﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6091a805-53a2-43ea-a10a-dd4b746c6789.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuki Normlar Medeni Hukuk Çözümlü Soru Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hukuki Normlar olarak çalışmalarımıza ilk kitabımız olan Anayasa Hukuku Çözümlü Soru Kitabı ile başlamıştık. Medeni Hukuk üzerine hazırlamış olduğumuz bu eserimizde amacımız tüm üniversite öğrencileri için farkındalık oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda siz değerli takipçilerimiz ve hukukçuların karşısına Hukuki Normlar olarak hukuk alanında çözümlü soru kitaplarımız ile çıkmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Hazırlamış olduğumuz eserlerimizde amacımız öğrenmeyi kalıcı bir hale getirmektir. Ayrıca sınavlardaki sorulara benzer ve uyumlu formatta hazırlanan kitabımız ile siz kıymetli okuyucularımızı bir adım daha ileriye taşımayı da kendimize bu eseri yazarken bir borç bildik. 
 
Bu eserin hazırlanmasında bizlere ortak olan ve bizleri her zaman destekleyen ailelerimize, dostlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Bu kitabın basılmasında bizlere çok büyük desteği olan kıymetli büyüğümüz Hakan ŞEN Beyefendi’ye minnettarız. 
 
Sizlere sağlık, başarı ve esenlikler diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9db0db8-aed2-4466-9ffc-66d2e45b4f99.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobbing</image:title>
            <image:caption>Kitap, yazarın ‘’ Sivil Havacılık Alanında Faaliyet Gösteren Yer Hizmetleri İşletmelerinin Mobbing Düzeyinin Belirlenmesi: Türk Sivil Havacılık İşletmeleri Üzerine Bir Araştırma’’ adlı eserinin geliştirilmiş ve mobbing konularının daha akılda kalıcı hale gelmesine yardımcı olabilecek şekline ulaşmıştır. İnsanlar iş yaşamlarında çeşitli sebeplerle mobbinge maruz kalabilmekte fakat maruz kaldığı olayların altında yatan gerçek olgunun mobbing olduğunun farkına varamamaktadır. Bu kitaptaki uyarı işaretlerini izleyen ve 1. Bölümü okuduktan sonra kendisine mobbing yapıldığına kanaat getiren kişi, İkinci Bölümde ise Mobbingin sonucunda neler yapabileceği, hangi yollara, hangi sıralamayla başvurabileceğini anlayacak ve bu kitaptaki bilgiler doğrultusunda, örnekleri izleyerek harekete geçecektir. Kitabın İkinci Bölümünde ‘’ Mobbing Defteri ‘’ ve ‘’Mobbing Maili ‘’ olarak isimlendirdiğim bölümler Türkiye’de bir ilk niteliğindedir. Herkesin iş yaşamında yaşayabileceği mobbing olgusundan nasıl kar elde ederek çıkılabileceğinin örneklerle anlatılmasının yanında özeti ve önerisi niteliğindedir. Son bölümde ise Mobbingin Hayatımızda sebep olduğu acı kanıtlar ve mobbingin neden olduğu en acı verici sonuç olan intihar olayları anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7eb323-9ef7-445a-a071-c76181ea3d86.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Menekşe</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı hala aşka inananlara adıyorum. Ama nasıl bir aşka? Belki bir su damlası gibi saydam ve berrak bir aşka. Kitabı burada anlatmayacağım. Bu okuyacağınız sayfaların değerini yitirmesine sebep olur. Onun için sevgili okuyucularım siz okuyup görün kahramanımızın başından geçecekleri. Belki benim anlatmaya çalıştıklarım gözünüze gözükmeyecek ya da küçük detaylarmış gibi gelecek, ama zaten aşk detaylarda saklı değil midir? Belki de bu sadece benim düşüncem... Umarım ilk kitabımı beğenirsiniz ve kütüphanenizin raflarına layık görürsünüz. Eminim bundan başka hiçbir şey beni memnun edemez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e234b683-47b5-4f3f-811b-7a506c1f4cfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Çocuklar ve Yüreği Engelliler</image:title>
            <image:caption>Herkes sağlıklı olmak, sağlıkla büyümek ve sağlıklı evlatlar yetiştirmek ister. Ama bazen size imtihanın zor sayfası düşer. Meşakkatiniz uzun sürer, koşuşturmacanız yıllarınızı alır, belki de ömrünüzü. 
 
Sağlığı ile sınanan, toplumca önce özürlü sonra yumuşatılarak engelli denilen bu özel varlıklarımızın meşakkatli yolculuğu, kızım Zülal özelinde bu eserde paylaşılacaktır. 
 
Yaşanılan her toplumsal olayın aktarımında özel çocuklarımız ve aileleri kendi hayat hikayelerinden kesitler görecek, zihinlerini kurcalayan suallerine cevaplar bularak yollarına bundan önce olmadığı kadar yüksek motivasyon ve enerji ile devam edeceklerdir. 
 
Tüm özel çocuklara ve ailelerine ışık olacak bu eser ile sağlıklı bireylerimiz de farkına varamadıkları sağlık nimeti ve şükür kavramları ile birlikte, kendilerinin de toplum içerisindeki engelliler ile imtihan edildiklerinin farkına varacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee8bdd50-3ac0-4a24-a504-0b299d5838e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ricam</image:title>
            <image:caption>İnsanın duygu ve düşüncelerini en iyi ve en güzel biçimde anlatabilmesinin en iyi yoludur şiir yazmak. 
 
Bende kendimi ifade etmekte zorlandığım anlarda kaleme sarılıp iç dünyamı şiirlere döktüm çünkü bazı konuları anlamakta ve anlatmakta tutuluyor telaffuz edemiyor insan. 
 
Kısaca bu girdaplı dünyada duygularımın esiri olan ben yalnızlıklar içindeydim. Bu yalnızlıktan kurtulmak için içimi döktüğüm şiirlerimi yayınlayıp siz okuyucularla buluşturarak hislerime tercüman olmak ve benim gibi yalnız hissedenlere rehber olmasıdır arzum ve RİCAM.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9ae2ea-362b-465b-a6ac-f7482455a65c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Bıraktıkları</image:title>
            <image:caption>İlhamın anasıydı aşk, babasıydı, kundaktaki süt kokan bebeğiydi... Elbette ki şiirler sabah aç kalbine aşk ile beslendi. Elbette ki etin kemiğe tutunduğu gibi aşka tutundu. İlahi aşka, gerçeklik yurdunun sahibine, varlığının başlangıç noktası olmayana yaslandı. 
 
Ah ne de güzel idi aşk ile acıyı şekeri çaya katar gibi yazmak. 
 
Aşkı yazmak, en sevdiğin kahveyi yüzünde meymenet olan bir garsondan alıp da şehrin çılgın ışıklarının suya yansımasının dans edişini izlerken yudumlamak gibi, sen yanına sonbahar şiirlerini iliştirsin, garson da kahvenin yanına bir adet kurabiye... 
 
Aşkı yazmak altını işlemektir benim için. 
 
Sevgili arkadaşım şiir, ben bir yolculuğa çıkıyorum yazdıklarıma iyi bak olur mu? Beni merak etme. Ben yalnız değilim ki ilham var, madenler var, atölyenin müşterileri var, aşıklar var, gidiyoruz aşka doğru. 
 
İçselleştirmek lazım dizeleri, bazen defalarca okumak, altını çizmek hatta kalbe kazımak. 
 
Şiir, güzelliktir. İnsanın duygularını, düşüncelerini içsel göçebe hallerini elekten süzerek biriktirdiği madenin işlenmiş halidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad2ca551-b159-416a-b8f4-607734d677b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık İçin Sağlıklı Besin</image:title>
            <image:caption>Beslenme; büyüme, gelişme, hücrelerin onarımı, canlılığı sürdürme, sağlıklı, kaliteli, uzun yaşamak, günlük enerji ihtiyacını karşılamak için, sağlıklı besinleri, yeterli ve dengeli ve sağlıklı şekilde, düzenli olarak tüketmeye denir. 
 
    Günümüzde sağlıklı besini bulma, seçme ve sağlıklı şekilde tüketme başlı başına bir iş haline geldi. Yenilebilen her gıda maddesi, üretimin ilk aşamasından son aşama olan tüketime kadar ki yolculuğunun tüm basamaklarında insan sağlığı için gerekli kural ve kanunlara uyularak elde edilmiş olmalıdır. Bu nedenle sağlıklı besin nasıl olmalı ve vücudumuza ne gibi yararları var, nasıl tüketilmeli gibi sorulardan yola çıkarak temel besin maddelerinin önem ve içeriklerini araştırıp her besin hakkında ki bilgileri güncelleyerek tek tek ve uzun uzun anlattığım yazılarımı, sizlere faydalı olmasını umarak bu kitapta toplamayı uygun buldum. 
 
   Hayatta, her şeyin başı “sağlık” deriz. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı; fizyolojik, psikolojik ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir diye tanımlıyor. Kişinin fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden uyum içindeki tam iyilik halinin sağlanabilmesi ve korunabilmesi ise sağlıklı olmaya ve hayatın devamı için sağlıklı besin tüketmeye bağlıdır. Bende bir Gıda Teknolojisi Öğretmeni olarak kırk senedir çok önem verdiğim bu konulardaki birikimlerimi sizlerle paylaşmak adına, rehber niteliğindeki “Sağlık İçin Sağlıklı Besin “adlı bu eseri siz sevgili okuyuculara en faydalı olacak şekilde hazırlamak üzere yola çıktım. Ümit ederim amacına ulaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f23571c2-7481-44b0-9c75-a06bb7b821fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Olmasan Da</image:title>
            <image:caption>SEN OLMASAN DA 
 
YORULMUŞSAM, ÇÖKÜP BİR YERE AĞLAMIŞSAM... 
 
BİR ÇOCUĞA BAKIP HASRET GİDERMİŞSEM... 
 
YANMIŞ İÇİME SU SERPİLMEMİŞSE... 
 
İYİLER KÖTÜLERE YENİLMİŞSE... 
 
AĞUSTOSTA YAĞMIŞSA KAR... 
 
EĞER UNUTMUŞSAM SENİ BİR ÇIRPIDA... 
 
SORMA BU DERDİMİ. SORMA BU ÇARESİZLİĞİMİ. BÜTÜN ÇARESİZLERE...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7ee575a-5fb2-4c93-9b22-bfa6ebfd46eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevda Yola Çıkıyor</image:title>
            <image:caption>Kitaptan bir bölüm: ... 
 
Şoför: 
 
- Önüne baksana bacım, diye yüksek perdeden gürledi. “Ne insanlar var yahu! Ölmek niyetindeysen başka bir yol dene, başıma bela olma!” diye söylene söylene gaza basıp gözden kayboldu. 
 
Ayşe cevap verememişti, hem adam da haklıydı. Neyse ki eve gitmek aklına geldi ve evin yolunu tuttu. Issız, dar, karanlık, kıvrımlı ve bir o kadar da ürkütücü sokaklardan ürpererek geçmeye çalışıyordu. Eve hiç bu kadar geç kalmamıştı. Kaldırımların ölümcül karanlığı içini ürpertmeye devam ediyordu. Salya sümük dolaşan, yüzlerinden ve giysilerinden tinerci oldukları anlaşılan insan irisi gençleri görünce birden tir tir titremeye başladı, ayaklarını güçlükle sürüyordu. Biraz uzaklaşmıştı ki peşinden gelen ayak seslerini işitmeye başladı. Ayak sesleri gitgide yaklaşıyordu, arkasına bakma cesaretini bile içinde bulamazken arkasından gelenin gölgesinin önüne düştüğünü fark etti. Yürümeye devam edemeyeceğini anlamıştı, gözleri karardı. Allah’ım sana geliyorum, diye kendini karanlıkta boşluğa bıraktı. Bayılmak üzereyken beklenmedik bir şey oldu. Sanki gizli bir el onu korkularından söküp almıştı. Ürpererek elin sahibine baktı. Bu; peşinden gidip, hülyalara dalıp bu durumlara düşmesine sebep olan o delikanlının ta kendisiydi. Pek tanımıyordu fakat o gördüğü olayları hatırlayarak kendisine zarar vermeyeceğini düşünüyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb868b0f-52c1-45d5-9c88-745b9ed9825a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdanın Rengi</image:title>
            <image:caption>Ne demiş Şems-i Tebrizi Ey gönül. Ateş için rüzgâr ne ise, aşk için de ayrılık öyledir; küçük olanı söndürür, büyük olanı ise daha da güçlendirir ve iyi bil ki, ey gönül. Aşk; ateşten bir denizi, mumdan kayıkla geçmektir yanıp kül olmadan asla geçemezsin. Emrah’la Şüheda da yanıp kül olmadan asla geçemiyorlar. Bir iftirayla başlıyor her şey ve inanılmaz acılar çekiyorlar. 
 
Her şey dâhildi sevdaya. Kavuşmalar kadar ayrılıklarda bunun bir parçasıydı. Aşkı ve sevdayı anlatmaya kelimeler yetmezdi. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerde söylenen sözlerde hep yarım ve eksikti. Kavuşmakta çözüm değildi ki için için yanmaya devam ederken âşıklar. 
 
Gök kubbenin altında yazılmamış söylenmemiş bir şey kalmamıştı lakin herkes kendi penceresinden bakar ya hayata. Bende baktığım yerden sevdanın farklı renklerinin olduğunu anlatmaya çalıştım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbf88fba-6b77-4c71-ad59-08ecefb210a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sızı</image:title>
            <image:caption>İnan ki sevgili okur, şair olmak değil niyetim, ben haddimi bilirim. İstedim ki tarihin kederli sayfalarına bir not da ben düşeyim. 
 
Umuyorum ki şiirlerim yüreğinizin bir köşesine dokunabilir. Derdine derman olamaz belki ama sana yalnız olmadığını hatırlatır. 
 
Yaşadıklarımız farklı olsa da hüzün ve keder her yürekte ortaktır. Ve en karanlık günde bile umut hep vardır biliyorum, çünkü ben sana o karanlıktan yazıyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48b6908d-fe99-446b-a115-b4f11d23dd7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Bahar</image:title>
            <image:caption>Her birimizin hayatta bir öyküsü var kimine gülmüş kimine de surat asmış bir serüvenin oyuncularıyız. Uzun ve ince bir yolda sınavımız çetin kalpte hissedilen dilde zikrediliyorsa doğru yoldayız. Bizler sitem edebilmeyi isyana dönüştürmeden başarabilme noktasında kendimizdeki döngüyü iyi analiz edebilmeliyiz. Anlatım faklı olmasındaki düzene değil anlatmak istediğimiz şeyin hayattaki doğruluk payının olmasıdır. 
 
Şiirler türküler bizim anlatmak istediğimiz her duygunun sanatsal halidir kimi yazarken anlatır kendini kimi okurken bulur kendini. Benimde edebiyat hayatım önce okumak sonra yazmakla başladı. Büyük üstatların yürüdüğü yolun takipçisi olmanın gururu içerisindeyim. Bu kitapta hem şiir hem de özünden sözlerle bir muhabbet kitap çalışması yaptım. Bu benim üçüncü kitabım. 
 
Dünyada bir eser bırakabilme çabalarıma ortak olan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Yarın ola hayrola.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db1ccc61-6103-4886-af25-ed65109d38dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlük Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Merhaba. Sözlükler üzerine hazırlanmış bir kitâbiyat yayını olan Sözlük Araştırmaları’nın ilk cildi ile karşınızda olmaktan mutluyum. Elinizdeki çalışmada genel olarak sözlükler ve sözlükçülük ile ilgili tanıtım, inceleme ve eleştiri yazıları yer almaktadır. Eserin ilk bölümü kitaplara ayrılmıştır. İkinci bölümde, makale tanıtımlarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde sözlükçe içeren kitaplar bulunmaktadır. Dördüncü ve son bölümün içeriği ise biraz çeşitli. Genel olarak tez, bibliyografya gibi çalışmalar ile internet üzerinden erişilebilen yayınlar yer almakta. 
 
Elbette buradaki yazılar konuya giriş niteliğindedir. Kitabı hazırlarken söylenebilecek her şeyi söylemek, geriye söylenecek hiçbir söz bırakmamak gibi bir amacım olmadı. Bu yönüyle yapıt, kimi okurları tatmin etmeyebilir ve yetersiz görülebilir. 
 
İçeriği hazırlarken, sözlüklerin dünyasına uzanan bir kapı aralamak ve insanlara sözlük okuma alışkanlığı kazandırmak düşüncesi en büyük motivasyonum oldu. Umarım bu gerçekleşir. 
 
Gelecek ciltlerde de buluşabilmek dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1d19257-abdc-4138-9fd9-192c872f15f3.jpg</image:loc>
            <image:title>SSCI Makale Hazırlama</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de, sosyal bilimler alanında bilimsel tartışmalara yön veren yüksek kalitede yayınlara sahip akademisyen sayısının oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Bunun çeşitli nedenlerinden söz etmek mümkündür. Öncelikle bilimsel yayın süreci usta-çırak ilişkisi içerisinde öğrenilebildiğinden, hocasından yayın yapmayı öğrenemeyen akademisyenin bunu kendi çabası ile öğrenmesi oldukça fazla emek ve zaman gerektirmekte, bu da birçok akademisyeni ümitsizliğe sevk etmektedir. Aslında bu durum sadece Türkiye için geçerli bir durum da değildir. Amerika ve İngiltere dahil birçok ülkede, hocasından bilimsel yazım koçluğu alamayan akademisyenlerin verimlilik oranlarının çok düşük olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. 
 
Diğer bir sebep, SCI/SSCI alan endeksli kaliteli bilimsel yayınlar ile ilgili yanlış kanaatlerin Türk akademisyenler arasında revaçta olmasıdır. Birçok akademisyen aslında yetersiz olan yayınının reddini, haksız muameleye maruz kalma şeklinde açıklamaktadır. Öte yandan Türk akademisyenlerin birçoğu sadece ulusal arenada bilinir olmayı, bilim üretme açısından yeterli görmektedir. Bu yaklaşımın doğruluk derecesi kitabın ilerleyen kısımlarında detaylı olarak tartışılacaktır. 
 
SCI/SSCI alan endeksli yayın hazırlama birçok yetkinlik gerektirmektedir. İleri düzeyde İngilizce bilgisi, araştırma isteği ve azmi, ölçme ve değerlendirme yöntemlerini etkin kullanabilme bunlardan sadece bazılarıdır. Araştırmacının ya tüm bu yetkinliklere sahip olması ya da eksik olduğu noktalarda ortak çalışma arkadaşları bulması gerekmektedir. Fakat ülkemizde gerek bu yetkinliklerin hepsine birden sahip olan araştırmacı sayısının azlığı gerekse gerçek anlamda ortak çalışma kültürünün gelişmemiş olması kaliteli çalışmaların ortaya çıkmasını zorlaştırmaktadır. 
 
Bu sıkıntılar dikkate alınarak uluslararası düzeyde kaliteli yayın yapma isteğindeki akademisyenlere yol gösterici olması amacı ile elinizdeki kitap kaleme alınmıştır. Kitapta, teori inşası ve bilimsel yayın hazırlama literatürleri ile kişisel tecrübeler harmanlanmıştır. Kaliteli bilimsel yayının şifrelerini içermesi yönü ile kitap, sadece SSCI endeksli makaleler için değil kaliteli yüksek lisans ve doktora tezlerinin hazırlık süreçleri için de ipuçları içermektedir. 
Kitabın bir amacı da konunun asıl uzmanlarını tartışmanın içine çekebilmek ve böylelikle tecrübelerinden daha çok kişinin yararlanmasına imkan hazırlamaktır. Ülkemizde, çalıştığı alanda otorite olan akademisyenler bulunmasına rağmen tecrübeleri çoğunlukla saklı kalmaktadır. Bilimsel yayın, mutlaka uzman rehberliği gerektirdiğinden mevcut bilgi birikimini paylaşılır kılacak her türlü çaba önem arz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951967dd-93fb-4d16-b099-ffa34d09926f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutku</image:title>
            <image:caption>Edebi cümleler kurmak ne zor bir meziyet! Olanca işin ustası varken kendime “şair” gibi güçlü bir etiketi yapıştırmayacağım merak etmeyin, ben yine akademisyenlikte ilerleyeceğim söz veriyorum. Benimki insani duyguları, kelime dağarcığım, biraz duygularım, biraz yaşanmışlıklarım, biraz hayallerim ve yaratıcılığım eşliğinde yazıya dökmekti sadece. Bazı şiirlerimi okuyan çevremin beni yüreklendirmesi ve desteklemesi ile bu kitabı siz şiir severlerle buluşturmak istedim. Şiir defterimde yazdığım ve sadece birkaç kişinin okuması ile yetinmek istemedim belki de. Şairler için mutlaka yaşanmışlıkların kaleme döküldüğünü zannederiz ama bende çoğunlukla bir konu belirleyip o konuya dair temalar seçerek kalemle buluşturmuşumdur sözcükleri. Temaya gelince bu kadar hayat dolu ve neşeli kimliğimle tanınırken genelde yalnızlık, imkânsız aşklar, acı ve hüzün dolu satırlar okuyacaksınız. Birkaç sosyal mesaj verdiğim şiirlerim de yok değil. Bu ilk belki de son şiir kitabımda dilerim okurken güzel tatlar bulabilirsiniz şiir adına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2472211b-fd50-4554-890c-4b1b4b702130.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç</image:title>
            <image:caption>Burak Uyanık, ‘‘Üç’’ isimli tiyatro oyunlarını topladığı bu kitapta Platon’un “iyi”, “doğru” ve “güzel” denen üç yüksek değerini referans belirleyerek farklı bakış açıları ile oyunlarını kaleme almış. 
 
Üç farklı zaman diliminde geçen ve yaratıcı biçimde sahnelenmeye açık olan bu oyunları, genç yazar Türk Tiyatrosu’na yeni ufuklar kazandırmak amacıyla yazmıştır. 
 
Bir Dilim Elmadır Aşk ve Defol Gel kitaplarının yazarı olan Burak Uyanık, halen oyunlar yazmakta, sahnelemekte aynı zamanda yönetmenlik ve eğitmenlik kariyerine devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c74da598-e7f5-48e7-a268-426aeae8f4a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalı ve Örnekli Temel İstatistiksel Yöntemler</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER 
 
 
Önsöz 
 
Giriş 
 
Ölçme ve Değerlendirme 
 
Verilerin Düzenlenmesi 
 
Merkezi Eğilim ve Yayılım Ölçüleri 
 
Örnekleme Yöntemleri ve Örnek Sayısı Belirleme 
 
Teorik Dağılımlar 
Hipotez Testleri 
 
T testi 
 
F testi 
 
İstatsitiksel Tahminleme 
 
Ki-Kare Testi (x2-Testi) 
 
Regresyon ve Korelasyon Analizi 
 
Olasılık 
 
Parametrik Olmayan İstatistiksel Yöntemler 
 
Kaynaklar 
 
Ekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76219ac5-32cc-46ae-a257-a59c9d4d92f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstadı Muhabbet</image:title>
            <image:caption>Her insanın hayatı boyunca başkalarına söyleyemedikleri ya da anlatamadıkları yok mu dur. Hatta zaman zaman kendisine bile itiraf edemediği sırları. Bazen biriyle paylaşmayı çok ister de ya anlatmaya cesaret edemez ya da anlaşılamamaktan korkar. Bu yüzden çoğu insan için söylemek isteyip de söyleyemedikleri kendi mahzeninde sır olarak kalmaya devam eder. Herkesin kendisine göre doğruları ve yanlışları bir başka değişle de kendine özgü gerçekleri vardır. Unutmak istedikleri, yarım kalan hikayeleri ve yaşayamadıklarının tamamı, hayatının hayal kırıklıkları mozağini oluşturan renkleridir aslında. Böyle geçmişinde yarım kalan, yaşanmamış ya da pişmanlık duyulan bir hikayesi olduğunda, insanın geleceğe dair kaygı ve korkuları daha bir baskın ve etkin olur hayatında. Mutlu bir yaşam sürebilmenin ya da geleceğe umutla bakabilmenin en etkin yollarından biri geçmişinizden bugününüze taşıdığınız yüklerden kurtulabilmek ve yolunuza bu şekilde devam edebilmektir. Birçok bilim insanı, psikoterapist ve kişisel gelişim uzmanı seminerlerinde, kitaplarında ya da verdikleri eğitimlerde de bunu anlatırlar. Bu kitapta da geçmişinde yarım kalmış hikayeleri hayal kırıklıkları olan birbirinden farklı kahramanlarla tanışacak belki onların hikayelerinde kendi hayatlarınızdan bir şeyler bulacaksınız. 
 
Anı yaşamak, yaşadığınız anın değerini anlamak ve bütün hikayelerin sonunda hiçbir şey için geç olmadığını bilerek ve yine yeniden umut ederek yaşamaya devam edebilmek 
 
Her zaman bir ihtimal daha vardır, 
 
Yeter ki hayal et ve iste, 
 Hayalin adı umut, 
 
Sonu mutluluk olsun senin hikayende...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a13de68a-e0b1-402d-a1d1-323f8b41e2df.jpg</image:loc>
            <image:title>Var mı Sende Beni Sevecek Yürek</image:title>
            <image:caption>Şahbettin Ali, bu kitabında da yaşamın her alanına dokunan dizelerle kendi penceresinden gördüğü dünyayı okurlarıyla paylaşıyor. 
 
Sizleri içinde aşağıdaki dizeler de olan şiir şölenine davet ediyor. 
 
İyi okumalar… 
 
 
 
Zenginin içinde fakir görürüm, 
 
Pek çok aç insanda şükür görürüm, 
 
Süste, gösterişte, kibir görürüm, 
 
Var mı sende beni sevecek yürek? 
 
................. 
 
Biter gider ışıltımız. 
 
Solacağız, kim tutacak? 
Gün gelip vakit dolunca, 
 
Öleceğiz kim tutacak. 
 
................. 
 
Ay, güneş, gökyüzü seni anlatır, 
 
Her nereye baksam, ordasın anne. 
 
Kışın nazlı nazlı inen karlarda, 
 
Baharda rengârenk kırdasın anne. 
 
................. 
 
Gözlerinde buldum gizli cenneti, 
 
Varıp kapısını çalmayayım mı? 
 
Rızanı dilenip, elinden tutup, 
 
Yanında, gölgende durmayayım mı? 
 
............... 
 
Rüzgârın buluta söylediğini, 
 
Sana söylemedim sanma sevgili, 
 
Gençtin anlamadın; kördün görmedin, 
 
Bari şimdi dinle, anla sevgili.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a4b586b-fe88-4ff2-a447-24b9bfbc719d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Dair</image:title>
            <image:caption>Yaşam başlı başına bir serüvendir. Bu serüvenin sahipleri bizleriz. 
 
Bizim için belirlenmiş olanlar dışında nasıl yaşayacağımızı biz belirleriz. Kaliteli yaşamlar var etmenin yolu kendimiz için doğru olan seçimlere yönelmekten geçmektedir. Önemli olan neye odaklı, nasıl ve ne yönde gideceğimizi bilmektir. 
 
Bu kitapla yaşamınızda kendiniz için doğru olan yönü keşfedeceğinize inanıyorum. 
 
Yaşamınızdaki farkındalıklarınızın artması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab51db9-a37c-4912-a9d0-4b4ffe46d056.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğim Ağladı</image:title>
            <image:caption>Kelime, kelime üstünde söz, söz üstünde 
 
Kader varmış kader üstünde… 
 
Yazıcı nasıl yazmış bu yazıyı, itiraz yok sadece kabullenmek 
 
Kula kul olmak varmış kaderimizde, 
 
İstesek de vazgeçilmezmiş… 
 
Onunla var etmiş yaradan onunla sonlamış 
 
Varlığın anlamı esir olmakta yatarmış, 
 
Nafile çırpınışlar, sözler 
 
Onu geç de olsa anladım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef7ebea3-e7b9-4b35-8b1e-7153c2c316b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinsel Engellilik ve Otizm</image:title>
            <image:caption>Günümüz toplumunda, insanlar doğuştan ya da sonradan meydana gelen sağlık sorunları ile karşılaşabilir. Sağlık kuruluşları birçok hastalığın tedavisi yanında rehabilitasyon hizmeti de sunmaktadır. Her türlü sağlık sorunu olan bireyler 1,2 ve 3 basamak sağlık kuruluşlarından faydalanmakta ve tedavi olabilmektedirler. 
 
Engellilerin sağlık kuruluşlarından faydalanırken karşılaştıkları sorunların nedenleri ve çözüm süreci incelendi. Engelliler için uygulanan sağlık politikaları, projeler ve yapılan sağlık iyileştirmeleri değerlendirildi. Engelli ve ailesine sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan baktığımızda aldıkları hizmet ve yaşadıkları sağlık problemleri sonrası ailenin bakış açısı, tutum ve davranışları, toplumdan ve devletten beklentilerinin neler olduğu araştırıldı. 
 
Zihinsel engellilerin, sağlık kuruluşlarından faydalanırken karşılaştıkları ekonomik zorlukların aileye getirdiği yük sonrası oluşturduğu problem ve alınan tedbirlerin yeterli olup olmaması araştırıldı. Engellilere uygulanan sağlık politikalarının maddi boyutunun incelenmesi ve asıl sorunların saptanması için çalışmaların yapılması gerekmektedir. 
 
Engelli bireylerin yaşam kalitesini arttıran kararların ve uygulamaların hayata geçirilmesi engelliler açısından bu sorunların giderilmesi zihinsel engellilere karşı bilinçlenmemizi sağlayacaktır. Herkesin bir gün engelli adayı olabileceği unutulmamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e27bb387-c6ee-4787-90b8-47fdb0e234a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençliğin Yarınlarına Dokunmak</image:title>
            <image:caption>Geleceğimize sahip çıkmak istiyorsak gençliğe sahip çıkmalıyız. Çünkü yarını inşa edecek olanlar, şimdinin gençleridir. Gençlerin hayat hikâyelerine dokunarak başarı hikâyelerine dönüştürmek, bir anlamda insanlığa hizmet etmektir. Çünkü “Gençliğin Yarınlarına Dokunmak”, toplumu ve değerlerini yaşatmaktır. 
21&apos;inci yüzyıl dünyası ve teknoloji, insanların değer yargılarını da dizayn etmektedir. Bu nedenle yaşanan değerler çatışmasını aile ve ergen psikolojisi çerçevesinde değerlendirmek, gençlere değer verildiğini göstermek; sevgiyi, saygıyı ve toplumsal değerleri yaşatmaktadır. Bazen doğru kararlar alabilmek için doğru insanların rehberliğine ihtiyacımız vardır. Çünkü bir cümle, kararımızı; bir insan, hayatımızı değiştirebilir. Aile olarak; gençlerle çatışmak yerine kritik dönemlerde onların yanında olmak, iletişim kanallarını açık tutarak onlarla ilgilenmek çok önemlidir. Büyük değişimler, küçük şeylerle başlar. İşte; bu itibarla ergenlere uygun yaklaşım ve onlarla kurulan sağlıklı iletişim, gençlerin bugününe ve yarınlarına dokunarak geleceği inşa etmenin yegâne yoludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69cfe529-f1c0-42ca-9ebd-b12f7882722f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakit Nakit Değildir</image:title>
            <image:caption>Zaman, günlük yaşantımızın temelini oluşturan en önemli kavram… 
Bütün kaynakların en değerlisi zamandır. Buna rağmen en az anlaşılanı, en yanlış yönetileni, en fazla boşa harcananı da zamandır. 
Çoğunlukla yeterli olmadığından şikâyetçi olduğumuz, her zaman tasarruf etmeye çalıştığımız, çoğunlukla kaybettiğimiz şey yine zamandır. 
Parayı zamana göre daha hesaplı ve sayarak harcarız. Ne yazık ki zaman konusunda aynı hassasiyeti göstermeyiz. Üstüne üstlük sanki para gibi geri kazanma şansına sahipmişiz gibi bir de “Vakit nakittir, zaman eşittir para…” gibi son derece yanlış bir anlayışta geliştirmişiz. Oysa vakit, nakit değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17b87389-2239-4651-a01d-ecd2fc31eacb.jpg</image:loc>
            <image:title>Turan Ülküsü&apos;nden Türk Birliği&apos;ne</image:title>
            <image:caption>“Turan Ülküsü, Osmanlı’nın son dönemlerinde bazı aydınlar tarafından bir kurtuluş reçetesi olarak düşünülse de hayata geçemedi. Ama Türk Milleti, ‘Turan’ hayalinden hiç vazgeçmedi. Unutulmamalı ki hayal ettiğiniz şeylere ulaşmak için mücadele ederseniz bir gün bu hayalinize ulaşmanız mümkündür. Turancılar, Büyük Türkistan’ı kurmayı hedefleyenler, bu mücadelelerinden hiç vazgeçmediler. Anadolu’da yedi düvelle mücadele eden Türk Milleti, son yurdunu bu azim ve kararlılıkla terk etmedi. Mahremine el sürdürmedi.” 
Uzun soluklu okumaların ve araştırmaların ürünü olan bu kitapta; Osmanlı’nın son döneminde kurtuluş mücadelesinin reçetesi olarak hayat bulan Turan Ülküsü’nün, Türk devletleri arasında kapsamlı iş birliğini teşvik etmek amacıyla kurulan “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi” olarak yola çıkışını, sonra “Türk Konseyi”ne, günümüz itibariyle de “Türk Devletleri Teşkilatı”na dönüşerek ete kemiğe bürünme sürecini ve o kutlu sevdanın şanlı tarihini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03350f73-692d-40ad-8955-fcb5d78fcde5.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu&apos;nun Fatihi Karabekir</image:title>
            <image:caption>Bu roman; aziz vatanın üzerindeki kara bulutları dağıtıp milletimizi aydınlık yarınlara taşıyanların, bağımsızlık güneşinin yurdumuz üzerine yeniden doğmasını sağlayanların, “Alperenler, akıncılar, kahramanlar, serdengeçtiler, yiğitler nerede?” denildiğinde, “Burada!” diyen destanları yazılamamış gizli kahramanların, şehit çocuklarına babalık yapan ve “Yetimlerin Babası” olarak anılan Karabekir Paşa’nın hikayesidir. 
Bu roman; savaşta babası ölen kimsesiz Ermeni çocuklarına da sahip çıkıp onları himaye eden Doğu’nun Fatihi’nin, serhat boylarını Ermeni mezaliminden kurtaran kınalı kuzuların, mazluma ümit, zalime korku veren ve parolası “Ya istiklal ya ölüm!” olanların hikâyesidir. 
Bu roman; tarih sayfalarında yer bulamayan ve ders kitaplarında iki satırla geçiştirilen Karabekir Paşa’nın başarılarının sadece küçük bir kısmını anlatmaktadır. 
Bu roman; “Vatanımız, canımız, namusumuz elden gidiyor; yok mu bir kurtaracak?” denildiğinde kendini seve seve feda edenlerin destanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ca2a73-1cca-4f9d-8fa3-60633a35f682.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailede Mutluluk İçin Öneriler</image:title>
            <image:caption>Aile kurumu, Hz. Adem’den bugüne İslam binasının temellerini teşkil eden çok önemli bir müessesedir. Aile bir okuldur. Peygamberimizin, “Müslüman, aile ve nikâhla dininin yarısını tamamlar.” şeklinde ifade etiği aile; ruhî-bedenî yönüyle kişiyi teskin eden, huzur ve mutluluk veren bir mekteptir. 
Kutsal bir emanet ve mutluluk kapısı olan aile, bizlere büyük bir nimet olarak sunulmuş ve bizden sonraki nesillere aynı sağlamlıkla teslim edilmek üzere emanet edilmiştir. Bu emaneti koruyup kollamak, ailede huzuru tesis etmek bizim aslî görevlerimizdendir. 
Bugün aileyi bir gemiye benzetilirsek, maalesef aile gemisi içerden ve dışardan çok büyük tehdit altındadır. Hem de tarihinde hiç görülmediği kadar büyük bir tehdit… Ailede huzursuzluk çoğalıyor, sevgisizlik artıyor. 
Aileyi yaşatmanın yolu nedir? Hangi çözümler bizi yeniden mutlu bir aileye kavuşturur? Aileyi temelden sarsan şeyleri nasıl bertaraf edebiliriz? Bu soruların cevabını hep beraber bulmaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4da0a24-b3e0-4fb1-bf63-b67117db3686.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kale</image:title>
            <image:caption>Son kale ile son darbe indi üstlerine. Melih, omuzlarında son kalenin yüküyle bir yandan geçmiş acılarını unutmaya çabalarken, mücadele ettiği kirli örgüt babasından sonra şimdi de onu ortadan kaldırmak istiyordu. 
Basit gibi görünen bir operasyonun ucu yerin yedi kat altına uzandığında neler olacaktı? İşlerinin ne kadar ciddi olduğunu anladıklarında geri dönülmez bir yola girmişlerdi artık. Coğrafyasını, kardeşini ve ekibini kederli günler beklemekteydi. Kırmızı ve mavi hesaplaşırken, moru bir seçim bekliyordu. 
***** 
Kimisi vardır, büyük hayat mücadeleleriyle yüzleşmiştir. 
Kimileri de vardır, mücadeleleriyle hayatları anlam bulmuştur. 
Her hayat, kudret kalemiyle yazılmış bir hikâye gibidir. Benim adım Melih… Ve işte bu da benim hikayem…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd30704-1cc9-4af9-9b82-b2624675b081.jpg</image:loc>
            <image:title>Kovalamaca</image:title>
            <image:caption>“Kadın tam bardağın kulpuna uzandığı sırada kekeleyerek: “İhbar mı, ne ihbarı?” dedi. Çok kötü bir şey yapmış gibi tedirgin bir yüz ifadesiyle gözlerini sağa sola kaçırdı. Çocuk gibi masum bir ses tonuyla: “Ben onu ihbar etmedim ki Hasan bizzat kendisi polisi aramamı istedi.” Amir bu sözleri duyunca göz kapakları iyice açıldı ve bardak havada şaşkın şekilde kadına bakakaldı. Amir belli etmemeye çalıştı ancak içi  biraz ürpermişti. Kadın ise amirin havada kalmış elinden bardağı alıp amirin şaşkın gözlerinden bihaber, suyu yudum yudum içmeye başladı” 
... 
 
Tren istasyonunda başlayıp, Mert&apos;in hayatını bir anda altüst eden bir kovalamacaya dahil olmaya ne dersiniz? Genç polis Mert, yeni atandığı bölümde kariyerini zirveye taşıyacak o operasyonun içindeydi, Türkiye&apos;nin en azılı katillerinden birini yakalayacak ve hayalini kurduğu hayata merhaba diyecekti. Kovalamaca devam ederken polis merkezinin önünde beliren kadının vereceği bilgi ve kaset kaydı operasyon ile ilgili olabilir miydi? 
  Kovalamaca devam ederken heyecanla bir sonraki hamleyi bekleyecek, operasyonun sonunu getirmek için elinizden bırakmadan sayfaları çevirmek isteyeceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30723acf-164f-49a4-8930-bde18153d928.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahtın Köpeği (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Azap dolu geçmişi olan bir büyücü 
Kan bağından daha derin dostluklar 
Hazine avıyla geçecek bir yaz 
 
Jax Wendyll geçmişini unutmayı tercih ederdi. Ancak ağza alınmayacak suçlarının cezası olarak ömür boyu tahta hizmet etmeye mahkûm edilmişti. Bundan sonra tek görevi, Solaris İmparatorluğu’nun uçarı küçük prensi Baldair’e hayatını adamaktı. 
 
Batı’nın önde gelen soylularından Erion da kraliyet ailesiyle ilişkilerini ilerletme ve arkadaşlarıyla sakin bir yaz geçirme arzusuyla saraya gelmişti. Ancak Jax o güne dek yaşamış en namlı korsanlardan Adela’nın gizli odasını tesadüfen keşfedince, Prens Baldair bu macera fırsatına balıklama atlayacaktı. 
 
Her köşe başında yeni bir gizemin belirdiği Oparium’da onları lanetler, cinayetler ve hayaletler bekliyordu. 
 
“Elise Kova yine en iyi yaptığı şeyi yapmış. Okuru daha ilk cümleden hikâyenin içine çekerek gerçek dünyayı tamamen unutmaya zorluyor.” —The Bookish Crypt 
 
“Merak uyandırıcı yeni unsurlar ve aşina olduğumuz karakterlerin mükemmel birleşimiyle Tahtın Köpeği okurlara hem nostaljik hem de heyecan dolu bir deneyim sunuyor.” —21st Century Once Upon a Times 
 
“Tahtın Köpeği seve seve tüm günümü verdiğim bir kitap oldu. Onunla beraber yedim, çalıştım, hatta uyudum bile – sürükleyici hikâyesi elimden bir an için bile bırakamayacağım kadar iyiydi.” —In Libris Veritas 
 
“Bir seri kalbinizi çaldığı zaman, o dünyayı daha çok keşfetmek istiyorsunuz – Altın Muhafızlar serisi de okurlara bunu sunuyor!” —Milky Way of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db2c727-b3c9-49a3-a16a-4225710dc8ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaynananın Ontolojisi</image:title>
            <image:caption>Peki, siyasetin mecaz-ı mürseli olan aile dediğimiz müessesede, babadan başka bir Şeytan, babadan başka bir iktidar yok mu?

“Hukuk babaysa, ve onun ihtiva ettiği cüzî ya­saların tahakkukunu mümkün kılan cüzî istisnaları da kadınsa, hu­kuku büsbütün askıya alan dişil istisna durumuna da basitçe kadın durumu diyemeyeceğimiz açıktır. Hukukla hukuksuzluğun, baba ile annenin, kadın ile erkeğin üst üste bindiği bu süperpoze kendiliğe, bu trans(andantal) kimliğe başka bir isim vermemiz ya da zaten ve­rilmiş ismi tespit etmemiz gerekmez mi?

Evet. Artık kadim gelinlerin gözyaşlarının kaynağı olan o mâhut ‘Nemrut Kaynana’dan söz ediyoruz. Bu kaynana hem evin babasına hükmeder hem de evin annesine ve çocuklarına. Hem evin siyase­tine hakimdir hem de evin kültürüne. Ama doğrudan ne babanın standart siyasî iktidar araçlarını kullanır ne de annenin kültürel ikti­dar araçlarını. Hep dolaylı olarak, hep sanki alakası yokmuş gibi ya­parak babanın ve annenin iktidar alanlarına nüfuz eder. Bu yüzden ne baba ne de anne olan, ne erkek ne de kadın olan; olsa olsa annenin babaya paradoksal bir şekilde inkılap etmesine tesadüf eden bu pek maskeli trans kimlik, erkek ve kadın iktidarlarından özerk bir şekilde tahlil edilmeyi dibine kadar hakketmektedir.”

Suheyb Öğüt, Kaynananın Ontolojisi’nde müzik, sinema ve popüler kültürün diğer unsurlarını da kullanarak sosyokültürel, felsefî ve sosyolojik bakımdan farklı bir Türkiye siyasî portresi çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c52f71c3-b5ac-4893-bb65-eaab595851a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Satürn Evleri 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>Dünya koruma alanı ilan edilmiş ve terk edilmişti. İnsanlar artık 35 kilometre yukarıda, halka şeklinde inşa edilmiş bir yapıda yaşıyordu. 
 
Mitsu çalışırken kendisi gibi “yalnız” yaşayan bir kadınla tanışmıştı ve insanlara inanmaktan korkan bu kadın için elinden geleni yapmaya kararlıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e65ebad-5574-422f-9e2d-79f4f9ddee40.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasaklı Hayallerin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Romanın konusu 28 Şubat Kararlarının, İmam Hatip ve diğer meslek liselerinde okuyan öğrenciler üzerinde etkileri... 
 
Yazar o dönemdeki başörtüsü sorunlarını, meslek liselerinde okuyan öğrencilerin yeni sınav sistemiyle üniversiteye girmelerinin ve eğitim almalarının nasıl zorlaştırıldığını, tüm çıplaklığıyla okuyuculara sunuyor... 
 
Köy ve okul hayatını yalın bir dille anlatan, bir nefeste okuyabileceğiniz bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7aaf6cd-1bc3-421e-b42b-a50b0777fd0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Baykuş Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Düşünmek, bir suçtu
Konuşmak, bir suçtu.
Yazmak, bir suçtu.
Baykuş Cumhuriyeti
Yırtıcı kuşlar tarafından yönetilen bir ülkede, kolu kanadı kırılmış, uçmaktan ve şarkı söylemekten mahrum bırakılmış diğer kuşların hikâyesidir.

Dünyanın her yerinde yırtıcı kuş liderler yüksek dağlarda kuluçkalanmış, her geçen gün otoritelerini daha yükseklere taşırlarken, biz kanatlılar doğa gibi tahrip edilip her şekilde sömürüye maruz kalıyorduk. Kimin elinin kimin cebinde olduğunun bilinmediği Baykuş Ülkesi’nin siyasetinde, kuşların taşlığı boş, kursağı delik lakin bunu dile getirmek ise tam bir zırdelilikti.
Birinci kilit, anahtar; ikinci kilit, sürgü; üçüncü kilit; vidalı demir kol...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aef4e6b7-8e67-4d6a-9b5b-88231f29d15c.jpg</image:loc>
            <image:title>Leodikya Esintisi</image:title>
            <image:caption>Laodikya Antik Kenti&apos;ne farklı zaman dilimlerinden harika bir gezintiye çıkacaksınız. Kente emaneti gibi bakan insanların arasında büyüyen Selin, harabe şehrin kalıntılarından ona yeni bilgiler fısıldayacak anların peşinde koşan bir arkeolog olarak karşımıza çıkmadan evvel onu herkes gibi bir insan olarak resmetmemize izin veriyor. Merak eden ve bu merak dürtüsünün peşinden giden biri olarak çıktığı macerada kendinizi onunla özdeşleştirmekte zorlanmayacaksınız. Böylelikle çözülmesi gereken tüm gizemlerde, hatta hayatın önümüze çıkardığı taşlarla mücadele de tüm o unvanların bize yüklediği sorumlulukların ötesinde insan olmanın yeterli olduğunu bir kez daha fark edeceksiniz. Geçmişten bugüne değişmeyen sorunların ruhunuza yükleyeceği çaresizlik hissine karşı hazırlıklı olun.

Laodikya Antik Kenti&apos;nde gelen misafirleri ağırlayıp onlara rehberlik eden ve zaman zaman şehirde yeni buluntularla ilgilenen dedesi Osman Ali Bey ve ekibiyle tarihin içinde günlerini geçiren Selin, elinde antik kentin haritasıyla gezinirken ölü bir kent gibi görülen bu şehirde taptaze bir enerji hisseder. Bu tazeliği keşfetme dürtüsü onu şehrin sokaklarında rutinleşen gezintilere zorlar. Bir gün caddelerden birinde yerde uzanan esrarengiz taşlarla karşılaşır. Bu taşları büyüsü, doğanın sesleri bir anlık kafasında bir karışıklık yaratır ve onu hayalini dahi kuramayacağı bir dünyaya çeker. Bu, onu tarihin derinliklerinden gizemli biriyle tanıştıracak fark edemediği bir yarıktı. Acaba bu yarık ona Tavşan Deliği&apos;nden düşen Alice&apos;inki gibi büyüleyici maceralar ve alınması gereken dersler sunacak mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b29e4522-fda0-43b5-b35d-8af632f590cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Stella Terra</image:title>
            <image:caption>“...ve işte insanlar bu şekilde &apos;Tanrısallaşıyor.&apos;
Şimdi beni anlıyor musun?”
Teknoloji, internet ve sosyal medya sayesinde eşi benzeri tarih boyunca görülmemiş bir veri akışı yaşamaktayız. Tanrı birçok dinde ve inanca göre “yaratıcı”dır. Lakin sosyal medya ve iletişim araçlarının yaygınlaşması sayesinde herkes bir şeyler &apos;yaratır&apos; hâle geldi: Dijital içerik. Teknoloji ve iletişim araçlarına kutsal bir varlık hatta Tanrı muamelesi yapıldı. Sonsuz “yaratma” döngüsü, insanlarda Tanrı kompleksine sebep oldu. Çünkü ürettikleri şeylerin merkezinde, bu sonsuz internet âleminin içinde “ben” -yani kendileri- var. Artık teknoloji insanlar için değil, insanlar teknoloji için var.
Son yaklaşıyor...
Teknolojinin yanlış kullanımı, çöken ekonomi ve ahlak sisteminin ortasında bir idealar bütünü yükseliyor: Stella Terra. Stella Terra, bir ülkenin olabileceğinden çok daha fazlası. Kendisi için üreten ve insanları için refah seviyesini en üste taşıyan, sağlık ve turizmde emsallerinden en az on yıl ileride olan bir ada ülkesi. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler olması gerçeğine dayanarak Stella Terra&apos;ya dört kişilik bir araştırma ekibi gönderir. Ekip, ziyaretini sürdürürken dünyadaki bütün internet, ağ ve iletişim araçları yok edilir. İnterneti geri getirmek için Stella Terra&apos;nın lejyonları sahneye çıkıyor: Felix, Aria, Evelyn ve Hope (yanından geçerken yüzünüzü ekşitmezseniz ve her kadın gibi onu görmezden gelmezseniz aslında onu çok seversiniz.)
“Şimdiden Stella Terra&apos;ya hoş geldiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b7b8b57-a5d1-4e49-bb07-9452dfb4f48f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Bir Dünya Vereceğim</image:title>
            <image:caption>Dört duvar arasında geçen bir çocukluk, gökyüzüyle ve kitaplarla kurulan bir sırdaşlık, yapay olan her şeye bir başkaldırı ve sonsuz bir hayal gücü...
Küçücük dünyasında, kendine çizilen sınırlar içerisinde yaşayan ama hep o sınırların ötesini merak eden, gerçek dünyaya dair dayanılmaz bir keşif arzusuyla yanıp tutuşan bir kız çocuğu Zeynep. Ona gösterilenle yetinmeyecek kadar gözü kara, hayata meydan okuyacak kadar cesur ve bir o kadar da inatçı.
Küçük bir balıkçı kasabasında tohumları atılan hayallerin Urfa&apos;nın bereketli ve kadim topraklarına, ta Göbeklitepe&apos;ye dek izini sürerken genç bir kadının kendi içsel yolculuğunda yaşadıklarının ve dönüşümünün de en yakın görgü tanıkları olacağız.
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, yıkımdan ve yokluktan yeniden yapılanmanın masalı. Hiç şüphesiz umut etmek ve hayal kurmak, bizi içimizde büyüttüğümüz o “Teneke Orman”a her gün bir adım daha yaklaştırır ve imkânsız deneni mümkün kılar.
“İşler yolunda gitmediğinde acılar sorun değil, önemli olan geri gelip ışığını yine yaymayı başarabilmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d582757-756c-4873-b08e-91e8ffad53c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin Yükü</image:title>
            <image:caption>Geçmiş insanoğlunun sırtında ölene kadar taşıyacağı tek gerçeği…
Zeynep&apos;in köyünden kaçarcasına çıkmasından Amerika&apos;ya kadar uzanan öyküsünde bir aile olma hasretiyle yanışına şahit olacaksınız. Bu özlem öylesine tehlikeli bir hal alacak ki tek aşkı Henry için göze aldıkları herkesin hayatını alt üst edecektir.
Sosyetenin içine doğan ve yalıda büyüyen Süreyya&apos;nın ürkek, küçük bir kızdan ünlü bir heykeltraşa dönüşürkenki sancısı hepinizi gözyaşlarına boğacak. Mutluluğu çamurun içinde arayan Süreyya&apos;da içimizde yaşayan ama farkında olmadan sırtımızı döndüğümüz binlerce yüze tanık olacaksınız.
Firuze mankenlik dünyasında parlayan naif bir yıldızken, yanlış bir adama aşık olmasıyla her gün ölümü nefesinde hissederek yaşayan genç bir kadın. Firuze&apos;nin her şeyini kaybederkenki çırpınışı ve kendi iç dünyasına yolculuğu onu tamamen farklı bir hayata sürükleyecektir.
Almanya&apos;da Türk Gelenekleri&apos;nden uzak büyüyen ve sevdiği adamı acı bir şekilde kaybeden Aylin ise, yıllardır sakladığı sırrı korumak için ne kadar ileri gidebilecek?
Bu dört yakın arkadaş, farklı nedenlerle kaçtıkları geçmişleriyle yeniden karşılaşacak ve ne yazık ki bu karşılaşma onları dönüşü olmayan bir girdabın içine sokacaktır.
Geçmişin Yükü, sizi beklenmedik sona giden bir serüven yolculuğuna çıkarıyor.
“Geçmişle yaşamak en ağır hastalık Süreyya! Geçmişi silemezsen, ondan vazgeçemezsen asla yeni gelecek yazamazsın.”
“Bu gece bu iş son bulmalı...zamanı geldi.”
Ayşegül Kefeli Jones sizi alıp, dünya şehirlerinde, insan hayatlarının içinde öyle bir dolaştırıyor ki, kendinizi uzun süredir beklediği dalgalara nihayet ulaşmış bir sörfçü gibi hissediyorsunuz. Sahici, samimi, akıcı, zeki, hınzır aynı zamanda. Yaramaz bir çocuk gibi.
Bilge EGEMEN
Gazeteci
“Gerçekten soluksuz okuyacağınız nadir romanlardan biri. Çok etkilendim.”
Arzu ECE
Müzisyen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4994e1d2-30da-407c-b017-59d2d62fc223.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD Basınında Türkiye&apos;deki Darbeler</image:title>
            <image:caption>Darbeler ile sık sık yüz yüze gelen Türkiye Cumhuriyeti, atası Osmanlı’dan birçok şeyi miras olarak devralmıştır. Osmanlı’da ordu ile siyasi yönetimin mücadelesi ve yapılan darbelerle, Cumhuriyet döneminde de sıkça karşılaşılmıştır. Osmanlı dönemindeki askerî müdahaleler ile Cumhuriyet dönemindekiler arasında şeklî bakımdan birçok benzerlik olsa da Türkiye Cumhuriyeti’ndeki askerî müdahaleleri farklı değerlendirmek gerekir. Özellikle 19. yüzyıldan itibaren dünyada ve Türkiye’de gelişen olayları, büyük emperyal güçlerin politika ve faaliyetlerini incelemeden sağlıklı bir neticeye ulaşmak neredeyse imkânsızdır. Bununla beraber, Türkiye’de gelişen olayları sadece dış güçlere bağlamak da doğru değildir. Haliyle, iç ve dış tesirlerin beraber değerlendirilmesi doğru analizler yapmak için mühimdir.     Türkler için ordunun ne anlama geldiğinin ve ordunun görev, sorumluluk ve alışkanlıklarının bilinmesi de bu analizlerin daha sağlıklı yapılmasını sağlayacaktır. Bunun yanında ABD, AB ülkeleri ve Rusya’nın Türkiye ile olan ilişkilerinin, bu ülkelerin birbirleriyle olan rekabetlerinin, daha da önemlisi Türkiye’nin bulunduğu bölgeyle alakalı olarak söz konusu ülkelerin politikalarının ve amaçlarına ulaşmak için kullandıkları araçların da iyi bilinmesi gerekir.     Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çok sık karşılaşılan askerî darbeler, birçok araştırmaya konu olsa da darbelerle alakalı problemlerin çözümü için daha fazla ilmi çalışmaya ihtiyaç vardır. Uzun ve meşakkatli bir süreç neticesinde ortaya çıkan ve bu büyük problemin anlaşılmasına yardımcı olacak bu çalışmanın temel konusu “Türkiye’deki askerî darbelerin ABD basınına yansıması” olmakla birlikte, çalışmada, Cumhuriyet tarihimizin ilk askerî darbesi olan 27 Mayıs 1960 Darbesi, ardından gelen 12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 Darbesi, 28 Şubat 1997 Postmodern Darbesi ve 27 Nisan 2007 E-Muhtırası incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8565842-de6b-4ba0-90ec-4f9a89d86a23.jpg</image:loc>
            <image:title>Bedel Ödeyenler</image:title>
            <image:caption>Yılın En İyi Yerli Korku Romanı 
Ödüllü Kadavra Mevsimi ’nin 
yazarından yepyeni bir roman. 
 
Gerilim, gizem, korku ve dram türlerinin ustaca harmanlandığı Bedel Ödeyenler’in sayfalarında kaybolurken, yazarın hayal gücüne ve yazım diline hayran kalacaksanız. 
Sizi bu kitapta, son sayfasına dek soluksuz okuyacağınız, sarsıcı bir hikâye bekliyor. 
 
Geceyi aydınlatan dolunayın çağrısını duyuyor musun? 
Elimi tut kardeşim, seni bir törene götüreceğim. 
 
Bir yolculuk bekliyor bizi. Büyülü bir düş göreceğiz. Elimi tut kardeşim, birlikte büyüyeceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/475f48a0-0c3a-4133-9a76-65547128da38.jpg</image:loc>
            <image:title>Daktilo Nebahat</image:title>
            <image:caption>“Bugün çocuğu cephede bulunan bir anne de çocuğu canavarlar tarafından parçalanmış tarih öncesi bir anne gibi kuduz bir acı hissetmiştir. Biz kadınlar hangi yaştan, hangi ırktan, hangi asırdan olursak olalım hep aynı şekilde hisseder ve aynı şekilde muhakeme yürütürüz. Dikkat ederseniz görürsünüz ki, biz kadınlar diktatör bir devlet idaresinde kurulmuş gizli bir cemiyetin azalarına benzeriz.” 
 
Daktilo Nebahat, Suat Derviş’in 193038 yılları arasında kaleme aldığı, kadın karakterleri merkeze alan öyküleri bir araya getiriyor. Kariyeri boyunca neredeyse yalnız kadınları yazmış, öykülerine, romanlarına kadın ana karakterler seçmiş Derviş. Dahası yazıları, söyleşileri, röportajları ve anketleriyle de kadınları görünür kılmış. Bu efsane kadın, henüz otuzlu yıllarda tüm bu ezber bozan kadınları yarattığı için sizleri kendisine hayran edecek, henüz etmediyse. 
 
Suat Derviş’in kadın karakterleri, onların hayata ve aşka bakışı, mücadelesi bugün de güncelliğini, gücünü koruyor. Zaten Derviş’i büyük bir yazar yapan tam da bu. 
 
Bige Bilgen de kitapta yer alan “Suat Derviş’in Kadınları” başlıklı yazısında, hem bu derlemedeki öykülerden hem de Suat Derviş’in yıllar boyu farklı gazete ve dergilerde çıkmış “kadın”, “kadınlık” yazılarından bahsedip bu yazılardan üçünü bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cb331f4-e442-43a4-867d-880b40367495.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlerin Köpüğü</image:title>
            <image:caption>“‘Âşık olmak isterdim,’ dedi Colin. ‘Âşık olmak isterdin. O da aynısını isterdi (yani âşık olmak). Biz, siz, âşık olmak isterdik, isterdiniz, onlar da isterlerdi.’” 
 
Müziğin renklere, renklerin duygulara dönüşüverdiği, mutluluğun hacim kazanıp insanın gözlerinden taştığı bu tuhaf dünyada bir Colin vardı. Muhteşem aşçısı Nicolas’ın güzelim yemekleri, kara bıyıklı farenin şirinliği, can dostu Chick’in
JeanSol Partre muhabbetleri onu yeterince teselli etmiyordu artık. Colin âşık olmak istiyordu. Ve çiçekleri kıskandıran güzellikteki Chloé ile tek bir dans buna yetti.  
 
Günlerin Köpüğü gerçekliğin eğilip büküldüğü, şenlenip kedere battığı, aşkın en sıradışı biçim ve üslupla ortaya konulduğu bir roman; dünyaya çiçek dürbününden bakan bir hikâye. 
 
“Çağımızın en dokunaklı aşk hikâyesi.” –Raymond Queneau</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0b56c3d-a303-433e-8353-cb66e360d957.jpg</image:loc>
            <image:title>Marvellous Ways&apos;in Bir Yılı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Günleri tükenmeden önce kalbinde hâlâ yeşerecek yeni sevgiler vardı. 
 
Seksen dokuz yaşındaki Marvellous Ways, neredeyse bütün hayatını ücra bir koyda tek başına geçirmişti. Son zamanlardaysa karavanının önünde oturuyor, teleskopuyla nehrin kenarında sanki bir şey arıyor, birini bekliyordu – ne olduğundan tam olarak emin değildi ama görünce tanıyacağını biliyordu. 
 
İkinci Dünya Savaşı’ndan kafası karmakarışık çıkmış genç bir asker olan Drake’i deniz, anlatılmamış hikâyeler ve yarım kalan bir aşkın silik gölgesi çağırıyordu. Ölmek üzere olan bir adamın son dileğini gerçekleştirmek için verdiği söz onu Marvellous Ways’in koyuna sürüklediğinde, her ikisi de içlerine çöreklenmiş kederi beklenmedik bir dostlukla sağaltmaya çalışacaktı. 
 
“Bu sıcak, şefkatli romanda deniz hem sihirli hem de şifalı.&quot; —Times 
 
“İnsanı gerçekten büyülüyor.” ―Irish Times 
 
“Dünyanın çirkinliğini gözler önüne sermekten korkmayan bir roman.&quot; —Toronto Star 
 
“Sarah Winman, coşkulu anlatımı ve sevginin her biçimini ele aldığı sarsılmaz temasıyla göz kamaştırıyor.&quot; —Stylist 
 
“Zamanın sınavını geçip geleceğe kalacak zarif ve zengin bir üslup.&quot; —Irish Examiner 
 
“O güzelim cümlelerin tadına varabilmek için ağır ağır okumanız gereken bir kitap.” —Good Housekeeping 
 
“Winman, mekânların kokusunu, sesini ve renklerini okura aktarmakta müthiş başarılı.” —Metro 
 
“İnsanın yüreğine dokunan ve bir tutam büyülü gerçekçilik içeren hikâyeler, romana neşeli, masalsı bir hava katıyor.” —Daily Record 
 
“Marvellous Ways’in Bir Yılı, ister biyolojik olsun ister sonradan edinilen, yaşamlarımızı tam mânâsıyla yaşayabilmek için bizi sarıp sarmalayacak bir aileye duyduğumuz ihtiyacı tüm canlılığıyla gözler önüne seriyor.” —Sunday Express 
 
“Marvellous Ways’in Bir Yılı sizi öyle hipnotize edecek, öyle cezbedecek ki kitabı elinize alıp tekrar tekrar okumaktan başka bir şey yapamayacaksınız.” —Tiffany Murray 
 
“Roman boyunca hissedilen o büyülü his, okurun kitabı son sayfaya dek elinden bırakamamasına neden oluyor.” —Hannah Beckerman 
 
“Bitter çikolata gibi küçücük ama leziz lokmalar hâlinde, tadını çıkara çıkara okunacak bir kitap. Winman’ın kendine has bir ahengi ve ritmi olan üslubu, tıpkı müzik gibi sizi bambaşka diyarlara götüren şiirsellikte.” —Emma Hooper 
 
“Winman’da beni en çok çarpan şeyler, muazzam tasvirler, güzel paragraflar ve yaratıcı hikâye anlatıcılığı. Acayip ve biraz da uçarı bir kitap Marvellous Ways’in Bir Yılı. Kesinlikle unutulmayacak.” —Mitford Society Summer Reads</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a6dc4f-ce8d-4eb3-a619-4763b111524a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Sesi Yok</image:title>
            <image:caption>“Bu hikâyeyi daha önce hiç duymadınız... Benim geldiğim yerde bu hikâyeleri kendimize saklarız. Başkalarına anlatmak duyulmuş şey değildir, tehlikelidir, büyük bir utançtır.” 
 
FİLİSTİN, 1990. 17 yaşındaki İsra, babasının seçtiği taliplerle evlenmektense gizlice kitap okumayı ve okuduklarının büyüsüne kapılmayı ister. Ancak kısa bir süre sonra evlendirilip kocasıyla yeni ailesinin yaşadığı Brooklyn’e göçmeye zorlanır. İsra, ABD’de daha iyi bir yaşam bulmayı umsa da hayal kırıklıkları peşini bırakmaz. Gençliğinin baharındaki kız, kayınvalidesinin zulmü ve bir oğul doğurmak zorunda olmanın baskısı karşısında yaşama sevincini yitirir. Ardı ardına doğurduğu kız çocukları ise İsra’nın kurtuluşu olmaz. 
 
BROOKLYN, 2008. İsra’nın en büyük kızı, 18 yaşındaki Deya’nın tek arzusu üniversiteye gitmek olsa da, babaannesi Feride’nin ısrarı üzerine koca adaylarıyla görüşmek zorunda kalır. Deya, annesi ve babası hayatta olsa seçeneklerinin farklı olup olmayacağını merak etmekten kendini alamaz. Ancak babannesi kararlıdır: Deya için iyi bir gelecek sağlamanın tek yolu, doğru adamla evliliktir. Fakat çok geçmeden Deya, kendisini ailesiyle ilgili şoke edici gerçeklere götüren beklenmedik bir yolda bulur. Ailesini, geçmişini, bildiğini sandığı her şeyi ve kendi geleceğini sorgulamaktan başka çaresi yoktur artık. 
 
Otobiyografik izler taşıyan ilk romanı Kadının Sesi Yok’ta Etaf Rum, edebiyatın zayıflar ile ezilenler için özgürleştirici gücüne ve gelenekler arasında sıkışıp kalmış günümüz kadınlarının iç çatışmalarına ve özlemlerine incelikle bakıyor. 
 
“Khaled Hosseini’nin Bin Muhteşem Güneş’iyle karşılaştırılmayı hak eden bir eser.” —Refinery 29 
 
“Bir kadının hayatının değeri nedir? Bu soru, Etaf Rum’un kuvvetli ilk romanı sayesinde ülkeler ve nesiller boyunca yankılanıyor.” —Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72f07996-b513-41b9-9973-93da9dd66061.jpg</image:loc>
            <image:title>Loudun Şeytanları</image:title>
            <image:caption>Hem edebiyata hem de felsefeye büyük katkılar sağlayan, başta Cesur Yeni Dünya, Algı Kapıları ve Ada olmak üzere yazdığı elli kadar kitapla yalnızca çağını değil çağdaşlarını da derinden etkileyen, döneminin en ünlü entelektüellerinden İngiliz yazar Aldous Huxley, yedi kez de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Huxley’nin hem hikâye anlatıcılığındaki hem de araştırmacılığındaki ustalığını gözler önüne serdiği Loudun Şeytanları ise “kurgudışı roman” olarak kabul ediliyor. 
 
Gerçek olaylara dayanan ve bir roman gibi kaleme alınan kitapta, 17. yüzyılda Fransa’nın Loudun kentindeki Ursulin rahibelerinin şeytan tarafından ele geçirilmelerine sebep olmakla suçlanan Rahip Urbain Grandier’nin tüyler ürpertici hikâyesi anlatılırken, Hıristiyanlık, mistisizm ve şeytan çıkarma gibi konularda da tarihsel öneme sahip anekdotlar aktarılıyor. 
 
1971’de Ken Russell tarafından sinemaya da uyarlanan Loudun Şeytanları, eleştirel ve felsefi yönü ağır basan, kendine has bir kitap.


“Hem bir yazar hem de bir düşünür olarak Huxley’nin imza attığı en iyi kitaplardan biri.”  –The Guardian 
 
“Loudun Şeytanları’nda kariyerinin zirvesinde olan Huxley, kahraman yaratmaktaki çarpıcı yeteneğini ve tarihe karışan dönemlerin gerçek havasını canlandırmaktaki becerisini ortaya koyuyor.”  –The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b64fc9e-ce0a-44d4-aa88-8ecba93430e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşle’ş</image:title>
            <image:caption>Yedinci sınıf öğrencisi Allie Navarro, KodKızları yaz kampında geliştirdiği uygulamayı en iyi arkadaşlarına göstermek için sabırsızlanıyordu. Eşle’ş, kullanıcıları ortak ilgi alanlarına göre eşleştiren ve birbirlerini bulmaları için onlara eğlenceli ipuçları veren bir oyundu. Ve Allie’nin oyunu, yeni okul döneminin daha ikinci gününde herkesin ilgisini çekmişti! 
Uygulamasının bu kadar popüler hale gelmesini izlemek Allie için harikaydı! Liderlik tabloları doluyor, herkes heyecanla yeni arkadaşlar ediniyordu. Allie, topladığı tüm veriler sayesinde, bir hafta sonraki gençlik kodlama yarışmasında baş düşmanı Nathan’ı yenmek için muhteşem bir fırsat elde etmişti! 
Fakat Allie, uygulamasında herkesin sırlarını açığa çıkarma riski olan bir aksaklık keşfettiğinde, bilgisayar laboratuvarını Nathan ile paylaşmak pahasına, işleri nasıl düzelteceğini bulmak zorunda kalacaktı. Kalbini kırdığı arkadaşlarına kendini affettirmek ve bozuk uygulamasını onarmak için önünde çok az zaman vardı… 
New York Times’ın en çok satan yazarlarından Tamara Ireland Stone, heyecan ve merak dolu bu kitabında, arkadaşlığı, kodlamayı ve paketler dolusu patlamış mısırı bir araya getirerek ortaya eğlenceli ve ilham verici bir hikâye çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce6a5d3a-eb8e-4794-9a98-02d9d32204dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Cangüncem</image:title>
            <image:caption>“Cangüncem, küçük İskender’in 17 Şubat 1975’te yazmaya başladığını belirttiği, 1984 Şubat ayından 1993 sonuna kadar yirmi defterde doğaçlama tuttuğu aforizmalar, şiirseller, değinmeler ve bazıları karalamalar diyebileceğimiz notlardan seçerek bir araya getirdiği 648 günceden oluşuyor. 
Enis Batur’a göre ‘sarsıcı’, ‘tanıklıklar’ içeren Cangüncem’de ‘Bir tür doğaçlama kendiliğinden yazı ile içini döküyor küçük İskender: Yapısına, özelliklerine, huyuna eldiven gibi uyan bir üslup ve teknik ile. (…) Dünyasını karşılayan bir dil’ ile. İskender’in dili bıçkın, küfürlü, ironik ve eleştireldir. Anarşizan ruhu, onun şiddet dilinde de yansımalarını bulur. ‘Hırçınlıktır kimliğimiz,’ der. Şiirlerinde ve düzyazı metinlerinde olduğu gibi güncelerinde de toplumdaki ve özellikle altkültürdeki anarşi, cinsellik, şiddet eğiliminin yansımaları görülür.”
Gonca Özmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28596563-94ba-4a63-95a9-f525a307fb84.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çift Siyah Deri Eldiven</image:title>
            <image:caption>Bir Çift Siyah Deri Eldiven</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b0a78e-115f-4ad7-89c2-38d687489e47.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Sen Yapay Zeka ve Zihnin Geleceği</image:title>
            <image:caption>İnsanlar kısa vadede dünyanın en zeki türü olmaktan çıkabilir. Yapay zekâ çalışmalarındaki ilerleme hızı göz önüne alındığında çok yakın bir gelecekte insan seviyesinden daha yüksek bir zekâ ve yeni nesil yapay zekâların ortaya çıkabileceği tahmin ediliyor. Peki bu gelişmelerin zihnin geleceği için anlamı nedir? 
 
Yapay Sen’de Susan Schneider, yapay zekânın yeni yönlere doğru yol alması kaçınılmaz olsa da ileriye doğru mantıklı bir yol haritası çizmenin elimizde olduğunu; yapay zekâ teknolojisi beyni yeniden şekillendirirken ve potansiyel olarak makine zihinleri yaratırken çok dikkatli olmamız gerektiğini söylüyor. Zira Homo sapiens, zihin tasarımcıları olarak, nasıl kullanacağını tam olarak bilmediği “araç”larla, yani benlik, zihin ve bilinçle oynayacak. Ancak Schneider’a göre bunların doğasının yetersiz bir şekilde kavranması, yapay zekâ ve beyin geliştirme teknolojisinin kullanımına zarar verebilir, hatta bilinçli varlıkların yok olmasına ya da acı çekmesine neden olabilir. Dolayısıyla, algoritmaların altında yatan felsefi meseleleri kavramak zorundayız. 

  Robotlar gerçekten bilinçli olabilir mi? Elon Musk ve Ray Kurzweil gibi teknoloji liderlerinin ileri sürdüğü gibi yapay zekâyla birleşebilir miyiz? Zihin sadece bir program mıdır? Bilinç, karmaşık zekânın kaçınılmaz bir yan ürünü müdür? Zihin tasarımının genel tehlikeleri nelerdir? Yapay zekâya dair bu zorlu sorulara yanıt arayan Yapay Sen, cesur yeni dünyamızdaki seyrimizin nasıl olacağını merak eden okurlar için kapsamlı bir araştırma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f414f5-b5cb-46b2-8e63-ef8c3536801c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şizofren Hastanın Sanat Ürünleri</image:title>
            <image:caption>Süleyman Velioğlu ve Kâzım Dağyolu, 1957’de İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Kliniği bünyesinde kurdukları Psikopatolojik Sanat Laboratuvarı’nda hastalarla yaptıkları çalışmaların ürünlerini 1960’lardan itibaren kamuyla paylaşmaya başladılar. 1960 ile 1962 arasında kurumdaki hastaların ürünlerinin teşhis ve tedavi amacıyla nasıl kullanıldığını anlatan ve sanatın psikopatolojiyle ilişkisini o dönemin bütün teorik birikimini de seferber ederek analiz eden üç kitap yayımladılar. Ayrıca hastaların eserlerinden oluşan, önce İstanbul’da sonra da Ankara’da açılan iki sergi 350 binden fazla kişi tarafından ziyaret edildi. 
 
1962’de yayımlanan Bir Şizofren Hastanın Sanat Ürünleri’nde tek bir hastanın ürünleri yer alıyor: “35 yaşında erkek. Beden yapısı astenik, bakışları canlı, giyimi itinasız. Nazik, bazen teatral jestlerle konuşuyor,” diye tanımlanan ve “entelektüel, aristokrat, pederşahi, mistik ve müreffeh” bir aile çevresinden gelen bu hastanın kitapta geniş yer verilen resimleri, şiirleri, bir piyesi, fıkraları ve bir “beste”si etrafında psikopatolojik sanatın nitelikleri ayrıntılı olarak tartışılıyor. Bu öncü niteliğindeki kitaba ayrıca kendisi de çok başarılı bir ressam olan Velioğlu’nun akıl hastalarıyla sanatçıların eserleri arasındaki benzerlik ve ayrımların mantığını daha sistematik olarak analiz eden Akıl Hastası ve Sanatçı (1978) adlı eserinden aynı başlıklı bölüm de eklendi. Bu yazıda ilk kitaptaki hasta ile bir başka hastanın eserleri, bir aşamada kendilerini özdeşleştirdikleri Van Gogh’un eserleriyle kıyaslanarak tartışılıyor. 
  Saffet Murat Tura kitaba yazdığı sunuşta nöroloji ve nöropsikiyatri alanındaki yeni çalışmalardan yola çıkarak sanat ve akıl hastalığı ilişkisi konusunda kendi görüşünü aktarıyor, Velioğlu düşüncesinin beslendiği düşünür ve düşünce akımlarını tartışıyor ve Velioğlu’yla aralarındaki hoca-öğrenci ilişkisinin sıcaklığını ve sahiciliğini biz okurların da hissetmesini sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5371234-2208-4d7a-997b-e96c7c08370f.jpg</image:loc>
            <image:title>Marie Curie - Kim Kimdi Serisi</image:title>
            <image:caption>Kim Kimdi? Serisi 
Marie Curie 
·         Kadınların üniversiteye kabul edilmediği Polonya&apos;dan ayrılıp Paris&apos;e giderek Sorbonne Üniversitesi&apos;nden büyük bir başarıyla mezun olan kadın. 
·         Radyum üzerinde yaptığı çalışmalar nedeniyle hastalanan araştırmacı. 
·         İki kez Nobel Ödülü&apos;nü kazanan bilim insanı. 
·         Yukarıdakilerin hepsi 
Eğlenceli, heyecanlı ve resimli biyografisiyle gerçek Marie Curie&apos;yi çok daha yakından tanıyın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe2d9d1-71f6-46f0-b04d-874ed31f25c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Stephen Hawking - Kim Kimdi Serisi</image:title>
            <image:caption>Kim Kimdi? Serisi 
Stephen Hawking 
·         21 yaşında nörolojik bir hastalık teşhisi konulmasına rağmen hastalığın, hayatını tanımlamasına izin vermeyen bilim insanı. 
·         Kara delik teorilerini yazdığı Zamanın Kısa Tarihi kitabıyla satış rekorları kıran yazar. 
·         Fizikte çığır açan çalışmalarıyla birçok ödül kazanan bilim insanı. 
·         Yukarıdakilerin hepsi. 
Eğlenceli, heyecanlı ve resimli biyografisiyle gerçek Stephen Hawking&apos;i çok daha yakından tanıyın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b19659c-1d97-40ee-af2e-2e9b7dcb213f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış - Gölgelerin Efendisi 16</image:title>
            <image:caption>Macera devam ediyor... 
Will ve Maddie, prensi kurtarmaya çalışırken yakalanıp kuleye hapsedilirler. 
Baron Lassingy onları, kiralık casuslar olarak işe almayı planlamaktadır 
ancak Maddie, garnizon komutanını düelloya davet edince planlar değişir. 
Will bunun adil bir dövüş olmayacağını anladığında dehşete düşer. 
Maddie düellodan sağ kurtulabilecek midir? 
Uzun zamandır tutsak olan prensle birlikte, çok sıkı korunan 
Falaise&apos;den kaçmaları mümkün olacak mıdır? 
Peki, onlara ihanet eden kimdir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6a47e95-1498-43aa-a0b1-71bf203e9b8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin İlk Yıllarında Yeni Tokat</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyetin İlk Yıllarında Yeni Tokat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2533dfb-d119-4449-b6af-306012f94e0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Operatöre Bağlanıyorsunuz Serisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>-       İçindekiler; 
 
-       Operatöre Bağlanıyorsunuz 1(Ciltli) 
-       Operatöre Bağlanıyorsunuz 2(Ciltli)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a4446af-4580-4d41-8a8b-ef201f04c83e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Benim Bedenim</image:title>
            <image:caption>Hatice Kübra Tongar’dan! 
 
BU BENİM BEDENİM 
 
Bir Sivrisineğin Gözünden 
 Eğlence, Macera, Aksiyon Dolu Bir Farkındalık Kitabı 
 
 
Ben bilim hayvanı Prof. Dr. Vızvızakan. 
Hikâyem tarih öncesi çağlarda başladı. 
O zamanlar buralar hep tarlaydı. Sen henüz yoktun meydanlarda, dinozorlar vardı. 
Ben o dinozor senin bu dinozor benim gezerken bir şeyler fark ettim. Uzun yıllar boyunca değişik canlılarla tanışmaya devam ettim ve fark ettiklerim bir bir çoğaldı. Aslanlarla, 
yunuslarla, fillerle, kedilerle tanıştım... Gergedanlarla, timsahlarla, kaplumbağalarla, 
köpeklerle, tavşanlarla, kangurularla... Ve tabii insanlarla tanıştım. Her bir tanışıklık bilim yolunda attığım kocaman vızıltılara neden oldu. Edindiğim bilgileri “Bilime Paha Biçilmez Katkılarım” başlığıyla bu kitapta topladım. 
Neler mi var kitapta? 
Her türün neden farklı vücudu var? Cinsiyetlerin farklılığı neden önemli? Dünyaya gelme yolculuğu nasıl bir şey? Vücudumuzun özel bölgeleri hangileri? “İyi dokunuş”, “kötü 
dokunuş” ne demek? Peki bedenimizi nasıl koruyabiliriz? 
Tüm bu soruların cevabını anlatmak için Sinotor’uma bindim geliyorum. Haydi bakalım 
başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d07d27f-075f-43df-b9af-d90ef4f5e192.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazetecilik Neden Önemli</image:title>
            <image:caption>“Michael Schudson, günümüzde gazeteciliğin değerine dair titiz, kapsamlı, dengeli, anlam yüklü ve tutkulu bir kitap yazdı. Mutlaka okunmalı.&quot; 
Pablo Boczkowski, Northwestern Üniversitesi 

Bu kitap Schudson’un yıllanmış birikimin bir ürünüdür. Gazeteciliği neden önemsememiz gerektiğine dair özlü, gerçekçi bir metin. Gazeteciliğin önemini açıklamayı ve gelecekte de varlığını sürdürmesini hedefleyen her okulun müfredatında ilk sıraya yerleşecek bir kitap.” 
Barbie Zelizer, Pensilvanya Üniversitesi 

Son yıllarda haber kuruluşlarına yöneltilen eleştirilere ve bu kuruluşların karşılaştıkları birçok zorluğa rağmen gazetecilik önemlidir. Schudson; gazetecilik önemlidir, çünkü her gün içinde yaşadıkları karmaşık ve değişen dünyada insanların yönlerini bulmalarını sağlar, diyor. Gazetecilik önemlidir, çünkü mevcut kamusal sorunlara olgu-merkezli, kanıtlara dayanan bir yaklaşım tarzı önerir. Önemlidir; çünkü güç sahiplerini, özellikle de hükümettekileri düzenli olarak takip eder ve bu kişileri, sorumlusu oldukları tatsız gerçeklerle ilgili yanıt vermeye zorlayabilir. Gazetecilerin yaptığı iş sayesinde yolsuzluk önlenir, akılcı olmayan girişimler durdurulur, kamusal tehlikelerin önüne geçilir. 

Bu kitap; gazetecileri, aslında tam olarak ne yaptıkları konusunda derin şekilde düşünmeye davet ediyor. Şüpheci haber izleyicilerini yalnızca medyanın tarafgirliğine değil, aynı zamanda kendi önyargılarına ve bu önyargıların bakış açılarını nasıl çarpıtabileceğine dikkat etmeye de zorluyor. Bu kitap aynı zamanda gazeteciliğin; kelimeleri, resimleri veya sayıları seven hırslı, meraklı genç insanlar için mesleki bir seçenek olması umudunu taşıyor. Kelimeleri, resimleri ve sayıları; kamusal tartışmayı bildik yöntemlerle veya henüz hayal edilemeyen yollarla geliştirmek için kullanmak istiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfd101fa-b0dc-4acb-92e8-8ae2379092f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Günlerinde Medyanın Serencamı</image:title>
            <image:caption>2019’un son aylarında ilk olarak ayak seslerini duyduk pandeminin. Bu seslerin geldiği ülke hepimize uzaktı. Ancak çok kısa süre içinde adı da çoktan koyulmuş olan virüs uzakları yakın etti ve tüm dünyaya yayıldı. Önce sosyal medya hesaplarımıza Çin’de virüsün yayılmasını önlemek için alınan olağanüstü sert önlemlerin görüntüleri düştü. Bu kadar da olmaz dedik. Olmaz dediğimiz her şey sırayla oldu. 

Avrupa’nın en gelişmiş ülkelerinden çok kötü haberler geldi. Virüs kıtanın en gelişmiş ülkelerini kasıp kavuruyordu. Hastaneler, özellikle de yoğun bakım birimleri dolup taştığı için sağlık sistemleri çoktan krize girmişti. Krizin önüne geçmek için hızla tam kapanma kararları alındı. Böylece hayatlarımıza, tam kapanma, kısmi kapanma, maske, dezenfektan, el yıkama gibi kavram ve davranışlar girdi. Artık kimse birbirine sarılamaz, tokalaşamaz ve yaklaşamaz oldu. Maske-mesafe-hijyen, evde kal, maske tak gibi yeni sloganlar girdi hayatımıza. Pek çok sosyal bilimci, ekonomist pandeminin hayatlarımızı kökten değiştireceğini öngördü. Mamafih yaşarken zaten çoktan değişmişti hayatlarımız. 

Bu kitap, hayatlarımızda gerçekleşen köklü değişimlerin izlerini medya ve yeni medyadaki temsiller üzerinden sürüyor. Pandeminin yol açtığı kaos ve katastrofi, en çok da doğru ve şeffaf bilgiye ihtiyacı elzem hale getirdi. Bu nedenle pek çoğumuz, üyesi olduğumuz gruplardan, güven duyduğumuz konvansiyonel mecralardan bazılarının pek de inanmadığı pandemiye yol açan virüsün varlığı, nasıl bulaştığı, nasıl tedavi edilebileceği, aşısının hangi vadede bulunacağı gibi hayati bilgileri el yordamıyla bulmaya çalıştık. Zira pek çok ülkedeki muhafazakâr popülist liderler, bu bilgilerin gerçekliğini bulandırmak için ellerinden geleni yaptılar. İşte bu kitap yerelden küresele pandemi üzerine yapılan tartışmaları, yayılan tevatürleri gelenekselden dijitale kadar bütün medyaya yansıyan izdüşümler üzerinden ele almayı hedefliyor. Kitap, insanlık tarihi içinde önemli bir yer kaplamaya aday Covid-19 pandemisine dair okuyucuya bir çerçeve sunmayı hedefliyor. Umarız kitabın çizmeye çalıştığı bu çerçeve, okuyucuya endişe değil de bir nebze olsun umut aşılayabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/961b42f1-6372-468f-8132-074c5cfa79e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Tavşan&apos;ın Çikolata Fabrikası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çikolata yumurtalar nasıl mı yapılıyor? Elys Dolan&apos;ın yazıp resimlediği Bay Tavşan&apos;ın Çikolata Fabrikası, zihinleri meşgul eden bu sorunun yanıtını aramakla kalmıyor, Kümeskent&apos;in direnişçi tavuklarının müthiş dayanışmasını da anlatıyor. Minikleri nefis, enfes çikolataların üretildiği bir fabrikaya davet eden kitap; iş yaşamı, üretim-tüketim, işçi-işveren ilişkisi, iş güvenliği gibi konular üzerine düşündürüyor.   İşçi tavukların hak ve özgürlüklerini mizahın gücüyle çizgilerine dolayan bu bol ödüllü hikâye, güçlü diyaloglarıyla her sayfasında kıkırdatmayı başarıyor. 
Siz hiç fabrikatör bir tavşanla tanıştınız mı? Peki gün boyu çikolata yiyip, çikolatadan yumurtalar yumurtalayan tavukları biliyor musunuz? Bay Tavşan&apos;ın çikolata fabrikası ağız sulandıran bir yer gibi görünse de işin aslı öyle değil. Çünkü bu fabrikanın çalışma koşulları biraz ağır!  Mesela çikolatadan başka yiyecek hiçbir şey yok! Tatil deseniz, bir çay molası bile yok!  O hâlde ne mi var? Bu duruma çok fena kafayı takmış bir fabrika dolusu tavuk! &apos;&apos;Çikolata havuzunda yüzülen yerde bu huzursuzluk da neyin nesi?&apos;&apos; demeyin, yaşananları bir de tavukların ağzından dinleyin: &apos;&apos;Başlarda işler tıkırındaydı. Biz, yani tavuklar çalışıyor, Bay Tavşan&apos;ın istediği her işi yapıyorduk. Patronumuz mutluydu, kazancından pek memnundu. Ama bir gün, neden daha fazlasını kazanmayayım ki? diye düşündü. Tabii bunun için yapılması gereken şey, bizlerin daha fazla çalışmasıydı. Oysa bu yaratıcı(!) planın sonuçları hiç de onun hayal ettiği gibi olmayacaktı...&apos;&apos;  Bakalım, açgözlülüğünün pençesine düşen Bay Tavşan&apos;a tavuklar nasıl bir ders verecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cbe91a7-b4f9-418e-9b1c-8ccc19fd444a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sustainable Green Urbanism</image:title>
            <image:caption>The worldis struggling with several crises due to the growing population, consumtion, production, migration patterns,and the emerging COVİD-19. The Protection of natural resources and environments has become more important in saving our Planet to provide a much better future for new generations. Cities must play critical roles in finding new, alternative sustainable and nature-friendly solutions to tackle these problems. Sustainable Green Urbanism (SGU) captures the environmental dimension of urban sustainability. Sustainable Green Urbanism : Envisioning New Agents for Planning and Designing Sustainable Spaces in Ankara is the outcome of collaborative endeavours of studio critics and students of Urban Design Master Studio II held in the Master of Urban Design of the Department of City and Regional Planning at Middle East Technical University.It includes urban design research and projects on the Çayyolu district in Ankara under the post-pandemic conditions via online platforms and dialogues.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a847b165-36b3-4ee0-9fab-b714640848ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Kaşınırım?</image:title>
            <image:caption>NEDEN KAŞINIRIM? / NEDEN SERİSİ 
 
Sabri Ülker Vakfı Yayınları tarafından hazırlanan Neden Kaşınırım? – Neden Serisi, çocukları okul öncesi eğitime alıştırmak, öğrenim ve motor becerilerini geliştirmek için yayımlanmıştır. Çocukların merak ettiği birçok soruya cevap veren Neden Serisi kitapları, eğitici olmasının yanı sıra hareketli tasarımı sayesinde çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırıyor. 
 
