tadını çıkarmak isteyen tayfa, Troya Efsanesi’ni dinlerken Troya Müzesi’ni de ziyaret ediyor. Tabii Cesur Taş da! Troya hazinesini Cesur Taş’tan korumaya çalışan tayfa, yine başını binbir belaya sokuyor. Her şey, yurduna geri dönen Troya hazinesi için!
Kendilerini eğlenceli olduğu kadar heyecanlı, tehlikeli mi tehlikeli bir maceranın içinde buluyorlar. Troya hazinesi, onlar için her şeyden önemli. Bu önemli hazineyi anavatanında tutmak için korumaya  hazır mısın?
Bambaşka bir Levent macerası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d5bb38-a7cd-45dc-b869-2b1603b85b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Tarihi 4</image:title>
            <image:caption>XV ile XVI. yüzyıllar arasında felsefi düşünce derin değişimlerden geçer. Copernicus’un Güneş merkezli evren anlayışı, Amerika’nın keşfi, Avrupa devletleri arasındaki yeni dengeler, Reform benzeri birçok gelişme de bu değişimin arka planını oluşturur. Bu dönemde Thomas More, Erasmus, Machiavelli ve Bodin gibi düşünürler özellikle 
önemli bir rol oynarlar. 
Doğadaki güç ve yasalara duyulan ilgi de Rönesans’ın, bir önceki yüzyıldan miras aldığı konulardandır. Diğer yandan, duyular doğal olguların gözlemlenmesinde bariz bir üstünlüğe sahiptir. Giovambattista Della Porta, Gerolamo Cardano, Tommaso Campanella, Giordano Bruno bu doğrultuda, ama çok farklı bağlamlarda karşımıza çıkarlar. 
Bilgi konusunda Aristotelesçi gelenekle apaçık bir kırılma ancak XVI. yüzyıl sonu ile XVII. yüzyılın ilk yarısında mümkün olacaktır. Bacon ve Descartes bu anlayış farklılaşmasının yöntemine kafa yorarlar. Descartes’ın yanı sıra Hobbes, Spinoza, Leibniz, Locke, Vico gibi filozofların yüzyılı olan XVII. yüzyıl, geneli itibariyle insanın evrendeki konumunu yeniden tanımlama arayışının yüzyılı sayılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8168dc1d-754d-4059-90de-cc9ad10803ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Tarihi 4 -Machiavelli’den Encyclpoedie’ye (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>XV ile XVI. yüzyıllar arasında felsefi düşünce derin değişimlerden geçer. Copernicus’un Güneş merkezli evren anlayışı, Amerika’nın keşfi, Avrupa devletleri arasındaki yeni dengeler, Reform benzeri birçok gelişme de bu değişimin arka planını oluşturur. Bu dönemde Thomas More, Erasmus, Machiavelli ve Bodin gibi düşünürler özellikle 
önemli bir rol oynarlar. 
Doğadaki güç ve yasalara duyulan ilgi de Rönesans’ın, bir önceki yüzyıldan miras aldığı konulardandır. Diğer yandan, duyular doğal olguların gözlemlenmesinde bariz bir üstünlüğe sahiptir. Giovambattista Della Porta, Gerolamo Cardano, Tommaso Campanella, Giordano Bruno bu doğrultuda, ama çok farklı bağlamlarda karşımıza çıkarlar. 
Bilgi konusunda Aristotelesçi gelenekle apaçık bir kırılma ancak XVI. yüzyıl sonu ile XVII. yüzyılın ilk yarısında mümkün olacaktır. Bacon ve Descartes bu anlayış farklılaşmasının yöntemine kafa yorarlar. Descartes’ın yanı sıra Hobbes, Spinoza, Leibniz, Locke, Vico gibi filozofların yüzyılı olan XVII. yüzyıl, geneli itibariyle insanın evrendeki konumunu yeniden tanımlama arayışının yüzyılı sayılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04c336f1-33ac-49d5-8e7b-306c293b1f18.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Kedi Şeker Sevmiyor</image:title>
            <image:caption>Pisicik, kavanozdaki o renkli şekerlere bir ulaşabilse, hepsini oracıkta mideye indirecekti. Ama ne var ki sahibi sürekli aynı şeyi tekrarlıyordu. ŞEKER kediler için İYİ BİR ŞEY DEĞİLDİR! Bir kere yese ne olurdu sanki! Bakalım şekerler gerçekten göründükleri kadar lezzetli ve tatlı mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97692</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/933275a7-70f6-48a6-93db-bfd34c44973f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gantz 11</image:title>
            <image:caption>Yeni öğrenci İzumi, Kurono’dan kendisiyle okulda buluşmasını ister ve bir zamanlar Gantz ekibinde yer aldığını itiraf eder. Uzaylıları avladığı zamanlarda yaşadığı heyecan ve adrenaline özlem duyan ve aynı deneyimleri yeniden yaşamak isteyen İzumi, Gantz’ın istediği her şeyi yapmaya kararlıdır. 
 
Kalabalık bir sokakta yürüyen masum insanları vahşice katletmek de dâhil! 
 
Hikâye akışı ve ana kahramanlarının yaşadıklarıyla diğer tüm mangalardan ayrılan yetişkin mangası Gantz, yüksek temposuyla şaşırtmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd14e5a-0ead-426d-99e6-e682061e1ded.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite Kitabı - Toby</image:title>
            <image:caption>Harika aktiviteler, boyama sayfaları ve çıkartmalarla dolu bu kitapta tramvay lokomotifi Toby’ye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9a075a-2c3a-4e18-853f-d9305cc77f94.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite Kitabı - Percy</image:title>
            <image:caption>Bu eğlence dolu boyama ve aktivite kitabında yeşil lokomotif Percy ve arkadaşlarına katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/976045c6-a2a4-4e67-a95c-86a413fba1fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Teselli</image:title>
            <image:caption>Teselli; içimde sönmeyen umut, gökyüzündeki yıldızım, dilime dolanan şarkılarım, erken gelen baharım, geç uyandığım bir rüyaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90ebace9-df06-47bf-a347-70230d057106.jpg</image:loc>
            <image:title>Ene&apos;l-Aşk Demişti İbrahim Gülşeni</image:title>
            <image:caption>Ene&apos;l-Aşk Demişti İbrahim Gülşeni Kitap Açıklaması
İlk kez İbrahim Gülşeni’nin şiirlerinden bir seçki yayınlanıyor. 
Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ta adını anıp “biricik bülbül” diye takdim ettiği İbrahim Gülşeni, Halvetiye’nin Gülşeniye kolunun kurucusu ve tasavvuf edebiyatının seçkin şairlerinden. Ömrünü Diyarbakır, Tebriz ve Kahire’de geçirdi. Kısa süreli de olsa Herat, Şiraz, Bağdat, Mekke, Kudüs ve İstanbul gibi İslam uygarlığının önemli merkezlerinde bulundu. Akkoyunlu Uzun Hasan ve Sultan Yakup’un, Memlük sultanı Kansu Gavri’nin, Yavuz Sultan Selim ile Kanuni Sultan Süleyman gibi Osmanlı padişahlarının himayesinde eserler verdi. 
Mevlana, İbnü’l-Farız, Yunus Emre ve Seyyit Nesimi’ye öykünerek üç dilde şiirler söyledi. Adına kurulan Gülşeni tekkelerinden Yeniceli Usuli ve Hasan Sezayi gibi şairler, Yusuf Siminkalem ve Ahmet Müsellem gibi hattatlar, Derviş Ömer, Evliya Çelebi ve Ali Şirugani gibi musikişinaslar yetişti. Asırlarca tekke ve dergâhlarda Gülşeni savt ve tapuğları okundu. Gülşeni bülbülleri Türkçeyi aşk lisanı hâline getirdiler. 
İşte bütün bunların hikâyesi, arka planı, bir ömrün bereketi elinizdeki kitapla gün yüzüne çıkıyor, İbrahim Gülşeni ile günümüz okuru arasındaki zaman perdesi aralanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c4ce1c-b976-4f9e-a88e-0f9daca0d49c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül&apos;ün Düşleri</image:title>
            <image:caption>Karlı bir kış günü nasıl daha eğlenceli hale getirilebilir? Sokakta yaşayan hayvan dostlarımız için neler yapabiliriz? Gül ve ailesiyle birlikte karın tadını çıkarmaya, kar topu savaşına, kızakla kaymaya hazır mısınız? Peki ya sokakta yaşayan hayvanlar? Gül ve ailesinin onlar için harika bir fikri var! Sevgi, dostluk ve eğlence dolu bir macera sizleri bekliyor. 
*** 
Bu kitap, paylaşmak, keşfetmek, merak etmek; çevremize, hayvanlara ve doğaya saygı göstermek, sorumluluk almak gibi kavramları çocuklara sevgi dolu bir dille aktarmaktadır. İçten, sıcak bir anlatımla yazılan bu kitabı çocuklar kadar büyüklerin de keyifle okuyacağından kuşkum yok. 
Seher AYDEMİR 
Uzman Klinik Psikolog / Oyun Terapisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3574319-9ed4-4f81-84db-8415449bb7d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mariana&apos;ya Doğan Güneş</image:title>
            <image:caption>“Yeryüzümün Karlı Güneşi’ne, 
Gözlerin hiç susmayan bir şarkı ve her bakışın bu şarkının tekrarlanan nakaratı. Varlığıyla Keukenhof’tan bile daha büyük bir renk şöleni sunan çiçek bahçem, sana o kadar aşığım ki… Kalbimin bugüne dek görüp görebildiği ne varsa hepsinden çok daha fazla seviyorum Karlı Güneş’imi.” 
Kolibri’nin yüreğinden dolup taşan umutsuz bir aşkın kanat çırpışlarıyla dolu bu romanda, aşkın her hâline şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c67ea6f-0d96-43d6-9f9e-c3b45e64785e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Kedi Video Oyunlarını Sevmiyor</image:title>
            <image:caption>Pisicik, bütün gün video oyunlarını oynamak istiyordu. Ancak bunu yapabilmesi için önce başka ETKİNLİKLER de yapması gerekiyordu. Aksi taktirde sahibi bir daha tabletini VERMEYEBILIRDI. Bakalım Pisicik bu durumdan kurtulmak için neler yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037d1a00-9c5a-4f8b-953b-d700ee7f3c5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik Anlaşması</image:title>
            <image:caption>Tarihi aşk romanlarının yıldızlarından ve New York Times Çoksatanlar listesinin vazgeçilmez isimlerinden Tessa Dare’den zekice diyaloglarla ve tutkulu dokunuşlarla hayat bulan bir aşk hikâyesi...     Waterloo Savaşı’ndan yüzünün yarısı tanınmaz hâlde dönen Ashbury Dükü korkunç görünümü sebebiyle nişanlısı tarafından terk edilmişti. Ne var ki Ash’in bir vârise ihtiyacı vardı ve hiç vakit kaybetmeden kendine bir eş bulması gerekiyordu. Fakat yüzü bu hâldeyken onunla kim evlenmek isterdi ki? Büyük bir yalnızlığın içine hapsolan Ash, kütüphanesinde ansızın beliren davetsiz misafir Emma&apos;yla karşılaştığında bu sıradan terzinin, aradığı tüm özelliklere sahip olduğunu anlamıştı. Kız, şefkatli, iyi eğitimli ve espriliydi. Ayrıca yeterince güzeldi ve kirasını ödeyemediği için evinden atılmak üzereydi.   Dük tanıştıkları gün ona evlenme teklif ettiğinde Emma onun akıl sağlığından endişe etmiş ve bunu dile getirmekten çekinmemişti. Ash ise bu yoruma hiç aldırmadan evliliklerinde geçerli olacak birbirinden tuhaf şartları sıralamıştı.   Emma hayallerindeki aşk evliliğinden oldukça uzak olan bu garip teklife hayır dese de Ash onu ikna etmek için çabalamaya devam edecekti. Ancak Emma’nın henüz bilmediği bir şey vardı: Dük son derece aklı başında ve karşı konulamaz bir adamdı.   İlk sayfalarından itibaren sizi içine alacak olan Evlilik Anlaşması, Emma ile Ash’in sıradışı aşk hikâyesiyle olduğu kadar Tessa Dare’in cüretkâr ve eğlenceli üslubuyla da okurların kalbinde yer edinecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e498d64-57ea-4ab7-a08d-a692f11eae09.jpg</image:loc>
            <image:title>Şükrü Dede’nin Yaşam Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Her gönül bir sevgi pınarı içmesini bilene 
Allah’ın yarattığı kadın da erkek de 
Çirkin olmaz sevmesini bilene ey dostlar 
 
