﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5578a84-510d-4da7-8c8b-36d193c97706.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Serüveni Yüzyılın Türk&apos;ü</image:title>
            <image:caption>&quot;ŞİİR TADINDA TARİH ,TARİH TADINDA ŞİİR&quot; felsefesiylenbsp; çıktığı yoldanbsp; &quot;Türk&apos;ün Serüveni&quot; adlı tarihamp;şiir kitabının devamı olarak &quot;Atatürk&apos;ün Serüveni Yüzyılın Türk&apos;ü&quot; adlı yazınsal eseriyle tarihe edebi soluk ve şiirselnbsp; tat katan yazarımız, Büyük Hun İmparatorluğu ile Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün vefatına kadar geçen olayları eserlerinde sebeb-sonuç ekseninde akademik bilgiler sunmak suretiyle şiir tadında okuyucularına aktarmaktadır.Yazarımız-Numan CENGİZ- , evli olup üç çocuk babasıdır.Ankara üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Anadolu üniversitesi Adalet BÖlümü mezunu olan yazarımız,iyi derecede Arapça bilmektedir.Halen Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğündenbsp; Şube Müdürü olarak gÖrev yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd470bfc-9a9d-472f-bcca-0a6de077ba96.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Başıma Gezdim</image:title>
            <image:caption>ülkemin şehirlerine ve sınır bÖlgelerine kısa ve uzun günler süren seyahatlere çıktım. Merak duygum ile gezip, gÖrdüğüm, tanıdığım ve bir dolu eğlenceli hatıraları biriktirdiğim İl, ilçe, kÖylerimiz ve insanlarını bu kitabımda sizlere anlatıyorum.
Yolculuklar yaptığım yerlerde yeni insanları tanıma fırsatım oldu, turizmin ve tatilin gizemli keyfini sürdüm. Ayrıca dini, kültürel, sanatsal, bilimsel, tarihsel, felsefi değerde zenginliklerimize de hem kendim hem sizler için zihnimi ve gÖnlümü açtım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b1b4c7-33bd-4975-88c5-359f7d7dca87.jpg</image:loc>
            <image:title>Andersen&apos;s Fairy Tales</image:title>
            <image:caption>Andersen&apos;s Fairy Tales</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a71e618-7a72-40b2-a370-74c827fca8ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl?</image:title>
            <image:caption>Nasıl?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56583212-60cb-4ed1-857b-8f31325371bd.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiridye - Tılsımlı Aşk</image:title>
            <image:caption>Sen hiç bir kitapta kendini okudun mu
-Geldiniz mi hocam?
-Evet az Önce tatlım.çok yorgunum.
-Hoş geldiniz hocam.
-Teşekkürler sevgilim,çok Özledim.
-Nutkum tutuldu.Kim var yanında?
- Ebru var ama rahat ol.Tatlım biliyor musun iyi ki varsın. Sen huzursun.
-Seni hep seveceğim sevgilim.
Hiçbir zaman tam olarak yanında olamasam da.
-Ben de,beni hiç bırakma.
-Ne alaka sevgilim?
-Ne bileyim.
- Ben Ölürsem biter ancak.
-Hiç Ölme ya,nereden çıkardın?
-Senin için yapamayacağım tek şey bu sevgilim. Ölmemek.
-Benden sonra Öl,illa Öleceksen.
-Ben nasıl dayanırım yokluğuna, saçmalama uyu hadi.

-Sevgilim,biz nasıl ayrılacağız seninle?
-Ben Ölünce.
Yutkundum.
BÖyle güzel sÖzleri nereden buluyorsun adam. Murat hoca ldquo;İyi yürekli sevdiğim,
herkesi kendin gibi belleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/816af0a7-0ae4-4be8-81d0-26313ed13658.jpg</image:loc>
            <image:title>The Book of the Hamburgs</image:title>
            <image:caption>The Book of the Hamburgs</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c4befe9-3c61-4b0a-9f87-577cf326a521.jpg</image:loc>
            <image:title>Les sports a la mode</image:title>
            <image:caption>Les sports a la mode</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce7468d6-a0f5-4806-acd4-a1d865f9d6c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika Birleşik Devletleri Bağımsızlık Bildirgesi</image:title>
            <image:caption>İnsanların yaşam süreçleri içinde, onları bir başka halka bağlayan siyasi kurumları hükümsüz kılmak gerektiği ve dünyanın güçlerinin, doğa kanunlarının ve doğanın ilahi düzeninin onlara verdiği hak ile farklı statülere sahip oldukları halde eşit bir mevkiye sahip oldukları takdirde, üretilen fikirleri saygı çerçevesinde ele alarak toplumu fikir ayrılığına iten gerekçeleri beyan etmeleri zorunludur. Bahsi geçen gerçeklerin açıkça ortada olduğunu, her insanın eşit yaratıldığını, Tanrının kendilerine kesin ve inkar edilemez bazı haklar bahşettiğini; bunların arasında yaşama, özgürlük ve mutlu olma gibi hakların da var olduğu fikrini benimsiyoruz. Bu söz konusu hakları güvence altına almak amacıyla insanların kendi aralarında yönetimler kurmaları; bu yönetimlerin ise gerçek güçlerini, yönetilenlerin yönetenlere gösterdikleri rızadan almaları nedeniyle herhangi bir yÖnetim şekli, bu amaçlara ulaşma konusunda ayak diretmeye başladığında böyle bir yönetimi değiştirmek ya da hükümsüz kılmak, yerine yeni bir yÖnetim şekli kurmak ve bu yeni kurulan yÖnetimin yetkilerini ve üzerine kurulduğu temelleri, güvenliklerini ve mutluluklarını sağlayacağına en çok inandıkları şekilde düzenlemek ve inşa etmek halkın hakkıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec791712-a705-4760-928d-16922f2c7589.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege&apos;nin Bir Sahil Kasabasında Emeklilik</image:title>
            <image:caption>Bir ziraat yüksek mühendisi olan yazar, içinde şahısların bulunduğu ve olayların geliştiği bir roman yazmakla birlikte esas olarak toplumsal tespitler ve tenkitlerde bulunmuştur.
2 çocuklarından Hülya üniversitede, küçük olan Okan ise lisede okumaktadır.
(Okumak demekten ziyade bazı konuları ezberlemekte, yabancı dili ise hiç Öğrenememekte demek daha doğru olur. Zira Öğrenci oldukları okullarda Öğrenme; içselleştirme ve fikir yürütmeye dayanan konularda Öğretim genellikle ezbere dayalıdır. Ezber, tekrar ve pratik ile Öğrenilen yabancı dil ise dilbilgisi kurallarını Öğretme şeklinde uygulanmaktadır. Bu nedenle lise bitirinceye kadar birkaç yıl yabancı dil Öğrenen çocukların dil seviyeleri genellikle lsquo;anlıyorum ama konuşamıyorum seviyesindedir)rdquo;.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad63cbbb-6c17-4480-91dd-dd29c9aa8e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Recep&apos;in Kahvesi</image:title>
            <image:caption>Sen hiç bir kitapta kendini okudun mu
Gerçekte bir amatÖr olarak yazmaya çalıştığım ldquo;RECEPİNnbsp; KAHVESİrdquo; adlı eserimle sizleri geçmişe gÖtürmeye çalıştım.
Geçmişin günümüze aktarılmasına çalıştığım eserimde yaşanmışlıklardan hareket ettim.
RECEPİN KAHVESİnde başlattığım Öykülerimde hayal gücümü kullandım.
Topluma, toplumun yaşanmışlıklarıyla mesaj vermek istedim.
Hayallerimin eseri olan Öykülerimde yeri geldi; karakterlere acımasız davrandım!
Yeri geldi üzülmenizi düşündüm!
Yeri geldi siz değerli okuyucuların gülümsemesini düşünerek eleştirel mizah yaptım!nbsp;
Sonra da eserimi beğeninize sundum.
Rahmi ERDOĞRULBÖyle güzel sÖzleri nereden buluyorsun adam. Murat hoca ldquo;İyi yürekli sevdiğim, herkesi kendin gibi belleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6828b5bd-b0fa-4050-8eeb-c9612abf3f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Caspian</image:title>
            <image:caption>Unutlumuş isimler gibi olmuyor bazı aşklar. Herkes unutsa da Toprak ve Yağmur asla unutmuyor bu aşkı. CASPIAN adı artıknbsp; hatırlanmayan, kimine gÖre bir gÖl kimine gÖre bir deniz. Şimdi adına Hazar denilen yaşattığı aşk kadar büyük bir derya. Hazarın iki yakası bir başka coğrafya da başlayan destansı tarifsiz aşkı. Herkes kendisinden bir parçayınbsp; bulacak CASPIAN da sessizce gÖmülü, gizli ve saklı.
Ölüm daha yakın geliyordu ona aşık olma duygusundan. Asla olmaz dediği ne varsa başına gelmişti bir anda. Yaratılışı bir tanrıça kadar güzeldi, Belkide bir ilişkiyi Ömür boyu sürdüremeyecek kadar Özeldi. Onunla olmak yada onunla Ölmek ikisi de imkansızdı. Bazen seçilmiş olmak yalnızlık lanetini birlikte getiriyordu. Sevemeden ve sevilmeden bir Ömrü boşu boşuna bitiriyordu.
Ya adam olmak nasıl bir duygu? Kibar, nazik, kaba, dürüst, sır dolu, sıradan ya da kim kendisini nasıl bir kurguya sokacaksa, tanımlayacaksa Öyle olsun ama bu başka bir adamdı. Kaba saba, az konuşan, sert mizaçlı. Taki bir aşk gelip dayanıncaya kadar kapısına. Haberi yokken o yorgun ruhundaki deli taylar gibi yanıp tutuşan duygularından.
Hepimiz bir beklentinin içinde dÖnüp duruyoruz. Sürekli iç dünyamız da birsürü hayaller kuruyoruz. Ya birden gerçekleşirse. Birden karşınızda belirirsenbsp; AŞK, NEFRET,AYRILIK, HAİNLİK, ÖZLEM, çARESİZLİK ya hiç ummadığınız bir anda yakalanırsanız YAĞMURa Ya da hiç ummadığınız bir anda karışırsanız TOPRAĞA ?nbsp;
Hazır mısınız CASPIAN da ki aşkı yaşamayahellip;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3073fc2-7273-4a53-9553-fbeec7ea4a31.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Fenerciler</image:title>
            <image:caption>Devletler adasında geçen bir maceradır. Devletler adasında çok gemi kazası olmaktadır. Bu yüzden bir fener yapılır. üç bekçi konur. Bu bekçiler;Vasquez, Felipe ve Morizdir. Fakat bir çetenin adaya yaptığı saldırıyla Felipe ve Moriz Öldürülmüşler ve fener ele geçirilmiştir. Daha sonra Vasquez, bu çeteden kaçarak adada gizlice yaşamış ve yardım beklemiştir. İlerleyen süreçte başka bir geminin kaza yapması üzerine gemiden bir tek John Davis isimli bir adam kurtulmuştur. Vasquez, Davisi kurtarmış ve ikisi adada birlikte yardım beklemeye başlamışlardır. Bir yandan da çeteden korunmak zorundadırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02c646fa-de39-4150-90ba-8cac44f2d727.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk</image:title>
            <image:caption>Türk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99287</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/903652ce-f9e7-4ad7-bbfb-543321267b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Kızları</image:title>
            <image:caption>Evet prenses, şimdi ilahi yaratanın huzurunda yemin ediyorum ki &quot;Delikanlının&quot; bu günlüklerini bir araya getirip, bir kitap halinde &quot;Sevgililere&quot; sunacak ve seni onların imdinde &quot;Ömür Boyu Vicdan Azabı&quot; çekmeye mahkum ettireceğim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de824d3c-f42d-460e-afef-b0fecb9fd20e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozoklu Genç-Miskin</image:title>
            <image:caption>Ben uyumayı çok seviyorum. Yarın çalışma hayatımın ilk günü olabilir ve bu sebepten dolayı günün erken saatlerinde uyanmak zorunda kalabilirim. Bu durum beni çok düşündürüyor. Elimde son bir şansım var. Eğer biraz sonra oynayacağım bahisleri tutturabilirsem yüksek bir kazanç sağlarım ve çalışmayacağım için de günün erken saatlerinde uyanmak zorunda kalmam. Piyango dükkanını ve kahvehaneyi satın alırım. İşportacı arkadaşı kahvehaneye, balıkçı arkadaşlardan birini de piyangocuya ortak ederim. Diğer balıkçı arkadaşı da sahilde açacağım içkili lokantaya ortak ederim. Onlar bu dükkanları çalıştırırken bende her zamanki hayatıma devam eder, ay sonu geldiğinde de edinilen karlardan payımı alırım. Ayrıca aşağı mahalledeki yeni yapılan lüks apartmandan bir kat alıp oraya yerleşeceğim. Sevdiğim kıza gÖrkemli bir evlilik teklifi yapacağım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ae7a8b-b8be-4f17-aa27-26c238723721.jpg</image:loc>
            <image:title>Kır Güzeli</image:title>
            <image:caption>Eğitimci yazar ve şair Hasan YURDUŞEN 1963 yılında Kırşehirde dünyaya gelmiştir.
İlkÖğrenimini Kırşehirde, orta ve lise Öğrenimini Ankarada tamamlayan yazar, Gazi
üniversitesi Sınıf Öğretmenliği ve Anadolu üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe
BÖlümü mezunudur. Uzun yıllar yurdun çeşitli bÖlgelerinde resmi ve Özel okullarda
Öğretmenlik, Müdür Yardımcılığı ve Okul Müdürlüğü yapmıştır. Halen Eğitim
Danışmanlığı yapmaktadır. Bir eğitim neferi olan yazarın bu dÖrdüncü kitabıdır.
Yatağım çok Soğuk Annerdquo; adlı şiir kitabı, ldquo;Askıda Anı (Bir Öğretmenin
çantasından)rdquo; isimli anı kitabı ve ldquo;Kitabımda Gün Işığırdquo; isimli bir hikaye kitabı vardır.
Bu şiir kitabında da şair; hayatın içinden şiirler ve dÖrtlükler sunmakta, sizleri
mısraların derinliklerine çekmektedir. Şiirleri bir nefeste okuyacak ve zaman zaman
tekrar okuma hevesine kapılacaksınız. Şimdi sayfayı çevirin ve hayatın şiir kapısınınbsp;açınhellip;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cd389f8-a7cd-4596-8a4a-02a39e1f18ea.jpg</image:loc>
            <image:title>The Antichrist</image:title>
            <image:caption>Of all Nietzsches b books, ldquo;The Antichristrdquo; comes nearest to conventionality in form. It presents a connected argument with very few interludes, and has a beginning, a middle and an end. Most of his works are in the form of collections of apothegms, and sometimes the subject changes on every second page. This fact constitutes one of the counts in the orthodox indictment of him: it is cited as proof that his capacity for consecutive thought was limited, and that he was thus deficient mentally, and perhaps a downright moron. The argument, it must be obvious, is fundamentally nonsensical. What deceives the professors is the traditional prolixity of philosophers. Because the average philosophical writer, when he essays to expose his ideas, makes such inordinate drafts upon the parts of speech that the dictionary is almost emptied these defective observers jump to the conclusion that his intrinsic notions are of corresponding weight.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eaab2af0-4154-4392-b955-911ccf61f202.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazete Yazıları Aktüel - 2</image:title>
            <image:caption>Yazılarım güncel olaylar ve yorumları, eğitim, sanat, kültür, ekonomi, çevre konularından oluşuyor. Eğitim, kültür, sanat, müzik, spor olmadan insanların yaşaması hayattan zevk alması mümkün değil. Kimi insanlar kültür ve sanatla, kimi insanlar bilimle, kimi insanlar sporla, kimi insanlarda müzikle, resimle uğraşır, bu çalışmaları yapan edebiyat, bilim, sanat, kültür insanları insanlığın ortak mirasına katkıda bulunurlar.nbsp;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbb872af-ade1-4d77-ab52-f8a45308c730.jpg</image:loc>
            <image:title>Early Greek Philosophy and Other Essays</image:title>
            <image:caption>We moderns have a an advantage over the Greeks in two ideas, which are given as it were as a compensation to a world behaving thoroughly slavishly and yet at the same time anxiously eschewing the word ldquo;slaverdquo;: we talk of the ldquo;dignity of manrdquo; and of the ldquo;dignity of labour.rdquo; Everybody worries in order miserably to perpetuate a miserable existence; this awful need compels him to consuming labour; man (or, more exactly, the human intellect) seduced by the ldquo;Willrdquo; now occasionally marvels at labour as something dignified. However in order that labour might have a claim on titles of honour, it would be necessary above all, that Existence itself, to which labour after all is only a painful means, should have more dignity and value than it appears to have had, up to the present, to serious philosophies and religions. What else may we find in the labour-need of all the millions but the impulse to exist at any price, the same all-powerful impulse by which stunted plants stretch their roots through earthless rocks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6f67e68-6637-4b9f-bc94-c51ee73ec8d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ecce Homo</image:title>
            <image:caption>As it is my intention within a very short time to confront my fellow-men with the very greatest demand that has ever yet been made upon them, it seems to me above all necessary to declare here who and what I am. As a matter of fact, this ought to be pretty well known already, for I have not ldquo;held my tonguerdquo; about myself. But the disparity which obtains between the greatness of my task and the smallness of my contemporaries, is revealed by the fact that people have neither heard me nor yet seen me. I live on my own self-made credit, and it is probably only a prejudice to suppose that I am alive at all. I do but require to speak to any one of the scholars who come to the Ober-Engadine in the summer in order to convince myself that I am not alive.... Under these circumstances, it is a dutymdash;and one against which my customary reserve, and to a still greater degree the pride of my instincts, rebelmdash;to say: Listen! for I am such and such a person. For Heavens sake do not confound me with any one else!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a2ca0a-b13d-4925-b7f6-44197dd7f73c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sensizlik Yalnızlıktır Ey Nebi</image:title>
            <image:caption>Sensizlik Yalnızlıktır Ey Nebi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4902251-747b-4d32-b741-c5c4fb936902.jpg</image:loc>
            <image:title>The Twilight of the Idols or, How to Philosophize</image:title>
            <image:caption>The Twilight of the Idols or, How to Philosophize</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/399d6239-1354-4945-9e32-0276bde598da.jpg</image:loc>
            <image:title>Thoughts out of Season</image:title>
            <image:caption>Public opinion in Germany seems strictly to forbid any allusion to the evil and dangeious consequences of a war, more particularly when the war in question has been a victorious one. Those writers, therefore, command a more ready attention who, regarding this public opinion as final, proceed to vie with each other in their jubilant praise of the war, and of the powerful influences it has brought to bear upon morality, culture, and art. Yet it must be confessed that a gieat victory is a great danger. Human nature bears a triumph less easily than a defeat; indeed, it might even be urged that it is simpler to gain a victory of this sort than to turn it to such account that it may not ultimately proxe a seiious rout.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa5bb840-3cda-4ddf-b78a-4f7d8583e876.jpg</image:loc>
            <image:title>The Joyful Wisdom</image:title>
            <image:caption>The Joyful Wisdom,rdquo; written in 1882, j just before ldquo;Zara-thustra,rdquo; is rightly judged to be one of Nietzsches best books. Here the essentially grave and masculine face of the poet-philosopher is seen to light up and suddenly break into a delightful smile. The warmth and kindness that beam from his features will astonish those hasty psychologists who have never divined that behind the destroyer is the creator, and behind the blasphemer the lover of life. In the retrospective valuation of his work which appears in ldquo;Ecce Homordquo; the author himself observes with truth that the fourth book, ldquo;Sanctus Januarius,rdquo; deserves especial attention: ldquo;The whole book is a gift from the Saint, and the introductory verses express my gratitude for the most wonderful month of January that I have ever spent.rdquo; Book fifth ldquo;We Fearless Ones,rdquo; the Appendix ldquo;Songs of Prince Free-as-a-Bird,rdquo; and the Preface, were added to the second edition in 1887.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8e70359-023d-4a5d-b405-e5d440223f77.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcu</image:title>
            <image:caption>Şu dünyada hiçbir yol yoktur ki ikiye ayrılmış olmasın. Yol ayrımına gelindiğinde seçtiği yolda ilerlerken herkes ettiği tercihin kaderini yaşayarak gidiyor.nbsp;
Yapılan yolculuklar ister zevk için ister herhangi bir sebeple zorunlu yapılan bir yolculuk olsun, her yolculuğun içinde yaşanan, biriktirilen olaylar ve anılar vardır.
Onun dünyası umutsuzluğu kadar siyah, umutları kadar beyaz değildir. Onun dünyası da içinde bulunduğu şartlar Ölçüsünde bazen siyah bazen beyaz bazen gridir.
Bu hikayedeki olay kahramanımız sadece siyah veya beyaz bir hayat değil içinde bulunduğu toplumun çoğunluğu gibi o da yol ayrımı geldiğinde kendi tercihinin sonucu olan gri bir hayat yaşamaktaydı.
YOLCUrdquo; adlı bu kitapta herhangi bir nedenle gurbete giden birinin sıladan gelen kÖtü bir haber üzerine memleketine geri dÖnmek zorunda kalması, şehirlerarası otobüs terminaline geldiğinde yolculuğa başlama ve bitimi arasında geçen yirmi dÖrt saatlik zaman dilimi içinde başlayıp biten yaşadığı, karşılaştığı ve şahit olduğu olaylar anlatılmaktadır.
nbsp; Her yolun bir sonu olduğu gibi bu yolun da sonuna gelinir. Menzile gelindiğinde yola çıkmaya zorlayan nedenin defteri mutsuz bir sonla kapanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1052d9ab-415f-4c64-a669-021ddde99f00.jpg</image:loc>
            <image:title>The Dawn of Day</image:title>
            <image:caption>When Nietzsche c called his book The Dawn of Day, he was far from giving it a merely fanciful title to attract the attention of that large section of the public which judges books by their titles rather than by their contents. The Dawn of Day represents, figuratively, the dawn of Nietzsches own philosophy. Hitherto he had been considerably influenced in his outlook, if not in his actual thoughts, by Schopenhauer, Wagner, and perhaps also Comte. Human, all too- Human, belongs to a period of transition. After his rupture with Bayreuth, Nietzsche is, in both parts of that work, trying to stand on his own legs, and to regain his spiritual freedom; he is feeling his way to his own philosophy. The Dawn of Day, written in 1881 under the invigorating influence of a Genoese spring, is the dawn of this new Nietzsche. ldquo;With this book I open my campaign against morality,rdquo; he himself said later in his autobiography, the Ecce Homo.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6b5d2d6-f8d3-437a-902d-8bae5c74d92d.jpg</image:loc>
            <image:title>The Genealogy of Morals</image:title>
            <image:caption>The Genealogy of Morals</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b443c029-20bf-4b50-8c0f-69f4a3ec1bfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sudenaz</image:title>
            <image:caption>Ağaçların sıklaştığı yerde bazı gençler sere serpe uzanmış, oynaşıyor, durmaksızın itişip kakışıp gülüşüyorlardı. Sude ldquo; çocuk olmak, yakın gelecekte kendilerini hiç ummadıkları tuhaf şeylerin beklediğini düşünmemek ne güzelrdquo; diye mırıldandı sessizce.çantaları, kitapları bir yanda, ağaçların arasına serilivermiş iki çift çevrelerine aldırmaksızın birbirlerinin yanağına hafif Öpücükler kondurmak istiyor, arkalarındaki kızlar ise hemen yan taraflarındaki çalılıkta alt alta üst üste didişirken bir yandan da ergen oğlanlarla bakışıp flÖrt ediyor, gülüşüp oynaşıyorlardı.
Bu arada, iğde ağaçlarının arkasında, elinde telefonuyla yerde büzülmüş gibi duran bir karaltı dikkatini çekmişti Sude nin. Siluet bir ağaçtan diğerine sürekli yer değiştiriyordu, aynen avının peşindeki acımasız bir avcının en iyi gÖzetleme veya atış konumunu araması gibi. Evet, yine yılışık bakkal Rasihti bu, torunu yaşındaki kızları seyrediyordu ahlaksız herif, hiç utanmadan.
Bu kadar eğitimli ve yaşını başını almış insanlardan oluşan bu güzide semtte bu denli ahlaksız biri nasıl tutunabiliyor hem de bakkallık yapabiliyordu, o da inanılır gibi değildi tabii. BÖlge sakinleri nasıl bu kadar duyarsız, aldırmasız, ilgisiz olabiliyorlarsa artıkhellip;
Gelişmiş ülkelerdeki sosyal ortamlarda asla barınamazdı bu kalitesiz tiplerhellip;
Sude yüzünü ekşitti, başını çevirdi, gerçekten üzülmüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a934bf7-0a5d-41d5-939a-5f12efff2002.jpg</image:loc>
            <image:title>The Plymouth Express Affair</image:title>
            <image:caption>The Plymouth Express Affair</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d85d0fc-d7e5-4e82-9155-edbab72fcfc3.jpg</image:loc>
            <image:title>The Hunter&apos;s Lodge Case</image:title>
            <image:caption>The Hunter&apos;s Lodge Case</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b263e6-aedc-4ccd-b0cc-62a8a5f71d78.jpg</image:loc>
            <image:title>The Missing Will</image:title>
            <image:caption>Poirot receives an unusual request from Miss Violet Marsh. She was orphaned at fourteen years of age, when she went to live with her Uncle Andrew in Devon. He was recently returned from making his fortune in Australia. He was opposed to his niece bettering herself through book learning. Violet rebelled against him and got herself into Girton College some nine years before meeting Poirot. Although somewhat strained, her relations with Andrew Marsh remained cordial. He died a month before she meets with Poirot, leaving a will with a strange clause. The will is dated 25 March and timed at 11:00 am. Marsh gave instructions that his ldquo;cleverrdquo; niece was allowed to live in his house for one year; in that time she had to ldquo;prove her witsrdquo;. If at the end of that time she had not done so, all his worldly goods would go to charitable institutions and she would be left with nothing.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeaa8d9f-1d8f-4da8-952a-1e5edbdfda3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Grant&apos;ın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Cesur ve fedakar Lord Glenarvan, sevgili eşi Lady Glenarvan ve dostlarıyla birlikte, Duncan adlı yatını denemek için denize açılır. Bu yürekli insanlar, denizde buldukları bir şişenin hayatlarına yeni bir yÖn vereceğinden habersizdirler. Şişeden çıkan belge sayesinde, ünlü İskoç denizci Kaptan Grantle iki arkadaşının, batan gemilerinden sağ olarak kurtulduklarını ve başlarının tehlikede olduğunu Öğrenirler. İngiliz Hükucirc;meti bu konuda bir girişimde bulunmaya yanaşmamaktadır. Kaptan Grantın yapayalnız kalmış iki çocuğunu da tanıdıktan sonra, bu merhametli insanların Önünde tek seçenek vardır artık ne pahasına olursa olsun Kaptan Grantın izini sürüp, onu bulmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dbfa980-0782-4754-b144-7107a22544e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Astsubayın Günlüğü - 2 Kod Adı: Cyberius</image:title>
            <image:caption>Güney doğuda gÖrev yapan rütbeli veya rütbesiz askerlerin neler yaşadığını biliyor musunuz? Geçmişte olduğundan tek farkı teknolojinin de gelişmiş olmasıdır. Bizler evlerimizde onların ne yaşadığından habersiz bir şekilde sadece televizyonların bize yansıttığı kadar biliyoruz. Sizlere soruyorum, orada şehit veya gazi olan arkadaşlarımızın kardeşlerimizin isimlerinin kaçını hatırlıyoruz? Herkes evinde huzur içinde yaşarken bizler için canlarını feda eden veya bir uzuvlarını kaybetmiş kahramanlarımıza minnet borcumuz yok mu? Bizler için her şeyi yapan bu Türk Milletinin ordusunun Şehit ve Gazilerini unutmamamız ve her zaman onlara dua etmemiz gerekmez mi? Unutmamalıyız ki bizlerin ailesi olduğu gibi, adını hatırlamadığımız Şehitlerimizin ve Gazilerimizin de Annesi, Babası, Kardeşleri, Bacısı, Akrabaları, Sevdikleri, Sevenleri, Eşleri ve çocukları var. Onlar bizlere bir şey olmasın diye Din, Vatan, Bayrak uğruna canlarını ve uzuvlarını gÖzlerini kırpmadan vermediler mi? Vatan savunması uğruna gece, gündüz, kar, kış, soğuk, açlık demeden terÖrle mücadele etmediler mi? Kimileri Gazilik makamı ile şereflendiler, kimileri ise bu uğurda Şahadet şerbetini içtiler.
Yahya Kemal Beyatlı Şiirinde ne güzel de SÖylemiş.
Şu kopan fırtına Türk Ordusudur Yarabbi.
Senin uğrunda Ölen ordu, Budur Yarabbi.
Ta ki yükselsin Ezanlarla müeyyed namın.
Galip et bu son ordusudur İslamın.
GEçMİŞTEN GüNüMüZE ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZE İTHAFEN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d83eebf5-f281-4fbf-b904-67d8c3b9e6b3.jpg</image:loc>
            <image:title>The Shark</image:title>
            <image:caption>The Shark</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/922e3ae5-1079-43cc-b95a-3fdc2285e7f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Birleşirse Savaşlar Biter</image:title>
            <image:caption>Mevcut dünya devletler sisteminde (kapitalist, faşist, komünist) yani rejim her ne olursa olsun, hepsinde de gücü elinde tutanlar, insan ve insanlığın geneline karşı olup insan-lık onlar için etinden, sütünden, derisinden veya gücünden faydalandıkları bir hayvan veya bitki türünden farksızdır. Mevcut rejimlerin geneli belli güç odaklarının iktidarı için, halkların genelini feda etmeye yani Ölümüne çalıştırmaya, sa-vaştırmaya, açlık ve idamlarla toplu Öldürmelere hazırdır.
Bunların gÖzünde çoğu insanın bir robot kadar, faydalandığı bir hayvan kadar bile değeri yoktur. Devletler (ki devlet yÖneten demektir) ve bu yüzden yÖnetenler Şeytanı, yani kÖtülüğü temsil etmektedir. Devletlerin yÖnetim biçimleri her ne olursa olsun, yÖnetim davranışları dikkatle incelenirse, iyilik için yapılanlarının bile geri planında bir çıkar ve bir kÖtülük vardır.
Feodal, kapital, militar belli bir güce dayalı sÖmürü sis-temlerinde sayıca çok küçük gruplar tüm gücü ele geçirmişken, büyük çoğunluğu oluşturan üretici halk kesimleri kÖle, işçi, çiftçi gibi çok güçsüz halde olup güç odaklarının istediği doğrultuda yaşamak zorundadır. Günümüzde kapitalizmin içinde anılan bu sistemlerde, yÖnetenlerin üstünde bir sermaye sınıfı olup bunlar ülke ve küresel Ölçekte dünyaya yÖn vermektedir. Fakat yÖn iyiden güzelden yana değil, kÖtüden ve şeytandan yanadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95d40002-b045-4ecb-bc55-8d410b702b90.jpg</image:loc>
            <image:title>A Silent Witness</image:title>
            <image:caption>Dr. Richard Austin Freeman MRCS LSA (11 April 1862 ndash; 28 September 1943) was a British writer of detective stories, mostly featuring the medico-legal forensic investigator Dr. Thorndyke. He invented the inverted detective story (a crime fiction in which the commission of the crime is described at the beginning, usually including the identity of the perpetrator, with the story then describing the detectives attempt to solve the mystery).Roberts said that this invention was Freemans most noticeable contribution to detective fiction. Freeman used some of his early experiences as a colonial surgeon in his novels. Many of the Dr. Thorndyke stories involve genuine, but sometimes arcane, points of scientific knowledge, from areas such as tropical medicine, metallurgy and toxicology

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86e56d30-2e85-4565-af1f-85e9e85ae9d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaaddin&apos;in Sihirli Lambası - Binbir Gece Masalları</image:title>
            <image:caption>Sultan ve Şehrazat Alaaddinin Sihirli Lambası Gülmeyi Unutan Adam Halife Gülüyor Yardımsever Berber Küçük Yargıç Cüce ve Kılçık Ali Baba ve Kırk Haramiler Eşeğe DÖnüşen Adam

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0e539ed-ee60-49d1-a9cc-d872c19a5b7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Alice Harikalar Di Harikalar Diyarında, dünya çocuk edebiyatının en tanınmış klasiklerinden birisi olarak kabul edilir. Ancak yalnızca çocuklara değil, yetişkinlere de hitap eden fantezi, roman, oyun ya da epik şiir olarak de değerlendirilmiştir. Viktorya dÖneminin politik ve dini çekişmelerini hicveden bir alegori, bir sembolizm olarak da gÖrülmüştür. Bir matematikçi olan ve çalıştığı okulun dekanı Henry Lidell ile arkadaş olan Dodgson&apos;un, 1862&apos;de bir piknikte Henry Lidell&apos;in kızı Alice&apos;e anlattığı Öyküyü küçük kızın ısrarı üzerine kaleme aldığı ve eserin bÖylece ortaya çıktığı düşünülür. Ancak yazar, ldquo;küçük kahramanrdquo; diye adlandırdığı ilham kaynağının gerçek bir çocuk olduğunu ısrarla reddetmiştir. Öykü, 1865&apos;te kitap olarak yayımlandı ve olağanüstü başarı kazandı. Yazar, Kraliçe Viktorya&apos;nın takdirini kazanan ve kendisini üne kavuşturan bu eserin devamı olarak 1872&apos;de Aynanın İçinden adlı romanı yazmıştır.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18369652-deb4-4b12-9183-10c7477372ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Apology</image:title>
            <image:caption>Apology

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f586aeba-285e-47e6-8b53-8cac34e07ea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyhood</image:title>
            <image:caption>Boyhood (Russian: От Отрочество, Otrochestvo) is the second novel in Leo Tolstoys autobiographical trilogy, following Childhood and followed by Youth. The novel was first published in the Russian literary journal Sovremennik in 1854.
Later in life, Tolstoy expressed his unhappiness with the book.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bee5d5a-96b8-4fbb-9156-71a5ffa0d963.jpg</image:loc>
            <image:title>A Tale of Two Cities</image:title>
            <image:caption>A Tale of Two Cities is an 1859 historical novel by Charles Dickens, set in London and Paris before and during the French Revolution. The novel tells the story of the French Doctor Manette, his 18-year-long imprisonment in the Bastille in Paris and his release to live in London with his daughter Lucie, whom he had never met. The story is set against the conditions that led up to the French Revolution and the Reign of Terror.As Dickens best-known work of historical fiction, A Tale of Two Cities is claimed to be one of the best-selling novels of all time. In 2003, the novel was ranked 63rd on the BBCs The Big Read poll. The novel has been adapted for film, television, radio, and the stage, and has continued to influence popular culture.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0ccc06e-8c4a-4299-ac6b-7b40c539303a.jpg</image:loc>
            <image:title>The Call of The Wild</image:title>
            <image:caption>The Call of the Wild is a short adventure novel by Jack London, published in 1903 and set in Yukon, Canada, during the 1890s Klondike Gold Rush, when strong sled dogs were in high demand. The central character of the novel is a dog named Buck. The story opens at a ranch in Santa Clara Valley, California, when Buck is stolen from his home and sold into service as a sled dog in Alaska.He becomes progressively more primitive and wild in the harsh environment, where he is forced to fight to survive and dominate other dogs. By the end, he sheds the veneer of civilization, and relies on primordial instinct and learned experience to emerge as a leader in the wild.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9591f4f5-96b4-40f2-908d-95cef6f830ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Childhood</image:title>
            <image:caption>Childhood (pre-reform Russian: Дѣтство; post-reform Russian: Детство, tr. Deacute;tstvo) is the first published novel by Leo Tolstoy, released under the initials L. N. in the November 1852 issue of the popular Russian literary journal The Contemporary.
It is the first in a series of three novels, followed by Boyhood and Youth. Published when Tolstoy was just twenty-three years old, the book was an immediate success. It earned Tolstoy notice from other Russian novelists including Ivan Turgenev, who heralded the young Tolstoy as a major up-and-coming figure in Russian literature.
Childhood explores the inner life of a young boy, Nikolenka. It is one of the books in Russian writing to explore an expressionistic style, mixing fact, fiction, and emotions to render the moods and reactions of the narrator.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ab0b2d6-891e-4119-9e2f-6cf01ac647d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Euthyphro</image:title>
            <image:caption>Euthyphro, b by Plato, is a Socratic dialogue whose events occur in the weeks before the trial of Socrates (399 BC), between Socrates and Euthyphro. The dialogue covers subjects such as the meaning of piety and justice. As is common with Platos earliest dialogues, it ends in aporia.
In this dialogue, Socrates meets Euthyphro at the porch of the King Archon. Socrates tells him that he is preparing to go to court against the charges of Meletus on the grounds of impiety. Euthyphro tells Socrates that he is going to court himself to prosecute his father for binding a worker in chains and leaving him to die. This has granted him the ire of his own family who believe his father was in the right. The worker had killed a fellow worker and this they believe, exempts them from liability for leaving him bound in the ditch to starve to death. Since Euthyphro seems assured of himself, Socrates asks him to define piety. His help will clarify Socrates case in the courtroom. If Socrates is asked to define piety, he can simply rely on Euthyphros definition.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ab6389-b587-4669-b0f7-dc9a588cdcae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürk Mantolu Madonna</image:title>
            <image:caption>Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Alinin 1943 yılında yayımladığı bir romanıdır. İlk olarak Hakikat gazetesinde 18 Aralık 1940-8 Şubat 1941 (çıkmadığı günler: 8-10, 14, 15 Ocak 1941) arasında Büyük Hikaye başlığı altında 48 bÖlüm olarak yayımlanmıştır. Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonnayı ikinci kez askerlik yaptığı Büyükderede çadırda yazmış ve günü gününe gazeteye yetiştirmeye çalışmış, romanı yazdığı günlerde attan düşüp sağ kol bileği çatlayınca kolunu tenekede ısıtılan suya koyup yazmaya devam etmiştir. Kitap Türkiyede popüler olduktan sonra tiyatro ve sinemaya uyarlanmıştır.
Yedi Meşaleci Cevdet Kudret Solok, Sabahattin Alinin bu romanı için Lüzumsuz Adam başlığını düşünüp sonra da vazgeçtiğini dile getirdi. Pertev Naili Boratav ise Sabahattin Alinin Kürk Mantolu Madonnayı ilk Önce bir Öykü olarak yazdığını dile getirip başlığını da Yirmi Sekiz şeklinde koyduğunu ve Öykünün ilk sayfasını da kendisine gÖsterdiğini dile getirdi.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb6358c8-1f14-4edb-9e99-c07c8493ebf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgisizliğinizle Ölünüz</image:title>
            <image:caption>Sevgili okurum, sayısız insanla bir araya geliriz uzun Ömrümüzde ve insan-yaratık ayrımı yapamayız çoğu zaman. Yaratıklar bize büyük keder ve acı verir. İnsan olanlarsa mutluluk, şefkat, sevgi ve güven. Yaratıkları ayırt edemeyiz çünkü onlar da insan kılığında çıkarlar karşımıza. Yaratıklar çocukken hayvan ve bitkilere zarar verirler; büyüdüklerinde ise bütün canlılar onlar için satılacak ya da kullanılacak maldır. En becerikli oldukları konular: Hırsızlık, baskı, aşağılama/tahkir, Ön yargı, vb onların besi ve enerji kaynağıdır açlık veya sokağa atılma tehlikesi altında olmadıkları halde...

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d85736ec-70b2-48d5-8d25-66875cf22c95.jpg</image:loc>
            <image:title>The Cossacks</image:title>
            <image:caption>The Cossacks (Russian: Казаки [Kazaki]) is a short novel by Leo Tolstoy, published in 1863 in the popular literary magazine The Russian Messenger. It was originally called Young Manhood. Both Ivan Turgenev and the Nobel prize-winning Russian writer Ivan Bunin gave the work great praise, with Turgenev calling it his favourite work by Tolstoy. Tolstoy began work on the story in August 1853. In August 1857, after having reread the Iliad, he vowed to completely rewrite The Cossacks. In February 1862, after having lost badly at cards he finished the novel to help pay his debts. The novel was published in 1863, the same year his first child was born.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfa98509-afd8-47ed-92e7-d5e93af24014.jpg</image:loc>
            <image:title>Totem and Taboo</image:title>
            <image:caption>THE essays treated here appeared under the subtitle of this book in the first numbers of the periodical Imago edited by me. They represent my first efforts to apply view-points and results of psychoanalysis to unexplained problems of racial psychology. In method this book contrasts with that of W. Wundt and the works of the Zurich Psychoanalytic School. The former tries to accomplish the same object through assumptions and procedures from non-analytic psychology, while the latter follow the opposite course and strive to settle problems of individual psychology by referring to material of racial psychology. I am pleased to say that the first stimulus for my own works came from these two sources.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fcad243-2eea-4ff1-ba6f-94282134ee92.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksek Ökçeler</image:title>
            <image:caption>Hatice Hanım, hayli genç yaşta dul kalmış varlıklı bir hanımcağızdı. On üç yaşında iken altmış altı yaşında bir adamla evlendiği için ldquo;izdivaçrdquo; denen şeyden nefret etmişti. İşte hemen hemen on sene vardı ki, erkeğin hayali zihnine, romatizma, balgam, pamuk, vantuz, tentürdiyot yığınlarından yapılmış pis, abus, lanet bir heyula şeklinde gelirdi.
Gençler başkadır!rdquo; diyenlere,
ndash; Aman aman! Onlar da bir gün olup ihtiyarlamazlar mı? Sonra dertlerini kim çeker? diye haykırırdı.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3379145a-c031-46ed-a144-75671068d40f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzakı</image:title>
            <image:caption>Küçük Ayşe, sabahtan beri Önünde mekik dokuduğu yüksek bez tezgahından kalktı. Yorgun yorgun gerindi. Bugün evde yapyalnızdı. Babasıyla kardeşleri dün erkenden kasabaya, pazara gitmişlerdi. Annesiyle ablası da komşuda idiler; belki Zaimlerde... GÖzlerini ovuşturdu. Yavaş yavaş sofanın duvarındaki sarı çerçeveli aynaya yaklaştı. Kendine baktı. Beyazları azalan kÖmür gÖzleri uykudan henüz kalkmış gibi mahmurdu. Yanakları daha ziyade aldı ve gür siyah saçları dağınıktı. Tekrar gerindi. Gerinirken bütün bütün süzülen gÖzlerini, titreyen, gerilen ince dudaklarını, beyaz billur gerdanını sanki ilk defa gÖrüyormuş gibi şaştı.

(Tanıtm Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3136b50-6580-4379-b8ea-17dc2d0ef7c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gittiğim Yolları Yakın Sanarak - Bir Almancının Hikayesi</image:title>
            <image:caption>On altı yaşındayken babasının Ölümünün ardından anasını bırakıp çalışmak için gurbete çıkan genç bir delikanlı var.
İstanbulda, zor şartlarda geçirdiği günleri var. Sırtında ekmek küfesini taşıdığı yılları, otelde paspas yapıp müşterilerinin bavullarını üst kata çıkardığı yılları var. O çantanın içinde askerlik anıları var. Saatlerce askerlik anısı anlatmaya yetecek tek kare bir fotoğrafı var. Melekle evliliği var, çocukları var. Sirkeci garından başlayan ve Münih garında biten tren yolculuğu var. Gurbete olduğu için anasının cenazesine yetişemeyen birinin pişmanlığı var. Bir fabrikada, aynı makinanın başında geçen on sekiz yılı var. Ulaşamadığı hayalleri var. üzüntüleri, kederleri, sevinçleri, mutlulukları var. Kısacası o küçücük çantanın içinde hayatın, hayatımın kendisi var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c508478-f91e-48d4-8803-3845494bab7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anahtar - Ya Öye Değilse lerim Var Benim</image:title>
            <image:caption>Nasıl insan olabiliyorsun, nasıl bir olabiliyorsun evren ve dünya ile Bu kadar insanlığa aç Yaşamaya kÖr Sevmeye hakir gÖrmüş iken varlığını Nasıl, bütünleşeceksin tüm yaratılışla ve tanrı ile Tanrının, konuşmadığını, gÖrmediğini, duymadığını bilmez gibi Sessiz mi kalacaksın, yalnızlığının çığlıklarınahellip; Sahi kim Öğretti, kim anlattı sana BİRlemenin kendinle mümkün olacağını Ben olmadan nasıl BİRleyeceksin ki kendini. Aynalık yapmayacaksam korkularına Nasıl ayırdına varacaksın cesaretinin Yoksa sen de ben gibi Sol yanağına tokat atana, sağ yanağımı çevirecek kadar aziz olamadın mı henüz? Biliyor musun? çocukluğumdan beri iki şeyi ilke edindim; bunlardan biri erişebildiğim ve erişemediğim tüm insan ve canlıya, sonsuz ve sınırsız sevgi vermek idi Diğeri ise erdemli ve onurlu bir bilge olmaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f266db4-3202-4ade-b6d3-4534a3f415dc.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Şeytan</image:title>
            <image:caption>Roman, Macide ve Ömer isimli iki Önemli karakterin aşkını anlatır. Eserde kişilerin iç konuşmaları ve kendileri ile hesaplaşmaları yaygın olarak kullanılarak duygu ve hisler çok başarılı bir şekilde anlatılmıştır. Ömerin sürekli kendini sorgulaması, olaylara çÖzüm üretmek istemesi ve başarısız olması gÖze çarpan durumlardır. Ömer bu sıkıntıları içindeki şeytandan kaynaklandığına inanmaktadır. Bu romanında, Sabahattin Ali toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın ldquo;kapana kısılmışlığınırdquo; etkileyici bir biçimde anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6756f1f8-522f-454e-8ed3-9004553fd4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Avram&apos;ın Oğlu Dali</image:title>
            <image:caption>Dün. Evet dün akşamüzeri, ta ldquo;payitahtrdquo; diye anıldığı senelerde geldiğim bu güzel şehirdeki son evimde, yüz otuz yaşıma girmeme bir ay kalmışken, az daha kırılıyordum. Evin kızlarından Ayşe, beni gÖğsüne bastırıp ldquo;şu tabağın dili olsa da anlatsardquo; dediğinde, vallahi oracıkta orta yerimden çat diye çatlayacaktım. Yok ama kabahat bende! Neden sustuysam bunca zaman?Yaylaya gel Ağrı dağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00d35b6c-ab91-4c52-a84e-4234d5850a53.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Yarın - 1</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir derlemedir. 2014-2021 yılları arasında gündeme giren çeşitli konular hakkındaki fikirlerim ve tartışmaların notlarından oluşmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca1b9fe-ee2e-46ca-959e-b7bfa9e6a0b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Yarın - 3</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir derlemedir. 2014-2021 yılları arasında gündeme giren çeşitli konular hakkındaki fikirlerim ve tartışmaların notlarından oluşmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee44dedf-8d2d-4417-9751-5cb6e7e768b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Et Yemiyoruz?</image:title>
            <image:caption>Aslında bu kitabın oluşum serüveninin başlangıcından itibaren bir çok arkadaşımın manevi desteği olmuştur ve ilk kitabımı tashihini yapan arkadaşım Nadiye hanıma, şu son haline geldikten sonraki bazı olumlu eleştirilerde bulunan dostlarıma, bilimsel bÖlümünü gÖzden geçirip ufak tefek hataları düzeltmemde yardımı dokunan sayın ProfesÖr Dr. Müge Özcana ve tabii ki beni her zaman destekleyen sevgili eşim Filize sonsuz teşekkür ediyorum. Bu yeni kitabımı yazarken o zamanlar neler hissedip yazmışım diye ilk yazdığım kitabı bir okuyayım, dedim ve bazı bÖlümler o kadar hoşuma gitti ki o bÖlümleri bu kitaba aynen koymaya karar verdim.
Bu kitapta vejetaryenliğin ve diğer etsiz yaşam türlerinin etik, ekolojik, felsefi ve sağlık yÖnlerinden nedenlerini anlatıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/469d12d2-1ad6-479e-b311-29d634e8e4ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Bugün Yarın - 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir derlemedir. 2014-2021 yılları arasında gündeme giren çeşitli konular hakkındaki fikirlerim ve tartışmaların notlarından oluşmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2a8355-610f-4af5-b412-36d7076cd6ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an Eksenli İslam</image:title>
            <image:caption>Siz saygı değer okurlarla buluşan bu eser; inanmayanların bilmeden, okumadan ve anlamadan reddettiği, inananların da İslamla ilgili anlatılan, yazılan ve çizilen pek çok masal, hikaye, ilmihal bilgileri, hurafeler, rivayet ve menkıbelerden Öğrenip duyduğu Öğretilerle savunduğu İslam dinini anlatımda; Kuranın ışığında sadece ayetler referans alınarak kaleme alınmıştır.
Okurların Kuran eksenli derli toplu gerçek İslamın ne olduğunu Öğrenerek; doyurucu bilgilere ve Öğretilere ulaşabileceği Öncelikli temennimizdir. Bu sebepledir ki günümüz insanı bu eserle birlikte, İslam dininin güzelliklerini içselleştirerek korku, hezeyan ve çelişki dolu duygu ve düşüncelerinden arınmış, kurtulmuş, uzaklaşmış, tatmin olmuş ve rahatlamış olacaktır.nbsp;
Bu eser sayesinde Rahman ve Rahim olan sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Yüce Yaradanın kulları için hidayete kılavuzlayıcı Kuran odaklı o güzelim İslamın itici, korkutucu ve ürpertici değil! Bilakis hurafe ve batıl inançlardan arınmış ne denli sıcakkanlı ve sevecen bir din olduğunu, bizzat müşahede ederek; huzur ve mutluluk dolu bir din anlayışı inancına ve olgusuna erişecektir.
Zira elinizdeki bu yapıt, sadece Kuran ayetleri temel ilke ve referans alınarak kaleme alınmış ve hazırlanmıştır. Bu nedenle İslamla ilgili Kuran dışı sÖylem, yalan, iftira ve şüphelerin ortadan kaldırılması hedeflenmiş ve bÖylece pek çok soru işaretlerine yanıt teşkil edecek hususlar, içerik olarak benimsenmiş; neticede akıcı bir üslupla ve dingin bir ruh haleti içerisinde zevkle okunabilecek bir eser niteliğinde okurlarıyla buluşmaktadır.
İçten ve samimi bir çalışma sonucunda vücut bulmuş bu eserin, tüm insanlığa yararlı ve hayırlara vesile olmasını Yüce Allahtan niyaz ederiz.nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;nbsp;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d60f6a3f-0579-4e16-8fa7-d3fac104bfd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Drama Temelli Erken Stem Programı</image:title>
            <image:caption>Bireyin çevresiyle etkileşimi, doğduğu andan itibaren başlamakta ve büyüme ile birlikte hızlı bir şekilde artmaktadır. Dünyayı duyularıyla keşfeden bebekler, bakarlar, dokunurlar, koklarlar, duyarlar ve tad alırlar. BÖylece çocuklar, çevrelerini araştırırken keşifte bulunurlar ve düşünmeyi Öğrenirler. çocuğun ilk iki yılında, Özgür araştırma ve deneyler yapması duyularının gelişimine yardımcı olur. çocuklar keşfetmek, Öğrenmek ve yeni bir şeyler yaratmak için isteklidir. Aktif bedenleri onları deneyime iter. Erken çocuklukta bilim, bir kavanoza bÖcek yakalamak ve onu izlemek, bir Ölçme kabı ile bulaşık suyunda oynamak, kış aylarında giydiği paltonun hissettirdiği sıcaklığı düşünmek, yengeçlerin ve Örümceklerin nasıl olduğunu incelemek ve gÖrmektir. Her çocuk, Önceden edindiği deneyimlerden yola çıkarak kendi beklentileri ve kendi Öğrenme yÖntemleriyle bir duruma ulaşır. çocukların fen Öğrenimlerinin çoğu okula başlamadan Önce, oyun ortamlarında gerçekleşir. Oyun, çocukların dış yÖnü olmayan fikirleri keşfetme konusunda, Özgür olduğu bir ortam sağlar. Keşfedici oyun yoluyla çocuklar, durum,
insanlar, tutumlar ve tepkiler, materyaller, Özellikler, dokular, yapılar, oyun aktivitesine bağlı gÖrsel, işitsel ve kinestetik Özellikler hakkında bir şeyler Öğrenir.
YÖnlendirilmiş oyun yoluyla, başka bir boyut ve o alandaki veya faaliyetteki gÖreceli ustalığa uzanan daha fazla olanak sağlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1bf4981-6b98-4d3b-af2d-539a0103165d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentli Hanım ve Dikiş Makinesi - 1.Cilt</image:title>
            <image:caption>1948 Yılında Erzurum/ Olur ilçesinde doğan yazar, ilk ve orta sanat okulunu Erzurum merkezde okumuştur.
Lise eğitimini (o günkü adıyla Sanat Enstitüsü) yatılı olarak İz-mir / Tirede okuyan yazar, 1971 yılında Ankara Teknik Yüksek Öğretmen Okulunu bitirerek Bayburt Sanat Enstitüsünde meslek Öğretmeni olarak gÖreve başlamıştır.
Sonraki yıllarda Meslek Lisesi Müdürü olarak Konya/Seydişe-hir, çanakkale Merkez, Ankara Balgat, Van Merkez ve An-kara/Etimesgut Şaşmazda çalışmıştır.
Yazarın, Öğretmenlik ndash;yÖneticilik dÖneminde sosyal etkinlik-lerde rehberlik yapmış, tiyatro oyunlar yazmış, sahnelemiştir.
Öğrencilik dÖneminden başlayarak yaşamını kaleme aldığı ba-sılı eserlerinin yanı sıra basıma hazır eserleri de bulunmaktadır. Özkaya, ldquo;Yeşil Tire Diye Diye Düştük Yollarardquo;, ldquo;Adına Tür-küler Düzülmüş Bir Kasabaydı Benim İlk GÖzağrımrdquo;, ldquo;Bozkırın Donkişoturdquo; gibi basılı otobiyoğrafik eserlerinin yanı sıra ldquo;Dünden Bugüne Ahilikrdquo; adlı araştırma çalışması kitap olarak çırak Eğitim Vakfınca basılmıştır.
Yazar, mesleki eğitimin dünü, bugünü ve Türkiyede Ermeni-Sorunu konusunda araştırma çalışmalarını sürdürmektedir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c6b406-1fb1-4e86-84ad-0771c7614e04.jpg</image:loc>
            <image:title>Zekani Geliştir – Uzay Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Beyninin yaratıcı yönünün ışıldamasını sağlayacak eğlenceli alıştırmalarla zekânı geliştir. Evren ve uzayla ilgili harika bilgileri öğrenirken, matematik ve mantık becerilerini ilerlet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f7531b8-5310-42b1-9ea2-92376526370c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mö Sesi Nereden Geliyor? Çiftlikteki Hayvanlar Dünyayi Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Çiftlikte neler keşfedebiliriz? 
Soframıza gelen süt nasıl sağılır? Buzağı ile dana arasında ne fark vardır? Koyunlar nasıl beslenir? Tavuklar nereye yumurtlar? Çiftlikte deve kuşu görebilir miyiz? Merak ettiğin soruların yanıtını ve daha birçok bilgiyi bu kitapta bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12601c3b-448a-400e-a7f7-16d993bfa1ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Seviyorum Anneciğim</image:title>
            <image:caption>Bu küçük yavruyla annesinin eğlence dolu bir gününü, sen de onlarla birlikte keyifle yaşa. Paylaştıkları o çok özel anlara sen de katıl. Bir anneyle yavrusu arasındaki sevgi hakkında, harika resimlerle süslenmiş bu kitap, ailelerin birlikte okuması için mükemmel bir seçenek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/533f254e-59c2-4624-96aa-e99a477df2d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Değerlerin Tiranlığı</image:title>
            <image:caption>“Erdemler ifa, normlar tatbik, emirler icra edilir, fakat değerler koyulur ve geçerli olur. Değerlerin geçerliğini iddia eden kimse onları geçerli kılmak mecburiyetindedir. Hiçbir insan tarafından geçerli kılınmaksızın değerlerin geçerli olduğunu söyleyen kimse aldatmak istiyordur”. Schmitt’in faşistlerin safında dövüşürken heyecan içinde ilan ettiği klasik devlet düşüncesinin sonlanmasına dair arzusu, yani devletin siyasal olanın tekelini yitirip “hareketin Führer’inin bir organına dönüşmesine” dair özlemi, aradan geçen büyük bir dünya savaşının ardından Değerlerin Tiranlığı metninde herkesin kendi putunun mücahidi olarak kalacağı cehennemî bir geleceğin felaket habercisinin cübbesine gizlenir. Bir kamu hukukçusu ve daha fazlasıyla siyasi bir teolog olan Schmitt’in kuramsal düşüncesinden hareketle, bugünün dünyasında, kurumsal iktidarı inşa eden siyasi teolojinin yerine çıplak şiddetin doğrudanlığını barındıran siyasi mitoloji biçimlerinin hâkim olabileceğini ve dolayısıyla “değerlerin tiranlığı” altındaki yakın gelecekte ya beşerî bir çöküşün ya da öngörülemeyen yeni bir çağın vücut bulacağını kestirmek zor olmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb845cc0-7b3d-423c-8556-7cbc7cc1b051.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Seviyorum Babacığım</image:title>
            <image:caption>Bu küçük yavruyla babasının yeni keşifler, oyunlar ve kahkahalarla dolu bir gününü sen de onlarla birlikte keyifle yaşa. Sabah kuşların şakımasıyla uyanmaktan gece yatma vakti geldiğinde göz kırpan yıldızlara kadar paylaşacak o kadar çok şey var ki! Bir babayla yavrusu arasındaki sevgi hakkında, harika resimlerle süslenmiş bu kitap ailelerin birlikte okuması için mükemmel bir seçenek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/392d2bc8-365b-4b1f-bfdd-96be9a34a63b.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Tarihi</image:title>
            <image:caption>Appianos, Roma Tarihi eserinin Iberia (Hispania) kitabında, Hannibal’ın İtalya’ya girene kadar Iberia’daki faaliyetlerini ve yarımadanın yerel halklarına ve haydut liderlerine karşı Roma’nın verdiği mücadeleleri aktarır. Romalıların MÖ 133 yılında bir Keltiberia şehri olan Numantia’yı uzun ve şiddetli bir kuşatmanın ardından ele geçirmesine kadar olan sürecin detaylı bir anlatımını verir. Hannibal kitabında ise Hannibal’ın Alpleri aşarak İtalya’ya girişini ve burada Roma ile girdiği mücadeleleri aktarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ac5fce-ae27-4be5-8875-6081b79fe68d.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Kamp Macerası</image:title>
            <image:caption>Bir dal parçası ve bir tane taş. Yanında kuş tüyü ve de bir kemik… 
Kamp alanlarına giderken yolda birçok güzel şey keşfeden kampçıların arasına sen de katıl. Yol boyunca haylaz papağana dikkat etmeyi de unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f8073c-1100-4be9-9c91-93674a18f9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasar Tespit Belgeleri</image:title>
            <image:caption>Aşk, sevgi, ayrılık, özlem, çevre, kadın ve toplumsal olaylarla ilgili kafiyeli ve serbest 
yüz civarında şiirden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e04c673-86b2-4d7c-891c-4e6219f11f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Gönül İki Sevda</image:title>
            <image:caption>“Gönül” üstüne yazılmış 700 dolayındaki deyim, ikileme, atasözü, dize, beyit, kıta, mani, türkü ve şarkının gönülle ilgisi incelenmektedir. Halk ve Divan Edebiyatını da kapsayan sözlü ve yazılı yüzlerce kaynağa başvurarak bu yapıt oluşturulmuştur. Bu çalışma araştırmacılar için bir başvuru kitabı özelliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b76771b3-4b65-4ad5-9c90-20d20c6e44e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Derviş Kelamı</image:title>
            <image:caption>DERVİŞ KELAMI 
 
“Aynı damdan düşenler anlayabiliyordu işte birbirlerini, 
ancak aynı yerden vurulanlar biliyordu karşısındakinin kurşun yerini.” 
 
 
“Dünyada olabilecek her bir olay için misal aleminde sayısız ihtimal uyur. Siz ağzınızdan çıkardığınız sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız. Güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahalesi buradadır…” 
 
Mevlana Celaleddin Rumi 
 
Bu kitap dünyanın bütün yüklerini tek başına sırtlamaya çalışan yorgun gönüllere, o yükleri sırtlarından indirmeye yardımcı olmak niyetiyle yazıldı. Bu nedenle bu kitap yalnızca bir roman değildir, satır aralarına kangrenleşmiş düğümlerin çözümleri, onulmaz yaraların devası iliştirilmiştir. Yazar bunu yaparken iki ayrı mesleğinden gelen tecrübelerini kullanmış; tasavvufla psikoloji, sosyoloji ve pedagoji bilgilerini harmanlamıştır. 
 
Derviş Kelamı, üç kitaptan oluşan çok özel bir yolculuğun son parçasıdır. Derviş Dede söylesin biz dinleyelim o vakit. 
 
Funda Uçuk Er 
Bir sonbahar sabahı, Adana&apos;nın ılık kollarına doğdu. Yeşilin her bir tonuna meftun bir gezgin, doğanın tüm güzelliğini tefekkürle keşfeden bir kaşif, kendine olan tekamülünde tasavvuf yolunda bir yolcu, öğrencilerine sevecen bir öğretmen ve ruhu yazma tutkusu ile çevrili, heyecanlı bir yazar. 13 yıllık evli ve iki çocuk annesi. 
Daha evvel yayınlanmış Annelik En Güzel Delilik, Liya’nın Kardeşi Pırt Pırt, Huşu Ağacı ve Asude Bahçe isimli dört kitabı bulunmaktadır. Derviş Kelamı, yazarın beşinci ve son kitabıdır.  
Yazar, Aile Danışmanlığı eğitimlerini tamamladı. Yurt genelinde eğitim, çocuk ve aile üzerine gönüllü seminerler verdi, veriyor ve ebeveynlerin dikkatini unuttukları değerlere çekmeyi hedefliyor. Zira çocukluğu insanın anavatanıysa ona hepimizin sahip çıkması gerekmez mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5463a5b2-07b2-4d9f-a6ae-e16e536ea53f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşa</image:title>
            <image:caption>Karmaşa</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9acc3d32-b8f7-42ac-a323-1150cc1f1c55.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektupların Dansı</image:title>
            <image:caption>“Dün, bugün ve yarın… Hayat bu üç kelimenin sunduğu anlardan ibarettir. Kimileri için ışıklar sönerken kimileri için güneşin yükselişiyle yeni bir umut doğar. Zaman bir akış halinde ilerlerken insanları kendi yörüngesine çeker. İnsanlar o yörüngede yollarına devam etmek zorundadırlar. Kimileri zamana karşı kimileri zamanla beraber ilerler. Duygular, düşünceler… İnsanlar değişirler. İnsanlar değiştikçe dünya değişir ve zamanla pek çok şey farklılaşır. Eskiye dair birkaç iz kalsa da onlar da giderek silinmeye yüz tutar. Orada bir yerlerde aynı kalacak tek şey anılardır. Geçmiş, geleceğin gölgesinde kalsa da hiçbir zaman silinmez ve insana daima bir şeyler anımsatır. İnsanın belleğindeki hatırlanmaya değer tüm anılar, zamanı geldiğinde süzülerek gün yüzüne çıkar.” 
Doğa ve Devin’in geçmişle sarmalanmış hikâyesinde, hayata dair pek çok tanıdık his mevcut. Geriye dönüşlerle bugüne ışık tutan olaylarda, eserin derinlikli kurgusunu görmekle kalmayıp mektupların izinde giderken bulacaksınız kendinizi. Mübalağadan uzak, yalın anlatımıyla Aysu Akgün, hafızalarda yer edecek bir romana imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df06820a-f968-4f12-befb-d43f2398cf0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Divan Toplu Şiirler 1998-2013</image:title>
            <image:caption>“Kaygalak, şiirin tarihinin her şeyden önce dilin ve tekniğin tarihi olduğunu anlamıştır. Bazı şairler böyledir. Yıllarca içten içe dille, tarihle, teknikle yoğrulmuş doğarlar. Kaygalak’ın şiirini ben böyle şaşırarak öğrendim. Sonra da onu izlemeyi sürdürdüm. Kısa sürede tekniğin ve dilin anlayışıyla donandım, zenginleştim.” 
 
İlhan Berk 
 
“Bir noktada tıkanıp kalmış ve ancak çok sonra azar azar, kesik kesik akmaya başlamış bir suyu andırıyor Kaygalak’ın şiiri. Yahya Kemal gibi, Dıranas ve Tanpınar gibi, Cemal Süreya ve Ece Ayhan gibi, Hilmi Yavuz ve İsmet Özel gibi, yapacağı işi en baştan sezen ve çoktan biçimlenmiş olarak doğan bir şiir. Bir koyulaşma, kıvam bulma: Takılıp kaldığı yerin bütün minerallerini, bütün ışıltılı kirini de üstlenmiş bir madde… Bu kilitlenme, ilerleme düşüncesinin tehlikeli aldatıcılığına işaret eden ama olgunlaşmayı da büsbütün yadsımayan bir ‘Karanlık Aydınlanma’ya da işaret ediyor.” 
 
Orhan Koçak 
 
“Kaygalak, Yüzümdeki Kuyu’yu çıkardığında bilerek veya bilmeyerek ilginç yeni bir şiir yatağının yolunu açan iki şairden biri oldu… 1990’larda yazılan şiir önemli bir paradigma değişikliğine yol açmıştı. Varlığı sorunsallaştıran bir şiirdi bu. Kaygalak’ın öncülerinden olduğu bu şiir yatağı, yalnız 1990’larda değil, Cumhuriyet dönemi Türkçe şiirde örneğine az rastlanır özellikler taşıyordu… Oluşturduğu şiir dilinde mükemmeliyeti sınayan bir noktaya varmıştı. Sözcük hazinesindeki şaşırtıcı zenginlik, bu sözcükleri kullanmasındaki özen ve oluşturduğu büyülü, mistik atmosfer şiirinin biricikleşmesinin göstergeleriyle dolu.” 
 
Orhan Kahyaoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42794e7-81b7-4a44-b059-bd47bb7083aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Şima</image:title>
            <image:caption>Birdenbire ortadan kaybolan karısını ve aklındaki soruların yanıtlarını bulmak için Ağrı Dağı’nın gölgesinde yollara düşen Behram, hem umut hem de hayal kırıklığı yaratan ipuçlarının peşinde kaybolur. Şairlerin, şiirlerin ve ayrılık hikâyelerinin harmanlandığı masalsı bir coğrafyada kaderine karşı savaşırken kalbinde iki kadın, aklında tek bir soru vardır: İnsanlar çift doğarmış... Peki ya aşklar? 
 
Haldun Taner Öykü Ödülü ve Orhan Kemal Roman Ödülü sahibi Hasan Özkılıç, Doğu’nun kadim hikâye geleneğinden ve destansı dilinden beslenen üslubuyla, şiirler ve ezgiler eşliğinde uzun bir yolculuğa çıkarıyor okurunu.* Tebriz’den İsfahan’a, kalabalık çarşılardan ıssız dağ köylerine, bir aşktan başka bir aşka... Sabrın bıçak gibi bilendiği bir sevdanın romanı Şima.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4e2e64c-876f-48d4-a047-0c94c7d425ef.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Afacan Dost – Saymayı Öğrenelim 1’den 10’a Kadar Sayılar</image:title>
            <image:caption>Saymayı Öğrenelim - 1’den 1 0’a kadar sayılar 
Bu kitapta hem 1’den 1 0’a kadar saymayı öğrenecek hem de birbirinden ilginç hayvanlar tanıyacaksın. Kitabın sonunda, eğlenceli etkinlikler de seni bekliyor! 
Bu afacanlar çok eğlenceli...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6737a8b0-781e-4068-bb37-ee52cf2a7081.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarıda Neler Var? – Boyama Kitaplarım 4-5 Yaş</image:title>
            <image:caption>Dışarıda gezerken keşfedilecek ne çok şey var! 
Hadi, sokakta gördüğümüz şeyleri tanıyalım, hepsini rengârenk boyayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e23f6e5-7050-4dc7-a3aa-cbdac4ca8e88.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğada Neler Var? – Boyama Kitaplarım 4-5 Yaş</image:title>
            <image:caption>Doğada keşfedilecek ne çok şey var! 
Hadi, birlikte bitki ve hayvanları tanıyalım, hepsini rengârenk boyayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df9b38af-1d39-4ba8-9666-b5bb0900723a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Su Gibidir Akar Erkek Ateş Gibidir Yakar</image:title>
            <image:caption>Sana, seni ve dünyayı değiştirebilecek bir sırrın anahtarını veriyorum. Hayatın en büyük gizeminin, kadın ve erkeğin bütünleşmesinin sırrını çözeceksin. Bu anahtarı iyi sakla.
Dişil ile erilin bütünleşmesine dair bugüne dek anlatılmış tüm kadim öğretilerden modern dünyanın bilimsel gerçeklerine, ruhsal metinlere, en parlak ilişki fikirlerine dek çok şeye yer verilen bu kitap, kadın ve erkek olarak hem kendi içinde hem de birlikte bir ve bütün olmanız için tasarlandı.
İçindeki yaralı çocukları, atasal karmaları, anne babayla düğümlerini, yaralarını, duygularını, korkularını, hiç bitmeyen zihinsel döngülerini şifalandırmayı öğreneceksin.  Sağ ve sol beyinin nasıl çalıştığından dişil ve eril enerjiyi nasıl dengeleyebileceğimize, bütünleştirebileceğimize dair bütün kodlar çözülüyor! Artık yalnız değilsin.
Kadın ne söyler, erkek ne anlar? Kadın sevilmek, erkek anlaşılmak ister! İlişkide iletişim kapısını açan doğru sorular nelerdir? Korkularımızı meditasyonlarla nasıl dönüştürebiliriz?
Dişil enerjinin anne yarası, eril enerjinin baba yarası!.. Kadın ve erkek için yap-bozun eksik parçaları tamamlanıyor! Hakkıyla alma ve vermeyi, sevginin ışığında tam ve bütün hissetmeyi hak ediyorsun. Vakit, ilahi dişilin su gibi akma, ilahi erilin ateş gibi yakma vaktidir.
Hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d95d4951-9ef6-43f4-bdef-825e3f395251.jpg</image:loc>
            <image:title>Avucumda Rüzgar Var</image:title>
            <image:caption>“Tanrı müziği yarattı ve sustu.”
Yüzlerce yıl boyunca Platon’un gizemli bir bestesi olduğuna inanıldı ve bazı müzisyenlerin o kayıp eseri bildiği söylentileri kulaktan kulağa yayıldı. Bu eseri bulmaya, onun labirent gibi yapılanmış melodisiyle dinleyenleri büyülemeye çalışan insanların dünyasında geçen Avucumda Rüzgâr Var, 
bir yandan da müziğin zaten büyü olduğuna ikna etmeye çalışıyor okurunu. Tahir’in müziği keşfediş yolculuğu, neredeyse egzotik bir haz alarak okunabilecek, tek başına bir macera öyküsü olarak romanın omurgasını oluşturuyor. Bir melodram olarak başlayıp büyülü gerçekçilik ile sürüp bir macera romanı olarak sona eren ve bir saz eseri gibi biçimlendirilmiş bu romanda türler arasında yapılan gezinti aynı zamanda melodik bir seyir izliyor.
 Avucumda Rüzgâr Var nağmenin ve insanın ruhuna yolculuk vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83832ae9-1fe2-42a8-ab5c-4934dfa4213a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk 7 Buçuk</image:title>
            <image:caption>İster kadın olsun ister erkek, insana çok erken gelir yaş korkusu... 30 yaşına giren insanların çoğu benzer bir bilanço yapar, 30 yaşı gençliğin sona erişi diye düşünür... Oysa asıl tehlikeli yaş olan 40’a daha on yıl vardır. Sonra o on yıl da geçer ve 40’a gelirsiniz. Gençliğin sonsuza dek bittiği duygusu gelmekte olan günlerin güzelliğini sizden avans olarak alıp götürür... İçiniz mi karardı?.. Kararmasın... Şimdi yaş korkusunu, gençlik elden gitti evhamını, gecikmiş pişmanlıkları, “eyvah”ları, “keşke”leri yavaşça yere bırakıp oradan uzaklaşın... Hiç korkmayın. Hiç telaşa kapılmayın. Çok güzel, hatta en güzel yıllarınız geliyor... Bunu size söyleyen insan 75 yaşında bir erkek... Ve bu kitabın yazarı... Onun sözüne kulak verin: Dolu dolu yaşanmış bir on yıl sandığınızdan çok daha uzundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43d57da0-a3e9-4f47-8377-8c20ea5b9798.jpg</image:loc>
            <image:title>Davet Sofraları</image:title>
            <image:caption>Davet Sofraları Kitap Açıklaması
‘Davet Sofraları’ kitabında evde verilecek olan davetlerde yapılabilir pratik, lezzetli ve birbiriyle uyumlu tarifler yer alıyor. Kitapta, her ay için 10 farklı sebze, meyve ve et yemeklerinden oluşan bir yemekli davet menüsü bulunuyor. Her mevsimde raflarda yer alan taze sebzelere göre hazırlanan menüler, yemeklerin birbiriyle uyumunun yanı sıra, dengeli beslenme esasları da gözetilerek yazılmış. Tüm menüler; 1 çorba, 4-5 soğuk meze, 1 sıcak meze, 1 ana yemek + yan yemek ve son olarak da tatlı servisi içeriyor.
 
Özellikle yeni evli çiftlerin ve evinde misafir ağırlamaya alışık olmayanların yardımına yetişecek olan ‘Davet Sofraları’; uyumlu, pratik menüler sunarken aynı zamanda farklı masa düzenleriyle de okuyucuya ilham vermeyi hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56aa44c7-96f3-43da-870a-104de1fcf09a.jpg</image:loc>
            <image:title>Manavda Neler Var? – Boyama Kitaplarım 4-5 Yaş</image:title>
            <image:caption>Keşfedilecek ne çok meyve ve sebze var! Hadi, bunları birlikte tanıyalım, hepsini rengârenk boyayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53880da2-1fdf-4015-96d1-34042e10aef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Brain Teasers - Zihin Açan Sorular</image:title>
            <image:caption>Bilsem ve Kanguru Matematik Sınavı için IQ Brain Teasers  Zihin Açan Sorular
Çocukların çok seveceği dikkat ve zeka güçlendirme bulmacalarıyla dopdolu! Silinebilir tahta kalemiyle kartların üzerine yazabilir veya cevaba ulaşabilirsiniz. 


Brain Teasers Zihin açan sorular bilsem ve kanguru matematik sınavında en çok çıkan soru tarzları içerirken aynı zamanda zeka gelişimine katkı sağlıyor. Ayrıca tak çek kontrol paneli sayesinde soruların cevaplarını kendi kendinize kontrol etme fırsatı veriyor.
 
