﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eb73439-736a-4c38-bcda-dc15876c5708.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketirken Tükenmeyelim</image:title>
            <image:caption>Güvenilir ve yeterli gıda, doğru beslenme, temiz çevre, sağlıklı hayvan ve daha iyi bir gelecek…

Unutmayalım, daha iyi bir çevre, daha iyi üretim ve daha iyi beslenme geleceğimizin sigortasıdır.

Hayvancılık, geleceğimiz için ihmal edemeyeceğimiz bir alandır… 
Karar vericiler ve tüm paydaşlar el ele vererek; sağlıklı sürülerle üretim yapan, hayvan refahını ve çevreyi gözeten, üretici gelirini artırmayı hedefleyen uzun vadeli bir hayvancılık politikası oluşturmak durumundadır…

Aksi takdirde hayvancılığın makus talihini yenemeyiz ve hikayenin sonu bitmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d2aa7f7-1218-4a13-bbd5-10bf8ba2cb1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın –De Hali – Özel Edisyon (Kutulu - Ciltli)</image:title>
            <image:caption>O an kalkıp ona koşabilirdi ama ayakları gelecekteki güzel günlere değil, çözemediği geçmişine doğru ilerliyordu. Oradaki düğümler ayaklarına dolaşmış, geleceğine yürümesine izin vermiyordu.”
 
Geçmişteki aşklarına takılıp kalmıştı altısı da… Şimdiki zamanda yolları kesişince hikâyeleri birbirine karıştı.
 
Umutla ararken ümitsizliğe düştükleri o gerçek aşk neredeydi? Otobüse yetişmeye çalışırken mi düşürmüşlerdi, paspasın altına mı süpürmüşlerdi? Kaybettikleri yerde miydi hâlâ, hiç ummadıkları birinde mi?
 
Hep birlikte geçmişlerine bakarken anladılar ki; bildikleri ve bilmedikleri bütün hâlleriyle aşk, gözlerinin önünde idi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b0a791-fed4-4560-9a27-a2c8478e3c18.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzay Turizmi ve Ticareti</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılda uzayı NASA gibi devlet tarafından finanse edilen ve kâr amacı gütmeyen dev kuruluşlar keşfediyordu. Yirmi birinci yüzyılın başlarında bu keşif serüvenine özel şirketler de katıldı. Elbette kâr amacı güdüyorlar. Peki ama nereden, nasıl ve ne miktarda kâr etmeyi bekliyorlar? Yükselen insan uygarlığının gereksinimlerinin karşılanması ile uzaya açılma motivasyonu arasında, dünyanın en zengin girişimcilerini bu kadar iştahlandıracak ne tür bağlantılar var? Onların bu işe soyunması insanın uzay macerasına, bilimsel ve teknolojik gelişmelere ne gibi katkılar sağlayacak? Bu kitaptan Elon Musk, Jeff Bezos ve Richard Branson gibi girişimcilerin, Mars’a yolculuk, uzay otelleri, Ay madenciliği ve asteroitlerde değerli metal arama gibi fikir ve hayallerin peşine hangi beklentilerle ve hangi zorluklarla mücadele etme pahasına düştüklerini öğreneceksiniz. Uzay Turizmi ve Ticareti bugünün fikir ve hayallerinin yarının gerçeği olduğunu düşünen bilim okurlarına farklı bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0321844b-75d3-4873-b600-5bf3abc12994.jpg</image:loc>
            <image:title>Persler</image:title>
            <image:caption>Persler antic dünyanın en dikkat çekici ama en az anlaşılan uygarlıklarından birini inşa etmiştir. 
Uzun yıllar boyunca British Museum&apos;daçalışan Wright Vaux ağırlıklı olarak Yunan ve Roma kaynakları üzerinden tanıdığımız Eski İran ile ilgili bilgileri ülkedeki arkeolojik ve nümizmatik kanıtlarla harmanlayarak kapsamlı bir araştırma sunuyor. 
Üç ana bölümden oluşan kitabın ilk bölümü BüyükKyros&apos;un Pers İmparatorluğu&apos;nu kurmasını, Pers-Yunan savaşlarını ve İskender&apos;in Pers İmparatorluğu&apos;nu yıkmasını konu alırken, ikinci bölüm aynı coğrafyada ortaya çıkan Parth Devleti ve onun Roma ile mücadelesine, üçüncü bölüm ise Sasaniler ve Bizans  arasındaki ilişkilere odaklanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ad304f5-6f06-40c9-9f9c-3590cf7d596c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapiens- Grafik Tarih 2</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada milyonlarla buluşan Sapiens’in yazarı Yuval Noah Harari, insanlık tarihini geniş bir okur kitlesinin zevkle okuyacağı yepyeni bir formatta sunuyor. 
 
Dört ciltlik serinin ikinci cildi Uygarlığın Sütunları, avcı-toplayıcı Sapiens’in daha fazla güvence ve üretkenlik peşinde koşarken yerleşik düzene nasıl geçtiğini ve tohumunu ektiği ilk buğdayla birlikte kendisini sonu gelmez çatışmalar, salgınlar ve eşitsizlikler döngüsüne nasıl mahkûm ettiğini anlatıyor. Serinin ilk kitabında tanıştığımız kahramanlar bu kez tarihteki en köklü adımlardan Tarım Devrimi’nin etkilerini eğlenceli hikâyelerle gözler önüne seriyor. 
 
Elindekinden daha fazlasına sahip olmak isteyen ilk yerleşimciler, evcilleştirdikleri ilk bitki ve hayvanlarla, kendilerine ayırdıkları ilk toprak parçasıyla, inandıkları ilk din ve koydukları ilk toplumsal kurallarla fark etmeden dünya tarihini şekillendiren en büyük kısırdöngüleri yaratıyor.  
 
İnsanlık tarihinin dönüm noktalarını farklı disiplinlerin penceresinden son derece keyifli bir üslupla anlatan Harari bu kitapta, medeniyetlerin kuruluşunda kilit rol oynayan ama bir yandan da ırklar ve cinsiyetler arasındaki eşitsizlikleri körükleyen kurmaca hikâyelerin, mantıkdışı toplumsal hiyerarşilerin ve hayali düzenlerin foyasını meydana çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88df2886-67f4-4d66-ab00-70f218264609.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkan ve Ayşe - Otuz Yıllık Yol Arkadaşlığının Hikayesi - Ayşe Yüksel</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Türkiye’nin simge kadınlarından Türkan Saylan. Onun açtığı yolda yürüyen, Türkan Saylan’dan devraldığı bayrağı aynı kararlılıkla taşıyan bir başka simge isim Ayşe Yüksel. Elinizdeki kitap, birinci ağızdan bu iki yoldaşın hikâyesi. 
Türkan ve Ayşe – Otuz Yıllık Yol Arkadaşlığının Hikâyesi kitabında  Ayşe Yüksel, öğrencilikten hemşireliğe, Afrika’da ve Türkiye’de gerçekleştirdiği saha çalışmalarından sivil toplum faaliyetlerine ve en önemlisi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde imza attıkları projelerden son yıllarda girdikleri mücadelelere kadar tüm yaşadıklarını yazıya döküyor. Usta-çırak ilişkisi ile başlayan yoldaşlıkları yer yer anne-kız yakınlığında seyrederken Ayşe Yüksel, Türkan Saylan’la otuz yıl omuz omuza “mümkün” kıldıkları bütün mucizeleri aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dc0055d-ccd4-4dd4-aafa-9eeeedbd0d5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçukluların Dini Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Türk - İslâm Tarihinin Kavşak Noktası: Selçuklular Türk ve dünya tarihinin önemli devirlerinden birini hiç şüphesiz Selçuklu tarihi oluşturur. Bu dönem, Türklerin İslâm dünyasının siyasî liderliğini üstlenmesi kadar, İslâm’a yöneltilen pek çok tehli­kenin yine Türkler eliyle bertaraf edilmesi açısından da önemlidir. Selçuklular, dâhil oldukları İslâm medeniyetinin değerlerini korumanın yanı sıra, sanattan siyasete pek çok alanda bu medeniyete yeni fikirler ve eserler sunmuşlardır. Selçuklular; sosyal yaşamdan siyasete, tıptan mimarîye dek İslâm medeniyetinin gelişmesine büyük katkılar sağlamışlardır. Bu katkılar, Selçukluların halefi olan Osmanlılarla birlikte zirveye ulaşmıştır.
Selçuklular devri, hem Türk tarihi hem de İslâm tarihi açısından önemli ilmî ve kültürel gelişmele­rin yaşandığı bir dönem olmuştur. Bunun en önemli sebebi, Selçukluların bu tip gelişmelere zemin hazırlamaları ve siyasî olarak destek vermeleridir. Selçuklular döneminde şekillenen dinî anlayış Türkler üzerinde derin tesirler bıraktığı gibi, İslâm dünyasında yeni yorumların ve anlayışların meydana gelmesine de vesile olmuştur. Elinizdeki eser, işte tam bu anlamda Selçuklular’ın bahsedilen meselelerle ilgili uygulamalarını ele alan bir çalışma olmasıyla benzerlerin­den ayrılır. Bu çalışmada Selçuklular dönemi içinde yaşanan Şiî ve Sünnî hareketlerle birlikte Şiîlik, Bâtinîlik, Karmatîlik ve hilafet konusu, ayrıca Hasan Sabbâh’ın ortaya çıkışı ve devletin tüm bunlar karşısındaki refleksi ele alınıyor, taranan pek çok kaynak değerlendiriliyor.
Selçuklular dö­nemi, Türk ve İslâm tarihinin âdeta kavşak noktasını meydana ge­tirdiği gibi, 
Türklerin tarih sahnesinde İslâm medeniyetinin bayraktarı olarak yer aldıkları bir devri de ifade eder. Prof. Dr. Ahmet Ocak’ın hazırladığı Selçukluların Dinî Siyâseti bu kavşak noktasını oluşturan bütün yolları aydınlatmanın yanı sıra kendi tarihî tecrübemizle ortaya çıkan uygulamaları da ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d9b2c4d-2286-4749-8971-c5c0c6ef633b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklük, Müslümanlık Ve Osmanlı Mirası</image:title>
            <image:caption>TARİHÇİLERİN KUTBU HALİL İNALCIK’TAN 
GELECEĞİMİZE IŞIK TUTAN MAKALELER…
Halil İnalcık; Osmanlı tarihçiliği alanında tüm dünyanın kabul ettiği bir otorite. Makaleleri ve eserleri zaman geçtikçe önemini ve güncelliğini korumaya devam ediyor. Tarihçiler, öğrenciler ve tüm meraklılar onun yazdıklarıyla ufuklarında bambaşka pencereler açıyorlar ve yeni yollar keşfediyorlar. İnalcık’ın derinlikli analizleri ve geleceğe ışık tutan yorumları, gerek ülkemizde gerekse tüm dünyada kitap okurlarının başucundan eksilmiyor.
Halil İnalcık’ın elinizdeki çalışması; diğer pek çok yoğun arşiv malzemesinin kullanıldığı uzmanlık makalelerinden farklı olarak, entelektüel birikimi ile güncel tartışmalara dâhil olduğu genel okuyucuların ilgisini çekebilecek konuları içeriyor. Kitap, modern Türk tarihçiliğinin bir değerlendirmesi ile başlıyor; sonrasında Fransız Annales ekolünün başta Fuad Köprülü ve Ömer Lûtfi Barkan olmak üzere Osmanlı tarihçileri üzerindeki etkisi ele alınıyor. Türk-İslâm devletlerinde kanun yapma geleneğinin irdelendiği üç çalışmada ise töre ve yasa geleneğinin tarihi kökenleri, devlet kanunu fikri ve Osmanlı dünyasında din ve kültür ilişkileri inceleniyor. Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne süreklilik ve kopuş ele alınıyor ve Türk-İslâm Sentezi fikrinin oldukça kıymetli bir eleştirisi yapılıyor. Osmanlı’da siyasi kültür, halk kültürünün temeli; bunun Cumhuriyet dönemine ve kuruluşa etkileri de yerli ve yabancı bilim insanlarının tartışmaları ışığında ele alınıyor. Sonraki üç makalede ise Avrupa devletler sistemi içerisinde Osmanlı ve Türkiye’nin konumu, Osmanlı ve Avrupa arasındaki kültürlerarası etkileşim ve ikinci bin yılda Türklerin tarih sahnesindeki yeri, Osmanlı Devleti’nin başarısının arka planı, 1908-1918’deki ilk devrim hareketi, Batılılaşma sürecinde ortaya çıkan tartışmalar ile günümüze kadar olan etkileri ve laikliğin tarihî kökleri irdeleniyor.
Türklük, Müslümanlık ve Osmanlı Mirası; Modern Türkiye’de tarihçilik, Türk tarihinde kanun yapma, din ve devlet ilişkileri, Osmanlı kimliği, Türkiye ve Avrupa ilişkileri, sekülerleşmenin tarihî kökenleri, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e değişim gibi gündemde olan meselelere dair ilham verici bir perspektif sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c5917aa-5988-42ab-ba33-62c11a2a2b7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Führer İçin Uçtum</image:title>
            <image:caption>“Alman şehirlerini maruz kaldıkları aralıksız bombardımana karşı savunan Alman avcı pilotları, askerlik ülküsü ve Nazi propagandasının yücelttiği kendini feda idealine çok daha yakındılar.” Richard Overy 
Nazi Almanyası’nın İkinci Dünya Savaşı’ndaki seçkin as pilotlarından biri olan Knoke, savaş sırasında başından geçenleri bu çarpıcı hatıratta topluyor. Sıradan bir Alman gencinin yıllar içinde usta bir avcı pilota dönüşünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererken, havacılık tarihi için de silinmez bir iz bırakıyor. 
Zekâsı ve başarılarıyla filo komutanlığına kadar yükselen Knoke, 2.000’in üzerinde sorti yapıp olağanüstü cesareti ve avcı içgüdüleriyle elli iki düşman uçağı düşürmeyi başardı. Reich savunması sırasında yaralanmadan önce dört yüzden fazla operasyonel göreve çıktı. Gösterdiği üstün başarılarından ötürü Şövalye Haçı’yla taltif edildi. 
Knoke, Avrupa semalarında icra ettiği görevler sırasında Müttefiklerle girdiği nefes kesen it dalaşlarından ölümle burun buruna gelişine, bombardıman uçaklarını düşürmek için kullandığı alışılmadık taktiklerden Reichsmarschall Göring’le görüşmesine, Alman göklerini savunurken vuruluşundan eşiyle savaş sonrasında Berlin sokaklarında dolaşmasına kadar başından geçen her şeyi içtenlikle anlatıyor. 
“Führer İçin Uçtum - Bir Luftwaffe Avcı Pilotunun Anıları”, İkinci Dünya Savaşı’nın göklerde geçen destansı mücadelelerinden okuyucuya çarpıcı bir kesit sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5541a941-e149-46b0-9832-664a47bab267.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Antik Dünya</image:title>
            <image:caption>TARİHİN KAPILARINI ARALAYAN
ZAMAN YOLCULUĞU 
Milattan önce ilk Sümer ve Babil şehirlerinden Roma’nın düşüşüne, Azteklerin kanlı tarihinden Pers İmparatorluğu’na kritik liderler ve savaşlar, fikirler ve icatlar, mitler ve dinler, sanat ve mimari ile örülü kayıtlı tarihin ilk beş bin yıllık dökümü… 200 başlık altında dünyanın ilk medeniyetlerine genel bir bakış... 
Karmaşık modern dünyamızın kökleri binlerce yıl geriye, antik dönemdeki “tarihin şafağına” kadar uzanır. Niçin geçmiş üzerine yazılar okuma ihtiyacı hissederiz? Çünkü bize dünyanın bugünkü hâline nasıl geldiğini anlatırlar. 
Dakikalar İçinde serisinden Antik Dünya, okuru sözlü tarihin izinden dünya edebiyatının ilk hiyeroglif yazılarına; Piramitlerden Machu Picchu’ya; Antik Hindistan’daki önemli matematik atılımlarından Çin’de kâğıdın keşfine; Mezopotamya’nın zigguratlarından Peru’nun Nazca çizgilerine; büyük destanlardan demokrasiye uzanan uzak bir geçmişe davet ediyor. Tarihe iz bırakmış her karakter, savaş, dönem ve keşifler haritalar, ikonik sanat eserleri ve antik eserlerin görselleriyle hayat buluyor. 
Bugün bizi etkilemeye devam eden eski uygarlıkların manevi, kültürel, teknolojik ve sanatsal yeniliklerini keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c3b91b1-e03d-4e80-9594-fe747ddd39e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluk Üzerine</image:title>
            <image:caption>Roma Cumhuriyeti’nin en meşhur hukukçusu, siyasetçisi ve hatibi Cicero eğitiminin en başından itibaren felsefeye ayrı bir merak beslemiş, çeşitli eserleriyle düşüncelerinin derinliğini ve kalem ustalığını göstermiştir. Felsefi düşüncelerini aktardığı kitapların başında gelen, MÖ 44 yılında kaleme aldığı Dostluk Üzerine (De Amicitia) ise Antik Çağ’ın en önemli değerlerinden biri olan ve adeta bir sanat biçimi olarak görülen dostluğun ne olduğu ve nasıl olması gerektiğine dair bilgelik dolu öğütler barındıran zamansız bir eserdir. 
Dostluk Üzerine Cicero’nun ideal bir Romalı olarak gördüğü Scipio Africanus’un hatırasına saygı göstermek amacıyla, Antik Yunan’da sıklıkla kullanılan diyalog yöntemiyle kaleme alınmıştır. Scip,o’nun can dostu Gaius Laelius, kitap boyunca esas konuşmacı olarak dostluğa dair düşüncelerini ve tavsiyelerini aktarır, dostunun hatırasını yad eder. Laelius, damatları Quitus Mucius Scaevola ve Gaius Fannius’la yaptığı sohbet üzerinden Scipio ile dostluğundan hareketle, hem Roma’nın kendi yakın tarihinden hem de Yunan filozoflardan örnekler vererek iyi, onurlu ve erdem sahibi bir insanın ahlaklı bir dostluğa nasıl sahip olması gerektiğine dair görüşlerini aktarır. Bağış Alper Kovan’ın Latince aslında notlandırarak çevirdiği Dostluk Üzerine dost bulmak, kurulan ilişkiyi korumak ve dostluğun değerini anlamak gibi meselelere çözümler sunmanın yanı sıra dostlukların hayatlarımız için nasıl vazgeçilmez unsurlar olduğunu gösteriyor: “Dostsuz bir hayat yaşamaya değer değildir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ff676b1-42ec-4ab1-a5cd-657877167ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Michelangelo</image:title>
            <image:caption>Michelangelo yeteneği ve dehası hayattayken takdir edilmiş bir sanatçıydı. 31 yaşında İtalya’nın en iyi sanatçısı olarak kabul edilmiş, 89 yaşında hayata veda ederken, düşmanları tarafından kibirli, görgüsüz, üçkâğıtçı bir cimri olarak anılmasına rağmen diğer herkes tarafından dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ressamı ve heykeltıraşı olarak saygı görüyordu. 
Daha yaşarken dehasının fark edilmesi ve değerinin anlaşılması Michelangelo’nun hayatına çok şey katmakla birlikte sevdiklerinden ayrı düşmesine, davranışlarını istediği gibi şekillendirememesine yol açmıştı. Her ne kadar papalara, krallara ve prenslere “hayır” diyebilen coşkun ve mağrur bir ruha sahip olsa da karşılaştığı sıkıntılı koşullar içerisinde boğulmuş, ızdırabını sanat eserlerine yansıtmış, böylelikle Rönesans Çağı’nda kendisine has bir ses, bir renk, bir çizgi yakalayabilmişti. 
Bruno Nardini, Floransa’da Muhteşem Lorenzo de’ Medici ile Girolamo Savonarola arasında, Roma’da ise papaların ve kardinallerin arasında kalmış ressam, heykeltıraş, mimar ve şair Michelangelo’nun hayatını kesitler halinde sunuyor. Aksi fakat dâhi, zorlayıcı ancak bir o kadar da cömert Michelangelo’nun çocukluğundan ölümüne kadar çalkantısı hiç dinmeyen hayatı, yaptığı tablolar, heykeller, freskler, binalar; kimler için çalıştığı, kimleri kendisine düşman ettiği, sadece büyük bir sanatçı olduğundan değil aynı zamanda kendine has bir karakter olduğu için de edindiği arkadaşları Nardini’nin kalemiyle tekrar hayat buluyor. 
Pek çok dile çevrilen Michelangelo: Bir Dâhinin Yaşamöyküsü, Batı sanatına damga vurmuş, kendisinden sonrakilerin ona kayıtsız kalamadığı bir “Rönesans adamının” aşkını, tutkusunu, öfkesini ve çektiklerini aktararak insan ve sanatçı olarak portresini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b69767b5-b781-4ca3-8ae5-1ce74d649b09.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygılı Ve Takıntılı Çocuklar</image:title>
            <image:caption>ÇOCUKLUK ve ERGENLİK DÖNEMİ ANKSİYETESİ İÇİN
TAMAMEN EBEVEYN TEMELLİ İLK ve TEK KAYNAK 
Endişeli ya da takıntılı bir çocuğa ebeveynlik yapmak sürekli zorluklar ve sorularla yüzleşmek anlamına gelir: Neden diğer çocuklar bu sorunu yaşamıyor? Bu, DNA’sıyla mı ilgili, yoksa ebeveynin herhangi bir ihmalinin ya da hatalı yaklaşımının sonucu mu? Ebeveynler, çocukların kaygı uyandıran durumlardan kaçınmasına ne zaman yardım etmeli ve onları korkularıyla yüzleşmeye ne zaman teşvik etmeli? Destekleyici davranırken bir yandan da çocuğunuzdaki bağımsızlığı geliştirmek mümkün mü? Çocukların kaygısının tüm aileyi ele geçirmemesi için neler yapılmalı? 
Unutmayın; çocuğunuzun karşısına çıkabilecek engelleri ortadan kaldırmak isteyebilirsiniz ama bir yandan onda dünyanın mayınlarla kaplı olduğu ve bunları tek başına temizleyemeyeceği hissini de yaratabilirsiniz. 
Kaygılı ve Takıntılı Çocuklar’da çocuk ve ergen psikoloğu Dr. Lebowitz, açık bir dille ve en ufak bir suçlama olmadan, ebeveynlere kendilerini ve çocuklarını kaygıları ve takıntılarından kurtarmanın anahtarını sunuyor. Anksiyete ve obsesif-kompülsif bozukluğu anlamaktan kaygılı bir çocukla nasıl konuşulacağını öğrenmeye, yaygın tuzaklardan (aşırı korumacı veya talepkâr olmak gibi) kaçınmaktan kaygılı davranışlara nasıl ortam yaratıldığını belirlemeye kadar adım adım pratik öneriler… Söz konusu önerileri eyleme dönüştürmeye yardımcı olacak alıştırma ekleri… Şefkatli ve samimi bir ton… Tüm bunlar kitaba elini uzatan her ebeveyn için vazgeçilmez bir kaynak teşkil edecek. 
Dr. Lebowitz’in sunduğu kanıta dayalı benzersiz ve güçlü rehberlikle sadece üzerinde en çok kontrol sahibi olduğunuz kişinin yaklaşımını değiştirmeye çalışacaksınız: Kendinizin. 
Anksiyete ya da obsesif-kompülsif sorunları olan bir çocuğun ebeveyniyseniz bu sayfalarda okuyacağınız adımları izleyerek çocuğunuzun endişelerini kayda değer ölçüde azaltabilir ve hayat kalitesini artırabilirsiniz. 
Çocuğunuza SİZ yardım edebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b6c586f-40ce-41a7-8d44-60137cc9c9ae.jpg</image:loc>
            <image:title>İbrahim Yıldırım İle Uzun Bir Peşrev Alacakaranlıkta Karnaval</image:title>
            <image:caption>Alacakaranlıkta Karnaval – İbrahim Yıldırım ile Uzun Bir Peşrev kitabında özne İbrahim Yıldırım, yer İstanbul, konumuz edebiyat. Bilhassa son elli yılın Türk edebiyatı… 
İbrahim Yıldırım, bankacılık ve reklamcılıkla yaşamını sürdürürken, hep edebiyat dünyasının içinde olsa da kenarda durup gözlem yapmayı, biriktirmeyi ve en çok yazmayı tercih etmiş tam tekmil bir edebiyat insanı olarak bu kez konuşuyor. Tıpkı romanlarındaki gibi, alışılmışın dışında bir nehir söyleşi bu. Rıza Kıraç klişelerden uzak soruyor, İbrahim Yıldırım yine romanlarındaki gibi anlatıyor. Kendisi doğmadan önce çekilmiş kalabalık bir düğün fotoğrafının hikâyesiyle başlıyor sohbet. Bir ileri bir geri sıçramalarla seyrediyor. Bu fotoğrafın yazdırdığı ancak henüz tamamlanmamış “roman”la sona eriyor. Anıları, arkadaşlıkları, tanıklıklarına 70’li yıllardan bugüne bütün bir edebiyat çevresi ve elbette İstanbul’un semtleri de dahil oluyor.. 
Alacakaranlıkta Karnaval – İbrahim Yıldırım ile Uzun Bir Peşrev, birbirinden usta işi romanlarıyla tanıdığımız Yıldırım’ın kendi dünyasını ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63445737-8e56-480e-9337-843b3e55ee4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Çağ Mutfak Kültürü</image:title>
            <image:caption>Antik Çağda Beslenme ve Damak Tadı ve Antik Çağ Mutfak Sözlüğü metinlerini bir araya getiren bu kitap, Eski Çağ tarihine ve yemek pişirmeye olan sonsuz ilgimin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Yemek hayatımızın tam merkezinde olmasına karşın tarihle ilişkilendirmekte güçlük çektiğimiz bir alandır. İmparatorlukların doğmasına-yıkılmasına, savaşların gidişatına nasıl yön verdiğini bir türlü göremeyiz, ya da görür de altında daha büyük sebepler ararız. Oysa doğruluğu tartışmalı olmakla birlikte Fransa kralı 16 Louis’nin eşi Marie Antoniette’in açlıktan yakınan yoksul halkın şikayetlerini savuşturmak amacıyla söylediği varsayılan “ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözünün Fransız devrimine giden yolu açtığını ve sözün sahibinin giyotinle idam edildiğini bilmeyen yoktur. Antik Çağ için de durum bundan farklı değildir, Hellenlerin tahıl tarımı yapabilecekleri arazilere duydukları ilgiyi, bu ilgiden dolayı Kolonizasyon faaliyetlerini başlattıklarını artık kabul ediyoruz. Romalıların birçok amaçla kullandıkları silphium adlı bitkiyi neslini tüketmek pahasına ithal ettiklerini belki bu kitaptan öğreneceksiniz. Zeytin ve zeytinyağı olmasa Hellen uygarlığı nasıl bir hal alırdı sorusu cevabını asla bulamayacağımız bir sırdır. İmparatorlar sofralarını neden en seçkin yiyeceklerle donatıyorlardı? Bununla neyi amaçlıyor ve uğruna nasıl bir paha ödüyorlardı? Bu ve benzeri sorular çoğaltılırsa yemeğin tarihle ilişkisi daha kolay anlaşılacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d295e73b-4bdc-4f4d-ba17-d16e3de9f95b.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Ve Bağıntı</image:title>
            <image:caption>İlişki temelli bir canlı olarak varlığımızı sürdürebilmek için anlamak, anlatmak ve anlaşılmak zorundayız. Toplumsal yaşamın kalbinde yer alan ve iletişimin vazgeçilmez bir unsuru olarak her gün bize yeni bir ‘hayat’ sunan dil, kanıksadığımız ve ‘elde var bir’ saydığımız için değerini kolaylıkla gözden kaçırabildiğimiz mucizevi bir olgu. Oysa yaşamın çok yönlü akışı içinde duygu ve düşüncelerimize tercüman olan dile ilişkin kimi temel sorular çoğu zaman aklımızdan hiç geçmeyebiliyor: 
• Nasıl oluyor da birbirimizi anlayabiliyoruz? 
• Neden birbirimizi yanlış anlayabiliyoruz? 
• Örtülü/dolaylı bir ileti nasıl oluyor da dinleyende karşılık bulabiliyor? 
• Gündelik dilin sözcükleriyle kurulan şiir dilini farklı bir ‘dil’ kılan zihinsel işleyiş nedir? 
‘Bağlam içinde oluşan anlam’ olgusunu Bağıntı Kuramı çerçevesinde ele alan bu kitap özellikle iletişim, dil, dilbilim, edimbilim, söylem çözümlemesi, göstergebilim, deyişbilim, yazınbilim, sözbilim, çevirebilim ve dil öğretimi gibi alanlara ilgi duyan okurlar için bilişsel bir pencere sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9d392e-bbc1-4d9d-b0c6-44e10269e237.jpg</image:loc>
            <image:title>Anatomi Dersi</image:title>
            <image:caption>İÇERİK TANITIMI: “Başlık: Bu aşksız bir ilişki mi, yoksa aşkın hallerinden biri mi? 
“Eğer o soğuk salonda soluk kanepede yani sahnenin tam ortasında ve Avignonlu Kızlar’ın karşısında bu kelime ağzından çıksa, hayat değişir miydi? Bu sözcük tek başına evde bağımsız bir cumhuriyet gibi kendi kurallarını koyarak yaşamaya başlar mıydı ve kafalarında hâlâ aşk mı, değil mi sorusu dönüp dolaşan kadın ve erkek, bu yeni ülkenin katı, karşı konulmaz kurallarına uymak zorunda olduklarından, böyle soruları kafalarından atarlar mıydı? Ancak bu sözcük o eve, yaşamının adamla sürdürdüğü anlarına ait değildi.” 
 
Anatomi Dersi, Ayşegül Devecioğlu’nun Başka Aşklar, Kış Uykusu ve Arkası Mutlaka Gelir’in ardından yayımlanan dördüncü öykü kitabı.    
 
YAZAR HAKKINDA: 1956 doğumlu. İstanbul’da yaşıyor. 1977 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden öğrenimini tamamlayamadan ayrıldı. 1986’dan sonra gazete, dergi ve televizyonlarda çalıştı. Çeşitli dergilerde makaleleri, denemeleri yayımlandı. Ağlayan Dağ Susan Nehir romanıyla 2008 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d79f1bf-23fc-4faa-a567-ab655644d071.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Dilbilim Diyalektoloji ve Ağızbilim Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de geleneksel olarak diyalektolojiye ve onun alt dalı olarak gelişen ağızbilime, son zamanlarda ise toplumsal dilbilime yoğun bir ilgi olduğu hâlde bugüne kadar yalnızca bu alanlara hitap eden bir terminoloji sözlüğü hazırlanmamıştır. Bizim tespitimize göre dünyada İngilizce olarak yazılmış yalnızca iki sözlük vardır. Bu çalışmamız, ülkemizde sadece zikredilen alanların terimlerini içeren ilk sözlüktür. Sözlük ihtiyacını giderebilmek amacıyla hazırladığımız çalışmamıza, hâlihazırda kullanımda olan yüzlerce terimin yanında, ele aldığımız alanların akademik anlamda terminolojisine henüz girmemiş olan birçok terimi dâhil ettik. Terminolojide kullanılmasını önerdiğimiz terimlerden bazıları şunlardır; arz-rica hiyerarşisi, aforizma dürtüsü, antistandart tutum, dil dostluğu, dilinden utanma, duygu ekleri, edimsel atmosfer, inandırıcılık değeri, deyim kullanımını özendirme, diyalektolojik görünüm yanılsaması, bireysel dil-bağımsız dil çizgisi, standartlaşma paradoksu, zoraki dezavantaj, uygun ses beklentisi, sen deme eşiği, şanslı kelimeler, şanssız kelimeler, yazım sembolizmi, yörüklük vurgusu, atasözü kullanımını özendirme, Mobil Olmayan Yaşlı Kırsal Kadınları [MOYKKA ‘NORF’], kurum çaresizliği, yanıltıcı akrabalık hitapları, toplumsal değişke hiyerarşisi, asimetri ihlali vs.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35eedeca-408a-4b09-82d4-2bc0383067f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkunç Bir Fal-Rus Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Korkunç Bir Fal, Rus edebiyatının altın yılları olarak görülen 19. yüzyılda yaşamış ve yalnızca ulusal değil, dünya edebiyatına da önemli eserler kazandırmış altı büyük Rus yazarın, etkisi okuduktan sonra da süren çarpıcı öykülerinden oluşan bir derleme. Varlıklı, yoksul; kalabalık, yalnız; soylu, sıradan ve daha birçok farklı özellikten Rus insanının yaşamı üzerinden yüzyılın panoramasının çizildiği bu derlemenin merak uyandıran öyküleri yer yer ürpertiyor, yer yer güldürüyor; kimi zaman da günümüzde hâlâ kafaları kurcalayan yaşama dair soruları hatırlatıyor. 
Puşkin’den Karamzin’e, Rus edebiyatının en değerli öykü anlatıcılarının eserlerinin toplandığı Korkunç Bir Fal, 19. yüzyıl Rusya’sı ve edebiyatına, daha fazlası için iştah kabartan bir başlangıç niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4aa822e-8e18-4b1f-ad28-61f8bf4ffc79.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir?</image:title>
            <image:caption>Twain’in basılmaya hazır hale gelip gelmediğinden bir türlü emin olamadığı İnsan Nedir? anonim olarak yayımlanmış ve yazarın öngördüğü üzere, epey tartışma yaratmış. Biri genç, diğeri ihtiyar iki adamın sohbeti vasıtasıyla insan hakkında kimilerinin pek de hoşuna gitmeyecek tespitlerin aktarıldığı eser, günümüzde insanın akıl yürütme yetisini anlamak ve konuya farklı bir açıdan bakabilmek isteyen okur için değerli bir kitap. 
Düşünebiliyor olmak insanı gerçekten özel kılar mı, kişi nasıl akıl yürütür ve fikir sahibi olur, biliminsanı ya da sanatçı için düşünme süreçleri nasıl işler gibi sorular üzerinden yorgun ve bilge bir ihtiyarın gerçekçiliği ile bir gencin muhalefet olma tutkusu ve romantizmini çarpıştırıyor Twain. “İnsan nedir?” sorusuna yanıt arayışımız belki de hiçbir zaman son bulmayacak, fakat Twain’in karakterleri kulak vermeye değer...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f805dcb9-9306-4a1e-9809-0d4ae6e28089.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevik Yaşama Giriş</image:title>
            <image:caption>- Bireysel yaşamda ve iş hayatında 
planlama, organizasyon ve hikâyeleştirme – 
 
Bir konuya yeterince uzun süre kafayı taktığınızda, yavaş yavaş yanınızda size o derdinizle ilgili destek verecek, açılımlar sunacak insanlar toplanmaya başlar. Bana da öyle oldu. Yıllar boyunca insanın kendine yabancılaşması ve kendiyle tekrar tanışması konusuna kafa yorarken birçok insanla yoldaşlık kurdum; onlardan çok şey öğrendim. Bunlardan birisi de Mustafa Acungil. Acungil, modern “hezarfen”lerden yani yeni zamanın polimatlarından birisi. Çok alana ilgisi ve çok alanda birikimi var. Ama en önemlisi; insanın kendini tanıması, “İnsanın Fabrika Ayarları”na dönmesi için dört dörtlük bir metodoloji ile bana, AçıkBeyin’e ve şimdi de sizlere çok önemli yöntemler tasarlıyor. Elinizdeki kitap Mustafa Acungil’in hayatımıza kattığı Çevik Yaşam yönteminin açık ve net bir kılavuzu. Kendini doğru tanımak ve hayatını çok daha verimli hale getirmek isteyen herkesin temel bir beceri olarak kazanması gereken Çevik Yaşam, bu kapakların arasında sizlerin hayatını güzelleştirmek için hazır bekliyor. 
Mustafa Hoca veri alanındaki tecrübesini, yapay zekâ alanındaki deneyimini, mühendislik bakış açısını, sosyoloji, felsefe, psikoloji ve nörobilim alanlarındaki çalışmalarını harmanlayarak oluşturduğu rehber ile kişinin kendisine, ortamına, ilişkilerine, kullandığı yöntemlere bakmasını sağlıyor. Bunları iyileştirmek için çok sayıda tekniği gösterdiği kitabında, insanlığa dijital dönüşümle başa çıkarken akış halinde, değerleriyle uyumlu, tatminkâr bir yaşamın algoritmasını sunuyor. 
Gülperi Tandar – LC Waikiki Kurumsal Akademi Direktörü 
 
Hayallerimi, hedeflerimi hatırlamam ve onların hayata geçmesi yolunda yaptığı koçluk için Mustafa Acungil’e ve Çevik Yaşam’a çok çok teşekkürler. Öğrettikleri ile kurumumuzun çevikliği daha da arttı! 
Murat Goldstayn – RE/MAX Türkiye Kurucusu ve Lideri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1e16d66-0a4e-4e94-a50e-9559a7fe1b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmadan Anlamak</image:title>
            <image:caption>Yıllardır beynin ve davranışların mekanizmasını anlamaya ve anlatmaya çalışan biri olarak, “beden”den ayrı bir beyin düşünemeyeceğimizi her zaman vurgulamaya gayret ettim. Beyinde ne olursa olsun, dışavurumu, bu dünyadan geçerken bize ev sahipliği yapan bedenimizdedir. Bir başka deyişle beynimizde olup bitenleri anlamanın aslında en kestirme yolu, bedenimizdeki yansımalarını dikkatlice izlemektir. Bu kitapta sevgili Mehmet Özdemir tam olarak bunu yapıyor ve bizlere çok işe yarar ipuçları veriyor. Umuyorum buradaki bilgiler “diğerlerini manipüle etmek” gibi ucuz kestirmelere değil, kendini ve diğer insanları doğru anlama yolunda ustalıkla kullandığımız araçlara dönüşsün. Zira beden dilinin gücü tahminlerimizin çok ötesindedir. 
Sinan Canan – Akademisyen, Yazar 
 
Beden dili benim için çok kıymetli verilere sahip olmamı sağlayan bir iletişim yöntemidir. Canlandıracağım karaktere hazırlandığımda; karakterin hislerini bulmaya çalışıp, duygularına ulaşıp, oradan da davranışlarına, jestlerine, mimiklerine giden yollarda yürürken bulurum kendimi. Karakter sustuğu vakit, beden dili konuşur oyuncunun. Asıl o zaman seyirciyle iletişime gireriz ki benim için en zevkli tarafı da bu kısmıdır oyunculuğun. 
 
Kendini tanıma, bilme, anlama serüvenine çıkmaya niyet etmiş her insanın “beden dili” iletişim yöntemini öğrenme heyecanını hissetmesini dilerim. Eminim sevgili dostum Mehmet Özdemir tüm okuyucularına bu nefis anahtarı verecektir. 
Yasemin Baştan – Tiyatro ve Sinema Sanatçısı 

Duruşumuz, bakışımız, ellerimizi bağlama şeklimiz gibi tüm hareketlerimiz, neler düşündüğümüzü ve hissettiğimizi sözcüklerimizden daha fazla anlatır. Bu nedenle bir istihbarat personeli gibi görevinde beden dili farkındalığı taşıması gereken kişiler, karşı tarafa istediği mesajı kontrol dahilinde verebilmelidir. İşte Mehmet Özdemir’in kaleme aldığı bu kitap, “konuşmadan anlamak” konusunda yepyeni bir kılavuzluk sağlıyor. Keyifle okumanızı dilerim. 
Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı – Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f9a18bf-c9ff-4f1b-a140-beac32a9411a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği ve Okuma Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Hayvan Çiftliği, sosyal zamanın ruhuna uygun ve sembolik değere sahip bir kitaptır. Ayrıca toplumsal bilinçle birlikte yaşama bilinci oluşturması ve demokrasinin kültür haline gelmesi için okunması çok faydalıdır.” 
Prof. Dr. Nevzat Tarhan 
“Hayvan Çiftliği, çocukların aklını işleten ve manaya yönlendiren, hiçbir şeyin bizim düşündüğümüz gibi olmadığını gösteren bir kitap. O yüzden mutlaka okunması gereken eserlerdendir.” 
Cemâlnur Sargut 
“Hayvan Çiftliği, Orwell’in geleceğe dair yol işaretlerindendir. Bu işaretler geçmişte aynen yaşanmış olduğu için çarpıcıdır. Kendi devrinde yaşadığı, benim devrimde yaşadığım ve torunumun da kendi devrinde yaşayacağı bir şeyi anlattığı için daha çok kopya satar ve satmalı da!” 
Prof. Dr. Sinan Canan 


“Bana göre mesajları bir hikâye üzerinden vermek her zaman daha etkileyicidir. Çünkü hikâyeler her zaman daha çok ilgi çeker ve daha çok tutulur. Orwell, bu hikâyeyi Stalin’in ismini vererek anlatsaydı bu kadar etkili olmayabilirdi.” 
Kemal Öztürk 
 
Hayvan Çiftliği, yıllardır popülerliğini koruyan ve hâlâ çok satanlarda yer alan kitaplardandır. Elinizdeki bu çeviriyi diğerlerinden ayıran ise bir “okuma rehberi”yle birlikte yayımlanmasıdır. Bu rehberde kitabın özetini, önemli kavramları, romandaki karakterleri ve romanla ilgili tartışma sorularını bulacaksınız. Hemen ardından da Üsküdar Üniversitesi hocalarıyla yaptığımız mülakatlardan hazırlanan yazıları okuyacaksınız. Nevzat Tarhan psikoloji, Cemâlnur Sargut tasavvuf, Sinan Canan nörobilim, Kemal Öztürk ise siyasal iletişim penceresinden analiz ve değerlendirmeler yaptılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e9fad95-7f39-4763-8cfb-6dbe46acc732.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Orada Yokken</image:title>
            <image:caption>“BU HAYAT KİMSENİN ÖNÜNE GÖKTEN ZEMBİLLE İNMİYOR.”   Etrafınızda olup biteni görmediğinizi, sadece konuşulanları duyabildiğinizi ve hiçbir tepki vermediğinizi düşünün. Konuşmak isteyip konuşamadığınızı... Geçmişinizle hesaplaşmak için çok vaktiniz varken, düzeltmek için hiç şansınızın olmadığını hayal edin.    Gizem başına gelen talihsiz bir kazanın ardından komaya girmiştir. Karanlıkta bütün hayatının muhasebesini yapmak zorunda kalan genç kızın tek isteği, uyanmak ve her şeye yeniden başlamak için ikinci bir şans elde etmektir. Komadayken sevdikleriyle hesaplaşıp onları da uyandırabilmeyi ister; ancak her şansın hayatta büyük bir bedeli vardır.   Ben Orada Yokken, okurları gerçeklerle yüzleştirecek ve hayatın kıymetini yeniden hatırlatacak bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5a5d206-9082-44ce-a449-253ef29ddf2f.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde Söven Biri Var</image:title>
            <image:caption>Duyuyor musun? İçimde söven biri var!   Celil Nalçakan, okurlarını geçmiş, şimdi ve gelecekle harmanlanan yeni bir yolculuğa davet ediyor.

Bu kitapta aşkın çaresizliği ve ayrılığın hüznü kadar, emek dolu bir kitap dükkânı ve başucundaki varlığıyla minnet hissettiren tiyatro bileti de var. Celil Nalçakan’ın hislerine, düşüncelerine ve yeri geldiğinde haklı isyanına yer verdiği bu anlatıyı sindire sindire okumanızı öneririz. Telaşsız, biraz iç çekerek ve kavuşmak kadar ayrılığın, dostluk kadar ihanetin, ümit kadar ümitsizliğin de olduğunu bilerek…

İçimde Söven Biri Var her satıra işlenmiş tanıdık duygular, şiirsel bir anlatım ve ezbere bildiğimiz şarkılar eşliğinde soluksuz okunacak bir duygu şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cdf0003-7ee6-49ba-a61c-8c2ba9f0b893.jpg</image:loc>
            <image:title>Shaman King – Şaman Kral 4. Cilt</image:title>
            <image:caption>Şaman Dövüşü yaklaşıyor. Zamanın başlangıcından bu yana turnuvayı yöneten Patch kabilesinin görevlileri, dövüşe katılmaya hak kazanacak şamanları seçmek için iş başında.  Yoh da yeterliliğini test edecek olan görevli Silva’yla karşı karşıya geliyor. Bu testte başarısız olmak, keskin bir aşağılamadan daha fazlası anlamına geliyor çünkü Yoh, Silva&apos;yı ve beş doğa ruhunu yenemezse, 500 yıl boyunca başka bir şansı olmayacak! Yoh’un Şaman dövüşüne katılabilmek için kazanmaktan başka seçeneği yok ama bunun için içindeki gerçek şaman gücünü nasıl kullanacağını öğrenmek zorunda… 
 
Yazar ve çizer Hiroyuki Takei’nin yarattığı Shaman King, heyecanlı ve bir an bile düşmeyen temposuyla sizi esir alacak bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2358e078-deac-42bb-a92d-53456dff2483.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Çiçeği</image:title>
            <image:caption>MERHABA Merhaba yeni güne Gümüş ışıltılarıyla yanan sınırsız güzel denize Nemli buseleriyle okşayan rüzgâra İğde ağacının muhteşem kokusuna Kuşlara, böceklere, gülen yüzlere Merhaba insana… Yalansız şeffaf hayata Çocuklara, sevgili çocuklara Yarına umutla bakan gençliğe Aşkın kıymetini bilene Gönülden mutluluğa Yaşadığı yerde çöpleri bırakmayana Çalıştığı işte hak yemeyene Sarı başak tarlalarınca Üreten köylüye Karınca işçilere öğretmene Merhaba insana, İnsanı insanca yaşatanlara MERHABA DOSTLARA…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/322ed59c-4348-4c4e-91a3-2f1ab2bcd391.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekinoks</image:title>
            <image:caption>Şair diyor ya yirmilik, kırklık ve altmışlık beni aynı eve tıksan, üç yabancı anlaşamaz, kıyameti koparırdık. İşte öyle… Beşikten mezara bir oyun, bir yolculuk bizimkisi. Ciddiye alınması gereken şeylerle dalga geçtiğimiz, lüzumsuz şeyleri kafada çoğalttığımız… Ve öylesine kısa ki! 
 
Üç seçeneği vardı. Birincisi kısırdöngülere razı olup susmak... İkincisi kendini de içine koyduğu rengi atmış valizle o bilindik yola çıkmak... O, üçüncüsünü tercih etti. Hayatın eline tutuşturduğu pusulayla fırtınanın gözüne doğru yol aldı. Ekinoksun girift algoritması iç içe geçmiş zaman, mekân ve ruhları hikmetle dengelerken, kendimizi sancılı bir doğumun içinde bulacağız. Metin&apos;in hayat yolculuğunda sınanışlarını, mutluluklarını, şerlerin hayırlara hayırların ise şerlere vesile oluşunu ve sırların açığa çıkışını okuyacağız. Bu hayat yolculuğunda kendinizden de bir şeyler bulacağınıza eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a040d126-905f-4322-95a7-8bfe07d35474.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmaktan Korkmuyorum</image:title>
            <image:caption>“Her ne kadar &apos;sahne korkusu&apos;, &apos;konuşma kaygısı&apos; gibi kavramlardan söz ediyor olsak da şu bir gerçek ki toplum önüne çıkmak herkesi heyecanlandırır. Kimi insanlar için apartmandaki yönetim toplantısında konuşmak büyük bir mesele iken, kimisi mikrofon gördüğünde gerilmeye başlar. Bazı insanlar sosyal ortamlarında çok rahat ve esprili oldukları hâlde, konu bir iş toplantısı ise adeta &apos;dut yemiş bülbül&apos; kesilirler. Bazı kimseler ise mecbur kalmadıkça hiçbir ortamda konuşmak istemezler. 
 
Bir de konuşmak isteyip de konuşamayanlar var. Onlar için dikkatleri üzerine çekmek zorunda kalacakları her ortam azaptır. Hem özel hissetmek isterler hem de böyle durumlarda ne yapacaklarını bilemezler.” 
  Fulya Akbuğa yılların verdiği tecrübe ve akademik birikimini yansıttığı bu kitabında her kesimden insanı konuşmaktan korkmamaya davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0edb6ba-d263-4ee6-98ca-0ec298499fd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pergamona</image:title>
            <image:caption>İnsan... İnsan ve onun bitmek bilmez sanrıları. Burak Ülker usta kalemi, bir zırh gibi kuşandığı alegori ve süslü cümleleriyle sersemletiyor sizi. Bergama’ya has bir kutsiyetle taçlandırılmış bu eser hem bir başkaldırı hem boyundan büyük bir eleştiri hem de insana has ne varsa onu ortaya koyuyor. Bizlere de kalemin kâğıtla olan dansına hayret etmek düşüyor: 
“O an dünyanın bütün evcil kazları uçamadıklarına böğürebilir ya da -ne bileyim- kişi bir daha artık geri getirilemez bir türün gözü önünde yok edilmesine ağlayabilirdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/013185c8-8134-41bb-bf6f-0c9128a89444.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaklarda Sizi Düşünen Biri</image:title>
            <image:caption>30 Ekim 1918 Mondros Antlaşması sonrasında Osmanlı’da iktidar İttihatçılardan işgalcilerin güdümündeki İtilafçılara geçmiş, Abdülkadir Bey de son görevi olan Bolu mutasarrıflığından alınmış, hakkında tutuklama ve yakalama kararı çıkarılmıştır. Peşine düşen İtilafçılardan kaçıp izini kaybettirdiği 1918 Aralığı ile Heyet-i Temsiliye’nin Elazığ Vali vekili olarak ortaya çıktığı 1919 Eylül’ü arasındaki yaklaşık on aylık zaman diliminde nerede olduğu, ne yaptığı bilinmemektedir. 
Bu roman işte o bilinmeyen dönemde geçer. Düş ürünü olan aslında o zaman aralığında Abdülkadir Bey’in başından geçenlerdir, içinde yaşadığı varsayılan ortamlar ise gerçektir. Meşrutiyet’le başlayan Türk aydınlanmasının Cumhuriyetle taçlanacağı o süreçteki savaş bozgununun ardından gelen kurtuluş umududur onu yaşama bağlayan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cf8f11a-0128-4ade-8f53-a69f04004700.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlar</image:title>
            <image:caption>“Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun, insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekâlı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.” 
Yağmurlu bir akşamda Profesör Andrew Martin, önce dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözmeyi başarıyor, ardından sırra kadem basıyor. Nihayet bir yol kenarında çırılçıplak halde bulunduğunda, kıyafetsizlikten daha ciddi bir meselesi olduğu ortaya çıkıyor: Andrew Martin artık insanlardan tiksiniyor; görünüşlerinden de yiyip içtiklerinden de bitmeyen şiddet ve savaş arzularından da... Yabancı bir tür arasında kaybolmuş hissediyor kendini. Sevgi ve aile kavramları onda şaşırtıcı bir ilgi uyandırsa da tüm sakinlerinden nefret ediyor bu gezegenin. Newton hariç... Ama o da bir köpek işte... 
Sahi, kim bu adam? Onun –ya da herhangi birinin– insanlık hakkındaki tüm fikrini değiştiren şey ne olabilir? 
Son yılların en önemli romancılarından Matt Haig, onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikâye sunuyor. İnsanlar, neşeli ve etkileyici bir üslupla “bizi” bize anlatıyor. 
 
EDGAR ALLAN POE ÖDÜLÜ EN İYİ ROMAN ADAYI 
GOODREADS OKUR ÖDÜLLERİ EN İYİ BİLİMKURGU ADAYI 
IMPAC DUBLIN EDEBİYAT ÖDÜLÜ ADAYI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1e8a2a2-d380-47f0-9dde-6dcbd52888cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı</image:title>
            <image:caption>“Sen bir sırrı ortaya çıkarmadın. Yeni bir sır yarattın.”  
 
Yabancı, bir barda, otoparkta ya da belki de bir markette aniden ortaya çıkabilir. Onun kimliği bilinmiyor ve amacı belirsiz fakat bildikleri yadsınamaz ve ifşaları inkâr edilemez. Kulağınıza sadece birkaç kelime fısıldayıp oradan uzaklaşır ve sizi parçalanmış dünyanızın yıkıntılarını toplamaya çalışırken öylece bırakır.   
 
Adam Price, Amerikan Rüyası’na dair her şeye sahipti: güzel bir eş, iki harika oğul, iyi bir kariyer ve muhteşem bir ev… Görünüşte kusursuz bir hayatı olsa da her evlilikte karanlık sırlar vardır ve Adam bu acı gerçeği eşi Corinne’le ilgili şok edici bir sırrı anlatmak için yanına gelen yabancı sayesinde öğrenir. Peki ama bu gizemli yabancı da kim? Neden Adam’ın ailesini yok etmek istiyor? 
 
Kısa süre sonra Corinne de ortadan kaybolunca mükemmellik serapı sanki hiç var olmamış gibi yok olur ve bir aile meselesi, hayatlara mal olabilecek ölümcül bir komploya dönüşür. Eşinin aldatmacasından çok daha karanlık bir girdabın içinde olduğunu fark eden Adam olayı araştırırken kendini yalan, şantaj ve cinayetlerle dolu tehlikeli bir oyunun içinde bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abff89cb-c796-4a3c-9b04-a7141005057e.jpg</image:loc>
            <image:title>27 Mayıs&apos;ın Kayıp Anayasası</image:title>
            <image:caption>… Meselenin püf noktası buradaydı, çünkü genel ve eşit oy, “aydınlar katından” bakıldığında, büyük ölçüde cahil bir seçmen çoğunluğunun ana tercihini yansıtıyordu ve 1950 sonrasındaki bütün siyasal tecrübeler, bu ana tercihin çok büyük ölçüde Demokrat Parti ya da onun benzerlerine yöneldiğini açıkça göstermişti. Bu ana eğilimi, en azından kısa ya da orta vadede kırabilecek ya da tersine çevirebilecek bir yöntem bilinmiyordu. Eğitimin toplumun önemli bir kesimini “aydınlatması” için uzun zaman geçmesi gerekecekti çünkü... 27 Mayıs askerî darbesi Türkiye’nin 1950 seçimleri ile başlayan demokrasi yolculuğunun en önemli kırılma noktalarından birini teşkil etti. Darbenin mimarları 1924 Anayasa’sının yeni bir Demokrat Parti iktidarına yol açabileceğinden korkmuş ve bunun için tedbirler almak istemişlerdi. Yeni bir anayasa bu tedbirlerin temel taşını oluşturacaktı. İstanbul Üniversitesi Rektörü Ordinaryüs Prof. Dr. Sıddık Sami Onar başkanlığında teşkil edilen komisyonun darbeden hemen sonra hazırladığı “1960 Anayasası”, 1961 Anayasası’nın gölgesinde kaldı ve tarihin tozlu rafları arasında kaybolup gitti. Darbeler tarihi ve Türkiye’de demokrasinin serencamı konusunda Türkiye’nin saygın otoritelerinden biri olan Cemil Koçak’ın kaleminden 27 Mayısçıların bu ilk ve kayıp anayasa taslağının tartışmaları ve zıtlaşan dünya görüşleri Türkiye’nin yakın tarihi için bilinmeyen bir kapıyı aralıyor. 
Yazar Hakkında: 
1956 yılında İzmir’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İzmir’de tamamladıktan sonra 1978 yılında SBF BYYO’dan mezun oldu. SBF’de yüksek-lisans ve doktora eğitimine devam etti. Türkiye’de Millî Şef Dönemi (1938-1945), yazarın doktora tezidir. 1985 yılında tamamladığı Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi doktorasından sonra 1991 yılında Siyasal ve Sosyal Bilimler doçenti oldu. 2007 yılında da Sabancı Üniversitesi’nde profesörlüğe yükseltildi. 1984-1999 yılları arasında TÜBİTAK’ta çalışan yazar, halen Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak, yakın dönem siyasi tarihimiz ile ilgili araştırmalarını sürdürmektedir. Yazarın kitapları: Abdülhamid’in Mirası; Türk-Alman İlişkileri (1923-1939); Umumi Müfettişlikler (1927-1952); Belgelerle Heyeti Mahsusalar; Belgelerle İktidar ve Serbest Cumhuriyet Fırkası; Geçmişiniz İtinayla Temizlenir; Tek Parti Döneminde Muhalif Sesler; Belgelerle İktidar ve Serbest Cumhuriyet Fırkası; Türkiye’de İki Partili Siyasî Sistemin Kuruluş Yılları (1945-1950): (İkinci Parti, İktidar ve Demokratlar, Rejim Krizi, Dönüşüm, Uzlaşma ve CHP İktidarının Sonu), (altı cilt); Recep Peker Konuşuyor: “Disiplinli Hürriyet; CHP Genel Sekreterliği (1930-1945); CHP ve Taşra (1930-1950) (Cilt: 1 Akdeniz Bölgesi); Ayın Karanlık Yüzü; Geçmiş Ayrıntıda Saklıdır; Tarihçinin Eleği; Tarihin Buğulu Aynası; Resmî Tarihe Meydan Okuyorum; Tek Parti: Cumhuriyet ve Şefler; Darbeler Tarihi; Karabekir’in Kavgası; Demokrat Parti Karşısında CHP; Tarih Büyük Harflerle Yazılmaz; İsmet İnönü ve Resmî Tarih ve Madalyonun Arka Yüzü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fd8bae8-4721-4b9c-907c-3edae5b8bc90.jpg</image:loc>
            <image:title>Emevi Devletinin Kuruluşu</image:title>
            <image:caption>Çevrili büyük alanın hemen güneyine bir saray yaptırdığı söylenmektedir. (Bu sarayın bulunduğu yerde geç Osmanlı döneminde inşa edilmiş olan gümüşçüler çarşısı bulunmaktadır.) Sadece tuğla ve ahşaptan inşa edilmiş olan bu “saray” 670’li yıllarda burayı ziyaret eden Bizans elçisini fazla etkilememişti. “Tavan kuşlarla dolu,” demişti, “duvarlar da farelerle.” Bilhassa İslâm Tarihi’nin ilk dönemlerine yönelik uzmanlığıyla öne çıkan California Santa Barbara Üniversitesi Profesörü Amerikalı tarihçi R. Stephen Humphreys’in bu çalışması, İslâm tarihi boyunca tartışmalı bir figür olagelmiş Muâviye’yi merkeze alarak Emevî Devleti’nin kuruluşunu ele alıyor. Yalnızca İslâm geleneği aracılığıyla aktarılan metinlerle sınırlı kalmayıp eldeki tüm tarihsel materyali göz önünde bulundurarak oluşturduğu anlatım, söz konusu dönem ile ilgili genel bir perspektif sunuyor. Humphreys, İslâm tarihinin ilk hanedan devleti olan Emevî Devleti’nin kuruluşuyla birlikte artan fetihlerde İslâm’ın Türkistan’dan Fransa içlerine, Anadolu’dan Hindistan’a yayılmasındaki merkezi rolü ile Muâviye’nin ismi etrafında örülen birbirinden farklı anlatılar arasında mümkün bir tarihsel gerçekliği inşa etmeye çalışıyor. Yazar, bu inşa esnasında, düşünceleri hakkında çok az şey bildiğimiz Muâviye’ye dair çarpıcı bir biyografiyi de ustalıkla ortaya koyuyor. 
Yazar Hakkında: 
11 Ağustos 1942’de Amerika Birleşik Devletleri’nin Kansas eyaletinde dünyaya geldi. 1964 yılında Amherst College’dan lisans, 1966’da Michigan Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesini almıştır. Doktorasını, yine aynı üniversitede 1969 yılında tamamlamıştır. 1981-1990 yılları arasında Madison Wisconsin Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev almıştır. Yazarın önemli eserleri arasında şunlar sıralanabilir: From Saladin to the Mongols: The Ayyubids of Damascus (Selahaddin’den Moğollara: Şam Eyyûbîleri), 1193-1260, (SUNY, 1977); Islamic History: A Framework for Inquiry (İslam Tarih Metodolojisi: Bir Sosyal Tarih Uygulaması) (Princeton, 1991).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cded4242-03fb-44f3-9daa-87476b8a053a.jpg</image:loc>
            <image:title>Acil Durum ve Afet Yönetiminde Multidisipliner Yaklaşım I</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         AFET YÖNETİMİNDE YAPAY ZEKA KULLANIMI 
 
·         İNSAN KAYNAKLI AFET TÜRÜ OLARAK GÖÇ OLGUSUNA İLİŞKİN LİTERATÜR İNCELEMESİ 
 
·         ANDRAGOJİK İLKELER ODAĞINDA AFET EĞİTİMİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME 
 
·         EĞİTİM BİNALARININ ACİL DURUMLAR AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ KONUSUNDA TÜRKİYE’DE YAPILAN BAZI ÇALIŞMALARIN İNCELENMESİ 
 
·         DOĞAL AFETLERİN FİNANSAL RAPORLAMAYA ETKİSİ 
 
·         UZAKTAN ALGILAMA VE COĞRAFA BİLGİ SİSTEMLERİ İLE ORMAN YANGINI DEĞİŞİM ANALİZİ: MUĞLA – MARMARİS ÖRNEĞİ 
·         DEVLET HASTANESİ SAĞLIK PERSONELLERİNİN DOĞA KAYNAKLI AFETLERE FARKINDALIĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ 
 
·         PANDEMİ DÖNEMİNDE GERÇEKLEŞEN AFETLER ve KARŞILAŞILAN ZORLUKLAR 
 
·         AFETLERE DİRENÇLİ BİR TOPLUM ÇERÇEVESİNDE HAZIRLIK ÇALIŞMALARI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3001a451-e4b0-4dff-a2b4-d08eee86f03d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerel Yönetimlerde ve Spor Kavramı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM  
YÖNETİM VE KAVRAMLAR 
 
2.      BÖLÜM 
      SPOR VE SPOR YÖNETİMİNE İLİŞKİN KAVRAMLAR 
 
3.      BÖLÜM 
YEREL YÖNETİMLER 
 
4.      BÖLÜM 
TÜRKİYE&apos;DE YEREL YÖNETİMLER VE SPOR 
 
5.      BÖLÜM 
GENEL DEĞERLENDİRME 
1.      BÖLÜM 
YEREL YÖNETİMLER VE SPORA YÖNELİK MEVZUATLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1809081e-56f8-4054-a9da-65a86aeb0117.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimleri Alanında Güncel Araştırmalar - I</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM 1 KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDE ÖĞRETMEN YETERLİĞİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 2 PROFESYONEL SPORCULARIN YARATICILIK DÜZEYLERİ 
 
BÖLÜM 3 COVID-19 ÖNCESİ VE SÜRECİNDE E-SPOR (2017-2021) 
 
BÖLÜM 4 SPOR YÜKSEKÖĞRETİM KURUMU ÖĞRENCİLERİNİN MESLEKİ KARİYER FARKINDALIKLARININ İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 5 ULUSAL VE ULUSLARARASI ARENADA TÜRK KADIN VOLEYBOLU 
 
BÖLÜM 6 BADMİNTON SPORCULARININ MENTAL DAYANIKLILIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
BÖLÜM 7 SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNDE OKUYAN SPORCULARIN YENİ TİP KORONAVİRÜSE YAKALANMA KAYGI DÜZEYLERİ 
 
BÖLÜM 8 SPORCULARIN KORONAVİRÜSE YAKALANMA KAYGI DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 9 SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN SPORA BAĞLILIKLARI İLE SPORDA GÖREV VE EGO YÖNELİMLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ 
 
BÖLÜM 10 PENALTI ATIŞLARINDA FUTBOLCULARIN PSİKOLOJİK DURUMLARI 
 
BÖLÜM 11 PENALTI ATIŞINDA FUTBOLCU VURUŞ TEKNİĞİ, KALECİ FORMA RENGİ VE TOPUN GİDİŞ HIZI ETKİSİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a04ff24b-4c90-4f94-930f-c15d24fa08cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Acil Durum ve Afet Yönetiminde Multidisipliner Yaklaşım II</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.      DOĞAL AFETLER VE GIDA GÜVENCESİ 
2.      RADYOLOJİK VE NÜKLEER ACİL DURUM YÖNETİMİ KAPSAMINDA SAĞLIK HİZMETLERİNDE KBRN YARALILARININ TIBBİ YÖNETİMİ 
3.      KARA TURİZM BAĞLAMINDA AFET TURİZMİ : AFETLER PAZARLANABİLİR Mİ? 
4.      AFET RİSK ALGISI VE COVID-19 RİSK ALGISI 
5.      KAMU YÖNETİMİ FAALİYETLERİ İLE AFET FARKINDALIĞI GELİŞTİRİLMESİNDE SOSYAL MEDYANIN ROLÜ : HALKLA İLİŞKİLER BAĞLAMINDA BİR DEĞERLENDĠRME 
6.      DOĞAL AFETLERE YÖNELİK TOPLULUK DİRENCİ : LİTETATÜR İNCELEMESİ 
7.      İŞLETME ALANINDA ACİL DURUM VE AFET YÖNETİMİ İLE İLGİLİ YAPILMIŞ OLAN LİSANSÜSTÜ TEZLERİN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ 
8.      TÜRKİYE’DE SANAYİ ALANINDA OLASI KİMYASALLARIN OLASI AFET RİSKLERİ 
9.      DOĞAL AFETLER VE GÖÇ : İKLİM GÖÇMENLERİ 
10.      DEPREMLER SONUCU OLUŞAN YERYÜZÜ DEĞİŞİMLERİNİN İNCELENMESİNDE HARİTA MÜHENDİSLİĞİNİN YERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/778cd579-7b21-44c2-904f-e72327bddf26.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatını Seçen Kadın- “Hocaların Hocası” Nermin Abadan Unat</image:title>
            <image:caption>İlham verici bir yaşam mücadelesi... 1921 yılında Viyana’da doğan ve on dört yaşındayken Türkiye’ye gelen Nermin Abadan Unat’ın yaşam öyküsü bugünkü kuşaklar için ilham kaynağı olacak pek çok ayrıntıyı barındırıyor. Siyasette kamuoyu faaliyetlerinin önemine ilk kez dikkat çeken, göç olgusu ve kadın hakları konusunda önemli çalışmalara imza atan Nermin Abadan Unat’ın ilham verici yaşam mücadelesi usta iletişimci Sedef Kabaş’ın söyleşisiyle gün ışığına kavuşuyor. Bu kitapta Cumhuriyetimizin yurttaşlarına örnek olacak bir aydının hayat hikâyesini okuyacaksınız. Bu hayat hikâyesi Türkiye’nin yakın tarihinin de her safhasıyla nefis bir tasviridir. –İlber Ortaylı Unat’la “Mülkiye”de tanıştım. Karşımda “tüm dünyadan haberi olan ve yeni bilgileri sıcağı sıcağına öğrencileriyle paylaşan” “yürüyen kütüphane” gibi bir hoca buldum. –Emre Kongar Büyük bir yüreklilikle kendini devrimcilik savaşına adadı. Hem de hiç yılmadan, boyun eğmeden, ödün vermeden. –Hıfzı Topuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/431b35fa-7b3e-4a45-86fb-160af6da535e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Normalde Tüketici Davranışları - (Teori - Araştırma - Uygulama)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
KISIM I: PANDEMİNİN GETİRDİKLERİ 
 
Bölüm 1Teknolojik Fırsatlar 
Bölüm 2 Dijital Dönüşümler 
Bölüm 3 Panik Satın Alma 
 
KURNAZ KISIM II: SEKTÖREL DÖNÜŞÜMLER 
 
Bölüm 4 Dağıtım Kanalları ve Perakendecilik 
Bölüm 5 Hızlı Ticaret ve Karanlık Mağazalar 
Bölüm 6 Online Marketlerde Tüketici 
Bölüm 7 Dijital Ödemeler 
Bölüm 8 Tekstil Sektöründe Sürdürülebilirlik 
Bölüm 9 Sağlık Sektöründe Yeni Oyuncular: Yapay Zeka ve Robotlar 
KISIM III: UYGULAMALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7315d3cf-797a-4dce-9eec-eb429355835e.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneyimler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Deneyimler 
İnsan Paylaştıkça Çoğalır 
 
 
 
Ömer Aras, altı yılı akademisyenlik, otuz yedi yılı bankacılıkla geçen iş hayatı deneyiminden süzdüğü yöneticilik ilkelerini paylaşıyor. 
 
“Deneyimler’in üslubu o kadar samimi, kurgusu o kadar akıcı ki, sanki yazar karşınıza oturmuş, sürükleyici hayatıyla harmanladığı yöneticilik ilkelerini doğrudan size anlatıyor gibi gelebilir. Onu pür dikkat dinleyen herkesin öğreneceği çok şey var. Bankacıysanız ayrı bir zevk alacağınız kesin. Paylaştığı örnekler ve benimsediği ilkeler ise her sektörden yöneticiler için fevkalade yararlı.” 
 
CEM KOZLU 
 
 
“Ömer Aras, uzmanlık ve uzun yöneticilik yıllarındaki deneyimlerini akademisyenlikte edindiği teorik değerlendirme yeteneğiyle birleştirerek olağanüstü yararlı bir kitap yazmış. Teoriyle uygulamanın adeta dans ettiği bu kitap, öğrencilere, öğretim üyelerine, uzmanlara ve yöneticilere yol gösterici derslerle dolu. Pek çok şey öğrendiğim bu kitabı herkesin okuması gerektiğini içtenlikle söyleyebilirim.” 
 
MAHFİ EĞİLMEZ 
 
 
Lider yöneticinin maharetinin, havayı doğru koklayarak riskleri tehdit olmaktan çıkarıp, zorlukları fırsata dönüştürmekten geçtiğini şahsi serüveniyle iç içe anlatan Ömer Aras, iş dünyasını geleceğin liderlerine eşsiz bir içgörüyle sunuyor. Başarının temelinde yatan denge oyununun sırları bu kitapta. 
 
TUNCAY ÖZİLHAN 
 
 
“Ömer Aras’ın hayat yolculuğu ilham veriyor, cesaretlendiriyor, güldürüyor, hislendiriyor, hazırlıyor ve hatırlatıyor. Kitapta kendinizi buluyor, kendi yolculuğunuzda aradıklarınızla yüzleşiyorsunuz. Hayatın her açısı ve aşamasından öğrenme ve paylaşma gereğini önünüze koyuyor. Gözlem, öğrenme ve aşmayı yaşam biçimi haline getirmiş bir iş insanı, bir baba, bir evlat ve bir yol arkadaşıyla Türkiye’nin son kırk yılı.” 
 
ÜMİT BOYNER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76291d42-22eb-4252-bbc2-628fae055a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Sporlarına Katılan Öğrencilerin Sosyal Duygusal Öğrenmeleri ile Temel Demokratik Değer Düzeylerinin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1. GİRİŞ 
 
2. GENEL BİLGİLER 
 
3. GEREÇ VE YÖNTEM 
 
4. BULGULAR 
 
5. TARTIŞMA 
 
SONUÇ VE ÖNERİLER 
 
KAYNAKLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f0a6675-1218-425b-a7a0-1e2e707ac5f7.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun&apos;un Tarih Felsefesi</image:title>
            <image:caption>XIV. yüzyıl İslâm dünyasının meşhur düşünürü İbn Haldûn Kitabu’l-‘İber başlıklı tarihine giriş olarak yazdığı Mukaddime’sinde yeni bir tarih ve kültür anlayışı geliştirdi. Defalarca tercüme edilen ve sosyal bilimlerin birçok sahasında daima temel bir referans eseri olarak kullanılan bu eser tarih ilmini doğrudan insan ve toplumun halleri ile alakadar görmekte ve klasik ahlak ve siyaset felsefesine göre onun konumunu yükseltmektedir. Tarihin ne için, kim için yazılacağı, düşünür, toplum ve tarihin irtibatı, İbn Haldûn’un tarih felsefesinin temel sorularıdır. Bu tarih felsefesi, İslâm dünyasının tevarüs ettiği kadim felsefe geleneğinin üzerine bina edilmişti. İslâm tarih yazıcılığının ana akımlarına ve klasik felsefenin metinlerine hâkim bir bakışla İbn Haldûn’un hayat hikâyesini buluşturan elinizdeki bu kapsamlı eser, onun tarih metinlerini ve kadim felsefenin kanonlarını nasıl okuduğunun ve tarihin diğer pratik bilimlerden nasıl ayrıştırdığının izlerini sürüyor. 1957 yılında yayınlanan bu kitap, Batı’da İbn Haldûn üzerine yapılmış ilk doktora tezlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. İslâm kültürü, felsefesi ve Arap edebiyatı üzerine birçok eseri olmasına rağmen dilimizde hiç çevirisi bulunmayan Chicago Üniversitesi profesörlerinden Muhsin Mahdi’nin bu klasikleşmiş İbn Haldûn’un Tarih Felsefesi başlıklı eserini VakıfBank Kültür Yayınları Türk okuru ile buluşturuyor. 
Yazar Hakkında: 
1925, Irak doğumlu müellif 1954’te felsefe doktoru oldu ve 1957’ye kadar Bağdat Üniversitesinde dersler verdi. Binbir Gece Masalları’nın çevirisi ile ün kazanan müellif İslam felsefesinin birçok ismi üzerine akademik çalışmalar yaptı. Mahdi 2007’de vefat etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5fee725-5a82-4cb1-bcf4-449f96ea145c.jpg</image:loc>
            <image:title>Veli</image:title>
            <image:caption>Veli, bir barış ve keşif romanı…
1920’lerin işgal İstanbul’u… Haritalar, şehir, mahalleler, hayatlar paramparça… Çöküşün eşiğindeki imparatorluk, acizlik ve yoksulluk içinde kıvranıyor. Gayrimüslim vatandaşların çoğu işgal kuvvetlerini destekliyor. Artık halkın bir kısmı mutluysa, kalanlar yasta. Eski komşular, çocukluk arkadaşları karşı saflarda…
Bütün bu karanlık atmosfere rağmen Veli; karamsarlığın değil umudun, ayrıştırmanın değil kucaklaşmanın, nefretin değil sevginin, iyiliğin romanı…
Dinleri, kökenleri, karakterleri farklı bir grup İstanbullu genç, düşmanlığın kışkırtıldığı bir çağda kol kola girmeyi seçiyorlar. Zannettiklerinden çok daha fazla ortak noktaları olduğunu fark ederken, farklılıkların aynasında adım adım benliklerini keşfediyorlar.
Veli, ilk dostluğun, ilk aşkın; bu topraklarda kaybederken kazanmanın, kazanırken kaybetmenin romanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d047bb83-8635-40c1-bb8e-772efbc20668.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Kızı</image:title>
            <image:caption>Bir deniz kızı neyi değiştirebilir?
“Hiç yeşil deniz kızı olur mu? Kimse inanmaz!”
“İyi de deniz kızı gerçek değil ki mitolojik bir yaratık!”
“Haklısın.”
“O zaman canı hangi rengi isterse ona boyar.”
“O da doğru. Bak aklıma ne geldi, acaba Hansın da hayal kuruyor mu? Hani bizlerden farklıymış ya!”
“Kurduğu belli olmuyor mu?”
“Nasıl yani?”
“Akıllım, yeşil deniz kızı yapmış işte! He he he!”
Kaan istemeyerek gittiği halasının yazlığında, o güne kadar tanıdığı çocuklardan çok farklı biriyle karşılaşır. İlk başta birbirlerine yabancıdırlar, ancak bir deniz kızının araya girmesiyle her şey değişir. Böylece zorunlu yaz tatili bir şenliğe dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8ed209-2392-4748-9ca7-32da6b4ee823.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanalizin Kara Kitabı</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Fransa ve dünyanın en Freudyen ülkesi olan Arjantin dışında psikanaliz hemen her yerde marjinalize olmuştur. Bu çerçevede psikanalizin “resmî tarihi” de ortaya çıkarılan yeni bulgular eşliğinde sorgulanmaktadır. Birçok klinisyen, psikanalizin terapötik etkililiğinin oldukça düşük olduğunu savunmaktadır. Psikanalizin bir felsefe olarak meşruiyeti de aynı şekilde giderek daha tartışılır hâle gelmiştir.   
 
Bu kitap, psikanalize (bir diğer ifade ile Freudyen psikolojiye) ilgi duyan herkes için erişilebilir ve içinde çeşitli görüşler barındıran, kapsamlı bir araştırma sunmaktadır. Dünyanın en iyi psikanaliz uzmanları arasında yer alan kırk yazar, zamanı çoktan gelmiş bir tartışmayı başlatmaktadır: Freud yalan mı söylemiştir? Psikanaliz gerçekten iyileştirir mi? Ne olduğumuzu anlamanın en iyi yolu psikanaliz midir? Bu ve benzeri daha birçok soru için bu kitap vazgeçilmez bir referans kaynağı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de051b8e-7cac-46d1-aebe-706516373250.jpg</image:loc>
            <image:title>Rus İktisadi Düşünce Tarihi</image:title>
            <image:caption>Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği&apos;nin 1980&apos;lerin sonunda çöküşü, kapitalist demokrasi için âdeta bir zafer havası yarattı. Vincent Barnett, kitabında, Rus ve Sovyet ekonomik düşüncesinin on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllardaki tarihsel gelişiminin ilk kapsamlı açıklamasını sunmakla beraber Rus iktisadi düşüncesinin yirmi birinci yüzyılda evrilebileceği formları da değerlendiriyor. Yazar, aynı zamanda, geniş bir tarihî kaynak yelpazesinden yararlanmak suretiyle, klasik, neoklasik, tarihsel, sosyalist, liberal ve Marksist okullar dâhil olmak üzere farklı düşünce kollarını inceliyor. Rus iktisat düşünürlerinin politik düşünce üzerindeki etkilerini de ele alan kitap, 1870 öncesini, Çarlık ekonomisini, geç Çarlık dönemini, savaş dönemini, Bolşevik ekonomisini, Stalinist ekonomiyi ve son olarak 1940 sonrası Rus ekonomisini kapsıyor.  
 
En önemli Rus iktisatçılarının çalışmalarını ayrıntılı bir zaman çizelgesinde sunmak ve tarihsel süreksizliklerin bir disiplin olarak Rus ekonomisinin kurumsal yapısı üzerindeki etkilerini analiz etmek suretiyle Barnett&apos;ın bu kitabı, iktisat tarihi ve Rus ekonomik düşüncesinin evrimiyle ilgilenen herkes için temel bir metin teşkil ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74c8cb03-a8af-48e9-96c2-fd92bb5e569d.jpg</image:loc>
            <image:title>Semeretü&apos;l-Hikme – Geometriye Giriş</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu çalışma Batı dünyasında Alhazen veya Avenetan adlarıyla tanınan ve optik alanında Kitâbü’l-Menâzır ismindeki eseriyle çığır açmış büyük fizikçi İbnü’l-Heysem’in Semeretü’l-hikme: Geometriye Giriş isimli eserinin hem yeni bir edisyonunu hem de Türkçe çevirisini ihtiva etmektedir. Bunun yanı sıra bir taraftan İbnü’l-Heysem hakkında genel bir bilgi vermesi diğer taraftan da onun matematikçi/geometrici yönünü ele alması bakımından Katar Üniversitesi felsefe hocalarından Ammâr Tâlibî’nin bu eser üzerine kaleme aldığı inceleme yazısı da bu çalışmaya eklendi. İbnü’l-Heysem bu eserinde felsefeye yeni başlayan kimseler için genel olarak felsefenin, özel olarak da geometrinin faydalarını dile getirerek genç ilim ve felsefe talebelerinin işlerini kolaylaştırmayı amaçlamıştır. Zira ona göre geometri mantıkla birlikte felsefenin iki girişinden biridir ve felsefeye yeni başlayan kimse ilk olarak geometriye sonrasında mantık ilmine uğramalıdır. Geometrinin burhanlarının/ispatlarının kesin olması nedeniyle felsefeye yeni başlayan kimseler onun sayesinde burhânî bilgiye alışır ve burhanın sureti/biçimi onların nefslerinde yerleşik bir hâl alır. Geometrinin “ilmü’r-riyâza” (alıştırma ilmi) şeklinde isimlendirilmesinin nedeni de budur. Dolayısıyla İbnü’l-Heysem’e göre bu eseri dikkatli bir şekilde tetkik eden okurlar felsefe tahsili esnasında neyin gerçek anlamda burhan olup olmadığını ayrıştırma yetisi kazanacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc4c0e90-cf73-4e4d-9551-15ad6fe75446.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Dünyası</image:title>
            <image:caption>Sessizlik, yalnızca insanların konuşmaya son vermesinden doğmaz. Sessizlik, kişinin yalnızca [söyleyeceği] sözden vazgeçmesinden, uygun olduğunda takınacağı bir tavırdan daha fazlasıdır. 
 
Sessizlik, sözün bittiği yerde başlar; ama söz bittiği için başlamaz. O zaman fark edilir olur. 
 
Sessizlik, başlı başına bir fenomendir. 
 
Sessizlik, sözün kesilmesiyle özdeş değildir, indirgenmiş bir şey de değildir; kendiliğinden oluşan bir bütündür, söz gibi yaratıcıdır ve söz gibi insanları şekillendirir; ancak [söz ile] aynı ölçülerde değildir. 
 
Sessizlik, insanlığın temel yapıtaşlarındandır. 
 
Elinizdeki kitap, okuru &quot;sessizlik içeren bir dünya görüşüne&quot; ulaştırmayı amaçlamadığı gibi, sözünü sakınmasına da yönlendirmemelidir. Nitekim insan, ilkin sözüyle insandır; sessizliğiyle değil.  
  Söz, sessizlikten üstündür, ancak sessizlikle olan ilişkisini kaybettiğinde körelir. İşte bu yüzden, bugün üzeri örtülü sessizlik dünyası, sessizlik adına değil; söz uğruna yeniden açığa çıkarılmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0940703-1eb0-4753-9eda-504cfca51ec6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanma Nedir?</image:title>
            <image:caption>Kant&apos;ın en kısa ve öz metinlerinden olmakla birlikte, aynı zamanda Kant düşüncesinin yoğun, kritik ağırlıklı dokusundan kışkırtıcı retoriğiyle sıyrılan &quot;Aydınlanma Nedir?&quot;in, aydınlanma düşüncesinin büyüleyici ve zorlayıcı bir temel metni olduğu bugün hemen herkesçe kabul edilen bir gerçektir. 
 
Bu kitap, Kant&apos;ın “Aydınlanma Nedir?” makalesi başta olmak üzere, bu soruya çeşitli şekillerde temas etmiş yahut cevap vermiş Erhard, Hamann, Herder, Lessing, Mendelssohn, Riem, Schiller, Wieland gibi önemli Alman düşünürlerin görüşlerinin bir derlemesini sunmaktadır. Kitap, Kant veya aydınlanma felsefesinin yanı sıra siyaset ve tarih gibi disiplinlerde araştırma yapan her okur için temel bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b2a30b-49a9-4fb1-91fe-727dfa6d77d1.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir? – Teistik Materyalizmin İmkanı</image:title>
            <image:caption>Ne tür varlıklar olduğumuza ilişkin günümüzde pek çok farklı teori mevcuttur ve bu teorilere her geçen gün yenileri eklenmektedir. Ancak özellikle 20. yüzyıldan itibaren ortaya atılan teoriler, her ne kadar bazı açılardan birbirinden farklılaşıyor olsa da genel itibariyle insan doğasının maddi bir yapıda olduğu noktasında hemfikirdir. Bu iddia, içinde, felsefi olduğu kadar teistik açımları da olan bir fikir barındırır. Zira insanın gayri-maddi olduğu iddiası, şimdiye kadar, teist düşünürler arasında önemli bir yere sahip olmuştur ve kimilerine göre insanın maddi bir yapıda olduğu fikri teistik inançlar açısından tehlike arz eder. İnsan doğasına ilişkin güncel görüş ve tartışmaları ele alan bu kitap, temelde, bu görüş ve tartışmaların ortaya çıkardığı yeni soru ve sorunları incelemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/610d5f34-686f-489f-b54c-ad197121b483.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dünyasında Hat ve Mimari</image:title>
            <image:caption>Hüsnühat, İslam sanatının ve mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır. İslam dünyasının hemen her coğrafyasında camiler, tekkeler, kütüphaneler, çarşılar ve daha nice mekânlar hüsnühat metinleri ile donatılmıştır. Hüsnühat, bir süsleme unsuru olmanın ötesinde mekâna her yönüyle ebedî bir anlam aşılamaya da yardımcı olmaktadır.   
 
Elinizdeki kitap, mimari mekânın hüsnühattı nasıl şekillendirdiğini incelerken hüsnühattın da mekânın inşasında ve aynı zamanda sahip olduğu anlamı kazanmasında nasıl rol oynadığını ele almaktadır.   
 
Mekânlar, Üslup / İçerik, Baniler, Sanatkârlar, Bölgeler ve Modernleşme olmak üzere altı ana başlıktan oluşan bu kitap, çeşitli dönemlere ve coğrafyalara ait hüsnühat kitabelerini her yönüyle incelemektedir. Alanında usta birçok araştırmacı, konuları Çin’den İspanya’ya; ele aldıkları dönem itibarıyla da İslam’ın ilk yıllarından 21. yüzyıl başına kadar değişen makalelerle elinizdeki eserin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6d5bb38-a7cd-45dc-b869-2b1603b85b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Tarihi 4</image:title>
            <image:caption>XV ile XVI. yüzyıllar arasında felsefi düşünce derin değişimlerden geçer. Copernicus’un Güneş merkezli evren anlayışı, Amerika’nın keşfi, Avrupa devletleri arasındaki yeni dengeler, Reform benzeri birçok gelişme de bu değişimin arka planını oluşturur. Bu dönemde Thomas More, Erasmus, Machiavelli ve Bodin gibi düşünürler özellikle 
önemli bir rol oynarlar. 
Doğadaki güç ve yasalara duyulan ilgi de Rönesans’ın, bir önceki yüzyıldan miras aldığı konulardandır. Diğer yandan, duyular doğal olguların gözlemlenmesinde bariz bir üstünlüğe sahiptir. Giovambattista Della Porta, Gerolamo Cardano, Tommaso Campanella, Giordano Bruno bu doğrultuda, ama çok farklı bağlamlarda karşımıza çıkarlar. 
Bilgi konusunda Aristotelesçi gelenekle apaçık bir kırılma ancak XVI. yüzyıl sonu ile XVII. yüzyılın ilk yarısında mümkün olacaktır. Bacon ve Descartes bu anlayış farklılaşmasının yöntemine kafa yorarlar. Descartes’ın yanı sıra Hobbes, Spinoza, Leibniz, Locke, Vico gibi filozofların yüzyılı olan XVII. yüzyıl, geneli itibariyle insanın evrendeki konumunu yeniden tanımlama arayışının yüzyılı sayılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8168dc1d-754d-4059-90de-cc9ad10803ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe Tarihi 4 -Machiavelli’den Encyclpoedie’ye (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>XV ile XVI. yüzyıllar arasında felsefi düşünce derin değişimlerden geçer. Copernicus’un Güneş merkezli evren anlayışı, Amerika’nın keşfi, Avrupa devletleri arasındaki yeni dengeler, Reform benzeri birçok gelişme de bu değişimin arka planını oluşturur. Bu dönemde Thomas More, Erasmus, Machiavelli ve Bodin gibi düşünürler özellikle 
önemli bir rol oynarlar. 
Doğadaki güç ve yasalara duyulan ilgi de Rönesans’ın, bir önceki yüzyıldan miras aldığı konulardandır. Diğer yandan, duyular doğal olguların gözlemlenmesinde bariz bir üstünlüğe sahiptir. Giovambattista Della Porta, Gerolamo Cardano, Tommaso Campanella, Giordano Bruno bu doğrultuda, ama çok farklı bağlamlarda karşımıza çıkarlar. 
Bilgi konusunda Aristotelesçi gelenekle apaçık bir kırılma ancak XVI. yüzyıl sonu ile XVII. yüzyılın ilk yarısında mümkün olacaktır. Bacon ve Descartes bu anlayış farklılaşmasının yöntemine kafa yorarlar. Descartes’ın yanı sıra Hobbes, Spinoza, Leibniz, Locke, Vico gibi filozofların yüzyılı olan XVII. yüzyıl, geneli itibariyle insanın evrendeki konumunu yeniden tanımlama arayışının yüzyılı sayılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04c336f1-33ac-49d5-8e7b-306c293b1f18.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Kedi Şeker Sevmiyor</image:title>
            <image:caption>Pisicik, kavanozdaki o renkli şekerlere bir ulaşabilse, hepsini oracıkta mideye indirecekti. Ama ne var ki sahibi sürekli aynı şeyi tekrarlıyordu. ŞEKER kediler için İYİ BİR ŞEY DEĞİLDİR! Bir kere yese ne olurdu sanki! Bakalım şekerler gerçekten göründükleri kadar lezzetli ve tatlı mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/933275a7-70f6-48a6-93db-bfd34c44973f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gantz 11</image:title>
            <image:caption>Yeni öğrenci İzumi, Kurono’dan kendisiyle okulda buluşmasını ister ve bir zamanlar Gantz ekibinde yer aldığını itiraf eder. Uzaylıları avladığı zamanlarda yaşadığı heyecan ve adrenaline özlem duyan ve aynı deneyimleri yeniden yaşamak isteyen İzumi, Gantz’ın istediği her şeyi yapmaya kararlıdır. 
 
Kalabalık bir sokakta yürüyen masum insanları vahşice katletmek de dâhil! 
 