Kaşıntı kolunda, bacağında ya da başında olabilir! Vücudumuzun her yerinde kaşıntı hissedebiliriz. Peki, neden? 
Kaşıntı nasıl hissettirir? Kaşıntı yapan şey nedir? Sinir sistemi nasıl çalışır? Kaşıntıya çözümler nelerdir? Bütün soruların cevabını bu kitapta bulabilirsiniz. 
Şaşırtıcı bilgilerle dolu bu kitabı okurken hem eğlenecek hem de bilgi dağarcığınızı geliştireceksiniz. 
Sabri Ülker Vakfı Yayınları Hakkında 
Türk gıda sektörünün efsane iş insanı Sabri Ülker anısına kurulan Sabri Ülker Vakfı, 2009 yılından bu yana toplumu beslenme ve sağlık alanlarında bilimsel ve güvenilir bilgiyle aydınlatmak üzere kâr amacı gütmeyen bir kurum olarak faaliyetlerini sürdürüyor. 

Sabri Ülker Vakfı Yayınları, uluslararası ve ulusal alanda başarılı çocuk kitabı örneklerini çocuklarımızın gelişimine katkı sunmak üzere Türkçeye kazandırıyor, uyarlıyor, faydalı olacakları yeniden yayımlayarak daha çok çocuğun kitap okumasını amaçlıyor. Popüler Bilim ve Akademik Yayınlar kategorilerinde ise bilim dünyasının öne çıkan eserlerini okuyucuyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85e7a77-0f2f-43f8-a299-4cc3d41fd2c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bataklık Çiçeği (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Edebiyatçı dostu Şahabettin Süleyman’a göre Selahattin Enis, yeni neslin en gözlemci ve çözümleyici hikâye yazarıdır. O, hayatın çirkin fakat gerçek sahnelerini, insanlığın yaşadığı acıların ve gülünç hallerin dikkat çeken noktalarını büyük bir yetkinlikle sayfalara aktarır. İyi gözlem yapar, inceler, düşünür, hisseder ve sonra da derin, samimi ve olabildiği kadar tarafsız anlatır. Ona bazen dilencilerin teneke kaplı evleri önünde, tıp fakültesinin ceset kokan koridorlarında; bazen de cami kapılarında, alt sınıfların yaşadığı mahallelerde rast gelirsiniz... 
On üç hikâyenin yer aldığı Bataklık Çiçeği’nde Selahattin Enis, kötülüğün kaynağı olarak gördüğü topluma ayna tutarak, dışlanmış ve ezilmişlerin öfke ve isyanlarını çağının sınırlarını zorlayan bir cesaret ve üslupla işler. 
Selahattin Enis (Atabeyoğlu) (1892-1942) Matbuat emekçisi, eleştirmen, hikâye ve roman yazarı Selahattin Enis, Antalya’da doğdu. Jandarma albayı olan babası Ahmet Enis Bey’in görevi gereği çocukluk yılları Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde geçti. Rüştiye ve idadi eğitimini İstanbul’da tamamladı. İlk yazıları 1909 yılında Haftalık Resimli İstanbul dergisinde yayımlandı. 1911’de Tanin’le matbuat âlemine girdi. Rübab dergisinin yazar kadrosunda yer alarak edebiyatçılar ve edebiyat çevreleriyle tanıştı. Tıbbiye’yi bırakarak Darülfünun’da hukuk eğitimi almaya başladı, ancak I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ihtiyat zabiti olarak askere alındığından eğitimini tamamlayamadı. Savaştan sonra Ekim 1919’da Kaplan dergisini çıkarmaya başladı. Dergi ikinci sayısında yoğun sansüre uğrayınca kapattı. Şebab mecmuası ve Payitaht gazetesinde çalıştı, ardından İkdam gazetesine geçti. Memur olarak Seyr-i Sefain İdaresi’nde, geceleri de İkdam’da çalışmaya devam etti. Ömrünün gündüzlerini memuriyette, gecelerini ise gazete ve dergi bürolarında ve matbaalarda geçiren Selahattin Enis, bu yoğun çalışma temposuna rağmen ardında yüzü aşkın hikâye ve yazıyla, Neriman, Zaniyeler, Sara, Orta Malı, Cehennem Yolcuları, Ayarı Bozuklar, Endam Aynası, Mahalle adında sekiz roman bıraktı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0d24c75-0aa6-4823-9016-5f6a3723995c.jpg</image:loc>
            <image:title>Maceraperest Ördek Hınzır Havhav&apos;a Karşı</image:title>
            <image:caption>ŞAŞKIN ÖRDEKLİĞİN SIRASI DEĞİL – ŞİMDİ KAHRAMANLIK ZAMANI! 
Göletine bir gök taşı düştüğünde şakacı vakvak bir anda olağanüstü güçlere sahip oldu. Onun adı: MACERAPEREST ÖRDEK! 
Ne var ki HINZIR HAVHAV da olağanüstü güçler edindi ve şimdi de bu güçleri dünyayı ele geçirmek için kullanıyor! 
MACERAPEREST ÖRDEK, ÇOK GEÇ OLMADAN HAİN KÖPEĞİ VE ONUN MÖÖ-LEYEN YANDAŞINI DURDURMAYI BAŞARABİLECEK Mİ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c725ae-ad97-4ba3-a049-a5989130bd22.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! – Yeni Bir Dost</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert ile babası, bir yavru köpek buldular. Mert, minik köpeği görür görmez çok sevdi. Acaba yavru köpeğin sahibi var mı? Annesi ve babası, Mert’in bu şirin köpeği sahiplenmesine izin verecek mi? 
Hayvanları sevmenin ve korumanın güzelliğini anlatan, sevgi dolu bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a861b2a-6744-4e64-b5f0-677c63833f24.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! – Zor Sınav</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert, sözcükleri hecelemekte çok zorlanıyor. Yakında heceleme sınavı var. Sınav günü yaklaştıkça Mert’in endişesi artıyor. Mert, sınav kaygısından uzaklaşmak için öğretmeninin verdiği sözcük listesini çalışmayı erteledi. O kadar çok erteledi ki, sınava çalışmayı unuttu… Acaba sınav nasıl geçecek? 
Zorluklarla baş edebilmenin yollarını, yardım istemekten çekinmemenin önemini, gayret etmenin ve çalışmanın ne kadar faydalı olabileceğini anlatan, heyecanlı bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2fbc2df-1f90-4af5-91fa-50b72136dae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimya Eğlenceli Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Kimya, bilimin maddeleri inceleyen dalıdır. Geleceğin kimyagerleri, her sayfadaki basit açıklamaları okuyup harika illüstrasyonlar eşliğindeki eğlenceli etkinlikleri yaparak, maddelerle ilgili pek çok gerçeği öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8c78c2a-b62c-4519-98ef-5700eb2ea78f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fındıklarını Arayan Sincap</image:title>
            <image:caption>Günlerden bir gün sakladığı fındıkları bulamayan sincap, en yakın arkadaşından yardım ister. Birlikte ağaç sakinlerine kaybolan fındıkları sorarlar. Ağaçkakanla ormana bakarlar, kurbağayla göle giderler, köstebekle yerin altına inerler. Sincap fındıkları ararken doğanın güzelliklerini de keşfeder… 
Bir ağaçta uyum içinde yaşayan hayvanların dostluk öyküsü… 
Sayfalarda gizlenmiş fındıkları bulabilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0612ad-5475-4eb9-bb3d-e84a8a21abb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimler Hala Uyumadı?</image:title>
            <image:caption>Hava yavaş yavaş kararmaya başlarken uyku vakti de geliyor. Ama o da ne? Büyük evin ışıkları hâlâ yanmaya devam ediyor... 
Büyük evde birçok yavru hayvan yaşıyor. Hepsi de çok yorgun ama uykuya dalmak için senin yardımına ihtiyaçları var: Su aygırı yatmadan önce banyo yapacak, küçük timsah dişlerini fırçalayacak, tilkinin ise acilen tuvalete gitmesi gerekiyor! 
Uykudan önce çocuğunuza hoşça vakit geçirtecek etkileşimli bir öykü sizi bekliyor. Kitabın sonunda çocuk hekimi tarafından yazılmış uyku hakkındaki son sözü bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af532240-7e87-42c1-aa04-46414ed7f613.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşitsizlikle Mücadele- Devletin Rolünü Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Ekonomik eşitsizlik, çağımızın sorunudur. Birleşik Devletler’de, en tepedeki %1’in servet büyüklüğü, 1970’lerdeki %25 seviyesinden günümüzde %40’a yükseldi. Ebeveynlerinden daha fazla kazanan çocukların oranı 1940’larda %90 iken, bugün %50 civarında. Eşitsizlikle Mücadele’de, politika yapıcı olarak görev almış veya almakta olan alanın öncü iktisatçıları bize güzel bir haber veriyor: Eşitsizliğin yükselmesini önleyecek araçlara sahibiz! Bölümlerinde, bu araçların hangilerinin bu mücadelede daha etkili olabileceğini tartışıyorlar. 
Kitaba katkı sağlayanlar, ekonomiyi canlandıracak ya da yeniden düzenleyecek politikalar yerine, doğrudan ekonomik eşitsizliği amaçlayan politikalar üretmemiz gerektiği konusunda hemfikir. Artık hiç kimse, sosyal programların genişletilmesi için yapılan harcamalara “Bunu karşılayabilecek miyiz?” gözüyle bakmıyor. Ve çoğunluk, Birleşik Devletler’in vergileri arttırmak zorunda kalacağına inanıyor; yalnızca bu artışın gelir mi yoksa harcama tarafına mı, yani KDV aracılığıyla geniş bir tabana mı yoksa servet vergisiyle gelir ölçeğinin üst noktasında yer alanlara mı uygulanması konusunda bir tartışma yürütüyorlar. Ayrıca eşitsizliğin, kendisinin mi yoksa yarattığı sonuçların mı kötü olduğu; ticaret ve üretim yapısını değiştirmek için yapılan radikal müdahalelerin fayda ve riskleri ile politikaların geleceği hakkında felsefi temelleri de göz önünde bulunduruyorlar. 
Yazarlar: Daron Acemoğlu, Philippe Aghion, Danielle Allen, Ben Ansell, David Autor, Sheri Berman, Marianne Bertrand, Olivier Blanchard, Lucas Chancel, William Darity Jr., Peter Diamond, Christian Dustmann, David T. Ellwood, Richard B. Freeman, Caroline Freund, Jason Furman, Hilary Hoynes, Lawrence F. Katz, Wojciech Kopczuk, N. Gregory Mankiw, Nolan McCarty, Dani Rodrik, Jesse Rothstein, Emmanuel Saez, T. M. Scanlon, Tharman Shanmugaratnam, Heidi Shierholz, Stefanie Stantcheva, Michael Stynes, Lawrence H. Summers, Laura D’Andrea Tyson, Philippe Van Parijs, Gabriel Zucman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7e26c53-d75e-4275-ac17-0e8d185cd052.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de 2002-2019 Dönemi Sosyal Hizmetler Politikası Üzerine Bir İnceleme ve Avrupa Birliği Ülkeleri ile Karşılaştırmalı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM : KAVRAMSAL OLARAK SOSYAL HİZMET TEORİSİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM : TÜRKİYE’DE SOSYAL HİZMETLER 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : TÜRKİYE’DE 2002-2019 DÖNEMİ KADINLARA, YAŞLILARA, ENGELLİLERE VE ÇOCUKLARA YÖNELİK UYGULANAN SOSYAL HİZMETLER POLİTİKASI ÜZERİNE BİR İNCELEME: HİYERARŞİK YAPI YÖNTEMLERİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM : TÜRKİYE&apos;NİN ENGELLİLERE VE KADINLARA DÖNÜK SOSYAL HİZMETLERDEKİ PERFORMANSI: AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİ İLE KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac3d7d3c-9d5c-4505-95f2-047155e0a20d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenlik Anılarım</image:title>
            <image:caption>Öğretmenlik Anılarım; Cumhuriyet ideali ile yetişmiş bir öğretmenin mesleğine duyduğu sevdayı, öğrencilerinin başarısı için verdiği çabayı anlatıyor. Kitabın Önsöz’ünde Prof. Dr. Üstün Dökmen’in dediği gibi: “O, Anadolu&apos;da Faruk Nafiz Çamlıbel&apos;in geçtiği yollardan geçmiş, özgürlüğün, eşitliğin, bilimin değerini anlamış ve anlatmış, yaşamış ve yaşatmış bir Cumhuriyet Öğretmenidir. O bir tanedir, o bin tanedir. Cumhuriyet&apos;in aydınlığı onun üstüne sinmiştir ve o bu aydınlığı binlerce öğrencisine sevdirmiştir.” 
81 yaşında anılarını kaleme alan yazarın sönmeyen azmi, şevki, heyecanı kitabın her satırında hissediliyor. Nurhayat Öğretmen, genç kuşak öğretmenlere bir rol model oluyor. Prof. Dr. Cihan Dura’nın sözleriyle: “Bu büyük Cumhuriyet Öğretmeni’nin, Nurhayat Altuntek’in  öğretmenlik anılarını -başta öğretmen adayları ve genç öğretmenler- herkes okumalıdır. Her satırında düşünecek, duygulanacak, çok şey öğrenecek, dersler alacaksınız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a81080d-99c1-485a-83ba-d9cc33e9a397.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Sınıf Yönetimi</image:title>
            <image:caption>ÖNSÖZ
Öğretmenlerin oynadığı en önemli rollerden biri sınıf yönetimidir. Çünkü
öğretmenin sınıf yönetimi, öğretim başarısını belirler. Etkili öğretmenler,
sınıflarındaki öğrencilerin bireysel farklılıklarına bakmaksızın, tüm öğrenme
ve gelişim farklılıkları olan öğrenciler ile etkili öğretim yaparlar. Bu anlamda,
etkili öğretmenler belirli yöntem ve teknikleri bilen ve kullanan kişilerdir.
Sınıf yönetimi yöntem ve tekniklerinin etkili kullanımı, sınıflardaki problem
davranışları ve derslerin kesintiye uğramasını önemli derecede azaltabilir.
Böylece, öğrenciler daha yüksek başarıya ulaşabilirler. Öğretmenin başarılı
eğitim-öğretim yapabilmesi, uygun öğrenme ortamını oluşturması ve bunu
sürdürmesi için; sınıfın fiziksel ortamının düzenlenmesi, kurallar ve rutinlerin
oluşturulması, öğrencilerin dikkatlerini derslere ve etkinliklere katılımını
sağlaması vb. gibi çeşitli eylemlerde bulunması gerekir.
Bu kitapta yer alan toplam on bölümde, öğretmenin başarılı eğitim-öğretim
yapabilmesi için gerekli olan sınıf yönetimine yönelik unsurlara yer verilmiştir.
Kitabın birinci bölümünde, sınıf yönetimiyle ilgili temel kavramlar başlığı altında
okul ve sınıf yönetimine, sınıf yönetiminin amaç, önem ve ilkelerine, sınıf
yönetim yaklaşımı ve sınıf yönetimini etkileyen değişkenlere yer verilmiştir.
İkinci bölümde, sınıf yönetimi modelleri ve sınıfta disiplin yaklaşımları açıklanmış,
üçüncü bölümde ise genel eğitim öğretim planlamasına, özel eğitim hizmetlerinin
düzenlenmesine ve özel olarak hazırlanmış öğretime değinilmiştir.
Dördüncü bölümde sınıf içi iletişim ve etkileşim, iletişim engelleri ve öğretmenin
rolüne yer verilmiş, beşinci bölümde ise sınıf içinde öğrenci motivasyonunu
artırmada kullanılabilecek stratejiler ve öğretimde motivasyonun nasıl sağlanacağı
konuları açıklanmıştır. Kitabın altıncı ve yedinci bölümlerinde, olumlu
bir sınıf ortamı oluşturmak için öğrencilerin nasıl organize edileceği, sınıfta
zaman yönetimi ile olumlu davranışsal desteğin nasıl sağlanacağı ve sınıfta kuralların
geliştirilmesi ve uygulanması, sınıfta istenmeyen davranışların yönetimi
konularında bilgi verilmiştir. Sekizinci bölümde; sınıfın uygun düzenlenmesi,
uygun düzenlenmiş sınıfının faydaları, sınıfta bulunması gereken alanlar ve
özel gereksinimleri olan çocuklar için sınıflarda alternatif oturma seçenekleri
hakkında açıklama yapılmıştır. Dokuzuncu bölümde; özel eğitim sınıflarında,
destek eğitim odasında ve kaynaştırma sınıflarında sınıf yönetimi ve onuncu ve son bölümde ise aile, okul yönetimi, destek hizmet ekibi ve yardımcı öğretmen ile birlikte nasıl işbirliği içerisinde çalışılabileceği konularına yer verilmiştir.
Bu kitap, özel eğitim bölümü lisans dersleri arasında yer alan sınıf yönetimi dersine yönelik hazırlanmıştır. Bu bağlamda, başta özel eğitim bölümü lisans öğrencileri olmak üzere, alanda çalışan özel eğitim ve diğer alanlardaki öğretmenlere, özel gereksinimi bulunan sınıflarda sınıf yönetiminin nasıl sağlanacağı hakkında önemli bilgiler sağlayacaktır.
Editör
Doç. Dr. Hasan Avcıoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/376f1862-d5b8-4f2a-8cb1-6223df83a771.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Gezegen</image:title>
            <image:caption>İklim ile hava arasındaki farkı, iklimin ne olduğunu, tarih boyunca nasıl değiştiğini, şimdilerde değişikliği hızlandıran insan faaliyetlerinin neler olduğunu, bunun etkilerini öğrenecek ve bu arada hem sorular yanıtlayıp bilmece çözecek hem de deneyler yapacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c27b9de5-c8b5-4123-926c-e1ceb2e36ef0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışılmayan Bir Dünya</image:title>
            <image:caption>“Merak uyandırıyor... Düşünmeye sevk ediyor... Geleceğin ekonomisi hakkında kafa yoran tüm başkan adaylarının mutlaka okuması gerek.”
―The New York Times Book Review
“Susskind okuyucuya teknolojik işsizlikle ilgili varsayımlar üzerinden yol gösteriyor. Tartışmaya girmek yerine açıklama yapıyor, akılcı bir yaklaşımla popüler ekonominin sesini yansıtıyor; bize neyin ne olduğunu anlatan zeki ve mantıklı bir ses.”
―The Guardian
“İkna edici ve aydınlatıcı... İşgücünün karşısındaki meselelere karmaşık ama anlaşılır, iyimser bir yaklaşım.”
―Kirkus Reviews
“Susskind’in kitabı tam zamanında yayınlandı, okumamak çok şey kaybettirir.”
―Booklist
Bundan topu topu birkaç kuşak önce neredeyse tüm insanlar yoksulluk sınırında yaşıyordu. İnsanlığın en büyük derdi geçim sıkıntısıydı. 21’inci yüzyılda, bu defa maaşlı işler temeline dayanmayan yeni bir güvenlik çağı yaratmamız gerekiyor. Ve bunu yapmaya bugünden başlamamız gerekiyor. Daha az işin olacağı bir dünyanın ortaya çıkmasının tam olarak ne kadar süreceğini bilemesek de, bu yolda olduğumuzun somut göstergeleri ortada. Eşitsizlik, güç ve anlam problemleri belirsiz bir gelecekte gizlenmiş problemler olmaktan çıktı. Yaşanmaya, sorun yaratmaya, geleneksel kurumlarımızı ve yaşam tarzlarımızı sınamaya başladılar bile. Buna nasıl çözüm bulacağımız bize kalmış.
Dr. Daniel Susskind teknolojinin, özellikle de yapay zekânın çalışma ve toplum üzerindeki etkisini araştırıyor. Oxford Üniversitesinde öğretim üyesidir. Çok satan kitaplar listesine girmeyi başaran The Future of the Professions kitabının yazarlarındandır. Çalışmanın geleceği üzerine TED’de yaptığı konuşma 1,5 milyondan fala izleyiciye ulaşmıştır.
Daha önce İngiltere Başbakanlık Strateji Biriminde danışman olarak görev yapmış, Politika Biriminde de politika analisti olarak çalışmıştır. Kabinenin kıdemli danışmanlarındandır.
Saygılarımızla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3165e7-31f4-4466-9bc3-09772fac366e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviklik</image:title>
            <image:caption>Çeviklik, ekibinizin verimliliğini ve çalışan memnuniyetini artırıyor. Verimsiz toplantılarla, sürekli yinelenen planlamalarla, kalite kusurlarıyla, düşük değerli ürün özellikleriyle harcanan zamanı minimuma indiriyor. Müşterinin değişen önceliklerine ayak uydurmanızı sağlayarak bağlılık ve memnuniyetin artmasına ve risklerin azalmasına yardımcı oluyor. Organizasyonunuz ya da ekibiniz çevik yöntemlerden nasıl yararlanabilir? Çeviklik size, organizasyonunuzun çevik uygulamaları benimsemesi ya da yaygınlaştırması için ihtiyaç duyacağınız temel anlayışı sunmayı, konuyla ilgili kavramları netleştirmeyi ve kendinizi geliştirmenizi sağlayacak altyapıyı oluşturmayı amaçlıyor.
- Peter Capelli
- Rob Cross
- Phil Simon
Şirketinizin geleceğini şekillendirecek konulara dair yaklaşımınızı geliştirmeye ve fikirlerinizi derinleştirmeye yardımcı oluyor.
Harvard Business Review’un blok zinciri, siber güvenlik, yapay zekâ, liderlik ve toparlanma gibi hızla değişen ve geleceği şekillendiren konularla ilgili hazırladığı kitaplar, organizasyonları bugünün rekabet koşullarına ve yarına hazırlayacak en iyi araştırmalara, röportaj ve analizlere yer veriyor; uygulamaya yönelik öneriler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ab6d760-8842-47db-ac14-9b7c53e4142c.jpg</image:loc>
            <image:title>Empati - Duygusal Zeka</image:title>
            <image:caption>Empati, ilişkilerde ve ürün geliştirmede daha iyi olabilmek için önemli bir faktördür. Ama söylemesi kolay olsa da kendini başkasının yerine koymak, onun duygularını ve motivasyonunu anlamak genellikle o kadar kolay olmaz.
Bu kitap empatiyi ve neden bu kadar önemli olduğunu kavramanıza, empati kuramamanıza neden olan engelleri aşabilmenize ve empatinin ne zaman aşırıya kaçtığını anlamanıza yardım ediyor.
Daniel Goleman
Annie McKee
Adam Waytz
İş yaşamında nasıl insancıl olunur?
HBR Duygusal Zekâ Serisi, Harward Business Review sayfalarından profesyonel yaşamın insani tarafı üzerine akıllı ve esaslı bir okuma seçkisi sunuyor. Dizideki her kitap, duygularımızın iş hayatımızı nasıl etkilediğine, zor durumlarla ve zor insanlarla nasıl başa çıkabileceğimize, işyerindeki mutluluğa yönelmenin ne anlama geldiğine dair ilham veren denemelere ve araştırmalara yer veriyor. Hem keyifli ve hem de pratik olan bu kitaplar, istekli profesyonellere ustalaşmak için kritik olan sosyal becerilerin neler olduğunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28075172-45ee-4733-a3a4-3b9fd9623cea.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkileme ve İkna - Duygusal Zeka</image:title>
            <image:caption>Duygusal Farkındalığınızı Artırın
Etkileme ve İkna, Nick Morgan’ın şu cümleleriyle başlıyor “Sessiz ama ne kadar konuştuğundan ziyade ne söylediği önemli olan insanlarla hepimiz karşılaşmışızdır. Bunlar, sessizliği kullanarak nasıl hâkimiyet kuracağını bilen insanlardır. İnsanları etkileyebilme gücü, konuşmayı yapan kişi olmaktan daha fazlasını gerektirir.” Bu kitap size daha fazlasının neler olduğunu gösteriyor.
- Robert Cialdini
- Michael D. Harris
- Sue Liechti
- Robert McKee
İş Yaşamının İnsani Yanı 
HBR Duygusal Zeka Serisi, Harvard Business Review sayfalarından iş yaşamının insani yanı üzerine bir okuma seçkisi sunuyor. Dizideki her kitap, duygularımızın iş hayatımızı nasıl etkilediğine, zor durumlarla ve zor insanlarla nasıl başa çıkabileceğimize, işyerindeki mutluluğa yönelmenin ne anlama geldiğine dair ilham veren denemelere ve araştırmalara yer veriyor. Yapay zekanın ve robotların her alanda gelişmesi ve bir tehdit olarak algılanmasına karşın, bizi biz yapan insani özelliklerimizin gücünden faydalanmayı öğretiyor. Hem keyifli ve hem de pratik olan bu kitaplar, profesyonellere ustalaşmak için kritik olan sosyal becerilerin neler olduğunu anlatıyor.
Saygılarımızla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82ba8227-bc9d-40ba-afdb-7337dc0d519c.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimcilik - Hbrs</image:title>
            <image:caption>Hbr’s 10 Must Reads
HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her girişimcinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Girişimcilik, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.
İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Girişimcilik süreci heyecan verse de, sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye dayalı, zahmetli bir yolculuktur. Steve Blank, Hamdi Ulukaya ve Marc Andreessen gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız girişimcilik fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen girişimcilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26f70de7-9f2e-4958-b4aa-29b4f6d38bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Liderlik</image:title>
            <image:caption>HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Güçlü Liderlik, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.
İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Hele de ekonomik durgunluk dönemlerinde bu dar boğazı atlatmak ve kriz sona erdikten sonra kaldığınız yerden aynı hızla büyümeyi sürdürebilmek için doğru kararlar almak ve etkili girişimlerde bulunmak daha da önemlidir. David Rhodes, Daniel Stelter, Raj Gupta ve Janet Banks gibi isimlerden alacağınız fikirlerle, bir adım öne geçeceksiniz. Alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 11 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d843051-d005-4fe6-9061-272fcbdbeb56.jpg</image:loc>
            <image:title>Girişimcinin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yeni İşinizi Kurarken ve Büyütürken İhtiyacınız Olan Her Şey

Bir iş hayaliniz ya da pazardaki bir ihtiyaca nasıl cevap vereceğinize dair bir fikriniz var veya bir iş kurmak niyetindesiniz; bu durumda kuracağınız işletmenin başarıya ulaşacağından nasıl emin olabilirsiniz?

Fikriniz, hızla büyüyecek bir şirket kurmak veya niş bir alanda faaliyet gösterecek güçlü bir oyuncu olmak yahut evinize yakın bir yerde market kurmak olsa da yürütülecek temel süreç aynıdır. İyi bir ticari fırsatı gördüğünüzde anlarsınız ve şirket kurup idari veya teknik becerilerinizi kullanıp insani ve finansal sermayenizi birleştirerek o fırsatı değerlendirmeye çalışırsınız. Tabii ki hiçbir şey bu kadar basit değildir. Girişimcilik macerası sürprizlerle doludur. Fikir önemlidir ama bir fırsattan en iyi şekilde yararlanmanın yolu, girişimci tarafından hayata geçirilmiş kurumsal yapıdan geçer. Girişimcinin Elkitabı size, bu süreci ayrıntısıyla anlatmayı amaçlıyor.

Bu kitap girişimciliği, “Ben iş kurabilecek biri miyim” sorusundan başlayıp başarılı bir iş sahibi olunca sorulması gereken “Kurup büyüttüğüm bu şirketteki yatırımımı nasıl nakde çevirir ve cebime koyarım” sorusuna kadar, doğrusal bir çizgide anlatıyor. Sizin yaşayacaklarınız büyük olasılıkla buradaki basit çerçevelerden farklı olacaktır. Çünkü girişimcilik süreci, kendi içinde tekrarlarla ilerleyen bir maceradır. Girişimcinin Elkitabı’nda, karşılaşma ihtimalinizin en yüksek olduğu sorunlara ve bunlar karşısında uygulamanız gereken doğru yaklaşımlara güzel bir genel bakış sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec0f09c4-a259-4d07-9807-9e3f9b39b6f0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Kaynakları</image:title>
            <image:caption>HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendisinin ve şirketinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen İnsan Kaynakları, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.
İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. CEO’lar başarılı olmak için şirketlerinin insan kaynaklarına bağımlı olduklarını bilir. Değeri işler değil, insanlar yaratır. Ama pek çok şirketin katmanlarını biraz sıyırdığınızda, İK’ya mesafeli duran, hatta çoğu zaman onlardan hoşnutsuzluk duyan CEO’lar görürsünüz. Ram Charan, Paul Irving ve Peter Cappelli gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız insan kaynakları fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendisini hem de şirketini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.
Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2cb1388-555b-4703-92b3-752aab23f6f8.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim 2 - Hbrs</image:title>
            <image:caption>HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen İletişim 2, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.
Küreselleşme, yeni teknolojiler, şirketlerin değer yaratma ve müşteriyle etkileşim kurma yöntemlerindeki değişimler, yukarıdan aşağı uzanan emir komuta zincirine dayalı liderlik modelinin etkisini azalttı. Geleneksel kurumsal iletişim yerini, çok daha dinamik ve gelişmiş bir sürece bırakıyor. İletişim 2’de, doğru iletişim taktikleriyle çalışanlarınızı daha iyi motive etmenin, bu sayede işinizi daha hızlı geliştirmenim ve mesajınızı yerine en iyi şekilde ulaştırabilmenin yollarını bulacaksınız.
İş dünyasındaki yeni eğilimler, şirketleri, kurumsal iletişimden kurumsal sohbete yönelmeye zorluyor. Hizmet sektörünün ekonomideki önemi üretim sektörünün önüne geçtikçe ve bilgi işçileri diğer işgücü türlerini gölgede bıraktıkça, bilgiyi daha gelişmiş yöntemlerle değerlendirme ve paylaşma ihtiyacı da önem kazanıyor. Şirketler yatay bir yapılanmaya kavuştukça, hiyerarşi azaldıkça ve ön cephedeki çalışanlar değer yaratma sürecine daha faza dâhil oldukça, yatay ve aşağıdan yukarıya iletişim de yukarıdan aşağıya iletişim kadar önem kazanıyor.
İşgücünün çeşitliliği ve dağılımı arttıkça farklı kültürel ve coğrafi bölgelere ulaşmak, akışkan ve karmaşık bir iletişim gerektiriyor. Organizasyonlarda kendine yer bulmaya başlayan genç çalışanlar, meslektaşlarından ve otorite figürlerinden akışkan ve çift yönlü bir iletişim bekliyor. Dijital ağların sağladığı anlık bağlantı olanağının iş dünyasının normu haline gelmesiyle ve sosyal medya platformlarının giderek güçlenip büyümesiyle birlikte eski, sohbete daha az dayalı iletişim sürdürülemez hale geliyor.
Kurum içi sosyal araçlar işbirliğini, inovasyonu, karar becerisini ve çalışan bağlılığını artırabilir. Sosyal araçların potansiyelini ortaya çıkarabilmek için, organizasyonların bu araçları neden kullandığını net şekilde tanımlaması, gayriresmi iletişimi, bilgi paylaşımını ve öğrenimi teşvik etmesi, davranış kurallarını ifade etmesi gerekiyor.
İletişim 2’de, alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 11 makalesini bulacaksınız. Kültürler arası müzakerelerde daha iyi sonuçlar elde etme, tavsiye verme ve alma becerinizi geliştirme, etkili veri görselleştirmeleri oluşturma, dijital araçları kullanarak işbirliğini, öğrenmeyi ve inovasyonu teşvik etme gibi konularda, Erin Meyer, Heidi Grant ve Douglas Stone gibi isimlerin fikirlerinden ilham alacak, iletişim yoluyla organizasyonunuza güç katacaksınız.
Saygılarımızla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d981a300-89ef-4685-9231-4775041029f8.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Dünyasında Linkedın İle Networking</image:title>
            <image:caption>LinkedIn ile yeni işbirlikleri oluşturun. İlişkilerinizi başarıyla yönetin. Tanınırlığınızı artırın.
LinkedIn&apos;in bir kariyer sitesi olmadığını fark etme zamanı geldi, hatta geçiyor!
LinkedIn, işbirliklerini geliştirmek, yeni bir çevre oluşturmak ve mevcut ilişkilerinizi güçlendirmek için kaldıraç etkisi oluşturuyor.
İş dünyasının uluslararası rehberi LinkedIn, milyonlarca üyesiyle dijital ilk izleniminizi yönetmek ve networking yapmak için 26.2 milyar dolar değerinde bir kanal oldu.
Üstelik Ertuğrul Belen&apos;in gerçek vakalar ve uygulamalarla geliştirdiği P.A.N.O. Network Yönetim Stratejisi yöntemiyle LinkedIn’de etkili bir profil oluşturmak, akıllı aramalar yaparak istenilen kişilere hızlı ulaşmak, onlarla networking yapmak, profilinizde yayın ve paylaşım stratejilerini yönetmek artık çok daha kolay!
Önsözünü Sina Afra&apos;nın yazdığı kitabın referanslarında BIST 100 grup firma profesyonelleri, girişimciler, yatırımcılar ve sektörel uzmanların gerçek hikâye ve gözlemlerine yer veriliyor.
“LinkedIn’de doğru profili oluşturmaktan, akıllı arama, networking ve paylaşım stratejilerine kadar pek çok konuda tüyolar veren bu kitap, iş dünyasında yer alan herkes için başucu kitabı olmaya aday.” 
- Sina Afra, Afra Global 3, Evtiko CEO ve Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı
&quot;Ertuğrul Belen’in bu alandaki birikimleri ve tecrübeleri sayesinde “İş Dünyasında LinkedIn ile Networking” kitabı iş hayatının basamaklarını çıkan herkes için değerli bir kaynak olacak.&quot;
- Arda Kutsal, Webrazzi, CEO
&quot;Hayalinizi hedefe, hedefinizi hayata geçirme sürecindeki o heyecanlı yolculukta networkünüzü hem oluşturmak, hem de etkili kullanmak için bu kitabı okumalısınız.&quot;
-Melek Pulatkonak, TurkishWIN ve BinYaprak Kurucusu
Saygılarımızla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8585ec01-c20b-4a2e-a353-456f50dabe71.jpg</image:loc>
            <image:title>Koronavirüs - Liderlik Ve Toparlanma</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını küresel ekonomiye de zarar verdi. Ancak geleceğe odaklanan organizasyonlar kriz yönetiminin bir adım ilerisine geçerek, kriz sonrası için kendilerini nasıl konumlandıracaklarına karar veriyor.
Koronavirüs: Liderlik ve Toparlanma, Covid-19 küresel salgınında şirketinizi yönetmenize, çalışanlarınızı (ve kendinizi) sağlıklı ve üretken tutmanıza, toparlanmanıza ve krizin sunduğu fırsatları keşfederek yol daha güçlü şekilde devam edebilmenize yardım edecek görüş ve önerilerle size yol gösteriyor. 
- Scott Berinato
- Laura M. Giurge
- Megan Tobias Neely
Şirketinizin geleceğini şekillendirecek konulara dair yaklaşımınızı geliştirmeye ve fikirlerinizi derinleştirmeye yardımcı oluyor. Harvard Business Review’un blok zinciri, siber güvenlik, yapay zekâ, çeviklik gibi hızla değişen ve geleceği şekillendiren konularla ilgili hazırladığı kitaplar, organizasyonları bugünün rekabet koşullarına ve yarına hazırlayacak en iyi araştırmalara, röportaj ve analizlere yer veriyor; uygulamaya yönelik öneriler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c98547b3-f22d-476b-9e18-063546854f05.jpg</image:loc>
            <image:title>Leading Digital</image:title>
            <image:caption>Bugün iş dünyasının en önemli hikâyesi teknolojidir; bu kadar basit ve net. Nihai müşterinin sesini duymak, araştırma ve odak gruplarının dar merceklerinden kurtulmak istiyor musunuz? Sosyal medya size bu olanağı veriyor. Bütün çalışanlarınızın nerede olurlarsa olsunlar, erişilebilir ve verimli olmasını istiyor musunuz? Mobil bilişim buna olanak sağlıyor. Belli başlı iş alanlarında daha etkili öngörüler, mantık yürütmeler ve kararlar arzu ediyor musunuz? Büyük veri bunu taahhüt ediyor. Baştan aşağıya yeni örgüt yapıları, iş süreçleri ve müşteri önermeleri ortaya koymak ve zamanla koşullar değiştikçe çabucak değişikliğe gitmek istiyor musunuz? Biliyoruz ki bunların hepsi mümkün!
“Dijital Ustalarının temel özelliklerini nefis bir şekilde tarif eden ve önümüze dijital dönüşüm için ince düşünülmüş ve faydalı bir liderlik senaryosu koyan bir kitap. Bu kitap strateji ve yönetim pratiğine ender rastlanır bir katkı getiriyor.”
- John Glaser
Health Services, Siemens’in CEO’su “Yazarlar küresel şirketlerin, iş yapma biçimlerini değiştirip iyileştirmek için dijital teknolojiyi nasıl kullandıkları üzerine ayrıntılı bir çalışma gerçekleştirmiş. Bu kitapla bizi dönüşüm yolculuğuna çıkarıyorlar. Şirketinizin bu derin değişim sürecinden geçişine liderlik etmek istiyorsanız, Leading Digital’ı mutlaka okumalısınız.”
- Jean-Christophe LaLanne
Air France-KLM Group Yürütmeden sorumlu Başkan Yardımcısı ve Baş Enformasyon Sorumlusu “Bu kanıtlarla konuşan, etkileyici kitap verdiği güçlü örneklerle, dijital teknolojilere vakıf olmanın hatırı sayılır ölçüde yüksek bir kâr ve verimlilik düzeyi getirdiğini ortaya koyuyor ve size Dijital Ustası olma yolunu gösteriyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2630d053-c1a4-46c0-967b-c9d56724c2d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderin Elkitabı</image:title>
            <image:caption>Etki yaratmak, ilham vermek ve geleceğe hazırlanmak
Yöneticilikte deneyimliyseniz ve kariyerinizi bir sonraki aşamaya taşımayı planlıyorsanız, işinizin kapsamını genişletmeyi hedefliyor ya da kendi şirketinizi kurmak istiyorsanız veya şu anki işinizde daha fazla etki yaratma arzusundaysanız bu kitap tam size göre...
Liderlikte bir üst düzeye sıçramak için farklı düşünmek hatta bir kimlik değişimi yaşamak gerekir. Sahip olduğunuz imkân ve ayrıcalıklarla birlikte omuzunuzdaki sorumluluk ve risk de artacaktır. Yaptıklarınız daha fazla göz önünde olacak, sorgulanacaktır. Ama en önemlisi, bu değişim, her şeyi daha farklı yapmanızı gerektirecektir. Önceden kendi gelişiminize odaklanıp mesai arkadaşlarınızla işbirliği içinde çalışır ve bir başkasının çizdiği yolda işinizi icra ederken şimdi bambaşka bir yola gireceksiniz. Başarıya giden yolu çizmeniz ve çalışanlarınızı bu konuda harekete geçirmeniz gerekecek. Bu kitapta, kendinizi hangi alanlarda geliştirmeniz gerektiğine ve ihtiyaç duyacağınız becerileri nasıl edineceğinize dair bilgiler bulacaksınız.
Ron Ashkenas, Schaffer Consulting’in eski ortağı olup pek çok organizasyonda yöneticilik yapmıştır. Kurumsal değişim, liderlik ve dönüşüm konularında danışmanlık, koçluk ve düşünce ortaklığı hizmeti vermektedir.
Brook Manville, lidere danışmanlık ve yönetici koçluğu yapmaktadır. McKinsey&amp;Company ortağı olarak Fortune 500 listesindeki birçok şirkete danışmanlık hizmeti vermiştir. Kurumsal gelişim ve bilgi odaklı stratejiler konusunda uzmandır. Harvard Business Review, Fast Company ve Sloan Management Review için yazılar yazmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26b2836-17a0-4f33-a924-71c4b10764f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gezegen</image:title>
            <image:caption>Dünyamızda ne kadar su bulunduğunu, temiz içme suyu miktarını, suyun canlılar için önemini, gıdalar, oyuncaklar ve kullandığımız eşyalar için ne kadar su harcandığını okuyacak, bu arada hem yazacak, hem bilmece çözecek, hem de resim boyayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36424cc5-d891-4014-be9c-06a7f5d0cbaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfulness - Duygusal Zeka</image:title>
            <image:caption>Harvard Business Review Duygusal Zekâ Serisi’nde yer alan, son zamanlarda iş dünyasının trend kavramı Mindfulness üzerine hazırlanmış rehber niteliğindeki bu kitap, duygusal farkındalığınızı artırarak ana odaklanabilmenize yardımcı oluyor.
Altı kitaptan oluşan HBR Duygusal Zekâ Serisi, okuyucuya profesyonel yaşamın insani tarafı üzerine akıllı ve esaslı bir okuma seçkisi sunuyor. Dizide yer alan Mindfulness, Resilience, Mutluluk, Empati, İkna ve Özgün Liderlik gibi kitaplarla alanında uzman onlarca yazar, duygularımızın iş hayatını nasıl etkilediğini çeşitli araştırmalara dayanarak anlatıyor.
Serinin Mindfulness isimli kitabında Karmaşa Çağında Mindfulness bölümünde Alison Beard’la yapılmış röportaj, bize bu yöntemin merak edilen yanlarını açıklarken; Rasmus Hougaard ve Jacqueline Carter’ın kaleme aldığı Mesaide Mindfulness Uygulamaları isimli makalesi pratik uygulamaları anlaşılır bir dille, basitçe anlatıyor, günlük iş rutininizde mindful olabilmeniz için uygulayabileceğiniz adımlar sunuyor. Daniel Goleman, kitabın Yeniden Ayağa Kalkmak bölümünde zor zamanlardan güçlenerek çıkmanın yollarını anlatıyor. David Brendel ise Mindfulness’ın Riskleri makalesi ile anın farkında olmak için meditasyonun değerini ve hayatında yarattığı büyük değişimi bizlerle paylaşırken, mindfulness trendinin ortaya çıkarabileceği tuzaklara dikkat çekiyor.
Mindfulness’ın size sağlayacağı faydalar arasında daha iyi bir performans, yüksek yaratıcılık, derin bir özfarkındalık ve karizma yer alır. Artan iç huzuru saymıyoruz bile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01849882-d5b4-44f7-9d05-efdf51a36bbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk - Duygusal Zeka</image:title>
            <image:caption>Mutluluk; herkesin ulaşmak istediği, yakalaması bazen çok kolay bazense dünyanın en yüksek zirvesine çıkmak kadar zor… Başarı ne kadar önemliyse mutlu bir iş yaşamı da en az onun kadar önemli… Hatta belki de başarının yolu ondan geçiyor. 
HBR Duygusal Zekâ serisinin Mutluluk kitabı işyerinde mutluluğu yakalamanın yollarını farklı yaklaşımları derleyerek gösteriyor.
Daniel Gilbert
André Spicer
Christine Porath
İş yaşamının insani yanı
HBR Duygusal Zekâ Serisi, Harward Business Review sayfalarından iş yaşamının insani yanı üzerine bir okuma seçkisi sunuyor. Dizideki her kitap, duygularımızın iş hayatımızı nasıl etkilediğine, zor durumlarla ve zor insanlarla nasıl başa çıkabileceğimize, işyerindeki mutluluğa yönelmenin ne anlama geldiğine dair ilham veren denemelere ve araştırmalara yer veriyor. Yapay zekânın ve robotların her alanda gelişmesi ve bir tehdit olarak algılanmasına karşın, bizi biz yapan insani özelliklerimizin gücünden faydalanmayı öğretiyor. Hem keyifli ve hem de pratik olan bu kitaplar, profesyonellere ustalaşmak için kritik olan sosyal becerilerin neler olduğunu anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19aca40f-03a8-4b55-a07c-ee5f24288547.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzakere</image:title>
            <image:caption>HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı. HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Müzakere, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor. Her müzakerenin olası iki sonucu vardır. Ya anlaşırsınız ya da anlaşamazsınız ve bu durumda en iyi seçenek neyse onu seçersiniz. Bir müzakereci olarak, karşı tarafa, çıkarlarınıza en uygun teklifi kabul ettirmeye ve kafanızdaki tüm hedeflere ulaşmaya çalışırsınız. Bu kitap, karşı tarafı en iyi şekilde analiz edebilmekten zorlu anlarda soğukkanlı kalmayı başarmaya, en iyi sonuca ulaşmaktan ne zaman masadan kalkmak gerektiğini anlamaya kadar müzakerenin tüm stratejik yönlerine ışık tutuyor. Deepak Malhotra, Danny Ertel, Diane L. Coutu gibi alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, başarılı anlaşmalar yapmanıza yardımcı olacak ve size yeni fikirler geliştirmeniz için ilham verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35e0a0ae-dc45-4158-bf1a-e3931db8802f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Dayanıklılık - Hbrs</image:title>
            <image:caption>İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Kurumsal Dayanıklılık, karanlık dönemlerden geçerken yolunuzu bulmanıza yardımcı olacak, kurum içi ve dışından alacağınız destekle en zorlu problemlerinizi çözmenize katkıda bulunacak. Diane Coutu, Gary Hamel ve Clayton Christensen gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız fikirlerle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Yönetim alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen makaleleri, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.
HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Kurumsal Dayanıklılık, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.
Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85750f9f-2467-43ef-808f-e2d2793111b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Odaklanma - Duygusal Zeka</image:title>
            <image:caption>Odaklanmak, sadece sizin verimliliğiniz için değil, başarılı bir liderlik ve doğru karar alabilmek için de kritik öneme sahiptir. Ancak odaklanmak, günümüz dünyasında her zamankinden daha zor. Dikkatimizi cezbetmeye aday o kadar çok dış etken var ki. Bu kitapta odaklanma becerinizi nasıl geliştireceğinizi, ekibinizin dikkatini nasıl çekeceğinizi ve dikkatinizi dağıtan dış etkenlere karşı nasıl önlemler alabileceğinizi göreceksiniz. 

*Daniel Goleman

*Heidi Grant

*Amy Jen Su
İş Yaşamının İnsani Yanı

HBR Duygusal Zeka Serisi, Harvard Business Review sayfalarından iş yaşamının insani yanı üzerine bir okuma seçkisi sunuyor. Dizideki her kitap, duygularımızın iş hayatımızı nasıl etkilediğine, zor durumlarla ve zor insanlarla nasıl başa çıkabileceğimize, işyerindeki mutluluğa yönelmenin ne anlama geldiğine dair ilham veren denemelere ve araştırmalara yer veriyor. Yapay zekanın ve robotların her alanda gelişmesi ve bir tehdit olarak algılanmasına karşın, bizi biz yapan insani özelliklerimizin gücünden faydalanmayı öğretiyor. Hem keyifli ve hem de pratik olan bu kitaplar, profesyonellere ustalaşmak için kritik olan sosyal becerilerin neler olduğunu anlatıyor.

Saygılarımızla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a97c30-a740-4c70-ab57-dbff206fcbf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dave’in Kayası Frann Preston-Gannon</image:title>
            <image:caption>Mağara adamı Dave’le tanışın. 
Dave kayasını seviyor.  
Jon da kayasını seviyor. 
Dave’in kayası daha büyük. 
Ama Jon’un kayası daha hızlı. 
Peki, kimin kayası en iyisi? 
Bakalım Dave ve Jon, kayalarıyla neler yapacak? 
 
Frann Preston-Gannon’ın yazıp resimlediği Dave serisinin ikinci kitabı Dave’in Kayası’nı, Ayça Akın Hamarat Türkçeye çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3dcfe0c-16a5-41e4-865f-8c58402ee491.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Pirus’un Haritası</image:title>
            <image:caption>‘’Bu dünyada herkesin kendine ait bir haritası vardır. O haritada var olanı arar, onun peşinden gider. Asla vazgeçmediği, üzerine titrediği, altından daha fazla önem verdiği bir değeri vardır. Bu değer verilen, önemsenen ise herkese göre değişir. Kimisi için ailedir. Kimi özgürlük der. Kimileri için dostluktur. Kimileri için adalettir, huzurdur, sevgidir. Ve daha nicesi... Bunların hepsi altından daha değerlidir. Tüm bu değerler hayatımızın amacını belirler.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4522bd1d-205f-4810-bbcb-51fe09a0d109.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım İçin</image:title>
            <image:caption>Ezgi önce, Yunus’un yaralı yüzünü resmetmek ister sadece. Ama bu sayede tanımaya başladığı delikanlıyla arkadaş olur. Onu daha bebekken terk etmiş ailesini bulmasında yardım eder Yunus’a. İstanbul’dan Bursa’ya uzanan maceralarında, hiçbir şey sandıkları gibi kolay olmaz. Hem Ezgi’nin anne babasıyla hem de Yunus’un geçmişiyle yüzleşmeleri, aile olmanın anlamı üzerine düşünmeleri gerekir. Dostluğun gücünü keşfeden gençler bazen köşeye sıkışsalar da, sorulara yepyeni cevaplar bulurlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c4a9cbb-b023-4f1b-9901-05bc087f59b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı elinize alıp, arka kapak yazısını okuyorsanız dikkatli olmalısınız. Şimdi sizi bir bulut kuşu gelip alçak bulutlar şehrine götürebilir. Sizi hiç yalnız bırakmayan yağmur damlasına güvenebilirsiniz. Ayrıca anlatacakları size bilgi verirken eğlendirir ve gülme krizine yakalanabilirsiniz. 
Bulut şehirlerinde ve ilçelerinde gezinirken kibar belediye başkan bulutları karşılar sizi. Oralarda gezinirken, karşınıza yassı bulut polis çıkabilir. Asayişten sorumludur güvende olduğunuzu bilmelisiniz. Gri bulutların içinde moraliniz mi bozuldu? Üzülmeyin sizi tedavi edecek iyileştirecek hastaneleri var. Her yerde bir sanat eseri yapan heykeltıraş ve ressamla karşılaşabilir birlikte eserler üretebilirsiniz. Merak ettiğiniz konular mı var gözlem kulesine çıkıp, bilim bulutları ile tanışırsınız. Yüksek bulutlara sizi uçan bulut halı götürür. Renkli bulutların içinden geçerken onların gerçek olduğuna inanmalısınız. Buzlar üstünde kayarken başınız dönüp düşmeyesiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54e89019-eca9-4fcf-883a-a310abc18034.jpg</image:loc>
            <image:title>Dumanını Kaybeden Ejderha</image:title>
            <image:caption>Dodo, arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi seven sevimli bir ejderhadır. 
Güzel, güneşli bir günde hangi oyunu oynayacaklarını düşünürken, arkadaşı Mito&apos;nun aklına oldukça ilginç bir yarışma gelir. Bu ilginç yarışmayı acaba kim kazanacak?   
Peki kazanmak mı önemli yoksa yarışırken sevdiklerimiz ile keyifli vakit geçirmek mi?  
Yenilgilerimiz de bir eğlenceye dönüşebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9cbf64f-d736-4d17-b0ef-2c905f8b763f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasan’ın Keyif Parkı</image:title>
            <image:caption>İçinden nehir geçen küçücük, huzurlu bir şehrin hikâyesi. 12 bin yıllık tarih, sayısız yaşanmışlık: Hasankeyf… 8 yaşında huzurlu bir çocuk: Hasan… Eskilerden kalma demirden bir park: Keyif Parkı… Bu küçük şehrin büyük bir projesi: Ilısu barajı… 
Hasan’ın keyif parkını sular altında bırakan Ilısu barajı aynı zamanda tüm Hasankeyf’i yutmuştur. Bir tarihin gidişini ve yepyeni bir tarihin yazılışını bir çocuğun ve dedesinin yaşamından öğreniyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e9894a9-ea24-44ab-8114-462b0ba0d86b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ma İle Ral</image:title>
            <image:caption>&quot;Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.&quot; 
İsmail Aslanhatun, son kitabı Ma ile Ral&apos;da doğanın hassas dengeler üzerine kurulu ekosistemini, bu ekosisteme yapılan küçücük müdahalelerin bile doğayı geri dönüşü olmayan yollara sokacağını huzurlu kalemiyle bizlere iki otçulun gözünden anlatmış. Okurken Afrika savanası gözlerinizin önünde canlanacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e76dc6c-6b7f-4450-8e43-0c48744cca05.jpg</image:loc>
            <image:title>3 Garip Son</image:title>
            <image:caption>Mirza Çavuş, konuşulanları gizlice dinleyen kişiydi. Önce silahı bulmak gerekiyordu. Çünkü bu silah, devletin, Bekçi Memik’e verdiği silahtı. Cinayeti de çözebilecek en önemli kanıttı. Doğruca gösterilen yere gitmek için Döne kadına, eski evin kiler olarak kullanılan odasını sordular. Döne çok şaşırmıştı. O karanlık odada konuşulanları yoksa bunlar duymuşlar mıydı? “Aman Allah’ım! Eğer öyle ise yandık!” deyip dizini dövecek oldu. Ama hemen kendini toparladı. Söylenen odayı Mirza Çavuş’a gösterirken, komutan da başka askerlere, evin arkasındaki bodur ağacın yanında beklemelerini ve kimseyi yaklaştırmamalarını, ayrıca mavi boyalı arı kovanını da kontrol altında tutmalarını söylemişti. Söylenen emirler derhâl yerine getirildi. Meraklı köylüler oraya doluşmuş, yapılanları dikkatlice izliyorlardı. 
Komutan, görevini tamamlamış, yanındaki çavuş ve erleri ile karakola dönüyordu. Onu bekleyen başka işler vardı. Ve o hiçbir zaman görevini ihmal etmeden en dürüst şekilde yasalara ve iç hizmet yönetmeliğine uygun olarak sürdürdü. Komutan ancak kendini böyle mutlu hissediyordu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60d4d7d5-d965-4fc7-9e3d-bf6142504667.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkan Savaşlarından Balkan Barış Gücü’ne</image:title>
            <image:caption>Yazar, hikâyesinin esin kaynağını, uzun yıllar görev yaptığı Balkanlar’dan almıştır. Balkanlar’da, geçmişten günümüze kadar süregelen gelişmeler, kimi zaman kanlı savaşlar, kimi zaman da bölge insanının dramı ve gözyaşı hikâye edilmiştir. Bu hikâyede, yüzyılın en büyük trajedisinin yaşandığı Bosna iç savaşı, sonrasında yazarın da içinde bulunduğu ve katkı sunduğu bölgesel barış süreci ve iyi niyet çabaları kaleme alınmıştır. 
Güneydoğu Avrupa Savunma Bakanları SEDM Süreci kapsamında oluşturulan uluslararası sekretaryada ve Bulgaristan’ın Filibe kentinde, Balkan ülkelerinin kurduğu Güneydoğu Avrupa Tugayı SEEBRIG Karargâhı’nda yaşanan anılar ve tecrübeler paylaşılmıştır. 
Geçmişte kanlı savaşlar ile âdeta birbirini boğazlayan Balkan ülkeleri, Türkiye’nin liderliğinde Bölgesel Çok Uluslu Barış Gücü’nü kurmuşlar ve dünya barışına katkıda bulunma becerisini gösterebilmişlerdir. Balkan ülkelerinin alkışlanacak bu başarı öyküsü, işte elinizdeki bu kitaba taşınmaya çalışılmıştır. Ve bu kitap, Balkanlar’ın dününü ve bugününü özetleyen derli toplu bir doküman olma özelliği ile tarihe de önemli bir not düşmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3aaae82-df8e-4bab-a381-ff6fbe633e93.jpg</image:loc>
            <image:title>Safsatalar Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>&quot;İnsan akılcı düşünen bir hayvan değildir, düşüncelerini akıl kılıfına uyduran bir hayvandır.&quot; 
 
·         Safsata bilgisi sizi neden daha mutsuz eder? 
·         Hangi safsataların Latincesi size ortamlarda puan kazandırır? 
·         Ad hominem nedir hepimiz öğrensek, Demokrasi Endeksi’nde 36 sıra atlayıp Papua Yeni Gine’ye yetişir miyiz? Almanya kıskançlığından çatlar mı? 
·         Neden bizden bir Devlet, bir Retorik, bir Organon çıkmamış? Yunan bu işlere 2300 sene önce başladıysa niye bugün Mars’ta sirtaki yapmıyor, yerçekimsiz ortamda tabak çanak kırmıyor? 
·         İnsanlık Mars kolonisinden bahsedecek kadar ilerlemişken, insan niye binlerce yıldır yerinde sayıyor? 
·         En son ne zaman bir tartışma sonucu temel bir inancınızı 
değiştirdiniz? 
·         Zihninizin sürücü koltuğunda mısınız, yolcu koltuğunda mı? 
 
Mantık, inanç, tartışma, evrimsel psikoloji, retorik, mitoloji, 
edebiyat, aşk, şehvet, intikam... Reytingler için gereken ne 
varsa hepsini içeren bu geniş coğrafyayı, birbiri üstüne inşa 
edilmiş tam 50 safsata incelemesiyle keşfedeceğiz. 
 
Amacım “memleketi kurtarmak” veya içinizdeki o maymundan bir übermensch yaratmak değil. Ne de olsa, daha karşısındakiyle konuşmasını öğrenemeden internet ile her yana bağlanmış, daha kendisini tanıyamadan uzayı keşfetmeye başlamış trajik yaratıklarız. Bu kitabın asıl amacı, Delfi’deki Apollon Tapınağı’na 2500 sene önce kazınmış o meşhur öğüdü 
yerine getirmek: 
 
&quot;Taşa oturma! 
 
P.S.: Kendini de tanı biraz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec01d66f-662c-4051-8196-c85499450512.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutsuz İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Masalsı bir aşk ile evlendikten sonra hayatının daha güzel olacağını düşünen Meltem, hayallerinin aksine, çok kötü bir yaşama sahip olur. Kendisine şiddet gösteren kocasına istemeden zarar verir ve içinde bulunduğu kaos dolu dünyasından kaçmaya çalışır.  Fakat, mutsuz insanlar onun peşini bırakmaz.  Hayatına yön bulma yolculuğunda mutlulukla tanışır, hayatı ve kendini ilk defa tanımaya başlar. Tüm dertlerini, mücadelelerini geride bırakıp, tüm hırslarından, gündelik hayatın maddi ve manevi tüm hedeflerinden arınıp, mutluluğun yolunu bulmaya koyulur. Artık onun ihtiyacı olan tek şey deniz ve sessizliktir. 
Geleceğe dair umut taşımak, insanı mutsuz yapıyordu. Umut dolu olmak, hayal kurmayı gerektiriyor, hayaller gerçekleşmediğinde, mutsuzluk ile birlikte gelen umutsuzluklar, çaresizlikler insanı yıpratıyordu. Her mutsuz insan da yalnızlığını paylaşabilecek bir aşk arayışına giriyor, karşısına çıkan her masum insanı yıpratıyordu. Çünkü, Mutsuz İnsanlar’ın ihtiyacıydı aşk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b91214b8-d27d-4279-b961-dd6dc234d410.jpg</image:loc>
            <image:title>Onulmaz</image:title>
            <image:caption>“Farklı siyasi görüşlerden kitaplar okuman çok ilginç.” 
“Neden?” diye sordu. 
“Çünkü ya sağcısındır ya da solcu, bunun başka izahı olamaz.” dedi. 
“Ya siyahsın ya da beyaz, diyorsun yani. Hâlbuki mavi var, kırmızı var, sarı var, kahve var. Hele bunları birbirine bir karıştırsan kardeşim; yeşil var, turuncu var, mor var. Kısacası, insan var ve insan en güzel renktir. Toplum ise gökkuşağıdır. Gökkuşağının tek bir renkten oluştuğunu düşün. Öyle mi daha iyidir, yoksa rengârenk hâliyle mi daha muhteşemdir?” dedi. 
Yetmişli yıllar biterken, ülkenin çalkantılı günlerinde, Karadeniz&apos;de başlayıp Ege&apos;ye uzanan iki gencin sarsıcı öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8dcc030-c93d-4d3a-ad5f-36ea0a462b74.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplayıcı</image:title>
            <image:caption>Esrarengiz bir kayıp, cevapsız sorular... 
 
Dört yaşındaki Nicolas’ın kaybı tüm İspanya’yı sarsmış, ardından da sıradan bir “gündem” olarak hafızalarda kalmıştı. Bir çocuğun, sadece üçüncü sayfa haberlerinden ibaret olmaması ve ailesinin dinmeyen gözyaşlarının sonunun gelmesi gazeteci Ines Grau, dedektif Ana Aren ve ekibinin elindeydi. Çözümü gittikçe imkânsızlaşan “kayıp” düğümü, kaybolmaya başlayan yeni çocuklarla içinden daha da çıkılmaz bir hâle gelmişti. Nicolas ve kaybolan diğer çocukların akıbeti çözüme kavuşacak mıydı? Cevapsız soruların yanıtları nelere mal olacak, nasıl yaralar açacaktı? 
 
Gazeteci Carme Chaparro tarafından yazılan ve tüm dikkatleri üzerine toplayan bu kitap, sizi bir dedektif gibi ipuçlarının peşinden sürükleyecek. Kendinizi bu gizemin bir parçası gibi hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3aa5482-e580-44da-ae8b-3223bee7386e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alman Felsefesine Giriş</image:title>
            <image:caption>Alman Felsefesi. Zihinlerde acaba neyi merkeze alır? Almanlık? Kıta Avrupası? Rasyonalizm, idealizm, tarihsel ve diyalektik materyalizm? Tüm bunların eleştirisi? Modern ve çağdaş felsefenin merkezinde yer alan bu felsefe, Kant, Frege, Wittgenstein ve Husserl olmasaydı Anglo-Amerikan “analitik” felsefeyi, Hegel, Marx, Nietzsche ve Heidegger olmasaydı da beşeri bilimlerin temellerini ortaya koymayı mümkün kılmazdı. Bu doğruysa şayet, Alman felsefesine hâkim olmak, beşeri bilimlerin tamamında yürütülecek teorik açıdan sağlam dayanakları araştırmak için elzemdir. 
Alman felsefesi modern felsefenin temelini oluşturmaya devam ediyor. Andrew Bowie’nin bu kısa ama yoğunluklu giriş kitabı, Alman felsefesinin “modernite”nin problemlerine verilen en aydınlatıcı karşılıklardan biri olduğu fikrini merkeze alıyor. Bowie, birçok önemli Alman filozofun yanı sıra, nispeten ihmal edilmiş başka düşünürleri de, Friedrich Schlegel, Novalis, Schleiermacher ve Schelling’in çalışmalarını da dahil ederek Alman felsefe geleneğine ışık tutuyor. 
Alman Felsefesine Giriş, felsefenin toplumsal ve tarihsel gelişmeler arasındaki bağlantıyı nasıl kurduğunu açığa çıkararak bir coğrafyayla düşünceyi, mekânın sürekliliğiyle zamanın sürekliliğini bir araya getiriyor. Özgürlük ile tarihsellik, akıl ile duygu nasıl bir araya gelir ya da gelmelerinin sürekliliği sergilenir, bu eserde Bowie, bu problemlerin satır aralarına dalarken düşünmemizin erimini genişletiyor. 
Güçlü Ateşoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd258ca-ac96-40cf-b7c1-223d81cc96b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Asurlar</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya: Avcı-toplayıcı yaşamlarına veda eden insanların çiftçilik yaparak medeniyetler kurmaya başladıkları bu toprak parçası Gılgamış Destanı’ndan Hammurabi’nin “göze göz” deyişini ortaya çıkaran ünlü hukuk kurallarına kadar dünya tarihi ve kültürüne çok önemli katkılarda bulunmuştur. 
Mezopotamya’nın hikâyesi sürekli değişen sınırlar, yükselen ve çöken imparatorluklar, savaşlar ve fetihlerle doludur. Akad, Sümer, Babil gibi ünlü devletleri içeren bu listede en büyük şöhreti Asur hak ediyor. İnşa ettikleri imparatorluğun yükselişi ve yaklaşık 1200 yıl boyunca nasıl ayakta kaldığının hikâyesi Zénaïde Ragozin’in canlı anlatımıyla gözler önüne seriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c19cd169-4cca-4cd7-acc2-aa272c1fc774.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Dişilik</image:title>
            <image:caption>Dişil enerji nedir? 
Ailemizden miras aldığımız enerji döngüleri hayatımızı nasıl etkiler? 
Dişil enerjimi dengelemek için neler yapabilirim? 
Vahşi Dişi kimdir? 
İçimizdeki yaratıcılığı ve ilhamı nasıl uyandırabiliriz? 
Menstrüasyon döngüsü ile yaratıcılık arasındaki kadim bağlantı nedir? 
 
Bedeninizin kalbinin derinliklerine yolculuk yapın. Kadınsı yaraların arazisini gezin. Kökünüze, tüm kadınlığın merkezine gidin ve bedeninizle olan ilişkinizi tamamen değiştirin. Vahşi Dişilik, size, kadim vahşi benliğinizi uyandırmak, yaratıcı enerjinizi geri kazanmak, kutsal merkezinize yeniden bağlanmak ve kendinizi beslemek için güçlü araçlar sunuyor. 
 
Bir kadın bedeninde olmak, onu anlamaya yetmiyor. Bu kitabın rehberliğinde, kadın bedeninin çok katmanlı işleyişini anlamakla kalmayıp görünenin ardındaki yaratıcılık, haz ve neşe potansiyelimizi de uyandırabiliriz. Tami Lynn Kent kendi hikâyesini, danışanlarının hikâyesi ve aslında hepimizin hikâyesiyle birleştiriyor ve bize farklı bir yaklaşım sunuyor. Uzman gözünden kadın doğasını keşfederken yolun kutsallığını da hissettirebilen bu kaynağa kavuşmamızı yürekten kutluyorum. 
Sibel Ergün, Çevirmen, Yoga Eğitmeni 
 
Vahşi Dişilik kitabı, bizleri enerjimizin doğduğu yere, merkezimize doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Tami’nin katman katman ilerleyerek aktardığı şefkat ve beceriyle rahmimize doğru giden yolu bulmayı öğreniyoruz. Kitabı okurken, dokunuşun, nefesin ve farkındalığın, bedenimizi, daha önce tanımadığımız bir haliyle görmemize yardımcı olduğunu anlıyor ve böylelikle kendimizi başka bir yerden tanıyoruz. 
Selen Çağlayık, Maya Rahim Masajı Uygulayıcısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa873965-04b0-4cde-91bf-0038604f6d6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’da Anne Baba Okulu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; hızın, hazzın ve mükemmel olma anlayışının hâkim olduğu bir çağda anne baba olan veya anne baba olacak kişilere, modern çağın dayattığı mükemmel ve efsanevi anne babalık yerine sükûnetin ve huzurun teneffüs edildiği vahiy temelli bir anne babalık anlayışı sunmaktadır. 
Günümüz perspektifi bireylerin yaşadığı her problemi anne babaların neden olduğu travmalar olarak göstermekte ve anne baba olma korkutucu bir sorumluluk olarak lanse edilmektedir. Hâlbuki anne babalık her insanın varoluşsal zemininde zamanı gelince ortaya çıkacak potansiyel bir donanımdır. Anne babalık genetik kodlarda var olan eğitimle şekillenen ikram-ı ilahidir. Bu kitapta Kur’an’da zikredilen peygamberlerin çocuklarıyla olan iletişimleri bütüncül bir şekilde ele alınmakta ve anne baba olanlara veya olacaklara telaşa kapılmadan fıtri olarak kendilerinde bulunan anne babalık potansiyelini nasıl geliştirebilecekleri anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5db29124-9e16-4820-9132-5282fb33e1f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Acayip Şeyler Olmuş</image:title>
            <image:caption>Tarihte yaşanmış çok fazla garip olay var. Çünkü tarihte insan var. Hele bazı olaylar “Yok daha neler!” dedirtecek kadar garip. 
Mesela ilk takma dişlerin hayvan dişlerinden yapıldığını okusanız, 
İneklerin biyolojik silah olarak kullanıldığını,  hatta bir de uçtuklarını öğrenseniz hayret etmez misiniz? 
“Günah keçisinin günahı ne?” veya “Bir bit sahibinin talihini ne kadar değiştirebilir?” diye sorsam size cevabınız ne olur? 
Peki ya kafasız bir horozun yıllarca yaşadığını okusanız şaşırmaz mısınız? 
Ne Acayip Şeyler Olmuş’ta bazen şaşırıp bazen de “Yok artık!” diyeceğiniz olaylar okuyacaksınız. Her yeni sayfada acayip bir tarihe tanıklık edeceksiniz. 
Ve evet, gerçekten bunların hepsi olmuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0720c3f0-19ad-4d62-a46a-aea5fdb7465f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitime Adanmış Bir Ömür: Mahir İz</image:title>
            <image:caption>Yakın tarihimizin abidevi şahsiyeti, hayatını insan yetiştirmeye adamış bir 
öğretmen... İdeal bir “Hoca” nasıl olur sorusuna yaşantısıyla cevap olan 
mütefekkir... 
Eğitime Adanmış Bir Ömür: Mahir İz, yazdığı eserlerden çok yetiştirdiği 
insanlarla kültür hayatımızı etkileyen Mahir İz’in hayatını, kişiliğini ve 
eğitimci yönünü akıcı bir üslupla okura sunuyor, Mahir İz’in sahip olduğu 
tevazu dolayısıyla hatıralarında bahsetmediği yanlarını ve anılarını gün 
yüzüne çıkarıyor. 
“Mahir Hoca’nın” çocukluk yıllarından ölümüne kadar olan yaşamını 
anlatan eser; Hoca’nın öğretmenlik, memurluk ve yöneticilik 
faaliyetlerinden, memlekete hizmetlerinden bahsediyor, kişiliğini, 
üslubunu, aldığı eğitimi ve entelektüel kimliğini tanıtıyor, eserleri ve 
yetiştirdiği öğrencileri hakkında bilgiler veriyor. 
 
“Öğündüğünü de görmedim. İstikâmetin, doğruluk ve dürüstlüğün 
sanki mücessem bir heykeli idi. Ülkemizde, hanegî eğitiminin son 
muallimlerindendi.” 
M. Şevki Eygi 
 