Dikkat Atölyesi Yayınlarından çıkan Brain Teasers Zihin Açan Sorular aktivite kartları çift taraflıdır. Her yüzünde farklı soru tipleri yer alıyor. Zihin açan sorular zeka gelişimi, mantık ve muhakeme, düşünme becerisi, dikkat ve odaklanma gibi alanların gelişmesine yardımcı oluyor.
 
Brain Teasers Zihin Açan Sorular aktivite kartları bilsem hazırlık veya kanguru matematik sınavına hazırlanan öğrenciler için ya da zeka gelişimini desteklemek için çocukların zihinsel süreçleri ve yaş özellikleri dikkate alınarak hazırlandı. 


Kutu içeriği :
- Tak çek kontrol panelli kutu
- 54 görev kartı
- 106 aktivite


- Yaz sil kalem


Yaş Grubu : 6 - 10 yaş uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e486cf45-9885-489b-aa7f-df393b3d790d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Sayılarım Çıkartma Ve Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi öğrenme gelişiminin desteklenmesi amacıyla tasarlanmış bu keyifli kitap, çocukları eğlenceli sayı sayma ve sayıları tanıma etkinlikleriyle tanıştırmaktadır. 
Bu güzel etkinlik kitabı, elliden fazla harika çıkartma ve özel ödül çıkartmaları sayesinde evde eğlenerek öğrenirken en büyük yardımcılarınızdan biri olacak..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84904d61-2d17-4b88-9393-a801bfc7005f.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Teorileri –Çağdaş Bir Tartışma</image:title>
            <image:caption>John Rawls’un Bir Adalet Teorisi başlıklı ünlü eseri 1971 yılında yayımlandığında, adalet hakkında yapılagelen çağdaş felsefe, siyaset ve hukuk tartışmalarının çehresini değiştirdi. Aldığı övgüler ve eleştirilerle daha sonraki girişimler için bir esin kaynağı hâline geldi ve alanda bir sıçrama tahtası teşkil etti. Bugün Batı dünyasının birlikte yaşama kültürünü, çatışmaları yönetme stratejilerini, kurumlarını üzerine inşa ettiği ilkeleri ve hayata geçirdiği temel siyasaları, bu tartışmayı ana hatlarıyla kavramadan anlamak epey güç. 
Bu kitap bu esaslı tartışmanın ‘çözünürlüğü yüksek ve kolay okunabilen bir haritasını’ sunuyor. Okuru John Rawls, Amartya Sen, Martha Nussbaum, Milton Friedman, Robert Nozick, Will Kymlicka, Nancy Fraser, G. A. Cohen, Susan Moller Okin gibi isimlerle aynı masada oturmaya, adaletin doğası, insanca ve hakça yaşamanın anlamı, adil bir dünyanın olanağı hakkında yapılagelen bu uzun soluklu söyleşiye bizzat katılmaya çağırıyor. 
Siyaset felsefesinin en temel konularını kolay yoldan öğrenmek isteyenler için bulunmaz bir kılavuz olan bu kitap, adalet teorilerinin temel kavramlarını ortaya koyuyor; istendik sonuçlarını ve uygulamada yol açtığı beklenmedik sorunları parlak ama yalın bir anlatımla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d2e03d-1416-40dc-9f1e-7d1e126d4afc.jpg</image:loc>
            <image:title>Helal Kazancın İlkeleri</image:title>
            <image:caption>İslâm çalışıp kazanmayı mubah kılmış; insan, hayvan, otlar ve genel bir şekilde yaşama yollarındaki menfaatten dolayı çalışıp kazanarak rızık elde etmeyi de emretmiştir. Şahıs veya topluluk menfaatine dayanan bununla birlikte başkasına zarar veren yöntemlerle gelen kazancı İslâm harâm kılmıştır. 
İslâm, üretimde hızlı çalışma araçlarını tasvip etmez. Çalışmayı toplumsal ve insânî bir vazife olarak görür. Onun hedefi sağlam toplumun isteklerini gerçekleştirmektir. 
Bu kitap helal kazancın ilkelerini tüm detaylarıyla gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb978207-ec8c-4e97-8f1c-78f34ac2cc54.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıt Kavramlar Çıkartma Ve Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi öğrenme gelişiminin desteklenmesi amacıyla tasarlanmış bu keyifli kitap, çocuklara zıt kavramları etkinliklerle anlatıyor. 
Bu güzel etkinlik kitabı, elliden fazla harika çıkartma ve özel ödül çıkartmaları sayesinde evde eğlenerek öğrenirken en büyük yardımcılarınızdan biri olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8de77ea-14e8-453d-af54-d8eef4ffcd83.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Evin Kedisi</image:title>
            <image:caption>Bir kedinin sahibi değil, insanı olursunuz.
Üretken yazar Koray Avcı Çakman, Dokuz Evin Kedisi&apos;nde, yüreğinin miyavını bulmak için yuvasından, ailesinden ayrılan pofidik bir kedinin gözünden bakmamızı sağlıyor dünyaya. 

İç içe geçmiş öykülerden oluşan roman; tek bir eve ya da insana bağlı kalamayacak kadar özgür ruhlu bir tekirin zarif adımlarının peşinde, kedi aklının kabullenmekte zorlanacağı derin meseleleri sorguluyor. 

Okuru dokuz ayrı kapının ardında yaşayan dokuz farklı kediseverin hayatına konuk eden kitap, sahipli ve sahipsiz hayvanların günlük yaşamlarına ayna tutarken şehirli insanların hayvanlarla olan ilişkisine de ayrı bir parantez açıyor.

Gezgin, özgürlük düşkünlüğü üç kediye bedel, sadece fikren değil fiziken de farklı bir tekirdir. Kedi merakı kabardıkça dünyaya karşı ilgisi artar. Yuvasına daha fazla sığamayacağını anladığı bir gün, geleceğini dışarıda aramaya karar verir. Çatılara tırmanır, sokaklar boyu koşar ve hatta denizlere bile açılır. Karşılaştığı, tanıştığı herkesin hayatına dokunur. Kısa sürede, geçmiş güzel anılarda yaşayan Bayan Akide Şekeri&apos;nin, mülteciliğin izlerini çocuk ruhunda taşımaktan yorgun düşen küçük Heme&apos;nin, çöp kutularının gönüllü sakini Baraka Adam&apos;ın, Halikarnas Balıkçısı&apos;nın izinde yelken açan gizemli bir kaptanın ve daha nice kedi dostunun yoldaşı olur. İnsanları kalbiyle dinlemeyi bilen Gezgin; dokuz ayrı evde, dokuz ayrı adla çağrılan bir kediye dönüşür. Çıktığı keşif yolunda birçok evi, birçok insanı vardır artık. Her şey tam da hayal ettiği gibidir...
 
Kedilerin dünyasını tırmıklar, miyavlar, yumuşacık yastıklar ve leziz mi leziz mamalardan çok daha öteye taşıyan bu serüven dolu roman, görünmez bir yumakla birbirine bağlanmış dokuz ayrı insanın hayatının merkezine yerleşen bir kedinin kendini gerçekleştirme hikâyesini paylaşıyor.

&apos;&apos;Şehirler ne kedisiz ne de insansız olur,&apos;&apos; fikri üstüne kurulu rengârenk bir anlatı sunan Dokuz Evin Kedisi, hüzünlü satırlarda bile yüzlerde tatlı bir tebessüm bırakmayı başarıyor.

Ne de olsa hayat dediğin, iki hav bir miyav!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0033a3a8-a16e-4e12-b861-38bcbd738fe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tufan Göründü</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta esas olarak üstünde durduğum noktalar şunlar: 1. Neoliberalizm çağında bilginin üretilmesi, iletilmesi ve dağıtılmasında yaşanan ve entelektüel mülkiyet, medya ve üniversite çevresinde yoğunlaşan derin kriz; 2. Buna bağlı olarak “Hakikat” dediğimiz, başlangıcından bugüne felsefenin esas konusunu teşkil eden ve birbirimizle anlaşabilmemiz için zorunlu olan kavramsal zemini oluşturan şeyin kaybolma eğilimine girmesi; ve 3. “Popülizm” diye adlandırdığımız, bir bakıma binyıllardır çeşitli adlar altında varolan, ama daha somut bir açıdan bakıldığında da son yarım yüzyıldır hızla yükselen yeni politik/kültürel oluşum(lar). Bunlar aslında yapmamız gereken tartışmaya bir önsöz bile sayılmaz; daha ziyade bir döküm, bazı soruların, bazı metodoloji arayışlarının yüksek sesle söylenmesi. Bundan sonrasını ise bu konuların tümünde söyleyebileceklerimiz, yapacaklarımız belirleyecek; çünkü mücadelenin sonucunda ne olacağı, mücadele boyunca yapılanların ta kendisidir, ne eksik ne fazla. 
 
Mutlaka kaçınmamız gereken tek şey ise susup (ya da birkaç yüzyıldır ezberlediğimiz klişeleri tekrarlamakla yetinip) olacakları seyretmek ve tarihin müthiş bir iyi niyet ve merhametle bizi masum seyirciler, elinden bir şey gelmeyen gözlemciler ya da “yenik kahramanlar” olarak yargılamasını çaresizce beklemek. 
 
— Bülent Somay    
 
YAZAR HAKKINDA: 1956’da İstanbul’da doğdu. İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında Lisans ve Yüksek Lisans (Boğaziçi Üniversitesi 1978, 1981), Psikososyal Çalışmalar alanında Doktora derecesi (Birkbeck College, 2013) sahibidir. 2000-2017 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat ve Kültürel İncelemeler konularında dersler verdi, 2008-2017 yılları arasında Kültürel İncelemeler Yüksek Lisans Programı Direktörlüğü yaptı. Türkçe ve İngilizce çok sayıda kitabı olan Somay’ ın Beyond Family: A Case for Another Regime of Reproduction, Sexuality and Kinship (Ailenin Ötesi: Başka Bir Üreme, Cinsellik ve Kardeşlik Düzeni için Öneriler) adlı kitabı 2022’ de yayımlanacak. 2017’den beri Türkiye dışında, 2021’den bu yana da Berlin, Off-University’de çalışmaktadır. 
PLANLANMIŞ REKLAM ÇALIŞMALARI: Kitap eki ilanları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcedff28-7fd5-4226-9698-98c224eb04dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolun Başı Kadınca Öyküler</image:title>
            <image:caption>Yolun Başı Kadınca Öyküler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94e98822-1ef7-40ef-8fad-75f3391de316.jpg</image:loc>
            <image:title>Emekli Baykuş</image:title>
            <image:caption>Huzur Ormanı’nın tek hâkimi olan Bay Baykuş, artık iyice yaşlandığından emekli olmayı düşünüyordu. Ancak seçilecek yeni hâkimin ormandaki huzuru sağlamakta başarılı olup olamayacağı konusunda endişeleri vardı. Bakalım bu değişiklik, orman sakinleri arasında nasıl bir etki yaratacaktı?
Nehir Yarar’dan sorumluluk, toplum hayatı ve iletişim konularına yer veren, okumayı yeni öğrenen miniklerle birlikte tüm çocukların severek okuyacağı sımsıcak bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57f2437a-a834-40e6-98e6-eaca5e79da2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenci Kız</image:title>
            <image:caption>“… İyi geceler. Ben prensi olmayan bir Külkedisi’yim. Tokyo’nun neresinde olduğumu biliyor musunuz? Beni bir daha görmeyeceksiniz.”
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai, savaş sonrası Japonya’sının edebiyat çevrelerince tanınmasını sağlayan, kaleme aldığı ilk eserlerden Öğrenci Kız’da Tokyo’nun banliyösünde yaşayan bir genç kızın on iki saatini ironik ve hünerli bir üslupla kaleme alıyor.
İsimsiz genç kızın, nefret ettiği sabahlardan birine gözlerini açmasıyla başlayıp gece yatağa yattığı anda biten kısa romanda Dazai, artık yitmiş bir dönemin yaygın toplumsal normlarına karşı bireyin duyduğu huzursuzluğu, gençliğin ilk buhranları ve asiliğiyle birleştiriyor.
Öğrenci Kız, Dazai’nin sonraki çoğu eserinde yer bulacak aykırı kişiliklerin ilk örneklerinden birini görmeyi ve yazarın zihninin derinliklerine yakından bakmayı sağlayacak bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea48ac49-aa2b-4aa6-8a18-66291409ff44.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Özgürlüktür</image:title>
            <image:caption>neden bahçemiz ekilmemiş 
boş tarlada korkuluk neden 
kimsecikler yok oysa evde 
neden kapısında çiçek açar ki 
bir şemsiyenin altına 
neden sığmaz iki kişi 
birinin sağ omzu ıslanır 
diğerinin sol omzu 
yaklaşalım mı 
bir şemsiyenin altında iki kişi 
yoktur kapıdaki çiçeğin sahibi 
çiçeğe sahip gerekli mi ki 
konuşmayı bilmez sahipsiz çiçek 
onun adı sokak çiçeği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc6baa71-0894-4522-99a8-ba30bc37db35.jpg</image:loc>
            <image:title>Kokarca İle Porsuk</image:title>
            <image:caption>KOKARCALARI KİMSE SEVMEZ! 
KİMSE KAPI ÇALDIĞINDA karşısında bir kokarca görmekten mutlu olmaz. Ayrıca aklı başında hiç kimse evine bir kokarcanın taşınmasına izin vermez! Ama bizim hikâyemizde işler öyle yürümüyor: Kokarca, Porsuk’un yanına taşınıyor! Mühim Taş İşi’yle meşgul Porsuk’un isteyeceği son şey rahatsız edilmek olsa da artık bunun için çok geç. 
Kokarca’nın gelişiyle Porsuk’un tüm düzeni altüst oluyor. Roket patatesler havada uçuşuyor, kuyruklar havaya dikiliyor ve korkunç kokular yanlış yerde, yanlış hayvana püskürtülüyor. Hepsi tamam da, ortalıkta bunca tavuğun dolaşma sebebi ne?  
Kokarca ile Porsuk, Newbery Ödüllü Amy Timberlake’in kaleme aldığı ve bir arada yaşamak zorunda kalan iki zıt karakterin dostluğunu anlattığı serinin ilk kitabı. Caldecott Madalyası sahibi ünlü çizer Jon Klassen’ın çizimleriyle taçlandırdığı bu öyküyü okumaya, bir daha okumaya, tekrar tekrar ve sesli okumaya doyamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48fa7a0c-b4c7-4eff-8447-6f728b5fe936.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşındırma Denemeleri</image:title>
            <image:caption>“Ya okuyanın hali? Turgut Uyar’ın dizesini yeniden formüle edersek, burada herkes kendi gecesiyle yüz yüzedir artık. Belli bir takatsizliği veri alacağız. Yetişememek, yakalayamamak düşüncesi de bize eskisi kadar kaygılayıcı gelmemeye başlayacak belki. Ve o ilk mecalsizliği kızgınlığın (ve apansız sevinçlerin) yardımıyla atlattıktan sonra, gecenin geç saatlerinde, orada ileride yavaş yavaş, bizimkine çok benzeyen ama enerjetik yüklerinden arınmış bir dünyanın sözlerden oluşmaya başladığını görebileceğiz...” Orhan Koçak Ulus Baker’in yazılarının, Orhan Koçak’ın kitaba yazdığı arkasözden de anlaşılabileceği gibi, daha çok üslupla, ele alma biçimiyle, “ruh hali”yle ilgili bir yanı var. Ama bir de analitik bir yanı var bu yazıların – sadece “literatürü bilme”yle değil daha çok zekâyla ilgisi olan, yaratıcı, özgün analitik kıvılcımlar çaktıran bir yanı... “Akademik” yazında da, “politik” yazında da, “gazeteci yazılarında” da pek nadir bulunan bir yan bu. Onun için “Ulus Baker yazısı” deniliyor! O analitik potansiyel, genellikle aşındırarak gerçekleştiriyor kendini. Yerleşik kabulleri, kalıp-argümanları, söz alışkanlıklarını, kuramsal “töre”yi aşındırarak... Bu kitapta göz önündeki birçok konuyla ilgili aşındırma denemesi yer alıyor: Kapitalizmin “doğası” ya da işleyiş mantığı... Psikanaliz kuramı... İslâmcılık... Milliyetçilik... Marksizm ve Marx’ın kuramı... Sol Hareket, ÖDP</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99373</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29f60bb7-f7f0-44aa-9b50-b34d6cac80f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana Terapi</image:title>
            <image:caption>HER YARANIN BİR YARINI VAR.” 
 
Dr. Senai Demirci, heyecanlı bir metaforik yolculuğa çıkarak, Mesnevi hikâyelerini modern psikoterapinin temel haritaları olarak okuyor. Kadim hikmetten beslenen Mevlana’nın insanın psikolojik altyapısına işaret eden canlı imgelerini ince bir işçilikle gün yüzüne çıkarıyor. İnsan doğasında saklı sancılara, susturulmuş çığlıklara, uyutulmuş acılara, ertelenmiş çelişkilere refakat eden Mesnevi hikâyelerinin kurgusuna modern terapinin akışını ustalıkla oturtuyor. MEVLANA TERAPİ’de tıbbın, psikolojinin ve edebiyatın berzahında kırk yıldır kalem oynatan bir psikoterapist olarak şaşırtıcı ve şifa verici bir dünyanın kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdcb5fbf-c52f-48db-825d-796946c1bcd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah ile Konuşturan Namaz</image:title>
            <image:caption>Dünyada nereye bakarsan bak her yer kalabalık...
Tek bir yer hariç!
Hastaneler tıklım tıklım. Sanki herkes hastalanmış ve doktora gelmiş gibi...
Mağazalar insan kaynıyor. Sanki tüm insanlar aynı anda alışverişe çıkmış gibi...
Caddelerde adım atacak yer yok. Dünya sokağa dökülmüş gibi...
Bir de camiye gidiyorsun bomboş. Sanki namaz farz değilmiş gibi...
Çünkü bu asır namazı işine, eşine, yoğunluğuna, yorgunluğuna feda edenlerin asrı…
Bahanelerin imanın önüne geçtiği, müsait zaman Müslümanlarının asrı…
Öyle ki çoğu insan vakti veren Allah’a vakit ayıramaz hale gelmiş, “çalışmak ibadettir” deyip çalışma uğruna tüm ibadetleri terk etmiş…
Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Allah ile Konuşturan Namaz’da da akıcı üslubuyla Allah&apos;ı, imanı ve namazı anlatmaya devam ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b542e857-1682-4317-ae9a-38ffe91e61ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşizm, Pandemi, Vesaire…</image:title>
            <image:caption>Salgının başlangıcından bugüne gelinceye dek önlem olarak dile getirilen, başta kapanma olmak üzere uygulanan tüm kısıtlamaların ortak hedef öznesinin altmışbeş yaş üstü olduğunu ve bunun yaşlıları “sosyal ölüme” mahkûm etmek anlamına geldiğini söyleyerek başlayalım. Ekonomik çöküntü ise bu “ölümü” hızlandıran bir unsur olarak kötü huylu bir kanser hücresi gibi, çaresizce yoksul ve yoksun yaşamlarına boyun eğmeye zorlanan toplumun neredeyse %80’nine yayıldı. (En az!) 
Süreci anımsayalım; Salgının ilk günlerinden beri 65 yaş üstüne getirilen kısıtlamalar eğer günün birinde “pandemi faşizmi” diye bir kavram oluşturulacaksa eğer onu tanımlayan ilk sıra örneklerden olacaktır. Sağlığın tanımını “yalnızca hayatta kalmaya” indirgeyen rejim ve “bilim” onları “hastalıktan korunma” retoriğine mahkûm ederek, evlerinde, odalarında ya da sığındıkları mekanlarda sosyal-psikolojik-fiziksel ölümlerden birine, ikisine yada tümüne birden terk etmekte sakınca görmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50359879-90f4-4d92-9d7f-2937af6a159c.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya’da Devrim ve Karşıdevrim</image:title>
            <image:caption>1848 yılının Şubat ayında Fransa’da başlayıp Avrupa ülkelerinin büyük bir bölümüne yayılan devrim dalgası sırasında, başta Prusya ile Avusturya olmak üzere çok sayıda egemen Alman devletinden oluşan Alman Konfederasyonu’nda bir dizi devrim gerçekleştirildi. Friedrich Engels, bu çalışmasında, “1848 Alman Devrimini zorunlu kılan ve aynı kaçınılmazlıkla onun 1848’de ve 1849’da bastırılmasına yol açan nedenleri” ele alıyor. 
İşçi sınıfı Almanya’daki devrimlerin öncülüğünü neden üstlenemedi? Küçük burjuvazinin temsilcileri bu devrimleri neden ileriye taşıyamadı? “Tek ve bölünmez bir Alman Cumhuriyeti” hedefini neden yalnızca komünistler savundu? Bu hedefe neden ulaşılamadı? 
Engels, bu kitaptaki makaleleri, ABD’de çıkarılan bir gazete için İngilizce olarak kaleme almıştı. Dolayısıyla, Almanya’daki gelişmeleri, bu ülke hakkında ilk elden bilgi sahibi olmayan okurların anlayabileceği şekilde özetlemeye çalışmıştı. 
İlk Almanca çevirisi Engels’in ölümünden sonra yayımlanan Almanya’da Devrim ve Karşıdevrim’in sonunda, kurucuları arasında Karl Marx ile Engels’in de bulunduğu Komünistler Birliği’nin üyelerinin 1852 yılında Almanya’da yargılanmalarının ele alındığı ve birliğin o dönemdeki hedeflerine ışık tutan bir makale de yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b90d1474-2936-43d8-a27a-822b3cf6da4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetsiz Misafir - Marx</image:title>
            <image:caption>Daniel Bensaïd, Davetsiz Misafir: Marx’ta, Marx’a ve ekonomi politik kuramının köklerine, bunlar etrafında yaşanan tartışmalara ve fikir ayrılıklarına odaklanıyor. Marx’ın üç eleştiri başlığını, tarihsel akıl, sosyolojik akıl ve bilimsel pozitivizm eleştirisini okurlara sunarken bu konularda gündeme getirilen temel görüşleri ele alıyor: Tarihin sonu felsefesi, proletaryanın kaçınılmaz zaferini ilan eden ekonomik ve toplumsal determinizm, halkların yönelimini tespit ettiğini savunan kesin bilimler. Bunlar Marx’ın yönelttiği eleştirilerin temelini oluştururken kitabın genel çerçevesini de belirliyor. 
Bensaïd, Marx’ın temel eserlerini yeniden ve ısrarla okumanın çağdaş soruları yanıtlamada, günümüz dönüşümlerini ve krizlerini anlamlandırmada, cinsiyet, milliyet, din gibi çeşitli çatışma odaklarının Marksist kuramda nasıl ele alındığının ve güncel olarak hangi bağlamlarda ele alınabileceğinin düşünülmesinde işaret ettiği yolların izini sürüyor. 
Davetsiz Misafir: Marx, Marx’ın eleştirel bakış açısının kendi dönemindeki etkilerini tartışırken bunların bugüne, güncelliğe yankılarına kulak vermeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf6c52bb-e58d-464d-8de1-98ff1e164d36.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanılsama ve Gerçeklik</image:title>
            <image:caption>Christopher Caudwell, Yanılsama ve Gerçeklik’te şiirin kaynaklarına eğilir ve bunu, şiir dil ile kurulduğu için dili, dil de toplumsal bir ürün olduğu için toplumu inceleyerek yapar. 
Önce, sanatın ilk biçimi olarak şiirin ilkel kabile yaşamında boy verişini ve temel işlevini ortaya koyan Caudwell, Shakespeare’den modern zamanlara dek edebiyatın gelişiminin izini sürer. Sanat ile bilimin birbiriyle ilişkisini, hem sanatın hem de bilimin insan yaşamındaki önemini, bireysel ve toplumsal bilincin sanatta ve bilimde nasıl anlatım bulduğunu gözler önüne serer. 
Kitaba yazdığı önsözde George Thomson, kendisine de ilham olan Yanılsama ve Gerçeklik için şöyle demektedir: “Zamanımızın en büyük kitaplarından biridir bu. Okunması kolay değildir. Üzerinde çalışılacak, açıklanacak, tekrar tekrar dönülecek bir kitaptır. Okuyucu o zaman görecektir ki, tekrar tekrar dönse de, her defasında üzerinde düşünülecek taze bilgiler bulacaktır onda.” 
Caudwell’in tarihsel maddeci bir yaklaşımla sanatın ve bilimin kökenine indiği bu öncü çalışma, Mehmet H. Doğan’ın çevirisinden ve tam metin olarak şimdi Yordam Kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/940d9338-9fd2-4ec4-a093-8382a2412bc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Komintern, Tkp ve Kürt İsyanları</image:title>
            <image:caption>Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında yakıcı bir mesele haline gelen Kürt isyanları karşısındaki tutumu Kemalist rejim yanlısı olarak görülmüş ve eleştirilmiştir. TKP’ye atfedilen bu tutumun önemli bir dayanağı, Parti yayın organı Orak-Çekiç’te Şeyh Sait İsyanı hakkında yapılan “irticai kalkışma” değerlendirmesidir.  Şubat 1925’te yapılan bu tespitin, TKP’nin genel olarak ulusal meseleye ve özel olarak Kürt isyanlarına yaklaşımını ifade ettiği düşünülmüşse de bu görüş şimdiye kadar olgularla ve belgelerle yeterince desteklenmemiştir. 
Bu çalışma, TKP ve TKP’nin bir seksiyonunu oluşturduğu Komintern belgelerine dayanarak bu toptancı yaklaşımın ötesine geçmeyi amaçlamaktadır. TKP ve Komünist Enternasyonal Yürütme Kurulu (KEYK) Doğu Sekreterliği arasında birçoğu şimdiye kadar yayınlanmamış olan yazışmalar, bu çerçevede hazırlanan Türkiye’deki gelişmelere ilişkin raporlar ve Parti üyelerine ait mektup ve belgeler, çalışmanın dayandığı temel kaynakları oluşturmaktadır. 1920’li yılların başlarından 1930’ların sonlarına kadar uzanan geniş bir dönemi ilgilendiren söz konusu kaynaklar, Komintern’in ve TKP’nin başta Şeyh Sait İsyanı, Ağrı İsyanı ve Dersim İsyanı olmak üzere ulusal sorun ve Kürt meselesine ilişkin tutumları hakkında son derece önemli bilgiler sunmaktadır. 
TKP’nin ulusal meseleye ve Kürt isyanlarına yaklaşımı, ancak tüm bu kaynaklar dikkate alındığında ve eleştirel bir süzgeçten geçirildiğinde objektif olarak değerlendirilebilir. Elinizdeki kitabın bu doğrultudaki çalışmalar ve tartışmalar açısından önemli bir kaynak teşkil edeceğini umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeea4632-73e0-48c0-a825-d3637bb5973b.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Gemi – Donanmanın Kılıcı</image:title>
            <image:caption>Amerika ve Rusya arasındaki savaş sırasında Barents Denizi’nde görevde olan Nathan James mürettabatı korkunç bir gerçekle yüzleşir. Bu savaşta kullanılan nükleer silahlar tüm dünyayı yok etmiştir.  
Radyasyon seviyesi insan yaşamını imkânsız kılar. Nathan James kaptanı, mürettabatının yaşayabileceği bir kara parçası ararken insanlığın neslinin tükenmesiyle, yakıt sıkıntılarıyla ve gemi içindeki isyanlarla karşı karşıya kalır.  
“Kumsalda, Sineklerin Tanrısı, İsviçreli Robinson Ailesi ve İncil’in bir karışımı fakat Vahiy’in yıkımı Yaratılış’ın umudundan önce geliyor.” 
Harry Levins, St. Louis Post-Dispatch 
“Son Gemi içe dönük monologlar ve asgari miktarda gösterişli hikâyecilik araçlarıyla hoş bir korku yaratıyor ve bu korku gelmiş geçmiş tüm romanlardaki en heyecan verici sahnelerden biriyle sonuçlanıyor: Thames’in üzerinden zehir bombalarıyla kaplanmış Londra’ya yapılan yolculuk.” 
Chuck Moss, Los Angeles Daily News 
“Dopdolu bir roman, insanı tüm gece ayakta tutan, sayfaları yeterince hızlı çeviremediğiniz türden bir hikâye.” 
Anthony Olcott, Chicago Tribune</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ef7006b-79db-4d72-b24e-49e13ad8370b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adı- Oyun</image:title>
            <image:caption>“Yoksa senin de mi kaderin benim kaderimin yanına demir attı?
O zaman geçmiş olsun, o gemi kalkmayacak, batacak…”
Anne babası o daha küçük bir çocukken intihar eden Samira Karakum, babasının vasiyeti olan Yazılım Mühendisliğini okumak için üniversiteye hazırlanırken, kimden geldiğini bilmediği bir e-postayla hayatı alt üst olmuştu. “Ailen intihar etmedi, öldürüldü” diyordu mesajı gönderen kişi.
Samira’nın o güne dek inandığı geçmişi geleceğinin üzerine enkaz gibi çökerken artık tek amacı anne babasının intikamını almaktı. Teknoloji alanındaki tüm bilgisini, zekâsını ve yeteneklerini ortaya koyacağı ölümüne bir savaşın ortasına daldı Samira.
İntikam yolunda ilk hedefi Türkiye’nin en büyük hacker grubu olan, Dark Side’a sızmaktı.
Peki yaptığı plan işleyecek miydi, yolundan sapmadan hedefe ulaşacak mıydı? Yoksa Samira farkında olmadığı daha büyük bir oyunun içerisinde sıkışıp kalacak mıydı?
İstanbul’dan Las Vegas’a uzanan, aşkın ve maceranın harmanlandığı heyecan dolu bu intikam yolculuğunda onu birçok sürpriz bekliyordu.
Kurgu yeteneğine hayran kalacağınız Gülşah Tülay Çankaya’nın
Adı: Oyun kitabını bir solukta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99383</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b347bf6-2c8a-4d82-9ed9-81dcbc989850.jpg</image:loc>
            <image:title>Psiko-Lojik- Ruh Sağlığı Neden Kötüleşir ve Buna Nasıl Anlam Verilir</image:title>
            <image:caption>Her dört kişiden biri bir ruh sağlığı sorunu yaşıyor ve sadece anksiyete bozukluğu ile depresyon her yıl 500 milyondan fazla insanı etkiliyor.
Bu durum neden bu kadar yaygın? Ruh sağlığımız neden modern yaşamın stresi ve gündelik olayları karşısında bu kadar savunmasız? Niçin bu konularda hâlâ bu kadar fazla kafa karışıklığı var?
Nörobilim uzmanı ve yazar Dean Burnett, Psiko-Lojik’te bu soruları ve daha fazlasını yanıtlayarak anksiyete bozukluğu, depresyon ve bağımlılık gibi ruh sağlığı sorunları yaşadığımızda beynimizde gerçekte neler olduğunu açıklıyor.
Aydınlatıcı bilimsel araştırmaları, her gün ruh sağlığı sorunlarıyla uğraşan insanların görüşleriyle birleştiren Psiko-Lojik, bu sorunların nasıl ve neden oluştuğunu ve nasıl anlaşılabileceğini dürüst ve eğlenceli bir biçimde anlatıyor.
“Dean Burnett’ın çalışmalarına gerçekten hayranım. İlgi uyandırıcı, zekice ve mantıklı.”
—Jon Ronson, Psikopat Testi’nin yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0af0d273-3542-48d5-8adc-c9d5bb670dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Harita ve Topraklar</image:title>
            <image:caption>Seks, ötenazi ve İslam dahil tüm tek tanrılı dinler gibi konulardaki yorumları ve siyasi görüşleriyle ifade özgürlüğünün sınırlarında gezinen, romanları ya dâhiyane ya da bayağı eserler olarak görülen modern Fransız edebiyatının kötü çocuğu Michel Houellebecq, Harita ve Topraklar ile 2010 Goncourt Ödülü’nü kazandığında, “Tuhaf bir his ama çok mutluyum,” demişti.
Jed Martin çektiği Michelin yol haritası fotoğraflarını kariyerinin başındayken bir araya getirdiği sergisiyle adını pek duyuramasa da ileriki bir tarihte Bill Gates, Damien Hirst, Steve Jobs ve Michel Houellebecq gibi pek çok ünlü ismi odağına alan tablolardan oluşan “meslekler” serisiyle büyük bir üne kavuşacaktı. Daha sonraysa bir cinayetin çözülmesi için polise yardımcı olacak, babasını kaybedecek, aşkın ve dostluğun tabiatını belki de daha iyi anlayacak ve elbette bir gün herkes gibi o da yaşlanacaktı.
Michel Houellebecq’in Harita ve Topraklar’ı sanat ile ticaretin kardeşliğini gözler önüne seren, yolunu arayan tasavvura ve ölüme dair ayrıksı bir roman.
“Michel Houellebecq gülse mi ağlasa mı bilemiyor gibi görünüyor mütemadiyen. Bu komik, incelikli, gaddar ve zeki romanın gizemlerini çözmek düşündüğünüzden zor olabilir.” –Le Figaro
“Komik, şaşırtıcı ve kendinden emin... Zeki ve kışkırtıcı Fransız yazarın entelektüel açıdan en iddialı romanı.” –The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fdb3b41-b901-4de3-917b-bc31321f1abc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar, Erkekler ve Tuhaf Öyküler</image:title>
            <image:caption>Dut ağacından dünyaya bakanlar, bir hayaleti öpenler, kendini dostuyla tamamlayanlar ve malulen emekliler var aramızda. Sorulması gereken hesaplar, yarım kalan hayatlar ve söylenmesi gereken şarkılar da var. Meyveyi tadıp hayaleti öpünce, dostumuzu tanıyıp gerçeği fark edince tamamlanabiliriz belki. Hesabı sorup hayatı yaşadıkça başlayabiliriz kendi şarkımıza. Çünkü bilen bilir, yalnızca bir keredir dünya.
Nuri Sevsem Gürvardar, ikinci kitabı Kadınlar, Erkekler ve Tuhaf Öyküler ile sadece şaşırtıcı hikâyeler anlatmakla kalmayıp, insana dair yeni bir şeyler de söylüyor. Zekice kurgulanmış öyküleri, özenli dili, tuhaf ama kanlı canlı karakterleriyle Kadınlar, Erkekler ve Tuhaf Öyküler uzun zaman zihinlerden silinmeyecek hikâyeler vadediyor okura.
&quot;Dirseklerini dayadığı masanın zangır zangır titremesiyle daldığı anılardan sıyrılıp kendisini yine izbe lokantada buldu. Sadece masa değil, hemen yanındaki koca cam, boştaki sandalyeler ve hatta bütün bina sallanıyordu.
“Ormanda uyuklayan kadim kötülük uyandı, diye geçirdi aklından. Park alanı olması gereken yere bakınca, kadim kötülüğün sisleri yararak lokantanın önüne yanaşmakta olduğunu gördü. Düz burunlu, kocaman bir kamyondu bu. Geldiğini haber vermek için olsa gerek, borazan benzeri kornasını acı acı çalarak binaya yaşlaşıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a53a388d-1cef-4adc-8741-6d71dda18dd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatlak Krallık</image:title>
            <image:caption>Easton Royal’la tanıştığından beri Hartley Wright’ın hayatı tepetaklak olmuştu. Her köşe başında düşmanlar, her kapının ardında aklına bile gelmeyecek tehlikeler onu bekliyordu. Yaşanan trajediyle beraber hafızasını kaybettiğinde ise artık kimseye güvenemeyeceğinin farkındaydı, her şeyin yoluna gireceğini söyleyen mavi gözlü oğlana bile.
Sevdiği kıza her yaklaştığında ona zarar verdiğini bilen Easton’ın omuzlarına bir anda sorumluluklar binmişti. Hem yaptığı hataları düzeltmek hem de herkese artık yetişkin olabileceğini göstermek zorundaydı. Ailesinin üzerine çöken karanlığı dağıtmak için adımlarını sağlam atmalıydı.
Hatırlamak da unutmak kadar acı vericiyken Hartley ve Easton tek bir gerçeğin farkındaydı – isteseler bile Royallardan kaçamazlardı.
“Daha ateşli, daha gergin ve daha duygu dolu.” —Talia Reads Books
“Sona geldik. Çatlak Krallık da başından sonuna olağanüstü bir yolculuktu.” —Writing Bookish Notes
“Gerçekten harika bir serinin muhteşem finali.” —A Novel Glimpse</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05ec6c0c-239c-40b1-900e-eab76815d15e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı ve Siyah</image:title>
            <image:caption>“Kırmızı ve Siyah giderek büyüyen bir aşkın öyküsüdür. Korkuyu, tereddüdü ve tutkuyu usta işi bir şekilde okura aktarır. Onu okumak eşi benzeri olmayan bir deneyim.” –W. Somerset Maugham
Kırmızı ve Siyah, taşralı bir genç adam olan hırslı ve zeki Julien Sorel’in mütevazı hayatından kurtulup toplum içinde yükselme çabasının onu nasıl riyakâr ve düzenbaz birine dönüştürdüğünün vakayinamesi.
Stendhal, hem romantik başkarakter Julien’in psikolojik portresini çizer hem de dönemin Fransız toplumunu analitik ve sosyolojik yaklaşımla inceleyerek yerer.
Fransız Devrimi akabindeki karmaşa günlerinin ve Napoléon Bonaparte’ın saltanatının ardından ortaya çıkan katı sosyal yapıyı ve bu zalim yapı içinde yer bulmaya çalışan genç bir adamın tutkularının ona nasıl ihanet edebileceğini şahane bir şekilde anlatan Kırmızı ve Siyah zamansız bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2763f4d3-1bb3-45bd-a7a8-a96488834fb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzün Senfonisi</image:title>
            <image:caption>“Sokaktan gelen parfüm kokuları, insanların çeşit çeşit yüz ifadesi, çarpan omuzlar, Doğu’nun gülüşü, Arman’ın ses tonu ve Derin’in hüznü. Unutmayın bu bir hüzün senfonisi.” 
 
Peki nedir hüzün senfonisi? 
 
Renk renk acı, tonlarca hüzün, kötülüğünden hiçbir şey kaybetmeyen melek yüzlü şeytanlar ve hüzün senfonisinin hiç değişmeyen tanıdık melankolik suretleri. 
 
“Düşünüyorum, sürekli düşünüyorum. Ne insanları ne kendimi ne yaşamı ne sevgiyi ne nefreti ne de acıyı anlayabiliyorum. Ama belki de sorun buradadır. Her şeyi anlamak istememdir sorun.” 
Seray Dura 

Seray Dura Kimdir? 
7 Şubat 1996 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Seray Dura, 2018 yılında Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sahne Sanatları bölümünden mezun oldu. İki sene boyunca özel ve kurumsal tiyatrolarda oyunculuk yapan Seray Dura, bir yandan da kısa filmlerde yer aldı ve modellik mesleğini devam ettirdi. 
2015 yılında kaleme almaya başladığı “Hüzün Senfonisi” adlı eserini dört senede tamamladı ve nihayetinde 2022 yılında okuyucusuyla buluşturdu. Kitabın kapağında kullanılan eserin de sahibi olan sanatçı, guaj ve yağlı boya çalışmalarına devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0023f308-846b-403f-9a2f-a59562faacab.jpg</image:loc>
            <image:title>Tepetaklak - Dönüşüm 1</image:title>
            <image:caption>Lenna Anderssen hayatının ilk sekiz yılını Kardum’da, tersine dönmüş bir dünyada geçirmiştir. Eskiden gökyüzünün olduğu yerde artık toprak vardır. Ayaklarının altında, asıl toprağın olması gereken yerde ise uçsuz bucaksız bir boşluk. Dönüşüm adı verilen olay her şeyi kökten değiştirmiştir. Ama insanlar bu tepetaklak dünyada yaşamanın yolunu bir şekilde bulmuşlardır. Lenna ve ailesinin hayatı, Kardum’daki içme suyu tükenmeye başlayıncaya dek aslında gayet heyecan verici ve rahattır. Peki ama kaynaklar tükenmeye yüz tutarken hayatlarında neler değişecektir? Geleceklerini, gökyüzünde olması muhtemel başka bir dünyada aramaya cesaret edebilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc8dff32-1b34-4783-a455-581be39f1219.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamelyalı Kadın</image:title>
            <image:caption>Dumas, Marie Duplessis’yle yaşadığı trajik aşk hikâyesini anlattığı Kamelyalı Kadın’la henüz yirmili yaşlarının başında edebî rüştünü ispatlamıştır. Önce okuru büyüleyen roman, yazımından kısa bir süre sonra tiyatroya uyarlanmasının ardından da İtalyan besteci Guiseppe Verdi’yi etkisi altına almış ve La Traviata’nın ilham kaynağı olmuş, günümüze dek birçok kez beyazperdeye uyarlanmıştır. 
 
19. yüzyıl Fransa’sını arka planına alan roman, genç hukukçu Armand Duval ile Paris’in en güzel kurtizanı, yakasındaki kamelyalarla âşıklarına göz kırpan Marguerite Gautier’nin yasak aşkı üzerinden dönemin masumiyet ve ahlak anlayışına kafa tutarken, sosyal yaşamı da gözler önüne serer. 
 
“Tüm zamanların en muazzam aşk hikâyelerinden biri.” 
Henry James</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aa18252-9b0d-49d1-9bc6-c183cb9bfa7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Zarafeti</image:title>
            <image:caption>Bugün dünyanın her yerinde matematikçiler ve fizikçiler en iddialı fizik kuramlarından biri olan süpersicim kuramı üzerine hararetle çalışıyor. Sicim kuramı Einstein’ın 30 yıl boyunca üzerinde çalıştığı birleşik alan kuramına giden yolda önemli bir adım. Ve sonunda, genel görelilik ve kuantum mekaniği arasındaki gerilim çözülmek üzere: Sicim kuramı, atomaltı parçacıkların çılgınca dansından göksel galaksilerin görkemli girdabına kadar evrendeki tüm harika olayların, tek bir büyük fiziksel ilkenin yansımaları olduğunu ilan ediyor. 
 
 
 
Dünyanın önde gelen sicim kuramcılarından Brian Greene, ustalıkla ve anlaşılır bir dille kaleme aldığı Evrenin Zarafeti’nde 20. yüzyıl fiziğinin “her şeyin kuramı” arayışının ardındaki bilimsel hikâyeyi ve insani çabayı anlatıyor, kuantum mekaniğinden genel göreliliğe kadar pek çok kavram üzerinden sicim kuramını çevreleyen gizem perdesini aralıyor.  
 
 
  Greene’in uzman bilimsel kavrayışı ile edebî yaratıcılığının benzersiz bir karışımı olan Evrenin Zarafeti, bizi muhteşem evrenimizin nasıl çalıştığını anlamaya daha da yaklaştıran heyecan verici bir okuma şöleni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeefa83b-9e69-46fc-bfd3-e026d140f38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gergedan - Büyük Küfür Kitabı</image:title>
            <image:caption>Uçsuz bucaksız bir bataklıkta bir gergedan bize doğru koşuyor kinle ve senin cesedin kötü kokuyor o gece. Annem ağzını her açtığında, koku daha da kesifleşiyor. Cesedin masada çürüyor. Akşam koltukta çürümeye devam edecek. Sonra yatağında çürüyeceksin. Sabah kahvaltı sofrasında. Arada kapının önüne çıkacak, orada yüzün güneşe dönük çürüyeceksin. Bazen sokaklarda dolaşacaksın. Kokun, o kesif kokun da peşinden gelecek. Sonra eve döneceksin. Kapıyı açmadan önce biraz düşüneceksin. 
Öfkeli bir gergedan sabrıyla. 
Mine Söğüt, Gergedan’daki çarpıcı hikâyelerinde tematik bir bütün oluşturarak modern hayata sinmiş vahşetin örtüsünü kaldırıyor. Bazen keskin bir ironi bazen soğuk mesafelenmelerle, yer yer de groteske yaslanarak orta sınıfın, aile kurumunun sıradanlık cehennemini, kadük toplum hayatını, erkeklerin, kuralların, geleneğin yoz iktidarını gözler önüne sererek okuru adeta kışkırtıyor; parçası olduğu konformizm çağını sorgulamaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73cfadf9-5439-4c8f-9e14-6653b2588d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamı Karşılamak</image:title>
            <image:caption>“Belki de yaşamın bana sundukları yüzünden böyleyimdir. Herkese de tekrar tekrar, kendi hayatımda prensip olarak benimsediğim şeyi yapmalarını öneririm: Eğer başıma kötü bir şey gelirse diz çöker (tabii gerçekten değil, diz çöktüğümü hayal ederim sadece) ve gelecekte bundan daha kötüsünün olmamasını dilerim tüm kalbimle.” 
Dünya çapında milyonlarca satan eseri İnsanın Anlam Arayışı ile hem İkinci Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarında yaşadığı deneyimleri anlatan hem de kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini paylaşan Viktor E. Frankl, bu defa kendi kaleminden yaşam öyküsüyle karşınızda… 
Frankl, anlam merkezli psikoterapinin yolundan ilerleyerek ailesinin evini, Sigmund Freud ve Alfred Adler ile ilk temaslarını, intihara meyilli gençlerle yaptığı çalışmaları, Nazilere direnişini, sürgünü ve hayatının çoğunu geçirdiği Viyana’ya dönüşünü yalın bir dille anlatıyor. Tüm kayıplarına, acılarına ve anlam arayışı esnasında yaşadıklarına rağmen iyimserlik etrafında şekillenen hayatını aynı zamanda aile arşivinden fotoğraflarla tamamlıyor. 
Hayatın size sorduğu soruları yanıtlamak zorunda kaldığınızda ve bu sorulara ancak kendi varlığınızın sorumluluğunu alarak cevap verebileceğinizi anladığınızda Yaşamı Karşılamak: Anlam Arayışı Üzerine Bir Otobiyografi rehberiniz olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/714f9f0a-65a1-4c40-b2ee-21f37c581086.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Ve Toplum Dergisi 138. Sayı Piyasa Müdahaleleri Ve Rekabet</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
 
Devletin Ekonomiye Müdahale Aracı Olarak Kısmi İthal İkamesi Politikası: Enerji Alanı Örneği 
Osman Aydoğuş 
 
Ekonomik Yaşamda Piyasaların, Devletin ve Firmaların Düzenleyici Rolü 
Erdal Türkkan 
 
Güncel Rekabet Hukuku Meseleleri Üzerine Notlar 
Birol Küle 
 
Gıda “Komedisi”: Hazin Bir Fiyat Kontrolü Hikayesi 
Semih Tümen 
 
Yuvarlak Masa: Ömer Faruk Çolak, Timur Han Gür, Serdar Sayan 
 
Karl Polanyi, Piyasa ve Devlet 
Hüseyin Özel 
 
Elektrikte Sermaye Transferinin Ekonomi Politiği 
Mehmet Özdağ 
 
Finansal Okuryazarlık Üzerine Notlar: Gençler ve Finansal Okuryazarlık 
Devrim Dumludağ 
 
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Ergun Türkcan 
 
ESG Skorlaması Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına Ulaşılmasını Sağlar mı? 
Yener Coşkun 
 
Fan Token: Futbolun Yeni Gelir Kalemi 
Metehan Olcayto Çolak 
 
Enflasyon Canavarı Usain Bolt’a Karşı Bora Tamer Yılmaz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4391fca6-f42c-48af-b717-5636aca9f07a.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Kadın Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Size kadınlıkla lanetlenmiş bir varoluş hezeyanı anlatacağım. 
Sizi saçlarının ve ayaklarının ucu arasında olup biten şeylerden ibaret, 
doğurmaya mahkûm, 
çocuklarını kaybetmekle mühürlü, 
yalnız, yapayalnız bir kalabalıkta dolaştıracağım. 
İçlerine açılan kapıların arkasına saklanmış kadınların delirerek 
bedenlerinden dışarı açtıkları pencerelerden bakacağım. 
O pencerelerden tekrar ve tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağım. 
 
O pencerelerden tekrar ve tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağım. 
Mine Söğüt unutulmaz öykü derlemesi Deli Kadın Hikâyeleri’nde toplumun baskıladığı, kurumların kısıtladığı, kuralların heba ettiği, farklı olduğu için dışlanan, yok edilen; güçsüzlüğe, delirmeye, cinnete terk edilen kadınları anlatıyor. İlk baskısı 2011’de yapılan bu 21 delilik hikâyesi güncelliğinden ve gücünden hiçbir şey kaybetmeksizin okurların derinlerine nüfuz etmeyi sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3314cc9-1cf2-4584-9fe9-51c85cae886e.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkalarının Tanrısı</image:title>
            <image:caption>“Ne doğumumuz ne ölümümüz ne de doğumla ölüm arasında can çekişerek sürdürdüğümüz hayatlar bize ait.  Başkalarının isteklerinden doğuyor, başkalarının istediği gibi yaşıyor ve başkaları yüzünden ölüyoruz. Bizim sandığımız hayat bizim değil, bizim sandığımız beden bizim değil…” 
Karanlık geçmişi tuhaf olaylarla dolu, bacakları dizlerinden kesik yaşlı Efsun Abla... 
Kim olduğunu hatırlamayan, hafızasını yitirmiş Adnan Abi... 
Sokaklarda orospuluk yaparak para kazanan toksikoman Hülya... 
Bir sabah uyanıp düzenini, evini, ailesini, işini terk ederek sokaklardaki tekinsiz hayata karışan, kafası karışık şair Musa... 
Ve çöpte bulunmuş bir bebek, Matruşka... 
Her biri kendi zorlu sorularıyla baş etmeye çalışan ve kucaklarındaki kimsesiz bebekle şehrin sokaklarında kendilerine barınacak bir delik arayan bu dört insan, bilinmeze doğru sürüklenen hayatlarıyla en sert gerçeklere işaret eden uçurumların kıyısında dolanıyor. 
Onlar her şeye karşın ayakta kalmakta inat edip şehri kuranların ve yıkanların kimliğini sorgularken, okuru da kendi kimliğiyle yüzleştiren sorular denizine açılmaya davet ediyor. 
Başkalarının Tanrısı’yla Mine Söğüt biri bebek beş sokak insanının yarı hayal yarı gerçekçi hikâyesiyle, yanından geçip gittiğimiz ve görmezden geldiğimiz insanların tanrısına, dolayısıyla da sözümona medeniyetimizin temellerine dair acımasız bir sorgulamaya girişiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f55d66f-804d-4898-aa7b-a951430c234b.jpg</image:loc>
            <image:title>Güllerin İhaneti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Burada güller, aşkı değil ihaneti simgeler.” 
 
Sirius Halkı! 
Atalarımın yüzyıllar önce kurmuş olduğu Sirius İmparatorluğu’nun başına geçtiğim ilk günden itibaren bu ülkeyi onurumla 
yönetiyorum. Refah ve huzur içinde olan ülkemiz, tanrıların çocuklarımızı lanetlemesiyle birlikte yıllardır bir kâbus yaşıyor. 
Çocuklarımızı bu lanetten kurtarmak ve ülkemizi tekrar huzura kavuşturabilmek için verdiğimiz mücadelede imparatorluğumuzun 
tek vârisi ve prensesi olan kızım, Victoria Sirius, kaçırıldı. 
 
Alexander Brown, vârisimizi geri getirmek için yaptığı çalışmalar sırasında kendilerine Hamal Birliği adı veren bir örgütün izlerine 
rastladı. Kızımı kaçıran bu örgüt, sizlerin çocuklarını da kaçırmakla kalmayıp lanetlerini kullanmaları için beyinlerini yıkayarak kendi çocuklarımızı ülkemiz için bir tehdit olarak kullanmak istiyor. 
 
Bu yaptıklarıyla imparatorluğumuza savaş açmış kabul edilen Hamal Birliği’ne ve siz değerli halkıma sesleniyorum. Ülkemizin tek vârisi ve prensesi olan kızım Victoria Sirius’un en yakın zamanda saraya teslim edilmesini emrediyorum! Emirlerime karşı gelen ve lanetini kullanmaya çalışan her kim olursa olsun, yaşına ve nereden geldiğine bakılmaksızın, derhal idam edilecektir!  
 
“Ben bugüne kadar sadece seninle olan anılarıma tutunarak hayatta kaldım. 
Seninle kurduğum hayallere inanarak ölülerden oluşan bir adada silbaştan bir hayat 
yarattım! Sen olmadan bile bu kadar şey başarmışken sen yanımdayken nasıl kaybedebilirim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/617c3541-c3e2-4555-a60b-38158559c9c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Güllerin İhaneti</image:title>
            <image:caption>“Burada güller, aşkı değil ihaneti simgeler.” 
 
Sirius Halkı! 
Atalarımın yüzyıllar önce kurmuş olduğu Sirius İmparatorluğu’nun başına geçtiğim ilk günden itibaren bu ülkeyi onurumla 
yönetiyorum. Refah ve huzur içinde olan ülkemiz, tanrıların çocuklarımızı lanetlemesiyle birlikte yıllardır bir kâbus yaşıyor. 
Çocuklarımızı bu lanetten kurtarmak ve ülkemizi tekrar huzura kavuşturabilmek için verdiğimiz mücadelede imparatorluğumuzun 
tek vârisi ve prensesi olan kızım, Victoria Sirius, kaçırıldı. 
 
Alexander Brown, vârisimizi geri getirmek için yaptığı çalışmalar sırasında kendilerine Hamal Birliği adı veren bir örgütün izlerine 
rastladı. Kızımı kaçıran bu örgüt, sizlerin çocuklarını da kaçırmakla kalmayıp lanetlerini kullanmaları için beyinlerini yıkayarak kendi çocuklarımızı ülkemiz için bir tehdit olarak kullanmak istiyor. 
 
Bu yaptıklarıyla imparatorluğumuza savaş açmış kabul edilen Hamal Birliği’ne ve siz değerli halkıma sesleniyorum. Ülkemizin tek vârisi ve prensesi olan kızım Victoria Sirius’un en yakın zamanda saraya teslim edilmesini emrediyorum! Emirlerime karşı gelen ve lanetini kullanmaya çalışan her kim olursa olsun, yaşına ve nereden geldiğine bakılmaksızın, derhal idam edilecektir!  
 
“Ben bugüne kadar sadece seninle olan anılarıma tutunarak hayatta kaldım. 
Seninle kurduğum hayallere inanarak ölülerden oluşan bir adada silbaştan bir hayat 
yarattım! Sen olmadan bile bu kadar şey başarmışken sen yanımdayken nasıl kaybedebilirim?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fac21440-ccdf-49bc-b8e0-c627b8af757a.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodern Pazarlama Yorumları</image:title>
            <image:caption>Postmodern Pazarlamayı Anlamak kitabının yazarı Prof. Dr. Yavuz Odabaşı’nın ikinci kitabı
“Postmodern Pazarlama Yorumları”, The Kitap Yayınları etiketiyle pazarlama alanına ilgi

duyan okurlar için raflarda yerini aldı.

Pazarlama üzerine yapmış olduğu çok sayıda araştırmayla ülkemizde bu sektöre yön veren
önemli akademisyenlerden biri olan Prof. Dr. Yavuz Odabaşı, daha önce Postmodern
Pazarlamayı Anlamak kitabında derlenen ve oldukça ilgi gören yazılarına Postmodern
Pazarlama Yorumları ile devam ediyor. Çeşitli ulusal gazete ve dergilerde yayımlanmış
yazılarından oluşan bu seçkide de yazar, günümüzün en yeni pazarlama yöntemlerine
odaklanıyor.
Toplumlar sürekli bir değişim halindeyken ve her yeni çağın kendi değerleri ve ruhu oluşurken,
pazarlamanın bu değişimin dışında kalması düşünülemez. “Postmodern” olarak tanımlanan
çağımızda teknolojinin içine doğmuş bir kuşak (Z kuşağı) hâkim hale gelirken, pazarlama
sektörü bu kuşağı yakalamak için neler yapıyor? Küreselleşmenin, dijitalleşmenin, çevre
bilincininin ve bilinçli farkındalığın önde gelen değerler olduğu postmodern dünyamızda
tüketicinin taleplerine nasıl karşılık veriliyor? Peki, tüm dünyayı kasıp kavuran pandemi
pazarlama dünyasını nasıl şekillendirdi ve değiştirdi?
Bu ve bunun gibi pek çok önemli sorunun cevabının arandığı Postmodern Pazarlama Yorumları,
pazarlama, ekonomi ve iletişim alanlarına ilgi duyan okuyucuların merakla ve zevkle okuyacağı
bir kitap.
Yazar Hakkında:
Prof. Dr. Yavuz Odabaşı Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde lisans, A.İ.T.A. İşletme Yönetimi
Enstitüsü’nde yüksek lisans, ABD North Texas State University’de MBA, ABD United States International
University’de pazarlama alanında doktora eğitimini tamamlamıştır. Kayseri Erciyes Üniversitesi ve Anadolu
Üniversitesi’nde akademisyenlik yapmıştır. Yazarın pazarlama üzerine yayımlanan 16’sı uluslararası olmak üzere
toplam 34 makale ve bildirisi vardır. Pazarlama dergilerinde ve ulusal gazetelerde 100’ü aşkın makalesi bulunan
yazar, 20 yıla yakın süredir pazarlamaya yönelik eğitimler vermektedir. Pazarlama sektörü adına yapmış olduğu çok
sayıda araştırma sayesinde ülkemizde sektöre yön veren önemli akademik isimlerden birisi olmuştur. Pazarlama
yönetimi, tüketici davranışları ile turizm, sağlık, havayolu pazarlaması gibi birçok konuda yüksek lisans eğitimleri
vermiştir. Pazarlama alanında kitapları bulunan Odabaşı, 2016 yılında emekli olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b80538f-2648-491d-b3e1-6f7d8e4f785c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm İlanı 2- Kader</image:title>
            <image:caption>Sunday Times Yılın Gerilim Kitabı unvanının sahibi ve Çin&apos;in çok satan gerilim yazarı Zhou Haohui tarafından kaleme alınan Ölüm İlanı 2: Kader raflarda yerini aldı. 
 
Çin&apos;in Chengu şehrinde polisin sağlayamadığı adaleti sağlamak için ortaya bir suikastçı çıktı. Kendine Yunan intikam ve ceza tanrıçası Erinyeler adını veren suikastçının ilk kitapta kurbanı bir polisti. İkinci kitabın ilk kurbanı sizce kim olacak? Yeni Erinyeler kurban ya da kurbanlarının başucuna Ölüm İlanı bırakacak mı? 
 
“Erinyeler’in yolu hâlâ onundu ve bu yolun sonuna kadar gitmenin kaderinde olduğunu biliyordu.” 
 
Geçmişten gelen davalar çözülmeye başlarken yeni olaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Ölüm İlanı ismiyle birinci cildini yayımladığımız çok satan suç serisi, Kader ile sizi yeni bir maceraya çağırıyor. 
 
Çin’in bir şehri olan Chengu’da polisin sağlayamadığı adaleti sağlamaya çalışan ve yine kendine Erinyeler (Yunan intikam tanrıçası) adını veren bir suikastçı ortaya çıkmıştır. Orijinal Erinyeler Yeşim Bahçesi’ndeki patlamada ölürken, şimdi halefi görevi devralmıştır. Onunla mücadele edecek başkomiser Pei yönetimindeki 4/18 Timi ise teğmen Yin, teknik gözetim memuru Zeng Rihua ve psikolog Bayan Mu tarafından desteklenmektedir. 
 
Yeni Erinyeler ilk olarak bir otel odasında iki öğrenciyi öldürür ve katilin bıraktığı tek ipucu bir ölüm ilanıdır. Erinyeler kurbanlarına önceden bildirilmiş vahşi cinayetlerine hızla devam ederken 4/18 Timi geçmişte yaşanmış cinayetlerle bu yeni cinayetler arasında bağlantı kurmaya çalışır. Acaba Tim, katilden önce davranarak potansiyel kurbanların ölümünü engelleyebilecek ve acımasız Erinyeler’i yakalayabilecek midir? 
 
Nefes kesen bu “kedi-fare” oyununu bir solukta okuyacaksınız! 
“Şeytani derecede yaratıcı” 
Wall Street Journal 
 
“Olağanüstü” 
Sunday Times 
 
&quot;Adaletin sınırlarını araştıran, özenle hazırlanmış bir gerilim romanı.&quot; 
Kirkus 
 
Yazar Hakkında: 
Zhou Haohui 1977’de doğmuştur, Jiangsu eyaletinin Yangzhou şehrinde yaşamaktadır. Ölüm İlanı üçlemesi, Çin’in en çok satan suç serisidir. Romanlara dayanan çevrimiçi dizi, 2.4 milyondan fazla izlenmiş ve bu da onu Çin’in en popüler çevrimiçi dizilerin­den biri haline getirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3e5dd5c-b94c-402e-bdc8-b5625ba7c281.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids Kutup Ayıları</image:title>
            <image:caption>National Geographic Okuma Serisi kitapları, çocukların merak ettiği ilgi çekici konular hakkında bilgiler verir. Yeni kelimeler öğrenmeye hevesli çocuklar için bu kelimelerin tanımları her bölümde açıklanır, cümle içinde kullanılır. Uzman fotoğrafçıların fotoğrafları ve gerçekçi çizimlerle benzersiz bir okuma deneyimi sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ca02f52-d2dd-46d6-aed4-2b80c8460fac.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids Midilliler</image:title>
            <image:caption>National Geographic Okuma Serisi kitapları, çocukların merak ettiği ilgi çekici konular hakkında bilgiler verir. Yeni kelimeler öğrenmeye hevesli çocuklar için bu kelimelerin tanımları her bölümde açıklanır, cümle içinde kullanılır. Uzman fotoğrafçıların fotoğrafları ve gerçekçi çizimlerle benzersiz bir okuma deneyimi sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16576888-b286-4442-a51a-27983148ab79.jpg</image:loc>
            <image:title>Lulluna</image:title>
            <image:caption>Lulluna o sabah uyandığında keyifsizdi. 
Her sabah söylediği gibi neşeli bir şarkı söylemedi. Minik göz kapaklarını tam açamadı bile. 
Acaba bu yeni gün, Lulluna için her zamankinden daha farklı mı olacaktı? 
Lulluna ile bakış açını değiştirmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffbe885a-7df0-4efe-b320-fb0ae539f936.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Hep Buradaydım</image:title>
            <image:caption>Işık yoksa kendimizi görebilir miyiz aynada, 
bir kuş kanat çırpabilir mi karanlıkta? 
Ne yaparız gökteki Güneş bizi aydınlatmazsa? 
Perdeleri açtık, beklemeye başladık... 
Sahi, neredeydi ışık? 
Işığınızı keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0edb4d2e-027d-42ae-b7ec-9b6f67c48368.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Diyor ki- Sevelim Sevilelim</image:title>
            <image:caption>İhtiyacımız var bizim 
Sevgiye kalbimizin 
Hep beraber el ele 
Sevelim sevilelim 
Dostluk nedir bilelim 
Vefa nedir gösterelim 
Kardeşçe yürüyelim 
Kalbimizle sevelim 
Gözlerimiz pırıl pırıl 
Kalbimiz cıvıl cıvıl 
Yüzleri güldürelim Sevelim sevilelim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8662efa1-a89c-44dc-9d2f-71f2c56c12bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Panteri</image:title>
            <image:caption>Günümüzün en meşhur hayvan fotoğrafçılarından Vincent Munier, yeryüzünün zorlu coğrafyalarını dolaşmakla hayatını geçirmiş, maceracı ve yazar Sylvain Tesson’a Tibet’e birlikte gitmeyi teklif eder; nadiren görülebilen kar panterinin fotoğrafını çekecektir. Dört kişi yola çıkarlar. Tibet’in yüksek platolarında, 3000-5000 metrelik dağlarda, dondurucu soğukta, gelip gelmeyeceği meçhul bir hayvanı görebilmek için, stoik bir sabırla, uyanık bir kış uykusuna yatarlar. Budist keşişlerin, tilkilerin, yaban eşeklerinin, kurtların, yak sürülerinin, mavi keçilerin, porsukların, yırtıcı kuşların gelip geçtiği bu sahne, engin sessizlik, uzun bekleyişler, “sabrın yüce bir erdem; en zarif ve en unutulmuş erdem olduğunu öğretir” Tesson’a. Yazarın gözlemleri, ince bir felsefeyle, zengin göndermelerle örülü bir anlatıya dönüşüyor. Güzelliğin ve varoluşun anlamı, Tanrı inancı, evrim ve hayat döngüsü, insanlığın ilerleme tutkusuna dair düşünceler ve Tibet dağlarının atmosferi dolambaçsız, etkili bir üslupla okura ulaşıyor. “Munier karasal ve barışçıl biçimiyle “Moby Dick sendromu”ndan mustaripti. Balina yerine bir panter arıyordu ve zıpkınlamak yerine onun fotoğrafını çekmek istiyordu. Ama Herman Melville’in kahramanıyla aynı ateşte yanıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3f1c389-098e-455d-b11b-0122a487d69d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gibiciler</image:title>
            <image:caption>Gibiciler Kitap Açıklaması
“Ne benciyiz ne bizci gibiciyiz gibici”

Türkçenin öykü geleneğinin en sınır tanımaz, en kıvrak metinlerinden gerçeküstücülüğün yazınsal sonsuzluğuna varan bir yazar Feyyaz Kayacan.

Gibiciler, birbiriyle dirsek temasında ama aynı zamanda bambaşka dünyalara açılan kapılara sahip üç öyküden oluşuyor. Şiirsel bir serzeniş, ironik bir başkaldırı, ucu sipsivri kalemle yazılmış bir toplum ve dönem eleştirisi. Üstelik her kelimesini bir kuyumcu titizliğiyle işliyor.

Feyyaz Kayacan’ın öykü dünyasının ne denli sonsuz, ne denli eğlenceli olduğunu ve dil ve anlatıdaki ustalığını daha yakından göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdfa8120-0c81-4ac0-9b7b-321a115f4b95.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorular</image:title>
            <image:caption>“Edebiyat tarihi, yazarların anlam sorusuna getirdiği çelişkili cevapların tarihi değil, tam tersine bizzat sorunun tarihi olacak artık.” diyor Barthes. Edebiyat eleştirisinin büyük ismi, eserinin bütününde soru sormaktan asla vazgeçmez. Cevapların değil, yalnızca soruların yer aldığı bu derleme, Barthes’ın yazı macerası boyunca sormuş olduğu bütün soruları bir araya getiriyor. “Barthes sadece yazıya ve dünyaya ilişkin sorgulayan bir eser sunmakla kalmıyor, aynı zamanda net, arı ve adeta münferit olan, neredeyse bitimsiz bir sorular dizisi de sunuyor.” (Persida Asllani) “Barthes’ın 1920 sorusunun bu şekilde sıralanması, Barthes’ın kendini bütünüyle yeniden bulduğu, en şaşırtıcı, en neşeli, en tedirgin edici, en kesin ve en teatral derlemeyi teşkil eder.” (Francis Marmande)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c04692f-4c4e-4d2b-95e6-8f231719f66f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşılığını Bulamamış Sorular</image:title>
            <image:caption>Karşılığını Bulamamış Sorular Kitap Açıklaması
Sahi senden mi doğdum anne
Yollar nehirler kuşluk vakitleri dururken
Bir insandan mı doğar bir çocuk
Anne senin yüreğin taş olsa dayanır mı
Kuş olsa çiçek olsa gündüz olsa
Kırılmaz mı acıdan bir sap menekşenin boynu
Bu kez dağlar doğursun beni anne
Sen de ılık yağmur ol
Durmadan yağ kanayan yerlerime.!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d96746da-65a5-4924-9a38-3deb9c1a671d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dillerinde Dünya</image:title>
            <image:caption>Dillerinde Dünya Kitap Açıklaması
Sıcak İlişkiler-Arkası Yarın’da 60’ların gergin atmosferini, Anında Görüntü’de 68-86 yılları arasında sanat ve edebiyat dünyasında yaşananları güçlü kaleminin imbiğinden geçirerek aktaran Muzaffer Buyrukçu, bu kez takvimlerin 70’leri gösterdiği zamanları günlüklerine alıyor. Geride kalan on yılda, sıkıntılı politik atmosferin yanında kendini daha çok hissettiren ekonomik darboğazın kalıntıları, Buyrukçu’nun eşsiz gözlem yeteneğiyle birleşen cümleleri aracılığıyla yazıya dökülüyor.

Muzaffer Buyrukçu, Dillerinde Dünya adıyla kitaplaştırdığı günlüklerinde okuru kendi iç dünyasından İstanbul ve Ankara sokaklarına uzanan bir yolculuğa çıkarmakla kalmayıp yine dönemin sanatsal atmosferini bir cerrah titizliğiyle gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9460099-3070-421e-a5a4-2065d9c50d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarot Sandığı</image:title>
            <image:caption>Evrensel Tarot destesi, 22 Büyük Arkana ve 56 Küçük Arkana olmak üzere toplam 78 Tarot kartından oluşmaktadır. Kartlar üzerinde, aslen ünlü İngiliz okült üstadı A. E. Wait&apos;in fırçasından çıkmış ve usta ressam Roberto de Angelis tarafından yeniden yorumlanmış ezoterik görseller bulunmaktadır. 
 
Kılavuzda, 78 kartın her birinin taşıdığı anlamlar ve bu kartların birbirleriyle ilişkileri Tarot&apos;a yeni başlayanların bile rahatça anlaya-bileceği şekilde açıklanmaktadır. Kart açılımları ve bu açılımların nasıl okunması gerektiği de ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fc01313-3af1-4ad1-a363-6f7bfe144497.jpg</image:loc>
            <image:title>Telezzüz</image:title>
            <image:caption>Burak Aziz Sürük ve Cengiz Çakıt’ın mutfağından bu yepyeni lezzetlerle, sevdikleriniz ya da sadece kendiniz için zevkle tadına varacağınız muhteşem sofralar hazırlayabilirsiniz. 
 
Geleneksel Türk mutfağının dünya mutfağıyla incelikle harmanlandığı Telezzüz’de yer alan nefis tarifler mutfağa ilgi duyan herkese müthiş bir gastronomi deneyimi vaat ediyor. Kahvaltı önerileri, başlangıçlar, ana yemekler, ana yemeklerinize eşlik edecek ek lezzetler, tatlılar ve sağlıklı içeceklerin hepsi bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca2e9090-77f9-4481-900b-0ca94a673c46.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yudum Ekmek</image:title>
            <image:caption>Bir Yudum Ekmek 
Sabuha Çelik 
 
“Öylece sustular, susarken uykuya gitti bedenleri… 
Gaz lambasında gaz bitmiş, ışık sönmüş, fitilden odaya yükselen zift karası dumanın kokusu sarmıştı odayı. 
Sonra o da gitti… 
Sadece kalan sessizlik ve imkânsız düşüncelerdi… 
Oysa papatyanın saflığında yaşıyorlardı sevdalarını… 
Bir çaresi, bir çıkış yolu olmalıydı, 
Umudu varsa insanın... 
İmkânsız gelen her sevdada 
O kilide anahtar olacak bir çıkış mutlaka bulunacaktı... 
Bulunmalıydı da…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c7f0a32-b423-4b82-9fbf-08584cdd1de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dans, Bir Sıçrayış</image:title>
            <image:caption>Yidiş dilinin en büyük yazarı, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Isaac Bashevis Singer’ın toplu öyküleri üç ciltte bir araya geliyor. Bu ciltte, Varşova’da ve Polonya’nın küçük Yahudi yerleşimlerinde geçen öykülerin yanı sıra, Doğu Yahudilerin yeni yurtlarındaki maceralarının anlatıldığı öyküler de yer alıyor. Girdikleri her yeri yakıp kül eden lanetliler, genç kızlara musallat olan hınzır ruhlar ve ölmekte olan bir dilde yazan sürgünlerle kaynaşan, mucizelerle felaketlerin her köşe başında pusuda beklediği bu öykülerde, yirminci yüzyıl edebiyatının en büyülü dünyalarından biri var. 
 
Öykü türünün büyük ustalarından Singer’ın gerçekçilikle olağanüstüyü, yerelle evrenseli iç içe geçiren bu küçük başyapıtlarında, yok edilmiş bir kültür bütün zenginliğiyle yaşamaya devam ediyor. 
 
“Singer’ın hikâye anlatıcılığının berrak karmaşıklığı hâlâ şaşırtıcı; halk hikâyelerinden çıkma mistisizmle şehre özgü kozmopolitliği, ironik mizahla trajik kaderciliği harmanlayışı hayrete düşürme hünerini korurken, sürgün ve asimilasyon hakkındaki öyküleri etkisini bugün de sürdürüyor.” 
 
The Boston Globe 
 
“Singer’ın “Kafeterya” öyküsünü altmış yetmiş kere okudum; her okuyuşta öykünün ışıltısı artıyor. Singer hayatta kalma denen kara komedinin dehalarından biri.” 
 
Rivka Galchen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5a2c057-4aeb-474a-aa86-3572de0f99df.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyamamak</image:title>
            <image:caption>Uyuyamamak 1970’li yılların Ankarası’nda üniversiteli gençlerin kültürel ortamına, günlük yaşamına, gelişen toplumsal olaylar karşısındaki tutum ve davranışlarına ilişkin gözlemlere dayalı bir kitap. Öykülerdeki eğlenceli sahnelerin yer yer bir fars atmosferine bürünmesi; olayların bir film senaryosu gibi sağlam diyaloglarla ilerlemesi; insan ilişkilerinin bütün sıcaklığıyla gösterilmesi; gerçekçi anlatımın kaba mizahla ince alay arasında gidip gelmesi kitabın ayırıcı özellikleri. 
 
Şiir Erkök Yılmaz’ın ikinci öykü kitabı Uyuyamamak, 1987 yılında çıkışından sonra ilk kez ayrı bir baskıyla okuruna ulaşıyor. 
 