Bu alem bir çiçek oldu 
Ben de bir arı dolaştım tek tek 
Alamadım balı 
Ana kucağıyla yar kucağından 
Başka bulamadım tatlı balı ey dostlar 
 
Bu ömür biter hayat yok olur 
Yaşanan acı tatlı günler kalır 
Ecel gelir ben ölürüm 
Evim malım çocuklara kalır 
Yaptığın iyilik sana ahiret sermayen olur ey Şükrü Dede</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f879f16-393d-40fb-9641-2b98255085eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Bebeğin İlk 1000 Günü</image:title>
            <image:caption>Bebeklerde ve çocuklarda alerji giderek yaygınlaşıyor. Aileler tedirginlikle çocuklarının alerjlerine çare bulmaya çalışıyor. Peki ya alerjileri önlemenin bir yolu varsa? Yaşamın ilk 1000 gününde bebeğinizin geleceğini değiştirmek mümkünse? 
Klinik gastoentorolog ve kıdemli öğretim üyesi Dr. Vincent Ho, Sağlıklı Bebeğin İlk 1000 Günü&apos;nde bağırsak sağlığı ve alerjiler arasındaki ilişkiyi ayrıntılarıyla incelerken, hamilelikten doğuma, emzirme döneminden katı gıdaya geçişe kadar alerjileri önlemek ve bebeğinizin bağışıklık sistemini güçlendirmek için atabileceğiniz adımları açıklıyor. Baş etme yöntemleri, tedavi stratejileri, bebeğinizin yaşamı boyunca sağlıklı bir bağırsağa sahip olabilmesi için öneriler ve yaygın gıda alerjilerini önlemeye yönelik bebeğinize uygun dokuz haftalık bir beslenme planı sunuyor. Alerjilere bakış açınızı değiştirmek için ilk adımı kılavuz niteliğindeki bu kitapla atın. Bebeğiniz daha dünyaya gelmeden bağırsak sağlığını güçlendirin ve yaşam kalitesini yükseltin. Alerjiler kâbusunuz olmasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32743f8f-9582-4865-87a2-6d190b515e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesim Duyulana Dek</image:title>
            <image:caption>Goodreads Okur Ödülü Adayı-   Sesim Duyulana Dek, Nijerya’nın küçük bir köyünde büyüyen, kendi sesine kavuşabilmek ve kendi adına konuşabilmek için okumak isteyen bir genç kızın unutulmaz hikâyesi... Hayaller uğruna verilen zorlu mücadele hakkında, yürekleri hem burkan hem de umutla dolduran güncel bir masal...    Yolundaki aşılmaz engellere rağmen Adunni kendisi için seçtiği geleceği kurabilmek uğruna doğduğu köyden kaçmayı göze alır. En zor koşullar altında bile neşesini ve umudunu kaybetmeden, kaderini baştan yazmak üzere bilmediği yerlerde, tanımadığı insanların içinde, bambaşka acıları göğüsleyerek hayatta kalır. Çünkü hayalleri oradadır, gözünün önünde: Ben öğretmen olacağım. Çok mu uzak? Yoksa imkânsız mı? Kendini, hayatını, doğduğun yeri, hatta dünyayı değiştirmek... Hayal mi?   Adunni için değil. Sesini yükselten hiçbir kız için değil.    Hayal değil: Dünyayı Adunniler değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dff0cfe-3f61-494f-a745-51a357bbddc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Felaketler</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr her şeyi değiştirebilir.
 
Yetenekli bir biliminsanının üvey kızı olan Foster Stewart hiç de normal bir hayat yaşamamıştır ve on sekiz yaşına bastığı gün her şeyi geride bırakır.
 
Tate “Gece Şahini” Taylor, sıradan ama bir o kadar da ihtişamlı bir hayat sürdürüyordur. Ufak kasabasını vuran bir felaket ânında Foster’la tanışır ve bu felaket, akıllarına bile gelmeyecek olağanüstü güçlerini ortaya çıkarır: Hortumları kontrol edebiliyorlardır.
 
Tate ve Foster, kökenleriyle ilgili gerçeği ve yeteneklerinin kaynağını keşfettiklerinde, kendileri gibi başka gençlerin de var olduklarını öğrenirler ve amansız bir kaçış hikâyesi başlar. Peşlerindeki Esas Dörtlü’den uzak durmalı ve kendileri gibi olağanüstü güçleri olan diğer üç çifti hiç vakit kaybetmeden bulmalıdırlar. Aksi hâlde hem kendi hayatları hem de dünya, geri dönüşü olmayan felaketlerle sarsılacaktır.
 
 
“Gece Evi serisinin anne-kız yazar ekibi, yeni bir seriye nefes kesici bir başlangıç yapıyor.”
 
-Publisher&apos;s Weekly
 
 
“Bu kitabı bilimkurgu, fırtınalı hava, elementel güçler, süper kahramanlar ve eşsiz kurgular seven herkese öneririm.”
 
-Young Adult Book Central</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52828d6d-9d1d-4640-9f8d-ba6beeeec2a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapısal Reformlar ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>DR. MAHFİ EĞİLMEZ 
 
Yapısal Reformlar ve Türkiye 
 
 
 
Yapısal reformlar ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Hukukun üstünlüğünü kabul etmiş ve uygulamasına da yansıtmış, demokratik düzeni işlerlik kazanmış, eğitimini bilimsel temellere dayandırmış, düşünce ve ifade özgürlüğünü içselleştirmiş toplumlarda yapısal reformlar daha çok ekonomik konuları kapsar. 
 
Türkiye gibi bu konuları çözümleyememiş ülkelerde ise ekonomik alandaki reformlar yapısal reformlar için yeterli değildir. Bu ülkelerde hukukun üstünlüğü konusunun öncelikler arasında olması gerekmektedir. 
 