Hikâye akışı ve ana kahramanlarının yaşadıklarıyla diğer tüm mangalardan ayrılan yetişkin mangası Gantz, yüksek temposuyla şaşırtmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cd14e5a-0ead-426d-99e6-e682061e1ded.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite Kitabı - Toby</image:title>
            <image:caption>Harika aktiviteler, boyama sayfaları ve çıkartmalarla dolu bu kitapta tramvay lokomotifi Toby’ye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f9a075a-2c3a-4e18-853f-d9305cc77f94.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Aktivite Kitabı - Percy</image:title>
            <image:caption>Bu eğlence dolu boyama ve aktivite kitabında yeşil lokomotif Percy ve arkadaşlarına katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/976045c6-a2a4-4e67-a95c-86a413fba1fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Teselli</image:title>
            <image:caption>Teselli; içimde sönmeyen umut, gökyüzündeki yıldızım, dilime dolanan şarkılarım, erken gelen baharım, geç uyandığım bir rüyaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90ebace9-df06-47bf-a347-70230d057106.jpg</image:loc>
            <image:title>Ene&apos;l-Aşk Demişti İbrahim Gülşeni</image:title>
            <image:caption>Ene&apos;l-Aşk Demişti İbrahim Gülşeni Kitap Açıklaması
İlk kez İbrahim Gülşeni’nin şiirlerinden bir seçki yayınlanıyor. 
Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ta adını anıp “biricik bülbül” diye takdim ettiği İbrahim Gülşeni, Halvetiye’nin Gülşeniye kolunun kurucusu ve tasavvuf edebiyatının seçkin şairlerinden. Ömrünü Diyarbakır, Tebriz ve Kahire’de geçirdi. Kısa süreli de olsa Herat, Şiraz, Bağdat, Mekke, Kudüs ve İstanbul gibi İslam uygarlığının önemli merkezlerinde bulundu. Akkoyunlu Uzun Hasan ve Sultan Yakup’un, Memlük sultanı Kansu Gavri’nin, Yavuz Sultan Selim ile Kanuni Sultan Süleyman gibi Osmanlı padişahlarının himayesinde eserler verdi. 
Mevlana, İbnü’l-Farız, Yunus Emre ve Seyyit Nesimi’ye öykünerek üç dilde şiirler söyledi. Adına kurulan Gülşeni tekkelerinden Yeniceli Usuli ve Hasan Sezayi gibi şairler, Yusuf Siminkalem ve Ahmet Müsellem gibi hattatlar, Derviş Ömer, Evliya Çelebi ve Ali Şirugani gibi musikişinaslar yetişti. Asırlarca tekke ve dergâhlarda Gülşeni savt ve tapuğları okundu. Gülşeni bülbülleri Türkçeyi aşk lisanı hâline getirdiler. 
İşte bütün bunların hikâyesi, arka planı, bir ömrün bereketi elinizdeki kitapla gün yüzüne çıkıyor, İbrahim Gülşeni ile günümüz okuru arasındaki zaman perdesi aralanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c4ce1c-b976-4f9e-a88e-0f9daca0d49c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül&apos;ün Düşleri</image:title>
            <image:caption>Karlı bir kış günü nasıl daha eğlenceli hale getirilebilir? Sokakta yaşayan hayvan dostlarımız için neler yapabiliriz? Gül ve ailesiyle birlikte karın tadını çıkarmaya, kar topu savaşına, kızakla kaymaya hazır mısınız? Peki ya sokakta yaşayan hayvanlar? Gül ve ailesinin onlar için harika bir fikri var! Sevgi, dostluk ve eğlence dolu bir macera sizleri bekliyor. 
*** 
Bu kitap, paylaşmak, keşfetmek, merak etmek; çevremize, hayvanlara ve doğaya saygı göstermek, sorumluluk almak gibi kavramları çocuklara sevgi dolu bir dille aktarmaktadır. İçten, sıcak bir anlatımla yazılan bu kitabı çocuklar kadar büyüklerin de keyifle okuyacağından kuşkum yok. 
Seher AYDEMİR 
Uzman Klinik Psikolog / Oyun Terapisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3574319-9ed4-4f81-84db-8415449bb7d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mariana&apos;ya Doğan Güneş</image:title>
            <image:caption>“Yeryüzümün Karlı Güneşi’ne, 
Gözlerin hiç susmayan bir şarkı ve her bakışın bu şarkının tekrarlanan nakaratı. Varlığıyla Keukenhof’tan bile daha büyük bir renk şöleni sunan çiçek bahçem, sana o kadar aşığım ki… Kalbimin bugüne dek görüp görebildiği ne varsa hepsinden çok daha fazla seviyorum Karlı Güneş’imi.” 
Kolibri’nin yüreğinden dolup taşan umutsuz bir aşkın kanat çırpışlarıyla dolu bu romanda, aşkın her hâline şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c67ea6f-0d96-43d6-9f9e-c3b45e64785e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Kedi Video Oyunlarını Sevmiyor</image:title>
            <image:caption>Pisicik, bütün gün video oyunlarını oynamak istiyordu. Ancak bunu yapabilmesi için önce başka ETKİNLİKLER de yapması gerekiyordu. Aksi taktirde sahibi bir daha tabletini VERMEYEBILIRDI. Bakalım Pisicik bu durumdan kurtulmak için neler yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037d1a00-9c5a-4f8b-953b-d700ee7f3c5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evlilik Anlaşması</image:title>
            <image:caption>Tarihi aşk romanlarının yıldızlarından ve New York Times Çoksatanlar listesinin vazgeçilmez isimlerinden Tessa Dare’den zekice diyaloglarla ve tutkulu dokunuşlarla hayat bulan bir aşk hikâyesi...     Waterloo Savaşı’ndan yüzünün yarısı tanınmaz hâlde dönen Ashbury Dükü korkunç görünümü sebebiyle nişanlısı tarafından terk edilmişti. Ne var ki Ash’in bir vârise ihtiyacı vardı ve hiç vakit kaybetmeden kendine bir eş bulması gerekiyordu. Fakat yüzü bu hâldeyken onunla kim evlenmek isterdi ki? Büyük bir yalnızlığın içine hapsolan Ash, kütüphanesinde ansızın beliren davetsiz misafir Emma&apos;yla karşılaştığında bu sıradan terzinin, aradığı tüm özelliklere sahip olduğunu anlamıştı. Kız, şefkatli, iyi eğitimli ve espriliydi. Ayrıca yeterince güzeldi ve kirasını ödeyemediği için evinden atılmak üzereydi.   Dük tanıştıkları gün ona evlenme teklif ettiğinde Emma onun akıl sağlığından endişe etmiş ve bunu dile getirmekten çekinmemişti. Ash ise bu yoruma hiç aldırmadan evliliklerinde geçerli olacak birbirinden tuhaf şartları sıralamıştı.   Emma hayallerindeki aşk evliliğinden oldukça uzak olan bu garip teklife hayır dese de Ash onu ikna etmek için çabalamaya devam edecekti. Ancak Emma’nın henüz bilmediği bir şey vardı: Dük son derece aklı başında ve karşı konulamaz bir adamdı.   İlk sayfalarından itibaren sizi içine alacak olan Evlilik Anlaşması, Emma ile Ash’in sıradışı aşk hikâyesiyle olduğu kadar Tessa Dare’in cüretkâr ve eğlenceli üslubuyla da okurların kalbinde yer edinecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e498d64-57ea-4ab7-a08d-a692f11eae09.jpg</image:loc>
            <image:title>Şükrü Dede’nin Yaşam Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Her gönül bir sevgi pınarı içmesini bilene 
Allah’ın yarattığı kadın da erkek de 
Çirkin olmaz sevmesini bilene ey dostlar 
 
Bu alem bir çiçek oldu 
Ben de bir arı dolaştım tek tek 
Alamadım balı 
Ana kucağıyla yar kucağından 
Başka bulamadım tatlı balı ey dostlar 
 
Bu ömür biter hayat yok olur 
Yaşanan acı tatlı günler kalır 
Ecel gelir ben ölürüm 
Evim malım çocuklara kalır 
Yaptığın iyilik sana ahiret sermayen olur ey Şükrü Dede</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f879f16-393d-40fb-9641-2b98255085eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Bebeğin İlk 1000 Günü</image:title>
            <image:caption>Bebeklerde ve çocuklarda alerji giderek yaygınlaşıyor. Aileler tedirginlikle çocuklarının alerjlerine çare bulmaya çalışıyor. Peki ya alerjileri önlemenin bir yolu varsa? Yaşamın ilk 1000 gününde bebeğinizin geleceğini değiştirmek mümkünse? 
Klinik gastoentorolog ve kıdemli öğretim üyesi Dr. Vincent Ho, Sağlıklı Bebeğin İlk 1000 Günü&apos;nde bağırsak sağlığı ve alerjiler arasındaki ilişkiyi ayrıntılarıyla incelerken, hamilelikten doğuma, emzirme döneminden katı gıdaya geçişe kadar alerjileri önlemek ve bebeğinizin bağışıklık sistemini güçlendirmek için atabileceğiniz adımları açıklıyor. Baş etme yöntemleri, tedavi stratejileri, bebeğinizin yaşamı boyunca sağlıklı bir bağırsağa sahip olabilmesi için öneriler ve yaygın gıda alerjilerini önlemeye yönelik bebeğinize uygun dokuz haftalık bir beslenme planı sunuyor. Alerjilere bakış açınızı değiştirmek için ilk adımı kılavuz niteliğindeki bu kitapla atın. Bebeğiniz daha dünyaya gelmeden bağırsak sağlığını güçlendirin ve yaşam kalitesini yükseltin. Alerjiler kâbusunuz olmasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32743f8f-9582-4865-87a2-6d190b515e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesim Duyulana Dek</image:title>
            <image:caption>Goodreads Okur Ödülü Adayı-   Sesim Duyulana Dek, Nijerya’nın küçük bir köyünde büyüyen, kendi sesine kavuşabilmek ve kendi adına konuşabilmek için okumak isteyen bir genç kızın unutulmaz hikâyesi... Hayaller uğruna verilen zorlu mücadele hakkında, yürekleri hem burkan hem de umutla dolduran güncel bir masal...    Yolundaki aşılmaz engellere rağmen Adunni kendisi için seçtiği geleceği kurabilmek uğruna doğduğu köyden kaçmayı göze alır. En zor koşullar altında bile neşesini ve umudunu kaybetmeden, kaderini baştan yazmak üzere bilmediği yerlerde, tanımadığı insanların içinde, bambaşka acıları göğüsleyerek hayatta kalır. Çünkü hayalleri oradadır, gözünün önünde: Ben öğretmen olacağım. Çok mu uzak? Yoksa imkânsız mı? Kendini, hayatını, doğduğun yeri, hatta dünyayı değiştirmek... Hayal mi?   Adunni için değil. Sesini yükselten hiçbir kız için değil.    Hayal değil: Dünyayı Adunniler değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dff0cfe-3f61-494f-a745-51a357bbddc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Felaketler</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr her şeyi değiştirebilir.
 
Yetenekli bir biliminsanının üvey kızı olan Foster Stewart hiç de normal bir hayat yaşamamıştır ve on sekiz yaşına bastığı gün her şeyi geride bırakır.
 
Tate “Gece Şahini” Taylor, sıradan ama bir o kadar da ihtişamlı bir hayat sürdürüyordur. Ufak kasabasını vuran bir felaket ânında Foster’la tanışır ve bu felaket, akıllarına bile gelmeyecek olağanüstü güçlerini ortaya çıkarır: Hortumları kontrol edebiliyorlardır.
 
Tate ve Foster, kökenleriyle ilgili gerçeği ve yeteneklerinin kaynağını keşfettiklerinde, kendileri gibi başka gençlerin de var olduklarını öğrenirler ve amansız bir kaçış hikâyesi başlar. Peşlerindeki Esas Dörtlü’den uzak durmalı ve kendileri gibi olağanüstü güçleri olan diğer üç çifti hiç vakit kaybetmeden bulmalıdırlar. Aksi hâlde hem kendi hayatları hem de dünya, geri dönüşü olmayan felaketlerle sarsılacaktır.
 
 
“Gece Evi serisinin anne-kız yazar ekibi, yeni bir seriye nefes kesici bir başlangıç yapıyor.”
 
-Publisher&apos;s Weekly
 
 
“Bu kitabı bilimkurgu, fırtınalı hava, elementel güçler, süper kahramanlar ve eşsiz kurgular seven herkese öneririm.”
 
-Young Adult Book Central</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52828d6d-9d1d-4640-9f8d-ba6beeeec2a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapısal Reformlar ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>DR. MAHFİ EĞİLMEZ 
 
Yapısal Reformlar ve Türkiye 
 
 
 
Yapısal reformlar ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Hukukun üstünlüğünü kabul etmiş ve uygulamasına da yansıtmış, demokratik düzeni işlerlik kazanmış, eğitimini bilimsel temellere dayandırmış, düşünce ve ifade özgürlüğünü içselleştirmiş toplumlarda yapısal reformlar daha çok ekonomik konuları kapsar. 
 
Türkiye gibi bu konuları çözümleyememiş ülkelerde ise ekonomik alandaki reformlar yapısal reformlar için yeterli değildir. Bu ülkelerde hukukun üstünlüğü konusunun öncelikler arasında olması gerekmektedir. 
 
Bu kitap Türkiye’de sosyal, siyasal ve ekonomik alanda yapılması gerekenleri ve sorunların kaynağını tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37ac5e85-4548-48ca-8256-1bef0e893089.jpg</image:loc>
            <image:title>Dingin Liman</image:title>
            <image:caption>Wallace Stegner’ı düşününce, bize adalete olan açlığını ve olasılıklara olan sevgisini sunan bir adam aklıma geliyor. O insanın gelişme, çaba gösterme, hata yapma, küçük muhteşemlik anlarında yükselme ve “inatçılıkta” şahsi bir kurtuluş bulma arzusunu tanıyan, terk etme dürtüsüne uymak yerine kalmayı seçmenin kıymetini bilen bir yazar. Dingin Liman bir aşk hikâyesi; heyecan verici diyaloglar ve eylemler yerine, özel hayatları keşfe çıkan bir hikâye. Hiçbir yabancı, evliliğin iç dünyasını bilemez. Bu, çiftler arasındaki en büyük sırlardan biridir. Aşk arayışı her zaman devam eder ve trajiktir ki sonsuza dek elimizden kaçar. Hayal gücümüzse hayatlarımız yetersiz kaldığında devreye girer... Wallace Stegner’ın kelime kelime, perde perde işlediği bir dram bu. Hafızanın ördüğü içsel bir gerginlik, geçmişe ve geleceğe kurban olduğumuzda bizi yiyip bitiren “keşke”ler ve “ya şöyle olsaydı”ları da içeren bir öykü.   Wallace dünyada iyi ve adil olanı aramaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Onu özlüyorum. İstikrarlı sesini duymanın yanı sıra mantıklı asabiyetini, aklını, boş jestleri ve yalanları kırıp geçiren sıradışı bilgeliğinin özlemini çekiyorum. Ama onu nerede bulacağımı biliyorum; kitaplarının sayfalarında yaşıyor.   – Terry Tempest Williams</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdeff425-88d1-410a-8623-daa66b082a18.jpg</image:loc>
            <image:title>Evren Sensin - Kozmik Benliğin Keşfi</image:title>
            <image:caption>Büyük patlamadan önce ne vardı? Evren neden bu kadar mükemmel bir uyum içinde? Hayat ilk olarak nasıl başladı?     Bu kitapta bu tarz sorular için modern bilimin sunabileceği en iyi yanıtları ve bu yanıtların neden tatmin edici olmadığını okuyacaksınız. Yazarların yaratıcı sürecin nasıl çalıştığını ortaya koyma yöntemleri sayesinde kendinize dair tamamen farklı bir görüşe ulaşacaksınız. Böylece, yanıtların herkesin kendi deneyiminden geldiği bir evrende yeni keşiflerin yolu açılacak.   Evrenle ilgili çok fazla çözülmemiş bilmece ve cevaplanmamış soru var. İnsanlık tarihindeki iki büyük dünya görüşü olan bilim ve maneviyat, gerçek olanı keşfetmemiz, bu bilmeceleri çözmemiz ve cevapsız soruları yanıtlamamız için katkıda bulunur.   Chopra ve Kafatos’a göre önümüzdeki çağda evren, insan yaşamının kozmosta bir nokta olduğu şekliyle değil tamamen bir “insan evreni” olarak yeniden tanımlanacak. Evren Sensin, isminden de anlaşılacağı üzere, her birimizin zaman ve uzayın en geniş alanlarına uzanan gerçekliğin yaratıcıları olduğumuzu ifade ediyor.   Bu iki büyük aklın sunduğu şey, kim olduğumuza ve en büyük potansiyelimize ulaşırken dünyayı nasıl daha iyi hâle getirebileceğimize dair cesur ve yeni bir anlayış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bab6c3bc-e867-4b74-a1c2-e26ec08a12ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğunuzun Uyku Sorunları</image:title>
            <image:caption>ÇOCUĞUNUZUN UYKU SORUNLARI • Çocuğunuz uyumakta zorlanıyor mu? • Yalnız bırakılmaktan korkuyor, endişeleniyor mu? • Uyku saati geldiğinde çeşitli bahanelerle yatağa gitmiyor, kendi yatağında uyumak istemiyor mu? Pek çok çocuk gelişimlerinin bir aşamasında uyku sorunu yaşar. Bu sorun bazen uzun sürebilir ve uyku saati, hem çocuk hem de ebeveynleri için ciddi bir stres kaynağı haline gelir. Sağlıklı bir yaşam için çocuğun uykuya, ebeveynin huzura ihtiyacı var. Çocukluk çağı uyku bozukluklarını tedavi etme deneyimine sahip iki klinik psikolog tarafından hazırlanan bu kitap, herkesin daha iyi bir gece uykusu çekmesine yardımcı olacak bir rehber niteliğindedir. Çocuğunuzun daha hızlı uykuya dalmasına yardımcı olacak bir uyku rutini belirlemek; uyku günlükleri hazırlamak ve kullanmak; çocuğunuzun yatmadan önce endişeleriyle yüzleşmesine yardımcı olmak; yatak ıslatma, gece terörü ve uyurgezerlik ile baş etmek gibi konuların ele alındığı kitap uyku sorunlarının çözümü için kolay uygulanabilir pratikler de öneriyor. Daha iyi uyku düzeni oluşturmaya yönelik çabalarınızda size adım adım yol gösteren bu rehber kitap hem çocuğunuz için bir uyku terapisti olmanıza yardımcı oluyor hem de bütün aile bireyleri için daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşama kapıları açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdba319c-cb48-4d35-b9cb-5851358dfdee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Meleği 19</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. 
  Şeytan Ordusu karargâhında amansız bir ölüm kalım mücadelesi yaşanıyor. Şinoa, ilk vampir olduğu söylenen ve bedenini ele geçirmeye çalışan Dört Oraklı Çocuk’a direnmeye çalışıyor. Ferid’in bu durumu kontrol altına almak için bulduğu çözüm ise basit: Vampire dönüşmeden önce Şinoa’yı öldürmek. Bu arada hem vampirler hem de Hyakuya mensupları Şibuya’ya geçiyorlar ve Yuiçiro ile ilgili bazı yeni gelişmeler yaşanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a379b5f-bf19-4c97-bfb1-cef81b0c5321.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bu Problemleri Çatır Çatır Çözerim</image:title>
            <image:caption>Problem deyip geçmeyin sakın!

Namı ta Uzakdoğu&apos;ya kadar ulaşarak Çincede ve Korecede yayımlanan Bir Matematik Hikâyesi kitabının yaratıcısı Sümeyra Güzel, şimdi de zihinlerde şimşekler çaktıran problemlerin peşine düşüyor.

Ben Bu Problemleri Çatır Çatır Çözerim ile okurlarını sözcüklerin ardına saklanmış sayıların gizemini keşfe çıkaran yazar; kaleme aldığı kısa öykülerin arasına “itinayla” yerleştirdiği problemler yoluyla, matematiğin günlük hayatımızdaki yerine de vurgu yapıyor.

Problem çözerken izlenmesi gereken aşamaların nasıl uygulanacağını ufak ipuçları eşliğinde gösteren kitap, mizahtan beslenen eğlenceli üslubuyla bu alanda hazırlanmış tüm kılavuz eserlerden ayrışıyor.
Okuduğunuz problemler uzadıkça sayılar üstünüze üstünüze mi geliyor? Çözdüğünüz problemlerin sonucu hep yanlış mı çıkıyor?
Belki de sorun sizde değil, izlediğiniz yoldadır...
Problemlere dair içinizde büyüttüğünüz tüm endişe ve önyargıları bir kenara bırakın; çünkü artık, karşınıza çıkan tüm problemleri ÇATIR ÇATIR çözmenize yardımcı olacak bir başucu kitabınız var!

Ben Bu Problemleri Çatır Çatır Çözerim sayesinde problemleri çok daha iyi kavrayacak, problemlerin içinde yer alan küçük ipuçlarını çözüm aşamasında kullanmayı öğrenecek, analitik düşünmenin ve sonuç odaklı çalışmanın inceliklerini keşfedeceksiniz. Üstüne bir de, okul yaşamına ayna tutan gülmece öyküler okumanın keyfine varacaksınız!

Sümeyra Güzel, matematiğin korkulacak bir ders olmadığını göstermek için çıktığı serüvende yine elini taşın altına koyuyor ve çocukların problemler karşısında özgüvenli bir yaklaşım sergileyebilmeleri için çok kıymetli bilgiler paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fcb5bbf-2d34-4058-b3f1-bddcc2f2b148.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Kalan</image:title>
            <image:caption>Dimitri Verhulst zifiri karanlık dünya görüşü, trajik komedileri, akıcı dili ve samimi portreleriyle bilinen bir yazar. Modern Belçika edebiyatının bu aykırı yazarını tanımlamak için de yalnızca “Verhulst-vari” denebilir: Ham, arkaik ve grotesk bir göz. Kelime oyunlarıyla dolu kitaplarında karakterlerinin çoğu toplumun sınırlarında yaşar ve yazarın sesini duyurmak istediği de, işte tam bu insanlar.
Başarısız hayatının sonbaharındaki emekli bir kütüphaneci, patronluk taslayan karısının dayattığı kasvetli monotonluktan kaçmak ister. Evliliğinin çökerttiği özgüveni yeniden kazanmasının da tek ve olağanüstü bir yolu vardır: Tüm toplumsal ve ailevi baskılardan kurtulup da kapağı bir huzurevine atana kadar bunamış numarası yapmak. Hayata kestiği bu son rol, huzurevine çocukluk aşkının ve eski bir Nazi subayının da gelmesiyle daha bir şenlenecektir.
Geç Kalan, bir yandan hayatla hesaplaşmanın eğlenceli tarafını gösterirken diğer yandan hafıza kavramı üzerine düşündüren dokunaklı bir eser.
“Jilet keskinliğinde bir hicvin ve hassasiyetin kol kola gittiği büyüleyici bir kitap.” –Writers Write
“Bu kitap insana sık sık kahkaha attırırken bir sonraki an boğazına sarılıyor.” –De Standaard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d355656-4745-429d-96b2-891693a296e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemden Öte- Türkiye Futbolunun Ruhunu Arayış</image:title>
            <image:caption>“Futbol sahiden ‘beynelmilel bir şey’dir... McManus da o şeyin bir elçisi!” –Tanıl Bora
TÜRKİYE FUTBOLUNA BATIDAN BAKIŞ: CEHENNEMDEN ÖTE
Türkiye’de sokak aralarında, okul bahçelerinde çocukların yuvarlayabileceği her türlü nesneyle başlayan ve tribünlere, işyerlerine, edebiyata ve siyasete ulaşan bir tutku: Futbol. Peki ya bu sevdiğimiz ve romantize ettiğimiz “Türk futbol kültürü” dışarıdan nasıl görünüyor; Cehennem gibi mi?
Uzun yıllar Türkiye’de yaşayan John McManus Cehennemden Öte’de Türkiye’nin futbolla imtihanını ülkedeki dikkat çeken futbol olayları ve futbol figürleri ekseninde masaya yatırıyor. Tribündeki taraftarlardan dinlediklerini, sokakta gördüklerini, İngiltere’de Türk futboluyla ilgili duyduklarını, futbolcularla konuşmalarını ve gazetecilerle röportajlarını ülkenin siyasi ve sosyal olarak 21. yüzyıldaki en çalkantılı dönemi olan 2015-2017 yılları arasındaki kendi deneyimleriyle harmanlayarak “dışarıdan bir gözün” ülke futboluna baktığında ne gördüğünü bize aksediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beed1a5c-44f8-48f4-848f-517185e74593.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Köşk</image:title>
            <image:caption>“İlmin sırrına eremediği en son keşif hokkabazlıklar... Eşine rastlanmayan Şark oyunları... Türk sazının bayıltıcı nağmeleriyle süslenen, ses kraliçelerinin okuduğu şarkılarla bezenen, firavunlar diyarı, ehramlar ülkesi, harikalar dünyasından Şark’a koşan sonsuz aşkların yakıcı güneşinin cehenneme çevirdiği, heyecandan azamet, sevgiden ızdırap, inkisardan azap toplayan büyük memleket dram komedisi...”
Sabahattin Ali’nin 1944 ile 1947 yılları arasında dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı ve yazarın öldürülmeden önce yayımlanan son kitabı Sırça Köşk dönemin yönetimine dair eleştirel öğeler içermesi neden gösterilerek yasaklanıp toplatılmıştı.
Görevini kötüye kullanan bir kaptan ve tayfasının dalavereler çevirdiği “Portakal”, suçunu dindarlığının altına gizleyen bir başhekimle tanışacağınız “Hakkımızı Yedirmeyiz!” ve bir panayırdaki çığırtkanı dinleyeceğiniz “Millet Yutmuyor” gibi on dört öykünün yanında kitaba adını veren de dahil dört masalın derlendiği Sırça Köşk kırsaldan ziyade kente yönelmesi ve siyasi eleştirilerinin sertliğinin artmasıyla, eğer hayatta kalsaydı Sabahattin Ali’nin yazarlığının nasıl bir noktaya evrilebileceğinin de emarelerini taşıyor.
Sabahattin Ali’nin Sırça Köşk’ü, toplumumuzun fay hatlarında gezinmekten asla geri adım atmayan büyük yazarın son kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/467b57cc-13fe-4a92-a3c4-2229db857e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Yolun Mevlana’dan Geçsin</image:title>
            <image:caption>“Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
Her gün bir yere konmak ne güzel,
Bulanmadan donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…”
Senin Yolun Mevlana’dan Geçsin, kişisel gelişimin tasavvufla harmanlanmış şekli olarak yazılmış bir kitap. Huzur yolunda kendini bulmak isteyen, yolunu açmak ve kalbi inanışla yol almak isteyen herkese, yolun güzelliklerini bir tasavvuf ehlinin hayatından süzerek okura taşıyor.
“Tasavvuf, yaşamın ta kendisi ve yürüdüğümüz hayat yolunun pusulasıdır” diyor yazar. Yolu bulmanın da kişinin kendini bulması demek olduğunu ekliyor. Ham hâlimizle sendeleyerek, zaman zaman yönümüzü şaşırarak yürüdüğümüz bu yolda, tasavvuf ve tasavvuf büyükleri ışık tutacak sayfaların arasından. İlahi aşka adanan hayatı ile Mevlânâ Celaleddin Rumi Hazretleri’nden misaller de karanlıkta kalan sırları ve yolu bulmaya yardım edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ce1baae-b2a8-46d2-a286-9d58a771a4c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbe Bırakılan İlk Öpücük</image:title>
            <image:caption>Hakan Karaduman, iç içe yaşayan bir ailenin, birbirlerinden kopuk bireylerinin arasından sıyrılıp kendine bir hayat kurmak için yola çıkar. Henüz küçüktür ve yanında ondan daha da küçük olan bir kardeşi vardır. Evden çıktıktan sonra Hızır Ali ile tanışır ve hayatı tamamen değişir.
Ebru Akkılıç, Hakan’ı ilk gördüğü andan itibaren unutmak için hiçbir girişimde bulunmamış, bilakis Hakan’ın peşinden gittiği yere gitmiş yine de onu aşka ikna edememişti.
Ebru ile Hakan, zıt kutupların en uç köşeleriydi. Aşkta bu kutupların zıt olması bir şeyi değiştirir miydi?
Ebru, Aydos mahallesinin sıcacık insanlarını tanımaya başlayıp, onlarla beraber yaşamanın nasıl da eğlenceli olduğunu, hayatın tadına vardığını hissederken, Hakan, birisi tarafından delice sevilmenin, hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığının ve kalbin asla söz dinlemediğinin farkına varacaktı.
&quot;Kalbinden öptüm ben seni. Kalbim şahidimdir.&quot;
&quot;Kalbime bir öpücük kondurdun, ölsem de unutamam.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08b479ac-65d9-4d4b-8e03-aabb56159287.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Kitap Kulübü’nün Vampir Avlama Rehberi</image:title>
            <image:caption>LOCUS EN İYİ KORKU ROMANI ADAYI
Patricia Campbell, eşi ve iki çocuğuyla Charleston’da sakin ve tekdüze bir hayat sürüyordu. Ev işleriyle ve çocuklarla ilgilenmek dışında tek uğraşı, Charleston’lı bir grup kadınla kurdukları ve gerçek suç romanları okudukları kitap kulübüydü.
Patricia’nın sıkıcı hayatı, küçük ve güvenli kasabasında yaşanan birtakım gizemli olaylarla birlikte değişecekti. İhtiyar bir komşusu kanlı ağzıyla bahçelerinde onu “yemeye” çalışmıştı, tavandan ayak sesleri geliyordu, fareler evlere girip insanlara saldırıyordu ve çocuklar ortadan kayboluyordu. Bunların hepsi, kasabaya taşınan genç ve yakışıklı James Harris’ten sonra başlamıştı.
Eşleri onların şüphelerini görmezden gelince bu olayları çözmek kitap kulübündeki kadınlara kalacaktı. Korkuyorlardı çünkü karşılarında bir Jeffrey Dahmer, bir Charles Manson ya da bir Ted Bundy olabilirdi. Ama James Harris bunlardan biri değildi ve hepsinden daha kötücüldü.
Ve onu evlerine “davet ettikleri” için çok pişman olacaklardı.
“Planlarınızı erteleyip kapılarınızı kilitleyin. Elinizden bırakamadan okuyacaksınız.” –Sarah Gailey
“Her vampir romanında kan ve dişler olacaktır ama burada Hendrix’in ustası olduğu özel bir şey var: Kalp. Bu romandakiler karakter falan değil, bunlar insan.” –Stephen Graham Jones
“Eğlenceli, içten, ürkünç ve rahatsız edici.” –Paul Tremblay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09289402-ece9-4956-91a5-c91f398b18e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazmak Yasak – Bastırılan Kadın Yazını</image:title>
            <image:caption>“Metni kadın yazmadı. Metni kadın yazdı ama yazmamalıydı. Metni kadın yazdı ama baksana ne hakkında yazmış. Metni kadın yazdı ama o aslında gerçek bir sanatçı değil, yazdığı da sanat değeri taşımıyor. Metni kadın yazdı ama yazarken yardım almış. Metni kadın yazdı AMA…”
Ödüllü roman yazarı ve akademisyen Joanna Russ Yazmak Yasak’ta, kadın sanatçıların hem kendilerini hem de ürettikleri eserleri değersizleştirmek, aşağılamak, hatta düpedüz yok saymak için kullanılan kimi örtük kimi gayet açık yöntemleri bir bir gözler önüne seriyor. Ayrıca kadınların ve diğer “azınlık” sanatçılarının maruz kaldıkları bu tavra geçmişte (ve bugün) nasıl karşılık verdiklerini de gösteriyor.
Artık bir feminist eleştiri klasiği olan Yazmak Yasak, kadınların tüm örtük ya da aşikâr engellemelere rağmen yazmaya devam ettiğine tanıklık eden güçlü bir metin.
“Russ’ın kitabı yaman bir teşebbüsü simgeliyor. Ahlaki üstünlük taslamayan bir öfkesi, yorucu olmayan bir detaycılığı ve mizahtan mahrum kalmayan bir ciddiyeti var. Gerçi 1983’te yazılmış bir kitap ama Russ’ın tasvir ettiği dünyayla günümüz dünyası arasında devasa bir fark da yok.”
—Jessa Crispin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/041c6156-2604-4449-b752-ef9503896880.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Kere Söyledim</image:title>
            <image:caption>“Konuşuyoruz, konuşuyoruz, konuşuyoruz da söylediklerimizin çocukların kulağından içeri ses olarak girip nasıl bir hisse dönüştüğünden pek bahsetmiyoruz. İstedim ki sesin hisse dönüştüğü yerde biraz soluklanalım. ‘Kırk kere söyledim’ gibi artık dilimize pelesenk olmuş dil kalıplarını kullanırken aslında ne demek istediğimizi, çocuğun bunu nasıl duyduğunu, nasıl anlamlandırdığını tartışalım.”

Ziya Selçuk
Yapma yavrum. Yavrum yapma. Çocuğum yapmasana. Yahu yapma! Yapma dedim ya! Kırk kere söyledim sana yapma şunu diye!

Defalarca “Yapma,” dediniz. Çocuğunuz yapmaya devam etti. Sonunda “Kırk kere söyledim sana!” da dediniz. Ama belki de çocuğunuzun bunu yaparken ne demek istediğini hiç düşünmediniz. Oysa sormanız gereken soru şuydu: Kırk kere uyarıldığı hâlde yine aynı şeyi yapmaya devam eden çocuk ne demek ister?

“Çocukla iletişim” deyince nedense çoğunlukla “Biz söyleyeceğiz, anlatacağız, çocuk dinleyecek; biz isteyeceğiz, çocuk yapacak,” kabilinden bir iletişim şeklini anlıyoruz. Çocukla iletişimde yaşadığımız olaylar bir anlamda koca bir ebeveynlik okyanusunun içindeki buzdağına benzer. Unutmayın, bir de buzdağının altı var.

Ben söyledim, o ne anladı?
O söyledi, ben ne anladım?
Benim söylediğim ona ne hissettirdi?
O bu davranışıyla ne anlatmak istedi?
Bana cevap vermediğinde söylemediği şeyler neler?
Söylediğinde üstünü örttüğü şeyler neler?

Yıllarını çocuk gelişimi ve eğitim alanına adamış Dr. Ziya Selçuk’un değerli kaleminden, sık kullandığımız dil kalıplarını ebeveynlik açısından yeni bir çözümlemeye tabi tutacak, çocuğa ve çocukluğa bakış açımızı değiştirecek çok yönlü bir hasbihâl... Kullandığımız kalıplar, deyimler, imalar, vurgular üzerinden aileden başlayıp topluma yayılacak bir dönüşüm çağrısı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44fa6695-c3f4-46ce-a661-5060f81c9992.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişi Aslanın İtirafı</image:title>
            <image:caption>Afrika’nın kadınları ve onları çevreleyen karanlık dünya hakkında hüzünlü ve destansı bir öykü. 
 
Kardeşi bir aslan saldırısında ölen Mariamar’ın hayatı, aslanları yakalaması için görevlendirilen gizemli avcının köye gelmesiyle iyice altüst olacaktır. Hem Mariamar’ın hem de avcının geçmişinde karanlık sırlar yatmaktadır. Kulumani köyü artık güvenli bir yer değildir ve aslanlar da sıradan hayvanlara benzememektedir. Oradaki en büyük tehdit ormandaki vahşi hayvanlar değildir. 
Afrika edebiyatının büyük yazarı Mia Couto’nun büyülü gerçekçilik akımının önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen romanı Dişi Aslanın İtirafı, modern dünya ile geleneksel dünya arasındaki sınırlarda bizi keşfe çıkarırken baskı altındaki kadınların isyanına da ses veriyor 
 
“Aslanlar kendi hikayelerini yazana kadar avcılar her daim av hikayelerinin kahramanı olacaklarıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b41210a-e2a8-4ab9-8326-e5e98882729b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Gözü</image:title>
            <image:caption>Anıl Ilgaz ilk kitabı Kedi Gözü’nde, sıcacık yuvasında mutlu bir yaşam sürerken, kendini birdenbire sokaklarda bulan minik kedi Moka’nın hikayesini anlatıyor. 
Keşke o açık balkon kapısından kaçmasaydım, evin bir yerine saklansaydım… O pis adamlar beni mi arayacaklardı sanki? Korku, acı, merak, şaşkınlık gibi karmakarışık duygular içinde, bir anda karar verip atlamıştım balkondan. Daha önce de söylemiş miydim, biraz durup düşünmek gerekiyor bu hayatta, karar vermeden önce. Tam olarak nasıldı o söz? “Bu hayat, üstüne basıp geçtiğimiz karıncalardan ibaret değil, biraz durup düşünmek gerek” gibi bir şeydi sanırım.. 
Evet, çok pişmanım… 
“Bir kedi” diyorum kendi kendime, “ yaşadığı hayatın değerini bilmeli, onu sevenlerin, ailesinin değerini bilmeli. Sevgi, ekmek kadar, su kadar önemlidir, bunu unutmamalı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00cc7621-0c26-4b10-a565-11f91746cf4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdullah’ın Ablası</image:title>
            <image:caption>Abdullah yedi yaşında bir aşık. Kitabın adından da anlaşıldığı gibi, kendinden yaşça büyük birine. Ve bu imkansızlığın tüm acısını yaşıyor içinde. Oysa aranan ve görülmeyen, belki de yanı başında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/defbf6cf-0fe2-4ca9-bc26-7bd23d83af7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Garbiyatçılık</image:title>
            <image:caption>Buruma ve Margalit, Edward Said&apos;in Şarkiyatçılık&apos;ından 25 yıl sonra yayımlanan Garbiyatçılık başlıklı incelemelerinde, El Kaide gibi terörist hareketlerin çıkış noktasını oluşturan belli başlı Batılılaşma karşıtı inanışların tarihçe ve saiklerine ışık tutuyorlar. Batı&apos;nın, günahkarlığın beşiği oluşu, tüccarları fedakar kahramanlara tercih edişi, maddeciliğiyle, karşıtları tarafından yok edilmesi gereken bir şer ekseni olarak tanımlanışının izini Alman Romantik Hareketi, Aydınlanma, Avrupa Romantizmi, Manicilik&apos;e kadar süren yazarlar, modernite ve düşmanları arasındaki savaşın düşünsel bir okumasını sunarak yeni bir tartışma zemini açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01138271-6b60-4f1d-b7c2-990a54305ed6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahtekar</image:title>
            <image:caption>Adam Napier hayatına yeniden başlamak için Johanesburg&apos;dan ayrılır. İşsiz ve amaçsızdır ama içinde edebiyat hırsı vardır, şiir yazmak ister. Hayatını gözden geçirip içindeki şairi uyandırmak için savana kasabalalrından birinin kıyısındaki, ağabeyine ait yıkık dökük eve taşınır. Burada tesadüfen karşılaştığı eski okul arkadaşı Canning, Adam&apos;ı savanların ıssızlığından ayırıp ona ülkenin yeni para ve güç dalgalarıyla şekillenen yüzünü gösterir. Sömürgeci eski zenginlerin ve erk kazanmaya başlayan siyahların yeni Güney Afrika rüyasından pay koparmak için acımasızca mücadele ettiği karmaşık ve tehlikeli dünya, Adam&apos;ı da girdabına çekmeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02f0602b-f8f9-41e8-9e9a-68428977d5b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadis Tarihi Soru Hazinesi - 1</image:title>
            <image:caption>Hadis Tarihi Soru Hazinesi - 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c17fa215-aaf0-4af5-800a-21bf1fdda99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Ucube</image:title>
            <image:caption>Gerçeğin, insanın, ağacın izinde
bir keşif hikâyesi...
 
Merak uyandıran, heyecanlı romanlarıyla sevilen Sevgi Saygı, bu kez okurlarını Ege kıyısında doğayla iç içe bir aile evine konuk ediyor. Yaz tatilini köyde geçiren üç çocuğun kendi güçlerini ve doğayı keşfedişlerini, gülümseten bir büyüme öyküsüyle anlatıyor. Doğa sevgisini ve dünyaya karşı görevlerimizi temel alan kitap, ağaçların, toprağın ve yeşilin insanlık için kıymetini kulağımıza fısıldıyor. Herkese benzemeyenlerin, bakış açısı farklı olanların, &quot;ucube&quot; sanılanların, yazının da toprağın da iyicil gücüne inananların dünyasına &quot;merhaba&quot; diyen bir roman!

Kardeşi Yaman&apos;ın haylazlıklarından bıkan Yaprak, yaz tatili için gittikleri dede köyünde çareyi ormana kaçmakta bulur. &quot;Ucube&quot; dediği oyuncağın, çantasına takılıp onunla eve geleceğinden habersiz, yazdığı hikâyeye devam eder. Yaman&apos;ın takibi ve havalı kuzen Şeyda&apos;nın çıkagelmesiyle işler karışır. Ucube&apos;yi ormana geri bırakmaktan başka çare göremeyen Yaprak mutsuzdur. Derken, dedesi onunla bir sırrını paylaşır...


Sevgi Saygı: 1957&apos;de İzmir&apos;de doğdu. 1981&apos;de Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü&apos;nü, 1985&apos;te Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü&apos;nü bitirdi. Aynı yıl Atıf Yılmaz&apos;ın filmlerinde yönetmen asistanı olarak görev aldı. TRT İstanbul Radyosu&apos;nun Arkası Yarın, Radyo Tiyatrosu ve Çocuk Bahçesi kuşakları için kaleme aldığı oyunların yanı sıra, Tiyatro Ti için &quot;Hayalet ve Başkan&quot; oyununu yazdı. 2009&apos;da yayımlanan ilk çocuk romanı Babam Nereye Gitti?&apos;yi, devam kitapları Amcama Neler Oluyor? ve Gizemli Günler izledi. 2010&apos;da Şimugula adlı çocuk romanıyla da dikkati çeken Saygı, Babaannemin İçine Uzaylı Kaçtı!&apos;nın (2016) ardından, dört kitaplık &quot;Yasemin ve Lavanta&quot; dizisini (2017) ve eğlenceli kurgusuyla merak uyandıran Turne Dedektifleri&apos;ni (2019) kaleme aldı. &quot;Bebek&quot; adlı öyküsüyle Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği&apos;nin (FABİSAD) 2013 Gio Ödülleri&apos;nde dereceye giren yazarın 2014&apos;teki kitabı, Peri Efsa (ON8) adlı bir gençlik romanı. İlk kez 2004&apos;te yayımlanmış olan Gezgin de, 2015&apos;te ON8 tarafından aynı adla yenilendi. Son çocuk romanı Sevgili Ucube&apos;de (2022) doğayı kucaklayan sıcacık bir büyüme hikâyesi anlatan yazar, İzmir yakınında, Gencelli&apos;de kedileriyle birlikte yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b35ef1-2d5e-44ac-b02d-d3a9367a7ad5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmece Kutusu</image:title>
            <image:caption>Bilmece kutusu ile hem öğrenelim, hem eğlenelim. 
Çocuklar bu kitapla birbirinden ilginç bilmecelerle tanışarak eğlenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeebba85-16c9-4a02-bb19-506773e900ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Feneri</image:title>
            <image:caption>Hepsi buydu, basit bir soru; yıllar geçtikçe insana giderek daha da yaklaşabilen bir soru. 
Virginia Woolf’tan ölümün, uzun süren bir yasın ve boşluğun sözcüklerle inşası… 
Woolf’un bilinç akışı tekniğini ustalıkla kullandığı başyapıtlarından biri olan Deniz Feneri’nde onun kendi hayatına da ışık tutan fenerle birlikte okuyucu da derin dehlizlere dalıyor. Ramsay ailesinin yazlıklarında on yıl aralıklarla geçirdikleri iki günün anlatıldığı bu eserde Woolf, incelikle işlediği her karakterin geçmişi ve geleceği arasında muazzam bağlar kurarak okura ilerlemesi için tüneller açıyor. 
Çağının ötesinde bir yazar olan Woolf hâlâ bizlerle konuşuyor ve fenerinin ışığı aydınlatmaya devam ediyor. Deniz Feneri’ni, çevirmeni Cahit Kaya’nın kapsamlı önsözüyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/163aa80e-3be7-4dce-a237-8caa53adfb7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erik Vogler ve Misty Abbey Kalesi Laneti</image:title>
            <image:caption>DEDEKTİFLİK ROMANLARI İLE PARANORMAL EDEBİYATIN BEKLENMEDİK BİRLEŞİMİ 
Erik Vogler, babasından ve büyükannesinden uzakta birkaç gün tatil yapacağını zannediyordu. Ancak amcası Leonard&apos;ın beklenmedik ölümü, onu Louth Leydisi Brianna&apos;nın korkunç lanetinin saklı olduğu gizemli bir İrlanda kalesine götürecekti. Albert Zimmer ile birlikte başlarına gelen her şey, Misty Abbey Kalesi’nin mahzeninde ölümle burun buruna geleceklerinin göstergesiydi. 
İlginç ana karakteri ile yazar Beatriz Osés, son yılların en özgün polisiye serilerinden birine imza atıyor. Erik Vogler serisi 3. Kitapla devam ediyor. Her cümlesi şaşırtıcı ve şok edici. Erik Vogler serisinin bu kitabında da gerilim sarmalı ve saf heyecan sizi daha ilk bölümden ele geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1289f53a-aad5-4838-97eb-c45fa14da3ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutlu Kanatlar Altında</image:title>
            <image:caption>“Katıksız sevgiden başka hissettiğin her duygu seni sonunda düşmanına benzetir.” 
 
Dünya işgale uğramış, tüm ufuklar dipsiz bir karanlığa gömülmüştür. İlkel normlar, küflü dogmalar ve kanlı kültürel duvarlar yerle bir olmuştur. Bu düşünsel depremin sonrasında nasıl bir dünyanın inşa edileceği ise insanlığın son tercihine bağlıdır. Gelecek nesiller ya hep birlikte yok olacak ya da aynı çatı altında bir olmayı seçerek yuvada yeşeren yaşamda var olacaktır. 
 
Döngü Üçlemesi’nin ikinci kitabı Kutlu Kanatlar Altında aydınlık günlere varabilmek için ödenmesi gereken bedellerin ve birliğe varmadan önce katedilmesi gereken yolların destansı bir ağıtı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc54e8a-27ee-40c7-b8ec-af13ab62c8e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs - Üç Aylık Kültür, Sanat ve Edebiyat Ortak Kitabı Sayı- 11 (Nisan – Mayıs – Haziran 2022)</image:title>
            <image:caption>VİRÜS’ün ilk on sayısını ilgiyle karşılayan, sesimize ses veren herkese teşekkür ediyoruz… “VİRÜS”ün 11. sayısı aşağıdaki dostlarımızla birlikte elinizde… 
             İbrahim Çallı, İsmail Mert Başat, Doğan Hızlan, Ahmet Telli, Mahmut Temizyürek, Cemil Kavukçu, Ali Cengizkan, Gündüz Vassaf, Carlos Drummond de Andrade, Cevat Çapan, Ayşe Nihal Akbulut, Emirhan Oğuz, Hüseyin Ferhad,  Haydar Ergülen, A. Ömer Türkeş, Akif Kurtuluş, İnci Aral, Neslihan Önderoğlu, Malcolm Lowry, Sinan Fişek, Horacio Quiroga, Tozan Alkan, Özge Cengiz, Şeref Bilsel, Cengiz Kılçer, Makbule Aras Eyvazi, Tamer Gülbek, Uğur Büke, William Saroyan, Nilüfer İlkaya, Alphonse de Lamartine,  Kenan Sarıalioğlu, Didem Kardegül, Deniz Tuğçözen, Yiğit Bener, Duygu Kankaytsın, Semiramis Yağcıoğlu, Ali Hikmet Eren, Jeffrey Kahrs, Merve Emirbuyuran, İlayda Tekküpeli, Mete Özel, Süleyman Paşazade Sami Bey, Mehmet Kanar, Miren Agur Meabe, Aykar Sönmez,  Ümit Yıldırım, Nilüfer Altunkaya, Berivan Kaya, Tatyana Stoyanova, Engin Yavuz, Soner Demirbaş, Ozan Öztepe, Lenar Şaeh, Levent Karataş, Semiha Durak, Bircan Çelik, İlay Bilgili, Toprak Şems Tezcan, Mehmet Kazım, Zerrin Saral, Sadık Türksavaş, Nesimi Aday, Fuat Eren, Mehmet Güreli, Sercan Meriç, Semih Çelenk, Tamer Levent, Richard Whelan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4514be17-d013-4dd8-ad74-119f02a34c1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabunzel Cesur Kalpler İçin Peri Masalları</image:title>
            <image:caption>Popüler bir peri masalına, asi  bir dokunuş! 
 
“Cesur Kalpler için Peri Masalları Serisi”nin ilk kitabı olan Rabunzel, oldukça klasikleşmiş bir peri masalına bambaşka bir soluk getiriyor. Peri masallarının kalıplaşmış cinsiyet rollerine ve öğretilerine karşı çıkarak, modern çağın özgürlükçü söylemine uygun bir karakter ortaya koyuyor. 
 
Rabunzel, ormanda yaşayan ve karate kitabı okumaktan hoşlanan, sevimli mi sevimli bir tavşandır. Onu tanımlayan en sıradışı özelliği ise upuzun kulaklarıdır. Bu upuzun kulaklar, ormanda yaptığı yürüyüşlerde, diğer hayvan dostlarının kulaklarına dolanması sebebiyle zaman zaman başını derde sokmaktadır. Bir taraftan da onu açgözlü vahşi hayvanlar tarafından hedef haline getirerek, tehlikeye atmaktadır. 
 
Günlerden bir gün Rabunzel’in annesi, kızı için endişelenerek onu ormanda, çok uzun bir ağacın içinde hazırladığı yuvaya kapatır ve artık burada ne yukarı çıkacak ne de aşağıya inecek yol vardır. Rabunzel bu korunaklı kalede güvende, bir taraftan da yalnız başınadır. Burada karate kitabını okumaktan ve egzersiz yapmaktan başka pek bir seçeneği olmadığı gibi, dostlarından da uzaktadır. Annesinin, Rabunzel’in yeni yaşam alanı olan korunaklı yuvasına yaptığı ziyaretlerden birinde, Şimşek adında heyecanlı bir tavşan onları fark eder ve Rabunzel’den etkilenerek, onu kaçırıp kurtarmak ister. Rabunzel’in konuşmasına bile fırsat vermeden ve rızasını almadan, sabırsız bir hamleyle onu bu ağaç kalenin içinden, kucaklayarak dışarı çıkarır. İşte hikayenin tüm klişeleri altüst eden finali de böyle başlar. Rabunzel’in annesi ve Şimşek kavga ederken, gözü gibi sakındıkları Rabunzel’e ve kendilerine yaklaşan vahşi hayvanları fark etmezler. Bu durumu fırsat bilen Rabunzel, aylarca üzerinde egzersiz yaptığı karate hareketlerini kullanarak ve en önemlisi upuzun kulaklarının yardımıyla vahşi hayvanları yakalar, savurur, döndürür, fırlatır ve… Pat! Tüm vahşi hayvanlar arkalarına bile bakmadan kaçarken, Rabunzel ve dostları zafer kutlamalarına hiç vakit kaybetmeden başlamışlardır bile… 
 
Prens tarafından kurtarılmayı bekleyen “Rapunzel” masalının, kendi hayatının kontrolünü kendi eline alan Rabunzel uyarlaması tüm çocuklara kendi güçlerini farkına varmaları, kendilerine güvenmeleri ve cesurca yaşamın zorluklarıyla mücadele edebilmeleri konusunda model oluyor. Gerçek özgürlük hissinin ancak ve ancak bireyselliğin kazanılmasıyla hissedilebileceğinin altını çizerken, hayatı zorlaştırdığını düşündüğümüz kişisel özelliklerimizin aynı zamanda bizi eşsiz kılan süper güçlerimiz olduğu konusunda da farkındalık yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/658505ce-4ff1-47cb-8f78-bd82ec0f34f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Memento İstanbul - Hristoff Aile Arşivi- Hristoff Family Archive</image:title>
            <image:caption>Biriktirdiğimiz ve kıymet verdiğimiz objeler, zevk ve ilgi alanlarımızı, tarihimizi ve var oluşumuzu belirlerken; aile mirasımızın ve hikâyelerimizin anlatılmasına da aracılık ederler. Maddi ve manevi olarak bizler için değerli olan bu hatıralar, aynı zamanda “burada” olduğumuzun da kanıtlarıdır. 
 
Temelini üç nesil sanatçı bir ailenin yıllar içinde biriktirdiği fotoğraflar, resimler, kişisel eşyalar ve objelerden alan Memento İstanbul: Hristoff Aile Arşivi sergisi, bir ailenin olduğu kadar bir şehrin de tarihine ışık tutuyor. 
 
Küratörlüğünü Peter Hristoff, Elif Erdoğan, Yeşim Demir Pröhl’ün üstlendiği sergide Hristoff Aile Arşivi’nden derlenen objelere Pera Müzesi, Rahmi Koç Müzesi, Yapı Kredi, Nur ve Selçuk Altun, Ömer M. Koç, Emel ve Bülent Korman ile Ayşegül ve Ömer Özyürek koleksiyonlarından alınan resimler eşlik ediyor. Ailenin erken Cumhuriyet yılları sanat ortamıyla bağlarının anlatıldığı bölümde Aliye Berger, Ali Sami Boyar, İbrahim Çallı, Hayri Çizel, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Zeki Faik İzer, Zeki Kocamemi ve Şerif Renkgörür’ün eserleri de yer alıyor. 
 
31 Mart – 7 Ağustos 2022 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat’ın Galatasaray’daki binasının 2. ve 3. katlarında ziyaret edilebilecek olan serginin ilk katında arşiv malzemeleri eşliğinde Hristoff ailesinin hikâyesi ve dostları olan sanatçıların eserleri bulunuyor. Serginin ikinci katında ise Peter Hristoff’un İstanbul’dan ilham alarak ürettiği işler yer alıyor. 
 
Memento İstanbul: Hristoff Aile Arşivi, Raffles İstanbul, Can Carpet, Jotun ve New York School of Visual Arts desteğiyle hazırlandı. 
 
Hristoff Aile Arşivi 
 
Hristoff Aile Arşivi’nin temelleri 1923 yılında Bulgaristan’dan İstanbul’a gelen Peter Dimiter Hristoff’un 1920-30’lu yılların İstanbul’unu belgeleyen fotoğraflarıyla atıldı. Cumhuriyet’in ilk yıllarının sanat ortamının tam merkezinde yer alan Peter Dimiter’in başlattığı bu “biriktirme”, oğlu Dimiter ve torunu Peter tarafından da devam ettirildi. Arşivde yer alan kartpostal, resim, efemera ve fotoğraflar bir ailenin köklerini saldığı şehirle olan nostalji ve duygusallıkla harmanlanmış hikâyesini anlatıyor. 

Fertleri ressam olan ama aynı zamanda baskılar da yapan Hristoff ailesinin buluştukları ortak nokta hep İstanbul olmuş. Ailenin üç kuşak sanatçısı, eserlerini İstanbul’un tarihinden, kültüründen ve insanından etkilenerek üretmişlerdir. 
Sergi Etkinlikleri ve Kataloğu Sergi süresince Yapı Kredi Kültür Sanat’ın Galatasaray’daki merkezinde ve sosyal medya platformlarında konuşmalar, söyleşiler, atölyeler, dinletiler, performanslar ile şehir turlarını da kapsayan etkinlikler düzenlenecek.  Sergi için ayrıca Yapı Kredi Yayınları tarafından Türkçe-İngilizce bir katalog hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f543810b-2c66-4b1c-926b-5ecac5cd923d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlik ve Ötesi</image:title>
            <image:caption>Arada kalmışlıktır ergenlik. Ne çocuk ne yetişkindir insan. Çocukluktan çıkıp yetişkinliğin kıyısına ulaşmıştır ama ne o yetişkinlik kapısından tüm varlığıyla girebilir ne de çocukluğun izlerini tam olarak geride bırakabilir. İşte tam da bu sebeple zaman zaman sorunlar baş gösterir. 
 
Türkiye’de psikanalizin kurumsallaşmasını sağlayan psikanalist Talat Parman yıllara yayılan deneyimini, akıcı diliyle harmanlayarak ergenlerin yaşadığı sorunlara eğilmekle kalmıyor, ergenliğin ötesine geçip oradan sesleniyor okura.  Böylece hem çevresindeki ergenleri anlamak isteyenlere hem de kendi yetişkinliğindeki meselelerin çözümünü ergenliğinde bulmaya çalışanlara olağanüstü bir kaynak sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b2809e3-0b35-45e9-bb64-22c3c68f4c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor</image:title>
            <image:caption>Yavru ahtapot Nino, ahtapot olmaktan hiç memnun değil. Her sabah sekiz kollu kazağını giymek, sekiz eldiven takmak ve sekiz kolunun sebep olduğu karmaşayla uğraşmak onun canını çok sıkıyor. Annesi, bu durumun geçici olduğunu, büyüdükçe ahtapot olmayı çok seveceğini söylüyor ama söyledikleri Nino’yu rahatlatmaya yetmiyor. Bakalım bir sabah okul yolunda yaşadıkları Nino’nun ahtapot olmayı sevmesini sağlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f79e6abd-fc6a-4d94-bea2-6bccbece7e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaydaki Renkli Orman</image:title>
            <image:caption>Kim derdi ki uzayın derinliklerinde rengârenk bir ormana karşı çay içeceğiz? 
 
Bu orman, hem renkli hem sihirli. Onu böylesine güzel yapan; tohumları toplayan, serpen eller, yeşermesini izleyen gözler ve ormanı büyüten kalpler... İçinde saydam, simli sarmaşıklar, gülen gelincikler, içine bir orkestra sığabilecek uzay sekoyaları ve her derde deva binbir diken, kök ve yaprak var. 
 
İşte tüm bunların nasıl bir araya geldiğinin cevabı da, Ilgım Veryeri Alaca&apos;nın yazıp resimlediği Uzaydaki Renkli Orman kitabında! Yalnızca okumaya değil, harika görselliğiyle düş kurmaya da davet ediyor okurunu Uzaydaki Renkli Orman. Ayrıca ilgi çekici yerler, gezilecek müzeler ve okunacak başka kitaplar da öneriyor; hatta, herkesin kendi ormanını oluşturabileceği, uzay gezisini planlayabileceği poster sürprizi de var... 
 
Ilgım Veryeri Alaca, 1975’te İstanbul’da dünyaya geldi. Mimar Sinan Üniversitesi, Kaliforniya Devlet Üniversitesi, Illinois ve Hacettepe Üniversitesinde sanat, tasarım ve özgün baskı eğitimi aldı. Eserleri müzelerde, incelemeleri ise uluslararası yayınlarda yer alıyor. 2017’de Uluslararası Gençlik Kütüphanesi Bursu’nu aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a26f829-b6f8-4a5d-b82b-f7a191c94369.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Algı Bellek</image:title>
            <image:caption>Fenomenoloji, felsefi kavrayışın ilkelerini yeniden kurmaya yönelik bir projedir. Bu kitap, felsefeyi bitimsiz bir anlama, yaşamı da bitimsiz bir deneyim alanı olarak yeniden kuran bu projeyi yakından inceliyor. Husserl fenomenolojisiyle olanaklı hâle gelen bu yeni kavrayış, kitapta zaman, algı ve bellek kavramlarının ayrılmaz birliği içerisinde inceleniyor ve konuya kapsamlı bir bakış sunuyor. 
Zaman deneyimi her bir anın deneyimi ile başlar. Ancak tıpkı bir melodide olduğu gibi, süreklilik ve devamlılık, zamanı da, bilinci de bir akış olarak kurmamızı sağlayan anahtar kavramlardır.  
Algı ve bellek arasında ‘bilincin oyun alanı’ olarak betimlenebilecek bir ilişki vardır. Algı ‘şimdi’ye, anımsama ve unutma gibi bilinç etkinlikleri ise ‘geçmiş’e aittir. Fakat geçmiş, olup bitenin orada kaldığı durağan bir alan değil, bellekte etkin bir biçimde yeniden kurulan bir alandır. 
Husserl’in geliştirdiği ve Çağdaş Kıta felsefesine yön veren fenomenolojinin zaman, algı ve bellek üzerinden bu okuması, Heidegger’den Derrida’ya çağdaş kuramları anlamak bakımından da önemli bir başlangıç zemini sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14222e85-b58c-4f7b-94aa-9d96ba03ca99.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanoğlu Neriman Destanı</image:title>
            <image:caption>Kahramanoğlu Neriman Destanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76fbb14c-29ac-43c7-b9d3-a30cdc75fd4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenin Ötesinde</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada çok satanlar listelerine giren kitap. 
Ünlü düşünür ve klinik psikolog Jordan B. Peterson Hayat İçin 12 Kural kitabında hayatlarımızdaki kaosa bir panzehir sunuyor: modern kaygılara uyarlanan ebedi gerçekler. Onun kavrayışı ve içgörüsü milyonlarca okura yardım etmiş ve dünya çapında yankı uyandırmıştır. 
Şimdi bu sabırsızlıkla beklenen kitabında Peterson daha da ileri gidiyor ve hayatın anlamının, bir bölümünün tanıdığımız alanın dışına uzanarak sürekli değişen bir dünyaya uyum sağlamak olduğunu gösteriyor. Aşırı kaos bizi belirsizlikle tehdit ederken aşırı düzen de merak eksikliğine ve yaratıcı yoksunluğa yol açmaktadır. Düzenin Ötesinde bizi gerçekliğin iki temel prensibini -düzen ve kaos- dengelemeye davet ediyor ve onları ayıran yolda bulunan derin anlamı ortaya çıkartıyor. 
Dengesizlik ve ıstırap zamanlarında Peterson, hepimizin başvurabileceği güç kaynakları olduğunu hatırlatıyor: psikoloji, felsefe, insanlığın büyük mit ve hikâyelerinden ödünç alınan içgörüler ve ilhamlar. Hem kadim bilgeliğin zor kazanılmış hakikatlerinden, hem kendi hayatından, hem de klinik çalışmalarından çıkardığı derslerden büyük çabalarla öğrenilmiş gerçekliklere temellenen on iki prensiple, Peterson, okurlarına daha cesur, hakiki ve anlamlı bir hayata doğru rehberlik ediyor. 
Yazar Hakkında: 
Dr. Jordan B. Peterson beş milyondan fazla satış rakamına ulaşan Hayat İçin 12 Kural adlı kitabın yazarıdır. Onyıllarca klinik psikolog ve eğitimci olarak Harvard ve Toronto Üniversiteleri’nde çalışmıştır. Dünyanın en önemli entelektüellerinden biridir. YouTube videoları ve podcast’leri tüm dünyada milyonlarca izleyicinin ilgisini çekmiştir ve dünya çapındaki kitap turu büyük kentlerde milyonlarca izleyici toplamıştır. 
Dr. Peterson, öğrencileri ve meslektaşlarıyla yüzden fazla bilimsel makaleye imza atmıştır. 1999 yılında yazdığı kitabı Maps of Meaning (Anlamın Haritaları) din psikolojisinde devrim yaratmıştır. Peterson, Ontario, Toronto’da (Kanada) ailesiyle yaşamaktadır.  www.jordanbpeterson.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feb74ffb-3284-4b43-b760-4d39e5d54c6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlığın Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Kadın korkuyor, önce kadın olmaktan, sonra anne, sonra tekrar kadın olmaktan… İlk gece korkularıyla, evlenir evlenmez gebe kalma zorunluluğuyla ve binlerce sorumlulukla baş başa bırakılıyor. Kimse de kızım sen ne isterdin diye sormuyor. Cinsiyetinin getirdikleri ve götürdükleri ile bilmem kaç sıfır geriden başlıyor yaşam mücadelesine. Kadın olmak zor, beklentilerle dolu… Mutfakta aşçı, evde hizmetçi, yatakta kadın olmak zorundasın en iyisinden… 
Ama sen önce insansın… 
Onlar isteklerini sormuyorsa, sen haklarını iste. Hakların var. İnsanlığa dair hakların. Kararlarını kendin verebilmene dair hakların. Arzularına, seçimlerine, yaşayış tarzına, kendini gerçekleştirme yoluna dair, kendin olmana dair hakların… 
Kaç çocuk doğuracağına, kiminle sevişeceğine, nasıl giyineceğine, hangi dini nasıl yaşamak isteyeceğine, okuyup okumayacağına, hangi mesleği yapacağına dair hakların. Kısaca yaşam hakların… 
Bunu anlatmamız gerek… 
Bunu bilmeleri gerek… 
Bunu anlaman gerek… 
Buna inanman gerek… 
Önce insansın, insanlık haklarını iste ne olur… 
Gücünü fark et. 
Farkına vardıkça değişeceksin, değiştikçe aynada kendine bakan gözlerindeki ışık da değişecek. 
Senin bakış açın değiştikçe, kendine güvendikçe, gücüne inandıkça, diğerleri de seni, senin kendini gördüğün gibi görecek: Parlayacaksın! 
Sadece inan… Hepimiz birer yıldızız, ışığımız parlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/051a0d50-66c6-4c86-b6b7-7d09461b050b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mai ve Siyah</image:title>
            <image:caption>“İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah, daima siyah… Bir şey ki mai ve siyah olsun. Hasta mıyım bilemiyorum. Fakat ah! O ne yazmak istediğimi bilsem; onu şöyle karşımda resmi çıkarılmış, betimlenmiş görmek mümkün olsa; işte o zaman, sanıyorum ki artık ölebilirim; hayatta payına düşeni tamamıyla almış bir adam olarak gözlerimi kapayabilirim.” 
Halit Ziya Uşaklıgil’in usta kalemine ait bu ünlü eserde, tanınan bir şair olmayı düşleyen Ahmet Cemil’in, babasının ölümüyle üstüne düşen sorumlulukları, hayallerinden vazgeçmeden yerine getirmeye çalışması anlatılıyor. Dönemin sosyokültürel durumunu da gözler önüne seren eserde hayal ve gerçek, Ahmet Cemil’in kalbinin arzularıyla birlikte âdeta mai ve siyah yerine geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f564a85-9730-4cb0-8367-125ae3f00c7c.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsancıklar</image:title>
            <image:caption>“Ah, şu benim hâlim ne olacak? Öyle bir bilinmezlik içindeyim ki ne bir istikbalim var ne de ileride beni neyin beklediğine dair herhangi bir tahminim. Dönüp geriye bakmak ise çok korkutucu. Geçmişim acılarla dolu ve ne zaman maziyi hatırlasam, kalbim parçalanacak gibi olur. Hayatımı mahveden bu insanlar yüzünden hep ağlayıp duracağım.” 
 
İnsancıklar, iki karakterin yazışmalarıyla ilerletilen bir hikâyeyi ele alır. Zorluklarla geçinen bu iki insan, toplumun yoksullara dayattığı türden aşağılanmalara maruz kalmaktadırlar. Kimsenin saygı duymadığı bu fakir insanların ellerinde kalan tek şey aralarındaki temiz sevgi ve ellerinin altındaki mektuplardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0951689-be6e-478c-a67d-a769e1db6da3.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Büyük şehirde Romantizm ve Macera, daima dışarıda sadık aşklar arayan ikiz ruhlardır. Biz sokaklarda aylak aylak dolaşırken, onlar sinsice bize bir bakarlar ve yirmi farklı görünüşle bize meydan okurlar. Neden olduğunu bilmeden, bir pencerede samimi portreler galerimizden bir yüz görmek için yukarı bakarız; uyuyan bir caddede boş ve kepenkleri kapalı bir evden acı ve korku dolu bir çığlık duyarız; arabacı bizi bildik bir kaldırım yerine yabancı bir kapıya bırakır, kapı gülümseyerek açılır ve bizi içeri davet eder; Talih’in yüksek kafesinden ayaklarımıza üzeri yazılı bir kâğıt düşer; geçen kalabalıkta acele içindeki yabancılarla anlık nefret, sevgi ve korku bakışları alışverişi yaparız. Maceranın kayıp, yalnız, coşkulu, gizemli, tehlikeli ve değişken ipuçları parmaklarımızın arasına kayar. Ama çok azımız onları tutup peşinden gitmeye gönüllüdür. Sırtlarımızda gelenek yüküyle sertleşmişizdir. Geçer gideriz ve bir gün, çok monoton bir hayatın sonunda, aslında romantizmimizin bir ya da iki sönük evlilik, bir kasa çekmecesinde saklanan parlak bir rozet ve buharlı bir ısıtıcıyla ömür boyu kan davası olduğunu düşünmeye başlarız.” 
 
Sürpriz sonlu kısa öykülerin ustası O. Henry’nin gözlemleriyle renklendirdiği eşsiz kaleminden çeşitli insan manzaralarına tanık olacağınız, “muz cumhuriyeti” tabirinin ilk kez kullanıldığı “Lahanalar ve Krallar” kitabından hikâyeleri de içinde barındıran bu derleme, sizi tesadüflerle dolu hayatların büyüsüne 
kapılmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f07d964c-a195-4685-b319-f59a73a55830.jpg</image:loc>
            <image:title>Rudin</image:title>
            <image:caption>“Dünyada üç çeşit bencil olduğunu düşünüyordum: Kendileri yaşayıp başkalarını da yaşatan benciller; kendileri yaşayıp başkalarını yaşatmayan benciller ve kendileri yaşayamadıkları gibi başkalarını da yaşatmayan benciller. Kadınların çoğu bu üçüncü türdendir.” 
 
Turgenyev’in ilk romanı Rudin’de, iyi eğitimli, entelektüel ve hitabet yeteneği yüksek bir asilzadenin, mali durumu yüzünden geçimini başkalarına bağlı olarak sürdürmesi anlatılır. Rudin, Turgenyev’in çalışmalarında yaygın olarak kullandığı, hayat dolu idealist kadınlarla birleşen melankolik güçsüz erkekler temasının en belirgin örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59fb06a3-5505-48e4-b777-da3d4e6e5168.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben U Sen</image:title>
            <image:caption>Bıçağın ucu parlar gecede…
 
Sesten sessiz, hayırdan habersiz Eyüp. Hali yaman, bakışları haram Eyüp. Soluğunu tutuyordu tedirgin, sonra bırakıyordu cesaretle. Emin adımlarla yürüyordu gecenin karanlığında. Başkasının sonunu kendi elleriyle getireceğini düşünüyor ancak kaderi peşinden geliyordu o sıra. Bir niyet ki içinde, sırtlan bile ondan halis kalıyordu. Şereften şerefsiz, güneşten nasipsiz, -öyle bir hal üzereydi ki- yaşayacaklarından habersiz.
 
Sırtını surlara dayamış, çekicini beline gelin kolu gibi dolamış, Yahya’nın atası İbrahim Usta. Pazuları taşa çalmış, soluğu havada donmuş ki üzerine kan sıçraya gecede. Arkasını dönse belki görecek ölümün ona kucağını açtığını ama görmüyor. Kendi için gecenin değil sabahın ayan olacağını bilmiyor İbrahim Usta. Bir küçeden dönse hemen, kaybetse izini, kurtulur mu feleğin başına açacağı işten?
 
Öyle ince adımlarla yürüyor ki dal kırılmıyor ayağının altında, öyle sessiz yürüyor ki ses duyulmuyor sesinin altında. Yüzüne sardığı poşusu utanıyor sanki ondan, bir de döşünü̈ kapatmayan gömleği. Bir süzülüyor ki gecede, gökte uçan şahin havada durmaktan usanıyor adeta. Adaletin, hele ki hükümdarın gizli eli casus Ape Süleyman. Bir heybetle sığınıyor geceye, sanki gece kıskanıyor bu heybetli cüssesini. Aman vermeksizin bir takipte gecenin eri, onurun ve şerefin evi Ape Süleyman. Adım adım takip ediyor yeri, göğü̈ ve de diğer adımları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f64bf2a4-63af-45d2-8170-1e412be3e770.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı Devlet Olsun</image:title>
            <image:caption>Türk Milliyetçiliği Tarihinde Haftalık Bir Gazetenin On Yıllık Hayat Hikâyesi 
 
&quot;İkinci Dünya Savaşı sonrası dünya iki kutuplu hâle geldi. Kutup liderleri mevzileri tahkim ettikten sonra hakimiyet alanlarını genişletme yarışına girdi. Nato ve Demir Perde diye kısaca isimlendirilen cephelerden, Demir Perde&apos;nin lideri konumundaki Sovyetlerin yayılma aracı Marksizmin Sovyet yorumu idi. 1960lardan sonra Lâtin Amerika, Afrika ve Güney Doğu Asya&apos;da görülen ihtilâlci Marksist hareketler Avrupa&apos;yı ve ardından Türkiye&apos;yi de etkiledi. İnanç ve etnik bölücülüğü de tahrik eden Türkiye&apos;deki Marksist faaliyetlerin nihai hedefi, coğrafi yakınlığın da verdiği imkânla Türkiye’yi bir Sovyet Devleti hâline getirmekti. Yâni Türkiye&apos;nin bağımsızlığı söz konusu idi. Buna karşı verilen mücadelenin öncülüğünü siyâsi hareket olarak MHP ve ona bağlı yan kuruluşlar üstlenmişti. Devlet gazetesi mütevazı şartlarda amatör bir ruh ve heyecanla sürdürdüğü bu mücadelenin hem içe ve hem de dışa dönük yayın organı idi. Bugün Sovyetler dağıldığı için o dönem verilen mücadeleyi anlamak mümkün görünmüyor. Bu dönemi layıkıyla anlamak için o zamana ait hatıraların yazılması gerekir. Osman Çakır daha yirmili yaşlara gelmeden katıldığı bu faaliyeti kendi cephesinden kaleme aldı. Umulur ki bu başkalarına örnek olur.&quot; Cezmi Bayram</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d316a033-a50d-40ea-ab14-dd97e6b5b4e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Koca Yusuf</image:title>
            <image:caption>Koca Yusuf bileği bükülmez bir Türk pehlivanı olarak dünya spor tarihine ismini altın harflerle yazdırmıştır. Avrupa salonlarında “Türk Gibi Güçlü” sözünün bir vecize gibi ağızdan ağıza dolaşmasını sağlayan Yusuf’un rakiplerine nefes aldırmayan insanüstü kuvvetidir. O Yusuf ki bir zamanlar zaferden zafere koşan Türk milletinin çözülme devrinde ortaya çıkmış Türk’ün ne dehşetli bir düşman olduğunu Batıya o hatırlatmıştır. O yüzden Yusuf Batının ağzında lakabı “Terrible Turk”tür.   Erken dönem Cumhuriyet gazeteciliğinin en meşhur kalemlerinden olan İskender Fahrettin’in sürükleyen tefrikalarıyla temayüz etmiş; aralıksız yazdığı polisiye tefrikalar ve tarihi romanlar ile geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Vakit gazetesindeki Koca Yusuf tefrikası yazarın takipçilerinin büyük bir alaka ile takip ettiği tefrikalardan birisidir. Koca Yusuf’un Türkiye ve Amerika’daki maceralarını anlatan bu roman, türünün nadide örneklerinden birisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec212aa1-cb7f-4b55-b8d4-eb9c14183b37.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplum Kavram ve Gerçeklik</image:title>
            <image:caption>Toplumun ne olduğuna dair soru, hâlâ tam anlamıyla cevaplanmış sayılmaz. Sosyal bilimler, toplumu bir nesne olarak kurduklarında, onu bir kere ve bütün zamanlar için verili bir “birliktelik” olarak ele almakta. Elinizdeki kitapsa, toplumun tarihselliğine ve iki alandaki büyük dönüşümle (Fransız İhtilâli-Kapitalizm) kurumsallaşan niteliğine odaklanıyor. 
 
Toplum Kavram ve Gerçeklik, sosyolojiye bir giriş denemesi olarak okunabileceği gibi, toplum kavramıyla pratik felsefesinin ilgisini kurması bakımından bu girişin farklı disiplinlerle ilişkisini de sergileme amacı taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a252deeb-2473-481f-899c-33fa50e11a71.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İmkan Olarak Modernite- Weber ve Habermas</image:title>
            <image:caption>Bir İmkân Olarak Modernite, iki bakımdan Türkçe literatüre önemli bir katkı sunmaktadır. İlkin, modernitenin bir idea ve süreç olarak sosyal teori ve sosyoloji disiplinleri içerisinde nasıl kavramsallaştırıldığını incelemekte, sonra da bu edimin Weber ve Habermas’ın kişiliğinde tarihsel ve çağdaş tasvirlerinin yöneldiği uğrakları öne çıkarmaktadır. 
 
80’li yıllardan itibaren sadece akademik söylemin değil, gündelik ve politik söylemin de başat bir teması olagelen modernite kavramının tarihsel arka planının da değerlendirildiği bu çalışma, günümüzdeki tartışmalara da ışık tutabilme özelliğine sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25888616-ecdc-4c34-b89e-15674e6ef7e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimliğin Kimliği</image:title>
            <image:caption>Kimliğin Kimliği’nin iki temel meselesi var. Bunlardan ilki, kimliğin bir kavram olarak seyrini takip etmektir. İkincisi ise, kimliğin nasıl inşa edildiğini soruşturmaktır. Mustafa Altunoğlu, kimliğin nasıl inşa edildiği sorusuna cevap bulma çabası içinde yol alırken psikolojinin/psikanalizin (Freud, Piaget, Erikson, Kohlberg), simgesel etkileşimciliğin (Mead, Goffman), fenomenolojinin/fenomenolojik sosyolojinin (Husserl, Schutz) ve son olarak eleştirel teorinin (Habermas) temel önermelerinden ve kavramlarından hareket etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d3af49-b945-4837-a0fb-513055ff1dbb.jpg</image:loc>
            <image:title>John Rawls: Adalet Teorisi ve Temel Kavramları</image:title>
            <image:caption>“Rawls, yirminci yüzyılın son otuz yılında Batı dünyasındaki siyaset felsefesinin gündemini belirlemiştir. Arizona Üniversitesi bünyesinde yer alan Özgürlük Felsefesi Merkezi’nin önemli dostlarından biri olan Mehmet Kocaoğlu tarafından kaleme alınan bu kitap, Rawls’ın siyaset felsefesinde yarattığı etkiyi başarılı bir şekilde açıklamaktadır.” 
                            David Schmidtz, Kendrick Felsefe Profesörü, Arizona Üniversitesi 
 
“Mehmet Kocaoğlu, Rawls’ın ‘ahenksiz’ ve ‘parıltısız’ metinlerini okumak külfetini üstlenmiş; yetinmemiş, üstüne bir de inceleme yapmış. Başta Bir Adalet Teorisi olmak üzere Rawls’ın önemli sayılan ve bu nedenle ‘okunmayan’ eserlerine bir giriş mahiyetinde olmak üzere ve esas itibariyle Rawls’ın siyaset teorisindeki katkılarını anlamak bakımından bu kitap faydalı olacaktır.” 
                                                                                                        Prof. Dr. Ahmet Çiğdem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18cef62f-fbd8-4e8d-b19b-694ec04e14a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıl ve Toplumun Özgürleşimi</image:title>
            <image:caption>Günümüzün en büyük filozof ve düşünürlerinden Jürgen Habermas’ın epistemolojiyi sosyal bir teori olarak kurma çabasından kalkarak Akıl ve Toplumun Özgürleşimi, eleştirel bir bilgi teorisinin tarihî ve sosyal temellerine uzanan bir dikkatle, Habermas’ın entelektüel birikimini, en azından ilk dönemdeki eserleriyle, borçlu olduğu Frankfurt Okulu’nun fikrî verimiyle buluşturmayı deniyor. 
 
Kitabın ayırt edici bir özelliği de, eleştirel bir bilgi teorisinin, sosyal bir teoriyle bağının vazgeçilmezliğine yönelik vurgu. Bilgiyle dünya arasında kurulan ilişkinin verili tahakküm ilişkilerini dikkate alma mecburiyetine odaklanan bir tutumu savunan kitap, bilgiyi “anlam” ve “işlev” ikilisine indirgeyen yaklaşımların dışına çıkmayı amaçlamakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a918e7-f916-4cca-84cd-62e89e79dad8.jpg</image:loc>
            <image:title>İda Ve Mila Büyükanneye Yolculuk</image:title>
            <image:caption>İda ve Mila iki yakın arkadaştır. Birbirleriyle oyuncaklarını, yiyeceklerini, giysilerini ve boyalarını ama en çok da hayallerini paylaşırlar. Bu iki arkadaşın renkli ve çocuksu dünyasında yine bir geziye çıkıyoruz. Hayal dünyasındaki gezintide elbette bir araca ihtiyacımız yok! Ama söz konusu Mila`nın annesinin, büyükannesine yapacağı yolculuk olduğunda işler değişiyor. İda ve Mila bu yolculuk için en uygun aracı seçmeye çalışıyor. Onlara yardım etmeye ne dersin? 
 
HAFİZE ÇINAR GÜNER 
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini Çocuk Gelişimi ve Eğitimi alanında yüksek lisansını ise Yaratıcı Drama alanında tamamladı. İlköğretimde Yaratıcı Drama ve Eğitim İçin Tiyatro kitapları yayımlandı. Oluşturduğu sanat ve oyun yoluyla öğrenme tasarımları pek çok konferans ve kongre programında yer aldı. Yedi yıl önce yayımlanan ilk göz ağrısı “İyi ki Varsın Tilki Toni” adlı serisinin ardından ise şu ana kadar farklı yayınevlerinden yayınlanmış ve yayına hazırlanan yirmi çocuk kitabı bulunuyor. Yirmi yılı aşkın bir süredir çocuklarla çalışıyor ve 2005 yılından bu yana özel bir ilkokulda yaratıcı drama ve tiyatro öğretmenliği yapıyor. Bir web sitesindeki “İlk Kitaplığım” adlı köşesinde resimli kitaplar hakkında yazılar yazıyor ve mevsimde bir defa olmak üzere Küçük Kitap Kurtları Buluşmaları düzenliyor. Yürüttüğü “Masal Yoga” atölyeleriyle kitabevleri, okullar, fuarlar, kütüphaneler ve parklarda pek çok çocuğu masallarla buluşturuyor. Okuma kültürünün yaygınlaşması adına çeşitli sosyal sorumluluk projeleri yürütüyor. Cumhuriyet Kitap Eki’nin “Taş-Kâğıt-Makas” isimli çocuk ve gençlik edebiyatı sayfasının ardından şimdi ise Sanat Kritik’te çocuk kitaplarını yorumluyor. Eşi, oğlu ve kedileriyle birlikte Moda’da yaşıyor. 
Kullanılan Reklam Mecraları: Sosyal Medya ve Gazete/Dergiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/040e973b-1afd-49bf-a29b-f066af97d30e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeytindağı (Ciltli-Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Zeytindağı, insanın kanını donduran tarihi bir süreci, “bir imparatorluğun çöküşünü” o zamana göre en duru Türkçe ile karşımıza getiriyor. Kitapta Mehmetçik’in Yemen’de, Aden’de, Kanal’da, Gazze’de, Arap çöllerinde nasıl kırıldığını, yenilgiden sonra bir vagon dolusu “mecidiye altınını” bile nasıl bıraktığımızı hayretler içerisinde okuyacaksınız. 
    Cemal Paşa’nın emir subayı olarak, o günlerde en yakınında olan Falih Rıfkı, Zeytindağı kitabıyla tarihimize bir ibret belgesi bırakırken, her biri bir destan olabilecek, askerlerin günlükleri ve âdeta kumar masasında kaybedilen Ahmetlerin, Mehmetlerin hikâyeleri tüylerinizi ürpertecek. 
 
                                                ••• 
 
    “Falih Rıfkı, Ortadoğu’nun kan ve barutunu gördü; Bahriye Nazırı ve Suriye-Filistin Umum Kumandanı Cemal Paşa’nın özel kalem subayıydı. Kendinden emin bir üslûpla bu dönemi ve yaşadıklarını “Zeytindağı”nda anlatır. İmparatorluğun yıkılışını kaleme aldığı, herkesin defalarca okuduğu          Zeytindağı bu dönemin ve bu coğrafyadaki gözlemlerinin eseridir. Kitap, dönemin bir muhasebesiydi. Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslûbu vardır. 
   Onu her zaman yaşatacak ve sevdirecek olan kitaplarının en birincisi “Zeytindağı”dır. Bu kitapta bir imparatorluğu, bir güneşin trajik batışını, keskin gözlemleri, realist ama hüzünlü bakışıyla anlatır.” 
                                                                                                                       Prof. Dr. İlber Ortaylı 
 
    “Bu kitabı okumak âdeta bir borçtur ve bir vazifedir.” 
                                                                                                                       Behçet Kemal Çağlar 
 
    “Falih Rıfkı’nın son eseri Zeytindağı, Cumhuriyet devri edebiyatının en büyük hadiselerinden birini teşkil etti. Falih Rıfkı’nın bize hatırlattığı devir, Türk milletinin geçirdiği ve geçirebileceği felaket devirlerinin en facialısı, en dehşetlisi ve ruha en çok bezginlik verenidir. Eğer, muharririn keskin ve yüksek zekâsı bu devir üstüne berrak bir aydınlık gibi aksetmemiş olsaydı, biz ona doğru başımızı çevirip tekrar bakmak arzu ve cesaretini kendimizde bulamayacaktık.” 
                                                                                                                 Yakup Kadri Karaosmanoğlu 
 
    “Zeytindağı’nı seve seve okudum. Zaten başladıktan sonra bırakmak kabil değil. Bence bu yeni kitabında Falih Rıfkı’nın üslubu, öbür kitaplarından daha göz kamaştırıcıdır ve zannedersem en güzel hâline vasıl olmuştur. Zeytindağı, bugünkü Türkçe ile ne kadar kuvvetli anlatım yapılabileceğine sağlam bir delildir.” 
                                                                                                                                       Nurullah Ataç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80dd4dde-9e82-4210-b09b-aa36556c340b.jpg</image:loc>
            <image:title>Assassin’s Creed- Başlangıç</image:title>
            <image:caption>Mısır. Batlamyus döneminin sonlarındaki kargaşa dolu yıllar.   Tehlikeli bir entrikanın ortaya çıkmasıyla birlikte İskenderiyeli Aya hayatını adaleti sağlamak adına bir Kardeşlik inşa etmeye adar. “Gizli Olanlar” adıyla bilinen bu grup, insanların özgür iradesini kontrol etmek isteyenleri öldürmek için gölgelerin içinde çalışır.   Yeni operasyon üssü Roma’da olan Aya, şimdi gözlerini yeni bir hedefe dikmiştir... Güce aç diktatör Julius Caesar’a...   Ubisoft’un çoksatan video oyunundan ilham alan, Anthony Del Col’un yazdığı ve PJ Kaiowa’nın çizdiği bu macerada bizimle birlikte Suikastçı Kardeşliği’nin başlangıcına yolculuk yapın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfd49ee1-58fc-4328-b852-fd064d4be5c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabaha Karşı</image:title>
            <image:caption>Kara’nın Frankfurt’a gitmek için bindiği uçak sert bir fırtınaya yakalanır, düşmesi an meselesidir. Ölümcül tehlikeyle burun buruna geldikleri o anda, birkaç sıra ileride Ramón belirir ansızın. Ramón üniversite yıllarında Kara’nın en yakın dostu Vince’le paylaştığı evin her daim davetsiz konuğudur. Dilediği zaman gelir, kanepelerinde uyur, mutfaklarında bulduğunu yer, dilediği zaman kimseye bir şey söylemeden çeker gider, gözden kaybolur. 
 
Deniz Utlu bu romanında derin bir sarsıntıyı anlatırken, bir yandan da bizi biz yapan şeyin ne olduğunu soruyor: Geride bıraktıklarımız mı, yoksa henüz karşılaşmadıklarımız mı? 
 
Deniz Utlu: 1983’te Almanya’nın Hannover kentinde doğdu, şu an Berlin’de yaşıyor. Freie Universität Berlin’de iktisat bölümünü bitirdi. 2003’ten 2014’e kadar Freitext edebiyat dergisinin editörlüğünü yaptı. 2012 senesinde NSU adlı neo-nazi üçlüsüyle ilgili ilk oyununu yazdı (Fahrräder könnten eine Rolle spielen). Denemeleri Almanya’nın önemli dergi ve gazetelerinde yayımlandı. Ödüller aldı. Yazar Peru, Kolombiya ve Polonya’da birçok söyleşi yaptı. İlk romanı Savrulanlar, Maksim Gorki Tiyatrosu tarafından 2015 yılında uyarlanıp sahnelendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1dd95f8-5997-4b0a-b38f-92e65753385e.jpg</image:loc>
            <image:title>Unread Message</image:title>
            <image:caption>You will be surprised at how dirty your hands are while reading… The path of masseur Yusuf, who sees all the details of the past of everyone he touches with, crosses with singer Cemre, and the young man realizes that he cannot see her past. Her curiosity and interest in him turns into love over time. He starts performing massages on Cemre’s friends and learning their dark secrets. But love isn’t always enough to keep two people together. While Cemre’s secret addiction is making things harder between her and Yusuf, bad events begin to occur in the lives of Cemre’s friends. There is only one threshold to be crossed. Seven deadly sins... Gluttony Arrogance Anger Jealousy Laziness Greed Lust Who’s good, who’s bad, who’s real, who’s a liar? The repressed unconscious, uncontrollable desires, sinful Saturday nights and our innocent childhood... Only your sins will decide whose side you are on when you read. Unread Message is a stunning fantasy-psychological novel written by Aşkım Kapışmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3c944fa-b969-422b-bcc6-b776875e0151.jpg</image:loc>
            <image:title>Einstein ile Ay Yürüyüşü - Her Şeyi Hatırlama Sanatı ve Bilimi</image:title>
            <image:caption>Hafızamı geliştirip geliştiremeyeceğimi hiç düşünmemiştim ama Joshua Foer&apos;ın kitabını okuduktan sonra artık yapabileceğimi biliyorum... Kesinlikle olağanüstü, bu yaz okuduğum en ilginç kitaplardan biri.”   –Bill Gates
 
Foer’ın kronik unutkan bir gazeteciden ABD Bellek Şampiyonu olmasına giden yolculuğun öyküsü, yaşamımızın tüm yönleri üzerinde belleğimizin uçsuz bucaksız ve gizli etkisini irdeliyor.
 