“Adama bir allahaısmarladık bile demeden ayrıldım kitapçıdan. Oysa bir ara onu o sıralar çok ünlü bir ozanımıza da benzetmiştim, ama siz 
o musunuz, diye sormadım, ya ‘Evet, ta kendisi ben oyum’ derse, ne derim, diye düşündüm.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f7e0136-0de5-4b7d-9696-e08e2ad9ee3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalpobur</image:title>
            <image:caption>Olup bitenler, insanların içinde saklı tuttuğu ya da apaçık göstermekten çekinmediği iyi yanlarına inanmaktan beni vazgeçirmişti. Tesadüf eseri tanıştığım kişi ise insanların içindeki iyiye hâlâ inanıyordu. O’ndan sonra mutlu sonları çoğalttım, kötü biten romanların son sayfalarını yırttım ve yaşamın bu hâlini çok sevdim. Beni sevgiyle kucakladıkça, bana yakın oldukça var oluyordum...
Hepimiz özümüzde birer kalpoburduk aslında. Bunu saklayabildiğimiz ölçüde hayatla girdiğimiz savaşları kazanabiliyor ve dışarıdan bakan gözlere güçlü birisi gibi görünebiliyor hatta kanatlanıp uçabiliyorduk. Yine de istemediklerimiz karşımıza çıkıp durur, akışı kesintiye uğratır. Ne de olsa hayat kesik kesik akar, hikâyeler ise uzar gider.
Peki, tüm bunlar yaşadığım bir hayat mı yoksa hikâye mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99417</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75a1a552-7c62-4fa6-9848-c61bcf24223d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur’an’ı Gıda Ve Beslenme Bilimleriye Okumak</image:title>
            <image:caption>“Her şeyden önce insan, yediğine bir bakıversin. (Abese 80/24)” 
“Çağdaş ve Modern!” beslenme tarzı mevcut sağlık problemlerini azaltmayıp artırmakta ve yüklü sağlık harcamalarına yol açmaktadır. Küresel boyuttaki beslenme sorunlarına önerilen beslenme tipleri de çoğu zaman çare olamamaktadır. Sağlıklı beslenmenin yolu, atalarımızın dediği gibi, “Az ye, ama öz ye” ilkesine bir de Kur’an’dan öğrendiğimiz “Doğal beslen, yiyeceğini paylaş ve israf etme!” ilkelerini de eklemeyi unutmamalıyız. Kur’an, bakın bizlere nasıl sesleniyor: “İnsan, yediğine bir bakıversin!” 
Bal almak için kendisine “vahyedilen” arının kovanından tutun, tam tahıl, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye kadar, “mübarek” zeytinyağının eklendiği meşhur “Akdeniz Diyeti”nin aslında “Kur’an Diyeti” olduğunu okuyunca çok şaşıracaksınız. 
Kur’an’ı Kerim’in sunduğu sağlık reçetesinden, yalnız gıda bilimcileri, diyetisyenler, halk sağlığı ve sağlık uzmanları değil, mesleğiniz, işiniz ne olursa olsun her biriniz istifade edeceksiniz. 
Bu kitapla, Kur’an’da geçen gıdalar ve beslenmeyle ilgili ayetleri, geçmişten günümüze bize ulaşan değerli bakış açıları eşliğinde, Yaradan’ın sunduğu yiyecek ve içeceklerle ilgili tefekkür boyutlu beyin fırtınası yapacaksınız. 
·         Her Yörenin Suyu Neden Farklı? 
·         Tohumu Meyveye Durduran Kim? 
·         Arı Kovanında Kimler Var? 
·         Süt Mucizesi Nedir? 
·         Bazı Meyvelere Yemin Edilmesindeki Sır Nedir? 
·         Genetiği Değiştirilmiş Gıdalara Bakış Nasıl Olmalı? 
·         Gıdada Kalite, Güvenlik ve Etik Niçin Önemli? 
·         Gıda ile Ruhsal Güç İlişkisi Var mıdır? 
Bu Sorulara ve Sağlıkla İlgili Diğer Birçok Meseleye Kur’an Ne Diyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17ef02e7-ea7a-4274-9473-4c75b623ee1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrıntı Dergisi Sayı: 40 Bahar 2022</image:title>
            <image:caption>Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte, bu yılın başından itibaren birbiri ardına patlak veren işçi mücadelelerine tanıklık ettik. Kuryelerden fabrika işçilerine, sağlık emekçilerinden öğrencilere kadar toplumun çok farklı kesimleri taleplerini doğrudan sokağa çıkarak ifade etme yoluna gidiyorlar. Henüz kent meydanlarında kitlesel gösterilere dönüşmüş olmasa da bu hareketler, iktidar şiddeti nedeniyle uzun zamandan beri sessizliğe itilen sokağın yeniden hareketlenmesini sağladı. 
Sokaktaki bu hareketliliğe rağmen &quot;sokak siyaseti&quot; başta iktidar ve anamuhalefet olmak üzere adeta &quot;lekeli&quot; ve &quot;gayri meşru&quot; bir siyaset biçimi olarak tanımlanmaya devam ediyor. Parlamenter muhalefet &quot;ilk seçimde gidecekler&quot; söylemi ile iktidardan hoşnutsuz geniş kitleleri sokaktan uzaklaştırarak sandığa ve seçimlere kilitlemek istiyor. Oysa AKP, 20 yıllık iktidar dönemi boyunca en büyük yaraları, sokak muhalefetini güçlendiği dönemlerde almıştı. Sendikalar ve toplumsal muhalefet hareketleri tarafından örgütlenen SSGSS Eylemleri, TEKEL Direnişi, 4+4+4 Eylemleri, Gezi Direnişi, çevre mücadeleleri gibi pek çok sokak eylemi, iktidar dönemi boyunca AKP&apos;nin hegemonyasını sarsan ve adımlarını sorgulatan eylemler olarak ortaya çıktı. 
Bu sayımızın dosya konusunu “sokak siyaseti” olarak belirledik ve sokaktaki siyasetin dönüştürücü ve kurucu potansiyeli üzerine tartışmalar yürütmek istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc3847fb-9687-49b7-a68c-ec652ec3cdee.jpg</image:loc>
            <image:title>Tedavi Harikaları</image:title>
            <image:caption>“Bilim birçok şeydir. Yöntemdir, yolculuktur, iktidara giden yoldur, bir bilgi yığınıdır, okulda sevdiğiniz veya nefret ettiğiniz bir şey, sonsuz sayıda par­çalardan oluşan bir yapboz, hem yiyecek hem bombalar üretmiş, iyilik ve kötülük yaratan bir güçtür.” 
 
Gece uyumak neden önemlidir? Barsak bakterilerinin sadece yedikle­rimizle değil, yaşadığımız coğrafyayla da ilgisi var mı sahiden? Peki ya kanser? Yaşlanmaya karşı bir savunma olarak ortaya çıkmış olabilir mi? 
Bağışıklık sistemimiz doğanın mucizeleriden biridir ve sağlığımızın anah­tarını elinde tutar. 
 
İmmünolog Daniel Davis bağışıklığın nasıl işlediği, nelerden etkilendiği ve modern tıbba nasıl ilham verdiği konusundaki yüz yılı aşkın özverili çabaların ve kâh hayal kırıklığıyla baş etmek zorunda kalan, kâh ödüllen­dirilen ama hiç vazgeçmeyen bilim insanlarının sürükleyici hikâyelerini anlatıyor. 
 
“Muhteşem... 
Bizi bağışıklık sistemimizin içindeki şaşırtıcı ölçüde akıllı ve güzel dün­yayla tanıştırıyor.” 
Stephen Fry 
“Kolay anlaşılır ve eğlenceli. Davis insan hikâyelerini bilimsel hikâyelerle birlikte, ustalıkla dokuyor.” 
The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d90cc7b-30e7-489b-810d-4f1d2c6c30a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Em Teyzesi, Henry Eniştesi ve köpekleri Toto’yla birlikte yaşayan Dorothy, kapıldığı bir hortumla birlikte kendini bambaşka bir âlemde bulur ve hayatı bir anda değişir. Toto’yla birlikte evine dönmek için Zümrüt Şehri’ndeki kudretli Oz Büyücüsü’nü bulmak üzere yola koyulan Dorothy yolda ilginç arkadaşlarla ve canlılarla tanışır; cadılar, büyücüler ve sihirle çevrili bu yolcukta evin, yüreğin, aklın ve cesaretin ne olduğuna dair pek çok şey öğrenir. 
  L. Frank Baum’un klasikleşmiş eseri Oz Büyücüsü, defalarca tiyatroya sinemaya uyarlanmış, pek çok dile çevrilmiş klasik bir eser. Günümüzde yalnızca çocuklara anlatılan bir hikâye olmanın ötesinde, popüler kültürün önemli mihenk taşlarından biri de olan bu roman, akıcı ve masalsı anlatısıyla zamana meydan okumaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8989d72f-d9be-49ee-8644-cb256912c7ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Karga ile Aslan’ın Oyunu</image:title>
            <image:caption>Dünyanın her yerinde etkisini gösteren koronavirüs Ormangiller’in yaşamını da değiştirmek üzere: Maske, mesafe ve dezenfektan üçlüsü her yerde! “Artık öykülerimizi biz yazacağız” diyerek Yazar’ı yaşamlarından çıkaran Kral Aslan ve Eşek’in rengini alan Mavi Karga, bir yandan salgın önlemleriyle ilgilenip bir yandan yazıevinde yeni serüvenleri için çalışırken beklenmeyen konuklar çıkageliyor... Kral Fil ve otçul arkadaşlarını ormanda büyük bir sürpriz bekliyor. 
 
Yalvaç Ural, “Mavi Eşek’in Serüvenleri”nin altıncı kitabında da Ormangiller’in renkli dünyasında dolaşıyor: Mavi Karga ile Aslan’ın Oyunu / Ormanda Karantina, Yazar’a ve Çizer’e karşın, kendi öykülerini yazıp oynamaya çalışan Ormangiller’in gülmecelerle dolu yaşamına çağırıyor kitap kurtlarını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e88d5cca-4b4b-404f-b64a-32311185b1f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Meyveleri Kim Yemiş?</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar âlemi Feridun Oral kitaplığında! 
Muş muş, miş miş…
Peki ama meyveleri kim yemiş? 
Ödüllü yazar-çizer Feridun Oral’ın büyüleyici dünyası, çocuk rüyalarıyla yarışıyor; küçüklerin hayallerine hayaller katıyor. Dutların peşindeki küçük balıklar, ahududu çalısındaki arılar, yağmurdan kaçan sevimli maymun, kurbağanın gondolundaki yusufçuk, limon ağacındaki tombul filler, portakalı fazla kaçırıp tombul bir dolunaya dönüşen Ay, beyaz sakalını kuşlara yuva yapan yaşlı adam… Gerek kendi yazdığı gerek başka yazarların yazdığı çocuk kitaplarını resimleyen Feridun Oral, yurtiçinde ve yurtdışında birçok sergi, bienal ve yarışmalara katıldı, kitapları yurtiçinde ve dışında yayımlandı. Resim, heykel, seramik alanında da birçok sergi açan sanatçı, çalışmalarını İstanbul’daki atölyesinde sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9411aaa9-208a-4b26-81e8-1866ade22a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Hipopotamı Düşünme</image:title>
            <image:caption>“Bir kutup ayısını düşünmemeye çalışın. 
Göreceksiniz ki her an aklınıza gelecek.” 
Dostoyevski 
 
Kutlucan Can, Dünya ve Genç, Dörtte Üç Aile Apartmanı’nda oturan üç kuzendir. Farklı karakterlerine rağmen çok iyi anlaşan bu gençler bir gün, apartman komşuları KayDem’in evinde gördükleri “Uçan Hipopotamı Düşünme” yazısıyla kendilerini bir maceranın içinde buluverirler. 
Duvardaki yazı ne anlama gelmektedir, KayDem’in gizemli davranışlarının nedeni nedir ve “Yalnız Unicorn” kimdir? 
Sorular, sorgulamalar, felsefi düşünceler ve elbette eğlence içinde geçen günlerin ardından tüm kent uçan hipopotamları düşünecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea949151-72dc-499b-91d6-d694a100f80e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir Sorunum Var Dedi Ayı</image:title>
            <image:caption>“Küçük bir sorunum var” dedi Ayı. “Acaba…” Ama kimse Ayı’nın sözünü bitirmesine izin vermedi. Ayı derdini kime açmaya kalksa karşısındaki, Ayı’nın sözünü kesip neye ihtiyacı olduğunu aklı sıra söyleyiveriyordu. Ayı tam umudunu kaybetmek üzereyken sineğin teki çıktı ortaya ve kulak verdi Ayı’nın sözlerine… Dostluk ve karşısındakini dinlemek üzerine bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c624d7f4-d4bb-407d-ad91-829c077b4725.jpg</image:loc>
            <image:title>Ukrayna</image:title>
            <image:caption>Ukrayna - Tarih Yapan Savaş Kitap Açıklaması
• Hasan Bögün: Ukrayna ve Emperyalist Matruşka
• Mehmet Ali Güller: Rusya’nın NATO Kuşatmasını Ukrayna’dan Yarma Harekâtı
• Ceyda Karan: Donbass’ın Sekiz Yıllık Savaşı
• Prof.Dr. Barış Doster: Ukrayna – Rusya Savaşı ve Avrasya
• Gökhun Göçmen: Çin’in “Ukrayna Krizi” Politikası
• Mehmet Kıvanç: ABD’nin Ukrayna’daki Laboratuvarları
• Erkin Öncan: Savaşın Yalanları
• Çağla Üren: Sosyal Medya Devleri Nasıl Taraf Oldu?
• Emre Köse: Ukrayna’nın Neo-Nazizm Sorunu
• Onur Bayrakçeken: Rusya – Ukrayna Savaşı ve Kültürel Pogrom</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50cd44a1-a723-4296-a9f4-9ac306f91c26.jpg</image:loc>
            <image:title>Atamanoğlu Fatih</image:title>
            <image:caption>Mehmet’e yapılan bir cinayet ve Türkiye’ye, ol tarihte Atamanlılar, layık görülen bir darbedir; faili meçhul olmayıp İkinci Bayezid’dir, diyoruz. Sonra, Avrupa’da ilerleyemedik ve Müslüman-Arap ikliminde yerleşmek istedik. Neden, neden yaptık, bunun sırlarını çözememek bir yana, “tarih” henüz bu darbeyi ret ile meşguldür. Ve 1571 Leoponte Haçlı Seferini tahrik ettik, sonumuzun habercisi olduğunu bile “bilmiyoruz”. Tarihimiz yoktur, diyemiyoruz. Yazmaya çalışıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/539d7324-6c79-484c-8068-5b91abe546fb.jpg</image:loc>
            <image:title>İçtihad Kapısı</image:title>
            <image:caption>• Bu kitap, insanlık tarihinin en büyük entelektüel intiharını ve uygarlık dramlarından birini anlatıyor. Bu anlamda elinizdeki kitap, Batı kültür havzasında yaşayan toplumların, Ortaçağı aşıp, akıl ve bilim çağını yakalamalarına karşın, İslam dünyasının bunu neden başaramadığının hikâyesidir. • Merdan Yanardağ, bu kitapta insanlık tarihinde kalıcı izler bırakan büyük bir medeniyetin, geri kalmışlık ve sefaletinin nedenlerini sorguluyor. İslam dünyasının içine sürüklendiği şiddet / terör sarmalının kaynaklarını araştırıyor. • Yanardağ, uygarlığımızın krizi ve geleceği bakımından yaşamsal değeri olan, “İslam dünyası neden kendi Ortaçağından çıkamadı” sorusunun yanıtını arıyor. Bu bağlamda, “İçtihad Kapısı” denilen “akıl ve yorum yolunun kapatılması” konusunu derinlemesine inceliyor. • Yanardağ, konuyu, salt bir felsefe tartışması olmaktan da çıkarıyor. Tarihten sosyolojiye uzanan bir alanda din-devlet-toplum ilişkisini çözümlüyor. Böylece kitap, Grek kültürü, İslam, Avrupa Rönesansı ilişkisine de ışık tutarak, bir uygarlık incelemesine dönüşüyor. • Nizamiye Medreselerini kuran ve başına Gazali’yi getiren Nizam’ül-Mülk’ün devlet felsefesi de kitabın inceleme alanlarından birini oluşturuyor. Bu anlamda kitap, İmam Gazali - İbn Rüşd tartışmasını ele almanın ötesine geçerek, Selçuklular üzerinden bir Türk-İslam tarihi çalışması niteliği kazanıyor. • Dolayısıyla Yanardağ’ın kitabı, aslında güncel bir soruna, hepimizin hikâyesine, İslam dünyasının içinde bulunduğu karanlığın nedenlerine ışık tutmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/661f918f-030c-4ff5-9540-7287aab86682.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalimdeki Hediye</image:title>
            <image:caption>Küçük bir çocuk ile bir köpek arasında kurulan müthiş bir dostluğun hikâyesi. 
Peki, bilin bakalım bu hikâyede anlatıcı kim? 
Olivier Tallec’ten yeni başlayan arkadaşlıklardaki alışma süreci üzerine insanı gülümseten sımsıcak bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0efd9a15-f317-4f60-8ef5-a332e898face.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökkuşağını Kovalayan Kedi</image:title>
            <image:caption>Ne kadar koşarsan koş, gökkuşağını yakalayabilir misin? 
Geçebilir misin altından, o rengârenk göksel köprünün? Mühür kapkara bir kedidir ve halinden hiç hoşnut değildir. Gökkuşağının altından geçmeyi hayal eder. Bunu başarabilirse, renginin değişeceğini sanır. Bir yağmur sonrası beliren gökkuşağı, sanki onun hayallerini gerçekleştirmek için çıkmıştır ortaya. Mühür sevinçle koşmaya başlar. Koşar koşar koşar… Ve başına neler gelir neler!  Filiz Özdem, “Gökkuşağını Kovalayan Kedi”de, hayata yeni pencereler aralayan bir hikâye anlatıyor yine. Kendini sevmeyen, beğenmeyen ve rengi değişirse hayatının değişeceğini sanan Mühür’ün eğlenceli bir dille yazılmış hikâyesine Seçil Çokan’ın renkli resimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3360a4ba-34b6-49d1-81da-5592880ed3d6.jpg</image:loc>
            <image:title>The Sign of the Four</image:title>
            <image:caption>“I never make exceptions. An exception disproves the rule.”
Ten years ago, Mary Morstan’s father went missing and every year after this incident, packages containing a precious pearl began to arrive. Sherlock and Watson’s help is needed to unravel the mystery behind those packages.

The Sign Of The Four is Sir Arthur Conan Doyle’s second Sherlock Holmes novel, published in the magazine as a story before turning into a book.

The adventure stretching from India to London draws attention to Sherlock’s human characteristics at the forefront. As he always does, Doyle takes the readers’ breath away in this novel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08dfc8b2-6804-462d-9978-44640ddbb6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasan Hüsnü Paşa Kütüphanesinde Kayıtlı Bir Cevami’ü’l-Hikayat Ve Levami’ü’r-Rivayat Tercümesi I. Kısım - (İnceleme-Metin)</image:title>
            <image:caption>Hasan Hüsnü Paşa Kütüphanesinde Kayıtlı Bir
Cevami’ü’l-Hikayat Ve Levami’ü’r-Rivayat Tercümesi
I. Kısım - (İnceleme-Metin)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8662106e-fa07-4dee-a93c-e829623c1ebd.jpg</image:loc>
            <image:title>Onun Adı Eylül</image:title>
            <image:caption>Ülkenin zorlu şartlarında dünyaya gelen ve yoksul bir ailenin kızı olan Eylül; kurduğu hayallerine ulaşmak isterken, bu süreçte yaşadığı tüm acılar ve imkânsızlıklar onu fazlasıyla yıpratmıştır. 
Karşısına çıkan her zorluğa karşı pes etmeyip büyük bir umutla hayallerine ve hedeflerine ulaşmaya çalışan Eylül’ü, verdiği bu mücadelede büyük sürprizler, mutluluklar ve acılar beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd18fba8-a404-4c35-9e96-bcbd5689b123.jpg</image:loc>
            <image:title>Arada Bir Yerde</image:title>
            <image:caption>Aynı isimli Netflix filminin kitabı. 
 
If I Stay (Eğer Yaşarsam) ve Five Feet Apart (Senden Beş Adım Uzakta) filmlerini beğenenler için yüreklere dokunacak hüzünlü ve romantik bir roman. 
 
Çocukluğunun büyük bir bölümünü koruyucu aileler arasında mekik dokuyarak geçiren, on yedi yaşındaki Tessa Jacobs, artık ne kendisini evlat edinen ebeveynlerinin ne de okuldaki insanların sevgilerini hak ettiğine inanmıyordur. 
Ama komşu kasabadan son sınıf öğrencisi Skylar ile şans eseri karşılaştığında her şey değişir. Onların filizlenen ilişkileri sadece filmlerde görebileceğiniz bir hızla tutkuya dönüşür. Kalbini aşka  açtığında Tessa, her şeye rağmen sevgiyi hak ettiğine inanmaya başlar. Trajik bir olay sonrasında, Tessa bir hastane odasında tek başına uyanır, oraya nasıl geldiğini hatırlamıyordur. Ve sonra korkunç haberi öğrenir: Skylar ölmüştür. Tessa sorularına yanıt ararken Skylar&apos;ın ruhu diğer taraftan ona ulaşır. Aşkın asla ölmeyeceğine inanan Tessa, umutsuzca son bir kez Skylar’ı görebilmek ve ilişkilerine hak ettiği sonu verebilmek için zamana karşı yarışmalıdır. Bu gerçek onu belki de öbür dünyaya götürecektir. 
 
&quot;Bu kitap ve Marc benim üzerimde çok büyük bir etkiye sahip. Bu kitabı her okuduğumda kalbim aynı anda hem parçalanıyor hem de gururdan kabarıyor. Sevgiyi ve kaybı anlatan çok güçlü bir roman.&quot; 
Joey King, Arada bir Yerde filminin yıldızı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e832d49f-6ed1-49b9-a19d-192d2dddd2e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşaktan Kuşağa</image:title>
            <image:caption>Ankara’dan İstanbul’a uzanan bir Türkiye portresi 
 
Bu kitap; Ankara’nın tarihçesi ve önemini, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olduktan sonraki gelişimini, örf ve âdetlerini, gelenek ve göreneklerini gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor. 
 
Koç ailesinin Ankara ve İstanbul’da farklılaşan yaşam tarzlarına, aile kültürüne, anlayış ve tutumlarına değiniyor. 
 
Büyük bir samimiyetle kaleme alınan kitap; yaşanmışlıklar ışığında geçmişten günümüze nesiller arasında köprüler kuruyor.  
Ankara’da bir bağ evinde dünyaya gelen Semahat Arsel, o zamanki yaşam ile bugünkü yaşamın farklılıklarını, yetişme, eğitim ve öğretim anlayışının nasıl değiştiğini, insanların doğadan nasıl koptuğunu tanıklıkları ışığında anlatıyor. Ve Vehbi Koç ailesi bireylerinin Türkiye’ye olan bağlılıklarını, ülkenin her alanda kalkınması için çabalarını ve sosyal sorunların çözümlenmesi için gayretlerini ortaya koyuyor. 
 
“Kuşaktan Kuşağa” kitabını okurken, nesiller arasında kurulan köprüleri, gelecek nesillere emanet edilen değerlerin önemini hissedecek, tanıklık edilen olayları birinci ağızdan dinleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99435</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8b1aae2-dfd8-4c7d-bc73-0d0838558491.jpg</image:loc>
            <image:title>Afganistan’da Kgb’nin İstihbarat Operasyonları</image:title>
            <image:caption>Afganistan’da Kgb’nin İstihbarat Operasyonları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bbc47a7-8d43-4067-b7ef-d6ecf8399e80.jpg</image:loc>
            <image:title>On Birinci Roman, On Sekizinci Kitap</image:title>
            <image:caption>Norveç’in küçük bir kentinde saygın bir bürokrat olarak görev yapan Bjørn Hansen elli yaşına geldiğinde korkunç bir gerçekle yüzleşir: Hayatındaki önemli kararları kendisi değil tesadüfler vermiştir. Yıllar önce âşık olduğu bir kadın uğruna ailesini terk edip bu taşra kentine yerleşirken de, burada yeni bir kariyere başlayıp boş zamanlarında tiyatroyla ilgilenen örnek vatandaş rolüne bürünürken de talihinin itaatkâr kölesi olmuştur yalnızca. Uzun yıllardır sürdürdüğü ilişkisi de sona erince Bjørn Hansen hayatını değiştirmek, dünyadan intikamını almak için yollar aramaya başlar ve sonunda “Büyük Ret” adını verdiği çılgınca bir planı uygulamaya koyar. 
 
Pek çok dile çevrilen ve prestijli Norveç Eleştirmenler Birliği Ödülü’nü kazanan On Birinci Roman On Sekizinci Kitap, Dag Solstad edebiyatının en sıra dışı parçalarından biri. 
 
“Bütün söylentiler doğru çıktı: Solstad vazgeçilmez bir romancı.” Charles Finch, The New York Times Book Review 
 
“Norveç’in tartışmasız en cesur ve en zeki yazarı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df56548e-5bdf-4ea9-ae6a-acd7921b1ddc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Sağlık Sistemi Ve Salgın Hastalıklarla Mücadele (1920-1938)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Sağlık Sistemi Ve
Salgın Hastalıklarla Mücadele (1920-1938)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35f17146-d2d4-4c2e-bcfe-6342b051bcac.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevmek Dedikleri</image:title>
            <image:caption>“Sonunda öldürürüz annelerimizi çünkü artık yalan söylemek istemeyiz.” 
 
Avusturyalı yazar Margit Schreiner&apos;in “Ayrılık Üçlemesi”nin Türkçede ilk kitabı –Almanca aslında son kitabı– olan Sevmek Dedikleri; birinci tekil anlatıcının yaşamını herkesten fazla şekillendiren seksen üç yaşındaki annesini bakımevine yatırıp onunla vedalaştığı son günlerini dokunaklı bir dille anlattığı uzun “Ölüm” öyküsüyle başlıyor. Anlatıcı ikinci öyküde, insanın sonsuz sevgi hayaliyle yüzleştiği bir “Düğün” kurguluyor; son öyküde, kızını dünyaya getirdiği sancılı “Doğum”un bedeninde ve belleğinde bıraktığı izle, bu kez anne oluşuyla yeni bir başlangıcı betimliyor. 
 
Sevmek Dedikleri, birbirine bağlanan üç öyküden oluşan, doğum ve ölümün, bitimsiz çelişkilerle dolu anne-kız ilişkisinin, sevgi özleminin ve sevginin imkânsızlığının sarmal yapısı üstüne çarpıcı biçimde adaletsiz, iğneleyici, acımasız bir monolog. 
 
“Derler ki insan hayatta ilk nasıl sevildiyse öyle sever. Her yerde okuyabilirsiniz. Bütün ikilem de bununla başlar zaten. Daha doğrusu doğumla.” 
 
“Bazı giriş cümleleri unutulmazdır. (…) Margit Schreiner’in zekice yazılmış metninin çok büyük bir ayrıcalığı var: Tabuları yıkmıyor, şakacı bir üslupla ayağa kaldırıyor.” 
Ulrich Weinzierl, Die Literarische Welt 
 
“Schreiner, yurttaşı Thomas Bernhard’ın verip veriştirdiği öfkeli tiratlarından bu yana en kara mizahı yapıyor.” 
Melanie Weidemüller, Deutschlandfunk 
 
Margit Schreiner 1953 yılında Avusturya’nın Linz kentinde doğdu. Uzun süre Tokyo, Paris, Berlin, İtalya ve tekrar Linz’de yaşadıktan sonra şimdi kocasıyla birlikte Aşağı Avusturya’da Gmünd’de yaşıyor. Kitaplarıyla, aralarında Yukarı Avusturya Bölgesi Kültür Ödülü ve Avusturya Edebiyat Onur Ödülü’nün (2009) de olduğu pek çok ödül aldı ve burs kazandı. 2015’te Johann Beer Edebiyat Ödülü’nü ve Heinrich Gleißner Ödülü’nü, son olarak da Anton Wildgans Ödülü’nü aldı (2016). 2018’de Kein Platz mehr (Yer Kalmadı) ile Avusturya Kitap Ödülü’ne aday gösterildi. Eserleri arasında; YKY’nin yayın programında olan Ayrılık Üçlemesi’nin öteki iki kitabı Çıplak Babalar (Nackte Väter, 1997) ile Ev, Kadınlar, Seks (Haus, Frauen, Sex; 2001) romanlarının yanı sıra Thomas Bernhard Kadın Okurlar İçin mi Yazıyor? (Schreibt Thomas Bernhard Frauenliteraur, 2008), Paris’in Hayvanları (Die Tiere von Paris, 2011) ve Türkçede yayımlanan Hayal Kırıklıkları Kitabı (Buch der Enttäuschungen, 2005; Metis, 2008) ile İnsan Dengesi (Das menschliche Gleichgewicht, 2015; YKY, 2018) kitapları yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ca3209f-cb09-40b0-9c90-dedf49d1b833.jpg</image:loc>
            <image:title>Verginin İlginç Halleri</image:title>
            <image:caption>Verginin İlginç Halleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7796989-4939-4019-9280-4c74488d5650.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyop</image:title>
            <image:caption>Miyop, Doğan Yarıcı’nın Evlâ (1993) ile başlayan öykü serüveninde beşinci kitabı. Öyküler “Çift Haseki Paşa”, “Hep Şefkati Seç”, “Fıstıkçı Şahap”, “Altyazılar Otomatik Oluşturuldu”, “Parçası Benim” başlıklı beş bölümde toplanıyor. Bunlardan “Parçası Benim” yakın zamanda yaşadığımız bir katliamın kayıp parçalarını ana-oğul ilişkisi üzerinden bir araya getiren yekpare bir öykü. 
 
Birey toplum çelişkisini; doğaya ters düşmüş insanın yanılsamasını; boş uzamın ve suskunluğun ürettiği anlamı; günlük yaşamın eşya, olay ve olgularındaki insani boyutu dil imbiklerinden süzerek çıkarıyor Doğan Yarıcı. Ne anlatırsa anlatsın önceliğin dilde ve biçimde olduğunu, Yazın’ın mutlak egemenliğinde kalem oynattığını belli ediyor. 
  Miyop, politik, ironik, melankolik, minik ve sert öykülerle dolu bir kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d047051d-6fcb-45c3-8e27-422ba7beb886.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürü ve Görgüsüyle Denizcilik</image:title>
            <image:caption>Kültürü ve Görgüsüyle Denizcilik içeriği ve özellikleri bakımından Türkiye’de kendi alanında benzeri olmayan bir çalışma. Cem Gürdeniz “Mavi Vatan” ve “Toprak Gemi Anadolu” kavramları çerçevesinde Türkiye’nin denizcileşmeye ihtiyacının önemini tarihsel, toplumsal, kültürel, siyasal, askeri ve psikososyal boyutlarıyla geniş bir perspektiften ele alıyor. Kitabın bir bölümünde Cem Gürdeniz edebiyattan arkeolojiye, gemi modelciliğinden su sporlarına denizcilik kültürünün gelişimini tüm unsurlarıyla anlatırken bir yandan da Türkiye’nin deniz gücünü ve denizcileşme sürecini tarihsel dönemlerine göre değerlendiriyor. Kitabın bir diğer bölümündeyse denizcilik görgüsü kapsamında örf, âdet, gelenek, nezaket kuralları, bayrak disiplini, marina, usturmaça kültürü, denizcilerin tutum ve davranışları gibi konularda rehberlik ediyor. 
 
“Denizcilik kültürü ve görgüsü sonsuz bir okyanustur. Denizi kalbi, aklı ve ruhuyla seven bir insan için ömür boyu büyük bir ilgi alanıdır. Bu kültürün herhangi bir alanına tutkuyla bağlanan bir insan denizden ve yarattığı kültürden uzaklaşamaz. Görgü kuralları ise denizciliğin sonsuz faaliyet alanlarında insana, doğaya, topluma, tarihe ve kurumlara gereken saygının çerçevesini çizerek tekne, insan ve deniz etkileşimini düzene sokar. 
 
Kitabımda her kesimden denizciye asırlar öncesinden süzülüp gelen mavi kültürün pratik bilgi ve uygulamalarını kısa kısa anlatmaya çalıştım. 
Bu kitapta anlatılanları ciddi bir görgü disiplini içinde gerçekleştirebilmek hem denizi hem çevrenizi daha mutlu yapacaktır. Bu kitabı okuduktan sonra denizdeki davranış ve uygulamalarını, başta usturmaça, bayrak ve limanda/marinada gürültü disiplini olmak üzere, olumlu yönde değiştirenler olursa ne mutlu bana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dd47e7e-5f23-42f4-9294-28efc8bb36f5.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Modern Osmanlı Ahmed Vasıf’ın Fikri Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu 18. yüzyılla birlikte çalkantılı bir değişim dönemine girdi. Askeri ve idari ıslahat yoluyla modernleşmey çalışırken, Avrupa sahnesindeki nüfuzunu savaşlar ve isyanlar yüzünden büyük bir ölçüde yitirdi. Ethan L. Menchinger bu kitapta dönemin önde gelen aydınları ve devlet adamları arasında yer alan Ahmed Vâsıf’ı inceleyerek, imparatorluktaki fikir hayatına, siyaset ve ıslahat ortamına ışık tutuyor. 
 
Vâsıf’ın hayatı, Osmanlı literatürünün ahlaki yenilenme, savaş ve barış, adalet ve özgür irade üzerine hararetli tartışmalar gibi yeni yönlerini açığa vurmanın yanı sıra, İslam felsefesini, ahlakı ve devlet idaresini köklü biçimde sarmış hayati bir tepkiyi göstererek, okuru Osmanlı siyasal ıslahat sürecini yeniden değerlendirmeye yöneltiyor. 
 
İlk Modern Osmanlı, 19. yüzyılın dönümünde Vâsıf’ın oynadığı rolün izini sürerek, Osmanlı İmparatorluğu, fikir tarihi, Aydınlanma çağı ve Napoléon Avrupası hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkes için modernlik ve münevverlik üzerine tartışmanın kapısını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a6389d-af94-4ce5-8d67-c7808c38650f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır</image:title>
            <image:caption>36 saat içinde kitabınızı iki kere okudum. Okurken sürekli gözlerin doluyordu. Kitabı ikinci kez okuyuşumda hayatımla ilgili radikal kararlar aldım. Sayenizde hayatımın en keyifli otobüs yolculuğunu yaptım.Bu kitabı niye yazdım?  Krushen diye bir Amerikalı dilbilimci seminerinde, İngiltere&apos;de Güzin Abla benzeri bir köşe yazarına giden mektubu anlatmıştı. Mektup şöyleydi:  &quot;Sevgili Kathy,  Biriyle ilişkim var, fakat onunla evlenip evlenmemek konusunda kararsızım.

 Beni çok kıskanıyor. Birkaç kere şiddet de uyguladı. Kavgacı. Ayrıca bana hiç güveni yok. Bir gün beni eve bıraktıktan iki saat sonra telefon açtı, amacı benim evde olup olmadığımı anlamaktı. Bir sabah onu kapımın önünde uyurken buldum. Ayrıca çok asabi; bu da kararsızlığımı arttırıyor. En ufak bir şeyden parlayabiliyor. Aslında düşünüyorum da beni sevdiğini gösteren hiçbir şey yapmıyor, niye onunla birlikteyim ki? Evet doğruyu söylemek gerekirse, yanlış kişiyle birlikteyim. Evet kararımı verdim. Neyse Kathy umarım sen iyisindir!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0db2542d-b96b-4a81-bc5d-5549fbe44e96.jpg</image:loc>
            <image:title>Yevgeni Zamyatin: Üç Gün - Everest Açıkhava 25</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta okuyacağınız, Rusça edebiyatın en özgün kalemlerinden Yevgeni Zamyatin’in (1884-1937) Üç Gün başlıklı öyküsü, 1905’te Odessa’da meydana gelen, tarihte dönüm noktası sayılan bir olay üzerine kuruludur: Rus İmparatorluk donanmasına ait Potemkin zırhlısının mürettebatı aristokrat subaylara karşı ayaklanmış, zırhlı Odessa’ya yanaşmıştır. Çarlık kuvvetleri kente yayılan isyanı bastırmak için harekete geçer. Zamyatin, kendisinin de tanık olduğu bu durumu bir gözlemcinin gözünden, kentte hissedildiği şekliyle, bekleyişler, tereddütler, korkular ve coşkuyla dile getirir. Yaklaşan halk devriminin soluğunu taşıyan bu öyküyü Sergey Ayzenştayn’ın yönettiği Potemkin Zırhlısı (1925) filminden kareler eşliğinde sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f74417c-c49e-475b-8a6b-e47005111e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Selim İleri: C.S. - Everest Açıkhava 22</image:title>
            <image:caption>“YALNIZLIĞIMIZ bu kırık öykünün adı olabilir” diyor usta yazar Selim İleri bu uzunca öykü için. C.S.’nin yaşamından kırıntılar ve parçalar aktarıyor. Yalnızız romancısının ve Z.O.S.’nin arkadaşı, Baudelaire’in ruh ikizi bir şairin yitirişlerini, dokunaklı gülümseyişini, en çok yalnızlığını paylaşıyor. 
 
C.S., ilk kez yayınlanan, sedef kakma sandıktan çıkan ölümsüz bir Selim İleri anlatısı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86a159bb-ce72-4b7a-8823-5a615f4dc248.jpg</image:loc>
            <image:title>Johann Peter Hebel: Seçme Takvim Öyküleri -Everest Açıkhava 23</image:title>
            <image:caption>Alman edebiyatının kurucu yazarlarından sayılan Johann Peter Hebel (1760-1826), 19. yüzyılın başlarında yayımlanan bir takvim için kıssa tarzında öyküler yazdı. Sözlü edebiyattan, kuşaktan kuşağa geçen anlatılardan beslenen bu metinler gündelik olayları ve sıradan insanların hayatlarını mercek altına alıyor. Elinizdeki Seçme Takvim Öyküleri’nde biz de Hebel’in eğlenceli ve şaşırtıcı hisseler çıkardığı bu kıssalardan bazılarını bir araya getirdik. Zamanının ötesinde bir gözlem yeteneğiyle kaleme alınmış bu öyküler incelikli biçemiyle çağdaş okura da ilham verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0645c0d-0a1b-427b-bb73-4030501c0a13.jpg</image:loc>
            <image:title>Katherine Mansfield: Bahçede Parti - Everest Açıkhava 20</image:title>
            <image:caption>Modern öykücülüğün öncü isimlerinden Katherine Mansfield
(1881-1923), Anton Çehov’u hatırlatan hassas gözlem yeteneğiyle karakterlerin ortaya çıktığı durumları yakalar; psikolojik çatışmaları da incelikli ayrıntılarla ortaya koyar. Bu kitap için Mansfield’ın deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı, üst sınıf insanların hayatından bir kesit sunan “Bahçede Parti” ve yine sınıf çatışmasını başarılı bir biçimde işlediği “Ölü Albayın Kızları” başlıklı öykülerini seçtik: Hem yazarı tanımak hem de yeniden okuma keyfini tatmak isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06eec79-b651-4d08-9d18-28f71a75cff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki De Dünyanın Sonundayım</image:title>
            <image:caption>“O gün geldiğinde yalnız olacaksın.” 
 
Seni kim hatırlayacak? 
Sözünün yankısı kaç kuşağa ulaşacak? 
Zamanın hükmüne ve ölümün mutlaklığına rağmen başardıkların kaç ömür daha yaşayacak? 
Kendinden ve sevdiklerinden vazgeçerek kucakladığın zafer, kimin zaferi olacak? 
Gücün bedelini ödeyince senden geriye ne kalacak? 
Her şey bittiğinde seni kim hatırlayacak? 
 
2005 yılında Haldun Taner Öykü Ödülü’nü, 
2007 yılında Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazanan; yapıtlarında geçmişle bugün, gelenekselle modern, mitlerle gerçekler arasında köprüler kuran Yavuz Ekinci, bu kez ne pahasına olursa olsun hayatta iz bırakmak için savaşanların hikâyelerine, babalarla oğulların ve kardeşlerin mücadelelerine odaklanıyor. 
“Belki de Dünyanın Sonundayım” güven ve iktidar ekseninde, insanlık tarihi kadar eski bir sorunun izini sürüyor: Dünyayı dize getiren o zalim, zamanı da yenebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf61e297-61e4-4a6e-8683-3596725355ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekten Nasılsın?</image:title>
            <image:caption>“Gerçek iletişim, bir canın başka bir cana ulaşmasıdır.” 
– Doğan Cüceloğlu 
 
Yol senin, yolcu sensin; çeşme başında kendisiyle karşılaşması, uzun uzun dertleşmesi gereken kişi sensin. İçsel iletişimin yokken kimseye iyi gelemezsin. Gönlünle bağ kurmamışken kimsenin gönlüne bağ ekemezsin. Bahçeni güzelleştirmeden bahçıvanlığından söz edemezsin. Hayat bu, eşlik etmeden sırrına eremezsin. 
İnsan insana iyi gelir. Bu insanın süper güçlerinden biridir. Ama kendine gelmeden bir başkasına iyi gelemezsin. “Ya evde yoksan?” demeden önce “Ya evde yoksam!” demek gerekir. Sonuçta hakikatine ermediğin yolu kimseye tarif edemezsin. Gönlün ve zihnin bağışlayıcılığı ve dilin taşıyıcılığında hüküm bellidir: “Kendinden geçmeyen sorular da biraz eksiktir.” 
“Gerçekten nasılsın?” kendine gelmenin arifesinde, kişisel ve kitlesel bir keşif yolculuğuna açık bir davettir. 
Hayat, insanın kendisine refakatidir. 
Ve insan önce kendine iyi gelmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b4aaff4-26da-4f42-94f9-636955f02775.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Yoran Her Şeyi Bırak</image:title>
            <image:caption>KİMSENİN HAYALİNDEKİ İNSAN OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ. 
Duygularından ve tepkilerinden şüphe mi ediyorsun? 
Kendini çoğu zaman suçlu ve eksik mi hissediyorsun? 
Kararlarını ve olayları algılama şeklini sorguluyor musun? 
İlişkini kaybetme korkusu yaşıyor musun? 
Hep özür dileyen ve kendini açıklamaya çalışan taraf mısın? 
Özgüvenin giderek azalıyor mu? 
Sürekli endişeli misin? 
“Ben böyle değildim, ne oldu bana?” diye düşünüyor musun? 
Güçsüz ve yalnız mı hissediyorsun? Olay mahallinde yalnız değilsin. Biri seni böyle olduğuna ikna etmeyi başarmıştır. Hayatının en güçlü olduğun alanlarında duygusal manipülasyona maruz kaldığının farkında bile değilsin. 
Suçluları uzakta arama, manipülatörler cinayet mahallinde dolaşan katiller gibi en yakınındakilerdir hatta en sevdiklerin... 
Bu kitap maruz kaldığın duygusal manipülasyonları fark etmeni, kendini korumanı ve süreci güçlü biçimde yönetmeni sağlayacak, seni yoran her şeyden kurtulmanın kapılarını açacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ba5d3b-dc07-4aa8-b483-3dd14e1057ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Hilda</image:title>
            <image:caption>Hilda, ‘aşk yuvam’ dediği evinin mutfağına adımını attığında yüzüne dev bir yumruk indi. Sonra bir yumruk daha… İkinci darbenin şiddetine dayanamayınca yere yığıldı. Kocaman bir sarılma ve günaydın öpücüğü alma hayaliyle girdiği mutfakta kocası onu dövüyordu. Yaşadığı duruma inanması mümkün değildi. İnanmadı da… Ne kaçmaya ne yüzünü kapatıp kendini savunmaya çalışıyor, yığılıp kaldığı yerde, öylece bakıyordu. Birdenbire saçlarını ense kökünden tutup, yüzünü kendisine çeken kocasının gözleriyle karşı karşıya geldi. Saçlarını öpen adam mıydı bu? “Saçının teline zarar gelse dünyayı yıkarım,” diyen adam mıydı ona acımasızca bakan. 
&quot;Seni o gazetelerdeki kadınlar gibi öldüreceğim,” dedi Nihat. “Ama üzülme! Seni manşet yaparlar bu güzellikle. Üçüncü sayfada iki sütunla harcanmazsın.” 
Nil Kuyumcu’nun kaleminden Hilda, kadına şiddete karşı verilen bir mücadeleyi anlatırken, kamuoyunda ‘kravat indirimi’ olarak bilinen ‘iyi hal indirimini’ eleştiriyor. ‘Katiller kravat takmaz’ sloganıyla çıkılan bir yolda toplum, medya, hatta şiddet yanlısı bir erkeği yetiştiren kadınlar da farklı bir açıdan değerlendiriliyor. Hilda karakteri üzerinden, toplumda ‘mükemmel’ gözüken rüya gibi bir evliliğin kabus; ‘doğru adamın’ ise potansiyel bir katil olma ihtimali sorgulanıyor. 
‘Aşk, kapınızı çaldığında hemen açmayın! Birlikte olduğunuz erkeğin satır aralarını iyi okuyun’ çağrısı yapan romanda, Hilda’nın verdiği hukuk mücadelesi anlatılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be057fa4-ff0a-4820-ad19-4048b5642e61.jpg</image:loc>
            <image:title>Kült Kitap</image:title>
            <image:caption>“Dünyaya yazmak, dünyaya bir onun için bakmak. Yani dünyada olmayı, bu dünyada yaşamayı bir yana atıp salt onu yazmak için yaşamak! Yazmakla yaşamayı birleştirmek, birbirine karıştırmak, bu iki ayrı eylemi, tek bir eylemmiş gibi görmek. Cehennem bu.” Kült Kitap, yazmakla yaşamanın birbirine karıştığı bir coğrafya. Dili de yaşamı da aynı tutkuyla yontan bir şairin yarattığı cehennem! Bu cehennemde gezinmeye niyet eden okur, “yaşama nerede bitiyor, yazı nerede başlıyor” diye sormasın hiç.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612b88cb-3b05-4ac8-81c1-a9ef7fb0a12a.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet, Batıcılık ve Kemalizm</image:title>
            <image:caption>Medeni bir toplum veya medeni bir insan olmanın temel kriterleri nelerdir? Acaba lüks içinde yaşamak, üç beş yabancı dil bilmek, üniversite bitirmek, doktora mastır yapmak, medeni olmanın bir ölçütü mü? Okumamış, köyünde tarla süren bir insan medeni olamaz mı? Teknolojide akıl almaz bir gelişme göstererek dünyaya hakim olmak, en medeni toplum olmanın bir yolu mudur? Emperyalist emeller güdüsüyle mazlum milletlerin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini hortumlayan, insanlara kendi vatanları üzerinde özgürce yaşama şansı tanımayan devletler medeni midir? Dünyanın en seçkin üniversitesini bitirip, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yaparak insanların hayatlarını hiçe sayma anlayışında olmak medenilik midir? Milyarlarca dolarlık silah üretip dünyayı bir silah cehennemine dönüştüren uluslar uygarlığın öncüleri olabilirler mi? Dünyanın nimetleri üç dünya nüfusunu besleyebilecekken milyonları açlığa mahkum edenler medeniyetin temsilcileri olabilirler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7775b853-32e1-4ab6-b4d2-96109a4ccd1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Limit 5. Cilt</image:title>
            <image:caption>Arama-kurtarma ekibi hayatta kalanları bulmak için araştırmalarını genişletirken, görünüşe göre başka bir genç hayat bir diğerinin ellerinde kayıp gidiyor. Tansiyon yüksek, ancak Konno eski arkadaşı Hinata&apos;da kısa süreli bir teselli bulmuş olabileceğini düşünüyor. Ne var ki otobüs kazasından bu yana meydana gelen ölümlerin arkasında kimin olabileceğini ortaya çıkardığında, ona duyduğu güven muhtemelen bir kez daha yerle bir olacak ve bu durum, ikiliyi daha da derin bir karanlığa sürükleyecek. 
 
Limit, bir grup gencin yaşadığı zorlu hayatta kalma mücadelesinin hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf0d8da-b9f7-4e1c-b3f7-842ed42e938f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cezayir Mektupları</image:title>
            <image:caption>Prof. Karden&apos;in yanından ayrılırken, daima gözlenen bir insan olduğumu öğrendiğim için, üzülmüştüm. O gece sabaha kadar uyuyamadım. Zira Şeyma&apos;yı Cezayir&apos;e getirmek fikrini kafamdan silememiştim. Gece yarısı kalktım, terastaki şezlonga uzandım. Akdeniz, Cezayir&apos;de kelimelerle dile getirilemeyecek kadar olan güzelliğini geceleri de, insana sunuyordu.
Bu güzel ülkede yaşayan insanların bağımsızlıklarını istemek hakları olduğuna inanıyordum çünkü ben hürriyet ve bağımsızlık uğruna Mustafa Kemâl&apos;in liderliğinde dünyanın en çetin savaşlarından birini yapmış bir milletin evlâdıydım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed204d88-7a05-4138-9825-3f288d85575e.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet, Düzen, Anarşi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin Soğuk Savaş’a dâhil oluşuyla birlikte, antikomünizm siyasetin merkezine yerleşir ve ülkenin her alanına sirayet ederken, bunun edebiyat alanına yansıması da kaçınılmaz olmuştur. Bu antikomünist dalga, sağcı edebiyatçıların solun kültürel hegemonyasına karşı yazdıkları yazılarda ve ürettikleri eserlerde kendini göstermiştir. 
Fatih Yaşlı, Devlet, Düzen, Anarşi’de antikomünizmin edebiyattaki yansımalarını iki boyutuyla inceliyor. Bir yandan Türk sağının edebiyatçı kimlikleriyle politik kimliklerini birleştiren Nihal Atsız, Necip Fazıl, Peyami Safa gibi isimlerinin Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Aziz Nesin gibi solcu yazarlara yönelik polemiklerini ve hücumlarını belgelendirirken, bir yandan da antikomünist romanlardaki ideolojik boyutun bir incelemesini sunuyor. Böylece hem Soğuk Savaş’la birlikte antikomünist söylemin inşasında edebiyatçıların rolünü hem de antikomünist edebî yapıtlarda solcuların, komünistlerin ve 1965-80 arası Türkiye tarihinin nasıl resmedildiğini ortaya koyuyor. 
Antikomünizmin günümüze devrettiği miras ve bu mirasın belirleyiciliği üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunan bu kitap, Fatih Yaşlı’nın Türkiye tarihini antikomünizm üzerinden okuduğu literatürüne önemli bir katkı yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebafa160-2fca-429b-bfee-50b3f15d67fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Soğuk Savaş Düşünce Hayatı</image:title>
            <image:caption>II. Dünya Savaşı’ndan 1960’lara kadar olan sürece yoğunlaşan Türkiye’nin Soğuk Savaş Düşünce Hayatı, Soğuk Savaş’ın, antikomünizmin, ABD ile yakınlaşmanın ve Anglosakson düşünce dünyasıyla etkileşimin Türkiye fikir çevrelerindeki yansımalarına odaklanan bir çalışma. 
Bir düşünce tarihi araştırması olan bu kitap, savaş sonrasında ABD ile kurulan “frensiz ilişkilerin” Türkiye’de gündelik yaşamdan akademik dünyaya ne tür sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor. Bu bağlamda, öncelikle Soğuk Savaş’ın ABD’deki gelişimini ve ABD’nin toplumsal algıyı şekillendirme yolunda Türkiye’de yürüttüğü “kültürel programın” ayrıntılarını ele alıyor. Daha sonra ise, Türkiye’de eğitim alanında ve sosyal bilimlerde yaşanan gelişmeleri ve dönemin dergi-gazete gibi yayınları üzerinden Türkiye düşünce dünyasının farklı kesimlerinde yürütülen tartışmaları inceliyor. 
Türkiye’nin Soğuk Savaş Düşünce Hayatı, Cangül Örnek tarafından derin bir kaynak ve arşiv taraması
sonucu ortaya konmuş ve Türk Sosyal Bilimler Derneğinin “Genç Sosyal Bilimciler” ödülüne layık görülmüş ufuk açıcı bir yapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bcda5d9-98dc-46ae-9793-6086863b25a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahip Mouret’nin Günahı</image:title>
            <image:caption>Emile Zola, yirmi kitaplık Rougon-Macquart dizisinin dördüncü romanı olan Plassans Papazı’nda işlediği ruhban sınıfı eleştirisini, hemen ardından gelen Rahip Mouret’nin Günahı romanında daha da derinleştirir. Zola’nın sorgulayan keskin kalemi bu romanda kilisenin ötesine geçerek doğrudan dini konu alır. 
Plassans Papazı’nın yan karakterlerinden biri olan manastır öğrencisi, içine kapanık, duygulu çocuk Serge Mouret, Rahip Mouret’nin Günahı’nın başkişisi olarak karşımıza çıkar. Tamamen tanrıya ve ibadete adanmış bir yaşam süren Rahip Mouret, doğanın bağrında ağaçlarla, çiçeklerle, böceklerle, taşlarla arkadaşlık ederek yaşayan bir genç kızla, Albine’le karşılaştığında aşk ve inanç, doğa ve din arasında büyük bir çatışmaya sürüklenir. Kilisenin ciddi ve soğuk görünüşlü Rahip Mouret’si, Zola’nın akıl almaz bir ayrıntı zenginliğiyle betimlediği o yeşil bahçede yalnızca Serge’dir, çırılçıplak bir insandır. 
Zola’nın en üslupçu ve sembolik romanlarından biri olarak görülen Rahip Mouret’nin Günahı’nı, değerli Zola çevirmeni Hamdi Varoğlu’nun lezzetli Türkçesinden okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edc20bdb-2610-40c1-a1f3-dcc742fa8bdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Köklerin Meyvesi Zeytinyağı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Derin Köklerin Meyvesi Zeytinyağı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca92c8ab-929d-4b9e-b99a-bdf86385ff2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın İğnenin İzinde</image:title>
            <image:caption>Burak, ikiz kardeşler Onurcan ve Leyla ile mahallelerinde daha önce fark etmedikleri bir dükkân görür. Burası çarşıdaki parlak vitrinler arasında dikkat çekmeyen eski bir yorgan dükkânıdır. Bu çok da ziyaretçisi olmayan dükkânın sahibi, onlarla samimi bir dostluk kurar. Üç kafadar her fırsatta ziyaret ettikleri yorgan dükkanında hiç beklemedikleri bir maceraya atılırlar. Ellerine aldıkları esrarengiz iğne kutusunu açmaları ile kendilerini bir anda geçmiş zamanda bulan çocuklar, ne olup bittiğini anlamaya çalışırken bir yandan da evlerine dönmenin bir yolunu aramaya başlarlar. 
Acaba çocuklar bu sırrı çözerek zaman yolculuğunu tamamlayabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/096035a5-7b64-4a58-8755-f706e48758b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojiye Giriş</image:title>
            <image:caption>Toplumbilimi ile ilgili güçlük özellikle konusunda yani toplum gerçekliği kavramında saklıdır. Toplum, bitkiler ya da dil alanı gibi konu olarak sınırlandırılabilen bir tür görünüşler topluluğu değildir. Toplum, daha çok, doğa veya tarih gibi bir varlık şeklidir. Nasıl ki her maddi cisim doğa yasalarına bağlı olup doğadan sayılıyorsa, nasıl ki zaman çevresinde olup bitenler tarihe özgü oluyorsa, onun gibi, insanoğlunun yaptığı, yarattığı ve geçirdiği her şey toplumda var olmaktadır. 
 
Yazarın başlıca arzusu, bu yollardan sosyolojiye özgü düşünce tarzını belirtmek ve toplumsal realiteyi tahrif edilmeden, taraflı bir şekilde kavrayabilmeyi sağlamak üzere, bu bilimin gereksinim duyduğu “sosyolojik görüşü” geliştirmektir. Bu arada uygun düşen yerlerde, halen klasik bir değer taşıyan eski sosyolojik teorilerin düşünce tarzlarına ve objektif sonuçlara işaret edilmiştir. Bu anlamda kitap aynı zamanda Émile Durkheim, Vilfredo Pareto, Max Weber, Auguste Comte, Herbert Spencer, Lorenz von Stein, Wilhelm Heinrich Riehl gibi düşünürlere ait düşünürleri belirtmek bakımından sosyoloji tarihine bir giriş sayılır. Bununla beraber kitabın asıl ilgi sahası sosyoloji teorileri ve bunların tarihî gelişimi değil; toplumsal realite ve onun içinde yer alan güncel problemler aynı zamanda hukukçuları, idarecileri, iktisatçıları, siyaset adamlarını pratik yönden ilgilendirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c4acd05-d63d-4a40-810b-6067c0ce7cf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Vefa</image:title>
            <image:caption>Ya babasına verdiği sözü tutacaktı ya da en baştan çabalamayı bırakıp pes edecekti. Onur, pes etmeyi seçti. Serkan’la karşılaşana kadar amaçsız ve umutsuz sürdürdü hayatını. Rüzgârda oradan oraya savrulan polenler gibi kendisini hayatının akışına bıraktı.
Onur, inatçı asi bir genç iken Serkan ise idealist kararlı bir öğretmen olarak karşımıza çıkıyor bu hikâyede. Karakterleri zıt iki insanın yollarının bir dershanede kesişmesi sonucu, Onur’un ortaya çıkan hüzünlü hayatına ve Serkan ile birlikte yol alırken gösterdiği gelişime şahit olacağınız mizahi bir başarı öyküsü.
Genç bir yüreğin dağ köyünden Ankara’ya taşınan mücadelesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc8f3339-a17f-493e-aea0-653975fb73fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Vargit Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>“Bizim yaylalarda vargit çiçekleri vardır. Sonbaharda yaylacılara artık gidin mevsim bitti, der gibi pembe  pembe açarlar. İşte biz vargit çiçekleri gibi vakti geldiğinde hayatımızı kötüleştirenleri gönderelim artık. Yaşadığı kötü hayata başkaldıran vargit diyen kaç kadın var söyleyin? ” 
“Vargit çiğdemleri gibi çekiciliğimizi, direncimizi deliliğimizden mi alıyoruz acaba? Bak şu hayatımıza…  Bu kadar çile, bu kadar eziyet, bu kadar yorgunluk, zorluk yaşıyoruz ama erkeklerden daha mutluyuz. Neşelenip gülüp oynuyoruz böyle.” 
“Kadınların ruhunda, gönlünde sınırsız bir güç varmış. İçimdeki o sınırsız gücü kullanacağım. Görülecek, bilinecek ne varsa gör, yaşa, öğren diyor içimdeki seslerim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/994a287a-f176-46cd-8e12-fc87402d17b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamayı Arz Ederim</image:title>
            <image:caption>İnsan hayatı kardelenlerin yaşam süresiyle eşdeğerdir. Öyleyse bu kısacık hayatta dürüst olmak varken, niçin entrikacı oluyor insan? 
Güneşin dünyayı ısıtmaya başladığı ilkbaharın ilk günlerinde beyaz karı bir kurşun gibi delip geçer Berfin -kardelen- hep yaşayacakmış gibi, hiç solmayacakmış gibi dimdik durur. Annesinin, babasının nazlı gülü olarak bunu başarır da; büyür, serpilir genç kız olur, kariyer yapmak için ailesinden uzak üniversite okumaya gider… 
Ama sonra? 
Sonra, yine bir ilkbahar günü sonsuza dek solmadan yaşamayı arzuladığı kar gibi tertemiz ve bembeyaz bir aşka meclup olur. İşte ne olduysa ondan sonra oldu: Mistik bir biçimde işlenen bir cinayet… İdama mahkum bir maşuk… Selde boğulan bir eş ve kırk günlükken kaçırılan bir bebeğin ardında, bir ülkeden bir ülkeye başlayan zavallı annenin maceralı yolculuğundaki acımasız kıskaçlara göğüs gererek hayata tutunma yankısı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d97841c-1952-4b3c-b5e0-e4c90a5be88d.jpg</image:loc>
            <image:title>“Russian Grand Strategy And Putin’s Political Moves”(2000-2008)</image:title>
            <image:caption>“Russian Grand Strategy And Putin’s
Political Moves”(2000-2008)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd474c0b-69e6-4674-a8b4-0b4c30a2e65e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynası Kırılan Narsisist</image:title>
            <image:caption>Yeni doğmuş bir bebek kendi görüntüsünü bulabilmek için annesinin bakışını aramaktadır. Eğer annesinin gözündeki ışıltıda kendini bulamazsa yetişkinlikte bir ayna aramaya çıkacaktır. Yaşamın ilk dönemlerinde henüz çok küçük olan insan canlısı dış dünya ile kendisi arasında ay¬rım yapma becerisinden yoksundur, bu nedenle kendi dünyası içinde kendini güvende hissetmesi için kendisini tümgüçlü görmesi şarttır. Zamanla ilk öteki’yi sevebilecek ve ken¬dini de onun gözündeki ışıltı ile sevilebilir hissedecektir. 
  Bu ışıltıyı koşullara bağlı görürse ya da hiç göremezse benliğini sağlam tutabilmek adına hep bir aynanın peşinde koşacaktır. Aynası Kırılan Narsisist, Narsisizmle ilgili ortaya koyulan görüşleri, narsisizmin ilk ortaya çıktığı dönemden günümüze kadarki gelişim süreci içinde özellikle psikanalitik ve psikodinamik yaklaşım eşliğinde gözden geçirmiştir. Kitabın narsisizmin erken dönem kökenleri, varlıksal boşluğu,  savunma mekanizmaları, ilişkileri, tedavide ele alınması gereken önemli noktaları bir araya getirerek  alanda çalışan uzmanlara ışık tutacağı kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7389585f-bea6-4c73-a83d-8606bba4b565.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğaya Açılan Tablet</image:title>
            <image:caption>Erdem’in anne ve babası 10. yaş gününde ona tablet hediye eder. Bu tablet Erdem’in evde yalnız kaldığı saatlerde arkadaşı olur, bütün can sıkıntısını giderir. Ama zamanla Erdem tabletten ve oyundan başka bir şey düşünemez olur. Çok sevdiği maceracı dedesinin onlara kalmaya gelmesi bile bu durumu değiştirmez. Dedesinin Erdem’deki durgunluğu fark edip onu kampa götürmeyi teklif etmesi ile macera başlar. Erdem başta doğada yaşamaktan ve kamp hayatından şikayetçi olsa da bu yolculuktan çok mutlu ayrılacaktır. 
Erdem’in kampta yaşadığı maceralar ve arkadaşı İlyas’la kurduğu samimi dostluğu ona ekrandan izleyerek elde edilemeyecek çok farklı bir deneyim ve bakış açısı sunar. Sen de onunla beraber bu maceranın peşine düşmeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79e60325-1e1c-4bdd-9748-51baba3a2202.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Felsefesi Futbolda Kullanılan Teoriler Ve Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Johan Cruyff; “futbol çok basit bir oyundur, ama en zor şey, futbolu basit oynamaktır” derken, aslında futbolu felsefe temelinde ele alırken de aynı durum söz konusudur. Basit olan şey, felsefenin futbolu tıpkı diğer alanlara yaptığı gibi ele alıp incelemesidir. Ancak zor olan şey; henüz yeni bir felsefe disiplini olan spora ve onun bir alt dalı olan futbola, nasıl ve hangi açılardan felsefenin araştırma konusu olabilirler sorusunu basitçe yöneltmektir. 
Bu araştırma; Türkiye’de ilk defa futbolu teknik direktörlerin, kulüp yöneticilerinin ve akademisyenlerin görüşlerinden elde edilen felsefi ve bilimsel veriler ile ele alma özelliği taşımaktadır. Her biri birbirinden değerli toplam 56 katılımcının futbolun çeşitli aşamalarında felsefe ve bilimsellikten nasıl faydalanıldığına ilişkin görüşlerini tespit ve tahlil eden bu çalışma; aynı zamanda Türk futbolu özelinde birçok ilgi çekici ve çarpıcı sonucu da ortaya koymaktadır. 
  Futbolun şekillenmesine katkı sağlayan bakış açılarını içeren ve bu değerli görüşlerin akademik bir çabayla ele alınıp incelendiği bu çalışmanın; futbolu seven, futbola ilgi ve merak duyan, sporu ve futbolu araştıran, futbola dair -özellikle de Türk futboluna ilişkin- bir şeyler okumak isteyen herkese ulaşması dileğimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2125b1b1-8849-4aeb-ad30-7e3d828976bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Konyaaltı’nın Küçük Yazarları</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı Konyaaltı İlkokulu 2/E Sınıf öğrencileri yazdı ve resimledi. 
Diğer kitaplardan farklı olarak yazdıkları hikâyeleri seslendirdiler. 
 
Kitabın Arka Kapağındaki QR kodu okutursanız hikâyeyi yazarının sesinden dinleyebileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c49e6f7d-9c19-470b-bfaf-32813d2da10e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Döndüm Yüzümü</image:title>
            <image:caption>Sevgili okurlarım, içimde filizlenen bu şiir ve edebiyat tutkusunu satır satır sizlere ulaştırmak istedim. Bu yolculuğa çıktığımda henüz ilkokul üçüncü sınıftaydım. 14 yaşıma kadar içimde büyüyen bu sevgiye daha fazla dayanamadım şiirlerim radyo ve dergilerde yer almaya başladı. Kıbrıs Bayrak radyosundaki “Kader” isimli şiirim yayınlandıktan sonra içimdeki yazma hevesi daha çok kamçılandı. Her şey çok güzeldi lakin biriktirip kitap haline getirmek istediğim şiirlerimi yanlış ellere teslim edene kadar... Bu kitabı çıkarırken kaybettiğim şiirlerimi ve yazılarımın benim için servet değerinde olduğunu fark ettim. Yaşadığım kültürün bir parçası olan çocuk yaşta evlilik, hayat mücadelesiyle karşı karşıya kalsam bile kalemimi defterimi elimden asla bırakmadım. Küçük öykülerimi, şiirlerimi, hayata dair sözlerimi kâğıda döktüm. İçimden sanki bir nehir akıyordu ve ben onu durduramazdım. Tabiri caizse kız olmadan gelin olmak, gelin olmadan anne olmak. Bir evliliğin ve hayatın sorumluluğunu almak yaşam gayesi bu kitabımın gecikmesine neden oldu, bir anlam da hayata tersten başladım ama hiçbir zaman ümidimi kaybetmedim o yüzden kitabımın isminin « GÜNEŞE DÖNDÜM YÜZÜMÜ» olmasına karar verdim. İlk ilkem yazar olup insanlarla hissettiğim duyguları paylaşmakken hayatın getirdiği şartlar beni farklı yönlere sürükledi. Hayatımı düzene koyup çocuklarımı büyüttüm ve idealimi gerçekleştirmek için ilk adımı bu kitapla attım. Çırpınıp çıktığım Kızılırmak gibi içimde akan bu coşkun nehirden sizin yüreğinize bir damla düşürebildiysem ne mutlu bana.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e376666d-b78f-49a0-b5e6-34582b1bfac3.jpg</image:loc>
            <image:title>Saf Algı, Saf Zekâ, Sonsuz Güven</image:title>
            <image:caption>Bugün 14 Şubat 2022 Pazartesi, İstanbul’dayım. Dünya Başkenti İstanbul’da! Hani Ünlü Fransız İmparatoru Napolyon Bonapart’ ın “Dünya Tek Devlet Olsa İstanbul Başkent Olurdu” dediği İstanbul. Tam 36 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Ama şu an gelmiş gibiyim İstanbul’a! İstanbul’da her an, yeni bir an. Burada zaman hiç eskimiyor!  
“Ben”- bu kitabın yazarı - Vesile Bolaç hatırlayacağınız gibi, 1 Mart 1947 Silifke doğumluyum. 17 yaşına kadar Silifke’de yaşadım. İlk ve orta eğitimimi orada tamamladım. Yedi yıllık Üniversite ve sonrasındaki sekiz yıllık ihtisas eğitimini ise Ankara’da yaptım. 
Lisede okurken askerlik dersimize giren Albay; İsviçre’de asker olmadığını, savunma ve asayişin polisler tarafından sağlandığını anlatmıştı. Bu habere çok şaşırmıştım. Annemin babası, annem üç yaşında iken, Çanakkale savaşında şehit olmuş. Bu yüzden annem babasını biz de dedemizi hiç görmedik, göremedik. 
O zamandan beri Dünya’nın tek devlet olacağını - çünkü Dünya tekti! Tıpkı İsviçre’ nin de tek olduğu gibi - dolayısıyla savaşların Dünya’dan kalkacağını biliyordum. Çünkü bu bir gerçekti. İki yıl önce Covit-19 tüm dünyaya yayılıp da insanları, insanlığı çaresiz bıraktığında, herkes kendi yalnızlığına çekilmek zorunda kaldı. Tüm insanların tek ve ortak bir tek sorunu vardı o da bu amansız hastalığa çare bulunmasıydı! 
Bir anda tüm dünya tek devlet haline gelmişti. Sağlıklı ve huzurlu yaşamak her aklı başındaki yetişkin insanın tek dileğiydi artık.  Son iki yıl içinde de değişen bir şey olmadı. Tam tersine, covit-19, mutasyonlara uğrayarak daha da hızlı yayıldı ve hala da yayılıyor.  
Hakikat şu ki “Gerçekleri görmek için; saf algı, saf zekâ ve sonsuz güven gerekir”. Bakmak, görmek ve anlamak, hiç seçim yapmadan, yargılamadan; kınamadan ya da onaylamadan! 
Bu kitap, çocukluğunda sahip olup da büyürken kaybettiği saf algı, saf zekâ ve sonsuz güvene yeniden kavuşmak isteyen herkes için yazılmıştır. İşte dünya o zaman aslına dönecektir. Yani; saf algı, saf zekâ, sonsuz güven içinde yaşayan Tek Dünya İnsanı’ nın yaşadığı Tek Devlet’e, Tek Dünya Devletine…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/730bfb55-b5b9-4743-974c-0b1a5c7716a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Güçlü Aslan</image:title>
            <image:caption>Süper Güçlü Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/322d5659-3667-4836-98ab-955eb26915b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aykırı İlişkiler</image:title>
            <image:caption>Yosun uyanınca, gözlerine bakakalan  Zehra’ya bakıp 
-Sence hissettiğimiz bu  duygunun adı ne, diye sordu . 
Zehra, hiç beklemediği bu soruya, biraz düşündükten sonra, 
-Bence aşk . sen ne düşünüyorsun ? 
 
  Yosun, 
 
  -Bence bağlılık... Çünkü herkesi sevebiliriz, aile yahut arkadaşıi herkesi. Aşk’a gelirsek!!  Bu genelde karşı cinslere özgü erkek ve kadınlar arasında yaşanan bir his. Fakat  bizimkisi istem dışı, elimizde olmadan başlayan bir duyguyken, şimdi nefes almak gibi bir bağlılık haline geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cfcde05-2ba9-4b51-8281-66fa25cbbe6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Aslanlarına Çağrı</image:title>
            <image:caption>Yola çıktık hedef turan 
Geliyorsan canım kurban 
Rehberimiz yüce kuran 
Biliyorsan canım kurban 
 
Türk oğlu Türkün soyundan 
Dokuz oğuzun boyundan 
Neslini kevser suyundan 
Suluyorsan canım kurban 
 
Bu toprakta yatan için 
Şehit olmuş Atan için 
Allah için vatan için 
Ölüyorsan canım kurban 
 
Görür herşeyin sahibi 
Kolla gözet.sen garibi 
Türkistanda Bozkurt gibi 
Uluyorsan canım kurban 
Gidiyoruz bir gemiyle 
Yaşıyoruz pandemiyle 
Vatan millet özlemiyle 
Meliyorsan canım kurban 
 
Yurdumun yarısı dağlık 
Yarı bahçe yarı bağlık 
Herkeze Allahtan sağlık 
Diliyorsan canım kurban 
 
Dursun boşa yaz babam yaz 
Düşünen yok anlayan az 
Beş vakit Allaha Namaz 
Kılıyorsan canım kurban.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76071c02-22bb-46ff-8e9e-65d1611937ac.jpg</image:loc>
            <image:title>On Beş Yaşında Bir Kaptan</image:title>
            <image:caption>On Beş Yaşında Bir Kaptan (Fransızca: Un capitaine de quinze ans), Jules Verne&apos;in 1878 yılında yayımlanan romanı. Roman, anne ve babasınca terk edilen Dick Sand&apos;in ticaret gemisi Pilgrim&apos;in ve acemi tayfanın kaptanı olup, geminin sahibi Bay Weldon&apos;un eşi, çocuğu ve arkadaşlarını getirmesi için uğraşması ve gemi enkazından kurtardıkları özgür zenciler ile yaşayışlarını, karaya ayak bastıktan sonra yaşadıkları diğer olayları anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c1501e8-85c0-4ae1-9cd5-3bf1b62a35c5.jpg</image:loc>
            <image:title>8x8 Çıkartmalı Sudoku (4)</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için Sudoku’lar, rakamlar yerine resimlerden oluşmakta ve eksikleri çocukların oynamayı çok sevdiği çıkartmalarla tamamlanmaktadır. Sudoku mantığına uygun olarak her bir resim, her bir satırda ve her bir sütunda sadece bir kez yer almaktadır. 
7 yaş üzeri çocuklar için hazırlanan 8x8 bulmacalar, belli bir temadaki 8 resmin veya 8 rakamın 64 kareye, yerleştirilmesini amaçlar. Kitap, 10 farklı Sudoku bulmacasından oluşmakta ve eksiklerin tamamlanacağı çıkartmalar kitabın ortasındaki 2 sayfada bulunmaktadır. 
Bu yayınla, hem Sudoku’yu çocuklara tanıtmak hem çok sevdikleri çıkartmalarla yeni bir faaliyet alanı yaratmak hem de sistematik düşünme becerilerini geliştirmek hedeflenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc852c6-b0ea-4aff-b425-765181cd4e01.jpg</image:loc>
            <image:title>Taekwondoda Eğitsel Oyun Temelli Eğitim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         Oyun 
·         Fiziksel Gelişimde Oyunun Rolü 
·         Duygusal-Bilişsel ve Psikolojik Gelişim Açısından Oyun 
·         Sosyal Gelişimde Oyun Faktörü 
·         Oyun ve Akademik Gelişim 
·         Taekwondo Branşı Ve Gereksinimleri 
·         Taekwondonun Gereksinimlerinin Karşılanmasında Oyunun Rolü 
·         Taekwondo Branşında Dar Alan Oyunları 
·         Tekme ve Yumruk Geliştirici Oyunlar 
·         Maç Simülasyon Oyunlar 
·         Koordinasyon/Motor Gelişim Oyunları 
·         Konsantrasyon/Refleks Geliştirici Oyunlar 
·         Çok Amaçlı Oyunlar 
·         Sadece Eğlence Amaçlı Oyunlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36030057-b1d9-4e0f-8191-244ab27f948d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlik Döneminde Beden Eğitimi ve Spora Yatkınlık ile Sportmenlik</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM 1 
·         GİRİŞ 
 
BÖLÜM 2 
·         GENEL BİLGİLER 
·         ERGENLİK DÖNEMİ 
·         EĞİTİM 
·         OKUL SPORLARI 
·         BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR 
·         BEDEN EĞİTİMİNE YATKINLIK 
·         ÖZ YETERLİK 
·         TUTUM 
·         ETİK 
·         AHLAK 
·         ETİK VE AHLAK İLİŞKİSİ 
·         SPORDA ETİK 
·         SPORDA AHLAK 
·         FAİR PLAY VE SPORTMENLİK BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR DERSİNDE SPORTMENLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe6ce836-401d-4371-8cfa-1060f84454c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Ekonomisi ve Mutluluğun Makroekonomik Belirleyicileri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
MUTLULUĞUN TANIMI VE İKTİSAT BİLİMİNDE NİTELİKSEL YAKLAŞIM 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
MUTLULUĞUN ÖLÇÜLMESİ VE MUTLULUĞUN ÖLÇÜMÜNDE KULLANILAN GÖSTERGELER 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
MUTLULUĞU ETKİLEYEN MAKROEKONOMİK UNSURLARIN AMPİRİK ANALİZİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/920ca6e0-f87b-45ee-9e01-61e331a3066f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hizmet İşletmelerinde Sosyal Medya Pazarlaması Yönetici Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      GİRİŞ 
2.      SOSYAL MEDYA 
3.      SOSYAL MEDYA PAZARLAMASI 
4.      HİZMET SEKTÖRÜNDE SOSYAL MEDYA PAZARLAMASI 
5.      HİZMET İŞLETMELERİNDE SOSYAL MEDYA PAZARLAMASINA YÖNELİK YÖNETİCİ UYGULAMALAR 
6.      BULGULAR 
7.      SONUÇ VE TARTIŞMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66620379-9f9a-47ab-b18f-c29c5180758b.jpg</image:loc>
            <image:title>Performansta Optimal Duygu Durumu: Izof Modeli</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.      SPORTİF PERFORMANS 
2.      DUYGU 
3.      STRES 
4.      KAYGI 
5.      ENDİŞE 
6.      DEPRESYON 
7.      KONSANTRASYON 
8.      IZOF MODELİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cc94a32-d5d0-4e3c-89db-805df79472b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Sevgilisi</image:title>
            <image:caption>Sevmenin ve sevilmenin yaşı yoktur!