Bu kitap Türkiye’de sosyal, siyasal ve ekonomik alanda yapılması gerekenleri ve sorunların kaynağını tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37ac5e85-4548-48ca-8256-1bef0e893089.jpg</image:loc>
            <image:title>Dingin Liman</image:title>
            <image:caption>Wallace Stegner’ı düşününce, bize adalete olan açlığını ve olasılıklara olan sevgisini sunan bir adam aklıma geliyor. O insanın gelişme, çaba gösterme, hata yapma, küçük muhteşemlik anlarında yükselme ve “inatçılıkta” şahsi bir kurtuluş bulma arzusunu tanıyan, terk etme dürtüsüne uymak yerine kalmayı seçmenin kıymetini bilen bir yazar. Dingin Liman bir aşk hikâyesi; heyecan verici diyaloglar ve eylemler yerine, özel hayatları keşfe çıkan bir hikâye. Hiçbir yabancı, evliliğin iç dünyasını bilemez. Bu, çiftler arasındaki en büyük sırlardan biridir. Aşk arayışı her zaman devam eder ve trajiktir ki sonsuza dek elimizden kaçar. Hayal gücümüzse hayatlarımız yetersiz kaldığında devreye girer... Wallace Stegner’ın kelime kelime, perde perde işlediği bir dram bu. Hafızanın ördüğü içsel bir gerginlik, geçmişe ve geleceğe kurban olduğumuzda bizi yiyip bitiren “keşke”ler ve “ya şöyle olsaydı”ları da içeren bir öykü.   Wallace dünyada iyi ve adil olanı aramaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Onu özlüyorum. İstikrarlı sesini duymanın yanı sıra mantıklı asabiyetini, aklını, boş jestleri ve yalanları kırıp geçiren sıradışı bilgeliğinin özlemini çekiyorum. Ama onu nerede bulacağımı biliyorum; kitaplarının sayfalarında yaşıyor.   – Terry Tempest Williams</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdeff425-88d1-410a-8623-daa66b082a18.jpg</image:loc>
            <image:title>Evren Sensin - Kozmik Benliğin Keşfi</image:title>
            <image:caption>Büyük patlamadan önce ne vardı? Evren neden bu kadar mükemmel bir uyum içinde? Hayat ilk olarak nasıl başladı?     Bu kitapta bu tarz sorular için modern bilimin sunabileceği en iyi yanıtları ve bu yanıtların neden tatmin edici olmadığını okuyacaksınız. Yazarların yaratıcı sürecin nasıl çalıştığını ortaya koyma yöntemleri sayesinde kendinize dair tamamen farklı bir görüşe ulaşacaksınız. Böylece, yanıtların herkesin kendi deneyiminden geldiği bir evrende yeni keşiflerin yolu açılacak.   Evrenle ilgili çok fazla çözülmemiş bilmece ve cevaplanmamış soru var. İnsanlık tarihindeki iki büyük dünya görüşü olan bilim ve maneviyat, gerçek olanı keşfetmemiz, bu bilmeceleri çözmemiz ve cevapsız soruları yanıtlamamız için katkıda bulunur.   Chopra ve Kafatos’a göre önümüzdeki çağda evren, insan yaşamının kozmosta bir nokta olduğu şekliyle değil tamamen bir “insan evreni” olarak yeniden tanımlanacak. Evren Sensin, isminden de anlaşılacağı üzere, her birimizin zaman ve uzayın en geniş alanlarına uzanan gerçekliğin yaratıcıları olduğumuzu ifade ediyor.   Bu iki büyük aklın sunduğu şey, kim olduğumuza ve en büyük potansiyelimize ulaşırken dünyayı nasıl daha iyi hâle getirebileceğimize dair cesur ve yeni bir anlayış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bab6c3bc-e867-4b74-a1c2-e26ec08a12ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğunuzun Uyku Sorunları</image:title>
            <image:caption>ÇOCUĞUNUZUN UYKU SORUNLARI • Çocuğunuz uyumakta zorlanıyor mu? • Yalnız bırakılmaktan korkuyor, endişeleniyor mu? • Uyku saati geldiğinde çeşitli bahanelerle yatağa gitmiyor, kendi yatağında uyumak istemiyor mu? Pek çok çocuk gelişimlerinin bir aşamasında uyku sorunu yaşar. Bu sorun bazen uzun sürebilir ve uyku saati, hem çocuk hem de ebeveynleri için ciddi bir stres kaynağı haline gelir. Sağlıklı bir yaşam için çocuğun uykuya, ebeveynin huzura ihtiyacı var. Çocukluk çağı uyku bozukluklarını tedavi etme deneyimine sahip iki klinik psikolog tarafından hazırlanan bu kitap, herkesin daha iyi bir gece uykusu çekmesine yardımcı olacak bir rehber niteliğindedir. Çocuğunuzun daha hızlı uykuya dalmasına yardımcı olacak bir uyku rutini belirlemek; uyku günlükleri hazırlamak ve kullanmak; çocuğunuzun yatmadan önce endişeleriyle yüzleşmesine yardımcı olmak; yatak ıslatma, gece terörü ve uyurgezerlik ile baş etmek gibi konuların ele alındığı kitap uyku sorunlarının çözümü için kolay uygulanabilir pratikler de öneriyor. Daha iyi uyku düzeni oluşturmaya yönelik çabalarınızda size adım adım yol gösteren bu rehber kitap hem çocuğunuz için bir uyku terapisti olmanıza yardımcı oluyor hem de bütün aile bireyleri için daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşama kapıları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdba319c-cb48-4d35-b9cb-5851358dfdee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Meleği 19</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. 
  Şeytan Ordusu karargâhında amansız bir ölüm kalım mücadelesi yaşanıyor. Şinoa, ilk vampir olduğu söylenen ve bedenini ele geçirmeye çalışan Dört Oraklı Çocuk’a direnmeye çalışıyor. Ferid’in bu durumu kontrol altına almak için bulduğu çözüm ise basit: Vampire dönüşmeden önce Şinoa’yı öldürmek. Bu arada hem vampirler hem de Hyakuya mensupları Şibuya’ya geçiyorlar ve Yuiçiro ile ilgili bazı yeni gelişmeler yaşanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a379b5f-bf19-4c97-bfb1-cef81b0c5321.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bu Problemleri Çatır Çatır Çözerim</image:title>
            <image:caption>Problem deyip geçmeyin sakın!

Namı ta Uzakdoğu&apos;ya kadar ulaşarak Çincede ve Korecede yayımlanan Bir Matematik Hikâyesi kitabının yaratıcısı Sümeyra Güzel, şimdi de zihinlerde şimşekler çaktıran problemlerin peşine düşüyor.

Ben Bu Problemleri Çatır Çatır Çözerim ile okurlarını sözcüklerin ardına saklanmış sayıların gizemini keşfe çıkaran yazar; kaleme aldığı kısa öykülerin arasına “itinayla” yerleştirdiği problemler yoluyla, matematiğin günlük hayatımızdaki yerine de vurgu yapıyor.

Problem çözerken izlenmesi gereken aşamaların nasıl uygulanacağını ufak ipuçları eşliğinde gösteren kitap, mizahtan beslenen eğlenceli üslubuyla bu alanda hazırlanmış tüm kılavuz eserlerden ayrışıyor.
Okuduğunuz problemler uzadıkça sayılar üstünüze üstünüze mi geliyor? Çözdüğünüz problemlerin sonucu hep yanlış mı çıkıyor?
Belki de sorun sizde değil, izlediğiniz yoldadır...
Problemlere dair içinizde büyüttüğünüz tüm endişe ve önyargıları bir kenara bırakın; çünkü artık, karşınıza çıkan tüm problemleri ÇATIR ÇATIR çözmenize yardımcı olacak bir başucu kitabınız var!

Ben Bu Problemleri Çatır Çatır Çözerim sayesinde problemleri çok daha iyi kavrayacak, problemlerin içinde yer alan küçük ipuçlarını çözüm aşamasında kullanmayı öğrenecek, analitik düşünmenin ve sonuç odaklı çalışmanın inceliklerini keşfedeceksiniz. Üstüne bir de, okul yaşamına ayna tutan gülmece öyküler okumanın keyfine varacaksınız!