“Düşüncelerini hâtıralar, mısrâlar, şakalar ve nükteler şeklinde konuşarak 
ifâde derdi. Çünkü yazar değil Hocaydı ve hep Hoca olarak kaldı.” 
Mehmet Çavuşoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/268bc48b-4c77-49fc-bb52-33efee9f87b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Neredesin Büyük Ayı?</image:title>
            <image:caption>Bre Berber Berber Dükkânı’nda sıradan bir gün. 
Nova kesim önlüğüyle sırasını bekliyor, 
kardeşi Cokcok ise dergi karıştırıyor. 
Ama şifreli sözler duyulunca işler değişiyor. 
Nova’nın kesim önlüğü pelerine, 
kendisi de Süper Nova’ya dönüşünce macera başlıyor. 
Süper Nova ve Cokcok’un görevi Büyük Ayı’yı bulmak. 
Acaba nerede bu Büyük Ayı? Daha da önemlisi, kahramanlarımız onu bulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0fe08d-b343-4520-bdfc-4b21c2b8bc1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Nasılsın?</image:title>
            <image:caption>Bugün hava nasıl? 
Güneşli mi yağmurlu mu? 
Bir de iç dünyanıza bakın. 
Siz bugün nasılsınız? 
Neşeli mi, telaşlı mı? Peki, neşeli bir gülümseme sizi ve çevrenizdekileri nasıl etkiliyor? Ya da bir arkadaşın hayal kırıklığının yüzüne yansıması size ne hissettiriyor? “Bugün Nasılsın?” ile Duygularımızın kendimize ve çevremize etkisini fark etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9cc418-4bf8-49ee-9a34-e4aa65ce7ddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgün Liderlik</image:title>
            <image:caption>Duygusal Farkındalığınızı Artırın
Liderlik üzerine yapılmış onlarca araştırma, yazılmış yüzlerce kitap var ama ideal liderin bir tanımı yok. Önemli olan yönetirken kendi tarzınızı yaratmak ve özgün bir lider olabilmek… HBR Duygusal Zekâ Serisi Özgün Liderlik kitabı farklı olmanın zor ama çekici yanlarını göz önüne seriyor, neden özgün olmak gerektiğini anlatıyor.
- Emma Seppala
- Sylvia Ann Hewlett
- Rob Goffee
- Herminia Ibarra
HBR Duygusal Zekâ Serisi, Harward Business Review sayfalarından iş yaşamının insani yanı üzerine bir okuma seçkisi sunuyor. Dizideki her kitap, duygularımızın iş hayatımızı nasıl etkilediğine, zor durumlarla ve zor insanlarla nasıl başa çıkabileceğimize, işyerindeki mutluluğa yönelmenin ne anlama geldiğine dair ilham veren denemelere ve araştırmalara yer veriyor. Yapay zekânın ve robotların her alanda gelişmesi ve bir tehdit olarak algılanmasına karşın, bizi biz yapan insani özelliklerimizin gücünden faydalanmayı öğretiyor. Hem keyifli ve hem de pratik olan bu kitaplar, profesyonellere ustalaşmak için kritik olan sosyal becerilerin neler olduğunu anlatıyor.
Saygılarımızla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1120764a-f194-4936-a971-6b9aae4c5da5.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama 4.0</image:title>
            <image:caption>“Teknoloji dünyası bugün o kadar hızlı ilerliyor ki, her bir değişim bir sonrakini daha da hızlandırıyor. Böyle bir ortamda ileriye doğru giderken pazarlama uzmanlarının yollarını bulmalarına yardımcı olacak bir temele ve referans noktasına sahip olmaları son derece önemlidir. Bu yönde yeni bir bilimsel temel atan Pazarlama 4.0 kitabı, dijital ve mobil geleceği icat etmeye ve anlamaya çalışan herkes için bir başlangıç noktası ve paha biçilmez bir kaynak olacaktır.”
—Howard Tullman,CEO, Chicagoland Entrepreneurial Center/1871
“İnternet ve IT, pazarlamayı kökünden değiştiriyor. Bu kitap yeni dönemde pazarlama konusunda çok önemli bilgiler veriyor.”
—Hermann Simon, Kurucu ve Başkan, Simon-Kucher&amp;Partners
“Kotler ve arkadaşları bugünün dijital, interaktif pazarı ile pazarlamanın yeni rolünü çok güzel bir şekilde sentezlemişler.”
—Don Schultz, (Aktif Emekli) Bütünsel Pazarlama İletişimi Profesörü, Medill Gazetecilik, Medya, Bütünsel Pazarlama İletişimi Fakültesi, Northwestern Üniversitesi
“Bugün pazarlama alanında geçekleşmekte olan devasa değişimleri belgeleme konusunda hiç kimse pazarlamanın babası Philip Kotler’den daha nitelikli değildir. Pazarlamanın geleceği dijitaldir ve bu kitap da rehberiniz.”
—Al Ries, Positioning: The Battle for Your Mind yazarı
Philip Kotler, Northwestern Üniversitesi İş Yönetimi Akademisinde Profesör unvanıyla görev yapmaktadır. Modern Pazarlamanın Babası olarak kabul edilir. Wall Street Journal tarafından iş dünyasının en etkili altı düşünürü arasında gösterilmiştir. Kitapları yaklaşık 25 dile çevrilmiştir ve düzenli olarak uluslararası çevrelerde konuşmalar yapmaktadır.
Hermawan Kartajaya MarkPlus Inc. danışmanlık şirketinin kurucusu ve İcra Kurulu başkanıdır. İngiltere merkezli Chartered Institute of Marketing adlı eğitim amaçlı mesleki birliğe göre “Pazarlamanın Geleceğini Şekillendirmiş Olan 50 Guru”dan biridir.
Iwan Setiawan MarkPlus’ta (www.markplusinc.com) COO olarak görev yapmakta ve orada şirketlerin pazarlama stratejilerinin tasarımlarına yardımcı olmaktadır. Ayrıca sık sık yazarlık ve konuşmacılık yapan Iwan, Marketeers sitesinin (www.marketeers.com) baş editörüdür.
● Sektörünüzde daha yatay, kapsayıcı ve sosyal bir iş ortamına dönüşümün göstergesi olan trendler nelerdir?
● Pazardaki bu dönüşümlere ayak uydurmak için planlarınız nelerdir?
● Sektörünüzde bağlantılı müşterilerin çelişkili doğasını gösteren durumların bazıları nelerdir?
● Şirketiniz, gençlerin erken benimseyici ve trend belirleyiciler olarak oynadığı rollerden yararlanarak daha büyük bir fikir payı nasıl elde edebilir?
● Şirketiniz, kadınların evdeki etkisinden yararlanarak pazar payını nasıl büyütebilir?
● Şirketiniz, daha büyük bir gönül payı elde etmek için netandaşları nasıl saptayabilir ve onlardan nasıl yararlanabilir?
● Markanız dijital dünyada insandan insana bir dokunuşa dayalı güçlü bir farklılaşmayı nasıl geliştirebilir?
● Şirketiniz ortak yaratımı benimseyip döviz kuru benzeri fiyatlandırmadan yararlanarak ve topluluğu harekete geçirip sohbetleri teşvik ederek geleneksel dört P’den dijital dört C’ye nasıl geçiş yapabilir?
● İşbirliğine dayalı müşteri ilişkilerini benimsemek için müşteri hizmetleri stratejinizde yapılması gereken temel değişiklikler nelerdir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7b6d194-ee3a-4477-b2e9-82ef4e080e8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Gezegen</image:title>
            <image:caption>Yenilenebilir enerjiler ile yenilenemez enerjiler arasındaki farkları; fosil yakıtların neler olduğunu;
güneş enerjisi, biyokütle, yer ısısı, rüzgâr ve su kullanılarak nasıl enerji üretilebildiğini öğrenecek; bu arada deneyler yapıp, sorular yanıtlayıp testler çözeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d29f504a-18cf-405e-b287-b72e2449c1e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapmamak</image:title>
            <image:caption>Optimist Yayın Grubu; dünyaca ünlü Deeper Learning şirketinin kurucusu, eğitmen ve insan kaynakları profesyoneli Steven D’Souza’nın ses getiren yeni kitabı Yapmamak’ı sunar. “Yapmamak. Bu, arkana yaslanıp olayların başına gelmesine izin vermek anlamına gelmiyor. Aksine, daha cesur ve daha ilham verici bir şeyi ifade ediyor: Durumun enerjisiyle birlikte, çevreyle uyum içinde ve sınırlı kaynakları en iyi şekilde kullanarak işlev göstermek. Deneyin. Yapmamak. Şimdiye kadar yaptığınız en iyi şey olabilir.” - Daniel Pink, Drive’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/073ac1f3-63ae-485f-89a3-fb368f428ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Verimlilik Savaşları</image:title>
            <image:caption>“Sahada sonuç odaklı ve fabrika çalışanları ile birlikte yapılan Kaizen çalışmaları sayesinde verimliliğimizin artmasına ilave olarak yeni bir üretim kültürüne adım attık. Kaizen çalışmalarının başlangıcında değişime direnen çalışanların Kaizen kapsamında teklif yapma aşamasına gelmesi mayanın tuttuğunu gösteriyor. Bu çalışmalar kapsamında fabrikamızın çok az bir maliyetle dünyadaki en yeni sistemlerle donatılmış üretim tesisleri seviyesine getirilmiş olması tesis modernizasyonu için de çok güzel bir örnek oldu.“
- TÜMOSAN Genel Müdürü Kurtuluş Öğün
“Beraberce kendi içimizde tasarlayarak üretip kurduğumuz ve hayata geçirdiğimiz ergonomi, el becerisi ve eğitim stantları, sektöründe bu konuda da öncü olarak Anadolu Isuzu’nun başarısının kaynağının her konuda öncü olmak olduğunu bir kez daha göstermiştir. Hayata geçirmiş olduğumuz mavi yaka eğitim ve gelişim merkezi ve sistemi dünyadaki diğer ISUZU fabrikalarına rol modeli olmuştur ve bu da ülkemiz ve firmamız adına bizler için de bir gurur kaynağı olmuştur.”
- Anadolu ISUZU Teknik Direktörü Hakan Özenç
Bu biraz farklı bir kitap. Her şeyden önce normal bir kitap akışına sahip değil. Sıkça aldığım öneriler ve hatta bazen zorlamalar üzerine, çalışmalarda yaşadığım tecrübeleri paylaşmaya karar verdim. Böylece benzer çalışmalarda bulunanlara bir fikir verebilir, onların işlerini kolaylaştırabilir, sanayiye ve topluma bir katkı sağlayabilirim diye düşündüm.
Kaizen, kısa vadede bizim ülke ve toplum olarak refahımızı artırabilmemiz için elimizde olan yegâne silahtır. Bu silahı kullanmayı çok iyi öğrenmeliyiz ve de çok ama çok iyi kullanmalıyız. Kaizen, bugün firmalarımızın hayatını kurtarabilecek derecede önemli bir araçtır. Kaizen, işsizlik sorunumuzu çözebileceğimiz, çalışanlarımıza daha fazla kazançlar sunabileceğimiz tek silahımızdır.
Dünyanın başka yerlerindeki uygulamaları Türk firmalarına ve çalışanlarına aynı şekilde adapte etmeye çalışmak başarısız olmayı tamamen garanti altına almak demektir. Türk çalışanlar neden farklıdır, neyi farklı yapmaktadırlar? Onlara nasıl yaklaşılmalıdır?
Başarısız çalışmalar yapılmış ve ümidini kaybetmiş firmalarda neyi farklı yapınca bir anda radikal ve kalıcı başarılar elde edilmeye başlandı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f611c36c-c0a2-46c8-ab1b-b114cd32eb29.jpg</image:loc>
            <image:title>Resilience</image:title>
            <image:caption>Resilience
Harvard Business Review
Duygusal dayanıklılığınızı artırın
Harvard Business Review Duygusal Zeka Serisi’nde yer alan Resilience; duygusal dayanıklılığınızı artırmaya ve zorluklar karşısında daha esnek olabilmenize, aldığınız darbelerden daha az etkilenip yeniden ayağa kalkabilmenize yardımcı olacak rehber niteliğinde bir kitap…
Altı kitaptan oluşan HBR Duygusal Zeka Serisi, okuyucuya profesyonel yaşamın insani tarafı üzerine akıllı ve esaslı bir okuma seçkisi sunuyor.
Dizide yer alan Resilience, Mindfulness, Mutluluk, Empati, İkna ve Özgün Liderlik gibi kitaplarla alanında uzaman onlarca yazar, duygularımızın iş hayatını nasıl etkilediğini çeşitli araştırmalara dayanarak anlatıyor.
Serinin, iş yaşamında karşılaşılan zorluklara karşı duygusal dayanıklılığı artırmaya yönelik kitabı Resilience’ta, alanında uzman yazar ve araştırmacıların çeşitli makaleleri derlendi. Bazı insanlar günlük aksaklıklardan, profesyonel krizlerden ve hatta yoğun kişisel travmalardan sonra nasıl hızla ayağa kalkar? Diane Cotu Duygusal Esneklik Nedir?
başlıklı makalesinde duygusal dayanıklılığı tanımlarken, bu soruya cevap arıyor. Daniel Goleman, kitabın Herkes İçin Duygusal Dayanıklılık bölümünde dayanıklılığınızı artırmanın pratik yollarını anlatıyor. Shelia Heen ve Douglas Stone’nun birlikte kaleme aldığı Eleştiriden Ders Almak yazısında gelişmenin yolunun geribildirimden ve eleştiriden geçtiğine, eleştiriyi yıkıcı değil güçlendirici bir araç olarak düşünmenin önemine işaret ediyor.
Büyük Liderler Felaketleri Nasıl Atlatır? isimli makalede Jeffrey A.Sonnenfeld ve Andrew J. Ward; Resilience’ın zorlu yolunda iş dünyasından ve politikadan ilham veren örnekler sunuyor.
Bu kitap size, mücadeleden daha güçlü çıkmak ve günlük hayatın stresine dayanmak için beyninizi eğitmenize, büyük krizlerin ardından kariyerinizi yeniden yapılandırabilmenize yardımcı olacak ipuçlarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3812ebf8-27ab-4f80-91a6-f9f5c2bc7e12.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöneticinin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Başarılı ve güçlü bir lider olmak için her gün önünüze dikilen problemleri çözmeniz gerekir. Kurumsal süreçleri gözden geçirmeli, bütçe oluşturmalı, görevleri doğru kişilere paylaştırmalısınız. İş dediğimiz şeyin kişisel boyutu da çok güçlüdür. Yeri gelir bir çalışana koçluk yaparsınız, yeri gelir üstünüzle bir meseleyi tartışırsınız. Bu tip her türlü durumda göreviniz, empati kurmanızı, güçlükleri yenmenizi ve mutlaka ama mutlaka bir amaç gütmenizi gerektirir. Başarılı olmak için pratik becerilerinizi geliştirmelisiniz. Bunu da içinize dönerek, kişisel gelişiminize yatırım yaparak yapmalısınız.
Elinizdeki kitap, size bu konularda pratik ipuçları ve yöntemler sunuyor. Kitapta ayrıca, gündelik başarınız ve mesleki gelişiminiz açısından önemli konularda kısa açıklamalara da yer verdik. Harvard Business Review dergisi yazarlarının uzmanlıklarına dayanılarak hazırlanan bu kitap, hem klasik makaleler hem de yeni fikir ve araştırmalardan elde edilen temel kavramları ve en iyi uygulamaları içeriyor.
Bir lider olarak kendi gelişiminize yatırım yaptığınızda, başkalarının hayatını etkileme gücünüzün ne kadar fazla olduğunu anlamaya başlarsınız. Başarı kriterleriniz artık şirketinizde imza attığınız inovasyon, gelişimindeki payınız ve tüm sektörü etkileyen, altında imzanız bulunan yeniliklerdir. Ödülünüzü arayıp bulacağınız yer şirketinizin başarısı veya başarısızlığı etrafındaki ekosistemdir. O ödüllerse katkıda bulunduğunuz ekonomik gelişme, hizmet sunduğunuz müşteriler veya desteğinizi verdiğiniz insan topluluklarıdır. Diğer taraftan, liderliğinizin etkisini sizin için çalışan kişilerin mesleki ve özel hayatlarında ve elde ettikleri başarılarda da görebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a083f5e-8aa0-4519-a31e-097938ac49a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Yönetici - HBRS</image:title>
            <image:caption>İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Lider olma süreci heyecan verse de, sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye dayalı, zahmetli bir yolculuktur. Linda Hill, Michael Watkins ve Carol Walker gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız yönetim fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Yönetim alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.
HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Yeni Yönetici, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d64632b4-91ab-4cce-bade-de00d113fad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim ve Psikoloji - HBRS</image:title>
            <image:caption>İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Lider olma süreci heyecan verse de, sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye dayalı, zahmetli bir yolculuktur. Graham Jones, Martin Seligman ve Jeff Weiss gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız yönetim fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Yönetim alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.
HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Yönetim ve Psikoloji, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f96f6a60-b4ed-4441-a2d5-9be19019c4c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Vizyonun Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Dünyanın önde gelen kanaat önderlerinden Oleg Konovalov, liderlik ve yönetim dünyasının yeni alanlarını keşfetme konusunda son derecede başarılı. Vizyonun Şifreleri ile de vizyoner liderliğin da Vinci’si olduğunu kanıtladı.
Vizyonun Şifreleri yeni bir düşünce anlayışının temellerini atan, çığır açıcı bir kitap. Şirketler dünyasını baştan değerlendiriyor, baştan tasarlıyor. Kişisel yaşamlarımızı daha hedefli hale getirdiğini söylemiyorum bile. Bu kitap vizyona ışık tutuyor, öylesine bir ifade olmaktan çıkararak hak ettiği yere, uzun vadeli başarının temel bileşeni konumuna taşıyor.
Oleg’in rehberliğinde net ve ikna edici bir vizyonun ne olduğunu, bu vizyonun nasıl anlatılacağını, nasıl liderlik edileceğini ve her şeyin ötesinde nasıl tutarlı bir şekilde sürdüreceğimizi anlıyor, bu vizyonu yaratmanın ve oluşturmanın şifrelerini çözüyoruz.
Kitap, vizyonun yaratılmasını ve geliştirilmesini altı adımlık basit bir süreç halinde anlatıyor. Anlık düşünenler açısından erişilebilir ve kâr-zarar hesabının ötesinde pratik bir hale getiriyor. Bu kitap her türden lider açısından pratik bir rehber olmanın yanı sıra, vizyoner liderlik koçluğu açısından da çok etkili bir araç.
“Birçok insan vizyonun doğuştan gelen bir şey olduğunu düşünür. Ya vizyon sahibisinizdir ya da değilsinizdir. Ancak Oleg Konovalov’un Vizyonun Şifreleri kitabını okuduğunuzda vizyonun geliştirebileceğiniz bir yetkinlik olduğunu göreceksiniz; cesur düşünerek, açık fikirli olarak, farklı yollara saparak... Bir CEO olarak Vizyonun Şifreleri’ni okuduğumda vizyonun en değerli aracım olduğunu fark ettim. Vizyon, gerçek anlamda şirketinizin geleceğin seçmenizi sağlıyor.
Vizyonun Şifreleri vizyon konusunda ustalaşmanızı ve gerçek bir vizyoner olmanızı sağlayacak olağanüstü bir kaynak.”
Eric Schurenberg, Inc. ve Fast Company CEO’su
“Vizyon bir lider olarak başarımız açısından kritik ancak genellikle yanlış anlaşılan, kötü uygulanan bir kavram. Bu bilgi dolu kılavuzda Oleg Konovalov, vizyoner liderliğin nelerden oluştuğuna, değerin nasıl ortaya çıkarılacağına dair kendi ikna edici vizyonunu anlatıyor ve basit ancak çok pratik bir iş aracı olarak vizyon fikrini sunuyor. Vizyonun Şifreleri vizyoner liderlik gelişiminde yeni bir aşama.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2066a899-df24-4e8c-a20c-7dacd54ff3ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Devrimi</image:title>
            <image:caption>Dev çokuluslu firmalardan küçük yerel işletmelere kadar her şirket yapay zekâ devrimine hazırlanmak zorundadır. Yapay Zekâ Devrimi, yapay zekânın iş yaşamını nasıl etkileyeceğini açıklıyor ve işinizi yapay zekâ kullanmaya nasıl hazırlayacağınızı gösteriyor.
Yapay zekâ, müşterilerle akıllı bağlantılar kurmak, akıllı ürünler ve daha iyi düşünülmüş hizmetler geliştirmek, süreçleri otomatikleştirmek, iyileştirmek ve sonunda daha başarılı bir iş inşa etmek için heyecan verici yeni olanaklar sunuyor.
Yapay Zekâ Devrimi, size, işinizi başarıdan başarıya taşımak, performansı iyileştirmek ve daha güçlü bir şirket yaratmak için gereken bilgi ve araçları veriyor.
“Yapay Zekâ Devrimi, faaliyetlerini yapay zekâyla tümüyle dönüştürmek isteyen iş liderleri için eksiksiz bir rehber. Kitap, yapay zekâyı hayata geçirecek bütünsel bir şirket stratejisi belirlemek ve uygulamak için kapsamlı bir çerçeve sunuyor.”
David Carmona, Microsoft Yapay Zekâ Genel Müdürü
“Bu baş döndürücü AI kullanım ve geliştirmeleri yelpazesi karşısında, bu teknolojiyi bizlere tanıtan ve işimizde nasıl kullanabileceğimizi gösteren böyle dosdoğru bir rehbere sahip olmak harika bir şey. Yapay Zekâ Devrimi, AI geleceğinde yer almak isteyen her yöneticinin mutlaka okuması gereken bir kitap.”
Gary Shapiro, Consumer Technology Association Başkan ve CEO’su
Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02984367-0de6-41a0-a9c1-9590ded3e217.jpg</image:loc>
            <image:title>Satışta Duygusal Zeka</image:title>
            <image:caption>Satış çabanızı ürün, fiyat, özellik ve çözümlere dayandırmaya çalışmaktan vazgeçin çünkü bu sizi sıradan bir satıcı gibi gösterir. Günümüzün ustalaşmış alıcısının görüş alanına giremezsiniz. Yeni üstün performanslı satıcı, alıcıya duygusal yönden doyurucu deneyimler tattırarak satış kotalarını alt üst ediyor. Satışın yeni evrimine rehberlik ederek oyunu değiştiren bu kılavuz kitapla, alıcının davranışlarını etkileyecek davranış kalıpları, sezgiler ve bilişsel önyargıları kaldıraç olarak kullanan psikolojik stratejilere sahip olacaksınız. Yüksek bir satış performansına nasıl ulaşacağınızı ve rakamları nasıl sürekli uçuracağınızı öğreneceksiniz.
Forbes’in Dünyanın Önde Gelen 30 Sosyal Satış Etkileyicisi arasında saydığı satış hızlandırma uzmanı Jeb Blount, karışık satışa vakıf olma ve bu konuda ustalaşma yaklaşımının bütün ayrıntılarını bir söyleşi havasında, dolaysız bir tartışmaya açıyor. Konu başlıklarını yaşam dersi aldığı kişisel hikâyelerden çıkarıp önünüze getiriyor. Kendi satış çalışmalarına uyarladığı teknikleri, sizi sahada karşılaşabileceğiniz sorunlara hazırlamak için, sözcük sözcük özenli bir diyalogla anlatıyor. Bu dört dörtlük eğitim programında ihtiyacınız olan her şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98b691b5-f9a1-4a79-b86c-047ff7367f32.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka- HBRS</image:title>
            <image:caption>İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Bilişsel teknoloji, doğru bir planlama ve geliştirme ile verimlilik, iş memnuniyeti ve refah için altın bir çağ başlatabilir. Chris Anderson, Thomas Davenport ve Marco Iansiti gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız yapay zekâ fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde.
Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen girişimcilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız. HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Yapay Zekâ, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.
İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Bilişsel teknoloji, doğru bir planlama ve geliştirme ile verimlilik, iş memnuniyeti ve refah için altın bir çağ başlatabilir. Chris Anderson, Thomas Davenport ve Marco Iansiti gibi alanının öncü isimlerinden alacağınız yapay zekâ fikirleriyle, büyük yarışta bir adım öne geçeceksiniz. Alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde.
Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen girişimcilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız. HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı.
HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Yapay Zekâ, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d87026e-59aa-4e26-8958-ac9ec19960c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlama ve Ürün İnovasyonunda Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ ve Büyük Veri alanlarındaki gelişmeler, tüm sektörlerde etkisini hissettirmeye başladı. Son yıllara damgasını vuran iki kavram, inovasyon ve dijital dönüşüm oldu. Üstelik herkesin hemfikir olduğu gibi, henüz yolun başındayız. Koronavirüsle birlikte hayatımız hızla dijitalleşiyor, alışkanlıklarımız yeniden şekilleniyor. Pek çok olumsuzluğun yanında işbirliğinin, dayanışmanın, yardımlaşmanın ve duygusal dayanıklılığın öne çıktığı günler yaşıyoruz. Pazarlama ve ürün imalatında da bir dönüşüm yaşanıyor. Geleneksel yöntemler yeni araçlarla güç kazanıyor, kimi zaman tamamen terk ediliyor. Trendleri öngörmek, müşterilerle güçlü bağlar kurmak hiç olmadığı kadar önemli hale geliyor. Pazarlama ve Ürün İnovasyonunda Yapay Zekâ, yeni dönemin gerektirdiği becerileri kazanmamıza yardımcı oluyor. Pradeep, Appel ve Sthanunathan okuyucu dostu bir dille, yapay zekâ ve makine öğrenmesini, Büyük Veri ve yeni algoritmaları anlamamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db0b2b67-22ec-413e-a7e7-dcef7c5e2079.jpg</image:loc>
            <image:title>SIRADAKİ HAMLE</image:title>
            <image:caption>Liderlerin meslek yaşamındaki en zorlu dönemler, yeni görevler üstlendiklerinde yaşadıkları geçiş süreçleridir. Öğrenme eğrinizi hızla yükseltebilir, önemli kişilerle sağlam ilişkiler kurabilir ve ilk andan itibaren kayda değer başarılara imza atabilirseniz, yeni görevinizde geçireceğiniz sürede bu ivmeyle yolunuza tam gaz devam edebilirsiniz. Ancak, ilk günlerde atacağınız yanlış adımlar, insanlar üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Özetlemek gerekirse bu kitap, zirveye çıkan basamakları tırmanan her liderin karşılaşabileceği klasik geçiş süreci zorluklarıyla baş etmenin yollarını gösteriyor. Kitap, genel olarak yazarın İlk 90 Gün adlı çalışmasını esas alsa da yaşadığınız ve ileride yaşayacağınız spesifik geçiş süreci zorluklarını daha ayrıntılı olarak ele alıyor. Kitap size, bir sonraki hamlenizde ve hatta ondan sonrakilerde üstün başarılara imza atmanızı sağlayacak tavsiye ve araçları sağlamayı vaat ediyor. Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8be44875-1adb-418b-94a1-6c0894ba17f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Strateji 2 - HBRS</image:title>
            <image:caption>Şirketinizi geleceğe taşıyacak doğru strateji nedir? Strateji konusunda hâkim anlayış, başarının benzersiz, uzun süre korunan bir rekabet avantajıyla elde edileceğiydi. Ama artık birçok şirket açısından bu geçerli değil. Şirketlerin artık geçici avantaj kavramını benimseyerek sürekli yeni stratejik inisiyatifler başlatmayı, hızla oluşturulan ve aynı hızla terk edilen avantajlar portföyü oluşturmayı öğrenmesi gerekiyor. Michael E. Porter, A.G. Lafley ve Clayton M. Christensen gibi önde gelen uzmanların Harvard Business Review’den derlenen makalelerini bir araya getiren, bu uzmanların değerli fikirlerinden ilham almanızı sağlayacak Strateji 2, yeni rakiplerle en doğru şekilde savaşmanıza ve şirketiniz için en iyi stratejiyi belirlemenize yardımcı olacak. HBR’s 10 Must Reads, hem yeni hem de deneyimli yöneticiler için muazzam bir kaynak niteliğinde. Kendilerinin ve şirketlerinin büyümesi için büyük fikirler peşinde koşan yöneticilerin daha fazla terlemesine gerek kalmadı. HBR’s 10 Must Reads, her yöneticinin bilmesi gereken en önemli konulara odaklanıyor. Harvard Business Review’in yüzlerce makalesi arasından seçilen Strateji 2, zamana meydan okuyan fikirlerle günümüz iş dünyasının yoluna ışık tutuyor. Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc25330-416b-455f-8e64-ebd72d92edfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Becerileri</image:title>
            <image:caption>Harvard Business Review’in uzmanlarından kendinizi, ekibinizi ve işinizi nasıl yöneteceğinize dair hızlı ve pratik tavsiyeler sunan “Yönetim Becerileri” kitabı hem kendini hem de şirketini geliştirmek isteyen yöneticiler için ilham kaynağı olacak. Bu kısa ve kullanışlı kılavuz, yöneticilerin ustalaşması gereken beceriler hakkında okunması kolay ipuçları sunuyor.
Kitaptan bazı başlıklar:
• Eleştirel Düşünme Becerinizi Artırın
• Mikro Alışkanlıklar Edinin
• Hayalinizdeki İşi Beklerken Kariyerinizi İnşa Edin
• Hoşlanmadığınız İşlerin Arkasındaki Anlamı Bulun
• Müzakere Becerilerinizi Geliştirin
• Tükenmişliği Önlemek İçin Kontrolü Ele Alın
• Dengede Kalmak İçin Alışkanlıklar Edinin
• Kendi Markanızı Yaratın
• Zorlu Görüşmelere Önceden Hazırlanın
• Ekibinizi Yaratıcı Düşünceye Hazırlayın
• Sağlıklı Alışkanlıkları Teşvik Edin
• Çalışanın Rutininde Değişiklik Yapın
• İşe Alım Kararlarında Önyargıyı Azaltın
• Ekibi Deney Yapmaya Teşvik Edin
• Nezaketi Norm Haline Getirin
Saygılarımızla,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deac6504-a6aa-4d49-a844-73fc0b639e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Balık Sürüleri</image:title>
            <image:caption>Biz, milyarlarca insan, okyanusta gezinen üç beş köpekbalığının keyfine göre savrulan, dağılan, yok olan küçük balık sürüleri gibiyiz.
Çıkarlarımız köpekbalıklarının çıkarlarıyla çatışmadığı sürece kendimizi güvende ve özgür hissediyoruz, çatıştığı anda bozgun, sürgün, ölüm…
Küçük Balık Sürüleri, meşhur bir edebiyatçı olma hayaliyle yaşama tutunurken bir sabah ansızın içine düştüğü kör labirentin karmakarışık koridorlarında yıllarca koşturup çıkış aramaya çalışan Ali’nin, her dönemeçte başka bir hayat hikâyesiyle kesişerek şekillenen hüzünlü, umutlu, korkunç ve gülünç serüvenini anlatıyor.
Ahmet Aslan, dünyayı kuşatan ekonomik, hukuksal ve sosyal sorunlar temelinde kurguladığı bu ilk romanında, varoluş amacından uzaklaşan birey-devlet ilişkilerinin insanı nasıl karanlık bir çıkmaza sürükleyebileceğini gözler önüne seriyor.
Küçük Balık Sürüleri, yeni bir edebiyatçıyı müjdeleyen, sürükleyici bir ilk roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/607ffd57-6cec-4be8-80e2-83c81e1c4a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>5S İş Yeri Organizasyonu Uygulayıcı El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta verilen bilgiler,Yalın Yaklaşımlar dikkate alınarak, bir işyeri organizasyonu olarak adlandırılan 5S’in adımlarına göre hazırlanmıştır. 
 
5. Basım&apos;dan:
Yapmak, ne yapılacağını bilmekten çok daha zordur. 
Bu zorluğu aşmanın önündeki en büyük engel ise alışkanlıklardır.Bu kitapta verilen bilgiler, Yalın Yaklaşımlar dikkate alınarak, bir işyeri organizasyonu olarak adlandırılan 5S&apos; in adımlarına göre hazırlanmıştır. 

İlk olarak Japonya da kullanılmaya başlamış olan 5S iş yerindeki malzeme ve bilgi akışının hızlı ve doğru olmasını sağlamak için kullanılan basit ve kolay uygulanabilen bir yöntem gibi görünse de uygulanması ve sürdürülmesi emek isteyen bir süreçtir. 

Kuruluşlarda iyi başlatılan &quot;5S&quot; uygulamalarının sürdürülmesi ve geliştirilmesinde çoğunlukla sorunlar yaşanmakta ve beklenen fayda sağlanamamaktadır. Bu sorunların temel nedenleri arasında 5S sisteminin yöneticiler ve/veya çalışanlar tarafından yanlış ya da eksik algılanması yer alır. Ayrıca, yeterince uygulama örneği görülemediği için yöneticilerin ve/veya çalışanların yaratıcılıklarını ortaya koyamaması 5S uygulamalarının temel sorunlarından bir başkasıdır. 

Bu nedenle bu kitap iki asıl amaç için hazırlanmıştır: 
• Yöneticiler ve çalışanlar arasında 5S sisteminin doğru şekilde algılanmasını sağlamak için ortak bir dil oluşturmak ve
• Farklı ortamlardan derlenmiş çeşitli fotoğraflar, şekiller ve örnekler sunarak 5S uygulayıcılarının ufkunu genişletmek ve yaratıcılığını artırmak.Tüm &quot;5S&quot; uygulayıcılarına değer katması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3486bde-cd40-4d88-8b28-3a282cc34141.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakit ve Ebediyet</image:title>
            <image:caption>“Bugün, yarın ve dün 
Üçü de aynıdır, ebedî bir ân” 
*** 
“Vakit” geçmiş ya da gelecekteki bir sürenin devamlılığının herhangi bir ânı (nunc fluens) olup, iki farklı müddeti birbirinden ayırır. 
“Ebediyet” ise bizim zamana tabî bakış açımızdan, başı ve sonu olmayandır ya da kendi içinde bir Şimdi’nin (nunc stans) uzatılmış halidir. Zaman meselesi ve onun metafiziği hakkında yazılmış en derin kaynaklardan birisi olan bu kitapta Coomaraswamy, zaman kavramını Vedalar, Budizm, Yunan, Hristiyanlık ve İslamî geleneklerdeki karşılıklarıyla ele alıp, Geleneksel Okul perspektifi açısından anlamaya ve ortak yönleri bulmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42c5c94-7905-4dd5-b9ec-c6b983b53ffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefes Bin Dilek</image:title>
            <image:caption>Doğada olmayı çok seven Duru, bir gün insanların doğaya verdikleri zararları fark etti ve bu zararların önlenebilmesi için dilekler diledi. 
Bu öyküyü okurken, Duru’nun fark ettiği zararları ve bunlarla ilgili neler yapılabileceğini sen de öğrenebilir; kendinin ve çevrendekilerin davranışlarını yeni bir bakış açısıyla değerlendirebilirsin. 
Yazar Hakkında: 
Döndü İçöz
Çocuklar için güzel bir dünya bırakmanın ve dünya için iyi çocuklar yetiştirmenin önemine inanıyorum. Uzun yıllardır hemen hemen her yaş grubu ile çalışan bir çocuk gelişimci olarak hep bunun için emek verdim. 
Kâğıtlar ve kitaplarla dolu bir dünyam var; bir de çiçeklerim. En çok kaktüs seviyorum. Kâğıtlarla çalışmanın iyileştirici bir gücü olduğuna inanıyorum.  Ana hammaddesi kâğıt olan quilling, kirigami ve kusudama çalışmaları yapıyorum. İçinde tasarım unsuru olan her şeyi çok seviyorum, en çok da tasarım kitapları… Zaman buldukça, kendi tasarımlarımı yapıyorum. İllüstrasyonlarını, 3 boyutlu kolaj tekniğiyle kurgulayarak yaptığım ilk kitabım Çernobil&apos;in Son Çocukları, 2021 yılında Nesin Yayınevi&apos;nden çıktı. İstanbul’da eşim Deniz ve oğlum İlke Deniz’le birlikte yaşıyorum. 

Çizer Hakkında: 
Bengi Gençer Ankara’da doğdum, Mersin&apos;de büyüdüm. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nden mezun oldum. Aralarında okul öncesi kaynak kitapları ve Pötikare Yayıncılık&apos;tan çıkan İçimdeki Renkli Balonlar ile Bozkırın Renkleri kitaplarının da olduğu çeşitli çocuk kitaplarını resimledim. TÜBİTAK Meraklı Minik ve Bilim Çocuk dergileri için her ay yeni illüstrasyonlar hazırlıyorum. Günün erken saatlerini, doğa yürüyüşlerini, çocuk kitapları okumayı, Duru ile Mete&apos;nin annesi olmayı ve onlarla birlikte büyümeyi çok seviyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d17dd98-fa47-4c5b-8df4-a283bf2c0692.jpg</image:loc>
            <image:title>Lola Ve Ben</image:title>
            <image:caption>Parkta gezintiler, büyük at kestanesi ağacı, Mario’nun köfteleri, deniz kıyısında oyunlar… 
Ressam Michelangelo, dağda donan sümükler, divanda pizza yemeler, casus filmi izlemeler… 
 
Tüm bunları birlikte yaptığın bir dostun varsa, insan yeniden mutlu olabilir. 
 
Lola ve Ben, işte böyle bir dayanışma ve dostluk hikâyesi… 
 
Chiara Valentina Segre tarafından yazılan ve Paolo Domeniconi tarafında resimlenen bu sıcak hikâyeyi, Eren Cendey, İtalyancadan çevirerek dilimize kazandırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64267c2c-14dc-4b98-a2b4-908289c43088.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikoko Koçi ya da Parktaki Adam</image:title>
            <image:caption>Mustafa Balel, Fikoko Koçi’de, eğlenceyi başkalarını komik durumlara düşürmekte bulan bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Fikoko Koçi, adı “yaramaz”a çıkmış hareketli bir çocuktur. Her an kıpır kıpırdır. İki dakika boş duramaz. Yapacak bir şey bulamadığında canı sıkılır, oyalanacak şeyler arar. Bulduğu uğraşlar, akıllıca şeyler olmaz çoğu zaman. Bazen insanları rahatsız eden, onlara zarar veren davranışlar da sergiler. Ancak ummadığı bir gün işler tersine döner. 
     Canlı, kıvrak bir dille yazılmış kitapta, hikâye “basarken basılmak” ya da kendi kurduğu tuzağa düşmek biçiminde tanımlanabilecek bir sonuca doğru ilerliyor. 
Tacettin Şimşek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcfbb0e1-7447-4ac5-97ab-0c8c6f8af4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkuluğa Masal Anlatan Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Korkuluğa Masal Anlatan Rüzgâr kitabı okuru gökyüzünde seyahate çıkaran bir masal kitabı. Yazar kitapta çocukluğun renkli dünyasında geziniyor kâh doğanın sesini dinliyor kâh düşsel kahramanlarının sesine kulak veriyor. Nehirlerle, böceklerle, ağaçlarla dost. 
Kitaptaki yer ve olaylar örgüsünde yaşadığımız dünya denen kasabada kulağımıza şiirsel bir dille dostluğu, barışı, sevgiyi ve birlikte kardeşçe yaşamayı fısıldıyor. Ne de olsa dünya hepimizin. 
Betül Tarıman’ın Korkuluğa Masal Anlatan Rüzgâr kitabının içinizdeki yazarı, Soner Hızarcı’nın resimlerinin içinizdeki ressamı uyandırmasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7382baaa-5ac2-47c7-b685-a0a26aa2701f.jpg</image:loc>
            <image:title>Leylaklar Prensesi</image:title>
            <image:caption>Leylaklar Prensesi’nin yazarı Abdullah Harmancı çok sayıda hikâye kitabından sonra çocuklar için de yazmaya başlamış bir yazarımızdır. Türü ne olursa olsun iyi çocuk kitabı hem çocuk hem de yetişkinler tarafından okunursa, o kitap, iyi bir çocuk edebiyatı örneğidir. Elinizdeki kitabın bu tür iyi örneklere aday bir kitap olduğunu söyleyebilirim. 
Kitaba adını veren Leylaklar Prensesi kitabında gerçek, hayal, rüya ve fantastik anlatılar iç içe. Bir çocuk, evinde ve okulunda, en sevdiği romanın kahramanlarıyla karşılaşırsa neler yaşar? Başka bir çocuk dersten çıktığı zaman yıllardır yaşamakta olduğu şehrin tamamen değiştiğini görünce ne yapar? Salıncağıyla bulutların ve yıldızların dünyasına yükselen çocuk geri dönebilecek mi? Ya rüyaları günlük hayatında yaşamaya devam eden çocuğun şaşkınlığına ne demeli? 
Aramızda kalsın: İyi yazılmış çocuk kitabı hem yolculuğa çıkarır hem de aradıklarını buldurur çocuklara ve yetişkinlere Leylaklar Prensesi’ni dokuzdan doksana herkesin okumasını dilerim… 
Mustafa Ruhi Şirin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d784c9e-a19f-4af1-b73c-c745297c3eee.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürüyen Balık Püskül-1 Soğuk Su Akıntısı</image:title>
            <image:caption>Püskül; renkli, zarif bir pisi balığı… Deniz yüzeyine yakın bir resifte yaşamaktadır. Kolonisini kurtarmak için kara parçasında da soluk alıp vermesi, yürümesi gerekmektedir. 
 
    Yoğun ve uzun çalışmalar sonucu vücudunu bu yönde dönüştürmeyi başarır ... 
    Dönüşüm tamamlandığında ise kendisini, arkadaşları Pakize ve Pörtlek&apos;le birlikte gizemli bir maceranın içinde bulur. 
    Püskül, arkadaşlığın, dostluğun yanı sıra çalışmanın gücünü de öne çıkaran çevre bilincini temel almış modern, fantastik bir fabl….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1e2ac8c-0d0d-4d79-98a4-879183110ef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürüyen Balık Püskül-2 Güneşin Doğuşunu İzleme Tepesi</image:title>
            <image:caption>Püskül ve arkadaşlarına bu kez şeker kuşu Çitçat da eşlik eder. Karada, denizde ve havada yaşayan bu farklı canlıların dünyamızın kaderi için birlikte hareket etmesi doğanın kendi içindeki düzenidir aslında. 
    Bir gün, dünyamızı çevreleyen uzay ve sonsuzluktan gezegenimize minik bir kara delik düşer. 
    Püskül ve arkadaşları adada bir 
tuhaflık olduğunu fark eder. Adaya inen yabancılar ve tutsak cüceler ise bu tuhaf lığın bir parçasıdır ... 
    &quot;İş nedir, zaman ne işe yarar?&quot; gibi soruların cevabını da tartışan bu 
kitapta kahramanlarımız yine boş 
durmaz, gezegenimizi tehdit eden yeni bir tehlikeye karşı birlikte mücadele ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61d8b554-55cd-446f-ad3b-7635d10c7d15.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Portre Büyük Sır</image:title>
            <image:caption>Bir üniversitede elektronik profesörü olarak görev yapan Ermanno Ismani, İtalyan ordusundan bir teklif alır: Çok gizli bir teknoloji projesinin geliştirme ekibinde yer almak üzere gizli bir askerî üsse davet edilmektedir, her şeyi bırakıp belirsiz bir süre için bu üsse taşınacaktır. Ismani’nin sadece kariyerini değil, hayatını da altüst edecek bu sır nedir peki?..
İtalyan edebiyatının bilim kurgu türündeki ilk örneği Büyük Portre Büyük Sır, Buzzati edebiyatının imzası olan bütün temaları bir araya getirirken varoluş psikolojisini teknolojinin etik sorularıyla buluşturuyor. Yazarının karakteristik, yalın ama aynı zamanda keskin dili, büyük sırrın peşinde gerilimi daima zirvede tutuyor.
“Gelecek nesillerin asla unutmayacağı isimler vardır şüphesiz. Dino Buzzati de bunlardan biri.” ― Jorge Luis Borges
“Buzzati bütün kitaplarında gerçekçilik ile inanılmazı, akılcılık ile tuhaflığı, ciddiyet ile delişmenliği, metodik olan ile kuralsızlığı harmanlamayı başarmıştır. […] Buzzati bu dünyayı, her şeyden öte işlevsel, nahif, yalın, kimi zaman dokunaklı, dahası romantik bir dille ‘düşsel’ kılar.” ― Claudio Toscani
“Buzzati’nin, bir zamanlar bilim kurguya, uzaylılara, uçan dairelere, düşünen robotlara, çeviri yapan makinelere ilgi duyduğu kesin olarak biliniyor. Yazarın bu konudaki ilgisinin sıradan araştırmalardan ve geleceğe dair herkesçe bilinen ayrıntıları kullanmaktan ibaret olmadığını ve yaklaşımının, düşünebilen elektronik bir beyin ya da robot gibi gelecekle ilgili basit, idealize edilmiş varsayımlarla sınırlı olmadığını belirtmek gerekir. Büyük Portre Büyük Sır’ın bilim kurgu söylemi, bu şekilde tanımlanacak olsa bile derinlerde farklı bir anlama sahiptir. Yazar bu söylemiyle, varoluş psikolojisini temel alarak, makineleri ve duyguları birleştiren böyle karmaşık bir icadın daha önce hiç bahsedilmemiş karanlık yönlerine değinmiştir.” ― Renato Bertacchini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bd5d067-aeb5-47e8-81ae-f669a4b9c238.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Beden Dili</image:title>
            <image:caption>Gerçek hayatta karşımızdaki kişiyi dinlediğimizi ve önemsediğimizi göstermek için gülümser, kafamızı sallar, göz teması kurarız. Yakın zamana kadar iletişim kurmak ve güven inşa etmek için beden dilinin vazgeçilmez olduğunu düşünsek de artık çoğunlukla bir ekran vasıtasıyla iletişim kurduğumuz yeni normalde geleneksel beden dilinin öneminin kaybolduğunu düşünüyoruz. Dünya değişiyor, dijitalleşme etrafımızı hızla kuşatıyor. Çevrimiçi ortamda dikkatle okumak dinlemenin yerini aldı. Açık ve anlaşılır şekilde yazmak yeni bir empati biçimiyken bir telefon veya video görüşmesi bin e-postaya bedel hale geldi. 
Bu yeni düzende kendimizi doğru ifade etmek için ne yapmalıyız? Net ve güvenilir iletişim kurduğumuzu düşünürken aslında hangi yanlışları yapıyoruz?
İletişim uzmanı Erica Dhawan, beden dilinin dijital dünyada da eskisi kadar önemli olduğunu savunduğu Dijital Beden Dili’nde cinsiyetler, nesiller ve kültürler arasında geleneksel beden dilinin yerini alan yeni işaretleri ve ipuçlarını deşifre ediyor. Konuya dair son araştırmaları ilgi çekici hikâyelerle sentezleyerek okura sunuyor. Konferanslardan görüntülü toplantılara, günlük e-postalardan anlık mesajlara ve çevrimiçi görüşmelere kadar pek çok olası ortam, mecra ve yöntemi mercek altına alarak dijital iletişimde dikkat etmemiz gereken noktaları irdeliyor; sürekli değişen bu dünyada iletişim kurduğumuz insanlara güven vermek ve netlik sağlamak için türlü içgörülerini paylaşıp çözüm önerilerinde bulunuyor.
 
“Modern çalışma hayatında başarılı olmak için yeni kurallar dizisini kodlayan ilk kitap. Tüm çalışanların Dijital Beden Dili’ni okuması gerekiyor.” —Marshall Goldsmith
“Dijital Beden Dili, dijital ve sanal dünyada iletişim kurmak adına bize çok önemli bilgiler veren bir başucu kitabı!” —Alan Mulally, Boeing ve Ford Eski CEO&apos;su
“Dijital Beden Dili, görüntülü aramalar, toplu e-postalar ve uzaktan çalışma hayatıyla altüst olan iş dünyası için vazgeçilmez bir rehber. Dhawan’ın uzman rehberliğiyle güveni, özgünlüğü ve yeterliliği işaret eden ipuçlarını hem nasıl okuyacağınızı hem de nasıl göndereceğinizi öğreneceksiniz. Ünlem işaretlerinden emojilere kadar her şeyi kullanmanın pratik ipuçlarını keşfedeceksiniz. En önemlisi, bu etkili iletişimin ve iş birliğinin başkalarına değer vermekle başladığını anlayacaksınız.” Daniel H. Pink, Drive: Nasıl Motive Oluruz? Nasıl Motive Ederiz? kitabının yazarı
“Bu kitap, çevrimiçi kanallardaki iletişimimizi ve e-postalarımızı yorumlama biçimimizi yeniden düşünmemizi sağlayan pratik bir kılavuz. Hem ortak bir dijital beden dili geliştirmenin faydasını kavrayacak hem de iletişim kurarken iş birliğine ve güven duygusuna nasıl yer vermemiz gerektiğini öğreneceğiz.” —Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594e26a2-00be-4446-ba0f-15d203c0c68d.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmalılı Hamdi Yazır ile Kuran Sohbetleri</image:title>
            <image:caption>Kur&apos;an insanın Rabbiyle, alemle ve diğer insanlarla ilişkilerinden bahseden bir kitaptır.”
Elmalılı Hamdi Yazır 
“Kur’an öyle bir nimettir ki bizi, inançlarımız, nihai hedeflerimiz ve hakikat konusundaki algılarımız hususunda yanılmaktan korur.” diyor Fatma Bayram. 35 yıllık vaizelik hayatı boyunca okudukça Elmalılı&apos;nın mantığının sağlamlığına, bir konuyu dört başı mamur bir şekilde ele alışına, hukukçu olmasına rağmen felsefî, kelâmî tartışmaları derinlemesine analiz edip kişisel kanaatini cesurca ortaya koymasına, dili ustalıkla kullanmasına ve tefsirin yazıldığı dönemin ağır şartlarının temel kavram ve hükümlerini etkilememesine hayran kaldığı Hak Dini Kur’an Dili tefsirini camilerin hanım cemaatine, Osmanlıca tefsir metinlerini sadeleştirip hayatın içinden örneklerle zenginleştirerek kendine has üslubuyla anlattı; o anlattıkça dinleyenler de kendisi gibi bu dile aşina oldu, aşina oldukça sevdi, sevdikçe Kur’an’la olan hakikat bağları güçlendi. Bu gayret şimdilerde sosyal platformlarda ilk günkü heyecan ve dikkatle devam ediyor.
Elmalılı Hamdi Yazır ile Kur’an Sohbetleri, Rabbini tanımaya ve O’nu muhtaç gönüllere anlatmaya vakfedilen bir ömrün, 1986 yılından beri bir kanaviçe gibi ilmek ilmek işlenen, işlendikçe zerafeti daha da ortaya çıkan meyvesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70cf5fe1-1b98-49a5-9a67-1efe878ed3ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Mısır&apos;a Sultanı Kuyudan Gelir</image:title>
            <image:caption>Kur’an kıssaları soyut ve yüksek hakikatlerin ete kemiğe bürünmesi, elle tutulur, gözle görülür hale gelmesidir. Özelde Yusuf kıssası genelde de Kur’ân kıssalarının tamamı bize tarihin akışının Allah’ın irade ve ilminden bağımsız ve başına buyruk bir gidişatının olmadığını gösterir. Özellikle kıssalar kronolojik olarak tersten okunduğunda tarihin yalnızca insanın eseri değil aynı zamanda Allah’ın mimarisi olduğu açıkça hissedilir.
İnsan düşünerek ve kendini vererek Yusuf kıssasını okuduğunda, kıssa ile kendi ruhu arasında bir med-cezir yaşar. Bu kıssa, Allah’ın bir kulunu imkânsızlığın en dibinden imkânın zirvesine nasıl ulaştırabileceğine şahit kılar muhatabını. Hz. Yusuf’u kuyudan Kral’ın sarayına taşıyan olaylar zinciri, onun gördüğü rüyanın müjdesine giden yola döşenmiş taşlar mesabesindedir adeta.
Yasin Pişgin, Yusuf suresi tefsiri olarak hazırlanan Mısır’a Sultanı Kuyudan Gelir’de Yusuf kıssasını kendi hayatımıza taşımamızın yollarını aşikar ediyor bize. Çünkü Hz. Yusuf’un kuyudan çıkışı, aynı zamanda bizim de kendi kuy(t)umuzdan ve milyonlar içindeki yalnızlığımızdan kurtulmamızın hikmet yüklü yoludur. Can gözüyle bakan, can kulağıyla dinleyenler için elbette…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a569eaa7-c718-4094-bd6e-2c3e890e4a2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmak İstediğim Ebeveyn Büyütmek İstediğim Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Ebeveyn olmak bungee-jumping yapmak gibidir. Korkutucu ama eğlencelidir,” diyen Einat Nathan’dan, anne baba olmanın tüm zorluklarıyla birlikte esas olana odaklanmaya, çocuk ve ebeveyn arasındaki en temel şeyin “ilişki” olduğuna dair samimi, esprili ve empatik bir bakış.
Yıllara dayanan ebeveyn danışmanlığı tecrübesinin ötesinde, farklı yaşlarda ve biri &quot;özel çocuk&quot; olarak anılan evlatlarıyla yaşadıklarıyla, anne babaların bebeklik, okul çağı, ergenlik dönemleri ve özel gereksinimli çocuklarla ilişkilerine dair bakış açılarını zenginleştirecek bir içerik sunuyor. 
“Ebeveynlere, özellikle de annelere, dünyayı çocuklarının gözünden görerek ve kalplerinde hissederek güçlü ve bağımsız olmayı nasıl öğreteceklerini gösteren, şefkatle tavsiyelerde bulunan bir çok satan…
Sürekli korku salan bir çağda sakin kalmayı, çocukları bir birey olarak tanımayı, kabul ve takdir etmeyi hatırlatan güzel ve rahatlatıcı bir hikâye…” ―Hachette Go
“Kısa ve eğlenceli bölümlerden oluşan, ebeveyn olmanın mikro ve makro anlamlarını en güzel şekilde kuşatan bir kitap.” ―The New York Times
&quot;Empatik, düşünceli, zekâ ve duygu dolu. Pozitif ebeveynlik dünyayı daha iyi bir yere dönüştürecek.&quot; ―Gal Gadot
&quot;Ebeveynliğin en zor ve rahatsız edici taraflarına değinmekten çekinmiyor ama bunu yumuşacık ve rahatlatıcı bir tavırla yapıyor.” ―Makor Rishon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/186750c0-ae2f-474b-a5a5-7b406de09e5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarayda Gördüklerim</image:title>
            <image:caption>Zaten meşrutiyet nasıl geri alınmıştı? Diğer memleketlerde milletin kanı pahasına alınan hürriyet, bizde bir blöf neticesi olarak elde edildi.
Başmâbeynci Lütfi Simâvî
 
Son Osmanlı padişahlarından Sultan V. Mehmed Reşad ve Sultan Vahideddin’in başmâbeyincisi Lütfi Simâvî&apos;nin hatıraları, Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarıyla; I. Dünya Savaşı başta olmak üzere pek çok badirelerle geçen tarihimizin belki de en çalkantılı bir dönemine ışık tutuyor. Yabancı dile âşina ve uzun süre diplomatlık yapmış olan Lütfi Simâvî, sadece siyasi olayları kavraması ve bu alandaki problemlere yönelik pratik çözümler bulması açısından değil aynı zamanda sarayı, personeli ve bürokrasinin diğer unsurlarını dikkatle gözlemlemesi, bazı saray âdetlerini değiştirmeye dönük olarak yaptığı kayda değer girişimleri ve bu konudaki kronik sorunlara işaret etmesi bakımından da önemlidir.
Bu kitapla okur, 1909’da Sultan II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi gibi kritik bir hadiseden sonra tahta geçen Sultan V. Mehmed Reşad ve Sultan Vahideddin dönemlerinde Osmanlı sarayının bürokraside ve askerî cihette meydana gelen gelişmelere karşı nasıl tepki verdiğini, günden güne güç kaybeden ve eski ihtişamlı günlerinden uzaklaşan sarayın nasıl bir yapıya dönüştüğünü, aynı dönemde sarayda çok kritik bir görevde bulunan Lütfi Simâvî’nin gözünden okuma fırsatı yakalayacak.
Dr. Fatih Akyüz ve Dr. Fatih Tetik tarafından ilk defa tam ve eksiksiz bir şekilde sadeleştirilerek bugünkü Türkçeye aktarılan bu hatırat, hem araştırmacılar hem de tarih meraklıları için birinci elden önemli bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d2ccfec-7164-4d38-9102-6ec7fdee2995.jpg</image:loc>
            <image:title>Velayet Mührü</image:title>
            <image:caption>&quot;İsa, İlyas, ldris ve Hızır&apos;dan (as) müteşekkil bu dört resulden biri Kutuptur. Kutup ise Kâbe&apos;de bulunan Hacerü&apos;l-Esved&apos;in zaviyesine tekâbül eden Beytullah’ın temel taşlarından biridir. Diğer ikisi ise imamlardır ve bunların idare ettiği dört unsur dünyayı ayakta tutan direklerin yekpâreliğini teşkil eder. Allah, bu heyeti teşkil eden zevatın biriyle îmanı, biriyle velâyeti, bir diğeriyle nübüvveti, dördüncüsüyle risâleti ve tümü mârifetiyle dinin saffetini muhâfaza eder. Kutup olan zat asla ölmeyecek, yani Kıyâmet gününde Sûr&apos;a üfürüldüğünde tüm mahlûkatın uğrayacağı şuur kaybından muhâfaza olunacaktır. Bu heyette bulunan dört resulden her birine mukabil daima vakti geldiğinde yerine geçmek üzere ona nâip olan ve eli bu resullerden birinin kalbi üzerinde bulunan bir zât bulunur. Tarikat ehli arasında bulunan velîlerin ekseriyeti bu Kutup, iki imam ve dördüncüleri olan vetedin makamına tâliptir. Lakin o makama vâsıl olduklarında kendilerinin sadece kutbun, iki imamın vs. naîbi olduklarını ve hakîkî imamın bir başkası olduğunu görürler; vetedin makamı için de vaziyet böyledir. Az önce bahsettiklerimi hafife alma çünkü bu tarikin sırlarından bahsedenlerden nakledilenler içinde bunları hiçbir yerde bulamazsın.” İbn Arabî’nin Ekberî öğretisi çerçevesinde serdettiği bu düşünceler asırlardır tasavvuf vadilerinde dolaşanlara rehberlik etmiş ve dünyanın manevi çivileri mesabesindeki ulu velilerin dair büyük bir anlatı olarak kabul edilmiştir. İşte Velayet Mührü adıyla Birol Biçer üstadımızın yine büyük bir yetkinlik ve maharetle çevirdiği, meşhur araştırmacı Michel Chodkiewicz’e ait bu kıymetli eser İbn Arabî düşüncesinin temel taşlarını ortaya koyuyor. Sufi Kitap, Ekberî liteatür içerisinde müstesna bir yer işgal eden bu önemli çalışmayı Türk okuruna takdim etmenin sevincini yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9dcb48-1bfe-4d74-a03a-7b4bc10591a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz Casuslar</image:title>
            <image:caption>Gizli göreve hazır mısın? Cevabın ‘evet’ ise seni gizleyecek en ilginç kıyafetlerini giy ve İkinci Dünya Savaşı’ndaki korkusuz casusların ölümcül dünyasına adımını at. Kendini bir anda korkunç İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında bulacağın bu yolculuk sırasında dört bir yandan tehlikeli tuzaklarla karşılaşabilirsin. Çok dikkatli olmalısın ve casusların taktiklerini çabucak öğrenmelisin. Haydi, acele et; gizemli casusların ayak izini sürmeye başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ae22d8-da18-43ad-bcfd-33b74dd2328a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Olarak Hayatım</image:title>
            <image:caption>Leonard bir uzaylı.
Onun hiçbir zaman bir adı olmadı.
Ya da bir vücudu. Ya da en iyi arkadaşı.
 Leonard’ın galaksisinde yaşayan her uzaylı, üç yüzüncü doğum gününde ödül olarak dünyadaki bir canlının bedeninde vakit geçirmeye hak kazanır. Bu fırsat ayağına geldiği için çok heyecanlı olan Leonard, ulusal bir parkta orman koruyucusu olarak dünyaya gelmeyi beklerken kendini bir sokak kedisinin bedeninde bulur.
 
Neyse ki Leonard’ın yolu Olive adındaki genç bir insanla kesişir ve birlikte bir yuva bulmak için yolculuğa atılırlar.
 
Ben Cosmo’nun yazarından bir aile bulmanın ne demek olduğuna dair eğlenceli, dokunaklı ve sürükleyici bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/841f4aab-21ca-411a-8eac-e262bd9dbcd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Einstein&apos;ın Hayatını Nasıl Kurtardım?</image:title>
            <image:caption>8 Şubat 2020, Atlantik Okyanusu’nda gece yarısından hemen önce. Babası, 12. doğum günü için Emily&apos;yi New York&apos;a bir tekne gezisine çıkarır. Büyük bir heyecanla geziye başlayan Emily, kendini bir anda göçmen gemisinde bulur. Yıl 1913&apos;tür! Babası yanında yoktur. Ancak bu geçmişe yolculukta Emily tek değildir. 2016’da farklı amaçlarla gemiye binen Lorenzo ve Malik de Emily’yle aynı kaderi paylaşır. Bu iki çocuk, gemi New York’a vardığında bir yangın çıkacağını söyler. Kahramanlarımız bu felaketi engelleyip yaşadıkları yıla dönmenin yolunu bulmak zorundalar. Ve bu konuda onlara yardımcı olabilecek tek bir kişi vardır: Albert Einstein!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/791d932d-d9f9-483b-8a8f-7cd8c18dc299.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Fikrim Var</image:title>
            <image:caption>Bir fikir önce sezgilerle belirir, içimizde büyür. Bazen bizi hüsrana uğratan yollara götürür ama kararlılıkla ve denemekle ‘fikir’ tohumları filizlenir, büyür. Üretmek böyle bir şeydir. Rengârenk olan zorlu bir yolculuktur. Çocuklara ve de kalbi büyük olan yetişkinlere hitap eden ‘Bir Fikrim Var’; hem metniyle hem de renk renk büyüyen görselleriyle üretmenin peşinden gidenlere bir ilham kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66211753-9913-4d6a-afb6-92e694ddc50b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Günlük Kral</image:title>
            <image:caption>Savaya Ormanı’nın maymundan kuşa, sincaptan file, aslandan su aygırına kadar birçok sakini vardır. Herkes, Kral Mamba’nın adil liderliğinde huzurla yaşar. Ancak Kral Mamba’nın küçük yavrusu Rama, bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyor. Acaba bu düşüncesinde haklı mı?
Ormanda çıkan anlaşmazlık Rama’nın haklı olduğunu gösterir mi? Savaya Ormanı’nda işler biraz karışacak gibi, sıkı dur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f76d146-fbff-4542-bf6d-4c34f6917641.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi Biyoloji - Anatomi</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi! Anatomi İşte Bu kadar Basit!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd1856c0-6c2b-4d04-adfd-cffb4d2b44f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi Biyoloji - Genetik</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi Biyoloji İşte Bu Kadar Basit!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e476bd79-6f4b-489c-91b3-f0d464f66bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi Biyoloji - Üreme</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi Biyoloji İşte Bu kadar Basit!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c09a7473-f4cd-4087-add4-3e2103ee7a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi Biyoloji Set (3 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali- Çocuk Üniversitesi Biyoloji İşte Bu kadar Basit!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11caa166-7b20-4881-a2fe-0b8d19bf3434.jpg</image:loc>
            <image:title>Kestane’nin Düşü</image:title>
            <image:caption>Nefes, yaşlı kadına: “Artık beni içine hevesle çekmiyorsun, üzerinde hep bir ağırlık var. Yorgunluk mu hastalık mı bilemedim? Beni iyi karşılamıyor, gönülsüz misafir ediyorsun.” dedi. Yaşlı kadın derin bir nefes aldıktan sonra gülümseyerek: “Hem hastayım, hem yorgunum. Hepsinden önemlisi çok ama çok yaşlıyım. Dile kolay seksen beş yaşındayım. Ellerim ayaklarım eskisi gibi tutmaz. Yediğim yemekten bile tat alamam. Yaşamaktan öyle yorgun, öyle bitkinim ki… Bir de bana sitem edip niye beni hoş karşılayıp misafir etmiyorsun diyorsun. Artık bana eziyet etme!” Nefes: “Ben yaşlanmam, yaşlanan bedeni de sevmem. Bana eziyet etme, ellerim ayaklarım tutmuyor diyorsun ama olmaz, kabul edemem. Gayret et biraz. Kalk bahçeye çık. Otuz sene önce kendi elinle diktiğin dut ağacının altında bir çay iç. Canlanacak, beni reddetmekten vazgeçeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/032218bf-514c-4529-b8d6-84ca90421a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç</image:title>
            <image:caption>“Göç”, insanca yaşamanın umuduyla iki dünya arasındaki sınırı geçmeye cesaret edebilen üç genç kadının hikâyesi. 
 
Siyasi kargaşanın hayatlarını paramparça ettiği üç kadının yolu, kendilerine son derece yabancı olan bu topraklarda, Türkiye’de kesişiyor. Kendi ülkelerinde özgürlüğün ve temel hakların reva görülmediği Mehveş, Selma ve Zainab, kurtuluşu bütün yaşamlarını arkalarında bırakarak meçhule doğru yola çıkmakta buluyor. 
 
Son yıllarda gündelik hayatımızın konusu hâline gelen “göç” teması, eserin yapı taşı. Roman, farklı ülkelerden ve kültürlerden aynı nedenlerle yola çıkan üç karakterin akıbetini anlatıyor. 
 
Metin Atamer 
  1942 yılında Çorum’da doğdu. İlkokulu Ankara’da, liseyi Talas ve Tarsus Amerikan Koleji ve Ankara Koleji’nde okuyup, 1969 senesinde ODTÜ Fizik bölümünü bitirdi. 1970 ve 1972 yılında analitik cihazlar konusunda Almanya&apos;da ve ABD’de eğitim gördü. 1969 senesinde çalışmaya başladığı şirketler grubunda yöneticilik, yönetim kurulu üyeliği ve genel müdürlük yaptı. 1990 senesinde Metkur, Hat ve Atamer adlı üç yatırım ve dış ticaret şirketi kuran Metin Atamer, İsviçre’de bulunan Interwind Ltd. adlı mühendislik şirketinin de kurucu ortağı ve yöneticisidir. Türkiye’nin ilk “Yap-İşlet-Devret” olarak kurulan Alaçatı Rüzgar Enerji Santrali A.Ş. projesinin kurucu ortağıdır. Projenin tekâmül edilmesi ve yapımı sürecinde çok çeşitli evreleri yaşamış, inanılması zor koşulların şahidi olmuştur. 1996 senesinde rüzgar enerjisi alanında faaliyet gösteren ve ortağı olduğu Interwind, ‘İRES’, Hat ve Atamer şirketleri Türkiye’nin üçüncü 30.36 Megawatt rüzgar santralini Çanakkale’de geliştirdi. Halen ortağı olduğu Çanakkale Anemon 30.36 Megawatt rüzgâr enerji santrali projesini geliştirmiş, santral 2006 senesinde devreye alınmıştır. Hatay ilinde 26 MW’lık başka bir projenin gelişmesinde çalışmıştır. 1998 Yılından beri RESYAD (Rüzgâr Enerji Santralları Yatırımcı İş Adamları Derneği) kurucu üyesidir ve aynı derneğin genel sekreterliğini yapmaktadır. Metin Atamer’in rüzgâr enerjisi konusundaki bazı makale ve yazıları pek çok yazılı basında, kısa hikâyeleri ise Bütün Dünya adlı dergide yayınlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb0cbe3-de01-499b-b607-99107e055f27.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçalar</image:title>
            <image:caption>Hayatta en iyi tanıdığını düşündüğün insan tamamen bir yabancı çıkarsa? 
 
Andrea Cooper, annesi Laura’ya dair her şeyi bildiğini düşünüyor. Tüm hayatını küçük bir sahil kasabasında geçirdiğini, sakin bir yaşam sürmekten başka bir amacının olmadığını ve hiç sır tutmadığını biliyor çünkü hepimiz annelerimizi iyi tanıyoruz, değil mi? 
 
Ancak bir gün, alışveriş merkezinde yemek yerken kendilerini bir silahlı çatışmanın içinde bulduklarında ve annesinin, varlığından şüphelenmediği karanlık yanını fark ettiğinde Andrea için her şey bir anda değişir. 
 
Laura aslında Laura olmadan önce bambaşka bir insandır. Neredeyse otuz yıldır geçmişindeki kimliğinden ve kimsenin onu bulamayacağı umuduyla saklanıyordur ama şimdi ifşa oldu ve görünüşe bakılırsa artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. 
  Yirmi dört saat sonra Laura hastanede, yıllarını onu bulmaya adayan bir davetsiz misafir tarafından vurulur. Bu olay Andrea’yı annesinin geçmişini yeniden parça parça inşa etmek için umutsuz bir yolculuğa çıkmak zorunda bırakır ve orada saklanan gerçekleri ortaya çıkaramazsa ikisinin de artık bir geleceği olmayabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baeac505-5ba1-46eb-895f-88f31012ea2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Atılım</image:title>
            <image:caption>“Hayat size daima ihtiyacınız olan şeyi verir ve şu anda o zor zamanlarda bir rehber olarak kullanmanız için size bu kitabı vermiştir. Bu eser, Steve Taylor’un apaçık ve gerçekçi bir biçimde ve ustaca ifade ettiği çok değerli bir bilgeliği içermektedir.” 
- Eckhart Tolle 
(Bu kitap, Eckhart Tolle’ün özellikle tavsiye ettiği, onun insanın yaşamını değiştiren eserleri kapsayan seçkisi içinde yer almaktadır.) 
 
“Aydınlanmanın ne olduğunu doğru olarak anlamanın zamanı gelmiştir. Bu önemli eser uzun zamandır gizemini koruyan aydınlanma halinin tam ve derin bir tasvirini sunmaktadır.” 
- Dr. Robert K. C. Forman, Mistisizm, Zihin, Bilinç adlı kitabın yazarı 
 
“Bu kitap, Steve Taylor’un -açık ve kolay anlaşılır yazımı okurlarda hayranlığa ve bilgeliğe yol açacak- büyük bir spiritüel yazar ve öğretmen olduğunu ortaya koyuyor.” 
- Stanley Krippner, PhD, Saybrook Üniversitesi Psikoloji Profesörü 
 
“Spiritüel geleneklerin içinde ve dışında uyanışı son derece ayrıntılı biçimde aydınlığa kavuşturan ve bu tehlikeli zamanlarda umut sunan bu eseri okumak insana büyük bir zevk veriyor.” 
- Claudio Naranjo, Uygarlığı İyileştirmek adlı kitabın yazarı 
 
“Bu eser, çağdaş araştırmanın ve ebedi bilgeliğin -spiritüel uyanışın gizemli sürecini daha kavranılabilir hale getiren- harika bir sentezi.” 
- Peter Russell, Bilimden Tanrı’ya adlı kitabın yazarı 
 
“Bu kitap hem içgörü dolu hem çok ilham verici. Steve Taylor’un uyanıklık hallerini derin anlayışı kitap boyunca ışık yayıyor ve onun insanlığı bekleyen evrimsel bir atılım önermesiyle doruğa ulaşıyor. Taylor bu büyüleyici olgunun derin bir anlayışını etkili bir biçimde aktardığından, Atılım uyanmakla ilgilenen herkes için kaçırılmaması gereken bir kitap.” 
- Dr. Penny Satori, Ölümden-Dönme Deneyimlerinin Bilgeliği adlı kitabın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/835cef26-fe26-4bda-b204-edc44c43490d.jpg</image:loc>
            <image:title>Shoah</image:title>
            <image:caption>Shoah, Claude Lanzmann’ın on yılı aşkın sürede çekimlerini tamamladığı, Yahudi Soykırımı ile ilgili dokuz saatlik belgesel filminin, en az filmdeki görüntüler kadar çarpıcı “senaryosu”. Yeniden canlandırmaya veya arşiv görüntülerine başvurmadan, yalnızca tanıklıklarla ilerleyen 1985 tarihli film, Simone de Beauvoir’ın deyimiyle “katıksız bir başyapıt”. 
 
Claude Lanzmann, Yahudi Soykırımı konusunda çekilmiş iki önemli filmden –Billy Wilder’ın Ölüm Değirmenleri (1945), Alain Resnais’nin Gece ve Sis (1956)– yıllar sonra tarifsiz acıların yaşandığı yerleri ziyaret eder ve hem çalışma kamplarından kurtulmuş Yahudilerin hem de kamplarda görevli eski Nazilerin birebir tanıklığına başvurur; gaz odalarına gelenlerin saçlarını kesen ve birazdan başlarına gelecekleri onlara söyleyemeyen Yahudi berber, Yahudilerin evine yerleşen Polonyalı çift, Avrupa’nın dört bir yanından toplanıp trenlerle taşınan, haklarında ölüm kararı çoktan verilmiş binlerce kurbanı el kol hareketleriyle uyaran köylüler… 
 
Shoah, geçmişi kazıp çıkarmaktan ziyade geçmişin yaşadığımız andaki mevcudiyetini gösteren büyük bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6af8588f-6b04-4ee8-b4bc-7e5a4772438a.jpg</image:loc>
            <image:title>Para İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşı süresince birlikte hareket eden Rusya ve ABD ansızın karşı karşıya gelmiş ve paylaştıkları dünyada kendi bölgeleri içerisinde bir egemenlik tesis etmişlerdi. Söz konusu yapıyı bozan Para İmparatorluğu oldu. Bu güç eskiden tanımladıklarımıza benzemiyordu. Yani herhangi bir coğrafyaya bağlı değildi ve onun gücünü temsil eden ordusu ve üretimi söz konusu değildi. Bu yeni güç özellikle paraya hükmediyordu ve parayı kullanarak da bütün dünyada diğer güçler kadar hatta onları aşan bir egemenlik ve etki alanı yaratıyordu. 

Bu kitapta deneyimli siyaset uzmanı, istihbaratçı ve iktisatçı Mahir Kaynak’ın “Para İmparatorluğu” ve “Dünyada Yeni Dönem” başlıklı iki söyleşi kitabı bir araya getirildi. Dünya üzerinde yaşanan önemli siyasi gelişmelerin temel sebeplerini ve muhtemel sonuçlarını, ülkeler arasındaki güç dengelerini ve bunların hepsini altüst eden parasal gücün etkisini öğrenmeye istekli okurlar için dikkate şayan bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc62348-b3e7-40b1-8378-9529d13333a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler</image:title>
            <image:caption>2021 Everest İlk Roman Ödülü’nün sahibi Devrim Koçak, Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler ile edebiyat dünyasına sağlam bir adım atıyor. Koçak, rastlantılar sonucu yolları kesişen ya da kesişemeyen Cemal, Hatice ve Nergis Hanım’ın yaşamlarına bizi ortak ederken ustaca kurgusu, sarıp sarmalayan dramatik yapısı ve anlatımıyla kendinden söz ettirecek güçlü bir romanla çıkıyor okurun karşısına. 
 
Nergis Hanım Hakkında Bazı Şeyler, evde olmamanın, af dilememenin ve bağışlamamanın romanı. 
 
Dünya, o güzel atlıkarınca ve onun üstündeki bütün tabiat, o tabiatı var eden bütün canlılar, eğlenceli, kederli, mutlu, mutsuz ve biteviye temaşasını döndürürken, ben artık onlardan olmak istemediğimi, kimine renkli, kimine renksiz gelen, o bitmek bilmez yaşamın dışına düşüverdiğimi anladığım günden beri yeis yüklü varlığımın gölgesine sığınmış, o atlıkarıncadan ineceğim anı bekler haldeydim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4efe2548-4eb8-4e1c-9801-5cd36ab99ebe.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Veren Pervaneler - 3</image:title>
            <image:caption>“… Tatlı-hoş bir söz, kökleri sağlam ve dalları göğe doğru uzanmış güzel bir ağaca benzer ki o ağaç, Rabb’inin izniyle meyvesini, yemişini her zaman verir… Sevimsiz, kem-çirkin bir söz de yerden koparılmış ve hiçbir sebatı-kararı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” 
(İbrahim Suresi: 14/24-26) 
 
Göğe doğru uzanan o dallar meyvelerini vermeye devam ediyor. Ama biz onların gölgesinde serinleyip meyvelerini tatmadan geçiriyoruz ömrümüzü. 
 
Klasik şiirimizden günümüze bir esinti getirebilmek muradımız. Daha çok o vesileyle, sahip olduğumuz anlam dünyasından bir haber iletmek mirasçılara. Öyle ya, bu muhteşem birikimin varisleri bizler değil miyiz? Şu kadar var ki, hayli zamandır uzak kalmışız kendi zenginliklerimizden. Bu ayrılık yetsin artık, demeyelim mi? 
 
“Can Veren Pervaneler” serisinde Hayati İnanç, eşsiz mısralarla, kıssalarla, aktardığı tecrübe ve anılarıyla mühmel bir hazinenin izini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa2ba7b3-2549-44e8-9fe3-40f251e814d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yafes&apos;in Oğulları - Yada Taşı Efsanesi 1</image:title>
            <image:caption>Daha hiçbir şey yokken uçsuz bucaksız bir su vardı. O vakitler &quot;Kişi&quot;, yer ile gök arasında pek mutluydu. Fakat bir gün kaybedenlerden olup, huzurdan kovuldu ve Erlik (Şeytan) adını alarak dünyaya gönderildi. Tüm itibarını kaybeden Erlik, topraktan yaratılan insanoğluna bitmek bilmeyen bir kin ve düşmanlık duymaya başladı. Zaman aktı, çağlar ve coğrafyalar değişti ama ezeli düşmanlık hiç bitmedi. Unutulmaması lazım gelen nice şeyler unutulup gitse de kimi kadim sırlar masallara, efsanelere, destanlara ve mitlere karışarak zamanın nihayetine dek var olmanın bir yolunu buldular. 
*** 
Büyük Tufan’ın bitiminde gemiden karaya seksen kişi çıktı. Bunların yetmiş üçü bir tür salgına yakalanıp öldü. Hayatta yalnızca Nuh Peygamber, üç oğlu ve üç gelini kaldı. Hz. Nuh; dünyayı kendince üçe ayırıp Ham, Sam ve Yafes adlı üç oğluna pay etti. Bütün Türklerin atası olan Yafes’in hissesine Türkistan düşünce oğlan buranın kurak olduğunu düşünüp biraz hüzünlendi. Bunu gören Nuh Peygamber, en sevgili oğluna bir taş verip, bir dua öğretti. Yafes, hangi vakit yağmura, kara ihtiyaç duyarsa o taş sayesinde yağdırabilecekti artık. Ve olağanüstü özellikleri olan o taş, çağlar boyunca Türk devletlerinin birliğinin ve saadetinin yegâne kaynağı oldu. 
 
*** 
 
            “Yada Taşı Efsanesi” serisinin birinci kitabı olan “Yafes’in Oğulları” Yada Taşı’nın olağanüstü güçleri sayesinde Orta Dünya topraklarının tamamına hükmeden Türkler ile Alt Dünya’nın efendisi Şeytan Erlik Han arasındaki dört bin yıllık hesaplaşmaya, Türklerin uğradığı büyük ihanete ve hüzünlü bir kayba şahitlik edeceksiniz! 
*** 
Taht Oyunları (Game Of Thrones), Yüzüklerin Efendisi (The Lord Of The Rings), 
Zaman Çarkı (The Wheel Of Time) ve Hobbit (The Hobbit) gibi 
eserleri sevenlerin mutlaka okuması gereken bir 
TÜRK MİTOLOJİSİ ROMANI…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e09be50-613f-4b0d-a37e-262deed92a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Rosa Luxemburg - Vardım, Varım, Var Olacağım!</image:title>
            <image:caption>Rosa Luxemburg - Vardım, Varım, Var Olacağım! Kitap Açıklaması
Yüreğindeki devrim ateşini canı pahasına taşıyan cesur bir kadının direniş hikâyesi...
“Bütün dertleri ve gizli akıtılan acı dolu gözyaşlarını zenginlerin vicdanına yüklemek istiyorum!”
Birinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası komünist hareketin öncü eylemcilerinden ve en önemli şehitlerinden biri olarak kabul edilen devrimci ve teorisyen Rosa Luxemburg, korkusuzca ve kararlı bir şekilde her şeyi sorguladı. Karl Marx’ın bazı teorilerine, savaş yanlılarına, monarşiye, bürokrasiye, emperyalizme ve cinsiyetçi erkek yoldaşlarına meydan okudu, hepsine cesurca karşı çıktı.
Doğumundan ölümüne, burjuva toplumunu ve normlarını reddeden, hayatı mücadeleyle geçmiş bu cesur kadın, statükoya alternatif arayan, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan birçok kişiyi büyüledi.
Onun adı Rosa Luxemburg’du. İnandığı doğrulara hayatını adamak, onurlu bir yaşamın olmazsa olmazıydı ve öldürüldüğünde daha 47 yaşındaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/263c91b4-c94d-4192-aa1d-78148c6d19ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Keşfet Bireyleşmenin Albenisi Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Kahraman” uysal, iyi yetişmiş ve görev aşkıyla dolup taşan vatandaş değildir. Yalnızca “kendi anlamı”nı, kaderine karşı kendi soylu, doğal dik başlılığını yaratmış birey kahramanca olabilir. Onun “dik kafalılığı” her ot sapının yalnızca kendi gelişimine yönelmiş derin, görkemli, Tanrı vergisi dik kafalılığı gibidir. “Bencillik” de diyebilirsiniz buna. Ne var ki bu bencillik adı kötüye çıkmış cimrinin ya da gözünü iktidar hırsı bürüyen kişinin bencilliğinden tümüyle farklıdır. 
 
Uyum yerine kendi kaderini tayin etme, tabi olma yerine dik başlılık… Hermann Hesse&apos;nin tüm eserlerinde işlenen ortak motifler. Ona göre her insanın eğilimi biricik ve ayırt edici. Bunları keşfetmek, geliştirmek, hatta toplum direncine karşı savunmak onun yaşamını ve her bir eserini bir ana tema gibi kat ediyor. 
 
Kendini Keşfet: Bireyleşmenin Albenisi Üzerine, Hesse’nin bu konudaki -çoğu yayımlanmamış-  en yararlı yazılarını bir araya getiriyor ve adeta onun şu deneyimini kanıtlıyor: “Ben inancımı her zaman bireye dayandırdım, çünkü sadece birey eğitilebilir ve geliştirilebilir. Benim deneyimime göre özverili, fedakâr ve dünyadaki iyiliği koruyan cesur insanlar her zaman küçük seçkinlerden çıkmıştır.” 
Bizi her yeni güne güven ve merakla başlamak için yüreklendiren Hesse’nin bu kitabıyla daha yüksek bir insanlık düzeyine doğru uyanış mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9878cee-79f9-4263-9c5b-ef5e10286ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Anti Kanser Yaşam ve Beslenme</image:title>
            <image:caption>“Şimdi umutlarımız ilerleyen teknolojinin, dünyanın yaralarını sarabilmesinde ve mevcut sistemlerin sürdürülebilir sistemlerle değiştirilmesinde. Bir umudumuz daha var ki o da bizleriz. Bizim içinde bulunduğumuz durumu tüm gerçekleri ile fark edip harekete geçmemiz gerekiyor. Bu şekilde kanser dahil pek çok hastalığı yenebilir, gelecek nesillere güzel bir dünya bırakabiliriz.” 
– Dr. Sevil Öz 
 
“Yaşamını insan ve doğanın sağlığına adayan sevgili kuzinim Dr. Sevil Öz, dünyamız ve bizler için çok faydalı bir eser ortaya koymuş. Kitabında gezegenimiz hastalandıkça, bizim de başta kanser olmak üzere pek çok hastalığa maruz kaldığımızı, küresel ısınmanın yarattığı bu döngüyü bozup iyileşebilmemiz için yapmamız gerekenleri anlatıyor. Dünyamız ile dost olarak sağlığımıza nasıl kavuşabileceğimiz ve gelecek nesillere nasıl daha iyi bir yaşam sunabileceğimizle ilgili bilimsel verileri çok anlaşılır bir dille sunan bu kitap için kendisini kutluyorum.” 
– Prof. Dr. Mehmet Öz 
  “Dr. Sevil Öz, değerli bir hekim, azimli ve çalışkan bir kişidir. Kendisini asistan doktorken tanıdım ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde birlikte çalışma fırsatımız oldu. O sıralarda genel cerrahi asistanıydı, daha sonra ise gerekçelerini kitabında belirttiği gibi meme kanseri ile uğraşmaya başladı. Hatta bu konuda ilk kitabını yazdı. Elinizdeki bu kitap Dr. Sevil Öz’ün ikinci kitabıdır. Asrın hastalığı olan kanserden korunma için hayat tarzını nasıl değiştirmek gerektiği, beslenme ve sağlıklı yaşam için spor, yoga, meditasyon gibi önerileri içeren oldukça kapsamlı ve kanıta dayalı bir eserdir. Hepimiz için eğitici ve öğretici bir eser ortaya çıkmıştır. Günlük yaşantımıza dokunacağına, her okuyucunun kendine gerekli bir bilgi bulacağına inanıyorum. Hepimize sağlıklı bir yaşam diliyorum.” 
– Prof. Dr. Nil Molinas Mandel 
 
“Farklı bir kitap, son satırına kadar dolu dolu, geniş bir açı, yalın bir anlatım, kucaklayan bir ifade... Dr. Sevil Öz’ün bu kitabında tüm yaşam alanlarını ve geleceğimizi tehdit eden unsurların boyutunu ortaya koyarak, kendisine, kızlarına ve gelecek nesillere olan sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünüyorum.” 
– Prof. Dr. Şehnaz Karadeniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c37e479-8635-417d-a433-02c4d5e5c377.jpg</image:loc>
            <image:title>Devleti Geri Getirmek</image:title>
            <image:caption>Vedat Milor, “planlama” konusunu ve planlamanın ekonomik kalkınmadaki yerini Fransa ve Türkiye örneklerini karşılaştırarak ele alıyor: Milor’un 1990’da Amerikan Sosyoloji Derneği’nin verdiği “en iyi tez ödülü”nü kazandığı doktora tezinden kitaplaştırılan Devleti Geri Getirmek egemen sınıfların yapılanışını, güç/iktidar blokları arasında kurulan ve dağılan ittifakları, ülkelerinin kalkınması için uğraşan planlamacıların tüm bu ilişkiler içinde nasıl konumlandıklarını, çıkar çatışmalarının ekonomik kararlar üzerindeki etkisini ustalıkla sergiliyor. Planlamanın getirilerini, uygulamada karşılaşılan zorlukları, bu iki ülkedeki anlayış farklılıklarını kapsamlı bir sosyolojik ve iktisadi literatür çerçevesinde değerlendiren Milor, bu alanda yapılmış en iyi çalışmalardan birine imza atıyor. Çin modelinin başarısıyla Avrupa’da ve Amerika’da yeniden gündeme gelen “ekonomik planlama”yı inceleyen, bilhassa Türkiye’nin 1960’lı yıllardan sonraki kalkınma rotasına daha yakından bakmak isteyenler için önemli bir kitap. “Doktora tezleri alana bir ya da belki iki büyük katkı sunabilir ama üç, hatta dört katkı sağlayan tez çok enderdir. Milor’un tezinin, 1990’da Amerikan Sosyoloji Derneği’nin o yıl verdiği ‘en iyi tez ödülü’nü kazanması şaşırtıcı değil.” Michael Burawoy “Vedat Milor... Fransa ve Türkiye’deki kapitalist planlama serüvenlerini ve bu arada dönemin siyasal iktisadını renkli bir dille ve büyük ustalıkla inceliyor. (...) sadece Türkiye’nin 1960’lı ve 1970’li yıllardaki planlama deneyimi üzerine yapılan en iyi çalışmalardan biri değil, aynı zamanda Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki sanayileşme sürecinin siyasal iktisadı üzerine en başarılı çalışmalardan biri...” Şevket Pamuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9acbd9f-1125-4d30-ab19-177e25f5fdb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprakları Kapatmak</image:title>
            <image:caption>“Yaşamsal bir kaynak olan toprağın özelleştirilmesi üzerinde yaşayan insanların ve tüm canlıların yaşam alanlarının gasp edilmesi, o toprak üzerinde örgütlenmiş yerleşik toplumsal formların ve ekosistemin bozulması anlamına gelir. Bu nedenle özelleştirmeler, tek başına bir toprak parçasının/arazinin kullanım hakkının ya da mülkiyetinin değişmesinden ibaret olmayan; toplumsal ilişkileri, yaşam biçimlerini, doğayı ve çevreyi etkileyen ve siyasi-iktisadi stratejiler ile şekil değiştiren oldukça hayati bir süreç olarak karşımızdadır.” Meralar, yaylaklar, kışlaklar, otlaklar, harman ve panayır yerleri... Ormanlar... Yollar, meydanlar, köprüler... Kamu hizmet binaları, parklar, bahçeler... Sahipsiz yerler... Kamunun, bütün insanların öteden beri müştereken yararlandığı kaynakların, mekânların, ortamların özelleştirilmesi gerçekten ne anlama geliyor? Melek Mutioğlu Özkesen, bu yalın sorunun cevaplarını arıyor. Toprakları Kapatmak, Türkiye’de özelleştirmenin köy toprakları, ormanlar, TOKİ, Yeşil Yol Projesi, Kuzey Marmara Otoyolu Projesi ve Üçüncü Köprü gibi birçok örneğini ele alan kapsamlı bir çalışma. Bu özelleştirme siyasetinin, her şeyden önce devletin kamusal niteliğini aşındıran etkisini ortaya koyuyor. Neoliberalizmin üzerindeki sermaye tahakkümünü artırdığı devletin, kendini yeniden üretebilmek için kamu topraklarını bir bakıma “yeniden keşfederek” rant kaynağı olarak kullandığını ileri sürüyor. AKP döneminde toprağı ticarileştirme siyasetinin, iktidarın toplumsal ve sermaye tabanını kurmak için de kullanıldığını görüyoruz. “Toprakları kapatma” siyasetinin, “kamu âlemi”ni mülksüzleştireyoksunlaştıran sonuçlarına dikkat çeken bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ab31983-34ec-4f91-8514-ad250c3f0dfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Nereden Bakmalıyız?</image:title>
            <image:caption>Yaşam koçları, iletişim uzmanları ve pozitif psikoloji sözcüleri, topluma mutluluğun kendini gerçekleştirme, maksimum potansiyele ulaşma gibi kavramlara bağlı olduğunu söylüyor ve bireylere kişisel gelişimlerine odaklanma öğüdünde bulunuyorlar. Bu formüllerin işe yaradığını söylemek zor, zira hayat çoğu kişi için hâlâ boş ve anlamsız... Anlamın, mutluluk deneyimiyle aynı şey olduğunu düşünme yanılgısına düşsek de, pek çok kişi içten içe bunun ne kadar boş olduğunu seziyor. Öyleyse anlamı öznel ya da içsel olanda değil de, toplumun parçası olan hayatlarımızın olgularında aramak daha doğru bir yol olabilir mi? Hayatta neyin peşinden gitmeye değer olduğuna nasıl karar verebiliriz? Maddiyat ve araçsallaştırma mantığı ilişkilerimizi nasıl etkiliyor? Her durumda bunun bana ne faydası var demek yerine, dikkatimizi koşulsuz ve karşılıksız olarak ailemize, arkadaşlarımıza ve çevremize yöneltmek bize ne sağlar? İyilik, haysiyet, hakikat, özgürlük, sevgi gibi temel felsefi kavramlar bugün hayatımızda nasıl bir yer tutuyor? Hayatı yaşamak ile onu deneyimlemek arasında nasıl bir fark var? Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek ile tanıdığımız Svend Brinkmann, Hayata Nereden Bakmalıyız? Yeni Bir Dünya İçin On Eski Fikir’de benliğimize ve kişisel mutluluğumuza odaklanan hayat görüşüne tutunmak yerine, eski felsefecilere kulak vererek anlamlı bir hayat sürmenin yollarını araştırıyor. Mutluluğun, benliğin ötesindeki insani esaslara bakabilme becerisi olmaksızın var olamayacağını hatırlatan, kafa açıcı bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1986e3b-8692-4269-b548-7bb516d44c13.jpg</image:loc>
            <image:title>Allahın Elçisi Hazreti Muhammedin (S.A.V.) Hayatı (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>“Mübarek hayatı en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınan… Getirdiği nur ile milyarların gönlüne Sevgili, akıllarına Muallim ve ruhlarına Sultan olan Hz. Muhammed’in(sav) hayatını, Dünya Siyer ödülüne sahip Salih Suruç’un kaleminden, bir roman akıcılığı tadında, duygu ve coşku yüklü bir üslupla, siz değerli okuyucularla buluşturuyoruz… Kitap, Efendiler Efendisinin (sav), bir mükemmel insan olarak hayatını anlatıyor, O’nun asıl gücü ve dayanağı olan manevi şahsiyetine, yani risâletine de dikkatleri çeviriyor. Bu yönüyle de, salt siyer anlatıcılığından öteye O’nun cennet iklimini tasvir ederek ortaya koyan bir eser… İnsanî özellikleri işlenirken eserde, bize yüce Rabbimizin sözlerini aktaran Peygamber Efendimizin (sav) ruhaniyetinin kapıları da aralanmakta. Bu kitabı tekrar tekrar okuma ihtiyacı duyacak ve her okuyuşta da En Sevgiliye yeniden kavuşmuş hissedeceksiniz kendinizi. O’nu (sav) nasıl sevebileceğinizi anlayacaksınız bir kez daha… Ufuk Peygamberinin tüm zamanı kucaklayan, sonsuz saadete çağıran tatlı sesinin, “Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed’in Hayatı” isimli bu eserle yeniden yüreğinizde yankılandığını duyacaksınız. Peygamber Efendimizin hayatı, kronolojik bir disiplin içerisinde işlenirken, tarihi olaylar içerisinde O’nun ahlakî özellikleri de başarıyla vurgulanıyor. Gerekli noktalarda daha geniş açıklamalar için ayetler ve hadislere de yer veriliyor ve kabul edilmiş tefsir ve açıklamalar yolu ile konulara açıklama getiriliyor. Tüm yönleri ile Hz. Peygamberin hayatını “okumak” için, Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed’in (sav) Hayatı, belki de hayatınızın yeni bir dönüm noktasını oluşturacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3a60cce-fe43-47dc-bb37-bc2a5f827604.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri Şu Sayıları Toplasın</image:title>
            <image:caption>Çınar için matematik dersinden daha zor bir şey varsa, o da güne iki saatlik matematik dersiyle başlamak. Neyse ki onu her an mutlu edebilen bir uğraşısı var: Karikatür çizmek. Sürekli yanında taşıdığı karikatür defterine 
herkes konu olabilir. Bünyamin Öğretmen bile. Elbette, haberi olmaksızın... 
 
Peki ya bir gün, bir matematik dersinde, o defter hiç umulmadık ellere geçerse? 
 
Okul binasında matrak bir matematik oyunu başlamak üzere! 
  Burcu Ünsal’ın eğlenceli, akıcı anlatımı ile Ezgi Keleş’in canlı, kıvrak desenleri grafik roman tadında bir öyküde buluşuyor! Çınar ve arkadaşları problemleri birlikte çözerken hem aralarındaki farklılıkların oluşturduğu bütünü hem de yaratıcı aklın nesilleri bir araya getirebilme gücünü fark ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1ec01e-f7fe-4e60-b9b2-0c90654f5f7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Llama Llama Yüzmeyi Öğreniyor</image:title>
            <image:caption>Llama Llama annesine mükemmel bir Anneler Günü hediyesi vermek istiyor ama onun nelerden hoslandıgını bilmiyor... Kahvaltıda krep mi? Parkta güzel bir gün geçirmek mi? Anlasılan Llama’nın titiz bir dedektif gibi çalısması gerekiyor. Belki o zaman annesinin tam istedigi gibi bir Anneler Günü geçirmesini saglayabilir! 
 
Bu kitapta neler var? 
Aile İçi İletisim 
Sevgi 
Duygu Farkındalıgı 
Duyguları Yasayabilme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3e2cd73-a6cc-4bd4-b039-7e7c33a7161d.jpg</image:loc>
            <image:title>Llama Llama Anneler Günü Hediyesi</image:title>
            <image:caption>Llama Llama annesine mükemmel bir Anneler Günü hediyesi vermek istiyor ama onun nelerden hoslandıgını bilmiyor... Kahvaltıda krep mi? Parkta güzel bir gün geçirmek mi? Anlasılan Llama’nın titiz bir dedektif gibi çalısması gerekiyor. Belki o zaman annesinin tam istedigi gibi bir Anneler Günü geçirmesini saglayabilir! 
 
Bu kitapta neler var? 
Aile İçi İletisim 
Sevgi 
Duygu Farkındalıgı 
Duyguları Yasayabilme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89730ec1-419f-42b8-99f0-2837ca8407ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Captain Tsubasa - Altın İkili</image:title>
            <image:caption>Yetenek, azim, gelişim ve arkadaşlık: Efsane olmak kolay değil!   Ulusal Turnuva’nın final aşaması tüm oyuncuların müthiş heyecanıyla başlar. Nankatsu takımı ilk maçını Naniva kasabasının takımına karşı oynayacaktır. Vakabayaşi,’nin sakatlığı sürerken Naniva’nın dev kalecisi Nakanişi turnuva boyunca hiç gol yememekte kararlıdır. Gol kralllığına koşan Tsubasa ise bu maşta mutlaka gol atmalıdır. Yenilen takım turnuvaya veda etmek zorundadır.   İki kusursuz futbolcu karşı karşıya geldiğinde kazananı ne belirler? Tabii ki arkadaşlık! Tsubasa maçı kazanmak için yeteneklerini sonuna kadar kullanırken yardımına arkadaşı Misaki yetişir. Tsubasa ve Misaki hem futbol yetenekleriyle eşsiz bir uyum yakalar hem de dostluklarıyla etkileyici bir dayanışma örneği gösterir. İşte Altın ikili! Peki, bu büyük dostluk onları şampiyonluğa, Tsubasa’yı Brezilya’ya taşıyacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02fa0134-4e71-408d-be35-7b406b0965ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaş Kalalım</image:title>
            <image:caption>Hayatında dramaya yer vermemekte kararlı olan Kristen, alaycılığı ve dobralığıyla tanınan bir kadındır. Çocuğu olmayacağı gerçeğini kabullenmeye çalışmaktadır ve hayatının bundan sonrasını baba olmak istemeyen bir erkekle geçirmeyi düşünmektedir. Ancak Kristen’ın tüm planları en yakın arkadaşı Sloan’un düğününü organize ederken Josh&apos;la tanışmasıyla beklenmedik bir biçimde değişecektir.
 
Josh Kaliforniya’ya yeni taşınmış, altı kız kardeşi sayesinde kadınlar hakkında çok şey bilen, şefkatli ve esprili bir adamdır. Kristen&apos;la tanıştıklarında aralarında inanılmaz bir çekim olur. Ne var ki Josh baba olmak istemektedir. Kristen ise kendisi hakkındaki gerçeği ondan saklayarak aralarında olanları arkadaşlığın güvenli bölgesinde tutmaya kararlıdır.
 
Hayatın zorlukları karşısında birbirlerine tutunup umut bulan Kristen ile Josh’un sıradışı hikâyesi kalplerinizde özel bir yer edinecek.
 
 
“Goodreads Okur Ödülü Adayı”
 
Kıvrak zekânın, ince esprilerin ve duygusal yoğunluğun mükemmel bir birleşimi.
 –Kirkus Reviews
 
En sevdiğiniz romantik komedi olmaya aday!
– Popsugar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cea24b6-7989-4050-b0f5-dc509a47c9b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralların Çarpışması - Resimli Özel Baskı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>George R. R. Martin&apos;in klasikleşen serisi Buz ve Ateşin Şarkısı’nın ikinci kitabı Kralların Çarpışması, Lauren K. Cannon&apos;ın büyüleyici çizimleri ve Bernard Cornwell&apos;in önsözüyle yeniden hayat buluyor. Serinin hayranları ve bu fantastik dünyayla yeni tanışacak okurlar için kaçırılmaması gereken bir deneyim.   &quot;Duvara vuran gölgedir,&quot; diye mırıldandı Varys. &quot;Ama gölgeler öldürebilir. Ve bazen, küçük bir adamın çok büyük bir gölgesi olabilir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ee37639-c0c1-4b40-a78e-937f269630ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Yürekler</image:title>
            <image:caption>“Khaled Hosseini hayranlarına şiddetle tavsiye edilecek bir eser.”
-Library Journal
 
Farklı kültürlere ve dünya görüşlerine sahip, biri Amerikalı, iki güçlü kadın... Ve bariz farklılıklarına rağmen birbirlerine nasıl da benzediklerini acı bir biçimde ortaya koyan, her birinin portrelerinin ustalıkla çizildiği, sürprizlerle dolu sarsıcı bir hikâye. Gwen Florio, okurlarına yalnızca madalyonun öteki yüzünü göstermekle kalmıyor; 11 Eylül sonrasında Afganistan’da yaşananları da apaçık gözler önüne seriyor. Bir taraftan koşulların hayli zor olduğu bir coğrafyada yolları kesişen iki kadının yaşadıklarını anlatırken, diğer taraftan da saldırıların bedelini ödeyen sivil halka işaret ederek politik sorunlara da dikkat çekiyor.
 