Hilal Gürsu&apos;nun yazıp Müjde Başkale&apos;nin resimlediği Dedemin Sevgilisi, okurun karnında kelebekler uçuşturacak, sevgiyle örülmüş, sıcacık bir anlatı.
 
En büyük dayanağı biricik dedesi olan sekiz yaşındaki Cudi&apos;nin küçük afacanlıklar, zamansız kovalamacalar ve yanlış anlaşılmalarla dolu hayatından rengârenk bir kesit paylaşan roman, çocukların iç dünyasına açılan kapıları cömertçe aralıyor.
 
Yaşlıların bugünü yaşama arzusu ile gelecek kaygılarını saf duygularla ele alan kitap, başlarda önyargıyla karşılanan kimi durumların ileride güzel gelişmelere neden olabileceğini duyumsatıyor. 
Dedemin kalbi pır pır atıyor...

Dedesiyle birlikte yaşayan ve boş zamanlarını can dostu Ferdi ile gönüllü hayvan kurtarıcılığı yaparak geçiren Cudi&apos;nin hayatı her çocuğunki gibidir. Ta ki o hiç beklenmedik haberle duygu dünyası altüst olana değin: Kimselerle paylaşmaya kıyamadığı dedesinin artık bir sevgilisi vardır. Cudi, yaşlı insanların sevgilisi olamaz, diye düşünse de dedesi onunla hemfikir değildir. İkinci baharını yaşayan dedesinin kalbi pır pır atarken Cudi&apos;nin aklı türlü planla meşguldür. Her şeyden önce, evlerinde bir yabancıya yer açmaya hiç ama hiç niyeti yoktur. Ne etrafı mis gibi saran yemek kokuları ne de dedesinin tatlı sözleri onu bu kararından alıkoyabilecektir. Peki ama Cudi, sevginin sınır tanımazlığına karşı nasıl direnecektir?

Kalbinin sesini dinlerken bazen üzülen bazen de üzen Cudi&apos;nin gerçeği kabullenme ve olgunlaşma hikâyesini sayfalarına taşıyan bu samimi roman; sevginin birleştirici, iyileştirici ve dönüştürücü gücüne vurgu yapıyor.  

Yaşlıların çektiği yalnızlık hissini çocuksu bir saflıkla odağına alan Dedemin Sevgilisi, sevmenin ve sevilmenin yaşı olmadığına değinirken içimizi yaşama sevinciyle dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61b3e07c-c057-4fb8-9c7a-73fcbfae8c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Elastik Direnç Bantları</image:title>
            <image:caption>1. BÖLÜM 
KUVVET ANTRENMANI 
GİRİŞ 
KUVVET ANTRENMANLARI SONRASI OLUŞAN DEĞİŞİMLER 
 
2. BÖLÜM 
ELASTİK DİRENÇ BANTLARI 
GİRİŞ 
ELASTİK DİRENÇ BANT EGZERSİZ ÖRNEKLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f73f2a1-f4c2-450c-8bff-bbda9b49dd35.jpg</image:loc>
            <image:title>03:03 Dolunayda Açan Çi̇çek (Cep Boy)</image:title>
            <image:caption>“İtiraf edilen her günah, bir kereliğine 
bağışlanmayı hak eder.” 
 
Çiçek, bu dünyada griliği temsil ettiğine inanıyordu. 
Hiçlikten ibaret olduğunu... Orada olduğunu bilmesine rağmen görmemek için insanların başını çevirdiği kişiydi. 
Bu yüzden insanlardan, özellikle varlıklı olanlardan 
nefret etti. Kendisi gibi yoksul ve kimsesiz 
olanlarla da barışamadı. 
 
Bir hayali veya bu dünyadan istediği bir şey yoktu. 
En sevdiği renk, en sevdiği yemek bile yoktu. 
Ama hayatın onun için bir planı daha vardı. 
 
Bir anlaşma yaptığı mücevher tasarımcısı Ayza, 
hayatı Çiçek’e sevdirebileceğine inanıyordu ancak zamanla 
Çiçek ile hayattan nefret etmeyi öğrenmeye başlayacaktı. 
 
İkisi de bu anlaşmada kendi oyununu oynuyor ama kimse kimin kazanacağını bilmiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e87648b0-fcd8-4b66-b521-664afbd1bedb.jpg</image:loc>
            <image:title>00:00 Bi̇ri̇ Si̇zi̇ Düşünüyor-(Cep Boy)</image:title>
            <image:caption>“Yüksekten düşmek, ayakların yerden kesilmesi. 
Ya da aşık olmak. Veya birine güvenmek. 
Bana kalırsa hepsi aynı şeydi.” 
 
İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyan Nazlı ile Ezel, Jane Austen üzerine ortak bir ödev hazırlamak zorunda kalırlar. Hayatının her anını planlayarak yaşayan 
Nazlı için bu düzeltilmesi gereken bir problemdir ama zamanla yaşamını sorgulama ve kendini bulma 
yolculuğuna dönüşür. 
 
Hatırlayamadığı geçmişinden kalan düşüncelerine gömülürken ne en yakın arkadaşı Ecem, ne edebiyat ve sanatla başını döndüren Ezel ne de ailesi bu yolda ona yardımcı olamaz. Bu sadece onun çözebileceği bir kördüğüm halini alır. 
 
Nazlı bir atlıkarıncadaymış gibi başını döndüren bu serüvende hem kendini hem de aşkın en derin halini bulmak üzeredir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b89903c-0ce1-46c0-a3b4-f4556907cb84.jpg</image:loc>
            <image:title>İncilay’dan İnciler</image:title>
            <image:caption>Bir öğretmenin kendince bazı önemli anılarının kitaplaşmış adıdır “İncilay’dan İnciler”. Bilenler, anlayanlar için gerçekten birer incidir anlatılanlar. Acı, tatlı; kederli,  hüzünlü, neşeli, mutlu yaşanan anlar. Bu yaşananların yürekte, gönülde, gözde, dilde bıraktığı izler… 
 
İncilay Öğretmen, içinden geldiği gibi, samimi bir şekilde kaleminden kâğıda dökmüş gönül incilerini. Yeri geldiğinde çok zor şartlarda icra etmiş mesleğini. Bazen de çok rahat ortamlarda çalışmış. Ama her zaman, her yerde ve hangi şartlarda olursa olsun mesleğinin onurunu hep gözetmiş ve korumuş. Azim, gayret, sabır, nezaket çerçevesinde oldukça başarılı bir şekilde ifa etmeye çalıştığı görevini tamamlayıp emekli olmuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/916ab004-7da5-401c-a626-78c807aa0da5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şizofrenin Şiir Defteri</image:title>
            <image:caption>DOĞMA ARTIK 
Sen ki bir rüzgar oldun 
Dolandın kanatlarımda 
Aşka dair mısralar fısıldadın 
Kulaklarıma 
Yokluğunu fark ettim 
Gittiğini sil baştan 
Susuz dudaklara vuran 
Nehir oldun ezdin beni 
Sağır kulaklara nağme oldun da yordun beni 
Bilinmez geleceğe doğacak mazi 
Dur güneşim yanma artık 
Sevdadan uzak kalplere doğma artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8458287-dc8a-43d2-9373-235265eff8f2.jpg</image:loc>
            <image:title>01:01 Bugün Adımı Sen Koy – (Cep Boy)</image:title>
            <image:caption>“Size ikimizin de asla gidemeyeceği o yerden yazıyorum bayım, sizi sevmek beni iyileştirdi.” 
 
Sayılı günleri kalmasına rağmen ölmeden önce yapmak istedikleri oldukça sıradandı. Yaşamla, insanlarla ve 
en çok da kendiyle sorunu olan Baran Tandemir’in 
ilgisini çeken de bu oldu. 
 
Köstekli saat onlar için geri sayımını bir kez daha başlattı. 
Ölürken bile hayat dolu olan kız yaşama dair hiçbir umudu kalmayan çocuğun peşine takıldı. Kendilerini önce bir vadide sonra bir akıl hastanesinde buldular. 
 
Zamanın içine sığamadılar. Geçmiş ve gelecek bir köprüde karşı karşıya geldi. Zincirlerden kurtulmaya çalışırken anahtarı kendi elleriyle sakladılar. 
 
Ölüme çeyrek kala, her gün yeni bir isim alarak Azrail’e 
kafa tutan pembe balyozlu bir kızın romantik, 
buruk ve eğlenceli sonsuzluğu keşfi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f4163a7-7e33-4fa3-bc0f-3b8510f97ad5.jpg</image:loc>
            <image:title>Vitrin</image:title>
            <image:caption>&quot;İyi hatırlıyorum. Küçükken muhabbet kuşu besliyordun. Size geldiğimizde ben de kafesinin aralıklarına parmaklarımı uzatarak severdim o kuşu. Adı da aklımda hâlâ. Boncuk koymuştun. Masmaviydi tüyleri. Kafesini açıp Boncuk&apos;u omzuma almama asla müsaade etmezdin. Ne de olsa senin evindi. Kuşun sahibi de sendin. Sesimi çıkaramazdım. Boncuk&apos;a çok iyi bakmana, yemini muntazaman vermene, suyunu günaşırı değiştirmene, kafesini sıklıkla temizlemene rağmen çok kısa sürede öldü hayvancağız. Nedenini bir türlü anlamlandıramadın. Acılıydın, yaralıydın. Ters tepkinden çekinip o zaman söyleyememiştim. Şimdi açıklama vakti: Boncuk esaretten öldü be! Onu minicik metrekarelere hapsettiğin için mutsuz oldu, senin aşırılıklarına dayanamadı hayvancık. Söylesene, bir kereliğine bile kafesinin kilidini açıp onu salonda havalandırdın mı? Kısacık ömründe özgürce kanat çırptı mı hiç zavallı Boncuk? Ha! Söylesene hadi.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82b3381f-0260-4c15-a760-cef1d7963573.jpg</image:loc>
            <image:title>Kümülüs Diyarı&apos;nda Olağanüstü Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Kümülüs Diyarı&apos;nın bulutlarına kara lekeler bulanıyor. 
Acil durum sesleri meydanda yükseliyor. 
&quot;Boooyn! Booooyn! Booooooooyn!&quot; 
Belli ki diyarda bir şeyler ters gidiyor. Kararan bulutlar öfkeli! Yıldırımların, kızgın ışıkların habercisi! 
Gökkral ve Gökkraliçe endişeli. 
Ama bir yol bulunur her zaman bu diyarda. 
Bir fikir ve dayanışma ülkeyi kurtarmaya yeter mi? 
Bireysel çabanın nasıl toplumsal bilince dönüştüğünü ve bu dönüşümün tüm sorunlarla baş edebilen yıkılmaz gücünü anlatıyor Gül Çetin. 
Tabii, o eşsiz şiirsel üslubuyla 
ve yazarın kendi masalsı illüstrasyonlarıyla... 
...... 
&quot;Gül Çetin, çocuklar için ürkütücü olabilen gökyüzü olaylarını, masal tadında heyecanlı bir öyküyle anlatmış onlara. 
Merak etmeleri, araştırmaları ve birlikten 
güç doğduğunu fark edebilmeleri için.&quot; 
AYTÜL AKAL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfdd22f3-39b2-49c6-a112-3736d0a78829.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen</image:title>
            <image:caption>“Bazen bir gün başlar, 
Ama sen başlamak istemezsin güne.” 
Çocuk olmak değiştirmez bazen gerçeği. 
Bu kitap içindeki hüzünle savaşmak yerine kucaklaşmanın hikayesidir. 
Çocuklar için, çocuk tarafını koruyabilmişler için ya da ondan vazgeçmişler için… 
Bazen doğan güne rağmen zorlaşır devam etmek. 
Gül Çetin, hayatın olağan akışı devam ederken, hüzün, yalnızlık, 
umutsuzluk gibi duygular ile baş etmenin yolunu sevgi ve umutla harmanlayıp 
ustaca seçtiği sözcükler ile karşımızda bu kitapta. Sadece çocuklar için değil, 
çocukluğunu hatırlayan herkes için derin ve ilham verici bir hikâye! 
........ 
“Şiir gibi, soyut ve şahane...” 
Ayşegül DEDE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27314646-835b-4911-bdae-87b572e7ad1e.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Adımda Erken Boşalma Tedavisi</image:title>
            <image:caption>Erken Boşalma Tedavisi İçin Cinsel Terapide uzun süredir arzuladığınız partnerinizle güzel bir akşam yemeğinden sonra nihayet birliktesiniz, her şey çok güzel, ortam müsait, her iki taraf da birbirini arzuluyor ama her şey 30 saniyede bitiyor. Kendinizi ve partnerinizi düşünün, saniyelerin, dakikaların kıymetini düşünün. 7 dakika ve üzerinde süren bir birliktelik için neler vermezdiniz? Erken boşalma kâbusunu yaşamamak elinizde. 10 adımda erken boşalma tedavisi ile Seksi Doyasıya Yaşayın
Mutlu Olun Mutlu Edin!
Cinsel ilişki sırasında erken boşalmaya bu kitaptaki egzersizleri uygulayarak son verebilir, çok daha uzun ve mutlu bir cinsel birliktelik yaşayabilirsiniz.
Cinsel sorunla karşılaşmak ve bunu kabul etmek erkek için kolay değildir. Çünkü erkekler cinsel performansı erkekliğin göstergesi olarak görürler. Erken boşalan erkekler bu durum karşısında partnerlerinden utanırlar ve özür dilerler, bu çok yanlış ve yapılmaması gereken bir davranıştır. Ayrıca, bütün suçu penislerinde görürler ve penisi kontrol edemedikleri için kızarlar. Oysaki erken boşalmada suçlu olan penis değildir, olumsuz düşüncelere ve bilişsel çarpıtmalara sahip olan beyindir. Boşalmayı kontrol etme süreci aynı zamanda en büyük cinsel organımız olan beynimize de kontrollü olmayı öğretme sürecidir.
Değişime hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f399b2aa-a8ec-467d-abf8-f0247445729f.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Suyu</image:title>
            <image:caption>“Cılız fidanın suya ve ilgiye ihtiyacı olduğu açıktı. Bunu da kendisi isteyemez, ağaç adayı olduğundan hareket edemez, kimseyle konuşamazdı. Ondan alışmıştı hep başkalarından beklemeye. Bir ağacın kendi kendini suladığı nerede görülmüş veya suyu taşıyıp köklerine döktüğü. Beklemesi bu yüzdendi. Bir gün gelecek, birisi onu sulayacak, o da köklerine gönderip beslenecek, daha da kök salacak, tutunacaktı toprağa, hayata. Can suyunun onun ellerinde olduğunu hissediyordu ilk kez. İlk kez umudu vardı. Terk edilmiş, unutulmuş, kıraç topraklara kaderdaş olmuştu yaşamı boyunca. Yağmur duasından medet umar gibi can suyunun köklerine ulaşması yakındı karşısındakinin ona bakışında.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/145fc33c-8280-4041-9621-247470625ed3.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Kıyıdan Notlar</image:title>
            <image:caption>“İnsanoğlunun devasa egosu bu olsa gerek. Ölmüş bir insan bile hayal kırıklığına uğrayabiliyor, ne günlere kaldık. Bir hortlak olmuş olsan bile, mutlaka alttan alttan bir şeyler talep ediyorsun, bir şeyler istiyorsun. &apos;Ne parayı bulabildik ne de aşkı…&apos; derdi hep bir arkadaşım. Sürekli bir şeyler arıyor ve arzuluyoruz. Tuhaf bir şekilde, neden öteki dünyadan bir şeyler umuyorum ki, derinliği karşısında beni etkileyen Azrail ve tuhaflığı karşısında beni dumura uğratan Mikail… İkisi de gerçek miydi acaba?” 
  Ölüm, kariyerinin zirvesinde uluslararası bir şirketin dünyaca tanınmış CEO’su olan Hakan Bey&apos;in kapısını çalıyor. Bir adım sonrasında kendini anlam ve mana sorgulamaları içerisinde bulan bu varlıklı adam modern dünyanın mitlerini, kendi bakış açısıyla hezeyanlarını, kadim dünyanın mitleri eşliğinde sorgulamaya başlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78b09a80-5425-4eee-9e55-8851e0ee8709.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Dil</image:title>
            <image:caption>“Tut şimdi elimden, yüreğimden mavi peri kızı! 
Geldim; al beni koynuna, sarsın tenin ruhumu! 
Ömrüm, ömrüne adaktır, adağımı verdim. 
Dilsizliğin, hikâyemizin dili olsun…” 
 
 
Hayallerinin peşinden gitmek isteyen İskender&apos;in yolu çocukluk arkadaşıyla kesişince her şeyi arkasında bırakıp uzun bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Bu yolda hem kendi kaderini yazacağından hem de başkalarının kaderini değiştireceğindense habersizdir. İstanbul, İran Sınırı ve Erzurum arasında otuz üç yıllık bir sır perdesi aralanıyor. Yılların arasına saklanmış bir aşkın hikâyesini okurken kulaklarınızda zil sesleri duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dad3479-81bc-4bdc-a42a-db8b54d04088.jpg</image:loc>
            <image:title>Alanguva</image:title>
            <image:caption>Mimar Aysel Güleser Ekşi tarafından hazırlanan minyatürlerle; coğrafyamıza ait türküler, bilmeceler ve deyişler sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc13f754-8fcd-4c31-83e2-dc9a7f3d9138.jpg</image:loc>
            <image:title>Nörosiyaset</image:title>
            <image:caption>Sevgili Nil Çokluk, birlikte görüş alışverişinde bulunma şansı yakaladığımız doktora tezi çalışması kapsamında, insanın siyasi davranışlarının nörobilimsel temellerini sorgulayarak bu konuda şimdiye kadar ortaya konmuş önemli bilgileri başarıyla bir araya getirdi ve bu çalışmanın sonuçlarından birisi olarak, insan denen o muamma organizmanın “siyaset” denen -belki de hayatımızı her faaliyetimizden daha fazla etkileme potansiyeline sahip- o ilginç işlevinin biyolojik ve psikolojik kökenlerine dair bu metin ortaya çıktı. Nörosiyaset, günümüzün siyasal dünyasındaki insan davranışlarının nedenlerini temel düzeyde anlamamızı sağlamakla kalmayacak, kendi siyasi davranışlarımızın da kökenlerini aydınlatarak bize bireysel olarak yeni yollar gösterecektir. Nil’i bu cesur çabasından ötürü kutluyor ve elinizdeki kitabın, sinir ve davranış bilimlerinin insana dair söyleyebileceği çarpıcı gerçeklerin ilk habercilerinden birisi olduğunu düşündüğümü vurgulamak istiyorum. 
Kendini bilmek isteyen herkes için güzel bir okuma olacağından şüphem yok. 
Sinan Canan 

Nil Çokluk Biyografi: 
1987 yılında Hatay Antakya’da doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Hatay’da tamamlayan Nil Çokluk, 2012’de Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden dereceyle mezun olmuştur. Burada devam eden lisans eğitimi sırasında Anadolu Üniversitesinde başladığı Felsefe lisans eğitimini 2014 yılında tamamlayarak lisans derecesi almaya hak kazanmıştır. 2016’da İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde TÜBİTAK desteğiyle hazırladığı “Kitle Psikolojisi ve Yönetimi Bağlamında 2014 Yerel Seçimleri” adlı tezi ile yüksek lisans derecesini almıştır. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde doktoraya başlamış, 2020’de de “Nörosiyaset: Siyasal Karar Oluşturmada Siyasal İletişimin Bilinçdışına Etkileri” başlıklı doktora tezini TÜBİTAK desteğiyle tamamlamıştır. Siyasal iletişim, dijital iletişim, yeni iletişim teknolojileri, toplumsal cinsiyet gibi konularda ulusal ve uluslararası akademik çalışmalar yapan Çokluk, İngilizce ve Arapça dillerini bilmektedir. Mustafa Kemal Üniversitesinde başladığı araştırma görevliliğine İstanbul Üniversitesinde devam etmiştir. Halen Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinde doktor öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd3cd129-0f54-4199-9dce-712e4e8f43f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Hep Beni Buluyor?</image:title>
            <image:caption>Hepimiz gibi hayattan geçerken ben de hem “temaşa”yı hem oyuncu bir bakışla bakmayı hem de her andan keyif almayı, ekseriyetle “yol arkadaşlarımdan” öğreniyorum. O arkadaşlarımdan birisi olan sevgili Lügen, bu satırlarda bizi kendi oyunumuza çağırıyor. 
Siz de gelin; oyun ve yol çok keyifli! 
Sinan Canan, Akademisyen-Yazar 
 
Lügen bana kitabını okumam için verdiğinde, sadece içerikle ilgili geri bildirim vermeye hazırlanmıştım. Kendimi eğlenceli bir oyunun içinde bulacağımı, kendime sorular soracağımı, hayatım üzerinde düşüneceğimi, içsel bir yolculuğa çıkacağımı bilmiyordum. Belki de Lügen’i kişisel olarak tanıdığımdan, soruları okurken kafamın içinde onun tatlı ve şefkatli sesini duyarak ilerlemek bu deneyimi benim için daha da keyifli kıldı. Sizi de Lügen’in güzel ruhunu, kalbini, yaratıcılığını ortaya koyarak tasarladığı bu eğlenceli ve bilgilendirici “oyun”u oynamaya davet ediyorum. 
Bahar Eriş, Eğitimci-Yazar 
Doğduğumuz andan itibaren çevremizle ilgilenir, sürekli “diğerlerini” inceleriz. Başlangıçtaki öğrenme adımlarımızı böylece atarız. Ama büyüdükçe başkalarına daha az bakmamız, kendimizle daha çok ilgilenmemiz gerekir. Kendimizi keşfetme, varoluşumuzu sorgulama sürecimiz işte burada başlar. Eğer mutlu ve keşkeleri az bir yaşam istiyorsak bu süreci yaşamamız, kendimizi keşfetme yolculuğuna çıkmamız elzemdir. 
Lügen, keşif yolculuğumuzda bize rehber olmaya gönüllü olmuş biri. Gönüllü diyorum, çünkü onun samimiyetine dair en ufak bir şüphem yok. Elinize aldığınız bu kitap, kendinizi tanıyıp keşfetmeniz için çıkacağınız yolculuğun ilk adımı olabilir… 
Orhan Toker, “Dijital Baba” 
Lügen Sarıçiçek Biyografi: 
Kendime yolculuk insanı demeyi tercih ediyorum. 
 
Saint-Joseph Fransız Lisesinden mezun olduktan sonra, Maltepe Üniversitesinde mimarlık bölümünü bitirdim. Birkaç sene çeşitli mimarlık ofislerinde çalışmanın ardından kendi markamı kurarak çocuk mobilyası tasarladım. Çocuğun birey olma yolculuğundaki fiziksel ve psikolojik süreciyle ilgilenmeye o senelerde başladım. Bu ilgiye daha sonraki yıllarda, yetişkinin birey olma yolcuğunda çocukluğuyla olan ilişkisi eklendi. İlgim arttıkça bilgilenmek istediğimden PPD’den (psikologlar psikiyatristler derneği) online eğitimler aldım. (Temel Psikoloji, Kişilik Analizi, Beden Dili ve Etkili İletişim) 

2018 yılında &apos;&apos;Bir şeyler eksik.&apos;&apos; diyen iç sesime kulak verdim ve çevreme katkıda bulunma tutkusuyla Erickson Koçluk Okulu’nda &apos;&apos;Çözüm Odaklı Koçluk&apos;&apos; eğitimini tamamlayarak profesyonel koçluğa adım attım. Aynı dönemlerde Kuraldışı Akademi’de kısa süreli eğitim koordinatörlüğü yaptım ve orada da bazı eğitimler aldım. (Zihinsel Denge, Nlp, Özsaygı, İlişkiler, Etkili İletişim.) Nisan 2021’de Sinan Canan&apos;ın &apos;&apos;Uygulamalı Nörobilim Okulu&apos;&apos;nu (Açık Beyin Eğitim) tamamladım. 2021’in başından beri İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünde okuyorum. 
 
Son iki senedir de koçluk tabanlı bireysel görüşmelerin yanı sıra #HerkeseKoçluk diyerek koçluğun herkese ulaşması adına oyunlar (etkinlikler) tasarlıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cc90ecd-8dbb-4f6e-9ab4-072a82dd545c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Kaynağı</image:title>
            <image:caption>Hayatın Kaynağı Kısa Özet HAYATIN KAYNAĞI Objektivizmin tohumlarını eken ve Ayn Rand?a uluslararası ün kazandıran edebiyat eseri. Bu modern klasik, karakteri granit kadar sağlam, hiçbir şekilde uzlaşmaya yanaşmayan genç mimar Howard Roark?un hikâyesi. Ve inanılmaz derecede güzel ve tutkuyla Roark?a âşık olduğu halde onun en büyük düşmanıyla evlenen Dominique Francon?un? Aynı zamanda muhteşem bir dehaya sinirlenen öfkeli kalabalıkların çılgın ithamlarının? İlk basıldığı gündeki tazeliğini ve önemini koruyan, Ayn Rand?ın bu kışkırtıcı romanı edebiyat tarihinin en büyük iddialarından birini sunuyor: İnsanın egosu ilerlemenin ve hayatın kaynağıdır. ?Çok güçlü bir yazar. İncelikli ve dâhi bir zihni var; iğneleyici, parlak ve muhteşem bir kaleme sahip? Amerikalı bir kadının yazdığı tek fikirsel kitap olabilir.? The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5da5d1f9-fb61-442e-895e-7b2056583094.jpg</image:loc>
            <image:title>Zulamdaki Korkular</image:title>
            <image:caption>Değerli Okurlarım, 
Sevgili dostum ALİ TURGUT BEY’İN, kıymetli katkılarıyla hazırladığımız ZULAMDAKİ KORKULAR adlı öykü kitabımı sizlere sunmanın onurunu yaşıyorum. Sekiz öyküden oluşan hikâyelerin tamamı gerçek hayattan alınmıştır.  Dram ve gerilimin bir arada yer aldığı olayları okurken, ara ara gerileceğinizden ara ara hüzünleneceğinizden hiçbir kuşkum olmadığını belirmek isterim. Elbette ki son söz her zaman olduğu gibi siz okurlara aittir. 
Diyarbakır’da doğan şairin, 
BEŞİNCİ MEVSİM(şiir) 
YÜREĞİMDEN ÖP BENİ (şiir) 
BİTMEYEN HÜZÜN (roman) 
DÖRT ADETTE ANTOLOJİ ÇALIŞMALARI VARDIR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ceb3778-69ff-40b1-8a36-67ea3fcee9a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Komşu Kızı Hijyen</image:title>
            <image:caption>Elinizden evinize kadar hijyen... 
 
Ne dünyayı “temizlemek” gibi bir iddiamız ne de bunu yapabilecek sihirli bir gücümüz var. 
 
Üstelik sağlıklı yaşamı bölgesel veya küresel ölçekte etkileyen, hatta tehdit eden salgınlar da dünyamızın bir gerçeği olarak karşımızda. 
 
Ancak daha temiz, rahat, güvenli, yaşanılır ve sürdürülebilir bir dünya için elimizde azımsanmayacak bir fırsat ve imkân, üstümüzde de bir ödev var. Şimdi bunları harekete geçirme ve farkındalığımızı artırma zamanı… 
 
Özellikle Covid salgını döneminde hijyen bilinci her zamankinden daha önemli hale gelirken bu konudaki eksikliklerimiz ve yanlış bildiklerimiz de gün yüzüne çıktı. Doğru ile yanlış, tedbir ile vesvese, rehavet ile risk  
birbirine karıştı… 
 
İşte bu kitap hijyen konusundaki farkındalığı artırma ve ihtiyaçları karşılama düşüncesiyle, her biri birbirinden bağımsız “makale” tadındaki yazıların bir araya toplanmasıyla oluştu. Çamaşır hijyeninden bina bakımına, mutfak dezenfeksiyonundan halıların temizliğine kadar günlük hayatı kolaylaştıracak pek çok bilgi içeriyor.  
Kolay ve keyifle okunması, hatırda kalması, ilham vermesi amacıyla yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49157afa-5932-4c57-bbb7-50e3d181f7e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Enkaz Altındakiler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kırık  
aynanın 
ayrılmış 
parçalarında birlikteydik. 
Birlikte 
ve  
paramparçaydık. 
  “Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altında. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir platonun içinde. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evleri bulmak. Tüm yarışmacılar evleri 
bulduğu an kazanan belirlenmiş olacak.  
Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?” 
 
Kumru, Uraz, Nisan, Eren ve Bulut… Farklı hayalleri olan ve birbirine yabancı beş genç… Enkaz Altındakiler isimli sıradışı bir televizyon yarışmasına başvurarak inanılmaz bir deneyime adım atarlar. Ancak ortaya çıkan beklenmedik gelişmelerle hayatları derinden sarsılacak ve unutamayacakları bir yolculuğa çıkacaklardır…    
 
&quot;Ben Kumru Sonat; buraya benim, senin, bizim, enkaz altındakilerin hikâyesini anlatmaya geldim.  
Sen de enkaz altındasın,  
farkında değil misin?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8252f2b-a883-4e87-aa8a-32de6a4959f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günlüğü (Kareli)</image:title>
            <image:caption>Ziyaret ettiğiniz kitaplar sizde nasıl izler bırakıyor? Kitapların iç dünyanızdaki yansımalarını yazıya döker misiniz? Peki, bir okuma günlüğü tutmak okuma alışkanlıklarınıza neler katabilir?

Okuma Günlüğü, okuduğunuz kitaba dair unutmak istemediğiniz ayrıntıları, yorumları, anahtar sözcükleri, alıntıları ve sizde uyandırdığı çağrışımları not edip yıllar boyunca saklayabilmeniz için tasarlanan sade ve kullanışlı bir günlük. Okuma yolculuğunuzdaki rotaları adım adım izlemek için yeni bir zemin sunan Okuma Günlüğü, sayfa aralarında Tim Parks&apos;tan Ricardo Piglia&apos;ya George Saunders&apos;tan, Terry Pratchett&apos;a farklı yazarların okuma ve yazma üzerine kaleme aldıkları kısa metinlere de yer veriyor. Böylece okumanın pasif bir eylem olmadığının bir kez daha hatırlatıldığı günlükte yol alan okurlar, etkin bir okur olabilmenin ayrıcalığını yaşıyor. Özgün tasarımı ve ciltli baskısıyla dikkat çeken Okuma Günlüğü, okurların başucundan eksik etmeyeceği ve yıllar sonra okurun seyir defteri olarak belki de kitap gibi okuyacakları bir miras aynı zamanda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9dd1b2b-62b7-455f-8a29-c7750b721c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönlüme Düşen Hasret</image:title>
            <image:caption>Neden bu kadar hasretim sana,
Acı çektim hep gurbetten yana,
Neden bu gönül doymuyor sana,
Bir selamın bile yetiyor bana.
Yıllarım acı çekmekle geçiyor,
Zalim gurbet eller beni yıkıyor,
Aklıma düştükçe memleketim,
Gözlerimden kanlı yaşlar akıyor.
Bir hoş olurum her yaz geldiğinde,
Anılarım çıkmaz kalır gönlümde,
Cennetsin Reşat`ın gönlünde,
Yaşarım seni öz benliğimde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe97665e-8cd9-4ab4-9d42-2bf9e823d33c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yurtiçi Gezilerim</image:title>
            <image:caption>Yurtiçi Gezilerim Kısa Özet
Göçebe bir ulusun genlerini taşımamla ne kadar ilgilidir bilemiyorum, ama gezmek her zaman için içimde derin bir arzu, içimde zapt olmaz bir tutku, hayallerim, düşlerim ve gelecekten umutlarım, olmuştur. Yalnızlık yokluk, yorgunluk, sorun, bunalım, her derdime ilaç gibi gelmiş, gezmek beni her zaman için yenilemiş güncellemiş ve gençleştirmiştir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47410003-e25c-439d-88d1-e2d057a0cb3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Serofima</image:title>
            <image:caption>“Küçük kulaklarının üzerini örten kısa saçlarının altından uzun küpeleri sarkıyordu.  Konuşurken ara sıra başını sağa sola sallıyor, gözünün önüne dökülen yumuşak saçlarını toparlarken de kulaklarındaki ağır küpeler fırlayacakmış gibi oluyordu.” 
 
Duygu ve düşüncelerimizi, başkalarının deneyimlerinden yararlanarak zenginleştirmek için hikâyelere/öykülere ilgi duyarız. Bir gün her şey yoluna girecek umuduyla çalışıp çabalarken, elimizden kayan kendi öykümüzün bile farkında olamayız. 
 
Rüzgâra Karşı Sözler (özlü sözler), Aklın Özgürleşmesi (deneme) eserlerinin ardından, Madam Serofima’yı okuyucunun beğenisine sunan yazar, öyküleriyle bizi farklı karakterlerin iç dünyasında bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98db3726-0e7b-4297-a25d-171335d5c0c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevapsız Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Çantasına sadece bir kitap ve MP3 çalar atıp köpeğiyle birlikte evini terk eden Jihun, her gün başka bir motelde konaklayıp yolda karşılaştığı insanların hikâyelerini dinler. Geçici yoldaşlarının isimlerini öğrenmek yerine onları numaralandırır ve adreslerini not eder.  Bir zamanlar şair olmayı hayal eden komadaki arkadaşına şiirler okuyan 239; bir yanlış anlaşılma yüzünden her gün aynı hatta trenle yolculuk eden 109; intihar etmeye karar veren 32 ve daha nicesi… Jihun seyahati esnasında her akşam bu sayılardan birine mektup yazar, böylelikle onları teselli etmek, kendi deneyimlerinin kaydını tutmak ve yalnızlığından kurtulmak ister. Seyahatini bitirmesi kendisinden önce bir mektubun evine varmasına bağlıdır. 
Jang Eun-jin “Cevapsız Mektuplar”da modern hayatın yalnız gezginlerine birlikte yolculuk etmeyi teklif ediyor. İletişim araçlarının gün geçtikçe arttığı buna karşılık hakiki paylaşımların azaldığı bir çağda başkalarını anlamanın ve bağ kurmanın kıymetini hatırlatıyor. 
Acıyla mizahın iç içe geçtiği bu eser umudun parıltısını satırlarında taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/572c419a-17d0-4d26-84b8-62b5faa7501f.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumun Pandemi Halleri: Pandemide Toplumsal Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         POST-PANDEMİK TOPLUM: SALGIN SONRASI TOPLUMDA ÖRÜNTÜ DEĞİŞİMİ 
·         YOL BAĞIMLILIĞI VE REAKTİF POLİTİKALAR KAVRAMLARI ÇERÇEVESİNDE TÜRKİYE’DE SALGIN DÖNEMİNDE UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR 
·         SALGIN SÜRECİNDE DEĞİŞEN SOSYO-EKONOMİK VE SOSYO-KÜLTÜREL İHTİYAÇLAR, KAZANIMLAR VE BEKLENTİLER 
·         YÜKSEKÖĞRETİME SALGININ ETKİLERİ: RİSK, BELİRSİZLİK VE EŞİTSİZLİK 
·         SALGIN/ PANDEMİ VE SERBEST ZAMAN 
·         PANDEMİ İLE KENTİ YENİDEN DÜŞÜNMEK: KENT, PANDEMİ VE DEĞİŞİM 
·         SALGIN VE YAŞA DAYALI DEZAVANTAJLI GRUPLAR 
·         SALGINLAR VE İNSAN HAREKETLİLİĞİ: KOVİD-19 SALGINI 
·         COVİD-19 VE DİNİN İŞLEVSELLİĞİ 
·         SALGIN SÜRECİNDE DEĞİŞEN DEĞERLER 
·         KADINLARIN DİLİNDEN COVİD-19 PANDEMİ SÜRECİ 
·         TEKİNSİZİN BELLEĞE İZDÜŞÜMÜ: COVİD-19 VİRÜSÜ İLE İLGİLİ KARİKATÜRLERDE GÖSTERGELERARASI İLİŞKİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a80295a8-6bee-4d3e-8dbd-95424cda4553.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürdürülebilirlik Güncel Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM 1 
KAPİTALİST DÜZLEMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN GELİŞİMİ 
 
BÖLÜM 2 
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA TEMELİNDE SAKARYA METAL SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA HAYATI KALİTESİNİN ANALİZİ 
 
BÖLÜM 3 
TÜRKİYE’DE SÜRDÜRÜLEBİLİR İNOVASYON VE EKONOMİK KALKINMA ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 
 
BÖLÜM 4 
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE FİNANSAL YÖNETİM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79366896-5158-4c2b-a62a-fe6b0346102b.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafya Perspektifinden Göçler ve Göç Kuramları</image:title>
            <image:caption>Coğrafya Perspektifinden Göçler ve Göç Kuramları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/967f41d4-69e0-4e07-9eb0-1eca73d164ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kır Ütopyası, Osmanlıdan Cumhuriyete İdeal Köy</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de kentlerin ve ketleşmenin neden bu kadar sorunlu olduğu sorulsa şüphesiz verilecek en isabetli cevaplardan birisi “köylü köyde tutulamadığı için” olurdu. Ülkemizde 80 yıl önce başlayan kitlesel kırsal göç  serüvenini köylerin kendi kaderine terkedilişi olarak okumak da mümkündür. Son 20 yıldır politika düzleminde “köy ” unutulmuş ve kentlerde yaşayan çoğunluğun dimağında da bir nostaljiye dönüşmüştür. Neredeyse iki asırlık bir kırsal ütopya mirasının söz konusu olduğu topraklarda gezdiğimiz nokta oldukça hazindir. Şayet bu mirasın kıymeti bilinebilseydi buünün tersine dengeli bir kır-kent yapısı kurulabilirdir. Bugün refah ülkelerinde görüp iç geçiridğimiz köylerden hiç de geri kalmayan ideal köy tasarımları, kendi dönemlerinde pek çok soruna deva olabilmiştir. İz bırakmış liderler sayesinde yaşayabilmiş olan bu tasarımlar, ne yazık ki onlardan sonra sürdürülebilir politikalara dönüşemediğinden etkisiz kalmışlardır. Şüphesiz ki böyle bir miras, dünyanın ve Türkiye’nin ekolojik- ekonomik krize girdiği şu günlerde hiç olmadığı kadar önemlidir. Eserde kırsal ütopya, Osmanlı’nın son dönemlerinden 1980’lere kadar kesintili ancak birbirleriyle bağlantılı bir süreç olarak ele alınmaktadır. Bu çerçevede Midhat Paşa’nın İttihat ve Terakki’nin, Atatürk’ün Ecevit’in ve Türkeş’in ideal köy yaklaşımları ve öngördükleri modeller ele alınmıştır. Eserde söz konusu yaklaşımların ortaya çıkış gerekçeleri ile ekonomik, sosyal ve mimari nitelikleri, bunlarla kırsalda yaratılması düşünülen refah öngörüleri ortaya konulmuş ve bunların akıbetleri tartılmıştır. Kırsal ütopya ortaya konulurken sosyo- politik ve tarihsel vaka tespitiyle yetinilmemiş ; günümüzün çetin sorunları olan küresel ısınma, gıda güvenliği/krizi ile diğer ekolojik sorunlar karşısında bu deneyimlerin bugüne dair söyledikleri de değerlendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dba86ee-c381-4d7e-82b6-a185058ad4d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Piramitleri</image:title>
            <image:caption>Daha hiçbir şey yokken uçsuz bucaksız bir su vardı. O vakitler ‘Kişi’, yer ile gök arasında pek mutluydu. Fakat bir gün kaybedenlerden olup, huzurdan kovuldu ve Erlik (Şeytan) adını alarak dünyaya gönderildi. Tüm itibarını kaybeden Erlik, topraktan yaratılan insanoğluna bitmek bilmeyen bir kin ve düşmanlık duymaya başladı. Zaman aktı, çağlar ve coğrafyalar değişti ama ezeli düşmanlık hiç bitmedi. Unutulmaması lazım gelen nice şeyler unutulup gitse de kimi kadim sırlar masallara, efsanelere, destanlara ve mitlere karışarak zamanın nihayetine dek var olmanın bir yolunu buldular. 
*** 
Büyük Tufan’ın bitiminde gemiden karaya seksen kişi çıktı. Bunların yetmiş üçü bir tür salgına yakalanıp öldü. Hayatta yalnızca Nuh Peygamber, üç oğlu ve üç gelini kaldı. Hz. Nuh; dünyayı kendince üçe ayırıp Ham, Sam ve Yafes adlı üç oğluna pay etti. Bütün Türklerin atası olan Yafes’in hissesine Türkistan düşünce oğlan buranın kurak olduğunu düşünüp biraz hüzünlendi. Bunu gören Nuh Peygamber, en sevgili oğluna bir taş verip, bir dua öğretti. Yafes, hangi vakit yağmura, kara ihtiyaç duyarsa o taş sayesinde yağdırabilecekti artık. Ve olağanüstü özellikleri olan o taş, çağlar boyunca Türk devletlerinin birliğinin ve saadetinin yegâne kaynağı oldu. ***

“Yada Taşı Efsanesi” serisinin ikinci kitabı olan “Türk Piramitleri”nde, Yada Taşı’nı türlü hilelerle ele geçiren ve Orta Dünya’da Yeni Dünya Düzeni’ni kurmak isteyen Şeytan Erlik Han ile Türk Kağan’ın amansız mücadelesini ve Bilgelik Kitabı için yapılan dehşetli savaşı okuyacaksınız. Savaşın odağında ise içine nice sırların gizlendiği Beyaz Türk Piramitleri olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5444dd0-eab0-4f5a-b1dd-2c9ebc5a69b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçülüğün Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türk Devrimi’nin önde gelen düşünür ve eylemcilerinden Yusuf Akçura bu eserinde Türkçülük akımının Tanzimat’tan İkinci Meşrutiyet’e kadarki gelişimini tahlil ediyor ve Türkçülüğün devrimci tarihine ışık tutuyor. 
Eser, 1928 yılındaki eski yazı ilk basımından çevriyazı ve sadeleştirme yoluyla hazırlandı. Sonraki basımlarda yer alan okuma, sadeleştirme ve yazım hataları giderildi. 
Elinizdeki kitap, Türk Devrimi’nin düşünzel kaynaklarını, Türkçülük ve halkçılığın köklerini anlamak için en özlü, en temel eser niteliğindedir. 
 
“‘Türk milliyeti’ fikri Türkler arasına ne zaman ve nerede girdi? İşte halli pek de kolay olmayan bir tarih meselesi! Asıl meselenin halli yolunda çalışmaya başlamadan evvel, kullandığımız iki tabirden, ‘Türkler’ ve ‘milliyet fikri’ tabirlerinden kastettiğimi manaları açıkça tayin etmeliyiz.” 
(Yusuf Akçura)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d57dc6b-6a93-411a-a0dc-8fa6a0b130b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızları Sayardım</image:title>
            <image:caption>Uni Yayınevinden çıkan;Yıldızları sayardım masal kitabımızla; 
Halk kültürü ürünleri ve Anadolu kültürünün otantik örneklerinin uzmanlar tarafından belirlenip gelecek kuşaklara aktarılması ve zengin halk kültürü değerlerimizin medya aracılığıyla belirlenmiş kültür politikaları doğrultusunda uluslararası alanda tanıtılması zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi gereken bir borçtur. 
 
Masalın esas yaratılma sebepleri; “Üstün fikrin, idealin hiç değilse hayal âleminde gerçekleşmesini sağlamak; güçsüzlüğümüz sebebiyle doğru olduğunu bildiğimiz halde gerçekleştiremediğimiz bazı ideal fikirlerin tahakkukuna yardım etmek” şeklinde 
özetlenebilir   Bu kitapta okuyacağınız masallar Türkiye’nin Adıyaman bölgesinde dilden dile dolaşan masallardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a73e2ae-87ef-4222-b371-49163f0c5777.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Avrupa’da Siyasi Fikir Akımları</image:title>
            <image:caption>Türk Devrimi’nin önde gelen düşünür ve eylemcilerinden Yusuf Akçura bu eserinde milliyet, hürriyet, eşitlik ve sosyalizm gibi siyasî ve toplumsal fikir akımlarının Batılı ve Doğulu kaynaklarını ve tarihsel gelişimlerini inceliyor. 
Eser, 1923 yılındaki eski yazı ilk basımından çevriyazı ve sadeleştirme yoluyla hazırlandı, sonraki basımlarda yer alan okuma, sadeleştirme ve yazım hataları giderildi. 
 
“Karl Marx’ın eserleri arasında en mühim ve en meşhuru Das Kapital (Sermaye) unvanlı eseridir. Karl Marx çağdaş sosyalizmin peygamberi sayılacak olursa, Kapital de onun kitabıdır. Çok özlü ve metin, bazen kapalı ve çetin yazılmış olan bu kitabı anlayarak okumak her yiğidin kârı değildir.” 
(Yusuf Akçura)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b0a923a-6273-4da6-b0a2-90aea127c74d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahname 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fars dilinin sözcük hazinesi sayılan, aynı zamanda eşsiz fesahat ve belagat örneği kabul edilen Şahnâme, içeriğinde yalnızca birtakım hikâyeler barındırmaz. Eserde, eski İran efsane ve gelenekleri, İslam dönemine kadar meydana gelen hemen hemen bütün olaylar hakkındaki bilgiler bir araya toplanmıştır. Ayrıca felsefi ve ahlaki konulara değinilmiş, kahramanlık şiirlerinin yanı sıra diğer şiir türlerine de yer verilmiştir. 
Şahnâme, bir bakıma yenilgi ve hayal kırıklıkları sonucunda ortaya çıkmış bir eserdir. Samanîlerin tarih sahnesinden çekilmesi, Araplar karşısındaki yenilgi ve İran tarihinde olumsuz bir dönemin başlaması gibi etkenler nedeniyle efsaneler ve kahramanlık anlatılarıyla örülü geçmişe, yani hayallerdeki tarihe ihtiyaç daha da artar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a66ac42c-625c-462d-8709-a0837932bbee.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahname 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Firdevsî “İran ruhunu” Şahnâme’yle yeniden canlandıran, onu harekete geçiren; Zâl’i, Rüstem’i, Keykâvûs’u, Cemşîd’i, Behrâm’ı, Câm-i Cem’i, Rahş’ı ve Sîmurg’u yaşatmaya devam eden kişidir. Şahnâme’ye, sadece eski İran hükümdarlarının tarihini, İran kahramanlarının mücadelelerini tasvir eden sahneleri, mitolojik hikâyeleri anlatan, eskilerin yaşadıklarını sonrakiler ibret alsınlar diye yeni kuşaklara aktaran bir eser gözüyle bakılmamalıdır. Bütün bu özellikleri de taşımakla birlikte, onun gerçek değeri; eskiler ve yenilerin bilgi birikimini değerlendirerek gerçek yöneticiliğin kurallarını, teorilerini, İran ülkesini yönetmede gerekli olan siyasi düşüncenin temellerini atmış olmasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33593a0c-2fbb-4696-9a3c-5cadcd8b246a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hindistan’da İslam</image:title>
            <image:caption>İslam’ın Hindistan’daki var oluş tarihi ile Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan Batı’daki tarihi arasında ciddi benzerlikler kurulabileceği anlaşılıyor. Mukayeseli çalışmalar bu iki yayılma tarihinin benzerliklerini henüz tespit etmemiş olsa bile elinizdeki kitap İslam’ın farklı kültür, dil ve etnik zenginlik içinde nasıl bir gelişim seyri gösterebileceği hakkında mühim bir perspektif veriyor. Erken devirlerden itibaren Hint alt kıtasında yayılan İslam’ın buradaki macerası ve yerleşik din ve inançlarla ilişkileri, şeriat, ahlâk, siyaset ve kültür sahalarında karşılıklı etkileşim ve uyum süreçlerini gösteriyor. Bu süreçte Müslüman idareciler yönettikleri halkların kültürel ve dini geleneklerine bazen müdahale etmişler, ama yaklaşık altı asır boyunca yerel din ve kültürlerle alışveriş hâlini devam ettirmişlerdi. Bu durum bizzat İslam içinde de birtakım tartışmaların doğmasına da yol açmıştı. Hindistan’ın Farsça konuşan Müslüman Türk idarecileri kültürel zenginlik ve çatışma içerisinde, İslam’ın siyaset düşüncesi, ahlâk ve tasavvuf metinlerini Hint kültür dünyasına sunmuşlardı. Bu etkileşimin neticesinde üretilen ahlâk teorileri, pratik hayat tecrübesi, yeniden şekillenen Farsça ve tasavvufî görüşler, İslam’ın dünya tarihindeki gelişimiyle ilgili yeni bir bakış sunuyor. Chicago Üniversitesi tarih profesörlerinden Muzaffar Alam’ın, Hindistan’da İslam: Siyasi Dil ve Kültürün İnşası, 1200-1800 başlıklı eseri, Türk okuru için yeni bir ufuk açacak. 
Yazar Hakkında: 
1947 doğumlu Alam Yeni Delhi’de Câmia Milliye İslâmiye’de tarih eğitimi aldı ve aynı şehirde Cevahirlal Nehru Üniversitesi’nde 1977’de doktora çalışmasını tamamladı. Amerika, Fransa ve Hollanda’da çeşitli üniversitelerde dersler veren Alam, 2001 yılında Chicago Üniversitesi’nde eğitim ve araştırma faaliyetlerine başladı. Farsça, Urduca, Hindī ve Arapça dillerinin tarihsel gelişimleri üzerine çalışan yazar Delhi Sultanlığı ve Babür İmparatorluğu’nun siyasi ve kültürel tarihi üzerine çeşitli eserler kaleme aldı. Güney Asya’da İslam kültürü üzerine uzmanlaşan müellif, bu sahada birçok doktora öğrencisi yetiştirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99519</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3639745d-862d-4a60-b039-4427a55db9dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İlişkilerde Güvenlik</image:title>
            <image:caption>KİTAP HAKKINDA: En genel anlamda tehdidin yokluğu ya da güvende olmak olarak tanımlanan güvenlik kavramı ile ilgili Uluslararası İlişkiler disiplini içerisinde dahi herkesin hemfikir olduğu bir tanımlama mevcut değildir. Farklı kuramsal yaklaşımlar güvenliğin nasıl tanımlanması gerektiğiyle ilgili çoğunlukla birbiri ile çelişen iddialarda bulunmaktadırlar. 
Elinizdeki kitap, güvenlik kavramına getirilen farklı kuramsal bakışları ve farklı güvenlik konularını tek bir eser içerisinde toplayarak, bu kavramsal zenginliği okuyuculara aktarabilmeyi hedeflemektedir. Toplamda 33 bölümden oluşan kitap birinci kısımda Realizmden Postyapısalcılığa, Oyun Teorisinden Uluslararası Siyaset Sosyolojisine kadar farklı kuramsal güvenlik yaklaşımını okurlarına sunmaktadır. İkinci kısımda ise güç, savaş, göç, terörizm, çevre ve barış inşası gibi güvenlik konuları, yine kitabın amacıyla bağıntılı olarak farklı perspektiflerden incelenmiştir. 
Elinizdeki kitap, akademisyenler için güvenlik konularında kullanabilecekleri bir başvuru kitabı, güvenlik meseleleriyle ilgilenen genel kitle için bu meseleleri farklı perspektiflerden inceleyen farklı temaları görebilecekleri bir eser, siyasetçi ve güvenlik profesyonelleri için güvenlik konusundaki kuramsal bakış açılarını zenginleştirebilecekleri bir rehber ve Uluslararası İlişkiler, Sosyoloji, Siyaset Bilimi, Bölgesel Çalışmalar gibi alanlarda eğitim alan öğrenciler için güvenlik konularını farklı açılardan görerek farkındalıklarını artırabilecekleri bir kaynak olmayı hedeflemektedir. 
 
YAZARLAR: Alperen Özkan, Başar Baysal, Berk Esen, Buğra Sarı, Burak Toygar Halistoprak, Cihan Dizdaroğlu, Çağla Lüleci-Sula, Çağla Vural, Çağlar Kurç, Çerağ Esra Çuhadar, Çiğdem Pekar, Duygu Öztürk, Efe Tokdemir, Efser Rana Coşkun-Türkmen, Egehan Hayrettin Altınbay, Erdem Ceydilek, Esra Dilek, Gözde Turan, Hasan Selçuk Türkmen, İsmail Erkam Sula, Mine Nur Küçük, Minhac Çelik, Mustafa Gökcan Kösen, Nebahat Tanrıverdi Yaşar, Neslihan Dikmen-Alsancak, Onur Erpul, Petra Cafnik Uludağ, Senem Atvur, Serhan Ünal, Sezgi Karacan, Şükriye Gökçe Gezer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54854297-4ad8-477c-8133-f33b5a04a05b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyetler&apos;de Fetret Devri 1923-1924</image:title>
            <image:caption>Sovyetler’deki iç savaştan sonra Lenin’in yavaş yavaş iktidarını kaybetmesi, Stalin’in ise aynı şekilde güç kazanmasıyla başlayan bir dönem, Sovyetler’de Fetret Devri. Edward Hallett Carr, Lenin’in ölümüyle sonlanan bu kitapta, bu dönemi adım adım izliyor. Ekonomik krizlerden, bilhassa tanınma hususunda diğer ülkelerle ilişkilere, Almanya’daki devrim potansiyelinin gerçekleştirilmesi için çalışmalardan, içerideki iktidar mücadelesine ve parti içi muhalefetin susturulma çabalarına dek uzanan bir perspektifte Sovyetler’deki dönüşümü takip ediyor. Troçki’yle Stalin’in çatışmalarını ele almanın yanı sıra, nihayetinde Stalin’in nasıl yavaş ama kararlı bir biçimde iktidara geldiğini anlatıyor; Stalin ve Lenin’in siyasi görüşlerindeki farklılıkların altını çiziyor. Birçok kaynaktan ve arşiv kayıtlarından yararlanan Carr, usta tarihçiliğiyle Sovyetler’in bir dönemine ışık tutuyor. “Lenin’in son hastalığının son ayları ve ölümünden sonraki ilk haftalar, 1923 Mart-1924 Mayıs aralığı, –Sovyet işlerinde bir ateşkes ya da interregnum olarak– tartışmalı kararlardan elden geldiğince kaçınıldığı ya da askıda bırakıldığı bir tür ara dönem olarak şekillenir: [Bolşevik Devrimi üzerine hazırlanan kapsayıcı çalışmanın] yeni planında bu dönem, şimdi Sovyetler’de Fetret Devri 1923-1924 adı altında yayımlanan ayrı bir cilt oluşturuyor.” EDWARD HALLETT CARR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4253d80-e40c-4438-8f06-4152ecda4333.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Failliğe Çağrı: Dersliklerde Feminist Pedagoji Deneyimleri</image:title>
            <image:caption>“İnsanı her geçen gün daha da baskılayan, değersizleştiren, güvencesizleştiren ve zora dayalı olarak temel haklarından mahrum bırakan siyasal ve ekonomik güçler karşısında derslikleri her şeye rağmen demokratik, eşitlikçi öznellikler ve faillikler üretebilecek kamusal alanlara dönüştürebiliriz.”

Feminist pedagoji doğal ve değişmez kılınmış kavramları, kimlikleri ve kategorileri eleştirmek, cinsiyetçi baskının ve sosyal eşitsizliklerin farkına varmak, geleneksel pedagojik tarzlara meydan okumak, derslik ile toplumsal değişim arasında bağ kurmak için yeni bir okuma ve öğretim metodu yaratmayı önerir ve bu anlamda bir umut ve özgürleş(tir)me politikasıdır. Bu kitap aracılığıyla feminist pedagoji, sadece okul ve öğrenciler ile sınırlı olmayıp, demokratik eleştirel bir kamusal alanın yaratılabildiği fiziksel veya sanal herhangi bir mecrada bile olsa birlikte üretilebilecek feminist bir öznelliğe ve failliğe yapılan bir çağrıdır.   
 
Feminist Bir Faillik Oluşturmada Feminist Pedagojinin Ufku Üzerine İlknur Meşe • Taşrada ve Akademide Toplumsal Cinsiyet Eşit(siz)liği ve Feminist Pedagojinin İmkânı Üzerine Emek Yıldırım Şahin • “Taşra”da Feminist Hoca Olmak: Dönüştürücü Bir Deneyim Zehra Yılmaz • Yapısal Sınırlılıklar ile İmkânlar Arasında Feminist Pedagoji Deneyimlerim İlknur Meşe • Merkezden Taşraya Zorlu Adımlar: Taşra Üniversitesinde Feminist Dersliğin Güçlükleri Duygu Altınoluk • “Feminizm” Dersinin Ardından… Elif Madakbaş Gülener • Eril Tahakkümü Görsel İmgeler Üzerinden Sorgulamak Gamze Toksoy • Erkeklikler Sosyolojisi Üzerine: Küçük Ama Kalıcı İzler Bırakmak Mehmet Bozok • “Teletabiler Nasılsınız?” Sınıfı Başka Bir Mekâna Dönüştürmek İçin Feminist Pedagoji’nin Sunduğu İmkânlar Zeynep Alica • Fevziye Sayılan ile Mülakat: “Feminist Pedagoji Bir Özgürleşme ve Umut Pedagojisidir” İlknur Meşe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7877c17-16c1-4e1d-8911-5911a054c950.jpg</image:loc>
            <image:title>Bakarsın Yağmur Yağar</image:title>
            <image:caption>Sizin baktığınız yerde gözyaşı eksik olmuyor
Çocuklar büyümüyor; soluk benizleriyle
Doğursa bir annenin sevincini öldürüp
Yarına kalmasın
Günyüzü görmesin
Umutları kırılsın
Kötürüm olsun istiyorsunuz
 
Zamanın kahrı mutlaka çıkacak ortaya
Gösterecek yüzünü yüzünüze doğru
Ölümleri bahçenizde görünce
Anlamış olacaksınız hayat nasıl da
Bırakmıyor kimseyi öcünü almadan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75aa1960-fcaf-439d-bbc6-30cd9b370cec.jpg</image:loc>
            <image:title>Gitmek Dolu Evler</image:title>
            <image:caption>Çabuk tükenip çabuk alışıyoruz
Kolay vazgeçiyoruz
Güzel kalmaktan güzel sevmekten
Harflerden yapılmadı insan ya da sayılardan
Kelimeler uzaklaştırır bazen insanı insandan
 
Uyumalıyım
Ayrılıkları şerre yorulmuş istasyonlarda
Hayrı da şerri de gece örtmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2121e1e7-ce1b-4fe3-9cef-f40b5e5958c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Ada</image:title>
            <image:caption>Amerika&apos;ya gitmek için yola çıktılar. Başarılı bir futbol takımı. Okyanusta gemileri neye çarptı? Fırtınadan kurtulabilecekler mi? Saat neden hep 11.11&apos;i gösteriyor? Nasıl bir ada bu? Genç futbol takımı hayatta kalmayı 
başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf7fde8d-53c5-4029-a1af-2225f045dfbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuğulu Park Cinayeti</image:title>
            <image:caption>Bir kadının parfümüne, deri çantasına, stilettolarına, kırmızı iç çamaşırına bağlı olması gibi ben de kurbanlarıma tutkuyla bağlıyım. Onları titizlikle seçer, başımı döndüren tenlerinin kokusunu bir kez daha duymak ve bedenlerine dokunmak hırsıyla soluk alırım. Bu yüzden beklemediğin bir anda duyduğun tıkırtıya, ayak sesine, kapı gıcırtısına, rüzgarsız havada çarpan pencerelere, perdelerin hışırtısına kulaklarını kapatma! Birazdan ölümün sesi tüm seslere eşlik edecek. Şimdi usulca arkana yaslan!
Özenle yapılmış editasyonu ve 8. baskısıyla Kuğulu Park Cinayeti yeniden sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0ba6d21-a51e-42c3-b2b6-58a419b8a86d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşündüğün Gibisin</image:title>
            <image:caption>&quot;Yaşamınızda başardığınız ve başaramadığınız her şey, düşüncelerinizin sonucudur.&quot; 
   James Allen 
 
  Kişisel gelişimin öncü yazarlarından James Allen bu kitabıyla kendi hayatının efendisi olmak isteyenlere, düşüncenin mutluluğa, başarıya ve iyi bir hayata ulaşmadaki etkilerini gösteren bir yol haritası sunuyor.  
  Yüz yılı aşkın bir süre önce yazılan bu eser, bugün hâlâ okuyucusuna rehber olmaya devam ediyor… 
“Kendi düşüncelerinizle yaşamınızı, dünyanızı, evreninizi yaratır ya da yıkarsınız.” 
Düşündüğün Gibisin ve Huzurun Resmi kitaplarının birleşimidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d616ea5f-7c12-41d4-a3be-34112edf4e4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizli Dünya</image:title>
            <image:caption>“Yazılı tarihin başlangıcından günümüze kadar dünya istihbarat tarihini yazmak göz korkutucu bir iş. Bu konuyu tek bir ciltte kapsamlı, kolay anlaşılır ve şaşırtıcı şekilde anlatmak ise parlak bir başarı. Christopher Andrew Gizli Dünya kitabında tam da bunu yapıyor.” — Edward Lucas, The Times 
“Gerçek manada ustalık eseri bir çalışma … İstihbarata ciddi ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir eser … Ortaya koyduğu bilgiler, devlet yönetiminde istihbaratı önemseyen -ya da önemsemeyen- dünya liderleri hakkında çok sayıda anekdot ve görüş içeriyor.” — Joseph C. Goulden, Washington Times 
“Gizli Dünya, hayatını büyük oranda yirminci yüzyıl istihbarat ve casusluk tarihine adamış, MI5’in eski resmî tarihçisi ve Cambridge akademisyenlerinden Christopher Andrew’un büyük başarısı.” —Neil Kent, The RUSE Journal 
“İncil’den günümüze casusluğun farklı türlerinin kapsamlı bir incelemesi … Kolaylıkla okunmaya başlanıyor ve şaşırtıcı derecede eğlenceli. Casusların saçma olaylara dair keskin bir algısı olduğu gibi kendilerine ait gülünç ve ölümcül hikayeleri de var.” — Ben Macintyre, “By the Book,” New York Times Book Review “Küresel istihbarat tarihi konusunda yazılmış ilk kitap olarak kapsamı itibarıyla şaşırtıcı ve beklenmedik mukayeseleriyle keyifli. İstihbarat işinin kısmen tahminle alakalı olduğu düşünülürse, Andrew istihbaratın tarihinin günümüzdeki istihbaratçıların elinde bulunan en kuvvetli araç olduğunu iddia ediyor. Buna uygun biçimde, bu nefes kesici kitap günümüzde dünyanın her yerindeki casus şefleri için önemli dersler barındırıyor. Ortaya çıkmasına Andrew’un bizzat kendisinin yardım ettiği konuya dair çarpıcı bir gizli arkeolojik çalışma.” —Richard J. Aldrich, Times Literary Supplement 
 
Casusluğun tarihi binlerce yıl önceye gitmesine rağmen istihbarat operasyonlarının bu köklü tarihi büyük oranda unutulmuştur. Hatta istihbaratçıların çoğu bile bu tarihten habersizdir. Gizli Dünya bu kayıp tarihi ortaya çıkarmayı, istihbaratın küresel gelişmeler üzerindeki etkisini ortaya koymayı ve istihbarat boyutunu görmezden gelen tarih yazımını sorgulamayı amaçlıyor ve bunu büyük bir başarıyla gerçekleştiriyor. 
Casusların, sırların ve casusluğun yüzyılları aşan hikâyesine dair sunduğu çarpıcı, akıcı ve kuşatıcı anlatımıyla Gizli Dünya, antik dünyada kehanetlere başvurma geleneğinin terk edilip askerî harekâtın icrası için gerçek istihbaratın toplanmasına geçiş sürecinin izini sürerek aralarında Rönesans dönemi Venedik’inin, Bağımsızlık Savaşı’nda Amerika’nın ve Çarlık Rusya’sının da olduğu birçok devlette istihbaratın gelişimini ortaya koyuyor. 
Dünyanın önde gelen istihbarat uzmanlarından Christopher Andrew, casusluğun küresel tarihi hakkında şimdiye kadar yazılmış ilk kitap olan Gizli Dünya’da, istihbaratın son üç bin yıl boyunca kaybolan tarihinin büyük kısmını dikkat çekici bir ustalıkla gün yüzüne çıkarıyor. Gizli Dünya – Dünya İstihbarat Tarihi, güvenlik ve istihbarat operasyonlarının tarihin akışına nasıl etki ettiğini gösteren bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdd20057-92de-46cd-957e-4d3a62388328.jpg</image:loc>
            <image:title>Attila</image:title>
            <image:caption>“Attila, geç Roma dönemi üzerinde uzman Ian Hughes tarafından yazılmış. Attila’nın yaşamının da ötesine giderek, halkı ve Geç Roma Avrupası’na etkisi üzerinde geniş bir gözlem sunuyor.” 
Military Heritage Dergisi 
 
Çoğu kişi Attila adına aşinadır ancak bu tarihsel figürün ardındaki hikâyeyi bilen pek yoktur. 434 civarında Hun imparatoru olduktan sonra Attila yirmi yıl boyunca Avrupa tarihine damgasını vurmuş bir komutandır. İmparatorları haraç ödemeye zorlayıp aksi takdirde savaşla tehdit ederek Roma İmparatorluğu’nun iki yarısının da gözünü korkutmuş, istekleri doğrultusunda yönlendirmiş ve bugün dahi anıldığı şekilde “Tanrı’nın Kırbacı” unvanını kazanmıştır. 
Attila, Hun İmparatorluğu’nun Asya’daki köklerinden başlayarak, altın çağını Attila döneminde yaşayacak olan Batı Hunlarının diğer ırklarla akrabalıklarını, Avrupa’ya göç edişlerini, güçlenmelerini tarihsel açıdan inceliyor, Hunların askeri başarılarının ardında yatan nedenleri irdeliyor ve böylece Attila’yı hazırlayan ortamın çerçevesini çiziyor. Mutlak hükümdarlığa yükselme yolunda Attila nasıl bir devlet miras aldı? Kardeşi Bleda’yla nasıl bir ilişkisi vardı? Yerini koruyabilmek ve sağlama alabilmek adına şantaj sistemini nasıl kullandı? Doğu ve Batı Roma İmparatorlukları ve diğer kavimler nasıl en sonunda Attila’ya karşı bir araya geldi? Attila, kaderini belirleyen Galya istilası ve Katalon Ovaları Muharebesi’nde nasıl hareket etti? Papa I. Leo Attila’ya Roma’yı istila etmemesini söyledi mi? Düğün gecesi sabahında ölü bulunan Attila zehirlenmiş miydi? Attila, bu ve diğer birçok soruya cevap ararken Attila’nın kusurlarıyla beraber gelen karakterini ve motivasyonlarını günümüze ulaşan bütün kaynakları tarayıp değerlendirerek çözümlüyor ve yazılı kaynakların ortaya koyabileceği en sahih Attila portresini sunuyor. 
Ian Hughes, Hun İmparatoru Attila’da benimsediği akıcı ve açık anlatımıyla Roma’nın çöküşüne, Hunların Avrupa’daki varlıklarına ve etkileşimlerine merak duyan okurlar için vazgeçilmez bir kaynak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52fd7f11-0591-4294-8e05-0845bd1e118b.jpg</image:loc>
            <image:title>Araçlar Ve Silahlar</image:title>
            <image:caption>“Elinizdeki kitap; teknolojinin hem bize nasıl güç kattığını hem de bizi nasıl tehdit ettiğini renkli bir anlatımla, üstelik bu işin içinden kişilerin bakış açısıyla aktarıyor. Tam zamanında çıkan bu çalışma, dijital gelecekte gizlilikten siber saldırılara varan konularda kendimize nasıl bir rota çizeceğimize kılavuzluk ediyor.”—WALTER ISAACSON, Geleceği Keşfedenler ve Steve Jobs kitaplarının yazarı 
“Büyük teknolojiyi ehlileştirmek kolay olmayacak ama bu kitap... nereden başlanacağını gösteriyor.”—The Financial Times 
 
Her yeri saran dijital dönüşüm büyük vaatler sunsa da kritik bir dönüm noktasındayız: Dünya, bilgi teknolojisini hem güçlü bir araca hem de dehşet verici bir silaha dönüştürmüş durumda. Yapay zekâ gibi giderek daha da güç kazanan icatların belirlediği bir çağı yönetmek için yeni yaklaşımlar gerekeceği ortada. 
Acaba bu yeni çağda kamu güvenliği, bireysel kolaylık ve kişisel gizlilik arasında doğru dengeyi nasıl kuracağız? Ülkelerimizi, işletmelerimizi veya kişisel yaşamlarımızı yıkmak üzere bu teknolojiyi kullanan siber saldırılara karşı kendimizi nasıl koruyacağız? Tüm toplumlarda dalga dalga görülen ekonomik etkilerini nasıl yöneteceğiz? Acaba çocuklarımızın iş bulabileceği bir dünya mı yaratıyoruz? Yoksa kontrol bile edemeyeceğimiz bir dünya mı? Araçlar ve Silahlar’da Microsoft’un kıdemli yöneticileri Brad Smith ve Carol Ann Browne, çağımızın en dikenli meseleleriyle karşı karşıya kalan dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin kokpitinden büyüleyici bir anlatı sunuyor: Kişisel verilerin gizliliği, siber suç ve siber savaşla sosyal medya, yapay zekânın bizi soktuğu ahlaki çıkmazlar, büyük teknolojilerin toplumsal eşitsizlikle ilişkisi, kısa ve uzun vadede demokrasilerin yüzleşeceği zorluklar… Peki, tüm bunlarla nasıl mücadele edeceğiz? Her şeyin dijitalleşmesine ivme kattığımız bu dönemde, teknolojinin sunduğu muazzam vaatlerle varoluşa yönelik tehditleri arasında nasıl denge kurulması gerektiğine dair dürüstçe, derin bir hesaplaşma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15b579fa-9cd2-40cb-953d-86218f1aa94e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tokugawa Ieyasu</image:title>
            <image:caption>TOKUGAWA IEYASU 
 
OSPREY Büyük Komutanlar Serisi 13 
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler… 
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Tokugawa Ieyasu ile devam ediyor… 
 
16. yüzyılın sonlarına doğru üç büyük general, Japonya&apos;da asırlardır süren iç savaşları sona erdirdi. Ülkenin tek bir çatı altında toplanma süreci Toyotomi Hideyoshi tarafından tamamlanmış olsa da huzurun kalıcı olmasını sağlayan kişi Tokugawa Ieyasu idi ki bu da generali Japonya’nın en kilit şahsiyetlerinden biri hâline getirdi. Stratejik ve siyasi başarılarıyla Ieyasu, Japonya’nın en büyük samuray komutanı addedilir. Küçük ve önemsiz bir derebeyinin bu oğlu hem dost hem de düşman ekabirin elinde piyon olduğu ve rehinlikle geçen sersefil bir çocukluğun ardından gözü kara bir savaşçıya dönüşerek başarı yolundaki ilk adımlarını atmıştı. Ancak onu iktidar piramidinin tepesine, gözü karalığını yaşı ilerledikçe kurnazlıkla da dengeleyebilme hasleti çıkartacaktı. Bununla birlikte onun savaş alanındaki becerilerini ihtiyatla değerlendirmek gerekir zira şans faktörü de Ieyasu’nun başarılarında büyük bir rol oynamıştır. Örneğin Mikatagahara Muharebesi’nde mağlup edilen Tokugawa güçleri, büyük bir bozgundan ancak kış mevsiminin başlamasıyla kurtulabilmişlerdi. Ieyasu’nun Japon tarihindeki belki de en tayin edici muharebe olan Sekigahara’da galip gelmesiyse büyük ölçüde, düşman kampındaki derebeylerinden Kobayakawa Hideaki’nin çatışmanın ortasında taraf değiştirmesi sayesinde mümkün oldu. Bununla beraber Ieyasu, dost ve düşmanlarını doğru seçmekte özel bir bilgeliği haizdi. Başlattığı seferleri büyük beceriyle planlar ve hatalarından ders almayı iyi bilirdi. 
Tokugawa Ieyasu, çağdaşlarından çoğunun aksine son derece sabırlı bir liderdi. Hideyoshi gibi yapmadı ve boyunu aşan işlerden hep uzak durdu. Zaferiyle Japonya’ya huzur getirdiği gibi sülalesini de modern Japonya’nın doğuşuna değin iki buçuk asır boyunca muhafaza edeceği bir hükümranlık konumuna yerleştirdi. Dahası, Japonya’nın sosyo-ekonomik karakteriyle siyasi mimarisini Konfüçyüsçü ilkeler temelinde sil baştan şekillendirmek gibi muazzam bir işi de başarmıştı ki böylece hükmettiği ülkeyi kendi orta çağından erken modern çağına taşımıştır. Bu başarıları gerçek anlamda büyük bir generallik ve devlet adamlığı göstererek elde etmişti. 
Stephen Turnbull’un çalışması, büyük komutan Tokugawa Ieyasu’nun zorluklar içinde geçen hayatını; şogunluk makamını yeniden tesis etme sürecini ve sülalesinin iki buçuk asır boyunca Japonya’ya hükmettiği uzun barış ortamını getiren savaş ve seferleri hiçbir veçhesini atlamadan kısa ve öz ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3329672-d0ce-4342-b42f-8ea9c44b4251.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyalizm Ve Denge</image:title>
            <image:caption>“…Emperyalizm ve Denge 1914 öncesi Alman dış siyasetinin hiç şüphesiz başlıca eserlerinden biri; üstelik klasik diplomasi tarihi geleneğini sürdürmesine rağmen bu geleneğin metodolojik tek yanlılığını paylaşmadığı gibi eskinin kendini haklı çıkarma zorunluluğuna da kapılmıyor.” Volker Ulrich, Süddeutsche Zeitung 
 