Sümeyra Güzel, matematiğin korkulacak bir ders olmadığını göstermek için çıktığı serüvende yine elini taşın altına koyuyor ve çocukların problemler karşısında özgüvenli bir yaklaşım sergileyebilmeleri için çok kıymetli bilgiler paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fcb5bbf-2d34-4058-b3f1-bddcc2f2b148.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Kalan</image:title>
            <image:caption>Dimitri Verhulst zifiri karanlık dünya görüşü, trajik komedileri, akıcı dili ve samimi portreleriyle bilinen bir yazar. Modern Belçika edebiyatının bu aykırı yazarını tanımlamak için de yalnızca “Verhulst-vari” denebilir: Ham, arkaik ve grotesk bir göz. Kelime oyunlarıyla dolu kitaplarında karakterlerinin çoğu toplumun sınırlarında yaşar ve yazarın sesini duyurmak istediği de, işte tam bu insanlar.
Başarısız hayatının sonbaharındaki emekli bir kütüphaneci, patronluk taslayan karısının dayattığı kasvetli monotonluktan kaçmak ister. Evliliğinin çökerttiği özgüveni yeniden kazanmasının da tek ve olağanüstü bir yolu vardır: Tüm toplumsal ve ailevi baskılardan kurtulup da kapağı bir huzurevine atana kadar bunamış numarası yapmak. Hayata kestiği bu son rol, huzurevine çocukluk aşkının ve eski bir Nazi subayının da gelmesiyle daha bir şenlenecektir.
Geç Kalan, bir yandan hayatla hesaplaşmanın eğlenceli tarafını gösterirken diğer yandan hafıza kavramı üzerine düşündüren dokunaklı bir eser.
“Jilet keskinliğinde bir hicvin ve hassasiyetin kol kola gittiği büyüleyici bir kitap.” –Writers Write
“Bu kitap insana sık sık kahkaha attırırken bir sonraki an boğazına sarılıyor.” –De Standaard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d355656-4745-429d-96b2-891693a296e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemden Öte- Türkiye Futbolunun Ruhunu Arayış</image:title>
            <image:caption>“Futbol sahiden ‘beynelmilel bir şey’dir... McManus da o şeyin bir elçisi!” –Tanıl Bora
TÜRKİYE FUTBOLUNA BATIDAN BAKIŞ: CEHENNEMDEN ÖTE
Türkiye’de sokak aralarında, okul bahçelerinde çocukların yuvarlayabileceği her türlü nesneyle başlayan ve tribünlere, işyerlerine, edebiyata ve siyasete ulaşan bir tutku: Futbol. Peki ya bu sevdiğimiz ve romantize ettiğimiz “Türk futbol kültürü” dışarıdan nasıl görünüyor; Cehennem gibi mi?
Uzun yıllar Türkiye’de yaşayan John McManus Cehennemden Öte’de Türkiye’nin futbolla imtihanını ülkedeki dikkat çeken futbol olayları ve futbol figürleri ekseninde masaya yatırıyor. Tribündeki taraftarlardan dinlediklerini, sokakta gördüklerini, İngiltere’de Türk futboluyla ilgili duyduklarını, futbolcularla konuşmalarını ve gazetecilerle röportajlarını ülkenin siyasi ve sosyal olarak 21. yüzyıldaki en çalkantılı dönemi olan 2015-2017 yılları arasındaki kendi deneyimleriyle harmanlayarak “dışarıdan bir gözün” ülke futboluna baktığında ne gördüğünü bize aksediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beed1a5c-44f8-48f4-848f-517185e74593.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Köşk</image:title>
            <image:caption>“İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar... Eşine rastlanmayan Şark oyunları... Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen, ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen, firavunlar diyarı, ehramlar ülkesi, harikalar dünyasından Şark’a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği, heyecandan azamet, sevgiden ızdırap, inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi...”
Sabahattin Ali’nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı.
Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği “Portakal”, suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız “Hakkımızı Yedirmeyiz!” ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz “Millet Yutmuyor” gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla, eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali’nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor.
Sabahattin Ali’nin Sırça Köşk’ü, toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/467b57cc-13fe-4a92-a3c4-2229db857e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Yolun Mevlana’dan Geçsin</image:title>
            <image:caption>“Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
Her gün bir yere konmak ne güzel,
Bulanmadan donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…”
Senin Yolun Mevlana’dan Geçsin, kişisel gelişimin tasavvufla harmanlanmış şekli olarak yazılmış bir kitap. Huzur yolunda kendini bulmak isteyen, yolunu açmak ve kalbi inanışla yol almak isteyen herkese, yolun güzelliklerini bir tasavvuf ehlinin hayatından süzerek okura taşıyor.
“Tasavvuf, yaşamın ta kendisi ve yürüdüğümüz hayat yolunun pusulasıdır” diyor yazar. Yolu bulmanın da kişinin kendini bulması demek olduğunu ekliyor. Ham hâlimizle sendeleyerek, zaman zaman yönümüzü şaşırarak yürüdüğümüz bu yolda, tasavvuf ve tasavvuf büyükleri ışık tutacak sayfaların arasından. İlahi aşka adanan hayatı ile Mevlânâ Celaleddin Rumi Hazretleri’nden misaller de karanlıkta kalan sırları ve yolu bulmaya yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce1baae-b2a8-46d2-a286-9d58a771a4c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbe Bırakılan İlk Öpücük</image:title>
            <image:caption>Hakan Karaduman, iç içe yaşayan bir ailenin, birbirlerinden kopuk bireylerinin arasından sıyrılıp kendine bir hayat kurmak için yola çıkar. Henüz küçüktür ve yanında ondan daha da küçük olan bir kardeşi vardır. Evden çıktıktan sonra Hızır Ali ile tanışır ve hayatı tamamen değişir.
Ebru Akkılıç, Hakan’ı ilk gördüğü andan itibaren unutmak için hiçbir girişimde bulunmamış, bilakis Hakan’ın peşinden gittiği yere gitmiş yine de onu aşka ikna edememişti.
Ebru ile Hakan, zıt kutupların en uç köşeleriydi. Aşkta bu kutupların zıt olması bir şeyi değiştirir miydi?
Ebru, Aydos mahallesinin sıcacık insanlarını tanımaya başlayıp, onlarla beraber yaşamanın nasıl da eğlenceli olduğunu, hayatın tadına vardığını hissederken, Hakan, birisi tarafından delice sevilmenin, hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığının ve kalbin asla söz dinlemediğinin farkına varacaktı.
&quot;Kalbinden öptüm ben seni. Kalbim şahidimdir.&quot;
&quot;Kalbime bir öpücük kondurdun, ölsem de unutamam.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08b479ac-65d9-4d4b-8e03-aabb56159287.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Kitap Kulübü’nün Vampir Avlama Rehberi</image:title>
            <image:caption>LOCUS EN İYİ KORKU ROMANI ADAYI
Patricia Campbell, eşi ve iki çocuğuyla Charleston’da sakin ve tekdüze bir hayat sürüyordu. Ev işleriyle ve çocuklarla ilgilenmek dışında tek uğraşı, Charleston’lı bir grup kadınla kurdukları ve gerçek suç romanları okudukları kitap kulübüydü.
Patricia’nın sıkıcı hayatı, küçük ve güvenli kasabasında yaşanan birtakım gizemli olaylarla birlikte değişecekti. İhtiyar bir komşusu kanlı ağzıyla bahçelerinde onu “yemeye” çalışmıştı, tavandan ayak sesleri geliyordu, fareler evlere girip insanlara saldırıyordu ve çocuklar ortadan kayboluyordu. Bunların hepsi, kasabaya taşınan genç ve yakışıklı James Harris’ten sonra başlamıştı.
Eşleri onların şüphelerini görmezden gelince bu olayları çözmek kitap kulübündeki kadınlara kalacaktı. Korkuyorlardı çünkü karşılarında bir Jeffrey Dahmer, bir Charles Manson ya da bir Ted Bundy olabilirdi. Ama James Harris bunlardan biri değildi ve hepsinden daha kötücüldü.
Ve onu evlerine “davet ettikleri” için çok pişman olacaklardı.
“Planlarınızı erteleyip kapılarınızı kilitleyin. Elinizden bırakamadan okuyacaksınız.” –Sarah Gailey
“Her vampir romanında kan ve dişler olacaktır ama burada Hendrix’in ustası olduğu özel bir şey var: Kalp. Bu romandakiler karakter falan değil, bunlar insan.” –Stephen Graham Jones
“Eğlenceli, içten, ürkünç ve rahatsız edici.” –Paul Tremblay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09289402-ece9-4956-91a5-c91f398b18e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazmak Yasak – Bastırılan Kadın Yazını</image:title>
            <image:caption>“Metni kadın yazmadı. Metni kadın yazdı ama yazmamalıydı. Metni kadın yazdı ama baksana ne hakkında yazmış. Metni kadın yazdı ama o aslında gerçek bir sanatçı değil, yazdığı da sanat değeri taşımıyor. Metni kadın yazdı ama yazarken yardım almış. Metni kadın yazdı AMA…”
Ödüllü roman yazarı ve akademisyen Joanna Russ Yazmak Yasak’ta, kadın sanatçıların hem kendilerini hem de ürettikleri eserleri değersizleştirmek, aşağılamak, hatta düpedüz yok saymak için kullanılan kimi örtük kimi gayet açık yöntemleri bir bir gözler önüne seriyor. Ayrıca kadınların ve diğer “azınlık” sanatçılarının maruz kaldıkları bu tavra geçmişte (ve bugün) nasıl karşılık verdiklerini de gösteriyor.
Artık bir feminist eleştiri klasiği olan Yazmak Yasak, kadınların tüm örtük ya da aşikâr engellemelere rağmen yazmaya devam ettiğine tanıklık eden güçlü bir metin.
“Russ’ın kitabı yaman bir teşebbüsü simgeliyor. Ahlaki üstünlük taslamayan bir öfkesi, yorucu olmayan bir detaycılığı ve mizahtan mahrum kalmayan bir ciddiyeti var. Gerçi 1983’te yazılmış bir kitap ama Russ’ın tasvir ettiği dünyayla günümüz dünyası arasında devasa bir fark da yok.”
—Jessa Crispin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/041c6156-2604-4449-b752-ef9503896880.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Kere Söyledim</image:title>
            <image:caption>“Konuşuyoruz, konuşuyoruz, konuşuyoruz da söylediklerimizin çocukların kulağından içeri ses olarak girip nasıl bir hisse dönüştüğünden pek bahsetmiyoruz. İstedim ki sesin hisse dönüştüğü yerde biraz soluklanalım. ‘Kırk kere söyledim’ gibi artık dilimize pelesenk olmuş dil kalıplarını kullanırken aslında ne demek istediğimizi, çocuğun bunu nasıl duyduğunu, nasıl anlamlandırdığını tartışalım.”

Ziya Selçuk
Yapma yavrum. Yavrum yapma. Çocuğum yapmasana. Yahu yapma! Yapma dedim ya! Kırk kere söyledim sana yapma şunu diye!

Defalarca “Yapma,” dediniz. Çocuğunuz yapmaya devam etti. Sonunda “Kırk kere söyledim sana!” da dediniz. Ama belki de çocuğunuzun bunu yaparken ne demek istediğini hiç düşünmediniz. Oysa sormanız gereken soru şuydu: Kırk kere uyarıldığı hâlde yine aynı şeyi yapmaya devam eden çocuk ne demek ister?

“Çocukla iletişim” deyince nedense çoğunlukla “Biz söyleyeceğiz, anlatacağız, çocuk dinleyecek; biz isteyeceğiz, çocuk yapacak,” kabilinden bir iletişim şeklini anlıyoruz. Çocukla iletişimde yaşadığımız olaylar bir anlamda koca bir ebeveynlik okyanusunun içindeki buzdağına benzer. Unutmayın, bir de buzdağının altı var.

Ben söyledim, o ne anladı?
O söyledi, ben ne anladım?
Benim söylediğim ona ne hissettirdi?
O bu davranışıyla ne anlatmak istedi?
Bana cevap vermediğinde söylemediği şeyler neler?
Söylediğinde üstünü örttüğü şeyler neler?

Yıllarını çocuk gelişimi ve eğitim alanına adamış Dr. Ziya Selçuk’un değerli kaleminden, sık kullandığımız dil kalıplarını ebeveynlik açısından yeni bir çözümlemeye tabi tutacak, çocuğa ve çocukluğa bakış açımızı değiştirecek çok yönlü bir hasbihâl... Kullandığımız kalıplar, deyimler, imalar, vurgular üzerinden aileden başlayıp topluma yayılacak bir dönüşüm çağrısı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44fa6695-c3f4-46ce-a661-5060f81c9992.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişi Aslanın İtirafı</image:title>
            <image:caption>Afrika’nın kadınları ve onları çevreleyen karanlık dünya hakkında hüzünlü ve destansı bir öykü. 
 