“Pek çok kültürün kesiştiği bir bölgede geçen, zengin, sürükleyici ve akıllardan çıkmayan bir öykü. Herkesin okumasını isteyeceğiniz yürek burkan bir kitap.’’
-Jamie Ford</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eebe0c7-0a63-45f7-8fb8-981464907ffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kaplumbağası</image:title>
            <image:caption>“Dünyada çözülmesi gereken bir sürü sorun varken insanlar bu duruma nasıl kulak tıkayıp, göz yumabiliyorlar?” diye düşündü Deniz. 
 
Okyanuslar ısınıyor, buzullar eriyor, canlılar doğal yaşam alanlarında yok ediliyor. Kim tarafından peki? Tabii ki yetişkinler…Onların parayı kutsallaştırıp doğayı çöpe çevirmelerinden ve her şeyi metalaştırmasından. 
 
İnsanlığın inanılmaz unutkanlığı karşısında hayrete düşen üç yakın arkadaş, iki kaplumbağa ve bir robot dünyayı iyileştirme yolunda macera dolu bir yola çıkıyor. 
 
İlk işleri, kumsalın ortasına yapılan “Kömür Santralinin”, nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağaları için ne kadar tehlikeli olduğunu tüm dünyaya göstermek. 
 
Ama bu maceracı grubun en önemli görevi, dünyayı herkes için daha iyi ve yaşanabilir bir hâle getirmek. Belki de hayal güçlerini ve çocukluk masumiyetlerini unutan yetişkinlere bunu hatırlatarak işe başlayabilirler. 
 
“Parıldayan yıldızların hatırına bir dilek diledim. 
Hiçbir kuvvet beni hayal kurmaktan usandırmasın.” 
Selen Gezer 
 
Aslen Tuncelili olan yazar 1996’da İstanbul Bahçelievler’de doğdu. Trakya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldu. Özel sektörde Dijital Pazarlama ve Satın Alma Departmanında çalışıyor. Aynı zamanda İstanbul Kültür Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler yüksek lisans öğrencisi. Akıllı toplum inşası, sürdürülebilir kalkınma ve biyopolitika üzerine tez çalışması hazırlıyor. 
İki tane bilim kurgu romanı ile birlikte birçok öykünün yazarı. İyi seviyede İngilizce, orta seviyede Almanca biliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87f4910d-a56b-4aee-a209-31ab2e13b1b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e Solun Tarihine Düşülen Notlar</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş, imparatorluğun yapısını değiştirmekle kalmadı. Aynı zamanda siyasal, sosyal, kültürel değişmeleri de beraberinde getirdi. Siyasal hareketler imparatorluk yapısından ulus-devlet bünyesine “aktarılırken” bu değişimleri de taşıyarak var olmak zorunda kaldı. Benzer bir dönüşüm Rusya için de geçerliydi ve imparatorluk Bolşevik devrimiyle ortadan kalktı; sosyalist ve komünist hareketler için bambaşka bir dünya kuruldu.

Mete Tunçay, uzun yıllara yayılan araştırmalarında Türkiye’de solun tarihini kendi bütünlüğü içinde takip etmeye çalışırken, 2. Meşrutiyet’ten 1930’ların sonuna uzanan bir tarihsel kesitte konunun çeşitli yönlerini, eksik parçalarını, tek-partinin kuruluşu ve iktidarı sırasında sol hareketlerin konumlarını ve hükümet karşısındaki pozisyonlarını, Sovyetler Birliği ile ilişkilerini, parti yapısı ve çalışmalarını, sol örgütlenmeler içinde yer alan bireylerin etki ve önemlerini bir arada incelemeyi gözeten bir yaklaşım ortaya koyar. Solun Tarihine Düşülen Notlar yazarın Toplumsal Tarih’te yayımlanan, sol üzerine araştırmalarına dair yazılarını bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/929f8f08-7fbe-46bb-ab18-040fb3e64cdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisagor Evimizin Her Şeyi İçinden Matemetik Geçen Dünya</image:title>
            <image:caption>Nicolas Cage’in oynadığı film sayısı ile havuzlarda boğulan insan sayısı arasındaki ilinti ne olabilir? 
Matematikten yararlanarak hız sınırı cezalarına itiraz edebilir miyiz? 
 
Binlerce yıl önce Mezopotamya halkları rakamları icat etmişti: O zamandan beri matematiği tutabilene aşk olsun! Sevsek de korksak da –ya da “Ben sözelciyim,” diyerek konuyu geçiştirsek de– artık gündelik hayatta kullandığımız pek çok şeyin arkasında matematik var. Peki ama kahve makinenizden telefonunuzdaki uygulamalara, hemen her araç gerecin sizin adınıza her şeyi hesapladığı bu yeni dünyada matematikten anlamınıza gerçekten gerek var mı? 
Pisagor Evimizin Her Şeyi’nde Stefan Buijsman, felsefe, psikoloji ve tarihi birleştirerek okuyucuyu matematiğin harikalar diyarına götürüyor. Matematikten habersiz gelişmiş topluluklardan insanların doğuştan gelen becerilerine (Bebekler sayabilir mi?), şansın hesaplanabilirliğinden çağın teknolojilerinin ardındaki sayısal dünyaya kadar uzanan Buijsman, neden yeni bir lisandan önce matematikten anlamayı seçmemiz gerektiğini, aksi takdirde başkalarının matematiğiyle (algoritmalar, kampanyalar, anketler, yalan haberler) aldatılmaya ne kadar açık olduğumuzu ortaya koyuyor. 
Pisagor Evimizin Her Şeyi, henüz on sekiz yaşındayken yüksek lisansını, yirmi yaşındayken doktorasını tamamlamış bir dâhiden, sayılar ve matematikle ilgili düşüncelerimizi kökünden değiştiren bir rehber. 
 
“Buijsman’ın, matematiğin esas kıymetinin gerçekliği basitleştirmesinde saklı olduğunu anlatan, büyük bir teorisi var.” 
PUBLISHER’S WEEKLY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6af00e1-e1c1-4183-824c-17ef520b8d1d.jpg</image:loc>
            <image:title>İkili Yaşam</image:title>
            <image:caption>&quot;Ben bir ruha âşık oldum, onun bedeni sadece bir araç.&quot;
Emek veren kabul ettiyse haklı olan odur. Yıllarını verdiğin kişinin değişimini sağladığın için onun üstünde hak iddia edebilirsin, bu düşüncende de haklısındır. Lâkin dengeleri korumak zorundayım. Ve ilklerini beraber yaşadığım kişinin, bir ilkini başkasıyla yaşamasına izin verdiysem bu, kaybetmeme neden olabilir “-ki…”, bu ki çok önemli, bu nedenle hem tırnak içine aldım hem de önüne tire koydum.
Burada biraz düşün. Saçma sapan sıralanmış cümlelerin sonunda neler bulacaksın?
“Ömür”, yaşadığımız hayata kabaca vermiş olduğumuz bir isim. Ömür, kendimizi içinde bulduğumuz, onda da kendimizden bir parça bulduğumuz yaşamın ikililiği tekleştirmesi, bütünleştirmesidir. İçsel bir bakışla kendi Ömür’ümüzü net olarak göremeyebilir, beraberinde de anlayamayabiliriz. İşte Neslihan ve onun bakışıyla bu kitap, Ömür’e dışsal bakışın somutlaştırılmış bir hâlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2aeb94a-614d-46d5-9198-891259b2443a.jpg</image:loc>
            <image:title>Heimei-Maru</image:title>
            <image:caption>Rus Esaretindeki Osmanlı Askerlerinin Umuda Yolculuğu
Türk askerlerini düşmana teslim etmeyen Japon Yarbay Yukichi Tsumura (Çomora)’nın aziz hatırasına…
Yazar Zeki Marakoğlu’nun tarihimizin tozlu sayfaları arasında kalan ve toplum içinde pek bilinmeyen olayları romanlaştırarak anlattığı tarihi roman serisinin 3. kitabı “Heimei-Maru”, sizi soluksuz okuyacağınız bir serüvenin içine çekecektir.
I. Dünya Savaşı’nın unutulmuş cephesi Galiçya’da başlayan olaylar, kahramanlarımızın Ruslara esir düşmesiyle Vladivostok’taki esir kampına kadar devam eden bir maceranın sadece başlangıcını oluşturuyor. Bolşevik İhtilâli’nden sonra savaştan çekilen Ruslar, dünyanın en uzak köşesindeki bu Türk esirleri kendi kaderleriyle baş başa bırakırlar. Bu sırada Japonya, fırsattan istifade bu toprakları işgale gelir. Geldiklerinde kaderlerine terk edilmiş yüzlerce Türk esirle karşılaşırlar. Bunun üzerine Osmanlı Devleti ile irtibata geçen Japonlar, uzun uğraşlardan sonra tahsis ettikleri Heimei-Maru adlı geminin komutasına, Yarbay Yukichi Tsumura (Çomora)’yı atayarak esirlerin Türkiye’ye gönderilmesini amaçlarlar. Ancak işler planlandığı gibi devam etmez ve Midilli yakınlarında Yunan gemileri yollarını keser. Tüm esirlerin Yunan kuvvetlerine teslim edilmesini talep ederler. Ancak onurlu bir asker olan Yukichi Tsumura, tüm baskılara rağmen tek bir Türk askerini bile Yunan’a teslim etmez.
Tarihi gerçeklikleri bozmadan döneme ışık tutan ve unutulmuş gerçeklikleri dile getiren romanımız; sizlere tarih anlatmıyor, tarih içinde yaşamaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b53fcd-8210-467a-bd2a-aaadb650f9cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yurtseverlik, Askerlik Ve İtaatsizlik Üzerine</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’un sömürü, zenginlik, savaş, askerlik, barış, yurtseverlik vs. meselelerini tartışan çeşitli yazıları ve mektuplarını içeren bu derleme; aynı zamanda Tolstoy’un romanlarının arka planına dair verileri de sunmaktadır bize. 
Tolstoy’un insanlığın geleceğini tehdit eden sistemin ve yönetimlerin yarattığı felaketlere; zenginler tarafından sömürüyü ve kendi zenginliklerini korumak için kurulan askeri güçlere; bu güçleri finanse edebilmek için kimlerden hangi şekillerde toplanan vergilere kadar birçok konudaki yazıları ve mektupları, bugün de geçerliliğini korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/770ca73e-de08-4c5d-a319-86e5b5a6647f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Stoppard&apos;in Tractaryen Dünyasında Dil Oyunları</image:title>
            <image:caption>Tom Stoppard ve Ludwig Wittgenstein, biri tiyatro alanında diğeri de felsefe alanında yaşadıkları çağın en büyük isimlerindendir. Felsefe tarihini birbirinden farklı iki yaklaşımla derinden sarsmış olan Wittgenstein anlaşılması güç bir düşünürdür; bu durumun kendisi de
farkındadır. Tractatus’u gönderdiği editörden, okuduklarını anlamayıp ona kızacak okurların duygularını ifade edebilmeleri için kitabın sonuna boş sayfalar eklemesini talep etmiştir. Benzer şekilde Stoppard da savaş sonrası İngiliz tiyatrosunun politik oyunlarını izlemeye alışmış seyirciler tarafından anlaşılması güç bir yazar olarak değerlendirilmiştir. Bunun nedeni, Stoppard’ın oyunlarının ardında yatan felsefi bakış ve dil oyunlarıyla 
örülmüş anlatım tekniğidir. Yaşamı boyunca felsefe ve dil arasındaki ilişkiye odaklanan Wittgenstein’ın, Tom Stoppard’ı etkilediği çok açıktır. Wittgenstein’ın, felsefe-filozof-gündelik dil dolayımında kurguladığı ölçütler, oyun-yazar-gündelik dil bağlamında Tom Stoppard tiyatrosunda varlık bulmakta ve bu durum, yazarın oyun metinlerini kaleme alırken Tractaryen bir dünyayı yansıtmasıyla ve dil oyunlarına sıklıkla başvurmasıyla sonuçlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Wittgenstein’ın Tractatus’ta ve Felsefi Soruşturmalar’da yaptığı gibi bir sınırlandırma ve çizilen sınırı aş(ma)ma girişimidir. Amaç, Tom Stoppard tiyatrosuna konumlanan Wittgenstein izlerini sürüp Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler, Akrobatlar, Kasti Faul, Dogg’un Hamlet’i, Cahoot’un Macbeth’i ve Gerçek Şey oyunlarının felsefi arka planını açığa çıkarmaktır. Bu anlamda çizilen sınır Wittgenstein felsefesi, onun resim teorisi ve dil oyunları kuramıdır. Oyunlar incelenirken Wittgenstein sınırını aşan noktada, üzerine konuşulmaması gereken bağlam olacağı için, susmak tercih edilmiştir 
 
“Söylenebilir ne varsa açık söylenebilir; üzerine konuşulamayan konusunda da susmalı.”
Ludwig Wittgenstein
“Konuşamıyorsak, bu kesinlikle sessiz olduğumuz anlamına gelmemeli.”
Tom Stoppard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24248db0-7d14-42b7-a1f5-7a1b2b779389.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynalar Cehennemi ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Zekice hileler icat ettikçe, herhalde sanatçıların eser yaratırken hissettiği mutluluğu; hilemi hayata geçirirken sanatkârca bir heyecanı ve gerginliği, nihayet hedefime ulaştığımda da tarifsiz bir tatmini hissediyordum. Erkek ve kadın kurbanlarımın, bir katilin huzurunda olduklarını bilmeksizin kana bulanmaları, delice çırpınarak can çekişmeleri bana başta nasıl da büyük bir haz vermişti!”
Japon polisiyesinin kurucusu kabul edilen, ülkenin en meşhur yazarlarından biri olan ve ismini Edgar Allan Poe’nun okunuşundan alan, “Uzakdoğu’nun Poe’su” Edogawa Rampo, Aynalar Cehennemi ve Diğer Öyküler’de gerçek ile rüyanın, akıl ile akıldışının sınırlarında dolaşan tekinsiz öyküler anlatıyor.
Aynalarla ve merceklerle aklını yitirip cehennemin kapılarını aralayan bir adam, yaptığı koltuğun içine gizlenerek koltuğa oturanlarla aşk yaşayan saplantılı bir mobilyacı, aşkı yüzünden bir resmin içinde yaşamaya başlayan bir genç, bir sandığın içinde mahsur kalan hasta bir ihtiyarın korku dolu son dakikaları, can sıkıntısından kurtulmak için kendine has cinayet yöntemleri bulan bir katil, suçlunun yakalanması için uygulanan psikolojik bir test, suç işlediği için adalete teslim olan bir uyurgezer ve daha fazlası bu gerilim dolu öykü derlemesinde kendine yer buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f96b8c90-d434-45bf-952a-70dd41761500.jpg</image:loc>
            <image:title>Nötralizör</image:title>
            <image:caption>Mars’ta ilk insan kolonisinin kurulmasından, yani Mars takviminin başlangıcından beri 106 Mars senesi geçmişti. Alçak binaların arasından kubbesiz göğü masmavi uzanan, insanların açık havada koruyucu giysiler olmadan dolaştıkları o gezegen artık bir rüyadan ibaretti. Dünya nüfusu bir salgın hastalık yüzünden yok olmuştu. En azından, halk böyle biliyordu.
O rüya gezegene geri dönüş mümkün olmasa da, Khan yeni ve daha güzel bir hayata başlama umudunun bir başka yolunu bulacaktı; mutlaka ama mutlaka Nötralizör’e ulaşacaktı!
Nötralizör, ilk olarak 2010 yılında yayımlandı ancak elinizdeki Nötralizör, o Nötralizör değil artık! Genişledi, güncellendi, tıpkı romanın kahramanı Khan gibi değişti, dönüşüm geçirdi.
“Etrafına bakarsın ve her şey normaldir. Ama sanki odada seninle birlikte bir başkası varmış gibi gelir... Havada süzülen, insan olmayan bir şey. Odaya bakınarak onu ararsın. Sonra birden sanki gizlenmekten vazgeçer ve bir karaltı görürsün… O netleştikçe, gerçeklik kazandıkça diğer her şey bulanıklaşmaya, rüya gibi görünmeye başlar. O giderek büyüyen karanlık, uzayın boşluğuna açılan kara bir ışık gibidir. Bir geçit. Varlığı o kadar gerçek hâle gelir ki dünyanın geri kalanı silikleşir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f884a4-f291-4f6c-a9bf-3a911edb53a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Mark Tebbit’in bu eseri, hukuk felsefesiyle ilgilenenler için ideal bir başlangıç kitabıdır. Yazar, bu çalışmasında hukuk felse­fesinin temel kavramlarını, temalarını ve teorilerini açık bir dille ele almaktadır; bunu yaparken okurun hukuk felsefesine ilişkin bir bilgiye sahip olmadığını farz etmektedir. Elinizdeki eser, hukuk felsefesinin tartışmaya konu olan sorun alanlarında karşılaşılan soyut kavram, tema ve teorileri alışılmadık bir şekilde örnekler üzerinden somutlaştırarak kolay anlaşılır hale getir­mektedir. Bu kitap, hukuk felsefesine ilgi duyanlar için vazgeçil­mez bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/573e21b0-eb60-4089-b6c5-870949a87eb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Edebiyat dünyasına 1914 yılında yayınlanan “Yeni Düşünce Akımı” dergisindeki “İhtiyarlık” öyküsüyle giren Akutagava Ryunosuke, Rashomon öyküsüyle ünlenmiş ve “Burun” öyküsüyle Natsume Soseki’nin övgüsünü kazanmıştır. Endişe ve korkuları yüzünden 1927 yılında yüksek dozda uyku ilacıyla dünyaya gözlerini yuman yazar geride 150’den fazla kısa öykü ve 19. ciltlik eser bırakmıştır. Bir solukta okuyacağınız bu kitapta “Çocuğun Hastalığı” hikâyesiyle yazarın hayatına dokunurken, “Tanrı Agni”, Ejderha”, “At Bacakları”, “Siyahlara Bürünen Meryem Ana”, “Yeşil Soğanlar”, “Agucuk Bugucuk”, “Tuhaf Bir Hikâye”, “Sessiz Malikâne” hikâyeleriyle fantastik bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a873f0-364c-4bf2-ac19-2b7191d21bfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Denizler</image:title>
            <image:caption>Bu çokkültürlü hikâye; İstanbul ve İzmir&apos;den bolca “tanıdık” manzara paylaşarak Türkiyeli okurları Akdeniz&apos;den esen tatlı bir meltem rüzgârıyla selamlıyor.
Kalbinin attığı yer yuvandır.
Michèle Standjofski&apos;nin kendi yaşamından esinlenerek kurguladığı Bütün Denizler, 1800&apos;lerin sonlarından günümüze uzanan çokkültürlü, çokdilli, çoksesli bir ailenin rengârenk hikâyesini anlatıyor.
Hiçbir yere gerçek anlamda kök salamayan bir ailenin İtalya, Fransa, Rusya, Yunanistan, Türkiye ve Lübnan topraklarında yaşadıklarına odaklanan grafik roman, bir yeri yuva yapan en vazgeçilmez şeyin “sevgi” olduğunu yeniden hatırlatıyor.
Lübnan İç Savaşı&apos;nı öncesi ve sonrasıyla ele alarak Ortadoğu&apos;nun yakın tarihini belgesel tadında bir anlatıya dönüştüren kitap, savaşın bir ülkenin belleğinde ve toplumun ruhunda açtığı yaraları da incelikle yansıtıyor.
İnsan bir kenti nasıl hem sevebilir hem de aynı zamanda ondan nefret edebilir? Peki yuva neresidir? Doğduğunuz ya da yaşadığınız yer mi?
Neşenin ve cümbüşün eksik olmadığı büyük bir aileye doğan Michèle, yıllarca bu sorunun yanıtını aradı. Zaman zaman Fransa&apos;ya taşınma isteği depreşse de onu her zaman yine doğduğu yere, kadim Beyrut kentine bağlayan tarifsiz his nerede yatıyor? Peki onu Fransa&apos;da biraz daha Lübnanlı, Lübnan&apos;daysa biraz da Fransız hissettiren şey ne? Yerli yersiz uyum çabaları mı? Birçok Lübnanlı gibi iki kültür arasında gidip gelmedeki ustalığı mı? Yoksa okuduğu kitaplardan, izlediği filmlerden ve dinlediği müziklerden yola çıkarak farklı dünyalar arasında açtığı geçitler mi? Ama belki de bunu başarabilmesini anne babasına, dedelerine, büyükannelerine ve onların anne babalarının Beyrut&apos;a olan aşkına borçlu...
Kökleri Napoli&apos;den İzmir&apos;e, Atina&apos;dan Beyrut&apos;a uzanan bir ailenin izini süren Bütün Denizler, yaklaşık yüz otuz yıllık bir tarihe ayna tutuyor; siyasi, toplumsal ve sanatsal değişim ve gelişmeleri bir sanatçının gözünden çizgilerle buluşturuyor.
Aidiyet, birlikte yaşam, aile bağları ve yuvanın anlamı gibi derin mevzular üzerine düşündürürken bile saza, söze ve raksa göz kırpan bu çokkültürlü hikâye; İstanbul ve İzmir&apos;den bolca “tanıdık” manzara paylaşarak Türkiyeli okurları Akdeniz&apos;den esen tatlı bir meltem rüzgârıyla selamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4392bda-b78a-4747-afc0-d23ee961f428.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatta Kal 3</image:title>
            <image:caption>Sizi yolunuzdan alıkoyan şey, deniz fırtınalı diye sefere çıkmanıza engel olmak isteyenlerin içinizde yeşerttiği özgüvensizlik ve başaramama hissidir. Tam da burada yapılması gereken ise tüm kapılarınızı kapattıktan sonra, o fırtınaya dayanacak gemiyi inşa ederek yollara düşmeyi düşlemekten vazgeçmemektir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb6d2e17-a3a3-46cf-9b79-4a61268b5044.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Arada Olup da Kavuşamayanlar</image:title>
            <image:caption>Ezberler bozan, ayrıksı bir roman olan “Bir Arada Olup da Kavuşamayanlar” herkesin kendi yaşantısının bazı dönemlerine ait kesitler bulacağı bir eserdir.  
Bambaşka dünyalarda yaşayanların, kadersel döngüyle aslında hiç koparmadıkları bağlarıyla tekrar bir araya gelmesinin hikâyesidir. Kimi zaman şaşırtacak, kimi zaman hüzünlendirecek, kimi zamansa gülümsetecek bu eser; kuşkusuz, okuru son satırına kadar beraberinde sürükleyecektir.  
“Şunu unutma ki 
insanların kökleri doğdukları topraklardadır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/916e1566-76c7-4e0e-8ca2-cb56ec3f2c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Çukurda</image:title>
            <image:caption>Rusya’da ilk kez 1900 yılında Jizn dergisinde yayımlanan Çukurda, Çehov’un edebiyatçı kimliğine, ülkesinin toplumsal ve siyasi yaşamında son derece etkili bir şahsiyet olarak üstlendiği rolü de eklediği önemli yapıtlarından biridir. Yazar, dostlarına yazdığı mektuplarda “fabrika yaşamına ve çürümüşlüğüne dair”, “köylülerin yaşamıyla ilgili” bir öykü olarak tanımladığı eserini, ülkesinin farklı bölgelerinde görev yaptığı hastanelerde edindiği izlenimlerden ve Sahalin’de bulunduğu dönemde tanık olduğu gerçek olaylardan esinlenerek kurgulamıştır. 20. yüzyıl başında Rus toplumunda ortaya çıkan sosyolojik gerilimlere odaklanan Çehov, Ukleyevo bucağında yaşayan yoksul köylüler ile dükkân sahipleri ve fabrikatörler arasındaki derin uçurumu sorgular. Erk sahiplerinin bu uçurumu giderek derinleştiren tamahkârlığını ve ikiyüzlülüğünü, mujiklere yönelik vicdansız tutumunu mizahı da elden bırakmadan gözler önüne serer. Trajik ve sarsıcı bir finale doğru ilerleyen öyküde felaketlerin ve kötülüğün dozu giderek artar. Çukurda “karamsar” bakış açısı ve dolaysız mesajıyla zamanında hararetli tartışmalara konu olsa da, aralarında Lev Tolstoy ve Maksim Gorki’nin de bulunduğu birçok edebiyatçının hayranlığını kazanmış, “Rus edebiyatının bir mücevheri” olarak kabul görmüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f173f6-ba20-4034-83a1-3e2ab89428b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çukurda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rusya’da ilk kez 1900 yılında Jizn dergisinde yayımlanan Çukurda, Çehov’un edebiyatçı kimliğine, ülkesinin toplumsal ve siyasi yaşamında son derece etkili bir şahsiyet olarak üstlendiği rolü de eklediği önemli yapıtlarından biridir. Yazar, dostlarına yazdığı mektuplarda “fabrika yaşamına ve çürümüşlüğüne dair”, “köylülerin yaşamıyla ilgili” bir öykü olarak tanımladığı eserini, ülkesinin farklı bölgelerinde görev yaptığı hastanelerde edindiği izlenimlerden ve Sahalin’de bulunduğu dönemde tanık olduğu gerçek olaylardan esinlenerek kurgulamıştır. 20. yüzyıl başında Rus toplumunda ortaya çıkan sosyolojik gerilimlere odaklanan Çehov, Ukleyevo bucağında yaşayan yoksul köylüler ile dükkân sahipleri ve fabrikatörler arasındaki derin uçurumu sorgular. Erk sahiplerinin bu uçurumu giderek derinleştiren tamahkârlığını ve ikiyüzlülüğünü, mujiklere yönelik vicdansız tutumunu mizahı da elden bırakmadan gözler önüne serer. Trajik ve sarsıcı bir finale doğru ilerleyen öyküde felaketlerin ve kötülüğün dozu giderek artar. Çukurda “karamsar” bakış açısı ve dolaysız mesajıyla zamanında hararetli tartışmalara konu olsa da, aralarında Lev Tolstoy ve Maksim Gorki’nin de bulunduğu birçok edebiyatçının hayranlığını kazanmış, “Rus edebiyatının bir mücevheri” olarak kabul görmüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3cbe8e0-becf-4e29-ae21-3af15863856a.jpg</image:loc>
            <image:title>II.Dünya Savaşının Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>İkinci Dünya Savaşının Kısa Tarihi; Müttefik ve Mihver güçlerin nasıl biraraya geldiğini, dünyanın faşizm ve komünizm arasında nasıl bölündüğünü, küresel savaşı tetikleyen tüm unsurları, toplama kamplarını, bu dönemde geliştirilen silahları, artan casusluk faaliyetlerini ve savaş sonrasındaki yeni dünyayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 
 
Birinci Dünya Savaşında yenilmiş ve içinde bulunduğu durumdan memnun olmayan Almanya’da artan milliyetçilik akımı, Hitler’in yönetime geçmesiyle beraber ayyuka çıkar. İtalya’da Mussolini, Hitler’in gücünden ve ülkesinin üzerindeki hakimiyetinden etkilenir ve Ulusal Faşist Partisini kurarak ülkesinin resmi ideolojisini değiştirir. Japonya ise Asya’nın tek hakimi olma yolunda saldırgan bir tutum benimser ve Çin’i işgal ederek dünya savaşının boyutlarını genişletir. 
 
Dünyanın pek çok ülkesinde yer alan şehitliklerin birinde, şu sözler tüm etkileyiciliği ve bu büyüklükteki kıyımın bir daha tekerrür etmemesi dileğiyle 
şöyle diyor: 
 
“EVE GİDİNCE BİZİ ANLATIN, 
SİZİN YARININIZ İÇİN BİZ BUGÜNÜMÜZÜ VERDİK.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c3a715-5106-49e8-bad5-fa926f9b95cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimi Sevsem Sensin</image:title>
            <image:caption>“‘Ne kadınlar sevdim zaten yoktular’ diye anlattı ‘sevgili’nin hayatta somut bir karşılığı olmadığını Attilâ İlhan. Şimdi de ‘Kimi sevsem sensin / hayret’ diyor. Yaşadığımız hayat karmaşıklaştıkça ‘mümkünsüz’ hale gelen aşklarımızı mısralara döküyor, mısralarını, ruhumuzu hafif bir meltem gibi saran, bizi derinleştiren, acıtan eşsiz bir müzikle harmanlıyor ve onlardan hayatlarımıza temelli giren, unutulmaz şiirler inşa ediyor... Onlara bakalım, dokunalım diye; onları duyalım, koklayalım, onlarla içimizin çoraklıklarını yeşertelim diye. Attilâ İlhan’ın aşk şiirlerinin çok okunması, nesnel karşılık kuramını ispatlamasından kaynaklanıyor. Gerçekten de herkes onun aşk şiiri skalasında kendini etkileyen, aşkıyla özdeşleşen bir özellik bulur.” 
                                                                                                                                                               Doğan Hızlan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0276c9f5-b4e7-488d-8de9-2fe99ce68f41.jpg</image:loc>
            <image:title>Bataklık Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Edebiyatçı dostu Şahabettin Süleyman’a göre Selahattin Enis, yeni neslin en gözlemci ve çözümleyici hikâye yazarıdır. O, hayatın çirkin fakat gerçek sahnelerini, insanlığın yaşadığı acıların ve gülünç hallerin dikkat çeken noktalarını büyük bir yetkinlikle sayfalara aktarır. İyi gözlem yapar, inceler, düşünür, hisseder ve sonra da derin, samimi ve olabildiği kadar tarafsız anlatır. Ona bazen dilencilerin teneke kaplı evleri önünde, tıp fakültesinin ceset kokan koridorlarında; bazen de cami kapılarında, alt sınıfların yaşadığı mahallelerde rast gelirsiniz... 
On üç hikâyenin yer aldığı Bataklık Çiçeği’nde Selahattin Enis, kötülüğün kaynağı olarak gördüğü topluma ayna tutarak, dışlanmış ve ezilmişlerin öfke ve isyanlarını çağının sınırlarını zorlayan bir cesaret ve üslupla işler. 
Selahattin Enis (Atabeyoğlu) (1892-1942) Matbuat emekçisi, eleştirmen, hikâye ve roman yazarı Selahattin Enis, Antalya’da doğdu. Jandarma albayı olan babası Ahmet Enis Bey’in görevi gereği çocukluk yılları Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde geçti. Rüştiye ve idadi eğitimini İstanbul’da tamamladı. İlk yazıları 1909 yılında Haftalık Resimli İstanbul dergisinde yayımlandı. 1911’de Tanin’le matbuat âlemine girdi. Rübab dergisinin yazar kadrosunda yer alarak edebiyatçılar ve edebiyat çevreleriyle tanıştı. Tıbbiye’yi bırakarak Darülfünun’da hukuk eğitimi almaya başladı, ancak I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ihtiyat zabiti olarak askere alındığından eğitimini tamamlayamadı. Savaştan sonra Ekim 1919’da Kaplan dergisini çıkarmaya başladı. Dergi ikinci sayısında yoğun sansüre uğrayınca kapattı. Şebab mecmuası ve Payitaht gazetesinde çalıştı, ardından İkdam gazetesine geçti. Memur olarak Seyr-i Sefain İdaresi’nde, geceleri de İkdam’da çalışmaya devam etti. Ömrünün gündüzlerini memuriyette, gecelerini ise gazete ve dergi bürolarında ve matbaalarda geçiren Selahattin Enis, bu yoğun çalışma temposuna rağmen ardında yüzü aşkın hikâye ve yazıyla, Neriman, Zaniyeler, Sara, Orta Malı, Cehennem Yolcuları, Ayarı Bozuklar, Endam Aynası, Mahalle adında sekiz roman bıraktı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/083629d9-1b0a-4ae9-b4cd-d2cd69a7a86e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Koşarım Aşağlara, Koşarım</image:title>
            <image:caption>“Tomris Uyar açıklığı ve daha da önemlisi kararlılığıyla Turgut Uyar’ın hayatına ve şiirine dair daha önce bilinmeyen önemli birçok bilgi ve yorumun bu kitapla birlikte gün ışığına çıkmasını sağladı. Okurken insana kolay gelen, ama aslında hiç de öyle olmayan saptamalarının ardındaki keskin dikkat, bu kitabın sürükleyiciliğinin ardındaki gizil gücü oluşturuyor. 
Turgut Uyar’ın şiirleri ile şiir dışındaki yaşamı arasında pekâlâ bağlantılar kurabiliriz bu söyleşiden yola çıkarak. Hayat tabii ki şiirin sağlaması değil. Şiire yalnızca biyografi üzerinden bir anlam aramak, şiirin alımlanma sürecini budardı, çünkü şairin geçmişinden gelmeyen bir bağlantı kurma olanağını elimizden alırdı. Evet, bir şairi anlamaya, açıklamaya çalışırken biyografisinden yararlanmak zorunda değiliz; ancak yoksun kalmak zorunda da değiliz. Biyografi bize ilginç ve şaşırtıcı bakışlar sunabileceği gibi edebiyat sosyolojisiyle teması da sağlayabilir. Nihayetinde elimizde böyle bir fırsat var ve bu fırsat belki başka türlü aklımıza gelmeyecek bağlantılar sunabilir. 
Hepsi bir yana Turgut Uyar gibi sevilen, hatta belki bilmeden sevilen bir şairin hayatına ister istemez bir merak doğuyor. Şiirlerin ardındaki zihnin dünyayla nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu merak ediyorsunuz. Ancak el yordamıyla girilen bir bölge bu, aynı kendimizi de el yordamıyla bulduğumuz, ama aramaktan da geri durmadığımız gibi. İşte belki de bu yüzden ‘aşağlara’ koşuyoruz biz de.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9517215-40a1-46e3-b013-64397216c3c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolambaç</image:title>
            <image:caption>“Kaçıncı kezdir zamanın önüne geçmeye çalışıyoruz, fakat hep o bizi arkasında bırakıyor, zaman kendi başına bir anlama sahip değil, onun başıboş bir gidişi var. Irmak söyleşi hep zaman aralıklarında ertelene ertelene savruldu. Özyaşamöyküsü ona tam yaklaştığımız sırada özsüz kaldı. Onun yerine Dolambaç’ı yazdım ve hâlâ da yazıyorum. Dolambaç benim özyaşam kurgumdur. Dolambaç yaşam ile kurgu arasında cereyan eden bir romandır. Yaşam kurguya dolanır, kurgu ise ancak böyle yazılır. Yaşam benim yaşamım; ona göndermelerim kurgusal, çünkü yalnız şimdiye kadar olan bitenle değil, olanaklarımla da bu yaşam benim oluyor. Dolambaç bitmeyen bir romandır. Yalnızca ters yüz olur. Vakti gelince bilinmeyen bir işaretin içinde kaybolur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc0c40ef-042c-4fee-ba4d-3225a545a0a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Ritüelleri</image:title>
            <image:caption>İçinde uyuyan o tılsımlı, dev enerjiyi 
nasıl harekete geçireceğini bilmek ister miydin? 
 
Aradığın her cevabı bulacağın, kapalı, sırlı sandıklara erişeceğin ve kendi mucizeni başlatarak yaşam yolculuğunu en keyifli hâle getireceğin o sihirli kadim bilgiler şu an elinde! 
 
Bu kitapla yolun kesiştiyse eğer, bu sana evrenin apaçık bir mesajıdır. Mesaj, kendin için artık uyanma ve eyleme geçme zamanının geldiğini söylüyor. Nasıl mı? Seni direkt sonuca götürecek tüm hap bilgiler bu kitapta yazılı. 
 
Kitap içerisinden yaptığınız her ritüel, arzunuza göre şekillenip hayatınızı güzelleştirecek. Haydi, harekete geçme vakti! 
 
Bilinçsiz bilincini disipline ederek isteklerine hızla ulaşmak istersen eğer 
sayfaları çevir ve eyleme geç. 
Ruhunun derinlerinde saklanan kıvılcımı ateşe ver ve harekete geçir. 
 
Mucizelerin uyansın, kendini gerçekleştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d25de706-3c48-40b2-a549-0627ace07b6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahtın Köpeği</image:title>
            <image:caption>Azap dolu geçmişi olan bir büyücü 
Kan bağından daha derin dostluklar 
Hazine avıyla geçecek bir yaz 
 
Jax Wendyll geçmişini unutmayı tercih ederdi. Ancak ağza alınmayacak suçlarının cezası olarak ömür boyu tahta hizmet etmeye mahkûm edilmişti. Bundan sonra tek görevi, Solaris İmparatorluğu’nun uçarı küçük prensi Baldair’e hayatını adamaktı. 
 
Batı’nın önde gelen soylularından Erion da kraliyet ailesiyle ilişkilerini ilerletme ve arkadaşlarıyla sakin bir yaz geçirme arzusuyla saraya gelmişti. Ancak Jax o güne dek yaşamış en namlı korsanlardan Adela’nın gizli odasını tesadüfen keşfedince, Prens Baldair bu macera fırsatına balıklama atlayacaktı. 
 
Her köşe başında yeni bir gizemin belirdiği Oparium’da onları lanetler, cinayetler ve hayaletler bekliyordu. 
 
“Elise Kova yine en iyi yaptığı şeyi yapmış. Okuru daha ilk cümleden hikâyenin içine çekerek gerçek dünyayı tamamen unutmaya zorluyor.” —The Bookish Crypt 
 
“Merak uyandırıcı yeni unsurlar ve aşina olduğumuz karakterlerin mükemmel birleşimiyle Tahtın Köpeği okurlara hem nostaljik hem de heyecan dolu bir deneyim sunuyor.” —21st Century Once Upon a Times 
 
“Tahtın Köpeği seve seve tüm günümü verdiğim bir kitap oldu. Onunla beraber yedim, çalıştım, hatta uyudum bile – sürükleyici hikâyesi elimden bir an için bile bırakamayacağım kadar iyiydi.” —In Libris Veritas 
 
“Bir seri kalbinizi çaldığı zaman, o dünyayı daha çok keşfetmek istiyorsunuz – Altın Muhafızlar serisi de okurlara bunu sunuyor!” —Milky Way of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/339b6cef-9bd9-4946-828c-b9d773df48db.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Yusuf -İslam’ın Şartlarını Soruyor</image:title>
            <image:caption>1-Meraklı Yusuf Namazı Soruyor 
2-Meraklı Yusuf Orucu Soruyor 
3-Meraklı Yusuf Zekâtı Soruyor 
4-Meraklı Yusuf Haccı Soruyor 
5-Meraklı Yusuf Kelime-i Şahadeti Soruyor 
 
Meraklı Yusuf’un hikâyesi sizi çok etkileyecek. 
Hem öğrenecek hem de eğleneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b214dd4-21a5-4f1f-acad-60795fcd2914.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlaşılır Tuhaflık</image:title>
            <image:caption>Yabancı bir kadın, sahipsiz bir çocuk ve kaçak bir adamın –bir katil mi demeli yoksa?– anlaşılır ve tuhaf hikâyesi: Anlaşılır Tuhaflık. 
 
“Bunlar niye oldu?” dediği hadiselerle örülü bir yaşam zincirine sahip olan İbrahim, sürekli bu soru çemberinin etrafında dönüp dolaşırken, kaçmak için bir fırsatla karşılaşır ve bu fırsatı değerlendirir; fakat sonra, kaçarak bir ölümden kurtulduğunu düşünürken, aslında başka bir ölüme doğru yol aldığının farkına varır. Ölümden ölüme koşmaktır onunki. 
 
Hüseyin Yıldırım, ikinci kitabı Anlaşılır Tuhaflık’ta, bir mesele olarak ait olamamanın, kimliksizliğin, kimsesizliğin peşine düşüyor. Siyah bir çocuk odağında “yabancılık” kavramı üzerine inşa ediyor romanını. Bir tarafta bu çocuğun hikâyesi var olurken, diğer tarafta romanın anlatıcısı ve başkişisinin başına –peş peşe ve ısrarla– gelenler temel kurguyu oluşturuyor. Karşıtların birliğinden, gerçek ve ironinin iç içeliğinden beslenen anlatım, romana kuvvetini veriyor. 
 
“Otobüs Boğaz’dan geçerken neredeyse kitabı yarılamıştım ama içindeki bir cümleye takılıp kaldığımı hatırlıyorum: ‘Nüfus cüzdanımı kaybettim, ben de sürekli pasaportla dolaşmaya başladım...’ Sonunu merak etmeme rağmen benim için kitap orada bitmişti. Aslında yaşadıklarımın özeti bu cümleydi işte. Durumum aynı böyle, yabancılık çekmiyordum ama büyüdüğüm şehirde kimliksiz hissediyordum kendimi. Aklımdan hiçbir zaman kaçmak geçmedi, ancak gitmek için meğer her an hazırmışım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/932d82de-8659-4b66-bb17-e5c566967eea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Orta Yeri</image:title>
            <image:caption>Uzakta, denizin ötesinde, zeytin ağaçlarının, telaşsız rüzgârın arasında, dağların ve çiçek kokularının gölgesinde bir köy. Tuhaf rüyaları, türlü maharetleri, farklı hikâyeleriyle kimi tanıdık kimi yabancı insanlar. Gizemli bir kaza sonucu köye misafir olan iki adam ve suyun yatağında usulca akışına benzeyen yolculukları.  
 
2010 Orhan Kemal Öykü Ödülü sahibi Aysun Kara, bu sefer Dünyanın Orta Yeri isimli romanıyla buluşuyor okurla. Sırtını tek bir hikâyeye yaslamak yerine, bizi farklı insanların dünyalarına dâhil ederek bir bütün oluşturmayı yeğliyor. 
 
“Kidonya’da yaz sıcağının iyiden iyiye hissedildiği sıradan bir öğle vakti, güneşin ucu yenilmiş bir lor tatlısı gibi göründüğünü ilk önce dut ağacına tırmanan çocuklar fark etti. Büyüklerine anlatmak için epey dil döktükleri bu durum, bir süre sonra tarlada çalışanlardan kapı önlerinde pinekleyen ihtiyarlara kadar Kidonya’da kim varsa herkesin dikkatini çekti. Güpegündüz ortaya çıkan uğursuz gölge büyüyerek güneşin yarısını kapladığında etraf alacakaranlık olmuştu. Şaşırtıcı, bir yandan da korkutucu bu durum, yaşı yetenlerin bunun sıradan bir güneş tutulması olduğunu söylemesiyle açıklığa kavuştu. Yine de Kidonyalılar o alacakaranlık öğleden sonrasını işi gücü bırakıp güneşi kaplayan karanlık daireyi, etrafındaki yüzük biçimindeki parlak halkayı izlemekle geçirdiler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb6e4b86-5dda-4a7f-9e84-60541f33aa72.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakat Göz - Işıkyaratan Serisi 3</image:title>
            <image:caption>Her sır bir gerçek barındırır… 
 
David Gemmell Legend En İyi Fantastik Roman Ödülü Adayı 
 
“Brent Weeks, okuru hikâyenin içine çeken ve bir daha da gözlerini kaçırmasına izin vermeyen bir üsluba sahip.” –Robin Hobb 
 
“Brent Weeks’in bu kadar iyi olması canımı sıkıyor.” –Peter V. Brett 
 
Eski tanrılar uyanıyordu. 
 
Körelten Hançer’in hedefi olan Gavin Guile hiçbir rengi göremez olmuş, üstüne üstlük bir korsan gemisine köle düşmüştü. Renklerin çığrından çıkması an meselesiydi ve Kromerya mağlup olmanın eşiğindeydi. Kromerya bir yandan kayıp Prizma’sını arıyor, bir yandan da büyünün dengesini korumak için elinden geleni yapıyordu. Ancak bu felaketi önleyebilecek tek kişi belki de Gavin Guile’dı. 

Öte yandan Renk Prensi işgaline hızla devam ediyordu. Yedi satraplıktan ikisini ele geçirmişti. Şimdi de Kan Ormanı’nın sınırına dayanmıştı. Çaresiz kalan Andross Guile, bu işgali durdurmak için iki torununu kullanmaya karar vermişti: Kip ve onun psikopat üvey kardeşi Zymun. Bu ikili, bir sonraki Prizma olmak için amansız bir çekişmeye girişecekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8676fbe-0905-46d6-9fe5-f8a116e6f253.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarılı Zaman Yönetimi</image:title>
            <image:caption>• Yapmanız gerekenler için yeterli zamanı yaratmakta zorlanıyor musunuz?  
• İşyerinizdeki bilgisayarınızın, telefonunuzun, tabletinizin (ve dahasının) sizi asıl konudan uzaklaştırmak için işbirliği yaptığını mı düşünüyorsunuz? 
• Sürekli bir kaos içinde yaşıyormuş gibi mi hissediyorsunuz?  
 
Zaman göreli olabilir ama sanki asla yeterli değilmiş gibi gelir. Günümüzde meşgulseniz normalsiniz demektir. Modern çalışma ortamının hızı asla düşmez; teslim tarihleri, baskı ve stres sürekli bir mücadeleyi gerekli kılar. Hayatta kalmak ve başarılı olmak için üretken, verimli ve etkin olmalısınız. Başarı kendiliğinden gelmez. Onu siz gerçekleştirirsiniz. Aynı durum çalışma modeliniz için de geçerlidir, onu iyi veya kötü, siz yaratırsınız. Zaman yönetimi, hedeflediğiniz sonuçları elde etmeyi mümkün kılacak etkinlik ve verimliliği yaratmak için aktif olarak çalışmaktır. 
 
Başarılı Zaman Yönetimi, zaman yönetiminizi gözden geçirmenize ve değerlendirmenize, onu geliştirmek için yeni çalışma uygulamalarını benimsemenize yardımcı olacak ipuçları, araçlar ve tekniklerle dolu bir rehber. Zaman kazandıran pratik fikirler, çözümler ve kontrol listelerinin yanı sıra e-postalarınızı organize etme, işleri delege etme ve başkalarıyla çalışma, önemli konulara odaklanmaya öncelik verme, planlı olma ve kalma gibi konularda da size yardımcı olacak stratejiler içeriyor. Bu kitap, zamanınızı etkili bir biçimde yönetmenize ve kariyer gelişiminiz için gerekli becerileri kazanmanıza yardımcı olacak vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac165f01-c3f7-46a2-97af-cb283013e1cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;nın Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Osmanlı&apos;nın Çöküşü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da684194-4c33-419c-a25d-b04c628307d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Yolu ve Suikast</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Yolu ve Suikast</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6f8b423-1e8d-43e7-b48f-f350c0dcb004.jpg</image:loc>
            <image:title>Romanlarımızda Kurtuluş Savaşı ve Kadınlarımız</image:title>
            <image:caption>ROMANLARIMIZDA KURTULUŞ SAVAŞI ve KADINLARIMIZ                alper akçam 
 
Alper Akçam bu çalışmasında, henüz savaş bitmeden, top sesleri kesilmeden edebiyatımıza yansımaya başlayan Kurtuluş Savaşı’nı tema olarak seçmiş romanlara yoğunlaşıyor. Edebiyatın, öncelikle bir dil işçiliği ve estetik bir uğraş olduğunu göz önünde tutarak, her yazarın kendi özgün bakışı ve biçemi ile yansıttığı Kurtuluş Savaşı temasına hangi toplumsal sınıfları, grupları, etnik toplulukları hangi tavırlarıyla kattığını incelerken, romanın ‘gerçeği’ ile tarihin ‘gerçeği’nin örtüşmesini beklemiyor elbette. 
 
Kurtuluş Savaşı temasıyla yazılan romanlarda kadının konumu ve hangi imgelerle nasıl sunulduğu sorununa odaklanırken, edebiyatımızın, yaşayan geleneksel Anadolu kadını gerçeğiyle savaş sırasında tanıştığının altını çiziyor. Tanzimat döneminde yazılan romanlarda edilgen bir nesne olan kadın, savaş sonrasında roman kahramanı ‘duruşuyla’ yavaş yavaş ortaya çıkarken, Kurtuluş Savaşı’ndaki Anadolu kadınının ‘görünmeyen’ veya ‘gösterilmeyen’ etkisini işaret ediyor. Yazımı altmış yıllık bir sürece uzanmış söz konusu yapıtlarda, ideolojilerin ve kuramsal tartışmaların burgacında farklılaşan toplumcul değerlerin de kendine yer açmış olduğunu ortaya çıkarıyor.  
 
Halide Edib’ten Attilâ İlhan’a, İlhan Tarus ve Talip Apaydın’dan Ahmet Hamdi Tanpınar ve Tarık Buğra’ya, Kemal Tahir’den İlhan Selçuk’a kadar çok sayıda yazarın aynı izlek üzerinden incelenmesi kaçınılmaz olarak yeni tartışmalara zemin oluşturuyor… Çünkü, edebiyat ile insan ruhunun duygu boyutları, rengi, gölgesi de katılmaktadır tarihe ve hayata.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b152b6df-4078-433f-940f-52086bf64db3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilme Cesareti</image:title>
            <image:caption>Times UK 
Yılın En İyi Bilim Kurgu Romanı – 2021 
 
“Büyüleyici bir gerilim romanı.” 
The Guardian 
 
“Eğlenceli, akıllara durgunluk veren bir kitap.” 
Financial Times 
 
“Keskin zekâlı bir bilim kurgu, kurumsal bir kâbus. Bilme Cesareti, adeta Willy Loman ile Matrix&apos;in karşılaşması. Ölüme mahkûm bir anti-kahramanın dokunaklı komedisinde ortaya çıkan hüzünlü, zamanı büken, galaktik bir zihin bükücü.” Daniel Kraus 
Bu akıl almaz ve duygusal gerilim romanı, ölüm zamanının tam olarak belirlenebildiği bir dünyada geçiyor –tabii ki ücreti karşılığında. 
 
Anlatıcımız Bilme Cesareti şirketinin en yetenekli satıcısıdır. Şirket, insanların ölüm zamanını saniyesine kadar tahmin edilmesini sağlayan bir teknoloji geliştirmiştir. Eşinden ayrılan, oğullarına yabancılaşan ve beş parasız kalan kahramanımız kendi ölüm zamanını hesaplayarak şirketin en büyük kuralını ihlal eder. Sorun şudur ki, hesaplamalarına göre yirmi üç dakika önce ölmüştür. 
 
Tahminini doğrulayabilecek tek kişi Julia&apos;dır; Bilme Cesareti şirketinde yükselirken ayrıldığı hayatının aşkı. Julia&apos;yı görmek için ülkenin öbür ucuna giderken geçmişiyle, yaptığı seçimlerle ve çalıştığı şirket hakkındaki korkunç gerçeklerle yüzleşmek zorundadır. 
  Çılgınca hırslı ve son derece sürükleyici olan bu düşündürücü gerilim romanı, bilginin yıkıcı gücünü keşfediyor. Roman sarsıcı sonuna doğru ilerlerken gerçeklik, mit ve komplo arasındaki sınırları da yıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8eb1a64a-3c2a-44cf-9e70-3907bf1dbfe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Boris Davidoviç İçin Bir Mezar</image:title>
            <image:caption>Boris Davidoviç İçin Bir Mezar’da Danilo Kiš, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ortalarına uzanan bir dönemde, Doğu Avrupa’dan Sibirya’ya uzayan –arada İspanya’ya ve İrlanda’ya da uğrayan- bir coğrafyada geçen birbirine akraba yedi öykü anlatıyor. Devrimcilerin, mahkûmların, döneklerin, gözden düşenlerin, rejim kurbanlarının şiddetle, baskı ve yıldırmayla, zindanlarla, ihanetle, tasfiyelerle, davalarla örülü, gerçeğin gölgesindeki kurgusal hikâyeleri. Tarih boyunca hiç durulmayan, benzersiz aşırılıklara, efsanevi kahramanlıklara sahne olan Slav coğrafyasından sert ve keskin bir esinti. Kurgunun kıvrımları arasında tarihi sorgulayan, devrimcilerin adanmışlığı kadar otoriter iktidarların yalan, mizansen, sansür üzerine kurulu işleyişini de gözler önüne seren politik bir anlatı. “Danilo Kiš&apos;e göre edebiyat tarihi düzeltmelidir, çünkü tarih genellemedir, edebiyat ise somuttur. Kiš&apos;in amacı, tarihin her bir kurbanına kendi yüzünü ve hikâyesini teslim etmektir.” (Katarina Melic, Queen&apos;s University, Kingston)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b78e2c7-133d-4eb8-8871-38b4132b8668.jpg</image:loc>
            <image:title>Burada Ne İşim Var?</image:title>
            <image:caption>Sevgili Ulusal Dünyaya Gelme Bakanlığı, Dokuz yıl önce, şehre çok uzaktaki Heraklia Yaban Hayatı Koruma ve Bakım Merkezi’nde doğdum. Annemle babam, uzun yıllardır bu merkezin veterineri. Biliyorum, başvuru için dokuz yıl kadar geç kaldım. Ama çevremde dönen oyunları yeni fark ediyorum. Filmlerde, doğada büyüyen çocukların çok mutlu olduklarını ve kırlarda hayvanlarla neşe içinde koşturduklarını görmüşsünüzdür. Burada yaşayan hayvanların son zamanlarda benimle bir derdi var sanki! Demem o ki, doğum dosyamın incelenmesini, mümkünse aynı aileyle başka bir yerde yeniden dünyaya gelmeyi istiyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. Burcu Çetin Burcu, hayvanlarla iç içe yaşamaktan mutlu değildir. Çünkü baykuşlar durmaksızın ötmekte, keçiler doğum günü partisini mahvetmekte, lemurlar üzerine tırmanmaktadır. Burcu’nun tek isteği “normal” bir evde yaşamaktır ve bunun için var olan ya da olmayan bakanlıklara mektuplar yazmaktadır. Bir gün yunus parkına giden Burcu, bazı hayvanların da tıpkı kendisi gibi bulunduğu yerden mutlu olmadığını fark eder. Bu farkındalık onun hayvanlara ve yaşadığı yere dair bakışını değiştirecektir. Üstelik, yunusların özgürlüğü için bir planı da vardır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60a687b3-b902-4d83-8b78-fd57e7a2fd9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey ve Güney (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Margaret Hale, babası Kilise’yle ters düşüp görevinden ayrılınca, ailesiyle birlikte güneydeki rahat evlerini geride bırakıp İngiltere&apos;nin kuzeyindeki Milton’a taşınır. Memleketine taban tabana zıt bu sanayi kasabasında mutsuz bir hayata başlayan Margaret zamanla fabrika işçilerinin yoksulluğuna ve ıstırabına tanık oldukça içinde tutkulu bir sosyal adalet duygusu gelişir. Kendi çabalarıyla zengin olup sınıf atlamış fabrikatör John Thornton’ın çalışanlarına muamelelerini sert bir şekilde eleştirir ama onun ısrarlı ilgisine karşı koyarken yoğunlaşan hislerini dizginlemekte zorlanır. Aşkın çekim gücü, kuzey ve güney kadar birbirinden farklı bu iki insanı ne kadar yakınlaştırabilecektir? 
 
Elizabeth Gaskell’ın edebiyat dünyasının en güçlü kadın karakterlerinden birini yarattığı ve 19. yüzyıl İngiltere’sinin toplumsal manzarasını resmettiği başyapıtını Uğur Mehter’in özenli çevirisiyle sunuyoruz. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3665a59-c236-4107-9b51-7f0b63450963.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkma, Güzel Rüyalar Da Var</image:title>
            <image:caption>Korkma, Güzel Rüyalar da Var adı altında bir araya getirdiği on altı öyküsünde Mehmet Can Şaşmaz büyüyen yalnızlıkları, süregiden yoksunlukları, bitmeyen sevgi arayışlarını, aranan onurlu yaşamları, eksilen adalet ve merhamet duygusunu derinden derine içimize işliyor. 
 
Korkma, Güzel Rüyalar da Var öyküyü öykü yapan incelikleri, farklı anlatım biçimlerini, çarpıcı etki yaratmayı başarmış bir yazarın verimleriyle yüklü. 
 
“Kimi zaman romanımın okunmayan yüzlerce dosyadan biri olduğunu düşünüyorum. Ama bunca köhne yazar nasıl kitap yayımlatıyor, anlamıyorum. Sanki onlar editörlerle eş dost, İstanbul’da birbirini arıyor, Beyoğlu’na içmeye gidiyorlar da ben taşrada tokuşturulmayan bir kadeh yalnızlığındayım.” 
 
1985 yılında Edirne’de doğan Mehmet Can Şaşmaz Adam Öykü, Notos, Sanat Cephesi, Galapera Öykü, Kül Öykü, Tigris, Bajar, Lâl Kültür Sanat, Mavi Melek dergilerinde yayımladığı öyküleri, Çeşitli Yalnızlık Söylentileri (2008) adlı öykü kitabı ve Güzey (2014) adlı romanıyla tanınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2267818-e87a-4b3c-b11e-4667510bc8b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Ve Sert Öyküler</image:title>
            <image:caption>Klasik öykünün kalıplarını bozarak yeni bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru, güncel olayları, yok olmanın eşiğindeki doğayı, yeni yaşam biçimlerinin getirdiği çapraşık insan ilişkilerini, bireyi köşeye sıkıştıran gelişmeleri bir bilimkurgu atmosferi içinde sarsıcı ve gülünç yönleriyle ele alıyor. Yeni ve Sert Öyküler’de gerçekler gerçekdışına taşınıyor, inançlar saçma sapanla yer değiştiriyor. 
“Susmak oldum. Susuyorum ve hep içime atıyorum. Bu yüzden içime daral geliyor. Alan daralıyor ve sıkışıyorum, hemen tuvalete koşuyorum. En iyisi hiç konuşmamak ya da konuşuyor gibi yapmak. O bile sakıncalı. İnsanın dudaklarını bile okuyorlar uzaktan, dağ deviren dürbünüyle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b7ac57-44b5-4d26-a7f5-94776b26129a.jpg</image:loc>
            <image:title>Av Dönüşleri</image:title>
            <image:caption>Faruk Duman, Av Dönüşleri’nde iyi bildiği hayatların, mevsimlerini geçirdiği coğrafyanın, içinden geldiği çevrenin ve içine işlemiş zamanların öykülerini yazıyor. “Pancar Vagonları”, “Atlar Sabırsızı”, “Av Dönüşleri” ve “Yengecin Günlüğü” öykülerindeki yalınlık, anlatım renkliliği, inandırıcılık ve tutarlılıkla çıtayı yükseltiyor. 
 
Faruk Duman edebiyatının iyice belirdiği, yükte hafif pahada ağır Av Dönüşleri Sait Faik Hikâye Armağanı ile ödüllendirilmişti. 
 
“En çok, sessizliği kalmış hatırımda şimdi. Olgunluğu, gülümseyişi. Kendi saçlarını izleyişi, uzun uzun. Yaşıtlarında görülemeyecek durgunluğu, gündelik isteklerden el çekmişliği. Nasıl sessizce gülümserdi her söylenene. Gözlerini çevirir, usulca yanıt verirdi. Yaz günüyse rüzgâr alıp giderdi bu yanıtı zaten. Kışsa, içeride, uğultuya karışıp yok olurdu. Beni sevmiş miydi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d89f87e-1827-4286-8e32-a74d4d31e230.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekrem Alican Günlükler 1954 – 1956</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Ekrem Alican’ın 1954-1956 yılları arasında tuttuğu günlüklerden oluşmakta­dır. Politikaya Demokrat Parti saflarında başlayan, Menderes’in baskıcı politikalarına karşı çıkarak DP’den ayrılıp Hürriyet Partisi’ni ve daha sonra Yeni Türkiye Partisi’ni kurup Maliye Bakanlığı, Başbakanlık Yardımcılığı yapan Alican çok partili Türk siyasi hayatının ilginç kişilerinden biridir. Askerî darbeler, darbe girişimleri, seçim ittifakla­rı, koalisyonlarla dolu çalkantılı bir dönemde siyaset yapmış ilkeli bir siyasetçinin her ne pahasına olursa olsun inandığı fikirlerden taviz vermeden nasıl mücadele ettiğini bu günlükte okuyacaksınız. 
 
Yüz yıldan fazla bir zamandan beri memleketimizde devam edegelen hürriyet müca­delesinin bazen siyasi ve tarihî şartların elverişsizliği, bazen de lider mevkiinde olan­ların davaya sadakatsizlikleri yüzünden hâlâ başarıya ulaşmamış olması cidden elem vericidir. 
Yakın tarihimizin tecrübeleri, milletimizin demokrasiye layık olduğunu ve bu rejimin gerektirdiği olgunluğa sahip bulunduğunu ispat ettiği hâlde rejim Batılı manasında esaslarını kavramamış ve davaya yürekten inanmamış insanlar tarafından bir defa daha tereddiye uğratılmıştır. Son DP tecrübesi bunun hazin ve acı bir misali olmuştur. 
Her şeyden evvel bir zihniyet ve terbiye meselesi olan demokratik ruhun keyfiliğe ve iktidar hırsına kurban edilmiş olması, memleketimizi siyasi, idari, içtimai ve iktisadi sahalarda gerekli inkişaflardan mahrum bırakmıştır. Her sahada büyük bir süratle gelişen muasır milletler arasında yer almanın, millî bekamızı temin etmenin ve Batı medeniyeti seviyesine yükselmenin tek yolu, Batılı manasında demokrasiyi bütün in­kişaflarıyla gerçekleştirmektir. 
 
Batılı manada demokrasiden, amme işlerinin görülmesine, bütün vatandaşların iş­tiraki ve bu işlerin tam bir münakaşa, müzakere ve murakabe serbestisi içinde yürü­tülmesi, hakikatin, namusun, fazilet ve vatanperverliğin hiçbir kimsenin inhisarında bulunmaması hususları anlaşılır. Demokratik rejim, hareket noktasında insanın biza­tihi bir değer olduğunu kabul ettiği gibi gayesi itibarıyla da ferde kendini çevreleyen cemiyet içinde azami hürriyet, refah, saadet ve gelişme imkânlarının sağlanmasını hedef tutar. Bu bakımdan insan hak ve hürriyetleri demokratik rejimin temellerini teşkil ederler. 
Demokrat Parti sevk ve idaresinin demokratik rejimin gelişmesini sağlayacak asgari bir zihniyete sahip olmayışı, program ve tüzüğündeki ana prensip ve hedeflere bil­hassa son yıllarda aykırı bir yol tutmuş olması yüzünden artık bu partide aradığımızı milletle beraber bulamaz olduk. Ta 1946 yılından beri kuruluşuna her birimizin emek ve programına fikir katıp gönül verdiğimiz fakat siyasi faaliyetimiz için zaruri olan de­mokratik havanın bozulmuş olmasından dolayı DP’den ayrılmak zorunda bırakıldık. İşte bu yüzdendir ki milletçe izhar edilen arzuyu göz önünde tutarak yeni bir parti kurmak lüzum ve zaruretini duyduk. Kuracağımız partinin adı “Hürriyet Partisi” ola­caktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9639451-5ab2-4f86-a79d-5e1b73e77078.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Olur</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli sokağın, denizin, doğanın, günlük hayatın seslerini şiirlerinde yaşatan, her okurun yaşama sevinci bulduğu, edebiyatımızın önemli şairlerinden biri. Şairin sevilen şiirlerinden bir seçkiyi Ayşe İnan’ın resimleriyle buluşturan Gün Olur’u, Filiz Özdem yayına hazırladı. 
 
Gün Olur, 
Gün olur, alır başımı giderim, 
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda 
Şu ada senin, bu ada benim, 
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83fdc37a-9b5e-46b5-95a5-cec3b16b6460.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Üzerine Küçük Bir Kitap</image:title>
            <image:caption>“Dünyamıza saygı duymak gibi çok önemli değerler üzerine özel olarak hazırlanmış bu küçük kitabı elinizden bırakamayacaksınız. Çünkü okumak, büyümemize ve bize yuva olan dünyamızı keşfetmemize yardımcı olur, size Geronimo sözü.” 
 
Geronimo Stilton. 
 
Hafta sonunu yemyeşil doğada muhteşem ağaçlar, hayvanlar, renkler ve sesler arasında geçirme fikri kulağa ne güzel geliyor değil mi? Ailemle birlikte Doğal Beyaz Denizkabuğu Yatağı’nı keşfetmek için macera dolu bir yolculuğa çıktık. Doğamızı korumanın ilk adımı bize yuva olan gezegenimizi tanımakla başlıyor. Gelin bu maceraya siz de katılın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d5d0ff-0e20-46ae-8ccd-50472ef98cf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Hasır Şapka</image:title>
            <image:caption>k hasır şapka hayatından çok memnundur. Çünkü tatlı mı tatlı küçük bir kızın “başının üzerinde yeri” vardır. Bu kız aslında hasır şapkacığın oyun arkadaşıdır. Kız salıncağa bindiğinde ya da kaykaydan kaydığında hep onun başında olur, onunla birlikte eğlenir. Üstelik güneşten de korur kızı. 
Ama bir gün, aksiliğe bakın, küçük kız şapkasını bir bankta unutmasın mı! Hasır şapkacık başına gelen bu felakete inanamaz. Rüzgarlar alır götürür zavallıcığı. Evet, zor günler onu beklemektedir. Gelgelelim bütün olumsuzluklara rağmen hiç mi hiç ummadığı bir sürpriz ona büyük bir mutluluk yaşatacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c6dbabf-83bc-443d-9ec1-1f205eefa10f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beklenmedik Misafir</image:title>
            <image:caption>Leo ormanın kıyısında, ahşap bir evde yaşıyordu. Onu çok seven bir sahibi vardı ama oyun oynayabileceği tek bir arkadaşı bile yoktu. Kediciğin canı çok sıkılıyordu ta ki bir gün ceviz ağacının altında daldığı uykudan uyanana kadar. 
Karlarla kaplı ışıl ışıl bir ormandan sımsıcacık bir dostluk hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0e1569c-5393-41f2-b8af-d3c6619ca933.jpg</image:loc>
            <image:title>Bremen Mızıkacıları</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlar! Bir Olalım… 
19. yüzyıldan bugüne masallarıyla çocukları derinden etkileyen Grimm Kardeşler’den bir başka efsanevi masal: Bremen Mızıkacıları… 
Yapı Kredi Yayınları daha önce Grimm Kardeşler’in “Kurt ile Yedi Keçi Yavrusu” ve “Rapunzel” adlı masallarını resimli yeni baskılarıyla yayımlamıştı. Şimdi sırada bir başka efsanevi masal var: “Bremen Mızıkacıları”… Kâmuran Şipal’in çevirisi, Seçil Çokan’ın resimleriyle… 
Sahipleri tarafından kötü davranılan hayvanlar, canlarını kurtarmak için yollara düşerse ve yolları birbiriyle kesişirse ne olur? 
Grimm Kardeşler’in unutulmaz masalı “Bremen Mızıkacıları” ezilen, dövülen, aşağılanan bir eşeğin, köpeğin, kedinin ve horozun güçlerini birleştirdiklerinde hayatlarının nasıl değiştiğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a4891f-7a46-44fe-9c9b-f44500b8e028.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İstersem Yaparım Ben!</image:title>
            <image:caption>Hiç bu kadar güzel bir şey görmüş müydün? 
Frenki kendine güvenen, ne isterse yapabileceğine inanan cesur bir porsuktur. Öyle heveslidir ki, arkadaşı Hop Güm’den ona uçmayı öğretmesini bile ister. Tabii porsuklar kuşlar gibi uçamaz ama sonuçta o hemen pes edecek sıradan bir porsuk değil. 
Frenki her şeyin ve herkesin içindeki güzelliği görebilen iyi niyetli, sevimli, gözü pek bir porsuk. Üstelik işler yolunda gitmediğinde ona destek olacak Hop Güm ve Karl Gustav gibi iyi arkadaşları da var! 
“Ne İstersem Yaparım Ben!”, Heinz Janisch ile Helga Bansch’ın Sigmund’un içimizi ısıtan hikâyesini anlattıkları Hop Güm!’den sonra yine koca bir gülümsemeyle okuyacağımız tatlı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a41d48a8-68d5-4b1b-bbfb-d5c3e7f324a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Berke, Bu Ne Öfke?</image:title>
            <image:caption>Berke çok öfkeli. Neden mi? Çünkü itfaiye arabası bozuldu. 
Berke o kadar kızdı ki itfaiye arabasına bir tekme attı. Ama öfkeyle yaptığı bu hareket onu yatıştırmadı. Sonra oyuncak timsahını kaptığı gibi en yakın arkadaşı olan kedisi Fındık’a fırlattı. Neyse ki Fındık tam zamanında kaçtı. Berke korkmuştu. Bozulan itfaiye arabasının bir önemi kalmamıştı artık. İnsan en yakın arkadaşına böyle davranır mı hiç? Bakalım Berke öfkesiyle nasıl baş edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc07a57-7d7c-4ed5-8f5d-71cef191dd5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneydoğu Anadolu’da Geç Antik-Erken Ortaçağ Yapıları</image:title>
            <image:caption>Önemli mimarlık tarihçilerinden Prof. Dr. Metin Ahunbay’ın doçentlik tezi olan bu çalışması, 42 yıl sonra okuyucuyla buluşuyor. 
 
1970’li yıllarda Güneydoğu Anadolu’da çok zor olan çalışma koşullarında uzun süre alanda çalışarak gerçekleştirmiş olduğu bu yapıt, bugün bile yeterince bilinmeyen bölgenin erken ortaçağ mimarisi açısından değerli bir kaynak, bir mimari envanter sunmaktadır. 
 
 
“Güneydoğu Anadolu’da Geç Antik-Erken Ortaçağ Yapıları konulu çalışma Dr. Metin Ahunbay’ın 1974-1978 yılları arasında, Mardin çevresinde yürüttüğü araştırmalara dayanmaktadır. Geç Antik, Erken Hıristiyan ve Ortaçağ anıtlarıyla ilgilenen Metin Ahunbay, doçentlik çalışması kapsamında Tur Abdin bölgesinin 20. yüzyıla erişen askeri ve dini yapılarını incelemiş; 19. yüzyılda bölgeye gelen yabancı gezginlerin notlarını da dikkate alarak, mevcut durumlarını belgeleyip, yorumlamıştır. 
 
Bölgenin Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında olması, yüzyıllar boyu bölgede yaşanan etkileşimler mimari tasarım ve bezeme ayrıntılarına da yansımıştır. Kiliseler, manastırlar, mezar anıtları bu ilginç bölgenin zengin kültür mirasının değerli bileşenleridir. Tipolojik açıdan değerlendirilmeleri önemlidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7da5b72c-d7e4-47ec-a451-236cc241ae8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallar</image:title>
            <image:caption>Masallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6510d1ce-b460-4aa1-ac0e-b16497f44628.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Doktor</image:title>
            <image:caption>İyi Doktor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0323f5a7-6a15-4ced-814e-ee69503924f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Zencefil Adam</image:title>
            <image:caption>Zencefil Adam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f4b9b8-5764-4572-a597-1a01f0fc73be.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazıyla Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Yazıyla Yaşamak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/576dea80-16d3-456e-8f6e-7bd92e7a57e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Güzellik Yasaklansın Ruh Güzelliğine Geçelim</image:title>
            <image:caption>Üç kardeşin en küçüğü olarak 22 Nisan 1988’de İstanbul’da doğdu. Küçük yaşta ailesi çalıştığı için bir süreliğine Rize’ye gönderildi ve altı yaşına kadar aralıklarla Rize’de yaşadı. Sonra yeniden İstanbul’a gönderildi. İlkokulu Beykoz Çubuklu İlköğretim Okulu, lise öğrenimini de Paşabahçe Ferit İnal Lisesinde tamamladı. Lise dönemlerinde tiyatroyla ilgilenmeye başladı. Mezun olduktan sonra fırında tezgâhtarlık, çocuk bakıcılığı, mağazada satış elemanlığı ve en bankacılık gibi sektörlerde çalıştı. Bankacılık yaptığı dönemlerde bir gün lise mezunlarının terfi alamayacağı bilgisini aldığında terfi alabilmek için açık öğretim fakültesinde “Halkla İlişkiler ve Reklamcılık” okumaya başladı. 
 
Bu sırada da mesai arkadaşlarıyla birlikte bir tiyatro ekibi kurdu ve banka içinde kendi yazdığı mesleki oyunları arkadaşlarıyla birlikte sergilemeye başladı. Fakat bankadaki yöneticilerinden biri bir gün ona “Burası konservatuar değil ve senin yerin orası” diye e-mail atınca, mesleğinde çok başarılı olmasına rağmen belediye tiyatrolarına girebilmek için bankadan istifa etti. Belediyede tanıdık bulamadığından bir türlü tiyatro ekibine dahil olamadı. Başka bir banka için iş başvuru yaptığı sıralarda Beykoz Dedeoğlu Parkı’nda arkadaşının çekmiş olduğu bir videoyla bütün ana haberlere konu oldu ve daha sonra Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde oynamaya başladı. Bu dizi de oynadığı sıralarda etrafında çok fazla konservatuvarlı oyuncu olması ona kendini eksik hissettirdiğinden 28 yaşında İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümünde eğitim görmeye başladı. Fakat aynı tarihlerde arkadaşlarıyla beraber bir doğaçlama tiyatro ekibi kurduğundan, hem dizide, hem tiyatroda, hem okulda eş zamanlı bulunma konusunda zorlandı ve okulunu yarıda bırakmak zorunda kaldı. 
 
Şimdilerde eşi olan Burak Yırtar ile de bu dizi setinde tanıştı ve çok yakın arkadaş oldular. Üç sezon boyunca rol aldığı Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinden ayrıldıktan sonra Jet Sosyete adlı dizide bir sezon boyunca Kumsal adlı bir karakteri canlandırdı. Bu dizide yer alırken hayali olan kendi karakterlerinden birine film yapmak için Zengo adlı filminin senaryosunu yazdı ve filmi için sete çıktı. 06 Mart 2020 tarihinde Zengo adlı filmini beyaz perde izleyicisinin beğenisine sundu. Eşkiya Dünyaya Hükümdar olmaz dizisinin setinde tanıştığı Burak Yırtar ile yakın arkadaşlıkları aşka dönüştü ve 10 Mart 2021 yılında Burak Yırtar ile nikah masasına oturdu. Sahnede olmaktan hep ayrı bir keyif aldığını belirten komedyen, 16 Eylül 2021 tarihinde “Doğru Koca Nasıl Seçilir?” adlı gösterisiyle Türkiye’de bir ilki gerçekleştirip Harbiye Cemil Topuzlu Sahnesi’nde stand-up yapan ilk kadın komedyen olma unvanına sahip oldu. 
 
Şimdilerde stand-up gösterisi için hem yurt içi hem yurt dışında sahnelerine devam eden komedyen, üç yıldır hayalini kurduğu Dış Güzellik Yasaklansın Ruh Güzelliğine Geçelim adlı kitabını siz değerli okuyucularına sunmaktan büyük gurur duyuyor… 
 
Bir kadının “kendime yetebilirim” noktası diye bir şey var. 
O noktadan sonra kapıyı kaç virgülün çaldığı sayıdan ibarettir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5c4c72d-1a40-4fc4-a834-e340658c420d.jpg</image:loc>
            <image:title>Keder Ektim Yüreğime</image:title>
            <image:caption>KEDER EKTİM YÜREĞİME 
 
“Ne var” diye sorma bana 
Keder ektim yüreğime 
Nasıl anlatayım sana 
Keder ektim yüreğime 
 
Sevmeyen nerden anlasın 
Güldüğüme bakılmasın 
Kimse ben gibi yanmasın 
Keder ektim yüreğime 
 
Boşuna “Gel” deme artık 
Gelemem ki gönlüm kırık 
Geldiğimi say bir anlık 
Keder ektim yüreğime 
 
Madem yakışmam koluna 
Var git artık sen yoluna 
Dert yükleme şu kuluna 
Keder ektim yüreğime</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e341b0c-ed86-44bf-860a-9f00938b4974.jpg</image:loc>
            <image:title>Babadan Oğula “Gönül Diliyle Muhabbet”</image:title>
            <image:caption>“Hak vaki olup da ecel gelende, 
Peşimden gelecek izsiniz oğul! 
Ruhum ayrılıp da tenler ölende, 
Kadrimi bilecek sizsiniz oğul! 
Peşimden gelecek izsiniz oğul!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab9e0d5a-eda2-43b7-80b1-9c55c13649e1.jpg</image:loc>
            <image:title>6 Çocuğun Dilinden II- Esrarengiz Adamlar</image:title>
            <image:caption>6 Çocuğun Dilinden II- Esrarengiz Adamlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06963ea7-b974-4e82-9d3e-3a1399741516.jpg</image:loc>
            <image:title>Trt Çocuk Bulmaca Kulesi Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>Trt Çocuk Bulmaca Kulesi Faaliyet Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e650672-545c-416e-8187-348138f1458e.jpg</image:loc>
            <image:title>Trt Çocuk Bulmaca Kulesi Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bulmaca Kulesi macerası boyama kitabıyla devam ediyor. Mert, Can, Aslı ve Lugit’in birbirinden heyecanlı serüvenlerini renklendir, bu eğlenceyi kaçırma. Haydi, durma, Bulmaca Kulesi bambaşka.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdcefc9e-c62e-4fd6-aee4-ebcfed871fb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Danışmanlığı (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8d107a0-f4f3-49af-b945-cfbc5aba8feb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişim Psikolojisi (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddfb8e14-d443-4f4c-a870-39bad745c823.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Otizm Spektrum Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>OSB son yıllarda yapılan tarama çalışmalarının bir sonucu ve çeşitli nedenlere bağlı olarak dünya üzerinde hızlı bir yaygınlık gösteren, bu yaygınlık oranlarıyla dikkat çeken ve toplum içinde sık rastlanan bir gelişimsel bozukluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün bazı kaynaklar OSB’nin 44 çocuktan birinin hayatını etkilediğini öne sürmektedir ve bu rakam her geçen yıl artış göstermektedir. Dolayı­sıyla OSB popüler bir araştırma alanı olmaya doğru ilerlemektedir. Böyle durumlarda popüler ilgi ve bilimsel etkinlikler artmaktadır ama buna pa­ralel olarak yanlış bilginin çoğalması ve yayılması da artmaktadır. 
  Bu doğ­rultuda kitabın amacı, özel eğitim ve çocuk gelişimi alanında çalışan tüm destek personellerine erken çocuklukta otizm spektrum bozukluğu konu­sunda güncel ve bilimsel bilgileri sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37028e1a-c193-4ba4-b575-24594eac61b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Ve Kazanım Odaklı Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyayı ve yurdumuzu da etkileyen Corona Virüs salgını ile birlikte eğitimde akademik bilgi aktarımının öne çıktığını, çocuklar için yaşamsal bir ihtiyaç olan oyun ve oyun alanlarının kısıtlandığını gözlemledik. Ayrıca, oyun ile öğrenmenin gücüne inanan ve kazanımlarına yönelik oyun oynatmak isteyen öğretmenlerin özgün kaynaklar  bulma konusunda kısıtlılığını fark ettik. Tüm bu ihtiyaçlar doğrultusunda farklı branşlardan  bir araya gelen  biz  Öğretmen Ağı Değişim Elçileri, alanlarımızın zenginliğini ve müfredatın sarmal yapısını göz önüne alarak “Disiplinlerar-ası ve Kazanım Odaklı Oyunlar” kitabını hazırladık. 
Tasarım sürecinde geleneksel Türk ve dünya oyunlarından da esinlendik. Oyunlarımızı tüm sınıfın etkin olacağı, engelli öğrencileri de kapsayacak “erişilebilirlik uyarlamalarımız” ile güçlendirdik. 
Zaman zaman okulların açık olduğu süreçte farklı sınıf, şehir, okullarda oyunlarımızı uyguladık. Öğrencilerimizden dönütler aldık ve sahadan gelen bildirimler ile düzenlemeler yaptık. 
Kitabımızı yazarken birlikte üretmenin ve dayanışmanın mutluluğunu paylaştık. Oyunlarımızı oynayan çocukların yüzündeki gülümseme ve gözlerindeki ışık bize güç verdi. Doya doya oynayarak  büyüyecek çocuklara sevgilerimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d448fb7-91b7-4fbd-abd2-5f0e3f31df66.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim Becerileri (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b1f5f6-b261-46dd-b2b2-a5fcdb91e409.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Dezavantajlı Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Bu kitap kendi alanında yetkin kıymetli yazar arkadaşlarımla, kendi uzmanlık alanları penceresinden erken çocukluk dönemindeki dezavantajlı çocukları tanımlamak, nedenleri, sonuçları, yaygınlığı, dünyada ve ülkemizde dezavantajlı çocuklara yönelik yapılan çalış­maları aktarabilmek amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af613bc7-4974-4817-891f-c971d2da4d3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Görme Yetersizliği</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b6ad2b8-5669-44d5-975d-8bd63783998e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın-Medya-Sosyal Medya</image:title>
            <image:caption>Medyanın olmadığı bir dünyayı hayal etmek neredeyse imkânsız hale geldi ki medya artık bireylerin ve toplumların yaşantısının bir parçası haline gelmiştir. Bu yüzden medya ve yeni medyaya yönelik çalışmalara duyulan ihtiyaç günbegün artmaktadır. Özellikle yeni medyanın toplumsal ilişkileri dönüştürme noktasında oldukça belirleyici olması, bireyleri tedirgin etmektedir. Buna bağlı olarak bu çalışmada 
medya ve sosyal medyayı kadın odağında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Farklı üniversitelerden 16 akademisyenin çalışmalarının sonucu olarak ortaya çıkan bu eserde, şiddet ve türevleri, mahremiyet olgusu, tüketim kültürü, toplumsal cinsiyet, girişimcilik, sağlık ve hukuk olmak üzere birçok konuya yer verilmiştir. Çalışmanın amacı; kadın, medya ve sosyal medya konusunda uzman çalışmacıları bir araya getirerek mevcut durumun analizi ve tespitinin yapılarak temel problemlere dair bulguları ve çıkarımları literatüre kazandırmaktır. Bu vesile ile daha öncesinde “Çocuk, Medya ve Sosyal Medya” isimli toplumsal duyarlılık çalışmalarının ilkini gerçekleştirdiğimiz girişimin ikincisini “Kadın, Medya ve Sosyal Medya” çalışması ile sürdürmeyi hedefliyoruz. Toplumsal duyarlılığın yaşamın her alanına yayıldığı günlere olan özlemle saygılarımızı sunuyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89119f43-ffbf-47c2-9f7c-341bda4fce83.jpg</image:loc>
            <image:title>Elt Book Series Material Design İn Elt</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/259c039c-d27f-4336-934d-acee1099f8cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Okullarda Rehberlik Ve Psikolojik Danışma (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c85f3e34-d8d0-4695-82a2-19e612e5c180.jpg</image:loc>
            <image:title>Otizmli Çocuklar Ve Duyusal Gelişimlerini Destekleyici Alternatif Bir Program</image:title>
            <image:caption>Otizmli çocukların sayısı artmakla beraber ailelerin bu konudaki yetersizlikleri de daha fazla ortaya çıkmaktadır. Otizmli çocuklar ve on­ların ailelerinin yaşadıkları problemler dikkate alınarak bir doktora tez çalışmasının ürünü olarak ortaya çıkan bu kitap çalışması başta otizmli çocuklar ve aileleri olmak üzere farklı alanlarda özel gereksinim ihtiyacı olan ve duyu eğitimi almak durumunda olan çocuklar ve aileleri için bir rehber niteliğinde hazırlanmıştır. 
  Ailelere yönelik oluşturulmuş bir eği­tim programı olarak tasarlanan ve duyu eğitimi temel alınarak hazırla­nan bu programda başta otizmli çocukları olan aileler olmak üzere duyu eğitimi ihtiyacı olan farklı özelliklere sahip çocuklara uygulamalı olarak hazırlanmış örnek bir model sunulmaya çalışılmıştır. Kuşkusuz bu model tek başına yeterli olmayabilir ancak ailelere ve bu alanda çalışan eğitimci­lere fayda sağlaması ümit edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e6ce80c-357e-46d7-a2a1-0cbbca5612c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tol</image:title>
            <image:caption>Dünyada varoluşumun bu kadar sorunlu olacağını hiç tahmin etmezdim. Yirmi yaşında, kalıbı, rotası, adı gayet belli bir hayata yazılıydım. Otuz yaşına geldiğimdeyse, bin kapıdan kışlanmış bir tavuk kadar şaşkındım. Ne bir rotam, ne kalıbım, ne de adım kalmıştı artık. Bildiğim, öğrendiğim hiçbir şeyden emin değildim. 
Musahhih Yusuf otuzlu yaşlarında işinden olmuş, yoksul bir hayat sürmektedir. Cebinde tabancası, yüreğinde isyan duygusuyla, artık tükettiği büyükşehri terk ederek kapağı Diyarbakır trenine, bir yük vagonuna atar… Ona bu yolculukta, gözünün bir yerden ısırdığı “Şair” eşlik edecektir. Böylece Yusuf için uzun, zorlu ve hayli çalkantılı bir hesaplaşma başlar. Çünkü Şair, elindeki defterden, Yusuf’un kayıp babasının da rol aldığı hikâyeler okurken, ikiliyi götüren tren, dura kalka patlayan bombaların, suikastlerin içinden geçerek kargaşanın hüküm sürdüğü ülkenin uçsuz bucaksız bozkırında “bir fermuarı çeker gibi” yol alır. 
Kendilerini vaktiyle güzel bir ihtimal olan devrime adayanların, devlet şiddetiyle sönüp giden hayatların izini süren, yakın tarihin kirli sırlarını aralayan, buna karşın coşkuyu, inancı ve aşkı da heybesine katan bir hikâye anlatıyor Murat Uyurkulak. İlk baskısı yirmi yıl önce yayımlandığında edebiyatımıza damga vuran ve bugün de etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen Tol, fantastik olduğu kadar gerçek, samimi olduğu kadar yaratıcı bir eser; isyanın, haklı bir intikamın romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff927205-0666-49b3-9f0e-c0d658e7537c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tabu</image:title>
            <image:caption>Modern etnografinin kurucusu James George Frazer, bugün hala gelmiş geçmiş en kapsamlı karşılaştırmalı din ve mitoloji çalışmalarından biri sayılan on iki ciltlik külliyatı Altın Dal’ın bu ilgi çekici, hatta kimi zaman şaşkınlık verici anekdotlarla dolu bölümünde, çoğunlukla nedenini bilmeksizin uyum sağladığımız adetlerin, mantığımız almasa da ters düşmemeye çalıştığımız batıl inançların ve daha pek çok tuhaf tören ve geleneğin izini sürüyor, nedenlerini araştırıyor. 
Frazer Tabu’daki samimi ve ayrıntılı anlatımıyla, kutsal, lanetli, kirli, saf gibi kavramların anlamlarını neredeyse tamamen değiştirecek şekilde ele alıyor; belirli kişilere ya da geleneklere saygı gösterme saplantısının toplum için bazen ne kadar zorlayıcı olabileceğini gösteriyor. Tüm bunları tabu kavramıyla bağlantılandırarak, bugün sıkça kullandığımız bu sözcüğün orijinal anlamını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83d6f20f-5b0e-42b7-97ef-6cfb0e52d373.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakallar</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en çok bilinen öykü koleksiyonlarından biri olan Değirmenimden Mektuplar’ın içinden derlenen Portakallar, Paris’in kalabalığından ve curcunasından bıkıp güneye, bir yel değirmenine yerleşen Daudet’nin altı öyküsünden oluşur. Taşra yaşamından, yöre insanlarından, onların anlattıklarından beslenen metinler okuru Paris’in kasvetli atmosferinden güneşli, sıcak günlere uyandığı güneye, oradan Cezayir’in portakal bahçelerine götürür. 
 