İnsanlar her yıl ortalama kırk günlerini unuttukları şeyleri telafi etmeye harcıyor. Joshua Foer da bu insanlardan biriydi. Ama bir yıl süren eğitimden sonra kendini ABD Bellek Şampiyonası’nın finalinde buldu. Hepimizin sıklıkla unuttuğu bir gerçeği, aslında anılarımızın toplamı olduğumuz fikrini keşfetmesi daha da önemliydi.
 
Einstein ile Ay Yürüyüşü, zihin açıcı bir araştırmayı, belleğin şaşırtıcı toplumsal tarihini ve insanların anımsama biçimini algılayışımızı değiştirecek hileleri irdeliyor. Üst düzey “zihin sporcuları”nın verdiği eğitimleri, Cicero’nun uzun konuşmalarını ve ortaçağ düşünürlerinin kitapları ezberlerken kullandığı, antik çağlardan kalma teknikleri bir araya getiriyor.
 
Foer, araştırmasını zihin sporcularının dünyasından öteye, ülkenin dört bir köşesine ve kendi aklının derinliklerine taşıyarak hepimizin sahip olduğu ama sıklıkla unuttuğu bir yeteneğe derin saygı duymayı öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3598523f-868f-4fd8-8844-5edb90403d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bir Adım Var</image:title>
            <image:caption>Chanel Miller’ın hayatı bir gece Stanford Üniversitesi’nin kampüsünde cinsel tacize uğradığında değişti. Başta bütün dünya onu Emily Doe ismiyle tanıyordu. Davası için yazdığı yazı BuzzFeed’de yayınlandığında milyonlarca kişiyi etkilemiş ve harekete geçirmiş, dünya çapında pek çok dile çevrilmiş, Kongre’de okunmuş, Kaliforniya yasalarında değişiklik yapılmasına ilham vermiş ve davadaki yargıcı koltuğundan etmişti; ama en önemlisi insanlara ilk kez kendi saldırı deneyimlerini paylaşma cesareti vermişti. 
 
Artık Chanel Miller, Emily Doe ismini bir kenara bırakıyor, yaşadığı travmayla ve kelimelerin gücüyle ilgili hikâyesini anlatmak için kimliğini geri alarak “Benim Bir Adım Var” diyor. Yargılama sırasında yaşadığı utancı, mağdurların en iyi senaryolarda bile karşılaştıkları baskıyı tek tek gözler önüne seriyor. Hikâyesi, failleri korumaya yönelik önyargılı bir kültüre ışık tutuyor, en savunmasız olanları yüzüstü bırakmak için tasarlanmış adalet sistemini suçluyor ve nihayetinde, ıstırabı arkada bırakıp dolu dolu ve güzel bir hayat yaşamak için gereken cesareti aşılıyor. 
 
Benim Bir Adım Var, cinsel saldırı hakkındaki düşüncelerinizi sonsuza dek değiştirecek, neyin kabul edilebilir olduğuna dair inançlarınıza meydan okuyacak ve şifanın çalkantılı gerçekliğini dürüstçe ortaya serecek. 
 
“Saldırıya uğramış çok sayıda kişiden deneyimlerini kendilerine saklamalarını ve bir başkasının potansiyelini korumak için acılarını küçültmelerini isteyen bir dünyada, Benim Bir Adım Var okurlardan yazarın göz kamaştırıcı, küçülemez varlığını hesaba katmalarını istiyor.” —The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc50673f-fb69-4b69-a94c-45c1d44f63f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Alkış Alkış! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı tekrar tekrar aç, kapa!
Çünkü her açıp kapattığında, kitabın içinde bir şeyler hareket edip ses çıkarır:
Pır pır… Bir kelebek kanatlarını çırpar.
Tak tak… Bir misafir kapıyı çalar.
Güm güm… Bir çocuk var gücüyle davul çalar.
Alkış kitabına pil gerekmez. Tek gereken iki elin.
Haydi alkış sevgili okurlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a924832-9ba7-4e72-b129-d2e01f9cb85f.jpg</image:loc>
            <image:title>Paspal Köpek</image:title>
            <image:caption>Paspal Köpek, sardalya kokuyor, vücudu pirelerle kaplı ve postu çürümüş bir halıya benziyor. İşin kötüsü, çirkin olduğu kadar da saf.Çöplükte arkadaşı
Şaplapla’yla yaşayan Paspal Köpek kendine bir sahip bulmak için yollara düşer.  Ama iyi bir sahip bulmak hiç de kolay değildir. Üstelik sokaklar tehlikelerle doludur. Bakalım Paspal Köpek her şeye rağmen hayalindeki sahibe kavuşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de18eed5-7a28-4fef-b8f9-7f9e73f2ed46.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Düşünce Dergisi, Sayı 105, Kış 2022</image:title>
            <image:caption>MAKALELER / ARTICLES
Ticari Liberalizm ve Ticari Liberalizm Literatüründe Güncel Tartışmalar
Commercial Liberalism and Current Discussions in the Literature on Commercial Liberalism
İnan Yıldırımlıdal 

Özel Yönetişim Formel Yasal Sistem Olmadan İktisadi ve Toplumsal Düzen Oluşturabilir mi?
Can Private Governance Create Economic and Social Order without a Formal Legal System?
Bahar Baysal Kar 

Historical Development of Modern States and Police Organizations
Modern Devletlerin ve Polis Kuruluşlarının Tarihsel Gelişimi
Ozan Kavsıracı &amp; Mehmet Demirbaş 

Yıkımdan Mutlak Savaşa Bir Sonderweg: Carl Schmitt’in Politik Teolojisi
A Sonderweg from Destruction to Absolute War: Political Theology of Carl Schmitt
İbrahim Sarıtaş  

Suriye Savaşı’nda Avrupa Birliği (AB)’nin Mülteci ve Sığınmacı Siyaseti
European Union (EU)’s Policy on Refugee and Asylum in Syrian War
Gülşen Şeker Aydın 

Sünnilerin Aleviliğe Bakışında Üç Farklı Perspektif:Türk, Müslüman, Alevi
Three Different Perspectives of Sunnis Towards Alevism: Turk, Muslim, Alevi
Nigar Tuğsuz 

Turgut Özal ve Yeni Kamu Yönetimi: 1983 – 1993 Arası Yıllarda Türkiye’de Kamu Yönetimi Reformu
Turgut Özal and the New Public Management: Public Administration Reform in Turkey Between 1983-1993
Mücahit Bektaş &amp; Hamza Ateş 
KİTAP İNCELEMESİ / BOOK REVIEW
Türkiye’de Kültürel İktidarın Kuruluşu 1923-1945
Sevda Nur Çevik 
 
YORUM / COMMENTARY
Kâzım Berzeg Makale Yarışması Ödüllü Yazıları 
Türkiye’de Mülkiyet Hakkı ve İhlalleri: Varlık Vergisi Örneği
Property Rights and Violations in Turkey: The Wealth Tax Case
Rabia Nur Kartal 

Zenginliğe Giden Yolda Mülkiyet Hakları ve Ekonomik Özgürlüklerin Rolü: Türkiye Ekonomisi Üzerine Bir İnceleme
The Role of Property Rights and Economic Freedom on the Way to Prosperity: A Review of the Turkish Economy
Dilek Tuğlu Dur 

Türk Anayasa Hukukunda Mülkiyet Hakkının Kullanımının Durdurulması
Suspension of the Use of Property Right in Turkish Constitutional Law
Hülya Egeli 
 
ÇEVİRİ / TRANSLATION
Harrison Bergeron
Kurt Vonnegut, Jr. 

Kurt Vonnegut’un “Harrison Bergeron”unda Özgürlüğe Karşı Eşitlik: Distopik Ortam Üzerine Bir Çalışma
Equality versus Freedom in ‘Harrison Bergeron’ by Kurt Vonnegut: A Study of Dystopian Setting
Abdol Hossein Joodaki &amp; Hamideh Mahdiany</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adb170c2-2730-4700-827d-1cf9b1245fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>A Portrait of the Artist As a Young Man</image:title>
            <image:caption>Published in serial form in 1914–1915, A Portrait of the Artist as a Young Man is celebrated as one of the great literary pioneers of the twentieth century. Joyce was one of the first writers to make extensive and convincing use of stream of consciousness, a stylistic form in which written prose seeks to represent the characters&apos; stream of inner thoughts and perceptions rather than render these characters from an objective, external perspective. Another stylistic technique for which Joyce is noted is the epiphany, a moment in which a character makes a sudden, profound realization whether prompted by an external object or a voice from within that creates a change in his or her perception of the world.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e67411ae-1f62-4dee-8500-1228f444ff22.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice’s Adventures in Wonderland</image:title>
            <image:caption>Alice&apos;s Adventures in Wonderland provides an inexhaustible source of literary, philosophical, and scientific themes.
Lewis Carroll&apos;s Adventures in Wonderland provides a physical removal from reality by creating a fantastical world and adventure in the mind of a young girl. In this separation, Carroll is able to bend the rules of the temporal world. Although this is self-evident in Alice&apos;s physical transfigurations, language and conventions provide additional means to test if a world can defy the rules which are didactically fed to children and become second nature to adults.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612e170c-35a7-4c4d-ab79-512e2223e981.jpg</image:loc>
            <image:title>Dracula</image:title>
            <image:caption>Famous for introducing the character of the vampire Count Dracula, Bram Stoker’s book tells the story of Dracula&apos;s attempt to move from transylvania to England so he may find new blood and spread the undead curse, and the battle between Dracula and a small group of men and women led by Professor Abraham Van Helsing. The novel has been assigned to many literary genres including vampire literature, horror fiction, the gothic novel, and invasion literature. The novel touches on themes such as the role of women in victorian culture, sexual conventions, immigration, colonialism, and post-colonialism. Although stoker did not invent the vampire, he defined its modern form, and the novel has spawned numerous theatrical, film and television interpretations.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8492c078-8de7-44df-80e7-ca6c25f30b9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Far From The Madding Crowd</image:title>
            <image:caption>Far from the Madding Crowd (1874) is Thomas Hardy’s the first of his great and successful novels, which won him great renown. A pastoral novel belonging to the category of tragi-comedy is set against the rural background of Wessex, and depicts the ups and downs, the joys and sorrows, the comedy and the tragedy of the life of the rustic people of this region.
The story of the novel centres round Bathsheba Everdene who rejects Gabriel Oak&apos;s proposal of marriage with her, because she is bored with the prospect of having always to be near him and of his being near her. Later, falling on evil days, Oak has to work as Bathsheba&apos;s shepherd and also her bailiff, and cannot gather courage to renew his proposal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3326ae82-4f92-42da-a322-e44f2f4501e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Great Expectations</image:title>
            <image:caption>Great Expectations has always been rated among the very greatest of Dickens’ achievements. Great Expectations isn’t complicated or arcane: it speaks to the reader frankly and forcefully. But it doesn’t have a ‘theme’ which can be glibly summarized: it’s simply the story of a middle-aged man attempting an honest examination of his life and coming to terms with his past, his morality, his actions. Pip shouldn’t be equated dickens and dickens isn’t Pip, but they are intimately related and one can think of both the novelist and his character as being engaged in the same process of questioning what made them who they are, what values they have lived by and what mistakes they are guilty of.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6f9f6cf-de2a-4915-9b24-fa643d8bb032.jpg</image:loc>
            <image:title>Gulliver’s Travels</image:title>
            <image:caption>Gulliver&apos;s Travels, most famous work of Jonathan Swift is a misanthropic anatomy of human nature. Each of the four books has a different theme, but all are attempts to deflate human pride. It may be a politico-sociological treatise in the form of a satire; a protest against Imperialism and Colonialism; an attack on the corrupt Whig oligarchy which had displaced the Swift&apos;s Tories in London a defence of Tory policies, an attack on the Prime Minister, Robert Walpole, and on the expensive and bloody trade wars which had accompanied the twelve years of whig government but it is also, on a deeper level, a satire on the universal human tendency to abuse political power and authority, to manipulate others and deceive ourselves.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81bc7bbb-7b7b-4aba-be05-fba675c57bbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hard Times</image:title>
            <image:caption>The shortest of Dickens&apos; novels, Hard Times, was also, until quite recently, the least regarded of them. The comedy is savagely and scornfully sardonic, to the virtual exclusion of the humour - that delighted apprehension of and rejoicing in idiosyncrasy and absurdity for their own sakes, which often cuts right across moral considerations and which we normally take for granted in Dickens. Then, too, the novel is curiously skeletal. There are four separate plots, or at least four separate centres of interest: the re-education through suffering of Mr. Gradgrind, the exposure of Bounderby, the life and death of Stephen Blackpool, and the story of Sissy Jupe.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf7fc1c-3951-43f1-8925-b39c0f938156.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Eyre</image:title>
            <image:caption>With her 1847 novel, Jane Eyre, Charlotte Bronte created one of the most unforgettable heroines of all time. Jane Eyre is a young orphan being raised by Mrs. Reed, her cruel, wealthy aunt. A servant named Bessie provides Jane with some of the few kindnesses she receives, telling her stories and singing songs to her. One day, as punishment for fighting with her bullying cousin John Reed, Jane’s aunt imprisons Jane in the red-room, the room in which Jane’s Uncle Reed died. While locked in, Jane, believing that she sees her uncle’s ghost, screams and faints. She wakes to find herself in the care of Bessie and the kindly apothecary Mr. Lloyd, who suggests to Mrs. Reed that Jane be sent away to school. To Jane’s delight, Mrs. Reed concurs.An unconventional love story that broadened the scope of romantic fiction, Jane Eyre is ultimately the tale of one woman’s fight to claim her independence and self-respect in a society that has no place for her.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12adf970-ac85-453a-bd1a-b48c69f8e4f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Wuthering Heights</image:title>
            <image:caption>Wuthering Heights is a tale of two families, the Earnshaws and the Lintons. The story is set in an extreme landscape on the wild moors, weather-beaten by icy winds, storms and rain. Characters are imprisoned or confined in Wuthering Heights. The ghost of Catherine Linton appears in the opening chapters and we are witness to dreams, visions and supernatural incidents. The story of the Earnshaws and Lintons spans three generations and is full of torture, tyranny and intolerable cruelty. It hinges on the soul consuming and obsessive love between Catherine Earnshaw/Linton and Heathcliff. Their passionate love leads them to various forms of physical and mental madness that transcends death.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75955b30-db93-452a-98e7-3831dadbd37b.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinson Crusoe</image:title>
            <image:caption>Widely acknowledged as the first English novel, Daniel Defoe&apos;s adventure story of a shipwrecked sailor became an instant classic upon its publication in 1719 and the yardstick for countless castaway narratives to follow. Robinson Crusoe is more than a great yarn, it is an allegory rife with moral and religious symbolism and significance, seen through the eyes of an ordinary man struggling to survive in extraordinary circumstances The book is a kind of epic of human endeavour ceaselessly striving after some fresh comfort or betterment. Opinions differ as to the sincerity of the religious psychology; there can be no doubt as to the truth of the touches which indicate the desire for companionship.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b84c37d0-4272-4cbe-8082-b2f85bb2d245.jpg</image:loc>
            <image:title>Selected Works of Shakespeare 1</image:title>
            <image:caption>Shakespeare was born in 1564 and died in 1616 in Stratford-upon-Avon, England. He died at the young age of 52 leaving many to wonder what other masterpieces he might have written had he lived longer. Shakespeare wrote 37 plays and 154 sonnets in his lifetime. He is seen as one of the world’s greatest dramatists. Shakespeare&apos;s plays remain highly popular today and are constantly studied, performed, and reinterpreted in diverse cultural and political contexts throughout the world. In this volume included: A Midsummer Night Dream, Hamlet, The Comedy of Errors and Julius Caesar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb851853-e688-4a58-822d-59280070faab.jpg</image:loc>
            <image:title>Selected Works Of Shakespeare 2</image:title>
            <image:caption>Shakespeare was born in 1564 and died in 1616 in Stratford-upon-Avon, England. He died at the young age of 52 leaving many to wonder what other masterpieces he might have written had he lived longer. Shakespeare wrote 37 plays and 154 sonnets in his lifetime. He is seen as one of the world’s greatest dramatists. Shakespeare&apos;s plays remain highly popular today and are constantly studied, performed, and reinterpreted in diverse cultural and political contexts throughout the world. In this volume included: Othello, The Merchant of Venice and The Taming of Shrew.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2917ae0b-9381-41dc-90fc-3585dab47bed.jpg</image:loc>
            <image:title>Selected Works Of Shakespeare 3</image:title>
            <image:caption>Shakespeare was born in 1564 and died in 1616 in Stratford-upon-Avon, England. He died at the young age of 52 leaving many to wonder what other masterpieces he might have written had he lived longer. Shakespeare wrote 37 plays and 154 sonnets in his lifetime. He is seen as one of the world’s greatest dramatists. Shakespeare&apos;s plays remain highly popular today and are constantly studied, performed, and reinterpreted in diverse cultural and political contexts throughout the In this volume included: Romeo &amp; Juliet, Hamlet, Two Gentlemen of Verona, Macbeth and Sonnets world.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce95e99-2f8d-4c5d-82fa-5856748709a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sons And Lovers</image:title>
            <image:caption>Considered Lawrence&apos;s first masterpiece, most critics of the day praised Sons and Lovers for its authentic treatment of industrial life and sexuality. There is evidence that Lawrence was aware of Sigmund Freud&apos;s early theories on sexuality, and Sons and Lovers deeply explores and revises of one of Freud&apos;s major theories, the Oedipus complex. Still, the book received some criticism from those who felt the author had gone too far in his description of Paul&apos;s confused sexuality.
The roots of Sons and Lovers are clearly located in Lawrence&apos;s life. His childhood coal-mining town of Eastwood was changed to Bestwood. Walter Morel was modeled on Lawrence&apos;s hard-drinking, irresponsible collier father, Arthur. Lydia became Gertrude Morel, the intellectually stifled, unhappy mother who lives through her sons. Lawrence reexamined his childhood, his relationship with his mother, and her psychological effect on his sexuality.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/698c78fb-b384-4435-8d20-9f6ea47f6659.jpg</image:loc>
            <image:title>To the Lighthouse</image:title>
            <image:caption>Comparing to Woolf’s earlier works, To the lighthouse is a greater and more complex book as it intertwines the thoughts and reflections of numerous different people and their relationships with each other over a period of ten years.The story takes place on the Isle of skye just before the first world war. The ramsay family have a holiday home overlooking the sea and the distant lighthouse. During the summer the family, which consists of Mr and Mrs Ramsay and their eight children, invite numerous friends and colleagues to stay.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc51c18-1552-4845-8325-619219210220.jpg</image:loc>
            <image:title>The Picture Of Dorian Gray</image:title>
            <image:caption>As a variation on the Faust legend, with echoes of the fall of man and the Adonis myth, and as an examination of the relationship between art and life, The Picture of Dorian Gray still fascinates readers and gaves rise to many different interpretations.
The novel centers on Dorian Gray, a young man of great beauty. When he meets Lord Henry Wotton, Lord Henry inspires him with a vision of life in which the pursuit of beauty through sensual pleasure is valued above ethical or moral concerns. Another friend of Dorian, the artist Basil Hallward, awakens Dorian&apos;s vanity. After admiring a portrait of himself painted by Basil, Dorian declares that he would give his own soul if he could remain eternally young while the portrait grows old. He gets his wish, and the picture shows the gradual disfigurement of his soul as he sinks into a life of degradation and crime.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f09f715d-ed06-4ac0-8d09-5d3f4444dd6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway</image:title>
            <image:caption>Virginia Woolf&apos;s Mrs. Dalloway, published in 1925, was a bestseller both in Britain and the United States despite its departure from typical novelistic style.The method she used, the representation of the stream of consciousness, reflected her need to go beyond the clumsiness of the factual realism in the novels of her Edwardian precursors, and find a more sensitive, artistic and profound way to represent character, an effort shared with her contemporaries D. H. Lawrence, Dorothy Richardson, Katherine Mansfield and Marcel Proust.
In a sense, Mrs. Dalloway is a novel without a plot. Instead of creating major situations between characters to push the story forward, Woolf moved her narrative by following the passing hours of a day. The book is composed of movements from one character to another, or of movements from the internal thoughts of one character to the internal thoughts of another.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21e65440-99b8-4f16-a795-cb78913d7818.jpg</image:loc>
            <image:title>Pride and Prejudice</image:title>
            <image:caption>Jane Austen&apos;s Pride and Prejudice was first published in 1813 and the book has since it appeared been extremely popular, and it is still sold and read by a huge audience. It seems that Austen&apos;s themes of love, class and money in the late 18th century continue to appeal to many new readers.
Set in the country village of Longbourn in Hertfordshire, the story revolves around the Bennet family and their five unmarried daughters. They are the first family of consequence in the village, unfortunately the Longbourn estate is entailed by default to a male heir, their cousin Mr. William Collins. This is distressful to Mrs. Bennet who knows that she must find husbands for her daughters or they shall all be destitute if her husband should die. Mr. Bennet is not as concerned and spends his time in his library away from his wife’s idle chatter and social maneuvering. The second eldest daughter Elizabeth is spirited and confident, wanting only to marry for love. She teases her eldest sister Jane that she must catch a wealthy husband with her beauty and good nature and support them. The three younger sisters Mary, Catherine and Lydia hinder their sister’s chances for a good match by inappropriate and unguarded behavior.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00569096-93d9-49ad-80d9-4f8568605528.jpg</image:loc>
            <image:title>Sense and Sensibility</image:title>
            <image:caption>This is the story of Elinor and Marianne Dashwood, sisters who respectively represent the &quot;sense&quot; and &quot;sensibility&quot; of the title. With their mother, their sister Margaret, and their stepbrother John, they make up the Dashwood family. In this work Jane Austen presents her concern in moralistic points, by writing her novel in an antithetical way, giving its title Sense and Sensibility. She represents neoclassical, dualistic moral world where the values of reason and restraint will finally become victorious over the impulsive, romantic sensibility.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b628f90a-1d98-4bd4-a24a-95e7e9c65e18.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasılsın ? Psikolojik Check-Up</image:title>
            <image:caption>BİYOGRAFİ 
Psikolog Dr. Mehmet Şakiroğlu: ODTÜ Psikoloji bölümünden mezun oldu ve yine ODTÜ’de Klinik Psikoloji yüksek lisansını ve Klinik Doktorasını tamamladı. Sekiz kitap, yüzden fazla bilimsel makale yazdı, onlarca uluslararası kongrede çalışmalarını sundu. Teknoloji bağımlılığı, duygu düzenleme, travma tedavisi, önlem alma davranışları ve krize müdahale konularında çalışmalarını sürdüren yazar Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Gelişim Psikolojisi ABD Başkanı olarak görev yapmaktadır. 
 
ARKA KAPAK 
“Nasılsın?” hayatın en çetrefilli sorularından biridir aslında. 
Soru zor olduğu için de genelde tek bir kelimeyle geçiştirilir: “İyiyim.” 
Uykusuzum, kızgınım, açım, mutsuzum gibi cevaplara sık rastlanmaz. 
 
Pandemi, doğal afetler, doğal olmayan afetler, kişisel sorunlarınız, 
Dünyanın git gide kötüleşeceğine dair taşıdığınız sarsılmaz inanç… 
Tüm bu yaşananlar sonrası kendinizi nasıl 
hissettiğinizi hiç düşündünüz mü? 
Doçent Doktor Mehmet Şakiroğlu, Nasılsın? kitabında sizleri 
psikolojik bir check up’a davet ediyor. 
Sizden tek bir şey istiyor yazar: Kendinize “Nasılsın?” diye sormanızı. 
Bu kitapta hem kendinizi tanıyacak, 
hem vermiş olduğunuz cevaplara uygun çözüm önerileriyle karşılaşacaksınız. 
Şimdi kitabın sayfalarını yavaşça aralayın ama önce… 
 
Bu kez sorma sırası bizde. 
Peki sevgili okur… 
Sen nasılsın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf1678d-7a59-42cb-bbfa-4077d3033ec2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Tabut</image:title>
            <image:caption>Ölümün soğuk nefesini hissediyor musun? Eğer, hissetmiyorsan yeterince korkmuyorsun demektir. 
Pembe panjurlu çiçekçi dükkânında yer alan binbir çeşit çiçeklerin arasında, sadece kırmızı güllere yer yoktu. Sebebi kalbinin en karanlık odalarında kilitliydi. Yalnızlığıyla ördüğü duvarların ardında bir başına yaşarken kimden geldiği bilinmeyen, içinde küçük bir notla sekiz adet kırmızı gülden oluşan bir buket aldı. İntikam denizinde yıkanmış bu kırmızı güller onun için aşkı değil ölümü müjdeliyordu.  
Hiçbir şey tesadüf değildi. Gelen kırmızı güllerin sayısı, içinde yer alan notlarda kullanılan noktalama işaretleri, hepsinin gizli bir anlamı vardı. 
 
Tüm bunlar olurken Yıldız Gözlü Kız&apos;ın tek bir seçeneği vardı; ya o güllerin sahibini bulacak ya da adım adım ölümün soğuk nefesini soluyacaktı. Büyük bir oyunun içine girmişti, kurtuluşu yoktu. Yalnızlıkla örülü duvarları yerini şüpheye bırakmıştı. Çünkü Azrail&apos;i ona, &quot;Şüphe...&quot; demişti. &quot;En yakınındakinden en uzağındakine kadar şüphe!..&quot;  
 
Gönderilen son gül farklıydı, tek bir karagülden oluşuyordu ve içine bırakılmış not sonun başlangıcıydı:  
 
&quot;Pembe tabutunun son çivisini sen çakacaksın Yıldız Gözlü Kız, ve ben o gün o tabutu kırmızı güllerle donatacağım.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97b5d32c-8133-41d4-85bc-8cc7f31ef506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Toprağınızı Üretin</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı toprak, yaşayan topraktır! 
Toprak sağlığı ve bahçecilik konusunda araştırılması, deneyimlenmesi ve anlaşılması gereken çok şey var. Doğa, topraktaki yaşamı akıllıca yönetir. Toprakla uğraşmak istiyorsak, önce doğanın bunu nasıl yaptığını anlamamız gerekiyor, sonra da onunla işbirliği yapmamız.  
Sertifikalı permakültür tasarımcısı ve ömrünü bahçıvanlığa adayan Diane Miessler, kimyasal gübre kullanmadan, doğaya zarar vermeden toprak besin ağı, kompost, malç, yer örtücü bitkiler ve daha pek çok basit ama etkili teknikle toprağın nasıl verimli hale getirilebileceğini, içindeki mikroorganizmaların çoğalması için gerekli koşulların nasıl sağlanacağını ve zengin hayat barındıran bir toprak üretmenin inceliklerini anlatıyor. 
Bu kitap, toprağı sağlıklı hale getirmek ve sürdürülebilir bahçeler yaratmak için size rehber olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f988f15-dbb4-4e10-bfca-ee08386dde85.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençliğin Sırrı Beyinde</image:title>
            <image:caption>GENÇ VE SAĞLIKLI KALMAK ELİNİZDE 
BEYİN SAĞLIĞINIZ İYİLEŞTİĞİNDE TÜM BEDEN SAĞLIĞINIZA DA KAVUŞACAKSINIZ 
 
Hepimiz, hayattan beklentilerimiz farklı olsa da özünde daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşam istiyoruz. Hayatımızda son yirmi yılda çok şey değişti. Bugünün hayatı dünkünden daha hızlı akıp gidiyor; daha koşturmacalı, daha gürültülü, daha kirli ve daha yalnız bir hayatımız var artık. Hastalıklarımız ise gün geçtikçe artıyor. Siz de ilaçlarla boğuşmaktan ama hâlâ şikâyetlerinizin devam etmesinden yorulmadınız mı?  
 
İyileşmek, sağlığa kavuşmak ancak yakınmalarınızın temel sebebini bulmakla mümkün. Yeni hayatımızda beyin sağlığımızı korumak çok daha fazla önem kazandı. Yaşam tarzımız, beslenme düzenimiz hatta hayata bakış açımız beyin yaşımızı etkileyen faktörlerden.  
 
İşte bu kitap, beyninizi güçlendirmenizi sağlayacak pratik önerilerle dolu. Unutmayın; yaşamınızda yapacağınız çok basit değişikliklerle sorunlarınızdan kurtulup daha zinde bir beyne ve bedene sahip olabilirsiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4144b82c-fa06-4a94-ad3c-99c974dd3bca.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıp Fakültesinde Öğretilmeyen Sağlık</image:title>
            <image:caption>İyi ki hekimler var! Ama biz kendimiz sağlığımızı korumayı öğrensek daha iyi olmaz mı? Bir hastalığımız varsa tedavi olabilmek büyük bir lütuf ama asıl sağlığı korumak daha önemli değil mi? Neden asıl bunu öğrenmiyoruz? Neden tıp fakültelerinde hastalıkların nasıl tedavi edileceği öğretiliyor da sürdürülebilir bir koruyucu hekimlik daha az vurgulanıyor?  
 
Peki sadece bedene bakarak sağlıklı kalmak mümkün mü? Ruh ve zihin sağlığı beden sağlığını nasıl etkiliyor? Hastalıkların şifasında hangi kaynaklara yönelmeliyiz? Ne yaparsak sağlıklı kalır, genç yaşarız? 
 
“Doktorların yaptığı en büyük hata, ruhu düşünmeden yalnızca bedeni tedaviye teşebbüs etmek.” Platon’un bu sözü 50 yıllık deneyimli hekim Dr. Behice Özev’in kitabının özünü oluşturuyor.  
 
Hastalıksız bir beden, titreşimsiz bir nefes, stressiz bir zihin, kısıtlamalardan özgür bir akılla yaşayabilsek daha mutlu daha keyifli bir ömür sürmez miyiz?  
 
Dr. Behice Özev işte bu kitapta ‘tıp fakültelerinde öğretilmeyen’ sağlık bilgilerini okura açıyor? Neden hastalandığımızı, düşünce ve duyguların hastalıkları yaratmada ve iyileştirmedeki rolünü anlatmakla kalmıyor, sağlıklı kalmak için beslenmeden harekete, kadim öğretilerden modern bilgilere, meditasyondan nefes tekniklerine hayat kurtaran reçeteler veriyor.  
 
Bu kitaba ulaştığınız için çok şanslısınız. Çünkü tıp fakültelerinde öğretilmeyen ancak öğretilmesi gerekenleri öğreneceksiniz.   

Yazar Hakkında: 
Behice Özev, 1948 yılında Kayseri’de doğdum ve Kayseri Lisesi’ni bitirdim. 1973 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldum ve sınıf arkadaşım Erhan Özev’le evlenip Almanya’ya gittik. 1,5 sene “iç hastalıkları” bölümünde asistan olarak çalıştıktan sonra “anestezi ve reanimasyon” uzmanlık eğitimine başladım. Uzmanlığım bitince başasistan olarak göreve devam ettim. 1983 yılında eşim ve Almanya’da dünyaya gelen oğlum Ata ile ülkemize döndük. 1983 Ağustos ayında kızımız Arzu dünyaya geldi. Türkiye’de çalışmalarım anestezi mesleğiyle sınırlı kalmadı. 14 yıl Boğaziçi Üniversitesi’nde (B.Ü) kurum doktorluğu, çocuk yuvası sorumluluğu, sağlık yöneticiliği, sağlık danışmanlığı ve öğrenci burs koordinatörlüğü yaptım. Daha sonra İstanbul Üniversitesi’ne (İÜ) atandım. Öğrencilerin sağlık ve sosyal sorunlarıyla ilgili rektör danışmanlığı yaptım. Çalışmalarım öğrenci yurtları üzerinde yoğunlaştı. İÜ Avcılar kampüsündeki 1500 kişilik öğrenci yurtlarının reorganizasyonu adeta mastır çalışmam oldu. Bir eğitim yılı süren bu çalışmalarımda değerli hocalarımız Prof. Dr. Türkân Saylan ve Prof. Dr. Selçuk Erez’den destek aldım. Daha sonra kamu görevinden emekli oldum. Emekli olur olmaz o yıl yeni açılan özel Sabancı Üniversitesi sağlık merkezi ve öğrenci yurtları sorumlusu olarak göreve başladım. Bir yıl sonra sağlık ve ailevi nedenler dolayısıyla istifa ederek ayrıldım. Sağlığımı yeniden kazanmanın yollarını ararken, tıp fakültesinde öğrenmediğim konularla karşılaştım. İnsan ve insan sağlığı hakkında bizlere öğretilmeyen bu konular sayesinde sağlığıma yeniden kavuştum. Bundan sonraki emeklilik yıllarımı, “tıp fakültesinde öğretilmeyen sağlık” konusuna adadım ve bu konuları tıp bilgilerimle harmanlayıp bu kitabı yazdım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6323bef1-dc14-4443-9954-a429fcd31213.jpg</image:loc>
            <image:title>Dunbar</image:title>
            <image:caption>Yüreğinde acı ve yalnızlığa teslim olmayı erteleyecek hiçbir siper kalmamıştı. Kendini tanımanın zaferi miydi bu, açık seçik acı çekmek? 
Medya patronu Henry Dunbar, yaşlanıp güçten düşmüştür. Şirketini onu bakımevine gönderen büyük kızları devralmış, çok sevdiği en küçük kızı Florence ise babasından kopmuştur. Dunbar bakımevinde daha fazla dayanamaz, arkadaşı Peter’la kaçıp İngiltere kırsalında Londra’ya doğru yola çıkar. Yavaş yavaş aklını yitirirken kendi içinde bir hesaplaşma da onu beklemektedir. 
 
Patrick Melrose serisiyle tanınan İngiliz yazar Edward St. Aubyn’den bambaşka bir Kral Lear.  
Yazar Hakkında: 
Edward St. Aubyn, 1960’ta Londra’da doğdu. Kökenleri İngiliz aristokrasisine dayanan yazar, Londra’da ve Fransa’da büyüdü. Çok küçük yaşta babasının cinsel tacizine uğradı ve zor bir çocukluk geçirdi. Oxford Üniversitesi’nde okudu. Üniversite yıllarında eroinle tanıştı. 25 yaşındayken terapi gördü ve ardından yazmaya başladı. Patrick Melrose serisi olarak da bilinen romanları Unut Gitsin, Kötü Haber, Biraz Umut, Anne Sütü ve En Sonunda (Çev. Suat Ertüzün, Can Yayınları) yazarın kendi yaşamöyküsüne dayanır. St. Aubyn, işlevini yitirmiş üst-orta sınıf bir ailede yetişme, babanın cinsel tacizi, anne-babanın ölümü, alkolizm ve eroin bağımlılığıyla mücadele, evlilik ve ebeveynlik gibi konuları işler. Anne Sütü, 2006 yılında Booker Ödülü kısa listesine kaldı, 2007’de Femina Yabancı Roman Ödülü’nü kazandı. Patrick Melrose romanları, 
BAFTA ödüllü bir mini diziye uyarlandı. İki çocuk babası olan yazar, Londra’da yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bc802a4-7383-4714-8d74-a75e13f447c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlık Aynasında Görünen Aşikar Sır</image:title>
            <image:caption>Bir kitap, okuma bilmeyene mana boyutu ile kapalıdır. Okuyamayan insan, kitabın sadece kelimelerini, çizgilerini görür, mana boyutuna adeta “bakar kör” gibidir. Yani kitabın manası olanca aşikârlığına rağmen ona bir sır gibi saklı kalır. 
Aynı insan okuma öğrendiğinde, çizgilere bakan gözü bilinçle buluşur, harf ve kelimelerden yansıyan mana dalgalarını almaya başlar. İşte kitabın aşikâr sırrı çözülmeye başlamıştır. 
Canlı veya cansız tüm varlıklar da adeta birer harf, kelime veya cümle gibidir. Okumasını bilen için derin manalar taşır, kâinatın sırrını anlatırlar. 
Peki, varlık aynasında görünen aşikâr sır nedir? Bizler bu en mühim sırrı anlamak için varlıkları nasıl okumalıyız? 
En başta hakikate talip olmak gerekiyor. Kitap serimizin bu ilkinde, okuyucuyu buna çağırıyoruz. 
Varoluşa ve yaşama dair algının alt üst edildiği bu çağda, ben ve varlık algısının hakiki bir zemin bulmasında marifetullah çok önemli. Fakat çoğu dini anlatım bundan çok uzak… 
Günümüzde hem bireysel olarak yaşanan anlam krizine ve hem de bu krizin yıkıcı toplumsal yansımalarına karşı çözüm yolu, varlık aynasında görünen aşikâr sırrı okuyabilmekten geçiyor. 
İşte elinizdeki kitap, irfan geleneğimizin temsilcisi olan eserlerden süzdüğümüz bir kavram mimarisini esas alarak, kâinat kitabındaki ilahi manaları aşikâr edecek bir okuma biçimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b017cba-54ae-4448-a0b8-0606037b8b33.jpg</image:loc>
            <image:title>Cebimdeki Mandalina Ağaçları</image:title>
            <image:caption>Ada’nın canı sıkılıyordu. Hem de çok! Oysa evdekilerin ne çok işi vardı. Oraya buraya koşturup duruyorlardı. Ada onlara yardım etmeyi çok istedi ama kimse onu dinlemedi. Bir gün yediği mandalinaların çekirdeklerini unutunca cebinde Ada hayallerini ekti bahçeye… Çocuk edebiyatının gülümseten kalemi Şermin Yaşar doğanın cömertliğini bir çocuğun hayalleriyle harmanlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45079ae4-74f9-4099-b949-a76ced64999b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojik Savaş</image:title>
            <image:caption>Türkiye ve Türk-İslam dünyası neden dünya coğrafyasının kriz bölgesini oluşturuyor? 
 
Bu durumu, günümüz literatürüne bu kitap ile giren bir savaş türü ile açıklamak gerekiyor. Türk-İslam dünyası, kimlikleri silah olarak kullanan; doğası sosyolojik olan, kültür, nüfus ve coğrafya bütünlüğünden yoksunlaştırma temelli bir savaş türü ile karşı karşıya bulunuyor. Bu savaş türü, kimlikleri, kimlikler arası ilişkileri, dayanışmaları yıkıma uğratarak, farklı kimlikleri birbirlerine karşı -Amin Maalouf’un tabiriyle- ölümcül kimliklere dönüştüren bir savaş türüdür. 
 
Bu savaş türünün dayandığı strateji; etnisiteye ve dini alt kültürlere referanslı yeni kimlikler tanımlamak, yapay azınlıklar oluşturmak ve kültürü, nüfusu ve coğrafyayı mozaikleştirerek etnik, dini ve kültürel çeşitliliği daha çok yansıtan bir coğrafya ve sosyolojik boyutta heterojen bir yapı inşa etmektir. 
 
Toplumsal çözülmeye ve hatta çatışmaya yol açan spontane görünümlü etnik ve radikal akımların arkasında gerçekte bu strateji vardır. 
 
Toplumsal çözülmeye ve hatta çatışmaya yol açan spontane görünümlü etnik ve radikal akımlar, gerçekte arkasında bir irade ve strateji olan akımlardır. Osmanlı bu stratejinin manipüle ettiği kimlik çeşitliliğini bir arada tutabilme ve sürdürebilme yeteneğini kaybederek dağılmıştır. Günümüzde Türkiye ve Türk-İslam dünyasında kimlik çeşitliliği temelinde yaşanan olaylar da aynı paket stratejinin bir devamıdır.  
 
Böyle bir stratejiye sadece askeri güç unsurları ile mukabele edilemez. Hatta çoğu zaman, askeri mukabele bu tehdit stratejiyi tersten besleyebilir. Asimetrik karakterli bu sosyolojik güvenlik tehditlerine karşı, Milli Güvenlik Stratejisi kapsamında, “Sosyolojik Güvenlik” bileşeninin de artık yer alması kaçınılmaz hale gelmiştir. 
 
Elinizdeki kitap, tarihi süreç içinde Türkiye ve Türk-İslam dünyasını hedef alan sosyolojik savaş kavramı çerçevesinde, sosyolojik tehditler, sosyolojik silahlar, sosyolojik tehdit kaynakları, sosyolojik istihbarat, sosyolojik güvenlik ve benzeri birçok kavramı sosyoloji ve güvenlik literatürüne kazandırmakta, geçmişte ve günümüzde yaşanan olaylara ve çözüm arayışlarına yepyeni bir ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb92f37e-5284-414d-9b8a-6956fd71e6ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay Ve Bayanlar Dünya Turu Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Küçük Bay ve Bayanların renkli dünyası 50 yıldan uzun zamandır dünya çocuklarını eğlendiriyor, bilgilendiriyor, onlara ilham veriyor! 
 
Şimdi çocuklar bu eşsiz dünyayı kendi renklerine boyayacaklar! Küçük Bay ve Bayanlarla Kapadokya’dan yola çıkıp dünya ülkelerini gezecek, her sayfada yer alan bilgilerle farklı kültürler hakkında bilgiler öğrenecek, neşeli çizimlerle dolu sayfaları boyarken küçük parmak kaslarını ve dikkat becerilerini geliştirecek, yine çok eğlenecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71b0717b-1143-4e21-a99a-268993a6c76d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cocomelon Sevimli Gökkuşağı Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>JJ renkleri çok sever! Sen de onun gibi renkleri seviyorsan JJ ve arkadaşlarının boyama eğlencesine katıl. 
 
Cocomelon’un en sevilen karakterleri ve sahneleriyle hazırlanan bu boyama kitabıyla okul öncesi anılarını renklendir! İyi Eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cc389b4-f18f-4d2d-831f-436c0899c5f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Cocomelon Sevimli Gökkuşağı Boyama Kitabı 2</image:title>
            <image:caption>JJ renkleri çok sever! Sen de onun gibi renkleri seviyorsan JJ ve arkadaşlarının boyama eğlencesine katıl. 
 
Cocomelon’un en sevilen karakterleri ve sahneleriyle hazırlanan bu boyama kitabıyla okul öncesi anılarını renklendir! İyi Eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f2fc82-0be2-4b91-80cd-c3e14759d54e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkilerin Gizli Öğretileri</image:title>
            <image:caption>“Söyle bana” dedim. “Neden yaptığımız şeyleri yapıyoruz, neden Dünya’ya karşı bu kadar kaba davranıyoruz? İnsan denen türün ekolojik işlevi nedir?” 
 
Doğa’yı, bitkisel ilaçları ve şifayı anlamak için beynin doğrusal algısının yanında kalbin holistik algısının önemi tarih öncesinden beri bilinmekteydi. Kuşaklar boyu şifacılar yetiştirmiş bir aileden gelen Stephen Harrod Buhner, İngiliz botanikçi Luther Burbank’ten Goethe’ye, bilim insanı, yazar ve düşünürlerin eserlerinde dolaşıyor. Okura Doğa’nın bilgisini özümsemeleri, bitkilerin tıbbi kullanımlarını öğrenmeleri ve Dünya’yla kurulacak derin bağın manevi etkilerini anlamaları için bir rehber sunuyor.  
Ön Okuma Metni: 
 
Yazar Hakkında: 
Stephen Harrod Buhner (d. 1952), bir Dünya Şairi ve doğa, yerli kültürleri, çevre ve bitkisel ilaçlar üzerine yirmiden fazla kitabın ödüllü yazarıdır. Eisenhower ve Kennedy yönetiminde ABD Sağlık Bakanı olan Leroy Burney ile 19. yüzyılın başlarında Indiana kırsalında çalışan bir ebe ve bitki uzmanı olan Elizabeth Lusterheide’ın da aralarında olduğu bir şifacı soyundan geliyor. 1911’de doktor olarak çalışmaya başladığında Indiana kırsalında bitkisel ilaçlardan yararlanan büyük büyükbabası C.G. Harrod’dan özellikle etkilendi. Buhner’in çalışmaları Common Boundary, Apotheosis, Shaman’s Drum, The New York Times, CNN ve Good Morning America’da yer aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80c79e2d-9bb3-409f-84e6-87066d6ac02e.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasiye Giriş</image:title>
            <image:caption>Demokrasi nedir? Nasıl çalışır? Güçlü yönleri - ve eksiklikleri - nelerdir? 
100’den fazla ülkede dünya nüfusunun üçte ikisi, demokratik olduğunu iddia eden hükümetler altında yaşıyor. Ancak bu hükümetlerin çok azı demokrasinin ideallerini yaşıyor ya da demokrasinin temel ilkelerine ve kurumlarına saygı duyuyor. 
Eamon Butler bu kitabında demokrasiyi tanımlıyor, amaçlarını açıklıyor ve gerçek demokrasi ile hâlihazırda var olan birçok sahte versiyon arasındaki farkı gösteriyor. Demokrasinin tarihini ve getirdiği faydaları özetliyor. Ama aynı zamanda, bizi sınırlarına karşı kör eden birçok efsaneye de işaret ediyor. Demokrasi hakkında net bir anlayışa sahip olmanın neden önemli olduğunu ve insanlar onu anlamadığında onun ne kadar kolay kaybedilebileceğini veya kötüye kullanılabileceğini açıklıyor. Daha da önemlisi, bugün neden bu kadar çok insanın demokratik siyaset konusunda hayal kırıklığına uğradığını ve eğer bir şey varsa bu konuda ne yapılabileceğini soruyor. Bu açık ve etkileyici kitap, demokrasiye doğrudan bir giriş sağlar ve herkesin -hiç deneyimlememiş olsalar bile- demokrasiyi anlamasını sağlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59e4698d-6730-408e-8739-576b19853ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Birikim Sayı 396 - Nisan 2022</image:title>
            <image:caption>Geçen ayın birikimi 3 ÖMER LAÇİNER Bir Doğu-Batı çatışması mı? Ukrayna-Rusya ve dünya 7 LAL HİTAY Kimlik, açıklık-kapalılık, estetizm ve barbarlık 21 İRİNA KUZNETSOVA Benim savaşım değil Kapitalizm ve iklim krizi 24 SERCAN ÇINAR Felaket kapitalizmi - kıyamet ve umursamazlık Emek hareketi 33 UĞUR ŞAHİN UMMAN Soma’da sendikal mücadele: Günahı sendikaların, sevabı maden işçisinin boynuna... İnsan hakları 42 İLKNUR MEŞE Cemaatler, laiklik ve “çocuk düşmanlığı” Post-post-Kemalizm 51 ERTUĞRUL KAAN YILDIRIM Geçiş dönemi tartışmaları: Post-Kemalizm, makul merkez, siyasi pragmatizm İktidar ve “çevre” 62 ERGUN AŞÇI “Çevre”den bir siyasi portre: Eski bakan, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü: Türk tipi başkanlık sisteminde bir “şehir” başkanı Milliyetçilik - edebiyat ve tarih 72 GÖZDE YILMAZ Postkolonyal bir tahayyül olarak Kemalizm

80 BARIŞ ÖZKUL Halikarnas Balıkçısı: Bir kuruluş miti olarak İyonya ve “Egelilik”: “Yazdıklarımın hepsine inanmak zorunda değilim” 87 SAİT ÇETİNOĞLU Kurbanların kaleminden Varlık Vergisi zorbalığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a2945f-b59f-4522-a2f9-5a34acadf64b.jpg</image:loc>
            <image:title>Telaş Bandosu</image:title>
            <image:caption>“Her şey nasıl başladıysa öyle bitti Gazella. Kendi kendine. Sakince. Ne bir eksik ne bir fazla. Bana yalnızca anlatmak emredilmişti. Yürüdüm. Paçalarımda çamur. Cebimde ekmek. Tuz. Peynir. Hüsnüyusuf tohumu. Herkese yetecek kadar dünya vardı oysa. Umut ve silah taşımak yasaktı. Yürüdüm. Anlatmak ve bağışlanmak için.” Semih Öztürk, karakterlerinin hayat karşısındaki korkularını, tedirginliklerini, özlemlerini ve meraklarını temsil eden gürültülerin içindeki ahengi göstermeye çalışıyor. Hem ağızlarından her çıkanı dinliyor, hem de ruhlarının derinlerinde saklanmış utangaç sesleri öne çıkmaları için telkin ediyor. Sonrası neşeyle el çırpmalar, caddeleri üzgün üzgün adımlamalar... Telaş Bandosu, rengârenk duyguların bütünü, son ki üç dört!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43d0e111-1c55-4009-aefc-44b613a6335b.jpg</image:loc>
            <image:title>Başıboş Köpek</image:title>
            <image:caption>Venedik dekoru önünde, İtalya’nın ve çağımızın hemen bütün siyasal sorunlarına bulanmış heyecanlı bir polisiye... Wolfgang Schorlau, bu defa İtalyan yazar Claudio Caiolo ile beraber yarattığı komiser Morello karakteriyle İtalya’nın toplumsal hayatına, siyasetine ve suç âlemine dalıyor. Arka planda, mutfak zevki, sohbeti muhabbeti, şen “mentalitesi” ile “İtalyan tarzı hayat” akıyor... Dekor: Tarihî binaları, San Marco Meydanı, kanalları, gondollarıyla dünyanın belli başlı kitle turizmi merkezlerinden Venedik. Komiser Morello’nun uğraştığı vaka da, o kitle turizmi endüstrisinin şehri mahvetmesine karşı gelişen muhalefetle ve o muhalefetten rahatsız olan sermaye ve siyaset güçleriyle ilgili. Kendi “memleketinde,” Sicilya’da mafyayla yaşadığı acı olaylardan ötürü siyasi yozlaşma meselesini iyi bilen Komiser Morello için yine de farklı bir meydan okuma. Üstelik şimdi, kibirli Venediklilerin Sicilyalılar ve “Güneyliler” hakkındaki önyargılarıyla da boğuşmak zorunda. “Bu kitabı çok farklı bir gezi rehberi gibi de okuyabilirsiniz!’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7011155b-b471-4583-8006-9df8ce9f0173.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat’tan Erken Cumhuriyet’e Kumar</image:title>
            <image:caption>Ahmet Yeşilyurt, Osmanlı topraklarında çok daha önce görülmeye başlamış olsa da özellikle Tanzimat dönemiyle birlikte gittikçe daha da yaygınlaşan “kumar”ı ve para için oyun oynama alışkanlıklarını çeşitli yönleriyle ele alıyor: Bugün “kumarhane” olarak değerlendirdiğimiz yerlerin oluşum süreci nasıldı? Devletin “kumarla mücadele” kapsamında aldığı tedbirler, yaptığı düzenlemeler nelerdi? Kumar tutkunlarının her koşulda oynamaya devam etmek için buldukları çözümler nelerdi, yakalanmamak için neler yapıyorlardı? Tanzimat sonrasına kadar Osmanlı topraklarına yabancı olan modern anlamdaki kumarhaneler, Osmanlı ve Cumhuriyet basınında, kitaplarda, dergilerde nasıl yer alıyorlardı? Kapsamlı bir arşiv araştırmasına dayanan, kumarın ve oyunların ne şekilde evrildiğini Osmanlı ve erken Cumhuriyet devri açısından belgeler üzerinden kronolojik denilebilecek şekilde ortaya koyan çalışma “talihe zar atanları”, kumar masalarında bütün varlıklarını yitirseler de oynamaktan vazgeçmeyenleri, kumar yüzünden işlenen cinayetleri, yürütülen takibatları, kumar düşkünü devlet görevlilerini, resmî ve gayriresmî kumar salonlarını, “bitirimhaneleri” ve bunlara yönelik tepkileri gözler önüne seriyor. Tanzimat’tan Erken Cumhuriyet’e Kumar, “Kâr etmek isterseniz hiç oyun oynamayın, muhakkak kârlı çıkarsınız” sözünün de ortaya çıktığı trajikomik durumları, gerek devletin gerek kumarbazların tutumlarını düşündürücü olduğu kadar yer yer eğlenceli boyutlarıyla da ortaya seren bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/457580a1-8faa-40b0-a5d4-9b925bdf55d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşitsizlikler Kitabı</image:title>
            <image:caption>Her yer ve zamanda geçerli tek bir eşitsizlik biçimi olmadığından hareketle, eşitsizlikler terimini kullandım... Zira eşitsizlikler sadece kimin ne kadar para kazandığını belirlemiyor, çocuğunuza aldığınız oyuncaktan tutun da kahvaltı masasına neler koyduğunuza, ne kadar zeytinyağı tükettiğinizden ailenin gençlerinin üniversite sınavlarına nasıl hazırlandığına, hatta kimin kimle evlendiğine kadar gözle görülmesi kolay olmayan bir dolu alana sızıyor, izini bırakıyor.” Eşitsizlikler Kitabı, AKP iktidarının başladığı 2002’den 2020’lere uzanan seyri içinde, Türkiye’de toplumsal eşitsizliğin değişik boyutlarıyla olağanüstü ayrıntılı bir analizini yapıyor. Kitabın içinde dört kitap var aslında. Birincisi, eşitsizlikleri nasıl ele almak gerektiğini ve sosyal bilimlerin “görmezliklerini” tartışıyor. İkincisi, ülkedeki gelir dağılımının haritasını çıkarıyor. Üçüncüsü, tüketimi ve özellikle artan finansallaşma, dolayısıyla borçlanma sayesinde -veya yüzünden-, tüketim kalıplarının dönüşümünü inceliyor. Dördüncüsü ise eşitsizliklerin nasıl bir seyir izlediğine, olası gelişmelere ve eşitlikçi bir dönüşümün olanaklarına bakıyor. 2000’lerin başında düşme eğilimi gösterirken, 2014’ten itibaren istikrarlı ve kalıcı bir şekilde tırmanan gelir eşitsizliği, nasıl farklı ve “yeni” eşitsizlikleri ve toplumun daha önce bilmediği yeni kırılganlıkları ortaya çıkarttı? “Orta gelir tuzağı” denen kriz nedir? Kadınlar, bu eşiğin aşılmasında ve aşılamamasında neden kilit bir role sahipler? Oğuz Işık’ın “olay yeri inceleme dedektifi” ve “zanaatkâr sabrını” birleştirerek yaptığı olağanüstü ayrıntılı çalışma, yukarıdakiler gibi birçok sorunun cevabını arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e99ec74-cafc-4d55-9432-21027f9acf79.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Aşiretleri</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’yla müttefiklikten düşmanlığa uzanan ilişkileri sonucu Kürt aşiretleri, 16. yüzyıldan itibaren sürekli olarak bir ıslah çabasının nesnesi, “şakîliğin membası” olarak kayıtlara geçti, buna uygun bir muameleyle karşı karşıya kaldı. 18. yüzyılın ilk yarısına kadar geniş bir coğrafya üzerinde otonom ve yarı otonom bir şekilde hükümranlık sürüp imparatorluğun takdir, taltif ve terfilerine mazhar olan da yine bu Kürt aşiretleri oldu. Zaman içinde yoğunlaşan merkezileşme politikalarıyla beraber Kürt aşiretlerinin devletle ilişkisi, çeşitli biçimlerde değişse de ana eksen sabitti: II. Abdülhamit’ten İttihat ve Terakki’ye ve nihayet Cumhuriyet’e devreden ilişki karşılıklı çıkarlara dayalı, itaatle isyan arasında salınan bir politik düzlemde belirlendi. Her aşiretinse elbette kendi hususiyeti, tarihi, politik kabiliyeti, ayrı ayrı şahsiyeti vardı. Bir bütün olarak aşiret ilişkileri ve olgusunun işleyişine dair genel bir çerçeve sunan Tuncay Şur ve Yalçın Çakmak’ın derlediği Kürt Aşiretleri, birçok aşireti gerek kendi tarihleri, gerek tarihsel konumlanmaları çerçevesinde panoramik biçimde ele alıyor. Aşiretler konusunda zengin bir bakış açısı sunan, kapsamlı bir derleme... Suavi Aydın, Ali Haydar Bektaş, Burak Bektaş, Hasan Biçim, Hamit Bozarslan, Serhat Bozkurt, Safiye Ateş Burç, Yalçın Çakmak, Ercan Çağlayan, Gökhan Çetinsaya, Erdal Çiftçi, Berhan Aren Çoban, Fasih Dinç, Mehmet Rêzan Ekinci, Kamil Fırat, Mehmet Fiğan, Suphi İzol, Hakan Kaya, Yener Koç, İsmet Konak, Orhan Örs, Tuncay Şur, Gültekin Uçar, Sedat Ulugana, Martin van Bruinessen, Hiroki Wakamatsu ve Lale Yalçın-Heckmann’ın katkılarıyla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/787758c4-f10f-4963-8f56-005be6e9bca3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Kaydırağı</image:title>
            <image:caption>Düşlerimizi süslemez mi istediğimiz her şeye sahip olmak?
Ne istesek şıp diye gerçekleşivermesi?
Bugün de, yarın da, öbür gün de, bir sonraki gün de...
Peki sonra? Ya bizi mutlu edecek hiçbir şey kalmadığında?
Ya her şeyi tükettiğimizde?
Yıldız Kaydırağı mutluluk, mutsuzluk, istekler, ihtiyaçlar, hayaller ve gerçekler arasındaki o incecik çizgide bize yol gösteriyor.
Hayallerimizi gerçeğe çevirmek için hayal kurmaya ve ona ulaşmak için çaba göstermeye devam edin diyor inceden inceye...
Ve yıldızlardan oluşmuş bir kaydırakta bizi o rengârenk düşler ülkesine konuk ediyor.
Çiğdem Gündeş düşlerimize yeni renkler katmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f1d787d-8a26-4065-8e75-357253756725.jpg</image:loc>
            <image:title>Brody’nin Gizemli Şifresi</image:title>
            <image:caption>Brody ile maceraya hazır mısın?
Ansızın odasında bulduğu bu gizemli kağıt da ne? Üzerinde anlaşılmaz semboller var. Bir dakika! Bu bir cümle ama farklı bir alfabeyle yazılmış. Daha önce hiç karşılaşmadığımız bir alfabe... Aktivitelerin sonuçları gizli alfabeyi çözmeni sağlayacak. Peki kağıtta ne yazıyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/496e50f9-6a0f-46b3-a94c-c6039f3a8a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Tokyo Ueno İstasyonu</image:title>
            <image:caption>2020 Çeviri Edebiyatı Ulusal Kitap Ödülü Kazananı
Akutagava ödüllü Miri Yu, Güney Kore vatandaşı olmasına rağmen Japonca yazan, gençlik yıllarındaki bunalımlarına Edgar Allan Poe ve Truman Capote gibi ustaların eserleri sayesinde direnen, kitaplarında hem psikolojik hem de sosyolojik arayışların peşine düşen bir yazar.
Çağdaş Japonya tarihinin her önemli dönemeci 1933’te doğan Kazu’nun hayatına bir şekilde etki etmiştir ama o artık bir ölüdür. Kazu’nun yaşam öyküsüne kara talih damga vurmuştur ve şimdi ölümde bile huzura eremez.
O parka 1964’te Tokyo Olimpiyatları’nın hazırlığında çalışmak için gelen ve son nefesini de parkın civarındaki evsizlerin arasında veren Kazu’nun gözlerinden Tokyo’daki gündelik hayatı görürüz bu romanda. Böylece onun şahsi öyküsüne dair mahrem ayrıntılar da gün yüzüne çıkar. Tıpkı toplumdaki eşitsizliklerin onun hayatına nasıl yön verdiğinin gün yüzüne çıkması gibi.
Tokyo Ueno İstasyonu, Tokyo’nun en işlek mekânlarından birine musallat olan evsiz bir hayaletin hikâyesini anlatıyor.
“Miri Yu, her tür kaybın insan ruhu üzerindeki etkilerini keşfetmek konusunda harika bir iş çıkarıyor. Tokyo Ueno İstasyonu enfes bir roman ve varoluşsal bunalıma yönelik katı, ödün vermeyen bir bakış açısına sahip.” –NPR
“Kazu’nun evsiz kalışı ve ardından parka musallat oluşunu okurken sokaktaki hayaletvari vatandaşın trajedisini anlamaya çalışarak sürükleniyoruz bu kitabın sayfalarında. Tokyo Ueno İstasyonu savaş sonrası Japonya’sında zengin ile yoksul arasındaki ayrışmanın önemli bir anımsatıcısı.” –The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d286523e-60fe-484d-bed4-d8d3e4ff8353.jpg</image:loc>
            <image:title>Çukur</image:title>
            <image:caption>Sovyet devriminin avangardı Andrey Platonov dünyayı gördüğü gibi yazmaktan hiç vazgeçmedi. Devrim sonrası Rusya’nın stepleri onun gözünde yeni devrimlere gebe bir yer oldu hep. Belki de bu sebepten Parti ile yıldızları hiç barışmadı ve yazarın hakkının teslim edilmesi ölümünden sonrasına kaldı. Çukur da kendi vatanında ancak 1987’de yayımlanabildi.
Büyük Terör dönemi Sovyet Rusya’sındaki bir köyün iyi niyetli insanları, merkezden gelen direktifleri yanlış anlayarak dünyanın tüm evsiz barksızlarına yuva olacak muazzam bir binanın temelini kazmaya başlar. Burjuva sınıfını tasfiye edip kolektivizasyonun prensiplerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Aklı, yaratılışın amaçsızlığına dair sorularla dolup taşan Voşçev ise hem devrimin bu köyle aldığı grotesk biçime alışmaya çalışır, hem de üzerine titrenen geleceğin dönüşümüne şahit olur.
Platonov’dan Çukur devrimle gelen dayatmalara dair siyasi tavrından ödün vermeyen, sürrealist bir şaheser.
“Üzerine bir ömür çalışmayı hak eden kitaplara imza atmış, muazzam bir yazar Platonov.” –Vasili Grossman
“Anladığım kadarıyla ruhunuz Gogol’ünkine yakın. Bu nedenle dramda değil, komedide deneyin kendinizi. Öfkelenmeyin. Üzülmeyin… Her şey geçer, yalnızca gerçek kalır geriye.” –Maksim Gorki; Platonov’a mektubundan.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe16f0b2-0f59-4e5a-a4d4-9726afd66b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gördüm Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Kedilerin sık sık gördüğü, sizinse hiç görmediğiniz bir çiçek: Gördüm Çiçeği. Henüz onunla tanışmadınız ama gözlerinizin önünden yavaş yavaş, damla damla geçmesi yakındır.
Başak Daşman’ın öykü serüveni, on öyküden oluşan ikinci kitabı Gördüm Çiçeği’yle devam ediyor. Daşman, yeni öykülerinde, oyunculuğun kendine has gözlem gücünü yazı dünyasına aktarıyor; özellikle modern insanın düştüğü hâlleri ironik bir dille paylaşıyor okuruyla. Bu kitabın sözdizimi de, imla tercihleri de, adı gibi özgün ve kimi zaman da aykırı.
İçinde bulunduğumuz evrende ya da bir başkasında, tek başına ya da arkadaşlarla, monoton bir gün daha ya da yaşanacak sıkı bir macera... Daşman’ın öykülerinde herkes için bir koltuk var. Yeter ki okur, “Yaz bunları!” demeye devam etsin.
“Gözümün önünde ağzına kadar pembe Gördüm Çiçeği yapraklarıyla dolu dev bir kule canlandı. Hemen arka sokakta. Kule kendini kendine sıkıştırıyor, sıkıştırıyor, sıkıştırıyor ve gövdesinin altındaki minik musluğundan birkaç damla yağ süzülüp yavaş yavaş damlıyor. Altına şişe koymayı unutuyorlar. Olamaz! Oradan geçen kediler ağızlarını şapırdatarak içiyorlar o bin bir emekle, onca çiçekten çıkan yağı. Kediler ondan böyle. Bu kadar başına buyruk. Hep bir bildikleri varmış gibi dolanmaları bundan belki de. Adi kediler. Hırsızlık düpedüz, hem de güpegündüz! Kaç para bu! Ayıptır be! Kaç para bu! Hakikaten kaç para bu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49ad1346-d976-499d-8303-4678e0ef02c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Misk-i Amber</image:title>
            <image:caption>bir ben indirdim kendime
rıza aldım şerhimin dipnotundan
dedim ki insan yalandır kendine
dönüp durdum bu kargışlı imgede
baktım ki her yer kızılyar geçidi
ilk benim içime yağıyor kar
en uzak en erken sabahlarda uyanan ben
dağları kavgaya suyu tenhaya bağlayan ben
dedim ki bu kalp bildiğim bir yamaçta tenhadır
bu kilitli makamda kavrulan çöl benim
ister yağ ister indir ırmağa
ahh ki her yanım yel
her tende külüm ben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d6582cf-0730-4ac2-8e67-d6f954a84719.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya</image:title>
            <image:caption>“Rahatımın kaçacağından korkarak bir sersemlik zırhının içine saklanmıştım. Artık kendi kendimden utanıyordum. Birkaç kere ayağa kalktım. Aynaya bakmak, orada göreceğim zavallı çehreye tükürmek istedim. Bu kadarına cesaret edemedim. Kendi kendime, ‘Ne yapabilirdim? Elimden ne gelirdi? Ben kimim ki?’ diyor, fakat yine kendim, ‘Hiç olmazsa kaçmazdın... Hiç olmazsa dinlerdin. Kim olursan ol... Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır... Hiç olmazsa bir tek sözü...’ diye cevap veriyordum.”
Sabahattin Ali’nin 1930’lu yılların sonlarına doğru kaleme aldığı on üç öyküden oluşan kitabı Yeni Dünya, fakirliğin, çaresizliğin ve acımasızlığın kol gezdiği Anadolu’yu kendine has diliyle anlattığı, okura küçük bir çocuğun attığı her adımda dizine vuran güğümün acısını derinden hissettirdiği bir eser.
Hayatını taşrada dans ederek kazanan bir kadının, atandığı köye yol yapılması için çabalayan bir öğretmenin, ailesini geçindirmenin yükünü omuzlarında taşıyan Hasan’ın, aşktan içi yanan bir garip berberin, sevdasını kanıtlamak için ovadan dağa tuz çuvalı taşırken yitip giden bir gencin ve diğer birçok sıkıntılı yaşamın gerçek öykülerini rahatı yerinde olanları huzursuz ederek, ustalıkla anlatıyor yazar.
Yeni Dünya, Sabahattin Ali’nin sözünü sakınmadığı, eleştirel gerçekçi bir öykü derlemesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a940b5ee-43ec-4a11-be2d-6f94e45a6d7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses</image:title>
            <image:caption>“Herkes hayretle bu kıpkırmızı yüzlü gence bakıyordu. O, esrarlı bir dil konuşan ellerini sazın üzerinde hareket ettirmeye başlamış ve gözlerini yere yahut kucağından fırlamak ister gibi sıçrayan sazına dikmişti. Pek az bir duraklamadan sonra, bu sefer başını kaldırmadan, daha yavaş fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu: Sekiz yıldır uğramadım yurduma / Dert ortağı aramadım derdime / Geleceksen bir gün düşüp ardıma / Kula değil, yüreğine sor beni.”
Yalnızca romanlarıyla değil öyküleriyle de Türk edebiyatının en özel isimlerinden biri olduğunu bize gösteren Sabahattin Ali 1936-1937 arasında yazdığı öyküleri içeren Ses’te sıradan insanların etrafında şekillenen, birbirinden vurucu ve yürek dağlayan beş hikâye anlatıyor.
Bir hayat kadınının hayatına dokunduğu hasta ve beş parasız bir adam, Ankara-Konya yolunda karşılaştığı bir çobana gaddarca davranan bir mühendis, bir kanunsuzun peşinde kanun dışına kayan jandarmalar, müzik okuluna girmek için çaresizce çabalayan Sivaslı Ali, sevdaları ile geçirecekleri on beş güzel gün uğruna hayatları heba olan iki insanın hazin öyküleri bu kitapta bir araya geliyor.
Sabahattin Ali Ses’te toplumcu gerçekçiliğin Türk öykücülüğündeki doruklarına ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b27cbf4-a8e2-4fa4-bcbc-09ba9851621e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mistik Yolda Yürümek</image:title>
            <image:caption>Merhaba Mistik Yolcu,
Elinde tuttuğun kitap 6 yıldan fazla zamandır Mistik Yol YouTube kanalında çekim yasası üzerine yaptığımız video metinlerinin ilhamıyla doğdu. Mistik Yol ise ilk olarak Didem’le kendi aramızda yaptığımız ruhsal farkındalık sohbetlerinin bir sonucu olarak ortaya çıktı. En çok üzerinde durduğumuz konu ise çekim yasasıydı. Pek çok konu başlığımız olmasına rağmen dönüp dolaşıp çekim yasasına geri dönüyorduk.
Çekim yasası heyecan vericidir. Uygulamaya çalıştıkça kendini keşfedersin. Çünkü istediğine ulaşmak için onun enerjisine uyumlanman gerekir. Uyumlanmaya çalıştıkça iç dünyanda o isteğe uygun olmayan enerji parçaları saklandıkları yerden kafalarını kaldırır ve değişime itiraz ederler. Bundan sonra mesele artık sadece isteğine ulaşmak değil kendi gizli iç dünyanın örtüsünü kaldırmak ve o parçaların seninle iş birliği içinde olmasını sağlamaktır. Kişi çekim yasasının kestirme bir yol vadetmediğini bu noktada anlar. Tam tersine, çekim yasası kendinle dürüstçe yüzleşmeni ister. Bu yönüyle muazzam bir ruhsal öğretidir. Onu heyecan verici kılan da budur.
Umarım bu kitap arayışında sana yardımcı olur ve umarım son sayfaya geldiğinde gerçekten bir şeylerin değiştiğini hissedersin. Bu bizim en büyük dileğimiz.
PEKİ, SENİN TÜM DİLEKLERİNİN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN NE MÜMKÜN?
Cem Çiloğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ca3843d-83b4-4d7b-ab1c-8a25f861c1aa.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Doğruluk 1 Cesaret (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bırak ailen senin için mucizeler yaratsın
Olivia, derslerin bittiği ama mezuniyetin henüz gerçekleşmediği parti haftasını iple çekiyordu. Her gün birbirinden ilginç temalı etkinliklere katılacak ve üniversite planlarına dalmadan önce gönlünce eğlenecekti.
Ama küçük bir aksilik mezuniyetini tehlikeye atınca bir anda dünyası altüst oldu. Telefonundan konumunu takip eden annesi ya da fazla meraklı geniş ailesi fark etmeden işleri yoluna koymak için sadece bir haftası vardı. Kasabada gerçekleşen golf turnuvasında gönüllü olmak her şeyi çözecekti ama Olivia&apos;nın, arkadaşlarının partileri yerine golf sahasında olduğunu gizlemek için Efsane Dörtlü’nün güçlerini birleştirmesi gerekiyordu.
Son derece yasaklı bir oğlan ikide bir karşısına çıkıp aklını karıştırsa da Olivia hedefe odaklanmıştı! Bir takvimi ve bir planı vardı! Hiçbir şeyin ters gitmesi mümkün değildi… değil mi?
“Tam da kendinizi hikâyeye kaptıracağınız türden bir kitap.” —School Library Journal
“Bu yanlışlıklar dram/komedisi müthiş bir mizahla dolu. Elston o sımsıcak, kalabalık aile curcunasını çok güzel anlatıyor ve kuzenler arasında insanın içini ısıtan bir arkadaşlık yaratıyor… Büyüleyici.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30e89cc-7acc-4149-9786-cedcd37b8f5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikey’nin Canavarı - Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar</image:title>
            <image:caption>Farklı bir boyuttan gelen istilacı Krang’ler tutsak ettikleri dev bir mutant canavarı ellerinden kaçırınca Ninja Kaplumbağaların gizliliği tehlikeye girmişti. Kanalizasyonların araştırılmasını göze alamayan kahramanlar Leonardo, Donatello, Raphael ve Michelangelo, onu herkesten önce bulmak zorundaydılar. Ve elbette, yaratıkla karşılaştıklarında onunla ne yapacaklarına da karar vermeleri gerekecekti. Acaba bu devasa canavar bir dost mu yoksa düşman mıydı?
Okumayı yeni öğrenen küçük okurlar ve efsanevi Ninja Kaplumbağalarla soluk kesen bir maceraya atılmak isteyen herkes bu kitabı çok sevecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/360b9519-d8c1-44c8-bede-1041c189f704.jpg</image:loc>
            <image:title>Robot Saldırısı! - Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar</image:title>
            <image:caption>Ninja Kaplumbağalardan Donatello’nun ahşap sopası, ezeli düşmanları Krang’lerle savaşırken kırılınca Splinter ona yeni bir sopa hediye eder. Donatello’nun aklındaysa daha son teknoloji bir savaş silahı vardır ve kendine yenilmez bir Kaplumbağa-robot yapar! Fakat diğerleriyle birlikte savaşa gönderdiği robotu, Donatello ve kardeşlerinin başına büyük bir bela açmak üzeredir...
Leonardo, Donatello, Raphael ve Michelangelo’nun bu eğlenceli macerası, yeni okurlara okumayı sevdirirken efsane Ninja Kaplumbağaları özleyen herkese keyif verecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79016d44-a91f-42dd-b7d7-0b44c9edc362.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Takım! - Genç Mutant Ninja Kaplumbağalar</image:title>
            <image:caption>Splinter Usta’nın sevimli ve bir o kadar da güçlü mutant öğrencileri Leonardo, Raphael, Michelangelo, Donatello; yıllar sonra ilk kez yer üstüne çıktıklarında kendilerini tehlikeli bir görevin içinde bulacaklar. Her birinin çok özel yetenekleri var, ama acaba düşmanların karşısında bir takım halinde çalışmayı başarabilecekler mi?
Bir dönemin en sevilen çizgi film karakterlerinden Ninja Kaplumbağaların birer kahramana dönüşme hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9fd9f9d-9b7d-4aea-a9c2-0309d29cfc52.jpg</image:loc>
            <image:title>Wilhelm Storitz’in Sırrı</image:title>
            <image:caption>Jules Verne’in ölümünden sonra yayımlanan bu sürükleyici fantastik roman Macaristan’da, Tuna kıyısındaki hayali Ragz şehrinde geçer. Fransız mühendis Henri Vidal, Avrupa çapında ün kazanmış bir ressam olan kardeşi Marc’ın Macaristan’ın köklü ailelerinden Roderich’lerin kızı Myra ile düğününe katılmak üzere Ragz’a gider. Bir süre önce Myra’nın bir talibi daha olmuş, ancak Roderich ailesi tarafından geri çevrilmiştir. Bu kişi, Prusyalı ünlü bilim insanı Otto Storitz’in oğlu Wilhelm Storitz’den başkası değildir. Evlilik yolunda ilerleyen Marc ile Myra’nın bu süreçte mutluluklarına gölge düşüren gizemli ve meşum olaylar, intikam almak için babasının bilimsel sırlarından faydalanan Wilhelm Storitz’in planının bir parçası mıdır yoksa? Jules Verne, Fransa’nın yenik düştüğü 1870 yılındaki Fransa-Prusya Savaşı’nın ardından Almanlara yönelik olumsuz duygularını tekinsiz karakteri Wilhelm Storitz’e yöneltmiştir. 1897 yılı civarında kaleme aldığı romanın, oğlu Michel Verne tarafından gözden geçirilmiş versiyonu 1910’da yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c152050-32dd-490a-9939-c871ad34d2ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Wilhelm Storitz’in Sırrı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jules Verne’in ölümünden sonra yayımlanan bu sürükleyici fantastik roman Macaristan’da, Tuna kıyısındaki hayali Ragz şehrinde geçer. Fransız mühendis Henri Vidal, Avrupa çapında ün kazanmış bir ressam olan kardeşi Marc’ın Macaristan’ın köklü ailelerinden Roderich’lerin kızı Myra ile düğününe katılmak üzere Ragz’a gider. Bir süre önce Myra’nın bir talibi daha olmuş, ancak Roderich ailesi tarafından geri çevrilmiştir. Bu kişi, Prusyalı ünlü bilim insanı Otto Storitz’in oğlu Wilhelm Storitz’den başkası değildir. Evlilik yolunda ilerleyen Marc ile Myra’nın bu süreçte mutluluklarına gölge düşüren gizemli ve meşum olaylar, intikam almak için babasının bilimsel sırlarından faydalanan Wilhelm Storitz’in planının bir parçası mıdır yoksa? Jules Verne, Fransa’nın yenik düştüğü 1870 yılındaki Fransa-Prusya Savaşı’nın ardından Almanlara yönelik olumsuz duygularını tekinsiz karakteri Wilhelm Storitz’e yöneltmiştir. 1897 yılı civarında kaleme aldığı romanın, oğlu Michel Verne tarafından gözden geçirilmiş versiyonu 1910’da yayımlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d07323ad-4513-4b27-8b55-cc0e992bebfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaklar İlköğretmen Okulu – Köy Enstitüsünden Yansımalarla</image:title>
            <image:caption>Köy enstitülerinin ilköğretmen okullarıyla birleştirilmesiyle birlikte eğitim tarihimizde yeni bir evreye girilir. 1954 yılında çıkarılan kanunla mevcut köy enstitüleri altı yıllık ilköğretmen okullarına dönüştürülür ve bu okullar 1974 yılına dek ilkokul öğretmeni yetiştirmeye devam eder. 
Ortaklar Köy Enstitüsü’nün devamı niteliğindeki Ortaklar İlköğretmen Okulu da bu önemli eğitim kurumlarımızdan biridir. 
Kendileri de Ortaklar İlköğretmen Okulu mezunu olan Ahmet Nuri Doğan ve Mustafa Özmen’in hazırladığı bu kitap Ortaklar’ın tarihine, eğitim sistemimize katkısına ve hepsinden önce öğretmen adayı öğrencilerinin hayatlarına nasıl damga vurduğuna ışık tutuyor. 
Ortaklar İlköğretmen Okulu adlı bu çalışmada mezun öğrencilerin ilk ağızdan anlatılarına ağırlık veriliyor. Ve bu tanıklıklarla yaşamın her alanına nüfuz eden, köklü bir değişime olanak sağlayan eğitimin sadece öğretim süresiyle sınırlı olmadığına, köy enstitülerinden devralınan eşsiz tecrübenin kılavuzluğunda ilköğretmen okullarında nasıl kalıcı bir örneğe dönüştüğüne şahit oluyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59926b88-fb50-4661-8354-fcdf257608b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlük – Büyük Deniz Sözlüğü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Deniz anlata anlata bitmez, bitmemelidir de. Yıllar önce denizi anlatacak olanlara daha iyi anlatabilmeleri için, anlatılanları da okuyacak olanlara daha iyi anlayabilmeleri için denizin dilinin bir sözlüğünü yazma hevesine kapıldım. Önce bu iş nasıl olur diye denemek üzere Yıldız Adları Sözlüğü’nü, arkasından Deniz Balıkları Sözlüğü’nü yazdım. Deniz sözlüğü işlerinin piri olan Süleyman Nutkî’ye çömezlik edip onun Kamûs-i Bahrî’sini yeni yazımıza çevirdim. O arada öğrendiklerimin bir bölümünü Denizin Dili-Denizin Yazısı’nda anlattım. İşte elinizdeki Denizlük, o uzun yılların ve denemelerin bir ürünüdür. İkinci amaç, diğer deniz sözlüklerinde büyük ölçüde göz ardı edilmiş olan etimolojik amaçtır. Sözcüklerin kökenlerini açıklamak ya da bunlar hakkında açıklamalar önermek yönünde çaba gösterdim. Üçüncü olarak, açıkça dile getirilmemiş olsa da Denizlük, bir Türkçe-İngilizce sözlük olarak da kullanılabilir. Doğrudan Türkçe sözcüklerden hareketle düzenlenmiş olduğundan, Denizlük’te yer alan İngilizce karşılıklar, çoğu zaman uzun açıklayıcı ifadeler yerine, tekil sözcük ya da terim niteliğinde yer almaktadır. Eleştirel açıdan bakacak olursak, Denizlük , otodidakt bir amatör denizci tarafından derlenmiş bir sözlüktür. Eksiklerinin giderilip daha sağlıklı bir yapıya kavuşabilmesi için hem dilbilimci ve denizbilimciler hem de deneyimli ve deniz kültürü zengin denizciler tarafından gözden geçirilerek işlenmesi gerekir. Bu bakımdan, derlememin, genel bir deniz sözlüğü olmanın ötesinde, Türkçe deniz dili çalışmalarında el altında bulundurulabilecek yararlı bir kaynak olacağını ümit etmek istiyorum. 
                                                                                                                                                                         Mustafa Pultar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/498ae1c6-be17-470e-b4cd-f21aeb30e4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nablus 1918</image:title>
            <image:caption>I. Dünya Savaşı’nın etkileri günümüzde en çok hissedilen cephesi muhtemelen, İngiliz ve Fransız güçleriyle Osmanlı ordularının kıyasıya hakimiyet savaşına girdikleri Ortadoğu’da açılmıştı. Ortadoğu cephesinin merkezi ise Mısır’daki Süveyş Kanalı ile Filistin’de yer almaktaydı. 1915 yılı başında Cemal Paşa’nın Süveyş Kanalı’na karşı giriştiği başarısız akınla başlayan muharebeler, inatçı Türk savunmasına karşı İngilizlerin ağır ağır ilerleyişiyle iki yıl sürüp gitti. 1917 ilkbaharında Mısır’daki Britanya kuvvetlerinin başına getirilen General Edmund Allenby, aynı yılın sonlarında Kudüs’ü ele geçirdiği başarılı bir harekâtın ardından, Osmanlıları barış istemeye zorlayacak büyük bir sefer planlamaya başladı. Bu planlarını Eylül 1918’de uygulamaya koyduğunda ise, isyancı Arap kuvvetlerinin desteklediği İngiliz Çöl Süvari Kolordusu, yarılan Türk hatlarından içeri akıp Osmanlı cephe gerisini birbirine katarak tam üç orduyu yok etti. Kudüs kapılarında başlayan İngiliz saldırısı Osmanlıların ateşkes istedikleri 31 Ekim günü sona erdiğinde, Britanya kuvvetleri Halep’e erişip Anadolu sınırlarına ulaşmışlardı. Alman panzerlerinin Batı Avrupa’yı çiğnemelerinden yirmi yıl önce sürati ve çapıyla dünyayı şaşkınlığa uğratan bu harekât, son büyük süvari muharebesi olması yanında, modern anlamda bir Yıldırım Harbi stratejisini fiiliyata döken belki de ilk örnekti. Kendisi de asker kökenli olan tecrübeli yazar Bryan Perrett, Nablus muharebesini titiz bir analize tabi tutuyor ve bu karmaşık harekâtın öyküsünü bol miktarda görsel ve harita ile destekli akıcı bir metin haline getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ece18ea-9f01-44f1-a641-38cf342bc5e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekstilin Postadaki Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Halil Gökman, yirmi yıl boyunca yurtiçi ve yurtdışı müzayedelerden topladığı kartpostallarla hazırladığı Tekstilin Postadaki Yolculuğu’nda, Türk tekstil sektörünü kartpostallar üzerinden bir koleksiyoncu gözüyle anlatıyor. Kitapta yer alan Osmanlı dönemi ve erken Cumhuriyet dönemine ait 243 kartpostal, giyimden giyim dışı tekstile hammaddeden halıcılığa kadar tekstilin her aşamasını yansıtırken, 1900’den 1940’a kadar Türkiye’nin farklı bölgelerinden de görüntüler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92622f95-4085-44b3-9cc6-c4cab16bd33b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Prens ve Diğer Masallar</image:title>
            <image:caption>“Sırf o dinlemiyor diye onunla konuşmaktan vazgeçecek değilim. Konuşurken kendimi dinlemek hoşuma gider. Çoğu kez kendi kendimle uzun uzun sohbet ederim. O kadar akıllıyımdır ki, bazen kendi söylediklerimin tek kelimesini bile anlamam,” dedi havai fişek. 
Havai fişeklerin böyle çokbilmişlik yaptığı; bülbüllerin, güllerin dile geldiği, devlerin çocuklarla oyun oynadığı, sevgi uğruna inanılmaz fedakârlıkların yapıldığı büyülü bir dünyada heyecanlı maceralara siz de katılın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5151df37-0985-4d2b-8b0d-556cd7856df7.jpg</image:loc>
            <image:title>Harper İle Ateş Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Harper ve arkadaşları, Çılgın Şef’e büyülü Düşler Sirki’ndeki yerini geri kazanabilmesi için yardım etmek istiyorlardı. Bunun için harika bir gösteri düzenlediler, ama sirk müdürü sirke katılması için Çılgın Şef’in yerine, harika bir müzik yeteneği olan Harper’ı seçti. Harper sirke katıldıktan sonra, bir zamanlar müzik duyduğu anda ışımaya başlayan bir kız olan Ateş Yıldızı ile ilgili bir gizemi fark etti. 
Televizyonda çok sevilen çocuk programlarıyla ünlü Cerrie Burnell’e ait, dostluk, sihir ve macera dolu bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6626f1b5-06a7-4596-808c-ec8baac4df70.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Mert! – Mert’in Hediyesi – Dikkatli Olmak</image:title>
            <image:caption>KAZANIMLAR SERİSİ 
 
Mert ve en iyi arkadaşı Beren, Yeni Yıl akşamında en sevdikleri şarkıcının konserine gidecekler. Üstelik, birbirlerine hediye de verecekler. Mert, Beren’in hediyesini elleriyle hazırladı ama hediyenin yeterince havalı olmamasından çekiniyor. 
Yılbaşı eğlencesine gitme vakti geldi. Mert’i sürprizlerle dolu, unutulmaz bir akşam bekliyor. 
Arkadaş sevgisini, düşünceli olmanın değerini anlatan bu heyecanlı öykü, kalabalık ortamlarda ailemizin yanından asla uzaklaşmamamız gerektiğini de hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b71cd66-1cee-4a44-a6f0-1371b39db61a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zekani Geliştir – Dinozorlar Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Beyninin yaratıcı yönünün ışıldamasını sağlayacak eğlenceli alıştırmalarla zekânı geliştir. Dinozorlarla ilgili harika bilgileri öğrenirken, matematik ve mantık becerilerini ilerlet..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d435bc41-5fe4-49ad-be6c-abc80a23136b.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandayı Bul! - Bu Pandayı Gören Oldu Mu?</image:title>
            <image:caption>ADI: FRED SEVDİĞİ ŞEYLER: BALONLAR, PAPYONLAR VE PAMUK HELVALAR EN SON GÖRÜLDÜĞÜ YER: BAHÇEKENT DOĞAL YAŞAM PARKI 
Fred macera, eğlence… ve pamuk helva peşinde doğal yaşam parkından kaçıp kalabalık şehrin sokaklarına daldı. Haydi sen de takıl peşine! 
BAKALIM PANDAYI BULABİLECEK MİSİN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5f51487-4629-4fdd-ba50-9d010be4ca00.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizde Neler Var? – Boyama Kitaplarim 4-5 Yaş</image:title>
            <image:caption>Denizlerde, okyanuslarda, göllerde keşfedilecek ne çok şey var! 
Hadi, denizde gördüğümüz taşıtları, hayvanları ve bitkileri tanıyalım, hepsini rengârenk boyayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69e03199-4b95-47f7-b55e-5510b5cf0119.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünde Neler Var? – Boyama Kitaplarim 4-5 Yaş</image:title>
            <image:caption>Gökyüzüne şöyle bir bakınca keşfedilecek ne çok şey var! 
Hadi, birlikte havada gördüğümüz canlıları ve taşıtları tanıyalım, hepsini rengârenk boyayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3316963b-9fd3-4726-823d-7c83fa74af38.jpg</image:loc>
            <image:title>Türlerin Yeni Kökeni Soyu Tükenen Hayvanlar İçin İkinci Bir Şans</image:title>
            <image:caption>Pek çok kayıp tür dünyada tekrar yürüyecek gibi görünüyor, ama bu bize nasıl bir dünya verecek? Ve bu iyi bir fikir mi? Jurassic Park filmlerinde, coşkularına ve merak duygularına yenilen bilim insanlarının laboratuvarda ürettikleri dinozorların sağa sola saldırdıklarını gördük. Devrimci bilginin ve tanrısal güçlere sahip olmanın bedelinin ağır olabileceği, kıssadan hisse beynimize kazınmış oldu. Aynı zamanda tam da bu güdüden yoksun olursak artık insan olamayacağımız fikri de bir kez daha vurgulandı. 
Sibirya’nın permafrostundan California’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki bilim adamları, binlerce yıldan beri soyu tükenmiş olan hayvanları üretmek için çalışıyorlar. Bu uğraşta hem fosilleri hem de en son genetik teknolojileri kullanıyorlar. Bu bilim insanlarından bazıları sırf meraktan hareket ediyor; diğerleri, kaybolan türleri hızla yok olan ekosistemleri kurtarma mücadelesinde güçlü bir silah olarak görüyor. 
 