Kardeşi bir aslan saldırısında ölen Mariamar’ın hayatı, aslanları yakalaması için görevlendirilen gizemli avcının köye gelmesiyle iyice altüst olacaktır. Hem Mariamar’ın hem de avcının geçmişinde karanlık sırlar yatmaktadır. Kulumani köyü artık güvenli bir yer değildir ve aslanlar da sıradan hayvanlara benzememektedir. Oradaki en büyük tehdit ormandaki vahşi hayvanlar değildir. 
Afrika edebiyatının büyük yazarı Mia Couto’nun büyülü gerçekçilik akımının önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen romanı Dişi Aslanın İtirafı, modern dünya ile geleneksel dünya arasındaki sınırlarda bizi keşfe çıkarırken baskı altındaki kadınların isyanına da ses veriyor 
 
“Aslanlar kendi hikayelerini yazana kadar avcılar her daim av hikayelerinin kahramanı olacaklarıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b41210a-e2a8-4ab9-8326-e5e98882729b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Gözü</image:title>
            <image:caption>Anıl Ilgaz ilk kitabı Kedi Gözü’nde, sıcacık yuvasında mutlu bir yaşam sürerken, kendini birdenbire sokaklarda bulan minik kedi Moka’nın hikayesini anlatıyor. 
Keşke o açık balkon kapısından kaçmasaydım, evin bir yerine saklansaydım… O pis adamlar beni mi arayacaklardı sanki? Korku, acı, merak, şaşkınlık gibi karmakarışık duygular içinde, bir anda karar verip atlamıştım balkondan. Daha önce de söylemiş miydim, biraz durup düşünmek gerekiyor bu hayatta, karar vermeden önce. Tam olarak nasıldı o söz? “Bu hayat, üstüne basıp geçtiğimiz karıncalardan ibaret değil, biraz durup düşünmek gerek” gibi bir şeydi sanırım.. 
Evet, çok pişmanım… 
“Bir kedi” diyorum kendi kendime, “ yaşadığı hayatın değerini bilmeli, onu sevenlerin, ailesinin değerini bilmeli. Sevgi, ekmek kadar, su kadar önemlidir, bunu unutmamalı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00cc7621-0c26-4b10-a565-11f91746cf4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdullah’ın Ablası</image:title>
            <image:caption>Abdullah yedi yaşında bir aşık. Kitabın adından da anlaşıldığı gibi, kendinden yaşça büyük birine. Ve bu imkansızlığın tüm acısını yaşıyor içinde. Oysa aranan ve görülmeyen, belki de yanı başında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/defbf6cf-0fe2-4ca9-bc26-7bd23d83af7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Garbiyatçılık</image:title>
            <image:caption>Buruma ve Margalit, Edward Said&apos;in Şarkiyatçılık&apos;ından 25 yıl sonra yayımlanan Garbiyatçılık başlıklı incelemelerinde, El Kaide gibi terörist hareketlerin çıkış noktasını oluşturan belli başlı Batılılaşma karşıtı inanışların tarihçe ve saiklerine ışık tutuyorlar. Batı&apos;nın, günahkarlığın beşiği oluşu, tüccarları fedakar kahramanlara tercih edişi, maddeciliğiyle, karşıtları tarafından yok edilmesi gereken bir şer ekseni olarak tanımlanışının izini Alman Romantik Hareketi, Aydınlanma, Avrupa Romantizmi, Manicilik&apos;e kadar süren yazarlar, modernite ve düşmanları arasındaki savaşın düşünsel bir okumasını sunarak yeni bir tartışma zemini açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01138271-6b60-4f1d-b7c2-990a54305ed6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahtekar</image:title>
            <image:caption>Adam Napier hayatına yeniden başlamak için Johanesburg&apos;dan ayrılır. İşsiz ve amaçsızdır ama içinde edebiyat hırsı vardır, şiir yazmak ister. Hayatını gözden geçirip içindeki şairi uyandırmak için savana kasabalalrından birinin kıyısındaki, ağabeyine ait yıkık dökük eve taşınır. Burada tesadüfen karşılaştığı eski okul arkadaşı Canning, Adam&apos;ı savanların ıssızlığından ayırıp ona ülkenin yeni para ve güç dalgalarıyla şekillenen yüzünü gösterir. Sömürgeci eski zenginlerin ve erk kazanmaya başlayan siyahların yeni Güney Afrika rüyasından pay koparmak için acımasızca mücadele ettiği karmaşık ve tehlikeli dünya, Adam&apos;ı da girdabına çekmeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f0602b-f8f9-41e8-9e9a-68428977d5b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis Tarihi Soru Hazinesi - 1</image:title>
            <image:caption>Hadis Tarihi Soru Hazinesi - 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c17fa215-aaf0-4af5-800a-21bf1fdda99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Ucube</image:title>
            <image:caption>Gerçeğin, insanın, ağacın izinde
bir keşif hikâyesi...
 
Merak uyandıran, heyecanlı romanlarıyla sevilen Sevgi Saygı, bu kez okurlarını Ege kıyısında doğayla iç içe bir aile evine konuk ediyor. Yaz tatilini köyde geçiren üç çocuğun kendi güçlerini ve doğayı keşfedişlerini, gülümseten bir büyüme öyküsüyle anlatıyor. Doğa sevgisini ve dünyaya karşı görevlerimizi temel alan kitap, ağaçların, toprağın ve yeşilin insanlık için kıymetini kulağımıza fısıldıyor. Herkese benzemeyenlerin, bakış açısı farklı olanların, &quot;ucube&quot; sanılanların, yazının da toprağın da iyicil gücüne inananların dünyasına &quot;merhaba&quot; diyen bir roman!

Kardeşi Yaman&apos;ın haylazlıklarından bıkan Yaprak, yaz tatili için gittikleri dede köyünde çareyi ormana kaçmakta bulur. &quot;Ucube&quot; dediği oyuncağın, çantasına takılıp onunla eve geleceğinden habersiz, yazdığı hikâyeye devam eder. Yaman&apos;ın takibi ve havalı kuzen Şeyda&apos;nın çıkagelmesiyle işler karışır. Ucube&apos;yi ormana geri bırakmaktan başka çare göremeyen Yaprak mutsuzdur. Derken, dedesi onunla bir sırrını paylaşır...


Sevgi Saygı: 1957&apos;de İzmir&apos;de doğdu. 1981&apos;de Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü&apos;nü, 1985&apos;te Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü&apos;nü bitirdi. Aynı yıl Atıf Yılmaz&apos;ın filmlerinde yönetmen asistanı olarak görev aldı. TRT İstanbul Radyosu&apos;nun Arkası Yarın, Radyo Tiyatrosu ve Çocuk Bahçesi kuşakları için kaleme aldığı oyunların yanı sıra, Tiyatro Ti için &quot;Hayalet ve Başkan&quot; oyununu yazdı. 2009&apos;da yayımlanan ilk çocuk romanı Babam Nereye Gitti?&apos;yi, devam kitapları Amcama Neler Oluyor? ve Gizemli Günler izledi. 2010&apos;da Şimugula adlı çocuk romanıyla da dikkati çeken Saygı, Babaannemin İçine Uzaylı Kaçtı!&apos;nın (2016) ardından, dört kitaplık &quot;Yasemin ve Lavanta&quot; dizisini (2017) ve eğlenceli kurgusuyla merak uyandıran Turne Dedektifleri&apos;ni (2019) kaleme aldı. &quot;Bebek&quot; adlı öyküsüyle Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği&apos;nin (FABİSAD) 2013 Gio Ödülleri&apos;nde dereceye giren yazarın 2014&apos;teki kitabı, Peri Efsa (ON8) adlı bir gençlik romanı. İlk kez 2004&apos;te yayımlanmış olan Gezgin de, 2015&apos;te ON8 tarafından aynı adla yenilendi. Son çocuk romanı Sevgili Ucube&apos;de (2022) doğayı kucaklayan sıcacık bir büyüme hikâyesi anlatan yazar, İzmir yakınında, Gencelli&apos;de kedileriyle birlikte yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeebba85-16c9-4a02-bb19-506773e900ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Feneri</image:title>
            <image:caption>Hepsi buydu, basit bir soru; yıllar geçtikçe insana giderek daha da yaklaşabilen bir soru. 
Virginia Woolf’tan ölümün, uzun süren bir yasın ve boşluğun sözcüklerle inşası… 
Woolf’un bilinç akışı tekniğini ustalıkla kullandığı başyapıtlarından biri olan Deniz Feneri’nde onun kendi hayatına da ışık tutan fenerle birlikte okuyucu da derin dehlizlere dalıyor. Ramsay ailesinin yazlıklarında on yıl aralıklarla geçirdikleri iki günün anlatıldığı bu eserde Woolf, incelikle işlediği her karakterin geçmişi ve geleceği arasında muazzam bağlar kurarak okura ilerlemesi için tüneller açıyor. 
Çağının ötesinde bir yazar olan Woolf hâlâ bizlerle konuşuyor ve fenerinin ışığı aydınlatmaya devam ediyor. Deniz Feneri’ni, çevirmeni Cahit Kaya’nın kapsamlı önsözüyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/163aa80e-3be7-4dce-a237-8caa53adfb7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erik Vogler ve Misty Abbey Kalesi Laneti</image:title>
            <image:caption>DEDEKTİFLİK ROMANLARI İLE PARANORMAL EDEBİYATIN BEKLENMEDİK BİRLEŞİMİ 
Erik Vogler, babasından ve büyükannesinden uzakta birkaç gün tatil yapacağını zannediyordu. Ancak amcası Leonard&apos;ın beklenmedik ölümü, onu Louth Leydisi Brianna&apos;nın korkunç lanetinin saklı olduğu gizemli bir İrlanda kalesine götürecekti. Albert Zimmer ile birlikte başlarına gelen her şey, Misty Abbey Kalesi’nin mahzeninde ölümle burun buruna geleceklerinin göstergesiydi. 
İlginç ana karakteri ile yazar Beatriz Osés, son yılların en özgün polisiye serilerinden birine imza atıyor. Erik Vogler serisi 3. Kitapla devam ediyor. Her cümlesi şaşırtıcı ve şok edici. Erik Vogler serisinin bu kitabında da gerilim sarmalı ve saf heyecan sizi daha ilk bölümden ele geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1289f53a-aad5-4838-97eb-c45fa14da3ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutlu Kanatlar Altında</image:title>
            <image:caption>“Katıksız sevgiden başka hissettiğin her duygu seni sonunda düşmanına benzetir.” 
 
Dünya işgale uğramış, tüm ufuklar dipsiz bir karanlığa gömülmüştür. İlkel normlar, küflü dogmalar ve kanlı kültürel duvarlar yerle bir olmuştur. Bu düşünsel depremin sonrasında nasıl bir dünyanın inşa edileceği ise insanlığın son tercihine bağlıdır. Gelecek nesiller ya hep birlikte yok olacak ya da aynı çatı altında bir olmayı seçerek yuvada yeşeren yaşamda var olacaktır. 
 