Kimi zaman hüzünlü kimi zaman nüktedan bu öyküler, aradan geçen onca zamana rağmen, yazarın ince zekâsı, gözlem gücü, muzipliği ve doğallığıyla tekrar tekrar okunmayı hak eden bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec6b1e18-7af2-4aa4-86cf-d2a95384e0bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için yazmak... Yazarsın. Yalnız şunu unutma: Çocuklar her şeyi anlar. Her şeyden söz edebilirsin onlara. Bilgiçlik taslayan şeyler yazma. Daha içten ol. Serüvenlerden, düşlerden söz et. Sözgelimi, lacivert ipek helikopterler uçsun yazılarında. Senin işin, onlarda okuma tadı yaratmaya çalışmak... 
  Modern şiirimizin öncülerinden Cemal Süreya&apos;nın Çocukça dergisindeki “Aritmetik İyi, Kuşlar Pekiyi” adlı köşesinde, 1984-85 yılları arasında yazdığı on iki yazı bu kitapta bir araya geliyor. Değerli öykücülerimizden Necati Güngör’ün editörlüğüyle hazırlanan kitapta, Güngör’ün Cemal Süreya’yla yaptığı bir söyleşi de yer alıyor. Her yaştan okurun keyifle okuyacağı yazılara, Mustafa Delioğlu&apos;nun özgün çizimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e4e221c-24b0-4b41-af1e-65db1b0faad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkilerin Ruhu</image:title>
            <image:caption>Dünyanın evimiz olduğunu unuttuk. 
 
Robin Wall Kimmerer, Potawatomi halkının bir üyesi ve bir botanikçi olarak doğayla birden fazla dilde konuşabilen bir araştırmacı: Bir yandan çocukluğundan itibaren bitki ve hayvanlarla kurduğu ilişki ona doğanın en eski öğretmenimiz olduğunu göstermiş, öbür yandan ise botanik eğitimi ona bütünün parçalarını görmeyi öğretmiş. Halkının öğretilerini ve bilimin sesini kendinde birleştiren Kimmerer, Bitkilerin Ruhu’nda bu iki farklı bilgi merceğinden bakarak edindiği tecrübeleri bir araya getiriyor ve canlıların dünyasıyla kurduğumuz ilişkinin karşılıklı olması gerektiğini hatırlatıyor. Çünkü ancak diğer canlıların dillerini anlayabildiğimiz zaman dünyanın cömertliğini anlayabilir, bu cömertliğe karşılık kendi hediyelerimizi vermeyi öğrenebiliriz. 
 
Gezegenimizin sesini duymak bizim sorumluluğumuz... 
 
“Robin Wall Kimmerer olağanüstü bir kitap yazmış; kanıtlara dayalı, objektif bir bilim anlayışının, yerlilerin kadim öğretileriyle nasıl zenginleşebileceğini gösteriyor. Güzelliği o kadar iyi yakalayıveriyor ki… boylu mazıların, yabani çileklerin, yağmurun eksik olmadığı ormanların, mis gibi kokan kutsal ot dolu çayırların manzarası kitabı kenara koyduğunuzda bile gözünüzün önünden gitmiyor.”  
Jane Goodall</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20a12ca1-802b-4bd8-986a-0c951284ce58.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Otizm Spektrum Bozukluğu</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. 
  Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a048f614-2728-403e-8886-d215d7b9a53b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Eğitim</image:title>
            <image:caption>Her anında çevresinde olumlu, sıcak ve güvenilir bir iklim oluşturmaya çalışan eğitim bilim uzmanları olarak kitabımız yayına hazırlandığında hala etkisi altında bulunduğumuz pandemi süreci nedeniyle zorunlu hale 
gelen mesafenin kalplerimiz arasında da oluşmaması dileğiyle yazdığımız kitabımızda; Öğretmenlik, Psikoloji, Din eğitimi, Okulda dönüşüm, Eğitim yönetimi, Disiplin, Sınıf atmosferi, Ergonomi ve Eğitimde fırsat eşitliği konularını pozitif bakış açısıyla ele aldık. 
  Zor durumlarla karşılaştıklarında pes etmeyen Atatürk, Fatih, Metehan ve Kürşad gibi tarihi kişilikleri yetiştirmiş Türk Milletinin fertleri olan öğrencilerimizi merkeze alarak, onların özyönetim becerilerine sahip, hedeflerine koşan, bu yolculukta karşılaştıkları sorunları çözmek için çözüm yolları bulan bireyler olmalarını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8febfd7a-a3b5-41c1-b064-1dc46befe8d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinlik Örnekleriyle Özel Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrencilerin Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Özel gereksinimli öğrenci grupları arasında özel öğrenme güçlüğü tanısı alan öğrenciler ülkemizde genellikle genel eğitim sınıflarına yerleştirilmektedir. Tanı alma riski olan ya da değerlendirmedeki yetersizlikler nedeniyle tanısı olmayan öğrenciler de hesaba katıldığında genel eğitim sınıflarındaki özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sayısı oldukça fazladır. 
  Bu kitabın öncelikli amacı özel öğrenme güçlüğü konusunda bilgi, beceri ve deneyim sağlayarak bu güçlüğe sahip olan ve olmayan tüm öğrencilerin gereksinimlerini bir arada ve en üst düzeyde karşılamaya inanan ve bunun için çaba harcayan/harcayacak olan ilgili tüm uzmanlara destek sunabilmektir. Bu amaçla özel öğrenme güçlüğü ile ilgili temel konularda okuyuculara bilgi vermenin yanı sıra genel eğitim sınıflarında uygulanacak stratejilere ve uyarlamalara ilişkin etkinlik örneklerinin sunumuna da özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b7b16cc-2091-40d9-b993-d7ce8e3c62d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Özel Yetenekli</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/378db57e-5d39-49f7-943d-d3aac2b6acdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilgiler Öğretimine Yeni Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Sosyal bilgiler dersi ve bu derse yön veren öğretim programı birçok disiplinden oluşan, toplum dinamiklerine uygun, içerdiği konular ve kapsam açısından oldukça etkin bir yapıya sahiptir. Bu program öğ­rencilere geçmişten günümüze kök ve değerlerine dayanarak vatandaş­lık aktarımını sağlaması, üst düzey düşünme becerilerinin kazandırıl­ması, hem kendi toplumuna hem de diğer toplumlara ilişkin duyarlı ve bilinçli bireylerin yetiştirilmesi bakımından öğretimin niteliğini arttırmaya çalışmaktadır. 
  Sosyal Bilgiler Öğretim Programı’nın hem öğretmen hem de öğretmen adayları çerçevesinde doğru bir şekilde uy­gulanmasına yönelik birçok kitap yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01186f81-c82b-4c92-8ad8-fb065f414562.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Oyun Ve Müzik</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımızda, sık ve seyrek rastlanan özel gereksinimli çocukla­ra, erken çocukluk döneminde oyun ve önemine, oyunların çocukların gelişimlerine etkisine, çocuk şarkıları ve öğretimine, özel gereksinim­li çocuklarda oyun ve şarkının önemine, kaynaştırma yoluyla eğitim uygulamalarında oyun ve müzik etkinlikleri öğretiminin önemine yer verilmiştir. 
  Kitapta ayrıca, özel gereksinimli çocuklara ebeveynlerin ve eğitimcilerin rahatlıkla öğretebileceği ve oynayabileceği çok sayıda oyun ve şarkı örneklerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70c55232-94b5-4b45-8eab-2b0b24d71e79.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Psikolojisi (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7a13c6-b61b-41a6-9aa3-a51afd03a3cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Dönemleri Vu Uyum Sorunları (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/704b50dc-955b-43a0-a175-486a97c3cf4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Duyarlılık Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Sosyal sorumluluk, toplumsal duyarlılık ekseninde gelişen insani reflekslerin görünümüdür. Bu görünümün önemli bir çıktısı olan bu eserde Iğdır Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Sosyal Hizmet Bölümü öğrencilerinin araştırmaları yer almaktadır. 
  Öğrencilerimin bir yarıyıl sürecince pandemi şartları ve uzaktan eğitim etkisine rağmen toplumsal duyarlılık temelli birçok çalışmaya imza atmaları, hem konu hem verimlilik açısından oldukça dikkate değerdir. Çalışmaların her birinin araştırma, uygulama ve çözümleme sürecinde bir ciddi emek sarf edilmiş olup bilimsel ve etik kurallara uygunluğuna dikkat edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4836b4d2-bd30-4655-ac79-4391d8fb4b10.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabanci Dil Olarak Türkçenin Öğretimi Sorunlar Ve Çözüm Önerileri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu eserde dijital dönüşüm, nano teknoloji, kuantum teknolojileri ve otonom yapay zeka teknoloji­lerinin yaygınlaştığı ve yaşamın bir parçası haline geldiği küreselleşen dünyada Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ve salgın süreçlerinde kurumlar, öğrenen ve öğreten paydaşların yaşadıkları sorunlar ve bu sorunlara çözüm önerilerine değinilmiştir. Yabancı Dil Olarak Türk­çe Öğretimine katkı sunmak amacıyla hazırlanan bu kaynak, 14 farklı bölümden oluşmaktadır. Eserde eğitsel ajan, uzaktan eğitimle kültür aktarımında karşılaşılan sorunlar, çok kültürlü sınıflarda karşılaşılan sorunlar, pandemi döneminde yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi, yüksek lisans öğrencilerinin yaşadığı sorunlar, uzaktan eğitim süre­cinde öğretmenlerin yaşadığı sorunlar, öğretmenlerin mesleğe ilk baş­ladıklarında yaşadıkları deneyimler, 
  Türkçe’nin sosyal çevrede aktif kullanımı, farklı öğrenme stillerine göre anlatma becerilerini geliştir­menin yolları, öğretmenlerin deyim ve atasözü kullanma deneyimleri, yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitim sürecinde kullanılan materyallerin karşılaştırılması, Türkçe yeterlik sınavlarının yenilenmiş bloom tak­sonomisine göre incelenmesi, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders materyali olarak kullanılan “Bengü”, yabancı dil olarak Türkçe öğre­tenlerin dil bilgisi öğretimine ilişkin görüşleri konuları yer almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/436c0501-5962-4548-b96d-88068c044cfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Özel Gereksinimli Bir Üyesi Olan Aileler - Yaşama Bakış</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. 
  Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2acbce0-ee56-42a2-a508-aa4d5cdff92c.jpg</image:loc>
            <image:title>İşsizlik, Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Kıskacında Dünya</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      KÜRESEL EŞİTSİZLİKTEKİ EĞİLİMLER 
 
2.      GELİR EŞİTSİZLİĞİNİN İNSANİ GELİŞME ENDEKSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: OECD ÜLKELERİ İÇİN BİR ANALİZ 
 
3.      ORTA GELİR TUZAĞI VE YAKINSAMA: ALT ORTA VE ÜST ORTA GELİRLİ ÜLKELER ÜZERİNE AMPİRİK BİR İNCELEME 
 
4.      ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME TEKNİKLERİ İLE AVRUPA BİRLİĞİ&apos;NE ÜYE VE ADAY ÜLKELERİN EKONOMİK PERFORMANSININ KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ 
 
5.      D-8 ÜLKELERİNİN YOKSULLUK PROFİLLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI TAHLİLİ 
1.      TÜRKİYE’DE REEL ÜCRETLERİN VE KAMU HARCAMALARININ İŞSİZLİK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: BİR PANEL VERİ ANALİZİ 
 
2.      TÜRKİYE’DE İŞSİZLİK HİSTERİSİ ÜZERİNE EKONOMETRİK BİR ANALİZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea4a1e89-ba9e-4ea9-9f26-177b855a1c70.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Zihin Yetersizliği</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. 
  Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb494fe5-d3b1-413b-a207-a0cc7b2cdc4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti’nde Huzursuz Bir Kesim ve Faaliyetleri : XVIII. Yüzyılda Rusçuk’ta Suç, Suçlular</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM : HUKUK TARİHİ BAĞLAMINDA ŞER’İYYE SİCİLLERİ 
 
2.      BÖLÜM : XVIII. YÜZYILDA RUSÇUK’TA SUÇ VE CEZA OLGUSU 
 
3.      BÖLÜM :YÖNETİCİ-REAYA BAĞLAMINDA RUSÇUK’TA SUÇ VE CEZA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db8ac2f7-8c1c-48da-a613-18c512ac0c4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pazarlamada Fiyat - Kavramlar ve Örnek Olaylar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.       BÖLÜM : PAZARLAMADA FİYAT İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME 
2.       BÖLÜM : FİYATLANDIRMA STRATEJİLERİ 
3.       BÖLÜM : FİYAT PROMOSYONLARI 
4.       FİYAT BİLGİSİ VE FİYAT HATIRLAMA DOĞRULUĞU 
5.       BÖLÜM : FİYAT DUYARLILIĞI 
6.       BÖLÜM : ADİL FİYAT ALGISI 
7.       BÖLÜM : REFERANS FİYAT 
8.       BÖLÜM : ENDÜSTRİYEL PAZARLARDA FİYATLANDIRMA 
9.       BÖLÜM : DİNAMİK, KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ VE ALGORİTMİK FİYATLANDIRMA İLE İNTERNETTE FİYATLANDIRMAYA GÜNCEL BAKIŞ 
10.   BÖLÜM : İHRACATTA FİYATLANDIRMA 
11.   BÖLÜM : HİZMETLERDE FİYATLANDIRMA 
12.   BÖLÜM : DİJİTAL OYUN SEKTÖRÜNDE FİYATLANDIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa397b70-4310-431f-9cec-21d12d2ba5de.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn-i Baytar’dan Yararlanılarak Yazılmış Bir Tıp Kitabı</image:title>
            <image:caption>İbn-i Baytar’dan Yararlanılarak Yazılmış Bir Tıp Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec25c62-4da2-4fd9-93a7-8bed843eb7a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Askeri Yönetimlerden Demokrasiye Geçiş</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Askeri Yönetimlerden Demokrasiye Geçiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43acb4ed-9025-48b6-bb47-c5e44ad48ea6.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Gelişmeler Işığında Sağlık Kurumlarında İnsan Kaynakları Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      SAĞLIK KURUMLARINDA İŞ BECERİKLİLİĞİ 
2.      SAĞLIK KURUMLARINDA İŞ ROTASYONU 
3.      SAĞLIK KURUMLARINDA ORYANTASYON 
4.      SAĞLIK KURUMLARINDA EĞİTİM VE GELİŞTİRME 
5.      SAĞLIK KURUMLARINDA KARİYER YÖNETİMİ 
6.      SAĞLIK KURUMLARINDA ÜCRET YÖNETİMİ 
7.      SAĞLIK KURUMLARINDA ENDÜSTRİ 4.0 
8.      SAĞLIK KURUMLARINDA STRATEJİK YETENEK YÖNETİMİ 
9.      SAĞLIK KURUMLARINDA YALIN YÖNETİM 
10.  SAĞLIK KURUMLARINDA FARKLILIKLARIN YÖNETİMİ 
11.  SAĞLIK KURUMLARINDA DEĞİŞİM YÖNETİMİ 
12.  SAĞLIK KURUMLARINDA DEĞİŞİM LİDERLİĞİ 
13.  SAĞLIK KURUMLARINDA TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ 
14.  SAĞLIK KURUMLARINDA DİJİTAL İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 
15.      SAĞLIK KURUMLARINDA KLİNİK LİDERLİK 
16.      SAĞLIK KURUMLARINDA PERSONEL GÜÇLENDİRME 
17.      SAĞLIK KURUMLARINDA PERFORMANS DEĞERLENDİRME 
18.      SAĞLIK KURUMLARINDA ZAMAN YÖNETİMİ 
19.      SAĞLIK KURUMLARINDA BİLGİ SİSTEMLERİ YÖNETİMİ 
20.      SAĞLIK KURUMLARINDA İŞ YAŞAM DENGESİ 
21.      SAĞLIK KURUMLARINDA İZLENİM YÖNETİMİ 
22.      SAĞLIK KURUMLARINDA UZAKTAN ÇALIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe2e837d-53dd-4f85-a723-aec4a7f1514e.jpg</image:loc>
            <image:title>Göze Hoş Gelene Değer Biçilmez</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
I. BÖLÜM : 
1. TARİHTE MERÎNÎLER 
2. FES ŞEHRİ 
II. BÖLÜM : 
1. FAS’TA MERÎNÎ ESERLERİ 
2. ORTAÇAĞ İSLAM DÜNYASINDA MEDRESE 
III. BÖLÜM : 
EBÛ İNÂNİYE MEDRESESİ 
1. BÂNÎ 
2. SEYAHATNAMELERDE EBÛ İNÂNİYE MEDRESESİ 
3. YAPININ YERİ, KONUMU, ADI 
4. YAPIM TARİHİ VE VAKFİYESİ 
5. EBÛ İNÂNİYE MEDRESESİ’NİN TANIMI 
6. MİNBER 
7. MİNARE 
8. MALZEME – TEKNİK 
9. YAPININ GEÇİRDİĞİ ONARIMLAR 
10. AYDINLATMA 
11. SÜSLEME/DEKORASYON 
IV. BÖLÜM : 
1. ABDESTHANE YAPISI / DÂRU’L-VUDÛ’ 
2. HİDROLİK SAAT / DAR EL-MAGANA 
V. BÖLÜM : 
YAZITLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b0ca589-0ec1-430c-8655-59fef5ec9ae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Adliye Çalışanlarında Fiziksel Aktivite ile İş Stresi İlişkisinin İncelenmesi : Erzurum Adalet Sarayı Örneği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM  
Giriş 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
Kuramsal Çerçeve ve İlgili Araştırmalar 
Fiziksel Aktivite 
Fiziksel Aktivitenin Önemi 
Fiziksel aktivitenin insan sağlığı üzerine etkileri. 
Fiziksel aktivite türleri 
Stres 
Stresin Belirtileri 
Stres Kaynakları 
İş Stresi 
İş stresinin sonuçları 
İş stresinin bireysel sonuçları 
İş stresinin örgütsel sonuçları 
İş stresinin nedenleri 
İş Stresi Modelleri 
McGrath’ ın strese cevap seçimi modeli 
İş stresinin genel modeli 
Kişi-çevre uyum teorisi. 
Karasek’in talep-kontrol modeli 
İş Stresinin Belirtileri 
Fiziksel belirtiler 
Duygusal belirtiler 
Zihinsel belirtiler 
Sosyal belirtiler 
Stresle Başa Çıkma Yöntemleri 
Stresle Başa Çıkmada Bireysel Yöntemler 
Stresle Başa Çıkmada Örgütsel Yöntemler 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
Yöntem 
Araştırma Yöntemi 
Evren ve Örneklem 
Veri Toplama Aracı 
Süreç 
Verilerin Analizi 
Güvenirlik 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
Bulgular 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
Tartışma ve Sonuç 
Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3486a43-9644-44eb-afa7-eb7d94e1900f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürtler Sosyolojik Ve Tarihi İnceleme</image:title>
            <image:caption>KÜRTLER-Sosyolojik ve Tarihi İnceleme 
Bazil Nikitin’in “KÜRTLER” adlı bu eseri, bu alanda başvurulacak temel kitaplardan biridir. Yazar, Kürtlerin kökeni, tarihi, dili, karakteri, inançları, folkloru, Kürt aşiretleri vb. ilgili olarak uzun yıllar boyu geniş araştırmalar yapmıştır. Çalışmaları esnasında pek çok yazarın konuyla ilgili yapıtlarını incelemiş ve onları kendi gözlemleriyle birleştirerek bu eseri hazırlamıştır. Metin boyu verilen kaynakların yanı sıra kitabın sonuna zengin bir bibliyografya eklenmiştir. 
Fransızca baskısından çevrilerek ilk kez 1976 ve 1978 yıllarında İstanbul’da, Özgürlük Yolu Yayınları arasında ve iki bölüm halinde yayınlanmıştı. Daha sonra yurt dışında ve içinde beş baskısı daha yapıldı. Şimdi, Özgürlük Yolu Vakfı olarak 46 yıl sonra eserin 7. Baskısını okuyucuya sunmaktan hoşnutluk duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b275344-6acb-4520-a4e5-46717570eae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şieren Kurdi-Gişti</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Kemal Burkay’ın Kürtçe şiirlerinin tamamını içeriyor. 
 Di vê pirtûkê da temamiya şiêrên Kurdî yên Kemal Burkay cî digrin. Çar dîvanên wî yên Kurdî ev in 
Helbestên Kurdî 
Azadî û Jîyan 
Berf Fedî Dike 
Çarîn (rubaî) 
Helbestên Burkay yên Tirkî ji bi temamî û bi navê “Hadi Gülümse” di nav weşanên Kırmızı Yayınları da çap bûn.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3fb4064-4f2a-4478-8239-15a61b7ab60e.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilah’ın Üç Rengi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazılarımızın hayat ile sınavı daha doğmadan başlar. Tıpkı Delilah’ınki gibi. 
Lacivert Serisi ile büyük bir okur kitlesine ulaşan T. Y. Mazer yepyeni romanında, köklerini aramaya çıkan güçlü bir kadının; aşk, aile ve kültür üçgeni arasındaki kendini bulma hikâyesini okurlarıyla buluşturuyor. 
 
Ben, Delilah Hazel. Yarı Türk, yarı Amerikalıyım. Hayatımın koca bir yalan üzerine kurulduğunu anladığımda henüz çok küçüktüm. İsmim annem tarafından bir öfke nöbeti sonrasında konulmuş. İsmimi konu alan şarkılar bile özlem dolu, sitemkâr... Soy ismim babamın köklerinden geliyor. 
 
Ben, Lilah Hazel. Anthony Howard&apos;a kadar hayatında sadece üç renk barındıran ama onunla karşılaştıktan sonra gökkuşağının bir efsane olmadığını anlayan yalnız bir günahkârım. Günahım ismimde kazılı. Anthony karşıma çıktığında, bana gözlerindeki ateşle baktığında günahım kalbime de kazılı hâle geldi. Yasak elmanın çekiciliğini, şeytanın baştan çıkarıcılığını o zaman fark ettim. Kabul görmek adına, yaşadığım hayat, sınırlarım, prensiplerim darmadağın olurken ayakta kalmak için çabaladım. O, özenle inşa ettiğim duvarları yıktıkça yenisini yapmak daha zor hâle geldi. Ama direndim. 
 
Ben, Leyla Hazel. Sahip olduğum isimler içinde en gerçeği bu. Sonunda köklerimi bulmaya ve kimliğimle yüzleşmeye karar verdim. 
 
Ve şimdi, size sıra dışı hikâyemi anlatacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de44a6f-6997-4b6f-80f5-617dc1a0c324.jpg</image:loc>
            <image:title>İphigenia Tauris’te</image:title>
            <image:caption>Beni sunağa götürdüler ve keskin kılıcı boynuma dayadılar. Tam o sırada, Artemis, kaşla göz arasında beni oradan kaçırıp, yerime bir geyik bıraktı ve parıldayan gökyüzünün sonsuz boşluğunda uçurarak buraya; ayakları kanatlıymışçasına hızlı koşan barbar Kral Thoas&apos;ın hüküm sürdüğü Tauris&apos;e bıraktı. Tanrıça, beni tapınağında rahibe olarak görevlendirdi ve ben de ona bayram günlerinde hizmet ediyorum. 
Her ne kadar kulağa hoş gelse de kutsallıktan uzak olan ve benden önce de bir gelenek olarak sürdürülen bu ayinlerde benim görevim kurbanları ölüme hazırlamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42e3f65e-7580-4c6a-a41a-d1ceb93dde84.jpg</image:loc>
            <image:title>Vitito’nun Ustaları</image:title>
            <image:caption>Vitito gününü kırlarda, köylülerin bahçelerinde dolaşarak geçirmeye başladı. Sık sık babasıyla buğday tarlalarına gidiyor, yeni biçilmiş buğday başakları içinden taptaze buğday tanelerini ağzına alıp sütlerini emiyordu. Ne kadar da lezzetliydi bu taneler... Vitito annesi ve babasıyla birlikte, doğduğu yerden çok uzaklara; yamaçları zeytin, mersin, ahlat, çitlembik ve sandal ağaçlarıyla kaplı bir yarımadaya yerleşir. En yakın arkadaşları yol kenarlarında çıkan hayıt çalıları, oyuncaklarını kaçırıp duran bir karga ve taş ustası Ali Amca olur. Vitito’nun çocukluğu, Ali Amca gibi zamanını ve emeğini yaşamı dönüştürmek için kullanan ustaları dinleyerek, çokça da gözlemleyerek geçer. Onlardan, yaptığı her işte elinden gelenin en iyisini yapmanın, dünyaya güzellikler bırakmanın önemini öğrenir; iyi yapılan her işin kıymetini bilen birileri mutlaka çıkacaktır. Ve iyi tohumların peşine düşer Vitito: iyi düşünce tohumlarının, iyi kabak tohumlarının... Artarak çoğalacak, dünyayı güzelleştirecek tohumların.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a445eb-5cdc-46e7-aaa0-9010a55990bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut</image:title>
            <image:caption>Konargöçer Oğuz Türklerinin, Dede Korkut okulunun şaheserleri. .. Dede Korkut ozanlannın sanan ve sözü, sadelik ve durulukla zirveye taşıdığı şaheserleri ... Konargöçer Oğuz Türklerinin dil, tarih ve kültüründen kesitler sunan şaheserler ... Tarihin derinliklerinden günümüze sözlü gelenek yoluyla taşınan şaheserler ... Türkçenin farklı coğrafyalardaki söz varlığına ışık tutan, geçmişin hafızasını bugüne taşıyıp gönüllere nakşeden, değerleri yüceltip yaşanmışı destanlaşttran, usta ozanlara parmak ısırtan bir üslupla sunan hikayeler ... Dede Korkut ozanlarının dilinde; geniş bir coğrafyada yüzyıllarca seyahat eden, bilinmeyen zaman dilimlerinde sözlü dilden yazıya aktarılan, söz ile yazıyı buluşturan metinler ... Düzyazı ile şiiri iç içe yoğuran, görsel sanatları, müziği ve tiyatroyu söz içinde ilmek ilmek işleyen, söz derinliğini, sanat potasında doruklara taşıyan metinler ... Bu kitap; Dede Korkut&apos;un okunması ve anlaşıhnası yolunda yıllar süren, sabırla ve adım adım işlenmiş bir gayretin ürünü. Dresden ve Günbed yazınalarında geçen Oğuz beylerinin destanlaşmış hikayelerinin Türkiye Türkçesine aktarıhnış lıali. .. Bu kitapta; anlaşılmamış olan kelime, deyinı, atasözü ve diğer yapılar gün yüzüne çıkıyor. Dede Korkut&apos;un bilinmezleri, anlaşıhnazları bilinir, anlaşılır oluyor. Dede Korkut, bilinip anlaşıldıkça tatlılaşıp derinleşiyor ... 
Anlaşıldıkça bizi daha çok cezbediyor, sarıyor, kıışanyor, büyülüyor ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6df1edea-49e6-45f2-8d0e-1cd08e2dadf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kitaba Tutuldum</image:title>
            <image:caption>&quot;Rıfat, ben sevda bilmezdim. Fakat bu kitaba tutuldum. Görmek için ne yaptımsa olmadı, şu kadar var ki cezmettim. Bu kitabı hem almalı hem neşretmeliyiz. Şu kitabı kurtaralım. Bütün Türklere armağanımız olsun.”
Ziya Gökalp
 
Feyzi Ersoy, Bir Kitaba Tutuldum’da millî kültürümüzün en değerli verimlerinden Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü, bulunma anlatısıyla kurgusal bir çalınma hikâyesi arasında, 1912 ve 2017 yıllarında geçen hadiselerin içinde bir roman başkahramanı olarak karşımıza çıkarıyor. Böylece bize, Türkolojinin en önemli keşfinin, Ali Emîrî’den Türklük çalışmalarının çağdaş ve tanıdık kahramanlarına uzanan ikinci defa kurtarılmasının öğretici macerasını keyifle okumak kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d631ecf9-05b7-4661-9d96-91c85d39ffc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Farkındalık Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Merhaba Arkadaşlar; 
Kahramanımız Pelin, yumurcak kardeşi Ege, sevimli tüy yumağı Paspas ile beraber maceradan maceraya koşmaya hazırsanız başlayalım mı? 
Pelin kardeşi Ege’nin ne işler peşinde koştuğunu öğrenebilecek mi? 
Sevimli kedimiz Paspas bir köpekle baş başa kalınca ne mi yapacak? 
Ege istediği gibi evde pire besleyebilecek mi? 
Pelin ve Ege polise hangi ihbarda bulunacak? 
İşte bütün bu soruların cevaplarını “Farkındalık Hikâyeleri”nde bulacaksınız. 
Hazırsanız, haydi başlayalım o zaman…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/925f1934-26dc-4964-93bb-3ac1fa3b0aee.jpg</image:loc>
            <image:title>İphigenia Aulis’te</image:title>
            <image:caption>Limanda, Hellas&apos;ın tüm kıyılarından demir alıp gelen bin gemi toplanmış, Troya&apos;nın fethi ve Hellas&apos;ın zaferi için yelken açmayı bekliyordu. Fakat donanmayı harekete geçirecek olan rüzgar bir türlü esmeyince, başkomutan Agamemnon, Kahin Kalkhas&apos;a kutsal ateşe bakıp işaret aramasını söyledi ve o da kaçınılmaz kaderi açıkladı: 
&quot;Ey Hellas&apos;ın efendisi! Vadedilen kurban, Artemis&apos;e sunulmadan, hiçbir gemi sonsuza dek ayrılamaz bu limandan! Zamanında, her yılın en güzel mahsulünü, ışık saçan tanrıçaya adayacağına yemin etmiştin. O yıl karın Klytaimnestra, emsalsiz güzelliğe sahip olan İphigenia&apos;yı doğurdu. Bu nedenle onu kurban etmelisin.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b82916c6-c837-4c0d-8882-6a72ca8b427f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Türkçülük</image:title>
            <image:caption>Türkiye Cumhuriyeti bugünün dünyasında merkezi coğrafya da yer alan bir ulus devlettir. Devletin kimliği belirlenirken önce imparatorluk adı olan “Osmanlı” kavramı esas alınmak istenmiş ama bir Osmanlı kimliğinin gerçekleşememesi yüzünden ikinci aşamada “İslam” kimliği üzerinden bir dinsel ulusalcı kavram geliştirilmek istenmiş ama İmparatorluk coğrafyası üzerinde çok farklı dinlerden gelen insanlar yaşadığı için ve gayrimüslimlerin karşı çıkarak itiraz etmeleri yüzünden bu tür bir ulusalcılık akımı geliştirilememiştir. Bunun üzerine Türklerin tarihten gelen siyasal birikimi öne çıkarılarak yeni kurulmakta olan ulus devletin adı “Türklük” kavramı üzerinden Türkiye olarak belirlenerek, Osmanlı İmparatorluğu yerine orta dünyada Türkiye Cumhuriyeti devleti çağdaş bir siyasal yapılanma olarak kurulmuştur. 
Atatürk Cumhuriyetinin kimliği belirlenirken ve siyasal modeli bu duruma paralel bir biçimde çizilirken, işin içine hem batıcılık hem de Atatürkçülük kavramları da girmeye başlayınca üç tarzı siyaset anlayışından beş tarzı siyaset yaklaşımına doğru yeni devletin yönlendirilmesine çalışılmıştır. Dünyanın tam ortasında ve üç kıtanın toprakları üzerinde etkinliğe sahip bulunan Türklüğün anavatanı olarak Anadolu yarımadası belirlenince, bu topraklar üzerinde kurulu bir merkezi devlet olarak Türk devleti, bir doğu-batı ya da bir Avrupa-Asya sentezi olarak görülmeye başlanmıştır. Dünya tarihinin en eski topluluklarını oluşturan kavimlerden birisi olarak Türkler, Göktürk İmparatorluğu üzerinden Türk kimliğine dayanarak dünya sahnesine çıkmışlardır. Daha sonraları da devletin kurucusu ve başındaki otorite olan Türk asıllı kralları ve de imparatorların isimleri ile adlandırılan Türk devletleri, tarihsel süreç içerisinde sıra ile devreye girerek etkin olmuşlardır. 
Geçen yüzyılın başlarında ortaya çıkan imparatorluklardan ulus devletlere geçilme aşamasında, Türklük olgusu bir ulus devletin adı olarak öne çıkmıştır. Tarih öncesi Proto-Türklerden başlayarak çağdaş bir ulus devletin adına kadar yükselen Türklük olgusu, bugünün koşullarında var olmaya devam ederek, bütün Türk asıllı toplulukların kurdukları devlet düzenleri açısından yol göstermektedir. Yüz yıl öncesinde ulus devletler kurulurken önem kazanan Türklük oluşumu, geçmişten gelen siyasal birikimi ve gücü ile çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin sağlam bir temele oturmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Türklük oluşumu anavatan Türkiye kadar, diğer Türk asıllı devlet ve toplumların yol göstericisi olarak da temel kimliklerini belirlemektedir. Yirmiden fazla devlet ve toplumun temel dayanak noktası olan Türklük kavramı bu kitapta Türkiye merkezli bir bakış açısı ile değerlendirmeye çalışılarak, Türk dünyasının geleceğini temsil eden genç kuşaklara geçmişten gelen bir bilgi birikiminin aktarılması hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78818d13-df4c-491c-a5b3-123ea1984fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal ve Küresel Ölçekte Tüm Yönleriyle Pazarlama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         A Bibliometric Research on Corporate Social Responsibility (CSR) 
·         Consumption, Society and Culture 
·         İnsanları Taklit Eden Teknolojiler Bağlamında Pazarlama 5.0 
·         Pazarlama İletişimi ve Pazarlama İletişim Aracı Olarak Sosyal Medya 
·         Sosyal Medya Etkileyicileri ve Marka Yönetimi 
·         Gizli Kalan Kararlar: Nöropazarlama 
·         Covid-19 (Koronavirüs) Çağında Tüketicilerin Korunması 
·         Talha BAYIR Bütünleşik Pazarlama İletişimi Faaliyetlerinde Ünlü Etkileyicilerden Yararlanılması 
·         Müşterinin Hizmet Üretim Sürecine Katılımı: Kişiselleştirilmiş Bıçak Örneği Üzerine Bir Çalışma 
·         Satınalma Kararlarında Tüketici Etnosentrizmi 
·         Tüketici Davranışlarını Etkileyen Faktörler ve Müşteri/Tüketici Memnuniyetinin İşletmeler İçin Önemi 
·         Ekolojik Tüketicilerde Çevresel Farkındalık ve Duyarlılığın Satın Alma Niyetine Etkisi 
·         Marka Kavramı ve Marka Aşkı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/105d03d9-1cd2-4845-bbd3-7cc76326aaae.jpg</image:loc>
            <image:title>Ampirik Yöntemlerle İktisadi ve Finansal Çözümlemeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         Demand Regime of Turkish Economy 
·         Türkiye&apos;de Finansallaşma ve Doğal Kaynak Bolluğu Arasındaki İlişki 
·         Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve CO2 Emisyonu İlişkisinin Frekans Analizi ile Modellenmesi: Türkiye Üzerine Ampirik Bulgular 
·         Türkiye’de Net Hata Noksan Hesabını Etkileyen Unsurlar 
·         Türkiye’de Döviz Kuru, Faiz ve Para İkamesi İlişkisi 
·         Finansal İstikrarsızlığın Tekstil ve Hazır Giyim Sektörünün Rekabet Gücü Üzerindeki Etkisi: BRICS Ülkeleri ve Türkiye Örneği 
·         Türkiye’de Enflasyonun Belirleyici Etkenleri ile İlgili Ekonometrik Bir Analiz: Yapısal Kırılmalar Altında Eş Bütünleşme ve Nedensellik Testleri 
·         Türkiye’de Gibson Çelişkisinin Geçerliliğinin Ampirik Analizi: Enflasyon ve Faizden Hangisi Neden, Hangisi Sonuç? 
·         Türkiye’nin Dış Politikasında Dış Ticaret: Siyasal, Ekonomik ve Mali Süreç Açısından Değerlendirme (2010-2020) 
·         Ticaretin Kolaylaştırılması ve Uluslararası Ticaret Arasındaki İlişki: Seçilmiş Gelişmekte Olan Ülkelerle Analiz (2007-2019) 
·         Yatay ve Dikey Çeşitlendirmesinin İhracata Etkisi: Aydın İli Örneği 
·         Vergi Yükü ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: Türkiye Örneği 
·         Vergile-Harca mı, Harca-Vergile mi? Türkiye Üzerine Bir Nedensellik Analizi 
·         Gelişen Ülkelerde Bütçe Açığı ve Büyüme İlişkisi: Seçilmiş Ülke Örnekleri Üzerinden Bir Panel Veri Analizi İncelemesi 
·         Bilgi İletişim Teknolojileri ile Finansal Gelişmenin Sağlık Harcamaları Üzerindeki Etkisi: MIST Ülkeleri Örneği 
·         Sektörel Bazda Yoksulluğun Analizi: Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkeler Arasında Bir Karşılaştırma 
·         Gelişmekte Olan Ülkelerde Küreselleşmenin Demokrasi Üzerindeki Etkisi: Panel ARDL Yaklaşımı 
·         Kurumsal Kalkınma Göstergelerinin Yüksek Gelir Ülke Grubunda İncelenmesi: Kulüp Yakınsama Analizi 
·         İslami Sermaye Varlık Fiyatlama Modeli: KATILIM-30 Endeksi ile Bir Uygulama 
·         Makroekonomik Faktörlerin BİST-100 Endeksi Üzerinde Zamanla Değişen Etkisi 
·         Covid-19 Pandemisinin BİST - Banka Endeksi Üzerindeki Etkisinin VAR Analizi ile Belirlenmesi 
·         Bankaların Birleşme Kararı: 2001 Öncesi ve Sonrası İçin Karşılaştırmalı Analiz 
·         Kadınlarda Obezitenin İşgücü Göstergeleri Üzerindeki Etkisi: TNSA-2013 ve TNSA-2018 Verilerinin Analizi 
·         Konut Kira Fiyatlarının Makine Öğrenmesi Yöntemleriyle Tahmin Edilmesi: Destek Vektör Regresyonu ve Yapay Sinir Ağları Karşılaştırması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0492cc8b-b00f-4242-b7d4-932f329bb80d.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi ve Finansal Gelişmelerin Teorik Yaklaşımlarla Değerlendirilmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      Türkiye’de Bütçe Açıklarının Tarihsel Gelişimi Üzerine Bir Değerlendirme 
2.      Türkiye’de Yatırım Teşviklerinin Bölgesel ve Sektörel Açıdan İncelenmesi 
3.      Geç Endüstrileşme Sürecinde Teknolojik Yetenek Birikimi: Tayvan Ar-Ge İşbirlikleri Modeli 
4.      Türkiye’nin E-7 Ülkeleri ile Dış Ticaretinin Betimsel Bir Analizi 
5.      Türkiye’nin İşgücü Yapısının D-8 Ülkeleri ile Karşılaştırılması 
6.      Türkiye Ekonomisi İçin Döviz Kuru ile Dış Ticaret İlişkisinin Değerlendirilmesi 
7.      Döviz Kurları ile Turizm Endeksi Arasındaki Eş-Bütünleşme ve Nedensellik İlişkisinin Ampirik Analizi: Borsa İstanbul’dan Kanıtlar 
8.      Endüstri Devrimleri Kapsamında Lojistik Sektörünün Gelişimi: Akıllı Lojistik, Yeşil Lojistik ve Lojistik Köyleri 
9.      Merkez Bankacılığı ve Merkez Bankalarının Bağımsızlığı 
10.  Geleneksel Olmayan Para Politikası Araçlarından Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM) ve Rezerv Opsiyon Katsayısına (ROK) Genel Bir Bakış 
11.      Sosyal Sermaye Teorisi Perspektifinden Kayıt Dışı Ekonomi 
12.      İslami Finansta Fıkhi Danışma Kurulları: Seçilmiş İslam Ülkeleri Üzerine Bir İnceleme 
13.      Modern Finansman Tekniği Olarak Kitlesel Fonlama: Genel Kapsamı, İşleyişi ve Başarı Kriterleri 
4.      İklim Değişikliğinin Makro ve Mikro Düzeyde Ekonomik Etkileri 
15.      Blokzincir Kullanıcılarının Akış Teorisi Yaklaşımı ile Değerlendirilmesi 
16.      Ticari Kazançlarda Basit Usulün Kaldırılmasının Vergi Sistemine Olası Etkilerinin Değerlendirilmesi 
17.      Dijital Hizmet Vergisinin Uluslararası Gelişmeler Kapsamında Değerlendirilmesi 
18.      Dijital Hizmet Vergisi Üzerine Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a75f855b-0562-4a18-b9e9-ec81300da4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrarengiz Benzerlik</image:title>
            <image:caption>Türler arası temaslar, öngörülemeyen bir aşk ve insanlığın sonunu getirecek bir virüsün yıkıcı etkisi… Mélanie Candan’dan alışılmışın dışında bir bilimkurgu hikâyesi. İnsanlarla birebir olarak aynı görünüme sahip uzaylılar, dünyaya gelip temas kurduğunda, sıradan bir hayat süren Lucie için işler giderek tuhaflaşmaya başlar. Bir yandan hayatındaki garipliklere bir anlam bulmaya çalışan Lucie, bir yandan da insan ırkının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu gerçeğiyle yüzleşecektir. “Lucie, araştırma yaparken birkaç sene önce yazılmış ‘Esrarengiz Benzerlik’ isimli bir makale buldu. Bu makale insanlarla aynı görünüme sahip uzaylılardan bahsediyordu. Fakat NASA bu makaleyi görmezden gelmişti. Bu makalede yazanlar karşılaştığı genç çocuğun görünümüne tam olarak uyuyordu. Bu da onu korkutmaya başladı! Makalenin bir kısmı şöyle diyordu: ‘Uzaylılar dünyamızı yeni icatlarıyla istila edecekler. Bu yeni icatları sayesinde insanlarla aynı görünüme sahip olabilecekler ama herhangi birinin değil! Var olan insanların görünümüne girecekler! Tabii ki kalpleri yok fakat kalp atışlarının yerini tutan başka bir şeyleri olacak ve bu yüzden ölü bir insan gibi soğuk olacaklar…’”

Mélanie Candan Hem Fransa hem de Türkiye vatandaşı olan Mélanie Candan, Fransa’da doğdu ve 18 yaşına kadar Türkiye’de yaşadı. Paris School of Business’ta Uluslararası Ticaret okumak için tekrar gittiği Fransa’da, Otelcilik ve Yemek mastırı ile yükseköğrenimine devam ediyor. Esrarengiz Benzerlik yazarın ilk öykü kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3a519a6-924b-46a0-95ad-ac0c48374153.jpg</image:loc>
            <image:title>Çankaya&apos;nın Duvaksız Gelini Fikriye</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllık bir karasevda hikâyesi. Her anı adanmışlık dolu; milli mücadeleye ve o mücadelenin başkahramanı Mustafa Kemal’e. Fikriye; uzak bir akrabanın kızı, bir çocuk onun için. Oysa ilk gördüğü andan beri âşık Fikriye’nin çocuk yüreği. Önceleri ağabey diyor, ama sonra dili varmıyor. O cephedeyken hayaliyle yaşıyor, mektuplar, şiirler yazıyor. Bir gün Mustafa Kemal’i toparlayacak bir kadın eli gerektiğinde gerçekleşiyor düşleri. Adeta koşarak gidiyor Ankara’ya. Boynunda bir kehribar tespihle Çankaya’nın ilk gelini oluyor, “duvaksız gelini”… Yazık ki rüya kısa sürüyor. Fikriye’deki öyle bir aşk ki ne hastalık dinliyor ne yasak ne de sürgün. En aşılmaz denilen yolları aşıp sonunda yine varıyor Paşa’sına. Ta ki o kanlı güne kadar. Çankaya’nın Duvaksız Gelini aradan geçen bir asra rağmen meçhuliyetini koruyan bir ölümü anlatıyor. Bir milletin gönlünde taht kuran Mustafa Kemal, bugün hâlâ “boynu bükük bir sümbül”ün kırık hatıralarında kanıyor.

Yazar Özgeçmişi Halil İbrahim Özcan Halil İbrahim Özcan, Kayseri-Talas Ardıç köyünde doğdu. İlkokul ve ortaöğrenimini Kayseri’de tamamladı. Kayseri Meslek Yüksekokulu’nda okudu. Kayseri Eğitim Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra Giresun ve Kayseri’de üç yıl öğretmenlik ve müdürlük yaptı. Daha sonra Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Bir süre Suriye ve Lübnan’ın değişik yerlerinde yaşadı. 1981-1991 yılları arasında siyasal nedenlerden ötürü ülkenin farklı cezaevlerinde on yıl tutuldu. Çocukluğundan beri çeşitli işlerde çalıştı. Senaryolar yazdı. Editörlük ve aynı zamanda sinema oyunculuğu da yapan ve çeşitli edebiyat örgütlenmelerinde etkin görevler alan yazar; halen Uluslararası PEN Türkiye Merkezi İkinci Başkanıdır ve aynı zamanda Hapisteki Yazarlar Komitesi’nin Başkanlığını yürütmektedir. Yurtdışında, Urumiye (İran), Rakka, Şam, Lazkiye (Suriye), Tetova (Makedonya) şiir festivallerine katıldı. 2008 yılında katıldığı Frankfurt Kitap Fuarı’nda, yazarlar komisyonunda ve IV. Ulusal Yayıncılık Kongresi’nde “Okuma Kültürü” komisyonunda görev aldı. Uluslararası PEN içinde UralAltay Network kurucularından olup, Moğolistan, Kazakistan, Kırgızistan’da ve Kırım ile İsveç’in Lund kentinde bildiriler sundu. Ayrıca PEN Türkiye temsilcisi olarak, Almanya, Kanada, İzlanda, Güney Kore, İspanya, Kırgızistan ve Bulgaristan’da da bildiriler sundu. Yazmaya çok küçük yaşlarda başladı. Defter, Edebiyat Dostları, Yaba-Öykü, Düşler, Sombahar, Ayrım-Şiir ve Yazın gibi dergilerde şiir ve öyküleri yayımlandı. Kırık Zar adlı şiir kitabı da Niculina Oprea tarafından Romence’ye “Zarul Spart” adıyla çevrilerek “Editura Napoca Star”da 2020 yılında yayımlandı. Şiir ve öyküleri ayrıca İngilizce, Arapça, Romence, Arnavutça, Almanca, Farsça, İtalyanca ve Uygurcaya çevrildi. Kırık Zar adlı kitabı 1997 yılında Orhan Murat Arıburnu ödülüne layık görüldü. “Ejderha Yılları” adlı senaryosu ile 2011 yılında Kültür Bakanlığı’ndan “Senaryo yazma desteği” aldı. Gözden geçirilmiş haliyle yeniden okur karşısına çıkan Çankaya’nın Duvaksız Gelini Fikriye, Abdul Kadir Abdelli tarafından TEDA desteğiyle Suriye, Şam’da Al Takwen Hause Publisher’de 2009 yılında Arapçaya çevrilerek yayımlandı. Yayınlanmış eserleri: 1: 1980-1990 Cezaevi Şiirleri Antolojisi, 1992. 2: Randevu Hazırlığı, Öykü, İstanbul, 1993. 3: Kırık Zar, 1. Baskı İstanbul, 1997. (1997 Orhon Murat Arıburnu ödülü); 2. Baskı İstanbul. 4: Yüzünü Temiz Tut Ecel Her An Gelebilir, Şiir, 1. Baskı, İstanbul, 2000; 2. Baskı, İstanbul. 5: Ejderha Yılları, Roman, 1. Baskı, İstanbul, 2001, 2. Baskı, İstanbul, 2005. 6: Kavgalı Küçük Fener, Şiir, İstanbul, 2005. 7: Küller Arasında Haçin, 1. Baskı, İstanbul, 2009; 2. Baskı, İstanbul, 2016. 8: İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansınca desteklenen “İstanbulum” projesi kapsamındaki “Tarlabaşı Renklere Son Veda” 2011 9: Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam Nazım, Çizmeli Kedi Yayınları İstanbul, 2013. 10: Yıldırım Beyazıt Erken Elveda Dedi, Heyamola Yayınları, 2014</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4012624-13ae-4aaa-86ef-db1a9fd7a67b.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Tarihi</image:title>
            <image:caption>Teknolojinin Tarihi içinde bulunduğumuz ana dair aydınlatıcı bir arka plan sunar. Tarihçi Daniel R. Headrick giderek daha güçlü yenilikler yoluyla insanların doğa üzerindeki artan gücünün izini sürerken, dünyanın farklı yerlerindeki teknolojilerin evrimini karşılaştırarak diğer teknoloji tarihlerinde bulunandan çok daha geniş bir açıklama sağlar. Eski halklar ateşin hayatta kalma teknolojisi olarak kullanıldığını keşfettiler, ancak sonra sulama için ve daha sonra da hidroelektrik enerji ve diğer birçok kullanım için giderek daha karmaşık su yönetimi sistemleri tasarladılar. İletişim teknolojisi kendi zamanımıza yaklaştıkça insanları daha fazla temasa soktu ve onları daha bilgili ve kozmopolit yaptı. Tıbbi ve tarımsal teknoloji, özellikle modern çağda yaşam beklentisini artırdı; yapay organlar ölmekte olanların yerini alabilir, kimyasal ve nükleer ilaçlar kanser gibi hastalıkların yayılmasını durdurabilir. Eski halklar teknolojiyi hayatta kalabilmek için kullanırken, zaman geçtikçe teknolojinin kullanım alanları ve etkileri de değişti. Teknoloji baş döndürücü bir ilerlemeyle zenginlik-yoksulluk eşitsizliklerinin artmasına ve çevreye yönelik tehditlere neden oldu. Eleştirmenler teknolojiyi kirlilik ve doğal dünya üzerindeki diğer yıkıcı etkilerle de bağdaştırdı. Dünyanın sakinleri için artan kolaylık sağlama yeteneğinin tümü için, teknolojinin dezavantajları durumu, evrensel insanın icat etme kapasitesinin ürettiği gerilimleri gösteren güçlü bir durumdur. 

Chicago’daki Roosevelt University’de Sosyal Bilimler ve Tarih Fahri Profesörüdür. Ayrıca Hawaii Pacific University ve Tuskegee Enstitüsü’nde ders verdi. Lisansını Swarthmore College’da, yüksek lisansını Johns Hopkins Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler alanında ve doktorasını Princeton Üniversitesi’nde tarih alanında tamamladı. 1998’de Alfred P. Sloan Vakfı Bursu ve 1994-1995’te John Simon Guggenheim Memorial Bursu aldı. Dünya tarihi üzerine yazdığı çok sayıda kitabı vardır; When Information Came of Age, The Invisible Weapon, The Tentacles of Progress ve The Tools of Empire. İlgi alanları arasında bilgi sistemleri tarihi, teknoloji tarihi, çevre tarihi ve uluslararası ilişkiler yer almaktadır..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47e17173-df9e-4bdb-b72b-e69da276eaad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailenin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Aile, insanlık tarihi boyunca var olagelmiş bir kavramdır fakat bu yapı tarihsel süreç içerisinde çokça değişikliğe uğramıştır. Aile, tarihsel bir kurumdur ancak doğal bir durum değildir. Bir yandan bir tarihe sahip olan aileler, bir yandan da tarihi yazmaktadır. Elinizdeki kitap, ailenin binlerce yıllık tarihine ana hatlarıyla ışık tutmayı hedeflerken, bu kurumu merkeze aldığımızda dünya tarihinin nasıl göründüğüne ilişkin bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır. Aile -kendi gerçekliğimiz de içinde olmak üzere- “doğal” değildir, tarihsel ve toplumsal bir bağlam içerisinde inşa edilmiştir. Ailenin nasıl bir düzen içinde işlediği, zaman içinde nasıl değiştiği, benzerlikleri ve farklılıkları çalışmanın ele aldığı başlıca konular arasında yer almaktadır. Bu kitap, özellikle aileye odaklanarak, bununla daha derin bir tarihi, insan olmanın ne anlama geldiğini, insanın geçmişine ve bugününe dair yeni bakış açıları ve anlayışların dünya tarihinin geniş zamansal çerçevesi içinde nasıl gün ışığına çıktığını anlatmaktadır.

Yazar Özgeçmişi Mary Jo Maynes Minnesota Üniversitesi&apos;nde tarih profesörüdür. Son kitapları arasında Telling Stories: The Use of Personal Narratives in the Social Sciences ve History and Secret Gardens, Satanic Mills: Placing Girls in European History bulunmaktadır. Ann Waltner Minnesota Üniversitesi&apos;nde tarih profesörü ve İleri Araştırmalar Enstitüsü&apos;nün direktörüdür. Journal of Asian Studies&apos;in eski editörlerinden ve Get an Heir: Adoption and the Construction of Kinship in Late Imperial China kitabının yazarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95a820dc-57e0-4c43-8d76-ecb54bb737aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyünce Kim Olacağım?</image:title>
            <image:caption>Küçük Isırgan, balta girmemiş ormanın derinliklerinde minik bir yumurtadan çıktığında aklında tek bir şey vardı: “Büyüyünce kim olacağım?” Uzun bir yolculuğa çıkan ve yol boyunca türlü türlü dinozorlarla karşılaşan Isırgan acaba kim olduğunu bulabilecek miydi? 
 
Büyüyünce Kim Olacağım, dünyadaki yerini ve kim olduğunu bulmakla ilgili bol dinozorlu bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1df8046e-ef34-42c0-9923-24f55344cef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Yazarlık - Yazma Hayalini Gerçekleştirmek</image:title>
            <image:caption>Yazma arzusuyla hangi yaşta, hangi koşullar altında karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Duygusal olarak yaralandığınız bir anda, okuduğunuz bir cümlenin size verdiği heyecanla, âşık olduğunuzda ya da bambaşka bir zamanda saklandığı yerden çıkıp gelebilir hayatınıza. Belki fısıldayan zayıf bir ses, belki güçlü bir ilham şeklinde belirir. Kim olduğunuzla değil, ne yapmak istediğinizle ilgilenir. Ancak yazma arzusu hissetmek, yazma yolculuğunda ilerlemek ve sonuç almak için yeterli değildir. Elinizdeki kitap, yazan ve yazmak isteyen kişilere bu doğrultuda rehberlik etmek amacıyla hazırlanmıştır. 
Bu kitap sayesinde yazma becerilerinizi geliştirecek ve yaratıcılığınızı harekete geçireceksiniz. 30 yazma uygulaması ile en az 14750 kelime kullanarak yazacaksınız. Aynı zamanda yazma yolculuğunda sonuç almanızı sağlayacak çalışma metodunu öğreneceksiniz. Yaratıcı yazarlık ve yazmayla ilgili sıkça sorulan sorulardan yola çıkarak hazırlanan temel bilgileri keşfedeceksiniz. 
Şimdi bir karar vermelisiniz. Yazmanın hayalini mi seviyorsunuz yoksa gerçekten yazmak mı istiyorsunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/315400ec-96d3-4b02-8101-6eae386dbff8.jpg</image:loc>
            <image:title>80’li Yıllarda Türkiye- Sazlı Cazlı Sözlük – Yaprak Döker Bir Yanımız</image:title>
            <image:caption>80’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük – “Yaprak Döker Bir Yanımız” 
Yapı Kredi Yayınları, Derya Bengi’nin hazırladığı dönem kitaplarına devam ediyor. Daha önce yayımlanan 50’li, 60’lı ve 70’li yıllar sözlüklerinden sonra bu yıl da tatlısıyla, acısıyla 80’ler Türkiyesi’ni anlatan “Yaprak döker bir yanımız” çıktı. 
““Yaprak döker bir yanımız” – 80’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük” kitabı, A’dan Z’ye 1980’li yılların Türkiyesi’nin ritmiyle şarkılar, türküler mırıldanıyor. Müzikten yola çıkarak, siyasi ve kültürel boyutlarıyla bu ilginç dönemin labirentlerinde geziniyor, anılar ve anekdotlar derliyor. O günlerin bakışına, mizacına, lisanına, sesine sadık kalmaya, renklerini yansıtmaya, serüvenine ortak olmaya çalışıyor. Türkiye’nin her bakımdan belki de en süratli, fırtınalı yıllarını gözler önüne seriyor. 1980’li yıllar, o dönemin gazete, dergi, kitap, plak, kaset, televizyon yayınlarının rehberliğinde dile geliyor. 
Derya Bengi’nin hazırladığı kitabın “Sazlı Cazlı Sözlük” olmasının nedeni, dönemin müzikleri üzerinden sosyal hayatı ele alması. Acısız Arabesk’ten Züğürt Ağa’ya, Ahmet Kaya’dan Müjde Ar’a, Madonna’dan Michael Jackson’a, Mazhar Fuat Özkan’dan Sezen Aksu’ya pek çok sanatçı ve eser kitabın ana malzemesini oluşturuyor. Öte yandan sosyal, siyasal, kültürel gelişmeleri de bu kitapta, hem de en renkli yönleriyle okumak mümkün: Bob Dylan, Joan Baez ve Miles Davis konserleri, video ve walkman çılgınlığı, nostalji salgını, breakdance, heavy metal, “E.T.”, “The Wall” ve “Dünyayı Kurtaran Adam” filmleri, “Firuze”, “Maskeli Balo” ve “Mavi Mavi” şarkıları, “Hisseli Harikalar Kumpanyası”, “Evita” ve “Şahları da Vururlar” gibi sahne eserleri, Kenan Evren, Turgut Özal, demokrasiye geçiş döneminin sancıları… 
Derya Bengi, 80’li yılların çelişkilerle dolu alacalı bulacalı dünyasına girebilmek için, Ahmet Kaya’nın sesinden yankılanan Hasan Hüseyin dizelerine bir kez daha kulak vermeyi öneriyor: “Yaprak döker bir yanımız / Bir yanımız bahar bahçe.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/002a24b9-1af5-49dd-8248-1b465583515f.jpg</image:loc>
            <image:title>60’lı Yıllarda Türkiye- Sazlı Cazlı Sözlük – Dünya Durmadan Dönüyor</image:title>
            <image:caption>“”60’lı Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük – “Dünya Durmadan Dönüyor”” 
A’dan Z’ye, Ajda’dan Zorba’ya 60’lı yıllar: Anadolu Pop, uzay sefası, Abidik Gubidik Twist, kırk beşlikler, mini etekler, toplumcu halk ozanları, arabeskin ayak sesleri, iki askeri müdahalenin arasına sıkışmış bir Rönesans denemesi… 
 
Bu kitap 1960’lı yılların Türkiyesi’nin ritmi üzerinde şarkılar, türküler mırıldanıyor. Siyasal ve kültürel boyutlarıyla, bu rengârenk dönemin perde önünden ve perde arkasından anılar derliyor. O günlerin bakışına, mizacına, lisanına, sesine sadık kalmaya, dünyayı değiştirmek isteyen gençlerin heyecanına ortak olmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/093c1fc8-6d13-4aef-85fe-59f112adb762.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabit Fikir</image:title>
            <image:caption>Paul Valéry en eski yazınsal biçem olan diyalogdan hareketle, zihinsel bir “büyük patlama”nın ürünü bir metin ortaya koyuyor. SABİT FİKİR birbirini yadsıyan, besleyen, çürüten, doğuran konuşmalardan örülü bir kitap, bir anlamda Valéry’nin denizde taş sektirme egzersizleri. 
 
Sabit Fikir Valéry’nin düşünce dünyasının ve ilgi alanlarının nerelere uzanacağının kısa bir özeti. 
 
“Büyük acıların pençesindeydim; çok etkin ve çok şiddetli kimi düşünceler zihnimden ve dünyamdan geriye kalan her şeyi perişan ediyordu. Hiçbir şeyle oyalanamıyor, sonunda kendimi daha da kaybederek acıma geri dönüyordum. Buna, kendimi zihinsel, yani unutulmaya mahkûm şeyler tarafından yenilmiş hissetmenin keder ve utancı da ekleniyordu. Belirli bir nedeni olan bir düşüncenin verdiği acı, doğası gereği, aynı düşünceyi sürdürür, oradan çoğalır, sürer durur,güçlenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db9a1554-bb9d-4be6-ab29-6fad751e166c.jpg</image:loc>
            <image:title>Andre Gide Günlük (1887 - 1925) 1.Cilt</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının usta kalemi André Gide’in kurmaca yapıtlarının önüne geçen devasa eseri, neredeyse 60 seneye yayılan bir yazma eyleminin ürünü olan “Günlükler”nin ilk cildi, ilk kez eksiksiz olarak Türkçede… 
 
Şimdi üç aylık kuraklıktan sonra fırtına. Yağmuru bir gösteri gibi izlemek için eve döndüm. Gördüğüm şeyi betimlemeyi sevmiyorum artık; işin tadını kaçırıyor. Yalnızca bakmayı daha çok seviyor, böylece hiçbir şeyi kaçırmadığımı, her görüntünün ona gereksinim duyduğum anda yeniden ortaya çıkacağını biliyorum. Bunun tadını daha da çok çıkarmak isterdim. Kısa süre içinde, farklı farklı yaşam biçimlerini tanımak, her birinde bir başkasının özlemiyle kabaran kaygıyı bulmak istiyorum. 
 
“Dar Kapı”dan içeri girin, “Pastoral Senfoni”nin ezgilerini dinleyin, “Dünya Nimetleri”nden yararlanın, “Kalpazanlar”ın masasına oturun; Günlük’ü okuyun... 
  2 dk içinde 
“Kendini en iyi incelemiş olan adam. Bunun için de en önemli eseri, bence Journal’i, güncesidir.” -Nurullah Ataç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9280194-e386-4760-9c83-dfbb16ec5ba8.jpg</image:loc>
            <image:title>Captain Tsubasa - Takım Ruhu</image:title>
            <image:caption>YETENEK, AZİM, SÜREKLİLİK ve SAYGI: EFSANE OLMAK KOLAY DEĞİL!   Nankatsu İlkokulu’nun şampiyon yıldızları, artık finaldeki rakipleriyle yan yana oynamak zorunda. Çünkü bu sefer iddia daha büyük: Japonya şampiyonluğu. Kasabanın en iyilerini bir araya getiren bu yeni takımı Roberto yönetmese de Tsubasa’nın futbol aklı tüm ekibe güven verir.   Şampiyonada ülkenin dört bir yanından gelen, çok farklı becerilere sahip genç futbolcular tanışıp kaynaşır. Meiva takımını buraya tek başına getiren Kojiro Hyuga ise bu oyuna diğerlerinden çok farklı, çok karanlık bir gözle bakar: Zafer yolunda hiçbir şeye saygısı yoktur.   Nankatsu’nun en büyük yıldızlarından biri sakat olduğu için ilk maçlarda görev yapamasa da tüm takım onun için oynar. Turnuvadan sonra takımdan ayrılacak bir diğer yıldız da zaferin anahtarını onlara tekrar hatırlatır: Takım ruhu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aef498d-bf58-4324-9e6c-0746ce81fc0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez İp</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı günden beri her yaştan milyonlarca okura ulaşan bu küçük hikâye kitabı, sevdiklerimizle aramızdaki kopmaz bağları anlatırken gezegenin sessiz fısıltısını duymamıza olanak sağlıyor. Dinleyin, aradığınız huzur ve mutluluk bu fısıltıda saklı! 
Yayımlandığı ülkelerdeki ebeveynler, terapistler, öğretmenler Görünmez İp’in ayrılık, kayıp, ölüm ve yas süreçlerini ve bunlarla baş etme yollarını anlatan çağdaş bir klasik olduğu konusunda hemfikir. İki çocuğun ve annelerinin hikâyesinin anlatıldığı bu kitapta çocuklar büyüyüp bilinçlendikçe korkuları ve endişeleri de onlarla birlikte büyümeye başlar. Bunu fark eden anne, tüm sevdiklerimizle hatta artık yanımızda olmayanlarla bile aramızda kopmaz bağlar olduğunu anlatır onlara. Bu öykü çocuklara önce inanılmaz gelse de gün geçtikçe bu bağın gücünü hissetmeye ve sorularına cevap aramaya başlarlar: Herkesin görünmez bir ipi var mı? Bu ip ne kadar uzağa ulaşıyor? Hiç kopmaz mı? 
Görünmez İp, çocukların kolayca anlayabileceği ve kucaklayabileceği yaratıcı bir hikâyeyle yalnızlığın, ayrılığın veya kaybın üstesinden gelmek için çok basit bir yaklaşım sunuyor ve çocukların omuzlarını iklim krizi, pandemi gibi ağır yüklerle dolduran günümüz dünyasına önemli bir mesaj veriyor. 
“Günümüzün zor şartlarında, sevdiklerimizden ayrı olsak da sevginin hepimizi birbirine bağlayan, sonsuz bir bağ olduğuna dair özel bir mesaj veriyor.” 
Amerikan Pediatristler Akademisi 
 
“Her yaştan çocuk –hatta yetişkinler bile– sevdiklerimizle aramızdaki kopmaz bağların hikâyesini okuduğunda, aradığı huzur ve mutluluğu bulacak.” 
Ulusal Okul Psikologları Dernegi 
 
“Ayrılık anksiyetesi yaşayan tüm çocuklar için harika bir kitap.” 
Today’s Parent 
 
“Empati ve birlik için evrensel bir vizyon… etkileyici.” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5861f1eb-4b34-491a-8703-a93f7c987e1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Mor’un Maceraları -2</image:title>
            <image:caption>Mor, Makemake gezegeninden çok uzakta olan dünyayı düşündü. Derin bir iç geçirdi. Yanındaki bilge ağaç adam uzun süreden beri konuşuyordu. Ama Mor’un aklı, dünyalı dostlarındaydı. 
Bilge ağaç adam sordu: 
“E, ne diyorsun Mor?” 
“Efendim?” diye karşılık verdi Mor. 
“Yani sana bir soru sordum. Cevabı bekliyorum.” dedi ağaç adam. 
Mor, “Özür dilerim, duyamadım.” dedi. 
“Kişi ancak anladığı şeyleri duyar.” dedi ağaç adam. 
“Yine her şeyi sen biliyorsun dostum.” dedi Mor. 
“Ne fark eder? Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabileceği kadardır.” 
Mor, biraz utandı. Ağaç adam, her zaman böyle bilgece konuşurdu. Söylediği her cümlenin üstünde uzunca düşünülmesi gerekirdi. 
“Hadi bakma bana öyle! Dünyalı dostların Rana ve Arda’yı mı özledin?” diye sordu ağaç adam. 
Mor cevap verdi ağaç adama: 
“Bu sefer öyle bir şey değil. Bana ihtiyaçları yok. Uzun zamandan beri sesleri çıkmıyor. Biraz kırıldım belki de!” 
“Kırılma sakın! Sevin! İyi hissediyorlar ki sana ihtiyaçları yok. Sevdiklerin mutlu olunca sen de mutlu olmalısın. Sana ihtiyacı olan başkası var. Hatta başkaları var. Yardım kulesine gidelim. Sana, orada anlatacaklarım var.” 
Siz de bilge ağaç adamın Kedi Mor’a neler anlattığını merak ediyor musunuz?.. 
Öyleyse Kedi Mor’la birlikte yeni maceralara çıkmaya hazır mısınız?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ccbe3a1-ede0-4b95-b52e-26a010d83dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 137. Sayı Enerjide Yeni Denklem</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Enerjide Dönüşümün Ekonomi Politiği 
A.Erinç Yeldan 
 
Türkiye Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Üzerine Bir Değerlendirme 
Tunç Durmaz, Sevil Acar, Simay Kızılkaya 
 
Yuvarlak Masa: Ömer Faruk Çolak, Haluk Levent, Serdar Sayan 
 
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Enerjide Yeni Denklem 
Cenk Pala 
 
Türkiye’nin Ekonomik Sorunları 
Şebnem Kalemli-Özcan 
 
“Köleliğe Giden Yol”da Neden Hayek Haksız Çıktı? 
Ercan Eren 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Nazım Kadri Ekinci 
 
Tavşan Dağa Küsmüş Dağın Haberi Olmamış 
Nuran H. Belet 
 
Türkiye Kadın 20 Tebliği ve Finansal Katılım Gülden Türktan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3f8a1f-172a-47d7-b44a-381e6af29cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Burası Çok Önemli</image:title>
            <image:caption>Şunu çok net bir biçimde ifade edebilirim ki 
biz köprüyü geçtik. 
EVET! 
Türkiye Cumhuriyeti olarak biz artık köprüyü geçtik. 
 
 
Çok da uzun bir süre kalmadı; 
2030 yılını dahi bulmadan ekonomik ve refah düzeyi olarak 
ülke tarihinin en güçlü dönemine gireceğiz... 
Kişi başı gelir, cari denge, istihdam ve üretim anlamında 
dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olma sürecimiz başlayacak. 
 
Tarihten aldığı büyük mirasla... 
Üç kıtanın kesişim noktasındaki jeopolitik 
ve jeostratejik konumuyla... 
Özellikle son 20 yıldır konsolide ettiği bölgesel 
ve küresel tecrübeyle... 
Sahip olduğu güçlü liderlikle... 
Ulaşımdan savunma sanayiine, ekonomiden enerjiye 
inşa ettiği sağlam altyapı ve kapasitesiyle... 
Türkiye bu tasavvuru ortaya koyabilmeye namzet en önemli ülkelerden biri olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f57d8ed-821b-40dc-b63b-b9e7d1684593.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediler Neden Tatlıdır?</image:title>
            <image:caption>Hayatımızın her noktasında sıklıkla karşılaştığımız, tatlılık abidesi olduğu büyük bir kesim tarafından kabul edilen, sevimli, hareketli ve eğlenceli bir canlı aramızda dolaşmaktadır. Öyle ki, onların sevimli ve tatlı hallerini gördüğümüzde, sıkıntılarımızı unutur ve yüzümüzde tebessümler bir güneş gibi doğmaya başlar. 
Son yıllarda evlerinde vazgeçilmezi olmaya başlayan bu tatlı canlılar Kedi kardeşlerdir. Kedi kardeşler, son yıllarda dünyada ki en popüler evcil canlı olmuşlardır. İnsanlar, kendilerini daha yakından tanımak, sevimli ve tatlı hallerine daha uzun şahitlik edebilmek için yanlarından ayırmak istememişlerdir. 
Bu durum insanların asırlardır şu soruyu sormalarına sebep olmuştur: “Kediler neden bu kadar tatlı? “ 
İşte elinizde ki eserde, bu güzel soruya, olması gerektiği gibi manevi bir bakış açısıyla, gerek Yüce Rabbimizin o güzel isimlerinin yansımasıyla, gerekse de, Peygamberimiz aleyhisselatü vesselamın mübarek hayatından çıkarımlar ile cevap vermeye gayret ettik... 
Bu çalışma gönül dünyanıza merhamet ışığı olacak ve İNŞALLAH bu eseri okuduğunuzda, başta kedi kardeşler olmak üzere, bütün canlılara, çok daha şefkat dolu bir gönül penceresinden bakacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0968a939-e851-45cc-bf77-7e4d8306ee1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair Değilim Ben Şiirim</image:title>
            <image:caption>Siz de kitabımı aldınız. Evrenin sırrını çözmenizi sağlamayacak fakat bu kitap hikâyesi ve şiirleri ile size pek çok şey katıp, bakış açınızı değiştirecektir. Elem, matem veya keder hiçbir duyguyu yaşamadan da birinin hikâyesinden ilham alıp bunu yaşamış gibi olabilirsiniz. Duygusuz insan diye bir şey yoktur zira duygular daha bütünüyle keşfedilememiştir. Bugün bu hikâyenin ve şiirlerin sahibi benim ve size her mısralarımda yaşamadan öğreneceğiniz duyguları gönlünüze aktaracağım. Yaşamanızı ve anlamanızı istediğim, gönül kalemimden dökülen hakiki duygulardır. 
Değerli okurlarım okumak ve yazmak kaybolmayacak fikirleri savunmaktır. Şunu unutmayın ki yazdıklarınızı ve inandıklarınızı kimse öldüremeyecek. Ölenler bedenlerdir, kaybolan şeyler ise cisimlerdir. Gönlünüzdekini kimse değiştiremeyecek ve fikirleriniz asırlar boyu sizinle gelecektir. 
Ben şiirlerime ve size teslimim o yüzden bana şair demeyin, ben bir şair değilim, ben bir şiirim zira beni okursanız öğrenmiş olursunuz… 
Umarım bardağın dolu kısmını görür ve payınıza düşen duyguları alırsınız. Bazen yalancı bir gülüş yerine gerçek bir gözyaşı sizin hayatınızı kurtarabilir. Kitabımı gönlünüzde yaşama dileği ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66e86305-44fe-4503-9842-258c098a1e10.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Döndü Devran</image:title>
            <image:caption>Ne kaftanımız vardı, üstümüzde kürklü, 
Ne elde kılıç - kalkan. 
Yenemedi ama yine de 
Ne kör talih, ne de zaman. 
Bitmedi yani hayatla kavgam. 
Huzurlar hep düşman kaldı, 
Mutluluk selam vermedi uzaktan. 
Sen geldin ya gönlüme, 
Ben istemem sonbaharı, 
Baksana her taraf hazan. 
Belki olamayız da güller açtıran nisan, 
Bari olsaydık bol güneşli haziran.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8702957b-eb56-43c0-a492-2a40c8dc7353.jpg</image:loc>
            <image:title>İnce Duvarlı Apartman</image:title>
            <image:caption>&quot;Hazlar göklerde bir imparatorluksa bizler ufak çimleriz. Fillere ezilmeden, sulak bir yaşantıdır tüm beklentimiz. Ve sanırım basitliğimiz ve güzelliğimiz de buradan gelir…&quot; 
 
“Kasaya aldıklarımı ödemeye gittim. Kasiyer robotik hareketlerle aldıklarımı barkod okuyucudan geçirdi. Ne bir “Merhaba” ne bir “İyi günler”. O an anladım kaybettiğimizin sadece ekonomik bağımsızlığımız olmadığını. İnsanın hamurundan, esasından, özünden de bir şeyler kopup gitmişti. Buna çok bozulmuştum ama o an üstünde durmadım. Belli ki etkisi dört duvar arasında çıkacaktı. Bir de herkes sanki ölümüne yalnızdı bu sıralar. Anne, baba ve çocuk tedavülden kalkmıştı. Varsa yoksa otuzlu yaşlarında ellilerinde gibi gösteren veya zaten ellilerinde olan yılgın insanlar dolmuştu ortalığa. İnsanlığa, Türkiye&apos;de elli yaş standardı gelmişti. Eskiden marketten mahalleme doğru yürürken her bir adımımda fark ettiğim hayhuydan eser yoktu. En çok da bu hareketsizlik, bu bekleyiş, insanların bu ölmeden sahip olduğu ölüm sessizlikleri canımı sıkıyordu. Ve tüm gücümle mahalleyi inletircesine nara attım: “Alesta tramola! Alesta tramola! Alesta tramola!”  Arkamdan bir ses: 
  - O Kaptan Cousteau hoş geldin. At bir şarap parası da yelkenim rüzgâr dolsun.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6e17fbf-694d-4180-b341-1adb5bb1ad6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Epigramlar</image:title>
            <image:caption>Martialis ya da tam adıyla Marcus Valerius Martialis, yazdığı epigramlarla yalnız Romanın değil, tüm batı edebiyatının en seçkin şairlerinden biri sayılıyor. Epigramlarının gücü şiirsel parlaklıklarından, dil üstünlüklerinden daha çok döneminin Roma yaşamını keskin bir gözlemle ve tam bir sözünü esirgemezlikle vermesinden kaynaklanıyor. Tam anlamıyla bir Roma Günlük Yaşam Ansiklopedisi gibidir Martialisin epigramları. Aradan geçen bunca yüzyıla karşın onları okunur kılan da budur işte.

Tadımlık

ÖNSÖZ Martialis, Roma yazınında en iyiler arasında adına yer verilen bir ozan değildir. Çoğu kısa, az sayıda ise görece uzun, toplam 1.550 koşuk yazmıştır. Bunlar çeşitli konulardadır, kendisinin tanık olduğu, herkesin bildiği küçük olaylardır. Martialis, zamanındaki söylentilere, dedikodulara katılmaktan, sorumlularını sivri diliyle eleştirmekten, onlara sövgülü sözlerle veriştirmekten geri kalmamıştır Bu konular nedense insanların oldum olası daha çok ilgisini çektiği, Martialis de bunu dizginsizce, bol bol işlediği için, taşlama ozanı, yergi ozanı olarak tanınmıştır. Yine de Epigrammata Taşlamalar ya da Yergiler olarak çevrilemezdi. Her şeyden önce bu karşılık, sözcüğün köken anlamına olduğu gibi, koşukların içeriğine de aykırı olurdu. Bunlar gerçekte kısalı uzunlu koşuklardı; ancak, epigram sözcüğü dilimize öyle bir girmişti ki, söküp atmak şimdilik olanaksızdı. Bunu Türkçeleştirmek boynumuzun borcu olsun. M.A. Lindsayın gözden geçirdiği M. Valerius Martialis, Epigrammatayı ilkin doğrudan özgün dili Latinceden çevirdim, sonra, H.J. İzaakın Fransızca, Alberto Gabriellinin İtalyanca, Türkan Uzel-Tunganın (seçme biçimindeki) Türkçe çevirisiyle karşılaştırdım. Açıklamalar ve Özel Adlar için bu yapıtlarla birlikte klasik diller ve uygarlıklarla ilgili çeşitli sözlüklerden yararlandım. Çeviride güçlük ayrıntıdaydı; örneğin çiçekler, balıklar, baharat, günlük kullanımdaki araç gereç vb. Bunların Türkçesini bulmak uğraştırdı. Öte yandan bize Roma toplumuna özgü açık saçıklık özgürlüğü tanınmadığı gibi, estetik anlayışımıza da uymadığı için çirkinden kaçındım, anlamı güzelce vermeye çalıştım. Martialisin sergilediği tiplerle, anlattığı olaylarla Roma imparatorluk yaşamının iç yüzünü, dış yüzünü yalın biçimde ve kısaca ortaya seren Epigrammata süslü püslü yapıtların tersine okuma kolaylığı sağlamaktadır. Bu bakımdan Latince öğreniminde kullanılırsa, en azından Romada bir dönemin toplum yaşamını aracısız tanımada kılavuz olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37fa754e-0b0e-4f2a-a44c-59cf7461b0cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihai Komedya</image:title>
            <image:caption>Dante&apos;nin 14. yy. da Hristiyan mitolojisi ve metafiziğini birleştiren çalışmasına, bu eserin asıl amacına ulaşmak için İslam&apos;ın 14. yüzyılında onun mitolojisinden seçmeler sunuyoruz. Hedefimiz Dante ile aynı. Cennetin, cehennemin nasıl olduğundan, Tufanın yahut İsyanın nasıl gerçekleştiğinden daha ziyade bunların neden var olduğu ile ilgileniyor ve kavranması gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. 
 
… 
“Yeryüzünün tendomunda, 
Azıtan insanoğlunun açtığı kesikten fışkıran sular; 
Gezegenin damarlarında dolaşan kanıdır… 
İnsan aklını bu denli dar bir çepere hapseden 
Aklını çepeçevre saran imkânın iskânıdır… 
Satır satır yağan yağmur 
Paragraf paragraf çalkalanan dev dalgalar… 
Ve ben bir şair, 
Gördüğüm yıkılışın tasviri ile titriyor eller Kan, evet evet… Kandır elbet Tanrı&apos;nın insanoğluna zerk ettiği cevher…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85e82fc2-3a56-4489-82e4-3bde99e8603c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arya’nın Yaşam Sevinci</image:title>
            <image:caption>Şarkı söylemeyi çok seven Arya’nın mahalle korosunda başlayan müzik yolculuğu yarışmalarla, seçmelerle devam eder. Arya her başarısının ardından daha da yukarılara bakar. Derken bir an gelir, Arya çok önemli bir şeyi unuttuğunu fark eder... 
 
Özge Bahar Sunar’ın yazıp Mavisu Demirağ’ın resimlediği Arya’nın Yaşam Sevinci okurları başarı, hedefler, hayaller üzerine düşündüren, sevinç dolu bir öykü… 
 
 
Özge Bahar Sunar 
1981 yılında Sakarya’da doğdu. Uzun yıllar bilgisayar öğretmeni olarak çalıştı. Çocuk edebiyatına olan sevgisi onu hikâyeler yazmaya yönlendirince işinden istifa etti. Bu zamana kadar pek çok kitap yazdı. Kitapları ondan fazla dile çevrildi. Hikâyeler yazmanın yanı sıra çocuklar için felsefe alanıyla ilgileniyor. 
 
 
Mavisu Demirağ 
1993 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun oldu. Çocuk kitapları ağırlıklı olmak üzere yayınevleri, çeşitli ajanslar ve dergiler için illüstrasyonlar yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9733b3bf-5aea-4642-a583-e73e43af76f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkilerin Yaşam Döngüsü</image:title>
            <image:caption>“Kuğu, gece gökyüzünde parlak yıldızların oluşturduğu en güzel takımyıldızlardan biri. Biz de bilimsel konularla ilgili yayınlar hazırlamak için bir araya gelmiş bir takımız. TAKIMYILDIZ olarak çocuklar için özgün bilimsel içerikler üretiyoruz.” 
 
*** 
Bitkiler Dünya’yı nasıl değiştirdi? Eğreltiotları nasıl çoğalır? Mabet ağacına neden yaşayan fosil denir? Sümbülün çoğalmasına hangi hayvan yardım eder? Karahindiba tohumları nasıl yayılır? Her bitkinin yaşam döngüsü aynı mıdır? Hepsi bu kitapta... 
 
Serinin Diğer Kitapları: 
Mevsimler 
Su Döngüsü 
Hayvanların Yaşam Döngüsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23091315-1f17-42cd-b4c4-83686c60d826.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu Tarihi 19. Yüzyıldan Günümüze</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu tarihi dünyanın gündeminden hiç düşmedi ve uluslararası alanda daima belirleyici bir rol üstlendi. 
 
Kitapta, ilkin 1800’lü yıllara doğru Ortadoğu’nun genel bir resmi sunulur. Reformların başlangıcı olarak kabul edilen 1774-1856 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu merkeze alınarak geniş bir coğrafyadaki hareketliliğe yer verilir. Ortadoğu tarihi ile birlikte Osmanlı modernleşmesinin eşzamanlı biçimde ele alınması, kitabın dikkat çekici özelliklerinden biridir. Osmanlı’nın siyasi, idari ve hukuki yapısına ait terim ve kavramların tek tek izah edilmesi, öncelikle kültürel, dinî, sosyal ve ekonomik kodların çözümlenmesinin önemine işaret eder. Bu sebeple kitabın yazarları tarihsel bağlamdan kopmadan kronolojik çerçeveyle birlikte terminolojinin doğru kullanımına büyük bir itina gösterirler. Sonrasında 20. yüzyılın başında İngiltere’nin kendi idealleri doğrultusunda tanımladığı bir Ortadoğu coğrafyası çıkar karşımıza. İki dünya savaşıyla birlikte bağımsızlık hareketleri ve milliyetçilik dalgaları art arda yayılmaya başlar. Etnik ve mezhepsel çatışmalar, ayaklanmalar ve darbeler hız kesmez, matem ve gözyaşının eksik olmadığı topraklarda haritaların yerleri sürekli değişir. 1950-1970 yılları arasında ulusal seferberlikler, toplumsal protestolar ve kalkınma politikaları belirgin biçimde varlığını hissettirir. Ekonomik liberalizmin gölgesi altında ve ABD’nin devreye girmesiyle birlikte bu sefer İslâmcı ideolojilerin yükselişi, dikta rejimler ve her türden şiddet olayları boy gösterir. Bu durumda, yıllara ve yüzyıllara yayılan farklı Ortadoğu manzaraları belirir. 
 