“Kornfeldt’in bahsettiği projeler, dünya ekosistemlerinin istikrarını tehdit eden bir kitlesel yok olma olayıyla yaşadığımız göz önüne alındığında, inanılmaz derecede önemli.” 
–The New Yorker 
 
“Olağanüstü hafif bir dokunuşla yazılmış mükemmel kitap... doğayla ilişkimiz hakkında bir dizi derin soru ve paradoks ortaya çıkarıyor.” 
–The Guardian 
 
“Kornfeldt’in bu son derece önemli konuya ilişkin büyüleyici genel bakışı için pek çok terim geçerli: açık görüşlü, şüpheci… umutlu. Türlerin Yeni Kökeni  bana umut veriyor.” 
–Peter Watts, Blindsight ve Starfish’in yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53378650-d9fe-4973-b6d9-81185d8608a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Büyük Hikayeler - Leonardo Da Vinci</image:title>
            <image:caption>Onun hİkâyesİ okul kİtaplarının anlattığından 
kesİnlİkle daha karanlıktı… 
Leonardo insanlığın en büyük dehalarından biri olarak hatırlanır ama aynı zamanda tüm zamanların en gizemli kişiliğidir. Sınırsız bir hayal gücü, doymak bilmeyen bir merak ve sanatla bilimi birleştirmek gibi benzersiz bir yeteneği olan bu adamı sınayacak bir disiplin yoktu. Bu da onu daha önce görülmemiş biri haline getirdi. Tabii onun da zayıf yanları vardı, her şeyden önce eserleri yarım bırakıyordu… 
 
Dünya genelinde dehanın sembolü olan ve en bilinen sanat eserlerinde imzası bulunan Leonardo da Vinci resim, heykel, mimari, bilim, mühendislik, astronomi, edebiyat ve daha birçok alanda çığır açan eserlerin yaratıcısıdır. Çok yönlü yeteneğiyle dünya sanat ve bilim tarihini şekillendiren İtalyan dâhinin sıradan bir hayatı olması beklenemezdi elbette. Leonardo’nun yaratıcılığı, zaafları, talihsizlikleri, hataları ve inişli çıkışlı kariyerine odaklanan esprili ve sıra dışı biyografisi, dâhinin bilinmeyen hayatının kapılarını aralıyor. Çizimler ve eğlenceli yorumlarla anlatılan bu karanlık hikâye, her yaştan okurun Leonardo’yu daha iyi tanıması için benzersiz bir biyografi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa510524-b143-4753-9445-0672ea2e96eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin’de Felsefe, Matematik, Astronomi, Tıp Ve Bitkisel Ve Hayvansal İlaçlar</image:title>
            <image:caption>Çin Uygarlığının başlangıcı, MÖ 3000&apos;lere kadar götürülebilmektedir ki, bu da Eski Türk Uygarlığı ile komşu olduğu dönemlere rastlamaktadır. Bu kitapta kısaca Çin Uygarlığının erken tarihli şekillenmesi anlatıldıktan sonra, Çin&apos;deki matematik, astronomi, tıp ve eczacılık adına yapılan çalışmalar ele alınıp, değerlendirilmektedir. 
 
Eserde, Çin&apos;de bilim anlayışı çerçevesinde evrenin nasıl kavrandığı, insan ve evren arasında nasıl bir ilişki kurulduğu ele alınıp değerlendirilmiştir. Bu bağlamda olmak üzere, Çinli bilim adamı için, insanın sadece bilimsel açıdan değil, felsefi açıdan da değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Çünkü Çinli bilim adamı, insanı müstakil bir yapı olarak değil, evrenle ve evrenin güçleriyle bağlantılı olarak ele almaktadır. Bu anlayışı onların özellikle tıbbında görmek mümkündür; Konfüçyüs&apos;te olduğu gibi. 
 
Çin tıbbının etkisiyle günümüzde yaygınlaşmaya başlayan, insanın kendi enerjisi kullanılarak, tedavi edilebileceği anlayışı, tıp teorilerinin de temelini teşkil eder. Bu bağlamda olmak üzere, bitkisel tedavi ile destekli masaj, akupunktur ve moksa gibi tedavilerden de söz edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a044b23-04c8-4dc5-a8a2-0de439ec3d28.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslanın İni</image:title>
            <image:caption>Akıl almaz zenginliklerin baş döndürücü etkilerine karşı dik duruşuyla övünmeyi seven Belle, oyunculuk kariyerinin başındadır. En iyi arkadaşı Summer, onu ve yakın arkadaşlarını, milyarder sevgilisinin teknesine davet eder. Belle, Akdeniz’e açılacakları göz kamaştıran kaçamağı kabul eder.. Şampanyalar, gösterişli koylar, özel jetler ve lezzetli yemeklerle dolu bu seyahatin, yorucu yaşamı için harika bir mola olacağını ummaktadır. Ancak ultra lüks Aslanın İni’ne bindiğinde, bu jet sosyete tatilinin aslında hiç de göründüğü gibi olmadığını anlayacaktır.  Bir misafirden çok mahkûm olduğunu ve en yakın arkadaşının gözü kara bir para avcısına dönüştüğünü öğrendiğinde, yüzen ölümcül hapishaneden kurtulmanın yollarını arar. Tekneden canlı çıkmak istiyorsa zekâsını ve büyük sırrını saklaması gerektiğini fark edecektir.  Katherine St. John&apos;un heyecan verici romanı Aslanın İni, romantizm, cazibe, dostluk ve ihanet dünyasında nefes kesici bir gezinti…,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8f1ebd3-b25a-47a7-af18-ef5f30bb7483.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil Toplum Demokrasi Ve Kent Yönetimi</image:title>
            <image:caption>“Demokrasi ve Sivil Toplum” kavramları, tarihin belli bir aşamasında ortaya çıkan ve süreç içinde evrenselleşerek insanlığa mal olmuş kavramlardır. Tarihçilere ve toplum bilimcilere göre uygarlıklar kentlerle birlikte ortaya çıkmış olup, demokrasi ve sivil toplum kavramları da, kentsel yaşamın ve kentsel gereksinmelerin ortaya çıkardığı anlayış ve oluşumların ürünüdürler. Gelişmiş bir sivil topluma ve ileri düzeyde demokrasiye sahip olmak, kentleşme ve uygarlık düzeyi için bir ölçüt olarak alınmaktadır. Ancak doğu ve batı toplumları arasındaki karşıtlıklara da bağlı olarak dünyada tam anlamıyla evrensel nitelikte, yani herkesin kabul ettiği bir demokrasi ve sivil toplum anlayışı henüz yeterince gelişebilmiş değildir. 
Demokrasi ve yurttaş tanımlarına bağlı olarak dönemsel olarak farklılıklar içerse de genel olarak; katılım ilkeleri ve yöntemleri,  özel olarak ise;  kentsel katılım, kentlerin demokratikleşme dinamiklerinden biridir. Kentsel demokrasinin öncelikli koşulu;  tüm kesimlerin karar alma ve uygulama süreçlerine ayrım gözetilmeksizin katılmasıdır. 
Kitapta yer alan çalışmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre; bir ülkede tüm kurumları ve ilkeleriyle,  kentten ülke bütününe kadar her düzeyde ve alanda, gerçekten demokrasi egemen kılınmak isteniyorsa,  ülkeyi yönetenler,  güçlü ve farklı alanlardaki örgütlenmeleriyle sivil girişimlerin, sivil toplum kuruluşlarının demokratik sistemin çok önemli bir bileşeni olduğunu göz ardı etmemelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2574185-8894-4080-af7d-68b20745b62f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancılar ve Yabancılar 2</image:title>
            <image:caption>okulun ikiye ayrılmış bir cehennem olduğunu söylerdim hep.
Yalancılar ve Yabancılar…
Suçlar işlendi, yalanlar söylendi.
Tüm bu suçlara şahit olanlar sustu,
yaşananlara yabancı olduklarını iddia etti.
Hepsi gitti, geriye yalnızca ben kaldım.
Ben Peri Koçer… Koca bir yalanın üzerine yeniden inşa edeceğim yeni hayatımın ilk sayfasını çevirmeye başladım. 
Bir yabancı olarak...
Belki de bir yalancı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee7457a-96ba-4ce2-bd22-bbf2e21bb908.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Mücadeleler Tarihi -1</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ilk çağlardan bu yana insanlık tarihine damgasını vuran sosyal olaylar incelenmiştir. 
Tarihin akışını değiştiren önemli köle ve köylü isyanları ile Fransız Devrimi ve Paris Komünü kronolojik sırayla aktarılmıştır. 
Kitabı okuyunca, insanın kanını donduran bu olayları şaşkınlıkla okuyacak, dünyanın birçok bölgesinde hak ve özgürlük uğruna mücadele edenleri tanıyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccfcbded-36e6-458d-bb63-de9bb4b03f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Cumhuriyet Kutu Oyunu</image:title>
            <image:caption>&quot;Yaşasın Cumhuriyet&quot;; Mustafa Kemal&apos;in 19 Mayıs 1919&apos;da Samsun&apos;a çıkışıyla başlayıp 29 Ekim 1923&apos;te Cumhuriyetin ilanıyla sonuçlanan tarihsel süreci, oyun kurgusu içinde somutlayan bir çalışmadır. 
&quot;Yaşasın Cumhuriyet&quot;, ülkemizi çağdaş uygarlığın aydınlığıyla buluşturan Mustafa Kemal&apos;in önderliğinde başlayan Ulusal Bağımsızlık Savaşı&apos;nı, tarihsel gerçeklerin kılavuzluğunda yapılandıran çocukların da istekle katılabileceği bir oyundur. 
Işık Kansu’nun hazırlayıp kurguladığı, Aysu Taşkan&apos;ın resimlendirdiği, çocuklarınızla hem eğlenip hem de tarih bilginizi tazeleyeceğiniz, eğitici ve bilgilendirici kutu oyunu “Yaşasın Cumhuriyet” sizlerle birlikte... 
 
Işık Kansu’nun hazırlayıp kurguladığı, Aysu Taşkan&apos;ın resimlendirdiği, çocuklarınızla hem eğlenip hem de tarih bilginizi tazeleyeceğiniz, eğitici ve bilgilendirici kutu oyunu “Yaşasın Cumhuriyet”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ea72613-e138-40eb-a01f-02780c153c20.jpg</image:loc>
            <image:title>İşçiyim Haksızım Emeğin 17 Yıllık Kazanımlarının Doyumsuz Geri Alınış Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;de sendikal hakların gelişimi açısından 1961 Anayasası,tam anlamıyla bir &apos;milat &apos; olmuştur.bu özgürlük ortamında filizlenen Türk-İş ve DİSK gibi konfederasyonlar,Türkiye işçi hareketinin temel dayanak noktaları kimliğini kazanmışlardır. 
12 Eylül sonrası her alanda yaşanan toplu yıkımdan sendikal hareket ve işçi-emekçi hakları da payına düşeni almış, kazanımlar yerini piyasanın insafına bırakmıştır. 
Şükran Soner ve Önder Alker&apos;in birlikte kaleme aldıkları ve ilkez 1989 yılında yayımlanan bu kitapta,Türkiye&apos;de işçi haklarının günden güne nasıl budandığının öyküsünü,yazarların birinci elden tanıklarıyla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7b2256e-c45d-4eb0-8d0a-51bd84278cf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılara Yenik Düşmek</image:title>
            <image:caption>Google ve Facebook gibi teknoloji şirketleri, bizimle ilgili her tür bilgiyi toplayarak ve kişiliklerimizi çözümleyerek, bizi yönlendirebilir duruma gelmeye çalışıyor. Ne kadar başarılı oluyorlar ve ne tür sınırlarla karşılaşıyorlar? 
İnternette, “filtre balonları” ve “yankı odaları” denen, farklı bilgilerin ve farklı bakış açılarının giremediği ortamlar da üretiliyor. Bunlar insanlığı ne ölçüde tehdit ediyor? 
Büyük bir bölümü internet robotlarından oluşan trol ordularının yaydığı yalan haberler ne kadar etkili? Bir hakikat sonrası dünyasında yaşamaya başladığımız ne kadar doğru? Yapay zekânın dünyayı ele geçirmesi olasılığını ne ölçüde ciddiye almalıyız? 
Uygulamalı matematik profesörü David Sumpter, bizi çözümlemeleri, bizi etkilemeleri ve bizim yerimizi almaları için geliştirilen algoritmaların nasıl çalıştıklarını göstererek, teknoloji alanındaki gelişmeleri daha gerçekçi bir şekilde değerlendirmemizi mümkün kılıyor. Bugünkü sistemin yalanlarına ve aldatmacalarına değil, bu sistemin kendisine saldırmak isteyenlerin bu kitaptan öğreneceği çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0df303a3-93ad-4097-b3aa-c609d3b869bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkış Buradan</image:title>
            <image:caption>Fikret Başkaya’nın Çıkış Buradan başlıklı yapıtı, içine sürüklendiğimiz çöküş tablosundan nasıl çıkılabilir, yaşanabilir bir toplumsal düzen nasıl kurulabilir sorularına odaklanıyor. Bütünlüklü, radikal bir kapitalizm eleştirisinden hareketle 
insan-insan/do­ğa-toplum uyumunu ihya edecek eko-sosyalist bir perspektif ve paradigma öneriyor. 
Bir dünya sistemi olan kapitalizm potansiyelini tüketti, yolun sonuna geldi. Burjuva toplumunun sloganı, “Daha çok üret, daha çok tüket, daha fazlaya sahip ol”a indirgenmiş durumda. Fikret Başkaya, geri dönüşü olmayan kritik bir eşiğin aşılmakta olduğuna dair uyarılarını somut verilerle temellendiriyor. “Büyüme, kalkınma, ilerleme” gibi kavramların bir “uygarlık krizi”ni maskelediğini kanıtlıyor.  
Fikret Başkaya’nın önerdiği çıkış yolları arasında; siyaseti 
burjuva politikacılarının elinden alıp herkesin “işi” haline getirmek, toplumdan gasp edilenleri ona iade etmek, kimyasal kapitalist tarımdan çıkmak ve agroekolojiyi ihya etmek, tiksindirici dış borçları ayıklayarak ödemeleri durdurmak, enerjiyi kamulaştırmak ve enerji yutucu sistemden çıkmak, otomobili başat ulaşım aracı olmaktan çıkarmak ve yıkıcı tüketime vakitlice son vermek gibi zihin açıcı başlıklar yer almakta. 
Çıkış Buradan, büyük bir yalanla hesaplaşan yetkin bir fikir insanının, Fikret Başkaya’nın entelektüel yolculuğunun geldiği yere delalet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d035919-c629-4f5e-bd49-0b08438e7053.jpg</image:loc>
            <image:title>Anti-Marksist Devrimcilik</image:title>
            <image:caption>Haluk Gerger bu kitapta, Marx ve Engels tarafından “ham komünizm” ve “yontulmamış devrimcilik” olarak adlandırılan zihniyetin tarihsel gelişimini gözler önüne seriyor, yanı sıra günümüzdeki yansımalarını sert bir eleştiriye tabi tutuyor. 
Yazara göre, Marx ve Engels’in mücadele edip yenilgiye uğrattığı bu “ham”/“yontulmamış” zihniyet daha sonraları Marksist harekete sızdı, bazı dönemlerde ve yerlerde hegemonik bir konum dahi elde edebildi ve günümüze kadar varlığını sürdüregeldi. Bu nedenle, sosyalist hareketin, “devrimci” görünümlü ama özünde Marksizme yabancı, hatta zararlı bu düşünce ve pratiklerden arındırılması acil bir ihtiyaçtır. 
Gerger, “ham komünizm”in Sovyetler Birliği ile “ibretlik ve trajik” bir örnek olarak Kamboçya’daki tezahürlerini etraflıca incelediği çalışmasında, aydınlar ve göçmenlere de ayrı birer başlık açıyor, söz konusu zihniyetin bu kesimler arasındaki yansımaları konusunda çarpıcı değerlendirmeler yapıyor. 
Marksizmin kökenlerine kadar indiği ve orada bulduğu ilginç bir fenomeni tartışmaya açtığı için bir keşif çalışması sayılabilecek bu kitap, diğer taraftan, söz konusu olguyu yirmi birinci yüzyıl koşulları bağlamında irdelemesi nedeniyle de güncel bir perspektif çalışması. 
Bu bakımdan Anti-Marksist Devrimcilik, öne çıkardığı siyasal ve teorik referanslar aracılığıyla sosyalist sola bir yüzleşme olanağı sunma, arayış içindeki gençlere ise ışık tutma amacını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d043d1f-d99a-43cd-ab01-49dbdf68a3f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderhanın Dişleri</image:title>
            <image:caption>Lanny Budd, sanat eseri alım satımıyla uğraşan Amerikalı bir sosyalisttir. Irma adında, kapitalist ideolojiye yakın duran çok zengin bir Amerikalı kadınla evlidir. Lanny ve Irma çifti, pek çok farklı köken ve görüşten, uzak veya yakın çok sayıda insandan müteşekkil bir aileye sahiptir. Sıkça deniz yolculukları yapan, sefahat içindeki bu kalabalık ailenin yatına Almanya’da Naziler tarafından el konması, olayların fitilini ateşleyecek ve Lanny inandığı değerler uğrunda, sevdiklerini korkunç bir kaderden kurtarmak için âdeta bir savaş verecektir. 
Upton Sinclair’in, yakın tarihin en önemli olaylarına yer verdiği 11 kitaplık “Lanny Budd” romanları serisinin üçüncü ve en bilinen kitabıdır Ejderhanın Dişleri. 1929’daki Wall Street iflasından Nazilerin 1934’teki kanlı tasfiye hareketine kadarki dönemi kapsar ve nasyonal sosyalizmin yükselişi, Hitler’in iktidara gelişi ve Nazi terörü etrafında şekillenir. Gerçek ve kurgusal pek çok karakter barındıran Ejderhanın Dişleri, Sinclair’in hikâye anlatmadaki üstün yeteneklerini kanıtlar niteliktedir. İlk olarak 1942’de yayımlanan ve 1943 yılında yazara Pulitzer Ödülü’nü kazandıran bu büyük yapıt, Semih Lim’in özenli çevirisi ile ilk kez Türkçede!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a02fffb0-71e6-4771-8324-27c569692506.jpg</image:loc>
            <image:title>Eliott ve Gizemli Kütüphane</image:title>
            <image:caption>Eliott’un okul günleri, Charlie ve çetesinin soğuk şakaları yüzünden zehir olmaktadır. Neyse ki bir sığınak bulur kendine: kütüphane!
Bir gün Charlie’den kurtulmak için kütüphaneye saklandığında orada uyuyakalır. Akşam olup kütüphane kapandığında uykusundan uyanır ve o da ne! Karşısında bambaşka bir dünya vardır. Kütüphanenin bu gizemli hali, Eliott’u yepyeni bir maceraya davet eder. Peki, Eliott bu daveti kabul edecek midir?
Okulunda zorbalığa maruz kalan Eliott için kütüphane, sevdiği kitapları bulup okuyabileceği bir yer olmanın ötesine geçip adeta sığınağa dönüşür. Kitaplar ve kitaplar aracılığıyla yepyeni hikâyelere açılan pencereler ise ona, sorunlarıyla farklı şekillerde yüzleşecek cesaret ve özgüveni aşılamaya hazırdır. Hepimiz gibi Eliott’un da kitaplardan öğreneceği çok şey vardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265cce55-d79c-4e75-8ad8-0eee81ec5fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Hediye Tohum</image:title>
            <image:caption>Fransız yazar Gilles Abier, bir tohum aracılığıyla sevgiyi, başka insanları önemsemeyi, sabretmeyi, paylaşmayı, dostluğu, nezaketi ve aile olmayı öğrenen bencil bir çocuğun gülümseten, neşeli hikâyesine doğa anaya gönderdiği selamla ortak ediyor bizi. Her şey İgor’un onuncu doğum günü için dedesinin sürpriz ziyaretiyle başlar. Dedesi, İgor’a gelen tüm hediyelere el koyar ve ona fındık büyüklüğünde, kavruk bir tohum verir. Çılgına dönen İgor’un hediyelerini geri alabilmek için yapabileceği tek şey tohumu büyütüp, meyve vermesini sağlamaktır. Ama bu, hiç de kolay olmaz. İgor, kendisini değiştirmeye çalışırken, bu sıradışı tohumun gizemini çözebilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/342a787a-dae8-4c7b-ad3d-465175dd7516.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzmanlığın Ölümü</image:title>
            <image:caption>Eğitim imkanlarının artması, teknolojinin gelişimi derken artık herkes her şeyi biliyor. Özellikle internette kıs bir yolculuk yapan ortalama her vatandaş, kendini uzmanlara entelektüel eşitlikte görüyor. Her konuda yargıda bulunup ciddiye alınmak istiyor. Tüm sözlerin ağırlığının eşit kabul edildiği, önem ve değer farkının hiçe sayıldığı bir dünyada herhangi bir sosyal medya hesabından yapılan paylaşımla bir işe yıllarını adamış uzmanın sözü terazide aynı kefeye konuyor. Uzmanlığın hakkını teslim eden görüşler, bazen elitizm ile etiketlenirken kimi zaman demokratik olmamakla suçlanıyor. 
Tom Nichols ABD’de büyük ses getiren ve on üç dile çevrilen “Uzmanlığın Ölümü” kitabıyla tüm sözleri eşitleyen yaklaşıma güçlü bir şekilde itiraz ediyor. Okulların ticarethane, öğrencilerin müşteri haline gelmesiyle uzmanlığa saygının giderek azaldığını belirten Nichols, dijital devrimin, sosyal medya ve internetin yaygınlaşmasının cehalet kültürünü nasıl beslediğinin altını çiziyor. 
 
Bu Kitabı okuduğunuzda ülkemize özgü sandığımız bir çok meselede yalnız olmadığımızı göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64bb7f45-a66c-4e7a-bebc-2352cd826c9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Gezegeni 2. Sınıf Defterim</image:title>
            <image:caption>Türkçe Gezegeni 2. Sınıf Defterim &apos;de her konu öğrencilerin defterlerinde hazır olarak bulunduğu için, ayrıca bir deftere gereksinim olmayacaktır. Defterde bulunan yaratıcı yazma ve dikkat çalışmaları bölümleri öğrencilerin Türkçe öğretim programında yer alan becerileri kazanmasını sağlayacaktır. (Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/044c3ea8-4240-4750-8aa3-b91070d2802b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Gezegeni 3. Sınıf Defterim</image:title>
            <image:caption>Türkçe Gezegeni Defterim&apos; de her konu öğrencilerin defterlerinde hazır olarak bulunduğu için, ayrıca bir deftere gereksinim olmayacaktır. Defterde bulunan yaratıcı yazma ve dikkat çalışmaları bölümleri öğrencilerin Türkçe öğretim programında yer alan becerileri kazanmasını sağlayacaktır. (Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca412585-3d64-4565-9f83-fc34e7b4a782.jpg</image:loc>
            <image:title>Viyolonsel Ve Piyano İçin Saz Eserleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Viyolonsel ve Piyano için Saz Eserleri&quot; adını taşıyan yeni bir çalışmaya tanık olmak başlı başına heyecan verici. Türk Müziği kaynaklı bu tür çalışmaların az sayıda olması bu çalışmanın önemini ayrıca artırmaktadır. 
Bu çalışmada öncelikli amaç, Türk müziği eserlerinin yapısındaki ritmik, ezgisel ve teknik öğelerin; öğrenme sürecindeki öğrencilerin etüt ve eserlerden edindikleri kazanımlara katkıda bulunacak bir yaklaşımla düzenlenerek ele alınması ve öğrencinin kendi müziğindeki teknik ve müzikal zenginliklerin farkına vararak edindiği diğer teknik kazanımlarla bütünleştirmesinin sağlanmasıdır. 
Genellikle makamsal yapıda olan Türk müziği eserlerinin, ruhuna uygun bir şekilde çokseslendirilmesi özel ve hassas bir konudur. Bu çalışmada seçilen eserlerin büyük bölümünün klasik armoniye uygun tonal yapıda olması, çokseslilik açısından önemli kolaylıklar sağlamış görünüyor. Bu nedenle piyano eşlikleri, büyük ölçüde klasik armoni kullanılarak eserlerin armonik yapısına uygun bir şekilde ortaya konmuştur. 
Öğrenci için çok tanıdık olan bu parçaların piyano eşliği ile zenginleştirilmiş olmasının, öğrencinin sevgisini ve motivasyonunu artırmasına yardımcı olacağı açıktır. 
Viyolonsel literatürüne böyle özellikli bir çalışmanın kazandırılmış olması, hem konser dağarcığındaki çeşitlilik açısından hem de viyolonsel eğitimine katkı açısından önem taşımaktadır. 
Klasik Viyolonsel eğitiminde Türk müziği eserlerinin doğrudan öğrencinin teknik gelişimine katkıda bulunması hedeflenen az sayıda çalışma olduğu söylenebilir. 
Bu çalışma, kullanıldıkça, seslendirildikçe, hem bu çalışmayı gerçekleştirenler için önemli bir deneyim olacak, bu konudaki öngörülerinin hedefe ne kadar ulaşabildiğini test etmeleri ve buna göre daha nitelikli çalışmalara yönelmeleri sağlanmış olacak hem de bu çalışmadan esinlenecek başka müzisyenlere ve eğitimcilere ilham verecektir. 
Viyolonsel eğitimine önemli katkılar sunacağına inandığım bu güzel çalışmayı titiz bir çabayla ortaya koyan Prof. Dr. Şebnem Orhan’ı ve piyano eşliklerini hazırlayan Dr. Öğr. Üyesi Ozan Belge’yi yürekten kutluyorum. 
Bu çalışmanın ileride yapılacak benzer çalışmalara ışık tutacağına, ilham kaynağı olacağına inanıyorum. 
Şinasi Çilden 
Viyolonsel Eğitimcisi ve CSO Emekli Viyolonsel Sanatçısı 
 
 
Prof. Şebnem Yıldırım Orhan’ın ve Dr. Öğretim üyesi Ozan Belge’nin hazırlamış olduğu bu kaynak çello eğitimine ve resital dağarcığına değerli bir katkıdır. Özellikle klasik müzik eğitimi alan çellistlerin, ayrıca yabancı ülkelerdeki meslektaşların bilgi edinmek için olanak bulamadıkları Taksim, Peşrev, Medhal, Saz semaisi, Longa, Sirto, Oyun havası, Mandıra ve Zeybek gibi türlerden parçaları ve ilgili makamları açıklayarak notalarını sağlamakla önemli bir boşluk doldurulmuştur. Bu parçaların eşliklerinin de hem nota hem ses dosyası olarak sunulmuş olması hem derslerde hem de konserlerin hazırlığında çok verimli olacaktır. Ben de hızla bu parçaları repertuvarıma katmak için büyük bir heves duymaktayım. 
 
Prof. Dr. Ozan Evrim Tunca Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d44377b3-a95e-47e5-80d5-5cff57ec1280.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Deneylerim, (10 kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Toplam 10 kitaptan oluşan bu setimiz 7 + yaş grubu çocuklar için hazırlanmış olup çocukların evde aileleriyle kaliteli zaman geçirmesine uygun olarak hazırlanmıştır. İçerisindeki kitaplar; çevreden mekaniğe, evrenin yapısından üstünde yaşadığımız dünyaya ilişkin birbirinden eğlendirici ve öğretici deneyler sunarken bir yandan da çocuklarımıza okulda öğrendiklerini evde uygulayarak pekiştirme olanağı verecektir.

Benim Küçük Deneylerim Serisi
• Çevre

• Yaşam ve Dünya

• Bahçıvanlık

• Mekanik

• Plastik Sanatlar

• Su ve Işık

• Sürdürülebilir Dünya

• Yarıtıcı Fikirler

• Mutfak

• Nasıl Yaptılar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2eec27d-6ad5-452c-8dac-4af10f20ed9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Söyle bana neden ? (10 kitap takım)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için popüler bilim kitapları seti; denizler ve okyanuslardan yanardağlara, ulaşım araçlarından eski büyük uygarlıklara, evrenin yapısından gezegenlere değin pek çok bilimsel ve tarihsel konuda çocukların meraklarını giderecek, eğlenceli ve keyifli kitaplardan oluşuyor…
Söyle Bana Neden Serisi
• Tarih Öncesi İnsanları
• Su
• Denizler ve Okyanuslar
• Evren
• Hava
• Ulaşım Araçları
• Eski Büyük Uygarlıklar
• Bitkiler
• Yanardağlar
• Vücudumuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9d64c70-34a2-407e-99cd-2e1907ce311b.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil</image:title>
            <image:caption>Jenni Desmond; birçok ödül almış, resimli çocuk kitabı yaratıcısıdır ve Londra’daki stüdyosunda çalışmaktadır. 2016’da Maurice Sendak Bursu için davet edilmiş ve bir ayını Upstate New York’ta, yazar ve çizer Maurice Sendak’ın eserleri üzerine çalışarak geçirmiştir.
Fil, Desmond’ın nesli tükenmekte olan dev cüsseli hayvanlar üzerine yaptığı serinin üçüncü kitabıdır. Serinin diğer kitapları Mavi Balina ve Kutup Ayısı’dır. Kutup Ayısı, 2016 yılında New York Times tarafından en iyi 10 resimli kitap arasına seçilmiştir. Filler, milyonlarca yıl boyunca Dünya üzerindeki varlıklarını sürdürmüşlerdir. Ancak ne yazık ki yalnızca 2 türü günümüze kadar kalabilmiştir: Afrika fili ve Asya fili.Asya ve Afrika filleri, belirgin bir şekilde birbirlerinden farklı olsalar da bu koca gövdeli, zeki hayvanların pek çok benzer yanları da vardır.
Hortumları, küçük bir ağacı kökünden sökecek kadar güçlü ama aynı zamanda küçücük böğürtlenleri yerden toplayacak kadar da hassastır. Müthiş hafızaları ile yıllardır gitmedikleri sulak alanları bulabilirler. Yastık gibi olan ayakları sayesinde, 10 kilometre ötedeki diğer fillerin ayak seslerini duyabilirler. İnsanların sağ ya da sol elli olması gibi filler de sağ ya da sol fildişli olabilirler!
Fil kitabında Jenni Desmond, anlaşılır metinler ve göz alıcı çizimleriyle bu devasa hayvanlara hayat veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d01beaa3-911b-4eb4-ba8f-cc7ed162e3a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Son Yumurtası</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Ahmet Önel’den, kendi ellerimizle büyüttüğümüz biricik mutluluklarımız ve akıp giden günlerin içindeki güzellikler için değerli bir hatırlatma. Işıl ışıl küçük sevinçlerden yapılma bir masal… 
 
Bahtiyar amca, yeşilin içindeki minicik evinde yalnız yaşamaktadır. Bir sabah, aç karnının sesini dinleyip mutfağa yönelir ancak orada başka bir ses daha duyar. Bomboş buzdolabından çıkardığı son yumurta ona seslenmektedir. Üstelik iddiasına göre kendisi, dünya üzerindeki son yumurtadır. Öyleyse onu kırıp omlet yapmak olur mu hiç? 
 
Bahtiyar amcanın günleri yeni bir dostla şenlenmiştir artık. En tatlı sohbetler, keyifli mi keyifli gezintiler her gün onları bekler. Derken ummadıkları bir şey olur… 
 
KİTAPTAN 
Bahtiyar amca çalışma odasına dalmış, şu boya kutusunun kapağını bir kez daha açmış, ince fırçalarına dokunmuş. 
 
“Hadi bakalım küçük dostlarım” diye seslenmiş onlara. “Güzel bir uğraş şimdi bizleri bekliyor.” 
 
Ardından hararetli bir çalışma başlamış. Aynı zamanda özen ve dikkat isteyen bir çalışmaymış bu. Aradan uzun bir süre geçmiş ve… Evet, artık Yumurcan’ın dünyaya pırıl pırıl bakan bir çift gözü varmış. Elbette bir de gülümsediği zaman tüm yüzüne yayılan o kocaman ağzı. 


“Burnum da pek şirin olmuş” demiş Yumurcan. 
 
“Onu istediğin gibi küçücük yaptım Yumurcan.” 
 
“Küçük ama bütün çiçeklerin kokusunu alabiliyorum” demiş Yumurcan. Bahtiyar amcaya teşekkür etmiş. 
 
Eh, bu önemli sorun da çözüldüğüne göre iki dostun eğlenceli yaşamı başlayabilir, ne dersiniz? “Nasıl eğlenecekler?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Birlikte gezip dolaşacaklar, sohbet edecekler, başka canlılarla selamlaşacak, sokak aralarında oyunlar oynayan çocukları seyredecekler. Az bir eğlence mi bütün bunlar? Bahtiyar amca bunları söylemiş Yumurcan’a. Yumurcan da çok sevinmiş elbette. 
*** 
Günlük gezilerini birlikte yapıyorlar, komşu bahçelerdeki değişiklikleri yine birlikte gözlemliyorlarmış. “Şu ceviz ağacını gördün mü?” diyormuş Bahtiyar amca örneğin. “Son bir iki gün içinde nasıl da yeşillere büründü! Dallarını nasıl da yaprak bastı…” Yumurcan onun gösterdiği ağaca merakla bakıyor, arkadaşının fark ettiği bu değişimden haberdar olamadığı için kendisine kızıyormuş. “Çevremize daha dikkatli bakmalıyız anlaşılan” diye düşünüyormuş şimdi. Gözlem dikkat gerektirir. Sevdiğimiz her şeyde gerçekleşen değişimin farkında olmak, onu önemsediğimizin de bir göstergesidir. 
 
Yazar Hakkında: 
Yazarımız 1952 yılında Görele’de doğdu. Üniversiteyi Ankara’da, Siyasal Bilgiler Fakültesinde okudu. Çocukları o kadar çok seviyordu ki onlar için bir şeyler yapmak istedi. Üniversiteyi bitirir bitirmez arkadaşlarıyla Ankara Çocuk Tiyatrosunu kurdu. Yazdığı birbirinden güzel çocuk oyunları ödüller aldı. Becerikli Kanguru, Alacalı Şemsiye, Mızıkçı, Ay Masal Vay Masal, Sayım Suyum Yok, Şarkıyla Sallanan Salıncak, Pembe Treni Kim Durdursun, Üç Şekerli Oyun, Uçmak Özgürlüktür oyunlarıyla çocukların kalbinde taht kurdu. Sadece çocukların mı, büyüklerin de öyle. Çaylaklar, Kâşif-i Eyvah Nadir Efendi, Sevgili Tiyatro, Aklı Havada, Hoşça Kal İstanbul yetişkinler için yazdığı oyunlarından yalnızca birkaçı. 
 
Ahmet Önel, varsa yoksa çocuklar diyerek onlar için öykü ve romanlar da kaleme aldı. Sevgili Günlük Öykü Anlatıyor, Çıplak Zebra, Ezgimizi Kim Çaldı, Tavşan Adası’nın Sihirbazı, Sahi mi Susam, Günle Yarışan Yarışçı, Hezarfen adlı kitapları ilk akla gelenler arasında. 
Küçük ve güzel sahil kasabası Foça’da yaşayan yazarımız hâlâ hem çocuklar hem de büyükler için oynatıyor kalemini. www.ahmetonel.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bdfa44d-035b-487a-a8c6-10672e6ff554.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Felsefe, 40 Eğlenceli Soru</image:title>
            <image:caption>“Zaman nedir?”, “Kimin arkadaşınız olduğunu nasıl anlarsınız?”, “Beş yıl önceki sizle şimdiki siz aynı kişi misiniz?”, “Mantıklı bir şey aynı zamanda anlamsız olabilir mi?” Bunlara benzer soruların cevaplarını merak ediyorsanız filozof olma yoluna girmiş sayılırsınız!
Çocuklar İçin Felsefe, 10 yaş üzeri genç insanlara felsefenin harikalar diyarını tanıtmayı amaçlıyor. Kitapta yer alan, Değerler, Bilgi, Gerçek ve Sorgulayıcı Düşünme başlıkları altındaki kırk soru; çocukları, Antik Yunan Çağı’ndan günümüze filozofların üzerinde çalıştığı sorular hakkında düşünmeye çağırıyor.
Her bir soru, çocukların felsefi içerikleri ve kavramları anlaması ve aynı zamanda sıkılmadan iyi vakit geçirmesi için eğlenceli etkinlikler içeriyor.
Yıllardır çocuklara felsefe öğreten, üniversitelerde felsefe eğitimi veren bir akademisyen tarafından yazılmış olan bu kitap, çocukların kendi başlarına ya da öğretmenleri eşliğinde sınıfta kullanmaları için tasarlanmıştır.
Her soru için öğretmenlere ipuçları veren bu kitapta, felsefe konusunda yazılı kaynakları da bulabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bca81642-22c8-440f-a546-0e2c2df56f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdaya Zan’lı Şiirler</image:title>
            <image:caption>c“Yükümüz ağırdır bizim, 
Nefsimiz sağırdır bizim, 
Aşktan yana dert çekersek 
Derdimiz uğurdur bizim! “ 
 
Yükümüz yamandır bizim, 
Gücümüz imandır bizim 
Aşktan gelen baş üstüne 
Yârimiz zamandır bizim! 
 
Aşktır o! 
İki nefes arası hayatta; iman ile ihsan ile ve vicdan ile yol aldığım uzun ama serin bir 
yolculuk. 
Hayatım yazdıklarımda saklı! Ben Cahit Sıtkı’nın şiirinde ki Abbas’ım! Hayaloğlu’nun şiirinde ki Rıza’yım. Ben, beni anlayanlara göre bir yolcu,  anlamak istemeyenlere göre arızayım.   
Buyurun arızalarımı okuyalım!   
Yolunda aşk olanlara selam olsun... 
 
SEVDAZAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/880b91c5-df74-459a-a5da-9ba12752ad77.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla Satranç</image:title>
            <image:caption>Masallarla Satranç
Bu kitap; yayınlandığı 2002 yılından itibaren yüz bine yakın baskı yapmış, yazılı ve görsel medyada üzerine birçok olumlu değerlendirmeler yapılmış ve takdir edilmiştir.
Binlerce çocuğun satranç oyununun kurallarını hikâye kitabı okur gibi öğrendiği ve eğitimcilerin ise kitaptaki masallarla öğretme yöntemini kullanarak eğitimlerinde ilham aldıkları temel bir kaynak olmuştur.
Kitapta buz ve orman evleri ülkesini, yere çöp atmaktan kaynaklanan satranç oyununun ortaya çıkmasının ilginç masalını, piyonların neden demirden elbiseler giydiklerini, kalelerin neden sihirli ayakkabılarının olduğunu, fillerin bazılarının neden sadece buzlarda gitmeleri gerektiğini, şahların neden koca göbekli olduklarını, vezirin yardımcı olma görevini nasıl kazandığını, atların L harfi yapma hareketinin nereden kaynaklandığı gibi oyunun kurallarıyla ilgili masalları öğrenip kuralları aklınızda kolayca tutabileceksiniz.
Kitabın tasarımı ve resimleri bu baskıda yenilenmiş, ayrıca daha çok masal eklenmiştir.
Masallarla Satranç kitabı, başlangıç düzeyinde olan 5-8 yaş arası çocukların satrancı severek öğrenecekleri başucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/534c74ea-bc52-417a-9e8a-d640424a4e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Konuşuyoruz-1 Temel Düzey (A1-A2)</image:title>
            <image:caption>Genel olarak Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmeye çalışan herkesi kapsamak ile birlikte, içinde Arapça çevirilerin olmasıyla da özellikle ana dili Arapça olanların en çok istifade edeceği bir konuşma kılavuzu. Ayrıca Irak, Suriye, Filistin, Mısır ve Lübnan gibi ülkelerde resmi dilin Arapça olup evinde Ana dil olarak Türkçeyi muhtelif aksanlarıyla konuşan Türk soyluların, Türkiye Türkçesini öğrenirlerken, konuşma becerilerini geliştirme babında en çok yararlanacakları bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f2e27b5-596d-482c-bd5d-66aa2c883e02.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Satrançta Taş Alışverişi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Satrançta Taş Alışverişi kitabı ile “doğru taş alışverişi”ni her yönüyle incelemenin yanı sıra, bu gibi konumlarda nasıl düşünülmesi gerektiğini öğretmek, yanlışları ve eksikleri düzeltebilmek, satranç literatürüne bu konuda katkıda bulunmak da amaçlanmıştır.
Hesaplama yapabilmenin taktik temalardan bağımsız olarak incelendiği bu kitapta, taş alışları ile hesaplama yöntemi örneklerle ve uygulanabilir bir sistem anlayışıyla anlatılmaktadır. 
Kitapta yer alan ve yedi bölümde incelenen konular şu şekilde sıralanmaktadır:
Boştaki taşı bulmak
Taşların değerinin farkına vararak taş alışını yapmak
Kalite kazancı
Saldıran ve savunma yapan taşları sayabilmek
Tehdide dikkat ederek taş alışı hamlesini yapabilmek
Tempoyla taş alışını hesaplayabilmek
Doğru taşla alış yapabilmek
Bu konuların her birinin sonunda, hesap yapmayı geliştirici toplam 300 adet alıştırma yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aa6a701-73ed-4ade-89c9-bb37e16b7c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Filmlerimiz Onların Filmleri</image:title>
            <image:caption>Ortalama Amerikan sineması bizimki için kötü bir modeldir ve bunun nedeni keşke sadece bizimkinden çok farklı bir yaşam şeklini tasvir etmesi olsaydı. Çünkü standart bir Hollywood yapımının karakterize özelliği olan teknik cila, mevcut Hindistan koşulları altında erişilmesi imkânsız bir düzeydedir. Hint sinemasının bugün ihtiyacı olan şey daha çok yaldız değil, mecranın sınırlarının daha güçlü bir hayal gücüyle, daha derin bir samimiyetle ve daha zekice değerlendirilmesidir. ... Sinemamızın en önemli eksiği biricik ve bariz şekilde Hint olan bir biçem ve söyleyiştir, bir tür sinema ikonografisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1337700b-c38f-4ec1-b39e-47c5f90a299c.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulda Satranç 3. Seviye Uygulama</image:title>
            <image:caption>Okulda Satranç
3. Seviye Uygulama
 Bu eğitim seti; okul, merkez ve kulüplerdeki satranç derslerinde kullanılabilecek şekilde hazırlanmış, temel bir satranç eğitim programı ve müfredatıdır.ar, başta Karşıyaka Satranç Merkezi olmak üzere birçok eğitim kurumunda uygulanmış ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir.
 3. Seviye Uygulama, Okulda Satranç eğitim setinin üçüncü kitabıdır.
 Kitapta, satranç oyunundaki taktiklerle ilgili pratik oyunlardan gelen alıştırmalar ve şematik düşünme tekniğini geliştirici sorulardan oluşan 30 test vardır.
 Kitabın temel amacı, öğrencinin taktik görüşünü ve yeteneğini geliştirmesine katkı sağlamaktır.
 Her konunun sonunda, öğrenciler, veliler ve öğretmenler için hazırlanmış sorulardan oluşan “Değerlendirme ve gözlem formu” ile öğrencinin anlatılan konuyu kavrayıp kavramadığının takip edilmesi amaçlanmıştır.
 Bu kitap sayesinde eğitimci ve öğrenci, düzenli ve gerçekçi bir eğitim programını takip ederek ders işleyebilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28cc5bdf-83ac-483e-84c8-3dcb9699cec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulda Satranç 4. Seviye Değişim</image:title>
            <image:caption>Okulda Satranç 4. Seviye Değişim Bu eğitim seti; okul, merkez ve kulüplerdeki satranç derslerinde kullanılabilecek şekilde hazırlanmış, temel bir satranç eğitim programı ve müfredatıdır. 2008 yılından günümüze kadar, başta Karşıyaka Satranç Merkezi olmak üzere birçok eğitim kurumunda uygulanmış ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir. 4. Seviye Değişim, Okulda Satranç eğitim setinin dördüncü kitabıdır. Kitapta 35 konuya yer verilmiş olup konular belirli bir eğitim sırasına göre kurgulanmıştır. İçeriğinde; taktikler, temel oyunsonları ve açılışlar gibi bu seviyede öğrenilmesi gereken konularla ilgili alıştırmalar bulunmaktadır. Her konunun sonunda, öğrenciler, veliler ve öğretmenler için hazırlanmış sorulardan oluşan Değerlendirme ve gözlem formu ile öğrencinin anlatılan konuyu kavrayıp kavramadığının takip edilebilmesi amaçlanmıştır. Bu kitap sayesinde eğitimci ve öğrenci, düzenli ve gerçekçi bir eğitim programını takip ederek ders işleyebilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b5f2bc3-eb21-48e7-b356-7c0f7b23fccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatun</image:title>
            <image:caption>Musa Carullah&apos;ın elinizdeki bu eseri, kadın konusunda İslam&apos;ın kendi öğretileri ile gerek tarihte gerekse günümüz Müslüman toplumlarında egemen olan telakki ve uygulamalar arasındaki farkı, çarpıcı bir dille ifade etmeye çalışan bir denemedir. Kadının yaratılışı, aile nizamı, nikâh, talak, çok evlilik, kadının şahitliği, kadının mirastan alacağı pay gibi pek çok konuda, Kur&apos;an merkezli, yepyeni pencereler araladığı gibi iki önemli konuda, tartışmalara yol açacak, oldukça iddialı düşünceler de dile getirmektedir: Birisi İslam&apos;da kadın hakları diğeri ise hicap felsefesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c7f37cb-31c9-4ef4-86ad-a08b9a9bafa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulda Satranç 5. Seviye Ustalaşma</image:title>
            <image:caption>Okulda Satranç 5. Seviye Ustalaşma Bu eğitim seti; okul, merkez ve kulüplerdeki satranç derslerinde kullanılabilecek şekilde hazırlanmış, temel bir satranç eğitim programı ve müfredatıdır. 2008 yılından günümüze kadar, başta Karşıyaka Satranç Merkezi olmak üzere birçok eğitim kurumunda uygulanmış ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir. 5. Seviye Ustalaşma, Okulda Satranç eğitim setinin beşinci kitabıdır. Kitapta 35 konuya yer verilmiş olup konular belirli bir eğitim sırasına göre kurgulanmıştır. İçeriğinde; oyunortası, piyon yapıları, piyon yapısının zayıflıklarından yararlanan temel fedalar, bazı açılışlar, oyunsonu gibi bu seviyede öğrenilmesi gereken konularla ilgili alıştırmalar bulunmaktadır. Her konunun sonunda, öğrenciler, veliler ve öğretmenler için hazırlanmış sorulardan oluşan Değerlendirme ve gözlem formu ile öğrencinin anlatılan konuyu kavrayıp kavramadığının takip edilebilmesi amaçlanmıştır. Bu kitap sayesinde eğitimci ve öğrenci, düzenli ve gerçekçi bir eğitim programını takip ederek ders işleyebilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8694e27c-0582-46cd-b095-0a956f264e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırsızların Dansı</image:title>
            <image:caption>MİRAS DÜNYASININ KRALLIKLARINDA GEÇEN NEFES KESİCİ YENİ BİR MACERA! 
 
Krallıklardan ilki olduğunu iddia eden dişli, kanun kaçağı bir aile. 
Birdenbire büyük bir güç elde eden, kaderinde liderlik olan bir oğul. 
Kraliçenin özel muhafızları Rahtan şövalyelerinden üç güçlü genç kadın. 
Göreve önderlik eden ve kendini kanıtlamaya kararlı, efsanevi bir hırsız. 
Bütün kıtayı tehdit eden karanlık bir sır… 
Kanun kaçağı lider bu ünlü hırsızla tanışınca aralarında hilelerle dolu bir kedi fare oyunu başlar. Bu oyun beraberinde yalnızca hayatlarını değil, aynı zamanda kalplerini de tehdit eden bir savaş getirir. 
 
“Merkezinde atan cesur bir kalp, muhteşem fantastik bir hikâye. Mary E. Pearson korkusuz bir yazar, bu kitabı bitirdikten sonra nefesim kesildi.” 
          -New York Times çoksatan Caraval, Legendary ve Finale serisinin yazarı Stephanie Garber</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65ada7f0-f437-4c78-b358-0d322c9b5761.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırsızların Dansı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Krallıklardan ilki olduğunu iddia eden dişli, kanun kaçağı bir aile. 
Birdenbire büyük bir güç elde eden, kaderinde liderlik olan bir oğul. 
Kraliçenin özel muhafızları Rahtan şövalyelerinden üç güçlü genç kadın. 
Göreve önderlik eden ve kendini kanıtlamaya kararlı, efsanevi bir hırsız. 
Bütün kıtayı tehdit eden karanlık bir sır… 
Kanun kaçağı lider bu ünlü hırsızla tanışınca aralarında hilelerle dolu bir kedi fare oyunu başlar. Bu oyun beraberinde yalnızca hayatlarını değil, aynı zamanda kalplerini de tehdit eden bir savaş getirir. 
 
“Merkezinde atan cesur bir kalp, muhteşem fantastik bir hikâye. Mary E. Pearson korkusuz bir yazar, bu kitabı bitirdikten sonra nefesim kesildi.” 
          -New York Times çoksatan Caraval, Legendary ve Finale serisinin yazarı Stephanie Garber</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b38cdae1-64ae-470d-bf2a-e15ecaf8ec11.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Virüs</image:title>
            <image:caption>“Son zamanlarda koronavirüs, mutasyon ve pandemi çocukların en sık duyduğu kelimeler oldu. Bu kitapta çocukların korktuğu ve onlar için oldukça soyut bir kavram olan koronavirüsün aslında kahkaha atamayan mutsuz bir virüs olduğunu, sadece el yıkayarak bile ondan nasıl uzak durabileceğimizi anlattım. Hepinize çocuksu günler…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/410352c2-4ffb-4c6e-a7f7-80bb5ae594b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Baykuş</image:title>
            <image:caption>“Yaşarken çürüyor, yok oluyordum ve  
bu his bana hiç yabancı gelmiyordu.” 
Modern İran edebiyatının kurucularından Sâdık Hidâyet’in 1936 yılında yayımlanan Kör Baykuş romanı yazarın başyapıtı olarak kabul edilir. Kör Baykuş pek çok dile çevrilip pek çok yazarı etkilemeyi başarmıştır. Sadece bir anlığına görülen ve gerçek mi yoksa hayal mi olduğu anlaşılmayan hoş bir kadın, kahramanının sıradan hayatını altüst edecektir. İsimsiz kahraman takıntılarla, sanrılarla, korkularla oluşmuş bir dünya içinde kendini yapayalnız bir halde bulacaktır. Kör Baykuş okurları zaman ve mekânın dışında geçen bir hikâyeye sürüklemeyi başaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c1c210a-cd8f-4919-befd-7224f1bd4043.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Aşağı Bir Yukarı</image:title>
            <image:caption>Bir Aşağı Bir Yukarı - Küçük Maymun kaybolmuştu. Aslında ona öyle geliyordu çünkü bugüne kadar hatırladığı tek şey, hep yalnız ve dünyadan kopuk hissettiğiydi.
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf9ac41b-fdce-4fd9-80fb-0115e75dd011.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge</image:title>
            <image:caption>Gölge - Gölge bir fısıltı duyar gibi oldu ama ne söylendiğini tam anlayamadı. “En azından Hiçbir şey, hiçbir şeydir. Ben hiçbir şey bile değilim.” dedi.
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb4ebdf-bce6-4685-a407-ce7cde32ae0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Kuş</image:title>
            <image:caption>Şaşkın Kuş - Kırmızı balina, ağzıyla mavi balinanın kuyruğunu yakaladı ve onu hızlıca salladı. Mavi balina kuyruğundan başına kadar sarsıldı. Birden mavi balinanın burnundan bir kuş fırlayıp uçtu.
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2af29e7-7ec6-4601-bd54-3bf0296ab2af.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Anne İle Yeşil Baba</image:title>
            <image:caption>Kırmızı Anne ile Yeşil Baba - Güneş doğunca, Kırmızı Anne uyandı ve “Merhaba, günaydın sevgili Yeşil.” dedi.
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90ed90a6-6a21-4f04-8c20-20ef21529b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun, Zeka Ve Eğlence- Sudoku 2 Kolay, Orta, Zor 9+ Yaş</image:title>
            <image:caption>OYUN, ZEKÂ VE EĞLENCE: SUDOKU-2 
KOLAY, ORTA, ZOR 
9+ YAŞ 
Tüm dünyada çok sevilen ve çok faydalı bir bulmacadır sudoku. 
Oyun ve eğlencenin bir arada olduğu, zekâ geliştiren ve tek başına yapılan 
bir etkinliktir. 9 yaş ve üstü için hazırlanan bu kitapta, sudoku meraklılarına 
meydan okuyan 132 soru yer alıyor. Sorular, kolay, orta ve zor seviyelerde 
düzenlendi ayrıca kitabın sonunda yanıtlara da yer verildi. Soruları çözerken 
zaman tutarak kendinizle yarışabilirsiniz. 
Eğlenceye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a909d2ae-8136-4d21-b8ec-95fc535cda1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıktaki Gölge</image:title>
            <image:caption>Karanlıktaki Gölge, Okuldaki bütün çocuklar onunla dalga geçiyordu. Küçük korkak bir fare gibi, her tür sesten korktuğu ve saklandığı için ona “Küçük Fare” ismini takmışlardı.
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir. 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40a1a44e-b981-4e88-b4a8-6cc276e54b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun, Zeka Ve Eğlence- Sudoku 3 Kolay, Orta, Zor</image:title>
            <image:caption>OYUN, ZEKÂ VE EĞLENCE: SUDOKU-3 
KOLAY, ORTA, ZOR 
9+ YAŞ 
Tüm dünyada çok sevilen ve çok faydalı bir bulmacadır sudoku. 
Oyun ve eğlencenin bir arada olduğu, zekâ geliştiren ve tek başına yapılan 
bir etkinliktir. 9 yaş ve üstü için hazırlanan bu kitapta, sudoku meraklılarına 
meydan okuyan 132 soru yer alıyor. Sorular, kolay, orta ve zor seviyelerde 
düzenlendi ayrıca kitabın sonunda yanıtlara da yer verildi. Soruları çözerken 
zaman tutarak kendinizle yarışabilirsiniz. 
Eğlenceye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9616018-169b-4f3d-ba80-daf4935666c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilek</image:title>
            <image:caption>Bir Dilek - Elma ağacı hafiflemişti ve o sıcak öğleden sonra yavaşça uykuya daldı. Uykuya dalarken bile “ağaçlar da uçabilseydi ne güzel olurdu” diye düşünüyordu.
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir. 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b32dd4dd-c44e-4e08-b14e-d47eb3bb3640.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyku Vakti</image:title>
            <image:caption>Uyku Vakti - Ben annenim. Ninniler söylerim, şakıyarak. Uyumanı sağlarım, nazikçe.
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir.

(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd618eaf-f676-475d-9796-0532857a93c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Pantolon ve Mor Tişört</image:title>
            <image:caption>Yeşil Pantolon ve Mort Tişört - Yeşil pantolonum, kendisinin mor tişörtümle hiç uyumlu olamayacağını düşünüyordu.
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir.

(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/719fab5f-0f21-4523-b8f7-ce932fbe78f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin İçin</image:title>
            <image:caption>Senin İçin - “Dilek dilerken geçmişe değil geleceğe gitmeyi dilemiştim.” “Hımm... Aslında ben de…”
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir.

(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e5ef04-48ae-49c4-a159-3db9225169fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Seslerle Oynadığım Oyun</image:title>
            <image:caption>Seslerle Oynadığım Oyum - Seslerle nasıl oynadığımı biliyor musun? İşte şöyle yapıyorum: Önce etrafımdaki sesleri dikkatlice dinliyorum, sonra da duyduğum sesleri taklit ediyorum.
Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77b89ba5-5617-4818-83f5-980de87ba9d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Ödüllü Öykü Kitapları-Elma Ağacı Serisi-10 Kitap Takım</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için ödüllü öykü kitapları serisi 10’ar kitaplık 3 setten oluşmaktadır. Seride, başta Bologna Çocuk Kitapları Fuarı olmak üzere, birçok uluslararası kitap fuarında ödül almış kitaplar bulunmaktadır. Kitaplarda yer alan resimler ve çizimler, çocukların görsel hafızalarını ve analitik zekalarını geliştirmeye yardımcıdır. Çocukların okuma pratiğini geliştirmede de yardımcı olması açısından, serideki kitaplar düz yazı ile hazırlanmıştır. Her yıl yeni kitaplar eklenmekte ve oluşan yeni setlerle ödüllü çocuk kitapları serisi daha da zenginleşmektedir.
Bir Aşağı Bir Yukarı - Küçük Maymun kaybolmuştu. Aslında ona öyle geliyordu çünkü bugüne kadar hatırladığı tek şey, hep yalnız ve dünyadan kopuk hissettiğiydi.
Bir Dilek - Elma ağacı hafiflemişti ve o sıcak öğleden sonra yavaşça uykuya daldı. Uykuya dalarken bile “ağaçlar da uçabilseydi ne güzel olurdu” diye düşünüyordu.
Gölge - Gölge bir fısıltı duyar gibi oldu ama ne söylendiğini tamanlayamadı. “En azından Hiçbir şey, hiçbir şeydir. Ben hiçbir şey bile değilim.” dedi.
Karanlıktaki Gölge - Okuldaki bütün çocuklar onunla dalga geçiyordu. Kü.ük korkak bir fare gibi, her tür sesten korktuğu ve saklandığı için ona “Küçük Fare” ismini takmışlardı.
Kırmızı Anne ile Yeşil Baba - Güneş doğunca, Kırmızı Anne uyandı ve “Merhaba, günaydın sevgili Yeşil.” dedi.
Senin İçin - “Dilek dilerken geçmişe değil geleceğe gitmeyi dilemiştim.” “Hımm... Aslında ben de…”
Seslerle Oynadığım Oyum - Seslerle nasıl oynadığımı biliyor musun? İşte şöyle yapıyorum: Önce etrafımdaki sesleri dikkatlice dinliyorum, sonra da duyduğum sesleri taklit ediyorum.
Şaşkın Kuş - Kırmızı balina, ağzıyla mavi balinanın kuyruğunu yakaladı ve onu hızlıca salladı. Mavi balina kuyruğundan başına kadar sarsıldı. Birden mavi balinanın burnundan bir kuş fırlayıp uçtu.
Uyku Vakti - Ben annenim. Ninniler söylerim, şakıyarak. Uyumanı sağlarım, nazikçe.
Yeşil Pantolon ve Mort Tişört - Yeşil pantolonum, kendisinin mor tişörtümle hiç uyumlu olamayacağını düşünüyordu.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5775255-bf6c-4697-8c54-96e0da39ab93.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiperuzay</image:title>
            <image:caption>PARALEL EVRENLER, ZAMAN BÜKÜLMELERİ VE 10. BOYUTTA BİLİMSEL BİR MACERA
Michio Kaku, Hiperuzay’da okura 10. Boyutta bilimsel bir arayış yolculuğu vadediyor ve hepimize evrene bakışımızı tamamen değiştiren büyüleyici bir panorama sunuyor. Geçmişi değiştirmek mümkün mü? Paralel evrenlere geçitler var mı? Solucan delikleri, zaman makineleri, bebek evrenler ve daha fazlası…
Yazar, hiperuzayın erken tarihiyle başladığı anlatımına olağanüstü koşullar altında uzayın yırtılıp parçalanana kadar esneyebilmesi olasılığını ele alarak devam ediyor. Kaku özellikle hiperuzay kuramının bilinen tüm doğa yasalarını tek bir kuramda birleştirebileceğine vurgu yapıyor. Geleceğin Fiziği ve Olanaksızın Fiziği gibi çok satan kitapların yazarı, bu kitabında hayal gücünün ötesinde bir dünyayı tanımada okura rehberlik ediyor. 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb5f7bce-c41d-4fe9-a94c-14ea75cb87ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza’yı Ararken</image:title>
            <image:caption>Haz, acı, kıskançlık ve korku; tüm bunlar ve diğer duygular günlük yaşamımızın vazgeçilmez unsurları. 17. yüzyılda, filozof Spinoza yaşamının çoğunu bu duyguların insanın hayatta kalmasını nasıl desteklediğini araştırmaya adadı. Yüzlerce yıl sonra bugün bile hislerimizin biyolojik kökenleri gizemini korumaya devam ediyor. Dünyanın önde gelen sinirbilimcilerinden Antonio Damasio, Spinoza’nın görüşlerinin peşinden gidip kendi bilimsel çalışmalarıyla birleştirerek bu gizemi çözmeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce6e7d4f-efad-4c5e-a306-cb8352143421.jpg</image:loc>
            <image:title>Virgülün Başından Geçenler</image:title>
            <image:caption>Ketebe Yayınları, Ülkü Tamer’in Virgülün Başından Geçenler’ini, büyük şairin anısına orijinal ilk baskısının tıpkıbasımıyla okur huzuruna tekrar sunuyor. Ünlü çizer Oğuz Aral’ın desen ve çizimlerinin de bulunduğu bu özel baskı, her iki sanatçının da hatırasına yönelik bir saygı duruşu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/432373c7-d2b5-4c5e-814d-b486d7dc9cb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gök Onları Yanıltmaz</image:title>
            <image:caption>Ketebe Yayınları, İkinci Yeni’nin büyük şairi Ülkü Tamer’in anısına, şairin en özel eserlerinden olan Gök Onları Yanıltmaz’ı, orijinal ilk baskısının tıpkıbasımıyla tekrar okur huzuruna çıkarıyor. Orijinal baskıya uygun boyutu, kâğıdı, tasarımı ve farklı okumalara olanak tanıyan özel fiziksel kurgusuyla bu özel baskı, büyük şairin hatırasına yönelik bir saygı duruşu niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/118b3da0-d2a1-4182-b11f-8cea32eba039.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayali Yerlerden Yemek Tarifleri</image:title>
            <image:caption>Okumanın Tarihi ve Geceleyin Kütüphane gibi kitaplarıyla tanıdığımız Alberto Manguel, daha önce Hayali Yerler Sözlüğü’nde anlattığı düşsel ülkelere doğru yeni bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını: Bu kez birbirinden ilginç yemekler, mezeler, tatlılar ve içecekleri tanıtmak için. Odysseia ve Binbir Gece Masalları’nın sihirli coğrafyalarından, Cervantes’in, Borges’in, Poe’nun, Tolkien’ın, J.K. Rowling’in ve daha pek çok yazarın dünyasından ilham alan sıra dışı ve leziz tariflerle dolu bu kitap, Manguel’in kitabın önsözünde yazdığı gibi “edebiyatın yalnızca ruhun gıdası olmadığını” hatırlatıyor bize. Babil Harf Çorbası ve Lotus Salatası’ndan Sebzeli Ütopya Yahnisi’ne, Dinoburger’den Fındıkkıran Kurabiyesi ve Güneş Nektarı’na, bu rengârenk listeden dilediğiniz menüyü oluşturmak serbest! 
 
Hayali Yerlerden Yemek Tarifleri: Hem kitap hem de yemek meraklılarına, Alberto Manguel’in eğlenceli çizimleri eşliğinde iştah açıcı, karşı konulmaz bir seyahat çağrısı. 
 
“Manguel’i okumak, bilge, kozmopolit bir dostla şehirde bir gezintiye çıkmaya ya da beraber telaşsız bir yemek yemeye benziyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81082014-3a5b-4cca-a31d-50b784986793.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümden Uzak Bir Yer</image:title>
            <image:caption>“Bir şeylerin olmasını bekliyor, bekliyor, olmayınca da oturup düşünmek istiyor, mesele nedir, neyi nasıl halletmek gerekir, derken önüne dimdik bir duvar çıkıyor, dokunmayı bile başaramadığı bir duvar, ne yapsın bilemiyor. İyice kararıyor Sait: Umduğum bu değildi. Çocuğum mutluluk getirecek diyordum ama öyle olmadı; fazlasını getirdi, sonra da mutluluğu aldı.” 
 
Sait ve Ömür çiftinin hayatı, merkezinde oğulları Yusuf’un yer aldığı ve yalnızca kendilerinin şahit olduğu inanılmaz bir olayın ardından kökünden değişir. Sonrasında, gündelik hayat tüm tekdüzeliğiyle sürüp giderken Sait’in içinde bir huzursuzluk büyümeye, oğlu ve karısıyla ilişkisine koyu bir gölge düşürmeye başlar. Yıllar geçtikçe Sait’le Yusuf’un ilişkisi hayaller, beklentiler, korkular ve hayal kırıklıklarının arasında akan, ölümün sürekli olarak kendini hatırlattığı bir hikâyeye dönüşür. 
 
Buradayız ve Uyku Krallığı’yla tanıdığımız Kerem Eksen, üçüncü romanında baba oğul ilişkisi, aile, inanç ve ölüm üzerine benzersiz bir hikâye anlatıyor. Ölümden Uzak Bir Yer, “dünyanın ucundan kırpılmasının”, açılan uçurumun bir tarafında yalnız başına kalmanın romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5950ed3b-bc31-4090-8c59-cb34f418f9bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Ama Aynı</image:title>
            <image:caption>Feridun Oral’dan “Engeller” üzerine bir kitap… 
Bir gün, çobanın sürüsündeki keçilerden biri doğurur. Bu sevimli yavrunun sürüdeki diğer yavrulardan farklı olduğunu hemen anlar çoban. Yavrunun ön bacakları tutmuyordur! Dağlarda, bayırlarda bu yavru keçi ne yapacaktır? 
Nasıl koşup oynayacaktır? 
Çoban, yavrunun hayatını kolaylaştırmak için önceleri onu korur kollar ama çok geçmeden onun için çok yaratıcı bir çözüm bulur. Artık sevimli oğlak da sürüden ayrı düşmeyecek ve hayatını kendi başına sürdürebilecektir. 
“Farklı Ama Aynı”, Feridun Oral’dan hem hikâyesi hem resimleriyle çok etkileyici yeni bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad575790-48a2-49bd-907f-b14eb9061f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpi İle Kestane</image:title>
            <image:caption>Küçük Kirpi ve Kestane’nin nasıl tanışıp arkadaş olduklarını anlatan bu kitapta ormanda yaşayan birçok hayvanla tanışacak, hepsini çok seveceksiniz. 
Feridun Oral’ın usta fırçasından çıkan resimleriyle Kirpi ile Kestane 1992 yılında 5. Barselona Çocuk Kitapları İllüstrasyon Sergisi’ne, 1993 yılında Uluslararası Bratislava İllüstrasyon Bienali’ne seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f635b45-3832-4e40-a1bc-b7f419e2fa4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pirinç Lapası Ve Küçük Ejderha</image:title>
            <image:caption>Bir sabah uyanıp da her gün yaptığınız şeyleri tekrar etmekten sıkılırsanız ne olur? 
Her gün pirinç lapası yiyen, bir gün bundan sıkılan küçük ejderha, yeni keşiflerde bulunmak üzere yollara düşer. Sonunda, akşama sofrada yine pirinç lapası vardır karşısında… Hayatında pirinç lapasının yerini değiştiremese de, yeni dostlarıyla belki de hayatını değiştirecek küçük ejderhanın hikâyesi… 
Her çalışmasıyla gönlümüzü yeniden fetheden Feridun Oral’dan harika bir kitap daha: Pirinç Lapası ve Küçük Ejderha. Yurtiçinde ve yurtdışında birçok sergi, bienal ve yarışmaya katılan Feridun Oral, kitaplarıyla çeşitli ödüller aldı. 2010’da YKY’den yayımlanan kitapları “Baloncu Dede ve Üç Küçük Yaramaz” ile “Benekli Faremi Gördünüz mü?” başlıklarını taşıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381b7b9e-1caf-44c0-9fbe-aaedcb13006a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmed Vefik Paşa</image:title>
            <image:caption>“... Bizim memleketimiz imparatorluğunuza uzaktır. Zat-ı Haşmetanelerinin hakkımızda daima doğru malûmat alamayacakları tabiîdir. Ben ise Paris&apos;te bulunduğumdan İmparatorluğunuzun ahvalini yakından görüyorum. Çatırdayan sizin imparatorluğunuzdur.”
(Resmi bir kabul sırasında “İmparatorluğunuz çatırdıyor” diyen III. Napoléon’a verdiği cevap)
Türk siyasî tarihine elçilik, parlamento başkanlığı, unutulmaz Bursa valiliği ve başvekillik gibi yüksek sıfat ve hizmetleriyle geçen Ahmed Vefik Paşa&apos;nın kırk altı yıllık bir devre içine giren resmî hayatında dürüstlük, daima devlet ve millet menfaatini gözetmek ve kollamak en esaslı vasfı olmuş; mühim ve nazik vazifeler kendisine, dirayetinden başka, bir şöhret haline gelmiş namus ve dürüstlüğü dolayısıyla emanet edilmiştir.
Yükselişleri, vazife hayatının ilk yirmi yedi senesinden sonra hep aziller ve süreksiz memuriyetlerle beraber yürümüş, uzun azil devrelerin-de fikir ve edebiyat yönü, devlet adamlığı görünüşünü arka plana geçirmiştir. Getirildiği vazifelerin çeşitliliği ve sayıca başkalarında kolay rastlanamayacak derecede çokluğu ile hal tercümesi zamanının ricâline nisbetle çok yüklü bir kimse olmak gibi bir farklılık gösteren Ahmed Vefik&apos;in dilini sakınmaz, devlet işlerinde müsamaha tanımaz, çabuk parlar, başına buyrukluk ve keyfîliklerden hoşlanır mizacı kendisine pek çok düşman kazandırmış, devlete ve memlekete yaptığı hizmetler ve gerçek şahsiyeti, düşmanlarının suçlamaları ve aleyhindeki sözleriyle bir ölçüde gölgelenip zamanla bilinmez olmuştur.
Ahmed Vefik Paşa&apos;nın bilinmiş yahut unutulmuş hizmetlerle dolu devlet adamlığı yanında kültür ve edebiyat hayatımızda, bilhassa millî düşünce bakımından tarihten dile ve hatta tiyatroya kadar kendisini bir öncü durumuna getiren, değişik kollarda mühim faaliyet ve çalışmaları vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de452145-29cc-4ac4-a292-8795c5d51313.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı Aydınlanmasında İslam’ın İzleri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu eserde tarihin belli bir coğrafyasında (Endülüs) ve belli bir kesitinde (ağırlıklı olarak miladi XII. ve XIII. yüzyıl) ve belli bir şahsiyet (İbn Rüşd) örnekliğinde düşüncenin/bilginin, akıl/felsefenin gücü ve toplumları nasıl değiştirdiği görülecektir. Bir iddia olarak genelde Müslüman kültüründe, “Batı aydınlanmasında İslam düşüncesinin ve Müslüman kültürünün etkili olduğu” dile getirilmiştir. Şüphesiz pek çok toplum tarihsel gelişim seyrinde bir diğerini etkilediği ve hatta gerçeğe/hakikate ve doğruya sahip olanın salt kendisi olduğu konusunda hep iddia sahibi olmuşlardır. Ancak bu durumun, duygusal ve tarafgir bir iddia olmanın ötesinde bilimsel ve tarihsel veriler doğrultusunda ele alınması bir zorunluluktur. Bir bütün olarak objektif davranma iddiası gerçeği yansıtmamakla birlikte olabildiğince hissi duyguları bir tarafa bırakarak tarihsel veriler doğrultusunda “Batı Aydınlanmasında İslam’ın İzleri” aranmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b13d8b61-9428-4056-a782-5373f849bd64.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneysel İktisat</image:title>
            <image:caption>20. Yüzyılın ortalarından önce iktisatçılar bir sosyal bilim dalı olan iktisadı deneysel olmayan bilim dalları kategorisine koymaktaydılar.
Ancak geçtiğimiz son 20-30 yıl içerisinde deneysel iktisat belki de iktisat metodolojisi alanında adeta bir devrimi gerçekleştirmiş ve iktisada laboratuvar çalışmalarını dahil etmekte büyük bir başarı sağlamıştır.
Özellikle 2002 yılında “iktisat biliminde laboratuvar deneyleri yaparak iktisadi davranışın anlaşılmasını sağlayacak metotlar” geliştirdiği gerekçesiyle Amerikalı iktisatçı Vernon L. Smith’in Nobel ekonomi ödülü ile onurlandırılmasının ardından iktisatta deneysel çalışmalar daha fazla ilgi görmeye başlamıştır.
İktisadi araştırmalarda yapılan deneysel çalışmaların en önemli katkısı iktisat teorilerinin ne derece geçerli olduğu sorusunun cevabını bulmamıza yardımcı olmasıdır. Ancak deney ve ölçme konusundaki araştırmaların gözleme dayalı araştırmalara mutlak üstünlüğü iddia edilerek iktisat biliminin özellikle felsefi-tarihsel-kurumsal temellerinin asla ihmal edilmemesi gerekir. Unutulmamalıdır ki, gerçeği araştırmamızda “deneysel gözlemler” kimi zaman “deneysel araştırmalardan” çok daha hızlı ve yararlı sonuçlar ortaya çıkarabilir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6fc1ee3-ac37-4f37-bb72-347f6d0dda83.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrimsel İktisat</image:title>
            <image:caption>Evrim konusundaki görüşleri ile bilim dünyasını derinden sarsan Charles Darwin, yalnızca doğa bilimlerinin değil, sosyal bilimlerin gelişmesinde de etkili olmuştur. Darwin&apos;in evrim ile ilgili görüşlerinin sosyal bilimler açısından yeri ve önemi bu çalışmada &quot;evrimsel biyoloji” ve “evrimsel iktisat” temelinde ele alınmıştır. Her iki bilim dalı da hakim biyoloji ve iktisat düşüncesini değiştirme yolunda katkılar sunmuştur. Evrim teorisi ve dolayısıyla etkilediği bilim dallarındaki devam eden tartışmaların insanlık tarihinin sonuna kadar devam edeceği aşikardır.
Evrim nedir? Evrim teorisinin iktisat bilimi açısından önemi nedir? İktisadi hayat kendiliğinden oluşan evrimsel bir süreç midir? Piyasa, mübadele, işbirliği, uzmanlaşma, para ve saire insanların bilinçli plan ve eylemlerinden bağımsız olarak ortaya çıkan piyasa kurumları mıdır? Kurumların ortaya çıkışını ve evrimini inceleyen kurumsal iktisat ile evrimsel iktisat arasındaki ilişki nedir? Evrimsel iktisat ve kurumsal iktisat teorilerinin iktisadi yaşama ve ekonominin temel meselelerine yönelttiği sorular ve verdiği cevaplar nelerdir? İktisadi gelişmeyi evrimsel ve kurumsal bir süreç olarak ele almak neyi anlamamıza yardımcı olur?
Bu kitap içerisinde bu ve buna benzer sorular ve cevapları incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9483b9bd-52ac-4059-a055-9f56b7ea9230.jpg</image:loc>
            <image:title>Fuat Sezgin ve Temel İslam Bilimleri</image:title>
            <image:caption>“Benim mensubu olduğum bir ilim, kültür ve medeniyet dünyası var. Bizler, köksüz ve sahipsiz değiliz. Çok derinlere inen sağlam bir medeniyete beşiklik etmişiz. Fakat yüzyıllardır bu medeniyetin görmezden gelindiğini, hakkının yenildiğini, tahkir edilip bütün yaptıklarının da elinden alındığını ve ona zulmedildiğini gördüm. İslam medeniyetinin bu göz kamaştıran birikimini ve dünya bilimine yaptığı büyük katkıları, bunun farkında olmayan dünyaya tanıtmayı gaye ittihaz ettim. Bu gayretimin bir kısmı, sadece bilim dünyasına hizmet, ama diğer çok mühim bir gayesi ise, koskoca bir İslâm aleminin yitirmiş olduğu kendine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini hatırlatarak kaybettiklerini iade etmek içindir.”
- Prof. Dr. Fuat Sezgin
Fuat Sezgin, geçen sene 94 yaşında aramızdan ayrıldı. Vefat haberi alınır alınmaz gerek devlet erkânında ve akademimizde gerekse Arap âlemi ve Batı’da hakkında çok şey söylendi; birçok kimse Hoca ile olan hatıralarını, tanıklıklarını görsel, yazılı ve sosyal medya aracılığıyla ifâde etti. Fuat Sezgin’in ardından, onu övücü sözlerle anlatmanın ötesine geçecek adımlara ihtiyaç duyulduğu düşüncesi yüksek sesle dile getirilmeye başlandığı bir esnada, 2018/6 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanarak 2019 yılının Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edilmesi, pek çok açıdan motivasyon kaynağı oldu.
Söz konusu Cumhurbaşkanlığı genelgesine de uygun düşecek şekilde, “Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” kapsamındaki ilk bilimsel etkinlik 15-17 Şubat 2019 tarihleri arasında Diyarbakır’da düzenlendi. Kadim Akademi, Diyarbakır İYC ve Kayapınar Belediyesi ortaklığıyla düzenlenen Uluslararası İslam Bilim Tarihi ve Fuat Sezgin Sempozyumu’na ülkemizden ve yurtdışından birbirinden değerli birçok bilim insanı tebliğleriyle katkı sağladılar. Söz konusu sempozyumun içinde bulunduğumuz yılın ilk bilimsel etkinliği olması kayda değer bir özellik olarak değerlendirilmektedir. Sempozyum tebliğlerinin titiz bir editöryal süzgeçten geçirilmesiyle oluşturulan bu eserin; Fuat Sezgin’in fazla anılmayan yönlerini irdelemek, özellikle vefatından sonra hakkında medya gibi bazı çevrelerde yer alan çelişkili bilgileri tashih etmek ve yine onunla ilgili bilgi boşluklarını telafi etmek bakımından önemli bir kaynak olması temenni edilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfd1e83-5654-42a8-836d-792673dc7300.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Rüşd&apos;ün Kelam Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Tarihte dönemlere damgasını vuran insanlardan söz edilir. Bunlar, kendi çağlarını etkiledikleri kadar sonraki zamanlarda da etkili olmuşlardır. Hatta sonrasında etkileri çok daha fazla olmuştur. İslam düşünce tarihinde felsefe alanında en çok sözü edilen bir kaç isimden birisi, hiç şüphesi İbn Rüşd&apos;tür. O, Batı İslam Dünyası Endülüs&apos;ü düşünce anlamında şekillendiren önemli bir mihenk taşıdır. Doğu İslam dünyasında felsefeyi kapı dışarı eden, onu bulaşıcı bir hastalık olarak nitelendiren Gazali&apos;ye karşı, İbn Rüşd, Endülüs&apos;te felsefe ile dinin, akıl ile nakli aynı hedefe kilitlendikleri farklı yaklaşımlarla aynı gayeyi paylaştıkları şeklinde karşılık vermiştir. Doğu İslam dünyasında kovulan akıl ve felsefe İbn Rüşd tarafından önce Batı İslam dünyası Endülüs&apos;e, oradan da bu günkü Avrupa&apos;ya taşınmıştır. Avrupa&apos;nın aydınlanması İbn Rüşd ile gerçekleşmiştir. Kelamdan felsefeye tenki bu güne kadar en çok işlenen konuların başında gelmiştir, ne yazık ki felsefeden kelama yapılan tenkitlere aynı oranda yer verilmemiştir. Bu kitap buna kapı aralamaya çalışmaktadır. Akla ve aydınlığa bir pencere açma gayretindedir. Zira ilahi hitap her şeyden önce akladır. Aklı olmayanın İslam&apos;da muhatap olarak alınmaması bu durumu yeterince izah etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74a5585f-0ccd-48af-acea-afdb7a4fcb0c.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi Psikoloji 2</image:title>
            <image:caption>Çalışmanın ana konusunu meydana getiren iktisadi psikoloji disiplinlerarası bir kavramdır. Kavramın birinci kısmını oluşturan “iktisat” kıt kaynakların insan ihtiyaçlarını en iyi karşılayacak şekilde kullanılması ve çeşitli faaliyetlerin ve bunların sonuçlarının parasal açıdan ele alınması ile ilgilenmektedir. Dolayısıyla iktisat kıtlık şartlarındaki seçimleri inceleyen bir bilimdir. İkinci kısmını oluşturtan “psikoloji” ise insanın iç dünyası ile etkileşim sağlayan bireysel süreçlerle ilgilenmektedir. Bunlar güdüleme, algılama, öğrenme, tutum ve karar vermedir. Başlangıç noktası olarak düşünen, hisseden ve öğrenen bireyi alan psikoloji davranışın bilimsel ilkelerini ortaya çıkarmaya çalışır. Psikoloji böylece satın alma ve tüketim gibi iktisadi olayların içsel süreçleri ile ilgilenerek duyguların, düşüncelerin ve tutumların ve bunları geliştirme yoları üzerine yoğunlaşarak kişisel tecrübelerin ve kişiliğin önemine vurgu yapmaktadır.
Her iki disiplin teori oluşturma yolları açısından da ayrılmaktadır. İktisat teorisi, model geliştirmede matematiksel muhakemeye dayanan biçimiyle daha çok tümdengelimcidir. Bu şekliye iktisat teorisi oldukça soyut bir yapı arz etmektedir. Bilim olarak tümevarımsal olan ve ampirik faaliyetlere ağırlık veren psikolojide ise teorik yapı verilere olan yakın bağlılık ile karakterize edilmektedir.
Bu iki parçanın birleşimi bize insan tecrübe ve davranışları ile kıt kaynakların para, zaman ve emek açısından nasıl ihtiyaçları karşılamada kullanılacağını gösteren iktisadi psikolojiyi vermektedir. İktisadi psikoloji bu nedenle psikolojik mekanizmalar ile iktisadi davranışların temelini oluşturan süreçler konusunda çalışan bir disiplin olarak görülebilir. İktisadi psikoloji tercihler, seçimler, kararlar ve bunları etkileyen faktörler yanında ihtiyaçların tatmini ile ilgili olarak kararların ve seçimlerin sonuçlarını da ele almaktadır. Bunun dışında insan davranışı ve tatmini konusunda dışsal ekonomik olayların etkisi de iktisadi psikoloji kapsamına girmektedir. Bu çalışmalar hane halkı ve bireysel tüketici gibi mikro düzeyden enflasyon, işsizlik, vergi gibi tüm ulusu kapsayan makro düzeye kadar değişik açılardan olabilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82462008-e611-4560-929c-bb615be53156.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Sanatları Kozmolojik Dengenin Sanatsal Tezahürleri</image:title>
            <image:caption>Diyarbakırlı büyük hattat Hâmid Aytaç&apos;ın sanat tarihindeki yeri pek çok açıdan zikre değerdir. Ancak Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e geçişte yaşanan inkıta sürecinde, kültürel hafızamızın yansıması olan hat sanatını korumaya yönelik çabaları emsalsizdir. İslam medeniyetinin önemli bir şiarı olan bu sanatı sonraki nesillere aktarmaya yönelik ifa ettiği hizmet, hüsn-i hattaki kudretiyle birlikte onu sanat tarihinde müstesna bir konuma yerleştirmektedir. İmam Şafiî&apos;nin Ebû Hanîfe için söylediği İnsanlar fıkıh ilmini Ebû Hanife&apos;ye medyûndurlar sözü, hat sanatı bağlamında Hâmid Bey için söylenirse mübalağa edilmiş olmaz. Zira bugün sanatın merkezi olan İstanbul&apos;da ve Anadolu&apos;da hüsn-i hatta dair her çabada onun ve yetiştirdiği talebelerin izini görmek mümkündür. Zaman onun kısıtlı imkanlarla sürdürdüğü çalışmaların ne kadar büyük bir ehemmiyeti haiz olduğuna şahitlik edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/622234b0-450c-426f-89f5-5890d6a85947.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant’ın Salt Akıl Dini</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma dönemi, felsefe tarihinin önemli evrelerinden biridir. Bu dönemde filozoflar, geçmiş çağların felsefi mirasını yeniden yorumlamışlar ve insanlığın geleceğine dair çözümler sunmuşlardır. Uzun yıllar süren savaşların ardından bitap düşen Avrupa, bu durumdan kendine çıkar yol aramaya başlamıştır. “Eğitimli birey, eğitimli toplum” fikriyle özetlenecek Aydınlanma düşüncesi, pek çok alanda çığır açıcı düşünür ve düşünce eseri yetiştirmiştir. Din ve felsefe, hiç kuşkusuz bu alanların en başta gelenleridir. Düşünürler, insan soyunun en kadim iki meselesini, kimi zaman ayrıştırıcı, kimi zaman birleştirici bir üslupla yeniden yorumlamışlardır. Alman Aydınlanma düşüncesi ise, özellikle din ve felsefenin bütünleyici bir bakış açısıyla etüt edilmesi üzerine kuruludur. Bu minvalde Alman düşünür Immanuel Kant’ın (1724-1804) fikirleri, hala güncelliğini korumaktadır.
Die Religion innerhalb der Grenzen der bloßen Vernunft-Salt Aklın Sınırları İçerisinde Din (1793) adlı eseri, filozofun yaşamının son dönemlerinde kaleme aldığı bir eser olmakla birlikte, daha önceki eserlerinde yer vermediği bazı önemli hususları tartışmaya açmaktadır. İnsan doğasındaki radikal kötülük başta olmak üzere, filozof, pek çok dini meseleyi, ilk kez bu eserinde ele almaktadır. Filozof, akıl dini ile vahiy dinini buluşturmaktan ziyade bu ikisini terkip ederek aşan üçüncü bir yol arayışındadır. Böylelikle uzun yıllar dini mücadeleler altında ezilen insanlığa, onu sulha kavuşturacağı ümit edilen bir çıkar yol sunulur. Çünkü düşünür bu iki din yorumu arasında taraf tutmak yoluyla, onulmaz ihtilafın çözülemeyeceğinin bilincindedir. Sonuç olarak, dini inanışlardaki dejenerasyonu gidermeye yönelik muhtemel tecdit ve ihya teşebbüslerine, ancak onlardaki etik özün murakabesinde başvurulabileceği kuvvetle ileri sürülebilir. Bu bilgilerden hareketle eserin, din felsefesinin kurucu eserleri arasında olduğu da belirtilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3df53a0b-a6cd-4461-b366-9e28c1a7ccd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelam İlmine Yönelik Eleştiriler</image:title>
            <image:caption>Müslüman toplumun yaşadığı düşünce sorunlarından birisi, hiç şüphesiz geçmişi kutsama, yaşamın her alanı ile ilgili sorunlarına geçmişten/seleften çözüm arama, aklı sadece rivayeti anlamayla sınırlandırma ve bu yönüyle aklı atıl bırakmadır. Cabiri&apos;nin ifadesiyle “mükevven akıl” nedeniyle, Müslümanlar yaşadıkları dünyada pasifleşmişlerdir, kendilerini yeniden var kılmak için çaba göstermemişlerdir. Değişmek ve gelişmek istemedikleri gibi, bu tür çabaların önünde de en büyük engeli oluşturmuşlardır. Bu durum sadece tarihin belli bir dönemi ile sınırlı kalmamış, maalesef bu düşünce biçimi, bütün İslam toplumlarında halen çok yaygın bir şekilde kabul görmektedir. 
Müslümanların yaşadıkları bir diğer problem de geçmişe ait düşüncelerin yeteri derecede bilimsel kriterler ışığında değerlendirilmemesi ve bunların eleştirel akıl ile incelenmemesidir. Her dönemde bu konuda belli bazı çabalar gösterilmişse de yeteri düzeyde olmadığı da gayet açıktır. Her alanda sorunlar yaşayan Müslüman toplumun, düşünce mirasını yeniden ele alıp incelenmesi kaçınılmaz bir sorumluluktur. Bu çerçevede İslam düşüncesine Selef ve Gazali&apos;nin etkisini tespit etmek amacıyla, Selef uleması ile Gazali&apos;nin kelam eleştirisini işlemeye çalıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4a2fb4b-63ed-4757-925e-cf79c02fd3df.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelami Akıldan Tasavvufi Keşfe</image:title>
            <image:caption>İslam düşünce tarihinde biri inanca diğeri pratiğe, amele müstenid olan kelam ve tasavvuf, düşünce tarihimizde gerek inancı ve gerekse sosyal ve manevi olanı belirleyen iki temel dinamik olmuştur. Kelam; İslam düşüncesinin belirlenmesinde, savunulmasında ne kadar etkili olmuşsa, tasavvuf da sosyal ve manevi yaşamın oluşumunda o denli etkili olmuştur. Takip ettikleri yöntem itibariyle Kelam, nassı esas almakla birlikte aklı olabildiğince işlevsel kılarken; Tasavvuf ise &quot;akıl&quot; yerine &quot;sezgi&quot; ya da &quot;keşf&quot;i koymuştur. Her birisi gerçekliğe ulaşma konusunda kendi yöntemlerini delillendirmede farklı argumanlar kullanmışlardır. İslam düşünce tarihinde Kelam ile tasavvuf arasında sürekli bir mücadele olagelmiştir.
Düşünce tarihimizde tasavvufa yönelik eleştiriler hiç eksik olmamıştır. Özellikle sufi düşüncedeki şatahat türü değerlendirmeleri esas alan zahir ehli tarafından, bu tarz inanç ve söylemlerin nassa aykırılığı iddiasıyla reddedilmiş ve buna dair pek çok eser kaleme alınmıştır.
Daha önceki çalışmalarımızda selef ulemasının kelam eleştirisi ve felsefede kelam eleştirisine dair iki eser kaleme alınmıştır. Bu çalışmada ise sufi düşüncenin kelam eleştirisi işlenmiştir. Kelam eleştirisini esas alan bu alanın son çalışması ise yeni bir kelam mümkün müdür? şeklinde düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b93278b-546d-499d-87b6-cbbf6caec069.jpg</image:loc>
            <image:title>Kriminoloji ve İktisat</image:title>
            <image:caption>Suç, insanlık tarihi kadar eski bir olgudur ve toplumsal hayatın bir parçasıdır. Suç ve suç türleri, niteliği, unsurları, derecesi, kaynakları, nedenleri, etkileri, sonuçları, suça maruz kalan kişiler, suçlunun ıslahı, suçluya verilecek ceza ve daha pek çok konu Kriminoloji adı verilen bir araştırma programının incelediği başlıca konulardır.
Kriminolojik İktisat ise suç ve ceza konusunu iktisat bilimi perspektifinden inceleyen bir disiplindir. Kriminolojik İktisat literatürde daha ziyade Suç ve Ceza İktisadı olarak bilinmektedir. Nispeten yeni olan bu araştırma programı suçların türlerini, etkilerini, nedenlerini, sonuçlarını ve önlenmesine yönelik konuları iktisat biliminin araçları ve metodolojisini kullanarak incelemektedir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67a33e66-68bc-4ba6-8117-8b71ba923feb.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberteyenizm ve Anarko-Kapitalizm</image:title>
            <image:caption>Liberteryenizm ve anarko-kapitalizm, liberalizm ve anarşizm öğretilerinden beslenen siyasi ideolojilerdir. Liberalizm, bireysel özgürlüklerin korunması ve güvence altına alınması üzerine inşa edilmiş bir öğretidir. Anarşizm ise her türlü otorite, tahakküm ve hiyerarşiye karşı olan bir felsefedir. Her iki öğreti bireysel özgürlüklerin önemli ve değerli olduğu noktasında buluşmaktadır. Aralarındaki temel farklılık devlet felsefesi üzerinedir. Klasik liberalizm, bireysel özgürlüklerin korunması için “sınırlı devlet”in gerekli olduğunu savunur. Anarşizm ise (ister sağ anarşizm ve isterse sol anarşizm olsun) devlete bütünüyle karşı olan bir ideolojidir.
Liberteryenizm öğretisi klasik liberalizm ilkelerine bağlı olmakla beraber devleti kaçınılması ve katlanılması gereken bir kötülük olarak ele alır. Anarko-kapitalizm öğretisi ise bir taraftan klasik liberalizm ilkelerine, diğer taraftan da bireyci anarşizmin “devletsiz toplum” düşünesine bağlılığını sürdürür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a79501a-9e8c-40df-819c-66636f9eea36.jpg</image:loc>
            <image:title>Maktul Şehzadeler</image:title>
            <image:caption>Meded meded bu cihânûn yıkıldı bir yanı Ecel Celâlîleri aldı Mustafâ Han&apos;ı Tulundı mihr-i cemâli, bozuldı dîvânı Vebâle koydılar âl ile Âl-i Osmânı.
Taşlıcalı Yahya Bey
“Her kimseye evlâdımdan saltanat müyesser ola, kardeşlerini nizâm-ı âlem içün katl etmek münâsibdir. Ekser ulemâ dahi tecviz etmiştir. Ânınla amil olalar”.
Fatih Sultan Mehmed&apos;in Kanunnamesine koyduğu bu madde ile Osmanlı Devleti&apos;nde daha önce de olagelen şaehzadelerin ortadan kaldırılması meselesi hüküm altına alınmış ve Dördüncü Mehmed zamanına kadar devam etti.
Osmanlı tarih yazıcılığında önyargıların dışına çıkılmadan tartışılamayan kardeş katli meselesi, bazı tarihçiler tarafından gaddarca olduğu dile getirilmişken, bazı kesimlerce de kesinlikle doğru olarak kabul edilmiştir.
Daha önce kurulan Türk devletlerinin kardeş kavgaları yüzünden kısa sürede yok olup gitmeleri ve Osmanlı&apos;da yaşanan Fetret Devri&apos;nin sonraki Padişahlara bu uygulamanın zaruri olduğu fikrini vermiştir. Devletin bekası için fertlerin feda edilebileceği düşüncesinin doğru olup olmadığının kararını vermek zor olsa gerektir.
Mehmet Zeki Bey ise eserinde, bu meseleyi sade ve anlaşılır bil uslupla tartışmıştır. Eserinde yerli ve yabancı birçok kaynaktan faydalanmıştır. Konuyu irdelerken karşıt görüşlerin fikirlerine de yer vermesi nesnel bir bakış açısına sahip olduğunu göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/375b753e-caa1-4fa8-8d05-3341a0fb83a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mehmet Şerefeddin Yaltkaya-Hayatı Eserleri ve Düşünce Dünyası</image:title>
            <image:caption>“Şerefeddin Yaltkaya&apos;da hakikaten ilim zevki ve heyecanı vardı. Onun bilgisi çok esaslı ve derindi. Asla gelip geçici görüşlere ve kanaatlere da-yanmaz ve inanmazdı. Şer&apos;î ve akli ilimler tarihinde cidden fikirlerinden isti-fade edilir kıymetli bir varlığımızdı. Ölümü pek vakitsiz oldu. Onu en olgun bir yaşında ve müstesna kafası ile kaybettik. Hakiki bir âlimimizdi. O vasfı asla kaybolmayacaktır. Eserlerine daima başvurulacaktır.”
A. Süheyl Ünver
 “Fransa Koleji&apos;nden Profesör Louis Massignon zat-ı devletinize [Ahmet Hamdi Akseki] sayın değer yüksek selefiniz Profesör Şerefeddin Yaltkaya&apos;nın vefatı münasebetiyle pek geç kalan taziyelerini kemal-i ihtiramla arz eder. Müşarunileyh 25 seneden beri bütün varlığıyla Türk tefekkür tarihi üzerinde hüccet sayılacak ihtimamlı bir merci ve kıymetli bir mesnet idi. Bu büyük âlimin derin hürmet hatırasını taşıyan dostlarına ve yakınlarına taziyetlerimin iblağını zat-ı devletinizden rica ederim.”
Louis Massignon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f74b79c7-ca88-4e5c-8ef9-dc226570bf9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mars 36 Cep Atlas</image:title>
            <image:caption>Dünyamız, Güneş’e uzaklığı bakımından Merkür ve Venüs’ten sonra 3. sırada. MARS ise 4. sırada ve bizden sonraki ilk gezegen. Son yıllarda bilim dünyasının özellikle ilgisini çeken Mars’a ardı ardına gönderilen uzay araçları başarılı inişler yapıyor ve araştırmacılara yepyeni bulgular yolluyor. Bu en yakın komşumuz “Kızıl Gezegen” pek çok özelliği ile bize benziyor. Yüzeyini görebiliyoruz; buzlarla kaplı kutupları, müthiş toz fırtınaları, çılgınca gezinen bulutları, kraterleri, kumulları ile karşımızda duruyor... Siz de bir gezintiye çıkmak ve bu gizemli komşumuzu tanımak istemez misiniz? “MARS-36 Cep Atlas” yanınızdan ayıramayacağınız rehberiniz olacak... İlginizi çekeceğini umduğumuz pek çok bilgi, gerçek görüntüler ve titizlikle hazırlanmış haritalar bu çalışmada yer alıyor.
Bu yıl Mars’ın 36. Yılı. Atlasımız ismini buradan alıyor. Macar kartograf ve akademisyen Dr. Henrik Hargitai tarafından titizlikle derlenmiş olan bu çalışmayı ODTÜ Yayıncılık olarak hazırlayıp sunarken sadece astronomi veya astrofizik ile ilgilenenleri değil, popüler bilimlere ilgi gösteren, meraklı, genç olgun geniş bir okur kitlesi de hedeflendi. İçeriğinin ve terminolojisinin, anlaşılır ve güncel olmasına özen gösterildi, bazı konuların daha kolay kavranabilmesi için ek bilgiler ve açıklamalar yapıldı. Ayrıca çalışmanın sonuna bir de küçük sözlük eklendi.
İyi gezintiler...
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd3bc29f-e411-4d87-8e9f-700ef365a4c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mülkiyet Hakları İktisadı</image:title>
            <image:caption>Sahiplik ya da mülkiyet, insanlık tarihinin en kadim meselelerinden birisidir. İnsanların bir arada huzur, refah, barış, adalet ve özgürlük içerisinde yaşayabilmeleri mülkiyet meselesinin doğru anlaşılmış ve çözümlenmiş olması ile çok yakından alakalıdır.
Mülkiyet meselesi, felsefe yazınında sonu bitmek bilmeyen tartışmaların, argümanların, tezlerin, anti-tezlerin, sentezlerin vs. konusu olmuştur. Mülkiyet hakkı, aynı zamanda iyi bir iktisadi düzen inşa etmek açısından mukayeseli ekonomik sistemlerin temel araştırma konularından birisidir. Bu kitapta “mülkiyet hakları felsefesi” çerçevesinde mülkiyetin meşruiyeti konusu ele alındıktan sonra mülkiyet hakları ile iktisadi gelişme arasındaki ilişki farklı yönleriyle incelenmektedir. Kitapta ayrıca Mülkiyet Hukukun İktisadi Analizi adı verilen araştırma programının öncüleri olarak kabul edilen Nobel ekonomi ödülü sahipleri Ronald Coase ve Oliver Williamson’un katkıları da özetlenmiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b2f5ccb-47eb-4056-b29a-ea1932f4c72d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazar Büyü ve Fal- İnançlar Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Nazar, büyü ve fal konusundaki inanç ve uygulamaların Türk toplumundaki yansımalarını inceleyen bu araştırma, Türkiye&apos;de halk arasında bir şekilde uygulama alanı bulan, ancak çoğu kimsenin bu konudaki inanç ve tutumlarını gizli tutmak istediği bir konuyu empirik verilerle inceleyen bir araştırmadır. Tıpkı araştırma verilerimizi toplarken karşılaştığımız gibi, bu kitabı ilk defa eline alan insanların da kitaba karşı önyargılı ve mesafeli bir yaklaşım sergilemesi muhtemeldir. Belki de bilim çevreleri, ele alınan konuların genellikle paranormal olaylar olması nedeniyle kitabı eleştirirken, diğer okuyucular, araştırmanın Sosyolojik bir çalışma olduğunu göz ardı ederek normatif anlatımdan uzak olan üslubumuzu eleştireceklerdir. Araştırma elbette bu tür zorlukların farkında olunarak yapılmıştır. Her araştırmada olduğu gibi bu araştırmada da geliştirilmesi gereken noktaların bulunması kaçınılmazdır. Bu nedenle kitabımızı inceleyen ya da okuyanların, eleştiri ve katkılarını nezaket kuralları çerçevesinde gerek yayıncı kuruluşa ve gerekse doğrudan yazara bildirmeleri halinde hem sonraki baskılarda kitabın geliştirilmesi ve hem de bu konudaki bilimsel çalışmalara katkıları olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c3e56e5-d3e6-4a72-b52b-63806db91ee6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nisibis (Nusaybin)</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, hem çalışma dönemi hem de yaklaşım olarak eleştirisini yaptığımız araştırmalardan farklı bir tarza sahiptir. İlkçağlardan 17. yüzyıla kadar oldukça uzun bir dönemi kapsayan çalışmanın, kronolojik derinlikte kaybolmadan, Nusaybin odağını ve sürükleyiciliğini kaybetmemesi önemli bir başarıdır. Aynı zamanda, teorilerin baskı ve yanılsamalarından uzak, oldukça betimleyici bir yaklaşımın benimsenmiş olması okuyucuyu doğrudan şehir ve şehrin tarihi rolüyle baş başa bırakmaktadır. Bu yaklaşımın, şehrin sofistike yapısını, teori kalabalığına boğulmuş çalışmalardan daha gerçekçi ortaya koyduğunu da belirtmek gerekir.
 &quot;Nisibis (Nusaybin) Kadim Bir Şehrin Hikayesi&quot; aynı zamanda Doğu-Batı şehirleri tartışması bağlamında, sosyopolitik olarak arada kalmış bir şehri inceliyor olması bakımından da önemlidir. Şehrin tüm yönleriyle ele alındığı bu çalışmada, tarihi süreçte Doğu-Batı çatışma/etkileşiminin yoğun yaşandığı bir coğrafyayı modern tartışmalara girmeden betimlemek yazarın psiko-metodolojik bir başarısı olarak kabul edilmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1148bba6-8bb4-45e0-81a0-c1a86e6f608b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkırı Yeşertenler -2</image:title>
            <image:caption>Uğur Ersoy Mersin&apos;de doğdu. Tarsus Amerikan Koleji&apos;nden mezun olduktan sonra Robert Kolej Mühendislik Okulu&apos;nu bitirdi. Yüksek Lisans ve Doktora derecelerini Texas Üniversitesi, Austin&apos;den alan Uğur Ersoy 47 yıl ODTÜ&apos;de görev yaptı. Bu süre içinde üç kez rektör yardımcısı, bir kez kurucu dekan, iki kez de bölüm başkanı olarak akademik yöneticilik yaptı. Toronto ve Boğaziçi Üniversitelerinde konuk öğretim üyesi olarak bulunan Prof. Ersoy&apos;un teknik konularda on kitabı basılmıştır. Ersoy&apos;un ulusal ve uluslararası dergi ve kitaplarda yayınlanmış 150&apos;den fazla makale ve bildirisi vardır. Uğur Ersoy&apos;un ayrıca yayınlanmış sekiz adet öykü, anı ve şiir kitabı bulunmaktadır.
Prof. U. Ersoy Amerikan Beton Enstitüsü (ACI) tarafından yılın en iyi araştırmacısına verilen &quot;Wason Medal&quot; ödülü ve ODTÜ Prof. Mustafa Parlar Vakfı tarafından verilen &quot;Bilim Ödülü&quot; sahibidir. Ersoy, Texas üniversitesince &quot;Academy of Distinguished Graduates&quot;e üye seçilmiş, inşaat Mühendisleri Odası&apos;nca da &quot;Onursal Yetkin Mühendis&quot; olarak onurlandırılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97910</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ceb5ca1-7908-4044-90eb-62ae80b8ae78.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı ve İran&apos;da İşrak Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bu bereketli toprakların insanları hep aynı gayeye matuf, yüzünü ışığa, nura ve kutsala çevirmiştir. Mardin’den Haleb’e, Bağdat’tan İsfahan’a ve İstanbul’dan Kurtuba’ya kadar bu coğrafyada ortaya çıkan tüm düşünce birikimi, Nuru’l-Envâr’ın lütfu, ihsanı ve inaye-tiyle olmaktadır. Nasıl ki varlık aleminin lüzûmât ve münafâtı, kıyas ve misalleri, tevlid ve terkibi, ruhlar ve cesetler hepsi bu mutlak nurun hüzmeleri ise, aynı şekilde bu coğrafyanın her bir şehri, rengi ve türü de aynı kimliğin varyantları, aynı ismin müştakları ve aynı aynanın akisleridir.
 