Döngü Üçlemesi’nin ikinci kitabı Kutlu Kanatlar Altında aydınlık günlere varabilmek için ödenmesi gereken bedellerin ve birliğe varmadan önce katedilmesi gereken yolların destansı bir ağıtı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc54e8a-27ee-40c7-b8ec-af13ab62c8e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs - Üç Aylık Kültür, Sanat ve Edebiyat Ortak Kitabı Sayı- 11 (Nisan – Mayıs – Haziran 2022)</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk on sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 11. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
             İbrahim Çallı, İsmail Mert Başat, Doğan Hızlan, Ahmet Telli, Mahmut Temizyürek, Cemil Kavukçu, Ali Cengizkan, Gündüz Vassaf, Carlos Drummond de Andrade, Cevat Çapan, Ayşe Nihal Akbulut, Emirhan Oğuz, Hüseyin Ferhad,  Haydar Ergülen, A. Ömer Türkeş, Akif Kurtuluş, İnci Aral, Neslihan Önderoğlu, Malcolm Lowry, Sinan Fişek, Horacio Quiroga, Tozan Alkan, Özge Cengiz, Şeref Bilsel, Cengiz Kılçer, Makbule Aras Eyvazi, Tamer Gülbek, Uğur Büke, William Saroyan, Nilüfer İlkaya, Alphonse de Lamartine,  Kenan Sarıalioğlu, Didem Kardegül, Deniz Tuğçözen, Yiğit Bener, Duygu Kankaytsın, Semiramis Yağcıoğlu, Ali Hikmet Eren, Jeffrey Kahrs, Merve Emirbuyuran, İlayda Tekküpeli, Mete Özel, Süleyman Paşazade Sami Bey, Mehmet Kanar, Miren Agur Meabe, Aykar Sönmez,  Ümit Yıldırım, Nilüfer Altunkaya, Berivan Kaya, Tatyana Stoyanova, Engin Yavuz, Soner Demirbaş, Ozan Öztepe, Lenar Şaeh, Levent Karataş, Semiha Durak, Bircan Çelik, İlay Bilgili, Toprak Şems Tezcan, Mehmet Kazım, Zerrin Saral, Sadık Türksavaş, Nesimi Aday, Fuat Eren, Mehmet Güreli, Sercan Meriç, Semih Çelenk, Tamer Levent, Richard Whelan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4514be17-d013-4dd8-ad74-119f02a34c1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabunzel Cesur Kalpler İçin Peri Masalları</image:title>
            <image:caption>Popüler bir peri masalına, asi  bir dokunuş! 
 
“Cesur Kalpler için Peri Masalları Serisi”nin ilk kitabı olan Rabunzel, oldukça klasikleşmiş bir peri masalına bambaşka bir soluk getiriyor. Peri masallarının kalıplaşmış cinsiyet rollerine ve öğretilerine karşı çıkarak, modern çağın özgürlükçü söylemine uygun bir karakter ortaya koyuyor. 
 
Rabunzel, ormanda yaşayan ve karate kitabı okumaktan hoşlanan, sevimli mi sevimli bir tavşandır. Onu tanımlayan en sıradışı özelliği ise upuzun kulaklarıdır. Bu upuzun kulaklar, ormanda yaptığı yürüyüşlerde, diğer hayvan dostlarının kulaklarına dolanması sebebiyle zaman zaman başını derde sokmaktadır. Bir taraftan da onu açgözlü vahşi hayvanlar tarafından hedef haline getirerek, tehlikeye atmaktadır. 
 
Günlerden bir gün Rabunzel’in annesi, kızı için endişelenerek onu ormanda, çok uzun bir ağacın içinde hazırladığı yuvaya kapatır ve artık burada ne yukarı çıkacak ne de aşağıya inecek yol vardır. Rabunzel bu korunaklı kalede güvende, bir taraftan da yalnız başınadır. Burada karate kitabını okumaktan ve egzersiz yapmaktan başka pek bir seçeneği olmadığı gibi, dostlarından da uzaktadır. Annesinin, Rabunzel’in yeni yaşam alanı olan korunaklı yuvasına yaptığı ziyaretlerden birinde, Şimşek adında heyecanlı bir tavşan onları fark eder ve Rabunzel’den etkilenerek, onu kaçırıp kurtarmak ister. Rabunzel’in konuşmasına bile fırsat vermeden ve rızasını almadan, sabırsız bir hamleyle onu bu ağaç kalenin içinden, kucaklayarak dışarı çıkarır. İşte hikayenin tüm klişeleri altüst eden finali de böyle başlar. Rabunzel’in annesi ve Şimşek kavga ederken, gözü gibi sakındıkları Rabunzel’e ve kendilerine yaklaşan vahşi hayvanları fark etmezler. Bu durumu fırsat bilen Rabunzel, aylarca üzerinde egzersiz yaptığı karate hareketlerini kullanarak ve en önemlisi upuzun kulaklarının yardımıyla vahşi hayvanları yakalar, savurur, döndürür, fırlatır ve… Pat! Tüm vahşi hayvanlar arkalarına bile bakmadan kaçarken, Rabunzel ve dostları zafer kutlamalarına hiç vakit kaybetmeden başlamışlardır bile… 
 
Prens tarafından kurtarılmayı bekleyen “Rapunzel” masalının, kendi hayatının kontrolünü kendi eline alan Rabunzel uyarlaması tüm çocuklara kendi güçlerini farkına varmaları, kendilerine güvenmeleri ve cesurca yaşamın zorluklarıyla mücadele edebilmeleri konusunda model oluyor. Gerçek özgürlük hissinin ancak ve ancak bireyselliğin kazanılmasıyla hissedilebileceğinin altını çizerken, hayatı zorlaştırdığını düşündüğümüz kişisel özelliklerimizin aynı zamanda bizi eşsiz kılan süper güçlerimiz olduğu konusunda da farkındalık yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/658505ce-4ff1-47cb-8f78-bd82ec0f34f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Memento İstanbul - Hristoff Aile Arşivi- Hristoff Family Archive</image:title>
            <image:caption>Biriktirdiğimiz ve kıymet verdiğimiz objeler, zevk ve ilgi alanlarımızı, tarihimizi ve var oluşumuzu belirlerken; aile mirasımızın ve hikâyelerimizin anlatılmasına da aracılık ederler. Maddi ve manevi olarak bizler için değerli olan bu hatıralar, aynı zamanda “burada” olduğumuzun da kanıtlarıdır. 
 
Temelini üç nesil sanatçı bir ailenin yıllar içinde biriktirdiği fotoğraflar, resimler, kişisel eşyalar ve objelerden alan Memento İstanbul: Hristoff Aile Arşivi sergisi, bir ailenin olduğu kadar bir şehrin de tarihine ışık tutuyor. 
 
Küratörlüğünü Peter Hristoff, Elif Erdoğan, Yeşim Demir Pröhl’ün üstlendiği sergide Hristoff Aile Arşivi’nden derlenen objelere Pera Müzesi, Rahmi Koç Müzesi, Yapı Kredi, Nur ve Selçuk Altun, Ömer M. Koç, Emel ve Bülent Korman ile Ayşegül ve Ömer Özyürek koleksiyonlarından alınan resimler eşlik ediyor. Ailenin erken Cumhuriyet yılları sanat ortamıyla bağlarının anlatıldığı bölümde Aliye Berger, Ali Sami Boyar, İbrahim Çallı, Hayri Çizel, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Zeki Faik İzer, Zeki Kocamemi ve Şerif Renkgörür’ün eserleri de yer alıyor. 
 
31 Mart – 7 Ağustos 2022 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat’ın Galatasaray’daki binasının 2. ve 3. katlarında ziyaret edilebilecek olan serginin ilk katında arşiv malzemeleri eşliğinde Hristoff ailesinin hikâyesi ve dostları olan sanatçıların eserleri bulunuyor. Serginin ikinci katında ise Peter Hristoff’un İstanbul’dan ilham alarak ürettiği işler yer alıyor. 
 
Memento İstanbul: Hristoff Aile Arşivi, Raffles İstanbul, Can Carpet, Jotun ve New York School of Visual Arts desteğiyle hazırlandı. 
 
Hristoff Aile Arşivi 
 
Hristoff Aile Arşivi’nin temelleri 1923 yılında Bulgaristan’dan İstanbul’a gelen Peter Dimiter Hristoff’un 1920-30’lu yılların İstanbul’unu belgeleyen fotoğraflarıyla atıldı. Cumhuriyet’in ilk yıllarının sanat ortamının tam merkezinde yer alan Peter Dimiter’in başlattığı bu “biriktirme”, oğlu Dimiter ve torunu Peter tarafından da devam ettirildi. Arşivde yer alan kartpostal, resim, efemera ve fotoğraflar bir ailenin köklerini saldığı şehirle olan nostalji ve duygusallıkla harmanlanmış hikâyesini anlatıyor. 

Fertleri ressam olan ama aynı zamanda baskılar da yapan Hristoff ailesinin buluştukları ortak nokta hep İstanbul olmuş. Ailenin üç kuşak sanatçısı, eserlerini İstanbul’un tarihinden, kültüründen ve insanından etkilenerek üretmişlerdir. 
Sergi Etkinlikleri ve Kataloğu Sergi süresince Yapı Kredi Kültür Sanat’ın Galatasaray’daki merkezinde ve sosyal medya platformlarında konuşmalar, söyleşiler, atölyeler, dinletiler, performanslar ile şehir turlarını da kapsayan etkinlikler düzenlenecek.  Sergi için ayrıca Yapı Kredi Yayınları tarafından Türkçe-İngilizce bir katalog hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f543810b-2c66-4b1c-926b-5ecac5cd923d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlik ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>Arada kalmışlıktır ergenlik. Ne çocuk ne yetişkindir insan. Çocukluktan çıkıp yetişkinliğin kıyısına ulaşmıştır ama ne o yetişkinlik kapısından tüm varlığıyla girebilir ne de çocukluğun izlerini tam olarak geride bırakabilir. İşte tam da bu sebeple zaman zaman sorunlar baş gösterir. 
 
Türkiye’de psikanalizin kurumsallaşmasını sağlayan psikanalist Talat Parman yıllara yayılan deneyimini, akıcı diliyle harmanlayarak ergenlerin yaşadığı sorunlara eğilmekle kalmıyor, ergenliğin ötesine geçip oradan sesleniyor okura.  Böylece hem çevresindeki ergenleri anlamak isteyenlere hem de kendi yetişkinliğindeki meselelerin çözümünü ergenliğinde bulmaya çalışanlara olağanüstü bir kaynak sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b2809e3-0b35-45e9-bb64-22c3c68f4c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor</image:title>
            <image:caption>Yavru ahtapot Nino, ahtapot olmaktan hiç memnun değil. Her sabah sekiz kollu kazağını giymek, sekiz eldiven takmak ve sekiz kolunun sebep olduğu karmaşayla uğraşmak onun canını çok sıkıyor. Annesi, bu durumun geçici olduğunu, büyüdükçe ahtapot olmayı çok seveceğini söylüyor ama söyledikleri Nino’yu rahatlatmaya yetmiyor. Bakalım bir sabah okul yolunda yaşadıkları Nino’nun ahtapot olmayı sevmesini sağlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f79e6abd-fc6a-4d94-bea2-6bccbece7e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaydaki Renkli Orman</image:title>
            <image:caption>Kim derdi ki uzayın derinliklerinde rengârenk bir ormana karşı çay içeceğiz? 
 