1871’de büyük ölçüde kendi idaresi altında kurulan Alman İmparatorluğu’nun ilk şansölyeliğini de bizzat yapan Otto von Bismarck’ın dış siyasetteki başlıca hedefi, Avrupa kıtasının ortasındaki bu genç ulusun güvenliğini sağlamaktı. Dış siyasetteki temel stratejisi ise sair büyük güçlerin çıkarlarını birbirine düşürmeye, topyekûn gerilimleri Avrupa’nın merkezinden çevresine yönlendirmeye, sonra da büyük güçlerin emperyalist müdahalelerinden doğan zıtlaşmaları Afrika ve Asya’da kullanmaya dönüktü. 
Bu tarz bir stratejinin uygulanıp başarılı olmasını sağlayan şey ise Avrupalı güçlerin, Avrupa dışı dünyaya hükmetme yarışına girdikçe diplomasinin manevra sahasının büyümesi olmuştu. Şüphesiz ki Bismarck’la birlikte bu sahayı hâkim bir tavırla kullanmayı beceren devlet adamlarına sahip olması Alman İmparatorluğu için gayet elverişli olmuştu. Ancak Avrupalı büyük güçlerin arasına görece yeni katılan bu devlet, bir ölçüde daha doğuştan karakterinde bulunan, genel olarak emperyalist, özel olaraksa Şark cephesinde faaliyetlerde bulunmaya mecbur kalmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75f57ae0-13e4-49f0-bbb7-726f530976d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Türklerde Gündelik Hayat</image:title>
            <image:caption>ESKİ TÜRK YAZITLARINDA
TÜRKLERİN GÜNLÜK HAYATI


Türkler yedinci ve sekizinci yüzyılda nasıl bir hayat yaşıyordu? Ne yiyor ne içiyordu? Gerçekten ilkel bir hayat mı sürüyordu yoksa gelişmiş bir sosyal hayattan söz edilebilir miydi? Heyecanlarını, sevinçlerini, üzüntülerini nasıl ifade ediyorlardı? Hayatlarında sadece savaş mı vardı? Hayvancılık dışında ticaretle de uğraşıyorlar mıydı? İnançlarını nasıl yaşıyorlardı? Düğünlerini nasıl yapıyorlardı? Anne, baba ve kardeşler arasındaki ilişki nasıldı? Doğan çocuklarına en çok hangi isimleri veriyorlardı? At gerçekten Türklerin vazgeçilmezi miydi?
1995 yılından bu yana yazıtlar dönemi Türkçesi alanında çalışan Erhan Aydın elinizdeki çalışmada eski Türk yazıtlarından elde ettiği sosyal, ekonomik, kültürel ve dinî hayata dair tüm malzemeleri kullanarak yukarıdaki sorulara birbirinden kıymetli cevaplar veriyor. Böylece Türk milletinin yazılı kaynaklarla bilinen en eski dönemlerine ışık tutuluyor, yazılı olmayan daha eski dönemleri hakkında da fikir yürütme imkânı elde ediliyor. Başka milletlerin Türkler hakkında anlattıklarına değil, Türklerin kendi elleriyle yazdığı metinlerdeki bilgilere odaklanan çalışma, okurları son derece şaşırtacak bilgilere ulaşıyor. İslam öncesi dönemde yaşamış Türklerin çoğu zaman sadece askerî ve siyasî tarafı incelenmiştir. Eski Türklerde Gündelik Hayat ise bir Türk’ün günlük hayatının nasıl geçtiğini tüm detaylarıyla ortaya koyuyor. Uzun yıllardır eski Türk dili üzerine çalışmalarını sürdüren ve o coğrafyaya bilimsel gezilerde bulunan Prof. Dr. Erhan Aydın’ın kaleminden Eski Türklerde Gündelik Hayat, Türklerin İslamiyet öncesi yaşamlarını sosyal, kültürel, dinî ve ekonomik yönleriyle inceleyerek o dönemin gözünüzde canlanmasını sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24ecec33-60c9-4ea3-a625-a243902c73a3.jpg</image:loc>
            <image:title>İskender-Sezar (Tam Metin)</image:title>
            <image:caption>Plutarkhos Antik Çağ’ın en önemli yazarlarının başında gelir. Gerek ahlaki ve felsefi denemeleri gerekse de biyografik eserleri ile kendinden sonraki yazarları derinden etkilemiştir. Özellikle, Paralel Hayatlar başlığı altında toplanan biyografileri Yunan ve Roma dünyasından siyasetçi ve komutanların yaşantılarına ilişkin çok kıymetli bilgiler vermektedir. Plutarkhos’un biyografilerini kaleme aldığı devlet adamları arasında en dikkat çekici isimler ise hiç şüphesiz İskender ve Sezar’dır. 
Plutarkhos İskender ile Sezar’ın hayatlarını aşama aşama kaydeder, yaşadıkları olayları ve bunlar karşısında verdikleri tepkileri yazar. Bunu bir kronik yazarı telaşıyla değil, filozofvari bir yaklaşımla ele alır, çözümlemeler yapar. Her ne kadar amacının tarih yazmak değil hayatları kayda almak olduğunu belirtse de adeta bir tarihçi gibi davranır ve kaynaklara başvurmaksızın herhangi bir aktarımda bulunmaz. Plutarkhos, İskender ve Sezar’ın hem kendilerinin hem de yanlarındakilerin kaleme aldığı eserlerden faydalanarak, kariyer basamaklarını tırmanırken geçirdikleri ruhsal değişimleri, savaşlarda verdikleri mücadeleleri, elde ettikleri gücün insan ruhuna etkilerini ustaca aktarır; bu sırada da okuyuculara örtülü olarak birtakım dersler verme gayreti içerisine girer. Emre Poyraz’ın Eski Yunanca aslından tam metin olarak çevirdiği, açıklayıcı notlarla zenginleştirdiği İskender-Sezar dünya tarihinin bu iki büyük komutanın sadece hayatlarını anlatmakla kalmıyor ayrıca yaşadıkları dönemi incelikli bir şekilde sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc6fdd04-3a1e-4c43-8e89-a0fd2e520328.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegenimizden Bir Yaşam</image:title>
            <image:caption>“Ünlü gezgin ve doğa bilimci, okurlarına, anılarını ve güçlü bir manifestoyu bir arada sunuyor; ilkini yavaş yavaş, ikincisini ise bir o kadar ciddiyetle... Kritik bir eşikte olduğumuzun farkında olan Attenborough, insanların iyi yaptığı tek şeyin sorunları çözmek olduğuna dikkat çekerek canlandırıcı bir iyimserlik taşıyor. Gezegenin ekolojik geleceğiyle ilgilenen herkes bu mükemmel kitaba vakit ayırmak isteyecek.”—Kirkus Reviews 
 
Bir zamanlar aşmanın günler alacağı ılıman ormanlar, yanından geçmesi dört saat süren bizon sürüleri, gökyüzünü karartacak kadar yoğun kuş sürüleri olduğunu unuttuk. Tüm bunlar yalnızca birkaç kuşak önce sıradan şeylerdi. Artık öyle değiller. Zenginliğini yitirmiş bir dünyayı yadırgamayacak hâle geldik. Çağımızın asıl trajedisi bu: Gezegenimizdeki biyoçeşitliliğin giderek hızlanan çöküşü. 
Yediğimiz tavukları besleyecek soyayı yetiştirmek için yok ettiğimiz ormanların hesabı verilmedi. Alıp çöpe attığımız pet şişenin deniz ekosisteminde yol açtığı zararın hesabı verilmedi. Bahçemize yaptığımız eklentinin briketlerindeki çimentoyu üretirken açığa çıkan sera gazlarının hesabı verilmedi. 
Ancak gidişatı durdurmak için hâlâ zamanımız var. 
Mutlu hayatlarımızı yaşamaya devam edebilir, çocuklarımızı büyütebilir, inşa ettiğimiz modern toplumun uğraşlarıyla samimi bir şekilde kendimizi oyalayabilir, bunu yaparken de kapıdaki felaketi görmezden gelmeyi seçebiliriz. Ya da değişebiliriz. 
Doğa tarihi programlarının yüzü, ömrünü bu uğurda çalışmalara adamış ödüllü yayıncı ve doğa tarihçisi David Attenborough, geçen yüzyılda dünyada meydana gelen değişikliklerin bilimsel bir özetini sunuyor. Doğayla barışık, yaşam boyu bilgeliğin anahtarının yanı sıra çağımızın tüm sorunlarına ve insanlığın dünyaya verdiği zarara rağmen gelecek için umutlu bir vizyon paylaşıyor. Bu kitap yaptığımız en büyük hatanın hikâyesini anlatıyor—ve şimdi harekete geçersek bu sorunu nasıl çözebileceğimizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/962d6f2e-fe0c-4b4d-9372-bcd396b03a4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Din</image:title>
            <image:caption>YAŞAMIN GİZEMİNİ ANLAMAK ÜZERE
İNSANIN İLAHİ YOLCULUĞU 
Yaratılış hikâyelerinden mucizelere, varoluştan ölümden sonraki yaşama, kadim dinlerden meditasyona, Zerdüştlükten Hinduizme, Vatikan’dan Medine’ye uzanan ilahi yolculuk… Görseller eşliğinde dünyanın köklü inançlarına dair 200 temel kavram üzerinden karşılaştırmalı bir okuma… 
Çağlar boyunca dünyanın farklı kesimlerinde çok çeşitli dinler var olmuştur. Bazıları kadim, bazıları silinip gitmiş, bazılarıysa yakın zamanda ortaya çıkmış… Her ne kadar medeniyet dünyaya dair geniş bir felsefi ve bilimsel anlayış getirmişse de yaşamın mucizeleri, ölüm ve evrenin yaratılışı gizemini korudu. İşte dinî inançlar bu gizemler için açıklamalar sunmaya, evreni anlamlandırmaya ve hayatta anlam aramaya kapı aralar. 
Sünni ve Şii, Katolik ve Protestan, Budizm ve Konfüçyüsçülük arasındaki farklar nelerdir? Musa, İsa ve Muhammed peygamberler kimlerdi ve gerçekte ne vaaz ettiler? Karma, cihat ve nirvana kavramları neden bu kadar önemli? Dünya dinleri yaşam, ölüm ve ömrümüzde nasıl hareket etmemiz gerektiği hakkında ne diyor? 
Dakikalar İçinde serisinden Din, köklü inançların ve uzantılarının tarihlerine, önemli dinî metinlere, peygamberlere ve temel öğretilerine dair kapsayıcı bir bakış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09088d42-916a-4e8b-9b37-7e195cbbfdad.jpg</image:loc>
            <image:title>19. Yüzyılda Fıkhi Mezheplere Bakış (Şevkani Ve Neylü’l-Evtar Özelinde)</image:title>
            <image:caption>19. Yüzyılda Fıkhi Mezheplere Bakış
(Şevkani Ve Neylü’l-Evtar Özelinde)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f8087af-387d-46e1-a892-1a5eaa4c995a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ma&apos;rifet</image:title>
            <image:caption>Ma&apos;rifet adıyla okuduğunuz bu kitabımız tasavvuf dünyasına katılan yeni bir eserdir. Eserimiz her nesne gibi bir noktadan hasıl olmuştur. Kainat dahi bir noktadan ibarettir. Yaratılan canlı ve cansız her şey cemadat, nebatat, mahlukat yani külli eşyanın tamamı yani evren dahi bir noktadan oluşmaktadır.
Elinizdeki bu kitabın konusu olan şiirler, Ehlibeyt&apos;i  tasvir etmektedir.  Ehlibeyt evladını doğru tanımlamak için illa bir debdebeye ve gösterişe ihtiyaç yoktur.  Çünkü insana mahsus olan bu inançlar, Evlad-ı Resul&apos;den bizlere intikal eden önemli bir edebiyattır.  Bu edebiyat bir destanı ifade etmektedir. Zira Ehlibeyt kapısı dar-ul emandır. Yani sığınılacak bir Hakk kapısıdır.  Bizler, bir büyük felsefenin sadece bir zerresine işaret etmeye çalıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2051b4-c6e9-4448-8a60-f8ad070d0d3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Batı Hikâyeleri, birçoğumuzun aklına geleceği üzere dünyanın batısında değil, Çin’in batısında yaşananlara dair hikâyeler toplamı. Çin’in batı eyaletlerinden Gansu’da yaşayan, eserlerinde bu bölgenin coğrafi ve kültürel unsurlarını kullanan Xue Mo’nun ikisi uzun, toplam dört öyküsünden oluşuyor Batı Hikâyeleri. 
Çağdaş Çin edebiyatındaki birçok metinde alıştığımız “merkez”de yaşananların haricinde, kırsalda yaşanan olayları kaleme alıyor Xue Mo. Bozkırın demir sertliğinde soğuğunu ve çölün yakıcı kuraklığını kahramanlarının yaşadıkları çaresizlik üzerinden bütün gerçekliğiyle aktarıyor. Ölümün her an kendini hatırlattığı bir coğrafyada, aşk, inanç ve yaşamın ne denli zorlu olduğunu bütün yalınlığıyla, ama bir o kadar ustalıklı bir üslupla aktarıyor. 
Batı Hikâyeleri, çağdaş Çin edebiyatının en seçkin örneklerinden.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbabec4e-065d-41ef-9ec1-7e633cd2da5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Ve Devlet</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir efendi, her kim olursa olsun ve kendini ne kadar liberal gösterme arzusu taşısa taşısın, her zaman efendidir. Onun varlığı, tüm altındakilerin köleliğini zorunlu kılar. Bundan ötürü eğer Tanrı varsa ve insan özgürlüğüne hizmet etmek istiyorsa bunu ancak var olmaktan vazgeçerek yapabilir.&quot; diyen Mihail Bakunin, 1814-1876 yılları arasında yaşamış bir Rus devrimci ve kolektivist anarşizm kuramcısıdır. Anarşist düşünürlerin ilk kuşağının temsilcilerindendir. Anarşizmin babalarından biridir. Tanrı ve Devlet, onun en ünlü eseri olmakla birlikte birçok çalışması gibi bu da bitmemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de1d61cd-50da-4293-8d22-15e23c0a515a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lo</image:title>
            <image:caption>Adım Yüksel ama burada herkes bana Lo der. Bu ismi bana Çavuş koydu. Başlangıçta sinir oluyordum ama şimdi hoşuma gidiyor. Bence bir kahraman adı gibi: Lo . Birkaç kez onlara adımın Yüksel olduğunu söylemeyi denedim ama işe yaramadı. “Şuradaki çuvalı kap da gel Lo.” “Benim adım Yüksel.” “Ne diyorsun Lo?” “Adım Lo değil, diyorum.” “Çuvalı getir Lo.” Böyle. Ben diyorum Yüksel, bunlar diyor Lo. Desinler. Ben de seviyorum artık yeni adımı. Annemi, babamı, çadırımızı, çalıştığımız tarlaları, çadırdaki diğer insanları da seviyorum. Sadece Çavuş’la aramız biraz kötü. Çünkü her şey onun yüzünden oldu. Tam okula gidecektim ki karşıma Çavuş çıktı. Hikâyeme o günden başlayacağım…. 
Edebiyatımızın çok sevilen yazarı Şermin Yaşar, içten anlatımı ve çocuk dünyasını özgün kavrayışıyla çocuk edebiyatında yeni sayfalar açmaya devam ediyor. Lo’yu tanıdığınızda onu çok sevecek, hikâyesini hiç unutmayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6272a24-4ca5-4538-ae11-48b565e689ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü ve Nefes Hanesi Hilal Şehir 2</image:title>
            <image:caption>En ölümcül GÜÇ. 
En vahşi TUTKU. 
En acımasız KADER. 
 
“Taht Oyunları’nın Buffy Vampir Avcısı ile buluştuğunu ve üzerine bir tutam da E.L. James eklendiğini hayal edin. 
—Telegraph 
 
“Baş döndürücü, her fırsatta yarattığı merak uyandıran sürprizleriyle sizi içine çeken bir girdap.” 
—Daily Mail 
 
Bryce Quinlan ve Hunt Athalar bir anlaşma yaptılar: Aralarındaki çekimin gücüne kapılmayacak ve Kış Gündönümü’nü bekleyecekler. Çünkü henüz kimse güvende değil. Fakat birbirlerine her yaklaştıklarında çakan kıvılcımlar, neredeyse tüm Hilal Şehir’i alevler içinde bırakmaya yeter. Bryce ve Hunt isyancılara katılırken ve isyanın nedenlerini öğrenirken, çevrelerini güvende tutmak için susmak zorunda olduklarını fark ettiler. Ama bildiğiniz gibi ikisi de sessiz kalmak konusunda hiç de başarılı değiller… 
 
Cam Şato, Dikenler ve Güller Sarayı serileri 37 dile çevrilen Sarah J. Maas Hilal Şehir serisinin ikinci kitabıyla ustalık eserine okurlarına hediye ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c247931-8042-49e6-a217-04febc405450.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Soruların Anası</image:title>
            <image:caption>“Hikâyeler hayatımızı kurtarır ve hikâyeler hayatımızdır.” 
 
Yazar ve aktivist Rebecca Solnit’ten kadınların temel meselelerine geniş açıyla bakan bir kitap: Tüm Soruların Anası. Tüm Soruların Anası, Solnit’in mizojiniye dair makalelerini bir araya getiriyor. Kadınları üreme yetisi üzerinden tanımlamakta direten toplumsal dinamikleri ele alan Solnit, edebiyat kanonunu şekillendiren eril saplantıdan tecavüz şakalarına uzanıyor ve hayatın her köşesinde maruz kaldığımız kadın düşmanlığını hedefe koyarak günümüzde kadınlık durumunu masaya yatırıyor. 
İroni yüklü bu makaleler, tarih boyunca kadınları susturmaya yönelik pratiklerle dayatılagelmiş sessizliğe vurgu yapıyor ve sessizliği bozma, anlatma ve dinleme edimlerinin kazanımlarını öne çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e39b8c17-5202-4fdf-866d-b1c2e49e46ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Perinin Ölümü</image:title>
            <image:caption>Başkomiser Perihan Uygur yine şehrin tekinsiz sokaklarında…  
 
Ünlü romancı Nadir Surkultay’ın eski eşi ve çevirmeni Alman vatandaşı Eva Surkultay Balat’taki evinde ölü bulunur. Başta kendi silahıyla intihar ettiği zannedilir. Ancak soruşturma başlayınca Eva’nın öldürüldüğü anlaşılır. Başkomiser Perihan ve yardımcısı Ayla, bu cinayeti araştırırlar. Magazin basınının da ilgi gösterdiği çetrefil soruşturmanın ucu karanlık suç örgütlerine kadar uzanacaktır. 
 
 
Yazar Hakkında: 
Tuna Kiremitçi 1973ʹte Eskişehirʹde doğdu. İlk edebiyat ürünleri 1991ʹde Varlıkʹta yayımlandı. İnsan ilişkileri üzerine, bazıları sinema ve tiyatroya uyarlanan, Fransızcadan Çinceye,  Arapçadan İtalyancaya 17 dilde yayımlanan romanlar yazdı. İlk polisiye romanı Mezun Cinayetleri 2021ʹde yayımlandı. Ulusal gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yaptı. Aynı zamanda müzik çalışmalarıyla da tanınan Kiremitçiʹnin besteleri kendisi dışında farklı sanatçılar tarafından da seslendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/518f23cb-6c80-43ee-9709-b63e0bc528e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanış Acı ile Başlar</image:title>
            <image:caption>“ACI, HİÇ BEKLEMEDİĞİMİZ YERDE SUNAR ŞİFALI GÜCÜNÜ.” 
– HEIDEGGER 
 
Bu hayatı hakkıyla yaşamak için hakikatine uyanmak gerekiyor. 
“Uyanış”ın acıyla gerçekleşmesi ise tüm öğretilerin temeli... Kabala, Tasavvuf, Budizm ve daha nice öğreti acının nasıl dönüştürüleceğinin ve kişiyi hakikate nasıl ulaştıracağının evrensel bilgisini veriyor. 
Bu kitapta, evrensel öğretilerden biri olan Kabala inancının en anlaşılabilir haliyle tanışacaksınız. Uyandıran acının nasıl çekileceğinin, nasıl dönüştürülebileceğinin ve acının hayata nasıl köprü yapılacağının yolunu göreceksiniz. 
Günlük hayatta da kolayca gerçekleştirilebilecek uygulamaların içinde yer aldığı bu kitap, gerek kadim bilgiler içeren şifalı mühürlerle, gerek şifalı taşlarla, uyanış yolculuğunuzu kolaylaştıracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a50fb90-7700-443e-ab02-b41984f9ccf7.jpg</image:loc>
            <image:title>80 Günde Devrialem</image:title>
            <image:caption>Phileas Fogg, son derece dakik bir insandı. Asla acele etmez, her adımını hesaplar ve hep en pratik yolu seçerdi. Reform Kulübü’ndeki arkadaşlarıyla sadece seksen günde dünyayı dolaşabileceğine dair servetinin yarısı üzerine bahse girince tüm hayatı değişti. 
  Fogg başlamak üzere olduğu destansı seyahat hakkında çok az şey biliyordu. Tek bildiği sadık hizmetkârı Passepartout’yla kimi zaman bir filin sırtında, bazen bir trenin kompartımanında, belki de buharlı bir geminin güvertesinde bu yolculuğu tamamlamaya çalışacaklarıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f2f930-b854-4b73-8da9-912d4eb05aeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dans Ayakkabıları</image:title>
            <image:caption>Doğduğum günden beri dans benim için her yerde. 
Gökyüzündeki bulutlarda, 
Göldeki suyun dalgasında, 
Ağaçların dallarında. 
Çünkü dansın kelimelerini yazıyorum. 
Dedemin el emeği, anneannemden bana kalan, hâlâ sapasağlam ayakkabılarımla. 
Görüyorum ki ayakkabılarımı pek merak ettiniz. 
Bu ayakkabılar neden hiç eskimiyor, var mı bir tahmininiz? Bu kitabı okumaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e989f1c-3e68-4387-b48d-d589a5585245.jpg</image:loc>
            <image:title>Hileli Ayna</image:title>
            <image:caption>Benliğin ön plana çıktığı bir çağda yaşıyoruz; gerçekleri güçlülerin şekillendirdiği, hem kişisel hem de siyasi yanılgılarla dolu bir çağda. 
 
The New Yorker’ın en parlak genç yeteneği Jia Tolentino, karmaşık ve çok katmanlı meseleleri açıklama becerisini  mizah anlayışı ve derin bir dürüstlükle birleştirerek içinde yaşadığımız dönemi tanımlayan çatışmaları, çelişkileri, büyük değişimleri irdeleyen eşsiz bir ses. Birbiriyle bağlantılı konuları masaya yatıran dokuz denemenin yer aldığı Hileli Ayna’da, hayatlarımızın yüzeyinin hemen altında akıp giden kendini kandırma nehrinde bizleri aydınlatıcı, unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor; içine doğduğumuz ve bizi şekillendiren kültürün aynasında kendimizi net bir şekilde görmenin zorluğunu gözler önüne seriyor. Sosyal internetin kâbus gibi yükselişinden 2000’lerin belirleyici sistemi haline gelen dolandırıcılık düzenine, abartılı düğünlerden bedenlerimiz de dahil olmak üzere her şeyin biz ölene kadar daha verimli ve güzel olması gerektiği konusunda ısrar eden optimizasyon rüyasına, farklı gözüken konuları birbirine bağlayarak anlatıyor Tolentino. 
 
Çağımıza dair keskin bir gözlem yeteneğine sahip bir zihinden, benzersiz eleştirel üslubuyla, bakış açımızı çarpıtabilecek güçlerin bir analizi… 
 
  “Son derece zekice, sınırları zorlayan bir eser.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90442641-64bc-456b-99f7-1a47ed0f6a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentlerin Ayakbilimi</image:title>
            <image:caption>Oulipo. Simülasyon teorisi. Mimari. Varlıkbilim. Asefali. Gökyüzünde bir ayak. Olasılık evreninde bir tura. Mikrologya. Epik Defans Tutanakları. Video oyunları. Kurgular. Döngüler. Parçalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ead0919c-cd69-4622-ae37-2c47d7dfdd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Japonya’nın batısında, karlarla kaplı bir kaplıca kasabasına yolculuk eden Shimamura, burada Komako adlı masum bir geyşayla bir ilişkiye başlar. İkisi de gayet iyi bilmektedir ki bu ilişkinin buruk sonu onlar için çoktan yazılmıştır. 
 
 
“Çağımızın en etkileyici ve özgün eserlerinden biri.” 
The New York Times 
 
 
“Haiku’nun narin, anlık diliyle Kawabata çetrefilli bir ilişkinin derinliklerine iniyor.” 
The Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ec00403-456a-4380-8e65-cf91101b796b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Çilekleri</image:title>
            <image:caption>“Nikolay Semyonoviç’in balkonlu, sundurmalı, verandalı, kuleli ve her şeyin yepyeni olduğu villasının önünde, çıngıraklı üç atın çektiği bir kupa arabası bekliyordu. Arabacı, Petersburg’dan bir beyefendiyi pazarlık yaparak on beş rubleye getirdiğini söyledi. Liberalizme bağlılığıyla tanınan bu beyefendi, çarlığa bağlılık içinde, fakat özgürlüklerin tartışıldığı bütün komite, komisyon ve alt komisyonların tümünün de bir parçasıydı. Bu, işi başından aşkın adam her zaman yaptığı gibi şehirden yalnızca 24 saatliğine çocukluk arkadaşının evinde kalmaya gelmişti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/906cd7eb-0a23-446b-90e8-bd4f6751553e.jpg</image:loc>
            <image:title>Alice Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>“Alice, bankta kardeşinin yanında oturmakta idi.Ve bu durumdan çok sıkılmıştı ama yapacak hiçbir şeyi yoktu. Bir iki kez kardeşinin okuduğu kitaba göz attı ama içinde ne resim vardı ne de konuşma. “Ne anlamı var ki böyle bir kitabın? İçinde ne bir resim var ne de konuşma” diye düşündü. Hava o kadar sıcaktı ki Alice’in hem uykusu gelmişti hem de sersemlemişti. Sonra kendi kendine düşünmeye başladı, taç yapmak için papatya toplamaya değer miydi? O sırada pembe gözlü Beyaz Tavşan koşarak yanından geçti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f653818e-de38-4526-80d3-332a72e729da.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk</image:title>
            <image:caption>1982 Kayseri Deliklitaş Mahallesi doğumluyum Halil ve Yüksel Ertüzel çiftinin kız beklediği oğullarıyım, eniştemin beş kaynından üçüncüsüyüm, ilkokulu Nuri Has ilkokulunda okudum beşinci sınıf mezunuyum, ortaokul ve liseyi açık öğretimden bitirdim, ilkokul bitimi sanayide çalışmaya başladım, 2000 yılında ilk şiirimi peygamber efendimize yazdım sonrasında amatör olarak kendi iç duygularımla şiir yazmaya gayret gösterdim. Balıkesir ve Sakarya&apos;da askerlik görevimi yaptım, 2016’da evlendim aynı yıl içerisinde bir oğlumuz oldu dedesinin ismini yaşatıyor, 21 yılın getirdiği birikimi bir araya getirip bu eseri çıkarmaya karar verdim, Osmanlı Türkçesi&apos;ni de yazıp okumaya başladım aynı zamanda bu sebepten dolayı Latin ve Osmanlı Türkçesi olarak şiirlerimi tasarladım siz değerli okurlarıma bir nebzede olsa hitap edebilirsem ne mutlu bana, sevgiyle ve sağlıcakla kalın. Allah&apos;a emanet olun İnşaAllah..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/582d7a8f-9869-43ac-834b-8e145f19842e.jpg</image:loc>
            <image:title>Billy Summers</image:title>
            <image:caption>“Tekinsiz hayal gücünü, dizginlenemez güce çeviren” efsanevi yazar Stephen King’den, profesyonel bir katil üzerine heyecan verici bir roman. Billy Summers dünyanın en iyi kiralık katili, madalyalı bir Irak Savaşı gazisi, izini kaybettirmede sihirbaz Houdini kadar hünerli bir keskin nişancı. Ancak sadece gerçekten “kötü” adamları hedef alan bu amansız katil artık emekliye ayrılmak istiyor. Bundan önceyse son atışını yapıp kötülük timsali bir adamı haklamalı. Sonrasında sırra kadem basacak. Peki bu süreçte ne yanlış gidebilir ki? Muhtemelen her şey. Stephen King’in son şaheseri Billy Summers, hem bir savaş hikâyesi, hem de Amerika’nın küçük kasabalarına ve orada yaşayan insanlara yazılmış bir aşk mektubu. Eli kanlı bir intikam romanı. Aşk, şans, kader ve kurtuluş için tek atımlık kurşunu kalmış karmaşık u kalmış karmaşık bir kahramanın karanlık hikâyesi. bir kahramanın karanlık hikâyesi. Bu romanı elinizden bırakamayacak ve Billy’yi asla unutamayacaksınız. New York Times Çok Satanlar Listesinde Bir Numara Esquire Yılın En İyi Kitabı Wall Street Journal Yılın En Sevilen Kitabı Goodreads Okur Ödülleri En iyi Gerilim Finalisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/934b2581-f607-46a3-8e6c-d51d351b4fe8.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Ekseninde Makaleler &amp; İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Beste BEKİR 
Türk şair, yazar, akademisyen ve öğretmen. 
 
Yazmayı hayat biçimi hâline getiren şair, edebiyat dünyasına henüz dokuz yaşındayken yazdığı anne ve öğretmen konulu şiirlerle adım attı. 
 
İstanbul Erkek Lisesinde okuduğu yıllarda katıldığı şair İbrahim Minnetoğlu anısına yapılan şiir yarışmasında &quot;Bana Kendini Getir Gelirken&quot; isimli şiiriyle üçüncülük kazandı. 
 
Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı ile Alman Dili ve Edebiyatı bölümlerinden mezun olan Beste Bekir, çeşitli özel eğitim kurumlarında Almanca, Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra bir vakıf  üniversitesinde Türkçe okutmanı olarak çalıştı. Yüksek lisansı Marmara Üniversitesinde Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalında sürmektedir. Ana dil seviyesinde Almanca ve İngilizce ile orta derecede Yunanca ve İspanyolca bilen şairin çok sayıda edebiyat dergisinde şiir, deneme ve çevirilerine yer verilmiş olup çeşitli internet sitelerinde düzenli olarak köşe yazıları yayınlanmaktadır. 
 
&quot;Edebiyat Ekseninde – Makaleler &amp; İncelemeler&quot; adlı kitabının yanı sıra Saklı, Kırgın Günçiçeği, Hayalin Işıltılar İklimi, Zembereğin Sancısı ve Düş Dokunuşlu Zamanlara Sığındık adlı beş şiir kitabı ile dergilerde yer alan ve beğenilen biyografi, deneme ve şiir çevirilerini bir araya topladığı &quot;Kalemimden Dökülenler&quot; adlı bir kitabı bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3282c634-12ee-4a0a-9910-28fd4987d399.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Şarkıları</image:title>
            <image:caption>Editör: Zeynep Yadigaroğlu 
Türk Mûsikisi, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ve Osmanlı tarihi incelendiği zaman entelektüel kesimin büyük ilgisine mazhar olmuş bir sanattır. Klasik sanatların oluşumunda ve olgunlaşmasında toplumun aydın kesiminin katılımı bu sebeple zaruridir. Ülkemizde hâlen Klâsik Türk Müziği, konservatuvarlarımız dışında toplumumuzun farklı alanlarında uzman olan kişilerin desteğini almaktadır. Özellikle hekimlerimizden! Tıp bilimi alanında hemen aklımıza gelen ünlü besteci ve şeflerimizden Dr. Nevzat Atlığ ve Dr. Alâeddin Yavaşça’ya ne kadar şükranlarımızı sunsak az olur. “Tıp sanatı” diye bir kavramın da doktorlarımızın sanata verdikleri ehemmiyetten ileri geldiğini düşünebiliriz bu sayede. 
Şahsen benim kendisini tanımakla gurur duyduğum entelektüel ve sanatsever hekimlerimizden biri de Sayın Abdülkadir Kaya’dır. Sevgili mesai arkadaşım Zeynep Yadigaroğlu, “babamın besteleri var” deyince çok sevinmiş ve tanışmak istemiştim. Abdülkadir Bey ile bestelerini icrâ etmiş ve sanatımızın klâsizmini bestelerinde buram buram hissetmiştim.  Bu kitaptaki eserler Türk Müziği’nin Abdülkadir Bey’deki bir yansıması. Sanatseverlere sonsuza kadar bırakılmış bir emanet. Birçok farklı makamda eserlerle sizlerin beğenisine sunulmakta. 
Abdülkadir Bey’e, bu besteleri bizlere hediye ettiği için sanat câmiası adına şükranlarımızı sunuyoruz. İyi ki varsınız. Sizler vâroldukça Türk Musikisi de vârolacak. Saygılar bizden size. 
                                   Doç. Dr. Ali Kerim ÖNER,                                                                                                                             Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi 
Abdulkadir Bey’in ilk gençlik yıllarından itibaren yaptığı Türk Sanat Müziği bestelerini inceledim. Besteler oldukça güzel, akıcı, kolay deşifre edilebilir özellikte. Hem bir söz yazarı, hem de besteci olarak duygularını aktarmadaki tasvirselliği, zaman zaman hüzün, zaman zaman da neşe olarak bizlere yansımakta. Türk Sanat Müziği de diğer müzik türleri gibi varoluşunu, üretilen eserlerle sürdürmektedir. Bu bakımdan bestecilerimiz her daim çok kıymetlidir. Dr. Abdulkadir Kaya’yı kutluyor; daha nice yıllar güzel sözler ve bestelerle üretimini sürdürerek, bizlerle paylaşmasını diliyorum. Sevgilerimle… 
Mine GEÇİLİ BİTMEZ, 
TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı 
 
Bir toplumun kalkınması için en önemli etkenlerden biri de şüphesiz kültür ve sanat konusunda doğru kaynaklardan beslenmiş bireylere sahip olmaktır. Bu kültürel doygunluktan nasiplenmiş, icrâ ettiği mesleki sorumluluğun yanında sanatsal kimliği ile de örnek teşkil edip toplumun kültürel dinamiklerini ayakta tutmak için çaba sarfeden Dr.Abdulkadir Bey gibi gönül adamlarının varoluşu insanlık için bulunmaz bir nimettir. 
İnsanlık adına çok ulvi bir görev olan Tıp alanına ömrünü adamış, aynı zamanda mûsıkî sanatının en zor dallarından biri olan bestecilik ve söz yazarlığı konusunda da meydana getirdiği eserlerle dinleyenleri kendi iç dünyasına ortak eden Abdulkadir Bey, bestelerinde tercih ettiği çok çeşitli makamların yanı sıra,  Türk Müziği’nin folklorik ve klasik tınılarını da yerli yerince kullanmış. Ayrıca şahsına münhasır müzikal duyuşunun, fantezi türündeki eserlerde de kendini gösteriyor olması; gençlik yıllarından beri içinde bulunduğu ve mûsıkî adına beslendiği kaynakların çeşitliliğini de gözler önüne seriyor. Malatyalı Fahri Kayahan’ın yolunda ve memleketinde, besteleriyle toplumun sanat ve müzikalite çıtasını yükselten Dr.Abdulkadir Kaya’yı tebrik ediyor; eserlerinin sonraki kuşaklara çok faydalı olacağına inanıyorum. Saygılarımla… 
Öğr. Gör. Yaşar MUSAOĞLU                                                                                                                                        Aksaray Üniversitesi Öğretim Elemanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ba889da-55a1-4eea-82a7-47f2bfc5f69f.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkunç Yıllar</image:title>
            <image:caption>Kocaları sürülen, yavrularının karınları düşman süngüleriyle deşilen kadınların talihi! Ak sakallarından tutup sürüklenen ihtiyarların talihi! Cephekerde, bize söven, yüzümüze tüküren düşmanlarımızın menfaatleri için, kanlarını sebil eden gençlerimizin talihi!.. Bu gece rüyama gene Şişkof girecek. Gene beni mezarlara götürüp ölen askerlerin üniformalarını gösterecek. Sen, sen Sadık Turan, sırtında düşman üniforması Rusya&apos;ya karşı harp ettin&quot; diyecek! Gene soğuk terler döküp sabahı kim bilir nasıl edeceğim. Düşman üniforması... Düşmanım kim? Siz değil misiniz Şişkof! Yalanla dolanla memleketimi istilâ ettiniz. Himayenize girmekle topraklarımız, malımız, mülkümüz, dinimiz korunacak diye, sizden öncekiler söz verdiler. Teslim olduk. O millet, yurdunu her şeyden çok sevdiğinden teslim oldu. Silahlarımızı bıraktık. Ya siz?.. Memleketimize girdiğiniz günden beri o toprak kan içinde. Minarelerimizi devirdiniz. Su kemerlerimizi, çeşmelerimizi, heykellerimizi, mermer saraylarımızı atlarınıza ahır yaptınız. Müezzinlerimiz, ezan okumak üzere minarelere çıktıkları vakit, sarhoş askerleriniz, eğlenmek için, kalplerine nişan alma talimi yaptılar...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25a17c7c-0294-40a9-86ff-cbebf009ebe2.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Temuçin</image:title>
            <image:caption>&quot;Gök Moğolların kökü sayılan Bozkurtla Alageyik&apos;in Tibet dağından kalkıp, göl ve ırmakları yüzerek Burhan dağının yamaçlarına gelip yerleştikleri zamandan beri böylesine bir görüntüyü görmek az kimseye nasip oldu. Yulun Eke&apos;nin oğlu karnı üstünde iki eli arasında tuttuğu kıpkızıl bir çul ile doğdu. Yulun Eke oğlunu Yesügey Bahadır&apos;ın yüzüne kaldırdığı zaman çocuğun elleri arasında tuttuğu o kanlı çul parçası tüm savaşçıların ve Şamanların gözleri önünde göz kamaştırıcı bir parıltıyla parladı. Şamanlar, Yesügey Bahadır&apos;ın oğlu büyüyecek; büyüyünce tüm uluslar onun adıyla anılacak, dediler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c7efe21-42e5-49f9-9c72-2d18cc04f646.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar da İnsandı</image:title>
            <image:caption>&quot;Evet, onlar da insandır! Pavlenko&apos;lar, İvan&apos;lar, Kostyürk&apos;ler, Vasil Dimitroviç&apos;ler, Stepan&apos;lar, belki bunu gülünç görecekler; ama nasıl görürlerse görsünler, ben eserimiz tekrar sakin bir dua ile bitirmek istiyorum. Romanımı kapatırken: &quot;Tanrım!&quot; diyorum. &quot;Onlar da insan!&quot; Acı onlara! Kendileri gibi, başkalarının da insan olduklarına inandır onları!&quot; Ötekiler, o hayvan gibi sürülüp götürülenler... Onlar da insandı.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6fa1e2-4e90-4665-9512-37569dfed62f.jpg</image:loc>
            <image:title>Disk Dünya 27: Son Kahraman</image:title>
            <image:caption>Dünyanın sonunu haber veriyorsanız, bunu herkesin bilmesini istemezsiniz!   Efsane yazar Sör Terry Pratchett&apos;ın benzersiz yaratımı “Diskdünya” serisine resimli bir parantez açan Son Kahraman, tanrılara ateşi iade etmeyi kafasına koymuş bir grup barbar kahramanın mücadelesine odaklanan epik bir roman.   Dünya çapında 100 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi yedinci halkası olan kitap, “Sihirbaz ve Kahraman Romanları” alt serisinin de yedinci serüveni.    Diskdünya&apos;nın son kahramanlarını, namıdiğer Gümüş Ordu&apos;yu son bir şarkı söylemek üzere er meydanına çıkaran Pratchett, parmak ısırtan bir kurgu ve Paul Kidby&apos;nin harikulade görselleri eşliğinde, her zamankinden çok daha komik bir anlatı sunuyor.  Tanırlar inanca inanır. Tanrılardan ateşi çalan kahramanın başına neler geldiği malum; cezalandırıldı. İnsanlar için canını feda etti bir yerde. O yüzden, elbette birileri çıkacak ve onun kanını yerde bırakmayacaktı. Bırakmadı da: Şimdi sahne Diskdünya&apos;nın son kahramanlarında! Barbar Cohen ve ekibi Gümüş Ordu, tanrılara ateşi iade etmeye bir hayli kararlı duruyor. Tanrılara karşı öfkeleri büyük çünkü: Yitirdikleri onca kahramanın intikamını almalılar. Bu gelişmeleri duyan Ankh-Morpark yönetimi ise duruma kayıtsız kalamazdı tabii ki: Alelacele bir ekip kurdu, hem de ne ekip! Peki ama, başarısız bir sihirbaz, kabuğuna sığmayan bir dâhi ve yeşil sabun kokan bir yüzbaşı, ömürlerini “kahramanca” savaşarak geçirmiş koskoca bir orduyla başa çıkabilecek mi? Belki de tanrıların bu işe bir dur demesi daha doğru olacak...     Serinin ilk kez Türkçeye çevrilen bu serüveninde, dünyayı olası bir kıyametten kurtarmak için kahramanca çarpışanların hikmeti, yeni bir Diskdünya destanı yazdırıyor.  Bilim ve büyüden esinlenen satırlarıyla Son Kahraman, insanlığın kaderiyle oyun oynamaya kalkanların kıvrakça geri püskürtüldüğü, mitolojik bir parodi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94fe850e-c066-4bdf-bc5a-12632a92343f.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkilerin Günlük Hayatı</image:title>
            <image:caption>Alper Hasanoğlu, insanın hayat ve kendisiyle olan ilişkilerini irdelemeyi sürdürüyor. Bu çerçeve içinde İlişkilerin Günlük Hayatı’nda ele aldığı başlıca konular; aşk kavramı temelinde kadın ve erkek, depresyon ile hayatın ilişkisi, narsist erkek ve kadının ruh hali bağıntısı ve nihayet psikoterapinin hayatımıza olumlu etkileridir. Hasanoğlu bu arada bir psikiyatr olarak çuvaldızı önce kendine batırmaktan da çekinmiyor. Meslektaşlarını ve temel olarak psikiyatrinin işlevini mercek altına alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d065a3a0-0ecd-4535-8c41-28cb62b703b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Ve Diğer Hastalıklar</image:title>
            <image:caption>Dr. Alper Hasanoğlu, bu eserinde kadından erkeğe, aşktan ilişkilere, çocukluk travmalarından içine düştüğümüz varoluşsal boşluklara kadar birçok konuda insan ruhunun derinliklerine dalıyor. Orada bulduklarını gün yüzüne çıkarıp okurlarıyla paylaşıyor. Kimi zaman ilginç, kimi zaman iğneleyici, kimi zaman şakacı, kimi zaman da acımasız. 
   Bazen anlam veremediğimiz duygu ve düşüncelerimizin bizde nasıl izler bıraktığını merak edenler için kaçırılmaması gereken bir çalışma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62d9e3d4-4d79-4dd1-b45f-1b80777e28d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Ve Enerji</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın en parlak filozoflarından biri olan Bergson bu eserinde “yaşam ve bilinç”, “ruh ve beden” ve “rüya” gibi konulara odaklanıyor. Asırlar boyunca felsefenin tekelinde olan ama 19. yüzyılın ortasından itibaren psikolojinin de alanına giren bu konular, iki disiplini de gözeterek işleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ea8bd5d-a6be-48c3-a306-172413bb6ffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Spekülatif Materyalizm</image:title>
            <image:caption>“Tanrının yokluğundan yeterince sağduyu dışı bir dünya sonucu çıkar; Tanrı bile orada meydana gelebilir.&quot; 
Bu kitap filozofun farklı zamanlarda yazdığı 6 makaleden ve neredeyse çeyrek asırdır yayımlamasını beklediğimiz İlahi Yokluk eserinin “açılış argümanı”ndan oluşuyor. Makaleleri sıraya dizerken kronolojik bir sıradan çok doktora tezi İlahi Yoklukun (1997) yapısından yararlandım. Bu 7 yazının içindeki düşüncelerin büyük çoğunluğunun yayımlanmasını beklediğimiz İlahi Yoklukta yer alacağını sanıyorum. Meillassoux şimdiden yaşayan en etkili filozoflardan biri. Peki bu ün tarihsel bir konjonktüre mi dayanıyor yoksa felsefeye orijinal katkıları mı var, bunun kararını okurlar verecektir. Amacım, dünyada böyle etkili olan bir filozof henüz yaşarken ülkemiz felsefe okurlarının bildikleri bir dilde ona erişebilmesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fb3ea91-49a7-4ee3-80ab-da60a080ca91.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Dağı</image:title>
            <image:caption>“Ya yaratıcı sandıklarınız aslında yok ediciyse!”
“Ben Ezda... Tanrı’nın yedinci günde yarattığı... Kâinatın yedi mertebesinde gerçeği arayan ve Kutsal Güneş’in ışığı peşinde süzülen Tanrıça’nın yansıması...”
Yasak elmayı yeme cesaretini, Âdem’le Havva’nın yüreğine serpen günahkâr kimdi? Ya da Kabil’i kardeş katline sürükleyen neden?
Ruhların yedi mertebede sınava tâbi oldukları bir evrende, zıtlıkların gizemini keşfederken varlık ve hiçlik düalizminin kapılarını aralayacaksınız...
Muazzam bir tarih döngüsü ve nefis paralel kurgularıyla, Nurgül Çelebi Tanrı Dağı kitabında, aydınlanma yoluna girmiş öz benliklere evrenin sırlarını fısıldıyor, farkındalıktan henüz nasibini alamayanlara ise spiritüel bir öğreti sunuyor. Beden dünyevidir. Doğmayan ve ölmeyecek olan ise içimizdeki Tanrı özüdür. Hiçbir şey, hiç kimse ve hiçbir zaman kavramlarındaki sonsuzluk Tanrı sonsuzluğudur.
‘Ben’e ulaşmayı, ışık ve tek gerçekle dolmayı amaçlayanlar için mutlaka okunması gereken bir kitap.
Demet Altınyeleklioğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e21f24-8a59-4f4a-8d89-adb1a3aea81f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Polisiye 2.Kitap</image:title>
            <image:caption>Bilgisayar oyunu şampiyonu kayıp kızı ararken, kehanetin görseliyle hedefe kilitlenen hırçın komiser. Mübadele yıllarındaki casus takasına takılan dostluğun bir ömür süren küskünlüğü. Gecekonduda yaşayan ailenin iğrenç karakterli reisinin ölümü. Adaletin elinden bir kez daha sıyrılmakta olan psikopat katili ele veren sevimli sarman. Muhteşem yalıdaki esrar perdesini bakla yemeği sayesinde aralayan kurt dedektif. Rakip gazetelerdeki polis muhabirlerine atlatma yapan gazetecinin son numarası. Denizde bulunan kesik bir elden çocuk tacizcisi doktorun sapık geçmişine doğru yönelen tekil sorgulama. Şansla karışık bir dümenle hapisten çıkan eli kanlı soyguncunun peşine düşen emekli başkomiserin hatasızlık iddiası. Çifte cinayet soruşturmasında muhbirini kollayan narkotikçi kirli polisle çatışmaya giren iyi dedektifler. Büyük paraların döndüğü resim sahtekârlığını ortaya döken yeni evli polis çiftin mizahla karışık çözüm yöntemi. Çok satan cinayet şiirleri yazarının gizemli ölümünün kitap fuarında sonlanan tuhaf soruşturması. Sanrılar içinde akan yaşamını sürdürme amacını öldürmekte bulan sıyrık seri katilin infazı. Bulmacayı andıran seri cinayetlerin arkasındaki kumpası tezgâhlayan kaçakçılar kralı. Sokak çocuklarının arasına karışarak gizli tarikatın kalbine ulaşan muhabirin haber uğruna girdiği tehlikeli macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c153dca-7895-4969-a456-2851225d3e4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikopat - 5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>En iyi yönüm, en büyük zaafımsın! 
 
Kağan ve Buket arkadaşlarıyla birlikte yolculuğa çıkarken her şey çok güzel gidiyordur. Ta ki ezeli düşmanları Bahadır hiç beklemedikleri bir anda yeniden kendini gösterene kadar. Buket bu defa geleceği için yalnız savaşmak zorunda kalır. Acaba başarılı olabilecek mi? 
 
İki âşık Cansu ve Emre yine karşı karşıya gelmiştir. Önlerinde vermeleri gereken önemli bir karar vardır. Peki, bu defa onları nasıl bir son bekliyor? Mutlu mu olacaklar, yoksa sonsuza dek kendi yollarına mı gidecekler? 
 
Gazel tarafında ise işler biraz karışıktır. Çok önemsediği biri vardır! Karanlık ve bir o kadar da gizemli Hakan’ı ilk karşılaştıkları andan beri unutamamaktadır. Acaba Hakan onu önemsiyor mu? 
 
Her bir karakter kendi hikâyesini özenle yazarken saklı gerçekler gün yüzüne çıkıyor ve merak edilen tüm sorular cevap buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/826c63ad-0ce0-42c4-a831-ad9ec05328da.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikopat - 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ben zifiri karanlık geceysem, sen günüme doğan güneşsin! 
 
Buket ile Kağan önlerindeki engelleri aşarak mutlu bir beraberliğe adım atarlar. Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Kimsenin onları ayırmaya gücünün yetmeyeceğini bir kez daha göstermişlerdir. Şimdi ise hayatın tadını çıkarma vaktidir onlar için. 
 
Cansu zor durumdadır. Ona en yakın arkadaşı Buket yardım eder ama yaptığı seçimler hiç de doğru değildir. Gün geçtikçe büyük bir baskıya maruz kalan Buket seçimlerinin ne denli kritik olduğunu anlayacak ve sevdiklerini kurtarmak için çok daha korkunç kararlar almak zorunda kalacaktır. 
 
Bahadır elinde bulundurduğu kozla büyük bir güç kazanır. Bundan sonrası için felaketler kapıdadır. Bu durumda işlerin içinden çıkılmaz bir hal alması kaçınılmaz olacaktır. 
 
Emre hatalarından dolayı pişmanlık duyarken Cansu’ya kendini affettirmek için uğraşır. Ancak Cansu ona çok öfkeli ve kırgındır! Peki ya her iki taraf da birbirinden bu kadar uzaklaşmışken Cansu’nun büyük sırrı Emre’yle tekrar birleşmelerine sebep olacak mı? 
 
Diğer taraftan geçmişin gizleri bir bir ortaya dökülür, Cansu ve Gazel karşı karşıya gelir! 
 
              Kartlar bir kez daha dağıtılıyor. Oyun herkes için yeniden başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fd5e60b-c372-4d43-861c-3b33800140bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikopat - 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sen olmazsan yaşayamam, sen olmazsan ben de olmam! 
 
Buket yaşadığı zor günlerin ardından her şeyden uzaklaşmak için Antalya&apos;ya tatile gider. Ancak hayat ona yeni oyunlar oynayacak, aslında hiçbir şeyden kaçamayacağını anlaması uzun sürmeyecektir. 
 
Onur’a karşı direnen Buket, Bahadır&apos;dan yardım ister. Bu yanlış bir karardır! Bahadır’ın gerçek niyetini anladığında ise artık her şey için çok geç kalmıştır. Geri dönülmez bir yola giren Buket için bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 
 
Kağan öfkesine yenik düşerek Buket’i kaybetmekle karşı karşıya kalır. İçten içe pişmanlık hissederken olanları düzeltmek amacıyla Buket&apos;in ardından Antalya&apos;ya gider. Fakat büyük bir sorunla karşılaşır ama Kağan&apos;ın umurunda değildir! Çünkü Buket&apos;i tekrar kazanıp kendini affettirmeye kararlıdır. 
 
Cansu ve Emre, geçmişin iki eski âşığı, şimdinin ezeli düşmanları! Ankara’dan kilometrelerce uzakta, aşklarına yeniden şans verdiklerinde Emre’nin geçmişten gelen sırları ortaya çıkar. Cansu bir kez daha hayal kırıklığına uğrayarak yıkıma sürüklenir. Ancak bu defa hiç beklemediği bir kurtarıcısı vardır. 
 
Bir tarafta parçalanan hayatlar, diğer tarafta umut arayan çaresiz aşklar… ve akıllarda şu soru: Bu savaştan kim zaferle çıkacak, kim yenilgiye uğrayacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50b801f2-8dcc-4da5-8e95-7a1d8bb22a6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikopat - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aşk hiç bu kadar karanlık olmamıştı! 
 
Bir tarafta zenginlik ve lüks içinde yaşayan Buket, bir tarafta herkesin korktuğu, tehlikeli ve insafsız Kağan! 
 
Buket&apos;in hayatı babasının iflasıyla değişir ve eski kusursuz günlerini İzmir&apos;de bırakarak zorlu bir yaşam süreceği Ankara&apos;ya taşınmak zorunda kalır. 
 
Buket, çevresine ve yeni başladığı liseye uyum sağlamaya çalışırken öyle büyük bir hata yapar ki her tavrıyla belayı temsil eden Kağan&apos;ın tüm dikkatini üzerine çeker. 
 
Hiçbir sınır tanımayan Kağan, Buket&apos;e olan öfkesini göstermekten geri durmaz. İkisi de birbirinden ölesiye nefret ederken, kaçınılmaz sona doğru adım adım yaklaşıp kendilerini imkânsız bir aşkın içinde bulurlar. 
 
Tehlike, bir gölge misali Buket’in üzerine çöktüğünde, Kağan’ın ürkütücü karanlığını aşkıyla aydınlatabilecek mi? Yoksa etrafını saran karanlığa yenilerek ruhunu siyaha kaptırıp yok olup gidecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84963b5c-f690-4fb2-bc42-c07cd629806c.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikopat - 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çok güzel ve bir o kadar da uzak bana! 
 
Aşk, ihanet ve suçluluk... Buket, Kağan&apos;a kendisini affettirmeye çalışırken diğer taraftan da içine düştüğü cehennemden kurtulmaya çalışır. Yalnızca Kağan&apos;ın kendisini affetmemesi değil, okulda da işler pek yolunda gitmez. 
 
Aşk, kızgınlık ve hayal kırıklığı... Kağan, aşkı ile öfkesi arasında kalırken Buket&apos;i bir türlü affedemez. Ama öfkeli olsa da bir gölge misali Buket&apos;i takip etmekten vazgeçmez. 
 
Öte yandan Buket, acımasızlığıyla bilinen Bahadır&apos;a yakın olmak zorundadır. Fakat Kağan hayatındayken bunu başarabilmesi o kadar da kolay değildir. Bu da her şeyi daha da içinden çıkılmaz bir hale sokar. 
 
                            Bunca imkânsızlığa rağmen aşk kazanacak mı? 
            Karanlıktan doğan aşk, Kağan ile Buket&apos;i tekrar bir araya getirecek mi? 
                     Bu aşkın gücü her şeyi geride bırakmalarına yetecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50f56d9c-fe40-4ac5-9f14-545e1e254f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anekdotlar</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rifat bir kere öpmek için kimi sıkıştırmıştı? 
 
&quot;Evime canlı giren tavuk kendi kendine ölmeye mahkumdur&quot; diyen yazar kimdi? 
 
Yahya Kemal&apos;in &quot;manen tokat&quot;ını hangi yazar yemişti? 
 
Deniz Gezmişleri savunduğu için Kemal Tahir&apos;i masayı terk edecek kadar kim kızdırmıştı? 
 
Mina Urgan&apos;a Urgan soyadını kim niye vermiş? 
 
&quot;Ben bilmek için yıllarca okudum. Onlarsa bilinmek için okudular&quot; sözü kimindi? 
 
Genç şairlere &quot;Cemal Süreya&apos;nın peşine takılmayın&quot; diyen şair kimdi? 
 
Dost olduğu yılanı besleyen yazar kimdi? 
 
&quot;Bir piyes yazamayacak kadar aptalım&quot; diyen yazarımız kimdi? 
 
Kayseri garında bir köylünün ayağındaki çorabı satın almak isteyen kimdi? 
 
Anekdotlar, hikâye anlatmalarına alışık olduğumuz edebiyatçıları bu sefer hikâyesi anlatılan karakterlere dönüştüren kısa, özlü ve çarpıcı anlatılarla, meraklı okurları yazarlarla daha yakın bağlar kuracakları ilişkiler alemine götürüyor. Kültür tarihimizin yapıtaşlarını oluşturan 115 edebiyatçının yaşamından 608 anekdot...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fec4f70a-a7cf-4f37-be16-ed1f97a942c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bambi’nin Çocukları</image:title>
            <image:caption>Sincaplar, tilkiler, tavşanlar ve küçük bir karaca ailesinin etrafında macera dolu bir yaşam. 
 
Bambi artık büyümüştür. 
Babasının ölümünden sonra “ihtiyar”ın yerini almış ve çocukluk arkadaşı Faline’den çocukları olmuştur: 
Geno ve Gurri. Anneleri iki ufaklığa orman yaşamını öğretmekte ve onları orman sakinleriyle tanıştırmaktadır. 
Hayat böylece akıp giderken, kötü sonuçları 
olan bir olay bu küçük ailenin 
yaşamını altüst edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f98cfc-6d30-4525-a9b1-b961e96b84c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Balıkesir Gastronomi Atlası</image:title>
            <image:caption>Şef, seyyah ve araştırmacı Ömür Akkor, Türkiye’nin
lezzet hazinelerini keşfetmeye devam ediyor. Rotasını bu kez Ege’nin gastronomi merkezine, Balıkesir’e kırıyor.

Akkor, ilçe ilçe, karış karış gezerek Balıkesir’in lezzet duraklarında soluklandı. Balıkesir’in zeytini, zeytinyağı, peyniri ve geçmişten bu yana yörede yapılan tüm yemekleri; şefin samimi çizimleri, önerileri ve fotoğrafları ile Balıkesir Gastronomi Atlası’nda buluştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62002a72-8a9d-45cc-a736-7381308978d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Gizli Yaşamı: Görünmeyen Organımızla İlgili Her Şey</image:title>
            <image:caption>Neden böyleyiz? Ve böyle olmak zorunda mıyız?
• Neden aynı uyaranlara her birimiz farklı tepkiler veriyoruz?
• İstediğimizi sandığımız şeyleri gerçekten istiyor muyuz? Peki ya korktuklarımız ve uzak durmayı seçtiklerimiz?
• Ruh nasıl oluşur, nasıl çalışır ve çalışmaya nasıl son verir?
• Ruhun zihinsel ve fiziksel sağlığımız üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
• Hormonlarımız kim olduğumuzu belirler mi? Ebeveynimizle ilişkimiz, sosyal bağlarımıza ne kadar nüfuz eder?
• Borderline, obsesif kompulsif ve narsisizm gibi kişilik bozuklukları nasıl oluşur ve ruhun bunlara katkısı nedir?
 
Onu göremiyor olabiliriz ama hissedebiliriz, gözlemleyebiliriz ve hakkında yeni şeyler öğrenebiliriz: Ruh, bedenimizin görünmeyen organı. Yüzyıllar boyunca ruh yalnızca teorik bir varlık olarak kabul edildi ancak modern araştırmalar konuya farklı bir bakış açısı getiriyor. Ruh aslında düşündüğümüzden daha somut; sinir sistemi vasıtasıyla bütün organizmamıza etki ediyor, beyin ve organ aktivitemizi düzenliyor, insanlarla ilişkilerimizi belirliyor, kişiliğimizi tanımlıyor ve isterse bizi hasta edip iyileştirebiliyor. Ünlü psikolog Sabine Wery von Limont, ruhun bizimle iletişim kurmak için hangi stratejileri kullandığını, kendimizi ve diğer insanları daha iyi anlamak için onunla ilişki kurmanın neden gerekli olduğunu sinirbilim, psikoterapi ve epigenetik alanındaki en son bulgulardan yararlanarak basit ve anlaşılır bir dille açıklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f7a8f05-8417-4b50-bf1a-83ea6902c815.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Getirdiği</image:title>
            <image:caption>Kitaplarıyla bütün dünyada milyonlarca okura ulaşan Debbie Macomber’dan aile olmak üzerine dokunaklı bir hikâye... Sevdiklerimizin yokluklarıyla açtıkları derin boşluklara hayatın doluşunu Debbie Macomber’ın samimi ve sürükleyici anlatımıyla okuyacaksınız!   Harper ve Willa birbirine zıt karakterlere sahip iki kız kardeştir. Willa son derece anaç, sakin ve çekingen bir kişiliğe sahipken, Harper flört etmeyi seven, eğlenceli ve girişken biridir. Annelerinin ölümünün ardından babaları, yaşadığı derin acının etkisiyle aileden uzaklaşınca Willa, kız kardeşi Harper’a ve ağabeyi Lucas’a bakmak zorunda kalmıştır. Tüm bu yıpratıcı yılların ardından Willa nihayet hayallerinin peşinden gitme fırsatını bulur ve kendine huzur dolu Oceanside’da şirin bir kafe açar. Kafe zaman içinde Oceanside sakinleri için vazgeçilmez bir lezzet durağı olur.   Harper ise zorlu bir hastalık sürecinden sonra nihayet iyileşmiştir. Yeni hayatının her gününü dolu dolu yaşamaya karar veren Harper tehlikeli sporlara gönül verir. Willa, onun için fena hâlde endişelenmektedir. Harper ise ablasının onun üstüne bu kadar düşmek yerine âşık olup artık kendi hayatını kurması gerektiğini düşünmektedir. Bu amaçla onu kafenin karizmatik müşterilerinden fotoğrafçı Sean O’Malley ile tanıştırır. Willa içten içe Sean’ın onun için doğru insan olduğunu bilse de korkuları nedeniyle bu ilişkiden uzak durmaya kararlıdır.   “Kadın romanlarının gökkubbesinde bir yıldız varsa, o muhtemelen Debbie Macomber’dır.” -Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc9c660d-7456-4f59-b8d4-4e24d9043d05.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha İyi Günlerim Olmuştu</image:title>
            <image:caption>“Cehennem belki de insanların en büyük utançlarını, üzüntülerini ya da hayal kırıklıklarını sonsuz kere yaşadıkları bir yerdir, olamaz mı?”
Bir operasyonda iki bacağını ve silah arkadaşlarını kaybeden Üsteğmen Hasan Bozok, yaşadığı travma ve gördüğü işkencelerin beyninde yarattığı hasardan dolayı hafızasını kaybeder. Yaşamını deneysel protez bacaklarıyla ve anti-psikotik ilaçlarla devam ettirmek zorundadır artık. Doktoru ona şiddetten uzak yeni bir hayata başlamasını önerir. Bu öneriyi dinleyip Bursa’da tekstil işi yapan kuzeni Bülent’in yanına giden Hasan, hayatın kendi için hazırladığı plandan habersizdir.
Sakin ve huzurlu bir hayata başlangıç yaptığını zannederken kuzeninin bulaştığı kirli ve tehlikeli işlerde uluslararası bir mafya örgütünün tehditlerine karşı kuzenini korumaya çalışırken bulur kendini. Hasan gemileri yakar, ne de olsa artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmamıştır. Mafyayla mücadele ederken ortaya çıkan ilişki ağında geçmişin soru işaretleri de birer birer aydınlığa kavuşacaktır.
Ancak erişilen her cevap memnun edebilir mi insanı?
Bazen bilmemek daha mı iyidir acaba?
Peki Hasan bu cevaplarla ve kendisiyle yüzleşip kendi cehenneminden kurtulabilecek midir?
Doruk Kirezci “Daha İyi Günlerim Ol</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4837f5e4-9e56-4d0f-b887-a8607fbe481e.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Saatler</image:title>
            <image:caption>Masumu, suçlusu, mağduru, bürokratı, sanatçısı ve sıradan insanıyla geniş bir yelpazeye yayılan, bir yandan dünyanın gerçeklik aynasından yansırken bir yandan da gerçeküstü dünyaya teğet geçen kahramanlarıyla Son Saatler, son derece yalın bir üslupla gündelik hayattan dokunaklı imgeler resmediyor. Okur, her öyküde birinin ya da bir şeylerin “son saatler”ine tanık olurken, öyküler bireysel ve psikolojik taraflarıyla “varlık”, toplumsal ve sosyolojik taraflarıyla ise “yokluk” kavramlarını düşündürüyor.
Burak Evren’in 2008’de Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne layık bulunan Rüyalarının Kızı adlı kitabından sonra yeni öykülerinin bir araya geldiği Son Saatler, gerçekler ile düşlerin yan yana yürüdüğü edebi bir geçit töreni.
“Kimseyle konuşmuyorum ben. Burada değilim. Camın ardındayım artık, evin dışına, gecenin orta yerine yerleştim, içeri bakıyorum. Zaten dışarıda başlamıştım yolculuğa, eve ancak birkaç saatliğine uğrayabildim, sonunda yine dışarıda buldum kendimi. İçeri giremeyeceğim, bitkinim, artık buraya ait değilim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/217a5088-1cd2-48bd-8660-c655e70f1b0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Otlar Çağırıyor</image:title>
            <image:caption>İlhan Durusel’in denemelerinden oluşan Otlar Çağırıyor’un serüveni, ilave metinlerin yer aldığı yeni baskısıyla, yeni yayınevinde devam ediyor.
Otlar Çağırıyor bir denemeler toplamı; fakat söz konusu İlhan Durusel olduğunda, hiçbir metni türsel kalıpların içine hapsetmemek gerekiyor. “Amacından uzaklaştığı çok yer oldu yazının, görkemin yarattığı coşku dilimi dolaştırır benim,” diyor ya kendisi, tam da öyle. Söylenebilir ki bu kitap, nitelikli bir yazarın olduğu kadar, nitelikli bir okurun elinden çıkmış yazılardan oluşuyor; İlhan Durusel’den ziyade okur İlhan’ın. Gezen, gören, merak eden, araştıran ve paylaşan İlhan’ın. En çok da “fark eden” İlhan’ın. Paylaşmak için bilmek, bilmek içinse önce fark etmek gerekir çünkü.
İçindeki yirmi dört yazının kaleme alınış tarihleri dikkate alındığında, Otlar Çağırıyor’un, Durusel’in yazı dünyasında yaklaşık on beş seneye denk düştüğünü söylemek mümkün. Bu da, okurun, Durusel’in deneme yazarlığının nasıl ve ne yönde yol aldığını gözlemleyebilmesine imkân sağlıyor kuşkusuz.
“Otlar çağırıyor bizi.
Şatolar kovuyor.
Kuraklık geliyor.
Bir rüzgâr gelip önümüzde duruyor. Bir duruşu var, dil anlatamaz. Burayı rüzgâr durduran mağara yapıyor. Duruyor da duruyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54ab7a7c-fb6e-41f9-a4aa-489a5fb28599.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bakışta Bilim</image:title>
            <image:caption>Bir Bakışta Bilim, tüm önemli bilimsel bilgi ve düşünceyi tek ciltte bir araya getiriyor. Her sayfa, bilmeniz gereken en önemli gerçekleri bir bakışta konuya hâkim olabilemeniz için küçük parçalar halinde sunuyor.
Kuantum köpüğünden Curie’ye, kütleçekimden iklim değişikliğine, nükleer fisyondan nörobilime kadar her önemli kişi, keşif veya buluş kısa ve öz olarak dikkat çekici metin ve grafiklerle açıklanıyor.
Bilgiye aç ve zamanı kısıtlı olanlar için mükemmel olan bu görsel odaklı koleksiyon, bilimi ilginç ve erişilebilir kılıyor. Bilmeniz gereken her şey –ve daha fazlası– tek bir ciltte toplandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed7d0ee3-d60c-462f-86d3-8f0ccc2efb1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cazibe Çemberi</image:title>
            <image:caption>Cazibe Çemberi Kitap Açıklaması
Madalyalı savaşçı Lord Dante Risande, sahip olduğu eşsiz cazibeyle her kadını kendine hayran bırakmayı başarıyordu. Ta ki bir yemekte tanıştığı güzel köle Gianelle onun yakışıklılığına ve baştan çıkarıcılığına karşı koyana kadar. Babası onu terk ettiği için hayatını zalim Lord Dermott’un kölesi olarak geçiren Gianelle’in erkeklerle kaybedecek vakti yoktu. Özellikle de Dante gibi kibirli ve kendini beğenmiş olanlarla.
Gianelle’in tek bir amacı vardı: özgürlük. Bunun için en yakın arkadaşı Casey ile kusursuz bir plan yapmışlardı. Ancak kaçmaya çalıştıkları gece Dante’ye yakalanmaları bütün hayallerini suya düşürecekti ve onu hiç tahmin etmediği bir esaretin içine çekecekti. Aşkın esaretinin... Gianelle, Dante’de yakışıklılığın ve tutkunun ötesinde, bildiği bütün silahlardan daha tehlikeli bir şey bulacaktı: Hayatı boyunca görmediği kadar çok şefkat... Ve kendi özgürlük hayalini hırçın okyanusların, güçlü rüzgârların, dörtnala koşan atların şahitliğinde yeniden yazacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4dd8bfb-94e1-4da9-94bc-5dbbbd7fda76.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşe Yürüyen Kadınlar</image:title>
            <image:caption>The Washington Post, NPR, Shelf Awareness, Paste, LitHub, Real Simple’a göre 2018’in En İyi Kitabı
2018 Goodreads Okur Ödülleri En İyi Kurgu ve En İyi Çıkış Romanı Finalisti
Poornima ve Savitha’nın, hayatlarını cehenneme çeviren üç ortak özelliği vardı: İkisi de fakirdi, ikisi de azimliydi ve ikisi de kızdı.
Annesinin ölümünün ardından Poornima’nın tüm hayalleri geceye karışmıştı. Babası ona uygun bir koca bulana kadar küçük kardeşlerinin bakımı ve evin geçiminin önemli bir kısmı omuzlarındaydı. Ancak evlerine girip çıkmaya başlayan neşeli ve korkusuz Savitha, kararmaya başlayan kalbine yeni bir soluk getirmişti.
Bedenleri kadar fikirleri de ipotekli olan ikilinin içlerindeki ateş her geçen gün harlanıyordu. Korkunç bir zalimlik Savitha’yı Poornima’dan ve hayat sandıkları hapishaneden uzaklara sürüklediğindeyse kendilerini uçurumun kenarında bulacaklardı.
Ölmekten korkmayan kadınlar uçmaktan korkar mıydı?
“Tam da Ferrante sevenlere göre, kadın azminin yoksulluk ve ataerkil toplum gibi kısıtlamaları nasıl alt ettiğine dair bir hikâye.” —The Huffington Post
“Göz kamaştırıcı… Dünyanın pek çok yerinde feminizmin nasıl göründüğüne dair yakıcı bir portre.” —Vogue
“Nadia Hashimi ve Khaled Hosseini gibi yazarları sevenlerin muhakkak okuması gereken bir kitap.” —Bustle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/928b5ee9-2f20-48c3-827d-6df77956b8e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşin Öldüğü Gün</image:title>
            <image:caption>Rüya ile kâbus arasındaki çizgi çok incedir.
Haziran ayının başlarında dağların derinliklerindeki bir kasabada, on dört yaşındaki Li Niannian bir gariplik fark ediyor. Kasabanın sakinleri çöken geceyle uykuya dalacaklarına sokaklara çıkıyor, tarlalara gidiyor. Her yeri insanlar sarıyor.
Li Niannian şaşkın şaşkın izlerken insanların rüyada gezindiklerini, sanki güneş batmamış gibi günlük işlerine devam ettiklerini fark ediyor. Çok geçmeden daha fazla insan rüyaya daldıkça gecenin karanlığında kıyamet kopuyor, en derindeki arzular bu vesileyle gün yüzüne çıkıyor. Yüzünü göstermeyen lütufkâr güneşi yeniden doğmaya ikna etmek ve kasabayı kurtarmak ise giderek daha garip ve rahatsız edici bir kâbusun ortasında kalan Li Niannian ve babasına düşüyor.
Güneşin Öldüğü Gün’de, Başkan Xi Jinping tarafından desteklenen “Çin rüyası” gerçekliğin kaosu ve karanlığıyla acımasızca sınanıyor.
“Modern Çin edebiyatının ustalarından birinin bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyasında, Çin’deki yaşamın gerçekliği ile Çin rüyasının güneşli iyimserliği arasındaki tezat ortaya konuyor.” –Jung Chang</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d78c2045-90bb-4b9c-8f2b-0af35ac55a38.jpg</image:loc>
            <image:title>Çilli Çirpi -5</image:title>
            <image:caption>Vaaayyy! Duydun mu, Çilli Çirpi dedesiyle birlikte yaylaya gidiyor! Yayladaki enfes çiçek kokularını, tadına doyulmaz berrak suları, serin ve tertemiz havayı, çobanların kavalından yükselen tatlı melodileri bu kitabı okurken hissedeceksin. Üstelik eşek Karakıvırcık’ın güçlü sırtında gezinti macerası var ki unutulmaz! Bu arada Çilli Çirpi ve dedesi bir sorunla baş başa kalacak. Tavuk Haskız’ın gözleri artık görmüyor, acaba ona yemek yedirmeyi başarabilecekler mi? Yoksa zavallıcık hastalanacak. Kitabın sonundaysa Çilli Çirpi ve Ekrem dede eğlenceli mi eğlenceli bir kukla gösterisi hazırladı herkese. Kuklaları nasıl yaptıklarını öğrenip sen de kendi kuklanı dikmeye ne dersin? Bu iyi bir fırsat! Çilli Çirpi şimdi de “Hayvan Pusulası” defterine evcil hayvanları yazıyor. Tayların gözleri açık doğduğunu, deve kuşunun sadece iki parmağı olduğunu, özel horoz cinslerinin uzun uzun öterken duramayıp bayıldığını, kazların bazı ülkelerde bekçi olarak kullanıldığını, tavşanların dişlerinin uzamaya devam ettiğini ve daha birçok şeyi keşfetmeye geç kalma! Hem belki yaylaya gidersen bu kitap da sana arkadaşlık eder!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ee7af4b-d776-46c5-80e7-0a0dcbaf2f6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Savaşı Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Bu ulusu ben değil içimizdeki ruh,  damarlarımızdaki kan kurtarmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk”  Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919’da, Yunanlıların İzmir’e askerlerini çıkarmasıyla başlamıştır. Yurtlarını ve yuvalarını korumak için bir araya gelen vatan ve özgürlük sevdalısı Türk milleti; askeriyle siviliyle, genciyle yaşlısıyla cephelerde, köy, kasaba ve şehirlerde kahramanca çarpışmıştır. Çıplak ayaklı, yamalı giysili fedakâr kadın ve çocuklar; dondurucu soğukta, kavurucu sıcakta meşe tekerlekli kağnılar ile cephede savaşan askerlere cephane ve erzak taşıyarak, maddi ve manevi her türlü fedakârlığı yaparak, benzerine bir daha rastlanmayacak şanlı bir destan yazmıştır. Yedi düvele haddini bildirmiş, mukaddes bildikleri Türk topraklarından işgalcileri kovmuştur. Tarihî romanları ile tanınan Hasan Erdem, Kurtuluş Savaşı Hikâyeleri ile genç okuyucularını işgal günlerine götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/606f4493-34fc-451b-a5bb-1ca15350c1e8.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığımı Yitirirken</image:title>
            <image:caption>“… Ben hâlâ, ölmeyi bile becerememiş utanmaz, aptal bir hayaletten, ‘yaşayan bir cesetten’ başka bir şey değildim.”
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai, intiharından hemen önce tamamladığı, Japonya’nın en çok okunan romanlarından İnsanlığımı Yitirirken’de topluma dahil olmayı beceremeyen, her şeyi eline yüzüne bulaştıran, çevresindeki herkesi hayal kırıklığına uğratmaya mahkûm bir ötekinin acıklı hikâyesini anlatıyor.
Dazai’nin yaşamıyla çokça paralellik taşıyan romanda, kendini çocukluğundan beri bir başarısızlık abidesi olarak gören, aristokrat bir ailenin oğlu Oba Yozo hem evde hem de okulda büründüğü “soytarı” rolüyle var olmaya çalışır. Bir itiraf niteliğindeki üç bölümden oluşan hatıratında alkolizmle, geyşalarla, sonuçsuz kalan intiharlarla dolu, “utanç” yüklü yaşamının günahını çıkarır.
İnsanlığımı Yitirirken, Osamu Dazai’nin uzun yıllara yayılan edebi intihar mektubunun son bölümü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03777d84-27ee-4efa-b030-9910c70d5e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalet</image:title>
            <image:caption>Hayalet
Gürkan Kadıoğlu

Akşam sancıları çeken bir çocuk var şehrin içinde.
İkinci ve üçüncü karakterleriyle beraber yaşıyor.
Geçinip gidemiyorlar bir türlü.
Yalnızlığa hafakanlar basıyor.
Beyaz bir ışık süzülüyor duvarda.
Sayfalarda kalemsiz yazılar beliriyor.
Pencerenin dışında gösteri dünyası ışıl ışıl.
Sehpanın hemen yanında bir siluet...
&quot;Biri mi var orada?&quot;
Hayalet, edebiyatın karasını,
gerçeğin gerekçesi olan hayatı,
aslında orada olmayanı anlatıyor.
Siz korkarak bakarken yatağın altına,
metaforlar yıldırım misali geceyi aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c45d3ac-7695-42e8-b502-736a261aa67c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Ötesinde</image:title>
            <image:caption>Zamanın Ötesinde
Mehmet Can Çelikkol
Bir haber alıyor başkomiser.