Bu münasebetle, bu hakikatin çağrıcıları, başta Şeyhü’l-İşrâk olmak üzere, onun şarihleri, Osmanlı ve İran coğrafyasının işrâkîleri hep aynı maksadı terennüm ederek, aynı mumun etrafında raks eden pervaneler misali, nurların hakikatini izhar etmişlerdir. Bu ışık, hiçbir zaman sönmemiştir ve ebediyete kadar aydınlatmaya devam edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/defe35bc-973d-4834-a8fe-171982e7d45d.jpg</image:loc>
            <image:title>Regülasyon İktisadı</image:title>
            <image:caption>Regülasyon İktisadı piyasa ekonomisinde etkinliğin sağlanmasına yönelik devlet müdahalelerini ya da kamusal düzenlemeleri (regülasyonları) çeşitli boyutlarıyla ele alan bir araştırma programıdır.
Piyasa ekonomisinin kendinden beklenen ideal sonuçları ortaya çıkarabilmesi için mutlaka bazı düzenleyici kurallara ve kurumlara ihtiyaç vardır. Kurallar ve kurumlar olmaksızın piyasa ekonomisinin kendi tabii işleyişine bırakılması demek “piyasa anarşisi” ya da başka bir ifadeyle “başıboş piyasa” anlamına gelir.
İktisat bilimi içerisinde nispeten yeni bir araştırma programı olan regülasyon iktisadının amacı, devletin piyasa ekonomisindeki aksaklıkları ortadan kaldırmak için piyasayı ve piyasa oyuncularının davranışlarını düzenlemeye ve kontrol etmeye yönelik kurallar ve kurumlar oluşturmasıdır. Amaç bu olmasına karşın uygulamada rasyonel ve optimal regülasyon kuralları oluşturmanın zorlukları ve hatta imkansızlığı sözkonusudur. Zira her devlet müdahalesi ya da kamusal regülasyon adeta kaçınılmaz olarak “devlet başarısızlığı” sorunlarını gündeme getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3384621-95f5-4454-9bb7-9dfa6728fb2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Safvet Paşa</image:title>
            <image:caption>&quot;İşittiğiniz şu top sesleri bu andan itibaren bütün Memalik-i Osmaniyye&apos;de Kanun-ı Esasi&apos;nin ilan edildiğini haber veriyor. Artık Osmanlı Devleti de Meşrutiyet&apos;le iadere edilen devletler zümresine dahil olmuştur. İdare-i meşruta tekmil akvam-ı muhtelif-i Osmaniyye&apos;nin hürriyet-i şahsiyyelerine kefil bulunduğundan bu inkılab-ı mühimme karşısında sizlerin yapacağınız ıslahat teklifleri lüzumsuz ve içtimaımız zait olur&quot;
Tersane Konferansı Sırasında
Safvet Paşa, Osmanlı Devleti&apos;nin en buhranlı döneminde dört padişahla çalışan ve bilhassa dış siyasetindeki vukufu ile dikkat çeken güvenilir bir devlet adamıydı. İdarenin ve maarifin Avrupai bir tarzda hazırlanması gerektiğine inanmaktaydı. Bu amaçla Maarif Nezareti görevinde iken &quot;Maarif-i Umumiye Nizamnamesi&quot;ni hazırladı ve Osmanlı eğitim sistemindeki köklü değişiklikleri başlatmış oldu. Aynı şekilde &quot;Kanun-i Esasi&quot; hazırlanırken kendisinden taslak istenmiş; O da 130 maddelik bir taslak hazırlamış ve kabul edilen metin üzerine etkisi büyük olmuştur.
Balkan isyanları sırasındaki siyasi görüşmelerde, Tersane Konferası&apos;nda ve Ayastefanos Antlaşması&apos;nda devleti temsil etmiştir. Berlin Antlaşması daha önce kararlaştırılmış olmakla beraber kendisinin Sadareti döneminde yürürlüğe girmiş ve Kıbrıs yine bu sırada İngilizlere verilmiştir. Ayastefanos Antlaşması&apos;nı getirdiği ağır hükümlerinden ötürü gözyaşları için imzalamış olduğu bilinmektedir.
Safvet Paşa, resmi işlerinde gayet ciddi ve vakur, özel meclislerde ise çok nüktedan bir insandı. Güzel sözler söylerdi. Uzun süre yüksek görevlerde bulunmasına rağmen emsalleri gibi zenginleşmeyen namuslu, güvenilir bir devlet adamı idi..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76036b51-055b-434e-984b-43e2386404bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Otorite ve Rıza</image:title>
            <image:caption>Tarih, şüphesiz insanoğlunun bir aktör olarak sahneye çıkmasıyla başlamıştır. Ama en önemlisi bu tarihin daha çok insanın sahip olduğu vahşi doğası nedeniyle bir çatışma tarihi olmasıdır. Bundan dolayı vahşi olan doğayı kontrol altına almak ve çatışmaları sona erdirmek adına insanlar zorunlu olarak bir araya gelmiş, kendi rızalarıyla bir otoriteye boyun eğmişlerdir. Böylelikle vahşiliğin yanında çatışmalar da son bulmuş ve insanoğlu sonunda aradığı huzura, mutluluğa bu otorite sayesinde sahip olmuştur. Bu yüzden yaşasın otorite! Otorite nasıl ortaya çıktı konusuna ilgi duyanların çoğunluğu ve özellikle John Locke böyle düşünüyordu. Ama çatışmaların son bulması bağlamında John Locke ve onun gibi düşünenlerin haklı olmadığını görmek için sadece tarih sayfalarına bakmak yeterli olacaktır. İşte bu kitap tam da burada Locke&apos;u ve Locke gibi düşünenleri eleştirmektedir. Özellikle insanların bir siyasal otoritenin olmadığı zamanlarda daha huzurlu ve mutlu olduğunu, onun için herhangi bir otoritenin kurulmasına rıza göstermeyeceğinin altını çizmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee16abb1-0038-43ac-ac35-c6dc498cf5fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sömürgecilik ve Pan-İslamizm Işığında Türkistan 1856-1922</image:title>
            <image:caption>Sovyetler Birliği’nin dağılma döneminde başlayan araştırmalarımızda, bu çöküşün sebeplerini ve yeni uluslararası politikayı incelemeye çalıştık. Bir kademe sonra ortaya çıkan sonuç: Sovyetler Birliği’nin İngiliz sömürgeciliği ile başlayan batı emperyalizmi içindeki yerini tahlil etmeden doğru bir sonuca varılamaz. Sovyet dönemini sağlıklı bir şekilde tahlil edebilmek için de öncelikle Çarlık dönemini doğru anlamak ve anlamlandırmak gerekmekteydi. Bu gerçeklerden hareketle çalışmamızı 1856-1922 devriyle sınırlandırdık. Belirtmek gerekir ki bu mantık ve ilişkiler sistemi dikkate alınmadan günümüzde Asya ve Afrika’da yaşananların sağlıklı bir şekilde tahlili mümkün değildir.   19. asırda Türkistan’ın işgal döneminde hızla tırmandırılan Panislamizm veya Pantürkizm söylemleriyle dinde reform çağrıları, İslam coğrafyasında hızla yayılmıştır. “Birlik” sloganlarıyla aydınlar ve halk arasında yeni tefrikalar çıkaran projeler sonucu Türk dünyası yaklaşık bir asır sürecek esaret boyunduruğu altına girmiştir. Mezhep düşmanlığı, ulemâ, meşayih ve imamlarıyla bir bütün olarak İslam tarihi, kültürü ve mirasını hedef alan saldırıların günümüzde de oldukça geniş çerçeveli ve sinsi bir şekilde yürütüldüğü görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ed96c84-6b66-476c-87dc-a4a63faff246.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufi Psikoloji Yazıları 1-Manevi Benlik Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Sufi Psikoloji Yazıları 1-Manevi Benlik Gelişimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c30f4582-7028-47de-9b29-f90f139b07ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Sufi Psikolojisi Yazıları 2</image:title>
            <image:caption>Klasik İslâmî ilimlerden biri olan tasavvufun, insan tutum ve davranışları üzerine çalışmasıyla da dikkat çeken bir dini disiplin olarak, günümüz psikolojisinde ele alınan mevzulardan biri olan kişilik ve benlik gelişimi konusuna katkı sunabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü tasavvuf, ruhun manevi kabiliyetlerinin insan benine yerleşmesi ve böylece manevi kişilik ve benlik gelişimini amaçlayan ilmî bir disiplindir. Bu nedenle Sûfî geleneğin ortaya koyduğu tecrübî bilgi ve uygulamalar insanın mahiyetini keşfetme konusunda geçmişte olduğu gibi günümüzde de bireysel ve toplumsal planda katkı sunmaya çalışmaktadır. Resmi olarak yasaklanmasına rağmen tarikatların günümüz Türkiye’sinde ve hatta dünyada hala işlevsel olması bu fikrimizi destekler mahiyettedir. Ayrıca İslam dinini kabul eden mühtedilerin bir kısmının da tasavvuf ilmi ve geleneği üzerinden din değiştirdiklerini hesaba katarsak Sûfî geleneğin etkisi daha iyi anlaşılacaktır. Bununla birlikte, psikolojik sıkıntı ve travma yaşayan bireylerin Sûfî söylem ve uygulamalardan etkilenerek ruhsal sağlıklarını kazanmaları da önemli bir göstergedir. Dini ve manevi eğilimlere ilgi duyan psikologların ve psikiyatrların Sûfî gelenekten istifade ederek hastalarına şifa dağıtmaları durumu daha da önemli hale getirmektedir.
Birinci kitabı ‘Sûfî Psikolojisi Yazıları I’ adıyla daha önce yayımlamıştık. İkinci kitabımızı ise ‘Sûfî Psikolojisi Yazıları II’ adıyla şimdi yayınlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d48f9ad3-ae8e-4fb5-b071-1704fd8ac990.jpg</image:loc>
            <image:title>Symbolic Logic Manual</image:title>
            <image:caption>Bütün felsefe bölümlerine zorunlu ve bazı bölümlere ise seçmeli olarak sunulan Sembolik Mantık dersleri için hazırlanmış olan bu kitap, mantık derslerin de oluşabilecek muhtemel eksikleri kapatmak ve öğrencilerin konuya daha iyi hakim olmasını sağlayacaktır.
Kitap temelini Donald Kalish, Richard Montague ve Gary May&apos;in yazdığı &quot;LOGIC Techniques of Formal Reasoning&quot; kitabından almış olup 27 sayfalık konu anlatımı ve 104 sayfalık teorem çözümünden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97918</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30792f86-6a8e-416f-9016-f0fc44853427.jpg</image:loc>
            <image:title>Süryani Tarih Yazıcılığında Geç Antikçağ</image:title>
            <image:caption>Tarih yazıcılığı geleneği, Süryânî literatürünün seçkin bir parçasıdır. Süryânî tarihçiler, kaleme aldıkları historiyografik karakterli metinlerde; Ortadoğu, Anadolu ve eski İran ülkesi gibi coğrafî sahaların siyasî, sosyal, iktisadî, kültürel ve özellikle dinî geçmişi hakkında önemli bilgiler vermişler, Süryânîlerin tarihi için olduğu kadar Bizans, Sâsânîler, Emevîler, Abbasîler, Selçuklular ve Haçlı Kontlukları gibi devletler ve hanedanlar açısından da büyük kıymet taşıyan kayıtlar nakletmişlerdir. Süryânî tarih yazıcılığını ve önde gelen Süryânî tarihçiler ile çalışmalarını tanıtmayı amaçlayan bu eser, Ortaçağ&apos;ın muhtelif tarihlerinde ve manastırlarında Süryânî ruhbanlar tarafından üretilmiş sekiz kroniğin de açıklamalı tercümelerini içermektedir. Bu tercümelerin genel olarak Geç Antikçağ ile ilgilenen araştırmacılar için önemli bir boşluğu dolduracağı umut edilmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97919</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e52ef448-d5ec-43de-90a0-38c0871ad2f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şemsiyye Risalesi</image:title>
            <image:caption>Emevi hükümranlığının devletin kuruluşunun hemen başlarında o dönemde zaten var olan kiliselere destek vermesiyle varlığını devam ettiren tercüme hareketi daha sonra Halife Memun tarafından Bağdat&apos;ta kurulan Beytü&apos;l-Hikme aracılığıyla hız kazanmıştır. Bu çalışmalar hicri VIII. yy. ve X. yy.&apos;larda hız kesmiş ve hatta durma noktasına gelmiştir. Bu dönemde mantık ilmi İslam âlimleri tarafından yapılan çok sert eleştirilere maruz kalmıştır. Bunun sonucu olarak bu zaman zarfında mantık ilmi gereken gelişimi sağlayamamış, çalışmalar eski kitaplara yapılan şerh ve haşiyelerle sınırlı kalmıştır. Söz konusu duraklama döneminden hemen önce yaşamış olan âlimlerden biri de Necmüddîn el-Kâtibî el-Kazvînî&apos;dir.
Kâtibî tarafından kaleme alınan ve yüzyıllardır medreselerde tahsil edilen, üzerine onlarca haşiye ve şerh yazılan er-Risâletü&apos;ş-Şemsiyye adlı eser üzerine yaptığım bu açıklamalı tercüme çalışması iki nüsha karşılaştırılarak yapılmıştır:
1. Birinci nüsha Konstantiniyye&apos;de bulunan İsmail Efendi Matbaası tarafından Hicrî 1301 senesinde basılan Hocazâde Seyyid Muhammed Âkif nüshası.
2. İkinci nüsha ise Mısır&apos;da bulunan Meymeniyye Matbaası tarafından hicri 1307 senesinde basılan nüshadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27fe8b64-afee-48f4-8b79-f1bdf666e76b.jpg</image:loc>
            <image:title>Coastal Engineering</image:title>
            <image:caption>Socieconomic development in coastal regions is in many respects more rapid than elsewhere. The rapid growing interest and development has been the outcome of recognition of these regions as a means of providing ideal conditions for relatively cheap transport, food and mineral resource, petroleum, natural gas, agricultural and industrial development, housing and recreation. However, this rapid development has created a conflict between the dynamics of natural system and the human activities in coastal regions.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7073bb9a-088c-4b3c-a567-00b1b56a6919.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddetin Görünümleri- Toplumsal ve Siyasal Şiddet Kültür-Politik Şiddet Likidite Şiddeti</image:title>
            <image:caption>Yirmi Birinci Yüzyıl, sürdürülebilir kalkınma kavramının yerini, sürdürülebilir şiddet kavramına bıraktığı bir yer değiştirme ile başlamıştır. Tarihin tuhaf bir oyunu gibi, bu kez de şiddetin sürdürülebilirliği siyasetin gündemine yerleşmiştir. Tamamen bitirilemeyen, ama kontrol edilebilen çeşitli şiddet tarzları, analitik ve pratik düzlemde şiddetin ehlileştirilmesi için çözüm modeli olarak sunulmaktadır. Çağımızın sivil ve siyasal toplumu, şiddeti sona erdirebilecek yeterliliğe sahip olmadığını defalarca göstermiştir. Bu koşullar altında, ancak şiddetin sürdürülebilirliğini dengede tutacak kısıtlı stratejilerinse başarısız olduğu ortadadır. Bu kitapta, şiddetin farklı görünümleri üzerine geliştirilen düşünsel açılımlar ve analizler ifade edilmektedir. Bu bağlamda, çağımızın neredeyse bir distopya mekânı haline gelen toplumsal şiddet kavramına ilişkin kimi yaklaşımlar, üç ayrı deneme biçiminde okuyucuya sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75151a0a-7263-4fab-82d4-0a2bfb863851.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Yirminci Yüzyılda Eviçi Mekan Üretimi ve Parisli Avangart Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Yıldız İpek Mehmetoğlu, ilköğretim ve lise eğitimini ODTÜ Koleji&apos;nde birincilikle tamamladı. 2012 yılında ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü&apos;nden mezun oldu. 2010-2011 akademik yılında Fransa Paris&apos;te ENSA-Paris-Belleville mimarlık okulunda Erasmus dönüşüm programı öğrencisi olarak eğitim aldı, aynı yıl Paris&apos;te Sérau mimarlık ofisinde staj yaptı. 2014 yılında ODTÜ Mimarlık Bölümü Mimarlık Tarihi programında yüksek lisansını tamamladı. 2012-2014 yılları arasında aynı bölümde araştırma görevlisi olarak çalıştı. 2014 yılından itibaren Kanada Montréal&apos;de McGill University School of Architecture&apos;da erken yirminci yüzyılda mimarlık, sanat, gündelik hayat ve toplumsal cinsiyet ilişkilerini inceleyen doktora çalışmalarını yürütmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99355133-106f-470a-bfd5-bd50043aa2b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Kaynaklar Işığında Gerut Yahudiliğe Geçiş</image:title>
            <image:caption>Yahudilikte soyun sadece anneden geçtiği, sonradan Yahudi olmanın imkânsızlığı gibi yaygın bir kanaat vardır. Bu kanaat tarihsel olarak doğru olmakla birlikte teolojik gerçeğe muhaliftir. Yahudilik erken dönemlerinde yabancılara kapalı olmuş, sadece İbranilerin/İsrailoğulları&apos;nın ulusal kültürü olarak algılanmıştır. Soydaşlık bilinci esas olduğu için bu değerler sistemi öğretilmekle kazanılacak bir olgu olarak görülmemiştir. Bu yüzden eski İbranilerin zihninde din yayma fikri olmamış, yabancılar Hz. Musa&apos;nın getirdiklerini kabul etseler bile “hidayete ermiş” olarak algılanmamış, yine yabancı görülmüşlerdir.
Amos (M.Ö. VIII. yy) zamanından itibaren dile getirilen evrenselcilik söylemleri Babil Sürgünü (M.Ö. VI. yy) sırasında daha da sıklaşıp yabancıların da bu inanca kabul edilmelerinin önü açılmış, fakat Ezra&apos;nın (M.Ö. V. yy) reformu bunun önüne geçmiştir. Helenler&apos;le tanıştıktan sonra İsrailoğulları sahip oldukları değerler sistemini öğretilebilir olarak algılamışlardır. Temelde ikna yoluyla, ege-men oldukları bölgelerde zorla bu inancı yabancılara kabul ettirmeye çalışmış-lardır (M.Ö. II. yy).
Yahudilik inancının kurumsal olarak yabancılara açılması, M.S. II. yy.&apos;da gerçekleşmiştir. Sonradan Hıristiyan ve Müslüman egemenliğinde yaşayan Yahudiler dinlerini yayma fırsatı bulamamış, böylece “Yahudi olunmaz, Yahudi doğulur” görüşü yaygınlık kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef17c619-7e34-4aac-b0fb-066a9f84027f.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Adalet ve Totalitarizm</image:title>
            <image:caption>Totalitarizmin adaletsizliğinde hemfikir olanlar, adaletin toplumsallığı konu edilince &quot;ilk sahipleniş&quot; ya da &quot;hak ediş&quot; gibi, temelde &quot;çıkarcı&quot; ve &quot;fırsatçı&quot; niyetler taşıyan gerekçeleri ileri sürmektedirler. Hiç kuşkusuz totalitarizm, bir toplumsal adaletsizlik durumudur. Ama&quot; &quot;toplumsallık&quot; nosyonunu yitirmiş bir adaletin de, âdil mi yoksa gayr-i âdil mi olduğu şüphelidir.
Oysa gerçek adalet, öncelikle şüpheye yer vermeyecek ölçüde kesin ilkelere bağlı kalmayı ve hakkaniyet ölçütünü keyfi tasarruftan sistemsel olarak uzaklaştırmayı gerektirmektedir. Bu da elbette yalnızca bir hukuk sorunu değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5338f1e1-aedc-4d4f-93be-e097a0fc2055.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Yoldan Kültürel Rotaya</image:title>
            <image:caption>Elifnaz Durusoy 1989 yılında Ankara&apos;da doğmuştur. 2006 yılında başladığı Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü&apos;ndeki lisans eğitimini bölüm birincisi ve fakülte ikincisi unvanlarıyla 2010 yılında başarıyla tamamlamıştır. Aynı yıl yine Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, şimdiki adı Kültürel Mirası Koruma olan Restorasyon Yüksek Lisans Programı&apos;na girmeye hak kazanmıştır.
Yüksek lisans eğitimi sürecinde tezinin saha çalışmasını gerçekleştirdiği Labraunda Arkeolojik Alanı&apos;nda iki dönem görev almış, alanda yapılmakta olan kazı ve belgeleme çalışmalarına katkı vermiştir. 2011 yılında SAYKA İnşaat ve Mimarlık&apos;ta, 2012 yılında ise Kaba Eski Eserler Koruma ve Değerlendirme - Mimarlık ofislerinde birer yıl süreyle çalışarak özel sektör deneyimi kazanmıştır. 2013 yılından bu yana ise araştırma görevlisi olarak çalıştığı Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Restorasyon Programı&apos;nda doktora çalışmalarına devam etmektedir. Akademik ilgi alanları içerisinde koruma kavramları, tarihi çevre koruma ve kültürel rotalar gibi konular yer almaktadır.
Elifnaz Durusoy&apos;un Doç. Dr. A. Güliz Bilgin Altınöz danışmanlığında yürüttüğü 2013 tarihli &quot;Tarihi Yoldan Kültürel Rotaya: Milas ile Labraunda Arasındaki Yolun Korunması ve Yönetimi (From An Ancient Road To A Cultural Route: Planning and Management Of The Road Between Milas and Labraunda)&quot; adlı yüksek lisans tezi 2014 yılında &quot;Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü 2013-2014 Eğitim ve Öğretim Yılı En İyi Tez Ödülü&quot;ne, 2015 yılında ise &quot;Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü 2014 Yılın Yüksek Lisans Tezi Çiğdem Tansel Yayın Ödülü&quot;ne layık görülmüştür.
Söz konusu yüksek lisans tez çalışması &quot;Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü 2014 Yılın Yüksek Lisans Tezi Çiğdem Tansel Yayın Ödülü&quot; kapsamında ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. tarafından &quot;Tarihi Yoldan Kültürel Rotaya: Milas ile Labraunda Arasındaki Yolun Korunması ve Yönetimi&quot; adıyla basılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50d57761-b765-408d-b56f-892984b1a63c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisi: Kuram - Tarih - Politika</image:title>
            <image:caption>Türkiye ekonomisini “yapısal”, “sektörel”, “döngüsel” ve “küresel” konular/sorunlar/meseleler bağlamında ve dört ana kesimde inceleyen elinizdeki bu eser Türkiye&apos;nin her bölgesinden çeşitli üniversitelerde öğretim üyesi olarak görev yapan 28 akademisyenin kendi anabilim dalları sınırları içinde yazdıkları 23 farklı bölümden oluşmaktadır.
Kitabın adından da anlaşılacağı gibi, işlenen her konunun önce “kuramsal kavramsal çerçevesi” sunulmuş, ardından Türkiye&apos;yi ilgilendiren “tarihsel gelişmeler” ve “iktisat politikaları” ortaya konulmuştur.
Kitabımızda, benzeri kitaplarda olmayan konulara da yer verilmiştir. Ekonomik büyüme-kalkınma, istihdam-işsizlik, para-enflasyon, yoksulluk-gelir bölüşümü, vergi, bütçe, dış ödemeler, borçlar, tarım, sanayi, hizmetler, enerji, özelleştirme, mali krizler, Avrupa Birliği, nüfus ve göç hareketleri gibi geleneksel konuların yanısıra; ilk olarak burada kamu-özel işbirliği modeli, nükleer enerji, doğal afetler, deprem, terörizm, çevre kirliliği, küresel endeksler, COVID-19 salgını gibi sorunların ve yeni gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerine etkileri de ele alınmıştır. Böylece üniversitelerimizde başta lisans (iktisadi, idari ve siyasal bilimler fakülteleri İİBF-SBF) ve lisansüstü (sosyal bilimler enstitüleri SBE) düzeyindeki öğrencileri ve akademisyenleri olmak üzere tüm okur kitlesinin Türkiye ekonomisini temel ve yan çeperleri ile birlikte tanımalarına ve tartışmalarına katkı sağlanmak istenmiştir.
Kesim 1: Türkiye Ekonomisinin Yapısal Gündemi
1. İktisadi Büyüme Ve Kalkınma / Mehmet Kaya
2. İstihdam Ve İşsizlik / Bilge Afşar
3. Para Ve Enflasyon / İlhan Eroğlu
4. Yoksulluk Ve Gelir Dağılımı / Özlem Durgun – İrem Yalkı Berker
5. Vergi Düzeni / Özge Uysal Şahin
6. Deprem Ve Etkileri / Beyza Taşkın
Kesim 2: Türkiye Ekonomisinin Sektörel Gündemi
7. Tarım Ve Gıda / Halis Akder
8. Sanayi Ve Sanayileşme / Murat Yülek - Mete Han Yağmur
9. Enerji Üretimi Ve Tüketimi / Tuba Şahinoğlu
10. Modern Hizmet Sektörleri / M. Behzat Ekinci
Kesim 3- Türkiye Ekonomisinin Döngüsel Gündemi
11. Bütçe Açığı / İlter Ünlükaplan
12. Ödemeler Dengesi / Halil Seyidoğlu
13. İç Ve Dış Borçlar / İbrahim Halil Sugözü - Sema Yaşar
14. Özelleştirme Ve Uygulamaları / Ayhan Sarısu
15. Kamu-Özel İşbirliği Modeli / Uğur Emek
16. Mali Krizler / Erdal Arslan
17. Doğal Afetler Ve Yönetimi / Sevda Akar
Kesim 4- Türkiye Ekonomisinin Küresel Gündemi
18. Nüfus Ve Göç / Bilge Köksel
19. Terör/İzm Ve Etkileri / Serkan Kekevi
20. Çevre Kirliliği / Özlem Kırlı - Cem Baydur
21. Nükleer Güç Santralleri / Şule Ergün - Veda Duman Kantarcıoğlu
22. Avrupa Bütünleşmesi / Erol Esen
23. Küresel Endeksler Ve Ekonomi-Politik Gelecek / İrfan Kalaycı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60ef3972-fa15-4839-9381-b4a43cc8100e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Din ve İktisadi Kalkınma</image:title>
            <image:caption>Toplumsal hayat bir dizi siyasi, hukuki, dini ve ekonomik unsurun karşılıklı etkileşiminden oluşur. Bunlardan din ve iktisadın sosyal yapı içerisinde belirleyici etkisi vardır. Toplum fertlerinin hayat tarzlarına bakıldığında gündelik hayatın standartlarını belirleyen hususun ekonomik koşullar olduğu görülür.
İktisadi şartlar ise ‘ekonomik kalkınmışlık’ düzeyi ile yakından ilgilidir. Genel anlamda din ve iktisadın, özelde ise ekonomik kalkınmanın öznesini ise insan faktörü oluşturmaktadır. Çünkü her iki unsur da insan içindir ve insanla vardır.
Sosyolojik mefhumlar olarak din ile iktisadın sürekli ve yakın bir ilişki içerisinde olduğu görülür. Bir bilim olarak ekonomi disiplininin din karşısında aldığı bilimsel tutum ile din unsurunun iktisadi faaliyetler üzerindeki etkisi din sosyolojisinin inceleme alanıdır. Bu minvalde iktisadi kalkınma meselesi iktisat biliminin araştırma alanı olduğu kadar din sosyolojisinin de bir konusudur. Çünkü iktisadi kalkınmanın toplumsal açılımları sosyal dokunun değişimini de beraberinde getirmektedir. Ticaret, çalışma hayatı ve alış veriş gibi maddiyata dayanan sosyolojik unsurlar iktisadi oldukları kadar dini boyutları da içeren birer husustur. Dolayısıyla iktisadi kalkınma ile din arasında çok yönlü ve karmaşık bir sosyolojik ilişkiler ağının varlığından söz edilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61bc734a-93c9-471f-96a1-66e5490a7b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite Hayatı ve Dini Değişim - Din Psikolojisi Perspektifiyle Yapılmış Nitel Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın temel amacı, günümüz üniversite gençliğinin dini hayatlarını ve bu alanda yaşadıkları değişim ve dönüşümleri tarafsız ve ön yargısız bir şekilde anlamaya çalışmaktır.
Gençlerin çok boyutlu ve çok yönlü sorunları vardır. Dinamik bir dönem olan gençlik çağı, birçok değişim ve gelişimi de beraberinde getirir. Gençlerin din konusunda yaşadıkları değişimler ise en karmaşık ve cevaplanması en zor sorulardan oluşan bir süreçtir. Bu durum, gençlerin dini hayatlarını ve yaşadıkları değişimi derinlemesine incelemeyi gerektirmektedir.
Bu araştırmanın amacı da gençlerin dini hayatlarını derinlemesine betimlemeye çalışmakla birlikte gençlerin yaşadıkları dini değişimleri ve bu değişimleri etkileyen faktörleri belirlemeye çalışılmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aef67a77-20a6-4c81-b183-e1b64be2a253.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim&apos;den Günümüze İran&apos;ın ABD Politikası</image:title>
            <image:caption>Dr. Gülriz Şen lisans eğitimini 2004 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamlamıştır. Yüksek lisansını 2004-2005 yılları arasında Jean Monnet bursiyeri olarak bulunduğu Belçika&apos;da Katholieke Universiteit Leuven&apos;de Çatışma ve Sürdürülebilir Barış Programında yapmıştır. Doktora derecesini 2013 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalından alan Dr. Gülriz Şen TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde görev yapmaktadır. Akademik ilgi alanları arasında Ortadoğu&apos;da devlet, toplum ve siyaset, İran dış politikası, Körfez ve Levant ülkelerinin uluslararası ilişkileri bulunmaktadır.
Dr. Gülriz Şen&apos;in Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık&apos;ın danışmanlığında yazdığı 2013 tarihli &quot;Post-Revolutionary Iran&apos;s Foreign Policy Toward the United States: A Historical Sociological Analysis of State Transformation and Foreign Policy&quot; başlıklı doktora tezi ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü 2012-2013 Eğitim ve Öğretim Yılı Uluslararası İlişkiler Doktora Programı En İyi Tez Ödülü ve ODTÜ 2014 Yılın Doktora Tezi Kalbiye Tansel Yayın Ödülü olmak üzere iki ayrı ödüle layık görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a6afcf-41be-426c-afa0-bc1e8bcd06fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi Devleti - Açgözlü ve Savurgan</image:title>
            <image:caption>Vergi devleti, vergi otoritesinin iradi, takdiri ve ihtiyari kararlar alarak vergileme yetkisini keyfî olarak kullanması ve bunun neticesinde ağır, haksız ve adaletsiz vergiler koymak suretiyle sömürüsü yapmasıdır.
Çoğunluk iktidarını ele geçirip parlamentodan yasalar çıkarmak vergileme yetkisine asla meşruiyet kazandırmaz. Anayasada yer alan “kanunîlik ilkesi” tek başına vergileme yetkisinin kötüye kullanılmasının garantisi olamaz. Hele ki yürütme organının keyfî karar ve talimatlarla, kararnamelerle, torba yasalarla vs. vergisel düzenlemeler yapması asla kabul edilemez. Sözümona milletin iradesi ile temsil yetkisini alan hükümetler ve parlamentolar her istediği konu üzerine vergi koyamazlar; vergi oranlarını istedikleri anda indirip, yükseltemezler; kendi keyfî iradelerine göre mali aflar getiremezler; vergi kanunlarını geriye doğru yürütemezler; belirli kişi ve gruplara vergi ayrıcalıkları ya da imtiyazları sunarak vergi ayrımcılığı yapamazlar.
Modern çoğunlukçu demokrasilerin hastalıklarını teşhis etmek kolay, ama tedavisi bir o kadar zordur. Vasatlık hukukunu uygulayan keyfî vergi devletinin vergi zulmü ve vergi sömürüsü belki bir gün Modern Sisifos’ların uyanmasını sağlar ve belki bir gün Modern Magna Carta Libertatum yeniden yazılmış ve ilan edilmiş olur. Gün gelir, “temsilsiz vergileme olmaz” ilkesi “sınırsız ve keyfi vergi olmaz” sloganına dönüşür ve gerçek anlamda bir anayasal hukuk devleti ve anayasal vergi devleti tesis edilmiş olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd6d7f0d-d7d0-4907-b860-560e7dbd8f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Language, Logic, and Empirical Knowledge - Collected Papers</image:title>
            <image:caption>This collection consists of sixteen articles written in English by Teo Grünberg, who is one of the most distinguished logicians and analytic philosophers in Turkey. The basic motivation that lies behind the idea of putting these articles together in a separate volume is the utmost difficulty of access to many of the periodicals in which the articles are published, primarily because of the reason that their electronic versions are not available.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63a334c5-4ade-4ca9-9177-38cb6d301565.jpg</image:loc>
            <image:title>Vakıflar ve Yükseköğretim</image:title>
            <image:caption>Bu derleme kitabın öncelikli amacı; yükseköğretimin, bilimsel ve teknolojik araştırmaların vakıflar tarafından geçmişte ve günümüzde nasıl desteklendiğini ve bu kurumların yükseköğretime katkılarını incelemektir. ‘’Vakıflar ve Yükseköğretim’’ kitabı; tarihsel ve bilimsel ağırlığı olan seçilmiş kaynaklardan ve konunun uzmanı bilim insanlarından edinilen bilgilerden yararlanılarak hazırlanmıştır. Kitapta yalnızca yükseköğretim ve bilimsel araştırmada öne çıkan vakıflar ve vakıf üniversiteleri ile onların yükseköğretime etkileri ele alınmaktadır.
Türkiye ve Avrupa’daki vakıf yükseköğretim kurumların yanı sıra, ABD ve Japonya’daki benzeri kurumlar da kısaca ele alınmıştır. 1984 yılından beri Türk Yükseköğretim Sisteminde önemli bir yer tutan, sürekli eleştirilmesine karşın, yaygınlaşmaya devam eden vakıf üniversiteleri gerçeğine, kitapta özellikle geniş yer ayrılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db911c2a-5351-429d-88fc-7fe3e840e65d.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenciden Öğrenmek</image:title>
            <image:caption>Dr. Fadime Ulusoy, lisans ve yüksek lisans eğitimini Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Ortaöğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü’nde tamamlamıştır. Doktorasını ODTÜ Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı, İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü’nde yapmıştır. Dr. Fadime Ulusoy, doktora sürecinde öğretmen eğitiminde öğrenci odaklı videoların kullanılması ve öğretmen adaylarının sahip olduğu bilgilerinin geliştirilmesi ile ilgili bir tez çalışması yürütmüştür. Yazarın ilgilendiği araştırma alanları, öğretmen eğitiminde yenilikçi yaklaşımlar, videolar, fark etme teorisi, matematiksel temsiller ve modelleme konularıdır.
Yazar, Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Alanı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Dr. Fadime Ulusoy’un Prof. Dr. Erdinç Çakıroğlu’nun danışmanlığında yürütülen 2016 tarihli ve “Developing Prospective Mathematics Teachers’ Knowledge for Teaching Quadrilaterals Through a Video Case-Based Learning Environment” başlıklı doktora tezi, “Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü 2015-2016 Eğitim ve Öğretim Yılı En İyi Tez Ödülü “ ve “ODTÜ 2016 Yılın Doktora Tezi Kalbiye Tansel Yayın Ödülü” olmak üzere iki ayrı ödüle layık görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3342a5a9-b19d-486d-b110-0c706893d376.jpg</image:loc>
            <image:title>Matbu Mimarlıklar</image:title>
            <image:caption>Selda Bancı, Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümünü bitirdi. Mimarlık, iç mimarlık ve şehir planlama bürolarında, mutfak ve ofis mobilyası firmalarında mimarlık yaptı. Mimarlığa ve kente dair pek çok projenin yaratıcı ve uygulayıcı ekiplerinde yer alırken, ODTÜ, Mimarlar Derneği 1927, Mimarlar Odası, İstanbul Serbest Mimarlar Derneği gibi kurumlar ve bağımsız organizasyonlar için kimi zaman gönüllü kimi zaman profesyonel olarak görevler üstlendi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Tarihi Yüksek Lisans programını, 1958 Brüksel Expo’sundaki Türk Pavyonu: Türkiye’de 1950’li yıllardaki Mimari Çağdaşlaşma Üzerine Bir Çalışma başlıklı teziyle tamamladı. Mimarlar Odası Yayınları, Anma Programı Dizisi içerisinde yayımlanan Ernst A. Egli: Türkiye’ye Katkılar - Yerel Yorumlar, Eğitimde Program, Pratiğin Muhasebesi başlıklı kitabın Ali Cengizkan ve N. Müge Cengizkan ile birlikte editörlüğünü üstlendi. Halen Mimarlar Derneği 1927’nin Yönetim Kurulu Sekreter Üyeliğini yürütürken, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Mimarlık Bölümünde öğretim üyesi olarak akademik çalışmalarını sürdürüyor.
Selda Bancı, ODTÜ Mimarlık Tarihi doktora programını Prof. Dr. T. Elvan Altan’ın danışmanlığında yürüttüğü Matbu Mimarlıklar: Türkiye’de 1950’lerden 1980’lere Mimar Oto-Monografileri başlıklı teziyle Mart 2016’da tamamladı. Bu çalışma, “ODTÜ 2015-2016 Eğitim ve Öğretim Yılı Mimarlık Tarihi Doktora Programı En İyi Tez Ödülü” ile “ODTÜ 2016 Yılın Doktora Tezi Çiğdem Barçan Tansel Yayın Ödülü”ne değer görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21b689fa-3408-49c7-b01e-776c2589a555.jpg</image:loc>
            <image:title>Zor Zamanlarda Annelik</image:title>
            <image:caption>Zor Zamanlarda Annelik
Anneleri̇n İki̇nci̇l Terör Deneyi̇mleri̇
Üzeri̇ne Bi̇r Olgubi̇li̇m Çalışması
Meryem Gökyar
Uzman Psikolojik Danışman Meryem Gökyar, lisans eğitimini İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümünde, yüksek lisans eğitimini ise ODTÜ Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık yüksek lisans programında tamamlamıştır. Aynı zamanda Orta Doğu Çalışmaları üzerine de eğitim almış olan yazar, kriz ve travma danışmanlığı, çocuklarla psikolojik danışma, kadın çalışmaları ve güvenlik çalışmaları konularıyla ilgilenmektedir.
Gökyar’ın Prof. Dr. Özgür Erdur-Baker danışmanlığında hazırladığı 2017 tarihli “Motherhood in Hard Times: A Phenomenological Study on Mothers’ Concerns Against Terrorist Attacks in Turkey” başlıklı yüksek lisans tezi, “Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılı En İyi Tez Ödülü” ve “ODTÜ 2017 Yılın Yüksek Lisans Tezi Çiğdem Barçan Tansel Yayın Ödülü” olmak üzere iki ayrı ödüle layık görülmüştür. Bu ikinci ödül kapsamında kitaplaştırılan tez çalışması, 2015-2016 döneminde yaşanmış terör olaylarına doğrudan maruz kalmayan annelerin tepkilerini, çocuklarının tepkilerine ilişkin algılarını ve baş etme stratejilerini ortaya koymaktadır. Ankara ve İstanbul’da 21 anne ile yapılan nitel görüşmeler annelerin şehirlerindeki terör olayları karşısında yoğun stres ve kaygı tepkileri verdiklerini; bunlarla başa çıkmak için çeşitli yöntemler geliştirdiklerini göstermektedir. Dolayısıyla, bu kitap kendi sosyo-kültürel gerçekliklerimiz içerisinde uluslararası literatürdeki çalışmaları değerlendirerek, toplumsal cinsiyet ve kültüre duyarlılık açısından daha ayakları yere basan önleme ve müdahale programları gerçekleştirilmesine de olanak sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1e5b62d-b8f0-421d-83a9-502107e9c03a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabah Güneşi</image:title>
            <image:caption>SABAH GÜNEŞİ 
 
sabah güneşi doğarken, 
yeni bir gün başlar, 
gözler gazetelerde 
parmaklar ağızda, tırnaklar sızlar diş yarasından 
 
ağızlar sımsıkı diller suskun 
boğazda düğüm düğümdür dertler 
parçalar karanlığı düşler, 
göz çukurları parçalı bulutlu 
güvenle bakılmaz yarına 
gerçekler acıdır gerçekler cimri, 
gerçekler sevilmez, 
gerçekler sır olur zaman içinde, 
 
yalanlar tatlı, 
yalanlar yılışık, 
yalanlar sevilir , 
yalanlar hoştur , savurgandır,gün içinde 
ne arıyorsun, 
ne bulursun, şairin bahçesinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24eb3409-8df4-49ff-8815-7eb27e66d3eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşan Bengü Taşlar (Köl Tigin, Bilge Kağan ve Tunyukuk’tan Günümüze)</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki “KONUŞAN BENGÜ TAŞLAR” adını taşıyan bu küçük kitapçık, mesleği Türkoloji olmayan, Türk dilinin tarihini ve yazılı eserlerini yakından tanımayan, öteki bilim dallarında eğitim ve öğretim görmüş, farklı mesleklerden olan Türk gençleri için hazırlanmış ve çeşitli fotoğraf ve resimlerle de görselleştirilmiş bir okuma belgeselidir. “KÖL TİGİN” ile “BİLGE KAĞAN” yazıtlarının o zamanki deyişlerini günümüz Türk gençlerine Türkiye Türkçesi ile aktardık.  Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarında anlatılmak istenen ifadeleri değiştirmeden, bazen parantez  içinde ( ) o zamanki Türkçeleri ile gösterdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97938</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e1b9e11-b16c-4a20-8214-49c084fd22a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Emine Işınsu Kitabı</image:title>
            <image:caption>Emine Işınsu genelde Türk-İslam romancısıdır. Romacılığına Türk milliyetçiliği ruhu şöyle yansımıştır: Malazgirt Savaşı ve Millî Mücadele gibi tarihî dönemlere, kendi dönemindeki Türkiye içi siyasi ve ideolojik olaylara ve Türkiye dışında kalan diğer Türk topluluklarının kendi ülkelerinin hâkim devlet yönetimleri tarafından maruz kaldıkları zulümlere bir Türk milliyetçisi, Turancı, Türkçü ve ülkücü olarak yaklaşmıştır. Müslümanlığının yansıması ise şöyledir: Özellikle Batıdan gelen İslam dışı ve İslam karşıtı sapık, çarpık, insan doğasına aykırı felsefe, ideoloji, dünya görüşü, hayat anlayışı ve ateizm ve deizm gibi sapmalara karşı sahih İslam imanını tasavvuf kanalıyla doğru bir seçenek, tek hak inanç ve yaşama biçimi, bir kurtuluş ve doğru yol olarak sunmuştur. 
Tarihî romanlarında birçok postmodern ve liberal yazarın yaptığı gibi Türk tarihine ait gerçekleri çarpıtmadan, aslına bağlı kalarak işlemiş, ama o güne ait değerleri, bakış açısını dünya görüşünü günümüze taşımaya, Türk-İslam tarihinin eskimeyen değerlerini çağımıza uyarlayarak yeniden üretmeye ve güncelleştirmeye çalışmıştır. 
Prof. Dr. Nurullah ÇETİN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b629b18-06b7-46bd-a593-5374477bfaf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk’ün Sözü</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan Türkçesinde “Türk’ün sözü” deyimi var. “Azerbaycanca-Rusça Frazeologiya Lugatı”nda (1976) bu deyimin manası şöyle izah ediliyor: “Kak skazatq, kaak govoritse”; yani “nasıl derler”. 
Dilimizde “Türkesaya”, “Türkeçare” gibi sözler de var. “Azerbaycan Dilinin İzahlı Lugatı”nda bu sözler şöyle izah ediliyor: 
Türkesaya(k): Sade dil, saf kalpli, hile bilmeyen. 
Türkeçare: Geçmişte cehalet, avamlık ve mevhumat şeraitinde tatbik edilen gayrı ilmî tedavi usulleri, ara hekimliği. 
Bu lugatın 1987 yılında Sovyet devrinde yayımlandığını dikkate almak gerekir. Eğer bu sözlük günümüzde yayımlanmış olsaydı, “Türkeçare” sözü biraz farklı şekilde izah edilirdi ve tahminen: “Halk tababeti”, “Halk hekimliği”, Halkın, asırlardır tecrübe ettiği kadim tedavi usulleri şeklinde bir açıklama yapılırdı.  “Türkesaya”nın sade dil, saf kalpli, hile bilmeyen manalarıyla izah edilmesinden hareketle, şimdiki dönemde bu izaha “yüreği temiz”, “saf yürekli” ifadelerini de eklemek mümkündü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d30681-2036-4a79-ad5f-b271b59c7774.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Atatürk’ün Giyim Tarzı ve Moda Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Bugüne kadar Büyük Atatürk’ün hemen her başarısı kaleme alınmıştır. 
Askeri dehası, diplomatlığı, eğitimciliği, tarihçiliği, vatan sevgisi, bayrak sevgisi, okuma sevgisi, savaş sanatkârlığı ve nihayet, 
İnsan sevgisi. 
İlme ve bilgiye olan ilgisi. 
Yalnız kıyafetleri ve giyiminin bu başarılarıyla ilgisi üzerinde yeterince durulmamıştı. 
Hangi giyeceği nerede ve niçin giydiği, 
Sonuçları üzerinde yeterince durulmamıştı. 
“Türk’ün geleneksel dostu yoktur.” Atatürk. 
İşte ilk kez bu kitapta bu başarıyı da göreceksiniz. Hangi giysiyi nerede ve ne mesaj vermek istediğini kitabın içeriğinde görmek mümkündür. 
“Savaş, bir tarih oyunudur. Bazen, en mahiri de yenilir.” Atatürk’ten Trikopis’e 
“Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları çizer.” Atatürk. 
Bir tek düşmanla fazla dövüşmemelisin, aksi halde ona bütün savaş sanatını öğretirsin. Napoleon Bonaparte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02e49342-cc3a-4f41-84fa-6e0710676a45.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Kanatlı Kuşlarım</image:title>
            <image:caption>Şiirlerine tüm duygularını yansıtan, yaşanmışlıklarını anlatan yazarımızın yazdıklarını okuduğunuzda; yaşadıklarını, içinde bulunduğu duygu durumlarını, özgürce, zincire vurulmadan kaleminin ucundan beyaz sayfalara damlatıverdiğini siz de duyumsayacaksınız. 
Değişik tatlarda; kimi acılı, kimi ekşili, kimi tuzlu, kimi tatlı ama hep yaşamın gerçekleriyle yuğurarak sunduğu dizelerin, doğal şiirlerin sahibi Muazzez Özcan; Şiir Kanatlı Kuşlarım kitabındaki çalışmalarında, gönlünüze yüklediği sözcüklerden oluşan melodilerle, unutamayacağınız, şiirlerini okumaktan yorulmayacağınız, gerek duydukça da yanı başınızda bulacağınız dost nefesi olacaktır.


Haydi, sayfaları çevirmeye başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94be1dda-11a9-4e37-ad5e-e16817690764.jpg</image:loc>
            <image:title>Rune Mucizesi</image:title>
            <image:caption>Semboller hayatımızın ayrılmaz birer parçasıdır. Biz evrene yönelince evren de bize bazı mesajlar göndermeye başlar. Evrenle iletişim kurmanın bir yolu da sembollerdir. Her sembolün taşıdığı belli bir frekans vardır ve biz bu sayede kendi frekansımızı da yükseltmiş oluruz. Ayrıca spritüel konularla ilgili gizli tutulması gereken birçok bilgi -zamanla şekil ve boyutları değişime uğrasa da- sembollerle anlatılmıştır. Semboller evrenseldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76a27c02-4d9c-4e9e-9db0-142a9f9f70d7.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam-Katil-Hayat Kadını - Kesişen Yollar</image:title>
            <image:caption>Sevdiğimiz ölüler var ve sevmediğimiz diriler çok 
Geçtim aralarından kirin pusun ve telaşın 
Gövdemden geçtim önce, sonra aklımı kaybettim 
Yalnızdım hep ve bunu mesele yapmayacak kadar 
Şuursuzdum sanırım, son çare sana geldim 
Merhamet et, merhamet bir bakışınla mümkün 
Çok zaman kaybettim, çok üzgünüm, ne desem boş 
İhtimal var bir daha o da ölmek olmasa keşke! 
Erkan Ünlü, üçüncü romanı İmam-Katil-Hayat Kadını’ndaki içe içe geçmiş kurgusuyla, okuyucusunun hatırında yer edecek bir romana daha imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebfa56da-4b4e-4b2c-897f-f12b9370a319.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Ve Şairin Meramı</image:title>
            <image:caption>Şair, yaşam boyu içinden atamadığı, kaçıp kurtulamadığı, dokunduğu her nesneye, dokuduğu her dizeye bulaşan acı ile sevincin, kötülük ve iyiliğin, iyileşmiş ve iyileşmemiş yaraların, daldaki sürgünün ve kırılan dalın, kurulan hayalin ve gerçeğin peşinden yaşadığı dünyadan, tasarladığı dünyaya doğru yol alır. Şiir de tam buradadır işte. 
     Kıyıda köşede kalmasın, şiire bulaşan insanlara belki yol gösterir diye toplaşıp bir kitap oldular. 
     Öyleyse buyurun…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d05fbde6-d1ee-4268-a634-8ed846c9f83a.jpg</image:loc>
            <image:title>Filmlerden Daha Güzel (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Lynn Painter’ın çıkış kitabı &quot;Filmlerden Daha Güzel&quot;de, romantik komedi filmlerine takıntılı bir genç kızın, hayalinde büyüttüğü aşkın peşinden koşmasının ve daima yanında olan birine âşık olmasının samimi ve eğlenceli hikâyesine tanık olacaksınız. 
 
“Ben, bir oğlanın önünde durmuş, beni sevmesini isteyen bir kızım sadece.” —Aşk Engel Tanımaz 
 
Liz Buxbaum, hayatı boyunca aşka inanan biri olmuştur. Aşk hayatında, umduğu heyecana sahip olamasa bile çocukluğundan beri iç içe olduğu romantik komedi filmleri sayesinde, bir gün O’nu bulacağını biliyordur. Bulmak zorundadır. Bu yüzden, çocukluk aşkı Michael Young, hayatına tekrar girince Liz’in bütün umutları yeşerir ve aklında kırk tilki dolaşmaya başlar. Böylece Liz, çocukluğundan beri en büyük düşmanı olan ve onu rezil etmeyi görev edinmiş Wesley Bennett ile aşk uğruna işbirliği yapmak zorunda kalır. Ama aşk her şeye değerdir, değil mi? 
 
Liz, bir yandan Wes’le planlar yapıp adım adım Michael’a yaklaşmaya çalışırken öte yandan sürekli Wes’le takılmaya başlar. Bu durum, insanların dikkatini çekmeye başlayınca işlerin sarpa sarması kaçınılmaz bir hâl alır ve Liz, kendini hiç ummadığı bir yerde bulur. 
  Zaten söz konusu aşk olunca her şeyin planlandığı gibi gittiği nerede görülmüştür ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf9946fd-6a75-4e14-a66b-6f1d2845565b.jpg</image:loc>
            <image:title>Prag Zamanı</image:title>
            <image:caption>‘’Bu bir rehberlik kitabı değil, ama şehri tanıtan pek çok öğe barındırıyor. Tam olarak bir anı kitabı da değil ancak pek çok anı var içinde. Bir tarih veya edebiyat kitabı hiç değil. Ama tarihe ve edebiyata dair ipuçları da bulunuyor. Sonuç itibarıyla Prag’a bir veda yazısı bu. Kim bilir, benim için veda yazısıdır, belki bir başkası için tanışma vesilesi.’’ 
 
Yazar Kadir Çevik, bu kitabında, dört yıl boyunca bulunduğu Prag’da yaşadıklarını, gördüklerini, öğrendiklerini, şehrin bugününü, geçmişini, tarihî olaylarını, binalarını, savaşlarını, yazarlarını, bir gün boyunca şehrin sokaklarında dolaşarak, kafelerinde oturarak, adeta şehirle sohbet ederek anlatıyor. 
  ‘’Bir taraftan yürürken öbür taraftan aklımdan binlerce ve birbiriyle hiç ilgisi olmayan düşünceler gelip geçti. Hiç bitmeyen inşaatlar, yerlerde sürünen -hele ki Türkiye ile kıyaslanamayacak- servis sektörü, her bir berber ziyaretimizin gerçeküstü tecrübelere dönüşmesi, yabancıları kazıklamaya çalışan döviz büfeleri, sahtekâr taksiciler… Öte yandan, şehrin mucizevi bir şekilde yüzyıllar öncesinden bu güne kalabilmiş tarihî güzellikleri, sembol yapıları olan Charles Köprüsü, Astronomik Saat Kulesi ve Prag Kalesi, Charles adlı kralın daha Fatih, İstanbul’u fethetmemişken burada müthiş bir medeniyet kurması, Katolik dünyaya kafa tutan Jan Hus adında bir adamın bu topraklardan çıkmış olması ve bedelini yakılarak ödemesi ama bu yanan ateşin yüzlerce yıl sonra milyarlarca insanın Protestanlık dinine geçmesine sebep olması, sonra bu canım ülkeyi Hitler’in tek kurşun atmadan ele geçirmesi, savaş sonrası Almanlardan kurtulduk derken bu sefer Sovyet Lider Brezhnev’in bir akşam sinirlenerek ülkenin üzerine iki yüz bin asker göndermesi, sonrasında Kadife Devrim ve onun ünlü lideri Václav Havel, öte yandan bir dönem şehirde yaşamış olan büyük yazarımız Nazım Hikmet, diğer yanda ve aslında şehrin her bir yanında ve her daim kafamın içinde olan Franz Kafka, evimizin hemen önünde bana kendisini her an hatırlatan büyük yazar Karel Čapek, bunlarla aklımın kendiliğinden bağlantı kurduğu Milan Kundera, Orhan Pamuk, Charles Bukowski, Gabriel García Márquez, Haruki Murakami ve öteki yazarlar, seyrettiğim Çek filmleri, zaman geçirdiğim Prag kafeleri, dinlediğim Çek bestecileri, karşımızdaki kilisenin duvarlarına dokunarak dua eden kadın, onlarca köpeğe kol kanat geren adam, her gün yaşlı köpeğiyle gezen yaşlı kadın, artık tanış olduğum sokak göstericileri, polisler, evsizler hepsi tek tek aklımdan sırasıyla geçti, bu yürüyüş sırasında bana eşlik etti…’’ 
 
Kadir Çevik 
 
1971 yılında doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünü bitirdikten sonra bankacı oldu. Yurt içi ve yurt dışı bankalarda yirmi beş yıla yakın çalıştı. Prag’da yaşarken Kafka ile tanıştı ve onun kitaplarını okuduktan sonra yazmaya başladı. Kafka’nın Dava eserinden esinlenerek yazdığı ilk kitabı Labirent, 2018 yılında Yeni İnsan Yayınevi tarafından yayınlandı. 
  Yazar, seyahat etmeyi, film seyretmeyi, okumayı ve yazmayı çok sever. Bunları yeterince yapacak zamanı bir türlü bulamadığını düşünür. Franz Kafka, George Orwell, Orhan Pamuk sevip saydığı pek çok yazar arasında en önde gelenlerdir. Prag Zamanı, şu sıralar ailesiyle beraber Londra’da yaşamakta olan yazarın ikinci kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ce2b63-c5f6-4f84-9bbe-46f86241f3d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesinden Liseye Matematikle Düşünen Sınıflar</image:title>
            <image:caption>Eğitim sürecinde yer alan paydaşların tüm çabalarına rağmen sınıflarımızda öğretimi planlayan öğretmenlerin, öğrencilerinin düşünmeyecekleri veya düşünemeyecekleri varsayımı ile hareket etmeleri, düşünen sınıfların varlığı önünde önemli bir engeldir. Ayrıca, tüm kültürlerde sınıfların fiziksel ortamı ve sınıflarda yaşananların büyük oranda benzeşmesi, bunlar arasında bir bağlantı olup olmadığı sorusunu akla getirmektedir. Acaba tüm okulları ve sınıfları etkileyen kurumsal normlar, düşünmenin olmadığı davranışları destekliyor olabilir mi? Eğer bu doğruysa, öğrencilerin düşünmesini sağlamak için kurumsal normların temelden değiştirilmesi gerekmektedir. Bu değişim, öğrencilerin “daha iyi” düşünmelerini ve matematiği bir düşünme aracı olarak kullanmalarını desteklemelidir. Öğrencilerimizin birbirleriyle konuşmalarına, karmaşık problemler üzerinde düşünmelerine, öğrenme sürecinde öğretmenleri ile daha az fakat birbirleri ile daha çok iş birliği yapmalarına ihtiyaçları vardır. Değişme cesaretine sahip her öğretmen için faydalı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e3f0d25-213a-4fc9-b1b0-f9d0eaab69b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Star Maker</image:title>
            <image:caption>Evrenin bu cesur keşfi sizleri zeki yıldız kümelerine götürüyor, unutulmaz bir sonsuzluk tasavvuruyla yabancı ırklar arasına karışmanıza olanak sağlıyor. Doris Lessing gibi bilimkurgu ustalarının kilit önem taşıdığını ifade ettiği bu klasik, yalnızca modern edebiyata değil aynı zamanda sosyal antropoloji ve felsefe alanına da damgasını vurmuştur. 
Olaf Stapledon’ın 1937 yılında yayınlanan Son ve İlk İnsanlar eserinin ardılı olan bu kitap geleceğe dair bir başka büyüleyici ve spekülatif tarihi ortaya koyuyor. Çağdaş bir dünyalı olan anlatıcısı evrenin en uzak noktalarına seyahat ederek zekâ izlerinin peşinden koşan bir keşif ekibine katılır. Yol boyunca nautiloidlerle, hiperörümcekler ve hiperbalıklarlarla, kompozit beyinlerle, bitki benzeri yaratıklarla ve öteki tuhaf yaşam biçimleriyle karşılaşırlar. Bu büyük gezi kozmik skalada bir ölüm kalım mücadelesi zemininde yavaş yavaş baş gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c10eff85-2b79-4135-ad4f-cb02c66cfbc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzursuzluğun Kitabı</image:title>
            <image:caption>Portekizli yazar Fernando Pessoa, alçakgönüllü yaşamının ardından ölümüyle birlikte keşfedilmiş, günümüzde modern edebiyatın efsanelerinden biri haline gelmiştir. Sadece yazdıklarıyla değil yaşamıyla, hatta yaşamlarıyla da efsanedir: yarattığı, onların adları ve üsluplarıyla kaleme aldığı dev bir miras bıraktı Pessoa. 
Sıradan bir muhasebeci olan Bernardo Soares kimliğiyle yazılmış Huzursuzluğun Kitabı, üzerinde aralıklarla yirmi yıl çalışılmış, Pessoa’nın son halini vermekten özenle kaçındığı bir nehir-metindir. Yazarının deyimiyle “olaysız bir özyaşamöyküsü” olan Huzursuzluğun Kitabı’nı, okuyucuların hem metne hem de Pessoa’ya yaklaşmasını sağlayacak yeni bir edisyonla sunuyoruz. 
Sadece kullandığı yazar kimlikleriyle değil üslubunun kıvraklığıyla da okuyucusunu şaşırtan bu gizemli yazar için güzel bir saptamayı John Hollander yapmıştı: “Pessoa yaşamasaydı, Borges onu icat ederdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1713639-68df-4fc5-940f-c7171e118a47.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Törless’in Bunalımları</image:title>
            <image:caption>Robert Musil, XX. yüzyıl başında modern edebiyatı biçimlendiren öncülerden biriydi. Henüz 25 yaşındayken yazdığı Öğrenci Törless’in Bunalımları, onun ne denli yetenekli ve genç yaşında bile donanımlı olduğunu kanıtlar. Bu ilk romanın sağladığı başarı sayesinde, üniversitedeki muhtemel profesörlük kariyerinden vazgeçip yazarlığı seçmişti. 
Musil üslup açısından yeniliğinin yanı sıra ergenlik çağının ruhsal sorunları, yeni nesli anlamaktan uzak köhnemiş zihniyetin eleştirisi gibi temaları açısından da moderndir. Öğrenci Törless’in Bunalımları, bu açıdan da modern edebiyatın yol açıcı romanlarındandır. 
Öğrenci Törless’in Bunalımları’nı Kâmuran Şipal’in enfes çevirisiyle okuyucularımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e591bfe-138d-4d3e-a3a3-c4286865898b.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Esrarengiz Kasaba Kısa Kısa Dipper’ın Açıklanamayan Olaylar Rehberi</image:title>
            <image:caption>Esrarengiz Kasaba’ya hoş geldiniz! Burada türlü türlü tuhaflıklar ve birbirinden gizemli olaylar günlük hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Korkunç yaratıklardan açıklanamayan dev dişlere, kasabanın yerel televizyonundaki komik programlardan aksiyonlu bir sinema gecesine uzanan bu hikâyelerden de anlaşılacağı üzere Esrarengiz Kasaba’da sıkıcı bir gün geçirmek olanaksız! 
 
Esrarengiz Kasaba hayranları, Alex Hirsch’ün yazdığı Disney XD çizgi dizisinden uyarlanan kısa maceralarla dolu bu kitaba bayılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8eae198-07cf-4c11-ac2d-e5790cc1553e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Gelişimi I-II</image:title>
            <image:caption>Eğiten Kitap Çocuk Gelişimi 1 - 2 - Ayşe Meriç, Erdal Meriç Eğiten Kitap
 
 
Gelişim, doğum öncesi dönemden başlayarak bireyin yaşamının sonuna kadar devam eden bir süreçtir. Bireyi tanımanın ve anlamanın yolu ise onun gelişim sürecindeki bu serüvenine eşlik etmekten geçer. Bu kitap, doğum öncesi dönemden başlamak üzere bireyin gelişim sürecinde meydana gelen değişimleri gelişim alanları bağlamında ele alarak açıklamak amacıyla yazılmıştır.
Kitap; tarihten günümüze çocukluk, gelişimin temelleri, fiziksel gelişim, motor (hareket) gelişim, bilişsel gelişim, dil gelişimi, kişilik gelişimi, sosyal gelişim, duygusal gelişim, ahlak gelişimi ve cinsel gelişim bölümlerinden oluşmaktadır. Her bölümde, ele alınan gelişim alanıyla ilgili temel kavramlar ve gelişim alanının özellikleri açıklandıktan sonra gelişim alanıyla ilgili kuramlara yer verilmiş, gelişim alanını etkileyen faktörler açıklanmış ve ilgili gelişim
alanlarında çocukların nasıl desteklenmesi gerektiğine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Kitabın, çocukların gelişim süreçlerini tanıyarak bu zorlu ve uzun soluklu süreçte çocukların gelişimsel özelliklerini desteklemek isteyen anne-babalara, eğitimcilere, alanda çalışan araştırmacılara, eğitim gören üniversite öğrencilerine ve ayrıca kendini tanımaya ve anlamaya çalışan tüm bireylere katkıda bulunması dileklerimizle…
Kitabın hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarlarımıza ve Eğiten Kitap Genel Yayın Koordinatörü Özgür Doğan başta olmak üzere yayınevinde çalışan tüm emekçilere teşekkürlerimizi sunarız.
Ağustos 2021
Editörler
Öğr. Gör. Ayşe MERİÇ
Öğr. Gör. Erdal MERİÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40636102-0a3e-4d43-b9b4-5a835806df97.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Esrarengiz Kasaba Kısa Kısa Mabel’ın Çıkartma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Esrarengiz Kasaba’ya hoş geldiniz! Burada türlü türlü tuhaflıklar ve birbirinden gizemli olaylar günlük hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Korkunç yaratıklardan açıklanamayan dev dişlere, kasabanın yerel televizyonundaki komik programlardan aksiyonlu bir sinema gecesine uzanan bu hikâyelerden de anlaşılacağı üzere Esrarengiz Kasaba’da sıkıcı bir gün geçirmek olanaksız! 
 
Esrarengiz Kasaba hayranları, Alex Hirsch’ün yazdığı Disney XD çizgi dizisinden uyarlanan kısa maceralarla dolu bu kitaba bayılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e5c3d4b-a2e0-40b0-9b20-6d855ad72404.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Esrarengiz Kasaba Kısa Kısa Mabel’ın Moda Rehberi</image:title>
            <image:caption>Esrarengiz Kasaba’ya hoş geldiniz! Burada türlü türlü tuhaflıklar ve birbirinden gizemli olaylar günlük hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Korkunç yaratıklardan açıklanamayan dev dişlere, kasabanın yerel televizyonundaki komik programlardan aksiyonlu bir sinema gecesine uzanan bu hikâyelerden de anlaşılacağı üzere Esrarengiz Kasaba’da sıkıcı bir gün geçirmek olanaksız! 
 
Esrarengiz Kasaba hayranları, Alex Hirsch’ün yazdığı Disney XD çizgi dizisinden uyarlanan kısa maceralarla dolu bu kitaba bayılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67707478-9d1e-46ff-8e1d-9b5825d17c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Özel Eğitim Hukuku</image:title>
            <image:caption>Bu kitap tamamen mevcut ihtiyaca yönelik olarak yazılmış. Özellikle yaşanan sorunlar, çözüm yolları, sorular ve cevaplardan yola çıkılmış; basit, rahat ve anlaşılabilir olmasına özen gösterilmiş.
&quot;Okullarda ve eğitim kurumlarında çocukların ruh sağlığının ve özgürce gelişim yollarının hukuki temellerini Işıl Bağatur dan öğrendim. Bir engelli annesi ve bir hukukçu olmaktan çıkarttığı enerji ve yapıcılığın yazıya dökülmüş bir ürünü olan bu kitap, çocukların engel tanımadan gelişme haklarını arama ve gerçekleştirme yollarını gösteren vazgeçilmez bir kılavuz.&quot;
Dr. Yankı Yazgan
Türkiye&apos;de özel eğitime ilişkin yasal ve yönetsel düzenlemelerin sorular ışığında, ayrıntılı olarak ve örnekler eşliğinde açıklandığı bu kitap, alandaki öncü kaynaklar arasında yer alacaktır. İnanıyorum ki, bu kitaptan üniversite öğrencilerinden araştırmacılara, özel eğitimcilerden ebeveynlere değin geniş bir okur kitlesi yararlanacaktır.&apos;
Prof. Dr. Gönül Kırcaali İftar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce017e31-330b-4c14-adf9-124181afe5b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Medya ve Sosyal Medya</image:title>
            <image:caption>Çocuk Medya ve Sosyal Medya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36c95e7d-9bf1-410a-825a-a2c73d7f2607.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Esrarengiz Kasaba Kısa Kısa Mabel’in Renk Rehberi</image:title>
            <image:caption>Esrarengiz Kasaba’ya hoş geldiniz! Burada türlü türlü tuhaflıklar ve birbirinden gizemli olaylar günlük hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Korkunç yaratıklardan açıklanamayan dev dişlere, kasabanın yerel televizyonundaki komik programlardan aksiyonlu bir sinema gecesine uzanan bu hikâyelerden de anlaşılacağı üzere Esrarengiz Kasaba’da sıkıcı bir gün geçirmek olanaksız! 
 
Esrarengiz Kasaba hayranları, Alex Hirsch’ün yazdığı Disney XD çizgi dizisinden uyarlanan kısa maceralarla dolu bu kitaba bayılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46429403-ea9b-40c2-b9f1-c1e88a46ce5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap hazırlanırken teori ile uygulama arasında bir köprü kurulmaya çalışılmıştır. Kitabın konusunu olu şturan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitim Programının hazırlanmasında, öncelikle öğretmen adaylarının toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik eğitimsel ihtiyaçları belirlenmiştir. Ortaya çıkan ihtiyaçlardan hareketle kazanımlar yazılmış, kazanımlar doğrultusunda içerik, öğrenme yaşantıları ve ölçme ve değerlendirme boyutu oluşturulmuştur.
Hazırlanan taslak programa yönelik program geliştirme, ölçme ve değerlendirme ve toplumsal cinsiyet konu alanı uzmanlarının görüşleri alınmış ve bu görüşler doğrultusunda bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bir eğitim-öğretim döneminde uygulanan bu programın değerlendirilmesi sonucunda, programın katılımcılara toplumsal cinsiyete yönelik bilgi ve farkındalık kazandırmada etkili olduğu görülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e63832d-e01d-42d0-bdc7-a4c101bb0bf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kışlalar Doldu Bugün</image:title>
            <image:caption>Yaşamı boyunca başta gurbetlik olmak üzere türlü zorlukla mücadele etmiş, mücadelesinin ve hak arayışının karşılığını edebiyatta bulmayı düşlemiş, kalemin kuvvetine inanmış bir yazar Mehmet Kart. Otuzlu yaşlarında, içinde üç roman, hikâyeler, şiirler ve bir de senaryo olan yoğun bir üretim süreci geçirdi; ancak bu eserlerini uzun süre yayımlayamadı. Onlarla yeniden ilgilenme imkânı bulduğundaysa aramızdan ayrıldı. Ardında zengin duygu dünyasını yansıtmayı başardığı şiirler, romanlar, öyküler bıraktı. 
 
Kışlalar Doldu Bugün, Mehmet Kart’ın hak arayışının nişanelerinden biri. Zorbalığın, ayrımcılığın, sömürünün karşısında durmak için var gücüyle çabalayanların hikâyesi. Daima umutla. 
 
“Bu dağlar kopmazdı birbirinden. Kimsenin gücü yetmezdi ayırmaya. Toprağın diplerine kadar kök salmış dağları ayırmaya kalksalar, onlar da kanardı içten içe. Tıpkı insanlar gibi. İnce ince bir kan sızardı toprağa. İnce ince sızan kan zamanla göl olurdu, göller denize dönerdi. Birbirinden ayırmaya görsünler, dağlar da ağlardı insanlara görünmeyen iki gözünden. Kendi gözyaşlarında boğulanlar gömülürdü, uçsuz bucaksız denizlerin dibine…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6177109-4171-4078-aae3-1750b2514f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Efşan - Kar Serçesi 2</image:title>
            <image:caption>Aynı geçmişten yara almış iki genç; Alaz ve Efşan.
Alaz, her yanını sarmış yalanlardan kurtulmak için yaşadığı şehri bir gecede terk etmeye karar verdi. Uzun zaman sonra hayatına anlam kazandıran kişiyi, aşkı Nurbanu’yu bulmuştu nasılsa. Ama aşk her şeyi halledebilir miydi?
...
Efşan, babasının yıllar önceki günahını üstlenmiş ve Alaz’ın peşine düşmüştü. Dağılan parçaları bir araya getirmek istiyordu. Karşısında bulacağı kişi ise bir kardeşten daha fazlası olacaktı.
Efşan’ın geçmişi ve geleceği Alaz ile iç içe geçerken, iki kardeşin kaderi birlikte yeniden yazıldı.
Peki, yalanlarla yaşamanın tamiri mümkün müydü?
ALAZ yandı, kül oldu.
EFŞAN dağıttı, toz oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/974d4f6e-472e-4f3a-a74c-e0377998b930.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Ve ÇocukSağlığı Cilt: 2</image:title>
            <image:caption>Anne ve çocuk sağlığının korunması ve geliştirilmesi toplum sağlığı için önemlidir. Bu kitapta anne ve çocuk sağlığı farklı disiplinler olarak değil, bir bütün olarak ele alınmıştır. Sağlıklı bireylerin yetişmesi bireylerin doğum öncesi dönemden başlayarak yaşam boyu her türlü zarardan korunması, nitelikli doğum öncesi bakım ve doğum hizmeti alması, doğum sonrasında koruyucu ve destekleyici hizmetlerin verilmesi ile mümkündür. Bu hizmetlerin başarısı, anne ve çocuk sağlığı ile ilgilenen farklı disiplinlerin katılımıyla artacaktır. Kadın ve çocukların sağlık ihtiyaçlarının belirlenmesi, sağlık sorunlarının değerlendirilmesi, önlenmesi ve yönetilmesinde farklı disiplinlerden öğrencilere rehberlik edecek yararlı bir kaynak kitap olması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan bu kitap 29 yazarın katkısıyla 33 bölümden oluşmaktadır. Her bölümde anne ve çocuk sağlığına yönelik bilinmesi gereken temel bilgilere yer verilmiştir. Yeni bir kaynak kitabı okuyuculara kazandırmak için hazırlanan bu kitabın oluşturulmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, kitabın düzenlenmesinde destek olan Araştırma Görevlisi Merve Murat’a ve yayınevi çalışanlarına teşekkür ederim. Anne ve çocuk sağlığı ile ilgili alanlarda rehber olması amacıyla oluşturduğumuz kitabın özellikle hemşirelik, ebelik, çocuk gelişimi ve okul öncesi öğretmenliği bölümlerinde öğrenim gören lisans ve lisansüstü öğrencilerine yararlı olmasını diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a95ec70-849f-41c2-b1a6-559e17588331.jpg</image:loc>
            <image:title>Lilith’in Dölü</image:title>
            <image:caption>Butler’ın zirve noktalarından biri.”  –Junot Díaz


“Antilop ve Flurya’yı yazarken bana en çok önerilen kitap Lilith’in Dölü’ydü.” –Margaret Atwood 
 
“İNSANLIK KENDİ KENDİNİ YOK ETME ÇALIŞMASI SIRASINDA GEZEGENİ YAŞANAMAZ HÂLE GETİRMİŞTİ.” 
 
Yalnızca kaleminin kuvveti değil aynı zamanda muhalif duruşu, ırk ve cinsiyet eşitsizliğine karşı tepkisiyle de döneminin en mühim figürlerinden biri olan tarihteki ilk kadın siyah bilimkurgu yazarlarından Octavia E. Butler, hem bilimkurguda hem de Afroamerikan edebiyatında bir dönüm noktası. Xenogenesis Üçlemesi’nin tüm kitaplarını bir araya getiren Lilith’in Dölü ise, siyasi tahakküm, cinsel farkındalık, mutasyon, üreme ve kadın-erkek ilişkilerine dair tabuları yıkan bir eser. 
 
İnsanlık son savaşında atom bombasıyla Dünya’yı tükettiğinde Lilith Iyapo, eşini ve oğlunu kaybetmişti. Yüzlerce yıl sonra Lilith devasa bir uzay gemisinin derinliklerinde uyandı. Gemiyi ise, insanlığı yok olmaktan kurtarmak için tam zamanında gelmiş Oankaliler yönetiyordu. 
 
Dünya hakkında öğrenebilecekleri her şeyi öğrenmişler, hayatta kalanları yüzyıllar boyunca uykuda tutup incelemişlerdi. Ama artık insanlığı Lilith’in önderliğinde, Oankalilerin yardımıyla iyileşen Dünya’ya geri götürmenin vakti gelmişti. 
 
Ancak gezegene insanlarla birlikte Oankaliler de yerleşecekti. İnsanlara gezegenin vahşi doğasında hayatta kalmaya uğraşırken soylarını sürdürebilmeleri için tek bir seçenek sunulmuştu: Çocukları insan olmayacaktı. En azından tamamen. 
 
Lilith’in Dölü, kendi kıyametinden kaçamayan insanlığa bir umut ışığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8530f4a7-24d0-472e-9010-bcc75f6daa51.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleğin Düşüşü</image:title>
            <image:caption>“Meleğin Düşüşü, klasik dedektiflik hikâyelerinin en iyi yanlarını birleştiriyor... Okült unsurlar, şaşırtıcı mizah ve zekâ... Bu kitap Raymond Chandler ve Stephen King’in edebi aşk çocuğu... Kalbi zayıf olanlara göre değil.” –Ridley Scott 
 
Bir dedektifin karşılaşabileceği en korkunç düşmana karşı elinden ne gelir? New York’un her sokağını karış karış bilen özel dedektif Harry Angel’ın araştırmaya başladığı rutin bir kayıp şahıs vakası, çok geçmeden korkunç tehlikelere gebe bir davaya dönüşecektir. Birbiri ardına işlenen vahşi cinayetlere kara büyünün gölgesi düşer. Kuyruğunu ısıran yılan misali, Harry Angel da kendi geçmişinden kaçamayacaktır. 
 