Bu orman, hem renkli hem sihirli. Onu böylesine güzel yapan; tohumları toplayan, serpen eller, yeşermesini izleyen gözler ve ormanı büyüten kalpler... İçinde saydam, simli sarmaşıklar, gülen gelincikler, içine bir orkestra sığabilecek uzay sekoyaları ve her derde deva binbir diken, kök ve yaprak var. 
 
İşte tüm bunların nasıl bir araya geldiğinin cevabı da, Ilgım Veryeri Alaca&apos;nın yazıp resimlediği Uzaydaki Renkli Orman kitabında! Yalnızca okumaya değil, harika görselliğiyle düş kurmaya da davet ediyor okurunu Uzaydaki Renkli Orman. Ayrıca ilgi çekici yerler, gezilecek müzeler ve okunacak başka kitaplar da öneriyor; hatta, herkesin kendi ormanını oluşturabileceği, uzay gezisini planlayabileceği poster sürprizi de var... 
 
Ilgım Veryeri Alaca, 1975’te İstanbul’da dünyaya geldi. Mimar Sinan Üniversitesi, Kaliforniya Devlet Üniversitesi, Illinois ve Hacettepe Üniversitesinde sanat, tasarım ve özgün baskı eğitimi aldı. Eserleri müzelerde, incelemeleri ise uluslararası yayınlarda yer alıyor. 2017’de Uluslararası Gençlik Kütüphanesi Bursu’nu aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a26f829-b6f8-4a5d-b82b-f7a191c94369.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Algı Bellek</image:title>
            <image:caption>Fenomenoloji, felsefi kavrayışın ilkelerini yeniden kurmaya yönelik bir projedir. Bu kitap, felsefeyi bitimsiz bir anlama, yaşamı da bitimsiz bir deneyim alanı olarak yeniden kuran bu projeyi yakından inceliyor. Husserl fenomenolojisiyle olanaklı hâle gelen bu yeni kavrayış, kitapta zaman, algı ve bellek kavramlarının ayrılmaz birliği içerisinde inceleniyor ve konuya kapsamlı bir bakış sunuyor. 
Zaman deneyimi her bir anın deneyimi ile başlar. Ancak tıpkı bir melodide olduğu gibi, süreklilik ve devamlılık, zamanı da, bilinci de bir akış olarak kurmamızı sağlayan anahtar kavramlardır.  
Algı ve bellek arasında ‘bilincin oyun alanı’ olarak betimlenebilecek bir ilişki vardır. Algı ‘şimdi’ye, anımsama ve unutma gibi bilinç etkinlikleri ise ‘geçmiş’e aittir. Fakat geçmiş, olup bitenin orada kaldığı durağan bir alan değil, bellekte etkin bir biçimde yeniden kurulan bir alandır. 
Husserl’in geliştirdiği ve Çağdaş Kıta felsefesine yön veren fenomenolojinin zaman, algı ve bellek üzerinden bu okuması, Heidegger’den Derrida’ya çağdaş kuramları anlamak bakımından da önemli bir başlangıç zemini sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14222e85-b58c-4f7b-94aa-9d96ba03ca99.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanoğlu Neriman Destanı</image:title>
            <image:caption>Kahramanoğlu Neriman Destanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76fbb14c-29ac-43c7-b9d3-a30cdc75fd4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenin Ötesinde</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada çok satanlar listelerine giren kitap. 
Ünlü düşünür ve klinik psikolog Jordan B. Peterson Hayat İçin 12 Kural kitabında hayatlarımızdaki kaosa bir panzehir sunuyor: modern kaygılara uyarlanan ebedi gerçekler. Onun kavrayışı ve içgörüsü milyonlarca okura yardım etmiş ve dünya çapında yankı uyandırmıştır. 
Şimdi bu sabırsızlıkla beklenen kitabında Peterson daha da ileri gidiyor ve hayatın anlamının, bir bölümünün tanıdığımız alanın dışına uzanarak sürekli değişen bir dünyaya uyum sağlamak olduğunu gösteriyor. Aşırı kaos bizi belirsizlikle tehdit ederken aşırı düzen de merak eksikliğine ve yaratıcı yoksunluğa yol açmaktadır. Düzenin Ötesinde bizi gerçekliğin iki temel prensibini -düzen ve kaos- dengelemeye davet ediyor ve onları ayıran yolda bulunan derin anlamı ortaya çıkartıyor. 
Dengesizlik ve ıstırap zamanlarında Peterson, hepimizin başvurabileceği güç kaynakları olduğunu hatırlatıyor: psikoloji, felsefe, insanlığın büyük mit ve hikâyelerinden ödünç alınan içgörüler ve ilhamlar. Hem kadim bilgeliğin zor kazanılmış hakikatlerinden, hem kendi hayatından, hem de klinik çalışmalarından çıkardığı derslerden büyük çabalarla öğrenilmiş gerçekliklere temellenen on iki prensiple, Peterson, okurlarına daha cesur, hakiki ve anlamlı bir hayata doğru rehberlik ediyor. 
Yazar Hakkında: 
Dr. Jordan B. Peterson beş milyondan fazla satış rakamına ulaşan Hayat İçin 12 Kural adlı kitabın yazarıdır. Onyıllarca klinik psikolog ve eğitimci olarak Harvard ve Toronto Üniversiteleri’nde çalışmıştır. Dünyanın en önemli entelektüellerinden biridir. YouTube videoları ve podcast’leri tüm dünyada milyonlarca izleyicinin ilgisini çekmiştir ve dünya çapındaki kitap turu büyük kentlerde milyonlarca izleyici toplamıştır. 
Dr. Peterson, öğrencileri ve meslektaşlarıyla yüzden fazla bilimsel makaleye imza atmıştır. 1999 yılında yazdığı kitabı Maps of Meaning (Anlamın Haritaları) din psikolojisinde devrim yaratmıştır. Peterson, Ontario, Toronto’da (Kanada) ailesiyle yaşamaktadır.  www.jordanbpeterson.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feb74ffb-3284-4b43-b760-4d39e5d54c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlığın Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Kadın korkuyor, önce kadın olmaktan, sonra anne, sonra tekrar kadın olmaktan… İlk gece korkularıyla, evlenir evlenmez gebe kalma zorunluluğuyla ve binlerce sorumlulukla baş başa bırakılıyor. Kimse de kızım sen ne isterdin diye sormuyor. Cinsiyetinin getirdikleri ve götürdükleri ile bilmem kaç sıfır geriden başlıyor yaşam mücadelesine. Kadın olmak zor, beklentilerle dolu… Mutfakta aşçı, evde hizmetçi, yatakta kadın olmak zorundasın en iyisinden… 
Ama sen önce insansın… 
Onlar isteklerini sormuyorsa, sen haklarını iste. Hakların var. İnsanlığa dair hakların. Kararlarını kendin verebilmene dair hakların. Arzularına, seçimlerine, yaşayış tarzına, kendini gerçekleştirme yoluna dair, kendin olmana dair hakların… 
Kaç çocuk doğuracağına, kiminle sevişeceğine, nasıl giyineceğine, hangi dini nasıl yaşamak isteyeceğine, okuyup okumayacağına, hangi mesleği yapacağına dair hakların. Kısaca yaşam hakların… 
Bunu anlatmamız gerek… 
Bunu bilmeleri gerek… 
Bunu anlaman gerek… 
Buna inanman gerek… 
Önce insansın, insanlık haklarını iste ne olur… 
Gücünü fark et. 
Farkına vardıkça değişeceksin, değiştikçe aynada kendine bakan gözlerindeki ışık da değişecek. 
Senin bakış açın değiştikçe, kendine güvendikçe, gücüne inandıkça, diğerleri de seni, senin kendini gördüğün gibi görecek: Parlayacaksın! 
Sadece inan… Hepimiz birer yıldızız, ışığımız parlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/051a0d50-66c6-4c86-b6b7-7d09461b050b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah</image:title>
            <image:caption>“İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah, daima siyah… Bir şey ki mai ve siyah olsun. Hasta mıyım bilemiyorum. Fakat ah! O ne yazmak istediğimi bilsem; onu şöyle karşımda resmi çıkarılmış, betimlenmiş görmek mümkün olsa; işte o zaman, sanıyorum ki artık ölebilirim; hayatta payına düşeni tamamıyla almış bir adam olarak gözlerimi kapayabilirim.” 
Halit Ziya Uşaklıgil’in usta kalemine ait bu ünlü eserde, tanınan bir şair olmayı düşleyen Ahmet Cemil’in, babasının ölümüyle üstüne düşen sorumlulukları, hayallerinden vazgeçmeden yerine getirmeye çalışması anlatılıyor. Dönemin sosyokültürel durumunu da gözler önüne seren eserde hayal ve gerçek, Ahmet Cemil’in kalbinin arzularıyla birlikte âdeta mai ve siyah yerine geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f564a85-9730-4cb0-8367-125ae3f00c7c.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsancıklar</image:title>
            <image:caption>“Ah, şu benim hâlim ne olacak? Öyle bir bilinmezlik içindeyim ki ne bir istikbalim var ne de ileride beni neyin beklediğine dair herhangi bir tahminim. Dönüp geriye bakmak ise çok korkutucu. Geçmişim acılarla dolu ve ne zaman maziyi hatırlasam, kalbim parçalanacak gibi olur. Hayatımı mahveden bu insanlar yüzünden hep ağlayıp duracağım.” 
 