Yine ormanda, yine bir kadın yine ölüm sessizliği...​
Bütün bir ülke kulaklarını tıkamış çığlıklarla.
Dudaklar kör, kalpler sağır...​
Bir çift el dokunuyor tenin soğukluğuna.
Yelkovan zamanı şaşırıyor.
Ve tüyler ürperten bir aşk başlıyor
dünün yeniden yaşanmasında...​
Zamanın Ötesinde, her gün duyulan bir acıyı
hiç duyulmamış bir dille anlatıyor.
Hem yeni, hem gergin...

​
Hikâye de yara gibi.
İnce, derin, keskin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99589</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dde8e68-2de4-405a-8410-adfd427eb93c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoldan Düşme Zamanı</image:title>
            <image:caption>Yoldan Düşme Zamanı

Emre Güler

Aynadaki suretine katlanamayan bir adam.
Acı yok, açlık yok, uyku nicedir uğramamış gözlerine...
Derken, bir sevda takılır kalbin oltasına.

Cennetten sürgün edilen, aynadaki suretin aslı olur. Ama geçmiş acı yüklü, kesip atası var cemalini...

​

Ne kadar yakarsan yak meleklerin kanatları görünmez ki...

​

Yoldan Düşme Zamanı, hayalle gerçeğin karıştığı, yüreklerin ateşsiz yandığı, aktörleri pek garip bir sevda

hikâyesi.
​

Zamanın ve mekânın sonsuz ikilemi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c114d15-b668-43c9-8387-44340cd5e61f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniçeri ve Cadı</image:title>
            <image:caption>Yeniçeri ve Cadı
Selami Genli
Kılıçlar çarpışıyor Viyana önlerinde.
Cadı avı alevler arasında dumanlaşıyor.
İki dünya tesadüf eseri bir araya geliyor.
Savaşın gölgesine sığınıyor iki yürek.
Yankılanırken kulaklarda nal sesleri ve çığlıklar,
çiviler masum tenlere saplanıyor.
Ormana can atıyor iki insan.
İki can insanlardan kaçıyor.
Yeniçeri ve Cadı, derin ve gergin bir macerayla
savaşın büyüğünü, insanın zulmünü
ve her şeyin ötesinde canların bir oluşunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab824ee7-3971-4aea-abae-805a97c7ce63.jpg</image:loc>
            <image:title>Wuthering Heights</image:title>
            <image:caption>Wuthering Heights
Emily Brontë

“I have just returned from a visit to my landlord—the solitary neighbour that I shall be troubled with.This is
certainly a beautiful country! In all England, I do not believe that I could have fixed on a situation so
completely removed from the stir of society.A perfect misanthropist’s heaven: and Mr. Heathcliff and I are
such a suitable pair to divide the desolation between us.A capital fellow!”Emily Brontë’s immortal

workWuthering Heights in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30450830-51dd-4d56-8a75-b621de743b46.jpg</image:loc>
            <image:title>White Fang</image:title>
            <image:caption>White Fang
Jack London

“Dark spruce forest frowned on either side the frozen
waterway. The trees had been stripped
by a recent wind of

their white covering of frost, and they seemed to lean
towards each other, black and ominous, in the fading light.

A vast silence reigned over the land.
The land itself was a desolation, lifeless, without
movement, so lone and cold

that the spirit of it was not even that of sadness...”
Jack London’s immortal work
“White Fang” in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4e32e2-c626-4a41-b803-6411aa5be058.jpg</image:loc>
            <image:title>Voyage au Centre de la Terre</image:title>
            <image:caption>Voyage au Centre de la Terre

Jules Verne
“Le 24 mai 1863, un dimanche,
mon oncle, le professeur Lidenbrock,
revint précipitamment vers sa petite maison située
au numéro 19 de Königstrasse,
l’une des plus anciennes rues du
vieux quartier de Hambourg.”
L’œuvre immortelle de Jules Verne
Voyage au Centre de la Terre dans sa langue d&apos;origine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e13360f-4e98-4814-aeb5-3615ca9d0a15.jpg</image:loc>
            <image:title>Vol de Nuit</image:title>
            <image:caption>Vol de Nuit
Antoine De Saint Exupery
Les avions glissent dans le ciel.

La sérénité imaginée se trouve des milliers de mètres plus bas.
Mais vu d’en bas, la situation est bien différente.
La justice éclipse la compassion.

Les valeurs humaines se trouvent au plus profond de nous.

Vol de Nuit est un roman habilement tracé par Saint-Exupéry. C&apos;est le point culminant de l&apos;art et de ses

expériences de vie.

Êtes-vous prêt à voler dans un ciel bleu éclatant à minuit ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e05ace8-9c53-4bb8-9aa1-9771bf153018.jpg</image:loc>
            <image:title>Voyvoda’nın Hazinesi</image:title>
            <image:caption>Voyvoda’nın Hazinesi
Hüseyin Akgün
Gizemli bir defter var ortada...

Birilerinin ve bir şeylerin peşinde olduğu efsunlu bir metin.
Beş asır öncesinde mühürlenmiş bir hazineden bahseden...

​

Lanetli bir şehir var yerin altında...
Tuzaklar ve büyülerle çevrelenmiş bir dehliz.
Dünya dışındakiler, fizik ötesiyle el ele...

​
Bir kehanet var...

Kazıklı Voyvoda&apos;nın sır içinde esrar saklayan rivayeti. Söylentiyi gerçek kılmaya hevesli dört yolcu...

Voyvoda&apos;nın Hazinesi, asırları birbirine bağlayan,
adı bile anılmaması gereken yaratıkların
gözlerine bakan ürkütücü bir macera.
Ve bir fısıltı var havada.
Nefes kesen...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d60011af-64fc-4607-9764-5b0ca6cf8ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Şeyler</image:title>
            <image:caption>Tuhaf Şeyler
Ömer Faruk Tabar

Evrende tuhaf şeyler oluyor. Tüm ülkede bir dolarizm salgını var.Bay Başkan televizyondaki çocukluğuyla
sohbet ederken, First Lady’nin aklı vitrin mankenlerinde takılı kalıyor.Hokus pokusla saklanan paraların
kaynağını kim bulacak?Tarihî eserlere sıva çekiliyor, şaşı bir çocuk bakıyor fotoğraf karesinden.Şurada bir
anne bir köpeği emziriyor, ötede çöpçüler konteynırdan kadın topluyor.Çarşaflar dağınık, sayfalar derbeder.
Ödüllü öyküleriyle Tuhaf Şeyler akşamınıza misafir olup, kanepenin tam ortasına yerleşiyor.Televizyonu
kapatıp ortak olunası dertlerini anlatıyor usul usul.Dedik ya, tuhaf şeyler oluyor evrende.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a71106da-a751-4947-85fd-7b8ca79e8acc.jpg</image:loc>
            <image:title>The Happy Prince</image:title>
            <image:caption>The Happy Prince
Oscar Wilde

The Happy Prince is a indicator of genius writer Oscar Wilde’s intelligence

that extend from West to East.

A story compilation which is a compose of five fantastic stories,
and these stories are like taking a wise look at people, nature, and life.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fee35d4-d05b-447c-ba2d-0c1350022404.jpg</image:loc>
            <image:title>The Sign of the Four</image:title>
            <image:caption>“Sherlock Holmes took his bottle from the corner of the mantelpiece and his hypodermic syringe from its
neat morocco case. With his long, white, nervous fingers he adjusted the delicate needle, and rolled back his
left shirt-cuff. For some little time his eyes rested thoughtfully upon the sinewy forearm and wrist all
dotted and scarred with innumerable puncture-marks. Finally he thrust the sharp point home, pressed down
the tiny piston, and sank back into the velvet-lined arm-chair with a long sigh of satisfaction.”Sir Arthur

Conan Doyle’s immortal workThe Sign of the Four in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423eb8f3-b4c0-4c76-a071-25d7c6b4d022.jpg</image:loc>
            <image:title>The Call of the Wild</image:title>
            <image:caption>Tha Call of the Wild
Jack London

The Call of the Wild is a novel that is set on the edge of the world.
It tells the story of the hidden wild emotion in human and animal alike.

The wild side that can reveal itself any moment.
A revolutionary adventure novel from Jack London.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd9a4f4-7235-4137-b2cd-bedaca12ede4.jpg</image:loc>
            <image:title>Karalama Defteri</image:title>
            <image:caption>Karalama Defteri
Adahi Şahin

Elçiler vuruluyor bulvarın girişinde. Çığlıklar arasında bir bomba patlıyor. Betonlar sarıyor tüm şehri.
Betonlar, insanların göğüs kafesine doluyor. Bir adam öyküler yazmaya devam ediyor kendi
hâlinde.Kütüphane raflarında tanış olanları, tavşana kıyamayıp çayı açık içenleri, havada asılı kalan tuhaf tütsü
kokusunu anlatıyor. İki tabure bir masaya koca bir ömrün yükünü boşaltıyor.Karalama Defteri, resimsiz
fotoromanları, her sayfası yüzyılı anlatan bir günceyi, kısmetini yitirmiş nice öyküyü bir araya getiriyor.

Ötesi?Ötesi buruk bir sonbahar içlemi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fa5ade7-6e41-496f-891f-ebafb6a20ea6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cebimdeki Cesaret</image:title>
            <image:caption>Cebimdeki Cesaret
Naziye Zorba

Hani kelimeleri birbirine ekleyerek mana içre manalar çıkaran şairlser vardır.Gündelik hayatta iyisine pek
az rastladığımız kelime cambazları yani.Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar tüm kara
parçalarındasadece kendi lisanını bilenlere hitap edebilen,tercüme kabul etmez söz işçileri.Bir de onların
tarife acziyet veren şiirleri...Cebimdeki Cesaret dizelerinin yazarı olan Naz dayolunu şaşırmış bu kadim
kervan yolcularından biri.Asırlardır silah tutmaya alışmış bir türün parmaklarını hesaba vurarakhece
ölçüsüyle şiirler yazıyor.Lafı dolandırmaya gerek yok.Şiirle sihir arasında mistik bir bağ kuran bu kitabın
sayfalarındaasırlık kelimeler durdurulamaz bir dere misali çağlyor.Şimdi paçaları sıvama zamanı..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38744d6e-aef8-4974-ac42-068d2ab20e28.jpg</image:loc>
            <image:title>Heart of Darkness</image:title>
            <image:caption>“The Nellie, a cruising yawl, swung to her anchor without a flutter of the sails, and was at rest. The flood
had made, the wind was nearly calm, and being bound down the river, the only thing for it was to come to
and wait for the turn of the tide.”Joseph Conrad’s immortal workHeart of the Darkness in its original
language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8adf3d9-6ab6-43f5-bf68-1db526c25df4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tabuttaki Çivi</image:title>
            <image:caption>Tabuttaki Çivi
Deniz Cansız
Bu bir uyarıdır!
Toprağı kazıyan tırnaklara,
ölümden dönmek için çabalayanlara ve
dünyanın sonunu elinde altın biletle bekleyenlere dair...

Bu bir uyarıdır!

Âdem&apos;in sorguladığı yaşamı yok sayanlara,
Şeker gibi hayatların zehir oluşuna ve
Lucy Fer&apos;in anlattıklarına kulak kabartmayanlara karşı...

Bu bir uyarıdır!

Tabuttaki Çivi, gömülmeyi sindiremeyen,

uyuşukluğu tokatla silkeleyen, derin, farklı ve yeni bir romandır.

Bu kitap bir uyarıdır!

&quot;Hiçbir felaket, öncesinde gelen uyarılar olmadan gerçekleşmez çünkü.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c26532ad-6216-44cb-abb9-eeb73acf0e62.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgü</image:title>
            <image:caption>Sürgü
Talip Aydemir
Trenler gidiyor birbiri ardına. 
Trenler katarlar boyu asker taşıyor.

Sıcak limanların kavruk çocukları, nefesleriyle karları eritmeye yürüyor.
Cephede geceyi bölerken kurşun sesleri, dillerde memlekete dair hasretler sayıklanıyor.

​

Ama dağların dorukları engin.

Bembeyaz bir soğuk toprağa düşenlerin üstünü örtüyor.

​

Sürgü, Sarıkamış&apos;taki savaşı, Petrograd&apos;daki ihtilal kıvılcımını ve kalbin derinlerinde soluk alan bir aşkı

anlatıyor.

Hakkında destan yazılan isimsiz kahramanları ete kemiğe büründürüp asıl şimdi ölümsüz kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/436957c2-8d09-484a-9fde-c015362288a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Suizan - Esaret</image:title>
            <image:caption>Suizan - Esaret
Ahmet Mithat Efendi
Hazırlayan: Semih Doğan

Ahmet Mithat Efendi, 1870 yılından itibaren bir dizi hikâye yayınlıyor.
Hikâyelerin hepsi Letaif-i Rivayat başlığı altında...

Dünyanın farklı coğrafyalarından, bambaşka insan hâllerini seriyor gözlerimizin önüne.

​

Elinizdeki bu kitap da bu hikâye denizinden iki damlayı bir araya getiriyor.

​

Bir algı, bir yaklaşım, bir kötü düşünce öyküsü olan Suizan ile köleliği sorgulayan Esaret ilk kez günümüz

Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a428c2cc-d286-4929-8bfb-7c05f9a4fe8c.jpg</image:loc>
            <image:title>A Christmas Carol</image:title>
            <image:caption>“Marley was dead: to begin with. There is no doubt whatever about that. The register of his burial was
signed by the clergyman, the clerk, the undertaker, and the chief mourner. Scrooge signed it: and Scrooge’s
name was good upon ’Change, for anything he chose to put his hand to.”Charles Dickens’s immortal workA

Chistmas Carol in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d646983-f459-4f02-a3ad-1ba43a3dc007.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinematografik Mekanın Tasarımı ve Algısı</image:title>
            <image:caption>İnsan, içinde bulunduğu dünyanın gerçeğinden zihnine eklemlenen imgeler aracılığıyla düş kurar. Dünyayı gözle deneyimlemek,

gerçeği görebiliyor olmanın yanılgısında bir illüzyon etkinliğidir.&quot;

​
Düş ve illüzyon...
​

Bu iki kelimenin en uygun olduğu sanat sinema. Sinematografi ise görsellik üzerinden hikâye anlatma sanatı.

Çünkü bu sanatın gerçeğe çok benzeyen kurgusal mekânları var.
Peki sinematografik mekân nasıl tasarlanır?
Tasarımlar nasıl okunur?

​

Sinematografik Mekânın Tasarımı ve Algısı, örnek filmler üzerinden tam da bu soruların cevaplarını arıyor.
Verdiği cevaplarla Kent Göstergebilimi üzerine kurulması hedeflenen teoriye öncü bir çalışma olarak katkı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2ac00d9-d7ed-4b02-ae5e-6647a6735bdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Schachnovelle</image:title>
            <image:caption>Schachnovelle
Stefan Zweig

Ein Schiff geht von New York nach Buenos Aires. Drei Männer kommt ganz zufällig zusammen. Durch ein

Spiel werden die Labyrinthe des menschlichen Geistes betreten.
Schachnovelle ist eine Novelle von Stefan Zweig markiert das Jahrhundert.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0c4ca13-7d8e-4c9a-8cf3-e7143550cd4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapkın</image:title>
            <image:caption>Sapkın
Morpheus

Bağdat çarşısında yün eğiriyor biri.
Ayaklara kap tamir ediyor diğeri. 
Bir başkası ise bilimin işçisi...

​Birleşince bir olmanın değerini kaybediyor insanlar.
Fikirler sabit olunca, putlar gibi kolay devrilmiyor.
Karanlığa alışmış gözler, söndürmeye koşuyor yıldızları.
​Bağdat çarşısında sevgiyi eğiriyor biri.
Ayaklar kaymasın diye dünyayı tamir ediyor diğeri.
Bir başkası ise sevginin havarisi.

​Sapkın, yepyeni bir hikâyeyle anlatıyor on bin yıllık bir derdi.
​Yürekler başkalarının yangınında ısınmaz ki...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630ed87b-0147-40b4-8a9e-07e912dd584c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandık</image:title>
            <image:caption>Sandık
Nur Aksu

Anılar katlanıp koyulmuş içine özenle.
Hepsi tertemiz, hepsi naftalin kokulu.
En eskiler, en derinlerde...
Pide kuyruğunda mahalle çocukları,
köy öğretmeninin ellerinde tebeşir tozu...
Anne yitirilmiş, baba çok uzaklarda...
Deste deste özlem.

Bir yığın hatıra, bir yığın sevgi tohumu...

Nur Aksu, Sandık&apos;ın kilidini açıp geçmiş günleri seriyor önümüze. Var olanı, artık olmayanı ve her zaman

yaşayacak olanları anlatıyor ince ince. Sevinci buruk, hüznü ince...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55cd61c0-47fd-45a9-b3a4-d9b68b0b47bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Saat On İkiyi Sek İçiyordu</image:title>
            <image:caption>Saat On İkiyi Sek İçiyordu
Berrin Nilgün Kılıç
Zamandaydı bütün sorun.
Tek suçlu saatti.
Akreple yelkovanın öpüşmesi,
gözlerden ırak yaşanan bir gizemdi.

Kundaklanmış uykularda uyumaya çalıştın mı hiç? Dudaklarında kanayan ruhunun tadıyla uyandın mı?

O zaman kapat gecenin yıldızlarını.
Çünkü bu satırların yazarıyla aynı saftasın.
Düşlerin bilekleri kesik,
çokluk yokluğa karışmış.

Saat On İkiyi Sek İçiyordu, vaktin şiir damarı.

Dedik ya az evvel,
bütün sorun zamandaydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0874b73e-bb39-428b-b40a-f3d11f4dd7a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Otoliz</image:title>
            <image:caption>Otoliz
Ayhan Bedi

Bir konserin hatırına başlıyor her şey.
Müziğin engin sularına rüzgâr eşlik ediyor başta.

Sonra birdenbire derinlik,
birdenbire gökyüzü...
Zaman, 22 Aralık 2012&apos;yi vuruyor.
Maya&apos;nın takvimi, Nuh&apos;un tufanına karışıyor.
Geleceğin esrarı, geçmişte kayboluyor.
&quot;Habil&apos;le Kabil aslında aynı adam.&quot;
Otoliz, kıyametin senaryosunu,

var olmanın sonunu ve Alice&apos;ini kaybeden tavşan deliğinin

büyüleyici manzarasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27552eb0-4ae0-486e-b35d-7ce4dadbf9d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ezilenlerin İletişimi</image:title>
            <image:caption>Nadir görülen bir mavilik altında diziliyor satırlar.
Toplumsal sınıflar, kitle iletişim araçları,
egemen dil ve bilinci inşa eden kültür gibi ağır konular

tüy gibi bir hafiflikte can buluyor.
Can Bilgili, akademinin harcı olan meseleleri
kıpır kıpır ve sade bir dille
sıradışı bir romana dönüştürüyor.
Ezilenlerin İletişimi,

düşünmeyi bir iletişim çabası sayan tüm insanları sohbetine davet ediyor.

Güneş de ne parlıyor ama!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7130d7a2-367b-414c-817b-1b92b572f7c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Der Zwang</image:title>
            <image:caption>Der Zwang
Stefan Zweig

Die dunklen Tage des Ersten Weltkriegs...
Millionen Soldaten sterben an der Front.
Es gibt einen Künstler,

der sich diesem Massaker widersetzt, diesem Blutvergießen.

Er ist auch patriotisch und Antikrieg,
aber seine Heimat ist die ganze Welt.
Der Zwang beschreibt

ein Herz zwischen Liebe und Verantwortung.

Das Gewissen Europas,
Zweig, lässt die psychische Gewalt
des Krieges die Leser durchdringen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2641e209-764e-47af-99ab-883a7228cff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Le Rouge et le Noir (Livre I)</image:title>
            <image:caption>Le Rouge et le Noir (Livre I)
Marie Henri Beyle Stendhal

“La petite ville de Verrières peut passer pour l’une des plus jolies de la Franche-Comté. Ses maisons
blanches avec leurs toits pointus de tuiles rouges s’étendent sur la pente d’une colline, dont des touffes de
vigoureux châtaigniers marquent les moindres sinuosités. Le Doubs coule à quelques centaines de pieds au-
dessous de ses fortifications bâties jadis par les Espagnols, et maintenant ruinées.”L&apos;œuvre immortelle de

Maire-Henri Beyle StendhalLe Rouge et le Noir dans sa langue d&apos;origine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dad6dd4-f0c5-4147-857d-fb555b32b7ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Le Petit Prince</image:title>
            <image:caption>Le Petit Prince
Antoine De Saint Exupery

Voilà un héros avec ses questions et réponses. De petite taille, mais le prince plus grand célèbre de

l’univers.
Tout seul sur sa planète.
Comme nous tout.

Voilà le conte pour petits et grands de Saint-Exupéry: Le Petit Prince.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/434349a1-bf51-42d8-8fa0-81416cd2f181.jpg</image:loc>
            <image:title>Le Rouge et le Noir (Livre II)</image:title>
            <image:caption>Le Rouge et le Noir (Livre II)
Marie Henri Beyle Stendhal

“La petite ville de Verrières peut passer pour l’une des plus jolies de la Franche-Comté. Ses maisons
blanches avec leurs toits pointus de tuiles rouges s’étendent sur la pente d’une colline, dont des touffes de
vigoureux châtaigniers marquent les moindres sinuosités. Le Doubs coule à quelques centaines de pieds au-

dessous de ses fortifications bâties jadis par les Espagnols, et maintenant ruinées.”

​

L&apos;œuvre immortelle de Maire-Henri Beyle Stendhal
Le Rouge et le Noir (Livre I) dans sa langue d&apos;origine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d9dd45c-68dd-4cc4-9aab-756edf00f84a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Pazarlık</image:title>
            <image:caption>Küçük Pazarlık
Metin Tekinoğlu
Faili meçhul cinayetler yaşanıyor.
Kimilerine malum olan cinayetler...
Küçük Pazar Karakolu kaynıyor için için.
Ekipler, örgütler birbirine karışıyor.
Bir tarafta şahsî husumetler,
diğer yanda kişileri aşan siyasî çekişmeler...
Küçük Pazarlık, yerde yığılı cesetleri,
yere göğe sığmayan kinleri ve insanın kalbinde
her zaman büyümeye meyleden o kirli noktayı anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83a0ddfd-7495-465b-b520-e4d27eab5ae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Savaşı</image:title>
            <image:caption>Kıyamet Savaşı
Serkan Kandemir
Üç diyar ayrıydı birbirinden.

Önünde yaratıkların nöbet tuttuğu üç kapı vardı. Yeryüzü ile gökyüzü...

Ve her ikisinden çıkışı olan ölüler diyarı.
Yaratma gücüne sahip olmak istiyor Maduna.
Maduna, ölüler diyarının karanlık büyücüsü.
Amacı, yeri ve göğü avucuna almak,
yok etmek bütün insanlığı.

Büyük savaş böyle başladı. Yüzü olmayan cinler,
üç başlı ve boynuzlu yılanlar,
kırmızıya çalan kabuksu bedenleriyle zebunlar...
Kıyamet Savaşı, ilhamını bu topraklardan, Mezopotamya&apos;dan,

Sümerlerin kayıp medeniyetinden alan
gizemli, büyüleyici ve nefes kesen bir macera.

Yerli fantastik türün ilk büyük adımı... İyi ile kötünün epik destanı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de4ff89-5dbf-4f0a-8f27-3fc8d8b62b9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Dedektifi</image:title>
            <image:caption>Kitap Dedektifi
İbrahim Türkan
Bu kitap tam size göre!
Evet, siz...
Etrafa bakınmayın boşuna.

Az önce bir kitabevinin aralık kapısından içeri girdiniz. Artık huzurlu bir yerdesiniz.

Duvarlar raflar boyu kitaplarla dolu.
İrili ufaklı binlerce cilt...
Rengârenk bir cümbüş...
Ama aklınıza takılı acı bir soru var.
&quot;Neyi okumalıyım?&quot;
​

İşte bu yüzden elinizdeki kitap tam size göre.

Kitap Dedektifi, bir rehber. Kişisel bir okuma atlası. Kitapları içine alan bir kitaplar kitabı.
Kısa notlar, verilen puanlar ve altı çizili satırlar... Dünyanın her köşesinden,

her çağdan yazarın geçit yaptığı sayfalar bunlar.
Boşuna bakınmayın etrafa, açın artık sayfaları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e767f471-2d3c-491d-a2a1-e058e446d2ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıssadan Hisse</image:title>
            <image:caption>Kıssadan Hisse
Ahmet Mithat Efendi
Doğu dünyası, özlü sözlerin diyarı.
Gevezeliğe de yer yok orada, laf cambazlığına da.
Hikâyeler her zaman kıssa kıvamında.
Her anlatı, ders vermek için çıkar ağızdan.
Her kıssa, bir hisseyi doğurmak için vardır.
Kıssadan Hisse Ahmet Mithat Efendi&apos;nin ilk kitabı.
Kadim dünyanın aşina olduğu elli dersin
elli hikâyeye bürünmesi.
Tatlı bir metin, renkli bir masallar dünyası.
Doğunun batı ile kucaklaşması.
Kaleme alınışının yüz ellinci yılında,
ilk kez günümüz Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cb99e06-e87e-4552-872a-496e255f48f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı ve Kadın</image:title>
            <image:caption>Kırmızı ve Kadın
Nur Ergelen
Isıtmayan eldivenlerin modası,
sobalı evlerin kaderi buz gibi sofalar.
Ihlamur kokusu sinmiş insanların üstüne.
Dede gibi kokmanın dayanılmaz korkusu...

​

Adım adım büyüme çabasında bir kız.
Mantosu, şapkası...
Yer gök kırmızı.

&quot;Gelenektir, tokat atılır ilk kirlendiğin zaman.&quot;
Yürekleri temiz olmayanların sancısı...

​

Kırmızı ve Kadın, söylenmeyeni dile getirmenin hikâyesi.

Kısa, iz bırakan, nemli...
Hüznü siper edinmiş bir sonbahar gibi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ded8d4-886f-4e09-ae87-94d98549459c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan ve Kül</image:title>
            <image:caption>Casuslar dolaşıyor şehrin sokaklarında. Köşe başlarında bin yıllık bir sır aranıyor. O, etrafında olanlardan uzak, 
yalnızlığına yakın bir insan, fotoğrafik hafızaya sahip genç bir kadın ve geçmişin bilinemezliğine hayran bir tarihçi. Ve bir gecede hayatı değişti. 
Hem İngiliz istihbaratı hem kadim bir tarikat peşinde. Bildiğini bilmediği bir sırrın tek varisi. Kaçabileceği bir yer yok! Güvenebileceği kimse yok! Onun için bırakılan şifreleri çözmek ve hayatta kalmak zorunda. 
Kan ve Kül soluksuz okuyacağınız gizemli bir macera. Nefessiz kalmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dad968d-e8f8-4e02-ada4-273fc7d4f954.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Sana Karşı Değil</image:title>
            <image:caption>Kimse Sana Karşı Değil

Kadriye Koba

“Bir fotoğraf çektiriyorsunuz, kalabalık bir grup hâlinde.Çekilen fotoğrafta nasıl görünüyor diye ilk kime bakıyorsunuz?Kendinize
mi?”En çok önemsediğimiz insanı tanımıyoruz.Alışkanlıklarını bilmiyoruz.Neden var olduğunu,“iyi ki var” olduğunu gözden
kaçırıyoruz sık sık.En çok merak ettiğimiz kişiyibaşkalarının sözlerine terk ediyoruz.En önemlimizi yani.Kendimizi...Kadriye Koba,
kelimelerin şiddetini,törpülenecek sivri yerlerive hatalardan öğrenilecek şeyleri anlatıyor.“Kendinize bakın,” diyor.“Gülümseyin,

çekiyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cafaac1-ca63-456d-9175-c821fea88f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Sudoku Gezegeni 3 Başlangıç, Kolay, Orta, Zor 6+ Yaş</image:title>
            <image:caption>Sudoku Gezegeni 3 Başlangiç, Kolay, Orta, Zor 6+ Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b90d096-8136-4d21-9e61-cba2d9a86930.jpg</image:loc>
            <image:title>Sudoku Gezegeni 2 Başlangıç, Kolay, Orta, Zor 6+ Yaş</image:title>
            <image:caption>Sudoku Gezegeni 2 Başlangıç, Kolay, Orta, Zor
6+ Yaş


SUDOKU GEZEGENİ 2 
BAŞLANGIÇ, KOLAY, ORTA, ZOR 
6+ YAŞ 
Sudoku Gezegeni&apos;ne yolculuğa hazır mısınız? 
Sudokuyu  önce öğreten sonra en zor seviyelere kadar ulaşmanızı sağlayan 
Sudoku Gezegeni kitaplarıyla eğlenceli bir yolculuk sizi bekliyor. 
4x4 sudokularla başlayıp 6x6&apos;larla devam edecek 
ve 9x9 seviyesine yükseleceksiniz. 
Geri sayım başladı! 9, 8, 7, 6...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4969c946-fd09-4859-a9e8-ecf6a8133247.jpg</image:loc>
            <image:title>1960 Askeri Müdahalesi ve Milli Birlik Komitesinde Yaşanan İhtilaflar</image:title>
            <image:caption>27 Mayıs 1960 sabahının ilk saatlerinde,

tüm Türkiye’de Alparslan Türkeş&apos;in sesi yankılanır. Demokrat Parti iktidarına karşı

askerî bir müdahale yapılmış
ve ülke çalkantılı bir döneme girmiştir.
Bürokratik savaşlar, askerî hizipler
ve görüş ayrılıkları...
Cemal Çağatay Yalnız, müdahaleyi,
ardından kurulan Milli Birlik Komitesi&apos;ni

ve komitenin içinde yaşanan gerilimleri anlatıyor. 1960&apos;ta yaşananların perde arkasını popülizme

kurban etmeden soğukkanlı bir şekilde
kaynaklarıyla ele alıyor.
Bir dönemin fotoğrafını tüm
boyutlarıyla çekip bilim dünyasına sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270bb233-c4c9-4c02-a26c-022a74e93a2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Göklerin Hakimi</image:title>
            <image:caption>Ailesi ile birlikte İskoçya’nın küçük bir köyündeki bir çiftlikte yaşayan on bir yaşındaki Callum bir gün çiftliklerinin yakınındaki nehirde çıplak elle balık avlayan Iona adındaki bir kızla tanışır. Köye yeni gelen ve diğer çocuklar tarafından pek de sıcak karşılanmayan bu ilginç kız, Callum ile bir sırrını paylaşır: Çiftliklerinde bir balık kartalı vardır! Çok nadir bulunan ve türü koruma altında olan balık kartalının güvenliği için bu sırrı başka hiç kimseyle paylaşmamaları gerekmektedir.  O günden sonra arkadaş olan ve balık kartalını her fırsatta kontrol eden Callum ile Iona bu sırrı ne pahasına olursa olsun koruyacaklarına dair birbirlerine söz verirler. Bu söz, Callum’un hayatını sonsuza dek değiştirecektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb92125b-44fc-4b1f-8290-d911e7d7daed.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Monotype people condemned to live in Victory Mansions...
The history that is rewritten every day, and the constant change of the past...

The classic novel of the 20th century,

1984, is a striking criticism of totalitarianism, social injustice, and governments that disregard people.

A masterpiece.
“Big Brother is watching you.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6918b87e-e584-4e6f-9620-d885ba07c91d.jpg</image:loc>
            <image:title>A Room of One&apos;s Own</image:title>
            <image:caption>“But, you may say, we asked you to speak about women and fiction—what, has that got to do with a room

of one’s own? I will try to explain.
When you asked me to speak about women and
fiction I sat down on the banks of a river
and began to wonder what the words meant...

” Virginia Woolf’s immortal work “A room of One’s Own” in its original language...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/215195f9-c894-476c-b42a-26fb26986619.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahır Toplantısı</image:title>
            <image:caption>Keçi ve koyunların her sene düzenledikleri

“Dünya Küçükbaşlarına Özgürlük Mitingleri” Müslümanlar tarafından fırsat biliniyor, ölümlerine sebep

oluyordu. Bu hayvanların ölümü Kurban Bayramı adını alıyor
ve bunu da sadece insanlar kutluyordu. Sadece bu kadar değil!
Binali’nin telefonunun zili çalıyor, Devlet Bey düğmeye basıyor,
akrep boylu olan yelkovanın uzunluğuna bir türlü erişemiyor.

Necaset Bey, Geçirbank’tan kredi kullanmaya çalışıyor, alacağını kurtarma çalışmalarına girişen küçük

esnaf boyunu aşan dalgalara direnmeye çabalıyor.
Kısacası Türk edebiyatının en aykırı
ve kahkahalı sesi Mustafa Burak Kurt,
yine yapacağını yapıyor.

Ahır Toplantısı, zoolojiden siyaset kürsülerine
uzanan diyalogları bir araya getiriyor.

Kıs kıs gülünecek ve mutlaka kısık sesle okunacak hikâyeler.
Herkes gülsün ama sakın kimse duymasın diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/350d8923-6000-4952-b560-f61baa8787e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Bilimlerinde Teori ve Araştırmalar - Mart 2022</image:title>
            <image:caption>BU KİTAPTA YER ALAN KONULAR AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDEDİR; 
·         TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE FARKINDALIK 
·         Nöroendokrin Olmayan Epitelyal Apendiks Tümörleri ve Psödomiksoma Peritoneiye Güncel Yaklaşım 
·         GEBELİKTE SİGARA KULLANIMI 
·         YAŞLILIK VE KADIN SAĞLIĞI 
·         SAĞLIK SEKTÖRÜNDE TEDARİK ve SATIN ALMA YÖNETİMİ 
·         HASTANELERİN FİNANSAL YAPILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ: T.C. MERKEZ BANKASI HASTANE ALT HİZMETLERİ BİLANÇOSUNA DAYALI BİR ARAŞTIRMA 
·         NİKEL-TİTANYUM ALET KIRIKLARI 
·         KÖK KANAL PATLARI 
·         BÜYÜK VERİ VE GIDA GÜVENLİĞİ 
·         PÜSKÜRTME BETONLAR İÇİN ALKALİ OLMAYAN SIVI PRİZ HIZLANDIRICI KİMYASAL KATKI MADDESİNİN İŞ SAĞLIĞINA ETKİLERİ 
·         Yaşlılık ve İntihar: 75 Yaş Üstü İntihar Verilerinin Patofizyolojik Açıdan Değerlendirilmesi 
·         DİYABETİK AYAK YARASINDA TEDAVİ VE BAKIM YAKLAŞIMLARI 
·         Cilt Yaşlanması ve Antioksidanların Rolü 
·         TİROİDİTLER 
·         ANATOMİDE PLASTİNASYON UYGULAMALARI 
·         AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞINDA TEŞHİS, TEDAVİ KORUMA VE KONTROL STRATEJİLERİ 
·         Türkiye Yaban Keçisi 
·         TRAVMATİK BOS FİSTÜLLERİNE YAKLAŞIM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e744241d-add7-4626-bb59-eb7f82ca232b.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah’tan Çav Bella’yı Vermemiş</image:title>
            <image:caption>Ezilmeye dayanamayıp greve giden koltuklar, serinlemek için cehennemden görüntülü arayanlar... Kul

hakkına faizi katık edip yer sofrasına oturanlar,
öte yanda bozuk tartılarda maliyeti hesaplanan çocuklar...

Daha kimler ve neler!
Konuşmayı beceremeyen insanlar,
insanlığından utanan eşyalar...

Mustafa Burak Kurt, suyu sabuna katıp dişe dokunan hatta dokunduğu dişi kıran hikâyeler anlatıyor.

Bir eli siyasî mizahta, bir eli toplumsal eleştiriyi yoklarken
okuyana kahkahalar attıracak diyaloglar kuruyor.

​

Allah&apos;tan Çav Bella&apos;yı Vermemiş.
Ya bi de verseydi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97242534-1f7e-4ea9-ba3a-7e25ec6d8092.jpg</image:loc>
            <image:title>Animal Farm</image:title>
            <image:caption>Animal Farm, a criticism of the system and the human. A questioning of equality and liberty through an

outstanding story. An entertaining yet alarming modern fable from George Orwell.

“All animals are equal but some are more equal than others.”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ebb9241-b9ca-43c0-87a8-bd96d0261235.jpg</image:loc>
            <image:title>Az Şekerli Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Kahve yapmak bir emektir. Suyunu, ölçüsünü, şekerini, ateş ayarını dikkatlice hazırlamak gerekir. Hepsinin bir
kararı vardır. Ne bir eksik, ne bir fazla. Kahveyi çok koyarsanız acı, az koyarsanız duru, çok karıştırırsanız köpüksüz
olur. Harlı ateşte yaparsanız çabuk pişer. Fincan sayısı artıkça kahvenin kıvamını tutturmak da zorlaşır. Hele bir de

kahve bayatsa eyvah ki ne eyvah! Köpüksüz, kokusuz ve tatsız…”

Uçuruma düşmemek için dikene tutunanlara bir sevgi merhemi, sokakta oynayan çocukların ellerine tutuşturulan

bir pasta dilimi, motel odalarında kadeh dolduran kar taneleri…

Vefayı unutmayan oyuncak avcıları, birbirine sarılarak yalnızlığı yenen aşk şarkıları, bulgura rağmen uzamayan bir

neslin çocukları…

Az Şekerli Hikâyeler, biraz haylaz, biraz şakacı, hüznü gözkapaklarının ardında saklı bir mutluluk parıltısı. Kıssadan

hisse çıkarmayı bilen, dimağın kuytu noktalarına olta gönderen bir zihin atlası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f383bc03-b106-4367-8d48-3a469849e065.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben O Hayalim</image:title>
            <image:caption>Dünya yolculuğunda yalnız hissediyoruz... 
Aile içinde görülmüyoruz... 
Aşk nerede... Peki ya evlilik... 
Halimiz kalmadı değil mi... Evet evet yorulduk... 
Evren de sessizleşti mi ne... 
O zaman sesimizi çıkarma vakti geldi. 
Kimse hayallerimize cevap vermiyorsa, yeni bir dünyanın 
kapısını açarız. 
Ne istiyorsun şimdi karar ver. Kapı açıldı. 
Hayalin kendisi ol. 
Biz o hayaliz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9094bbe7-5897-442d-a9a1-90861bf25eaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Müstakil Zamanlar</image:title>
            <image:caption>Müstakil Zamanlar
Selin Yalçın

Bir at tırmanıyor Bulutdağ’ın zirvesine.Işıltılı örümcek ince ince ağlarını örüyor.Demirden ormanlar sarıyor
rüyaları.Bir kadın, Huzur Kuş’un düşlerini işliyor beyaz kâğıda.Sokaklar ıssız...İnsanlar maskeli...Gizemli
kuzgun hikâyeler anlatıyor bir kadına.Dört duvara sıkışmışlığı, sonsuzluğun evrenine taşıyor.Pandemi kimin
umrunda!Selin Yalçın, masalsı üslubuyla sesleniyor okura.Doğunun binbir rengini,kolunda saat taşıyanların
sınırlı özgürlüğünü,kalabalığın arasında kaybolan müstakil zamanları anlatıyor.Ve muhteşem bir yolculuk

başlıyor,tüm yasakların ötesinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/931e6599-aeab-4990-8dcb-5de96545c41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak Şimdi Aklıma Ne Geldi!</image:title>
            <image:caption>Yangınlar, casuslar,sırrı çözülemeyen cinayetler yok bu kitapta.Define avcıları, uzay yolcularıya da bir türlü
kavuşamayan âşıklar da yok.Mahalle kültürünün ikiyüzlülüğü,sokakta top oynamanın dayanılmaz acısı,her
yarayı kanatmaktan zevk alan dayanışma ruhu var.Bak Şimdi Aklıma Ne Geldi!susmak bilmeyen bir dilin
zirzop ve haşarı anlatımı.Samimi olduğunu iddia eden geçmiş zamanınyüzüne vurulan yalanı.Biraz haylaz,
biraz uçarıama haklı olduğu konusunda gururlu.Çocukluğunu 90’ların Türkiyesi’nde kaybetmiş bir zihninalay
dolu manifestosu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdd73283-9196-4143-9dcf-d84efc5635cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Yazmadım</image:title>
            <image:caption>Hem bedende hem hapiste tutsak.
Ama esareti tek başına değil.

Beynin kıvrımlarında birden fazla insan geziniyor.

Ve parmaklar...
Küçücük bir bedene dokunuyor.

Sarıp sarmalaması gereken kollar mahrem yerlerde acı hatıralar bırakıyor.

​

Hakkı Altmışdört, büyüdükçe büyüyen nefreti,

intikam hırsının en saf hâlini ve derdin derinini üç parçaya bölünmüş bir zihinle anlatıyor.

​

Ben Yazmadım, ustaca kurgulanmış bir yazmama hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d61928-909b-44a1-9c57-54a7709edc53.jpg</image:loc>
            <image:title>BenDenİz</image:title>
            <image:caption>O&apos;nun adı Deniz...

Hırçınlığına ortak olduğu bir başka denizin sahillerinde gelmiş dünyaya. Karası bol bir şehrin isi, dumanı
sarmış her yanını. Kulaklarında maden göçüğü, soluğu kömür karası. O&apos;nun adı Deniz... İliğine kadar biliyor
yalnızlığı. Duvar gibi çaresizliği... Gidenleri, yitirilenleri... Ama sevmeyi de biliyor. Sevilmeyi...
Çünkü O&apos;nun adı Deniz... Anneanneden miras kalan ismin ilk üç harfini kabulleniyor sadece. Asiye,

asileşiyor... Özgürlük, kanat... Özgürlük, ufuk...

BenDenİz, yaşamla savaşı, savaşı barıştırmayı, hayatın sevgide karar kılan &apos;kabul makamı&apos;nı anlatıyor.

Rengârenk bir gülümsemeyi,
gökkuşağına nispet olsun diye tepemize dikiyor.

Ve Gökkuşağının sonundaki altını aramaya çağırıyor, hâlden anlayanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfcbb22b-ff1e-4473-ba28-f3b4b5dce8cc.jpg</image:loc>
            <image:title>The Curious Case of Benjamin Button</image:title>
            <image:caption>This time, time flows in a different way.
The life that begins in old age ends in infancy.
The story of a life in reverse.
The author of American Jazz Age,
Francis Scott Key Fitzgerald
meets his readers with a “curious case”.
A brief account of Benjamin Button&apos;s long life.
Extraordinary and striking.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/425a6568-3e7d-4653-a3d5-d297d2479266.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Yeniden Çağdaş Uygarlığa Dönüşümü için Ne Yapmalı?</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ve Dünya da, baş döndürücü hızda bir değişim yaşanmaktadır. Ekonomik, mali, kültürel, teknolojik yüksek degisim hizi ve varlik degerlerinin hizla erimesi, gelecek kaygısı, yaşlanınca gelir güvencesi sahibi olma kaygisi, hem gelismis, sermaye birikimini yapıp zenginleşmiş ülkelerde, hem de gelişmekte olan ülkelerde hızla artmaktadır. 
  Dünyayı tehdit eden belirsizlikler icinde en önemlisi, yeniden küresel bir finansal ekonomik krizin ve savas tehlikesinin artmasidir. Taiwan sorunu, Çin- ABD gerginliği, Ukrayna Rusya savasi, Kırım’ ın işgali, Kıbrıs meselesi, Çin denizindeki gerginlik, Ortadogu da Suriye Irak Yemen, Afganistan’daki durum, göçmen sayilarinin astronomik artması, iklim değişimi sonucunda yasanan dogal felaketler, orman yangınları, Tsunami, deprem olasıliginin bozulan enerji arz ve talep dengesi, asiri enerji tüketimi nedeniyle cevre kirliginin ve hava sicakliginin, susuzlugun artmasi, gittikçe artan irkcilik egilimleri, sosyal gerginlikler, issizlik sorunu… gibi küresel belirsizlikler tüm insanlari kaygılandırmakta ve korkutmaktadır. 
  Bütün bu belirsizlik ve tehditlerin icinde en önemlisi ise, Dünya’da ki Varlık degerlerinin en az 1000 katı para basılmasıyla, spekülasyon ve finansal balonlarin oluşması, dünya borsalarının ve finans bankacilik sisteminin çökmesi, kripto paralarin hizla deger kazanmasidir. İnsanlik kendini defalarca yok edecek nükleer silah üretip depolamistir.  Hersey ragmen hayat devam etmektedir. Genclere mutlaka gelecek perspektifi, egitim vermek, iş bulmak, evlenmek, ev ve araba almak, sağlık hizmeti ve sosyal güvenlik saglamak gibi hizmetleri saglamak cagdas sosyal devletin görevidir. Bütün bu temel insan hakları Anayasal hukuk güvencesi altında olmalıdır. Tek adam rejimiyle bozulan güven iklimi, artan enflasyon ve faizler, reel gelirin, satın alma gücünün cok düsmesi, dövizin patlamasi, genclerin otobüs bileti alamaz, yurt bulamaz, sağlık hizmetine ulaşamaz olmalari hepimizi, topluma bunalima sürüklemektedir. 
  Bu kitapta bütün bu sorunlari irdeledim. Kendi tecrübelerimi genclere örnek olay yöntemi ile aktarmaya calistim. Her devrin, her insanin kendi sorunlar yumagi olmustur. Ancak günümüzde, tekellesme ve issizlik cok arttigindan, özellikle Türk gençleri, Türk iş gücü yurtdışına gitmeyi yagâne çözüm olarak görmektedir. Gurbet, egitim almak dışında, mecbur olmadikca tercih edilmemelidir. Hayatta en önemli hedef sahip olduklarıyla yetinmeyi öğrenmek, mutlu olmak, kaynak israfi yapmadan ihtiyaçlarını karşılamak, gelirini yerli yerinde harcamak, yaşlılık için de bir miktar tasarruf edebilmektir. 
  Herkes nasıl istiyorsa öyle yaşamak hakkına sahiptir. Hür ve akil sahibi olmak, hesaplanabilir riskler almak, sonunu düşünmek önceliklerimiz olmalıdır. Bozulan gelir dagılımı, genç işsiz sayısındaki artış, yüksek fiyat artışları, gelirimizin giderlerimize yetmemesi, elektrik telefon faturalarımızı, kiramizi emek geliriyle ödeyemez duruma geldik. Türkiye’de artık rant faiz kira döviz geliri olmadan emek geliriyle yasanamaz oldu. Hukuk güvencesi ve sosyal ADALET yok edildi. Iktidar partisinden referansiniz yoksa iş bulma yaşama şansınız da yok gibi. Değişim için dayanışma, direnme şart oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99644</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3469b59-9ba3-47e4-acec-8650c7049c04.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşir Fuat</image:title>
            <image:caption>Dünyayı takip eden bir adam...
Yazdıklarıyla yayın dünyasını alt üst ediyor.
Fikirleri, Osmanlı toprakları için daha çok yeni.
Özel hayatı ise kendine zulüm.
Ve bir neşter vuruluyor bileklere..

.

Kanla yazılmış satırlar kalıyor geriye.

Ahmet Mithat, yazdıklarından çok intiharıyla iz bırakan Beşir Fuat&apos;ı anlatıyor. Düşünce dünyası ve

mektuplarıyla... İlk kez günümüz Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fc7b5e7-e203-4daf-909c-251b2f908cd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefi Düşün Dergisi Sayı: 18 Nisan 2022</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıl filozofu Nietzsche düşünce tarihine yönelik önemli bir itirazı temsil eder. Gerek felsefede problemin teşhisi, gerekse felsefi düşüncenin yöntemi ve konusu bu itirazdan sonra köklü bir dönüşüm geçirmiş, ardılları onun düşüncelerini oldukça zengin bir çeşitlilik içinde yorumlamıştır. Nietzsche denince hemen akla gelen “trajik kavrayış”, “nihilizm”, “dekadans”, “ebedi dönüş”, “hınç”, “değerleri değerden düşürme”, “efendi-köle ahlakı”, “güç istenci”, “üstinsan” gibi kavramlaştırmalar her dönemde farklı ilgilerle yeniden yorumlanmıştır. Nietzsche’nin dosya konusu olarak seçildiği bu sayı, filozofun özgün bir kavramını açık kılmaya çalışan, farklı Nietzsche yorumlarını değerlendiren ya da Nietzsche’nin düşüncelerini bir problem doğrultusunda ele alan yazılara yer veriyor.
Nazile KALAYCI
SUNUŞ
MAKALELER
Batuhan AKGÜNDÜZ
Güç İstenci: Nietzscheci Evrimin Temel Mekanizması
İbrahim Okan AKKIN
Bir ‘Olumlama’ Felsefesi Olarak Deleuze’ün Nietzsche Okuması
Burak ÇAKIR
“En Sessiz Zaman” Olarak Nietzsche’nin Zerdüşt ile Yüzleşme Ânı
Emre KARATEKELİ
Nietzsche’de Bilinç Kavramı: Haz(sızlık) ve Acı Duygularının Yeniden Yorumlanması
H. Furkan LİVAN
Nietzsche’de Demokrasinin Eleştirisinden Yeni Bir Demokrasi Yorumuna Olağandışı Bir Yolculuk
Ahmet ÖZCAN
Bir Susuş Ustalığı: Friedrich Nietzsche’nin Felsefesinde ‘Sessizlik’ Kavramının
Metinlerarası Bir Okuması
Filiz SARI
Sahici Varoluş ve Üst-İnsan: Bir Heidegger ve Nietzsche Karşılaştırması
Güncel Oğulcan ÜLGEN
Güç İstenci vs. Ölüm Dürtüsü ya da Nietzsche Freud’a İndirgenebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98ccf902-1726-4ce0-bfbf-a5138125ac07.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir de Annelik Çıktı Başımıza!</image:title>
            <image:caption>Bebek odası, bebek yatağı,
bebek yastığı, bebek battaniyesi… derken,
gelip hayatın tam ortasına oturuyor onlar.

Adını tam koyalım:
“O Biiir İnsan Yavrusu.”

Bitmeyen gazı, kaybolan emziği, yolculukları zehir edişi, ilaç merasimi, takvime bağlı aşı günleri,

toplanmayan evin tek mümessili, kakası, çişi…

daha nesi ve nesi…

Özge Özyurt, eğlenceli dili ve imlasıyla hamileliği, “bağzı” lohusa günlerini, normal’ciler - sezaryen’ciler

çekişmesini, anne olmanın bin bir hâlini anlatıyor.
“Bi de annelik çıktı başımıza!” derken,
“attağ”a giden bebeğin çantasını
kendi tecrübeleriyle dolduruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afe274d4-932e-4012-a9ac-aa572c723b86.jpg</image:loc>
            <image:title>Le Dernier Jour d’un Condamné</image:title>
            <image:caption>Un moment de la vie d’un homme.
Un moment fugitif.

Le dernier combat d&apos;une âme en attente de son exécution.

Le Dernier Jour d&apos;un Condamné

est le cri tragique de Victor Hugo contre la peine de mort.
Une histoire vraie, un drame stupéfiant.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec755572-015d-4600-81dc-558d3be05912.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Pusula</image:title>
            <image:caption>&quot;Uzun ince&quot; bir karavan yolculuğu...
 
Ödüllü yazar İsmet Bertan okurunu, macera ve gizem dolu bir Anadolu yolculuğuna çıkarıyor. Dedeyle torunun karavan tatili, Hattuşa&apos;dan Divriği&apos;ye, Nemrut Dağı&apos;ndan Göbeklitepe&apos;ye uzanıyor. Kadim uygarlıkların izinde yöresel zenginliklerle renklenen romanda, Âşık Veysel&apos;in ezgileri, flamenko dansıyla buluşuyor. Birbirine kavuşmak için çırpınan eski pusula figürlerinin soluksuz, gerçeküstü arayışı ustaca anlatılıyor. Yaşadığımız coğrafyanın tarihiyle kurduğumuz bağ ve insanın yolculuğunda iz bırakan hikâyeler, büyülü bir anlatımla ve renkli betimlemelerle canlanıyor.

Tunç ve dedesi, yaz tatilinde hayalini kurdukları yolculuğa çıkarlar. Karavan Tırtıl&apos;la Ankara&apos;dan ayrılan ikili, bozuk pusulanın kafası bozuk figürü Prens Valetta&apos;nın sırrını çözmeye kalkınca rotadan sapar, Anadolu&apos;da gezmeye başlarlar. Antika pusula yüzünden kazı alanlarına, antik kentlere, müzelere ve milli parklara uzanan yolda, Tunç yeni arkadaşlar da edinir. Dede torun, sürprizlerle dolu yolculukta, bir efsanenin parçası olduklarını fark edecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e550d8b-3559-41c1-b594-681c13436d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmaşık Duygular - (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig insani duyguları büyük bir ustalıkla çözümleyebilmesini keskin gözlemciliğine ve psikolojik derinliğine borçludur. Benzersiz maceralar, büyük sırlar, marazi saplantılar, duygusal ikilemler ve gerilimler, bu sayede çağları aşarak, her devrin okuruna hitap edebilen anlatılara dönüşür. Bu derlemedeki novella ve öykülerinde de, duygudaşlığı elden bırakmadan insan doğasının en iyi ve en kötü yanlarını gözler önüne serer. Bunlar sevgiye, ölüme, yitirilen ve yeniden canlanan umuda, yeniden kazanılan inanca, gençliğe ve insanın kendini keşfine dair yapıtlardır. 
  *Ormanın Üzerindeki Yıldız *Erika Ewald’in Aşkı *Unutulmuş Düşler *Alacakaranlık Hikâyesi *Zıt İkizler *Bir Yüreğin Çöküşü *Karmaşık Duygular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9d9a635-d16d-488f-9325-ca1a6a568065.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çöküşün Öyküsü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu son derece çarpıcı çöküş öyküsü, XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya’ya sürülür. İktidar sahibi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra, ne kadar süreceği belli olmayan, kendisiyle baş başa kalacağı bir sürgün dönemi beklemektedir onu. Ancak iktidar savaşları, entrika ve eğlenceden ibaret boş saray hayatı varoluşuna anlam katan tek şeydir. Hem kendini hem çevresindekileri sürekli kandırma eğilimindeki bu sığ ve kibirli kadın, malikânesinde gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris’teki hayatını yeniden canlandırmaya çalışır. Giderek mantıklı düşünme yetisini bütünüyle yitiren Madame de Prie, yeniden bütün dikkatleri üzerine çekebilmek için inanılmaz bir plan yapar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/997456f3-d9a7-444a-91c2-a5337ab1a89f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağız Ve Dil Araştırmalarına Adanan Bir Ömür Prof. Dr. Jale Öztürk’e Armağan</image:title>
            <image:caption>Ağız Ve Dil Araştırmalarına Adanan Bir Ömür
Prof. Dr. Jale Öztürk’e Armağan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0959865e-d9f7-4fca-a9a4-b1521ba331ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşiş Dağının Yamacında</image:title>
            <image:caption>Keşiş Dağının Yamacında</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7223f4f9-185a-4c60-bd31-685a64d9c7ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yok Böyle Bir Köy “Karaözü”</image:title>
            <image:caption>1959 Sivas-Gemerek/KARAÖZÜ doğumlu Vedat TATAR, 1989 yılından beri başkentte yaşamaktadır. İlk ve orta öğrenimini Karaözü’de, lise öğrenimini Gemerek’te tamamlamıştır, 1980 Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca bölümü mezunudur. Aydın-Çine İmam Hatip Lisesi, Siirt-Şirvan Lisesi, Kayseri-Karaözü Lisesi ve Ankara-Ömer Seyfettin Lisesi’nde Fransızca öğretmenliği ve 13 yıldır TBMM’de milletvekili danışmanlığından sonra Ulus Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi’nde 41 yıllık mesleğinden 2021’de emekli oldu. KARAÖZÜ ŞAHRUH KÜLTÜR Derneği başkanlığı, ÂŞIK VEYSEL Kültür Derneği yöneticiliği yaptı. DOST DOST dergisinde, Başkent Üniversitesi yayın organı “Bütün Dünya” ve de Karaözü ŞAHRUH dergisinde uzun süre yazdı. “KURRAHAZZİ-KARAHAZZİ ŞAHRUH’UN GİZLERİ” isimli bir de kitabı yayımlanmıştır. 
Amatör olarak genelde halk müziği çalgılarının birçoğunu çalabilen yazarımız okullarda spor, folklor ve bando ile yıllarca ilgilenmiş, okullar ve yörelerde tesislerini ve kadrolarını oluşturmuştur. Ayşegül ile evliliğinden Kadir EREN ve İbrahim ERDEM isimli iki çocuk babası ve ASLAN isminde bir de torun sahibidir.                 
Fazıl SAY’ın Serenad BAĞCAN ile ilk köy konserini verdiği yer, mezarlığını taşıyıp yerine İMECE kültürü ile okullarını yapmış, dünyanın en ünlü kuruluşlarının (Samsung-General Electric-Siemens-Pegasus) mühendislerinin, ölümüyle de öğrencilerine ışık olan profesörlerin yöresidir. Fikret OTYAM’ın öykülerine, Fakir BAYKURT’un “Bir TÖS Vardı” kitabına konu olan ve Âşık Veysel’in adına şiir yazdığı ilk ve tek köy. Dünya şairi Kemal ÖZER’in, Hollywood ve Yeşilçam film afişlerinin yaratıcısı araştırmacı gazeteci Mehmet BAL’ın ata yurdu, dünyada ilk ve tek gazeteci heykeli bulunan, 64 mezunu olan KÖY ENSTİTÜLÜLERİN ÖZÜ, KARAÖZÜ-MAARİFÖZÜ’dür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83398e9e-304b-4b02-a5f2-74d4cd0d64ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Bursa’da İki Zaman</image:title>
            <image:caption>“Yine akşamlı bir akşam, neden orada olduğumu bilmediğim bir akşamdı. Ayın ışığı mıydı yoksa onun
kâfir ortağı olan sokak lambaları mı ıslak sokakları aydınlatan, hatırlamıyorum. İçine daldığım sokak inadına
ıssızdı. Hani cinlerin bile top oynamayı bırakıp çoktan uykuya çekildiği cinsten bir yalnızlık. Ruhumda bir
dalgalanma hissettim; yerde bir titreşim. Bir hayaldi belki. Gündüz gözüyle görülen bir düş gibi sahiciydi. Bir
adam yaklaştı varlıkla yokluk arasında bu sırada. Bir adam yaklaştı rüyayla gerçeğin tam ortasında…”​
Yelkeni motora yenilen gemiler, otopark olan saraylar, kimsenin zamanına aldırmadığı saat kuleleri…​
Cildi dağınık kitaplar, birbirini duymayan adamlar, aynı kaldırımı ayrı zamanlarda adımlayanlar…​
Bursa’da İki Zaman, yeri hatırlanmayan sayfaların, rüyalardan haber almaların, hatırı dört yüz yılı aşan

bir kahvenin hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dae5b06-3ca9-4553-b5f8-40bf5102c7da.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şiir Savunması</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünün ilk kelimelerinden oluşur şiir.
Bir toplumun damarlarında akan bilgelik ve erdemdir.

Yaşamdır bir bakıma.
Hayatın ta kendisidir.
Ve bu hayatı var edenler şairlerdir.
Fikir dünyasının ateşli yaratıcıları…

​

Bir Şiir Savunması, düşüncenin temelindeki kutsal kıvılcımı çakan şairleri, bu şairlerin toplum ve şiirle olan

bağlarını cüretkâr bir tavırla ele alıyor. 

Percy Bysshe Shelley’nin, şiirin anlamı ve felsefesi üzerine şairane bir analizini, orijinal metniyle birlikte

sunuyor.
​

“Tek bir kelime, söndürülemez bir düşüncenin ilk kıvılcımı olabilir” zira.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f42606a4-84a1-442d-a5c7-0c07b615797d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Parti Döneminde Basın ve Basın Özgürlüğü</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         Modern Demokrasilerde Basın ve Basın Özgürlüğü 
·         Cumhuriyet Dönemi Öncesinde Basın ve Basın Özgürlüğü 
·         Erken Cumhuriyet Döneminde Siyasal Muhalefet ve Eleştiri: Yarın’ı Okumak 
·         Tek Parti Dönemi Basınında Öjenik Tartışmaları (1923-1946) 
·         Tek Parti Dönemi Spor Basınında Aykırı Bir Ses: Refik Osman ve Yağma Hasan’ın Böreği 
·         Erken Cumhuriyet Dönemi Basınında Dergicilik ve Magazin Dergiciliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bc1c48a-9b75-4b87-be4e-aa9ec7c5c597.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Işığı</image:title>
            <image:caption>Romain Gary&apos;den gecenin kör karanlığında arşınlanan sokaklara geri dönenlere, kaçınılmaz bir ölüm karşısında yitip gitmemekte direnenlere, alayın ve ironinin iktidarına göz kırpanlara, ama en çok da artık orada olmayan, bir başka surette yeniden karşılaşılacağına inanılan sevgiliyi bekleyenlere bir vasiyet, bir elveda, parıltılı bir aldatmaca: Kadının Işığı...
Çiseleyen yağmur altında bir taksinin kapısı aralanır, dalgın adamla kederli kadının bedenleri, göz kırpışları, kederleri çarpışır. Peşpeşe yuvarlanan kadehlerle diller sürçmeye, bellek asla uğramaması gereken dehlizlere sızmaya başladığında mutsuzluk sarhoşu bu iki yabancı için ölümü, hüznü ve vedayı birbirlerinin kollarında duyumsama vakti gelip çatmış demektir. Ölümden ölesiye korkan faniler tarihin en görkemli oyununu, yaşamın ta kendisini oynamaya başlar. Tek bir gecede yitirilenler ve yakıp kavuran özlem, ölümün üzerinde yükselerek dolar başkalarının boşalttığı yerlere...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac6e132d-5991-49dc-9ce8-9c8787ca2563.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Çalgıları</image:title>
            <image:caption>Nancy Huston, kendisine Goncourt des lycéens Ödülü&apos;nü kazandıran Şeytanın Çalgıları&apos;nda, iki farklı tarih, iki farklı coğrafya, apayrı iki kültür ve bambaşka kadınlık halleri üzerinden, aradan yüzyıllar geçse de varlığını koruyan bir gerçeğin, kadın düşmanlığının o barbar yüzünü tüm giriftliğiyle ortaya koyuyor.
Nad(i)a, yaşamının akortunu bozan tüm açmazları, vazgeçişleri ve hayal kırıklıklarını günlüğüne dökerken, eşinin beklentilerini karşılamak uğruna kariyerini heba ederek sonunda hem benliğini hem de akli dengesini yitiren müzisyen annesiyle kaderinin iç içe örüldüğünü farkeder. Keşfi, onu günlükle eşzamanlı olarak yüzyıllar öncesinde geçen bir metin kurgulamaya iter. Bu hikâye, Nad(i)a&apos;nın benliğini tümlemekle beraber zamanlar, mekânlar, çağlar değişse de aynı öze sahiptir.
Her daim &quot;karanlığın hizmetkârları&quot; olan cadılara bir saygı duruşu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d27ff1e-783c-4ea4-ab08-327d373ab044.jpg</image:loc>
            <image:title>Wittgenstein ile Konuşmalar (1949-1951)</image:title>
            <image:caption>Aslına bakılırsa bu kitap, onun hakkında okuduklarımın en iyisi. Çünkü fırsat düştükçe, kendinize onun hakkında kişisel sorular sormuş ve onları cevaplamaya koyulmuşsunuz. Onu hatırlayabildiğim kadarıyla soruları doğru cevaplamışsınız, bir ruhun devinimleri kelimelerle ne kertede ifade edilebilirse. Thomas Stonborough (Wittgenstein’ın Yeğeni) Wittgenstein ile Konuşmalar (1949-1951), O. K. Bouwsma’nın o dönemde Ludwig Wittgenstein ile gerçekleştirdiği çok sayıda felsefi müzakereden sonra tuttuğu notlardan oluşuyor. Bu notlar, Bouwsma’nın, Austin’deki Texas Üniversitesi Beşeri Bilimler Araştırma Merkezi’nde muhafaza edilen toplu çalışmalarının bir parçasıdır. Orijinal kayıtlar, Bouwsma tarafından mutat çalışma tarzı olan günlük defterler biçiminde tutulmuştur. Wittgenstein ile ilgili notlar daha sonra diğer defterler arasından çıkarılıp bir araya getirilmiş ve daktilo edilmiştir. Bouwsma, bazı bölümlerini arkadaşlarına gösterdiyse de bu defterlerin geniş bir çevreye yayılmasını istemedi. Elinizdeki kitap, Wittgenstein’ın hayatının son iki yılına ilişkin bu notları ilk kez herkes için ulaşılabilir kılıyor. 
Yazar Hakkında: 
Calvin Koleji ve Michigan Üniversitesinde eğitim aldı. Başlarda idealizmi, özellikle Hegel’in felsefesini savunurken, sonraları idealizmi çürütmeye çalışan G. E. Moore’un düşüncelerine yakınlık duydu. Wittgenstein ile tanıştı ve felsefesinden etkilendi. Kırk yıl çalıştığı Nebraska Üniversitesinde 1965’e dek ders verdi. Felsefi denemelerini Philosophical Essays başlığıyla kitaplaştırdı. Ölümünden sonra, yazılarından derlenen Toward a New Sensibility ve Without Proof or Evidence kitapları yayınlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/665df7de-2ec4-4418-ad1d-8c95037c9043.jpg</image:loc>
            <image:title>Saint-Germain-des-Prés Rehberi</image:title>
            <image:caption>Nüktedanlığı ve bitmek tükenmez enerjisiyle nam salmış Boris Vian bizi Paris&apos;in merkezinde; kıyasıya rekabet halindeki sanat galerileri, pervasız garsonlar, her türlü çılgınlığa gebe yeraltı kulüpleri, müşkülpesent sanatçılar, ağır müdavimlerinden yılan kafeler, bitimsiz tartışmalarıyla varoluşçular, menüleriyle iddialı restoranlar, cazcılar ve şairlerin mekân bellediği müstesna semt Saint-Germain-des-Prés&apos;nin hakkını verecek bir tura çıkarmayı vaat ediyor.


Boris Vian, geceleri dansın, aşkın ve elbette caz ritimlerinin izini süren, gündüzleriyse akşamın hayaliyle oradan oraya koşuşturan pek ünlü şahsiyetleri de ardına katarak avucunun içi gibi bildiği bu semti kâh kurumlu kâh çalımlı adımlarla arşınlarken; gözlemlerini titizlikle not ediyor: Köşeyi dönünce Le Flore&apos;da harıl harıl çalışan Simone de Beauvoir&apos;ı, biraz ileride elinde müsveddeleri ağzında sigarası dalgın dalgın yayınevinin yolunu tutan Albert Camus&apos;yü, Le Lipp&apos;in taraçasında arkadaşlarıyla hoşbeş eden Jean-Paul-Sartre&apos;ı ve civarda takılan tek Oulipo&apos;cu olma şerefine nail Raymond Queneau&apos;yu bir bir selamlıyor.


Rotayı Paris&apos;in bu en özgün semtine çevirmeyi düşünenlere Saint-Germain-des-Prés&apos;nin &quot;prensi&quot; Boris Vian&apos;dan kimi zaman bir seyir defteri kimi zamansa bir kültür rehberi yerine geçebilecek iştah açıcı bir panorama.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8722b8fa-bf28-4ecc-bdd5-432b18e60060.jpg</image:loc>
            <image:title>Diyet Değil Dieta</image:title>
            <image:caption>“Sağlıklı ve kalıcı kilo vermek için yaşam biçiminizi düzenlemek üzere kendinize has bir Dieta oluştururken en iyi kılavuzunuz bedeninizdir. Karşılaştığınız birinin, ‘Sen biraz kilo mu aldın?’ dediği sürede bile vücudunuzun içinde neler olup bittiğini, sistemin genel olarak nasıl çalıştığını ve sizin özelinizde nasıl farklılıklar olabileceğini bilmeniz, yapacağınız her şeyi lehinize çevirmenizi kolaylaştıracaktır.”   Kilo vermek için uğraşırken işittiğiniz bütün tavsiyelere körü körüne uymak yerine, önce “Neden?” sonra “Nasıl?” diye soruyorsanız bu kitap tam size göre.   Dieta, size özel bir sistemi olan biricik vücudunuzu daha yakından tanımanızı sağlarken; Metabolizma Hızı, İnsülin Direnci, Aralıklı Açlık, Glisemik İndeks gibi sürekli karşılaştığımız ama aslında ne olduğunu, ne işe yaradığını, nasıl çalıştığını bilmediğimiz kavramlar hakkında bilgi veriyor, merak ettiğimiz ve bilmemiz gereken her şeyi konuştuğumuz dilden anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951c17a6-5a92-49ef-8ac1-c6acfc9efdbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bulmaca Meraklısı Quaresma</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın tüm türlerinde çığır açıcı ürünler vermiş, yarattığı sayısız personayla geleneksel anlayışları yerle bir ederek eserleriyle olduğu kadar kişiliğini de bir edebi figür haline getirmeyi başarmış Fernando Pessoa, &quot;gençliğindeki yegâne edebi besin&quot; olan gizem ve korku hikâyeleri ile &quot;entelektüel bir uğraş&quot; addettiği polisiye roman merakını Bulmaca Meraklısı Quaresma&apos;da harmanlıyor.
Lizbon sokaklarını rasyonel düşlerin peşinde adımlamakla yetinen, yaşamla bağları zayıf, müzmin doktor Abílio Fernandes Quaresma, şehrin çatılarına bakan küçük odasında vaktini okuyarak ve içerek geçirirken, akıl yürütme becerisini keskin bir tümdengelim duygusuyla geliştirip bulmacaların yanı sıra gerçek yaşamdaki sırları ve cinayetleri çözümleyen usta bir dedektif olup çıkar.
Polisiye roman geleneğinin istisnai köşetaşlarından Bulmaca Meraklısı Quaresma, Conan Doyle ve Arthur Morrison hayranlığını sık sık dillendiren Pessoa&apos;nın özgün kişiliği ve sıradanlaşmış olağandışılığına aralanan bir kapı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dfab308-e518-421c-b2ad-4cd4233f2378.jpg</image:loc>
            <image:title>Salambo</image:title>
            <image:caption>Aşkla şehvet, zulüm ve savaşın soğuk yüzüyle yoğrulmuş iki ayrı kutbu ve de onların getirdiği yıkımı ele alan, tasvirlerini Flaubert&apos;in realizme duyduğu eşsiz sadakatle âdeta ilmek ilmek dokuduğu, üslubuyla Marcel Proust&apos;a ön açan eşsiz bir tarihi romandır Salambo.
Hıncın ve kinin isyan ateşiyle harlanmaya yüz tuttuğu Kartaca&apos;da, umulmadık bir anda filizlenen bir sevdanın hikâyesidir bu. Savaşın yaraları henüz sarılmamışken kan revan içinde bir başka hezimete kucak açanların, körleşmiş umutların ve beyhude cüretkârlığın, özgürlüğe ve sükûnete hasret kalanların hikâyesi...
İmkânsızın dile gelip kanlı canlı bir düşe dönüştüğü, derinlere gömdükçe köklenip yeşeren, engelleri yerle bir etmeye yeminli bir aşkın yoluna taş koyabilmek mümkün mü?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99664</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7092bcc6-1413-4f54-9d1a-5452e448bbe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Afrika Devrimine Doğru</image:title>
            <image:caption>Frantz Fanon&apos;un en aktif yıllarında yazdığı; bağımsızlık fikri, Afrika Birliği tahayyülü ve giderek kabaran Cezayir Devrimi dalgasının ortasında kaleme aldığı deneme, makale ve mektuplardan oluşan bu derleme, sömürgeciyle tarihi hesaplaşmayı mücadelenin ayak sesleriyle eşzamanlı olarak kayda geçiriyor. Sömürgeciliğin ideolojik ve psikolojik saldırılarını faş eden yetkin analizlerle, yekvücut bir Üçüncü Dünya&apos;nın savaş günlükleri geniş bir perspektifte sunuluyor.
Katliamın ve işkencenin normalleştirildiği bir coğrafyada akıl hastalıklarını tedavi etmenin beyhudeliğini, Avrupalı doktorların iliklerine işlemiş önyargıları gözlemleyen Fanon, FLN saflarına katılarak gözünü önce Cezayir sokaklarına ardından tüm Afrika&apos;ya dikiyor; Kara Kıta&apos;da bütüncül bir hareket örgütlemek adına bir silaha dönüştürdüğü satırlar, savaşı anbean yaşayan bir devrimcinin seyir defterine evriliyor. Mücadele tüm şiddetiyle sürerken çuvaldızı &quot;kendi mahallesine&quot; batırmaktan da geri durmuyor: Cezayir Savaşı barikat başlarında göğsünü bağımsızlık adına siper edenlerle tüm şiddetiyle sürerken solun ve entelektüellerin tavrını sorguluyor.
Bir psikiyatrist, yazar, entelektüel ve devrimcinin gözünden ırkçılık, eşitsizlik, insan hakları ihlalleri ve kimlik sorunlarının hâlâ güncelliğini koruyan gerçekliğine ışık tutacak Afrika Devrimine Doğru, ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fae96b5e-f000-4ccb-94b1-41bc34c4c72f.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Esrarengiz Kasaba Gizemli Çıkartma Albümü</image:title>
            <image:caption>Dipper ve Mabel, Esrarengiz Kasaba’da inanılmaz maceralar yaşıyorlar. 
 