Meleğin Düşüşü, polisiye ile korkunun ustaca harmanlandığı kapkaranlık bir çağdaş klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc1f37cc-c1ad-4d08-9289-f99053ee033d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevengur</image:title>
            <image:caption>Sovyet devriminin avangardı Andrey Platonov dünyayı gördüğü gibi yazmaktan hiç vazgeçmedi. Devrim sonrası Rusya’nın stepleri onun gözünde yeni devrimlere gebe bir yer oldu hep. Belki de bu sebepten Parti ile yıldızları hiç barışmadı ve yazarın hakkının teslim edilmesi ölümünden sonrasına kaldı. İlk romanı Çevengur da bu yasaklardan nasibini aldı. 
 
Dvanov neler olup bittiğini bildirmesi için gönderildiği kırsalda itinayla sosyalizm aramaya koyulur. Şehirlerdeki akıllıların bir türlü ulaşamadığı bu yeni dünyanın, köylülerce keşfedildiğine fakat kendini sakladığına inanmaktadır. Uslanmaz devrimci Kopenkin nam yoldaşıyla kâh çarlık artığı yeldeğirmenlerine saldırır kâh yeni dünyanın kuruluşuna ellerinden geldiğince destek olur. İnsanın, devrimin ve ütopyanın peşindeki bu iki yoldaş, gözlerden ırak bir dünyanın kapısını aralamak üzeredir. 
 
Platonov’dan Çevengur hiciv, epik, ütopya, distopya, siyasi ve felsefi roman olarak adlandırılabilecek, tasnifler ötesi bir şaheser. 
 
“Platonov olağanüstü bir yazar, belki de yirminci yüzyılın en görkemli Rus yazarı.” –Tatyana Tolstaya 
 
“Yirminci yüzyıla dönüp baktığımda gelecekte hatırlanacak altı yazar görüyorum. Bunlar Marcel Proust, Franz Kafka, Robert Musil, William Faulkner, Samuel Beckett ve Andrey Platonov… Her biri bu yüzyılın edebiyattaki zirve noktaları.” –Joseph Brodsky</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4297659b-0835-4175-9cfe-067f8027b93d.jpg</image:loc>
            <image:title>Can</image:title>
            <image:caption>Sovyet devriminin avangardı Andrey Platonov dünyayı gördüğü gibi yazmaktan hiç vazgeçmedi. Devrim sonrası Rusya’nın stepleri onun gözünde yeni devrimlere gebe bir yer oldu hep. Belki de bu sebepten Parti ile yıldızları hiç barışmadı ve yazarın hakkının teslim edilmesi ölümünden sonrasına kaldı. Can da 1999’a kadar anadilinde sansürsüz yayımlanamadı. 
 
Yeni mezun Nazar Çağatayev, devrimi götürmek üzere eve, Can halkına döner. Karakum Çölü’nün aman vermez coğrafyasında oradan oraya sürüklenen, canı dışında elinde hiçbir şeyi bulunmayan, hayatları zorluklardan ibaret olan Canlar ise bırakın bu hediyeyi kabul etmeyi, sonraki günü görmek istediklerinden bile emin değildir. Çağatayev onlara yardım edemeyeceğini anlasa da bu göçebe toplulukla birlikte çölü aşıp dağlara uzanan bir yolculuğa çıkmaktan kendini alamaz. 
 
Andrey Platonov’dan Can insanın özündeki hiçliği ve yaşam sorusuna verdiği cevapları sorgulatan kısa fakat derinlikli, okuyana ayna tutan bir uyanış romanı. 
 
“Platonov Can’da Sufi felsefesini, Pers seyahatnamelerini, sosyalist gerçekçiliği ve Sovyet bürokrasisinin dilini, mitlerin büyülü dokusuyla birbirine bağlıyor.” –Elif Batuman 
 
“Platonov, hiç vazgeçmeden sefaleti kaleme aldı. Yazdıklarını öncüllerinden farklı kılan şey, anlatılan çöküşün paramparça umutlar içermesiydi. Günümüz yoksulluğunu diğer yazarlardan çok daha iyi anladı.” –John Berger</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db4fdfd7-0d22-426f-9a23-d8fc99f6df76.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne Ve Çocuk Sağlığı Cilt: 1</image:title>
            <image:caption>Anne ve çocuk sağlığının korunması ve geliştirilmesi toplum sağlığı için önemlidir. Bu kitapta anne ve çocuk sağlığı farklı disiplinler olarak değil, bir bütün olarak ele alınmıştır. Sağlıklı bireylerin yetişmesi bireylerin doğum öncesi dönemden başlayarak yaşam boyu her türlü zarardan korunması, nitelikli doğum öncesi bakım ve doğum hizmeti alması, doğum sonrasında koruyucu ve destekleyici hizmetlerin verilmesi ile mümkündür. Bu hizmetlerin başarısı, anne ve çocuk sağlığı ile ilgilenen farklı disiplinlerin katılımıyla artacaktır. Kadın ve çocukların sağlık ihtiyaçlarının belirlenmesi, sağlık sorunlarının değerlendirilmesi, önlenmesi ve yönetilmesinde farklı disiplinlerden öğrencilere rehberlik edecek yararlı bir kaynak kitap olması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan bu kitap 29 yazarın katkısıyla 33 bölümden oluşmaktadır. Her bölümde anne ve çocuk sağlığına yönelik bilinmesi gereken temel bilgilere yer verilmiştir. Yeni bir kaynak kitabı okuyuculara kazandırmak için hazırlanan bu kitabın oluşturulmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, kitabın düzenlenmesinde destek olan Araştırma Görevlisi Merve Murat’a ve yayınevi çalışanlarına teşekkür ederim. Anne ve çocuk sağlığı ile ilgili alanlarda rehber olması amacıyla oluşturduğumuz kitabın özellikle hemşirelik, ebelik, çocuk gelişimi ve okul öncesi öğretmenliği bölümlerinde öğrenim gören lisans ve lisansüstü öğrencilerine yararlı olmasını diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7da60d12-a61c-43ef-a93d-85c246de8e17.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşin Vaadi</image:title>
            <image:caption>BİRİNİN KADERİNDE YIKMAK VAR, 
DİĞERİNİNKİNDE İSE İNŞA ETMEK. 
 
Cat Fisa işkence dolu geçmişini ardında bırakmıştı ve bir sirkte kâhinlik yaparak gözler önünde saklanıyordu. Tanrıların ona biçtiği kaderden ve tehlikelerden uzakta son derece mutluydu. Ta ki büyüden yoksun güneyden gelen savaş lordu Griffin ortaya çıkıp da bildiği tek aileden onu zorla koparana kadar. 
 
Beta Sinta olan Griffin, Cat’in bir kralseçen olduğunun farkındaydı. Yalanları doğrulardan ayırabilen bu kadını yeni fethettiği ülkesi için güçlü bir silah olarak yanında istiyordu. Ama çok geçmeden, onu istemesinin tek nedeninin büyüsü olmadığını fark edecekti. Güç, mevki, sadakat ve bağlılık vaatlerinin Cat’i ikna etmesini ise sadece umabilirdi. 
 
Cat kimsenin oyununda piyon olmamaya kararlıydı, Griffin ise krallığını korumaya. Anlaşmazlıkları arkalarında bırakıp ufukta görünen savaşta sırt sırta verebilmeleri ise tüm diyarın kaderini belirleyecekti. 
 
“Üst düzey bir romantik fantastik! Bu kitapta her şey var: cesaretli ve ateşli bir kadın, gizemli ve güçlü bir erkek, kumpas ve aksiyon dolu epik bir hikâye... Bu şahane karakterlere âşık olacaksınız. Bu kitap kesinlikle nefes kesici!” —Darynda Jones 
 
“Bu kitabı Taht Oyunları hayranlarına verin. Politik oyunlara, ejderhalara ve maceraya bayılacaklar. Bouchet ilk kitabıyla radarıma girdi, peşindeyim.” —Booklist, starred review 
 
“Romantizm, büyü, mitoloji ve savaş içeren destansı bir roman. Ateşin Vaadi kesinlikle muhteşem!” —The Romance Reviews 
 
“Ateşin Vaadi son yıllarda okuduğum en iyi kitaplardan biri… Her şeyin aynı olduğu yığının içinde yepyeni bir soluk. Fantastik bir krallığa ışınlanmak istiyorsanız bu hikâyeyi kaçırmayın.” —Night Owl Reviews 
 
“Macera ve aşk hikâyesinin muhteşem bir karışımı. Erkek karakteri de kadın karakteri de şahane. Tanrılara, tanrıçalara, büyüye, kehanetlere ve gerçek aşkın gücüne dair kaçırılmayacak bir kitap.” —Heroes &amp; Heartbreakers 
 
“Romansın içinde böylesine bir fantastik dünya bulmak zor. Detaylı dünya inşası ve politik entrikalar, kitabın merkezindeki aşk hikâyesini destekliyor.” —The Washington Post 

 
“AMAN TANRIM! Epeydir bu kadar heyecanlanmamıştım… Ateşin Vaadi’ne bir şans verin. Söz veriyorum sonrasında bana teşekkür edecek, her yerde bu muazzam seriyi övüp duracaksınız. Tebrikler, Bayan Bouchet. Tebrikler.” —Romance Junkies 
 
“Bouchet, Cat’in saygısız, utangaç ama her nasılsa neşeli bakış açısıyla macera dolu bir hikâye anlatıyor. Yunan mitolojisi üzerine ustaca inşa edilmiş bir dünyada geçen mükemmel bir fantastik romans.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abc54e43-2931-47dc-a02a-0eb33931aada.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Sırlar</image:title>
            <image:caption>MÜKEMMEL CİNAYET İÇİN
KUSURSUZ BİR PLANIN OLMALI 
 
Bir anne, buz gibi bir sabaha uyandığında kızının kanlar içindeki cesedini yolun üzerinde donmuş hâlde bulmuştu. Kurbanın kapısının önünde kim böyle vahşi bir cinayet işlerdi ki? 
 
Sinirlerini fazlasıyla yıpratmış bir davayı henüz noktalayan Dedektif Erika Foster, zorunlu bir izindeydi. Fakat yeni vakanın ayrıntılarını öğrendiğinde, her ne kadar hazır olmadığını bilse de soruşturmayı üzerine almak zorunda hissetmişti. 
 
İşe koyulur koyulmaz, kadının öldürüldüğü sakin Güney Londra banliyösünde başka saldırı ihbarları olduğunu öğrendi. Hepsi gaz maskesi takan, siyahlara bürünmüş biri tarafından gerçekleştirilmişti ve dehşet verici bir detay, bu saldırılarla kurbanı birbirine bağlıyordu. 
 
Erika, katilin ürkütücü imzasının peşine düşmüştü. Genç ve güzel kadının ölümünü çevreleyen sırlar ağını çözmeye çalıştıkça, vaka daha da karmaşık bir hâl alacaktı. Ve tam da tüm parçaları bir araya getirmeye başlamışken, acı dolu hatıralar peşine düşecekti. Erika acele etmeliydi çünkü bu sefer kendi çevresinden biri de tehlikedeydi. 
 
 
Dedektif Erika Foster serisi için övgüler 
 
“Bu seri o kadar harika ki Robert Bryndza için kesinlikle en sevdiğim polisiye yazarı diyebilirim.” —Star Dust Book Reviews 
“Erika Foster kesinlikle en sevdiğim kurmaca karakter.” —The Book Heaten 
 
“Robert Bryndza gerçek bir dâhi.” —The Quiet Knitter 
 
“Sakin, zeki ve güçlü Erika Foster’ı yeniden görmek çok güzel.” —Trisha’s Blog 
 
“Dedektif Erika Foster serisi sonunda zirveye ulaştı dediğimde, Robert Bryndza çıtayı daha yükseğe çıkarmayı başarıyor.” —The Book Review Café</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c9f5e03-72b4-4d53-bf9a-d05137d2dedf.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneannem Bir Film Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Bir film yıldızı olmak, çok güzel olmak, anneanne olmak, hatta inzivaya çekilmek; doğayı korumak uğruna savaşmaya engel midir? Tabii ki hayır...
İngiltere’de hayatlarını sürdüren Defne ile Can’ın annesiyle babası, çevre bilim uzmanıdır ve bir yıllığına Kuzey Kutbu’na araştırma yapmaya gideceklerdir. Bu süreçte çocuklar, Türkiye’de yaşayan eski film yıldızı anneannelerinin yanına taşınmak zorundadırlar. Anneanneleri küçük bir sahil kasabasına yerleşmiştir.
Çocuklar; anneanneleri, anneannelerinin ablası, yardımcısı, köpeği Zegay ve ördekleri Golden ile küçük bir taş evde yaşarlar. Ancak günleri sanıldığı gibi sıkıcı değil, tersine oldukça hareketli geçer. Doğa harikası kasaba halk plajının, otel yapılarak tahrip edilmesine karşı çıkarlar. Türlü türlü maceralar yaşarlar ve sonunda bir film galasına bile katılırlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ca7edc9-686a-41c3-935e-07521f9b5e4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınırların Ötesinde</image:title>
            <image:caption>Kusurlar güzeldir. Kalbinin tamir edilemeyecek derecede kırıldığını düşünenler; bu kitap sizin için. Eğer bir topluluk dışına itildiyseniz ya da size yetersiz olduğunuz söylendiyse, bilmeniz gereken bir şey var: Yeterlisiniz ve tastamamsınız. 
 
Netflix’teki Queer Eye programında sergilediği kişisel bakım uzmanlığıyla kalplerimizi çalmadan önce Jonathan, küçük bir ortabatı kasabasında yaşıyor, neden bu kadar abartılı bir kişiliğe sahip olduğunu sorguluyordu. Dışarıdan gelebilecek saldırılara oldukça açıktı. Yıllarca süren eleştirilere ve küçümsemelere maruz kaldı; ancak tüm bunlar, eşsiz bir enerjiyle dolu ruhunun yıkılmasına sebep olamadı! 
Elinizde bulunan bu kitap Jonathan’ın hayatındaki acıyı ve tutkuyu nasıl kendini sevme ve kabul etmeye dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor. Daha önce kimseye anlatmadığı sırlarını bile, küçük de olsa bir ışık yakma umuduyla dünyayla paylaşıyor. Güleceksiniz, ağlayacaksınız ve ne kadar yaralanmış olursanız olun güçlü olduğunuzu hatırlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3860521d-05b7-49c7-9afd-7a13fea6bfc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinlenme ve Rahatlama Yılım</image:title>
            <image:caption>Paris Review, New Yorker gibi yayınlarda öyküleri ve yazılarıyla yer alan, ilk romanı Eileen ile Hemingway Vakfı/Pen Ödülü’nü kazanan, birçok eseriyle New York Times çoksatanlar listesine giren Ottessa Moshfegh’in ikinci romanı Dinlenme ve Rahatlama Yılım, Time, The Guardian ve Washington Post tarafından yayımlandığı yılın en iyi kitapları arasında sayıldı. 
 
11 Eylül öncesinde, 2000 yılında zayıf, güzel, eğitimli genç bir kadın şık bir sanat galerisinde kolay bir işte çalışıyor, kaybettiği anne babasından kalan miras sayesinde, zenginlik ve ihtimallerle dolu Manhattan’da rahat içinde yaşıyor. Fakat aldığı ilaçlara rağmen öyle mutsuz ki... Hayatı uykuda geçiyor sanki. Yüreğindeki kara deliğin sebebiyse ne Dünya Ticaret Merkezi’nde çalışan bankacı sevgilisi, ne sinir bozucu arkadaşı Reva ne de öksüzlüğü. Peki, esas sorun ne sahiden? 
 
Ottessa Moshfegh’den Dinlenme ve Rahatlama Yılım yeni bin yılın başlangıcında aylak bir bunalımın, gönüllü bir yalnızlığın acımasız, komik, dokunaklı romanı.


“Sivri dilli, komik, (Mona Awad, Sheila Heti, Emily Brontë gibilerin yazdığı ya da büyükannelerimiz Leydi Macbeth ve Medea’ya benzer) sevimli olmayan kadın başkarakterler ailesine karanlık bir katkı.” –Margaret Atwood 
 
“Moshfegh, narsisist bir kişiliğin amaçsız iç hayatını aynı anda hem kendinden nefret ederek hem de kendini ortaya koyarak anlatıyor. Dinlenme ve Rahatlama Yılım, kentli bir kara komedi, hastalıklı bir itidale sahip paragraflarla dengelenen keskin gözlü bir hiciv eseri olarak fazlasıyla inandırıcı.” –Joyce Carol Oates</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45bea4c1-c2b2-40e8-8e13-fce51e95d7aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Disiplinlerine Özel Temel Epidemiyoloji</image:title>
            <image:caption>Halk Sağlığı bilim alanı içinde önemli bir disiplin olan Epidemiyoloji, sadece hastalık, ölüm ve engellik düzeyleri ile ilgilenmeyip, günümüzde sağlığın korunması ve pozitif sağlık sonuçları elde etmek için de yoğun çaba harcamaktadır. Genel olarak epidemiyoloji disiplininin ilkelerine kulak verilmesi, COVİD-19 pandemisinde de deneyimlediğimiz üzere, sağlık sistemlerinin hem akut hem de kronik sorunlara yanıt oluşturabilmeleri açısından kritik önemdedir.
Epidemiyoloji, genel olarak, insan popülasyonlarında görülen sağlık ya da hastalığa ilişkin olayların dağılımını, neden-sonuç ilişkilerini, en uygun tanı, tedavi ve kontrol önlemleri ortaya koymak için bilimsel araştırma metodolojilerini kullanan bir alan olduğu için, bu kitapta epidemiyolojik araştırma yöntemleri üzerinde önemle durulmuştur. Ancak epidemiyoloji sadece bir araştırma faaliyeti olmayıp, halk sağlığı biliminin yordama ve kaynaklık etmeye dayalı önemli bir alt disiplini olduğundan, epidemiyoloji biliminin temel prensipleri halk sağlığı ve koruyucu hizmetler felsefesiyle örtüştürerek sentezlenmiş ve bugüne ışık tutan tarihsel çalışmalarla bağı kurularak sunulmuştur. Diğer yandan toplumda yaygın görülen hastalık gruplarından olan bulaşıcı hastalıklar, kronik hastalıklar ve kanserler etken-çevre-konakçı döngüsünde analiz edilmiş, sosyal epidemiyolojik ilkeler gözden geçirilmiştir. Bununla birlikte özünde bir veri bilimi olan epidemiyolojinin beslendiği ana damarlardan bir olan istatistik bilimi ile ilişkisi ortaya konulurken, sürveyans sistemi ile de veri işleme ve takip süreçlerinin
önemi ve araçları gösterilmeye çalışılmıştır.
Bu yönüyle bütün sağlık disiplinlerinde öğrenim gören öğrencilerin, epidemiyolojiyi temel düzeyde kavramalarına yardımcı olmasını umduğumuz ders kitabı niteliğindeki bu kaynağın yararlı olmasını diliyorum…
Prof. Dr. Gülnaz Karatay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce2692d7-ed3d-4a73-92e4-495c1d8c08da.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradan Bir Geko</image:title>
            <image:caption>Sıradan biri sevilir mi hiç?

Wendy Meddour&apos;ın yazıp Carmen Saldaña&apos;nın resimlediği Sıradan Bir Geko, minikleri tropikal renklerin hüküm sürdüğü bir yağmur ormanına götürüyor ve dünyadaki en müthiş hayvanlara örnek gösterilebilecek kamuflaj ustalarıyla tanıştırıyor. 

Herkesin bir yönüyle sıradan olduğuna dikkat çeken ve bu sırada kibri yeren kitap, kendimizi dev aynasında görmemize sebep olan bireysel farklılıklarımızla böbürlenmenin yersizliğine vurgu yapıyor. 

Doğadaki canlıların neden ve nasıl kamufle olduklarını eğlenceli bir dille anlatan öykü, sevmek ve sevilmek kavramlarını kendini özel hissetme durumu ile ilişkilendirerek ele alıyor.









Piko&apos;ya göre, özel bir canlı olmak zor iş. Ama elden ne gelir! Bazen, kamufle olmayı o kadar iyi başarıyor ki, kendisine bir ödül vermeleri gerektiğini bile düşünüyor. Hatta belki de ona artık &apos;&apos;Yağmur Ormanının Kralı, Kamufle Ustası Piko&apos;&apos; demeliler! 

&apos;&apos;Vrrak!&apos;&apos; dedi bir anda, kütükte oturan bir şey. 
Fıtı fıtı diye kanat çırparak uçup geçti gökyüzünden bambaşka bir şey.
Ama gariptir ki Piko hiçbirini fark etmedi!
Yoksa Piko, ormandaki en iyi kamufle olan hayvan değil mi? 

Yeteneği sayesinde kendini yaşadığı çevrenin &apos;&apos;kralı&apos;&apos; zanneden bir gekonun duygu dünyasını sayfalarına taşıyan bu renkli öykü, okurları temel varoluşsal kaygılar üstüne düşündürüyor.

Farklılıkların ayrıştırıcı değil birleştirici gücüne değinen Sıradan Bir Geko, göz alıcı resimlerinin arasında güzelce kamufle olmuş hayvanları keşfe çağırarak, minikleri bulmacalı bir okuma deneyimine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23fcbe9f-3f0e-4f8d-858a-b80b8eec6bcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağır Taşlar -Aforizmalarımdan Seçmelerim</image:title>
            <image:caption>Babam anlatmıştı; 
büyük büyük dedem at yok, araba yok, yoksulluk çok; 
ilçeden ilçeden şehre yürüyerek gelirmiş, 
kuş uçuşu 140 kilometrelik yolu. Yürürmüş yürürmüş 
ve çok yorulduğu zaman dinlenmezmiş. 
Yerden bulduğu bir ağır taşı kucağına alır 
50-100 metre de öyle yürürmüş. 
Daha sonra o taşı bıraktığında anasından yeni doğmuş gibi; 
kuş gibi olurmuş ve yürümeye devam edermiş. 
 
Hepimizin ‘’Ağır taşlar’’ ı olmalı, bu uzun hayat yolunda…! 
Mehmet Gürbüzer 
 
Mehmet Gürbüzer, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde ders vermiş, öğrencilere değer katmış bir öğretmen. 
Yaptığı bu çalışmanın sizlere de ilham vereceğine inanıyorum. 
Ahmet Şerif İzgören</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f975cd7-e1b3-49aa-a9ba-5a6fae173b8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşlerin Birbirinden Memnuniyetini Etkileyen Faktörlerin İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
ARAŞTIRMA ÖRNEKLEMİNİN ÖZELLİKLERİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
AİLELERDE EŞLERİN GENEL OLARAK BİRBİRİNDEN MEMNUNİYETLERİ İLE İLİŞKİLİ FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
SIRALI PROBİT REGRESYON MODELİ İLE EŞLERİN BİRBİRLERİNDEN MEMNUNİYETLERİ ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLERİN ARAŞTIRILMASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df0aedbf-b881-4528-9a98-535969997c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos; de Vergi Harcamalarının Sosyo-Ekonomik Açıdan İncelenmesi ve Seçilmiş OECD Ülkeleri İle Karşılaştırılması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         TEORİDE VERGİ HARCAMALARI 
·         TÜRK VERGİ SİSTEMİNDEKİ VERGİ HARCAMALARINA İLİŞKİN UYGULAMALAR 
·         VERGİ HARCAMASI UYGULAMALARI: SEÇİLMİŞ OECD ÜLKE ÖRNEKLER 
·         SEÇİLMİŞ ÜLKE ÖRNEKLERİ BAĞLAMINDA TÜRKİYE UYGULAMASINA YÖNELİK ELEŞTİRİLER VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdd50bb5-cbd9-43a9-996f-d80192e7090c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Eğitimine Giriş</image:title>
            <image:caption>Erken Çocukluk Eğitimine Giriş isimli kitap, okul öncesi eğitimle ilgili temel konuları barındıran bir kaynak özelliği taşımaktadır. Müfredattaki &quot;Erken Çocukluk Eğitimine Giriş” ismi dersten kaynaklı olarak, kitabın isminde de (uluslararası alanda 0-8 yaş grubunu temsil eden) &quot;erken çocukluk” kavramı ele alınsa da içerik olarak (Türkiye’deki eğitim sistemi doğrultusunda) 0-6 yaş grubu çocuklarını kapsamaktadır. Türkiye’de Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans Programı’nda 0-6 yaş arasını kapsayan bir dönem ele alınmaktadır.
Dolayısıyla kitabın isminde 0-8 yaş söz konusu olsa da içerik 0-6 yaşı esas almıştır. Erken Çocukluk Eğitimine Giriş dersi, lisans eğitimindeki ilk alan dersi olması nedeniyle öğrenciler ve akademisyenler için ayrı bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, Erken Çocukluk Eğitimine Giriş kitabı, (müfredatı temel alsa da) geniş bir bakış açısı ile hazırlanmıştır. Şöyle ki, erken çocukluk eğitiminin tanımı, amaçları, yararları, okul öncesi eğitiminin temel ilkeleri, okul öncesi dönem çocuğunun gelişimsel özellikleri, yaşamın ilk yıllarındaki eğitime ilişkin görüşler, Türkiye’de ve Dünya’da okul öncesi eğitim, Türkiye’de okul öncesi eğitim kurumları ve ilgili kuruluşlar, okul öncesi eğitim kurumlarının iç mekân, sınıf ve dış mekân özellikleri ile okul öncesi eğitim kurumlarındaki personel konularının yanı sıra okul öncesi eğitim programları ve güncel yaklaşımlar konuları ele alınmıştır. Ek olarak, okul öncesi dönemde aile, akranlar, aile-okul işbirliği, okul öncesi eğitimin sorunları, çocuk hakları ve eğitimi, okul öncesi eğitimde kalite, kaynaştırma başlıklarına da yer verilmiştir.
Bu kitap hazırlanırken lisans öğrenciliğimle ilgili anılarımı yoğun bir şekilde hatırlama şansına sahip oldum. O dönemki adıyla Okul Öncesi Eğitime Giriş dersi, lisans eğitimimde özel bir yere sahip olmuştur. Lisans 1. sınıftayken, okul öncesi eğitimle ilgili alan dersleri sayesinde idealist bir bakış açısı ve büyük bir hevesle başladığım bölümüme daha büyük bir sevgi besledim,
ilgim arttı. O hevesi ve heyecanı hala yaşıyorsam, bunda 1997-2001 yılları arasında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi ABD.’ndaki lisans eğitimim boyunca ders aldığım tüm hocalarımın önemli katkıları bulunmaktadır. Bu vesile ile lisans eğitimimdeki hocalarıma ayrı ayrı minnetimi ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Erken Çocukluk Eğitimine Giriş kitabımızın, öğrenciler başta olmak üzere öğretmenlere, uzmanlara, araştırmacılara katkılar sunmasını, genç meslektaşlarımın alana yönelik ilgilerini, meraklarını ve sevgilerini arttırmasını diliyorum. 
Kitapta emeği geçen tüm meslektaşlarımın emeğine, kalemine sağlık… İçlerindeki coşkuyu, öğrenme aşkını, alana duydukları ilgiyi ve sevgiyi kitabımıza çok samimi bir şekilde yansıttılar.
 
Katkılarından dolayı yazarlarımıza ve Eğiten Kitap’tan Özgür Doğan’a teşekkür ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b1f78ef-088b-4b42-afa6-3aea5a3c5bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal ve Duygusal Gelişim</image:title>
            <image:caption>Gelişim, farklı alanlarda devam eden dinamik bir süreçtir. Çocukları tanıma ve anlama açısından gelişim alanlarına, konularına sıklıkla başvurulmaktadır. Dolayısıyla gelişim alanlarının detaylı bir şekilde ele alınması, çocukları anlama açısından da önemli avantajlar sağlayacaktır.
Sosyal ve duygusal gelişim, (tüm gelişim alanlarında olduğu gibi) birbirleriyle karşılıklı etkileşim halindedir. Hatta bazı kaynaklarda sosyalduygusal gelişim olarak bir arada kullanılabilmektedir. Ortak yönleri ve birbirlerine olan güçlü etkilerinin yanı sıra sosyal ve duygusal gelişim ayrı ayrı ele alınması gereken kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sosyal ve Duygusal Gelişim isimli bu kitabın bölümlerinin bir kısmında, iki gelişim alanındaki temel kavramlar, kuramlar, yaşlara göre gelişim süreci, gelişim sürecini etkileyen faktörler, bağlanma, yetişkin-çocuk ilişkisi, çocuk-çocuk ilişkisi, cinsel gelişim, ahlak gelişimi ele alınmıştır. Ayrıca risk altındaki çocuklar ve özel gereksinimli çocukların sosyal duygusal gelişim özelliklerine yer verilmiştir. Bununla birlikte iki gelişim alanının buluştuğu konulara da yer verilerek bu güçlü ilişkiye dikkat çekmek amaçlanmıştır. Kendilik algısı, öz düzenleme, sosyal duygusal öğrenme, sosyal problem çözme, medya, duygu sosyalleştirme ve duygu koçluğu, yaşam becerileri, sosyal duygusal iyi oluş konuları, iki gelişim alanının ortak paydası olarak kitapta yerini almıştır. Son bölümde de sosyal ve duygusal gelişimin desteklenmesindeki prensipler vurgulanmıştır. Kuramsal bilgilerin yanı sıra uygulamalara yönelik örnekleri de sunan Sosyal Duygusal Gelişim kitabının çocuk gelişimi ve okul öncesi alanlarındaki öğrencilere, öğretmenlere ve araştırmacılara katkı sağlamasını ümit ediyoruz.
Kitapta farklı üniversitelerden konu uzmanları ile çalışma fırsatına sahip oldum. Tüm yazarlarımızın emeklerine, kalemlerine sağlık.. Özverili çalışmaları sonucunda çok başarılı bir süreç atlattık. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Ayrıca Özgür Doğan başta olmak üzere Eğiten Kitap çalışanlarına da teşekkürlerimi sunuyorum.
Temmuz 2021
Prof. Dr. Hülya GÜLAY Ogelman
Sinop Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a2a86a-b439-4f45-9453-fa71c644388b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarda Karar Verme Becerileri ve Etkinlik Örnekleri</image:title>
            <image:caption>Çocuklarda Karar Verme Becerileri ve Etkinlik Örnekleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a512ae56-9dd6-435d-903f-9d7df2317807.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojide Karma Desen Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de daha çok eğitim alanında yapılan karma desen çalışmaların belirli bir aşamaya kadar yetkinliklerinden söz etmek mümkün. Sosyolojide  makro veya mikro düzeylerde kuramsal sayıltılar çok güçlü olduğu için sosyologların karma desen çalışmalara çekimser yaklaştıklarını söylemek yanlış olmaz. Bununla birlikte son yıllarda sosyologların ilişkisel sosyoloji ile tanışmalarının, karma desen araştırmaları için cesaretlerini artırdığını söyleyebiliriz. 
İlişkisel sosyoloji gerek nicel-nitel, gerekse makro-mikro ve hatta kuram ve uygulama ikiliklerini reddederek karma desen araştırmaları daha baştan meşrulaştırır. Nitekim ilk uygulamaları 1980’lerde yapılan karma desen araştırmalara tekrar 40 sene gecikmeyle de olsa dönüş oldukça görkemli olmuş ve bu kitapta yer alan yedi çalışmanın tümü ardışık karma desen ilkelerine uygun olarak başarıyla gerçekleştirilmiştir. 
İlişkisel sosyologların sahip olduğu özgürlüğe herkesin sahip olması kuşkusuz mümkün değil. Ancak farklı sosyolojik perspektiflere sahip araştırmacıların da artık meşru görülen karma desen örnekleri arasından seçim yapmaları mümkündür. Özellikle işlevselci veya çatışmacı sosyolojik yaklaşımlarla makro nicel araştırma yapmaya yatkın araştırmacıların verilerini derinleştirmek için nitel araştırmaya yönelmeleri gayet uygundur. Aynı şekilde sembolik etkileşimci veya feminist araştırmacıların da bazı daha geniş örneklemlerle nicel veriler toplayarak çalışmalarının  geçerlik ve güvenirliğini artırmaları mümkündür. 
Realitenin çok katmanlı olduğunu gören ve kabul eden araştırmacıların, karma desen çalışmaları ile Türkiye’de sosyolojinin önünü açacaklarına kuşku yoktur. 
Yazılarıyla katkı verenler: 
Aytül Kasapoğlu, Alev Akbal, Neslihan K. Çevik, Simay Özlü Diniz, Murat Koçanlı, Ahmet Koşar, Çiğdem Yel, Deniz Yerli 
 
Aytül Kasapoğlu 
  1951’de İstanbul’da doğdu. Hacettepe Üniversitesinden lisans (1973) ve yüksek lisans (1975) derecelerini aldı. Ankara Üniversitesinde doktor (1982), doçent (1988) ve profesör oldu (1993). Emekli olduktan sonra (2018) Başkent Üniversitesinde tam zamanlı çalışmaya başladı. Çok sayıda ulusal ve uluslararası yayını olup halen lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde sağlık sosyolojisi, ilişkisel sosyoloji ve ileri nicel ve nitel metot dersleri vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1aa284a-4548-463e-a26a-d16e91398aa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk ve Kitap</image:title>
            <image:caption>Ailelerin, bebeklik evresinden başlayarak çocukların duygu ve düşünce bilinçlenmesinde sorumluluk üstlenmesi gerekir. Nitelikli kitaplar, çocukların duygu ve düşünce boyutlu yaşantılar edinmesine, okul ve toplumsal yasamdaki başarılarına katkı sağlayacak en önemli araçlardır.
“Çocuk ve Kitap”, çocukların kavram tasarımı sürecini devindirecek, duyu algılarını geliştirecek kitapların niteliğini anlamaya, yordamaya dayalı bir çabanın ürünüdür. Kitapların, görsel ve dilsel birer uyaran olarak çocuğun gelişim sürecindeki yerinin bilimsel yaklaşım ve sanatçı duyarlığıyla irdelenmesi “Çocuk ve Kitap”ın en özgün yanını oluşturmaktadır.
Çocuk-kitap ilişkisinin niteliğini etkileyen birçok değişkenin uzman ve sanatçı bakış açısıyla incelenmesinin, ülkemizdeki çocuk edebiyatı ve okuma kültürünün yapılanmasına yönelik tartışmalara ivme kazandıracağını düşünüyor; Çocuk ve Kitap’ta düşüncelerini, yaşantılarını, duyarlıklarını paylasan tüm sanatçı ve uzmanları içtenlikle kutluyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac9dafe-bc58-4373-9c99-cb2cb394f5be.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Dönemde Zihin Kuramı Gelişimi Ve Desteklenmesi</image:title>
            <image:caption>Çocukların sosyal işlevlerinin gelişiminde temel becerilerden biri &quot;zihin kuramı”dır. Zihin kuramı kavramı en basit şekliyle bireyin sosyal kavrayışını ifade etmektedir. Bu beceri yalan söyleme, işbirliği yapma, karşısındakinin duygularını anlayıp paylaşma, başkalarının beden dilini okuma gibi yeteneklerin altında yatar ve diğerlerinin davranışlarını doğru bir biçimde tahmin etmemize olanak tanır. Diğer kişilerin davranışlarını anlamaya çalışırken o kişilerin inançları, istekleri, duyguları ve niyetleri gibi zihinsel durumlarını dikkate alarak davranışlarını yorumlarız. Kişilerin inançları da çoğunlukla algısal deneyimlerin temeli üzerine kurulmuştur. Algılar, duygular ve fizyolojik durumlar kişinin davranışlarını şekillendirir. Küçük yaştaki çocuklar şaşırtıcı derecede zihnin ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve nasıl kontrol edilebileceğini anlamaya ve buna ilişkin kuram oluşturmaya başlarlar. Konuyla ilgili yapılan çalışmalarda çocukların hem bilişsel hem de sosyal gelişiminde rol oynayan zihin kuramı becerisinin geliştirilmesinde ailelerin ve eğitimcilerin çocuklara sağlayacakları deneyimlerin çok önemli olduğu vurgulanmaktadır. Çocukların diğer insanların duygu ve düşüncelerini anlayabilmesini desteklemek onların sosyal dünyayı anlamasını kolaylaştıracak ve sağlıklı ilişkiler geliştirmelerini sağlayacaktır. 
Okul öncesi dönem çocukların sosyal ilişkileri anlamasında önemli olan zihin kuramı becerisine ilişkin ülkemizde çok az çalışmanın olduğu görülmektedir. Bu kitap çocuklarda zihin kuramının gelişimini anlamaya ve destelemeye yönelik hazırlanmış ilk kitap olma özelliğini göstermektedir. Kitap dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde zihin kuramı  becerisinin çocuğun gelişiminde önemi vurgulanmakta, ikinci bölümde zihin kuramı kavramı, okul öncesi çocuklarda gelişim aşamaları, özel gereksinimli çocuklarda zihin kuramı becerileri ve ailelerin çocuklarının zihin kuramı becerisini geliştirmelerine yönelik öneriler yer almaktadır. Kitabın üçüncü bölümünde ise öğretmenler için zihin kuramı becerisini destekleyici etkinlik örnekleri, kitabın son bölümünde ise ailelerin, öğretmenlerin ve çocuk gelişimcilerin zihin kuramını desteklemede kullanabilecekleri çalışma sayfası örnekleri sunulmuştur.
Bir tez çalışması sonucu olarak hazırlanan bu kitabın, çocuk gelişimcilere, öğretmenlere ve anne babalara okul öncesi çocuklarda zihin kuramı gelişimini desteklemede yol gösterici olduğuna inanıyoruz.
Dr. Öğr. Üyesi Özlem Gözün Kahraman
Prof.Dr. Ayşe Belgin Aksoy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/729d58b8-e4b1-4e3c-ac6a-030e6fcb2caa.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoterapide Sokratik Sorgulama</image:title>
            <image:caption>Antik Yunan’da Apollo Tapınağının alınlığındaki kitabede &quot;Kendini Bil” yazılmıştır. Bununla birlikte, &quot;kendini bil” önermesi, bilgelik, içsel benliğimizden dışa doğru, bir tür kendini keşfetme yolculuğu olarak ortaya algılanmıştır. Filozof Atinalı Sokrates, bu zihniyete her zaman değer vermiş ve onu felsefi doktrininin mihenk taşı yapmıştır. &quot;Bildiğim bir şey varsa, o da hiçbir şey bilmediğimdir” bu nedenle, bir cehalet beyanı, insan zihninin kendisi, başkaları ve evren hakkındaki gerçeği tam olarak anlamada ne kadar yetersiz olabileceğinin mütevazı bir ifadesidir. Sokrates’in öğretme ve felsefi sorgulama yöntemi olarak Sokratik Yöntem veya Sokratik Diyalog veya Sokratik Sorgulama birçok psikoterapi yaklaşımının yapı taşıdır.
Psikoterapi özü itibariyle danışanların görüşlerini, bakış açılarını ve tutumlarını değiştirmelerine yardımcı olma süreç ve yeteneğidir. Bu değişim sürecinde Sokratik yöntem birçok psikoterapi yaklaşımına içkin güçlü bir felsefi temele sahiptir. Haftalık seans süresince ekseriyetle, danışanın hayatı, tutumları ve duyguları üzerinde yoğunlaşılır. Danışanlar, tutumlarını ve beklentilerini değiştirerek, çoğu insanın karşılaştığı günlük mücadeleleri seanslar ve seans dışı uygulamalardan öğrendikleri ile daha iyi yönetebileceklerini görürler. Bu anlamıyla seanslar, danışanların kendi mücadelelerini keşfetmelerine, olası çözümleri keşfedip sahiplenmelerine ve değiştirilmesi gereken alanlarla yüzleşmelerine yardımcı olmak için kullanılır.
Sokratik yöntem, danışanların tortulaşmış yerleşik düşüncelerini, inançlarını, kabullerini gözden geçirmesini yardımcı olur. Sokrates’in &quot;Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez” sözünde olduğu gibi danışanda düşüncelerini sorgulama gereği uyandırmak değişimin önemli bir dinamiğidir. Sokratik yöntem, danışanın yaşam olaylarının akışı içinde yitirdiği ve aradığını &quot;buldurma” sürecidir. Kitabımızın bu süreçte başvuru metni olarak işlev görmesi temennimiz ile…
Uzman Klinik Psikolog Buse Duran
Uzman Klinik Psikolog Mahmut Yılmaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358be060-a725-46be-848c-cf7320f2fed9.jpg</image:loc>
            <image:title>Travmaya Klinik Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmada elbette, yaşamın ilk yıllarında şiddetli ve kalıcı kötü muamele, çocuk üzerinde yol açacağı zararlı etki ve yetişkinlik yaşamındaki belirlenimleri de öteden beri bu yaklaşımların çerçevesinde yer almaktadır. Klinisyenler bilir ki, sağlıklı psikobiyolojik işlevsellik bozulduğunda ve zihinsel sağlık sorunları geliştirme olasılığı büyük ölçüde artmaktadır. Kötü muamele, birincil bakım verenlerin ihmal veya istismarını da içerir. Spesifik olarak, çocuk fiziksel, cinsel veya duygusal istismar veya fiziksel veya duygusal ihmal yaşayabilir ve birden fazla kötü muamele türünün birlikte ortaya çıkması da yaygındır.   Rahatsız edici bir şekilde, yedi çocuktan biri kötü muameleye maruz kalıyor ve olayların %80’inde çocuğun kendi ebeveynleri bu temel güven ve yetiştirme sorumluluklarını yerine getirmemesi söz konusudur.   Elinizdeki kitap travmaya hem kuramsal hem uygulama hem de tartışmaların derlenmesi amacıyla bir yaklaşım sunmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddf48f09-3ea7-4742-aa29-824856467b57.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın İlk Yıllarında Sosyal Beceriler</image:title>
            <image:caption>“Yaşamın İlk Yıllarında Sosyal Beceriler” kitabında, okul öncesi dönem çocuklarının sosyal becerilerini farklı başlıklarla irdelemeye çalıştık. Güncel kaynaklara yer verme, uygulama ve araştırma örnekleri sunma gibi detaylarla bölümleri zenginleştirmeye gayret ettik. Her şeyden öte küçük çocukların sosyal becerilerinin gelişmesine katkı sağlamak, çorbada bizim de tuzumuzun bulunması en büyük motivasyon kaynağımız ve iyi niyet göstergemiz oldu. Peki, daha iyisi yapılamaz mı? Her zaman daha iyisi vardır ve olacaktır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef5c05cb-e683-4501-82fd-c7c307546393.jpg</image:loc>
            <image:title>Disiplinlerarası Yaklaşımlarla Yaşlı Bakımın Temelleri</image:title>
            <image:caption>Geleceğe yürümek için geçmişi bilmek gerekir. Geçmiş de ancak onu yaşamış bireylerle yürüyünce anlaşılır. Toplumların hafızasını oluşturan yaşlı insanlara karşı gösterilen ilgi ve tutumlar, ihtiyaçlarının zamanında uygun bir şekilde cevap bulması hem yaşlı bireyler için hem de bireyin içinde yaşadığı toplumlar için kritik bir öneme sahiptir.
Mesleklerin başarılı bir şekilde icra edilmesi, alınan eğitimin kalitesine ve bu eğitimin uygulama sahasındaki verimliliğine bağlıdır. Gerek yerel anlamda gerekse küresel çapta kaçınılmaz olan değişimlere hazırlıklı olmak, yaşanılacak sıkıntıların önüne geçmede bireylere avantaj kazandırabilir.
Antik Çağ filozoflarından Herakleitos’un: &quot;Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözünden de değişimin zorunluluğu ve gerekliliği anlaşılmaktadır. Bu durumların başında da insan yaşamında meydana gelen değişimler gelmektedir. Yaşam standartlarında, teknolojide ve tıptaki gelişmeler, tüm dünyada doğumda beklenen yaşam süresini yükseltmiştir.Buna paralel olarak dünya nüfusu da yaşlanmaya başlamıştır.
Bir takım çalışması olan ve dokuz farklı disiplinin bir araya gelmesiyle oluşturulan bu kitabın hazırlanmasındaki asıl amaç, yaşlı bakım alanınında çalışacak bireylere bir nebze de olsa fayda sağlamaktır. Eksik ve hatalarıyla hoş karşılanması siz değerli okuyucuların affına bırakılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f30aa1d-72ac-4349-ae0d-52faaa5dfec0.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokulda Alternatif Eğitim Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Sevgili öğretmen adayları, lisansüstü öğrenciler ve değerli öğretmenler; İlkokul çağındaki öğrencilere yapılan her türlü yatırım geleceğin bireylerine yapılan yatırım demektir. Çünkü, bireylerin gelişime en açık dönemlerinden biri olan ilkokul bireylerin bir hamur gibi yoğruldukları ve şekil aldıkları dönemi kapsamaktadır. Bu nedenle her öğrencinin ihtiyacı dahilinde özel bir şekilde eğitim sunulması gerekmektedir. Değişen ve gelişen dünya ile birlikte çevresel, kültürel ve sosyal şartlar eğitimde farklı alternatif arayışlarına gidilmesine neden olmuştur. Geçmişten günümüze kadar eğitimde alternatif uygulamalar geliştirme çabası devam etmiş ve halen de devam etmektedir. İlkokulda Alternatif Eğitim Uygulamaları kitabı ülkemizde en çok kullanılan şekli ile birleştirilmiş sınıflar yaklaşımı üzerine kurgulanmış ancak bir bölümde dünyada uygulanan farklı eğitim yaklaşımlarından da söz edilmiştir. Kitapta gerek öğretmen adaylarının, gerek lisansütü öğrencilerinin gerekse öğretmenlerin ilkokulda alternatif eğitim uygulamalarına ait konuları, kavramları ve bilgileri kazanmalarını amaçlanmıştır. Bu doğrultuda kitabın bölümleri  tanıtılmıştır. Kitabın birinci bölümünde; Türkiye’de eğitime etki eden sosyo-ekonomik ve çevresel faktörler ayrıntıları incelenmiştir. Kitabın ikinci bölümünde; ülkemizdeki ilkokullarda alternatif eğitim uygulamaları arasında yer alan taşımalı eğitim, yatılı ilköğretim bölge okulları ve pansiyonlu ilköğretim okullarına yer verilmiştir. Kitabın üçüncü bölümünde; birleştirilmiş sınıflar kavramından genel özelliklerinden söz edilmiştir. Kitabın dördüncü bölümünde; Türkiye’de birleştirilmiş sınıfların tarihsel süreci incelenmiştir. Kitabın beşinci bölümünde; dünyada birleştirilmiş sınıf kavramı, gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde birleştirilmiş sınıflar ile etkili birleştirilmiş sınıflara örneklere yer verilmiştir. Kitabın altıncı bölümünde; ilköğretim programında birleştirilmiş sınıflar her bir program ve şuralar kapsamında ele alınmıştır. Kitabın yedinci bölümünde; birleştirilmiş sınıflarda öğretim faaliyetleri planları da içerek şekilde örnekleri ile birlikte ayrıntılı olarak incelenmiştir. Kitabın sekizinci bölümünde; birleştirilmiş sınıflarda öğretmen rolünü müdür yetkili öğretmenlik rolü ile birlikte ele alınmıştır. Kitabın dokuzuncu bölümünde; birleştirilmiş sınıflarda sınıf yönetimi ve disiplin konusunda nelere dikkat edileceği incelenmiştir. Kitabın onuncu bölümünde; ilkokullarda uygulanabilecek alternatif model ve yaklaşımlara yer verilmiştir. Kitaba yazar olarak katkı sağlayan alanda uzman sevgili akademisyen arkadaşlarıma ve kıymetli hocalarıma çok teşekkür ederim. Kitabın tasarım ve yayın sürecinde sağladığı destek için Eğiten Kitap Genel Yayın Koordinatörü Sayın Özgür Doğan’a teşekkür ederim. Ve tabi ki en büyük teşekkür bu süreçte yoluma ışık tutan oğlum Efe’ye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d06982-60f3-4add-a269-cc6f49915b2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Durumu Olan Çocuklarda Beslenme</image:title>
            <image:caption>Özel Durumu Olan Çocuklarda Beslenme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4250b4d5-f46d-4302-aa9b-2db432697da2.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallarla Etkileşimli Okuma</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okuyucu;
Bu kitapta dil öğrenme alanlarının geliştirilmesine yönelik kullanılan etkileşimli okuma yöntemini masallar eşliğinde tanıtmaya çalıştık. Etkileşimli okuma hem kısa hem de uzun dönemdeki etkileri test edilmiş, sesli okuma türleri arasında ifade edilen bir kavram olmakla birlikte ilgili bilimsel literatürde diyalojik okuma veya paylaşımlı okuma olarak da tanımlanmaktadır.
Tüm eğitim paydaşları için kolayca uygulanabilir örnekler sunmak adına etkileşimli okuma yöntemine uygun planlar hazırladık.
Bu planlarda kullanılan metinler ise geleneksel, karşı ve eşitlikçi bağlamlarda yazılmış masallardan oluşan resimli çocuk kitaplarından seçildi. Aynı masalların farklı varyantları tercih edilerek etkileşimli okuma yoluyla çocukta eleştirel düşünme becerilerine de katkı sağlamayı hedefledik. Özellikle kadın ve erkeklerin eşit hak, imkân ve olanaklara sahip olması gerektiği yönünde çocuklarımızda farkındalık oluşturmak amacıyla eşitlikçi bağlamda yazılmış masallardan da planlar hazırlayıp kitabımıza dâhil ettik.
Kitaptaki örnek planlar kolaylıkla uygulanabilir olmakla birlikte başka resimli çocuk kitaplarına, masallara ve hikâyelere de uyarlanabilir. Yazar ekibimiz hem akademik platformda hem de sahada çocuk edebiyatı ile ilgilenen akademisyen ve öğretmenlerimizden oluşmaktadır. Teoride hazırlandıktan sonra pratikte uygulanıp elde edilen geri bildirimler doğrultusunda defalarca yenilenmiş olan planlarımız mevcut öğretim programlarımız ile uyumlu, disiplinler arası bir anlayışla hazırlanmıştır.
&quot;Masallarla Etkileşimli Okuma” başlıklı kitabın öğretmen adayları, anne-babalar, öğretmenlerimiz başta olmak üzere tüm eğitim paydaşları için faydalı bir kitap olmasını temenni ediyoruz.
Fatih Çetinkaya, Dr.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79020501-deb0-4f6f-8971-5612ed863a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Alternatif Yöntemlerle Çocuk Kitaplarındaki Değerler</image:title>
            <image:caption>Değerlerin gelecek nesillere aktarılmasında ve topumdaki bireylerin bu değerlerle bütünleşmesinde önemli rol oynayan değerler eğitimi, yaşamdaki yol gösterici ilkelerin içselleştirilmesine olanak tanımakta ve bu sayede toplumların daha sağlam bir temele dayanarak gelişmelerinin önünü açmaktadır. Değerler eğitiminde öne çıkan pek çok yöntem ve teknik bulunmakla birlikte alan yazın incelendiğinde çocuk kitaplarının da bu noktada
önemli bir role sahip olduğu görülmektedir. Çocukların yaratıcı düşünmelerine, olaylara farklı perspektiflerden bakmalarına ve hayal dünyalarını zenginleştirmelerine imkân vermenin yanı sıra sunduğu zengin yaşantılarla bilişsel gelişimlerini de destekleyen çocuk kitapları, toplumun geleceğini şekillendirecek olan çocuklara değerlerin kazandırılmasında kullanılabilecek etkili bir araçtır. Çocuklar bu kitaplarda yer alan karakterler aracılığıyla iyiyi, kötüyü, doğruyu, yanlışı öğrenmekte; olay örgüsünden ve resimlerden yola çıkarak yaşama ilişkin çıkarımlar yapabilmektedirler. Bu bağlamda hangi davranışların kabul edilebilir olduğunu, hangilerinin toplumsal yaşamın ilkelerine aykırı olduğunu görebilmekte ve uygun davranış kalıplarını belirleyerek bu doğrultuda hareket edebilmektedirler. Çocukların bu kazanımlara ulaşmaları için doğrudan ahlaki mesaj verme ve nasihatte bulunma yolunu tercih eden kitaplar yerine, inandırıcı karakterlerin yer aldığı ve anlam derinliğine sahip olan kitapların tercih edilmesi gerekmektedir.
Nitelikli çocuk kitaplarının gücünden ve ekibimizin motivasyonundan yola çıkarak keyifli bir yazım sürecinin sonunda tamamlanan kitabımız, belirtilen amaçlara hizmet etme noktasında oldukça önem taşımaktadır.
Alternatif yöntem ve tekniklerle çocuk kitaplarındaki değerleri işlediğimiz ve hazırladığımız örnek ders planları ile uygulama sürecini somut hale getirdiğimiz bu kitabın başta sınıf öğretmenleri ve sınıf öğretmeni adayları olmak üzere, değerler eğitiminde çocuk kitaplarını bir araç olarak kullanmak isteyen tüm eğitmenlere katkı sağlamasını ümit ediyoruz.
Bu süreçte emek veren Eğiten Kitap ekibine ve çok değerli Genel Yayın Koordinatörümüz Özgür Doğan’a içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c38b1e28-80df-4b1b-ae3f-b3cf26eaf924.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkokulda Sosyal Bilgiler Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Kitabımızın içeriğinde sekiz farklı okuryazarlık alanına yer verdik. Aynı zamanda bunlar her bir bölümün de başlığı oldu. Kitabımızın birinci bölümünde &quot;Bilimsel Okuryazarlık”, ikinci bölümünde &quot;Coğrafya Okuryazarlığı”, üçüncü bölümünde &quot;Çevre Okuryazarlığı”, dördüncü bölümünde &quot;Dijital Okuryazarlık”, beşinci bölümünde &quot;Duygusal Okuryazarlık”, altıncı bölümünde &quot;Ekonomi Okuryazarlığı”, yedinci bölümünde &quot;Tarih Okuryazarlığı” ve sekizinci bölümünde ise &quot;Yurttaşlık Okuryazarlığı” ele alındı. Bölümler içerisinde ilgili okuryazarlık alanı ve sosyal bilgiler ilişkisi ele alınarak ardından etkinlik örneklerine yer verildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/482163a7-48f8-4a17-8b9e-9fc8ce76a22d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bilgisi Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Hayat Bilgisi hayatın bilgisini içermektedir. Hayatın bilgisi yaşanılan çağın gereklilikleri doğrultusunda değişmekte ve çeşitlenmektedir. Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı değişim, toplumun ve bireyin ihtiyaçlarının değişimi, toplumun ve bireyin gelişimi, değişimi için gerekli öğrenme öğretme yaklaşım ve yöntemlerinin değişimi sosyal bilimlerde hep en iyiyi aramaya yönlendirmektedir. Toplumun arayış içerisinde olduğu problem çözme becerisine sahip, eleştirel düşünebilen, soran, sorgulayan, araştıran, analiz yapabilen, değerlendiren ve üretim yapabilen bireylerin yetiştirilmesi için hayatın bilgisine ve becerisine sahip bireylerin yetiştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle Hayat Bilgisi Öğretimi kitabında alanın uzmanı olan değerli bilim insanları her bir bölümde özveriyle çalışarak hem teorik bilgileri hem de uygulamaya dönük etkinlikleri siz değerli okurların hizmetine sunmuşlardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1d21736-2843-4ae1-ba65-90dc2821f875.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilişsel Gelişim</image:title>
            <image:caption>Doğum öncesinden başlayan bir mucizenin gelişimidir çocuk… Geçmişten günümüze düşünürlerin, bilim insanlarının, eğitimcilerin kendi bakış açılarıyla tanımlamaya çalıştıkları çocukluk dönemi ise masumiyetten bilişsel yapıya, cinsellikten fiziksel gelişime, iletişim becerilerinden inovatif düşünmeye kadar gelişimin hızlı akışını gözler önüne seren bir süreci kapsamakta, bu sürecin bilişsel gelişim boyutu ise olağanüstü değişimlerle kendini göstermektedir. Bu değişimleri anlamak ve içselleştirmek amacıyla oluşturduğumuz Bilişsel Gelişim kitabımızda tanımlar ve temel kavramlar, bilişsel gelişim süreçleri, kuramlar, etkileyen etmenler ve risk faktörleri, bilişsel gelişim dönemleri ile gelişimin değerlendirilmesi ve desteklenmesi başlıklarına yer verilmiştir. Kavramsal ve kuramsal detaylandırmanın devamında özel konular ele alınmış, müzik-dans, görsel sanatlar, resimli çocuk kitapları, oyun, aile katılımı ve travmatik yaşantılar, bilişsel gelişim paydasında irdelenmiş, program geliştirme sürecinde bilişsel gelişimin yeri ve önemi de ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Akademik kariyer yolculuklarının başındaki genç, dinamik, idealist ve üretken bir ekiple yola çıktığım bu kitapta, konu alanlarıyla ilgili en güncel alanyazın bilgilerinden derlenen bölümler, siz değerli okuyucularımızın beğenisine sunulmuştur. Yaşamında çocuk olan, çocuğu tanımak ve anlamak için çabalayan, mesleği gereği çocukla çalışan herkesin yararlanabileceği bir kaynak niteliğinde olan kitabımızın alana katkı sağlaması ümidiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/add311c0-0124-4890-9345-2076296d36a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelişimsel Açıdan Ergenlik</image:title>
            <image:caption>Ergenlik, hem yetişkin hem de ergenlerin hayatlarında önemli bir yere sahiptir.
Bir tarafta &quot;Eskiden ergenlik diye bir şey yoktu” düşüncesinin hâkim olduğu, yetişkin sorumluluklarını çok erken yaşlarda üstlenmiş üst kuşak ile &quot;Ergene nasıl davranmalıyım?” arayışıyla çeşitli kaynaklara ulaşmaya çalışan orta kuşak yer alırken diğer tarafta değişen kendilerine alışmaya ve kendilerini anlamaya çalışan, dünyanın merkezinde olduklarını düşünen ergenler yer almaktadır.
Ergenlik sakin geçebileceği gibi farklı risklerle karşılaşılıp mücadele edilmesini de gerektirebilen, yoğun çalkantılı bir yolculuk olabilmektedir. Ergenlikle ilgili kitapların çoğu gençlerin karşılaştığı sorunları ve yetişkinlerin bu sorunların çözümüne nasıl yardımcı olabileceklerini vurgulamaktadır. Ergenlik döneminde sorun çözümüne odaklanan kaynakların fazla bulunması aslında gençlerin büyük çoğunluğunun ihtiyacının ne olduğunu ifade etmektedir: normal ve sağlıklı gelişim. Hazırlanan kitap, bu ihtiyacı karşılama girişimidir. Ergenlik döneminde meydana gelen değişiklikleri ve ergenlerin sağlıklı gelişiminin nasıl desteklenebileceğini açıklamaktadır.
Bu kitabın temeli, tümü bilimsel araştırmalarla desteklenen birkaç anahtar fikre dayanmaktadır: 1) ergenlik kargaşa değil fırsat zamanıdır, 2) ergenin normal ve sağlıklı gelişimi uygun şekilde desteklenmelidir, 3) ergenler öğrenme ve deneyim yoluyla olumlu özellikler geliştirirler ve 4) çevresinde bulunan yetişkinler, ergenlerin başarılı bir şekilde yetişkinliğe geçmesine yardımcı olmada temel ve önemli bir rol oynamaktadır.
Bu fikirlerin hayata geçirilebilmesi için öncelikle ergenlik döneminin gelişim özelliklerini anlatarak ergenleri tanıtalım istedik. Sağlıklı ergen gelişiminin desteklenebilmesi için ergenlerin yeterlilik, güven, bağlanma, karakter ve önemseme değerlerini deneyimlemesi, öğrenmesi ve uygulaması için fırsatlar yaratılması gerekmektedir. Ergenleri tanıdık ve anladıktan sonra bu fırsatları oluşturmak hepimizin ortak görev ve sorumluluğu. Keyifli okumalar.
Dr. Öğr. Üyesi Alev Üstündağ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1e48d22-d577-48de-86fa-e47dad616220.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Açıdan Yönetim - Strateji - Organizasyon Konuları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         Applying the Theory of Mind to Organizations 
·         Reputation Management in Organizations as a Strategy Development Tool 
·         Green Logistics Applications and Ambidextrous Logistics Organizations 
·         A Phenomenological Study of Academy Mobbing 
·         Yerel Yönetimlerin Vergilendirme Yetkisi: Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Türkiye Üzerine Bir İnceleme  
·         İşletme Yönetimi Açısından Sanal Organizasyonlara Güncel Bir Bakış 
·         Neo-Kurumsal Kuram ve Kurumsal Yönetim İlkelerinin Çalışma Ortamı Kalitesine Etkisinde Cinsiyete Göre Fark Analizi 
·         Kurumsal Sürdürülebilirlikte İnsan Kaynakları Yönetiminin Önemi 
·         Dijitalleşme Işığında Önce İnsan Önce Toplum: Toplum 5.0 Paradigması 
·         Dijital Çağda Merkezi Yönetim Sistemi’nden Serbest Ekonomiye Geçen Toplumlarda Sorunlar ve Bir Model Yaklaşımı 
·         Sağlık Hizmetlerinde Dijital Dönüşüm ve Toplumsal Değişim 
·         Karar Destek Sistemlerinin Stratejik Yönetim Sürecine Etkisi Üzerine Bir Değerlendirme 
·         Fonksiyonel Bilgi Sistemlerinin Stratejik Yönetim Sürecine Etkisi Üzerine Bir Değerlendirme 
·         Stratejik Yönetim Düşüncesinde Girişimci Fenomenine Eleştiriler ve Okulun Yanıtları 
·         Stratejinin Üçayağı Perspektifi: Kaynak Temelli Görüş Kurum Temelli Görüş ve Endüstri Temelli Görüş 
·         Deniz Taşımacılığı ve Emniyet Kültürü 
·         Kent Hakları İçin “Sessizliğin Sesi” Olmak 
·         Kariyer Girişimciliğinde Bireysel Yetenek İnovasyonu 
·         unus Emre’nin Aşk Felsefesi İşyerinde Yaşanan Mobbing Davranışlarını Önleyebilir mi? Kamu Çalışanlarının Görüşlerini Belirlemeye Yönelik Nitel Bir Çalışma 
·         Tüketicilerin Organik Gıda Satın Almalarında Motivasyon Unsurlarının Önemi 
·         Örgütsel Ekoloji Kuramı 
·         Örgütsel Ekoloji ve Covid-19 Pandemisi: Türkiye’de Kültür, Sanat, Eğlence, Dinlence ve Spor Sektörlerinin Değerlendirilmesi 
·         Örgütsel Travma: Covid-19 Pandemi Sürecine İlişkin Nitel Bir Araştırma 
·         Örgütsel Davranış Araştırmalarında Yapısal Eşitlik Modellemesi ve Yapay Sinir Ağları Yöntemlerinin Karşılaştırmalı Analizi 
·         Örgütlerde Motivasyon Süreci, Teorileri ve Araçları 
·         Bağlamın Örgütsel Davranış Alanındaki Yeri ve Önemi 
·         Çalışanların Ahlaki İnançlarının Çevreci Davranışlara Etkisinin İncelenmesi 
·         Geri Dönüşüm Konusunda Yapılan Bilimsel Çalışmaların İncelenmesi: Türkiye Ekseninde Bir İnceleme İmparatorluğun Son Yılları ve Erken Cumhuriyet Döneminde Üzümün Örgütsel  Yapılara Dönüşümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69c7f4e4-319a-4907-9db0-702e0a67f321.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermeni Meselesinin İç Yüzü- İngiliz - Ermeni Cemiyeti</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      BÖLÜM 
İNGİLİZ – ERMENİ CEMİYETİ’NİN TEŞKİLİ, AMACI VE TEŞKİLAT YAPISI 
 
2.      BÖLÜM 
İNGİLİZ – ERMENİ CEMİYETİ’NİN AKTİF FAALİYET DÖNEMİ BAŞLANGICI: 1893 YILI 
 
3.      BÖLÜM 
İNGİLİZ – ERMENİ CEMİYETİ’NİN 1894 YILI SLOGANI: SEBAT 
 
4.      BÖLÜM 
İNGİLİZ – ERMENİ CEMİYETİ’NİN AKTİF PROPAGANDA DÖNEMİ: 1895 YILI 
 
       5.  BÖLÜM 
İNGİLİZ – ERMENİ CEMİYETİ’NİN 1896 YILI FAALİYETLERİ 

6.      BÖLÜM 
İNGİLİZ – ERMENİ CEMİYETİ’NİN SON DÖNEM FAALİYETLERİ (1897- 1904)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6f78582-a392-4f61-b345-87158a30c682.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşakların Gözünden Oyun ve Spor</image:title>
            <image:caption>Spor geçmişten günümüze kadar her kültürün dönemlerinde ve yaşantısında önemli bir rol almıştır. Hayat boyu tüm alanlarda değişim ve gelişim olduğu gibi, insanoğlunun da bu değişimlere ayak uydurması kaçınılmaz bit durumdur. Aynı dönemi paylaşmış, ortak yaşantı ve ortak özellikler taşıyan topluluklara; &quot;jenerasyon” &quot;yeni nesil” &quot;kuşak” terimleri kullanılmaktadır. X, Y ve Z kuşağı olarak adlandırılan yaşadığı zamana göre isimlendirilen kişiler, döneminin özelliklerini taşımakla beraber yeni döneme de ayak uydurmaktadır. Birçok zorluk, kriz ve yıkıcı etkilerin hâkim olduğu &quot;1965-1979” yılları arasında doğan X kuşağı, bu durumlara nazaran daha az zorluk çeken globalleşen ve yeni teknolojiye ayak uydurmaya çalışan &quot;1980-1999” yılları arasında doğmuş Y kuşağı. Ve en son olarak &quot;2000 ve günümüz” de tamamen teknolojinin içinde doğmuş Z kuşağını kapsamaktadır. Her kuşağın yaşadığı dönemlerin etkisi ile kendi değerleri, tutumları, davranışları, sosyo kültürel yaşamı, tüketimi, yaşantıları, dünya görüşlerindeki farklılıklar inkâr edilemez gerçeklerdir. Bu kitaptaki çıkarımlara göre bu durumların spor ve spor kültüründeki değişim, gelişim ve sporun insan hayatındaki yerini kuşkusuz etkilemektedir. Daha çok X kuşağında olmak şartıyla Y kuşağını da kapsayan ekipman, malzeme ve spora karşı olumsuzlukların, Z kuşağı ile çok büyük oranda azaldığı saptanmıştır.
Artık topun sahibini maçta zorunlu olarak oynatmak, topun sahibi ne zaman giderse maç biter ya da top eskimesin diye oynamamazlık görüşünün yerine, her ev ve kişilerce çeşitli branşlar dahil olmak üzere ekipman fazlalığı göze çarpmaktadır. Sessiz kuşaktan günümüz Z kuşağına süre gelen bu süreçte Neden spor malzemesine para harcayalım, çok pahalı, önceliğimiz başka söylemlerininin yerini hangi marka olsun, ucuz mu, kalitelimi gibi söylemlerin hâkim olduğu dönemleri yaşadığımız yadsınamaz gerçeklerdir.
Bu kitapta toplumların kuşak kavramı ile oyun ve sporun dönemsel değerlendirmesi, kuşakların gözünden oyun ve sporun nasıl algılandığı, dönemlere göre oyun ve spora katılımın nasıl ve ne düzeyde olduğunu her dönemin kendi temsilcilerinin sözleriyle ortaya koyabilmek amaçlanmıştır.
Bu kitabın, fenomolojik anlamda çalışma yapmak isteyen, yüksek lisans, doktora öğrencileri ve akademisyenlerin yararlanabileceği bir çalışma olmasını arzu ediyoruz. Kitabın hazırlanması ve basılması sırasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=97999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7596e1ae-a8b0-4c01-a751-4e3eb11c532a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Anadolu Kentinin Folklorik Hikayesi Safranbolu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      GİRİŞ 
2.      İLGİLİ ALANYAZIN 
3.      YÖNTEM 
4.      BULGULAR VE YORUMLAR 
5.      SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f443c34b-da27-4970-a4a0-9e1b08525fe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe ve Taş</image:title>
            <image:caption>taş suya değince 
kırılır ten 
yırtılır hatırlamanın haritası 
ve unutulur 
bir zamanlar &quot;ben&quot; dediğimiz 
o küçük yalan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c99c43-49c7-47c9-9f65-78dfdc47d34c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki araştırmalar 2. Uluslararası Temel Eğitim Kongresinde (UTEK2019) sözlü bildiri olarak sunulmuş olan araştırmalardan üretilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86f13a10-953e-4e1f-b9f9-1a15f6fb502f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Döngüsü Ve Beslenme</image:title>
            <image:caption>Yaşam döngüsünün herhangi bir döneminde yetersiz ve dengesiz beslenmeden dolayı ortaya çıkabilecek sağlık problemleri ilerleyen yaşlarda sağlık durumunu, bireylerin üretkenliğini, verimliliğini, yaşam kalitesini etkilediği kadar sağlık harcamaları ve insan gücü kullanımını da yakından etkilemektedir. Toplumların ekonomik ve sosyal yönden gelişmesi fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak sağlıklı bireylere sahip olunması ile mümkündür ve bu nedenle de her yaş döneminde yani yaşam döngüsü boyunca yeterli ve dengeli beslenme oldukça önemli olup, özellikle de büyüme, gelişme ve yaşlanma gibi yaşamın belirli dönemlerinde çok daha da önemli bir hale gelmektedir.
Büyüme, gelişme, sağlıklı ve verimli olarak uzun süre yaşamak için gerekli olan enerji ve besin ögelerinden her birini yeterli miktarda sağlayacak olan besinleri besin ögesi değeri kaybı olmadan, sağlığı olumsuz yönde etkileyecek hale gelmeden en ekonomik şekilde vücuda almak ve vücutta kullanmak olarak tanımlanan beslenme, üreme ve gebelikte, laktasyonda, bebeklikte, fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişim ile büyüme hızının çok yüksek olduğu çocuklukta ve adölesan dönemlerinde, yetişkinlikte ve yaşlılıkta büyük önem taşımaktadır. &quot;Yaşam Döngüsü ve Beslenme” kitabının amacı, üreme sağlığı ve gebelik döneminden başlayarak yaşlılık dönemine kadar uzanan süreçte beslenmenin önemini, büyüme ve gelişmenin değerlendirilmesini vurgulamak, beslenme sorunları ile ilgili önemli bilgiler vermek, bu sorunlara yönelik önerilerde bulunmaktır.
&quot;Yaşam Döngüsü ve Beslenme” kitabı beslenme uzmanı, diyetisyen ve çocuk gelişimi ünvanlarına sahip akademisyenler ve kamu çalışanları ile Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Anabilim dalında öğrenim gören lisansüstü öğrenciler tarafından yazılmış olup, kitap 10 bölümden oluşmaktadır.
Büyük bir emek ve özveriyle hazırlanan &quot;Yaşam Döngüsü ve Beslenme” kitabının toplulumuza faydalı olacağını umut ederek, kitabın yazılmasına katkı veren tüm yazarlara teşekkürü bir borç bilirim.
Editör: Prof. Dr. Didem Önay Derin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de7c30e4-222c-4710-9e44-d2df813db65e.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeye İnat</image:title>
            <image:caption>“Aşkbahar mevsimini bilir misin?” diye sordu karşıdaki adama Yağız. Çantasına eğildi. Yan fermuarını açtığı çantasından iki nehir taşı çıkardı. Elinde tuttuğu taşlara bakarak gülümsedi. Altında hüzün dolu bir gülümsemeydi bu. “Aşkbahar” dedi Yağız. “Kışın üşümediğin, yaz sıcağında bunalmadığın, hava şartlarının sadece iki kişiye bağlı olduğu; yağdırdığın yağmurda ıslanıp yine yağdırdığın kara sırtını vererek kendini ona bıraktığın mevsimdir. Sadece aynı duyguyu taşıyan iki kişiye aittir bu mevsim. Dört mevsime inat, kısacası HER ŞEYE İNAT aşkbahar.” 
Sürpriz sonla biten bu romanda, kahramanımız Yağız’ın, henüz çocukken buğusuna resim çizdiği macunlu ahşap pencerede başlayıp HER ŞEYE İNAT hâlâ devam eden hayat mücadelesine ve Çınarcık’tan, Berlin’e; Berlin’den Küba’ya uzanan aşk, aile ve yalnızlık hikâyesine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/147d4eb4-6367-4c82-bd10-b096ce4b424c.jpg</image:loc>
            <image:title>Grupla Psikolojik Danışma</image:title>
            <image:caption>Grupla Psikolojik Danışmanlık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a1222a2-1393-4bcf-8798-5fbb740f430e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Birader Gözetiminde Teknolojik Yenidünya Düzeni</image:title>
            <image:caption>Küresel teslimiyet için coğrafyalardan önce beyinlerin işgali şarttı, çünkü bir atasözü “Göz olanı, beyin olacağı görür” diyordu. İnsanlığı, sanal, dijital ve algoritmik egemenlik ile sınırlandırılmış bir dünyada, büyük biraderin hapishanesinde mahkûm ederek halifelikten âdeta bir süs bitkisine ya da yılkı atına indirgeyeceklerdi. Yaratılış için kurdukları tuzaklar ile dünyada hiçbir ihlaslı kulunu bırakmadıklarında yüce Mevla’yı akılları sıra yenilgiye uğratarak kendilerini yeni dünya’nın Tanrı insanı yani “HomoDeus“ olarak ilan edeceklerdi. 
Genelde teknoloji özelinde internet, insanlığı özgürleştirirken köle yapmakla görevlendirilmişti. Özgürleştirirken kölesi yaparak özgürlüğümüzü yok edenlerin bizlere özgürlük vaadinde bulunması, George Orwell için “Çiftdüşün”, Hegel için “tez, antitez ve sentez” olabilirdi. Bu kitaptaki kaynaklarda aynı konuyla ilgili olarak sunulan önemli ve gizli deliller ise insanlık adına ortaya çıkarılması gereken çok büyük bir yalanın varlığına işaret etmekteydi. Aşağıdaki soruların cevaplarıyla birlikte her bölümünde gerçeklere konulan ambargoları kaldırarak çok büyük bu yalanı ortaya çıkaran, ilginç olduğu kadar ibretlik bu öyküyü okumak için sadece büyük biraderin değil, herkesin gözü bu kitabın üzerinde! 
Antik çağda uzaylılar kolonize etmek için dünyayı ziyaret ettiler mi? 
Sümer tabletlerinde adı geçen “Anunnaki”lerin dünyayı ziyaret amacı neydi? 
Uzaylılar, altın madenlerinde köle olarak çalıştırmak için kimleri seçmişti? 
Yüksek teknoloji transfer antlaşması için hangi devlet, ilk uzaylı elçisini kabul edecekti? 
Üst-insana hizmetçilik yapması planlanan alt-köle sınıfı kimler arasından seçeceklerdi? 
Washington DC, Londra ve Vatikan gibi şehir devletlerini niçin kurmuşlardı? 
Tek Dünya Devleti’ne katılma daveti, SSCB dışında hangi devletlere de yapılmıştı? 
Zürriyetlerini kökünden kurutmayı hedefledikleri şansız kullar kimlerdi? 
Dünya nüfusunu azaltmak için verilen direktifleri gösteren taş anıtı kimler diktirmişti? 
Gizli hükümetin ve “Majeste 12” denilen yapılanmanın kuruluş amacı neydi? 
“Çin modeli devlet kapitalizmi”nin bugünlerde model olarak benimsenme sebebi neydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b225e76a-5395-4159-8e71-7a00cddfef83.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek Etkinliklerle Eğitimde Kodlama</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknolojideki gelişmelerin oldukça hızlı bir şekilde artması ve bu gelişmeler sonucu ortaya çıkan ürünlerin hızla yaygınlaşması, 21. yüzyılda yaşamın neredeyse her alanını etkileyerek değiştirmektedir. Bu değişimler eğitsel süreçlere de yansımaktadır. Hızla değişen ve gelişen çağa uyum sağlayan ve 21. yüzyıl becerilerine sahip bireylerin yetiştirilmesi için Dünya genelinde öğretim programları revize edilmektedir. Söz konusu programlar kapsamında kodlama eğitimine yönelik derslerin de yerini almaya başladığı görülmektedir. Algoritmik düşünme becerilerine sahip üretken bireyleri barındıran toplumların oluşumu noktasında kodlama uygulamaları etkili bir faktör olarak rol aldığı için bu alana verilen önem her geçen gün artmaktadır. Kodlamanın STEM alanları üzerindeki etkisi de dikkate alındığında sürekli olarak artan bir ilgiye maruz kalması kaçınılmaz olmaktadır.
Bu eser, kodlama alanında almış olduğum eğitimler, yürüttüğüm bilimsel araştırmalar ve dersler sonucu edindiğim deneyimlerin bir ürünüdür. Uzmanlık alanım olan fen eğitiminde laboratuvar ve uygulamalar sürecin vazgeçilmez bileşenleridir. Nitekim Arduino uygulamalarının temelinde elektrik devreleri yer almaktadır. Fen bilimleri öğretim programı incelendiğinde, 3. sınıf kazanımları kapsamında &quot;Elektrikli Araçlar” ünitesiyle elektrik konularına giriş yapıldığı ve 4. sınıf düzeyinden itibaren ise &quot;Basit Elektrik Devreleri” adlı ünite ile devre elemanları ve basit elektrik devresi kurulumuna yönelik kazanımların öğretim programında yerini aldığı görülmektedir. Bu bağlamda, eser içerisinde yer alan örneklerde sanal laboratuvar ortamı sağlayan programlama dili aracılığıyla elektrik konuları ile ilgili örnekler sunulmaktadır. Bu örnekler hem kodlama eğitimi hem de fen eğitimine yönelik öğrenme süreçlerini desteklemek amacıyla kullanılabilir.
Bu eser, kodlama alanında araştırma yapmak isteyen akademisyenlere, öğretmenlere, öğretmen adaylarına ve kodlama uygulamalarına yeni başlayacak olan tüm kademelerdeki öğrencilere hitap etmektedir. Uygulama örnekleri ile açıklamaların sunulduğu bu eser, algoritma ve kodlama uygulamalarına giriş yapmak ve kendini bu alanda geliştirmek isteyen okurlar için kılavuz niteliği taşıyan bilimsel bir kitaptır.
Bu eserin oluşum sürecinde manevi destekleri ve değerli görüşleri ile yanımda olan çok kıymetli arkadaşlarım Doç. Dr. Seher Çetinkaya ve Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Çetinkaya’ya, her zaman yanımda olan anneme ve babama, son olarak eserin tasarım ve basım süreçlerinde emek harcayan başta Özgür Doğan olmak üzere tüm Eğiten Kitap Yayıncılık çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimi sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/813f97b1-44b6-42e2-8a17-c8077943b1a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Assassin’s Creed- Geçmişin Yansımaları</image:title>
            <image:caption>ASSASSIN’S CREED SERİSİNİN EN SEVİLEN KARAKTERLERİ, DAHA ÖNCE HİÇ ANLATILMAMIŞ HİKÂYELERİYLE BU CİLTTE.
 
Otso Berg bir ikilemle karşı karşıyadır ve bu ikilemi sadece geçmiş çözebilir.
 
Suikastçı Kardeşliği’nin en cesur ve en zeki karakterlerinden bazılarının geçmişini takip etmek için Animus teknolojisini kullanan Usta Tapınakçı, rakiplerine karşı mevcut dengeyi kendi lehine değiştirmeyi umar. Bunun için düşmanından dersler almaktan, düşmanın kendisi olmaktan daha iyi bir yol var mı?
 
Ian Edginton ve Valeria Favoccia’dan benzeri olmayan bir Assassin’s Creed çizgi romanı. Ezio Auditore, Altaïr Ibn-La’Ahad, Edward Kenway ve Ratonhnhaké:ton dahil olmak üzere serinin en unutulmaz Suikastçılarından bazılarının daha önce hiç anlatılmamış maceralarını içeren bu cilt, tüm Assassin’s Creed hayranlarının ilgisini çekecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6335a9b1-1432-46f4-9f86-a69bb5124ab3.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenme ve Öğretme Sürecinde Ödev</image:title>
            <image:caption>Dünyada geçtiğimiz yüzyılın ortalarına kadar geleneksel biçimde devam eden eğitim anlayışı bilginin tekrarı ve ezberlenmesi şeklinde uygulanmaktaydı. Ancak bilimsel gelişmeler, ülkelerin birbiri ile güç mücadelesi eğitimin geleneksel yapısının değişimine yol açmıştır. Artık eğitim-öğretim sadece okullarda yapılan etkinlikler olmaktan çıkmış okul dışında hatta teknolojinin imkân vermesiyle uzaktan yapılır hale gelmiştir. Ülkeler bu değişimin farkında olarak eğitim sistemlerinde birtakım değişiklikler yapmaktadır.
Özellikle son yüzyılda eğitim kamuoyunu meşgul eden konulardan birisi de ev ödevleridir. Okul, öğretmen, aile ve öğrenciyi karşı karşıya getiren ev ödevlerinin gerekliliği, miktarı süresi, faydaları, zararları, olumlu ve olumsuz yönleriyle ilgili tartışmalar dünyanın birçok ülkesinde halen devam etmektedir. Öğretmenler tarafından işlenen bir konunun tekrar edilmesi, pekiştirilmesi, geliştirilmesi gibi amaçlarının yanında işlenecek bir konuya hazırlık amacıyla öğrencilere verilen çalışmalar, ev ödevidir. Ev ödevleri, öğrenci düzeyi, öğrenme stilleri, ödevin süresi ve miktarı, amacı vb. unsurlar dikkate alınarak verildiğinde öğrencilerin öğrenmelerini desteklediği yapılan birçok çalışmada ortaya konulmuştur. Ödevlerle ilgili yapılan araştırmalarda, ödevlerin bazı olumsuz etkilerinin yanında öğrenme-öğretmede başarıyı artırma, öğrencilerde sorumluk alma, bağımsız iş yapabilme, akıl yürütme, okul aile işbirliğini artırma, teknolojik araçları etkin kullanabilme, kendine güvenme, analitik ve yaratıcı düşünme gibi katkısı olduğu belirlenmiştir.
Bu kitap ile ödevle ilgili teorik çerçeve sunmanın yanında ödevin farklı boyutlarına yönelik kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır. Ödevin akademik kullanımı, ödevlerin değerlendirilmesi, ödevde geri bildirim, ödev ve teknoloji ilişkisi, öğretim stratejileri ve düşünme becerilerinin ödevle ilişkisi, ailenin ödev sürecine katılım gibi konularda hem teorik bilgi hem de uygulama örnekleri sunulmaktadır.
Kitabın bölüm yazarlarının tamamına yakını uzun yıllar eğitim etkinliklerinin içinde bulunmanın tecrübesiyle bilgi ve birikimlerini bu çalışmaya aktarmışlardır. Dolayısıyla bu kitap alana akademik katkısının yanında öğretmenlere ve ailelere uygulama örnekleri ve önerileri sunmaktadır. 
Eksik ve hatalarıyla ortaya konulan bu çalışma, yazarların uzun yıllara dayanan mesleki bilgi ve birikimine dayalıdır. Kitabın ortaya çıkmasında emeği olan bölüm yazarlarımıza değerli katkılarından dolayı içten teşekkürlerimizi sunarız.
Sevgi ve saygılarımızla…
Dr. Öğr. Üyesi Celalettin Çelebi
Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Arslantaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f4e7e9d-c430-425f-88b2-1bbaf89d5044.jpg</image:loc>
            <image:title>Fen Eğitiminde Yeni Bir Yaklaşım: Disiplinler Arası Enerji Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Fen eğitiminin amacı bütün bireylerin fen okuryazarı olarak yetişmesini sağlamaktır. Fen okuryazarı bireyler ise, araştıran-sorgulayan, problem çözebilen, etkili kararlar verebilen, fen bilimlerine ilişkin bilgi, beceri, olumlu tutum, algı ve değere, fen bilimlerinin teknoloji-toplum-çevre ile olan ilişkisine yönelik anlayışa ve psiko-motor becerilerine sahiptir. Öğrencilerin fen okuryazar bireyler olarak yetişmelerinde, fenle ilgili temel kavram ve ilkelerin yaşantısal hale dönüştürülmesinde ve günlük yaşam deneyimleri kazanılmasında fen kavramları önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle temel fen kavramlarının ilkokuldan başlayarak ve ortaöğretimde olmak üzere öğretmen eğitimi boyunca tam ve doğru öğrenilmesi son derece önemlidir. Çünkü bu kavramlar ilişkili olduğu diğer kavramların ve daha ileri seviyelerdeki fen kavramlarının öğrenilmesine de temel oluşturmaktadır. Özellikle fende temel kavramlardan biri olan ve diğer kavramlar arasında birleştirici özelliğe sahip olan enerji kavramının anlaşılması fen okuryazarlığının önemli bir taşıdır.
Bu kitap ise enerji kavramını ayrıntılı bir şekilde disiplinler arası bir yaklaşımla ele almakta ve nasıl bir enerji eğitiminin fen öğretim programları ile ilişkilendirilmesi gerektiği üzerine bilgiler vermektedir. Ayrıca kitap enerji eğitim programlarının olması gereken özellikleri, program geliştirme süreçleri ve K-12 enerji eğitim programı hakkında bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra enerji eğitiminde öğretmenlere yönelik mesleki gelişim ve geliştirme üzerine örnek bir model sunmaktadır.
Son olarak ise kitapta enerji kavramının disiplinler arası gelişimsel öğretimi için fen bilimleri öğretim programında yer alan kazanımlara uygun fen etkinlikleri yer almaktadır. Bu bağlamda bu kitabın enerji eğitimi konusunda fen bilimleri öğretmenlerine, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile akademisyenlere yardımcı olacağı düşünülmektedir. Kitap ilgili okurlar tarafından kendi derslerinde laboratuvar ortamında kullanabileceği gibi lisansüstü derslerde temel kaynak olarak da kullanılabilir.
Dr. Gökhan GÜVEN
Muğla, 2019</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ea5261f-e38e-4a8e-9df2-16cb1c0dbd50.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Fen Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Fen eğitimi alanındaki güncel gelişmeler ışığında temel bilim eğitimini kapsamaktadır. Temel bilim eğitiminde, temel bilimler hakkında öğretmen adaylarının bilgilendirilmesi, fen eğitimi ve hatta spesifik olarak okul öncesi dönemde fen eğitimiyle ilişkilendirmesi amaçlanmaktadır. Güncel gelişmelerde ise uluslararası çalışmaların ele alınarak geniş bir perspektif sunulması planlanmaktadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde kitabın iki kısımdan oluşan bir kaynak kitap olduğu söylenebilir. Kitabımız 16 farklı bölümden oluşmaktadır. İlk sekiz bölümde erken çocukluk dönemindeki çocukların temel bilimlerle ilişkili sordukları sorular ve yetişkinlerin (özellikle öğretmenlerin) bu sorulara verdikleri cevaplarda kavram yanılgısı oluşturmamaları için gerekli temel bilgiler yer almaktadır.
Diğer sekiz bölüm ise daha çok erken çocukluk dönemindeki fen eğitimi yöntemleri ve fen eğitimi planlanırken gözönünde bulundurulması gerekenleri kapsamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7fd2686-15f8-49c7-aaeb-dc19ebaaed7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Taklit Öğretiminde Aile Eğitim Programı El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklar pek çok alanda sınırlılık yaşamaktadırlar. OSB olan çocuklar dil ve iletişim, duyguları anlama veya ifade etme, sosyal etkileşim veya akranlarıyla oyun oynama gibi çeşitli becerilerde sınırlılık yaşamaktadırlar. Bu sınırlılıklarının nedenleri arasında erken yaş dönemlerinden başlayarak ortaya çıkması beklenen taklit becerilerindeki yetersizlikleri yer almaktadır. Taklit becerilerinin kazandırılabilmesi için OSB olan çocukların yoğun bir özel eğitim desteğine gereksinimleri bulunmaktadır.
OSB olan çocuklar için gereken özel eğitim desteğini özel eğitim öğretmenlerinin ve konu uzmanlarının sağlamasının yanı sıra, onlarla her zaman bir arada bulunan, onları en iyi tanıyan anne babalarının eğitim desteği vermesi onların gelişimine olumlu katkılar sağlamaktadır. Aileleri öğretici olarak gören yaklaşımlar temel alınarak çeşitli aile eğitim programları hazırlanmakta ve uygulanmaktadır. Teknolojinin hayatımızın içinde önceki yıllara oranla çok daha fazla yer alması göz önüne alınarak hazırlanan aile eğitim programı çevrimiçi olarak ailelerin hizmetine sunulmuştur. Çevrimiçi Aile Eğitim Programı El Kitabında OSB’li çocuğa sahip ailelerin çocuklarına taklit becerilerini öğretebilmeleri hedeflenmiştir. Programda taklit becerilerinin öğretiminde uzun yıllardır kullanılan Uygulamalı Davranış Analizi (Applied Behavior Analysis-ABA Terapi) ilkelerine dayalı bir uygulama olan &quot;Ayrık Denemelerle Öğretim- ADÖ” yöntemi temel alınmıştır.
Çevrimiçi Aile Eğitim Programı El Kitabı, dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, Otizm Spektrum Bozukluğu hakkında genel bilgiler verilmiş ve ebeveynlere çocuklarında bulunan otizme özgü özellikleri veya otizm nedeniyle bireysel farklılıklarını anlamalarına yardımcı olmak hedeflenmiştir. İkinci bölümde, iletişim ve sosyal beceriler gibi becerilerin temelini oluşturan taklit becerileri ve bu becerilerin OSB olan çocuklara öğretimine ilişkin bilgi vermek amaçlanmıştır. Kitabın üçüncü bölümünde, ADÖ yöntemini uygulayabilmek için bilinmesi gerekli olan temel kavramlar hakkında bilgi aktarılmıştır. Son bölümde ise ebeveynlerin ev ortamlarında, ADÖ yöntemini uygulayabilmeleri için yapmaları gereken hazırlıklar, öğretim süreci ve kayıt tutma hakkında bilgi sunulmuştur. Her bir bölüm sonunda, bölümde aktarılan bilgilere yönelik olarak uygulama yapabilmeleri için ev ödevleri verilmiştir. Bunun yanı sıra, her bölüme ilişkin bilgi düzeylerini ölçebilmeleri için bölüm sonu değerlendirme testlerine yer verilmiştir. Ebeveynlerin her bir bölümü bitirdikten sonra ev ödevlerini ve değerlendirme testlerini tamamlamaları istenmiştir.
Bu kitapta yer alan çevrimiçi hazırlanan aile eğitim programının uygulanması, yüz yüze eğitime olanak sağlayan Skype programı aracılığıyla yürütülmüş, el kitabında yer alan ADÖ uygulama basamaklarını ebeveynlerin doğru bir şekilde yapabilmeleri için koçluk hizmeti sunulmuştur. Koçluk uygulamasında, ebeveynin çocuğuna yaptığı öğretim oturumu Skype yoluyla gözlenmiş ve arkasından geri bildirim sağlanmıştır. Bu uygulama ve uygulamanın ebeveynler üzerindeki etkililiği konusunda ayrıntılı bilgi edinebilmek için birinci yazarın doktora tezine &quot;https://tez. yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/” adresinden ulaşılması önerilmektedir. Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklara Taklit Öğretiminde Çevrimiçi Sunulan Aile Eğitim Programı El Kitabı’nın ebeveynlere ve ailelerle çalışan uzmanlara yol gösterici olması dileklerimizle.
Dr. Öğr. Üyesi Mine Kizir
Prof. Dr. İlknur Çifci Tekinarslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a5d7003-fa24-4f91-9cdc-33c9619f691c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemanda Vibrato ve Öğretim Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Kemanda Vibrato ve Öğretim Yöntemleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b6481d-1443-487d-8239-d71b957ac177.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüklere Öğütler Küçüklere Öyküler</image:title>
            <image:caption>İnsanın hayatında önemli dönüm noktaları vardır. Öğretmenlik yaşamımın başlangıcı benim için yıllar yılı hayalini kurduğum bir özlemime kavuştuğum bir dönem oldu. Doğrusu hep hayal olarak kalacağını zannettiğim üstün yetenekli çocuklarla çalışmak benim için bir yaşantı halini aldı. 
Üstün yetenekli çocuklarla çalışmak önemli bir tutku. Bu zor uğraşıda hayatının önemli anılarını benimle paylaşan çocuklarıma çok teşekkür ederim. Her birisi benim için ayrı değerli. Bu kitapta anlatılan olayların tamamı öğretmenlik yaptığım yıllarda yaşamış olduğum anıları içermektedir. Yaşantılar gerçek ve yaşanılmış, kullanılan kişi isimleri ise tamamen hayalidir. Üstün yetenekli çocukların eğitiminde bir döneme ışık tutma gayretiyle hazırlanmış olan bu kitap üstün yetenekli çocuklarla çalışan öğretmenlere, üstün yetenekli çocuk ebeveynlerine, alanda çalışan herkese katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Üstün yetenekli çocuklar konusunun tekrar gündemimize yoğun bir şekilde girdiği günümüzde yaşantılar yoluyla üstün çocuklar konusunda beraber bir yolculuğa çıkacağımız bu öykü kitabında yazarı kah sevinirken, kah üzülürken, kah gurur duyarken bulacaksınız. 
Bu kitabımı da üstün yetenekli çocukların eğitimi konusunda yüzyıllardır çalışan, bu işin gönüllüsü olan herkese ithaf etmek istiyorum. Kitabı yazma sürecimde teknik bilgisiyle her an yanımda olan mesleğe başladığımızda üstün çocuklar konusunu beraber tahlil ettiğimiz çok değerli hayat arkadaşım Esra Karabulut’a bu uzun ve zorlu yolculukta her daim yanımda olduğu için minnetlerimi sunuyorum, Çok değerli hocam
Prof. Dr. Esra Ömeroğlu’nun bu kitabın önsözünü yazmış olması benim için ayrı bir övünç ve şeref kaynağıdır.
Büyük bir titizlik ile kitabı yayına hazırlayan Eğiten Kitabevi’ne Genel Yayın Yönetmeni Sn. Özgür Doğan’ın şahsında teşekkür ederim.
Büyüklere Öğütler Küçüklere Öyküler &quot;Üstün Yetenekli Çocuk Öyküleri-Edison Kulübü” kitabının hayırlı olmasını diler, bütün okurlarımıza saygılarımı sunarım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe8451f-db90-400d-a92f-5a41b3b3b207.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı ve Kurt (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ayı ve kurt, karlı bir gece vakti ormanın derinliklerinde karşılaştılar. 
Birlikte, pırıl pırıl beyazlığın içinde bir yolculuğa çıktılar. Nefes kesen doğanın mucizelerine tanıklık ettiler. 
 