İnsancıklar, iki karakterin yazışmalarıyla ilerletilen bir hikâyeyi ele alır. Zorluklarla geçinen bu iki insan, toplumun yoksullara dayattığı türden aşağılanmalara maruz kalmaktadırlar. Kimsenin saygı duymadığı bu fakir insanların ellerinde kalan tek şey aralarındaki temiz sevgi ve ellerinin altındaki mektuplardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0951689-be6e-478c-a67d-a769e1db6da3.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Büyük şehirde Romantizm ve Macera, daima dışarıda sadık aşklar arayan ikiz ruhlardır. Biz sokaklarda aylak aylak dolaşırken, onlar sinsice bize bir bakarlar ve yirmi farklı görünüşle bize meydan okurlar. Neden olduğunu bilmeden, bir pencerede samimi portreler galerimizden bir yüz görmek için yukarı bakarız; uyuyan bir caddede boş ve kepenkleri kapalı bir evden acı ve korku dolu bir çığlık duyarız; arabacı bizi bildik bir kaldırım yerine yabancı bir kapıya bırakır, kapı gülümseyerek açılır ve bizi içeri davet eder; Talih’in yüksek kafesinden ayaklarımıza üzeri yazılı bir kâğıt düşer; geçen kalabalıkta acele içindeki yabancılarla anlık nefret, sevgi ve korku bakışları alışverişi yaparız. Maceranın kayıp, yalnız, coşkulu, gizemli, tehlikeli ve değişken ipuçları parmaklarımızın arasına kayar. Ama çok azımız onları tutup peşinden gitmeye gönüllüdür. Sırtlarımızda gelenek yüküyle sertleşmişizdir. Geçer gideriz ve bir gün, çok monoton bir hayatın sonunda, aslında romantizmimizin bir ya da iki sönük evlilik, bir kasa çekmecesinde saklanan parlak bir rozet ve buharlı bir ısıtıcıyla ömür boyu kan davası olduğunu düşünmeye başlarız.” 
 
Sürpriz sonlu kısa öykülerin ustası O. Henry’nin gözlemleriyle renklendirdiği eşsiz kaleminden çeşitli insan manzaralarına tanık olacağınız, “muz cumhuriyeti” tabirinin ilk kez kullanıldığı “Lahanalar ve Krallar” kitabından hikâyeleri de içinde barındıran bu derleme, sizi tesadüflerle dolu hayatların büyüsüne 
kapılmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f07d964c-a195-4685-b319-f59a73a55830.jpg</image:loc>
            <image:title>Rudin</image:title>
            <image:caption>“Dünyada üç çeşit bencil olduğunu düşünüyordum: Kendileri yaşayıp başkalarını da yaşatan benciller; kendileri yaşayıp başkalarını yaşatmayan benciller ve kendileri yaşayamadıkları gibi başkalarını da yaşatmayan benciller. Kadınların çoğu bu üçüncü türdendir.” 
 
Turgenyev’in ilk romanı Rudin’de, iyi eğitimli, entelektüel ve hitabet yeteneği yüksek bir asilzadenin, mali durumu yüzünden geçimini başkalarına bağlı olarak sürdürmesi anlatılır. Rudin, Turgenyev’in çalışmalarında yaygın olarak kullandığı, hayat dolu idealist kadınlarla birleşen melankolik güçsüz erkekler temasının en belirgin örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59fb06a3-5505-48e4-b777-da3d4e6e5168.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben U Sen</image:title>
            <image:caption>Bıçağın ucu parlar gecede…
 
Sesten sessiz, hayırdan habersiz Eyüp. Hali yaman, bakışları haram Eyüp. Soluğunu tutuyordu tedirgin, sonra bırakıyordu cesaretle. Emin adımlarla yürüyordu gecenin karanlığında. Başkasının sonunu kendi elleriyle getireceğini düşünüyor ancak kaderi peşinden geliyordu o sıra. Bir niyet ki içinde, sırtlan bile ondan halis kalıyordu. Şereften şerefsiz, güneşten nasipsiz, -öyle bir hal üzereydi ki- yaşayacaklarından habersiz.
 
Sırtını surlara dayamış, çekicini beline gelin kolu gibi dolamış, Yahya’nın atası İbrahim Usta. Pazuları taşa çalmış, soluğu havada donmuş ki üzerine kan sıçraya gecede. Arkasını dönse belki görecek ölümün ona kucağını açtığını ama görmüyor. Kendi için gecenin değil sabahın ayan olacağını bilmiyor İbrahim Usta. Bir küçeden dönse hemen, kaybetse izini, kurtulur mu feleğin başına açacağı işten?
 
Öyle ince adımlarla yürüyor ki dal kırılmıyor ayağının altında, öyle sessiz yürüyor ki ses duyulmuyor sesinin altında. Yüzüne sardığı poşusu utanıyor sanki ondan, bir de döşünü̈ kapatmayan gömleği. Bir süzülüyor ki gecede, gökte uçan şahin havada durmaktan usanıyor adeta. Adaletin, hele ki hükümdarın gizli eli casus Ape Süleyman. Bir heybetle sığınıyor geceye, sanki gece kıskanıyor bu heybetli cüssesini. Aman vermeksizin bir takipte gecenin eri, onurun ve şerefin evi Ape Süleyman. Adım adım takip ediyor yeri, göğü̈ ve de diğer adımları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64bf2a4-63af-45d2-8170-1e412be3e770.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Devlet Olsun</image:title>
            <image:caption>Türk Milliyetçiliği Tarihinde Haftalık Bir Gazetenin On Yıllık Hayat Hikâyesi 
 
&quot;İkinci Dünya Savaşı sonrası dünya iki kutuplu hâle geldi. Kutup liderleri mevzileri tahkim ettikten sonra hakimiyet alanlarını genişletme yarışına girdi. Nato ve Demir Perde diye kısaca isimlendirilen cephelerden, Demir Perde&apos;nin lideri konumundaki Sovyetlerin yayılma aracı Marksizmin Sovyet yorumu idi. 1960lardan sonra Lâtin Amerika, Afrika ve Güney Doğu Asya&apos;da görülen ihtilâlci Marksist hareketler Avrupa&apos;yı ve ardından Türkiye&apos;yi de etkiledi. İnanç ve etnik bölücülüğü de tahrik eden Türkiye&apos;deki Marksist faaliyetlerin nihai hedefi, coğrafi yakınlığın da verdiği imkânla Türkiye’yi bir Sovyet Devleti hâline getirmekti. Yâni Türkiye&apos;nin bağımsızlığı söz konusu idi. Buna karşı verilen mücadelenin öncülüğünü siyâsi hareket olarak MHP ve ona bağlı yan kuruluşlar üstlenmişti. Devlet gazetesi mütevazı şartlarda amatör bir ruh ve heyecanla sürdürdüğü bu mücadelenin hem içe ve hem de dışa dönük yayın organı idi. Bugün Sovyetler dağıldığı için o dönem verilen mücadeleyi anlamak mümkün görünmüyor. Bu dönemi layıkıyla anlamak için o zamana ait hatıraların yazılması gerekir. Osman Çakır daha yirmili yaşlara gelmeden katıldığı bu faaliyeti kendi cephesinden kaleme aldı. Umulur ki bu başkalarına örnek olur.&quot; Cezmi Bayram</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d316a033-a50d-40ea-ab14-dd97e6b5b4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Yusuf</image:title>
            <image:caption>Koca Yusuf bileği bükülmez bir Türk pehlivanı olarak dünya spor tarihine ismini altın harflerle yazdırmıştır. Avrupa salonlarında “Türk Gibi Güçlü” sözünün bir vecize gibi ağızdan ağıza dolaşmasını sağlayan Yusuf’un rakiplerine nefes aldırmayan insanüstü kuvvetidir. O Yusuf ki bir zamanlar zaferden zafere koşan Türk milletinin çözülme devrinde ortaya çıkmış Türk’ün ne dehşetli bir düşman olduğunu Batıya o hatırlatmıştır. O yüzden Yusuf Batının ağzında lakabı “Terrible Turk”tür.   Erken dönem Cumhuriyet gazeteciliğinin en meşhur kalemlerinden olan İskender Fahrettin’in sürükleyen tefrikalarıyla temayüz etmiş; aralıksız yazdığı polisiye tefrikalar ve tarihi romanlar ile geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Vakit gazetesindeki Koca Yusuf tefrikası yazarın takipçilerinin büyük bir alaka ile takip ettiği tefrikalardan birisidir. Koca Yusuf’un Türkiye ve Amerika’daki maceralarını anlatan bu roman, türünün nadide örneklerinden birisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec212aa1-cb7f-4b55-b8d4-eb9c14183b37.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplum Kavram ve Gerçeklik</image:title>
            <image:caption>Toplumun ne olduğuna dair soru, hâlâ tam anlamıyla cevaplanmış sayılmaz. Sosyal bilimler, toplumu bir nesne olarak kurduklarında, onu bir kere ve bütün zamanlar için verili bir “birliktelik” olarak ele almakta. Elinizdeki kitapsa, toplumun tarihselliğine ve iki alandaki büyük dönüşümle (Fransız İhtilâli-Kapitalizm) kurumsallaşan niteliğine odaklanıyor. 
 
Toplum Kavram ve Gerçeklik, sosyolojiye bir giriş denemesi olarak okunabileceği gibi, toplum kavramıyla pratik felsefesinin ilgisini kurması bakımından bu girişin farklı disiplinlerle ilişkisini de sergileme amacı taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a252deeb-2473-481f-899c-33fa50e11a71.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İmkan Olarak Modernite- Weber ve Habermas</image:title>
            <image:caption>Bir İmkân Olarak Modernite, iki bakımdan Türkçe literatüre önemli bir katkı sunmaktadır. İlkin, modernitenin bir idea ve süreç olarak sosyal teori ve sosyoloji disiplinleri içerisinde nasıl kavramsallaştırıldığını incelemekte, sonra da bu edimin Weber ve Habermas’ın kişiliğinde tarihsel ve çağdaş tasvirlerinin yöneldiği uğrakları öne çıkarmaktadır. 
 
80’li yıllardan itibaren sadece akademik söylemin değil, gündelik ve politik söylemin de başat bir teması olagelen modernite kavramının tarihsel arka planının da değerlendirildiği bu çalışma, günümüzdeki tartışmalara da ışık tutabilme özelliğine sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>