Bugün çağdaş sorunlarla ve güncel gelişmelerle birlikte Ortadoğu’nun yeniden tanımlanması gerektiği ise çok açık…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2a4bb94-c6a6-4fdf-b329-35e6e65c552b.jpg</image:loc>
            <image:title>Armut Kafa Ailesinin Serüvenleri Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Papağanlar Ne Yer? 
Köpekleri Seven Kedi 
İkizler Okula Başlıyor 
Sihirbaz Dinozor 
Piyano Çalan Kedi Mavisel Yener’in okul öncesi çocuklar için yazdığı Armut Kafa Ailesi’nin üyeleri altı kişiden oluşuyor. Biri kız diğeri oğlan olan ikizler, baba Armut Kafa, anne Armut Kafa ile kedileri Pupu ve Yuyu. Serinin Köpekleri Seven Kedi adlı kitabında Yuyu, Pupu’nun doğum günü için hazırlıklara başlamış bile. Pupu, doğum gününe çağıracağı arkadaşlarının listesini yapıyor; “Tırmık, Fırfır, Titrek, Havhav”. Listenin sonundaki isim anne kedi Yuyu’yu çok şaşırtıyor. Çünkü Pupu doğum gününe arkadaşı bir köpeği çağırmayı düşünüyor. “Köpekten arkadaş olur mu?” diyen Yuyu mu haklı, Pupu mu, göreceğiz. Farklılıkların kabulü konusuna mercek tutuyor Mavisel Yener bu kitabında. Sihirbaz Dinozor, yalan konusunda çocukları düşündürürken, Papağanlar Ne Yer? meraklı çocukları araştırmaya yöneltiyor. Piyano Çalan Kedi, Pupu’nun piyano konseriyle başlıyor, evde şamata var! İkizler Okula Başlıyor’da ikizlerin okula gittiği ilk gün anlatılıyor. Okula onlarla birlikte giden Pupu nereye kayboldu acaba? Son sayfalardaki masal karakterlerini boyamak çocukların hoşuna gidecek. Serap Deliorman’ın sevimli çizgileriyle şenlenen dizinin her kitabında farklı bir serüven gizli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c49d7c-8b3e-4202-9c49-f9eb0ed3b528.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet - Türk Mucizesi Seti</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet, Türkiye Üçlemesi&apos;nin üçüncü kitabıdır (birincisi Diriliş, ikincisi Şu Çılgın Türkler). Objektif bilim insanları Milli Mücadele ile başlayıp Cumhuriyet&apos;le süren bu dönemi Türk Mucizesi diye adlandırıyorlar. Bir yanda cumhuriyetçiler var, öte yanda bu daha iyi, daha insanca, daha onurlu düzeni istemeyenler. Ders ve ibret verici, uyarıcı bir dönem. 
Cumhuriyet Türk Mucizesi birinci kitapta Büyük Zafer&apos;den Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kuruluşuna kadar yaşanan gelişmeler yer alıyor. 
İkinci kitapta ise 1923&apos;ten 1938&apos;e kadar olan gelişmeler anlatılıyor. 
Bu sette iki kitabı bir arada sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f612cce-45a7-4963-bc77-23e17849aaf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgınlar Sınıfı Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Çılgınlar Sınıfı 1 – Korsan Takımı 
Çılgınlar Sınıfı 2 – Çıldıran Kasaba 
Çılgınlar Sınıfı 3 – Dinozor Takımı 
Çılgınlar Sınıfı 4 – Sırlar Takımı 
Çılgınlar Sınıfı 5 – Atlantis Takımı 
 
Çocuk edebiyatının bol ödüllü yazarı Mavisel Yener, Çılgınlar Sınıfı&apos;nın soluk kesen serüvenleriyle okurlarını heyecanlı bir yolculuğa davet ediyor. 
Serinin ilk kitabında Korsan Takımı&apos;nın kaptanı Ege, gizemli dürbüne bakınca baş döndürücü olaylar zinciri başlar. Çılgınlar Sınıfı, dünya haritasını ilk çizen ünlü denizci Piri Reis&apos;in izini sürerken tuhaf gelişmeler olur. 
İkinci kitapta Çılgınlar Sınıfı&apos;nın Zombi Takımı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi&apos;ne geziye gidince baş döndürücü olaylar zinciri başlar. Çılgınlar Sınıfı, müzedeki hırsızlığın ve tarihin izini sürerler. 
Üçüncü kitapta Dinozor Takımı ile tanışmaya hazırlanın. Gizemli kemiklerin peşinde müthiş bir serüven yaşamaya var mısınız? 125 yıllık fosilin sırrı ne? Dikkat edin, siz dinozorların izini sürerken otobur koca bir yaratık kitaptan fırlayıvermesin! Dördüncü kitapta çocuk edebiyatının usta kalemi Mavisel Yener, Sihirbaz Laproşka’nın Nemrut Dağı’nda yapacağı olağanüstü gösteriye herkesi davet ediyor. Laproşka’yı izlemeye gelen çocukları farklı sürprizler bekliyor. Onların yaşadıklarına yetişkinler asla inanmayacak. Çünkü sınırsız uzakları yalnızca çocuklar görüp deneyimleyebilir… Bundan böyle tarihi eserlere bakarken, kalıntıları gezerken hep düşünün onları yapan isimsiz kahramanları, işçileri, köleleri. Kim bilir belki de bazıları parmak izi bile bırakmıştır üstlerine. Beşinci kitapta Mavisel Yener, yeryüzünden silinmiş gizemli batık kentlerde dolaştırıyor okurlarını. Büyük Kâhin Şelamus, Bubon, Lolibu ve diğerleri,  Atlantis&apos;in, Simena&apos;nın insanlığa gönderdiği mesajları nereye sakladılar? Tarih öncesi dönemlerde çok ileri uygarlıklar var mıydı? Atlantis Takımı&apos;nın yaşadıklarına yetişkinler asla inanmayacak. Çünkü sınırsız uzakları yalnızca çocuklar görüp deneyimleyebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ed879af-103d-4efd-a74d-9b2b7b8f6763.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize Kasabası Serisi</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, Mucize Kasabası serisinde umudun, sevginin şifrelerini veriyor. 
Mucize Kasabası 1 / Leyla İle Leya 
Uzaklardan gelen bir tekne, gizemli bir kedi, kasabada neler oluyor? Sır perdesini aralamak kolay mı? Yepyeni keşiflere yelken açacak meraklı okurlar hem öğrenecek hem eğlenecek. 
Mucize Kasabası 2 / Uçan Kitaplık 
Çok uzaklardan gelen gizemli biri, uçan kitaplık, tuhaf bir görev, yepyeni keşifler... Mucizeler Kasabası’nda her şey mümkün. Kediler konuşur, yıldızlar yüzer, kuşlar okula gider, bilgisayarlar uçar... 
Mucize Kasabası 3 / Ejderha Semercisi 
Sıra dışı bir müze, gizemli çekirdek yığını, tuhaf meslekler, yepyeni keşifler... 
Meraklı okurlar bu şölene davetli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc3d6b37-6ebb-45f0-a562-aa62df0cadb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Muzaffer İzgü Okuma Kitapları Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Sarı Civciv 
Uykucu Sibel 
Anneciğim Acıktım 
Şeker Kız 
Çıplak Ayaklı Futbolcu 
Bu ilk okuma serisi beş kitaptan oluşuyor. Serinin kitapları, okumayı yeni öğrenen çocukların bu becerilerini güçlendirecek, onların mutlu ve güvenli okurlar olması için yardımcı olacak. Hava soğuk, rüzgâr esiyor. Kümesin içi de soğuk... Ama nedense Sarı Civciv durmadan başını öne uzatıp annesinin kanadının altından çıkmak istiyor. Öylesine hareketli ki kümesteki herkesi rahatsız ediyor. Ağzında kavun tadı, yüreğinde elma coşkusu, gözlerinde mısır sevinci varken uyuyabilir mi hiç? Sonunda yapacağını yapıp kümesten kaçıvermesin mi? Üstelik bir de kediyle karşılaşınca olanlar oluyor... Muzaffer İzgü’nün olağanüstü anlatımı, Serap Deliorman’ın çizgileriyle buluşunca çocukların çok sevecekleri bir kitap ortaya çıkmış. Bu kitabın dört kardeşi daha var: Şeker Kız, Uykucu Sibel, Anneciğim Acıktım, Çıplak Ayaklı Futbolcu. İlk okuma serisi çocuklara güzel kitaplar okumanın mutluluğunu yaşatırken kendilerini ve başkalarını tanıma çabaları sırasında okurlarının ellerinden tutacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b18550-4e37-414c-90d9-5e7ea95b900e.jpg</image:loc>
            <image:title>Diego Armando Maradona - O Bir Efsane</image:title>
            <image:caption>Dünya futbol tarihinin en büyük yıldızlarından biri olan Diego Armando Maradona&apos;nın hayat hikâyesiyle karşı karşıyasın. 10 numaralı bu muhteşem futbolcunun başarı dolu yaşamı hiç bu kadar eğlenceli anlatılmamıştı. İşte cevaplarını bu harika kitapta bulacağın bazı sorular:
* En başarılı yıllarını hangi takımda geçirdi?
* Onu tarihe geçiren gol hangisiydi?
* Messi ile hangi benzerliklere sahipti?
* Onun sayesinde hangi kural değişti?
* Hangi ülke taraftarı Maradona için Arjantin&apos;i destekleşmişti?
* Kendisiyle karşılaştırılan Brezilyalı yıldız Pele&apos;yle nasıl tanıştı?
* Adına hangi filmler ve belgeseller yapıldı?
* Kardeşine neden El Turco deniyordu?

Haydi, efsane Maradona ile tanışma vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d41655c-d4c6-400e-8c04-88b6c7b4b64b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pasaklılar Serisi Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Pasaklılar – Tehlikeli Maymun 
Pasaklılar – Timsah Havuzu 
Pasaklılar – Şapşal Baykuş 
Kitabın Pasaklılar Kenti’ne hoş geldiniz! Burası Pasaklılar Yasası’nın uygulandığı, Pasakgül, Pasakcan, Pasaksu gibi sevimli kahramanların yaşadığı bir kent. “Pasaklılar yatak toplayarak zaman kaybetmezler” gibi farklı yasaları var. Böyle kendi hallerinde yaşayıp giderlerken bir gün kente omzunda maymunuyla birlikte ilginç bir adam gelir ve işler karışır. Kahramanlarımızı sürprizlerle dolu heyecanlı serüvenler beklemektedir. 
Çocuklar, Pasaklılar Kenti’nde yaşanan serüvenleri okurken Mavisel Yener’in zengin hayal gücü ve mizahi diliyle hem eğlenecek hem de Pasaklılar’ın yaşamıyla kendi yaşamı arasında paralellikler kurarak daha önce fark etmedikleri bazı şeyleri fark edebilecek. Bir kent belleğini yitirdiğinde bunun nelere yol açacağını görecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/608413ae-2d68-424b-8203-510e0c6a7151.jpg</image:loc>
            <image:title>Tittirikler Dizisi Seti</image:title>
            <image:caption>Set içindeki kitaplar: 
Tittirikler 1 - En Korkunç Şeyler 
Tittirikler 2 - En Gürültücü Şeyler 
Tittirikler 3 - En Eğlenceli Şeyler 
Tittirikler 4 - En Çılgın Şeyler 
Tittirikler 5 - En Komik Şeyler 
Tittirikler, çocuklar okuldan evlerine döndüğünde büyük bir merakla okulun nasıl bir yer olduğunu keşfeden çok sevimli minik canavarlar. Tittirikler, her derste bambaşka komiklikler yapıyor, kimseye görünmeden eğlenirken okulun ne kadar güzel bir yer olduğunu keşfediyorlar. Çocuklar, okuldaki minik canavarların maceralarını okuduklarında okulun korkulmaması gereken, eğlenceli bir yer olduğunu anlıyorlar. Çocukların büyülü dünyasını iyi bilen, onların gelişimini destekleyecek birçok projede yer alan Aytül Akal’ın yazdığı Tittirikler okul öncesi dönemdeki her çocuğun mutlaka okuması gereken öğretici, beş kitaplık bir seri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6daf7d04-3841-4443-a4bf-8a1f1e451ff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakal Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Şahmeran efsanesi, Yılan Kale’nin gizli hazinesi, gürül gürül akan Ceyhan Nehri, kıpkırmızı gelincik tarlaları, bereketli Çukurova toprakları, mis gibi portakal çiçeği kokan Adana sokakları…
Sevgisizliğin gölgesi altında çocukluğunu doyasıya yaşamaya çalışan Asım ne köye ne de kente ait olabilmenin huzursuzluğuyla geçiriyordu günlerini. Çukurova’nın uçsuz bucaksız tarlalarında çocukluğunun peşinden koştuğu sırada kendini kurumuş bir ağacı bahara cesaretlendirirken buluverdi. Yerel efsanelerin peşinden giderken, köyün futbol takımının kalesini korurken, altın madeni açmak için gelen iş makinelerine karşı köyün doğasını savunurken kalbinde hep sevgi vardı.
Özgür Balpınar, Çukurova bölgesinin yerel öğeleriyle bezenmiş yeni romanı Portakal Çiçekleri’nde ne olursa olsun hayallerinin peşinden koşmaya devam edenleri, içlerindeki gerçek hazineyi keşfedebilenleri, doğayı paraya üstün kılmak için mücadele edenleri gelincik tarlarının ve mis kokulu portakal çiçeği bahçelerinin içinden selamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54afd715-c245-40b6-ab61-615a88c871bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Şehri</image:title>
            <image:caption>Karanlığın Şehri – Karton Kapak 
Şule Avlamaz 
 
 
Doğduğu günden beri ailesinin son derece korumacı ve baskıcı tutumuyla yetiştirilen Efsan Erez, doğum gününde en sevdiği grubun konserine gitmek üzere kardeşiyle beraber gizlice evden çıkar.  
Masum bir istekle başlayan bu çıkış, Efsan’ın kendini küçük dünyasından tamamen farklı bir evrende bulmasıyla sonuçlanır.  
 
Krallıklar tarafından yönetilen topraklarda yaşayan tehlikeli yaratıkların ve büyü kullanabilen ırkların hüküm sürdüğü evrende biçare ve kimsesiz kalır. Artık o, olmaması gereken bir yerde, olmaması gereken kişidir. Yabancıların hoş karşılanmadığı bu karanlık şehirde tanımadığı kişilerin yardımına muhtaç olmasıyla, sonun başlangıcı için zaman akmaya başlayacaktır.  
Bir yandan eve dönüş yolunu ararken, diğer yandan hayatta kalabilmek için kimliğini gizleyerek tehlikeli seçimler yapmak zorunda kalır; fakat bu girişimleri, yakalanmaması gereken en önemli kişinin,  
Alaz Şahzade’nin dikkatini çeker. Artık olmaması gereken yer,  
bu karanlık şehir değil, yanında dahi durmaması gereken bu adamın geceden daha siyah harelerinin içidir.  
 
Canını kurtarmak için kaçarak ailesine geri dönmeye çalışan Efsan karanlık şehirden kaçabilecek midir ya da tan vaktini bile görebilecek midir, 
belli değildir.  
 
Üstelik ne kadar engel olmak isterse istesin kalbi de yavaş yavaş  
Alaz Şahzade için çarpmaya başlarken… 
 
Güçlü bir duruşu vardı, aynı zamanda karanlıktı da  
ve karanlık kötüydü. Karanlık bilinmezlik demekti,  
karanlık boşluktu ve... 
Ben karanlığı sevmezdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f7eecf3-40fb-4d43-a8c7-34b67ecc19ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşokavadana</image:title>
            <image:caption>“Tathāgata’nın parinirvāṇa’ya [Buddha’nın ebedî nirvāṇaya] ulaşmasından yüz yıl sonra, İşte bu erdemli eylem sayesinde o kutlu çocuk, Pāṭaliputra şehrinde hüküm süren Aşoka adındaki bir kral olacaktır. O dört kıtadan birini yöneten, doğru bir dharmarāca [erdemli kral] ve bir çakravartin [cihan hükümdarı] olacaktır.” Avadāna kelimesi “kayda değer eylemin veya başarının öyküsü” anlamlarına gelmektedir. Budist kültür içerisinde önemli bir yer tutan Avadānalar; ünlü Budist karakterlerin geçmiş, gelecek ve günümüz yaşantılarına ait efsaneleri konu edinen edebî bir üslup, dahası koleksiyondur. 
Aşokāvadāna da Budizm’in ilk hamisi olarak kabul edilen Hint Maurya İmparatoru Aşoka’nın (~MÖ 304-232) hayatını konu edinen ve Sanskrit dilinde kaleme alınmış bir kaynak eserdir. Budist geleneğe ait karakteristik özellikleri gözler önüne sermektedir. Aşoka, Budizm’in kutsal kitaplarının yazıya aktarılması, sınıflandırılması ve dahası mezheplere ayrılışı ile ilgili sürece, bir imparator olarak sunmuş olduğu katkı sebebiyle, Hint kültür tarihinde adından sıkça söz ettirmektedir. Dahası Budizm’in Hint alt kıtasının dışına yayılışı ile ilgili izlediği politikalarla da Budizm sonrası yeniden şekillenen Asya kültürünün ilk temsilcilerinden biri olarak görülebilmektedir. Aşokāvadāna adlı elinizdeki bu eser, orijinali itibarıyla Hint menşeli Budist kültürün gelişim ve değişim sürecinin Hindistan tarihi içerisindeki seyrine bir nebze de olsa ışık tutan bir eser olma özelliğini taşımaktadır. Asya toplumlarının ve devletlerinin, kültürel ve siyasi yapılanmalarında son derece önemli bir yere sahip olan Budizm ile ilgili edebî ve dinî bir metin olarak bu eser; tarih, edebiyat, dinler tarihi ve folklor gibi sosyal bilimler alanlarıyla ilgilenen okuyucuların dikkatine sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731003bf-d200-4a5b-a0d8-034b35cdf865.jpg</image:loc>
            <image:title>Paralaks</image:title>
            <image:caption>Ursula K. Le Guin’in elinden düşürmediği Paralaks Türkçede.
Kararlı bir feminist ve aktivist olan Robin Morgan&apos;ın en çarpıcı kitaplarından biri. Geleceğe adanmış bir masal ve geçmişe yönelik bir tahmin. Paralaks, öyküler ve birbirine bağlılık hakkında bir öykü. Derinlikli, anlayışlı ve duygusal…
Matruşka bebekleri gibi her öykü birbirine geçiyor.
Büyüklüğü ve karmaşıklığı görmeyi öğretiyor, dünyanın tüm değişkenliği ve değişimi için dengeyi arıyor.
“Okudum çünkü bir kere okumaya başlayınca kitabı elimden bırakmak istemedim. Okumaya devam ettikçe, durasım gelmedi. Öyküleri ve öykülerin çerçevelerinden yaratılan karışımı çok sevdim... Nüktedanlık ve cömertlik. İşte bizim tanıdığımız Morgan.”
Ursula K. Le Guin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6e952a3-05af-4143-8bde-2ef9a3783962.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatım</image:title>
            <image:caption>Lev Davidoviç Bronştayn, tüm dünyanın bildiği adıyla Troçki. 1905 ve 1917 Petrograd Sovyeti başkanı. Kızıl Ordu kurucusu ve başkomutanı. Dışişleri Halk Komiseri. Devrimin en sert beş yılında Lenin’le birlikte ön saflarda mücadele eden devrimci, siyasetçi, teorisyen… Hayatım, Sovyet Rusya’nın kuruluşundaki “ikinci isim” Troçki’nin, Türkiye’deki sürgün yıllarında kaleme aldığı otobiyografisi. Ancak alışılmış otobiyografilerin dışında, “sürekli devrim” fikrine uygun biçimde, bir mücadele aracı olarak tasarlıyor kitabını Troçki. Gençliğinden başlayarak 1905 Devrimi, 1917 Devrimi, Rus İç Savaşı ve Stalinizm’e karşı verdiği mücadelesine ve nihayet Komünist Parti’den ihracına kadar geçen zamanı kapsayan kitabında, kendi geçmişini anlatmanın yanında mücadeleleriyle gelecek arasında bağlantı kurmak istiyor ve diyalektiğe olan benzersiz inancını gözler önüne seriyor. Hayatım, “kalemiyle dövüşen” bir devrimcinin hikâyesi. “Devrimci bir politika adamının otobiyografisi, ister istemez bağlı olduğu teori sorularına değinir, yer yer Rusya’nın ve bütün insanlığın sosyal evrimine de değinir, zaten devrim denilen zorlu zamanlarda bu ikisi birbirine çok yaklaşır. (...) Özellikle benim ömrümde o kadar büyük bir rol oynamış ve önemli bir şey olan, doğu ülkelerinde bugün pek canlı bir ilgi uyandırmış bulunan ve adına Sürekli Devrim denilen teori, bu kitapta uzaktan uzağa kulağa çarpan bir leitmotiv olarak kalacaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e16dc4c5-4fd1-4214-bc7f-302ece45d0b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanoflar</image:title>
            <image:caption>Sait Faik’in büyük bir övgüyle söz ettiği Kenan Hulusi Koray’ın 1 Ocak-16 Nisan 1938 tarihleri arasında Kurun gazetesinde tefrika ettiği Osmanoflar, aynı zamanda yazarın tek romanıdır. 1900’lerin başında Bulgaristan’ın Karnabad şehrinde yaşayan bir Türk ailesinin Bulgar komitacılar tarafından yurtlarından uzaklaştırılmasının anlatıldığı romanda yazar, savaş öncesi dönemde Balkanlarda yaşananlara da ışık tutmaktadır. Koray’ın girift ruh tahlilleri ve derinlemesine tasvirleri dönemin olaylarının kişiler üzerindeki etkisini eksiksiz biçimde aktarır. “Osmanoflar, iki yüz seneye yakın mazileriyle Karnabad’ın bir tarafında bütün vakalara karşı canlı bir tarih gibi ayakta duruyorlardı ve bizim için her şeyi bu tarihin üzerinde okuyarak tespit etmekten başka yapılacak bir şey yoktu.” “Osmanoflar, sisler inmiş, buğulu anlatımıyla, alışılagelmiş sözdiziminin dışındaki cümleleriyle, öyküleyiş ve kurgudaki çok şaşırtıcı yenilikçiliğiyle edebiyat ortamımızda fırtınalar estirecek sanmıştım. Kıpırdattığı yaprak, bir iki yazarımızın önerisinden ibaret oldu. Ardından o korkunç sessizlik!” Selim İleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25d9a06e-e5c6-4911-a904-12da1c80a43e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yazarın Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Hayat arkadaşı Leonard Woolf’un derlediği Bir Yazarın Günlüğü, dünya edebiyatının akışına yön veren bir dehanın zihnine yolculuk yapma ve mahrem düşünceleri arasında gizlice dolaşma olanağı sunuyor. Eşsiz bir titizlikle derlenen günlük Woolf ile yeni tanışacak okurlara yol arkadaşı olacak, çünkü her bir eserin tohumlarının nasıl ekildiğine, yazmanın ne denli yoğun, acı verici fakat bir o kadar da keyifli bir süreç olduğuna ışık tutuyor. Kitap, bilinç akışı yönteminin öncüsünün hayranları için ise sayısız sürprizle birlikte yeni katmanlar sunuyor: Nihai halini alan kitapların alternatif akışları hatta isimleri, Woolf’un Dostoyevski ile kavgası, Shakespeare hayranlığı, iktisatçı Keynes ile sırdaşlığı, gerçek dostları, öfkeleri, kaygıları, sıradan olan her şeye duyduğu tiksinme hissi... Ve tüm karanlığıyla savaş. Edebiyat ve eleştiri yazmak arasında sıklıkla tercih yapmak zorunda kalan Woolf’un ne denli sıkı bir okur olduğunu da günlük sayesinde öğreniyoruz.
Bir Yazarın Günlüğü ile Woolf’u yakından tanıyacak, satır aralarında ömürlük bir dost bulacaksınız.

“Dün, yani ayın 18’i, pazar günü, bir kükreme duyduk. Tam üstümüze geldiler. Uçağa baktım, kükreyen bir köpekbalığına bakan ufak bir balık gibi. Işıkları yansıyordu, üç tanelerdi sanırım. Zeytin yeşili. Sonra pat pat pat pat! Almanlar mıydı? Tekrardan pat pat pat, Kingston’ın üzerine doğru.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49dee1b6-c2dc-40e0-a641-dd10c804dce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Serap</image:title>
            <image:caption>Aşkta sadakati arayan bir kadının yaşadığı hayal ve hakikat çatışmasının romanıdır Kızıl Serap. 1926’da Vatan Matbaası tarafından yayımlanan bu eserinde Burhan Cahit Morkaya, İstanbul’da “Şefkat Ocağı” adında, işgal altındaki Anadolu’ya yardım eden bir dernekte gönüllü olarak çalışan Ayten’in hikâyesini anlatır. Tek başına kurduğu terzihanesiyle iş hayatında başarıyı yakalayan, İstanbul’dan Trabzon’a tutkularının peşinden giden güçlü kadın imajıyla, dönemin sosyokültürel ortamını da gözler önüne serer. Hayattan yalnızca vefa ve aşk beklediği halde Bedri, Kazım ve Macit’le yaşadığı aşk maceralarında derin bir hayal kırıklığına uğrayan Ayten, hayata evladıyla yeniden tutunur. Ayten’in hayatında kızıl bir seraptan ibaret olan bu aşk buhranları, yasak aşkının meyvesi Hicran’la yerini umuda bırakır. “Yeşil gözlerinin birer damla zümrüt gibi parladığını gördüm. Bu yeşil gözleri, bana maziyi unutturacak kadar ümitli ve cazibeli geldi. Başımı kızımın yüzüne yaklaştırdım ve mutlak aşk aramakla geçen mazimi onun ismine gömdüm. ‘Hicran!’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55296a8c-b1b8-48a7-bf6a-967a5fe10833.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Zaman Benim Küçük Kardeşim Olacaksın</image:title>
            <image:caption>Kardeşler arasındaki özel bağı ön plana çıkaran, aile ve büyüme temaları üzerine eğlenceli bir resimli öykü.
Kardeşim bebekti, henüz yapamıyordu hiçbirini. Öğretmeye çalıştım ona yürümeyi, çiğnemeyi, el çırpmayı ve şarkı söylemeyi. Ödüllü yaratıcılardan kardeşler arasındaki özel bağı anlatan sempatik bir hikâye.
Her Zaman Benim Küçük Kardeşim Olacaksın, bebeklikten yetişkinliğe büyümenin evrelerini bir çocuğun benzersiz bakış açısıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94abfb1e-9146-4f4b-9ac3-bc29afe03a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Liglerde Mücadele Eden Elit Futbolcuların Ego Durumları Belirlenerek Yılmazlık ve Kindarlık Düzeyleri Arasındaki İlişkini</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
3. MATERYEL VE YÖNTEM 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 
6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd4a033-f8fc-4c67-979a-d92b5beabc03.jpg</image:loc>
            <image:title>Developments In Financial And Economic Fields At The National And Global Scale</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         Macroeconomic Indicators of Income Per Capita Between Turkey and European Countries 
·         The Economic Costs of Obesity in Turkey and in the World 
·         Wage Inequality Trends in Turkey: A Regional Decomposition 
·         Impacts of Covid-19 Pandemic on Production, Consumption and Distribution Patterns of Film Industry 
·         Comparison of Islamic Insurance System (Takaful) With Conventional Insurance System: The Case of Turkey 
·         The New Energy Price Shock: Is It Déjà Vu All Over Again? 
·         Empirical Study on Sources of Innovation in Turkish Engineering Industries 
·         An Evaluation of the Effects of the Obligations Brought under the European Green Deal on Macroeconomic Factors 
·         Macroeconomic Effects of The Atypic Covid-19 Crisis and Policy Recommendations 
·         Financial Crisis, Digital Currency and Turkey 
·         A Bibliometric Analysis of the Price Promotion 
·         Contents An Analysis for Cryptocurrency Price Prediction Using LSTM, GRU and the Bi-Directional Implications 
·         Hormones and Financial Decision Making Processes</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f674683-073b-4a69-ac1d-b41e5b8df370.jpg</image:loc>
            <image:title>Güreşçilerde Müsabaka Devre Arasında Uygulanan Farklı Toparlama Yöntemlerinin Etkinliği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. GİRİŞ 
2. GENEL BİLGİLER 
3. MATERYAL ve METOT 
4. BULGULAR 
5. TARTIŞMA 6. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66d9018-7ffd-4691-a74d-c913708ed51f.jpg</image:loc>
            <image:title>Contemporary Research Topics in The Turkish Republic of Northern Cyprus II</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
CHAPTER ONE 
DIFFERENT DRUG GROUPS USED IN THE TREATMENT OF COVID-19 AND THEIR INTERACTION WITH FOOD 
 
CHAPTER TWO 
THE EAST-MED NATURAL GAS PIPELINE PROJECT: WILL IT INCREASE REGIONAL TENSIONS OR END UP WITH THE REALIZATION OF OTHER TRANSPORTATION ALTERNATIVES IN THE EAST-MED REGION? 
 
CHAPTER THREE 
THE EVALUATION OF PRIMARY SCHOOL MANAGERS&apos; OPINIONS ON SUSTAINABLE ENVIRONMENT: THE EXAMPLE OF NICOSIA 
CHAPTER FOUR 
INSPECTION IN TRNC HIGHER EDUCATION SYSTEM 
 
CHAPTER FIVE 
EFFECT OF FLEXIBLE STUDYING ENVIRONMENT ON UNIVERSITY STUDENTS IN NORTH CYPRUS DURING COVID 19 PANDEMIC 
 
CHAPTER SIX 
HEALTH EFFECTS OF COVID-19 LEGAL MEASURES IN NORTHERN CYPRUS 
 
CHAPTER SEVEN 
BARRIERS TO THE SUSTAINABLE DEVELOPMENT OF THE TOURISM INDUSTRY IN THE CASE OF NORTH CYPRUS 
 
CHAPTER EIGHT 
FUTURE OF THE AVIATION IN NORTHERN CYPRUS 
NINE EDUCATION IN NORTH CYPRUS 
 
CHAPTER TEN 
E-COMMERCE: DESIGNED WEBSITE FOR SALES PROMOTION, PROSPECT AND CHALLENGES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a0f3062-0626-46ae-a624-4ecf06e0a4bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Buz Hokeyinde Yetenek Seçimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
YETENEK SEÇİMİ 
·         Yetenek Anlayışları 
·         Statik Yetenek Anlayışı 
·         Öğrenim Teorisiyle İlgili Yetenek Anlayışı 
·         Dinamik Yetenek Anlayışı 
·         Yetenek Belirleme Ölçütleri 
·         Doğal Seçim 
·         Bilimsel Seçim 
·         Yetenek Seçiminin Yararları 
·         Yetenekli Sporcuların Özellikleri 
·         Yetenek Seçiminde Kullanılan Ölçütler 
·         Sağlık 
·         Biyometrik Özellikler 
·         Kalıtım 
·         Kas Lifleri Dağılımı 
·         Spor Yerleri ve Mevsimler 
·         Yetenek Seçimi Evreleri 
·         Yetenek Belirlemesinin Birinci Evresi 
·         Yetenek Belirlemesinin İkinci Evresi 
·         Yetenek Belirlemesinin Üçüncü Evresi 
·         Sportif Yeteneğin Erken Tanınması 
·         Yetenek Araştırması ve Seçim İçin Ön Şartlar 
·         Buz Hokeyinde Yetenek Seçimi 
·         Buz Hokeyinde Yetenek Seçiminde Geleneksel Olmayan Bazı Yaklaşımlar 
·         Buz Hokeyinde Performansı Etkileyen Faktörler 
·         Paten Kayma Becerisi (Powerskating) 
·         Buz Hokeyinde Yaş Kategorileri ve Özellikleri 
·         Yetenek Seçimi Modellemeleri 
·         Çocuklarda Buz Hokeyi Becerileri Çerçeve Program 
·         Paten Kayma Becerisi 
·         Bireysel Oyun Aktiviteleri 
·         Yeteneğin Belirlenmesi 
·         Buz Hokeyindeki Fiziksel Ölçümler 
·         Illinois Çeviklik Koşusu 
·         Beş Adım Atlama Testi 
·         3 x 200 Metre Koşu (30 saniye dinlenmeli) 
·         Bench Press Testi (Yatarak Halter Kaldırma) 
·         1500 Metre Koşu. 
·         Buz Hokeyi Örnek Test Sonuçları 
·         V02 Max 
·         Wingate 
·         Buzun Üzerinde Uygulanan Testler 
·         Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu (IIHF) Tarafından Uygulanan Testler 
·         Buz Hokeyinde Motor Becerileri Geliştirme Sürecinde Genel Yükleme İlkeleri 
·         Buz Hokeyinde Spor Performansının Fonksiyonel ve Metabolik Özellikleri 
·         Yetenek Taraması İçin Önlem ve Öneriler 
·         Yetenek Seçimi Denetleme Çizelgesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65cb02b2-67f9-449e-8350-411056c63da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Marta Uyuyor</image:title>
            <image:caption>Geçmişin sırları, bugünün pişmanlıklarıyla buluşuyor… 
 
Zalimce bir suçtan hüküm giyen Nadja Kulka’nın hapisten çıktığında basit istekleri vardı: Sade bir ev, düzenli bir iş, hatta belki birkaç arkadaş…  Ancak hayalini kurduğu bu basit hayat, işlenen bir cinayetin ardından tekrar alt üst olmak üzereydi. Çünkü geçmişi onu hem mükemmel bir kurban hem de mükemmel bir fail yapıyordu. 
 
Yayımlandığı günden beri büyük ilgili gören Sevgili Çocuk’un yazarı Romy Hausmann&apos;dan suç ve kefaretle yoğrulmuş sürükleyici bir gerilim daha. 
 
Yazar Hakkında: Romy Hausmann, 1981 yılında Doğu Almanya’da dünyaya geldi. Yirmi dört yaşındayken Münih’teki bir film yapım şirketinde baş editörlüğe yükseldi. Oğlunun doğumundan itibaren televizyon sektöründe serbest çalışan olarak faaliyet göstermeye başladı. Çıkış romanı Sevgili Çocuk (Eksik Parça Yayınları, 2020), Almanya’da çok satanlar listesinin zirvesine yerleşti, 2019 yılında Köln Suç Edebiyatı Ödülü’nü kazandı, yirmi ülkede yayımlandı ve film hakları Netflix tarafından satın alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccd0833c-959b-4bd7-8baf-76a4b66615d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çişteki Mucize</image:title>
            <image:caption>Antik çağ kültürlerinden bu yana idrarın şifa amaçlı birçok kullanımı olduğunu biliyor muydunuz? 
 
Böcek sokması, bazı bitkilere verilen alerjik reaksiyonlar ve küçük yaralarda acı ve kaşıntıyı hafifletme amaçlı kullanımını belki duymuş olabilirsiniz. 
 
Ancak çok daha fazlası var! 
 
Adeta mesanemizdeki ecza dolabı olan idrarın, kulak ağrısının giderilmesinde, gözlerdeki kuruluk ve enfeksiyonların iyileştirilmesinde, saç dökülmesini önlemede, cilt nemlendirme ve sivilce temizliğinde, egzama tedavisinde de kullanım alanları var. 
  Hatta bazı kültürlerde her gün bir bardak idrarı düzenli olarak tüketmek son derece yaygın! Hintli 
Başbakan Morarji Desai (1896-1995) her sabah bir fincan kendi idrarını içerdi. Yaklaşık 100 yaşına kadar yaşadı! 
 
Alman gazeteci, radyo ve televizyon sunucusu, yazar ve öğretim görevlisi Carmen Thomas idrarın alternatif sağlık ve teknoloji uygulamalarındaki kullanımı üzerine tabu deviren Çişteki Mucize araştırmasının bu güncellenmiş basımında idrarın zanaat, enerji üretimi, ev, tarım gibi alanlardaki şaşırtıcı olanaklarına ilişkin deneyimleri ve araştırmaları yeniden keşfetme şansı sunuyor. 
 
Yazar Hakkında: 
 
Carmen Thomas, 1946 yılında Düsseldorf’ta doğmuş bir ga­zeteci, iletişim uzmanı, çok satanlar listesine girmiş bir yazar ve eğitmen. Köln’de Alman Dili ve Edebiyatı, İngiliz Dili ve Edebiya­tı ve Pedagoji bölümlerinde eğitim aldı. 1968-2006 yılları arasında Köln’de WDR’de; redaktör, moderatör ve süpervizör olarak çalıştı. “Hallo Ü-Wagen” adlı programı Alman radyosunun ilk etkileşimli programıydı. Alman televizyonunun ilk kadın spor sunucusu olarak ZDF’te yayımlanan “Sportstudio” programını sundu. 1974 yılından beri büyük grup çalışmaları ve grup etkinlikleri yürütmede uzman olarak yer alıyor. 2001 yılından beri Engelskirchen’de “1. Moderasyon ve Etkileşim Akademisi”nin yönetimini yürütüyor. Çalışmalarından dolayı pek çok ödül kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbbec444-e599-48a0-b397-f026617d481e.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğan Hızlan’la Denemenin Dönencesinde</image:title>
            <image:caption>Yazınsal denemeyi taçlandıran bir bakışın birikimini oluşturuyor elinizdeki kitap. Bir bakıma edebiyatımızda deneme türünün zamanlarına da tanıklığı içeriyor. Ömrünü yazıya adayan bir edebiyat insanının yola çıkış öyküsüyle buluşan kavşakta, ona eşlik eden bir bakışın/düşünüşün birikimini yazı-söyleşileriyle ortaya çıkarıyor Feridun Andaç. Kuşaklar karşılaşmasının aynasında duran birikimdir Doğan Hızlan’la Denemenin Dönencesinde. Denemeyi var eden iklimi, bakışı, söyleyişi irdeleyen; bir o kadar da yazınsallığın kurucu türünü anlatan birikim… Denemeye gidişin kapılarından geçen bir bakışla kurulan bu kitapta kendi zamanınıza dönük bir edebî yolculuğa da çıkacaksınızdır. Okudukça yazılan, yazıldıkça görülen ve okurunu düşünce kalıplarının ötesine taşıyan bir türün öyküsüne derinlikli bakışın kitabıdır Doğan Hızlan’la Denemenin Dönencesinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/306a002e-06c5-489c-b1a5-7523d7b8a696.jpg</image:loc>
            <image:title>Derdim Bana Derman İmiş</image:title>
            <image:caption>Fizikte bir kanun vardır, bilirsiniz: Yeryüzünde hiçbir madde yoktan var olmaz, var iken yok olmaz, sadece enerjiye dönüşür. Gelelim metafiziğe... Hayatta iyilik ve kötülük, mutluluk ve acı, güzellik ve çirkinlik yok olmaz. Biri diğerine dönüşür. Bu kitap işte bu dönüşümün hikâyesi. Bu kitap somut bir biçimde derdini dermana dönüştürenlerin hikâyesi. Bu dönüşümü tasavvufun 7 coşkulu hikâyesiyle anlatıyor. Coşkulu hikâyeler, evet… Tasavvuf bilinenin aksine edilgen kader mahkûmlarına bir teselli değil, kendine bir kader inşa etmek isteyenlere bilgelik öğretisidir. Cesaret ve özgürlük vaat eder ve bu vaadini coşkuyla yerine getirir. Farklı ve yeni fikirler ya da bakış açıları seviyorsanız, dönüştürmeniz gereken bir şeyler varsa bu kitap tam size göre… 
 
Fuzûlî’nin Leyla ile Mecnun’u üzerinden “Aşk”ı yeniden tanımladık. Yunus Emre ile saflaşmış, damıtılmış “Sevgi”yi anlattık. Şeyh Bedreddin ile “Adalet” duygumuzu; Rind ile Zahit hikâyesiyle  “Özgürlük” anlayışımızı derinleştirdik. Nesimi ile “Karakter” inşa edip Mevlânâ’dan “Cesaret” devşirmeyi öğrendik. Ve Mantık-ut Tayr ile “Merak”ımızın sonsuz yolculuğuna yelken açtık. Bu maceralı yolculuğa sizi de bekleriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d907f7e-f172-4fc2-954f-254421f0ffbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Mickey Yarışları Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin boya kalemlerini kap, rüya gibi bir maceranın tadını çıkarmaya başla! Çizim becerilerini geliştirirken Mickey ve arkadaşlarıyla eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3ceada9-131f-44d4-9618-a66cb3ad2791.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Süslü Minnie Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin boya kalemlerini kap, rüya gibi bir maceranın tadını çıkarmaya başla! Çizim becerilerini geliştirirken Minnie ve arkadaşlarıyla eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe575e5-2a3d-4b9e-9e92-077b6273e52f.jpg</image:loc>
            <image:title>Transformers Rescue Bots Academy Şekillerle Öğreniyorum Faaliyet Kitabı</image:title>
            <image:caption>Transformers Rescue Bots Academy Şekillerle Öğreniyorum Faaliyet Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae6a8511-7ec9-4b1b-a36c-6f9b9207fd4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Evreni Taçlı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin boya kalemlerini kap, galakside rengarenk bir maceranın tadını çıkarmaya başla! Çizim becerilerini geliştirirken neşeli robot tacını takmayı da unutma. 
 
Üç kolay adımda tacını yap! kolay adımda tacını yap! 
1. İşaretli yerlerden tacı kes ve çıkar. 
2. İşaretli yerlerden uzun şeritleri kes ve çıkar. 
3. Başının çevresini saracak şekilde şeritleri yapıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed9e144-8943-4b14-8858-7ca59215615e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerede Eski Eşkiyalar</image:title>
            <image:caption>Nerede Eski Eşkiyalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/264399aa-3590-49f9-84f7-20a7f5063cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi Kraliçe Elsa Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>En sevdiğin boya kalemlerini kap, rüya gibi bir maceranın tadını çıkarmaya başla! Çizim becerilerini geliştirirken Elsa, Anna ve arkadaşlarıyla eğlen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af773156-5e43-45d8-90ce-cb84f9637c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gidenler de Ağlar</image:title>
            <image:caption>Özkan Şahbaz’ın ikinci şiir kitabı, ilk kitabında olduğu gibi yoğun bir emeğin, duygunun ve bilginin ürünü. Şahbaz’ın şiirleri, özenle seçilmiş kelime ve dizelerden oluşuyor, okuyucuyu yormuyor ve akıcı bir okuma sağlıyor. Türk şiirinin yok olmaya yüz tuttuğu şu günlerde yeni bir tarz ve anlatım sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40c8f9c3-210c-478c-94ae-2d505563c481.jpg</image:loc>
            <image:title>Islak Bir İmza</image:title>
            <image:caption>Can Emre Dağ, ülkemizin bol ödül kazanmış genç kuşak ressamlarından. Resimlerinde “lirik anlatım dilini” tercih eden C.E. Dağ, leke ve denge unsurlarını kullanmayı seviyor. Sanatı, “Evrenin dengesini elinde tutan” bir öğe olarak değerlendiriyor ve amacı “İnsanların köleleştirdiği doğaya nefes bir güneş olmak.” Bu düşünceyle resimlerde sıklıkla güneş veya güneş sembolleri kullanmayı tercih ediyor. C. E. Dağ’ın resimleri her zaman dinamik ve hareketli, renk uyumu son derece başarılı. Doğa, mitoloji ve tarih resimlerinin ana konusunu oluştururken, insan da vazgeçilmez figürler arasında. 
Ressamın, resimleri gibi şiirleri de dinamik bir yapı sergiliyor. Resimlerinde gördüğümüz renk uyumu, romantizm ve hareket, şiirlerinde de kelime uyumu, denge, duygu yüklü dizeler olarak karşımıza çıkıyor. C. E. Dağ, ister yazsın, ister çizsin, duygularının dışa vurumunu yansıtıyor sanatına. Islak Bir İmza, bir sayfada C. E. Dağ’ın yapmış olduğu bir resim, bir sayfada da bu resimle aynı duyguları uyandıracak şiirlerden oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64fb8588-69a1-406a-8ada-b1e6d3cd4401.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Gecelere İlaç Şiirler</image:title>
            <image:caption>Hayatını Fransa, İsviçre ve İzmir üçgeninde sürdüren E. D. Poulain’in şiirlerinin konuları gezilerine ve gözlemlerine dayanıyor. Poulain’in, bir eleştirmenin deyimi ile “her şeyin şairi”. Gördükleri, duydukları, duyguları güzel bir şiirin parçası olabiliyor. Arkeoloji alanında doktora yapmış olan Poulain, arkeoloji, tarih, mitoloji gibi konulara da hâkim. Şiirlerinde de sıklıkla bu bilgi birikime dair izlere rastlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/830300c3-b932-44cc-8774-42d09f2fb0c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şairin Burada “Asıl Anlatmak İstediği”</image:title>
            <image:caption>Son derece üretken bir şair olan Eren Erten Ertem’in ilk şiir kitabı. Duygusal ve melankolik bir yapıya sahip olan şairin, şiirlerinde de aynı duyguları hissetmek mümkün. E. E. Ertem, şiirlerinde hiçbir noktalama işareti kullanmıyor. Noktalama işareti kullanarak yapılan anlam kısıtlamalarını ortadan kaldırıyor, anlamı okuyucuya bırakıyor. Böylece bazı dizeler ve şiirlerde okuyucunun ruh haline göre farklı anlamlar çıkabilir. Şiire ilgi duyan herkese tavsiye ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19417e86-2325-4c6f-bc1b-7bd7a17987f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanıdık Simalar</image:title>
            <image:caption>“Kendileri zevkle güneşlenirken, tepelerinden yanarak düşen İkarus’ları görmezden gelenlerin var olduğu bu dünyada, izin verilmedikten sonra bir şeyler başarabilecek olmayı hayal etmek bile başaramayacağının bir ispatıydı.” 
Tanıdık Sinalar, zalim bir dünyada yaşayan genç bir insanın başından geçen sıradan olayları ve beklenen sonu konu alır. Kitapta geçen olaylar ve simalar her ne kadar gerçekte car olmasa da size bir yerlerden tanıdık gelecektir. K. Kacar ilk kitabı “Döngü” de olduğu gibi, bu kitabında da bildiğimiz konuları, tanıdığımız simaları kendine özgü üslubu ile çok çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/effe76ec-8939-49f7-bb6e-68d41638faf9.jpg</image:loc>
            <image:title>2 Oyun Bir Arada Toz - Istırap Korosu</image:title>
            <image:caption>Toz Evlendiğimiz gün, annem ilk kez ruj sürüyor... Babamla onu ilk kez dans ederken görüyorum... Annem gerçekten hayatımda gördüğüm en güzel kadın..

Istırap Korosu Dur, köprüdeyim, sallanmaktayım, yoldayım…az kaldı, bana da aynından söyle, dudağımızda başka tat olmasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaefec40-a697-4b44-be22-da9017bdf7e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya&apos;yı Kurtarmanın 10 Yolu</image:title>
            <image:caption>Dünya&apos;yı Kurtarmanın 10 Yolu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4a2645-80eb-4715-b67e-dd0edee869e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Salıncağı</image:title>
            <image:caption>Saat dörde doğru kapı tıkırdadı, tanıdık gelmeyen bir sima içeri girdi. “Geçmiş olsun,” dedikten sonra yüzünü daha iyi seçmem için yakınlaştı. Gözlerimi kısıp açarak bulmacayı çözmeye çalıştım. Olmadı. Sağ elini ters şekilde yüzüne doğru yukarı kaldırıp “tamam” der gibi iki kere, başıyla birlikte öne arkaya salladı. Kısa bir yoklamadan sonra yatağa dönük duran ikili koltuğun ucuna yerleşti. Yüzüme tekrar baktı, “Ben Kont!” dedi. Polo yakalı mavi tişörtünün tüm düğmeleri ilikliydi ve kucağına yerleştirdiği eskimiş siyah deri çanta, kendisinden daha ciddi görünüyordu. Kont’un çökmüş avurtları tanınıp tanınmama faslını önemsiz kılıyor, bir yemek sofrasına oturacakmış gibi iştahla söylenmeyi bekleyen kelimeler o ağzın içinde hazır bekliyordu. Tıraş kolonyası ve parlayan yüzüne uyacak anılar da yoktu hafızamda. Hangi dünyanın kontuysa acemi işi çıkmıştı tornadan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bc9561e-362f-4064-95af-723cb7d00263.jpg</image:loc>
            <image:title>Askeri Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>Askeri sosyal hizmet alanı, ortaya çıkışı itibariyle mesleğin profesyonelleşme çabalarına tanık olmuş ve önemli katkılar sağlamıştır. Ancak ilginç bir şekilde klinik uygulamaların gelişmiş olduğu bazı ülkeler ve onların orduları haricinde askeri sosyal hizmet alanı gözden kaçırılmış ya da görmezden gelinmiştir. Bu durum, sosyal hizmet uzmanları için dünyayı algılarken önemli bir kısıtlılığa ve sosyal hizmet uygulamalarına ihtiyaç duyan askeri ortamla ilişkili müracaatçı grupları için bir eksikliğe yol açar.

Bu kitap, Türkçe alanyazında bu eksikliğin giderilmesine mütevazı bir katkı sunmayı ve askeri sosyal hizmet alanının önemine dair bir farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır. Kitabın bölümleri askeri sosyal hizmet alanına dair temel bilgileri içerek şekilde yapılandırılmış olup askeri sosyoloji, askeri kültür ve sosyal hizmet ilişkisi, askeri sosyal hizmette yaklaşım ve modeller, askeri sosyal hizmet uzmanlarının rol ve işlevleri, askerler, asker aileleri, şehit asker aileleri ve gaziler gibi farklı gruplara ilişkin sosyal hizmet uygulamaları, kadın askerler, askerlerde fiziksel ve ruhsal yaralanmalar, amputasyon sonrası fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları, askerler ve ailelerine hizmet veren kuruluşlar ile sosyal haklar konuları yer almaktadır.

Askeri alanda çalışan sosyal hizmet uzmanlarının ve akademisyenlerinin katkısı ile hazırlanan bu kitap, konuya ilgi duyan yönetici, uygulayıcı, akademisyen ve öğrenciler için önemli bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f314cce1-3a58-439b-b63b-5d5ae1e35f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkaesk</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en önemli edebi figürlerinden biri olan Franz Kafka kuşaklar boyunca pek çok yazar ve sanatçıyı derinden etkiledi; öykü ve romanları edebiyat, müzik, resim, heykel, dans ve film gibi çok çeşitli alanlarda sayısız esere ilham kaynağı oldu. Kafka’yı 1988 yılından beri “çizgi romana tercüme eden” görsel sanatçı Peter Kuper’ın uyarlamaları da bu eserlerin arasında değerli bir yere sahip. 
 
Kafka’nın öykülerinin bireysel yorumlara ilham verdiğini, her okura benzersiz bir kişisel bağlam sunduğunu belirten Kuper şöyle diyor: 
 
“Kafka kırk bir yaşını doldurmadan öldü, bundan neredeyse yüz yıl önce, ama öyküleri daha dün yazılmış hissi veriyor. Ya da belki takipçilerinden Gustav Janouch’un dediği gibi, Kafka’nın eserleri ‘yarının bir aynası’dır. Bu eserler şimdiye ve buraya ait; Kafka’nın hikâyeleri insanlık durumumuza giden bir yol haritası teşkil ediyor. Bizi kurumlarımızın tehlikelerine karşı uyarıyor, bize zaaflarımızı hatırlatıyor, absürdlüklerimize gülmemiz için bizi dürtüyorlar. Dünyamız giderek daha çok ‘Kafkaesk’ sıfatını yansıtırken, Kafka’nın kulaklarımıza fısıldadığı bütün o mesajlarda yeni bir anlam bulabiliriz.” 
 
Kafka’nın uzunlu kısalı on dört öyküsüne Kuper’ın getirdiği yaratıcı yorumların, Kafka okurlarına yeni ve farklı bakış açıları sunarken, onunla henüz tanışmamış olan okurlar için de yazarın benzersiz dünyasına güzel bir giriş olacağını umuyoruz.        
 
YAZAR HAKKINDA: Peter Kuper’ın illüstrasyonları ve çizgi hikâyeleri dünyanın birçok yerinde, aralarında The New Yorker ve (1997’den beri “Spy vs. Spy” köşesini yazıp çizdiği) Mad gibi dergilerin de bulunduğu çeşitli yayınlarda yer aldı. Siyasi çizgi roman dergisi World War 3 Illustrated’ın eşkurucusu olan Kuper, 1979’dan beri derginin yayın kurulunda bulunuyor. Aralarında The System, Diario de Oaxaca ve Drawn to New York gibi kitapların da yer aldığı yirminin üzerinde esere imza atan Kuper, Upton Sinclair’in Şikago Mezbahaları’nın, Joseph Conrad’ın Karanlığın Yüreği’nin ve Franz Kafka’nın Dönüşüm’ünün çizgi roman uyarlamalarını yaptı (Dönüşüm’ün uyarlaması ABD’de ve başka ülkelerde lise ve üniversitelerde okutuluyor). Ruins adlı kitabı 2016’da Eisner Çizgi Roman Ödülü’ne layık görüldü. New York’taki Görsel Sanatlar Okulu’nda otuz yıldır çizgi roman dersleri veren Kuper, Harvard Üniversitesi’nde de misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Eserleri hakkında daha fazla bilgi almak için peterkuper.com adresini ziyaret edebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6240885-9d65-4418-9193-7973e29bce1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Haritası</image:title>
            <image:caption>Öykü onu karanlığa çeken her şeyden uzaklaşıp yeni bir başlangıç için yola çıktığında atacağı adımları hesaplamıştı. Geçmişte onu yıpratan tüm ilişkilerden uzaklaşacak, kimseyle yakınlık kurmadan mutlu olacağına inandığı yalnız ama huzurlu bir hayat için savaşacaktı. Güçlü ve sarsılmaz görünüşünün altındaki kırılgan kızı herkesten saklarken güvende olacağına inandığı tek yer kilitli kapıların ardıydı. Oysa hiçbir kilit aşılmaz değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5060833-bb1f-4f59-9942-864b6a3286b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın –De Hali (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O an kalkıp ona koşabilirdi ama ayakları gelecekteki güzel günlere değil, çözemediği geçmişine doğru ilerliyordu. Oradaki düğümler ayaklarına dolaşmış, geleceğine yürümesine izin vermiyordu.”
 
Geçmişteki aşklarına takılıp kalmıştı altısı da… Şimdiki zamanda yolları kesişince hikâyeleri birbirine karıştı.
 
Umutla ararken ümitsizliğe düştükleri o gerçek aşk neredeydi? Otobüse yetişmeye çalışırken mi düşürmüşlerdi, paspasın altına mı süpürmüşlerdi? Kaybettikleri yerde miydi hâlâ, hiç ummadıkları birinde mi?
 
Hep birlikte geçmişlerine bakarken anladılar ki; bildikleri ve bilmedikleri bütün hâlleriyle aşk, gözlerinin önünde idi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdad7d47-e843-4725-9c37-ffac6a530051.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın –De Hali</image:title>
            <image:caption>“O an kalkıp ona koşabilirdi ama ayakları gelecekteki güzel günlere değil, çözemediği geçmişine doğru ilerliyordu. Oradaki düğümler ayaklarına dolaşmış, geleceğine yürümesine izin vermiyordu.”
 
Geçmişteki aşklarına takılıp kalmıştı altısı da… Şimdiki zamanda yolları kesişince hikâyeleri birbirine karıştı.
 
Umutla ararken ümitsizliğe düştükleri o gerçek aşk neredeydi? Otobüse yetişmeye çalışırken mi düşürmüşlerdi, paspasın altına mı süpürmüşlerdi? Kaybettikleri yerde miydi hâlâ, hiç ummadıkları birinde mi?
 
Hep birlikte geçmişlerine bakarken anladılar ki; bildikleri ve bilmedikleri bütün hâlleriyle aşk, gözlerinin önünde idi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b5e6910-6a12-432d-a589-5e342e20bc57.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Parkı</image:title>
            <image:caption>Masal Parkı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd3e71db-baac-4fb3-9f63-1abc8c7074f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Boşluğunu Kapatmak</image:title>
            <image:caption>Okumanın önemi, evrensel bir şekilde kabul edilmiş olsa da sınıflarımızdaki okuma boşluğu, ebeveynlerin maddi durumu, eğitimleri, sahip oldukları kitaplar ve sınıfta yapılan pratikler gibi bir dizi sebepten ötürü halen yerini koruyor. Bu boşluğu kapatmak için her bir öğretmenin, özgüvenli bir şekilde okumayı öğretme yetisine sahip olması gerekir. 
 
Öğrencilerin okuma isteklerini ve becerilerini beslemeyi odağına alan bu önemli kitap, her öğretmenin, bütün öğrencilerinin hem okulda hem de okul kapılarının çok daha ötesinde başarıya koşmasını sağlayacak zengin bir okuma kültürü oluşturmasına yardımcı olacak kullanışlı çözümler sunmaktadır. 
 
“Bu ilginç kitapta Alex Quigley, uzman okuma öğretmenlerinin; öğrencilerine okumayı öğretmek, okuma arzularını beslemek için ihtiyaç duydukları bilgileri ve becerileri keşfe çıkıyor. Eğer okulunuzun okuma müfredatını geliştiriyorsanız, kullanışlı stratejilerle dolu olan bu erişilebilir ve güncel metin çok değerli bir kaynak olacaktır. Okumanın karmaşıklığını çekici ve akıcı bir şekilde açıklayarak, üstbilişe özellikle odaklanan Alex, okumayı yeniden şekillendirmek için uzman bilgileriyle desteklenen araçlar ve okuma boşluğunu kapatmak için altı adım sunuyor. Almaya değer bir kitap.” Teresa Cremin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f7d1a1-3cd6-48a6-a1c2-55078fda2552.jpg</image:loc>
            <image:title>Makinelerin Yaratıcı Gücü</image:title>
            <image:caption>Yaşamak mı yoksa yaşatılmak mı? Gelişimini çok hızlı bir şekilde sürdüren algoritmalar öyle bir hâle geldi ki artık insanların kimi seveceğini, hangi haberleri okuyacağını ve bankadan alacağı krediyi bile belirliyorlar. Bununla da kalmıyor, ünlü Ressam Rembrandt gibi tablolar yapıyorlar, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak romanlar yazıyorlar ve müzik eserleri besteliyorlar. Görülüyor ki algoritmaların başaramayacakları hiçbir şey yok gibi! Holger Volland, elinizde tuttuğunuz bu kitabında, yapay zekâyla ilgili birçok soruya cevap vermeye çalışıyor: Algoritmalar bizden daha yaratıcı olabilirler mi? Onlara neleri yaptırabiliriz, neleri yaptırmamalıyız? Hangi konularda bizim için tehlikeli olabilirler? Volland, bunun gibi birçok soruyla yapay zekânın, uzun zamandan beri farkına varmadan yaşamımıza nasıl girdiğini ve kültürümüzün bir parçası olduğunu, bunun bizi ne derecede etkilediğini ayrıntılarıyla anlatıyor. Yazar, günlük yaşamımızdan örnekler vererek yapay zekâyla ilişkimizi çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Gelecekte yaşamımıza sahip çıkabilmemiz ve bilincimizin özgürlüğünü koruyabilmemiz için Volland’ın tavsiyelerine şans verebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/606f5de0-32a8-4dff-ae7d-e04e5f617bab.jpg</image:loc>
            <image:title>Galya’dan De Gaulle’e Fransa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Fransa seksen yılı aşkın süredir hayatımın bir parçası. Geçmişe bakınca anılar birbirini kovalıyor: Savaş öncesi Aix-les-Bains’de, uzun tahta bacakların üzerinde akrobatik danslar yapan çingeneler; müttefiklerin güney çıkarmasının birinci yıl dönümünde Provence sokaklarında bisiklet sürüşüm; her daim en sevdiğim gece kulübü olarak kalacak Montmartre’deki Lapin Agile’de eski şarkılar söyleyişim ya da Arles’da, her ikisi de tepeden tırnağa Provençal kostümü giymiş bir adamla olağanüstü güzel bir kız taşıyan büyük beyaz bir atın aniden köşeyi döndüğü sırada açık havada bir akşam yemeğinin yarım asır sonra bile capcanlı hatırası. Tüm bu anılar ve daha binlercesi için minnettarım.” 
John Julius Norwich. 
 
Fransa’ya karşı büyük bir sevgisi olan Norwich, bu kitapta, Haçlı Seferleri’ne, Yüz Yıl Savaşları’na, Fransız Devrimi’ne, Napolyon’a, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’na değinerek Fransa’nın tarihî haritasını çizer. Ülkenin iki bin yılda hangi liderlerle bağımsızlık mücadelelerine girdiğini, modern zamanlara nasıl ulaştığını detaylarıyla anlatır. Galya’daki Julius Ceasar’dan alarak de Gaulle’e getirdiği tarihî perspektifte krallara, iç politikalara odaklanan Norwich, önemli figürlerin ilginç özelliklerine, özel yaşamlarına da değinir. Zaman zaman mizahi dilini esirgemeden anlattığı bu panoramayı, artık insanlarla ve olaylarla ilgili anıları olduğu için İkinci Dünya Savaşı sonunda bitirir. Fransa’nın kendisine verdiiği her şey için bir “teşekkür” olarak addettiği Fransa Tarihi, tarihî belge amacı gütmediğinden herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae80c12b-9e37-475a-83ce-9be91fc7a521.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Odası</image:title>
            <image:caption>Masal Odası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1c97ac6-7e0b-462c-b37f-1a4625720ef8.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Kutusu</image:title>
            <image:caption>Masal Kutusu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1d17e2d-3985-4eed-94b0-1fc1d1e98632.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Gemisi</image:title>
            <image:caption>Masal Gemisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ecf199-0c11-4b2a-90d3-2805b7591a15.jpg</image:loc>
            <image:title>Din, Devlet Ve Eğitim Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmamızda tarih boyunca yaşanan ve günümüzde de yakıcı bir şekilde yaşanmakta olan yönetici kadroların ehliyet ve liyakatleri ile ilgili sosyolojik bir gerçeğe dikkat çekmek istedik. 
Fert ve insan hayatındaki önemine binaen toplumumuzun son iki yüz yıllık eğitim sürecinin panoramik bir değerlendirmesini yapmaya çalıştık. Siyasi sistem ve hedefler ne olursa olsun her dönemde eğitime gerekli önemin verilmesinin hayati değeri bulunduğunu ve buna aykırı olan her projenin sonuçsuz kalmaya mahkum olduğunu göstermek istedik. Eğitimin kendisi kadar niteliğinin de önemini belirtmek isterken “bilimsel eğitim” kadar “değerler eğitiminin” de önemli olduğunu bir takım tarihi örneklerle ifade etmeye çalıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f61ceb47-fe61-4dd6-8fac-edc5680a52c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlık Alfabesi</image:title>
            <image:caption>Yalnızlık, bizi ite kaka kovuyor olmak istediklerimizin yanından. Hayat onu en büyük kozu sayıp sürüyor masaya, çaresiz kalıyoruz. Bile isteye değil mecburen öğreniyoruz onun dilinden konuşmayı. Önünde sonunda cebimizde yalnızlık alfabesiyle geziyoruz hepimiz.
Emek Bayrak, ilk kitabı Yalnızlık Alfabesi ile insan yaşamının kırılma noktalarını, çıkmaz yollarını ve arayış hevesini işaret eden öyküler sunuyor okura. Yalın, şaşırtıcı ve içimizden öyküleriyle Yalnızlık Alfabesi farklı bir okuma tecrübesi vadediyor okura.
“O şenlikli balkon günlerinden geriye ne kaldı, dedi Nebahat Hanım içinden. Uzun uzun baktı, sanki orada dikilse o günlere tekrar dönecekmiş gibi... Dönüp de o çayları yudumlayacak, o neşeyi yeniden yaşayacakmış gibi… Sonra toparlandı, apartmanın önünden geçti ve bahçe yoluna girdi. Ama bütün hevesi kaçmıştı. Eve dönmek istedi, içindeki sızı baharın güzelliğine galebe çaldı. Daha önce de çok kez böyle olmuştu. Hevesle yapmaya başladığı her şeye, hatıraların gölgesi düşüyordu. Şimdiyi solduran bir gölgeydi bu. Bazen bu şehirden, evden ve bu sokaktan gitmek istiyordu. Gölgenin erişemeyeceği bir şehir, bir sokak var mıydı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc7a78d6-ce2c-4058-8659-bb3e2fb9d6d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygı Ne Diyor?</image:title>
            <image:caption>Allison Edwards, kaygının genç bireylere nasıl fısıldadığını bize farklı yönleriyle anlatıyor ve çocukların, kaygılarının üstesinden gelebilmeleri için bazı çözüm yöntemleri gösteriyor.
“Kaygı’nın şarkısı karnımı ağrıtıyor ve söylediği sözler kalbimin hızla çarpmasına neden oluyor. Bazı zamanlar fısıldayarak konuşuyor, bazen de o kadar çok bağırıyor ki başka hiçbir şey duyamıyorum.”
Çocuklar, zaman zaman bazı konularda kaygı duyabilirler. Sorun, kaygının kendisiyle ilgili değildir. Sorun, çocukların bu kaygıların doğru olduğuna inanmalarıdır. Güzel çizimleri ve hikâyesiyle kendilerinden bir şeyler bulabilecekleri bu kitap; çocukların (ve büyüklerin) kaygı duymaya başladıklarında düşünme tarzlarını değiştirmelerine ve onların her şeyin üstesinden gelebilecekleri güce sahip olduklarını anlamalarına yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d24f4d9-eaa3-4473-a0b8-fff987fa5bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yadigar Bergüzarlarda Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Yaşam döngümüzün şekillenmesi, hayatımız boyunca karşılaşacağımız ince detaylar ve anlık nüanslarda saklıdır. Geçmişi bir film şeridi gibi geriye sararak izleyebilseydik; şimdi bulunduğumuz mevkiye, makama, veya yaşadığımız ortama nasıl gelebildiğimizi görür, geçmişte aldığımız anlık kararlardaki o ince detaylarda saklı olduğunu rahatlıkla değerlendirebilirdik. 
Alacağımız en etkili ve en akılcı karalarla hayallerimizdeki ideallerimizi gerçekleştirmek, muhakkak ki başarımızın temelidir. Bu temellerin sağlam zemine oturtulması gayesiyle bergüzarlarda yaşayarak, düşündüğümüz ülkülerimizin hazırlanmasına yönelik ön yargısal planlar kurgulamak zorundayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b61ebd4-694e-41c6-93d9-72cdd4f8e597.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkta Vuslat Olmuyor “Bir Bürokratın Not Defteri”</image:title>
            <image:caption>Duyguların evrensel karakterinden yola çıkılıp, değerlendirildiğinde;  insan hissiyatında farklılığın, sahip olunan imkânlarla sınırlı olduğu, açıkça görülebilmektedir. 
 
Hayatın gerçekliğinde, yazdıklarımla ortaya çıkan kitabın içindekileri, keyifle okuyabileceğiniz harika bir hikâye olarak düşündüm! 
 
Bunu doğrulamak için de, Tahsin Bey’in çocukluk döneminden başlayıp; karşılaştığı zorlukları, nasıl yendiğini ve çileli hayata göğüs gererek, başarıya ulaştığını yazdım. İçine düştüğü gönül ilişkisini ve yaşadığı bunalımları kendi yazdığı “not defterinden” bir cerrah titizliğinde kelimeleri seçerek sizlere aktardım. 
 
Seven bir adamın ailesiyle, sevdiği arasında kalışını ve çocuklarının geleceği için ortaya koyduğu soylu davranışını anlattım. Sadece bunları anlatmakla da yetinmedim; çevresindekileri kıskandıracak kadar zarif ve güzel; eğitimli kadına sırılsıklam âşık olan Tahsin Bey’in çizdiği zikzakları da, kaydettim! 
 
Bunlardan başka, kültür, sanat ve kadın cinayetleri gibi sosyal olayları bürokraside, ihtisası yapılsa, bu kadar olmaz diyebileceğiniz beceriksizlikleri, gayretli çalışmalarına rağmen görmemezlikten gelinen,  saf ve temiz kamu görevlilerini! 
 
Geleceğimiz olan gençlerimizi, büyük emekle şekillendiren öğretmenleri ve başka birçok olayı ayrıntılarıyla; “tutulan defter kayıtlarından” bire bir aktardım. 
 
Sorumluluk duygusuyla hizmet etmeye çalışan iyilerin. Devlet imkânlarıyla  ‘kariyer yapma’ derdinde olan, bürokraside ki kibir abidelerinin  (davranışlarıyla), vatandaşı devletten soğutmaya çalışan kötülerin. 
 
Ayrıca birçok sevenin kavuşamadığı gibi iki sevgilinin ‘Vuslata Ermeyen Aşkı’nın ‘hüzünlü hikâyesini’ anlatmaya çalıştım bu romanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5b5ad9c-0226-4a9a-bd1b-e036f43d6e61.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Denklemi</image:title>
            <image:caption>Newton kütleçekimi yasasını keşfettiğinde, gökleri ve Dünya’yı yöneten kanunları birleştirmiş oldu. O zamandan beri fizikçiler, giderek daha önemli hale gelen teorilere yeni kuvvetler eklemektedir. Ancak, belki de nihai mücadele, geriye kalan iki teorinin, yani görelilik ve kuantum teorisinin sentezini yapmaktır. Bilimdeki en büyük sır perdesini aralayıp, “Büyük Patlama’dan önce ne oldu? Kara deliklerin diğer tarafında ne var? Başka evrenler ve boyutlar var mı? Zaman yolculuğu mümkün mü?” gibi sorulara cevap vermek için doğanın tüm kuvvetlerini muhteşem bir denklemde birleştirmek, bilimin en önemli başarısı olacaktır. Kaku ayrıca, bu teori etrafında dönen yoğun tartışmayı, söz konusu hayati soru karşısında zıt taraflarda yer alan bilim insanlarına dayandırarak açıklamaktadır. Kaku’nun kendine özgü coşkunluğu ve yalınlığı ile yazılan bu destansı macera, Tanrı Denklemi’nin hikayesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40c2bc02-470c-4f63-a8ba-36ead1d68ddf.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeylerin Tuhaf Düzeni</image:title>
            <image:caption>Şeylerin Tuhaf Düzeni, insanoğlunun hayatta kalmasını sağlayan ve tüm yaşamın gelişip serpilmesine olanak tanıyan dinamik dengeye -homeostaza- dair çığır açan bir araştırmadır. Bizler; biyolojik, psikolojik ve hatta sosyal olarak tek hücreli canlılardan başlayan uzun bir soydan geliyoruz ve Damasio, zihinlerimiz ve kültürlerimizin görünmez bir iplikle antik tek hücreli varoluşun yolları ve araçlarına bağlı olduğunu gösteriyor. Şeylerin Tuhaf  Düzeni; yaşam, duygu ve kültürün kökenlerini anlamanın yeni bir yolunu sunan, ayrıca sosyal ve biyolojik bilimleri de kapsayan kilometre taşı niteliğinde bir düşüncenin yansımasıdır. 
“Damasio, evrenin doğal tarihinin yeniden inşasından daha azını açıklamaya girişmezdi zaten… 
Saygı duyulması gereken, 
mükemmel bir kitap.” 
-New York Times Book Review 
“Antonio Damasio, düşüncelerini net ve zarif bir şekilde aktarıyor ve bestecilerin, yazarların ve filozofların eserlerini bir araya getiriyor.” 
-Siri Hustvedt, Los Angeles Review of Books 
“Nietzsche, aynı anda hem bilimsel olarak titiz hem de insani açıdan uygun ve eleştirmen olarak değerlendirdiğinde devrim niteliğinde olan, anlaşılması güç bir şekilde tartışılan bu kitabı ayakta alkışlardı… Şeylerin Tuhaf Düzeni, insanoğlunun gerçek kökenini ve kaynağını belirlemeye çalışan taze ve cesur bir çabadır.” 
-John Banville, The Guardian 
 
“Zihni, duyguyu, bilinci ve kültürlerin oluşumunu nasıl anladığımıza ilişkin mükemmel bir revizyon… Damasio, büyüleyici bir homeostaz araştırmasında biyoloji ve sosyal bilimler arasında hayali bir bağ kuruyor.” 
-Maria Popova, Brain Pickings</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/463bc43b-117d-415e-9a44-211ed20e472e.jpg</image:loc>
            <image:title>Monet’nin Kedisi</image:title>
            <image:caption>Monet’nin Kedisi, fırça darbeleriyle canlanan bir seramik kedinin, Chika’nın, eğlenceli hikâyesini anlatıyor. Bu sihirli kedi tam bir maceraperest! Aslında biraz da yaramaz. Öyle ki Monet’yi peşinden sürükleyip onun meşhur tabloları arasında durmaksızın gezinirken gittiği her yerin altını üstüne getiriyor. 
Göz alıcı illüstrasyonları ve hareketli hikâyesiyle bu şahane kitap, minik okurları Claude Monet’nin sanatını keşfetmeye ve ince güzelliklerin keyfini çıkarmaya teşvik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133aa7e2-9f25-46ff-9378-c3633c8ff108.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Satranç</image:title>
            <image:caption>Biz satrancı çok seviyoruz çünkü o hem eğlenceli bir oyun hem de stratejik düşünmeyi öğreterek derslerimize daha iyi konsantre olmamızı ve okulda daha başarılı olmamızı sağlıyor. 
Bu kitabı okuyup bitirdiğinizde neler mi öğreneceksiniz? 
-Taşların nasıl hareket ettiklerini, 
-Oyunları kazanmanızı sağlayacak birçok taktik ve hamleyi, 
-Bir satranç turnuvasında oynamanın ne kadar eğlenceli olduğunu.  
 
Bulmacalar satranç bilginizi pekiştirmeyi sağlayacak ve kitabı bitirdiğinizde kendinizi gerçek bir satranç oyuncusu olarak bulacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb7a299b-1db4-4d39-9c6e-1555cf0f0595.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahatlayabilen Rengeyiği</image:title>
            <image:caption>Öğrenen Yavrular dizisinde yer alan kitaplar, uyku saatini huzur dolu ve keyif içinde paylaşılacak bir zaman hâline getirecek. 
İlgi çekici resimlerle süslenen hayvan hikâyeleri sayesinde, çocuklar rahatlamak için basit ve oyun biçiminde egzersizler keşfedecek ve bu egzersizleri kullanmaya yönelecek. 
Çocuklarınızla birlikte okuyacağınız Öğrenen Yavrular dizisindeki kitaplar sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78e40045-3201-4d80-854a-0e5f8b9be864.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yönüyle Diyet</image:title>
            <image:caption>Diyetisyen Dr. Funda Şensoy’un danışmanlığında sağlıklı beslenmenin, kilo vermenin hızlı ve kolay yolları… 
 
Büyük ilgi gören Her Yönüyle dizimizden yeni bir kitap daha! Her Yönüyle Diyet. 
 
Fazla kilolarınızla bir daha görüşmemek üzere vedalaşacaksınız! Artık sonuç alamadığınız hızlandırılmış moda diyetleri bırakabilirsiniz. Her Yönüyle Diyet, kişisel sağlık kaygılarınıza yanıt olacak en iyi diyeti belirlemeniz için size yardımcı olacak. 
 
Her Yönüyle Diyet, sağlıklı yemek tarifleri ve günlük diyet reçeteleriyle, başarı garantisi olan eğlenceli ve cesaretlendirici bir diyet programı geliştirmenizi sağlayacak! 
 
Açlık yok, yasak yiyecekler yok, geçici çözümler yok. Her türlü yiyecek serbest. Güvenilir, sağlıklı, garantili diyet yapmanın yollarını bu kitabımızda bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/639353a3-c701-4262-8ec0-e7f0be791d16.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya Nasıl Vatan Oldu?</image:title>
            <image:caption>Almanya Nasıl Vatan Oldu? 
Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması’nın 60. Yılı 
 
“Her biri toplumumuzu zenginleştirdi ve zenginleştirmeye devam ediyor. Bu kitaptaki hikâyeler bize bu insanların hangi sorunlarla ve zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını ve kalmaya devam ettiklerini gösteriyor.”  
 Frank-Walter Steinmeier - Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı 
 
“Bu kitap, doğdukları ülkeyi hiç unutmadan, hakkında hiçbir şey bilmedikleri Almanya’yı yeni vatan haline getiren ve yetiştirdikleri evlatlarıyla iki ülkeye de zenginlik katanların kitabı. Her iki ülke de, kiminin ismi bile bilinmeyen bu kişilere çok şey borçlu.” 
Aydın Doğan - Doğan Grubu Onursal Başkanı 
 
Almanya’yı “yeni vatan” haline getiren Türkiyeliler… 
Anne babaları 60 yıl önce bir maceraya atılarak Almanya’ya giden 27 Türkiyeli… Bir kısmı Almanya’da dünyaya gelen ve sürekli dışlanıp ötekileştirilse de Almanya’yı yeni vatan haline getirmeyi başaran bu “bavul çocukları”, yeni vatanlarından ışık saçıyorlar.  
 
Aralarında dünyanın yüzünü güldüren BioNTech aşısının mucitleri Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin de olduğu bu değerler arasında, uluslararası çapta üne kavuşan kalp cerrahları, atletler, TV programcıları; profesörlükten Michelin yıldızlı restoran işletmeciliğine, milletvekilliğinden bakanlığa dek yükselip çeşitli alanlarda söz sahibi olan gizli kahramanlar var ve her biri, bir başarı hikâyesinin sembolü. 
Yazar Hakkında: 
 
Özcan Mutlu, 1968’de Kelkit’te doğdu. 1990’da Alman vatandaşı oldu ve Yeşiller partisinden siyasete atıldı. Berlin’de, 1992-99 arasında Kreuzberg belediye meclisinde, 1999-2013 arasında milletvekili olarak eyalet meclisinde yer aldı. 2013-17 arasında 18. dönem federal milletvekilliği yaptı. 2019’da Türk-Alman Dostluk Federasyonu (Deutsch-Türkische-Freundschaftsföderation) Kybele Ödülü’nü kazanan Mutlu, 2020’de Almanya UNESCO komisyonu üyesi seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab40d90d-5285-4ace-b67e-31cbadc1549a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Avcısı</image:title>
            <image:caption>Finlandiya’dan yepyeni bir polisiye... 
Cadı Avcısı 36 dilde, 40’tan fazla ülkede 
 
Çoksatan yazar Roger Koponen’in eşi Helsinki’deki evlerinde öldürülmüştür: Maria Koponen üzerinde siyah bir gece elbisesi, yüzünde tuhaf bir gülümsemeyle masada oturmaktadır. Az sonra bir başka kadının cesedi bulunur. 
 
Soruşturmanın başındaki dedektif Jessica Niemi ile ekibi, cinayetlerin Koponen’in “Cadı Avı” serisindeki kitaplardan kopyalandığını fark eder. Başka cesetler bulundukça Niemi bu vahşi ölümlerin tek bir seri katilin işi olamayacağını düşünmeye başlar. Jessica Niemi bir yandan bu cinayetlere son vermeye çalışırken diğer yandan kendi travmatik geçmişiyle hesaplaşmak zorunda kalır. 
 
Ön Okuma Metni: 
 
Yazar Hakkında: 
Fince altı romanı yayımlanan Max Seeck’in İngilizceye çevrilen ve büyük ses getiren ilk romanı Cadı Avcısı’dır. Romanın yayın hakları 40 ülkeye satılmıştır. Ayrıca televizyon dizisine uyarlanmak üzere hakları Hollywood’a satılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07d6a29e-2788-4ea6-973a-054da284ed1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Bağışıklık</image:title>
            <image:caption>• Sık sık hastalanıyor musun?  
• Kronik ağrıların mı var?  
• Sürekli antibiyotik kullanmak zorunda mı kalıyorsun?  
• Odaklanmakta güçlük mü çekiyorsun?  
• Karaciğerinde yağlanma mı var?  
• Fazla kilolarını veremiyor musun?  
• Kendini daima yorgun ve halsiz mi hissediyorsun?  
• Sindirim sorunları peşini bırakmıyor mu?  
• Bağışıklığını güçlendirmek mi istiyorsun?  
• Çevrende Hashimoto, irritabl bağırsak, çölyak, tip I diyabet,   
romatoid artrit, sedef, egzama, kanser, Parkinson, Alzheimer, Sjögren ya da multipl skleroz (MS) hastalığı olanlar arttı mı? 
 
• Peki, zihin-ruh-beden dengesi içindeki bütüncül sağlığın ve yaşadığın pek çok sorunun çözümüne giden yolun öncelikle beslenmeden ve hayat tarzı değişikliğinden geçtiğini biliyor musun?  
• Hastalıklara genetik eğilimin olabilir, ama bu aslında kaderin değildir.  
• Tedbirlerini önceden alarak var olan sağlığını korumayı öncelikli hedefin haline getirebilirsin.  
 
Nasıl mı?  
Bağışıklık sİstemİnİ güçlendİrerek... 
Üstelik şimdi elinde eşsiz bir kılavuz var:  
Akıllı Bağışıklık 
Bu kitap, doğru ve doğal beslenmeyle sağlıklı olmanın yollarını keşfediyor. Bunu yaparken zaman zaman bitkilerin büyülü dünyasına giriyor, bazen mutfağınızdaki kap kacağa müdahale ediyor, markette dikkat etmeniz gerekenlerden dem vuruyor, bağışıklığın çokça konuşulduğu bir çağda bilimsel verileri herkesin anlayabileceği yalın bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edac10de-b8e3-4a43-bbd4-aebb55408de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Aldatılmış</image:title>
            <image:caption>Kaybettiği eşi Silas’ın hatırasını geride bırakarak Coroa’dan kaçan Hollis, Isolte’deki yeni hayatına uyum sağlamaya çalışıyor. Eastoffe ailesinin gösterdiği sevgi ve şefkat yorgun ruhuna merhem olurken, Coroa&apos;lılara karşı derin bir nefret besleyen oğulları Etan ise sürekli huzurunu kaçırıyor. 
 
Evdeki tansiyonla birlikte Isolte Krallığı’ndaki huzursuzluk da had safhada. Eastoff ailesi, zalim kralı tahtından indirmek için planlar yaparken Hollis’in de onlara yardımcı olabileceğini düşünüyor. Ama bu, Hollis’in tüm sevdiklerini yitirmesine neden olan geçmişiyle yüzleşmesi anlamına geliyor. 
 
Her şeyini kaybeden Hollis, onu bağrına basmış olan bir vatanın kaderini, gizli özlemlerinin önüne koymak  
zorunda kalıyor. 
 
Beni Seç serisinin başarılı yazarı Kiera Cass New York Times’ın çok satanlar listesinin zirvesindeki kitabı Nişanlı’nın ardından Aldatılmış ile ışıltılı bir romantizm rüzgârı estiriyor. 
 
“Romanın inatçı kahramanı, Cass’in sadık okurlarının gönüllerini fethetti.” 
Publishers Weekly 
 
Yazar Hakkında: 
1981 yılında Güney Carolina’da doğan Keira Cass, Redford Üniversitesi Tarih bölümünde mezun oldu. 2012 yılında  HarperTeen tarafından yayınlanmaya başlayan Beni Seç serisi NY Times En Çok Satanlar listesine girdi. Serinin yayın hakları satın alındı. Yazar fantastik bir gelecekte sarayda geçen aşk romanları yazmaya devam etmekte ve ailesiyle Los Angeles’ta yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78b6b3da-f1f3-410d-9d77-adfc63ca8400.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanun Dışında</image:title>
            <image:caption>Kanunların dışında bir yerlerde, kumarhaneler, genelevler, polis fişleri, mahkeme zabıtları ve cezaevi koğuşları arasında kurnazlıkla inşa edilmiş hayali bir coğrafya, onun “seçkin” yurttaşları. Bilek gücünden çok zekâ, vicdansızlık ya da düz gaddarlıkla tırmanılan şöhret basamakları. Gazetelerin sararmış sayfalarında, kıyıya köşeye sürülmüş, en hatırlısı birkaç sütuna emanet edilmiş lakaplar, öyküler, anılar. Soygunlar, baskınlar, firarlar ve her türlü dalavere. Cengiz Erdinç ve Murat Toklucu, maharetli suçluların hikâyelerini anlattıkları Kanun Dışında’da Türkiye tarihinin en renkli, en tuhaf, en bilinmedik, en heyecanlı sayfalarını açıyorlar. 
Ön Okuma Metni: 
 
Yazar Hakkında: 
Cengiz Erdinç, 1964 yılında İstanbul’da do€du. Yeşilköy Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. 1987 yılından itibaren gazete, dergi ve televizyonlarda çalıştı. Çetele (Doğan Yurdakul ile birlikte, 1998), Overdose Türkiye (2004), Gangster (2005) ve Adalet Savaşçısı (Doğan Yurdakul ile birlikte, 2012) adlı kitapları bulunuyor. 
Murat Toklucu, 1973 yılında doğdu. Bursa Erkek Lisesi’ni ve Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Basın Yayın Bölümü’nü bitirdi. 1995 yılından itibaren çeşitli gazete, dergi ve televizyon kanallarında çalıştı. İletişim Yayınları’ndan çıkan Taraftarın Senle (2001), Türk Erkeği ve Diğer Mucizeler (2014) ve Nurcihan’ın Çamaşırları ve Diğer Meseleler (2015) adlı üç kitabı bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd194330-2988-4de4-b2f8-72ae9d5609dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem</image:title>
            <image:caption>Hukukçu Ece Güner Toprak, 2017 referandumundan önce Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşı toplumu ilk uyaranlardan olmuştu. O dönem, tabloları, yazıları, ilk kitabı ve yalın anlatımıyla kitlelere ulaştı. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem: Demokrasi Fırsatı da yine sade ve yalın anlatımlı, yalnızca hukukçular için değil, herkes için yazılmış bir kitap.  
 
Ülkemiz; ekonomi, demokrasi, adalet, devletin kurumsal yapısı gibi pek çok alanda ağır krizde. Büyük bir yoksullaşma yaşanıyor. Bu kitap, bu ağır krizden çıkış için “çareyi” göstermeyi amaçlayan bir kitap.   
 
Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem somut olarak nedir?  
Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş yol haritası nasıl olabilir?  
Hukuk, ekonomiyi nasıl tedavi edecek?  
Anayasa reformunun üzerine inşa edilmesi gereken vizyon nedir?   
 
Bu kitap tüm bu soruları cevaplamayı hedefliyor. Bu kitap, somut, gerçekçi bir anayasa reformu önerisidir: Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisidir. Bu kitap, aynı zamanda, 21. yüzyılı yakalamak için, Cumhuriyetimizin ilkeleriyle uyumlu bir vizyon ve kilit yapısal reform önerileri içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f58194d8-fa83-4f6d-bbd4-072f2ac0ba10.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Edward</image:title>
            <image:caption>“Yılın en iyi kitaplarından biri.” 
Washington Post 
 
Kardeşlik, ilk aşk, kaybetmek ve yeniden bulmak üstüne benzersiz bir yolculuk… 
Her şeyinizi kaybettiğinizde, kendinizi nasıl bulursunuz?  
Hayatınızdaki amacı nasıl keşfedersiniz?  
Sadece hayatta kalmak değil, gerçekten yaşamak ne demektir? 
 
Bir yaz sabahı, on iki yaşındaki Edward Adler, biricik abisi Jordan, ebeveynleri ve diğer 183 yolcuyla birlikte Newark&apos;tan Los Angeles&apos;a giden bir uçağa biner. Yolcuların arasında bir Wall Street dehası, beklenmedik hamileliğiyle yüzleşen genç bir kadın, Afganistan&apos;dan dönen bir gazi, yetmiş yaşında zengin bir iş adamı ve reenkarnasyonla yüzlerce kez dünyaya geldiğine inanan özgür ruhlu bir kadın da vardır. Derken uçak düşer. Tüm yolcu ve mürettebat arkasında trajik hikâyeler bırakarak hayatını kaybeder. Bir kişi hariç: Küçük Eddie. 
 
Onun hikâyesi herkesin dikkatini çekerken Eddie, ailesinin olmadığı bir dünyada kendisine bir yer bulmakta zorlanır. Gökyüzünde bir parçasının kaldığını, sonsuza dek o uçağa ve içindeki tüm hayatlara bağlı olacağını hissetmeye devam eder. Ta ki onu hayatın en derin sorularından bazılarının cevaplarına götürecek o yolculuğa çıkana kadar. 
 