Arkadaşlık kavramına dikkat çeken Ayı ve Kurt, çocukları doğanın uyanışına ve baharın gelişine tanık ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/895068d4-4b5e-449d-8171-67a5018b21f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Eğitiminde Bir Çınar: Cahit Kavcar</image:title>
            <image:caption>Olanaksızlıklar içinde, bir köyde yetişen inançlı bir çocuğun, Aydın Ortaklar Öğretmen Okulunu kazanarak oradan profesörlüğe uzanan öyküsü; yalnızca öğretmenlik mesleğine gönül verenlerce değil işini aşkla yapan herkesin ilgisini çekecektir.
Bu kitapta ilmek ilmek işlenmiş onurlu bir yaşam bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cc8d033-447f-4e36-b04d-7952df44e791.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölün Sırrı</image:title>
            <image:caption>Brandenburg’da bir göl kıyısında genç bir mimar hayallerinin evini inşa eder. Ne var ki ev bireysel felaketler, siyasal çalkantılar ve ideolojik dönüşümlerle gölgelenen şiddet dolu, karanlık bir tarihe sahne olur: Yahudi komşular birer birer ortadan kaybolurken elden çıkarılır, ardından Kızıl Ordu el koyar, genç bir adam özgür Batı’ya yüzerek buradan kaçar. 
 
Jenny Erpenbeck, Gölün Sırrı’nda savaşın trajedisinden toplama kamplarının dehşetine, dikta rejimlerinin yol açtığı sürgünlere uzanan 20. yüzyıl tarihini bir ev kurgusu üzerinden öykülüyor. Tarihin hayaletlerini bıraktığı ve vatan, toprak, aidiyet gibi kurucu kavramların musallat olduğu bir ev bu: Sakinleri için yuva olmaktan çıkan, zorla alınan, terk edilmeye mahkûm bir ev. Bir 20. yüzyıl inşası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75e0e417-e58c-403a-8308-48495c41da3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vhartlox Cadı Akademisi Serisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>-       İçindekiler; 
 
-       Hekate’nin Kızları(Ciltli) 
-       Deniz Kızı Ağladığında(Ciltli) 
-       3 Adet Çizim Kartı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d9e364-cfa3-499e-a637-702f53171370.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Bilimine Giriş</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)
 
Eğitim sistemi bir ülkenin en önemli kurumsal yapısıdır. Eğer eğitim sistemine gereken önem verilirse o ülkeden nitelikli öğretmenler, nitelikli doktorlar, nitelikli avukatlar, kısacası nitelikli insanlar yetişir. Nitelikli yetişen insan top¬lulukları ise ülkelerinin kalkınmasında ve mutluluğunda büyük öneme sahiptirler. Ayrıca nitelikli eğitim görmüş bireylerin fazla olduğu toplumların daha fazla evrensel değerleri benimsemiş olmaları beklenir. İnsanca yaşanılır bir dünya, paylaşımcı bir dünya, savaşsız bir dünya, üretken bir dünya yaratabilmek bu evrensel değerlere sahip bireyler yetiştirebilen eğitim sistemleriyle mümkün olabilir ancak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92915307-9ede-458c-af40-d3b2d5c9367c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Bilim</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın amaçlarından bir tanesi ebeveynlere evde yapabilecekleri bilimsel etkinlikleri gösterirken ayrıca “Erken çocuklukta bilim nedir?” sorusuna da cevap bulacakları yanıtlar sunmaktır. Bu doğrultuda kitapta yer alan bölümler hem ulusal hem de uluslararası literatürden yararlanılarak görsel ögelerle zenginleştirilmiş ve bilim kavramı detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bununla birlikte günlük hayatımızda çoğu kez karşılaştığımız, yaptığımız ama farkında olmadığımız pek çok etkinliğin de (çocuklarla birlikte kurabiye yapma, farklı renklerde taşları toplama, balkonda çiçek yetiştirme, hayvanat bahçelerini ziyaret etme vb.) çocukların gelişimine katkı sunabilecek birer bilim etkinliği olabileceği üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75341321-502e-4eda-9db1-8129c3a2472e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat Döneminde Van</image:title>
            <image:caption>Tanzimat Döneminde Van</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2afb0e01-3dca-41b0-a082-6512a279e727.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Sanat Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Araştırmalar çocukların zihinsel beceri ve davranışlarının beyin gelişimi ile ilgisi olduğunu göstermektedir. Yaratıcılığı, sanatı, duyguları, düşünceleri, belleği ve öğrenmeyi yönlendiren temel organ beyindir. Doğumla birlikte bebeğin beyninde 100 milyar nöron bulunmaktadır. Erken çocukluk yılları beyindeki nöron bağlantılarının gelişimi için kritik yıllardır. Beynin esnekliğinin, yani gelişim kapasitesinin en yüksek olduğu ilk yıllar, kullanıma bağlı olarak iyi veya kötü sonuçlar meydana getirebilir. Beyin gelişimi erken çocukluk döneminde yaşanan olumlu deneyimler sayesinde artmakta ya da tam tersi olumsuz deneyimlerle azalabilmektedir. Beyin, sağ ve sol olmak üzere iki ayrı yarıküreden oluşmaktadır. Sol beyin daha çok bilişsel işlerde, algılama, düşünme, düşündüklerini ifade edebilme, anlama, matematiksel yetenekler, mantıklı olma, konuşma becerileri ile ilgili olduğu belirlenmiştir.

Sağ beynin ise daha çok yaratıcılık, sanat, duygulanma, duyguları dışa yansıtma, yüzleri tanıma, sözel olmayan iletişimi izleyebilme yetileri ve yaratıcı, sezgisel, sanatsal yeteneklerle ilgili olduğu anlaşılmıştır. Erken çocukluk döneminde yaratıcılık ve sanat çalışmaları ile ilgili deneyimlerin çocukların beyin gelişimine katkıda bulunduğunu söylemek mümkündür. Erken çocukluk döneminde çocuklara zengin yarıcı çevre sağlayabilirse, çocuklar gizli güçlerini ortaya koyma fırsatı bulabilirler. Yaratıcılığın geliştirilmesinde sanat eğitimi programlarının önemli bir yeri bulunmaktadır. Erken çocukluk dönemimde planlanan sanat programları; çocukların yaşantılarına dayalı olmalı, uygulama yapmalarına olanak vermeli, sanat malzemelerinin kullanımını sağlamalı ve çocuğun estetik duyarlığını geliştirebilmelidir. Bu özellikler birbiri ile bağlantılı olmasına rağmen zaman zaman ağırlık birine ya da birkaçına verilebilir. Çocuklar sanatsal çalışmalar yapmaya her zaman hazırdır. Resim, müzik, tiyatro, drama, dans gibi sanat dalları çocuğun yaşantısında oyun olarak kendisini göstermektedir. Sanat, oyunun bir parçası ya da kendisi olarak çocuğun yaşamında hep önemli bir yere sahiptir.
Özgün şekilde hazırlanmış bilimsel olan bu kitapta; erken çocukluk döneminde sanat eğitimi, yaratıcılık, müzik eğitimi, çocuk ve resimleri konuları ele alınmıştır. Ayrıca erken çocukluk döneminde özel eğitime gereksinim duyan çocuklarla yapılabilecek sanat çalışmaları anlatılmıştır.

Erken çocuk döneminde sanat eğitimi bölümünde; çocuğun resim gelişim aşamaları ve üç boyutlu çalışmalar üzerinde durulmuştur. Erken çocukluk döneminde yaratıcılık bölümünde; yaratıcılık, yaratıcılık kuramları, yaratıcı düşünme süreçleri, yaratıcılığı ölçmede kullan araçlar ve yaratıcılığı ön plana alan bazı yaklaşımlar ele alınarak okul öncesi eğitim programında yer alan tüm etkinliklerle bütünleştirilmiş yaratıcılığı destekleyebilecek etkinlikler geliştirilmiştir. Erken çocukluk döneminde müzik eğitimi bölümünde; çocukların müziksel gelişim aşamaları, erken çocukluk döneminde kullanılan müzik öğretim yöntemleri ve bunlar için geliştirilmiş etkinlikler sunulmuştur. Çocuk ve resimleri bölümünde çocuk çizimlerinin önemi, gelişimi, çizim kuramları ve çocukların resimlerini anlamak konuları incelenmiştir. Erken çocukluk döneminde özel gereksinimli çocukla sanat çalışmaları bölümünde; özel gereksinimli
çocukların özellikleri, eğitimlerinin yanı sıra özel çocuklarla yapılabilecek resim, müzik, hareket, dans ve drama gibi sanat çalışmaları anlatılmıştır.

Erken çocukluk döneminde sanat çalışmaları ile ilgilenen eğitimci, araştırmacılar ve öğrenciler için faydalı olması umudu ile...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf509426-9ff5-4cd2-a0a5-88eff69892b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Dilin bireylerin kendisini ifade etmesine fırsat veren dinamik bir yapı olduğunu söylemek mümkündür. Çağlar boyu insanlar kendini ifade etmenin birçok yolunu aramıştır. Mağaralarda ilk dönemde çizilmiş resimler sayesinde insanların çağlar arasında birbirleri ile iletişim kurmaları mümkün olabildi. Bireyin sahip olabileceği becerilerden en kıymetlisinin dil becerisi olduğunu söylemek mümkündür. Dil sıradan bir beceri gibi görülebilir. Ancak, karmaşık ve ortaya çıkışı etkileyici bir beceridir. Dilin nasıl geliştiği, nasıl yayıldığı, kökenleri hala tartışılan bir gizemdir. Dilin gelişimi, yayılımı, kökeni gibi konular ile ilgili birçok teori bulunmaktadır.   Bu kitapta dil gelişimi ile ilgili sadece teorik bilgiler yer almamaktadır. Dil becerilerinin desteklemesine yönelik uygulamalı bilgiler de bulunmaktadır. Kitaptaki teorik ve uygulamalı bilgilerin öğretmenlere, araştırmacılara, bilim insanlarına ve meraklılarına ışık tutması dileği ile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c4932da-e272-4b5b-9918-e898f7a0bede.jpg</image:loc>
            <image:title>Araştırmacı Öğretmen Eğitimi Modeli (AÖEM)</image:title>
            <image:caption>Önerilen “araştırmacı öğretmen” eğitimi modeli [AÖEM]”nin vizyonu “Sorgulayan ve araştıran toplum için araştırmacı öğretmen” dir. Toplumdaki bireylere bilgi toplumu olmanın bir gereği olarak sorgulayan düşünce yapısı ve sorgulama becerisi, araştırmacı bakış açısı ve araştırma becerisinin yıllarca devam ettiği eğitim kurumları ve eğitim kurumlarındaki öğretmenler aracılığıyla kazandırılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde bireyin hem eğitim kurumlarındaki yıllarının boşa geçmesi hem de bilgi toplumunu gereği olan sorgulama ve araştırma becerisini kazanabilmek için eğitimden etkili bir biçimde yararlanamaması demektir ki bu birey ve toplum için çok büyük kayıptır. Bireyde “sorgulama” ve “araştırma”nın bir beceri haline getirilerek bireyin, dolayısıyla toplumun sürekli sorgulamayı ve araştırmayı gerçekleştirebilmesi ancak “araştırmacı öğretmen”in yetiştirilmesiyle mümkün olabilecektir. Önerilen “araştırmacı öğretmen” eğitimi modeli [AÖEM]”yle bunun gerçekleştirilmesi mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e23f7cbc-8678-46b4-9947-79ad01fddf8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hurma Risalesi</image:title>
            <image:caption>Kemâl Özer Hurma Risâlesi’nde okuru sağlıklı beslenmeye, şifa bulmaya, ‘hurma’ yemeye davet ediyor! 
Mucize meyve ‘hurma’yı A’dan Z’ye tanıtan Özer, hurmanın zengin içeriğinden, İslam dinindeki öneminden, içinde şifa deposu hurma meyvesinin yer aldığı tariflerden, hangi zararlı besinlere alternatif olduğundan ve faydalarından bahsederek, hurmanın çağımızın en büyük problemlerine “Anti-diyabet, Anti-oksidan, Anti-kanser, Anti-mikrobiyal ve Üreme destekleyici” özellikleriyle çare olduğunu bildiriyor! 
“Bu çalışmamızda hurmanın besleyiciliği ve hafızayı güçlendirmesinin yanı sıra iktidarsızlık, kısırlık, kanser, diyabet, ülser, yüksek tansiyon, böbrek rahatsızlıkları gibi hastalıklara etkisi ele alınıyor. Hurma hakkındaki kelime zenginliği, hurma türlerinin isimleri, bebeğin doğar doğmaz hurma ile tahnîk edilmesi, hurma ilkâhı, gebelikle irtibatı gibi hususlar ‘efrâdını câmi, ağyârını mâni’ sayılabilecek bir şekilde dercedilmeye çalışıldı. Bu husus öylesine derya deniz ki, elbette daha fazlası da gerektir.” Kemâl Özer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a237c91d-088b-4b8d-90c9-1be6ae032536.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Dönem Çocukları İçin Çevre Eğitimi Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Çevre eğitimi konusu, ne yazık ki çevre kirliliği gibi sorunların artışı ile birlikte gittikçe daha çok önem taşımaktadır. Bu kitabın ilk baskısı yayınlandığında, kitabın yazarları olarak çevre eğitimine ve öğretmenlik mesleğine gönül vermiş uzmanlar olarak ilk ortak çalışmalarımızı gerçekleştiriyorduk. Zaman geçtikçe projeler, kitaplar, kitap bölümleri, makaleler şeklinde okul öncesi dönemde çevre eğitimi konulu birçok çalışmaya imza attık, başarılı iş birlikleri gerçekleştirmiş olduk. Çalışmalarımız devam ederken &quot;Okul Öncesi Dönem Çocukları İçin Çevre Etkinlikleri” isimli kitabımızın ikinci baskısını yapma ve yeni baskıyı da genişletme şansına sahip olduk. Bu baskıda, STEM yaklaşımı doğrultusunda bir etkinlik planı hazırlanmıştır. Bu vesileyle, öğretmen adaylarının, öğretmenlerin ve uzmanların dikkatlerini STEM konusuna çekme konusunda güzel bir fırsat sağlamış olduğumuzu düşünüyoruz.
Ayrıca genişletilmiş yeni baskının Eğiten Kitap’tan çıkacak olması bizi memnun eden bir diğer güzel gelişme… Bu anlamda, Eğiten Kitap’tan Özgür Doğan’a çok teşekkür ederiz. Kitabın çevre eğitimi konusundaki yeni çalışmalara vesile olmasını, çocuklarımıza önemli fırsatlar sunmasını diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa5fd7cc-d809-4039-9432-880b1ca78b71.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Dünya artık bir yok oluşa gidiyor. Birçok ülkede düzenlenen bilimsel toplantılar, imzalanan anlaşmalar, kamu spotları, bu konuda akademik düzeyde yapılan girişimler ve yapılan birçok şey boşuna yapılmıyor. Dünyayı berbat ettiğimizin resmi değil mi aslında? Küreselleşme aslında çevresel so¬runları da küreselleştirerek; dünyanın, tüm insanların ortak bir evi olduğunu gerçeğini bir kez daha gösterdi bizlere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/853bdb21-a9b6-4e8b-a8b1-8d3bbda648b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyobilimsel Konular</image:title>
            <image:caption>İçinde bulunduğumuz çağın problemlerini çözmek için &quot;bilmek” yetmemektedir. Bildiklerini sorgulayan, araştıran, inceleyen, eleştiren, alternatif çözümler üretebilen bireylere duyulan ihtiyaç her geçen gün daha da artmaktadır. Öyle ki, bu ihtiyaç bilginin pasif alıcıları ile, bilgiyi aktif inşa edenler arasındaki çatışmayı da körüklemektedir.
Bu ihtiyaca binaen oluşturulan Sosyobilimsel Konular kitabı bilim ve teknolojideki gelişmelerin toplum ve çevre üzerindeki etkilerini etik ve ahlaki açılardan ele alarak insancıl bir bakış açısı ile değerlendirilmesini sağlamaya yardımcı olurken, bilgiyi yapılandırma sürecinde aktif bireyler yetiştirmeyi hedeflemektedir. Kitap, sosyobilimsel konular ve fen eğitimindeki önemini açık ve anlaşılır bir şekilde aktarılması hedefiyle bir araya gelen alan uzmanlarının eşsiz katkıları ile oluşturulmuştur. Sosyobilimsel konular bireyleri muhakeme yapmaya zorlayan konulardır, bilim ve teknolojinin toplum hayatına olumlu olumsuz etkilerinin bir arada olduğu herhangi bir konu ile karşılaşan birey, yansıtıcı düşünmek, eleştirel bakış açısına sahip olmak, informal muhakeme yapmak, olayları etik ve ahlaki açıdan ele almak ve en nihayetinde karar vermek durumundadır. Bu nedenle sosyobilimsel konuların muhakeme becerileri ile olan ilişkisi ayrı bir tema altında etraflıca tartışılmıştır.
Öte yandan, sosyobilimsel konuların bilimin doğasını anlama ile ilişkisi; bilim, teknoloji, politika, çevre, sosyoloji, ekonomi gibi alanları kapsayan çok boyutlu yapısı; sürdürülebilirlik, STEM, dünya vatandaşlığı gibi kavramların anlaşılmasına olanak sağlayan, köklü bir içeriğe sahip olması bizleri sosyobilimsel konuların çok boyutlu yapısını ayrı bir tema altında tartışmaya yönlendirmiştir. Öğrencilerimizin, doğası gereği ikilemli olan bu konuları daha iyi anlamaları, medyada kendilerine sunulan şekli ile değil, analiz sentez ve değerlendirme gibi üst düzey becerileri işe koşarak karar vermeleri bizler için kıymetlidir. Bu nedenle kitap oluşturulurken yalnızca teorik çerçeve değil, pratik uygulama örneklerine de yer verilmesi hedeflenmiştir. Sosyobilimsel konular ve argümantasyon, kavram karikatürleri, problem senaryoları, rol oynama, medya, ve dijital duyan tüm paydaşlara faydalı olacak bir eser oluşturulmak istenmiştir. Son olarak sosyobilimsel konuların ulusal ve uluslararası alanyazındaki yeri ve önemi ile ilgili literatür vurgulanarak, bu alanda çalışma yapmak isteyen genç araştırmacılara ışık tutulmak istenmiştir.
Hayalimizdeki bu kitabı oluşturmamıza katkı sağlayan yazar kadromuza, projemizi ilk günden itibaren saygı ve ciddiyetle dinleyen ve bize her adımda yardımcı olan Eğiten Kitap Genel Yayın Koordinatörü Özgür Doğan’a, kitabımıza yazmış olduğu giriş bölümü ile bizleri onurlandıran değerli hocamız Prof. Dr. Dana Zeidler’a teşekkürü bir borç biliriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45afbdbf-71ec-4832-8541-e95241295112.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde İdeal Öğretmen Arayışları</image:title>
            <image:caption>Nurettin Topçu’nun &quot;Maarifi yapan da yıkan da muallimlerdir” sözü eğitimin tamelinde öğretmenin varlığını ve önemini vurgulamaktadır. Maarif de devletin kendisi, toplumun aynasıdır. Güçlü maarife sahip olmayan ulusların çağını yakalaması, çağına yön vermesi ve geleceğe kalması mümkün değildir. Güçlü bir maarifin temelinde de okuyan, araştıran, öğrendiklerini hayatında uygulayan çağın becerileriyle donatılmış ve bilgilerini bir ışık gibi yaymayı vazife edinmiş öğretmenler oluşturur.
Bu öğretmenler ideal öğretmendir. Öğrenmeye açık ve öğretmeye istekli olan; gelişmeleri takip eden ve çağın becerilerine sahip olmak isteyen; düşünen, üreten, sorgulayan, araştıran, eleştiren, eleştiriye açık olan, çok yönlü okuyan ve gerçek manada birey vasfı taşıyan öğrenciler yetiştirmek için çaba gösteren kişilerdir.
Türk milleti geçmişten günümüze kadar hemen her alanda büyük eğitimciler yetiştirmiştir. Bu eğitimciler hem yaşadığı çağa yön vermiş hem de sonraki çağlarda da etkilerini devam ettirmişlerdir. Dünya eğitim tarihinde Sokrates, Aristotales, Erasmus, Saussure; Türk-İslâm eğitim tarihinde ise Farabi, İbni Sina, Gazali, Hoca Ahmet Yesevi, Şeyh Edebalı, Akşemseddin, Yahya Kemal, Nurettin Topçu gibi eğitimciler hem yaşadığı çağı aydınlatmışlar hem de ışıkları günümüze kadar ulaşmıştır.
Alan bilgisi, genel kültür, öğretmenlik meslek bilgisiyle toplumsal hassasiyetlere sahip öğretmenlerin ülke kalkınmasında, aydınlanmasında ve öğrenciler üzerindeki olumlu etkisi dikkate alındığında, ideal öğretmen arayışları millî bir politika olarak yürütülmeli, bu amaç doğrultusunda çalışmalar daha geniş alanlara taşınmalıdır. Ayrıca Türk Milli eğitiminin ilkeleri doğrultusunda görev yapacak öğretmenlerin yetişterilmesinde de bu noktaya önem verilmelidir. İdeal öğretmenler yetiştirmek için gayret edilmeli, ülkenin ve yeni neslin geleceği aydınlatılmalıdır. Bu amaçla düzenlenen II. Türk Eğitim Kongresinde sunulan metinlerin bir araya getirilmesiyle hazırlanan elinizdeki bu kitap iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ideal öğretmen arayışları ile ilgili yazılara ikinci bölümde ise öğretmenlerle ilgili yazılara yer verilmiştir.
Elinizdeki kitabın ideal öğretmen yetiştirme gayretinde olanlara ve bu konuyu dert edininlere faydalı olmasını dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba19beed-8947-41d6-ba13-cc5950e3eb59.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Zaman Kütüphaneleri</image:title>
            <image:caption>Ünlü Sırp yazar Zoran Zivkoviç, 2003 Dünya Fantezi ödüllü mozaik romanı Başka Zaman Kütüphaneleri’nde okurlarını kitaplar ve kütüphaneler üzerine eğlenceli bir maceraya çağırıyor. 
Bir yazar, bir internet kütüphanesinde henüz yazmadığı kitapların da listelendiğini görse ne yapar? Ya da posta kutusunda kendiliğinden beliren dev ciltlerle evine bir Dünya Edebiyatı Kütüphanesi kurmak zorunda kalan biri? Peki ya siz, dünyaya gelmiş bütün insanların biyografilerinin bulunduğu bir kütüphaneye rastlasanız ne yapardınız? Bütün kitapları içinde barındıran tek bir kitabınız olsa veya bir arkadaşınız size yok edilmesi imkânsız, peşinizi de asla bırakmayan bir kitap armağan etse? Sıradışı bir hayal gücünün eseri olan Başka Zaman Kütüphaneleri, postmodern fantezi türünün unutamayacağınız bir örneği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e55601c0-2b5b-4bf1-a262-e7b37e7f651b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Eğitiminde Yeni Yönelimler</image:title>
            <image:caption>Kitapta ele alınan konular incelendiğinde özellikle yaşanılan dijital çağın öğrenme ortamlarına entegrasyonuyla beraber ortaya çıkan teknoloji kökenli yeni başlıkların varlığı göze çarpmaktadır. Bununla birlikte etkili yazılı ve sözlü iletişim, sosyal ve kültürel becerilerin gelişimi, yaratıcılık, yenilenme ve iş bir­liğine dayalı yaklaşım, yöntem, teknik ve etkinliklerin ele alındığı görülmek­tedir.   Bu bağlamda hazırlanan kitap aracılığıyla Türkçe eğitiminde 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesine yönelik yeni bakış açılarının okuyuculara sunula­cağı ve alana katkı sağlanacağı düşünülmektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cde64d01-5f31-4c77-b853-ad25259941fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Döner İnsan Hep</image:title>
            <image:caption>EVE DÖNER İNSAN HEP 
 
“Çünkü ev seni göğsüne bastırır.” 
 
 
“En babasız evlerin, yetim kalmış odalarında çiçekler büyütmüş kadınlar kadar canım yandı o gece. Kaburgalarıma saplanmış en paslı hançerleri söküp, geceye yürüdüm korkusuz. Ellerinin beyazlığını aradım kuytularda, yoktu. Tutacak bir el bulamadığı ilk yerden, eve döner insan hep.” 
 
Ev dediğimiz, ev bildiğimiz o yer neresi? Eğer bu sorunun cevabını, dört duvar bir çatıya ithafen veriyorsanız, en büyük yanılgıdasınız demektir. 
 
Gregor bu kitapta okurlarına, tüm yaşanmışlıklarını kabullenerek kendini sevmeyi öğrenenlerin asıl evinin, insanın göğüs kafesi yani aslı olduğunu anlatıyor ve çok daha içsel bir olgunun anlaşılmasından bahsediyor. Kelimelerin ahengi içerisinde, birini severken insanın, etrafını ve kendini nasıl güzelleştirebileceğine dair detaylara da rastlayacağınız bu kitap size her kelimesiyle sarılıyor ve “Korkma, ben hep varım” diyor. 

Gregor – Ali Bayam 
Uzun süredir sosyal platformlarda insanların anlatamadığı, dile getiremediği hisleri yazıya döken Gregor, artık matbu bir eserim olmalı diyerek yola çıktı. İlk kitabı “Eve Döner İnsan Hep” tüm dile gelmeyen o hisleri muhteva eden bir başucu kitabı olmaya aday. Gregor; sosyal platformlarda yazmakta, araştırmacı editörlük yapmakta ve belirli aralıklarla internet radyoculuğu bağlamındaki yayınlarını sürdürmektedir. Yazarın edebiyat, felsefe, psikoloji ve insan ilişkileri üzerine tek başına yaptığı Podcast serileri de mevcut.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85eb9d0e-f683-4c99-9a0f-480e13bdf57d.jpg</image:loc>
            <image:title>Müsaade Ederseniz Bazı İtirazlarım Olacak</image:title>
            <image:caption>Genel itibariyle büyük düşünürlerin her sözünü doğrudan kabullenme eğilimindeyiz. Parlak aforizmaları hayranlıkla okuyup tasdik ederiz. Derin filozofların, yüzyılların duvarını aşıp gelen sözlerinden şüphe etmek haddimize değildir! 
         Bu kitabımla söz konusu yaklaşımdaki kolaycı ve kabullenici yanımızı sarsmak istedim. &quot;Müsaade Ederseniz Bazı İtirazlarım Olacak&quot; deyip söze girdim. Bazen Einstein&apos;a kafa tuttum. Yeri geldi Dostoyevski&apos;ye itiraz ettim. Hızımı alamadım, Konfüçyüs&apos;e efelendim. Devam edip Zweig&apos;a çattım. Ukalalıkta sınır mı var? İnsan yeterince cahilse bütün sınırları aşabilir. Yanlış anlamayın, espri mahiyetli gevezelikler değil bunlar. Kendince tutarlı olmaya çalışan alternatif fikir denemelerinden ibaret. 
         Dosyayı hazırlama aşamasındayken sadece meşhur filozofları değil, bazı yerli yazarlarımızı da kitabımda misafir etmeye niyetlendim. Güncel okuma serüvenimin kimi eleştirel yansımalarını da dosyama ekledim. 
         Üç türlü okumaya açık bir kitap hazırladım: İsteyenler benim yazdıklarımı atlayarak sadece ünlü yazarların görüşlerini okuyup faydalı bilgiler edinebilir. İsteyenler sadece benim yorumlarımı okuyabilir -ki bunu pek tavsiye etmem-. İsteyenlerse usta yazarların sözleriyle, benim itirazlarımı birlikte, karşılaştırmalı okuyabilir. 
         Elinizdeki kitap, yazın alanındaki umutsuz hedefime ulaşma çabasıyla sürdürdüğüm tuhaf seyahatimdeki kilometre taşlarından birisi mahiyetinde algılanırsa sevineceğim. Kendi kadim can sıkıntımı hafifletmek gayesiyle karaladığım bu satırlarımla, birkaç kişiye bile mevcut can sıkıntımı bulaştırmayı başarabilirsem ne mutlu bana!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/911cc3b3-db97-4c24-a327-711bef18da6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilişsel Davranışçı Terapilerde Ev Ödevleri</image:title>
            <image:caption>Psikoterapi, etkileri terapist ile danışan/hasta arasındaki terapötik ilişkiye bağlı olan tedavi süreç ve yöntemlerini içerir. Terapötik ilişki katılım gerektirir, bu da danışanın değişime yönelik aktif adımlar attığı hissiyle de alakalıdır. Seans içi terapötik çalışmayı seanslar arası aktivite yoluyla genelleştirme sürecinin psikoterapide uzun bir geçmişi vardır. Bu çalışma, ev ödevlerinin psikoterapi uygulamasına nasıl entegre edileceğine ve ev ödevi uyumu sorunlarının aşılmasına, etkili ödev uygulamaları tasarlamanın mihenk noktalarına odaklanmıştır. Genel olarak konuşursak, ev ödevi, bir danışan tarafından terapötik hedeflere ulaşmak için genellikle terapistle işbirliği içinde gerçekleştirilen herhangi bir sayıda seans içi ve seans arası aktiviteyi kapsamaktadır.
Ev ödevleri danışanlara, terapi seanslarında tartışılan içgörüleri veya başa çıkma davranışlarını uygulama ve değerlendirme fırsatı vermektedir. Ev ödevi uygulamaları genellikle çeşitli konularda farkındalığını, danışanın sadece değişim hakkında konuşmaktan ziyade değişiklik yaparak takip etme beklentisini arttırır. Ev ödevi ayrıca danışanların yeni davranışları denemesine izin vererek bu deneyimleri işlemek için bir sonraki oturuma geri getirir. Ev ödevi terapi seansında işlenirken danışanın düşüncelerinde, duygularında veya davranışlarında değişiklikler yapılabilir. Yurtdışında Terapötik Ev Ödevi Planlayıcısı kitaplarının çeşitliliği (Yetişkinler İçin Kısa Süreli Terapi Ödevlerinden Ergen, Çocuk, Çiftler, Grup, Aile, Bağımlılıklar, Boşanma Yas, Çalışan Yardımı ve Okul Danışmanlığı/Okul Sosyal Hizmet Ödev Planlayıcıları)
oldukça geniştir. Bu kitapların her biri tek başına veya eşlik eden Tedavi Planlayıcı ile birlikte kullanılabilmekte ya da tek başına da ödev uygulamalarında kullanılmaktadır.
Ülkemizde spesifik sorunlarla ve kategorilerle örneğin çocuk ve ergenler (akran zorbalığı, evlat edinme, öfke yönetimi, kayıp ve yas süreci, boşanma, DEHB, davranım bozuklukları vb.) ile çalışırken ya da klinik problemlere özgü (Depresyon, yeme bozuklukları, cinsel istismar, DEHB, Borderline Kişilik Bozukluğu, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Anksiyete Bozuklukları vb.) ev ödevi planlayıcısı kitaplara gereksinim bulunmaktadır. 
Bu çalışmanın Türkçede terapötik ev ödevi planlayıcısı çalışmalarına gereksinimi de görünür kılmasını ve bu doğrultuda yayınlara vesile olmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d52677ad-1eeb-4daf-9de0-8bd280f120b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Eğitimde Basamaklı Öğretim</image:title>
            <image:caption>Türkçe öğretiminin önündeki engellerin aşılmasına dönük doktara çalışmasında, basamaklı öğretim programının temel ilkeleri ile bu ilkelerin Türkçe derslerinde nasıl yaşama geçirileceği açıklanmış; Türkçe derslerinde uygulanan basamaklı öğretim programının öğrencilerin okuma ve yazma becerileri üzerindeki etkisi irdelemiştir.
Dil öğretimi, bilgiden çok beceri kazandırmayı amaçlar. Öğrencilerin, anlama ve anlatma becerilerini uygulamalarla geliştirmek; onlara dil bilinci ve duyarlığı kazandırmak öğretimin temel amaçlarıdır. Bu amaçlara ulaşabilmek için dil öğretiminde geleneksel uygulamalar yerine, çağdaş eğitim yaklaşımlarının yeğlenmesi gerekir.
Dr. Sedat KARAGÜL’ün çalışmasında, öğrencilerin anlama ve anlatma becerilerinin gelişimine katkı sağladığı deneysel süreçlerde sınanan, basamaklı öğretim anlayışıyla kurgulanmış eğitim durumlarına da yer verilmiştir. Dr. Sedat KARAGÜL’ün &quot;Türkçe Eğitiminde Basamaklı Öğretim”  adıyla kitaba dönüştürdüğü çalışmasının; başarılı ve verimli bir dil öğretimini amaçlayan öğretmenlere, öğretmen adaylarına, araştırmacılara kılavuz olacağını düşünülmektedir.
- Prof. Dr. Sedat Sever</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b75e421-e048-460e-943f-a1b12a5a44bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hannibal</image:title>
            <image:caption>Aynı denizin karşı kıyılarında iki düşman devlet: Uyruğunda bir sömürge artığı olmanın erdemine inanmış Roma ve onların hasta ruhlu maceraperestler olarak düşündüğü insanların ülkesi, kadim Kartaca...
İşte bu Roma’yı yok etmeye ant içmiş Kartacalı bir general: Hannibal...
O, Kartacalı büyük komutan Hamilcar Barca’nın oğluydu. Kaderi, daha küçücük bir çocukken babasının yanında savaş meydanının tozunu yuttuğunda belli olmuştu.
Babasına verdiği bir söz vardı: Roma’ya duyduğu kini her daim taze tutacaktı. Sözünden dönmedi; atalarından aldığı mirasla Roma’nın en büyük düşmanı oldu. Bu uğurda filleri ve ordusuyla İber Yarımadası’nı, Pireneler’i, Alpler’i ve Apeninler’i aştı.
Eserleri altı dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, okurları tarafından “Günümüzün Peyami Safa’sı” olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminde askerî dehası, stratejileri ve korkusuzluğuyla nam salmış efsanevi komutan Hannibal’a dair nefes kesici bir roman...
 
“Kan kokusu tüm leşçilleri toplar ama aslan yere yıkılmadan hiçbiri saldırmaya cesaret edemez! Ayakta olduğumuz sürece umut vardır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/570c6d9b-2deb-4b63-8ba2-f3fbb772a4a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Issız Ev</image:title>
            <image:caption>Francesca, çevreci bir aktivist ve sorumlu bir bilim insanıdır. Caroline’in üvey annesi, Pauly’nin annesidir. Bir gün televizyonda Pasifik’teki bir adanın sular altında kalışını izledikten sonra harekete geçer ve bir taraftan insanları uyarmak, diğer taraftan çocuklarına bir sığınak hazırlamak için evi terk eder. Francesca bir sahil kasabasının tepesindeki Issız Ev’i sellere, fırtınalara, soğuğa ve türlü çeşit afete dayanacak şekilde jeneratöründen meyve-sebze bahçesine, kümesine, erzak ambarına kadar baştan aşağı akıllıca düzenler. Bir noktada küresel ısınma ve iklim değişikliği öyle bir hal alır ki, Issız Ev bir tatil evi olmaktan çıkıp insanlığı tufandan koruyacak Nuh’un gemisine dönüşür. Ekilir biçilir, mevsimler değişir, kayıplar yaşanır, ama günün sonunda insana sığınan insan ve iyilik kazanacaktır. Issız Ev, bir zamanlar çok uzak ya da imkânsız gibi görünen bir değişime nasıl alıştığımızı, kıyamet senaryosu sandıklarımızın aslında ne kadar yaklaştığını, sevgi ve ailenin de en az temel ihtiyaçlar kadar hayatta kalmaya dair bir olgu olduğunu gözler önüne seriyor. 
“Karakterlerin varoluşları ve gezegenin kaderiyle adım adım hesaplaşması, Greengrass’ın çarpıcı anlatımıyla yürek parçalayan bir deneyime dönüşüyor. Acı verici ve büyüleyici, bu kaçırılmaması gereken bir roman.” —Publishers Weekly
“Bu post-apokaliptik, içedönüş hikâyesi aile sevgisi, yalnızlık, umutsuzluk ve hayatta kalma çabasına odaklanıyor. Okurlar şu soruyu soracaklar: Daha önce sahip olduğunuz hayatı ve kaybedilen her şeyi hatırlamak mı daha iyi, yoksa sadece bu yeni başlangıcı bilmek mi?” —Booklist
“Açılış karanlık ama Greengrass’ın duygu dolu anlatımı ışıl ışıl parlıyor... Yıkımlara rağmen, bu tam olarak aile olamayan ailenin hikâyesi, küçük sevgi ve mutluluk anları sunuyor.” —The Times Literary Supplement 
“Hem alışılmadık bir ailenin portresi hem de amansız bir çevre trajedisinin hikâyesi, olağanüstü derecede dokunaklı bir roman.” —The Bookseller
“İnsan ilişkilerinin usta bir gözlemcisi Jessie Greengrass.” —Max Porter
“Cesur, güçlü ve zarif bir hikâye... En karanlık zamanlar bile güzellik ve ümitvar anlarla aydınlanıyor ve okur, Greengrass’ın kurtuluşun hayatta kalmak için birbirimizle rekabet etmekten değil, sevdiklerimize yardım etmekten ve birleşmekten geçtiğine olan inancıyla canlanıyor.” —Sigrid Nunez</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b1a3d07-2105-4ea1-85df-bb1f293ae823.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Gözlerine Beni De Götür</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.

Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fe827d3-b2d9-4136-84fd-8f348b3a10be.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlık ve Aidiyet</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yalnızlığa bilim penceresinden bir bakıştır. Tıp, psikoloji, sosyoloji ve antropoloji araştırmaları rehberliğinde yalnızlık gibi oldukça içsel bir konuyu ele alırken yöntemi gözlem ve deney olan çalışmaları öne çıkaran, çoğu yerde okura ters köşe yapan, nicel-sayısal bulguları edebiyattan, müzikten, bilim tarihinden göndermelerle harmanlayan, şaşırtıcı bir çalışma. 
Doç. Dr. Oğuz Tan ironiyi her daim yedeğinde taşıyan, ihtisas alanında sahip olduğu birikimi farklı disiplinlerden devşirdiği bilgilerle sunan ve böylece okumayı bir zevke dönüştüren üslubuyla bu defa “bir hayat memat meselesi” olarak gördüğü yalnızlık ve aidiyet kavramlarına yakından bakıyor.
Temel bir ihtiyaç olarak sevgi ve aidiyeti, başkalarının ruh ve beden sağlığımıza nasıl iyi geldiğini, diğerkâmlığın biyolojik kökenlerini, kantitatif yöntemlerin intihar gibi son derece bireysel/psikolojik gibi görünen bir konuya uygulanması halinde ortaya çıkan sonuçları, aidiyetle ilgili çarpıcı deney ve gözlemleri, yalnızlık üzerine kafa yoran filozofların düşüncelerini, yalnızlığın kapitalizmle ve modernleşmeyle ilişkisini ve tabii ki bir yalnızlık kitabının olmazsa olmazı aşk, evlilik ve çocuklar bahsini ve bunların ruh ve beden sağlığımız üzerindeki somut etkilerini masaya yatırıyor.
Kantitatif çalışmalarda Émile Durkheim’a, Muzaffer Şerif’e, Salomon Asch ve Henri Taijfel’e borçlu olduklarımızı hatırlatan, yalnızlığın çok özel tarihinde Georg Simmel, Erich Fromm, David Riesnam, Philip Slater gibi isimlere selam çakan, hatta Balzac ve Yusuf Atılgan’ın kişisel hikâyelerinden dem vuran kitap “Çok konuştun, haklısın, ama yalnızım, bunun çözümü ne?” diye soranlara cevap mahiyetinde bir bölüm de barındırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68f93ac8-c23c-456b-9f97-2a9360a51403.jpg</image:loc>
            <image:title>Çehrin Kuşatması 1678</image:title>
            <image:caption>Askerî tarihçi Kahraman Şakul, 1683 Viyana Bozgunu’na giden sürecin arka planını anlatmaya, büyük mağlubiyet öncesi kazanılan zaferlerin haritasını çıkarmaya devam ediyor.
1678 Çehrin Kuşatması, Osmanlıların Ukrayna’yı Moskoflara bırakmamasının hikâyesi aslında. Şakul, günümüzde yeniden bir savaş alanı olan Ukrayna’nın geçmişteki Türk seslerini takip ediyor. IV. Mehmed zamanında, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın 1678’de gerçekleştirdiği ve Çehrin Kalesi’nin alınmasıyla neticelenen bu sefer, Osmanlıların Ukrayna bozkırlarında Ruslara karşı kazandıkları galibiyetin adı.
Kalemiyle askerin çadırına giren Şakul, ordunun insan tarafına dikkat çekiyor. Bu çalışmada; tarih, sadece kronolojik tekrarlardan ibaret değil. Sayfaları çevirdikçe karargâhın gerilimine, ordunun psikolojisine, bazı dinî beklentilere yakından tanıklık edeceksiniz.
Yazar, birbiriyle ilgili anlatıları bir bağlam içinde aktarıyor. 1683 II. Viyana Kuşatması’nın replikası olan Çehrin’de gövde gösterisi yapan Osmanlı ordusu, ne oldu da beş sene sonra travmatik bir yenilgi ile karşılaştı? Kara Mustafa Paşa’nın taktiği Çehrin’de parlak bir galibiyete dönüşürken; Viyana’da neden hezimet getirdi? Bu ve benzeri soruların cevaplarını bulacağınız, arkeolojik bir titizlikte hazırlanan eser, dönemin kaynaklarını, görsel hafızasını, yalın ve akıcı bir üsluplu okura sunuyor.
Kitapta geçen şu cümlenin peşinde geçmişin geçip gitmediğine, güncelliğini her daim muhafaza ettiğine şahit olacaksınız: “IV. Mehmed, Moskofların ‘Ukrayna mülkü’ Çehrin’i işgal etmelerini karşılıksız bırakmayacağını ilan ediyordu.”
Kahraman Şakul, 1663 Uyvar Kuşatması, 1672 Kamaniçe Kuşatması çalışmalarının ardından “Görsel Osmanlı Savaş Tarihi” koleksiyonuna bir yenisi daha ekliyor: 1678 Çehrin Kuşatması!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f094c6-9438-476d-8aa0-6c1c0a1f9e9a.jpg</image:loc>
            <image:title>İtikadın Peşinde</image:title>
            <image:caption>“Geç dönem Osmanlı dünyasında faaliyet gösteren Amerikan misyonerlerine ev sahibi Müslümanların penceresinden bakan ciddi, ayrıntılı ve gerekli bir çalışma.”
Hans-Lukas Kieser
Zürih Üniversitesi Osmanlı Tarihi Profesörü ve
İsviçre-Türkiye Araştırmaları Derneği Başkanı
 
“Sürükleyici anekdotlarıyla Müslüman-Hristiyan ilişkilerini ve Amerika’nın Osmanlılarla ilişkilerini daha kapsamlı bir şekilde düşünmemizi sağlıyor.”
Joshua Donovan
Columbia Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve
New Books Network Sunucusu
 
“Kullandığı kaynaklar sayesinde alanda çığır açan bir kitap.”
Andrew Patrick
Tennessee Eyalet Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları Profesörü
 
“Orta Doğu’daki Hristiyan misyonları üzerine eşi benzeri olmayan bir yorum.”
Deanna Feree Womack
Emory Üniversitesi İlahiyat Profesörü
 

20. yüzyılın başlarında Orta Doğu ve Balkanlar’da iki yüz civarında Amerikalı misyoner hummalı bir faaliyetin içindeydi. 1830’lardan beri dalga dalga gelen bu misyonerlere ait yüzlerce okul, hastane, yayınevi ve papaz okulu mevcuttu. Misyoner kaynakları ve bakış açıları tarihin bu kesitine ışık tutsa da, Osmanlı yetkililerinin henüz anlatılmamış tecrübeleri de Hristiyanlık ve İslamiyet arasındaki çatışmaları anlamada en az misyonerlerin tecrübeleri kadar değerli ve önemlidir.
İtikadın Peşinde: Osmanlı Bürokratları ve Amerikan Misyonerleri adlı bu kitabın ana karakterleri arasında İstanbul’dan kıtalararası bir imparatorluğa hükmeden devlet erkânı, başkentten gelen emirleri uygulayan taşra görevlileri ve bu görevlilerle farklı ortamlarda muhatap olan misyonerler vardır. Osmanlıların Amerikan misyonerlere karşı yaklaşımlarını ilginç bir kurguya dönüştüren Emrah Şahin, nezaret kaynaklarından zaptiye raporlarına, mahallî dilekçelerden uluslararası evraklara ve misyoner koleksiyonlarına kadar pek çok kaynağı gün yüzüne çıkarmaktadır. Böylece siyasi ve sosyal çalkantılarla dolu bir dönemde Osmanlı Devleti’nin misyoner varlığını tespit, teftiş ve tahdit etmek amacıyla geliştirdiği manevralara ve muhataplar arasındaki etkileşimlerin bilinmeyen yönlerine ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5645265a-ce38-4ba2-a072-028a0456a11c.jpg</image:loc>
            <image:title>Erzurum’a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Rus edebiyatının altın çağının başlaması bir kişiyle ilişkilendirilecekse, bu kişi kuşkusuz Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’den başkası olamaz. Puşkin bugüne kadar Rusya’da eserleri en çok basılan ve okunan edebiyatçıdır. 
Yazar, Dekabrist ayaklanmasına katıldıkları için Kafkasya’ya sürülen dostlarının peşinden 1829 yılında Erzurum’a gider. Tiflis üzerinden Erzurum’a kadar yaptığı yolculuk boyunca karşılaştığı yerleri ve insanları anlatır. Ünlü şairin düzyazı olarak kaleme aldığı bu seyahatname, daha önce yazdığı şiirlerinin aksine romantizmden uzak bir dille yazılmış olsa da Rus oryantalizminin ve kendi medeniyet anlayışının izlerini taşır. Buna rağmen dönemin Kafkasya ve Anadolu coğrafyasına ve burada yaşayan halklara dair eşsiz bir anlatı olarak okunması gereken bir kitaptır. 
“Muktedirlerin himayesine muhtaç olmayan insan, onların samimiyetine ve misafirperverliğine kıymet verir, zira onlardan başka bir şey talep edemez. Nankörlükle suçlama, ihmal edilebilir eleştiri ve edebi taşlamalar gibi karşılıksız bırakılmamalıdır. İşte bu nedenle bu önsözü bastırmaya ve 1829 Seferi hakkında yazdığım her şey gibi yolculuk notlarımı da yayınlamaya karar verdim.” 
A. Puşkin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f061b97-c527-4a72-b24a-bcfeff3b515d.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocuklukta Fen Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, “Erken çocukluk dönemi ile ilgili bir ricamız var: Lütfen fen eğitimimizi sorgulayalım!” sloganı ile önce düşünmek sonrasında ise düşündürmek temel amacımızdır.
Alanyazın incelendiğinde erken çocuklukta fen eğitiminin önemi açıktır. Bu alanla ilgilenen birçok eğitimci, okul öncesi dönemi de içine alan erken çocuklukta fen eğitimi uygulamalarının yetersizliği düşüncesi ile hemfikirdirler. Benzer bir düşünce ile erken çocuklukta fen eğitimi ile ilgili uygulama örneklerinin açık olması, uygulanabilir olması ve farklı örnekleri bir arada bulundurarak doyurucu olması gerekliliğine inanan yazar ekibimiz büyük bir titizlikle bu kitabı oluşturmuşlardır.
Elinizde yer alan bu kitabın sürükleyici bir roman tadında okunacağına ve kitabın yıpranarak eskitileceğine inancımız tamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/652a0489-f7c1-491d-a403-ec4d2b4ffc7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Grup Teori 1</image:title>
            <image:caption>Grup Teori 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e00c0581-29fa-46d6-9e09-99356acb0a42.jpg</image:loc>
            <image:title>Kgb Kremlinin Gözleri</image:title>
            <image:caption>İnsan, var oldu.
Efendi oldu, ama çoğunlukla da köle oldu.
Sınıf, bir bakıma kader de oldu. Halklar ilk günden itibaren baskı, sömürü ve adaletsizlik ile kavgalı oldu. 1789’da ayaklandı, “özgürlük, eşitlik, kardeşlik!” dedi, kan döktü, can verdi, tiranları devirdi. Fransız Devrimi ile ümitlenir gibi olmuştu ki Sanayi Devrimi, eski düzeni yeniden kurdu; efendi yerine patron, köle yerine işçi geldi. Karl Marx diye biri çıktı. Kapitalizm bela, tarih dediğimiz sınıf mücadelesi dedi. Komünizm diye bir hayal kurdu. Sınıf değil kardeşlik, sömürü değil yoldaşlık olacaktı. Adeta bir dünya cenneti. Böyle bir dünya mümkün, “zincirlerinizden kurtulun!” dedi. Ve ekledi: “Kurtulun ve son bir devrim daha yapın!”
            Rusya’da Lenin diye biri çıktı, “evet, mümkün!” dedi. Önce Çar’ı devirdi, sonra her şeyi. Rusya’yı yaptı Sovyetler Birliği. Olacaktı komünist bir dünya cenneti. Ancak bu, hayal edilenden çok farklı bir komünizmdi. Dikiş tutmadı, tutsun diye yaratıldı bir terör makinesi.
Adı KGB idi…
Daha iyi bir dünya adına yaktı, yıktı, ezdi geçti. Ezdikçe büyüdü, büyüdükçe daha çok ezdi. Devrimlerle darbelerle dünyanın yarısını ele geçirdi; herkesi izledi, herkesi dinledi; cennet idealinden yarattı bir korku devleti. Özgürlük adına özgürlükleri, insanlık adına insanları yok etti.
Bizzat kendisini besleyip büyütenleri bile…
Ve bir gün geldi, kendi elleriyle kurduğu cennet hayalini, cehenneme dönüşmüş bir kâbus olarak yine kendi elleriyle toprağa verdi.
            Belki de bu, daha en başından itibaren yanlış yerde, yanlış zamanda yapılmış bir devrimin hikâyesiydi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a774f33-bfc8-4ef0-adcf-0cea9c18158f.jpg</image:loc>
            <image:title>Perde Arkası</image:title>
            <image:caption>“Siz hiç kayboldunuz mu? Olduğunuz yerde dururken, çevrenizde bir hayat akıp giderken… Siz tüm yaşananlara rağmen görünmez olmayı başarıyor olmanın huzurunu hissederken kayboldunuz mu? Ben kayboldum. Bir beden ve bir ruhtan oluşmuş bu bütünlüğün insan olmasına izin vermediğim yıllar geçirdim. Kimse beni tanımasın, ben kimseyi tanımak zorunda kalmayayım istedim.
Bilinmemek ve kimse tarafından hatırlanmamak istedim...”

Ya kaybolduğunuz yerde kalmak niyetindeyken beklenmedik olaylar gelip kapınızı çalarsa…
Ferda’yı arkalarına saklandığı kitapların dünyasından gerçek dünyaya döndürecek olan olay neydi? Herkes göründüğü kadar masum ya da suçlu muydu?
Perde Arkası, gizemi, psikolojiyi ve anlatılanın arkasındaki gerçeği sorgulamayı seven herkesi olayların perde arkasına birlikte bakmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5145203d-d75a-4271-9a97-67d218b8964c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hıtayname</image:title>
            <image:caption>Hıtâynâme, Ali Ekber tarafından 16. yüzyılın başlarında yazılmış, adını merkezi Pekin olan Sarı Nehir ile Çin Seddi arasındaki bölgeden alan ve önce Yavuz Sultan Selim’e ardından Kanuni Sultan Süleyman’a sunulan bir seyahatnamedir. Aynı zamanda Çin’in yönetim şekli hususunda vermiş olduğu önemli bilgiler nedeniyle bir siyasetname niteliği de taşımaktadır.
Dr. Deniz Erçavuş ve Şeyda Arısoy tarafından Farsçadan çevrilerek yayına hazırlanan bu seyahatnamede; Çin’in sınırları, Çin’e giden yollar, farklı dinleri, İslamiyet’in Çin’deki durumu, şehirleri, hisarları ve onların düzeni, saltanat sistemi, posta teşkilâtı, ordu teşkilâtı, şehirlerdeki hazineleri, Çin hakanının sarayı, hazinesi ve hizmetçileri, Çin zindanları, bayramları, Çin ülkesinin on iki kısmı, ziyafetleri, saygı gösterme tarzları, ilim ve sanatları, tedavi yöntemleri, takvimleri, kanunları, hattathaneleri, Çin’e gelip giden halk, Kalmuklar, Tibetliler ve Hintliler ile ilişkileri, tarım ve mahsulleri, para birimleri ve resim atölyeleri hakkında çok değerli bilgiler verilmektedir. Eser ihtiva ettiği bu bilgiler sebebiyle en önemli Çin tarihi kaynaklarından biri olma özelliğini de taşımaktadır.
Timaş Akademi, günümüz dünyasının süper güçlerinden biri olan Çin’in 16. yüzyılda nasıl siyasi ve sosyal bir yapıya sahip olduğunu merak eden okurların elinden bırakmayacakları bir eserle koleksiyonunu genişletmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612918c7-dcad-486e-b86c-f9dafa98416b.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu ve Jön Türk Devrimi</image:title>
            <image:caption>1908 Jön Türk Devrimi, Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda, yankıları Orta Doğu ve Avrupa&apos;da da hissedilecek olan yeni bir dönemi başlatmıştır. Balkanlarda başlayan askerî isyan, Jön Türklerin  siyasi taleplerinin ve toplumsal hareketliliğin başat rol oynadığı bir anayasal devrimi tetiklemişti. Osmanlı İmparatorluğu ve Jön Türk Devrimi, Balkanlar ve Anadolu&apos;da devrimci coşkudan yerel ve merkezde artan gerilimlere geçişin çizgilerini çizen bu sürecin yeni bir değerlendirmesini sunuyor. 1908&apos;in hemen sonrasındaki uzlaşmalar, başarı ve başarısızlıklara odaklanan ve yeni birincil kaynaklara dayanan bu kitap son dönem Osmanlı ve modern Türkiye tarihine bakışımıza esaslı bir katkı yapıyor. &quot;Jön Türk Devrimi, Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin kuruluşuyla taçlanan, ulus devlete giden yolu açan bir efsane olarak kutlanıyor. Bu nedenle, akademik dünya, 2008&apos;den beri 1908 yılının ıstıraplarından sonra yaşanan olaylara odaklanıyor. Noemi Levy-Aksu ve François Georgeon tarafından derlenen Osmanlı İmparatorluğu ve Jön Türk Devrimi, devrim sonrası düzeni biçimlendiren siyasi ve toplumsal dinamiklere ışık tutarak devrim sonrasının canlı ve dikkat çekici bir fotoğrafını çekiyor. Devrimci coşkudan yerelde ve merkezdeki artan gerilimli süreçlere vurgu yapan bu kıymetli özet, devrimin yüzüncü yılında yeni çalışmalara kapı aralıyor.&quot;                                                                                                                                                                                             Prof. Dr. Zafer Toprak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d149204-8606-4002-ab51-422cb26c7906.jpg</image:loc>
            <image:title>Şemsiyye</image:title>
            <image:caption>&quot;Cehalet hastalığını giderme yolu üçtür: Hizmet, halvet ve sohbettir.&quot;


&quot;Babalar üç tanedir. Birincisi, senin doğumuna vesile olan; ikincisi, sana ilim öğreten; üçüncüsü ise seni terbiye eden.&quot;


&quot;Her kim tasavvuf ehlinin yolunda sülukunu tamamlayana kadar belalara, ihvanın meşakkatlerine, açlığa ve diğer şeylere sabrederse kendisi için zıllî varlığın karanlığından nuranî varlık güneşi doğar. Bu anlattıklarımızı yapmazsa olmaz!&quot;

Hz. Ebubekir Efendimizin söylediği rivayet edilen yüz özlü söze XV. yüzyılın büyük gönül eri, Sadrazam Pirî Mehmed Paşa&apos;nın babası, Şeyhülislam Zenbillilî Ali Cemâlî Efendi&apos;nin amcası, Padişah Bâyezıd-ı Velî&apos;nin son derece hürmet ettiği Halvetî Şeyhi Cemâl-i Halvetî&apos;nin özgün yorumları tasavvuf yolunun anlayışını, idrakini ve irfanını ortaya koyuyor. İbn Arabî&apos;den Abdürrezzak Kâşânî&apos;ye, Şeyh Mağribî&apos;den Hallac-ı Mansur&apos;a, Beyazıd-i Bistâmî&apos;den Ebü&apos;l-Hasan Harakânî&apos;ye kadar önemli zevatın sözleriyle de süslenen bu teviller hem Halvetîlik yolunun zihniyetini hem de Osmanlı İstanbulu&apos;nda yerleşmiş tasavvuf anlayışına ışık tutuyor.
Kalbe tesir eden mübarek sözlere ilaveten bilhassa tevhid, marifet, sıdk, aşk, takva, muhabbet, Muhammed, nur, açlık, küfür, cihad, Rab kelimeleri adeta yapı sökümüne uğratılmakta ve her bir harfin işaret ettiği sembolik ve derin manalar şerh edilmekte.


Üç farklı kütüphanedeki üç farklı Arapça yazmadan istifade edilerek hazırlanmış olan bu tahkikli neşrin Türkçe tercümesi, Sufi Kitap tarafından neşredilecek olan Cemâl-i Halvetî&apos;nin Arapça külliyatının ilk kitabını oluşturmakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0365bbe7-8145-4c90-92fd-797148de83a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Rüyayı Bozar</image:title>
            <image:caption>“Pandeminin bütün zor koşullarına karşın 2021 yılı Türk Polisiye Edebiyatı’nda verimli bir yıl oldu.
En azından 65 yıldır polisiye roman çokseveri olarak ülkemizdeki gelişmeleri izleyen beni en mutlu eden ise yeni yazarlarımızın başarılarını izlemek oldu.

Süleyman Baş’ın romanı bu bağlamda en beğendiğim yapıtlardan biri. Hem meraklı kurgusu, hem “toplumsal romanın işlevini polisiye roman aldı” savının bir örneği olarak verdiği toplumsal iletiler, hem muamma içeren suçun anlatılması üst düzeyde…
Süleyman Baş’ın romanını okuyacakların polisiye romandan beklediğimiz “kaçış zevkini” de bol bol tadacaklarını umuyorum…”
-Erol Üyepazarcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25323400-3eff-4aa4-b16b-06f7f72eb28a.jpg</image:loc>
            <image:title>Arkadaşım Fil Kari</image:title>
            <image:caption>Hindistan kırsalındaki küçük bir köyden gizemli tropik ormanlara, Efsane şehir Varanasi’ye ve baharat kokulu diyarlara uzanan büyüleyici bir macera. Zehirli yılanlarla karşılaşma, vahşi fil sürüsüyle zorlu bir mücadele, amansız bir kaplan avı ve flüt melodileri eşliğinde yaban geyiklerinin dansı… Sadık fil Kari, yaramaz maymun Kopee ve dokuz yaşındaki genç bakıcılarının, birçok tehlikenin üstesinden gelerek gerçek arkadaşlığın anlamını öğrendikleri sıra dışı bir arkadaşlık hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f50766-fcd0-4622-a904-4be863eb264d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Süper Beyinleri 2</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Süper Beyinleri, uzun yıllar sonra ikinci kitabıyla sizlerle buluşmaya hazırlanıyor! Dünyanın önlerinde saygıyla eğildiği &apos;Süper Beyinler&apos;, yine Eğlenceli Tarih farkıyla evlerinize konuk olacak. Tıptan astronomiye, mimariden coğrafyaya kadar birçok bilim dalının en yetenekli temsilcilerinin yaşam ve ilim hikâyelerini bu bilim kokulu kitapta bulacaksınız. Şerefeddin Sabuncuoğlu&apos;yla tıp biliminin derinliklerine inecek, Mirim Çelebi&apos;yle göklerdeki gizemi çözeceksiniz. Sedefkâr Mehmed Ağa ile mimarinin en ince detaylarına hâkim olup Âşık Mehmed ile dünya coğrafyasının sırlarını keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc3f105-a962-4fcb-b2b0-0fca472de8cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Tepesindeki Mucize</image:title>
            <image:caption>Kang’ın bütün hayatı adeta bir mucizedir. Yoksulluktan başarılı bir inşaat firmasının sahibi olmaya kadar yükselmiş bir adamdır. Ancak tam dinlenmeye başlayacağı yıllarda beyninde bir tümör teşhis edilir ve kalan günlerini sakin geçirmek için çocukluğunun geçtiği Kiraz Tepesi’ne dönmeye karar verir. Tüm dünyadan kaçmayı planlayarak kendini geniş bir arazi üzerindeki eski bir eve kapatır ancak mahalle sakinlerinin aklında başka planlar vardır. Mahalleli, Kang’ın özel arazisine serbestçe girip çıkar. Peki ama, evin ve Kiraz Tepesi’nin gerçek sahibi kimdir? Mahalleyi kentsel dönüşümle yenilemek isteyen inşaat firması mı? Yoksa Kiraz Tepesi&apos;ni nesillerdir oyun oynamak, düşünmek, yürümek, doğayı sevmek ve keşfetmek için kullanan mahalle sakinleri mi? Ya acı dolu ve umutsuz bir adam olan Kang’ın çocukluğunun bu sihirli yerle nasıl bir bağlantısı var?
Kiraz Tepesindeki Mucize, yaralı bir adamın insanlığa inancını yeniden kazanmasının ve manevi kurtuluşa ulaşmasının öyküsü. Güney Kore’de çok sevilen bu eser, doğanın ve insanların kırılganlığını vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b87ce2a4-9785-4fcc-8874-2d069a2e013c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bar Filozofları</image:title>
            <image:caption>Rauf ve Faik abinin yeni açtığı Bar Filozofları’nda Barış’ın yaşamında derin izler bırakan olayların bir muhasebesi niteliğinde olan bu ince ama bir o kadar da yoğun kitap, geçmişte kurulan bağların gücüne gönderme yapmaktadır. Yaşamın düz yoldan ilerleyen bir olgu olmadığını, karşılaşmalar ve yeni insanlar sayesinde geçmişin en derin dehlizlerinde saklanan olayların gün yüzüne çıkabilme gücüne vurgu yapan bir kitap ile karşı karşıyasınız. Barış, barda yeni tanıştığı Nott ile muhabbet etmek ve kendisini yakından tanıyabilmek için gece olmasını bekleyip bara gitme arzusuyla hareket etmektedir. İskandinav mitolojisinde Gecelerin Tanrıçası anlamına gelen Nott, tıp bir tanrıça gibi sadece gece ortaya çıkmakta ve hayatının geri kalanı hakkında bir bilgi paylaşmamakta. Nott, geçmişin ortaklaştıran gücüyle iki kimlikli yaşama bir son vermek için Barış ile görüşür ve kendini ona karşı sorumlu hissettiği duygularını paylaşır.
Bu kitap yağmurun yeryüzündeki bütün kötülükleri yok sayacağına, yeryüzünden silip süpüreceğine inanmıştır. Bu kitap yağmurda ıslanmamış ve onu hissetmemiştir. Bu kitap yağmuru hiç tanımamıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236077a6-5069-4704-9875-940e1f73ff1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aura</image:title>
            <image:caption>İnsanlar mantıklarıyla hareket eden canlılardır. 
Medeniyetimiz aklımızın ürünüdür.
 
Ya öyle değilse?
Ya duygularımızın kontrolündeysek?
İnsan tarihini dolduran savaşlar, aklımızın değil de kontrolsüz duygularımızın ürünü olmasın sakın! 
 
Bir gün Beril, insanların çevresini kaplayan renkleri görmeye başlar. Renklerin ne anlama geldiğini bulması zaman alır. Gördükleri, kendini değiştirmesi gerektiğini fark ettirir ona. Kendi yolunu ararken tehlikeli bir maceranın içine düşer. 
 
Duygularımızı kontrol etmezsek onlar bizi kontrol eder. Hiç düşündün mü, seni kontrol eden mantığın mı, duyguların mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5317ade8-ecb2-4667-b8e4-0f249d17aef3.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Ramazan Kitabım</image:title>
            <image:caption>Peki, bu güzel ses de ne? “Allahu Ekber, Allahu Ekber!’’ Tabii ki ezaaaan! Hemen içeri koşalım o zaman. İftar hazırlığı, oruç güzelliği, Ramazan ayının kalplere dolan neşesi… Minik Zeynep, ailesiyle birlikte Ramazan coşkusunu yaşıyor. Merve Gülcemal’in kaleminden küçükleri sarıp sarmalayacak bir Ramazan hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6dd246d-f1b6-445b-8f1c-e88d9f6305fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Parçanın Gizemi - Neredesin 105</image:title>
            <image:caption>Defne’nin evinde garip bir hareketlilik vardır. Lila, Miro ve Güçlü’nün hayali diğer parçalarla birleşip bir tablo olarak duvara asılmaktır. Ancak üçlünün bu hayali, evin kıskanç kedisi Venüs tarafından sarsılır. Venüs, yapbozun bulunduğu masa örtüsünü büyük bir zevkle çeker ve parçaları dağıtır. Parçalar bu zelzeleden sonra toparlanır ama ortada çok büyük bir sorun vardır. ‘105’ isimli parça esrarengiz bir şekilde kaybolmuştur. Arkadaşlarını aradıkları hiçbir yerde bulamayan kafadar parçalar, yapbozun üretildiği fabrikaya giderek 105’i kopyalamaya karar verirler. Üç arkadaş, 105’i ait olduğu yapboza döndürüp hayallerini gerçekleştirebilecek mi?
 
Macera, gizem, sanat ve eğlence dolu
sıra dışı bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ed8a4a6-fa15-4b47-b682-016112c712ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Rüyanın Peşinde</image:title>
            <image:caption>Artık zaman, bir önceki gün değildi.
Meryem, huzurlu bir hayata giden yolun işaretlerini o gece bulmuştu.
Komik, gizemli, meraklı ve biraz da heyecanlı Meryem’in hayatında bir sayfa kapanıyor bir sayfa açılıyordu.
Elbette ki “pıt” diye değişmedi her şey. Öncesi ve sonrasıyla bir zincirin halkaları ardı ardına eklenerek gelişti.
Şimdi biz, Meryem’in; Meryem rüyasında bulduğu “Peygamberimizin mesajının” peşinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fa47a79-9814-467e-9eac-24c6adf1ffea.jpg</image:loc>
            <image:title>365 Günde Peygamberimin Arkadaşları (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Sevgili Peygamberimizin, “Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız, kurtuluşa erersiniz.” hadisinde buyurduğu üzere, Mutluluk Çağı’ndan gönül dünyamıza inen yıldızlardır onlar…
Vefası ve fedakârlığıyla Hz. Hatice, sadakatiyle Hz. Ebu Bekir, adaletiyle Hz. Ömer, edebiyle Hz. Osman, cesaretiyle Hz. Ali, kahramanlığıyla Hz. Hamza, onlardan en çok duyduklarımız… 
Peki ya diğerleri?..


Sevgili Peygamberimizin, “Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız, kurtuluşa erersiniz.” hadisinde buyurduğu üzere, Mutluluk Çağı’ndan gönül dünyamıza inen yıldızlardır onlar…
Vefası ve fedakârlığıyla Hz. Hatice, sadakatiyle Hz. Ebu Bekir, adaletiyle Hz. Ömer, edebiyle Hz. Osman, cesaretiyle Hz. Ali, kahramanlığıyla Hz. Hamza, onlardan en çok duyduklarımız… 
Peki ya diğerleri?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f223c1-e57d-4c4f-91b7-eecae204b3c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Bidur Durmazgil&apos;in Maceraları - Hatıra Avcısı</image:title>
            <image:caption>Çok yakışıklı, oldukça zeki ve bir o kadar da hareketli biri var mı etrafınızda? Peki şöyle soralım: Her gittiği yerde isminden söz ettiren biri?
 
Şimdiye kadar fark etmediyseniz onu tanımanın tam zamanı! Bidur Durmazgil&apos;in maceralı ve eğlenceli hayatına girdikten sonra çıkmak istemeyeceksiniz!
 
Birdenbire ortaya çıkan yeşil bir ışık, solup giden çiçekler, uykusunu kaçıran rüyalar Bidur&apos;u durdurabilecek mi dersiniz? Durdurulabilemez maceralar deyince akla gelen ilk ve tek kişi bu kapağın arkasında sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac59b673-e132-4557-9971-42ccf11f25b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Kraliçe</image:title>
            <image:caption>“Yapamayacağınızı varsayıyorsanız kesinlikle yapamazsınız.” demişti yarasa.
“Peki, uçmam mümkün mü? Ben nasıl uçmayı başaracağım? diye sordu Kraliçe. Yarasa; “Bir fareyken uçamayacağımı sanıyordum ve tabi ki uçamıyordum. Bir gün böcek tuzağına yakalanmış bir Mayıs Böceği’nin hayatını kurtardım ve o bana nasıl olacağını anlattı. Ama söylemem sen tüm sinekleri yersin.”
“Söz veriyorum hiç sinek yemeyeceğim.”
“Şu an üstüne basıyorsun.”
Kraliçe biraz ürküyordu ama aşağı baktığında yeşil çizgileri olan küçük ayakkabılarının altında ezilmiş bir şey vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133f2341-b668-42a1-a5b8-3fb61d3e3c8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kaplanın Gizli Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Kaplanları bilirsiniz. Ormanda yaşayan çizgili vahşi yaratıklar. Bu öyküyü okuduktan sonra Kaplanlar ve tüm hayvanlarla ilgili bir kez daha düşüneceksiniz. Bu Kaplan sizi çok şaşırtacak! Ormanda yaşadığı gizli hayatını keşfeden minikler bir çok orman hayvanıyla tanışıp, Kaplan&apos;ın hiç de her zaman vahşi olmadığını keşfedecekler. Önyargılı davranışların üzerine giden bu öykü çocuklarımızı eşsiz bir görsel şölene ve de keyifli mi keyifli bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b833163-b6db-466c-b87d-23833d674078.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Varlıkmış Bir Yoklukmuş</image:title>
            <image:caption>Son olarak defterine şunları not aldı: “Sorular ve merak, keşfin başlangıcıydı.”
 
Bu kitap sizi, O’nun dünyasına davet ediyor. Sorular ve merakla birlikte O’nun bavuluna eklediklerini ya da ekleyemediklerini okuyacaksınız.
 
Peki, sen bavuluna neleri, nasıl ekledin?
 
Bir Varlıkmış Bir Yoklukmuş, zıtlıklar üzerinden çocuklara hayal kurmayı, keşfetmeyi, yaşamı anlamlandırmayı anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3401691c-f93a-4371-8cae-4b55d024d113.jpg</image:loc>
            <image:title>Tiyatro Oyunlarım</image:title>
            <image:caption>Biz Kimiz?
Evet. McLuhan haklıydı: dünya artık küresel bir köy. Ve artık hepimizin ortak bir kültürü var. Peki kendi kültürümüz, değerlerimiz... Bunların hayatımızda ne kadar yeri var? Ve biz kendi kültürümüzü unutuyor muyuz yoksa ondan utanıyor muyuz? Ayrıca insanlara ortak davranış kalıpları. ortak eğlence anlayışı. ortak mutlu olma standardı sunan ve bize biricik olduğumuzu unutturan bu sistem de neyin nesi? Ve tüm bu kaosun Içinde biz kimiz?
Şimdiki Nesil
Oyunun adına bakmayın siz, oyun aslında şimdiki nesle değil onu yetiştiren nesle sesteniyor. Siz sevgili yetişkinler! Yeni nesilden sürekli şikayet edip duruyorsunuz. Ama mademki bu nesli eksik ve kusurlu buluyorsunuz: hatanın birazını neden kendinizde aramıyorsunuz? Ebeveyn olun veya olmayın. toplumdaki yetişkinler toplumun çocuklarını büyütürler. Sorarım size. mahsul kotu çıktrysa -ki bence değil- çiftçinin hiç suçu yok mudur?
Teknolojik İsimsizler
Oyundaki ailenin her bir ferdi teknoloji bağımlılığının farklı bir zarannı ve tehlikesini temsil ediyor. Oyun bağımlısı olan evin oğlu telefon başında boşa geçen zamanımızı, tembelleşmemizi ve amaçsızlaşmamızı: ablası hayatımızı sosyal medyaya göre şekillendirmemizi ve bunun bize getirdiği özguvensiz ve mutsuz ruh halini: annesi bilgilerin gizliliği ve güvenilirliği konusunda yaşadığımız şüphenin bizde yarattığı korku ve paranoyayı: babası ise sosyal medyada farklı bir kimlik almanın ne kadar kolay olduğunu. sosyal medya kimliklerinin sahteligini ve daha da tehlikelisi bu sahte klmliklerimize yavaş yavaş kendimizin bile inanışın anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a999787-3d10-49e3-a9a4-383e130cd9ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Azıcık Aklım Karıştı - Annem Beni Seviyor Mu</image:title>
            <image:caption>Azıcık aklım karışır &quot;Annem beni seviyor mu?&quot; diye. Dur üzülme, bazen olur böyle! Kötü düşünceler yerine güzel düşünceleri koymak için aklından geçen düşünceleri yeniden okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/269ba9ad-4d26-413d-9402-877522f714a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Benzer - Başka Kim Var</image:title>
            <image:caption>Senin için her sayfaya bir ipucu yerleştirdik. Önce deliklerden gözükeni tahmin et sonra benzer &quot;Başka Kim var?&quot; keşfet!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1886e68-5fa6-4083-b852-d7922c670b6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Demir Kanatlı Kuşlar</image:title>
            <image:caption>Bir mermiyle kaç insan ölür hiç düşündünüz mü?
Bir anda patlayan top mermileri ve bombaların içinde kalan savunmasız insanların, ölümden kaçarken ailesini kaybeden çocukların yerine kendinizi koydunuz mu hiç? Aynı durum benim başıma gelse ne yapardım diye düşündünüz mü ? Savaşın kazananı her zaman silah satanlar olmuştur. Emekçilerin alın teriyle kazandığı paradan toplanan vergiyle alınan silahlar, savaşan iki tarafın emekçi gençlerini öldürdü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/537b7960-ac11-4ef8-9b91-18e3bebbde67.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Dokunuşlu Zamanlara Sığındık</image:title>
            <image:caption>...
Görünmez zerresiyim
rüzgârlarla sürüklenen
bilinmez maceranın
Evrenin kusurlu çocuğu
dev aynasında görse de kendini
Narkissos aldatmacasında
Ustalık rüyasında
ait olduğu yere akan
bir gizem yolculuğu hayatım
...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9bcafc9-afdb-4d9d-8478-e62cf8fa927e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustaca Yaşam</image:title>
            <image:caption>YAŞAMINIZI DAHA KOLAY VE ANLAMLI KILACAK ÖNERİLER 
Bilimin temeli evrimdir. Evrimsel düşünce tüm pozitif bilimlerin çıkış noktasıdır. Peki evrimsel düşünce sadece bilim alanında mı işimize yarar? Türlerin gelişimini mi bize anlatır? Sadece bilimsel gerçeklikleri açıklamada mı kullanırız evrimi? 
Hayır! 
Prof. Ali Demirsoy, atom altı parçacıktan muhteşem bir canlıya dönüşen insanın gündelik hayatına da evrim ışığını yöneltiyor! Gündelik ev hayatımızdan, karı koca ilişkisine, kariyer planlamasından siyasi ve soysal seçimlerimize kadar geniş bir yelpazede evrimsel düşünceyi kullanmamızı öneriyor. 
Bilimsel aklı teklif ediyor. 
Neden adrenalin salgılarımızı denetlemeyi öğrenmeliyiz? 
Doğru düşünmeyi biliyor muyuz? 
Doğru düşünmek neden Adaletin temelidir? 
İnsanlığın en son kazandığı duygu olan utanma, yıllar içerisinde kaybettiğimiz ilk duygumuz haline nasıl geldi? 
Recep İvedik filmlerinin kapalı gişe oynadığı bir ülkede, Magna Carta yazılabilir mi? 
Ustaca Yaşam’ı bir ömür boyu başucunuzdan ayıramayacaksınız. Yaşamınızı daha kolay ve anlamlı kılmak için... Kendinizi gerçekleştirmek için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14406a20-9e1c-43c1-8ad2-e3e454490563.jpg</image:loc>
            <image:title>Tövbe</image:title>
            <image:caption>Ruhu arafta kalmış bir genç kız...
Bir ayağı cennete düşerken, diğer ayağı cehenneme
Zincirlenmiş. Nefsinin, şeytanın ve hak yolunun arasında
Kalmış, nereye gideceğini bilemeyen bir yolcu…
Labirentin içinde koşarken, her defasında yeşil gözlere
Çarpıp sendeleyen minik bir kalp...
Çimen gözlerin içinde cennetin fragmanını izlerken,
Karanlık bir uçurumun tepesinde cehennemin
Alevleriyle kundaklanan asi bir ruh...
Peki o hangisini seçecek?
Tövbe etmeyi mi, yoksa yoldan sapmayı mı?

Bakışları doğanın şefkate yansımasından doğan
Bir güneş, yeşilin aktığı nehirlerden içime çağlayan
Bir merhamet gibiydi. Peki bende merhamet edilecek
Ne vardı?
Bu aciz gözlerimde mahur bakışlarımda göremediğim
Neyi görmüştü?
Kalbimi bana en çok hissettiren, dünyayı turlatıp
Kendime nerede olduğumu hatırlatan bir güç
Kaynağıydı. Bana baktığı her an yıllardır görmediğim
Baharı anımsıyordum; kışın en kör noktasında
Kaybolmuş bir yağmur olarak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1399b5-a75d-45f0-9181-ce77b196da1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramlar Tarihi Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Özgürlük aynı anda hem ontoloji ve teoloji hem de siyaset felsefesiyle ilgili bir meseledir. Bu kavramın işaret ettiği durum ilk bakışta apaçıktır. İnsanın engellenmeden veya sınırlandırılmadan istediğini seçebilmesi, yapabilmesi veya hareket edebilmesi özgürlüğü anlatır. Ancak işin içine determinizm, yazgı, arzu, irade ve seçim gibi unsurlar girince insanın özgürlüğüne dair tartışma daha karmaşık bir kerteye doğru dönüşüme uğrar. 
 
Tarih boyunca pek çok düşünür ve ideoloji insanın hem özgür olup hem de siyasal toplumun bir üyesi olarak yaşamasının mümkün olup olmadığı sorusuna yanıt aramaya çalışmıştır. Bu son hatırlatma bağlamında özgürlük, yurttaşın devlet ve bireyin toplumla kurduğu ilişkinin nirengi noktasını oluşturur. Özellikle modern toplumların örgütlenme biçimi bağlamında özgürlüğün yokluğu devleti meşru, toplumsal yaşantıyı ise anlamlı olmaktan çıkarır. 
 
Armağan Öztürk ve C. Cengiz Çevik tarafından derlenen bu çalışma özgürlük kavramının düşünce tarihindeki serüvenini bir dizi makale aracılığıyla soruşturmakta. Filoloji, felsefe, siyaset bilimi, sosyoloji ve tarih bilimlerine ait birikimleri metinleştiren çalışmaların ortak noktası ise ele aldıkları düşünür, düşünce akımı veya dönemde özgürlüğün içeriğini sınırlarıyla birlikte ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07b553c6-d666-40a3-b0eb-53ac0d3d63d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ömür Eskiden</image:title>
            <image:caption>Canımın sıkkın olduğu zamanlar ekseriyetle güzel, kokulu bir çay demlerdim kendime. Oldukça eski bakır demliğimle demlediğim taze siyah çayın kokusu, evimin her yanını sarar ve o efsunlu koku odamın penceresinden dışarıyı seyrederken farklı hayallere dalmama vesile olurdu. Çoğu zaman da rahmetli babamdan bana kalan tek şey olan mekanik kol saatime dakikalarca bakar, kendimi o kol saatinin içinde fasılasız dönen dişlilerin ortasına koyup düşünürdüm. Bütün geçmişimi sanki bir yol hikâyesi gibi hissettiren zaman, gerçekten çok garip gelirdi bana. Saatin içine baktığım o an, saniyelerin aheste aheste geçişi, zamanı sanki hiç ilerlemeyecek gibi hissettirirken, arkama dönüp baktığımda ise ömrümün bu anına kadar geçen bütün saatlerin, aslında bir yere yetişmek telaşıyla geçmiş oluşu beni hayrete düşürürdü.
Geçen onca senenin bütün ayrıntılarının, iniş ve çıkışlarının bir saatin iki tik tak sesi arası kadar bile etmediğine şahitlik etmek, beni uzaklara götürecek olan zamanın içinde kaybolmuş bir zerre gibi hissettirirdi. Ben daha küçük bir çocukken hastanenin bahçesine gelen; o üzerine sinmiş deri kokusundan tanıdığım, bana oralet ısmarlayan Şevki Bey, elinde babamın taktığı kol saatiyle yanıma gelip bu saatin artık bana kaldığını söylemişti. O an daha ölümü idrak edemeyecek yaşta bir çocuk olacağım ki gözlerimden hiç yaş akmamış ve içimde peyda olan bu boşluğa bir anlam yükleyememiştim. Bu garip durum beynimi kandırmaya yetiyordu; ancak vicdanımı asla tatmin edemiyordu. Ömür sanki hep bitmenin kıyısındayım diyordu sessizce…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65770394-b532-4dc6-9618-e7d277a90be0.jpg</image:loc>
            <image:title>666 Hayat Vizesi</image:title>
            <image:caption>Kissinger:.
Tohumu elinde tutan insanlığı elinde tutar.
İsrailli haham Pezo:.
Yahudi olmayan herkes yahudiye hizmet etmek için vardır.
J.lennon:.
Bu dünyayı çıldırmışlar güdüyor
Çılgın amaçları için
ve beni asacaklar işte çılgın bu diye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffee5931-e01e-4003-b4b4-0e31723409d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Nokta Bir Ünlem</image:title>
            <image:caption>Sustuklarımız var bizim bağıra bağıra .
Konuşunca kanayacağımıza inandığımız acılarımız var . Gün yüzüne çıkarmaktan korktuğumuz gerçeklerimiz .
Bir şeyi düşünmüyor olmak o şeyin var olmadığı anlamına geliyor bizim için .
Ve ben hayatımın çoğunu bir şeyleri hafızamda arka plana atarak varlığını bile unutarak yaşadım .
Oysa ki üstünde durup düşünmediğimiz ve gerektiği ilgiyi göstermediğimiz her anımız gün geliyor hesap soruyor bizlerden .
İste böyle , Görmemezlikten geldiğim kendimin bir zaman sonra kabuklarından sıyrılıp kendi bedenime hükmetmeye başladığını çok sonradan fark ettim . Hayatimin dönüm noktası seni hayatıma hiç beklemediğim bir anda gerçekleşti . Ve ben bambaşka kimliklerin ardında kendi benliğimi bulmaya çalışırken hep sana vardım .
 
Gökyüzündeyim...
Gün doğumundan hemen önceki ışıklarda bekliyorum ...
Kırmızı da bekleme , beklediğim ..
Ben görmediğim gözlerini yeşil farz ettim kirpiklerinin trafiğinde sıkışığım ... ...!
 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/617cdfe9-4c4f-47e8-8519-f7b4885a4ab7.jpg</image:loc>
            <image:title>İkili Denge</image:title>
            <image:caption>Her şey zıddıyla yaşanmaktaydı. Her şey zıddıyla bir, zıddıyla bütün, zıddıyla anlamlıydı.   
Peki, ‘zıtlık’ neydi? Dualite… Hayatı iyiyle kötü, güzel ile çirkin, yaşam ile ölüm, gece ile gündüz, karanlık ile aydınlık, rüya ile gerçek diye ayırt ederek anlamıyor muyduk? Oysaki bir yerlerde ne kadar iyiysen o kadar da ‘kötü’ var olmak zorundaydı. Evrenin düzeni böyleydi… Denge için… İlahi sistem için…  
Hepimiz anlamaya çalıştığımız hayatımızı tanımlamak için birtakım tariflere ihtiyaç duymaktaydık. Olumlu dediğimiz de olumsuz dediğimiz de “BİR”di aslında. Önemli olan nereden baktığımızdı… Ya da nereye bakacağımız…  
İşte tüm bu ikilikler arasında aslında mükemmel bir uyum vardı. Bir denge… İkili Denge… Sözlük anlamı ise dualite. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, bir yolculuktu aslında. Bir arayıştı, denge arayışı… Hiç kolay olmayan bir hayat yolculuğunda, hepimizin ne kadar da bir olduğunun, tüm zıtlıkların aslında ne kadar da birbirine benzer olduğunun farkındalık çabasıydı. Bir sonu, bir sonucu yoktu. Okuyanın kendi yazacağı sonuçlar farklı olsa da aslında tüm farklılıklar ayrı bir tat, ayrı bir renkti ve hayat, tüm renkleriyle kusursuzdu… Evrende kusur yoktu. Her şey olması gerektiği gibiydi…   
Ve olan her şey, tüm olasılıklar içerisinde yaşanması gerekenlerdi. Tüm sistem, bir dengeydi. Denge üzerine kurulmuştu. İkili Denge…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ee5eeb2-56ef-4f72-ab39-38b142ea2aa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kovulmuş</image:title>
            <image:caption>İblis’e aşık bir melek, meleği öldürmek isteyen bir iblis. 
“Ben cehennemin en dibinden geliyorum.  