Çıkartmalarını kullanarak sen de onlara katıl ve sevilen animasyon dizisinin en komik anlarını yeniden yaşa! Eğlenceyi ikiye katlayabilmen için, bol bol ekstra çıkartma da bu harika albümde seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa5edb50-b6f2-4a0b-9255-92ce519b9105.jpg</image:loc>
            <image:title>Romeo ve Juliet</image:title>
            <image:caption>I. Sahne Verona. Halka Açık Bir Yer. Capulet Ailesi’nden Sampson Ve Gregory (Kılıçlarla Ve Neferlerle) Girer. Sampson Gregory, Ant Olsun Ki Bizi Aşağılamalarına İzin Vermeye­ceğiz. Gregory Vermeyeceğiz, Eğer Verirsek Boyun Eğmiş Oluruz. Sampson Bizi Sinirlendirirlerse Kılıçlarımızı Çekeceğiz. Gregory Belki De Kendini Beladan Uzak Tutmalısın. Sampson Sinirliyken Daha Sert Vururum. Gregory Ancak Seni Sinirlendirmek Çok Zordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3df77340-5008-402b-9004-e6451ea61f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Yaza Doğru</image:title>
            <image:caption>Janet Frame fazlasıyla kişisel bulduğu için ancak ölümünden sonra yayımlanan Bir Başka Yaza Doğru, memleketinin parlak güneşinden, ulu dağlarından, ılıman havasından uzakta, epey yadırgadığı soğuk bir coğrafyada acı çeken bir göçmen kuşun hikâyesi. 
Bir kere seyahatler Grace için basit mevzular değildi; eğer aklınız dilimlere bölünmüş tehlikelerle dolu dış dünyadan korunaklı gizli iç dünyaya getir götüre koşturan bir gez gin ise hiçbir şey basit değildir. (Kitaptan)
 Sürgün ve yalnızlık üzerine bu romanında Frame, nostaljinin, güzelliğin ve kaybın da ustası olduğunu kanıtlıyor. Alice Sebold</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed20dd51-e010-4cb0-a23c-3ebcc26f6ba7.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Türkçesinde Yer Tutucular</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
I.BÖLÜM 
TEMEL KAVRAMLAR 
·         Konuşma Üretimi 
·         Adlandırma 
·         Bulanık Dil 
·         Yer Tutucu 
 
II.BÖLÜM 
TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE YER TUTUCULAR 
 
·         Adı Bilinmeyen/Hatırlanamayan Varlıklar için Kullanılan Yer Tutucular 
·         Değersiz/Gereksiz Görülen Varlıklar için Kullanılan Yer Tutucular 
·         Söylemekten Kaçınılan Ġfadeler için Kullanılan Yer Tutucular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bf13766-e4b2-4f45-b7b7-7faa2b4caec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mobil Oyun Dünyasında Marka Hatırlanırlığı ve Görsel Dikkatin Önemi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BÖLÜM I 
Mobil Oyunlar ve Uygulama-İçi Reklamlar 
Mobil Dünya ve Platformları 
Mobil Uygulamalar ve Oyunlar 
Mobil Pazarlama Aracı Olarak Mobil Uygulamalar 
Mobil Uygulama Olarak Mobil Spor Oyunları 
Mobil Oyunlarda Uygulama-İçi Reklamlar 
 
BÖLÜM II 
Marka Hatırlanırlığı 
Marka Hatırlanırlığının Ölçülmesi 
Marka Hatırlanırlığını Ölçme Yöntemleri 

BÖLÜM III 
Görsel Dikkat 
Görsel Dikkatin OluĢmasında Gözün Yapısı ve Hareketleri 
Göz Hareketlerinin İzlenmesi ve Ölçülmesi 
Görsel Dikkat ve Hafıza</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64d740f7-7317-4bda-8855-e63b554ca5b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Maliye Yazıları - Teori - İktisat - Politika</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         Türkiye’de Vergi Açığı, Vergi Canlılığı ve Ekonomik Konjonktür 
·         Vergilemenin İdari Maliyetleri ve Türkiye’deki Durum 
·         Çevre Vergilerinin Karbondioksit Emisyonu Üzerideki Etkisi Avrupa Birliği Ülkeleri İçin Panel Veri Analizi 
·         Yükseköğretim Burs ve Kredilerinin Eğitimde Fırsat Eşitliğine Etkisi: Bursa İli Araştırması 
·         Mali Risk Analizi Çerçevesinde Kamu Borçlanmasında İlk Günah Sendromu: Arjantin Ekonomisi Örneği 
·         Verginin Fiskal (Mali) ve Ekstra Fiskal (Mali Olmayan) Amaçları Kapsamında Salınan Tuhaf Vergiler 
·         Kamu Sağlık Harcamaları ve Baumol Maliyet Hastalığı İlişkisi 
·         Türkiye’de Vergi Cezalarının Mali Boyutu 
·         Mali Kuralların Tasarım Açmazları Üzerine Bir Deneme 
·         Kamu Tercihi Teorisi Perspektifinden 2019 Yerel Seçimi Sürecinde Makroekonomik Göstergelerin Analizi 
·         Matrah Artırımın Teorik Açıdan İncelenmesi 
·         Türkiye’de Ücretliler İçin Belirlenen Gelir Vergisi Tarifesinin Mali Sürüklenme Çerçevesinde İncelenmesi: 2011-2022 Dönemi 
·         Hasan Saka ve Eseri “Maliye Ders Notları”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/181187c3-e248-40f4-abbe-361dc0573a29.jpg</image:loc>
            <image:title>Baykuşlar Öterken</image:title>
            <image:caption>Baykuşlar Öterken, 1940&apos;larda Yeni Zelanda kırsalında yaşayan yoksul ama eğitimli bir işçi ailesinin beş çocuğunun, özellikle de hassas ve duygusal Daphne&apos;nin zor koşullarda büyüyüp yetişkinliğe adım atışının trajik öyküsünü anlatıyor. İlk romanı Baykuşlar Öterken&apos;de şiirde düzyazıyı bir arada kullanan, klasik anlamda bir olay örgüsü kurmaktan kaçınan Janet Frame, yarattığı zaman ve mekan üstü dünya aracılığıyla birey olmanın değerini, çocukluğun örtülü hüznünü ve akıl sağlığıyla delilik arasındaki belirsiz sınırı sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9da66de8-fbbb-4afb-8922-c8643951af5b.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kaşifler Akademisi İkili Sarmal</image:title>
            <image:caption>Cruz ve arkadaşlarının yeni serüvenleri başlıyor. Kaşifler Akademisi, denizlerde ve egzotik coğrafyalarda seyrediyor. Cruz annesinin bıraktığı bulmaca parçalarını birleştirmeye çalışırken peşine yeni insanlar düşüyor. Üstelik bu kez babası da kayıp! Cruz’un bir numaralı koruyucusu Marisol Hala ise gemiyi terk edip kardeşini, yani Cruz’un babasını aramaya çıkıyor… 
 
Cruz bu kez ne tür teknolojilerle Nebula’ya karşı koyacak? Nebula niçin 13 yaşından once Cruz’u durdurmaya çalışıyor? Cruz doğum gününden önce hayatını değiştirecek yeni bir eşikte. Yanıtlar ve kafana takılacak heyecanlı yeni sorular ile Kaşifler Akademisi’nin üçüncü ve son kitabı raflarda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99673</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16be6dff-9341-4b97-ab2e-d8d0b41fd3bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşifler Aile Sırrı</image:title>
            <image:caption>ARAŞTIRIP ÇÖZEBİLECEĞİNİZ RESİMLİ MACERALARLA KÜÇÜK BİR KÂŞİF NASIL OLUNUR? 
 
Antika bir kitaptaki gizli mesajlar sayesinde Timmi ve arkadaşlarının hayatları değişiyor. Bu büyük gizemi onlarla beraber çözerek Küçük Kâşiflere sen de katılmak ister misin? 
 
Timmi, Lilli ve Marvin maceraya atılmaya ve gizemleri çözmeye bayılıyorlar. Hey, ama senin de yardımına ihtiyaçları var.  
Seni neler bekliyor, bakalım: 
Her bölümde gizemli resim! 
Her zaman işinize yarayacak büyüleyici bilgiler! 
Ve maceraperest kâşifler ve dedektifler için ipuçları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99674</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad65ea39-56b7-4e42-8d12-fb1a5473933e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşifler Bir Yılbaşı Gizemi</image:title>
            <image:caption>ARAŞTIRIP ÇÖZEBİLECEĞİNİZ RESİMLİ MACERALARLA KÜÇÜK BİR KÂŞİF NASIL OLUNUR? 
 
Timmi ve arkadaşları, yılbaşı tatilinin tadını çıkarırken gizemli bir paket bulurlar. Paketi bırakan her kimse biraz yardıma bir de bir yılbaşı mucizesine ihtiyacı vardır.  
 
Timmi, Lilli ve Marvin maceraya atılmaya ve gizemleri çözmeye bayılıyorlar. Hey, ama senin de yardımına ihtiyaçları var.  
Seni neler bekliyor, bakalım: 
Her bölümde gizemli resim! 
Her zaman işinize yarayacak büyüleyici bilgiler! 
Ve maceraperest kâşifler ve dedektifler için ipuçları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a739533f-bc68-42e7-870b-0c0f82a13f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Dünya Neredesin?</image:title>
            <image:caption>Alice ve Eileen, farklı şehirlerde yaşayan, otuzlarına yaklaşan iki arkadaş. Roman yazarı Alice, flört uygulaması sayesinde bir depo işçisi olan Felix’le tanışıp yakınlaşır. Eileen ise sona eren ilişkisinin yaralarını sarmaya çabalarken bir yandan da çocukluk arkadaşı Simon’ın çekimine kapıldığını hisseder. Alice ve Eileen ilişkiler, sanat, edebiyat ve günbegün belirsizleşen gelecekleri hakkında yazışırken hem arkadaşlıklarını hem de hayata bakışlarını sorgulamaya başlarlar. Zira aşklarına, kalp kırıklıklarına, günü yaşamaya ve muhabbetlerine tepelerinden ayrılmak bilmeyen bir bulut eşlik eder. Karanlıktan önceki son durak mıdır bu? Güzel bir dünyanın varlığına inanmanın bir yolu var mıdır? Sally Rooney insan doğasını kavrayışındaki yeteneğini bir kez daha samimi ve yalın bir dille gözler önüne seriyor. “Güzel Dünya, Neredesin? Rooney’nin şimdiye dek yazdığı en iyi roman. Mizahi ve zeki diyaloglarıyla, birbirleriyle çaresizce bağ kurmaya çalışan karakterleriyle muhteşem bir eser.”Brandon Taylor, The New York Times Book Review “Yazarın yeteneğini gözler önüne seren bir eser. Diyaloglar asla aksamıyor, nesri sayfayı yakıp kül ediyor.” Anne Enright, The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99676</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb8a6e5-af60-4770-a449-ae87f51201be.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşifler Gölge Ve Altın Oda</image:title>
            <image:caption>ARAŞTIRIP ÇÖZEBİLECEĞİNİZ RESİMLİ MACERALARLA KÜÇÜK BİR KÂŞİF NASIL OLUNUR? 
 
Timmi, Lilli ve Marvin baş başa verip Gölge takma adıyla bilinen bir usta hırsızı yenmeye çalışıyor. Dünyanın en değerli çalıntı eserlerinden birini geri almak için yarış başlıyor. 
 
Timmi, Lilli ve Marvin maceraya atılmaya ve gizemleri çözmeye bayılıyorlar. Hey, ama senin de yardımına ihtiyaçları var. 
Seni neler bekliyor, bakalım: 
Her bölümde gizemli resim! 
Her zaman işinize yarayacak büyüleyici bilgiler! 
Ve maceraperest kâşifler ve dedektifler için ipuçları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99677</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f1a9dc-79e6-469d-9e98-a98a8d979bb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Komama Tarihi ve Sikkeleri</image:title>
            <image:caption>Komama, Pisidia bölgesi sınırları içerisinde Milyas olarak adlandırılan kısımda bugün Burdur ili Bucak ilçesi Ürkütlü köyünde yer alan Şeref Höyük olarak bilinmektedir. Höyükteki yerleşim izleri Prehistorik Çağlara kadar geriye gitmektedir. Yerleşim, olasılıkla Roma’nın Asia Eyaleti’nin tesis edildiği MÖ 129-126 yıllarında Hellen tarzı bir polis/kent devleti şeklinde organize olmuştur. Augustus’un emriyle MÖ 6 yılında da bir Roma kolonisi haline getirilmiştir. Kent varlığını Geç Antik Çağ’a kadar sürdürmüştür. İlk sikkelerini MÖ 120’li yıllarda darp etmeye başlayan Komama, Roma kolonisi olduğu döneme kadar da sikke darbına devam etmiştir. Koloni olarak ilk sikkelerini ancak Antoninus Pius Dönemi’nde darp etmeye başlayan kent son sikkelerini de Herennius Etruscus Dönemi’nde darp etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99678</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14f96e8c-f348-4c5f-8593-80c01e4fd55b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kaşifler Kayıp Kolye</image:title>
            <image:caption>ARAŞTIRIP ÇÖZEBİLECEĞİNİZ RESİMLİ MACERALARLA KÜÇÜK BİR KÂŞİF NASIL OLUNUR? 
 
Bir dizi mücevher hırsızlığı vakası güpegündüz ve arkada hiç iz bırakmadan gerçekleşiyor. Aile yadigârı bir kolye ortadan kaybolduğunda, Küçük Kâşifler Görünmez Hırsız lakabıyla tanınan hayaleti bulmak için maceraya atılıyor.  
 
Timmi, Lilli ve Marvin maceraya atılmaya ve gizemleri çözmeye bayılıyorlar. Hey, ama senin de yardımına ihtiyaçları var.  
Seni neler bekliyor, bakalım: 
Her bölümde gizemli resim! 
Her zaman işinize yarayacak büyüleyici bilgiler! 
Ve maceraperest kâşifler ve dedektifler için ipuçları!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99679</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e36e24b2-400e-4ef9-93c6-1d258e74d127.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Kalkınma İçin Bir Model İslami Ahlak Ekonomisinde Bir Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Shafiullah Jan ve Mehmet Asutay, İslami Kalkınma İçin Bir Model kitabında okurlarına kapitalizme ve sosyalizme alternatif bir ekonomik ve sosyal sistem olarak önerdikleri İslam Ahlak Ekonomisi’ni (İAE) (Islamic Moral Economy/IME) tüm ayrıntılarıyla sunuyorlar.   
Yazarlar ayrıca, Müslüman ülkelerin kalkınma noktasındaki başarısızlıklarının, Avrupa merkezli bir kalkınma stratejisinden ziyade, İslam ahlakını ve değerlerini merkeze alan alternatif bir “ahlak ekonomisi” ile üstesinden gelinebileceğini savunuyorlar.   
Ahlakı merkeze alan bu özgün yaklaşımlarıyla yazarlar, İslami bankacılık ve finans kurumlarının gelişimlerini, İslam Ahlak Ekonomisi modelinin gayeleriyle bağlantılı olarak eleştirel şekilde mercek altına alıyorlar. Bununla beraber kitap, İslam ahlakı ve değerlerine uygun kamu politikaları geliştirme çabasındaki politika yapıcılar ve karar alıcılar için de referans niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e4639c-6caf-4be0-b76f-92845000519a.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi ve Kötü Şeylerin Gayeleri Üzerine</image:title>
            <image:caption>Marcus Tullius Cicero, Roma tarihinin en büyük devlet adamı ve filozoflarından biridir. Siyaset ve felsefe üzerine yazdığı eserler çağlar boyunca okunmuş, birçok siyasetçi ve filozofa ilham vermiştir. Felsefe eserleri, sadece Roma düşünce tarzının değil; aynı zamanda Yunan felsefesinin Latince üzerinden sonraki çağlara aktarılmasını sağlayan en önemli kaynaklar arasında yer alır. Burada çevirisini sunduğumuz İyi ve Kötü Şeylerin Gayeleri Üzerine adlı eseri hem Helenistik dönemde öne çıkan Epikourosçuluk, Stoacılık ve Antiokhosçu Akademeiacılık arasındaki ahlak üzerine tartışmaları aktarmakta hem de Cicero’nun sorgulayıcı bakış açısını gözler önüne sermektedir. Yaklaşık 2000 sene önce yazılmış olan bu eser, Türkçe olarak okuyucuyla ilk defa buluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f3ad5e7-6b50-4194-ab4e-8ccd96740e77.jpg</image:loc>
            <image:title>XVII. Yüzyıl Dünyasında Venedik, Avusturya ve Türkler</image:title>
            <image:caption>1645-1669 yılları arasında gerçekleşen Girit Savaşı&apos;nda adayı Türklere kaptıran Venedik, 1684&apos;te Mora Savaşı&apos;yla birlikte Babıali ile tekrar karşı karşıya gelmiş ve savaş Venedik Cumhuriyeti&apos;nin Mora&apos;yı fethiyle sonuçlanmıştır. Amerikalı tarihçi Kenneth M. Setton, Venedik-Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişkileri, 1618 -1648 yılları arasında Avrupalı güçler arasında gerçekleşen Otuz Yıl Savaşları&apos;nın sunduğu arka plandan hareketle ele alarak bu ilişkilerin kısa ancak bir o kadar yoğun bir incelemesini sunmaktadır.   
Kitap, XVII. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu ve Venedik arasındaki siyasi ve diplomatik ilişkiler üzerinde araştırma yapanlar veya bu dönemi ayrıntılarıyla öğrenmek isteyenler için eşsiz bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffd78560-5c05-46cb-8547-4658a97cc5d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Dönem İslam Sanatı, 650-1100 (İslam Sanatı Çalışmalarının İnşası I)</image:title>
            <image:caption>Oleg Grabar, İslam Sanatı Çalışmalarının İnşası başlıklı dört ciltlik eseriyle İslam sanatına yoğunlaşmaktadır. Bu alan hakkındaki bilgimizi, İslam kültürü ve tarihi ile bütünleştirmekte; okura geniş bir perspektif sunmaktadır. Sanat teorilerinin ve Batı sanatına ait unsurların da göz ardı edilmediği bu eserde İslam sanatına dair çeşitli örnekler, görselleriyle birlikte, evrensel bir sanat literatürü çerçevesinde sunulmaktadır.  
Çeşitli makalelerden oluşan bu eser, İslam sanatını mimari, resim, obje, ikonografi, estetik ve süsleme gibi çeşitli kavramların merceği altında incelemektedir.   
İslami sanat tarihinin yaklaşık olarak ilk 450 yılını ela alan Erken Dönem İslam Sanatı, 650-1100; İspanya, Suriye, Mısır, İran gibi çeşitli coğrafyalara ve Emevî, Fâtımî, Sâsânî gibi çeşitli hanedanlıklara odaklanmaktadır. Grabar, İslam kültürünün geniş coğrafyalara yayılmasında sanatının en etkili unsurlardan biri olduğunu savunmakta ve elinizdeki ciltle birlikte İslami sanatın ilk yüzyıllarının yön verici niteliğinin anlaşılmasına önemli katkılarda bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa7db24-5cc7-4833-9731-f36bc16e5221.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermaye ve Emperyalizm</image:title>
            <image:caption>Ekonomi teorisini uygulamaya koyanlar yaygın olarak kapitalizmi kapalı, bağımsız bir sistem olarak analiz etme eğilimindedir. Bu, mantık çerçevesinde savunulabilecek bir eğilim değildir ve ayrıca, kapitalizmin tarihine dair de yanıltıcı bir resim çizer. Elinizdeki kitabın amacı, bu kuramsal bakış açısına karşı çıkmaktır. Burada şu savı savunuyoruz: Kapitalizm, kendi tarihsel kaynağı olan, etkileşime girdiği ve amaçları çerçevesinde değiştirdiği kapitalizm öncesi bağlama her daim yerleşik kalmış ve bilfiil varoluşu ve yayılışı da bu etkileşime bağlı olmuştur. 
Kitabın ilk beş bölümü, kabul gören bu teoriye odaklanıp ona yönelik eleştirileri sunarak metropolde bağımsız ve kapalı bir kapitalizmin mantıken imkânsız olduğunu ileri sürüyor. Daha sonraki bölümlerdeyse kapitalizmin kendinden önceki bağlamı ihtiyaçlarına göre şekillendirirken kullandığı ve kullanmaya hâlâ devam ettiği bazı yöntemleri tartışıyoruz. Bu, kapitalizmin tarihine yönelik alışılmış okumadan çok daha farklı bir okuma sağlıyor. Tarihi bu şekilde okumayı mümkün kılan özgün kuramsal bakış açımızdır, ama bunun kapitalist sistemin her bir meselesini içeren kapsamlı bir açıklama girişimi anlamına gelmesini de istemiyoruz. 
*** 
  İnsanlığı özgürleştirmek için kapitalizmin yıkılması ancak teorik olarak kapitalizmin işleyişinin ölümcül mantığı açığa çıkarılırsa ve insan özgürlü­ğünün elde edilmesi için kapitalizmin yıkılması gerektiği gözler önüne se­rilirse söz konusu olur. Elbette bazı dönemler bu amaç için diğerlerinden daha uygundur, ancak bu, ilerici ve gerici aşamalar arasında ayrım olduğunu önermekle aynı şey değildir. Bizim argümanımız, şu anki dönemin sosyalizm için uygun olduğudur, çünkü kapitalizm henüz şu anki çıkmazından kur­tulmanın yolunu bulamamış gibi görünmektedir. Aynı zamanda bu çıkmaza yakalandığı için dünyanın dört bir yanında faşist güçleri harekete geçirmek­tedir. Bu faşizm, 1930’ların ve 1940’lar başının tekerrürü olmayacaktır, ama tekinsiz olduğu kesindir, çünkü kalıcıdır. Başka bir deyişle, savaşlara ve ölüm kamplarına tanıklık etmeyecek olsak da toplum uzun süreli bir faşistleşme dönemine girecektir ve insanlığı bir tek sosyalizm kurtarabilir. 
 
Eğer sol, günümüz küreselleşmesi karşısındaki kararsızlığının üstesin­den gelmezse ve neoliberal düzenden kopmaya, neoliberalizmi aşmaya ve sosyalizme giden yolu yürümeye yönelik gündemiyle emekçi halkı harekete geçirmezse, insanlık kriz ve faşizmin batağından uzun bir süre daha çıka­mayacaktır. 
 
Utsa Patnaik - Prabhat Patnaik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dd97c2c-5c3b-4fd9-86bc-717cb4e48cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartanesi ile Bahardalı – Peri Masalları</image:title>
            <image:caption>Zalim cadılar, büyülenmiş prens ve prensesler, insanoğlunun asla ulaşamayacağı uzak ülkelerde hüküm süren krallar, nine kılığındaki iyi kalpli periler, efsanevi dostluklar, konuşan hayvanlar, yenilmez devler, devasa yaratıklar, sihirli cüceler, tılsımlı eşyalar ve binbir çeşit sihirlerle dolu maceralar büyük bir sabırsızlıkla okuyucularını ve dinleyicilerini bekliyor. 
 
Hepimiz masallarla büyüdük. O büyülü dünyaya adım atıp inanılmaz yolculuklara çıkmak, hayallere dalmak, gizemli maceralara atılmak hangi çocuğun ilgisini çekmez ki zaten?  Peki bizi gerçek dünyadan alıp büyülü bir masal dünyasına götüren bu olağanüstü hikâyeler nereden geliyor? Hayal dünyamızı besleyen bütün bu masalların kökleri nereye uzanıyor? 
Peri masallarının geçmişi hala tam olarak aydınlatılamamıştır, yani, değişik ülkelerin değişik kültürlerini deştikçe karşımıza yenileri çıkmaya devam eder. 
Bu kitap da İtalyan masal geleneğinin temel taşlarından biri olan Guido Gozzano’nun kaleminden Türkçeye aktarıldı. 
 
Torino doğumlu İtalyan yazar Guido Gozzano (1883-1916) yirminci yüzyılın başlarında İtalya’da ortaya çıkan Alacakaranlık’ın (Crepuscolarismo) adlı edebiyat ekolünün en önemli temsilcisidir. 
İtalyan edebiyatının hassas ve bir o kadar da güçlü sesi Gozzano büyük bir içtenlikle, kendini adayarak yazdığı bu birbirinden zıt ama bir o kadar da eğlenceli karakterlerle dolu ve günümüz çocukları için hem eğlendirici hem de öğretici masallar ilk kez Türkçe olarak yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35f82226-ed71-4b7c-bfd6-21ebf851e4ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Satır Başı</image:title>
            <image:caption>Luna Yayınları’nın edebiyata yeni kalemler kazandırmak gayesiyle düzenlediği ve rekabetin üst düzeyde olduğu Luna Yayınları 3. Öykü ve Küçürek Öykü Yarışması’nda, 10 öykü mansiyon ödülü olmak üzere, toplamda 13 öykü dereceye girmeye hak kazandı. 
Her biri birbirinden farklı temalar içeren öyküler bu kitapta bir kültür mozaiği gibi seriliveriyor önümüze. Öykü alanında, geleceğe adını yazdıracağına inandığımız 13 yazar ve 13 öyküyü sizlere sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/041fafcf-245a-4979-aeed-78e031726419.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids Dünyamızı Keşfedin – Aslanlar</image:title>
            <image:caption>Sevimli aslan yavruları ve aileleriyle birlikte zıpla, hopla, oyna ve kükre! 
 
National Geographic Kids’in okul öncesi çocuklar için hazırladığı bu eğlenceli seri, 
çevrelerindeki dünyayı keşfetmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76081e53-d530-4f5b-b4e0-58cfaa619e67.jpg</image:loc>
            <image:title>Life As One</image:title>
            <image:caption>People... People like to live under the ease of believing in the reality of the role assigned to them.&quot;
Imagination and hope don&apos;t have the same direction for the path. Imagination is the balm for the soul, hope is the balm for the body. Fear of the soul The last of the journeys made in the hope of the body was to London. It seems to me that the lives of the heroes were shattered to pieces. For you, it was a tasted love. To some, it is a book in which worthless people are heroes...
A book that breaks taboos from a country that has not broken its taboos.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7569e7f3-d468-4941-a53e-622ea2b568cf.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids Dünyamızı Keşfedin – Gece Vakti</image:title>
            <image:caption>Ay’dan yıldızlara, uluyan ve öten gececil hayvanlara gecenin harikalarını keşfedin. 
 
National Geographic Kids’in okul öncesi çocuklar için hazırladığı bu eğlenceli seri, 
çevrelerindeki dünyayı keşfetmelerini sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b7d940f-bdcb-48af-8419-b47a9a34ee33.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Mevsime Uygun Yaşamak</image:title>
            <image:caption>HER MEVSİME UYGUN YAŞAMAK Her mevsim farklı deneyimler sunar. Dört mevsimin de ayrı keyifleri vardır. Bu kitap, her mevsimin farklı koşullarını dikkate alarak daha sağlıklı, daha huzurlu ve daha keyifli bir yaşam tarzı için yapılması gerekenleri anlatıyor. Modern hayat tarzı standart bir &quot;yaz mevsimi düzeni&quot; oluşturdu ve herkese kabul ettirdi. Artık atalarımız gibi, hatta 150 yıl öncesi gibi bir yaşam sürmüyoruz. Güneşin doğuşuyla kalkıp batışıyla yatmıyoruz; soğukta eve kapanmıyor, sıcakta dışarı çıkıyoruz. Kışın tropikal meyveler yerken yürüyüş bandında koşuyoruz. Bir tür “kronik yaz yaşam tarzı” sürdürmeye zorlanıyoruz. Ancak doğayla bu kadar uyumsuz, atalarımızın yaşam tarzından bu kadar uzaklaşmak aynı zamanda pek çok soruna yol açıyor. Fiziksel ve ruhsal pek çok sağlık sorunu bu yaşam tarzının sonucunda beslenme, uyku, hareket ve sosyal ilişkilerde ortaya çıkan dengesizliklerden, yetersizliklerden, uyumsuzluklardan kaynaklanıyor. Öyleyse biz insanlar ne yapmalı, niye yapmalı, nasıl yaşamalıyız? Doğayla ve kendimizle barışık bir şekilde neyi, ne zaman yiyeceğimizi, nasıl uyuyup uyanacağımızı, gün içinde enerjimizi nasıl tüketeceğimizi anlayabilmek için gezegeni paylaştığımız diğer canlıların ne yaptığına bakabiliriz. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış aylarında değişen koşullara diğer canlılar nasıl uyum sağlıyorsa insanlar da benzeri bir yol izleyebilir. Modern hayat şartlarında doğayla uyumlu bir şekilde yaşayabilmek için şartları ne kadar zorlayabilir, neler yapabiliriz? Hekim ve fizyotrerapist Dallas Hartwig bu soruların yanıtlarını verirken kolay uygulanabilir pratik öneriler de sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e80b58b-c5fb-4491-ba02-0c3ac9facf7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yemek Düşmanın Değildir</image:title>
            <image:caption>Zor olan kilo vermek değil kendin hakkındaki düşüncelerini değiştirmektir. 
 
Gün boyunca ne yemen hatta ne yememen gerektiği hakkında sıkça düşünüyor musun? 
Stresli, üzgün veya yalnız olduğunda kendini sürekli buzdolabının önünde mi buluyorsun? 
Duyduğun her türlü diyeti deneyip daha fazla kilo almaya devam ettiysen artık değişim zamanı gelmiş demektir. Bu kitap sayesinde düşünce yapın, “Bunu bir daha asla yemeyeceğim!” katılığından, “Beni harika hissettiren her şeyi yemekte özgürüm!” anlayışına dönüşecek. Vücudunla, daha da önemlisi ruhunla bağlantı kurarak sevdiğin besinler üzerinde kaybettiğin gücü geri kazanacaksın. 
Kilo verme sürecinde neyi yememen gerektiğine odaklanmaktan vazgeç. Çünkü Yaşam Koçu Doris Hofer bizlere sadece keyif almak ve ihtiyacımız olan enerjiyi sağlamak için beslenmemiz gerektiğini söylüyor. 
HWL (Bütünsel Kilo Kaybı) programı, on yıllık bir çalışmanın sonucudur. Doris Hofer, “Squatgirl” adı altında, yıllardır tüm dünyada binlerce insanı zayıflatıyor. Bu kitapla sen de sonunda kilo verecek, her şeyden evvel yemeklerin düşmanın olmadığını görecek ve yeni bir sen yaratacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99693</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be89da7c-e80e-4a20-a6f7-6c6950f8d59e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ar-Ge ve Teknolojiyi Anlamak</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde teknolojiyle ilgili kişiler ve kuruluşlar konunun önemini sıklıkla dile getirirler, fakat konuyu anlama, algılama ve uygulama konusunda yanlışlar içerisindedirler. Çok büyük miktarda paralar boşa gitmekte, yapılan yatırımlar değere dönüştürülememektedir, elde edilen çıktılar ise çok düşük seviyelerde kalmaktadır. Neden daha yüksek verim elde edilememektedir? Ar‑Ge kültürü neden oluşmamaktadır? Eğitimde Ar‑Ge gerçek manada neden uygulanamamaktadır? Neden teknoloji transferleri çok düşük seviyelerde kalmaktadır? Bu hususlarla ilgili detaylı inceleme, tartışma ve öneriler kitap içerisinde verilmektedir. “Ar‑Ge ve teknoloji transferi nasıl yapılmalı?” konusu detaylıca ele alınmaktadır. Tabii bu konularda sadece bir yol veya metot yoktur, aksine birçok yollar ve yöntemler vardır. Farklı yaklaşımlar ve çözümler elbette mevcuttur. Buradaki amaç genel prensipleri ve metotları belirlemek üzerinedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99694</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cc36ad0-f83b-4452-bc6a-592d0954558c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürlerarası Perspektifte ‘‘İktisadi İnsan’’ - Küçük Ölçekli 15 Toplumda Davranışsal Deneyler</image:title>
            <image:caption>Bugüne kadar Bencillik aksiyomu –bireylerin etkileşimlerde kendi maddi kazançlarını maksimize etmeye çalıştıkları ve başkalarının da aynısını yapmasını bekledikleri varsayımı- temelli kanonik modelden sürekli sapmaların olduğunu kanıtlayan birçok çalışma yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Peki bu sürekli sapmalar, aslında, türümüzü karakterize eden evrensel davranış örüntüleri mi? Yoksa bireylerin davranışlarını, motivasyonlarını ve tercihlerini ekonomik ve sosyal çevreleri mi şekillendirir? Eğer öyleyse insan doğasının şekilledirilebilirliği konusunda sınırlar var mı; bu şekillendirmede en çok hangi ekonomik ve sosyal koşullar belirleyicidir? Adalete (eşitliğe) yönelik eğilimler ve adaletsizliği cezalandırmaya yönelik tutumlar bireylerin cinsiyet, yaş, eğitim ve göreceli zenginlik gibi nitelikleriyle mi yoksa bireyin dâhil olduğu grubun nitelikleriyle mi daha iyi açıklanabilir? 
Bu eser, yukarıdaki sorulara cevap vermek amacıyla çok çeşitli ekonomik ve sosyal koşullar sergileyen 15 küçük ölçekli toplumda ‘‘ültimatom’’, ‘‘kamu malları’’ ve ‘‘diktatör’’ oyunları deneylerinin yapıldığı, antropoloji, iktisat ve psikoloji alanlarından bilim insanlarının birlikte çalışmasıyla ortaya konan, büyük bir kültürlerarası araştırmadır. Hem farklı disiplinlerden bilim insanlarını bir araya getirmesi hem de ampirik araştıma kapsamının çok geniş olması nedeniyle muazzam bir sosyal bilim eseridir. Ve ortaya koyduğu sonuçlar bakımından kanonik modele güçlü bir ampirik meydan okumadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f46b21d6-07d7-433f-adf5-62aaf2c4573b.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ozan Livaneli</image:title>
            <image:caption>Niye Son Ozan? Livaneli, yaygınlaşmasında halkın belirleyici olduğu bir ozan olarak ortaya çıktı. Onun “ozan” niteliği, sadece şair-müzisyen değil, edebiyatta ve diğer dallarda da “halkın sanatçısı” olmaya karşılık geliyordu. Ve öncekilerden farklı olarak, medya çağında varlığını sürdürecekti. Yunus, Karacaoğlan, Pir Sultan... Halkın duygularıyla, düşünceleriyle, hayalleriyle derin bağlar kurabilen böyle sanatçıların yapıtları, dilden dile yaygınlaşıyor, kuşaktan kuşağa yaşıyordu. Ses ve görüntü kaydeden, kitapları hızla basan teknolojiler geliştikçe, kaliteli yapıtları insanlara ulaştırmak kolaylaştı. Dostoyevski, Chaplin, Nâzım... Onlar yayımcılar aracılığıyla yapıtlarını dünya halklarına ulaştırdılar. Ne var ki, kitle iletişimi, kısa sürede bir iktidar bileşeni haline geldi. Artık sanatçılar bu aracıların onayından geçerek halka ulaşabilecekti. Yaygınlaşmak için piyasanın ve iktidarın beklentisine uygun olmak gerekiyordu. Livaneli’nin medya içindeki varlığı, kitle iletişim iktidarlarına karşı bir halk direnişine dönüştü. Bu direniş, iktidarların kişilerde içselleştiği internet çağında da devam ediyor.
Yazar Özgeçmişi Zafer Köse Öğrencilik hayatına, bir işçi ailesinin çocuğu olarak dokuz yıl yaşadığı Almanya’da başladı. 1992’de Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nden mezun oldu. Birgün, Vatan, Cumhuriyet, Radikal, Sol, Yurt gazetelerinde, Sanat Cephesi, Nikbinlik, Lacivert, Edebiyat Nöbeti, Bağlaç, Maviada, Kitapeki, Bavul, Masa, Edebiyatist dergilerinde ve internetteki İleri Haber, Eleştirel Kültür gibi yayınlarda yazdı. İlk öykü kitabındaki “Yıllarca” öyküsü “Sınır Tanımayan Kelimeler” (Words Without Borders) oluşumu için İngilizceye çevrildi. Gözden geçirilmiş haliyle yeniden okurla buluşan Son Ozan yazarın ikinci kitabıdır. Yazarın Diğer Kitapları: İyiliği Düşünmek, 2020; Yolda, 2020; Neydi O Gelecek Bayramlar, 2020; Livaneli’nin Penceresinden, 2019; Kuş Sesleriyle Direnenler, 2014; Yıllarca, 2012; Sarsılmak, 2009; Söz İstiyorum, 2006.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47ef8fc8-98a9-414c-9207-89f6938fb1bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çürüme</image:title>
            <image:caption>Evet, durmak bir ölüm çeşididir. Yani bir şeylerin değişmeyi durdurduğu huzurlu hayat çürümedir. Ama yok olmamak için çırpınmak, acı ile güçlenmek, çığlık atmak ve hatta can çekişmek, yaşamaktır. Yaşamak için geldik, çürümek için değil. Koca koca demirleri denizlerin altında, üstünde, bulutların içinde yürüten biziz. Bir ufacık noktacığa bin kitabı sığdırıyor bir yanımız. Bir yanımız kütüphaneleri yakıyor, hamile kadınların karnını deşiyor. Vahşiyiz! Doğa tarihinin hiç görmediği kadar hem de. Hamam böcekleri gibi ürüyor, çekirge gibi tüketiyoruz. Domuzlar gibi yaşıyor ve birbirimizi çekiştiriyoruz. Bomboş çoğumuzun kafatası ve çoğumuzunki de çamurla dolu. Bir de işin garibi, kendimizi en üstün filan sanıyoruz doğada. En çok bu lafa parmak ısırıyor doğa. Buraya geldiğimizden beri kaç canlının soyunu tükettik belli değil. Yoluna giden gergedanı boynuzu için öldürdük, fili dişi için, kürkü için foku ve zevk için kuşu! Biz neyiz? Dünyanın sonu! Bazen anlam acı verir, bazen de acıya anlam yüklenir ama her ikisi de çürütür. Yazar Özgeçmişi Emre Timur Mimar, yazar, eğitmen. Felsefe, psikoloji, edebiyat ve sanatla ilgilenmektedir. Basılı ilk eseri Palyaçonun Listesi’dir. Şizofren, Ötekiler, Us, Mimesis kitaplarının yazarıdır. Profesyonel meslek yaşamına İzmir’de devam etmektedir. emretimur emretimur.com</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c89ee32-78b9-4f21-b16d-a44bb3cea63c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıçak Islığı</image:title>
            <image:caption>“Karanlık her zaman kötü değildir. Aradığın şey bir unutma bahçesi ise karanlıktan iyisi yoktur. Kaybolur gidersin siyah perdenin arasından. Gördüğün yok, görenin yok... Bir de zihnine çekebilirsen karanlığın perdesini mesele tamamdır. Unutmak için beyninin dehlizlerini karanlığın uykusuna yatırman gerek en başta. Sonra beynin uyur, sonra sen uyursun; nihayet uyursun. Demek ki artık başarabilmişsindir unutmayı, demek ki artık karanlığın dinginliğini ruhuna yedirmişsindir. Korkular yok yalnızca karanlıkta, korkularından kaçıp sığınacağın bir ağaç kovuğu olur bazen karanlık.” İstanbul Boğazı’nda gece yarısı... Bir tabut, bir kayık gibi gecenin karanlık dehlizlerinde ağır ağır süzülüyor... Tabutta bulunan kadın ve adam, türlü maceralardan sonra nefeslendikleri bir anda, gökyüzündeki sonsuzluğu, yıldızları seyrediyorlar. “Mezara günahlarınla git ama pişmanlıklarınla gitme” diyerek çıktıkları bu yolda, emin oldukları tek bir şey vardı, o da vicdan rahatlığı. Aşiyan Mezarlığı’ndaki bir çello kutusunda bulunan bebek cesediyle başlayan olaylar zinciri, ana karakterler Kostik, Leyla, Cinli ve Zehir etrafında gelişen sürükleyici kurgu ile devam ediyor. Mesut Çiftci’nin ikinci kitabı Bıçak Islığı, eşsiz hikâyesiyle okuyucusunu satır aralarında kaybolmaya davet ediyor!
Yazar Özgeçmişi Mesut Çiftci 1979 Erzincan doğumlu. İlkokul birinci sınıfı bitirene dek orada yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gazetecilik eğitimi aldı. Aynı üniversitede sinema yüksek lisansı yaptı. Tez konusu olarak, 1990 sonrası Türkiye’de politik sinema üzerine çalıştı. Hiç Eğilmemiş Bir Adam: Tevfik Fikret ile Bozkır İçin Bir Düş: Köy Enstitüleri belgesellerine senarist ve yönetmen olarak imza attı. Ölü Bayramı, Kılıçbalığı Öyküsü ve Sonsuz Matem belgesellerine senaryo katkısı yaptı. Yaşanmamış Hayata Veda adını taşıyan bir romanı daha bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99698</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20d41961-0c13-4077-8c99-f752e4777989.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hukuk Alanındaki Problemlerin Çözümünde İçtihad ve Taklid-Güncel İslam-İnsan Hukuku Denemeleri-5</image:title>
            <image:caption>Bilindiği gibi, İslâm hukukunun temel kaynakları, Kur&apos;ân ve sünnettir. Bu temel kaynaklarda bireyi mutluluğa,  toplumu huzur ve güvene kavuşturacak ana prensipleri,  açıklama ve yönlendirmeleri bulmak mümkündür. Bu bağlamda Kurân’ın,  umumiyetle genel norm niteliğinde evrensel sabitelerle gerçek bilginin öğretisini içerdiği,  sünnetin ise,  genel de özel norm niteliğinde bireysel ve toplumsal pratikleri oluşturduğu söylenebilir. İslâm hukukunun yazılı olmayan diğer bir kaynağı da  akıl ve örf, adetlerdir. Akıl sayesinde, nasların anlaşılması ve yorumlanması sağlanarak farklı dönem ve bölgelerde insanoğlunun karşılaştığı problemlere genel veya özel çözümler getirilebilmiştir. Zira sınırlı olan nasslar, sınırsız olan sosyal olguların bütününü içine almaz. Bu durum, zorunlu olarak içtihadı gündeme getirmiştir. Toplumda yeni ortaya çıkan problemlerin çözümü için içtihat, hem dini bir görev hem de pratik hayatın devamı için bir zarurettir. Şüphesiz ki, Kur’ân ve sünnette açıkça ele alınmayan çağdaş problemler, İslâm hukuk bilginleri tarafından, hukukî (şer-î) deliller, nasların genel ruhu, genel hukuk kuralları ve bilimsel verilere dayanılarak hukuk usulü disiplini (hikmet-i teşrîve mekâsıd-ı şeria) içinde çözüme kavuşturulmaya çalışılmıştır. İslâm hukukunun mahiyeti ve özellikle sosyal değişme karşısındaki tavrı, bugün üzerinde çok durulan ve tartışılan bir konudur. İslâm hukukunun, bir taraftan kesin ve değişmez dinî hükümler içirdiği, bu yüzden de değişime kapalı olduğu iddia edilirken, diğer taraftan sabit prensipler çerçevesinde dinamik bir yapıya sahip olduğu da ifade edilmektedir. Bu kitabımızda taklid karanlığından içtihad aydınlığına  çıkmak temennisiyle  içtihad ve taklid konusu ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99699</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c9f97ce-e5a6-46e0-b327-31fd385b20db.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeni Tak Pjmasks Baykuş Kız Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>ÜÇ KOLAY ADIMLA MASKENİ YAP! 
1.      Bir yetişkinden yardım alarak, işaretli çizgilerden maskeni kes ve çıkar. 
2.      Pipeti maskenin arkasına yapıştır. MASKEN HAZIR! Şimdi selfie zamanı! #maskenitak #doğançocuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99700</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39abb4f6-22ba-47d1-8715-6e5865b1a99a.jpg</image:loc>
            <image:title>Enkaz Altındakiler</image:title>
            <image:caption>Kırık  
aynanın 
ayrılmış 
parçalarında birlikteydik. 
Birlikte 
ve  
paramparçaydık. 
  “Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altında. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir platonun içinde. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evleri bulmak. Tüm yarışmacılar evleri 
bulduğu an kazanan belirlenmiş olacak.  
Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?” 
 
Kumru, Uraz, Nisan, Eren ve Bulut… Farklı hayalleri olan ve birbirine yabancı beş genç… Enkaz Altındakiler isimli sıradışı bir televizyon yarışmasına başvurarak inanılmaz bir deneyime adım atarlar. Ancak ortaya çıkan beklenmedik gelişmelerle hayatları derinden sarsılacak ve unutamayacakları bir yolculuğa çıkacaklardır…    
 
&quot;Ben Kumru Sonat; buraya benim, senin, bizim, enkaz altındakilerin hikâyesini anlatmaya geldim.  
Sen de enkaz altındasın,  
farkında değil misin?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99701</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3508e53e-b0cf-46f7-8d52-09b8087bdda0.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeni Tak Pjmasks Kertenkele Çocuk Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>ÜÇ KOLAY ADIMLA MASKENİ YAP! 
1.      Bir yetişkinden yardım alarak, işaretli çizgilerden maskeni kes ve çıkar. 
2.      Pipeti maskenin arkasına yapıştır. 
3.      MASKEN HAZIR! Şimdi selfie zamanı! #maskenitak #doğançocuk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99702</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49727a7d-000a-4f98-8f8c-9f2b2d912bfa.jpg</image:loc>
            <image:title>Metropol Ninnisi</image:title>
            <image:caption>“İnsan bazendir, daima değil!”
İ. U. Eskiciyan’ın muzip, alaycı ama bir o kadar da ciddi öykülerini topladığı Metropol Ninnisi, 2015 Selçuk Baran Öykü Ödülü’nü almıştı. Merkezine insanı alan, onun bilincini, fark edilmesi zor yanlarını ve toplum içindeki yerini irdeleyen bu öyküler, Eskiciyan’ın ince mizah anlayışını gözler önüne seriyor. Olana ya da olması mümkün görünene değil, akla gelmeyene dikkat kesilmemizi salık veriyor Metropol Ninnisi.
&quot;Jiletleyecektim kendimi müzik sustu. Müzik sustu, adam öldü. Bu eski bir masal Niyazi. Bilmesen de olur. Adam cambaz, bunla yetin. Jilet güzel kelime, sırf ismi kesiyor bileğimi. Dilimde dönerken yarıyor cümlemi. Niyazi bazı kelimeler, sadece sözden oluşmaz. Bazı kelimeler topraktan gelir. Patates gibidir, fasulye gibidir. Büyüyünce böyle duygusal olacağım aklıma gelmezdi. Yerdeki jilet hüzünlendiriyor beni. Neyse bu tatsız konulara girmeyelim. Ama hakikaten adam öldü. Çünkü müzik yanlış yerde susmuştu.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99703</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79e22d7f-385d-4eb3-8f32-fc3d3338e274.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Sakin</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99704</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dee8b7f1-7909-49ca-a286-abd5593f3833.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Uçuşu</image:title>
            <image:caption>Küçük şehirlerin küçük burjuvaları, akşamları müzik kutularının etrafında toplanırlardı ve Riviére, &quot;Onlara adil davranmışsın davranmamışsın önemi yok, onlar yoklar bile,&quot; diye düşünüyordu. İnsanlar onun için yoğrulması gereken işlenmemiş balmumlarıydı. Bu maddeye ruh vermeliydi, onda irade yaratmalıydı. O, bu sertliğiyle onları köleleştirmeyi değil, kendilerini aşmalarını sağlamak istiyordu. 
Küçük Prens kitabıyla milyonlarca insana ulaşmış olan Antoine de Saint-Exupéry, Prix Femina ödüllü bu yapıtında, posta seferleri düzenleyen bir havayolu şirketinin tek bir gecesinin portresini çiziyor. Saint-Exupéry insanlık hallerini, sadelikle ve en az gerçekteki gibi tüm olağanlığı ve tatsızlığıyla okuyucuyla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99705</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c311290-0fad-4aa4-af37-b096206fd8ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu 1 (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Ötanazi Okulu,adını bile ölümden almışkaranlık bir girdaptır. 
 
Kimi ruhlar masumiyetin kokusunda çiçek açacak, kimi ruhlar ise günahın tortusunda solmaya yüz tutacaktır. Yeşil, olmaması gereken bir ailenin, hayatın ve okulun içinde yaşam mücadelesi vermektedir. İdammahkûmlarının içinde yer aldığı Ötanazi Okulu gibi karanlık bir okulda hayata tutunmak Yeşil için hiç kolay değildir. Sırlarla dolu bir kalbin taşıyıcısı olmaya zorlanan Yeşil’in kalbi birçok kişi tarafından istenmektedir. 
Bu kişilerden biri de bizzat öz babasıdır. 
 
Babası, Yeşil’in kalbi için okula gizemli bir suikastçı gönderdiğinde işler daha da kızışmaya başlayacak, Yeşil için bu korkutucu savaşta galip gelmek beklediğinden çok daha zor olacaktır. 
 
Fakat unutulmaması gereken bir şey vardır: Önemli olan ölüme gönüllü olmak değil, ölümün bile ötesinegeçen bir cesarete sahip olmaktır. 
 
Yaralasar serisi ile okurların büyük ilgisini kazananMaral Atmaca, Ötanazi Okulu ile okurları aksiyon dolubir dünyaya ve aydınlatılmayı bekleyen karanlıkdehlizlere davet ediyor. 
 
“Bir kalp ne kadar değerli olabilirdi ki?Benim kalbim ölüm kokuyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99706</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0296d109-2467-46ba-b69c-59f4177fd933.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ötanazi Okulu,adını bile ölümden almışkaranlık bir girdaptır. 
 
Kimi ruhlar masumiyetin kokusunda çiçek açacak, kimi ruhlar ise günahın tortusunda solmaya yüz tutacaktır. Yeşil, olmaması gereken bir ailenin, hayatın ve okulun içinde yaşam mücadelesi vermektedir. İdammahkûmlarının içinde yer aldığı Ötanazi Okulu gibi karanlık bir okulda hayata tutunmak Yeşil için hiç kolay değildir. Sırlarla dolu bir kalbin taşıyıcısı olmaya zorlanan Yeşil’in kalbi birçok kişi tarafından istenmektedir. 
Bu kişilerden biri de bizzat öz babasıdır. 
 
Babası, Yeşil’in kalbi için okula gizemli bir suikastçı gönderdiğinde işler daha da kızışmaya başlayacak, Yeşil için bu korkutucu savaşta galip gelmek beklediğinden çok daha zor olacaktır. 
 
Fakat unutulmaması gereken bir şey vardır: Önemli olan ölüme gönüllü olmak değil, ölümün bile ötesinegeçen bir cesarete sahip olmaktır. 
 
Yaralasar serisi ile okurların büyük ilgisini kazananMaral Atmaca, Ötanazi Okulu ile okurları aksiyon dolubir dünyaya ve aydınlatılmayı bekleyen karanlıkdehlizlere davet ediyor. 
 
“Bir kalp ne kadar değerli olabilirdi ki?Benim kalbim ölüm kokuyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99707</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/882594b7-4347-4e5c-b693-4d9ddced5924.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötanazi Okulu -1</image:title>
            <image:caption>Ötanazi Okulu,adını bile ölümden almışkaranlık bir girdaptır. 
 
Kimi ruhlar masumiyetin kokusunda çiçek açacak, kimi ruhlar ise günahın tortusunda solmaya yüz tutacaktır. Yeşil, olmaması gereken bir ailenin, hayatın ve okulun içinde yaşam mücadelesi vermektedir. İdammahkûmlarının içinde yer aldığı Ötanazi Okulu gibi karanlık bir okulda hayata tutunmak Yeşil için hiç kolay değildir. Sırlarla dolu bir kalbin taşıyıcısı olmaya zorlanan Yeşil’in kalbi birçok kişi tarafından istenmektedir. 
Bu kişilerden biri de bizzat öz babasıdır. 
 
Babası, Yeşil’in kalbi için okula gizemli bir suikastçı gönderdiğinde işler daha da kızışmaya başlayacak, Yeşil için bu korkutucu savaşta galip gelmek beklediğinden çok daha zor olacaktır. 
 
Fakat unutulmaması gereken bir şey vardır: Önemli olan ölüme gönüllü olmak değil, ölümün bile ötesinegeçen bir cesarete sahip olmaktır. 
 
Yaralasar serisi ile okurların büyük ilgisini kazananMaral Atmaca, Ötanazi Okulu ile okurları aksiyon dolubir dünyaya ve aydınlatılmayı bekleyen karanlıkdehlizlere davet ediyor. 
 
“Bir kalp ne kadar değerli olabilirdi ki?Benim kalbim ölüm kokuyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99708</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adef525a-03cd-4bb1-a650-3854f01c9b95.jpg</image:loc>
            <image:title>Afganistan’da Rus Kıskacı Ve İşgali</image:title>
            <image:caption>Afganistan’da Rus Kıskacı Ve İşgali</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99709</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51584d70-c568-41a8-b8a0-8c3fcffa9523.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşerden İnsana - Bakara 5</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Kur’ân-ı Kerîm’in en uzun sûresi olan Bakara’nın 67-83. âyetlerini ihtiva eden detaylı bir şerh çalışmasıdır.
Sûreye adını veren Bakara Kıssası, sûrenin 67-73. âyetlerinde geçen ve Allah’ın (c.c.) Hz. Mûsâ vasıtasıyla İsrailoğulları’na bir inek boğazlamalarını emrettiği ve İsrailoğulları’nın bu emre karşı tutumunun anlatıldığı bir hikâyedir.
Meybüdî Hazretleri’nin yorumuyla:
Bu âyetlerdeki inek hikâyesi ve onun vasıfları bahsi, hikmetin en ince noktalarından ve Kur’ân’ın yüce incilerinden biridir. Kur’ân’ın kendisi her şeyi muhit (kapsayan) bir okyanustur. Yüce Rabbin İsrailoğulları’nın ineğiyle ilgili söylediği her şeyi sen kendi niteliklerine bir kinaye olarak okumalısın. Ancak o zaman bu okyanusa dalmaya layık mertebeye erişirsin ve O sana saklanmış harikalara ve görülmemiş incilere erişme imkânı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99710</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05db87f4-dbe4-4ab7-8a37-9162b48f09c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana’yı Dinlesek</image:title>
            <image:caption>“Ya Hazret-i Mevlânâ, sen hiçbir asırda bugünkü kadar aktüel ve evrensel olmadın. Sen dün değil, bugünsün. Bugün de değil, yarınsın. Ey Hak ve aşk güneşi, doğ; bir nur tufanı gibi karanlık dünyamızı aydınlığa boğ; koş imdadımıza, koş; üşüyen ruhlarımızı o sıcacık maneviyatınla sar, sarmala!..”
Peyami Safa
Mevlânâ kimdir, onun hakkında yanlış bilinenler nelerdir? Mevlânâ ile Şems’in dostlukları nasıldı? Öğretileri depresyona çözüm olabilir mi? Mevlânâ günümüz insanına ne verebilir? Atomu, yer çekimini ve hücreyi biliyor muydu? Mevlevîlik Osmanlı’da ilgi gördü mü? Batı, onu bizden daha iyi mi araştırıyor? Mevlânâ Müzesi’ni ziyaret edenler yarı hacı mı oluyorlar? Mevlânâ Moğol ajanı mı, bu iftiralar kasıtlı mı? Ülkemiz insanları Mevlânâ’yı okuyor mu? Mevlânâ kendini eleştirenlere ne cevap veriyor? 2007 yılı UNESCO tarafından niçin Mevlânâ Yılı ilan edildi? Şeb-i Arûs’un tarihçesi nedir?
Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlik ile ilgili en çok merak edilen birçok sorunun cevabını bulacağınız elinizdeki eser, S.Ü. Mevlânâ Araştırmaları Enstitüsü Kurucu Müdürü Doç. Dr. Nuri Şimşekler ile yapılan yazılı ve sözlü röportajların düzenlenerek kitaplaştırılmış halidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99711</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95ae32bc-7d1a-437b-a9a0-39cba8d05549.jpg</image:loc>
            <image:title>Korunmuş</image:title>
            <image:caption>ANTİK BİR KÖTÜLÜK, YIKILMIŞ BİR KRALLIK VE DÜNYAYI KURTARMAK İÇİN SIR SAKLAYAN BİR KIZ. 
 
Hálendi krallığının başı belada. Prenses Jennesara, yeteneklerini sınır savaşlarındaki dengeleri değiştirmek için savaş alanında kullanmak istiyor ama babasının onun için çok başka planları var. Hálendi’nin umutsuzca ihtiyaç duyduğu kaynaklar karşılığında komşu krallık Turia’nın prensiyle evlenme sözü veren Jenna, halkına barış şansı vermek için bildiği her şeyi arkasında bırakmak zorunda. 
 
Nişanlısına ve yeni evine ulaşmak üzere çıktığı yolculukta kraliyet kafilesi pusuya düşürülüyor ve Jenna ölümcül bir tehditle karşı karşıya kalıyor. Gerçek kimliğini gizlemeye zorlanan Jenna, kendisi ve bütün krallığı için çok geç olmadan tehlikeli bir sırrı ortaya çıkarmanın bu bedele değip değmeyeceğine karar vermeli. 
 
“Harika yazım, mükemmel evren inşası ve büyüleyici karakterler. Bu kitap, genç yetişkin ve fantastik türünün en eğlenceli hali.” 
— Dana Swift, Cast in Firelight’ın yazarı 

YAZAR HAKKINDA 
 
Brigham Young Üniversitesi&apos;nden İngiliz Dili Diploması ve Editörlük yan dalıyla mezun oldu. Yazmadığı zamanlarda zamanını voleybol oynayarak, okuyarak ve seyahat ederek geçiriyor. Ailesiyle birlikte Utah&apos;ta yaşıyor ve anlık karar verilen bir yolculuktan daha iyi bir şey olmadığını düşünüyor. Shielded, onun ilk romanı. 
 
 Ama düşmanım kendi sırrım, kendi babam ve kendi krallığım olduğunda kazanamazdım. Bu mücadele edemeyeceğim bir savaştı. Krallığımın özgürlüğü için kendi özgürlüğüm mü? İmkânsız bir seçimdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99712</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3407ebc0-0db7-4819-ba9e-f6736875828c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kastamonu Şer’iyye Sicillerinde Araç</image:title>
            <image:caption>Kastamonu Şer’iyye Sicillerinde Araç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99713</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66bdcd2-4f1f-4ecc-ac14-279cd223ef65.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprü Krallığı</image:title>
            <image:caption>Herkesten uzakta, savaşçı olarak yetiştirilen bir prenses. 
Ülkesinin güvenliği için her şeyi yapmaya gönüllü bir kral. 
 
Lara, gözlerden ırak sürdüğü yaşamı boyunca sadece bir amaç uğruna yaşamıştır: Köprü Krallığı’nı çökerterek köprüyü ele geçirmek. 
Bir antlaşma sonucu, kendi ülkesi Maridrina ve Ithicana arasında barış sağlanmıştır ancak bunun sonucunda Lara, Ithicana Kralı Aren’la evlenmek zorundadır. Köprünün tüm sırlarını çözme ve halkına bu refah yolunu açma amacıyla Ithicana’da yeni ve sahte bir hayat yaşamaya başlar. 
 
Ülkesinin zorlu yaşam şartlarında, köprünün onlara sağladığı faydaları halkı uğruna elinde tutmaya çalışan Aren, aynı zamanda diğer ülkelerle aralarında sonsuza dek sürecek bir barış ortamı yaratmak istiyordur. Bu sebeple Maridrina’yla yapılan antlaşmaya karşı çıkmaz ve Lara’yı bu barış ortamının ilk adımı olarak görür. Tek problem Lara’ya asla güvenmemesidir. 

Bir yanda Maridrina’yı daha rahat bir yaşama kavuşturmak için kendini feda eden Lara; öte yanda güvenli ve huzurlu bir Ithicana için elinden geleni yapan Aren. 
İkisi de kendi ülkesi için mücadele ederken bu evliliğin aşkı doğurması mümkün müdür? 
Ancak doğru bilinen yanlışlar ortaya döküldükçe amaçların ve inançların değişmesi de kaçınılmaz değil midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99714</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df5fcb0d-f7b2-4b8b-a5a1-efd0f745b2e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprü Krallığı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Herkesten uzakta, savaşçı olarak yetiştirilen bir prenses. 
Ülkesinin güvenliği için her şeyi yapmaya gönüllü bir kral. 
 
Lara, gözlerden ırak sürdüğü yaşamı boyunca sadece bir amaç uğruna yaşamıştır: Köprü Krallığı’nı çökerterek köprüyü ele geçirmek. 
Bir antlaşma sonucu, kendi ülkesi Maridrina ve Ithicana arasında barış sağlanmıştır ancak bunun sonucunda Lara, Ithicana Kralı Aren’la evlenmek zorundadır. Köprünün tüm sırlarını çözme ve halkına bu refah yolunu açma amacıyla Ithicana’da yeni ve sahte bir hayat yaşamaya başlar. 
 
Ülkesinin zorlu yaşam şartlarında, köprünün onlara sağladığı faydaları halkı uğruna elinde tutmaya çalışan Aren, aynı zamanda diğer ülkelerle aralarında sonsuza dek sürecek bir barış ortamı yaratmak istiyordur. Bu sebeple Maridrina’yla yapılan antlaşmaya karşı çıkmaz ve Lara’yı bu barış ortamının ilk adımı olarak görür. Tek problem Lara’ya asla güvenmemesidir. 
Bir yanda Maridrina’yı daha rahat bir yaşama kavuşturmak için kendini feda eden Lara; öte yanda güvenli ve huzurlu bir Ithicana için elinden geleni yapan Aren. 
İkisi de kendi ülkesi için mücadele ederken bu evliliğin aşkı doğurması mümkün müdür? 
Ancak doğru bilinen yanlışlar ortaya döküldükçe amaçların ve inançların değişmesi de kaçınılmaz değil midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99715</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cd9994b-3f35-41c9-861d-2b05922c11f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesişen Yollar</image:title>
            <image:caption>Keşisen Yollar 
Sabahattin Özkan 
Bir düş var akıllarda.
Yaşını başını almışsa da yürek, bir başkası için atamaz mı delice?
Yaş farkı, fark eder mi aşk için? 
​ 
Bir düş var akıllarda.
Tek sermayesi düşünmek olanların, üzerine düşündüğü bir dünya...
Dönüp duruyor kendince.
İnsanlar duygudan duyguya sürükleniyor o döndükçe.
Dünya, düş görmüyor. 
​ 
Kesişen Yollar, hayatın yeniden filizlenen sonbaharını, tavsiye tanışmaların bıraktığı yürek yangınını ve iki erkek arasında kalan bir kadının yazgısını usta işi bir üslupla anlatıyor. 
Ama gel gör ki düş işte... Ne dediği belli olmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99716</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e2aa380-b613-4103-93a7-3d2856c95b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemde Kahvaltı</image:title>
            <image:caption>Kitapların arasında yaşayan bir adam var.
Bir yanında Saramago, karşı koltukta Tolstoy…
İnsanlardan kaçmak için çabalıyor adam, her güne başka bahane.
Sonuçsuz intiharlar peşinde koşuyor bir süre, başaramayınca bırakıyor.

Ürpertili yürüyüşleri var sahafla ev arasında.
Gizemli bir adam adımlarını takip ediyor.
Ya da gizemli bir şey…
Bir gölge…
Tüyleri diken diken.

Cehennemde Kahvaltı dert olan edebiyatı,

yaşamın üç hâlini,

dünyaya inen meleğin eski model arabasında
akıp giden hayatın muhasebesini tutuyor.
Kitapları sever misiniz?
Peki ya Azrail’i?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99717</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e856b86-84ea-4a7e-b199-18d1bc35d457.jpg</image:loc>
            <image:title>Albert Camus ve Başkaldırma Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Albert Camus, ülkemizde daha çok roman ve tiyatro eserleriyle, kısacası edebiyatçı kişiliğiyle tanınmış çağdaş bir Fransız sanatçı-filozoftur. Oysa Camus’yü sadece bir edebiyatçı olarak düşünmek ve edebiyatçı kişiliğiyle ona yaklaşmak bir eksikliktir; çünkü yazılarında bir yaşama felsefesi ortaya koyması, onun edebî kişiliği yanında filozof tavrının da olduğunu göstermektedir. Camus’yü tanımak, onu her iki cephesiyle tanımak demektir. Oysa bugüne kadar, özellikle daha çok Fransız edebiyatı ile uğraşanların dikkatini çeken Camus’nün eserleri, onun düşünür cephesini dikkate alan akademik bir düzeyde değerlendirilmemiştir. Camus, yaşadığı çağın önemli olayları karşısında, bir hayat tecrübesinden çıkarılmış düşüncelerini, kendisi bir varoluşçu filozof olduğunu reddettiği hâlde, varoluşçu bir çizgide ortaya koymaya çalışmıştır. 
Albert Camus ve Başkaldırma Felsefesi, Camus’nün bütün eserleri dikkate alınarak, bu eserlerindeki düşüncelerini, özellikle “absürd” ve “başkaldırma” kavramları bağlamında nasıl ortaya koyduğuna odaklanmakta, çağının düşünce ve olayları karşısında onun nasıl bir tavır takınmaya çalıştığı ve bu tavrının filozofça bir tavır olup olmadığı tartışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99718</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a46b74fb-49b7-4087-a240-decadfba9ce9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mars&apos;a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Otomatik sondalar sayesinde bir zamanlar Mars’ın yüzeyinde akarsular, dev volkanlar bulunduğunu ve gezegenin bir zamanlar korkunç bir iklim değişimine uğradığını biliyoruz. Peki ama Mars’taki koşullar neden Dünya’dakine benzer koşullara evrilmedi? Evrilse yaşama ev sahipliği yapar mıydı? Bilinmez... Peki ya bir zamanlar yaşama ev sahipliği yapmış mıydı? Bu da gizemini koruyan bir konu... 
Bilim insanları bir yandan bu ve buna benzer daha birçok soruya yanıt bulabilmek için kızıl gezegenden Dünya’ya numuneler getirirken, öte yandan, özel sektörün de enerjisini kullanarak bambaşka bir projeyi hayata geçirmeye çalışıyor: Günün birinde Mars’a insan göndermek. 
Bu çok zor bir görev. Bir iniş aracı tasarlamak, yolcuları radyasyondan korumak, iniş yerinde yeterli kaynaklar bulmak, hiç bitmeyecekmiş gibi gelecek uzun yolculuk sırasında insan psikolojisini yönetmek vs... İmkânsız görünen bir proje şu anda adım adım hayata geçiriliyor. Francis Rocard uzayla ilgili bu hırslı ve eşi benzeri görülmemiş girişimin panoramasını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99719</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89d539d3-b1f5-4b77-851b-8361f19bdc4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Radyum ve Radyoaktivitenin Tarihi</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın sonunda keşfedilen radyoaktif elementler arasında halkın ve girişimcilerin ilgisini en fazla çeken radyum olmuştu. Radyum, İngiltere Kraliçesine hediye olarak sunuluyor, gece kostümlerini süslü­yor, diş macunlarına karıştırılıyor, hazine avcıları onun peşine düşüyordu. Hekimler ve girişimciler bu yeni mucizevi elementi metalaştırmak için dâhiyane yollar icat ederken, hevesli tüketiciler radyoaktif eşyaları evlerine sokmaya can atıyordu. 
Radyum ve Radyoaktivitenin Tarihi radyumlu ürünlerin fetişleştirilmesiyle başlayıp radyumun bir korku nesnesi haline gelmesiyle sonuçlanan “radyoaktif” bir öykü içeriyor. 
Tarihçi Lucy Jane Santos radyumlu eşyalar üretilmesini şarlatanlık ve aptallık olarak nitelendiren eski bilim tarihi yaklaşımını reddederek radyum ve radyoaktivitenin tarihini bilim ve popüler kültür arasındaki ilişki penceresinden ele alıyor. 
Bilime ve bilim öykülerine meraklı okurları fazlasıyla doyuracak cinsten bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99720</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e06d2b33-a9d4-4ca2-b750-7d5859aedaff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant</image:title>
            <image:caption>Paul Guyer, Kant felsefesini anlamaya yönelik kapsamlı çalışmasının tamamen gözden geçirilmiş ve güncellenmiş bu baskısında, Kant’ın düşüncesindeki tüm ana yönlerin ve konuların anahtarı olarak filozofun en önemli kavramı olan otonomi kavramını kullanır. 
 
Kant’ın hayatının ve zamanının son derece faydalı genel bir değerlendirmesiyle başlayan Guyer, Kant’ın en etkili ama en güç eseri Saf Aklın Eleştirisi’nde uzay, zaman ve deneyimin doğası hakkındaki argümanlarını titizlikle açıklayarak onun metafiziğini ve epistemolojisini tanıtır. Kant’ın ünlü transendental idealizm teorisinin açıklamasını ve eleştirisini, onun felsefesindeki bu tartışmalı öğretiden bağımsız yanıyla birlikte sunar. 
 
Ardından Kant’ın ahlak felsefesini, meşhur “koşulsuz buyruğu”nu ve ödev, irade özgürlüğü ve siyasi haklar teorilerini inceler. Son olarak, Kant’ın estetiğini, güzelliğin ve yücenin doğası ve bunların insan özgürlüğüyle ve mutluluğuyla ilişkisi hakkındaki argümanlarını ele alır. Ayrıca, hem doğal tarih hem de insanlık tarihi için düşünebileceğimiz tek hedefin insan otonomisinin geliştirilmesi olduğu görüşünü de değerlendirir. 
 
Kant’ın bu “ikinci baskı”sının Türkçe çevirisi, Kant üzerine ülkemizde yayımlanmış kitapların en kapsamlı olanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99721</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/972d7ce2-e4b3-4f8d-b16f-1bd61d42a34f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolan Işık</image:title>
            <image:caption>Kaybolan Işık 
Recep Durmuş 
 
Yağmur damlaları dağılıyor ıslak asfaltın üzerinde. Gözlerine dolan cam kırıklarını canının tırnaklarıyla topluyor bir yürek. Gözler ki bebeklerine can veriyor yana yana. Gözler ki karanlıkta şavkıyan şimşekleri kucaklıyor.Bir kadın sarılıyor bir adama. Bir kadın bir adamla aynı anda adımlıyor hayatı. İki patik bir yeleğe bütün bir gelecek ilmekleniyor. 
Hayal denilen gölge ete kemiğe bürünüyor. 
Kaybolan Işık, el yordamıyla bulunan satırların, tarif üzere hazırlanan rüyaların, parmak uçlarıyla hayata tutunan 
karası bol bir sevdanın hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99722</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92ebb8b3-66fd-44aa-957a-14aa24f87c70.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Evin Penceresi</image:title>
            <image:caption>Karşı Evin Penceresi 
Şaziye Bilir Aydın 
            Milyar yaşında bir kadın kollarında çocukluğunu uyutuyor. Milyar yaşında bir kadın anılarını biriktiriyor ceplerinde. Her sabah erkenden kalkıp aynadaki hırsızdan günler çalıyor. Her akşam bir bardak su döküyor güneşin ardından. Hüzünleniyor. Geceleri gözcü oluyor kalemle kâğıdın buluşmasına. Sırlarını kimseye aşikar etmiyor ama. Sonra umutlanıyor. Kelebek gibi uçuşan duyguları avlayıp tek tek satırlarında can veriyor rüyalarına. 
            Karşı Evin Penceresi, çocuklar toplasın diye eteklerinden şiir döken milyar yaşındaki kadının kalp atışlarını kelimelerin ihaneti sayesinde herkese ifşa ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99723</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4bae777-cd8f-4637-bdaf-ed94a8e6a773.jpg</image:loc>
            <image:title>Karı Koca Masalı</image:title>
            <image:caption>Karı Koca Masalı 
Ahmet Mithat Efendi 
Hazırlayan: Semih Doğan 
Bir meddah konuşuyor sayfaların arasında. 
Anlatacağı çok şey var. 
O kadar çok ki esas konuya bir türlü giremiyor. 
Laf atıp duruyor okuyucuya. 
Gevezeliği son satıra kadar baki kalıyor. 
​ 
Karı Koca Masalı, henüz doğmakta olan 
modern edebiyatı aşıp post-modernizme ulaşan bir metin. 
Anlatı türünün dilimizdeki ilk örneklerinden. 
Ahmet Mithat Efendi&apos;nin kurmacayla hamur misali oynadığı sıradışı bir kitap. 
Günümüz Türkçesiyle, tebessüm bekliyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99724</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/772ae2b0-cbde-49f6-8348-e405eab816b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamuk</image:title>
            <image:caption>Karamuk 
Ömer Faruk Tabar 
Annesiyle altlı üstlü oturan yalnız bir adam. 
Adı Çınar mı, Hasan mı, Karamuk mu belli değil. 
Evliliği şiddetli, şiddeti bipolar. 
Aynadaki sureti kendi aslından habersiz. 
Kelimeleri kusan bir kadın duruyor karşısında. 
Konuştukça mide bulandırıyor. 
Arka koltukta başka sınıftan bir canlı oturuyor otobüste. 
İnsanların aynadaki görüntüleri saniye başı değişiyor. 
“Kahve olmak güzel, süt olmak da öyle. 
Ama sütlü kahve... Rezalet!” 
Karamuk, varoluşu sorgulayan, 
Kafka’nın şapkasına dokunan, 
yeni ve tersine bir ‘dönüşüm’ hikâyesi. 
Önü aydınlık ışık, arkası zifirî...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99725</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48f2a6fd-9358-4294-a74f-b58152dd1194.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nasıl Mutlu Olur?</image:title>
            <image:caption>Epiktetos’un MS 50 yılında Frigya’daki Hieropolis kentinde dünyaya geldiği sanılmaktadır. Gençliğini köle olarak geçiren Epiktetos, Nero’nun ölümünden (MS 68) kısa bir süre sonra azat edildi ve Roma’da felsefe eğitimi vermeye başladı. MS 93 yılında Yunanistan’ın Epir yöresindeki Nikopolis kentine giderek bir felsefe okulu kurdu. Epiktetos Stoacı felsefeye uygun olarak, çok az eşyasıyla büyük bir sadelik içinde yaşamını sürdürdü. MS 135 civarında Nikopolis kentinde öldü. 
 
İnsan Nasıl Mutlu Olur Epiktetos’un Diatribai adlı eserinde mutluluğa erişmenin yolunu gösteren sözlerinden yapılmış bir derlemedir. Epiktetos’a göre insanı mutsuz eden şeyler dünya mallarına aşırı düşkünlük ve bunları elden kaçırmanın getirdiği kızgınlık ve korkulardır. Mutluluğa giden yol ise insan ruhunun sakin, huzurlu ve ahenk içinde olmasından geçer, bunu sağlamak için de ruhun huzurunu bozacak her şeyden uzak kalmak gerekir. 
 
“İstediklerini elde ettiğin anda mutlu olacağını zannediyorsun. Bu yanlış bir düşünce. Onu elde ettiğin anda yeni kaygılar, üzüntüler, nefretler, korkular ya da istekler ortaya çıkacak. Mutluluk bir şeyleri elde etmek ve zevk duymakta değil istememektedir. Çünkü mutluluk özgürlük demektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99726</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caca338a-6657-406c-9658-dcb4561528fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışma Sevdası</image:title>
            <image:caption>Dünyayı takip eden bir adam...
Yazdıklarıyla yayın dünyasını alt üst ediyor.
Fikirleri, Osmanlı toprakları için daha çok yeni.
Özel hayatı ise kendine zulüm.
Ve bir neşter vuruluyor bileklere..