Ann Napolitano’nun güçlü kaleminden geçmişi ve bugünü harmanlayan kurgusuyla heyecan, hüzün ve umudu aynı potada buluşturan olağanüstü çarpıcılıkta, duyarlı ve sürükleyici bir roman.  
“Gerilim, keder ve hayatta kalma konusunda elinizden bırakamayacağınız usta işi bir çalışma.” 
The New York Times&apos;tan Angie Kim 
 
&quot;Hikâyenin özünde trajedi olsa da, paylaşımcılık, insanlık, yeni başlangıçlar ve en zorlu deneyimlerde bile umudunu kaybetmemek hakkında bir kitap.”  
Today&apos;den Stephanie Larratt 
 
Yazar Hakkında: 
New York Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olan Ann Napolitano, One Story dergisinde editörlük yapmakta; aynı zamanda Brooklyn College ve Gotham Writers Atölyesi için kurgu yazarlığı dersleri vermektedir. İlk romanı Within Arm’s Reach tiyatro olarak sahnelenmiş; A Good Hard Look adlı kitabı pek çok dile çevrilmiş; son romanı Sevgili Edward ise pek çok ülkede çok satanlar listesine girmiştir. Ann, kocası ve iki çocuğuyla Brooklyn&apos;de yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e74b06b1-3e15-497e-8158-84ce8dd917c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yolcu</image:title>
            <image:caption>Nedim Gürsel bu romanında kendi “ruh ikizi”nin portresini çiziyor. Hayatıyla yapıtının, öznel coğrafyalarının dökümünü yapıyor bir bakıma. Paris’le İstanbul, Saraybosna’yla Diyarbakır, Yunan eşiyle Kürt sevgilisi, yaşam coşkusuyla ölüm korkusu arasında gidip gelen bir yazarın dünyasında dolaştırıyor okuru. Ve beklenmedik gelişmelerin yaşandığı bir yolculuğa çıkarıp azınlıkların yakın tarihiyle de buluşturuyor. 
 
Kurmacayla otobiyografik unsurların ustaca harmanlandığı anlatının odak noktasındaki yazar Deniz Çakır’ın belki bir ayağı çukurda ama, ülkesinin aydınlık geleceğine inancı da tam. Ne var ki, otoriter yönetime meydan okuduğu için tutuklanmadan önce “Son Yolcu”yu yazabilecek mi acaba? Unutulmuşların, yüzyıllar boyunca zulme uğrayıp göçe zorlanmışların, yerlerinden yurtlarından koparılmışların acısını dile getirebilecek mi? 
 
“Küçük sevgilisi aslında özgürlüğüydü onun, başının belası değil. Hem öyle olsaydı bile tatlı, akıllı, sevdalı bir genç kadındı. Bal akıyordu ağzından. Kara, kapkara bakışlarıyla Diyarbakır’ın ta kendisiydi. Dışı sert, içi yumuşak. İlle de bela aramak gerekiyorsa aynaya bakmalıydı.” 
 
“Tarih ne cumhurbaşkanının nutuklarına ne de sapına kadar milliyetçi Osmanlı tarihçilerine bırakılmayacak kadar önemli bir alandır.” 
 
Ön Okuma Metni: 
 
Yazar Hakkında: Nedim Gürsel, 1951’de Gaziantep’te doğdu. Gala­tasaray Lisesi’ni ve Paris Sorbonne Üniversitesi Modern Fransız Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi; aynı üniversitede Nâzım Hikmet ve Aragon üzerine Prof. Etiemble’ın yönetiminde karşılaştırmalı edebiyat doktorası yaptı. Halen CNRS’te (Fransa Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi) araştırma 
başkanı olarak görev yapmakta ve Paris INALCO’da (Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Enstitüsü) Türk edebiyatı dersleri vermektedir. 
Edebiyatın hemen her dalında ürün veren Nedim Gür­sel’in kitapları Fransa başta olmak üzere yirmi beş ülkede yayımlandı, bazı öykülerinden yapılan tiyatro uyarlamaları Türkiye ve Avrupa ülkelerinde oynandı. Yazar DAAD adlı kurumun davetlisi olarak bir yıl Berlin’de kaldı; Fransa, Almanya, İtalya ve Türkiye gibi pek çok ülkede hakkında incelemeler ve doktora tezleri yapıldı, belgeseller çekildi. Nedim Gürsel’in aldığı ulusal ve uluslararası ödüller şunlardır: Türk Dil Kurumu Ödülü (1976), Abdi İpekçi Barış Ödülü (1986), Fransız PEN Kulüp Özgürlük Ödülü (1986), Haldun Taner Öykü Ödülü (1987), Struga Altın Plaket Ödülü (1992), Radio France Internationale Öykü Ödülü (1992), France-Turquie Ödülü (2004), Fransa Hükümeti Edebiyat Şövalyesi Nişanı (2004), Mevlânâ Dünya Kardeşlik Ödülü (2009), Türkiye Yayıncılar Birliği İfade Özgürlüğü Ödülü (2009), Balkanika Vakfı Uluslararası Roman Ödülü (2012), Fransa Akdeniz Roman Ödülü (2013), Türk Dünyası Kızıl Elma Ödülü (2016), Tür­kiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı Ödülü (2018), Çukurova Sanat Girişimi Büyük Ödülü (2019). Nedim Gürsel’in kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9bdcb93-ac1a-48f1-a7dd-ee20790ec167.jpg</image:loc>
            <image:title>Böceklerin Gezegeni –Yeryüzünün Gizli Sahipleri</image:title>
            <image:caption>“Üzerinde yaşadığımız gezegenin kısa ama canlı tarihini, milyonlarca yıldır karalara egemen olan böceklerin bakış açısından anlatan harika bir kitap bu. Shaw, renkli anlatımıyla bizi böcekli gezegenimizin tarihinde eğlenceli ve şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarıyor.” 
PD Smith/Guardian 
“Kim demiş ciddi konular eğlenceli bir dille anlatılamaz diye. Shaw bunu başarıyor.”  
Dena M. Smith/Boulder Üniversitesİ, Colorado 
“Shaw’un ayrıntılı çalışması eski ve yeni böcekleri canlılığın tarihindeki yerine oturtarak yeryüzündeki tüm canlıların birbirine nasıl bağlı oluğunu gözler önüne seriyor.”  Publishers Weekly 
“Okurlar bu kitabı okuyup böceklerin çeşitliliğini ve marifetlerini gördüklerinde, yeryüzündeki görkemli böcek çeşitliliğine ve evrime daha farklı bir gözle bakacaklar.” 
Bob Holmes – New Scientist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb91191-77f4-4fc0-a440-dcd87a40845f.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyıl için Tanrı</image:title>
            <image:caption>Modern bilim, dünyayı anlamamızda devrim yarattı. Büyük Patlama evrenin başlangıcına dair bir ışık yaktı. 
Nasıl insan olduk sorusu, evrimsel varlık hiyerarşisinin bulgularıyla yanıtlandı. Einstein, bildiğimiz maddenin enerjiye dönüştüğünü ve farklı boyutların varlığını ortaya koydu. Peki ya tüm bu devrimsel gelişmeler Tanrı hakkındaki bilgimizi nasıl etkiledi? 
§  Büyük Patlamadan önce ne vardı? 
§  Robotlara da peygamber gelir mi? 
§  Evrendeki bu ince ayar bir Akıllı Tasarımcının varlığının kanıtı mıdır? 
§  Einstein, Tanrı’ya inanıyor muydu? 
§  Beyinde bir Tanrı noktası var mı? 
§  Yaşam neden var oldu? 
§  Genetik mühendisliği, Tanrı rolünü oynamak mıdır? 
§  Darwin, Tanrı’yı öldürdü mü? 
§  Evrim, Tanrı’ya dair bilginin anahtarı mı? 
§  Freud, Tanrı ile çalışır mı? 
§  Bedenden fazla bir şey miyiz? Yoksa bir ruhumuz var mı? 
§  Marslılara da kitap inmiş midir? 
Hristiyan, Yahudi, Müslüman ve Hindu geleneklerinden 8 ülkeden 50 bilim insanı, psikolog, teolog ve filozof, elinizdeki kitapta bu soruların cevaplarını arıyor. Bu kitap bilim ve din konusunda kafası karışıklar için rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a51f82-f30e-4d2c-82b8-a9ad2ccff76c.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon ve Avrupa</image:title>
            <image:caption>Çağdaş fenomenolojinin en önemli isimlerinden Çek düşünür Jan Patocka bu kitapta, felsefi kökleri ve mirasıyla birlikte Avrupa üzerine bir düşünüme girişiyor. Avrupa coğrafi veya tamamen politik bir birliktelik midir? Yoksa manevi temellere dayanan bir kavrayış mıdır? Avrupa’nın kökeninde olan şey nedir? 
Tüm düşünce mitlerle başlar. Hatta mitos düşüncenin rüyasıdır ve rüya için uyumak ne ise mitos için de felsefe odur. Felsefenin ortaya çıkışı bir dönüşümü temsil eder; onun en uygun tanımı ‘hakikatte yaşamak’tır. Bunun içindir ki felsefe ruha, ruhun özüne ihtimam göstermektir. Platon’da köklerini bulan ‘ruha ihtimam gösterme’ öğretisi, bir bakıma Avrupa’yı yaratan şeydir. Öteki dünya düşüncesi ve saf iyiliğin tanrısallığına ilk kez Platon’da rastlanır. Bu nedenledir ki Nietzsche Hristiyanlığı ‘halk için Platonculuk’ olarak tanımlar. Heidegger ise tüm metafiziğin Platon’un dilini konuştuğunu söyler. 
Ruha ihtimam göstermenin dünyaya hükmetme ilgisine evrildiği bir zamanda Avrupa hâlâ aynı Avrupa mıdır? Bu sonsuza dek Avrupa’nın yitirilmesi değil midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1397f9f-d224-4465-9017-5a822c7ee0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarjı Azalan Mori</image:title>
            <image:caption>Şarjı azalan Robot Mori, 
ormandan kasabaya kadar zar zor yürür. 
Yardım istemek için kasabadaki evlerden 
birinin kapısını çalar. Şans bu ya! 
Aşırı titiz bir kaplumbağa olan Turti açar kapıyı. 
Sizce, evinin kirlenmesinden endişe duyan Turti 
onu eve alacak mıdır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da05eba2-ef3a-4b2f-b7c4-6fb2d702caeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyaların Sosyolojik Yorumu</image:title>
            <image:caption>1997 senesinde Berkeley Üniversitesinde misafir olduğum bir dönemde rüya sosyolojisinin ilk ürünlerini okumalarım sırasında tesadüfen ve ilgiyle keşfettim; hayal ettiğim ve burada ilk bilimsel ifadesini okuyacağınız araştırma programının şekillenmeye başlaması, başka araştırmaların yanında yirmi yıllık okuma ve çalışma gerektirdi. Çok farklı bilim dallarından (psikanaliz, psikoloji, nörolojik bilimler, dilbilim, sosyoloji, antropoloji, tarih, vs.) gelen, rüya üzerine gerçekleştirilmiş geçmiş ve güncel çalışmalar hakkında elde ettiğim bu bilgiler yeni ve bütünleştirici bir kuram geliştirmeme olanak verdi. Bu kuram, Freud’un kendi zamanında önerdiği sentetik yorumlama modelinin kazanımlarından yola çıkarak, 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın kesiştiği dönemde Rüyaların Yorumu kitabının temsil ettiği olağanüstü bilme gayretinden bu yana gerçekleştirilmiş çok sayıda bilimsel ilerlemeden faydalanarak bu modelin zayıflıklarını, eksikliklerini ve hatalarını düzeltmeye gayret etmekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a94f004e-7537-4d95-a9e2-ecefe947cdc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalan Dünyasının Yalancıları</image:title>
            <image:caption>Yalan Dünyasının Yalancıları ile Pandora’nın kutusu açılıyor! Sevgi Özel yıllar önce Aziz Nesin’e verdiği sözü yerine getirip nihayet anılarını kaleme alıyor ve 1960’lardan bugünlere eteğindeki taşları döküyor. Yer Ankara. Başkent... Türk Dil Kurumu’dan Dil Derneği’ne ve yayıncılık yıllarına uzanan bütün tanıklıklarını ve ülkenin başkentinde tüm sıcaklığıyla duyumsanan birçok olayı anlatıyor. Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nda 12 Eylül öncesi ve sonrasında neler olduğu ve oradaki “dil emekçileri”nin neler yaşadığından Dil Derneği’nin nasıl kurulduğuna, Bilgi Yayınevi’ndeki “editör” masasındaki deneyimlerinden Ankara’daki yazar çevresine, siyasi ve kültürel ortamın dünden bugüne nasıl yozlaştığına dair içinde tuttuğu her şeyi yazıyor Özel. Şair Cahit Külebi’yi saygıyla, yönetici Külebi’yi öfkeyle anıyor; birlikte çalıştığı akademisyenlerden yazarlara, Attilâ İlhan’dan Ahmet Erhan’a, Ahmet Tevfik Küflü’den Erdal Öz’e yazın ve yayın dünyasının “Angara”sını anlatıyor. Türkiye, 1950’lerden günümüze sözde milliyetçilerin iktidar olması ve güce tapanların alkış tutmasıyla yalan üreten fabrika görüntüsü veriyor ve enflasyon salt ekonomide değil. Siyasal yaşamda, eğitimde, yargıda, basında, sanatta köşeleri tutanların kurduğu yalan dünyası yalancılarla dönüp duruyor. Kitabın adından da anlaşılacağı gibi Sevgi Özel siyasetçisinden sanatçısına, yayıncısından yazarına, akademisyeninden gazetecisine, aydınından aydın geçinenine ülkenin yalancılarını yazıyor. İtiraz edene hodri meydan demekten de geri durmuyor. Özel, Türkiye’nin son 60 yılının röntgenini çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80c66e5-0fd4-4c9e-a393-36c86b1317f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Octavia</image:title>
            <image:caption>Octavia, Roma tarihî dramasının (fabula praetexta) günümüze kalmış tek örneğidir. Yunan tragedyalarının temelinde insanların tanrılar karşısındaki çaresizlikleri yatmaktayken Roma tarihî dramalarındaki temel motivasyon vatanseverlikti. Bu eser ise hem günden güne zalimleşen ve paranoyası günbegün artan Nero’nun eşi hem de imparator Claudius’un kızı olan Octavia’nın yaşadığı hazin olayları aktarıyor. Bu tarihî dramada kahraman Romalılar yok. Onun yerine bir Roma imparatorunun deliliği, iktidar mücadelesinin doldurduğu bir kan deryası, Roma’ya egemen olan zulmün korkutucu yüzü var. Cumhuriyet döneminin Romalı erdemlerini yaşatan bayrak adamlar da artık uzak birer hatıradan ibaret: Resimde yalnızca imparatorluk çağının bitmek bilmez kana susamışlığını yaratan gaddar adamlar ve hilekâr kadınlar bulunuyor. 
 
“Pirüpak erdemiyle cenneti kazanan tanrısal Augustus, 
 
genciyle yaşlısıyla dört bir yandan kaç soylu adamı öldürdü, 
 
onlar ki ölüm korkusuyla kaçarken üç komutanın şerrinden 
 
ve katli vaciplerin sıralandığı ölüm listelerinden! 
 
Kürsülere çakılıp teşhir edilirdi ölenlerin başları, 
 
bunu gören yaslı babaları gözyaşı dahi akıtamazlardı, 
 
hafiften inlemek bile yasaktı o kokuşmuş, çürük forumda, 
 
ağır bir irin sızıntısı vardı hepsinin çürümüş suratlarında.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de31c0b3-6804-45bf-9b99-f8c96a603c63.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Kahramanım Türk Halkıdır</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de birden fazla neslin idollerinden biri Cüneyt Arkın: Bizans tekfurunun oyunlarını tek başına bozan Kara Murat, bozuk düzene isyan eden Vatandaş Rıza, onlarca filmin unutulmaz jönü, ölümsüz aşk sahnelerinin can alıcı bakışları, dünyayı kurtaran adam... Çobanlıktan doktorluğa, aktörlükten yapımcılığa, Eskişehir’in uçsuz bucaksız bozkırından Yeşilçam’ın zirvesine seyreden bir hayat onunki. Ve bu hayatın içinden kesitler sunuyor Benim Kahramanım Türk Halkıdır. Usta aktör, çocukluğundan başlayarak ölümden döndüğü günlere kadar hayatından anları, anıları bir araya getiriyor. Zaman zaman nemli gözlerle zaman zaman gülerek okuyacağınız anılarda samimiyetini asla elden bırakmıyor. Babasıyla koyun güttüğü yılları, İran Şahı’nın davetinde yaşadıklarını, doktorluk günlerindeki tanıklıklarını ve elbette Yeşilçam yıllarını kendi penceresinden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7345ec17-e946-472b-a6ee-f49784ea3591.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Üzerine</image:title>
            <image:caption>Ütopya yaratıcılarının neredeyse hepsi diş ağrısı çeken ve o yüzden mutluluğu diş ağrısı çekmemekle bir tutan kimselere benzer. Onlar değerini sürekli olmamasından alan bir şeyin sonsuz devamını sağlayarak kusursuz bir toplum var etmek isterler. Oysa insanlığın belli çizgilerde hareket etmesi gerektiğini, ana stratejinin belirlenmiş olduğunu, ama ayrıntılı kehanetlerin bizim işimiz olmadığını söylemek daha akıllıca olurdu. 
George Orwell’in 1929-1948 yılları arasında Tribune dergisi için kaleme aldığı “Dilediğim Gibi” başlıklı köşesi dahil olmak üzere, farklı dergi ve gazetelerde yayımlanan edebiyat yazılarını derleyen Edebiyat Üzerine, yazarın kültür-sanat üzerine düşüncelerinin yıllar içerisinde nasıl geliştiğini göstermekle kalmıyor, aynı zamanda iki savaş arasında Avrupa’nın düşünsel hayatında meydana gelen cereyanları da gözler önüne seriyor. 
Orwell’in ülkesindeki okuryazarlık kültürü, dönemin ideolojilerinin edebiyata olan etkisi, toplumsal hayatta yazarın varlığına dair fikirlerinin; Jean-Paul Sartre, Arthur Koestler, Jack London ve Rudyard Kipling gibi çağdaşları hakkındaki yorumlarının, 1984 ve Hayvan Çiftliği gibi kitapların düşünsel temelini oluşturan yazılarının bir araya geldiği bu kitap, Orwell’in dönemini edebiyat ve edebiyatı dönemi üzerinden düşünen güçlü bir eleştirmen olduğunu da kanıtlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e7e06ed-c761-4846-98cb-33e3db9aa1bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Tablet</image:title>
            <image:caption>Yeni aldığın tablet bozulsa ne yapardın? Özgür, heyecanla eline aldığı tabletin çalışmadığını görünce büyük bir hayal kırıklığına uğruyor. Neyse ki imdadına başarılı bir avukat yetişiyor. Üstelik bu öyle bir avukat ki ömür boyu Özgür’ün haklarını koruyacağına söz veriyor… Yeni macerasında hakkın ve hukukun ne demek olduğunu öğrenen Özgür, annesiyle birlikte ilk kez bir mahkemeye başvuruyor. Karar ne mi oluyor dersin? Sayfaları çevirip hemen öğrenebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f660a5-cb6b-4e18-9c52-dfd480ba2f63.jpg</image:loc>
            <image:title>Gürültü Yapmadan Eğlenebilmek</image:title>
            <image:caption>Özgür bugün çok mutlu! Evde kendi kendine şarkılar söylüyor, eğleniyor, dans ediyor. Fakat bu durumdan rahatsız biri var: Özgürlerin alt komşusu! Peki, Özgür’ün insanları rahatsız etmeye hakkı var mı? Annesi ona kanunlardan bahsediyor. Gürültü yapmamak, yerlere çöp atmamak, hayvanlara zarar vermemek… Üstelik bu kanunlara uymazsak cezası var. Ama korkma, Özgür’le birlikte sen de kanunları öğrenebilir, kimseyi rahatsız etmeden keyifle yaşayabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f4dde2-d2e4-4255-a210-8cc2951e3e49.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Ama bizim gibi insanların, durumu sözde uzmanlardan daha iyi anlamasının sebebinin, belirli olayları öngörmekten çok, ne tür bir dünyada yaşadığımızı kavramak olduğunu düşünüyorum. Ne olursa olsun, gelecekte bizi bir felaketin beklediğini yaklaşık 1931’den beri biliyorum. 
Avrupa’da Hitler rejiminin yükselişiyle İkinci Dünya Savaşı kaçınılmaz bir gerçekliğe dönüşüyor, her gün yeni bir işgal ve ittifak haberi çıkıyor, dünyanın dört bir yanında çatışmalar ve olaylar patlak veriyordu. 20. yüzyılın siyasi düşüncesini şekillendiren Orwell tam bu yıllarda tuttuğu günlüklerinde, kendisini bir anda savaşın ortasında bulan bir halkın psikolojisine ve savaşın hayatın her alanını nasıl etkilediğine dair gözlemlerini aktarıyor. Savaşın medeni insanları nasıl bir düşman denizaltısının battığını duymaktan mutluluk duyan, şehirlere bombalar yağarken normal hayatlarına devam eden kişilere dönüştürdüğünün izini sürerken, savaş psikolojisine dair paha biçilemez bir anlatı sunuyor. 
Savaş Günlükleri, savaşın Orwell’in kendi yazın hayatındaki etkilerini ve yıllar sonra kurmaca eserlerinde işleyeceği fikirlerin nasıl bir ortamda şekillendiğini gözler önüne seren bir yapıt, Orwell’in külliyatının önemli bir parçası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc883758-7506-406d-afef-6463400129e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınıfta Temizlik Zamanı</image:title>
            <image:caption>Özgür’ün sınıfında bilgi yarışması var! Üstelik kazananlar da ödül alıyor. Fakat akşam olup sınıf çöple dolduğunda ortalık bir anda karışıyor. Yarışmanın kazananlarından Dilara çöp toplamak istemeyince öğretmeninden güzel bir ders alıyor. Günün sonunda Özgür ve arkadaşları en temel insan haklarını öğreniyor. Peki sen hangi insan haklarını biliyorsun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f69e76-5cfc-4f44-a053-2f16c1552b1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitaplar ve Sigaralar</image:title>
            <image:caption>Kitap satmayı meslek edinmek ister miyim peki? Her şeyi hesaba katarsak, işverenimin nezaketine ve dükkânda mutlu günler geçirmiş olmama rağmen – hayır. 
 
Kitap alma alışkanlığı, sigara tiryakiliğinden gerçekten daha mı pahalı? Kitaplar ve Sigaralar, George Orwell’in yıllar içinde şu veya bu şekilde edindiği kitapların ve kişisel geçmişinin bir envanterini çıkararak bu soruya ironik bir dille yanıt aramasıyla başlıyor. Bir yazıda çalıştığı sahafı ziyaret eden ilginç tiplere dair gözlemlerini anlatırken, bir başka yazıda çağlar boyu değişmeyen bir eleştirmen tiplemesinin profilini çiziyor. 
 
Dünyaya bakışını ve soluduğu edebiyat atmosferini yansıtan bu denemelerde Orwell kıvrak kalemi ve ince mizahıyla ifade özgürlüğünü, bir nesne olarak kitabı, vatanseverliğin ne anlama geldiğini ve “hafif” edebiyatı tartışıyor. Kitaplar ve Sigaralar, bir kitapseverin kaleminden bir seçki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44208fb1-1f7d-41f7-a4cd-f368dad342aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Levha</image:title>
            <image:caption>Özgür ve arkadaşları güneşli, güzel bir günde bisiklete binmek için dışarı çıkıyor. Fakat cıvıl cıvıl sokakta bisiklet sürüp eğlenirken hiç beklemedikleri bir şeyle karşılaşıyorlar: Yasak! Peki her yetişkin istediği gibi yasak koyabilir mi? Çocuklar olarak nedenini sormaya, sorgulamaya hakkımız yok mu? Özgür, yine kendisinden bekleneni yapıyor; itiraz ediyor ve haklı çıkıyor. Günü kurtarıp arkadaşlarının kahramanı olan Özgür, çocuk haklarını anlatmak için şimdi seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcf62f41-abc0-466b-ac8f-7050c21e1928.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilek Yiyen Salyangoz</image:title>
            <image:caption>Evde salyangoz beslenir mi? Bu fikir sana saçma gelebilir; ama Kübra salyangozları çok seviyor ve onları çileklerle besliyor. Karşı çıkanlaraysa kahramanımız Özgür yanıt veriyor: “Hoşumuza gitmese bile, başkalarının sevdiklerini, alışkanlıklarını ve düşüncelerini kabul etmeli, bunlara saygı göstermeliyiz.” Neden mi bunu yapmak zorundayız? Çünkü bu onun anayasal hakkı… Özgür, bu yeni seride öğrenmeye, öğrendiklerini paylaşmaya ve eğlenmeye devam ediyor. Sen de ona katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d6fd24b-d473-4675-bfbc-34faca1ca454.jpg</image:loc>
            <image:title>Ala Geyik</image:title>
            <image:caption>Ala Geyik, Ziya Gökalp tarafından yazılmış bir masal şiir olarak bizi hem tanıdığımız hem de hiç bilmediğimiz bir düş diyarına taşıyor. Ötüken Çocuk; Türk edebiyatının bu usta kaleminin çocuklar için yazdığı ve kuşaklar boyunca dillerden düşmeyen manzum masalını, zengin bir çizim dünyasıyla yeniden yorumluyor. 
 
Ala Geyik; sadece çocukları değil, çocuklukta öğrendiği değerleri unutmayan her yaştan okuru yeni bir yolculuğa davet ediyor. 
 
“Çocuktum, ufacıktım. 
Top oynadım acıktım…” 
  Ziya Gökalp, sizi Ala Geyik’in sayfalarında bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/294a6edd-bc74-4a98-a4ee-0e71340a1ee5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinin Dindarla Sınavı</image:title>
            <image:caption>KİMSEYİ KONTROL EDEMEZSİNİZ. SADAKAT İÇTEN GELİR... 
 
Bu kitap, doğduğum ve büyüdüğüm İslam mahallesinden kaçış değil, bir tepeye çıkıp, kendi mahallemin umum manzarasına bir bakıştır. 
Kelebekler başkasını aydınlatmak için kendisini salar ateşin bağrına. Yanarken aydınlatırlar ama hiç sızlanmazlar. 
Dini korumak, kendi gibi inanmayanları ve inancını eleştirenleri yok etmek değil, Allah’ın ve kulların razı olduğu şekilde kendini kötülüklerden korumakla olur. Çünkü Allah kendi dinini korumaktan âciz değildir. Bir düşün! Kâbe ki Allah’ın evidir. Allah kendi evini Ebrehe kâfirinin yıkmasına izin vermedi ama Müslüman bir âlim olan Emevi valisi Haccac bin Yusuf’un yıkmasına izin verdi. Neden? 
Ey hakikat yolcusu! Hangi din olursa olsun, sen dini dünyanın kötülüklerinden koruyan bir kalkan olarak değil de senin gibi düşünmeyeni öldürmek için mızrak olarak kullanırsan, o din Allah’ın dini olmaktan çıkar, heves ve arzuların dini haline gelir. İşte bu yüzden Haçlıların Hıristiyanlığa; Emevilerin de İslam’a verdiği zarar arasında pek fark yoktu... 
Çöpten ekmek alırken utanan bir çocuğun hayatını değiştirecek bir sistem icat edilmeden sunulan her şey boştur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d370229-c8ea-4dfd-8399-85b32c3bd145.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantastik Okuryazarlığı</image:title>
            <image:caption>“Fantastik, gerçeklikten kaçma yolu değil, onu anlamanın bir yoludur.” 
– Lloyd Alexander 
 
İçimizdeki çocuk tüm saflığıyla büyünün var olmasını, kötü giden şeyleri bir çırpıda düzeltecek o sihrin gerçekleşmesini bekler. Ama yetişkin tarafımız dünyanın karanlık bir yer olduğunu, kötülüğün sıklıkla kazandığını fısıldar kulağımıza. Bu ikircikli anların yaratıcı zekâyla birleşip bir hikâyeye dönüşmesi bizi fantastik janrasına götürür. 
Peki, fantastik türünü gerçekten anlayabiliyor muyuz? Yapılan göndermelerin, üzerine kurulduğu metaforların farkına vardığımız bir okuma yapabiliyor muyuz? 
Fantastik hikâye nedir? 
Bir hikâyenin fantastik olması için ihtiyaç duyduğu özellikler neler? 
Kaç çeşit fantastik hikâye türü var? 
Fantastik hikâyeler nasıl yazılır? 
Bu ve buna benzer yüzlerce sorunun en önemli eserlerden örneklerle açıklandığı bu kitap sadece fantezi tarihini değil felsefesini de anlatıyor. Homeros’tan Dante’ye, Lovecraft’tan Tolkien’e ve Le Guin’e kadar fantastik edebiyat üzerine yapılan tanım ve tartışmaları da içeriyor. Bu türe gönül vermiş, okumaya ve seyretmeye meraklı herkese hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02b4c948-e35a-4c77-b150-79d562027173.jpg</image:loc>
            <image:title>Dayıkan</image:title>
            <image:caption>Geçmiş geçmişte kaldı mı gerçekten? Ya iki çocuk eski bir yasayı çiğnerse ne olur? Açılır kadim zamanın kapıları, Gök Yele düşer önlerine. Büyülü bir ormandan Oğuz Kağan’ın otağına varır yol. Sonra da uç bakalım Dayıkan’ı döven demirciyi bulmaya! Bebekleri, Huzur’un kucağından alıp kaçıran kırmızı pelerinli kadın kim?  Soruların cevabı zamanın derinliğinde. Yerle göğün dengesini kurmak, Erlik’i yenmek, kayıp bebekleri kurtarmak, doludizgin bir maceraya kanat açmak için hazır mısın? 
“Tigin, kendi hikâyesini arayan prens demek. Hikâye tamamlandığında tigin kendini bulur, eksiğini tamamlar böylece ad alır. Ad alınca tiginlikten çıkıp ‘han’ olur. Ancak sizin dünyanızda peşin peşin verilmiş size hanlık. Öyle değil mi Ay-Han, Gök-Han? Şimdi sondan başa doğru gidecek, hikâyenizi tamamlayacaksınız.” 
  Haydi, sondan başa doğru gidelim. Düş diye okuduğumuz gerçeğe yol alalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5b296a6-4434-4601-87b2-0cdf18a27bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kam Ana’dan Türk Dünyası Masalları -1</image:title>
            <image:caption>&quot;Sözün izinden derilmiş masallarla yolculuğa çıkmaya var mısınız? 
  Her masalın başında bir bilmece ve tekerleme bulacaksınız. Bilmecenin cevabı, masalın içinde çıkacak karşınıza. Sayfaları çevirelim,  kahramanlarımız neler neler yaşamış hep birlikte görelim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b75d61e-46c8-4f3b-887a-65faebc565ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalimdeki Mavi</image:title>
            <image:caption>Nasıl başlanır ki?  İlk defa bir kitaba önsöz yazıyorum. Sanırım işte bu iyi, güzel bir başlangıç oldu. Aslına bakarsanız bu yaşıma kadar pek çok iş alanı gördüm; uluslararası şirketler, aile işleri, eğitimler, şunlar bunlar. Eğitim hayatımda hep var olan bir şeydi, hep yeni şeyler öğrenmeyi sevdim. Koçluk eğitimi aldığım dönem eğitmenim Aykut Açkalmaz’dan aynı zamanda zihin haritaları eğitimi de aldım. Zihin haritaları, öğrenmeyi, akılda tutmayı, not almayı kolaylaştıran bir sistem. Daha sonraları pandemi döneminde internet üzerinden grup derslerine katıldım ve bir derste Aykut hocamız bizlerden bir restoran mönüsünden anahtar kelimeler çıkararak şiir yazmamızı istedi. Şiir bana çok uzak bir fikirdi, asla yazamam diye düşünüyordum. Sonra düşündüm ki; sevdiğim bir yemek bana şiir de yazdırabilir, neden olmasın? Böylelikle ilk şiirimi aşırı sevdiğim suşiye yazdım. Gayet de güzel olduğunu fark ettim. Artık ilham gelmişti bir kere şiir yazmak kaçınılmazdı. Belki de zihin haritaları içimdeki farklı bir yeteneği ortaya çıkaran araç olmuştu. Derken yaşadığım tecrübeleri, ruh halimi, gezdiğim yerleri şiirleştirmeye ve bundan çok keyif aldığımı fark etmeye başladım. Yolda yürürken gözlemlediğim kişilere; bir palyaçoya, evsiz bir adama, yaz akşamı birden bastıran yağmura, çok sevdiğim doğaya, manzaralara şiirler yazdım. 
 
Ve şimdi sizlerle bu şiirleri paylaşıyorum, her birinin hayatımda ayrı bir yeri ve anısı var. Eminim ki sizler de her şiirde kendinizden bir şeyler bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f7b4b49-4a1f-49c6-9587-0abd8b311022.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecnun Darlığı</image:title>
            <image:caption>Saçları buluttan sıyrılmış güneş 
Benim mevsimlerim darken anlasa. 
Dünyâ ona küçük, kalem bana eş 
Sevmek bu sûrette erken anlasa. 
 
O&apos;dur metropolün çılgın gözdesi 
Ben yetim köylerin şâiran sesi. 
Kendini taş gören Tanrı yosması 
Benim yüreğimde narken anlasa... 
 
Onun için sevmek ara aşı mı 
Anladım bu vuslat zaman aşımı 
Mecnun darlığı mı sabır taşı mı 
Bu hâlde yaşamak zorken anlasa. 
 
Dağları delerken bir çift sözümle 
O&apos;na susamışım işte ez-cümle. 
Her şeyi yüklenip, bir an gözümle; 
&apos;Seni seviyorum&apos; derken anlasa... 
 
Ne yanan ateş var, ne tüten baca 
Saçlarıma yağan karken anlasa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ffd37f2-3893-4671-a3a9-ffa00512de99.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım</image:title>
            <image:caption>Boğazımız, o günkü Kazancı Yokuşu kadar tıkanıktı. Başka şeylerden konuştuk. 1977 yılı 365 gün değil de, 364 günmüş gibi davranmaya çalıştık. O yirmi dört saati yok saymayı tercih ettik ve içimize içimize sustuk. O gün bilmiyordum, susmanın da bir bedeli olduğunu. Yıllar sonra öğrenecektim o meşhur sözü: “İnsan yalnızca söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur.’’ Bilsem, susmazdım. 
 
Kıyameti yaşadık biz. Bildiğim hiçbir kelime, içinde bulunduğumuz durumu ve yaşadığımız acıyı anlatmaya yetmiyor. Dünyanın sonunu yaşadık biz. En karanlık günü gördük biz. Aklımızı yitirdik biz. Ruhumuzu kaybettik biz. 
 
Annesinin izini süren Eylül, izi sürülen Aylin... İstanbul-Ankara-Viyana üçgeninde yaşanmış hayatlar, büyük bir aşk, siyasi olaylar, şimdiki zamanlar. “Yarım’’ kalan bir hikâyenin “tamamlanma’’ serüveni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce21a995-be44-4cf6-8218-58e78d9727f0.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisada Yeniden Giriş</image:title>
            <image:caption>Akıllı insanlar hatalarından ders alır, çok akıllı insanlar başkalarının hatalarından da ders alır. 
 
Son birkaç yıldır yaşanan küresel çalkantı hemen hepimizin ekonomi ile ilgilenmesini gerektirdi. Bu nedenle bir önceki kitap İKTİSATTAN ÇIKIŞ iken şimdi İKTİSADA YENİDEN GİRİŞ yapıyoruz. 
Ancak, eski zamanın soylu duygularının çok uzağındayız artık. İhtiyaçlardan çok ihtirasların peşinde koşuyoruz. Tasarruf etmekte zorluk çekerken, cüretli yatırımların peşindeyiz. Kazandığımız paraya hükmümüz geçmediği gibi, harcadığımız yerler de bizi tatmin etmiyor. Açıkçası eski iktisat öğretisi de bir yere kadar bu duruma çare olabiliyor. Sebep-sonuç ilişkilerinin karmakarışık hale geldiği yaşantımız bizi arzu etmediğimiz yerlere sürüklüyor. Sadece ailemizi değil firmalarımızı da böyle yönetiyoruz. Dünyanın en etkili ekonomistleri arasında sayılan Prof. Dr. Emre Alkin bu kez içinde bulunduğumuz çöküşü, tasarruf, yatırım ve kazanç elde etmenin yollarını hem kendi deneyimlerinden yola çıkarak hem de profesyonel bir gözlemci olarak bilgelikle aktarıyor. Sokaktaki esnaftan büyük yatırımcılara, birikim yapmak isteyen ev hanımından emekliye kadar herkese hitap eden bu ufuk açıcı kitap paraya olan bakışınızı tekrar gözden geçirmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cc37e8c-9a30-4cb6-af63-5c47c62da0f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Leonard Cohen</image:title>
            <image:caption>“GENÇLİKLERİNDE BİR GÜN LEONARD COHEN’İN SESİNİ DİNLEYENLER, MEVCUDİYETLERİNİN BİR NOKTASINDA, YENİ BİR AŞKA YA DA ŞİŞEYE BAŞLAMADAN VEYA TERK EDİLMEDEN ÖNCE İLLA Kİ ÜŞÜYECEKLERİNİ, BAŞKALARININ ARASINDA KENDİLERİNİ ÇOK YALNIZ HİSSETMEKTEN KORKACAKLARINI, BAZEN DÜNYAYA HİÇ GELMEMENİN BELKİ DE DAHA İYİ OLDUĞUNU DÜŞÜNECEKLERİNİ ÇOK ERKEN ÖĞRENDİLER.” 
- Mishka Assayas 
 
21. yüzyılın en modern, en klasik, en tavizsiz, en net ve en karmaşık ozanının hayatından enstantanelerle dolu bir çizgi roman. Kahveniz ve müziğiniz hazırsa başlayın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd60f96-76aa-49e2-80be-4437b88f0874.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin</image:title>
            <image:caption>Bazı acılar, zamanla armağana dönüşür... 
 
Bir zamanlar kalbimi sökercesine canımı acıtan şey için sonradan şükredeceğimi nereden bilebilirdim ki? 
Yüzüstü bırakıldığım ilk gün hissettiğim o acının hiç geçmeyeceğini, kalp sancısıyla bölünen uykularımın bir daha huzura kavuşmayacağını sanıyordum. 
Göğsümü sığdıramadığım şu gökyüzünün ciğerlerime hep dar geleceğini ve artarak devam eden özlemlerin hiç geçmeyeceğini zannediyordum. Aslında en çok da uğradığım haksızlıkları asla hak etmediğimi düşünüyordum. Oysa karşılaştığım onca kötülüğe tahammül etmekle o haksızlığı kendime ben yapıyormuşum. Meğer sevdasını bal sanan, zehirlendiği kalbi kendine yuva sanıyormuş. 
Yani yok yere gidenler iyi ki geri dönmemişler, yoksa hiç iyileşemezmişim... 
Allah her şeyin en iyisini biliyor. Bazı acılar zamanla birer armağana dönüşüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7853995f-2d80-4a11-a7bc-6bbac647236d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Can Düşmanım</image:title>
            <image:caption>Nobel Ödüllü Elias Canetti&apos;nin yaşadığı ağır bir ruhsal sarsıntı neticesinde doğan Ölüm Can Düşmanım, dünyayı değiştirmeyi amaçlayan güçlü bir istenç, bir yaşam projesidir.
Canilerde, diktatörlerde, efsanelerde, dünya tarihine damga vurmuş kesitlerde, edebiyat ve filozofların görüş alışverişlerinde, kişisel deneyimlerde, anılarda, kalbi halihazırda atmayı sürdürenlerde ve yaşamın absürtlüğünde anlam bulan ölümün anatomisini çıkaran Canetti, ölüme dair insani bir korkunun aksine meşum bir nefretten beslenir ve ona karşı, canlıları bu dünyadan koparan yegâne katilmişçesine Don Kişotvari bir savaş verir. İsyanı ise elbette Tanrı&apos;yadır.
Canetti&apos;nin II. Dünya Savaşı&apos;nın çetin ve amansız günlerinde başladığı, 50 yılı aşkın bir süre boyunca da hakkında yazmaktan geri durmadığı bu kışkırtıcı &quot;anti-ölüm abidesi&quot;, terk-i diyar eylemişlere bir saygı duruşu, nefes alıp vermeyi sürdüren bizler içinse direnç kaynağı niteliği taşıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e7c9c10-ad95-4bda-8efb-e8d534688af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Amber Gece</image:title>
            <image:caption>Aniden bastıran sağanağın kalbine, korunun derinliklerine doğru koşturan bir çocuk var orada. Serseri bir kurşun bu körpe teni delip geçiyor ve tiz bir çığlık yükseliyor gürgen ağaçlarının nemli dalları arasından. Avcıların avı, annesinin dermansız yarası, kardeşininse dinmek bilmez nefretine dönüşüyor kandan ve yağmurdan sırılsıklam olmuş çocuk bedeni.


Sylvie Germain Amber Gece&apos;de, Gecelerin Kitabı&apos;nın emaneti Péniel ailesinin destansı, tılsımlı yazgısına taze bir soluk üflüyor; öfke ve kör nefretin yalınayak giriştiği amansız mücadele sızısı derin, anısı kutsal bir iz bırakıyor. Küllenmeye yüz tutmuş intikamın koru harlanıyor; uyanmakta olan Paris sokaklarında kopan feryat ıssız taşrada yankılanıyor, cinayetten aşka uzanan hercümerç içinde boğuluyor.


Bir katil lazım, bir de ölü... Peki ama büyü ve gerçeğin çıkmazında, hırsla, kinle ateşlenen nihayetsiz ıstıraba, kanı kurumamış yaraya avuç açıp kulak vermek mümkün mü?


Márquez&apos;in Yüzyıllık Yalnızlık&apos;la edebiyat tarihine bağışladığı sonsuz lanete karşı bir büyübozumu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/def4e013-4fea-40d1-860f-499999cd99cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Üretim Mekanı Olarak- Beyoğlu Düşerse</image:title>
            <image:caption>Yüzyıllardır zamanın ötesinde ve alternatif bir kültürel canlılığın temsili olan Beyoğlu, modernleşme tarihi boyunca muktedirler tarafından geleneğin karşısına konumlandırılmıştır.

Sanat ve edebiyat camiasının uğrak mekânlarına odaklanmayı ve buralardaki ilişkiler üzerinden &quot;kaybettiklerimiz&quot;i saptamayı bu bağlamda hedefleyen Burcu Pelvanoğlu, karşılaştırmalı bir Beyoğlu kroniği kaleme alıyor. Modernizm paradigması çerçevesinde &quot;Tanzimat&apos;tan 6-7 Eylül&apos;e&quot; ve &quot;6-7 Eylül&apos;den Günümüze&quot; olmak üzere iki ana başlığa ayırdığı Beyoğlu&apos;nun aldığı üçüncü kültürel virajı da gözden kaçırmadan; sermayenin eldeğişimi çerçevesinde 2010&apos;lar itibarıyla bütünüyle çehre değiştiren yeni Türkiye-yeni Beyoğlu&apos;na dair gözlemlerine de yer veriyor. Kaçınılmaz olarak bir düşman yaratmaktan beslenen fakat nihayetinde başka bir forma bürünen eklektik milliyetçi düşüncenin gelişiminden, yerellik-evrensellik tartışmalarından, sermaye ve kâr odaklarının rantabilite hesaplarından nasibini alan kültür-sanat merkezi Beyoğlu&apos;nun aldığı her göç dalgasıyla yeniden şekillenen demografik yapısının kırılganlığını, modernlik karşıtı kurucu nostaljinin tuzaklarına düşmeksizin vurguluyor.

Taksim Bahçesi&apos;nden Gardenbar&apos;a, Narmanlı Han&apos;dan Lebon&apos;a, Cumhuriyet Meyhanesi&apos;nden Mısır Apartmanı&apos;na, Maya Sanat Galerisi&apos;nden AKM&apos;ye ve nihayet Sefahathane&apos;den Kemancı&apos;ya, sayısız mekânın, anının ve tanıklığın ışığında bir kentsel hafıza temrini...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b53be59e-4cac-42a5-864b-a9ef1c49b16f.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Okumaları - II- Tutunamayanlar Çağı</image:title>
            <image:caption>&quot;Klasikleri&quot; neden okuruz? Hem edebi hem de kişisel açıdan farklı geleneklerden gelen yazarların neredeyse yüzyıllar boyu denilebilecek uzun bir tarihsel aralıkta ortaya çıkmış eserleri neden &quot;klasik&quot; başlığı altında toplanır? Klasik romanların kahramanları neden kitap sayfalarından taşar ve etkisi kuşaklar boyu sürecek, ilham verici toplumsal figürler olarak ölümsüzleşir?
Klasik romanları ve kahramanlarını yazıldığı tarihteki tayin edici dönemeçleri ıskalamadan, sınıfsal, siyasal ve sosyoekonomik dönüşümler ışığında ele alan Ferit Burak Aydar, &quot;Klasik Okumaları&quot; serisinin II. cildi Tutunamayanlar Çağı&apos;nda kapitalizmin devrimci potansiyellerini yitirdiği emperyalizm çağında kaleme alınan metinlere odaklanıyor.
Umudun ölmeye yüz tuttuğu bu dönemde filizlenen modernist roman geleneğinin &quot;kendi elleriyle yarattığı dünya karşısında aciz&quot;, &quot;atomlarına ayrılmış&quot; ve &quot;parçalanmış&quot; başkarakterlerinin çetrefilli dünyalarını açığa kavuşturuyor. Roman türünün gelişiminin belki de en çok ivme kazandığı çağda hayat bulmuş Faust, Oblomov, Dedalus, Clarissa, Josef K., Gatsby, Marcel ve Swann gibi ölümsüzleşen karakterlerle, vakıf olunabilir gerçekliğin sınırlarını aşarak, anlık izlenimlerin kaydedildiği bilinçten yansıyan gerçekliğin hâkimiyetine giren eserlere aydınlatıcı bir yaklaşım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f12e2a-8d81-4431-930e-1c5997a725fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaten Hiç Yoktular</image:title>
            <image:caption>Rüyanın içinde gezen, gerçeğin bir rüya gibi belirsizleştiği öyküler. Ama gene de sert bir gerçeği dillendiriyorlar. Buşra Era ikili ilişkilerin, iki insanın ruhlarını birbirine açmasının imkânsızlığının kıyılarında dolaşıyor. Tek bir insanla, belki de kendiyle yetinmenin imkânsız olduğu durumlarda açılan yaralara cesurca bakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b7ef20-b446-40c5-ae20-a02bf8c3be2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykuya Övgü- Uykusu Kaçanlar İçin Kullanım Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Uyku... Kimilerine göre her derde deva; bir kaçış, ruhsal deneyim, şölen, varlığını dayattığı kadar bedeni de yenileyen bir mola; kimilerinin ise gereksiz gördüğü; bu devinim ve hız çağında tembellikle, boşa harcanan zamanla özdeşleştirilen alelade bir beklenti... Nasıl tanımlarsak tanımlayalım, tüm insanlığı bir süreliğine olsa da aynılaştıran, kimlikler, roller ve sorumluluklardan azade kılan bir ortaklık.
Dalibor Frioux Uykuya Övgü&apos;de, çağdaş yazarların kaleminden uykuya methiyeler düzen dört büyük metnin yanı sıra Pessoa&apos;dan Nietzsche&apos;ye, Shakespeare&apos;den Montaigne&apos;e, Balzac&apos;tan Duras ve Proust&apos;a uzanan bir yelpazede, çeşitli alıntılar ve pasajlar aracılığıyla uykunun edebiyat, felsefe ve yaşama sanatında büründüğü farklı veçheleri araştırıp derlemeye koyuluyor. Uykunun bedendeki onarıcı faaliyetlerinden farklı kültür ve coğrafyalarda istirahate atfedilen öneme, kültürel inanışlarda ve tektanrılı dinlerdeki yansımalarından tasarılarımızı ve rotamızı belirleyen politik boyutuna, gece antropolojisinden ışık ve ses kirliliğinin uyku kalitesine etkilerine ve nihayet Freud&apos;un uykunun muhafızı olarak tanımladığı rüyalara kadar geniş bir panorama sunuyor.
Modern insanın her halükârda yenik düştüğü huzurlu, sancılı, dehşetli ya da deliksiz uykulara iade-i itibar kazandıran bir çalışma...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a4839ba-d2b4-48b8-920f-a103bf24e976.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüdai (Hüdai Arıkan’ın Yaşamı ve Mücadelesi)</image:title>
            <image:caption>Eski yoldaşlarımızla anılarımız söz konusu olduğunda yaşadıklarımızın yanında, özel anlar o kadar sınırlı ki! Birbirimizle ne pişti oynadık ne içki muhabbetleri yaptık ne tavla oynadık ne kız tavladık ne dans ettik! Aslında bütün bunların hepsini bilen bir kuşaktan geliyorduk. Ama biz devrimci olunca bunların hepsinden vazgeçmiş, kendimizi sadece ve sadece devrim ve sosyalizm mücadelesine adamıştık.  
     Devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde iz bırakan bir devrimcinin yaşamı söz konusu olduğunda; nasıl devrimci olduğu, kimlerden etkilendiği, kendi kulvarında nasıl yürüdüğü, hangi yol ayrımlarından geçtiği ve ondan geriye nelerin kaldığı önemlidir. Bu bağlamda yapılan bütün çözümlemeler, tarihsel olarak devrimci aklın ayak izlerini sonraki kuşaklara aktarmak anlamına geliyor. 
     Devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde 68’in devrimci önderlerinin iki-üç yıllık kısa yaşamları oldu. Bu yüzden birçoğu evlenemedi, bir meslek ve kariyer sahibi olamadı, eli kalem tutanlar bile istediğini yazamadı. Kitap, makale, şiir ve mektup bırakamadı. Mahir bile yazmayı bıraktı. On’lar sadece eylemlerini gelecek kuşaklara miras bıraktı. 
     Kitapta Mahirlerin cezaevi firarından itibaren İstanbul’da başlayan örgütsel ayrışmayı, bölünmeyi, Ankara üzerinden Karadeniz’e gidiş sürecini ve özellikle de Ünye eylemini ve Kızıldere Direnişi’ni yeniden irdelemeye çalıştım. Çünkü Kızıldere’de ölen yoldaşlar bu tarihsel sürecin yeniden ve yeniden anlatımını geride kalanlardan daha fazla hak ediyorlardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa90fa19-074d-4d79-8880-16a125c6bdc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Çizgileri</image:title>
            <image:caption>“Hayat amacına ulaştıracak adanmışlığın armağanını cömertçe sunuyor, o da gururla kabul ediyordu.” 
     Araştırmayı ve hayal kurmayı seven, meraklı Bahar… Deyimlere ilgisi sonucu zihninde oluşan türlü oyunlar… Sıradan bir okul gününde kafasına çarpan bir voleybol topu… Beyninde şimşekler çaktıran bir çift mavilik… Hayat yolculuğunun belki de ilk dönüm noktası… Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının habercisi olan kendinden emin bir mücadele… Tek solukta okunabilecek sıcacık bir ilk roman… 
     Bahar masum bir duygunun etkisiyle okulunun voleybol takımına girmek ister ancak voleybol zamanla Bahar için bir tutku haline gelir. Okulda yaşadığı çıkmazlar, öğretmenlerine karşı tutumu, matematik dersine olan yaklaşımı, küçüklüğünden beri anlaşamadığı Can, çocukları anlamayan Bay Aksi ve geleceğini yakından ilgilendiren önemli bir sınav da dâhil aşması gereken pek çok engelle karşı karşıyadır Bahar.  Neyse ki Seda, onu bir an bile yalnız bırakmaz. Bu ikilinin eşine az rastlanan içten arkadaşlıkları Kerem’in de aralarına katılmasıyla farklı bir boyut kazanır. 
     Azmin ve sabırla çalışma arzusunun hayallerle birleştiği bu macerada; gülümsemeye, hüzünlenmeye, kızmaya, sorgulamaya ve her türlü sürprize hazırlıklı olun. İşte başlıyoruz. 
 
KİTAPTAN 
 
Maçın bitmesine dakikalar kalmıştı. Az sonra hakemin çalacağı son düdükle takımının yenilgisi ilan edilecekti. İlk iki set çoktan kaybedilmişti, üçüncü sette de sayı üstünlüğü rakip takımdaydı. Böyle giderse kaçınılmaz sona çok az kalmış demekti. Bahar kalp atışlarının hızlandığını hissetti. Ağlamak üzereydi ama kendini tutuyordu. Üç settir hocanın kendisini oyuna almasını umutla bekliyordu. Bir taraftan da takımın yenilmek üzere olduğu gerçeği canını sıkıyordu. Yedek kulübesinde oturmak sinirlerini bozmuş olacak ki ayakkabısının bağlarını defalarca çözüp yeniden bağladı. Bu kadar gerginlik yaşamasının normal olduğunu düşündü; maçın başında hocası onu her an oyuna alabileceği sinyalini verip umutlandırmış, sonrasında ise bu umut yerini yavaş yavaş büyük bir hayal kırıklığına bırakmıştı. 
 
*** 
Oysa ilk defa çıkacağı bu maçın heyecanını ve mutluluğunu günler öncesinden yaşamaya başlamıştı. Etrafında kim var kim yok herkesi maça davet etmişti havalı havalı. Bu heyecanla farkında olmadan üstten üstten konuştuğunu anımsadı. “Aslı Öğretmen bu konuşmalarımı duysaydı ‘Burnun Kafdağı’na çıkmış, oralarda geziniyor.’  diye takılırdı bana.” dedi içinden. “Burnu büyümek de aynı anlamda değil miydi?” diye düşündü sonra. “Yok, yok! Galiba ‘burnu yere düşse almaz’ deyimi daha uygun düşerdi o hâlimi anlatmaya.” diye aklından geçirirken bunları düşünmenin hiç de sırası olmadığını fark etti. 



Yazar Hakkında: 
Sivas’ta doğan ve halen Sivas’ın Şarkışla ilçesinde yaşayan Havva Çetinkaya, ortaokul sıralarında düşlediği Türkçe öğretmenliği mesleğini, 2010’dan beri büyük bir istek ve mutlulukla sürdürmektedir. 
Hem mesleği gereği hem de kişisel ilgisi sebebiyle büyülü bir dünya olarak gördüğü çocuk edebiyatına bakış açısında değişimler yaşamaya başladığını fark edince önemli bir karar verdi. Çocuk edebiyatına okur olmanın yanı sıra eser vererek katkı sağlamak… Şimdilerde gelecek adına en büyük isteği kitaplarıyla hayallerine, düşüncelerine, umutlarına ortak olabilecek küçük ve renkli bir dünya yaratabilmek… Yüzlerinde tebessüm, gözlerinde pırıltı, kalplerinde mutluluk, zihinlerinde kıvılcım sebebi olabilmek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee47fd04-c929-4a24-b890-700df24f60a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dini Atatürk Gibi Anlamak</image:title>
            <image:caption>Atatürk&apos;ün ölümünden sonra, uygulanan politikaların, onun din anlayışını nasıl çarpıttıklarını, uygulamaların faturasının ona kesildiğini, çağdaşlık adına düşünenlerle, geleneksel din anlayışı adına düşünenlerin özde aynı, ama görünüşte ayrı gibi olan bu kesimlerin her ikisi de, Atatürk&apos;ü, halka, dinsiz-imansız(!) biriymiş gibi gösterdikleri, bunun nedenlerini araştırdığımızda, kökleri geçmişe uzanan politik ve geleneksel yapılarda ve zihniyetlerde olduğu gerçeği ile karşılaşırız. Bu bağlamda Atatürk&apos;ün din anlayışı ile geleneksel ve mezhepsel din anlayışına sahip olanlar arasındaki din anlayışı farkını görebilmek için, Hz. Muhammed&apos;in müşriklerle (ortak koşucu Araplarla) yaptığı mücadeleyi iyi bilmek gerekir. Peygamber&apos;in ortak koşucu Araplarla olan mücadelesi bilinmez ise, aradaki bu farkı kavramak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d94065d-ab9f-4523-8aff-f79a89752878.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids Hayvanlar Ansiklopedi Seti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>·         SET İÇERİĞİ 
 
·         NATINONAL GEOGRAPHIC KIDS - İNANILMAZ SÜRÜNGENLER ANSİKLOPEDİSİ 
 
·         NATINONAL GEOGRAPHIC KIDS - EŞSİZ DİNOPEDİ  
 
NATINONAL GEOGRAPHIC KIDS - HAYVANLAR ANSİKLOPEDİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc4a9309-8d4c-41b2-9b33-303b1ba08f91.jpg</image:loc>
            <image:title>Natıonal Geographıc Kids İlk Bilim Kitabım</image:title>
            <image:caption>Bilim nedir? Bilim insanları ne yapar? 
 
Bu dopdolu kaynak kitap bu sorulara ve daha birçoklarına cevap verirken diğer taraftan çocuklara bilim insanlarının üzerlerinde çalıştıkları harika şeyleri olan hayvanları ve bitkileri, okyanusları ve uzayı, depremleri ve yanardağları, sesi ve ışığı, icatları ve daha birçoklarını tanıtır. 
 
Bu kitabın içerisinde: 
 
•         200’den fazla muhteşem fotoğrafı 
•         Bilim insanlarının merak edip inceledikleri şeylerin yaş grubuna uygun olarak anlatımlarını 
•         Her bölümde bulunan ve etkileşimli öğrenmeye teşvik eden soru ve aktiviteleri 
•         Sesli okumaya uygun basit anlatımları veya okumaya yeni başlayan okuyucular için her sayfada bulunan eğlenceli gerçek bilgileri 
•         Deneyimi kitabın da ötesine taşıyan ebeveynler için ipuçları bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9be91e09-30ba-4593-a2c1-b8a01ee4ff49.jpg</image:loc>
            <image:title>Natıonal Geographıc Hayallerin Sınırı Yok</image:title>
            <image:caption>“Aldrin, olağanüstü başarılarından bahsettiği kadar yaşadığı hayal kırıklıkları, zorluklar ve başarısızlıklardan da içtenlikle söz ediyor. Hikâyesini cazip kılan da tam olarak bu.” 
 
—Washington Post 
 
Buzz Aldrin, Ay’da yürüdükten yarım yüzyıl sonra hem o tarihî anı hatırlayanlara hem de ona bir Amerikan kahramanı olarak saygı duyan genç nesillere yüreğini açıyor. Buzz, nükte ve incelikle anlatılan capcanlı kişisel anekdotlarda, “Gökyüzü sınır değil!” ve “İkinci, birinciden hemen sonra gelir.” gibi yaşam boyu benimsenecek 13 kuralı bizlerle paylaşıyor. 
 
Aldrin’in haberlere konu olan Antarktika macerası üzerine yepyeni bir bölümü de içeren Hayallerin Sınırı Yok’un bu yeni basımı, meydan okuma ve macera ile geçen bir ömür boyunca elde edilmiş bilgelikle dolu. Mezuniyet, yeni bir işe başlamak ya da yeni bir şehre taşınmak gibi hayatının bir sonraki adımını atanlar ve Buzz Aldrin’i daha iyi tanımak isteyen herkes için bu kitap, en ünlü astronotlarımızdan birinin ağzından son derece ilginç ilham verici sözler barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cea44cb-0ba9-4074-86a3-6ea8f8462564.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İblis</image:title>
            <image:caption>Yidiş dilinin en büyük yazarı, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Isaac Bashevis Singer’ın toplu öyküleri üç ciltte bir araya geliyor. 
 
Singer’ın Amerika’ya göç etmeden önce yaşadığı Varşova’da ve Polonya’nın küçük Yahudi yerleşimlerinde geçen, halk hikâyelerinden ve Musevi mistisizminden beslenen öykülerin ağırlıklı yer tuttuğu birinci ciltte, İngilizce çevirisiyle Singer’ı üne kavuşturmuş olan “Budala Gimpel”in yanı sıra, “Çarşı Caddesi’nin Spinozası”, “Taibele ve İblisi”, “Yeşiva Öğrencisi Yentl” gibi, yazarın en ünlü öykülerinden bazıları yer alıyor. 
 
Öykü türünün büyük ustalarından Singer’ın gerçekçilikle olağanüstüyü, yerelle evrenseli iç içe geçiren bu küçük başyapıtlarında, yok edilmiş bir kültür bütün zenginliğiyle yaşamaya devam ediyor. 
 
“Singer’ın hikâye anlatıcılığının berrak karmaşıklığı hâlâ şaşırtıcı; halk hikâyelerinden çıkma mistisizmle şehre özgü kozmopolitliği, ironik mizahla trajik kaderciliği harmanlayışı hayrete düşürme hünerini korurken, sürgün ve asimilasyon hakkındaki öyküleri etkisini bugün de sürdürüyor.”  -The Boston Globe 
 
“Isaac Bashevis Singer’ın parıltılı, muhteşem öyküleri hayret duygusuyla minnettarlıkla, mizahla, ironiyle ve hem tenin hem de ruhun hazlarını yüceltmeyi başaran alaycı bir erotizmle doludur.” - Jonathan Yardley, The Washington Post Book World</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8be72fd8-9e1b-419a-8e33-35bf766ce0e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Laytmotif</image:title>
            <image:caption>Fahri Güllüoğlu’nun beşinci şiir kitabı Laytmotif şiir-dışı kabul edileni şiirin gözünden okuyan, şiir-düzyazı arasında çizilen sınırı ortadan kaldıran üç kitabın birleşmesinden oluşuyor: “Kronoskopi”, “Sessiz Düzeltmeler”, “Logos”. Şiirde dile gelen hakikatin kırılganlığını bilen ve hakiki şiirin silinmiş şiir olduğu bilgisiyle; anlatıdan monologa, günlükten senaryoya, mektuptan mesele, manifestodan soruşturmaya, diyalogdan masala farklı türleri katederek kendini sınayan organik bir şiir bu. 
Laytmotif nasıl yaşamalı/nasıl yazmalı meselesi üstüne yalın bir dilin imkânlarıyla düşünürken müziğin prensiplerine bağlı felsefi düşünceden ödün vermeyen; burada, bu zamanda yaşayan bir bilincin ve gövdenin kayıtlarından oluşan bir “hayat kitabı”. 
 
Kitaptan: 
ÖNYARGI ATLASI 
dünya bir hapishane mi, dedim, hayat zindan değil, dedi, insan sıkıştığında, sıkışmışlıkla kendini fazla önemser, kendini önemsediğinde hayatı unutur, hayat hiç kimseyi önemsemez, akar, zaman bir yön değil, boyuttur, insan gözleri görmeyince her şeyi gördüğünü sanır, görme yetisini yitirmiş olsa, kendini, başkasını daha iyi görürdü insan, ışık hep baştan çıkartıcıdır, ışık, baktıkça, yansıttıklarıyla aldatır, dedi, bir sorunla karşılaştığında, sorun tek başına zifiri karanlıkla sarabilir zihnini, çözüm nedir diye sorarsan, bilmiyorum, sana akıl veremem, onu sen bulacaksın, kendine ait bir yol, ışığı da karanlığı da eş derecede sevebilen, hoş gören, hor görmeyen, onlara göre uyum arayan bir yürüyüş, sadece, uçmadan, uçacaksan da bunu hedeflemeden, ne hesaplı ne büsbütün kayıtsız, duyularımızdan başka bir şeyimiz yok, duyum sanatı, dedi, evet, duyum sanatı, dedim, başka sanatları hiç mi hiç umursamayan duyum sanatı, öğüt verilebilseydi, başkası karanlıkta kaldığında eline küçük bir kılavuz tutuşturabilmek gibi, bu gerçekçi olmazdı, dedim, bugün böyle düşünebilir kişi, o düşünce sadece o günün düşüncesi, duyumu olabilir, bir yıldız gibi, o gün ışığı parlak, o gün çok yakın, başka gün uzak, seçilmeyebilir, insan dünya döndükçe başkalaşabilir, asıl öğüt vermek karanlık bir fikir değil midir, öğüt verirsen aynı kalmayı vaat ediyorsun demektir, bilemezsin, bilemem, bilemeyiz, dedim, bilemeyiz, dedi, ama gençsin, her şeyi yapabilirsin, her şey mümkün, kılavuz arıyorsan, mutlaka bir kılavuz bulmaksa dert, dert etme, insan bir köre eşlik eden ikinci gibi hayal edebilirse kendini, karanlıkta kaldığında ne yapması gerektiğini de hayal edebilir, ne gördükleriyle ne görmedikleriyle, ne seçebildikleriyle ne seçemedikleriyle yetinmeyi bilen insana güvenme, kendinle bir kör gibi, kendinle bir kılavuz gibi yürüyebilmeyi öğrenmeli, insan hayallerini kimseyle kirletmemeli, yürüdükçe, kendine eşlik eden bir kör gibi yolu göze alabilmeli, dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30e19a4d-7f71-4154-bd38-9ae90e93f194.jpg</image:loc>
            <image:title>Milanda’nın Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Milanda’nın Şarkısı çocukların zor zamanlarına müziğin büyülü dünyasının nasıl eşlik edebileceğini anlatan bir hikâye. 
 
Milanda her sabah büyükannesini ziyarete gidiyordu. Birlikteyken yapmaktan en hoşlandıkları şey şarkı söylemekti. Ama bir sabah Milanda büyükannesini evinde bulamadı. Onu bırakıp nereye gitmişti? 
 
Naz Elkorek’in yazdığı, Gizem Darendelioğlu’nun resimlediği Milan’da’nın Şarkısı farklı bir okuma deneyimi de sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a92c2f-7ae5-4ad5-bdf1-d628d8cf6676.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İlişkilerde Metodoloji</image:title>
            <image:caption>Uluslararası İlişkilerde Metodoloji, teorinin ön planda olduğu son dönem Türk uluslararası ilişkiler öğretiminde öğrenci ve akademisyenlere metodolojinin de önemini hatırlatan bir derleme. 
 
13 bölümde 17 yazarın, ilgilendikleri bilmeceleri çözme yolunda kullandıkları yöntemlerden nasıl haberdar olduklarını, bunları ne şekilde ve neden kullandıklarını, karşılaştıkları güçlükleri ve bunların üstesinden nasıl geldiklerini, kısaca kendi akademik serüvenleri ışığında tecrübelerini ve geliştirdikleri yöntem ve bakış açılarını okuyacaksınız. Bu haliyle, didaktik bir anlatımın ötesine geçen ve metodoloji öğreniminde ek bir ders kaynağı niteliğiyle alandaki Türkçe kaynak ihtiyacına da cevap veren kitap, genel olarak uluslararası ilişkileri merak eden herkese, özelde de lisansüstü öğrencilere ve yazarlarının akademisyen meslektaşlarına hitap ediyor. 
 
Ersel Aydınlı, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde profesördür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7d872c3-ca73-49a3-b2ed-3065d4a6f8ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkın Fermanı</image:title>
            <image:caption>Halkın Fermanı kitabında Burak Akçapar, Osmanlı İmparatorluğu’na yardım amacıyla gelen Mukhtar Ahmed Ansari önderliğindeki Hint Tıp Heyeti’nin gönderilmesinde rol oynayan tarihi dinamiklere, heyetin yerel siyasi ve bürokratik kadrolarla etkileşimlerine ve savaş sırasında fedakârca yaptığı çalışmalara odaklanıyor. 
 
Çalışmanın ana konusunu oluşturan Tıp Heyeti’nin izleklerini Akçapar, aynı dönemde Delhi’deki Comrade dergisinde Ansari’nin Osmanlı Türkiye’sinde geçirdiği günlük faaliyetlerini ayrıntılarıyla anlattığı mektuplarda bulmuş. Hint Müslümanlarının Halife Sultan olarak kabul ettikleri Osmanlı padişahına bağlılığı Akçapar tarafından Panislamizm tartışması çerçevesinde incelenirken, yayımlanan mektuplar bir dönem anlatısı olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki siyasi, ekonomik, toplumsal ve diğer devletlerle olan ilişkilerine dair ilginç ipuçları sunuyor. 
 
Kitapta Comrade tarafından yüzyıl önce basılmış mektupların tam örneklerinin ilk kez yayımlanan bir antolojisini de yer alıyor. Mektuplar Ansari ve meslektaşlarının özgün sesini, Ansari’nin ayakta kalmış tek Müslüman devlete yardım eden Hint Müslümanlarının sahadaki temsilcileri olarak yaşadıklarına dair günlüğünü içeriyor. 
 
Burak Akçapar, Türk büyükelçi, akademisyen ve köşe yazarıdır. Mayıs 2021 tarihinden bu yana Türkiye Cumhuriyeti İspanya Büyükelçisi olarak görev yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a07259fc-a05d-414b-8bfe-c51d7593b0ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Meşuga</image:title>
            <image:caption>1950’li yıllarda New York’ta, Yidiş dilinde yayın yapan bir gazetede romanlar tefrika edip öyküler ve köşe yazıları yayımlayan Polonya asıllı Yahudi yazar Aaron Greidinger, Hitler’in toplama kamplarında öldüğünü sandığı eski arkadaşı Max Aberdam’la yeniden karşılaşır. Max onu Eski Dünya’nın hayaletleriyle dolu bir dünyaya sokacak, nasihat bekleyen sadık okurlar, yalnız kadınlar, güvenilmez işadamları, medyumlar ve eski devrimcilerle dolu bu çevrede Aaron kendi roman ve öykülerinden çok farklı olmayan ilişkilerin ortasına düşecektir.
 
Aşklara ve dostluklara tarihin gölgesinin düştüğü, zıvanadan çıkmış bir dünyayı anlatan Meşuga, New York’tan Paris ve Tel Aviv’e uzanan bir kara komedi.
 
“Sıradışı... Romanın Yidiş dilinde ‘çılgın’ anlamına gelen adı, Singer’ın dünyayı bir deliler evi olarak gören karamsar bakışını akla getirmesinin yanı sıra, yazarın müthiş anlatıcılık yeteneğinin özünü sergileyen aldatıcı biçimde komik hikâyesine kattığı manik enerjiyi de iletiyor.”
 
Publishers Weekly
 
“Her zamanki gibi dört dörtlük bir anlatıcı olan Singer, herkesin içinde hem Tanrı’dan hem de Şeytan’dan bir parça bulunduğunu ve tutkunun açıklanamayacak bir şey olduğunu biliyor.”
 
Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10221787-f878-42e2-932d-c10498768cd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Prof. Dr. Ayşe S. Akyel’e Öğrencilerinden Armağan Kitap- Türkiye’de Yabancı Dil Öğretmeni Eğitimi Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Kitabımıza İngiliz Dili Eğitimi alanında uzman olan değerli Prof. Dr. Ayşe S. Akyel’in yetiştirmiş olduğu akademisyenler, alandaki güncel konuları irdeledikleri yeni çalışmalarının birer ürünü olan araştırma yazıları ve/veya kendisi ile ilgili anılarıyla katkıda bulunmuşlardır. 
  Bu kitap, dünün öğrencileri, bugünün değerli ve vefalı akademisyenlerinin “Hocaların Hocasına” bir armağanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d64ac5f9-13bc-4ee3-992f-831177874b69.jpg</image:loc>
            <image:title>Elt Book Series Classroom-Based Language Assessment</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7d32c5f-f7fd-428d-a561-edde7e79374d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Ve Kimlik</image:title>
            <image:caption>Eğitim ve kimlik ilişkisi, eğitim, felsefe, sosyoloji ve antropolojiden siyaset bilimine sosyal bilimlerin neredeyse tümünde ilgiye mazhar olmuş ve bu konuda önemli bir literatür oluşmuştur. Buna karşın eğitim bilimleri özellikle anaakım bu konuyu çalışma alanı dışında tutmuştur. Çünkü eğitim ve kimlik ilişkisini çözümlemek bu iki kavramın ideolojik bir alana çekilen boyutuyla yüzleşmek olduğu gibi aynı zamanda eğitimin iktidara bakan yüzünü de deşifre etmek demektir. Eğitime yüklenen vatandaş ve işgücü yetiştirmek işlevi aslında bir kimlik üretim sürecidir ve iktidarların talepleri ile ilgilidir. 
  Bu nedenle anaakım eğitim bilimlerinin sözde politiklikten arındırılmış bilimsel literatüründe eğitim ve kimlik ilişkisi ile ilgili temalar genelde eğitimin işlevleri arasında yer verilmiştir. Bu yönde yapılan tüm çalışmalar eğitim üzerinde söz hakkı olan özneleri ihmal eden anaakım eğitim bilimleri yaklaşımları ile yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/856b7935-c10c-44aa-88a8-2006dd1264c6.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokulda Alternatif Eğitim Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ülkemizde ilkokullar için uygulanmakta olan alternatif eğitim uygulamalarına farklı bölümlerde yer verilmeye çalışılmıştır. Kitap sınıf öğretmenleri ve öğretmen adayları başta olmak üzere; eğitime gönül veren, “maarif meselesi memleket meselesidir” diye düşünen ve vatan sevdasını ona hizmetle ortaya koyma yarışında olan tüm eğitimcilerimize ithaf edilmiş ve istifadelerine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40cc3fa4-f2d3-45a6-ba7f-148d1ccaf08e.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlar ve Yanılgılar - İnsan Nasıl Yanılır?</image:title>
            <image:caption>İnsanın kaderini yanılgıları belirler. İnsanoğlu dünya üzerinde belirdiği ilk zamanlardan itibaren beynini kullanarak hayatta kalmaya ve çevreye uyum sağlamaya çalıştı. Evrim sürecinde beyni gelişirken deneme yanılma yoluyla öğrenerek bugünlere ulaştı. Bu süreçte otobiyografik belleğin gelişmesi bir dönüm noktası oldu. Çevreyi algılayış biçimi, analiz yapabilmesi, problem çözme becerisi, geleceği planlayabilmesi ve dil yoluyla iletişim kurarak kendini ifade edebilmesi ona diğer canlılar karşısında üstünlük sağladı. Ancak, bu kadar gelişmiş üst düzey bilişsel yeteneklerine rağmen çok önemli bir açığı hâlâ kapanmadı.
İnsan yanılgıya oldukça yatkındır ve sık sık yanılır. Gelişmiş ve muhteşem beyni yanılgılara karşı bağışık değildir. Yaşamı yanılgılarla yüzleşerek geçer. Yanılgıların farkında olmaksa insanın hayatta kalmasına yardımcı olur ve pek çok konuda ona avantaj sağlar. Prof. Dr. Tayfun Uzbay İnsanlar ve Yanılgılar kitabı ile bu kez insanın nasıl yanıldığını ele alıyor. Duyu, bellek, zaaf, özgüven, bilgi, potansiyel ve aşk yanılgılarının nasıl ortaya çıktığını ve karmaşık bir çağda bunlara karşı nasıl bağışıklık kazanılacağını bilimsel bir manifesto olarak ortaya koyuyor. &quot;Ülkemizde bilim dünyasının en önemli figürlerinden olan Tayfun Uzbay Hoca’nın aşkta, bilimde, özgüvende, zihnimizde, belleğimizde, sebeplerde ve sonuçlarda nasıl yanıldığımızı gösteren bu eşsiz kitabı, tam da ihtiyaç olan bir zamanda ‘zamanın ruhunu’ bize açık eyliyor, iyi ki de yapıyor, iyi yapıyor...&quot;
Prof. Dr. Uğur Batı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec2a245e-4abd-49ba-b908-dec109326b31.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne – Baba El Kitabı Serisi - Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite</image:title>
            <image:caption>Bu seride amaç, özel gereksinimli çocuğu olan anne babalara ve birincil bakıcılara pratik bilgiler sunmaktır. Bu pratik bilgiler ailelerle birlikte öğretmen ve öğretmen adayları basta olmak üzere özel eğitim paydaşlarına da değerli bilgiler sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c38a56a-c422-4b0d-8cf4-9429eae0876f.jpg</image:loc>
            <image:title>Elt Book Series Integrated Language Skills</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13df2517-d8ed-4f68-a529-aac3e37e2182.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişilik Kuramlari (Psikoloji Seti)</image:title>
            <image:caption>Psikoloji setinde yer alan kitaplar; temel ve genel alanlar olarak belirlenmiş, lisans eğitiminde gereksinim duyulan bilimsel ve entelektüel birikimi kazandırmayı hedeflemektedir. 
 
  Diğer yandan ortalama ve ilgili okuyucuya da hitap edebilecek şekilde; didaktik, basitten zora, somuttan soya, kolaydan zora doğru kurgulanmasına özen gösterilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e75d39c4-99a1-487b-9375-4a90ef4a2b76.jpg</image:loc>
            <image:title>Elt Book Series New Approaches In Elt</image:title>
            <image:caption>English Language Teaching has been in a continuous development as the language itself. The political, sociological and technological changes in the global scale impact the field of language teaching as well. As a result of these changes, the roles of policy makers, teacher educators, prospective teachers and in-service language teachers are changing in a similar sense. The aim of this book series is to keep all these parties up to date regarding both content and pedagogical knowledge and inform them about the new trends in the field of English language teaching. To meet these purposes, the books included in the series are designed to help readers to better internalize the content by presenting academic and practical tasks and activities. We would like to thank to the editors and authors of each book for their valuable time, knowledge and attention devoted to this series.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf57991c-7709-4dcf-94b3-b22cb8bf3c0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressam Eren Eyüboğlu Ve Kedisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, meraklı kedi Pufo ve ressam Eren Eyüboğlu’nun Romanya’da başlayıp Türkiye’de devam eden keşif dolu sanat macerasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffcaf271-2124-415a-a623-2a705a551d84.jpg</image:loc>
            <image:title>Otistik Çocuklara Tuvalet Becerilerinin Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın yazılmasındaki en önemli amacı geleneksel yöntemlerin işe yaramadığı otistik çocuklarda tuvalet eğitimi için yapılabilecek uyarlamalar ve özel yöntemlerin aileler ve eğitimcilere aktarılmasının sağlanması oluşturmaktadır. 
  Kitapta tuvalet becerisini kazandırma sürecinin bel kemiğini oluşturan hazırlık sürecinden başlayarak yapılabilecek düzenlemeler ve uyarlamalara, kullanılabilecek yöntem ve tekniklere ve sıkça karşılaşılan sorunlara ilişkin çözüm önerilerine yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f675fb-b9cc-42a5-a4be-96fa67de2aed.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Yaşam Ve Fiziksel Aktivite</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta sağlık kavramı açıklanarak, fiziksel aktivitenin birey ve toplum sağlığın korunması ve iyileştirilmesi üzerindeki etkileri kapsamlı olarak ele alınmaktadır. 
  Bireyin günlük yaşamını sürdürmesi için gerekli olan enerji harcaması olarak tanımlanan fiziksel aktivite ile sağlıkla ilgili fiziksel uygunluğun bir veya birkaç bileşenini iyileştirmeyi amaçlayan egzersiz eğitimiyle ilgili konular farklı yönleriyle ve zengin bir içerikte fizyoterapist bakış açısıyla yer bulmaktadır. Beslenme ile ilgili temel prensipler, yaşamın farklı dönemlerinde, kronik hastalıklarda, engelli bireylerde, çalışan kişilerde ve sporcularda sağlığın korunmasında beslenmenin önemi diyetisyen bakış açısıyla kapsamlı olarak irdelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61690f78-5257-400d-8a3a-76f4f85f2d2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramayana &quot;Ayodhya Kanda&quot;</image:title>
            <image:caption>RĀMĀYAṆA 2. Kitap &quot;Ayodhya Kanda&quot;
Aynada yansıyan görüntüyü çarpıtırsak ne olur?
Kendini görebilmek için yansıyana ihtiyaç duyan, “gerçek” kendini yanlış görür ve bilir. Bu yanlış, başlangıçta yani temelde meydana geldiği için üzerine inşa edilen de doğal olarak eksik, ahenksiz ve çürük bir yığıntıdan başka bir şey değildir.
Günümüz bilimlerinin de bizlere sunduğu işte bu yığıntıdır. Tam bu noktada sorulması gereken iki soru olduğunu düşünüyorum:
1) Destanların, salt edebiyatın bir ürünü olduğunu kabul etmek yerine insanlığın ezelde bir yerde başlayan tarihine ışık tutan sosyolojinin, antropolojinin, arkeolojinin, jeolojinin ve hatta biyolojinin dünyayı, dolayısıyla da bizleri anlamak ve bilmek için yaptığı araştırmalara ışık tutmasına izin verseydik ne olurdu?
2) Yazılı kaynak olarak çıktıkları dönem yerine yazılı olanı referans alıp geriye doğru araştırmalar yapsak, bakış açımızı değiştirsek ne olurdu?
İşte o zaman, gümüş ve altını takas yöntemi olarak ilk kez kullananın MÖ 7. yy.daki Lidyalılar olduğunu değil, onlardan binlerce yıl önce kurulmuş, varlığını Ramayana’da öğrendiğimiz bir kültür tarafından çoktan kullanıldığını öğrenmiş olacaktık.
Ya da destanda karşımıza çıkan aslanların, günümüzde yalnızca Gir Ormanı&apos;nda yaşayan 674 nüfusa sahip Asya Aslanı (Panthera leo persica) olması ihtimâlinden yola çıkarak, geçmiş ve şimdiki zaman arasında kıyaslama yaparak sağlıklı çıkarımlarda bulunma olasılığımız artardı.
Bu nedenle Ramayana ve Mahabharata&apos;yı sadece kadim dönemlerin destanları olarak değil, bilmediğimiz zamanları içinde barındıran destanlar olduğunu kabul etmeliyiz.
Yeter ki nereye, nasıl bakacağımızı bilelim.
“Biyolog Kaan Soyuer&apos;e arka kapak yazısına katkılarından dolayı teşekkür ederim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7eb60253-795e-45dc-9b52-6832dab211dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ataürk Emperyalizm Ve Batı Merkezcilik</image:title>
            <image:caption>ATATÜRK&apos;Ü anlamak, Atatürk&apos;ün Cumhuriyet Değerleri üzerine kurduğu ulus devleti özümsemek, bu değerler üzerinden yaşamı sürdürmek insanlaşmanın ve uygarlaşmanın ilk şartıdır. Bunun için her tür emperyalizmden korunmak tam bağımsız olmanın da ilk şartıdır. İngiliz egemen emperyalizme birlikte olduğu müttefiklerine tarihte ilk yenilgiyi tattıran, onlarla mücadelesinden zaferle çıkan Atatürk&apos;ün çağındaki sömürgeciliğe karşı emsalsiz başarısı günümüzde de gelecekte de örnek alınacak önem ve değerdedir. 
Atatürk emperyalizm konusunda şöyle diyor: “Efendiler, biz hakkımızı saklı bulundurmak, bağımsızlığımızı emin bulundurabilmek için heyeti umumiyemizce, heyeti milliyemizce, bizi mahvetmek isteyen EMPERYALİZME KARŞI ve bizi yutmak isteyen KAPİTALİZME KARŞI heyeti milliyece mücahedeyi uygun gören bir mesleği takip eden insanlarız.&quot; 
&quot;En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler. Bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış ve saltanat halinde bütün dünyaya hâkim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.&quot; 
&quot;Bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı savaşıyoruz&quot; 
ATATÜRK, Kurtuluş Savaşı emperyalizme karşı verilen bir tam bağımsızlık savaşıdır, demişti. 
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı /UNESCO üyesi olan 156 ülkenin oybirliğiyle aldığı kararla 1981 yılını “Atatürk yılı” ilan etmiş ve Atatürk&apos;ü şöyle tanımlamıştır: 
“Uluslararası anlayış ve barış yolunda çaba harcamış üstün bir kişi, olağanüstü bir devrimci, sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk lider, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, insanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen eşsiz bir devlet adamı.” 
Bu kitap, kapitalizmin çocuğu sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşarak onu yenilgiye uğratan ilk lider ATATÜRK&apos;ÜN bu mücadelesini tarihi gerçekliği içinde ele alıyor ki eğer günümüzde bilirse, ülkenin tarihinde aynı konu bir kez daha tekerrür etmesin. 
Bağımsızlığımızın korunması ancak Emperyalizme karşı mücadele etmekle mümkündür. 
“Batının Türk milletini mutlaka mahvetmek hususunda mevcut kanaat pek derindir. Bugünkü Avrupa diplomatlarının kafalarında hâsıl olmuş bir görüş değildir. Bundan önce, çok ve çok öncekileri zamanında yerleşmiştir.” “Bu, adeta babadan evlada irsen intikal eden bir zihniyet, bir âdet, bir anane olmuştur. Onun için Batı&apos;nın bu ananeden vazgeçmesi, bu miras alınmış zihniyeti değiştirmesi, bozması, itiraf etmek lazım gelir ki, o kadar kolaylıkla mümkün olmamıştır ve olmayacaktır” ATATÜRK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3da965e8-1046-4a91-a47f-8788c74fc063.jpg</image:loc>
            <image:title>Refah Ekonomisi ve Eşitsizlik</image:title>
            <image:caption>Küreselleşme insanı ve doğal kaynakları acımasızca tükettiği bir ortama doğru sürüklerken bu kitap refah ekonomisi alanına ve eşitsizlik kavramına zengin bir arka plan sunuyor. Katkıda bulunan yazarlar eşitsizliği, tüketim ve borçlanma olgularına, istihdam piyasalarına, servet ve gelir dağılımlarına, kurumsal yapıya, mekân kavramına, her tür ayrımcılığa ve küresel eşitsizliğin ekonomi politiğine odaklanarak, farklı yaklaşımlarla özgürce tartışıyorlar. 
Prof. Dr. Fatma Doğruel 
Marmara Üniversitesi 
Refah arttıkça eşitsizlik azalacakmış gibi görünse de bazen tam tersi olabiliyor; refah arttıkça eşitsizlik büyüyebiliyor. Bu kitap ekonomi biliminin çok önemli ama nispeten az işlenmiş konularını ele alıp değerlendiren önemli bir kitap. Mutlaka okunmalı. Bilgi dağarcığınıza katkı yaptığını göreceksiniz. 
Dr. Mahfi Eğilmez 
Refah analizi ekonomi biliminin temel kavramlarından birisi ve belki de ana ekseni. Ekonomide refah kavramının, ekonomi politiğin tüm boyutlarıyla ele alındığı, çok önemli bir katkı. 
Prof. Dr. A. Erinç Yeldan 
Kadir Has Üniversitesi Yazarlar: Ömer Faruk Çolak (Editör), Leyla Firuze Arda Özalp (Editör), Ayça Berna Görmez, Meltem Dayıoğlu, Murat Güray Kırdar, Emine Kef, Pelin Kılıçarslan, Saniye Dedeoğlu, Çisel Ekiz Gökmen, Aysun Danışman, Fatma Esra Soylu, Erdem Seçilmiş, Eşref Uğur Çelik, Adem Yavuz Elveren</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7847961-0295-4cb0-a2d7-069c15569ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yahudi İnsandan İnsan Yahudi’ye</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu kitap, aslında ağırlık bakımından diğerleriyle de kıyaslanabileceğine inandığım başka yüklerin, kültürel yüklerin de varlığını bize gösteriyor. Metin Sarfati’nin bu kitaptaki yazılarında ortaya koyduğu önemli bir gerçek, Yahudi kimliğinin kendisinin de taşınması kolay olmayan bir yük olduğu, hatta bu kimliğin ne olduğunu ortaya koymanın da son derece zor olduğu. Belki dünyanın her tarafına dağılmış olan, gittikleri yerlerdeki kültürleri etkilemiş ve onlardan etkilenmiş olan bir topluluk için bu kimliği açıkça ortaya koyma çabasının beyhude olduğu, hatta bu çabanın gereksiz olduğu da söylenebilir. Ancak özellikle bu kitapta vurgulanan, Sarfati’nin deyişiyle “Yahudi insan” ile “insan Yahudi” arasındaki tarihsel gerilim, gerçekten ciddi ciddi üzerine düşünülmesi gereken bir sorun. Sarfati, bu ayrımın belki de özellikle Türkiyeli Yahudiler için ne kadar önemli ve çözülmesi zor bir sorun olarak kendisini gösterdiğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Hüseyin Özel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce48470e-df4c-4b30-913f-95ff9700f771.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Sağlıklı Çocuk El Kitabı (Çocuklar için)</image:title>
            <image:caption>SAĞLIK VE EĞLENCE BİRLEŞİYOR: SÜPER SAĞLIKLI ÇOCUK EL KİTABI (ÇOCUKLAR İÇİN) 
 
‘Süper Sağlıklı Çocuk El Kitabı’nın yazarı Dr. Nina Shapiro, beslenme, egzersiz, uyku, hijyen, stres, ekran başında geçirilen süre ve daha fazlası hakkında bilinmesi gerekenleri kitap severlerle buluşturdu. Harvard Tıp Okulu’ndan mezun ve uzmanlığı Pediatri olan Dr. Shapiro, sağlıklı kalmanın sırrını, “Ne, neden ve nasıl?” sorularının cevaplarını anne, baba ve çocuklar için kitabında cevaplıyor. 
 