Cehennemdeki günahkar ruhları gördüm. 
Onların arasından geliyorum.”  
Daniel Kevin 
 
“Kana susamış ve acınası gecenin yaratıkları kirli ve karanlığın çocukları
neden yardım etsinler bana?”  
Litavis Clark</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fac5066-f760-4af4-acef-186cae8bdb66.jpg</image:loc>
            <image:title>İklimsiz Şeytan Tohumları</image:title>
            <image:caption>Sesler vardı süzülmekten yorgun, taşınmış, ötelerden ve renklerin içinde. Bazen bilindik bir köşede, kendi halinde ve sinsiliğini rüzgârdan gizlercesine. Uzanıp tutmak imkânsız gibi, uzanıp tutmak aldanış. Orada olduğunu göstermek için çırpınmayan, sıradana gizli bir yakarış. Senin olmak istemeyen sesler vardı. İrkildiğin için buradasın, düşlediğin için bu sesleri ve asla denilen yolculuğun tam kalbinde serpildiğin için. Seni döndürecek şeyler geride kaldı. Yürümek hiçliğinin içine. Belki bir nebze tutmak gölgeni, birazcık görmek kendini, iklimsizliğin içinde göz seyirmeleri. Böylesin artık sen, başka bir şey umma. Çırpınışın bir pencere içinde, rüzgâr perdesiz ve boşluk yükseklerden süzülen. Uzun bir yürüyüşün kalbinde kederli soluklan, küçücük bir sessizlik düşte, içinden bir renk tut ve avuçlarından kayıp gidişini izle. Bir tohuma fısıldanmış sözler olarak bak kendine, orada dur ve kayboluşuna bak uzun uzun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8f18895-4592-4d94-a519-9258a1c0b0c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Türk Şiiri Okumaları</image:title>
            <image:caption>Gökhan Tunç, bu çalışmasında kavramlar ve kuramların rehberliğinde modern Türk şiirinin çetin, dolambaçlı ama bir o kadar da saklı ve görkemli dünyasında keşif yolculuğuna çıkarıyor okuru. Bu yolculuk süresince bir yandan “açık yapıt” niteliğinde olan şiirleri, kavramlar ya da kuramların eşliğinde yeniden inşa ederken diğer yandan modern Türk edebiyatının önemli şairlerinin ürünlerini merkeze alarak çağdaş şiirin anlam haritasını çıkarıyor. Tunç, bahsedilen uğraşında ilkin, güncel ve temel kaynaklara başvurarak kavram ya da kuramların çetrefilli doğasına açıklık getirmeye, onları daha anlaşılır kılmaya çalışıyor. Bununla birlikte bir şiirin kapısını her kavram ya da kuramın açamayacağının bilincinde olarak doğru şiirle doğru kavram veya kuramı herhangi bir hiyerarşi gözetmeden bir araya getiriyor. Diyalog zemininde bu bir araya geliş, hem kavramların ve kuramların hem de şiirin zenginleşmesi ile neticeleniyor. Böylelikle Tunç, şiirin çağrışımsal dünyasının zenginliğine aykırı düşmeden nesnel bir şiir eleştirisinin nasıl yapılabileceğine dair yorumlama modelleri sunmuş oluyor.  Kitapta, edebiyat araştırmalarında sıklıkla kullanılan bazı kavramların yanı sıra çok bilinmedik kavramlar aracılığıyla şiirlerde bir anlam ve söylem kazısı gerçekleştiriliyor. Ayrıca daha önce etkileme arzusu kavramını geliştiren Tunç, kaos teorisi ve transhümanizm merkezinde yeni okuma modelleri öneriyor.   Çalışmada metafor, imge, alegori, ironi, metinlerarasılık, palimpsest, etkilenme endişesi, hipermetin, kronotop, görsel şiir, dilbilimsel eleştiri, Rus biçimciliği, yapısalcılık, alımlama kuramı, psikanalitik eleştiri, avangart kuramı ve postmodern eleştiri gibi yirmi beş kavram ya da kuramla şiir okumaları gerçekleştiriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bb4a3dc-783e-4dc4-8ccd-65ba64d491ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Gün Işığı</image:title>
            <image:caption>Evden Evrene «Başka» Şiirler Zaman giderek daha mı hızlı geçiyor ? Evet. Çünkü zaman eylemlerimizdir. Ne yapsak, biraz daha birikir. Biriktikçe hızlanır. Biraz daha döner yelkovanın başı. Neyin yıldönümü olsa, « O kadar sene geçti mi ? Daha gün gibi ! » deriz. Dün yarını kucaklar, bugünü unutturur. Yine akşam olur. Zamanın harıl harıl çevresinde döndüğü duran bir saate » benzeriz. Tayyar Ünal’ın şiirlerini okurken, zamanın dışına sürülmüş bir başka zaman hissediliyor. Önce değil, şimdi değil, sonra değil. Başka bir zamandan sesleniyor Ünal. « Bu hız çağında kopan kıyameti kırk yıl sonra sezecek kadar geciken yaşamları », « insandan ayrı olmayan doğayı, doğadan ayrı olmayan insanı » anlatıyor. Evet, zaman giderek daha hızlı geçiyor. Evet, değişiyor her şey. Ama bir BAŞKA varki ki, o hep aynı kalıyor. İşte Tayyar Ünal, o BAŞKA’nın şiirini yazıyor. Evden evrene » türlü kötülüklerin ortasında, onurlu bir ömrün iyi kalpli şiirlerini… Duru, yalın, derin şiirlerini BAŞKA’nın. Ve BAŞKA’nın içindeki AŞK’ın… Kuvvet YURDAKUL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa5d75f3-8db1-4036-925a-ae308de8ce86.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyu Aşan Kılıçlar</image:title>
            <image:caption>Osman Gazi ve soyundan gelenlerin ortaya koyduğu başarı hikâyesinin kuşkusuz pek çok kahramanı vardı. Osmanlıları gayretleri, samimiyetleri ile omuzlarında yükselten gaziler, en az devlete ismini veren Osman ve oğulları kadar takdir ile anılmayı hak etmişlerdi. Sadece yalın kılıç gaza ile şehirleri fethetmekle kalmayan bu gaziler, fethettikleri yerlerin birer Türk yurdu hâline gelmesini sağlamak için de yoğun imar faaliyetlerine girişmişlerdi. Bu sebepledir ki “Rumeli” olarak ifade edilen, Osmanlıların hâkimiyet alanını oluşturan geniş coğrafyada pek çok yer ismi bu gazilerin adıyla anılmaktadır.   Kemal Ramazan Haykıran’ın bu çalışmasında, kuruluşun ve fütuhat sürecinin ikinci adamları olarak tanımlanabilecek, Osmanlı’nın yükselişinde katkıları olan ve Osman Gazi’den Fatih’e kadar uzanan zaman zarfında varlık gösteren gazilerin içinden seçilen 17 önemli şahsiyetin kökenlerine, siyasi ve imar faaliyetlerini kapsayan biyografilerine yer verilmiş; böylece Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ve yükselişinde büyük katkıları olan bu gazileri tek bir çalışma içinde toplayarak tanıtmak yahut hatırlatmak amaçlanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe1e632-64a4-4937-9373-2dad90bc4495.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtarıcım Beyna - 3</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayalin ne, Uygar? Bir hayalin var mı?&quot; diye sormuştum ona televizyon izlediğimiz bir anda. &quot;Var,&quot; demişti sakin ve yumuşak bir ses tonuyla. &quot;Her insanın hayali olur.&quot; diye eklemişti. Şaşırmıştım ve hayalini merak etmiştim. Heyecanla sordum &quot;Ne peki?&quot; Bunu sorarken hayalinin ne olduğunu kesinlikle tahmin edememiştim. Gülümsemiş ve saçlarımı okşamıştı. &quot;Hayalim, senin tüm hayallerini gerçekleştirmek.&quot; 
İki el arasında oluşan sevgi, Beyna.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ffb60e-3259-4cf9-b055-bf24cea94170.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Adı Var</image:title>
            <image:caption>İslam ülkelerinde kadın olmak zordur. Kendini din alimi gibi gören öyle softalar var ki, kadını horlar, kadını aşağılayan kocalar, kayınvalideler, maçolar, insan kılığına bürünmüş erkekler kadını yalnızca &quot;dişi&quot; olarak görür, onlara mal, bir köle muamelesi yapar. Tarlada, bağda, bahçede çalışan, evde anne eş olarak hizmet eden kadının çalışan insanlar gibi 08:00&apos; de başlayıp akşam 17:00&apos; de biten sekiz saatlik bir mesaisi yoktur. Kadın resmen köle gibi kullanılır. İnsan olduğu unutulur.
Kadınların Allah katında ne kadar kutsal birer varlık oldukları hatırlanmaz. Bu yüzdendir ki kadın cinayetleri, kadına şiddet engellenemiyor. Devlet, kadın haklarını koruyacak yasalar çıkarmış olsa da hala yetersiz. Kadını eşya gibi gören bir toplumda yasalar işe yaramaz. Kadın, hala &quot;gülmenin günah&quot; olduğunu düşünen bir toplumda yaşama mücadelesi veriyor. Böyle düşünen insanlara göre kadına gülmek yasak! Kadın ağlamak, itilmek ve kakılmak için yaratılmış!
Bengül Dedeoğlu&apos;nun eşsiz kaleminden gelen öykünün 3. baskısıdır. Bir kadın olarak, kadın sorunlarını güzel bir anlatım ile okuyucuya aktaran yazar, Türk toplumunda kadın olmanın zorluklarını gözler önüne sermektedir. Kendinizden bir şeyleri bulacağınız bu kitabı zevkle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8535e3f-5641-45de-8768-e7369e1ece21.jpg</image:loc>
            <image:title>Piran</image:title>
            <image:caption>Her anlatıldığında, anlatıcıdan bir şeyler bulaşan efsaneler, doğdukları toplumun ortak hayal gücüdür aslında. Korkularını, sevgilerini, umutlarını dillendirirler bu yolla. Ne zaman ki yazıya dökülür; yaşayan, yaşadıkça gelişen bir varlık olmaktan çıkar, mumyalanması tamamlanmış bir ölü olurlar. Bakmasını bilen gözler, bu mumyadan dönemine ve yöresine ait çok değerli bilgileri okuyabilir, anlayabilir, deneyimlerine, deneyim katabilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ec207cb-85cf-4aa8-a3e6-1cc5119667eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Antakya&apos;da Üç Kadın</image:title>
            <image:caption>Aynı avluya açılan kapılar ardında bazen teğet geçen bazen de birbirine karışabilen yaşamlar, farklı olsalar da her biri vakti gelince alacakaranlığın serinliğinden güneşin yakıcılığına uyanır. Düriye, Suzan ve Nesibe. Üç kadın, üç sarsıntı, üç uyanış… Düriye’nin zorlu serüveni, Suzan’ın çalkantılı duyguları, Nesibe’nin dingin yaşamı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f20ce70-6b58-4b85-a74b-e432b053824f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben ve Balina</image:title>
            <image:caption>Okumayı yazmayı öğrendiğimde en büyük hayalim kitap yazmaktı. Mutluyum çünkü bu hayalimi gerçekleştirdim. Sizler de benim bu mutluluğumu paylaşmak istiyorsanız “Ben ve Balina” adını verdiğim kitabımı okuyabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a843fd1-549a-44c4-91f4-2d4517b1c061.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Uyum</image:title>
            <image:caption>Hayat değişimdir; bir nehrin suları hep akar, ancak aynı moleküllerden oluşmaz, insan fizyolojisinde bir saniyede milyonluk değişim olur; başta bir ovum ve spermdir, bunlar birleşip cenini oluştururlar. Aynı molekül ve tohumu içerirler. Bir meyve ile ağaç birdir; tavuk yumurtadan, yumurta tavuktan oluşur. Canlı ve cansız varlıklar sübjektiftir; canlı cansıza dönüşür, cansız da canlıya.&quot; &quot;Sorgulamak, düşünmek, değerlendirmek kendiliği değiştirir. Değişim yaşamın değişmeyen yasasıdır. Değişime karşı durmak; isteksizlik, atılacak adımlara karşı kuşkulu ve kaygılı olmaktır, değişime açık olmak ise kendisi adına karar verilmesine tepki göstermektir. Bilinmeyen ormanda, cangıllar arasında yol almak gibi algılanabilir bu. Mevcut rahatlığı yok edebilir, kayadan aşağı yuvarlayabilir. Bedel ödemek gerekir korkusu başarıyı da engeller. Başarıyı istiyorsak, bedel ödemeye hazır olmalıyız.&quot; &quot;Değişimci, fark yaratan, enerjik, antrenör, çaresizlik koşullanmalarından kurtulmuş, sürücü biriysek başkalarını beraberimizde götürebiliriz, içimizde yer alan sakin ya da stresli; kuklacı ya da kukla, avcı ya da av, tazı ya da tavşanı simgeleyen nesnelerden hangisini güçlendirirsek o zafere ulaşır. Hayatımız boyunca içimizde komisyonlar oluşmakta, farklı yetenekler ve seçenekleri tartışmakta, bir karara varmakta ya da kaos oluşturmaktadır. Bunları denetleyebilir, değişik alternatifler belirleyebilir, farklı kararlar verilmesini sağlayabiliriz. Bu durum ruh hali, iç temsil ve deneyimleri anlamlandırmak, gücümüzün farkına varmak, kararlarımızı azimle takip etmekle ilgilidir.&quot; Arif Ata&apos;nın yeni kitabı, değişim ve değişimin getiri ve götürülerini tekrardan ele almamızı sağlayacak fikirleri sunuyor bize. Bu fikirleri besleyen, arka planda duran ama aslında bir arada olan çoğu koşulu tekrardan gözden geçirmemize olanak sunuyor. Değişim ve gelişim, mevcut kalıpları yıkmak ve yeni bir varoluş tarzı oluşturmak için atılması şart olan adımlardır. Sorgulamak ve şüpheye düşmekle bunun ilk tohumları atılır. Bu tohumları büyütmek için bu kitabı can suyu olarak görebilirsiniz. Hayatınızı güzel bir çiçeğe dönüştürebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c2f07b-c833-4d3d-806b-187f01d99af9.jpg</image:loc>
            <image:title>Korona Günlerinde Cinayet</image:title>
            <image:caption>“Her insanın dışındaki kabuğun altında saklanan bir özü vardır. Özümüz bizim en gizli hazinemizdir. Herkes görsün, herkes bilsin istemeyeceğimiz bir hazine. Çünkü o hazinenin içinde parlayan bilgeliğimizin yanı sıra başkalarının görmelerinden korkacağımız canavarlarımız da vardır. En çok da o canavarları saklamak için dış kabuğumuzu cilalarız. İyi insan maskelerimizi takınırız. Maskelerimizle, dış görünüşümüzle süslediğimizi başkalarına satmaya çabalarız. Oysa bizi gerçekten sevenler canavarlarımızı görüp de kaçmayanlardır.”
Funda Menekşe, çoğunluğu Dedektif adlı dijital polisiye dergisinde yayınlanan öykülerinde olayları kimi zaman katillerin, kimi zaman maktullerin gözünden okuyucuya sunuyor. Çoğunluğunda suç kavramının irdelendiği öyküleri öyle akıcı bir üslupla kaleme alıyor ki, okur kendini olayın bir parçası gibi hissedebiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/600c7759-55f8-439f-a1c8-018217cf996e.jpg</image:loc>
            <image:title>Katlanılmaz Sığırtmaç</image:title>
            <image:caption>Latin Amerika Avrupa’nın akıl hastanesi, Birleşik Devletler ise fabrikasıydı. Fabrika şimdi ustabaşıların elinde ve işgüçleri akıl hastanesinden kaçan deliler. Akıl hastanesi, en aşağı altmış yıldır, kendi yağıyla kavruluyor, kendi yağlarını yakıyor. 
Katlanılmaz Sığırtmaç’ı meydana getiren beş öykü ve iki deneme Arjantin kırsalından Paris’in arka sokaklarına, lağımlarda gezinen fare polislerden Latin Amerika edebiyatının idollerine uzanır. 
Roberto Bolaño’nun ölmeden haftalar önce yayıncısına teslim ettiği ve ölümünden sonra yayımlanan ilk kitabı Katlanılmaz Sığırtmaç, Şilili yazarın kıvrak üslubunu, referans noktalarını ve zengin düşünce dünyasını sergileyen bir anlatı bütünü. 
“Bolaño size değiştiğinizi hissettirir; dünyaya bakış açınızla oynar.” 
The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18cc56f8-12dc-4be8-8c9a-62e6ab4ff6e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyarbakır ya da Sodom’un 5 No’lu Zindandaki Bin Günü</image:title>
            <image:caption>Bir film izledim… ve filmde olup bitenlerin, yani “kurgulanan”ların “yaşanan”lara bu kadar çok benziyor oluşu karşısında iliklerime kadar ürperdim. 
Marquie de Sade’ın 1904 yılında yayınlandığında büyük sansasyon yaratmış Sodom&apos;un 120 Günü veya Sefahat Okulu isimli kitabına dayanan, Pierre Pasolini’nin yönettiği, 1975 yapımı bu film, 1943-1945 yılları arasında Kuzey İtalya’da Nazi işgal kuvvetleri tarafından kurulmuş olan faşist Salo Cumhuriyeti’nde (İtalyan Sosyal Cumhuriyeti) geçmekte. 
Filmde anlatılanlar, 1981-83 yıllarında Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi’nde yaşayanların “vahşet dönemi” diye niteledikleri, yaklaşık bin gün süren bir dönemde yaşandı… Yani Esat Oktay Yıldıran Cumhuriyeti’nde… 
Acaba Diyarbakır 5 No&apos;lu Cezaevi&apos;ni siyasal-sosyal bir deney merkezi olarak tasarlayanlar bu filmi izlemiş miydi? İzlememişlerse bu, faşizmin insan kişiliğini aşağılamaktaki evrensel anlayışını anlamak bakımından dehşetli bir örnek olmalı. 
Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi, cezaevinden öte, tutsakların siyasal, etnik ve cinsel kimliklerini yok ederek, aşağılayarak teslim alınmasını amaçlayan özel bir “şiddet laboratuvarı”ydı. Burada yaşatılanlar insanın hayal gücünü hayli zorlayacak türdendi… Elinizdeki kitapta bu yaşanılanların küçük bir kısmı yazıldı; yaşayanların bedenlerinden ve hafızalarından…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/468ba6a6-5bc4-40d1-944b-c9d7ec9b76ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Bırakmak</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü psikiyatrist, bilinç araştırmacısı ve yazar David R. Hawkins’in uluslararası çok satan kitabı Bırakmak: Teslimiyete Giden Yol artık Türkçede 
 
            Dünyanın en ünlü gelişmiş farkındalık ve aydınlanma uzmanı olan Psikiyatrist Dr. David R. Hawkins’in Bırakmak: Teslimiyete Giden Yol kitabı bize duygularımızın esiri olmaktan, hayatımızı yönlendiren arzu ve beklentilerle savaşmaktan, hayatımızı zorlaştıran stres ve hastalıklardan Bırakma Tekniği (Letting Go) ile nasıl kurtulabileceğimizi anlatan eşsiz bir rehber. 
 
            Yazarın onlarca yıl devam ettirdiği klinik psikiyatri çalışmalarının ana amacı, insan ıstırabını tüm biçimleriyle dindirmenin en etkili yollarını aramak olmuştur. Bu konuda bulduğu gerçekleri kitapları yoluyla paylaşan Dr. Hawkins’in bu ıstırabı dindirmenin ve blokajları kaldırmanın en etkili yolu olan bırakma mekanizmasını anlattığı kitabı Bırakmak: Teslimiyete Giden Yol 2012 yılında ölümünden kısa süre önce tamamladığı, onlarca kitabı arasında ulusal ve uluslararası çapta en çok satan kitabıdır. 
 
            Dr. Hawkins, bırakma tekniğini ve teslimiyet mekanizmasını anlattığı bu kitabında bize asıl aradığımızın her zaman gözümüzün önünde olduğunu söylüyor. Hayatı mutlulukla yaşayabilmek için çareyi uzak diyarlarda ya da öğretilerde aramamız gerekmiyor. Özgürleşmenin ve mutlu bir hayat sürmenin anahtarı zaten elimizde. Yapmamız gereken tek şey bırakmanın ne kadar kolay ve özgürleştirici olduğunu görebilmek. Bunu yapmak içinse önümüzde hiçbir engel yok, kendimizden başka… 

Bırakmak: Teslimiyete Giden Yol; ruh sağlığı, psikoloji, tıp, kendi kendine yardım, bağımlılıktan kurtulma ve ruhsal gelişim alanlarında çalışan herkes için paha biçilmez bir kaynak. 
 
*** 
Sizlere Dr. Hawkins’in mutlaka kütüphanenize eklemeyi düşünmeniz gereken bir kitabını önermek istiyorum: Bırakmak… Bırakmak, daha bilinçli bir hayat yaşamaktan bizi alıkoyan engelleri fark etmek ve onları ortadan kaldırmak için harika bir rehber… Gerçekten hayatınızı değiştirecek bir kitap. - Louise Hay, Amazon Review 
 
Teslimiyet ne demektir? Herhangi bir anda olumsuz duygulardan arınmış olma durumu ve böylece yaratıcılığın ve doğallığın herhangi bir engelle ya da içsel çatışmayla karşılaşmadan tezahür edebilmesidir. İçsel çatışmalardan ve beklentilerden uzak olmak, hayatımızdakilere de en büyük özgürlük fırsatını vermek demektir. - Dr. David R. Hawkins 
 
Psikiyatrist Dr. David R. Hawkins (1927-2012, ABD) 
 
            Bilinç alanında öncü bir araştırmacı olmasının yanı sıra yazar, öğretim görevlisi, klinisyen, hekim ve bilim adamı olarak ünlenen Dr. Hawkins 1927-2012 yılları arasında yaşamıştır. İnsan acısını ve sıkıntısını hafifletmek için girdiği tıp alanında bir doktor olarak yaptığı çalışmalarla öncü kabul edilmektedir. Sağlık, şifa, iyileşme, modern yaşamda maneviyat, bilinç araştırmaları ve meditasyon alanlarındaki çalışmalarıyla belgesel filmlerde, dergilerde ve radyo röportajlarında yer almış ve klinik buluşları Amerika’da birçok TV programına konu olmuştur. 1970’lerde Şizofreni Dergisi Yayın Kurulu ve New York’ta yer alan Tutumsal Şifa Merkezi dâhil olmak üzere birçok psikiyatrik kuruluşun ortak kuruculuğunu üstlenmiştir. 1973&apos;te Nobel Ödüllü kimyager Linus Pauling ile birlikte psikiyatride çığır açan Ortomoleküler Psikiyatri’nin ortak yazarlığını yapmıştır. Spiritüel Araştırmalar Enstitüsü’nün kurucu direktörü (1983) olan Hawkins, North Nassau Akıl Sağlığı Merkezi’nde Tıbbi Direktör (1956–1980) ve Long Island’daki Brunswick Hastanesi’nde (1968–1979) Araştırma Direktörü olarak görev almıştır. Kore’de aldığı “Rae Ryeong Seon Kak Tosa” unvanı (Aydınlanmaya Giden Yolun En Büyük Öğretmeni), “İnsan Acılarının Hafifletilmesine Paha Biçilmez Katkı” için Huxley Ödülü, Amerikan Tabipler Birliği tarafından “Doktorlar Takdir” Ödülü, Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından “50 Yıllık Seçkin Yaşam Üyesi” unvanı Dr. Hawkins’in aldığı ödül ve unvanlardan yalnızca bazılarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0941920e-bd7b-4533-8b2d-6e31a1b2ecaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Şüphe</image:title>
            <image:caption>Kurbanın üzerinde bulunan spiral sembolün anlamı neydi ?
Peşpeşe işlenen cinayetlerin ardında kim vardı ?
Sonun başlangıcı bugün müydü ?
Geçmişteki büyük gizem nasıl çözülecekti ?
Pagan inanışına dayanan sırlarla dolu bir cinayet…
Polislere meydan okuyan bir katil…
Dipsiz Kuyu romanından tanıdığımız Başkomiser Cengiz’in
gerilim ve sürprizlerle dolu soluksuz macerası…
Orçun Yenilmez’in ikinci romanı Derin Şüphe, başından sonuna kadar
iyi kurgulanmış, sıkı bir gerilim polisiyesi. Karakterlerinin yanı sıra şaşırtıcı finali de
iyi bir özgüyü hak ediyor. Her sayfasını heyecanla okuyacağınızdan hiç kuşkum yok.
-Gencoy Sümer-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65cb3654-bf3f-4948-bec7-6d0cfef20669.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi Cornelius</image:title>
            <image:caption>Efendi Cornélius, Balzac’ın 19. yüzyılın ortasında tamamladığı devasa yapıtı “İnsanlık Komedyası”nın Felsefi İncelemeler bölümünde yer alır. Balzac’ın Ortaçağ’da kurguladığı öykü, kral hazinedarı kudretli Efendi Cornélius’un değerli mücevherlerini korumaya çalışmasını konu alır. Cornélius’un hedefinde bu kez XI. Louis&apos;nin komşu evde yaşayan kızı Kontes Saint-Vallier’nin yasak aşkı Georges vardır. Georges’un, Kral XI. Louis’nin ve önünde herkesin titrediği Efendi Cornélius’un yaşanan bir hırsızlık olayı sonucunda hep birlikte sürüklendiği karmaşa etrafında gelişen öykü, Balzac’ın kalemiyle başyapıt niteliğinde bir insan manzarasına dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0231686d-8148-4a3f-98ab-91878f441af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kripto&apos;nun Şifresi</image:title>
            <image:caption>Devendeki yular, belinde ki kemer olsaydım
Ama senden ayrılmasaydım…
Seni görmeyen gözü neyleyim demiş şair
Ben senin hasretinle yok olsaydım…
Bastığın toprak olsaydım da dağılsaydım
Parçalasaydı beni de yolunda bir vahşi…
Ama göreydim seni bir an…
Musab’ın gibi sana benzeseydim…
Tüm malımı sana ve davana verseydim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9da82523-80f6-4a67-9529-9c5d24d2b466.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarlarevi Cinayeti</image:title>
            <image:caption>Babam bizi bırakıp gittikten sonra Ada’yı da evi de orada geçirdiğim mutlu çocukluk anılarını da silmiştim aklımdan. Öyle sanıyordum. Demek ki silememişim, sadece bastırmışım, bilinçdışının en karanlık dehlizlerine itmişim ki şimdi Ada’nın bahar kokularıyla birlikte o duygular da birer birer çıkıyor saklandıkları geçmiş zaman mezarlarından. 
Edebiyatına eşik atlatmak için yeni bir “ses” bulma peşinde tehlikeli sulara açılan ünlü bir yazar. Hayatında yeterince bağ kuramadığı babasını ölümünden sonra anlamaya, yazdıklarının izini sürerek ardında bıraktığı gizemi aydınlatmaya çalışan bir evlat. “Büyük yazar”a hayran edebiyat tutkunu gençler. Bir zamanlar edebiyatçılara ev sahipliği yapmış ama zamanın acımasız tokadını yiyip kimliğini kaybetmeye başlamış bir ada... 
Oya Baydar, gizem ve merak unsurlarıyla harmanladığı romanında yazma tutkusunu, yazarlık hevesini, yazarın “vasat”ı aşma kaygısını, günümüz dünyasında edebiyatın metalaşmasını, ses-söz-yazı ilişkisini irdeliyor. 
Yazmak, yazarlık, edebiyat dünyası ve zamanın insanları da, mekânları da, edebiyatı da öğüten gücü üzerine bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4df21c18-c382-490b-8e3b-5c13ea04d789.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Yenilgi Kültürü</image:title>
            <image:caption>Savaşlar, sonuçlarından bağımsız olarak toplumsal yaşamı derinden etkiler. Fakat belki de ironik olarak acının, kederin ve kayıpların yanında muğlak da olsa yeni toplumsal tasarılara ve icraatlara da zemin hazırlar. Eyal Ginio Osmanlı Yenilgi Kültürü kitabında, savaş kaybeden bir toplumun ürettiği kültürle meşgul oluyor, bir “yenilgi kültürü” tahliline girişiyor. Osmanlı’nın Balkan Savaşları deneyimi üzerinden toplumsal hayatın çok çeşitli yönlerini, savaştaki bir imparatorluğun ürettiği yanıtları (intikam, diriliş, yenilenme çağrıları, iktisadi gelişme, gelecek nesillerden beklentiler) ve bunların politik çıktılarını inceliyor. Osmanlı’nın yenilgi literatürünü, cemiyetlerin icraatlarını, İttihat ve Terakki politikalarını savaş atmosferi içerisinde konumlandırıyor. Osmanlı Yenilgi Kültürü, Balkan Savaşları’na odaklanıp savaş atmosferinde bir toplumun deneyimlerine ve yarattığı kültüre derinlemesine bir bakış vaat ediyor. “Balkan Savaşları’ndaki dramatik mağlubiyet deneyimi, Osmanlı subay, yazar, şairleri ile erkeği kadını sivil insanların yalnızca askerî yenilgi konusunu değil, intikamı ve dirilişi gerçekleştirmenin farklı yollarını nasıl tahayyül ettiğini eşsiz biçimde sunar. Onların hem askerî bozgun hem de muhtemel gelecek tasvirleri ‘Osmanlı yenilgi kültürü’ diye ifade ettiğim şeyin kamusal alana hâkim olabildiğine ve savaş sonrası kamusal tartışmayı etkileyebildiğine dair sağlam kanıtlar sunar.” EYAL GINIO</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23763b4b-f266-4a27-bc3a-c9f9bd018a1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçmen Figürü</image:title>
            <image:caption>“Kimileri için yer değiştirmek sadece geçici bir ihraçtır; yeni fırsatlar, dinlence ve kâr elde etmek demektir. Bazıları içinse bu hareket tehlikeli ve zorakidir, onların ihraçları çok daha ciddi ve kalıcıdır. Günümüzde çoğu insan göç yelpazesinin ‘elverişsizlik’ ile ‘acizlik’ kutupları arasında bir noktaya düşer. Ancak bu yelpazede yer alan bütün göçmenlerin ortak bir noktası vardır: hareketlilik sonucunda her birinin bölgesel, siyasi, hukuki ya da iktisadi statülerini kaybetmiş olmaları.” Göçmen, doğası gereği hareketli olmasına rağmen, bir tür durağanlıkla tarif edilmeye yatkındır. Hareketlerinden ziyade, şu an bulundukları nokta üzerinden tanımlanırlar. Üstelik bu tanıma dahil bile olamazlar çoğu zaman; özne değil, nesnelerdir: Birilerinin bakış açısından buradan oraya gitmişlerdir, diğerlerinin bakış açısından da oradan buraya gelmişlerdir. Her ikisine göre de göçmen “başarısız bir yurttaş”tır. Thomas Nail ise Göçmen Figürü adlı kitabında, bu toplumsal kimliği durağınlıkla değil, devinimle tarif ediyor. Kimsenin göçmen doğmadığını, göçmen olunduğunu belirterek bir siyasi özne olarak gördüğü göçmenin felsefi tarihini yazıyor. Ufuk açıcı bir kavramsal çerçeve çizerek cadı avlarından Zapatistalara, toprak parsellemeleri sonucu yersiz yurtsuz kalanlardan barbarlara ve göçmen proletaryaya uzanan bir yelpazede göçmen figürünü bölgesel, siyasi, hukuki ve iktisadi açıdan irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28e4d0a8-e5a7-41f2-81bc-f84f67af34bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüme Yakın Tanrı&apos;ya Uzak</image:title>
            <image:caption>Bu şiirler başka bir dünyanın bildirileri,
mesajları ama İncil’leri değil.
Müjde yerine mahşer gününe yakın.
İnsanın en derin yerlerine,
sanki hücrelerinden sesleniyor.
Dil mimarisinden fazla bir şey.
-Prof. Dr. Nurettin Öztürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb9d8f4b-9e14-4656-9adb-f6d416944b4d.jpg</image:loc>
            <image:title>İşyerinde İncinme</image:title>
            <image:caption>Yöneticinin haksız bir eleştirisi, her fırsatta daha iyi olduğunu ispata çalışan rekabetçi bir iş arkadaşı ya da şirketin ekonomik nedenlerle küçülmeye gitme kararı: İş hayatı önümüze her gün çatışmaya gebe sayısız zorluk çıkartır ve bunlara çoğunlukla incinmeyle karşılık veririz. Kurumlar çalışanlardan gitgide daha fazlasını bekler, iş dünyasının koşulları zorlaşırken yeni düzene ayak uydurmak için farklı beceriler edinmek kaçınılmaz bir gereklilik gibi görünüyor. Çatışma becerisi nedir, bugün neden her zamankinden daha gereklidir? Günlük iş ortamında öfke, hiddet, nefret ve intikam gibi yıkıcı duygular nasıl kontrol edilir? Çatışmadan kaçınmak ve sorunları tırmanmadan çözmek nasıl mümkündür? Kurban, fail ve kurtarıcı üçgeni, çatışmaları çözümlemede nasıl rol oynar? İşyerinde yaşanan incinmeler kişisel bir sorun mudur, yoksa verimliliği ve yapılan işin kalitesini de etkiler mi? Çatışmaların önlenmesinde ve barışçıl bir çalışma iklimi oluşturmada yöneticilerin rolü nedir? Her incinme mobbing midir? İncinen taraf yönetici olduğunda nasıl hareket edilmelidir? Siyasette ve Toplumda Narsisizim Ayartma ve İktidar kitabından tanıdığımız Bärbel Wardetzki, bu defa profesyonel hayattaki ilişki güçlüklerine odaklanıyor. Uzman psikolog İşyerinde İncinme Aşağılanma, Dedikodu ve Mobbinge Nasıl Karşı Konur?’da her düzeyden çalışana incinme yetkinliği geliştirmeyi önerirken, farklı görüş, ihtiyaç ve çıkarları uzlaştırmanın yapıcı yöntemlerini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad5b28d5-9bb3-4616-b15e-e8c18f9f3160.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasemin Sokağı</image:title>
            <image:caption>Ela ailesi ile birlikte Berlin&apos;de yaşayan ve boş zamanlarında blog yazan lise öğrencisi bir genç kızdır. Almanca öğretmeni Frau Schmidt yüzde doksanı göçmen kökenli öğrencilerinden ailelerinin göç hikâyelerini bir kompozisyon şeklinde yazmalarını ister. O zamana kadar bir göç hikâyesinin olabileceğini hiç düşünmemiş olan Ela için bu ödev birdenbire çok önemli olmuştur. Berlin&apos;de doğup büyüyen annesi Aslı ona pek yardımcı olamayacaktır. Anneannesi Türkan ise can arkadaşı Seval ile birlikte şu an dostluklarının ellinci yılını kutlamak üzere Türkiye&apos;de uzun bir tatile çıkmıştır.
Ela geçmişin izini sürebilecek mi? Elli yıl önce neler yaşandı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7681da02-e929-4e16-b542-fbcb009aae88.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kara Balık</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir zamanlar bir Küçük Kara Balık annesiyle birlikte küçük bir derede yaşamaktaymış…&quot;
Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen, İran şahlık rejiminin muhalif yazarı Samed Behrengi&apos;nin en ünlü kitabıdır Küçük Kara Balık. 
Küçük Kara Balık, çocuklar için yazılan bir masal kitabı olmanın ötesinde, 7&apos;den 70&apos;e herkesin okuması gereken adalet, eşitlik ve özgürlük üzerine yazılmış bir başyapıttır. 
Küçük Kara Balık çevresinin tüm baskılarına karşın, yaşadığı derenin sonunu, denizi bulmak üzere yola çıkar. Bu dünyada başka türlü yaşamak mümkün mü, onu bilmek istiyordur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358e7904-96b3-4878-bcfe-171c328f2b15.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğin Yalanı</image:title>
            <image:caption>Gerçek değil gerçek olan, Gerçek de Gerçek değil zaten. Gözün gördükleri Kulağın duydukları Hepsi birer yalan. Bir gerçek var şu dünyada, Onu da Hiç anlamam. Çünkü gerçekte, O da Bir yalan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b8351e3-1f4c-4cd5-96a5-fb1721a2b650.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Biz Yapan Genler</image:title>
            <image:caption>Kalıtımın temel birimi olan genler hepimizin hayatında önemli bir rol oynar; dış görünüşümüzden belli hastalıklara yatkın olup olmamamıza ve hatta mizacımıza kadar pek çok özelliğimizde hatırı sayılır bir etkileri vardır. 
 
Teknolojinin sunduğu imkânlar sayesinde, son yıllarda genetik alanında çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. Anne karnında yapılan taramalar birçok genetik bozukluğun teşhis edilmesini sağlıyor ve ebeveynlere seçenekler sunuyor. Araştırmacılar kanserin ve çeşitli hastalıkların genetik altyapılarını temel alan tedaviler üzerinde çalışıyor. Hastalık genlerinin kesilip atılmasını ya da düzenlenmesini içeren yeni yöntemler –her ne kadar şu an emekleme döneminde ve biraz tartışmalı olsa da– daha sağlıklı bir insanlığa giden bir yol vadediyor. 
 
Tıpta böyle bir devrim yaşanırken, genetiğin temel kavram ve mekanizmalarını anlamak giderek daha fazla önem kazanıyor. Gen, genom, kromozom ve DNA nedir? Genetik bozukluk ve hastalıklar nasıl aktarılır? Bunları ve başka hastalıkları “gen tedavisi” aracılığıyla iyileştirmek mümkün mü? Genlerine müdahale edilerek “tasarım bebekler” üretilebilir mi? Bu müdahalelerin ahlaki içerimleri nelerdir? 
 
Hem tıbbi genetikçi hem de genetik patolog olan Edwin Kirk, bu kitapta bir yandan genlerin incelikli işleyişini açıklarken, bir yandan da genetik bozukluk ve hastalıklardan etkilenen insanların dokunaklı hikâyelerini aktarıyor. “İnsan genetiğinin hikâyesi insanların hikâyesidir,” diyen Kirk, bize genetiğin soyut bir araştırma alanı olmanın ötesinde, etten kemikten insanların kaderleri açısından belirleyici olabilen son derece insani bir alan olduğunu gösteriyor. 
 
YAZAR HAKKINDA: 1967 yılında Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde doğan Edwin Kirk, on bir yaşındayken ailesiyle birlikte Avustralya’ya göç etti. Batı Avustralya Üniversitesi’nde tıp eğitimini tamamladıktan sonra bir süre Avustralya ve İngiltere’de pratisyen hekim olarak çalıştı. Adelaide Kadın ve Çocuk Hastanesi’nde ve Westmead Çocuk Hastanesi’nde tıbbi genetik alanında uzmanlık eğitimi almasının ardından Sidney Çocuk Hastanesi’ne geçti. Yeni Güney Galler Üniversitesi’nde doğuştan gelen kalp hastalıklarının genetik nedenleri üzerine çalışarak 2008 yılında doktorasını tamamladı. Daha sonra genetik patoloji alanında da uzmanlık eğitimi alan Kirk, şu anda hem tıbbi genetik uzmanı (Sidney Çocuk Hastanesi’nde) hem de genetik patolog olarak çalışmanın yanı sıra, Yeni Güney Galler Üniversitesi Kadın ve Çocuk Sağlığı Bölümü’nde araştırmalarını sürdürüyor. 
 
 
PLANLANMIŞ REKLAM ÇALIŞMALARI: Kitap eki ilanları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a614970a-7601-46bd-ab72-f2e4abe11d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Meraklı Kanatlar, ülkemizde tanınmayan Edith Annie Howes’ın yaşadığı ve tanıklık ettiği yüzyılın büyük yıkımları karşısında, barış içinde yaşanılabilir bir dünya için tek umudun çocuklar olduğunu vurgulayan masallardan oluşuyor. Masalların içeriğini ve dilini Howes’ın aynı zamanda öğretmen ve eğitim uzmanı olması da belirlemiş görünüyor. Howes’ın masalları kanatlı sözler bahçesi, çocukların düşleri gibi ve aynı zamanda yaşadığımız dünyanın gerçekleri ile oldukça sıkı fıkı. Hem düşsel hem gerçekçi. Okuyan, anlayan yazan okurlarımıza keyifli okumalar dileğimizle… 
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bed2f99d-fc04-49b8-876c-1ce2e246a93a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört</image:title>
            <image:caption>En fazla 4 metreye 4 metre süs havuzunun içinde, sadece sırtları ve saçları görülen iki çocuk cesedi ağır ağır yüzüyordu. Havuzun kenarına çıkartılmış diğer iki cesedin yüzleri dönüktü. Yaklaştı, baktı Halil. Bir ceset gördüğünde önce sadece bakardı. Eğer sağlamsa yüzüne, gözlerine, ağzına bakardı. Dik dik bakardı. Her cesedin, her yüzün, kıpırtısız da olsa her ağız kıvrımının anlatacak bir şeyleri olurdu çünkü. Gürültüde bile bütün sesler kesilir, ceset Halil’e hayatını anlatırdı ve mutlaka doğruyu söylerdi. İnsan yaşarken ne kadar yalancı olursa olsun, ceset kimliğine bürününce yalan söyleyemez olurdu. Soldan ikinci çocuktu konuşan. « Kapanacak bir hesap var » var der gibi geldi Halil’e. İRKİLDİ HALİL BUZ KESTİ.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d979e2dd-f4dd-44ff-ba6b-24bd8b2085b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklardan Yarasaya Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Çocuklar! Yarasa Yaramasa’dan size mektup var. Dünyadaki koronavirüs salgınına yarasaların sebep olmadığını söylüyor. O masum bir yarasa ve sizle arkadaşlık etmek istiyor. 
 
Yarasa Yaramasa’nın mektubu elinize ulaşsaydı onu nasıl yanıtlardınız? Siz de onunla arkadaş olmak ister miydiniz? İşte sizin gibi çocuklar Yarasa Yaramasa’nın mektubunu aldı ve ona mektuplar gönderdi. Siz de bu kitabı okuyarak Yarasa Yaramasa’yla tanışabilir ve ona gönderilen mektupları okuyabilirsiniz. Hatta, siz de Yarasa’ya bir mektup yazabilirsiniz! 
 
Elinizdeki bu kitap, “Hayvanlardan Çocuklara, Çocuklardan Hayvanlara Mektuplar Projesi” kapsamında hazırlanmıştır. Bu projenin amacı, çocukların iletişim yeteneklerini geliştirmek, hayvanlarla olan bağlarımızı kuvvetlendirmek ve yaşadığımız dünyayı korumamız gerektiğini anlatmaktır. 
 
Çiler Çelikler 
 
18.05.1973’de Bingöl’de dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Bursa’da tamamladı. Anadolu Üniversitesi Beslenme ve Selçuk Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi mezunudur. Çocuk kitapları öykü ve şiir yazarı Çiler Çelikler; edebiyat ile olan uğraşısını, çocuk, doğa ve hayvan sevgisiyle birleştirerek, hayal gücümüzü zorlamaktadır. 
Yazar, 2010 yılından bu yana “Hayvanlardan Çocuklara/Çocuklardan Hayvanlara Mektuplar” adında bir proje çalışması yapmaktadır. Bu proje çalışmasında yazar, kitaplarını okuyan bütün çocuklardan hayvanlara mektup yazmalarını istemektedir. Yaptığı bu çalışma ile 21. yüzyıl çocuğunun iletişim yeteneklerini geliştirmek, ilgi ve isteklerini anlamak ve çocuklara “Yalnız değilsiniz! Yaşadığımız dünyayı korumalıyız!” mesajını vermeyi amaçlamaktadır. 
 
Kendisine çocuklar tarafından gönderilen mektuplardan birçok “Çocuklardan Hayvanlara Mektuplar” kitapları oluşturmuştur. Öyküleri ve şiirleri, Türkçe yardımcı ders kitaplarında ve dergilerde yayınlanmıştır. Bazı dergilerde eğitim köşesi yazarlığı yapmıştır. 
 
Çiler Çelikler, edebiyat alanında çalışmalarına devam etmekte, okul öncesi öğretmeni olarak görev yapmaktadır. İstanbul’da yaşıyor. 
 
ESERLERİ 
• Erik Ağacı Siyah Köpek ve Bulut - Yeni İnsan Yayınevi 
• Çocuklardan Yarasaya Mektuplar - Yeni İnsan Yayınevi 
• Düş Zamanı - Yeni İnsan Yayınevi 
• Karnında Davul Çalan Ayıcık - Yeni İnsan Yayınevi 
• Hayvanlardan Çocuklara Mektuplar-1 Altın Çocuk Kitapları 
• Hayvanlardan Çocuklara Mektuplar-2 Altın Çocuk Kitapları 
• Şiir’in Çocukları 
• Sebzelerden Çocuklara Mektup Var 
• Şiirlerle Belirli Günler ve Haftalar 
• Birbirine Benzemeyen İkizler 
• Yumuk Prenses ve Yedi Devler 
• Satranç Ülkesine Yolculuk 
• Çiziyorum, Boyuyorum, Kesiyorum, Satrancı Seviyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2bf1166-95e6-4e78-8c39-e77f8306273e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Ol</image:title>
            <image:caption>Peter H. Reynolds; Nokta ve Mış Gibi ödüllü ve çoksatar pek çok kitabın hem yazarı hem de çizeridir. Çok sevdiği Blue Bunny Books and Toys mağazasını işlettiği Dedham, Massachusetts&apos;te yaşamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c617e004-de2a-4b55-8837-f0b79b3748c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam-5 Pirelerin Tanrısı</image:title>
            <image:caption>Dav Pilkey’e çocukken DEHB ve disleksi tanısı konmuştu. Dav sınıfın düzenini o kadar bozuyordu ki, öğretmeni onu her gün koridorda oturtmak zorunda kalıyordu. Neyse ki Dav, resim çizmeyi ve öykü yazmayı çok seviyordu. Koridorda geçirdiği zamanı kendi çizgi romanını yaratarak geçirmeye başladı. Köpek Adam ve Kaptan Düşükdon burada ortaya çıktı. Üniversite yıllarında tanıştığı bir öğretmeni Dav’i resim çizmesi ve yazması için teşvik etti. 1986 yılında uluslararası bir yarışmayı kazandı. Bunun sonucunda ilk kitabı olan World War Won yayımlandı. 1994’te yayımlanan Dog Breath adlı kitabı ile 1998’de Kaliforniya Genç Okur Madalyası’nı kazandı. Ardından 1997 yılında The Paperboy ile Caldecott Onur Ödülü’nü ald ı. 2002 yılında yayımlanan ve Kaptan Düşükdon karakterlerinden biri olan Süper Bezli Bebek’in Maceraları, USA Today’in hem yetişkin hem de çocuklar için en çok satan kitaplar listesinde altıncı sıraya yükseldi ve aynı zamanda New York Times en çok satanlar listesinde de yer aldı. Daha sonra yayımlanan Gelecekten Gelen Kung-Fu Mağara Adamları Uk ve Gluk’un Maceraları ve Süper Bezli Bebek 2: Tuvalet Hırsızlarının Saldırısı, USA Today’in en çok satanlar listesine girdi. Bu çizgi romanların alışılmışın dışındaki tarzı çocuklardaki baskılanmış yaratıcılığı yüreklendirmeyi amaçlıyordu. Pilkey’in hikâyeleri yarı otobiyografik özellikler taşımaktadır aynı zamanda arkadaşlık, hoşgörü ve iyi kalplilerin zaferini öne çıkaran evrensel temaları da konu edinmiştir. Dav, Kuzeybatı Pasifik’te eşiyle birlikte kanoya binmeyi çok seviyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e05cc90-9abc-4b77-b5b4-4efe86052699.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Tilda ve Diğerlerinin Olağanüstü Maceraları</image:title>
            <image:caption>Dedektif Tilda ve Diğerleri’nin Olağanüstü maceraları, bir solukta okuyacağınız, keyifli bir polisiye. Batı’da Crazy Mystery denen türün ülkemizdeki en seçkin, belki de tek örneği. Tuğba Turan, yerelden evrensele genişleyen bir açılımla polisiyeyi mizah ve macera ile son derece başarılı bir biçimde harmanlamış. Onun yer yer iğneli, eleştirel ve ironik dili, insanı güldürmekle kalmıyor, aynı zamanda düşündürüyor da.
Gencoy SÜMER
Türkiye’nin ilk özel kadın dedektifi Tilda ve arkadaşlarının maceralarını okurken hazırlıklı olmalısınız. Ünkü her an her şey olabilir. Dünyanın bir ucundan diğerine gidebilir, en olmayacak insanlarla en olmayacak yerlerde karşılaşabilirsiniz. Dur durak bilmeyen, bu baş döndürücü serüvende imkânsız olana yer yok. Bşata Tilda olmak üzere, yardımcısı Mehmet, makyözü Tijen Hanım ve çılgın kedisi Basti’den oluşan Suadiye Hamiyet Yüceses Sokağı sakinlerini eminim siz de çok seveceksiniz.
Turgut ŞİŞMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f28a15-3f2e-4d16-8d89-58573c97b255.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtarıcım Nileyn 2</image:title>
            <image:caption>İki nehir arasında kalmış küçük bir kız. Dışı nehrin güzel yanıyken, içi nehrin mahşer kısmı, Nileyn.
“Git ve ağla, küçük kız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5784488c-a397-4c96-b988-b10e0f33b5c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgün Yaşamın Ögeleri</image:title>
            <image:caption>Kişi kendi iç dünyasının, içsel boşluğunun farkında değilse, oturup okuma, düşünme ihtiyacı duymuyorsa, sohbet edeceği dostları yoksa, altın kaplama masalarla sedef kakmalı sehpaların süslediği bir odada oturması neye yarar ? Mutluluğu elde etmek çaba ister. Mutluluk yolunda görünür ve görünmez engeller buunabilir. En yakınınızdaki kişi bile, kendisine üstünlük sağlayacağınız, eşitliği bozacağınız kaygısı ile veyabencilce davranarak çabalarınızı sabote edebilir. Br de Şu kişiye bir kazık atsam, özgüven ve güç tazelesem diyen kötü niyetli sadist kşiilikli insanlara her yerde rastlamak mümkündür.

Bu kişiler, başkalarının acı çekmesinden mutlu olur. Baka insan ya da hayvanlara zulüm yapmanın görünür veya görünmez yollarını keşfetmek iin kafa yorarlar. O gün kime eziyet ettikleri, kumpas kurdukları ve kazık attıklarının bilançosunu yaparlar. Sağladıkları etkinlik ve üstünlükle, elde ettikleri skorlarla gurur duyarlar. Demek ki mutluluk kavramı görecelidir ; pencereyi ben açarsam ortamı havalandırmış olurum ; başkası açarsa içeri soğur. Bu koşullarda yaratılan mutluluğun değerini, onu elde eden ve yaşayan kişi bilir.

Arif Ata</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/def8c1a0-3772-4a14-a70c-df5fb798d953.jpg</image:loc>
            <image:title>Korona Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Günlüklerimde, Korona virüs denilen bulaşıcı hastalığın insanda ve insan ilişkilerinde bıraktığı ağır yıkımı anlatmaya çalıştım. Öncelikle, bu virüs belasından ruhumuzu nasıl kurtarabiliriz sorusuna yanıt aradım. Davranışlarımızı etkileyen bu mikroptan ruh sağlığımızı nasıl koruyabilirdik. İnsanı insana yabancılaştıran, insanı kendinden kaçırtan bu gözle görülmeyen, elle tutulmayan öldürücü düşmana karşı nasıl savaşabilirdik. Hem bedenimize hem de aklımıza sahip çıkmanın zorluğunu aşmanın yolunun, üretkenliğimizi aksatmadan ilerletmemizden geçtiğini bilmek gerekti. Bedenimize girecek olan virüsü yenmek mümkündü; ama ruhumuzu karartacak olan bu beladan kurtulmamız hiç de mümkün olmayabilirdi. Düşünce ve duygularımızı yönlendiren bu dar alanı genişleterek ruhumuzu kurtarabilirdik. Farklı uğraşları iş edinerek zamanımızı doldurabilirdik. Kaygılanmadan tedbirlerimizi alarak bilinçli bir şekilde bu olumsuz durumdan çıkmanın yolunu bulabilirdik. Alanlara ve mekânlara topluca girmeden geniş aralıklarla durarak yaşamımızı devam ettirebilirdik. Zevklerimizden, alışkanlıklarımızdan taviz vererek yaşamaya mecbur olduğumuzu bilmeliydik. Bunları yapıp organize edecek ve toplumu yönlendirecek eğitimli, bilinçli kadrolara, örgütlere her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu görmeliydik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbb41569-9cec-4b05-8ddb-e7d4114800ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğsümün İki Arası</image:title>
            <image:caption>İçimdeki sevdanın yola düşmesi beni senin bulunduğun şehirlere sürükledi. Bilmediğim şehirlerde senin kokunu aradım. Yüreğimin masumiyeti griye boyandı ama sen gelmedin. Bekledim. Belki de kışın peşinden kaç yaz geçti de sen benim sana yaklaştığım şehirlerden geçmedin. Günü geldi dediğim zamanlarda ölümün kokusu deldi yürek uçlarımı. Ölümün kokusuyla sürüklendiğim uçurum kenarları adına yazılmış birer şiirdi benim için. Sürüklendiğim dalgaların senin gülüşünü vurması yüzüme. Bundan sonrası olmayan anılarımın peşine takılıp bir çığlığın içinde kaybolmak. Yokolduğum günlerimin, sessizlikte bağrışlarımın ve griye boyanan ölülerin hesabını sorsam sana bir bakışın kapatır mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f3304e6-d69b-4b3f-9e30-8675392c04b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Gemi</image:title>
            <image:caption>1960’lar Türkiye’sinin küçük, kendi halinde, tipik bir endüstri kasabası: Heybetli bacasıyla fabrika, tek katlı lojmanlar, nefis bir sahil, lokal, tren yolu, kumsal, deniz ve nereye el atsan arkeolojik kalıntılar- denizin dibinde, tepelerde, bahçelerde... Soğuk, karlı bir kışı geride bırakan kasaba sakinleri, yaşadıkları yerin tüyler ürpertici sırrından habersiz, yazı dört gözle beklemektedirler. Jülide hariç. Jülide, ağabeyi Tanju tarafından sürekli dışlanmaktadır ve üstelik hiç bir arkadaşı yoktur -hayvanları saymazsak tabii. Bir gün olağanüstü bir olaydan sonra kendini müthiş bir maceranın içinde bulur. Artık yeni bir arkadaşı vardır: Vedat. İkisi birlikte, tarih ile mitolojinin iç içe geçerek sınırlarının belirsizleştiği bir zaman dilimine giderler. Ve yaşadıkları yerin inanılmaz sır perdesi binlerce yıllık bir hikâye sarmalı olarak yavaş yavaş gözlerinin önünde aralanır. Jülide ne kadar ileri gittiklerini fark edemez, Vedat’ın hayatı tehlikeye girer. Onu kurtarmak cesaretini nereden, kimden aldığını bilemez ama cüretinin bedelini ödemeye hazırdır. Ne yazık ki ölümsüz rakibi tahminlerinin üzerinde bir güce sahiptir ve şimdi bütün sevdikleri, herkes tehlikededir. Artık sadece kendi gücüne dayanmak zorundadır. Her sayfası heyecan, gerilim ve ilginç buluşlarla dolu; birçok katmanı olan, ‘bizden’ diyeceğimiz; sürükleyici, yediden yetmişe herkesin soluk soluğa okuyacağı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e30009f-da98-4de9-a6dd-9586def93ed4.jpg</image:loc>
            <image:title>Üretkenlik Üzerine Safsatalar</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi gelişimini her zaman icatlara borçludur. Ateşin, tekerleğin, buharlı makinaların ve internetin icadı toplumların ilerlemesinde katalizör etkisi göstermiştir. Bu icatlar bazen çok büyük bir çalışmanın ürünü olurken, bazen de anlık bir fikrin eseri olmaktadır. Modern çağda yaşayan bizlerin yeni bir ürün ya da fikir ortaya koymak için cilt cilt kitaplar bitirip, ülkenin seçkin üniversitelerinde okumasına gerek yok. Aynı pencereden bakarsanız aynı şeyi görürsünüz. Aynı yoldan giderseniz aynı yere varırsınız. Bu kitap sizlere farklı pencereden bakıp farklı yollardan gidenlerin hikâyesini sunuyor. Safsataymış gibi başlayan fikirlerin başarı hikâyelerini okuyunca “Aslında benim de aklıma gelmişti.” demekten kendinizi alamayacaksınız.
Seçkin SEVİNÇ-Türk Dili ve Edebiyat Öğretmeni</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/509b2045-25b6-42c0-93d4-768c99461d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Noel Ezgisi</image:title>
            <image:caption>Bir Noel Ezgisi’nin yazarı Charles John Huffam Dickens İngiliz edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olarak kabul edilir. Dickens 7 Şubat 1812 yılında Portsea yakınlarındaki Landport şehrinde dünyada gelmiştir.
Memur bir babanın oğlu olarak sekiz çocuklu ailenin ikinci çocuğu olan Dickens’ın çocukluk yılları sefalet ve yoksulluk içinde geçmiştir. Babasının borçlanıp hapse girişiyle küçük yaştaki Dickens’ı ve ailesini zor durumda bırakır. Böylece yazarın bu sıkıntılı dönemi asabilmek için okul yerine işe gönderilmesi gerekir. Charles’ın okula başlayacağını umut ederken ayakkabı boyası fabrikasına (Warren’s Blacking Factory) başlaması ise, yazarın çocukluk yıllarını utanç verici olarak hatırlamasına neden olur.
Yazarın acı dolu bu yıllarının izlerini “David Copperfield” (1850) ve “Great Expectations” (Büyük Umutlar/1861) adlı eserlerinde görmek mümkündür.
Babasının hapisten çıkmasından sonra bile çalıştırılmaktan kurtulamayan Dickens’ın, ailenin sorumluluklarını küçük yasta üzerine alması 15 yaşından sonra da devam eder. Bu seferki isi ise, bir avukatın yanında kâtiplik yapmak olur. Bu işin tek iyi yanı Dickens’a boş zaman tanıyarak tiyatroya gitmesine imkân sağlamasıdır. Böylece tiyatroda küçük roller almaya başlar. Aynı zamanda stenografi de öğrenen Dickens, 1835 yılında “Morning Chronicle” gazetesine stenograf olarak ise alınır. Bu gazetedeki ilk işi ise, “Sketches by Boz” (Boz’un Karalamaları/1836) başlığı altında yazılar çıkarmak olur. Ardından “Pickwick Papers” (Bay Pickwick’in Serüvenleri/1837) serisini yayınlayan Dickens, artık dünyaca tanınan, popüler kimlik taşıyan bir yazara dönüşmüştür.
Yazarın bugün “Noel Baba” olarak adlandırılmasını 1843 yılında yayınladığı ünlü “A Christmas Carol” (Bir Noel Ezgisi) adlı kitabına dayanır. Bu kitap, yazarın yılbaşı ve Noel’in önemini vurguladığı ve bu görüşünün toplum tarafından benimsenmesini sağlayan en önemli eserleri arasında yer alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/941c4135-8cfb-4c15-8964-bf4c2dbca281.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Parçacıklar</image:title>
            <image:caption>Michel Houellebecq’in otobiyografik öğeler taşıyan ve çıktığı gibi yoğun ilgiyle karşılanan, bazı sahneleri “pornografik” diye nitelenerek eleştirilen ikinci romanı Temel Parçacıklar 1998 Prix Novembre’ı kazanmış ancak bu kararı onaylamayan ödülün kurucusu istifa etmişti. Aynı ödül sonraki yıllarda Prix Décembre adıyla verilecekti. Yazarın annesi ise romanda anlatıldığı gibi bir ebeveyn olmadığını iddia edecek, oğlu içinse “Eğer adımı bir kere daha ağzına alırsa suratına bastonumu geçirir, dişlerini dökerim,” diyecekti.
Babaları ayrı kardeşler olan Bruno ile Michel’i, hippilerden etkilenen anneleri terk eder. Bruno yıllar içinde hayatının odağına seksi koyan bir hedoniste dönüşecek ama arzuları nadiren karşılık bulacaktır. Michel ise iç dünyası çöller kadar çorak bir moleküler biyolog olacak ve yaptığı keşifle insanlığın kaderini değiştirecektir.
Michel Houellebecq, Temel Parçacıklar’da politik doğruculuğu alaşağı edip modern toplumun dinle, cinsellikle, özgürlükle ve hayatın anlamıyla kavgasını anlatıyor.
“Başkaları tavşan kovalarken büyük avın peşine düşen bir roman.” –Julian Barnes
“Houellebecq maharetli bir yazardan çok daha fazlası: Edebiyat sahnesinde uzun zamandır görmediğimiz türden hakiki bir canavar.” –Le Monde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bde9e6a2-165e-42f8-8bb2-8d83666bb57e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Kahkaha</image:title>
            <image:caption>Kızıl Kahkaha, Rusya-Japonya savaşında Rusların hazin yenilgisini izleyen dönemde 1904&apos;te yazılmıştır. Bu savaşta 300 bin kişilik Çarlık ordusu ölü, yaralı ve tutsak olarak 120 bin askerini yitirdi. Kızıl Kahkaha, bir Rus subayının ateşli ve parçalı monologudur, insanın insanlık dışı dehşetinin üstesinden gelen ve deliliğe sığınmaya itilen bir monologdur. Kızıl Kahkaha İçin Andreyev&apos;in ilk düşündüğü isim Savaş&apos;tır. Savaşın dehşeti, cinneti ve deliliği anlatır: Gözler bakmaktan vazgeçmişti. Andreyev savaşın tasvirini yapmak yerine insan ruhuna bıraktığı karanlığı, yıkımı ve sonuçlarını irdeler. Kızıl Kahkaha, anlatım açıcısından önemli bir eseridir. Bu önemli eseri savaşa lanet için okurlarımıza sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73366e9b-484f-49db-b367-76c5312632f3.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>Payot 1859 yılında Chamonix şehrinde doğmuştur. Eğitimi ve akademik kariyeri hakkında çok az bilgi mevcuttur; bununla birlikle bazı kaynaklara göre laik eğitimin öncü figürlerindendir. 1907 yılında Aix-en-Provence’teki Aix-Marceille Üniversitesi’ne rektör olarak atanmıştır. Payot, 1940 yılında vefat etmiştir. 1909 yılında yayınlanan, 32’den fazla baskısı olan ve sonraları birçok dile çevrilen İrade Terbiyesi, yazarın en ünlü eserleri arasındadır.
Jules Payot bu kitabında okuyuculara sağlam bir zihnin –tembellikten arınmış bir zihnin- nasıl oluşturulacağının özünü sunar. Payot, bize arzu ettiğimiz hayatı getirecek olan irademizi sürekli test ederek çalışmada sürekliliği vurgular. Önemsiz meselelerden ve tembel arkadaşlardan kaçınmak, dikkatimizi dağıtmamak ve sebat etmek, bu kitap saçmalıkları yerle bir ederken, günümüz üretkenlik bloglarının da çok üzerinde kendini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e45a3a0-12d3-40bf-8526-1525bd91009f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavgam (Tam Metin)</image:title>
            <image:caption>Hatırlamak, hayatta kalanlara güç, ölenlere miras, ailelerine de rahatlık verir. Ancak bunun da ötesinde Holokost’un nedenlerini, ilerleyişini ve sonuçlarını hatırlamak, soykırım olgusunu daha iyi kavramamızı ve ırksal çatışmanın tehlikelerine karşı daha duyarlı bir hale getirir.
1920’li yılların ortalarına değin Alman ulusal siyasetinde bir lider pozisyonundan ziyade odak noktasına aldığı propaganda üzerine yoğunlaştı. Bu andan itibaren hem parti üyeleri tarafından gördüğü destek hem de parti başkanı olarak sahip olduğu güç sayesinde daha baskın olmaya başladı. Söylemleri bu durumun etkisiyle milliyetçi grupları bir araya getirmeyi arzulayan bir hale büründü. Kavgam, Hitler’in zayıf ve sorunlu Almanya’yı kurtuluşa götürecek kahramanının rolü üzerine bir çalışmadır.
Hitler’in bu metni, yaratmak istediği toplum idealinin erken bir ifade olarak yorumlanmamalı. Hitler burada kendisini bir ideolog olarak sunar ve çoğu durumda vizyonunu gerçekleştirmenin gerektireceği ayrıntılarla boğuşmaz. Sendikalar, medyanın kontrolü, ittifaklar, ideal Alman eğitim sistemi veya frengi gibi konularda daha somut ve keskin bir dil kullanır. Yahudilerin Almanya ve dünyanın geri kalan yerleri için oluşturduğu “tehdit” üzerinde sıkça durur ve Yahudi tehdidine karşı bir “hesaplaşma” içine gireceğinin dökümünü oluşturur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caa32f22-e3d8-41a8-b83f-3e9afa633d8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Silistre</image:title>
            <image:caption>SITKI BEY: Abdullah Çavuş, buraya gel! Şu kale uğrunda ölmek elinden gelir mi?
ABDULLAH ÇAVUŞ: Ölürüm, kıyamet mi kopar?
SITKI BEY: İslam Bey, bu gece, bir yere gidecek. Beraber gidebilir misin? Fakat yüzde
doksan dokuz kurşuna dizilmek var.
ABDULLAH ÇAVUŞ: Kurşuna dizilirsem, kıyamet mi kopar?
Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal’in vatanperverlik ve hürriyet duygularını en iyi yansıttığı eseridir. Eserde, düşman işgalinde olan Silistre Kalesi’nin, kahraman Türk ordusu ve bir avuç gönüllü sayesinde nasıl kurtarıldığı anlatılmıştır. Gönüllerinde vatan aşkından başka bir duyguya yer vermeyen Türk halkının, kaleyi müdafaa uğruna yaptıkları, yukarıdaki diyalogdan da anlaşılacağı üzere tarife sığmayacak yüceliktedir. Onlar düşman karşısında sayıca çok azdılar. Ama yüreklerindeki millet sevgisi ve iman, milyonlarca düşmanla baş etmeye yeterdi. İşte Silistre Kalesi’ni böyle savundular...
Eserin başkahramanlarından İslam Bey’in cepheye gidişinin ardından, onun hasretine dayanamayacağını anlayan sevgilisi Zekiye, asker kılığında ordunun içine karıştı. İki âşığın birbirlerine duydukları derin sevdadan başka bir büyük aşkları daha vardı: VATAN. İslam Bey ve Zekiye’ye göre vatan uğruna ölmek en büyük erdemdi.
Namık Kemal’e asıl şöhretini kazandıran ve yüzyılı aşkın süredir büyük bir ilgiyle okunan bu eser, aynı zamanda Türk edebiyatının sahnelenen ilk oyunu olma özelliğini de taşımaktadır. Gözlerimiz dolu dolu okuyacağımız bu tarihi oyun, bizlere üzerinde yaşadığımız toprakların ne büyük zorluklarla kazanıldığını bir kere daha kanıtlıyor...114 sure ve 6666 ayetten oluşan kutsal kitabımız Kur’ân-ı Kerim’de; İslâm dininin hükümleri, ahlâk ve inanç hakkındaki kaideler, Allah’ın varlığı ve birliği, Hz. Muhammed’in kutsiyeti ve İslâm’ı yaymak adına verdiği mücadeleler, dünya üzerinde var olmuş tüm peygamberlerin mucizeleri ve iyi bir mümin olmanın yolları aktarılmıştır. Ayrıca Kur’ân-ı Kerim, fesahat ve belagat sahasında da ilk ve en mükemmel örnek olarak kabul edilir. İslâm inancına göre, Kur’ân-ı Kerim’in bir benzeri kıyamete dek indirilmeyecektir. O, dünya üzerinde var olmuş son kutsal kitaptır.
De ki: “Ant olsun ki, bu Kur’ân’ın bir benzerini ortaya koymak üzere, insanlar ve cinler bir araya toplanıp birbirine destek olsalar da, onun benzerini ortaya getiremezler.” (İsra: 88)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8ab363e-6a60-4f59-aaf3-70fa5a2b484b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Destanları Seti (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Battal Gazi
Köroğlu Destanı
Han Bahadır ile Alageyik
Oğuz Han Destanı
Manas Destanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/083af396-6ade-476f-9f22-b4b2f58869f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Gelgit Savaşçıları</image:title>
            <image:caption>Fırtına Koruyucusu’nun Adası’nın devam kitabında Fionn Boyle, kendini adanın hayatta kalması için verilen mücadelenin tam merkezinde bulur.
Fionn Boyle, binlerce korkunç ruhtakipçisi adaya ulaştığında, yaklaşık altı aydır Arranmore’un Fırtına Koruyucusu’ydu. Fakat korkunç büyücü Morrigan’ın takipçileri liderlerini yükseltmek için geldiklerinde Fionn ne yazık ki onları durduracak güce sahip değildi. Fırtına Koruyucusu’nun büyüsü onu terk etmiş, büyükbabasının hafızası da oldukça kötüleşmişti. Fionn, Dagda’nın Merrow ordusunu çağırmasına yardım etmeleri için arkadaşları Shelby ve Sam’e güvenmek zorundaydı.
Fakat adada kimse, bu vahşi deniz canlılarının varlığına bile inanmıyordu. Fionn herhangi bir sihir kullanmadan haklı olduğunu nasıl kanıtlayacaktı? O, kayıp gelgit savaşçılarını bulmaya çalışırken, karanlık taraftakiler adayı istilaya hazırlanıyordu. Arranmore’u kurtarma savaşı başlıyordu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc1052bf-3790-4bf7-b959-9e44863d9007.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefeya Perwerdeye</image:title>
            <image:caption>Felsefe di her heyamên dîrokê de bi her awayî bandorê li ser takekesan û civakan kiriye. Wiha reng e bandora felsefeyê li ser perwerdeyê jî heye. Wate û armanca perwerdeyê bi alikariya felsefeyê tên diyarkirin. Bernameyên perwerdeyê li gorî felsefeya perwerdeyê tê amadekirin. Di hemû pergalên perwerdeyê de şopa felsefeyê heye. Bi giştî ji vê şopê re felsefeya perwerdeyê tê gotin. Di naveroka vê xebatê de fîlozof û zanyar ji hêla felsefeya perwerdeyê ve hatine dahûrandin. Ev xebat di qada xwe de yekemîn e. Di pêşerojê de berdewama vê xebatê, dê pêk bê. Em hêvî dikin ku ev xebat, ji bo perwerdeya Kurdî bibe alîkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44666014-ba51-4567-a3b2-089d9545651a.jpg</image:loc>
            <image:title>Masireşka Biçuk</image:title>
            <image:caption>Masîreşka Biçûk, bêyî ku li ber bayê tu kesî bikeve bi dilê xwe tevdigere. Masîreşka Biçûk behsa pêkvejiyanê dike; bêyî ferqê bixin navbera bawerî, ziman, nijad, zayendê hezar hezar reng û deng mil di mil hev de. Masîreşka Biçûk behsa lêgerîna dû dad û dadmendiyê, wekhevî û yeksaniyê dike û behsa giringiya jiyaneke bi wate dike.
 
De rabin Masîreşkên Biçûk, gaziya azadiyê bixwînin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1d22ead-707f-49e0-b99c-5182ecccc063.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişisel Değerler ve Çevre Muhasebesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
DEĞER KAVRAMI VE KİŞİSEL DEĞER 
İKİNCİ BÖLÜM 
ÇEVRE, ÇEVRESEL MALİYETLER VE ÇEVRE MUHASEBESİ 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
YÖNETİCİLERİN KİŞİSEL DEĞERLERİNİN ÇEVRE MUHASEBESİ TUTUMLARINA ETKİSİNİN TESPİTİNE YÖNELİK ARAŞTIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40917616-716a-4143-bdb3-37084daa5ec3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Kinantropometri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      KİNANTROPOMETRİYE GİRİŞ 
2.      ULUSLARARASI KİNANTROPOMETRİYİ GELİŞTİRME KURUMU (ISAK) 
3.      ANTROPOMETRİ EKİPMANLARI 
4.      ANATOMİK NOKTALAR 
5.      ANTROPOMETRİK PROFİLLER 
6.      ANTROPOMETRİK PROFORMA VE TEKNİK ÖLÇÜM HATASI (TEM) 
7.      VÜCUT YOĞUNLUĞU VE VÜCUT YAĞ YÜZDESİNİN HESAPLANMASI 
8.      KİNANTOPOMETRİK BAZI ÖNEMLİ ÖLÇÜMLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f48a74-6aa0-48e1-bbda-478f9c7045cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Keybanuya Firinde</image:title>
            <image:caption>Şevreşkê gotibû “Heke tu di xwe re nabînî tu dê serederiyê bi wî tiştî bikî neke.”
“Baş e, ez dikarim bifirim? Ez ê çawa bikaribim bifirim?” Ev pirsa keybanûyê bû. Şevreşkê lê vegerand, “Wexta ez mişk bûm min digot ez ê nikaribim bifirim û bêguman min nikaribû jî. Rojekê min dî kêzikeke gogivêr ketiye davika keroyekê min rabû ew gogivêr rizgar kir û wê ji min re got ka ez ê çawa bikaribim bifirim. Lê ez nabêjime te, neku tu dê hemû mêşan bixwî.”
“Ez sond dixwim ez ê devê xwe bi mêşan nekim.”
“Vê gavê wa ye tu pêpes dikî.”
Keybanû hinekî ditirsiya û wexta li ber pêyê xwe nihêrt li ber pêlavên wê yên biçûkî xetxetkî tiştek hebû û wê ew tişt pelçiqandibû.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/916c514e-f670-4c9a-b4eb-98ec3ca6f234.jpg</image:loc>
            <image:title>Pilote Şer</image:title>
            <image:caption>Pîlotê Şer di sala 1942ê de tê weşandin. Di romanê de Şerê Cîhanê yê 2yê dema Fransa bi destê Almanan tê dagirkirin bi çavê pîlotên çavdêriyê ve tê vegotin û tê de behsa birînên şer û cengan tê kirin ka çi birîn di dîroka mirovahiyê de vekirine. Saint-Exupêry, bi vegotineke bi efsûnî behsa bêwatehiya şerî, beramberî wê wateya jiyanê, pîrozbûna hezjêkirina mirovan, hest û diltezîna hemberî kuştinê dike û dibêje: Şer ne serencamek e. Şer nexweşîyek e. Mîna tîfûsê...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1187cfdf-27ec-40ac-a4ca-f04b6996f3ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Özde Bilim</image:title>
            <image:caption>Modern teknoloji ve internetin yaygınlaşması insanoğluna inanılmaz büyük bir fırsat sunmuştur. Onlarca yıldır sadece belli kurumların ve ayrıcalıklı kişilerin elinin altında bulunan “bilimsel bilgi” artık isteyen herkes tarafından ulaşılabilir durumdadır. Bilgiye ulaşabilme özgürlüğü açısından ortaya çıkan bu eşitlik, insanlık için muazzam bir fırsat olmasına rağmen çok büyük bir tehlikeyi de yanında getirmiştir. Zira insanlığın ortaya çıkışından beri var olmaya devam eden sahtekarlık ve yalan bilgiler de aynı teknolojiyi ve bunun yarattığı özgürlüğü sonuna kadar kullanarak çok fazla kişiye ulaşabilmektedir. 
… 
 
Ellerinizin arasında durmakta olan bu kitap bilimi bilenlerin, bilmeyenlere akıl verdiği bir kitap değildir. Hazır cevap kalıplarına sıkışmak yerine sorularla çözüm arayan ve sözde olana kolayca inanmak yerine zaman ve emek harcayarak özde olanı anlamaya çalışan insanlarla buluşmak isteyen bir kitaptır. 
Keyifli okumalar… 
 
Yazar Hakkında: 
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümünü bitirdikten sonra Biyoloji (ODTÜ), Eczacılık (Ankara Üniversitesi) ve Farmakoloji (Hacettepe) alanlarında 3 adet yüksek lisans çalışmasını tamamlamıştır. Hacettepe Üniversitesi&apos;nde Fizyoloji (tıp) alanında doktorasını bitirmiştir. Halen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalında çalışmaya devam etmektedir. Davranış, beslenme, egzersiz, doğal kökenli ürünlerin fizyolojik etkileri ve yaban hayatı gibi farklı konularda çalışmaları bulunmaktadır. Kuş Araştırmaları Derneğinin kurucuları arasındadır. Evli ve bir çocuk babasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f7d37de-d320-4204-97e8-7c77787e5eee.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayatı Okumak</image:title>
            <image:caption>Bazı hayatlar var ki meşaleler gibi. 
Taşıdıkları değerlerle ve mesajlarla yolumuzu aydınlatırlar. Kelebeklerin ışığa doğru uçması gibi biz de bu meşale hayatlara doğru kanatlandırdık gönlümüzü. 
Hayat acısıyla tatlısıyla, düzüyle yokuşuyla yaşanırken yorulduğumuz, bocaladığımız, düştüğümüz zaman bize toparlanıp yoluna devam etme gücü ve cesareti verecek insanlara öyle ihtiyacımız var ki… 
Bu kitapta, hayata bakış açımızı güzelleştirecek ve ufkumuzu genişletecek isimleri bir araya getiriyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2a0fd1f-4604-4c67-86ec-f23b8ee4ebfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Rikki-Tikki-Tavi</image:title>
            <image:caption>Rîkkî-Tîkkî-Tavî mişkekî banbanke ye û li Hîndistanê jiyana xwe didomîne. Çawa me got mişk hema pozê xwe bamedin, lehengê me ji familyaya xijindeyên bi dûv e û dijminê maran e. Malbateke îngilîz xudaniyê li Rîkkiyê ji lêmişteke giran filitî dike û demeke kin kelk û fêdeya vî mişkî dibîne. Rîkkî jiyana xwe dijî marên kobra diparêze. Du marên kobra Nag û Nagaina jin û mêrê hev in û li baxçeyê vê malê dijîn. Nag rojekê xwe radikêşe da ku bi kurê malê vede. Paşê em binêrin ka çi û çi li wan diqewime û mişkê banbankê çawa berevaniya wan ji maran dike.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/090662cf-cc5c-4329-88a3-aa0922785486.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Bir Gece</image:title>
            <image:caption>İçimdeki bu donuklaşma hissinin ne kadar ilerlemiş olduğunu o gün anladım. Bir yere bağlanmadan, tutunmadan, akan suyun üzerinde gider gibi yaşıyordum. Soğuk bir ölü, yüzen bir cesedimsi varlık olduğumu daha iyi anlıyordum. İçime bir donukluk, acımasız, soğuk bir duygusuzluk yerleşmişti ve içimdeki çürümenin dışarıdan da anlaşıldığı aşamanın başına gelmiştim. 
* * * * * 
Çok garip, bu olağanüstü gece beni ansızın nelerle yüzleştirmiş; geçmişimin en karanlık yanlarının, en gizli dürtülerimin şimdi apaçık karşımda durur biçimde nasıl da kapalı kalmış benliğimi birdenbire ortaya çıkarmıştı! 
* * * * * 
Olağanüstü Bir Gece; seçkin bir burjuva olarak yaşamını sürdürürken giderek duyarsızlaştığını fark eden bir adamın, işlediği bir suçla başlayan ve bütün gece boyunca süren dönüştürücü deneyiminin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2969b85e-883a-47f1-9153-45ccaddac2d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüklere Küçüklere Masallar</image:title>
            <image:caption>Yaşlı bir nine Şeytan’a, “Ben senden daha fazla kötülük yapabilirim.” demiş. “Daha fazla kırar, yıkar, dökerim. Daha kötü olaylara neden olabilirim. İstersen yarış benle.”
“Başla!” demiş Şeytan yaşlı nineye bıyık altından gülerek. “Yahu bu moruk kadın kafayı yemiş herhalde?!. Dünyada benden kötüsü var mı ki?”
Yaşlı nine hemen işe koyulmuş. Etrafından sorup soruşturmuş. (...)

Kekliğin biri çok güzel ötüyormuş. Şahin sesi işitmiş, çok hoşuna gitmiş. Bir gün dalın üstüne tünemiş. Keklik öterken şahin ona “Seninle arkadaş olmak istiyorum!” demiş. Keklik ürkmüş.
“Korkma!” demiş kendisine güvenmeyen kekliğe. “Bana güven. Hatta seninle tüm keklikler ve şahinler adına anlaşma yapacağım: Şahinler sizleri ürkütmesin diye alçaktan uçmasın, sizlerin üstünüzden hiç uçmasınlar.”
Böylece arkadaş olmuşlar. Şahin artık kekliğin yuvasına bile gidiyormuş. (...)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e7cc28b-6b83-4cf3-bdb1-8cbf6ac22a89.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Tek Kişilik Deliliktir</image:title>
            <image:caption>Bir gün karşına öyle biri çıkar ki konuşamazsın. Şuranda bir çocuk koşuşturmaya başlar. Sonra tam konuşmayı öğrenirsin, tam ona “Hadi gel, biz olalım.” demek istersin. Gider… Hem de öyle bir gider ki tüm harflerini de yanında götürür. Sonra ne olur biliyor musun çocuk? 
Sana konuşmasını öğreten hayat, susmasını da öğretir. Terk edildiğin gün aklında bir şair doğacaktır. Sana, “Hadi bir kalem al da ona olan aşkını yaz.” diyecektir. Yazma! Ben çok yazdım, kimse geri gelmedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48f652f3-fad3-4548-8d35-35b1cf23a150.jpg</image:loc>
            <image:title>Gömülü Şamdan</image:title>
            <image:caption>Görünmez olana bağlananın işi, elle tutulur olana düşkün olanınkinden daha zordur; çünkü diğeri geçici, bizimki ise kalıcıdır. 
 
İnsan eliyle yapılan her şey nasıl zamanın ve insanoğlunun tahrip edici anlayışıyla yok olup gidiyorsa, kuyumcunun aslını taklit ederek hazırladığı bu emanet de böylece yok olup gitti ve izi de sonsuza kadar silindi. Ama saklanan sır sayesinde ayakta kalan ezeli şamdan, hâlâ farkına varılmadan ve sapasağlam olarak vatanındaki mezarında bekleyip nöbet tutuyordu. 
 
* * * * * 
 
Gömülü Şamdan; Yahudilerin kutsal emaneti yedi kollu şamdanın, Roma&apos;yı yağmalayan Vandalların eline geçmesi ile başlayan ve seksen yıllık bir hasretten sonra Bizans’ta ortaya çıkışının ve son şahit Benjamin’in ellerinde Kudüs’e gömülmesinin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e358e54e-2e2c-4951-88ae-b5d5e3cfd8d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Xoxek Ü Hezar Xox</image:title>
            <image:caption>Li dangî gundê hejar û dêm rezekî gelek mezin hebû, heta tu bêjî rezekî xweş bû û coyên avê di nav re dikişiyan xwarê, dar û berên rezî tijjî fêkî bûn. Rez ewqasî bi dar û dehl bû, heke te bi dûrbînê ji aliyekî binêrtayê te aliyê dî nedidît.
Axayê gundî, berî çend salan zeviyên gundî li gundiyan parve kiribûn û ev rezê adan jî ji xwe re hiştibû. Helbet zeviyên gundiyan deşt û bi dar û rêl nebûn. Bi ser de dêm bûn, ava wan nebû. Li nava gelî de deştek rasteber hebû. Aha wirê rezê axê bû. Gundiyan li zeviyên xwe yên li ber pal û pesaran genim û ceh diçand.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1db5245e-f402-4d7b-955d-162676771895.jpg</image:loc>
            <image:title>Ugan&apos;ın Gizli Dünyası</image:title>
            <image:caption>UGAN’IN GİZLİ DÜNYASINDA SEN DE SEYAHAT ETMEK İSTER MİSİN? 
HADİ ÖYLEYSE YASLAN ARKANA VE BAŞLASIN MACERA… 
1. DURAK: UGAN KÜKÜRT ŞELALESİ 
2. DURAK: BÜKE TÜNELİ 
3. DURAK: AŞGAR MAĞARASI 
4. DURAK: TİNGİZ GEÇİDİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c37a3fa0-80eb-4093-8b8a-e7d0c766f4d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürebbiye</image:title>
            <image:caption>Salon boşalmıştı, sandalyeyeler hâlâ bir tek soluk lambanın ışığında rastgele itilip kakıldıkları gibi duruyorlardı. Bu cansız boşlukta esrarengiz bir görüntüleri vardı; istemeden içlerinden birine bakışlarıyla benim aklımı başımdan alan zarif bir varlığın görüntüsünü yerleştirdim. 
Varlığımın derinliklerindeki bakışı hâlâ canlıydı. Hareket ediyordu ve ben onun karanlıklardan bana doğru parıldadığını seziyordum; gizemli bir sezgi onun bu duvarların arasında olduğunu hissediyordu ve bu umut kanımın kaynamasına yol açıyordu. 
Ve hâlâ çok sıcaktı! Gözlerimi kapatır kapatmaz, önümde mor kıvılcımlar uçuşuyordu. İçimde hâlâ beyaz sıcak gün alevleniyor ve hâlâ ışıldayan, nemli, kıvılcımlı olağanüstü gece hararetleniyordu. 
* * * * * 
Mürebbiye; Stefan Zweig’ın insanın kusurlarını, zaaflarını, özlemlerini, karşılaştığı engelleyici durumlarını ustaca anlattığı birbirinden güzel bir öykü derlemesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd4853e-8473-4549-ab9b-0e8c6e631110.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecburiyet</image:title>
            <image:caption>Hâlâ konuşmuyorlardı. Ama Paula onu usulca tutup pencere önüne götürdü. Dışarda ne yaptığını bilmeyen insanlığın yaratmış olduğu acıdan uzak, sonsuz bir dünya duruyordu ve onun için parlıyordu; sonsuz gökyüzünün altındaki sonsuz yıldızlar... 
Başını gökyüzüne kaldırdı ve dünyadaki insanlar için kendi yasalarının dışında bir yasanın olmadığını, birbirlerine bağlılık dışında gerçek bir bağlılık olmadığını bütün yüreğiyle anladı. Dudaklarının yakınında karısının huzurlu nefes alışverişini duyumsuyordu ve bazen bedenleri de birbirlerini hissetmenin mutluluğuyla titriyordu. Fakat susuyorlardı. 
Yürekleri; bütün kelimelerin ve insanların koyduğu yasalardan uzak, sonsuz özgürlüğün huzuru içerisindeydi. 
* * * * * 
Mecburiyet; savaş sırasında askere alınmamak için İsviçre’ye kaçan ressam Ferdinand’ın, askerlik işlemleri için konsolosluğa çağrılmasının, karısının şiddetle karşı çıkmasına rağmen kendisini gitmek mecburiyetinde hissetmesinin ve insanın yaşadığı karşı konulmaz duygular, çelişkiler ile çatışmaların anlatıldığı hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/012611b0-e335-4c52-aa69-c142d7e74c6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Qaştanka - Pirçsoro</image:title>
            <image:caption>Qaştanka ne lehengeke nuwaze ye: Kûçikek ji melezê seyê qule û fîno sûret rovî xudan du çavên reşî hûrik e. Heke rastîyê bibêjin çîroka Qaştanka çîrokeke gelek ji rêzê ye.. Her tişt, hingê dest pê dike rojekê ew li kuçeyê xudanê xwe Lukayê xerat winda dike. Qaştanka dizivîre lê xudanê xwe nabîne, nimayîşkerê sîrkê wê dibîne, xwedaniyê lê dike û wê dibe mala xwe. Bi vî awayî, ji bo Qaştanka jiyaneke nenasê wê dest pê dike. Bi ser de dostên wê yên nû çêdibin. Ligel sir û sermaye hezkirina Qaştanka nava mirov germ dike. De ka em binêrin di jiyana nû de çi û çi li benda Qaştanka ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=98141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:53+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba04d46-26b6-4c27-82f4-31e6ef48fafb.jpg</image:loc>
            <image:title>Pire u Tuti</image:title>
            <image:caption>Hema bêje hemû wêjehezan navê Virginia Woolfê bihîstiye. Heçî kitêba Pîrê û Tûtî ye ji çîrokên Woolfê yên ji bo zarokan nivîsîne pêk tê. Kekê pîrejina bi navê Gage dimire û xaniyek ligel 3000 zêran ji kekê wê jê re mîrate dimîne. Stî Gage debara xwe bi goşkariyê dike û ji bo mîrata kekê xwe hilde xwe dide rê, lê wer binêre şûna xanî û zêran tenê tûtîyê kal James ji pîrê re ji kekê wê maye. Tûtî James tûtîyeke heta bêjî ecêb û xwedî raz e, gelo ev tîtiyê şûm dê Stî Gage bigihîne zêrên wê?</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>