.

Kanla yazılmış satırlar kalıyor geriye.

Ahmet Mithat, yazdıklarından çok intiharıyla iz bırakan Beşir Fuat&apos;ı anlatıyor. Düşünce dünyası ve

mektuplarıyla... İlk kez günümüz Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99727</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51dfaa18-98a6-439a-adc3-6336248d95d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Türkçesiyle 1876 Kanun-i Esasi</image:title>
            <image:caption>1876 Kanun-i Esasi 
Sadeleştiren: Semih Doğan 
1876 Kanun-i Esasî.
Türk tarihinin ilk anayasası.
Demokrasi tarihimizin milat metni. 

Osmanlı Devleti&apos;nin yıkılışına kadar değişen maddeleriyle birlikte.
Günümüz Türkçesiyle orijinal metin tek kitapta</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99728</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37bbe4b1-77ba-4d3a-b018-0597adfe8b65.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan ile Ka</image:title>
            <image:caption>İnsan İle Ka 
Kerem Ilgar 
Ankara’nın ayazında bir Zemheri... 
Zıtlıkların çocuğu. 
Arafta kalmış ve sıkışmış insanların arasında. 
Yaşamı soruyor tanrılara. 
Ölümün ardındaki çizgiyi arıyor. 
Kâh Himalayalara tırmanıyor, 
kâh Ganj kıyılarında, elinde bir avuç su... “Hadi göster bana, 
  insanoğlunun kirletmediği dar sokakları. 
  Ruhlarımızı satmadığımız bir yer ver bana.” 
  Güneşi yakan ateş... 
  Zamanı donduran boşluk... 
  İnsan, gözbebeklerini kavursa da parıltısı, 
  ölümüne istiyor gerçekliği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99729</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a242df10-7aa1-4964-83e8-ffe2d70e72fa.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsandan Öte</image:title>
            <image:caption>İnsandan Öte 
Kollektif 
Hırsızlık yapmayanlar, cinayet işlemeyenler, 
kem söz söylemeyenler... 
Yalancılığı, ihaneti, vefasızlığı bilmeyenler... 
Dereleri kirletmeyip, ormanları yakmayıp, 
ozon tabakasını delmeyenler... 
İnsandan Öte olanların, 
‘hayvanların dilinden’ hikâyeler... 
Pençelerin, toynakların, tırnakların, gagaların, 
kanatların ve yüzgeçlerin aşkına... 
Başparmağı olanların vefası adına...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99730</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c79bf60-e802-4642-9457-20825dc9c938.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalleriyle Yaşlanan Kız</image:title>
            <image:caption>Hayalleriyle Yaşlanan Kız 
Ömer Faruk Tabar 
Do... Re...
Davut adamın adı. 
Namı diğer Profesör Homunculus.
Meslektaşlarına göre Virüs Davut.
Görülmeyeni görüyor, duyulmayanla konuşuyor.
Virüslerle hasbihal... 
Mi... Fa...
İki sevgili buluşuyor corona günlerinde.
Bu kez kasım ayının aşkı başkalaşmıyor. 
Sol... La...
Piyano tuşlarına sevdalanıyor bir kız. Müziğin rengi ruhuna doluyor.
Ama hayal mi gerçek mi anlaşılmıyor. 
Si... Do...
Hayalleriyle Yaşlanan Kız, fizikle ötesini, hakikatin perde arkasını, pandeminin yürekte bıraktığı yaraları anlatıyor.  Usta işi bir romanın satırları porteye dönüşüyor.
Sol anahtarı hemen kapağının ardında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99731</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e13c70b-4977-4ee9-a852-ba5a6487ca5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çölün Sesi</image:title>
            <image:caption>Kaçıp gitmekle kalıp yitmek arasında bir hikâye...
Bir tarafta Datça, aşklar, hatıralar...
Diğer yanda bir uçak mesafesi Senegal.
Ölmeyi beceremeyen adamlar
ve tatlı, güzel, ölesiye özlenen anılar...
Ağızlarda simit&apos;in değil gevrek&apos;in tadı.
İzmir&apos;in bronz akşamları...

Çölün Sesi, bir yazarın değil, yazarların romanı.
Farklı ülkelerden, farklı dünyalardan gelen
otuz yedi yazarın edebiyat aşkıyla buluştuğu noktanın adı.
Kitabın gelirini sivil toplum kuruluşlarına aktarmayı onur bilen

Human Circus topluluğunun ortak inşası.
&quot;...ve kayığına bindi, yanına bir anlam aldı, açıldı...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99732</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363efe46-1c11-4108-ac66-ca842996e9c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Faik misin Ümmüş Mü?</image:title>
            <image:caption>İyi de kötü de, güzel de çirkin de, hepsi bizim için. Olumsuz olgular her zaman ceza değildir. Aklımıza getiremeyeceğimiz ödülleri, hayırları bize getirir. Önemli olan FARKINDA olmak. Değerlerimiz ve değerlilerimiz, bizim için en büyük hazinedir. Her şeyin fazlası zarardır derler ya, aşırı koruyucu olmakta böyledir. İstemeden koruyacağız derken zarar veririz. Yürüdüğümüz yolda ve bizim ile uyumlu olanda kalabilmenin, sabit ve net bir yolu yoktur. Belki de zaman zaman yoldan çıkmak iyi olabilir. Önemli olan; bizi yolumuzdan neyin çıkardığını, çıkardığında ne olduğunu, yolumuza dönebilmek için ne yapmamız gerektiğini bilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99733</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee033aff-9cd6-4ca6-9cfb-45eb66741a60.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığın Tacı</image:title>
            <image:caption>Bir Kral 
Dağılmış haldeki tüm ırkları tek bir yumruk haline getirebilmek için zamanı olduğuna inanan. 
 
Bir Bilge 
Görülmeyeni gören zihinler için işaretler oldukça açık, geliyorlar. 
 
Bir Deli 
Aklı başında tüm varlıkların canını vermeye gönüllü olduğu. 
 
Bir çocuk 
Erken büyümek zorunda bırakılan binlercesinden biri. 
 
Bir Melek 
Dövmeleri ölümü aldattığının işareti. 
 
Bir Tanrı 
Zincire vurulmuş bedeni kinle dolu. 

Bir Taç 
Yükselmesi düşmesine bağlı. 
 
Bir Dost 
En yakın yoldaşı, ihaneti. 
 
Bir Savaş Sadece başlangıç.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99734</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b9a69a4-0466-42ab-b607-c2bb2a82f0ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirius</image:title>
            <image:caption>Emma Turner, S… Kasabası&apos;nda yaşamakta olan küçük bir kız çocuğudur. Yaşıtlarına göre tuhaf alışkanlıkları olan bu küçük kızın dünyası annesinin kitaplığında bulduğu “Beyaz Elma” kitabıyla birden değişir. Emma, bu kitaptan o kadar çok etkilenir ki ana karakterlerin ölümüyle biten hüzünlü sonu bir türlü kabullenemez. Bu yüzden yazarı bulup sonunu değiştirmek ister. Ancak bu kızın yaşadığı dünyada kitaplar insanların elinden değil, yalnızca gizemli fabrikalardan çıkmaktadır. Bu da yazarı bulmakta ona büyük bir engel olacaktır. 
  Emma, bu süreçte annesinin ona anlattığı bir hikâyeden ilham alarak yola koyulacak ve bu yolculukta çarpıcı gerçeklerle yüzleşecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99735</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1969bdeb-727c-4099-8fbd-a2dd226df873.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal ve Hakikat</image:title>
            <image:caption>Hayal ve Hakikat 
Ahmet Mithat Efendi 
Hazırlayan: Semih Doğan 
Hazin bir aşk hikâyesi okunuyor Fatma Aliye Hanım’ın 
kaleminden. Vedat’ın kırık kalbi, onun kalemiyle can buluyor. 
Ardından Vedat’ın vefasız sevgilisi Vefa’nın yazdığı 
cevap mektubu yerini alıyor Ahmet Mithat’ın satırlarıyla. 
Edebiyatımızın ilk çift yazarlı kitabı buluşuyor okuyucuyla. 
Yazarlarından birinin kadın olduğu ilk kitap, 
yayın dünyamıza bu kez günümüz Türkçesiyle adım atıyor. 
Hayal ve Hakikat isimli bu küçük ama etkili kitap, 
bugün Türk edebiyatında efsane hâline gelmiş 
iki büyük ismi bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99736</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b5e2dd3-ce4a-4f78-9e2e-3de416a293fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelliğin Saltanatı</image:title>
            <image:caption>Aynada karşılaştığınız kişiye, &quot;Nasılsın?&quot; diye soruyor musunuz?
Sağlığının yerinde olup olmadığını veya iyi hissedip hissetmediğini merak ediyor musunuz?
Kaslarınız, sinirleriniz ve cildiniz oldukları yerde mutluluklar mı?
Aynafaki görüntünüzü seviyor musunuz?
Ya da daha önemlisi, bedeniniz sizi seviyor mu? 
​ 
Güzelliğin Saltanatı, sağlıklı yaşama ve güzel görünmeye dair her konuyu uzman bakışıyla ele alıyor.
Yolunu ve yöntemini anlatıyor.
Hayatı iyileştirmek için...
Sağlıklı olan ve güzel görünen bir bedene sahip olup, &quot;Nasılsın?&quot; sorusuna içten bir gülümsemeyle &quot;Çok iyiyim!&quot; cevabını verebilmeniz için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99737</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/646c73a4-8090-4d8c-8fba-ebba5e843ae0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentler ve Göçler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta anlatılan ve göçle birlikte ortaya çıkan sorunsal öyküler sadece Muş’tan Bursa’ya olan göçlerle sınırlı değil, benzer anlatılar ve öykülerin çoğunluğu aynı zamanda Muş’tan diğer şehirlere olan göçleri ve ülkemizin diğer şehirlerinden Bursa’ya gerçekleşen göç sırasında yaşanan dramatik ve sorunsal öyküleri de kapsamaktadır. 
Şehirlerin göç örüntüsüyle beraber ortaya çıkan karmaşık şehir yapıları ve sosyal ilişkiler, her ne kadar basit ve gündelik tedbirler kullanılarak mikro düzeyde çözülmeye çalışılarak bazı başarılar elde edilmiş ise de bu başarılar henüz genele şamil olacak nitelikte sonuçlanamamıştır. Ülkemizde nüfusun önemli bir kesiminin hala gecekondularda yaşamasının nedeni de bu başarısızlığın bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Göç, kendisiyle birlikte birçok dramatik sorunu da ortaya çıkarır. Ancak öncelikle göç tanımının yapılması ve irdelenmesi gerekir. Bilim dallarında göçle ilgili farklı tanımlamalar olmakla birlikte genel olarak göç, &quot;coğrafi mekân değiştirme sürecinin sosyal ekonomik, kültürel ve siyasi boyutlarıyla toplumsal yapıyı değiştiren nüfus hareketleridir&quot; şeklinde tanımlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99738</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/869539da-bf97-488c-b63e-dc334b7349e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif’in Şems’i</image:title>
            <image:caption>Erenler derlerdi ki buğdayın Elif sırrı karnındadır. Elif gibi. Hem arı hem duru hem bir… Çokluktan arınmış, aşkla yanmış. Bu elbette bir sırdı. “Ol” dediği yerde oluveren. Yaratıcı, kalbi açıp içine aşk bırakmıştı. “Ol” demişti ve mevzu kapanmıştı. Aşk bir sırdı ve hak etmeyene elbette bir sır teslim edilmezdi. Yükünü taşıyamayan bir kalbe asla bir sevda bırakılmazdı… 
*** *** “ Çünkü hiçbir kelebek tek başına geçemezdi bu öyküden…” 
 
  Elen VERA’nın altın kaleminden çıkan bu eseri okurken büyülenmişçesine büyük hazlar alacaksınız. Müthiş betimlemeleriyle edebiyat serüveninde büyükçe bir kapı açışına şahitlik ederken uçsuz bucaksız hayal evrenine hiç yorulmadan, yarı yolda kalmadan eşlik edeceksiniz. Duygu yoğunluklarını, tasavvuf anlayışına uygun cümlelerle, felsefe katmanlarından geçirerek sunuşunu, metaforlarının götürdüğü iklimi ise hayranlıkla izleyeceksiniz. Kadim bilgilerden, modern bilgilere uzanan verileri kullanarak akılcı ve şiirsel bir dille yazdığı bu eserde deha bir kız çocuğunun zengin tarihi kültüre sahip topraklarda yaşadığı trajik olaylar ile mücadelesine ve bu olayların içinden çıkarak hayatına yeni bir yön verebilme azmine tanık olurken kimi zaman Elif kimi zaman Zehra kimi zaman ise Yusuf,Hamza hatta Mösyö Harvey olmak isteyeceksiniz. Celal ve Farim’ lerden ise etinizle kemiğinizle nefret edeceksiniz. 
 
  Okuyucuyu merakla ve heyecanla sayfaları çevirmeye yönelten akıcı dili ve olay örgüsü ile Elen VERA, eserin geniş perspektifini almış olduğu Hukuk, Ekonomi, Psikoloji, Tarih ve Eğitim alanlarındaki lisanslarına borçlu olmalı. Özlemi, kardeşliği, dostluğu, fedakarlığı, sabrı, ihaneti ve acıyı Elen VERA’nın emsalsiz eserinde ancak yazı erbablarının âşık olabileceği çarpıcı cümleleri ile çok sesli bir müzikal tadında dinleyeceksiniz. Elif’in Şems’i, “Yıldızı Hiç Sönmeyen Eserler” listesinde yerini her zaman koruyacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99739</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a50e11fa-e224-44d2-a9c2-3c29cc9848a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Doğu Ekspresinde Soygun</image:title>
            <image:caption>Komik, saf, deli dolu Levent ve tayfası, yepyeni bir geziye çıkıyor, hem de ne gezi! Doğu Ekspresi’yle Kars’a gidiyorlar. Fakat trende beklemedikleri bir yolcu daha var: Dünyaca ünlü elmas Kaçkarların Yıldızı!
Tren yolculuğuyla gezinin tadını çıkarmaya çalışan tayfa, Anadolu’ya ait bu elması soygunculardan geri almaya çalışıyor. Tabii yine başlarını türlü belalara sokuyorlar, suçluların peşinden koşuyorlar. Her şey, Anadolu mirası elması vatanında tutmak için!
Kendilerini eğlenceli olduğu kadar heyecanlı, tehlikeli mi tehlikeli bir maceranın içinde buluyorlar. Elması korumak, onlar için her şeyden önemli. Doğu Ekspresi’yle Türkiye’yi baştan başa gezerken elması korumaya hazır mısın?
Bambaşka bir Levent macerası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99740</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/124e4e78-b800-4579-9778-b02d0ac7e743.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülünç Felaketler</image:title>
            <image:caption>Gülünç Felaketler 
Ahmet Mithat Efendi 
Hazırlayan: Semih Doğan 
Avrupa balolarında ayağı kayanlar, sofrada yemeği fazla kaçıranlar, diş çektirmek için mahkeme salonuna dalanlar...
Daha kimler ve neler...
Kırk yedi latife,
kırk yedi hoş hikâye... 
​ 
Gülünç Felaketler, İngiltere&apos;de doğup Fransa&apos;da serpilen yeni bir türün Osmanlı&apos;daki ilk izi.
Gündelik hayata dair, seyredeni güldürüp yaşayana acı veren sakarlıklar ve saflıklar... 
​ 
Ahmet Mithat&apos;ın o her zamandaki sevimli üslubuyla...
Günümüz Türkçesiyle ilk defa...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99741</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561c8ac7-9f9b-4760-b266-8aed2e29c400.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Öğrenirim! - Minik Su Samuru Bağımsız Olmayı Erteliyor</image:title>
            <image:caption>Minik Su Samuru tatlı uykusundan uyandı ve harika bir güne başladı. Hemen karnını doyurup gün boyu oyun oynamak için sabırsızlanıyordu. Uzun Kuyruk’un tüm ısrarlarına rağmen, kendi kendine yemeğini hazırlamayı, dişlerini ve vücudunu temizlemeyi, suyun üzerinde tek başına yüzmeyi öğrenmek konusunda isteksizdi. Bütün bunları sonra yapmak, şimdi ise sadece oyun oynamak istiyordu!
Minik ve tatlı bir su samurunun bu öyküsü; öz bakım ve sorumluluk gibi konular üzerinde düşündürürken aynı zamanda tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan su samurları hakkında ilginç bilgilere yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99742</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/736cb008-2c9b-4c3a-9171-35eb4d36df66.jpg</image:loc>
            <image:title>Gösterişçilik</image:title>
            <image:caption>Gösterişçilik nedir? Onu neden hor görürüz? Ve daha tartışmalı bir soru soracak olursak: Gelişmekte olan bir kültür için gösterişçilik neden hayati önem taşır? Bu tutkulu ve parlak denemesinde Dan Fox, büyük başarılara ulaşmış pop müzik ve modadan edebiyat ve görsel sanatların en çapraşık patikalarına dek gösterişçiliğin her türden sanatın asli mekanizması olduğunu iddia ediyor. Gösterişçilik sözcüğün kullanım alanlarını inceleyerek onun tiyatro, politika ve sınıfla olan bağlantılarının izini sürüyor. Fox artık refleks halini almış elitizm suçlamaları ya da yeni ve farklı olana duyulan korku karşısında eleştirel hayal gücünü ve açık fikirliliği savunurken, metot oyunculuğundan Harlem’in drag balolarına varana dek geniş bir referans yelpazesinden yararlanıyor. Fox’un sanatın radikal kıyılarındaki kendi yaşam ve çalışma deneyimlerinden beslenen kitap, kültürümüzde yenilik ve çeşitlilik için bir zorunluluk olarak gördüğü gösterişçiliğe dair zamanı gelmiş bir savunu niteliği taşıyor.
“Gösterişçilik zekice yazılmış, sezgilere aykırı bir methiye olmasının yanı sıra toplumsal ve entelektüel tutuculuğa gark olmuş kitlesel güçlerin hâkimiyeti altına gitgide daha fazla girmekte olan bir dünyada düşünmenin, yaratmanın ve nihayet yaşamanın berrak ve coşkulu bir savunusu.” –Tom McCarthy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99743</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bf0541f-7868-4396-b1e8-d304e3ea6439.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Bulut</image:title>
            <image:caption>“Kara Bulut bana göre Isaac Asimov ve Arthur C. Clarke’ın en iyi eserleriyle birlikte, bugüne dek yazılmış en iyi büyük bilimkurgu romanlarından biri.” –Richard Dawkins
“Ustaca kaleme alınmış bir hikâye.” –Damon Knight
“BİLİMİN YARATTIĞI BÜTÜN DEĞİŞİMLERE RAĞMEN NEDEN HÂLÂ AYNI ESKİ TOPLUMSAL ÖNCELİK DÜZENİNİ KORUYORUZ?”
Kariyerinin büyük kısmını Cambridge Astronomi Enstitüsü’nde geçiren, yıldız nükleosentezi teorisinin kurucusu, alanının saygın biliminsanlarından biri olan Fred Hoyle, aynı zamanda yetenekli bir bilimkurgu yazarı. Başyapıtı Kara Bulut da pek çok biliminsanına ilham veren, yazılmış en bilimsel spekülatif kurgu romanlarından biri.
Amatör astronomlar, rutin gözlemler sırasında gökyüzünde bir tuhaflık fark eder. Yıldızların belli bir bölümü, olması gerektiğinden çok daha karanlıktadır. Dahası bu karanlık giderek Güneş Sistemi’ne doğru genişlemektedir ve çok geçmeden simsiyah bir gaz bulutunun doğrudan Güneş ile Dünya’nın üzerine geldiği anlaşılır.
Harekete geçen yetkililer yaklaşık on sekiz ay içinde gerçekleşecek felakete hazırlanmaya başlar. Kara Bulut’u araştırmak üzere İngiltere’de, çeşitli ülkelere mensup biliminsanlarının bir araya geldiği bir enstitü kurulur. Bu enstitünün başında da huysuz ama fazlasıyla zeki astronom Christopher Kingsley bulunmaktadır.
Ancak yıkıma giden bu yolda, biliminsanları sadece evrenin acımasızlığıyla değil, hükümetlerin iktidarsızlıklarıyla da yüzleşmek zorunda kalacaklardır.
Kara Bulut, yıkımın insanlığın üzerine düşen gölgesi.
Richard Dawkins’in sonsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99744</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73eeacd7-aa14-4036-9bad-7debae0777af.jpg</image:loc>
            <image:title>Otuz Dokuz Basamak</image:title>
            <image:caption>“Buchan eserlerim üzerinde büyük bir etkiye sahipti.” –Alfred Hitchcock
Richard Hannay, Birinci Dünya Savaşı arifesinde Londra’ya geldiğinde sıkıntıyla dolu günlerini geçirmek için meşgale arayan “sıradan” biridir. Oysa tüm hayatı siyasi bir suikastı önlemek için yardım bulmaya çalışan bir Amerikan ajanıyla karşılaşmasının ardından değişecektir. Hannay dünyayı sarsacak bir komplonun anahtarını elinde tutacak, günlerini hem polisten hem de gizemli bir örgütten kaçarak geçirecektir.
Otuz Dokuz Basamak başta Alfred Hitchcock olmak üzere birçok yönetmen tarafından sinemaya uyarlandı. Buchan, siyasi zekânın ya da aristokrasinin belirlediği sınırlar içinde davranmayan bağımsız ajan örneğiyle James Bond da dahil olmak üzere sayısız casus kahraman için de nihai modeli yarattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99745</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3cf4cdc-08fe-4d96-bbbe-586bd2bbbcd6.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Asıl Sınavı Kendisidir</image:title>
            <image:caption>“Aşılması en zor sınav sensin, kendini yenersen dünyayı yenersin.”
Bu kitapta aşka, aile ilişkilerine, hayal kırıklıklarına, yeniden yola koyuluşlara, merak etmeye ve yeni cevaplar aramaya yani insanlık hallerine dair gerçek hikâyeler, yaşanmışlıklar bulacaksınız.
Betül Yergök “İnsanın Asıl Sınavı Kendisidir” kitabında bizleri kendi gerçeklerimizi keşfetmeye, merak etmeye, hayatın bilinmezliklerini sorgulamaya, kendimiz olabilme yolunda cesaretle adım atmaya çağırıyor. Hayat yolunda insanın asıl sınavının kendisi olduğunu hatırlatıyor ve yaşamın kıyısından köşesinden değil, ta içinden sesleniyor:
“Şimdiden söz verin, düştüğüm çukurlara düşmüşseniz ‘Ben de’ deyin, çıktıysanız ‘Ben de’ deyin, hâlâ oradaysanız da okuduktan sonra ‘Ben de’ deyin. Çünkü ben akıl vermeye değil, yaşam hikâyemi sohbete konu ederek hayat bahçesinde birlikte yürüyüşe çıkalım diye geldim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99746</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed1ec12c-66de-47a5-9a6b-398a2276187e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Olamayacak Kadar Güzel</image:title>
            <image:caption>Bir Aşk
İki Evlilik
Üç Farklı Gerçek
Skye Starling, hızlı bir flört sürecinin ardından sevgilisi Burke Michaels’tan evlenme teklifi aldığı için çok mutluydu. Her ne kadar dünya ayaklarının altına serili olsa da Skye, annesini kaybettiğinden beri hayatını felç eden OKB ile mücadele ediyordu ve özel hayatı da bundan fazlasıyla etkileniyordu. Oysa şimdi kusursuz bir adam onu istiyordu. Hem de sonsuza dek.
Sadece ufak bir sorun vardı… Burke, olduğunu iddia ettiği kişi değildi. Terapistine yazdığı mektuplarda Burke, mutlu bir evliliği olduğunu ve Skye’ı kendi emelleri için kullandığını itiraf ediyordu. Hikâyenin diğer yüzündeyse hayalleri hayatına birkaç beden büyük gelen Heather duruyordu.
Skye düğününü her şeyden habersiz organize ederken Burke’ün planı da giderek karışıyordu. İyiler kadar kötülerin de hayatlarını mahvedecek sırlar açığa çıkmak üzereydi ve ilmek ilmek dokunmuş intikam nihayet alınacaktı.
“Sürprizlerle dolu bir aşk, açgözlülük, ihanet ve intikam hikâyesi.” —Michele Campbell
“Bu fişek gibi roman, okurları aşk için neleri kabul edebileceklerini ve en mükemmel görünen yaşamların ardını sorgulamaya itecek. Kitap kulüpleri muhakkak okumalı.” —Booklist, starred review
“Sürprizi bozmayayım ama son sayfaya kadar devam eden ters köşeler arasında tahminlerinizi sürekli değiştireceksiniz.” —The Skim
“Kendi karakterlerine taş çıkaracak manipülasyon ustalığıyla Carola Lovering, bir yandan çoklu anlatıcılarıyla jonglörlük yapıyor, bir yandan da psikolojik entrikalarla örülü hikâyesini katman katman açıyor.” —Kirkus, starred review
“Baş döndürücü girift kurgusu ve çok sayıdaki ters köşesiyle psikolojik gerilim tutkunlarını kendine hayran bırakacak.” —Publishers Weekly
“Tam da olayı çözdüğünüzü düşündüğünüz anda Lovering sizi bir kez daha şaşırtıyor.” —Betches
“İkili zaman örgüsü ve üç ayrı perspektifle sunulan bu sıradışı psikolojik gerilim, hangi karaktere güvenip hangisini destekleyeceğinize bir türlü karar veremeyeceğiniz ters köşelerle dolu.” —BookRiot
“İnsanı avucunun içine alan, iştah kabartıcı ve temposu kıvamında bir roman. Carola Lovering nasıl becerdiyse ikiyüzlülüğü seksi, hatta anlaşılır göstermeyi başarmış. Zorlu, baştan çıkarıcı bir yolculuğa hazır olun.” —Sara Shepard
“Okurların kitabı elinden bırakmasına engel olan ters köşelerle dolu bu hikâye, tam da gece lambalarının icat edilme sebeplerinden biri.” —Erica Katz
“Ustaca ters köşelerle dolu bir kedi-fare oyunu. Son sayfaya kadar tahminde bulunmaya devam edeceksiniz.” —Liv Constantine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99747</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/467430a9-5f79-405a-9b5a-078f46a10b19.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Kudreti</image:title>
            <image:caption>BİR DEDEKTİF AARON FALK ROMANI
Beş iş arkadaşı çalıştıkları şirketin düzenlediği doğa yürüyüşüne gitmek zorunda kalır, çantalarını gönülsüzce sırtlarına geçirip çamurlu patikada ormanın içlerine doğru yola çıkarlar. Fakat bu beş kadından birisi geri dönmeyecek, kalan dörtlü ise yaşananlara dair birbirinden farklı hikâyeler anlatacaktır. Federal Ajan Aaron Falk ise Avustralya yabanının herkesten uzak derinliklerine kadar girmek zorunda kalacağı bu soruşturmada dağların sakladığı sırları keşfedecek ve rekabetin, dostluğun, şüphenin, ihanetin birbirine girdiği bir düğümü ortaya çıkaracaktır.
Sinemaya da uyarlanan Kurak’ın her romanıyla çoksatanlar listelerine giren ödüllü yazarı Jane Harper, ince ince işlediği gizemiyle Doğanın Kudreti’nde o meşum soruyu yöneltiyor okura: Beraber çalıştığınız insanları aslında ne kadar iyi tanıyorsunuz?
“Zekâ fışkıran, gerilim saçan bir kitap.” –A. J. Finn
“Romandaki tüm karakterler istisnai bir giriftliğe sahip olacak biçimde tasarlanmış, özellikle de Aaron Falk... Alışıldık bir dedektiften çok daha fazlası olan, düşünceli ve şefkatli Falk kitabın ahlaki pusulası.” –New York Times Book Review
“Hayatta kalmaya dair nefes kesici bir hikâye... Harper bir kere daha dikkate alınması gereken kudretli bir hikâye anlatıcısı olduğunu gösteriyor.” –Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99748</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b4c9356-647c-4476-aa84-ab5f0b5dd283.jpg</image:loc>
            <image:title>Uncharted: Resmi Roman Uyarlaması</image:title>
            <image:caption>ŞANS, CESURUN YANINDADIR
Nathan Drake kendini bildi bileli hazinelere ve hiçbir haritada bulamayacağınız yerlere kafayı takmıştı. Onlar yok olmuş değillerdi, kayıplardı sadece.
Victor “Sully” Sullivan onları “bulunmamış en büyük hazine”ye götürecek bir ipucuyla Nate’in karşısına çıkınca ikili, gezegen boyunca epik bir maceraya atılacaktı. Birlikte kayıp servetin izini aramalılardı… ve yolda Nate’in uzun süredir kayıp abisini bulmaları muhtemeldi.
Uncharted: Resmi Roman Uyarlaması, çoksatan video oyunu serisi UNCHARTED’ı esas alarak, Nathan Drake’in oyunlardan önceki hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99749</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fce54499-87ae-4255-a5a5-8554631f0010.jpg</image:loc>
            <image:title>Maliye Yazıları Mali Hukuk</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
·         Türkiye’de Emlak Vergisi Uygulamasında Ortaya Çıkan Çeşitli Sorunlar ve Çözüm Önerileri 
·         Seyahat Özgürlüğü Kapsamında Türkiye’de Yurt Dışı Çıkış Harcı 
·         Sahte Belge Düzenlenmesı̇ Sonucunda Uygulanan Terkı̇n İşlemı̇ ve Temı̇nat Tedbı̇rı̇ Üzerı̇ne Hukukı̇ Bir Değerlendı̇rme 
·         Özel Sektörün Borçları Açısından Finansman Gider Kısıtlaması ve Sermaye Artırımında İndirim Uygulaması Üzerine Değerlendirmeler 
·         Türk Vergi Hukukunda Mücbir Sebep Halleri Açısından İspat 
·         Vergi Usul Kanunu’nda Düzenlenen Vergi Suçlarında Yapılan Atıflar ve Meydana Getirdiği Problemler 
·         Türkiye’de Konaklama Vergisinin Verginin Temel Unsurları, Turizm Payı Açısından Değerlendirilmesi ve Ülke Uygulamaları ile Mukayesesi 
·         Türkiye’de ve Avrupa Birliğinde KDV İndirimi Uygulaması 
·         Yargı Kararları Doğrultusunda Özel Esaslar Uygulamasının Değerlendirilmesi 
·         Son Yasal Değişikliklerle Binek Otomobiller Özelinde Yenileme Fonu Uygulaması 
·         Yetkilendirme Mektuplarında Damga Vergisi İstisnası 
·         Cezmi Erçin ve Eseri “Maliye İlmi ve Maliye Mevzuatı”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99750</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d484ae0c-e78a-4b5d-a1eb-a8911f17a9f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliliğin Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Kendi gerçekliğini arayan bir adam geziyor geceleri. Gökyüzünün karanlığı, günahları gizleyemiyor.

Aradığını, aramadığı bir anda buluyor.

Kitaplarla konuşan bir kadın düşüyor kollarına. Yalnızlığı, çaresizliği zihnini parçalıyor...

Hayat mengene olmuş ikisine de,
sıktıkça sıkıyor...

Ankara&apos;nın ayazı, İstanbul&apos;un kalabalığı...
Bir de alev alev Orta Doğu yangını...
Körfezde ateş yükseliyor.
Irak&apos;ta bir çocuğun şekeri eriyor ceplerinde.
Tenler, güneşsiz yanıyor...

Deliliğin Gölgesinde, sınırları aşan akıl karmaşasını, sınırın ötesinde yağan bombaları

ve her şeye rağmen sevgiye sarılan yürekleri anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99751</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d07a0c5-fa89-4fa0-b8c5-009a171ed534.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün İyiler Öldü</image:title>
            <image:caption>“Nasıl ki insanların empati duyguları yaşlandıkça azalıyorsa, insanlığın yaşı da artık bencilleşme noktasına gelmişti. Olması gereken oldu. Daha erken önlem alınmalıydı ama maalesef... İnsanlık ölecek ve ardından bir bebek olarak yeniden doğacak.”
Meryem Gültabak, Bütün İyiler Öldü romanında hem tanıdık hem de yabancı bir evren kuruyor. Bir tarafta şemsitrenler, şemsikopterler, minivizyonlar, genetik temizlenmeler, Vadililer, “İyilik Kitabı” yer alıyor; diğer tarafta da insanlığı bekleyen bir gelecek olarak hayli tanıdık büyük bir kıtlık, plantasyonlar, yeni dünya arayışları. Her şeyin ortasında ise kibriyle, zaaflarıyla, içgüdüleriyle, inancıyla, merakıyla, şüpheleriyle insan. Bir tarafta Dal, diğer tarafta Elma ve aralarındaki sınırlar ötesi bağ...
“Gemi hızlanıyor. Patlayan cesetlerin coşkun gösterisi başlıyor. Geçmiştekiler, büyük kıtlık geldiğinde aslında tam da insanlığa yaraşır şekilde hareket etmişler. Kıtlığı durdurmamışlar, uzay araştırmalarına hız vermişler. Sömürüp yok edebilecekleri başka bir konağa sıçramak için… Parazit değil de nedir o zaman insan?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99752</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5350c1a4-3aa2-4aa3-9f78-d9c5bbc7f5ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Zift</image:title>
            <image:caption>İ. U. Eskiciyan, Zift ile dağılıp dağılıp toplanan ama yok olmayan bir suyu anımsatıyor okura. Öfkeli, tahrik edici ve denge bozan diliyle bu roman, bizi sessiz kalmanın yükü altında ezerek içimize sızıyor. Bu kara, ağır zift kendini besledikçe çoğalıyor ve büyümeyi dayatıyor hepimize.
Zift, dünden bugüne, bugünden yarına kendini ara vermeden yenileyen ve roman türüne yeni boyutlar kazandırmaya niyetlenen bir metin. Klasik anlatılarla alışılagelmiş olay örgüsünü elinin tersiyle itip kendine has üslubunu zenginleştiriyor Eskiciyan.
“Rivayete göre kuş gibi bir kuş, peygamber gibi bir peygambere gözlerini kızgınlıkla açmış. Öyle ki gözleri büyümüş ve göz çukuru. Rivayete göre bir peygamber, bir kuşu dörde bölmüş, her parçayı başka bir dağa. Davullar uzun havalar çarpıyor, dumanlar enformasyon girişimi, artık olan olmuş, biten bitmişti, eski cesetler tarihlerini ele veriyordu. Asma yaprakları ve pazı yaprakları ve incirin günahı ve tüm muzaffer komutanlar bir bir taş kesilecekken su’ya inandılar. Ölü olan her şey geri dönecek, canlı olan her şey ya karanlığa iman edecek ya da karanlığa mahkûm olacak. Bahisler yükseldi. Nitekim köyler, gecenin başkentleri sayılacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99753</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/108d9965-79a1-4604-8473-a6aea0de7f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Etnomüzikoloji: Kültürler ve Müzikler</image:title>
            <image:caption>“Etnomüzikoloji disiplini hem geçirdiği tarihsel süreç hem de güncel durumu açısından sürekli oluşum halinde olan bir alandır. Her ne kadar geçmişi müzik folkloru, müzik etnografisi, müzik sosyolojisi, hatta müzik felsefesi gibi birçok müzik araştırma alanı ve antropoloji, sosyoloji başta olmak üzere müzik dışı pek çok alanla ilişkili olsa da, İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen bir bilim alanı olarak etnomüzikoloji oldukça dinamik bir disiplindir. Bu çalışma, etnomüzikoloji disiplinini kapsamlı bir literatürle ele alma hedefinde olan bir giriş kitabıdır.
Kitapta emeği geçen yazarlar, çoğunlukla aynı kuşaktan sayılabilecek etnomüzikoloji, müzikoloji, müzik antropolojisi ve dans araştırmaları alanlarından gelen uzmanlar olarak bu alanların etnomüzikolojiyle olan ilişkilerini, genel etnomüzikoloji literatürü içerisinden değerlendiriyorlar. Kitaptaki konu ve kavramların birçoğu (performans, toplumsal cinsiyet, popüler kültür, dans, kimlik, göç vb.) etnomüzikoloji dışında pek çok disiplinin çalışma konuları arasındadır. Ayrıca notasyon, müzik etnografisi vb. konular ise müzikle ilişkili diğer birçok bilimsel alanın kullandığı yöntem, teknik ya da yaklaşımlarla ilişkilidir. Bu yüzden kitapta ele alınan konu ve kavramları mümkün olduğunca derinlemesine incelerken, etnomüzikologların bunları nasıl ele aldıkları sorusunu cevaplamak ana hedef olmuştur.”
İthaki Yayınları olarak müzik çalışmalarına yaptığımız mütevazı katkıya bir ilavede bulunmaktan mutluluk duyuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99754</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/205744aa-2109-4d0f-98aa-e2ef1f7f458c.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Mecliste İktidar Muhalefet İlişkisi: Muhalefet ve Muhaliflerin Tasfiyesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
BİRİNCİ MECLİS 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
BİRİNCİ MECLİSTE GRUPLARIN ORTAYA ÇIKIŞI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
BİRİNCİ MECLİSTE İKTİDAR MUHALEFET İLİŞKİLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99755</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d19535ae-a5f4-49dd-8dcd-566fe87a19b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mega Spor Etkinliklerinin Ekonomik Etkilerinin Ekonometrik Simülasyon Yöntemi ile İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
TEORİK ÇERÇEVE 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
2011 DÜNYA ÜNİVERSİTELER KIŞ OYUNLARI VE ERZURUM EKONOMİSİNİN GENEL YAPISI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
2011 DÜNYA ÜNİVERSİTELER KIŞ OYUNLARININ EKONOMİK ETKİLERİNİN TESPİTİNE YÖNELİK MAKROEKONOMETRİK MODEL DENEMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99756</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e13e915-a86d-4695-895e-f663d236b8c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehirli Örgütlerden Besleyici Örgütlere - Besleyici Örgütler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
1.BESLEYİCİ KAVRAMI 
2. KİŞİLERARASI İLİŞKİLER VE ÖRGÜTLERDEKİ İLİŞKİ TARZLARI 
3.ÖRGÜTSEL ZEHİRLER VE ÖRGÜTSEL PANZEHİRLER 
4. BESLEYİCİ ÖRGÜTLER 
5. ZEHİRLİ ÖRGÜTSEL YAPILARDAN BESLEYİCİ ÖRGÜTSEL YAPILARA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99757</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1631f20b-466f-4f6f-b03f-6653895c8e12.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Çağında Liderlik</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
BİLGİ ÇAĞINDA DÖNÜŞEN DÜNYA VE BİLGİ ODAKLI YANSIMALAR 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
BİLGİ ÇAĞINDA LİDERLİK VE DÖNÜŞEN ÖRGÜTLER 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
BİLGİ ÇAĞINDA LİDERLİK VE DÖNÜŞÜM DİNAMİKLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99758</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91a701a1-0568-41e8-b72d-f2962680fa4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimden Uzaklaşıyorum Sonra Tekrar Kendime Kavuşuyorum</image:title>
            <image:caption>Bana hayatını bir cümleyle anlat deseler, “kendimden uzaklaşıyorum, sonra tekrar kendime kavuşuyorum” derim. Kendimden uzaklaşmak, sonra tekrar kendime dönmeye çalışmak. İşte hayatım bundan ibaret. Bu kitap da her şeyden önce, bitmek bilmeyen o tekrar kendime kavuşma çabamın bir ürünü. 
Ve nedendir bilmiyorum, yaşayarak, düşünerek veya okuyarak bulduğum bir hakikatin bana yardım ettiğini fark ettiğim zaman dışarı çıkarıp bağırasım, bunu herkesle paylaşasım geliyor. Yaşadıklarımdan çıkardığım bir ders hayatımı olumlu yönde değiştirdi mi kaynağını hâlâ bulamadığım bir güdü beni yerimden kaldırıyor ve “Bunu şimdi başkalarına da anlatacaksın.” diyor. Öyle anlarda sokaktan geçenleri kolundan tutup, “Bak, ben bunu keşfettim ve bunun sayesinde bana yaşamak artık biraz daha kolay geliyor. Lütfen, bunu şimdi sen de al ve artık benim kadar zorlanma,” demek istiyorum. 
Bu kitap işte tüm bu tecrübelerle ve duygularla yazıldı. Yaşananları kolaylaştırmak, sizi kendinize yaklaştırmak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99759</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7934b3d-1545-421b-af63-9a67786bf21d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıs(s)a Yol</image:title>
            <image:caption>İnsan kendi kıssasını yaşarken yazar. Yolu birçok duraktan geçer, başına türlü hâller gelebilir. İnsandır, unutandır kendi hakikati. Ne saf iyidir ne de saf kötü. İyi kötü ne varsa ekilmiştir insanın toprağına. Toprağını nasıl işlemesi gerektiği de öğretilmiştir “kendi içlerinden gönderilen peygamberler” ve kitaplar ile. İrade, kalp ve akıl da verilmiştir. Artık tercih insana bırakılmıştır. Hangi tohumunu yeşertecektir? Hayır olanları mı? Şer olanları mı?
Kendi kıssamı yaşarken bana rehberlik eden Kur’an kıssalarını tefekkür etme çabamı paylaştım. Umarım ki bana şifa, rehber, merhem olduğu gibi size de olsunlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99760</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10b1b8f5-8c16-4a76-bc70-118e62c3b581.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayrın Öncüsü Hz.Ömer Hayatı-Ahlakı</image:title>
            <image:caption>Müslümanların ikinci halifesi, İslâm’a girişi fetih, hicreti zafer, hilafeti rahmet olan müstesna şahsiyet… 
Hz. Peygamber’in “Benden sonra bir peygamber gelecek olsaydı o şüphesiz Ömer b. Hattâb olurdu.” buyurduğu peygamber aşığı… 
Kalplere korku salan cesareti, dillere destan adaleti, adanmışlık derecesindeki fedakârlığı, eşsiz basireti, şefkat, merhamet, edep ve hayâsıyla yüksek ahlâkın zirve ismi… 
Hz. Ömer, tam anlamıyla hayrın öncüsüydü. İslâm devletinin kurumsallaşmasından hak, hukuk ve adaletin en nadide örneklerinin yaşanmasına kadar sayısız hizmete imza attı. Aile ve sosyal ilişkileri, ibadet ve ilim hayatıyla insanlığa ışık saçtı. 
Yüzlerce kaynak eser taranarak hazırlanan bu kitapta Hz. Ömer’in çocukluğu, aile ve sosyal hayatı, hizmetleri ve kulluğuna kadar bütün hayatını göreceksiniz. 
Yüksek ahlâkın en güzel örneklerini sade ve akıcı bir üslupla okuyacak, İslâm’ın en parlak yıldızıyla buluşacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99761</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23c66e6f-6f8b-423c-863d-b496f1434b09.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolmuş Ruhlar Sarayı 1: Kraliçenin Kızı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İki düşman aile, iki düşman ülke:Zirakov ve Senteria. 
 
Şimdiyse savaşın kazananı belli olmak üzere. Zirakov ülkesinin Kraliçesi Irina, bu savaşın kazananı olmak için kimsenin beklemediği bir hamle yaparak kızı Kitana’yı casus olarak Senteria’ya gönderir. Amacı Kitana’nın ülkeyi içten parçalamasını sağlamaktır. Fakat Senteria Kralı Estes, Kitana&apos;yı; veliaht olarak görülen oğlu Vincent&apos;le evlendirmeye karar verince Zirakov Prensesi’nin planları altüst olur.Böylece Kitana bir anda kendini kanlı bir taht oyununun ortasında bulur. 
 
Dilara Keskin Kaybolmuş Ruhlar Sarayı I:Kraliçenin Kızı ile okurları hem tarihsel hem de mistik bir yolculuğa çıkarıyor. Kaybettiğimizi sandığımız duygular; aşk, öfke ve ihanet üçgeninde yeni anlamlar kazanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99762</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4304b76-7838-4daa-b54d-d7b7acd9a2db.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazanırsak Kaybederi̇z : Çevrimiçi (Cep Boy)</image:title>
            <image:caption>“Bir ev, seni popülerlik merdiveninde bir üst basamağa taşıyacak bir yarışma ve birbirinden zorlu görevler!” 
 
   Fame Evi, sosyal medya fenomenlerinin büyük ödülü kazanmak için katıldığı bir yarışma programıdır. Frame adlı sosyal medya platformunda popüler olan yarışmacılara her hafta bir görev verilir ve kameralar kayda geçer. Her yarışmacı her an izleniyor olabilir! Katılımcıların kulaklarına nasıl davranmaları gerektiğini fısıldayan yapımcıların asıl istediği ise en çok etkileşimin toplanmasıdır. 
 
   Hayallerine bu yarışmaya katılarak ulaşacağını düşünen Eva Durusoy, eve girdiği andan itibaren hiçbir şeyin düşlediği gibi olmayacağını anlar. Fame Evi, sandığından çok daha akıl almaz bir yerdir. Kamera önünde ve arkasında başka kimliklere bürünen yarışmacılar, kazanmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Üstelik yıllardır hayranlıkla takip ettiği fenomen de bu yarışmacılardan biridir. 
  Peki ya Eva, girdiği bu popülerlik yarışını kazanmak için savaşırken hem kendini hem de aşkını koruyabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99763</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/974a4c08-cdde-4187-85cc-9bae25a012d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ki̇mse Gerçek Deği̇l – Cep Boy</image:title>
            <image:caption>“Derler ki en iyi şifacı, yaralı şifacıdır. Ve bütün şifacılar günün birinde yaralanmaya mahkûmdur…” 
 
Kim olduğunu sorguladıkça dünyasının sahtelikten ibaret olduğunu anlamaya başlayan Işıl Özsoydan, öğrendiği gerçeklerle ne yapacağını bilemez ve her geçen gün biraz daha yalnızlaşarak yabancılaşır. 
 
İnsanları “Yaralılar” ve “Şifacılar” olarak iki kategoriye ayıran bir sosyal medya platformundan 
tanıştığı Oflaz Kantemiz’in, kendisini bu durumdan kurtaracak kahraman olduğunu düşünmektedir. Ancak geçmişi belirsiz, davranışları tutarsız olan bu gizemli adamın, kendi dünyasının yıkılışına şahitlik etmiş yaralı bir şifacı olduğundan bihaberdir. 
 
Işıl yıllardır inkâr ettiği gerçeklerle Oflaz sayesinde bir bir yüzleşirken Oflaz’ın yaralarının kanamaya başlamasıyla dünyaları altüst olur. Artık ikisinin de akıllarında tek bir soru vardır: 
 
Işıl’ın parıltısı, Oflaz’ın büyülü ruhunu kurtarmaya yetecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99764</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aaeba17-e7e0-4852-ae9e-69e0852f2ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemada İstiklal Harbi ve Atatürk</image:title>
            <image:caption>Bağımsızlık ve Cumhuriyet’e giden yolu açan Türk İstiklal Harbi’nin, Atatürk’ün önderliğinde emperyalist ülkelere karşı yalnız ve yoksunluklar içinde kazanılmasının 100. yılı anısına, ilk baskısı 2022 yılında gerçekleştirilen  “Türk Sinemasında İstiklal Harbi ve Atatürk” adlı bu kitap; Millî Mücadele filmleri, sinema tarihi, sinemanın Osmanlı’ya gelişi, ilk filmler; Atatürk’ün sinema ile ilgili filmi, senaryosu, sözleri, etkinlikleri ve onun sinemadaki temsili gibi birçok konuda temel bir başvuru kaynağı ve başucu kitabı niteliğinde hazırlanmıştır. 

Bu kitap, Osmanlı son dönemi ile Cumhuriyet Tarihi, İnkılap Tarihi, Sanat ve Sinema Tarihi, Harp Tarihi, Siyasi Tarih, Sosyoloji, Uluslararası İlişkiler, Hukuk, Temel Kültürel Değerler, İletişim, Algı ve Propaganda gibi birçok alanı ilgilendiren veriler içeren ayırt edici özeliklere sahip özel bir çalışmadır. 

Sinematografın icadı, dünyaya yayılımı yanında kitapta, Millî Mücadele Dönemi’nin sinemada nasıl işlendiğini tematik ve geniş kapsamlı inceleyen ilk çalışma olması bakımından oldukça önemlidir. Kitapta yabancı ve Türk yapımı İstiklal Harbi filmleri; Atatürk, İnönü, Demokrat Parti ve 1960-1980 Dönemi şeklinde ele alınarak incelenmiştir. Bu dönemlerin genel siyasi, sosyal, askerî, hukuki ve ekonomik koşulları nedir? Bu koşullar, savaşlar ve 6/7 Eylül gibi önemli olaylar Türk sinemasını ve filmleri nasıl etkilemiştir? Hangi yılda ne kadar film çevrilmiştir? Filmlerde en çok hangi yönetmen, yapımcı, senarist, yazar ve sanatçılar yer almışlardır? Bu filmlerde en çok hangi kadın ve erkek oyuncular rol almışlardır? Hangi eserler sinemaya uyarlanmıştır? Hangi filmler yeniden çevrilmiştir? Millî Mücadele’nin en çok hangi konu, yön, cephe ve olayları işlenmiştir? Filmlerde hangi karakterler, özellikler, metaforlar, kültürel ve simgesel değerler öne çıkarılmıştır? Propaganda ve hamasete ne ölçüde yer verilmiştir? İşte bu sorular ile benzerlerine cevaplar, araştırılarak verilmeye çalışılmıştır. 
Dr. Hürol Erbay; Alaca Şehit Nedim Tuğaltay Ortaokulu, Işıklar Askerî Lisesi, Kara Harp Okulu (1988), Piyade Okulu, J. Subay Okulu, Fransa Saint-Astier Avrupa Kolluk Kuvvetleri Stajı, Harp Akademisi Komutanlık ve Karargâh Subaylığı Öğrenimi, İstanbul Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans Eğitimi (2008) ile yurt dışında ve değişik illerde yerleşik birlik, karargâh ve okullarda farklı rütbe ve kademelerde vatani vazifesini başarıyla tamamlayarak J. Kd. Albay olarak emekli olmuştur. Doktora Öğrenimini, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde tamamlayan Erbay’ın, uluslararası kongrede sunulmuş bildirisi, kitap bölümü ve çeşitli konularda yazılmış akademik makaleleri bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99765</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf8eb451-83fb-45d9-901b-87316c580bff.jpg</image:loc>
            <image:title>Gassal</image:title>
            <image:caption>Wittgenstein “ne hakkında konuşamıyorsak onu sessizlik içinde arkaya atıyoruz” der. Ölümün gerçekte neye karşılık geldiğini unuttuk. Ölümün içi boşaltılırken sıklıkla yokmuş gibi davranmaya da devam ediyoruz. Gassal, pandemi süresince hiç ara vermeden ölü beden yıkamaya devam etti. Kısıtlamalar, ölü beden yıkama işini hiç aksatmadı.  Covid-19’un etkilediği meslekler arasında başlarda yer alsa da pandemi boyunca gassallar ve yaptıkları iş hiç konuşulmadı. Çünkü “ölü bedenler” mutlaka yıkanmalıydı (!) Türkiye’de gassalın sesine kulak veren bu çalışma, ölümün niçin konuşulması gerektiğini de makro çerçevede tartıştı.                                                                        
Prof. Dr. Adem SAĞIR

Ölüm, üzerine düşünmek için günlük hayata ara vermemiz gereken bir gerçek mi? Yoksa en olmadık anlarda en hazırlıksız zamanda zihnimize bir anda düşen mi? Ölümü düşünmek bir tercih mi? Peki, ya ölüm hayatın bir parçası hatta merkezi olanlar? Her gün hiç de aklımıza gelmeden yanından yürüyüp geçtiklerimiz. Ya onların hikayesi?                                                                              
Ferda KÜTÜKÇÜOĞLU

Ölüme o kadar maruz kalmıştık ki onu kanıksamış; sarsıcı, şok edici etkisine katlanır olmuştuk. Hayat ve ölüm yaşadığımız evrenin iki kefeli terazisiyken, ölümü hep kendimizden uzak tutmuştuk. Ölüleriyle içli dışlı olan bir kültürün insanlarıyken, ölümden olabildiğince uzaklaşmış; sözünü sohbetini etmez olmuştuk. Covid-19 pandemisi de diğer pandemiler gibi bir gün son bulacak. O güne kadar hepimizin çok dikkatli olması gerekecek. Yapacağımız işleri erteleyen bir yanımız var. Sonra yaparız diyoruz. Emekli olunca yaparız…Şu olunca, bu olunca yaparız diyoruz. Her ferdin yaşadıkları bizce çok değerli. Yaşanmış tecrübelerin yazılması okunması gelecek kuşaklara aktarılarak yol ve yön göstermesi çok önemli.                                    Hüseyin KARATAŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99766</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e713ce20-727f-42eb-8dbc-a3cae5317c3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademik Çeviri Eğitimi Ders Planı Geliştirmede Güncel</image:title>
            <image:caption>Küreselleşme, bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ve kültürlerarası iletişimin yaygınlaşması, çeviri hizmetlerine olan gereksinimi artırmıştır. Daha hızlı, daha kaliteli, ama daha ucuz çeviriye olan bu gereksinim teknolojik gelişmelerle birlikte çevirmenin geleneksel rolünün değişmesine neden olmuştur. Çeviri eğitimi veren kurumların da bu değişime ayak uydurması, öğrencilerine çeviri piyasasının her geçen gün daha da karmaşıklaşan taleplerine yanıt verecek eğitim planlarını sunması bir gereklilik haline gelmiştir. Bununla birlikte, Covid-19 salgını ile artan ve kurumları olduğu kadar öğrencileri de hazırlıksız yakalayan uzaktan eğitim uygulamaları, bütün eyleyiciler için birtakım kısıtlar ve farklı talepler doğurmuştur. Bu derleme çalışmasında çeviri eğitimi üzerine yürütülen araştırmalara, yöntembilimsel tartışmalara ve yıllarını çeviri eğitimine adamış hocalarımızın söyleşilerine yer verilmiştir. Bu sayede öğretim elemanları, öğrenciler ve çevirmenlerin yararlanabilecekleri Türkçe bir kaynağın alanyazına kazandırılması amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99767</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49c8ab90-84a6-48cd-865a-ddd8846c2cff.jpg</image:loc>
            <image:title>The Manifesto Of Justice Aykan Abay</image:title>
            <image:caption>&quot;Lame Crow Aykan said, &quot;The human race that we are liable to protect has rebelled even against the God that created it.  They must be destroyed, even our human emotions, which are inside us, must be destroyed. The crow race must live in a half-crow form and be killed who enters human form... We should remember that flying again is not only duty, but freedom.”
There are some ideologies, they are expressed, but they are not adapted to life, they cannot be. Maybe I may have expressed my ideology, but I&apos;m not sure if I really want this to become reality. Although the life source seems to be breathing, the life source of intelligent creatures is the law. Without the law, lives will end. Although there may also be lives that end in the right laws. Yes but this number is in the minority.
“Fly after me... Live after me to protect our laws... and find peace when you die.&quot;I said. And I released them.
&quot;Protect the innocent. No matter what being descended­ from, ­protect her if she is not guilty. Protect the innocent so that in the future the majority are formed from innocent­, and then justice will rule the world.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99768</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/896d86b0-7379-49db-b824-4c2d5153e74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pulur Köy Enstitüsü Ve Yavuz Selim İlköğretmen Okulu’nda YAŞAYAN Pedagoji</image:title>
            <image:caption>Köy Enstitüleri, Kopernik sisteminde güneş merkezde olması gibi öğrenciyi merkeze alan, değişip gelişerek ışık olmasını, yaratmasını sağlayarak, genel eğitime model oldular. Bu eğitimde büyük bir devrimdi. 
Yöneticiler bunu gördüler! Dünya merkezli Batlamyus sistemindeki gibi, öğrenciyi merkezden çıkardılar, “kitabı” ve onun sözcüsü “öğretmeni” merkeze koydular. Öğrenciyi eli kolu bağlı dinleyici yaptılar. 
Pulur Köy Enstitülü öğrenciler kendi okullarını kendi yaparak iş içinde öğrenirlerdi. İ. H. Tonguç büyük bireşim (sentez) yapan, çok çalışkan, heykeli dikilecek bir dünya öğretmeni oldu. Dünyanın özgün ve devrimci Türk okullarını kurdu. 
Köylülük sınıfsal bir katman olarak tarihte verdiği mücadelelerde yenildi. Kapitalist sistem tarafından tasfiye edildi. Köylüler köylerini terk etti, kentlerde, Avrupa ülkelerinde ucuz, sendikasız, sigortasız işçi oldular. 
Köylü, Kurtuluş Savaşı’nda en öndeydi. Kurtuluş sonrası devrimci sürece aktör olarak alınmadı. Topraksız, bilgisiz kaldı. Topraklar ağaların oldu. Yetmedi, “Cahil” olarak suçlandı, merkez, taşra yöneticilerince baskılandı, vergi yükü altında ezildiler. Karşı devrim safında konumlandılar. 

Kurucular, bu okullara  soruşturma açarak, yöneticilerini, programlarını değiştirdiler. Öğretmenleri okullardan uzaklaştırdılar, takibe aldılar. Bakanlık onaylı kitapları yakarak öğretmen ve öğrencilerde travmalar yarattılar. Öğrenciyi itaate dayalı, kitabi bilgiyi tekrarlayan, ağzı var dili yok hale getirdiler. Yabancı dilden, felsefeden mahrum bıraktılar, lise mezunu saymayarak akademik yükselişlerini engellediler. 
Köy Enstitülerinin arkasında devrimci bir burjuva, işçi, köylü örgütü yoktu. Toprak, ticaret burjuvazisi, siyasal yönetim ve askeri bürokrasi işbirliğinde kapatıldılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99769</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3adde225-646f-4bb4-89b5-6e6dbee8a405.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşanma Danışmanlığı Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Boşanma süreci danışmanlığı; bir eşin boşanma düşüncesi ile başlayıp, tüm aile üyelerinin yasal boşanma sonrası bireysel ve aile yaşamlarına uyum sağlamalarına kadar geçen süreçte yapılan koruyucu, geliştirici ve güçlendirici ruh sağlığı müdahalesidir. Bunun için bireysel, sadece eşler ile, tüm aile üyeleri ile, boşanmış yetişkinlerle grupla, velayeti almış/almamış ebeveyn ile çocuk/lar, çocuklarla bireysel ya da grupla gibi farklı formatlarla psikolojik destek müdahaleleri tasarlanabilir. 
Bu kitapta, örnek iki vaka üzerinden boşanma sürecinde psikolojik destek sunulurken dikkat edilmesi gereken hususlar okuyucu ile paylaşılmıştır. Tek ebeveynli aile yapısındaki iki vakada; anne ve çocukları ile birlikte çalışılmış, yasal boşanma sonrası yaşamlarını yeniden yapılandırmaları, aile yapılarını güçlendirmeleri ve boşanmaya uyum sağlamaları için psikolojik destek verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99770</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cda6e241-035d-46bc-9615-1621208a10ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstün Yetenekli Çocuğun Yaşam Üçgeni</image:title>
            <image:caption>Ülkemizde ve dünyada üstün yetenekli çocukların eğitim ve yaşam yolculuklarının tasarımında, tüm gelişim alanlarını kapsayacak şekilde bilim ve teknolojideki son gelişmelerin bütünleştirilmesi önem arz etmektedir. Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları olarak K12’den üniversiteye öğrencilerimiz için her zaman kaliteli ve kişiye özgü öğrenim modelleri oluşturmak için çalışmalar yürüttük ve yenilikçi eğitim modelleri tasarladık. Bahçeşehir Üniversitesi olarak; üstün potansiyelli öğrencilerimize rehberlik eden öğretmenlerimiz için Lisansüstü Eğitim Enstitümüz bünyesinde kurguladığımız ‘Üstün Zekâlılar ve Yeteneklilerin Eğitimi’ yüksek lisans programımızla uzun yıllardır öğretmen eğitimleri veriyor, alanyazına katkı getiriyoruz.Okuyacağınız bu eser alana önemli bir katkı sağlayacaktır. Uygulama örnekleri ile zenginleştirilen kitap; öğretmenlere, öğretmen adaylarına, ailelere ve alan uzmanlarına eleştirel düşünme, yaratıcılık, fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal ve sezgisel gelişim alanlarının desteklenmesi konularında önemli bilgiler sunuyor. Bu kapsamda üniversitemiz bünyesinde Eğitim Bilimleri Fakültemizde görev alan Dr. Öğretim Üyesi Değerli Ayşin Kaplan Sayı Hocama teşekkür ediyor, kitabın okuyuculara yeni bir bakış açısı kazandırmasını ve tüm paydaşlar için yararlı olmasını diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99771</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43c87721-a2b0-4124-b186-ffe48a13e8b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya ve Türkiye’de Üniversite Olgusuna Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>İbrahim Ortaş, bu kitapta Çukurova Üniversitesi ve Türkiye üniversitelerinin araştırma ve bilimsel üretkenlikleri ile dünyadaki yerlerinin fotoğrafını çekerek, evrensel ölçeklere erişim için geleceğe yönelik önerilerde bulunmaktadır. Bu öneriler yazarın Çukurova Üniversitesinde geçirdiği 42 yıllık sürecin yanında İngiltere’de yaptığı doktora, uluslararası yüzlerce bilimsel etkinlikte gerçekleştirdiği sunular, yayınladığı makaleler, yürüttüğü onlarca proje ve yazdığı yüzlerce yazıyla edindiği akademik görgü, bilgi, deneyim ve birikime dayanmaktadır. 
Kitap yalnızca Çukurova Üniversitesi için değil, diğer üniversiteler için de somut veriler üzerinden bir durum analizi ve model yaklaşımı sunmakta olup akademik bilincin gelişmesine katkı sunacak niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99772</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7e1823d-5132-45f1-92f0-4dfadd9a04f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Dönüş Yolu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Otto ve büyükannesi Nanu, Aslan Dağı&apos;nın zirvesine tırmanmak için bir maceraya atılıyor. Fakat bu keşif öncekilerden biraz daha zor! Büyükannesi unutkan bir gününde olduğu için Otto&apos;ya daha büyük bir sorumluluk düşüyor. Peki Otto, Nanu&apos;nun öğrettiği gibi cesur bir kâşif olabilecek mi? 
 
Anıları canlı tutmanın önemini vurgulayan sıcacık bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99773</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08a4652c-aba2-4318-a1e5-13427849a8a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulübünüze Üye Olabilir Miyim?</image:title>
            <image:caption>Ördek yeni arkadaşlar edinmek için bir kulübe üye olmak istiyordu ve bu yüzden bir kulübe üye olmaya karar verdi. Fakat başvuruları hep reddediliyordu. Sen de herkesin katılabildiği bir kulüpte olmak ister misin? 
 
 
Arkadaşlık kavramına dikkat çeken Kulübünüze Üye Olabilir miyim? çocuklara farklılıklarla bir arada olmaya dair eğlenceli bir hikâye sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99774</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/823b08c3-9706-4bd6-b944-b8530ec07d06.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 60-61 / Darwin Devrimi: Evrim</image:title>
            <image:caption>Darwin Devrimi: Evrim Ana Sayfa Cogito 60-61 Kış 2009</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99775</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c0ced4-79ef-491f-acfe-230f9f47aea2.jpg</image:loc>
            <image:title>Varlığın Muhtelif Merhaleleri</image:title>
            <image:caption>Varlığın Muhtelif Merhaleleri, René Guénon’un 1920 ile 1925 seneleri arasında kaleme aldığı, (Haç Sembolizmi ve Vêdantâ’ya göre İnsan ve Halleri) üçlemenin son kitabı olarak yayımlandı. Bu eseriyle İslam varlık felsefesinde yer bulan, “Vahdetü’l-Vücûd” ve “Merâtibu’l-Vücûd” gibi doktrinlerin farklı geleneklerdeki karşılıklarına odaklanan Guénon, varlığın ontolojik düzeylerini, “daire” olgusundan hareketle ele alıp, “zuhur”, “tecelli”, “varlık”, “yokluk” “ebediyet”, “tezahür” ve “özgürlük” gibi temel kavramları derinleştiriyor. Varlığın Muhtelif Merhaleleri’nde, Mutlak ile diğerleri arasındaki ayrımı büyük bir titizlikle yapan Guénon, insanın yer aldığı ferdî merhaleyi, yine büyük bir titizlikle varlık merhaleleri içinde hak ettiği yere yerleştirmeye çalışıyor.  
İnsanın varoluşunun diğer varoluşlar içinde üstün ya da ayrıcalıklı bir yer tutmadığını ya da metafizik olarak diğer varoluşlardan imtiyazlı bir aidiyete sahip olmadığını hatırlatmak gerekir. Zira insan hâli tüm diğer hâller gibi bir tezahürdür ve sonsuz ötekilerin arasında varlığın silsile-i meratibi içinde, kendi doğası tarafından bahşedilen düzeyde, yani onu tanımlayan sınırlı koşulların nitelikleriyle belirlenir; ve bu düzey ona ne mutlak bir üstünlük, ne de mutlak bir aşağılık bahşeder. Biz, varoluş içindeki insan hâli üzerinde bu denli durup düşünüyorsak, kendimizi onun içinde bulduğumuz içindir ve tam da bu yüzden bu hâl bize hâkim olur. Ancak bunun yalnız biz insanlar için özel bir önemi vardır; dolayısıyla bu bakış açısından kaynaklı izâfi ve arızî bir durum olup, kendi tezahür usulümüzün şahsiliğine aittir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99776</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6313777d-d201-4939-8385-cb53ea7b1620.jpg</image:loc>
            <image:title>İşitme Mesafesinde Öteki Dil</image:title>
            <image:caption>“Çeviri yapmak mı? Şiir çevirmek mi? Hayır, çeviri, bir metni başka bir metinle değiştirme işlemi değil. 
Şiir sanatı şiire indirgenemez, o, eserlerin, düşüncelerin, hayatın ortasında şiirden şiire yol alır, dolayısıyla okuru tarafından işitilmeyi, katılmayı, okurun koşar gibi gördüğü kelimelerin ötesinde kazandığı bir tecrübeyle yeniden canlanmayı arzular. Şiir çevirisine niyetlenen çevirmen için de benzer bir zorunluluk söz konusudur, çünkü şiirin çevirisi de şiir kadar şiir olmalıdır… 
  Ve kendime şu soruyu soruyorum: Kar bütün dillerde aynı şekilde mi yağar?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99777</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b9dd28-62b8-41c2-b2a9-f8f1c419bef4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçenin Kaprisi</image:title>
            <image:caption>Çağdaş kurmacanın usta büyücüsü Jean Echenoz, Kraliçenin Kaprisi’nde okuyucuyu yedi anlatı mekânına taşıdığı yedi öyküyle karşılıyor. Tuhaf, eğlenceli, yıkıcı ama zarif bu öykülerle kendinizi olasılıksızmış gibi görünen -ya öyle değilse?- akıl almaz olaylar labirentinde bulmanız işten bile değil. 
 
Kış günü trenle, ayrıntı hastası bir biçareyle Paris’in banliyösüne sandviç yemeye gidebilir, 18. yüzyıldan kalma bir şatoda birbirini görünce tokalaşan işçi karıncalar tarafından şaşırtılabilir, antik Babil’de kötü Asurcasıyla konuşmaya çalışan tarihçi ve kâşif Heredotos’un ayak izlerini takip edebilirsiniz. Tüm bunlar belki de görünüşteki tematik keyfîliklerinden dolayı “kapris”lerdir, fakat Echnenoz’u büyücü yapan da bütün bu öyküleri ince bir iple birbirine tutturabilme yeteneğidir. 
  Okunması neredeyse aldatıcı şekilde kolay görünse de ayrıntıların artmasıyla Kraliçenin Kaprisi, beklenmedik bir derinliği ortaya çıkarır, burada “az”la “çok” anlatılır. “Varoluşsal yaramazlıklarla dolu müthiş bir mizah anlayışına” sahip Echenoz, zihnindeki binbir türlü oyunun, iğnenin deliğinden acaba bu defa ne çıkaracağının, işte bu merak buketinin kokusunu duyurur. Anlayacağınız epey uzun bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99778</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/802a7b7b-245e-40de-a502-37ab8deb824b.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris&apos;teki Son Simyacı</image:title>
            <image:caption>Lars Öhrström; Periyodik Tablo’daki elementleri farklı bir bakış açısıyla ele aldığı Paris’teki Son Simyacı’da, tarihi felaketlere dönüşen keşiflerden sömürüye kapı aralayan icatlara ya da savaşa hizmet eden bilimsel gelişmelere çarpıcı detaylarla, insanın yeryüzü tecrübesinin elementlerin hikâyeleri ile nasıl kesiştiğini irdeliyor. 
Paris’teki Son Simyacı’yı okurken, hayati öneme sahip uranyumu çıkarları için kullanan Afrikalı diktatörler, değerli metal kaynaklarını bulmak için sefere çıkan 18. yüzyıl kâşifleri ya da çelik üretiminin sırları peşine düşmüş endüstriyel casuslarla karşılaşacak; Hinderburg zeplininin helyum yerine hidrojenle dolu olmasının trajik sonuçlarına, asetonun Birinci Dünya Savaşı’nda oynadığı önemli role ve ünlü “kalay düğmeler” efsanesi ile Napolyon’un çöküşünün ardındaki gerçek hikâyeye tanık olacaksınız. Dahası her bir bölümde elementlerin ayırt edici özelliklerini ve kimyagerlerin bunları pratik kullanıma sunmalarını mümkün kılan kavram ve ilkeleri öğreneceksiniz. 
Paris’teki Son Simyacı; kimyanın laboratuvarlardan çıkıp hayatlarımıza yön verişine ilişkin büyüleyici (ve zaman zaman da ürkütücü) hikâyeleri ile elementlerin sıra dışı dünyasını, tarihe iz bırakan olaylarla birlikte keşfetmek isteyenler için eşsiz bir eser. 
“Bu kitaptaki hikâyeler, dünyanın dört bir yanından sıradan ve sıra dışı insanların çeşitli kimyasal elementlerle kasti ya da tesadüfi karşılaşmalarıyla ilgili maceralarını, başarılarını veya talihsizliklerini odağına alarak görünenle gerçeklik arasındaki uçurumu kapatmaya çalışacaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99779</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31b64dc3-7dd7-491a-b4bb-91544ae4f052.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Blues, Bir Gün Okunacak Olan</image:title>
            <image:caption>Cesare Pavese’nin şiirlerinden yapılan bu seçkide, Pavese’nin Çalışmak Yorar, Sevgisizlik Şiirleri, Toprak Ve Ölüm, Ölüm Gelecek Ve Gözleri Gözlerin Olacak ve bu kitapların dışında kalmış veya genişletilmiş baskılarında yer alan diğer şiirleri yer alıyor. Bir şiir kitabının şeridinde kendisini “çağdaş şiirin en ayrıksı seslerinden biri” olarak niteleyen Pavese, Kemal Atakay çevirisi ile “Yeryüzü Şiirleri”nde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99780</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff61d75d-9e8d-45dd-84a4-2db9e2da0ff3.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk ve Acı Barış Günleri</image:title>
            <image:caption>“Bosna, Allah’a şükür, dayandı ve hayatta kaldı. Bosna bu cehennemden sağ çıktıysa, gelecek bin yılda da ayakta kalacaktır. Bosna’ya diz çöktürecek bir güç artık yoktur. Biz şüphesiz güneşin altında kendimize ait bir yere sahip olma hakkımız için mücadele ettik ve bu mücadeleyi kazandık. 
Oysa gerçek bir cehennemi yaşadık. En iyimser tahminlere göre, geçtiğimiz 40 ay boyunca köylerimizi, şehirlerimizi ve menzillerimizi hedef alan on milyondan fazla bomba düştü, yalnızca Saraybosna’ya birkaç yüz bin bomba atıldı. Kimileri savaştan önce ‘Bosna sessizce düşecek.’ iddiasında bulunmuştu. Oysa tam tersi oldu: Direnişimizin gürültüsü göğü inletti.” 
Elinizdeki bu kitap, 1996 ile 2003 yılları arasında, Aliya İzetbegoviç’in kurucusu olduğu Demokratik Eylem Partisi ve diğer halk toplantılarında yaptığı konuşmaları içermektedir. Ayrıca, aynı tarihler arasında, BM Genel Kurulu, OSCE, Avrupa Konseyi, ISESCO, Bonn Konferansı, İslam Konferansı Teşkilatı, Avrupa Parlamentosu, Bosna Hersek Barış Uygulama Konferansı, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ve Bölgesel İstikrar Paktı Zirvesi gibi birçok uluslararası toplantıda yaptığı konuşmalar da bu eserde yer almaktadır. Soğuk ve Acı Barış Günleri’nde yer alan konuşmaları okuduğunuzda; ülkesini ve halkını, uluslararası arenada sonuna kadar savunan bir liderin, yeri geldiğinde kendisine, partisine ve parti yetkililerine yönelik öz eleştiriden kaçınmadığını da fark edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=99781</loc>
        <lastmod>2026-06-03T08:56:35+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02d717fa-0c40-47f7-b47b-2b80f7b3ddab.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Beş Sevgi Dili</image:title>
            <image:caption>Ergenlik çağındaki gençler sosyal, zihinsel ve ruhsal olarak her gün pek çok baskıyla karşılaşıyor ve hayata uyum sağlamakta zorlanıyor. Yine de yaşamlarını ve davranışlarını hâlâ en çok etkileyenler ebeveynleri. İşte Gençler İçin Beş Sevgi Dili de ebeveynlerin bu imkânı en iyi şekilde değerlendirmesi için hazırlanmış, eşsiz içgörüler sunan bir kitap. 
 
Uzun yıllar New York Times çok satanlar listesinde yer alan Beş Sevgi Dili’nin dünyaca ünlü yazarı Dr. Gary Chapman, serinin bu kitabında sizi ergen çocuğunuzun dünyasını keşfe çıkarıyor ve gelişim çağında yaşadığı değişimleri fark etmenizi sağlıyor. Chapman’ın günlük hayatta kolayca uygulanabilecek önerileriyle siz de çocuğunuzun sevgi dilini daha iyi anlayıp çatışmaları önleyerek onunla sağlıklı ve doğru bir iletişim kurabilirsiniz. 
 
Bu kitapta yer alan pratik ipuçlarıyla 
 
Ø  Çocuğunuza sevginizi etkin bir şekilde ifade edin. 
Ø  Çocuğunuzun hayatında önem teşkil eden konularda yolunuzu belirleyin. 
Ø  Çocuğunuza koyduğunuz sınırların disiplin ve sorumluluk çerçevesinde olmasını sağlayın. 
Ø  Çocuğunuz başarısız olduğunda sevgi ve desteği eksik etmeyin. 
 
Sevmenin ve sevilmenin  beş farklı yolunu öğrenerek siz de çocuğunuzun ve ailenizin hayatında yepyeni bir sayfa açabilirsiniz. 
 
Kullanılacak Reklam Mecraları: Bu kitabın hedef kitleye tanıtımını yayınevimize ait sosyal medya hesapları üzerinden yapmayı planlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>