Her yaştan çocuk ve yetişkinler için erişilebilir bir sağlık kılavuzu olan “Süper Sağlıklı Çocuk El Kitabı” çocukların “Ama neden?” diyerek sorduğu tüm sağlık sorularını cevaplıyor. Hem ebeveynlerin hem çocukların anlayabileceği günlük, sade, mizah dolu ve eğlenceli bir dille uygulanabilir tavsiyelere dönüştüren Dr. Shapiro bu kitapla çocukları sağlıklı ve enerjik olmayı istemeye teşvik etmeyi amaçlıyor. 
 
Tüm yetişkinlerin dikkatine! Çocukların sorularına kulan verin! 
Her yaştaki çocuk, vücudunun nasıl çalıştığını ve yetişkinlerin sağlıklı olmak için yapılması gerekenler hakkındaki ısrarlı fikirlerinin nedenlerini bilmek ister. Yetişkinler çocuklara sürekli aşağıdaki gibi şeyler söylerler: 
“Kalk artık ekranın karşısından!”
&quot;Sebzelerini bitir!&quot;
&quot;Akşam yemeği yerine kurabiye yiyemezsin!&quot;
&quot;İlaçlarını almalısın!&quot;
&quot;Ellerini sabunla yıka!&quot;
&quot;Geç oluyor! Yatmaya hazırlan!&quot; 
Peki ama neden? Çocuklara bunların aslında bir yetişkinin huysuzlukları değil, kendi vücudunun muhteşem işleyişini bozmamak için gerekenler olduğunu anlatmalıyız. 
İşte bu kitapta Süper Sağlıklı Çocuk El Kitabı Nina Shapiro okuyucularını; beslenirken, ilaç alırken, egzersiz yaparken, temizlenirken ve dinlenirken vücutta meydana gelenleri basit bir dille anlattığı inanılmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Her bölümde çocukların bedenleri ve sağlıkları hakkında kafalarını kurcalayanları hem bilime dayalı hem de yaşlarına uygun açıklamalar ve çizimlerle anlatmaya çalışıyor. Bu yolculuğun sonunda çocuklar, sağlıklı, güçlü, temiz, dinlenmiş ve enerjik olmanın gerçekten de ne anlama geldiğini anlayarak, en sağlıklı hallerine kavuşmak için doğru kararları verebilecek hale dönüşecekler. 
Vücudumuzun gerçekten de muhteşem bir çalışma sistemi var. Onun nasıl çalıştığını, etrafımızda olup bitenlerin bedenlerimizi; bedenlerimizin de dış dünyayı nasıl etkilediğini gösteren bilim de bir o kadar havalı. Haydi büyükler ve çocuklar, eğlenerek öğreneceğiz. 
Yazar Hakkında: 
Dr. Nina Shapiro, yirmi beş yıldır çocuklarla ilgilenmektedir. Kaliforniya Üniversitesi Mattel Çocuk Hastanesi’nde Çocuk Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Cerrahisi alanında profesör ve bölüm başkanı olarak görev yapmaktadır. Kitapları: Take a Deep Breath: Clear the Air for the Health of Your Child, 50 Stu­dies Every Pediatrician Should Know, HYPE: A Doctor’s Guide to Medical Myths, Exaggerated Claims and Bad Advice: How to Tell What’s Real and What’s Not (Publisher’s Weekly dergisi tarafın­dan “2018 yılının en iyi kitabı” seçilmiştir) ve bu kitap Tıpta ve Sağlıkta Balon Bilgiler adıyla da Türkçe olarak basılmıştır. Çalışmalarına Wall Street, Washington Post, CNN, NPR’de yer verilmiştir, The Doctors adlı televizyon programına düzenli ko­nuk olmaktadır. Los Angeles’ta, kendisi gibi cerrah olan eşiyle ve doktor anne-babasına her gün yeni bir şeyler öğreten çocuk­larıyla birlikte birlikte yaşamaktadır. Detaylı bilgi için drninashapiro.com adlı internet sitesine bakabilir, Twitter ve Instagram’da @drninashapiro hesabını takip edebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f236401b-ef28-4026-9d8d-c60c766f58a2.jpg</image:loc>
            <image:title>“Hayır”sız Dayım</image:title>
            <image:caption>Sayfalarında gezinirken arkadaşlarınızla sohbette ya da sıcacık evinizdeymiş gibi hissedeceğiniz, elinizden düşmeyecek, bolca gülümseme ve dilek yeşertecek bir öykü kitabı sizi bekliyor. 
İyi müziğe dayanamayıp coşanlar, satranç oynamadan duramayanlar, yazarlığa soyunanlar burada mı? Peki ya şaka sevenler, şansını kovalayanlar, hiç vazgeçmeyenler? O halde seveceğiniz yeni dostlarla tanışmak için içeriye buyurun. 
 
Kitaptaki Öyküler: 
“Hayır”sız Dayım 
Şakalara Hiç Kızmam  
Empati 
Tavan Arasındaki Dosyalar 
Dünya Yeniden Küçüldü 
Domates Suyu ve Anılar 
Notaların Gücü 
Anneler Günü 
Satranca Bağladık  
Babam Yazar Olunca  
Kuşbakışı Değil 
Rex 
Şans 


Saat Kaç, İzmir?  
Vitito ve Kuyruklu Adam 
 
KİTAPTAN 
“Çok teşekkürler hocam. Sanki zaman makinesinde yolculuk yaptık” dedi Mine. Herkes katıldı bu sözlere. “İyi müzik böyledir, evrenseldir” dedi Turgut Hoca. “Dünyanın öbür ucundaki insana da seslenir, tanıdık gelir. Dil, din, coğrafya ayrımı yapmaz, herkese hitap eder. Üzerinden geçen zaman onu etkilemez, eskitmez hatta daha da kıymet verir.” O gün evrensel kelimesinin anlamını aklımın bir köşesine yazmıştım. Yaptığın iş iyiyse, farklıysa, özelse, atlasın bir ucundaki dağ köyüne kadar ulaşıp bir çocuğun hayatına giriyorsa evrensel oluyordu. 
 
*** 
 
Evlerimize dönmeden önce, Mühendis Sait ağabey bizi tesisi gezmeye davet etti. Çöplerin toplandığı depolara girdik ilk. Hayret, koku falan yoktu. 
“Kokuları nereye gitmiş bunların baba?” diye sormuştu Eda da. Herkes gülmüştü. 
 Sonra çöplerin ayrıştırıldığı dev gibi hangara girdik. Burada kaydırak gibi dev borulardan akan çöpler kâğıt, cam, plastik olarak ayrılıyor ve başka depolarda toplanıyordu. Geri dönüşümde kullanılmak üzere. 
Oradan çıkıp borularla çevrelenmiş büyük metal tanklara geldik. Üzerinde saate benzeyen dereceler vardı. “İşte geri dönüştürülemeyecek atıkların biriktiği tanklar” demişti Sait ağabey. “Eda’nın merak ettiği soru burada gizli. Bu tanklarda çöpler, ısıtılarak çürütülüyor. Aynı güneşin yaptığı gibi. Açığa çıkan metan gazı da borularla santrale gönderiliyor.” 
 
*** 
Asıl ismi Victor’du ama köyde herkes ona Vitito diye seslenirdi. Köydeki çocuklar, komşular, balıkçılar, kediler ve tepenin üzerindeki yel değirmenini işleten Osman amca, Vitito’nun dostları idi. Yel değirmeni her hafta Vitito’nun köyden getirdiği buğdayları rüzgârdan aldığı güçle ezer, öğütür, un haline getirirdi. Vitito’nun annesi ve komşular da bu unla hamur açar, nefis otlu börekler yaparlardı. 
Gün doğarken yatağından fırlar, bahçeye çıkardı Vitito. Doğada yaşanan değişimi izlemeyi çok severdi. Yağmuru, fırtınayı, rüzgârı, yıldızları, toprağın gökyüzü ve denizle olan ilişkisini gözler, bunların dilini öğrenmek onu mutlu ederdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0d0c763-fab7-4868-b588-d4d1b5b81c4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayalet Hastalık- Lyme</image:title>
            <image:caption>Bu kitap hastalıklara karşı kılavuzunuz olacak! Kronik yorgunluk, nedensiz depresyon, duygu durum bozukluğu, anlamsız vücut ağrıları, eklem sorunları, tedavi edilemeyen bağırsak problemleri, erken bunama, fibromiyalji, multiple skleroz ve daha nice sorun aslında “sebepsiz” olmayabilir! Taklitçi hastalık adıyla bilinen, Dr. Can Çiftçi tarafından hayalet hastalık olarak isimlendirilen ve birçok kaynakta gizli pandemi sözleriyle ifade edilen Lyme hastalığıyla tanışma vakti!  Bir Hayalet Hastalık: LYME’ı Dr. Can Çiftçi sizler için kaleme aldı. Bu kitapta hastaların doğru tanıya ve tedaviye ulaşmaları için Türkçe olarak hazırlanmış en geniş içeriği bulacaksınız. Lyme hastaları, alanında uzman doktorlar ve kronik hastalıklarına çözüm arayan tüm okurlar için mutlaka okunması gereken bir kaynak kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b85fdb10-3256-48d5-9637-b5f34f8fc13d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlı Karmaşa</image:title>
            <image:caption>Ivy Snow kaçmak zorunda kaldığı geçmişi yüzünden hiçbir yerde kök salamamıştır. Okullar, arkadaşlar ve yanlış erkekler…   San Francisco’ya yerleşen ve başarılı bir yemek kamyonu ile evim diyebileceği bir daireye sahip olan Ivy için hayat, sonunda sağlam temellere oturmuştur. Ancak geçmişi onu rahat bırakmamaya kararlıdır. Kel ise çiftliğindeki işlere ara verip tatile çıkmıştır;  ancak çok etkilendiği Ivy, kısa vadeli planlarını ikinci kez düşünmek için güzel bir nedendir. Aralarındaki mükemmel romantizm, genç kadının geçmişi yüzünden tepetaklak olur. Fakat Ivy bu sefer kaçmayacaktır çünkü Kel de gerçek bir aşk hikâyesi için onunla birlikte savaşmaya hazırdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79bc181d-edd3-4c97-8f1c-f73386212ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Araçlar Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Araçlar Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee6dbc4-bc61-458f-b935-a4752db9edca.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşyalar Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Eşyalar Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd0cf33-fba0-4dda-b4bc-4723a033ea29.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 1 – Gizemli Oda</image:title>
            <image:caption>Ahmet, odanın sırrını çözmeye kararlıydı. Ne yapıp edecek o da ablası gibi eninde sonunda işine yarayacak bir şeyler bulacaktı. Pes etmeye hiç niyeti yoktu. Bu kez odadaki eşyaların her birini daha dikkatli gözden geçiriyordu. Artık küçük bir ayrıntıyı bile gözden kaçırmak istemiyordu. 
Derken… En dipteki kocaman küpün kenarına saklanmış bir valiz dikkatini çekti. Ahmet bir anda kendini valizin yanında buldu. Önce, valizi şöyle bir süzdü. Sonra açmak için çabaladı. Ama başaramadı. Neden sonra valizin kilitli olduğunu anladı. Bu kilit, Ahmet’in merakını daha da artırmıştı… 
Salih Dede’nin uçan halısıyla “Gizemli Oda”nın sırrını çözmek üzere çıktıkları baştan sona macera dolu yolculuklarında küçük Ayşe ile Ahmet’e eşlik etmek ister misiniz? 
Bu kitapta meraklı Ahmet ve ablası Ayşe’nin Salih dedeleri ile “Esma Ağacı”nı bulmak amacıyla dünya sarayındaki macera dolu yolculuklarını ve yol boyunca yaşadıkları serüvenlerini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2036c72-e320-4514-ac69-b55a8ac92bce.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 2 – Güneşi Uyutma Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Güneş böyle yorulduğu günler bir türlü uyuyamazmış. Sabaha kadar bir sağa bir sola döner dururmuş. Gözlerini açmamak için kendini zor tutarmış. Çünkü bilirmiş milyonlarca minicik gözün mışıl mışıl uyuyup rüyalar gördüğünü. O tatlı rüyalar hiç bozulsun istemezmiş. 
Güneş uyuyamadığında gecenin karanlığını süsleyen bütün yıldızlar ona ninni söylemek için sıraya girerlermiş. Ama o gece ne yaptılarsa fayda vermemiş. Güneş durmadan dönmüş durmuş. Bir sağa bir sola… Bir türlü uyuyamamış. 
Meraklı kahramanlar bu kitapta Salih Dede’nin uçan halısıyla dünya sarayının gizemli koridorlarında yolculuklarına devam ediyorlar. Bir türlü uyku tutmayan güneşin derin bir uykuya dalmasına yardımcı olmak için büyük bir operasyon düzenlemeleri gerekiyor; “Güneşi Uyutma Operasyonu”. 
Meraklı kahramanlarımız Ahmet ile Ayşe’nin macera dolu operasyonuna siz de katılmak istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6869bb44-b072-4413-bd03-06ea46a7230a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 3 – Fırtına Yaklaşıyor</image:title>
            <image:caption>Bir anda her şey sustu… Kuşların kanat sesleri, hoş cıvıltıları, masmavi gökyüzü, yüzlerdeki neşe yok oldu… Salih Dede bile suskundu. Ayşe ise çok korkuyordu… 
Gökyüzü sararmaya, rüzgâr hızlıca esmeye, uçan halı sarsılmaya, kuşlar oraya buraya savruldular. Ahmet şaşkınlıktan donakalmıştı. Bütün güzellikler bir anda allak bullak olmuştu…Rüzgâr hızını iyice artırmış, fırtına etkisini iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştı. Nefes almakta zorlanıyorlardı. Ağızlarını ve burunlarını kollarıyla kapatıyor, göz kapaklarını kumlara siper ediyorlardı. 
Uçan halı, yağmurlu havada yolunu şaşırmış kelebeğin çırpınışları gibi bir oraya bir buraya savruluyordu. Güneş ise vedasını yapmış çoktan uykuya dalmıştı… Meraklı kahramanlarımız tutuldukları fırtınadan kurtulmayı başarabilecekler mi? Salih Dede’nin uçan halısı küçük kahramanlarımız Ahmet ile Ayşe’yi bu fırtınadan çıkarabilecek mi? 
Haydi, hep birlikte uçan halı ile macera dolu yolculuklarında Ahmet ile Ayşe’ye eşlik edelim. Hız kesmeden devam eden bir maceraya daha var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fee2aec-66ae-409e-8a3a-899a465de468.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 4 – Gökyüzü Yere Düşmüş Yıldızlar Dökülmüş</image:title>
            <image:caption>Salih Dede, iki kolunu açabildiği kadar açarak; “Sürpriiiz” dedi. Çocuklar şaşkındı. Gökyüzünde bu sürpriz de neyin nesiydi? 
Salih Dede; “Bakın bakalım halımız neyin üzerinde uçuyor?” dedi.  
Çocuklar aşağıya doğru baktılar. Sonra başlarını kaldırıp gökyüzüne baktılar. Sonra tekrar aşağıya baktılar. Ama bu sefer daha dikkatli bir şekilde baktılar, baktılar… Dehşetle açılmış gözlerini dedelerine çevirdiler. Bir ağızdan bağırdılar; “Gökyüzü yere düşmüş dede. Üstelik yıldızları da dökülmüş. Pırıl pırıl parlıyor.” dediler.  
Küçük kahramanlarımız Ahmet ile Ayşe’nin macera dolu yolculukları Salih Dede’nin uçan halısıyla bu sefer göklerde devam ediyor. Kahramanlarımız gökyüzünde yere dökülen yıldızları heyecanla izlerken bir an önce kavuşmak istedikleri evlerine dönebilecekler mi? 
Sevgili çocuklar, bulutsuz günlerde yeryüzüne pıt pıt diye düşen birkaç damla yağmur belki de bizim küçük afacanların özlem gözyaşlarıdır. Ne dersiniz? Macera dolu dönüş yolculuklarında küçük afacanlara eşlik etmek istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f16be43d-4f91-403c-809e-d7ab7311a854.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 5 – Kuzenler Buluşuyor</image:title>
            <image:caption>Küçük kahramanlarımız Ahmet ile Ayşe macera dolu yolculuklarını bu kez muzip şoför Pala Selim’in kullandığı dolmuş ile gerçekleştiriyorlar. Kasabaya giderek akrabalarını ziyaret eden, bu ziyaretlerinde küçük kuzenleri ile ilk defa karşılaşan küçük afacanların heyecanına ortak olmak istemez misiniz? 
“İçeri girdiklerinde Ayşe ile Ahmet neredeyse sevinçten uçacaktılar. Karşılarında tatlı mı tatlı şeker mi şeker minicik bir bebek duruyordu. Bu ne şirin şeydi böyle! Dalıp gitmişlerdi minik kuzenlerinin yüzüne. Teyzelerinin coşkulu sesiyle ancak gelebildiler kendilerine.” 
“Tonton dedem. Ben hep, midemin gıdası olur, diye düşünüyordum. Hâlbuki midemin yemeğe ihtiyacı olduğu gibi gözlerim de bakacak güzel şeyler istiyormuş. Kulaklarım, dinleyecek güzel sesler istiyormuş. Burnum, koklayacak güzel kokular istiyormuş. Aklım, güzel düşünceler, faydalı bilgiler istiyormuş. Kalbim ve ruhum, ibadet istiyormuş. Ah canım âzâlarım beniiim! Meğer sizleri ne çok ihmal etmişim.”   
İnsanların sadece midelerinin değil tüm organlarının gıdaya ihtiyaç duyduğunu söyleyen küçük Ahmet ve Ayşe acaba kuzenleri ile kasabada nasıl bir macera yaşayacaklar! Kasabada geçen macera dolu bir tatilde küçük afacanlar ile heyecan dolu anlar yaşamaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f7c2965-dadc-4ed8-a840-b2469a3effad.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 6 – Eyvah Ağzım Gözümün Üstünde</image:title>
            <image:caption>Ağzımız gözümüzün altında değil de üzerinde olsaydı nasıl olurdu acaba? Yemek yerken kaşıktan damlayan çorbanın yağı, tatlının şerbeti gözümüze kaçar mıydı? 
Ya da koskoca ceviz ağacında küçücük cevizler yerine koca koca kabaklar yetişseydi. O zaman Nasreddin Hoca gibi; “Ey benim canım Allah’ım! Sen ne yaparsan en güzelini yaparsın. Yarattıklarını hep yerli yerince yaratırsın.  Şimdi şu ağaçtan başıma düşen küçük bir ceviz değil de kocaman bir kabak olaydı… İşte o zaman, vay benim halim nice olurdu.” der miydik? 
“Yüce Allah sadece midemizi doyuran nimetler vermiyor ki. Aklımızı, kalbimizi, ruhumuzu, gözümüzü ve kulağımızı doyuran gıdalar da veriyor. Bize bunca nimetler veren Allah’ımıza elbette kocamanından bir teşekkür gerekir.” 
Salih Dede’nin küçük afacanlar ile gerçekleştirdiği macera dolu yolculukta Yüce Allah’ın yarattığı nimetleri tanımayı, uzak diyarlardaki güzellikleri ve her şeyin yerli yerince yaratıldığı dünyayı en güzel şekilde tanımayı ister misiniz? Haydi, o zaman sayfaları çevirip, maceraya birçok sürprizle birlikte kaldığı yerden devam edelim. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9ed307e-1202-4f7b-930a-22338cc702ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 7 – Sabredersen Büyüyecek</image:title>
            <image:caption>Hele bakın şu minik su damlasına. Şıp şıp damlaya damlaya, çukur açmış kayada. Ne elin var ne ayağın. Ne kazman var ne küreğin. Nasıl oldu da bu çukuru açmayı becerdin? Marifet senin gücünde mi? Yoksa… Damlaların sürekliliğinde mi?’ 
Bizim delikanlının beyninde şimşekler çakmış aniden. Yumuşacık bir su damlasına, sert kayayı deldiren şeyin ne olduğunu anlamış. Bu, bir tek kelimeymiş aslında. Ama hayatın özüymüş. Her şeye onunla ulaşılırmış. Zorluklar onunla aşılırmış. O, çok kıymetli bir hazineymiş… 
Küçük afacanların hep birlikte çözmüş olduğu bu sır neydi acaba? Salih Dede ve torunlarının bu sırrı öğrenmek üzere çıktıkları macera dolu yolculuklarında onlara eşlik etmek ister misiniz? Sıkı durun macera hız kesmeden devam ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94d33305-29a8-4b49-9401-382f97f00c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 8 – Sürprizin Böylesi</image:title>
            <image:caption>“Çok hoşunuza gidecek bir şey. Sanırım siziii… Çok güzel bir sürpriz bekliyor.” 
Çocukların beklemeye hiç niyetleri yoktu. Meraklarından kıpır kıpır hareket ediyor, yerlerinde duramıyorlardı. Bir solukta, evin önüne; söğüt ağacına doğru koştular. 
Çocuklar, radar gibi meraklı gözlerle etrafı taradılar. Görünürde sürpriz olacak bir şey bulamadılar. Tam büyük bir hayal kırıklığının içine düşüyorlardı ki dedelerinin sesini duydular. 
“Hah! Hah! Ha… Kuzucuklar! Söğüt ağacına… Yukarıya bakın, yukarıya…” 
Salih Dede ile çıktıkları macera dolu yolculukta küçük afacanları bekleyen sürprizi siz de merak ettiniz mi? 
O zaman yeni maceralara hazır olun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c36aa0a8-f04d-4317-8f79-d5bfb7f017ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 9 – Deniz Olmayan Yerde Geminin İşi Ne?</image:title>
            <image:caption>Minik kahramanlarımız; “Sen ne becerikli bir marangozmuşsun! Senden daha usta bir marangoz var mı ki şu dünyada?” dediler. 
 Dedeleri, “Kuzucuklarım!” dedi. “Bu benim yaptığım da iş mi sanki. Ben öyle birini tanıyorum ki. O, gelmiş ve geçmiş tüm marangozların pîri. O’nun devrinden günümüze kadar binlerce yıl geçti. Daha hiçbir marangoz onunla boy ölçüşemedi.” diye cevap verdi. 
Çocuklar, dedelerini büyük bir hayranlıkla dinliyorlardı. Marangozların pîri olan bu kişiyi çok merak etmişlerdi. Acaba kim olabilirdi?  Uçan halı, gökyüzünde kuşlar gibi süzülüyordu. Onları, taa Hz. Nuh’un zamanına götürüyordu. 
Deniz yoksa eğer gemi neden vardı? Denizin olmadığı bir yerde, gemi ne işe yarardı? Nuh Peygamber, acaba bu gemiyi neden yapmıştı? 
Salih Dede ve minik kahramanlarımıza kuzenleri Büşra’nın ilk kez eşlik ettiği, geminin neden ve nasıl yapıldığını öğrenmek üzere yaptıkları bu seyahatte onlara eşlik etmek istemez misiniz? Macera hız kesmeden devam ediyor… Heyecan dorukta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/545f993d-5a77-4568-9700-e04cf8bdc4d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Gezginleri 10 – Bilgi İşlem Merkezi</image:title>
            <image:caption>“Akşam olunca güneş batıyor. Evler, sokaklar, her yer kapkaranlık oluyor. Biz, karanlıkları elektrikle aydınlatıyoruz. Makinalarımızı, elektrikle çalıştırıyoruz. Şimdiii… Soruyorum size. Kabloların içinden geçen elektriği görebiliyor muyuz? Ben cevap vereyim. Hayır, göremiyoruz. Pekiii… Şimdi bir düşünün bakalım! Elektriği göremiyoruz diye, elektriğin varlığını inkâr ediyor muyuz?” 
“Aklımız sonrasın daa… Süzgecinden geçirdiği bu bilgileri alır. Veee… İnanması için hoop… Doğru kalbe gönderir. Çünkü aklın görevi bitmiştir. Artık sıra kalptedir. Eğer kalp inanırsa bilesin ki işlem tamamdır. Eğer inanmazsa? İşte o zaman!.. Akıl da boşadır. Vicdan da boşadır. Bildiklerinde faydasızdır.” 
“Dedeciğim!  Bu macerada kazandığımız güzel bilgiler dünyalara değer.” dedi, Ahmet sonra da bir öğretmen edasıyla öğrendiklerini birer birer saymaya başladı… 
Salih Dede ve küçük afacanlar Ayşe ile Ahmet’in uçan halı ile yapmış oldukları macera dolu yolculuklar sonucunda öğrendiklerini siz de merak etmiyor musunuz? Gelin bilgilerle dolu ve birçok sürprizi içinde barındıran bu macerayı küçük afacanlar ile tamamlayalım. Ne dersiniz, gizemlerle dolu bir serüven için hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6debd8f6-3ffd-4820-8231-72c3c2f54cf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Derya Deniz Robotların Başı Belada</image:title>
            <image:caption>Uçarı, heyecanlı ve meraklı Derya Deniz’in en büyük hayali geleceğin dünyasında yaşayacak robotları üreten kişi olmaktır. En büyük eğlencesi babasının çalıştığı bilim merkezine gidip robotların olduğu sergileri gezmek olan karakterimizin robotların olmadığı hiçbir hayali yoktur. 
Babasıyla gittiği bilim merkezinde yeni gelen robot sergisini görmeyi heyecanla bekleyen Derya Deniz kendisini bir anda iyi robotlarla kötü robotların kavgasında bulur. Dünyanın geleceğini belirleme şansı erkenden eline mi geçmiştir yoksa her şey sadece koca bir rüya mıdır? 
Robotların yüzlerce yıl önce başlayan eğlenceli hikayesi, iyiyle kötünün kavgası, bugünün robotları ve geleceğin dünyası bu kitapta! Maceraya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d750260-30cf-4e71-9d2c-5837f7d9c69e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf021a75-0984-4ceb-929e-11c5e14342f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Doğuş Anka Kuşu</image:title>
            <image:caption>Hedeflerine ulaşmak isteyen küçücük bir Sinek kuşu ve onu başarısız olacağına inandırmaya çalışan diğerleri. Tüm olumsuz şartlara rağmen yine de vazgeçmeyen minicik bir kuş. 
Belirlediği yolda yürürken yaşadıkları, bize başarının asla bir tesadüf olmadığını yeniden hatırlatacak. 
“Ama yol çok uzun. Oraya uçan kuşların kanadı sağlam, tahammülü sonsuz olmalı. Seninse…” diyenlere cevabı ne oldu sizce? 
“Eğer dünyada bir defa yaşayacaksam neden yeni bir şey öğrenmeden ömrümü tekrarlarla yitireyim ki?” diye düşündü. 
“Rüzgârın direnişini kırma isteğiyle kanatlarını çırptı, düştüğü yerden kalkmak için gerekli olan her şeye fazlasıyla sahipti. Azim, kararlılık, fedakârlık. “ 
Kanat çırptı umuda, kanat çırptı bilinmeze, kanat çırptı taa içine… 
Aradığı belki de çok yakınındaydı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff59e060-9954-41d7-8fed-476d93f91880.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyveler Sebzeler Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Meyveler Sebzeler Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9af37fb8-bb3f-47a8-84cd-35ff1d883540.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Ağaç</image:title>
            <image:caption>İçimdeki ağaç... 
büyür ve çiçek açar. 
Besin olur 
ve rahat bir alan 
ve diğerleriyle bir bağ- 
yeniden, yeniden 
ve yeniden. 
 
İçimdeki Ağaç, her birimizin içindeki gücün ve merakın; doğanın ve doğayı paylaştıklarımızın bize verdiği hediyelerin bir kutlaması! Her canlının birbirine bağlılığı üzerine yazılmış hassas ve katmanlı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2578aa12-e2aa-4c50-9180-ac22f9eed253.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak: 
Biz’in hikâyesi 26. yüzyılda geçer; toplumda herkes sorgusuz sualsiz devlete bağlıdır ve tektipleşmiştir, harf ve numaralarla çağrılır, sistem ve özgürlük arasındaki tek sınır olan şeffaf cam fanuslarda her daim dinlenip gözetlenerek yaşar. İntegral uzay aracının başmühendisi, yetenekli ve sadık vatandaş D-503 de dış uzaydaki olası insanlar için tuttuğu günlüklerinde Tek Devlet’in ve Velinimet’in övgüyle sözcülüğünü yapar fakat bir gün aykırı tavırlarıyla dikkatini çeken devrimci İ-330’un cazibesine kapılıp kendini devlet karşıtı bir hareketin içinde bulur. “Biz”in parçası olarak doğadan ve benliğinden uzaklaşmış olduğunu fark eder, günlüğünde kendini ve inandığı şeyin ardındaki ideolojiyi sorguladıkça “biz”in yerini “ben” almaya başlar. 
 
Orwell’in 1984’üne esin veren, distopya türünün öncü ve en iyi örneklerinden biri olan Biz 1920’de Rusça yazılmış, ilk kez 1924’te İngilizce yayımlanmış, 1988’de Zamyatin’in kendi ülkesinde yayımlanana dek pek çok dile çevrilmiştir. Bireyliğin yok edildiği bir toplumdaki tehlikelere ve bilincin ideolojiden uyanışına dikkat çeken bu eseri Furkan Özkan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8589ce4-7dae-4fdf-aa58-31661b193f2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lassie (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yaşadığı küçük köyde çoban köpeği Lassie’yi tanımayan yoktur. Köylüler, her gün okul çıkışı küçük Joe’yu karşılamaya giden Lassie’ye göre saatlerini ayarlarlar. O hem küçük Joe’nun hem de bütün köyün göz bebeğidir. Derken Joe’nun babası, işsiz kalınca Lassie’yi zengin bir adama satmak zorunda kalır. Ama adamın birkaç kilometre ötedeki çiftliğine götürülen Lassie her fırsatta kaçıp Joe’ya geri döner. Bunun üzerine adam da çözümü Lassie’yi alıp İskoçya’ya götürmekte bulur. Joe artık Lassie’nin kaçıp gidemeyeceği kadar uzaklardadır. Ya da onlar öyle zannetmektedir… 
Sevgi, dostluk ve sadakat üzerine yazılmış en güzel hikâyelerden biri olan Lassie yayımlandığı 1940 yılından bu yana pek çok dile çevrilmiş, sinemaya ve televizyona uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ae94c72-214c-4abf-b1a4-c273ea972a10.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Özgüven El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Kendinin en acımasız eleştirmeni misin? Kendini arkadaşlarınla, sınıfındakilerle ve ünlülerle mi kıyaslıyorsun? Yalnız değilsin. Kıyas girdabına kapılmak çok kolay; hele ki sosyal medyada. Fakat bu olumsuz alışkanlıklar zaman içinde güvensizlik duygularını besleyerek yeterince iyi olmadığın hissine kapılmana sebep oluyor. Peki kendini acımasızca eleştirmekten kurtulup nasıl kendinin en iyi dostu haline gelirsin? 
 
Bu samimi ve eğlenceli kılavuz kitap sayesinde, sağlıklı bir özgüvene sahip olmak için gerekli düşünme ve davranış pratiklerini alışkanlık haline getirmenin 50 basit yolunu keşfedeceksin. Bu kitapta güçlü yanlarına odaklanmana, hatalarından ders çıkarmana, kendi özdeğerini bilmene, sağlıklı ilişkiler kurmana ve daha pek çok olumlu alışkanlık geliştirmene yardımcı olacak ipuçları bulacaksın. Eğer her gün özgüvenini artırmanı sağlayacak çözümler arıyorsan, bu kitap “en iyi sen” olmana yardım edecek fikir ve egzersizlerle dopdolu. 
 
Lisa M. Schab, özel danışmanlık hizmeti veren lisanslı klinik sosyal hizmetler uzmanıdır. Çocuklar, gençler ve yetişkinlere yönelik çok sayıda kişisel gelişim kitabının yazarıdır. Kişisel gelişim atölyelerinde ders veren ve uzmanlara yönelik eğitim seminerleri düzenleyen Schab aynı zamanda Ulusal Sosyal Hizmetler Uzmanları Birliği (National Association of Social Workers, NASW) üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eef99dbf-89d6-4dca-9054-113061b289a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Lestat</image:title>
            <image:caption>“Tüm yalanlar kanda ölür. Tüm kötülükler kanda temizlenir.” 
Vampir dünyası krizde. Türleri kontrolsüzce çoğalıyor ve önceki yıllarda hayal bile edilemeyecek teknoloji sayesinde birbirleriyle hiç olmadığı kadar kolay iletişim kurabiliyorlar. Toprağın altındaki uzun uykularından uyanan antikler, dünyanın farklı şehirlerinde yaşayan çaylakları yakmalarını emreden Ses’in kölesi olmuş durumdalar. Tüm dünyadan korkunç katliam haberleri geliyor. 
Ses kim ya da ne? Ne istiyor ve neden? Yaşayan Ölüler dünyasında herkesin gerçekten tanıdığı tek bir vampir ve kan emici var. Peki bu şaşırtıcı kahraman-gezgin, kural tanımaz ve tehlikeli isyankâr Lestat bu alacakaranlıkta Karanlığın Çocukları’nı birleştirme çağrısına kulak verecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/235d376e-a9e4-4c29-9851-536674af70fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Adaletin İktidarla Mücadelesi: İnsan Hakları</image:title>
            <image:caption>ADALETİN İKTİDARLA MÜCADELESİ: İNSAN HAKLARI 
 
Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen 11 Eylül gibi felaketler hâlâ gündemimizdeyken, dünyanın dört bir yanında işlenen insanlık suçlarını çok daha hızlı unutuyoruz. Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi’nin kurucusu Wolfgang Kaleck bizlere etkisi Batı merkezli olmayan insan hakkı ihlallerini hatırlatmakla kalmayıp, bu ihlallerin hafızalarda kalmasının onlara karşı direnmek için gerekli gücü oluşturduğunu hatırlatıyor. Kaleck canlı ve etkili hikayelerle global adalet arayışında güce ve iktidara karşı direniş ve cesaret gösterenlerin sesini duyuruyor. 
 
Dünyanın yalnızca kötülükle değil direniş ve adalet umuduyla da dolu olduğunu okurlara anlatan “Adaletin İktidarla Mücadelesi: İnsan Hakları” kitabı 21 Mart 2022 tarihinde raflarda yerini aldı. 


Büyük Britanya’nın Kenya’da yaptıkları, ABD’nin Vietnam’da yaptıkları, Fransa’nın Cezayir’de yaptıkları ve daha birçok insanlık suçu... İnsan haklarının en önemli savunucularından biri olan dünyaca ünlü Avukat Wolfgang Kaleck; adaletin, yasaların ve insan haklarının her zaman ve herkes için geçerli olması için mücadele ediyor. 
Kaleck bu kitapta, acı dolu hatıralarını dinlediği insanlardan, iç savaşın yakıp yıktığı ülkelerden ve işkencelere maruz kalarak hayatını kaybeden insanların ailelerinden bahsediyor. Unutmanın cezasızlık kültürünü genişlettiğini düşündüğü için bu acıları, adaletsizlikleri ve kötülükleri her zaman hatırlamanın önemini vurguluyor. İktidarın, kendi çıkarlarına göre işlettiği hukuki dinamiklere şiddetle karşı çıkan Kaleck; her ülkenin, en güçlü ülkelerin bile hesap vermesi gerektiğini söylüyor. Amerika’ya, Mercedes-Benz’e ve daha birçok güçlü ülkeye, oluşuma veya şirkete davalar açan Wolfgang Kaleck, iktidar karşısında âciz duruma düşmüş olan adaleti yeniden yeşertmenin yollarını arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8241cf07-f155-42c9-8511-2c93b5f4a82b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Nefes Kadıköy</image:title>
            <image:caption>“Sevgili günlük... 
Bugün Duru geldi. Henüz tam olarak alışamadığım ve sokağını hiç tanımadığım bu yerde onun gelişi bana rahat bir nefes aldırdı. 
Meral Hanım&apos;la tanıştılar. Ona &quot;öğretmenim&quot; mi demeliyim artık bilemiyorum. Zaman gösterecek, bakalım. 
Onun Kadıköy’ü birlikte gezme fikri sıcak gelmeye başladı. Hele bir de Duru da katılırsa bize... 
Annem, “Onu tam olarak tanımıyoruz,” diyor. Elbette haklı... İnşallah her şey istediğim gibi olur. Ama akülü sandalyemle zor olmaz mı, bilemedim. 
Okulların tatil olması da kötü... Okuldayken vaktin nasıl geçtiğini anlamıyordum. Şimdi sürekli evdeyim. Sokakta da arkadaşlarım yok... Şimdilik sadece balkona çıkıyorum. Sanırım buradaki tek arkadaşım Meral Hanım. 
Uyuyalım uyanalım ve her şey çok güzel olsun... 
İyi geceler, sevgili günlük...” 
 
Sevgili çocuklar, siz de Arda gibi Kadıköy’ü bir nefeste gezmek, Kadıköy sokaklarında dolaşmak ve dolaşırken de Kadıköy’ün bilinmezlerinden haberdar olmak istemez misiniz? Hem de kalbi sevgi ve şefkatle dolu Meral Öğretmen’le birlikte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce73f57-e79a-483d-91b5-ef81719fa5bc.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Sandalye</image:title>
            <image:caption>Eski asiller mümessili, Sovyet döneminde nüfus memuru Vorobyaninov ile kombinezoncular kralı ve “Türk tebaasının oğlu” Ostap Bender, Bolşeviklerden kaçırılmak üzere oturağına pırlantalar dikilmiş bir sandalyenin peşine düşüyorlar. Zenginlik hırsları, onları Sovyetler Birliği’nin dört bucağında, türlü insanların arasında trajikomik bir mücadeleye sürüklüyor. İlf Ve Petrov önce tefrika haline yayımladıkları On İki Sandalye yapıtını, 1928 yılında kitap olarak bastılar. Eski ile yeni düzenin arasında kalmış insanları bütün çeşitliliğiyle yakalayan yapıt, geçiş sürecinin sosyal çalkantılarını yaşayan Sovyet toplumunda büyük ilgi gördü. Bugüne dek de karakterleriyle, diyaloglarıyla Rusya’da popüler kültürün, politik jargonun ayrılmaz parçası olmayı sürdürdü. Tam bir modern klasik özelliği kazanarak yalnızca Rusya’da değil, dünyada da büyük ilgi gören On İki Sandalye, Hollywood’da, Latin Amerika’da, Ortadoğu’da sayısız uyarlamalara konu oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792538c3-cc8f-4ef4-8cb6-1127a0a3ee1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Astım Gökkuşağını</image:title>
            <image:caption>Güneşe gökkuşağını astım 
Yeryüzüne çiçekler saçtım 
Gülüşüne bir ömür biçtim 
Şu deli gönülde uslandım... 
 
Açılmayan kapılara yaslandım 
Deliğinde anahtarın paslandım 
Sızan ışığında erim erim eridim 
Şu deli gönülde tükendim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/714d57bd-250c-4ad3-a026-72335d44d9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Düşmanı</image:title>
            <image:caption>Dünyadaki hiçbir yer, Körfez&apos;den daha çok Amerika&apos;nın temel ilkelerini büyük bir karmaşıklıkla karşı karşıya bırakmaz. 
Wilson ilkeleri bu bölgede Amerika&apos;nın hareketlerine rehberlik edemez. 
Wilson bakış açısına göre saldırgan bir güç tarafından yönetilmesini önlemenin mantığı, kötülükler arasından birini seçmek anlamına gelir; korunacak demokrasiler bulunmamaktadır.
Ancak Birleşik Devletler&apos;le diğer endüstriyel demokrasilerin, amaçları bizimkilerle bağdaşmayan ülkeler tarafından bölgenin yönetilmesini engellemek için zorlayıcı ulusal çıkarları vardır. 
Gelişmiş endüstriyel ekonomiler Körfez&apos;den sağlanan enerji malzemelerine dayanmaktadır ve bölgenin köktencileştirilmesinin Kuzey Afrika&apos;dan Orta Asya yoluyla Hindistan&apos;a kadar uzanan sonuçları olabilir. Ancak bu jeopolitik zorunluluk, Körfez&apos;deki en güçlü iki devlet olan İran ve Irak&apos;ın Birleşik Devletler&apos;e ve komşularına düşman olduğu bir geçmişe karşın gerçekleştirilmelidir. Kalıcı temel olmadan ve yalnızca kırılgan müttefiklerce desteklenerek, en güçlü iki güce karşı Körfez&apos;de istikrar nasıl elde edilebilir? 
Geleneksel diplomasi, İran ya da Irak&apos;tan en azından birinin bölgedeki güç dengesinin bir kısmını gerçekleştirmesini sağlayacak biçimde, ikisinden biriyle ilişkileri geliştirmeye yarayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f22cfded-6acd-4bd3-b948-bc783f8feafc.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Sandalye (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eski asiller mümessili, Sovyet döneminde nüfus memuru Vorobyaninov ile kombinezoncular kralı ve “Türk tebaasının oğlu” Ostap Bender, Bolşeviklerden kaçırılmak üzere oturağına pırlantalar dikilmiş bir sandalyenin peşine düşüyorlar. Zenginlik hırsları, onları Sovyetler Birliği’nin dört bucağında, türlü insanların arasında trajikomik bir mücadeleye sürüklüyor. İlf Ve Petrov önce tefrika haline yayımladıkları On İki Sandalye yapıtını, 1928 yılında kitap olarak bastılar. Eski ile yeni düzenin arasında kalmış insanları bütün çeşitliliğiyle yakalayan yapıt, geçiş sürecinin sosyal çalkantılarını yaşayan Sovyet toplumunda büyük ilgi gördü. Bugüne dek de karakterleriyle, diyaloglarıyla Rusya’da popüler kültürün, politik jargonun ayrılmaz parçası olmayı sürdürdü. Tam bir modern klasik özelliği kazanarak yalnızca Rusya’da değil, dünyada da büyük ilgi gören On İki Sandalye, Hollywood’da, Latin Amerika’da, Ortadoğu’da sayısız uyarlamalara konu oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0b942b9-bc6b-4640-95f3-ec5b8b697936.jpg</image:loc>
            <image:title>Susie and Fred’s Adventures- What Day is it Today?</image:title>
            <image:caption>Susie ve Fred’in eğlenceli öykülerini İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşturan Redhouse, Early Readers serisine üç yeni kitap daha ekledi! 
Fred, kardeşi Susie&apos;nin aksine, düzenli ve dakiktir. Derslerini dikkatle dinler, ödevlerini özenle yapar ve her yere vaktinde yetişir. Fakat sınav stresi ile günleri birbirine karıştırınca işler de karışır. 
Sarah Sweeney’in kaleme aldığı, Gözen Kamaz’ın resimlendirdiği What Day is it Today? Günlük Rutinim (My Daily Routine) başlıklı ünite konusunu ele alıyor. Başlangıç seviyesindeki bu seride, her hikâyenin sonunda okuduğunu anlama soruları ve kelime alıştırmalarının yanında resimli sözlük de bulunmaktadır. 
 
 
Sarah Sweeney 
Sarah 1980’de Kanada’nın Halifax kentine dünyaya geldi ve Hubbards isimli küçük bir kasabada büyüdü. Çocukluğu dışarıda oynayarak ve temiz havanın tadını çıkararak geçti. Ailesiyle bol bol seyahat etti ve bu nedenle çevreyi keşfetmeye bayılıyor. Sarah üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’a taşındı. Halen eşi Özgehan ve kızları Emel ve Sibel ile İstanbul’da yaşıyor. İngilizce öğretmenliği yapıyor ve çocuklarla çalışmaktan hoşlanıyor. Sarah boş zamanlarında çeşitli el işleri ile uğraşıyor, okuyor, yazıyor ve çizim yapıyor. 
 
 
Gözen Kamaz 
Gözen Kamaz 1995 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik, Resimleme ve Baskı Anasanat Dalı’ndan birincilikle mezun oldu.  Çocuk kitapları yayımlayan bir yayınevinde sanat yönetmeni ve illüstratör olarak çalıştı. 2017 yılında hikâyesini yazdığı ve illüstrasyonlarını yaptığı bitirme projesi, Kharkiv Devlet Tasarım ve Sanat Akademisi’nin düzenlediği  IX International Forum “Design Education 2017”de sergilendi ve birinci oldu. Şu an Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Grafik Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba3963ea-1618-4202-a8c4-f40b688e934c.jpg</image:loc>
            <image:title>Susie and Fred’s Adventures- Mom&apos;s Healthy Kitchen</image:title>
            <image:caption>Susie ve Fred’in eğlenceli öykülerini İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşturan Redhouse, Early Readers serisine üç yeni kitap daha ekledi! 
Susie ve Fred, annelerinin sağlıklı yemek konusundaki ısrarlarından sıkılırlar ve bir gün annelerinin beslenme çantalarına koyduğu yiyecekler yerine midelerini marketten aldıkları sağlıksız atıştırmalıklarla doldururlar. Ancak işler planladıkları gibi gitmez. 
Sarah Sweeney’in kaleme aldığı, Gözen Kamaz’ın resimlendirdiği Mom&apos;s Healthy Kitchen Sağlık (Health), Fitness (Spor) ve Yiyecek ve İçecekler (Food and Drinks) başlıklı ünite konularını ele alıyor. Başlangıç seviyesindeki bu seride, her hikâyenin sonunda okuduğunu anlama soruları ve kelime alıştırmalarının yanında resimli sözlük de bulunmaktadır. 
 
 
Sarah Sweeney 
Sarah 1980’de Kanada’nın Halifax kentine dünyaya geldi ve Hubbards isimli küçük bir kasabada büyüdü. Çocukluğu dışarıda oynayarak ve temiz havanın tadını çıkararak geçti. Ailesiyle bol bol seyahat etti ve bu nedenle çevreyi keşfetmeye bayılıyor. Sarah üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’a taşındı. Halen eşi Özgehan ve kızları Emel ve Sibel ile İstanbul’da yaşıyor. İngilizce öğretmenliği yapıyor ve çocuklarla çalışmaktan hoşlanıyor. Sarah boş zamanlarında çeşitli el işleri ile uğraşıyor, okuyor, yazıyor ve çizim yapıyor. 
 
 
Gözen Kamaz 
Gözen Kamaz 1995 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik, Resimleme ve Baskı Anasanat Dalı’ndan birincilikle mezun oldu.  Çocuk kitapları yayımlayan bir yayınevinde sanat yönetmeni ve illüstratör olarak çalıştı. 2017 yılında hikâyesini yazdığı ve illüstrasyonlarını yaptığı bitirme projesi, Kharkiv Devlet Tasarım ve Sanat Akademisi’nin düzenlediği  IX International Forum “Design Education 2017”de sergilendi ve birinci oldu. Şu an Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Grafik Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d05331b5-de6b-4142-8f5b-44ff338fb57c.jpg</image:loc>
            <image:title>Susie and Fred’s Adventures - Susie’s Dream Job</image:title>
            <image:caption>Susie ve Fred’in eğlenceli öykülerini İngilizceyi öğrenmeye başlayan çocuklarla buluşturan Redhouse, Early Readers serisine üç yeni kitap daha ekledi! 
 
Susie, ödevi için gelecekte ne olmak istediğini anlatan bir metin yazacaktır. Fakat hangi mesleği seçeceği konusunda kararsız kalır. Annesi, babası ve abisi Fred Susie’ye karar aşamasında ne kadar yardım etmeye çalışsalar da Susie yapmak istediği mesleği hiç ummadığı bir anda keşfedecektir. 
Sarah Sweeney tarafından kaleme alınan, Gözen Kamaz tarafından resimlendirilen Susie’s Dream Job, Meslekler (Jobs) başlıklı ünite konusunu ele alıyor. Başlangıç seviyesindeki bu seride, her hikâyenin sonunda okuduğunu anlama soruları ve kelime alıştırmalarının yanında resimli sözlük de bulunmaktadır. 
 
 
Sarah Sweeney 
Sarah 1980’de Kanada’nın Halifax kentine dünyaya geldi ve Hubbards isimli küçük bir kasabada büyüdü. Çocukluğu dışarıda oynayarak ve temiz havanın tadını çıkararak geçti. Ailesiyle bol bol seyahat etti ve bu nedenle çevreyi keşfetmeye bayılıyor. Sarah üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’a taşındı. Halen eşi Özgehan ve kızları Emel ve Sibel ile İstanbul’da yaşıyor. İngilizce öğretmenliği yapıyor ve çocuklarla çalışmaktan hoşlanıyor. Sarah boş zamanlarında çeşitli el işleri ile uğraşıyor, okuyor, yazıyor ve çizim yapıyor. 
 
 
Gözen Kamaz 
Gözen Kamaz 1995 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik, Resimleme ve Baskı Anasanat Dalı’ndan birincilikle mezun oldu.  Çocuk kitapları yayımlayan bir yayınevinde sanat yönetmeni ve illüstratör olarak çalıştı. 2017 yılında hikâyesini yazdığı ve illüstrasyonlarını yaptığı bitirme projesi, Kharkiv Devlet Tasarım ve Sanat Akademisi’nin düzenlediği  IX International Forum “Design Education 2017”de sergilendi ve birinci oldu. Şu an Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Grafik Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d619d59-7e35-4ed2-8138-f7d08ad5ddf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Likenlerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Bazen bir ömür yetmez insana...

Klasik bilimkurgunun öncülerinden John Wyndham&apos;ın yeni bir dünya düzeni müjdelediği Likenlerin Sırrı adlı romanı, çığır açıcı bir projenin pimini çekiyor ve insanlık kadar eski bir hayali muktedir kılıyor. 
 
Kaderi yeniden tayin etmeye yarayacak bilgeliğin ardında yatan sırları açığa çıkaran kitap, iki ya da üç katına ulaşacak bir yaşam süresini kadın-erkek ilişkileri nezdinde etraflıca irdeliyor. 
 
Heyecan verici kurgusunun satır aralarında 60&apos;lı yıllar için son derece tuhaf, hatta alışılmadık derecede cesur sayılabilecek bir meseleyi, feminizmi odağına alan yazar; toplumsal cinsiyet rollerine yönelik tektipleşen anlayışı ve hastalıklı zihniyeti de ustalıkla yansıtıyor.
“Birey İnsanı, Kurum İnsanı ile bir ölüm kalım mücadelesine girecek ve bu durumdan ciddi bir şizofreni doğacak...”

Biri kariyerinin başında öteki doruğunda olan Diana ve Francis&apos;in yolları tesadüfen kesişir. Dünyayı değiştirecek bir çalışmaya doğru usulca yelken açan iki idealist biliminsanı, birlikte, ayrı ayrı ama yan yana, basit bir likenden yola çıkarak inanılmaz bir buluşa imza atarlar. Zamanla her şey azıcık tuhaf ve hatta belki biraz da arapsaçına dönecek gibi görünse de çok daha uygar bir yaşam kapıdadır. Kadınların dünyası, çiçeklerle dolu uzun bir yaza yüz çevirmeyi başarmıştır nihayet. Fakat seneler sürecek yepyeni bir yaşam vaadi olanca cazibesiyle göz kırparken, kadın hakları ve kadınların yüzyıllara yayılmış ötekileştirilme geçmişi de yürek burkan bir gerçeklikle önlerinde serilmektedir...
 
Uzun bir ömrün artılarını ve eksilerini kamusal düzen, iş dünyası, aile kurumu, sosyal çevre gibi farklı dinamikleri gözeterek masaya yatıran Likenlerin Sırrı, nihayetinde okurları her daim düşünmekten ve düşlemekten keyif alacakları bir soru ile baş başa bırakıyor: “Yaşayacak iki ya da üç ömrünüz olsa, bunu hangi koşullarda nasıl geçirmek isterdiniz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3eb049e9-54cd-4352-be09-45b38615a0e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyaloglar</image:title>
            <image:caption>Sokrates’in öğrencisinden hayatın felsefesi…

Öğretmeni Sokrates’e olan bağlılığı, yapıtlarında ve felsefesinde kendisini güçlü bir biçimde duyuran Platon aynı zamanda bir “sorunsal düşünürü”dür. Felsefesini tüm yaşamı boyunca sürekli olarak düzelterek olgunlaştırmış ve bu özelliğiyle geliştirilmeye açık bırakmıştır. Bu basımda tek ciltte toplanan Diyaloglar, Platon’un Sokratesçi döneminden temel metinleri bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/145bbb46-6238-4fc4-9cf0-03db390c05d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Halleri</image:title>
            <image:caption>Psikiyatr ve psikoterapist Dr. Alper Hasanoğlu Aşkın Halleri’nde insan ilişkilerini aşk üzerinden değerlendiriyor. 
 
• İlişkilerin gelişimi artırıcı etkisi, en net haliyle aşk ilişkisinde görülür. 
 
• Bir insanın kişisel bakımdan gelişebilmesi, uzlaşmacı ve gelişime açık ötekileri bulabilmesiyle mümkündür. 
 
• Bütün insani ilişki ve karşılaşmalar, uzlaşmanın mümkün olduğu bir zeminde gerçekleşir. 
 
• Bir ilişkiye girmek ve bu ilişkiyi sürdürmek isteyen, ötekinin ilgilerini kendi ilgisi haline getirebilmelidir. 
• Erkek çoğunlukla kariyer ve gelir olarak kendisinden geride olan kadınlarla birlikte olmak ister. 
 
• Eşinin iyi bir sosyal statüde olması kadını narsistik olarak tatmin eder, erkeğiyse narsistik olarak yaralar. 
  Alper Hasanoğlu, psikoterapi bilgisi yanında, sosyoloji, antropoloji ve felsefeden, ayrıca mitoloji ve edebiyattan yararlanarak iki insan arasındaki ilişkinin nasıl başladığını, olgunlaştığını ve bittiğini anlatıyor. İlişkilerin dinamiğinin ardından aile kurumunun insanlık tarihi boyunca nasıl bir değişim gösterdiğini de birçok çerçeveden gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0952fb35-bc2f-4da6-b2d5-b036b4fbc97c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Terapistin Arka Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Deneyimli psikoterapist Alper Hasanoğlu, Bir Terapistin Arka Bahçesi’nde kişisel ve mesleki deneyimlerini sanatsal duyarlığın özgün bakış açısıyla değerlendirip yorumluyor. 
 
 Bu kitapta hayatın anlamı, cansıkıntısı, aşk, birliktelik ve sadakat konularında birbirinden ilginç metinler bir araya geliyor. 
   Bireyin kendini tanımasını, kendisiyle yüzleşmesini, ikili ilişkilerde ötekini anlamasını ve dinlemesini derinliğine ele alan yazar, edebiyata uzanan imgeler dünyası eşliğinde yepyeni bir pencere açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98454a4d-2f84-49d6-84e4-289e44a4791e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayhuy</image:title>
            <image:caption>Rengini mordan uzak
Işıklarla boyayan
Küller savuran ayaklarında
Gözlerini kırpıştırmakla yoran
Uykukıran gecelerden getirdim bu sesi
 
Ses iç içe geçen halkalarla çınlarken
Ve halk ayaklanmaları yerleşirken
Titreşimindeki gerilimli tarihe
Her huya bir gövde seçen
Boynu kıldan incelerin
İnceliği sanma bunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3ae5e20-dc8e-4a98-9699-cf2684174cb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Politika Felsefesi Üzerine Dersler</image:title>
            <image:caption>John Rawls Politika Felsefesi Üzerine Dersler üzerine liberal materyalin materyalinin en büyük gerçekçi olarak öğrenciden pratik öneriyor. John Rawls&apos;ın anayasadaki amacı, kendi anlatımıyla demokratikizm sisteminden liberal anlayışını ifade eden sistem merkezi tasarımıdır. Otuz yıl boyunca sürekli olarak hizmetten yararlanılır, onun liberalizm ve yönetiminden yararlanılır, müşteriyle görüşlerine yer verilir. Politika Felsefesi Üzerine Dersler üretebilmek, fayda sağlamak, sosyalizmkinden ve ne kadar etkili savunuculuklarına yönelik analizleriyle bir kaynaktır. Rawls&apos;un sabrı ve merakı öne çıkmakta olan bir yerde aynı zamanda aynı zamanda Samuel Freeman tarafından şekillendirilmesiyle ilgili bir sistemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2402fb6-7510-4fea-9579-c8ec4c507763.jpg</image:loc>
            <image:title>Karatay Sözü</image:title>
            <image:caption>60 yıllık hekimden tüm virüslere ve bakterilere karşı kolaylıkla uygulayabileceğiniz korunma yöntemleri! 
 
KARATAY SÖZÜ 
 
Her yaşta, her zamanda, her koşulda… 
Bağışıklık Zırhımız 
 
Canan Hoca’nın yazdığı kitaplar Türkiye’de ‘halk hareketi’ oldu. O hep ‘ezber bozan’ oldu. O hep ‘cesur’ çıkışlarıyla gündem oldu. O hep sonunda ‘haklı çıkan’ oldu. O, ‘iyileşmez denilen hastalıkları iyileştiren’ oldu. 
 
Yayınlanmış 7 kitabı bugüne kadar toplamda 2 milyona yakın satış yaptı. Nisan 2011’de Karatay Diyeti kitabı yayımlandığında karşıt fikirde olanların çoğu şimdilerde Karatay Diyeti ve Karatay Mutfağı kitaplarındaki önerileri dile getiriyorlar. 
 
Canan Hoca hiçbir televizyona çıkmak için para vermedi, hiçbir programdan para almadı, firmalardan gelen hiçbir reklam teklifini kabul etmedi. Kamu kurumlarından gelen davetlere öncelik ve ağırlık verdi. Katıldığı hiçbir etkinlikten ‘para’ almadı. Davet eden kuruma, “Kitaplarımı alın, söyleşi sonunda halka ücretsiz dağıtın, ancak bu şartla gelirim,” dedi. Katıldığı etkinliklerde bile halkın kitaplarına kolayca ulaşabilmesini, okuyup öğrenmesini, herkesin sağlıklı beslenme ve yaşam biçimini öğrenip uygulayabilmesini düşündü. 
 
Eylül 2019’da medyada başlayan bazı haksız itibarsızlaştırma söylemleri onu çok üzdü! Sonrasında yaşanan iki yıllık salgın sürecinde ekranlarda söz hakkı olmasa da yine ‘sözünün eri’ oldu! Her koşulda, hiç yılmadan, daima hakikatten yana ‘mücadele’ ederek tüm sevenlerine ‘şeref sözü’ verdi! Halkın nezdinde ‘Karatay Sözü’ hep ‘güvenilir’ oldu! 
 
Canan Hoca merkeze yine insanı koyuyor ve insanı karaciğerini ayrı kalbini ayrı görmeden, bir bütün halinde ve çevresiyle birlikte ele alıyor. İlaç firmalarının güdümünde olan ve insanı adeta sistem çarkının unsuru haline getiren hâkim görüşe prim vermiyor, hiçbir zaman da vermedi! 
 
O yüzden diyor ki, önce vücuduna ihtiyacı olan sağlıklı besinleri sağladığından emin ol ama bunun için vücudunun neye ihtiyacı olduğunu doğru öğren. 
 
Ve yine diyor ki, önce bağışıklığımızı korumak ve kadim bilgileri kullanmak esastır. ‘Bağışıklık zırhı’na hepimizin ihtiyacı var! 
 
Bu kitap, tüm virüs ve bakterilerden nasıl korunacağımızı, bunu bedenimizle en uyumlu, kadim yollardan nasıl yapacağımızı anlatıyor. Söz şimdi Hocaların Hocası Prof. Karatay’da…  
 
Karatay Sözü her yaşta, her zaman, her koşulda başucu kitabınız olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/277b4063-d898-45a2-ac55-a7b490a7e495.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Nereye Gitti?</image:title>
            <image:caption>O gece orman kapkaranlıktı. Dalların arasından tek bir ışık zerreciği bile düşmüyordu. Orman sakinleri bunun sebebini çok geçmeden anladı. Ay yoktu! Ortadan kaybolmuştu! Acaba nereye gitmişti?
Sevilen çocuk kitapları yazarı Ceren Kerimoğlu’ndan, gezegenimizin biricik uydusu Ay’ın döngüleri, evreleri, Ay tutulması gibi konulara da yer veren, sevgi, dayanışma ve hayal gücüyle dolu bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d908bc4-fa85-4a74-9c97-14d2f770f603.jpg</image:loc>
            <image:title>Sekiz Dedektif</image:title>
            <image:caption>“Agatha Christie takdirle şapka çıkarırdı bu kitaba. Bravo!” –Sarah Pinborough
“Baş döndürücü, büyüleyici, olay örgüsünün öyle keskin ve ani dönüşleri var ki afallayabilirsiniz. En son ne zaman gerçekten özgün bir gerilim hikâyesi okudunuz? Bekleyişiniz bu kitapla sona erdi.” –A.J. Finn, Penceredeki Kadın’ın yazarı
“Alex Pavesi, Sekiz Dedektif ile okurları her bir ters köşeyle edebi dedektiflere çeviriyor. Polisiye edebiyatı hem yüceltiyor hem de yeniden icat ediyor.” –Matthew Pearl, Dante Kulübü’nün yazarı
“Alex Pavesi bizi kendi büyük satranç oyununda piyonlara dönüştürse de sorun değil. Bu kitabın gizemleri en son sayfaya kadar hep en beklenmedik biçimde açıklanıyor.” –The New York Times
Her cinayet hikâyesinin kuralları vardır. Evvela bir maktul olmalı. Bir şüpheli. Bir dedektif. Ve bir katil. Kalanı ise dizilimin karıştırılmasından, çeşitlemeleri genişletmekten ibaret. Yıllar önce Beyaz Cinayetler adında tek bir polisiye öykü kitabı yayımlanan Grant McAllister’a göre öyle en azından. Aynı zamanda bir matematik profesörü olan Grant artık Akdeniz’de bir adada huzur içinde yaşıyor. Ta ki hırslı bir editör olan Julia Hart kapısını tıklatana dek.
Julia, Grant’ın kitabını tekrar yayımlamak istiyor, bu yüzden dosyadaki tüm öykülerin hepsinin üzerinden bir kere daha geçmeleri lazım. Yazar istediği kadar saklansın, bu editör aklına takılan bazı şeylerin peşinden gidecek: Mesela öykülerdeki şu tutarsızlıklar... Bunlar sadece hata mı yoksa daha büyük bir gizeme, bir cinayete dair ipuçları mı? Bu sayfalara gerçekten de kan bulaştı mı? Alex Pavesi’den Sekiz Dedektif büyük resmin mütemadiyen değiştiği cinai bir yapboz oyunu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/226e9e93-450c-4d2a-884b-066535ab4142.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeno’nun Bilinci</image:title>
            <image:caption>“Italo Svevo, Joyce, Proust ve Kafka ile yirminci yüzyıl edebiyatının en eşsiz dört figüründen biri. Başarılı bir hicivci, modern ruha dair saplantılı bir vizyoner, merhametli olduğu kadar acımasız bir analizci olan Svevo, şüphesiz ki İtalya’nın en önemli modern romancısı. Sigarayı bırakma konusunda kendini kandıran kahramanıyla, atom çağına dair tekinsiz öngörüsüyle Zeno’nun Bilinci, bize bir kez daha hatırlatıyor ki, Svevo bizim çağdaşımızdır.” –André Aciman
Calvino, Pavese ve Eco’yla birlikte İtalya’nın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli isimlerden sayılan, Joyce’un en sevdiği yazar ve yakın dostu Italo Svevo, İtalyan edebiyatının ilk psikolojik romanlarından biri olan Zeno’nun Bilinci’nde hayatını düzene sokmaya çalışan ancak her dönemeçte kendi kendine çelme takan bir adamın çıkar yol bulmaya çalışmasını anlatıyor.
Zeno hasta olduğunu düşünmektedir. Gelgelelim hastalığının adını koyamaz bir türlü. Doktorunun tavsiyesi üzerine, psikanaliz tedavisine yardımcı olsun diye günlük tutmaya başlar. Günlüğünde sigarayı bırakma maceralarından çalkantılı aşk hayatına, hasta babasının ölüm sürecinden çocukluğuna kadar pek çok şeyi tüm çıplaklığıyla anlatır. Yazarken de alaycılığı asla elden bırakmaz. Peki Zeno hayatını kâğıda dökerek aradığı çıkış yolunu bulabilecek midir?
Italo Svevo’dan Zeno’nun Bilinci, hayat denen hastalığa bir çare arayan ancak mazeretlerinin altında ezilen bir adamın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99bf0a7b-4138-4921-880a-6ef68ecc4a55.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli ve Dahi- İngilizcenin En Kapsamlı İlk Sözlüğünün Hazırlanışının Çılgın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Geçmişi Cinayet, Şizofreni Ve Savaşla Yüklü Bir Sözlüğün Tarihi
Oxford İngilizce Sözlüğü’nün başeditörü Dr. James Murray’nin önderliğindeki komite belirli kelimeler için alıntı ve tanım toplarken zaman içinde çalışma yöntemi ve şevkiyle bir gönüllü okur öne çıktı. On binden fazla tanıma katkıda bulunan ve çalışmaların ilk yıllarında gizemini koruyan bu okur bir Amerikan İç Savaşı gazisi olan, emekli cerrah Dr. W. C. Minor’dı ve işlediği bir cinayet sebebiyle uzun zamandır akıl hastanesinde yatmaktaydı.
Sözlüğün hazırlıkları 1857’de başlamıştı ve o güne kadar girişilen en iddialı çalışmaydı, tamamlandığında İngilizcenin en kapsamlı ilk sözlüğü olacaktı. Simon Winchester’ın titiz araştırmalar sonucunda kaleme aldığı Deli ve Dâhi, işte bu devrimci eserin hazırlanışına büyük katkılarda bulunan, çoğu yönden bambaşka ama kelimelere adanmışlığıyla hayli birbirine benzer iki adamın, Dr. James Murray ile Dr. W. C. Minor’ın eksantrik hikâyesini ve sözlükçülüğün meşakkatli dünyasını gözler önüne seriyor.
“Deli ve Dâhi, hem büyüleyici hem de dokunaklı bir kitap, imkânsızmış gibi görünen bir olayı, Oxford İngilizce Sözlüğü’ne sanrılarla boğuşan, hastaneye kapatılmış bir ‘akıl hastasının’ yaptığı büyük katkıları ve sözlüğün editörü ile gelişen dostluğunu muhteşem bir şekilde yapı taşlarına ayırıyor.” –Oliver Sacks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e1a0a21-54b0-4464-aa22-f85aac7c647e.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğütler</image:title>
            <image:caption>“Bu öykü netlikten kaçınıyor, gösterirmiş gibi yapıp göstermiyor, bizi içine çekiyor ve pek de açıklanmayan bir şeyle korkutuyor.” –Michael Dirda
Tuhaf kurgu ve hayalet hikâyesi türlerinde çığır açan Algernon Blackwood, insanın duyguları ve mantığı arasındaki gerilimi kurcalayan, doğaüstü ile doğal olan arasındaki alacakaranlık coğrafyayı keşfe çıkan öncü bir yazar. Başyapıtlarından biri olan Söğütler ise H. P. Lovecraft’a göre tüm zamanların en iyi tuhaf öyküsü.
Tuna Nehri’nde yolculuk yapan iki arkadaş, kanolarıyla süratle ilerlerken kendilerini âdeta başka bir dünyanın eşiğinde, söğütlerin ıssız diyarında bulur. Bu viran bölgede uygarlığa dair tek bir işaret yoktur. İnsanlığın dünyasından uzakta olma hissi, tabiatın orta yerinde olmanın cazibesi ikisini de büyüler ama bu diyarın tekinsiz yüzü yavaş yavaş kendini göstermeye başlayacak, dehşet, huşu ve hayret birleşerek benzersiz bir korkuyu doğuracaktır.
Söğütler bize karşı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b00d8801-d3f0-45f9-b473-8cb425827243.jpg</image:loc>
            <image:title>Müşahedat</image:title>
            <image:caption>“Okuyucularıma natüralist tarzda bir roman sunmak için hayli zamandır düşünüp durduğum halde roman, hem de daha mükemmeli, tasavvura sığamayacak bir doğallıkla fiilen ve maddeten ayağıma kadar geldi. Daha garibi şu ki güya ben de roman kahramanlarından biriymişim gibi romana karıştırılmaktayım. Böyle yazarın, velev ki yalnız seyirci ve tanık şeklinde olsun, romana karışması Avrupa’da dahi görülmüş şeylerden değil. Bu romanı kaleme aldığım zaman okuyucularım ne kadar beğenecek, memnun olacak diye düşündükçe sevincimden coşuyorum.” 
Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Gazetecilikle başladığı yazı hayatına hikâye ve roman yazarlığını da ekleyerek çeşitli alanlarda sayısı yüz elliyi bulan eser kaleme almıştır. Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla daima diyalog halindedir. Sofya’da Tuna gazetesinde önce yazar, daha sonra başyazar olarak gazeteciliğe adım atar. Mithat Paşa’yla gittiği Bağdat’ta ressam Osman Hamdi Bey, Muhammed Zühavi ve Şirazlı Bakır Can Muattar gibi isimlerin de bulunduğu oldukça geniş kültürlü bir çevreye girerek Batı ve Doğu kültürleri üzerine bilgisini derinleştirir. Tahtakale’deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayımlamaya başlar. Bir yandan da yayımladığı Devir, Bedir, Dağarcık, Kırkambar gibi gazete ve dergilerle gazeteciliğe devam eder. Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. İstanbul’a döndüğünde çeşitli memuriyetlerde bulunur ve Türk basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat’i kurar. Hemen her konuda, üstelik yeni tekniklerle de yazan Ahmet Mithat’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06546af2-f944-4db8-aaf3-af019992e447.jpg</image:loc>
            <image:title>Müşahedat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Okuyucularıma natüralist tarzda bir roman sunmak için hayli zamandır düşünüp durduğum halde roman, hem de daha mükemmeli, tasavvura sığamayacak bir doğallıkla fiilen ve maddeten ayağıma kadar geldi. Daha garibi şu ki güya ben de roman kahramanlarından biriymişim gibi romana karıştırılmaktayım. Böyle yazarın, velev ki yalnız seyirci ve tanık şeklinde olsun, romana karışması Avrupa’da dahi görülmüş şeylerden değil. Bu romanı kaleme aldığım zaman okuyucularım ne kadar beğenecek, memnun olacak diye düşündükçe sevincimden coşuyorum.” 
Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Gazetecilikle başladığı yazı hayatına hikâye ve roman yazarlığını da ekleyerek çeşitli alanlarda sayısı yüz elliyi bulan eser kaleme almıştır. Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla daima diyalog halindedir. Sofya’da Tuna gazetesinde önce yazar, daha sonra başyazar olarak gazeteciliğe adım atar. Mithat Paşa’yla gittiği Bağdat’ta ressam Osman Hamdi Bey, Muhammed Zühavi ve Şirazlı Bakır Can Muattar gibi isimlerin de bulunduğu oldukça geniş kültürlü bir çevreye girerek Batı ve Doğu kültürleri üzerine bilgisini derinleştirir. Tahtakale’deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayımlamaya başlar. Bir yandan da yayımladığı Devir, Bedir, Dağarcık, Kırkambar gibi gazete ve dergilerle gazeteciliğe devam eder. Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. İstanbul’a döndüğünde çeşitli memuriyetlerde bulunur ve Türk basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat’i kurar. Hemen her konuda, üstelik yeni tekniklerle de yazan Ahmet Mithat’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9571ee2d-3f13-49bb-a763-12559373f64d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin ve Dünyanın Geleceği – Yeni Büyük Güç ve Ticaret, Teknoloji, Pandemi Savaşları</image:title>
            <image:caption>Çin ekonomisi yaklaşık on yıldır birçok dalda ABD ile birincilik için yarışıyor, kâh ilk kâh ikinci sırada yer alıyor. 80’li yıllarda ekonomisi henüz Türkiye’ye denk büyüklükte olan Çin, günümüzde dünyanın en büyük ihracatçısı, ikinci büyük ithalatçısı ve en büyük döviz rezervlerine sahip ülkesi. Bu durum dünyanın yeni büyük gücünün gezegenimizdeki herkesin yaşamına bir şekilde değen etki alanını genişletirken, bu dev ülkenin dünyadaki potansiyel ağırlığını da sürekli artırıyor. 
Dünyanın geleceğini Çin’i hesaba katmadan konuşmak artık olanaksız. 
Çin üzerine yaptığı uzun soluklu araştırmalar ve çalışmalarla tanınan Fatih Oktay, Çin. Ekonomi ve Politika’nın ardından kaleme aldığı bu yeni kitapta, önceki hacimli çalışmasını daha kolay okunabilecek bir boyutta özetlerken, Çin’de başlayıp tüm dünyaya yayılan Covid-19 pandemisini ve Trump sonrası dönemi kapsayan yeni başlıklarla da güncelliyor. 
Çin ve Dünyanın Geleceği, yeni büyük gücün yükselişinin ardındaki tarihsel, siyasal ve ekonomik süreçleri herkesin anlayabileceği bir şekilde gözler önüne sererken, ticaret, teknoloji ve pandemi savaşlarını da mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5411e7a-ba68-4055-aab5-b497acfd5196.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşen Dünya – Küresel 19. Yüzyıl Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osterhammel 19. yüzyılın Braudel’idir.” 
                                             Jonathan Sperber, Karl Marx: A Nineteenth-Century Life kitabının yazarı. 
“Osterhammel Soğuk Savaş sonrası dönemin en önemli, en etkileyici tarih çalışmalarından birine imza atmış. Haklı olarak çıktığı anda klasik hale gelen bir eser… Bu klasik kitap dünyanın her yerindeki tarihçiler ve siyasi merak taşıyan tüm dünya yurttaşları için vazgeçilmez bir kaynak.” 
                                                                                        Fritz Stern, The New York Review of Books 
Dönüşen Dünya. Küresel 19. Yüzyıl Tarihi anıtsal bir tarih eseri. Jürgen Osterhammel, alışılmış Batı-merkezci ve kronolojik bakışları çok aşan, okuyucuyu hem zaman ve uzam içinde, hem de farklı temalar arasında küresel bir yolculuğa, sözcüğün tam anlamıyla “devriâlem”e çıkaran bir çalışma sunuyor. “Uzun 19. Yüzyıl” boyunca dünyanın şeklini değiştiren ve etkileri günümüze dek uzanan dinamikleri, iç içe geçen karmaşık süreçleri ele alırken, 19. yüzyılın ulus-devlet kavramıyla neredeyse özdeşleştirilmesi türünden pek çok ezberi de bozuyor. Latin Amerika’dan Çin’e, “Vahşi Batı”dan Osmanlı İmparatorluğu’na, Avrupa’dan Ortadoğu’ya uçsuz bucaksız bir coğrafyada “küresel” bir bakışla dolaşan Osterhammel; insanın doğayla ilişkisinde yaşanan değişim, devrimler, endüstri devriminin dünyayı dönüştürmesi, modern şehirlerin yükselişi, yaşam standartlarındaki değişim, devlet, emek dünyası, göçler, kölecilik ve kaldırılması gibi pek çok tema etrafında dünya çapındaki yakınsamaları ve farklılaşmaları, kesişme noktalarını ve yol ayrımlarını zengin bir karşılaştırmalı perspektiften gözlerimizin önüne seriyor. Vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d66cc690-d20f-49d3-8c73-08516c244d02.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Yaşam Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>William B. Irvine Güzel Yaşam Kılavuzu’nda, her geçen gün daha büyük bir hızla değişmeyi sürdüren dünyamızda insanın arzu, hırs ve korkularının hemen hiç değişmediği fikrinden hareketle, Batı felsefesinin en köklü geleneklerinden biri olan stoacılıktaki yaşam pratiklerinin bugüne nasıl uyarlanabileceğini araştırıyor. 
Özellikle antik Roma dönemi stoacılarının insan psikolojisine dair kavrayışlarından, dinginliğe ulaşma amacıyla kullandıkları somut teknik ve stratejilerden yararlanan Irvine, bu filozofların izinde daha güzel yaşamak isteyenlere, kendi deneyiminden de hareketle bir kılavuz sunuyor. 
Endişelerimizi en aza indirme, geçmişe sarılmayı bırakıp çabamızı kontrol edebileceğimiz şeylere yoğunlaştırma, şan ve şöhretin cazibesiyle, yasla ve yaşlılıkla başa çıkma gibi önemli insani sorunlar hakkında bu kadim düşünce geleneğinin önerdiklerini merak eden okuyucular, bu kitapta derli toplu bir sunum bulabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692a4610-db8e-453c-af9b-97861a444d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aralıklı Oruç Rehberi- Oruç Tut. Yemek Ye. Tekrarla</image:title>
            <image:caption>Kalori saymaktan, yiyecekleri diyetinizden çıkarmaktan veya gün boyu ne yiyeceğinizi düşünmekten bıktınız mı? Eğer öyleyse aralıklı orucu yaşam şekliniz haline getirmek sizin için cevap olabilir. Aralıklı oruç protokolleri birbirinden farklı olsa da, pek çok araştırma aralıklı orucun sağlığınıza olan faydalarının altını çiziyor. Koşullarınız veya programınız ne olursa olsun, bu protokolleri yaşam biçiminize uygulayabilirsiniz. Bu sayede yağ yakan süpergücünüzü ateşler, “diyet beyni”nden sonsuza kadar kurtulursunuz. Bir diyet değil, yaşam tarzı olarak aralıklı oruç yalnızca belinizi inceltmekle kalmaz, kan şekeri seviyenizi dengede tutar, inflamasyonu azaltır ve kalp sağlığınızı korur.
Aralıklı Oruç Rehberi: Oruç Tut. Yemek Ye. Tekrarla. aralıklı oruç hakkında bilmeniz gereken her şeyi şeyi en basit haliyle anlatıyor. Yeni başlayanlar için 28 Günlük Hızlı Başlangıç planını kullanabilir ya da daha önce uyguladığınız aralıklı oruç protokollerini güçlendirebilir ve yan etkisi kilo kaybı olan bir sağlık planı olarak aralıklı oruç üzerine yapılmış son çalışmalara dair bilgileri okuyabilirsiniz. Hâlâ aklınıza takılan sorular mı var? Aralıklı oruç hakkında sıkça sorulan sorulara verilmiş kapsamlı yanıtları SSS bölümünde bulabilirsiniz.
&quot;Hem aralıklı orucun arkasındaki bilimi hem de aralıklı oruç yaşam tarzını pratik ve kolay hale getiren yöntem ve püf noktaları anlatan oldukça bilgilendirici bir rehber. Ne bekliyorsunuz? Sağlık devrimine siz de katılın!&quot;
—Julie Sandell, Aile Hekimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3592425-68c0-4a24-9cf4-953bab3b29d4.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! – Arkadaş Ziyareti – Başkalarını Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Mert, heyecandan yerinde duramıyordu. Çünkü arkadaşı Can’ın evine gidecek, gece de orada kalacaktı. 
Ama iki arkadaş, hangi oyunu oynayacakları konusunda anlaşamadılar. Yoksa bu yatılı misafirlik kötü mü geçecek? 
Bencil olmamanın, başkalarını düşünmenin ve anlayışlı olmanın önemini anlatan, çok eğlenceli bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1227e99-fa2c-45f8-b25c-0eaed48e5776.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Dostu Defne - Doğayı Koruyoruz, Plastik Kullanmıyoruz!</image:title>
            <image:caption>Plastik atıklar doğaya zarar veriyor. Plastik tüketimini azaltmak için neler yapabiliriz? 
Defne ile arkadaşları, plastik atıklarla dolu bir kumsalı temizlemeye koyuldular. Bu sırada Defne’nin afacan köpeği Fırfır, bir naylon poşet buldu ve onunla oynamaya başladı. Poşeti yemeye kalkınca ciddi bir tehlike atlattı. Defne, bu olay nedeniyle, plastik atıkların canlılara nasıl zarar verdiğini gördü. Plastik kullanımını azaltmak için neler yapılabileceğini düşünmeye başladı ve kolları sıvadı. Sen de Defne’ye katıl ve plastik kullanımını azaltarak doğamızı nasıl koruyabileceğini keşfet! 
“Çocuğunuzun erken yaşta çevre bilinci edinmesi, daha temiz bir gelecek için büyük önem taşıyor. Serinin diğer kitabı olan Arıları Koruyalım! da çevre duyarlılığına sahip bireylerin yetişmesi için çok faydalı olacaktır.” 
Dr. Jess French – Cbeebies programı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227db6ea-9f0f-4b8d-b9e7-3eccf6a2e068.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Okulda!</image:title>
            <image:caption>Dinozorlar şimdi de okulu karıştırdı! Ama onları kimse görmüyor. Okulda gerçekten sıra dışı bir gün yaşanıyor. DİNOZORLAR MARKETTE!’nin yazar ve çizerinden, kahkaha dolu bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11591729-f744-4158-83f4-e18e26843d4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Oynar Mısın?</image:title>
            <image:caption>Çekingen çocukların arkadaş edinmesine yardımcı olan Minik Kuş’la tanışın! 
Ömer ve ailesi, yeni bir yere taşındı. Ömer için burada her şey, herkes yabancıydı. Arkadaş edinmeye çekiniyor, hep tek başına oynuyordu. 
Bir gün parkta Minik Kuş’la karşılaştı. Ömer, Minik Kuş sayesinde, arkadaş edinmenin aslında ne kadar kolay olabileceğini gördü. 
Yardımseverlik, dostluk ve ön yargılı olmamak üzerine bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78fed889-c504-48a1-8088-551a2eb8fdc0.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Neşeli Papağan – Çıkarma Öğrenelim 1’den 10’a Kadar Sayılar</image:title>
            <image:caption>Çıkarma Öğrenelim - 1’ den 10’a kadar sayılar 
Hem 1 0’dan 1’e kadar sayılardan 1 çıkarmayı öğrenelim hem de ilginç hayvanlar tanıyalım. 
Bu papağanlar çok akıllı, çok eğlenceli...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9f52c22-fb1f-424c-86e4-b273cf9204be.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlik</image:title>
            <image:caption>“Hem sert hem de dokunaklı, doludizgin bir roman.” –Madeline Miller, Ben, Kirke’nin yazarı
“O kadar gerçekçi ki tüyler ürpertiyor.” –Sophie Mackintosh, Su Kürü’nün yazarı
Hudson Vadisi’nde tüm imkânlara sahip, ihtişamlı bir inziva yeri bulunur: organik yemekler, özel spor eğitmenleri, günlük masajlar – hepsi de ücretsiz. Aslına bakılırsa bu lüks yerde birkaç mevsim geçirirseniz, aklınıza hayalinize sığmayacak kadar büyük bir ödeme bile alıyorsunuz. Peki karşılığında? Dokuz ay boyunca Çiftlik’e aitsiniz. Araziden ayrılmanız yasak; her bir hareketiniz gözetim altında. Kendinizi olağanüstü varlıklı müşterileriniz için kusursuz bebeği üretmenin yorucu görevine adadığınızda, eski hayatınız size unutulmaya yüz tutmuş bir rüya gibi gelecek.
Filipinler’den gelen bir göçmen ve aynı zamanda maddi sıkıntılar çeken bekâr bir anne olan Jane, Çiftlik’teki son derece rekabetçi taşıyıcı annelik seçimi sürecini geçtiği için çok heyecanlıydı. Fakat şimdi hamile, kırılgan ve kendi kızının iyiliği için endişeye kapılmış olan Jane dışarıdaki hayatına dönmek için can atmaktaydı. Ancak Çiftlik’ten ayrılması mümkün değildi, yoksa doğumda alacağı ve hayatını değiştirecek ödemeyi kaybedecek hatta daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacaktı.
Hüzünlü, sürükleyici ve etkileyici Çiftlik annelik, para ve erdem hakkındaki düşüncelerimizi en uç noktalara kadar iterek kadınların kendilerinin ve sevdiklerinin geleceğini sağlama almak için gözden çıkarabilecekleri hakkında kritik sorular soruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:10+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e20ccfc-12d0-450a-926d-56f32a275246.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gönül İnsanı- İsmet Binark</image:title>
            <image:caption>Çok değerli büyüğüm; müthiş çalışkan, üretken, beyefendi, nazik insan, kültür insanı, araştırmacı-yazar, bibliyograf, milletperver, vatanperver İsmet Binark&apos;ın feyz aldığım büyük hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.

Bu dokümanda uyguladığım yöntemi daha önce Tonyukuk ve Prof. Dr. Hasan Işın Dener hakkında hazırladığım çalışmalarla başlatmıştım. Konu başlıkları altında; kişinin yaptıklarını, katkısını, hususiyetlerini alıntılarla anlatmaya çalışıyorum. “Kısa az öz” olarak nitelediğim bu tekniğin ülkemizde yaygınlaşmasını dilerim.
Hazırladığım doküman “okunmak için” akıcı bir metin değil. Bunun farkındayım. Ama fotoğrafın bütününü vermeye çalıştım. 

Aslında bir başvuru kaynağı niteliğinde; Bir nevi envanter. Bir ansiklopedi gibi, bir sözlük gibi, sadece aranılan madde için kullanılabilir. 

Bülent Ağaoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>